[{"id":1,"name":"FÂTİHA SÛRESİ","description":"Fatiha suresi, Mekke döneminde inmiş olup 7 ayettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi olduğu için “Başlangıç” anlamına gelen “Fatiha” adını almıştır. Fatiha sûresi ile kişi yaratılmışlar içindeki müstesna konumundan dolayı Allah’a hamd eder. Hayatı boyunca Allah’tan başka hiçbir varlığa kulluk etmeyeceğine dair söz verir. Ömrünün sonunda dünyadaki yaşantısına göre karşılık alacağı inancıyla Allah’ın huzurunda saygıyla boyun eğdiğini bildirir. Allah’la ve diğer yaratılmış bütün varlıklarla doğru ilişki kurup huzura kavuşması için Allah’tan yardım ister.","sura_intro_audio":"0/intro_1771799365.mp3","verse_count":7,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla","arabic_text":"بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ","related_links":[],"audio_path":"0/0-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-0c.mp3","commentary_text":"“Besmele”, Tevbe sûresi hariç bütün sûrelerin başında yer almakta olup Fâtiha sûresinin 1. âyetini oluşturmaktadır. Bu nedenle 1. âyet olarak numaralandırılmıştır. Besmele, bütün diğer örneklerde sûrelerin başında yer alır fakat âyet sayılmaz. “Rahmân”, bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran; Rahîm”, yarattığı varlıkları farklı nimetlerle besleyen ve bu beslenme işini sonsuza dek devam ettiren anlamındadır. Başka bir ifade ile; Allah’ın varlığı kavramında mündemiç bulunan ve ondan ayrılması imkânsız olan merhameti Rahmân ile; bu merhametin varlık âlemi üzerindeki tezahürü yani mahlukata yansıması ve karşılık bulması ise Rahîm ile ifade edilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla","arabic_text":"بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ","related_links":[],"audio_path":"0/0-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-1c.mp3","commentary_text":"“Besmele”, Tevbe sûresi hariç bütün sûrelerin başında yer almakta olup Fâtiha sûresinin 1. âyetini oluşturmaktadır. Bu nedenle 1. âyet olarak numaralandırılmıştır. Besmele, bütün diğer örneklerde sûrelerin başında yer alır fakat âyet sayılmaz. “Rahmân”, bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran; Rahîm”, yarattığı varlıkları farklı nimetlerle besleyen ve bu beslenme işini sonsuza dek devam ettiren anlamındadır. Başka bir ifade ile; Allah’ın varlığı kavramında mündemiç bulunan ve ondan ayrılması imkânsız olan merhameti Rahmân ile; bu merhametin varlık âlemi üzerindeki tezahürü yani mahlukata yansıması ve karşılık bulması ise Rahîm ile ifade edilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla","arabic_text":"بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ","related_links":[],"audio_path":"0/0-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-1c.mp3","commentary_text":"“Besmele”, Tevbe sûresi hariç bütün sûrelerin başında yer almakta olup Fâtiha sûresinin 1. âyetini oluşturmaktadır. Bu nedenle 1. âyet olarak numaralandırılmıştır. Besmele, bütün diğer örneklerde sûrelerin başında yer alır fakat âyet sayılmaz. “Rahmân”, bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran; Rahîm”, yarattığı varlıkları farklı nimetlerle besleyen ve bu beslenme işini sonsuza dek devam ettiren anlamındadır. Başka bir ifade ile; Allah’ın varlığı kavramında mündemiç bulunan ve ondan ayrılması imkânsız olan merhameti Rahmân ile; bu merhametin varlık âlemi üzerindeki tezahürü yani mahlukata yansıması ve karşılık bulması ise Rahîm ile ifade edilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla","arabic_text":"بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ","related_links":[],"audio_path":"0/0-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-1c.mp3","commentary_text":"“Besmele”, Tevbe sûresi hariç bütün sûrelerin başında yer almakta olup Fâtiha sûresinin 1. âyetini oluşturmaktadır. Bu nedenle 1. âyet olarak numaralandırılmıştır. Besmele, bütün diğer örneklerde sûrelerin başında yer alır fakat âyet sayılmaz. “Rahmân”, bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran; Rahîm”, yarattığı varlıkları farklı nimetlerle besleyen ve bu beslenme işini sonsuza dek devam ettiren anlamındadır. Başka bir ifade ile; Allah’ın varlığı kavramında mündemiç bulunan ve ondan ayrılması imkânsız olan merhameti Rahmân ile; bu merhametin varlık âlemi üzerindeki tezahürü yani mahlukata yansıması ve karşılık bulması ise Rahîm ile ifade edilir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-1c.mp3","commentary_text":"Hamd; sözlükte iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir. Terim olarak Hamd, bütün övgü türlerini içerip sevgi ve saygıyla Allah’a yönelmeyi ifade eder. Bu bakımdan “hamd etmek”, takdir ettiği her işi en iyi şekilde yaptığı için kulların Allah’a karşı memnuniyetlerini bildirmeleri demektir. Daha özet bir ifade ile hamd etmek; bir nimete karşı insanın şükür duygularıyla Allah’ı tazim etmesidir. Hamd; aynı zamanda görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerdeki tüm varlıkların niteliklerinin Allah’ın bir tecellisi olduğu hakikatini anlatır. Kur’an’da; yerde ve gökte (Rum, 30/18), dünya ve âhirette (Kasas, 28/70) her türlü övgünün Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. “Hamd” kelimesi, Allah’a nispet edilmiş olarak Kur’an’da 43 yerde geçmektedir. Ayrıca, 17 âyette de Allah’ın ismi olarak “Hamid” diye yer almaktadır. “Rab”; bir şeyin sahipliğini yapma ve bunun gereği olarak da o şey üzerinde otorite kurma ve o otoriteyi sonuna kadar devam ettirme anlamlarını içerir. Kur’an’da dokuz yüzden fazla yerde tekrarlanmıştır. “Âlemlerin Rabbi” demek; âlemi düzene koyan, bütün varlıkları yöneten, terbiye eden, hayatı idame ettiren ve yaratılanlar üzerinde her türlü tasarrufu ve otoriteyi elinde bulunduran demektir. Kur’an’da 61 yerde geçen “el-âlemin” terimi hem maddi hem de manevi anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-2c.mp3","commentary_text":"Hamd; sözlükte iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir. Terim olarak Hamd, bütün övgü türlerini içerip sevgi ve saygıyla Allah’a yönelmeyi ifade eder. Bu bakımdan “hamd etmek”, takdir ettiği her işi en iyi şekilde yaptığı için kulların Allah’a karşı memnuniyetlerini bildirmeleri demektir. Daha özet bir ifade ile hamd etmek; bir nimete karşı insanın şükür duygularıyla Allah’ı tazim etmesidir. Hamd; aynı zamanda görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerdeki tüm varlıkların niteliklerinin Allah’ın bir tecellisi olduğu hakikatini anlatır. Kur’an’da; yerde ve gökte (Rum, 30/18), dünya ve âhirette (Kasas, 28/70) her türlü övgünün Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. “Hamd” kelimesi, Allah’a nispet edilmiş olarak Kur’an’da 43 yerde geçmektedir. Ayrıca, 17 âyette de Allah’ın ismi olarak “Hamid” diye yer almaktadır. “Rab”; bir şeyin sahipliğini yapma ve bunun gereği olarak da o şey üzerinde otorite kurma ve o otoriteyi sonuna kadar devam ettirme anlamlarını içerir. Kur’an’da dokuz yüzden fazla yerde tekrarlanmıştır. “Âlemlerin Rabbi” demek; âlemi düzene koyan, bütün varlıkları yöneten, terbiye eden, hayatı idame ettiren ve yaratılanlar üzerinde her türlü tasarrufu ve otoriteyi elinde bulunduran demektir. Kur’an’da 61 yerde geçen “el-âlemin” terimi hem maddi hem de manevi anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-2c.mp3","commentary_text":"Hamd; sözlükte iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir. Terim olarak Hamd, bütün övgü türlerini içerip sevgi ve saygıyla Allah’a yönelmeyi ifade eder. Bu bakımdan “hamd etmek”, takdir ettiği her işi en iyi şekilde yaptığı için kulların Allah’a karşı memnuniyetlerini bildirmeleri demektir. Daha özet bir ifade ile hamd etmek; bir nimete karşı insanın şükür duygularıyla Allah’ı tazim etmesidir. Hamd; aynı zamanda görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerdeki tüm varlıkların niteliklerinin Allah’ın bir tecellisi olduğu hakikatini anlatır. Kur’an’da; yerde ve gökte (Rum, 30/18), dünya ve âhirette (Kasas, 28/70) her türlü övgünün Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. “Hamd” kelimesi, Allah’a nispet edilmiş olarak Kur’an’da 43 yerde geçmektedir. Ayrıca, 17 âyette de Allah’ın ismi olarak “Hamid” diye yer almaktadır. “Rab”; bir şeyin sahipliğini yapma ve bunun gereği olarak da o şey üzerinde otorite kurma ve o otoriteyi sonuna kadar devam ettirme anlamlarını içerir. Kur’an’da dokuz yüzden fazla yerde tekrarlanmıştır. “Âlemlerin Rabbi” demek; âlemi düzene koyan, bütün varlıkları yöneten, terbiye eden, hayatı idame ettiren ve yaratılanlar üzerinde her türlü tasarrufu ve otoriteyi elinde bulunduran demektir. Kur’an’da 61 yerde geçen “el-âlemin” terimi hem maddi hem de manevi anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"0/0-2c.mp3","commentary_text":"Hamd; sözlükte iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir. Terim olarak Hamd, bütün övgü türlerini içerip sevgi ve saygıyla Allah’a yönelmeyi ifade eder. Bu bakımdan “hamd etmek”, takdir ettiği her işi en iyi şekilde yaptığı için kulların Allah’a karşı memnuniyetlerini bildirmeleri demektir. Daha özet bir ifade ile hamd etmek; bir nimete karşı insanın şükür duygularıyla Allah’ı tazim etmesidir. Hamd; aynı zamanda görülen ve görülmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerdeki tüm varlıkların niteliklerinin Allah’ın bir tecellisi olduğu hakikatini anlatır. Kur’an’da; yerde ve gökte (Rum, 30/18), dünya ve âhirette (Kasas, 28/70) her türlü övgünün Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. “Hamd” kelimesi, Allah’a nispet edilmiş olarak Kur’an’da 43 yerde geçmektedir. Ayrıca, 17 âyette de Allah’ın ismi olarak “Hamid” diye yer almaktadır. “Rab”; bir şeyin sahipliğini yapma ve bunun gereği olarak da o şey üzerinde otorite kurma ve o otoriteyi sonuna kadar devam ettirme anlamlarını içerir. Kur’an’da dokuz yüzden fazla yerde tekrarlanmıştır. “Âlemlerin Rabbi” demek; âlemi düzene koyan, bütün varlıkları yöneten, terbiye eden, hayatı idame ettiren ve yaratılanlar üzerinde her türlü tasarrufu ve otoriteyi elinde bulunduran demektir. Kur’an’da 61 yerde geçen “el-âlemin” terimi hem maddi hem de manevi anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(O) Rahman’dır (ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran sevdiğini sevmediğini ayırt etmeksizin bütün varlıklara merhameti olandır). Rahîm’dir (verdiği farklı nimetlerle yarattığı varlıkları değişik şekillerde besleyen ve bu besleme işini devam ettirendir).","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(O) Rahman’dır (ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran sevdiğini sevmediğini ayırt etmeksizin bütün varlıklara merhameti olandır). Rahîm’dir (verdiği farklı nimetlerle yarattığı varlıkları değişik şekillerde besleyen ve bu besleme işini devam ettirendir).","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(O) Rahman’dır (ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran sevdiğini sevmediğini ayırt etmeksizin bütün varlıklara merhameti olandır). Rahîm’dir (verdiği farklı nimetlerle yarattığı varlıkları değişik şekillerde besleyen ve bu besleme işini devam ettirendir).","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(O) Rahman’dır (ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran sevdiğini sevmediğini ayırt etmeksizin bütün varlıklara merhameti olandır). Rahîm’dir (verdiği farklı nimetlerle yarattığı varlıkları değişik şekillerde besleyen ve bu besleme işini devam ettirendir).","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(O) yargı (mükâfat ve ceza) gününün sahibidir.","arabic_text":"مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":["4/36","9/31","51/56"],"audio_path":"0/0-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(O) yargı (mükâfat ve ceza) gününün sahibidir.","arabic_text":"مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":["4/36","9/31","51/56"],"audio_path":"0/0-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(O) yargı (mükâfat ve ceza) gününün sahibidir.","arabic_text":"مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":["4/36","9/31","51/56"],"audio_path":"0/0-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(O) yargı (mükâfat ve ceza) gününün sahibidir.","arabic_text":"مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":["4/36","9/31","51/56"],"audio_path":"0/0-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.","arabic_text":"يَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"0/0-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.","arabic_text":"يَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"0/0-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.","arabic_text":"يَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"0/0-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.","arabic_text":"يَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"0/0-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Bizi doğru yola kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.","arabic_text":"صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ  ﴿٢﴾  اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Bizi doğru yola kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.","arabic_text":"صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ  ﴿٢﴾  اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Bizi doğru yola kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.","arabic_text":"صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ  ﴿٢﴾  اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Bizi doğru yola kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.","arabic_text":"صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ  ﴿٢﴾  اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"0/0-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":2,"name":"BAKARA SÛRESİ","description":"Bakara sûresi, Veda Haccı sırasında Mekke’de inen 281. ayeti hariç, Medine döneminde inmiş olup 286 ayettir. Sure, adını 67-73. ayetlerde Yahudilere kesmeleri emredilen ve “sığır/inek” anlamına gelen “Bakara” kelimesinden almıştır. Sûre, çok farklı hükümleri ve konuları ihtiva etmekle birlikte iman, ibadet ve hayat düzeniyle ilgili temel bilgiler vermektedir. Allah’ın varlığını anlatan delillerin ortaya konduğu sûrede; Kâbe’nin inşası ve kıble oluşu, İslam dininin önceki dinlerin evrensel öğretilerini ihtiva etmesi, insanın yaratılışı ve kabiliyetleri, din ve vicdan hürriyeti gibi konular işlenmektedir. Sûrede ayrıca iman esaslarını anlatan ayetler olmakla birlikte bunlardan özellikle “Ayetü’l-Kürsi” diye adlandırılan ayetle tevhid inancının özellikleri vurgulanmakta, son iki ayetle de mü’min olmanın şartları ve örnek dualar zikredilmektedir.","sura_intro_audio":"1/1-a.mp3","verse_count":286,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-0c.mp3","commentary_text":"“Huruf-i Mukattaa” (kesik harfler, ayrılmış münferit harfler) veya \"Heca Harfleri\" adı verilen bu harflerin muhtemel anlamları ile ilgili pek çok yorum yapılmıştır. Kur'an'daki 114 sûrenin 29’u bu harflerle başlamaktadır. Bu harfler, bulundukları 19 surenin başında birer ayet olarak gösterilmişlerdir. Kur'an'ın tamamında ise 19'u sûre başlarında olmak üzere, 20 yerde başlı başına birer ayet olarak gelirler. Bu harflerin tamamı vokallerle (sesli harflerle) harekelerle seslendirilirken, sadece yirmi dokuz sûre başında yer alan bu on dört harf yer aldıkları sûre başlarında üstün, esre, ötre gibi vokallerle seslendirilmez, sadece isimleriyle okunur. Yani bu harfler, yazılışta bir kelime gibi yazılsa da okunuşta birer birer söyleme şekli ile örneğin; Elif-Lam-Mim diye üç kelime gibi okunurlar. 28 harfli Arap alfabesinin tam yarısı (on dört harfi) müstakil olarak Kur’an sûrelerinin başında da yer alır. Bu harflere çok farklı anlamlar yüklenmiş olsa da hiçbirinin doğruluğu ortak kabul görmemiştir. Bu harflerin Allah ile Resulü arasında bir şifre olduğu görüşü ise Kur'an'da anlaşılmayan hiçbir ayetin olamayacağını açıkça ortaya koyan (Yusuf 12/1, Hicr 15/1, Nur 24/34, 46, Şuara 26/2, Neml 27/1) âyetlerine ters düşmektedir. Evrende birtakım kanunlar, nasıl ki insanın araştırmasıyla üzerinde derinden düşünmesiyle ve uzun yıllar hatta asırlar süren incelemeleriyle ortaya çıkarılabiliyorsa ayetlerin bazılarında da hikmetine binaen aynı durum söz konusu olabilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-1c.mp3","commentary_text":"“Huruf-i Mukattaa” (kesik harfler, ayrılmış münferit harfler) veya \"Heca Harfleri\" adı verilen bu harflerin muhtemel anlamları ile ilgili pek çok yorum yapılmıştır. Kur'an'daki 114 sûrenin 29’u bu harflerle başlamaktadır. Bu harfler, bulundukları 19 surenin başında birer ayet olarak gösterilmişlerdir. Kur'an'ın tamamında ise 19'u sûre başlarında olmak üzere, 20 yerde başlı başına birer ayet olarak gelirler. Bu harflerin tamamı vokallerle (sesli harflerle) harekelerle seslendirilirken, sadece yirmi dokuz sûre başında yer alan bu on dört harf yer aldıkları sûre başlarında üstün, esre, ötre gibi vokallerle seslendirilmez, sadece isimleriyle okunur. Yani bu harfler, yazılışta bir kelime gibi yazılsa da okunuşta birer birer söyleme şekli ile örneğin; Elif-Lam-Mim diye üç kelime gibi okunurlar. 28 harfli Arap alfabesinin tam yarısı (on dört harfi) müstakil olarak Kur’an sûrelerinin başında da yer alır. Bu harflere çok farklı anlamlar yüklenmiş olsa da hiçbirinin doğruluğu ortak kabul görmemiştir. Bu harflerin Allah ile Resulü arasında bir şifre olduğu görüşü ise Kur'an'da anlaşılmayan hiçbir ayetin olamayacağını açıkça ortaya koyan (Yusuf 12/1, Hicr 15/1, Nur 24/34, 46, Şuara 26/2, Neml 27/1) âyetlerine ters düşmektedir. Evrende birtakım kanunlar, nasıl ki insanın araştırmasıyla üzerinde derinden düşünmesiyle ve uzun yıllar hatta asırlar süren incelemeleriyle ortaya çıkarılabiliyorsa ayetlerin bazılarında da hikmetine binaen aynı durum söz konusu olabilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-1c.mp3","commentary_text":"“Huruf-i Mukattaa” (kesik harfler, ayrılmış münferit harfler) veya \"Heca Harfleri\" adı verilen bu harflerin muhtemel anlamları ile ilgili pek çok yorum yapılmıştır. Kur'an'daki 114 sûrenin 29’u bu harflerle başlamaktadır. Bu harfler, bulundukları 19 surenin başında birer ayet olarak gösterilmişlerdir. Kur'an'ın tamamında ise 19'u sûre başlarında olmak üzere, 20 yerde başlı başına birer ayet olarak gelirler. Bu harflerin tamamı vokallerle (sesli harflerle) harekelerle seslendirilirken, sadece yirmi dokuz sûre başında yer alan bu on dört harf yer aldıkları sûre başlarında üstün, esre, ötre gibi vokallerle seslendirilmez, sadece isimleriyle okunur. Yani bu harfler, yazılışta bir kelime gibi yazılsa da okunuşta birer birer söyleme şekli ile örneğin; Elif-Lam-Mim diye üç kelime gibi okunurlar. 28 harfli Arap alfabesinin tam yarısı (on dört harfi) müstakil olarak Kur’an sûrelerinin başında da yer alır. Bu harflere çok farklı anlamlar yüklenmiş olsa da hiçbirinin doğruluğu ortak kabul görmemiştir. Bu harflerin Allah ile Resulü arasında bir şifre olduğu görüşü ise Kur'an'da anlaşılmayan hiçbir ayetin olamayacağını açıkça ortaya koyan (Yusuf 12/1, Hicr 15/1, Nur 24/34, 46, Şuara 26/2, Neml 27/1) âyetlerine ters düşmektedir. Evrende birtakım kanunlar, nasıl ki insanın araştırmasıyla üzerinde derinden düşünmesiyle ve uzun yıllar hatta asırlar süren incelemeleriyle ortaya çıkarılabiliyorsa ayetlerin bazılarında da hikmetine binaen aynı durum söz konusu olabilir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-1c.mp3","commentary_text":"“Huruf-i Mukattaa” (kesik harfler, ayrılmış münferit harfler) veya \"Heca Harfleri\" adı verilen bu harflerin muhtemel anlamları ile ilgili pek çok yorum yapılmıştır. Kur'an'daki 114 sûrenin 29’u bu harflerle başlamaktadır. Bu harfler, bulundukları 19 surenin başında birer ayet olarak gösterilmişlerdir. Kur'an'ın tamamında ise 19'u sûre başlarında olmak üzere, 20 yerde başlı başına birer ayet olarak gelirler. Bu harflerin tamamı vokallerle (sesli harflerle) harekelerle seslendirilirken, sadece yirmi dokuz sûre başında yer alan bu on dört harf yer aldıkları sûre başlarında üstün, esre, ötre gibi vokallerle seslendirilmez, sadece isimleriyle okunur. Yani bu harfler, yazılışta bir kelime gibi yazılsa da okunuşta birer birer söyleme şekli ile örneğin; Elif-Lam-Mim diye üç kelime gibi okunurlar. 28 harfli Arap alfabesinin tam yarısı (on dört harfi) müstakil olarak Kur’an sûrelerinin başında da yer alır. Bu harflere çok farklı anlamlar yüklenmiş olsa da hiçbirinin doğruluğu ortak kabul görmemiştir. Bu harflerin Allah ile Resulü arasında bir şifre olduğu görüşü ise Kur'an'da anlaşılmayan hiçbir ayetin olamayacağını açıkça ortaya koyan (Yusuf 12/1, Hicr 15/1, Nur 24/34, 46, Şuara 26/2, Neml 27/1) âyetlerine ters düşmektedir. Evrende birtakım kanunlar, nasıl ki insanın araştırmasıyla üzerinde derinden düşünmesiyle ve uzun yıllar hatta asırlar süren incelemeleriyle ortaya çıkarılabiliyorsa ayetlerin bazılarında da hikmetine binaen aynı durum söz konusu olabilir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu kendisinde kuşku çelişme tutarsızlık olmayan (ilahi bir) kitaptır. Muttâkiler için bir yol göstericidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":["3/103","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"1/1-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-1c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşıldığına göre; Kur’an’dan istifade etmenin birinci şartı, “Muttaki” olmaktır. Yani Allah’a karşı gelmekten sakındığımız ve ona karşı sorumluluk bilinciyle yaşadığımız takdirde, Kur’an bizim için bir hidayet kaynağı olacaktır. Allah inancını ve sevgisini yüreğine sindiremeyen ve bu inancın gereklerini yerine getiremeyenlerinse onun kitabını hakkıyla algılaması söz konusu olamaz. “Muttakî”nin, “Allah’tan korkan ya da sakınan” şeklindeki alışılagelen tercümesi, bu kelimenin ifade etmek istediği manayı yeterli biçimde yansıtmaz. “İtteka” kelimesi: kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle ve şuuruyla kendi varlığını biçimlendirme arzusunu ve O’nun direktiflerine uygun yaşama isteğini yansıtır. “Allah’tan korkmak” ifadesi: insanı baskı altına alarak onun Allah’a olan güvenini ahlaki değerinden ve anlamından yoksun bırakabilir. İnsan, korktuğu şeyden uzak durmak ister. Buna karşın insan, Allah’tan korkmak yerine ona karşı saygısızlık yapmaktan sakınmayı, onu sevmeyi ve ona karşı sorumluluk bilinciyle kendi varlığını biçimlendirmeyi düşünürsebu takdirde Allah’a daha yakın olur ki olması gereken de budur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu kendisinde kuşku çelişme tutarsızlık olmayan (ilahi bir) kitaptır. Muttâkiler için bir yol göstericidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":["3/103","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"1/1-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşıldığına göre; Kur’an’dan istifade etmenin birinci şartı, “Muttaki” olmaktır. Yani Allah’a karşı gelmekten sakındığımız ve ona karşı sorumluluk bilinciyle yaşadığımız takdirde, Kur’an bizim için bir hidayet kaynağı olacaktır. Allah inancını ve sevgisini yüreğine sindiremeyen ve bu inancın gereklerini yerine getiremeyenlerinse onun kitabını hakkıyla algılaması söz konusu olamaz. “Muttakî”nin, “Allah’tan korkan ya da sakınan” şeklindeki alışılagelen tercümesi, bu kelimenin ifade etmek istediği manayı yeterli biçimde yansıtmaz. “İtteka” kelimesi: kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle ve şuuruyla kendi varlığını biçimlendirme arzusunu ve O’nun direktiflerine uygun yaşama isteğini yansıtır. “Allah’tan korkmak” ifadesi: insanı baskı altına alarak onun Allah’a olan güvenini ahlaki değerinden ve anlamından yoksun bırakabilir. İnsan, korktuğu şeyden uzak durmak ister. Buna karşın insan, Allah’tan korkmak yerine ona karşı saygısızlık yapmaktan sakınmayı, onu sevmeyi ve ona karşı sorumluluk bilinciyle kendi varlığını biçimlendirmeyi düşünürsebu takdirde Allah’a daha yakın olur ki olması gereken de budur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu kendisinde kuşku çelişme tutarsızlık olmayan (ilahi bir) kitaptır. Muttâkiler için bir yol göstericidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":["3/103","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"1/1-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşıldığına göre; Kur’an’dan istifade etmenin birinci şartı, “Muttaki” olmaktır. Yani Allah’a karşı gelmekten sakındığımız ve ona karşı sorumluluk bilinciyle yaşadığımız takdirde, Kur’an bizim için bir hidayet kaynağı olacaktır. Allah inancını ve sevgisini yüreğine sindiremeyen ve bu inancın gereklerini yerine getiremeyenlerinse onun kitabını hakkıyla algılaması söz konusu olamaz. “Muttakî”nin, “Allah’tan korkan ya da sakınan” şeklindeki alışılagelen tercümesi, bu kelimenin ifade etmek istediği manayı yeterli biçimde yansıtmaz. “İtteka” kelimesi: kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle ve şuuruyla kendi varlığını biçimlendirme arzusunu ve O’nun direktiflerine uygun yaşama isteğini yansıtır. “Allah’tan korkmak” ifadesi: insanı baskı altına alarak onun Allah’a olan güvenini ahlaki değerinden ve anlamından yoksun bırakabilir. İnsan, korktuğu şeyden uzak durmak ister. Buna karşın insan, Allah’tan korkmak yerine ona karşı saygısızlık yapmaktan sakınmayı, onu sevmeyi ve ona karşı sorumluluk bilinciyle kendi varlığını biçimlendirmeyi düşünürsebu takdirde Allah’a daha yakın olur ki olması gereken de budur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu kendisinde kuşku çelişme tutarsızlık olmayan (ilahi bir) kitaptır. Muttâkiler için bir yol göstericidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":["3/103","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"1/1-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşıldığına göre; Kur’an’dan istifade etmenin birinci şartı, “Muttaki” olmaktır. Yani Allah’a karşı gelmekten sakındığımız ve ona karşı sorumluluk bilinciyle yaşadığımız takdirde, Kur’an bizim için bir hidayet kaynağı olacaktır. Allah inancını ve sevgisini yüreğine sindiremeyen ve bu inancın gereklerini yerine getiremeyenlerinse onun kitabını hakkıyla algılaması söz konusu olamaz. “Muttakî”nin, “Allah’tan korkan ya da sakınan” şeklindeki alışılagelen tercümesi, bu kelimenin ifade etmek istediği manayı yeterli biçimde yansıtmaz. “İtteka” kelimesi: kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle ve şuuruyla kendi varlığını biçimlendirme arzusunu ve O’nun direktiflerine uygun yaşama isteğini yansıtır. “Allah’tan korkmak” ifadesi: insanı baskı altına alarak onun Allah’a olan güvenini ahlaki değerinden ve anlamından yoksun bırakabilir. İnsan, korktuğu şeyden uzak durmak ister. Buna karşın insan, Allah’tan korkmak yerine ona karşı saygısızlık yapmaktan sakınmayı, onu sevmeyi ve ona karşı sorumluluk bilinciyle kendi varlığını biçimlendirmeyi düşünürsebu takdirde Allah’a daha yakın olur ki olması gereken de budur."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki gayba inanırlar ve namazlarını ikame ederler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ","related_links":["8/3"],"audio_path":"1/1-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-2c.mp3","commentary_text":"“Gayb” kelimesi; Kur’an’da insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, gözle görülemeyen, duyularla algılanamayan, insanın bilme imkânlarının dışındaki varlık alanını ve onu aşan hakikatlerin tüm safhalarını ifade eder. Bu sebeple gaybın, mesela Allah’ın varlığı, evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, zamanın gerçek mahiyeti, ruhsal güçlerin varlığı gibi konuların bilimsel yöntemlerle ispatı ya da reddi söz konusu değildir. “Rızık olarak verdiklerimizden infak ederler” cümlesi ile murad edilenin ise “kendilerine emanet edilen rızkı Allah’ın rızasını kazanmak üzere O’nun yarattıklarının ve evrende kurduğu düzenin yararına kullanırlar, yani verilen emanete ihanet etmezler” manasında olsa gerektir. Onun için infak eden kimse verdiğini kendi malından veriyormuş gibi karşı tarafın başına kakmamalı ve minnet de beklememeli. Zira bütün nimetleri insanlara farklı yollarla lütfeden yalnızca Allah’tır. Onun için yapılanı bir iyilik olarak değil, vecibe olarak görmeli. Yani kendine verilenden infak etmezse emanete ihanet ettiğini, infak ederse üzerine düşeni yaptığını bilmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki gayba inanırlar ve namazlarını ikame ederler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ","related_links":["8/3"],"audio_path":"1/1-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-3c.mp3","commentary_text":"“Gayb” kelimesi; Kur’an’da insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, gözle görülemeyen, duyularla algılanamayan, insanın bilme imkânlarının dışındaki varlık alanını ve onu aşan hakikatlerin tüm safhalarını ifade eder. Bu sebeple gaybın, mesela Allah’ın varlığı, evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, zamanın gerçek mahiyeti, ruhsal güçlerin varlığı gibi konuların bilimsel yöntemlerle ispatı ya da reddi söz konusu değildir. “Rızık olarak verdiklerimizden infak ederler” cümlesi ile murad edilenin ise “kendilerine emanet edilen rızkı Allah’ın rızasını kazanmak üzere O’nun yarattıklarının ve evrende kurduğu düzenin yararına kullanırlar, yani verilen emanete ihanet etmezler” manasında olsa gerektir. Onun için infak eden kimse verdiğini kendi malından veriyormuş gibi karşı tarafın başına kakmamalı ve minnet de beklememeli. Zira bütün nimetleri insanlara farklı yollarla lütfeden yalnızca Allah’tır. Onun için yapılanı bir iyilik olarak değil, vecibe olarak görmeli. Yani kendine verilenden infak etmezse emanete ihanet ettiğini, infak ederse üzerine düşeni yaptığını bilmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki gayba inanırlar ve namazlarını ikame ederler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ","related_links":["8/3"],"audio_path":"1/1-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-3c.mp3","commentary_text":"“Gayb” kelimesi; Kur’an’da insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, gözle görülemeyen, duyularla algılanamayan, insanın bilme imkânlarının dışındaki varlık alanını ve onu aşan hakikatlerin tüm safhalarını ifade eder. Bu sebeple gaybın, mesela Allah’ın varlığı, evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, zamanın gerçek mahiyeti, ruhsal güçlerin varlığı gibi konuların bilimsel yöntemlerle ispatı ya da reddi söz konusu değildir. “Rızık olarak verdiklerimizden infak ederler” cümlesi ile murad edilenin ise “kendilerine emanet edilen rızkı Allah’ın rızasını kazanmak üzere O’nun yarattıklarının ve evrende kurduğu düzenin yararına kullanırlar, yani verilen emanete ihanet etmezler” manasında olsa gerektir. Onun için infak eden kimse verdiğini kendi malından veriyormuş gibi karşı tarafın başına kakmamalı ve minnet de beklememeli. Zira bütün nimetleri insanlara farklı yollarla lütfeden yalnızca Allah’tır. Onun için yapılanı bir iyilik olarak değil, vecibe olarak görmeli. Yani kendine verilenden infak etmezse emanete ihanet ettiğini, infak ederse üzerine düşeni yaptığını bilmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki gayba inanırlar ve namazlarını ikame ederler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ","related_links":["8/3"],"audio_path":"1/1-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-3c.mp3","commentary_text":"“Gayb” kelimesi; Kur’an’da insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, gözle görülemeyen, duyularla algılanamayan, insanın bilme imkânlarının dışındaki varlık alanını ve onu aşan hakikatlerin tüm safhalarını ifade eder. Bu sebeple gaybın, mesela Allah’ın varlığı, evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, zamanın gerçek mahiyeti, ruhsal güçlerin varlığı gibi konuların bilimsel yöntemlerle ispatı ya da reddi söz konusu değildir. “Rızık olarak verdiklerimizden infak ederler” cümlesi ile murad edilenin ise “kendilerine emanet edilen rızkı Allah’ın rızasını kazanmak üzere O’nun yarattıklarının ve evrende kurduğu düzenin yararına kullanırlar, yani verilen emanete ihanet etmezler” manasında olsa gerektir. Onun için infak eden kimse verdiğini kendi malından veriyormuş gibi karşı tarafın başına kakmamalı ve minnet de beklememeli. Zira bütün nimetleri insanlara farklı yollarla lütfeden yalnızca Allah’tır. Onun için yapılanı bir iyilik olarak değil, vecibe olarak görmeli. Yani kendine verilenden infak etmezse emanete ihanet ettiğini, infak ederse üzerine düşeni yaptığını bilmelidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar hem sana indirilene (Kur’an’a) hem de senden önce indirilene (kitapların asıllarına) inanırlar. (Onların) ahiret hayatının varlığı konusunda da hiçbir şüpheleri yoktur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":["31/4"],"audio_path":"1/1-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar hem sana indirilene (Kur’an’a) hem de senden önce indirilene (kitapların asıllarına) inanırlar. (Onların) ahiret hayatının varlığı konusunda da hiçbir şüpheleri yoktur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":["31/4"],"audio_path":"1/1-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar hem sana indirilene (Kur’an’a) hem de senden önce indirilene (kitapların asıllarına) inanırlar. (Onların) ahiret hayatının varlığı konusunda da hiçbir şüpheleri yoktur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":["31/4"],"audio_path":"1/1-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar hem sana indirilene (Kur’an’a) hem de senden önce indirilene (kitapların asıllarına) inanırlar. (Onların) ahiret hayatının varlığı konusunda da hiçbir şüpheleri yoktur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":["31/4"],"audio_path":"1/1-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenlerdir ve gerçek anlamda kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenlerdir ve gerçek anlamda kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenlerdir ve gerçek anlamda kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenlerdir ve gerçek anlamda kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-6c.mp3","commentary_text":"Onlar, inanmak gibi bir niyet ve gayrette olmadıkları ve Hakk’ı inkâra şartlandıkları için inanmazlar. Ama “Nasıl olsa inanmayacaklar!” diye tebliğden asla vazgeçemezsin. Senin vazifen sadece tebliğdir. (Ra’d, 13/40; Nahl, 16/82; Şura, 42/48 ayetlerinde gösterildiği gibi)"},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/ayet_12_1771860653.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/tefsir_12_1771860653.mp3","commentary_text":"Onlar, inanmak gibi bir niyet ve gayrette olmadıkları ve Hakk’ı inkâra şartlandıkları için inanmazlar. Ama “Nasıl olsa inanmayacaklar!” diye tebliğden asla vazgeçemezsin. Senin vazifen sadece tebliğdir. (Ra’d, 13/40; Nahl, 16/82; Şura, 42/48 ayetlerinde gösterildiği gibi)"},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-6c.mp3","commentary_text":"Onlar, inanmak gibi bir niyet ve gayrette olmadıkları ve Hakk’ı inkâra şartlandıkları için inanmazlar. Ama “Nasıl olsa inanmayacaklar!” diye tebliğden asla vazgeçemezsin. Senin vazifen sadece tebliğdir. (Ra’d, 13/40; Nahl, 16/82; Şura, 42/48 ayetlerinde gösterildiği gibi)"},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-6c.mp3","commentary_text":"Onlar, inanmak gibi bir niyet ve gayrette olmadıkları ve Hakk’ı inkâra şartlandıkları için inanmazlar. Ama “Nasıl olsa inanmayacaklar!” diye tebliğden asla vazgeçemezsin. Senin vazifen sadece tebliğdir. (Ra’d, 13/40; Nahl, 16/82; Şura, 42/48 ayetlerinde gösterildiği gibi)"},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah (küfürde direnmeleri sebebiyle) onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine de (ilahi hakikatleri görmeyi engelleyen) perde çekmiştir. Onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.","arabic_text":"خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["4/155","6/25","16/108"],"audio_path":"1/1-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-7c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar özgür iradelerine sahipken kendilerini yaratan Allah’a ve onun elçisine inanmayıp,zulme ve fesada devam ettikleri, kendileri dışındakilere düşmanlık besledikleri ve bir daha imanetme ihtimalleri kalmadığı için Allah, onların algılama yeteneklerini duyarsız, hissetme yetileriniişlevsiz ve kavrama kabiliyetlerini fonksiyonsuz hale getirmiş ve basiretlerini bağlamıştır. Aslında kimse onları zorlamamış, onlar kendi özgür iradeleriyle işledikleri ameller neticesinde kendi kendilerine yapmışlardır, Rabbimiz de bu durumu tescillemiştir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah (küfürde direnmeleri sebebiyle) onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine de (ilahi hakikatleri görmeyi engelleyen) perde çekmiştir. Onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.","arabic_text":"خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["4/155","6/25","16/108"],"audio_path":"1/1-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-6c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar özgür iradelerine sahipken kendilerini yaratan Allah’a ve onun elçisine inanmayıp,zulme ve fesada devam ettikleri, kendileri dışındakilere düşmanlık besledikleri ve bir daha imanetme ihtimalleri kalmadığı için Allah, onların algılama yeteneklerini duyarsız, hissetme yetileriniişlevsiz ve kavrama kabiliyetlerini fonksiyonsuz hale getirmiş ve basiretlerini bağlamıştır. Aslında kimse onları zorlamamış, onlar kendi özgür iradeleriyle işledikleri ameller neticesinde kendi kendilerine yapmışlardır, Rabbimiz de bu durumu tescillemiştir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah (küfürde direnmeleri sebebiyle) onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine de (ilahi hakikatleri görmeyi engelleyen) perde çekmiştir. Onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.","arabic_text":"خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["4/155","6/25","16/108"],"audio_path":"1/1-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-7c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar özgür iradelerine sahipken kendilerini yaratan Allah’a ve onun elçisine inanmayıp,zulme ve fesada devam ettikleri, kendileri dışındakilere düşmanlık besledikleri ve bir daha imanetme ihtimalleri kalmadığı için Allah, onların algılama yeteneklerini duyarsız, hissetme yetileriniişlevsiz ve kavrama kabiliyetlerini fonksiyonsuz hale getirmiş ve basiretlerini bağlamıştır. Aslında kimse onları zorlamamış, onlar kendi özgür iradeleriyle işledikleri ameller neticesinde kendi kendilerine yapmışlardır, Rabbimiz de bu durumu tescillemiştir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah (küfürde direnmeleri sebebiyle) onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine de (ilahi hakikatleri görmeyi engelleyen) perde çekmiştir. Onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.","arabic_text":"خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["4/155","6/25","16/108"],"audio_path":"1/1-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-7c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar özgür iradelerine sahipken kendilerini yaratan Allah’a ve onun elçisine inanmayıp,zulme ve fesada devam ettikleri, kendileri dışındakilere düşmanlık besledikleri ve bir daha imanetme ihtimalleri kalmadığı için Allah, onların algılama yeteneklerini duyarsız, hissetme yetileriniişlevsiz ve kavrama kabiliyetlerini fonksiyonsuz hale getirmiş ve basiretlerini bağlamıştır. Aslında kimse onları zorlamamış, onlar kendi özgür iradeleriyle işledikleri ameller neticesinde kendi kendilerine yapmışlardır, Rabbimiz de bu durumu tescillemiştir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz.” derler.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-8c.mp3","commentary_text":"Burada Müslüman kimliğiyle yaşayıp, Allah’a ve ahirete inandığını söylediği halde Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan ve ahiret yörüngeli yaşamayanlara da bir mesaj vardır. Zira amelsiz iman çift kişilikli ve zayıf karakterli bir insan tipinin oluşmasına sebep oluyor."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz.” derler.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-7c.mp3","commentary_text":"Burada Müslüman kimliğiyle yaşayıp, Allah’a ve ahirete inandığını söylediği halde Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan ve ahiret yörüngeli yaşamayanlara da bir mesaj vardır. Zira amelsiz iman çift kişilikli ve zayıf karakterli bir insan tipinin oluşmasına sebep oluyor."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz.” derler.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-8c.mp3","commentary_text":"Burada Müslüman kimliğiyle yaşayıp, Allah’a ve ahirete inandığını söylediği halde Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan ve ahiret yörüngeli yaşamayanlara da bir mesaj vardır. Zira amelsiz iman çift kişilikli ve zayıf karakterli bir insan tipinin oluşmasına sebep oluyor."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki gerçekte inanmadıkları halde “Biz Allah’a ve âhiret gününe inanıyoruz.” derler.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-8c.mp3","commentary_text":"Burada Müslüman kimliğiyle yaşayıp, Allah’a ve ahirete inandığını söylediği halde Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan ve ahiret yörüngeli yaşamayanlara da bir mesaj vardır. Zira amelsiz iman çift kişilikli ve zayıf karakterli bir insan tipinin oluşmasına sebep oluyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar (böylece) Allah’ı ve iman edenleri kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar yalnızca kendilerini kandırırlar ve bunun (aldandıklarının) farkında bile olmazlar.","arabic_text":"يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar (böylece) Allah’ı ve iman edenleri kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar yalnızca kendilerini kandırırlar ve bunun (aldandıklarının) farkında bile olmazlar.","arabic_text":"يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar (böylece) Allah’ı ve iman edenleri kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar yalnızca kendilerini kandırırlar ve bunun (aldandıklarının) farkında bile olmazlar.","arabic_text":"يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar (böylece) Allah’ı ve iman edenleri kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar yalnızca kendilerini kandırırlar ve bunun (aldandıklarının) farkında bile olmazlar.","arabic_text":"يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların kalplerinde bir hastalık vardır. (İnkârda direndikleri ve yeryüzünde fesat çıkardıkları için) Allah da hastalıklarını artırmıştır ve söyledikleri yalanlarından dolayı onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların kalplerinde bir hastalık vardır. (İnkârda direndikleri ve yeryüzünde fesat çıkardıkları için) Allah da hastalıklarını artırmıştır ve söyledikleri yalanlarından dolayı onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların kalplerinde bir hastalık vardır. (İnkârda direndikleri ve yeryüzünde fesat çıkardıkları için) Allah da hastalıklarını artırmıştır ve söyledikleri yalanlarından dolayı onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların kalplerinde bir hastalık vardır. (İnkârda direndikleri ve yeryüzünde fesat çıkardıkları için) Allah da hastalıklarını artırmıştır ve söyledikleri yalanlarından dolayı onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara: “Yeryüzünde yozlaşmaya ve bozgunculuğa yol açmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İyi bilin ki onlar bozguncudur ve yozlaşmaya yol açan kimselerdir; ama bunun kendileri de farkında değillerdir.","arabic_text":"لَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İyi bilin ki onlar bozguncudur ve yozlaşmaya yol açan kimselerdir; ama bunun kendileri de farkında değillerdir.","arabic_text":"لَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İyi bilin ki onlar bozguncudur ve yozlaşmaya yol açan kimselerdir; ama bunun kendileri de farkında değillerdir.","arabic_text":"لَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İyi bilin ki onlar bozguncudur ve yozlaşmaya yol açan kimselerdir; ama bunun kendileri de farkında değillerdir.","arabic_text":"لَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlara: “(Mü’min) insanların inandıkları gibi siz de iman edin.” denildiğinde: “Biz de şu dar kafalıların inandığı gibi mi iman edelim?” derler. İyi bilin ki asıl dar kafalılar hiç şüphesiz (onların) kendileridir; fakat bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlara: “(Mü’min) insanların inandıkları gibi siz de iman edin.” denildiğinde: “Biz de şu dar kafalıların inandığı gibi mi iman edelim?” derler. İyi bilin ki asıl dar kafalılar hiç şüphesiz (onların) kendileridir; fakat bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlara: “(Mü’min) insanların inandıkları gibi siz de iman edin.” denildiğinde: “Biz de şu dar kafalıların inandığı gibi mi iman edelim?” derler. İyi bilin ki asıl dar kafalılar hiç şüphesiz (onların) kendileridir; fakat bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlara: “(Mü’min) insanların inandıkları gibi siz de iman edin.” denildiğinde: “Biz de şu dar kafalıların inandığı gibi mi iman edelim?” derler. İyi bilin ki asıl dar kafalılar hiç şüphesiz (onların) kendileridir; fakat bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlardan bazıları) iman edenlerle karşılaştıkları zaman: “Biz de sizin gibi inanıyoruz.” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman: “Şüphesiz biz sizinle beraberiz; biz onlarla sadece eğleniyoruz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-14c.mp3","commentary_text":"Eski Arapçadaki kullanımına göre “Şeytan” terimi aynı zamanda, “Kötülükte aşırı giden, acımasız, şer üreten, ikiyüzlü ve kötülüğün yayılması için çalışan, bozgunculuk yapan” insanları ifade eder. Bu ayette de bu manada kullanılmıştır. Ancak “Şeytan” terimi; Kur’an’da çoğunlukla insanın ruhundaki kötü eğilimleri ve özellikle de hakikate ve maneviyata ters düşen bütün şer dürtüleri tanımlamak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlardan bazıları) iman edenlerle karşılaştıkları zaman: “Biz de sizin gibi inanıyoruz.” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman: “Şüphesiz biz sizinle beraberiz; biz onlarla sadece eğleniyoruz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-13c.mp3","commentary_text":"Eski Arapçadaki kullanımına göre “Şeytan” terimi aynı zamanda, “Kötülükte aşırı giden, acımasız, şer üreten, ikiyüzlü ve kötülüğün yayılması için çalışan, bozgunculuk yapan” insanları ifade eder. Bu ayette de bu manada kullanılmıştır. Ancak “Şeytan” terimi; Kur’an’da çoğunlukla insanın ruhundaki kötü eğilimleri ve özellikle de hakikate ve maneviyata ters düşen bütün şer dürtüleri tanımlamak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlardan bazıları) iman edenlerle karşılaştıkları zaman: “Biz de sizin gibi inanıyoruz.” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman: “Şüphesiz biz sizinle beraberiz; biz onlarla sadece eğleniyoruz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-14c.mp3","commentary_text":"Eski Arapçadaki kullanımına göre “Şeytan” terimi aynı zamanda, “Kötülükte aşırı giden, acımasız, şer üreten, ikiyüzlü ve kötülüğün yayılması için çalışan, bozgunculuk yapan” insanları ifade eder. Bu ayette de bu manada kullanılmıştır. Ancak “Şeytan” terimi; Kur’an’da çoğunlukla insanın ruhundaki kötü eğilimleri ve özellikle de hakikate ve maneviyata ters düşen bütün şer dürtüleri tanımlamak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlardan bazıları) iman edenlerle karşılaştıkları zaman: “Biz de sizin gibi inanıyoruz.” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman: “Şüphesiz biz sizinle beraberiz; biz onlarla sadece eğleniyoruz.” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-14c.mp3","commentary_text":"Eski Arapçadaki kullanımına göre “Şeytan” terimi aynı zamanda, “Kötülükte aşırı giden, acımasız, şer üreten, ikiyüzlü ve kötülüğün yayılması için çalışan, bozgunculuk yapan” insanları ifade eder. Bu ayette de bu manada kullanılmıştır. Ancak “Şeytan” terimi; Kur’an’da çoğunlukla insanın ruhundaki kötü eğilimleri ve özellikle de hakikate ve maneviyata ters düşen bütün şer dürtüleri tanımlamak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (bu alaycı tavırlarından ve ürettikleri kötülüklerden dolayı) onları maskaraya (soytarıya) çevirir ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (bu alaycı tavırlarından ve ürettikleri kötülüklerden dolayı) onları maskaraya (soytarıya) çevirir ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (bu alaycı tavırlarından ve ürettikleri kötülüklerden dolayı) onları maskaraya (soytarıya) çevirir ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (bu alaycı tavırlarından ve ürettikleri kötülüklerden dolayı) onları maskaraya (soytarıya) çevirir ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar hidayete karşılık (kendi iradeleriyle) sapıklığı satın almış olan kimselerdir. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar hidayete karşılık (kendi iradeleriyle) sapıklığı satın almış olan kimselerdir. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar hidayete karşılık (kendi iradeleriyle) sapıklığı satın almış olan kimselerdir. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar hidayete karşılık (kendi iradeleriyle) sapıklığı satın almış olan kimselerdir. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların durumu (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumu gibidir ki ateş tam çevresini aydınlattığı sırada (yaptıkları yüzünden) Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde zifiri karanlıkta bırakıverir.","arabic_text":"مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراًۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların durumu (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumu gibidir ki ateş tam çevresini aydınlattığı sırada (yaptıkları yüzünden) Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde zifiri karanlıkta bırakıverir.","arabic_text":"مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراًۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların durumu (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumu gibidir ki ateş tam çevresini aydınlattığı sırada (yaptıkları yüzünden) Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde zifiri karanlıkta bırakıverir.","arabic_text":"مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراًۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların durumu (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumu gibidir ki ateş tam çevresini aydınlattığı sırada (yaptıkları yüzünden) Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde zifiri karanlıkta bırakıverir.","arabic_text":"مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراًۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler) dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.","arabic_text":"صُصُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-18c.mp3","commentary_text":"Onların kulakları dünyalıkları duymada ve gereksiz sözleri işitmede sağır değil; ancak Hakk’ın sesine ve ilahi öğretilere kulak vermede duyarsızdır. Dilleri kötülüğü konuşmada ve yalan söylemede yetersiz değil, gerçekleri dile getirmede ve doğruları söylemede ahrazdır. Gözleri batılı görmede ve harama ulaşmada beceriksiz değil, gerçekleri görmede ve doğru yolu bulmada kabiliyetsizdir. Yani onlar kendi iradeleriyle kulaklarını, dillerini ve gözlerini Hakk’ı algılamak, hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak, doğrulara vakıf olmak için fonksiyonsuz bırakmışlardır. Bu yüzden onların Hakk’a dönmeleri, hidayete yönelmeleri söz konusu değildir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler) dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.","arabic_text":"صُصُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-17c.mp3","commentary_text":"Onların kulakları dünyalıkları duymada ve gereksiz sözleri işitmede sağır değil; ancak Hakk’ın sesine ve ilahi öğretilere kulak vermede duyarsızdır. Dilleri kötülüğü konuşmada ve yalan söylemede yetersiz değil, gerçekleri dile getirmede ve doğruları söylemede ahrazdır. Gözleri batılı görmede ve harama ulaşmada beceriksiz değil, gerçekleri görmede ve doğru yolu bulmada kabiliyetsizdir. Yani onlar kendi iradeleriyle kulaklarını, dillerini ve gözlerini Hakk’ı algılamak, hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak, doğrulara vakıf olmak için fonksiyonsuz bırakmışlardır. Bu yüzden onların Hakk’a dönmeleri, hidayete yönelmeleri söz konusu değildir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler) dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.","arabic_text":"صُصُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-18c.mp3","commentary_text":"Onların kulakları dünyalıkları duymada ve gereksiz sözleri işitmede sağır değil; ancak Hakk’ın sesine ve ilahi öğretilere kulak vermede duyarsızdır. Dilleri kötülüğü konuşmada ve yalan söylemede yetersiz değil, gerçekleri dile getirmede ve doğruları söylemede ahrazdır. Gözleri batılı görmede ve harama ulaşmada beceriksiz değil, gerçekleri görmede ve doğru yolu bulmada kabiliyetsizdir. Yani onlar kendi iradeleriyle kulaklarını, dillerini ve gözlerini Hakk’ı algılamak, hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak, doğrulara vakıf olmak için fonksiyonsuz bırakmışlardır. Bu yüzden onların Hakk’a dönmeleri, hidayete yönelmeleri söz konusu değildir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler) dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.","arabic_text":"صُصُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-18c.mp3","commentary_text":"Onların kulakları dünyalıkları duymada ve gereksiz sözleri işitmede sağır değil; ancak Hakk’ın sesine ve ilahi öğretilere kulak vermede duyarsızdır. Dilleri kötülüğü konuşmada ve yalan söylemede yetersiz değil, gerçekleri dile getirmede ve doğruları söylemede ahrazdır. Gözleri batılı görmede ve harama ulaşmada beceriksiz değil, gerçekleri görmede ve doğru yolu bulmada kabiliyetsizdir. Yani onlar kendi iradeleriyle kulaklarını, dillerini ve gözlerini Hakk’ı algılamak, hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak, doğrulara vakıf olmak için fonksiyonsuz bırakmışlardır. Bu yüzden onların Hakk’a dönmeleri, hidayete yönelmeleri söz konusu değildir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yahut onların durumu; gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşalan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Onlar ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar; oysa Allah inkârcıları çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yahut onların durumu; gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşalan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Onlar ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar; oysa Allah inkârcıları çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yahut onların durumu; gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşalan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Onlar ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar; oysa Allah inkârcıları çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yahut onların durumu; gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşalan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Onlar ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar; oysa Allah inkârcıları çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler karanlık çökünce de dikilip kalırlar. Şayet Allah dileseydi onları işitme ve görme yeteneklerinden yoksun bırakabilirdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler karanlık çökünce de dikilip kalırlar. Şayet Allah dileseydi onları işitme ve görme yeteneklerinden yoksun bırakabilirdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler karanlık çökünce de dikilip kalırlar. Şayet Allah dileseydi onları işitme ve görme yeteneklerinden yoksun bırakabilirdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler karanlık çökünce de dikilip kalırlar. Şayet Allah dileseydi onları işitme ve görme yeteneklerinden yoksun bırakabilirdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey insanlar (Siz sadece) sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azaptan) korunasınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey insanlar (Siz sadece) sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azaptan) korunasınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey insanlar (Siz sadece) sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azaptan) korunasınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey insanlar (Siz sadece) sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azaptan) korunasınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O (Rab) ki yeryüzünü sizin (yaşamanız ve istirahatiniz) için bir döşek göğü de (faydalanmanız için) bir tavan yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Siz de artık bunu bildiğiniz halde Allah’a eşler koşmayın! (Putlar edinmeyin!)","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O (Rab) ki yeryüzünü sizin (yaşamanız ve istirahatiniz) için bir döşek göğü de (faydalanmanız için) bir tavan yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Siz de artık bunu bildiğiniz halde Allah’a eşler koşmayın! (Putlar edinmeyin!)","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O (Rab) ki yeryüzünü sizin (yaşamanız ve istirahatiniz) için bir döşek göğü de (faydalanmanız için) bir tavan yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Siz de artık bunu bildiğiniz halde Allah’a eşler koşmayın! (Putlar edinmeyin!)","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O (Rab) ki yeryüzünü sizin (yaşamanız ve istirahatiniz) için bir döşek göğü de (faydalanmanız için) bir tavan yaptı ve gökten su indirip onunla size rızık olarak topraktan çeşitli ürünler çıkardı. Siz de artık bunu bildiğiniz halde Allah’a eşler koşmayın! (Putlar edinmeyin!)","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında kuşkunuz varsa o zaman aynı değerde bir sûre getirin ve Allah’tan başkalarını da size tanıklık etmeleri için çağırın; eğer doğru sözlü kişilerseniz…","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında kuşkunuz varsa o zaman aynı değerde bir sûre getirin ve Allah’tan başkalarını da size tanıklık etmeleri için çağırın; eğer doğru sözlü kişilerseniz…","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında kuşkunuz varsa o zaman aynı değerde bir sûre getirin ve Allah’tan başkalarını da size tanıklık etmeleri için çağırın; eğer doğru sözlü kişilerseniz…","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında kuşkunuz varsa o zaman aynı değerde bir sûre getirin ve Allah’tan başkalarını da size tanıklık etmeleri için çağırın; eğer doğru sözlü kişilerseniz…","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Eğer bunu yapamıyorsanız -ki kesinlikle yapamayacaksınız- o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan hakikati inkâr edenler için hazırlanmış ateşten sakının!","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-24c.mp3","commentary_text":"Burada, insanların Allah’la beraber yöneldiği canlı cansız bütün tapınma objeleri “taş” olarak dile getirilmekte ve bunlara tapınan varlıkların güçsüzlükleri de yine taşlarla sembolize edilmektedir. Ayrıca Allah, insana şah (can) damarından daha yakınken (Kaf, 50/16) ve bununla birlikte bağışlayan, merhamet eden, dilekleri kabul eden ve dualara karşılık veren de sadece O iken; kendini korumaktan bile aciz olan varlıklara kulluk eden insanların cehennem yakıtı olacağı hatırlatılmaktadır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Eğer bunu yapamıyorsanız -ki kesinlikle yapamayacaksınız- o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan hakikati inkâr edenler için hazırlanmış ateşten sakının!","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-23c.mp3","commentary_text":"Burada, insanların Allah’la beraber yöneldiği canlı cansız bütün tapınma objeleri “taş” olarak dile getirilmekte ve bunlara tapınan varlıkların güçsüzlükleri de yine taşlarla sembolize edilmektedir. Ayrıca Allah, insana şah (can) damarından daha yakınken (Kaf, 50/16) ve bununla birlikte bağışlayan, merhamet eden, dilekleri kabul eden ve dualara karşılık veren de sadece O iken; kendini korumaktan bile aciz olan varlıklara kulluk eden insanların cehennem yakıtı olacağı hatırlatılmaktadır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Eğer bunu yapamıyorsanız -ki kesinlikle yapamayacaksınız- o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan hakikati inkâr edenler için hazırlanmış ateşten sakının!","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-24c.mp3","commentary_text":"Burada, insanların Allah’la beraber yöneldiği canlı cansız bütün tapınma objeleri “taş” olarak dile getirilmekte ve bunlara tapınan varlıkların güçsüzlükleri de yine taşlarla sembolize edilmektedir. Ayrıca Allah, insana şah (can) damarından daha yakınken (Kaf, 50/16) ve bununla birlikte bağışlayan, merhamet eden, dilekleri kabul eden ve dualara karşılık veren de sadece O iken; kendini korumaktan bile aciz olan varlıklara kulluk eden insanların cehennem yakıtı olacağı hatırlatılmaktadır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Eğer bunu yapamıyorsanız -ki kesinlikle yapamayacaksınız- o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan hakikati inkâr edenler için hazırlanmış ateşten sakının!","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-24c.mp3","commentary_text":"Burada, insanların Allah’la beraber yöneldiği canlı cansız bütün tapınma objeleri “taş” olarak dile getirilmekte ve bunlara tapınan varlıkların güçsüzlükleri de yine taşlarla sembolize edilmektedir. Ayrıca Allah, insana şah (can) damarından daha yakınken (Kaf, 50/16) ve bununla birlikte bağışlayan, merhamet eden, dilekleri kabul eden ve dualara karşılık veren de sadece O iken; kendini korumaktan bile aciz olan varlıklara kulluk eden insanların cehennem yakıtı olacağı hatırlatılmaktadır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"İman edip faydalı ve güzel işler yapanları müjdele! Onlara altından ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle ki ne zaman rızık olarak orada bazı ürünler bahşedilse: “Bu bize daha önce (dünyada) bahşedilenlerin aynısıymış.” diyecekler. Oysa bu onların aynısı olmayıp (dünyadakilerin) benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri/arkadaşları da olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["3/15","4/57"],"audio_path":"1/1-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"İman edip faydalı ve güzel işler yapanları müjdele! Onlara altından ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle ki ne zaman rızık olarak orada bazı ürünler bahşedilse: “Bu bize daha önce (dünyada) bahşedilenlerin aynısıymış.” diyecekler. Oysa bu onların aynısı olmayıp (dünyadakilerin) benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri/arkadaşları da olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["3/15","4/57"],"audio_path":"1/1-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"İman edip faydalı ve güzel işler yapanları müjdele! Onlara altından ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle ki ne zaman rızık olarak orada bazı ürünler bahşedilse: “Bu bize daha önce (dünyada) bahşedilenlerin aynısıymış.” diyecekler. Oysa bu onların aynısı olmayıp (dünyadakilerin) benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri/arkadaşları da olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["3/15","4/57"],"audio_path":"1/1-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"İman edip faydalı ve güzel işler yapanları müjdele! Onlara altından ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle ki ne zaman rızık olarak orada bazı ürünler bahşedilse: “Bu bize daha önce (dünyada) bahşedilenlerin aynısıymış.” diyecekler. Oysa bu onların aynısı olmayıp (dünyadakilerin) benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri/arkadaşları da olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["3/15","4/57"],"audio_path":"1/1-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah hakikati ortaya koymak için bir sivrisineği hatta (yaratılışta) ondan daha da küçük olan bir şeyi örnek vermekten imtina etmez. İnananlar onun Rablerinden gelen doğru ve uygun bir örnek olduğunu bilirler. İnkârcılar ise: “Allah’ın böyle bir örnek vermesinin ne anlamı var?” derler. Böylece Allah’ın verdiği bu örnekle birçokları sapıtır birçokları da doğru yola ulaşır. Fakat şu bir gerçektir ki bu örnekle (Allah) ancak fasıkları (yoldan çıkmış olanları) sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يرًاۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ","related_links":["22/73"],"audio_path":"1/1-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-26c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da inek (Nahl, 16/66), sinek (Hac, 22/74), böcek (Neml, 27/18; Nahl, 16/68) ve örümcek (Ankebût, 29/41) gibi varlıklardan örnekler verilerek insanın hakikati daha iyi kavraması, tefekkür etmesi ve farklı yollarla tekâmül etmesinin sağlanması hedefleniyor. Bununla birlikte Kur’an, hayvanları, Yaratıcının sanatındaki mahareti ve üstünlüğü dile getiren bir sanat eseri olarak da takdim ediyor. Nitekim Nahl, 16/66’da “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından(gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz,” buyrulmaktadır. Ama küfürde ısrar edenler: “Bu nasıl ilahi bir kitaptır ki inekten, sinekten, böcekten, örümcekten bahsediyor?” diyerek, ilahi öğretiden gitgide daha da uzaklaşıyor ve küfürde ısrar ediyorlardı. Oysaki bu örnekler, algı alanı ve idrak düzeyi dikkate alınarak insanın inanmasına ve imanının güçlenmesine vesile olan paradigmalardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah hakikati ortaya koymak için bir sivrisineği hatta (yaratılışta) ondan daha da küçük olan bir şeyi örnek vermekten imtina etmez. İnananlar onun Rablerinden gelen doğru ve uygun bir örnek olduğunu bilirler. İnkârcılar ise: “Allah’ın böyle bir örnek vermesinin ne anlamı var?” derler. Böylece Allah’ın verdiği bu örnekle birçokları sapıtır birçokları da doğru yola ulaşır. Fakat şu bir gerçektir ki bu örnekle (Allah) ancak fasıkları (yoldan çıkmış olanları) sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يرًاۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ","related_links":["22/73"],"audio_path":"1/1-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-25c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da inek (Nahl, 16/66), sinek (Hac, 22/74), böcek (Neml, 27/18; Nahl, 16/68) ve örümcek (Ankebût, 29/41) gibi varlıklardan örnekler verilerek insanın hakikati daha iyi kavraması, tefekkür etmesi ve farklı yollarla tekâmül etmesinin sağlanması hedefleniyor. Bununla birlikte Kur’an, hayvanları, Yaratıcının sanatındaki mahareti ve üstünlüğü dile getiren bir sanat eseri olarak da takdim ediyor. Nitekim Nahl, 16/66’da “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından(gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz,” buyrulmaktadır. Ama küfürde ısrar edenler: “Bu nasıl ilahi bir kitaptır ki inekten, sinekten, böcekten, örümcekten bahsediyor?” diyerek, ilahi öğretiden gitgide daha da uzaklaşıyor ve küfürde ısrar ediyorlardı. Oysaki bu örnekler, algı alanı ve idrak düzeyi dikkate alınarak insanın inanmasına ve imanının güçlenmesine vesile olan paradigmalardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah hakikati ortaya koymak için bir sivrisineği hatta (yaratılışta) ondan daha da küçük olan bir şeyi örnek vermekten imtina etmez. İnananlar onun Rablerinden gelen doğru ve uygun bir örnek olduğunu bilirler. İnkârcılar ise: “Allah’ın böyle bir örnek vermesinin ne anlamı var?” derler. Böylece Allah’ın verdiği bu örnekle birçokları sapıtır birçokları da doğru yola ulaşır. Fakat şu bir gerçektir ki bu örnekle (Allah) ancak fasıkları (yoldan çıkmış olanları) sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يرًاۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ","related_links":["22/73"],"audio_path":"1/1-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-26c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da inek (Nahl, 16/66), sinek (Hac, 22/74), böcek (Neml, 27/18; Nahl, 16/68) ve örümcek (Ankebût, 29/41) gibi varlıklardan örnekler verilerek insanın hakikati daha iyi kavraması, tefekkür etmesi ve farklı yollarla tekâmül etmesinin sağlanması hedefleniyor. Bununla birlikte Kur’an, hayvanları, Yaratıcının sanatındaki mahareti ve üstünlüğü dile getiren bir sanat eseri olarak da takdim ediyor. Nitekim Nahl, 16/66’da “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından(gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz,” buyrulmaktadır. Ama küfürde ısrar edenler: “Bu nasıl ilahi bir kitaptır ki inekten, sinekten, böcekten, örümcekten bahsediyor?” diyerek, ilahi öğretiden gitgide daha da uzaklaşıyor ve küfürde ısrar ediyorlardı. Oysaki bu örnekler, algı alanı ve idrak düzeyi dikkate alınarak insanın inanmasına ve imanının güçlenmesine vesile olan paradigmalardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah hakikati ortaya koymak için bir sivrisineği hatta (yaratılışta) ondan daha da küçük olan bir şeyi örnek vermekten imtina etmez. İnananlar onun Rablerinden gelen doğru ve uygun bir örnek olduğunu bilirler. İnkârcılar ise: “Allah’ın böyle bir örnek vermesinin ne anlamı var?” derler. Böylece Allah’ın verdiği bu örnekle birçokları sapıtır birçokları da doğru yola ulaşır. Fakat şu bir gerçektir ki bu örnekle (Allah) ancak fasıkları (yoldan çıkmış olanları) sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يرًاۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ","related_links":["22/73"],"audio_path":"1/1-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-26c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da inek (Nahl, 16/66), sinek (Hac, 22/74), böcek (Neml, 27/18; Nahl, 16/68) ve örümcek (Ankebût, 29/41) gibi varlıklardan örnekler verilerek insanın hakikati daha iyi kavraması, tefekkür etmesi ve farklı yollarla tekâmül etmesinin sağlanması hedefleniyor. Bununla birlikte Kur’an, hayvanları, Yaratıcının sanatındaki mahareti ve üstünlüğü dile getiren bir sanat eseri olarak da takdim ediyor. Nitekim Nahl, 16/66’da “Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından(gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz,” buyrulmaktadır. Ama küfürde ısrar edenler: “Bu nasıl ilahi bir kitaptır ki inekten, sinekten, böcekten, örümcekten bahsediyor?” diyerek, ilahi öğretiden gitgide daha da uzaklaşıyor ve küfürde ısrar ediyorlardı. Oysaki bu örnekler, algı alanı ve idrak düzeyi dikkate alınarak insanın inanmasına ve imanının güçlenmesine vesile olan paradigmalardır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar öyle (fasıklardır) ki (emirlerine kayıtsız şartsız bağlı kalacaklarına dair) Allah’a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah’ın sürdürülmesini emretmiş olduğu (sosyal ve insani) ilişkileri keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ۖ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar öyle (fasıklardır) ki (emirlerine kayıtsız şartsız bağlı kalacaklarına dair) Allah’a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah’ın sürdürülmesini emretmiş olduğu (sosyal ve insani) ilişkileri keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ۖ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar öyle (fasıklardır) ki (emirlerine kayıtsız şartsız bağlı kalacaklarına dair) Allah’a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah’ın sürdürülmesini emretmiş olduğu (sosyal ve insani) ilişkileri keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ۖ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar öyle (fasıklardır) ki (emirlerine kayıtsız şartsız bağlı kalacaklarına dair) Allah’a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah’ın sürdürülmesini emretmiş olduğu (sosyal ve insani) ilişkileri keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ۖ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz ölü iken sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonra ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["22/66"],"audio_path":"1/1-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-28c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin, bazılarının iddia ettikleri gibi reenkarnasyonla yani ölüm sonrasında ruhun, bir başka bedene girmek suretiyle yaşadığı hikâyesiyle bir ilgisi yoktur. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılıyor: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. “Siz ölü iken sizi var etti.” yani yokluktan var oldunuz. “Sonra sizi öldürecek” yani misafir olarak bulunduğunuz dünyadan ayrılacaksınız. “Sonra tekrar diriltecek” yani ahiret hayatına başlamak üzere mahşere sevk edileceksiniz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz ölü iken sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonra ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["22/66"],"audio_path":"1/1-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-27c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin, bazılarının iddia ettikleri gibi reenkarnasyonla yani ölüm sonrasında ruhun, bir başka bedene girmek suretiyle yaşadığı hikâyesiyle bir ilgisi yoktur. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılıyor: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. “Siz ölü iken sizi var etti.” yani yokluktan var oldunuz. “Sonra sizi öldürecek” yani misafir olarak bulunduğunuz dünyadan ayrılacaksınız. “Sonra tekrar diriltecek” yani ahiret hayatına başlamak üzere mahşere sevk edileceksiniz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz ölü iken sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonra ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["22/66"],"audio_path":"1/1-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-28c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin, bazılarının iddia ettikleri gibi reenkarnasyonla yani ölüm sonrasında ruhun, bir başka bedene girmek suretiyle yaşadığı hikâyesiyle bir ilgisi yoktur. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılıyor: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. “Siz ölü iken sizi var etti.” yani yokluktan var oldunuz. “Sonra sizi öldürecek” yani misafir olarak bulunduğunuz dünyadan ayrılacaksınız. “Sonra tekrar diriltecek” yani ahiret hayatına başlamak üzere mahşere sevk edileceksiniz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz ölü iken sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonra ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["22/66"],"audio_path":"1/1-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-28c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin, bazılarının iddia ettikleri gibi reenkarnasyonla yani ölüm sonrasında ruhun, bir başka bedene girmek suretiyle yaşadığı hikâyesiyle bir ilgisi yoktur. Âyette insan hayatının üç safhası anlatılıyor: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar dirilme. “Siz ölü iken sizi var etti.” yani yokluktan var oldunuz. “Sonra sizi öldürecek” yani misafir olarak bulunduğunuz dünyadan ayrılacaksınız. “Sonra tekrar diriltecek” yani ahiret hayatına başlamak üzere mahşere sevk edileceksiniz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"O (Allah) ki yeryüzünde bulunan bütün varlıkları sizin için yarattı (ve emrinize verdi). Sonra da plan ve tasarımını göklere uygulayıp onları yedi gök şeklinde düzenledi. O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":["41/12","65/12","67/3","71/15"],"audio_path":"1/1-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-29c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki “yedi gök” ifadesiyle ilgili kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Zira vahyin geliş amacı; insanlığın manevi düzeyini yükseltmek ve böylelikle onun tekâmül etmesini sağlamaktır. Bu tip konularda dile getirilenler ancak ihtimal düzeyinde kalabilecek birkaç teoridir. Başka bir perspektiften bakarak hitap muhatap ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ayet daha kolay anlaşılacaktır. Zira muhatapların kültüründe yedi, aynı zamanda çok fazla anlamında da kullanılırdı. Ayette ifade edilen yedi yer, yedi gök gibi kullanımları da bu şekilde düşündüğümüzde Rabbimizin büyüklüğünü ifade etmek anlamında yani “sizin bildiğiniz bilmediğiniz, yerlerin ve göklerin Rabbi sadece Allah’tır.” demek istenilmektedir. Kur’an’da yedi yerde doğrudan ve iki yerde dolaylı olarak “yedi gök” ten söz edilmiş olup (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15) sadece bir yerde “yedi yer” den (Talak 65/12) bahsedilmiştir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"O (Allah) ki yeryüzünde bulunan bütün varlıkları sizin için yarattı (ve emrinize verdi). Sonra da plan ve tasarımını göklere uygulayıp onları yedi gök şeklinde düzenledi. O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":["41/12","65/12","67/3","71/15"],"audio_path":"1/1-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-28c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki “yedi gök” ifadesiyle ilgili kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Zira vahyin geliş amacı; insanlığın manevi düzeyini yükseltmek ve böylelikle onun tekâmül etmesini sağlamaktır. Bu tip konularda dile getirilenler ancak ihtimal düzeyinde kalabilecek birkaç teoridir. Başka bir perspektiften bakarak hitap muhatap ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ayet daha kolay anlaşılacaktır. Zira muhatapların kültüründe yedi, aynı zamanda çok fazla anlamında da kullanılırdı. Ayette ifade edilen yedi yer, yedi gök gibi kullanımları da bu şekilde düşündüğümüzde Rabbimizin büyüklüğünü ifade etmek anlamında yani “sizin bildiğiniz bilmediğiniz, yerlerin ve göklerin Rabbi sadece Allah’tır.” demek istenilmektedir. Kur’an’da yedi yerde doğrudan ve iki yerde dolaylı olarak “yedi gök” ten söz edilmiş olup (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15) sadece bir yerde “yedi yer” den (Talak 65/12) bahsedilmiştir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"O (Allah) ki yeryüzünde bulunan bütün varlıkları sizin için yarattı (ve emrinize verdi). Sonra da plan ve tasarımını göklere uygulayıp onları yedi gök şeklinde düzenledi. O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":["41/12","65/12","67/3","71/15"],"audio_path":"1/1-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-29c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki “yedi gök” ifadesiyle ilgili kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Zira vahyin geliş amacı; insanlığın manevi düzeyini yükseltmek ve böylelikle onun tekâmül etmesini sağlamaktır. Bu tip konularda dile getirilenler ancak ihtimal düzeyinde kalabilecek birkaç teoridir. Başka bir perspektiften bakarak hitap muhatap ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ayet daha kolay anlaşılacaktır. Zira muhatapların kültüründe yedi, aynı zamanda çok fazla anlamında da kullanılırdı. Ayette ifade edilen yedi yer, yedi gök gibi kullanımları da bu şekilde düşündüğümüzde Rabbimizin büyüklüğünü ifade etmek anlamında yani “sizin bildiğiniz bilmediğiniz, yerlerin ve göklerin Rabbi sadece Allah’tır.” demek istenilmektedir. Kur’an’da yedi yerde doğrudan ve iki yerde dolaylı olarak “yedi gök” ten söz edilmiş olup (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15) sadece bir yerde “yedi yer” den (Talak 65/12) bahsedilmiştir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"O (Allah) ki yeryüzünde bulunan bütün varlıkları sizin için yarattı (ve emrinize verdi). Sonra da plan ve tasarımını göklere uygulayıp onları yedi gök şeklinde düzenledi. O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":["41/12","65/12","67/3","71/15"],"audio_path":"1/1-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-29c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki “yedi gök” ifadesiyle ilgili kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Zira vahyin geliş amacı; insanlığın manevi düzeyini yükseltmek ve böylelikle onun tekâmül etmesini sağlamaktır. Bu tip konularda dile getirilenler ancak ihtimal düzeyinde kalabilecek birkaç teoridir. Başka bir perspektiften bakarak hitap muhatap ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ayet daha kolay anlaşılacaktır. Zira muhatapların kültüründe yedi, aynı zamanda çok fazla anlamında da kullanılırdı. Ayette ifade edilen yedi yer, yedi gök gibi kullanımları da bu şekilde düşündüğümüzde Rabbimizin büyüklüğünü ifade etmek anlamında yani “sizin bildiğiniz bilmediğiniz, yerlerin ve göklerin Rabbi sadece Allah’tır.” demek istenilmektedir. Kur’an’da yedi yerde doğrudan ve iki yerde dolaylı olarak “yedi gök” ten söz edilmiş olup (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15) sadece bir yerde “yedi yer” den (Talak 65/12) bahsedilmiştir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım.” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım.” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım.” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım.” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah Âdem’e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.","arabic_text":"وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah Âdem’e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.","arabic_text":"وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah Âdem’e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.","arabic_text":"وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah Âdem’e bütün varlıkların isimlerini/özelliklerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Dedikleriniz doğruysa haydi bunların özelliklerini bana söyleyin bakalım!” buyurdu.","arabic_text":"وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen yücesin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Gerçekten (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeyi) hikmetle yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen yücesin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Gerçekten (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeyi) hikmetle yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen yücesin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Gerçekten (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeyi) hikmetle yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen yücesin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Gerçekten (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeyi) hikmetle yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah Âdem’e:) “Ey Âdem! Eşyanın özelliklerini meleklere bildir.” buyurdu. O da isimleriyle/özellikleriyle/kanunlarıyla onları bildirince (Allah) buyurdu ki: “Ben size dememiş miydim göklerin ve yerin sırlarını sadece ben bilirim. Ayrıca sizin neyi açığa vurduğunuzu içinizde neyi sakladığınızı da bilirim.”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-33c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah Âdem’e:) “Ey Âdem! Eşyanın özelliklerini meleklere bildir.” buyurdu. O da isimleriyle/özellikleriyle/kanunlarıyla onları bildirince (Allah) buyurdu ki: “Ben size dememiş miydim göklerin ve yerin sırlarını sadece ben bilirim. Ayrıca sizin neyi açığa vurduğunuzu içinizde neyi sakladığınızı da bilirim.”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-32c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah Âdem’e:) “Ey Âdem! Eşyanın özelliklerini meleklere bildir.” buyurdu. O da isimleriyle/özellikleriyle/kanunlarıyla onları bildirince (Allah) buyurdu ki: “Ben size dememiş miydim göklerin ve yerin sırlarını sadece ben bilirim. Ayrıca sizin neyi açığa vurduğunuzu içinizde neyi sakladığınızı da bilirim.”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-33c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah Âdem’e:) “Ey Âdem! Eşyanın özelliklerini meleklere bildir.” buyurdu. O da isimleriyle/özellikleriyle/kanunlarıyla onları bildirince (Allah) buyurdu ki: “Ben size dememiş miydim göklerin ve yerin sırlarını sadece ben bilirim. Ayrıca sizin neyi açığa vurduğunuzu içinizde neyi sakladığınızı da bilirim.”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-33c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"34","turkish_text":"O vakit biz meleklere: “Âdem’e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["7/11","17/61","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"1/1-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-34c.mp3","commentary_text":"“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15/29 ve Sad 38/72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"O vakit biz meleklere: “Âdem’e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["7/11","17/61","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"1/1-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-33c.mp3","commentary_text":"“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15/29 ve Sad 38/72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"O vakit biz meleklere: “Âdem’e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["7/11","17/61","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"1/1-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-34c.mp3","commentary_text":"“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15/29 ve Sad 38/72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"O vakit biz meleklere: “Âdem’e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["7/11","17/61","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"1/1-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-34c.mp3","commentary_text":"“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15/29 ve Sad 38/72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yine dedik ki: “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette/bahçede kal. Onun nimetlerinden ikiniz de bolca yiyin fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa haddi aşanlardan olursunuz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yine dedik ki: “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette/bahçede kal. Onun nimetlerinden ikiniz de bolca yiyin fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa haddi aşanlardan olursunuz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yine dedik ki: “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette/bahçede kal. Onun nimetlerinden ikiniz de bolca yiyin fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa haddi aşanlardan olursunuz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yine dedik ki: “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennette/bahçede kal. Onun nimetlerinden ikiniz de bolca yiyin fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa haddi aşanlardan olursunuz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ama şeytan (cennette ebedî kalmak istiyorsanız bu ağaçtakinden yiyin diyerek) ikisini de içinde bulundukları yerden (bahçeden) çıkardı (ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu). Bunun üzerine biz de: “(Şeytana uyduğunuz için) birbirinize düşman olarak çıkın gidin! Yeryüzü sizin için belirli bir süreye kadar barınak ve geçim yeri olacaktır (dedik).","arabic_text":"فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["7/11","20/116"],"audio_path":"1/1-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-36c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ama şeytan (cennette ebedî kalmak istiyorsanız bu ağaçtakinden yiyin diyerek) ikisini de içinde bulundukları yerden (bahçeden) çıkardı (ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu). Bunun üzerine biz de: “(Şeytana uyduğunuz için) birbirinize düşman olarak çıkın gidin! Yeryüzü sizin için belirli bir süreye kadar barınak ve geçim yeri olacaktır (dedik).","arabic_text":"فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["7/11","20/116"],"audio_path":"1/1-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-35c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ama şeytan (cennette ebedî kalmak istiyorsanız bu ağaçtakinden yiyin diyerek) ikisini de içinde bulundukları yerden (bahçeden) çıkardı (ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu). Bunun üzerine biz de: “(Şeytana uyduğunuz için) birbirinize düşman olarak çıkın gidin! Yeryüzü sizin için belirli bir süreye kadar barınak ve geçim yeri olacaktır (dedik).","arabic_text":"فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["7/11","20/116"],"audio_path":"1/1-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-36c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ama şeytan (cennette ebedî kalmak istiyorsanız bu ağaçtakinden yiyin diyerek) ikisini de içinde bulundukları yerden (bahçeden) çıkardı (ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu). Bunun üzerine biz de: “(Şeytana uyduğunuz için) birbirinize düşman olarak çıkın gidin! Yeryüzü sizin için belirli bir süreye kadar barınak ve geçim yeri olacaktır (dedik).","arabic_text":"فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["7/11","20/116"],"audio_path":"1/1-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-36c.mp3","commentary_text":"Yani “insanlarla ilgili açığa vurduğunuz endişeleri bildiğim gibi, kendinizi bu makama insandan daha lâyık görme hususunda sakladığınız duyguları da bilirim.”"},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Âdem Rabbinden ikaz ve uyarı içeren vahiyler aldı Rabbine itaate yöneldi ve tövbe etti. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":["7/23"],"audio_path":"1/1-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-37c.mp3","commentary_text":"Allah, Hz. Âdem’e nasıl tövbe edeceğini şu ayetle öğretiyor: “Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden olacağız.” (A’râf 7/23) Cennet ebedi bir konaklama yeri olup belli bir olgunluktan ve imtihandan sonra bıkılmayan ve usanılmayan bir yer olarak anlamlıdır. “Cennetten kovulma” denen olay, somut bir durumu anlatmıyor, cennetin bir sonuç olduğunu, peşin verilmesinin anlamsız olacağını vurguluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Âdem Rabbinden ikaz ve uyarı içeren vahiyler aldı Rabbine itaate yöneldi ve tövbe etti. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":["7/23"],"audio_path":"1/1-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-36c.mp3","commentary_text":"Allah, Hz. Âdem’e nasıl tövbe edeceğini şu ayetle öğretiyor: “Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden olacağız.” (A’râf 7/23) Cennet ebedi bir konaklama yeri olup belli bir olgunluktan ve imtihandan sonra bıkılmayan ve usanılmayan bir yer olarak anlamlıdır. “Cennetten kovulma” denen olay, somut bir durumu anlatmıyor, cennetin bir sonuç olduğunu, peşin verilmesinin anlamsız olacağını vurguluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Âdem Rabbinden ikaz ve uyarı içeren vahiyler aldı Rabbine itaate yöneldi ve tövbe etti. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":["7/23"],"audio_path":"1/1-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-37c.mp3","commentary_text":"Allah, Hz. Âdem’e nasıl tövbe edeceğini şu ayetle öğretiyor: “Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden olacağız.” (A’râf 7/23) Cennet ebedi bir konaklama yeri olup belli bir olgunluktan ve imtihandan sonra bıkılmayan ve usanılmayan bir yer olarak anlamlıdır. “Cennetten kovulma” denen olay, somut bir durumu anlatmıyor, cennetin bir sonuç olduğunu, peşin verilmesinin anlamsız olacağını vurguluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Âdem Rabbinden ikaz ve uyarı içeren vahiyler aldı Rabbine itaate yöneldi ve tövbe etti. (Allah da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":["7/23"],"audio_path":"1/1-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-37c.mp3","commentary_text":"Allah, Hz. Âdem’e nasıl tövbe edeceğini şu ayetle öğretiyor: “Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik! Eğer bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen mutlaka kaybedenlerden olacağız.” (A’râf 7/23) Cennet ebedi bir konaklama yeri olup belli bir olgunluktan ve imtihandan sonra bıkılmayan ve usanılmayan bir yer olarak anlamlıdır. “Cennetten kovulma” denen olay, somut bir durumu anlatmıyor, cennetin bir sonuç olduğunu, peşin verilmesinin anlamsız olacağını vurguluyor."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlara dedik ki: “Hepiniz (ilişiğinizi keserek) göç edin oradan.” Yalnız (iyi bilin ki) size (ve neslinize) benden bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa artık onlara (hem dünyada hem de ahirette) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”","arabic_text":"قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعًاۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlara dedik ki: “Hepiniz (ilişiğinizi keserek) göç edin oradan.” Yalnız (iyi bilin ki) size (ve neslinize) benden bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa artık onlara (hem dünyada hem de ahirette) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”","arabic_text":"قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعًاۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlara dedik ki: “Hepiniz (ilişiğinizi keserek) göç edin oradan.” Yalnız (iyi bilin ki) size (ve neslinize) benden bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa artık onlara (hem dünyada hem de ahirette) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”","arabic_text":"قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعًاۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlara dedik ki: “Hepiniz (ilişiğinizi keserek) göç edin oradan.” Yalnız (iyi bilin ki) size (ve neslinize) benden bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa artık onlara (hem dünyada hem de ahirette) korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.”","arabic_text":"قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعًاۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hakikati inkâr edip mesajlarımızı ciddiye almayanlar var ya; işte onlar cehennem halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hakikati inkâr edip mesajlarımızı ciddiye almayanlar var ya; işte onlar cehennem halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hakikati inkâr edip mesajlarımızı ciddiye almayanlar var ya; işte onlar cehennem halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hakikati inkâr edip mesajlarımızı ciddiye almayanlar var ya; işte onlar cehennem halkıdır ve onlar orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ey İsrailoğulları (Yakup’un oğulları)! Size verdiğim nimetimi hatırlayın ve bana (iman ve itaat hususunda) verdiğiniz söze vefalı olun ki ben de sözümü tutayım. Ve yalnız ben (im azabım)dan sakının!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-40c.mp3","commentary_text":"“İsrail” Hz. Yakup’un lakabıdır. Bu ayetle Allah; İsrailoğullarından Hz. Musa’ya nebilik vermesi, onları Firavun ve askerlerinden kurtarması, başta Tevrat olmak üzere onlara kitaplar indirmesi, taştan onlar için su çıkarması gibi nimetlerini hatırlatıyor ve onların da Allah’a ve resulüne itaat edeceklerine dair peygamberlerine (Musa’ya) verdikleri söze sadık kalmalarını istiyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ey İsrailoğulları (Yakup’un oğulları)! Size verdiğim nimetimi hatırlayın ve bana (iman ve itaat hususunda) verdiğiniz söze vefalı olun ki ben de sözümü tutayım. Ve yalnız ben (im azabım)dan sakının!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-39c.mp3","commentary_text":"“İsrail” Hz. Yakup’un lakabıdır. Bu ayetle Allah; İsrailoğullarından Hz. Musa’ya nebilik vermesi, onları Firavun ve askerlerinden kurtarması, başta Tevrat olmak üzere onlara kitaplar indirmesi, taştan onlar için su çıkarması gibi nimetlerini hatırlatıyor ve onların da Allah’a ve resulüne itaat edeceklerine dair peygamberlerine (Musa’ya) verdikleri söze sadık kalmalarını istiyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ey İsrailoğulları (Yakup’un oğulları)! Size verdiğim nimetimi hatırlayın ve bana (iman ve itaat hususunda) verdiğiniz söze vefalı olun ki ben de sözümü tutayım. Ve yalnız ben (im azabım)dan sakının!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-40c.mp3","commentary_text":"“İsrail” Hz. Yakup’un lakabıdır. Bu ayetle Allah; İsrailoğullarından Hz. Musa’ya nebilik vermesi, onları Firavun ve askerlerinden kurtarması, başta Tevrat olmak üzere onlara kitaplar indirmesi, taştan onlar için su çıkarması gibi nimetlerini hatırlatıyor ve onların da Allah’a ve resulüne itaat edeceklerine dair peygamberlerine (Musa’ya) verdikleri söze sadık kalmalarını istiyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ey İsrailoğulları (Yakup’un oğulları)! Size verdiğim nimetimi hatırlayın ve bana (iman ve itaat hususunda) verdiğiniz söze vefalı olun ki ben de sözümü tutayım. Ve yalnız ben (im azabım)dan sakının!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-40c.mp3","commentary_text":"“İsrail” Hz. Yakup’un lakabıdır. Bu ayetle Allah; İsrailoğullarından Hz. Musa’ya nebilik vermesi, onları Firavun ve askerlerinden kurtarması, başta Tevrat olmak üzere onlara kitaplar indirmesi, taştan onlar için su çıkarması gibi nimetlerini hatırlatıyor ve onların da Allah’a ve resulüne itaat edeceklerine dair peygamberlerine (Musa’ya) verdikleri söze sadık kalmalarını istiyor."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sizin yanınızda olan (Tevrat’ın aslın)ı doğrulayıcı nitelikte indirdiğim vahye inanın. Ona inanmayanların öncüleri olmayın! Âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında (dünyalık menfaat için) değiştirmeyin ve yalnız benden (bana karşı gelmekten ve azabıma uğramaktan) sakının!","arabic_text":"وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sizin yanınızda olan (Tevrat’ın aslın)ı doğrulayıcı nitelikte indirdiğim vahye inanın. Ona inanmayanların öncüleri olmayın! Âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında (dünyalık menfaat için) değiştirmeyin ve yalnız benden (bana karşı gelmekten ve azabıma uğramaktan) sakının!","arabic_text":"وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sizin yanınızda olan (Tevrat’ın aslın)ı doğrulayıcı nitelikte indirdiğim vahye inanın. Ona inanmayanların öncüleri olmayın! Âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında (dünyalık menfaat için) değiştirmeyin ve yalnız benden (bana karşı gelmekten ve azabıma uğramaktan) sakının!","arabic_text":"وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sizin yanınızda olan (Tevrat’ın aslın)ı doğrulayıcı nitelikte indirdiğim vahye inanın. Ona inanmayanların öncüleri olmayın! Âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında (dünyalık menfaat için) değiştirmeyin ve yalnız benden (bana karşı gelmekten ve azabıma uğramaktan) sakının!","arabic_text":"وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hakkı batıl ile örtüp bile bile gerçeği gizlemeyin.","arabic_text":"وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُو","related_links":[],"audio_path":"1/1-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hakkı batıl ile örtüp bile bile gerçeği gizlemeyin.","arabic_text":"وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُو","related_links":[],"audio_path":"1/1-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hakkı batıl ile örtüp bile bile gerçeği gizlemeyin.","arabic_text":"وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُو","related_links":[],"audio_path":"1/1-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hakkı batıl ile örtüp bile bile gerçeği gizlemeyin.","arabic_text":"وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُو","related_links":[],"audio_path":"1/1-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin ve rükû eden (mü’min)lerle birlikte siz de rükû edin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":["6/72"],"audio_path":"1/1-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-43c.mp3","commentary_text":"Namazla başlayan âyetin devamında gelen; “Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” ifadesi, namazlarınızda teknik olarak rükû olsun anlamındadır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin ve rükû eden (mü’min)lerle birlikte siz de rükû edin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":["6/72"],"audio_path":"1/1-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-42c.mp3","commentary_text":"Namazla başlayan âyetin devamında gelen; “Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” ifadesi, namazlarınızda teknik olarak rükû olsun anlamındadır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin ve rükû eden (mü’min)lerle birlikte siz de rükû edin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":["6/72"],"audio_path":"1/1-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-43c.mp3","commentary_text":"Namazla başlayan âyetin devamında gelen; “Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” ifadesi, namazlarınızda teknik olarak rükû olsun anlamındadır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin ve rükû eden (mü’min)lerle birlikte siz de rükû edin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":["6/72"],"audio_path":"1/1-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-43c.mp3","commentary_text":"Namazla başlayan âyetin devamında gelen; “Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.” ifadesi, namazlarınızda teknik olarak rükû olsun anlamındadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Siz kitabı okuyup durduğunuz halde insanlara erdemli olmayı öğütlüyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"تَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-44c.mp3","commentary_text":"Yapılan bir öğüdün amacına ulaşabilmesi ve konuşulanların muhatapta karşılık bulması için öğüt verenin anlattıklarını evvela kendi nefsinde yaşaması çok önemlidir. Tebliğde temsil esastır. Temsilin olmadığı yerde tebliğ etkili olamaz. Bütün semavi kitapların asıllarında bu tarz uyarılar çokça görülmektedir. Nitekim Saff suresinin 61/3. Âyetinde, “Allah katında en tiksinti verici şeyin, kişinin yapmayacağı şeyi söylemesi/önermesi,” olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Siz kitabı okuyup durduğunuz halde insanlara erdemli olmayı öğütlüyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"تَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-43c.mp3","commentary_text":"Yapılan bir öğüdün amacına ulaşabilmesi ve konuşulanların muhatapta karşılık bulması için öğüt verenin anlattıklarını evvela kendi nefsinde yaşaması çok önemlidir. Tebliğde temsil esastır. Temsilin olmadığı yerde tebliğ etkili olamaz. Bütün semavi kitapların asıllarında bu tarz uyarılar çokça görülmektedir. Nitekim Saff suresinin 61/3. Âyetinde, “Allah katında en tiksinti verici şeyin, kişinin yapmayacağı şeyi söylemesi/önermesi,” olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Siz kitabı okuyup durduğunuz halde insanlara erdemli olmayı öğütlüyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"تَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-44c.mp3","commentary_text":"Yapılan bir öğüdün amacına ulaşabilmesi ve konuşulanların muhatapta karşılık bulması için öğüt verenin anlattıklarını evvela kendi nefsinde yaşaması çok önemlidir. Tebliğde temsil esastır. Temsilin olmadığı yerde tebliğ etkili olamaz. Bütün semavi kitapların asıllarında bu tarz uyarılar çokça görülmektedir. Nitekim Saff suresinin 61/3. Âyetinde, “Allah katında en tiksinti verici şeyin, kişinin yapmayacağı şeyi söylemesi/önermesi,” olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Siz kitabı okuyup durduğunuz halde insanlara erdemli olmayı öğütlüyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"تَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-44c.mp3","commentary_text":"Yapılan bir öğüdün amacına ulaşabilmesi ve konuşulanların muhatapta karşılık bulması için öğüt verenin anlattıklarını evvela kendi nefsinde yaşaması çok önemlidir. Tebliğde temsil esastır. Temsilin olmadığı yerde tebliğ etkili olamaz. Bütün semavi kitapların asıllarında bu tarz uyarılar çokça görülmektedir. Nitekim Saff suresinin 61/3. Âyetinde, “Allah katında en tiksinti verici şeyin, kişinin yapmayacağı şeyi söylemesi/önermesi,” olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hem sabır (ve sebat)la (sıkıntılara katlanarak ve mücadeleye devam ederek) hem de salatla/duayla (Allah’tan) yardım isteyin. Hiç kuşkusuz bu (yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılmak için verilen mücadele) yürekten Allah’a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir.","arabic_text":"وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hem sabır (ve sebat)la (sıkıntılara katlanarak ve mücadeleye devam ederek) hem de salatla/duayla (Allah’tan) yardım isteyin. Hiç kuşkusuz bu (yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılmak için verilen mücadele) yürekten Allah’a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir.","arabic_text":"وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hem sabır (ve sebat)la (sıkıntılara katlanarak ve mücadeleye devam ederek) hem de salatla/duayla (Allah’tan) yardım isteyin. Hiç kuşkusuz bu (yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılmak için verilen mücadele) yürekten Allah’a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir.","arabic_text":"وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hem sabır (ve sebat)la (sıkıntılara katlanarak ve mücadeleye devam ederek) hem de salatla/duayla (Allah’tan) yardım isteyin. Hiç kuşkusuz bu (yeryüzünde adâlet ve doğruluğu egemen kılmak için verilen mücadele) yürekten Allah’a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir.","arabic_text":"وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(İnananlar) o kimselerdir ki Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(İnananlar) o kimselerdir ki Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(İnananlar) o kimselerdir ki Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(İnananlar) o kimselerdir ki Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve bir zamanlar sizi diğer kavimlere karşı (İslam’la şereflendirerek) üstün kıldığımı hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"1/1-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-47c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Allah’ın elçisi olan Hz. Musa’ya ve onun getirdiği İlahi öğretilere (Tevrat’a) iman ederek, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan birer “Müslüman” oldukları için Allah onları Musa Peygamber zamanında bütün insanların üstünü kıldı. Buradaki üstünlük, İslam’la şereflendirilmelerindendir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve bir zamanlar sizi diğer kavimlere karşı (İslam’la şereflendirerek) üstün kıldığımı hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"1/1-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-46c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Allah’ın elçisi olan Hz. Musa’ya ve onun getirdiği İlahi öğretilere (Tevrat’a) iman ederek, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan birer “Müslüman” oldukları için Allah onları Musa Peygamber zamanında bütün insanların üstünü kıldı. Buradaki üstünlük, İslam’la şereflendirilmelerindendir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve bir zamanlar sizi diğer kavimlere karşı (İslam’la şereflendirerek) üstün kıldığımı hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"1/1-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-47c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Allah’ın elçisi olan Hz. Musa’ya ve onun getirdiği İlahi öğretilere (Tevrat’a) iman ederek, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan birer “Müslüman” oldukları için Allah onları Musa Peygamber zamanında bütün insanların üstünü kıldı. Buradaki üstünlük, İslam’la şereflendirilmelerindendir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve bir zamanlar sizi diğer kavimlere karşı (İslam’la şereflendirerek) üstün kıldığımı hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"1/1-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-47c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Allah’ın elçisi olan Hz. Musa’ya ve onun getirdiği İlahi öğretilere (Tevrat’a) iman ederek, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan birer “Müslüman” oldukları için Allah onları Musa Peygamber zamanında bütün insanların üstünü kıldı. Buradaki üstünlük, İslam’la şereflendirilmelerindendir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları! Yine hatırlayın ki) işkencenin en kötüsünü size uygulayan kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlayan/öldüren Firavun’un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu da Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.","arabic_text":"وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يم","related_links":[],"audio_path":"1/1-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-49c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi ayetler; İsrailoğullarına, atalarının bir zamanlar içine düştükleri sıkıntılı günleri ve zorluk ve çile dolu o günlerden nasıl kurtulduklarını hatırlatıyor. Ayetin son cümlesindeki; “Bu, sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.” söylemi bunun hem bir imtihan olduğu hem de zorluklarla tekâmül etme amacına yönelik olduğu vurgulanıyor. Böylelikle gerek İsrailoğullarına ve gerekse onlar üzerinden diğer insanlara; beşerî gayretleri ortaya koyduktan sonra, sadece Allah’a teslim olmanın, kurtuluşu yalnız O’ndan beklemenin ve mutlaka onun gösterdiği doğru yolda yürümenin gerekliliği anlatılıyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları! Yine hatırlayın ki) işkencenin en kötüsünü size uygulayan kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlayan/öldüren Firavun’un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu da Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.","arabic_text":"وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يم","related_links":[],"audio_path":"1/1-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-48c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi ayetler; İsrailoğullarına, atalarının bir zamanlar içine düştükleri sıkıntılı günleri ve zorluk ve çile dolu o günlerden nasıl kurtulduklarını hatırlatıyor. Ayetin son cümlesindeki; “Bu, sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.” söylemi bunun hem bir imtihan olduğu hem de zorluklarla tekâmül etme amacına yönelik olduğu vurgulanıyor. Böylelikle gerek İsrailoğullarına ve gerekse onlar üzerinden diğer insanlara; beşerî gayretleri ortaya koyduktan sonra, sadece Allah’a teslim olmanın, kurtuluşu yalnız O’ndan beklemenin ve mutlaka onun gösterdiği doğru yolda yürümenin gerekliliği anlatılıyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları! Yine hatırlayın ki) işkencenin en kötüsünü size uygulayan kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlayan/öldüren Firavun’un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu da Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.","arabic_text":"وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يم","related_links":[],"audio_path":"1/1-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-49c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi ayetler; İsrailoğullarına, atalarının bir zamanlar içine düştükleri sıkıntılı günleri ve zorluk ve çile dolu o günlerden nasıl kurtulduklarını hatırlatıyor. Ayetin son cümlesindeki; “Bu, sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.” söylemi bunun hem bir imtihan olduğu hem de zorluklarla tekâmül etme amacına yönelik olduğu vurgulanıyor. Böylelikle gerek İsrailoğullarına ve gerekse onlar üzerinden diğer insanlara; beşerî gayretleri ortaya koyduktan sonra, sadece Allah’a teslim olmanın, kurtuluşu yalnız O’ndan beklemenin ve mutlaka onun gösterdiği doğru yolda yürümenin gerekliliği anlatılıyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları! Yine hatırlayın ki) işkencenin en kötüsünü size uygulayan kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlayan/öldüren Firavun’un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu da Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.","arabic_text":"وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يم","related_links":[],"audio_path":"1/1-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-49c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi ayetler; İsrailoğullarına, atalarının bir zamanlar içine düştükleri sıkıntılı günleri ve zorluk ve çile dolu o günlerden nasıl kurtulduklarını hatırlatıyor. Ayetin son cümlesindeki; “Bu, sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihandı.” söylemi bunun hem bir imtihan olduğu hem de zorluklarla tekâmül etme amacına yönelik olduğu vurgulanıyor. Böylelikle gerek İsrailoğullarına ve gerekse onlar üzerinden diğer insanlara; beşerî gayretleri ortaya koyduktan sonra, sadece Allah’a teslim olmanın, kurtuluşu yalnız O’ndan beklemenin ve mutlaka onun gösterdiği doğru yolda yürümenin gerekliliği anlatılıyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış Firavun (ve) soyunu/adamlarını siz bakıp dururken boğmuştuk.","arabic_text":"وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış Firavun (ve) soyunu/adamlarını siz bakıp dururken boğmuştuk.","arabic_text":"وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış Firavun (ve) soyunu/adamlarını siz bakıp dururken boğmuştuk.","arabic_text":"وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış Firavun (ve) soyunu/adamlarını siz bakıp dururken boğmuştuk.","arabic_text":"وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Hani biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun yokluğunda buzağıya taparak zalimlerden olmuştunuz.","arabic_text":"وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-51c.mp3","commentary_text":"Sâmiri adında biri, Musa Peygamber Tur Dağı’na gidince arkasından, halktan topladığı altınları eriterek Mısır dinindeki “Apis” figürünün bir uzantısı olarak altın bir buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin ederek ona tapmalarını sağlamıştı. Bu âyet; aynı zamanda her tür maddeyi/metayı ve tabi ki parayı tanrılaştıranlara da bir mesajdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Hani biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun yokluğunda buzağıya taparak zalimlerden olmuştunuz.","arabic_text":"وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-50c.mp3","commentary_text":"Sâmiri adında biri, Musa Peygamber Tur Dağı’na gidince arkasından, halktan topladığı altınları eriterek Mısır dinindeki “Apis” figürünün bir uzantısı olarak altın bir buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin ederek ona tapmalarını sağlamıştı. Bu âyet; aynı zamanda her tür maddeyi/metayı ve tabi ki parayı tanrılaştıranlara da bir mesajdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Hani biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun yokluğunda buzağıya taparak zalimlerden olmuştunuz.","arabic_text":"وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-51c.mp3","commentary_text":"Sâmiri adında biri, Musa Peygamber Tur Dağı’na gidince arkasından, halktan topladığı altınları eriterek Mısır dinindeki “Apis” figürünün bir uzantısı olarak altın bir buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin ederek ona tapmalarını sağlamıştı. Bu âyet; aynı zamanda her tür maddeyi/metayı ve tabi ki parayı tanrılaştıranlara da bir mesajdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Hani biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun yokluğunda buzağıya taparak zalimlerden olmuştunuz.","arabic_text":"وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-51c.mp3","commentary_text":"Sâmiri adında biri, Musa Peygamber Tur Dağı’na gidince arkasından, halktan topladığı altınları eriterek Mısır dinindeki “Apis” figürünün bir uzantısı olarak altın bir buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin ederek ona tapmalarını sağlamıştı. Bu âyet; aynı zamanda her tür maddeyi/metayı ve tabi ki parayı tanrılaştıranlara da bir mesajdır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bütün bunlara rağmen (tövbe edince) şükredersiniz diye biz de sizi affetmiştik.","arabic_text":"مَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bütün bunlara rağmen (tövbe edince) şükredersiniz diye biz de sizi affetmiştik.","arabic_text":"مَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bütün bunlara rağmen (tövbe edince) şükredersiniz diye biz de sizi affetmiştik.","arabic_text":"مَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bütün bunlara rağmen (tövbe edince) şükredersiniz diye biz de sizi affetmiştik.","arabic_text":"مَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hani! Musa’ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.","arabic_text":"وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hani! Musa’ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.","arabic_text":"وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hani! Musa’ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.","arabic_text":"وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hani! Musa’ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.","arabic_text":"وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı (maddeyi) tanrı edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için hemen yaratanınıza tövbe edip içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin). Bu yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.” Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Hiç şüphesiz o tövbeleri kabul edendir merhametlidir.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı (maddeyi) tanrı edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için hemen yaratanınıza tövbe edip içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin). Bu yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.” Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Hiç şüphesiz o tövbeleri kabul edendir merhametlidir.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı (maddeyi) tanrı edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için hemen yaratanınıza tövbe edip içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin). Bu yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.” Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Hiç şüphesiz o tövbeleri kabul edendir merhametlidir.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Musa kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Şüphesiz siz buzağıyı (maddeyi) tanrı edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için hemen yaratanınıza tövbe edip içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin). Bu yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır.” Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Hiç şüphesiz o tövbeleri kabul edendir merhametlidir.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bir zamanlar: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız.” demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bir zamanlar: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız.” demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bir zamanlar: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız.” demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bir zamanlar: “Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız.” demiştiniz de sizi yıldırım çarpmıştı. Siz ise bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ölü bir toplum haline geldikten sonra şükredesiniz diye sizi tekrar hayata döndürmüştük (geri getirmiştik).","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mevt/ölüm” terimi; bildiğimiz anlamdaki “ölmek” değildir. Zira uyku ve baygınlık anının da bir nevi ölüm olduğu En’am 6/60 ve Zümer 39/42. ayetlerinde de anlatılmaktadır. Musa peygamberle beraber Tur’a çıkanlara şiddetli yıldırımlar, fırtınalar isabet etmiş ve hepsi de ölmüş gibi baygın olarak yere serilmişti. Allah şükretmeleri için onları bu durumdan kurtarmış ve hayatta kalmalarını sağlamıştı. Bu, aynı zamanda toplumsal dinamikler ile ahlaki ve manevi değerler bakımından yok olmaya yüz tutmuş bir toplumun, ilahi vahiyle yeniden yaratılış safiyetine kavuşabileceğini de göstermektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ölü bir toplum haline geldikten sonra şükredesiniz diye sizi tekrar hayata döndürmüştük (geri getirmiştik).","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-55c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mevt/ölüm” terimi; bildiğimiz anlamdaki “ölmek” değildir. Zira uyku ve baygınlık anının da bir nevi ölüm olduğu En’am 6/60 ve Zümer 39/42. ayetlerinde de anlatılmaktadır. Musa peygamberle beraber Tur’a çıkanlara şiddetli yıldırımlar, fırtınalar isabet etmiş ve hepsi de ölmüş gibi baygın olarak yere serilmişti. Allah şükretmeleri için onları bu durumdan kurtarmış ve hayatta kalmalarını sağlamıştı. Bu, aynı zamanda toplumsal dinamikler ile ahlaki ve manevi değerler bakımından yok olmaya yüz tutmuş bir toplumun, ilahi vahiyle yeniden yaratılış safiyetine kavuşabileceğini de göstermektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ölü bir toplum haline geldikten sonra şükredesiniz diye sizi tekrar hayata döndürmüştük (geri getirmiştik).","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mevt/ölüm” terimi; bildiğimiz anlamdaki “ölmek” değildir. Zira uyku ve baygınlık anının da bir nevi ölüm olduğu En’am 6/60 ve Zümer 39/42. ayetlerinde de anlatılmaktadır. Musa peygamberle beraber Tur’a çıkanlara şiddetli yıldırımlar, fırtınalar isabet etmiş ve hepsi de ölmüş gibi baygın olarak yere serilmişti. Allah şükretmeleri için onları bu durumdan kurtarmış ve hayatta kalmalarını sağlamıştı. Bu, aynı zamanda toplumsal dinamikler ile ahlaki ve manevi değerler bakımından yok olmaya yüz tutmuş bir toplumun, ilahi vahiyle yeniden yaratılış safiyetine kavuşabileceğini de göstermektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ölü bir toplum haline geldikten sonra şükredesiniz diye sizi tekrar hayata döndürmüştük (geri getirmiştik).","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mevt/ölüm” terimi; bildiğimiz anlamdaki “ölmek” değildir. Zira uyku ve baygınlık anının da bir nevi ölüm olduğu En’am 6/60 ve Zümer 39/42. ayetlerinde de anlatılmaktadır. Musa peygamberle beraber Tur’a çıkanlara şiddetli yıldırımlar, fırtınalar isabet etmiş ve hepsi de ölmüş gibi baygın olarak yere serilmişti. Allah şükretmeleri için onları bu durumdan kurtarmış ve hayatta kalmalarını sağlamıştı. Bu, aynı zamanda toplumsal dinamikler ile ahlaki ve manevi değerler bakımından yok olmaya yüz tutmuş bir toplumun, ilahi vahiyle yeniden yaratılış safiyetine kavuşabileceğini de göstermektedir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve (Tih çölünde Sina’da sizi güneşin yakıcı sıcaklığından korusun diye) üstünüze bulutları gölge yapmıştık. Size kudret helvası ile bıldırcın indirmiş “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” demiştik. (Buna rağmen isyan etmişlerdi ama böyle yapmakla onlar) Bize değil kendilerine zarar vermişlerdi.","arabic_text":"وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve (Tih çölünde Sina’da sizi güneşin yakıcı sıcaklığından korusun diye) üstünüze bulutları gölge yapmıştık. Size kudret helvası ile bıldırcın indirmiş “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” demiştik. (Buna rağmen isyan etmişlerdi ama böyle yapmakla onlar) Bize değil kendilerine zarar vermişlerdi.","arabic_text":"وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve (Tih çölünde Sina’da sizi güneşin yakıcı sıcaklığından korusun diye) üstünüze bulutları gölge yapmıştık. Size kudret helvası ile bıldırcın indirmiş “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” demiştik. (Buna rağmen isyan etmişlerdi ama böyle yapmakla onlar) Bize değil kendilerine zarar vermişlerdi.","arabic_text":"وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve (Tih çölünde Sina’da sizi güneşin yakıcı sıcaklığından korusun diye) üstünüze bulutları gölge yapmıştık. Size kudret helvası ile bıldırcın indirmiş “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” demiştik. (Buna rağmen isyan etmişlerdi ama böyle yapmakla onlar) Bize değil kendilerine zarar vermişlerdi.","arabic_text":"وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra) “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha’ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra) “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha’ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra) “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha’ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra) “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha’ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Derken onların içindeki zalimler kendilerine verilmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler (Tövbe manasına gelen “Hıtta” kelimesini alaya alarak onu buğday manasında olan “hınta”ya çevirdiler). Bunun üzerine biz de o zalimlere gökten bir bela/azap indirdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Derken onların içindeki zalimler kendilerine verilmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler (Tövbe manasına gelen “Hıtta” kelimesini alaya alarak onu buğday manasında olan “hınta”ya çevirdiler). Bunun üzerine biz de o zalimlere gökten bir bela/azap indirdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Derken onların içindeki zalimler kendilerine verilmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler (Tövbe manasına gelen “Hıtta” kelimesini alaya alarak onu buğday manasında olan “hınta”ya çevirdiler). Bunun üzerine biz de o zalimlere gökten bir bela/azap indirdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Derken onların içindeki zalimler kendilerine verilmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler (Tövbe manasına gelen “Hıtta” kelimesini alaya alarak onu buğday manasında olan “hınta”ya çevirdiler). Bunun üzerine biz de o zalimlere gökten bir bela/azap indirdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı böylece her soy (kabile) su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-60c.mp3","commentary_text":"Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur.  Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğullarına çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı böylece her soy (kabile) su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-59c.mp3","commentary_text":"Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur.  Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğullarına çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı böylece her soy (kabile) su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-60c.mp3","commentary_text":"Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur.  Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğullarına çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı. O zaman biz ona: “Asanı (bastonunu) kayaya vur.” demiştik (o da vurmuştu ve) ondan on iki pınar fışkırmıştı böylece her soy (kabile) su alacağı kaynağı bilmişti. Ve (onlara): “Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-60c.mp3","commentary_text":"Kavmi için Allah’tan su isteyen Hz. Musa’ya, asasını belirli bir kayaya vurması emredildi. Asasını kayaya vurunca, oradan on iki farklı pınar fışkırdı. Hz. Yakup’un on iki oğlu vardır ve onların soyundan gelenlerin tümüne İsrailoğulları denmektedir. Kur’an’da “İsrail” ismi de Yakup yerine kullanılmıştır. Yakup Peygamber, Hz. İbrahim’in torunudur.  Hz. Yakup’a nispetle, İsrailoğulları diye anılan Yahudiler de Hz. Yakup’un on iki oğlu olduğundan, on iki kola ayrıldılar. Böylece her kabileye birer pınar tahsis edildi. Allah, Yahudileri dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. İsrailoğullarının da Allah’ın verdiği bu nimetlere karşı emrolundukları gibi yaşamaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın istediği şekilde yaşamak yerine kargaşa, fitne ve bozgunculuğu tercih ettiler. Bu ayette Allah; İsrailoğullarına çeşitli nimetler bağışladığını, buna karşılık onların bu nimetlerle azmamaları ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğini hatırlatıyor."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Yine bir zaman demiştiniz ki: “Ya Musa biz artık tek çeşit yemekten bıktık. Rabbine bizim için dua et de bize yerin yetiştirdiği değişik ürünlerden yeşillik kabak sarımsak mercimek soğan bitirsin…” (Musa da) demişti ki: “Daha hayırlı ve onurlu olan yaşadığımız bu hayatı daha düşük olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde utanç içinde Mısır’a dönün (şehre inin); orada istediğiniz şeylere kavuşabilirsiniz.” Böylece onlara yoksulluk ve aşağılık damgası vuruldu ve Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibet Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri nebileri haksız yere öldürmeleri ve isyan edip aşırı gitmeleri sebebiyle gelmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-61c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa zamanındaki İsrailoğullarına Hakk’ı inkârda direnmeleri ve Allah’ın nebilerini öldürmeleri sebebiyle yoksulluk ve aşağılık damgası vurulmuştu. İlk bozgunculuklarına kardeşleri Yusuf’u acımasızca kuyuya atarak başlayan İsrailoğulları, başta Şuayb, Zekeriya ve Yahya peygamberler olmak üzere pek çok peygamberi öldürmüş ve bulundukları yerlerde sürekli fesat çıkarmışlardır. İsrailoğullarının, tarihte zaman zaman yükselme dönemleri olmakla birlikte, çoğu zaman da zillete maruz kalma dönemleri olmuştur. Bu âyetle; Firavun’un ve ordusunun yok olup gitmesinden sonra Musa, Davud ve Süleyman peygamberlerin zamanında İsrailoğullarına çok parlak bir dönem yaşatıldığı ve bu nimeti hatırlatarak Allah’a karşı vefasızlık yapmamaları gerektiği vurgulanıyor. Kur’an’da İsrailoğulları ile ilgili pek çok ayete ve kıssaya rastlamak mümkündür. Bunun en büyük sebebi; İsrailoğulları üzerinden “samimi iman” ile “dünyevi bencillik” arasındaki farklılığı ortaya koymaktır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Yine bir zaman demiştiniz ki: “Ya Musa biz artık tek çeşit yemekten bıktık. Rabbine bizim için dua et de bize yerin yetiştirdiği değişik ürünlerden yeşillik kabak sarımsak mercimek soğan bitirsin…” (Musa da) demişti ki: “Daha hayırlı ve onurlu olan yaşadığımız bu hayatı daha düşük olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde utanç içinde Mısır’a dönün (şehre inin); orada istediğiniz şeylere kavuşabilirsiniz.” Böylece onlara yoksulluk ve aşağılık damgası vuruldu ve Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibet Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri nebileri haksız yere öldürmeleri ve isyan edip aşırı gitmeleri sebebiyle gelmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-60c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa zamanındaki İsrailoğullarına Hakk’ı inkârda direnmeleri ve Allah’ın nebilerini öldürmeleri sebebiyle yoksulluk ve aşağılık damgası vurulmuştu. İlk bozgunculuklarına kardeşleri Yusuf’u acımasızca kuyuya atarak başlayan İsrailoğulları, başta Şuayb, Zekeriya ve Yahya peygamberler olmak üzere pek çok peygamberi öldürmüş ve bulundukları yerlerde sürekli fesat çıkarmışlardır. İsrailoğullarının, tarihte zaman zaman yükselme dönemleri olmakla birlikte, çoğu zaman da zillete maruz kalma dönemleri olmuştur. Bu âyetle; Firavun’un ve ordusunun yok olup gitmesinden sonra Musa, Davud ve Süleyman peygamberlerin zamanında İsrailoğullarına çok parlak bir dönem yaşatıldığı ve bu nimeti hatırlatarak Allah’a karşı vefasızlık yapmamaları gerektiği vurgulanıyor. Kur’an’da İsrailoğulları ile ilgili pek çok ayete ve kıssaya rastlamak mümkündür. Bunun en büyük sebebi; İsrailoğulları üzerinden “samimi iman” ile “dünyevi bencillik” arasındaki farklılığı ortaya koymaktır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Yine bir zaman demiştiniz ki: “Ya Musa biz artık tek çeşit yemekten bıktık. Rabbine bizim için dua et de bize yerin yetiştirdiği değişik ürünlerden yeşillik kabak sarımsak mercimek soğan bitirsin…” (Musa da) demişti ki: “Daha hayırlı ve onurlu olan yaşadığımız bu hayatı daha düşük olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde utanç içinde Mısır’a dönün (şehre inin); orada istediğiniz şeylere kavuşabilirsiniz.” Böylece onlara yoksulluk ve aşağılık damgası vuruldu ve Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibet Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri nebileri haksız yere öldürmeleri ve isyan edip aşırı gitmeleri sebebiyle gelmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-61c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa zamanındaki İsrailoğullarına Hakk’ı inkârda direnmeleri ve Allah’ın nebilerini öldürmeleri sebebiyle yoksulluk ve aşağılık damgası vurulmuştu. İlk bozgunculuklarına kardeşleri Yusuf’u acımasızca kuyuya atarak başlayan İsrailoğulları, başta Şuayb, Zekeriya ve Yahya peygamberler olmak üzere pek çok peygamberi öldürmüş ve bulundukları yerlerde sürekli fesat çıkarmışlardır. İsrailoğullarının, tarihte zaman zaman yükselme dönemleri olmakla birlikte, çoğu zaman da zillete maruz kalma dönemleri olmuştur. Bu âyetle; Firavun’un ve ordusunun yok olup gitmesinden sonra Musa, Davud ve Süleyman peygamberlerin zamanında İsrailoğullarına çok parlak bir dönem yaşatıldığı ve bu nimeti hatırlatarak Allah’a karşı vefasızlık yapmamaları gerektiği vurgulanıyor. Kur’an’da İsrailoğulları ile ilgili pek çok ayete ve kıssaya rastlamak mümkündür. Bunun en büyük sebebi; İsrailoğulları üzerinden “samimi iman” ile “dünyevi bencillik” arasındaki farklılığı ortaya koymaktır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Yine bir zaman demiştiniz ki: “Ya Musa biz artık tek çeşit yemekten bıktık. Rabbine bizim için dua et de bize yerin yetiştirdiği değişik ürünlerden yeşillik kabak sarımsak mercimek soğan bitirsin…” (Musa da) demişti ki: “Daha hayırlı ve onurlu olan yaşadığımız bu hayatı daha düşük olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde utanç içinde Mısır’a dönün (şehre inin); orada istediğiniz şeylere kavuşabilirsiniz.” Böylece onlara yoksulluk ve aşağılık damgası vuruldu ve Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibet Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri nebileri haksız yere öldürmeleri ve isyan edip aşırı gitmeleri sebebiyle gelmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-61c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa zamanındaki İsrailoğullarına Hakk’ı inkârda direnmeleri ve Allah’ın nebilerini öldürmeleri sebebiyle yoksulluk ve aşağılık damgası vurulmuştu. İlk bozgunculuklarına kardeşleri Yusuf’u acımasızca kuyuya atarak başlayan İsrailoğulları, başta Şuayb, Zekeriya ve Yahya peygamberler olmak üzere pek çok peygamberi öldürmüş ve bulundukları yerlerde sürekli fesat çıkarmışlardır. İsrailoğullarının, tarihte zaman zaman yükselme dönemleri olmakla birlikte, çoğu zaman da zillete maruz kalma dönemleri olmuştur. Bu âyetle; Firavun’un ve ordusunun yok olup gitmesinden sonra Musa, Davud ve Süleyman peygamberlerin zamanında İsrailoğullarına çok parlak bir dönem yaşatıldığı ve bu nimeti hatırlatarak Allah’a karşı vefasızlık yapmamaları gerektiği vurgulanıyor. Kur’an’da İsrailoğulları ile ilgili pek çok ayete ve kıssaya rastlamak mümkündür. Bunun en büyük sebebi; İsrailoğulları üzerinden “samimi iman” ile “dünyevi bencillik” arasındaki farklılığı ortaya koymaktır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Şüphesiz inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve âhiret gününe inanır ve sâlih amel işlerse (faydalı işler yaparsa) onlara Rableri katında mükâfat vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek ve geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":["5/69","22/17"],"audio_path":"1/1-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-62c.mp3","commentary_text":"“Sabiîler”; Kur’an-ı Kerim’de üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/62; Maide, 5/69; Hac, 22/17). Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak bahsedilmektedir. Sabiiler’le ilgili ayrıntılı bilgi için Maide sûresi 5/69’un dipnotuna bakabilirsiniz. “Yahudi” (Ali İmran 3/67) ismi; İsrailoğullarına, buzağıya tapmaktan tövbe ettikleri vakit takılmış bir addır. Bu ismi, Yakup Peygamber’in en büyük oğlu Yahuza’ya nispet edenler de vardır. Bununla birlikte, Kur’an’da, Hz. Peygamber döneminde yaşayan ve Hz. Musa şeriatına bağlı olan kişileri ifade etmek için de “yehud” kelimesi kullanıldığı gibi, aynı anlamda “hûd” ve “hâdû” kalıpları da kullanılmıştır. İsrailoğulları için Bakara 2/62; Nisâ 4/46; Mâide 5/18; En’am 6/146; Tevbe 9/30; Nahl 16/118; Hac 22/17 ve Cuma 62/6’de kullanılan terkip ise; “Benî İsrail’dir. “Nesârâ” ismini ise Hz. İsa’nın geldiği ve halkının yardım ettiği Nasıra kasabasına nispet edenler olduğu gibi, Âl-i İmran sûresi 3/52 ve Saff sûresi 61/14 ayetlerinde yer aldığı şekliyle, Hz. İsa havarilerine; “Allah yolunda benim yardımcılarım (ensârî) kim?” diye sorduğunda onların da “Allah’ın yardımcıları (Ensar) biziz,” cevabındaki “Ensar” kelimesine nispet edenler de olmuştur. Kur’an’da anlamları birbirine oldukça yakın olan ve üç kez tekrarlanan bu ayetlerdeki “Kurtuluş” fikri üç şarta bağlanmıştır: Allah’a iman, hesap gününe iman ve sâlih amel yani hayatta doğru ve yararlı işler yapmak. Bu üç ilkenin esas alındığı, ilk insanla başlayan ve son peygamber Hz. Muhammed’le kemale ulaşan tevhid dininin adı: İslam’dır. Vahye dayanan bütün dinlerde dinin temelini oluşturan ilkeler aynıdır. Farklılıklar ise dinî prensiplerin özünde olmayıp, daha ziyade ibadetlerde ve beşerî münasebetlerdeki bazı şeklî detaylara ve şeriata dayalı prensiplerdedir. Bu farklılıklar, toplumların kültürel açıdan ilerlemelerine paralel olarak manevi, ahlaki ve içtimai anlamda tekâmül etmesinin de bir sonucudur."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Şüphesiz inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve âhiret gününe inanır ve sâlih amel işlerse (faydalı işler yaparsa) onlara Rableri katında mükâfat vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek ve geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":["5/69","22/17"],"audio_path":"1/1-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-61c.mp3","commentary_text":"“Sabiîler”; Kur’an-ı Kerim’de üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/62; Maide, 5/69; Hac, 22/17). Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak bahsedilmektedir. Sabiiler’le ilgili ayrıntılı bilgi için Maide sûresi 5/69’un dipnotuna bakabilirsiniz. “Yahudi” (Ali İmran 3/67) ismi; İsrailoğullarına, buzağıya tapmaktan tövbe ettikleri vakit takılmış bir addır. Bu ismi, Yakup Peygamber’in en büyük oğlu Yahuza’ya nispet edenler de vardır. Bununla birlikte, Kur’an’da, Hz. Peygamber döneminde yaşayan ve Hz. Musa şeriatına bağlı olan kişileri ifade etmek için de “yehud” kelimesi kullanıldığı gibi, aynı anlamda “hûd” ve “hâdû” kalıpları da kullanılmıştır. İsrailoğulları için Bakara 2/62; Nisâ 4/46; Mâide 5/18; En’am 6/146; Tevbe 9/30; Nahl 16/118; Hac 22/17 ve Cuma 62/6’de kullanılan terkip ise; “Benî İsrail’dir. “Nesârâ” ismini ise Hz. İsa’nın geldiği ve halkının yardım ettiği Nasıra kasabasına nispet edenler olduğu gibi, Âl-i İmran sûresi 3/52 ve Saff sûresi 61/14 ayetlerinde yer aldığı şekliyle, Hz. İsa havarilerine; “Allah yolunda benim yardımcılarım (ensârî) kim?” diye sorduğunda onların da “Allah’ın yardımcıları (Ensar) biziz,” cevabındaki “Ensar” kelimesine nispet edenler de olmuştur. Kur’an’da anlamları birbirine oldukça yakın olan ve üç kez tekrarlanan bu ayetlerdeki “Kurtuluş” fikri üç şarta bağlanmıştır: Allah’a iman, hesap gününe iman ve sâlih amel yani hayatta doğru ve yararlı işler yapmak. Bu üç ilkenin esas alındığı, ilk insanla başlayan ve son peygamber Hz. Muhammed’le kemale ulaşan tevhid dininin adı: İslam’dır. Vahye dayanan bütün dinlerde dinin temelini oluşturan ilkeler aynıdır. Farklılıklar ise dinî prensiplerin özünde olmayıp, daha ziyade ibadetlerde ve beşerî münasebetlerdeki bazı şeklî detaylara ve şeriata dayalı prensiplerdedir. Bu farklılıklar, toplumların kültürel açıdan ilerlemelerine paralel olarak manevi, ahlaki ve içtimai anlamda tekâmül etmesinin de bir sonucudur."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Şüphesiz inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve âhiret gününe inanır ve sâlih amel işlerse (faydalı işler yaparsa) onlara Rableri katında mükâfat vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek ve geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":["5/69","22/17"],"audio_path":"1/1-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-62c.mp3","commentary_text":"“Sabiîler”; Kur’an-ı Kerim’de üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/62; Maide, 5/69; Hac, 22/17). Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak bahsedilmektedir. Sabiiler’le ilgili ayrıntılı bilgi için Maide sûresi 5/69’un dipnotuna bakabilirsiniz. “Yahudi” (Ali İmran 3/67) ismi; İsrailoğullarına, buzağıya tapmaktan tövbe ettikleri vakit takılmış bir addır. Bu ismi, Yakup Peygamber’in en büyük oğlu Yahuza’ya nispet edenler de vardır. Bununla birlikte, Kur’an’da, Hz. Peygamber döneminde yaşayan ve Hz. Musa şeriatına bağlı olan kişileri ifade etmek için de “yehud” kelimesi kullanıldığı gibi, aynı anlamda “hûd” ve “hâdû” kalıpları da kullanılmıştır. İsrailoğulları için Bakara 2/62; Nisâ 4/46; Mâide 5/18; En’am 6/146; Tevbe 9/30; Nahl 16/118; Hac 22/17 ve Cuma 62/6’de kullanılan terkip ise; “Benî İsrail’dir. “Nesârâ” ismini ise Hz. İsa’nın geldiği ve halkının yardım ettiği Nasıra kasabasına nispet edenler olduğu gibi, Âl-i İmran sûresi 3/52 ve Saff sûresi 61/14 ayetlerinde yer aldığı şekliyle, Hz. İsa havarilerine; “Allah yolunda benim yardımcılarım (ensârî) kim?” diye sorduğunda onların da “Allah’ın yardımcıları (Ensar) biziz,” cevabındaki “Ensar” kelimesine nispet edenler de olmuştur. Kur’an’da anlamları birbirine oldukça yakın olan ve üç kez tekrarlanan bu ayetlerdeki “Kurtuluş” fikri üç şarta bağlanmıştır: Allah’a iman, hesap gününe iman ve sâlih amel yani hayatta doğru ve yararlı işler yapmak. Bu üç ilkenin esas alındığı, ilk insanla başlayan ve son peygamber Hz. Muhammed’le kemale ulaşan tevhid dininin adı: İslam’dır. Vahye dayanan bütün dinlerde dinin temelini oluşturan ilkeler aynıdır. Farklılıklar ise dinî prensiplerin özünde olmayıp, daha ziyade ibadetlerde ve beşerî münasebetlerdeki bazı şeklî detaylara ve şeriata dayalı prensiplerdedir. Bu farklılıklar, toplumların kültürel açıdan ilerlemelerine paralel olarak manevi, ahlaki ve içtimai anlamda tekâmül etmesinin de bir sonucudur."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Şüphesiz inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve âhiret gününe inanır ve sâlih amel işlerse (faydalı işler yaparsa) onlara Rableri katında mükâfat vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek ve geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":["5/69","22/17"],"audio_path":"1/1-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-62c.mp3","commentary_text":"“Sabiîler”; Kur’an-ı Kerim’de üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/62; Maide, 5/69; Hac, 22/17). Bu üç yerde de onlardan “Allah’a iman edenler” olarak bahsedilmektedir. Sabiiler’le ilgili ayrıntılı bilgi için Maide sûresi 5/69’un dipnotuna bakabilirsiniz. “Yahudi” (Ali İmran 3/67) ismi; İsrailoğullarına, buzağıya tapmaktan tövbe ettikleri vakit takılmış bir addır. Bu ismi, Yakup Peygamber’in en büyük oğlu Yahuza’ya nispet edenler de vardır. Bununla birlikte, Kur’an’da, Hz. Peygamber döneminde yaşayan ve Hz. Musa şeriatına bağlı olan kişileri ifade etmek için de “yehud” kelimesi kullanıldığı gibi, aynı anlamda “hûd” ve “hâdû” kalıpları da kullanılmıştır. İsrailoğulları için Bakara 2/62; Nisâ 4/46; Mâide 5/18; En’am 6/146; Tevbe 9/30; Nahl 16/118; Hac 22/17 ve Cuma 62/6’de kullanılan terkip ise; “Benî İsrail’dir. “Nesârâ” ismini ise Hz. İsa’nın geldiği ve halkının yardım ettiği Nasıra kasabasına nispet edenler olduğu gibi, Âl-i İmran sûresi 3/52 ve Saff sûresi 61/14 ayetlerinde yer aldığı şekliyle, Hz. İsa havarilerine; “Allah yolunda benim yardımcılarım (ensârî) kim?” diye sorduğunda onların da “Allah’ın yardımcıları (Ensar) biziz,” cevabındaki “Ensar” kelimesine nispet edenler de olmuştur. Kur’an’da anlamları birbirine oldukça yakın olan ve üç kez tekrarlanan bu ayetlerdeki “Kurtuluş” fikri üç şarta bağlanmıştır: Allah’a iman, hesap gününe iman ve sâlih amel yani hayatta doğru ve yararlı işler yapmak. Bu üç ilkenin esas alındığı, ilk insanla başlayan ve son peygamber Hz. Muhammed’le kemale ulaşan tevhid dininin adı: İslam’dır. Vahye dayanan bütün dinlerde dinin temelini oluşturan ilkeler aynıdır. Farklılıklar ise dinî prensiplerin özünde olmayıp, daha ziyade ibadetlerde ve beşerî münasebetlerdeki bazı şeklî detaylara ve şeriata dayalı prensiplerdedir. Bu farklılıklar, toplumların kültürel açıdan ilerlemelerine paralel olarak manevi, ahlaki ve içtimai anlamda tekâmül etmesinin de bir sonucudur."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Hani (şiddetli bir sarsıntı ile) Tûr (-i Sina) dağını üzerinize (düşüverecek gibi) yükselttiğimiz sırada sizden söz almıştık ve size şöyle emretmiştik: “Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki bu sayede (kötülüklerden) korunasınız.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Hani (şiddetli bir sarsıntı ile) Tûr (-i Sina) dağını üzerinize (düşüverecek gibi) yükselttiğimiz sırada sizden söz almıştık ve size şöyle emretmiştik: “Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki bu sayede (kötülüklerden) korunasınız.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Hani (şiddetli bir sarsıntı ile) Tûr (-i Sina) dağını üzerinize (düşüverecek gibi) yükselttiğimiz sırada sizden söz almıştık ve size şöyle emretmiştik: “Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki bu sayede (kötülüklerden) korunasınız.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Hani (şiddetli bir sarsıntı ile) Tûr (-i Sina) dağını üzerinize (düşüverecek gibi) yükselttiğimiz sırada sizden söz almıştık ve size şöyle emretmiştik: “Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki bu sayede (kötülüklerden) korunasınız.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ama bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-64c.mp3","commentary_text":"İlahi emirlerden ve evrensel ahlaki kurallardan yüz çeviren toplulukların mutlaka hüsrana uğrayacağı belirtilmektedir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ama bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-63c.mp3","commentary_text":"İlahi emirlerden ve evrensel ahlaki kurallardan yüz çeviren toplulukların mutlaka hüsrana uğrayacağı belirtilmektedir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ama bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-64c.mp3","commentary_text":"İlahi emirlerden ve evrensel ahlaki kurallardan yüz çeviren toplulukların mutlaka hüsrana uğrayacağı belirtilmektedir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ama bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı her halde hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-64c.mp3","commentary_text":"İlahi emirlerden ve evrensel ahlaki kurallardan yüz çeviren toplulukların mutlaka hüsrana uğrayacağı belirtilmektedir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Andolsun ki içinizden (ibadet etmek yerine balık avlayarak) cumartesi günü yasağını ihlal edenleri biliyorsunuz. (Bu davranışlarından ötürü) onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ","related_links":["4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"1/1-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Andolsun ki içinizden (ibadet etmek yerine balık avlayarak) cumartesi günü yasağını ihlal edenleri biliyorsunuz. (Bu davranışlarından ötürü) onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ","related_links":["4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"1/1-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Andolsun ki içinizden (ibadet etmek yerine balık avlayarak) cumartesi günü yasağını ihlal edenleri biliyorsunuz. (Bu davranışlarından ötürü) onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ","related_links":["4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"1/1-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Andolsun ki içinizden (ibadet etmek yerine balık avlayarak) cumartesi günü yasağını ihlal edenleri biliyorsunuz. (Bu davranışlarından ötürü) onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ","related_links":["4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"1/1-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Biz bunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret ve sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere de bir nasihat kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hani Musa kavmine: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor.” demişti de onlar “Bizimle alay mı ediyorsun?” demişlerdi. O da (onlara) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hani Musa kavmine: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor.” demişti de onlar “Bizimle alay mı ediyorsun?” demişlerdi. O da (onlara) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hani Musa kavmine: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor.” demişti de onlar “Bizimle alay mı ediyorsun?” demişlerdi. O da (onlara) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hani Musa kavmine: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor.” demişti de onlar “Bizimle alay mı ediyorsun?” demişlerdi. O da (onlara) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlar) demişlerdi ki: “Bizim için Rabbine yalvar da o sığırın niteliklerini bize bildirsin.” (Musa) demişti ki: “Allah buyuruyor ki: O (sığır) ne yaşlı ne körpe ikisi arasında orta yaşta dinç bir sığırdır. Artık emrolunduğunuz işi yapın!”","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌۜ عَوَانٌ بَيْنَ ذٰلِكَۜ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlar) demişlerdi ki: “Bizim için Rabbine yalvar da o sığırın niteliklerini bize bildirsin.” (Musa) demişti ki: “Allah buyuruyor ki: O (sığır) ne yaşlı ne körpe ikisi arasında orta yaşta dinç bir sığırdır. Artık emrolunduğunuz işi yapın!”","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌۜ عَوَانٌ بَيْنَ ذٰلِكَۜ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlar) demişlerdi ki: “Bizim için Rabbine yalvar da o sığırın niteliklerini bize bildirsin.” (Musa) demişti ki: “Allah buyuruyor ki: O (sığır) ne yaşlı ne körpe ikisi arasında orta yaşta dinç bir sığırdır. Artık emrolunduğunuz işi yapın!”","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌۜ عَوَانٌ بَيْنَ ذٰلِكَۜ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlar) demişlerdi ki: “Bizim için Rabbine yalvar da o sığırın niteliklerini bize bildirsin.” (Musa) demişti ki: “Allah buyuruyor ki: O (sığır) ne yaşlı ne körpe ikisi arasında orta yaşta dinç bir sığırdır. Artık emrolunduğunuz işi yapın!”","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌۜ عَوَانٌ بَيْنَ ذٰلِكَۜ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Bizim için Rabbine yalvar da onun rengini de açıklasın.” (Bunun üzerine Musa): “O (Rabbim) diyor ki: O bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inektir.” demişti.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Bizim için Rabbine yalvar da onun rengini de açıklasın.” (Bunun üzerine Musa): “O (Rabbim) diyor ki: O bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inektir.” demişti.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Bizim için Rabbine yalvar da onun rengini de açıklasın.” (Bunun üzerine Musa): “O (Rabbim) diyor ki: O bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inektir.” demişti.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Bizim için Rabbine yalvar da onun rengini de açıklasın.” (Bunun üzerine Musa): “O (Rabbim) diyor ki: O bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inektir.” demişti.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Musa!) “Bizim için Rabbine yalvar da onun tam olarak nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın (çünkü) bize göre tüm sığırlar birbirine benzer. Allah dilerse elbette biz doğru yolu buluruz.” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۙ اِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَاۜ وَاِنَّٓا اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Musa!) “Bizim için Rabbine yalvar da onun tam olarak nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın (çünkü) bize göre tüm sığırlar birbirine benzer. Allah dilerse elbette biz doğru yolu buluruz.” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۙ اِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَاۜ وَاِنَّٓا اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Musa!) “Bizim için Rabbine yalvar da onun tam olarak nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın (çünkü) bize göre tüm sığırlar birbirine benzer. Allah dilerse elbette biz doğru yolu buluruz.” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۙ اِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَاۜ وَاِنَّٓا اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Musa!) “Bizim için Rabbine yalvar da onun tam olarak nasıl bir şey olduğunu bize açıklasın (çünkü) bize göre tüm sığırlar birbirine benzer. Allah dilerse elbette biz doğru yolu buluruz.” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۙ اِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَاۜ وَاِنَّٓا اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Musa) demişti ki: “(Allah) buyuruyor ki: O henüz boyunduruk altına alınmayan yer sürmeyen ekin sulamayan serbest dolaşan (salma) renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği anlattın” diyerek tanımlanan sığırı kestiler. Ama az kalsın bu emri yerine getiremeyeceklerdi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-71c.mp3","commentary_text":"Aslında buradaki emri olduğu gibi alıp fazla detaya girmemeleri gerekirdi. Yani emri uygulayın, kendinize daha da zorlaştırmayın denmektedir. “Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur’an indirilirken sorarsanız, size açıklanır...\" (Maide, 5/101) ayeti de bu tezi doğrulamaktadır. Hz. Musa’nın kavminin herhangi bir ineği kesmesi yeterli olacaktı. Fakat bugün birçok konuda olduğu gibi o günün insanı da basit bir inek kesme emrini bile o kadar abarttı ki, sonunda kendileri de işin içinden çıkamaz hâle geldiler. Fakat vahiy devam ettiği için sorun çözülmüş oldu. Ancak bugün için aynı imkân söz konusu değildir. Kur’an’ın emirlerini olduğu gibi alıp, aklın ve vicdanın sesini dinleyip, vahyin bu konuyla ilgili diğer öğretileriyle de bir araya getirerek netice almak durumundayız. Aksi takdirde uydurma hurafelerle bizden istenileni, asıl mecrasından, varması gereken yerden çıkarmış oluruz."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Musa) demişti ki: “(Allah) buyuruyor ki: O henüz boyunduruk altına alınmayan yer sürmeyen ekin sulamayan serbest dolaşan (salma) renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği anlattın” diyerek tanımlanan sığırı kestiler. Ama az kalsın bu emri yerine getiremeyeceklerdi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-70c.mp3","commentary_text":"Aslında buradaki emri olduğu gibi alıp fazla detaya girmemeleri gerekirdi. Yani emri uygulayın, kendinize daha da zorlaştırmayın denmektedir. “Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur’an indirilirken sorarsanız, size açıklanır...\" (Maide, 5/101) ayeti de bu tezi doğrulamaktadır. Hz. Musa’nın kavminin herhangi bir ineği kesmesi yeterli olacaktı. Fakat bugün birçok konuda olduğu gibi o günün insanı da basit bir inek kesme emrini bile o kadar abarttı ki, sonunda kendileri de işin içinden çıkamaz hâle geldiler. Fakat vahiy devam ettiği için sorun çözülmüş oldu. Ancak bugün için aynı imkân söz konusu değildir. Kur’an’ın emirlerini olduğu gibi alıp, aklın ve vicdanın sesini dinleyip, vahyin bu konuyla ilgili diğer öğretileriyle de bir araya getirerek netice almak durumundayız. Aksi takdirde uydurma hurafelerle bizden istenileni, asıl mecrasından, varması gereken yerden çıkarmış oluruz."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Musa) demişti ki: “(Allah) buyuruyor ki: O henüz boyunduruk altına alınmayan yer sürmeyen ekin sulamayan serbest dolaşan (salma) renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği anlattın” diyerek tanımlanan sığırı kestiler. Ama az kalsın bu emri yerine getiremeyeceklerdi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-71c.mp3","commentary_text":"Aslında buradaki emri olduğu gibi alıp fazla detaya girmemeleri gerekirdi. Yani emri uygulayın, kendinize daha da zorlaştırmayın denmektedir. “Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur’an indirilirken sorarsanız, size açıklanır...\" (Maide, 5/101) ayeti de bu tezi doğrulamaktadır. Hz. Musa’nın kavminin herhangi bir ineği kesmesi yeterli olacaktı. Fakat bugün birçok konuda olduğu gibi o günün insanı da basit bir inek kesme emrini bile o kadar abarttı ki, sonunda kendileri de işin içinden çıkamaz hâle geldiler. Fakat vahiy devam ettiği için sorun çözülmüş oldu. Ancak bugün için aynı imkân söz konusu değildir. Kur’an’ın emirlerini olduğu gibi alıp, aklın ve vicdanın sesini dinleyip, vahyin bu konuyla ilgili diğer öğretileriyle de bir araya getirerek netice almak durumundayız. Aksi takdirde uydurma hurafelerle bizden istenileni, asıl mecrasından, varması gereken yerden çıkarmış oluruz."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Musa) demişti ki: “(Allah) buyuruyor ki: O henüz boyunduruk altına alınmayan yer sürmeyen ekin sulamayan serbest dolaşan (salma) renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği anlattın” diyerek tanımlanan sığırı kestiler. Ama az kalsın bu emri yerine getiremeyeceklerdi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-71c.mp3","commentary_text":"Aslında buradaki emri olduğu gibi alıp fazla detaya girmemeleri gerekirdi. Yani emri uygulayın, kendinize daha da zorlaştırmayın denmektedir. “Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur’an indirilirken sorarsanız, size açıklanır...\" (Maide, 5/101) ayeti de bu tezi doğrulamaktadır. Hz. Musa’nın kavminin herhangi bir ineği kesmesi yeterli olacaktı. Fakat bugün birçok konuda olduğu gibi o günün insanı da basit bir inek kesme emrini bile o kadar abarttı ki, sonunda kendileri de işin içinden çıkamaz hâle geldiler. Fakat vahiy devam ettiği için sorun çözülmüş oldu. Ancak bugün için aynı imkân söz konusu değildir. Kur’an’ın emirlerini olduğu gibi alıp, aklın ve vicdanın sesini dinleyip, vahyin bu konuyla ilgili diğer öğretileriyle de bir araya getirerek netice almak durumundayız. Aksi takdirde uydurma hurafelerle bizden istenileni, asıl mecrasından, varması gereken yerden çıkarmış oluruz."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Hani bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah sizin örtbas ettiğiniz her şeyi açığa çıkarandır.","arabic_text":"وَاِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَادّٰرَءْتُمْ ف۪يهَاۜ وَاللّٰهُ مُخْرِجٌ مَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Hani bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah sizin örtbas ettiğiniz her şeyi açığa çıkarandır.","arabic_text":"وَاِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَادّٰرَءْتُمْ ف۪يهَاۜ وَاللّٰهُ مُخْرِجٌ مَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Hani bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah sizin örtbas ettiğiniz her şeyi açığa çıkarandır.","arabic_text":"وَاِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَادّٰرَءْتُمْ ف۪يهَاۜ وَاللّٰهُ مُخْرِجٌ مَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Hani bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah sizin örtbas ettiğiniz her şeyi açığa çıkarandır.","arabic_text":"وَاِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَادّٰرَءْتُمْ ف۪يهَاۜ وَاللّٰهُ مُخْرِجٌ مَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi şimdi öldürülen bu adama kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.","arabic_text":"فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَاۜ كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-73c.mp3","commentary_text":"İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi şimdi öldürülen bu adama kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.","arabic_text":"فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَاۜ كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-72c.mp3","commentary_text":"İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi şimdi öldürülen bu adama kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.","arabic_text":"فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَاۜ كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-73c.mp3","commentary_text":"İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu amaçla) dedik ki; “Haydi şimdi öldürülen bu adama kesilen ineğin bir parçasıyla vurun!” Allah ölüleri bu şekilde diriltir ve size âyetlerini gösterir. Umulur ki bu sayede aklınızı işletirsiniz.","arabic_text":"فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَاۜ كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-73c.mp3","commentary_text":"İsrailoğullarından birisi bir adamı öldürmüş ve o, bu olayın aydınlatılması için Hz. Musa’ya gitmişti. Ortada bir şahit olmadığından, katilin bulunması konusunda Hz. Musa da işin içinden çıkamamıştı. Allah, gerçeğin ortaya çıkmasını ve bunu öldürülen adamın dilinden açıklamayı murad etmişti. Bunun için de bir sığır kesmelerini ve kesilen sığırın bir parçasıyla maktule vurmalarını emretmişti. Emri alan İsrailoğulları; bu vecibeyi yerine getirerek bir sığır kesmiş ve kesilen sığırın bir parçasıyla ölen adama vurmuşlardı. Bunun üzerine ölen adam dile gelerek kendisini öldürenin Hz. Musa’ya gelen adam olduğunu söylemişti. Bu olayla; hem insanların kavrayamadığı Allah’ın yeniden yaratma konusundaki gücü somut bir örnekle gösterilmiş hem de çok büyük düşmanlıklara neden olabilecek bir olay aydınlığa kavuşmuştu."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır öyleleri de vardır ki Allah’a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"مَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-74c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılara ve Allah’ın emirlerine duyarsız kalanlara “taş” benzetmesi üzerinden derinden verilen bir mesaj vardır. Kimi zaman akılsız ve şuursuz da dediğiniz duyarsız insanlar için “taş kalpli” tabirini kullanırsınız. Hâlbuki o taşlar bile Allah’ın kanunlarına koşulsuz boyun eğerken; akıl, idrak ve irade sahibi olan sizler, size karşı sonsuz merhamete sahip olan Yaratıcınıza karşı nasıl olur da saygısızlık edersiniz, hangi cüretle onun emirlerine başkaldırırsınız? denmektedir."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır öyleleri de vardır ki Allah’a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"مَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-73c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılara ve Allah’ın emirlerine duyarsız kalanlara “taş” benzetmesi üzerinden derinden verilen bir mesaj vardır. Kimi zaman akılsız ve şuursuz da dediğiniz duyarsız insanlar için “taş kalpli” tabirini kullanırsınız. Hâlbuki o taşlar bile Allah’ın kanunlarına koşulsuz boyun eğerken; akıl, idrak ve irade sahibi olan sizler, size karşı sonsuz merhamete sahip olan Yaratıcınıza karşı nasıl olur da saygısızlık edersiniz, hangi cüretle onun emirlerine başkaldırırsınız? denmektedir."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır öyleleri de vardır ki Allah’a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"مَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-74c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılara ve Allah’ın emirlerine duyarsız kalanlara “taş” benzetmesi üzerinden derinden verilen bir mesaj vardır. Kimi zaman akılsız ve şuursuz da dediğiniz duyarsız insanlar için “taş kalpli” tabirini kullanırsınız. Hâlbuki o taşlar bile Allah’ın kanunlarına koşulsuz boyun eğerken; akıl, idrak ve irade sahibi olan sizler, size karşı sonsuz merhamete sahip olan Yaratıcınıza karşı nasıl olur da saygısızlık edersiniz, hangi cüretle onun emirlerine başkaldırırsınız? denmektedir."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır öyleleri de vardır ki Allah’a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"مَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-74c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılara ve Allah’ın emirlerine duyarsız kalanlara “taş” benzetmesi üzerinden derinden verilen bir mesaj vardır. Kimi zaman akılsız ve şuursuz da dediğiniz duyarsız insanlar için “taş kalpli” tabirini kullanırsınız. Hâlbuki o taşlar bile Allah’ın kanunlarına koşulsuz boyun eğerken; akıl, idrak ve irade sahibi olan sizler, size karşı sonsuz merhamete sahip olan Yaratıcınıza karşı nasıl olur da saygısızlık edersiniz, hangi cüretle onun emirlerine başkaldırırsınız? denmektedir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şimdi siz (ey mü’minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine birçoğu Allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.","arabic_text":"اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/14"],"audio_path":"1/1-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şimdi siz (ey mü’minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine birçoğu Allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.","arabic_text":"اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/14"],"audio_path":"1/1-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şimdi siz (ey mü’minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine birçoğu Allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.","arabic_text":"اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/14"],"audio_path":"1/1-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şimdi siz (ey mü’minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine birçoğu Allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.","arabic_text":"اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/14"],"audio_path":"1/1-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Onların ikiyüzlüleri) İnananlarla karşılaştıkları zaman: “Biz de iman ettik.” derler. Kendi aralarında baş başa kaldıklarında ise: “(Ne yapıyorsunuz?) Allah’ın size açtıklarını (Tevrat’taki bilgileri) Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz? Aklınızı kullanmayacak mısınız?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["2/146"],"audio_path":"1/1-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Onların ikiyüzlüleri) İnananlarla karşılaştıkları zaman: “Biz de iman ettik.” derler. Kendi aralarında baş başa kaldıklarında ise: “(Ne yapıyorsunuz?) Allah’ın size açtıklarını (Tevrat’taki bilgileri) Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz? Aklınızı kullanmayacak mısınız?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["2/146"],"audio_path":"1/1-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Onların ikiyüzlüleri) İnananlarla karşılaştıkları zaman: “Biz de iman ettik.” derler. Kendi aralarında baş başa kaldıklarında ise: “(Ne yapıyorsunuz?) Allah’ın size açtıklarını (Tevrat’taki bilgileri) Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz? Aklınızı kullanmayacak mısınız?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["2/146"],"audio_path":"1/1-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Onların ikiyüzlüleri) İnananlarla karşılaştıkları zaman: “Biz de iman ettik.” derler. Kendi aralarında baş başa kaldıklarında ise: “(Ne yapıyorsunuz?) Allah’ın size açtıklarını (Tevrat’taki bilgileri) Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz? Aklınızı kullanmayacak mısınız?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["2/146"],"audio_path":"1/1-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar bilmezler mi ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar bilmezler mi ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar bilmezler mi ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar bilmezler mi ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"İçlerinde bir takım ümmîler (İlâhi kelâmın gerçek bilgisine sahip olmayanlar) vardır ki Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Ve onlar ancak zanna/kuruntuya dayanırlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-78c.mp3","commentary_text":"O gün Tevrat’a dair hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan, ilahi mesajla bağdaşmayan batıl inançla yaşayan, zannını ve töreyi din edinmiş Ehl-i Kitab üzerinden; bugün Kur’an’ı bilmeyen, anlamayan, anlamak için bir gayret göstermeyen, Kur’an’ın dilini kutsayarak, anlamak için kendi diline çevirmeyen ve bununla birlikte din adına içselleştirdiği hurafeleri de dinin aslı zanneden, gelenekleri vahyin önüne geçiren Müslümanlara da bir atıf vardır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"İçlerinde bir takım ümmîler (İlâhi kelâmın gerçek bilgisine sahip olmayanlar) vardır ki Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Ve onlar ancak zanna/kuruntuya dayanırlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-77c.mp3","commentary_text":"O gün Tevrat’a dair hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan, ilahi mesajla bağdaşmayan batıl inançla yaşayan, zannını ve töreyi din edinmiş Ehl-i Kitab üzerinden; bugün Kur’an’ı bilmeyen, anlamayan, anlamak için bir gayret göstermeyen, Kur’an’ın dilini kutsayarak, anlamak için kendi diline çevirmeyen ve bununla birlikte din adına içselleştirdiği hurafeleri de dinin aslı zanneden, gelenekleri vahyin önüne geçiren Müslümanlara da bir atıf vardır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"İçlerinde bir takım ümmîler (İlâhi kelâmın gerçek bilgisine sahip olmayanlar) vardır ki Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Ve onlar ancak zanna/kuruntuya dayanırlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-78c.mp3","commentary_text":"O gün Tevrat’a dair hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan, ilahi mesajla bağdaşmayan batıl inançla yaşayan, zannını ve töreyi din edinmiş Ehl-i Kitab üzerinden; bugün Kur’an’ı bilmeyen, anlamayan, anlamak için bir gayret göstermeyen, Kur’an’ın dilini kutsayarak, anlamak için kendi diline çevirmeyen ve bununla birlikte din adına içselleştirdiği hurafeleri de dinin aslı zanneden, gelenekleri vahyin önüne geçiren Müslümanlara da bir atıf vardır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"İçlerinde bir takım ümmîler (İlâhi kelâmın gerçek bilgisine sahip olmayanlar) vardır ki Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Ve onlar ancak zanna/kuruntuya dayanırlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-78c.mp3","commentary_text":"O gün Tevrat’a dair hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan, ilahi mesajla bağdaşmayan batıl inançla yaşayan, zannını ve töreyi din edinmiş Ehl-i Kitab üzerinden; bugün Kur’an’ı bilmeyen, anlamayan, anlamak için bir gayret göstermeyen, Kur’an’ın dilini kutsayarak, anlamak için kendi diline çevirmeyen ve bununla birlikte din adına içselleştirdiği hurafeleri de dinin aslı zanneden, gelenekleri vahyin önüne geçiren Müslümanlara da bir atıf vardır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Kendi elleri ile kitabı yazdıktan sonra karşılığında az bir dünyalık menfaat için: “Bu Allah katından geldi.” diyenlerin vay haline! Kendi elleriyle kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-79c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle; Tevrat’ta tahrifatın yapıldığı ve Yahudilerin dünyalık menfaat için kendi yazdıklarını, “Allah’ın ayetleri,” diye Tevrat’ın içine sokarak insanları inandırmaya çalışmaları anlatılıyor. Aynı zamanda bir önceki ayette olduğu gibi bu ayetle de o günün Yahudileri üzerinden, bugünün Müslümanına; Kur’an dururken ya da ilahi emirde her şey açık ve net olarak ortaya konmuşken, vahyin önüne geçerek insanların yazdıkları ya da ortaya koyduklarıyla amel etmenin doğru olmayacağı yönünde de bir mesaj veriliyor. Dini okuyup öğrenmenin önemi de açıkça ortaya çıkıyor. Malum günümüzde birtakım insanlar tarikat, cemaat, dernek, vakıf adı altında iyi niyetli, temiz, inançlı fakat dinini bilmeyen insanları İslam’a hizmet adı altında şahsi çıkar ve menfaatlerine hizmet ettirebiliyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Kendi elleri ile kitabı yazdıktan sonra karşılığında az bir dünyalık menfaat için: “Bu Allah katından geldi.” diyenlerin vay haline! Kendi elleriyle kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-78c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle; Tevrat’ta tahrifatın yapıldığı ve Yahudilerin dünyalık menfaat için kendi yazdıklarını, “Allah’ın ayetleri,” diye Tevrat’ın içine sokarak insanları inandırmaya çalışmaları anlatılıyor. Aynı zamanda bir önceki ayette olduğu gibi bu ayetle de o günün Yahudileri üzerinden, bugünün Müslümanına; Kur’an dururken ya da ilahi emirde her şey açık ve net olarak ortaya konmuşken, vahyin önüne geçerek insanların yazdıkları ya da ortaya koyduklarıyla amel etmenin doğru olmayacağı yönünde de bir mesaj veriliyor. Dini okuyup öğrenmenin önemi de açıkça ortaya çıkıyor. Malum günümüzde birtakım insanlar tarikat, cemaat, dernek, vakıf adı altında iyi niyetli, temiz, inançlı fakat dinini bilmeyen insanları İslam’a hizmet adı altında şahsi çıkar ve menfaatlerine hizmet ettirebiliyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Kendi elleri ile kitabı yazdıktan sonra karşılığında az bir dünyalık menfaat için: “Bu Allah katından geldi.” diyenlerin vay haline! Kendi elleriyle kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-79c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle; Tevrat’ta tahrifatın yapıldığı ve Yahudilerin dünyalık menfaat için kendi yazdıklarını, “Allah’ın ayetleri,” diye Tevrat’ın içine sokarak insanları inandırmaya çalışmaları anlatılıyor. Aynı zamanda bir önceki ayette olduğu gibi bu ayetle de o günün Yahudileri üzerinden, bugünün Müslümanına; Kur’an dururken ya da ilahi emirde her şey açık ve net olarak ortaya konmuşken, vahyin önüne geçerek insanların yazdıkları ya da ortaya koyduklarıyla amel etmenin doğru olmayacağı yönünde de bir mesaj veriliyor. Dini okuyup öğrenmenin önemi de açıkça ortaya çıkıyor. Malum günümüzde birtakım insanlar tarikat, cemaat, dernek, vakıf adı altında iyi niyetli, temiz, inançlı fakat dinini bilmeyen insanları İslam’a hizmet adı altında şahsi çıkar ve menfaatlerine hizmet ettirebiliyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Kendi elleri ile kitabı yazdıktan sonra karşılığında az bir dünyalık menfaat için: “Bu Allah katından geldi.” diyenlerin vay haline! Kendi elleriyle kaydettiklerinden ötürü yazıklar olsun onlara! Ve yine bütün o kazandıklarından ötürü yazıklar olsun böylelerine!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-79c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle; Tevrat’ta tahrifatın yapıldığı ve Yahudilerin dünyalık menfaat için kendi yazdıklarını, “Allah’ın ayetleri,” diye Tevrat’ın içine sokarak insanları inandırmaya çalışmaları anlatılıyor. Aynı zamanda bir önceki ayette olduğu gibi bu ayetle de o günün Yahudileri üzerinden, bugünün Müslümanına; Kur’an dururken ya da ilahi emirde her şey açık ve net olarak ortaya konmuşken, vahyin önüne geçerek insanların yazdıkları ya da ortaya koyduklarıyla amel etmenin doğru olmayacağı yönünde de bir mesaj veriliyor. Dini okuyup öğrenmenin önemi de açıkça ortaya çıkıyor. Malum günümüzde birtakım insanlar tarikat, cemaat, dernek, vakıf adı altında iyi niyetli, temiz, inançlı fakat dinini bilmeyen insanları İslam’a hizmet adı altında şahsi çıkar ve menfaatlerine hizmet ettirebiliyor."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlar: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş asla dokunmayacaktır.” derler. Onlara de ki: “Allah’tan bir söz mü aldınız? Aldıysanız ne âlâ Allah sözünden asla caymaz.” Yoksa bil(e)mediğiniz şeyleri Allah adına mı söylüyorsunuz?","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["3/24"],"audio_path":"1/1-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-80c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Allah’ı kendilerinin millî tanrıları, kendilerini de Allah’ın imtiyazlı kulları olarak görüyorlardı. Bu âyette Allah; Yahudilerin kutsadığı “üstün ırk” anlayışını ve dolayısıyla da toplumsal özellikleri, ırksal özelliklere indirgemeyi ve böylece herhangi bir ırkın öteki ırklara üstün olduğu öğretisini reddediyor."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlar: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş asla dokunmayacaktır.” derler. Onlara de ki: “Allah’tan bir söz mü aldınız? Aldıysanız ne âlâ Allah sözünden asla caymaz.” Yoksa bil(e)mediğiniz şeyleri Allah adına mı söylüyorsunuz?","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["3/24"],"audio_path":"1/1-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-79c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Allah’ı kendilerinin millî tanrıları, kendilerini de Allah’ın imtiyazlı kulları olarak görüyorlardı. Bu âyette Allah; Yahudilerin kutsadığı “üstün ırk” anlayışını ve dolayısıyla da toplumsal özellikleri, ırksal özelliklere indirgemeyi ve böylece herhangi bir ırkın öteki ırklara üstün olduğu öğretisini reddediyor."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlar: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş asla dokunmayacaktır.” derler. Onlara de ki: “Allah’tan bir söz mü aldınız? Aldıysanız ne âlâ Allah sözünden asla caymaz.” Yoksa bil(e)mediğiniz şeyleri Allah adına mı söylüyorsunuz?","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["3/24"],"audio_path":"1/1-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-80c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Allah’ı kendilerinin millî tanrıları, kendilerini de Allah’ın imtiyazlı kulları olarak görüyorlardı. Bu âyette Allah; Yahudilerin kutsadığı “üstün ırk” anlayışını ve dolayısıyla da toplumsal özellikleri, ırksal özelliklere indirgemeyi ve böylece herhangi bir ırkın öteki ırklara üstün olduğu öğretisini reddediyor."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlar: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş asla dokunmayacaktır.” derler. Onlara de ki: “Allah’tan bir söz mü aldınız? Aldıysanız ne âlâ Allah sözünden asla caymaz.” Yoksa bil(e)mediğiniz şeyleri Allah adına mı söylüyorsunuz?","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["3/24"],"audio_path":"1/1-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-80c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Allah’ı kendilerinin millî tanrıları, kendilerini de Allah’ın imtiyazlı kulları olarak görüyorlardı. Bu âyette Allah; Yahudilerin kutsadığı “üstün ırk” anlayışını ve dolayısıyla da toplumsal özellikleri, ırksal özelliklere indirgemeyi ve böylece herhangi bir ırkın öteki ırklara üstün olduğu öğretisini reddediyor."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Hayır! İş onların sandığı gibi değil. (Hangi ırka hangi dine ve hangi kültüre mensup olursa olsun) her kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa (kötülüğü yaşam biçimine dönüştürürse); işte onlar cehennem halkıdırlar. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-81c.mp3","commentary_text":"Kötülük işleyen kimseler, yaptıkları kötü işlerin zararının, bütün çevreyi etkiledikten sonra kendilerine de mutlaka bulaşacağını bilseler ve bunun sonucunu düşünseler kötülük yapmazlar. (Fatır, 35/43) İmanın eksikliğinden ve vicdanın zayıflığından ötürü, kötülüklere zararlı ve günah gözüyle bakılmadığı için o kötülükler, ayette de ifade buyrulduğu gibi, kişiyi çepeçevre kuşatır ve kötü bir insan tipi ortaya çıkarır. Böylece kötülüklerin işlendiği ve kötü insanların çoğaldığı toplumlar meydana gelir ve bu toplumlar, dünyanın gidişatını da kötü yönde etkiler. Kötülüğü yaşam biçimine dönüştürenlerse muhataplarıyla ve kötülükleriyle aynı dünyada yaşadıkları için farkında olmadan kendilerine de kötülük etmiş olurlar."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Hayır! İş onların sandığı gibi değil. (Hangi ırka hangi dine ve hangi kültüre mensup olursa olsun) her kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa (kötülüğü yaşam biçimine dönüştürürse); işte onlar cehennem halkıdırlar. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-80c.mp3","commentary_text":"Kötülük işleyen kimseler, yaptıkları kötü işlerin zararının, bütün çevreyi etkiledikten sonra kendilerine de mutlaka bulaşacağını bilseler ve bunun sonucunu düşünseler kötülük yapmazlar. (Fatır, 35/43) İmanın eksikliğinden ve vicdanın zayıflığından ötürü, kötülüklere zararlı ve günah gözüyle bakılmadığı için o kötülükler, ayette de ifade buyrulduğu gibi, kişiyi çepeçevre kuşatır ve kötü bir insan tipi ortaya çıkarır. Böylece kötülüklerin işlendiği ve kötü insanların çoğaldığı toplumlar meydana gelir ve bu toplumlar, dünyanın gidişatını da kötü yönde etkiler. Kötülüğü yaşam biçimine dönüştürenlerse muhataplarıyla ve kötülükleriyle aynı dünyada yaşadıkları için farkında olmadan kendilerine de kötülük etmiş olurlar."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Hayır! İş onların sandığı gibi değil. (Hangi ırka hangi dine ve hangi kültüre mensup olursa olsun) her kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa (kötülüğü yaşam biçimine dönüştürürse); işte onlar cehennem halkıdırlar. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-81c.mp3","commentary_text":"Kötülük işleyen kimseler, yaptıkları kötü işlerin zararının, bütün çevreyi etkiledikten sonra kendilerine de mutlaka bulaşacağını bilseler ve bunun sonucunu düşünseler kötülük yapmazlar. (Fatır, 35/43) İmanın eksikliğinden ve vicdanın zayıflığından ötürü, kötülüklere zararlı ve günah gözüyle bakılmadığı için o kötülükler, ayette de ifade buyrulduğu gibi, kişiyi çepeçevre kuşatır ve kötü bir insan tipi ortaya çıkarır. Böylece kötülüklerin işlendiği ve kötü insanların çoğaldığı toplumlar meydana gelir ve bu toplumlar, dünyanın gidişatını da kötü yönde etkiler. Kötülüğü yaşam biçimine dönüştürenlerse muhataplarıyla ve kötülükleriyle aynı dünyada yaşadıkları için farkında olmadan kendilerine de kötülük etmiş olurlar."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Hayır! İş onların sandığı gibi değil. (Hangi ırka hangi dine ve hangi kültüre mensup olursa olsun) her kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa (kötülüğü yaşam biçimine dönüştürürse); işte onlar cehennem halkıdırlar. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-81c.mp3","commentary_text":"Kötülük işleyen kimseler, yaptıkları kötü işlerin zararının, bütün çevreyi etkiledikten sonra kendilerine de mutlaka bulaşacağını bilseler ve bunun sonucunu düşünseler kötülük yapmazlar. (Fatır, 35/43) İmanın eksikliğinden ve vicdanın zayıflığından ötürü, kötülüklere zararlı ve günah gözüyle bakılmadığı için o kötülükler, ayette de ifade buyrulduğu gibi, kişiyi çepeçevre kuşatır ve kötü bir insan tipi ortaya çıkarır. Böylece kötülüklerin işlendiği ve kötü insanların çoğaldığı toplumlar meydana gelir ve bu toplumlar, dünyanın gidişatını da kötü yönde etkiler. Kötülüğü yaşam biçimine dönüştürenlerse muhataplarıyla ve kötülükleriyle aynı dünyada yaşadıkları için farkında olmadan kendilerine de kötülük etmiş olurlar."},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip faydalı eylemde bulunanlar ise cennet halkıdır. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip faydalı eylemde bulunanlar ise cennet halkıdır. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip faydalı eylemde bulunanlar ise cennet halkıdır. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip faydalı eylemde bulunanlar ise cennet halkıdır. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ana-babaya yakınlara öksüzlere ve biçarelere de iyilik edeceksiniz. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız namazlarınızı ikame edeceksiniz ve zekâtı vereceksiniz.” Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmeye devam ediyorsunuz.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ana-babaya yakınlara öksüzlere ve biçarelere de iyilik edeceksiniz. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız namazlarınızı ikame edeceksiniz ve zekâtı vereceksiniz.” Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmeye devam ediyorsunuz.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ana-babaya yakınlara öksüzlere ve biçarelere de iyilik edeceksiniz. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız namazlarınızı ikame edeceksiniz ve zekâtı vereceksiniz.” Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmeye devam ediyorsunuz.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ana-babaya yakınlara öksüzlere ve biçarelere de iyilik edeceksiniz. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız namazlarınızı ikame edeceksiniz ve zekâtı vereceksiniz.” Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Hâlâ da yüz çevirmeye devam ediyorsunuz.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Yine) birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceksiniz diye de sizden söz almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız. Hâlâ da (buna) tanıklık etmektesiniz (bu ahitleri Tevrat’ın aslında da görmektesiniz).","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-84c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e peygamberlik vazifesi verildiği zaman, Arabistan’da, özellikle Medine’de kalabalık bir Yahudi topluluğu yaşıyordu. Son peygamberin geleceğini onlar da biliyordu; fakat onun kendi ırklarından olmasını bekliyorlardı. Hâlbuki peygamberin onların ırkından gelmesinin ne maddi ne de manevi olarak onlara kazandıracağı bir şey yoktu. Çünkü bir toplumun içinden bir peygamber çıkıyorsa bu o toplumun iyi olduğu anlamına gelmemekle birlikte, aksine o toplumun yaratılış safiyetinden ve fıtratından uzaklaştığını ve insanlığını kaybetmeye başladığını gösterir. Yahudiler, bu gelen peygamber kendi ırklarından olmayınca onu hazmedemediler ve sürekli ona karşı düşmanlık beslediler. Daha önce birçok peygamberi öldüren İsrailoğulları, Hz. Muhammed’e karşı da sürekli entrikalar ve onu yok etmeye yönelik eylemler planladılar."},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Yine) birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceksiniz diye de sizden söz almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız. Hâlâ da (buna) tanıklık etmektesiniz (bu ahitleri Tevrat’ın aslında da görmektesiniz).","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e peygamberlik vazifesi verildiği zaman, Arabistan’da, özellikle Medine’de kalabalık bir Yahudi topluluğu yaşıyordu. Son peygamberin geleceğini onlar da biliyordu; fakat onun kendi ırklarından olmasını bekliyorlardı. Hâlbuki peygamberin onların ırkından gelmesinin ne maddi ne de manevi olarak onlara kazandıracağı bir şey yoktu. Çünkü bir toplumun içinden bir peygamber çıkıyorsa bu o toplumun iyi olduğu anlamına gelmemekle birlikte, aksine o toplumun yaratılış safiyetinden ve fıtratından uzaklaştığını ve insanlığını kaybetmeye başladığını gösterir. Yahudiler, bu gelen peygamber kendi ırklarından olmayınca onu hazmedemediler ve sürekli ona karşı düşmanlık beslediler. Daha önce birçok peygamberi öldüren İsrailoğulları, Hz. Muhammed’e karşı da sürekli entrikalar ve onu yok etmeye yönelik eylemler planladılar."},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Yine) birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceksiniz diye de sizden söz almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız. Hâlâ da (buna) tanıklık etmektesiniz (bu ahitleri Tevrat’ın aslında da görmektesiniz).","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-84c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e peygamberlik vazifesi verildiği zaman, Arabistan’da, özellikle Medine’de kalabalık bir Yahudi topluluğu yaşıyordu. Son peygamberin geleceğini onlar da biliyordu; fakat onun kendi ırklarından olmasını bekliyorlardı. Hâlbuki peygamberin onların ırkından gelmesinin ne maddi ne de manevi olarak onlara kazandıracağı bir şey yoktu. Çünkü bir toplumun içinden bir peygamber çıkıyorsa bu o toplumun iyi olduğu anlamına gelmemekle birlikte, aksine o toplumun yaratılış safiyetinden ve fıtratından uzaklaştığını ve insanlığını kaybetmeye başladığını gösterir. Yahudiler, bu gelen peygamber kendi ırklarından olmayınca onu hazmedemediler ve sürekli ona karşı düşmanlık beslediler. Daha önce birçok peygamberi öldüren İsrailoğulları, Hz. Muhammed’e karşı da sürekli entrikalar ve onu yok etmeye yönelik eylemler planladılar."},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Yine) birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceksiniz diye de sizden söz almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız. Hâlâ da (buna) tanıklık etmektesiniz (bu ahitleri Tevrat’ın aslında da görmektesiniz).","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-84c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e peygamberlik vazifesi verildiği zaman, Arabistan’da, özellikle Medine’de kalabalık bir Yahudi topluluğu yaşıyordu. Son peygamberin geleceğini onlar da biliyordu; fakat onun kendi ırklarından olmasını bekliyorlardı. Hâlbuki peygamberin onların ırkından gelmesinin ne maddi ne de manevi olarak onlara kazandıracağı bir şey yoktu. Çünkü bir toplumun içinden bir peygamber çıkıyorsa bu o toplumun iyi olduğu anlamına gelmemekle birlikte, aksine o toplumun yaratılış safiyetinden ve fıtratından uzaklaştığını ve insanlığını kaybetmeye başladığını gösterir. Yahudiler, bu gelen peygamber kendi ırklarından olmayınca onu hazmedemediler ve sürekli ona karşı düşmanlık beslediler. Daha önce birçok peygamberi öldüren İsrailoğulları, Hz. Muhammed’e karşı da sürekli entrikalar ve onu yok etmeye yönelik eylemler planladılar."},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Buna rağmen) birbirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor onlara karşı kötülük ve düşmanlık için aranızda iş birliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz. Sonra size esir olarak geldiklerinde ise fidye alışverişi yaparak kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Onlar kıyamet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-85c.mp3","commentary_text":"İslam’dan önceki dönemde Medine Yahudilerinden Benî Kaynukâ, Benî Nadîr ve Benî Kurayza kabileleri iki fırkaya ayrılmışlardı. Medine’de bulunan Evs ve Hazrec kabileleri ise sürekli birbirleriyle savaş halindeydiler. Yahudi olan Benî Kaynukâ ve Benî Nadîr, Hazrec kabilesinin müttefiki olduğu halde yine Yahudi olan Beni Kurayza kabilesi ise Evs’in müttefikiydi. Böylece, Evs ve Hazrec kabileleri arasında yapılan savaşlarda; Yahudiler, farklı müşrik gruplarıyla ittifak halinde oldukları için kendi dinlerinden olan öteki Yahudileri de öldürüyorlardı. Allah, gönderdiği bu ayetle Yahudiler arasındaki entrikaları ortaya sermektedir. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Demek: İnsanların menfaatleri gereği işlerine gelmeyen emirleri tevil etmemeleri gerektiğinin altını çiziyor."},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Buna rağmen) birbirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor onlara karşı kötülük ve düşmanlık için aranızda iş birliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz. Sonra size esir olarak geldiklerinde ise fidye alışverişi yaparak kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Onlar kıyamet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-84c.mp3","commentary_text":"İslam’dan önceki dönemde Medine Yahudilerinden Benî Kaynukâ, Benî Nadîr ve Benî Kurayza kabileleri iki fırkaya ayrılmışlardı. Medine’de bulunan Evs ve Hazrec kabileleri ise sürekli birbirleriyle savaş halindeydiler. Yahudi olan Benî Kaynukâ ve Benî Nadîr, Hazrec kabilesinin müttefiki olduğu halde yine Yahudi olan Beni Kurayza kabilesi ise Evs’in müttefikiydi. Böylece, Evs ve Hazrec kabileleri arasında yapılan savaşlarda; Yahudiler, farklı müşrik gruplarıyla ittifak halinde oldukları için kendi dinlerinden olan öteki Yahudileri de öldürüyorlardı. Allah, gönderdiği bu ayetle Yahudiler arasındaki entrikaları ortaya sermektedir. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Demek: İnsanların menfaatleri gereği işlerine gelmeyen emirleri tevil etmemeleri gerektiğinin altını çiziyor."},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Buna rağmen) birbirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor onlara karşı kötülük ve düşmanlık için aranızda iş birliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz. Sonra size esir olarak geldiklerinde ise fidye alışverişi yaparak kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Onlar kıyamet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-85c.mp3","commentary_text":"İslam’dan önceki dönemde Medine Yahudilerinden Benî Kaynukâ, Benî Nadîr ve Benî Kurayza kabileleri iki fırkaya ayrılmışlardı. Medine’de bulunan Evs ve Hazrec kabileleri ise sürekli birbirleriyle savaş halindeydiler. Yahudi olan Benî Kaynukâ ve Benî Nadîr, Hazrec kabilesinin müttefiki olduğu halde yine Yahudi olan Beni Kurayza kabilesi ise Evs’in müttefikiydi. Böylece, Evs ve Hazrec kabileleri arasında yapılan savaşlarda; Yahudiler, farklı müşrik gruplarıyla ittifak halinde oldukları için kendi dinlerinden olan öteki Yahudileri de öldürüyorlardı. Allah, gönderdiği bu ayetle Yahudiler arasındaki entrikaları ortaya sermektedir. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Demek: İnsanların menfaatleri gereği işlerine gelmeyen emirleri tevil etmemeleri gerektiğinin altını çiziyor."},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Buna rağmen) birbirinizi öldürüyor ve içinizden bazılarını yurtlarından sürüyor onlara karşı kötülük ve düşmanlık için aranızda iş birliği yapıyorsunuz. Onları sürgüne göndermeniz yasaklandığı halde sürgüne gönderiyorsunuz. Sonra size esir olarak geldiklerinde ise fidye alışverişi yaparak kendilerini kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Onlar kıyamet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-85c.mp3","commentary_text":"İslam’dan önceki dönemde Medine Yahudilerinden Benî Kaynukâ, Benî Nadîr ve Benî Kurayza kabileleri iki fırkaya ayrılmışlardı. Medine’de bulunan Evs ve Hazrec kabileleri ise sürekli birbirleriyle savaş halindeydiler. Yahudi olan Benî Kaynukâ ve Benî Nadîr, Hazrec kabilesinin müttefiki olduğu halde yine Yahudi olan Beni Kurayza kabilesi ise Evs’in müttefikiydi. Böylece, Evs ve Hazrec kabileleri arasında yapılan savaşlarda; Yahudiler, farklı müşrik gruplarıyla ittifak halinde oldukları için kendi dinlerinden olan öteki Yahudileri de öldürüyorlardı. Allah, gönderdiği bu ayetle Yahudiler arasındaki entrikaları ortaya sermektedir. Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Demek: İnsanların menfaatleri gereği işlerine gelmeyen emirleri tevil etmemeleri gerektiğinin altını çiziyor."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Onlar âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-86c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatının geçici menfaatleri için ahiretin bitip tükenmeyecek nimetlerini elinin tersiyle itmenin çok ağır bedelleri olacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Onlar âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-85c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatının geçici menfaatleri için ahiretin bitip tükenmeyecek nimetlerini elinin tersiyle itmenin çok ağır bedelleri olacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Onlar âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-86c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatının geçici menfaatleri için ahiretin bitip tükenmeyecek nimetlerini elinin tersiyle itmenin çok ağır bedelleri olacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Onlar âhiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden onların ne azabı hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-86c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatının geçici menfaatleri için ahiretin bitip tükenmeyecek nimetlerini elinin tersiyle itmenin çok ağır bedelleri olacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitap’ı (Tevrat’ı) verdik arkasından birtakım resuller de gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya açık deliller (mucizeler) verdik ve onu Cebrail ile de destekledik. Size her ne zaman bir resul nefislerinizin hoşlanmayacağı ilahi bir mesaj getirse siz büyüklük taslayarak; (gelen resullerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقًا كَذَّبْتُمْۘ وَفَر۪يقًا تَقْتُلُونَ","related_links":["3/48"],"audio_path":"1/1-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitap’ı (Tevrat’ı) verdik arkasından birtakım resuller de gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya açık deliller (mucizeler) verdik ve onu Cebrail ile de destekledik. Size her ne zaman bir resul nefislerinizin hoşlanmayacağı ilahi bir mesaj getirse siz büyüklük taslayarak; (gelen resullerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقًا كَذَّبْتُمْۘ وَفَر۪يقًا تَقْتُلُونَ","related_links":["3/48"],"audio_path":"1/1-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitap’ı (Tevrat’ı) verdik arkasından birtakım resuller de gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya açık deliller (mucizeler) verdik ve onu Cebrail ile de destekledik. Size her ne zaman bir resul nefislerinizin hoşlanmayacağı ilahi bir mesaj getirse siz büyüklük taslayarak; (gelen resullerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقًا كَذَّبْتُمْۘ وَفَر۪يقًا تَقْتُلُونَ","related_links":["3/48"],"audio_path":"1/1-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitap’ı (Tevrat’ı) verdik arkasından birtakım resuller de gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya açık deliller (mucizeler) verdik ve onu Cebrail ile de destekledik. Size her ne zaman bir resul nefislerinizin hoşlanmayacağı ilahi bir mesaj getirse siz büyüklük taslayarak; (gelen resullerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقًا كَذَّبْتُمْۘ وَفَر۪يقًا تَقْتُلُونَ","related_links":["3/48"],"audio_path":"1/1-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar: “(Kur’an’ı anlamak hususunda) kalplerimiz perdelidir (Hak adına başka bilgiye ihtiyacımız yok).” dediler. Aksine hakikati kabullenmeyi reddettikleri için Allah onları rahmetinden dışlamıştır. Bunun içindir ki onların çok azı iman eder.","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلًا مَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar: “(Kur’an’ı anlamak hususunda) kalplerimiz perdelidir (Hak adına başka bilgiye ihtiyacımız yok).” dediler. Aksine hakikati kabullenmeyi reddettikleri için Allah onları rahmetinden dışlamıştır. Bunun içindir ki onların çok azı iman eder.","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلًا مَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar: “(Kur’an’ı anlamak hususunda) kalplerimiz perdelidir (Hak adına başka bilgiye ihtiyacımız yok).” dediler. Aksine hakikati kabullenmeyi reddettikleri için Allah onları rahmetinden dışlamıştır. Bunun içindir ki onların çok azı iman eder.","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلًا مَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar: “(Kur’an’ı anlamak hususunda) kalplerimiz perdelidir (Hak adına başka bilgiye ihtiyacımız yok).” dediler. Aksine hakikati kabullenmeyi reddettikleri için Allah onları rahmetinden dışlamıştır. Bunun içindir ki onların çok azı iman eder.","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلًا مَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ın aslını) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince (Yahudiler) onu inkâr ettiler. Oysa daha önce (bu kitabı getirecek resul ile) inkârcılara (müşriklere) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu resul) kendilerine gelince bu sefer (bu İsmailoğullarındandır İsrailoğullarından değildir diye) kendileri onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti bütün inkârcıların üzerinedir.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-89c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla Yahudiler arasında bu hadiseler yaşanırken, Yahudilerin elindeki Tevrat’ın tahrif edilmemiş bölümlerinde ise aynen şöyle yazıyordu: “Onlar için kardeşleri arasından senin gibi bir elçi çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyarak ona emredeceğim her şeyi onlara aktaracak.” (Tesniye 18)"},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ın aslını) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince (Yahudiler) onu inkâr ettiler. Oysa daha önce (bu kitabı getirecek resul ile) inkârcılara (müşriklere) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu resul) kendilerine gelince bu sefer (bu İsmailoğullarındandır İsrailoğullarından değildir diye) kendileri onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti bütün inkârcıların üzerinedir.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-88c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla Yahudiler arasında bu hadiseler yaşanırken, Yahudilerin elindeki Tevrat’ın tahrif edilmemiş bölümlerinde ise aynen şöyle yazıyordu: “Onlar için kardeşleri arasından senin gibi bir elçi çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyarak ona emredeceğim her şeyi onlara aktaracak.” (Tesniye 18)"},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ın aslını) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince (Yahudiler) onu inkâr ettiler. Oysa daha önce (bu kitabı getirecek resul ile) inkârcılara (müşriklere) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu resul) kendilerine gelince bu sefer (bu İsmailoğullarındandır İsrailoğullarından değildir diye) kendileri onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti bütün inkârcıların üzerinedir.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-89c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla Yahudiler arasında bu hadiseler yaşanırken, Yahudilerin elindeki Tevrat’ın tahrif edilmemiş bölümlerinde ise aynen şöyle yazıyordu: “Onlar için kardeşleri arasından senin gibi bir elçi çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyarak ona emredeceğim her şeyi onlara aktaracak.” (Tesniye 18)"},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ın aslını) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince (Yahudiler) onu inkâr ettiler. Oysa daha önce (bu kitabı getirecek resul ile) inkârcılara (müşriklere) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu resul) kendilerine gelince bu sefer (bu İsmailoğullarındandır İsrailoğullarından değildir diye) kendileri onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti bütün inkârcıların üzerinedir.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-89c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla Yahudiler arasında bu hadiseler yaşanırken, Yahudilerin elindeki Tevrat’ın tahrif edilmemiş bölümlerinde ise aynen şöyle yazıyordu: “Onlar için kardeşleri arasından senin gibi bir elçi çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyarak ona emredeceğim her şeyi onlara aktaracak.” (Tesniye 18)"},{"verse_number":"90","turkish_text":"Allah’ın kullarından dilediğine nebilik (yani Araplardan bir yetime peygamberlik) ihsan etmesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları/satmaları ne kötü bir şeydir! İşte Yahudiler Allah’ın bir gazabından (İsa ve İncil’i inkâr ettiklerinden dolayı azaba uğramalarından) sonra (Kur’an-ı inkâr ettiklerinden dolayı da) başka bir azaba tutuldular. O inkârcılar için ayrıca (ahirette de) hor ve zelil edici bir azap vardır.","arabic_text":"ئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Allah’ın kullarından dilediğine nebilik (yani Araplardan bir yetime peygamberlik) ihsan etmesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları/satmaları ne kötü bir şeydir! İşte Yahudiler Allah’ın bir gazabından (İsa ve İncil’i inkâr ettiklerinden dolayı azaba uğramalarından) sonra (Kur’an-ı inkâr ettiklerinden dolayı da) başka bir azaba tutuldular. O inkârcılar için ayrıca (ahirette de) hor ve zelil edici bir azap vardır.","arabic_text":"ئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Allah’ın kullarından dilediğine nebilik (yani Araplardan bir yetime peygamberlik) ihsan etmesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları/satmaları ne kötü bir şeydir! İşte Yahudiler Allah’ın bir gazabından (İsa ve İncil’i inkâr ettiklerinden dolayı azaba uğramalarından) sonra (Kur’an-ı inkâr ettiklerinden dolayı da) başka bir azaba tutuldular. O inkârcılar için ayrıca (ahirette de) hor ve zelil edici bir azap vardır.","arabic_text":"ئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Allah’ın kullarından dilediğine nebilik (yani Araplardan bir yetime peygamberlik) ihsan etmesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları/satmaları ne kötü bir şeydir! İşte Yahudiler Allah’ın bir gazabından (İsa ve İncil’i inkâr ettiklerinden dolayı azaba uğramalarından) sonra (Kur’an-ı inkâr ettiklerinden dolayı da) başka bir azaba tutuldular. O inkârcılar için ayrıca (ahirette de) hor ve zelil edici bir azap vardır.","arabic_text":"ئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Kendilerine: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin.” denildiği zaman: “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız.” derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Hâlbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı(n aslını) doğrulayan hak bir kitaptır. Onlara de ki: “Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın nebilerini öldürüyordunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Kendilerine: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin.” denildiği zaman: “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız.” derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Hâlbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı(n aslını) doğrulayan hak bir kitaptır. Onlara de ki: “Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın nebilerini öldürüyordunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Kendilerine: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin.” denildiği zaman: “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız.” derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Hâlbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı(n aslını) doğrulayan hak bir kitaptır. Onlara de ki: “Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın nebilerini öldürüyordunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Kendilerine: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin.” denildiği zaman: “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız.” derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Hâlbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı(n aslını) doğrulayan hak bir kitaptır. Onlara de ki: “Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın nebilerini öldürüyordunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Andolsun ki Musa size apaçık delillerle geldi. Siz ise onun yokluğunda (Tur Dağı’na gittikten sonra) kendinize yazık ederek buzağıya taptınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-92c.mp3","commentary_text":"Hani Musa Peygamber, Tur Dağı’na gidince arkasından Samiri, halktan topladığı altınları eriterek altın buzağı heykeli yapmış ve İsrailoğullarını bu heykele taptırmıştı ya, işte Allah, yapılan bu saçmalığı burada tekrar hatırlatarak, artık İsrailoğullarının akıllarını başlarına devşirmelerini; saçmalıklara, tutarsızlıklara, entrikalara ve cinayetlere son vermelerini istiyor."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Andolsun ki Musa size apaçık delillerle geldi. Siz ise onun yokluğunda (Tur Dağı’na gittikten sonra) kendinize yazık ederek buzağıya taptınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-91c.mp3","commentary_text":"Hani Musa Peygamber, Tur Dağı’na gidince arkasından Samiri, halktan topladığı altınları eriterek altın buzağı heykeli yapmış ve İsrailoğullarını bu heykele taptırmıştı ya, işte Allah, yapılan bu saçmalığı burada tekrar hatırlatarak, artık İsrailoğullarının akıllarını başlarına devşirmelerini; saçmalıklara, tutarsızlıklara, entrikalara ve cinayetlere son vermelerini istiyor."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Andolsun ki Musa size apaçık delillerle geldi. Siz ise onun yokluğunda (Tur Dağı’na gittikten sonra) kendinize yazık ederek buzağıya taptınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-92c.mp3","commentary_text":"Hani Musa Peygamber, Tur Dağı’na gidince arkasından Samiri, halktan topladığı altınları eriterek altın buzağı heykeli yapmış ve İsrailoğullarını bu heykele taptırmıştı ya, işte Allah, yapılan bu saçmalığı burada tekrar hatırlatarak, artık İsrailoğullarının akıllarını başlarına devşirmelerini; saçmalıklara, tutarsızlıklara, entrikalara ve cinayetlere son vermelerini istiyor."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Andolsun ki Musa size apaçık delillerle geldi. Siz ise onun yokluğunda (Tur Dağı’na gittikten sonra) kendinize yazık ederek buzağıya taptınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-92c.mp3","commentary_text":"Hani Musa Peygamber, Tur Dağı’na gidince arkasından Samiri, halktan topladığı altınları eriterek altın buzağı heykeli yapmış ve İsrailoğullarını bu heykele taptırmıştı ya, işte Allah, yapılan bu saçmalığı burada tekrar hatırlatarak, artık İsrailoğullarının akıllarını başlarına devşirmelerini; saçmalıklara, tutarsızlıklara, entrikalara ve cinayetlere son vermelerini istiyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Hani “Size verdiğimiz Tevrat’ı kuvvetle tutun emirlerini dinleyip gereğince amel edin” diye Tur’u üzerinize kaldırıp sizden sağlam söz almıştık. Onlar da “Kulağımızla işittik kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı/madde sevgisi sinmişti. Onlara de ki: “Eğer inanan kimseler iseniz imanınız size ne kötü şey emrediyor.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-93c.mp3","commentary_text":"Burada o günün Yahudileri üzerinden Müslümanlara ve bütün insanlara bir mesaj var. Yahudilerin vaktiyle Tevrat’taki ilahi emirleri uygulama konusunda kesin söz vermelerine rağmen ortaya koydukları davranışlar yadırganıyor. Bu örnekten hareketle, Hz. Muhammed aracılığıyla gelen vahiy mesajının muhataplarının da aynı duruma düşmemesi konusuna dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Hani “Size verdiğimiz Tevrat’ı kuvvetle tutun emirlerini dinleyip gereğince amel edin” diye Tur’u üzerinize kaldırıp sizden sağlam söz almıştık. Onlar da “Kulağımızla işittik kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı/madde sevgisi sinmişti. Onlara de ki: “Eğer inanan kimseler iseniz imanınız size ne kötü şey emrediyor.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-92c.mp3","commentary_text":"Burada o günün Yahudileri üzerinden Müslümanlara ve bütün insanlara bir mesaj var. Yahudilerin vaktiyle Tevrat’taki ilahi emirleri uygulama konusunda kesin söz vermelerine rağmen ortaya koydukları davranışlar yadırganıyor. Bu örnekten hareketle, Hz. Muhammed aracılığıyla gelen vahiy mesajının muhataplarının da aynı duruma düşmemesi konusuna dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Hani “Size verdiğimiz Tevrat’ı kuvvetle tutun emirlerini dinleyip gereğince amel edin” diye Tur’u üzerinize kaldırıp sizden sağlam söz almıştık. Onlar da “Kulağımızla işittik kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı/madde sevgisi sinmişti. Onlara de ki: “Eğer inanan kimseler iseniz imanınız size ne kötü şey emrediyor.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-93c.mp3","commentary_text":"Burada o günün Yahudileri üzerinden Müslümanlara ve bütün insanlara bir mesaj var. Yahudilerin vaktiyle Tevrat’taki ilahi emirleri uygulama konusunda kesin söz vermelerine rağmen ortaya koydukları davranışlar yadırganıyor. Bu örnekten hareketle, Hz. Muhammed aracılığıyla gelen vahiy mesajının muhataplarının da aynı duruma düşmemesi konusuna dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Hani “Size verdiğimiz Tevrat’ı kuvvetle tutun emirlerini dinleyip gereğince amel edin” diye Tur’u üzerinize kaldırıp sizden sağlam söz almıştık. Onlar da “Kulağımızla işittik kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı/madde sevgisi sinmişti. Onlara de ki: “Eğer inanan kimseler iseniz imanınız size ne kötü şey emrediyor.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-93c.mp3","commentary_text":"Burada o günün Yahudileri üzerinden Müslümanlara ve bütün insanlara bir mesaj var. Yahudilerin vaktiyle Tevrat’taki ilahi emirleri uygulama konusunda kesin söz vermelerine rağmen ortaya koydukları davranışlar yadırganıyor. Bu örnekten hareketle, Hz. Muhammed aracılığıyla gelen vahiy mesajının muhataplarının da aynı duruma düşmemesi konusuna dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet) diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-94c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, madem Allah onlara o kadar yakındır ve madem cennet sadece onlar için ve onlar da cennet için yaratılmıştır; o halde ne diye dünyanın kahrını çekiyorlar, neden dünyaya hâkim olmak için mücadele veriyorlar, niçin ırklarını üstün tutmaya çalışıyorlar? Bu âyet Yahudilerin anlamsız iddialarına ve mesnetsiz beklentilerine cevap verir niteliktedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet) diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-93c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, madem Allah onlara o kadar yakındır ve madem cennet sadece onlar için ve onlar da cennet için yaratılmıştır; o halde ne diye dünyanın kahrını çekiyorlar, neden dünyaya hâkim olmak için mücadele veriyorlar, niçin ırklarını üstün tutmaya çalışıyorlar? Bu âyet Yahudilerin anlamsız iddialarına ve mesnetsiz beklentilerine cevap verir niteliktedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet) diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-94c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, madem Allah onlara o kadar yakındır ve madem cennet sadece onlar için ve onlar da cennet için yaratılmıştır; o halde ne diye dünyanın kahrını çekiyorlar, neden dünyaya hâkim olmak için mücadele veriyorlar, niçin ırklarını üstün tutmaya çalışıyorlar? Bu âyet Yahudilerin anlamsız iddialarına ve mesnetsiz beklentilerine cevap verir niteliktedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet) diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-94c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, madem Allah onlara o kadar yakındır ve madem cennet sadece onlar için ve onlar da cennet için yaratılmıştır; o halde ne diye dünyanın kahrını çekiyorlar, neden dünyaya hâkim olmak için mücadele veriyorlar, niçin ırklarını üstün tutmaya çalışıyorlar? Bu âyet Yahudilerin anlamsız iddialarına ve mesnetsiz beklentilerine cevap verir niteliktedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Oysa onlar kendi (iradeleriyle) işlemiş oldukları (günahlar) yüzünden ölümü kesinlikle istemezler. Hiç şüphesiz Allah zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Oysa onlar kendi (iradeleriyle) işlemiş oldukları (günahlar) yüzünden ölümü kesinlikle istemezler. Hiç şüphesiz Allah zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Oysa onlar kendi (iradeleriyle) işlemiş oldukları (günahlar) yüzünden ölümü kesinlikle istemezler. Hiç şüphesiz Allah zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Oysa onlar kendi (iradeleriyle) işlemiş oldukları (günahlar) yüzünden ölümü kesinlikle istemezler. Hiç şüphesiz Allah zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onları insanların hayata en düşkünü puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki bin yıl yaşatılsın. Oysa uzun yaşamak kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarını çok iyi görmektedir.","arabic_text":"وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-96c.mp3","commentary_text":"Buradaki soru; madem onlar Allah tarafından seçilmiş bir millet ve cenneti sadece kendileri hak ediyor, o halde ne diye her biri bin yıl yaşamak istiyor ya da bin yıl yaşayacakmış gibi planlar yapıyor? 94. âyette de ifade edildiği gibi; ölümü isteseler ya! İsteyemezler, çünkü yaptıkları yüzünden azaba uğratılacaklarını bilirler. İnsan; dünya ve ahirete bir bütün olarak bakmayınca ve dünyayı da bu bütünün küçük bir parçası olarak görmeyince, dünya hayatına/dünyalıklara düşkünlüğü onu ahiret bilincinden koparır ve böylece kendini azaba yaklaştıracak eylemlerde bulunur. Oysa ahiret hayatı; Allah’ın insanlara bağışlamış olduğu bir nimettir. İnsanın ahirete inanması ve orada dünyada yaptıklarının karşılığına göre yaşayacağını bilmesi; canlı, adil, doğru, tarafsız, ilkeli, tutarlı ve ideal bir hayatın oluşmasını sağlar. Ahiret inancı insana sorumluluk duygusu kazandırır, onu kötülük yapmaktan ve kötü yaşamaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onları insanların hayata en düşkünü puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki bin yıl yaşatılsın. Oysa uzun yaşamak kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarını çok iyi görmektedir.","arabic_text":"وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-95c.mp3","commentary_text":"Buradaki soru; madem onlar Allah tarafından seçilmiş bir millet ve cenneti sadece kendileri hak ediyor, o halde ne diye her biri bin yıl yaşamak istiyor ya da bin yıl yaşayacakmış gibi planlar yapıyor? 94. âyette de ifade edildiği gibi; ölümü isteseler ya! İsteyemezler, çünkü yaptıkları yüzünden azaba uğratılacaklarını bilirler. İnsan; dünya ve ahirete bir bütün olarak bakmayınca ve dünyayı da bu bütünün küçük bir parçası olarak görmeyince, dünya hayatına/dünyalıklara düşkünlüğü onu ahiret bilincinden koparır ve böylece kendini azaba yaklaştıracak eylemlerde bulunur. Oysa ahiret hayatı; Allah’ın insanlara bağışlamış olduğu bir nimettir. İnsanın ahirete inanması ve orada dünyada yaptıklarının karşılığına göre yaşayacağını bilmesi; canlı, adil, doğru, tarafsız, ilkeli, tutarlı ve ideal bir hayatın oluşmasını sağlar. Ahiret inancı insana sorumluluk duygusu kazandırır, onu kötülük yapmaktan ve kötü yaşamaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onları insanların hayata en düşkünü puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki bin yıl yaşatılsın. Oysa uzun yaşamak kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarını çok iyi görmektedir.","arabic_text":"وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-96c.mp3","commentary_text":"Buradaki soru; madem onlar Allah tarafından seçilmiş bir millet ve cenneti sadece kendileri hak ediyor, o halde ne diye her biri bin yıl yaşamak istiyor ya da bin yıl yaşayacakmış gibi planlar yapıyor? 94. âyette de ifade edildiği gibi; ölümü isteseler ya! İsteyemezler, çünkü yaptıkları yüzünden azaba uğratılacaklarını bilirler. İnsan; dünya ve ahirete bir bütün olarak bakmayınca ve dünyayı da bu bütünün küçük bir parçası olarak görmeyince, dünya hayatına/dünyalıklara düşkünlüğü onu ahiret bilincinden koparır ve böylece kendini azaba yaklaştıracak eylemlerde bulunur. Oysa ahiret hayatı; Allah’ın insanlara bağışlamış olduğu bir nimettir. İnsanın ahirete inanması ve orada dünyada yaptıklarının karşılığına göre yaşayacağını bilmesi; canlı, adil, doğru, tarafsız, ilkeli, tutarlı ve ideal bir hayatın oluşmasını sağlar. Ahiret inancı insana sorumluluk duygusu kazandırır, onu kötülük yapmaktan ve kötü yaşamaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onları insanların hayata en düşkünü puta tapanlardan bile daha tutkunu olarak bulacaksın. Her biri ister ki bin yıl yaşatılsın. Oysa uzun yaşamak kendilerini azaptan kurtaracak değildir. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarını çok iyi görmektedir.","arabic_text":"وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-96c.mp3","commentary_text":"Buradaki soru; madem onlar Allah tarafından seçilmiş bir millet ve cenneti sadece kendileri hak ediyor, o halde ne diye her biri bin yıl yaşamak istiyor ya da bin yıl yaşayacakmış gibi planlar yapıyor? 94. âyette de ifade edildiği gibi; ölümü isteseler ya! İsteyemezler, çünkü yaptıkları yüzünden azaba uğratılacaklarını bilirler. İnsan; dünya ve ahirete bir bütün olarak bakmayınca ve dünyayı da bu bütünün küçük bir parçası olarak görmeyince, dünya hayatına/dünyalıklara düşkünlüğü onu ahiret bilincinden koparır ve böylece kendini azaba yaklaştıracak eylemlerde bulunur. Oysa ahiret hayatı; Allah’ın insanlara bağışlamış olduğu bir nimettir. İnsanın ahirete inanması ve orada dünyada yaptıklarının karşılığına göre yaşayacağını bilmesi; canlı, adil, doğru, tarafsız, ilkeli, tutarlı ve ideal bir hayatın oluşmasını sağlar. Ahiret inancı insana sorumluluk duygusu kazandırır, onu kötülük yapmaktan ve kötü yaşamaktan sakındırır, iyiliğe ve doğruluğa yönelterek ahlak ve fazilet sahibi yapar."},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: Kim Cebrail’e düşmansa iyi bilsin ki hem senden evvel indirilen kitapların doğruluğunu bildiren hem de inananlara doğru yolu gösteren ve bir müjdeci olan Kur’an’ı Allah’ın izniyle senin kalbine o (Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-97c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları; beklediği son peygamber aralarından çıkmayınca peygamberi seçmek ve ona vahyi iletmek sanki tek başına Cebrail’in yaptığı bir işmiş gibi Cebrail’e karşı düşmanlık beslemeye başladılar ve başlarına gelen bütün felaketlerin sorumlusu olarak onu gördüler."},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: Kim Cebrail’e düşmansa iyi bilsin ki hem senden evvel indirilen kitapların doğruluğunu bildiren hem de inananlara doğru yolu gösteren ve bir müjdeci olan Kur’an’ı Allah’ın izniyle senin kalbine o (Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-96c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları; beklediği son peygamber aralarından çıkmayınca peygamberi seçmek ve ona vahyi iletmek sanki tek başına Cebrail’in yaptığı bir işmiş gibi Cebrail’e karşı düşmanlık beslemeye başladılar ve başlarına gelen bütün felaketlerin sorumlusu olarak onu gördüler."},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: Kim Cebrail’e düşmansa iyi bilsin ki hem senden evvel indirilen kitapların doğruluğunu bildiren hem de inananlara doğru yolu gösteren ve bir müjdeci olan Kur’an’ı Allah’ın izniyle senin kalbine o (Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-97c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları; beklediği son peygamber aralarından çıkmayınca peygamberi seçmek ve ona vahyi iletmek sanki tek başına Cebrail’in yaptığı bir işmiş gibi Cebrail’e karşı düşmanlık beslemeye başladılar ve başlarına gelen bütün felaketlerin sorumlusu olarak onu gördüler."},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: Kim Cebrail’e düşmansa iyi bilsin ki hem senden evvel indirilen kitapların doğruluğunu bildiren hem de inananlara doğru yolu gösteren ve bir müjdeci olan Kur’an’ı Allah’ın izniyle senin kalbine o (Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-97c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları; beklediği son peygamber aralarından çıkmayınca peygamberi seçmek ve ona vahyi iletmek sanki tek başına Cebrail’in yaptığı bir işmiş gibi Cebrail’e karşı düşmanlık beslemeye başladılar ve başlarına gelen bütün felaketlerin sorumlusu olarak onu gördüler."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kim Allah’a meleklerine resullerine Cebrail’e Mikail’e düşmanlık beslerse (bilsin ki) Allah inkârcılardan nefret edendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِلّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَرُسُلِه۪ وَجِبْر۪يلَ وَم۪يكَالَ فَاِنَّ اللّٰهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kim Allah’a meleklerine resullerine Cebrail’e Mikail’e düşmanlık beslerse (bilsin ki) Allah inkârcılardan nefret edendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِلّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَرُسُلِه۪ وَجِبْر۪يلَ وَم۪يكَالَ فَاِنَّ اللّٰهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kim Allah’a meleklerine resullerine Cebrail’e Mikail’e düşmanlık beslerse (bilsin ki) Allah inkârcılardan nefret edendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِلّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَرُسُلِه۪ وَجِبْر۪يلَ وَم۪يكَالَ فَاِنَّ اللّٰهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kim Allah’a meleklerine resullerine Cebrail’e Mikail’e düşmanlık beslerse (bilsin ki) Allah inkârcılardan nefret edendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِلّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَرُسُلِه۪ وَجِبْر۪يلَ وَم۪يكَالَ فَاِنَّ اللّٰهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Biz sana apaçık âyetler indirdik. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۚ وَمَا يَكْفُرُ بِهَٓا اِلَّا الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Biz sana apaçık âyetler indirdik. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۚ وَمَا يَكْفُرُ بِهَٓا اِلَّا الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Biz sana apaçık âyetler indirdik. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۚ وَمَا يَكْفُرُ بِهَٓا اِلَّا الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Biz sana apaçık âyetler indirdik. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۚ وَمَا يَكْفُرُ بِهَٓا اِلَّا الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.","arabic_text":"وَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.","arabic_text":"وَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.","arabic_text":"وَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.","arabic_text":"وَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara ne zaman Allah tarafından yanlarındakini (Tevrat’ın aslını) doğrulayan bir resûl geldiyse kendilerine Kitap verilenlerden bir topluluk sanki hiç bilmiyormuş gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara ne zaman Allah tarafından yanlarındakini (Tevrat’ın aslını) doğrulayan bir resûl geldiyse kendilerine Kitap verilenlerden bir topluluk sanki hiç bilmiyormuş gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara ne zaman Allah tarafından yanlarındakini (Tevrat’ın aslını) doğrulayan bir resûl geldiyse kendilerine Kitap verilenlerden bir topluluk sanki hiç bilmiyormuş gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara ne zaman Allah tarafından yanlarındakini (Tevrat’ın aslını) doğrulayan bir resûl geldiyse kendilerine Kitap verilenlerden bir topluluk sanki hiç bilmiyormuş gibi Allah’ın kitabını arkalarına attılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Tevrat’ı bırakıp sihirle meşgul olan Yahudiler) Süleyman (Peygamber)in hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tinetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat o şeytanlar insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki güç sahibine ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o ikisi: “Biz yalnızca bir fitneyiz (imtihan vesilesiyiz sihri caiz görüp de) sakın küfre sapma(yın)!” demedikçe hiç kimseye (sihir adına bir şey) öğretmiyorlardı. Fakat (bazı düzenbazlar) o ikiliden erkekle karısının arasını açan sihri/haram tılsımları öğreniyorlardı. Oysa onlar Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen (onlar böyle yaparak) kendilerini zarara uğratacak ve fakat kendilerine hiçbir fayda getirmeyecek şeyleri öğreniyorlardı ve Andolsun onu (büyücülük sırlarını) satın alanın ahirette hiçbir payı olmadığını da biliyorlardı. Karşılığında kendi nefislerini (ve ahiret nimetlerini) sattıkları şeyin ne kadar kötü (pişmanlık verici) bir şey olduğunu bilselerdi (böyle davranmazlardı).","arabic_text":"وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-102c.mp3","commentary_text":"Eski toplumlarda sihir (büyü ve efsun) yapmak ve sihre inanmak çok yaygındı ve bunu sanat edinenlere de “sihirbaz” denirdi. Sihrin değişik yolları ve pek çok çeşitleri vardı. Sırf “gözbağcılık” tan ibaret sihirler olduğu gibi, ruhlar üzerinde etkili olan, karıkoca arasını açan, aile yuvasını yıkan, komşuları birbirine düşüren ve toplumu fesada uğratan sihirler de vardı. İşte bunun içindir ki İslam dini, sihri bütünüyle yasaklamıştır. Nitekim Taha suresi 20/69. Ayette “…Sihirbaz nereye varırsa varsın, hiçbir yerde iflah olmaz.” buyrulmuştur. O tarihte sihir, insanların hayatlarına öylesine girmişti ki dinî inançları bile etkiler vaziyetteydi. Bu yüzden Yahudiler, Hz. Süleyman’a verilen mucizeleri de sihir olarak düşünmüşler ve Süleyman peygamberin saltanatını yıkmak için de yine sihre başvurmuşlardı. Hz. Süleyman, Hz. Davud’un oğlu olup hem peygamberlikle vazifelendirilmiş hem de peygamberlerin hayalini gerçekleştirerek Allah’ın adını her tarafa duyuran bir güce sahip olmuştur. Kur’an’ı Kerim’de 16 yerde kendisinden bahsedilen Hz. Süleyman, farklı canlılarla diyalog kurma, rüzgârı kullanma gibi müstesna yeteneklere de sahipti."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Tevrat’ı bırakıp sihirle meşgul olan Yahudiler) Süleyman (Peygamber)in hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tinetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat o şeytanlar insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki güç sahibine ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o ikisi: “Biz yalnızca bir fitneyiz (imtihan vesilesiyiz sihri caiz görüp de) sakın küfre sapma(yın)!” demedikçe hiç kimseye (sihir adına bir şey) öğretmiyorlardı. Fakat (bazı düzenbazlar) o ikiliden erkekle karısının arasını açan sihri/haram tılsımları öğreniyorlardı. Oysa onlar Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen (onlar böyle yaparak) kendilerini zarara uğratacak ve fakat kendilerine hiçbir fayda getirmeyecek şeyleri öğreniyorlardı ve Andolsun onu (büyücülük sırlarını) satın alanın ahirette hiçbir payı olmadığını da biliyorlardı. Karşılığında kendi nefislerini (ve ahiret nimetlerini) sattıkları şeyin ne kadar kötü (pişmanlık verici) bir şey olduğunu bilselerdi (böyle davranmazlardı).","arabic_text":"وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-101c.mp3","commentary_text":"Eski toplumlarda sihir (büyü ve efsun) yapmak ve sihre inanmak çok yaygındı ve bunu sanat edinenlere de “sihirbaz” denirdi. Sihrin değişik yolları ve pek çok çeşitleri vardı. Sırf “gözbağcılık” tan ibaret sihirler olduğu gibi, ruhlar üzerinde etkili olan, karıkoca arasını açan, aile yuvasını yıkan, komşuları birbirine düşüren ve toplumu fesada uğratan sihirler de vardı. İşte bunun içindir ki İslam dini, sihri bütünüyle yasaklamıştır. Nitekim Taha suresi 20/69. Ayette “…Sihirbaz nereye varırsa varsın, hiçbir yerde iflah olmaz.” buyrulmuştur. O tarihte sihir, insanların hayatlarına öylesine girmişti ki dinî inançları bile etkiler vaziyetteydi. Bu yüzden Yahudiler, Hz. Süleyman’a verilen mucizeleri de sihir olarak düşünmüşler ve Süleyman peygamberin saltanatını yıkmak için de yine sihre başvurmuşlardı. Hz. Süleyman, Hz. Davud’un oğlu olup hem peygamberlikle vazifelendirilmiş hem de peygamberlerin hayalini gerçekleştirerek Allah’ın adını her tarafa duyuran bir güce sahip olmuştur. Kur’an’ı Kerim’de 16 yerde kendisinden bahsedilen Hz. Süleyman, farklı canlılarla diyalog kurma, rüzgârı kullanma gibi müstesna yeteneklere de sahipti."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Tevrat’ı bırakıp sihirle meşgul olan Yahudiler) Süleyman (Peygamber)in hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tinetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat o şeytanlar insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki güç sahibine ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o ikisi: “Biz yalnızca bir fitneyiz (imtihan vesilesiyiz sihri caiz görüp de) sakın küfre sapma(yın)!” demedikçe hiç kimseye (sihir adına bir şey) öğretmiyorlardı. Fakat (bazı düzenbazlar) o ikiliden erkekle karısının arasını açan sihri/haram tılsımları öğreniyorlardı. Oysa onlar Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen (onlar böyle yaparak) kendilerini zarara uğratacak ve fakat kendilerine hiçbir fayda getirmeyecek şeyleri öğreniyorlardı ve Andolsun onu (büyücülük sırlarını) satın alanın ahirette hiçbir payı olmadığını da biliyorlardı. Karşılığında kendi nefislerini (ve ahiret nimetlerini) sattıkları şeyin ne kadar kötü (pişmanlık verici) bir şey olduğunu bilselerdi (böyle davranmazlardı).","arabic_text":"وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-102c.mp3","commentary_text":"Eski toplumlarda sihir (büyü ve efsun) yapmak ve sihre inanmak çok yaygındı ve bunu sanat edinenlere de “sihirbaz” denirdi. Sihrin değişik yolları ve pek çok çeşitleri vardı. Sırf “gözbağcılık” tan ibaret sihirler olduğu gibi, ruhlar üzerinde etkili olan, karıkoca arasını açan, aile yuvasını yıkan, komşuları birbirine düşüren ve toplumu fesada uğratan sihirler de vardı. İşte bunun içindir ki İslam dini, sihri bütünüyle yasaklamıştır. Nitekim Taha suresi 20/69. Ayette “…Sihirbaz nereye varırsa varsın, hiçbir yerde iflah olmaz.” buyrulmuştur. O tarihte sihir, insanların hayatlarına öylesine girmişti ki dinî inançları bile etkiler vaziyetteydi. Bu yüzden Yahudiler, Hz. Süleyman’a verilen mucizeleri de sihir olarak düşünmüşler ve Süleyman peygamberin saltanatını yıkmak için de yine sihre başvurmuşlardı. Hz. Süleyman, Hz. Davud’un oğlu olup hem peygamberlikle vazifelendirilmiş hem de peygamberlerin hayalini gerçekleştirerek Allah’ın adını her tarafa duyuran bir güce sahip olmuştur. Kur’an’ı Kerim’de 16 yerde kendisinden bahsedilen Hz. Süleyman, farklı canlılarla diyalog kurma, rüzgârı kullanma gibi müstesna yeteneklere de sahipti."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Tevrat’ı bırakıp sihirle meşgul olan Yahudiler) Süleyman (Peygamber)in hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tinetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat o şeytanlar insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki güç sahibine ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o ikisi: “Biz yalnızca bir fitneyiz (imtihan vesilesiyiz sihri caiz görüp de) sakın küfre sapma(yın)!” demedikçe hiç kimseye (sihir adına bir şey) öğretmiyorlardı. Fakat (bazı düzenbazlar) o ikiliden erkekle karısının arasını açan sihri/haram tılsımları öğreniyorlardı. Oysa onlar Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen (onlar böyle yaparak) kendilerini zarara uğratacak ve fakat kendilerine hiçbir fayda getirmeyecek şeyleri öğreniyorlardı ve Andolsun onu (büyücülük sırlarını) satın alanın ahirette hiçbir payı olmadığını da biliyorlardı. Karşılığında kendi nefislerini (ve ahiret nimetlerini) sattıkları şeyin ne kadar kötü (pişmanlık verici) bir şey olduğunu bilselerdi (böyle davranmazlardı).","arabic_text":"وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-102c.mp3","commentary_text":"Eski toplumlarda sihir (büyü ve efsun) yapmak ve sihre inanmak çok yaygındı ve bunu sanat edinenlere de “sihirbaz” denirdi. Sihrin değişik yolları ve pek çok çeşitleri vardı. Sırf “gözbağcılık” tan ibaret sihirler olduğu gibi, ruhlar üzerinde etkili olan, karıkoca arasını açan, aile yuvasını yıkan, komşuları birbirine düşüren ve toplumu fesada uğratan sihirler de vardı. İşte bunun içindir ki İslam dini, sihri bütünüyle yasaklamıştır. Nitekim Taha suresi 20/69. Ayette “…Sihirbaz nereye varırsa varsın, hiçbir yerde iflah olmaz.” buyrulmuştur. O tarihte sihir, insanların hayatlarına öylesine girmişti ki dinî inançları bile etkiler vaziyetteydi. Bu yüzden Yahudiler, Hz. Süleyman’a verilen mucizeleri de sihir olarak düşünmüşler ve Süleyman peygamberin saltanatını yıkmak için de yine sihre başvurmuşlardı. Hz. Süleyman, Hz. Davud’un oğlu olup hem peygamberlikle vazifelendirilmiş hem de peygamberlerin hayalini gerçekleştirerek Allah’ın adını her tarafa duyuran bir güce sahip olmuştur. Kur’an’ı Kerim’de 16 yerde kendisinden bahsedilen Hz. Süleyman, farklı canlılarla diyalog kurma, rüzgârı kullanma gibi müstesna yeteneklere de sahipti."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Eğer onlar iman edip Allah’ın istediği gibi yaşasalardı Allah katından onlara erişecek olan ödül elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilmiş olsalardı!","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Eğer onlar iman edip Allah’ın istediği gibi yaşasalardı Allah katından onlara erişecek olan ödül elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilmiş olsalardı!","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Eğer onlar iman edip Allah’ın istediği gibi yaşasalardı Allah katından onlara erişecek olan ödül elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilmiş olsalardı!","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Eğer onlar iman edip Allah’ın istediği gibi yaşasalardı Allah katından onlara erişecek olan ödül elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilmiş olsalardı!","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ey inananlar! (Resûle) “Râinâ” (bizi güt) demeyin! Onun yerine: “Unzurnâ” (bize karşı tahammüllü ol bizi gözet bizi yönet) deyin ve ona kulak verin. Çünkü hakikati inkâr edenleri şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-104c.mp3","commentary_text":"“Bizi güt” anlamına gelen “râinâ” kelimesi; Arap Yahudileri tarafından o günkü konuşma dilinde, sövme ifadesi olarak da kullanılırdı. Yahudiler içlerindeki düşmanlığı kelime oyunlarıyla da ortaya koyarak İslam’ın peygamberini “Râinâ” kelimesiyle küçük düşürmeye çalışıyorlardı. “Râinâ”: bizi güt yani, peygamberin hitap ettiği kitleyi düşünemeyen, sorgulamayan sürü yerine koyan ve bu sürünün başındaki kişiyi de çobanları olarak gören bir alay kelimesi olarak kullanıyorlardı. Bunun üzerine Allah, inananlara aynı ifadeyi kullanmamalarını, onun yerine doğru olan “unzurnâ/bizi yönet” kelimesini kullanmalarını emretti."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ey inananlar! (Resûle) “Râinâ” (bizi güt) demeyin! Onun yerine: “Unzurnâ” (bize karşı tahammüllü ol bizi gözet bizi yönet) deyin ve ona kulak verin. Çünkü hakikati inkâr edenleri şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-103c.mp3","commentary_text":"“Bizi güt” anlamına gelen “râinâ” kelimesi; Arap Yahudileri tarafından o günkü konuşma dilinde, sövme ifadesi olarak da kullanılırdı. Yahudiler içlerindeki düşmanlığı kelime oyunlarıyla da ortaya koyarak İslam’ın peygamberini “Râinâ” kelimesiyle küçük düşürmeye çalışıyorlardı. “Râinâ”: bizi güt yani, peygamberin hitap ettiği kitleyi düşünemeyen, sorgulamayan sürü yerine koyan ve bu sürünün başındaki kişiyi de çobanları olarak gören bir alay kelimesi olarak kullanıyorlardı. Bunun üzerine Allah, inananlara aynı ifadeyi kullanmamalarını, onun yerine doğru olan “unzurnâ/bizi yönet” kelimesini kullanmalarını emretti."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ey inananlar! (Resûle) “Râinâ” (bizi güt) demeyin! Onun yerine: “Unzurnâ” (bize karşı tahammüllü ol bizi gözet bizi yönet) deyin ve ona kulak verin. Çünkü hakikati inkâr edenleri şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-104c.mp3","commentary_text":"“Bizi güt” anlamına gelen “râinâ” kelimesi; Arap Yahudileri tarafından o günkü konuşma dilinde, sövme ifadesi olarak da kullanılırdı. Yahudiler içlerindeki düşmanlığı kelime oyunlarıyla da ortaya koyarak İslam’ın peygamberini “Râinâ” kelimesiyle küçük düşürmeye çalışıyorlardı. “Râinâ”: bizi güt yani, peygamberin hitap ettiği kitleyi düşünemeyen, sorgulamayan sürü yerine koyan ve bu sürünün başındaki kişiyi de çobanları olarak gören bir alay kelimesi olarak kullanıyorlardı. Bunun üzerine Allah, inananlara aynı ifadeyi kullanmamalarını, onun yerine doğru olan “unzurnâ/bizi yönet” kelimesini kullanmalarını emretti."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ey inananlar! (Resûle) “Râinâ” (bizi güt) demeyin! Onun yerine: “Unzurnâ” (bize karşı tahammüllü ol bizi gözet bizi yönet) deyin ve ona kulak verin. Çünkü hakikati inkâr edenleri şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-104c.mp3","commentary_text":"“Bizi güt” anlamına gelen “râinâ” kelimesi; Arap Yahudileri tarafından o günkü konuşma dilinde, sövme ifadesi olarak da kullanılırdı. Yahudiler içlerindeki düşmanlığı kelime oyunlarıyla da ortaya koyarak İslam’ın peygamberini “Râinâ” kelimesiyle küçük düşürmeye çalışıyorlardı. “Râinâ”: bizi güt yani, peygamberin hitap ettiği kitleyi düşünemeyen, sorgulamayan sürü yerine koyan ve bu sürünün başındaki kişiyi de çobanları olarak gören bir alay kelimesi olarak kullanıyorlardı. Bunun üzerine Allah, inananlara aynı ifadeyi kullanmamalarını, onun yerine doğru olan “unzurnâ/bizi yönet” kelimesini kullanmalarını emretti."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Kitap ehlinden olan inkârcılar da müşrikler de Rabbinizden size hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğine/dileyene rahmetini tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-105c.mp3","commentary_text":"Burada yapılan vurgu; önceki vahyin takipçileri olan Yahudilerin ve Hıristiyanların, kendileri dışında herhangi bir topluma vahyin bahşedilmesine karşı çıkmaları, müşriklerin de vahiy ile toplumun kendi çıkar ve menfaatlerinin aksine barış, esenlik, adalet içerisinde yaşamayı kabul etmemelerinedir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Kitap ehlinden olan inkârcılar da müşrikler de Rabbinizden size hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğine/dileyene rahmetini tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-104c.mp3","commentary_text":"Burada yapılan vurgu; önceki vahyin takipçileri olan Yahudilerin ve Hıristiyanların, kendileri dışında herhangi bir topluma vahyin bahşedilmesine karşı çıkmaları, müşriklerin de vahiy ile toplumun kendi çıkar ve menfaatlerinin aksine barış, esenlik, adalet içerisinde yaşamayı kabul etmemelerinedir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Kitap ehlinden olan inkârcılar da müşrikler de Rabbinizden size hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğine/dileyene rahmetini tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-105c.mp3","commentary_text":"Burada yapılan vurgu; önceki vahyin takipçileri olan Yahudilerin ve Hıristiyanların, kendileri dışında herhangi bir topluma vahyin bahşedilmesine karşı çıkmaları, müşriklerin de vahiy ile toplumun kendi çıkar ve menfaatlerinin aksine barış, esenlik, adalet içerisinde yaşamayı kabul etmemelerinedir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Kitap ehlinden olan inkârcılar da müşrikler de Rabbinizden size hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğine/dileyene rahmetini tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-105c.mp3","commentary_text":"Burada yapılan vurgu; önceki vahyin takipçileri olan Yahudilerin ve Hıristiyanların, kendileri dışında herhangi bir topluma vahyin bahşedilmesine karşı çıkmaları, müşriklerin de vahiy ile toplumun kendi çıkar ve menfaatlerinin aksine barış, esenlik, adalet içerisinde yaşamayı kabul etmemelerinedir."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?","arabic_text":"مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-106c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade edildiğine göre; önceden nazil olmuş bir mesajın, sonradan gelen bir başka mesajla yürürlükten kaldırılmasına “nesh” denilmektedir. Bu âyette ortaya konulan gerçek; Tevrat ve İncil gibi eski kitapların mesajının yerini Kur’an mesajının almasıdır. O Kitaplardaki öğretilerin bir kısmı Âl-i İmran 3/3 ve Fatır 35/31. ayetlerinde ifade edildiği gibi; Kur’an’da yerini almış ise de bir kısmı yeni hükümlerle yürürlükten kaldırılmıştır. Allah, vahyin iniş süreci boyunca coğrafi şartların ve sosyal hayatın gereği olarak pedagojik bir eğitim metoduyla insanlığın maddi ve manevi gelişimine göre Kitaplar, şeriatlar göndermiş; bu âyette ve Âl-i İmran 3/50’de görüldüğü gibi öncekilere ait bazı hükümleri de bu süreçte yürürlükten kaldırmıştır. Nitekim bu durumu açıklar manada Kur’an’ı Kerim’de; “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?","arabic_text":"مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-105c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade edildiğine göre; önceden nazil olmuş bir mesajın, sonradan gelen bir başka mesajla yürürlükten kaldırılmasına “nesh” denilmektedir. Bu âyette ortaya konulan gerçek; Tevrat ve İncil gibi eski kitapların mesajının yerini Kur’an mesajının almasıdır. O Kitaplardaki öğretilerin bir kısmı Âl-i İmran 3/3 ve Fatır 35/31. ayetlerinde ifade edildiği gibi; Kur’an’da yerini almış ise de bir kısmı yeni hükümlerle yürürlükten kaldırılmıştır. Allah, vahyin iniş süreci boyunca coğrafi şartların ve sosyal hayatın gereği olarak pedagojik bir eğitim metoduyla insanlığın maddi ve manevi gelişimine göre Kitaplar, şeriatlar göndermiş; bu âyette ve Âl-i İmran 3/50’de görüldüğü gibi öncekilere ait bazı hükümleri de bu süreçte yürürlükten kaldırmıştır. Nitekim bu durumu açıklar manada Kur’an’ı Kerim’de; “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?","arabic_text":"مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-106c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade edildiğine göre; önceden nazil olmuş bir mesajın, sonradan gelen bir başka mesajla yürürlükten kaldırılmasına “nesh” denilmektedir. Bu âyette ortaya konulan gerçek; Tevrat ve İncil gibi eski kitapların mesajının yerini Kur’an mesajının almasıdır. O Kitaplardaki öğretilerin bir kısmı Âl-i İmran 3/3 ve Fatır 35/31. ayetlerinde ifade edildiği gibi; Kur’an’da yerini almış ise de bir kısmı yeni hükümlerle yürürlükten kaldırılmıştır. Allah, vahyin iniş süreci boyunca coğrafi şartların ve sosyal hayatın gereği olarak pedagojik bir eğitim metoduyla insanlığın maddi ve manevi gelişimine göre Kitaplar, şeriatlar göndermiş; bu âyette ve Âl-i İmran 3/50’de görüldüğü gibi öncekilere ait bazı hükümleri de bu süreçte yürürlükten kaldırmıştır. Nitekim bu durumu açıklar manada Kur’an’ı Kerim’de; “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?","arabic_text":"مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-106c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade edildiğine göre; önceden nazil olmuş bir mesajın, sonradan gelen bir başka mesajla yürürlükten kaldırılmasına “nesh” denilmektedir. Bu âyette ortaya konulan gerçek; Tevrat ve İncil gibi eski kitapların mesajının yerini Kur’an mesajının almasıdır. O Kitaplardaki öğretilerin bir kısmı Âl-i İmran 3/3 ve Fatır 35/31. ayetlerinde ifade edildiği gibi; Kur’an’da yerini almış ise de bir kısmı yeni hükümlerle yürürlükten kaldırılmıştır. Allah, vahyin iniş süreci boyunca coğrafi şartların ve sosyal hayatın gereği olarak pedagojik bir eğitim metoduyla insanlığın maddi ve manevi gelişimine göre Kitaplar, şeriatlar göndermiş; bu âyette ve Âl-i İmran 3/50’de görüldüğü gibi öncekilere ait bazı hükümleri de bu süreçte yürürlükten kaldırmıştır. Nitekim bu durumu açıklar manada Kur’an’ı Kerim’de; “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Yoksa vaktiyle Musa’yı sorguya çektikleri gibi siz de resullerinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim hakikate inanmak yerine onu inkâr etmeyi tercih ederse doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-108c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bazı Müslümanların Kur’an mesajının gerçekliğinin deruni kanıtını yeterli bulmayıp Hz. Peygamber’den vahyin dışında açık deliller ve mucizeler getirmesini istemeleri üzerine nazil olmuştur ki bu ayette de onların durumu Hz. Musa’nın kavminin durumuna benzetilmektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde anlatıldığı üzere, Hz. Musa ne zaman yeni bir emir verse ve ne zaman yeni bir yükümlülük bildirse Yahudiler hemen karşı çıkar ve farklı istekler öne sürerek gelen emri gölgede bırakmak isterlerdi."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Yoksa vaktiyle Musa’yı sorguya çektikleri gibi siz de resullerinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim hakikate inanmak yerine onu inkâr etmeyi tercih ederse doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-107c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bazı Müslümanların Kur’an mesajının gerçekliğinin deruni kanıtını yeterli bulmayıp Hz. Peygamber’den vahyin dışında açık deliller ve mucizeler getirmesini istemeleri üzerine nazil olmuştur ki bu ayette de onların durumu Hz. Musa’nın kavminin durumuna benzetilmektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde anlatıldığı üzere, Hz. Musa ne zaman yeni bir emir verse ve ne zaman yeni bir yükümlülük bildirse Yahudiler hemen karşı çıkar ve farklı istekler öne sürerek gelen emri gölgede bırakmak isterlerdi."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Yoksa vaktiyle Musa’yı sorguya çektikleri gibi siz de resullerinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim hakikate inanmak yerine onu inkâr etmeyi tercih ederse doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-108c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bazı Müslümanların Kur’an mesajının gerçekliğinin deruni kanıtını yeterli bulmayıp Hz. Peygamber’den vahyin dışında açık deliller ve mucizeler getirmesini istemeleri üzerine nazil olmuştur ki bu ayette de onların durumu Hz. Musa’nın kavminin durumuna benzetilmektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde anlatıldığı üzere, Hz. Musa ne zaman yeni bir emir verse ve ne zaman yeni bir yükümlülük bildirse Yahudiler hemen karşı çıkar ve farklı istekler öne sürerek gelen emri gölgede bırakmak isterlerdi."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Yoksa vaktiyle Musa’yı sorguya çektikleri gibi siz de resullerinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim hakikate inanmak yerine onu inkâr etmeyi tercih ederse doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-108c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bazı Müslümanların Kur’an mesajının gerçekliğinin deruni kanıtını yeterli bulmayıp Hz. Peygamber’den vahyin dışında açık deliller ve mucizeler getirmesini istemeleri üzerine nazil olmuştur ki bu ayette de onların durumu Hz. Musa’nın kavminin durumuna benzetilmektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde anlatıldığı üzere, Hz. Musa ne zaman yeni bir emir verse ve ne zaman yeni bir yükümlülük bildirse Yahudiler hemen karşı çıkar ve farklı istekler öne sürerek gelen emri gölgede bırakmak isterlerdi."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Kitap Ehlinin çoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş cizye ve benzeri şeylerde) Allah’ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّارًاۚ حَسَدًا مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-109c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların fütursuz ve sınırsız baskıları her geçen gün daha da artınca, İslam’ın ilk zamanlarındaki bu uygulama Tövbe sûresinin 9/5 ve 9/29. ayetleriyle kaldırılarak, inananlara savaş için izin verilmiştir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Kitap Ehlinin çoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş cizye ve benzeri şeylerde) Allah’ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّارًاۚ حَسَدًا مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-108c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların fütursuz ve sınırsız baskıları her geçen gün daha da artınca, İslam’ın ilk zamanlarındaki bu uygulama Tövbe sûresinin 9/5 ve 9/29. ayetleriyle kaldırılarak, inananlara savaş için izin verilmiştir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Kitap Ehlinin çoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş cizye ve benzeri şeylerde) Allah’ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّارًاۚ حَسَدًا مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-109c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların fütursuz ve sınırsız baskıları her geçen gün daha da artınca, İslam’ın ilk zamanlarındaki bu uygulama Tövbe sûresinin 9/5 ve 9/29. ayetleriyle kaldırılarak, inananlara savaş için izin verilmiştir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Kitap Ehlinin çoğu hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imandan sonra küfre döndürmek isterler. (Ey inananlar! Savaş cizye ve benzeri şeylerde) Allah’ın emri/tedbiri gelinceye kadar onları bağışlayın (gerek sözle gerekse eylemle onlara ilişmeyin) ve onları hoşgörün (müsamahalı davranıp idare edin). Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّارًاۚ حَسَدًا مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-109c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların fütursuz ve sınırsız baskıları her geçen gün daha da artınca, İslam’ın ilk zamanlarındaki bu uygulama Tövbe sûresinin 9/5 ve 9/29. ayetleriyle kaldırılarak, inananlara savaş için izin verilmiştir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin (mali yükümlülüğünüzü yerine getirin). Çünkü kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliği Allah katında mutlaka bulacaksınız. (Unutmayın ki) Allah bütün yaptıklarınızı görendir.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin (mali yükümlülüğünüzü yerine getirin). Çünkü kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliği Allah katında mutlaka bulacaksınız. (Unutmayın ki) Allah bütün yaptıklarınızı görendir.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin (mali yükümlülüğünüzü yerine getirin). Çünkü kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliği Allah katında mutlaka bulacaksınız. (Unutmayın ki) Allah bütün yaptıklarınızı görendir.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin (mali yükümlülüğünüzü yerine getirin). Çünkü kendiniz için önceden yaptığınız her iyiliği Allah katında mutlaka bulacaksınız. (Unutmayın ki) Allah bütün yaptıklarınızı görendir.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Onlar: “Yahudilerden ve Hıristiyanlardan başka hiç kimse Cennet’e giremeyecek.” dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Onlar: “Yahudilerden ve Hıristiyanlardan başka hiç kimse Cennet’e giremeyecek.” dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Onlar: “Yahudilerden ve Hıristiyanlardan başka hiç kimse Cennet’e giremeyecek.” dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Onlar: “Yahudilerden ve Hıristiyanlardan başka hiç kimse Cennet’e giremeyecek.” dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Hayır kim işini güzel yaparak yüzünü (kendini ruhu ve bedeniyle) Allah’a teslim ederse Rabbi katında mükâfatını görecektir ve böylelerine kaygılanacak ne de korkacaktır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-112c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vech/yüz” terimi; soyut anlamıyla kişinin bütün varlığını, bütün dikkat ve duyarlılığını, ruhunu ve bedenini dile getirmek için kullanılmıştır. Klasik Arapçada “vech/yüz” ifadesi; insanın özünü, bütün kişiliğini yahut bütün benliğini anlatmak için kullanılırdı. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade, bu iki kullanımı da içererek burada da kişinin her şeyiyle kendini Allah’a teslim etmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Hayır kim işini güzel yaparak yüzünü (kendini ruhu ve bedeniyle) Allah’a teslim ederse Rabbi katında mükâfatını görecektir ve böylelerine kaygılanacak ne de korkacaktır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-111c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vech/yüz” terimi; soyut anlamıyla kişinin bütün varlığını, bütün dikkat ve duyarlılığını, ruhunu ve bedenini dile getirmek için kullanılmıştır. Klasik Arapçada “vech/yüz” ifadesi; insanın özünü, bütün kişiliğini yahut bütün benliğini anlatmak için kullanılırdı. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade, bu iki kullanımı da içererek burada da kişinin her şeyiyle kendini Allah’a teslim etmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Hayır kim işini güzel yaparak yüzünü (kendini ruhu ve bedeniyle) Allah’a teslim ederse Rabbi katında mükâfatını görecektir ve böylelerine kaygılanacak ne de korkacaktır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-112c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vech/yüz” terimi; soyut anlamıyla kişinin bütün varlığını, bütün dikkat ve duyarlılığını, ruhunu ve bedenini dile getirmek için kullanılmıştır. Klasik Arapçada “vech/yüz” ifadesi; insanın özünü, bütün kişiliğini yahut bütün benliğini anlatmak için kullanılırdı. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade, bu iki kullanımı da içererek burada da kişinin her şeyiyle kendini Allah’a teslim etmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Hayır kim işini güzel yaparak yüzünü (kendini ruhu ve bedeniyle) Allah’a teslim ederse Rabbi katında mükâfatını görecektir ve böylelerine kaygılanacak ne de korkacaktır.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-112c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vech/yüz” terimi; soyut anlamıyla kişinin bütün varlığını, bütün dikkat ve duyarlılığını, ruhunu ve bedenini dile getirmek için kullanılmıştır. Klasik Arapçada “vech/yüz” ifadesi; insanın özünü, bütün kişiliğini yahut bütün benliğini anlatmak için kullanılırdı. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade, bu iki kullanımı da içererek burada da kişinin her şeyiyle kendini Allah’a teslim etmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Yahudiler: “Hıristiyanlar (dinde sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler (sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Oysa hepsi de Kitap’ı okuyorlar. Gerçeği bilmeyenler de onların dediğini söylemişlerdi. Kıyamet günü Allah anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍۖ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍۙ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْۚ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Yahudiler: “Hıristiyanlar (dinde sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler (sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Oysa hepsi de Kitap’ı okuyorlar. Gerçeği bilmeyenler de onların dediğini söylemişlerdi. Kıyamet günü Allah anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍۖ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍۙ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْۚ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Yahudiler: “Hıristiyanlar (dinde sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler (sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Oysa hepsi de Kitap’ı okuyorlar. Gerçeği bilmeyenler de onların dediğini söylemişlerdi. Kıyamet günü Allah anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍۖ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍۙ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْۚ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Yahudiler: “Hıristiyanlar (dinde sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler (sağlam) bir temele dayanmamaktadır.” dediler. Oysa hepsi de Kitap’ı okuyorlar. Gerçeği bilmeyenler de onların dediğini söylemişlerdi. Kıyamet günü Allah anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍۖ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍۙ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْۚ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Allah’ın mescitlerinde onun isminin anılmasını (ve İslami hakikatlerin konuşulmasını) engelleyen ve (İslam nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen) o yapıların yıkılmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Böyleleri oralara (istedikleri gibi değil) ancak korkarak/saygı duyarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada rezillik ahirette de büyük bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-114c.mp3","commentary_text":"Ayet; müşriklerin durumunu anlatan bir muhteva ile gelmiş olsa da Allah’ın mescitlerinde ya da onun nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen yapılarda, onun isminin katıksız olarak anılmasından yana tavır koymayan, tevhidi duruşa zarar veren şirk içerikli söylemlerle ve hurafe dolu anlatımlarla camileri/mescitleri/dine hizmet için inşa edilen yapıları gerçek fonksiyonunun dışına çekerek Allah’a ibadet etmekten ve onun öğretilerini konuşmaktan uzak tutan bugünün Müslümanına da uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Allah’ın mescitlerinde onun isminin anılmasını (ve İslami hakikatlerin konuşulmasını) engelleyen ve (İslam nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen) o yapıların yıkılmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Böyleleri oralara (istedikleri gibi değil) ancak korkarak/saygı duyarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada rezillik ahirette de büyük bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-113c.mp3","commentary_text":"Ayet; müşriklerin durumunu anlatan bir muhteva ile gelmiş olsa da Allah’ın mescitlerinde ya da onun nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen yapılarda, onun isminin katıksız olarak anılmasından yana tavır koymayan, tevhidi duruşa zarar veren şirk içerikli söylemlerle ve hurafe dolu anlatımlarla camileri/mescitleri/dine hizmet için inşa edilen yapıları gerçek fonksiyonunun dışına çekerek Allah’a ibadet etmekten ve onun öğretilerini konuşmaktan uzak tutan bugünün Müslümanına da uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Allah’ın mescitlerinde onun isminin anılmasını (ve İslami hakikatlerin konuşulmasını) engelleyen ve (İslam nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen) o yapıların yıkılmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Böyleleri oralara (istedikleri gibi değil) ancak korkarak/saygı duyarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada rezillik ahirette de büyük bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-114c.mp3","commentary_text":"Ayet; müşriklerin durumunu anlatan bir muhteva ile gelmiş olsa da Allah’ın mescitlerinde ya da onun nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen yapılarda, onun isminin katıksız olarak anılmasından yana tavır koymayan, tevhidi duruşa zarar veren şirk içerikli söylemlerle ve hurafe dolu anlatımlarla camileri/mescitleri/dine hizmet için inşa edilen yapıları gerçek fonksiyonunun dışına çekerek Allah’a ibadet etmekten ve onun öğretilerini konuşmaktan uzak tutan bugünün Müslümanına da uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Allah’ın mescitlerinde onun isminin anılmasını (ve İslami hakikatlerin konuşulmasını) engelleyen ve (İslam nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen) o yapıların yıkılmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Böyleleri oralara (istedikleri gibi değil) ancak korkarak/saygı duyarak girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada rezillik ahirette de büyük bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-114c.mp3","commentary_text":"Ayet; müşriklerin durumunu anlatan bir muhteva ile gelmiş olsa da Allah’ın mescitlerinde ya da onun nizamının kurulması ve korunması için inşa edilen yapılarda, onun isminin katıksız olarak anılmasından yana tavır koymayan, tevhidi duruşa zarar veren şirk içerikli söylemlerle ve hurafe dolu anlatımlarla camileri/mescitleri/dine hizmet için inşa edilen yapıları gerçek fonksiyonunun dışına çekerek Allah’a ibadet etmekten ve onun öğretilerini konuşmaktan uzak tutan bugünün Müslümanına da uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Doğu da Allah’ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah her şeyi kuşatandır (her yerde vardır ve gücü sınırsızdır) her şeyi (hakkıyla) bilendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-115c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e (Kudüs’teki mescide) doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan mescidin kıblesi de bir süre (16 ay) Mescid-i Aksa idi. Hicretin ikinci yılında (Bakara sûresi 2/144) kıblenin Kâbe’ye doğru döndürülmesiyle Yahudiler Müslümanların zihnini bulandıran ve kafalarını karıştıran söylemlere başlamışlardı. Bunlardan birisi; “Müslümanların, kıblenin değiştiği güne kadar yaklaşık 2,5 yıl yanlış yöne doğru yöneldikleri için namazlarının boş ve geçersiz olduğu” iddialarıydı. Bir diğeri ise; “Mademki Müslümanlar namaz kılarken bizim kıblemize dönüyorlar, o halde bizim kıblemiz haktır ve kıblesi hak olanın dini de haktır. Öyleyse dinimize neden uymuyorlar da yeni bir dinin geldiğini iddia ediyorlar?” demeleriydi.  İşte bu ayetle aynı zamanda Yahudilerin bu iddialarına da cevap verilmiş oluyor."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Doğu da Allah’ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah her şeyi kuşatandır (her yerde vardır ve gücü sınırsızdır) her şeyi (hakkıyla) bilendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-114c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e (Kudüs’teki mescide) doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan mescidin kıblesi de bir süre (16 ay) Mescid-i Aksa idi. Hicretin ikinci yılında (Bakara sûresi 2/144) kıblenin Kâbe’ye doğru döndürülmesiyle Yahudiler Müslümanların zihnini bulandıran ve kafalarını karıştıran söylemlere başlamışlardı. Bunlardan birisi; “Müslümanların, kıblenin değiştiği güne kadar yaklaşık 2,5 yıl yanlış yöne doğru yöneldikleri için namazlarının boş ve geçersiz olduğu” iddialarıydı. Bir diğeri ise; “Mademki Müslümanlar namaz kılarken bizim kıblemize dönüyorlar, o halde bizim kıblemiz haktır ve kıblesi hak olanın dini de haktır. Öyleyse dinimize neden uymuyorlar da yeni bir dinin geldiğini iddia ediyorlar?” demeleriydi.  İşte bu ayetle aynı zamanda Yahudilerin bu iddialarına da cevap verilmiş oluyor."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Doğu da Allah’ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah her şeyi kuşatandır (her yerde vardır ve gücü sınırsızdır) her şeyi (hakkıyla) bilendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-115c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e (Kudüs’teki mescide) doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan mescidin kıblesi de bir süre (16 ay) Mescid-i Aksa idi. Hicretin ikinci yılında (Bakara sûresi 2/144) kıblenin Kâbe’ye doğru döndürülmesiyle Yahudiler Müslümanların zihnini bulandıran ve kafalarını karıştıran söylemlere başlamışlardı. Bunlardan birisi; “Müslümanların, kıblenin değiştiği güne kadar yaklaşık 2,5 yıl yanlış yöne doğru yöneldikleri için namazlarının boş ve geçersiz olduğu” iddialarıydı. Bir diğeri ise; “Mademki Müslümanlar namaz kılarken bizim kıblemize dönüyorlar, o halde bizim kıblemiz haktır ve kıblesi hak olanın dini de haktır. Öyleyse dinimize neden uymuyorlar da yeni bir dinin geldiğini iddia ediyorlar?” demeleriydi.  İşte bu ayetle aynı zamanda Yahudilerin bu iddialarına da cevap verilmiş oluyor."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Doğu da Allah’ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah her şeyi kuşatandır (her yerde vardır ve gücü sınırsızdır) her şeyi (hakkıyla) bilendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-115c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e (Kudüs’teki mescide) doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan mescidin kıblesi de bir süre (16 ay) Mescid-i Aksa idi. Hicretin ikinci yılında (Bakara sûresi 2/144) kıblenin Kâbe’ye doğru döndürülmesiyle Yahudiler Müslümanların zihnini bulandıran ve kafalarını karıştıran söylemlere başlamışlardı. Bunlardan birisi; “Müslümanların, kıblenin değiştiği güne kadar yaklaşık 2,5 yıl yanlış yöne doğru yöneldikleri için namazlarının boş ve geçersiz olduğu” iddialarıydı. Bir diğeri ise; “Mademki Müslümanlar namaz kılarken bizim kıblemize dönüyorlar, o halde bizim kıblemiz haktır ve kıblesi hak olanın dini de haktır. Öyleyse dinimize neden uymuyorlar da yeni bir dinin geldiğini iddia ediyorlar?” demeleriydi.  İşte bu ayetle aynı zamanda Yahudilerin bu iddialarına da cevap verilmiş oluyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"“Allah çocuk edindi.” dediler. Hâşâ! O yücedir. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur hepsi ona boyun eğmiştir.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-116c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Üzeyir peygamberin Allah’ın oğlu olduğunu (Tevbe 9/30) ileri sürüyordu. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu (Maide 5/17) iddia ediyordu. Müşrikler de meleklerin Allah’ın kızları olduğunu (Nahl 16/57) söylüyordu. Bu âyet; kendisine isnat edilen bu saçmalıklardan Allah’ın münezzeh olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"116","turkish_text":"“Allah çocuk edindi.” dediler. Hâşâ! O yücedir. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur hepsi ona boyun eğmiştir.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-115c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Üzeyir peygamberin Allah’ın oğlu olduğunu (Tevbe 9/30) ileri sürüyordu. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu (Maide 5/17) iddia ediyordu. Müşrikler de meleklerin Allah’ın kızları olduğunu (Nahl 16/57) söylüyordu. Bu âyet; kendisine isnat edilen bu saçmalıklardan Allah’ın münezzeh olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"116","turkish_text":"“Allah çocuk edindi.” dediler. Hâşâ! O yücedir. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur hepsi ona boyun eğmiştir.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-116c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Üzeyir peygamberin Allah’ın oğlu olduğunu (Tevbe 9/30) ileri sürüyordu. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu (Maide 5/17) iddia ediyordu. Müşrikler de meleklerin Allah’ın kızları olduğunu (Nahl 16/57) söylüyordu. Bu âyet; kendisine isnat edilen bu saçmalıklardan Allah’ın münezzeh olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"116","turkish_text":"“Allah çocuk edindi.” dediler. Hâşâ! O yücedir. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur hepsi ona boyun eğmiştir.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-116c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Üzeyir peygamberin Allah’ın oğlu olduğunu (Tevbe 9/30) ileri sürüyordu. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu (Maide 5/17) iddia ediyordu. Müşrikler de meleklerin Allah’ın kızları olduğunu (Nahl 16/57) söylüyordu. Bu âyet; kendisine isnat edilen bu saçmalıklardan Allah’ın münezzeh olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Gökleri ve yeri (herhangi bir bir örnek/model olmaksızın) yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca “Ol” der o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Gökleri ve yeri (herhangi bir bir örnek/model olmaksızın) yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca “Ol” der o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Gökleri ve yeri (herhangi bir bir örnek/model olmaksızın) yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca “Ol” der o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Gökleri ve yeri (herhangi bir bir örnek/model olmaksızın) yaratandır. O bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca “Ol” der o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz bütün delilleri yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz bütün delilleri yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz bütün delilleri yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Ehl-i Kitap’tan ve müşriklerden bir takım) bilgisizler: “Allah (senin elçiliğin konusunda) bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Onlardan öncekiler de onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da hep birbirine benziyor. Gerçekte biz bütün delilleri yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz seni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.","arabic_text":"نَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz seni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.","arabic_text":"نَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz seni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.","arabic_text":"نَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz seni hak üzere müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem halkından sen sorumlu değilsin.","arabic_text":"نَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sen onların kendi dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Kuşkusuz doğru yol Allah’ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.","arabic_text":"وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sen onların kendi dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Kuşkusuz doğru yol Allah’ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.","arabic_text":"وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sen onların kendi dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Kuşkusuz doğru yol Allah’ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.","arabic_text":"وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sen onların kendi dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmayacaklardır. De ki: “Kuşkusuz doğru yol Allah’ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.","arabic_text":"وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz kitabı gereği gibi anlayarak okuyanlar işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkâr ederse işte (dünyada da ahirette de en büyük) zarara uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz kitabı gereği gibi anlayarak okuyanlar işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkâr ederse işte (dünyada da ahirette de en büyük) zarara uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz kitabı gereği gibi anlayarak okuyanlar işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkâr ederse işte (dünyada da ahirette de en büyük) zarara uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz kitabı gereği gibi anlayarak okuyanlar işte ona iman edenler bunlardır. Kim de onu inkâr ederse işte (dünyada da ahirette de en büyük) zarara uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizin (İslam’la şereflenerek) diğer kavimlere üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizin (İslam’la şereflenerek) diğer kavimlere üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizin (İslam’la şereflenerek) diğer kavimlere üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizin (İslam’la şereflenerek) diğer kavimlere üstün gelmenizi sağladığım günleri hatırlayın!","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani İbrahim’i Rabbi birtakım kelimelerle (emir ve yasaklarla) imtihan etmişti de o da bunları tamamlayınca: “Seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) önder yapacağım.” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!)” demişti. (Allah:) “Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ 125 وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-124c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. İbrahim’in soyundan gelmeleri sebebiyle “Allah’ın seçilmiş kulları” olduklarını iddia eden İsrailoğullarının bu iddiasını reddediyor ve ayrıca Hz. İbrahim’in de Allah katındaki makamının, biyolojik anlamda onun soyundan gelenlere kendininkiyle benzer bir konum kazandırmayacağını da açıkça ifade ediyor."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani İbrahim’i Rabbi birtakım kelimelerle (emir ve yasaklarla) imtihan etmişti de o da bunları tamamlayınca: “Seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) önder yapacağım.” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!)” demişti. (Allah:) “Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ 125 وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-123c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. İbrahim’in soyundan gelmeleri sebebiyle “Allah’ın seçilmiş kulları” olduklarını iddia eden İsrailoğullarının bu iddiasını reddediyor ve ayrıca Hz. İbrahim’in de Allah katındaki makamının, biyolojik anlamda onun soyundan gelenlere kendininkiyle benzer bir konum kazandırmayacağını da açıkça ifade ediyor."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani İbrahim’i Rabbi birtakım kelimelerle (emir ve yasaklarla) imtihan etmişti de o da bunları tamamlayınca: “Seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) önder yapacağım.” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!)” demişti. (Allah:) “Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ 125 وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-124c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. İbrahim’in soyundan gelmeleri sebebiyle “Allah’ın seçilmiş kulları” olduklarını iddia eden İsrailoğullarının bu iddiasını reddediyor ve ayrıca Hz. İbrahim’in de Allah katındaki makamının, biyolojik anlamda onun soyundan gelenlere kendininkiyle benzer bir konum kazandırmayacağını da açıkça ifade ediyor."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani İbrahim’i Rabbi birtakım kelimelerle (emir ve yasaklarla) imtihan etmişti de o da bunları tamamlayınca: “Seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) önder yapacağım.” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!)” demişti. (Allah:) “Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ 125 وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-124c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. İbrahim’in soyundan gelmeleri sebebiyle “Allah’ın seçilmiş kulları” olduklarını iddia eden İsrailoğullarının bu iddiasını reddediyor ve ayrıca Hz. İbrahim’in de Allah katındaki makamının, biyolojik anlamda onun soyundan gelenlere kendininkiyle benzer bir konum kazandırmayacağını da açıkça ifade ediyor."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Hani biz Kâbe’yi insanlar için sevap kazanmaya yönelik (insanların her taraftan gelip bir araya gelecekleri) bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yapmıştık. Siz de (İbrahim’in takipçileri olduğunuzun bir göstergesi olarak) İbrahim’in (Kâbe’de namaza durduğu) yeri namaz/dua yeri edinin (onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler kendini ibadete verenler rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!”","arabic_text":"وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-125c.mp3","commentary_text":"Allah’ın birliğini sembolize eden Kâbe, İslam’ın ideolojik bütünlüğünün de odak noktasıdır. İnsanların Kâbe’yi tavaf etmesi, sembolik olarak bütün insan davranışlarının Allah’ın birliğini merkez almasını göstermektedir. Kâbe’yi temiz tutmak, onu sadece maddi kirlerden arındırmak ya da putlardan temizlemek değil, aynı zamanda kalpleri de şirkten temizleyerek bir olan Allah’ta birleşmesidir. Yani Allah’ın belirlediği şekliyle bir yaşam birliği oluşturmaktır. Kâbe aynı zamanda insanlığı ahlâkî, kültürel, siyasi, ekonomik erozyonlara karşı korumak; zulmün, haksızlığın, talanın, yalanın karşısında dik durmak; huzur, güven ve barış ortamını sağlamak; adaleti, eşitliği ve hakkaniyeti tesis etmek; emanete, meşverete ve liyakate riayet etmek üzere yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan inanç sistemini dünyanın her tarafından gelen insanlara tanıtmak; İnananların tanışmasını ve kaynaşmasını sağlamak, sorunlarını görüşmek, çözüm yolları bulmak ve Müslümanların aralarındaki bağları güçlendirmek için toplanacakları bir yerdir."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Hani biz Kâbe’yi insanlar için sevap kazanmaya yönelik (insanların her taraftan gelip bir araya gelecekleri) bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yapmıştık. Siz de (İbrahim’in takipçileri olduğunuzun bir göstergesi olarak) İbrahim’in (Kâbe’de namaza durduğu) yeri namaz/dua yeri edinin (onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler kendini ibadete verenler rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!”","arabic_text":"وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-124c.mp3","commentary_text":"Allah’ın birliğini sembolize eden Kâbe, İslam’ın ideolojik bütünlüğünün de odak noktasıdır. İnsanların Kâbe’yi tavaf etmesi, sembolik olarak bütün insan davranışlarının Allah’ın birliğini merkez almasını göstermektedir. Kâbe’yi temiz tutmak, onu sadece maddi kirlerden arındırmak ya da putlardan temizlemek değil, aynı zamanda kalpleri de şirkten temizleyerek bir olan Allah’ta birleşmesidir. Yani Allah’ın belirlediği şekliyle bir yaşam birliği oluşturmaktır. Kâbe aynı zamanda insanlığı ahlâkî, kültürel, siyasi, ekonomik erozyonlara karşı korumak; zulmün, haksızlığın, talanın, yalanın karşısında dik durmak; huzur, güven ve barış ortamını sağlamak; adaleti, eşitliği ve hakkaniyeti tesis etmek; emanete, meşverete ve liyakate riayet etmek üzere yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan inanç sistemini dünyanın her tarafından gelen insanlara tanıtmak; İnananların tanışmasını ve kaynaşmasını sağlamak, sorunlarını görüşmek, çözüm yolları bulmak ve Müslümanların aralarındaki bağları güçlendirmek için toplanacakları bir yerdir."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Hani biz Kâbe’yi insanlar için sevap kazanmaya yönelik (insanların her taraftan gelip bir araya gelecekleri) bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yapmıştık. Siz de (İbrahim’in takipçileri olduğunuzun bir göstergesi olarak) İbrahim’in (Kâbe’de namaza durduğu) yeri namaz/dua yeri edinin (onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler kendini ibadete verenler rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!”","arabic_text":"وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-125c.mp3","commentary_text":"Allah’ın birliğini sembolize eden Kâbe, İslam’ın ideolojik bütünlüğünün de odak noktasıdır. İnsanların Kâbe’yi tavaf etmesi, sembolik olarak bütün insan davranışlarının Allah’ın birliğini merkez almasını göstermektedir. Kâbe’yi temiz tutmak, onu sadece maddi kirlerden arındırmak ya da putlardan temizlemek değil, aynı zamanda kalpleri de şirkten temizleyerek bir olan Allah’ta birleşmesidir. Yani Allah’ın belirlediği şekliyle bir yaşam birliği oluşturmaktır. Kâbe aynı zamanda insanlığı ahlâkî, kültürel, siyasi, ekonomik erozyonlara karşı korumak; zulmün, haksızlığın, talanın, yalanın karşısında dik durmak; huzur, güven ve barış ortamını sağlamak; adaleti, eşitliği ve hakkaniyeti tesis etmek; emanete, meşverete ve liyakate riayet etmek üzere yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan inanç sistemini dünyanın her tarafından gelen insanlara tanıtmak; İnananların tanışmasını ve kaynaşmasını sağlamak, sorunlarını görüşmek, çözüm yolları bulmak ve Müslümanların aralarındaki bağları güçlendirmek için toplanacakları bir yerdir."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Hani biz Kâbe’yi insanlar için sevap kazanmaya yönelik (insanların her taraftan gelip bir araya gelecekleri) bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yapmıştık. Siz de (İbrahim’in takipçileri olduğunuzun bir göstergesi olarak) İbrahim’in (Kâbe’de namaza durduğu) yeri namaz/dua yeri edinin (onu kendinize örnek alarak tevhid dinin savunucuları olun)! İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler kendini ibadete verenler rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun!”","arabic_text":"وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-125c.mp3","commentary_text":"Allah’ın birliğini sembolize eden Kâbe, İslam’ın ideolojik bütünlüğünün de odak noktasıdır. İnsanların Kâbe’yi tavaf etmesi, sembolik olarak bütün insan davranışlarının Allah’ın birliğini merkez almasını göstermektedir. Kâbe’yi temiz tutmak, onu sadece maddi kirlerden arındırmak ya da putlardan temizlemek değil, aynı zamanda kalpleri de şirkten temizleyerek bir olan Allah’ta birleşmesidir. Yani Allah’ın belirlediği şekliyle bir yaşam birliği oluşturmaktır. Kâbe aynı zamanda insanlığı ahlâkî, kültürel, siyasi, ekonomik erozyonlara karşı korumak; zulmün, haksızlığın, talanın, yalanın karşısında dik durmak; huzur, güven ve barış ortamını sağlamak; adaleti, eşitliği ve hakkaniyeti tesis etmek; emanete, meşverete ve liyakate riayet etmek üzere yalnızca Allah’a kulluk esasına dayanan inanç sistemini dünyanın her tarafından gelen insanlara tanıtmak; İnananların tanışmasını ve kaynaşmasını sağlamak, sorunlarını görüşmek, çözüm yolları bulmak ve Müslümanların aralarındaki bağları güçlendirmek için toplanacakları bir yerdir."},{"verse_number":"126","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli bir yer kıl halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle.” demişti. (Allah da) “Onlardan kâfir olanı dahi (yaşadığı müddetçe) bir süre geçindirir sonra cehennem azabına katlanmak zorunda tutarım. Ne kötü bir varış yeridir orası!” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli bir yer kıl halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle.” demişti. (Allah da) “Onlardan kâfir olanı dahi (yaşadığı müddetçe) bir süre geçindirir sonra cehennem azabına katlanmak zorunda tutarım. Ne kötü bir varış yeridir orası!” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli bir yer kıl halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle.” demişti. (Allah da) “Onlardan kâfir olanı dahi (yaşadığı müddetçe) bir süre geçindirir sonra cehennem azabına katlanmak zorunda tutarım. Ne kötü bir varış yeridir orası!” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Bu şehri güvenli bir yer kıl halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle.” demişti. (Allah da) “Onlardan kâfir olanı dahi (yaşadığı müddetçe) bir süre geçindirir sonra cehennem azabına katlanmak zorunda tutarım. Ne kötü bir varış yeridir orası!” buyurmuştu.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İbrahim İsmail’le birlikte Kâbe’nin sütunlarını/duvarlarını yükseltirken (ikisi şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz sen (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilensin.”","arabic_text":"وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İbrahim İsmail’le birlikte Kâbe’nin sütunlarını/duvarlarını yükseltirken (ikisi şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz sen (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilensin.”","arabic_text":"وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İbrahim İsmail’le birlikte Kâbe’nin sütunlarını/duvarlarını yükseltirken (ikisi şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz sen (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilensin.”","arabic_text":"وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İbrahim İsmail’le birlikte Kâbe’nin sütunlarını/duvarlarını yükseltirken (ikisi şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz sen (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilensin.”","arabic_text":"وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Rabbimiz! İkimizi sana teslim olanlardan kıl soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster tövbemizi kabul buyur. Şüphesiz tövbeleri en güzel şekilde kabul eden çok merhametli olan ancak Sensin!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Rabbimiz! İkimizi sana teslim olanlardan kıl soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster tövbemizi kabul buyur. Şüphesiz tövbeleri en güzel şekilde kabul eden çok merhametli olan ancak Sensin!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Rabbimiz! İkimizi sana teslim olanlardan kıl soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster tövbemizi kabul buyur. Şüphesiz tövbeleri en güzel şekilde kabul eden çok merhametli olan ancak Sensin!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Rabbimiz! İkimizi sana teslim olanlardan kıl soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yollarımızı göster tövbemizi kabul buyur. Şüphesiz tövbeleri en güzel şekilde kabul eden çok merhametli olan ancak Sensin!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resûl gönder onlara âyetlerini okusun kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (günahlardan) arındırsın. Çünkü üstün gelen her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resûl gönder onlara âyetlerini okusun kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (günahlardan) arındırsın. Çünkü üstün gelen her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resûl gönder onlara âyetlerini okusun kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (günahlardan) arındırsın. Çünkü üstün gelen her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Resûl gönder onlara âyetlerini okusun kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları (günahlardan) arındırsın. Çünkü üstün gelen her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun Biz onu dünyada seçkin kıldık. Ve âhirette de o muhakkak iyi ve hayırlı kullardan olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun Biz onu dünyada seçkin kıldık. Ve âhirette de o muhakkak iyi ve hayırlı kullardan olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun Biz onu dünyada seçkin kıldık. Ve âhirette de o muhakkak iyi ve hayırlı kullardan olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun Biz onu dünyada seçkin kıldık. Ve âhirette de o muhakkak iyi ve hayırlı kullardan olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Hani Rabbi ona: “(Hakka) teslim ol!” buyurduğu zaman o da (hiç tereddüt etmeden): “Âlemlerin Rabbine teslim oldum!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-131c.mp3","commentary_text":"İslam’ın kelime anlamlarından biride “teslim”dir. Teslim, “itaat etmek, boyun eğmek, doğrulamak, selamete ulaşmak” demektir. Bu da insanın tek olan Yaratıcısına iman ettikten sonra her şeyi ile ona teslim olup hayatını onun istediği şekilde biçimlendirmesi ve onun emirleri doğrultusunda yaşamasıdır. Müslüman, Allah’a teslim olan ve bu teslimiyetin gereği olarak da hayatını bütünüyle Allah’a göre dizayn eden kişidir. Ancak bu noktada Allah’a teslim olmayı bir kadercilik olarak değerlendirmek yanlış olur. Bu yüzden, Hz. İbrahim sadece “Teslim oldum.” demedi. Bu sözün sorumluluğunu diğer tüm peygamberler gibi yerine getirdi ve bu teslimiyeti örnek kişiliği ile başta oğulları olmak üzere kendinden sonraki kuşaklara hem önerdi hem de yaşayarak gösterdi. Zaten en büyük tebliğ de anlatmak değil, anlattığını tatbik ederek göstermektir."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Hani Rabbi ona: “(Hakka) teslim ol!” buyurduğu zaman o da (hiç tereddüt etmeden): “Âlemlerin Rabbine teslim oldum!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-131c.mp3","commentary_text":"İslam’ın kelime anlamlarından biride “teslim”dir. Teslim, “itaat etmek, boyun eğmek, doğrulamak, selamete ulaşmak” demektir. Bu da insanın tek olan Yaratıcısına iman ettikten sonra her şeyi ile ona teslim olup hayatını onun istediği şekilde biçimlendirmesi ve onun emirleri doğrultusunda yaşamasıdır. Müslüman, Allah’a teslim olan ve bu teslimiyetin gereği olarak da hayatını bütünüyle Allah’a göre dizayn eden kişidir. Ancak bu noktada Allah’a teslim olmayı bir kadercilik olarak değerlendirmek yanlış olur. Bu yüzden, Hz. İbrahim sadece “Teslim oldum.” demedi. Bu sözün sorumluluğunu diğer tüm peygamberler gibi yerine getirdi ve bu teslimiyeti örnek kişiliği ile başta oğulları olmak üzere kendinden sonraki kuşaklara hem önerdi hem de yaşayarak gösterdi. Zaten en büyük tebliğ de anlatmak değil, anlattığını tatbik ederek göstermektir."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Hani Rabbi ona: “(Hakka) teslim ol!” buyurduğu zaman o da (hiç tereddüt etmeden): “Âlemlerin Rabbine teslim oldum!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-130c.mp3","commentary_text":"İslam’ın kelime anlamlarından biride “teslim”dir. Teslim, “itaat etmek, boyun eğmek, doğrulamak, selamete ulaşmak” demektir. Bu da insanın tek olan Yaratıcısına iman ettikten sonra her şeyi ile ona teslim olup hayatını onun istediği şekilde biçimlendirmesi ve onun emirleri doğrultusunda yaşamasıdır. Müslüman, Allah’a teslim olan ve bu teslimiyetin gereği olarak da hayatını bütünüyle Allah’a göre dizayn eden kişidir. Ancak bu noktada Allah’a teslim olmayı bir kadercilik olarak değerlendirmek yanlış olur. Bu yüzden, Hz. İbrahim sadece “Teslim oldum.” demedi. Bu sözün sorumluluğunu diğer tüm peygamberler gibi yerine getirdi ve bu teslimiyeti örnek kişiliği ile başta oğulları olmak üzere kendinden sonraki kuşaklara hem önerdi hem de yaşayarak gösterdi. Zaten en büyük tebliğ de anlatmak değil, anlattığını tatbik ederek göstermektir."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Hani Rabbi ona: “(Hakka) teslim ol!” buyurduğu zaman o da (hiç tereddüt etmeden): “Âlemlerin Rabbine teslim oldum!” diye cevap vermişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-131c.mp3","commentary_text":"İslam’ın kelime anlamlarından biride “teslim”dir. Teslim, “itaat etmek, boyun eğmek, doğrulamak, selamete ulaşmak” demektir. Bu da insanın tek olan Yaratıcısına iman ettikten sonra her şeyi ile ona teslim olup hayatını onun istediği şekilde biçimlendirmesi ve onun emirleri doğrultusunda yaşamasıdır. Müslüman, Allah’a teslim olan ve bu teslimiyetin gereği olarak da hayatını bütünüyle Allah’a göre dizayn eden kişidir. Ancak bu noktada Allah’a teslim olmayı bir kadercilik olarak değerlendirmek yanlış olur. Bu yüzden, Hz. İbrahim sadece “Teslim oldum.” demedi. Bu sözün sorumluluğunu diğer tüm peygamberler gibi yerine getirdi ve bu teslimiyeti örnek kişiliği ile başta oğulları olmak üzere kendinden sonraki kuşaklara hem önerdi hem de yaşayarak gösterdi. Zaten en büyük tebliğ de anlatmak değil, anlattığını tatbik ederek göstermektir."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Aynı şeyi İbrahim oğullarına da tavsiye etti. (Torunu) Yakup da (öyle yaptı ve): “Ey oğullarım! Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. O halde (Müslüman olarak yaşayın ki) ancak Müslüman kimseler olarak ölün.”","arabic_text":"وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Aynı şeyi İbrahim oğullarına da tavsiye etti. (Torunu) Yakup da (öyle yaptı ve): “Ey oğullarım! Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. O halde (Müslüman olarak yaşayın ki) ancak Müslüman kimseler olarak ölün.”","arabic_text":"وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Aynı şeyi İbrahim oğullarına da tavsiye etti. (Torunu) Yakup da (öyle yaptı ve): “Ey oğullarım! Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. O halde (Müslüman olarak yaşayın ki) ancak Müslüman kimseler olarak ölün.”","arabic_text":"وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Aynı şeyi İbrahim oğullarına da tavsiye etti. (Torunu) Yakup da (öyle yaptı ve): “Ey oğullarım! Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. O halde (Müslüman olarak yaşayın ki) ancak Müslüman kimseler olarak ölün.”","arabic_text":"وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Yoksa Yakup’a ölüm geldiği zaman sizler yanında mıydınız? O oğullarına: “Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?” diye sormuştu. Onlar da: “Senin ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek ve biricik olan Allah’a kulluk edeceğiz. Biz yalnız ona teslim olmuşuz.” demişlerdi.","arabic_text":"اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Yoksa Yakup’a ölüm geldiği zaman sizler yanında mıydınız? O oğullarına: “Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?” diye sormuştu. Onlar da: “Senin ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek ve biricik olan Allah’a kulluk edeceğiz. Biz yalnız ona teslim olmuşuz.” demişlerdi.","arabic_text":"اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Yoksa Yakup’a ölüm geldiği zaman sizler yanında mıydınız? O oğullarına: “Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?” diye sormuştu. Onlar da: “Senin ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek ve biricik olan Allah’a kulluk edeceğiz. Biz yalnız ona teslim olmuşuz.” demişlerdi.","arabic_text":"اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Yoksa Yakup’a ölüm geldiği zaman sizler yanında mıydınız? O oğullarına: “Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?” diye sormuştu. Onlar da: “Senin ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek ve biricik olan Allah’a kulluk edeceğiz. Biz yalnız ona teslim olmuşuz.” demişlerdi.","arabic_text":"اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"İşte onlar (İbrahim ve Yakup’un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"لْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-134c.mp3","commentary_text":"Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3/67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez."},{"verse_number":"134","turkish_text":"İşte onlar (İbrahim ve Yakup’un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"لْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-134c.mp3","commentary_text":"Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3/67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez."},{"verse_number":"134","turkish_text":"İşte onlar (İbrahim ve Yakup’un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"لْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-133c.mp3","commentary_text":"Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3/67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez."},{"verse_number":"134","turkish_text":"İşte onlar (İbrahim ve Yakup’un oğulları) bir ümmetti ki geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız sizedir. Onların yapmış olduklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"لْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-134c.mp3","commentary_text":"Yahudiler ve Hıristiyanlar, Hz. İbrahim’e Yahudi ve Hıristiyan ismi vererek onun itibarından istifade etmek istiyorlardı. Oysa Âl-i İmran suresinin 3/67. ayetinde İbrahim peygamberin ne Yahudi ne de Hıristiyan olmadığı anlatılmaktadır. Ayrıca okuduğumuz ayetten anlıyoruz ki; İbrahim ve Yakup peygamberlerden ve onların oğullarından paye çıkarmanın kimseye de bir faydası yoktur. Herkes, kendi yaşadıklarıyla muamele görecek ve ebedi hayatı ona göre şekillenecektir. Ecdadımızın yaptıklarından sorumlu olmadığımız gibi kazandıklarından da nasiplenemeyiz. Onların arkada bıraktıkları dünyalıklar veraset yoluyla bizlere intikal edebilir ama yaşadıkları yani amelleri intikal edemez."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Onlar: “Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” derler. De ki: “Doğrusu biz batıl dinlerden uzaklaşıp Hakk’a yönelen İbrahim’in Hanif dini üzereyiz. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”","arabic_text":"وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-135c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Hanif” ifadesi; Hz. İbrahim ve milleti için kullanılmakla beraber İslam öncesinde günahtan, dünyevî zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran, Hakk’a dosdoğru yönelmiş bulunan insanları tanımlamak için kullanılırdı. Yani “Haniflik”; puta tapıcılığın karşıtı olarak bütün peygamberlerin milletinin ve tevhid dininin adıdır. Bu bakımdan, dini Allah’a has kılmak üzere görevlendirilmiş peygamberlerin dinlerine uyan, doğrunun yanında ve kötülüğün karşısında olan tevhid dinin müntesipleri de “Hanif”tir."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Onlar: “Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” derler. De ki: “Doğrusu biz batıl dinlerden uzaklaşıp Hakk’a yönelen İbrahim’in Hanif dini üzereyiz. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”","arabic_text":"وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-135c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Hanif” ifadesi; Hz. İbrahim ve milleti için kullanılmakla beraber İslam öncesinde günahtan, dünyevî zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran, Hakk’a dosdoğru yönelmiş bulunan insanları tanımlamak için kullanılırdı. Yani “Haniflik”; puta tapıcılığın karşıtı olarak bütün peygamberlerin milletinin ve tevhid dininin adıdır. Bu bakımdan, dini Allah’a has kılmak üzere görevlendirilmiş peygamberlerin dinlerine uyan, doğrunun yanında ve kötülüğün karşısında olan tevhid dinin müntesipleri de “Hanif”tir."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Onlar: “Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” derler. De ki: “Doğrusu biz batıl dinlerden uzaklaşıp Hakk’a yönelen İbrahim’in Hanif dini üzereyiz. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”","arabic_text":"وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-134c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Hanif” ifadesi; Hz. İbrahim ve milleti için kullanılmakla beraber İslam öncesinde günahtan, dünyevî zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran, Hakk’a dosdoğru yönelmiş bulunan insanları tanımlamak için kullanılırdı. Yani “Haniflik”; puta tapıcılığın karşıtı olarak bütün peygamberlerin milletinin ve tevhid dininin adıdır. Bu bakımdan, dini Allah’a has kılmak üzere görevlendirilmiş peygamberlerin dinlerine uyan, doğrunun yanında ve kötülüğün karşısında olan tevhid dinin müntesipleri de “Hanif”tir."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Onlar: “Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” derler. De ki: “Doğrusu biz batıl dinlerden uzaklaşıp Hakk’a yönelen İbrahim’in Hanif dini üzereyiz. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”","arabic_text":"وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-135c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Hanif” ifadesi; Hz. İbrahim ve milleti için kullanılmakla beraber İslam öncesinde günahtan, dünyevî zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran, Hakk’a dosdoğru yönelmiş bulunan insanları tanımlamak için kullanılırdı. Yani “Haniflik”; puta tapıcılığın karşıtı olarak bütün peygamberlerin milletinin ve tevhid dininin adıdır. Bu bakımdan, dini Allah’a has kılmak üzere görevlendirilmiş peygamberlerin dinlerine uyan, doğrunun yanında ve kötülüğün karşısında olan tevhid dinin müntesipleri de “Hanif”tir."},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Ey mü’minler!) Siz şöyle deyin: “Biz; Allah’a bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilmiş olanlara; Musa’ya İsa’ya verilenlere nebilere Rableri tarafından verilmiş olanlara iman ettik. Onların hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz ancak O’na teslim olan (Müslüman)larız.”","arabic_text":"قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":["2/253","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-136c.mp3","commentary_text":"Kronolojik sıralamaya göre nebilerin adlarını veren, mealen aktardığımız bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki; nasıl Hz. Muhammed bizim peygamberimiz ise Hz. İbrahim de Hz. İsmail de Hz. Yakup da Hz. İsa da Hz. Musa da ve diğer bütün nebiler de bizim peygamberlerimizdir. Ve bu peygamberlerin dinleriyle Hz. Muhammed’in dini aynıdır ve o da İslam’dır. Âyette geçen; “Nebîlere Rableri tarafından verilmiş olanlara” ifadesi, “Her nebî, resûl değildir. Nebîler, resûllerin kitaplarıyla amel etmektedir.” tezini de çürütmektedir. Bu cümleden anlıyoruz ki hangi adla anılırsa anılsın her peygamber vahiy almıştır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Ey mü’minler!) Siz şöyle deyin: “Biz; Allah’a bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilmiş olanlara; Musa’ya İsa’ya verilenlere nebilere Rableri tarafından verilmiş olanlara iman ettik. Onların hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz ancak O’na teslim olan (Müslüman)larız.”","arabic_text":"قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":["2/253","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-136c.mp3","commentary_text":"Kronolojik sıralamaya göre nebilerin adlarını veren, mealen aktardığımız bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki; nasıl Hz. Muhammed bizim peygamberimiz ise Hz. İbrahim de Hz. İsmail de Hz. Yakup da Hz. İsa da Hz. Musa da ve diğer bütün nebiler de bizim peygamberlerimizdir. Ve bu peygamberlerin dinleriyle Hz. Muhammed’in dini aynıdır ve o da İslam’dır. Âyette geçen; “Nebîlere Rableri tarafından verilmiş olanlara” ifadesi, “Her nebî, resûl değildir. Nebîler, resûllerin kitaplarıyla amel etmektedir.” tezini de çürütmektedir. Bu cümleden anlıyoruz ki hangi adla anılırsa anılsın her peygamber vahiy almıştır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Ey mü’minler!) Siz şöyle deyin: “Biz; Allah’a bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilmiş olanlara; Musa’ya İsa’ya verilenlere nebilere Rableri tarafından verilmiş olanlara iman ettik. Onların hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz ancak O’na teslim olan (Müslüman)larız.”","arabic_text":"قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":["2/253","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-135c.mp3","commentary_text":"Kronolojik sıralamaya göre nebilerin adlarını veren, mealen aktardığımız bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki; nasıl Hz. Muhammed bizim peygamberimiz ise Hz. İbrahim de Hz. İsmail de Hz. Yakup da Hz. İsa da Hz. Musa da ve diğer bütün nebiler de bizim peygamberlerimizdir. Ve bu peygamberlerin dinleriyle Hz. Muhammed’in dini aynıdır ve o da İslam’dır. Âyette geçen; “Nebîlere Rableri tarafından verilmiş olanlara” ifadesi, “Her nebî, resûl değildir. Nebîler, resûllerin kitaplarıyla amel etmektedir.” tezini de çürütmektedir. Bu cümleden anlıyoruz ki hangi adla anılırsa anılsın her peygamber vahiy almıştır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Ey mü’minler!) Siz şöyle deyin: “Biz; Allah’a bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilmiş olanlara; Musa’ya İsa’ya verilenlere nebilere Rableri tarafından verilmiş olanlara iman ettik. Onların hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz ancak O’na teslim olan (Müslüman)larız.”","arabic_text":"قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":["2/253","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-136c.mp3","commentary_text":"Kronolojik sıralamaya göre nebilerin adlarını veren, mealen aktardığımız bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki; nasıl Hz. Muhammed bizim peygamberimiz ise Hz. İbrahim de Hz. İsmail de Hz. Yakup da Hz. İsa da Hz. Musa da ve diğer bütün nebiler de bizim peygamberlerimizdir. Ve bu peygamberlerin dinleriyle Hz. Muhammed’in dini aynıdır ve o da İslam’dır. Âyette geçen; “Nebîlere Rableri tarafından verilmiş olanlara” ifadesi, “Her nebî, resûl değildir. Nebîler, resûllerin kitaplarıyla amel etmektedir.” tezini de çürütmektedir. Bu cümleden anlıyoruz ki hangi adla anılırsa anılsın her peygamber vahiy almıştır."},{"verse_number":"137","turkish_text":"Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"“Allah’ın verdiği rengi alınız (O’nun istediği şekilde hayatınızı dizayn ediniz)! Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir? Biz yalnız O’na kulluk ederiz.” deyiniz.","arabic_text":"صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-137.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-138c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Allah’ın verdiği rengi almak.” ifadesi; vahiyle hayatı inşa ederek anlamlı hale getirmektir. Yani, Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan inanç sistemini kabul ederek, hayatı bu sisteme göre düzenlemektir. “Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir.” ifadesi ise; diğer renklerin (sistemlerin) insanı tatmin etmede, ondaki güzelliği ve derinliği ortaya koymada yeterli olamayacağını göstermektedir. Bu bakımdan Allah’ın uygun gördüğünün dışındaki renkler (sistemler) insanın doğasıyla örtüşmediği için inanç sisteminde ve hayat tarzında çelişkiler ortaya çıkacaktır. Bunun çözümü tüm bu ifadeleri özetleyen, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunun yapılmaması; mutsuz ve huzursuz bir dünyanın oluşmasına sebep olacaktır."},{"verse_number":"138","turkish_text":"“Allah’ın verdiği rengi alınız (O’nun istediği şekilde hayatınızı dizayn ediniz)! Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir? Biz yalnız O’na kulluk ederiz.” deyiniz.","arabic_text":"صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-137.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-138c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Allah’ın verdiği rengi almak.” ifadesi; vahiyle hayatı inşa ederek anlamlı hale getirmektir. Yani, Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan inanç sistemini kabul ederek, hayatı bu sisteme göre düzenlemektir. “Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir.” ifadesi ise; diğer renklerin (sistemlerin) insanı tatmin etmede, ondaki güzelliği ve derinliği ortaya koymada yeterli olamayacağını göstermektedir. Bu bakımdan Allah’ın uygun gördüğünün dışındaki renkler (sistemler) insanın doğasıyla örtüşmediği için inanç sisteminde ve hayat tarzında çelişkiler ortaya çıkacaktır. Bunun çözümü tüm bu ifadeleri özetleyen, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunun yapılmaması; mutsuz ve huzursuz bir dünyanın oluşmasına sebep olacaktır."},{"verse_number":"138","turkish_text":"“Allah’ın verdiği rengi alınız (O’nun istediği şekilde hayatınızı dizayn ediniz)! Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir? Biz yalnız O’na kulluk ederiz.” deyiniz.","arabic_text":"صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-137.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-138c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Allah’ın verdiği rengi almak.” ifadesi; vahiyle hayatı inşa ederek anlamlı hale getirmektir. Yani, Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan inanç sistemini kabul ederek, hayatı bu sisteme göre düzenlemektir. “Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir.” ifadesi ise; diğer renklerin (sistemlerin) insanı tatmin etmede, ondaki güzelliği ve derinliği ortaya koymada yeterli olamayacağını göstermektedir. Bu bakımdan Allah’ın uygun gördüğünün dışındaki renkler (sistemler) insanın doğasıyla örtüşmediği için inanç sisteminde ve hayat tarzında çelişkiler ortaya çıkacaktır. Bunun çözümü tüm bu ifadeleri özetleyen, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunun yapılmaması; mutsuz ve huzursuz bir dünyanın oluşmasına sebep olacaktır."},{"verse_number":"138","turkish_text":"“Allah’ın verdiği rengi alınız (O’nun istediği şekilde hayatınızı dizayn ediniz)! Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir? Biz yalnız O’na kulluk ederiz.” deyiniz.","arabic_text":"صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-137.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-137c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Allah’ın verdiği rengi almak.” ifadesi; vahiyle hayatı inşa ederek anlamlı hale getirmektir. Yani, Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan inanç sistemini kabul ederek, hayatı bu sisteme göre düzenlemektir. “Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir.” ifadesi ise; diğer renklerin (sistemlerin) insanı tatmin etmede, ondaki güzelliği ve derinliği ortaya koymada yeterli olamayacağını göstermektedir. Bu bakımdan Allah’ın uygun gördüğünün dışındaki renkler (sistemler) insanın doğasıyla örtüşmediği için inanç sisteminde ve hayat tarzında çelişkiler ortaya çıkacaktır. Bunun çözümü tüm bu ifadeleri özetleyen, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunun yapılmaması; mutsuz ve huzursuz bir dünyanın oluşmasına sebep olacaktır."},{"verse_number":"139","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa o bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Biz kendimizi yalnızca ona gönülden adamışız (tam bir samimiyetle sadece O’na bağlanmışız).”","arabic_text":"لْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa o bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Biz kendimizi yalnızca ona gönülden adamışız (tam bir samimiyetle sadece O’na bağlanmışız).”","arabic_text":"لْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa o bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Biz kendimizi yalnızca ona gönülden adamışız (tam bir samimiyetle sadece O’na bağlanmışız).”","arabic_text":"لْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa o bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Biz kendimizi yalnızca ona gönülden adamışız (tam bir samimiyetle sadece O’na bağlanmışız).”","arabic_text":"لْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Yoksa siz; İbrahim İsmail İshak Yakup ve oğullarının Yahudi veya Hıristiyan olduğunu mu iddia ediyorsunuz? De ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Allah tarafından kendilerine verilen bir delili örtbas edenden daha zalim kim olabilir? Ama (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-140c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen peygamberlerin Yahudi ya da Hıristiyan olmadıkları Âl-i İmran sûresinin 3/67. ayetinde de apaçık belirtilmektedir. Allah katında yalnızca Allah’a kulluk etmek ve onun öğretilerine tam bir teslimiyetle itaat etmek anlamına gelen, “İslam” vardır. Yani ilk insandan günümüze tek din vardır ve o da İslamiyet’tir. Yahudilik de Hıristiyanlık da İslam dininin zamanla bozulmuş ve değiştirilmiş hallerinden başka bir şey değildir. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberler Yahudi ve Hıristiyan olmadıkları gibi, Hz. Musa ve Hz. İsa dâhil hiçbir peygamber de Yahudi ve Hıristiyan olmamıştır. Ayrıca bu konu ile alakalı olarak 2/136. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Yoksa siz; İbrahim İsmail İshak Yakup ve oğullarının Yahudi veya Hıristiyan olduğunu mu iddia ediyorsunuz? De ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Allah tarafından kendilerine verilen bir delili örtbas edenden daha zalim kim olabilir? Ama (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-140c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen peygamberlerin Yahudi ya da Hıristiyan olmadıkları Âl-i İmran sûresinin 3/67. ayetinde de apaçık belirtilmektedir. Allah katında yalnızca Allah’a kulluk etmek ve onun öğretilerine tam bir teslimiyetle itaat etmek anlamına gelen, “İslam” vardır. Yani ilk insandan günümüze tek din vardır ve o da İslamiyet’tir. Yahudilik de Hıristiyanlık da İslam dininin zamanla bozulmuş ve değiştirilmiş hallerinden başka bir şey değildir. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberler Yahudi ve Hıristiyan olmadıkları gibi, Hz. Musa ve Hz. İsa dâhil hiçbir peygamber de Yahudi ve Hıristiyan olmamıştır. Ayrıca bu konu ile alakalı olarak 2/136. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Yoksa siz; İbrahim İsmail İshak Yakup ve oğullarının Yahudi veya Hıristiyan olduğunu mu iddia ediyorsunuz? De ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Allah tarafından kendilerine verilen bir delili örtbas edenden daha zalim kim olabilir? Ama (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-140c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen peygamberlerin Yahudi ya da Hıristiyan olmadıkları Âl-i İmran sûresinin 3/67. ayetinde de apaçık belirtilmektedir. Allah katında yalnızca Allah’a kulluk etmek ve onun öğretilerine tam bir teslimiyetle itaat etmek anlamına gelen, “İslam” vardır. Yani ilk insandan günümüze tek din vardır ve o da İslamiyet’tir. Yahudilik de Hıristiyanlık da İslam dininin zamanla bozulmuş ve değiştirilmiş hallerinden başka bir şey değildir. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberler Yahudi ve Hıristiyan olmadıkları gibi, Hz. Musa ve Hz. İsa dâhil hiçbir peygamber de Yahudi ve Hıristiyan olmamıştır. Ayrıca bu konu ile alakalı olarak 2/136. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Yoksa siz; İbrahim İsmail İshak Yakup ve oğullarının Yahudi veya Hıristiyan olduğunu mu iddia ediyorsunuz? De ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Allah tarafından kendilerine verilen bir delili örtbas edenden daha zalim kim olabilir? Ama (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-139c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen peygamberlerin Yahudi ya da Hıristiyan olmadıkları Âl-i İmran sûresinin 3/67. ayetinde de apaçık belirtilmektedir. Allah katında yalnızca Allah’a kulluk etmek ve onun öğretilerine tam bir teslimiyetle itaat etmek anlamına gelen, “İslam” vardır. Yani ilk insandan günümüze tek din vardır ve o da İslamiyet’tir. Yahudilik de Hıristiyanlık da İslam dininin zamanla bozulmuş ve değiştirilmiş hallerinden başka bir şey değildir. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberler Yahudi ve Hıristiyan olmadıkları gibi, Hz. Musa ve Hz. İsa dâhil hiçbir peygamber de Yahudi ve Hıristiyan olmamıştır. Ayrıca bu konu ile alakalı olarak 2/136. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-141c.mp3","commentary_text":"Ayrıca ayet günümüze: geçmişte birbiri ile sorun yaşamış, ihtilafa düşmüş, savaşmış atalarının üzerinden kin, nefret, düşmanlık güdülmemesi gerektiğini, herkesin işlediklerinin sadece kendisini bağladığını, kimsenin de kendisinden önce yaşamış insanlar yüzünden bir sorumluluğunun olamayacağını ifade ediliyor."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-141c.mp3","commentary_text":"Ayrıca ayet günümüze: geçmişte birbiri ile sorun yaşamış, ihtilafa düşmüş, savaşmış atalarının üzerinden kin, nefret, düşmanlık güdülmemesi gerektiğini, herkesin işlediklerinin sadece kendisini bağladığını, kimsenin de kendisinden önce yaşamış insanlar yüzünden bir sorumluluğunun olamayacağını ifade ediliyor."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-141c.mp3","commentary_text":"Ayrıca ayet günümüze: geçmişte birbiri ile sorun yaşamış, ihtilafa düşmüş, savaşmış atalarının üzerinden kin, nefret, düşmanlık güdülmemesi gerektiğini, herkesin işlediklerinin sadece kendisini bağladığını, kimsenin de kendisinden önce yaşamış insanlar yüzünden bir sorumluluğunun olamayacağını ifade ediliyor."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.","arabic_text":"تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/134"],"audio_path":"1/1-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-140c.mp3","commentary_text":"Ayrıca ayet günümüze: geçmişte birbiri ile sorun yaşamış, ihtilafa düşmüş, savaşmış atalarının üzerinden kin, nefret, düşmanlık güdülmemesi gerektiğini, herkesin işlediklerinin sadece kendisini bağladığını, kimsenin de kendisinden önce yaşamış insanlar yüzünden bir sorumluluğunun olamayacağını ifade ediliyor."},{"verse_number":"142","turkish_text":"İnsanlar arasındaki dar kafalılar diyecekler ki: “Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları (Müslümanları) vazgeçiren nedir?” Sen de deki: “Doğu da batı da Allah’ındır. O (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.”","arabic_text":"سَيَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"İnsanlar arasındaki dar kafalılar diyecekler ki: “Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları (Müslümanları) vazgeçiren nedir?” Sen de deki: “Doğu da batı da Allah’ındır. O (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.”","arabic_text":"سَيَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"İnsanlar arasındaki dar kafalılar diyecekler ki: “Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları (Müslümanları) vazgeçiren nedir?” Sen de deki: “Doğu da batı da Allah’ındır. O (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.”","arabic_text":"سَيَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"İnsanlar arasındaki dar kafalılar diyecekler ki: “Şimdiye kadar uydukları kıbleden onları (Müslümanları) vazgeçiren nedir?” Sen de deki: “Doğu da batı da Allah’ındır. O (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.”","arabic_text":"سَيَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve işte böylece sizi dengeli ve ölçülü bir toplum kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri (örnekleri) olasınız ve resul de sizin hakkınızda şahit/örnek olsun. Senin vaktiyle (arzulayıp da şu anda) yöneldiğin Kâbe’yi kim resule uyuyor kim de gerisin geri dönüyor görelim diye kıble yaptık. Şüphesiz bu (değişiklik) Allah’ın (iyi niyet ve gayretinden dolayı) doğru yola ulaştırdığı kişilerden başka herkes için zor bir sınavdı. Allah sizin inancınızı kesinlikle göz ardı etmeyecektir. Unutmayın ki Allah insanlara karşı en şefkatli ve en merhametli olandır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يدًاۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Dengeli ve ölçülü bir toplum” ifadesi; zevk-u sefadan uzak duran, dünyalıklara soğuk ve ilgisiz davranırken dünyadan ilişkiyi kesecek derecede zühde meyletmeyen, taşkınlıklar ve savurganlıklar karşısında mutedil olan, doğruları konuşan, adil olan, insanın tabiatını ve imkânlarını değerlendirmede gerçekçi ve makul davranan, itidali ve adaleti belirleyici güç kabul eden, aşırılıklardan uzak duran bir topluluğu işaret eder. Dengeli ve ölçülü olmak; Kur’an’ın emridir ve sosyal hayatın da bir gereğidir. Hayatın insana yaraşır bir şekilde düzenlenebilmesi; aklın ve sağduyunun her daim aktif olmasına ve vahyin ortaya koyduğu kuralların pratik hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı yoktan yaratan Allah, kuşkusuz ki onun nasıl bir hayat yaşaması gerektiğini ve hangi kanunlarla güven içinde yaşayacağını da en iyi bilendir. Onun için insan, fıtratıyla uzlaşı içinde olur ve vahiy merkezli yaşarsa muhakkak ki huzurda ve güvende olur."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve işte böylece sizi dengeli ve ölçülü bir toplum kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri (örnekleri) olasınız ve resul de sizin hakkınızda şahit/örnek olsun. Senin vaktiyle (arzulayıp da şu anda) yöneldiğin Kâbe’yi kim resule uyuyor kim de gerisin geri dönüyor görelim diye kıble yaptık. Şüphesiz bu (değişiklik) Allah’ın (iyi niyet ve gayretinden dolayı) doğru yola ulaştırdığı kişilerden başka herkes için zor bir sınavdı. Allah sizin inancınızı kesinlikle göz ardı etmeyecektir. Unutmayın ki Allah insanlara karşı en şefkatli ve en merhametli olandır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يدًاۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Dengeli ve ölçülü bir toplum” ifadesi; zevk-u sefadan uzak duran, dünyalıklara soğuk ve ilgisiz davranırken dünyadan ilişkiyi kesecek derecede zühde meyletmeyen, taşkınlıklar ve savurganlıklar karşısında mutedil olan, doğruları konuşan, adil olan, insanın tabiatını ve imkânlarını değerlendirmede gerçekçi ve makul davranan, itidali ve adaleti belirleyici güç kabul eden, aşırılıklardan uzak duran bir topluluğu işaret eder. Dengeli ve ölçülü olmak; Kur’an’ın emridir ve sosyal hayatın da bir gereğidir. Hayatın insana yaraşır bir şekilde düzenlenebilmesi; aklın ve sağduyunun her daim aktif olmasına ve vahyin ortaya koyduğu kuralların pratik hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı yoktan yaratan Allah, kuşkusuz ki onun nasıl bir hayat yaşaması gerektiğini ve hangi kanunlarla güven içinde yaşayacağını da en iyi bilendir. Onun için insan, fıtratıyla uzlaşı içinde olur ve vahiy merkezli yaşarsa muhakkak ki huzurda ve güvende olur."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve işte böylece sizi dengeli ve ölçülü bir toplum kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri (örnekleri) olasınız ve resul de sizin hakkınızda şahit/örnek olsun. Senin vaktiyle (arzulayıp da şu anda) yöneldiğin Kâbe’yi kim resule uyuyor kim de gerisin geri dönüyor görelim diye kıble yaptık. Şüphesiz bu (değişiklik) Allah’ın (iyi niyet ve gayretinden dolayı) doğru yola ulaştırdığı kişilerden başka herkes için zor bir sınavdı. Allah sizin inancınızı kesinlikle göz ardı etmeyecektir. Unutmayın ki Allah insanlara karşı en şefkatli ve en merhametli olandır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يدًاۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Dengeli ve ölçülü bir toplum” ifadesi; zevk-u sefadan uzak duran, dünyalıklara soğuk ve ilgisiz davranırken dünyadan ilişkiyi kesecek derecede zühde meyletmeyen, taşkınlıklar ve savurganlıklar karşısında mutedil olan, doğruları konuşan, adil olan, insanın tabiatını ve imkânlarını değerlendirmede gerçekçi ve makul davranan, itidali ve adaleti belirleyici güç kabul eden, aşırılıklardan uzak duran bir topluluğu işaret eder. Dengeli ve ölçülü olmak; Kur’an’ın emridir ve sosyal hayatın da bir gereğidir. Hayatın insana yaraşır bir şekilde düzenlenebilmesi; aklın ve sağduyunun her daim aktif olmasına ve vahyin ortaya koyduğu kuralların pratik hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı yoktan yaratan Allah, kuşkusuz ki onun nasıl bir hayat yaşaması gerektiğini ve hangi kanunlarla güven içinde yaşayacağını da en iyi bilendir. Onun için insan, fıtratıyla uzlaşı içinde olur ve vahiy merkezli yaşarsa muhakkak ki huzurda ve güvende olur."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve işte böylece sizi dengeli ve ölçülü bir toplum kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri (örnekleri) olasınız ve resul de sizin hakkınızda şahit/örnek olsun. Senin vaktiyle (arzulayıp da şu anda) yöneldiğin Kâbe’yi kim resule uyuyor kim de gerisin geri dönüyor görelim diye kıble yaptık. Şüphesiz bu (değişiklik) Allah’ın (iyi niyet ve gayretinden dolayı) doğru yola ulaştırdığı kişilerden başka herkes için zor bir sınavdı. Allah sizin inancınızı kesinlikle göz ardı etmeyecektir. Unutmayın ki Allah insanlara karşı en şefkatli ve en merhametli olandır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يدًاۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-142c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Dengeli ve ölçülü bir toplum” ifadesi; zevk-u sefadan uzak duran, dünyalıklara soğuk ve ilgisiz davranırken dünyadan ilişkiyi kesecek derecede zühde meyletmeyen, taşkınlıklar ve savurganlıklar karşısında mutedil olan, doğruları konuşan, adil olan, insanın tabiatını ve imkânlarını değerlendirmede gerçekçi ve makul davranan, itidali ve adaleti belirleyici güç kabul eden, aşırılıklardan uzak duran bir topluluğu işaret eder. Dengeli ve ölçülü olmak; Kur’an’ın emridir ve sosyal hayatın da bir gereğidir. Hayatın insana yaraşır bir şekilde düzenlenebilmesi; aklın ve sağduyunun her daim aktif olmasına ve vahyin ortaya koyduğu kuralların pratik hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı yoktan yaratan Allah, kuşkusuz ki onun nasıl bir hayat yaşaması gerektiğini ve hangi kanunlarla güven içinde yaşayacağını da en iyi bilendir. Onun için insan, fıtratıyla uzlaşı içinde olur ve vahiy merkezli yaşarsa muhakkak ki huzurda ve güvende olur."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Ey Muhammed! Kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi hususunda) biz senin çok defa yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. Şimdi seni elbette hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yönünü Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru çevir. Siz de (ey mü’minler) her nerede olursanız olun yönünüzü oraya doğru çevirin! Şüphesiz kendilerine Kitap verilenler bu emrin Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-144c.mp3","commentary_text":"Hicretin ikinci yılının ortalarına kadar namaz, Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) doğru kılınıyordu. Fakat başta Hz. Muhammed olmak üzere, tüm Müslümanlar kıblenin Kâbe olmasını arzu ediyorlardı. Kâbe’yi putlardan temizlemek ve Hz. İbrahim devrindeki tevhid kimliğine büründürmek, Peygamber’in gönlündeki ideallerin başında geliyordu. Onun için kıblenin Kâbe olması konusunda sürekli bir beklenti içindeydi. Hicretten 16-17 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü Hz. Peygamber, Medine’de Selemeoğulları yurdunda öğle namazını kıldırırken, bu ayet geldi ve Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevirdi. Bu yüzden de o günden sonra, Selemeoğulları Mescidi’ne “Mescid-i Kıbleteyn” (İki Kıbleli Mescid) denilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Ey Muhammed! Kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi hususunda) biz senin çok defa yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. Şimdi seni elbette hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yönünü Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru çevir. Siz de (ey mü’minler) her nerede olursanız olun yönünüzü oraya doğru çevirin! Şüphesiz kendilerine Kitap verilenler bu emrin Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-144c.mp3","commentary_text":"Hicretin ikinci yılının ortalarına kadar namaz, Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) doğru kılınıyordu. Fakat başta Hz. Muhammed olmak üzere, tüm Müslümanlar kıblenin Kâbe olmasını arzu ediyorlardı. Kâbe’yi putlardan temizlemek ve Hz. İbrahim devrindeki tevhid kimliğine büründürmek, Peygamber’in gönlündeki ideallerin başında geliyordu. Onun için kıblenin Kâbe olması konusunda sürekli bir beklenti içindeydi. Hicretten 16-17 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü Hz. Peygamber, Medine’de Selemeoğulları yurdunda öğle namazını kıldırırken, bu ayet geldi ve Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevirdi. Bu yüzden de o günden sonra, Selemeoğulları Mescidi’ne “Mescid-i Kıbleteyn” (İki Kıbleli Mescid) denilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Ey Muhammed! Kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi hususunda) biz senin çok defa yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. Şimdi seni elbette hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yönünü Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru çevir. Siz de (ey mü’minler) her nerede olursanız olun yönünüzü oraya doğru çevirin! Şüphesiz kendilerine Kitap verilenler bu emrin Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-144c.mp3","commentary_text":"Hicretin ikinci yılının ortalarına kadar namaz, Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) doğru kılınıyordu. Fakat başta Hz. Muhammed olmak üzere, tüm Müslümanlar kıblenin Kâbe olmasını arzu ediyorlardı. Kâbe’yi putlardan temizlemek ve Hz. İbrahim devrindeki tevhid kimliğine büründürmek, Peygamber’in gönlündeki ideallerin başında geliyordu. Onun için kıblenin Kâbe olması konusunda sürekli bir beklenti içindeydi. Hicretten 16-17 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü Hz. Peygamber, Medine’de Selemeoğulları yurdunda öğle namazını kıldırırken, bu ayet geldi ve Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevirdi. Bu yüzden de o günden sonra, Selemeoğulları Mescidi’ne “Mescid-i Kıbleteyn” (İki Kıbleli Mescid) denilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Ey Muhammed! Kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi hususunda) biz senin çok defa yüzünü semaya doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. Şimdi seni elbette hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yönünü Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru çevir. Siz de (ey mü’minler) her nerede olursanız olun yönünüzü oraya doğru çevirin! Şüphesiz kendilerine Kitap verilenler bu emrin Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-143c.mp3","commentary_text":"Hicretin ikinci yılının ortalarına kadar namaz, Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) doğru kılınıyordu. Fakat başta Hz. Muhammed olmak üzere, tüm Müslümanlar kıblenin Kâbe olmasını arzu ediyorlardı. Kâbe’yi putlardan temizlemek ve Hz. İbrahim devrindeki tevhid kimliğine büründürmek, Peygamber’in gönlündeki ideallerin başında geliyordu. Onun için kıblenin Kâbe olması konusunda sürekli bir beklenti içindeydi. Hicretten 16-17 ay kadar sonra Şaban ayının 15. günü Hz. Peygamber, Medine’de Selemeoğulları yurdunda öğle namazını kıldırırken, bu ayet geldi ve Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevirdi. Bu yüzden de o günden sonra, Selemeoğulları Mescidi’ne “Mescid-i Kıbleteyn” (İki Kıbleli Mescid) denilmiştir."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Sen Kitap verilenlere her türlü delili getirsen onlar yine de senin kıblene yönelmezler. Ne sen onların kıblelerine yönelirsin ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın bu durumda kuşkusuz sen kendine zulmedenlerden olurdun.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-145c.mp3","commentary_text":"“Onlardan” kastedilen Yahudiler ve Hıristiyanlardır. Zira Yahudiler, Kudüs’teki Süleyman Mabedine yani Beyt’i Makdis’e Hıristiyanlar ise doğuya yönelirlerdi."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Sen Kitap verilenlere her türlü delili getirsen onlar yine de senin kıblene yönelmezler. Ne sen onların kıblelerine yönelirsin ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın bu durumda kuşkusuz sen kendine zulmedenlerden olurdun.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-145c.mp3","commentary_text":"“Onlardan” kastedilen Yahudiler ve Hıristiyanlardır. Zira Yahudiler, Kudüs’teki Süleyman Mabedine yani Beyt’i Makdis’e Hıristiyanlar ise doğuya yönelirlerdi."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Sen Kitap verilenlere her türlü delili getirsen onlar yine de senin kıblene yönelmezler. Ne sen onların kıblelerine yönelirsin ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın bu durumda kuşkusuz sen kendine zulmedenlerden olurdun.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-145c.mp3","commentary_text":"“Onlardan” kastedilen Yahudiler ve Hıristiyanlardır. Zira Yahudiler, Kudüs’teki Süleyman Mabedine yani Beyt’i Makdis’e Hıristiyanlar ise doğuya yönelirlerdi."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Sen Kitap verilenlere her türlü delili getirsen onlar yine de senin kıblene yönelmezler. Ne sen onların kıblelerine yönelirsin ne de onlar birbirlerinin kıblelerine yönelirler. Ve eğer sana ilim geldikten sonra onların asılsız görüşlerine uysaydın bu durumda kuşkusuz sen kendine zulmedenlerden olurdun.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"1/1-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-144c.mp3","commentary_text":"“Onlardan” kastedilen Yahudiler ve Hıristiyanlardır. Zira Yahudiler, Kudüs’teki Süleyman Mabedine yani Beyt’i Makdis’e Hıristiyanlar ise doğuya yönelirlerdi."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Daha önce kendilerine Kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hıristiyan bilginleri) onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken onlardan bazıları (kıskançlık ve bencillikleri yüzünden) hakikati bilerek örtbas ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Daha önce kendilerine Kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hıristiyan bilginleri) onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken onlardan bazıları (kıskançlık ve bencillikleri yüzünden) hakikati bilerek örtbas ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Daha önce kendilerine Kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hıristiyan bilginleri) onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken onlardan bazıları (kıskançlık ve bencillikleri yüzünden) hakikati bilerek örtbas ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Daha önce kendilerine Kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hıristiyan bilginleri) onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken onlardan bazıları (kıskançlık ve bencillikleri yüzünden) hakikati bilerek örtbas ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Hakikat Rabbinden (gelen)dir. Bu konuda asla şüpheye düşenlerden olma!","arabic_text":"اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Hakikat Rabbinden (gelen)dir. Bu konuda asla şüpheye düşenlerden olma!","arabic_text":"اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Hakikat Rabbinden (gelen)dir. Bu konuda asla şüpheye düşenlerden olma!","arabic_text":"اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Hakikat Rabbinden (gelen)dir. Bu konuda asla şüpheye düşenlerden olma!","arabic_text":"اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Herkesin yöneldiği bir istikameti ve hedefi vardır ki ona yönelir. Öyle ise (ey inananlar!) siz de iyi ve güzel hedefler koyarak hayır işlerinde yarışın. Nerede bulunursanız bulunun Allah hepinizi kendi katında (mahşerde) toplayacaktır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Herkesin yöneldiği bir istikameti ve hedefi vardır ki ona yönelir. Öyle ise (ey inananlar!) siz de iyi ve güzel hedefler koyarak hayır işlerinde yarışın. Nerede bulunursanız bulunun Allah hepinizi kendi katında (mahşerde) toplayacaktır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Herkesin yöneldiği bir istikameti ve hedefi vardır ki ona yönelir. Öyle ise (ey inananlar!) siz de iyi ve güzel hedefler koyarak hayır işlerinde yarışın. Nerede bulunursanız bulunun Allah hepinizi kendi katında (mahşerde) toplayacaktır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Herkesin yöneldiği bir istikameti ve hedefi vardır ki ona yönelir. Öyle ise (ey inananlar!) siz de iyi ve güzel hedefler koyarak hayır işlerinde yarışın. Nerede bulunursanız bulunun Allah hepinizi kendi katında (mahşerde) toplayacaktır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Evet nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Ey inananlar! Siz de) nerede (ve ne halde) olursanız olun yönünüzü o yana çevirin ki zalimlerin dışındaki diğer insanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri aleyhinize (sizi küçük düşürecek) bir bahaneleri kalmasın. Artık onlardan korkmayın Ben(im azabım)dan korkun ki size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece doğru yolu bulabilesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-150c.mp3","commentary_text":"Burada “Mescid-i Haram’a yönelin.” emrinden maksat; sadece namazları Kâbe’ye doğru ikame etmeyi değil, aynı zamanda yaşananların Allah’ın mesajları istikametinde olması gerektiğini de içeriyor. Zira ayetin ikinci cümlesindeki “İnsanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri kalmasın.” ifadesinden de bunu anlıyoruz. Yani inandıklarınızla yaşadıklarınız tutarsız olmamalı, söz ve davranışlarınız birbiriyle uyumlu olmalı, ikisi arasında her şeyde olduğu gibi bir denge olmalı. Aksi takdirde, kendinizin inandığı ve fakat uymadığı bir dine başkalarını da inandıramazsınız denilmektedir."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Evet nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Ey inananlar! Siz de) nerede (ve ne halde) olursanız olun yönünüzü o yana çevirin ki zalimlerin dışındaki diğer insanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri aleyhinize (sizi küçük düşürecek) bir bahaneleri kalmasın. Artık onlardan korkmayın Ben(im azabım)dan korkun ki size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece doğru yolu bulabilesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-150c.mp3","commentary_text":"Burada “Mescid-i Haram’a yönelin.” emrinden maksat; sadece namazları Kâbe’ye doğru ikame etmeyi değil, aynı zamanda yaşananların Allah’ın mesajları istikametinde olması gerektiğini de içeriyor. Zira ayetin ikinci cümlesindeki “İnsanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri kalmasın.” ifadesinden de bunu anlıyoruz. Yani inandıklarınızla yaşadıklarınız tutarsız olmamalı, söz ve davranışlarınız birbiriyle uyumlu olmalı, ikisi arasında her şeyde olduğu gibi bir denge olmalı. Aksi takdirde, kendinizin inandığı ve fakat uymadığı bir dine başkalarını da inandıramazsınız denilmektedir."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Evet nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Ey inananlar! Siz de) nerede (ve ne halde) olursanız olun yönünüzü o yana çevirin ki zalimlerin dışındaki diğer insanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri aleyhinize (sizi küçük düşürecek) bir bahaneleri kalmasın. Artık onlardan korkmayın Ben(im azabım)dan korkun ki size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece doğru yolu bulabilesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-150c.mp3","commentary_text":"Burada “Mescid-i Haram’a yönelin.” emrinden maksat; sadece namazları Kâbe’ye doğru ikame etmeyi değil, aynı zamanda yaşananların Allah’ın mesajları istikametinde olması gerektiğini de içeriyor. Zira ayetin ikinci cümlesindeki “İnsanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri kalmasın.” ifadesinden de bunu anlıyoruz. Yani inandıklarınızla yaşadıklarınız tutarsız olmamalı, söz ve davranışlarınız birbiriyle uyumlu olmalı, ikisi arasında her şeyde olduğu gibi bir denge olmalı. Aksi takdirde, kendinizin inandığı ve fakat uymadığı bir dine başkalarını da inandıramazsınız denilmektedir."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Evet nereden yola çıkarsan çık yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Ey inananlar! Siz de) nerede (ve ne halde) olursanız olun yönünüzü o yana çevirin ki zalimlerin dışındaki diğer insanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri aleyhinize (sizi küçük düşürecek) bir bahaneleri kalmasın. Artık onlardan korkmayın Ben(im azabım)dan korkun ki size olan nimetimi tamamlayayım ve böylece doğru yolu bulabilesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-149c.mp3","commentary_text":"Burada “Mescid-i Haram’a yönelin.” emrinden maksat; sadece namazları Kâbe’ye doğru ikame etmeyi değil, aynı zamanda yaşananların Allah’ın mesajları istikametinde olması gerektiğini de içeriyor. Zira ayetin ikinci cümlesindeki “İnsanların size karşı kullanabilecekleri bir delilleri kalmasın.” ifadesinden de bunu anlıyoruz. Yani inandıklarınızla yaşadıklarınız tutarsız olmamalı, söz ve davranışlarınız birbiriyle uyumlu olmalı, ikisi arasında her şeyde olduğu gibi bir denge olmalı. Aksi takdirde, kendinizin inandığı ve fakat uymadığı bir dine başkalarını da inandıramazsınız denilmektedir."},{"verse_number":"151","turkish_text":"Nitekim kendi aranızdan size ayetlerimizi okuyan sizi her türlü kötülükten arındıran size kitap ve hikmeti gösteren ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir resul gönderdik.","arabic_text":"كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Nitekim kendi aranızdan size ayetlerimizi okuyan sizi her türlü kötülükten arındıran size kitap ve hikmeti gösteren ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir resul gönderdik.","arabic_text":"كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Nitekim kendi aranızdan size ayetlerimizi okuyan sizi her türlü kötülükten arındıran size kitap ve hikmeti gösteren ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir resul gönderdik.","arabic_text":"كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Nitekim kendi aranızdan size ayetlerimizi okuyan sizi her türlü kötülükten arındıran size kitap ve hikmeti gösteren ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir resul gönderdik.","arabic_text":"كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"O halde (her işte ve her yerde) beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana şükredin ve asla nankörlük etmeyin!","arabic_text":"فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-152c.mp3","commentary_text":"İnsanın Allah’ı hatırlaması genel anlamda; nerede ve hangi şartlarda olursa olsun Allah’a karşı sorumluluğun gereği olarak aklını işleterek, vahyi hayatın merkezine taşıması ve Peygamber’in rehberliğini düstur edinmesidir. Allah katında bu hatırlanma; kulunun göstereceği erdemli ve faziletli bu duruşa karşı Allah’ın sınırsız ve sonsuz nimetler sunması ve onu dünyanın da ahiretin de halifesi kılması anlamına gelir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"O halde (her işte ve her yerde) beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana şükredin ve asla nankörlük etmeyin!","arabic_text":"فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-152c.mp3","commentary_text":"İnsanın Allah’ı hatırlaması genel anlamda; nerede ve hangi şartlarda olursa olsun Allah’a karşı sorumluluğun gereği olarak aklını işleterek, vahyi hayatın merkezine taşıması ve Peygamber’in rehberliğini düstur edinmesidir. Allah katında bu hatırlanma; kulunun göstereceği erdemli ve faziletli bu duruşa karşı Allah’ın sınırsız ve sonsuz nimetler sunması ve onu dünyanın da ahiretin de halifesi kılması anlamına gelir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"O halde (her işte ve her yerde) beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana şükredin ve asla nankörlük etmeyin!","arabic_text":"فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-152c.mp3","commentary_text":"İnsanın Allah’ı hatırlaması genel anlamda; nerede ve hangi şartlarda olursa olsun Allah’a karşı sorumluluğun gereği olarak aklını işleterek, vahyi hayatın merkezine taşıması ve Peygamber’in rehberliğini düstur edinmesidir. Allah katında bu hatırlanma; kulunun göstereceği erdemli ve faziletli bu duruşa karşı Allah’ın sınırsız ve sonsuz nimetler sunması ve onu dünyanın da ahiretin de halifesi kılması anlamına gelir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"O halde (her işte ve her yerde) beni hatırlayın ki ben de sizi hatırlayayım. Bana şükredin ve asla nankörlük etmeyin!","arabic_text":"فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-151c.mp3","commentary_text":"İnsanın Allah’ı hatırlaması genel anlamda; nerede ve hangi şartlarda olursa olsun Allah’a karşı sorumluluğun gereği olarak aklını işleterek, vahyi hayatın merkezine taşıması ve Peygamber’in rehberliğini düstur edinmesidir. Allah katında bu hatırlanma; kulunun göstereceği erdemli ve faziletli bu duruşa karşı Allah’ın sınırsız ve sonsuz nimetler sunması ve onu dünyanın da ahiretin de halifesi kılması anlamına gelir."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ey inananlar! Sabır ve salâtla (dua ile) Allah’tan yardım dileyin! Unutmayın ki Allah zorluklara karşı direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-153c.mp3","commentary_text":"İnsan; mücadele gücünü kaybetmeden, ümitsizliğe kapılamadan, kötülüğe engel olup iyilikleri egemen kılmak için sabır ve sebatla hedeflediği noktaya doğru ilerlemeli. Bununla birlikte, Yaratıcısıyla arasındaki gönül bağını tefekkürle, duayla, namazla sürekli aktif tutmalı. Çünkü hayat şartlarının her geçen gün ağırlaştığı bu dünyada zorluklara göğüs germeyi prensip haline getirmeden, mücadeleyi bir hayat tarzına dönüştürmeden, Yaratıcının birliktelik desteğini almadan, toplumlara barışı, huzuru ve refahı getirmek imkânsızdır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ey inananlar! Sabır ve salâtla (dua ile) Allah’tan yardım dileyin! Unutmayın ki Allah zorluklara karşı direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-153c.mp3","commentary_text":"İnsan; mücadele gücünü kaybetmeden, ümitsizliğe kapılamadan, kötülüğe engel olup iyilikleri egemen kılmak için sabır ve sebatla hedeflediği noktaya doğru ilerlemeli. Bununla birlikte, Yaratıcısıyla arasındaki gönül bağını tefekkürle, duayla, namazla sürekli aktif tutmalı. Çünkü hayat şartlarının her geçen gün ağırlaştığı bu dünyada zorluklara göğüs germeyi prensip haline getirmeden, mücadeleyi bir hayat tarzına dönüştürmeden, Yaratıcının birliktelik desteğini almadan, toplumlara barışı, huzuru ve refahı getirmek imkânsızdır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ey inananlar! Sabır ve salâtla (dua ile) Allah’tan yardım dileyin! Unutmayın ki Allah zorluklara karşı direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-153c.mp3","commentary_text":"İnsan; mücadele gücünü kaybetmeden, ümitsizliğe kapılamadan, kötülüğe engel olup iyilikleri egemen kılmak için sabır ve sebatla hedeflediği noktaya doğru ilerlemeli. Bununla birlikte, Yaratıcısıyla arasındaki gönül bağını tefekkürle, duayla, namazla sürekli aktif tutmalı. Çünkü hayat şartlarının her geçen gün ağırlaştığı bu dünyada zorluklara göğüs germeyi prensip haline getirmeden, mücadeleyi bir hayat tarzına dönüştürmeden, Yaratıcının birliktelik desteğini almadan, toplumlara barışı, huzuru ve refahı getirmek imkânsızdır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ey inananlar! Sabır ve salâtla (dua ile) Allah’tan yardım dileyin! Unutmayın ki Allah zorluklara karşı direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-152c.mp3","commentary_text":"İnsan; mücadele gücünü kaybetmeden, ümitsizliğe kapılamadan, kötülüğe engel olup iyilikleri egemen kılmak için sabır ve sebatla hedeflediği noktaya doğru ilerlemeli. Bununla birlikte, Yaratıcısıyla arasındaki gönül bağını tefekkürle, duayla, namazla sürekli aktif tutmalı. Çünkü hayat şartlarının her geçen gün ağırlaştığı bu dünyada zorluklara göğüs germeyi prensip haline getirmeden, mücadeleyi bir hayat tarzına dönüştürmeden, Yaratıcının birliktelik desteğini almadan, toplumlara barışı, huzuru ve refahı getirmek imkânsızdır."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Allah yolunda hayatlarını feda eden (şehit)lere “Ölüler” demeyin. Bilakis onlar (sizin bilmediğiniz bir biçimde Allah’ın lütfettiği nimetler içinde) yaşıyor ama siz farkında değilsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Allah yolunda hayatlarını feda eden (şehit)lere “Ölüler” demeyin. Bilakis onlar (sizin bilmediğiniz bir biçimde Allah’ın lütfettiği nimetler içinde) yaşıyor ama siz farkında değilsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Allah yolunda hayatlarını feda eden (şehit)lere “Ölüler” demeyin. Bilakis onlar (sizin bilmediğiniz bir biçimde Allah’ın lütfettiği nimetler içinde) yaşıyor ama siz farkında değilsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Allah yolunda hayatlarını feda eden (şehit)lere “Ölüler” demeyin. Bilakis onlar (sizin bilmediğiniz bir biçimde Allah’ın lütfettiği nimetler içinde) yaşıyor ama siz farkında değilsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Sizi mutlaka korkuyla açlıkla (sahip olduğunuz) mallarınızın bir kısmını eksiltmekle (ya da telef etmekle) can kaybına uğratmakla (veya sakatlığa maruz bırakmakla) mahsulünüzü afete uğratmakla (kıtlıkla) imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Sizi mutlaka korkuyla açlıkla (sahip olduğunuz) mallarınızın bir kısmını eksiltmekle (ya da telef etmekle) can kaybına uğratmakla (veya sakatlığa maruz bırakmakla) mahsulünüzü afete uğratmakla (kıtlıkla) imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Sizi mutlaka korkuyla açlıkla (sahip olduğunuz) mallarınızın bir kısmını eksiltmekle (ya da telef etmekle) can kaybına uğratmakla (veya sakatlığa maruz bırakmakla) mahsulünüzü afete uğratmakla (kıtlıkla) imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Sizi mutlaka korkuyla açlıkla (sahip olduğunuz) mallarınızın bir kısmını eksiltmekle (ya da telef etmekle) can kaybına uğratmakla (veya sakatlığa maruz bırakmakla) mahsulünüzü afete uğratmakla (kıtlıkla) imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Onlar (inananlar) başlarına bir musibet geldiğinde: “Biz ancak Allah için varız (Ona iman ve itaat etmek için yaratılmışız) ve biz sonunda ona döneceğiz (sahip olduğumuz nimetler geçicidir ve bize Allah’ın emanetidir).” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Onlar (inananlar) başlarına bir musibet geldiğinde: “Biz ancak Allah için varız (Ona iman ve itaat etmek için yaratılmışız) ve biz sonunda ona döneceğiz (sahip olduğumuz nimetler geçicidir ve bize Allah’ın emanetidir).” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Onlar (inananlar) başlarına bir musibet geldiğinde: “Biz ancak Allah için varız (Ona iman ve itaat etmek için yaratılmışız) ve biz sonunda ona döneceğiz (sahip olduğumuz nimetler geçicidir ve bize Allah’ın emanetidir).” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Onlar (inananlar) başlarına bir musibet geldiğinde: “Biz ancak Allah için varız (Ona iman ve itaat etmek için yaratılmışız) ve biz sonunda ona döneceğiz (sahip olduğumuz nimetler geçicidir ve bize Allah’ın emanetidir).” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"İşte Rablerinden bağışlanma ve rahmet onların üzerinedir ve doğru yolu bulanlar da onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"İşte Rablerinden bağışlanma ve rahmet onların üzerinedir ve doğru yolu bulanlar da onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"İşte Rablerinden bağışlanma ve rahmet onların üzerinedir ve doğru yolu bulanlar da onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"İşte Rablerinden bağışlanma ve rahmet onların üzerinedir ve doğru yolu bulanlar da onlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın belirlediği sembollerdendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse oraları tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa bilsin ki Allah şükrün karşılığını verir ve o her şeyi bilir.","arabic_text":"اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-158c.mp3","commentary_text":"“Safa-Merve”; Mekke’de Kâbe’nin hemen yakınında bulunan, Hz. İbrahim’in Allah’ın buyruğu ile Hâcer ve İsmail’i terk ettiği tepelerin adıdır. Bugünkü zemzem kuyusunun bulunduğu noktada, susuzluktan bunalmış olan ve çocuğunun hayatından endişeye kapılan Hz. Hâcer; telaş ve heyecan içerisinde su bulmak maksadıyla iki tepe arasında koşup duruyor ve yardım için Allah’a yalvarıyordu. Sonunda Hz. Hâcer, Allah’a güveni ve sabrı sayesinde hem kendisini hem de çocuğunu susuzluktan kurtaran bir su kaynağının (zemzem kuyusu diye bilinen suyun) keşfiyle mükâfatlandırıldı. Bu sebeple; Safâ ile Merve arasındaki gidiş ve geliş, insanın Allah’a büyük bir huşû ve acziyet itirafı içerisinde yönelmesi anlamını taşımaktadır. Hâcer validemizin bu ağır ve zor imtihanının ve Allah’a güveninin anısıyla Safâ ve Merve, İslam öncesi zamanlarda bile imanın ve sıkıntılara göğüs germenin sembolleri olarak görülmüştür. Ayette esas üzerinde durulması gerekense; “Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa Allah şükrün karşılığını verir.” cümlesidir. Burada bahse konu olan; iyi olmaktır, iyilik yapmaktır, yardım etmektir, paylaşmaktır ve yapılanı en iyi şekliyle yapmaktır. Yani hayırlı ve erdemli olabilmek için tabir caizse “katma değer” üretmektir, paylaşmasını ve infak etmesini bilmektir. Nitekim Bakara 2/177’de; “Gerçek erdemli kişi sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara verendir.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın belirlediği sembollerdendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse oraları tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa bilsin ki Allah şükrün karşılığını verir ve o her şeyi bilir.","arabic_text":"اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-158c.mp3","commentary_text":"“Safa-Merve”; Mekke’de Kâbe’nin hemen yakınında bulunan, Hz. İbrahim’in Allah’ın buyruğu ile Hâcer ve İsmail’i terk ettiği tepelerin adıdır. Bugünkü zemzem kuyusunun bulunduğu noktada, susuzluktan bunalmış olan ve çocuğunun hayatından endişeye kapılan Hz. Hâcer; telaş ve heyecan içerisinde su bulmak maksadıyla iki tepe arasında koşup duruyor ve yardım için Allah’a yalvarıyordu. Sonunda Hz. Hâcer, Allah’a güveni ve sabrı sayesinde hem kendisini hem de çocuğunu susuzluktan kurtaran bir su kaynağının (zemzem kuyusu diye bilinen suyun) keşfiyle mükâfatlandırıldı. Bu sebeple; Safâ ile Merve arasındaki gidiş ve geliş, insanın Allah’a büyük bir huşû ve acziyet itirafı içerisinde yönelmesi anlamını taşımaktadır. Hâcer validemizin bu ağır ve zor imtihanının ve Allah’a güveninin anısıyla Safâ ve Merve, İslam öncesi zamanlarda bile imanın ve sıkıntılara göğüs germenin sembolleri olarak görülmüştür. Ayette esas üzerinde durulması gerekense; “Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa Allah şükrün karşılığını verir.” cümlesidir. Burada bahse konu olan; iyi olmaktır, iyilik yapmaktır, yardım etmektir, paylaşmaktır ve yapılanı en iyi şekliyle yapmaktır. Yani hayırlı ve erdemli olabilmek için tabir caizse “katma değer” üretmektir, paylaşmasını ve infak etmesini bilmektir. Nitekim Bakara 2/177’de; “Gerçek erdemli kişi sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara verendir.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın belirlediği sembollerdendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse oraları tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa bilsin ki Allah şükrün karşılığını verir ve o her şeyi bilir.","arabic_text":"اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-158c.mp3","commentary_text":"“Safa-Merve”; Mekke’de Kâbe’nin hemen yakınında bulunan, Hz. İbrahim’in Allah’ın buyruğu ile Hâcer ve İsmail’i terk ettiği tepelerin adıdır. Bugünkü zemzem kuyusunun bulunduğu noktada, susuzluktan bunalmış olan ve çocuğunun hayatından endişeye kapılan Hz. Hâcer; telaş ve heyecan içerisinde su bulmak maksadıyla iki tepe arasında koşup duruyor ve yardım için Allah’a yalvarıyordu. Sonunda Hz. Hâcer, Allah’a güveni ve sabrı sayesinde hem kendisini hem de çocuğunu susuzluktan kurtaran bir su kaynağının (zemzem kuyusu diye bilinen suyun) keşfiyle mükâfatlandırıldı. Bu sebeple; Safâ ile Merve arasındaki gidiş ve geliş, insanın Allah’a büyük bir huşû ve acziyet itirafı içerisinde yönelmesi anlamını taşımaktadır. Hâcer validemizin bu ağır ve zor imtihanının ve Allah’a güveninin anısıyla Safâ ve Merve, İslam öncesi zamanlarda bile imanın ve sıkıntılara göğüs germenin sembolleri olarak görülmüştür. Ayette esas üzerinde durulması gerekense; “Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa Allah şükrün karşılığını verir.” cümlesidir. Burada bahse konu olan; iyi olmaktır, iyilik yapmaktır, yardım etmektir, paylaşmaktır ve yapılanı en iyi şekliyle yapmaktır. Yani hayırlı ve erdemli olabilmek için tabir caizse “katma değer” üretmektir, paylaşmasını ve infak etmesini bilmektir. Nitekim Bakara 2/177’de; “Gerçek erdemli kişi sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara verendir.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın belirlediği sembollerdendir. Kim hac veya umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret ederse oraları tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa bilsin ki Allah şükrün karşılığını verir ve o her şeyi bilir.","arabic_text":"اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-157c.mp3","commentary_text":"“Safa-Merve”; Mekke’de Kâbe’nin hemen yakınında bulunan, Hz. İbrahim’in Allah’ın buyruğu ile Hâcer ve İsmail’i terk ettiği tepelerin adıdır. Bugünkü zemzem kuyusunun bulunduğu noktada, susuzluktan bunalmış olan ve çocuğunun hayatından endişeye kapılan Hz. Hâcer; telaş ve heyecan içerisinde su bulmak maksadıyla iki tepe arasında koşup duruyor ve yardım için Allah’a yalvarıyordu. Sonunda Hz. Hâcer, Allah’a güveni ve sabrı sayesinde hem kendisini hem de çocuğunu susuzluktan kurtaran bir su kaynağının (zemzem kuyusu diye bilinen suyun) keşfiyle mükâfatlandırıldı. Bu sebeple; Safâ ile Merve arasındaki gidiş ve geliş, insanın Allah’a büyük bir huşû ve acziyet itirafı içerisinde yönelmesi anlamını taşımaktadır. Hâcer validemizin bu ağır ve zor imtihanının ve Allah’a güveninin anısıyla Safâ ve Merve, İslam öncesi zamanlarda bile imanın ve sıkıntılara göğüs germenin sembolleri olarak görülmüştür. Ayette esas üzerinde durulması gerekense; “Her kim (yapmakla yükümlü olmadığı halde) gönüllü olarak bir iyilik ve hayır yaparsa Allah şükrün karşılığını verir.” cümlesidir. Burada bahse konu olan; iyi olmaktır, iyilik yapmaktır, yardım etmektir, paylaşmaktır ve yapılanı en iyi şekliyle yapmaktır. Yani hayırlı ve erdemli olabilmek için tabir caizse “katma değer” üretmektir, paylaşmasını ve infak etmesini bilmektir. Nitekim Bakara 2/177’de; “Gerçek erdemli kişi sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara verendir.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"159","turkish_text":"İndirdiğimiz hakikatin ve rehberliğin delilini ilahi kelâm aracılığıyla insanlığın önüne koyduktan sonra (güç odaklarının vereceği zarardan korkarak veya dünyalık menfaat için) onu gizleyip örtbas edenlere gelince; onlara hem Allah lanet eder hem de lanet edebilenler lanet eder.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"İndirdiğimiz hakikatin ve rehberliğin delilini ilahi kelâm aracılığıyla insanlığın önüne koyduktan sonra (güç odaklarının vereceği zarardan korkarak veya dünyalık menfaat için) onu gizleyip örtbas edenlere gelince; onlara hem Allah lanet eder hem de lanet edebilenler lanet eder.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"İndirdiğimiz hakikatin ve rehberliğin delilini ilahi kelâm aracılığıyla insanlığın önüne koyduktan sonra (güç odaklarının vereceği zarardan korkarak veya dünyalık menfaat için) onu gizleyip örtbas edenlere gelince; onlara hem Allah lanet eder hem de lanet edebilenler lanet eder.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"İndirdiğimiz hakikatin ve rehberliğin delilini ilahi kelâm aracılığıyla insanlığın önüne koyduktan sonra (güç odaklarının vereceği zarardan korkarak veya dünyalık menfaat için) onu gizleyip örtbas edenlere gelince; onlara hem Allah lanet eder hem de lanet edebilenler lanet eder.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Ancak tövbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tövbesini kabul ederim. Zira Ben tövbeleri çokça kabul edenim rahmeti sınırsız olanım.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Ancak tövbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tövbesini kabul ederim. Zira Ben tövbeleri çokça kabul edenim rahmeti sınırsız olanım.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Ancak tövbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tövbesini kabul ederim. Zira Ben tövbeleri çokça kabul edenim rahmeti sınırsız olanım.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Ancak tövbe edip kendilerini düzeltenler ve gerçeği ortaya koyanlar müstesnadır. İşte Ben onların tövbesini kabul ederim. Zira Ben tövbeleri çokça kabul edenim rahmeti sınırsız olanım.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"(Hakkı doğruyu) inkâr edip de kâfir olarak ölenler var ya; işte Allah’ın meleklerin ve insanların hepsinin laneti onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"(Hakkı doğruyu) inkâr edip de kâfir olarak ölenler var ya; işte Allah’ın meleklerin ve insanların hepsinin laneti onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"(Hakkı doğruyu) inkâr edip de kâfir olarak ölenler var ya; işte Allah’ın meleklerin ve insanların hepsinin laneti onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"(Hakkı doğruyu) inkâr edip de kâfir olarak ölenler var ya; işte Allah’ın meleklerin ve insanların hepsinin laneti onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Onlar orada kalıcıdırlar ve ne azapları hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacak.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilah (olan Allah)’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O Rahmandır Rahîmdir.","arabic_text":"وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilah (olan Allah)’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O Rahmandır Rahîmdir.","arabic_text":"وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilah (olan Allah)’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O Rahmandır Rahîmdir.","arabic_text":"وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilah (olan Allah)’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O Rahmandır Rahîmdir.","arabic_text":"وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında gece ve gündüzün değişmesinde insanların yararı için denizlerde seyreden gemilerde Allah’ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında gece ve gündüzün değişmesinde insanların yararı için denizlerde seyreden gemilerde Allah’ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında gece ve gündüzün değişmesinde insanların yararı için denizlerde seyreden gemilerde Allah’ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında gece ve gündüzün değişmesinde insanların yararı için denizlerde seyreden gemilerde Allah’ın gökten su indirip onunla ölmüş olan yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde gök ile yer arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"İnsanlar arasında Allah’tan başkalarını ona ortak koşanlar vardır. Onları (yalnızca) Allah’a özgü (olması gereken) bir sevgi ile severler. İnananların Allah sevgisi ise daha fazladır. (Allah’a ortak koşarak) nefislerine zulmedenler azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah’ta bulunduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu (anlayacaklar ama) keşke (bunu önceden) bilselerdi.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-165c.mp3","commentary_text":"Tarih boyunca Allah’a inanmayan insanlar olduğu gibi, inandığı halde ona eş/ortak koşanlar da olmuştur. Bu eşler/ortaklar, başta güneş ve yıldızlar olmak üzere ya bir takım cansız nesneler ya putlaştırılmış şahıslar ya da ideolojiler ve nazariyeler kılığında tezahür etmiştir. Allah’a eş koşanlar; bazen çeşitli taşlara ve ağaçlara taparken, bazen de meleklere ve şeytanlara tapmışlardır. Bütün bunlar Allah’la beraber anılsa da Allah’a özgü olması gereken sevgi bunlara gösterildiğinden, bu sevgi onları şirke bulaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayette de belirtildiği gibi “Allah’a koştukları eşleri Allah’ı sever gibi severler.” Ama mü’minlerin sevgisi çok daha farklıdır. Onlar hiçbir şeyi Allah’ı sevdikleri gibi sevmezler. Allah’a olan sevgileri her türlü ölçünün ve sınırlamanın üstündedir. Onlar, sevdikleri her şeyi Allah için severler ve bu manada bütün ilhamlarını Allah sevgisinden alırlar. Onlar ne birtakım putlaştırılmış şahısları ne nesneleri ne de bazı nazariyeleri ve ideolojileri kesinlikle ilah edinmezler."},{"verse_number":"165","turkish_text":"İnsanlar arasında Allah’tan başkalarını ona ortak koşanlar vardır. Onları (yalnızca) Allah’a özgü (olması gereken) bir sevgi ile severler. İnananların Allah sevgisi ise daha fazladır. (Allah’a ortak koşarak) nefislerine zulmedenler azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah’ta bulunduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu (anlayacaklar ama) keşke (bunu önceden) bilselerdi.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-165c.mp3","commentary_text":"Tarih boyunca Allah’a inanmayan insanlar olduğu gibi, inandığı halde ona eş/ortak koşanlar da olmuştur. Bu eşler/ortaklar, başta güneş ve yıldızlar olmak üzere ya bir takım cansız nesneler ya putlaştırılmış şahıslar ya da ideolojiler ve nazariyeler kılığında tezahür etmiştir. Allah’a eş koşanlar; bazen çeşitli taşlara ve ağaçlara taparken, bazen de meleklere ve şeytanlara tapmışlardır. Bütün bunlar Allah’la beraber anılsa da Allah’a özgü olması gereken sevgi bunlara gösterildiğinden, bu sevgi onları şirke bulaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayette de belirtildiği gibi “Allah’a koştukları eşleri Allah’ı sever gibi severler.” Ama mü’minlerin sevgisi çok daha farklıdır. Onlar hiçbir şeyi Allah’ı sevdikleri gibi sevmezler. Allah’a olan sevgileri her türlü ölçünün ve sınırlamanın üstündedir. Onlar, sevdikleri her şeyi Allah için severler ve bu manada bütün ilhamlarını Allah sevgisinden alırlar. Onlar ne birtakım putlaştırılmış şahısları ne nesneleri ne de bazı nazariyeleri ve ideolojileri kesinlikle ilah edinmezler."},{"verse_number":"165","turkish_text":"İnsanlar arasında Allah’tan başkalarını ona ortak koşanlar vardır. Onları (yalnızca) Allah’a özgü (olması gereken) bir sevgi ile severler. İnananların Allah sevgisi ise daha fazladır. (Allah’a ortak koşarak) nefislerine zulmedenler azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah’ta bulunduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu (anlayacaklar ama) keşke (bunu önceden) bilselerdi.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-165c.mp3","commentary_text":"Tarih boyunca Allah’a inanmayan insanlar olduğu gibi, inandığı halde ona eş/ortak koşanlar da olmuştur. Bu eşler/ortaklar, başta güneş ve yıldızlar olmak üzere ya bir takım cansız nesneler ya putlaştırılmış şahıslar ya da ideolojiler ve nazariyeler kılığında tezahür etmiştir. Allah’a eş koşanlar; bazen çeşitli taşlara ve ağaçlara taparken, bazen de meleklere ve şeytanlara tapmışlardır. Bütün bunlar Allah’la beraber anılsa da Allah’a özgü olması gereken sevgi bunlara gösterildiğinden, bu sevgi onları şirke bulaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayette de belirtildiği gibi “Allah’a koştukları eşleri Allah’ı sever gibi severler.” Ama mü’minlerin sevgisi çok daha farklıdır. Onlar hiçbir şeyi Allah’ı sevdikleri gibi sevmezler. Allah’a olan sevgileri her türlü ölçünün ve sınırlamanın üstündedir. Onlar, sevdikleri her şeyi Allah için severler ve bu manada bütün ilhamlarını Allah sevgisinden alırlar. Onlar ne birtakım putlaştırılmış şahısları ne nesneleri ne de bazı nazariyeleri ve ideolojileri kesinlikle ilah edinmezler."},{"verse_number":"165","turkish_text":"İnsanlar arasında Allah’tan başkalarını ona ortak koşanlar vardır. Onları (yalnızca) Allah’a özgü (olması gereken) bir sevgi ile severler. İnananların Allah sevgisi ise daha fazladır. (Allah’a ortak koşarak) nefislerine zulmedenler azabı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah’ta bulunduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu (anlayacaklar ama) keşke (bunu önceden) bilselerdi.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-164c.mp3","commentary_text":"Tarih boyunca Allah’a inanmayan insanlar olduğu gibi, inandığı halde ona eş/ortak koşanlar da olmuştur. Bu eşler/ortaklar, başta güneş ve yıldızlar olmak üzere ya bir takım cansız nesneler ya putlaştırılmış şahıslar ya da ideolojiler ve nazariyeler kılığında tezahür etmiştir. Allah’a eş koşanlar; bazen çeşitli taşlara ve ağaçlara taparken, bazen de meleklere ve şeytanlara tapmışlardır. Bütün bunlar Allah’la beraber anılsa da Allah’a özgü olması gereken sevgi bunlara gösterildiğinden, bu sevgi onları şirke bulaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayette de belirtildiği gibi “Allah’a koştukları eşleri Allah’ı sever gibi severler.” Ama mü’minlerin sevgisi çok daha farklıdır. Onlar hiçbir şeyi Allah’ı sevdikleri gibi sevmezler. Allah’a olan sevgileri her türlü ölçünün ve sınırlamanın üstündedir. Onlar, sevdikleri her şeyi Allah için severler ve bu manada bütün ilhamlarını Allah sevgisinden alırlar. Onlar ne birtakım putlaştırılmış şahısları ne nesneleri ne de bazı nazariyeleri ve ideolojileri kesinlikle ilah edinmezler."},{"verse_number":"166","turkish_text":"Nitekim (Allah’la beraber) kutsananlar o gün azabı gördüklerinde kendilerine tabi olanları tanımazlıktan gelecekler ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.","arabic_text":"اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Nitekim (Allah’la beraber) kutsananlar o gün azabı gördüklerinde kendilerine tabi olanları tanımazlıktan gelecekler ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.","arabic_text":"اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Nitekim (Allah’la beraber) kutsananlar o gün azabı gördüklerinde kendilerine tabi olanları tanımazlıktan gelecekler ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.","arabic_text":"اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Nitekim (Allah’la beraber) kutsananlar o gün azabı gördüklerinde kendilerine tabi olanları tanımazlıktan gelecekler ve aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.","arabic_text":"اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Kutsayanlar şöyle diyecek: “Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece Allah yaptıklarını onlara acı bir pişmanlık olarak tattıracak ve onlar ateşten çıkarılmayacaktır.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Kutsayanlar şöyle diyecek: “Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece Allah yaptıklarını onlara acı bir pişmanlık olarak tattıracak ve onlar ateşten çıkarılmayacaktır.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Kutsayanlar şöyle diyecek: “Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece Allah yaptıklarını onlara acı bir pişmanlık olarak tattıracak ve onlar ateşten çıkarılmayacaktır.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Kutsayanlar şöyle diyecek: “Keşke bir şansımız daha olsaydı da onların şimdi bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık.” Böylece Allah yaptıklarını onlara acı bir pişmanlık olarak tattıracak ve onlar ateşten çıkarılmayacaktır.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan her şeyden yararlanın! Şeytanın izinden/yolundan gitmeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-168c.mp3","commentary_text":"Bu âyetle beraber Hac 22/30 ve Maide 5/96 âyetleri, Müslümanların israf etmeyecek şekilde Bakara 2/173, Mâide 5/96, En’âm 6/145, Nahl 16/115 âyetleriyle birlikte yasaklanan yiyeceklerin dışındaki kendilerine temiz ve hoş gelen bütün yiyeceklerden yararlanmasını helal kılar. Bu da İslam inanç sisteminin özgürlükçü karakterini yansıtırken, aynı zamanda evrensel sistemin işleyişi ile insanın fıtratı arasındaki uyumu da gösterir."},{"verse_number":"168","turkish_text":"Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan her şeyden yararlanın! Şeytanın izinden/yolundan gitmeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-168c.mp3","commentary_text":"Bu âyetle beraber Hac 22/30 ve Maide 5/96 âyetleri, Müslümanların israf etmeyecek şekilde Bakara 2/173, Mâide 5/96, En’âm 6/145, Nahl 16/115 âyetleriyle birlikte yasaklanan yiyeceklerin dışındaki kendilerine temiz ve hoş gelen bütün yiyeceklerden yararlanmasını helal kılar. Bu da İslam inanç sisteminin özgürlükçü karakterini yansıtırken, aynı zamanda evrensel sistemin işleyişi ile insanın fıtratı arasındaki uyumu da gösterir."},{"verse_number":"168","turkish_text":"Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan her şeyden yararlanın! Şeytanın izinden/yolundan gitmeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-168c.mp3","commentary_text":"Bu âyetle beraber Hac 22/30 ve Maide 5/96 âyetleri, Müslümanların israf etmeyecek şekilde Bakara 2/173, Mâide 5/96, En’âm 6/145, Nahl 16/115 âyetleriyle birlikte yasaklanan yiyeceklerin dışındaki kendilerine temiz ve hoş gelen bütün yiyeceklerden yararlanmasını helal kılar. Bu da İslam inanç sisteminin özgürlükçü karakterini yansıtırken, aynı zamanda evrensel sistemin işleyişi ile insanın fıtratı arasındaki uyumu da gösterir."},{"verse_number":"168","turkish_text":"Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan her şeyden yararlanın! Şeytanın izinden/yolundan gitmeyin; çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-167c.mp3","commentary_text":"Bu âyetle beraber Hac 22/30 ve Maide 5/96 âyetleri, Müslümanların israf etmeyecek şekilde Bakara 2/173, Mâide 5/96, En’âm 6/145, Nahl 16/115 âyetleriyle birlikte yasaklanan yiyeceklerin dışındaki kendilerine temiz ve hoş gelen bütün yiyeceklerden yararlanmasını helal kılar. Bu da İslam inanç sisteminin özgürlükçü karakterini yansıtırken, aynı zamanda evrensel sistemin işleyişi ile insanın fıtratı arasındaki uyumu da gösterir."},{"verse_number":"169","turkish_text":"O sizi yalnız kötülük işlemeye iğrenç ve çirkin işler yapmaya ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyleri Allah’a isnat etmeye çağırır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"O sizi yalnız kötülük işlemeye iğrenç ve çirkin işler yapmaya ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyleri Allah’a isnat etmeye çağırır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"O sizi yalnız kötülük işlemeye iğrenç ve çirkin işler yapmaya ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyleri Allah’a isnat etmeye çağırır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"O sizi yalnız kötülük işlemeye iğrenç ve çirkin işler yapmaya ve hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyleri Allah’a isnat etmeye çağırır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” denildiğinde: “Hayır biz atalarımızdan gördüklerimize uyarız.” derler. Peki ama ataları bir şey düşünmeyen doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-170c.mp3","commentary_text":"İnsanlar, genelde inanç ve hayat tarzlarını atalarından, ebeveynlerinden, kardeşlerinden, yaşadıkları çevreden alırlar ve aldıklarını hiç sorgulamadan doğru olarak kabul ederler. Birçok konuda çıkmaza girseler de anlamakta zorlandıkları meseleler olsa da ve ellerindeki ilahi kitapla, yaşadıkları çelişse de sorgulama ihtiyacı duymazlar. Miras yoluyla ve kültürel olarak kendilerine intikal eden inanç ve ibadetlere dair doğru yanlış anlamında kategorize edilmiş ne varsa hepsini kör bir taklit ve taassupla kabul etmeye devam ederler. Çünkü din adına kendilerine dayatılanların içinde dokunulmazlığı olan Hz. Peygamber vardır, onun getirdiği din vardır, bu dinin arkasında da Allah vardır. Oysa onlara dayatılanların birçoğu “din” diye gösterilse de aslında devraldıkları gelenek, kültür ve tarihi birikimle oluşmuş hurafelerden ibarettir. Günümüzde de devam eden haliyle bu acı gerçeği gören ve harekete geçen bazı ilim adamları, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an üzerinden hareket ederek din adına ortaya konanları yeniden gözden geçirmek için çaba harcarlar. Ancak bu çalışmaların önü, gelenekçi kesim tarafından tıpkı ayette ifade buyrulduğu gibi, “Biz atalarımızdan böyle gördük ve böyle devam edeceğiz, siz de kim oluyorsunuz?” karşı çıkışıyla maalesef engellenmek istenir. Ayetin son cümlesindeki, “Doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?” sorusu; bize bu zamana kadar tüm inandıklarımızı ve yaşadıklarımızı, mutlaka Kur’an rehberliğinde ve onun aracılığıyla gözden geçirme konusunda ciddi bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” denildiğinde: “Hayır biz atalarımızdan gördüklerimize uyarız.” derler. Peki ama ataları bir şey düşünmeyen doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-170c.mp3","commentary_text":"İnsanlar, genelde inanç ve hayat tarzlarını atalarından, ebeveynlerinden, kardeşlerinden, yaşadıkları çevreden alırlar ve aldıklarını hiç sorgulamadan doğru olarak kabul ederler. Birçok konuda çıkmaza girseler de anlamakta zorlandıkları meseleler olsa da ve ellerindeki ilahi kitapla, yaşadıkları çelişse de sorgulama ihtiyacı duymazlar. Miras yoluyla ve kültürel olarak kendilerine intikal eden inanç ve ibadetlere dair doğru yanlış anlamında kategorize edilmiş ne varsa hepsini kör bir taklit ve taassupla kabul etmeye devam ederler. Çünkü din adına kendilerine dayatılanların içinde dokunulmazlığı olan Hz. Peygamber vardır, onun getirdiği din vardır, bu dinin arkasında da Allah vardır. Oysa onlara dayatılanların birçoğu “din” diye gösterilse de aslında devraldıkları gelenek, kültür ve tarihi birikimle oluşmuş hurafelerden ibarettir. Günümüzde de devam eden haliyle bu acı gerçeği gören ve harekete geçen bazı ilim adamları, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an üzerinden hareket ederek din adına ortaya konanları yeniden gözden geçirmek için çaba harcarlar. Ancak bu çalışmaların önü, gelenekçi kesim tarafından tıpkı ayette ifade buyrulduğu gibi, “Biz atalarımızdan böyle gördük ve böyle devam edeceğiz, siz de kim oluyorsunuz?” karşı çıkışıyla maalesef engellenmek istenir. Ayetin son cümlesindeki, “Doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?” sorusu; bize bu zamana kadar tüm inandıklarımızı ve yaşadıklarımızı, mutlaka Kur’an rehberliğinde ve onun aracılığıyla gözden geçirme konusunda ciddi bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” denildiğinde: “Hayır biz atalarımızdan gördüklerimize uyarız.” derler. Peki ama ataları bir şey düşünmeyen doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-170c.mp3","commentary_text":"İnsanlar, genelde inanç ve hayat tarzlarını atalarından, ebeveynlerinden, kardeşlerinden, yaşadıkları çevreden alırlar ve aldıklarını hiç sorgulamadan doğru olarak kabul ederler. Birçok konuda çıkmaza girseler de anlamakta zorlandıkları meseleler olsa da ve ellerindeki ilahi kitapla, yaşadıkları çelişse de sorgulama ihtiyacı duymazlar. Miras yoluyla ve kültürel olarak kendilerine intikal eden inanç ve ibadetlere dair doğru yanlış anlamında kategorize edilmiş ne varsa hepsini kör bir taklit ve taassupla kabul etmeye devam ederler. Çünkü din adına kendilerine dayatılanların içinde dokunulmazlığı olan Hz. Peygamber vardır, onun getirdiği din vardır, bu dinin arkasında da Allah vardır. Oysa onlara dayatılanların birçoğu “din” diye gösterilse de aslında devraldıkları gelenek, kültür ve tarihi birikimle oluşmuş hurafelerden ibarettir. Günümüzde de devam eden haliyle bu acı gerçeği gören ve harekete geçen bazı ilim adamları, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an üzerinden hareket ederek din adına ortaya konanları yeniden gözden geçirmek için çaba harcarlar. Ancak bu çalışmaların önü, gelenekçi kesim tarafından tıpkı ayette ifade buyrulduğu gibi, “Biz atalarımızdan böyle gördük ve böyle devam edeceğiz, siz de kim oluyorsunuz?” karşı çıkışıyla maalesef engellenmek istenir. Ayetin son cümlesindeki, “Doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?” sorusu; bize bu zamana kadar tüm inandıklarımızı ve yaşadıklarımızı, mutlaka Kur’an rehberliğinde ve onun aracılığıyla gözden geçirme konusunda ciddi bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” denildiğinde: “Hayır biz atalarımızdan gördüklerimize uyarız.” derler. Peki ama ataları bir şey düşünmeyen doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-169c.mp3","commentary_text":"İnsanlar, genelde inanç ve hayat tarzlarını atalarından, ebeveynlerinden, kardeşlerinden, yaşadıkları çevreden alırlar ve aldıklarını hiç sorgulamadan doğru olarak kabul ederler. Birçok konuda çıkmaza girseler de anlamakta zorlandıkları meseleler olsa da ve ellerindeki ilahi kitapla, yaşadıkları çelişse de sorgulama ihtiyacı duymazlar. Miras yoluyla ve kültürel olarak kendilerine intikal eden inanç ve ibadetlere dair doğru yanlış anlamında kategorize edilmiş ne varsa hepsini kör bir taklit ve taassupla kabul etmeye devam ederler. Çünkü din adına kendilerine dayatılanların içinde dokunulmazlığı olan Hz. Peygamber vardır, onun getirdiği din vardır, bu dinin arkasında da Allah vardır. Oysa onlara dayatılanların birçoğu “din” diye gösterilse de aslında devraldıkları gelenek, kültür ve tarihi birikimle oluşmuş hurafelerden ibarettir. Günümüzde de devam eden haliyle bu acı gerçeği gören ve harekete geçen bazı ilim adamları, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an üzerinden hareket ederek din adına ortaya konanları yeniden gözden geçirmek için çaba harcarlar. Ancak bu çalışmaların önü, gelenekçi kesim tarafından tıpkı ayette ifade buyrulduğu gibi, “Biz atalarımızdan böyle gördük ve böyle devam edeceğiz, siz de kim oluyorsunuz?” karşı çıkışıyla maalesef engellenmek istenir. Ayetin son cümlesindeki, “Doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onlara uyacaklar)?” sorusu; bize bu zamana kadar tüm inandıklarımızı ve yaşadıklarımızı, mutlaka Kur’an rehberliğinde ve onun aracılığıyla gözden geçirme konusunda ciddi bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"171","turkish_text":"İnkârcıları imana çağıran (Resul) ile inkâr edenlerin durumu bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar (gerçekleri duymak istemezler) dilsizdirler (doğruları konuşmayı arzulamazlar) kördürler (hakikati görmeyi murad etmezler). Bundan dolayı akıl etmezler akıllarını kullanarak yapılması gerekeni yapmazlar.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-171c.mp3","commentary_text":"Âyette; inkârcıların kendilerini imana çağıran peygamberleri ciddiye almaması, ilahi mesajlara karşı ilgisiz ve kayıtsız kalması, insani olandan uzak olmanın da bir göstergesi olarak hayvanların durumuna benzetiliyor. Bununla birlikte vahyin getirdiği öğretileri duymak istemeyen, gerçekleri görmeyi ve konuşmayı reddederek tam bir ilkesizlik ve duyarsızlıkla ilahi buyrukların karşısında duran inkârcıların da Hakk’ı anlamayacağı anlatılıyor. İnkârcıları Hakk’a karşı sağır, dilsiz ve kör yapan kendi iradesizlikleri ve tutarsızlıklarıdır. Yoksa Allah, kimseyi dünyada İslam’a karşı dirensin ve ahirette de azap görsün diye yaratmamıştır. Nitekim Zümer Sûresi, 39/7. Âyette; “O (Allah), kullarının inkâr etmesine (azap görmesine) razı olmaz.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"İnkârcıları imana çağıran (Resul) ile inkâr edenlerin durumu bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar (gerçekleri duymak istemezler) dilsizdirler (doğruları konuşmayı arzulamazlar) kördürler (hakikati görmeyi murad etmezler). Bundan dolayı akıl etmezler akıllarını kullanarak yapılması gerekeni yapmazlar.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-171c.mp3","commentary_text":"Âyette; inkârcıların kendilerini imana çağıran peygamberleri ciddiye almaması, ilahi mesajlara karşı ilgisiz ve kayıtsız kalması, insani olandan uzak olmanın da bir göstergesi olarak hayvanların durumuna benzetiliyor. Bununla birlikte vahyin getirdiği öğretileri duymak istemeyen, gerçekleri görmeyi ve konuşmayı reddederek tam bir ilkesizlik ve duyarsızlıkla ilahi buyrukların karşısında duran inkârcıların da Hakk’ı anlamayacağı anlatılıyor. İnkârcıları Hakk’a karşı sağır, dilsiz ve kör yapan kendi iradesizlikleri ve tutarsızlıklarıdır. Yoksa Allah, kimseyi dünyada İslam’a karşı dirensin ve ahirette de azap görsün diye yaratmamıştır. Nitekim Zümer Sûresi, 39/7. Âyette; “O (Allah), kullarının inkâr etmesine (azap görmesine) razı olmaz.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"İnkârcıları imana çağıran (Resul) ile inkâr edenlerin durumu bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar (gerçekleri duymak istemezler) dilsizdirler (doğruları konuşmayı arzulamazlar) kördürler (hakikati görmeyi murad etmezler). Bundan dolayı akıl etmezler akıllarını kullanarak yapılması gerekeni yapmazlar.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-171c.mp3","commentary_text":"Âyette; inkârcıların kendilerini imana çağıran peygamberleri ciddiye almaması, ilahi mesajlara karşı ilgisiz ve kayıtsız kalması, insani olandan uzak olmanın da bir göstergesi olarak hayvanların durumuna benzetiliyor. Bununla birlikte vahyin getirdiği öğretileri duymak istemeyen, gerçekleri görmeyi ve konuşmayı reddederek tam bir ilkesizlik ve duyarsızlıkla ilahi buyrukların karşısında duran inkârcıların da Hakk’ı anlamayacağı anlatılıyor. İnkârcıları Hakk’a karşı sağır, dilsiz ve kör yapan kendi iradesizlikleri ve tutarsızlıklarıdır. Yoksa Allah, kimseyi dünyada İslam’a karşı dirensin ve ahirette de azap görsün diye yaratmamıştır. Nitekim Zümer Sûresi, 39/7. Âyette; “O (Allah), kullarının inkâr etmesine (azap görmesine) razı olmaz.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"İnkârcıları imana çağıran (Resul) ile inkâr edenlerin durumu bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar (gerçekleri duymak istemezler) dilsizdirler (doğruları konuşmayı arzulamazlar) kördürler (hakikati görmeyi murad etmezler). Bundan dolayı akıl etmezler akıllarını kullanarak yapılması gerekeni yapmazlar.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-170c.mp3","commentary_text":"Âyette; inkârcıların kendilerini imana çağıran peygamberleri ciddiye almaması, ilahi mesajlara karşı ilgisiz ve kayıtsız kalması, insani olandan uzak olmanın da bir göstergesi olarak hayvanların durumuna benzetiliyor. Bununla birlikte vahyin getirdiği öğretileri duymak istemeyen, gerçekleri görmeyi ve konuşmayı reddederek tam bir ilkesizlik ve duyarsızlıkla ilahi buyrukların karşısında duran inkârcıların da Hakk’ı anlamayacağı anlatılıyor. İnkârcıları Hakk’a karşı sağır, dilsiz ve kör yapan kendi iradesizlikleri ve tutarsızlıklarıdır. Yoksa Allah, kimseyi dünyada İslam’a karşı dirensin ve ahirette de azap görsün diye yaratmamıştır. Nitekim Zümer Sûresi, 39/7. Âyette; “O (Allah), kullarının inkâr etmesine (azap görmesine) razı olmaz.” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"172","turkish_text":"Ey inananlar! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer sadece ona kulluk ediyorsanız Allah’a şükredin.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88","16/114"],"audio_path":"1/1-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Ey inananlar! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer sadece ona kulluk ediyorsanız Allah’a şükredin.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88","16/114"],"audio_path":"1/1-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Ey inananlar! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer sadece ona kulluk ediyorsanız Allah’a şükredin.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88","16/114"],"audio_path":"1/1-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Ey inananlar! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer sadece ona kulluk ediyorsanız Allah’a şükredin.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88","16/114"],"audio_path":"1/1-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Allah size sadece leşi kanı domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı yasaklamıştır. Ama kim mecbur kalır da bir arzu ve iştah duymamak başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan yerse ona hiçbir günah yoktur. Hiç şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["5/3","7/157"],"audio_path":"1/1-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Allah size sadece leşi kanı domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı yasaklamıştır. Ama kim mecbur kalır da bir arzu ve iştah duymamak başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan yerse ona hiçbir günah yoktur. Hiç şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["5/3","7/157"],"audio_path":"1/1-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Allah size sadece leşi kanı domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı yasaklamıştır. Ama kim mecbur kalır da bir arzu ve iştah duymamak başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan yerse ona hiçbir günah yoktur. Hiç şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["5/3","7/157"],"audio_path":"1/1-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Allah size sadece leşi kanı domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı yasaklamıştır. Ama kim mecbur kalır da bir arzu ve iştah duymamak başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere bunlardan yerse ona hiçbir günah yoktur. Hiç şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["5/3","7/157"],"audio_path":"1/1-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Allah’ın indirdiği vahiyden bazı kısımları gizleyenler ve bunu az bir kazanç (dünyalık menfaat) karşılığında değiştirenlere gelince; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz (onları muhatap bile almaz) ve onları temize de çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["2/159"],"audio_path":"1/1-173.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-174c.mp3","commentary_text":"Ayette, dünyalık menfaat elde etmek ya da birilerine şirin görünmek için Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak ya da bazı bölümlerine vahyin bütününe ters düşen yorumlar getirmek şiddetle kınanıyor ve karınlarına ateş dolduranlar olarak resmedilen bu kimselerin çok büyük bir azap göreceği anlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Allah’ın indirdiği vahiyden bazı kısımları gizleyenler ve bunu az bir kazanç (dünyalık menfaat) karşılığında değiştirenlere gelince; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz (onları muhatap bile almaz) ve onları temize de çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["2/159"],"audio_path":"1/1-173.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-174c.mp3","commentary_text":"Ayette, dünyalık menfaat elde etmek ya da birilerine şirin görünmek için Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak ya da bazı bölümlerine vahyin bütününe ters düşen yorumlar getirmek şiddetle kınanıyor ve karınlarına ateş dolduranlar olarak resmedilen bu kimselerin çok büyük bir azap göreceği anlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Allah’ın indirdiği vahiyden bazı kısımları gizleyenler ve bunu az bir kazanç (dünyalık menfaat) karşılığında değiştirenlere gelince; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz (onları muhatap bile almaz) ve onları temize de çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["2/159"],"audio_path":"1/1-173.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-174c.mp3","commentary_text":"Ayette, dünyalık menfaat elde etmek ya da birilerine şirin görünmek için Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak ya da bazı bölümlerine vahyin bütününe ters düşen yorumlar getirmek şiddetle kınanıyor ve karınlarına ateş dolduranlar olarak resmedilen bu kimselerin çok büyük bir azap göreceği anlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Allah’ın indirdiği vahiyden bazı kısımları gizleyenler ve bunu az bir kazanç (dünyalık menfaat) karşılığında değiştirenlere gelince; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz (onları muhatap bile almaz) ve onları temize de çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["2/159"],"audio_path":"1/1-173.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-173c.mp3","commentary_text":"Ayette, dünyalık menfaat elde etmek ya da birilerine şirin görünmek için Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak ya da bazı bölümlerine vahyin bütününe ters düşen yorumlar getirmek şiddetle kınanıyor ve karınlarına ateş dolduranlar olarak resmedilen bu kimselerin çok büyük bir azap göreceği anlatılıyor."},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onlar hidayet karşılığında sapıklığı mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklarına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onlar hidayet karşılığında sapıklığı mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklarına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onlar hidayet karşılığında sapıklığı mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklarına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onlar hidayet karşılığında sapıklığı mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklarına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"İşte böyle; Allah kitabı hak bir sebeple (hak ve hakikati ortaya koymak için) indirmiştir. Kitap hakkında (Allah’ın emrine karşı) ihtilafa düşenler ise şüphesiz Hak’tan uzak bir anlaşmazlık içindedirler.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"İşte böyle; Allah kitabı hak bir sebeple (hak ve hakikati ortaya koymak için) indirmiştir. Kitap hakkında (Allah’ın emrine karşı) ihtilafa düşenler ise şüphesiz Hak’tan uzak bir anlaşmazlık içindedirler.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"İşte böyle; Allah kitabı hak bir sebeple (hak ve hakikati ortaya koymak için) indirmiştir. Kitap hakkında (Allah’ın emrine karşı) ihtilafa düşenler ise şüphesiz Hak’tan uzak bir anlaşmazlık içindedirler.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"İşte böyle; Allah kitabı hak bir sebeple (hak ve hakikati ortaya koymak için) indirmiştir. Kitap hakkında (Allah’ın emrine karşı) ihtilafa düşenler ise şüphesiz Hak’tan uzak bir anlaşmazlık içindedirler.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yönünüzü bazen doğu bazen batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyi ve erdemli kişi(ler); Allah’a ahiret gününe meleklere Kitap’a (Kur’an’a) ve nebilere inanıp; sevdiği malını yakınlara yetimlere yoksullara yolda kalmışlara dilencilere ve boyunduruk altında bulunanlara veren; namazı ikame eden zekâtı veren; sözleştikleri zaman sözlerinde duran darlıkta sıkıntıda ve çetin şartlar altında sabredenlerdir. İşte onlardır imanlarında samimi olanlar ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.","arabic_text":"لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-177c.mp3","commentary_text":"“Gerçek iyilik”; insanların yüzlerini Doğu’ya (Beyt-i Makdis’e) ya da Batı’ya (Kâbe tarafına veya herhangi bir yöne) çevirmesi değildir. Başka bir deyimle, “İyilik” demek olan “Birr”in gayesi; pratik hayatta uygulanması ve makes bulması (yansıması) gereken davranışlardan soyutlanmış, birtakım iyilik sağlamaz ve hayır üretmez kuru ibadet görüntüleri değildir. Tersine “İyilik” gerek birey gerekse de toplum vicdanında etkisini gösteren bir vakıa olup, bireysel ve sosyal hayatta da karşılığını bulan somut davranışlardır. Kısaca; “Özneye faydalı olma” durumudur. Yüzleri Doğu’ya ya da Batı’ya çevirmekse bu büyük gerçeği göz ardı ettiremez."},{"verse_number":"177","turkish_text":"İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yönünüzü bazen doğu bazen batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyi ve erdemli kişi(ler); Allah’a ahiret gününe meleklere Kitap’a (Kur’an’a) ve nebilere inanıp; sevdiği malını yakınlara yetimlere yoksullara yolda kalmışlara dilencilere ve boyunduruk altında bulunanlara veren; namazı ikame eden zekâtı veren; sözleştikleri zaman sözlerinde duran darlıkta sıkıntıda ve çetin şartlar altında sabredenlerdir. İşte onlardır imanlarında samimi olanlar ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.","arabic_text":"لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-177c.mp3","commentary_text":"“Gerçek iyilik”; insanların yüzlerini Doğu’ya (Beyt-i Makdis’e) ya da Batı’ya (Kâbe tarafına veya herhangi bir yöne) çevirmesi değildir. Başka bir deyimle, “İyilik” demek olan “Birr”in gayesi; pratik hayatta uygulanması ve makes bulması (yansıması) gereken davranışlardan soyutlanmış, birtakım iyilik sağlamaz ve hayır üretmez kuru ibadet görüntüleri değildir. Tersine “İyilik” gerek birey gerekse de toplum vicdanında etkisini gösteren bir vakıa olup, bireysel ve sosyal hayatta da karşılığını bulan somut davranışlardır. Kısaca; “Özneye faydalı olma” durumudur. Yüzleri Doğu’ya ya da Batı’ya çevirmekse bu büyük gerçeği göz ardı ettiremez."},{"verse_number":"177","turkish_text":"İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yönünüzü bazen doğu bazen batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyi ve erdemli kişi(ler); Allah’a ahiret gününe meleklere Kitap’a (Kur’an’a) ve nebilere inanıp; sevdiği malını yakınlara yetimlere yoksullara yolda kalmışlara dilencilere ve boyunduruk altında bulunanlara veren; namazı ikame eden zekâtı veren; sözleştikleri zaman sözlerinde duran darlıkta sıkıntıda ve çetin şartlar altında sabredenlerdir. İşte onlardır imanlarında samimi olanlar ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.","arabic_text":"لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-177c.mp3","commentary_text":"“Gerçek iyilik”; insanların yüzlerini Doğu’ya (Beyt-i Makdis’e) ya da Batı’ya (Kâbe tarafına veya herhangi bir yöne) çevirmesi değildir. Başka bir deyimle, “İyilik” demek olan “Birr”in gayesi; pratik hayatta uygulanması ve makes bulması (yansıması) gereken davranışlardan soyutlanmış, birtakım iyilik sağlamaz ve hayır üretmez kuru ibadet görüntüleri değildir. Tersine “İyilik” gerek birey gerekse de toplum vicdanında etkisini gösteren bir vakıa olup, bireysel ve sosyal hayatta da karşılığını bulan somut davranışlardır. Kısaca; “Özneye faydalı olma” durumudur. Yüzleri Doğu’ya ya da Batı’ya çevirmekse bu büyük gerçeği göz ardı ettiremez."},{"verse_number":"177","turkish_text":"İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yönünüzü bazen doğu bazen batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyi ve erdemli kişi(ler); Allah’a ahiret gününe meleklere Kitap’a (Kur’an’a) ve nebilere inanıp; sevdiği malını yakınlara yetimlere yoksullara yolda kalmışlara dilencilere ve boyunduruk altında bulunanlara veren; namazı ikame eden zekâtı veren; sözleştikleri zaman sözlerinde duran darlıkta sıkıntıda ve çetin şartlar altında sabredenlerdir. İşte onlardır imanlarında samimi olanlar ve işte onlardır Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar.","arabic_text":"لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-176c.mp3","commentary_text":"“Gerçek iyilik”; insanların yüzlerini Doğu’ya (Beyt-i Makdis’e) ya da Batı’ya (Kâbe tarafına veya herhangi bir yöne) çevirmesi değildir. Başka bir deyimle, “İyilik” demek olan “Birr”in gayesi; pratik hayatta uygulanması ve makes bulması (yansıması) gereken davranışlardan soyutlanmış, birtakım iyilik sağlamaz ve hayır üretmez kuru ibadet görüntüleri değildir. Tersine “İyilik” gerek birey gerekse de toplum vicdanında etkisini gösteren bir vakıa olup, bireysel ve sosyal hayatta da karşılığını bulan somut davranışlardır. Kısaca; “Özneye faydalı olma” durumudur. Yüzleri Doğu’ya ya da Batı’ya çevirmekse bu büyük gerçeği göz ardı ettiremez."},{"verse_number":"178","turkish_text":"Ey inananlar! (Kasten) öldürülenler hakkında size kısas (misilleme yapmak) yazılı bir kanun haline getirildi. (Öldürülen) hüre karşı hür köleye karşı köle kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse kardeşi (öldürülenin vârisi velisi) tarafından affedilirse aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle tazminat ödemek gerekir. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Ey inananlar! (Kasten) öldürülenler hakkında size kısas (misilleme yapmak) yazılı bir kanun haline getirildi. (Öldürülen) hüre karşı hür köleye karşı köle kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse kardeşi (öldürülenin vârisi velisi) tarafından affedilirse aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle tazminat ödemek gerekir. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Ey inananlar! (Kasten) öldürülenler hakkında size kısas (misilleme yapmak) yazılı bir kanun haline getirildi. (Öldürülen) hüre karşı hür köleye karşı köle kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse kardeşi (öldürülenin vârisi velisi) tarafından affedilirse aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle tazminat ödemek gerekir. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Ey inananlar! (Kasten) öldürülenler hakkında size kısas (misilleme yapmak) yazılı bir kanun haline getirildi. (Öldürülen) hüre karşı hür köleye karşı köle kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse kardeşi (öldürülenin vârisi velisi) tarafından affedilirse aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle tazminat ödemek gerekir. Bu Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Ey derin kavrayış sahipleri! Adil karşılık (kısas/misilleme) yasasında sizin için hayat vardır. Olur ki sizler (bu sayede yaralama ve cinayetten) korunursunuz.","arabic_text":"وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-179c.mp3","commentary_text":"İşlenen suçun cinsinden ceza vermek, misilleme yapmak, işlenen fiile ona denk bir fiille mukabele etmek anlamına gelen “Kısas”; hayat hakkının ve nesli korumanın bir gereğidir. Hukukta kısas; kasten işlenen adam öldürme ya da yaralama gibi herhangi bir suçun failinin işlediği fiilin cinsinden ona denk bir ceza ile cezalandırılmasıdır. Yani kasten öldüren ya da zarar veren kişinin benzeri bir şekilde cezaya uğratılmasıdır. Kısas yoluyla hem suçlular hak ettikleri cezayı görür hem de intikam alma duygusu söner. Ayrıca kısas, caydırıcı olması bakımından da örnek teşkil eder. Kimse başkasına yapacağının aynıyla muamele göreceğini bilerek suç işleyemez."},{"verse_number":"179","turkish_text":"Ey derin kavrayış sahipleri! Adil karşılık (kısas/misilleme) yasasında sizin için hayat vardır. Olur ki sizler (bu sayede yaralama ve cinayetten) korunursunuz.","arabic_text":"وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-179c.mp3","commentary_text":"İşlenen suçun cinsinden ceza vermek, misilleme yapmak, işlenen fiile ona denk bir fiille mukabele etmek anlamına gelen “Kısas”; hayat hakkının ve nesli korumanın bir gereğidir. Hukukta kısas; kasten işlenen adam öldürme ya da yaralama gibi herhangi bir suçun failinin işlediği fiilin cinsinden ona denk bir ceza ile cezalandırılmasıdır. Yani kasten öldüren ya da zarar veren kişinin benzeri bir şekilde cezaya uğratılmasıdır. Kısas yoluyla hem suçlular hak ettikleri cezayı görür hem de intikam alma duygusu söner. Ayrıca kısas, caydırıcı olması bakımından da örnek teşkil eder. Kimse başkasına yapacağının aynıyla muamele göreceğini bilerek suç işleyemez."},{"verse_number":"179","turkish_text":"Ey derin kavrayış sahipleri! Adil karşılık (kısas/misilleme) yasasında sizin için hayat vardır. Olur ki sizler (bu sayede yaralama ve cinayetten) korunursunuz.","arabic_text":"وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-179c.mp3","commentary_text":"İşlenen suçun cinsinden ceza vermek, misilleme yapmak, işlenen fiile ona denk bir fiille mukabele etmek anlamına gelen “Kısas”; hayat hakkının ve nesli korumanın bir gereğidir. Hukukta kısas; kasten işlenen adam öldürme ya da yaralama gibi herhangi bir suçun failinin işlediği fiilin cinsinden ona denk bir ceza ile cezalandırılmasıdır. Yani kasten öldüren ya da zarar veren kişinin benzeri bir şekilde cezaya uğratılmasıdır. Kısas yoluyla hem suçlular hak ettikleri cezayı görür hem de intikam alma duygusu söner. Ayrıca kısas, caydırıcı olması bakımından da örnek teşkil eder. Kimse başkasına yapacağının aynıyla muamele göreceğini bilerek suç işleyemez."},{"verse_number":"179","turkish_text":"Ey derin kavrayış sahipleri! Adil karşılık (kısas/misilleme) yasasında sizin için hayat vardır. Olur ki sizler (bu sayede yaralama ve cinayetten) korunursunuz.","arabic_text":"وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-178c.mp3","commentary_text":"İşlenen suçun cinsinden ceza vermek, misilleme yapmak, işlenen fiile ona denk bir fiille mukabele etmek anlamına gelen “Kısas”; hayat hakkının ve nesli korumanın bir gereğidir. Hukukta kısas; kasten işlenen adam öldürme ya da yaralama gibi herhangi bir suçun failinin işlediği fiilin cinsinden ona denk bir ceza ile cezalandırılmasıdır. Yani kasten öldüren ya da zarar veren kişinin benzeri bir şekilde cezaya uğratılmasıdır. Kısas yoluyla hem suçlular hak ettikleri cezayı görür hem de intikam alma duygusu söner. Ayrıca kısas, caydırıcı olması bakımından da örnek teşkil eder. Kimse başkasına yapacağının aynıyla muamele göreceğini bilerek suç işleyemez."},{"verse_number":"180","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geride bir servet bırakıyorsa ana-babaya ve yakın akrabalara geleneklere uygun biçimde vasiyette bulunması Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerine bir borçtur.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًاۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geride bir servet bırakıyorsa ana-babaya ve yakın akrabalara geleneklere uygun biçimde vasiyette bulunması Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerine bir borçtur.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًاۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geride bir servet bırakıyorsa ana-babaya ve yakın akrabalara geleneklere uygun biçimde vasiyette bulunması Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerine bir borçtur.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًاۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geride bir servet bırakıyorsa ana-babaya ve yakın akrabalara geleneklere uygun biçimde vasiyette bulunması Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerine bir borçtur.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًاۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Ve her kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse bunun günahı değiştirenin üzerinedir. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Ve her kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse bunun günahı değiştirenin üzerinedir. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Ve her kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse bunun günahı değiştirenin üzerinedir. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Ve her kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse bunun günahı değiştirenin üzerinedir. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Bunun yanında kim vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin arasını bulursa artık ona günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Bunun yanında kim vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin arasını bulursa artık ona günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Bunun yanında kim vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin arasını bulursa artık ona günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Bunun yanında kim vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin arasını bulursa artık ona günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ey inananlar! Oruç korunmanız (sağlıklı yaşamanız) için sizden öncekilere yazıldığı (zorunlu hale getirildiği) gibi size de (sayılı günlerde) yazılmıştır (farz kılınmıştır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-183c.mp3","commentary_text":"Hicret’in ikinci yılında Bedir Savaşı’ndan önce farz olan oruç; ayetten de anlaşıldığı üzere, ilk insandan itibaren bütün insanlara farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ibadetlerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir. Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur. Bu sayede karaciğer ve böbreklerimizdeki toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Belli bir süre aç ve susuz kalan kişinin beyninde yeni kök hücreleri oluşur. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı da direnç artar. Burada saydıklarımızsa orucun faydalarından sadece birkaçı…"},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ey inananlar! Oruç korunmanız (sağlıklı yaşamanız) için sizden öncekilere yazıldığı (zorunlu hale getirildiği) gibi size de (sayılı günlerde) yazılmıştır (farz kılınmıştır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-183c.mp3","commentary_text":"Hicret’in ikinci yılında Bedir Savaşı’ndan önce farz olan oruç; ayetten de anlaşıldığı üzere, ilk insandan itibaren bütün insanlara farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ibadetlerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir. Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur. Bu sayede karaciğer ve böbreklerimizdeki toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Belli bir süre aç ve susuz kalan kişinin beyninde yeni kök hücreleri oluşur. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı da direnç artar. Burada saydıklarımızsa orucun faydalarından sadece birkaçı…"},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ey inananlar! Oruç korunmanız (sağlıklı yaşamanız) için sizden öncekilere yazıldığı (zorunlu hale getirildiği) gibi size de (sayılı günlerde) yazılmıştır (farz kılınmıştır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-183c.mp3","commentary_text":"Hicret’in ikinci yılında Bedir Savaşı’ndan önce farz olan oruç; ayetten de anlaşıldığı üzere, ilk insandan itibaren bütün insanlara farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ibadetlerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir. Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur. Bu sayede karaciğer ve böbreklerimizdeki toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Belli bir süre aç ve susuz kalan kişinin beyninde yeni kök hücreleri oluşur. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı da direnç artar. Burada saydıklarımızsa orucun faydalarından sadece birkaçı…"},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ey inananlar! Oruç korunmanız (sağlıklı yaşamanız) için sizden öncekilere yazıldığı (zorunlu hale getirildiği) gibi size de (sayılı günlerde) yazılmıştır (farz kılınmıştır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"1/1-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-182c.mp3","commentary_text":"Hicret’in ikinci yılında Bedir Savaşı’ndan önce farz olan oruç; ayetten de anlaşıldığı üzere, ilk insandan itibaren bütün insanlara farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ibadetlerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir. Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur. Bu sayede karaciğer ve böbreklerimizdeki toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Belli bir süre aç ve susuz kalan kişinin beyninde yeni kök hücreleri oluşur. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı da direnç artar. Burada saydıklarımızsa orucun faydalarından sadece birkaçı…"},{"verse_number":"184","turkish_text":"(O farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Ancak sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. İhtiyarlıktan yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler bir yoksul doyumu fidye versin. Bununla beraber her kim yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa bu onun için daha iyidir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız (zor da olsa) sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"(O farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Ancak sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. İhtiyarlıktan yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler bir yoksul doyumu fidye versin. Bununla beraber her kim yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa bu onun için daha iyidir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız (zor da olsa) sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"(O farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Ancak sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. İhtiyarlıktan yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler bir yoksul doyumu fidye versin. Bununla beraber her kim yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa bu onun için daha iyidir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız (zor da olsa) sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"(O farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Ancak sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu tutsun. İhtiyarlıktan yahut şifa bulması ümit edilmeyen bir hastalıktan dolayı oruç tutmaya gücü yetmeyenler bir yoksul doyumu fidye versin. Bununla beraber her kim yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa bu onun için daha iyidir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız (zor da olsa) sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"(Oruç tutmanız gereken o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki insanlara yol gösteren (kılavuz olan) doğru yola ait apaçık delilleri içeren eğri ile doğruyu birbirinden ayıran Kur’an o ayda indirilmiştir. Bundan dolayı sizden kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler zorluk çekmenizi istemez. Bu da oruç günlerini tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı yüceltmeniz içindir. (Allah) şükredesiniz diye (size) bu kolaylığı gösterir.","arabic_text":"شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"(Oruç tutmanız gereken o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki insanlara yol gösteren (kılavuz olan) doğru yola ait apaçık delilleri içeren eğri ile doğruyu birbirinden ayıran Kur’an o ayda indirilmiştir. Bundan dolayı sizden kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler zorluk çekmenizi istemez. Bu da oruç günlerini tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı yüceltmeniz içindir. (Allah) şükredesiniz diye (size) bu kolaylığı gösterir.","arabic_text":"شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"(Oruç tutmanız gereken o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki insanlara yol gösteren (kılavuz olan) doğru yola ait apaçık delilleri içeren eğri ile doğruyu birbirinden ayıran Kur’an o ayda indirilmiştir. Bundan dolayı sizden kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler zorluk çekmenizi istemez. Bu da oruç günlerini tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı yüceltmeniz içindir. (Allah) şükredesiniz diye (size) bu kolaylığı gösterir.","arabic_text":"شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"(Oruç tutmanız gereken o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki insanlara yol gösteren (kılavuz olan) doğru yola ait apaçık delilleri içeren eğri ile doğruyu birbirinden ayıran Kur’an o ayda indirilmiştir. Bundan dolayı sizden kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Ancak hasta veya seyahatte olan başka günlerde (aynı sayıda oruç tutsun). Allah sizin için kolaylık diler zorluk çekmenizi istemez. Bu da oruç günlerini tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı yüceltmeniz içindir. (Allah) şükredesiniz diye (size) bu kolaylığı gösterir.","arabic_text":"شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"186","turkish_text":"Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve bana inansınlar/güvensinler ki doğru yolu bulsunlar.","arabic_text":"وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ","related_links":["3/195"],"audio_path":"1/1-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-186c.mp3","commentary_text":"Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve bana inansınlar/güvensinler ki doğru yolu bulsunlar.","arabic_text":"وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ","related_links":["3/195"],"audio_path":"1/1-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-186c.mp3","commentary_text":"Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve bana inansınlar/güvensinler ki doğru yolu bulsunlar.","arabic_text":"وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ","related_links":["3/195"],"audio_path":"1/1-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-186c.mp3","commentary_text":"Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm. O halde onlar da benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve bana inansınlar/güvensinler ki doğru yolu bulsunlar.","arabic_text":"وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ","related_links":["3/195"],"audio_path":"1/1-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-185c.mp3","commentary_text":"Duanın sadece Allah’a özgü olması gerekliliği, ayetteki “Ben” zamiri ile iyiden iyiye vurgulanmıştır. Allah; “Kullarım” ifadesini kullanarak insanlara karşı büyük bir incelik gösterirken, “Ben onlara yakınım,” diye buyurarak da buradaki “Ben” zamiri ile duaların yalnız ona has kılınması gerekliliğini de ortaya koyuyor. Ayrıca dikkat edilmelidir ki “Onların duasını işitirim.” demiyor, “Dua edenin duasına karşılık veririm.” buyuruyor. Bu yakınlığın arkasından da kullarının da kendi çağrısına olumlu karşılık vermesini, yani Hakk’a karşı ilgili ve duyarlı olarak Allah’ın istediği şekilde, samimi kul bilinci ve farkındalığıyla yaşamalarını istiyor."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Oruç (günlerinin) gecesinde kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise/eş siz de onlar için bir elbise/eş gibisiniz (istediğiniz gibi içli dışlı olup birbirinizle ilişkide bulunabilirsiniz). Allah (gereksiz yasaklamalarla onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zafiyet göstereceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık bundan böyle (oruç gecelerinde de) onlarla ilişkide bulunun Allah’ın sizler için yazıp takdir ettiği (cinsel tat elde etmek ve çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden istifade edin. (Şafağın) beyaz ipliği (çizgisi gecenin) siyah ipliğinden (çizgisinden yani fecrin aydınlığı gecenin karanlığından) seçilinceye kadar yiyin için sonra da akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar orucu tam tutun. Ama mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin! Allah sakınıp korunmaları için mesajlarını insanlara böyle açıklıyor.","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-186.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-187c.mp3","commentary_text":"Sözlük anlamıyla; yapışmak, tutunmak, bir şeye devam etmek anlamlarına gelen “İtikâf”, uygulamadaki manasıyla; ezan okunan ve namaz kılınan bir mescitte, camide ya da ibadet edilen herhangi bir mekânda özellikle de Ramazan Ayı’nın son on gününde Müslümanın dışarıyla ilişkisini keserek sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla belli bir adap çerçevesinde ikamet etmesi demektir. İtikâf; Hz. Peygamber’in bir uygulamasıdır. Peygamberimiz Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa çekilir, bütün gün ve gecelerini orada ibadetle ve düşünerek ihyâ ederdi."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Oruç (günlerinin) gecesinde kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise/eş siz de onlar için bir elbise/eş gibisiniz (istediğiniz gibi içli dışlı olup birbirinizle ilişkide bulunabilirsiniz). Allah (gereksiz yasaklamalarla onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zafiyet göstereceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık bundan böyle (oruç gecelerinde de) onlarla ilişkide bulunun Allah’ın sizler için yazıp takdir ettiği (cinsel tat elde etmek ve çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden istifade edin. (Şafağın) beyaz ipliği (çizgisi gecenin) siyah ipliğinden (çizgisinden yani fecrin aydınlığı gecenin karanlığından) seçilinceye kadar yiyin için sonra da akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar orucu tam tutun. Ama mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin! Allah sakınıp korunmaları için mesajlarını insanlara böyle açıklıyor.","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-186.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-187c.mp3","commentary_text":"Sözlük anlamıyla; yapışmak, tutunmak, bir şeye devam etmek anlamlarına gelen “İtikâf”, uygulamadaki manasıyla; ezan okunan ve namaz kılınan bir mescitte, camide ya da ibadet edilen herhangi bir mekânda özellikle de Ramazan Ayı’nın son on gününde Müslümanın dışarıyla ilişkisini keserek sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla belli bir adap çerçevesinde ikamet etmesi demektir. İtikâf; Hz. Peygamber’in bir uygulamasıdır. Peygamberimiz Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa çekilir, bütün gün ve gecelerini orada ibadetle ve düşünerek ihyâ ederdi."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Oruç (günlerinin) gecesinde kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise/eş siz de onlar için bir elbise/eş gibisiniz (istediğiniz gibi içli dışlı olup birbirinizle ilişkide bulunabilirsiniz). Allah (gereksiz yasaklamalarla onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zafiyet göstereceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık bundan böyle (oruç gecelerinde de) onlarla ilişkide bulunun Allah’ın sizler için yazıp takdir ettiği (cinsel tat elde etmek ve çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden istifade edin. (Şafağın) beyaz ipliği (çizgisi gecenin) siyah ipliğinden (çizgisinden yani fecrin aydınlığı gecenin karanlığından) seçilinceye kadar yiyin için sonra da akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar orucu tam tutun. Ama mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin! Allah sakınıp korunmaları için mesajlarını insanlara böyle açıklıyor.","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-186.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-187c.mp3","commentary_text":"Sözlük anlamıyla; yapışmak, tutunmak, bir şeye devam etmek anlamlarına gelen “İtikâf”, uygulamadaki manasıyla; ezan okunan ve namaz kılınan bir mescitte, camide ya da ibadet edilen herhangi bir mekânda özellikle de Ramazan Ayı’nın son on gününde Müslümanın dışarıyla ilişkisini keserek sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla belli bir adap çerçevesinde ikamet etmesi demektir. İtikâf; Hz. Peygamber’in bir uygulamasıdır. Peygamberimiz Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa çekilir, bütün gün ve gecelerini orada ibadetle ve düşünerek ihyâ ederdi."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Oruç (günlerinin) gecesinde kadınlarınızla ilişkide bulunmanız size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise/eş siz de onlar için bir elbise/eş gibisiniz (istediğiniz gibi içli dışlı olup birbirinizle ilişkide bulunabilirsiniz). Allah (gereksiz yasaklamalarla onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zafiyet göstereceğinizi bildiği için tövbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık bundan böyle (oruç gecelerinde de) onlarla ilişkide bulunun Allah’ın sizler için yazıp takdir ettiği (cinsel tat elde etmek ve çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden istifade edin. (Şafağın) beyaz ipliği (çizgisi gecenin) siyah ipliğinden (çizgisinden yani fecrin aydınlığı gecenin karanlığından) seçilinceye kadar yiyin için sonra da akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar orucu tam tutun. Ama mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. O halde bu sınırları ihlal etmeyin! Allah sakınıp korunmaları için mesajlarını insanlara böyle açıklıyor.","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-186.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-186c.mp3","commentary_text":"Sözlük anlamıyla; yapışmak, tutunmak, bir şeye devam etmek anlamlarına gelen “İtikâf”, uygulamadaki manasıyla; ezan okunan ve namaz kılınan bir mescitte, camide ya da ibadet edilen herhangi bir mekânda özellikle de Ramazan Ayı’nın son on gününde Müslümanın dışarıyla ilişkisini keserek sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla belli bir adap çerçevesinde ikamet etmesi demektir. İtikâf; Hz. Peygamber’in bir uygulamasıdır. Peygamberimiz Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan Ayı’nın son on gününde itikâfa çekilir, bütün gün ve gecelerini orada ibadetle ve düşünerek ihyâ ederdi."},{"verse_number":"188","turkish_text":"Birbirinizin mallarını (hırsızlık yolsuzluk kumar gasp ve dolandırıcılık gibi) haksızlıkla yemeyin ve başkalarına ait meşru malları bilerek (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) haksız yollarla elde etmek için (rüşvet vererek ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَر۪يقًا مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":["4/29"],"audio_path":"1/1-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Birbirinizin mallarını (hırsızlık yolsuzluk kumar gasp ve dolandırıcılık gibi) haksızlıkla yemeyin ve başkalarına ait meşru malları bilerek (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) haksız yollarla elde etmek için (rüşvet vererek ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَر۪يقًا مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":["4/29"],"audio_path":"1/1-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Birbirinizin mallarını (hırsızlık yolsuzluk kumar gasp ve dolandırıcılık gibi) haksızlıkla yemeyin ve başkalarına ait meşru malları bilerek (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) haksız yollarla elde etmek için (rüşvet vererek ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَر۪يقًا مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":["4/29"],"audio_path":"1/1-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Birbirinizin mallarını (hırsızlık yolsuzluk kumar gasp ve dolandırıcılık gibi) haksızlıkla yemeyin ve başkalarına ait meşru malları bilerek (yalancı şahitliği ve çek senet hilesi gibi) haksız yollarla elde etmek için (rüşvet vererek ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَر۪يقًا مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":["4/29"],"audio_path":"1/1-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sana hilâllerin niçin sürekli değişip durduğunu (yani ayın geçirdiği evreleri) sorarlar. De ki: “Onlar (doğal bir takvim olarak) insanların (yıl ay ve günleri belirlemesine yarayan) yapacakları işlerin ve hem de (oruç ve) hac ibadetinin vaktini gösteren ölçülerdir.” Evlere arkalarından gelip girmeniz asla iyi bir davranış değildir. Lâkin iyi davranış Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktır. O halde evlere kapılarından girin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtulasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-189c.mp3","commentary_text":"Allah, bu ayetle Ay’ın; yıl, ay ve günlerin belirlenmesi gibi konularda insanların yararına sunulduğunu, namazın dışındaki hac ve oruç gibi ibadetlerin Ay takvimine göre ayarlandığını açıklıyor. Evlere arkalarından girmeye gelince; bu ayet gelmeden önce bazı Medineli Müslümanlar, hac ve umre için ihrama girdiklerinde, sözde dünya işlerinden uzak durma adına, evlerine kapılarından girmeyi günah sayıyorlardı. Bir ihtiyaçları olduğunda ise evlerine arka pencerelerinden merdivenle ya da delik açarak giriyorlar ve bunu da bir erdemlik, fazilet sayıyorlardı. Buna karşılık Allah üstünlük ve erdemliğin evlere arkalarından girmekte olmadığını, gerçek erdemliğin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle güzel ve faydalı çalışmalar ortaya koyup kötülüklerle mücadele ederek günahlardan sakınmak olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sana hilâllerin niçin sürekli değişip durduğunu (yani ayın geçirdiği evreleri) sorarlar. De ki: “Onlar (doğal bir takvim olarak) insanların (yıl ay ve günleri belirlemesine yarayan) yapacakları işlerin ve hem de (oruç ve) hac ibadetinin vaktini gösteren ölçülerdir.” Evlere arkalarından gelip girmeniz asla iyi bir davranış değildir. Lâkin iyi davranış Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktır. O halde evlere kapılarından girin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtulasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-189c.mp3","commentary_text":"Allah, bu ayetle Ay’ın; yıl, ay ve günlerin belirlenmesi gibi konularda insanların yararına sunulduğunu, namazın dışındaki hac ve oruç gibi ibadetlerin Ay takvimine göre ayarlandığını açıklıyor. Evlere arkalarından girmeye gelince; bu ayet gelmeden önce bazı Medineli Müslümanlar, hac ve umre için ihrama girdiklerinde, sözde dünya işlerinden uzak durma adına, evlerine kapılarından girmeyi günah sayıyorlardı. Bir ihtiyaçları olduğunda ise evlerine arka pencerelerinden merdivenle ya da delik açarak giriyorlar ve bunu da bir erdemlik, fazilet sayıyorlardı. Buna karşılık Allah üstünlük ve erdemliğin evlere arkalarından girmekte olmadığını, gerçek erdemliğin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle güzel ve faydalı çalışmalar ortaya koyup kötülüklerle mücadele ederek günahlardan sakınmak olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sana hilâllerin niçin sürekli değişip durduğunu (yani ayın geçirdiği evreleri) sorarlar. De ki: “Onlar (doğal bir takvim olarak) insanların (yıl ay ve günleri belirlemesine yarayan) yapacakları işlerin ve hem de (oruç ve) hac ibadetinin vaktini gösteren ölçülerdir.” Evlere arkalarından gelip girmeniz asla iyi bir davranış değildir. Lâkin iyi davranış Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktır. O halde evlere kapılarından girin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtulasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-189c.mp3","commentary_text":"Allah, bu ayetle Ay’ın; yıl, ay ve günlerin belirlenmesi gibi konularda insanların yararına sunulduğunu, namazın dışındaki hac ve oruç gibi ibadetlerin Ay takvimine göre ayarlandığını açıklıyor. Evlere arkalarından girmeye gelince; bu ayet gelmeden önce bazı Medineli Müslümanlar, hac ve umre için ihrama girdiklerinde, sözde dünya işlerinden uzak durma adına, evlerine kapılarından girmeyi günah sayıyorlardı. Bir ihtiyaçları olduğunda ise evlerine arka pencerelerinden merdivenle ya da delik açarak giriyorlar ve bunu da bir erdemlik, fazilet sayıyorlardı. Buna karşılık Allah üstünlük ve erdemliğin evlere arkalarından girmekte olmadığını, gerçek erdemliğin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle güzel ve faydalı çalışmalar ortaya koyup kötülüklerle mücadele ederek günahlardan sakınmak olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sana hilâllerin niçin sürekli değişip durduğunu (yani ayın geçirdiği evreleri) sorarlar. De ki: “Onlar (doğal bir takvim olarak) insanların (yıl ay ve günleri belirlemesine yarayan) yapacakları işlerin ve hem de (oruç ve) hac ibadetinin vaktini gösteren ölçülerdir.” Evlere arkalarından gelip girmeniz asla iyi bir davranış değildir. Lâkin iyi davranış Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktır. O halde evlere kapılarından girin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtulasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-188c.mp3","commentary_text":"Allah, bu ayetle Ay’ın; yıl, ay ve günlerin belirlenmesi gibi konularda insanların yararına sunulduğunu, namazın dışındaki hac ve oruç gibi ibadetlerin Ay takvimine göre ayarlandığını açıklıyor. Evlere arkalarından girmeye gelince; bu ayet gelmeden önce bazı Medineli Müslümanlar, hac ve umre için ihrama girdiklerinde, sözde dünya işlerinden uzak durma adına, evlerine kapılarından girmeyi günah sayıyorlardı. Bir ihtiyaçları olduğunda ise evlerine arka pencerelerinden merdivenle ya da delik açarak giriyorlar ve bunu da bir erdemlik, fazilet sayıyorlardı. Buna karşılık Allah üstünlük ve erdemliğin evlere arkalarından girmekte olmadığını, gerçek erdemliğin Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle güzel ve faydalı çalışmalar ortaya koyup kötülüklerle mücadele ederek günahlardan sakınmak olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın. Fakat acımasızca saldırganlık yapmayın! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":["9/12"],"audio_path":"1/1-189.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-190c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın. Fakat acımasızca saldırganlık yapmayın! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":["9/12"],"audio_path":"1/1-189.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-190c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın. Fakat acımasızca saldırganlık yapmayın! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":["9/12"],"audio_path":"1/1-189.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-190c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda savaşın. Fakat acımasızca saldırganlık yapmayın! Muhakkak ki Allah aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":["9/12"],"audio_path":"1/1-189.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-189c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4/75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir."},{"verse_number":"191","turkish_text":"O (size savaş açarak öldürmeye kalka)nları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Ama onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın. (Eğer) sizi öldürmeye kalkarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin (yaptığının) cezası budur.","arabic_text":"وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["9/5","33/61","47/4"],"audio_path":"1/1-190.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-191c.mp3","commentary_text":"“Onları yakaladığınız yerde öldürün…” emri, savaş ortamı içindir. Bir önceki emir açısından bakıldığında; “Allah yolunda” yapılan bir kurtuluş savaşının içindeki “Onları yakaladığınız yerde öldürün!” buyruğu da savaş açanların saldırılarına devam etmeleri durumunda tavsiye edilmiştir."},{"verse_number":"191","turkish_text":"O (size savaş açarak öldürmeye kalka)nları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Ama onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın. (Eğer) sizi öldürmeye kalkarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin (yaptığının) cezası budur.","arabic_text":"وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["9/5","33/61","47/4"],"audio_path":"1/1-190.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-191c.mp3","commentary_text":"“Onları yakaladığınız yerde öldürün…” emri, savaş ortamı içindir. Bir önceki emir açısından bakıldığında; “Allah yolunda” yapılan bir kurtuluş savaşının içindeki “Onları yakaladığınız yerde öldürün!” buyruğu da savaş açanların saldırılarına devam etmeleri durumunda tavsiye edilmiştir."},{"verse_number":"191","turkish_text":"O (size savaş açarak öldürmeye kalka)nları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Ama onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın. (Eğer) sizi öldürmeye kalkarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin (yaptığının) cezası budur.","arabic_text":"وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["9/5","33/61","47/4"],"audio_path":"1/1-190.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-191c.mp3","commentary_text":"“Onları yakaladığınız yerde öldürün…” emri, savaş ortamı içindir. Bir önceki emir açısından bakıldığında; “Allah yolunda” yapılan bir kurtuluş savaşının içindeki “Onları yakaladığınız yerde öldürün!” buyruğu da savaş açanların saldırılarına devam etmeleri durumunda tavsiye edilmiştir."},{"verse_number":"191","turkish_text":"O (size savaş açarak öldürmeye kalka)nları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Ama onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın. (Eğer) sizi öldürmeye kalkarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin (yaptığının) cezası budur.","arabic_text":"وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":["9/5","33/61","47/4"],"audio_path":"1/1-190.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-190c.mp3","commentary_text":"“Onları yakaladığınız yerde öldürün…” emri, savaş ortamı içindir. Bir önceki emir açısından bakıldığında; “Allah yolunda” yapılan bir kurtuluş savaşının içindeki “Onları yakaladığınız yerde öldürün!” buyruğu da savaş açanların saldırılarına devam etmeleri durumunda tavsiye edilmiştir."},{"verse_number":"192","turkish_text":"Ancak (savaştan) vazgeçerlerse (siz de bırakın). Unutmayın ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-191.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-192c.mp3","commentary_text":"Allah: “çok bağışlayandır ve merhamet edendir.” hatırlatmasını yaparak pişmanlık kapısının açık olduğuna ve istedikleri takdirde bu kapıyı kullanabileceklerine vurgu yapıyor. Çünkü Kur’an’ın geliş amacı insanları savaştırmak değil, barış içinde yaşatarak toplumun hidayetini ve huzurunu sağlamaktır, güven getirmektir, refahını yükseltmektir, birliğini temin etmektir."},{"verse_number":"192","turkish_text":"Ancak (savaştan) vazgeçerlerse (siz de bırakın). Unutmayın ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-191.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-192c.mp3","commentary_text":"Allah: “çok bağışlayandır ve merhamet edendir.” hatırlatmasını yaparak pişmanlık kapısının açık olduğuna ve istedikleri takdirde bu kapıyı kullanabileceklerine vurgu yapıyor. Çünkü Kur’an’ın geliş amacı insanları savaştırmak değil, barış içinde yaşatarak toplumun hidayetini ve huzurunu sağlamaktır, güven getirmektir, refahını yükseltmektir, birliğini temin etmektir."},{"verse_number":"192","turkish_text":"Ancak (savaştan) vazgeçerlerse (siz de bırakın). Unutmayın ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-191.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-192c.mp3","commentary_text":"Allah: “çok bağışlayandır ve merhamet edendir.” hatırlatmasını yaparak pişmanlık kapısının açık olduğuna ve istedikleri takdirde bu kapıyı kullanabileceklerine vurgu yapıyor. Çünkü Kur’an’ın geliş amacı insanları savaştırmak değil, barış içinde yaşatarak toplumun hidayetini ve huzurunu sağlamaktır, güven getirmektir, refahını yükseltmektir, birliğini temin etmektir."},{"verse_number":"192","turkish_text":"Ancak (savaştan) vazgeçerlerse (siz de bırakın). Unutmayın ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-191.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-191c.mp3","commentary_text":"Allah: “çok bağışlayandır ve merhamet edendir.” hatırlatmasını yaparak pişmanlık kapısının açık olduğuna ve istedikleri takdirde bu kapıyı kullanabileceklerine vurgu yapıyor. Çünkü Kur’an’ın geliş amacı insanları savaştırmak değil, barış içinde yaşatarak toplumun hidayetini ve huzurunu sağlamaktır, güven getirmektir, refahını yükseltmektir, birliğini temin etmektir."},{"verse_number":"193","turkish_text":"Artık (yaşadığınız yerde yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah’ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir. Bkz.8/39","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-193c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet ve düşünce özgürlüklerine zincir vurmaktır ve de kötülük tohumları ekmektir. Müslümanların yurtlarını terk etmeye zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve serbestilerinin ellerinden alınmasıdır."},{"verse_number":"193","turkish_text":"Artık (yaşadığınız yerde yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah’ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir. Bkz.8/39","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-193c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet ve düşünce özgürlüklerine zincir vurmaktır ve de kötülük tohumları ekmektir. Müslümanların yurtlarını terk etmeye zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve serbestilerinin ellerinden alınmasıdır."},{"verse_number":"193","turkish_text":"Artık (yaşadığınız yerde yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah’ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir. Bkz.8/39","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-193c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet ve düşünce özgürlüklerine zincir vurmaktır ve de kötülük tohumları ekmektir. Müslümanların yurtlarını terk etmeye zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve serbestilerinin ellerinden alınmasıdır."},{"verse_number":"193","turkish_text":"Artık (yaşadığınız yerde yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya (herkese temel insan haklarını sağlayan bir düzen kuruluncaya) ve (din de yalnız Allah’ın iradesine uygun bir hale gelinceye ve barış ortamı tüm dünyada egemen) oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet (zulüm ve haksızlıklardan) vazgeçerlerse (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir. Bkz.8/39","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-192c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Bu savaşın başlama sebebi de zulümdür, fitnedir, baskıdır. İnsani ve ahlaki değerleri yok etmektir; ibadet ve düşünce özgürlüklerine zincir vurmaktır ve de kötülük tohumları ekmektir. Müslümanların yurtlarını terk etmeye zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve serbestilerinin ellerinden alınmasıdır."},{"verse_number":"194","turkish_text":"Haram ay (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylar: Zilka’de Zilhicce Muharrem ve Recep düşmanlarınızın uyduğu) haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) da karşılıklıdır (düşman hangi aya hürmet gösterip savaş yasağına uyuyorsa siz de o aya hürmet gösterip savaş yasağına uymalısınız). Öyleyse kim size (savaş yasağına uyması gerektiği ayda) saldırırsa size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ona karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarla beraberdir. Bkz.2/217","arabic_text":"اَلشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاصٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدٰى عَلَيْكُمْۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-194c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğine göre her türlü savaşın yasak sayıldığı “haram aylar”, birinci, yedinci, on birinci ve on ikinci kamerî takvim aylarıdır. Bu aylarda savaşmama geleneğine çevredeki bütün toplumlar uyuyordu. Allah bu geleneğe Müslümanların da uymasını emretmişti. Müşrikler haram aylarında Müslümanların savaşmayacaklarını öğrenince, bunu fırsat bilerek Zilkade ayında savaşa hazırlandılar. Bunun üzerine, “Onların hürmet göstermediği ayda siz tek taraflı olarak ateşkes ilan etmek zorunda değilsiniz ve onlarla savaşabilirsiniz.” emriyle Müslümanlara da savaş izni verildi."},{"verse_number":"194","turkish_text":"Haram ay (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylar: Zilka’de Zilhicce Muharrem ve Recep düşmanlarınızın uyduğu) haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) da karşılıklıdır (düşman hangi aya hürmet gösterip savaş yasağına uyuyorsa siz de o aya hürmet gösterip savaş yasağına uymalısınız). Öyleyse kim size (savaş yasağına uyması gerektiği ayda) saldırırsa size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ona karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarla beraberdir. Bkz.2/217","arabic_text":"اَلشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاصٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدٰى عَلَيْكُمْۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-194c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğine göre her türlü savaşın yasak sayıldığı “haram aylar”, birinci, yedinci, on birinci ve on ikinci kamerî takvim aylarıdır. Bu aylarda savaşmama geleneğine çevredeki bütün toplumlar uyuyordu. Allah bu geleneğe Müslümanların da uymasını emretmişti. Müşrikler haram aylarında Müslümanların savaşmayacaklarını öğrenince, bunu fırsat bilerek Zilkade ayında savaşa hazırlandılar. Bunun üzerine, “Onların hürmet göstermediği ayda siz tek taraflı olarak ateşkes ilan etmek zorunda değilsiniz ve onlarla savaşabilirsiniz.” emriyle Müslümanlara da savaş izni verildi."},{"verse_number":"194","turkish_text":"Haram ay (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylar: Zilka’de Zilhicce Muharrem ve Recep düşmanlarınızın uyduğu) haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) da karşılıklıdır (düşman hangi aya hürmet gösterip savaş yasağına uyuyorsa siz de o aya hürmet gösterip savaş yasağına uymalısınız). Öyleyse kim size (savaş yasağına uyması gerektiği ayda) saldırırsa size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ona karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarla beraberdir. Bkz.2/217","arabic_text":"اَلشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاصٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدٰى عَلَيْكُمْۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-194c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğine göre her türlü savaşın yasak sayıldığı “haram aylar”, birinci, yedinci, on birinci ve on ikinci kamerî takvim aylarıdır. Bu aylarda savaşmama geleneğine çevredeki bütün toplumlar uyuyordu. Allah bu geleneğe Müslümanların da uymasını emretmişti. Müşrikler haram aylarında Müslümanların savaşmayacaklarını öğrenince, bunu fırsat bilerek Zilkade ayında savaşa hazırlandılar. Bunun üzerine, “Onların hürmet göstermediği ayda siz tek taraflı olarak ateşkes ilan etmek zorunda değilsiniz ve onlarla savaşabilirsiniz.” emriyle Müslümanlara da savaş izni verildi."},{"verse_number":"194","turkish_text":"Haram ay (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylar: Zilka’de Zilhicce Muharrem ve Recep düşmanlarınızın uyduğu) haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) da karşılıklıdır (düşman hangi aya hürmet gösterip savaş yasağına uyuyorsa siz de o aya hürmet gösterip savaş yasağına uymalısınız). Öyleyse kim size (savaş yasağına uyması gerektiği ayda) saldırırsa size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ona karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarla beraberdir. Bkz.2/217","arabic_text":"اَلشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاصٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدٰى عَلَيْكُمْۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-193c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğine göre her türlü savaşın yasak sayıldığı “haram aylar”, birinci, yedinci, on birinci ve on ikinci kamerî takvim aylarıdır. Bu aylarda savaşmama geleneğine çevredeki bütün toplumlar uyuyordu. Allah bu geleneğe Müslümanların da uymasını emretmişti. Müşrikler haram aylarında Müslümanların savaşmayacaklarını öğrenince, bunu fırsat bilerek Zilkade ayında savaşa hazırlandılar. Bunun üzerine, “Onların hürmet göstermediği ayda siz tek taraflı olarak ateşkes ilan etmek zorunda değilsiniz ve onlarla savaşabilirsiniz.” emriyle Müslümanlara da savaş izni verildi."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Allah’ın istediği gibi infak edin (onun size emanet ettiği nimetleri yine onun emrettiği gibi sınırsızca paylaşın). Kendi ellerinizle (iradenizle cimrilik ve israf ederek kendinizi) tehlikeye atmayın ve iyilik yapmaya azimle devam edin. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-195c.mp3","commentary_text":"Bu ayette: Allah’ın emanet ettiği nimetleri kendi malıymış gibi gelişigüzel kullanmanın, onlarla savurganca ve bencil bir hayat ortaya koymanın, verilen nimetleri -hakları olduğu halde- başkalarıyla paylaşmamanın, iyiliğe ve iyileştirmeye giden yolda harcamada cimrilik ederek Allah’ın istediği istikamette harcamamanın çok kötü bir iş olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Allah’ın istediği gibi infak edin (onun size emanet ettiği nimetleri yine onun emrettiği gibi sınırsızca paylaşın). Kendi ellerinizle (iradenizle cimrilik ve israf ederek kendinizi) tehlikeye atmayın ve iyilik yapmaya azimle devam edin. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-195c.mp3","commentary_text":"Bu ayette: Allah’ın emanet ettiği nimetleri kendi malıymış gibi gelişigüzel kullanmanın, onlarla savurganca ve bencil bir hayat ortaya koymanın, verilen nimetleri -hakları olduğu halde- başkalarıyla paylaşmamanın, iyiliğe ve iyileştirmeye giden yolda harcamada cimrilik ederek Allah’ın istediği istikamette harcamamanın çok kötü bir iş olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Allah’ın istediği gibi infak edin (onun size emanet ettiği nimetleri yine onun emrettiği gibi sınırsızca paylaşın). Kendi ellerinizle (iradenizle cimrilik ve israf ederek kendinizi) tehlikeye atmayın ve iyilik yapmaya azimle devam edin. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-195c.mp3","commentary_text":"Bu ayette: Allah’ın emanet ettiği nimetleri kendi malıymış gibi gelişigüzel kullanmanın, onlarla savurganca ve bencil bir hayat ortaya koymanın, verilen nimetleri -hakları olduğu halde- başkalarıyla paylaşmamanın, iyiliğe ve iyileştirmeye giden yolda harcamada cimrilik ederek Allah’ın istediği istikamette harcamamanın çok kötü bir iş olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Allah’ın istediği gibi infak edin (onun size emanet ettiği nimetleri yine onun emrettiği gibi sınırsızca paylaşın). Kendi ellerinizle (iradenizle cimrilik ve israf ederek kendinizi) tehlikeye atmayın ve iyilik yapmaya azimle devam edin. Muhakkak ki Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-194c.mp3","commentary_text":"Bu ayette: Allah’ın emanet ettiği nimetleri kendi malıymış gibi gelişigüzel kullanmanın, onlarla savurganca ve bencil bir hayat ortaya koymanın, verilen nimetleri -hakları olduğu halde- başkalarıyla paylaşmamanın, iyiliğe ve iyileştirmeye giden yolda harcamada cimrilik ederek Allah’ın istediği istikamette harcamamanın çok kötü bir iş olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Haccı da umreyi de Allah (rızası) için yapın. Fakat (düşman hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız Kâbe’ye güç yetirebileceğiniz nitelikte bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Ancak sizden her kim hasta olur veya başında bir rahatsızlık bulunu(up da tıraş olmak zorunda kalı)rsa ona da fidye gerekir ki o da ya (üç gün) oruç tutmak ya da sadaka (altı fakire fitre) vermek veya bir kurban kesmektir. Sonra emin olduğunuzda kim hac zamanına kadar umreyle faydalanmak (hacc-ı temettü yapmak) isterse kolayına gelen bir kurban keser. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse ona hac günlerinde üç gün vatanına döndüğü zaman da yedi gün ki tam on gün oruç tutmak vacip olur. Bu hüküm Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki Allah’ın azabı cidden çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ بِه۪ٓ اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌۜ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["5/2"],"audio_path":"1/1-195.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-196c.mp3","commentary_text":"Bu kurban ya da oruç hükmü; Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Çünkü orada yaşayanlar için hacdan önce umre yapma yani “hacc-ı temettü” yoktur. Dolayısıyla onlara fidye ve oruç da yoktur. Zaten, onların sürekli olarak ihramlı hâlde bulunmaları da mümkün değildir."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Haccı da umreyi de Allah (rızası) için yapın. Fakat (düşman hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız Kâbe’ye güç yetirebileceğiniz nitelikte bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Ancak sizden her kim hasta olur veya başında bir rahatsızlık bulunu(up da tıraş olmak zorunda kalı)rsa ona da fidye gerekir ki o da ya (üç gün) oruç tutmak ya da sadaka (altı fakire fitre) vermek veya bir kurban kesmektir. Sonra emin olduğunuzda kim hac zamanına kadar umreyle faydalanmak (hacc-ı temettü yapmak) isterse kolayına gelen bir kurban keser. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse ona hac günlerinde üç gün vatanına döndüğü zaman da yedi gün ki tam on gün oruç tutmak vacip olur. Bu hüküm Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki Allah’ın azabı cidden çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ بِه۪ٓ اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌۜ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["5/2"],"audio_path":"1/1-195.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-196c.mp3","commentary_text":"Bu kurban ya da oruç hükmü; Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Çünkü orada yaşayanlar için hacdan önce umre yapma yani “hacc-ı temettü” yoktur. Dolayısıyla onlara fidye ve oruç da yoktur. Zaten, onların sürekli olarak ihramlı hâlde bulunmaları da mümkün değildir."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Haccı da umreyi de Allah (rızası) için yapın. Fakat (düşman hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız Kâbe’ye güç yetirebileceğiniz nitelikte bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Ancak sizden her kim hasta olur veya başında bir rahatsızlık bulunu(up da tıraş olmak zorunda kalı)rsa ona da fidye gerekir ki o da ya (üç gün) oruç tutmak ya da sadaka (altı fakire fitre) vermek veya bir kurban kesmektir. Sonra emin olduğunuzda kim hac zamanına kadar umreyle faydalanmak (hacc-ı temettü yapmak) isterse kolayına gelen bir kurban keser. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse ona hac günlerinde üç gün vatanına döndüğü zaman da yedi gün ki tam on gün oruç tutmak vacip olur. Bu hüküm Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki Allah’ın azabı cidden çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ بِه۪ٓ اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌۜ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["5/2"],"audio_path":"1/1-195.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-196c.mp3","commentary_text":"Bu kurban ya da oruç hükmü; Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Çünkü orada yaşayanlar için hacdan önce umre yapma yani “hacc-ı temettü” yoktur. Dolayısıyla onlara fidye ve oruç da yoktur. Zaten, onların sürekli olarak ihramlı hâlde bulunmaları da mümkün değildir."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Haccı da umreyi de Allah (rızası) için yapın. Fakat (düşman hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız Kâbe’ye güç yetirebileceğiniz nitelikte bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Ancak sizden her kim hasta olur veya başında bir rahatsızlık bulunu(up da tıraş olmak zorunda kalı)rsa ona da fidye gerekir ki o da ya (üç gün) oruç tutmak ya da sadaka (altı fakire fitre) vermek veya bir kurban kesmektir. Sonra emin olduğunuzda kim hac zamanına kadar umreyle faydalanmak (hacc-ı temettü yapmak) isterse kolayına gelen bir kurban keser. Fakat kesecek kurban bulunamazsa veya buna gücü yetmezse ona hac günlerinde üç gün vatanına döndüğü zaman da yedi gün ki tam on gün oruç tutmak vacip olur. Bu hüküm Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının (hac ahkâmını koruyun) ve bilin ki Allah’ın azabı cidden çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ بِه۪ٓ اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌۜ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["5/2"],"audio_path":"1/1-195.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-195c.mp3","commentary_text":"Bu kurban ya da oruç hükmü; Mescid-i Haram civarında yaşamayanlar içindir. Çünkü orada yaşayanlar için hacdan önce umre yapma yani “hacc-ı temettü” yoktur. Dolayısıyla onlara fidye ve oruç da yoktur. Zaten, onların sürekli olarak ihramlı hâlde bulunmaları da mümkün değildir."},{"verse_number":"197","turkish_text":"Hac bilinen aylar(da)dır. Kim o aylarda hacca başlarsa artık ona hacda (ihramlı iken) cinsel ilişki günaha sapmak kavga etmek yoktur. Siz hayır olarak her ne yaparsanız Allah mutlaka onu bilir. Bir de (yol için) kendinize azık edininiz. Şüphesiz ki azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten (günaha sebep olan hareketlerden) sakınmaktır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-196.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-197c.mp3","commentary_text":"Hac, Hicret’in 9. yılında farz kılınmıştır. Peygamberimiz bu yıl, Hz. Ebu Bekir’i hac emiri tayin etmiş, kendileri de bir yıl sonra yani Hicret’in onuncu yılında haccetmişlerdir. Bu, Peygamberimizin ilk haccı olduğu gibi aynı zamanda da son haccı olmuştur ve buna “Veda Haccı” denmektedir. Çünkü Peygamberimiz bu hacdan sonra hem dünyaya hem de bütün sevdiklerine veda ederek “dar-ı beka” eylemiştir. Âyetin açık anlamına göre haccın belirli bir vakti vardır ve bu vakit belirli aylardadır. Bu aylar Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on gününden oluşur. Yine ayete göre sadece bu aylar süresince Hac için ihrama girilebilir. Azık edinmekten kasıt; hac yolculuğu için gerekli maddi ve manevi hazırlıkları tamamlamaktır. Maddi anlamda hazırlık; Hac sûresi boyunca diğer Müslümanlara yük olmayacak ve lojistik desteğe ihtiyaç duymayacak şekilde her türlü tedarikin yapılmasıdır. Manevi anlamda hazırlık ise vahyin belirlediği sınırlar içinde her türlü güzelliği hayata geçirmek konusunda ilahi öğretilere teslimiyet gösterileceğine, Allah’ın yasakladığı kötülüklerden sakınılacağına ve tâğûtî sistemlere karşı dik durulacağına karar verilmesidir. Aynı zamanda bu davranışları hayat felsefesi haline getirmektir. Onun için “azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten sakınmaktır.” buyruluyor."},{"verse_number":"197","turkish_text":"Hac bilinen aylar(da)dır. Kim o aylarda hacca başlarsa artık ona hacda (ihramlı iken) cinsel ilişki günaha sapmak kavga etmek yoktur. Siz hayır olarak her ne yaparsanız Allah mutlaka onu bilir. Bir de (yol için) kendinize azık edininiz. Şüphesiz ki azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten (günaha sebep olan hareketlerden) sakınmaktır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-196.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-197c.mp3","commentary_text":"Hac, Hicret’in 9. yılında farz kılınmıştır. Peygamberimiz bu yıl, Hz. Ebu Bekir’i hac emiri tayin etmiş, kendileri de bir yıl sonra yani Hicret’in onuncu yılında haccetmişlerdir. Bu, Peygamberimizin ilk haccı olduğu gibi aynı zamanda da son haccı olmuştur ve buna “Veda Haccı” denmektedir. Çünkü Peygamberimiz bu hacdan sonra hem dünyaya hem de bütün sevdiklerine veda ederek “dar-ı beka” eylemiştir. Âyetin açık anlamına göre haccın belirli bir vakti vardır ve bu vakit belirli aylardadır. Bu aylar Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on gününden oluşur. Yine ayete göre sadece bu aylar süresince Hac için ihrama girilebilir. Azık edinmekten kasıt; hac yolculuğu için gerekli maddi ve manevi hazırlıkları tamamlamaktır. Maddi anlamda hazırlık; Hac sûresi boyunca diğer Müslümanlara yük olmayacak ve lojistik desteğe ihtiyaç duymayacak şekilde her türlü tedarikin yapılmasıdır. Manevi anlamda hazırlık ise vahyin belirlediği sınırlar içinde her türlü güzelliği hayata geçirmek konusunda ilahi öğretilere teslimiyet gösterileceğine, Allah’ın yasakladığı kötülüklerden sakınılacağına ve tâğûtî sistemlere karşı dik durulacağına karar verilmesidir. Aynı zamanda bu davranışları hayat felsefesi haline getirmektir. Onun için “azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten sakınmaktır.” buyruluyor."},{"verse_number":"197","turkish_text":"Hac bilinen aylar(da)dır. Kim o aylarda hacca başlarsa artık ona hacda (ihramlı iken) cinsel ilişki günaha sapmak kavga etmek yoktur. Siz hayır olarak her ne yaparsanız Allah mutlaka onu bilir. Bir de (yol için) kendinize azık edininiz. Şüphesiz ki azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten (günaha sebep olan hareketlerden) sakınmaktır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-196.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-197c.mp3","commentary_text":"Hac, Hicret’in 9. yılında farz kılınmıştır. Peygamberimiz bu yıl, Hz. Ebu Bekir’i hac emiri tayin etmiş, kendileri de bir yıl sonra yani Hicret’in onuncu yılında haccetmişlerdir. Bu, Peygamberimizin ilk haccı olduğu gibi aynı zamanda da son haccı olmuştur ve buna “Veda Haccı” denmektedir. Çünkü Peygamberimiz bu hacdan sonra hem dünyaya hem de bütün sevdiklerine veda ederek “dar-ı beka” eylemiştir. Âyetin açık anlamına göre haccın belirli bir vakti vardır ve bu vakit belirli aylardadır. Bu aylar Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on gününden oluşur. Yine ayete göre sadece bu aylar süresince Hac için ihrama girilebilir. Azık edinmekten kasıt; hac yolculuğu için gerekli maddi ve manevi hazırlıkları tamamlamaktır. Maddi anlamda hazırlık; Hac sûresi boyunca diğer Müslümanlara yük olmayacak ve lojistik desteğe ihtiyaç duymayacak şekilde her türlü tedarikin yapılmasıdır. Manevi anlamda hazırlık ise vahyin belirlediği sınırlar içinde her türlü güzelliği hayata geçirmek konusunda ilahi öğretilere teslimiyet gösterileceğine, Allah’ın yasakladığı kötülüklerden sakınılacağına ve tâğûtî sistemlere karşı dik durulacağına karar verilmesidir. Aynı zamanda bu davranışları hayat felsefesi haline getirmektir. Onun için “azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten sakınmaktır.” buyruluyor."},{"verse_number":"197","turkish_text":"Hac bilinen aylar(da)dır. Kim o aylarda hacca başlarsa artık ona hacda (ihramlı iken) cinsel ilişki günaha sapmak kavga etmek yoktur. Siz hayır olarak her ne yaparsanız Allah mutlaka onu bilir. Bir de (yol için) kendinize azık edininiz. Şüphesiz ki azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten (günaha sebep olan hareketlerden) sakınmaktır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-196.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-196c.mp3","commentary_text":"Hac, Hicret’in 9. yılında farz kılınmıştır. Peygamberimiz bu yıl, Hz. Ebu Bekir’i hac emiri tayin etmiş, kendileri de bir yıl sonra yani Hicret’in onuncu yılında haccetmişlerdir. Bu, Peygamberimizin ilk haccı olduğu gibi aynı zamanda da son haccı olmuştur ve buna “Veda Haccı” denmektedir. Çünkü Peygamberimiz bu hacdan sonra hem dünyaya hem de bütün sevdiklerine veda ederek “dar-ı beka” eylemiştir. Âyetin açık anlamına göre haccın belirli bir vakti vardır ve bu vakit belirli aylardadır. Bu aylar Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on gününden oluşur. Yine ayete göre sadece bu aylar süresince Hac için ihrama girilebilir. Azık edinmekten kasıt; hac yolculuğu için gerekli maddi ve manevi hazırlıkları tamamlamaktır. Maddi anlamda hazırlık; Hac sûresi boyunca diğer Müslümanlara yük olmayacak ve lojistik desteğe ihtiyaç duymayacak şekilde her türlü tedarikin yapılmasıdır. Manevi anlamda hazırlık ise vahyin belirlediği sınırlar içinde her türlü güzelliği hayata geçirmek konusunda ilahi öğretilere teslimiyet gösterileceğine, Allah’ın yasakladığı kötülüklerden sakınılacağına ve tâğûtî sistemlere karşı dik durulacağına karar verilmesidir. Aynı zamanda bu davranışları hayat felsefesi haline getirmektir. Onun için “azığın en hayırlısı Allah’a karşı gelmekten sakınmaktır.” buyruluyor."},{"verse_number":"198","turkish_text":"Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizin lütfundan istifade etmenizde size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (Müzdelife’ye) akın ettiğiniz zaman Meş’ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı zikredin (onu dua ve telbiyelerle anın). Ve size doğru yolu gösterdiği gibi siz de (dünyanın farklı yerlerinden hacca gelmiş bulunan kardeşlerinize) Allah’ı ve onun gönderdiği dini anlatın. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizin lütfundan istifade etmenizde size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (Müzdelife’ye) akın ettiğiniz zaman Meş’ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı zikredin (onu dua ve telbiyelerle anın). Ve size doğru yolu gösterdiği gibi siz de (dünyanın farklı yerlerinden hacca gelmiş bulunan kardeşlerinize) Allah’ı ve onun gönderdiği dini anlatın. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizin lütfundan istifade etmenizde size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (Müzdelife’ye) akın ettiğiniz zaman Meş’ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı zikredin (onu dua ve telbiyelerle anın). Ve size doğru yolu gösterdiği gibi siz de (dünyanın farklı yerlerinden hacca gelmiş bulunan kardeşlerinize) Allah’ı ve onun gönderdiği dini anlatın. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizin lütfundan istifade etmenizde size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (Müzdelife’ye) akın ettiğiniz zaman Meş’ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı zikredin (onu dua ve telbiyelerle anın). Ve size doğru yolu gösterdiği gibi siz de (dünyanın farklı yerlerinden hacca gelmiş bulunan kardeşlerinize) Allah’ı ve onun gönderdiği dini anlatın. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat’tan) topluca dönün ve Allah’ın mağfiretini isteyin. Hiç şüphesiz Allah bağışlayandır merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-198.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-199c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki, “topluca dönün” emriyle hacılara; Allah katında herkesin eşit olduğu, renk, dil, ırk, sınıf, sosyal statü farklarının insanları hiçbir şekilde birbirinden ayıramayacağı ve tüm insanların tek bir yaratıcının kulluk şemsiyesi altında toplanacağı ve birlik olunması gerektiği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat’tan) topluca dönün ve Allah’ın mağfiretini isteyin. Hiç şüphesiz Allah bağışlayandır merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-198.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-199c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki, “topluca dönün” emriyle hacılara; Allah katında herkesin eşit olduğu, renk, dil, ırk, sınıf, sosyal statü farklarının insanları hiçbir şekilde birbirinden ayıramayacağı ve tüm insanların tek bir yaratıcının kulluk şemsiyesi altında toplanacağı ve birlik olunması gerektiği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat’tan) topluca dönün ve Allah’ın mağfiretini isteyin. Hiç şüphesiz Allah bağışlayandır merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-198.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-199c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki, “topluca dönün” emriyle hacılara; Allah katında herkesin eşit olduğu, renk, dil, ırk, sınıf, sosyal statü farklarının insanları hiçbir şekilde birbirinden ayıramayacağı ve tüm insanların tek bir yaratıcının kulluk şemsiyesi altında toplanacağı ve birlik olunması gerektiği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Sonra insanların döndüğü yerden (Arafat’tan) topluca dönün ve Allah’ın mağfiretini isteyin. Hiç şüphesiz Allah bağışlayandır merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-198.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-198c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki, “topluca dönün” emriyle hacılara; Allah katında herkesin eşit olduğu, renk, dil, ırk, sınıf, sosyal statü farklarının insanları hiçbir şekilde birbirinden ayıramayacağı ve tüm insanların tek bir yaratıcının kulluk şemsiyesi altında toplanacağı ve birlik olunması gerektiği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"200","turkish_text":"Hac ibadetlerinizi bitirince vaktiyle (orada) atalarınızı (üstün meziyetleriyle överek) andığınız gibi hatta ondan daha kuvvetli ve heyecanlı bir şekilde Allah’ı anın. Zira insanlardan bazıları: “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini sadece bu) dünyada ver.” diye dua eder (ve ona göre yaşarlar). Fakat (bilinmelidir ki) bu şekilde dua edenin ahiretten bir nasibi yoktur.","arabic_text":"اِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Hac ibadetlerinizi bitirince vaktiyle (orada) atalarınızı (üstün meziyetleriyle överek) andığınız gibi hatta ondan daha kuvvetli ve heyecanlı bir şekilde Allah’ı anın. Zira insanlardan bazıları: “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini sadece bu) dünyada ver.” diye dua eder (ve ona göre yaşarlar). Fakat (bilinmelidir ki) bu şekilde dua edenin ahiretten bir nasibi yoktur.","arabic_text":"اِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Hac ibadetlerinizi bitirince vaktiyle (orada) atalarınızı (üstün meziyetleriyle överek) andığınız gibi hatta ondan daha kuvvetli ve heyecanlı bir şekilde Allah’ı anın. Zira insanlardan bazıları: “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini sadece bu) dünyada ver.” diye dua eder (ve ona göre yaşarlar). Fakat (bilinmelidir ki) bu şekilde dua edenin ahiretten bir nasibi yoktur.","arabic_text":"اِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Hac ibadetlerinizi bitirince vaktiyle (orada) atalarınızı (üstün meziyetleriyle överek) andığınız gibi hatta ondan daha kuvvetli ve heyecanlı bir şekilde Allah’ı anın. Zira insanlardan bazıları: “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini sadece bu) dünyada ver.” diye dua eder (ve ona göre yaşarlar). Fakat (bilinmelidir ki) bu şekilde dua edenin ahiretten bir nasibi yoktur.","arabic_text":"اِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.” der.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-200.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-201c.mp3","commentary_text":"Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir. Dünya; ahiret yolculuğunda bir araçtır, amaç değil. Yani birer emanet olan evlat, mal, mülk, makam, şöhret gibi dünyalıkları kazanmak insan için ana gaye olmamalıdır. İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır."},{"verse_number":"201","turkish_text":"Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.” der.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-200.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-201c.mp3","commentary_text":"Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir. Dünya; ahiret yolculuğunda bir araçtır, amaç değil. Yani birer emanet olan evlat, mal, mülk, makam, şöhret gibi dünyalıkları kazanmak insan için ana gaye olmamalıdır. İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır."},{"verse_number":"201","turkish_text":"Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.” der.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-200.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-201c.mp3","commentary_text":"Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir. Dünya; ahiret yolculuğunda bir araçtır, amaç değil. Yani birer emanet olan evlat, mal, mülk, makam, şöhret gibi dünyalıkları kazanmak insan için ana gaye olmamalıdır. İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır."},{"verse_number":"201","turkish_text":"Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.” der.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-200.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-200c.mp3","commentary_text":"Allah’tan hem dünya hem de ahiret saadetini istemek en doğru yakarıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki insan hem dünya hem de ahireti için çalışmalıdır. Dünya ve ahiret kavramları aslında tek bir hayatı ifade eder. Dünya, gerçek hayatın başlangıç kısmı ve geçici olanı olup insanların tekâmül etmesi ve bazı sınavlardan geçmesi için de kısa süreli bir yaşama alanıdır. “Dünya için çalışmaya değmez.” diyerek dünyadan el etek çekmek ve dünyalıklardan tamamen arınmak doğru olmadığı gibi (Kasas, 28/77; Mülk, 67/15; A’râf, 7/3), ahireti unutup tamamıyla dünyaya ve dünyalıklara odaklanmak da doğru değildir. Dünya; ahiret yolculuğunda bir araçtır, amaç değil. Yani birer emanet olan evlat, mal, mülk, makam, şöhret gibi dünyalıkları kazanmak insan için ana gaye olmamalıdır. İnsan her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini, ahiretini inşa ederken de dünyasını berbat etmemelidir. Dünya-ahiret dengesini dikkate alarak bir hayat nizamı oluşturmalı ve bu nizamı oluştururken de Allah’ın istediklerini hayatının merkezine almalıdır. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmalı; hemen ölecekmiş gibi ebedi hayat için hazırlıklı olmalıdır."},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte onlar için kazandıklarından (hem dünyada hem de ahirette) büyük bir nasip vardır. Ve Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte onlar için kazandıklarından (hem dünyada hem de ahirette) büyük bir nasip vardır. Ve Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte onlar için kazandıklarından (hem dünyada hem de ahirette) büyük bir nasip vardır. Ve Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte onlar için kazandıklarından (hem dünyada hem de ahirette) büyük bir nasip vardır. Ve Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"(Hac dönemindeki) sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek özel dualarla) Allah’ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönmek isterse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. O halde Allah’ın istediği şekilde yaşayın ve bilin ki sonunda onun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-202.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-203c.mp3","commentary_text":"Eyyâm-ı teşrik (teşrik günleri) ile teşrik tekbirlerinin gününü birbirine karıştırmamak lazım. Teşrik günleri Kurban Bayramı’nın ikinci gününden başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder. Teşrik tekbirleri ise Arefe günü sabah namazında başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder."},{"verse_number":"203","turkish_text":"(Hac dönemindeki) sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek özel dualarla) Allah’ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönmek isterse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. O halde Allah’ın istediği şekilde yaşayın ve bilin ki sonunda onun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-202.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-203c.mp3","commentary_text":"Eyyâm-ı teşrik (teşrik günleri) ile teşrik tekbirlerinin gününü birbirine karıştırmamak lazım. Teşrik günleri Kurban Bayramı’nın ikinci gününden başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder. Teşrik tekbirleri ise Arefe günü sabah namazında başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder."},{"verse_number":"203","turkish_text":"(Hac dönemindeki) sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek özel dualarla) Allah’ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönmek isterse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. O halde Allah’ın istediği şekilde yaşayın ve bilin ki sonunda onun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-202.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-203c.mp3","commentary_text":"Eyyâm-ı teşrik (teşrik günleri) ile teşrik tekbirlerinin gününü birbirine karıştırmamak lazım. Teşrik günleri Kurban Bayramı’nın ikinci gününden başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder. Teşrik tekbirleri ise Arefe günü sabah namazında başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder."},{"verse_number":"203","turkish_text":"(Hac dönemindeki) sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek özel dualarla) Allah’ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönmek isterse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. O halde Allah’ın istediği şekilde yaşayın ve bilin ki sonunda onun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-202.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-202c.mp3","commentary_text":"Eyyâm-ı teşrik (teşrik günleri) ile teşrik tekbirlerinin gününü birbirine karıştırmamak lazım. Teşrik günleri Kurban Bayramı’nın ikinci gününden başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder. Teşrik tekbirleri ise Arefe günü sabah namazında başlar, dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam eder."},{"verse_number":"204","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider. Bir de kalbindeki (nifak ve menfaat düşüncesi)ne rağmen (din konusunda samimi olduğuna dair) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ","related_links":["63/4"],"audio_path":"1/1-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider. Bir de kalbindeki (nifak ve menfaat düşüncesi)ne rağmen (din konusunda samimi olduğuna dair) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ","related_links":["63/4"],"audio_path":"1/1-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider. Bir de kalbindeki (nifak ve menfaat düşüncesi)ne rağmen (din konusunda samimi olduğuna dair) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ","related_links":["63/4"],"audio_path":"1/1-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider. Bir de kalbindeki (nifak ve menfaat düşüncesi)ne rağmen (din konusunda samimi olduğuna dair) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ","related_links":["63/4"],"audio_path":"1/1-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205","turkish_text":"Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.","arabic_text":"وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-204.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-205c.mp3","commentary_text":"Kur’an, fesat çıkaranların yaptıklarını eleştirmekle yetinmez, bunların insanlık ve doğal düzen için de zararlı olduklarını ortaya koyarak onlara karşı mücadele edilmesini emreder. Bugün, bizler de belli bir zümrenin bencillik ve açgözlülük yüzünden ekinin ve neslin bozulması konusunda çok büyük entrika içerisinde olduğunu görüyoruz. Az çalışarak dünyaya egemen olmak isteyen bu zümre, canlıların genleriyle oynayarak ekolojik sisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verecek, dünya ve insanlık adına çok büyük felaketlere sebep olacak, erdemli bir neslin yetişmesini engelleyecek ve adil paylaşımı baltalayacak çalışmalar yapmaktadır. Bu ayet bunlara işaret ederek insanların tedbir alması gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"205","turkish_text":"Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.","arabic_text":"وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-204.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-205c.mp3","commentary_text":"Kur’an, fesat çıkaranların yaptıklarını eleştirmekle yetinmez, bunların insanlık ve doğal düzen için de zararlı olduklarını ortaya koyarak onlara karşı mücadele edilmesini emreder. Bugün, bizler de belli bir zümrenin bencillik ve açgözlülük yüzünden ekinin ve neslin bozulması konusunda çok büyük entrika içerisinde olduğunu görüyoruz. Az çalışarak dünyaya egemen olmak isteyen bu zümre, canlıların genleriyle oynayarak ekolojik sisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verecek, dünya ve insanlık adına çok büyük felaketlere sebep olacak, erdemli bir neslin yetişmesini engelleyecek ve adil paylaşımı baltalayacak çalışmalar yapmaktadır. Bu ayet bunlara işaret ederek insanların tedbir alması gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"205","turkish_text":"Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.","arabic_text":"وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-204.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-205c.mp3","commentary_text":"Kur’an, fesat çıkaranların yaptıklarını eleştirmekle yetinmez, bunların insanlık ve doğal düzen için de zararlı olduklarını ortaya koyarak onlara karşı mücadele edilmesini emreder. Bugün, bizler de belli bir zümrenin bencillik ve açgözlülük yüzünden ekinin ve neslin bozulması konusunda çok büyük entrika içerisinde olduğunu görüyoruz. Az çalışarak dünyaya egemen olmak isteyen bu zümre, canlıların genleriyle oynayarak ekolojik sisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verecek, dünya ve insanlık adına çok büyük felaketlere sebep olacak, erdemli bir neslin yetişmesini engelleyecek ve adil paylaşımı baltalayacak çalışmalar yapmaktadır. Bu ayet bunlara işaret ederek insanların tedbir alması gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"205","turkish_text":"Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.","arabic_text":"وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-204.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-204c.mp3","commentary_text":"Kur’an, fesat çıkaranların yaptıklarını eleştirmekle yetinmez, bunların insanlık ve doğal düzen için de zararlı olduklarını ortaya koyarak onlara karşı mücadele edilmesini emreder. Bugün, bizler de belli bir zümrenin bencillik ve açgözlülük yüzünden ekinin ve neslin bozulması konusunda çok büyük entrika içerisinde olduğunu görüyoruz. Az çalışarak dünyaya egemen olmak isteyen bu zümre, canlıların genleriyle oynayarak ekolojik sisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verecek, dünya ve insanlık adına çok büyük felaketlere sebep olacak, erdemli bir neslin yetişmesini engelleyecek ve adil paylaşımı baltalayacak çalışmalar yapmaktadır. Bu ayet bunlara işaret ederek insanların tedbir alması gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"206","turkish_text":"Kendisine ne zaman: “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” dense yersiz gururu onu günaha sevk eder. Böylelerinin payına cehennem düşecektir. (Orası) ne kötü bir konaklama yeridir!","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-205.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-206c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde fesat çıkaran, toplumun birliğini ve dirliğini bozan, zulmü ve ahlaksızlığı prensip edinen kişiye, “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” denildiği zaman bunu gururuna yediremez. İşlediği yanlış ve zararlı eylemlerle de Allah’a meydan okumaya devam eder. Ve böylece ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi cehennemi konaklama yeri olarak seçmiş olur."},{"verse_number":"206","turkish_text":"Kendisine ne zaman: “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” dense yersiz gururu onu günaha sevk eder. Böylelerinin payına cehennem düşecektir. (Orası) ne kötü bir konaklama yeridir!","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-205.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-206c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde fesat çıkaran, toplumun birliğini ve dirliğini bozan, zulmü ve ahlaksızlığı prensip edinen kişiye, “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” denildiği zaman bunu gururuna yediremez. İşlediği yanlış ve zararlı eylemlerle de Allah’a meydan okumaya devam eder. Ve böylece ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi cehennemi konaklama yeri olarak seçmiş olur."},{"verse_number":"206","turkish_text":"Kendisine ne zaman: “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” dense yersiz gururu onu günaha sevk eder. Böylelerinin payına cehennem düşecektir. (Orası) ne kötü bir konaklama yeridir!","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-205.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-206c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde fesat çıkaran, toplumun birliğini ve dirliğini bozan, zulmü ve ahlaksızlığı prensip edinen kişiye, “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” denildiği zaman bunu gururuna yediremez. İşlediği yanlış ve zararlı eylemlerle de Allah’a meydan okumaya devam eder. Ve böylece ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi cehennemi konaklama yeri olarak seçmiş olur."},{"verse_number":"206","turkish_text":"Kendisine ne zaman: “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” dense yersiz gururu onu günaha sevk eder. Böylelerinin payına cehennem düşecektir. (Orası) ne kötü bir konaklama yeridir!","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-205.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-205c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde fesat çıkaran, toplumun birliğini ve dirliğini bozan, zulmü ve ahlaksızlığı prensip edinen kişiye, “Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakın!” denildiği zaman bunu gururuna yediremez. İşlediği yanlış ve zararlı eylemlerle de Allah’a meydan okumaya devam eder. Ve böylece ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi cehennemi konaklama yeri olarak seçmiş olur."},{"verse_number":"207","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendini (dünyalık hevâsını malını canını tüm varlığını) feda eder. İşte Allah (bu fedakârca davranışı sergileyen) kullarına karşı daima şefkatlidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendini (dünyalık hevâsını malını canını tüm varlığını) feda eder. İşte Allah (bu fedakârca davranışı sergileyen) kullarına karşı daima şefkatlidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendini (dünyalık hevâsını malını canını tüm varlığını) feda eder. İşte Allah (bu fedakârca davranışı sergileyen) kullarına karşı daima şefkatlidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki Allah’ın rızasını kazanmak için kendini (dünyalık hevâsını malını canını tüm varlığını) feda eder. İşte Allah (bu fedakârca davranışı sergileyen) kullarına karşı daima şefkatlidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"208","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a kendinizi tam olarak teslim edin. Şeytanın izini/yolunu takip etmeyin. Zira o sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-207.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-208c.mp3","commentary_text":"“Allah’a tam olarak teslim olmak” O’nun gönderdiği öğretilerin doğruluğuna ve faydasına, engin merhametine, sonsuz şefkatine, her şeyin üstesinden gelen kudretine, sınırsız ilim ve hikmetine, varlık âleminin işleyişindeki koruyucu yasalarına, yakınlığına, bağışlayıcılığına, bitmeyen lütuf ve ihsanına, O’ndan gelecek olan her şeyin mutlaka hayır içerdiğine, şer diye algıladıklarımızda da hayır bulunduğuna, kahrının da lütfunun da hoş olduğuna inanmak ve O’nun istediği istikamette hayatı tanzim etmektir."},{"verse_number":"208","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a kendinizi tam olarak teslim edin. Şeytanın izini/yolunu takip etmeyin. Zira o sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-207.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-208c.mp3","commentary_text":"“Allah’a tam olarak teslim olmak” O’nun gönderdiği öğretilerin doğruluğuna ve faydasına, engin merhametine, sonsuz şefkatine, her şeyin üstesinden gelen kudretine, sınırsız ilim ve hikmetine, varlık âleminin işleyişindeki koruyucu yasalarına, yakınlığına, bağışlayıcılığına, bitmeyen lütuf ve ihsanına, O’ndan gelecek olan her şeyin mutlaka hayır içerdiğine, şer diye algıladıklarımızda da hayır bulunduğuna, kahrının da lütfunun da hoş olduğuna inanmak ve O’nun istediği istikamette hayatı tanzim etmektir."},{"verse_number":"208","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a kendinizi tam olarak teslim edin. Şeytanın izini/yolunu takip etmeyin. Zira o sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-207.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-208c.mp3","commentary_text":"“Allah’a tam olarak teslim olmak” O’nun gönderdiği öğretilerin doğruluğuna ve faydasına, engin merhametine, sonsuz şefkatine, her şeyin üstesinden gelen kudretine, sınırsız ilim ve hikmetine, varlık âleminin işleyişindeki koruyucu yasalarına, yakınlığına, bağışlayıcılığına, bitmeyen lütuf ve ihsanına, O’ndan gelecek olan her şeyin mutlaka hayır içerdiğine, şer diye algıladıklarımızda da hayır bulunduğuna, kahrının da lütfunun da hoş olduğuna inanmak ve O’nun istediği istikamette hayatı tanzim etmektir."},{"verse_number":"208","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a kendinizi tam olarak teslim edin. Şeytanın izini/yolunu takip etmeyin. Zira o sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-207.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-207c.mp3","commentary_text":"“Allah’a tam olarak teslim olmak” O’nun gönderdiği öğretilerin doğruluğuna ve faydasına, engin merhametine, sonsuz şefkatine, her şeyin üstesinden gelen kudretine, sınırsız ilim ve hikmetine, varlık âleminin işleyişindeki koruyucu yasalarına, yakınlığına, bağışlayıcılığına, bitmeyen lütuf ve ihsanına, O’ndan gelecek olan her şeyin mutlaka hayır içerdiğine, şer diye algıladıklarımızda da hayır bulunduğuna, kahrının da lütfunun da hoş olduğuna inanmak ve O’nun istediği istikamette hayatı tanzim etmektir."},{"verse_number":"209","turkish_text":"Size apaçık belgeler (ayetler) geldikten sonra yine tökezlerseniz (Hak yoldan kayarsanız) bilin ki Allah gerçekten üstün ve güçlüdür (O’ndan bir şey eksiltemezsiniz ve Onu acze de düşüremezsiniz) hükmünde tam isabet kaydedendir (her şeyi yerli yerince yapandır).","arabic_text":"فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-208.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"209","turkish_text":"Size apaçık belgeler (ayetler) geldikten sonra yine tökezlerseniz (Hak yoldan kayarsanız) bilin ki Allah gerçekten üstün ve güçlüdür (O’ndan bir şey eksiltemezsiniz ve Onu acze de düşüremezsiniz) hükmünde tam isabet kaydedendir (her şeyi yerli yerince yapandır).","arabic_text":"فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-208.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"209","turkish_text":"Size apaçık belgeler (ayetler) geldikten sonra yine tökezlerseniz (Hak yoldan kayarsanız) bilin ki Allah gerçekten üstün ve güçlüdür (O’ndan bir şey eksiltemezsiniz ve Onu acze de düşüremezsiniz) hükmünde tam isabet kaydedendir (her şeyi yerli yerince yapandır).","arabic_text":"فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-208.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"209","turkish_text":"Size apaçık belgeler (ayetler) geldikten sonra yine tökezlerseniz (Hak yoldan kayarsanız) bilin ki Allah gerçekten üstün ve güçlüdür (O’ndan bir şey eksiltemezsiniz ve Onu acze de düşüremezsiniz) hükmünde tam isabet kaydedendir (her şeyi yerli yerince yapandır).","arabic_text":"فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-208.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210","turkish_text":"Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra) buluttan gölgelikler içinde Allah’ın (azabının) ve (azap için) meleklerin gelip haklarındaki hükmün verilmesini (işlerinin bitirilmesini mi) bekliyorlar? Oysa bütün işler Allah’a döndürülür (nihai kararı Allah verir).","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-209.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210","turkish_text":"Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra) buluttan gölgelikler içinde Allah’ın (azabının) ve (azap için) meleklerin gelip haklarındaki hükmün verilmesini (işlerinin bitirilmesini mi) bekliyorlar? Oysa bütün işler Allah’a döndürülür (nihai kararı Allah verir).","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-209.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210","turkish_text":"Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra) buluttan gölgelikler içinde Allah’ın (azabının) ve (azap için) meleklerin gelip haklarındaki hükmün verilmesini (işlerinin bitirilmesini mi) bekliyorlar? Oysa bütün işler Allah’a döndürülür (nihai kararı Allah verir).","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-209.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210","turkish_text":"Şeytanın peşinden gidenler ne bekliyorlar? Onlar (akılları sıra) buluttan gölgelikler içinde Allah’ın (azabının) ve (azap için) meleklerin gelip haklarındaki hükmün verilmesini (işlerinin bitirilmesini mi) bekliyorlar? Oysa bütün işler Allah’a döndürülür (nihai kararı Allah verir).","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-209.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"211","turkish_text":"İsrailoğullarına (mutlak hakikati gösteren) nice açık deliller vermiştik de ne olmuştu sor onlara (hepsini inkâr etmişlerdi)! Kim (ayetler mucizeler) kendisine geldikten sonra Allah’ın nimetini (Kitap’ının ayetlerini) değiştirirse (bilsin ki) Allah’ın azabı pek şiddetlidir.","arabic_text":"سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-210.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"211","turkish_text":"İsrailoğullarına (mutlak hakikati gösteren) nice açık deliller vermiştik de ne olmuştu sor onlara (hepsini inkâr etmişlerdi)! Kim (ayetler mucizeler) kendisine geldikten sonra Allah’ın nimetini (Kitap’ının ayetlerini) değiştirirse (bilsin ki) Allah’ın azabı pek şiddetlidir.","arabic_text":"سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-210.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"211","turkish_text":"İsrailoğullarına (mutlak hakikati gösteren) nice açık deliller vermiştik de ne olmuştu sor onlara (hepsini inkâr etmişlerdi)! Kim (ayetler mucizeler) kendisine geldikten sonra Allah’ın nimetini (Kitap’ının ayetlerini) değiştirirse (bilsin ki) Allah’ın azabı pek şiddetlidir.","arabic_text":"سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-210.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"211","turkish_text":"İsrailoğullarına (mutlak hakikati gösteren) nice açık deliller vermiştik de ne olmuştu sor onlara (hepsini inkâr etmişlerdi)! Kim (ayetler mucizeler) kendisine geldikten sonra Allah’ın nimetini (Kitap’ının ayetlerini) değiştirirse (bilsin ki) Allah’ın azabı pek şiddetlidir.","arabic_text":"سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-210.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"212","turkish_text":"İnkârcılara dünya hayatı süslü göründü. Bu yüzden (sadece dünyaya kilitlenen inkârcılar hem dünyayı hem de ahireti önemseyen) mü’minlerle alay eder oldular. Oysa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle (dünya-ahiret dengesini sağlayarak) yaşayanlar kıyamet günü onlardan üstün konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-211.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-212c.mp3","commentary_text":"Aslında dünya hayatının süsü herkes için caziptir. Yanlış olan; dünyanın basit ve iğreti nimetlerine bağlı kalarak âhiretin gerçek ve kalıcı nimetlerini unutmak; faydasız uğraşlarla ömür sermayesini tüketirken nihai hedeften mahrum olmak; iğreti arzuları ilahlaştırırken de Allah’ı devre dışı bırakmaktır. İşte inkârcılar bu süse kapılarak hakikati göremez olur ve dünyaya meyletmeyen, dünya ve âhiret dengesini kurarak mutedil bir hayat tarzı ortaya koyan mü’minlerle alay ederler. Oysa âyetin son cümlesinde de ifade edildiği gibi kendilerine dünyalık nimetleri veren ve onlarla refah içerisinde yaşamalarını sağlayan sadece Allah’tır."},{"verse_number":"212","turkish_text":"İnkârcılara dünya hayatı süslü göründü. Bu yüzden (sadece dünyaya kilitlenen inkârcılar hem dünyayı hem de ahireti önemseyen) mü’minlerle alay eder oldular. Oysa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle (dünya-ahiret dengesini sağlayarak) yaşayanlar kıyamet günü onlardan üstün konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-211.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-212c.mp3","commentary_text":"Aslında dünya hayatının süsü herkes için caziptir. Yanlış olan; dünyanın basit ve iğreti nimetlerine bağlı kalarak âhiretin gerçek ve kalıcı nimetlerini unutmak; faydasız uğraşlarla ömür sermayesini tüketirken nihai hedeften mahrum olmak; iğreti arzuları ilahlaştırırken de Allah’ı devre dışı bırakmaktır. İşte inkârcılar bu süse kapılarak hakikati göremez olur ve dünyaya meyletmeyen, dünya ve âhiret dengesini kurarak mutedil bir hayat tarzı ortaya koyan mü’minlerle alay ederler. Oysa âyetin son cümlesinde de ifade edildiği gibi kendilerine dünyalık nimetleri veren ve onlarla refah içerisinde yaşamalarını sağlayan sadece Allah’tır."},{"verse_number":"212","turkish_text":"İnkârcılara dünya hayatı süslü göründü. Bu yüzden (sadece dünyaya kilitlenen inkârcılar hem dünyayı hem de ahireti önemseyen) mü’minlerle alay eder oldular. Oysa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle (dünya-ahiret dengesini sağlayarak) yaşayanlar kıyamet günü onlardan üstün konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-211.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-212c.mp3","commentary_text":"Aslında dünya hayatının süsü herkes için caziptir. Yanlış olan; dünyanın basit ve iğreti nimetlerine bağlı kalarak âhiretin gerçek ve kalıcı nimetlerini unutmak; faydasız uğraşlarla ömür sermayesini tüketirken nihai hedeften mahrum olmak; iğreti arzuları ilahlaştırırken de Allah’ı devre dışı bırakmaktır. İşte inkârcılar bu süse kapılarak hakikati göremez olur ve dünyaya meyletmeyen, dünya ve âhiret dengesini kurarak mutedil bir hayat tarzı ortaya koyan mü’minlerle alay ederler. Oysa âyetin son cümlesinde de ifade edildiği gibi kendilerine dünyalık nimetleri veren ve onlarla refah içerisinde yaşamalarını sağlayan sadece Allah’tır."},{"verse_number":"212","turkish_text":"İnkârcılara dünya hayatı süslü göründü. Bu yüzden (sadece dünyaya kilitlenen inkârcılar hem dünyayı hem de ahireti önemseyen) mü’minlerle alay eder oldular. Oysa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle (dünya-ahiret dengesini sağlayarak) yaşayanlar kıyamet günü onlardan üstün konumda olacaklar. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-211.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-211c.mp3","commentary_text":"Aslında dünya hayatının süsü herkes için caziptir. Yanlış olan; dünyanın basit ve iğreti nimetlerine bağlı kalarak âhiretin gerçek ve kalıcı nimetlerini unutmak; faydasız uğraşlarla ömür sermayesini tüketirken nihai hedeften mahrum olmak; iğreti arzuları ilahlaştırırken de Allah’ı devre dışı bırakmaktır. İşte inkârcılar bu süse kapılarak hakikati göremez olur ve dünyaya meyletmeyen, dünya ve âhiret dengesini kurarak mutedil bir hayat tarzı ortaya koyan mü’minlerle alay ederler. Oysa âyetin son cümlesinde de ifade edildiği gibi kendilerine dünyalık nimetleri veren ve onlarla refah içerisinde yaşamalarını sağlayan sadece Allah’tır."},{"verse_number":"213","turkish_text":"İnsanlar tek bir ümmetti/milletti. Sonra (bir kısmı küfre saparak ayrılığa düşünce) Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebileri gönderdi. İnsanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi. Kendilerine kitap verilmiş olanlar kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü o Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Böylece Allah iman edenleri hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-212.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-213c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İnsanlar tek bir ümmetti/milletti” ifadesi; insanlığın ortak bir kaynaktan geldiğini belirtiyor. Zaman geçtikçe bu ortak kaynaktan çoğalan insanlar, farklı yerlerde yaşamaya yöneldiler. Yaşadıkları yerin coğrafi özelliklerine ve iklim şartlarına göre hayat standartları gelişti, yerel ve bölgesel kültürler oluştu. Bununla birlikte insanlar arasındaki düşünceler farklılaştı, birbiriyle çelişen görüşler ve doktrinler ortaya çıkmaya başladı. Buradan da farklı yaşam tarzları ile çeşitli inanç sistemleri doğdu. Bütün bu oluşumlar, insanların arasından peygamberlerin çıkmasını ve bu peygamberlere ilahi kitapların inmesini gerekli kıldı."},{"verse_number":"213","turkish_text":"İnsanlar tek bir ümmetti/milletti. Sonra (bir kısmı küfre saparak ayrılığa düşünce) Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebileri gönderdi. İnsanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi. Kendilerine kitap verilmiş olanlar kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü o Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Böylece Allah iman edenleri hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-212.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-213c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İnsanlar tek bir ümmetti/milletti” ifadesi; insanlığın ortak bir kaynaktan geldiğini belirtiyor. Zaman geçtikçe bu ortak kaynaktan çoğalan insanlar, farklı yerlerde yaşamaya yöneldiler. Yaşadıkları yerin coğrafi özelliklerine ve iklim şartlarına göre hayat standartları gelişti, yerel ve bölgesel kültürler oluştu. Bununla birlikte insanlar arasındaki düşünceler farklılaştı, birbiriyle çelişen görüşler ve doktrinler ortaya çıkmaya başladı. Buradan da farklı yaşam tarzları ile çeşitli inanç sistemleri doğdu. Bütün bu oluşumlar, insanların arasından peygamberlerin çıkmasını ve bu peygamberlere ilahi kitapların inmesini gerekli kıldı."},{"verse_number":"213","turkish_text":"İnsanlar tek bir ümmetti/milletti. Sonra (bir kısmı küfre saparak ayrılığa düşünce) Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebileri gönderdi. İnsanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi. Kendilerine kitap verilmiş olanlar kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü o Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Böylece Allah iman edenleri hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-212.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-213c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İnsanlar tek bir ümmetti/milletti” ifadesi; insanlığın ortak bir kaynaktan geldiğini belirtiyor. Zaman geçtikçe bu ortak kaynaktan çoğalan insanlar, farklı yerlerde yaşamaya yöneldiler. Yaşadıkları yerin coğrafi özelliklerine ve iklim şartlarına göre hayat standartları gelişti, yerel ve bölgesel kültürler oluştu. Bununla birlikte insanlar arasındaki düşünceler farklılaştı, birbiriyle çelişen görüşler ve doktrinler ortaya çıkmaya başladı. Buradan da farklı yaşam tarzları ile çeşitli inanç sistemleri doğdu. Bütün bu oluşumlar, insanların arasından peygamberlerin çıkmasını ve bu peygamberlere ilahi kitapların inmesini gerekli kıldı."},{"verse_number":"213","turkish_text":"İnsanlar tek bir ümmetti/milletti. Sonra (bir kısmı küfre saparak ayrılığa düşünce) Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebileri gönderdi. İnsanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi. Kendilerine kitap verilmiş olanlar kendilerine açık deliller geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlıktan ötürü o Kitap hakkında anlaşmazlığa düştüler. Böylece Allah iman edenleri hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izniyle eriştirdi. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-212.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-212c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İnsanlar tek bir ümmetti/milletti” ifadesi; insanlığın ortak bir kaynaktan geldiğini belirtiyor. Zaman geçtikçe bu ortak kaynaktan çoğalan insanlar, farklı yerlerde yaşamaya yöneldiler. Yaşadıkları yerin coğrafi özelliklerine ve iklim şartlarına göre hayat standartları gelişti, yerel ve bölgesel kültürler oluştu. Bununla birlikte insanlar arasındaki düşünceler farklılaştı, birbiriyle çelişen görüşler ve doktrinler ortaya çıkmaya başladı. Buradan da farklı yaşam tarzları ile çeşitli inanç sistemleri doğdu. Bütün bu oluşumlar, insanların arasından peygamberlerin çıkmasını ve bu peygamberlere ilahi kitapların inmesini gerekli kıldı."},{"verse_number":"214","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz sizden önce gelip geçenler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki inananlarla birlikte resul de: “Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?” diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-213.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-214c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hendek Savaşı’nda inananların karşılaştıkları sıkıntılar üzerine nazil olmuştur. O gün, günler geçmesine rağmen netice alınamayınca, Hz. Peygamber ve dava arkadaşları ciddi manada sarsılmışlardı. Fakat “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diyecek kadar çaresiz kalmalarına rağmen, davalarından caymamışlar ve cepheyi bırakmamışlardı. Allah da sadakat ve samimiyet testinden geçirdiği mü’minleri, “Allah’ın yardımı çok yakındır.” sözüyle müjdelemiş ve onların galip gelmesine yardımcı olmuştu."},{"verse_number":"214","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz sizden önce gelip geçenler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki inananlarla birlikte resul de: “Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?” diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-213.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-214c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hendek Savaşı’nda inananların karşılaştıkları sıkıntılar üzerine nazil olmuştur. O gün, günler geçmesine rağmen netice alınamayınca, Hz. Peygamber ve dava arkadaşları ciddi manada sarsılmışlardı. Fakat “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diyecek kadar çaresiz kalmalarına rağmen, davalarından caymamışlar ve cepheyi bırakmamışlardı. Allah da sadakat ve samimiyet testinden geçirdiği mü’minleri, “Allah’ın yardımı çok yakındır.” sözüyle müjdelemiş ve onların galip gelmesine yardımcı olmuştu."},{"verse_number":"214","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz sizden önce gelip geçenler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki inananlarla birlikte resul de: “Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?” diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-213.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-214c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hendek Savaşı’nda inananların karşılaştıkları sıkıntılar üzerine nazil olmuştur. O gün, günler geçmesine rağmen netice alınamayınca, Hz. Peygamber ve dava arkadaşları ciddi manada sarsılmışlardı. Fakat “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diyecek kadar çaresiz kalmalarına rağmen, davalarından caymamışlar ve cepheyi bırakmamışlardı. Allah da sadakat ve samimiyet testinden geçirdiği mü’minleri, “Allah’ın yardımı çok yakındır.” sözüyle müjdelemiş ve onların galip gelmesine yardımcı olmuştu."},{"verse_number":"214","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz sizden önce gelip geçenler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki inananlarla birlikte resul de: “Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?” diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-213.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-213c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hendek Savaşı’nda inananların karşılaştıkları sıkıntılar üzerine nazil olmuştur. O gün, günler geçmesine rağmen netice alınamayınca, Hz. Peygamber ve dava arkadaşları ciddi manada sarsılmışlardı. Fakat “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diyecek kadar çaresiz kalmalarına rağmen, davalarından caymamışlar ve cepheyi bırakmamışlardı. Allah da sadakat ve samimiyet testinden geçirdiği mü’minleri, “Allah’ın yardımı çok yakındır.” sözüyle müjdelemiş ve onların galip gelmesine yardımcı olmuştu."},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal anne-babaya akrabalara yetimlere yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Muhakkak ki Allah yapılan o iyiliği hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-214.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal anne-babaya akrabalara yetimlere yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Muhakkak ki Allah yapılan o iyiliği hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-214.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal anne-babaya akrabalara yetimlere yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Muhakkak ki Allah yapılan o iyiliği hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-214.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana neyi (ve kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İnfak edeceğiniz mal anne-babaya akrabalara yetimlere yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir. Muhakkak ki Allah yapılan o iyiliği hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-214.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"216","turkish_text":"Savaş hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Gerçeği (hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟","related_links":["9/122"],"audio_path":"1/1-215.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-216c.mp3","commentary_text":"Bu mesajın muhatabı olan mü’min ki o asla paniğe kapılmaz, zorluklar karşısında yılmaz, yenilgiye uğradı diye karamsarlığa düşmez, direniş gösteremedi diye ümidini yitirmez. Yaşadığı zorlukların arkasında bir kolaylığın, sıkıntıların arkasında bir rahatlığın, zahmetin ve yorgunluğun akabinde bir dinçliğin olabileceğini düşünerek kendini her zaman güvende hisseder. İnsanın karşılaştığı ve “kötü” diye düşündüğü birçok şey, nihai sonuçları itibarıyla kötü değildir. Yine “hayır” zannettiği birçok şey de nihai sonuçları itibarıyla iyi değildir. Görünüşte kötülük olarak değerlendirdiğimiz nice şey, çoğu zaman ilahi kaynaklı bir olgu olan ruhsal kemâlâta erişmemize vesile olabilir. Ya da bizi derinliğini beşerî algı ile kavrayamadığımız bir olay sizi hayırlı bir neticeye götürebilir. Yine zahiri birçok iyilik, çoğu zaman insanı Allah’tan uzaklaştıran ve neticede onu hüsrana götüren bir araç olabilir. Veya kötülüğe zemin oluşturacak hayırsız bir çıkmaza sürükleyebilir. Bkz. 9/122 Bu âyeti daha iyi anlamak için Bakara Sûresi’nin 190–193 ve Hac Sûresi’nin 22/39 âyetleri ile irtibatını kurmak gerekir. Savaş, insanların hoşuna gitmese de barış adına ve toplumun hayrına birçok faydaları ihtiva eder. O bakımdan çoğu zaman savaş kaçınılmaz olur. Böyle durumlarda da savaşmak bir insanlık görevidir. Bu görevin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerekir."},{"verse_number":"216","turkish_text":"Savaş hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Gerçeği (hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟","related_links":["9/122"],"audio_path":"1/1-215.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-216c.mp3","commentary_text":"Bu mesajın muhatabı olan mü’min ki o asla paniğe kapılmaz, zorluklar karşısında yılmaz, yenilgiye uğradı diye karamsarlığa düşmez, direniş gösteremedi diye ümidini yitirmez. Yaşadığı zorlukların arkasında bir kolaylığın, sıkıntıların arkasında bir rahatlığın, zahmetin ve yorgunluğun akabinde bir dinçliğin olabileceğini düşünerek kendini her zaman güvende hisseder. İnsanın karşılaştığı ve “kötü” diye düşündüğü birçok şey, nihai sonuçları itibarıyla kötü değildir. Yine “hayır” zannettiği birçok şey de nihai sonuçları itibarıyla iyi değildir. Görünüşte kötülük olarak değerlendirdiğimiz nice şey, çoğu zaman ilahi kaynaklı bir olgu olan ruhsal kemâlâta erişmemize vesile olabilir. Ya da bizi derinliğini beşerî algı ile kavrayamadığımız bir olay sizi hayırlı bir neticeye götürebilir. Yine zahiri birçok iyilik, çoğu zaman insanı Allah’tan uzaklaştıran ve neticede onu hüsrana götüren bir araç olabilir. Veya kötülüğe zemin oluşturacak hayırsız bir çıkmaza sürükleyebilir. Bkz. 9/122 Bu âyeti daha iyi anlamak için Bakara Sûresi’nin 190–193 ve Hac Sûresi’nin 22/39 âyetleri ile irtibatını kurmak gerekir. Savaş, insanların hoşuna gitmese de barış adına ve toplumun hayrına birçok faydaları ihtiva eder. O bakımdan çoğu zaman savaş kaçınılmaz olur. Böyle durumlarda da savaşmak bir insanlık görevidir. Bu görevin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerekir."},{"verse_number":"216","turkish_text":"Savaş hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Gerçeği (hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟","related_links":["9/122"],"audio_path":"1/1-215.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-216c.mp3","commentary_text":"Bu mesajın muhatabı olan mü’min ki o asla paniğe kapılmaz, zorluklar karşısında yılmaz, yenilgiye uğradı diye karamsarlığa düşmez, direniş gösteremedi diye ümidini yitirmez. Yaşadığı zorlukların arkasında bir kolaylığın, sıkıntıların arkasında bir rahatlığın, zahmetin ve yorgunluğun akabinde bir dinçliğin olabileceğini düşünerek kendini her zaman güvende hisseder. İnsanın karşılaştığı ve “kötü” diye düşündüğü birçok şey, nihai sonuçları itibarıyla kötü değildir. Yine “hayır” zannettiği birçok şey de nihai sonuçları itibarıyla iyi değildir. Görünüşte kötülük olarak değerlendirdiğimiz nice şey, çoğu zaman ilahi kaynaklı bir olgu olan ruhsal kemâlâta erişmemize vesile olabilir. Ya da bizi derinliğini beşerî algı ile kavrayamadığımız bir olay sizi hayırlı bir neticeye götürebilir. Yine zahiri birçok iyilik, çoğu zaman insanı Allah’tan uzaklaştıran ve neticede onu hüsrana götüren bir araç olabilir. Veya kötülüğe zemin oluşturacak hayırsız bir çıkmaza sürükleyebilir. Bkz. 9/122 Bu âyeti daha iyi anlamak için Bakara Sûresi’nin 190–193 ve Hac Sûresi’nin 22/39 âyetleri ile irtibatını kurmak gerekir. Savaş, insanların hoşuna gitmese de barış adına ve toplumun hayrına birçok faydaları ihtiva eder. O bakımdan çoğu zaman savaş kaçınılmaz olur. Böyle durumlarda da savaşmak bir insanlık görevidir. Bu görevin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerekir."},{"verse_number":"216","turkish_text":"Savaş hoşunuza gitmediği hâlde size farz kılındı. Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Gerçeği (hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟","related_links":["9/122"],"audio_path":"1/1-215.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-215c.mp3","commentary_text":"Bu mesajın muhatabı olan mü’min ki o asla paniğe kapılmaz, zorluklar karşısında yılmaz, yenilgiye uğradı diye karamsarlığa düşmez, direniş gösteremedi diye ümidini yitirmez. Yaşadığı zorlukların arkasında bir kolaylığın, sıkıntıların arkasında bir rahatlığın, zahmetin ve yorgunluğun akabinde bir dinçliğin olabileceğini düşünerek kendini her zaman güvende hisseder. İnsanın karşılaştığı ve “kötü” diye düşündüğü birçok şey, nihai sonuçları itibarıyla kötü değildir. Yine “hayır” zannettiği birçok şey de nihai sonuçları itibarıyla iyi değildir. Görünüşte kötülük olarak değerlendirdiğimiz nice şey, çoğu zaman ilahi kaynaklı bir olgu olan ruhsal kemâlâta erişmemize vesile olabilir. Ya da bizi derinliğini beşerî algı ile kavrayamadığımız bir olay sizi hayırlı bir neticeye götürebilir. Yine zahiri birçok iyilik, çoğu zaman insanı Allah’tan uzaklaştıran ve neticede onu hüsrana götüren bir araç olabilir. Veya kötülüğe zemin oluşturacak hayırsız bir çıkmaza sürükleyebilir. Bkz. 9/122 Bu âyeti daha iyi anlamak için Bakara Sûresi’nin 190–193 ve Hac Sûresi’nin 22/39 âyetleri ile irtibatını kurmak gerekir. Savaş, insanların hoşuna gitmese de barış adına ve toplumun hayrına birçok faydaları ihtiva eder. O bakımdan çoğu zaman savaş kaçınılmaz olur. Böyle durumlarda da savaşmak bir insanlık görevidir. Bu görevin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerekir."},{"verse_number":"217","turkish_text":"Sana haram ayı (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu ayı) ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek Allah’ı inkâr etmek Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.” Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha beterdir. İnkârcıların güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse onların yaptığı ameller dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar cehennem halkıdır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-216.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-217c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Müslümanlara saldırmak için türlü bahaneler uyduruyorlardı. Bunlardan bir tanesi de savaşın ve adam öldürmenin yasak olduğu “haram ay ”da Müslümanların müşriklerden bir kişiyi öldürdüğü, iki kişiyi de esir aldığı yönündeydi. Gerçi bazı kaynaklarda; “haram ay”ın başladığını bilmeden müşriklerden bir kişinin öldürüldüğü ile alakalı bilgiler de bulunmaktadır, ancak aynı kaynaklar bunun Hz. Muhammed’in bilgisi dışında geliştiğini de aktarmaktadır. Bu yaygara üzerine savaş çıkarmak bahanesiyle Hz. Muhammed’e gelen müşrikler yasak ayı ve o aydaki savaş durumunu (adam öldürmenin hükmünü) soruyorlar. Allah da elçisinin şu şekilde cevap vermesini istiyor: “De ki: ‘O ayda savaşmak büyük günahtır.” Yani “haram ay”da savaşmanın günah olduğunu ve böylece Müslümanların bu günahı irtikâp ederek bir hadsizlik yapmasının mümkün olmadığını, olduysa da bunun bilinçsizce yapıldığını söylüyor. Verilen cevabın devamında müşrikleri şok eden aşağıdaki cümleler geliyor: “Ancak (insanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha beterdir.” Savaşı ve saldırıyı müşrikler başlatmıştı. İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar, Allah’ı ve Mescid-i Haram’ın saygınlığını inkâr edenler de onlardı. İnsanları Allah yolundan alıkoyabilmek için her yola başvurmuşlar ve böylece bütün büyük suçları işlemişlerdi. Medine’ye göç edilmeden önce, 13 yıl boyunca Müslümanlara çeşitli eziyetler çektirmişler, dinî inançları yüzünden onlara türlü türlü baskı yapmışlardı. Yüce Allah, Mescid-i Haram’ı güvenli bir bölge yaptığı hâlde onlar buranın halkını yurtlarından çıkarmışlardı. Kısacası buranın dokunulmazlığına hiçbir zaman riayet etmemişler, kutsallığına da saygı göstermemişlerdi."},{"verse_number":"217","turkish_text":"Sana haram ayı (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu ayı) ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek Allah’ı inkâr etmek Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.” Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha beterdir. İnkârcıların güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse onların yaptığı ameller dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar cehennem halkıdır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-216.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-217c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Müslümanlara saldırmak için türlü bahaneler uyduruyorlardı. Bunlardan bir tanesi de savaşın ve adam öldürmenin yasak olduğu “haram ay ”da Müslümanların müşriklerden bir kişiyi öldürdüğü, iki kişiyi de esir aldığı yönündeydi. Gerçi bazı kaynaklarda; “haram ay”ın başladığını bilmeden müşriklerden bir kişinin öldürüldüğü ile alakalı bilgiler de bulunmaktadır, ancak aynı kaynaklar bunun Hz. Muhammed’in bilgisi dışında geliştiğini de aktarmaktadır. Bu yaygara üzerine savaş çıkarmak bahanesiyle Hz. Muhammed’e gelen müşrikler yasak ayı ve o aydaki savaş durumunu (adam öldürmenin hükmünü) soruyorlar. Allah da elçisinin şu şekilde cevap vermesini istiyor: “De ki: ‘O ayda savaşmak büyük günahtır.” Yani “haram ay”da savaşmanın günah olduğunu ve böylece Müslümanların bu günahı irtikâp ederek bir hadsizlik yapmasının mümkün olmadığını, olduysa da bunun bilinçsizce yapıldığını söylüyor. Verilen cevabın devamında müşrikleri şok eden aşağıdaki cümleler geliyor: “Ancak (insanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha beterdir.” Savaşı ve saldırıyı müşrikler başlatmıştı. İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar, Allah’ı ve Mescid-i Haram’ın saygınlığını inkâr edenler de onlardı. İnsanları Allah yolundan alıkoyabilmek için her yola başvurmuşlar ve böylece bütün büyük suçları işlemişlerdi. Medine’ye göç edilmeden önce, 13 yıl boyunca Müslümanlara çeşitli eziyetler çektirmişler, dinî inançları yüzünden onlara türlü türlü baskı yapmışlardı. Yüce Allah, Mescid-i Haram’ı güvenli bir bölge yaptığı hâlde onlar buranın halkını yurtlarından çıkarmışlardı. Kısacası buranın dokunulmazlığına hiçbir zaman riayet etmemişler, kutsallığına da saygı göstermemişlerdi."},{"verse_number":"217","turkish_text":"Sana haram ayı (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu ayı) ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek Allah’ı inkâr etmek Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.” Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha beterdir. İnkârcıların güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse onların yaptığı ameller dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar cehennem halkıdır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-216.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-217c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Müslümanlara saldırmak için türlü bahaneler uyduruyorlardı. Bunlardan bir tanesi de savaşın ve adam öldürmenin yasak olduğu “haram ay ”da Müslümanların müşriklerden bir kişiyi öldürdüğü, iki kişiyi de esir aldığı yönündeydi. Gerçi bazı kaynaklarda; “haram ay”ın başladığını bilmeden müşriklerden bir kişinin öldürüldüğü ile alakalı bilgiler de bulunmaktadır, ancak aynı kaynaklar bunun Hz. Muhammed’in bilgisi dışında geliştiğini de aktarmaktadır. Bu yaygara üzerine savaş çıkarmak bahanesiyle Hz. Muhammed’e gelen müşrikler yasak ayı ve o aydaki savaş durumunu (adam öldürmenin hükmünü) soruyorlar. Allah da elçisinin şu şekilde cevap vermesini istiyor: “De ki: ‘O ayda savaşmak büyük günahtır.” Yani “haram ay”da savaşmanın günah olduğunu ve böylece Müslümanların bu günahı irtikâp ederek bir hadsizlik yapmasının mümkün olmadığını, olduysa da bunun bilinçsizce yapıldığını söylüyor. Verilen cevabın devamında müşrikleri şok eden aşağıdaki cümleler geliyor: “Ancak (insanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha beterdir.” Savaşı ve saldırıyı müşrikler başlatmıştı. İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar, Allah’ı ve Mescid-i Haram’ın saygınlığını inkâr edenler de onlardı. İnsanları Allah yolundan alıkoyabilmek için her yola başvurmuşlar ve böylece bütün büyük suçları işlemişlerdi. Medine’ye göç edilmeden önce, 13 yıl boyunca Müslümanlara çeşitli eziyetler çektirmişler, dinî inançları yüzünden onlara türlü türlü baskı yapmışlardı. Yüce Allah, Mescid-i Haram’ı güvenli bir bölge yaptığı hâlde onlar buranın halkını yurtlarından çıkarmışlardı. Kısacası buranın dokunulmazlığına hiçbir zaman riayet etmemişler, kutsallığına da saygı göstermemişlerdi."},{"verse_number":"217","turkish_text":"Sana haram ayı (saldırmazlık örfünün geçerli olduğu ayı) ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek Allah’ı inkâr etmek Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.” Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha beterdir. İnkârcıların güçleri yetse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. Sizden her kim dininden döner de kâfir olarak ölürse onların yaptığı ameller dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar cehennem halkıdır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-216.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-216c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Müslümanlara saldırmak için türlü bahaneler uyduruyorlardı. Bunlardan bir tanesi de savaşın ve adam öldürmenin yasak olduğu “haram ay ”da Müslümanların müşriklerden bir kişiyi öldürdüğü, iki kişiyi de esir aldığı yönündeydi. Gerçi bazı kaynaklarda; “haram ay”ın başladığını bilmeden müşriklerden bir kişinin öldürüldüğü ile alakalı bilgiler de bulunmaktadır, ancak aynı kaynaklar bunun Hz. Muhammed’in bilgisi dışında geliştiğini de aktarmaktadır. Bu yaygara üzerine savaş çıkarmak bahanesiyle Hz. Muhammed’e gelen müşrikler yasak ayı ve o aydaki savaş durumunu (adam öldürmenin hükmünü) soruyorlar. Allah da elçisinin şu şekilde cevap vermesini istiyor: “De ki: ‘O ayda savaşmak büyük günahtır.” Yani “haram ay”da savaşmanın günah olduğunu ve böylece Müslümanların bu günahı irtikâp ederek bir hadsizlik yapmasının mümkün olmadığını, olduysa da bunun bilinçsizce yapıldığını söylüyor. Verilen cevabın devamında müşrikleri şok eden aşağıdaki cümleler geliyor: “Ancak (insanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha beterdir.” Savaşı ve saldırıyı müşrikler başlatmıştı. İnsanları Allah yolundan alıkoyanlar, Allah’ı ve Mescid-i Haram’ın saygınlığını inkâr edenler de onlardı. İnsanları Allah yolundan alıkoyabilmek için her yola başvurmuşlar ve böylece bütün büyük suçları işlemişlerdi. Medine’ye göç edilmeden önce, 13 yıl boyunca Müslümanlara çeşitli eziyetler çektirmişler, dinî inançları yüzünden onlara türlü türlü baskı yapmışlardı. Yüce Allah, Mescid-i Haram’ı güvenli bir bölge yaptığı hâlde onlar buranın halkını yurtlarından çıkarmışlardı. Kısacası buranın dokunulmazlığına hiçbir zaman riayet etmemişler, kutsallığına da saygı göstermemişlerdi."},{"verse_number":"218","turkish_text":"Şüphe yok ki inananlar zulüm ve kötülük diyarından (inandıklarını yaşayamadığı için) uzaklaşanlar ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler (var ya); işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-217.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"Şüphe yok ki inananlar zulüm ve kötülük diyarından (inandıklarını yaşayamadığı için) uzaklaşanlar ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler (var ya); işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-217.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"Şüphe yok ki inananlar zulüm ve kötülük diyarından (inandıklarını yaşayamadığı için) uzaklaşanlar ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler (var ya); işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-217.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"Şüphe yok ki inananlar zulüm ve kötülük diyarından (inandıklarını yaşayamadığı için) uzaklaşanlar ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler (var ya); işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-217.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"219","turkish_text":"Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Fakat günahları faydalarından daha büyüktür.” Ve yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan arta kalan her şeyi.” Allah size mesajlarını böylece açıklıyor ki düşünüp ders alasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ","related_links":["2/215"],"audio_path":"1/1-218.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-219c.mp3","commentary_text":"Şarap (sarhoş eden içecek) haramdır. Bu, onun hiçbir faydası olmadığı anlamına da gelmez. Sarhoş edici olduğu halde bazı faydaları olan içecekler olabilir. Ancak sarhoş edici olmaları hasebiyle içilmeleri yasaklanmıştır. Kumarda bir taraf kazanırken -gerçi bu kazanmanın kimseye bir faydası olduğu görülmemiştir ama yine de kazanılmış gibi değerlendirilmektedir- diğer taraf kaybetmektedir. Dolayısıyla kumar oynamak da sarhoş eden içecekler gibi haramdır."},{"verse_number":"219","turkish_text":"Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Fakat günahları faydalarından daha büyüktür.” Ve yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan arta kalan her şeyi.” Allah size mesajlarını böylece açıklıyor ki düşünüp ders alasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ","related_links":["2/215"],"audio_path":"1/1-218.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-219c.mp3","commentary_text":"Şarap (sarhoş eden içecek) haramdır. Bu, onun hiçbir faydası olmadığı anlamına da gelmez. Sarhoş edici olduğu halde bazı faydaları olan içecekler olabilir. Ancak sarhoş edici olmaları hasebiyle içilmeleri yasaklanmıştır. Kumarda bir taraf kazanırken -gerçi bu kazanmanın kimseye bir faydası olduğu görülmemiştir ama yine de kazanılmış gibi değerlendirilmektedir- diğer taraf kaybetmektedir. Dolayısıyla kumar oynamak da sarhoş eden içecekler gibi haramdır."},{"verse_number":"219","turkish_text":"Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Fakat günahları faydalarından daha büyüktür.” Ve yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan arta kalan her şeyi.” Allah size mesajlarını böylece açıklıyor ki düşünüp ders alasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ","related_links":["2/215"],"audio_path":"1/1-218.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-219c.mp3","commentary_text":"Şarap (sarhoş eden içecek) haramdır. Bu, onun hiçbir faydası olmadığı anlamına da gelmez. Sarhoş edici olduğu halde bazı faydaları olan içecekler olabilir. Ancak sarhoş edici olmaları hasebiyle içilmeleri yasaklanmıştır. Kumarda bir taraf kazanırken -gerçi bu kazanmanın kimseye bir faydası olduğu görülmemiştir ama yine de kazanılmış gibi değerlendirilmektedir- diğer taraf kaybetmektedir. Dolayısıyla kumar oynamak da sarhoş eden içecekler gibi haramdır."},{"verse_number":"219","turkish_text":"Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Fakat günahları faydalarından daha büyüktür.” Ve yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan arta kalan her şeyi.” Allah size mesajlarını böylece açıklıyor ki düşünüp ders alasınız.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ","related_links":["2/215"],"audio_path":"1/1-218.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-218c.mp3","commentary_text":"Şarap (sarhoş eden içecek) haramdır. Bu, onun hiçbir faydası olmadığı anlamına da gelmez. Sarhoş edici olduğu halde bazı faydaları olan içecekler olabilir. Ancak sarhoş edici olmaları hasebiyle içilmeleri yasaklanmıştır. Kumarda bir taraf kazanırken -gerçi bu kazanmanın kimseye bir faydası olduğu görülmemiştir ama yine de kazanılmış gibi değerlendirilmektedir- diğer taraf kaybetmektedir. Dolayısıyla kumar oynamak da sarhoş eden içecekler gibi haramdır."},{"verse_number":"220","turkish_text":"Dünya ve âhiret hakkında (sizin için faydalı olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Bir de sana yetimlere nasıl davranılacağını soruyorlar. De ki: “Onların (mallarını muhafaza ederek haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) durumlarını düzeltmek en doğru olandır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız (doğru olanı yaparsınız. Çünkü) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah (yetimler için) bozgunculuk yapanla yararlı iş yapanı bilir. Eğer Allah dileseydi sizi (de onlar gibi) zor durumda bırakır (ve hiçbir şekilde yetimlerin mallarından faydalanmanıza müsaade etmez)di. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-219.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Dünya ve âhiret hakkında (sizin için faydalı olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Bir de sana yetimlere nasıl davranılacağını soruyorlar. De ki: “Onların (mallarını muhafaza ederek haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) durumlarını düzeltmek en doğru olandır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız (doğru olanı yaparsınız. Çünkü) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah (yetimler için) bozgunculuk yapanla yararlı iş yapanı bilir. Eğer Allah dileseydi sizi (de onlar gibi) zor durumda bırakır (ve hiçbir şekilde yetimlerin mallarından faydalanmanıza müsaade etmez)di. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-219.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Dünya ve âhiret hakkında (sizin için faydalı olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Bir de sana yetimlere nasıl davranılacağını soruyorlar. De ki: “Onların (mallarını muhafaza ederek haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) durumlarını düzeltmek en doğru olandır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız (doğru olanı yaparsınız. Çünkü) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah (yetimler için) bozgunculuk yapanla yararlı iş yapanı bilir. Eğer Allah dileseydi sizi (de onlar gibi) zor durumda bırakır (ve hiçbir şekilde yetimlerin mallarından faydalanmanıza müsaade etmez)di. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-219.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Dünya ve âhiret hakkında (sizin için faydalı olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Bir de sana yetimlere nasıl davranılacağını soruyorlar. De ki: “Onların (mallarını muhafaza ederek haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) durumlarını düzeltmek en doğru olandır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız (doğru olanı yaparsınız. Çünkü) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah (yetimler için) bozgunculuk yapanla yararlı iş yapanı bilir. Eğer Allah dileseydi sizi (de onlar gibi) zor durumda bırakır (ve hiçbir şekilde yetimlerin mallarından faydalanmanıza müsaade etmez)di. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-219.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"(Ey inananlar!) İman etmedikleri müddetçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kadından imanlı bir cariye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe müşrik erkekleri de (kızlarınızla/kadınlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise sizi kendi izniyle cennete ve affa davet eder ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye ayetlerini insanlara (böyle) açıklar.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-220.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"(Ey inananlar!) İman etmedikleri müddetçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kadından imanlı bir cariye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe müşrik erkekleri de (kızlarınızla/kadınlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise sizi kendi izniyle cennete ve affa davet eder ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye ayetlerini insanlara (böyle) açıklar.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-220.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"(Ey inananlar!) İman etmedikleri müddetçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kadından imanlı bir cariye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe müşrik erkekleri de (kızlarınızla/kadınlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise sizi kendi izniyle cennete ve affa davet eder ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye ayetlerini insanlara (böyle) açıklar.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-220.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"(Ey inananlar!) İman etmedikleri müddetçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kadından imanlı bir cariye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe müşrik erkekleri de (kızlarınızla/kadınlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile müşrik bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise sizi kendi izniyle cennete ve affa davet eder ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye ayetlerini insanlara (böyle) açıklar.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-220.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"222","turkish_text":"Sana “kadınların regl dönemini (âdet halini ve âdetli iken ne yapıp yapamayacaklarını) soruyorlar. De ki: “O (kadını sıkıcı ve erkeği tiksindirici cinsel ilişkiye engel olan bir çeşit) hastalık halidir. Bu yüzden adet halinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara (cinsel ilişki için) yaklaşmayın (fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini devam ettirebilirsiniz). Temizlendikleri zaman cinselliğin fıtrî seyrine uygun olarak Allah’ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri sever özlerini temiz tutanları da sever.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-221.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-222c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki âdet gören kadına sadece cinsel ilişki yasağı vardır. Gelenekçi anlayışta sanıldığı gibi âdet gören kadın cünüp ya da Yahudi anlayışındaki gibi lanetli değildir. Çünkü regl (âdet hali) tıpkı burun kanaması gibi bir çeşit kanamadır, rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenilemesinin doğal sonucu olarak rahimden gelen kanın dışarıya atılmasıdır. Böyle bir durumda kadınları cünüp gibi değerlendirerek onlara ibadet yasağı getirmek doğru değildir. Medine’de yaşayan o günün Yahudileri âdetli kadını cünüp ve lanetli kabul ederek onu her çeşit dinî ve sosyal hayatın dışında tutarlardı. Bunu gören Müslümanlar konuyu Hz. Peygambere intikal ettiriyor ve bu ayet nazil oluyor. Yani soru doğrudan Hz. Peygambere soruluyor, cevabı bizzat Allah veriyor ve bu mevzuda bir daha ne soru soruluyor ne de ayet geliyor ve böylece bu bahis buradaki cevapla olduğu gibi Kur’an’da kayıt altına alınarak kapanıyor. Ama çok açık ve net olan bu ayete rağmen gelenekçi, hurafeci anlayış, farklı görüşler öne sürerek ve bunların bazılarını Hz. Peygambere, bazılarını da sözde büyük İslam otoritelerine atfederek kadınları dini yaşamdan uzak tutuyor. Adetli kadın fazla kan kaybından dolayı zayıf düşecekse sonra kaza etmek kaydıyla oruç tutmayabilir ama zayıf düşme endişesi yoksa orucunu tutar. Eğer kanama sürekli ise ve bunu önleyecek bir gücü de yoksa namazını kılmayabilir, kaza etmesine de gerek yoktur. Hz. Peygamber zamanında bugün olduğu gibi âdetli kadınların kendilerini koruma imkânları yoktu, böyle olunca da özel durumlarında mescide gitmezlerdi. Ama bugünün kadınının böyle bir sorunu yok, kendini koruyacak ve temiz tutacak her türlü olanağa sahiptir. Böyle olunca, âdetli kadın bütün tedbirleri aldıktan sonra her defasında abdest almak şartıyla namazını kılabilir; hac ve umre için Kâbe’de bulunuyorsa tavafını yapabilir, Kur’an okuyabilir ve dini sohbetlerde bulunabilir."},{"verse_number":"222","turkish_text":"Sana “kadınların regl dönemini (âdet halini ve âdetli iken ne yapıp yapamayacaklarını) soruyorlar. De ki: “O (kadını sıkıcı ve erkeği tiksindirici cinsel ilişkiye engel olan bir çeşit) hastalık halidir. Bu yüzden adet halinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara (cinsel ilişki için) yaklaşmayın (fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini devam ettirebilirsiniz). Temizlendikleri zaman cinselliğin fıtrî seyrine uygun olarak Allah’ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri sever özlerini temiz tutanları da sever.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-221.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-222c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki âdet gören kadına sadece cinsel ilişki yasağı vardır. Gelenekçi anlayışta sanıldığı gibi âdet gören kadın cünüp ya da Yahudi anlayışındaki gibi lanetli değildir. Çünkü regl (âdet hali) tıpkı burun kanaması gibi bir çeşit kanamadır, rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenilemesinin doğal sonucu olarak rahimden gelen kanın dışarıya atılmasıdır. Böyle bir durumda kadınları cünüp gibi değerlendirerek onlara ibadet yasağı getirmek doğru değildir. Medine’de yaşayan o günün Yahudileri âdetli kadını cünüp ve lanetli kabul ederek onu her çeşit dinî ve sosyal hayatın dışında tutarlardı. Bunu gören Müslümanlar konuyu Hz. Peygambere intikal ettiriyor ve bu ayet nazil oluyor. Yani soru doğrudan Hz. Peygambere soruluyor, cevabı bizzat Allah veriyor ve bu mevzuda bir daha ne soru soruluyor ne de ayet geliyor ve böylece bu bahis buradaki cevapla olduğu gibi Kur’an’da kayıt altına alınarak kapanıyor. Ama çok açık ve net olan bu ayete rağmen gelenekçi, hurafeci anlayış, farklı görüşler öne sürerek ve bunların bazılarını Hz. Peygambere, bazılarını da sözde büyük İslam otoritelerine atfederek kadınları dini yaşamdan uzak tutuyor. Adetli kadın fazla kan kaybından dolayı zayıf düşecekse sonra kaza etmek kaydıyla oruç tutmayabilir ama zayıf düşme endişesi yoksa orucunu tutar. Eğer kanama sürekli ise ve bunu önleyecek bir gücü de yoksa namazını kılmayabilir, kaza etmesine de gerek yoktur. Hz. Peygamber zamanında bugün olduğu gibi âdetli kadınların kendilerini koruma imkânları yoktu, böyle olunca da özel durumlarında mescide gitmezlerdi. Ama bugünün kadınının böyle bir sorunu yok, kendini koruyacak ve temiz tutacak her türlü olanağa sahiptir. Böyle olunca, âdetli kadın bütün tedbirleri aldıktan sonra her defasında abdest almak şartıyla namazını kılabilir; hac ve umre için Kâbe’de bulunuyorsa tavafını yapabilir, Kur’an okuyabilir ve dini sohbetlerde bulunabilir."},{"verse_number":"222","turkish_text":"Sana “kadınların regl dönemini (âdet halini ve âdetli iken ne yapıp yapamayacaklarını) soruyorlar. De ki: “O (kadını sıkıcı ve erkeği tiksindirici cinsel ilişkiye engel olan bir çeşit) hastalık halidir. Bu yüzden adet halinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara (cinsel ilişki için) yaklaşmayın (fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini devam ettirebilirsiniz). Temizlendikleri zaman cinselliğin fıtrî seyrine uygun olarak Allah’ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri sever özlerini temiz tutanları da sever.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-221.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-222c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki âdet gören kadına sadece cinsel ilişki yasağı vardır. Gelenekçi anlayışta sanıldığı gibi âdet gören kadın cünüp ya da Yahudi anlayışındaki gibi lanetli değildir. Çünkü regl (âdet hali) tıpkı burun kanaması gibi bir çeşit kanamadır, rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenilemesinin doğal sonucu olarak rahimden gelen kanın dışarıya atılmasıdır. Böyle bir durumda kadınları cünüp gibi değerlendirerek onlara ibadet yasağı getirmek doğru değildir. Medine’de yaşayan o günün Yahudileri âdetli kadını cünüp ve lanetli kabul ederek onu her çeşit dinî ve sosyal hayatın dışında tutarlardı. Bunu gören Müslümanlar konuyu Hz. Peygambere intikal ettiriyor ve bu ayet nazil oluyor. Yani soru doğrudan Hz. Peygambere soruluyor, cevabı bizzat Allah veriyor ve bu mevzuda bir daha ne soru soruluyor ne de ayet geliyor ve böylece bu bahis buradaki cevapla olduğu gibi Kur’an’da kayıt altına alınarak kapanıyor. Ama çok açık ve net olan bu ayete rağmen gelenekçi, hurafeci anlayış, farklı görüşler öne sürerek ve bunların bazılarını Hz. Peygambere, bazılarını da sözde büyük İslam otoritelerine atfederek kadınları dini yaşamdan uzak tutuyor. Adetli kadın fazla kan kaybından dolayı zayıf düşecekse sonra kaza etmek kaydıyla oruç tutmayabilir ama zayıf düşme endişesi yoksa orucunu tutar. Eğer kanama sürekli ise ve bunu önleyecek bir gücü de yoksa namazını kılmayabilir, kaza etmesine de gerek yoktur. Hz. Peygamber zamanında bugün olduğu gibi âdetli kadınların kendilerini koruma imkânları yoktu, böyle olunca da özel durumlarında mescide gitmezlerdi. Ama bugünün kadınının böyle bir sorunu yok, kendini koruyacak ve temiz tutacak her türlü olanağa sahiptir. Böyle olunca, âdetli kadın bütün tedbirleri aldıktan sonra her defasında abdest almak şartıyla namazını kılabilir; hac ve umre için Kâbe’de bulunuyorsa tavafını yapabilir, Kur’an okuyabilir ve dini sohbetlerde bulunabilir."},{"verse_number":"222","turkish_text":"Sana “kadınların regl dönemini (âdet halini ve âdetli iken ne yapıp yapamayacaklarını) soruyorlar. De ki: “O (kadını sıkıcı ve erkeği tiksindirici cinsel ilişkiye engel olan bir çeşit) hastalık halidir. Bu yüzden adet halinde kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara (cinsel ilişki için) yaklaşmayın (fakat cinsel ilişki dışındaki olağan karı-koca ilişkilerini devam ettirebilirsiniz). Temizlendikleri zaman cinselliğin fıtrî seyrine uygun olarak Allah’ın size emrettiği şekilde onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri sever özlerini temiz tutanları da sever.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-221.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-221c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki âdet gören kadına sadece cinsel ilişki yasağı vardır. Gelenekçi anlayışta sanıldığı gibi âdet gören kadın cünüp ya da Yahudi anlayışındaki gibi lanetli değildir. Çünkü regl (âdet hali) tıpkı burun kanaması gibi bir çeşit kanamadır, rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenilemesinin doğal sonucu olarak rahimden gelen kanın dışarıya atılmasıdır. Böyle bir durumda kadınları cünüp gibi değerlendirerek onlara ibadet yasağı getirmek doğru değildir. Medine’de yaşayan o günün Yahudileri âdetli kadını cünüp ve lanetli kabul ederek onu her çeşit dinî ve sosyal hayatın dışında tutarlardı. Bunu gören Müslümanlar konuyu Hz. Peygambere intikal ettiriyor ve bu ayet nazil oluyor. Yani soru doğrudan Hz. Peygambere soruluyor, cevabı bizzat Allah veriyor ve bu mevzuda bir daha ne soru soruluyor ne de ayet geliyor ve böylece bu bahis buradaki cevapla olduğu gibi Kur’an’da kayıt altına alınarak kapanıyor. Ama çok açık ve net olan bu ayete rağmen gelenekçi, hurafeci anlayış, farklı görüşler öne sürerek ve bunların bazılarını Hz. Peygambere, bazılarını da sözde büyük İslam otoritelerine atfederek kadınları dini yaşamdan uzak tutuyor. Adetli kadın fazla kan kaybından dolayı zayıf düşecekse sonra kaza etmek kaydıyla oruç tutmayabilir ama zayıf düşme endişesi yoksa orucunu tutar. Eğer kanama sürekli ise ve bunu önleyecek bir gücü de yoksa namazını kılmayabilir, kaza etmesine de gerek yoktur. Hz. Peygamber zamanında bugün olduğu gibi âdetli kadınların kendilerini koruma imkânları yoktu, böyle olunca da özel durumlarında mescide gitmezlerdi. Ama bugünün kadınının böyle bir sorunu yok, kendini koruyacak ve temiz tutacak her türlü olanağa sahiptir. Böyle olunca, âdetli kadın bütün tedbirleri aldıktan sonra her defasında abdest almak şartıyla namazını kılabilir; hac ve umre için Kâbe’de bulunuyorsa tavafını yapabilir, Kur’an okuyabilir ve dini sohbetlerde bulunabilir."},{"verse_number":"223","turkish_text":"Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!","arabic_text":"نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-222.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-223c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor."},{"verse_number":"223","turkish_text":"Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!","arabic_text":"نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-222.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-223c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor."},{"verse_number":"223","turkish_text":"Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!","arabic_text":"نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-222.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-223c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor."},{"verse_number":"223","turkish_text":"Kadınlarınız sizin (nesil yetiştirmek) için bir tarladır (döl ekme yeridir). O halde tarlanıza (adet halleri dışında) nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (birbirinizin hayrına olacak maddi ve manevi) hazırlıklar yapın. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve mutlaka ona kavuşacağınızı bilin. (Ey nebi!) İnananları müjdele!","arabic_text":"نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-222.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-222c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendiniz için önceden hazırlık yapın,” ifadesi, ilişkinin sadece kaba bir şehvet giderme olmaması için ilişkiye bedenen ve ruhen hazırlanmayı öneriyor. Ayrıca hayvanlarda olduğu gibi sadece şehveti gidermeyi amaçlamamak, soyun devam etmesini ve hayırlı bir neslin oluşmasını da hedeflemek gerektiğine vurgu yapılıyor."},{"verse_number":"224","turkish_text":"Allah adına yaptığınız yeminler; erdemliliğe Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamaya ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-223.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"Allah adına yaptığınız yeminler; erdemliliğe Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamaya ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-223.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"Allah adına yaptığınız yeminler; erdemliliğe Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamaya ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-223.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"Allah adına yaptığınız yeminler; erdemliliğe Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamaya ve insanlar arasında barışın getirilmesine engel teşkil etmesin. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-223.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"225","turkish_text":"Allah düşünmeden yapmış olduğunuz (hayırsız ve yarasız) yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmayacak ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutacaktır. Allah çok bağışlayandır halimdir (rızıkları günahlardan dolayı kesmeyen ve ceza vermekte de acele etmeyendir).","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-224.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-225c.mp3","commentary_text":"Hz. Ebu Bekir, kızı Aişe hakkında ileri geri konuşan akrabası Mistah’a yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Daha sonra ona yardım etmek istemişti ama yeminli olduğu için yardım edemiyordu. Bu ve sonraki ayet, bu tür yeminlerin bozulmasında yarar olduğu ve kefaretle telafisinin de mümkün olacağını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"225","turkish_text":"Allah düşünmeden yapmış olduğunuz (hayırsız ve yarasız) yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmayacak ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutacaktır. Allah çok bağışlayandır halimdir (rızıkları günahlardan dolayı kesmeyen ve ceza vermekte de acele etmeyendir).","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-224.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-225c.mp3","commentary_text":"Hz. Ebu Bekir, kızı Aişe hakkında ileri geri konuşan akrabası Mistah’a yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Daha sonra ona yardım etmek istemişti ama yeminli olduğu için yardım edemiyordu. Bu ve sonraki ayet, bu tür yeminlerin bozulmasında yarar olduğu ve kefaretle telafisinin de mümkün olacağını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"225","turkish_text":"Allah düşünmeden yapmış olduğunuz (hayırsız ve yarasız) yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmayacak ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutacaktır. Allah çok bağışlayandır halimdir (rızıkları günahlardan dolayı kesmeyen ve ceza vermekte de acele etmeyendir).","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-224.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-225c.mp3","commentary_text":"Hz. Ebu Bekir, kızı Aişe hakkında ileri geri konuşan akrabası Mistah’a yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Daha sonra ona yardım etmek istemişti ama yeminli olduğu için yardım edemiyordu. Bu ve sonraki ayet, bu tür yeminlerin bozulmasında yarar olduğu ve kefaretle telafisinin de mümkün olacağını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"225","turkish_text":"Allah düşünmeden yapmış olduğunuz (hayırsız ve yarasız) yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmayacak ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutacaktır. Allah çok bağışlayandır halimdir (rızıkları günahlardan dolayı kesmeyen ve ceza vermekte de acele etmeyendir).","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-224.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-224c.mp3","commentary_text":"Hz. Ebu Bekir, kızı Aişe hakkında ileri geri konuşan akrabası Mistah’a yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Daha sonra ona yardım etmek istemişti ama yeminli olduğu için yardım edemiyordu. Bu ve sonraki ayet, bu tür yeminlerin bozulmasında yarar olduğu ve kefaretle telafisinin de mümkün olacağını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"226","turkish_text":"Eşlerine yaklaşmayacaklarına (ve onları boşayacaklarına) dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu müddet içinde pişman olup yeminlerine kefaret ödeyerek hanımlarına) dönerlerse (nikâhları yenilenmiş olacaktır). Kuşku yok ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-225.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Eşlerine yaklaşmayacaklarına (ve onları boşayacaklarına) dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu müddet içinde pişman olup yeminlerine kefaret ödeyerek hanımlarına) dönerlerse (nikâhları yenilenmiş olacaktır). Kuşku yok ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-225.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Eşlerine yaklaşmayacaklarına (ve onları boşayacaklarına) dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu müddet içinde pişman olup yeminlerine kefaret ödeyerek hanımlarına) dönerlerse (nikâhları yenilenmiş olacaktır). Kuşku yok ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-225.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Eşlerine yaklaşmayacaklarına (ve onları boşayacaklarına) dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu müddet içinde pişman olup yeminlerine kefaret ödeyerek hanımlarına) dönerlerse (nikâhları yenilenmiş olacaktır). Kuşku yok ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-225.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Eğer (yemin edenler birlikte yaşama istek ve sevgileri kalmadığı için yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (hâkim tarafından boşanırlar). Biliniz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ عَزَمُوا الطَّلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-226.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Eğer (yemin edenler birlikte yaşama istek ve sevgileri kalmadığı için yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (hâkim tarafından boşanırlar). Biliniz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ عَزَمُوا الطَّلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-226.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Eğer (yemin edenler birlikte yaşama istek ve sevgileri kalmadığı için yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (hâkim tarafından boşanırlar). Biliniz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ عَزَمُوا الطَّلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-226.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Eğer (yemin edenler birlikte yaşama istek ve sevgileri kalmadığı için yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (hâkim tarafından boşanırlar). Biliniz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ عَزَمُوا الطَّلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-226.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"228","turkish_text":"Boşanmış kadınlar (evlenmeden) kendi başlarına üç adet hali ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları (hamileliklerini gizlemeleri) helal olmaz. Ve bu (üç aylık) süre zarfında kocaları barışmak isterlerse (kadınlar da rıza gösterirse) onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Adalet ölçülerine göre erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Fakat erkekler (aile reisliği ve sorumlulukları bakımından çalışmayan) kadınlara göre bir derece daha üstünlüğe sahiptir. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-227.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"228","turkish_text":"Boşanmış kadınlar (evlenmeden) kendi başlarına üç adet hali ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları (hamileliklerini gizlemeleri) helal olmaz. Ve bu (üç aylık) süre zarfında kocaları barışmak isterlerse (kadınlar da rıza gösterirse) onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Adalet ölçülerine göre erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Fakat erkekler (aile reisliği ve sorumlulukları bakımından çalışmayan) kadınlara göre bir derece daha üstünlüğe sahiptir. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-227.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"228","turkish_text":"Boşanmış kadınlar (evlenmeden) kendi başlarına üç adet hali ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları (hamileliklerini gizlemeleri) helal olmaz. Ve bu (üç aylık) süre zarfında kocaları barışmak isterlerse (kadınlar da rıza gösterirse) onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Adalet ölçülerine göre erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Fakat erkekler (aile reisliği ve sorumlulukları bakımından çalışmayan) kadınlara göre bir derece daha üstünlüğe sahiptir. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-227.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"228","turkish_text":"Boşanmış kadınlar (evlenmeden) kendi başlarına üç adet hali ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah’ın rahimlerinde yarattığını saklamaları (hamileliklerini gizlemeleri) helal olmaz. Ve bu (üç aylık) süre zarfında kocaları barışmak isterlerse (kadınlar da rıza gösterirse) onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Adalet ölçülerine göre erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Fakat erkekler (aile reisliği ve sorumlulukları bakımından çalışmayan) kadınlara göre bir derece daha üstünlüğe sahiptir. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-227.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"229","turkish_text":"(Karşılıklı ve geri dönüş imkânlı) boşama iki defa geçerlidir. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Onlara verdiğiniz bir şeyi (mihri) geri almanız size helal olmaz. Erkek ve kadın Allah’ın (evlilik hakkındaki) yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarlarsa o başka. (Ey karı koca arasında hüküm verecek olanlar!) Siz de bunların Allah’ın verdiği yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız o zaman kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اَلطَّلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-228.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-229c.mp3","commentary_text":"Nikâhlı çiftler arasında evlilik bağının sona ermesi, klasik fıkıh literatüründe “Talâk” olarak ifade edilir. Eşler arası geçimsizlik bazen ileri dereceye ulaşır ve boşanma tek çare olarak görülebilir. Buna rağmen, boşanma en son başvurulması gereken yoldur. Bununla birlikte, bütün anlaşma yolları kapanmış ve evlilik hayatının sürdürülmesi imkânsız hale gelmişse boşanma en makul yol olarak meşru görülmüştür."},{"verse_number":"229","turkish_text":"(Karşılıklı ve geri dönüş imkânlı) boşama iki defa geçerlidir. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Onlara verdiğiniz bir şeyi (mihri) geri almanız size helal olmaz. Erkek ve kadın Allah’ın (evlilik hakkındaki) yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarlarsa o başka. (Ey karı koca arasında hüküm verecek olanlar!) Siz de bunların Allah’ın verdiği yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız o zaman kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اَلطَّلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-228.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-229c.mp3","commentary_text":"Nikâhlı çiftler arasında evlilik bağının sona ermesi, klasik fıkıh literatüründe “Talâk” olarak ifade edilir. Eşler arası geçimsizlik bazen ileri dereceye ulaşır ve boşanma tek çare olarak görülebilir. Buna rağmen, boşanma en son başvurulması gereken yoldur. Bununla birlikte, bütün anlaşma yolları kapanmış ve evlilik hayatının sürdürülmesi imkânsız hale gelmişse boşanma en makul yol olarak meşru görülmüştür."},{"verse_number":"229","turkish_text":"(Karşılıklı ve geri dönüş imkânlı) boşama iki defa geçerlidir. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Onlara verdiğiniz bir şeyi (mihri) geri almanız size helal olmaz. Erkek ve kadın Allah’ın (evlilik hakkındaki) yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarlarsa o başka. (Ey karı koca arasında hüküm verecek olanlar!) Siz de bunların Allah’ın verdiği yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız o zaman kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اَلطَّلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-228.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-229c.mp3","commentary_text":"Nikâhlı çiftler arasında evlilik bağının sona ermesi, klasik fıkıh literatüründe “Talâk” olarak ifade edilir. Eşler arası geçimsizlik bazen ileri dereceye ulaşır ve boşanma tek çare olarak görülebilir. Buna rağmen, boşanma en son başvurulması gereken yoldur. Bununla birlikte, bütün anlaşma yolları kapanmış ve evlilik hayatının sürdürülmesi imkânsız hale gelmişse boşanma en makul yol olarak meşru görülmüştür."},{"verse_number":"229","turkish_text":"(Karşılıklı ve geri dönüş imkânlı) boşama iki defa geçerlidir. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Onlara verdiğiniz bir şeyi (mihri) geri almanız size helal olmaz. Erkek ve kadın Allah’ın (evlilik hakkındaki) yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarlarsa o başka. (Ey karı koca arasında hüküm verecek olanlar!) Siz de bunların Allah’ın verdiği yükümlülükleri yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız o zaman kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اَلطَّلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-228.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-228c.mp3","commentary_text":"Nikâhlı çiftler arasında evlilik bağının sona ermesi, klasik fıkıh literatüründe “Talâk” olarak ifade edilir. Eşler arası geçimsizlik bazen ileri dereceye ulaşır ve boşanma tek çare olarak görülebilir. Buna rağmen, boşanma en son başvurulması gereken yoldur. Bununla birlikte, bütün anlaşma yolları kapanmış ve evlilik hayatının sürdürülmesi imkânsız hale gelmişse boşanma en makul yol olarak meşru görülmüştür."},{"verse_number":"230","turkish_text":"Eğer erkek karısını (temizlik hallerinde bilinçli olarak) bir defa daha (iki defa boşadıktan sonra üçüncü kez) boşarsa artık o kadın başka biriyle (formalite değil gerçekten) evlenmedikçe ona helâl olmaz. Bu ikinci koca da onu boşarsa Allah’ın koymuş olduğu sınırları koruyup ayakta tutabileceklerini umarlarsa eski karı kocanın birbirine dönüp yeniden evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar bilip anlayan bir topluluğa Allah’ın açıkladığı (uyulması gereken) sınırlarıdır.","arabic_text":"فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۜ فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-229.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"230","turkish_text":"Eğer erkek karısını (temizlik hallerinde bilinçli olarak) bir defa daha (iki defa boşadıktan sonra üçüncü kez) boşarsa artık o kadın başka biriyle (formalite değil gerçekten) evlenmedikçe ona helâl olmaz. Bu ikinci koca da onu boşarsa Allah’ın koymuş olduğu sınırları koruyup ayakta tutabileceklerini umarlarsa eski karı kocanın birbirine dönüp yeniden evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar bilip anlayan bir topluluğa Allah’ın açıkladığı (uyulması gereken) sınırlarıdır.","arabic_text":"فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۜ فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-229.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"230","turkish_text":"Eğer erkek karısını (temizlik hallerinde bilinçli olarak) bir defa daha (iki defa boşadıktan sonra üçüncü kez) boşarsa artık o kadın başka biriyle (formalite değil gerçekten) evlenmedikçe ona helâl olmaz. Bu ikinci koca da onu boşarsa Allah’ın koymuş olduğu sınırları koruyup ayakta tutabileceklerini umarlarsa eski karı kocanın birbirine dönüp yeniden evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar bilip anlayan bir topluluğa Allah’ın açıkladığı (uyulması gereken) sınırlarıdır.","arabic_text":"فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۜ فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-229.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"230","turkish_text":"Eğer erkek karısını (temizlik hallerinde bilinçli olarak) bir defa daha (iki defa boşadıktan sonra üçüncü kez) boşarsa artık o kadın başka biriyle (formalite değil gerçekten) evlenmedikçe ona helâl olmaz. Bu ikinci koca da onu boşarsa Allah’ın koymuş olduğu sınırları koruyup ayakta tutabileceklerini umarlarsa eski karı kocanın birbirine dönüp yeniden evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar bilip anlayan bir topluluğa Allah’ın açıkladığı (uyulması gereken) sınırlarıdır.","arabic_text":"فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۜ فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-229.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"231","turkish_text":"Kadınları boşadığınız zaman iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmeye yaklaşırlarken ya onları iyilikle yanınızda tutun yahut güzellikle bırakın. (Mallarından dolayı) haklarına tecavüz etmek kastıyla zarar vererek onları alıkoymayın. Çünkü böyle bir davranışta bulunan (yalnızca) kendisine yazık etmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini size öğüt vermek için indirdiği Kitap’ı ve hikmeti hatırlayın! Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-230.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-231c.mp3","commentary_text":"Buradaki “iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmek” ten maksat; bir önceki ayette anlatılan bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmaktır. Bu sürenin bitimine doğru, erkek meşru sınırlar içinde kalarak ya iyi niyetle kadına dönecek ya da iddet müddetinin dolmasını bekleyerek kadının kendisinden kesinlikle umut kesmesini sağlayacaktır. Onu aşağılamayacak, dışlamayacak, ötekileştirmeyecek. Onu ailenin en önemli fertlerinden birisi gibi korumaya devam edecek. Kadına hak ettiği değeri takdir eden İslam dini, hangi sebeple olursa olsun, onun haksızlığa uğramasına müsaade etmez. Nitekim o günün Arap toplumunda yaygın olan “zarar verme amaçlı alıkoyma uygulaması” gibi uygulamalar, okuduğumuz ayetlerde tekrar tekrar yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"231","turkish_text":"Kadınları boşadığınız zaman iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmeye yaklaşırlarken ya onları iyilikle yanınızda tutun yahut güzellikle bırakın. (Mallarından dolayı) haklarına tecavüz etmek kastıyla zarar vererek onları alıkoymayın. Çünkü böyle bir davranışta bulunan (yalnızca) kendisine yazık etmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini size öğüt vermek için indirdiği Kitap’ı ve hikmeti hatırlayın! Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-230.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-231c.mp3","commentary_text":"Buradaki “iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmek” ten maksat; bir önceki ayette anlatılan bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmaktır. Bu sürenin bitimine doğru, erkek meşru sınırlar içinde kalarak ya iyi niyetle kadına dönecek ya da iddet müddetinin dolmasını bekleyerek kadının kendisinden kesinlikle umut kesmesini sağlayacaktır. Onu aşağılamayacak, dışlamayacak, ötekileştirmeyecek. Onu ailenin en önemli fertlerinden birisi gibi korumaya devam edecek. Kadına hak ettiği değeri takdir eden İslam dini, hangi sebeple olursa olsun, onun haksızlığa uğramasına müsaade etmez. Nitekim o günün Arap toplumunda yaygın olan “zarar verme amaçlı alıkoyma uygulaması” gibi uygulamalar, okuduğumuz ayetlerde tekrar tekrar yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"231","turkish_text":"Kadınları boşadığınız zaman iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmeye yaklaşırlarken ya onları iyilikle yanınızda tutun yahut güzellikle bırakın. (Mallarından dolayı) haklarına tecavüz etmek kastıyla zarar vererek onları alıkoymayın. Çünkü böyle bir davranışta bulunan (yalnızca) kendisine yazık etmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini size öğüt vermek için indirdiği Kitap’ı ve hikmeti hatırlayın! Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-230.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-231c.mp3","commentary_text":"Buradaki “iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmek” ten maksat; bir önceki ayette anlatılan bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmaktır. Bu sürenin bitimine doğru, erkek meşru sınırlar içinde kalarak ya iyi niyetle kadına dönecek ya da iddet müddetinin dolmasını bekleyerek kadının kendisinden kesinlikle umut kesmesini sağlayacaktır. Onu aşağılamayacak, dışlamayacak, ötekileştirmeyecek. Onu ailenin en önemli fertlerinden birisi gibi korumaya devam edecek. Kadına hak ettiği değeri takdir eden İslam dini, hangi sebeple olursa olsun, onun haksızlığa uğramasına müsaade etmez. Nitekim o günün Arap toplumunda yaygın olan “zarar verme amaçlı alıkoyma uygulaması” gibi uygulamalar, okuduğumuz ayetlerde tekrar tekrar yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"231","turkish_text":"Kadınları boşadığınız zaman iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmeye yaklaşırlarken ya onları iyilikle yanınızda tutun yahut güzellikle bırakın. (Mallarından dolayı) haklarına tecavüz etmek kastıyla zarar vererek onları alıkoymayın. Çünkü böyle bir davranışta bulunan (yalnızca) kendisine yazık etmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini size öğüt vermek için indirdiği Kitap’ı ve hikmeti hatırlayın! Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-230.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-230c.mp3","commentary_text":"Buradaki “iddet müddetleri (olan üç aylık) bekleme sürelerini bitirmek” ten maksat; bir önceki ayette anlatılan bekleme sürelerinin sonuna yaklaşmaktır. Bu sürenin bitimine doğru, erkek meşru sınırlar içinde kalarak ya iyi niyetle kadına dönecek ya da iddet müddetinin dolmasını bekleyerek kadının kendisinden kesinlikle umut kesmesini sağlayacaktır. Onu aşağılamayacak, dışlamayacak, ötekileştirmeyecek. Onu ailenin en önemli fertlerinden birisi gibi korumaya devam edecek. Kadına hak ettiği değeri takdir eden İslam dini, hangi sebeple olursa olsun, onun haksızlığa uğramasına müsaade etmez. Nitekim o günün Arap toplumunda yaygın olan “zarar verme amaçlı alıkoyma uygulaması” gibi uygulamalar, okuduğumuz ayetlerde tekrar tekrar yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"232","turkish_text":"Kadınları boşayıp da bekleme sürelerini doldurdukları zaman eğer daha önceki kocaları ile örfe uygun (meşru) bir biçimde anlaşırlarsa evlenmelerine engel olmayın! Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah (neyin sizin için daha isabetli olacağını) bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-231.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"232","turkish_text":"Kadınları boşayıp da bekleme sürelerini doldurdukları zaman eğer daha önceki kocaları ile örfe uygun (meşru) bir biçimde anlaşırlarsa evlenmelerine engel olmayın! Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah (neyin sizin için daha isabetli olacağını) bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-231.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"232","turkish_text":"Kadınları boşayıp da bekleme sürelerini doldurdukları zaman eğer daha önceki kocaları ile örfe uygun (meşru) bir biçimde anlaşırlarsa evlenmelerine engel olmayın! Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah (neyin sizin için daha isabetli olacağını) bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-231.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"232","turkish_text":"Kadınları boşayıp da bekleme sürelerini doldurdukları zaman eğer daha önceki kocaları ile örfe uygun (meşru) bir biçimde anlaşırlarsa evlenmelerine engel olmayın! Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir. Allah (neyin sizin için daha isabetli olacağını) bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-231.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"233","turkish_text":"Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği giyeceği örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk yüklenmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Ve eğer (anne-baba) her ikisi (anne ile çocuğun) ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse (bundan dolayı) onlara bir günah yoktur ve eğer çocuğunuzu sütannelere emanet etmeye karar verirseniz teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla size bir günah yüklenmez. Allah’ın emirlerine uyun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-232.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"233","turkish_text":"Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği giyeceği örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk yüklenmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Ve eğer (anne-baba) her ikisi (anne ile çocuğun) ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse (bundan dolayı) onlara bir günah yoktur ve eğer çocuğunuzu sütannelere emanet etmeye karar verirseniz teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla size bir günah yüklenmez. Allah’ın emirlerine uyun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-232.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"233","turkish_text":"Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği giyeceği örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk yüklenmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Ve eğer (anne-baba) her ikisi (anne ile çocuğun) ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse (bundan dolayı) onlara bir günah yoktur ve eğer çocuğunuzu sütannelere emanet etmeye karar verirseniz teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla size bir günah yüklenmez. Allah’ın emirlerine uyun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-232.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"233","turkish_text":"Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği giyeceği örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk yüklenmez. Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Ve eğer (anne-baba) her ikisi (anne ile çocuğun) ayrılmasına karşılıklı rıza ve danışma ile karar verirlerse (bundan dolayı) onlara bir günah yoktur ve eğer çocuğunuzu sütannelere emanet etmeye karar verirseniz teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamanız şartıyla size bir günah yüklenmez. Allah’ın emirlerine uyun ve bilin ki Allah tüm yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-232.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"234","turkish_text":"Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri (evlenmeden görücüye çıkmadan süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek süslenmek görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْرًاۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-233.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-234c.mp3","commentary_text":"Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır."},{"verse_number":"234","turkish_text":"Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri (evlenmeden görücüye çıkmadan süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek süslenmek görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْرًاۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-233.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-234c.mp3","commentary_text":"Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır."},{"verse_number":"234","turkish_text":"Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri (evlenmeden görücüye çıkmadan süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek süslenmek görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْرًاۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-233.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-234c.mp3","commentary_text":"Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır."},{"verse_number":"234","turkish_text":"Sizden ölen erkeklerin geride bıraktıkları eşleri (evlenmeden görücüye çıkmadan süslenmeden) kendi başlarına dört ay on gün (iddet süresi) beklerler. Bekleme süresini doldurunca artık kendi haklarında meşru biçimde (evlenmek süslenmek görücüye çıkmak gibi) yaptıklarından dolayı size de onlara da günah ve sorumluluk yoktur. Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْرًاۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-233.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-233c.mp3","commentary_text":"Burada dört ay on gün beklemekten maksat, bu süre içinde kadının hamile olup olmadığının tam belli olmasıdır. Yine bu süre içerisinde kadının evlilikle ilgili herhangi bir çalışma yapmaması da tavsiye edilmektedir. Eğer bu zaman zarfında kadının hamile olduğu tespit edilirse bebeğini doğurana kadar evlenemez. Âdetten kesilmiş olan kadınların bekleme süresi ise üç aydır."},{"verse_number":"235","turkish_text":"Böyle (bekleme süresi içindeki) kadınlara evlenme isteğinizi ima yoluyla üstü kapalı olarak anlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Farz olan bekleme müddeti sona erinceye kadar onları nikâhlamaya kalkmayın! Şunu da bilin ki Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Artık ona karşı gelmekten sakının! Ve yine bilin ki Allah çok bağışlayandır ve halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada da acele etmez).","arabic_text":"وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلًا مَعْرُوفًاۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-234.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"235","turkish_text":"Böyle (bekleme süresi içindeki) kadınlara evlenme isteğinizi ima yoluyla üstü kapalı olarak anlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Farz olan bekleme müddeti sona erinceye kadar onları nikâhlamaya kalkmayın! Şunu da bilin ki Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Artık ona karşı gelmekten sakının! Ve yine bilin ki Allah çok bağışlayandır ve halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada da acele etmez).","arabic_text":"وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلًا مَعْرُوفًاۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-234.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"235","turkish_text":"Böyle (bekleme süresi içindeki) kadınlara evlenme isteğinizi ima yoluyla üstü kapalı olarak anlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Farz olan bekleme müddeti sona erinceye kadar onları nikâhlamaya kalkmayın! Şunu da bilin ki Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Artık ona karşı gelmekten sakının! Ve yine bilin ki Allah çok bağışlayandır ve halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada da acele etmez).","arabic_text":"وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلًا مَعْرُوفًاۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-234.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"235","turkish_text":"Böyle (bekleme süresi içindeki) kadınlara evlenme isteğinizi ima yoluyla üstü kapalı olarak anlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Farz olan bekleme müddeti sona erinceye kadar onları nikâhlamaya kalkmayın! Şunu da bilin ki Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Artık ona karşı gelmekten sakının! Ve yine bilin ki Allah çok bağışlayandır ve halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada da acele etmez).","arabic_text":"وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلًا مَعْرُوفًاۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-234.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"236","turkish_text":"(Evlenmek için bir araya geldiğiniz fakat) kendileriyle henüz cinsel ilişkide bulunmadığınız ya da bir mehir takdir etmediğiniz kadınları (onunla uyuşup uyuşmayacağınız kanaati hasıl olunca) boşarsanız üzerinize bir günah ve sorumluluk yoktur. Onları zengin olan kendi gücü darda olan da kendi imkânı oranında maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik eden ve erdem sahibi olan kimselere yakışan bir görevdir.","arabic_text":"ا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-235.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-236c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Farîza” terimi; nikâh akdinden önce evlenecek olan çiftler tarafından üzerinde anlaşmaya varılan mehri gösterir. İslam hukukunda mehir, erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği altın, para, mal veya menfaat taahhüdüdür. Mehir kadının mal varlığına dâhil olur ve kadın bu mehirle dilediği tasarrufta bulunabilir. Bu durumda erkeğin üzerine vacip olan mehir, kadına verilen değeri ifade eder ve kadın için sosyal bir garanti niteliği taşır."},{"verse_number":"236","turkish_text":"(Evlenmek için bir araya geldiğiniz fakat) kendileriyle henüz cinsel ilişkide bulunmadığınız ya da bir mehir takdir etmediğiniz kadınları (onunla uyuşup uyuşmayacağınız kanaati hasıl olunca) boşarsanız üzerinize bir günah ve sorumluluk yoktur. Onları zengin olan kendi gücü darda olan da kendi imkânı oranında maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik eden ve erdem sahibi olan kimselere yakışan bir görevdir.","arabic_text":"ا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-235.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-236c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Farîza” terimi; nikâh akdinden önce evlenecek olan çiftler tarafından üzerinde anlaşmaya varılan mehri gösterir. İslam hukukunda mehir, erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği altın, para, mal veya menfaat taahhüdüdür. Mehir kadının mal varlığına dâhil olur ve kadın bu mehirle dilediği tasarrufta bulunabilir. Bu durumda erkeğin üzerine vacip olan mehir, kadına verilen değeri ifade eder ve kadın için sosyal bir garanti niteliği taşır."},{"verse_number":"236","turkish_text":"(Evlenmek için bir araya geldiğiniz fakat) kendileriyle henüz cinsel ilişkide bulunmadığınız ya da bir mehir takdir etmediğiniz kadınları (onunla uyuşup uyuşmayacağınız kanaati hasıl olunca) boşarsanız üzerinize bir günah ve sorumluluk yoktur. Onları zengin olan kendi gücü darda olan da kendi imkânı oranında maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik eden ve erdem sahibi olan kimselere yakışan bir görevdir.","arabic_text":"ا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-235.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-236c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Farîza” terimi; nikâh akdinden önce evlenecek olan çiftler tarafından üzerinde anlaşmaya varılan mehri gösterir. İslam hukukunda mehir, erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği altın, para, mal veya menfaat taahhüdüdür. Mehir kadının mal varlığına dâhil olur ve kadın bu mehirle dilediği tasarrufta bulunabilir. Bu durumda erkeğin üzerine vacip olan mehir, kadına verilen değeri ifade eder ve kadın için sosyal bir garanti niteliği taşır."},{"verse_number":"236","turkish_text":"(Evlenmek için bir araya geldiğiniz fakat) kendileriyle henüz cinsel ilişkide bulunmadığınız ya da bir mehir takdir etmediğiniz kadınları (onunla uyuşup uyuşmayacağınız kanaati hasıl olunca) boşarsanız üzerinize bir günah ve sorumluluk yoktur. Onları zengin olan kendi gücü darda olan da kendi imkânı oranında maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik eden ve erdem sahibi olan kimselere yakışan bir görevdir.","arabic_text":"ا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-235.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-235c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Farîza” terimi; nikâh akdinden önce evlenecek olan çiftler tarafından üzerinde anlaşmaya varılan mehri gösterir. İslam hukukunda mehir, erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği altın, para, mal veya menfaat taahhüdüdür. Mehir kadının mal varlığına dâhil olur ve kadın bu mehirle dilediği tasarrufta bulunabilir. Bu durumda erkeğin üzerine vacip olan mehir, kadına verilen değeri ifade eder ve kadın için sosyal bir garanti niteliği taşır."},{"verse_number":"237","turkish_text":"Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları gerdeğe girmeden (cinsel ilişkide bulunmadan) boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadının ya da nikâh bağı elinde bulunan (kocanın paylarından) vazgeçmesi başka. Ey erkekler! Sizin (tamamını ya da fazlasını) bağışlamanız ise takvaya (Allah’ın direktifleri doğrultusunda duyarlı yaşamaya) daha yakındır. Aranızdaki (yakınlıktan ve tanışıklıktan doğan) erdemliliği (birbirinize iyi davranmayı) unutmayın! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-236.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"237","turkish_text":"Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları gerdeğe girmeden (cinsel ilişkide bulunmadan) boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadının ya da nikâh bağı elinde bulunan (kocanın paylarından) vazgeçmesi başka. Ey erkekler! Sizin (tamamını ya da fazlasını) bağışlamanız ise takvaya (Allah’ın direktifleri doğrultusunda duyarlı yaşamaya) daha yakındır. Aranızdaki (yakınlıktan ve tanışıklıktan doğan) erdemliliği (birbirinize iyi davranmayı) unutmayın! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-236.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"237","turkish_text":"Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları gerdeğe girmeden (cinsel ilişkide bulunmadan) boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadının ya da nikâh bağı elinde bulunan (kocanın paylarından) vazgeçmesi başka. Ey erkekler! Sizin (tamamını ya da fazlasını) bağışlamanız ise takvaya (Allah’ın direktifleri doğrultusunda duyarlı yaşamaya) daha yakındır. Aranızdaki (yakınlıktan ve tanışıklıktan doğan) erdemliliği (birbirinize iyi davranmayı) unutmayın! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-236.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"237","turkish_text":"Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları gerdeğe girmeden (cinsel ilişkide bulunmadan) boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadının ya da nikâh bağı elinde bulunan (kocanın paylarından) vazgeçmesi başka. Ey erkekler! Sizin (tamamını ya da fazlasını) bağışlamanız ise takvaya (Allah’ın direktifleri doğrultusunda duyarlı yaşamaya) daha yakındır. Aranızdaki (yakınlıktan ve tanışıklıktan doğan) erdemliliği (birbirinize iyi davranmayı) unutmayın! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-236.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"238","turkish_text":"(Ey inananlar!) Namazlarınızı Allah’a gönülden boyun eğerek farkında olarak derin duygular besleyerek gevşemeden pörsümeden her türlü yıpranmadan uzak okuduklarınızı anlayarak gereği gibi kılın. Ve özellikle orta namazla (ikindi namazıyla) ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin.","arabic_text":"حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ","related_links":["11/114","17/78","30/17"],"audio_path":"1/1-237.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-238c.mp3","commentary_text":"Burada “orta namaz” dan kastedilen, genel kabule göre günün beş ayrı vaktinde ikame edilen namazların ortasında olan yani günün bitiminden önce kılınan “ikindi” namazıdır. “Namazları muhafaza etmek” ten maksatsa sadece namazları vaktinde eda etmek değil, namazda okunanları anlayıp özümsemek, duaların hakkını vermek, yapılan duaların istikametinde yaşamak, ibadetin bütün güzelliklerini içinde barındıran bir namaz olmasına gayret etmek, “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.” şeklindeki vaatlerin arkasında durmak, Allah’la hasbihal edilenleri hayata geçirmek, niyaza dönüştürülen namazla olgunlaşmak, namazdan alınan ilhamla güzellikleri korumak ve kötülüklerden korunarak iyi ve faydalı bir insan olmaktır."},{"verse_number":"238","turkish_text":"(Ey inananlar!) Namazlarınızı Allah’a gönülden boyun eğerek farkında olarak derin duygular besleyerek gevşemeden pörsümeden her türlü yıpranmadan uzak okuduklarınızı anlayarak gereği gibi kılın. Ve özellikle orta namazla (ikindi namazıyla) ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin.","arabic_text":"حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ","related_links":["11/114","17/78","30/17"],"audio_path":"1/1-237.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-238c.mp3","commentary_text":"Burada “orta namaz” dan kastedilen, genel kabule göre günün beş ayrı vaktinde ikame edilen namazların ortasında olan yani günün bitiminden önce kılınan “ikindi” namazıdır. “Namazları muhafaza etmek” ten maksatsa sadece namazları vaktinde eda etmek değil, namazda okunanları anlayıp özümsemek, duaların hakkını vermek, yapılan duaların istikametinde yaşamak, ibadetin bütün güzelliklerini içinde barındıran bir namaz olmasına gayret etmek, “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.” şeklindeki vaatlerin arkasında durmak, Allah’la hasbihal edilenleri hayata geçirmek, niyaza dönüştürülen namazla olgunlaşmak, namazdan alınan ilhamla güzellikleri korumak ve kötülüklerden korunarak iyi ve faydalı bir insan olmaktır."},{"verse_number":"238","turkish_text":"(Ey inananlar!) Namazlarınızı Allah’a gönülden boyun eğerek farkında olarak derin duygular besleyerek gevşemeden pörsümeden her türlü yıpranmadan uzak okuduklarınızı anlayarak gereği gibi kılın. Ve özellikle orta namazla (ikindi namazıyla) ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin.","arabic_text":"حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ","related_links":["11/114","17/78","30/17"],"audio_path":"1/1-237.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-238c.mp3","commentary_text":"Burada “orta namaz” dan kastedilen, genel kabule göre günün beş ayrı vaktinde ikame edilen namazların ortasında olan yani günün bitiminden önce kılınan “ikindi” namazıdır. “Namazları muhafaza etmek” ten maksatsa sadece namazları vaktinde eda etmek değil, namazda okunanları anlayıp özümsemek, duaların hakkını vermek, yapılan duaların istikametinde yaşamak, ibadetin bütün güzelliklerini içinde barındıran bir namaz olmasına gayret etmek, “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.” şeklindeki vaatlerin arkasında durmak, Allah’la hasbihal edilenleri hayata geçirmek, niyaza dönüştürülen namazla olgunlaşmak, namazdan alınan ilhamla güzellikleri korumak ve kötülüklerden korunarak iyi ve faydalı bir insan olmaktır."},{"verse_number":"238","turkish_text":"(Ey inananlar!) Namazlarınızı Allah’a gönülden boyun eğerek farkında olarak derin duygular besleyerek gevşemeden pörsümeden her türlü yıpranmadan uzak okuduklarınızı anlayarak gereği gibi kılın. Ve özellikle orta namazla (ikindi namazıyla) ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin.","arabic_text":"حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ","related_links":["11/114","17/78","30/17"],"audio_path":"1/1-237.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-237c.mp3","commentary_text":"Burada “orta namaz” dan kastedilen, genel kabule göre günün beş ayrı vaktinde ikame edilen namazların ortasında olan yani günün bitiminden önce kılınan “ikindi” namazıdır. “Namazları muhafaza etmek” ten maksatsa sadece namazları vaktinde eda etmek değil, namazda okunanları anlayıp özümsemek, duaların hakkını vermek, yapılan duaların istikametinde yaşamak, ibadetin bütün güzelliklerini içinde barındıran bir namaz olmasına gayret etmek, “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.” şeklindeki vaatlerin arkasında durmak, Allah’la hasbihal edilenleri hayata geçirmek, niyaza dönüştürülen namazla olgunlaşmak, namazdan alınan ilhamla güzellikleri korumak ve kötülüklerden korunarak iyi ve faydalı bir insan olmaktır."},{"verse_number":"239","turkish_text":"Eğer (düşman yırtıcı hayvan doğal afet ve benzeri) tehlikede iseniz (durup namaz kılma imkânı bulamazsanız) bu durumda yürürken ya da binek üzerinde iken namazınızı ikame edin. (Tehlikeden emin olup) güvenliğe kavuşunca da Allah’ı daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı belirlenen şekilde ikame etmeye devam edin).","arabic_text":"فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ","related_links":["4/101"],"audio_path":"1/1-238.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-239c.mp3","commentary_text":"Bu emir, yalnızca savaş, deprem ve sel felaketi gibi herhangi bir tehlike anında bir yerde namaz kılacak kadar kalmak tehlikeli olacağından, böyle bir durumda namazların, kıbleyi bile dikkate almadan en kolay şekilde kılınabileceğine işaret etmektedir."},{"verse_number":"239","turkish_text":"Eğer (düşman yırtıcı hayvan doğal afet ve benzeri) tehlikede iseniz (durup namaz kılma imkânı bulamazsanız) bu durumda yürürken ya da binek üzerinde iken namazınızı ikame edin. (Tehlikeden emin olup) güvenliğe kavuşunca da Allah’ı daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı belirlenen şekilde ikame etmeye devam edin).","arabic_text":"فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ","related_links":["4/101"],"audio_path":"1/1-238.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-239c.mp3","commentary_text":"Bu emir, yalnızca savaş, deprem ve sel felaketi gibi herhangi bir tehlike anında bir yerde namaz kılacak kadar kalmak tehlikeli olacağından, böyle bir durumda namazların, kıbleyi bile dikkate almadan en kolay şekilde kılınabileceğine işaret etmektedir."},{"verse_number":"239","turkish_text":"Eğer (düşman yırtıcı hayvan doğal afet ve benzeri) tehlikede iseniz (durup namaz kılma imkânı bulamazsanız) bu durumda yürürken ya da binek üzerinde iken namazınızı ikame edin. (Tehlikeden emin olup) güvenliğe kavuşunca da Allah’ı daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı belirlenen şekilde ikame etmeye devam edin).","arabic_text":"فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ","related_links":["4/101"],"audio_path":"1/1-238.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-239c.mp3","commentary_text":"Bu emir, yalnızca savaş, deprem ve sel felaketi gibi herhangi bir tehlike anında bir yerde namaz kılacak kadar kalmak tehlikeli olacağından, böyle bir durumda namazların, kıbleyi bile dikkate almadan en kolay şekilde kılınabileceğine işaret etmektedir."},{"verse_number":"239","turkish_text":"Eğer (düşman yırtıcı hayvan doğal afet ve benzeri) tehlikede iseniz (durup namaz kılma imkânı bulamazsanız) bu durumda yürürken ya da binek üzerinde iken namazınızı ikame edin. (Tehlikeden emin olup) güvenliğe kavuşunca da Allah’ı daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı belirlenen şekilde ikame etmeye devam edin).","arabic_text":"فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ","related_links":["4/101"],"audio_path":"1/1-238.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-238c.mp3","commentary_text":"Bu emir, yalnızca savaş, deprem ve sel felaketi gibi herhangi bir tehlike anında bir yerde namaz kılacak kadar kalmak tehlikeli olacağından, böyle bir durumda namazların, kıbleyi bile dikkate almadan en kolay şekilde kılınabileceğine işaret etmektedir."},{"verse_number":"240","turkish_text":"Sizden hanımlarını geride bırakarak öleceğini anlayanlar eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için) kendi arzularıyla evleri terk ederse kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًاۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-239.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"240","turkish_text":"Sizden hanımlarını geride bırakarak öleceğini anlayanlar eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için) kendi arzularıyla evleri terk ederse kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًاۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-239.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"240","turkish_text":"Sizden hanımlarını geride bırakarak öleceğini anlayanlar eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için) kendi arzularıyla evleri terk ederse kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًاۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-239.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"240","turkish_text":"Sizden hanımlarını geride bırakarak öleceğini anlayanlar eşleri (kendi evlerinden) çıkarılmaya ihtiyaç duymaksızın bir yıl boyunca geçimlerini sağlayacak kadar (hayattayken nafaka) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar (kocalarının evinde kalmak zorunda olmadıkları için) kendi arzularıyla evleri terk ederse kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Hiç şüphesiz Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًاۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-239.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"241","turkish_text":"Boşanmış kadınların örfe uygun (meşru) bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlamak (nafaka almak) hakları vardır. Bu Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyen herkes için bir görevdir.","arabic_text":"وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-240.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-241c.mp3","commentary_text":"Bu hüküm, haksız yere boşanmış olan kadınlarla ilgilidir. Kocanın maddi durumu ve zamanın sosyal şartları belli olmadığı için de boşanan kadınlara, evlenmedikleri sürece ve yeniden evleninceye kadar ödenen nafakanın miktarı da belirlenmemiştir. Bu miktar zamana ve toplumsal şartlara göre değişebilmektedir. Bu konuda iyi bir empati kurması gereken erkek, haksızlığa ve fırsatçılığa meyletmeden üzerine düşeni yapmalıdır."},{"verse_number":"241","turkish_text":"Boşanmış kadınların örfe uygun (meşru) bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlamak (nafaka almak) hakları vardır. Bu Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyen herkes için bir görevdir.","arabic_text":"وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-240.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-241c.mp3","commentary_text":"Bu hüküm, haksız yere boşanmış olan kadınlarla ilgilidir. Kocanın maddi durumu ve zamanın sosyal şartları belli olmadığı için de boşanan kadınlara, evlenmedikleri sürece ve yeniden evleninceye kadar ödenen nafakanın miktarı da belirlenmemiştir. Bu miktar zamana ve toplumsal şartlara göre değişebilmektedir. Bu konuda iyi bir empati kurması gereken erkek, haksızlığa ve fırsatçılığa meyletmeden üzerine düşeni yapmalıdır."},{"verse_number":"241","turkish_text":"Boşanmış kadınların örfe uygun (meşru) bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlamak (nafaka almak) hakları vardır. Bu Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyen herkes için bir görevdir.","arabic_text":"وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-240.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-241c.mp3","commentary_text":"Bu hüküm, haksız yere boşanmış olan kadınlarla ilgilidir. Kocanın maddi durumu ve zamanın sosyal şartları belli olmadığı için de boşanan kadınlara, evlenmedikleri sürece ve yeniden evleninceye kadar ödenen nafakanın miktarı da belirlenmemiştir. Bu miktar zamana ve toplumsal şartlara göre değişebilmektedir. Bu konuda iyi bir empati kurması gereken erkek, haksızlığa ve fırsatçılığa meyletmeden üzerine düşeni yapmalıdır."},{"verse_number":"241","turkish_text":"Boşanmış kadınların örfe uygun (meşru) bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlamak (nafaka almak) hakları vardır. Bu Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyen herkes için bir görevdir.","arabic_text":"وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-240.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-240c.mp3","commentary_text":"Bu hüküm, haksız yere boşanmış olan kadınlarla ilgilidir. Kocanın maddi durumu ve zamanın sosyal şartları belli olmadığı için de boşanan kadınlara, evlenmedikleri sürece ve yeniden evleninceye kadar ödenen nafakanın miktarı da belirlenmemiştir. Bu miktar zamana ve toplumsal şartlara göre değişebilmektedir. Bu konuda iyi bir empati kurması gereken erkek, haksızlığa ve fırsatçılığa meyletmeden üzerine düşeni yapmalıdır."},{"verse_number":"242","turkish_text":"İşte Allah akıllarınızı kullanarak düşünesiniz diye mesajlarını size böyle açıklıyor.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-241.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"242","turkish_text":"İşte Allah akıllarınızı kullanarak düşünesiniz diye mesajlarını size böyle açıklıyor.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-241.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"242","turkish_text":"İşte Allah akıllarınızı kullanarak düşünesiniz diye mesajlarını size böyle açıklıyor.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-241.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"242","turkish_text":"İşte Allah akıllarınızı kullanarak düşünesiniz diye mesajlarını size böyle açıklıyor.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-241.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"243","turkish_text":"(Ey Resûl!) Ölüm korkusuyla (veba salgınından dolayı ya da cihattan kaytarmak için) binlercesinin yurtlarından çıkıp gittiğini görmedin mi? Allah onlara önce “Ölün!” dedi. (Onlar da ölüm moduna girdiler ve kısa bir müddet) sonra (ibret olsun diye Allah) onları hayata yeniden döndürdü. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lakin insanların çoğu şükretmez.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-242.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-243c.mp3","commentary_text":"Âyette kastedilen insanların kimlikleri ve nerede yaşadıkları konusunda açık bir işarete rastlanmamıştır. Bazı yorumcular, İsrailoğullarının ölüm korkusuyla Mısır’ı terk ederken, Sina Çölü’nde birçok çile çektiklerini, orada on binlerce insanın öldüğünü ve bazılarının ölmek üzere iken hayata yeniden döndüğünü hatırlatarak, insanlara bir mesaj verildiği yönünde kanaat belirtmektedir."},{"verse_number":"243","turkish_text":"(Ey Resûl!) Ölüm korkusuyla (veba salgınından dolayı ya da cihattan kaytarmak için) binlercesinin yurtlarından çıkıp gittiğini görmedin mi? Allah onlara önce “Ölün!” dedi. (Onlar da ölüm moduna girdiler ve kısa bir müddet) sonra (ibret olsun diye Allah) onları hayata yeniden döndürdü. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lakin insanların çoğu şükretmez.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-242.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-243c.mp3","commentary_text":"Âyette kastedilen insanların kimlikleri ve nerede yaşadıkları konusunda açık bir işarete rastlanmamıştır. Bazı yorumcular, İsrailoğullarının ölüm korkusuyla Mısır’ı terk ederken, Sina Çölü’nde birçok çile çektiklerini, orada on binlerce insanın öldüğünü ve bazılarının ölmek üzere iken hayata yeniden döndüğünü hatırlatarak, insanlara bir mesaj verildiği yönünde kanaat belirtmektedir."},{"verse_number":"243","turkish_text":"(Ey Resûl!) Ölüm korkusuyla (veba salgınından dolayı ya da cihattan kaytarmak için) binlercesinin yurtlarından çıkıp gittiğini görmedin mi? Allah onlara önce “Ölün!” dedi. (Onlar da ölüm moduna girdiler ve kısa bir müddet) sonra (ibret olsun diye Allah) onları hayata yeniden döndürdü. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lakin insanların çoğu şükretmez.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-242.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-243c.mp3","commentary_text":"Âyette kastedilen insanların kimlikleri ve nerede yaşadıkları konusunda açık bir işarete rastlanmamıştır. Bazı yorumcular, İsrailoğullarının ölüm korkusuyla Mısır’ı terk ederken, Sina Çölü’nde birçok çile çektiklerini, orada on binlerce insanın öldüğünü ve bazılarının ölmek üzere iken hayata yeniden döndüğünü hatırlatarak, insanlara bir mesaj verildiği yönünde kanaat belirtmektedir."},{"verse_number":"243","turkish_text":"(Ey Resûl!) Ölüm korkusuyla (veba salgınından dolayı ya da cihattan kaytarmak için) binlercesinin yurtlarından çıkıp gittiğini görmedin mi? Allah onlara önce “Ölün!” dedi. (Onlar da ölüm moduna girdiler ve kısa bir müddet) sonra (ibret olsun diye Allah) onları hayata yeniden döndürdü. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütufkârdır. Lakin insanların çoğu şükretmez.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-242.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-242c.mp3","commentary_text":"Âyette kastedilen insanların kimlikleri ve nerede yaşadıkları konusunda açık bir işarete rastlanmamıştır. Bazı yorumcular, İsrailoğullarının ölüm korkusuyla Mısır’ı terk ederken, Sina Çölü’nde birçok çile çektiklerini, orada on binlerce insanın öldüğünü ve bazılarının ölmek üzere iken hayata yeniden döndüğünü hatırlatarak, insanlara bir mesaj verildiği yönünde kanaat belirtmektedir."},{"verse_number":"244","turkish_text":"Allah yolunda (zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırıncaya kadar sizinle savaşanlarla) savaşın ve bilin ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-243.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"244","turkish_text":"Allah yolunda (zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırıncaya kadar sizinle savaşanlarla) savaşın ve bilin ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-243.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"244","turkish_text":"Allah yolunda (zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırıncaya kadar sizinle savaşanlarla) savaşın ve bilin ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-243.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"244","turkish_text":"Allah yolunda (zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırıncaya kadar sizinle savaşanlarla) savaşın ve bilin ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-243.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"245","turkish_text":"Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu ona verecek olan kim var? Kısıtlayan da bolca veren de Allah’tır. Ve (hesap vermek üzere) yalnız ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["5/12","57/11","73/20"],"audio_path":"1/1-244.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"245","turkish_text":"Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu ona verecek olan kim var? Kısıtlayan da bolca veren de Allah’tır. Ve (hesap vermek üzere) yalnız ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["5/12","57/11","73/20"],"audio_path":"1/1-244.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"245","turkish_text":"Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu ona verecek olan kim var? Kısıtlayan da bolca veren de Allah’tır. Ve (hesap vermek üzere) yalnız ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["5/12","57/11","73/20"],"audio_path":"1/1-244.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"245","turkish_text":"Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu ona verecek olan kim var? Kısıtlayan da bolca veren de Allah’tır. Ve (hesap vermek üzere) yalnız ona döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["5/12","57/11","73/20"],"audio_path":"1/1-244.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"246","turkish_text":"Musa’dan sonra İsrailoğullarından ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir nebiye: “Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım.” demişlerdi. O da: “Ya size savaş emredilir de savaşmazsanız?” deyince onlar da: “Biz Allah yolunda neden savaşmayalım? Hem yurtlarımızdan çıkarıldık hem de oğullarımızdan ayrıldık.” demişlerdi. Fakat ne zaman ki onların üzerine savaş farz kılındı içlerinden pek azı müstesna hep geri döndüler. Allah gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَأِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-245.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-246c.mp3","commentary_text":"Sürekli baskı gören İsrailoğulları; yurtlarının Filistinliler, Amuriler, Amalikalılar ve Sami ırkından gelen kabileler tarafından devamlı işgal edilmesi ve oğullarının esir alınması üzerine böyle bir dilekte bulunuyorlar. Ve bu savaşa da Allah yolunda savaş diyorlar. Burada da zulme uğrayan bir toplum var ve bu toplum zalimin zulmünü ortadan kaldırmak için “Allah yolunda” ifadesini kullanıyor. Demek ki zulmün, tehcirin, aldatmanın, kayırmanın, haksızlığın, fitnenin, fesadın, talanın, yalanın, gaspın, hırsızlığın olmadığı her yol Allah’ın yoludur. Bu yola hizmet de ancak saydığımız bu çirkin sıfatlara hayat hakkı tanımamakla olur. İsrailoğulları üzerinden verilen bu mesaj aynı zamanda, iyi ve kolay zamanda kahramanlık gösterip zor zamanda cepheden kaçanlara, parası olmadığında ihlâslı, paraya kavuştuğunda fiyakalı olanlara, “Zengin olsaydım neler yapardım neler…” deyip de paraya kavuştuğunda onlarca mazeret göstererek sıvışanlara da açık bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"246","turkish_text":"Musa’dan sonra İsrailoğullarından ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir nebiye: “Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım.” demişlerdi. O da: “Ya size savaş emredilir de savaşmazsanız?” deyince onlar da: “Biz Allah yolunda neden savaşmayalım? Hem yurtlarımızdan çıkarıldık hem de oğullarımızdan ayrıldık.” demişlerdi. Fakat ne zaman ki onların üzerine savaş farz kılındı içlerinden pek azı müstesna hep geri döndüler. Allah gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَأِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-245.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-246c.mp3","commentary_text":"Sürekli baskı gören İsrailoğulları; yurtlarının Filistinliler, Amuriler, Amalikalılar ve Sami ırkından gelen kabileler tarafından devamlı işgal edilmesi ve oğullarının esir alınması üzerine böyle bir dilekte bulunuyorlar. Ve bu savaşa da Allah yolunda savaş diyorlar. Burada da zulme uğrayan bir toplum var ve bu toplum zalimin zulmünü ortadan kaldırmak için “Allah yolunda” ifadesini kullanıyor. Demek ki zulmün, tehcirin, aldatmanın, kayırmanın, haksızlığın, fitnenin, fesadın, talanın, yalanın, gaspın, hırsızlığın olmadığı her yol Allah’ın yoludur. Bu yola hizmet de ancak saydığımız bu çirkin sıfatlara hayat hakkı tanımamakla olur. İsrailoğulları üzerinden verilen bu mesaj aynı zamanda, iyi ve kolay zamanda kahramanlık gösterip zor zamanda cepheden kaçanlara, parası olmadığında ihlâslı, paraya kavuştuğunda fiyakalı olanlara, “Zengin olsaydım neler yapardım neler…” deyip de paraya kavuştuğunda onlarca mazeret göstererek sıvışanlara da açık bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"246","turkish_text":"Musa’dan sonra İsrailoğullarından ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir nebiye: “Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım.” demişlerdi. O da: “Ya size savaş emredilir de savaşmazsanız?” deyince onlar da: “Biz Allah yolunda neden savaşmayalım? Hem yurtlarımızdan çıkarıldık hem de oğullarımızdan ayrıldık.” demişlerdi. Fakat ne zaman ki onların üzerine savaş farz kılındı içlerinden pek azı müstesna hep geri döndüler. Allah gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَأِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-245.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-246c.mp3","commentary_text":"Sürekli baskı gören İsrailoğulları; yurtlarının Filistinliler, Amuriler, Amalikalılar ve Sami ırkından gelen kabileler tarafından devamlı işgal edilmesi ve oğullarının esir alınması üzerine böyle bir dilekte bulunuyorlar. Ve bu savaşa da Allah yolunda savaş diyorlar. Burada da zulme uğrayan bir toplum var ve bu toplum zalimin zulmünü ortadan kaldırmak için “Allah yolunda” ifadesini kullanıyor. Demek ki zulmün, tehcirin, aldatmanın, kayırmanın, haksızlığın, fitnenin, fesadın, talanın, yalanın, gaspın, hırsızlığın olmadığı her yol Allah’ın yoludur. Bu yola hizmet de ancak saydığımız bu çirkin sıfatlara hayat hakkı tanımamakla olur. İsrailoğulları üzerinden verilen bu mesaj aynı zamanda, iyi ve kolay zamanda kahramanlık gösterip zor zamanda cepheden kaçanlara, parası olmadığında ihlâslı, paraya kavuştuğunda fiyakalı olanlara, “Zengin olsaydım neler yapardım neler…” deyip de paraya kavuştuğunda onlarca mazeret göstererek sıvışanlara da açık bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"246","turkish_text":"Musa’dan sonra İsrailoğullarından ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir nebiye: “Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım.” demişlerdi. O da: “Ya size savaş emredilir de savaşmazsanız?” deyince onlar da: “Biz Allah yolunda neden savaşmayalım? Hem yurtlarımızdan çıkarıldık hem de oğullarımızdan ayrıldık.” demişlerdi. Fakat ne zaman ki onların üzerine savaş farz kılındı içlerinden pek azı müstesna hep geri döndüler. Allah gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَأِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-245.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-245c.mp3","commentary_text":"Sürekli baskı gören İsrailoğulları; yurtlarının Filistinliler, Amuriler, Amalikalılar ve Sami ırkından gelen kabileler tarafından devamlı işgal edilmesi ve oğullarının esir alınması üzerine böyle bir dilekte bulunuyorlar. Ve bu savaşa da Allah yolunda savaş diyorlar. Burada da zulme uğrayan bir toplum var ve bu toplum zalimin zulmünü ortadan kaldırmak için “Allah yolunda” ifadesini kullanıyor. Demek ki zulmün, tehcirin, aldatmanın, kayırmanın, haksızlığın, fitnenin, fesadın, talanın, yalanın, gaspın, hırsızlığın olmadığı her yol Allah’ın yoludur. Bu yola hizmet de ancak saydığımız bu çirkin sıfatlara hayat hakkı tanımamakla olur. İsrailoğulları üzerinden verilen bu mesaj aynı zamanda, iyi ve kolay zamanda kahramanlık gösterip zor zamanda cepheden kaçanlara, parası olmadığında ihlâslı, paraya kavuştuğunda fiyakalı olanlara, “Zengin olsaydım neler yapardım neler…” deyip de paraya kavuştuğunda onlarca mazeret göstererek sıvışanlara da açık bir uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"247","turkish_text":"Nebileri onlara: “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi.” dedi. Onlar da: “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” dediler. Nebileri onlara: “Allah onu hükümdar olarak seçerek başınıza getirdi ona bilgi ve vücut gücü bakımından üstünlük bağışladı.” dedi. Allah otoriteyi dilediğine verir. Allah rahmeti ve ihsanı bol olandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًاۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-246.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-247c.mp3","commentary_text":"Tâlût kelimesi, Kur’an’da sadece iki yerde (Bakara 2/247 ve 249) geçmektedir. Birkaç yerde de ona işaret eden zamirler bulunmaktadır. Mısır’la Filistin arasında yaşayan Amalikalılar, kralları Câlut kumandasında bir ordu ile İsrailoğullarına saldırarak onları yurtlarından çıkarmıştı. İsrailoğulları da peygamberlerinden, kendilerine bir kumandan tayin etmesini istemişti. O da nesli Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin’e dayanan Tâlût isminde birini başlarına kumandan olarak tayin etmişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette de görüldüğü üzere onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” diye yakınmışlardı."},{"verse_number":"247","turkish_text":"Nebileri onlara: “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi.” dedi. Onlar da: “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” dediler. Nebileri onlara: “Allah onu hükümdar olarak seçerek başınıza getirdi ona bilgi ve vücut gücü bakımından üstünlük bağışladı.” dedi. Allah otoriteyi dilediğine verir. Allah rahmeti ve ihsanı bol olandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًاۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-246.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-247c.mp3","commentary_text":"Tâlût kelimesi, Kur’an’da sadece iki yerde (Bakara 2/247 ve 249) geçmektedir. Birkaç yerde de ona işaret eden zamirler bulunmaktadır. Mısır’la Filistin arasında yaşayan Amalikalılar, kralları Câlut kumandasında bir ordu ile İsrailoğullarına saldırarak onları yurtlarından çıkarmıştı. İsrailoğulları da peygamberlerinden, kendilerine bir kumandan tayin etmesini istemişti. O da nesli Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin’e dayanan Tâlût isminde birini başlarına kumandan olarak tayin etmişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette de görüldüğü üzere onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” diye yakınmışlardı."},{"verse_number":"247","turkish_text":"Nebileri onlara: “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi.” dedi. Onlar da: “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” dediler. Nebileri onlara: “Allah onu hükümdar olarak seçerek başınıza getirdi ona bilgi ve vücut gücü bakımından üstünlük bağışladı.” dedi. Allah otoriteyi dilediğine verir. Allah rahmeti ve ihsanı bol olandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًاۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-246.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-247c.mp3","commentary_text":"Tâlût kelimesi, Kur’an’da sadece iki yerde (Bakara 2/247 ve 249) geçmektedir. Birkaç yerde de ona işaret eden zamirler bulunmaktadır. Mısır’la Filistin arasında yaşayan Amalikalılar, kralları Câlut kumandasında bir ordu ile İsrailoğullarına saldırarak onları yurtlarından çıkarmıştı. İsrailoğulları da peygamberlerinden, kendilerine bir kumandan tayin etmesini istemişti. O da nesli Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin’e dayanan Tâlût isminde birini başlarına kumandan olarak tayin etmişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette de görüldüğü üzere onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” diye yakınmışlardı."},{"verse_number":"247","turkish_text":"Nebileri onlara: “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi.” dedi. Onlar da: “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” dediler. Nebileri onlara: “Allah onu hükümdar olarak seçerek başınıza getirdi ona bilgi ve vücut gücü bakımından üstünlük bağışladı.” dedi. Allah otoriteyi dilediğine verir. Allah rahmeti ve ihsanı bol olandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًاۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-246.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-246c.mp3","commentary_text":"Tâlût kelimesi, Kur’an’da sadece iki yerde (Bakara 2/247 ve 249) geçmektedir. Birkaç yerde de ona işaret eden zamirler bulunmaktadır. Mısır’la Filistin arasında yaşayan Amalikalılar, kralları Câlut kumandasında bir ordu ile İsrailoğullarına saldırarak onları yurtlarından çıkarmıştı. İsrailoğulları da peygamberlerinden, kendilerine bir kumandan tayin etmesini istemişti. O da nesli Hz. Yakup’un oğlu Bünyamin’e dayanan Tâlût isminde birini başlarına kumandan olarak tayin etmişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette de görüldüğü üzere onlar, “Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona mal (servet) yönünden geniş imkân verilmemişken, o bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir?” diye yakınmışlardı."},{"verse_number":"248","turkish_text":"Nebileri onlara dedi ki: “Onun hükümdarlığının alâmeti Tabut’un (kutsal emanet bulunan sandukanın onun vasıtasıyla) sizin elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sekinet; Musa ve Harun hanedanlarının bıraktığı bazı önemli eşyalar ve hatıralar vardır. Eğer inanmış kimselerseniz bunda şüphesiz sizin için bir ibret vardır.”","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-247.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-248c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre, Tabut; içinde Tevrat levhaları ile beraber Hz. Musa ve Harun’dan kalan bazı tarihi eşyaların ve hatıraların saklı bulunduğu bir sandıktır. İsrailoğulları, gönderilen peygamberlere/elçilere karşı saygısızca davrandıkları için Allah bir ceza olarak bu sandığı düşmanları olan Câlut’un eline geçirmiştir. Daha sonra Tâlût hükümdar olunca Allah, bir lütuf olarak Tabut’u asıl sahiplerine yeniden iade etmiştir."},{"verse_number":"248","turkish_text":"Nebileri onlara dedi ki: “Onun hükümdarlığının alâmeti Tabut’un (kutsal emanet bulunan sandukanın onun vasıtasıyla) sizin elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sekinet; Musa ve Harun hanedanlarının bıraktığı bazı önemli eşyalar ve hatıralar vardır. Eğer inanmış kimselerseniz bunda şüphesiz sizin için bir ibret vardır.”","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-247.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-248c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre, Tabut; içinde Tevrat levhaları ile beraber Hz. Musa ve Harun’dan kalan bazı tarihi eşyaların ve hatıraların saklı bulunduğu bir sandıktır. İsrailoğulları, gönderilen peygamberlere/elçilere karşı saygısızca davrandıkları için Allah bir ceza olarak bu sandığı düşmanları olan Câlut’un eline geçirmiştir. Daha sonra Tâlût hükümdar olunca Allah, bir lütuf olarak Tabut’u asıl sahiplerine yeniden iade etmiştir."},{"verse_number":"248","turkish_text":"Nebileri onlara dedi ki: “Onun hükümdarlığının alâmeti Tabut’un (kutsal emanet bulunan sandukanın onun vasıtasıyla) sizin elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sekinet; Musa ve Harun hanedanlarının bıraktığı bazı önemli eşyalar ve hatıralar vardır. Eğer inanmış kimselerseniz bunda şüphesiz sizin için bir ibret vardır.”","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-247.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-248c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre, Tabut; içinde Tevrat levhaları ile beraber Hz. Musa ve Harun’dan kalan bazı tarihi eşyaların ve hatıraların saklı bulunduğu bir sandıktır. İsrailoğulları, gönderilen peygamberlere/elçilere karşı saygısızca davrandıkları için Allah bir ceza olarak bu sandığı düşmanları olan Câlut’un eline geçirmiştir. Daha sonra Tâlût hükümdar olunca Allah, bir lütuf olarak Tabut’u asıl sahiplerine yeniden iade etmiştir."},{"verse_number":"248","turkish_text":"Nebileri onlara dedi ki: “Onun hükümdarlığının alâmeti Tabut’un (kutsal emanet bulunan sandukanın onun vasıtasıyla) sizin elinize geçmesi olacaktır. Meleklerin taşıyarak getireceği o sandığın içinde Rabbinizden size bir ferahlık ve sekinet; Musa ve Harun hanedanlarının bıraktığı bazı önemli eşyalar ve hatıralar vardır. Eğer inanmış kimselerseniz bunda şüphesiz sizin için bir ibret vardır.”","arabic_text":"وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-247.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-247c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre, Tabut; içinde Tevrat levhaları ile beraber Hz. Musa ve Harun’dan kalan bazı tarihi eşyaların ve hatıraların saklı bulunduğu bir sandıktır. İsrailoğulları, gönderilen peygamberlere/elçilere karşı saygısızca davrandıkları için Allah bir ceza olarak bu sandığı düşmanları olan Câlut’un eline geçirmiştir. Daha sonra Tâlût hükümdar olunca Allah, bir lütuf olarak Tabut’u asıl sahiplerine yeniden iade etmiştir."},{"verse_number":"249","turkish_text":"Tâlût (cihat etmek için Kudüs’ten) askerleri ile ayrılınca (ordusuna) şöyle dedi: “Gerçekten Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek; kim ondan (bolca) içerse benden değildir. Eliyle sadece bir avuç alanlar dışında kim ondan içmezse o bendendir (bana bağlı olanlardandır). İçlerinden pek azı dışında hepsi ırmaktan bolca içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince (geride kalanlar) “Bugün bizim Calût’a (zalim düşman hükümdarına) ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yoktur.” dediler. Ahirette Allah’ın rahmetine kavuşacaklarını kesin olarak bilen (o nehrin karşı tarafındaki Talût’a) bağlılar ise: “Nice sayıca az bir topluluk Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir. (Unutmayın ki) Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-248.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-249c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Allah, Tâlût’u hükümdar seçmesinin hikmetini açık bir biçimde ortaya koyuyor. Tâlût’un komutasındaki askerler, tarihinde birçok kez bozguna uğramış ve genelde mağlup olmuş bir ordudan oluşuyor. Bu ordu, çoğu kez galibiyet yaşamış, zulmüyle maruf Câlût ve onun askerleriyle karşı karşıya gelecek. Talut öyle bir güç ortaya koymalıydı ki onun sayesinde muhatap olacağı bu ordu karşısında dursun ve galip gelebilsin. İşte bu güç, yokluklara ve zorluklara direnen, yorgunluklara ve sıkıntılara göğüs geren, nefsin istek ve arzularını zapt-u rapt altına alan, zorluklara rağmen ahdini ve sadakatini bozmayan, imanının zorunlu kıldığı bütün sorumluluklara katlanan güçlü bir irade ve sarsılmaz bir imandı. O halde Talut, askerlerinin imanını ve iradesini denemeliydi. Bunun için, askerlerinin susuzluktan kıvrandığı bir sırada bu denemeyi yapmayı uygun gördü. Böylece itaati ve sadakati elden bırakmayanlarla nefsin istek ve arzularına direnemeyenleri ayırt edebilecekti. Yani bir avuç suya (maddiyata, dünyalık menfaate) davasını satanlarla bir yudum suyla ahdini ve sadakatini bozmayanları ayıracaktı. Bu tecrübe sadece kalplerde gizli olan niyetlerin yeterli olmadığını, savaşa girmeden önce ordunun pratik bir sınavdan geçirilmesinin gereğini de ispatlayacaktı. Nitekim öyle de oldu. Askerlerin çoğu nefislerinin arzularına yenik düşerek ırmaktan bolca su içtiler ve böylece imtihanı kaybettiler. Ancak sonraki ayetlerde de görüleceği gibi; “Nice sayıca az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir.” İnanç ve ruhuyla cephede savaşan Talût ve askerleri, sayıca ve kuvvetçe az olmasına rağmen güçlü iradeleriyle ve sarsılmayan imanlarıyla Câlut’un güçlü ve sayıca çok olan ordusunu hezimete uğrattılar."},{"verse_number":"249","turkish_text":"Tâlût (cihat etmek için Kudüs’ten) askerleri ile ayrılınca (ordusuna) şöyle dedi: “Gerçekten Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek; kim ondan (bolca) içerse benden değildir. Eliyle sadece bir avuç alanlar dışında kim ondan içmezse o bendendir (bana bağlı olanlardandır). İçlerinden pek azı dışında hepsi ırmaktan bolca içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince (geride kalanlar) “Bugün bizim Calût’a (zalim düşman hükümdarına) ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yoktur.” dediler. Ahirette Allah’ın rahmetine kavuşacaklarını kesin olarak bilen (o nehrin karşı tarafındaki Talût’a) bağlılar ise: “Nice sayıca az bir topluluk Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir. (Unutmayın ki) Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-248.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-249c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Allah, Tâlût’u hükümdar seçmesinin hikmetini açık bir biçimde ortaya koyuyor. Tâlût’un komutasındaki askerler, tarihinde birçok kez bozguna uğramış ve genelde mağlup olmuş bir ordudan oluşuyor. Bu ordu, çoğu kez galibiyet yaşamış, zulmüyle maruf Câlût ve onun askerleriyle karşı karşıya gelecek. Talut öyle bir güç ortaya koymalıydı ki onun sayesinde muhatap olacağı bu ordu karşısında dursun ve galip gelebilsin. İşte bu güç, yokluklara ve zorluklara direnen, yorgunluklara ve sıkıntılara göğüs geren, nefsin istek ve arzularını zapt-u rapt altına alan, zorluklara rağmen ahdini ve sadakatini bozmayan, imanının zorunlu kıldığı bütün sorumluluklara katlanan güçlü bir irade ve sarsılmaz bir imandı. O halde Talut, askerlerinin imanını ve iradesini denemeliydi. Bunun için, askerlerinin susuzluktan kıvrandığı bir sırada bu denemeyi yapmayı uygun gördü. Böylece itaati ve sadakati elden bırakmayanlarla nefsin istek ve arzularına direnemeyenleri ayırt edebilecekti. Yani bir avuç suya (maddiyata, dünyalık menfaate) davasını satanlarla bir yudum suyla ahdini ve sadakatini bozmayanları ayıracaktı. Bu tecrübe sadece kalplerde gizli olan niyetlerin yeterli olmadığını, savaşa girmeden önce ordunun pratik bir sınavdan geçirilmesinin gereğini de ispatlayacaktı. Nitekim öyle de oldu. Askerlerin çoğu nefislerinin arzularına yenik düşerek ırmaktan bolca su içtiler ve böylece imtihanı kaybettiler. Ancak sonraki ayetlerde de görüleceği gibi; “Nice sayıca az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir.” İnanç ve ruhuyla cephede savaşan Talût ve askerleri, sayıca ve kuvvetçe az olmasına rağmen güçlü iradeleriyle ve sarsılmayan imanlarıyla Câlut’un güçlü ve sayıca çok olan ordusunu hezimete uğrattılar."},{"verse_number":"249","turkish_text":"Tâlût (cihat etmek için Kudüs’ten) askerleri ile ayrılınca (ordusuna) şöyle dedi: “Gerçekten Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek; kim ondan (bolca) içerse benden değildir. Eliyle sadece bir avuç alanlar dışında kim ondan içmezse o bendendir (bana bağlı olanlardandır). İçlerinden pek azı dışında hepsi ırmaktan bolca içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince (geride kalanlar) “Bugün bizim Calût’a (zalim düşman hükümdarına) ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yoktur.” dediler. Ahirette Allah’ın rahmetine kavuşacaklarını kesin olarak bilen (o nehrin karşı tarafındaki Talût’a) bağlılar ise: “Nice sayıca az bir topluluk Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir. (Unutmayın ki) Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-248.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-249c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Allah, Tâlût’u hükümdar seçmesinin hikmetini açık bir biçimde ortaya koyuyor. Tâlût’un komutasındaki askerler, tarihinde birçok kez bozguna uğramış ve genelde mağlup olmuş bir ordudan oluşuyor. Bu ordu, çoğu kez galibiyet yaşamış, zulmüyle maruf Câlût ve onun askerleriyle karşı karşıya gelecek. Talut öyle bir güç ortaya koymalıydı ki onun sayesinde muhatap olacağı bu ordu karşısında dursun ve galip gelebilsin. İşte bu güç, yokluklara ve zorluklara direnen, yorgunluklara ve sıkıntılara göğüs geren, nefsin istek ve arzularını zapt-u rapt altına alan, zorluklara rağmen ahdini ve sadakatini bozmayan, imanının zorunlu kıldığı bütün sorumluluklara katlanan güçlü bir irade ve sarsılmaz bir imandı. O halde Talut, askerlerinin imanını ve iradesini denemeliydi. Bunun için, askerlerinin susuzluktan kıvrandığı bir sırada bu denemeyi yapmayı uygun gördü. Böylece itaati ve sadakati elden bırakmayanlarla nefsin istek ve arzularına direnemeyenleri ayırt edebilecekti. Yani bir avuç suya (maddiyata, dünyalık menfaate) davasını satanlarla bir yudum suyla ahdini ve sadakatini bozmayanları ayıracaktı. Bu tecrübe sadece kalplerde gizli olan niyetlerin yeterli olmadığını, savaşa girmeden önce ordunun pratik bir sınavdan geçirilmesinin gereğini de ispatlayacaktı. Nitekim öyle de oldu. Askerlerin çoğu nefislerinin arzularına yenik düşerek ırmaktan bolca su içtiler ve böylece imtihanı kaybettiler. Ancak sonraki ayetlerde de görüleceği gibi; “Nice sayıca az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir.” İnanç ve ruhuyla cephede savaşan Talût ve askerleri, sayıca ve kuvvetçe az olmasına rağmen güçlü iradeleriyle ve sarsılmayan imanlarıyla Câlut’un güçlü ve sayıca çok olan ordusunu hezimete uğrattılar."},{"verse_number":"249","turkish_text":"Tâlût (cihat etmek için Kudüs’ten) askerleri ile ayrılınca (ordusuna) şöyle dedi: “Gerçekten Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek; kim ondan (bolca) içerse benden değildir. Eliyle sadece bir avuç alanlar dışında kim ondan içmezse o bendendir (bana bağlı olanlardandır). İçlerinden pek azı dışında hepsi ırmaktan bolca içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince (geride kalanlar) “Bugün bizim Calût’a (zalim düşman hükümdarına) ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yoktur.” dediler. Ahirette Allah’ın rahmetine kavuşacaklarını kesin olarak bilen (o nehrin karşı tarafındaki Talût’a) bağlılar ise: “Nice sayıca az bir topluluk Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir. (Unutmayın ki) Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-248.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-248c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Allah, Tâlût’u hükümdar seçmesinin hikmetini açık bir biçimde ortaya koyuyor. Tâlût’un komutasındaki askerler, tarihinde birçok kez bozguna uğramış ve genelde mağlup olmuş bir ordudan oluşuyor. Bu ordu, çoğu kez galibiyet yaşamış, zulmüyle maruf Câlût ve onun askerleriyle karşı karşıya gelecek. Talut öyle bir güç ortaya koymalıydı ki onun sayesinde muhatap olacağı bu ordu karşısında dursun ve galip gelebilsin. İşte bu güç, yokluklara ve zorluklara direnen, yorgunluklara ve sıkıntılara göğüs geren, nefsin istek ve arzularını zapt-u rapt altına alan, zorluklara rağmen ahdini ve sadakatini bozmayan, imanının zorunlu kıldığı bütün sorumluluklara katlanan güçlü bir irade ve sarsılmaz bir imandı. O halde Talut, askerlerinin imanını ve iradesini denemeliydi. Bunun için, askerlerinin susuzluktan kıvrandığı bir sırada bu denemeyi yapmayı uygun gördü. Böylece itaati ve sadakati elden bırakmayanlarla nefsin istek ve arzularına direnemeyenleri ayırt edebilecekti. Yani bir avuç suya (maddiyata, dünyalık menfaate) davasını satanlarla bir yudum suyla ahdini ve sadakatini bozmayanları ayıracaktı. Bu tecrübe sadece kalplerde gizli olan niyetlerin yeterli olmadığını, savaşa girmeden önce ordunun pratik bir sınavdan geçirilmesinin gereğini de ispatlayacaktı. Nitekim öyle de oldu. Askerlerin çoğu nefislerinin arzularına yenik düşerek ırmaktan bolca su içtiler ve böylece imtihanı kaybettiler. Ancak sonraki ayetlerde de görüleceği gibi; “Nice sayıca az bir topluluk, Allah’ın izniyle sayıca daha çok olan bir topluluğa galip gelmiştir.” İnanç ve ruhuyla cephede savaşan Talût ve askerleri, sayıca ve kuvvetçe az olmasına rağmen güçlü iradeleriyle ve sarsılmayan imanlarıyla Câlut’un güçlü ve sayıca çok olan ordusunu hezimete uğrattılar."},{"verse_number":"250","turkish_text":"(Onlardan iman edenleri) savaş için Câlut ve ordusuna karşı meydana çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl (Hakkı ve adil düzeni inkâr eden ve zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-249.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"250","turkish_text":"(Onlardan iman edenleri) savaş için Câlut ve ordusuna karşı meydana çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl (Hakkı ve adil düzeni inkâr eden ve zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-249.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"250","turkish_text":"(Onlardan iman edenleri) savaş için Câlut ve ordusuna karşı meydana çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl (Hakkı ve adil düzeni inkâr eden ve zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-249.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"250","turkish_text":"(Onlardan iman edenleri) savaş için Câlut ve ordusuna karşı meydana çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl (Hakkı ve adil düzeni inkâr eden ve zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"1/1-249.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"251","turkish_text":"Derken Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah da ona hükümranlık ve adil hüküm liyakati verdi ve istediği şeyin bilgisini ona öğretti. Eğer Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi (savuşturması) olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah âlemlere karşı lütuf sahibidir.","arabic_text":"فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-250.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-250c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Hz. Davud henüz peygamber olmamış ve genç bir subay olarak orduya katılmıştı. Hz. Davut, o güne kadar hiç görülmemiş ve kullanılmamış olan sapanla attığı taşla kâfir komutanı Calut'u öldürünce, başsız kalan düşman birlikleri de dağılarak yenilgiye uğradılar."},{"verse_number":"251","turkish_text":"Derken Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah da ona hükümranlık ve adil hüküm liyakati verdi ve istediği şeyin bilgisini ona öğretti. Eğer Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi (savuşturması) olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah âlemlere karşı lütuf sahibidir.","arabic_text":"فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-250.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-251c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Hz. Davud henüz peygamber olmamış ve genç bir subay olarak orduya katılmıştı. Hz. Davut, o güne kadar hiç görülmemiş ve kullanılmamış olan sapanla attığı taşla kâfir komutanı Calut'u öldürünce, başsız kalan düşman birlikleri de dağılarak yenilgiye uğradılar."},{"verse_number":"251","turkish_text":"Derken Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah da ona hükümranlık ve adil hüküm liyakati verdi ve istediği şeyin bilgisini ona öğretti. Eğer Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi (savuşturması) olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah âlemlere karşı lütuf sahibidir.","arabic_text":"فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-250.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-251c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Hz. Davud henüz peygamber olmamış ve genç bir subay olarak orduya katılmıştı. Hz. Davut, o güne kadar hiç görülmemiş ve kullanılmamış olan sapanla attığı taşla kâfir komutanı Calut'u öldürünce, başsız kalan düşman birlikleri de dağılarak yenilgiye uğradılar."},{"verse_number":"251","turkish_text":"Derken Allah’ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud da Câlût’u öldürdü. Allah da ona hükümranlık ve adil hüküm liyakati verdi ve istediği şeyin bilgisini ona öğretti. Eğer Allah’ın insanları birbiriyle defetmesi (savuşturması) olmasaydı yeryüzü mutlaka fesada uğramış olurdu. Fakat Allah âlemlere karşı lütuf sahibidir.","arabic_text":"فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-250.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-251c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Hz. Davud henüz peygamber olmamış ve genç bir subay olarak orduya katılmıştı. Hz. Davut, o güne kadar hiç görülmemiş ve kullanılmamış olan sapanla attığı taşla kâfir komutanı Calut'u öldürünce, başsız kalan düşman birlikleri de dağılarak yenilgiye uğradılar."},{"verse_number":"252","turkish_text":"İşte bunlar (basit hikâyeler değil) Allah’ın (ibret dolu) ayetleridir. (Ey Resûl!) Biz hakikati ortaya koyan bu ayetleri sana (vahiyle) iletiyoruz. Muhakkak ki sen (bu hakikatleri öğretmekle yükümlü Allah tarafından gönderilmiş) elçilerdensin.","arabic_text":"لْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-251.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"252","turkish_text":"İşte bunlar (basit hikâyeler değil) Allah’ın (ibret dolu) ayetleridir. (Ey Resûl!) Biz hakikati ortaya koyan bu ayetleri sana (vahiyle) iletiyoruz. Muhakkak ki sen (bu hakikatleri öğretmekle yükümlü Allah tarafından gönderilmiş) elçilerdensin.","arabic_text":"لْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-251.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"252","turkish_text":"İşte bunlar (basit hikâyeler değil) Allah’ın (ibret dolu) ayetleridir. (Ey Resûl!) Biz hakikati ortaya koyan bu ayetleri sana (vahiyle) iletiyoruz. Muhakkak ki sen (bu hakikatleri öğretmekle yükümlü Allah tarafından gönderilmiş) elçilerdensin.","arabic_text":"لْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-251.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"252","turkish_text":"İşte bunlar (basit hikâyeler değil) Allah’ın (ibret dolu) ayetleridir. (Ey Resûl!) Biz hakikati ortaya koyan bu ayetleri sana (vahiyle) iletiyoruz. Muhakkak ki sen (bu hakikatleri öğretmekle yükümlü Allah tarafından gönderilmiş) elçilerdensin.","arabic_text":"لْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-251.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"253","turkish_text":"İşte resuller! Biz onlara birbirinden farklı üstün özellikler verdik. İçlerinden Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (Örneğin) Meryemoğlu İsa’ya açık belgeler verdik ve onu Rûh-ul Kudüs (kutsal ilham/Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi bunların arkasından gelenler kendilerine açık belgeler indikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama (her şeye rağmen ihtiras ve iktidar yüzünden) ihtilafa düştüler. Kimi iman etti kimi inkârcı oldu. Eğer Allah dileseydi (onları iradeleriyle baş başa bırakmasaydı) onlar birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah ne isterse onu yapar (Onları kendi iradeleriyle baş başa bırakır).","arabic_text":"تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟","related_links":["2/136","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-252.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-252c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen, “Biz, onlara birbirinden farklı üstünlükler verdik.” ifadesindeki “üstün kılma” olgusu; peygamberlik misyonunun niteliği, Peygamber’e takdir edilen tebliğle ve bu tebliğe alan oluşturan çevrenin genişliği ve zorluğu, düşmanın ya da düşmanların büyüklüğü ve etkisi, zamanın şartları ve toplumların kültürü ile alakalıdır. Yoksa peygamberlere lütfedilen mucizelerle ya da Kur’an’da geçen kıssa veya isim sayısıyla alakalı değildir. Öyle olsaydı en büyük peygamber Hz. Musa, en küçük peygamber de Hz. İdris ya da Elyasa olacaktı. Mesela Hz. Musa, Hz. Şuayb’ın kızını almak için yanında 8 sene çalışmış hem de ondan çok şey öğrenmişken, Kur’an Hz. Musa’dan 136, Hz. Şuayip’ten 11 defa bahseder. Hz. Musa’ya yardımcı peygamber olarak görevlendirilen Hz. Harun’dan 20, Hz. Davut’tan 16 defa söz eder. Kur’an’da Hz. Âdem 25, Hz. İdris 2 defa geçer. Hz. Nuh 43, Hz. İlyas 3 yerde bulunur. Hz. İbrahim 69, Hz. Zülkifl 2 yerde vardır. Hz. Yakup’tan 16, Hz. Elyesa’dan 2 kez zikredilir. Hz. Yahya ismi 5, Hz. Muhammed ismi ise 4 yerde mevcuttur. Bütün bunlar gösteriyor ki; peygamberlere atfedilen özellikler kıssa ya da isim sayısıyla orantılı değildir. Bu örnekler mesajın niteliği ve ehemmiyeti bakımından önemlidir. Yoksa ismi çok geçti diye en büyük peygamber, az geçti diye en küçük peygamber yakıştırması yapılamaz. Doğru olan; Kur’an’da ismi geçen peygamberlere inanmak, onların dışında da peygamberlerin olduğunu kabul etmek ve Hz. Muhammed’in önderliğinde Kur’an’ın gösterdiği yoldan gitmektir. “Biz hiçbir peygamberi diğerinden ayırt etmeyiz.” (Bakara, 2/136, 285 ve Âl-i İmran, 3/84) öğretisi; Allah’ın peygamberlerini birbirinden ayırt etmeyi ve üstün tutmayı yasaklamıştır. Ayrıca ister peygamber olsun isterse ümmet, kimin kimden üstün olduğu Allah’ın takdirindedir ve bu insanları ilgilendirecek bir durum değildir."},{"verse_number":"253","turkish_text":"İşte resuller! Biz onlara birbirinden farklı üstün özellikler verdik. İçlerinden Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (Örneğin) Meryemoğlu İsa’ya açık belgeler verdik ve onu Rûh-ul Kudüs (kutsal ilham/Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi bunların arkasından gelenler kendilerine açık belgeler indikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama (her şeye rağmen ihtiras ve iktidar yüzünden) ihtilafa düştüler. Kimi iman etti kimi inkârcı oldu. Eğer Allah dileseydi (onları iradeleriyle baş başa bırakmasaydı) onlar birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah ne isterse onu yapar (Onları kendi iradeleriyle baş başa bırakır).","arabic_text":"تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟","related_links":["2/136","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-252.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-253c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen, “Biz, onlara birbirinden farklı üstünlükler verdik.” ifadesindeki “üstün kılma” olgusu; peygamberlik misyonunun niteliği, Peygamber’e takdir edilen tebliğle ve bu tebliğe alan oluşturan çevrenin genişliği ve zorluğu, düşmanın ya da düşmanların büyüklüğü ve etkisi, zamanın şartları ve toplumların kültürü ile alakalıdır. Yoksa peygamberlere lütfedilen mucizelerle ya da Kur’an’da geçen kıssa veya isim sayısıyla alakalı değildir. Öyle olsaydı en büyük peygamber Hz. Musa, en küçük peygamber de Hz. İdris ya da Elyasa olacaktı. Mesela Hz. Musa, Hz. Şuayb’ın kızını almak için yanında 8 sene çalışmış hem de ondan çok şey öğrenmişken, Kur’an Hz. Musa’dan 136, Hz. Şuayip’ten 11 defa bahseder. Hz. Musa’ya yardımcı peygamber olarak görevlendirilen Hz. Harun’dan 20, Hz. Davut’tan 16 defa söz eder. Kur’an’da Hz. Âdem 25, Hz. İdris 2 defa geçer. Hz. Nuh 43, Hz. İlyas 3 yerde bulunur. Hz. İbrahim 69, Hz. Zülkifl 2 yerde vardır. Hz. Yakup’tan 16, Hz. Elyesa’dan 2 kez zikredilir. Hz. Yahya ismi 5, Hz. Muhammed ismi ise 4 yerde mevcuttur. Bütün bunlar gösteriyor ki; peygamberlere atfedilen özellikler kıssa ya da isim sayısıyla orantılı değildir. Bu örnekler mesajın niteliği ve ehemmiyeti bakımından önemlidir. Yoksa ismi çok geçti diye en büyük peygamber, az geçti diye en küçük peygamber yakıştırması yapılamaz. Doğru olan; Kur’an’da ismi geçen peygamberlere inanmak, onların dışında da peygamberlerin olduğunu kabul etmek ve Hz. Muhammed’in önderliğinde Kur’an’ın gösterdiği yoldan gitmektir. “Biz hiçbir peygamberi diğerinden ayırt etmeyiz.” (Bakara, 2/136, 285 ve Âl-i İmran, 3/84) öğretisi; Allah’ın peygamberlerini birbirinden ayırt etmeyi ve üstün tutmayı yasaklamıştır. Ayrıca ister peygamber olsun isterse ümmet, kimin kimden üstün olduğu Allah’ın takdirindedir ve bu insanları ilgilendirecek bir durum değildir."},{"verse_number":"253","turkish_text":"İşte resuller! Biz onlara birbirinden farklı üstün özellikler verdik. İçlerinden Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (Örneğin) Meryemoğlu İsa’ya açık belgeler verdik ve onu Rûh-ul Kudüs (kutsal ilham/Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi bunların arkasından gelenler kendilerine açık belgeler indikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama (her şeye rağmen ihtiras ve iktidar yüzünden) ihtilafa düştüler. Kimi iman etti kimi inkârcı oldu. Eğer Allah dileseydi (onları iradeleriyle baş başa bırakmasaydı) onlar birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah ne isterse onu yapar (Onları kendi iradeleriyle baş başa bırakır).","arabic_text":"تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟","related_links":["2/136","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-252.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-253c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen, “Biz, onlara birbirinden farklı üstünlükler verdik.” ifadesindeki “üstün kılma” olgusu; peygamberlik misyonunun niteliği, Peygamber’e takdir edilen tebliğle ve bu tebliğe alan oluşturan çevrenin genişliği ve zorluğu, düşmanın ya da düşmanların büyüklüğü ve etkisi, zamanın şartları ve toplumların kültürü ile alakalıdır. Yoksa peygamberlere lütfedilen mucizelerle ya da Kur’an’da geçen kıssa veya isim sayısıyla alakalı değildir. Öyle olsaydı en büyük peygamber Hz. Musa, en küçük peygamber de Hz. İdris ya da Elyasa olacaktı. Mesela Hz. Musa, Hz. Şuayb’ın kızını almak için yanında 8 sene çalışmış hem de ondan çok şey öğrenmişken, Kur’an Hz. Musa’dan 136, Hz. Şuayip’ten 11 defa bahseder. Hz. Musa’ya yardımcı peygamber olarak görevlendirilen Hz. Harun’dan 20, Hz. Davut’tan 16 defa söz eder. Kur’an’da Hz. Âdem 25, Hz. İdris 2 defa geçer. Hz. Nuh 43, Hz. İlyas 3 yerde bulunur. Hz. İbrahim 69, Hz. Zülkifl 2 yerde vardır. Hz. Yakup’tan 16, Hz. Elyesa’dan 2 kez zikredilir. Hz. Yahya ismi 5, Hz. Muhammed ismi ise 4 yerde mevcuttur. Bütün bunlar gösteriyor ki; peygamberlere atfedilen özellikler kıssa ya da isim sayısıyla orantılı değildir. Bu örnekler mesajın niteliği ve ehemmiyeti bakımından önemlidir. Yoksa ismi çok geçti diye en büyük peygamber, az geçti diye en küçük peygamber yakıştırması yapılamaz. Doğru olan; Kur’an’da ismi geçen peygamberlere inanmak, onların dışında da peygamberlerin olduğunu kabul etmek ve Hz. Muhammed’in önderliğinde Kur’an’ın gösterdiği yoldan gitmektir. “Biz hiçbir peygamberi diğerinden ayırt etmeyiz.” (Bakara, 2/136, 285 ve Âl-i İmran, 3/84) öğretisi; Allah’ın peygamberlerini birbirinden ayırt etmeyi ve üstün tutmayı yasaklamıştır. Ayrıca ister peygamber olsun isterse ümmet, kimin kimden üstün olduğu Allah’ın takdirindedir ve bu insanları ilgilendirecek bir durum değildir."},{"verse_number":"253","turkish_text":"İşte resuller! Biz onlara birbirinden farklı üstün özellikler verdik. İçlerinden Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (Örneğin) Meryemoğlu İsa’ya açık belgeler verdik ve onu Rûh-ul Kudüs (kutsal ilham/Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi bunların arkasından gelenler kendilerine açık belgeler indikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama (her şeye rağmen ihtiras ve iktidar yüzünden) ihtilafa düştüler. Kimi iman etti kimi inkârcı oldu. Eğer Allah dileseydi (onları iradeleriyle baş başa bırakmasaydı) onlar birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah ne isterse onu yapar (Onları kendi iradeleriyle baş başa bırakır).","arabic_text":"تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟","related_links":["2/136","3/84","17/55"],"audio_path":"1/1-252.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-253c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen, “Biz, onlara birbirinden farklı üstünlükler verdik.” ifadesindeki “üstün kılma” olgusu; peygamberlik misyonunun niteliği, Peygamber’e takdir edilen tebliğle ve bu tebliğe alan oluşturan çevrenin genişliği ve zorluğu, düşmanın ya da düşmanların büyüklüğü ve etkisi, zamanın şartları ve toplumların kültürü ile alakalıdır. Yoksa peygamberlere lütfedilen mucizelerle ya da Kur’an’da geçen kıssa veya isim sayısıyla alakalı değildir. Öyle olsaydı en büyük peygamber Hz. Musa, en küçük peygamber de Hz. İdris ya da Elyasa olacaktı. Mesela Hz. Musa, Hz. Şuayb’ın kızını almak için yanında 8 sene çalışmış hem de ondan çok şey öğrenmişken, Kur’an Hz. Musa’dan 136, Hz. Şuayip’ten 11 defa bahseder. Hz. Musa’ya yardımcı peygamber olarak görevlendirilen Hz. Harun’dan 20, Hz. Davut’tan 16 defa söz eder. Kur’an’da Hz. Âdem 25, Hz. İdris 2 defa geçer. Hz. Nuh 43, Hz. İlyas 3 yerde bulunur. Hz. İbrahim 69, Hz. Zülkifl 2 yerde vardır. Hz. Yakup’tan 16, Hz. Elyesa’dan 2 kez zikredilir. Hz. Yahya ismi 5, Hz. Muhammed ismi ise 4 yerde mevcuttur. Bütün bunlar gösteriyor ki; peygamberlere atfedilen özellikler kıssa ya da isim sayısıyla orantılı değildir. Bu örnekler mesajın niteliği ve ehemmiyeti bakımından önemlidir. Yoksa ismi çok geçti diye en büyük peygamber, az geçti diye en küçük peygamber yakıştırması yapılamaz. Doğru olan; Kur’an’da ismi geçen peygamberlere inanmak, onların dışında da peygamberlerin olduğunu kabul etmek ve Hz. Muhammed’in önderliğinde Kur’an’ın gösterdiği yoldan gitmektir. “Biz hiçbir peygamberi diğerinden ayırt etmeyiz.” (Bakara, 2/136, 285 ve Âl-i İmran, 3/84) öğretisi; Allah’ın peygamberlerini birbirinden ayırt etmeyi ve üstün tutmayı yasaklamıştır. Ayrıca ister peygamber olsun isterse ümmet, kimin kimden üstün olduğu Allah’ın takdirindedir ve bu insanları ilgilendirecek bir durum değildir."},{"verse_number":"254","turkish_text":"Ey inananlar! İçinde hiçbir alışverişin dostluğun ve şefaatin/iltimasın bulunmadığı bir gün (kıyamet) gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-253.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-253c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusunda Sebe sûresinin 23. âyetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"254","turkish_text":"Ey inananlar! İçinde hiçbir alışverişin dostluğun ve şefaatin/iltimasın bulunmadığı bir gün (kıyamet) gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-253.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-254c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusunda Sebe sûresinin 23. âyetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"254","turkish_text":"Ey inananlar! İçinde hiçbir alışverişin dostluğun ve şefaatin/iltimasın bulunmadığı bir gün (kıyamet) gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-253.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-254c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusunda Sebe sûresinin 23. âyetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"254","turkish_text":"Ey inananlar! İçinde hiçbir alışverişin dostluğun ve şefaatin/iltimasın bulunmadığı bir gün (kıyamet) gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-253.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-254c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusunda Sebe sûresinin 23. âyetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"255","turkish_text":"Allah ondan başka ilah olmayan kendisini gaflet ve uyku tutmayan diri her an yaratıklarını koruyup yönetendir. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Onun izni olmadıkça onun katında kim şefaat (başkaları için aracılık) edebilir? Kullarının önlerindeki ve arkalarındaki (geçmiş ve gelecekleri yaptıkları ve yapacakları) ne varsa hepsini o bilir. Onlar ise onun dilediği kadarından başka onun ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Onun hükümranlığı gökleri ve yeri (tamamıyla) kaplamıştır. O (gökleri ve yeri ve oralarda buluna)nları koruyup gözetmek ona ağır gelmez. O çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"1/1-254.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"255","turkish_text":"Allah ondan başka ilah olmayan kendisini gaflet ve uyku tutmayan diri her an yaratıklarını koruyup yönetendir. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Onun izni olmadıkça onun katında kim şefaat (başkaları için aracılık) edebilir? Kullarının önlerindeki ve arkalarındaki (geçmiş ve gelecekleri yaptıkları ve yapacakları) ne varsa hepsini o bilir. Onlar ise onun dilediği kadarından başka onun ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Onun hükümranlığı gökleri ve yeri (tamamıyla) kaplamıştır. O (gökleri ve yeri ve oralarda buluna)nları koruyup gözetmek ona ağır gelmez. O çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"1/1-254.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"255","turkish_text":"Allah ondan başka ilah olmayan kendisini gaflet ve uyku tutmayan diri her an yaratıklarını koruyup yönetendir. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Onun izni olmadıkça onun katında kim şefaat (başkaları için aracılık) edebilir? Kullarının önlerindeki ve arkalarındaki (geçmiş ve gelecekleri yaptıkları ve yapacakları) ne varsa hepsini o bilir. Onlar ise onun dilediği kadarından başka onun ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Onun hükümranlığı gökleri ve yeri (tamamıyla) kaplamıştır. O (gökleri ve yeri ve oralarda buluna)nları koruyup gözetmek ona ağır gelmez. O çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"1/1-254.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"255","turkish_text":"Allah ondan başka ilah olmayan kendisini gaflet ve uyku tutmayan diri her an yaratıklarını koruyup yönetendir. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Onun izni olmadıkça onun katında kim şefaat (başkaları için aracılık) edebilir? Kullarının önlerindeki ve arkalarındaki (geçmiş ve gelecekleri yaptıkları ve yapacakları) ne varsa hepsini o bilir. Onlar ise onun dilediği kadarından başka onun ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. Onun hükümranlığı gökleri ve yeri (tamamıyla) kaplamıştır. O (gökleri ve yeri ve oralarda buluna)nları koruyup gözetmek ona ağır gelmez. O çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"1/1-254.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"256","turkish_text":"Dinde (iman etmede/İslam’a girmede ve İslam’ı yaşamada) zorlama/dayatma yoktur. Artık doğru ile yanlış (hak ile batıl iman ile küfür) birbirinden ayrılmıştır. Böylece şeytani düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah’a inananlar hiçbir zaman kopmayacak en sağlam bir kulpa/tutamağa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-255.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-255c.mp3","commentary_text":"Dini kabul etmede zorlamanın olmadığını bildiren bu ayete rağmen savaş zoruyla insanlara dinin dayatılması düşünülemez. Dinden dönenler hakkında ölüm fermanı verilmesi kabul edilemez. Hak ile batıl birbirinden ayrılmışsa ki öyle olmuştur; özgür iradeleri ellerinde bulunan insanların ne yapacağına başkalarının karar vermesi doğru olmaz. Baskının ve zorlamanın olduğu yerde de özgür iradeden söz edilemez. İslam’da aynı zamanda ibadet özgürlüğü vardır. Dileyen camiye, arzu eden kiliseye, isteyen havraya, uygun gören sinagoga ya da herhangi başka bir mabede gidebilir. Ya da bunların hiçbirine gitmeyebilir. Hac Sûresi’nin 22/40. âyetinde; Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlardan, kiliselerden, havralardan ve mescitlerden ve bunların korunmasından bahsediliyor. Kim îman etmiş ya da küfrü tercih etmişse kim yanlış yolu seçmiş ve bu yolda bulunmuşsa bunun hesabını verecek olan da kendisidir. Hiç kimsenin bir başkasına iman etme ve dine girme konusunda hesap sorma, baskı yapma, ceza verme gibi bir hakkı ve de yetkisi yoktur."},{"verse_number":"256","turkish_text":"Dinde (iman etmede/İslam’a girmede ve İslam’ı yaşamada) zorlama/dayatma yoktur. Artık doğru ile yanlış (hak ile batıl iman ile küfür) birbirinden ayrılmıştır. Böylece şeytani düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah’a inananlar hiçbir zaman kopmayacak en sağlam bir kulpa/tutamağa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-255.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-256c.mp3","commentary_text":"Dini kabul etmede zorlamanın olmadığını bildiren bu ayete rağmen savaş zoruyla insanlara dinin dayatılması düşünülemez. Dinden dönenler hakkında ölüm fermanı verilmesi kabul edilemez. Hak ile batıl birbirinden ayrılmışsa ki öyle olmuştur; özgür iradeleri ellerinde bulunan insanların ne yapacağına başkalarının karar vermesi doğru olmaz. Baskının ve zorlamanın olduğu yerde de özgür iradeden söz edilemez. İslam’da aynı zamanda ibadet özgürlüğü vardır. Dileyen camiye, arzu eden kiliseye, isteyen havraya, uygun gören sinagoga ya da herhangi başka bir mabede gidebilir. Ya da bunların hiçbirine gitmeyebilir. Hac Sûresi’nin 22/40. âyetinde; Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlardan, kiliselerden, havralardan ve mescitlerden ve bunların korunmasından bahsediliyor. Kim îman etmiş ya da küfrü tercih etmişse kim yanlış yolu seçmiş ve bu yolda bulunmuşsa bunun hesabını verecek olan da kendisidir. Hiç kimsenin bir başkasına iman etme ve dine girme konusunda hesap sorma, baskı yapma, ceza verme gibi bir hakkı ve de yetkisi yoktur."},{"verse_number":"256","turkish_text":"Dinde (iman etmede/İslam’a girmede ve İslam’ı yaşamada) zorlama/dayatma yoktur. Artık doğru ile yanlış (hak ile batıl iman ile küfür) birbirinden ayrılmıştır. Böylece şeytani düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah’a inananlar hiçbir zaman kopmayacak en sağlam bir kulpa/tutamağa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-255.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-256c.mp3","commentary_text":"Dini kabul etmede zorlamanın olmadığını bildiren bu ayete rağmen savaş zoruyla insanlara dinin dayatılması düşünülemez. Dinden dönenler hakkında ölüm fermanı verilmesi kabul edilemez. Hak ile batıl birbirinden ayrılmışsa ki öyle olmuştur; özgür iradeleri ellerinde bulunan insanların ne yapacağına başkalarının karar vermesi doğru olmaz. Baskının ve zorlamanın olduğu yerde de özgür iradeden söz edilemez. İslam’da aynı zamanda ibadet özgürlüğü vardır. Dileyen camiye, arzu eden kiliseye, isteyen havraya, uygun gören sinagoga ya da herhangi başka bir mabede gidebilir. Ya da bunların hiçbirine gitmeyebilir. Hac Sûresi’nin 22/40. âyetinde; Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlardan, kiliselerden, havralardan ve mescitlerden ve bunların korunmasından bahsediliyor. Kim îman etmiş ya da küfrü tercih etmişse kim yanlış yolu seçmiş ve bu yolda bulunmuşsa bunun hesabını verecek olan da kendisidir. Hiç kimsenin bir başkasına iman etme ve dine girme konusunda hesap sorma, baskı yapma, ceza verme gibi bir hakkı ve de yetkisi yoktur."},{"verse_number":"256","turkish_text":"Dinde (iman etmede/İslam’a girmede ve İslam’ı yaşamada) zorlama/dayatma yoktur. Artık doğru ile yanlış (hak ile batıl iman ile küfür) birbirinden ayrılmıştır. Böylece şeytani düzenlere (uymayı) reddedenler ve Allah’a inananlar hiçbir zaman kopmayacak en sağlam bir kulpa/tutamağa yapışmıştır. Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-255.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-256c.mp3","commentary_text":"Dini kabul etmede zorlamanın olmadığını bildiren bu ayete rağmen savaş zoruyla insanlara dinin dayatılması düşünülemez. Dinden dönenler hakkında ölüm fermanı verilmesi kabul edilemez. Hak ile batıl birbirinden ayrılmışsa ki öyle olmuştur; özgür iradeleri ellerinde bulunan insanların ne yapacağına başkalarının karar vermesi doğru olmaz. Baskının ve zorlamanın olduğu yerde de özgür iradeden söz edilemez. İslam’da aynı zamanda ibadet özgürlüğü vardır. Dileyen camiye, arzu eden kiliseye, isteyen havraya, uygun gören sinagoga ya da herhangi başka bir mabede gidebilir. Ya da bunların hiçbirine gitmeyebilir. Hac Sûresi’nin 22/40. âyetinde; Allah’ın isminin çokça anıldığı manastırlardan, kiliselerden, havralardan ve mescitlerden ve bunların korunmasından bahsediliyor. Kim îman etmiş ya da küfrü tercih etmişse kim yanlış yolu seçmiş ve bu yolda bulunmuşsa bunun hesabını verecek olan da kendisidir. Hiç kimsenin bir başkasına iman etme ve dine girme konusunda hesap sorma, baskı yapma, ceza verme gibi bir hakkı ve de yetkisi yoktur."},{"verse_number":"257","turkish_text":"Allah inananların yardımcısı ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkârcıların dostları da (Allah’tan uzaklaştıran ve onun emirlerini icra etmekten alıkoyan) şeytani güçlerdir. Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür(ler). İşte onlar cehennem halkıdırlar ve orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-256.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-256c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımını ve korumasını; arka çıkmak, taraflı pozisyon almak ya da özel destekle kayırmak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Burada “inananlardan” kastedilen; Hakka ve hakça düzene iman eden ve bu imanın gereklerini yerine getirerek erdemli davranışlar sergileyenler” dir. Allah’ın iman edenden, doğru yaşayandan ve haklıdan yana pozisyon alması; hakkın, doğrunun, iyiliğin, adaletin egemen olması içindir. Erdemli insanlar ne kadar destek görürse güzel ve faydalı toplumların oluşması o derece kolay olur. Bu konuda Allah’ın bizzat kendisi devreye girmez, koyduğu evrensel yasalar (Sünnetullah) işler, takdir ettiği program bütün detayıyla uygulanır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar yaşanılır bir dünya, sağlıklı bir nesil ve düzenli bir toplum içindir."},{"verse_number":"257","turkish_text":"Allah inananların yardımcısı ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkârcıların dostları da (Allah’tan uzaklaştıran ve onun emirlerini icra etmekten alıkoyan) şeytani güçlerdir. Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür(ler). İşte onlar cehennem halkıdırlar ve orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-256.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-257c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımını ve korumasını; arka çıkmak, taraflı pozisyon almak ya da özel destekle kayırmak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Burada “inananlardan” kastedilen; Hakka ve hakça düzene iman eden ve bu imanın gereklerini yerine getirerek erdemli davranışlar sergileyenler” dir. Allah’ın iman edenden, doğru yaşayandan ve haklıdan yana pozisyon alması; hakkın, doğrunun, iyiliğin, adaletin egemen olması içindir. Erdemli insanlar ne kadar destek görürse güzel ve faydalı toplumların oluşması o derece kolay olur. Bu konuda Allah’ın bizzat kendisi devreye girmez, koyduğu evrensel yasalar (Sünnetullah) işler, takdir ettiği program bütün detayıyla uygulanır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar yaşanılır bir dünya, sağlıklı bir nesil ve düzenli bir toplum içindir."},{"verse_number":"257","turkish_text":"Allah inananların yardımcısı ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkârcıların dostları da (Allah’tan uzaklaştıran ve onun emirlerini icra etmekten alıkoyan) şeytani güçlerdir. Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür(ler). İşte onlar cehennem halkıdırlar ve orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-256.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-257c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımını ve korumasını; arka çıkmak, taraflı pozisyon almak ya da özel destekle kayırmak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Burada “inananlardan” kastedilen; Hakka ve hakça düzene iman eden ve bu imanın gereklerini yerine getirerek erdemli davranışlar sergileyenler” dir. Allah’ın iman edenden, doğru yaşayandan ve haklıdan yana pozisyon alması; hakkın, doğrunun, iyiliğin, adaletin egemen olması içindir. Erdemli insanlar ne kadar destek görürse güzel ve faydalı toplumların oluşması o derece kolay olur. Bu konuda Allah’ın bizzat kendisi devreye girmez, koyduğu evrensel yasalar (Sünnetullah) işler, takdir ettiği program bütün detayıyla uygulanır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar yaşanılır bir dünya, sağlıklı bir nesil ve düzenli bir toplum içindir."},{"verse_number":"257","turkish_text":"Allah inananların yardımcısı ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkârcıların dostları da (Allah’tan uzaklaştıran ve onun emirlerini icra etmekten alıkoyan) şeytani güçlerdir. Onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür(ler). İşte onlar cehennem halkıdırlar ve orada kalıcıdırlar.","arabic_text":"اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-256.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-257c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımını ve korumasını; arka çıkmak, taraflı pozisyon almak ya da özel destekle kayırmak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Burada “inananlardan” kastedilen; Hakka ve hakça düzene iman eden ve bu imanın gereklerini yerine getirerek erdemli davranışlar sergileyenler” dir. Allah’ın iman edenden, doğru yaşayandan ve haklıdan yana pozisyon alması; hakkın, doğrunun, iyiliğin, adaletin egemen olması içindir. Erdemli insanlar ne kadar destek görürse güzel ve faydalı toplumların oluşması o derece kolay olur. Bu konuda Allah’ın bizzat kendisi devreye girmez, koyduğu evrensel yasalar (Sünnetullah) işler, takdir ettiği program bütün detayıyla uygulanır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar yaşanılır bir dünya, sağlıklı bir nesil ve düzenli bir toplum içindir."},{"verse_number":"258","turkish_text":"Allah kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp azarak) Rabbi hakkında İbrahim ile münakaşa eden (Nemrût’u) görmedin mi (ondan haberin olmadı mı)? Hani İbrahim: “Benim Rabbim hem diriltir hem de öldürür.” demişti. O (Nemrut) da: “Ben (de) yaşatır ve öldürürüm (istediğimi katleder istediğimi öldürmekten vazgeçerim).” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” deyince kâfir (Nemrut) apışıp kalmıştı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-257.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-257c.mp3","commentary_text":"Hükümdar (Nemrut): “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” diyor ve bunu ispatlamak için öldürülmesi gereken idama mahkûm bir kimseyi belli bir müddet azap ettikten sonra bağışlıyor, bir suçsuzu da öldürtüyordu. Böylece, kendisinin güya yaşatmaya ve öldürmeye muktedir olduğunu göstermeye çalışıyordu. Ayette zikredilen hükümdarın “Nemrutlardan herhangi birisi olduğu söylenmektedir. Nasıl ki, Eski Mısır hükümdarlarına “Firavun” deniyorduysa, Keldani kavmi hükümdarlarına da “Nemrut” denirdi."},{"verse_number":"258","turkish_text":"Allah kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp azarak) Rabbi hakkında İbrahim ile münakaşa eden (Nemrût’u) görmedin mi (ondan haberin olmadı mı)? Hani İbrahim: “Benim Rabbim hem diriltir hem de öldürür.” demişti. O (Nemrut) da: “Ben (de) yaşatır ve öldürürüm (istediğimi katleder istediğimi öldürmekten vazgeçerim).” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” deyince kâfir (Nemrut) apışıp kalmıştı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-257.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-258c.mp3","commentary_text":"Hükümdar (Nemrut): “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” diyor ve bunu ispatlamak için öldürülmesi gereken idama mahkûm bir kimseyi belli bir müddet azap ettikten sonra bağışlıyor, bir suçsuzu da öldürtüyordu. Böylece, kendisinin güya yaşatmaya ve öldürmeye muktedir olduğunu göstermeye çalışıyordu. Ayette zikredilen hükümdarın “Nemrutlardan herhangi birisi olduğu söylenmektedir. Nasıl ki, Eski Mısır hükümdarlarına “Firavun” deniyorduysa, Keldani kavmi hükümdarlarına da “Nemrut” denirdi."},{"verse_number":"258","turkish_text":"Allah kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp azarak) Rabbi hakkında İbrahim ile münakaşa eden (Nemrût’u) görmedin mi (ondan haberin olmadı mı)? Hani İbrahim: “Benim Rabbim hem diriltir hem de öldürür.” demişti. O (Nemrut) da: “Ben (de) yaşatır ve öldürürüm (istediğimi katleder istediğimi öldürmekten vazgeçerim).” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” deyince kâfir (Nemrut) apışıp kalmıştı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-257.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-258c.mp3","commentary_text":"Hükümdar (Nemrut): “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” diyor ve bunu ispatlamak için öldürülmesi gereken idama mahkûm bir kimseyi belli bir müddet azap ettikten sonra bağışlıyor, bir suçsuzu da öldürtüyordu. Böylece, kendisinin güya yaşatmaya ve öldürmeye muktedir olduğunu göstermeye çalışıyordu. Ayette zikredilen hükümdarın “Nemrutlardan herhangi birisi olduğu söylenmektedir. Nasıl ki, Eski Mısır hükümdarlarına “Firavun” deniyorduysa, Keldani kavmi hükümdarlarına da “Nemrut” denirdi."},{"verse_number":"258","turkish_text":"Allah kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp azarak) Rabbi hakkında İbrahim ile münakaşa eden (Nemrût’u) görmedin mi (ondan haberin olmadı mı)? Hani İbrahim: “Benim Rabbim hem diriltir hem de öldürür.” demişti. O (Nemrut) da: “Ben (de) yaşatır ve öldürürüm (istediğimi katleder istediğimi öldürmekten vazgeçerim).” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” deyince kâfir (Nemrut) apışıp kalmıştı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-257.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-258c.mp3","commentary_text":"Hükümdar (Nemrut): “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” diyor ve bunu ispatlamak için öldürülmesi gereken idama mahkûm bir kimseyi belli bir müddet azap ettikten sonra bağışlıyor, bir suçsuzu da öldürtüyordu. Böylece, kendisinin güya yaşatmaya ve öldürmeye muktedir olduğunu göstermeye çalışıyordu. Ayette zikredilen hükümdarın “Nemrutlardan herhangi birisi olduğu söylenmektedir. Nasıl ki, Eski Mısır hükümdarlarına “Firavun” deniyorduysa, Keldani kavmi hükümdarlarına da “Nemrut” denirdi."},{"verse_number":"259","turkish_text":"Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi (Hz. Üzeyr’i duymadın mı? Kendi kendine): “Allah burayı ölümünden sonra (acaba) nasıl diriltecek?” demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü moduna sokmuş sonra da hayata döndürmüştü. (Melek vasıtasıyla kendisine): “Bu halde ne kadar kaldın?” diye sormuştu. O da: “Bu halde bir gün veya bir günden biraz daha az kaldım.” diye cevap vermişti. (Allah): “Hayır (bu halde) yüzyıl kaldın! İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak (kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış). Senin bu durumunu da insanlara delil yaptık. Hele o kemiklere dikkat et onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyoruz sonra da onlara nasıl et giydiriyoruz!” demişti. Bütün bunları apaçık gördükten sonra: “Allah’ın her şeye kadir olduğunu artık çok iyi biliyorum.” demişti.","arabic_text":"وْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-258.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-258c.mp3","commentary_text":"Kudüs, M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır tarafından tahrip edilmişti. Rivayet olunur ki; Hz. Üzeyir yıllar sonra esaretten kurtulup geldiği Kudüs’te merkebi ile gezinirken evleri yıkılmış, harabe haline gelmiş bu şehirdeki ölen insanların bir daha nasıl dirileceğini düşünmüş. Böyle düşünürken Allah onu hayattan koparır. Yüz sene geçtikten sonra tekrar hayata döndürür. Yiyecekleri hiç bozulmamış ama merkebi tamamen çürümüş, sadece kemikleri kalmıştır. Tekrar hayata döndürüldüğünde, yemeklerine bakarak bir gün ya da daha az uyuduğunu zanneder. Ama eşeğini görünce durumun hiç de öyle olmadığını anlar. Allah Hz. Üzeyir’in gözü önünde eşeğini yeniden hayata döndürür. Böylece bir sonraki ayette, Hz. İbrahim kıssasında olduğu gibi hem ona hem de bütün insanlara, yeniden dirilişin nasıl gerçekleşeceğini göstermiş olur. Bu kıssada anlatılanların Hz. Üzeyir tarafından yaşandığı söylense de bizim üzerinde durmamız gereken hadiseyi kimin yaşadığı değil, hadisedeki mesajın ve içeriğin hepimizi ilgilendirdiğidir."},{"verse_number":"259","turkish_text":"Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi (Hz. Üzeyr’i duymadın mı? Kendi kendine): “Allah burayı ölümünden sonra (acaba) nasıl diriltecek?” demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü moduna sokmuş sonra da hayata döndürmüştü. (Melek vasıtasıyla kendisine): “Bu halde ne kadar kaldın?” diye sormuştu. O da: “Bu halde bir gün veya bir günden biraz daha az kaldım.” diye cevap vermişti. (Allah): “Hayır (bu halde) yüzyıl kaldın! İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak (kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış). Senin bu durumunu da insanlara delil yaptık. Hele o kemiklere dikkat et onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyoruz sonra da onlara nasıl et giydiriyoruz!” demişti. Bütün bunları apaçık gördükten sonra: “Allah’ın her şeye kadir olduğunu artık çok iyi biliyorum.” demişti.","arabic_text":"وْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-258.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-259c.mp3","commentary_text":"Kudüs, M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır tarafından tahrip edilmişti. Rivayet olunur ki; Hz. Üzeyir yıllar sonra esaretten kurtulup geldiği Kudüs’te merkebi ile gezinirken evleri yıkılmış, harabe haline gelmiş bu şehirdeki ölen insanların bir daha nasıl dirileceğini düşünmüş. Böyle düşünürken Allah onu hayattan koparır. Yüz sene geçtikten sonra tekrar hayata döndürür. Yiyecekleri hiç bozulmamış ama merkebi tamamen çürümüş, sadece kemikleri kalmıştır. Tekrar hayata döndürüldüğünde, yemeklerine bakarak bir gün ya da daha az uyuduğunu zanneder. Ama eşeğini görünce durumun hiç de öyle olmadığını anlar. Allah Hz. Üzeyir’in gözü önünde eşeğini yeniden hayata döndürür. Böylece bir sonraki ayette, Hz. İbrahim kıssasında olduğu gibi hem ona hem de bütün insanlara, yeniden dirilişin nasıl gerçekleşeceğini göstermiş olur. Bu kıssada anlatılanların Hz. Üzeyir tarafından yaşandığı söylense de bizim üzerinde durmamız gereken hadiseyi kimin yaşadığı değil, hadisedeki mesajın ve içeriğin hepimizi ilgilendirdiğidir."},{"verse_number":"259","turkish_text":"Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi (Hz. Üzeyr’i duymadın mı? Kendi kendine): “Allah burayı ölümünden sonra (acaba) nasıl diriltecek?” demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü moduna sokmuş sonra da hayata döndürmüştü. (Melek vasıtasıyla kendisine): “Bu halde ne kadar kaldın?” diye sormuştu. O da: “Bu halde bir gün veya bir günden biraz daha az kaldım.” diye cevap vermişti. (Allah): “Hayır (bu halde) yüzyıl kaldın! İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak (kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış). Senin bu durumunu da insanlara delil yaptık. Hele o kemiklere dikkat et onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyoruz sonra da onlara nasıl et giydiriyoruz!” demişti. Bütün bunları apaçık gördükten sonra: “Allah’ın her şeye kadir olduğunu artık çok iyi biliyorum.” demişti.","arabic_text":"وْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-258.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-259c.mp3","commentary_text":"Kudüs, M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır tarafından tahrip edilmişti. Rivayet olunur ki; Hz. Üzeyir yıllar sonra esaretten kurtulup geldiği Kudüs’te merkebi ile gezinirken evleri yıkılmış, harabe haline gelmiş bu şehirdeki ölen insanların bir daha nasıl dirileceğini düşünmüş. Böyle düşünürken Allah onu hayattan koparır. Yüz sene geçtikten sonra tekrar hayata döndürür. Yiyecekleri hiç bozulmamış ama merkebi tamamen çürümüş, sadece kemikleri kalmıştır. Tekrar hayata döndürüldüğünde, yemeklerine bakarak bir gün ya da daha az uyuduğunu zanneder. Ama eşeğini görünce durumun hiç de öyle olmadığını anlar. Allah Hz. Üzeyir’in gözü önünde eşeğini yeniden hayata döndürür. Böylece bir sonraki ayette, Hz. İbrahim kıssasında olduğu gibi hem ona hem de bütün insanlara, yeniden dirilişin nasıl gerçekleşeceğini göstermiş olur. Bu kıssada anlatılanların Hz. Üzeyir tarafından yaşandığı söylense de bizim üzerinde durmamız gereken hadiseyi kimin yaşadığı değil, hadisedeki mesajın ve içeriğin hepimizi ilgilendirdiğidir."},{"verse_number":"259","turkish_text":"Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi (Hz. Üzeyr’i duymadın mı? Kendi kendine): “Allah burayı ölümünden sonra (acaba) nasıl diriltecek?” demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü moduna sokmuş sonra da hayata döndürmüştü. (Melek vasıtasıyla kendisine): “Bu halde ne kadar kaldın?” diye sormuştu. O da: “Bu halde bir gün veya bir günden biraz daha az kaldım.” diye cevap vermişti. (Allah): “Hayır (bu halde) yüzyıl kaldın! İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak (kemikleri nasıl birbirinden ayrılmış). Senin bu durumunu da insanlara delil yaptık. Hele o kemiklere dikkat et onları nasıl birleştirip yerli yerine koyuyoruz sonra da onlara nasıl et giydiriyoruz!” demişti. Bütün bunları apaçık gördükten sonra: “Allah’ın her şeye kadir olduğunu artık çok iyi biliyorum.” demişti.","arabic_text":"وْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-258.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-259c.mp3","commentary_text":"Kudüs, M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır tarafından tahrip edilmişti. Rivayet olunur ki; Hz. Üzeyir yıllar sonra esaretten kurtulup geldiği Kudüs’te merkebi ile gezinirken evleri yıkılmış, harabe haline gelmiş bu şehirdeki ölen insanların bir daha nasıl dirileceğini düşünmüş. Böyle düşünürken Allah onu hayattan koparır. Yüz sene geçtikten sonra tekrar hayata döndürür. Yiyecekleri hiç bozulmamış ama merkebi tamamen çürümüş, sadece kemikleri kalmıştır. Tekrar hayata döndürüldüğünde, yemeklerine bakarak bir gün ya da daha az uyuduğunu zanneder. Ama eşeğini görünce durumun hiç de öyle olmadığını anlar. Allah Hz. Üzeyir’in gözü önünde eşeğini yeniden hayata döndürür. Böylece bir sonraki ayette, Hz. İbrahim kıssasında olduğu gibi hem ona hem de bütün insanlara, yeniden dirilişin nasıl gerçekleşeceğini göstermiş olur. Bu kıssada anlatılanların Hz. Üzeyir tarafından yaşandığı söylense de bizim üzerinde durmamız gereken hadiseyi kimin yaşadığı değil, hadisedeki mesajın ve içeriğin hepimizi ilgilendirdiğidir."},{"verse_number":"260","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster!” demişti. (Allah da:) “Ne o yoksa inanmıyor musun?” diye sormuştu. O da: “Hayır (elbette inanıyorum) ama (görmeme izin ver) ki kalbim tamamen mutmain olsun.” dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu ki: “Öyleyse dört tane kuş yakala onları yanına al (kendine alıştır) sonra (kesip parçala) her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; (göreceksin ki) koşarak (uçarak) sana gelecekler. Muhakkak ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-259.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-260c.mp3","commentary_text":"Bazı müfessirler, yukarıdaki kıssayı yorumlarken, “Fesurhunne ileyke” ifadesini; “Onları kendine alıştır, onlara sana itaat etmelerini, alışmalarını öğret,” şeklinde yorumlamıştır. Yani insan, isterse kuşları eğiterek onları değerlendirebilir ve kendine alıştırarak itaat etmelerini sağlayabilir. Oysa bu ayette anlatılanlar, Allah’ın ölüyü yeniden diriltme kudretini tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Çünkü Hz. İbrahim, kuşların eğitilip eğitilemeyeceğini ya da nasıl evcilleştirileceğini sormuyor, insanın öldükten sonra nasıl diriltileceğini merak ediyor. Bu merakın giderilmesi için insanların yeniden nasıl yaratılacağı bu ve bundan önceki ayetlerde de geçtiği gibi farklı örneklerle ve değişik kıssalarla anlatılıyor."},{"verse_number":"260","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster!” demişti. (Allah da:) “Ne o yoksa inanmıyor musun?” diye sormuştu. O da: “Hayır (elbette inanıyorum) ama (görmeme izin ver) ki kalbim tamamen mutmain olsun.” dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu ki: “Öyleyse dört tane kuş yakala onları yanına al (kendine alıştır) sonra (kesip parçala) her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; (göreceksin ki) koşarak (uçarak) sana gelecekler. Muhakkak ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-259.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-259c.mp3","commentary_text":"Bazı müfessirler, yukarıdaki kıssayı yorumlarken, “Fesurhunne ileyke” ifadesini; “Onları kendine alıştır, onlara sana itaat etmelerini, alışmalarını öğret,” şeklinde yorumlamıştır. Yani insan, isterse kuşları eğiterek onları değerlendirebilir ve kendine alıştırarak itaat etmelerini sağlayabilir. Oysa bu ayette anlatılanlar, Allah’ın ölüyü yeniden diriltme kudretini tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Çünkü Hz. İbrahim, kuşların eğitilip eğitilemeyeceğini ya da nasıl evcilleştirileceğini sormuyor, insanın öldükten sonra nasıl diriltileceğini merak ediyor. Bu merakın giderilmesi için insanların yeniden nasıl yaratılacağı bu ve bundan önceki ayetlerde de geçtiği gibi farklı örneklerle ve değişik kıssalarla anlatılıyor."},{"verse_number":"260","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster!” demişti. (Allah da:) “Ne o yoksa inanmıyor musun?” diye sormuştu. O da: “Hayır (elbette inanıyorum) ama (görmeme izin ver) ki kalbim tamamen mutmain olsun.” dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu ki: “Öyleyse dört tane kuş yakala onları yanına al (kendine alıştır) sonra (kesip parçala) her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; (göreceksin ki) koşarak (uçarak) sana gelecekler. Muhakkak ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-259.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-260c.mp3","commentary_text":"Bazı müfessirler, yukarıdaki kıssayı yorumlarken, “Fesurhunne ileyke” ifadesini; “Onları kendine alıştır, onlara sana itaat etmelerini, alışmalarını öğret,” şeklinde yorumlamıştır. Yani insan, isterse kuşları eğiterek onları değerlendirebilir ve kendine alıştırarak itaat etmelerini sağlayabilir. Oysa bu ayette anlatılanlar, Allah’ın ölüyü yeniden diriltme kudretini tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Çünkü Hz. İbrahim, kuşların eğitilip eğitilemeyeceğini ya da nasıl evcilleştirileceğini sormuyor, insanın öldükten sonra nasıl diriltileceğini merak ediyor. Bu merakın giderilmesi için insanların yeniden nasıl yaratılacağı bu ve bundan önceki ayetlerde de geçtiği gibi farklı örneklerle ve değişik kıssalarla anlatılıyor."},{"verse_number":"260","turkish_text":"Hani İbrahim: “Ey Rabbim! Ölüye nasıl hayat verdiğini bana göster!” demişti. (Allah da:) “Ne o yoksa inanmıyor musun?” diye sormuştu. O da: “Hayır (elbette inanıyorum) ama (görmeme izin ver) ki kalbim tamamen mutmain olsun.” dedi. Bunun üzerine Allah buyurdu ki: “Öyleyse dört tane kuş yakala onları yanına al (kendine alıştır) sonra (kesip parçala) her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; (göreceksin ki) koşarak (uçarak) sana gelecekler. Muhakkak ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-259.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-260c.mp3","commentary_text":"Bazı müfessirler, yukarıdaki kıssayı yorumlarken, “Fesurhunne ileyke” ifadesini; “Onları kendine alıştır, onlara sana itaat etmelerini, alışmalarını öğret,” şeklinde yorumlamıştır. Yani insan, isterse kuşları eğiterek onları değerlendirebilir ve kendine alıştırarak itaat etmelerini sağlayabilir. Oysa bu ayette anlatılanlar, Allah’ın ölüyü yeniden diriltme kudretini tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Çünkü Hz. İbrahim, kuşların eğitilip eğitilemeyeceğini ya da nasıl evcilleştirileceğini sormuyor, insanın öldükten sonra nasıl diriltileceğini merak ediyor. Bu merakın giderilmesi için insanların yeniden nasıl yaratılacağı bu ve bundan önceki ayetlerde de geçtiği gibi farklı örneklerle ve değişik kıssalarla anlatılıyor."},{"verse_number":"261","turkish_text":"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir O her şeyi bilendir.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-260.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"261","turkish_text":"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir O her şeyi bilendir.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-260.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"261","turkish_text":"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir O her şeyi bilendir.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-260.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"261","turkish_text":"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir O her şeyi bilendir.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-260.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"262","turkish_text":"Mallarını cihad ve hayır işlerinde Allah için harcayanlar ve sonra harcadıklarının arkasından başa kakmayı uygun görmeyenler (var ya!) İşte onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-261.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"262","turkish_text":"Mallarını cihad ve hayır işlerinde Allah için harcayanlar ve sonra harcadıklarının arkasından başa kakmayı uygun görmeyenler (var ya!) İşte onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-261.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"262","turkish_text":"Mallarını cihad ve hayır işlerinde Allah için harcayanlar ve sonra harcadıklarının arkasından başa kakmayı uygun görmeyenler (var ya!) İşte onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-261.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"262","turkish_text":"Mallarını cihad ve hayır işlerinde Allah için harcayanlar ve sonra harcadıklarının arkasından başa kakmayı uygun görmeyenler (var ya!) İşte onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-261.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"263","turkish_text":"Güzel bir söz ve (bir kusuru) bağışlama peşinden onur kırıcı davranışlar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. Allah zengindir (kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur) halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada acele etmez).","arabic_text":"قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-262.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-263c.mp3","commentary_text":"Âyetten anlaşılıyor ki hoş görmek ve güzel söz söylemek, arkasından onur kırıcı ve aşağılayıcı davranışın geldiği sadakadan çok daha iyidir. Nitekim İbrahim 14/24-25. Âyetlerde de güzel söz; kökü yerde, dalları gökte olan ve yemiş veren bir ağaca benzetilmiştir. İsrâ 17/53. Âyetinde de “Kullarıma söyle, sözün en güzel olanını söylesinler.” buyrulmuştur. Sözün en güzel olanından maksat, doğru yerde, doğru zamanda en doğru ve en güzel olanı söylemektir."},{"verse_number":"263","turkish_text":"Güzel bir söz ve (bir kusuru) bağışlama peşinden onur kırıcı davranışlar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. Allah zengindir (kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur) halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada acele etmez).","arabic_text":"قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-262.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-262c.mp3","commentary_text":"Âyetten anlaşılıyor ki hoş görmek ve güzel söz söylemek, arkasından onur kırıcı ve aşağılayıcı davranışın geldiği sadakadan çok daha iyidir. Nitekim İbrahim 14/24-25. Âyetlerde de güzel söz; kökü yerde, dalları gökte olan ve yemiş veren bir ağaca benzetilmiştir. İsrâ 17/53. Âyetinde de “Kullarıma söyle, sözün en güzel olanını söylesinler.” buyrulmuştur. Sözün en güzel olanından maksat, doğru yerde, doğru zamanda en doğru ve en güzel olanı söylemektir."},{"verse_number":"263","turkish_text":"Güzel bir söz ve (bir kusuru) bağışlama peşinden onur kırıcı davranışlar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. Allah zengindir (kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur) halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada acele etmez).","arabic_text":"قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-262.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-263c.mp3","commentary_text":"Âyetten anlaşılıyor ki hoş görmek ve güzel söz söylemek, arkasından onur kırıcı ve aşağılayıcı davranışın geldiği sadakadan çok daha iyidir. Nitekim İbrahim 14/24-25. Âyetlerde de güzel söz; kökü yerde, dalları gökte olan ve yemiş veren bir ağaca benzetilmiştir. İsrâ 17/53. Âyetinde de “Kullarıma söyle, sözün en güzel olanını söylesinler.” buyrulmuştur. Sözün en güzel olanından maksat, doğru yerde, doğru zamanda en doğru ve en güzel olanı söylemektir."},{"verse_number":"263","turkish_text":"Güzel bir söz ve (bir kusuru) bağışlama peşinden onur kırıcı davranışlar getiren bir yardımdan daha hayırlıdır. Allah zengindir (kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur) halimdir (günahlarından dolayı insanların rızkını kesmez ve cezada acele etmez).","arabic_text":"قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-262.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-263c.mp3","commentary_text":"Âyetten anlaşılıyor ki hoş görmek ve güzel söz söylemek, arkasından onur kırıcı ve aşağılayıcı davranışın geldiği sadakadan çok daha iyidir. Nitekim İbrahim 14/24-25. Âyetlerde de güzel söz; kökü yerde, dalları gökte olan ve yemiş veren bir ağaca benzetilmiştir. İsrâ 17/53. Âyetinde de “Kullarıma söyle, sözün en güzel olanını söylesinler.” buyrulmuştur. Sözün en güzel olanından maksat, doğru yerde, doğru zamanda en doğru ve en güzel olanı söylemektir."},{"verse_number":"264","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bu durum üzerinde toprak bulunan bir kayanın haline benzer bir sağanak vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Böyleleri kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah (verdiği nimetlere nankörlük ederek yoksullarla paylaşmaktan kaçınan) inkârcı toplumu (inatları ve kötü eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-263.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"264","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bu durum üzerinde toprak bulunan bir kayanın haline benzer bir sağanak vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Böyleleri kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah (verdiği nimetlere nankörlük ederek yoksullarla paylaşmaktan kaçınan) inkârcı toplumu (inatları ve kötü eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-263.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"264","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bu durum üzerinde toprak bulunan bir kayanın haline benzer bir sağanak vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Böyleleri kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah (verdiği nimetlere nankörlük ederek yoksullarla paylaşmaktan kaçınan) inkârcı toplumu (inatları ve kötü eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-263.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"264","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bu durum üzerinde toprak bulunan bir kayanın haline benzer bir sağanak vurunca onu sert ve çıplak bırakıverir. Böyleleri kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah (verdiği nimetlere nankörlük ederek yoksullarla paylaşmaktan kaçınan) inkârcı toplumu (inatları ve kötü eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-263.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"265","turkish_text":"Allah’ın rızasını kazanmak ve içlerindeki imanı kuvvetlendirmek için mallarını infak edenlerin hali ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hali gibidir ki kuvvetli bir yağmur düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir. Ona bol bir yağmur düşmezse yine kendisinde bir çisenti ve nem bulunmakla ürününü verir. Allah her ne yaparsanız hepsini hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-264.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"265","turkish_text":"Allah’ın rızasını kazanmak ve içlerindeki imanı kuvvetlendirmek için mallarını infak edenlerin hali ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hali gibidir ki kuvvetli bir yağmur düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir. Ona bol bir yağmur düşmezse yine kendisinde bir çisenti ve nem bulunmakla ürününü verir. Allah her ne yaparsanız hepsini hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-264.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"265","turkish_text":"Allah’ın rızasını kazanmak ve içlerindeki imanı kuvvetlendirmek için mallarını infak edenlerin hali ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hali gibidir ki kuvvetli bir yağmur düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir. Ona bol bir yağmur düşmezse yine kendisinde bir çisenti ve nem bulunmakla ürününü verir. Allah her ne yaparsanız hepsini hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-264.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"265","turkish_text":"Allah’ın rızasını kazanmak ve içlerindeki imanı kuvvetlendirmek için mallarını infak edenlerin hali ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hali gibidir ki kuvvetli bir yağmur düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir. Ona bol bir yağmur düşmezse yine kendisinde bir çisenti ve nem bulunmakla ürününü verir. Allah her ne yaparsanız hepsini hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-264.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"266","turkish_text":"Herhangi biriniz ister mi ki içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu içinden ırmaklar akan hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yansın? Allah düşünesiniz (ve yarın ahirette pişman olmayasınız) diye size âyetlerini böyle açıklıyor.","arabic_text":"يَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ لَهُ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۙ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَٓاءُۖ فَاَصَابَهَٓا اِعْصَارٌ ف۪يهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-265.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-266c.mp3","commentary_text":"Mal, mülk, makam, mansıp geçicidir. Dünya nasıl fani ise onlar da fanidir. Dünyalıklarla övünmenin, şımarmanın, fiyaka atmanın, caka satmanın kimseye bir faydası yoktur. Eylemler, emeller, hedefler, gayeler ebediyete yönelik olmalıdır. Saltanatlar, saraylar, hanlar, hamamlar kimseye bir şey kazandırmıyor. Çok çalışarak maddeye egemen olmalı ama maddenin esiri de olunmamalıdır. Varlıklar; ebedi saadet için araç olmalıyken, dünya zevki için de amaç olmamalıdır."},{"verse_number":"266","turkish_text":"Herhangi biriniz ister mi ki içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu içinden ırmaklar akan hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yansın? Allah düşünesiniz (ve yarın ahirette pişman olmayasınız) diye size âyetlerini böyle açıklıyor.","arabic_text":"يَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ لَهُ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۙ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَٓاءُۖ فَاَصَابَهَٓا اِعْصَارٌ ف۪يهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-265.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-265c.mp3","commentary_text":"Mal, mülk, makam, mansıp geçicidir. Dünya nasıl fani ise onlar da fanidir. Dünyalıklarla övünmenin, şımarmanın, fiyaka atmanın, caka satmanın kimseye bir faydası yoktur. Eylemler, emeller, hedefler, gayeler ebediyete yönelik olmalıdır. Saltanatlar, saraylar, hanlar, hamamlar kimseye bir şey kazandırmıyor. Çok çalışarak maddeye egemen olmalı ama maddenin esiri de olunmamalıdır. Varlıklar; ebedi saadet için araç olmalıyken, dünya zevki için de amaç olmamalıdır."},{"verse_number":"266","turkish_text":"Herhangi biriniz ister mi ki içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu içinden ırmaklar akan hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yansın? Allah düşünesiniz (ve yarın ahirette pişman olmayasınız) diye size âyetlerini böyle açıklıyor.","arabic_text":"يَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ لَهُ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۙ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَٓاءُۖ فَاَصَابَهَٓا اِعْصَارٌ ف۪يهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-265.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-266c.mp3","commentary_text":"Mal, mülk, makam, mansıp geçicidir. Dünya nasıl fani ise onlar da fanidir. Dünyalıklarla övünmenin, şımarmanın, fiyaka atmanın, caka satmanın kimseye bir faydası yoktur. Eylemler, emeller, hedefler, gayeler ebediyete yönelik olmalıdır. Saltanatlar, saraylar, hanlar, hamamlar kimseye bir şey kazandırmıyor. Çok çalışarak maddeye egemen olmalı ama maddenin esiri de olunmamalıdır. Varlıklar; ebedi saadet için araç olmalıyken, dünya zevki için de amaç olmamalıdır."},{"verse_number":"266","turkish_text":"Herhangi biriniz ister mi ki içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu içinden ırmaklar akan hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yansın? Allah düşünesiniz (ve yarın ahirette pişman olmayasınız) diye size âyetlerini böyle açıklıyor.","arabic_text":"يَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ لَهُ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۙ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَٓاءُۖ فَاَصَابَهَٓا اِعْصَارٌ ف۪يهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-265.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-266c.mp3","commentary_text":"Mal, mülk, makam, mansıp geçicidir. Dünya nasıl fani ise onlar da fanidir. Dünyalıklarla övünmenin, şımarmanın, fiyaka atmanın, caka satmanın kimseye bir faydası yoktur. Eylemler, emeller, hedefler, gayeler ebediyete yönelik olmalıdır. Saltanatlar, saraylar, hanlar, hamamlar kimseye bir şey kazandırmıyor. Çok çalışarak maddeye egemen olmalı ama maddenin esiri de olunmamalıdır. Varlıklar; ebedi saadet için araç olmalıyken, dünya zevki için de amaç olmamalıdır."},{"verse_number":"267","turkish_text":"Ey inananlar! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayın! Biliniz ki Allah zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) her zaman övgüye layık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-266.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"267","turkish_text":"Ey inananlar! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayın! Biliniz ki Allah zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) her zaman övgüye layık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-266.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"267","turkish_text":"Ey inananlar! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayın! Biliniz ki Allah zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) her zaman övgüye layık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-266.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"267","turkish_text":"Ey inananlar! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı hayır diye vermeye kalkışmayın! Biliniz ki Allah zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) her zaman övgüye layık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-266.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"268","turkish_text":"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği ve hayâsızlığı önerir. Allah ise kendisinden bağışlama ve bol nimet vaat eder. Allah’ın lütfu sınırsızdır her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-267.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-268c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği varlıklardan onun rızası için infak etmek konusunda şeytan her zaman engel çıkarır. İnsanın önüne uzun vadeli dünyalık planlar koyarak, infak etmesine mâni olur. Çoluk-çocuğun gelecek endişesini, para ile elde edilen itibarın kaybolup yok olmasını öne sürerek paylaşmayı engeller. Böylece varlığı elinde tutan insana cimriliği empoze eder ve onu helal olmayan kötü yollara iter. Bu konuda Âl-i İmran 3/180 ve Teğabun 64/16-17 âyetlerine bakarak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz. Gelecekten kaygı duyarak başkalarına infak edilmek üzere bize emanet edilen nimetleri çocuklarımıza bırakmak için derin planlar yapmamız doğru değildir. Ayrıca bilmeliyiz ki bütün canlıların rızkını veren Allah, bize verdiği gibi çocuklarımıza da verecektir. Bizim irademizi güçlendirdiği gibi çocuklarımızın iradesini de güçlendirecektir. Bizim, çocuklarımıza mal mülk bırakmak gibi bir vazifemiz yoktur. Buna ne gücümüz yeter ne de varlığımız. Her şeyin mutlak sahibi Allah’tır ve rızık vermek de bütünüyle onun yetkisindedir. Bizim vazifemiz; bize birer emanet olan çocuklarımıza iyi bir terbiye vermek, müspet manada eğitilmelerine katkıda bulunmak, ahlaki meziyetler kazandırmak ve bize emanet edilen değerleri bozmadan ve yozlaştırmadan onlara bırakmaktır."},{"verse_number":"268","turkish_text":"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği ve hayâsızlığı önerir. Allah ise kendisinden bağışlama ve bol nimet vaat eder. Allah’ın lütfu sınırsızdır her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-267.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-267c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği varlıklardan onun rızası için infak etmek konusunda şeytan her zaman engel çıkarır. İnsanın önüne uzun vadeli dünyalık planlar koyarak, infak etmesine mâni olur. Çoluk-çocuğun gelecek endişesini, para ile elde edilen itibarın kaybolup yok olmasını öne sürerek paylaşmayı engeller. Böylece varlığı elinde tutan insana cimriliği empoze eder ve onu helal olmayan kötü yollara iter. Bu konuda Âl-i İmran 3/180 ve Teğabun 64/16-17 âyetlerine bakarak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz. Gelecekten kaygı duyarak başkalarına infak edilmek üzere bize emanet edilen nimetleri çocuklarımıza bırakmak için derin planlar yapmamız doğru değildir. Ayrıca bilmeliyiz ki bütün canlıların rızkını veren Allah, bize verdiği gibi çocuklarımıza da verecektir. Bizim irademizi güçlendirdiği gibi çocuklarımızın iradesini de güçlendirecektir. Bizim, çocuklarımıza mal mülk bırakmak gibi bir vazifemiz yoktur. Buna ne gücümüz yeter ne de varlığımız. Her şeyin mutlak sahibi Allah’tır ve rızık vermek de bütünüyle onun yetkisindedir. Bizim vazifemiz; bize birer emanet olan çocuklarımıza iyi bir terbiye vermek, müspet manada eğitilmelerine katkıda bulunmak, ahlaki meziyetler kazandırmak ve bize emanet edilen değerleri bozmadan ve yozlaştırmadan onlara bırakmaktır."},{"verse_number":"268","turkish_text":"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği ve hayâsızlığı önerir. Allah ise kendisinden bağışlama ve bol nimet vaat eder. Allah’ın lütfu sınırsızdır her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-267.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-268c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği varlıklardan onun rızası için infak etmek konusunda şeytan her zaman engel çıkarır. İnsanın önüne uzun vadeli dünyalık planlar koyarak, infak etmesine mâni olur. Çoluk-çocuğun gelecek endişesini, para ile elde edilen itibarın kaybolup yok olmasını öne sürerek paylaşmayı engeller. Böylece varlığı elinde tutan insana cimriliği empoze eder ve onu helal olmayan kötü yollara iter. Bu konuda Âl-i İmran 3/180 ve Teğabun 64/16-17 âyetlerine bakarak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz. Gelecekten kaygı duyarak başkalarına infak edilmek üzere bize emanet edilen nimetleri çocuklarımıza bırakmak için derin planlar yapmamız doğru değildir. Ayrıca bilmeliyiz ki bütün canlıların rızkını veren Allah, bize verdiği gibi çocuklarımıza da verecektir. Bizim irademizi güçlendirdiği gibi çocuklarımızın iradesini de güçlendirecektir. Bizim, çocuklarımıza mal mülk bırakmak gibi bir vazifemiz yoktur. Buna ne gücümüz yeter ne de varlığımız. Her şeyin mutlak sahibi Allah’tır ve rızık vermek de bütünüyle onun yetkisindedir. Bizim vazifemiz; bize birer emanet olan çocuklarımıza iyi bir terbiye vermek, müspet manada eğitilmelerine katkıda bulunmak, ahlaki meziyetler kazandırmak ve bize emanet edilen değerleri bozmadan ve yozlaştırmadan onlara bırakmaktır."},{"verse_number":"268","turkish_text":"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği ve hayâsızlığı önerir. Allah ise kendisinden bağışlama ve bol nimet vaat eder. Allah’ın lütfu sınırsızdır her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"1/1-267.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-268c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği varlıklardan onun rızası için infak etmek konusunda şeytan her zaman engel çıkarır. İnsanın önüne uzun vadeli dünyalık planlar koyarak, infak etmesine mâni olur. Çoluk-çocuğun gelecek endişesini, para ile elde edilen itibarın kaybolup yok olmasını öne sürerek paylaşmayı engeller. Böylece varlığı elinde tutan insana cimriliği empoze eder ve onu helal olmayan kötü yollara iter. Bu konuda Âl-i İmran 3/180 ve Teğabun 64/16-17 âyetlerine bakarak daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz. Gelecekten kaygı duyarak başkalarına infak edilmek üzere bize emanet edilen nimetleri çocuklarımıza bırakmak için derin planlar yapmamız doğru değildir. Ayrıca bilmeliyiz ki bütün canlıların rızkını veren Allah, bize verdiği gibi çocuklarımıza da verecektir. Bizim irademizi güçlendirdiği gibi çocuklarımızın iradesini de güçlendirecektir. Bizim, çocuklarımıza mal mülk bırakmak gibi bir vazifemiz yoktur. Buna ne gücümüz yeter ne de varlığımız. Her şeyin mutlak sahibi Allah’tır ve rızık vermek de bütünüyle onun yetkisindedir. Bizim vazifemiz; bize birer emanet olan çocuklarımıza iyi bir terbiye vermek, müspet manada eğitilmelerine katkıda bulunmak, ahlaki meziyetler kazandırmak ve bize emanet edilen değerleri bozmadan ve yozlaştırmadan onlara bırakmaktır."},{"verse_number":"269","turkish_text":"O (Allah) hikmeti (bilgeliği isabetli hüküm verme ve pratik hayatta uygulama yeteneğini) dilediğine verir. Ve her kime de hikmet verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünür.","arabic_text":"يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْرًا كَث۪يرًاۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-268.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"269","turkish_text":"O (Allah) hikmeti (bilgeliği isabetli hüküm verme ve pratik hayatta uygulama yeteneğini) dilediğine verir. Ve her kime de hikmet verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünür.","arabic_text":"يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْرًا كَث۪يرًاۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-268.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"269","turkish_text":"O (Allah) hikmeti (bilgeliği isabetli hüküm verme ve pratik hayatta uygulama yeteneğini) dilediğine verir. Ve her kime de hikmet verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünür.","arabic_text":"يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْرًا كَث۪يرًاۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-268.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"269","turkish_text":"O (Allah) hikmeti (bilgeliği isabetli hüküm verme ve pratik hayatta uygulama yeteneğini) dilediğine verir. Ve her kime de hikmet verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünür.","arabic_text":"يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْرًا كَث۪يرًاۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"1/1-268.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"270","turkish_text":"Allah (başkaları için) yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı bilir. (Fakir ve muhtaçları görmezlikten gelen paylaşmayı bilmeyen verse de verdiğini başa kakan adaklarını yerine getirmeyen) zalimlerin yardımcıları yoktur.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-269.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"270","turkish_text":"Allah (başkaları için) yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı bilir. (Fakir ve muhtaçları görmezlikten gelen paylaşmayı bilmeyen verse de verdiğini başa kakan adaklarını yerine getirmeyen) zalimlerin yardımcıları yoktur.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-269.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"270","turkish_text":"Allah (başkaları için) yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı bilir. (Fakir ve muhtaçları görmezlikten gelen paylaşmayı bilmeyen verse de verdiğini başa kakan adaklarını yerine getirmeyen) zalimlerin yardımcıları yoktur.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-269.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"270","turkish_text":"Allah (başkaları için) yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı bilir. (Fakir ve muhtaçları görmezlikten gelen paylaşmayı bilmeyen verse de verdiğini başa kakan adaklarını yerine getirmeyen) zalimlerin yardımcıları yoktur.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-269.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"271","turkish_text":"Yardımları açıktan yapmanız güzeldir. Ama bu hayırlarınızı saklı tutar ve muhtaçlara ulaştırırsanız bu sizin için daha güzeldir/hayırlıdır ve (Allah bu sebeple) sizin günahlarınızdan bir kısmını affeder. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-270.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-271c.mp3","commentary_text":"Teşvik edici olması bakımından kişinin yaptığı yardımı söylemesi güzeldir ancak kime ve ne için verdiğini söylememesi daha güzeldir. Ruhların arındırılması ve kalplerin yakınlaştırılması için Allah’ın emanet ettiği nimetleri paylaşmak ilahi bir emirdir. Ancak yapılan yardımın Allah’ın mülkünden verildiğini ve veren kişinin sadece bir aracı olduğunu göstermek de en erdemli davranıştır."},{"verse_number":"271","turkish_text":"Yardımları açıktan yapmanız güzeldir. Ama bu hayırlarınızı saklı tutar ve muhtaçlara ulaştırırsanız bu sizin için daha güzeldir/hayırlıdır ve (Allah bu sebeple) sizin günahlarınızdan bir kısmını affeder. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-270.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-270c.mp3","commentary_text":"Teşvik edici olması bakımından kişinin yaptığı yardımı söylemesi güzeldir ancak kime ve ne için verdiğini söylememesi daha güzeldir. Ruhların arındırılması ve kalplerin yakınlaştırılması için Allah’ın emanet ettiği nimetleri paylaşmak ilahi bir emirdir. Ancak yapılan yardımın Allah’ın mülkünden verildiğini ve veren kişinin sadece bir aracı olduğunu göstermek de en erdemli davranıştır."},{"verse_number":"271","turkish_text":"Yardımları açıktan yapmanız güzeldir. Ama bu hayırlarınızı saklı tutar ve muhtaçlara ulaştırırsanız bu sizin için daha güzeldir/hayırlıdır ve (Allah bu sebeple) sizin günahlarınızdan bir kısmını affeder. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-270.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-271c.mp3","commentary_text":"Teşvik edici olması bakımından kişinin yaptığı yardımı söylemesi güzeldir ancak kime ve ne için verdiğini söylememesi daha güzeldir. Ruhların arındırılması ve kalplerin yakınlaştırılması için Allah’ın emanet ettiği nimetleri paylaşmak ilahi bir emirdir. Ancak yapılan yardımın Allah’ın mülkünden verildiğini ve veren kişinin sadece bir aracı olduğunu göstermek de en erdemli davranıştır."},{"verse_number":"271","turkish_text":"Yardımları açıktan yapmanız güzeldir. Ama bu hayırlarınızı saklı tutar ve muhtaçlara ulaştırırsanız bu sizin için daha güzeldir/hayırlıdır ve (Allah bu sebeple) sizin günahlarınızdan bir kısmını affeder. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-270.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-271c.mp3","commentary_text":"Teşvik edici olması bakımından kişinin yaptığı yardımı söylemesi güzeldir ancak kime ve ne için verdiğini söylememesi daha güzeldir. Ruhların arındırılması ve kalplerin yakınlaştırılması için Allah’ın emanet ettiği nimetleri paylaşmak ilahi bir emirdir. Ancak yapılan yardımın Allah’ın mülkünden verildiğini ve veren kişinin sadece bir aracı olduğunu göstermek de en erdemli davranıştır."},{"verse_number":"272","turkish_text":"Onları doğru yola iletmek sana ait değildir (senin görevin sadece tebliğdir). Lâkin ancak Allah dileyeni (gerçeğe ulaşmak isteyeni) doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Çünkü yapacağınız her iyilik size eksiksizce geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-271.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-272c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde inananlara ciddi mesajlar vardır. Hem Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik hem de insanlığın gereği olarak yapılan hayırlar sayesinde günahların bir kısmının affedileceği, ilk etapta zahiren sermayeden eksilmiş gibi görünse de yapılan yardım Allah’ın rahmetinin bereketine mazhar olacağından gerek dünyada ve gerekse de ahirette geri döneceği ve bu konuda kimsenin yaptığının karşılıksız kalmayacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"272","turkish_text":"Onları doğru yola iletmek sana ait değildir (senin görevin sadece tebliğdir). Lâkin ancak Allah dileyeni (gerçeğe ulaşmak isteyeni) doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Çünkü yapacağınız her iyilik size eksiksizce geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-271.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-271c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde inananlara ciddi mesajlar vardır. Hem Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik hem de insanlığın gereği olarak yapılan hayırlar sayesinde günahların bir kısmının affedileceği, ilk etapta zahiren sermayeden eksilmiş gibi görünse de yapılan yardım Allah’ın rahmetinin bereketine mazhar olacağından gerek dünyada ve gerekse de ahirette geri döneceği ve bu konuda kimsenin yaptığının karşılıksız kalmayacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"272","turkish_text":"Onları doğru yola iletmek sana ait değildir (senin görevin sadece tebliğdir). Lâkin ancak Allah dileyeni (gerçeğe ulaşmak isteyeni) doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Çünkü yapacağınız her iyilik size eksiksizce geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-271.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-272c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde inananlara ciddi mesajlar vardır. Hem Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik hem de insanlığın gereği olarak yapılan hayırlar sayesinde günahların bir kısmının affedileceği, ilk etapta zahiren sermayeden eksilmiş gibi görünse de yapılan yardım Allah’ın rahmetinin bereketine mazhar olacağından gerek dünyada ve gerekse de ahirette geri döneceği ve bu konuda kimsenin yaptığının karşılıksız kalmayacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"272","turkish_text":"Onları doğru yola iletmek sana ait değildir (senin görevin sadece tebliğdir). Lâkin ancak Allah dileyeni (gerçeğe ulaşmak isteyeni) doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Çünkü yapacağınız her iyilik size eksiksizce geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-271.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-272c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde inananlara ciddi mesajlar vardır. Hem Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik hem de insanlığın gereği olarak yapılan hayırlar sayesinde günahların bir kısmının affedileceği, ilk etapta zahiren sermayeden eksilmiş gibi görünse de yapılan yardım Allah’ın rahmetinin bereketine mazhar olacağından gerek dünyada ve gerekse de ahirette geri döneceği ve bu konuda kimsenin yaptığının karşılıksız kalmayacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"273","turkish_text":"Kendilerini Allah yoluna adamış bu yüzden yeryüzünde (dünyalık için) koşmaya fırsat bulamayan ve iffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için) tanımayanlar tarafından varlıklı sanılan fakirlere yardım edin. Sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip hiç kimseden bir şey istemezler. Hayır namına her ne iyilik yaparsanız muhakkak ki Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-272.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-273c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Medine döneminde Allah yolunda cihad etmeye kendilerini adayan, bunun yanında ticaret edip kazanç elde etmeye imkân bulamayan ama buna rağmen de hayâlarından dolayı durumlarını belli etmeyerek insanlardan hiçbir şey isteyemeyen, bu yüzden de durumlarını bilmeyenlerin varlıklı sandığı Ehl-i Suffa gibi, mallarını ve ailelerini Mekke’de bırakıp Medine’ye yerleşen muhacirlerden bir topluluğun durumunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"273","turkish_text":"Kendilerini Allah yoluna adamış bu yüzden yeryüzünde (dünyalık için) koşmaya fırsat bulamayan ve iffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için) tanımayanlar tarafından varlıklı sanılan fakirlere yardım edin. Sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip hiç kimseden bir şey istemezler. Hayır namına her ne iyilik yaparsanız muhakkak ki Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/ayet_279_1772875750.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-272c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Medine döneminde Allah yolunda cihad etmeye kendilerini adayan, bunun yanında ticaret edip kazanç elde etmeye imkân bulamayan ama buna rağmen de hayâlarından dolayı durumlarını belli etmeyerek insanlardan hiçbir şey isteyemeyen, bu yüzden de durumlarını bilmeyenlerin varlıklı sandığı Ehl-i Suffa gibi, mallarını ve ailelerini Mekke’de bırakıp Medine’ye yerleşen muhacirlerden bir topluluğun durumunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"273","turkish_text":"Kendilerini Allah yoluna adamış bu yüzden yeryüzünde (dünyalık için) koşmaya fırsat bulamayan ve iffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için) tanımayanlar tarafından varlıklı sanılan fakirlere yardım edin. Sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip hiç kimseden bir şey istemezler. Hayır namına her ne iyilik yaparsanız muhakkak ki Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-272.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-273c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Medine döneminde Allah yolunda cihad etmeye kendilerini adayan, bunun yanında ticaret edip kazanç elde etmeye imkân bulamayan ama buna rağmen de hayâlarından dolayı durumlarını belli etmeyerek insanlardan hiçbir şey isteyemeyen, bu yüzden de durumlarını bilmeyenlerin varlıklı sandığı Ehl-i Suffa gibi, mallarını ve ailelerini Mekke’de bırakıp Medine’ye yerleşen muhacirlerden bir topluluğun durumunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"273","turkish_text":"Kendilerini Allah yoluna adamış bu yüzden yeryüzünde (dünyalık için) koşmaya fırsat bulamayan ve iffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için) tanımayanlar tarafından varlıklı sanılan fakirlere yardım edin. Sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip hiç kimseden bir şey istemezler. Hayır namına her ne iyilik yaparsanız muhakkak ki Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-272.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-273c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Medine döneminde Allah yolunda cihad etmeye kendilerini adayan, bunun yanında ticaret edip kazanç elde etmeye imkân bulamayan ama buna rağmen de hayâlarından dolayı durumlarını belli etmeyerek insanlardan hiçbir şey isteyemeyen, bu yüzden de durumlarını bilmeyenlerin varlıklı sandığı Ehl-i Suffa gibi, mallarını ve ailelerini Mekke’de bırakıp Medine’ye yerleşen muhacirlerden bir topluluğun durumunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"274","turkish_text":"Mallarını gece gündüz gizli açık (demeden hangi durumda olursa olsun ihtiyaç gördüğü an derhal) infak edenler var ya işte onların mükâfatı Allah katındadır. Onlar için bir korku söz konusu değildir ve onlar üzülmeyeceklerdir de.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-273.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"274","turkish_text":"Mallarını gece gündüz gizli açık (demeden hangi durumda olursa olsun ihtiyaç gördüğü an derhal) infak edenler var ya işte onların mükâfatı Allah katındadır. Onlar için bir korku söz konusu değildir ve onlar üzülmeyeceklerdir de.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-273.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"274","turkish_text":"Mallarını gece gündüz gizli açık (demeden hangi durumda olursa olsun ihtiyaç gördüğü an derhal) infak edenler var ya işte onların mükâfatı Allah katındadır. Onlar için bir korku söz konusu değildir ve onlar üzülmeyeceklerdir de.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-273.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"274","turkish_text":"Mallarını gece gündüz gizli açık (demeden hangi durumda olursa olsun ihtiyaç gördüğü an derhal) infak edenler var ya işte onların mükâfatı Allah katındadır. Onlar için bir korku söz konusu değildir ve onlar üzülmeyeceklerdir de.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-273.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"275","turkish_text":"(Farklı isim ve sistemler altında) faiz yiyerek (ve tefecilik yaparak insanları sömüren zalimler) kıyamet günü ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkar. Bu onların: “Alışveriş de zaten faiz gibidir.” demelerinden (ve faizi helal görmelerinden)dir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Bu nedenle kim Rabbinin öğüdünü dinler ve hemen (faizden) vazgeçerse evvelki kazançlarını koruyabilir ve onun hakkında karar vermek artık Allah’a kalır. Kim de tekrar (faize) geri dönerse işte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi olarak kalacaklardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-274.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-275c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ribâ” kelimesi lügatte; “çoğalma, artma ve büyüme” manalarına gelmektedir. Dini ıstılahta ise alışverişlerde bir karşılık olmaksızın akitler arasına fazlalık bir miktarı şart koymaktır. Kur’an’ın indiği dönemde bu kelime; “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Mesela 50 gr. altını 55 gr. altın olarak geri alırken, fazlalık olan 5 gr. “Ribâ” olarak değerlendiriliyordu. Bu anlamıyla “Ribâ”; Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır. Ekonomi biliminde ve günümüz uygulamasında faiz; belli bir süre işletilmek üzere ödünç verilen paranın kullanımına karşılık, nominal ya da reel değer üzerinden alınan farktır. İslam dini, paranın yastık altında kalmasını istemez, onunla mutlaka yeni işler kurulmasını, istihdam sağlanmasını, üretim yapılmasını ister. İş kurmak ve bu yolla istihdam sağlamak ve üretim yapmak zordur ve risklidir diye de işin kolayına kaçarak paranın faize yatırılmasını yasaklar. Ancak enflasyonun yaşandığı bir ortamda borç para alıp da alınan paranın değerini erittikten sonra geri vermek de haksızlık olur. Zira İslam’ın faizi yasaklamasının sebebi insanları “haksızlığa uğratmamaktır”."},{"verse_number":"275","turkish_text":"(Farklı isim ve sistemler altında) faiz yiyerek (ve tefecilik yaparak insanları sömüren zalimler) kıyamet günü ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkar. Bu onların: “Alışveriş de zaten faiz gibidir.” demelerinden (ve faizi helal görmelerinden)dir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Bu nedenle kim Rabbinin öğüdünü dinler ve hemen (faizden) vazgeçerse evvelki kazançlarını koruyabilir ve onun hakkında karar vermek artık Allah’a kalır. Kim de tekrar (faize) geri dönerse işte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi olarak kalacaklardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-274.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-274c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ribâ” kelimesi lügatte; “çoğalma, artma ve büyüme” manalarına gelmektedir. Dini ıstılahta ise alışverişlerde bir karşılık olmaksızın akitler arasına fazlalık bir miktarı şart koymaktır. Kur’an’ın indiği dönemde bu kelime; “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Mesela 50 gr. altını 55 gr. altın olarak geri alırken, fazlalık olan 5 gr. “Ribâ” olarak değerlendiriliyordu. Bu anlamıyla “Ribâ”; Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır. Ekonomi biliminde ve günümüz uygulamasında faiz; belli bir süre işletilmek üzere ödünç verilen paranın kullanımına karşılık, nominal ya da reel değer üzerinden alınan farktır. İslam dini, paranın yastık altında kalmasını istemez, onunla mutlaka yeni işler kurulmasını, istihdam sağlanmasını, üretim yapılmasını ister. İş kurmak ve bu yolla istihdam sağlamak ve üretim yapmak zordur ve risklidir diye de işin kolayına kaçarak paranın faize yatırılmasını yasaklar. Ancak enflasyonun yaşandığı bir ortamda borç para alıp da alınan paranın değerini erittikten sonra geri vermek de haksızlık olur. Zira İslam’ın faizi yasaklamasının sebebi insanları “haksızlığa uğratmamaktır”."},{"verse_number":"275","turkish_text":"(Farklı isim ve sistemler altında) faiz yiyerek (ve tefecilik yaparak insanları sömüren zalimler) kıyamet günü ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkar. Bu onların: “Alışveriş de zaten faiz gibidir.” demelerinden (ve faizi helal görmelerinden)dir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Bu nedenle kim Rabbinin öğüdünü dinler ve hemen (faizden) vazgeçerse evvelki kazançlarını koruyabilir ve onun hakkında karar vermek artık Allah’a kalır. Kim de tekrar (faize) geri dönerse işte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi olarak kalacaklardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-274.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-275c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ribâ” kelimesi lügatte; “çoğalma, artma ve büyüme” manalarına gelmektedir. Dini ıstılahta ise alışverişlerde bir karşılık olmaksızın akitler arasına fazlalık bir miktarı şart koymaktır. Kur’an’ın indiği dönemde bu kelime; “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Mesela 50 gr. altını 55 gr. altın olarak geri alırken, fazlalık olan 5 gr. “Ribâ” olarak değerlendiriliyordu. Bu anlamıyla “Ribâ”; Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır. Ekonomi biliminde ve günümüz uygulamasında faiz; belli bir süre işletilmek üzere ödünç verilen paranın kullanımına karşılık, nominal ya da reel değer üzerinden alınan farktır. İslam dini, paranın yastık altında kalmasını istemez, onunla mutlaka yeni işler kurulmasını, istihdam sağlanmasını, üretim yapılmasını ister. İş kurmak ve bu yolla istihdam sağlamak ve üretim yapmak zordur ve risklidir diye de işin kolayına kaçarak paranın faize yatırılmasını yasaklar. Ancak enflasyonun yaşandığı bir ortamda borç para alıp da alınan paranın değerini erittikten sonra geri vermek de haksızlık olur. Zira İslam’ın faizi yasaklamasının sebebi insanları “haksızlığa uğratmamaktır”."},{"verse_number":"275","turkish_text":"(Farklı isim ve sistemler altında) faiz yiyerek (ve tefecilik yaparak insanları sömüren zalimler) kıyamet günü ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkar. Bu onların: “Alışveriş de zaten faiz gibidir.” demelerinden (ve faizi helal görmelerinden)dir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Bu nedenle kim Rabbinin öğüdünü dinler ve hemen (faizden) vazgeçerse evvelki kazançlarını koruyabilir ve onun hakkında karar vermek artık Allah’a kalır. Kim de tekrar (faize) geri dönerse işte onlar ateş ehlidirler ve orada ebedi olarak kalacaklardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-274.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-275c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ribâ” kelimesi lügatte; “çoğalma, artma ve büyüme” manalarına gelmektedir. Dini ıstılahta ise alışverişlerde bir karşılık olmaksızın akitler arasına fazlalık bir miktarı şart koymaktır. Kur’an’ın indiği dönemde bu kelime; “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Mesela 50 gr. altını 55 gr. altın olarak geri alırken, fazlalık olan 5 gr. “Ribâ” olarak değerlendiriliyordu. Bu anlamıyla “Ribâ”; Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır. Ekonomi biliminde ve günümüz uygulamasında faiz; belli bir süre işletilmek üzere ödünç verilen paranın kullanımına karşılık, nominal ya da reel değer üzerinden alınan farktır. İslam dini, paranın yastık altında kalmasını istemez, onunla mutlaka yeni işler kurulmasını, istihdam sağlanmasını, üretim yapılmasını ister. İş kurmak ve bu yolla istihdam sağlamak ve üretim yapmak zordur ve risklidir diye de işin kolayına kaçarak paranın faize yatırılmasını yasaklar. Ancak enflasyonun yaşandığı bir ortamda borç para alıp da alınan paranın değerini erittikten sonra geri vermek de haksızlık olur. Zira İslam’ın faizi yasaklamasının sebebi insanları “haksızlığa uğratmamaktır”."},{"verse_number":"276","turkish_text":"Allah faizli kazançları bereketten mahrum eder sadakası verilen malları da artırır (bereketlendirir). Allah günahta (haramda) ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-275.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"276","turkish_text":"Allah faizli kazançları bereketten mahrum eder sadakası verilen malları da artırır (bereketlendirir). Allah günahta (haramda) ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-275.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"276","turkish_text":"Allah faizli kazançları bereketten mahrum eder sadakası verilen malları da artırır (bereketlendirir). Allah günahta (haramda) ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-275.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"276","turkish_text":"Allah faizli kazançları bereketten mahrum eder sadakası verilen malları da artırır (bereketlendirir). Allah günahta (haramda) ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"1/1-275.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"277","turkish_text":"İman edip (halis niyet ve amaçlarla) doğru ve yararlı işler yapanların namazlarını (huşu ve edeple) ikame edenlerin ve (sosyal bünyelerini ve servetlerini arındıran) zekâtı verenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-276.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"277","turkish_text":"İman edip (halis niyet ve amaçlarla) doğru ve yararlı işler yapanların namazlarını (huşu ve edeple) ikame edenlerin ve (sosyal bünyelerini ve servetlerini arındıran) zekâtı verenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-276.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"277","turkish_text":"İman edip (halis niyet ve amaçlarla) doğru ve yararlı işler yapanların namazlarını (huşu ve edeple) ikame edenlerin ve (sosyal bünyelerini ve servetlerini arındıran) zekâtı verenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-276.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"277","turkish_text":"İman edip (halis niyet ve amaçlarla) doğru ve yararlı işler yapanların namazlarını (huşu ve edeple) ikame edenlerin ve (sosyal bünyelerini ve servetlerini arındıran) zekâtı verenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar artık gelecekten endişe duymayacaklar ve geçmişten dolayı da üzülmeyeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-276.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"278","turkish_text":"Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-277.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-278c.mp3","commentary_text":"Ayette, inananlara hitaben: “Eğer inanıyorsanız faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.” buyrularak inanmanın önemine binaen faizden uzak durmak aynı cümlede değerlendiriliyor. Burada “inanıyorsanız” ifadesi; faize bulaşanlara çok ciddi bir uyarıdır. Yani inanıyorsanız faize bulaşmayacaksınız, bulaşıyorsanız imanınızı gözden geçireceksiniz demektir. Çünkü faiz ölümcül ekonomik ve sosyal bir felakettir.  Nitekim bir sonraki ayetteki benzetme de faizin ne kadar kötü bir fiil olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"278","turkish_text":"Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-277.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-277c.mp3","commentary_text":"Ayette, inananlara hitaben: “Eğer inanıyorsanız faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.” buyrularak inanmanın önemine binaen faizden uzak durmak aynı cümlede değerlendiriliyor. Burada “inanıyorsanız” ifadesi; faize bulaşanlara çok ciddi bir uyarıdır. Yani inanıyorsanız faize bulaşmayacaksınız, bulaşıyorsanız imanınızı gözden geçireceksiniz demektir. Çünkü faiz ölümcül ekonomik ve sosyal bir felakettir.  Nitekim bir sonraki ayetteki benzetme de faizin ne kadar kötü bir fiil olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"278","turkish_text":"Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-277.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-278c.mp3","commentary_text":"Ayette, inananlara hitaben: “Eğer inanıyorsanız faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.” buyrularak inanmanın önemine binaen faizden uzak durmak aynı cümlede değerlendiriliyor. Burada “inanıyorsanız” ifadesi; faize bulaşanlara çok ciddi bir uyarıdır. Yani inanıyorsanız faize bulaşmayacaksınız, bulaşıyorsanız imanınızı gözden geçireceksiniz demektir. Çünkü faiz ölümcül ekonomik ve sosyal bir felakettir.  Nitekim bir sonraki ayetteki benzetme de faizin ne kadar kötü bir fiil olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"278","turkish_text":"Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-277.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-278c.mp3","commentary_text":"Ayette, inananlara hitaben: “Eğer inanıyorsanız faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin.” buyrularak inanmanın önemine binaen faizden uzak durmak aynı cümlede değerlendiriliyor. Burada “inanıyorsanız” ifadesi; faize bulaşanlara çok ciddi bir uyarıdır. Yani inanıyorsanız faize bulaşmayacaksınız, bulaşıyorsanız imanınızı gözden geçireceksiniz demektir. Çünkü faiz ölümcül ekonomik ve sosyal bir felakettir.  Nitekim bir sonraki ayetteki benzetme de faizin ne kadar kötü bir fiil olduğunu ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"279","turkish_text":"Yok eğer faizi terk etmezseniz bilin ki Allah’a ve Resulüne karşı savaş açmış olursunuz. Eğer faiz (için birikmiş olan parayı) almaktan (vazgeçerek) tövbe ederseniz anaparanız sizindir ve böylece ne zalim olursunuz ne de zulme uğramış bulunursunuz.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-278.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-279c.mp3","commentary_text":"“Faiz için birikmiş olan farkı almaktan vazgeçmek.” daha çok kişiler arasındaki faizi anlatmaktadır. Eğer bankada biriken faiz farkı bankaya bırakılırsa o takdirde faiz müessesesi daha da güçlenerek insanları sömürmeye devam edecektir."},{"verse_number":"279","turkish_text":"Yok eğer faizi terk etmezseniz bilin ki Allah’a ve Resulüne karşı savaş açmış olursunuz. Eğer faiz (için birikmiş olan parayı) almaktan (vazgeçerek) tövbe ederseniz anaparanız sizindir ve böylece ne zalim olursunuz ne de zulme uğramış bulunursunuz.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-278.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-278c.mp3","commentary_text":"“Faiz için birikmiş olan farkı almaktan vazgeçmek.” daha çok kişiler arasındaki faizi anlatmaktadır. Eğer bankada biriken faiz farkı bankaya bırakılırsa o takdirde faiz müessesesi daha da güçlenerek insanları sömürmeye devam edecektir."},{"verse_number":"279","turkish_text":"Yok eğer faizi terk etmezseniz bilin ki Allah’a ve Resulüne karşı savaş açmış olursunuz. Eğer faiz (için birikmiş olan parayı) almaktan (vazgeçerek) tövbe ederseniz anaparanız sizindir ve böylece ne zalim olursunuz ne de zulme uğramış bulunursunuz.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-278.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-279c.mp3","commentary_text":"“Faiz için birikmiş olan farkı almaktan vazgeçmek.” daha çok kişiler arasındaki faizi anlatmaktadır. Eğer bankada biriken faiz farkı bankaya bırakılırsa o takdirde faiz müessesesi daha da güçlenerek insanları sömürmeye devam edecektir."},{"verse_number":"279","turkish_text":"Yok eğer faizi terk etmezseniz bilin ki Allah’a ve Resulüne karşı savaş açmış olursunuz. Eğer faiz (için birikmiş olan parayı) almaktan (vazgeçerek) tövbe ederseniz anaparanız sizindir ve böylece ne zalim olursunuz ne de zulme uğramış bulunursunuz.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-278.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-279c.mp3","commentary_text":"“Faiz için birikmiş olan farkı almaktan vazgeçmek.” daha çok kişiler arasındaki faizi anlatmaktadır. Eğer bankada biriken faiz farkı bankaya bırakılırsa o takdirde faiz müessesesi daha da güçlenerek insanları sömürmeye devam edecektir."},{"verse_number":"280","turkish_text":"Eğer borçlu güç durumda ise kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin (vade tanıyın)! Bununla beraber eğer bilirseniz (alacağınızın tamamını ona) bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-279.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"280","turkish_text":"Eğer borçlu güç durumda ise kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin (vade tanıyın)! Bununla beraber eğer bilirseniz (alacağınızın tamamını ona) bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-279.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"280","turkish_text":"Eğer borçlu güç durumda ise kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin (vade tanıyın)! Bununla beraber eğer bilirseniz (alacağınızın tamamını ona) bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-279.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"280","turkish_text":"Eğer borçlu güç durumda ise kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet verin (vade tanıyın)! Bununla beraber eğer bilirseniz (alacağınızın tamamını ona) bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-279.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"281","turkish_text":"Allah’a döneceğiniz ve sonra hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese kazancının eksiksiz olarak verileceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-280.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"281","turkish_text":"Allah’a döneceğiniz ve sonra hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese kazancının eksiksiz olarak verileceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-280.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"281","turkish_text":"Allah’a döneceğiniz ve sonra hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese kazancının eksiksiz olarak verileceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-280.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"281","turkish_text":"Allah’a döneceğiniz ve sonra hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese kazancının eksiksiz olarak verileceği günden sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-280.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"282","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinize belirli bir süreye kadar borçlandığınızda onu yazın. Aranızdan doğru olduğu bilinen bir kâtip de kendisine Allah’ın öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın. Rabbi olan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle davransın ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu; aklı ermeyen zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise velisi adaletle yazdırsın. Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek şahit bulunmaz ise karşılıklı olarak onayladığınız bir erkek ile iki kadını şahit tutun. Ta ki (kadınlardan) biri yanılınca öbürü ona hatırlatsın. Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler. Küçük olsun büyük olsun her anlaşma maddesini vade tarihi ile birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu Allah nazarında daha adil kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygun olandır. Ama eğer (aranızdaki ticaret) birbirinize doğrudan doğruya devredeceğiniz hazır mallar ile ilgiliyse onu yazmamanızda bir mahzur yoktur. Ve birbirinizle alışveriş yapacağınız zaman (para ya da kıymetli eşya karşılığında ev araba arsa ve dükkân gibi menkul veya gayrimenkul devrettiğinizde) bir şahit bulundurun. Ama yazıcı da şahit de bir zarara uğramasın (masrafları ne ise verilsin). Eğer onlara (zarar verici bir iş) yaparsanız unutmayın ki bu sizin için günahkârca bir davranış olacaktır. Allah’ın istediği gibi hareket edin. Allah (böylece senetleşme ve borçları garanti altına alma gibi her şeyi) size öğretiyor. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (ve ona göre hüküm koyandır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔاۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهًا اَوْ ضَع۪يفًا اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يرًا اَوْ كَب۪يرًا اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-281.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-282c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ı Kerim’in en uzun ayetidir. Ayette, her türlü anlaşma ve borçlanma işlerinin noterlik gibi resmi ve geçerli kurumlar tarafından ve de şahitler huzurunda belli prensiplere göre yazılarak kayıt altına alınması emrediliyor. Anlaşmalar yapılırken, şahitlerin güvenilir iki erkekten oluşması, bunun mümkün olmadığı yerlerde de şahitliklerine rıza gösterilecek olan bir erkek ve iki kadın olması gerektiği vurgulanmaktadır. Burada, bir erkeğin yerini iki kadının doldurması; kadın için insanlık ve kişilik yönünden asla bir dışlanmışlık ve aşağılanmışlık ya da ahlaki veya aklî melekeleriyle ilgili bir eksiklik olarak değerlendirilmemelidir. Aksine bu ayet; Cahiliye Dönemi’nde topumda hiçbir yeri olmayan kadını şahit olarak kabul etmekle, onu cemiyetin değerli bir üyesi yapmıştır. Bir erkeğin yerine iki kadının olması, kadının doğrudan yaratılışıyla alakalıdır, onun sosyal ve psikolojik yapısının bir gereğidir. Kadın mizacı itibariyle heyecanlıdır, duygusaldır, merhametlidir, narindir, naziktir. Yaratılışına uygun duygularının inceliği yüzünden düşünceleri, aklından çok kalbine işler. Böyle olunca da olaylar karşısında mukavemetini kolayca kaybedebilir ve tarafsızlığını yitirebilir. Şefkatinin ağır basması ve tesir altına kalma zafiyeti yüzünden de hadiselere sezgisiyle yaklaşabilir. Böyle olunca da sağlıklı karar vermede eksik kalabilir. Yirminci yüzyıla kadar kadın, gün boyu ev işleriyle çocukların bakımı ve terbiyesiyle meşguldü. Ticaretle, siyasetle, iş hayatıyla kadın ilgilenmezdi. Onun kendine has özel bir dünyası vardı. Dünyada olup bitenlerden habersiz hayatına devam ederdi. Daha düne kadar seçme ve seçilme hakkı bile yoktu. Çevresinde olup bitenin bu kadar uzağında olan bir kadın şahitlik konusunda alınan kararları aklında nasıl tutacak ve isabetli kararı nasıl verecekti? Erkeği de kadını da kendi fıtratlarına has özellikleriyle yaratan Allah, şahitlik mevzuunda kadına erkek kadar bir sorumluluk yüklemeyerek onu korumuştur. Çünkü şahitlik büyük mesuliyet gerektiren bir iştir. Bu ayette ayrıca, İslam’ın hassasiyetle üzerine durduğu prensiplerden olan hakkın korunması ve emanetin teslim edilmesine de vurgu yapılıyor. İnsanlar, şahitlik ve örgütlenme gibi konularda sorumluluk almaya, kardeşlik ve dayanışma ruhunun canlı tutulması mevzusunda fedakârlık göstermeye davet ediliyor."},{"verse_number":"282","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinize belirli bir süreye kadar borçlandığınızda onu yazın. Aranızdan doğru olduğu bilinen bir kâtip de kendisine Allah’ın öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın. Rabbi olan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle davransın ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu; aklı ermeyen zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise velisi adaletle yazdırsın. Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek şahit bulunmaz ise karşılıklı olarak onayladığınız bir erkek ile iki kadını şahit tutun. Ta ki (kadınlardan) biri yanılınca öbürü ona hatırlatsın. Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler. Küçük olsun büyük olsun her anlaşma maddesini vade tarihi ile birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu Allah nazarında daha adil kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygun olandır. Ama eğer (aranızdaki ticaret) birbirinize doğrudan doğruya devredeceğiniz hazır mallar ile ilgiliyse onu yazmamanızda bir mahzur yoktur. Ve birbirinizle alışveriş yapacağınız zaman (para ya da kıymetli eşya karşılığında ev araba arsa ve dükkân gibi menkul veya gayrimenkul devrettiğinizde) bir şahit bulundurun. Ama yazıcı da şahit de bir zarara uğramasın (masrafları ne ise verilsin). Eğer onlara (zarar verici bir iş) yaparsanız unutmayın ki bu sizin için günahkârca bir davranış olacaktır. Allah’ın istediği gibi hareket edin. Allah (böylece senetleşme ve borçları garanti altına alma gibi her şeyi) size öğretiyor. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (ve ona göre hüküm koyandır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔاۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهًا اَوْ ضَع۪يفًا اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يرًا اَوْ كَب۪يرًا اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-281.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-281c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ı Kerim’in en uzun ayetidir. Ayette, her türlü anlaşma ve borçlanma işlerinin noterlik gibi resmi ve geçerli kurumlar tarafından ve de şahitler huzurunda belli prensiplere göre yazılarak kayıt altına alınması emrediliyor. Anlaşmalar yapılırken, şahitlerin güvenilir iki erkekten oluşması, bunun mümkün olmadığı yerlerde de şahitliklerine rıza gösterilecek olan bir erkek ve iki kadın olması gerektiği vurgulanmaktadır. Burada, bir erkeğin yerini iki kadının doldurması; kadın için insanlık ve kişilik yönünden asla bir dışlanmışlık ve aşağılanmışlık ya da ahlaki veya aklî melekeleriyle ilgili bir eksiklik olarak değerlendirilmemelidir. Aksine bu ayet; Cahiliye Dönemi’nde topumda hiçbir yeri olmayan kadını şahit olarak kabul etmekle, onu cemiyetin değerli bir üyesi yapmıştır. Bir erkeğin yerine iki kadının olması, kadının doğrudan yaratılışıyla alakalıdır, onun sosyal ve psikolojik yapısının bir gereğidir. Kadın mizacı itibariyle heyecanlıdır, duygusaldır, merhametlidir, narindir, naziktir. Yaratılışına uygun duygularının inceliği yüzünden düşünceleri, aklından çok kalbine işler. Böyle olunca da olaylar karşısında mukavemetini kolayca kaybedebilir ve tarafsızlığını yitirebilir. Şefkatinin ağır basması ve tesir altına kalma zafiyeti yüzünden de hadiselere sezgisiyle yaklaşabilir. Böyle olunca da sağlıklı karar vermede eksik kalabilir. Yirminci yüzyıla kadar kadın, gün boyu ev işleriyle çocukların bakımı ve terbiyesiyle meşguldü. Ticaretle, siyasetle, iş hayatıyla kadın ilgilenmezdi. Onun kendine has özel bir dünyası vardı. Dünyada olup bitenlerden habersiz hayatına devam ederdi. Daha düne kadar seçme ve seçilme hakkı bile yoktu. Çevresinde olup bitenin bu kadar uzağında olan bir kadın şahitlik konusunda alınan kararları aklında nasıl tutacak ve isabetli kararı nasıl verecekti? Erkeği de kadını da kendi fıtratlarına has özellikleriyle yaratan Allah, şahitlik mevzuunda kadına erkek kadar bir sorumluluk yüklemeyerek onu korumuştur. Çünkü şahitlik büyük mesuliyet gerektiren bir iştir. Bu ayette ayrıca, İslam’ın hassasiyetle üzerine durduğu prensiplerden olan hakkın korunması ve emanetin teslim edilmesine de vurgu yapılıyor. İnsanlar, şahitlik ve örgütlenme gibi konularda sorumluluk almaya, kardeşlik ve dayanışma ruhunun canlı tutulması mevzusunda fedakârlık göstermeye davet ediliyor."},{"verse_number":"282","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinize belirli bir süreye kadar borçlandığınızda onu yazın. Aranızdan doğru olduğu bilinen bir kâtip de kendisine Allah’ın öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın. Rabbi olan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle davransın ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu; aklı ermeyen zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise velisi adaletle yazdırsın. Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek şahit bulunmaz ise karşılıklı olarak onayladığınız bir erkek ile iki kadını şahit tutun. Ta ki (kadınlardan) biri yanılınca öbürü ona hatırlatsın. Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler. Küçük olsun büyük olsun her anlaşma maddesini vade tarihi ile birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu Allah nazarında daha adil kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygun olandır. Ama eğer (aranızdaki ticaret) birbirinize doğrudan doğruya devredeceğiniz hazır mallar ile ilgiliyse onu yazmamanızda bir mahzur yoktur. Ve birbirinizle alışveriş yapacağınız zaman (para ya da kıymetli eşya karşılığında ev araba arsa ve dükkân gibi menkul veya gayrimenkul devrettiğinizde) bir şahit bulundurun. Ama yazıcı da şahit de bir zarara uğramasın (masrafları ne ise verilsin). Eğer onlara (zarar verici bir iş) yaparsanız unutmayın ki bu sizin için günahkârca bir davranış olacaktır. Allah’ın istediği gibi hareket edin. Allah (böylece senetleşme ve borçları garanti altına alma gibi her şeyi) size öğretiyor. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (ve ona göre hüküm koyandır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔاۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهًا اَوْ ضَع۪يفًا اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يرًا اَوْ كَب۪يرًا اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-281.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-282c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ı Kerim’in en uzun ayetidir. Ayette, her türlü anlaşma ve borçlanma işlerinin noterlik gibi resmi ve geçerli kurumlar tarafından ve de şahitler huzurunda belli prensiplere göre yazılarak kayıt altına alınması emrediliyor. Anlaşmalar yapılırken, şahitlerin güvenilir iki erkekten oluşması, bunun mümkün olmadığı yerlerde de şahitliklerine rıza gösterilecek olan bir erkek ve iki kadın olması gerektiği vurgulanmaktadır. Burada, bir erkeğin yerini iki kadının doldurması; kadın için insanlık ve kişilik yönünden asla bir dışlanmışlık ve aşağılanmışlık ya da ahlaki veya aklî melekeleriyle ilgili bir eksiklik olarak değerlendirilmemelidir. Aksine bu ayet; Cahiliye Dönemi’nde topumda hiçbir yeri olmayan kadını şahit olarak kabul etmekle, onu cemiyetin değerli bir üyesi yapmıştır. Bir erkeğin yerine iki kadının olması, kadının doğrudan yaratılışıyla alakalıdır, onun sosyal ve psikolojik yapısının bir gereğidir. Kadın mizacı itibariyle heyecanlıdır, duygusaldır, merhametlidir, narindir, naziktir. Yaratılışına uygun duygularının inceliği yüzünden düşünceleri, aklından çok kalbine işler. Böyle olunca da olaylar karşısında mukavemetini kolayca kaybedebilir ve tarafsızlığını yitirebilir. Şefkatinin ağır basması ve tesir altına kalma zafiyeti yüzünden de hadiselere sezgisiyle yaklaşabilir. Böyle olunca da sağlıklı karar vermede eksik kalabilir. Yirminci yüzyıla kadar kadın, gün boyu ev işleriyle çocukların bakımı ve terbiyesiyle meşguldü. Ticaretle, siyasetle, iş hayatıyla kadın ilgilenmezdi. Onun kendine has özel bir dünyası vardı. Dünyada olup bitenlerden habersiz hayatına devam ederdi. Daha düne kadar seçme ve seçilme hakkı bile yoktu. Çevresinde olup bitenin bu kadar uzağında olan bir kadın şahitlik konusunda alınan kararları aklında nasıl tutacak ve isabetli kararı nasıl verecekti? Erkeği de kadını da kendi fıtratlarına has özellikleriyle yaratan Allah, şahitlik mevzuunda kadına erkek kadar bir sorumluluk yüklemeyerek onu korumuştur. Çünkü şahitlik büyük mesuliyet gerektiren bir iştir. Bu ayette ayrıca, İslam’ın hassasiyetle üzerine durduğu prensiplerden olan hakkın korunması ve emanetin teslim edilmesine de vurgu yapılıyor. İnsanlar, şahitlik ve örgütlenme gibi konularda sorumluluk almaya, kardeşlik ve dayanışma ruhunun canlı tutulması mevzusunda fedakârlık göstermeye davet ediliyor."},{"verse_number":"282","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinize belirli bir süreye kadar borçlandığınızda onu yazın. Aranızdan doğru olduğu bilinen bir kâtip de kendisine Allah’ın öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın. Rabbi olan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle davransın ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu; aklı ermeyen zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise velisi adaletle yazdırsın. Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek şahit bulunmaz ise karşılıklı olarak onayladığınız bir erkek ile iki kadını şahit tutun. Ta ki (kadınlardan) biri yanılınca öbürü ona hatırlatsın. Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler. Küçük olsun büyük olsun her anlaşma maddesini vade tarihi ile birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu Allah nazarında daha adil kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygun olandır. Ama eğer (aranızdaki ticaret) birbirinize doğrudan doğruya devredeceğiniz hazır mallar ile ilgiliyse onu yazmamanızda bir mahzur yoktur. Ve birbirinizle alışveriş yapacağınız zaman (para ya da kıymetli eşya karşılığında ev araba arsa ve dükkân gibi menkul veya gayrimenkul devrettiğinizde) bir şahit bulundurun. Ama yazıcı da şahit de bir zarara uğramasın (masrafları ne ise verilsin). Eğer onlara (zarar verici bir iş) yaparsanız unutmayın ki bu sizin için günahkârca bir davranış olacaktır. Allah’ın istediği gibi hareket edin. Allah (böylece senetleşme ve borçları garanti altına alma gibi her şeyi) size öğretiyor. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (ve ona göre hüküm koyandır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔاۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهًا اَوْ ضَع۪يفًا اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يرًا اَوْ كَب۪يرًا اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"1/1-281.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-282c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ı Kerim’in en uzun ayetidir. Ayette, her türlü anlaşma ve borçlanma işlerinin noterlik gibi resmi ve geçerli kurumlar tarafından ve de şahitler huzurunda belli prensiplere göre yazılarak kayıt altına alınması emrediliyor. Anlaşmalar yapılırken, şahitlerin güvenilir iki erkekten oluşması, bunun mümkün olmadığı yerlerde de şahitliklerine rıza gösterilecek olan bir erkek ve iki kadın olması gerektiği vurgulanmaktadır. Burada, bir erkeğin yerini iki kadının doldurması; kadın için insanlık ve kişilik yönünden asla bir dışlanmışlık ve aşağılanmışlık ya da ahlaki veya aklî melekeleriyle ilgili bir eksiklik olarak değerlendirilmemelidir. Aksine bu ayet; Cahiliye Dönemi’nde topumda hiçbir yeri olmayan kadını şahit olarak kabul etmekle, onu cemiyetin değerli bir üyesi yapmıştır. Bir erkeğin yerine iki kadının olması, kadının doğrudan yaratılışıyla alakalıdır, onun sosyal ve psikolojik yapısının bir gereğidir. Kadın mizacı itibariyle heyecanlıdır, duygusaldır, merhametlidir, narindir, naziktir. Yaratılışına uygun duygularının inceliği yüzünden düşünceleri, aklından çok kalbine işler. Böyle olunca da olaylar karşısında mukavemetini kolayca kaybedebilir ve tarafsızlığını yitirebilir. Şefkatinin ağır basması ve tesir altına kalma zafiyeti yüzünden de hadiselere sezgisiyle yaklaşabilir. Böyle olunca da sağlıklı karar vermede eksik kalabilir. Yirminci yüzyıla kadar kadın, gün boyu ev işleriyle çocukların bakımı ve terbiyesiyle meşguldü. Ticaretle, siyasetle, iş hayatıyla kadın ilgilenmezdi. Onun kendine has özel bir dünyası vardı. Dünyada olup bitenlerden habersiz hayatına devam ederdi. Daha düne kadar seçme ve seçilme hakkı bile yoktu. Çevresinde olup bitenin bu kadar uzağında olan bir kadın şahitlik konusunda alınan kararları aklında nasıl tutacak ve isabetli kararı nasıl verecekti? Erkeği de kadını da kendi fıtratlarına has özellikleriyle yaratan Allah, şahitlik mevzuunda kadına erkek kadar bir sorumluluk yüklemeyerek onu korumuştur. Çünkü şahitlik büyük mesuliyet gerektiren bir iştir. Bu ayette ayrıca, İslam’ın hassasiyetle üzerine durduğu prensiplerden olan hakkın korunması ve emanetin teslim edilmesine de vurgu yapılıyor. İnsanlar, şahitlik ve örgütlenme gibi konularda sorumluluk almaya, kardeşlik ve dayanışma ruhunun canlı tutulması mevzusunda fedakârlık göstermeye davet ediliyor."},{"verse_number":"283","turkish_text":"Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ عَلٰى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌۜ فَاِنْ اَمِنَ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ اَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُۜ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-282.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-283c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen borçlar ve alacaklar konusu masaya yatırılıyor. Bu konuda Allah, önce yazdırıyor ve yazılanın iki suret olmasını istiyor, sonra şahitler getirtiyor, ayrıca şahitlerin güvenilir olmasına dikkat çekiyor. Yazıcı ve şahitlerin bulunamadığı durumlarda ise taahhüt alınmasını emrediyor. Anlaşılacağı üzere; burada adeta noterlik müessesesini işletiyor."},{"verse_number":"283","turkish_text":"Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ عَلٰى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌۜ فَاِنْ اَمِنَ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ اَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُۜ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-282.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-282c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen borçlar ve alacaklar konusu masaya yatırılıyor. Bu konuda Allah, önce yazdırıyor ve yazılanın iki suret olmasını istiyor, sonra şahitler getirtiyor, ayrıca şahitlerin güvenilir olmasına dikkat çekiyor. Yazıcı ve şahitlerin bulunamadığı durumlarda ise taahhüt alınmasını emrediyor. Anlaşılacağı üzere; burada adeta noterlik müessesesini işletiyor."},{"verse_number":"283","turkish_text":"Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ عَلٰى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌۜ فَاِنْ اَمِنَ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ اَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُۜ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-282.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-283c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen borçlar ve alacaklar konusu masaya yatırılıyor. Bu konuda Allah, önce yazdırıyor ve yazılanın iki suret olmasını istiyor, sonra şahitler getirtiyor, ayrıca şahitlerin güvenilir olmasına dikkat çekiyor. Yazıcı ve şahitlerin bulunamadığı durumlarda ise taahhüt alınmasını emrediyor. Anlaşılacağı üzere; burada adeta noterlik müessesesini işletiyor."},{"verse_number":"283","turkish_text":"Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُمْ عَلٰى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌۜ فَاِنْ اَمِنَ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ اَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُۜ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"1/1-282.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-283c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen borçlar ve alacaklar konusu masaya yatırılıyor. Bu konuda Allah, önce yazdırıyor ve yazılanın iki suret olmasını istiyor, sonra şahitler getirtiyor, ayrıca şahitlerin güvenilir olmasına dikkat çekiyor. Yazıcı ve şahitlerin bulunamadığı durumlarda ise taahhüt alınmasını emrediyor. Anlaşılacağı üzere; burada adeta noterlik müessesesini işletiyor."},{"verse_number":"284","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. İçinizdeki (kötü niyet duygu ve düşünceleri)nizi açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir. Sonra o istediğini (hak ettiği şekilde) affedecek istediğini (de yaptıkları yüzünden) cezalandıracaktır. Zira Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪ي","related_links":[],"audio_path":"1/1-283.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-284c.mp3","commentary_text":"Allah; elinizde olmadan ve kendiliğinden ya da dış dürtülerle aklınıza geliveren hoş olmayan düşüncelerinizden dolayı sizi bağışlar ama cezayı gerektirecek derecede bilerek ve isteyerek kötülüğe yol açacak haince düşüncelerinizden dolayı da sizleri cezalandırır. Burada Allah’ın istediğini affetmesi ve istediğini cezalandırması; (hâşâ) haksızlık olarak değerlendirilmemeli. Eğer Allah bir kulunu affediyorsa onun kaşına gözüne bakarak affetmiyor. Bizim bilemediğimiz ve dünyadaki faydalı eylemleri, Allah’a karşı duruşu, Hakk ’tan yana yer alışı, insanî ve ahlakî durumu, doğa ile ilişkisi, canlılara saygısı… Onun affına vesile olabilir. Birini de cezalandırıyorsa onun da mutlaka cezayı hak eden bir sebebi vardır. Yoksa birini cehennemlik yaratmıştır onun için affetmeyecek, diğerini cennet için yaratmıştır onu bağışlayacak diye bir şey düşünülemez. Bu, Allah’ın şanına yakışmaz ve adaletine sığmaz. Nitekim Bakara 2/281. ayette ifade buyrulduğu gibi “Herkese kazandığının karşılığı verilir ve kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.”"},{"verse_number":"284","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. İçinizdeki (kötü niyet duygu ve düşünceleri)nizi açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir. Sonra o istediğini (hak ettiği şekilde) affedecek istediğini (de yaptıkları yüzünden) cezalandıracaktır. Zira Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪ي","related_links":[],"audio_path":"1/1-283.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-283c.mp3","commentary_text":"Allah; elinizde olmadan ve kendiliğinden ya da dış dürtülerle aklınıza geliveren hoş olmayan düşüncelerinizden dolayı sizi bağışlar ama cezayı gerektirecek derecede bilerek ve isteyerek kötülüğe yol açacak haince düşüncelerinizden dolayı da sizleri cezalandırır. Burada Allah’ın istediğini affetmesi ve istediğini cezalandırması; (hâşâ) haksızlık olarak değerlendirilmemeli. Eğer Allah bir kulunu affediyorsa onun kaşına gözüne bakarak affetmiyor. Bizim bilemediğimiz ve dünyadaki faydalı eylemleri, Allah’a karşı duruşu, Hakk ’tan yana yer alışı, insanî ve ahlakî durumu, doğa ile ilişkisi, canlılara saygısı… Onun affına vesile olabilir. Birini de cezalandırıyorsa onun da mutlaka cezayı hak eden bir sebebi vardır. Yoksa birini cehennemlik yaratmıştır onun için affetmeyecek, diğerini cennet için yaratmıştır onu bağışlayacak diye bir şey düşünülemez. Bu, Allah’ın şanına yakışmaz ve adaletine sığmaz. Nitekim Bakara 2/281. ayette ifade buyrulduğu gibi “Herkese kazandığının karşılığı verilir ve kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.”"},{"verse_number":"284","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. İçinizdeki (kötü niyet duygu ve düşünceleri)nizi açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir. Sonra o istediğini (hak ettiği şekilde) affedecek istediğini (de yaptıkları yüzünden) cezalandıracaktır. Zira Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪ي","related_links":[],"audio_path":"1/1-283.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-284c.mp3","commentary_text":"Allah; elinizde olmadan ve kendiliğinden ya da dış dürtülerle aklınıza geliveren hoş olmayan düşüncelerinizden dolayı sizi bağışlar ama cezayı gerektirecek derecede bilerek ve isteyerek kötülüğe yol açacak haince düşüncelerinizden dolayı da sizleri cezalandırır. Burada Allah’ın istediğini affetmesi ve istediğini cezalandırması; (hâşâ) haksızlık olarak değerlendirilmemeli. Eğer Allah bir kulunu affediyorsa onun kaşına gözüne bakarak affetmiyor. Bizim bilemediğimiz ve dünyadaki faydalı eylemleri, Allah’a karşı duruşu, Hakk ’tan yana yer alışı, insanî ve ahlakî durumu, doğa ile ilişkisi, canlılara saygısı… Onun affına vesile olabilir. Birini de cezalandırıyorsa onun da mutlaka cezayı hak eden bir sebebi vardır. Yoksa birini cehennemlik yaratmıştır onun için affetmeyecek, diğerini cennet için yaratmıştır onu bağışlayacak diye bir şey düşünülemez. Bu, Allah’ın şanına yakışmaz ve adaletine sığmaz. Nitekim Bakara 2/281. ayette ifade buyrulduğu gibi “Herkese kazandığının karşılığı verilir ve kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.”"},{"verse_number":"284","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. İçinizdeki (kötü niyet duygu ve düşünceleri)nizi açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir. Sonra o istediğini (hak ettiği şekilde) affedecek istediğini (de yaptıkları yüzünden) cezalandıracaktır. Zira Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪ي","related_links":[],"audio_path":"1/1-283.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-284c.mp3","commentary_text":"Allah; elinizde olmadan ve kendiliğinden ya da dış dürtülerle aklınıza geliveren hoş olmayan düşüncelerinizden dolayı sizi bağışlar ama cezayı gerektirecek derecede bilerek ve isteyerek kötülüğe yol açacak haince düşüncelerinizden dolayı da sizleri cezalandırır. Burada Allah’ın istediğini affetmesi ve istediğini cezalandırması; (hâşâ) haksızlık olarak değerlendirilmemeli. Eğer Allah bir kulunu affediyorsa onun kaşına gözüne bakarak affetmiyor. Bizim bilemediğimiz ve dünyadaki faydalı eylemleri, Allah’a karşı duruşu, Hakk ’tan yana yer alışı, insanî ve ahlakî durumu, doğa ile ilişkisi, canlılara saygısı… Onun affına vesile olabilir. Birini de cezalandırıyorsa onun da mutlaka cezayı hak eden bir sebebi vardır. Yoksa birini cehennemlik yaratmıştır onun için affetmeyecek, diğerini cennet için yaratmıştır onu bağışlayacak diye bir şey düşünülemez. Bu, Allah’ın şanına yakışmaz ve adaletine sığmaz. Nitekim Bakara 2/281. ayette ifade buyrulduğu gibi “Herkese kazandığının karşılığı verilir ve kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.”"},{"verse_number":"285","turkish_text":"Resul Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti. (Ona tabi olan) mü’minler de (iman ettiler). Onların hepsi de Allah’a meleklerine kitaplarına ve resullerine iman etti. “O’nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. (Davetini) işittik (emrine ve istediklerine) itaat ettik. Ey Rabbimiz (amellerimizde eksiklik ve davranışlarımızda yanlışlık olduğu için) günahlarımızı bağışlamanı dileriz dönüş (ancak) sanadır.” dediler.","arabic_text":"مَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-284.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-285c.mp3","commentary_text":"Resuller arasında ancak sorumluluk ve görevlendirildiği toplumun zorluğuna ve büyüklüğüne göre üstünlük farkı vardır. Bkz. 2/136, 253 ve dipnotu, 3/84, 17/55 ve dipnotu."},{"verse_number":"285","turkish_text":"Resul Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti. (Ona tabi olan) mü’minler de (iman ettiler). Onların hepsi de Allah’a meleklerine kitaplarına ve resullerine iman etti. “O’nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. (Davetini) işittik (emrine ve istediklerine) itaat ettik. Ey Rabbimiz (amellerimizde eksiklik ve davranışlarımızda yanlışlık olduğu için) günahlarımızı bağışlamanı dileriz dönüş (ancak) sanadır.” dediler.","arabic_text":"مَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-284.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-284c.mp3","commentary_text":"Resuller arasında ancak sorumluluk ve görevlendirildiği toplumun zorluğuna ve büyüklüğüne göre üstünlük farkı vardır. Bkz. 2/136, 253 ve dipnotu, 3/84, 17/55 ve dipnotu."},{"verse_number":"285","turkish_text":"Resul Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti. (Ona tabi olan) mü’minler de (iman ettiler). Onların hepsi de Allah’a meleklerine kitaplarına ve resullerine iman etti. “O’nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. (Davetini) işittik (emrine ve istediklerine) itaat ettik. Ey Rabbimiz (amellerimizde eksiklik ve davranışlarımızda yanlışlık olduğu için) günahlarımızı bağışlamanı dileriz dönüş (ancak) sanadır.” dediler.","arabic_text":"مَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-284.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-285c.mp3","commentary_text":"Resuller arasında ancak sorumluluk ve görevlendirildiği toplumun zorluğuna ve büyüklüğüne göre üstünlük farkı vardır. Bkz. 2/136, 253 ve dipnotu, 3/84, 17/55 ve dipnotu."},{"verse_number":"285","turkish_text":"Resul Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti. (Ona tabi olan) mü’minler de (iman ettiler). Onların hepsi de Allah’a meleklerine kitaplarına ve resullerine iman etti. “O’nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. (Davetini) işittik (emrine ve istediklerine) itaat ettik. Ey Rabbimiz (amellerimizde eksiklik ve davranışlarımızda yanlışlık olduğu için) günahlarımızı bağışlamanı dileriz dönüş (ancak) sanadır.” dediler.","arabic_text":"مَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"1/1-284.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-285c.mp3","commentary_text":"Resuller arasında ancak sorumluluk ve görevlendirildiği toplumun zorluğuna ve büyüklüğüne göre üstünlük farkı vardır. Bkz. 2/136, 253 ve dipnotu, 3/84, 17/55 ve dipnotu."},{"verse_number":"286","turkish_text":"Allah hiç kimseye güç yetireceğinden daha fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik ve güzellik) kendi yararınadır; yüklendiği (kötülük ve vebal da) kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutarak ya da yanılarak hata edersek bizi (ondan) sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden önceki toplumlara (isyanlarından ve Hakka karşı) direnmelerinden dolayı yüklediğin (helâk ve hezimet imtihanı gibi) yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Günahlarımızı bağışla bizi affet bize merhamet eyle! Sensin bizim (sığınıp korunabileceğimiz) dostumuz. O halde (yeryüzünde fesat çıkaran) inkârcı topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"ا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-285.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-286c.mp3","commentary_text":"“Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma!” Yani sorumluluğu bize yüklenen ne varsa ya da olgunlaşmamız için karşımıza ne çıkarılırsa aslında dayanma gücümüz onları taşımaya fazlasıyla yetecek kapasitededir. Çünkü bizi Yaratan sensin ve bizim neyi ne kadar taşıyabileceğimizi yine sen bilirsin. Ama irademizin zayıflığından ve ataletimizin çokluğundan bize ağır gibi gelebilirler. Bu konuda imtihanımızı hafiflet. Zira “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) buyuran yine Sensin. Bütün ilahi öğretiler insanın fıtratıyla uyumlu bir hayat yaşaması için gelmiştir. Bu itibarla insan aldığı yükümlülükleri yerine getirirken asla sorumsuz ve üşengeç davranmamalıdır. Tabii ki insanın tekâmül etmesi için bazı badirelerden geçmesi gerekecek. Ancak bunlar insanın aşamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği şeyler değildir. Dünyalıkları elde etmek için bütün zorlukları göze alan, fedakârlıkta sınır tanımayan ve on dereden su getiren insan, ilahi öğretileri hayata geçirirken de başına gelen felaketleri bertaraf ederken de aynı özveriyi, aynı metaneti göstermeli ve asla serzenişte bulunmamalıdır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar, gönderdiği öğretiler, yaşattığı zorluklar insan içindir. Yani insan yaşadığı her şeyi kendi geleceği için yaşamaktadır."},{"verse_number":"286","turkish_text":"Allah hiç kimseye güç yetireceğinden daha fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik ve güzellik) kendi yararınadır; yüklendiği (kötülük ve vebal da) kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutarak ya da yanılarak hata edersek bizi (ondan) sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden önceki toplumlara (isyanlarından ve Hakka karşı) direnmelerinden dolayı yüklediğin (helâk ve hezimet imtihanı gibi) yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Günahlarımızı bağışla bizi affet bize merhamet eyle! Sensin bizim (sığınıp korunabileceğimiz) dostumuz. O halde (yeryüzünde fesat çıkaran) inkârcı topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"ا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-285.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-285c.mp3","commentary_text":"“Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma!” Yani sorumluluğu bize yüklenen ne varsa ya da olgunlaşmamız için karşımıza ne çıkarılırsa aslında dayanma gücümüz onları taşımaya fazlasıyla yetecek kapasitededir. Çünkü bizi Yaratan sensin ve bizim neyi ne kadar taşıyabileceğimizi yine sen bilirsin. Ama irademizin zayıflığından ve ataletimizin çokluğundan bize ağır gibi gelebilirler. Bu konuda imtihanımızı hafiflet. Zira “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) buyuran yine Sensin. Bütün ilahi öğretiler insanın fıtratıyla uyumlu bir hayat yaşaması için gelmiştir. Bu itibarla insan aldığı yükümlülükleri yerine getirirken asla sorumsuz ve üşengeç davranmamalıdır. Tabii ki insanın tekâmül etmesi için bazı badirelerden geçmesi gerekecek. Ancak bunlar insanın aşamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği şeyler değildir. Dünyalıkları elde etmek için bütün zorlukları göze alan, fedakârlıkta sınır tanımayan ve on dereden su getiren insan, ilahi öğretileri hayata geçirirken de başına gelen felaketleri bertaraf ederken de aynı özveriyi, aynı metaneti göstermeli ve asla serzenişte bulunmamalıdır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar, gönderdiği öğretiler, yaşattığı zorluklar insan içindir. Yani insan yaşadığı her şeyi kendi geleceği için yaşamaktadır."},{"verse_number":"286","turkish_text":"Allah hiç kimseye güç yetireceğinden daha fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik ve güzellik) kendi yararınadır; yüklendiği (kötülük ve vebal da) kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutarak ya da yanılarak hata edersek bizi (ondan) sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden önceki toplumlara (isyanlarından ve Hakka karşı) direnmelerinden dolayı yüklediğin (helâk ve hezimet imtihanı gibi) yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Günahlarımızı bağışla bizi affet bize merhamet eyle! Sensin bizim (sığınıp korunabileceğimiz) dostumuz. O halde (yeryüzünde fesat çıkaran) inkârcı topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"ا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-285.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-286c.mp3","commentary_text":"“Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma!” Yani sorumluluğu bize yüklenen ne varsa ya da olgunlaşmamız için karşımıza ne çıkarılırsa aslında dayanma gücümüz onları taşımaya fazlasıyla yetecek kapasitededir. Çünkü bizi Yaratan sensin ve bizim neyi ne kadar taşıyabileceğimizi yine sen bilirsin. Ama irademizin zayıflığından ve ataletimizin çokluğundan bize ağır gibi gelebilirler. Bu konuda imtihanımızı hafiflet. Zira “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) buyuran yine Sensin. Bütün ilahi öğretiler insanın fıtratıyla uyumlu bir hayat yaşaması için gelmiştir. Bu itibarla insan aldığı yükümlülükleri yerine getirirken asla sorumsuz ve üşengeç davranmamalıdır. Tabii ki insanın tekâmül etmesi için bazı badirelerden geçmesi gerekecek. Ancak bunlar insanın aşamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği şeyler değildir. Dünyalıkları elde etmek için bütün zorlukları göze alan, fedakârlıkta sınır tanımayan ve on dereden su getiren insan, ilahi öğretileri hayata geçirirken de başına gelen felaketleri bertaraf ederken de aynı özveriyi, aynı metaneti göstermeli ve asla serzenişte bulunmamalıdır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar, gönderdiği öğretiler, yaşattığı zorluklar insan içindir. Yani insan yaşadığı her şeyi kendi geleceği için yaşamaktadır."},{"verse_number":"286","turkish_text":"Allah hiç kimseye güç yetireceğinden daha fazlasını yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik ve güzellik) kendi yararınadır; yüklendiği (kötülük ve vebal da) kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutarak ya da yanılarak hata edersek bizi (ondan) sorguya çekme! Ey Rabbimiz! Bize bizden önceki toplumlara (isyanlarından ve Hakka karşı) direnmelerinden dolayı yüklediğin (helâk ve hezimet imtihanı gibi) yük yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma! Günahlarımızı bağışla bizi affet bize merhamet eyle! Sensin bizim (sığınıp korunabileceğimiz) dostumuz. O halde (yeryüzünde fesat çıkaran) inkârcı topluluğuna karşı bize yardım et!”","arabic_text":"ا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"1/1-285.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"1/1-286c.mp3","commentary_text":"“Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeyleri bize taşıtma!” Yani sorumluluğu bize yüklenen ne varsa ya da olgunlaşmamız için karşımıza ne çıkarılırsa aslında dayanma gücümüz onları taşımaya fazlasıyla yetecek kapasitededir. Çünkü bizi Yaratan sensin ve bizim neyi ne kadar taşıyabileceğimizi yine sen bilirsin. Ama irademizin zayıflığından ve ataletimizin çokluğundan bize ağır gibi gelebilirler. Bu konuda imtihanımızı hafiflet. Zira “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) buyuran yine Sensin. Bütün ilahi öğretiler insanın fıtratıyla uyumlu bir hayat yaşaması için gelmiştir. Bu itibarla insan aldığı yükümlülükleri yerine getirirken asla sorumsuz ve üşengeç davranmamalıdır. Tabii ki insanın tekâmül etmesi için bazı badirelerden geçmesi gerekecek. Ancak bunlar insanın aşamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği şeyler değildir. Dünyalıkları elde etmek için bütün zorlukları göze alan, fedakârlıkta sınır tanımayan ve on dereden su getiren insan, ilahi öğretileri hayata geçirirken de başına gelen felaketleri bertaraf ederken de aynı özveriyi, aynı metaneti göstermeli ve asla serzenişte bulunmamalıdır. Zira Allah’ın koyduğu yasalar, gönderdiği öğretiler, yaşattığı zorluklar insan içindir. Yani insan yaşadığı her şeyi kendi geleceği için yaşamaktadır."}]},{"id":3,"name":"ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ","description":"Al-i İmran sûresi, Medine döneminde inmiş olup 200 âyettir. Sûrenin 33 ve 35. âyetlerinde Hz. İsa’nın anne tarafından dedesi olan İmran’dan ve onun soyundan söz edildiği için bu adı almıştır. Surede; Allah katında yegâne geçerli dinin İslâm olduğu vurgulanmakta, İslâm’ın inanç esasları ile bazı temel ahlâkî değerler üzerinde durulmaktadır. Hristiyanların Hz. İsa’yı tanrılaştırmaları, Yahudilerin de ona iftira ve karalamalarda bulunmaları gibi konular işlenirken Müslümanlara da Allah’ın nimetleri hatırlatılıp, düşmanların tuzaklarına düşmemeleri ve üstlendikleri misyonun bilincinde olmaları hatırlatılmaktadır. Surede ayrıca Uhud Savaşı’ndan kesitler verilmekte olup bu savaş esnasında ve sonrasında Müslümanların, münafıkların ve müşriklerin davranışları tahlil edilip değerlendirilmektedir.","sura_intro_audio":"2/2-a.mp3","verse_count":200,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah kendinden başka ilah olmayan (direktiflerine kayıtsız şartsız itaat edilmesi gereken) sonsuza kadar diri hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı her şeyi hükmüne ve iradesine bağlı kılan (bütün varlıkları her daim koruyup gözeten) ve yönetendir!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah kendinden başka ilah olmayan (direktiflerine kayıtsız şartsız itaat edilmesi gereken) sonsuza kadar diri hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı her şeyi hükmüne ve iradesine bağlı kılan (bütün varlıkları her daim koruyup gözeten) ve yönetendir!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah kendinden başka ilah olmayan (direktiflerine kayıtsız şartsız itaat edilmesi gereken) sonsuza kadar diri hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı her şeyi hükmüne ve iradesine bağlı kılan (bütün varlıkları her daim koruyup gözeten) ve yönetendir!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah kendinden başka ilah olmayan (direktiflerine kayıtsız şartsız itaat edilmesi gereken) sonsuza kadar diri hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı her şeyi hükmüne ve iradesine bağlı kılan (bütün varlıkları her daim koruyup gözeten) ve yönetendir!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) Kendisinden önceki kitapları(n asıllarını) tasdik eden bu ilâhi kelâmı (Kur’an’ı) sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti.","arabic_text":"زَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) Kendisinden önceki kitapları(n asıllarını) tasdik eden bu ilâhi kelâmı (Kur’an’ı) sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti.","arabic_text":"زَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) Kendisinden önceki kitapları(n asıllarını) tasdik eden bu ilâhi kelâmı (Kur’an’ı) sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti.","arabic_text":"زَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) Kendisinden önceki kitapları(n asıllarını) tasdik eden bu ilâhi kelâmı (Kur’an’ı) sana indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti.","arabic_text":"زَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayetti. Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) da (böylece) indirdi. Gerçek şu ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galiptir (ezilen sömürülen ve hakları elinden alınmak istenen çaresiz kulları adına) intikam alıcıdır (onların hakkını teslim edicidir).","arabic_text":"مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayetti. Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) da (böylece) indirdi. Gerçek şu ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galiptir (ezilen sömürülen ve hakları elinden alınmak istenen çaresiz kulları adına) intikam alıcıdır (onların hakkını teslim edicidir).","arabic_text":"مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayetti. Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) da (böylece) indirdi. Gerçek şu ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galiptir (ezilen sömürülen ve hakları elinden alınmak istenen çaresiz kulları adına) intikam alıcıdır (onların hakkını teslim edicidir).","arabic_text":"مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayetti. Furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) da (böylece) indirdi. Gerçek şu ki Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak galiptir (ezilen sömürülen ve hakları elinden alınmak istenen çaresiz kulları adına) intikam alıcıdır (onların hakkını teslim edicidir).","arabic_text":"مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sizi rahimlerde (döl yataklarında) yaratıp dilediği gibi şekillendiren O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sizi rahimlerde (döl yataklarında) yaratıp dilediği gibi şekillendiren O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sizi rahimlerde (döl yataklarında) yaratıp dilediği gibi şekillendiren O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sizi rahimlerde (döl yataklarında) yaratıp dilediği gibi şekillendiren O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sana Kitabı indiren O’dur. O’nun bazı âyetlerinin hükmü kesin ve nettir ki bunlar kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir (ki onlar da benzer anlamlara ve yoruma açıktır). Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar fitne çıkarmak ve (kendi isteklerine göre olmadık) yorumlar yapmak için müteşâbih âyetlerin ardına düşerler. Oysa onun kesin anlamını Allah’tan başkası bilmez. Bu yüzden ilimde derinleşenler: “Biz ona inandık tümü Rabbimizin katındandır” derler. Derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan öğüt alıp düşünmez.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-7c.mp3","commentary_text":"Tefsir usulünde, hükmü kesin ve net olan, bozulmaya karşı korunmuş ve yoruma muhtaç olmayan âyetlere muhkemât (Hûd 11/ 1, Hac 22/ 52, Muhammed 47/20); yorum getirilebilen, doğruluk, güzellik söylem biçimi bakımından birbirleriyle benzeşen âyetlere de müteşâbihat denilmiştir (Zümer 39/23) Kat’i farzları ve ahkâmı (helal, haram, namaz, oruç, zekât, hac, infak, içki, kumar, zina, faiz vb.) beyan eden yani konusu iman ve amel olan âyetler muhkem; yoruma muhtaç olan, lafzın maksat ve muradına dair zımnilik bulunan ve doğrudan birçok kelime ile anlatılma yerine istiâre yoluyla işaret edilen anlamı yansıtan yani konusu iman olmakla beraber amel istemeyen âyetler de müteşâbih vasfına haizdirler. 29 sûrede bulunan ve 19 sûrede birer âyet olarak gelen Hurûf-ı mukattaalar, Hz. Meryem’e ruhun üfürülmesi, Adem’in topraktan yaratılması, Musa’nın asası ile denizin yarılması, Fil hadisesi, 19 sayısı gibi âyetler bu âyetlerden sayılabilir. Ayrıca 15/22. ve 6/125. âyetlerinde de görüleceği üzere müteşâbihin kaynağındaki gerçek anlamın zamana yayılmış olabileceği de bahis konusudur. Kur’an’ın asıl nüzul sebebi, insan hayatının Allah’ın istediği şekilde tanzim edilmesidir. Bu da ancak muhkem ayetleri hayata geçirmekle mümkün olur. Ancak muhkem ayetlerin pratik hayatta karşılık bulması için müteşabih ayetlerle imanın güçlendirilmesi gerekmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sana Kitabı indiren O’dur. O’nun bazı âyetlerinin hükmü kesin ve nettir ki bunlar kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir (ki onlar da benzer anlamlara ve yoruma açıktır). Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar fitne çıkarmak ve (kendi isteklerine göre olmadık) yorumlar yapmak için müteşâbih âyetlerin ardına düşerler. Oysa onun kesin anlamını Allah’tan başkası bilmez. Bu yüzden ilimde derinleşenler: “Biz ona inandık tümü Rabbimizin katındandır” derler. Derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan öğüt alıp düşünmez.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-6c.mp3","commentary_text":"Tefsir usulünde, hükmü kesin ve net olan, bozulmaya karşı korunmuş ve yoruma muhtaç olmayan âyetlere muhkemât (Hûd 11/ 1, Hac 22/ 52, Muhammed 47/20); yorum getirilebilen, doğruluk, güzellik söylem biçimi bakımından birbirleriyle benzeşen âyetlere de müteşâbihat denilmiştir (Zümer 39/23) Kat’i farzları ve ahkâmı (helal, haram, namaz, oruç, zekât, hac, infak, içki, kumar, zina, faiz vb.) beyan eden yani konusu iman ve amel olan âyetler muhkem; yoruma muhtaç olan, lafzın maksat ve muradına dair zımnilik bulunan ve doğrudan birçok kelime ile anlatılma yerine istiâre yoluyla işaret edilen anlamı yansıtan yani konusu iman olmakla beraber amel istemeyen âyetler de müteşâbih vasfına haizdirler. 29 sûrede bulunan ve 19 sûrede birer âyet olarak gelen Hurûf-ı mukattaalar, Hz. Meryem’e ruhun üfürülmesi, Adem’in topraktan yaratılması, Musa’nın asası ile denizin yarılması, Fil hadisesi, 19 sayısı gibi âyetler bu âyetlerden sayılabilir. Ayrıca 15/22. ve 6/125. âyetlerinde de görüleceği üzere müteşâbihin kaynağındaki gerçek anlamın zamana yayılmış olabileceği de bahis konusudur. Kur’an’ın asıl nüzul sebebi, insan hayatının Allah’ın istediği şekilde tanzim edilmesidir. Bu da ancak muhkem ayetleri hayata geçirmekle mümkün olur. Ancak muhkem ayetlerin pratik hayatta karşılık bulması için müteşabih ayetlerle imanın güçlendirilmesi gerekmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sana Kitabı indiren O’dur. O’nun bazı âyetlerinin hükmü kesin ve nettir ki bunlar kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir (ki onlar da benzer anlamlara ve yoruma açıktır). Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar fitne çıkarmak ve (kendi isteklerine göre olmadık) yorumlar yapmak için müteşâbih âyetlerin ardına düşerler. Oysa onun kesin anlamını Allah’tan başkası bilmez. Bu yüzden ilimde derinleşenler: “Biz ona inandık tümü Rabbimizin katındandır” derler. Derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan öğüt alıp düşünmez.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-7c.mp3","commentary_text":"Tefsir usulünde, hükmü kesin ve net olan, bozulmaya karşı korunmuş ve yoruma muhtaç olmayan âyetlere muhkemât (Hûd 11/ 1, Hac 22/ 52, Muhammed 47/20); yorum getirilebilen, doğruluk, güzellik söylem biçimi bakımından birbirleriyle benzeşen âyetlere de müteşâbihat denilmiştir (Zümer 39/23) Kat’i farzları ve ahkâmı (helal, haram, namaz, oruç, zekât, hac, infak, içki, kumar, zina, faiz vb.) beyan eden yani konusu iman ve amel olan âyetler muhkem; yoruma muhtaç olan, lafzın maksat ve muradına dair zımnilik bulunan ve doğrudan birçok kelime ile anlatılma yerine istiâre yoluyla işaret edilen anlamı yansıtan yani konusu iman olmakla beraber amel istemeyen âyetler de müteşâbih vasfına haizdirler. 29 sûrede bulunan ve 19 sûrede birer âyet olarak gelen Hurûf-ı mukattaalar, Hz. Meryem’e ruhun üfürülmesi, Adem’in topraktan yaratılması, Musa’nın asası ile denizin yarılması, Fil hadisesi, 19 sayısı gibi âyetler bu âyetlerden sayılabilir. Ayrıca 15/22. ve 6/125. âyetlerinde de görüleceği üzere müteşâbihin kaynağındaki gerçek anlamın zamana yayılmış olabileceği de bahis konusudur. Kur’an’ın asıl nüzul sebebi, insan hayatının Allah’ın istediği şekilde tanzim edilmesidir. Bu da ancak muhkem ayetleri hayata geçirmekle mümkün olur. Ancak muhkem ayetlerin pratik hayatta karşılık bulması için müteşabih ayetlerle imanın güçlendirilmesi gerekmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sana Kitabı indiren O’dur. O’nun bazı âyetlerinin hükmü kesin ve nettir ki bunlar kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbih âyetlerdir (ki onlar da benzer anlamlara ve yoruma açıktır). Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar fitne çıkarmak ve (kendi isteklerine göre olmadık) yorumlar yapmak için müteşâbih âyetlerin ardına düşerler. Oysa onun kesin anlamını Allah’tan başkası bilmez. Bu yüzden ilimde derinleşenler: “Biz ona inandık tümü Rabbimizin katındandır” derler. Derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan öğüt alıp düşünmez.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-7c.mp3","commentary_text":"Tefsir usulünde, hükmü kesin ve net olan, bozulmaya karşı korunmuş ve yoruma muhtaç olmayan âyetlere muhkemât (Hûd 11/ 1, Hac 22/ 52, Muhammed 47/20); yorum getirilebilen, doğruluk, güzellik söylem biçimi bakımından birbirleriyle benzeşen âyetlere de müteşâbihat denilmiştir (Zümer 39/23) Kat’i farzları ve ahkâmı (helal, haram, namaz, oruç, zekât, hac, infak, içki, kumar, zina, faiz vb.) beyan eden yani konusu iman ve amel olan âyetler muhkem; yoruma muhtaç olan, lafzın maksat ve muradına dair zımnilik bulunan ve doğrudan birçok kelime ile anlatılma yerine istiâre yoluyla işaret edilen anlamı yansıtan yani konusu iman olmakla beraber amel istemeyen âyetler de müteşâbih vasfına haizdirler. 29 sûrede bulunan ve 19 sûrede birer âyet olarak gelen Hurûf-ı mukattaalar, Hz. Meryem’e ruhun üfürülmesi, Adem’in topraktan yaratılması, Musa’nın asası ile denizin yarılması, Fil hadisesi, 19 sayısı gibi âyetler bu âyetlerden sayılabilir. Ayrıca 15/22. ve 6/125. âyetlerinde de görüleceği üzere müteşâbihin kaynağındaki gerçek anlamın zamana yayılmış olabileceği de bahis konusudur. Kur’an’ın asıl nüzul sebebi, insan hayatının Allah’ın istediği şekilde tanzim edilmesidir. Bu da ancak muhkem ayetleri hayata geçirmekle mümkün olur. Ancak muhkem ayetlerin pratik hayatta karşılık bulması için müteşabih ayetlerle imanın güçlendirilmesi gerekmektedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Onlar derler ki): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize katından rahmet ihsan et! Kuşkusuz Sen çok bağışlayansın.”","arabic_text":"بَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Onlar derler ki): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize katından rahmet ihsan et! Kuşkusuz Sen çok bağışlayansın.”","arabic_text":"بَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Onlar derler ki): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize katından rahmet ihsan et! Kuşkusuz Sen çok bağışlayansın.”","arabic_text":"بَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Onlar derler ki): “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma! Bize katından rahmet ihsan et! Kuşkusuz Sen çok bağışlayansın.”","arabic_text":"بَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Doğrusu Sen (geleceği şüphe götürmeyen bir) günde (hesap sormak ve yerleştirmek için) insanları toplayacak olansın. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Doğrusu Sen (geleceği şüphe götürmeyen bir) günde (hesap sormak ve yerleştirmek için) insanları toplayacak olansın. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Doğrusu Sen (geleceği şüphe götürmeyen bir) günde (hesap sormak ve yerleştirmek için) insanları toplayacak olansın. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Doğrusu Sen (geleceği şüphe götürmeyen bir) günde (hesap sormak ve yerleştirmek için) insanları toplayacak olansın. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında kendilerine en ufak bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (yaptıkları yüzünden cehennemde) ateşin yakıtı olanlar!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında kendilerine en ufak bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (yaptıkları yüzünden cehennemde) ateşin yakıtı olanlar!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında kendilerine en ufak bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (yaptıkları yüzünden cehennemde) ateşin yakıtı olanlar!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında kendilerine en ufak bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (yaptıkları yüzünden cehennemde) ateşin yakıtı olanlar!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunların tutumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar (yaptıkları kötülüklerle beraber) âyetlerimizi de yalanlamışlardı. Allah da onları günahlarından dolayı (kahrıyla) hesaba çekti. Allah’ın cezası pek şiddetlidir.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-11c.mp3","commentary_text":"Firavun “Ben sizin en yüce rabbiniz değil miyim?” (Nâziât 79/24) diye sorarken bulunduğu yerde kendisinden başka itaat edilecek bir otoriteyi tanımadığını ifade eder. Kanun konacaksa ben koyarım, yasak getirilecekse ben getiririm, düzen kurulacaksa ben kurarım, benden başka bir güç tanımıyorum ve herkes bana itaat etmek zorundadır. Aksi takdirde herkesin canına okurum, istediğimi keser, istediğimi asarım, istediğimi öldürür, istediğimi hayatta bırakırım diyor ve iktidarını bu şekilde zulüm ve zorbalıkla sürdürüyordu. Ama bu ayette de ifade buyrulduğu gibi Firavun ve avanesinin egemenliği felaketle sonuçlanıyor. “Azabın en şiddetlisiyle kuşatılıyorlar” (Kamer 54/42) ve sonunda bütün yaptıklarının bedelini boğularak ödüyorlar (Zuhruf 43/55). Ahiretteki durumları ise çok daha felaket olacak ve azabın en şiddetlisine uğrayacaklar (Mü’min 40/46)."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunların tutumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar (yaptıkları kötülüklerle beraber) âyetlerimizi de yalanlamışlardı. Allah da onları günahlarından dolayı (kahrıyla) hesaba çekti. Allah’ın cezası pek şiddetlidir.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-10c.mp3","commentary_text":"Firavun “Ben sizin en yüce rabbiniz değil miyim?” (Nâziât 79/24) diye sorarken bulunduğu yerde kendisinden başka itaat edilecek bir otoriteyi tanımadığını ifade eder. Kanun konacaksa ben koyarım, yasak getirilecekse ben getiririm, düzen kurulacaksa ben kurarım, benden başka bir güç tanımıyorum ve herkes bana itaat etmek zorundadır. Aksi takdirde herkesin canına okurum, istediğimi keser, istediğimi asarım, istediğimi öldürür, istediğimi hayatta bırakırım diyor ve iktidarını bu şekilde zulüm ve zorbalıkla sürdürüyordu. Ama bu ayette de ifade buyrulduğu gibi Firavun ve avanesinin egemenliği felaketle sonuçlanıyor. “Azabın en şiddetlisiyle kuşatılıyorlar” (Kamer 54/42) ve sonunda bütün yaptıklarının bedelini boğularak ödüyorlar (Zuhruf 43/55). Ahiretteki durumları ise çok daha felaket olacak ve azabın en şiddetlisine uğrayacaklar (Mü’min 40/46)."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunların tutumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar (yaptıkları kötülüklerle beraber) âyetlerimizi de yalanlamışlardı. Allah da onları günahlarından dolayı (kahrıyla) hesaba çekti. Allah’ın cezası pek şiddetlidir.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-11c.mp3","commentary_text":"Firavun “Ben sizin en yüce rabbiniz değil miyim?” (Nâziât 79/24) diye sorarken bulunduğu yerde kendisinden başka itaat edilecek bir otoriteyi tanımadığını ifade eder. Kanun konacaksa ben koyarım, yasak getirilecekse ben getiririm, düzen kurulacaksa ben kurarım, benden başka bir güç tanımıyorum ve herkes bana itaat etmek zorundadır. Aksi takdirde herkesin canına okurum, istediğimi keser, istediğimi asarım, istediğimi öldürür, istediğimi hayatta bırakırım diyor ve iktidarını bu şekilde zulüm ve zorbalıkla sürdürüyordu. Ama bu ayette de ifade buyrulduğu gibi Firavun ve avanesinin egemenliği felaketle sonuçlanıyor. “Azabın en şiddetlisiyle kuşatılıyorlar” (Kamer 54/42) ve sonunda bütün yaptıklarının bedelini boğularak ödüyorlar (Zuhruf 43/55). Ahiretteki durumları ise çok daha felaket olacak ve azabın en şiddetlisine uğrayacaklar (Mü’min 40/46)."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunların tutumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibidir. Onlar (yaptıkları kötülüklerle beraber) âyetlerimizi de yalanlamışlardı. Allah da onları günahlarından dolayı (kahrıyla) hesaba çekti. Allah’ın cezası pek şiddetlidir.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-11c.mp3","commentary_text":"Firavun “Ben sizin en yüce rabbiniz değil miyim?” (Nâziât 79/24) diye sorarken bulunduğu yerde kendisinden başka itaat edilecek bir otoriteyi tanımadığını ifade eder. Kanun konacaksa ben koyarım, yasak getirilecekse ben getiririm, düzen kurulacaksa ben kurarım, benden başka bir güç tanımıyorum ve herkes bana itaat etmek zorundadır. Aksi takdirde herkesin canına okurum, istediğimi keser, istediğimi asarım, istediğimi öldürür, istediğimi hayatta bırakırım diyor ve iktidarını bu şekilde zulüm ve zorbalıkla sürdürüyordu. Ama bu ayette de ifade buyrulduğu gibi Firavun ve avanesinin egemenliği felaketle sonuçlanıyor. “Azabın en şiddetlisiyle kuşatılıyorlar” (Kamer 54/42) ve sonunda bütün yaptıklarının bedelini boğularak ödüyorlar (Zuhruf 43/55). Ahiretteki durumları ise çok daha felaket olacak ve azabın en şiddetlisine uğrayacaklar (Mü’min 40/46)."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnkârcılara ve nankörlük edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz.” Orası ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnkârcılara ve nankörlük edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz.” Orası ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnkârcılara ve nankörlük edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz.” Orası ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnkârcılara ve nankörlük edenlere de ki: “Siz mutlaka yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz.” Orası ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bedir’de savaş için) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Onlardan bir grup Allah için savaşırken diğeri O’nu inkâr ediyordu. (İnkârcılar inananları) göz bakışıyla kendilerinin iki misli görüyordu. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Muhakkak bunda basiret sahibi olanlar için (alınacak) bir ibret vardır.","arabic_text":"قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-13c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı, 13 Mart 624 tarihinde, peygamberliğin 15. senesinde (Hicretin 2. yılında) Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ve Hac sûresinin 39. âyetiyle izin verilen ilk savunma savaşıdır. Bu savaş Medine’nin 120 km kadar güney batısında bulunan ve Mekke ile Medine arasındaki konak yerlerinden biri olan Bedir kasabasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta İslam ordusu 312, müşrik ordusu ise 950 kişiden oluşmaktaydı. Müşrikler sadece asker bakımından değil aynı zamanda silah ve teçhizat bakımından da Müslümanlardan güçlüydü. İnananların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden 70 kişi ölmüştür."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bedir’de savaş için) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Onlardan bir grup Allah için savaşırken diğeri O’nu inkâr ediyordu. (İnkârcılar inananları) göz bakışıyla kendilerinin iki misli görüyordu. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Muhakkak bunda basiret sahibi olanlar için (alınacak) bir ibret vardır.","arabic_text":"قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-12c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı, 13 Mart 624 tarihinde, peygamberliğin 15. senesinde (Hicretin 2. yılında) Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ve Hac sûresinin 39. âyetiyle izin verilen ilk savunma savaşıdır. Bu savaş Medine’nin 120 km kadar güney batısında bulunan ve Mekke ile Medine arasındaki konak yerlerinden biri olan Bedir kasabasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta İslam ordusu 312, müşrik ordusu ise 950 kişiden oluşmaktaydı. Müşrikler sadece asker bakımından değil aynı zamanda silah ve teçhizat bakımından da Müslümanlardan güçlüydü. İnananların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden 70 kişi ölmüştür."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bedir’de savaş için) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Onlardan bir grup Allah için savaşırken diğeri O’nu inkâr ediyordu. (İnkârcılar inananları) göz bakışıyla kendilerinin iki misli görüyordu. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Muhakkak bunda basiret sahibi olanlar için (alınacak) bir ibret vardır.","arabic_text":"قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-13c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı, 13 Mart 624 tarihinde, peygamberliğin 15. senesinde (Hicretin 2. yılında) Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ve Hac sûresinin 39. âyetiyle izin verilen ilk savunma savaşıdır. Bu savaş Medine’nin 120 km kadar güney batısında bulunan ve Mekke ile Medine arasındaki konak yerlerinden biri olan Bedir kasabasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta İslam ordusu 312, müşrik ordusu ise 950 kişiden oluşmaktaydı. Müşrikler sadece asker bakımından değil aynı zamanda silah ve teçhizat bakımından da Müslümanlardan güçlüydü. İnananların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden 70 kişi ölmüştür."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bedir’de savaş için) karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır. Onlardan bir grup Allah için savaşırken diğeri O’nu inkâr ediyordu. (İnkârcılar inananları) göz bakışıyla kendilerinin iki misli görüyordu. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Muhakkak bunda basiret sahibi olanlar için (alınacak) bir ibret vardır.","arabic_text":"قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-13c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı, 13 Mart 624 tarihinde, peygamberliğin 15. senesinde (Hicretin 2. yılında) Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ve Hac sûresinin 39. âyetiyle izin verilen ilk savunma savaşıdır. Bu savaş Medine’nin 120 km kadar güney batısında bulunan ve Mekke ile Medine arasındaki konak yerlerinden biri olan Bedir kasabasında gerçekleşmiştir. Bu savaşta İslam ordusu 312, müşrik ordusu ise 950 kişiden oluşmaktaydı. Müşrikler sadece asker bakımından değil aynı zamanda silah ve teçhizat bakımından da Müslümanlardan güçlüydü. İnananların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden 70 kişi ölmüştür."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kadınlar oğullar altın ve gümüşten birikmiş hazineler soylu atlar sığırlar arazilere yönelik tutku ve dünyevi zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak (ve temelli kalınacak) güzel yer Allah katındadır.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kadınlar oğullar altın ve gümüşten birikmiş hazineler soylu atlar sığırlar arazilere yönelik tutku ve dünyevi zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak (ve temelli kalınacak) güzel yer Allah katındadır.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kadınlar oğullar altın ve gümüşten birikmiş hazineler soylu atlar sığırlar arazilere yönelik tutku ve dünyevi zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak (ve temelli kalınacak) güzel yer Allah katındadır.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kadınlar oğullar altın ve gümüşten birikmiş hazineler soylu atlar sığırlar arazilere yönelik tutku ve dünyevi zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak (ve temelli kalınacak) güzel yer Allah katındadır.","arabic_text":"زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Size bunlardan (dünyevi zevklerden) daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mesken olarak altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler/arkadaşlar ve Allah’ın güzel kabulü/rızası vardır.” Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"قُلْ اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-15c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “zevc” terimini sadece “eş” olarak anlamamak lazım. Nitekim mezkûr terim, Saffat sûresinin 37/22. âyetinde arkadaş, dost, taraftar anlamında da kullanılmıştır. Eş olarak düşünülse bile, eşin karı-koca olması da gerekmemektedir. Nitekim yolculukta, alış-verişte, herhangi bir etkinlikte yakınınız, arkadaşınız ya da bir dostunuz pekâlâ size eşlik edebilmektedir. Ayrıca cennetteki nimetler algı ve tasavvur algımızın dışında olduğu için, onları dünyevi mülahazalarla kıyaslamamız da doğru olmaz."},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Size bunlardan (dünyevi zevklerden) daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mesken olarak altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler/arkadaşlar ve Allah’ın güzel kabulü/rızası vardır.” Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"قُلْ اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-14c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “zevc” terimini sadece “eş” olarak anlamamak lazım. Nitekim mezkûr terim, Saffat sûresinin 37/22. âyetinde arkadaş, dost, taraftar anlamında da kullanılmıştır. Eş olarak düşünülse bile, eşin karı-koca olması da gerekmemektedir. Nitekim yolculukta, alış-verişte, herhangi bir etkinlikte yakınınız, arkadaşınız ya da bir dostunuz pekâlâ size eşlik edebilmektedir. Ayrıca cennetteki nimetler algı ve tasavvur algımızın dışında olduğu için, onları dünyevi mülahazalarla kıyaslamamız da doğru olmaz."},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Size bunlardan (dünyevi zevklerden) daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mesken olarak altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler/arkadaşlar ve Allah’ın güzel kabulü/rızası vardır.” Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"قُلْ اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-15c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “zevc” terimini sadece “eş” olarak anlamamak lazım. Nitekim mezkûr terim, Saffat sûresinin 37/22. âyetinde arkadaş, dost, taraftar anlamında da kullanılmıştır. Eş olarak düşünülse bile, eşin karı-koca olması da gerekmemektedir. Nitekim yolculukta, alış-verişte, herhangi bir etkinlikte yakınınız, arkadaşınız ya da bir dostunuz pekâlâ size eşlik edebilmektedir. Ayrıca cennetteki nimetler algı ve tasavvur algımızın dışında olduğu için, onları dünyevi mülahazalarla kıyaslamamız da doğru olmaz."},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Size bunlardan (dünyevi zevklerden) daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mesken olarak altından ırmaklar akan cennetler tertemiz eşler/arkadaşlar ve Allah’ın güzel kabulü/rızası vardır.” Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"قُلْ اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-15c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “zevc” terimini sadece “eş” olarak anlamamak lazım. Nitekim mezkûr terim, Saffat sûresinin 37/22. âyetinde arkadaş, dost, taraftar anlamında da kullanılmıştır. Eş olarak düşünülse bile, eşin karı-koca olması da gerekmemektedir. Nitekim yolculukta, alış-verişte, herhangi bir etkinlikte yakınınız, arkadaşınız ya da bir dostunuz pekâlâ size eşlik edebilmektedir. Ayrıca cennetteki nimetler algı ve tasavvur algımızın dışında olduğu için, onları dünyevi mülahazalarla kıyaslamamız da doğru olmaz."},{"verse_number":"16","turkish_text":"O (Allah’ın emrine uygun yaşamaya ve günah işlemekten sakınmaya kararlı ola)nlar şöyle derler: “Rabbimiz! Şüphesiz biz (sana ve bütün gönderdiklerine) iman ettik artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O (Allah’ın emrine uygun yaşamaya ve günah işlemekten sakınmaya kararlı ola)nlar şöyle derler: “Rabbimiz! Şüphesiz biz (sana ve bütün gönderdiklerine) iman ettik artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O (Allah’ın emrine uygun yaşamaya ve günah işlemekten sakınmaya kararlı ola)nlar şöyle derler: “Rabbimiz! Şüphesiz biz (sana ve bütün gönderdiklerine) iman ettik artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O (Allah’ın emrine uygun yaşamaya ve günah işlemekten sakınmaya kararlı ola)nlar şöyle derler: “Rabbimiz! Şüphesiz biz (sana ve bütün gönderdiklerine) iman ettik artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اِنَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar (Hak uğrunda zorluklara karşı direnen zulme karşı mücadelede yılgınlığa düşmeyen) sabreden sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan Allah’ın iradesine yürekten bağlı olan (mallarını ve imkanlarını) Allah için harcayan ve seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyenlerdir.","arabic_text":"اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-17c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralanan özellikler, erdemli ve faziletli insanın olmazsa olmaz vasıflarındandır. Başa gelen her türlü bela ve musibete karşı kahramanca direnmek, zorluk ve sıkıntılar karşısında ümitsizliğe kapılmamak, mücadeleyi vazife edinerek engelleri aşmaya çalışmak, isyana ve itaatsizliğe düşmeden yürekten Allah’a bağlanmak, verilen söze sadık kalmak, adil ve doğru olmak, zor şartlarda da olsa kazanılanları paylaşmak ve bütün bunları yaparken aynı zamanda Allah’la irtibatı en sıkı şekilde devam ettirmek faziletli olmanın gereğidir. Fazilet, insanın gücünü Allah’tan alması ve bu gücü kolektif şuurla kendi sosyal çevresi üzerinde kullanmasıdır. Bu da ancak ayette sıralanan hususiyetlerin icrasıyla mümkündür. Bu manada fazileti oluşturan iman, itaat, nezaket, nezafet, metanet, maharet, sabır, cesaret, sadakat, izzet, samimiyet gibi kavramları içselleştirip hayata geçirmek bir Müslüman’ın olmazsa olmazlarındandır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar (Hak uğrunda zorluklara karşı direnen zulme karşı mücadelede yılgınlığa düşmeyen) sabreden sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan Allah’ın iradesine yürekten bağlı olan (mallarını ve imkanlarını) Allah için harcayan ve seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyenlerdir.","arabic_text":"اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-16c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralanan özellikler, erdemli ve faziletli insanın olmazsa olmaz vasıflarındandır. Başa gelen her türlü bela ve musibete karşı kahramanca direnmek, zorluk ve sıkıntılar karşısında ümitsizliğe kapılmamak, mücadeleyi vazife edinerek engelleri aşmaya çalışmak, isyana ve itaatsizliğe düşmeden yürekten Allah’a bağlanmak, verilen söze sadık kalmak, adil ve doğru olmak, zor şartlarda da olsa kazanılanları paylaşmak ve bütün bunları yaparken aynı zamanda Allah’la irtibatı en sıkı şekilde devam ettirmek faziletli olmanın gereğidir. Fazilet, insanın gücünü Allah’tan alması ve bu gücü kolektif şuurla kendi sosyal çevresi üzerinde kullanmasıdır. Bu da ancak ayette sıralanan hususiyetlerin icrasıyla mümkündür. Bu manada fazileti oluşturan iman, itaat, nezaket, nezafet, metanet, maharet, sabır, cesaret, sadakat, izzet, samimiyet gibi kavramları içselleştirip hayata geçirmek bir Müslüman’ın olmazsa olmazlarındandır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar (Hak uğrunda zorluklara karşı direnen zulme karşı mücadelede yılgınlığa düşmeyen) sabreden sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan Allah’ın iradesine yürekten bağlı olan (mallarını ve imkanlarını) Allah için harcayan ve seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyenlerdir.","arabic_text":"اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-17c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralanan özellikler, erdemli ve faziletli insanın olmazsa olmaz vasıflarındandır. Başa gelen her türlü bela ve musibete karşı kahramanca direnmek, zorluk ve sıkıntılar karşısında ümitsizliğe kapılmamak, mücadeleyi vazife edinerek engelleri aşmaya çalışmak, isyana ve itaatsizliğe düşmeden yürekten Allah’a bağlanmak, verilen söze sadık kalmak, adil ve doğru olmak, zor şartlarda da olsa kazanılanları paylaşmak ve bütün bunları yaparken aynı zamanda Allah’la irtibatı en sıkı şekilde devam ettirmek faziletli olmanın gereğidir. Fazilet, insanın gücünü Allah’tan alması ve bu gücü kolektif şuurla kendi sosyal çevresi üzerinde kullanmasıdır. Bu da ancak ayette sıralanan hususiyetlerin icrasıyla mümkündür. Bu manada fazileti oluşturan iman, itaat, nezaket, nezafet, metanet, maharet, sabır, cesaret, sadakat, izzet, samimiyet gibi kavramları içselleştirip hayata geçirmek bir Müslüman’ın olmazsa olmazlarındandır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar (Hak uğrunda zorluklara karşı direnen zulme karşı mücadelede yılgınlığa düşmeyen) sabreden sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan Allah’ın iradesine yürekten bağlı olan (mallarını ve imkanlarını) Allah için harcayan ve seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyenlerdir.","arabic_text":"اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-17c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralanan özellikler, erdemli ve faziletli insanın olmazsa olmaz vasıflarındandır. Başa gelen her türlü bela ve musibete karşı kahramanca direnmek, zorluk ve sıkıntılar karşısında ümitsizliğe kapılmamak, mücadeleyi vazife edinerek engelleri aşmaya çalışmak, isyana ve itaatsizliğe düşmeden yürekten Allah’a bağlanmak, verilen söze sadık kalmak, adil ve doğru olmak, zor şartlarda da olsa kazanılanları paylaşmak ve bütün bunları yaparken aynı zamanda Allah’la irtibatı en sıkı şekilde devam ettirmek faziletli olmanın gereğidir. Fazilet, insanın gücünü Allah’tan alması ve bu gücü kolektif şuurla kendi sosyal çevresi üzerinde kullanmasıdır. Bu da ancak ayette sıralanan hususiyetlerin icrasıyla mümkündür. Bu manada fazileti oluşturan iman, itaat, nezaket, nezafet, metanet, maharet, sabır, cesaret, sadakat, izzet, samimiyet gibi kavramları içselleştirip hayata geçirmek bir Müslüman’ın olmazsa olmazlarındandır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O’ndan başka ilâh yoktur. O çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir ve kendisinden başka ilah olmayandır.","arabic_text":"شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِمًا بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O’ndan başka ilâh yoktur. O çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir ve kendisinden başka ilah olmayandır.","arabic_text":"شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِمًا بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O’ndan başka ilâh yoktur. O çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir ve kendisinden başka ilah olmayandır.","arabic_text":"شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِمًا بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de şahittir ki O’ndan başka ilâh yoktur. O çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir ve kendisinden başka ilah olmayandır.","arabic_text":"شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَٓائِمًا بِالْقِسْطِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında hak din (tek yaşam tarzı) İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hristiyanlar) kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr eder (ya da değiştirmeye kalkarsa bilsin ki) Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-19c.mp3","commentary_text":"“İslam” sözcüğü Arapça “seleme” kökünden türemiş olup itaat etmek, bağlanmak, selamete kavuşmak, teslimiyet gibi anlamlara gelmektedir. İslam, Hz. Âdem’den günümüze kadar beşerin düşüncede, tasavvurda, pratik hayatta ve iç âleminde her şeyi düzenleyen; Hz. Muhammed’in risaletiyle kemal noktasına ulaşan ve ilahi düsturların tamamını ihtiva eden tevhid dininin adıdır. Bu dinin mensuplarına Müslüman denir. Müslüman, Allah’a, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, peygamberlere ve âhiretin varlığına inanan ve Allah’ın emirlerini uygulamaya çalışan kimsedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında hak din (tek yaşam tarzı) İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hristiyanlar) kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr eder (ya da değiştirmeye kalkarsa bilsin ki) Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-18c.mp3","commentary_text":"“İslam” sözcüğü Arapça “seleme” kökünden türemiş olup itaat etmek, bağlanmak, selamete kavuşmak, teslimiyet gibi anlamlara gelmektedir. İslam, Hz. Âdem’den günümüze kadar beşerin düşüncede, tasavvurda, pratik hayatta ve iç âleminde her şeyi düzenleyen; Hz. Muhammed’in risaletiyle kemal noktasına ulaşan ve ilahi düsturların tamamını ihtiva eden tevhid dininin adıdır. Bu dinin mensuplarına Müslüman denir. Müslüman, Allah’a, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, peygamberlere ve âhiretin varlığına inanan ve Allah’ın emirlerini uygulamaya çalışan kimsedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında hak din (tek yaşam tarzı) İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hristiyanlar) kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr eder (ya da değiştirmeye kalkarsa bilsin ki) Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-19c.mp3","commentary_text":"“İslam” sözcüğü Arapça “seleme” kökünden türemiş olup itaat etmek, bağlanmak, selamete kavuşmak, teslimiyet gibi anlamlara gelmektedir. İslam, Hz. Âdem’den günümüze kadar beşerin düşüncede, tasavvurda, pratik hayatta ve iç âleminde her şeyi düzenleyen; Hz. Muhammed’in risaletiyle kemal noktasına ulaşan ve ilahi düsturların tamamını ihtiva eden tevhid dininin adıdır. Bu dinin mensuplarına Müslüman denir. Müslüman, Allah’a, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, peygamberlere ve âhiretin varlığına inanan ve Allah’ın emirlerini uygulamaya çalışan kimsedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında hak din (tek yaşam tarzı) İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler (Yahudi ve Hristiyanlar) kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr eder (ya da değiştirmeye kalkarsa bilsin ki) Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-19c.mp3","commentary_text":"“İslam” sözcüğü Arapça “seleme” kökünden türemiş olup itaat etmek, bağlanmak, selamete kavuşmak, teslimiyet gibi anlamlara gelmektedir. İslam, Hz. Âdem’den günümüze kadar beşerin düşüncede, tasavvurda, pratik hayatta ve iç âleminde her şeyi düzenleyen; Hz. Muhammed’in risaletiyle kemal noktasına ulaşan ve ilahi düsturların tamamını ihtiva eden tevhid dininin adıdır. Bu dinin mensuplarına Müslüman denir. Müslüman, Allah’a, meleklere, Allah’ın gönderdiği kitaplara, peygamberlere ve âhiretin varlığına inanan ve Allah’ın emirlerini uygulamaya çalışan kimsedir."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer (bunda kanıta rağmen hakikati kabullenmeye yanaşmayıp yine de) seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere (daha önce vahye muhatap olmayanlara) de ki: “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen sadece tebliğdir. Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":["7/158"],"audio_path":"2/2-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer (bunda kanıta rağmen hakikati kabullenmeye yanaşmayıp yine de) seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere (daha önce vahye muhatap olmayanlara) de ki: “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen sadece tebliğdir. Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":["7/158"],"audio_path":"2/2-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer (bunda kanıta rağmen hakikati kabullenmeye yanaşmayıp yine de) seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere (daha önce vahye muhatap olmayanlara) de ki: “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen sadece tebliğdir. Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":["7/158"],"audio_path":"2/2-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer (bunda kanıta rağmen hakikati kabullenmeye yanaşmayıp yine de) seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere (daha önce vahye muhatap olmayanlara) de ki: “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen sadece tebliğdir. Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":["7/158"],"audio_path":"2/2-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın âyetlerini inkâr edip peygamberleri haksız yere öldürenleri adaleti emreden insanların canına kıyanları elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-21c.mp3","commentary_text":"“Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka peygamber yoktu. Bir de “haksız yere” ifadesi vardır ki, peygamberlerin öldürülmeyi hak etmesi zaten düşünülemez. Bu da bu ifadenin mecâzi olduğunu göstermektedir. Yani peygamber bekleyen bir toplumun gelen peygamberi reddetmesi ve onun getirdiklerine hayat hakkı tanımaması, peygamberliği öldürmesi demektir. Peygamberin öldürülmesi, peygamberlik müessesinin öldürülmesi demektir ki bu da peygamberlerin öldürülmesidir. Burada Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ve peygamberlere hayat hakkı tanımayanlarla, adaleti emreden insanların canına kıyanların aynı kategoride değerlendirilmesi ve aynı cezaya çarptırılacak olması dikkate değerdir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın âyetlerini inkâr edip peygamberleri haksız yere öldürenleri adaleti emreden insanların canına kıyanları elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-20c.mp3","commentary_text":"“Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka peygamber yoktu. Bir de “haksız yere” ifadesi vardır ki, peygamberlerin öldürülmeyi hak etmesi zaten düşünülemez. Bu da bu ifadenin mecâzi olduğunu göstermektedir. Yani peygamber bekleyen bir toplumun gelen peygamberi reddetmesi ve onun getirdiklerine hayat hakkı tanımaması, peygamberliği öldürmesi demektir. Peygamberin öldürülmesi, peygamberlik müessesinin öldürülmesi demektir ki bu da peygamberlerin öldürülmesidir. Burada Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ve peygamberlere hayat hakkı tanımayanlarla, adaleti emreden insanların canına kıyanların aynı kategoride değerlendirilmesi ve aynı cezaya çarptırılacak olması dikkate değerdir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın âyetlerini inkâr edip peygamberleri haksız yere öldürenleri adaleti emreden insanların canına kıyanları elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-21c.mp3","commentary_text":"“Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka peygamber yoktu. Bir de “haksız yere” ifadesi vardır ki, peygamberlerin öldürülmeyi hak etmesi zaten düşünülemez. Bu da bu ifadenin mecâzi olduğunu göstermektedir. Yani peygamber bekleyen bir toplumun gelen peygamberi reddetmesi ve onun getirdiklerine hayat hakkı tanımaması, peygamberliği öldürmesi demektir. Peygamberin öldürülmesi, peygamberlik müessesinin öldürülmesi demektir ki bu da peygamberlerin öldürülmesidir. Burada Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ve peygamberlere hayat hakkı tanımayanlarla, adaleti emreden insanların canına kıyanların aynı kategoride değerlendirilmesi ve aynı cezaya çarptırılacak olması dikkate değerdir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın âyetlerini inkâr edip peygamberleri haksız yere öldürenleri adaleti emreden insanların canına kıyanları elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-21c.mp3","commentary_text":"“Peygamberleri haksız yere öldürenlerin azapla müjdelenmesi” ifadesi mecazîdir. Zira Hz. Muhammed’in muhatapları arasında her türlü kötülüğü yapan çoktu ama peygamber öldüren yoktu çünkü başka peygamber yoktu. Bir de “haksız yere” ifadesi vardır ki, peygamberlerin öldürülmeyi hak etmesi zaten düşünülemez. Bu da bu ifadenin mecâzi olduğunu göstermektedir. Yani peygamber bekleyen bir toplumun gelen peygamberi reddetmesi ve onun getirdiklerine hayat hakkı tanımaması, peygamberliği öldürmesi demektir. Peygamberin öldürülmesi, peygamberlik müessesinin öldürülmesi demektir ki bu da peygamberlerin öldürülmesidir. Burada Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ve peygamberlere hayat hakkı tanımayanlarla, adaleti emreden insanların canına kıyanların aynı kategoride değerlendirilmesi ve aynı cezaya çarptırılacak olması dikkate değerdir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa giden kimselerdir. Onların (azaplarına mâni olacak) hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa giden kimselerdir. Onların (azaplarına mâni olacak) hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa giden kimselerdir. Onların (azaplarına mâni olacak) hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa giden kimselerdir. Onların (azaplarına mâni olacak) hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat’ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-23c.mp3","commentary_text":"Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat’ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-22c.mp3","commentary_text":"Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat’ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-23c.mp3","commentary_text":"Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Kendilerine Kitap (Tevrat)tan bir pay verilen (Yahudi)leri görmüyor musun ki aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı (Tevrat’ın hükmüne) yüz çevirerek dönüp gidiyor.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-23c.mp3","commentary_text":"Aralarında ihtilaf mevzuu olan bir grup Medineli Yahudi, Hz. Muhammed’in hakemliğine müracaat etmişlerdi. Peygamber Efendimiz, münakaşa konusu olan sorunun çözümü için Tevrat’ın tahrif edilmeyen hükümlerinin hakemliğini önermişti. Onlar bu daveti kabul ederek verilecek olan karara saygı duyacaklarını söylemişlerdi. Ancak verilen karar hoşlarına gitmeyince Tevrat’ın hükmünü de tanımayarak aslında kendi inançlarında bile ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösterdiler."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Çünkü onlar: “Ateş bize (hafifletilmiş olarak) sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacaktır” demişlerdi. Onların vaktiyle uydurdukları bu iftiraları dinleri konusunda kendilerini yanıltmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۖ وَغَرَّهُمْ ف۪ي د۪ينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":["2/80"],"audio_path":"2/2-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Çünkü onlar: “Ateş bize (hafifletilmiş olarak) sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacaktır” demişlerdi. Onların vaktiyle uydurdukları bu iftiraları dinleri konusunda kendilerini yanıltmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۖ وَغَرَّهُمْ ف۪ي د۪ينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":["2/80"],"audio_path":"2/2-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Çünkü onlar: “Ateş bize (hafifletilmiş olarak) sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacaktır” demişlerdi. Onların vaktiyle uydurdukları bu iftiraları dinleri konusunda kendilerini yanıltmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۖ وَغَرَّهُمْ ف۪ي د۪ينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":["2/80"],"audio_path":"2/2-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Çünkü onlar: “Ateş bize (hafifletilmiş olarak) sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacaktır” demişlerdi. Onların vaktiyle uydurdukları bu iftiraları dinleri konusunda kendilerini yanıltmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۖ وَغَرَّهُمْ ف۪ي د۪ينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":["2/80"],"audio_path":"2/2-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bakalım o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese (dünyada) kazandığının karşılığı tamamen ödendiği vakit onların hali ne olacak?","arabic_text":"كَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bakalım o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese (dünyada) kazandığının karşılığı tamamen ödendiği vakit onların hali ne olacak?","arabic_text":"كَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bakalım o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese (dünyada) kazandığının karşılığı tamamen ödendiği vakit onların hali ne olacak?","arabic_text":"كَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bakalım o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeksizin herkese (dünyada) kazandığının karşılığı tamamen ödendiği vakit onların hali ne olacak?","arabic_text":"كَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Ey mülkün sahibi ve tasarruf yetkisini elinde tutan Allah’ım! Sen mülkünden dilediğine verirsin dilediğinden de mülkü alırsın; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltirsin dilediğini (de kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) alçaltırsın. (İmkân mal ve nimet gibi) bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen istediğini yapmaya güç yetirensin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Ey mülkün sahibi ve tasarruf yetkisini elinde tutan Allah’ım! Sen mülkünden dilediğine verirsin dilediğinden de mülkü alırsın; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltirsin dilediğini (de kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) alçaltırsın. (İmkân mal ve nimet gibi) bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen istediğini yapmaya güç yetirensin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Ey mülkün sahibi ve tasarruf yetkisini elinde tutan Allah’ım! Sen mülkünden dilediğine verirsin dilediğinden de mülkü alırsın; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltirsin dilediğini (de kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) alçaltırsın. (İmkân mal ve nimet gibi) bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen istediğini yapmaya güç yetirensin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Ey mülkün sahibi ve tasarruf yetkisini elinde tutan Allah’ım! Sen mülkünden dilediğine verirsin dilediğinden de mülkü alırsın; dilediğini (faydalı çalışmalarıyla) yüceltirsin dilediğini (de kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) alçaltırsın. (İmkân mal ve nimet gibi) bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen istediğini yapmaya güç yetirensin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Geceyi uzatırsın gündüzün bir kısmı gece olur. Gündüzü uzatırsın gecenin bir kısmı gündüz olur. Ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğini de (hiç umulmadık imkanlarla) hesapsız rızıklandırırsın.”","arabic_text":"تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Geceyi uzatırsın gündüzün bir kısmı gece olur. Gündüzü uzatırsın gecenin bir kısmı gündüz olur. Ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğini de (hiç umulmadık imkanlarla) hesapsız rızıklandırırsın.”","arabic_text":"تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Geceyi uzatırsın gündüzün bir kısmı gece olur. Gündüzü uzatırsın gecenin bir kısmı gündüz olur. Ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğini de (hiç umulmadık imkanlarla) hesapsız rızıklandırırsın.”","arabic_text":"تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Geceyi uzatırsın gündüzün bir kısmı gece olur. Gündüzü uzatırsın gecenin bir kısmı gündüz olur. Ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğini de (hiç umulmadık imkanlarla) hesapsız rızıklandırırsın.”","arabic_text":"تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Mü’minler inananları bırakıp da (Allah’ tan gelen hakikatleri inkâr eden ya da onları alay konusu yapan) kâfirleri evliya (yandaş koruyucu yardımcı) edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah’la irtibatını koparmış olur O’nun yanında hiçbir değeri kalmaz. Ancak kendinizi onlardan (gelebilecek olan bir tehlikeye karşı) korumak için (dostça görünmenizde) bir sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanızı emrediyor. (Unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’a olacaktır.","arabic_text":"ا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ ف۪ي شَيْءٍ اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-28c.mp3","commentary_text":"Ayette yer alan “evliya” kelimesi “veli” sözcüğünün çoğuludur. “Veli” sözcüğüne klasik tefsirciler genelde “dost” manası vermişlerdir. Oysa Kur’an’da geçtiği yerlerin çoğunda siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, desteklemeyi, gözetmeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bakara suresi 257. ayette “Allah müminlerin velisidir” ifadesi; “Allah onların koruyucusudur, yardımcısıdır, destekleyicisidir” demektedir. Âraf suresi 3. ayette de “Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını veli edinip onlara uymayın” buyruluyor. Yani “hayatınızı değiştirecek, daha güvenli, huzurlu yaşamanız için size yardımcı olacak, sizi kötülüklerden koruyarak güzelliklerle destekleyecek olan Allah’ın gönderdiği öğretilere uyun, onlardan yani öğretilerden başkası sizin için belirleyici olmasın” demek isteniyor. İnsanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaştığı ve bu yakınlığın her geçen gün daha da kuvvetlendiği bir dünyada dini, ırkı, düşüncesi ve siyasi yapısı ne olursa olsun insanların birbirinden uzak yaşaması mümkün değildir. Hele 21. Yüzyılın internet, teknoloji ve iletişim çağı olması hasebiyle dünya artık küresel bir köye dönüşmüştür. Bu köyde yaşayan insanların olup bitenlere ilgisiz kalması, problemlere duyarsız davranması, her koyun kendi bacağından asılır demesi mümkün değildir. Ticari anlaşmalar ya da İslam’ı anlatmak ve İslami yaşantıyı göstermek için kurulan diyaloglar ve komşuluk ilişkileri ayette geçem “evliya” kapsamının dışındadır. Mümtehine sûresinin 60/9-10. âyetlerine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Mü’minler inananları bırakıp da (Allah’ tan gelen hakikatleri inkâr eden ya da onları alay konusu yapan) kâfirleri evliya (yandaş koruyucu yardımcı) edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah’la irtibatını koparmış olur O’nun yanında hiçbir değeri kalmaz. Ancak kendinizi onlardan (gelebilecek olan bir tehlikeye karşı) korumak için (dostça görünmenizde) bir sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanızı emrediyor. (Unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’a olacaktır.","arabic_text":"ا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ ف۪ي شَيْءٍ اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-27c.mp3","commentary_text":"Ayette yer alan “evliya” kelimesi “veli” sözcüğünün çoğuludur. “Veli” sözcüğüne klasik tefsirciler genelde “dost” manası vermişlerdir. Oysa Kur’an’da geçtiği yerlerin çoğunda siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, desteklemeyi, gözetmeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bakara suresi 257. ayette “Allah müminlerin velisidir” ifadesi; “Allah onların koruyucusudur, yardımcısıdır, destekleyicisidir” demektedir. Âraf suresi 3. ayette de “Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını veli edinip onlara uymayın” buyruluyor. Yani “hayatınızı değiştirecek, daha güvenli, huzurlu yaşamanız için size yardımcı olacak, sizi kötülüklerden koruyarak güzelliklerle destekleyecek olan Allah’ın gönderdiği öğretilere uyun, onlardan yani öğretilerden başkası sizin için belirleyici olmasın” demek isteniyor. İnsanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaştığı ve bu yakınlığın her geçen gün daha da kuvvetlendiği bir dünyada dini, ırkı, düşüncesi ve siyasi yapısı ne olursa olsun insanların birbirinden uzak yaşaması mümkün değildir. Hele 21. Yüzyılın internet, teknoloji ve iletişim çağı olması hasebiyle dünya artık küresel bir köye dönüşmüştür. Bu köyde yaşayan insanların olup bitenlere ilgisiz kalması, problemlere duyarsız davranması, her koyun kendi bacağından asılır demesi mümkün değildir. Ticari anlaşmalar ya da İslam’ı anlatmak ve İslami yaşantıyı göstermek için kurulan diyaloglar ve komşuluk ilişkileri ayette geçem “evliya” kapsamının dışındadır. Mümtehine sûresinin 60/9-10. âyetlerine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Mü’minler inananları bırakıp da (Allah’ tan gelen hakikatleri inkâr eden ya da onları alay konusu yapan) kâfirleri evliya (yandaş koruyucu yardımcı) edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah’la irtibatını koparmış olur O’nun yanında hiçbir değeri kalmaz. Ancak kendinizi onlardan (gelebilecek olan bir tehlikeye karşı) korumak için (dostça görünmenizde) bir sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanızı emrediyor. (Unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’a olacaktır.","arabic_text":"ا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ ف۪ي شَيْءٍ اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-28c.mp3","commentary_text":"Ayette yer alan “evliya” kelimesi “veli” sözcüğünün çoğuludur. “Veli” sözcüğüne klasik tefsirciler genelde “dost” manası vermişlerdir. Oysa Kur’an’da geçtiği yerlerin çoğunda siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, desteklemeyi, gözetmeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bakara suresi 257. ayette “Allah müminlerin velisidir” ifadesi; “Allah onların koruyucusudur, yardımcısıdır, destekleyicisidir” demektedir. Âraf suresi 3. ayette de “Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını veli edinip onlara uymayın” buyruluyor. Yani “hayatınızı değiştirecek, daha güvenli, huzurlu yaşamanız için size yardımcı olacak, sizi kötülüklerden koruyarak güzelliklerle destekleyecek olan Allah’ın gönderdiği öğretilere uyun, onlardan yani öğretilerden başkası sizin için belirleyici olmasın” demek isteniyor. İnsanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaştığı ve bu yakınlığın her geçen gün daha da kuvvetlendiği bir dünyada dini, ırkı, düşüncesi ve siyasi yapısı ne olursa olsun insanların birbirinden uzak yaşaması mümkün değildir. Hele 21. Yüzyılın internet, teknoloji ve iletişim çağı olması hasebiyle dünya artık küresel bir köye dönüşmüştür. Bu köyde yaşayan insanların olup bitenlere ilgisiz kalması, problemlere duyarsız davranması, her koyun kendi bacağından asılır demesi mümkün değildir. Ticari anlaşmalar ya da İslam’ı anlatmak ve İslami yaşantıyı göstermek için kurulan diyaloglar ve komşuluk ilişkileri ayette geçem “evliya” kapsamının dışındadır. Mümtehine sûresinin 60/9-10. âyetlerine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Mü’minler inananları bırakıp da (Allah’ tan gelen hakikatleri inkâr eden ya da onları alay konusu yapan) kâfirleri evliya (yandaş koruyucu yardımcı) edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah’la irtibatını koparmış olur O’nun yanında hiçbir değeri kalmaz. Ancak kendinizi onlardan (gelebilecek olan bir tehlikeye karşı) korumak için (dostça görünmenizde) bir sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanızı emrediyor. (Unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’a olacaktır.","arabic_text":"ا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ ف۪ي شَيْءٍ اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-28c.mp3","commentary_text":"Ayette yer alan “evliya” kelimesi “veli” sözcüğünün çoğuludur. “Veli” sözcüğüne klasik tefsirciler genelde “dost” manası vermişlerdir. Oysa Kur’an’da geçtiği yerlerin çoğunda siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, desteklemeyi, gözetmeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bakara suresi 257. ayette “Allah müminlerin velisidir” ifadesi; “Allah onların koruyucusudur, yardımcısıdır, destekleyicisidir” demektedir. Âraf suresi 3. ayette de “Rabbinizden size ne indirildiyse ona uyun, ondan başkalarını veli edinip onlara uymayın” buyruluyor. Yani “hayatınızı değiştirecek, daha güvenli, huzurlu yaşamanız için size yardımcı olacak, sizi kötülüklerden koruyarak güzelliklerle destekleyecek olan Allah’ın gönderdiği öğretilere uyun, onlardan yani öğretilerden başkası sizin için belirleyici olmasın” demek isteniyor. İnsanların ekonomik, siyasi, iletişim ve sosyal açılardan birbirine yakınlaştığı ve bu yakınlığın her geçen gün daha da kuvvetlendiği bir dünyada dini, ırkı, düşüncesi ve siyasi yapısı ne olursa olsun insanların birbirinden uzak yaşaması mümkün değildir. Hele 21. Yüzyılın internet, teknoloji ve iletişim çağı olması hasebiyle dünya artık küresel bir köye dönüşmüştür. Bu köyde yaşayan insanların olup bitenlere ilgisiz kalması, problemlere duyarsız davranması, her koyun kendi bacağından asılır demesi mümkün değildir. Ticari anlaşmalar ya da İslam’ı anlatmak ve İslami yaşantıyı göstermek için kurulan diyaloglar ve komşuluk ilişkileri ayette geçem “evliya” kapsamının dışındadır. Mümtehine sûresinin 60/9-10. âyetlerine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O göklerde ve yerde olanları da bilir. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O göklerde ve yerde olanları da bilir. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O göklerde ve yerde olanları da bilir. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O göklerde ve yerde olanları da bilir. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Herkes yaptığı iyilik ve kötülükleri karşısında hazır bulacağı günde kötülükleri ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah kendisine karşı (gelmemeniz konusunda) dikkatli olmanızı size öğütler. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًاۚۛ وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚۛ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَدًا بَع۪يدًاۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Herkes yaptığı iyilik ve kötülükleri karşısında hazır bulacağı günde kötülükleri ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah kendisine karşı (gelmemeniz konusunda) dikkatli olmanızı size öğütler. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًاۚۛ وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚۛ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَدًا بَع۪يدًاۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Herkes yaptığı iyilik ve kötülükleri karşısında hazır bulacağı günde kötülükleri ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah kendisine karşı (gelmemeniz konusunda) dikkatli olmanızı size öğütler. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًاۚۛ وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚۛ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَدًا بَع۪يدًاۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Herkes yaptığı iyilik ve kötülükleri karşısında hazır bulacağı günde kötülükleri ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah kendisine karşı (gelmemeniz konusunda) dikkatli olmanızı size öğütler. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًاۚۛ وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚۛ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَدًا بَع۪يدًاۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"لْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-31c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Allah’ı seviyorsanız” ifadesi, imanın sevgiye dönüşmesi ve sevginin üzerinde inşa edilen kulluğun tekâmül etmesi bakımından dikkate alınması gereken önemli bir mesajdır. Çünkü Allah’a giden yol kalpteki sevgiden geçer. Sevginin olmadığı kalpte Allah olmaz. Bakara sûresinin 165. âyetinde “İnananların Allah sevgisi her şeyin üstündedir” buyrulmaktadır. Allah sevgisi bir kalbe yerleşmiş ve o kalbi sevgi mekânı edinmiş ise, o kalp tamamıyla şeytana ve şeytani eylemlere kapalı olur. Ayrıca sevgide vazgeçmek ve son olmadığı gibi; kırmak, karşı gelmek, yan çizmek, aldatmak, ikiyüzlülük de yoktur. Allah’ı seven bir insan, kalbindeki Allah sevgisini çıkarıp onun yerine dünya sevgisini yerleştiremez. Allah’a karşı gelemez ve O’na karşı asla ikiyüzlü olamaz. O’ndan ayrı ve O’nun düzeninden bağımsız bir çizgide hayatını devam ettiremez."},{"verse_number":"31","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"لْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-30c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Allah’ı seviyorsanız” ifadesi, imanın sevgiye dönüşmesi ve sevginin üzerinde inşa edilen kulluğun tekâmül etmesi bakımından dikkate alınması gereken önemli bir mesajdır. Çünkü Allah’a giden yol kalpteki sevgiden geçer. Sevginin olmadığı kalpte Allah olmaz. Bakara sûresinin 165. âyetinde “İnananların Allah sevgisi her şeyin üstündedir” buyrulmaktadır. Allah sevgisi bir kalbe yerleşmiş ve o kalbi sevgi mekânı edinmiş ise, o kalp tamamıyla şeytana ve şeytani eylemlere kapalı olur. Ayrıca sevgide vazgeçmek ve son olmadığı gibi; kırmak, karşı gelmek, yan çizmek, aldatmak, ikiyüzlülük de yoktur. Allah’ı seven bir insan, kalbindeki Allah sevgisini çıkarıp onun yerine dünya sevgisini yerleştiremez. Allah’a karşı gelemez ve O’na karşı asla ikiyüzlü olamaz. O’ndan ayrı ve O’nun düzeninden bağımsız bir çizgide hayatını devam ettiremez."},{"verse_number":"31","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"لْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-31c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Allah’ı seviyorsanız” ifadesi, imanın sevgiye dönüşmesi ve sevginin üzerinde inşa edilen kulluğun tekâmül etmesi bakımından dikkate alınması gereken önemli bir mesajdır. Çünkü Allah’a giden yol kalpteki sevgiden geçer. Sevginin olmadığı kalpte Allah olmaz. Bakara sûresinin 165. âyetinde “İnananların Allah sevgisi her şeyin üstündedir” buyrulmaktadır. Allah sevgisi bir kalbe yerleşmiş ve o kalbi sevgi mekânı edinmiş ise, o kalp tamamıyla şeytana ve şeytani eylemlere kapalı olur. Ayrıca sevgide vazgeçmek ve son olmadığı gibi; kırmak, karşı gelmek, yan çizmek, aldatmak, ikiyüzlülük de yoktur. Allah’ı seven bir insan, kalbindeki Allah sevgisini çıkarıp onun yerine dünya sevgisini yerleştiremez. Allah’a karşı gelemez ve O’na karşı asla ikiyüzlü olamaz. O’ndan ayrı ve O’nun düzeninden bağımsız bir çizgide hayatını devam ettiremez."},{"verse_number":"31","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"لْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُون۪ي يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-31c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Allah’ı seviyorsanız” ifadesi, imanın sevgiye dönüşmesi ve sevginin üzerinde inşa edilen kulluğun tekâmül etmesi bakımından dikkate alınması gereken önemli bir mesajdır. Çünkü Allah’a giden yol kalpteki sevgiden geçer. Sevginin olmadığı kalpte Allah olmaz. Bakara sûresinin 165. âyetinde “İnananların Allah sevgisi her şeyin üstündedir” buyrulmaktadır. Allah sevgisi bir kalbe yerleşmiş ve o kalbi sevgi mekânı edinmiş ise, o kalp tamamıyla şeytana ve şeytani eylemlere kapalı olur. Ayrıca sevgide vazgeçmek ve son olmadığı gibi; kırmak, karşı gelmek, yan çizmek, aldatmak, ikiyüzlülük de yoktur. Allah’ı seven bir insan, kalbindeki Allah sevgisini çıkarıp onun yerine dünya sevgisini yerleştiremez. Allah’a karşı gelemez ve O’na karşı asla ikiyüzlü olamaz. O’ndan ayrı ve O’nun düzeninden bağımsız bir çizgide hayatını devam ettiremez."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “(Hayatın her safhasında) Allah’a ve (O’nun mesajlarını hayata geçiren) Resûl’e itaat edin!” Eğer (Allah’a ve elçisine rağmen gerçeklerden) yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-32c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şeriat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşr suresi 59/7 ayetinde “Resûl size ne verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan da uzaklaşın” cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere tek başına hüküm koyma yetkisi verilmiyor. Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resûl’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. \"Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?\" (Al-i İmran 3/144) “Ey Nebi! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah'ın sana helal kıldığı bazı şeyleri kendine haram kılıyorsun. (Tahrim 66/1) Bu konuyu daha iyi anlamak için Nisa suresi 4/64 ve 65. ayetlere bakmak faydalı olacaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “(Hayatın her safhasında) Allah’a ve (O’nun mesajlarını hayata geçiren) Resûl’e itaat edin!” Eğer (Allah’a ve elçisine rağmen gerçeklerden) yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-31c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şeriat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşr suresi 59/7 ayetinde “Resûl size ne verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan da uzaklaşın” cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere tek başına hüküm koyma yetkisi verilmiyor. Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resûl’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. \"Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?\" (Al-i İmran 3/144) “Ey Nebi! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah'ın sana helal kıldığı bazı şeyleri kendine haram kılıyorsun. (Tahrim 66/1) Bu konuyu daha iyi anlamak için Nisa suresi 4/64 ve 65. ayetlere bakmak faydalı olacaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “(Hayatın her safhasında) Allah’a ve (O’nun mesajlarını hayata geçiren) Resûl’e itaat edin!” Eğer (Allah’a ve elçisine rağmen gerçeklerden) yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-32c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şeriat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşr suresi 59/7 ayetinde “Resûl size ne verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan da uzaklaşın” cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere tek başına hüküm koyma yetkisi verilmiyor. Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resûl’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. \"Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?\" (Al-i İmran 3/144) “Ey Nebi! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah'ın sana helal kıldığı bazı şeyleri kendine haram kılıyorsun. (Tahrim 66/1) Bu konuyu daha iyi anlamak için Nisa suresi 4/64 ve 65. ayetlere bakmak faydalı olacaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “(Hayatın her safhasında) Allah’a ve (O’nun mesajlarını hayata geçiren) Resûl’e itaat edin!” Eğer (Allah’a ve elçisine rağmen gerçeklerden) yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-32c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şeriat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşr suresi 59/7 ayetinde “Resûl size ne verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan da uzaklaşın” cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere tek başına hüküm koyma yetkisi verilmiyor. Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resûl’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. \"Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?\" (Al-i İmran 3/144) “Ey Nebi! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah'ın sana helal kıldığı bazı şeyleri kendine haram kılıyorsun. (Tahrim 66/1) Bu konuyu daha iyi anlamak için Nisa suresi 4/64 ve 65. ayetlere bakmak faydalı olacaktır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Muhakkak ki Allah (ortaya koydukları faydalı çalışmalarından dolayı) Âdem’i Nuh’u ve İbrahim hanedanı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve İsa’yı) seçerek âlemler üzerinde bir konuma çıkardı.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-33c.mp3","commentary_text":"Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır yani Hz. İsa’nın anne tarafından dedesidir. Hz. Mûsâ’nın ve Hz. Harun’un babalarının adı da İmrân’dı ki, burada kastedilen o değildir. “Âl”kelimesi “yakınlıkta ve gidilen yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler” için kullanılır. Âl-i İbrâhim, “İbrahim peygamberin yolundan gidenler” demektir. “(Allah, İbrahim’e) Ben seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) imam/önder kılacağım” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!) deyince (Allah: Bu vaadim mü’minler için geçerlidir.) “Zalimler Benim ahdime erişemez” (Bakara 2/124) ayetin hükmü gereğince ilahi ahdin içine aldığı kimseler zalimlerin dışındaki mü’minlerdir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Muhakkak ki Allah (ortaya koydukları faydalı çalışmalarından dolayı) Âdem’i Nuh’u ve İbrahim hanedanı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve İsa’yı) seçerek âlemler üzerinde bir konuma çıkardı.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-32c.mp3","commentary_text":"Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır yani Hz. İsa’nın anne tarafından dedesidir. Hz. Mûsâ’nın ve Hz. Harun’un babalarının adı da İmrân’dı ki, burada kastedilen o değildir. “Âl”kelimesi “yakınlıkta ve gidilen yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler” için kullanılır. Âl-i İbrâhim, “İbrahim peygamberin yolundan gidenler” demektir. “(Allah, İbrahim’e) Ben seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) imam/önder kılacağım” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!) deyince (Allah: Bu vaadim mü’minler için geçerlidir.) “Zalimler Benim ahdime erişemez” (Bakara 2/124) ayetin hükmü gereğince ilahi ahdin içine aldığı kimseler zalimlerin dışındaki mü’minlerdir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Muhakkak ki Allah (ortaya koydukları faydalı çalışmalarından dolayı) Âdem’i Nuh’u ve İbrahim hanedanı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve İsa’yı) seçerek âlemler üzerinde bir konuma çıkardı.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-33c.mp3","commentary_text":"Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır yani Hz. İsa’nın anne tarafından dedesidir. Hz. Mûsâ’nın ve Hz. Harun’un babalarının adı da İmrân’dı ki, burada kastedilen o değildir. “Âl”kelimesi “yakınlıkta ve gidilen yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler” için kullanılır. Âl-i İbrâhim, “İbrahim peygamberin yolundan gidenler” demektir. “(Allah, İbrahim’e) Ben seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) imam/önder kılacağım” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!) deyince (Allah: Bu vaadim mü’minler için geçerlidir.) “Zalimler Benim ahdime erişemez” (Bakara 2/124) ayetin hükmü gereğince ilahi ahdin içine aldığı kimseler zalimlerin dışındaki mü’minlerdir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Muhakkak ki Allah (ortaya koydukları faydalı çalışmalarından dolayı) Âdem’i Nuh’u ve İbrahim hanedanı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve İsa’yı) seçerek âlemler üzerinde bir konuma çıkardı.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-33c.mp3","commentary_text":"Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır yani Hz. İsa’nın anne tarafından dedesidir. Hz. Mûsâ’nın ve Hz. Harun’un babalarının adı da İmrân’dı ki, burada kastedilen o değildir. “Âl”kelimesi “yakınlıkta ve gidilen yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler” için kullanılır. Âl-i İbrâhim, “İbrahim peygamberin yolundan gidenler” demektir. “(Allah, İbrahim’e) Ben seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) imam/önder kılacağım” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!) deyince (Allah: Bu vaadim mü’minler için geçerlidir.) “Zalimler Benim ahdime erişemez” (Bakara 2/124) ayetin hükmü gereğince ilahi ahdin içine aldığı kimseler zalimlerin dışındaki mü’minlerdir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bunlar birbirlerinin soylarından gelen tek bir nesildir. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bunlar birbirlerinin soylarından gelen tek bir nesildir. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bunlar birbirlerinin soylarından gelen tek bir nesildir. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bunlar birbirlerinin soylarından gelen tek bir nesildir. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Hani İmran’ın karısı (Hz. İsa’nın anneannesi) şöyle demişti: “Ey Rabbim! Karnımdaki (çocuğu) senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul buyur. Şüphesiz Sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin!”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Hani İmran’ın karısı (Hz. İsa’nın anneannesi) şöyle demişti: “Ey Rabbim! Karnımdaki (çocuğu) senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul buyur. Şüphesiz Sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin!”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Hani İmran’ın karısı (Hz. İsa’nın anneannesi) şöyle demişti: “Ey Rabbim! Karnımdaki (çocuğu) senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul buyur. Şüphesiz Sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin!”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Hani İmran’ın karısı (Hz. İsa’nın anneannesi) şöyle demişti: “Ey Rabbim! Karnımdaki (çocuğu) senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul buyur. Şüphesiz Sen her şeyi işiten ve her şeyi bilensin!”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İmran’ın karısı onu doğurduğunda (Allah onun ne doğurduğunu bilmesine rağmen): “Ey Rabbim onu kız doğurdum (fakat erkek çocuğu umuyordum. Çünkü) erkek kız gibi (korunmaya muhtaç) değildir. Bununla beraber ben onun adını (Allah’ın kulu anlamına gelen) Meryem koydum. İşte ben onu ve zürriyetini (neslinden gelenleri) lanetlenmiş şeytanın şerrine karşı Sana emanet ediyorum” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İmran’ın karısı onu doğurduğunda (Allah onun ne doğurduğunu bilmesine rağmen): “Ey Rabbim onu kız doğurdum (fakat erkek çocuğu umuyordum. Çünkü) erkek kız gibi (korunmaya muhtaç) değildir. Bununla beraber ben onun adını (Allah’ın kulu anlamına gelen) Meryem koydum. İşte ben onu ve zürriyetini (neslinden gelenleri) lanetlenmiş şeytanın şerrine karşı Sana emanet ediyorum” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İmran’ın karısı onu doğurduğunda (Allah onun ne doğurduğunu bilmesine rağmen): “Ey Rabbim onu kız doğurdum (fakat erkek çocuğu umuyordum. Çünkü) erkek kız gibi (korunmaya muhtaç) değildir. Bununla beraber ben onun adını (Allah’ın kulu anlamına gelen) Meryem koydum. İşte ben onu ve zürriyetini (neslinden gelenleri) lanetlenmiş şeytanın şerrine karşı Sana emanet ediyorum” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İmran’ın karısı onu doğurduğunda (Allah onun ne doğurduğunu bilmesine rağmen): “Ey Rabbim onu kız doğurdum (fakat erkek çocuğu umuyordum. Çünkü) erkek kız gibi (korunmaya muhtaç) değildir. Bununla beraber ben onun adını (Allah’ın kulu anlamına gelen) Meryem koydum. İşte ben onu ve zürriyetini (neslinden gelenleri) lanetlenmiş şeytanın şerrine karşı Sana emanet ediyorum” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Rabbi Meryem’i güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu nadide bir çiçek gibi yetiştirdi. (Eniştesi) Zekeriya’yı da (çekilen kura sonucunda) ondan sorumlu kıldı. Zekeriya Meryem’in bulunduğu bölmeye her girişinde orada bir rızık bulur “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorardı. O da: “Bu (rızıkları yaratan ve bana ulaşmasını sağlayan) Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۜ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاۜ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Rabbi Meryem’i güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu nadide bir çiçek gibi yetiştirdi. (Eniştesi) Zekeriya’yı da (çekilen kura sonucunda) ondan sorumlu kıldı. Zekeriya Meryem’in bulunduğu bölmeye her girişinde orada bir rızık bulur “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorardı. O da: “Bu (rızıkları yaratan ve bana ulaşmasını sağlayan) Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۜ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاۜ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Rabbi Meryem’i güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu nadide bir çiçek gibi yetiştirdi. (Eniştesi) Zekeriya’yı da (çekilen kura sonucunda) ondan sorumlu kıldı. Zekeriya Meryem’in bulunduğu bölmeye her girişinde orada bir rızık bulur “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorardı. O da: “Bu (rızıkları yaratan ve bana ulaşmasını sağlayan) Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۜ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاۜ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bunun üzerine Rabbi Meryem’i güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu nadide bir çiçek gibi yetiştirdi. (Eniştesi) Zekeriya’yı da (çekilen kura sonucunda) ondan sorumlu kıldı. Zekeriya Meryem’in bulunduğu bölmeye her girişinde orada bir rızık bulur “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorardı. O da: “Bu (rızıkları yaratan ve bana ulaşmasını sağlayan) Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّاۜ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاۜ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Orada Zekeriya Rabbine dua etti ve dedi ki: “Ya Rabbi! Bana katından tertemiz bir soy armağan et. Şüphesiz Sen duaları hakkıyla işitensin.”","arabic_text":"هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Orada Zekeriya Rabbine dua etti ve dedi ki: “Ya Rabbi! Bana katından tertemiz bir soy armağan et. Şüphesiz Sen duaları hakkıyla işitensin.”","arabic_text":"هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Orada Zekeriya Rabbine dua etti ve dedi ki: “Ya Rabbi! Bana katından tertemiz bir soy armağan et. Şüphesiz Sen duaları hakkıyla işitensin.”","arabic_text":"هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Orada Zekeriya Rabbine dua etti ve dedi ki: “Ya Rabbi! Bana katından tertemiz bir soy armağan et. Şüphesiz Sen duaları hakkıyla işitensin.”","arabic_text":"هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunun üzerine Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “(Ey Zekeriya! Allah sana (şu ihtiyarlık çağında) kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak tam bir iffet sahibi dürüst ve erdemli bir nebî olacak olan Yahya’yı müjdeliyor.”","arabic_text":"فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-39c.mp3","commentary_text":"Zekeriya Peygamber Hz. Meryem’in teyzesinin kocası idi. Hz. Meryem’in Beyt-i Makdis’te sorumluluğunu üstlenmişti. Meryem’e tahsis edilen oda Kur’an’da “Çilehane” anlamına gelen “Mihrab” olarak isimlendirilmiştir. Âyette geçen “Mihrab” kelimesi çilehane anlamındaki odadır. Kur’an’da, ismini Allah’ın koyduğu tek peygamber Hz. Yahya’dır. Zekeriya Peygamber ve eşi, çocuksuz bir aileydiler. Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu. Süleyman Mâbedi'nde İsrailoğullarının dînî şûrâsının başkanı idi. Gelirini temin etmek için marangozluk yapardı. Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı. Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Allah'a dua etti. Duasının kabul edildiği kendisine haber verildi. Dünya'ya gelecek olan çocuğuna, daha önce kimseye verilmemiş olan Yahya ismini vermesi emredildi. Yahya'ya küçük yaşta hikmet verildi. O, çocukluğundan itibaren anne babasına saygılı, yumuşak kalpli, Allah'a derin saygılı, hayır işlerinde yarışan bir insan oldu."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunun üzerine Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “(Ey Zekeriya! Allah sana (şu ihtiyarlık çağında) kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak tam bir iffet sahibi dürüst ve erdemli bir nebî olacak olan Yahya’yı müjdeliyor.”","arabic_text":"فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-38c.mp3","commentary_text":"Zekeriya Peygamber Hz. Meryem’in teyzesinin kocası idi. Hz. Meryem’in Beyt-i Makdis’te sorumluluğunu üstlenmişti. Meryem’e tahsis edilen oda Kur’an’da “Çilehane” anlamına gelen “Mihrab” olarak isimlendirilmiştir. Âyette geçen “Mihrab” kelimesi çilehane anlamındaki odadır. Kur’an’da, ismini Allah’ın koyduğu tek peygamber Hz. Yahya’dır. Zekeriya Peygamber ve eşi, çocuksuz bir aileydiler. Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu. Süleyman Mâbedi'nde İsrailoğullarının dînî şûrâsının başkanı idi. Gelirini temin etmek için marangozluk yapardı. Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı. Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Allah'a dua etti. Duasının kabul edildiği kendisine haber verildi. Dünya'ya gelecek olan çocuğuna, daha önce kimseye verilmemiş olan Yahya ismini vermesi emredildi. Yahya'ya küçük yaşta hikmet verildi. O, çocukluğundan itibaren anne babasına saygılı, yumuşak kalpli, Allah'a derin saygılı, hayır işlerinde yarışan bir insan oldu."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunun üzerine Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “(Ey Zekeriya! Allah sana (şu ihtiyarlık çağında) kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak tam bir iffet sahibi dürüst ve erdemli bir nebî olacak olan Yahya’yı müjdeliyor.”","arabic_text":"فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-39c.mp3","commentary_text":"Zekeriya Peygamber Hz. Meryem’in teyzesinin kocası idi. Hz. Meryem’in Beyt-i Makdis’te sorumluluğunu üstlenmişti. Meryem’e tahsis edilen oda Kur’an’da “Çilehane” anlamına gelen “Mihrab” olarak isimlendirilmiştir. Âyette geçen “Mihrab” kelimesi çilehane anlamındaki odadır. Kur’an’da, ismini Allah’ın koyduğu tek peygamber Hz. Yahya’dır. Zekeriya Peygamber ve eşi, çocuksuz bir aileydiler. Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu. Süleyman Mâbedi'nde İsrailoğullarının dînî şûrâsının başkanı idi. Gelirini temin etmek için marangozluk yapardı. Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı. Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Allah'a dua etti. Duasının kabul edildiği kendisine haber verildi. Dünya'ya gelecek olan çocuğuna, daha önce kimseye verilmemiş olan Yahya ismini vermesi emredildi. Yahya'ya küçük yaşta hikmet verildi. O, çocukluğundan itibaren anne babasına saygılı, yumuşak kalpli, Allah'a derin saygılı, hayır işlerinde yarışan bir insan oldu."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunun üzerine Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “(Ey Zekeriya! Allah sana (şu ihtiyarlık çağında) kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak tam bir iffet sahibi dürüst ve erdemli bir nebî olacak olan Yahya’yı müjdeliyor.”","arabic_text":"فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-39c.mp3","commentary_text":"Zekeriya Peygamber Hz. Meryem’in teyzesinin kocası idi. Hz. Meryem’in Beyt-i Makdis’te sorumluluğunu üstlenmişti. Meryem’e tahsis edilen oda Kur’an’da “Çilehane” anlamına gelen “Mihrab” olarak isimlendirilmiştir. Âyette geçen “Mihrab” kelimesi çilehane anlamındaki odadır. Kur’an’da, ismini Allah’ın koyduğu tek peygamber Hz. Yahya’dır. Zekeriya Peygamber ve eşi, çocuksuz bir aileydiler. Zekeriya, kendisi vefat ettikten sonra yerine, akrabalarının geçmesinden endişeleniyordu. Süleyman Mâbedi'nde İsrailoğullarının dînî şûrâsının başkanı idi. Gelirini temin etmek için marangozluk yapardı. Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı. Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Allah'a dua etti. Duasının kabul edildiği kendisine haber verildi. Dünya'ya gelecek olan çocuğuna, daha önce kimseye verilmemiş olan Yahya ismini vermesi emredildi. Yahya'ya küçük yaşta hikmet verildi. O, çocukluğundan itibaren anne babasına saygılı, yumuşak kalpli, Allah'a derin saygılı, hayır işlerinde yarışan bir insan oldu."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Zekeriya ise: “Ey Rabbim! Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da çocuktan kesilmişken benim nasıl bir oğlum olabilir?” dedi. O da: “Öyledir ama Allah dilediğini yapar” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Zekeriya ise: “Ey Rabbim! Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da çocuktan kesilmişken benim nasıl bir oğlum olabilir?” dedi. O da: “Öyledir ama Allah dilediğini yapar” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Zekeriya ise: “Ey Rabbim! Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da çocuktan kesilmişken benim nasıl bir oğlum olabilir?” dedi. O da: “Öyledir ama Allah dilediğini yapar” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Zekeriya ise: “Ey Rabbim! Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da çocuktan kesilmişken benim nasıl bir oğlum olabilir?” dedi. O da: “Öyledir ama Allah dilediğini yapar” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Zekeriya: “Ey Rabbim! Bana (çocuğumun olacağına dair) bir işaret göster!” dedi. (Allah) buyurdu ki: “İşaretin şudur; (hasta olmamana rağmen) üç gün boyunca insanlarla işaretleşmek dışında konuşma! Rabbini hiç durmadan an ve gece gündüz O’nu tesbih et!”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًاۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Zekeriya: “Ey Rabbim! Bana (çocuğumun olacağına dair) bir işaret göster!” dedi. (Allah) buyurdu ki: “İşaretin şudur; (hasta olmamana rağmen) üç gün boyunca insanlarla işaretleşmek dışında konuşma! Rabbini hiç durmadan an ve gece gündüz O’nu tesbih et!”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًاۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Zekeriya: “Ey Rabbim! Bana (çocuğumun olacağına dair) bir işaret göster!” dedi. (Allah) buyurdu ki: “İşaretin şudur; (hasta olmamana rağmen) üç gün boyunca insanlarla işaretleşmek dışında konuşma! Rabbini hiç durmadan an ve gece gündüz O’nu tesbih et!”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًاۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Zekeriya: “Ey Rabbim! Bana (çocuğumun olacağına dair) bir işaret göster!” dedi. (Allah) buyurdu ki: “İşaretin şudur; (hasta olmamana rağmen) üç gün boyunca insanlarla işaretleşmek dışında konuşma! Rabbini hiç durmadan an ve gece gündüz O’nu tesbih et!”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًاۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani melekler (Meryem’e) şöyle demişti: “Ey Meryem Allah seni seçti arındırdı ve bütün dünya kadınlarından seçkin kıldı.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَٓاءِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani melekler (Meryem’e) şöyle demişti: “Ey Meryem Allah seni seçti arındırdı ve bütün dünya kadınlarından seçkin kıldı.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَٓاءِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani melekler (Meryem’e) şöyle demişti: “Ey Meryem Allah seni seçti arındırdı ve bütün dünya kadınlarından seçkin kıldı.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَٓاءِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani melekler (Meryem’e) şöyle demişti: “Ey Meryem Allah seni seçti arındırdı ve bütün dünya kadınlarından seçkin kıldı.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَٓاءِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ey Meryem! Rabbine huşu ile gönülden bağlan ve Onun huzurunda secdeye kapan ve Rablerinin huzurunda saygıyla eğilen diğer mü’minlerle birlikte sen de saygıyla eğil!","arabic_text":"يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ey Meryem! Rabbine huşu ile gönülden bağlan ve Onun huzurunda secdeye kapan ve Rablerinin huzurunda saygıyla eğilen diğer mü’minlerle birlikte sen de saygıyla eğil!","arabic_text":"يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ey Meryem! Rabbine huşu ile gönülden bağlan ve Onun huzurunda secdeye kapan ve Rablerinin huzurunda saygıyla eğilen diğer mü’minlerle birlikte sen de saygıyla eğil!","arabic_text":"يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ey Meryem! Rabbine huşu ile gönülden bağlan ve Onun huzurunda secdeye kapan ve Rablerinin huzurunda saygıyla eğilen diğer mü’minlerle birlikte sen de saygıyla eğil!","arabic_text":"يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz (bu kıssalar) gaybın (görmediğin ve yaşamadığın devrin) haberlerindendir. Zira hangisinin Meryem’in hamisi olacağını kura ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin ve onlar tartışırken de sen yanlarında yoktun.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۜ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَۖ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-44c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplarca uygulanan, kör oklarla fal açmaya benzer eski bir Sami âdeti vardı. Bu âdette yazı yazmada kullanılan kamışlar suya atılırdı. Kimin kalemi suyun üzerine çıkarsa o kazanırdı. Hz. Meryem’i himaye konusunda İsrailoğulları, Tevrat’ı yazmakta kullandıkları kamışlarını (kalemlerini) nehre atmak suretiyle kura çekmişlerdi. Çekilen kurada hangisinin kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz (bu kıssalar) gaybın (görmediğin ve yaşamadığın devrin) haberlerindendir. Zira hangisinin Meryem’in hamisi olacağını kura ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin ve onlar tartışırken de sen yanlarında yoktun.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۜ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَۖ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-43c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplarca uygulanan, kör oklarla fal açmaya benzer eski bir Sami âdeti vardı. Bu âdette yazı yazmada kullanılan kamışlar suya atılırdı. Kimin kalemi suyun üzerine çıkarsa o kazanırdı. Hz. Meryem’i himaye konusunda İsrailoğulları, Tevrat’ı yazmakta kullandıkları kamışlarını (kalemlerini) nehre atmak suretiyle kura çekmişlerdi. Çekilen kurada hangisinin kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz (bu kıssalar) gaybın (görmediğin ve yaşamadığın devrin) haberlerindendir. Zira hangisinin Meryem’in hamisi olacağını kura ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin ve onlar tartışırken de sen yanlarında yoktun.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۜ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَۖ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-44c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplarca uygulanan, kör oklarla fal açmaya benzer eski bir Sami âdeti vardı. Bu âdette yazı yazmada kullanılan kamışlar suya atılırdı. Kimin kalemi suyun üzerine çıkarsa o kazanırdı. Hz. Meryem’i himaye konusunda İsrailoğulları, Tevrat’ı yazmakta kullandıkları kamışlarını (kalemlerini) nehre atmak suretiyle kura çekmişlerdi. Çekilen kurada hangisinin kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz (bu kıssalar) gaybın (görmediğin ve yaşamadığın devrin) haberlerindendir. Zira hangisinin Meryem’in hamisi olacağını kura ile belirlediklerinde sen onlarla birlikte değildin ve onlar tartışırken de sen yanlarında yoktun.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۜ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَۖ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-44c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplarca uygulanan, kör oklarla fal açmaya benzer eski bir Sami âdeti vardı. Bu âdette yazı yazmada kullanılan kamışlar suya atılırdı. Kimin kalemi suyun üzerine çıkarsa o kazanırdı. Hz. Meryem’i himaye konusunda İsrailoğulları, Tevrat’ı yazmakta kullandıkları kamışlarını (kalemlerini) nehre atmak suretiyle kura çekmişlerdi. Çekilen kurada hangisinin kalemi su yüzüne çıkarsa Meryem’i o himayesine alacaktı."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah sana kendinden bir sözü adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi dünya ve âhirette şerefli ve Allah’a yakın kılınanlardan olarak müjdeliyor.”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُۗ اِسْمُهُ الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَج۪يهًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-45c.mp3","commentary_text":"“Mesih” formu, İbranice “mahsiah”tan türetilmiş olan Aramicedeki “meşiha”nın Arapçalaştırılmış şeklidir. Aslı “Meşih”tir. “Beğenilen, bereketli ve mübarek” anlamlarına gelen ve İbrani kralları için Kitab-ı Mukaddes’te çok sık kullanılan “Mesih”, Hz. İsa’nın bir lakabıdır. Ayetteki “Ey Meryem” ifadesi hem erkeklerin egemen olduğu Roma kültürünü reddediyor hem de Hıristiyanların İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu iddiasını çürütüyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah sana kendinden bir sözü adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi dünya ve âhirette şerefli ve Allah’a yakın kılınanlardan olarak müjdeliyor.”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُۗ اِسْمُهُ الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَج۪يهًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-44c.mp3","commentary_text":"“Mesih” formu, İbranice “mahsiah”tan türetilmiş olan Aramicedeki “meşiha”nın Arapçalaştırılmış şeklidir. Aslı “Meşih”tir. “Beğenilen, bereketli ve mübarek” anlamlarına gelen ve İbrani kralları için Kitab-ı Mukaddes’te çok sık kullanılan “Mesih”, Hz. İsa’nın bir lakabıdır. Ayetteki “Ey Meryem” ifadesi hem erkeklerin egemen olduğu Roma kültürünü reddediyor hem de Hıristiyanların İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu iddiasını çürütüyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah sana kendinden bir sözü adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi dünya ve âhirette şerefli ve Allah’a yakın kılınanlardan olarak müjdeliyor.”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُۗ اِسْمُهُ الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَج۪يهًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-45c.mp3","commentary_text":"“Mesih” formu, İbranice “mahsiah”tan türetilmiş olan Aramicedeki “meşiha”nın Arapçalaştırılmış şeklidir. Aslı “Meşih”tir. “Beğenilen, bereketli ve mübarek” anlamlarına gelen ve İbrani kralları için Kitab-ı Mukaddes’te çok sık kullanılan “Mesih”, Hz. İsa’nın bir lakabıdır. Ayetteki “Ey Meryem” ifadesi hem erkeklerin egemen olduğu Roma kültürünü reddediyor hem de Hıristiyanların İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu iddiasını çürütüyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Hani melekler şöyle demişti: “Ey Meryem! Allah sana kendinden bir sözü adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi dünya ve âhirette şerefli ve Allah’a yakın kılınanlardan olarak müjdeliyor.”","arabic_text":"اِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُۗ اِسْمُهُ الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَج۪يهًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-45c.mp3","commentary_text":"“Mesih” formu, İbranice “mahsiah”tan türetilmiş olan Aramicedeki “meşiha”nın Arapçalaştırılmış şeklidir. Aslı “Meşih”tir. “Beğenilen, bereketli ve mübarek” anlamlarına gelen ve İbrani kralları için Kitab-ı Mukaddes’te çok sık kullanılan “Mesih”, Hz. İsa’nın bir lakabıdır. Ayetteki “Ey Meryem” ifadesi hem erkeklerin egemen olduğu Roma kültürünü reddediyor hem de Hıristiyanların İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğu iddiasını çürütüyor."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ve o “Hem beşikte iken hem de yetişkin bir adam olarak insanlarla konuşacak dürüst ve erdemli kişilerden olacak.”","arabic_text":"وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ve o “Hem beşikte iken hem de yetişkin bir adam olarak insanlarla konuşacak dürüst ve erdemli kişilerden olacak.”","arabic_text":"وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ve o “Hem beşikte iken hem de yetişkin bir adam olarak insanlarla konuşacak dürüst ve erdemli kişilerden olacak.”","arabic_text":"وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ve o “Hem beşikte iken hem de yetişkin bir adam olarak insanlarla konuşacak dürüst ve erdemli kişilerden olacak.”","arabic_text":"وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Meryem: “Ya Rabbi! Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” dedi. (Allah şöyle) buyurdu: “Öyle de olsa Allah dilediğini yaratır. O bir işin olmasını dilediği zaman ona sadece ‘Ol’ der ve o da hemen oluş sürecine girer.”","arabic_text":"الَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌۜ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Meryem: “Ya Rabbi! Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” dedi. (Allah şöyle) buyurdu: “Öyle de olsa Allah dilediğini yaratır. O bir işin olmasını dilediği zaman ona sadece ‘Ol’ der ve o da hemen oluş sürecine girer.”","arabic_text":"الَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌۜ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Meryem: “Ya Rabbi! Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” dedi. (Allah şöyle) buyurdu: “Öyle de olsa Allah dilediğini yaratır. O bir işin olmasını dilediği zaman ona sadece ‘Ol’ der ve o da hemen oluş sürecine girer.”","arabic_text":"الَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌۜ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Meryem: “Ya Rabbi! Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” dedi. (Allah şöyle) buyurdu: “Öyle de olsa Allah dilediğini yaratır. O bir işin olmasını dilediği zaman ona sadece ‘Ol’ der ve o da hemen oluş sürecine girer.”","arabic_text":"الَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌۜ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Melekler İsa ile ilgili sözlerine devam ederek:) “Allah ona hem kitabı (okuma-yazmayı) hem hikmeti hem de Tevrat’ı ve İncil’i öğretecektir.”","arabic_text":"وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Melekler İsa ile ilgili sözlerine devam ederek:) “Allah ona hem kitabı (okuma-yazmayı) hem hikmeti hem de Tevrat’ı ve İncil’i öğretecektir.”","arabic_text":"وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Melekler İsa ile ilgili sözlerine devam ederek:) “Allah ona hem kitabı (okuma-yazmayı) hem hikmeti hem de Tevrat’ı ve İncil’i öğretecektir.”","arabic_text":"وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Melekler İsa ile ilgili sözlerine devam ederek:) “Allah ona hem kitabı (okuma-yazmayı) hem hikmeti hem de Tevrat’ı ve İncil’i öğretecektir.”","arabic_text":"وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onu İsrailoğullarına resul olarak gönderecek. Onlara diyecek ki: “Ben size Rabbinizden bir mucize ile geldim ki size çamurdan kuş biçiminde bir yaratık yaparım içine üflerim (o da) Allah’ın izniyle bir kuş olur. Yine Allah’ın izniyle körlere ve cüzamlılara dua ederek şifa bulmalarını sağlarım manen ölmüş olanlara hayat veririm ve size evlerinizde yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi haber veririm. Eğer (Allah’a) iman edenlerdenseniz şüphesiz bunda size (benim peygamberliğimi gösteren) kesin bir delil vardır.”","arabic_text":"رَسُولًا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-49c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “uhyi’l-mevtâ” ifadesini, gerçek ölüyü diriltmek olarak değil de manen ölmüş olanı ihya etmek, diriltmek olarak yorumlamak daha doğru olur. Hz. İsa’nın “ölüleri yeniden hayata döndürmesi”, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazi ifadesidir. Nitekim “ehyâ” kelimesi Enfâl 8/24. âyetinde mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanılmıştır. “Ey inananlar! Sizi, size hayat verecek olana (Kur’an’a) çağırdığında Allah’a da Resule de icabet edin!” Burada “hayat veren” ifadesi Kur’an için kullanılmıştır ki Kur’an’ın bedenen ölen bir insanı diriltmesi düşünülemez. Ayrıca En’am, 6/122 âyetine bakıldığında da “ehyâ” kelimesinin mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanıldığı görülecektir. “Manen ölü iken yani imandan mahrum durumdayken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.’’"},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onu İsrailoğullarına resul olarak gönderecek. Onlara diyecek ki: “Ben size Rabbinizden bir mucize ile geldim ki size çamurdan kuş biçiminde bir yaratık yaparım içine üflerim (o da) Allah’ın izniyle bir kuş olur. Yine Allah’ın izniyle körlere ve cüzamlılara dua ederek şifa bulmalarını sağlarım manen ölmüş olanlara hayat veririm ve size evlerinizde yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi haber veririm. Eğer (Allah’a) iman edenlerdenseniz şüphesiz bunda size (benim peygamberliğimi gösteren) kesin bir delil vardır.”","arabic_text":"رَسُولًا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-48c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “uhyi’l-mevtâ” ifadesini, gerçek ölüyü diriltmek olarak değil de manen ölmüş olanı ihya etmek, diriltmek olarak yorumlamak daha doğru olur. Hz. İsa’nın “ölüleri yeniden hayata döndürmesi”, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazi ifadesidir. Nitekim “ehyâ” kelimesi Enfâl 8/24. âyetinde mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanılmıştır. “Ey inananlar! Sizi, size hayat verecek olana (Kur’an’a) çağırdığında Allah’a da Resule de icabet edin!” Burada “hayat veren” ifadesi Kur’an için kullanılmıştır ki Kur’an’ın bedenen ölen bir insanı diriltmesi düşünülemez. Ayrıca En’am, 6/122 âyetine bakıldığında da “ehyâ” kelimesinin mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanıldığı görülecektir. “Manen ölü iken yani imandan mahrum durumdayken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.’’"},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onu İsrailoğullarına resul olarak gönderecek. Onlara diyecek ki: “Ben size Rabbinizden bir mucize ile geldim ki size çamurdan kuş biçiminde bir yaratık yaparım içine üflerim (o da) Allah’ın izniyle bir kuş olur. Yine Allah’ın izniyle körlere ve cüzamlılara dua ederek şifa bulmalarını sağlarım manen ölmüş olanlara hayat veririm ve size evlerinizde yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi haber veririm. Eğer (Allah’a) iman edenlerdenseniz şüphesiz bunda size (benim peygamberliğimi gösteren) kesin bir delil vardır.”","arabic_text":"رَسُولًا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-49c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “uhyi’l-mevtâ” ifadesini, gerçek ölüyü diriltmek olarak değil de manen ölmüş olanı ihya etmek, diriltmek olarak yorumlamak daha doğru olur. Hz. İsa’nın “ölüleri yeniden hayata döndürmesi”, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazi ifadesidir. Nitekim “ehyâ” kelimesi Enfâl 8/24. âyetinde mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanılmıştır. “Ey inananlar! Sizi, size hayat verecek olana (Kur’an’a) çağırdığında Allah’a da Resule de icabet edin!” Burada “hayat veren” ifadesi Kur’an için kullanılmıştır ki Kur’an’ın bedenen ölen bir insanı diriltmesi düşünülemez. Ayrıca En’am, 6/122 âyetine bakıldığında da “ehyâ” kelimesinin mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanıldığı görülecektir. “Manen ölü iken yani imandan mahrum durumdayken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.’’"},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onu İsrailoğullarına resul olarak gönderecek. Onlara diyecek ki: “Ben size Rabbinizden bir mucize ile geldim ki size çamurdan kuş biçiminde bir yaratık yaparım içine üflerim (o da) Allah’ın izniyle bir kuş olur. Yine Allah’ın izniyle körlere ve cüzamlılara dua ederek şifa bulmalarını sağlarım manen ölmüş olanlara hayat veririm ve size evlerinizde yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi haber veririm. Eğer (Allah’a) iman edenlerdenseniz şüphesiz bunda size (benim peygamberliğimi gösteren) kesin bir delil vardır.”","arabic_text":"رَسُولًا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنّ۪ي قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّ۪ٓي اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ ف۪يهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ ف۪ي بُيُوتِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-49c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “uhyi’l-mevtâ” ifadesini, gerçek ölüyü diriltmek olarak değil de manen ölmüş olanı ihya etmek, diriltmek olarak yorumlamak daha doğru olur. Hz. İsa’nın “ölüleri yeniden hayata döndürmesi”, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazi ifadesidir. Nitekim “ehyâ” kelimesi Enfâl 8/24. âyetinde mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanılmıştır. “Ey inananlar! Sizi, size hayat verecek olana (Kur’an’a) çağırdığında Allah’a da Resule de icabet edin!” Burada “hayat veren” ifadesi Kur’an için kullanılmıştır ki Kur’an’ın bedenen ölen bir insanı diriltmesi düşünülemez. Ayrıca En’am, 6/122 âyetine bakıldığında da “ehyâ” kelimesinin mecazi anlamda hayat vermek olarak kullanıldığı görülecektir. “Manen ölü iken yani imandan mahrum durumdayken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.’’"},{"verse_number":"50","turkish_text":"“(Ve Ben) benden önce indirilmiş olan Tevrat’tan (tahrif olan kısımlarını düzelterek) doğrulamak (ve bir zamanlar) size haram kılınan (içyağı ve deve eti gibi) bazı şeyleri (tekrar) helal kılmak için geldim ve Rabbiniz tarafından size apaçık deliller ve mucizeler getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun!”","arabic_text":"وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"“(Ve Ben) benden önce indirilmiş olan Tevrat’tan (tahrif olan kısımlarını düzelterek) doğrulamak (ve bir zamanlar) size haram kılınan (içyağı ve deve eti gibi) bazı şeyleri (tekrar) helal kılmak için geldim ve Rabbiniz tarafından size apaçık deliller ve mucizeler getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun!”","arabic_text":"وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"“(Ve Ben) benden önce indirilmiş olan Tevrat’tan (tahrif olan kısımlarını düzelterek) doğrulamak (ve bir zamanlar) size haram kılınan (içyağı ve deve eti gibi) bazı şeyleri (tekrar) helal kılmak için geldim ve Rabbiniz tarafından size apaçık deliller ve mucizeler getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun!”","arabic_text":"وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"“(Ve Ben) benden önce indirilmiş olan Tevrat’tan (tahrif olan kısımlarını düzelterek) doğrulamak (ve bir zamanlar) size haram kılınan (içyağı ve deve eti gibi) bazı şeyleri (tekrar) helal kılmak için geldim ve Rabbiniz tarafından size apaçık deliller ve mucizeler getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun!”","arabic_text":"وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O’na kulluk edin! İşte doğru yol budur.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O’na kulluk edin! İşte doğru yol budur.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O’na kulluk edin! İşte doğru yol budur.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O’na kulluk edin! İşte doğru yol budur.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-52c.mp3","commentary_text":"“Havari” kelimesi, “yardımcı, arkadaş, dost” anlamlarına gelmektedir. Havariler, Hz. İsa’ya ve onun Allah’tan getirdiği dinin yayılması için yardım etmeyi ve zalimlere karşı başlatılan mücadeleye ortak olmayı taahhüt eden sahabelerdir. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği ilahi hükümleri yaymayı vazife edinen on iki kişiden her birine “havari” denir. “Yardımcılar” manasına gelen “nasara” kelimesi ise, kendilerini Allah’ın yardımcıları olarak gören Hristiyanlar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’e ve onun davasına yardım eden Medineli Müslümanlara nasıl ki “Ensar” denmiş ise, Hz. İsa’ya ve onun dinine yardımcı olan Hristiyanlara da “Nasara” denmiştir. Allah, Kur’an’da Hristiyanlardan bahsederken 14 yerde “Nasara” ifadesini kullanmıştır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-51c.mp3","commentary_text":"“Havari” kelimesi, “yardımcı, arkadaş, dost” anlamlarına gelmektedir. Havariler, Hz. İsa’ya ve onun Allah’tan getirdiği dinin yayılması için yardım etmeyi ve zalimlere karşı başlatılan mücadeleye ortak olmayı taahhüt eden sahabelerdir. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği ilahi hükümleri yaymayı vazife edinen on iki kişiden her birine “havari” denir. “Yardımcılar” manasına gelen “nasara” kelimesi ise, kendilerini Allah’ın yardımcıları olarak gören Hristiyanlar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’e ve onun davasına yardım eden Medineli Müslümanlara nasıl ki “Ensar” denmiş ise, Hz. İsa’ya ve onun dinine yardımcı olan Hristiyanlara da “Nasara” denmiştir. Allah, Kur’an’da Hristiyanlardan bahsederken 14 yerde “Nasara” ifadesini kullanmıştır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-52c.mp3","commentary_text":"“Havari” kelimesi, “yardımcı, arkadaş, dost” anlamlarına gelmektedir. Havariler, Hz. İsa’ya ve onun Allah’tan getirdiği dinin yayılması için yardım etmeyi ve zalimlere karşı başlatılan mücadeleye ortak olmayı taahhüt eden sahabelerdir. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği ilahi hükümleri yaymayı vazife edinen on iki kişiden her birine “havari” denir. “Yardımcılar” manasına gelen “nasara” kelimesi ise, kendilerini Allah’ın yardımcıları olarak gören Hristiyanlar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’e ve onun davasına yardım eden Medineli Müslümanlara nasıl ki “Ensar” denmiş ise, Hz. İsa’ya ve onun dinine yardımcı olan Hristiyanlara da “Nasara” denmiştir. Allah, Kur’an’da Hristiyanlardan bahsederken 14 yerde “Nasara” ifadesini kullanmıştır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-52c.mp3","commentary_text":"“Havari” kelimesi, “yardımcı, arkadaş, dost” anlamlarına gelmektedir. Havariler, Hz. İsa’ya ve onun Allah’tan getirdiği dinin yayılması için yardım etmeyi ve zalimlere karşı başlatılan mücadeleye ortak olmayı taahhüt eden sahabelerdir. Hz. İsa’nın tebliğ ettiği ilahi hükümleri yaymayı vazife edinen on iki kişiden her birine “havari” denir. “Yardımcılar” manasına gelen “nasara” kelimesi ise, kendilerini Allah’ın yardımcıları olarak gören Hristiyanlar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’e ve onun davasına yardım eden Medineli Müslümanlara nasıl ki “Ensar” denmiş ise, Hz. İsa’ya ve onun dinine yardımcı olan Hristiyanlara da “Nasara” denmiştir. Allah, Kur’an’da Hristiyanlardan bahsederken 14 yerde “Nasara” ifadesini kullanmıştır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Havariler: “Ey Rabbimiz! İndirdiğin kitaba iman ettik Resûle uyduk. Sen de bizi (dini yaşamak ve zulme karşı çıkmak konusunda) örnek olan kullarınla beraber yaz” diye dua etti.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰمَنَّا بِمَٓا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Havariler: “Ey Rabbimiz! İndirdiğin kitaba iman ettik Resûle uyduk. Sen de bizi (dini yaşamak ve zulme karşı çıkmak konusunda) örnek olan kullarınla beraber yaz” diye dua etti.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰمَنَّا بِمَٓا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Havariler: “Ey Rabbimiz! İndirdiğin kitaba iman ettik Resûle uyduk. Sen de bizi (dini yaşamak ve zulme karşı çıkmak konusunda) örnek olan kullarınla beraber yaz” diye dua etti.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰمَنَّا بِمَٓا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Havariler: “Ey Rabbimiz! İndirdiğin kitaba iman ettik Resûle uyduk. Sen de bizi (dini yaşamak ve zulme karşı çıkmak konusunda) örnek olan kullarınla beraber yaz” diye dua etti.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰمَنَّا بِمَٓا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Şeytani düzenlerinin yıkılacağını gören inkârcılar Hz. İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir.","arabic_text":"وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Şeytani düzenlerinin yıkılacağını gören inkârcılar Hz. İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir.","arabic_text":"وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Şeytani düzenlerinin yıkılacağını gören inkârcılar Hz. İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir.","arabic_text":"وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Şeytani düzenlerinin yıkılacağını gören inkârcılar Hz. İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir.","arabic_text":"وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey İsa! (Korkma! Zalimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim) senin hayatına son verecek olan benim (onlar değil). Seni kendi katıma yükselteceğim. Seni küfredenlerden (kurtarıp) temizleyeceğim ve sana uyanları da kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana olacak. İşte o zaman dünyada iken hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda aranızda nihai hükmü Ben vereceğim.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["4/157"],"audio_path":"2/2-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-55c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen: “Senin hayatına son verecek olan Benim” ifadesi, Hz. İsa’nın yaşamını sonlandırma yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu vurgulamaktadır. En’am, 6/60. ve Zümer, 39/42. âyetlerde de aynı ifadeyi görmekteyiz. Buradan aynı zamanda şunu da anlıyoruz ki; kim nerede ve hangi sebeple ölürse ölsün ister corona’dan ister veremden ister kanserden ister kazadan ister tayfundan, isterse herhangi bir felaketten insanın yaşamına son veren Allah’tır. Allah’ın takdir ettiği ömrü tamamlamış olan kişi ne yapılırsa yapılsın kurtarılamaz ve hayata döndürülemez ama ömrünü tamamlamamış olan kişi de ne olursa olsun ölmez ve hiçbir şekilde o kişinin hayatına son verilemez, bir sebeple hayatına devam eder, ta ki Allah’ın takdir ettiği ecel gelene kadar. (Nahl 16/61) “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini ise, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca En’am, 6/83. ve Yusuf, 12/76. âyetlerinde “refea” kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın Hz. İdris gibi bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benze ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey İsa! (Korkma! Zalimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim) senin hayatına son verecek olan benim (onlar değil). Seni kendi katıma yükselteceğim. Seni küfredenlerden (kurtarıp) temizleyeceğim ve sana uyanları da kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana olacak. İşte o zaman dünyada iken hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda aranızda nihai hükmü Ben vereceğim.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["4/157"],"audio_path":"2/2-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-54c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen: “Senin hayatına son verecek olan Benim” ifadesi, Hz. İsa’nın yaşamını sonlandırma yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu vurgulamaktadır. En’am, 6/60. ve Zümer, 39/42. âyetlerde de aynı ifadeyi görmekteyiz. Buradan aynı zamanda şunu da anlıyoruz ki; kim nerede ve hangi sebeple ölürse ölsün ister corona’dan ister veremden ister kanserden ister kazadan ister tayfundan, isterse herhangi bir felaketten insanın yaşamına son veren Allah’tır. Allah’ın takdir ettiği ömrü tamamlamış olan kişi ne yapılırsa yapılsın kurtarılamaz ve hayata döndürülemez ama ömrünü tamamlamamış olan kişi de ne olursa olsun ölmez ve hiçbir şekilde o kişinin hayatına son verilemez, bir sebeple hayatına devam eder, ta ki Allah’ın takdir ettiği ecel gelene kadar. (Nahl 16/61) “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini ise, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca En’am, 6/83. ve Yusuf, 12/76. âyetlerinde “refea” kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın Hz. İdris gibi bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benze ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey İsa! (Korkma! Zalimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim) senin hayatına son verecek olan benim (onlar değil). Seni kendi katıma yükselteceğim. Seni küfredenlerden (kurtarıp) temizleyeceğim ve sana uyanları da kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana olacak. İşte o zaman dünyada iken hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda aranızda nihai hükmü Ben vereceğim.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["4/157"],"audio_path":"2/2-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-55c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen: “Senin hayatına son verecek olan Benim” ifadesi, Hz. İsa’nın yaşamını sonlandırma yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu vurgulamaktadır. En’am, 6/60. ve Zümer, 39/42. âyetlerde de aynı ifadeyi görmekteyiz. Buradan aynı zamanda şunu da anlıyoruz ki; kim nerede ve hangi sebeple ölürse ölsün ister corona’dan ister veremden ister kanserden ister kazadan ister tayfundan, isterse herhangi bir felaketten insanın yaşamına son veren Allah’tır. Allah’ın takdir ettiği ömrü tamamlamış olan kişi ne yapılırsa yapılsın kurtarılamaz ve hayata döndürülemez ama ömrünü tamamlamamış olan kişi de ne olursa olsun ölmez ve hiçbir şekilde o kişinin hayatına son verilemez, bir sebeple hayatına devam eder, ta ki Allah’ın takdir ettiği ecel gelene kadar. (Nahl 16/61) “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini ise, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca En’am, 6/83. ve Yusuf, 12/76. âyetlerinde “refea” kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın Hz. İdris gibi bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benze ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey İsa! (Korkma! Zalimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim) senin hayatına son verecek olan benim (onlar değil). Seni kendi katıma yükselteceğim. Seni küfredenlerden (kurtarıp) temizleyeceğim ve sana uyanları da kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana olacak. İşte o zaman dünyada iken hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda aranızda nihai hükmü Ben vereceğim.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["4/157"],"audio_path":"2/2-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-55c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen: “Senin hayatına son verecek olan Benim” ifadesi, Hz. İsa’nın yaşamını sonlandırma yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu vurgulamaktadır. En’am, 6/60. ve Zümer, 39/42. âyetlerde de aynı ifadeyi görmekteyiz. Buradan aynı zamanda şunu da anlıyoruz ki; kim nerede ve hangi sebeple ölürse ölsün ister corona’dan ister veremden ister kanserden ister kazadan ister tayfundan, isterse herhangi bir felaketten insanın yaşamına son veren Allah’tır. Allah’ın takdir ettiği ömrü tamamlamış olan kişi ne yapılırsa yapılsın kurtarılamaz ve hayata döndürülemez ama ömrünü tamamlamamış olan kişi de ne olursa olsun ölmez ve hiçbir şekilde o kişinin hayatına son verilemez, bir sebeple hayatına devam eder, ta ki Allah’ın takdir ettiği ecel gelene kadar. (Nahl 16/61) “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini ise, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca En’am, 6/83. ve Yusuf, 12/76. âyetlerinde “refea” kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın Hz. İdris gibi bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benze ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İnkârcılar (ve zulmedenler) var ya; işte onları hem dünyada hem de âhirette şiddetli bir azaba çarptıracağım. Onların hiçbir yardımcıları da olamayacaktır.”","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İnkârcılar (ve zulmedenler) var ya; işte onları hem dünyada hem de âhirette şiddetli bir azaba çarptıracağım. Onların hiçbir yardımcıları da olamayacaktır.”","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İnkârcılar (ve zulmedenler) var ya; işte onları hem dünyada hem de âhirette şiddetli bir azaba çarptıracağım. Onların hiçbir yardımcıları da olamayacaktır.”","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İnkârcılar (ve zulmedenler) var ya; işte onları hem dünyada hem de âhirette şiddetli bir azaba çarptıracağım. Onların hiçbir yardımcıları da olamayacaktır.”","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“İnanıp erdemli bir hayat sürenlere gelince; Allah onların ödüllerini tam olarak verecektir. Allah haddi aşanları sevmez.”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“İnanıp erdemli bir hayat sürenlere gelince; Allah onların ödüllerini tam olarak verecektir. Allah haddi aşanları sevmez.”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“İnanıp erdemli bir hayat sürenlere gelince; Allah onların ödüllerini tam olarak verecektir. Allah haddi aşanları sevmez.”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“İnanıp erdemli bir hayat sürenlere gelince; Allah onların ödüllerini tam olarak verecektir. Allah haddi aşanları sevmez.”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz bunları hakikati tüm aydınlığıyla ortaya koyan ilahi ayetler ve hikmetli öğütler olarak sana vahiy yoluyla (Kur’an’dan) okuyup (öğretiyoruz).","arabic_text":"ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz bunları hakikati tüm aydınlığıyla ortaya koyan ilahi ayetler ve hikmetli öğütler olarak sana vahiy yoluyla (Kur’an’dan) okuyup (öğretiyoruz).","arabic_text":"ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz bunları hakikati tüm aydınlığıyla ortaya koyan ilahi ayetler ve hikmetli öğütler olarak sana vahiy yoluyla (Kur’an’dan) okuyup (öğretiyoruz).","arabic_text":"ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz bunları hakikati tüm aydınlığıyla ortaya koyan ilahi ayetler ve hikmetli öğütler olarak sana vahiy yoluyla (Kur’an’dan) okuyup (öğretiyoruz).","arabic_text":"ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki İsa’nın babasız dünyaya geliş durumu Allah katında Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yarattı sonra ona “ol” dedi. O da oluverdi.","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"2/2-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki İsa’nın babasız dünyaya geliş durumu Allah katında Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yarattı sonra ona “ol” dedi. O da oluverdi.","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"2/2-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki İsa’nın babasız dünyaya geliş durumu Allah katında Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yarattı sonra ona “ol” dedi. O da oluverdi.","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"2/2-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki İsa’nın babasız dünyaya geliş durumu Allah katında Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yarattı sonra ona “ol” dedi. O da oluverdi.","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"2/2-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(İsa hakkında sana verilen) bu haber Rabbinden gelen bir gerçektir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(İsa hakkında sana verilen) bu haber Rabbinden gelen bir gerçektir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(İsa hakkında sana verilen) bu haber Rabbinden gelen bir gerçektir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(İsa hakkında sana verilen) bu haber Rabbinden gelen bir gerçektir. Öyleyse kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"نَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَۜ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”","arabic_text":"مَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışmayı sonlandırmak için nazil olmuştur. Hz. Peygamber, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrarlı olan Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Buna mübahele denir. Kim yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin üzerine olmasını dilemek demektir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”","arabic_text":"مَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-60c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışmayı sonlandırmak için nazil olmuştur. Hz. Peygamber, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrarlı olan Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Buna mübahele denir. Kim yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin üzerine olmasını dilemek demektir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”","arabic_text":"مَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışmayı sonlandırmak için nazil olmuştur. Hz. Peygamber, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrarlı olan Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Buna mübahele denir. Kim yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin üzerine olmasını dilemek demektir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah’ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”","arabic_text":"مَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışmayı sonlandırmak için nazil olmuştur. Hz. Peygamber, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrarlı olan Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Buna mübahele denir. Kim yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin üzerine olmasını dilemek demektir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte (İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü konusundaki) işin hakikati budur. (İsa ne Allah’tır ne de Allah’ın oğlu). Çünkü Allah’tan başka ilah yoktur sonsuz kudret ve hikmet sahibi yalnız O’dur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّۚ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte (İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü konusundaki) işin hakikati budur. (İsa ne Allah’tır ne de Allah’ın oğlu). Çünkü Allah’tan başka ilah yoktur sonsuz kudret ve hikmet sahibi yalnız O’dur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّۚ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte (İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü konusundaki) işin hakikati budur. (İsa ne Allah’tır ne de Allah’ın oğlu). Çünkü Allah’tan başka ilah yoktur sonsuz kudret ve hikmet sahibi yalnız O’dur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّۚ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte (İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü konusundaki) işin hakikati budur. (İsa ne Allah’tır ne de Allah’ın oğlu). Çünkü Allah’tan başka ilah yoktur sonsuz kudret ve hikmet sahibi yalnız O’dur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّۚ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Şayet (Allah’ın birliğine inanmaktan) yüz çevirirlerse; şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları bilendir (ve hak ettikleri cezayı verendir).","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Şayet (Allah’ın birliğine inanmaktan) yüz çevirirlerse; şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları bilendir (ve hak ettikleri cezayı verendir).","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Şayet (Allah’ın birliğine inanmaktan) yüz çevirirlerse; şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları bilendir (ve hak ettikleri cezayı verendir).","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Şayet (Allah’ın birliğine inanmaktan) yüz çevirirlerse; şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları bilendir (ve hak ettikleri cezayı verendir).","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey Ehli-i Kitab (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah’la beraber kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse (iman edenler olarak onlara) deyin ki: “Şahit olun/bilin ki bizler gerçek Müslümanlarız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-64c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün peygamberlerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk yaratılan kişi ve peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse bütün âlemlere rahmetin bir vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey Ehli-i Kitab (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah’la beraber kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse (iman edenler olarak onlara) deyin ki: “Şahit olun/bilin ki bizler gerçek Müslümanlarız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-63c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün peygamberlerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk yaratılan kişi ve peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse bütün âlemlere rahmetin bir vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey Ehli-i Kitab (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah’la beraber kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse (iman edenler olarak onlara) deyin ki: “Şahit olun/bilin ki bizler gerçek Müslümanlarız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-64c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün peygamberlerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk yaratılan kişi ve peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse bütün âlemlere rahmetin bir vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey Ehli-i Kitab (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin. Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki Allah’la beraber kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse (iman edenler olarak onlara) deyin ki: “Şahit olun/bilin ki bizler gerçek Müslümanlarız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-64c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in, Ehl-i Kitaba yaptığı “birlikte yalnız Allah’a ibadet ve kulluk” davetinde egonun en küçük bir izine rastlamak mümkün değildir ve bu aynı zamanda bütün peygamberlerin yaptığı gibi çok insaflı ve objektif bir çağrıdır. Bu çağrıda şirki dışlamak ve sadece Allah’a kulluk ve O’nun hayat prensiplerine göre yaşamak vardır. Hangi makam ve mevkide olursa olsun; ister ilk yaratılan kişi ve peygamber Hz. Âdem olsun ister Hz. İsa, Hz. Musa olsun isterse bütün âlemlere rahmetin bir vesilesi olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed olsun bütün insanlar Allah’ın kuludur."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Kitap Ehli! “Neden İbrahim hakkında (O bir Yahudi miydi yoksa bir Hıristiyan mıydı diye) tartışıp duruyorsunuz?  Oysa Tevrat da İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَمَٓا اُنْزِلَتِ التَّوْرٰيةُ وَالْاِنْج۪يلُ اِلَّا مِنْ بَعْدِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Kitap Ehli! “Neden İbrahim hakkında (O bir Yahudi miydi yoksa bir Hıristiyan mıydı diye) tartışıp duruyorsunuz?  Oysa Tevrat da İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَمَٓا اُنْزِلَتِ التَّوْرٰيةُ وَالْاِنْج۪يلُ اِلَّا مِنْ بَعْدِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Kitap Ehli! “Neden İbrahim hakkında (O bir Yahudi miydi yoksa bir Hıristiyan mıydı diye) tartışıp duruyorsunuz?  Oysa Tevrat da İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَمَٓا اُنْزِلَتِ التَّوْرٰيةُ وَالْاِنْج۪يلُ اِلَّا مِنْ بَعْدِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Kitap Ehli! “Neden İbrahim hakkında (O bir Yahudi miydi yoksa bir Hıristiyan mıydı diye) tartışıp duruyorsunuz?  Oysa Tevrat da İncil de şüphesiz ondan sonra indirilmiştir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَمَٓا اُنْزِلَتِ التَّوْرٰيةُ وَالْاِنْج۪يلُ اِلَّا مِنْ بَعْدِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilgi sahibi olduğunuz şey hakkında tartıştınız. Ya hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysaki (her şeyi) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ ف۪يمَا لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪يمَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilgi sahibi olduğunuz şey hakkında tartıştınız. Ya hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysaki (her şeyi) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ ف۪يمَا لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪يمَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilgi sahibi olduğunuz şey hakkında tartıştınız. Ya hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysaki (her şeyi) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ ف۪يمَا لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪يمَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilgi sahibi olduğunuz şey hakkında tartıştınız. Ya hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysaki (her şeyi) Allah bilir siz bilemezsiniz.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ ف۪يمَا لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَٓاجُّونَ ف۪يمَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan. Fakat o Allah’ı tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi.","arabic_text":"مَا كَانَ اِبْرٰه۪يمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَن۪يفًا مُسْلِمًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-67c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, İbrahim Peygamber’in Yahudi olduğunu ve kendilerinin onun dinine bağlı bulunduğunu iddia ediyorlardı. Hristiyanlar da Yahudilerden farklı olarak İbrahim Peygamber’in kendilerinden bir Hristiyan olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa Yahudilik Tevrat’ın, Hıristiyanlık ise İncil’in gönderilmesinden sonra, zamanla değiştirilip bu günkü biçimini almıştı. Bu âyette her iki tarafın da yanlış düşündüğü ve İbrahim Peygamber’in bu kitaplar indirilmeden çok önceleri yaşamış dosdoğru bir Müslüman olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan. Fakat o Allah’ı tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi.","arabic_text":"مَا كَانَ اِبْرٰه۪يمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَن۪يفًا مُسْلِمًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-66c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, İbrahim Peygamber’in Yahudi olduğunu ve kendilerinin onun dinine bağlı bulunduğunu iddia ediyorlardı. Hristiyanlar da Yahudilerden farklı olarak İbrahim Peygamber’in kendilerinden bir Hristiyan olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa Yahudilik Tevrat’ın, Hıristiyanlık ise İncil’in gönderilmesinden sonra, zamanla değiştirilip bu günkü biçimini almıştı. Bu âyette her iki tarafın da yanlış düşündüğü ve İbrahim Peygamber’in bu kitaplar indirilmeden çok önceleri yaşamış dosdoğru bir Müslüman olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan. Fakat o Allah’ı tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi.","arabic_text":"مَا كَانَ اِبْرٰه۪يمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَن۪يفًا مُسْلِمًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-67c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, İbrahim Peygamber’in Yahudi olduğunu ve kendilerinin onun dinine bağlı bulunduğunu iddia ediyorlardı. Hristiyanlar da Yahudilerden farklı olarak İbrahim Peygamber’in kendilerinden bir Hristiyan olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa Yahudilik Tevrat’ın, Hıristiyanlık ise İncil’in gönderilmesinden sonra, zamanla değiştirilip bu günkü biçimini almıştı. Bu âyette her iki tarafın da yanlış düşündüğü ve İbrahim Peygamber’in bu kitaplar indirilmeden çok önceleri yaşamış dosdoğru bir Müslüman olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan. Fakat o Allah’ı tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi.","arabic_text":"مَا كَانَ اِبْرٰه۪يمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَن۪يفًا مُسْلِمًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-67c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, İbrahim Peygamber’in Yahudi olduğunu ve kendilerinin onun dinine bağlı bulunduğunu iddia ediyorlardı. Hristiyanlar da Yahudilerden farklı olarak İbrahim Peygamber’in kendilerinden bir Hristiyan olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa Yahudilik Tevrat’ın, Hıristiyanlık ise İncil’in gönderilmesinden sonra, zamanla değiştirilip bu günkü biçimini almıştı. Bu âyette her iki tarafın da yanlış düşündüğü ve İbrahim Peygamber’in bu kitaplar indirilmeden çok önceleri yaşamış dosdoğru bir Müslüman olduğu anlatılmaktadır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Gerçekten insanların İbrahim’e en yakın olanı elbette (zamanında) ona uymuş olanlar ile (onun tebliğ ettiği tevhid inancını yeniden canlandıran) bu Nebî (Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah da inananların yardımcısı ve koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-68c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’e yakın olmak; onun gittiği sırat-ı müstakim’den gitmek, onun gibi şeksiz ve katıksız imana sahip olmak, Rabbe gönülden teslim olmak, onun sünnetini esas alarak Allah’ın rızası istikametinde yaşamak, aynı temel iman esaslarıyla aynı yolda buluşmaktır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Gerçekten insanların İbrahim’e en yakın olanı elbette (zamanında) ona uymuş olanlar ile (onun tebliğ ettiği tevhid inancını yeniden canlandıran) bu Nebî (Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah da inananların yardımcısı ve koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-67c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’e yakın olmak; onun gittiği sırat-ı müstakim’den gitmek, onun gibi şeksiz ve katıksız imana sahip olmak, Rabbe gönülden teslim olmak, onun sünnetini esas alarak Allah’ın rızası istikametinde yaşamak, aynı temel iman esaslarıyla aynı yolda buluşmaktır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Gerçekten insanların İbrahim’e en yakın olanı elbette (zamanında) ona uymuş olanlar ile (onun tebliğ ettiği tevhid inancını yeniden canlandıran) bu Nebî (Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah da inananların yardımcısı ve koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-68c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’e yakın olmak; onun gittiği sırat-ı müstakim’den gitmek, onun gibi şeksiz ve katıksız imana sahip olmak, Rabbe gönülden teslim olmak, onun sünnetini esas alarak Allah’ın rızası istikametinde yaşamak, aynı temel iman esaslarıyla aynı yolda buluşmaktır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Gerçekten insanların İbrahim’e en yakın olanı elbette (zamanında) ona uymuş olanlar ile (onun tebliğ ettiği tevhid inancını yeniden canlandıran) bu Nebî (Muhammed) ve ona iman edenlerdir. Allah da inananların yardımcısı ve koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-68c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’e yakın olmak; onun gittiği sırat-ı müstakim’den gitmek, onun gibi şeksiz ve katıksız imana sahip olmak, Rabbe gönülden teslim olmak, onun sünnetini esas alarak Allah’ın rızası istikametinde yaşamak, aynı temel iman esaslarıyla aynı yolda buluşmaktır."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak (ve kendi dinlerine çevirmek) isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkına varamazlar.","arabic_text":"وَدَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak (ve kendi dinlerine çevirmek) isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkına varamazlar.","arabic_text":"وَدَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak (ve kendi dinlerine çevirmek) isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkına varamazlar.","arabic_text":"وَدَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak (ve kendi dinlerine çevirmek) isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkına varamazlar.","arabic_text":"وَدَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Hakkı (gerçeği) bizzat bildiğiniz halde Allah’ın mesajlarını ne diye inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Hakkı (gerçeği) bizzat bildiğiniz halde Allah’ın mesajlarını ne diye inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Hakkı (gerçeği) bizzat bildiğiniz halde Allah’ın mesajlarını ne diye inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Hakkı (gerçeği) bizzat bildiğiniz halde Allah’ın mesajlarını ne diye inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Niçin hiçbir dayanağı olmayan batıl iddialarınızla (batılı hak diye gösteriyor) ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-71c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin kitaplarında geleceği yazılı olan Hz. İsa’yı reddedip öldürmeye çalışmaları ve hem İncil’de hem de Tevrat’ta geleceği belirtilen Hz. Muhammed’i kabul etmemelerinin yanlışlığı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Niçin hiçbir dayanağı olmayan batıl iddialarınızla (batılı hak diye gösteriyor) ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-70c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin kitaplarında geleceği yazılı olan Hz. İsa’yı reddedip öldürmeye çalışmaları ve hem İncil’de hem de Tevrat’ta geleceği belirtilen Hz. Muhammed’i kabul etmemelerinin yanlışlığı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Niçin hiçbir dayanağı olmayan batıl iddialarınızla (batılı hak diye gösteriyor) ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-71c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin kitaplarında geleceği yazılı olan Hz. İsa’yı reddedip öldürmeye çalışmaları ve hem İncil’de hem de Tevrat’ta geleceği belirtilen Hz. Muhammed’i kabul etmemelerinin yanlışlığı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey Kitap ehli! Niçin hiçbir dayanağı olmayan batıl iddialarınızla (batılı hak diye gösteriyor) ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-71c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin kitaplarında geleceği yazılı olan Hz. İsa’yı reddedip öldürmeye çalışmaları ve hem İncil’de hem de Tevrat’ta geleceği belirtilen Hz. Muhammed’i kabul etmemelerinin yanlışlığı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur’an’a günün evvelinde inanın günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُٓوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-72c.mp3","commentary_text":"Yahudilerden bir kısmı, inananları Kur’an konusunda şüpheye düşürmek için böyle bir taktik geliştirdiler. Allah, bu âyetle onların bu planını açığa çıkarıyor ve inananları daha dikkatli olmak konusunda uyarıyordu."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur’an’a günün evvelinde inanın günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُٓوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-71c.mp3","commentary_text":"Yahudilerden bir kısmı, inananları Kur’an konusunda şüpheye düşürmek için böyle bir taktik geliştirdiler. Allah, bu âyetle onların bu planını açığa çıkarıyor ve inananları daha dikkatli olmak konusunda uyarıyordu."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur’an’a günün evvelinde inanın günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُٓوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-72c.mp3","commentary_text":"Yahudilerden bir kısmı, inananları Kur’an konusunda şüpheye düşürmek için böyle bir taktik geliştirdiler. Allah, bu âyetle onların bu planını açığa çıkarıyor ve inananları daha dikkatli olmak konusunda uyarıyordu."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur’an’a günün evvelinde inanın günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُٓوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-72c.mp3","commentary_text":"Yahudilerden bir kısmı, inananları Kur’an konusunda şüpheye düşürmek için böyle bir taktik geliştirdiler. Allah, bu âyetle onların bu planını açığa çıkarıyor ve inananları daha dikkatli olmak konusunda uyarıyordu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve (Ehl-i Kitab:) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın (dediler)!”. (Ey Resulüm!) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah’ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (mü’minler) size karşı deliller getiriyorlar diye mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf ve ihsan Allah’ın elindedir. Onu dilediğine bağışlar. Çünkü Allah lütfu ve ihsanı bol olandır her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve (Ehl-i Kitab:) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın (dediler)!”. (Ey Resulüm!) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah’ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (mü’minler) size karşı deliller getiriyorlar diye mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf ve ihsan Allah’ın elindedir. Onu dilediğine bağışlar. Çünkü Allah lütfu ve ihsanı bol olandır her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve (Ehl-i Kitab:) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın (dediler)!”. (Ey Resulüm!) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah’ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (mü’minler) size karşı deliller getiriyorlar diye mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf ve ihsan Allah’ın elindedir. Onu dilediğine bağışlar. Çünkü Allah lütfu ve ihsanı bol olandır her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve (Ehl-i Kitab:) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın (dediler)!”. (Ey Resulüm!) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah’ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (mü’minler) size karşı deliller getiriyorlar diye mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf ve ihsan Allah’ın elindedir. Onu dilediğine bağışlar. Çünkü Allah lütfu ve ihsanı bol olandır her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O rahmetini (peygamberliği/kitabı) dilediğine has kılar. Allah büyük lütuf ve ihsan sahibidir.","arabic_text":"يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-74c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” kelimesi “peygamberliği” ifade eder. Bütün peygamberler rahmetin vesilesi olarak görevlendirildikleri için rahmet olarak değerlendirilirler. Nitekim Enbiya, 21/107’de peygamberimize yapılan hitap da bunu doğrulamaktadır. Burada ehli kitaptan olmayan birisine peygamberliğin verilmesini hazmedemeyen kitap ehline bir cevap vardır. Peygamber olmak için belli bir soydan gelmek, belli eğitimden geçmek, bazı şeyleri bilmek, varlıklı olmak gerekmiyor. Allah kimi uygun görüyorsa ona peygamberlik veriyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O rahmetini (peygamberliği/kitabı) dilediğine has kılar. Allah büyük lütuf ve ihsan sahibidir.","arabic_text":"يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-73c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” kelimesi “peygamberliği” ifade eder. Bütün peygamberler rahmetin vesilesi olarak görevlendirildikleri için rahmet olarak değerlendirilirler. Nitekim Enbiya, 21/107’de peygamberimize yapılan hitap da bunu doğrulamaktadır. Burada ehli kitaptan olmayan birisine peygamberliğin verilmesini hazmedemeyen kitap ehline bir cevap vardır. Peygamber olmak için belli bir soydan gelmek, belli eğitimden geçmek, bazı şeyleri bilmek, varlıklı olmak gerekmiyor. Allah kimi uygun görüyorsa ona peygamberlik veriyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O rahmetini (peygamberliği/kitabı) dilediğine has kılar. Allah büyük lütuf ve ihsan sahibidir.","arabic_text":"يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-74c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” kelimesi “peygamberliği” ifade eder. Bütün peygamberler rahmetin vesilesi olarak görevlendirildikleri için rahmet olarak değerlendirilirler. Nitekim Enbiya, 21/107’de peygamberimize yapılan hitap da bunu doğrulamaktadır. Burada ehli kitaptan olmayan birisine peygamberliğin verilmesini hazmedemeyen kitap ehline bir cevap vardır. Peygamber olmak için belli bir soydan gelmek, belli eğitimden geçmek, bazı şeyleri bilmek, varlıklı olmak gerekmiyor. Allah kimi uygun görüyorsa ona peygamberlik veriyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O rahmetini (peygamberliği/kitabı) dilediğine has kılar. Allah büyük lütuf ve ihsan sahibidir.","arabic_text":"يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-74c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” kelimesi “peygamberliği” ifade eder. Bütün peygamberler rahmetin vesilesi olarak görevlendirildikleri için rahmet olarak değerlendirilirler. Nitekim Enbiya, 21/107’de peygamberimize yapılan hitap da bunu doğrulamaktadır. Burada ehli kitaptan olmayan birisine peygamberliğin verilmesini hazmedemeyen kitap ehline bir cevap vardır. Peygamber olmak için belli bir soydan gelmek, belli eğitimden geçmek, bazı şeyleri bilmek, varlıklı olmak gerekmiyor. Allah kimi uygun görüyorsa ona peygamberlik veriyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kitap ehli arasında öylesi vardır ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki ona bir dinar emanet etsen tepesine çökmedikçe onu sana iade etmez. Bu da onların “Ümmîlere (Kitap ehli olmayanlara zayıf ve bilgisizlere) karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar (bile bile) Allah hakkında yalan uydururlar.","arabic_text":"وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِد۪ينَارٍ لَا يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَٓائِمًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الْاُمِّيّ۪نَ سَب۪يلٌۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kitap ehli arasında öylesi vardır ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki ona bir dinar emanet etsen tepesine çökmedikçe onu sana iade etmez. Bu da onların “Ümmîlere (Kitap ehli olmayanlara zayıf ve bilgisizlere) karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar (bile bile) Allah hakkında yalan uydururlar.","arabic_text":"وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِد۪ينَارٍ لَا يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَٓائِمًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الْاُمِّيّ۪نَ سَب۪يلٌۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kitap ehli arasında öylesi vardır ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki ona bir dinar emanet etsen tepesine çökmedikçe onu sana iade etmez. Bu da onların “Ümmîlere (Kitap ehli olmayanlara zayıf ve bilgisizlere) karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar (bile bile) Allah hakkında yalan uydururlar.","arabic_text":"وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِد۪ينَارٍ لَا يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَٓائِمًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الْاُمِّيّ۪نَ سَب۪يلٌۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kitap ehli arasında öylesi vardır ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki ona bir dinar emanet etsen tepesine çökmedikçe onu sana iade etmez. Bu da onların “Ümmîlere (Kitap ehli olmayanlara zayıf ve bilgisizlere) karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar (bile bile) Allah hakkında yalan uydururlar.","arabic_text":"وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِد۪ينَارٍ لَا يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَٓائِمًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الْاُمِّيّ۪نَ سَب۪يلٌۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Hayır! (Gerçek onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz ki Allah sakınanları sever.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Hayır! (Gerçek onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz ki Allah sakınanları sever.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Hayır! (Gerçek onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz ki Allah sakınanları sever.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Hayır! (Gerçek onların dediği gibi değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa şüphesiz ki Allah sakınanları sever.","arabic_text":"بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya) işte onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"نَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya) işte onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"نَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya) işte onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"نَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri basit bir menfaat karşılığında satanlar (var ya) işte onlar âhiretin nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak ve onları (günahlarından) temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"نَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَل۪يلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlardan bir grup vardır ki Kitap’tan olmadığı hâlde Kitap’tan sanasınız diye (okudukları metinleri ayetler arasına karıştırarak) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve: “Bu Allah katındandır” derler. Hâlbuki o Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْهُمْ لَفَر۪يقًا يَلْوُ۫نَ اَلْسِنَتَهُمْ بِالْكِتَابِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ الْكِتَابِ وَمَا هُوَ مِنَ الْكِتَابِۚ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-78c.mp3","commentary_text":"Kitap ehlinin bir kısmına yapılan bu gönderme, aslında Kur’an’a inandığı halde ondaki ilahi öğretilerin hükümlerini gelenekçi anlayışın gölgesine bırakarak hurafelerle örten ya da karıştıran Müslümanları da ihtiva etmektedir. Nitekim Kur’an’da hiçbir karşılığı bulunmadığı halde Allah adına uydurulanları dinin aslında varmış gibi gösteren, Müslüman kimliğinin Kur’an’la gelişmesine, inanç alanının hurafe ve bidatlerden arındırılarak dinin özüne dönülmesine karşı çıkan birtakım sözde Müslümanlar da maalesef bulunmaktadır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlardan bir grup vardır ki Kitap’tan olmadığı hâlde Kitap’tan sanasınız diye (okudukları metinleri ayetler arasına karıştırarak) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve: “Bu Allah katındandır” derler. Hâlbuki o Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْهُمْ لَفَر۪يقًا يَلْوُ۫نَ اَلْسِنَتَهُمْ بِالْكِتَابِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ الْكِتَابِ وَمَا هُوَ مِنَ الْكِتَابِۚ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-77c.mp3","commentary_text":"Kitap ehlinin bir kısmına yapılan bu gönderme, aslında Kur’an’a inandığı halde ondaki ilahi öğretilerin hükümlerini gelenekçi anlayışın gölgesine bırakarak hurafelerle örten ya da karıştıran Müslümanları da ihtiva etmektedir. Nitekim Kur’an’da hiçbir karşılığı bulunmadığı halde Allah adına uydurulanları dinin aslında varmış gibi gösteren, Müslüman kimliğinin Kur’an’la gelişmesine, inanç alanının hurafe ve bidatlerden arındırılarak dinin özüne dönülmesine karşı çıkan birtakım sözde Müslümanlar da maalesef bulunmaktadır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlardan bir grup vardır ki Kitap’tan olmadığı hâlde Kitap’tan sanasınız diye (okudukları metinleri ayetler arasına karıştırarak) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve: “Bu Allah katındandır” derler. Hâlbuki o Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْهُمْ لَفَر۪يقًا يَلْوُ۫نَ اَلْسِنَتَهُمْ بِالْكِتَابِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ الْكِتَابِ وَمَا هُوَ مِنَ الْكِتَابِۚ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-78c.mp3","commentary_text":"Kitap ehlinin bir kısmına yapılan bu gönderme, aslında Kur’an’a inandığı halde ondaki ilahi öğretilerin hükümlerini gelenekçi anlayışın gölgesine bırakarak hurafelerle örten ya da karıştıran Müslümanları da ihtiva etmektedir. Nitekim Kur’an’da hiçbir karşılığı bulunmadığı halde Allah adına uydurulanları dinin aslında varmış gibi gösteren, Müslüman kimliğinin Kur’an’la gelişmesine, inanç alanının hurafe ve bidatlerden arındırılarak dinin özüne dönülmesine karşı çıkan birtakım sözde Müslümanlar da maalesef bulunmaktadır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlardan bir grup vardır ki Kitap’tan olmadığı hâlde Kitap’tan sanasınız diye (okudukları metinleri ayetler arasına karıştırarak) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve: “Bu Allah katındandır” derler. Hâlbuki o Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْهُمْ لَفَر۪يقًا يَلْوُ۫نَ اَلْسِنَتَهُمْ بِالْكِتَابِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ الْكِتَابِ وَمَا هُوَ مِنَ الْكِتَابِۚ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-78c.mp3","commentary_text":"Kitap ehlinin bir kısmına yapılan bu gönderme, aslında Kur’an’a inandığı halde ondaki ilahi öğretilerin hükümlerini gelenekçi anlayışın gölgesine bırakarak hurafelerle örten ya da karıştıran Müslümanları da ihtiva etmektedir. Nitekim Kur’an’da hiçbir karşılığı bulunmadığı halde Allah adına uydurulanları dinin aslında varmış gibi gösteren, Müslüman kimliğinin Kur’an’la gelişmesine, inanç alanının hurafe ve bidatlerden arındırılarak dinin özüne dönülmesine karşı çıkan birtakım sözde Müslümanlar da maalesef bulunmaktadır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah’ın kendisine kitap hikmet ve nebîlik verdiği hiçbir insanın kalkıp da insanlara: “Allah’ın yanı sıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine (onlara şöyle öğüt verir: “İnsanlar arasında) öğretmekte olduğunuz ve bilgisini yaydığınız Kitab’ın gerektirdiği gibi Rabbe bağlı kullar olun (O’nun koyduğu hayat prensipleriyle terbiye olun)!”","arabic_text":"مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-79c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın tanrı olduğunu iddia eden Hristiyanlara bir cevap niteliğindedir. Hz. İsa’nın diğer peygamberler gibi Allah’ın kulu ve resulü olduğu gerek İncil’in aslında ve gerekse Kur’an’ın muhtelif yerlerinde anlatılmaktadır. “Rabbani” ifadesi; Allah’ın kitabının tedrisinden geçerek ondaki öğütlerle tam terbiye olmuş ve bu olgunlukla insanların terbiyesine hayatlarını adamış kişiler için kullanılmıştır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah’ın kendisine kitap hikmet ve nebîlik verdiği hiçbir insanın kalkıp da insanlara: “Allah’ın yanı sıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine (onlara şöyle öğüt verir: “İnsanlar arasında) öğretmekte olduğunuz ve bilgisini yaydığınız Kitab’ın gerektirdiği gibi Rabbe bağlı kullar olun (O’nun koyduğu hayat prensipleriyle terbiye olun)!”","arabic_text":"مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-78c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın tanrı olduğunu iddia eden Hristiyanlara bir cevap niteliğindedir. Hz. İsa’nın diğer peygamberler gibi Allah’ın kulu ve resulü olduğu gerek İncil’in aslında ve gerekse Kur’an’ın muhtelif yerlerinde anlatılmaktadır. “Rabbani” ifadesi; Allah’ın kitabının tedrisinden geçerek ondaki öğütlerle tam terbiye olmuş ve bu olgunlukla insanların terbiyesine hayatlarını adamış kişiler için kullanılmıştır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah’ın kendisine kitap hikmet ve nebîlik verdiği hiçbir insanın kalkıp da insanlara: “Allah’ın yanı sıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine (onlara şöyle öğüt verir: “İnsanlar arasında) öğretmekte olduğunuz ve bilgisini yaydığınız Kitab’ın gerektirdiği gibi Rabbe bağlı kullar olun (O’nun koyduğu hayat prensipleriyle terbiye olun)!”","arabic_text":"مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-79c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın tanrı olduğunu iddia eden Hristiyanlara bir cevap niteliğindedir. Hz. İsa’nın diğer peygamberler gibi Allah’ın kulu ve resulü olduğu gerek İncil’in aslında ve gerekse Kur’an’ın muhtelif yerlerinde anlatılmaktadır. “Rabbani” ifadesi; Allah’ın kitabının tedrisinden geçerek ondaki öğütlerle tam terbiye olmuş ve bu olgunlukla insanların terbiyesine hayatlarını adamış kişiler için kullanılmıştır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah’ın kendisine kitap hikmet ve nebîlik verdiği hiçbir insanın kalkıp da insanlara: “Allah’ın yanı sıra bana da kulluk edin!” demesi düşünülemez. Aksine (onlara şöyle öğüt verir: “İnsanlar arasında) öğretmekte olduğunuz ve bilgisini yaydığınız Kitab’ın gerektirdiği gibi Rabbe bağlı kullar olun (O’nun koyduğu hayat prensipleriyle terbiye olun)!”","arabic_text":"مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-79c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. İsa’nın tanrı olduğunu iddia eden Hristiyanlara bir cevap niteliğindedir. Hz. İsa’nın diğer peygamberler gibi Allah’ın kulu ve resulü olduğu gerek İncil’in aslında ve gerekse Kur’an’ın muhtelif yerlerinde anlatılmaktadır. “Rabbani” ifadesi; Allah’ın kitabının tedrisinden geçerek ondaki öğütlerle tam terbiye olmuş ve bu olgunlukla insanların terbiyesine hayatlarını adamış kişiler için kullanılmıştır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onun size: “Melekleri ve nebileri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz Müslüman olduktan sonra o size hiç inkârı emreder mi?","arabic_text":"وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَابًاۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onun size: “Melekleri ve nebileri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz Müslüman olduktan sonra o size hiç inkârı emreder mi?","arabic_text":"وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَابًاۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onun size: “Melekleri ve nebileri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz Müslüman olduktan sonra o size hiç inkârı emreder mi?","arabic_text":"وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَابًاۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onun size: “Melekleri ve nebileri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz Müslüman olduktan sonra o size hiç inkârı emreder mi?","arabic_text":"وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَابًاۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah (elçilik görevi verirken) nebilerden şöyle söz almıştı: “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size beraberinizde olan (kitapları) tasdik eden bir resul geldiğinde muhakkak ona inanacak ve kendisini muhakkak destekleyeceksiniz (ayrıca bu görevi ümmetlerinize de yükleyeceksiniz). Kabul ettiniz mi; bu ağır görevi yüklendiniz mi?” buyurduğunda onlar da: “Kabul ettik” dediler. (Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise birbirinize şahit olun ben de sizinle beraber şahitlik edenlerdenim.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah (elçilik görevi verirken) nebilerden şöyle söz almıştı: “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size beraberinizde olan (kitapları) tasdik eden bir resul geldiğinde muhakkak ona inanacak ve kendisini muhakkak destekleyeceksiniz (ayrıca bu görevi ümmetlerinize de yükleyeceksiniz). Kabul ettiniz mi; bu ağır görevi yüklendiniz mi?” buyurduğunda onlar da: “Kabul ettik” dediler. (Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise birbirinize şahit olun ben de sizinle beraber şahitlik edenlerdenim.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah (elçilik görevi verirken) nebilerden şöyle söz almıştı: “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size beraberinizde olan (kitapları) tasdik eden bir resul geldiğinde muhakkak ona inanacak ve kendisini muhakkak destekleyeceksiniz (ayrıca bu görevi ümmetlerinize de yükleyeceksiniz). Kabul ettiniz mi; bu ağır görevi yüklendiniz mi?” buyurduğunda onlar da: “Kabul ettik” dediler. (Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise birbirinize şahit olun ben de sizinle beraber şahitlik edenlerdenim.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah (elçilik görevi verirken) nebilerden şöyle söz almıştı: “Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size beraberinizde olan (kitapları) tasdik eden bir resul geldiğinde muhakkak ona inanacak ve kendisini muhakkak destekleyeceksiniz (ayrıca bu görevi ümmetlerinize de yükleyeceksiniz). Kabul ettiniz mi; bu ağır görevi yüklendiniz mi?” buyurduğunda onlar da: “Kabul ettik” dediler. (Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise birbirinize şahit olun ben de sizinle beraber şahitlik edenlerdenim.”","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Artık bundan sonra kim (bu sözleşme-nin gereğini yerine getirmez de verdiği sözden) dönerse işte onlar yoldan çıkan (fâsıklar)dır.","arabic_text":"فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Artık bundan sonra kim (bu sözleşme-nin gereğini yerine getirmez de verdiği sözden) dönerse işte onlar yoldan çıkan (fâsıklar)dır.","arabic_text":"فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Artık bundan sonra kim (bu sözleşme-nin gereğini yerine getirmez de verdiği sözden) dönerse işte onlar yoldan çıkan (fâsıklar)dır.","arabic_text":"فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Artık bundan sonra kim (bu sözleşme-nin gereğini yerine getirmez de verdiği sözden) dönerse işte onlar yoldan çıkan (fâsıklar)dır.","arabic_text":"فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa hepsi isteyerek veya istemeyerek O’na boyun eğmişken ve O’na döndürülüp götürülecekken onlar kalkıp Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?","arabic_text":"فَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-83c.mp3","commentary_text":"Daha önce farklı zamanlarda, değişik toplumlara gelen ilahi kitaplar ya yok edilmiş ya da değiştirilmişti. Tahrif edilen bu kitapların olması, olmamasından çok daha kötüydü. Çünkü Allah’ın göndermediği mesajlar O’na isnat ediliyordu. İşte böylesi bir zamanda Kur’an insanların imdadına yetişmiş ve bu karışıklığı ortadan kaldırmıştı. Zira Kur’an, bir yönüyle kendinden önceki diğer ilahi kitaplardaki sosyal ve ahlaki ilkeleri yeniden ve daha kapsamlı bir şekilde ele alırken, diğer yönüyle de kendisinden sonra bir kitap gelmeyeceği için kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere de cevaplar barındıran bir muhtevaya sahiptir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa hepsi isteyerek veya istemeyerek O’na boyun eğmişken ve O’na döndürülüp götürülecekken onlar kalkıp Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?","arabic_text":"فَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-82c.mp3","commentary_text":"Daha önce farklı zamanlarda, değişik toplumlara gelen ilahi kitaplar ya yok edilmiş ya da değiştirilmişti. Tahrif edilen bu kitapların olması, olmamasından çok daha kötüydü. Çünkü Allah’ın göndermediği mesajlar O’na isnat ediliyordu. İşte böylesi bir zamanda Kur’an insanların imdadına yetişmiş ve bu karışıklığı ortadan kaldırmıştı. Zira Kur’an, bir yönüyle kendinden önceki diğer ilahi kitaplardaki sosyal ve ahlaki ilkeleri yeniden ve daha kapsamlı bir şekilde ele alırken, diğer yönüyle de kendisinden sonra bir kitap gelmeyeceği için kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere de cevaplar barındıran bir muhtevaya sahiptir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa hepsi isteyerek veya istemeyerek O’na boyun eğmişken ve O’na döndürülüp götürülecekken onlar kalkıp Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?","arabic_text":"فَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-83c.mp3","commentary_text":"Daha önce farklı zamanlarda, değişik toplumlara gelen ilahi kitaplar ya yok edilmiş ya da değiştirilmişti. Tahrif edilen bu kitapların olması, olmamasından çok daha kötüydü. Çünkü Allah’ın göndermediği mesajlar O’na isnat ediliyordu. İşte böylesi bir zamanda Kur’an insanların imdadına yetişmiş ve bu karışıklığı ortadan kaldırmıştı. Zira Kur’an, bir yönüyle kendinden önceki diğer ilahi kitaplardaki sosyal ve ahlaki ilkeleri yeniden ve daha kapsamlı bir şekilde ele alırken, diğer yönüyle de kendisinden sonra bir kitap gelmeyeceği için kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere de cevaplar barındıran bir muhtevaya sahiptir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa hepsi isteyerek veya istemeyerek O’na boyun eğmişken ve O’na döndürülüp götürülecekken onlar kalkıp Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?","arabic_text":"فَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-83c.mp3","commentary_text":"Daha önce farklı zamanlarda, değişik toplumlara gelen ilahi kitaplar ya yok edilmiş ya da değiştirilmişti. Tahrif edilen bu kitapların olması, olmamasından çok daha kötüydü. Çünkü Allah’ın göndermediği mesajlar O’na isnat ediliyordu. İşte böylesi bir zamanda Kur’an insanların imdadına yetişmiş ve bu karışıklığı ortadan kaldırmıştı. Zira Kur’an, bir yönüyle kendinden önceki diğer ilahi kitaplardaki sosyal ve ahlaki ilkeleri yeniden ve daha kapsamlı bir şekilde ele alırken, diğer yönüyle de kendisinden sonra bir kitap gelmeyeceği için kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere de cevaplar barındıran bir muhtevaya sahiptir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Biz Allah’a iman ettik. Bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilene Rableri tarafından Musa’ya İsa’ya ve nebilere gönderilene inandık. Nebiler arasında hiçbir ayırım yapmayız. Biz yalnız Allah’a teslim oluruz.”","arabic_text":"قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-84c.mp3","commentary_text":"Temel inanışa göre peygamberlere dört büyük kitap, 100 suhuf (sahifeler) gönderilmiştir. Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. Davud’a Zebûr, Hz. İsa’ya İncil ve Hz. Muhammed’e Kur’an indirilmiştir. Sayfalar anlamına gelen “suhuf”, Peygamberlerden bazılarına verilen küçük kitapçıklara, risalelere denir. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şît’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e 10 suhuf verildiği söylenir. Oysa bu ayette Hz. İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına da indirilen vahiyden bahsediliyor. Demek ki; Allah’ın peygamberlik verdiği bütün elçileri vahye muhatap olmuştur."},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Biz Allah’a iman ettik. Bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilene Rableri tarafından Musa’ya İsa’ya ve nebilere gönderilene inandık. Nebiler arasında hiçbir ayırım yapmayız. Biz yalnız Allah’a teslim oluruz.”","arabic_text":"قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-83c.mp3","commentary_text":"Temel inanışa göre peygamberlere dört büyük kitap, 100 suhuf (sahifeler) gönderilmiştir. Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. Davud’a Zebûr, Hz. İsa’ya İncil ve Hz. Muhammed’e Kur’an indirilmiştir. Sayfalar anlamına gelen “suhuf”, Peygamberlerden bazılarına verilen küçük kitapçıklara, risalelere denir. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şît’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e 10 suhuf verildiği söylenir. Oysa bu ayette Hz. İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına da indirilen vahiyden bahsediliyor. Demek ki; Allah’ın peygamberlik verdiği bütün elçileri vahye muhatap olmuştur."},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Biz Allah’a iman ettik. Bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilene Rableri tarafından Musa’ya İsa’ya ve nebilere gönderilene inandık. Nebiler arasında hiçbir ayırım yapmayız. Biz yalnız Allah’a teslim oluruz.”","arabic_text":"قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-84c.mp3","commentary_text":"Temel inanışa göre peygamberlere dört büyük kitap, 100 suhuf (sahifeler) gönderilmiştir. Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. Davud’a Zebûr, Hz. İsa’ya İncil ve Hz. Muhammed’e Kur’an indirilmiştir. Sayfalar anlamına gelen “suhuf”, Peygamberlerden bazılarına verilen küçük kitapçıklara, risalelere denir. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şît’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e 10 suhuf verildiği söylenir. Oysa bu ayette Hz. İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına da indirilen vahiyden bahsediliyor. Demek ki; Allah’ın peygamberlik verdiği bütün elçileri vahye muhatap olmuştur."},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Biz Allah’a iman ettik. Bize indirilene (Kur’an’a) İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına indirilene Rableri tarafından Musa’ya İsa’ya ve nebilere gönderilene inandık. Nebiler arasında hiçbir ayırım yapmayız. Biz yalnız Allah’a teslim oluruz.”","arabic_text":"قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-84c.mp3","commentary_text":"Temel inanışa göre peygamberlere dört büyük kitap, 100 suhuf (sahifeler) gönderilmiştir. Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. Davud’a Zebûr, Hz. İsa’ya İncil ve Hz. Muhammed’e Kur’an indirilmiştir. Sayfalar anlamına gelen “suhuf”, Peygamberlerden bazılarına verilen küçük kitapçıklara, risalelere denir. Hz. Âdem’e 10, Hz. Şît’e 50, Hz. İdris’e 30 ve Hz. İbrahim’e 10 suhuf verildiği söylenir. Oysa bu ayette Hz. İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına da indirilen vahiyden bahsediliyor. Demek ki; Allah’ın peygamberlik verdiği bütün elçileri vahye muhatap olmuştur."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim İslam’dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪ينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-85c.mp3","commentary_text":"Yani bütün peygamberlerin insanlığa getirdiği barış ve esenliğin kaynağı olan ve insan fıtratına göre prensipler koyan İslam’ın mükemmel hayat tarzından başka bir arayış içerisinde olursa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir. Ya da her kim kişisel çıkarları ve ihtirasları için daha önce Yahudi ve Hristiyanların yaptığı gibi İslam’ın bazı hükümlerini gereksiz sayarak veya yetersiz görerek ya da yumuşatmaya kalkarak veya hurafelerle yozlaştırarak bozuk bir din ortaya koyarsa böyle bir din kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve bunun sorumluları da âhirette zarara uğrayanlardan olacaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim İslam’dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪ينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-84c.mp3","commentary_text":"Yani bütün peygamberlerin insanlığa getirdiği barış ve esenliğin kaynağı olan ve insan fıtratına göre prensipler koyan İslam’ın mükemmel hayat tarzından başka bir arayış içerisinde olursa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir. Ya da her kim kişisel çıkarları ve ihtirasları için daha önce Yahudi ve Hristiyanların yaptığı gibi İslam’ın bazı hükümlerini gereksiz sayarak veya yetersiz görerek ya da yumuşatmaya kalkarak veya hurafelerle yozlaştırarak bozuk bir din ortaya koyarsa böyle bir din kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve bunun sorumluları da âhirette zarara uğrayanlardan olacaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim İslam’dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪ينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-85c.mp3","commentary_text":"Yani bütün peygamberlerin insanlığa getirdiği barış ve esenliğin kaynağı olan ve insan fıtratına göre prensipler koyan İslam’ın mükemmel hayat tarzından başka bir arayış içerisinde olursa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir. Ya da her kim kişisel çıkarları ve ihtirasları için daha önce Yahudi ve Hristiyanların yaptığı gibi İslam’ın bazı hükümlerini gereksiz sayarak veya yetersiz görerek ya da yumuşatmaya kalkarak veya hurafelerle yozlaştırarak bozuk bir din ortaya koyarsa böyle bir din kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve bunun sorumluları da âhirette zarara uğrayanlardan olacaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim İslam’dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o âhirette kaybedenlerden olacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪ينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-85c.mp3","commentary_text":"Yani bütün peygamberlerin insanlığa getirdiği barış ve esenliğin kaynağı olan ve insan fıtratına göre prensipler koyan İslam’ın mükemmel hayat tarzından başka bir arayış içerisinde olursa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir. Ya da her kim kişisel çıkarları ve ihtirasları için daha önce Yahudi ve Hristiyanların yaptığı gibi İslam’ın bazı hükümlerini gereksiz sayarak veya yetersiz görerek ya da yumuşatmaya kalkarak veya hurafelerle yozlaştırarak bozuk bir din ortaya koyarsa böyle bir din kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve bunun sorumluları da âhirette zarara uğrayanlardan olacaktır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"İman edip resulün hak olduğuna şahadet ettikten/inandıktan ve kendilerine açık belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola/hidayete ulaştırır? Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İman edip resulün hak olduğuna şahadet ettikten/inandıktan ve kendilerine açık belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola/hidayete ulaştırır? Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İman edip resulün hak olduğuna şahadet ettikten/inandıktan ve kendilerine açık belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola/hidayete ulaştırır? Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İman edip resulün hak olduğuna şahadet ettikten/inandıktan ve kendilerine açık belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola/hidayete ulaştırır? Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.","arabic_text":"كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"İşte onların cezası; Allah’ın meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-87c.mp3","commentary_text":"Sözlükte “kovma, hayırdan uzaklaştırma, ilgiden, iyilikten yoksun bırakma” demek olan “lanet”, dini ıstılahta “Allah’ın dünyada rahmet ve yardımını kesmesi, ilgisini kaldırması, sevgiden mahrum etmesi, mağfiretini esirgemesi; âhirette ise farklı şekillerde cezalandırarak cennet nimetlerinden yoksun bırakması” demektir. Allah’ın dışındaki varlıkların laneti ise, genelde beddua anlamını taşımaktadır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"İşte onların cezası; Allah’ın meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-86c.mp3","commentary_text":"Sözlükte “kovma, hayırdan uzaklaştırma, ilgiden, iyilikten yoksun bırakma” demek olan “lanet”, dini ıstılahta “Allah’ın dünyada rahmet ve yardımını kesmesi, ilgisini kaldırması, sevgiden mahrum etmesi, mağfiretini esirgemesi; âhirette ise farklı şekillerde cezalandırarak cennet nimetlerinden yoksun bırakması” demektir. Allah’ın dışındaki varlıkların laneti ise, genelde beddua anlamını taşımaktadır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"İşte onların cezası; Allah’ın meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-87c.mp3","commentary_text":"Sözlükte “kovma, hayırdan uzaklaştırma, ilgiden, iyilikten yoksun bırakma” demek olan “lanet”, dini ıstılahta “Allah’ın dünyada rahmet ve yardımını kesmesi, ilgisini kaldırması, sevgiden mahrum etmesi, mağfiretini esirgemesi; âhirette ise farklı şekillerde cezalandırarak cennet nimetlerinden yoksun bırakması” demektir. Allah’ın dışındaki varlıkların laneti ise, genelde beddua anlamını taşımaktadır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"İşte onların cezası; Allah’ın meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-87c.mp3","commentary_text":"Sözlükte “kovma, hayırdan uzaklaştırma, ilgiden, iyilikten yoksun bırakma” demek olan “lanet”, dini ıstılahta “Allah’ın dünyada rahmet ve yardımını kesmesi, ilgisini kaldırması, sevgiden mahrum etmesi, mağfiretini esirgemesi; âhirette ise farklı şekillerde cezalandırarak cennet nimetlerinden yoksun bırakması” demektir. Allah’ın dışındaki varlıkların laneti ise, genelde beddua anlamını taşımaktadır."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-89c.mp3","commentary_text":"“Geri dönmek” ve “yönelmek “anlamlarına gelen “tevbe”, günah işledikten sonra pişmanlık duyarak aslına dönmeyi ve böylece nefsin istek ve arzularından ve şeytani dürtülerden uzaklaşarak Allah’a yönelmeyi ifade eder. Tevbe, insanın günahlarda ısrar etmemesi, yapılan yanlıştan/günahtan sonra hatasını anlayarak kalpten, samimi bir şekilde pişmanlık duyması ve bir daha aynı yanlışı yapmamak üzere Allah’tan af dilemesi demektir. Nitekim bu sûrenin 135. âyetinin son cümlesinde “Onlar, işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler” buyurulmaktadır. Bu bakımdan tevbe, ısrarın ve tekrarın olduğu yerde değil, pişmanlığın ve kararlılığın olduğu yerde geçerlidir."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-88c.mp3","commentary_text":"“Geri dönmek” ve “yönelmek “anlamlarına gelen “tevbe”, günah işledikten sonra pişmanlık duyarak aslına dönmeyi ve böylece nefsin istek ve arzularından ve şeytani dürtülerden uzaklaşarak Allah’a yönelmeyi ifade eder. Tevbe, insanın günahlarda ısrar etmemesi, yapılan yanlıştan/günahtan sonra hatasını anlayarak kalpten, samimi bir şekilde pişmanlık duyması ve bir daha aynı yanlışı yapmamak üzere Allah’tan af dilemesi demektir. Nitekim bu sûrenin 135. âyetinin son cümlesinde “Onlar, işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler” buyurulmaktadır. Bu bakımdan tevbe, ısrarın ve tekrarın olduğu yerde değil, pişmanlığın ve kararlılığın olduğu yerde geçerlidir."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-89c.mp3","commentary_text":"“Geri dönmek” ve “yönelmek “anlamlarına gelen “tevbe”, günah işledikten sonra pişmanlık duyarak aslına dönmeyi ve böylece nefsin istek ve arzularından ve şeytani dürtülerden uzaklaşarak Allah’a yönelmeyi ifade eder. Tevbe, insanın günahlarda ısrar etmemesi, yapılan yanlıştan/günahtan sonra hatasını anlayarak kalpten, samimi bir şekilde pişmanlık duyması ve bir daha aynı yanlışı yapmamak üzere Allah’tan af dilemesi demektir. Nitekim bu sûrenin 135. âyetinin son cümlesinde “Onlar, işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler” buyurulmaktadır. Bu bakımdan tevbe, ısrarın ve tekrarın olduğu yerde değil, pişmanlığın ve kararlılığın olduğu yerde geçerlidir."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-89c.mp3","commentary_text":"“Geri dönmek” ve “yönelmek “anlamlarına gelen “tevbe”, günah işledikten sonra pişmanlık duyarak aslına dönmeyi ve böylece nefsin istek ve arzularından ve şeytani dürtülerden uzaklaşarak Allah’a yönelmeyi ifade eder. Tevbe, insanın günahlarda ısrar etmemesi, yapılan yanlıştan/günahtan sonra hatasını anlayarak kalpten, samimi bir şekilde pişmanlık duyması ve bir daha aynı yanlışı yapmamak üzere Allah’tan af dilemesi demektir. Nitekim bu sûrenin 135. âyetinin son cümlesinde “Onlar, işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler” buyurulmaktadır. Bu bakımdan tevbe, ısrarın ve tekrarın olduğu yerde değil, pişmanlığın ve kararlılığın olduğu yerde geçerlidir."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden sonra da inkârda ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-90c.mp3","commentary_text":"İnsan, bin kere tevbesini bozsa da Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli. Ancak bu tevbeleri bozarken iman dairesi içinde olmalı. İnandıktan sonra inkâr etmek, inkâr ettikten sonra tekrar iman etmek gibi imanla küfür arasına bocalamamalıdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden sonra da inkârda ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-89c.mp3","commentary_text":"İnsan, bin kere tevbesini bozsa da Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli. Ancak bu tevbeleri bozarken iman dairesi içinde olmalı. İnandıktan sonra inkâr etmek, inkâr ettikten sonra tekrar iman etmek gibi imanla küfür arasına bocalamamalıdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden sonra da inkârda ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-90c.mp3","commentary_text":"İnsan, bin kere tevbesini bozsa da Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli. Ancak bu tevbeleri bozarken iman dairesi içinde olmalı. İnandıktan sonra inkâr etmek, inkâr ettikten sonra tekrar iman etmek gibi imanla küfür arasına bocalamamalıdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Şüphesiz iman ettikten sonra inkâr eden sonra da inkârda ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-90c.mp3","commentary_text":"İnsan, bin kere tevbesini bozsa da Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli. Ancak bu tevbeleri bozarken iman dairesi içinde olmalı. İnandıktan sonra inkâr etmek, inkâr ettikten sonra tekrar iman etmek gibi imanla küfür arasına bocalamamalıdır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Hakikati inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya (bunlar ahirette cehennem azabından kurtulmak için) fidye olarak dünya dolusu altın verseler de hiçbirinden asla kabul olunmayacaktır. İşte elem verici azap onlaradır ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Hakikati inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya (bunlar ahirette cehennem azabından kurtulmak için) fidye olarak dünya dolusu altın verseler de hiçbirinden asla kabul olunmayacaktır. İşte elem verici azap onlaradır ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Hakikati inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya (bunlar ahirette cehennem azabından kurtulmak için) fidye olarak dünya dolusu altın verseler de hiçbirinden asla kabul olunmayacaktır. İşte elem verici azap onlaradır ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Hakikati inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya (bunlar ahirette cehennem azabından kurtulmak için) fidye olarak dünya dolusu altın verseler de hiçbirinden asla kabul olunmayacaktır. İşte elem verici azap onlaradır ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Sevdiğiniz (kıymet verdiğiniz ve önemsediğiniz) şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Hayır olarak her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-92c.mp3","commentary_text":"İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Sevdiğiniz (kıymet verdiğiniz ve önemsediğiniz) şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Hayır olarak her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-91c.mp3","commentary_text":"İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Sevdiğiniz (kıymet verdiğiniz ve önemsediğiniz) şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Hayır olarak her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-92c.mp3","commentary_text":"İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Sevdiğiniz (kıymet verdiğiniz ve önemsediğiniz) şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Hayır olarak her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-92c.mp3","commentary_text":"İnfakta kalite ve fayda esastır. İşe yaramayan, stoklanacak yer bulamayan ya da çöpe atılmayı bekleyen şeylerle iyilik yapılmaz. Gerçek iyilik, sevilen, lazım olan ve değer verilen bir şeyi vererek başkasının işini ve ihtiyacını görmektir. Almak istemediğiniz bir şeyi vererek başkasına iyilik yapamazsınız. Kısaca iyilik, bütün güzel şeylerin tamamıdır ve hiçbir karşılık beklemeksizin bu güzelliklerin bir başkasıyla paylaşılmasıdır ya da ona aktarılmasıdır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Tevrat indirilmeden önce İsrail’in (Yakup’un) kendisine haram kıldığı şeylerin dışında yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz haydi Tevrat’ı getirip okuyun!”","arabic_text":"كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓاء۪يلُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-93c.mp3","commentary_text":"Bazı Yahudilerin Hz. Peygamber’e; “Hem İbrahim’in dininden olduğunu söylüyorsun hem de deve eti yiyor ve deve sütü içiyorsun. Oysa İbrahim Peygamber deve eti yemez ve onun sütünden de içmezdi” demeleri üzerine, Allah bu âyetle Yahudilerin asılsız söylemlerine cevap veriyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Tevrat indirilmeden önce İsrail’in (Yakup’un) kendisine haram kıldığı şeylerin dışında yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz haydi Tevrat’ı getirip okuyun!”","arabic_text":"كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓاء۪يلُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-92c.mp3","commentary_text":"Bazı Yahudilerin Hz. Peygamber’e; “Hem İbrahim’in dininden olduğunu söylüyorsun hem de deve eti yiyor ve deve sütü içiyorsun. Oysa İbrahim Peygamber deve eti yemez ve onun sütünden de içmezdi” demeleri üzerine, Allah bu âyetle Yahudilerin asılsız söylemlerine cevap veriyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Tevrat indirilmeden önce İsrail’in (Yakup’un) kendisine haram kıldığı şeylerin dışında yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz haydi Tevrat’ı getirip okuyun!”","arabic_text":"كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓاء۪يلُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-93c.mp3","commentary_text":"Bazı Yahudilerin Hz. Peygamber’e; “Hem İbrahim’in dininden olduğunu söylüyorsun hem de deve eti yiyor ve deve sütü içiyorsun. Oysa İbrahim Peygamber deve eti yemez ve onun sütünden de içmezdi” demeleri üzerine, Allah bu âyetle Yahudilerin asılsız söylemlerine cevap veriyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Tevrat indirilmeden önce İsrail’in (Yakup’un) kendisine haram kıldığı şeylerin dışında yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz haydi Tevrat’ı getirip okuyun!”","arabic_text":"كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَٓاء۪يلُ عَلٰى نَفْسِه۪ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُۜ قُلْ فَأْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-93c.mp3","commentary_text":"Bazı Yahudilerin Hz. Peygamber’e; “Hem İbrahim’in dininden olduğunu söylüyorsun hem de deve eti yiyor ve deve sütü içiyorsun. Oysa İbrahim Peygamber deve eti yemez ve onun sütünden de içmezdi” demeleri üzerine, Allah bu âyetle Yahudilerin asılsız söylemlerine cevap veriyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık bundan sonra (haram ve helal konusunda) kim Allah’a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"فَمَنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık bundan sonra (haram ve helal konusunda) kim Allah’a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"فَمَنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık bundan sonra (haram ve helal konusunda) kim Allah’a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"فَمَنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık bundan sonra (haram ve helal konusunda) kim Allah’a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"فَمَنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sen de ki: “(Helal ve haram konusunda) Allah doğru söylemiştir. O halde İslâm’a yönelerek İbrahim’in dinine uyun. O Allah’a ortak koşanlardan değildi.”","arabic_text":"قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sen de ki: “(Helal ve haram konusunda) Allah doğru söylemiştir. O halde İslâm’a yönelerek İbrahim’in dinine uyun. O Allah’a ortak koşanlardan değildi.”","arabic_text":"قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sen de ki: “(Helal ve haram konusunda) Allah doğru söylemiştir. O halde İslâm’a yönelerek İbrahim’in dinine uyun. O Allah’a ortak koşanlardan değildi.”","arabic_text":"قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sen de ki: “(Helal ve haram konusunda) Allah doğru söylemiştir. O halde İslâm’a yönelerek İbrahim’in dinine uyun. O Allah’a ortak koşanlardan değildi.”","arabic_text":"قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Doğrusu insanlar için (ibadet kastıyla) ilk kurulan ev (mabed) Bekke (Mekke)’deki âlemlere bir bereket ve hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.","arabic_text":"اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-96c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Bekke” isminin Kâbe’nin bulunduğu “Mekke” şehri olduğu konusunda bütün tefsir otoriteleri hemfikirdir. Bazı eski Arapça lehçelerinde dudaktan çıkan “b” ve “m” harfleri, mahreç itibariyle birbirlerine çok yakın oldukları için bazen yer değiştirebiliyorlardı. Burada da aynı durum söz konusu olabilir. Kâbe, Mescid-i Aksa’nın yapımından yüzyıllarca önce, bizzat Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edilmiştir. “Dört köşe, küp şeklinde” anlamındaki “kâ’b” kökünden gelen “Kâ’be” “küp şeklinde yapı” demektir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Doğrusu insanlar için (ibadet kastıyla) ilk kurulan ev (mabed) Bekke (Mekke)’deki âlemlere bir bereket ve hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.","arabic_text":"اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-96c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Bekke” isminin Kâbe’nin bulunduğu “Mekke” şehri olduğu konusunda bütün tefsir otoriteleri hemfikirdir. Bazı eski Arapça lehçelerinde dudaktan çıkan “b” ve “m” harfleri, mahreç itibariyle birbirlerine çok yakın oldukları için bazen yer değiştirebiliyorlardı. Burada da aynı durum söz konusu olabilir. Kâbe, Mescid-i Aksa’nın yapımından yüzyıllarca önce, bizzat Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edilmiştir. “Dört köşe, küp şeklinde” anlamındaki “kâ’b” kökünden gelen “Kâ’be” “küp şeklinde yapı” demektir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Doğrusu insanlar için (ibadet kastıyla) ilk kurulan ev (mabed) Bekke (Mekke)’deki âlemlere bir bereket ve hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.","arabic_text":"اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-95c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Bekke” isminin Kâbe’nin bulunduğu “Mekke” şehri olduğu konusunda bütün tefsir otoriteleri hemfikirdir. Bazı eski Arapça lehçelerinde dudaktan çıkan “b” ve “m” harfleri, mahreç itibariyle birbirlerine çok yakın oldukları için bazen yer değiştirebiliyorlardı. Burada da aynı durum söz konusu olabilir. Kâbe, Mescid-i Aksa’nın yapımından yüzyıllarca önce, bizzat Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edilmiştir. “Dört köşe, küp şeklinde” anlamındaki “kâ’b” kökünden gelen “Kâ’be” “küp şeklinde yapı” demektir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Doğrusu insanlar için (ibadet kastıyla) ilk kurulan ev (mabed) Bekke (Mekke)’deki âlemlere bir bereket ve hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.","arabic_text":"اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-96c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “Bekke” isminin Kâbe’nin bulunduğu “Mekke” şehri olduğu konusunda bütün tefsir otoriteleri hemfikirdir. Bazı eski Arapça lehçelerinde dudaktan çıkan “b” ve “m” harfleri, mahreç itibariyle birbirlerine çok yakın oldukları için bazen yer değiştirebiliyorlardı. Burada da aynı durum söz konusu olabilir. Kâbe, Mescid-i Aksa’nın yapımından yüzyıllarca önce, bizzat Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından inşa edilmiştir. “Dört köşe, küp şeklinde” anlamındaki “kâ’b” kökünden gelen “Kâ’be” “küp şeklinde yapı” demektir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Orada (Allah’ın kudret ve merhametini hatırlatan) apaçık deliller vardır (ayrıca) orası İbrahim’in (namaz kılmayı adet edindiği) makamıdır (sizlere emanet ettiği ve şirkten temizlediği tevhid inancının sembolüdür). Oraya giren emniyette olur (huzur ve güven bulur). Oraya gitmeye gücü yeten herkesin (hac veya umre amacıyla) Kâbe’yi ziyaret etmesi Allah’a karşı yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Kim inkâr ederse (sadece kendine zarar vermiş olur). Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir herkes O’na muhtaçtır).","arabic_text":"ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًاۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًاۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Orada (Allah’ın kudret ve merhametini hatırlatan) apaçık deliller vardır (ayrıca) orası İbrahim’in (namaz kılmayı adet edindiği) makamıdır (sizlere emanet ettiği ve şirkten temizlediği tevhid inancının sembolüdür). Oraya giren emniyette olur (huzur ve güven bulur). Oraya gitmeye gücü yeten herkesin (hac veya umre amacıyla) Kâbe’yi ziyaret etmesi Allah’a karşı yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Kim inkâr ederse (sadece kendine zarar vermiş olur). Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir herkes O’na muhtaçtır).","arabic_text":"ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًاۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًاۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Orada (Allah’ın kudret ve merhametini hatırlatan) apaçık deliller vardır (ayrıca) orası İbrahim’in (namaz kılmayı adet edindiği) makamıdır (sizlere emanet ettiği ve şirkten temizlediği tevhid inancının sembolüdür). Oraya giren emniyette olur (huzur ve güven bulur). Oraya gitmeye gücü yeten herkesin (hac veya umre amacıyla) Kâbe’yi ziyaret etmesi Allah’a karşı yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Kim inkâr ederse (sadece kendine zarar vermiş olur). Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir herkes O’na muhtaçtır).","arabic_text":"ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًاۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًاۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Orada (Allah’ın kudret ve merhametini hatırlatan) apaçık deliller vardır (ayrıca) orası İbrahim’in (namaz kılmayı adet edindiği) makamıdır (sizlere emanet ettiği ve şirkten temizlediği tevhid inancının sembolüdür). Oraya giren emniyette olur (huzur ve güven bulur). Oraya gitmeye gücü yeten herkesin (hac veya umre amacıyla) Kâbe’yi ziyaret etmesi Allah’a karşı yerine getirilmesi gereken bir vecibedir. Kim inkâr ederse (sadece kendine zarar vermiş olur). Çünkü Allah bütün âlemlerden müstağnidir (kimseye muhtaç değildir herkes O’na muhtaçtır).","arabic_text":"ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًاۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًاۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap Ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini ne diye inkâr ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap Ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini ne diye inkâr ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap Ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini ne diye inkâr ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap Ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken Allah’ın âyetlerini ne diye inkâr ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın doğru yolunu eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَٓاءُۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın doğru yolunu eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَٓاءُۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın doğru yolunu eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَٓاءُۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"De ki: “Ey Kitap ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah’ın doğru yolunu eğri göstermeye yeltenerek inananları Allah yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَٓاءُۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba itaat edecek olursanız sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürürler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba itaat edecek olursanız sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürürler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba itaat edecek olursanız sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürürler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba itaat edecek olursanız sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürürler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Allah’ın âyetleri size okunduğu ve O’nun resulü (örnek hayatıyla) aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim Allah’a (gönülden bağlanarak O’nun dinine) sımsıkı sarılırsa dosdoğru yola ulaştırılmış olur.","arabic_text":"وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَف۪يكُمْ رَسُولُهُۜ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِيَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Allah’ın âyetleri size okunduğu ve O’nun resulü (örnek hayatıyla) aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim Allah’a (gönülden bağlanarak O’nun dinine) sımsıkı sarılırsa dosdoğru yola ulaştırılmış olur.","arabic_text":"وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَف۪يكُمْ رَسُولُهُۜ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِيَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Allah’ın âyetleri size okunduğu ve O’nun resulü (örnek hayatıyla) aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim Allah’a (gönülden bağlanarak O’nun dinine) sımsıkı sarılırsa dosdoğru yola ulaştırılmış olur.","arabic_text":"وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَف۪يكُمْ رَسُولُهُۜ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِيَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Allah’ın âyetleri size okunduğu ve O’nun resulü (örnek hayatıyla) aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim Allah’a (gönülden bağlanarak O’nun dinine) sımsıkı sarılırsa dosdoğru yola ulaştırılmış olur.","arabic_text":"وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَف۪يكُمْ رَسُولُهُۜ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِيَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey inananlar! Derin ve katıksız bir imanla Allah’ın istediği şekilde yaşayın (O’nun koyduğu hayat sistemine karşı gelmekten ya da aykırı davranmaktan sakının)! O’na kendinizi yürekten teslim etmeden (hakiki Müslüman olmadan) ölmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-102c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaratılış gayesi, Allah’ın öğretilerine tam teslimiyet göstererek öldükten sonraki hayat için mücadele vermektir. “O’na kendinizi yürekten teslim etmeden ölmeyin” vurgusu bunun içindir. Nitekim Teğabun suresi 64/17. ayetinde; “Gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı sorumlu davranın! Dinleyin ve itaat edin! Kendi iyiliğiniz için infak edin (emaneti sahibine teslim edin)! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey inananlar! Derin ve katıksız bir imanla Allah’ın istediği şekilde yaşayın (O’nun koyduğu hayat sistemine karşı gelmekten ya da aykırı davranmaktan sakının)! O’na kendinizi yürekten teslim etmeden (hakiki Müslüman olmadan) ölmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-102c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaratılış gayesi, Allah’ın öğretilerine tam teslimiyet göstererek öldükten sonraki hayat için mücadele vermektir. “O’na kendinizi yürekten teslim etmeden ölmeyin” vurgusu bunun içindir. Nitekim Teğabun suresi 64/17. ayetinde; “Gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı sorumlu davranın! Dinleyin ve itaat edin! Kendi iyiliğiniz için infak edin (emaneti sahibine teslim edin)! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey inananlar! Derin ve katıksız bir imanla Allah’ın istediği şekilde yaşayın (O’nun koyduğu hayat sistemine karşı gelmekten ya da aykırı davranmaktan sakının)! O’na kendinizi yürekten teslim etmeden (hakiki Müslüman olmadan) ölmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-101c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaratılış gayesi, Allah’ın öğretilerine tam teslimiyet göstererek öldükten sonraki hayat için mücadele vermektir. “O’na kendinizi yürekten teslim etmeden ölmeyin” vurgusu bunun içindir. Nitekim Teğabun suresi 64/17. ayetinde; “Gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı sorumlu davranın! Dinleyin ve itaat edin! Kendi iyiliğiniz için infak edin (emaneti sahibine teslim edin)! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey inananlar! Derin ve katıksız bir imanla Allah’ın istediği şekilde yaşayın (O’nun koyduğu hayat sistemine karşı gelmekten ya da aykırı davranmaktan sakının)! O’na kendinizi yürekten teslim etmeden (hakiki Müslüman olmadan) ölmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-102c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaratılış gayesi, Allah’ın öğretilerine tam teslimiyet göstererek öldükten sonraki hayat için mücadele vermektir. “O’na kendinizi yürekten teslim etmeden ölmeyin” vurgusu bunun içindir. Nitekim Teğabun suresi 64/17. ayetinde; “Gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı sorumlu davranın! Dinleyin ve itaat edin! Kendi iyiliğiniz için infak edin (emaneti sahibine teslim edin)! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a/Kur’an’a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam’la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur’an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki doğru yola eresiniz.","arabic_text":"وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":["2/2","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"2/2-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-103c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “hep birlikte” ifadesi, kolektif şuurla yaşamanın gerekliliğine bir işarettir. Allah’ın rızasını kazanma anlamında her Müslüman Hz. Peygamber’in öncülük ettiği dinin müntesibi ve onun getirdiği Kitab’ın muhatabı olarak tek bir vücut olmalı, yürekler hep aynı gaye için birlikte atmalıdır. Çünkü Allah Resulü tüm insanlığın peygamberidir. (A’râf, 7/158) ve o Peygamber’in tebliğ ettiği Kitap da aynıdır. O halde davranışlar da aynı hedefe yönelik olmalıdır. Nur sûresinin 24/31. âyetinde “hep birlikte tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” buyrularak, tevbenin bile toplu yapıldığı takdirde kurtuluşa vesile olacağı vurgulanmaktadır. Hz. Muhammed’in risaletinden önce insanca yaşam neredeyse yok olmuş, sosyal hayat bütünüyle çürümeye yüz tutmuştu. Öyle ki; çok anlamsız ve gereksiz sebeplerle insanlar birbirlerini öldürüyor, mallarını yağmalıyor, evlerini yerle bir ediyordu. Evs ve Hazrec kabilelerinde olduğu gibi soylar arasında yıllarca süren ve binlerce insanın ölümüne, yetim veya dul kalmasına sebep olan savaşlar yaşanıyordu. İslam’ın yeniden insanların hayatına girmesiyle bütün bu hadiseler son bulmuş ve insanca yaşam yeniden filizlenmişti. Allah bu ayetle bir hatırlatma yaparak verilen nimetin kıymetinin bilinmesini istiyor."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a/Kur’an’a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam’la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur’an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki doğru yola eresiniz.","arabic_text":"وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":["2/2","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"2/2-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-103c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “hep birlikte” ifadesi, kolektif şuurla yaşamanın gerekliliğine bir işarettir. Allah’ın rızasını kazanma anlamında her Müslüman Hz. Peygamber’in öncülük ettiği dinin müntesibi ve onun getirdiği Kitab’ın muhatabı olarak tek bir vücut olmalı, yürekler hep aynı gaye için birlikte atmalıdır. Çünkü Allah Resulü tüm insanlığın peygamberidir. (A’râf, 7/158) ve o Peygamber’in tebliğ ettiği Kitap da aynıdır. O halde davranışlar da aynı hedefe yönelik olmalıdır. Nur sûresinin 24/31. âyetinde “hep birlikte tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” buyrularak, tevbenin bile toplu yapıldığı takdirde kurtuluşa vesile olacağı vurgulanmaktadır. Hz. Muhammed’in risaletinden önce insanca yaşam neredeyse yok olmuş, sosyal hayat bütünüyle çürümeye yüz tutmuştu. Öyle ki; çok anlamsız ve gereksiz sebeplerle insanlar birbirlerini öldürüyor, mallarını yağmalıyor, evlerini yerle bir ediyordu. Evs ve Hazrec kabilelerinde olduğu gibi soylar arasında yıllarca süren ve binlerce insanın ölümüne, yetim veya dul kalmasına sebep olan savaşlar yaşanıyordu. İslam’ın yeniden insanların hayatına girmesiyle bütün bu hadiseler son bulmuş ve insanca yaşam yeniden filizlenmişti. Allah bu ayetle bir hatırlatma yaparak verilen nimetin kıymetinin bilinmesini istiyor."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a/Kur’an’a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam’la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur’an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki doğru yola eresiniz.","arabic_text":"وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":["2/2","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"2/2-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-102c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “hep birlikte” ifadesi, kolektif şuurla yaşamanın gerekliliğine bir işarettir. Allah’ın rızasını kazanma anlamında her Müslüman Hz. Peygamber’in öncülük ettiği dinin müntesibi ve onun getirdiği Kitab’ın muhatabı olarak tek bir vücut olmalı, yürekler hep aynı gaye için birlikte atmalıdır. Çünkü Allah Resulü tüm insanlığın peygamberidir. (A’râf, 7/158) ve o Peygamber’in tebliğ ettiği Kitap da aynıdır. O halde davranışlar da aynı hedefe yönelik olmalıdır. Nur sûresinin 24/31. âyetinde “hep birlikte tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” buyrularak, tevbenin bile toplu yapıldığı takdirde kurtuluşa vesile olacağı vurgulanmaktadır. Hz. Muhammed’in risaletinden önce insanca yaşam neredeyse yok olmuş, sosyal hayat bütünüyle çürümeye yüz tutmuştu. Öyle ki; çok anlamsız ve gereksiz sebeplerle insanlar birbirlerini öldürüyor, mallarını yağmalıyor, evlerini yerle bir ediyordu. Evs ve Hazrec kabilelerinde olduğu gibi soylar arasında yıllarca süren ve binlerce insanın ölümüne, yetim veya dul kalmasına sebep olan savaşlar yaşanıyordu. İslam’ın yeniden insanların hayatına girmesiyle bütün bu hadiseler son bulmuş ve insanca yaşam yeniden filizlenmişti. Allah bu ayetle bir hatırlatma yaparak verilen nimetin kıymetinin bilinmesini istiyor."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a/Kur’an’a) sımsıkı sarılın (hayatınızı ona göre düzenleyin) ve (İslam’la çelişen davranışlarınızla gruplara ayrılarak) birbirinizden kopmayın! Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini düşünün ki cahiliyet devrinde birbirinize düşmanlar iken O sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de O’nun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da oraya düşmekten sizi (Kur’an ile) O kurtardı. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor ki doğru yola eresiniz.","arabic_text":"وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَانًاۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":["2/2","5/16","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"2/2-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-103c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “hep birlikte” ifadesi, kolektif şuurla yaşamanın gerekliliğine bir işarettir. Allah’ın rızasını kazanma anlamında her Müslüman Hz. Peygamber’in öncülük ettiği dinin müntesibi ve onun getirdiği Kitab’ın muhatabı olarak tek bir vücut olmalı, yürekler hep aynı gaye için birlikte atmalıdır. Çünkü Allah Resulü tüm insanlığın peygamberidir. (A’râf, 7/158) ve o Peygamber’in tebliğ ettiği Kitap da aynıdır. O halde davranışlar da aynı hedefe yönelik olmalıdır. Nur sûresinin 24/31. âyetinde “hep birlikte tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” buyrularak, tevbenin bile toplu yapıldığı takdirde kurtuluşa vesile olacağı vurgulanmaktadır. Hz. Muhammed’in risaletinden önce insanca yaşam neredeyse yok olmuş, sosyal hayat bütünüyle çürümeye yüz tutmuştu. Öyle ki; çok anlamsız ve gereksiz sebeplerle insanlar birbirlerini öldürüyor, mallarını yağmalıyor, evlerini yerle bir ediyordu. Evs ve Hazrec kabilelerinde olduğu gibi soylar arasında yıllarca süren ve binlerce insanın ölümüne, yetim veya dul kalmasına sebep olan savaşlar yaşanıyordu. İslam’ın yeniden insanların hayatına girmesiyle bütün bu hadiseler son bulmuş ve insanca yaşam yeniden filizlenmişti. Allah bu ayetle bir hatırlatma yaparak verilen nimetin kıymetinin bilinmesini istiyor."},{"verse_number":"104","turkish_text":"İçinizden iyi ve yararlı olana davet eden kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun. Nihai kurtuluşa erişecek kimseler işte bunlardır.","arabic_text":"وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"İçinizden iyi ve yararlı olana davet eden kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun. Nihai kurtuluşa erişecek kimseler işte bunlardır.","arabic_text":"وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"İçinizden iyi ve yararlı olana davet eden kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun. Nihai kurtuluşa erişecek kimseler işte bunlardır.","arabic_text":"وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"İçinizden iyi ve yararlı olana davet eden kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun. Nihai kurtuluşa erişecek kimseler işte bunlardır.","arabic_text":"وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-105c.mp3","commentary_text":"Yani, aynı ortak inanç kaynağından beslendikleri ve aynı manevi hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen ve bu kimlikler altında değişik mezheplere ayrılan Kitâb-ı Mukaddes’in takipçileri gibi olmayın! Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’ un kitap ve mektuplarından oluşmuş kitaplar bütününe verilen addır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-105c.mp3","commentary_text":"Yani, aynı ortak inanç kaynağından beslendikleri ve aynı manevi hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen ve bu kimlikler altında değişik mezheplere ayrılan Kitâb-ı Mukaddes’in takipçileri gibi olmayın! Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’ un kitap ve mektuplarından oluşmuş kitaplar bütününe verilen addır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-104c.mp3","commentary_text":"Yani, aynı ortak inanç kaynağından beslendikleri ve aynı manevi hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen ve bu kimlikler altında değişik mezheplere ayrılan Kitâb-ı Mukaddes’in takipçileri gibi olmayın! Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’ un kitap ve mektuplarından oluşmuş kitaplar bütününe verilen addır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-105c.mp3","commentary_text":"Yani, aynı ortak inanç kaynağından beslendikleri ve aynı manevi hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen ve bu kimlikler altında değişik mezheplere ayrılan Kitâb-ı Mukaddes’in takipçileri gibi olmayın! Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’ un kitap ve mektuplarından oluşmuş kitaplar bütününe verilen addır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"O gün bazı yüzler (ışıl ışıl parlayıp) ağarır bazı yüzlerse (pişmanlık ve korkudan) kararır. Yüzleri kararanlara: “İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan (ve inadınızdan) dolayı azabı tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ۠ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":["75/22"],"audio_path":"2/2-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"O gün bazı yüzler (ışıl ışıl parlayıp) ağarır bazı yüzlerse (pişmanlık ve korkudan) kararır. Yüzleri kararanlara: “İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan (ve inadınızdan) dolayı azabı tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ۠ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":["75/22"],"audio_path":"2/2-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"O gün bazı yüzler (ışıl ışıl parlayıp) ağarır bazı yüzlerse (pişmanlık ve korkudan) kararır. Yüzleri kararanlara: “İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan (ve inadınızdan) dolayı azabı tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ۠ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":["75/22"],"audio_path":"2/2-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"O gün bazı yüzler (ışıl ışıl parlayıp) ağarır bazı yüzlerse (pişmanlık ve korkudan) kararır. Yüzleri kararanlara: “İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan (ve inadınızdan) dolayı azabı tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ۠ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":["75/22"],"audio_path":"2/2-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَف۪ي رَحْمَةِ اللّٰهِۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَف۪ي رَحْمَةِ اللّٰهِۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَف۪ي رَحْمَةِ اللّٰهِۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَف۪ي رَحْمَةِ اللّٰهِۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Onları sana hakkı yerine getirmek için (vahiy yoluyla) okuyoruz. Allah hiçbir varlığın zulme uğramasını dilemez.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْمًا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Onları sana hakkı yerine getirmek için (vahiy yoluyla) okuyoruz. Allah hiçbir varlığın zulme uğramasını dilemez.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْمًا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Onları sana hakkı yerine getirmek için (vahiy yoluyla) okuyoruz. Allah hiçbir varlığın zulme uğramasını dilemez.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْمًا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Onları sana hakkı yerine getirmek için (vahiy yoluyla) okuyoruz. Allah hiçbir varlığın zulme uğramasını dilemez.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْمًا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Ve bütün işler Allah’a döndürülür.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Ve bütün işler Allah’a döndürülür.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Ve bütün işler Allah’a döndürülür.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Ve bütün işler Allah’a döndürülür.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız. Ehl-i Kitab da inansaydı elbette ki bu kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinde iman edenler varsa da çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-110c.mp3","commentary_text":"İnsanların iyiliği için hayırlı bir ümmet olarak ortaya çıkacak kişinin her şeyden önce güçlü bir imana, bu misyonun hakkını verebilecek vizyona, ruhi ve fikri olgunluğa, bilgi donanımına sahip olması gerekir. Hayırlı ümmet olmanın birtakım yükümlülükleri ve bunlardan kaynaklanan ciddi sorumlulukları vardır. İyiliği emretmek ve kötülüklerden sakındırmak sadece lafla olacak bir iş değildir. Tebliğde temsil esastır. İyiliği önerirken iyi olmak ve iyiliklerin yanında yer almak, kötülükten sakındırmak için kötü fiillerden uzak durmak, kötülerle ve kötülüklerle mücadele vermek, her daim zulmün ve haksızlığın karşısında olmak gerekir. Hayırlı ümmet, tavır ve davranışlarıyla, söylem ve eylemleriyle insanlara örnek olur, iyiliğin, huzurun ve esenliğin egemen olması için malını, imkânlarını, hayatını ortaya koyar, iyi ve faydalı faaliyetlerde bulunur ve bu tip faaliyetlerin destekçisi olur."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız. Ehl-i Kitab da inansaydı elbette ki bu kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinde iman edenler varsa da çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-110c.mp3","commentary_text":"İnsanların iyiliği için hayırlı bir ümmet olarak ortaya çıkacak kişinin her şeyden önce güçlü bir imana, bu misyonun hakkını verebilecek vizyona, ruhi ve fikri olgunluğa, bilgi donanımına sahip olması gerekir. Hayırlı ümmet olmanın birtakım yükümlülükleri ve bunlardan kaynaklanan ciddi sorumlulukları vardır. İyiliği emretmek ve kötülüklerden sakındırmak sadece lafla olacak bir iş değildir. Tebliğde temsil esastır. İyiliği önerirken iyi olmak ve iyiliklerin yanında yer almak, kötülükten sakındırmak için kötü fiillerden uzak durmak, kötülerle ve kötülüklerle mücadele vermek, her daim zulmün ve haksızlığın karşısında olmak gerekir. Hayırlı ümmet, tavır ve davranışlarıyla, söylem ve eylemleriyle insanlara örnek olur, iyiliğin, huzurun ve esenliğin egemen olması için malını, imkânlarını, hayatını ortaya koyar, iyi ve faydalı faaliyetlerde bulunur ve bu tip faaliyetlerin destekçisi olur."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız. Ehl-i Kitab da inansaydı elbette ki bu kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinde iman edenler varsa da çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-110c.mp3","commentary_text":"İnsanların iyiliği için hayırlı bir ümmet olarak ortaya çıkacak kişinin her şeyden önce güçlü bir imana, bu misyonun hakkını verebilecek vizyona, ruhi ve fikri olgunluğa, bilgi donanımına sahip olması gerekir. Hayırlı ümmet olmanın birtakım yükümlülükleri ve bunlardan kaynaklanan ciddi sorumlulukları vardır. İyiliği emretmek ve kötülüklerden sakındırmak sadece lafla olacak bir iş değildir. Tebliğde temsil esastır. İyiliği önerirken iyi olmak ve iyiliklerin yanında yer almak, kötülükten sakındırmak için kötü fiillerden uzak durmak, kötülerle ve kötülüklerle mücadele vermek, her daim zulmün ve haksızlığın karşısında olmak gerekir. Hayırlı ümmet, tavır ve davranışlarıyla, söylem ve eylemleriyle insanlara örnek olur, iyiliğin, huzurun ve esenliğin egemen olması için malını, imkânlarını, hayatını ortaya koyar, iyi ve faydalı faaliyetlerde bulunur ve bu tip faaliyetlerin destekçisi olur."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız. Ehl-i Kitab da inansaydı elbette ki bu kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinde iman edenler varsa da çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-109c.mp3","commentary_text":"İnsanların iyiliği için hayırlı bir ümmet olarak ortaya çıkacak kişinin her şeyden önce güçlü bir imana, bu misyonun hakkını verebilecek vizyona, ruhi ve fikri olgunluğa, bilgi donanımına sahip olması gerekir. Hayırlı ümmet olmanın birtakım yükümlülükleri ve bunlardan kaynaklanan ciddi sorumlulukları vardır. İyiliği emretmek ve kötülüklerden sakındırmak sadece lafla olacak bir iş değildir. Tebliğde temsil esastır. İyiliği önerirken iyi olmak ve iyiliklerin yanında yer almak, kötülükten sakındırmak için kötü fiillerden uzak durmak, kötülerle ve kötülüklerle mücadele vermek, her daim zulmün ve haksızlığın karşısında olmak gerekir. Hayırlı ümmet, tavır ve davranışlarıyla, söylem ve eylemleriyle insanlara örnek olur, iyiliğin, huzurun ve esenliğin egemen olması için malını, imkânlarını, hayatını ortaya koyar, iyi ve faydalı faaliyetlerde bulunur ve bu tip faaliyetlerin destekçisi olur."},{"verse_number":"111","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"نْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّٓا اَذًىۜ وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"نْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّٓا اَذًىۜ وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"نْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّٓا اَذًىۜ وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.","arabic_text":"نْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّٓا اَذًىۜ وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar Allah’ın ve (inanan) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplayacaktır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar (yaptıkları yüzünden) alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah’a isyan etmiş ve haddi aşmış kimselerdir.","arabic_text":"ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar Allah’ın ve (inanan) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplayacaktır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar (yaptıkları yüzünden) alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah’a isyan etmiş ve haddi aşmış kimselerdir.","arabic_text":"ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar Allah’ın ve (inanan) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplayacaktır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar (yaptıkları yüzünden) alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah’a isyan etmiş ve haddi aşmış kimselerdir.","arabic_text":"ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar Allah’ın ve (inanan) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplayacaktır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar (yaptıkları yüzünden) alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah’a isyan etmiş ve haddi aşmış kimselerdir.","arabic_text":"ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Kitap ehlinin hepsi aynı değildir. Onların arasında gece boyunca Allah’ın âyetlerini okuyan ve O’nun huzurunda secdeye kapanan (samimi dürüst ve) dosdoğru insanlar da vardır.","arabic_text":"لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-113c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın “dosdoğru insanlar” olarak tanımladığı kişiler, önceki vahyin takipçileri yani Yahudi ve Hıristiyanlardan olup da Müslümanlara düşmanlık beslemeyen ya da Hz. Peygamber’in risaletinden sonra Müslümanların safında yer alan ve onlarla birlikte îmâni sorumluluklarını yerine getirenlerdir. Yaşadıkları çevrenin çoğu Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlaki ve manevi disipline uymak konusunda isteksiz davranırken ve hatta karşı çıkarken, Ehli Kitaptan bazılarının kendi dindaşlarının ve akrabalarının baskısına rağmen, Allah’a ve O’nun koyduğu ahlaki prensiplere sahip çıkarak Müslümanların yanında yer almaları takdire şayandır. İşte âyet bu gerçeği dile getiriyor."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Kitap ehlinin hepsi aynı değildir. Onların arasında gece boyunca Allah’ın âyetlerini okuyan ve O’nun huzurunda secdeye kapanan (samimi dürüst ve) dosdoğru insanlar da vardır.","arabic_text":"لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-113c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın “dosdoğru insanlar” olarak tanımladığı kişiler, önceki vahyin takipçileri yani Yahudi ve Hıristiyanlardan olup da Müslümanlara düşmanlık beslemeyen ya da Hz. Peygamber’in risaletinden sonra Müslümanların safında yer alan ve onlarla birlikte îmâni sorumluluklarını yerine getirenlerdir. Yaşadıkları çevrenin çoğu Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlaki ve manevi disipline uymak konusunda isteksiz davranırken ve hatta karşı çıkarken, Ehli Kitaptan bazılarının kendi dindaşlarının ve akrabalarının baskısına rağmen, Allah’a ve O’nun koyduğu ahlaki prensiplere sahip çıkarak Müslümanların yanında yer almaları takdire şayandır. İşte âyet bu gerçeği dile getiriyor."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Kitap ehlinin hepsi aynı değildir. Onların arasında gece boyunca Allah’ın âyetlerini okuyan ve O’nun huzurunda secdeye kapanan (samimi dürüst ve) dosdoğru insanlar da vardır.","arabic_text":"لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-113c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın “dosdoğru insanlar” olarak tanımladığı kişiler, önceki vahyin takipçileri yani Yahudi ve Hıristiyanlardan olup da Müslümanlara düşmanlık beslemeyen ya da Hz. Peygamber’in risaletinden sonra Müslümanların safında yer alan ve onlarla birlikte îmâni sorumluluklarını yerine getirenlerdir. Yaşadıkları çevrenin çoğu Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlaki ve manevi disipline uymak konusunda isteksiz davranırken ve hatta karşı çıkarken, Ehli Kitaptan bazılarının kendi dindaşlarının ve akrabalarının baskısına rağmen, Allah’a ve O’nun koyduğu ahlaki prensiplere sahip çıkarak Müslümanların yanında yer almaları takdire şayandır. İşte âyet bu gerçeği dile getiriyor."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Kitap ehlinin hepsi aynı değildir. Onların arasında gece boyunca Allah’ın âyetlerini okuyan ve O’nun huzurunda secdeye kapanan (samimi dürüst ve) dosdoğru insanlar da vardır.","arabic_text":"لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠","related_links":[],"audio_path":"2/2-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-112c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın “dosdoğru insanlar” olarak tanımladığı kişiler, önceki vahyin takipçileri yani Yahudi ve Hıristiyanlardan olup da Müslümanlara düşmanlık beslemeyen ya da Hz. Peygamber’in risaletinden sonra Müslümanların safında yer alan ve onlarla birlikte îmâni sorumluluklarını yerine getirenlerdir. Yaşadıkları çevrenin çoğu Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlaki ve manevi disipline uymak konusunda isteksiz davranırken ve hatta karşı çıkarken, Ehli Kitaptan bazılarının kendi dindaşlarının ve akrabalarının baskısına rağmen, Allah’a ve O’nun koyduğu ahlaki prensiplere sahip çıkarak Müslümanların yanında yer almaları takdire şayandır. İşte âyet bu gerçeği dile getiriyor."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunlar; Allah’a ve âhiret gününe inanırlar. İyiliği emreder (uygulanmasına çalışırlar) kötülükten alıkoyarlar (engellenmesi için mücadele verirler) ve hayır işlerinde (birbirleriyle) yarışırlar. İşte bunlar sâlih (erdemli ve saygıdeğer) kimselerdir.","arabic_text":"يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunlar; Allah’a ve âhiret gününe inanırlar. İyiliği emreder (uygulanmasına çalışırlar) kötülükten alıkoyarlar (engellenmesi için mücadele verirler) ve hayır işlerinde (birbirleriyle) yarışırlar. İşte bunlar sâlih (erdemli ve saygıdeğer) kimselerdir.","arabic_text":"يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunlar; Allah’a ve âhiret gününe inanırlar. İyiliği emreder (uygulanmasına çalışırlar) kötülükten alıkoyarlar (engellenmesi için mücadele verirler) ve hayır işlerinde (birbirleriyle) yarışırlar. İşte bunlar sâlih (erdemli ve saygıdeğer) kimselerdir.","arabic_text":"يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunlar; Allah’a ve âhiret gününe inanırlar. İyiliği emreder (uygulanmasına çalışırlar) kötülükten alıkoyarlar (engellenmesi için mücadele verirler) ve hayır işlerinde (birbirleriyle) yarışırlar. İşte bunlar sâlih (erdemli ve saygıdeğer) kimselerdir.","arabic_text":"يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Çünkü Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan dürüst ve erdemli kişileri çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Çünkü Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan dürüst ve erdemli kişileri çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Çünkü Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan dürüst ve erdemli kişileri çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Onların yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Çünkü Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan dürüst ve erdemli kişileri çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah’(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-116c.mp3","commentary_text":"İnsan ne kadar varlıklı ve çocuklu olursa olsun, hatta çocukları dünyanın en etkili makamlarında da bulunsa dünyada ölümden âhirette azaptan kurtulamaz. Hal böyle iken insanların bir kısmı hayatı sadece dünyadan ibaret görüp âhireti bütünüyle yok saymaktadır. Dünyalık nimetleri elde etmek uğruna her şeyi kendilerine mubah gören bu tip kişilerin isteklerine gem vurmak imkânsızdır. Âyetteki mesaj inkârcılara hitaben verilmiş olsa da inandığı halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamlarını sadece dünya ile sınırlı tutan Müslüman kimliğiyle yaşayanlar da buradan kendilerine düşen mesajı almalıdır. Âhireti kazanmak için yalnız Allah’a inanmak yetmiyor, Allah’la yaşamak, O’nun direktiflerine göre bir hayat tarzı oluşturmak, mücadele vermek, ilahi öğretileri çağın vitrinine taşımak, insanların irşadına sunmak, Hakkı bulmakta zorlananların vicdanını harekete geçirmek, varlığın hikmetini ortaya koyarak iyilik ve doğruluk için, adalet ve ehliyet için, barış ve huzur için, Hakkın ve haklının yanında yer almak için çalışmak icap ediyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah’(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-116c.mp3","commentary_text":"İnsan ne kadar varlıklı ve çocuklu olursa olsun, hatta çocukları dünyanın en etkili makamlarında da bulunsa dünyada ölümden âhirette azaptan kurtulamaz. Hal böyle iken insanların bir kısmı hayatı sadece dünyadan ibaret görüp âhireti bütünüyle yok saymaktadır. Dünyalık nimetleri elde etmek uğruna her şeyi kendilerine mubah gören bu tip kişilerin isteklerine gem vurmak imkânsızdır. Âyetteki mesaj inkârcılara hitaben verilmiş olsa da inandığı halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamlarını sadece dünya ile sınırlı tutan Müslüman kimliğiyle yaşayanlar da buradan kendilerine düşen mesajı almalıdır. Âhireti kazanmak için yalnız Allah’a inanmak yetmiyor, Allah’la yaşamak, O’nun direktiflerine göre bir hayat tarzı oluşturmak, mücadele vermek, ilahi öğretileri çağın vitrinine taşımak, insanların irşadına sunmak, Hakkı bulmakta zorlananların vicdanını harekete geçirmek, varlığın hikmetini ortaya koyarak iyilik ve doğruluk için, adalet ve ehliyet için, barış ve huzur için, Hakkın ve haklının yanında yer almak için çalışmak icap ediyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah’(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-116c.mp3","commentary_text":"İnsan ne kadar varlıklı ve çocuklu olursa olsun, hatta çocukları dünyanın en etkili makamlarında da bulunsa dünyada ölümden âhirette azaptan kurtulamaz. Hal böyle iken insanların bir kısmı hayatı sadece dünyadan ibaret görüp âhireti bütünüyle yok saymaktadır. Dünyalık nimetleri elde etmek uğruna her şeyi kendilerine mubah gören bu tip kişilerin isteklerine gem vurmak imkânsızdır. Âyetteki mesaj inkârcılara hitaben verilmiş olsa da inandığı halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamlarını sadece dünya ile sınırlı tutan Müslüman kimliğiyle yaşayanlar da buradan kendilerine düşen mesajı almalıdır. Âhireti kazanmak için yalnız Allah’a inanmak yetmiyor, Allah’la yaşamak, O’nun direktiflerine göre bir hayat tarzı oluşturmak, mücadele vermek, ilahi öğretileri çağın vitrinine taşımak, insanların irşadına sunmak, Hakkı bulmakta zorlananların vicdanını harekete geçirmek, varlığın hikmetini ortaya koyarak iyilik ve doğruluk için, adalet ve ehliyet için, barış ve huzur için, Hakkın ve haklının yanında yer almak için çalışmak icap ediyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onları ne (kalıcı olduklarını düşündükleri) dünya malları ne de (iftihar edip durdukları) evlatları Allah’(ın azabın)a karşı koruyabilir. İşte onlar içinde yaşayıp kalacakları ateşe mahkûm olacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-115c.mp3","commentary_text":"İnsan ne kadar varlıklı ve çocuklu olursa olsun, hatta çocukları dünyanın en etkili makamlarında da bulunsa dünyada ölümden âhirette azaptan kurtulamaz. Hal böyle iken insanların bir kısmı hayatı sadece dünyadan ibaret görüp âhireti bütünüyle yok saymaktadır. Dünyalık nimetleri elde etmek uğruna her şeyi kendilerine mubah gören bu tip kişilerin isteklerine gem vurmak imkânsızdır. Âyetteki mesaj inkârcılara hitaben verilmiş olsa da inandığı halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamlarını sadece dünya ile sınırlı tutan Müslüman kimliğiyle yaşayanlar da buradan kendilerine düşen mesajı almalıdır. Âhireti kazanmak için yalnız Allah’a inanmak yetmiyor, Allah’la yaşamak, O’nun direktiflerine göre bir hayat tarzı oluşturmak, mücadele vermek, ilahi öğretileri çağın vitrinine taşımak, insanların irşadına sunmak, Hakkı bulmakta zorlananların vicdanını harekete geçirmek, varlığın hikmetini ortaya koyarak iyilik ve doğruluk için, adalet ve ehliyet için, barış ve huzur için, Hakkın ve haklının yanında yer almak için çalışmak icap ediyor."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onların bu dünya hayatında (güç ve şöhret elde etmek için hayır adına) yaptıkları harcamalar; kendilerine zulmetmekte olan bir toplumun ekinine isabet eden kavurucu soğuk bir rüzgâra benzer ki onu (henüz olgunlaşmadan) helak etmiştir. (İmanları olmadığı için dünyada yaptıkları iyiliklerin âhirette onlara hiçbir faydası olmaz.) Aslında Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar gerçekten (iman etmemek ve doğru yaşamamakla kendilerine) haksızlık ettiler.","arabic_text":"مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ ر۪يحٍ ف۪يهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onların bu dünya hayatında (güç ve şöhret elde etmek için hayır adına) yaptıkları harcamalar; kendilerine zulmetmekte olan bir toplumun ekinine isabet eden kavurucu soğuk bir rüzgâra benzer ki onu (henüz olgunlaşmadan) helak etmiştir. (İmanları olmadığı için dünyada yaptıkları iyiliklerin âhirette onlara hiçbir faydası olmaz.) Aslında Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar gerçekten (iman etmemek ve doğru yaşamamakla kendilerine) haksızlık ettiler.","arabic_text":"مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ ر۪يحٍ ف۪يهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onların bu dünya hayatında (güç ve şöhret elde etmek için hayır adına) yaptıkları harcamalar; kendilerine zulmetmekte olan bir toplumun ekinine isabet eden kavurucu soğuk bir rüzgâra benzer ki onu (henüz olgunlaşmadan) helak etmiştir. (İmanları olmadığı için dünyada yaptıkları iyiliklerin âhirette onlara hiçbir faydası olmaz.) Aslında Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar gerçekten (iman etmemek ve doğru yaşamamakla kendilerine) haksızlık ettiler.","arabic_text":"مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ ر۪يحٍ ف۪يهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onların bu dünya hayatında (güç ve şöhret elde etmek için hayır adına) yaptıkları harcamalar; kendilerine zulmetmekte olan bir toplumun ekinine isabet eden kavurucu soğuk bir rüzgâra benzer ki onu (henüz olgunlaşmadan) helak etmiştir. (İmanları olmadığı için dünyada yaptıkları iyiliklerin âhirette onlara hiçbir faydası olmaz.) Aslında Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar gerçekten (iman etmemek ve doğru yaşamamakla kendilerine) haksızlık ettiler.","arabic_text":"مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ ر۪يحٍ ف۪يهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Ey İnananlar! Sizinle aynı düşünmeyeni/inanmayanı dost/sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Daima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan öfkeleri zaten ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi iyice açıkladık.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Ey İnananlar! Sizinle aynı düşünmeyeni/inanmayanı dost/sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Daima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan öfkeleri zaten ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi iyice açıkladık.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Ey İnananlar! Sizinle aynı düşünmeyeni/inanmayanı dost/sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Daima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan öfkeleri zaten ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi iyice açıkladık.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Ey İnananlar! Sizinle aynı düşünmeyeni/inanmayanı dost/sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Daima sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Size olan öfkeleri zaten ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi iyice açıkladık.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Kitabınıza ve peygamberinize inanmadıkları halde) siz onları sevmeye hazırsınız ama siz bütün kitaplar(ın asılların)a inandığınız halde onlar sizi sevmezler. Ve sizinle karşılaştıklarında: “Biz (sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!” derler. Ama kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle kahrolun!” Şüphesiz Allah kalplerde ne varsa hepsini bilendir.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-119c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Müslümanlara ciddi uyarı vardır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Müslümanların İslam düşmanlarına hoş görünme kaygısı öyle bir noktaya varmış ki, onlara şirin görünmek adına dinlerinden ve dindarlıklarından bahsetmemeyi, dini yaşamı gizlemeyi, dinin prensiplerinden taviz vermeyi âdet haline getirmişlerdir. Hâlbuki dini yaşamı gizli tutarak ya da temsille tebliği gözardı ederek din düşmanlarından hayır beklemenin kimseye bir faydası yoktur. Çünkü bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi; onlar zaten Müslümanların en küçük bir başarısına tahammül edemezler ve başarısızlıklarına da sevinirler. Böyle olunca da verilen tavizler, ortaya konan davranışlar, ahlaki ve manevi anlamda geri duruşlar Allah’a saygısızlıktan başka hiçbir işe yaramamış olur."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Kitabınıza ve peygamberinize inanmadıkları halde) siz onları sevmeye hazırsınız ama siz bütün kitaplar(ın asılların)a inandığınız halde onlar sizi sevmezler. Ve sizinle karşılaştıklarında: “Biz (sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!” derler. Ama kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle kahrolun!” Şüphesiz Allah kalplerde ne varsa hepsini bilendir.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-119c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Müslümanlara ciddi uyarı vardır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Müslümanların İslam düşmanlarına hoş görünme kaygısı öyle bir noktaya varmış ki, onlara şirin görünmek adına dinlerinden ve dindarlıklarından bahsetmemeyi, dini yaşamı gizlemeyi, dinin prensiplerinden taviz vermeyi âdet haline getirmişlerdir. Hâlbuki dini yaşamı gizli tutarak ya da temsille tebliği gözardı ederek din düşmanlarından hayır beklemenin kimseye bir faydası yoktur. Çünkü bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi; onlar zaten Müslümanların en küçük bir başarısına tahammül edemezler ve başarısızlıklarına da sevinirler. Böyle olunca da verilen tavizler, ortaya konan davranışlar, ahlaki ve manevi anlamda geri duruşlar Allah’a saygısızlıktan başka hiçbir işe yaramamış olur."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Kitabınıza ve peygamberinize inanmadıkları halde) siz onları sevmeye hazırsınız ama siz bütün kitaplar(ın asılların)a inandığınız halde onlar sizi sevmezler. Ve sizinle karşılaştıklarında: “Biz (sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!” derler. Ama kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle kahrolun!” Şüphesiz Allah kalplerde ne varsa hepsini bilendir.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-119c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Müslümanlara ciddi uyarı vardır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Müslümanların İslam düşmanlarına hoş görünme kaygısı öyle bir noktaya varmış ki, onlara şirin görünmek adına dinlerinden ve dindarlıklarından bahsetmemeyi, dini yaşamı gizlemeyi, dinin prensiplerinden taviz vermeyi âdet haline getirmişlerdir. Hâlbuki dini yaşamı gizli tutarak ya da temsille tebliği gözardı ederek din düşmanlarından hayır beklemenin kimseye bir faydası yoktur. Çünkü bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi; onlar zaten Müslümanların en küçük bir başarısına tahammül edemezler ve başarısızlıklarına da sevinirler. Böyle olunca da verilen tavizler, ortaya konan davranışlar, ahlaki ve manevi anlamda geri duruşlar Allah’a saygısızlıktan başka hiçbir işe yaramamış olur."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Kitabınıza ve peygamberinize inanmadıkları halde) siz onları sevmeye hazırsınız ama siz bütün kitaplar(ın asılların)a inandığınız halde onlar sizi sevmezler. Ve sizinle karşılaştıklarında: “Biz (sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!” derler. Ama kendi başlarına kalınca size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle kahrolun!” Şüphesiz Allah kalplerde ne varsa hepsini bilendir.","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-118c.mp3","commentary_text":"Bu ayette Müslümanlara ciddi uyarı vardır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Müslümanların İslam düşmanlarına hoş görünme kaygısı öyle bir noktaya varmış ki, onlara şirin görünmek adına dinlerinden ve dindarlıklarından bahsetmemeyi, dini yaşamı gizlemeyi, dinin prensiplerinden taviz vermeyi âdet haline getirmişlerdir. Hâlbuki dini yaşamı gizli tutarak ya da temsille tebliği gözardı ederek din düşmanlarından hayır beklemenin kimseye bir faydası yoktur. Çünkü bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi; onlar zaten Müslümanların en küçük bir başarısına tahammül edemezler ve başarısızlıklarına da sevinirler. Böyle olunca da verilen tavizler, ortaya konan davranışlar, ahlaki ve manevi anlamda geri duruşlar Allah’a saygısızlıktan başka hiçbir işe yaramamış olur."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Size bir iyilik gelse tasalanırlar kötülük gelse sevinirler. Ama sabreder ve Allah’ın emirlerine uygun bir hayat yaşarsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۘ وَاِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Size bir iyilik gelse tasalanırlar kötülük gelse sevinirler. Ama sabreder ve Allah’ın emirlerine uygun bir hayat yaşarsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۘ وَاِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Size bir iyilik gelse tasalanırlar kötülük gelse sevinirler. Ama sabreder ve Allah’ın emirlerine uygun bir hayat yaşarsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۘ وَاِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Size bir iyilik gelse tasalanırlar kötülük gelse sevinirler. Ama sabreder ve Allah’ın emirlerine uygun bir hayat yaşarsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۘ وَاِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hani bir vakit (Uhud muharebesinde) inananları savaş düzenine sokmak (ve savaşta duracakları yere yerleştirmek) için sabah erkenden ailenden/evinden ayrıldığında Allah (olup bitenleri) hakkıyla duyuyor ve biliyordu.","arabic_text":"وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-121c.mp3","commentary_text":"Ayette Uhud savaşı için Allah Resulünün okçu birliğini Uhud tepesine konuşlandırdığı gün anlatılıyor."},{"verse_number":"121","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hani bir vakit (Uhud muharebesinde) inananları savaş düzenine sokmak (ve savaşta duracakları yere yerleştirmek) için sabah erkenden ailenden/evinden ayrıldığında Allah (olup bitenleri) hakkıyla duyuyor ve biliyordu.","arabic_text":"وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-121c.mp3","commentary_text":"Ayette Uhud savaşı için Allah Resulünün okçu birliğini Uhud tepesine konuşlandırdığı gün anlatılıyor."},{"verse_number":"121","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hani bir vakit (Uhud muharebesinde) inananları savaş düzenine sokmak (ve savaşta duracakları yere yerleştirmek) için sabah erkenden ailenden/evinden ayrıldığında Allah (olup bitenleri) hakkıyla duyuyor ve biliyordu.","arabic_text":"وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-121c.mp3","commentary_text":"Ayette Uhud savaşı için Allah Resulünün okçu birliğini Uhud tepesine konuşlandırdığı gün anlatılıyor."},{"verse_number":"121","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hani bir vakit (Uhud muharebesinde) inananları savaş düzenine sokmak (ve savaşta duracakları yere yerleştirmek) için sabah erkenden ailenden/evinden ayrıldığında Allah (olup bitenleri) hakkıyla duyuyor ve biliyordu.","arabic_text":"وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-120c.mp3","commentary_text":"Ayette Uhud savaşı için Allah Resulünün okçu birliğini Uhud tepesine konuşlandırdığı gün anlatılıyor."},{"verse_number":"122","turkish_text":"O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık mü’minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah’a dayanıp güvensinler (Çünkü O kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).","arabic_text":"اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَاۙ وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-122c.mp3","commentary_text":"Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"122","turkish_text":"O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık mü’minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah’a dayanıp güvensinler (Çünkü O kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).","arabic_text":"اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَاۙ وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-122c.mp3","commentary_text":"Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"122","turkish_text":"O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık mü’minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah’a dayanıp güvensinler (Çünkü O kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).","arabic_text":"اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَاۙ وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-122c.mp3","commentary_text":"Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"122","turkish_text":"O zaman (Uhud Gazvesinde) içinizden iki bölük çözülmeye yüz tutmuştu. Oysa Allah onların destekçisi ve yardımcısı idi. Artık mü’minler (üzerlerine düşeni yaptıktan sonra) Allah’a dayanıp güvensinler (Çünkü O kendi uğrunda mücadele verenleri desteksiz bırakmayacaktır).","arabic_text":"اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَاۙ وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-121c.mp3","commentary_text":"Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Hazrec kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları, münafık Abdullah b. Ubeyy’in kaçışına bakarak geri dönmeye niyetlenmişlerdi. Bu âyette; inananların en büyük yardımcısının Allah olduğu ve müminlerin bütün hazırlıklarını yaptıktan ve savaşın gereklerini yerine getirdikten sonra sadece O’na dayanıp güvenmeleri gerektiği, Seleme ve Hariseoğullarının da aynı iman ve duygu ile cephedeki yerlerini korumaları gerektiği uyarısı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Andolsun ki Bedir’de de siz (asker ve silah bakımından) daha zayıf bir durumda iken Allah size yardım etmiş (ve kesin bir zafer vermiş)ti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılın ki O’nun yardımına karşı şükretmiş olasınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":["3/13","3/140","8/6","22/39"],"audio_path":"2/2-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Andolsun ki Bedir’de de siz (asker ve silah bakımından) daha zayıf bir durumda iken Allah size yardım etmiş (ve kesin bir zafer vermiş)ti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılın ki O’nun yardımına karşı şükretmiş olasınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":["3/13","3/140","8/6","22/39"],"audio_path":"2/2-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Andolsun ki Bedir’de de siz (asker ve silah bakımından) daha zayıf bir durumda iken Allah size yardım etmiş (ve kesin bir zafer vermiş)ti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılın ki O’nun yardımına karşı şükretmiş olasınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":["3/13","3/140","8/6","22/39"],"audio_path":"2/2-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Andolsun ki Bedir’de de siz (asker ve silah bakımından) daha zayıf bir durumda iken Allah size yardım etmiş (ve kesin bir zafer vermiş)ti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve emirlerine sımsıkı sarılın ki O’nun yardımına karşı şükretmiş olasınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":["3/13","3/140","8/6","22/39"],"audio_path":"2/2-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"O zaman sen (Bedir gazvesinde) inananlara: “İndirilen üç bin melekle Rabbinizin size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun.","arabic_text":"اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"O zaman sen (Bedir gazvesinde) inananlara: “İndirilen üç bin melekle Rabbinizin size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun.","arabic_text":"اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"O zaman sen (Bedir gazvesinde) inananlara: “İndirilen üç bin melekle Rabbinizin size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun.","arabic_text":"اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"O zaman sen (Bedir gazvesinde) inananlara: “İndirilen üç bin melekle Rabbinizin size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun.","arabic_text":"اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُنْزَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Evet güçlüklere karşı direnir ve erdemli davranırsanız düşman aniden size saldırdığında Rabbiniz akın akın gelen (her türlü savaş taktiğini bilen teçhizatlı ve özel işaretli süvari birlikleri halinde) beş bin melekle size yardım edecektir.","arabic_text":"بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-125c.mp3","commentary_text":"Bin, üç bin ve beş bin gibi sayılar mübalağa sanatıyla mecazi anlamda kullanılsa da burada düşman askerinin karşısına, onların gözünde süvari birliği şeklinde ya da bizim algılamakta zorlandığımız düşmanı korkutacak ya da püskürtecek başka bir surette, sayıları oldukça fazla bir ordu çıkarıldığı anlatılmaktadır. Nitekim bugün dijital dünyanın vazgeçilmezi haline gelen photoshopla önceden oluşturulmuş grafikler, fotoğraflar vektörel olarak değiştirilip yapılandırılabilmektedir.  Yani bu sistemle oynama yaparak az sayıdaki silahsız insanı çok sayıda teçhizatlı büyük bir orduya dönüştürebiliyorsunuz ve bu yolla karşı tarafı yanıltabiliyorsunuz. Bu ayetten anlıyoruz ki; bunun farklı bir versiyonu mü’minler için Bedir Savaşı’nda Allah tarafından düşmanlara karşı uygulanmıştır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Evet güçlüklere karşı direnir ve erdemli davranırsanız düşman aniden size saldırdığında Rabbiniz akın akın gelen (her türlü savaş taktiğini bilen teçhizatlı ve özel işaretli süvari birlikleri halinde) beş bin melekle size yardım edecektir.","arabic_text":"بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-125c.mp3","commentary_text":"Bin, üç bin ve beş bin gibi sayılar mübalağa sanatıyla mecazi anlamda kullanılsa da burada düşman askerinin karşısına, onların gözünde süvari birliği şeklinde ya da bizim algılamakta zorlandığımız düşmanı korkutacak ya da püskürtecek başka bir surette, sayıları oldukça fazla bir ordu çıkarıldığı anlatılmaktadır. Nitekim bugün dijital dünyanın vazgeçilmezi haline gelen photoshopla önceden oluşturulmuş grafikler, fotoğraflar vektörel olarak değiştirilip yapılandırılabilmektedir.  Yani bu sistemle oynama yaparak az sayıdaki silahsız insanı çok sayıda teçhizatlı büyük bir orduya dönüştürebiliyorsunuz ve bu yolla karşı tarafı yanıltabiliyorsunuz. Bu ayetten anlıyoruz ki; bunun farklı bir versiyonu mü’minler için Bedir Savaşı’nda Allah tarafından düşmanlara karşı uygulanmıştır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Evet güçlüklere karşı direnir ve erdemli davranırsanız düşman aniden size saldırdığında Rabbiniz akın akın gelen (her türlü savaş taktiğini bilen teçhizatlı ve özel işaretli süvari birlikleri halinde) beş bin melekle size yardım edecektir.","arabic_text":"بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-125c.mp3","commentary_text":"Bin, üç bin ve beş bin gibi sayılar mübalağa sanatıyla mecazi anlamda kullanılsa da burada düşman askerinin karşısına, onların gözünde süvari birliği şeklinde ya da bizim algılamakta zorlandığımız düşmanı korkutacak ya da püskürtecek başka bir surette, sayıları oldukça fazla bir ordu çıkarıldığı anlatılmaktadır. Nitekim bugün dijital dünyanın vazgeçilmezi haline gelen photoshopla önceden oluşturulmuş grafikler, fotoğraflar vektörel olarak değiştirilip yapılandırılabilmektedir.  Yani bu sistemle oynama yaparak az sayıdaki silahsız insanı çok sayıda teçhizatlı büyük bir orduya dönüştürebiliyorsunuz ve bu yolla karşı tarafı yanıltabiliyorsunuz. Bu ayetten anlıyoruz ki; bunun farklı bir versiyonu mü’minler için Bedir Savaşı’nda Allah tarafından düşmanlara karşı uygulanmıştır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Evet güçlüklere karşı direnir ve erdemli davranırsanız düşman aniden size saldırdığında Rabbiniz akın akın gelen (her türlü savaş taktiğini bilen teçhizatlı ve özel işaretli süvari birlikleri halinde) beş bin melekle size yardım edecektir.","arabic_text":"بَلٰٓىۙ اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَأْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُسَوِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-124c.mp3","commentary_text":"Bin, üç bin ve beş bin gibi sayılar mübalağa sanatıyla mecazi anlamda kullanılsa da burada düşman askerinin karşısına, onların gözünde süvari birliği şeklinde ya da bizim algılamakta zorlandığımız düşmanı korkutacak ya da püskürtecek başka bir surette, sayıları oldukça fazla bir ordu çıkarıldığı anlatılmaktadır. Nitekim bugün dijital dünyanın vazgeçilmezi haline gelen photoshopla önceden oluşturulmuş grafikler, fotoğraflar vektörel olarak değiştirilip yapılandırılabilmektedir.  Yani bu sistemle oynama yaparak az sayıdaki silahsız insanı çok sayıda teçhizatlı büyük bir orduya dönüştürebiliyorsunuz ve bu yolla karşı tarafı yanıltabiliyorsunuz. Bu ayetten anlıyoruz ki; bunun farklı bir versiyonu mü’minler için Bedir Savaşı’nda Allah tarafından düşmanlara karşı uygulanmıştır."},{"verse_number":"126","turkish_text":"Allah bu yardım vaadini sadece size bir müjde olsun ve kalpleriniz onunla ferahlasın diye yapmıştır. Evet yardım ve zafer ancak mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Allah bu yardım vaadini sadece size bir müjde olsun ve kalpleriniz onunla ferahlasın diye yapmıştır. Evet yardım ve zafer ancak mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Allah bu yardım vaadini sadece size bir müjde olsun ve kalpleriniz onunla ferahlasın diye yapmıştır. Evet yardım ve zafer ancak mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Allah bu yardım vaadini sadece size bir müjde olsun ve kalpleriniz onunla ferahlasın diye yapmıştır. Evet yardım ve zafer ancak mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın) diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.","arabic_text":"يَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-127c.mp3","commentary_text":"Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir."},{"verse_number":"127","turkish_text":"Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın) diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.","arabic_text":"يَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-127c.mp3","commentary_text":"Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir."},{"verse_number":"127","turkish_text":"Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın) diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.","arabic_text":"يَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-127c.mp3","commentary_text":"Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir."},{"verse_number":"127","turkish_text":"Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın) diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.","arabic_text":"يَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-126c.mp3","commentary_text":"Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir."},{"verse_number":"128","turkish_text":"(İnkârcıları cezalandırmak ya da affetmek) konusunda senin yapabileceğin bir şey yoktur. Allah ister tövbe etmelerine fırsat verip onları bağışlar isterse de zalim oldukları için onları cezalandırır.","arabic_text":"يْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"(İnkârcıları cezalandırmak ya da affetmek) konusunda senin yapabileceğin bir şey yoktur. Allah ister tövbe etmelerine fırsat verip onları bağışlar isterse de zalim oldukları için onları cezalandırır.","arabic_text":"يْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"(İnkârcıları cezalandırmak ya da affetmek) konusunda senin yapabileceğin bir şey yoktur. Allah ister tövbe etmelerine fırsat verip onları bağışlar isterse de zalim oldukları için onları cezalandırır.","arabic_text":"يْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"(İnkârcıları cezalandırmak ya da affetmek) konusunda senin yapabileceğin bir şey yoktur. Allah ister tövbe etmelerine fırsat verip onları bağışlar isterse de zalim oldukları için onları cezalandırır.","arabic_text":"يْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. O dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) affeder dilediğini de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) cezalandırır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. O dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) affeder dilediğini de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) cezalandırır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. O dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) affeder dilediğini de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) cezalandırır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. O dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) affeder dilediğini de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) cezalandırır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Ey inananlar! Kat kat artırılmış olan faizi sakın yemeyin! (Faiz yemek konusunda) Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبٰٓوا اَضْعَافًا مُضَاعَفَةًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":["2/276"],"audio_path":"2/2-129.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-130c.mp3","commentary_text":"Peygamberimize ilk karşı çıkanların başında amcaları gelir. Bunun en temel nedeni zenginliklerini borçlu oldukları tefeciliktir. Kat kat arttırılmış olarak kazandıkları faiz gelirlerinin ellerinden alınmaması uğruna Allah resulüne şiddetle karşı çıkmışlardır. Hatta suikast planları yaparak defalarca öldürmeye teşebbüs etmişlerdir."},{"verse_number":"130","turkish_text":"Ey inananlar! Kat kat artırılmış olan faizi sakın yemeyin! (Faiz yemek konusunda) Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبٰٓوا اَضْعَافًا مُضَاعَفَةًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":["2/276"],"audio_path":"2/2-129.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-130c.mp3","commentary_text":"Peygamberimize ilk karşı çıkanların başında amcaları gelir. Bunun en temel nedeni zenginliklerini borçlu oldukları tefeciliktir. Kat kat arttırılmış olarak kazandıkları faiz gelirlerinin ellerinden alınmaması uğruna Allah resulüne şiddetle karşı çıkmışlardır. Hatta suikast planları yaparak defalarca öldürmeye teşebbüs etmişlerdir."},{"verse_number":"130","turkish_text":"Ey inananlar! Kat kat artırılmış olan faizi sakın yemeyin! (Faiz yemek konusunda) Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبٰٓوا اَضْعَافًا مُضَاعَفَةًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":["2/276"],"audio_path":"2/2-129.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-130c.mp3","commentary_text":"Peygamberimize ilk karşı çıkanların başında amcaları gelir. Bunun en temel nedeni zenginliklerini borçlu oldukları tefeciliktir. Kat kat arttırılmış olarak kazandıkları faiz gelirlerinin ellerinden alınmaması uğruna Allah resulüne şiddetle karşı çıkmışlardır. Hatta suikast planları yaparak defalarca öldürmeye teşebbüs etmişlerdir."},{"verse_number":"130","turkish_text":"Ey inananlar! Kat kat artırılmış olan faizi sakın yemeyin! (Faiz yemek konusunda) Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبٰٓوا اَضْعَافًا مُضَاعَفَةًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":["2/276"],"audio_path":"2/2-129.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-129c.mp3","commentary_text":"Peygamberimize ilk karşı çıkanların başında amcaları gelir. Bunun en temel nedeni zenginliklerini borçlu oldukları tefeciliktir. Kat kat arttırılmış olarak kazandıkları faiz gelirlerinin ellerinden alınmaması uğruna Allah resulüne şiddetle karşı çıkmışlardır. Hatta suikast planları yaparak defalarca öldürmeye teşebbüs etmişlerdir."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Ve hakikati inkâr edenler için hazırlanmış olan ateşten de sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ٓي اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Ve hakikati inkâr edenler için hazırlanmış olan ateşten de sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ٓي اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Ve hakikati inkâr edenler için hazırlanmış olan ateşten de sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ٓي اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Ve hakikati inkâr edenler için hazırlanmış olan ateşten de sakının!","arabic_text":"وَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ٓي اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Allah’a ve Resul’üne tabi olun ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-132c.mp3","commentary_text":"“O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır)” (Necm 53/3-4) Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Resul yalnızca Rabbimizin bildirdiklerini tebliğ ile memurdur. Dolayısıyla Resulün tebliğine uyanlar da Rabbimize tabi olmuş olurlar. Bunu belirtmemizin sebebi birçok tarikat ve cemaat liderleri bu ayeti referans göstererek “Alimler Resullerin varisleridir” söylemiyle kendilerine tabi olmanın, Allaha tabi olmak anlamına geldiğini iddia ediyor ve böylece saf, inançlı ama bilgisiz insanları istismar ediyor."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Allah’a ve Resul’üne tabi olun ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-132c.mp3","commentary_text":"“O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır)” (Necm 53/3-4) Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Resul yalnızca Rabbimizin bildirdiklerini tebliğ ile memurdur. Dolayısıyla Resulün tebliğine uyanlar da Rabbimize tabi olmuş olurlar. Bunu belirtmemizin sebebi birçok tarikat ve cemaat liderleri bu ayeti referans göstererek “Alimler Resullerin varisleridir” söylemiyle kendilerine tabi olmanın, Allaha tabi olmak anlamına geldiğini iddia ediyor ve böylece saf, inançlı ama bilgisiz insanları istismar ediyor."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Allah’a ve Resul’üne tabi olun ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-132c.mp3","commentary_text":"“O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır)” (Necm 53/3-4) Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Resul yalnızca Rabbimizin bildirdiklerini tebliğ ile memurdur. Dolayısıyla Resulün tebliğine uyanlar da Rabbimize tabi olmuş olurlar. Bunu belirtmemizin sebebi birçok tarikat ve cemaat liderleri bu ayeti referans göstererek “Alimler Resullerin varisleridir” söylemiyle kendilerine tabi olmanın, Allaha tabi olmak anlamına geldiğini iddia ediyor ve böylece saf, inançlı ama bilgisiz insanları istismar ediyor."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Allah’a ve Resul’üne tabi olun ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-131c.mp3","commentary_text":"“O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır)” (Necm 53/3-4) Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Resul yalnızca Rabbimizin bildirdiklerini tebliğ ile memurdur. Dolayısıyla Resulün tebliğine uyanlar da Rabbimize tabi olmuş olurlar. Bunu belirtmemizin sebebi birçok tarikat ve cemaat liderleri bu ayeti referans göstererek “Alimler Resullerin varisleridir” söylemiyle kendilerine tabi olmanın, Allaha tabi olmak anlamına geldiğini iddia ediyor ve böylece saf, inançlı ama bilgisiz insanları istismar ediyor."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbinizin affına mazhar olmak ve genişliği gökler ve yer kadar olan cennete ulaşmak için yarışın! O (cennet) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَسَارِعُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُۙ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-132.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-133c.mp3","commentary_text":"“Genişliği gökler ve yerler kadar olan” ifadesi genişlikten yani büyüklükten kinayedir. Hadid suresinin 57/21. ayetinde de ifade buyrulduğu gibi “genişliği gökler ve yer gibi olan cennet” için yarışın”."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbinizin affına mazhar olmak ve genişliği gökler ve yer kadar olan cennete ulaşmak için yarışın! O (cennet) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَسَارِعُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُۙ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-132.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-133c.mp3","commentary_text":"“Genişliği gökler ve yerler kadar olan” ifadesi genişlikten yani büyüklükten kinayedir. Hadid suresinin 57/21. ayetinde de ifade buyrulduğu gibi “genişliği gökler ve yer gibi olan cennet” için yarışın”."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbinizin affına mazhar olmak ve genişliği gökler ve yer kadar olan cennete ulaşmak için yarışın! O (cennet) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَسَارِعُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُۙ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-132.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-133c.mp3","commentary_text":"“Genişliği gökler ve yerler kadar olan” ifadesi genişlikten yani büyüklükten kinayedir. Hadid suresinin 57/21. ayetinde de ifade buyrulduğu gibi “genişliği gökler ve yer gibi olan cennet” için yarışın”."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbinizin affına mazhar olmak ve genişliği gökler ve yer kadar olan cennete ulaşmak için yarışın! O (cennet) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَسَارِعُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُۙ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-132.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-132c.mp3","commentary_text":"“Genişliği gökler ve yerler kadar olan” ifadesi genişlikten yani büyüklükten kinayedir. Hadid suresinin 57/21. ayetinde de ifade buyrulduğu gibi “genişliği gökler ve yer gibi olan cennet” için yarışın”."},{"verse_number":"134","turkish_text":"Onlar (Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayan kimseler) bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-134c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever."},{"verse_number":"134","turkish_text":"Onlar (Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayan kimseler) bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-134c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever."},{"verse_number":"134","turkish_text":"Onlar (Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayan kimseler) bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-134c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever."},{"verse_number":"134","turkish_text":"Onlar (Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayan kimseler) bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar. Hiç kuşkusuz Allah iyilik yapanları sever.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-133c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında vermeyi beceremeyenler, dar zamanda nasıl verirler? Öfkelenmek için kulp arayanlar, hiddetlenmek için bahane bulmaya çalışanlar öfkelerine nasıl hâkim olurlar? Kusurları araştıranlar ve kusur bulmak için didinenler, hataları/kusurları nasıl bağışlarlar? Âyette zikredilen bu güzel hasletlere muvafık olanlar, Allah’ın inayetine nail olurlar. Allah iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, merhameti, ilkeli duruşu davranışlarına, ilişkilerine, faaliyetlerine yansıtan; iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye namzet olan, hayırlı icraatlar yaparak kalıcı hizmetler sunan, toplumun huzuru ve refahı için yararlı çalışmalar yapan Müslümanları sever."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ve (yine) onlar fena bir şey yaptıklarında veya (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayarak günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُۖ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ve (yine) onlar fena bir şey yaptıklarında veya (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayarak günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُۖ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ve (yine) onlar fena bir şey yaptıklarında veya (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayarak günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُۖ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ve (yine) onlar fena bir şey yaptıklarında veya (günah işleyerek) kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayarak günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar işledikleri günahlarda bile bile ısrar etmezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُۖ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"İşte onların mükâfatı Rablerinden bir bağışlanma ve altından ırmaklar akan içinde kalacakları cennetlerdir. İyi yolda gayret gösterenleri bekleyen mükâfat ne kadar güzeldir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"İşte onların mükâfatı Rablerinden bir bağışlanma ve altından ırmaklar akan içinde kalacakları cennetlerdir. İyi yolda gayret gösterenleri bekleyen mükâfat ne kadar güzeldir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"İşte onların mükâfatı Rablerinden bir bağışlanma ve altından ırmaklar akan içinde kalacakları cennetlerdir. İyi yolda gayret gösterenleri bekleyen mükâfat ne kadar güzeldir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"İşte onların mükâfatı Rablerinden bir bağışlanma ve altından ırmaklar akan içinde kalacakları cennetlerdir. İyi yolda gayret gösterenleri bekleyen mükâfat ne kadar güzeldir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Sizden önce(ki toplumlara ait) nice hayat tarzları (kanunlar sistemler) gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezip dolaşın (geçmiş milletlerin yaşadıklarını düşünerek insanlık tarihini düşünün ve Allah’ın dinini) yalanlayanların sonunun ne olduğuna (bir) bakın (nizamı bozmak ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çalışanların akıbetlerinin nasıl olduğunu görün)!","arabic_text":"قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Sizden önce(ki toplumlara ait) nice hayat tarzları (kanunlar sistemler) gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezip dolaşın (geçmiş milletlerin yaşadıklarını düşünerek insanlık tarihini düşünün ve Allah’ın dinini) yalanlayanların sonunun ne olduğuna (bir) bakın (nizamı bozmak ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çalışanların akıbetlerinin nasıl olduğunu görün)!","arabic_text":"قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Sizden önce(ki toplumlara ait) nice hayat tarzları (kanunlar sistemler) gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezip dolaşın (geçmiş milletlerin yaşadıklarını düşünerek insanlık tarihini düşünün ve Allah’ın dinini) yalanlayanların sonunun ne olduğuna (bir) bakın (nizamı bozmak ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çalışanların akıbetlerinin nasıl olduğunu görün)!","arabic_text":"قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Sizden önce(ki toplumlara ait) nice hayat tarzları (kanunlar sistemler) gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezip dolaşın (geçmiş milletlerin yaşadıklarını düşünerek insanlık tarihini düşünün ve Allah’ın dinini) yalanlayanların sonunun ne olduğuna (bir) bakın (nizamı bozmak ve yeryüzünde fesat çıkarmak için çalışanların akıbetlerinin nasıl olduğunu görün)!","arabic_text":"قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bu (Kur’an) bütün insanlara (yönelik) bir açıklama Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyenler için bir hidayet ve öğüttür.","arabic_text":"هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bu (Kur’an) bütün insanlara (yönelik) bir açıklama Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyenler için bir hidayet ve öğüttür.","arabic_text":"هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bu (Kur’an) bütün insanlara (yönelik) bir açıklama Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyenler için bir hidayet ve öğüttür.","arabic_text":"هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bu (Kur’an) bütün insanlara (yönelik) bir açıklama Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak isteyenler için bir hidayet ve öğüttür.","arabic_text":"هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"(Ey inananlar zalimlere yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-139c.mp3","commentary_text":"Allah; üstün olmayı iman etmeye değil, mü’min olmaya bağlıyor. Eğer “mü’minseniz üstünsünüz” diyor. Çünkü inanmakla mü’min olmak aynı şey değildir. Allah’ın inanılmasını emrettiği esaslara iman etmek, Kur’an’ın tanımına göre mü’min olmak için yeterli değildir. Kişi imanın gereklerini icra ederek Allah’ın istediği şekilde hayat nizamı oluşturursa gerçek manada mü’min olur."},{"verse_number":"139","turkish_text":"(Ey inananlar zalimlere yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-139c.mp3","commentary_text":"Allah; üstün olmayı iman etmeye değil, mü’min olmaya bağlıyor. Eğer “mü’minseniz üstünsünüz” diyor. Çünkü inanmakla mü’min olmak aynı şey değildir. Allah’ın inanılmasını emrettiği esaslara iman etmek, Kur’an’ın tanımına göre mü’min olmak için yeterli değildir. Kişi imanın gereklerini icra ederek Allah’ın istediği şekilde hayat nizamı oluşturursa gerçek manada mü’min olur."},{"verse_number":"139","turkish_text":"(Ey inananlar zalimlere yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-139c.mp3","commentary_text":"Allah; üstün olmayı iman etmeye değil, mü’min olmaya bağlıyor. Eğer “mü’minseniz üstünsünüz” diyor. Çünkü inanmakla mü’min olmak aynı şey değildir. Allah’ın inanılmasını emrettiği esaslara iman etmek, Kur’an’ın tanımına göre mü’min olmak için yeterli değildir. Kişi imanın gereklerini icra ederek Allah’ın istediği şekilde hayat nizamı oluşturursa gerçek manada mü’min olur."},{"verse_number":"139","turkish_text":"(Ey inananlar zalimlere yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz).","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-138c.mp3","commentary_text":"Allah; üstün olmayı iman etmeye değil, mü’min olmaya bağlıyor. Eğer “mü’minseniz üstünsünüz” diyor. Çünkü inanmakla mü’min olmak aynı şey değildir. Allah’ın inanılmasını emrettiği esaslara iman etmek, Kur’an’ın tanımına göre mü’min olmak için yeterli değildir. Kişi imanın gereklerini icra ederek Allah’ın istediği şekilde hayat nizamı oluşturursa gerçek manada mü’min olur."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Eğer siz (Uhud ’da) bir yara almışsanız (size düşman olan) o topluluk da (Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. Böylece Biz Allah’ın imana erenleri seçip ayırması ve aranızdan hakikate (hayatları ile) şahitlik yapan/örnek olan kimseleri seçmesi için bu günleri (bazen galibiyet ve bazen mağlubiyet şeklinde) insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah zulmedenleri sevmez.","arabic_text":"اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُۜ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-140c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar hicretin üçüncü yılında (M. 23 Mart 625) Uhud Savaşı’nda gerek münafıkların tahriki gerekse ikinci bir emrin gelmesine karşı gösterdikleri sabırsızlıkları ve inançlarına uygun davranmadaki zaaflarından dolayı -70 şehit vererek- yenilgiye uğradılar. Bu olayda; peygambere itaatsizliğin ve ganimetler konusunda maddeye yönelişin insanları nasıl Allah’ın yardımından mahrum kıldığı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Eğer siz (Uhud ’da) bir yara almışsanız (size düşman olan) o topluluk da (Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. Böylece Biz Allah’ın imana erenleri seçip ayırması ve aranızdan hakikate (hayatları ile) şahitlik yapan/örnek olan kimseleri seçmesi için bu günleri (bazen galibiyet ve bazen mağlubiyet şeklinde) insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah zulmedenleri sevmez.","arabic_text":"اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُۜ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-140c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar hicretin üçüncü yılında (M. 23 Mart 625) Uhud Savaşı’nda gerek münafıkların tahriki gerekse ikinci bir emrin gelmesine karşı gösterdikleri sabırsızlıkları ve inançlarına uygun davranmadaki zaaflarından dolayı -70 şehit vererek- yenilgiye uğradılar. Bu olayda; peygambere itaatsizliğin ve ganimetler konusunda maddeye yönelişin insanları nasıl Allah’ın yardımından mahrum kıldığı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Eğer siz (Uhud ’da) bir yara almışsanız (size düşman olan) o topluluk da (Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. Böylece Biz Allah’ın imana erenleri seçip ayırması ve aranızdan hakikate (hayatları ile) şahitlik yapan/örnek olan kimseleri seçmesi için bu günleri (bazen galibiyet ve bazen mağlubiyet şeklinde) insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah zulmedenleri sevmez.","arabic_text":"اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُۜ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-140c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar hicretin üçüncü yılında (M. 23 Mart 625) Uhud Savaşı’nda gerek münafıkların tahriki gerekse ikinci bir emrin gelmesine karşı gösterdikleri sabırsızlıkları ve inançlarına uygun davranmadaki zaaflarından dolayı -70 şehit vererek- yenilgiye uğradılar. Bu olayda; peygambere itaatsizliğin ve ganimetler konusunda maddeye yönelişin insanları nasıl Allah’ın yardımından mahrum kıldığı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Eğer siz (Uhud ’da) bir yara almışsanız (size düşman olan) o topluluk da (Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. Böylece Biz Allah’ın imana erenleri seçip ayırması ve aranızdan hakikate (hayatları ile) şahitlik yapan/örnek olan kimseleri seçmesi için bu günleri (bazen galibiyet ve bazen mağlubiyet şeklinde) insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah zulmedenleri sevmez.","arabic_text":"اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُۜ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"2/2-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-139c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar hicretin üçüncü yılında (M. 23 Mart 625) Uhud Savaşı’nda gerek münafıkların tahriki gerekse ikinci bir emrin gelmesine karşı gösterdikleri sabırsızlıkları ve inançlarına uygun davranmadaki zaaflarından dolayı -70 şehit vererek- yenilgiye uğradılar. Bu olayda; peygambere itaatsizliğin ve ganimetler konusunda maddeye yönelişin insanları nasıl Allah’ın yardımından mahrum kıldığı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Bütün bunlar (Allah) imana erenleri her türlü boş ve yararsız şeylerden arındırsın ve hakikati inkâr edenleri etkisiz hale getirsin diyedir.","arabic_text":"وَلِيُمَحِّصَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Bütün bunlar (Allah) imana erenleri her türlü boş ve yararsız şeylerden arındırsın ve hakikati inkâr edenleri etkisiz hale getirsin diyedir.","arabic_text":"وَلِيُمَحِّصَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Bütün bunlar (Allah) imana erenleri her türlü boş ve yararsız şeylerden arındırsın ve hakikati inkâr edenleri etkisiz hale getirsin diyedir.","arabic_text":"وَلِيُمَحِّصَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Bütün bunlar (Allah) imana erenleri her türlü boş ve yararsız şeylerden arındırsın ve hakikati inkâr edenleri etkisiz hale getirsin diyedir.","arabic_text":"وَلِيُمَحِّصَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Yoksa Allah içinizden üstün çaba gösterenleri ve zorluklara karşı sabırlı olanları görmedikçe cennete gireceğinizi mi sandınız?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["2/214","29/2"],"audio_path":"2/2-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-142c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben Müslümanım, benim kalbim temiz” demekle ya da şehadet getirerek Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna inanmakla Müslüman olunacağını ve cennete gidileceğini zannedenlere bir mesaj vardır. Hayatta yaşanılan acılar, ıstıraplar, korkular, kaygılar, sıkıntılar imtihan olmanın, gelişmenin ve tekâmül etmenin bir parçasıdır. Aslolan dertsiz, sorunsuz ve zahmetsiz bir yaşam değil; sorunları çözümleyen, zahmeti rahmete, mücadeleyi hayata dönüştüren, kötülükleri iyilikle savan, savaşı barışa çeviren, bollukla darlığı kaynaştıran, paylaşmayı ve dayanışmayı canlı tutan bir yaşamdır."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Yoksa Allah içinizden üstün çaba gösterenleri ve zorluklara karşı sabırlı olanları görmedikçe cennete gireceğinizi mi sandınız?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["2/214","29/2"],"audio_path":"2/2-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-142c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben Müslümanım, benim kalbim temiz” demekle ya da şehadet getirerek Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna inanmakla Müslüman olunacağını ve cennete gidileceğini zannedenlere bir mesaj vardır. Hayatta yaşanılan acılar, ıstıraplar, korkular, kaygılar, sıkıntılar imtihan olmanın, gelişmenin ve tekâmül etmenin bir parçasıdır. Aslolan dertsiz, sorunsuz ve zahmetsiz bir yaşam değil; sorunları çözümleyen, zahmeti rahmete, mücadeleyi hayata dönüştüren, kötülükleri iyilikle savan, savaşı barışa çeviren, bollukla darlığı kaynaştıran, paylaşmayı ve dayanışmayı canlı tutan bir yaşamdır."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Yoksa Allah içinizden üstün çaba gösterenleri ve zorluklara karşı sabırlı olanları görmedikçe cennete gireceğinizi mi sandınız?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["2/214","29/2"],"audio_path":"2/2-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-142c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben Müslümanım, benim kalbim temiz” demekle ya da şehadet getirerek Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna inanmakla Müslüman olunacağını ve cennete gidileceğini zannedenlere bir mesaj vardır. Hayatta yaşanılan acılar, ıstıraplar, korkular, kaygılar, sıkıntılar imtihan olmanın, gelişmenin ve tekâmül etmenin bir parçasıdır. Aslolan dertsiz, sorunsuz ve zahmetsiz bir yaşam değil; sorunları çözümleyen, zahmeti rahmete, mücadeleyi hayata dönüştüren, kötülükleri iyilikle savan, savaşı barışa çeviren, bollukla darlığı kaynaştıran, paylaşmayı ve dayanışmayı canlı tutan bir yaşamdır."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Yoksa Allah içinizden üstün çaba gösterenleri ve zorluklara karşı sabırlı olanları görmedikçe cennete gireceğinizi mi sandınız?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["2/214","29/2"],"audio_path":"2/2-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-141c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben Müslümanım, benim kalbim temiz” demekle ya da şehadet getirerek Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna inanmakla Müslüman olunacağını ve cennete gidileceğini zannedenlere bir mesaj vardır. Hayatta yaşanılan acılar, ıstıraplar, korkular, kaygılar, sıkıntılar imtihan olmanın, gelişmenin ve tekâmül etmenin bir parçasıdır. Aslolan dertsiz, sorunsuz ve zahmetsiz bir yaşam değil; sorunları çözümleyen, zahmeti rahmete, mücadeleyi hayata dönüştüren, kötülükleri iyilikle savan, savaşı barışa çeviren, bollukla darlığı kaynaştıran, paylaşmayı ve dayanışmayı canlı tutan bir yaşamdır."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Andolsun ki siz savaşa tutuşmazdan önce ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki ölümden kasıt savaşa katılmaktır yani savaşa katılarak gerekirse şehit olmaktır. Yoksa Allah’ın takdir ettiği hayat programına karşı çıkmak olacağı için doğrudan ölümü temenni etmek doğru değildir. Bu âyet, Bedir Savaşı’na katılamayıp Medine’de kalanlar hakkında nazil olmuştur. Bunlar Bedir savaşına katılıp gazi ya da şehit olmayı arzu etmişlerdi. Fakat imkanları olmadığı için meşru mazeretlerinden dolayı savaşa katılamamışlardı. Daha sonra Uhud Savaşında bulundukları halde, birçoğu savaşta beklenilen performansı gösteremeyerek gerekli yararı sağlayamamışlardı. Üstelik, Peygamberin öldürüldüğü haberiyle ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılarak savaştan tamamen kopmuşlardı."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Andolsun ki siz savaşa tutuşmazdan önce ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki ölümden kasıt savaşa katılmaktır yani savaşa katılarak gerekirse şehit olmaktır. Yoksa Allah’ın takdir ettiği hayat programına karşı çıkmak olacağı için doğrudan ölümü temenni etmek doğru değildir. Bu âyet, Bedir Savaşı’na katılamayıp Medine’de kalanlar hakkında nazil olmuştur. Bunlar Bedir savaşına katılıp gazi ya da şehit olmayı arzu etmişlerdi. Fakat imkanları olmadığı için meşru mazeretlerinden dolayı savaşa katılamamışlardı. Daha sonra Uhud Savaşında bulundukları halde, birçoğu savaşta beklenilen performansı gösteremeyerek gerekli yararı sağlayamamışlardı. Üstelik, Peygamberin öldürüldüğü haberiyle ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılarak savaştan tamamen kopmuşlardı."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Andolsun ki siz savaşa tutuşmazdan önce ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-143c.mp3","commentary_text":"Buradaki ölümden kasıt savaşa katılmaktır yani savaşa katılarak gerekirse şehit olmaktır. Yoksa Allah’ın takdir ettiği hayat programına karşı çıkmak olacağı için doğrudan ölümü temenni etmek doğru değildir. Bu âyet, Bedir Savaşı’na katılamayıp Medine’de kalanlar hakkında nazil olmuştur. Bunlar Bedir savaşına katılıp gazi ya da şehit olmayı arzu etmişlerdi. Fakat imkanları olmadığı için meşru mazeretlerinden dolayı savaşa katılamamışlardı. Daha sonra Uhud Savaşında bulundukları halde, birçoğu savaşta beklenilen performansı gösteremeyerek gerekli yararı sağlayamamışlardı. Üstelik, Peygamberin öldürüldüğü haberiyle ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılarak savaştan tamamen kopmuşlardı."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Andolsun ki siz savaşa tutuşmazdan önce ölmeyi (şehit olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde seyirci gibi bakıp duruyordunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُۖ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-142c.mp3","commentary_text":"Buradaki ölümden kasıt savaşa katılmaktır yani savaşa katılarak gerekirse şehit olmaktır. Yoksa Allah’ın takdir ettiği hayat programına karşı çıkmak olacağı için doğrudan ölümü temenni etmek doğru değildir. Bu âyet, Bedir Savaşı’na katılamayıp Medine’de kalanlar hakkında nazil olmuştur. Bunlar Bedir savaşına katılıp gazi ya da şehit olmayı arzu etmişlerdi. Fakat imkanları olmadığı için meşru mazeretlerinden dolayı savaşa katılamamışlardı. Daha sonra Uhud Savaşında bulundukları halde, birçoğu savaşta beklenilen performansı gösteremeyerek gerekli yararı sağlayamamışlardı. Üstelik, Peygamberin öldürüldüğü haberiyle ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılarak savaştan tamamen kopmuşlardı."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Muhammed sadece bir resuldür. On-dan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geri (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse (bilsin ki) Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez (kendisine zarar verir). Allah şükredenleri ödüllendirecektir.","arabic_text":"وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-144c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu âyetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. 33/40, 47/2, 48/29 Bu âyet, Hz. Peygamber’in de diğer peygamberler gibi fani olduğunu ve onun da bir gün gelip mutlaka ukbâ âlemine göç edeceğini ve Allah’ın dininin ve davasının onunla yok olup gitmeyeceğini anlatmaktadır. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’in vefat ettiği söylentileri üzerine birçok Müslümanın savaşı terk etmeye yeltenmesi ve hatta bazılarının teslim olmaya kadar işi götürmesi üzerine bu âyet nazil olmuştur. Hz. Peygamber’in vefatının hemen ardından vahyin sona erdiğini düşünerek ümitsizliğe kapılan, manevi anlamda demoralize olan bazı Müslümanlar da bu âyetle teselli edilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Muhammed sadece bir resuldür. On-dan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geri (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse (bilsin ki) Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez (kendisine zarar verir). Allah şükredenleri ödüllendirecektir.","arabic_text":"وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-144c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu âyetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. 33/40, 47/2, 48/29 Bu âyet, Hz. Peygamber’in de diğer peygamberler gibi fani olduğunu ve onun da bir gün gelip mutlaka ukbâ âlemine göç edeceğini ve Allah’ın dininin ve davasının onunla yok olup gitmeyeceğini anlatmaktadır. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’in vefat ettiği söylentileri üzerine birçok Müslümanın savaşı terk etmeye yeltenmesi ve hatta bazılarının teslim olmaya kadar işi götürmesi üzerine bu âyet nazil olmuştur. Hz. Peygamber’in vefatının hemen ardından vahyin sona erdiğini düşünerek ümitsizliğe kapılan, manevi anlamda demoralize olan bazı Müslümanlar da bu âyetle teselli edilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Muhammed sadece bir resuldür. On-dan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geri (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse (bilsin ki) Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez (kendisine zarar verir). Allah şükredenleri ödüllendirecektir.","arabic_text":"وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-144c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu âyetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. 33/40, 47/2, 48/29 Bu âyet, Hz. Peygamber’in de diğer peygamberler gibi fani olduğunu ve onun da bir gün gelip mutlaka ukbâ âlemine göç edeceğini ve Allah’ın dininin ve davasının onunla yok olup gitmeyeceğini anlatmaktadır. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’in vefat ettiği söylentileri üzerine birçok Müslümanın savaşı terk etmeye yeltenmesi ve hatta bazılarının teslim olmaya kadar işi götürmesi üzerine bu âyet nazil olmuştur. Hz. Peygamber’in vefatının hemen ardından vahyin sona erdiğini düşünerek ümitsizliğe kapılan, manevi anlamda demoralize olan bazı Müslümanlar da bu âyetle teselli edilmiştir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Muhammed sadece bir resuldür. On-dan önce de resuller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geri (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse (bilsin ki) Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez (kendisine zarar verir). Allah şükredenleri ödüllendirecektir.","arabic_text":"وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ اَفَا۬ئِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْۜ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيَجْزِي اللّٰهُ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-143c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu âyetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. 33/40, 47/2, 48/29 Bu âyet, Hz. Peygamber’in de diğer peygamberler gibi fani olduğunu ve onun da bir gün gelip mutlaka ukbâ âlemine göç edeceğini ve Allah’ın dininin ve davasının onunla yok olup gitmeyeceğini anlatmaktadır. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’in vefat ettiği söylentileri üzerine birçok Müslümanın savaşı terk etmeye yeltenmesi ve hatta bazılarının teslim olmaya kadar işi götürmesi üzerine bu âyet nazil olmuştur. Hz. Peygamber’in vefatının hemen ardından vahyin sona erdiğini düşünerek ümitsizliğe kapılan, manevi anlamda demoralize olan bazı Müslümanlar da bu âyetle teselli edilmiştir."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Hiç kimse tayin edilmiş belli bir vadeden önce Allah’ın izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz kim de (faydalı ve güzel yaşantısıyla) âhiret nimetini dilerse ona da ondan veririz. Ve şükredenlere muhakkak karşılığını vereceğiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Hiç kimse tayin edilmiş belli bir vadeden önce Allah’ın izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz kim de (faydalı ve güzel yaşantısıyla) âhiret nimetini dilerse ona da ondan veririz. Ve şükredenlere muhakkak karşılığını vereceğiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Hiç kimse tayin edilmiş belli bir vadeden önce Allah’ın izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz kim de (faydalı ve güzel yaşantısıyla) âhiret nimetini dilerse ona da ondan veririz. Ve şükredenlere muhakkak karşılığını vereceğiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Hiç kimse tayin edilmiş belli bir vadeden önce Allah’ın izni olmadan ölmez. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz kim de (faydalı ve güzel yaşantısıyla) âhiret nimetini dilerse ona da ondan veririz. Ve şükredenlere muhakkak karşılığını vereceğiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Nice nebîler vardır ki çok sayıda taraftarı kendisi ile birlikte savaştı da Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler yılmadılar ve zayıflık gösterip (düşmanlarına) boyun eğmediler. Allah sıkıntılara göğüs gerenleri zorluklar karşısında direnip sabredenleri sever.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَۙ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَث۪يرٌۚ فَمَا وَهَنُوا لِمَٓا اَصَابَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-146c.mp3","commentary_text":"Peygamberler ve ümmetleri İslam mücadelesinde çokça çaba sarf etmiş zulme, baskıya, haksızlıklara maruz kalmış hatta savaşlarda yenilgiye uğramış ama buna rağmen hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamışlardır. Burada rabbimiz, bu iman gücü ve mücadelenin mükafatının kendi sevgisine mazhar olmak olduğunun müjdesini veriyor."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Nice nebîler vardır ki çok sayıda taraftarı kendisi ile birlikte savaştı da Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler yılmadılar ve zayıflık gösterip (düşmanlarına) boyun eğmediler. Allah sıkıntılara göğüs gerenleri zorluklar karşısında direnip sabredenleri sever.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَۙ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَث۪يرٌۚ فَمَا وَهَنُوا لِمَٓا اَصَابَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-146c.mp3","commentary_text":"Peygamberler ve ümmetleri İslam mücadelesinde çokça çaba sarf etmiş zulme, baskıya, haksızlıklara maruz kalmış hatta savaşlarda yenilgiye uğramış ama buna rağmen hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamışlardır. Burada rabbimiz, bu iman gücü ve mücadelenin mükafatının kendi sevgisine mazhar olmak olduğunun müjdesini veriyor."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Nice nebîler vardır ki çok sayıda taraftarı kendisi ile birlikte savaştı da Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler yılmadılar ve zayıflık gösterip (düşmanlarına) boyun eğmediler. Allah sıkıntılara göğüs gerenleri zorluklar karşısında direnip sabredenleri sever.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَۙ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَث۪يرٌۚ فَمَا وَهَنُوا لِمَٓا اَصَابَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-146c.mp3","commentary_text":"Peygamberler ve ümmetleri İslam mücadelesinde çokça çaba sarf etmiş zulme, baskıya, haksızlıklara maruz kalmış hatta savaşlarda yenilgiye uğramış ama buna rağmen hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamışlardır. Burada rabbimiz, bu iman gücü ve mücadelenin mükafatının kendi sevgisine mazhar olmak olduğunun müjdesini veriyor."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Nice nebîler vardır ki çok sayıda taraftarı kendisi ile birlikte savaştı da Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler yılmadılar ve zayıflık gösterip (düşmanlarına) boyun eğmediler. Allah sıkıntılara göğüs gerenleri zorluklar karşısında direnip sabredenleri sever.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ نَبِيٍّ قَاتَلَۙ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَث۪يرٌۚ فَمَا وَهَنُوا لِمَٓا اَصَابَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-145c.mp3","commentary_text":"Peygamberler ve ümmetleri İslam mücadelesinde çokça çaba sarf etmiş zulme, baskıya, haksızlıklara maruz kalmış hatta savaşlarda yenilgiye uğramış ama buna rağmen hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamışlardır. Burada rabbimiz, bu iman gücü ve mücadelenin mükafatının kendi sevgisine mazhar olmak olduğunun müjdesini veriyor."},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Bu çetin imtihandan geçerken bile) onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! (Savaş meydanlarında dizlerimize derman ver ve) adımlarımızı sağlamlaştır. İnkârcı (ve zalim) topluluklara karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Bu çetin imtihandan geçerken bile) onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! (Savaş meydanlarında dizlerimize derman ver ve) adımlarımızı sağlamlaştır. İnkârcı (ve zalim) topluluklara karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Bu çetin imtihandan geçerken bile) onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! (Savaş meydanlarında dizlerimize derman ver ve) adımlarımızı sağlamlaştır. İnkârcı (ve zalim) topluluklara karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Bu çetin imtihandan geçerken bile) onların tek söyledikleri şuydu: “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla! (Savaş meydanlarında dizlerimize derman ver ve) adımlarımızı sağlamlaştır. İnkârcı (ve zalim) topluluklara karşı bize yardım et!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah da onlara hem dünya kazancını (devlet izzet ve ganimet olarak) ve hem de âhiret mükâfatının en güzelini (cennetin bütün zenginliklerini) verdi. Allah güzel davrananları/iyilik yapanları sever.","arabic_text":"فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah da onlara hem dünya kazancını (devlet izzet ve ganimet olarak) ve hem de âhiret mükâfatının en güzelini (cennetin bütün zenginliklerini) verdi. Allah güzel davrananları/iyilik yapanları sever.","arabic_text":"فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah da onlara hem dünya kazancını (devlet izzet ve ganimet olarak) ve hem de âhiret mükâfatının en güzelini (cennetin bütün zenginliklerini) verdi. Allah güzel davrananları/iyilik yapanları sever.","arabic_text":"فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah da onlara hem dünya kazancını (devlet izzet ve ganimet olarak) ve hem de âhiret mükâfatının en güzelini (cennetin bütün zenginliklerini) verdi. Allah güzel davrananları/iyilik yapanları sever.","arabic_text":"فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Ey inananlar! Hakikati inkâra şartlanmış olan (inkârcılara zalimlere) uyarsanız sizi topuklarınızın üzerinde gerisin geri (cahiliye dönemi alışkanlıklarına) döndürürler de (o zaman dünyada ve Ahirette) kaybedenlerden olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Ey inananlar! Hakikati inkâra şartlanmış olan (inkârcılara zalimlere) uyarsanız sizi topuklarınızın üzerinde gerisin geri (cahiliye dönemi alışkanlıklarına) döndürürler de (o zaman dünyada ve Ahirette) kaybedenlerden olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Ey inananlar! Hakikati inkâra şartlanmış olan (inkârcılara zalimlere) uyarsanız sizi topuklarınızın üzerinde gerisin geri (cahiliye dönemi alışkanlıklarına) döndürürler de (o zaman dünyada ve Ahirette) kaybedenlerden olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Ey inananlar! Hakikati inkâra şartlanmış olan (inkârcılara zalimlere) uyarsanız sizi topuklarınızın üzerinde gerisin geri (cahiliye dönemi alışkanlıklarına) döndürürler de (o zaman dünyada ve Ahirette) kaybedenlerden olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Hâlbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah’tır. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-150c.mp3","commentary_text":"Allah’ın insana sahip çıkmasından, onu desteklemesinden, ona yardım etmesinden daha güzel ne olabilir! Bu ilişkiye dayanarak Allah’ın sınırsız gücünü kullanmak varken, insan ne diye zavallıları putlaştırarak onlardan faydalanmak için ellerini eteklerini öpmeye çalışır? “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4) buyrulurken hangi akılla kendileri de muhtaç olan varlıklardan yardım dilenir? “Sizin Allah'tan başka taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz, (kendisinden) istenen de.” (Hac 22/73)"},{"verse_number":"150","turkish_text":"Hâlbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah’tır. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-150c.mp3","commentary_text":"Allah’ın insana sahip çıkmasından, onu desteklemesinden, ona yardım etmesinden daha güzel ne olabilir! Bu ilişkiye dayanarak Allah’ın sınırsız gücünü kullanmak varken, insan ne diye zavallıları putlaştırarak onlardan faydalanmak için ellerini eteklerini öpmeye çalışır? “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4) buyrulurken hangi akılla kendileri de muhtaç olan varlıklardan yardım dilenir? “Sizin Allah'tan başka taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz, (kendisinden) istenen de.” (Hac 22/73)"},{"verse_number":"150","turkish_text":"Hâlbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah’tır. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-150c.mp3","commentary_text":"Allah’ın insana sahip çıkmasından, onu desteklemesinden, ona yardım etmesinden daha güzel ne olabilir! Bu ilişkiye dayanarak Allah’ın sınırsız gücünü kullanmak varken, insan ne diye zavallıları putlaştırarak onlardan faydalanmak için ellerini eteklerini öpmeye çalışır? “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4) buyrulurken hangi akılla kendileri de muhtaç olan varlıklardan yardım dilenir? “Sizin Allah'tan başka taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz, (kendisinden) istenen de.” (Hac 22/73)"},{"verse_number":"150","turkish_text":"Hâlbuki sizin yegâne sahibiniz ve yardımcınız yalnızca Allah’tır. O yardım edenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-149c.mp3","commentary_text":"Allah’ın insana sahip çıkmasından, onu desteklemesinden, ona yardım etmesinden daha güzel ne olabilir! Bu ilişkiye dayanarak Allah’ın sınırsız gücünü kullanmak varken, insan ne diye zavallıları putlaştırarak onlardan faydalanmak için ellerini eteklerini öpmeye çalışır? “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4) buyrulurken hangi akılla kendileri de muhtaç olan varlıklardan yardım dilenir? “Sizin Allah'tan başka taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz, (kendisinden) istenen de.” (Hac 22/73)"},{"verse_number":"151","turkish_text":"Hakkında (Allah’ın) hiçbir delil indirmediği şeyleri (tanrısal niteliklerle yücelterek veya mutlak otorite kabul ederek ya da servet makam ve şöhret gibi değerleri amaç haline getirerek) Allah’a ortak koşmalarından (ya da Allah’ın önüne geçirmelerinden) dolayı inkâra şartlananların ve zulmedenlerin kalplerine korku salacağız ki (dünyada hep kaygı ve endişe içinde yaşasınlar). Onların gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!","arabic_text":"سَنُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَٓا اَشْرَكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًاۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَبِئْسَ مَثْوَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Hakkında (Allah’ın) hiçbir delil indirmediği şeyleri (tanrısal niteliklerle yücelterek veya mutlak otorite kabul ederek ya da servet makam ve şöhret gibi değerleri amaç haline getirerek) Allah’a ortak koşmalarından (ya da Allah’ın önüne geçirmelerinden) dolayı inkâra şartlananların ve zulmedenlerin kalplerine korku salacağız ki (dünyada hep kaygı ve endişe içinde yaşasınlar). Onların gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!","arabic_text":"سَنُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَٓا اَشْرَكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًاۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَبِئْسَ مَثْوَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Hakkında (Allah’ın) hiçbir delil indirmediği şeyleri (tanrısal niteliklerle yücelterek veya mutlak otorite kabul ederek ya da servet makam ve şöhret gibi değerleri amaç haline getirerek) Allah’a ortak koşmalarından (ya da Allah’ın önüne geçirmelerinden) dolayı inkâra şartlananların ve zulmedenlerin kalplerine korku salacağız ki (dünyada hep kaygı ve endişe içinde yaşasınlar). Onların gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!","arabic_text":"سَنُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَٓا اَشْرَكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًاۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَبِئْسَ مَثْوَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Hakkında (Allah’ın) hiçbir delil indirmediği şeyleri (tanrısal niteliklerle yücelterek veya mutlak otorite kabul ederek ya da servet makam ve şöhret gibi değerleri amaç haline getirerek) Allah’a ortak koşmalarından (ya da Allah’ın önüne geçirmelerinden) dolayı inkâra şartlananların ve zulmedenlerin kalplerine korku salacağız ki (dünyada hep kaygı ve endişe içinde yaşasınlar). Onların gidecekleri yer de ateştir. Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!","arabic_text":"سَنُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَٓا اَشْرَكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًاۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَبِئْسَ مَثْوَى الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Andolsun ki Allah (size verdiği yardım) sözünü yerine getirdi. Siz O’nun izniyle onları (Uhud gününde) kırıp geçiriyordunuz. Fakat (Allah) sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra siz yılgınlık gösterdiniz (Resûl’ün verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz. İçinizden kimi (zafer sevinci ve ganimet arzusu ile) dünyayı istiyor kimi de (emre bağlı kalarak) âhireti arzuluyordu. Sonra Allah sizi imtihan etmek için (musibetlere karşı sabır ve metanetinizi denemek için) yardımını üzerinizden alıkoydu. Buna rağmen sizi bağışladı. Zira Allah mü’minlere karşı çok lütufkârdır.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ اللّٰهُ وَعْدَهُٓ اِذْ تَحُسُّونَهُمْ بِاِذْنِه۪ۚ حَتّٰٓى اِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَعَصَيْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَرٰيكُمْ مَا تُحِبُّونَۜ مِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الدُّنْيَا وَمِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۚ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْۚ وَلَقَدْ عَفَا عَنْكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-152c.mp3","commentary_text":"“Onları yok ediyordunuz” ifadesi Uhud Savaşı’nın ilk safhasındaki Müslümanların başarısına, “(Peygamber’in verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz” ifadesi Hz. Peygamber’in uyarısına rağmen zafer kazanıldığının sanıldığı anda okçuların çoğunun zafer sevinci ve ganimet arzusuyla mevzilerini terk etmelerine, “kiminiz de savaşa devam ederek ahireti arzuluyordu” cümlesi ise korkmadan, ümitsizliğe ya da rehavete kapılmadan ve hiçbir şeye aldırmadan  savaşa devam eden diğer bir kısım sahabeye işaret etmektedir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Andolsun ki Allah (size verdiği yardım) sözünü yerine getirdi. Siz O’nun izniyle onları (Uhud gününde) kırıp geçiriyordunuz. Fakat (Allah) sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra siz yılgınlık gösterdiniz (Resûl’ün verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz. İçinizden kimi (zafer sevinci ve ganimet arzusu ile) dünyayı istiyor kimi de (emre bağlı kalarak) âhireti arzuluyordu. Sonra Allah sizi imtihan etmek için (musibetlere karşı sabır ve metanetinizi denemek için) yardımını üzerinizden alıkoydu. Buna rağmen sizi bağışladı. Zira Allah mü’minlere karşı çok lütufkârdır.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ اللّٰهُ وَعْدَهُٓ اِذْ تَحُسُّونَهُمْ بِاِذْنِه۪ۚ حَتّٰٓى اِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَعَصَيْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَرٰيكُمْ مَا تُحِبُّونَۜ مِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الدُّنْيَا وَمِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۚ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْۚ وَلَقَدْ عَفَا عَنْكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-152c.mp3","commentary_text":"“Onları yok ediyordunuz” ifadesi Uhud Savaşı’nın ilk safhasındaki Müslümanların başarısına, “(Peygamber’in verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz” ifadesi Hz. Peygamber’in uyarısına rağmen zafer kazanıldığının sanıldığı anda okçuların çoğunun zafer sevinci ve ganimet arzusuyla mevzilerini terk etmelerine, “kiminiz de savaşa devam ederek ahireti arzuluyordu” cümlesi ise korkmadan, ümitsizliğe ya da rehavete kapılmadan ve hiçbir şeye aldırmadan  savaşa devam eden diğer bir kısım sahabeye işaret etmektedir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Andolsun ki Allah (size verdiği yardım) sözünü yerine getirdi. Siz O’nun izniyle onları (Uhud gününde) kırıp geçiriyordunuz. Fakat (Allah) sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra siz yılgınlık gösterdiniz (Resûl’ün verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz. İçinizden kimi (zafer sevinci ve ganimet arzusu ile) dünyayı istiyor kimi de (emre bağlı kalarak) âhireti arzuluyordu. Sonra Allah sizi imtihan etmek için (musibetlere karşı sabır ve metanetinizi denemek için) yardımını üzerinizden alıkoydu. Buna rağmen sizi bağışladı. Zira Allah mü’minlere karşı çok lütufkârdır.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ اللّٰهُ وَعْدَهُٓ اِذْ تَحُسُّونَهُمْ بِاِذْنِه۪ۚ حَتّٰٓى اِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَعَصَيْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَرٰيكُمْ مَا تُحِبُّونَۜ مِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الدُّنْيَا وَمِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۚ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْۚ وَلَقَدْ عَفَا عَنْكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-152c.mp3","commentary_text":"“Onları yok ediyordunuz” ifadesi Uhud Savaşı’nın ilk safhasındaki Müslümanların başarısına, “(Peygamber’in verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz” ifadesi Hz. Peygamber’in uyarısına rağmen zafer kazanıldığının sanıldığı anda okçuların çoğunun zafer sevinci ve ganimet arzusuyla mevzilerini terk etmelerine, “kiminiz de savaşa devam ederek ahireti arzuluyordu” cümlesi ise korkmadan, ümitsizliğe ya da rehavete kapılmadan ve hiçbir şeye aldırmadan  savaşa devam eden diğer bir kısım sahabeye işaret etmektedir."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Andolsun ki Allah (size verdiği yardım) sözünü yerine getirdi. Siz O’nun izniyle onları (Uhud gününde) kırıp geçiriyordunuz. Fakat (Allah) sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra siz yılgınlık gösterdiniz (Resûl’ün verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz. İçinizden kimi (zafer sevinci ve ganimet arzusu ile) dünyayı istiyor kimi de (emre bağlı kalarak) âhireti arzuluyordu. Sonra Allah sizi imtihan etmek için (musibetlere karşı sabır ve metanetinizi denemek için) yardımını üzerinizden alıkoydu. Buna rağmen sizi bağışladı. Zira Allah mü’minlere karşı çok lütufkârdır.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ اللّٰهُ وَعْدَهُٓ اِذْ تَحُسُّونَهُمْ بِاِذْنِه۪ۚ حَتّٰٓى اِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَعَصَيْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَرٰيكُمْ مَا تُحِبُّونَۜ مِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الدُّنْيَا وَمِنْكُمْ مَنْ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۚ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْۚ وَلَقَدْ عَفَا عَنْكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-151.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-151c.mp3","commentary_text":"“Onları yok ediyordunuz” ifadesi Uhud Savaşı’nın ilk safhasındaki Müslümanların başarısına, “(Peygamber’in verdiği) emir hakkında tartıştınız ve verilen emre karşı geldiniz” ifadesi Hz. Peygamber’in uyarısına rağmen zafer kazanıldığının sanıldığı anda okçuların çoğunun zafer sevinci ve ganimet arzusuyla mevzilerini terk etmelerine, “kiminiz de savaşa devam ederek ahireti arzuluyordu” cümlesi ise korkmadan, ümitsizliğe ya da rehavete kapılmadan ve hiçbir şeye aldırmadan  savaşa devam eden diğer bir kısım sahabeye işaret etmektedir."},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Hatırlayın o Uhud gününü ki) Resul sizi arkanızdan çağırmasına rağmen siz şaşkınlık içerisinde sağa-sola kaçıyor hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bunun üzerine Allah size (Peygamber’in) elemine karşılık öyle bir elem verdi ki elinizden gidene de başınıza gelene de üzülmeye fırsatınız olmadı. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ۫نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ ف۪ٓي اُخْرٰيكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-153c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşı kazanmasalar da Allah’ın yardım ve mağfiretiyle tekrar kendilerine gelip müşrikleri Mekke’ye doğru kovaladılar. 70 şehit ve onlarca yaralıya rağmen savaşın hemen ertesi günü müşriklerin ne yapacağı belli olmayacağı için Hz. Peygamber düşmanı takibe karar verdi. Hz. Muhammed, 70 kişilik süvari birliği ile 8 km kadar müşrikleri takip etti. Sonra konakladığı yerde üç gün bekleyip düşmana savaştan yılmadıkları ve korkmadıkları mesajını vererek geri döndü."},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Hatırlayın o Uhud gününü ki) Resul sizi arkanızdan çağırmasına rağmen siz şaşkınlık içerisinde sağa-sola kaçıyor hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bunun üzerine Allah size (Peygamber’in) elemine karşılık öyle bir elem verdi ki elinizden gidene de başınıza gelene de üzülmeye fırsatınız olmadı. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ۫نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ ف۪ٓي اُخْرٰيكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-153c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşı kazanmasalar da Allah’ın yardım ve mağfiretiyle tekrar kendilerine gelip müşrikleri Mekke’ye doğru kovaladılar. 70 şehit ve onlarca yaralıya rağmen savaşın hemen ertesi günü müşriklerin ne yapacağı belli olmayacağı için Hz. Peygamber düşmanı takibe karar verdi. Hz. Muhammed, 70 kişilik süvari birliği ile 8 km kadar müşrikleri takip etti. Sonra konakladığı yerde üç gün bekleyip düşmana savaştan yılmadıkları ve korkmadıkları mesajını vererek geri döndü."},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Hatırlayın o Uhud gününü ki) Resul sizi arkanızdan çağırmasına rağmen siz şaşkınlık içerisinde sağa-sola kaçıyor hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bunun üzerine Allah size (Peygamber’in) elemine karşılık öyle bir elem verdi ki elinizden gidene de başınıza gelene de üzülmeye fırsatınız olmadı. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ۫نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ ف۪ٓي اُخْرٰيكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-153c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşı kazanmasalar da Allah’ın yardım ve mağfiretiyle tekrar kendilerine gelip müşrikleri Mekke’ye doğru kovaladılar. 70 şehit ve onlarca yaralıya rağmen savaşın hemen ertesi günü müşriklerin ne yapacağı belli olmayacağı için Hz. Peygamber düşmanı takibe karar verdi. Hz. Muhammed, 70 kişilik süvari birliği ile 8 km kadar müşrikleri takip etti. Sonra konakladığı yerde üç gün bekleyip düşmana savaştan yılmadıkları ve korkmadıkları mesajını vererek geri döndü."},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Hatırlayın o Uhud gününü ki) Resul sizi arkanızdan çağırmasına rağmen siz şaşkınlık içerisinde sağa-sola kaçıyor hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bunun üzerine Allah size (Peygamber’in) elemine karşılık öyle bir elem verdi ki elinizden gidene de başınıza gelene de üzülmeye fırsatınız olmadı. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُ۫نَ عَلٰٓى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ ف۪ٓي اُخْرٰيكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَٓا اَصَابَكُمْۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-152c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşı kazanmasalar da Allah’ın yardım ve mağfiretiyle tekrar kendilerine gelip müşrikleri Mekke’ye doğru kovaladılar. 70 şehit ve onlarca yaralıya rağmen savaşın hemen ertesi günü müşriklerin ne yapacağı belli olmayacağı için Hz. Peygamber düşmanı takibe karar verdi. Hz. Muhammed, 70 kişilik süvari birliği ile 8 km kadar müşrikleri takip etti. Sonra konakladığı yerde üç gün bekleyip düşmana savaştan yılmadıkları ve korkmadıkları mesajını vererek geri döndü."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra o üzüntü ve kederin ardından Allah üzerinize bir güven indirdi (şaşkınlığı atlatmak ve rahatlamak için) bir kısmınızı bürüyen bir uyku hali verdi. Bir kısmınız da canlarının derdine düşerek cahiliye kafasıyla Allah hakkında gerçek dışı zanlara kapılarak: “Bu işten bize ne var (niye savaştık) ki?” diyorlardı. (Ey Resûl!) De ki: “Şüphesiz bütün iş (yetki ve karar) Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar ve: “Bu işten bize bir şey olsaydı biz burada öldürülmezdik (kardeşlerimiz öldürülmezdi)” diyorlar. De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı. Allah sinelerdekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-154c.mp3","commentary_text":"Ölümün zaman ve mekân bilgisi tamamıyla Allah’ın takdirindedir (Lokman 31/34, Hud 11/6). Hangi sebeple ve isimle olursa olsun ölen kişi ya da herhangi bir canlı mutlaka eceli geldiği için ölmüştür. “Savaşa gitmeseydi, uçağa binmeseydi, ağaca çıkmasaydı, otobüsle yolculuk etmeseydi, o ilacı almasaydı, o yemeği yemeseydi, ameliyata girmeseydi, kavgaya karışmasaydı…” gibi söylemler tamamen boş ve manasızdır. Elbette ki insan, tedbiri elden bırakmayacak, disiplinli ve düzenli bir hayat yaşayacak, ancak ölümün zamanı ve mekânı konusunda ne yaparsa yapsın başarılı olamayacak. Çünkü “Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an öne geçebilirler.” (A’râf 7/34) “…Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 16/61), “Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca, Allah onun ecelini asla ertelemez…” (Münafikûn 60/119 buyrulmaktadır."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra o üzüntü ve kederin ardından Allah üzerinize bir güven indirdi (şaşkınlığı atlatmak ve rahatlamak için) bir kısmınızı bürüyen bir uyku hali verdi. Bir kısmınız da canlarının derdine düşerek cahiliye kafasıyla Allah hakkında gerçek dışı zanlara kapılarak: “Bu işten bize ne var (niye savaştık) ki?” diyorlardı. (Ey Resûl!) De ki: “Şüphesiz bütün iş (yetki ve karar) Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar ve: “Bu işten bize bir şey olsaydı biz burada öldürülmezdik (kardeşlerimiz öldürülmezdi)” diyorlar. De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı. Allah sinelerdekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-154c.mp3","commentary_text":"Ölümün zaman ve mekân bilgisi tamamıyla Allah’ın takdirindedir (Lokman 31/34, Hud 11/6). Hangi sebeple ve isimle olursa olsun ölen kişi ya da herhangi bir canlı mutlaka eceli geldiği için ölmüştür. “Savaşa gitmeseydi, uçağa binmeseydi, ağaca çıkmasaydı, otobüsle yolculuk etmeseydi, o ilacı almasaydı, o yemeği yemeseydi, ameliyata girmeseydi, kavgaya karışmasaydı…” gibi söylemler tamamen boş ve manasızdır. Elbette ki insan, tedbiri elden bırakmayacak, disiplinli ve düzenli bir hayat yaşayacak, ancak ölümün zamanı ve mekânı konusunda ne yaparsa yapsın başarılı olamayacak. Çünkü “Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an öne geçebilirler.” (A’râf 7/34) “…Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 16/61), “Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca, Allah onun ecelini asla ertelemez…” (Münafikûn 60/119 buyrulmaktadır."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra o üzüntü ve kederin ardından Allah üzerinize bir güven indirdi (şaşkınlığı atlatmak ve rahatlamak için) bir kısmınızı bürüyen bir uyku hali verdi. Bir kısmınız da canlarının derdine düşerek cahiliye kafasıyla Allah hakkında gerçek dışı zanlara kapılarak: “Bu işten bize ne var (niye savaştık) ki?” diyorlardı. (Ey Resûl!) De ki: “Şüphesiz bütün iş (yetki ve karar) Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar ve: “Bu işten bize bir şey olsaydı biz burada öldürülmezdik (kardeşlerimiz öldürülmezdi)” diyorlar. De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı. Allah sinelerdekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-154c.mp3","commentary_text":"Ölümün zaman ve mekân bilgisi tamamıyla Allah’ın takdirindedir (Lokman 31/34, Hud 11/6). Hangi sebeple ve isimle olursa olsun ölen kişi ya da herhangi bir canlı mutlaka eceli geldiği için ölmüştür. “Savaşa gitmeseydi, uçağa binmeseydi, ağaca çıkmasaydı, otobüsle yolculuk etmeseydi, o ilacı almasaydı, o yemeği yemeseydi, ameliyata girmeseydi, kavgaya karışmasaydı…” gibi söylemler tamamen boş ve manasızdır. Elbette ki insan, tedbiri elden bırakmayacak, disiplinli ve düzenli bir hayat yaşayacak, ancak ölümün zamanı ve mekânı konusunda ne yaparsa yapsın başarılı olamayacak. Çünkü “Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an öne geçebilirler.” (A’râf 7/34) “…Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 16/61), “Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca, Allah onun ecelini asla ertelemez…” (Münafikûn 60/119 buyrulmaktadır."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra o üzüntü ve kederin ardından Allah üzerinize bir güven indirdi (şaşkınlığı atlatmak ve rahatlamak için) bir kısmınızı bürüyen bir uyku hali verdi. Bir kısmınız da canlarının derdine düşerek cahiliye kafasıyla Allah hakkında gerçek dışı zanlara kapılarak: “Bu işten bize ne var (niye savaştık) ki?” diyorlardı. (Ey Resûl!) De ki: “Şüphesiz bütün iş (yetki ve karar) Allah’ındır.” Onlar sana açıklayamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar ve: “Bu işten bize bir şey olsaydı biz burada öldürülmezdik (kardeşlerimiz öldürülmezdi)” diyorlar. De ki: “Evlerinizde dahi olsaydınız üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı. Allah sinelerdekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-153c.mp3","commentary_text":"Ölümün zaman ve mekân bilgisi tamamıyla Allah’ın takdirindedir (Lokman 31/34, Hud 11/6). Hangi sebeple ve isimle olursa olsun ölen kişi ya da herhangi bir canlı mutlaka eceli geldiği için ölmüştür. “Savaşa gitmeseydi, uçağa binmeseydi, ağaca çıkmasaydı, otobüsle yolculuk etmeseydi, o ilacı almasaydı, o yemeği yemeseydi, ameliyata girmeseydi, kavgaya karışmasaydı…” gibi söylemler tamamen boş ve manasızdır. Elbette ki insan, tedbiri elden bırakmayacak, disiplinli ve düzenli bir hayat yaşayacak, ancak ölümün zamanı ve mekânı konusunda ne yaparsa yapsın başarılı olamayacak. Çünkü “Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an öne geçebilirler.” (A’râf 7/34) “…Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 16/61), “Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca, Allah onun ecelini asla ertelemez…” (Münafikûn 60/119 buyrulmaktadır."},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Uhud Savaşı’nda) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah (tevbe ettikleri için) onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (ceza vermekte aceleci değildir ve müsamahakârdır).","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۙ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُواۚ وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-155c.mp3","commentary_text":"Demek insan nerede ve hangi durumda olursa olsun şeytan yanında ve yakınındadır. Eğer insan Allah’a bütünüyle teslim olmaz ve O’nun rızasına odaklanmazsa şeytanın etkisinde kalarak çok ciddi hatalar yapabilir. Nitekim Uhud Savaşında da böyle bir durum yaşanmıştır. Diğer ayetlere de bakıldığında görülüyor ki; düşmana karşı içten ve samimi bir gayretle mücadele veren Müslümanlar Allah’ın yardımıyla ilk etapta zafer elde etmiş ama daha sonra Hz. Peygamberin talimatına uymayarak ve ganimetlere ilgi göstererek cepheden erken çekilince Allah desteğini çekmiş ve zafer yenilgiye dönüşmüştür."},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Uhud Savaşı’nda) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah (tevbe ettikleri için) onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (ceza vermekte aceleci değildir ve müsamahakârdır).","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۙ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُواۚ وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-155c.mp3","commentary_text":"Demek insan nerede ve hangi durumda olursa olsun şeytan yanında ve yakınındadır. Eğer insan Allah’a bütünüyle teslim olmaz ve O’nun rızasına odaklanmazsa şeytanın etkisinde kalarak çok ciddi hatalar yapabilir. Nitekim Uhud Savaşında da böyle bir durum yaşanmıştır. Diğer ayetlere de bakıldığında görülüyor ki; düşmana karşı içten ve samimi bir gayretle mücadele veren Müslümanlar Allah’ın yardımıyla ilk etapta zafer elde etmiş ama daha sonra Hz. Peygamberin talimatına uymayarak ve ganimetlere ilgi göstererek cepheden erken çekilince Allah desteğini çekmiş ve zafer yenilgiye dönüşmüştür."},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Uhud Savaşı’nda) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah (tevbe ettikleri için) onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (ceza vermekte aceleci değildir ve müsamahakârdır).","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۙ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُواۚ وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-155c.mp3","commentary_text":"Demek insan nerede ve hangi durumda olursa olsun şeytan yanında ve yakınındadır. Eğer insan Allah’a bütünüyle teslim olmaz ve O’nun rızasına odaklanmazsa şeytanın etkisinde kalarak çok ciddi hatalar yapabilir. Nitekim Uhud Savaşında da böyle bir durum yaşanmıştır. Diğer ayetlere de bakıldığında görülüyor ki; düşmana karşı içten ve samimi bir gayretle mücadele veren Müslümanlar Allah’ın yardımıyla ilk etapta zafer elde etmiş ama daha sonra Hz. Peygamberin talimatına uymayarak ve ganimetlere ilgi göstererek cepheden erken çekilince Allah desteğini çekmiş ve zafer yenilgiye dönüşmüştür."},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Uhud Savaşı’nda) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah (tevbe ettikleri için) onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (ceza vermekte aceleci değildir ve müsamahakârdır).","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۙ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُواۚ وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-154c.mp3","commentary_text":"Demek insan nerede ve hangi durumda olursa olsun şeytan yanında ve yakınındadır. Eğer insan Allah’a bütünüyle teslim olmaz ve O’nun rızasına odaklanmazsa şeytanın etkisinde kalarak çok ciddi hatalar yapabilir. Nitekim Uhud Savaşında da böyle bir durum yaşanmıştır. Diğer ayetlere de bakıldığında görülüyor ki; düşmana karşı içten ve samimi bir gayretle mücadele veren Müslümanlar Allah’ın yardımıyla ilk etapta zafer elde etmiş ama daha sonra Hz. Peygamberin talimatına uymayarak ve ganimetlere ilgi göstererek cepheden erken çekilince Allah desteğini çekmiş ve zafer yenilgiye dönüşmüştür."},{"verse_number":"156","turkish_text":"Ey inananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: “Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın! Allah bu tür düşünceleri onların kalplerinde derde dönüştürür. Çünkü yaratan ve ölüme hükmeden yalnızca Allah’tır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ اِذَا ضَرَبُوا فِي الْاَرْضِ اَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُواۚ لِيَجْعَلَ اللّٰهُ ذٰلِكَ حَسْرَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Ey inananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: “Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın! Allah bu tür düşünceleri onların kalplerinde derde dönüştürür. Çünkü yaratan ve ölüme hükmeden yalnızca Allah’tır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ اِذَا ضَرَبُوا فِي الْاَرْضِ اَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُواۚ لِيَجْعَلَ اللّٰهُ ذٰلِكَ حَسْرَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Ey inananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: “Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın! Allah bu tür düşünceleri onların kalplerinde derde dönüştürür. Çünkü yaratan ve ölüme hükmeden yalnızca Allah’tır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ اِذَا ضَرَبُوا فِي الْاَرْضِ اَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُواۚ لِيَجْعَلَ اللّٰهُ ذٰلِكَ حَسْرَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Ey inananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: “Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın! Allah bu tür düşünceleri onların kalplerinde derde dönüştürür. Çünkü yaratan ve ölüme hükmeden yalnızca Allah’tır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ اِذَا ضَرَبُوا فِي الْاَرْضِ اَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُواۚ لِيَجْعَلَ اللّٰهُ ذٰلِكَ حَسْرَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Andolsun ki Allah yolunda (Hak ve adil düzeni oluşturmak zulme ve haksızlığa son vermek için) öldürülür ya da ölürseniz Allah rahmet ve mağfireti onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-157c.mp3","commentary_text":"Burada savaşın kazanılması hâlinde elde edilecek ganimetlere de vurgu yapılıyor. Çünkü Uhud Savaşı'nda okçuların yerlerini terk etmesinde ganimet sevdasının ciddi payı vardı. Allah’ın rızasının ve rahmetinin dünyalıklardan çok daha hayırlı olduğu anlatılarak dünyalıklara meyletme konusunda Müslümanların dikkati çekiliyor."},{"verse_number":"157","turkish_text":"Andolsun ki Allah yolunda (Hak ve adil düzeni oluşturmak zulme ve haksızlığa son vermek için) öldürülür ya da ölürseniz Allah rahmet ve mağfireti onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-157c.mp3","commentary_text":"Burada savaşın kazanılması hâlinde elde edilecek ganimetlere de vurgu yapılıyor. Çünkü Uhud Savaşı'nda okçuların yerlerini terk etmesinde ganimet sevdasının ciddi payı vardı. Allah’ın rızasının ve rahmetinin dünyalıklardan çok daha hayırlı olduğu anlatılarak dünyalıklara meyletme konusunda Müslümanların dikkati çekiliyor."},{"verse_number":"157","turkish_text":"Andolsun ki Allah yolunda (Hak ve adil düzeni oluşturmak zulme ve haksızlığa son vermek için) öldürülür ya da ölürseniz Allah rahmet ve mağfireti onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-157c.mp3","commentary_text":"Burada savaşın kazanılması hâlinde elde edilecek ganimetlere de vurgu yapılıyor. Çünkü Uhud Savaşı'nda okçuların yerlerini terk etmesinde ganimet sevdasının ciddi payı vardı. Allah’ın rızasının ve rahmetinin dünyalıklardan çok daha hayırlı olduğu anlatılarak dünyalıklara meyletme konusunda Müslümanların dikkati çekiliyor."},{"verse_number":"157","turkish_text":"Andolsun ki Allah yolunda (Hak ve adil düzeni oluşturmak zulme ve haksızlığa son vermek için) öldürülür ya da ölürseniz Allah rahmet ve mağfireti onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-156c.mp3","commentary_text":"Burada savaşın kazanılması hâlinde elde edilecek ganimetlere de vurgu yapılıyor. Çünkü Uhud Savaşı'nda okçuların yerlerini terk etmesinde ganimet sevdasının ciddi payı vardı. Allah’ın rızasının ve rahmetinin dünyalıklardan çok daha hayırlı olduğu anlatılarak dünyalıklara meyletme konusunda Müslümanların dikkati çekiliyor."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Andolsun ki ölseniz de öldürülseniz de sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"(Ey Resul! Uhud gazvesinde olduğu gibi her zaman) Allah’tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert katı kalpli biri olsaydın kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. O halde onları bağışla kendileri için Allah’tan af dile ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et ama karar verince artık Allah’a güven (ve o işi yap). Zira Allah tevekkül edenleri sever.","arabic_text":"فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ","related_links":["42/38"],"audio_path":"2/2-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-159c.mp3","commentary_text":"Savaşta Hz. Muhammed’in direktiflerine rağmen görev yerlerini tekeden ve dolaysıyla mağlubiyete sebep olan sahabelere kaba ve katı davranmamak konusunda uyarı olduğu gibi istişare konusunda da onların dışlanmamasına dikkat çekiliyor. İslam nizamını ayakta tutan dinamiklerin başında şûra gelmektedir. İlmî, siyasî, iktisadî, içtimaî, sosyal ve kültürel meselelerin çözümünde en önemli vazife şûraya aittir. İstişare konusunda yani şûrayı oluşturmak mevzuunda bugünün İslam dünyası çok geridedir. Oysa Hz. Muhammed’e verilen bu talimat bütün zamanlar için emir niteliğindedir. Yani hangi işte ve meslekte olursa olsun Müslüman’ın istişare ile iş yapması şarttır. Çünkü istişare ile sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla arasındaki bağ güçlenir, istişare eden insan egonun bütün izlerini siler, bencil davranışlar sergilemekten vazgeçerek daha mütevazı olur, başkalarının aklından ve zekâsında istifade edeceği için kendine olan güveni artar."},{"verse_number":"159","turkish_text":"(Ey Resul! Uhud gazvesinde olduğu gibi her zaman) Allah’tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert katı kalpli biri olsaydın kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. O halde onları bağışla kendileri için Allah’tan af dile ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et ama karar verince artık Allah’a güven (ve o işi yap). Zira Allah tevekkül edenleri sever.","arabic_text":"فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ","related_links":["42/38"],"audio_path":"2/2-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-159c.mp3","commentary_text":"Savaşta Hz. Muhammed’in direktiflerine rağmen görev yerlerini tekeden ve dolaysıyla mağlubiyete sebep olan sahabelere kaba ve katı davranmamak konusunda uyarı olduğu gibi istişare konusunda da onların dışlanmamasına dikkat çekiliyor. İslam nizamını ayakta tutan dinamiklerin başında şûra gelmektedir. İlmî, siyasî, iktisadî, içtimaî, sosyal ve kültürel meselelerin çözümünde en önemli vazife şûraya aittir. İstişare konusunda yani şûrayı oluşturmak mevzuunda bugünün İslam dünyası çok geridedir. Oysa Hz. Muhammed’e verilen bu talimat bütün zamanlar için emir niteliğindedir. Yani hangi işte ve meslekte olursa olsun Müslüman’ın istişare ile iş yapması şarttır. Çünkü istişare ile sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla arasındaki bağ güçlenir, istişare eden insan egonun bütün izlerini siler, bencil davranışlar sergilemekten vazgeçerek daha mütevazı olur, başkalarının aklından ve zekâsında istifade edeceği için kendine olan güveni artar."},{"verse_number":"159","turkish_text":"(Ey Resul! Uhud gazvesinde olduğu gibi her zaman) Allah’tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert katı kalpli biri olsaydın kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. O halde onları bağışla kendileri için Allah’tan af dile ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et ama karar verince artık Allah’a güven (ve o işi yap). Zira Allah tevekkül edenleri sever.","arabic_text":"فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ","related_links":["42/38"],"audio_path":"2/2-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-159c.mp3","commentary_text":"Savaşta Hz. Muhammed’in direktiflerine rağmen görev yerlerini tekeden ve dolaysıyla mağlubiyete sebep olan sahabelere kaba ve katı davranmamak konusunda uyarı olduğu gibi istişare konusunda da onların dışlanmamasına dikkat çekiliyor. İslam nizamını ayakta tutan dinamiklerin başında şûra gelmektedir. İlmî, siyasî, iktisadî, içtimaî, sosyal ve kültürel meselelerin çözümünde en önemli vazife şûraya aittir. İstişare konusunda yani şûrayı oluşturmak mevzuunda bugünün İslam dünyası çok geridedir. Oysa Hz. Muhammed’e verilen bu talimat bütün zamanlar için emir niteliğindedir. Yani hangi işte ve meslekte olursa olsun Müslüman’ın istişare ile iş yapması şarttır. Çünkü istişare ile sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla arasındaki bağ güçlenir, istişare eden insan egonun bütün izlerini siler, bencil davranışlar sergilemekten vazgeçerek daha mütevazı olur, başkalarının aklından ve zekâsında istifade edeceği için kendine olan güveni artar."},{"verse_number":"159","turkish_text":"(Ey Resul! Uhud gazvesinde olduğu gibi her zaman) Allah’tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert katı kalpli biri olsaydın kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. O halde onları bağışla kendileri için Allah’tan af dile ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et ama karar verince artık Allah’a güven (ve o işi yap). Zira Allah tevekkül edenleri sever.","arabic_text":"فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ","related_links":["42/38"],"audio_path":"2/2-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-158c.mp3","commentary_text":"Savaşta Hz. Muhammed’in direktiflerine rağmen görev yerlerini tekeden ve dolaysıyla mağlubiyete sebep olan sahabelere kaba ve katı davranmamak konusunda uyarı olduğu gibi istişare konusunda da onların dışlanmamasına dikkat çekiliyor. İslam nizamını ayakta tutan dinamiklerin başında şûra gelmektedir. İlmî, siyasî, iktisadî, içtimaî, sosyal ve kültürel meselelerin çözümünde en önemli vazife şûraya aittir. İstişare konusunda yani şûrayı oluşturmak mevzuunda bugünün İslam dünyası çok geridedir. Oysa Hz. Muhammed’e verilen bu talimat bütün zamanlar için emir niteliğindedir. Yani hangi işte ve meslekte olursa olsun Müslüman’ın istişare ile iş yapması şarttır. Çünkü istişare ile sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla arasındaki bağ güçlenir, istişare eden insan egonun bütün izlerini siler, bencil davranışlar sergilemekten vazgeçerek daha mütevazı olur, başkalarının aklından ve zekâsında istifade edeceği için kendine olan güveni artar."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edebilir? O halde inananlar sadece Allah’a güvensinler.","arabic_text":"نْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-160c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımı, Müslümanların imanına, güvenine, ahlakına ve gayretine bağlıdır. İnsanlar “Müslüman” kimliğiyle yaşıyorlar diye Allah’ın yardımına mazhar olamazlar. Hayatı isyanla, günahla, ihanetle, hıyanetle, kötülükle, yalanla, dedikoduyla, iftirayla geçen fakat Müslüman olarak geçinen bir kişinin Allah’ın yardımıyla zafer elde edeceğini umması safdillik olur. Allah mazluma, haklıya, doğruya, ilkeliye, tutarlıya, sabırlıya, ahlaklıya… yardım eder."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edebilir? O halde inananlar sadece Allah’a güvensinler.","arabic_text":"نْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-160c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımı, Müslümanların imanına, güvenine, ahlakına ve gayretine bağlıdır. İnsanlar “Müslüman” kimliğiyle yaşıyorlar diye Allah’ın yardımına mazhar olamazlar. Hayatı isyanla, günahla, ihanetle, hıyanetle, kötülükle, yalanla, dedikoduyla, iftirayla geçen fakat Müslüman olarak geçinen bir kişinin Allah’ın yardımıyla zafer elde edeceğini umması safdillik olur. Allah mazluma, haklıya, doğruya, ilkeliye, tutarlıya, sabırlıya, ahlaklıya… yardım eder."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edebilir? O halde inananlar sadece Allah’a güvensinler.","arabic_text":"نْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-160c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımı, Müslümanların imanına, güvenine, ahlakına ve gayretine bağlıdır. İnsanlar “Müslüman” kimliğiyle yaşıyorlar diye Allah’ın yardımına mazhar olamazlar. Hayatı isyanla, günahla, ihanetle, hıyanetle, kötülükle, yalanla, dedikoduyla, iftirayla geçen fakat Müslüman olarak geçinen bir kişinin Allah’ın yardımıyla zafer elde edeceğini umması safdillik olur. Allah mazluma, haklıya, doğruya, ilkeliye, tutarlıya, sabırlıya, ahlaklıya… yardım eder."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edebilir? O halde inananlar sadece Allah’a güvensinler.","arabic_text":"نْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-159c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yardımı, Müslümanların imanına, güvenine, ahlakına ve gayretine bağlıdır. İnsanlar “Müslüman” kimliğiyle yaşıyorlar diye Allah’ın yardımına mazhar olamazlar. Hayatı isyanla, günahla, ihanetle, hıyanetle, kötülükle, yalanla, dedikoduyla, iftirayla geçen fakat Müslüman olarak geçinen bir kişinin Allah’ın yardımıyla zafer elde edeceğini umması safdillik olur. Allah mazluma, haklıya, doğruya, ilkeliye, tutarlıya, sabırlıya, ahlaklıya… yardım eder."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hiçbir nebînin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim böyle bir hıyanette bulunursa kıyamet günü hıyanet ettiği şeyin günahını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir onlar haksızlığa da uğramazlar.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-161c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında elde edilen ganimetlerden bazıları kaybolmuştu. Münafıklar kaybolan eşyayı “herhalde Muhammed aşırmıştır” diye Hz. Peygamber’e iftira atmışlardı. Yine münafıklar Hz. Peygamberle ilgili; “savaş gelirlerini keyfince ve yakın çevresine dağıtıyor” yönünde iddiada bulunuyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hiçbir nebînin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim böyle bir hıyanette bulunursa kıyamet günü hıyanet ettiği şeyin günahını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir onlar haksızlığa da uğramazlar.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-161c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında elde edilen ganimetlerden bazıları kaybolmuştu. Münafıklar kaybolan eşyayı “herhalde Muhammed aşırmıştır” diye Hz. Peygamber’e iftira atmışlardı. Yine münafıklar Hz. Peygamberle ilgili; “savaş gelirlerini keyfince ve yakın çevresine dağıtıyor” yönünde iddiada bulunuyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hiçbir nebînin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim böyle bir hıyanette bulunursa kıyamet günü hıyanet ettiği şeyin günahını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir onlar haksızlığa da uğramazlar.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-161c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında elde edilen ganimetlerden bazıları kaybolmuştu. Münafıklar kaybolan eşyayı “herhalde Muhammed aşırmıştır” diye Hz. Peygamber’e iftira atmışlardı. Yine münafıklar Hz. Peygamberle ilgili; “savaş gelirlerini keyfince ve yakın çevresine dağıtıyor” yönünde iddiada bulunuyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hiçbir nebînin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim böyle bir hıyanette bulunursa kıyamet günü hıyanet ettiği şeyin günahını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir onlar haksızlığa da uğramazlar.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-160c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında elde edilen ganimetlerden bazıları kaybolmuştu. Münafıklar kaybolan eşyayı “herhalde Muhammed aşırmıştır” diye Hz. Peygamber’e iftira atmışlardı. Yine münafıklar Hz. Peygamberle ilgili; “savaş gelirlerini keyfince ve yakın çevresine dağıtıyor” yönünde iddiada bulunuyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Allah’ın rızasına uyan kimse Allah’ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun (gazabına uğrayanın) varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَٓاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Allah’ın rızasına uyan kimse Allah’ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun (gazabına uğrayanın) varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَٓاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Allah’ın rızasına uyan kimse Allah’ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun (gazabına uğrayanın) varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَٓاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Allah’ın rızasına uyan kimse Allah’ın gazabına uğrayan kimse gibi olur mu? Onun (gazabına uğrayanın) varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَٓاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onların Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onların Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onların Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onların Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah onların yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Andolsun ki Allah inananlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah’ın âyetlerini okuyan (onları fena alışkanlıklardan) arındıran kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir Resûl göndermiştir. Oysa bundan önce onlar apaçık bir dalalet içindeydiler.","arabic_text":"لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/129","4/113","9/128"],"audio_path":"2/2-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Andolsun ki Allah inananlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah’ın âyetlerini okuyan (onları fena alışkanlıklardan) arındıran kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir Resûl göndermiştir. Oysa bundan önce onlar apaçık bir dalalet içindeydiler.","arabic_text":"لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/129","4/113","9/128"],"audio_path":"2/2-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Andolsun ki Allah inananlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah’ın âyetlerini okuyan (onları fena alışkanlıklardan) arındıran kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir Resûl göndermiştir. Oysa bundan önce onlar apaçık bir dalalet içindeydiler.","arabic_text":"لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/129","4/113","9/128"],"audio_path":"2/2-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Andolsun ki Allah inananlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira onlara Allah’ın âyetlerini okuyan (onları fena alışkanlıklardan) arındıran kitap ve hikmeti öğreten kendi içlerinden bir Resûl göndermiştir. Oysa bundan önce onlar apaçık bir dalalet içindeydiler.","arabic_text":"لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/129","4/113","9/128"],"audio_path":"2/2-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"Böyleyken (düşmanlarınızı Bedir Sa-vaşı’nda) iki misline uğrattığınız bir musibete (zaafınız ve iradesizliğiniz yüzünden) kendiniz uğrayınca (ve kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek) “Bu nereden mi?” dersiniz? (Ey Muhammed bunu soranlara) de ki: “Bu yenilgi sizin kendi hatanızın sonucudur.” Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir (o halde doğru olduğunuz taktirde Allah size nice zaferler nasip edecektir).","arabic_text":"اَوَلَمَّٓا اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَدْ اَصَبْتُمْ مِثْلَيْهَاۙ قُلْتُمْ اَنّٰى هٰذَاۜ قُلْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-165c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı’nda Müslümanlar müşriklerden 70 kişiyi öldürmüş, bir o kadarını da esir almıştı. Uhud savaşında bunun tam tersi olmuş, Müslümanlar 70 şehit vermişlerdi. Mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulüne itaat etmemekle kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Böyleyken (düşmanlarınızı Bedir Sa-vaşı’nda) iki misline uğrattığınız bir musibete (zaafınız ve iradesizliğiniz yüzünden) kendiniz uğrayınca (ve kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek) “Bu nereden mi?” dersiniz? (Ey Muhammed bunu soranlara) de ki: “Bu yenilgi sizin kendi hatanızın sonucudur.” Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir (o halde doğru olduğunuz taktirde Allah size nice zaferler nasip edecektir).","arabic_text":"اَوَلَمَّٓا اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَدْ اَصَبْتُمْ مِثْلَيْهَاۙ قُلْتُمْ اَنّٰى هٰذَاۜ قُلْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-165c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı’nda Müslümanlar müşriklerden 70 kişiyi öldürmüş, bir o kadarını da esir almıştı. Uhud savaşında bunun tam tersi olmuş, Müslümanlar 70 şehit vermişlerdi. Mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulüne itaat etmemekle kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Böyleyken (düşmanlarınızı Bedir Sa-vaşı’nda) iki misline uğrattığınız bir musibete (zaafınız ve iradesizliğiniz yüzünden) kendiniz uğrayınca (ve kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek) “Bu nereden mi?” dersiniz? (Ey Muhammed bunu soranlara) de ki: “Bu yenilgi sizin kendi hatanızın sonucudur.” Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir (o halde doğru olduğunuz taktirde Allah size nice zaferler nasip edecektir).","arabic_text":"اَوَلَمَّٓا اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَدْ اَصَبْتُمْ مِثْلَيْهَاۙ قُلْتُمْ اَنّٰى هٰذَاۜ قُلْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-165c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı’nda Müslümanlar müşriklerden 70 kişiyi öldürmüş, bir o kadarını da esir almıştı. Uhud savaşında bunun tam tersi olmuş, Müslümanlar 70 şehit vermişlerdi. Mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulüne itaat etmemekle kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Böyleyken (düşmanlarınızı Bedir Sa-vaşı’nda) iki misline uğrattığınız bir musibete (zaafınız ve iradesizliğiniz yüzünden) kendiniz uğrayınca (ve kendi kusurunuzu görmezlikten gelerek) “Bu nereden mi?” dersiniz? (Ey Muhammed bunu soranlara) de ki: “Bu yenilgi sizin kendi hatanızın sonucudur.” Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir (o halde doğru olduğunuz taktirde Allah size nice zaferler nasip edecektir).","arabic_text":"اَوَلَمَّٓا اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَدْ اَصَبْتُمْ مِثْلَيْهَاۙ قُلْتُمْ اَنّٰى هٰذَاۜ قُلْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-164c.mp3","commentary_text":"Bedir Savaşı’nda Müslümanlar müşriklerden 70 kişiyi öldürmüş, bir o kadarını da esir almıştı. Uhud savaşında bunun tam tersi olmuş, Müslümanlar 70 şehit vermişlerdi. Mü’minlerin çoğu, şartlar ne olursa olsun sırf inançları nedeniyle Allah’ın onlara zafer bahşedeceğine inanıyorlardı. Uhud’daki acı tecrübe, onları derin ve şiddetli bir sarsıntıya uğratmıştı. Bu âyetler onlara, bu yenilginin Allah’ın Resulüne itaat etmemekle kendi yaptıklarının bir sonucu olduğunu hatırlatıyor."},{"verse_number":"166-167","turkish_text":"(Ey mü’minler!) İki topluluğun (mü’min ve müşriklerin Uhud Savaşı’nda) karşılaştığı gün başınıza gelen (yenilgi sizin hatanız yüzünden ve fakat) Allah’ın izniyle olmuştur. Bu da (Allah’ın gerçek) inananları ayırt etmesi ve münafıkları meydana çıkarması içindi. (Onlara:) “Gelin Allah yolunda savaşın ya da (düşmana karşı) savunma yapın” denince: “Eğer savaşmayı bilseydik mutlaka peşinizden gelirdik” dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Hiç kuşkusuz Allah onların kalplerinde gizlediklerini (de açığa çıkardıklarını da) çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":["3/152","3/172"],"audio_path":"2/2-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166-167","turkish_text":"(Ey mü’minler!) İki topluluğun (mü’min ve müşriklerin Uhud Savaşı’nda) karşılaştığı gün başınıza gelen (yenilgi sizin hatanız yüzünden ve fakat) Allah’ın izniyle olmuştur. Bu da (Allah’ın gerçek) inananları ayırt etmesi ve münafıkları meydana çıkarması içindi. (Onlara:) “Gelin Allah yolunda savaşın ya da (düşmana karşı) savunma yapın” denince: “Eğer savaşmayı bilseydik mutlaka peşinizden gelirdik” dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Hiç kuşkusuz Allah onların kalplerinde gizlediklerini (de açığa çıkardıklarını da) çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":["3/152","3/172"],"audio_path":"2/2-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166-167","turkish_text":"(Ey mü’minler!) İki topluluğun (mü’min ve müşriklerin Uhud Savaşı’nda) karşılaştığı gün başınıza gelen (yenilgi sizin hatanız yüzünden ve fakat) Allah’ın izniyle olmuştur. Bu da (Allah’ın gerçek) inananları ayırt etmesi ve münafıkları meydana çıkarması içindi. (Onlara:) “Gelin Allah yolunda savaşın ya da (düşmana karşı) savunma yapın” denince: “Eğer savaşmayı bilseydik mutlaka peşinizden gelirdik” dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Hiç kuşkusuz Allah onların kalplerinde gizlediklerini (de açığa çıkardıklarını da) çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":["3/152","3/172"],"audio_path":"2/2-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166-167","turkish_text":"(Ey mü’minler!) İki topluluğun (mü’min ve müşriklerin Uhud Savaşı’nda) karşılaştığı gün başınıza gelen (yenilgi sizin hatanız yüzünden ve fakat) Allah’ın izniyle olmuştur. Bu da (Allah’ın gerçek) inananları ayırt etmesi ve münafıkları meydana çıkarması içindi. (Onlara:) “Gelin Allah yolunda savaşın ya da (düşmana karşı) savunma yapın” denince: “Eğer savaşmayı bilseydik mutlaka peşinizden gelirdik” dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Hiç kuşkusuz Allah onların kalplerinde gizlediklerini (de açığa çıkardıklarını da) çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":["3/152","3/172"],"audio_path":"2/2-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Uhud gününde Medine’de) kendileri oturup (savaşta şehit olan) kardeşleri için: “Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmezlerdi” diyen o münafıklara şöyle de: “Eğer doğru sözlüler iseniz (vakti geldiğinde) ölümü kendinizden savın bakalım!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُواۜ قُلْ فَادْرَؤُ۫ا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-166.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-168c.mp3","commentary_text":"“Allah yolunda öldürülenlerin ölüler sanılmaması” onların bizim gibi yaşadığı anlamına gelmez. Evet, onlar bedenleriyle bu dünyadan ayrılmışlardır. Onların diri olması, asılları olan ruhlarının Allah’ın belirlediği bir âlemde nimetler içerisinde yaşıyor olmasıdır. Nitekim Bakara, 2/154. âyette de “…onlar yaşıyor ama siz farkında değilsiniz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Uhud gününde Medine’de) kendileri oturup (savaşta şehit olan) kardeşleri için: “Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmezlerdi” diyen o münafıklara şöyle de: “Eğer doğru sözlüler iseniz (vakti geldiğinde) ölümü kendinizden savın bakalım!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُواۜ قُلْ فَادْرَؤُ۫ا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-166.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-168c.mp3","commentary_text":"“Allah yolunda öldürülenlerin ölüler sanılmaması” onların bizim gibi yaşadığı anlamına gelmez. Evet, onlar bedenleriyle bu dünyadan ayrılmışlardır. Onların diri olması, asılları olan ruhlarının Allah’ın belirlediği bir âlemde nimetler içerisinde yaşıyor olmasıdır. Nitekim Bakara, 2/154. âyette de “…onlar yaşıyor ama siz farkında değilsiniz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Uhud gününde Medine’de) kendileri oturup (savaşta şehit olan) kardeşleri için: “Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmezlerdi” diyen o münafıklara şöyle de: “Eğer doğru sözlüler iseniz (vakti geldiğinde) ölümü kendinizden savın bakalım!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُواۜ قُلْ فَادْرَؤُ۫ا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-166.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-168c.mp3","commentary_text":"“Allah yolunda öldürülenlerin ölüler sanılmaması” onların bizim gibi yaşadığı anlamına gelmez. Evet, onlar bedenleriyle bu dünyadan ayrılmışlardır. Onların diri olması, asılları olan ruhlarının Allah’ın belirlediği bir âlemde nimetler içerisinde yaşıyor olmasıdır. Nitekim Bakara, 2/154. âyette de “…onlar yaşıyor ama siz farkında değilsiniz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Uhud gününde Medine’de) kendileri oturup (savaşta şehit olan) kardeşleri için: “Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmezlerdi” diyen o münafıklara şöyle de: “Eğer doğru sözlüler iseniz (vakti geldiğinde) ölümü kendinizden savın bakalım!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُواۜ قُلْ فَادْرَؤُ۫ا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-166.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-167c.mp3","commentary_text":"“Allah yolunda öldürülenlerin ölüler sanılmaması” onların bizim gibi yaşadığı anlamına gelmez. Evet, onlar bedenleriyle bu dünyadan ayrılmışlardır. Onların diri olması, asılları olan ruhlarının Allah’ın belirlediği bir âlemde nimetler içerisinde yaşıyor olmasıdır. Nitekim Bakara, 2/154. âyette de “…onlar yaşıyor ama siz farkında değilsiniz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"169","turkish_text":"Ve sakın Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. (Hem de senin ve onların bilmediği bir âlemde) Rablerinin katında nimetler içerisinde yaşıyorlar.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًاۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Ve sakın Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. (Hem de senin ve onların bilmediği bir âlemde) Rablerinin katında nimetler içerisinde yaşıyorlar.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًاۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Ve sakın Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. (Hem de senin ve onların bilmediği bir âlemde) Rablerinin katında nimetler içerisinde yaşıyorlar.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًاۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Ve sakın Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. (Hem de senin ve onların bilmediği bir âlemde) Rablerinin katında nimetler içerisinde yaşıyorlar.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًاۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"(Onlar) Allah’ın lütfedip kendilerine bağışladığı (şehitlik mertebesi ve cennet) nimetleriyle iftihar ederler. Ve arkada kalıp kendilerine (şehit olarak) katılmamış olan kardeşlerine; “hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları” müjdesini vermek isterler.","arabic_text":"فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"(Onlar) Allah’ın lütfedip kendilerine bağışladığı (şehitlik mertebesi ve cennet) nimetleriyle iftihar ederler. Ve arkada kalıp kendilerine (şehit olarak) katılmamış olan kardeşlerine; “hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları” müjdesini vermek isterler.","arabic_text":"فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"(Onlar) Allah’ın lütfedip kendilerine bağışladığı (şehitlik mertebesi ve cennet) nimetleriyle iftihar ederler. Ve arkada kalıp kendilerine (şehit olarak) katılmamış olan kardeşlerine; “hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları” müjdesini vermek isterler.","arabic_text":"فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"(Onlar) Allah’ın lütfedip kendilerine bağışladığı (şehitlik mertebesi ve cennet) nimetleriyle iftihar ederler. Ve arkada kalıp kendilerine (şehit olarak) katılmamış olan kardeşlerine; “hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları” müjdesini vermek isterler.","arabic_text":"فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ","related_links":["2/154"],"audio_path":"2/2-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Onlar (ayrıca) Allah’ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah’ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.","arabic_text":"يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Onlar (ayrıca) Allah’ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah’ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.","arabic_text":"يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Onlar (ayrıca) Allah’ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah’ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.","arabic_text":"يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Onlar (ayrıca) Allah’ın (şehitler için hazırladığı muhteşem) nimeti ve lütfu haber vermek ve Allah’ın müminlerin çabalarını boşa çıkarmayacağını müjdelemek isterler.","arabic_text":"يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"O inananlar ki savaşta yara aldıktan sonra bile (müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah’ın ve Resul’ün çağrısına uydular. Onlar içinden iyilik yapıp erdemli davrananlara büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُۜۛ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":["3/166"],"audio_path":"2/2-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"O inananlar ki savaşta yara aldıktan sonra bile (müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah’ın ve Resul’ün çağrısına uydular. Onlar içinden iyilik yapıp erdemli davrananlara büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُۜۛ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":["3/166"],"audio_path":"2/2-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"O inananlar ki savaşta yara aldıktan sonra bile (müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah’ın ve Resul’ün çağrısına uydular. Onlar içinden iyilik yapıp erdemli davrananlara büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُۜۛ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":["3/166"],"audio_path":"2/2-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"O inananlar ki savaşta yara aldıktan sonra bile (müşrikleri kovalayıp geri püskürtmek için) Allah’ın ve Resul’ün çağrısına uydular. Onlar içinden iyilik yapıp erdemli davrananlara büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُۜۛ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":["3/166"],"audio_path":"2/2-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-173c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in komutasındaki yetmiş kişilik süvari birliği, en ufak bir cesaret kaybına ve korkuya kapılmadan, yaklaşık bir hafta Bedir Savaşı’nın yapıldığı yerde bekledi. Ancak askerleriyle yola çıkan Ebu Süfyan savaşmaktan korkarak geri dönünce, Müslümanlar da Medine’ye geri döndüler."},{"verse_number":"173","turkish_text":"(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-173c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in komutasındaki yetmiş kişilik süvari birliği, en ufak bir cesaret kaybına ve korkuya kapılmadan, yaklaşık bir hafta Bedir Savaşı’nın yapıldığı yerde bekledi. Ancak askerleriyle yola çıkan Ebu Süfyan savaşmaktan korkarak geri dönünce, Müslümanlar da Medine’ye geri döndüler."},{"verse_number":"173","turkish_text":"(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-173c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in komutasındaki yetmiş kişilik süvari birliği, en ufak bir cesaret kaybına ve korkuya kapılmadan, yaklaşık bir hafta Bedir Savaşı’nın yapıldığı yerde bekledi. Ancak askerleriyle yola çıkan Ebu Süfyan savaşmaktan korkarak geri dönünce, Müslümanlar da Medine’ye geri döndüler."},{"verse_number":"173","turkish_text":"(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-172c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in komutasındaki yetmiş kişilik süvari birliği, en ufak bir cesaret kaybına ve korkuya kapılmadan, yaklaşık bir hafta Bedir Savaşı’nın yapıldığı yerde bekledi. Ancak askerleriyle yola çıkan Ebu Süfyan savaşmaktan korkarak geri dönünce, Müslümanlar da Medine’ye geri döndüler."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütufla (başlarına hiçbir kötülük gelmeden) geri döndüler ve (böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Hiç kuşkusuz Allah (müminlere karşı) son derece cömert son derece lütufkârdır.","arabic_text":"فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-174c.mp3","commentary_text":"Mekkeli Kureyş müşrikleri Müslümanlara karşı durmadan adam topluyor ve kuvvet hazırlıyorlardı. Bu hazırlıklardan hoşlanan münafıklar inananların moralini bozmak ve onları Hz. Peygamber’in arkasından koparmak için anında bu çalışmaları onlara iletiyordu. İnananların moralinin bozulmaması gerektiği, onları korkutanların şeytanın dostları olduğu ve kaygılanacak bir durumun olmadığı bu âyetle hatırlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütufla (başlarına hiçbir kötülük gelmeden) geri döndüler ve (böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Hiç kuşkusuz Allah (müminlere karşı) son derece cömert son derece lütufkârdır.","arabic_text":"فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-174c.mp3","commentary_text":"Mekkeli Kureyş müşrikleri Müslümanlara karşı durmadan adam topluyor ve kuvvet hazırlıyorlardı. Bu hazırlıklardan hoşlanan münafıklar inananların moralini bozmak ve onları Hz. Peygamber’in arkasından koparmak için anında bu çalışmaları onlara iletiyordu. İnananların moralinin bozulmaması gerektiği, onları korkutanların şeytanın dostları olduğu ve kaygılanacak bir durumun olmadığı bu âyetle hatırlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütufla (başlarına hiçbir kötülük gelmeden) geri döndüler ve (böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Hiç kuşkusuz Allah (müminlere karşı) son derece cömert son derece lütufkârdır.","arabic_text":"فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-174c.mp3","commentary_text":"Mekkeli Kureyş müşrikleri Müslümanlara karşı durmadan adam topluyor ve kuvvet hazırlıyorlardı. Bu hazırlıklardan hoşlanan münafıklar inananların moralini bozmak ve onları Hz. Peygamber’in arkasından koparmak için anında bu çalışmaları onlara iletiyordu. İnananların moralinin bozulmaması gerektiği, onları korkutanların şeytanın dostları olduğu ve kaygılanacak bir durumun olmadığı bu âyetle hatırlatılıyor."},{"verse_number":"174","turkish_text":"Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütufla (başlarına hiçbir kötülük gelmeden) geri döndüler ve (böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Hiç kuşkusuz Allah (müminlere karşı) son derece cömert son derece lütufkârdır.","arabic_text":"فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-173c.mp3","commentary_text":"Mekkeli Kureyş müşrikleri Müslümanlara karşı durmadan adam topluyor ve kuvvet hazırlıyorlardı. Bu hazırlıklardan hoşlanan münafıklar inananların moralini bozmak ve onları Hz. Peygamber’in arkasından koparmak için anında bu çalışmaları onlara iletiyordu. İnananların moralinin bozulmaması gerektiği, onları korkutanların şeytanın dostları olduğu ve kaygılanacak bir durumun olmadığı bu âyetle hatırlatılıyor."},{"verse_number":"175","turkish_text":"İşte o şeytandır kendi dostlarıyla (Ebu Süfyan sizin için ordular topluyor diyerek) sizi korkutan. Siz eğer gerçekten inanıyorsanız onlardan korkmayın Benden (gelebilecek azaptan ve Benim sevgimi kaybetmekten) korkun!","arabic_text":"اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَٓاءَهُۖ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"İşte o şeytandır kendi dostlarıyla (Ebu Süfyan sizin için ordular topluyor diyerek) sizi korkutan. Siz eğer gerçekten inanıyorsanız onlardan korkmayın Benden (gelebilecek azaptan ve Benim sevgimi kaybetmekten) korkun!","arabic_text":"اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَٓاءَهُۖ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"İşte o şeytandır kendi dostlarıyla (Ebu Süfyan sizin için ordular topluyor diyerek) sizi korkutan. Siz eğer gerçekten inanıyorsanız onlardan korkmayın Benden (gelebilecek azaptan ve Benim sevgimi kaybetmekten) korkun!","arabic_text":"اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَٓاءَهُۖ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"İşte o şeytandır kendi dostlarıyla (Ebu Süfyan sizin için ordular topluyor diyerek) sizi korkutan. Siz eğer gerçekten inanıyorsanız onlardan korkmayın Benden (gelebilecek azaptan ve Benim sevgimi kaybetmekten) korkun!","arabic_text":"اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَٓاءَهُۖ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz onlar Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onları büyük bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz onlar Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onları büyük bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz onlar Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onları büyük bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl!) İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz onlar Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermek istemiyor. Onları büyük bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِۚ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"İman karşılığında küfrü satın alanlar hiçbir surette Allah’a (ve O’nun dinine) zarar veremezler. Tersine (kendilerini ateşe atmış olurlar) çünkü onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"İman karşılığında küfrü satın alanlar hiçbir surette Allah’a (ve O’nun dinine) zarar veremezler. Tersine (kendilerini ateşe atmış olurlar) çünkü onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"İman karşılığında küfrü satın alanlar hiçbir surette Allah’a (ve O’nun dinine) zarar veremezler. Tersine (kendilerini ateşe atmış olurlar) çünkü onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"İman karşılığında küfrü satın alanlar hiçbir surette Allah’a (ve O’nun dinine) zarar veremezler. Tersine (kendilerini ateşe atmış olurlar) çünkü onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"O küfre sapanlar onlara tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak (kendi iradeleriyle çoğaltmak istedikleri) günahlarını artırmaları (ve dünyadaki çılgınlıkları yaşamaları) için mühlet vermekteyiz. Sonuçta onlara utanç verici/alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْمًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-178c.mp3","commentary_text":"Gerek bu âyette gerekse Cin sûresi 26-27. âyetlerinde Allah gayb bilgisinin kendi inhisarında olduğunu, ancak peygamber olarak seçtiği bazı kullarını ihtiyaç duyulan -evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, ruhsal güçlerin varlığı ve zamanın gerçek mahiyeti gibi-   konulardan “vahiy yoluyla” haberdar ettiğini bildirmektedir. Bu, peygamberler de gaybın bir kısmını bilir anlamına gelmemektedir. Nitekim Ahkâf sûresinin 46/9. âyetinde Hz. Peygamber’e, “kendisine neler yapılacağını bilmediğini, sadece kendisine vahyedilene uyduğunu” söylemesi de bunu doğrulamaktadır. Mamafih Allah’tan başka gaybı bilen yoktur. Zira O her şeyi bilir, hiçbir şey O’na gizli değildir."},{"verse_number":"178","turkish_text":"O küfre sapanlar onlara tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak (kendi iradeleriyle çoğaltmak istedikleri) günahlarını artırmaları (ve dünyadaki çılgınlıkları yaşamaları) için mühlet vermekteyiz. Sonuçta onlara utanç verici/alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْمًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-178c.mp3","commentary_text":"Gerek bu âyette gerekse Cin sûresi 26-27. âyetlerinde Allah gayb bilgisinin kendi inhisarında olduğunu, ancak peygamber olarak seçtiği bazı kullarını ihtiyaç duyulan -evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, ruhsal güçlerin varlığı ve zamanın gerçek mahiyeti gibi-   konulardan “vahiy yoluyla” haberdar ettiğini bildirmektedir. Bu, peygamberler de gaybın bir kısmını bilir anlamına gelmemektedir. Nitekim Ahkâf sûresinin 46/9. âyetinde Hz. Peygamber’e, “kendisine neler yapılacağını bilmediğini, sadece kendisine vahyedilene uyduğunu” söylemesi de bunu doğrulamaktadır. Mamafih Allah’tan başka gaybı bilen yoktur. Zira O her şeyi bilir, hiçbir şey O’na gizli değildir."},{"verse_number":"178","turkish_text":"O küfre sapanlar onlara tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak (kendi iradeleriyle çoğaltmak istedikleri) günahlarını artırmaları (ve dünyadaki çılgınlıkları yaşamaları) için mühlet vermekteyiz. Sonuçta onlara utanç verici/alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْمًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-178c.mp3","commentary_text":"Gerek bu âyette gerekse Cin sûresi 26-27. âyetlerinde Allah gayb bilgisinin kendi inhisarında olduğunu, ancak peygamber olarak seçtiği bazı kullarını ihtiyaç duyulan -evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, ruhsal güçlerin varlığı ve zamanın gerçek mahiyeti gibi-   konulardan “vahiy yoluyla” haberdar ettiğini bildirmektedir. Bu, peygamberler de gaybın bir kısmını bilir anlamına gelmemektedir. Nitekim Ahkâf sûresinin 46/9. âyetinde Hz. Peygamber’e, “kendisine neler yapılacağını bilmediğini, sadece kendisine vahyedilene uyduğunu” söylemesi de bunu doğrulamaktadır. Mamafih Allah’tan başka gaybı bilen yoktur. Zira O her şeyi bilir, hiçbir şey O’na gizli değildir."},{"verse_number":"178","turkish_text":"O küfre sapanlar onlara tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak (kendi iradeleriyle çoğaltmak istedikleri) günahlarını artırmaları (ve dünyadaki çılgınlıkları yaşamaları) için mühlet vermekteyiz. Sonuçta onlara utanç verici/alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْمًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-176.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-177c.mp3","commentary_text":"Gerek bu âyette gerekse Cin sûresi 26-27. âyetlerinde Allah gayb bilgisinin kendi inhisarında olduğunu, ancak peygamber olarak seçtiği bazı kullarını ihtiyaç duyulan -evrenin yaratılış amacı, ölümden sonraki hayat, ruhsal güçlerin varlığı ve zamanın gerçek mahiyeti gibi-   konulardan “vahiy yoluyla” haberdar ettiğini bildirmektedir. Bu, peygamberler de gaybın bir kısmını bilir anlamına gelmemektedir. Nitekim Ahkâf sûresinin 46/9. âyetinde Hz. Peygamber’e, “kendisine neler yapılacağını bilmediğini, sadece kendisine vahyedilene uyduğunu” söylemesi de bunu doğrulamaktadır. Mamafih Allah’tan başka gaybı bilen yoktur. Zira O her şeyi bilir, hiçbir şey O’na gizli değildir."},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir. Temizi pisten (münafığı mü’minden) ayıracaktır. Ve Allah insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir. Fakat Allah resulleri arasından dilediğini seçer (insan idrakini aşan şeylerden bazılarını gerekli görünce ona bildirir). Öyleyse Allah’a ve resullerine inanın. Eğer iman eder ve imanın gereklerini yerine getirirseniz o zaman bilin ki sizin için çok büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-179c.mp3","commentary_text":"İnsana lütfedilen servet ve zenginlikler onun kendi metaı değil, sadece ona geçici olarak verilen emanetlerdir. Bu emanetlerin asıl sahibi Allah olmakla beraber bunlara hakkı olan ihtiyaç sahipleridir. Gün gelecek bütün bu emanetler insanın elinden alınarak gerçek sahibi olan Allah’a dönecektir. Üstelik “neden infak edilmedi ve neden hak sahipleri bulunup da onlara teslim edilmedi? diye de hesap sorulacaktır."},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir. Temizi pisten (münafığı mü’minden) ayıracaktır. Ve Allah insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir. Fakat Allah resulleri arasından dilediğini seçer (insan idrakini aşan şeylerden bazılarını gerekli görünce ona bildirir). Öyleyse Allah’a ve resullerine inanın. Eğer iman eder ve imanın gereklerini yerine getirirseniz o zaman bilin ki sizin için çok büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-179c.mp3","commentary_text":"İnsana lütfedilen servet ve zenginlikler onun kendi metaı değil, sadece ona geçici olarak verilen emanetlerdir. Bu emanetlerin asıl sahibi Allah olmakla beraber bunlara hakkı olan ihtiyaç sahipleridir. Gün gelecek bütün bu emanetler insanın elinden alınarak gerçek sahibi olan Allah’a dönecektir. Üstelik “neden infak edilmedi ve neden hak sahipleri bulunup da onlara teslim edilmedi? diye de hesap sorulacaktır."},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir. Temizi pisten (münafığı mü’minden) ayıracaktır. Ve Allah insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir. Fakat Allah resulleri arasından dilediğini seçer (insan idrakini aşan şeylerden bazılarını gerekli görünce ona bildirir). Öyleyse Allah’a ve resullerine inanın. Eğer iman eder ve imanın gereklerini yerine getirirseniz o zaman bilin ki sizin için çok büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-179c.mp3","commentary_text":"İnsana lütfedilen servet ve zenginlikler onun kendi metaı değil, sadece ona geçici olarak verilen emanetlerdir. Bu emanetlerin asıl sahibi Allah olmakla beraber bunlara hakkı olan ihtiyaç sahipleridir. Gün gelecek bütün bu emanetler insanın elinden alınarak gerçek sahibi olan Allah’a dönecektir. Üstelik “neden infak edilmedi ve neden hak sahipleri bulunup da onlara teslim edilmedi? diye de hesap sorulacaktır."},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir. Temizi pisten (münafığı mü’minden) ayıracaktır. Ve Allah insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir. Fakat Allah resulleri arasından dilediğini seçer (insan idrakini aşan şeylerden bazılarını gerekli görünce ona bildirir). Öyleyse Allah’a ve resullerine inanın. Eğer iman eder ve imanın gereklerini yerine getirirseniz o zaman bilin ki sizin için çok büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-178c.mp3","commentary_text":"İnsana lütfedilen servet ve zenginlikler onun kendi metaı değil, sadece ona geçici olarak verilen emanetlerdir. Bu emanetlerin asıl sahibi Allah olmakla beraber bunlara hakkı olan ihtiyaç sahipleridir. Gün gelecek bütün bu emanetler insanın elinden alınarak gerçek sahibi olan Allah’a dönecektir. Üstelik “neden infak edilmedi ve neden hak sahipleri bulunup da onlara teslim edilmedi? diye de hesap sorulacaktır."},{"verse_number":"180","turkish_text":"Allah’ın lütuf olarak bağışladığı şeylerde (infak etmeyip) cimrilik edenler asla bunun kendileri için hayırlı bir şey olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır (ve her şey O’na kalacaktır). Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-180c.mp3","commentary_text":"Bakara suresinin 2/245. Ayeti “Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu O’na verecek olan kim var?” nazil olunca Yahudilerden bazıları alaycı bir tavırla “demek Müslümanların inandığı ve güvendiği Allah fakirmiş. Baksanıza bir taraftan insanlara yardım ederken diğer taraftan borç dileniyor. Ama biz zenginiz, hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyacımız yoktur” demişlerdi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"180","turkish_text":"Allah’ın lütuf olarak bağışladığı şeylerde (infak etmeyip) cimrilik edenler asla bunun kendileri için hayırlı bir şey olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır (ve her şey O’na kalacaktır). Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-180c.mp3","commentary_text":"Bakara suresinin 2/245. Ayeti “Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu O’na verecek olan kim var?” nazil olunca Yahudilerden bazıları alaycı bir tavırla “demek Müslümanların inandığı ve güvendiği Allah fakirmiş. Baksanıza bir taraftan insanlara yardım ederken diğer taraftan borç dileniyor. Ama biz zenginiz, hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyacımız yoktur” demişlerdi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"180","turkish_text":"Allah’ın lütuf olarak bağışladığı şeylerde (infak etmeyip) cimrilik edenler asla bunun kendileri için hayırlı bir şey olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır (ve her şey O’na kalacaktır). Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-180c.mp3","commentary_text":"Bakara suresinin 2/245. Ayeti “Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu O’na verecek olan kim var?” nazil olunca Yahudilerden bazıları alaycı bir tavırla “demek Müslümanların inandığı ve güvendiği Allah fakirmiş. Baksanıza bir taraftan insanlara yardım ederken diğer taraftan borç dileniyor. Ama biz zenginiz, hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyacımız yoktur” demişlerdi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"180","turkish_text":"Allah’ın lütuf olarak bağışladığı şeylerde (infak etmeyip) cimrilik edenler asla bunun kendileri için hayırlı bir şey olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır (ve her şey O’na kalacaktır). Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-178.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-179c.mp3","commentary_text":"Bakara suresinin 2/245. Ayeti “Allah’a katlayarak fazlasıyla geri vereceği (güzel) bir borcu O’na verecek olan kim var?” nazil olunca Yahudilerden bazıları alaycı bir tavırla “demek Müslümanların inandığı ve güvendiği Allah fakirmiş. Baksanıza bir taraftan insanlara yardım ederken diğer taraftan borç dileniyor. Ama biz zenginiz, hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyacımız yoktur” demişlerdi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Allah fakirdir biz ise zenginiz” diyen (Yahudi)lerin sözünü elbette ki Allah işitmiştir. Onların bu sözlerini ve resulleri haksız yere öldürmelerini kaydediyoruz ve onlara (o kıyamet günü): “Yakıcı olan azabı tadın (bakalım)!” diyeceğiz.","arabic_text":"لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Allah fakirdir biz ise zenginiz” diyen (Yahudi)lerin sözünü elbette ki Allah işitmiştir. Onların bu sözlerini ve resulleri haksız yere öldürmelerini kaydediyoruz ve onlara (o kıyamet günü): “Yakıcı olan azabı tadın (bakalım)!” diyeceğiz.","arabic_text":"لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Allah fakirdir biz ise zenginiz” diyen (Yahudi)lerin sözünü elbette ki Allah işitmiştir. Onların bu sözlerini ve resulleri haksız yere öldürmelerini kaydediyoruz ve onlara (o kıyamet günü): “Yakıcı olan azabı tadın (bakalım)!” diyeceğiz.","arabic_text":"لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Allah fakirdir biz ise zenginiz” diyen (Yahudi)lerin sözünü elbette ki Allah işitmiştir. Onların bu sözlerini ve resulleri haksız yere öldürmelerini kaydediyoruz ve onlara (o kıyamet günü): “Yakıcı olan azabı tadın (bakalım)!” diyeceğiz.","arabic_text":"لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"İşte bu dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-180.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-182c.mp3","commentary_text":"Medine’de bulunan Yahudiler, Müslüman olmamak için bin türlü bahane ileri sürüyor, gereksiz ve manasız mucizeler istiyorlardı. Âyette zikredilen, gökten inmesini istedikleri kurban da bunlardan sadece bir tanesidir."},{"verse_number":"182","turkish_text":"İşte bu dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-180.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-182c.mp3","commentary_text":"Medine’de bulunan Yahudiler, Müslüman olmamak için bin türlü bahane ileri sürüyor, gereksiz ve manasız mucizeler istiyorlardı. Âyette zikredilen, gökten inmesini istedikleri kurban da bunlardan sadece bir tanesidir."},{"verse_number":"182","turkish_text":"İşte bu dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-180.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-182c.mp3","commentary_text":"Medine’de bulunan Yahudiler, Müslüman olmamak için bin türlü bahane ileri sürüyor, gereksiz ve manasız mucizeler istiyorlardı. Âyette zikredilen, gökten inmesini istedikleri kurban da bunlardan sadece bir tanesidir."},{"verse_number":"182","turkish_text":"İşte bu dünyada iken kendi ellerinizle (iradenizle) yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah (ödüllendirmede de cezalandırmada da) kullarına hiçbir şekilde haksızlık etmez!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-180.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-181c.mp3","commentary_text":"Medine’de bulunan Yahudiler, Müslüman olmamak için bin türlü bahane ileri sürüyor, gereksiz ve manasız mucizeler istiyorlardı. Âyette zikredilen, gökten inmesini istedikleri kurban da bunlardan sadece bir tanesidir."},{"verse_number":"183","turkish_text":"Doğrusu onlar: “Allah bize (gökten mucize olarak inen) ateşin yiyeceği (yakacağı) bir kurban getirmedikçe hiçbir Resûle inanmamamızı (Tevrat’ta) emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice resuller açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz niçin onları öldürdünüz?”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Doğrusu onlar: “Allah bize (gökten mucize olarak inen) ateşin yiyeceği (yakacağı) bir kurban getirmedikçe hiçbir Resûle inanmamamızı (Tevrat’ta) emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice resuller açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz niçin onları öldürdünüz?”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Doğrusu onlar: “Allah bize (gökten mucize olarak inen) ateşin yiyeceği (yakacağı) bir kurban getirmedikçe hiçbir Resûle inanmamamızı (Tevrat’ta) emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice resuller açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz niçin onları öldürdünüz?”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Doğrusu onlar: “Allah bize (gökten mucize olarak inen) ateşin yiyeceği (yakacağı) bir kurban getirmedikçe hiçbir Resûle inanmamamızı (Tevrat’ta) emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice resuller açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz niçin onları öldürdünüz?”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-181.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"(Ey Resûl!) Şayet onlar senin elçiliğini yalanlarlarsa (aldırma çünkü) senden önce de hakikatin tüm kanıtlarını ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan sayfaları getiren elçileri de yalanlamışlardı.","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-184c.mp3","commentary_text":"“Her canlı ölümü tadacaktır” ifadesi, Kur’an’da üç yerde geçmektedir. Âyette “her canlının ölmesi” yerine, “her canlının ölümü tatması” ifadesinin kullanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira bir şeyin tadına bakmakla o şeyi yemek aynı şey değildir. Ölüp yok olmakla ölümü tatmak farklı şeylerdir. Ölümü tatmak anestezi almak gibidir. Anestezi alanlar belli bir müddet sonra kendilerine gelerek hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler ama ölüm anestezisini alanlar hayatlarına gittikleri yerde devam ederler. Demek ki ölüm, kişinin yok olup gitmesi değil, yeni ve farklı bir hayatla ölümsüzlüğe adım atmasıdır. Ayrıca bu ifade, herkesin ölümünün farklı olacağı anlamına da gelmektedir. Nitekim yenecek şeyin tadı, rengi, kokusu ve lezzeti ne kadar aynı olsa da yiyen kişinin algısına ve tat alma zevkine göre değişir. Herkes ölümü tadacaktır ama herkesin ölümü ve ölümden sonraki hayatı, yaşadıklarına göre farklı olacaktır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"(Ey Resûl!) Şayet onlar senin elçiliğini yalanlarlarsa (aldırma çünkü) senden önce de hakikatin tüm kanıtlarını ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan sayfaları getiren elçileri de yalanlamışlardı.","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-184c.mp3","commentary_text":"“Her canlı ölümü tadacaktır” ifadesi, Kur’an’da üç yerde geçmektedir. Âyette “her canlının ölmesi” yerine, “her canlının ölümü tatması” ifadesinin kullanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira bir şeyin tadına bakmakla o şeyi yemek aynı şey değildir. Ölüp yok olmakla ölümü tatmak farklı şeylerdir. Ölümü tatmak anestezi almak gibidir. Anestezi alanlar belli bir müddet sonra kendilerine gelerek hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler ama ölüm anestezisini alanlar hayatlarına gittikleri yerde devam ederler. Demek ki ölüm, kişinin yok olup gitmesi değil, yeni ve farklı bir hayatla ölümsüzlüğe adım atmasıdır. Ayrıca bu ifade, herkesin ölümünün farklı olacağı anlamına da gelmektedir. Nitekim yenecek şeyin tadı, rengi, kokusu ve lezzeti ne kadar aynı olsa da yiyen kişinin algısına ve tat alma zevkine göre değişir. Herkes ölümü tadacaktır ama herkesin ölümü ve ölümden sonraki hayatı, yaşadıklarına göre farklı olacaktır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"(Ey Resûl!) Şayet onlar senin elçiliğini yalanlarlarsa (aldırma çünkü) senden önce de hakikatin tüm kanıtlarını ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan sayfaları getiren elçileri de yalanlamışlardı.","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-184c.mp3","commentary_text":"“Her canlı ölümü tadacaktır” ifadesi, Kur’an’da üç yerde geçmektedir. Âyette “her canlının ölmesi” yerine, “her canlının ölümü tatması” ifadesinin kullanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira bir şeyin tadına bakmakla o şeyi yemek aynı şey değildir. Ölüp yok olmakla ölümü tatmak farklı şeylerdir. Ölümü tatmak anestezi almak gibidir. Anestezi alanlar belli bir müddet sonra kendilerine gelerek hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler ama ölüm anestezisini alanlar hayatlarına gittikleri yerde devam ederler. Demek ki ölüm, kişinin yok olup gitmesi değil, yeni ve farklı bir hayatla ölümsüzlüğe adım atmasıdır. Ayrıca bu ifade, herkesin ölümünün farklı olacağı anlamına da gelmektedir. Nitekim yenecek şeyin tadı, rengi, kokusu ve lezzeti ne kadar aynı olsa da yiyen kişinin algısına ve tat alma zevkine göre değişir. Herkes ölümü tadacaktır ama herkesin ölümü ve ölümden sonraki hayatı, yaşadıklarına göre farklı olacaktır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"(Ey Resûl!) Şayet onlar senin elçiliğini yalanlarlarsa (aldırma çünkü) senden önce de hakikatin tüm kanıtlarını ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan sayfaları getiren elçileri de yalanlamışlardı.","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-182.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-183c.mp3","commentary_text":"“Her canlı ölümü tadacaktır” ifadesi, Kur’an’da üç yerde geçmektedir. Âyette “her canlının ölmesi” yerine, “her canlının ölümü tatması” ifadesinin kullanılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Zira bir şeyin tadına bakmakla o şeyi yemek aynı şey değildir. Ölüp yok olmakla ölümü tatmak farklı şeylerdir. Ölümü tatmak anestezi almak gibidir. Anestezi alanlar belli bir müddet sonra kendilerine gelerek hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler ama ölüm anestezisini alanlar hayatlarına gittikleri yerde devam ederler. Demek ki ölüm, kişinin yok olup gitmesi değil, yeni ve farklı bir hayatla ölümsüzlüğe adım atmasıdır. Ayrıca bu ifade, herkesin ölümünün farklı olacağı anlamına da gelmektedir. Nitekim yenecek şeyin tadı, rengi, kokusu ve lezzeti ne kadar aynı olsa da yiyen kişinin algısına ve tat alma zevkine göre değişir. Herkes ölümü tadacaktır ama herkesin ölümü ve ölümden sonraki hayatı, yaşadıklarına göre farklı olacaktır."},{"verse_number":"185","turkish_text":"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"186","turkish_text":"Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden (hiç de hak etmediğiniz) birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer (zorluklar ve hakaretler karşısında) sabreder ve kötü davranışlardan sakınıp korunursanız (ne mutlu sizlere ki bu yaptıklarınız) sebat gerektiren işlerdendir.","arabic_text":"لَتُبْلَوُنَّ ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَث۪يرًاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-186c.mp3","commentary_text":"“Ne kötü bir alışverişti” ifadesi, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden (hiç de hak etmediğiniz) birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer (zorluklar ve hakaretler karşısında) sabreder ve kötü davranışlardan sakınıp korunursanız (ne mutlu sizlere ki bu yaptıklarınız) sebat gerektiren işlerdendir.","arabic_text":"لَتُبْلَوُنَّ ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَث۪يرًاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-186c.mp3","commentary_text":"“Ne kötü bir alışverişti” ifadesi, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden (hiç de hak etmediğiniz) birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer (zorluklar ve hakaretler karşısında) sabreder ve kötü davranışlardan sakınıp korunursanız (ne mutlu sizlere ki bu yaptıklarınız) sebat gerektiren işlerdendir.","arabic_text":"لَتُبْلَوُنَّ ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَث۪يرًاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-186c.mp3","commentary_text":"“Ne kötü bir alışverişti” ifadesi, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Andolsun ki mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden (hiç de hak etmediğiniz) birçok üzücü söz işiteceksiniz. Eğer (zorluklar ve hakaretler karşısında) sabreder ve kötü davranışlardan sakınıp korunursanız (ne mutlu sizlere ki bu yaptıklarınız) sebat gerektiren işlerdendir.","arabic_text":"لَتُبْلَوُنَّ ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَث۪يرًاۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-185c.mp3","commentary_text":"“Ne kötü bir alışverişti” ifadesi, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Allah geçmişte kendilerine kitap verilenlerden: “Onu(n hükümlerini) insanlara açıklayacaksınız ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak) bu sözlerini kulak ardı etmişler ve onu küçük bir kazanç karşılığı (mal servet şan şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-187c.mp3","commentary_text":"Bunlar bazı ayetleri gizlemeleri ya da tahrif etmeleriyle servet, şan, şöhret kazanan toplumlar olarak anılmak istemez. Aksine, kendilerinin dine en büyük hizmet yapan kişiler olarak anılmalarını arzu ederler."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Allah geçmişte kendilerine kitap verilenlerden: “Onu(n hükümlerini) insanlara açıklayacaksınız ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak) bu sözlerini kulak ardı etmişler ve onu küçük bir kazanç karşılığı (mal servet şan şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-187c.mp3","commentary_text":"Bunlar bazı ayetleri gizlemeleri ya da tahrif etmeleriyle servet, şan, şöhret kazanan toplumlar olarak anılmak istemez. Aksine, kendilerinin dine en büyük hizmet yapan kişiler olarak anılmalarını arzu ederler."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Allah geçmişte kendilerine kitap verilenlerden: “Onu(n hükümlerini) insanlara açıklayacaksınız ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak) bu sözlerini kulak ardı etmişler ve onu küçük bir kazanç karşılığı (mal servet şan şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-187c.mp3","commentary_text":"Bunlar bazı ayetleri gizlemeleri ya da tahrif etmeleriyle servet, şan, şöhret kazanan toplumlar olarak anılmak istemez. Aksine, kendilerinin dine en büyük hizmet yapan kişiler olarak anılmalarını arzu ederler."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Allah geçmişte kendilerine kitap verilenlerden: “Onu(n hükümlerini) insanlara açıklayacaksınız ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak) bu sözlerini kulak ardı etmişler ve onu küçük bir kazanç karşılığı (mal servet şan şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-186c.mp3","commentary_text":"Bunlar bazı ayetleri gizlemeleri ya da tahrif etmeleriyle servet, şan, şöhret kazanan toplumlar olarak anılmak istemez. Aksine, kendilerinin dine en büyük hizmet yapan kişiler olarak anılmalarını arzu ederler."},{"verse_number":"188","turkish_text":"Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kişiler azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kişiler azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kişiler azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle övünen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlanan kişiler azaptan kurtulabilecekler. Onlar için elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"2/2-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"2/2-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklını iyi kullananlar için dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-190c.mp3","commentary_text":"Ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah’ı anmak demek Allah’la yaşamak demektir. İnsan, biyolojik anlamda diğer canlılar gibi et ve kemikten yaratılmış bir varlık olsa da onun yaratılışı, hayatı, terbiyesi, tekâmül etmesi, bakımı ve ölümü diğer canlılardan farklıdır. Onun hayatı gönderilen peygamberlerle ve indirilen kitaplarla disipline edilmek istenmiştir. Dünya, bildiğimiz canlılar için bir yaşama yeri iken, insan için bir imtihan ve olgunlaşma yeridir, bir nevi gideceği ebedi yurdun bekleme salonudur, bir istasyondur. Gelen bir trenle istasyona bırakılmıştır, gelecek olan bir başka trenle istasyondan alınarak gerçek âleme götürülecektir. Binaenaleyh insan, dünyanın halifesi ve cennetin efendisi olarak yaratıldığı için dünya istasyonunda, eğitim ve imtihan salonunda kaldığı müddetçe kendisini cennete taşıyacak davranışlar sergilemelidir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklını iyi kullananlar için dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-190c.mp3","commentary_text":"Ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah’ı anmak demek Allah’la yaşamak demektir. İnsan, biyolojik anlamda diğer canlılar gibi et ve kemikten yaratılmış bir varlık olsa da onun yaratılışı, hayatı, terbiyesi, tekâmül etmesi, bakımı ve ölümü diğer canlılardan farklıdır. Onun hayatı gönderilen peygamberlerle ve indirilen kitaplarla disipline edilmek istenmiştir. Dünya, bildiğimiz canlılar için bir yaşama yeri iken, insan için bir imtihan ve olgunlaşma yeridir, bir nevi gideceği ebedi yurdun bekleme salonudur, bir istasyondur. Gelen bir trenle istasyona bırakılmıştır, gelecek olan bir başka trenle istasyondan alınarak gerçek âleme götürülecektir. Binaenaleyh insan, dünyanın halifesi ve cennetin efendisi olarak yaratıldığı için dünya istasyonunda, eğitim ve imtihan salonunda kaldığı müddetçe kendisini cennete taşıyacak davranışlar sergilemelidir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklını iyi kullananlar için dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-190c.mp3","commentary_text":"Ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah’ı anmak demek Allah’la yaşamak demektir. İnsan, biyolojik anlamda diğer canlılar gibi et ve kemikten yaratılmış bir varlık olsa da onun yaratılışı, hayatı, terbiyesi, tekâmül etmesi, bakımı ve ölümü diğer canlılardan farklıdır. Onun hayatı gönderilen peygamberlerle ve indirilen kitaplarla disipline edilmek istenmiştir. Dünya, bildiğimiz canlılar için bir yaşama yeri iken, insan için bir imtihan ve olgunlaşma yeridir, bir nevi gideceği ebedi yurdun bekleme salonudur, bir istasyondur. Gelen bir trenle istasyona bırakılmıştır, gelecek olan bir başka trenle istasyondan alınarak gerçek âleme götürülecektir. Binaenaleyh insan, dünyanın halifesi ve cennetin efendisi olarak yaratıldığı için dünya istasyonunda, eğitim ve imtihan salonunda kaldığı müddetçe kendisini cennete taşıyacak davranışlar sergilemelidir."},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde aklını iyi kullananlar için dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-188.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-189c.mp3","commentary_text":"Ayakta dururken, otururken ve yatarken Allah’ı anmak demek Allah’la yaşamak demektir. İnsan, biyolojik anlamda diğer canlılar gibi et ve kemikten yaratılmış bir varlık olsa da onun yaratılışı, hayatı, terbiyesi, tekâmül etmesi, bakımı ve ölümü diğer canlılardan farklıdır. Onun hayatı gönderilen peygamberlerle ve indirilen kitaplarla disipline edilmek istenmiştir. Dünya, bildiğimiz canlılar için bir yaşama yeri iken, insan için bir imtihan ve olgunlaşma yeridir, bir nevi gideceği ebedi yurdun bekleme salonudur, bir istasyondur. Gelen bir trenle istasyona bırakılmıştır, gelecek olan bir başka trenle istasyondan alınarak gerçek âleme götürülecektir. Binaenaleyh insan, dünyanın halifesi ve cennetin efendisi olarak yaratıldığı için dünya istasyonunda, eğitim ve imtihan salonunda kaldığı müddetçe kendisini cennete taşıyacak davranışlar sergilemelidir."},{"verse_number":"191","turkish_text":"Onlar ki ayakta dururken otururken ve yatarken Allah’ı anar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Onlar ki ayakta dururken otururken ve yatarken Allah’ı anar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Onlar ki ayakta dururken otururken ve yatarken Allah’ı anar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Onlar ki ayakta dururken otururken ve yatarken Allah’ı anar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve derler ki: “Ey Rabbimiz! Sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًاۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"“Rabbimiz! Şüphesiz Sen kimi (yaptıkları yüzünden) ateşe sokarsan elbette onu alçaltmış olursun. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"“Rabbimiz! Şüphesiz Sen kimi (yaptıkları yüzünden) ateşe sokarsan elbette onu alçaltmış olursun. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"“Rabbimiz! Şüphesiz Sen kimi (yaptıkları yüzünden) ateşe sokarsan elbette onu alçaltmış olursun. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"“Rabbimiz! Şüphesiz Sen kimi (yaptıkları yüzünden) ateşe sokarsan elbette onu alçaltmış olursun. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"2/2-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Biz ‘Rabbinize iman ediniz’ diye imana çağıran bir davetçi işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Artık günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al (bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle)!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Biz ‘Rabbinize iman ediniz’ diye imana çağıran bir davetçi işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Artık günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al (bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle)!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Biz ‘Rabbinize iman ediniz’ diye imana çağıran bir davetçi işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Artık günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al (bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle)!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Biz ‘Rabbinize iman ediniz’ diye imana çağıran bir davetçi işittik ve hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Artık günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al (bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle)!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ","related_links":[],"audio_path":"2/2-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla vaat ettiğin (dünyada hidayeti ve üstünlüğü ahirette de cennet nimetlerini) bize bahşet ve kıyamet günü bizi mahcup etme! Şüphesiz Sen sözünden asla caymazsın!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-194c.mp3","commentary_text":"Ayette; dualara icabet eden Allah “çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım” ifadesiyle kuru bir duaya değil, çalıştıktan ve gerekeni yaptıktan sonra dua etmeye vurgu yapıyor. Kötülüklerin örtülmesi ve günahların silinmesi için hicret edenlerin gayretini, samimiyetini, fedakârlığını ve kahramanlığını örnek veriyor. Yani bu dünyanın gelip geçici zevkleri için değil, ahiretin sonsuz ve sınırsız nimetlerini kazanmak için daima iyiliğe, güzelliğe yönlendirecek faaliyetlerin olmasını, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü, fitneyi ortadan kaldıracak çalışmaların bulunmasını istiyor."},{"verse_number":"194","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla vaat ettiğin (dünyada hidayeti ve üstünlüğü ahirette de cennet nimetlerini) bize bahşet ve kıyamet günü bizi mahcup etme! Şüphesiz Sen sözünden asla caymazsın!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-194c.mp3","commentary_text":"Ayette; dualara icabet eden Allah “çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım” ifadesiyle kuru bir duaya değil, çalıştıktan ve gerekeni yaptıktan sonra dua etmeye vurgu yapıyor. Kötülüklerin örtülmesi ve günahların silinmesi için hicret edenlerin gayretini, samimiyetini, fedakârlığını ve kahramanlığını örnek veriyor. Yani bu dünyanın gelip geçici zevkleri için değil, ahiretin sonsuz ve sınırsız nimetlerini kazanmak için daima iyiliğe, güzelliğe yönlendirecek faaliyetlerin olmasını, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü, fitneyi ortadan kaldıracak çalışmaların bulunmasını istiyor."},{"verse_number":"194","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla vaat ettiğin (dünyada hidayeti ve üstünlüğü ahirette de cennet nimetlerini) bize bahşet ve kıyamet günü bizi mahcup etme! Şüphesiz Sen sözünden asla caymazsın!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-194c.mp3","commentary_text":"Ayette; dualara icabet eden Allah “çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım” ifadesiyle kuru bir duaya değil, çalıştıktan ve gerekeni yaptıktan sonra dua etmeye vurgu yapıyor. Kötülüklerin örtülmesi ve günahların silinmesi için hicret edenlerin gayretini, samimiyetini, fedakârlığını ve kahramanlığını örnek veriyor. Yani bu dünyanın gelip geçici zevkleri için değil, ahiretin sonsuz ve sınırsız nimetlerini kazanmak için daima iyiliğe, güzelliğe yönlendirecek faaliyetlerin olmasını, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü, fitneyi ortadan kaldıracak çalışmaların bulunmasını istiyor."},{"verse_number":"194","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Resullerin aracılığıyla vaat ettiğin (dünyada hidayeti ve üstünlüğü ahirette de cennet nimetlerini) bize bahşet ve kıyamet günü bizi mahcup etme! Şüphesiz Sen sözünden asla caymazsın!”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-192.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-193c.mp3","commentary_text":"Ayette; dualara icabet eden Allah “çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım” ifadesiyle kuru bir duaya değil, çalıştıktan ve gerekeni yaptıktan sonra dua etmeye vurgu yapıyor. Kötülüklerin örtülmesi ve günahların silinmesi için hicret edenlerin gayretini, samimiyetini, fedakârlığını ve kahramanlığını örnek veriyor. Yani bu dünyanın gelip geçici zevkleri için değil, ahiretin sonsuz ve sınırsız nimetlerini kazanmak için daima iyiliğe, güzelliğe yönlendirecek faaliyetlerin olmasını, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü, fitneyi ortadan kaldıracak çalışmaların bulunmasını istiyor."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Bunun üzerine Rableri de onların dualarına şöyle icabet buyurur: “Ben erkek olsun kadın olsun içinizden çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizin neslinden türeyen eşit hak ve sorumluluklara sahip kimselersiniz. Onlar ki hicret ettiler yurtlarından çıkarıldılar benim yolumda eziyete uğradılar çarpıştılar ve öldürüldüler. Andolsun Ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat Allah tarafındandır. Çünkü mükâfatın/ödülün en güzeli Allah katında olandır.”","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّ۪ي لَٓا اُض۪يعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰىۚ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُو۫ذُوا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ ثَوَابًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ","related_links":["2/186"],"audio_path":"2/2-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-195c.mp3","commentary_text":"Tarihte olduğu gibi bugün de bazı mü’minler, inkârcıların geniş maddi imkânlar içinde yaşadıklarını görünce: “Onlar varlık içinde yaşarken bizler yoklukla savaşıyoruz” şeklinde serzenişte bulunabilir. Allah korusun, bu son derece isyana müteallik ve inkârca bir yaklaşımdır. Mü’min meşru dairede elinden geleni fazlasıyla yapmalı ve neticeyi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Başkalarının malının hesabını yapmak ve geçici dünyalıklara aşırı ilgi göstermek mü’mine yakışmaz. Allah, çalışmalarına rağmen kullarına farklı oranda rızık veriyorsa bunun mutlaka insan idrakini aşan derin bir hikmeti vardır. Müslümana yakışan, dünyanın şartlarına göre her geçen günü bir önceki günden farklı kılacak faydalı işler yapmaktır ve yapılan bu işleri de ibadet olarak görmektir. Kimse zengin olmak zorunda değildir. Zengin olamıyor diye haram yollara başvurarak illa da servet edinmeye çalışmak en büyük felakettir. Allah’ın dilemesi olmadan kimse servet sahibi olamaz ve servet sahibi olan hiç kimse de kendi gücümle, emeğimle, alın terimle, kafamla bu servete ulaştım diyemez. Evet çalışmadan ve emek vermeden zengin olunmaz ancak zengin olmak için çalışmak ve kafayı kullanmak da yetmez. Öyle olsaydı hamallar ve filozoflar dünyanın en zenginleri olurdu."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Bunun üzerine Rableri de onların dualarına şöyle icabet buyurur: “Ben erkek olsun kadın olsun içinizden çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizin neslinden türeyen eşit hak ve sorumluluklara sahip kimselersiniz. Onlar ki hicret ettiler yurtlarından çıkarıldılar benim yolumda eziyete uğradılar çarpıştılar ve öldürüldüler. Andolsun Ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat Allah tarafındandır. Çünkü mükâfatın/ödülün en güzeli Allah katında olandır.”","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّ۪ي لَٓا اُض۪يعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰىۚ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُو۫ذُوا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ ثَوَابًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ","related_links":["2/186"],"audio_path":"2/2-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-195c.mp3","commentary_text":"Tarihte olduğu gibi bugün de bazı mü’minler, inkârcıların geniş maddi imkânlar içinde yaşadıklarını görünce: “Onlar varlık içinde yaşarken bizler yoklukla savaşıyoruz” şeklinde serzenişte bulunabilir. Allah korusun, bu son derece isyana müteallik ve inkârca bir yaklaşımdır. Mü’min meşru dairede elinden geleni fazlasıyla yapmalı ve neticeyi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Başkalarının malının hesabını yapmak ve geçici dünyalıklara aşırı ilgi göstermek mü’mine yakışmaz. Allah, çalışmalarına rağmen kullarına farklı oranda rızık veriyorsa bunun mutlaka insan idrakini aşan derin bir hikmeti vardır. Müslümana yakışan, dünyanın şartlarına göre her geçen günü bir önceki günden farklı kılacak faydalı işler yapmaktır ve yapılan bu işleri de ibadet olarak görmektir. Kimse zengin olmak zorunda değildir. Zengin olamıyor diye haram yollara başvurarak illa da servet edinmeye çalışmak en büyük felakettir. Allah’ın dilemesi olmadan kimse servet sahibi olamaz ve servet sahibi olan hiç kimse de kendi gücümle, emeğimle, alın terimle, kafamla bu servete ulaştım diyemez. Evet çalışmadan ve emek vermeden zengin olunmaz ancak zengin olmak için çalışmak ve kafayı kullanmak da yetmez. Öyle olsaydı hamallar ve filozoflar dünyanın en zenginleri olurdu."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Bunun üzerine Rableri de onların dualarına şöyle icabet buyurur: “Ben erkek olsun kadın olsun içinizden çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizin neslinden türeyen eşit hak ve sorumluluklara sahip kimselersiniz. Onlar ki hicret ettiler yurtlarından çıkarıldılar benim yolumda eziyete uğradılar çarpıştılar ve öldürüldüler. Andolsun Ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat Allah tarafındandır. Çünkü mükâfatın/ödülün en güzeli Allah katında olandır.”","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّ۪ي لَٓا اُض۪يعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰىۚ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُو۫ذُوا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ ثَوَابًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ","related_links":["2/186"],"audio_path":"2/2-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-195c.mp3","commentary_text":"Tarihte olduğu gibi bugün de bazı mü’minler, inkârcıların geniş maddi imkânlar içinde yaşadıklarını görünce: “Onlar varlık içinde yaşarken bizler yoklukla savaşıyoruz” şeklinde serzenişte bulunabilir. Allah korusun, bu son derece isyana müteallik ve inkârca bir yaklaşımdır. Mü’min meşru dairede elinden geleni fazlasıyla yapmalı ve neticeyi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Başkalarının malının hesabını yapmak ve geçici dünyalıklara aşırı ilgi göstermek mü’mine yakışmaz. Allah, çalışmalarına rağmen kullarına farklı oranda rızık veriyorsa bunun mutlaka insan idrakini aşan derin bir hikmeti vardır. Müslümana yakışan, dünyanın şartlarına göre her geçen günü bir önceki günden farklı kılacak faydalı işler yapmaktır ve yapılan bu işleri de ibadet olarak görmektir. Kimse zengin olmak zorunda değildir. Zengin olamıyor diye haram yollara başvurarak illa da servet edinmeye çalışmak en büyük felakettir. Allah’ın dilemesi olmadan kimse servet sahibi olamaz ve servet sahibi olan hiç kimse de kendi gücümle, emeğimle, alın terimle, kafamla bu servete ulaştım diyemez. Evet çalışmadan ve emek vermeden zengin olunmaz ancak zengin olmak için çalışmak ve kafayı kullanmak da yetmez. Öyle olsaydı hamallar ve filozoflar dünyanın en zenginleri olurdu."},{"verse_number":"195","turkish_text":"Bunun üzerine Rableri de onların dualarına şöyle icabet buyurur: “Ben erkek olsun kadın olsun içinizden çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizin neslinden türeyen eşit hak ve sorumluluklara sahip kimselersiniz. Onlar ki hicret ettiler yurtlarından çıkarıldılar benim yolumda eziyete uğradılar çarpıştılar ve öldürüldüler. Andolsun Ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat Allah tarafındandır. Çünkü mükâfatın/ödülün en güzeli Allah katında olandır.”","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّ۪ي لَٓا اُض۪يعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰىۚ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُو۫ذُوا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ ثَوَابًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ","related_links":["2/186"],"audio_path":"2/2-193.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-194c.mp3","commentary_text":"Tarihte olduğu gibi bugün de bazı mü’minler, inkârcıların geniş maddi imkânlar içinde yaşadıklarını görünce: “Onlar varlık içinde yaşarken bizler yoklukla savaşıyoruz” şeklinde serzenişte bulunabilir. Allah korusun, bu son derece isyana müteallik ve inkârca bir yaklaşımdır. Mü’min meşru dairede elinden geleni fazlasıyla yapmalı ve neticeyi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Başkalarının malının hesabını yapmak ve geçici dünyalıklara aşırı ilgi göstermek mü’mine yakışmaz. Allah, çalışmalarına rağmen kullarına farklı oranda rızık veriyorsa bunun mutlaka insan idrakini aşan derin bir hikmeti vardır. Müslümana yakışan, dünyanın şartlarına göre her geçen günü bir önceki günden farklı kılacak faydalı işler yapmaktır ve yapılan bu işleri de ibadet olarak görmektir. Kimse zengin olmak zorunda değildir. Zengin olamıyor diye haram yollara başvurarak illa da servet edinmeye çalışmak en büyük felakettir. Allah’ın dilemesi olmadan kimse servet sahibi olamaz ve servet sahibi olan hiç kimse de kendi gücümle, emeğimle, alın terimle, kafamla bu servete ulaştım diyemez. Evet çalışmadan ve emek vermeden zengin olunmaz ancak zengin olmak için çalışmak ve kafayı kullanmak da yetmez. Öyle olsaydı hamallar ve filozoflar dünyanın en zenginleri olurdu."},{"verse_number":"196","turkish_text":"İnkârcıların refah içerisinde diyar diyar dolaşmaları ve yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri sakın seni yanıltmasın!","arabic_text":"لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"İnkârcıların refah içerisinde diyar diyar dolaşmaları ve yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri sakın seni yanıltmasın!","arabic_text":"لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"İnkârcıların refah içerisinde diyar diyar dolaşmaları ve yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri sakın seni yanıltmasın!","arabic_text":"لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"İnkârcıların refah içerisinde diyar diyar dolaşmaları ve yeryüzünde dilediklerini yapabilir görünmeleri sakın seni yanıltmasın!","arabic_text":"لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"2/2-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"Onlara verilen bu nimetler geçici bir tatminden/zevkten ibarettir ama sonunda varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌ ثُمَّ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"Onlara verilen bu nimetler geçici bir tatminden/zevkten ibarettir ama sonunda varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌ ثُمَّ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"Onlara verilen bu nimetler geçici bir tatminden/zevkten ibarettir ama sonunda varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌ ثُمَّ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"Onlara verilen bu nimetler geçici bir tatminden/zevkten ibarettir ama sonunda varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir meskendir.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌ ثُمَّ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ","related_links":[],"audio_path":"2/2-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah’ın konukları olarak orada ebedî kalacaklardır. İyilik yapanlar için Allah’ın katında olanlar daha hayırlıdır.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah’ın konukları olarak orada ebedî kalacaklardır. İyilik yapanlar için Allah’ın katında olanlar daha hayırlıdır.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah’ın konukları olarak orada ebedî kalacaklardır. İyilik yapanlar için Allah’ın katında olanlar daha hayırlıdır.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah’ın konukları olarak orada ebedî kalacaklardır. İyilik yapanlar için Allah’ın katında olanlar daha hayırlıdır.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ","related_links":[],"audio_path":"2/2-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"Kitap ehlinden öyleleri vardır ki Allah’a size indirilene (Kur’an’a) ve kendilerine indirilene (kitapların asıllarına) Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere (dünyalık menfaate) satmazlar/değiştirmezler. İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah (yeri ve zamanı geldiğinde) hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":["2/121","29/47"],"audio_path":"2/2-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-199c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki mutluluğa eresiniz” ifadesi, mutluluğun kaynağının İslam’da olduğunun ifadesidir. Yani mutlu olmak istiyorsanız Allah’ın istediği şekilde yaşayacaksınız demektir. İslam toplumlarında mutluluğu göremiyorsak bunun sorumlusu İslam değil, İslam’ı bir kimlik olarak kullanan Müslümanlardır. Allah’ın istediği şekilde yaşayan insanın mutsuz ve huzursuz olması düşünülemez. Çünkü huzurun kaynağı İslam’dır, mutluluğun membaı Kur’an’dır. İslam’da sefalet değil saadet vardır. Eğer dünyanın bir yerinde işsiz, mesleksiz, itibarsız, mutsuz ve huzursuz bir Müslüman toplum varsa anlayın ki onlar sadece kimlik Müslümanıdır."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Kitap ehlinden öyleleri vardır ki Allah’a size indirilene (Kur’an’a) ve kendilerine indirilene (kitapların asıllarına) Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere (dünyalık menfaate) satmazlar/değiştirmezler. İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah (yeri ve zamanı geldiğinde) hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":["2/121","29/47"],"audio_path":"2/2-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-199c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki mutluluğa eresiniz” ifadesi, mutluluğun kaynağının İslam’da olduğunun ifadesidir. Yani mutlu olmak istiyorsanız Allah’ın istediği şekilde yaşayacaksınız demektir. İslam toplumlarında mutluluğu göremiyorsak bunun sorumlusu İslam değil, İslam’ı bir kimlik olarak kullanan Müslümanlardır. Allah’ın istediği şekilde yaşayan insanın mutsuz ve huzursuz olması düşünülemez. Çünkü huzurun kaynağı İslam’dır, mutluluğun membaı Kur’an’dır. İslam’da sefalet değil saadet vardır. Eğer dünyanın bir yerinde işsiz, mesleksiz, itibarsız, mutsuz ve huzursuz bir Müslüman toplum varsa anlayın ki onlar sadece kimlik Müslümanıdır."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Kitap ehlinden öyleleri vardır ki Allah’a size indirilene (Kur’an’a) ve kendilerine indirilene (kitapların asıllarına) Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere (dünyalık menfaate) satmazlar/değiştirmezler. İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah (yeri ve zamanı geldiğinde) hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":["2/121","29/47"],"audio_path":"2/2-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-199c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki mutluluğa eresiniz” ifadesi, mutluluğun kaynağının İslam’da olduğunun ifadesidir. Yani mutlu olmak istiyorsanız Allah’ın istediği şekilde yaşayacaksınız demektir. İslam toplumlarında mutluluğu göremiyorsak bunun sorumlusu İslam değil, İslam’ı bir kimlik olarak kullanan Müslümanlardır. Allah’ın istediği şekilde yaşayan insanın mutsuz ve huzursuz olması düşünülemez. Çünkü huzurun kaynağı İslam’dır, mutluluğun membaı Kur’an’dır. İslam’da sefalet değil saadet vardır. Eğer dünyanın bir yerinde işsiz, mesleksiz, itibarsız, mutsuz ve huzursuz bir Müslüman toplum varsa anlayın ki onlar sadece kimlik Müslümanıdır."},{"verse_number":"199","turkish_text":"Kitap ehlinden öyleleri vardır ki Allah’a size indirilene (Kur’an’a) ve kendilerine indirilene (kitapların asıllarına) Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere (dünyalık menfaate) satmazlar/değiştirmezler. İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah (yeri ve zamanı geldiğinde) hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":["2/121","29/47"],"audio_path":"2/2-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"2/2-198c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ki mutluluğa eresiniz” ifadesi, mutluluğun kaynağının İslam’da olduğunun ifadesidir. Yani mutlu olmak istiyorsanız Allah’ın istediği şekilde yaşayacaksınız demektir. İslam toplumlarında mutluluğu göremiyorsak bunun sorumlusu İslam değil, İslam’ı bir kimlik olarak kullanan Müslümanlardır. Allah’ın istediği şekilde yaşayan insanın mutsuz ve huzursuz olması düşünülemez. Çünkü huzurun kaynağı İslam’dır, mutluluğun membaı Kur’an’dır. İslam’da sefalet değil saadet vardır. Eğer dünyanın bir yerinde işsiz, mesleksiz, itibarsız, mutsuz ve huzursuz bir Müslüman toplum varsa anlayın ki onlar sadece kimlik Müslümanıdır."},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ey inananlar! Zorluklara direnin ve zulme karşı toplumsal direnç göstererek birbirinizle sabırda yarışın! Düşmandan gelebilecek saldırılara karşı birbirinizle irtibatlı olun. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın günahlardan korunun ki mutluluğa eresiniz!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ey inananlar! Zorluklara direnin ve zulme karşı toplumsal direnç göstererek birbirinizle sabırda yarışın! Düşmandan gelebilecek saldırılara karşı birbirinizle irtibatlı olun. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın günahlardan korunun ki mutluluğa eresiniz!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ey inananlar! Zorluklara direnin ve zulme karşı toplumsal direnç göstererek birbirinizle sabırda yarışın! Düşmandan gelebilecek saldırılara karşı birbirinizle irtibatlı olun. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın günahlardan korunun ki mutluluğa eresiniz!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ey inananlar! Zorluklara direnin ve zulme karşı toplumsal direnç göstererek birbirinizle sabırda yarışın! Düşmandan gelebilecek saldırılara karşı birbirinizle irtibatlı olun. Allah’ın emirlerine uygun yaşayın günahlardan korunun ki mutluluğa eresiniz!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"2/2-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":4,"name":"NİSÂ SÛRESİ","description":"Nisâ suresi, Medine döneminde inmiş olup 176 ayettir. Suredeki ayetlerin büyük çoğunluğu kadından ve kadın haklarından bahsettiği için sureye “Kadın” anlamına gelen “Nisâ” adı verilmiştir. Sure; ilk insanın neden ve nasıl yaratıldığını, İslam’da evlilik, kadın-erkek ilişkilerini, miras hukukunu, tek evliliği, çok eşliliği konu almakla beraber kadınlarla ilgili hükümler, açıklamalar ve değerlendirmeler getirmiştir. Surede ayrıca evrensel ahlaki değerlere değinilmiş; adalet, iyilik, yardımlaşma, emanete riayet edilmesi; canın, malın ve mülkiyetin korunması ve bunlara karşı yapılan tecavüzlerin cezalandırılması gibi konulara ve hükümlere de yer verilmiştir.","sura_intro_audio":"3/3-a.mp3","verse_count":176,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan ondan (onun özünden/maddesinden) eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize gönülden bağlanarak emirlerine itaat edin ve kötülüklerden sakının! Kendisi adına (Allah aşkına Allah’a yemin olsun Allah şahittir ki… gibi yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının emirlerine sımsıkı sarılın ve aranızdaki komşuluk/akrabalık bağlarını koparmamaya özen gösterin! Unutmayın ki Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَث۪يرًا وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يبًا","related_links":["7/189"],"audio_path":"3/3-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-1c.mp3","commentary_text":"Bu sûre “Ey insanlar” ifadesiyle başlayan hac suresi ile birlikte iki sureden biridir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan ondan (onun özünden/maddesinden) eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize gönülden bağlanarak emirlerine itaat edin ve kötülüklerden sakının! Kendisi adına (Allah aşkına Allah’a yemin olsun Allah şahittir ki… gibi yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının emirlerine sımsıkı sarılın ve aranızdaki komşuluk/akrabalık bağlarını koparmamaya özen gösterin! Unutmayın ki Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَث۪يرًا وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يبًا","related_links":["7/189"],"audio_path":"3/3-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-1c.mp3","commentary_text":"Bu sûre “Ey insanlar” ifadesiyle başlayan hac suresi ile birlikte iki sureden biridir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan ondan (onun özünden/maddesinden) eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize gönülden bağlanarak emirlerine itaat edin ve kötülüklerden sakının! Kendisi adına (Allah aşkına Allah’a yemin olsun Allah şahittir ki… gibi yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının emirlerine sımsıkı sarılın ve aranızdaki komşuluk/akrabalık bağlarını koparmamaya özen gösterin! Unutmayın ki Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَث۪يرًا وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يبًا","related_links":["7/189"],"audio_path":"3/3-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-1c.mp3","commentary_text":"Bu sûre “Ey insanlar” ifadesiyle başlayan hac suresi ile birlikte iki sureden biridir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan ondan (onun özünden/maddesinden) eşini var eden ve her ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize gönülden bağlanarak emirlerine itaat edin ve kötülüklerden sakının! Kendisi adına (Allah aşkına Allah’a yemin olsun Allah şahittir ki… gibi yemin edip) birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının emirlerine sımsıkı sarılın ve aranızdaki komşuluk/akrabalık bağlarını koparmamaya özen gösterin! Unutmayın ki Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَث۪يرًا وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يبًا","related_links":["7/189"],"audio_path":"3/3-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-0c.mp3","commentary_text":"Bu sûre “Ey insanlar” ifadesiyle başlayan hac suresi ile birlikte iki sureden biridir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَب۪يثَ بِالطَّيِّبِۖ وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-2c.mp3","commentary_text":"“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Hz. Muhammed zamanında Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikahlayıp varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırılması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَب۪يثَ بِالطَّيِّبِۖ وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-2c.mp3","commentary_text":"“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Hz. Muhammed zamanında Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikahlayıp varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırılması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَب۪يثَ بِالطَّيِّبِۖ وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-2c.mp3","commentary_text":"“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Hz. Muhammed zamanında Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikahlayıp varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırılması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Vefat eden akrabalarınız ya da bir başkası tarafından sizler emanet edilen) yetimlere (gerekli yaşa ulaştıklarında) mallarını veriniz temiz olanı (helali) pis olanla (haramla) değiştirmeyiniz! Onların mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katarak yemeyiniz! Biliniz ki bu çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَب۪يثَ بِالطَّيِّبِۖ وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-1c.mp3","commentary_text":"“Yetâmâ”, “yetim” kelimesinin çoğulu olup ergenlik çağına gelmeden babası ölen ya da ergenlik çağına gelmiş ama reşit olamamış çocuk demektir. Ancak eski Arap geleneğinde kocası ölen kadına da tek başına kaldığı için yetim denilirdi. Hz. Muhammed zamanında Arap bedevileri yapılan savaşlarda yetim kalmış kadın ve kızları nikahlayıp varlıklarına el koyuyor sonra bu varlıkları kendi hanımlarına harcıyorlardı. Bu geleneğin sonlandırılması için bu ayet nazil olmuş ve daha sonra böyle istismar edici evliliklere kimse tevessül etmemiştir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer yetim kızlarla evlendiğiniz taktirde onlara haksızlık edeceğinizden korkarsanız (veya bu kadınlar size cazip gelmediği halde kendilerine miras kalan mallarına sahip çıkmak için onlarla evlenmeyi düşünüyorsanız o zaman böyle yetim kızlarla değil) size helal olan ve hoşunuza giden başka kadınlarla iki üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer (birden fazla kadınla evlendiğiniz taktirde o kadınlar arasında) adaletli davranamayacağınızdan endişe ederseniz o takdirde bir tane (hür kadın) alın ya da (bir çözüm olarak) elinizin altındaki savaş esiri bir cariye ile yetinin. İte bu durum adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ","related_links":["4/129"],"audio_path":"3/3-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-3c.mp3","commentary_text":"İslamiyet yeniden canlandığı sırada Arap Yarımadasında Cahiliye âdetleri egemendi. İslamiyet bunlardan bazılarını bir anda kaldırıyor, bazılarını tedrici bir yolla yasaklıyor, bazılarını da mutedil hale getiriyordu. Evliliğe sınır koyan bu ayet geldiği zaman, erkekler sayı tahdidi olmaksızın istedikleri kadar kadınla evlenebiliyordu ve bu kadınların kayda değer hakları da yoktu.  Dünyalık bir eşya gibi alınıp satılabiliyorlardı. İşte Kur’an, bu cahiliye âdetine bir sınırlama getirdi. Azami olarak dörde kadar evlenmenin mümkün olabileceğini ancak bu evlilikte eşler arasındaki hakların korunacağını ve adaletin sağlanacağını zorunlu kıldı. Birden fazla evlilik konusunda en belirleyici hüküm bu sûrenin 129. ayetinde verilmiştir. “Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamazsınız.” Yani Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşıyorsanız her zaman adaleti gözetmek zorundasınız, birden fazla evlilik yaptığınız taktirde adaleti sağlayamayacağınıza göre tek evlilikle yetinmelisiniz. Ayrıca birden fazla evlilikle ilgili Allah’ın verdiği bu ruhsat için bazı ahlaki ve sosyal zaruretlerin de oluşması gereklidir. Mesela kadının, eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını göremeyecek derecede hasta olması, bir savaş sonrası erkek nüfusun azalması ve himayeye muhtaç kadınların sahipsiz kalması gibi. Bunun acı örnekleri I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya ve Fransa gibi ülkelerde görülmüştür. Bu ülkelerde savaş sonrası kocasız kalan kadınların birçoğu şartlar elvermediği için zorunlu olarak fuhuş batağına düşmüş, birçoğu da evsiz ve sahipsiz kalarak perişan olmuştu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer yetim kızlarla evlendiğiniz taktirde onlara haksızlık edeceğinizden korkarsanız (veya bu kadınlar size cazip gelmediği halde kendilerine miras kalan mallarına sahip çıkmak için onlarla evlenmeyi düşünüyorsanız o zaman böyle yetim kızlarla değil) size helal olan ve hoşunuza giden başka kadınlarla iki üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer (birden fazla kadınla evlendiğiniz taktirde o kadınlar arasında) adaletli davranamayacağınızdan endişe ederseniz o takdirde bir tane (hür kadın) alın ya da (bir çözüm olarak) elinizin altındaki savaş esiri bir cariye ile yetinin. İte bu durum adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ","related_links":["4/129"],"audio_path":"3/3-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-3c.mp3","commentary_text":"İslamiyet yeniden canlandığı sırada Arap Yarımadasında Cahiliye âdetleri egemendi. İslamiyet bunlardan bazılarını bir anda kaldırıyor, bazılarını tedrici bir yolla yasaklıyor, bazılarını da mutedil hale getiriyordu. Evliliğe sınır koyan bu ayet geldiği zaman, erkekler sayı tahdidi olmaksızın istedikleri kadar kadınla evlenebiliyordu ve bu kadınların kayda değer hakları da yoktu.  Dünyalık bir eşya gibi alınıp satılabiliyorlardı. İşte Kur’an, bu cahiliye âdetine bir sınırlama getirdi. Azami olarak dörde kadar evlenmenin mümkün olabileceğini ancak bu evlilikte eşler arasındaki hakların korunacağını ve adaletin sağlanacağını zorunlu kıldı. Birden fazla evlilik konusunda en belirleyici hüküm bu sûrenin 129. ayetinde verilmiştir. “Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamazsınız.” Yani Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşıyorsanız her zaman adaleti gözetmek zorundasınız, birden fazla evlilik yaptığınız taktirde adaleti sağlayamayacağınıza göre tek evlilikle yetinmelisiniz. Ayrıca birden fazla evlilikle ilgili Allah’ın verdiği bu ruhsat için bazı ahlaki ve sosyal zaruretlerin de oluşması gereklidir. Mesela kadının, eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını göremeyecek derecede hasta olması, bir savaş sonrası erkek nüfusun azalması ve himayeye muhtaç kadınların sahipsiz kalması gibi. Bunun acı örnekleri I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya ve Fransa gibi ülkelerde görülmüştür. Bu ülkelerde savaş sonrası kocasız kalan kadınların birçoğu şartlar elvermediği için zorunlu olarak fuhuş batağına düşmüş, birçoğu da evsiz ve sahipsiz kalarak perişan olmuştu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer yetim kızlarla evlendiğiniz taktirde onlara haksızlık edeceğinizden korkarsanız (veya bu kadınlar size cazip gelmediği halde kendilerine miras kalan mallarına sahip çıkmak için onlarla evlenmeyi düşünüyorsanız o zaman böyle yetim kızlarla değil) size helal olan ve hoşunuza giden başka kadınlarla iki üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer (birden fazla kadınla evlendiğiniz taktirde o kadınlar arasında) adaletli davranamayacağınızdan endişe ederseniz o takdirde bir tane (hür kadın) alın ya da (bir çözüm olarak) elinizin altındaki savaş esiri bir cariye ile yetinin. İte bu durum adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ","related_links":["4/129"],"audio_path":"3/3-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-3c.mp3","commentary_text":"İslamiyet yeniden canlandığı sırada Arap Yarımadasında Cahiliye âdetleri egemendi. İslamiyet bunlardan bazılarını bir anda kaldırıyor, bazılarını tedrici bir yolla yasaklıyor, bazılarını da mutedil hale getiriyordu. Evliliğe sınır koyan bu ayet geldiği zaman, erkekler sayı tahdidi olmaksızın istedikleri kadar kadınla evlenebiliyordu ve bu kadınların kayda değer hakları da yoktu.  Dünyalık bir eşya gibi alınıp satılabiliyorlardı. İşte Kur’an, bu cahiliye âdetine bir sınırlama getirdi. Azami olarak dörde kadar evlenmenin mümkün olabileceğini ancak bu evlilikte eşler arasındaki hakların korunacağını ve adaletin sağlanacağını zorunlu kıldı. Birden fazla evlilik konusunda en belirleyici hüküm bu sûrenin 129. ayetinde verilmiştir. “Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamazsınız.” Yani Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşıyorsanız her zaman adaleti gözetmek zorundasınız, birden fazla evlilik yaptığınız taktirde adaleti sağlayamayacağınıza göre tek evlilikle yetinmelisiniz. Ayrıca birden fazla evlilikle ilgili Allah’ın verdiği bu ruhsat için bazı ahlaki ve sosyal zaruretlerin de oluşması gereklidir. Mesela kadının, eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını göremeyecek derecede hasta olması, bir savaş sonrası erkek nüfusun azalması ve himayeye muhtaç kadınların sahipsiz kalması gibi. Bunun acı örnekleri I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya ve Fransa gibi ülkelerde görülmüştür. Bu ülkelerde savaş sonrası kocasız kalan kadınların birçoğu şartlar elvermediği için zorunlu olarak fuhuş batağına düşmüş, birçoğu da evsiz ve sahipsiz kalarak perişan olmuştu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer yetim kızlarla evlendiğiniz taktirde onlara haksızlık edeceğinizden korkarsanız (veya bu kadınlar size cazip gelmediği halde kendilerine miras kalan mallarına sahip çıkmak için onlarla evlenmeyi düşünüyorsanız o zaman böyle yetim kızlarla değil) size helal olan ve hoşunuza giden başka kadınlarla iki üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer (birden fazla kadınla evlendiğiniz taktirde o kadınlar arasında) adaletli davranamayacağınızdan endişe ederseniz o takdirde bir tane (hür kadın) alın ya da (bir çözüm olarak) elinizin altındaki savaş esiri bir cariye ile yetinin. İte bu durum adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامٰى فَانْكِحُوا مَا طَابَ لَكُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۚ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا تَعْدِلُوا فَوَاحِدَةً اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَلَّا تَعُولُواۜ","related_links":["4/129"],"audio_path":"3/3-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-2c.mp3","commentary_text":"İslamiyet yeniden canlandığı sırada Arap Yarımadasında Cahiliye âdetleri egemendi. İslamiyet bunlardan bazılarını bir anda kaldırıyor, bazılarını tedrici bir yolla yasaklıyor, bazılarını da mutedil hale getiriyordu. Evliliğe sınır koyan bu ayet geldiği zaman, erkekler sayı tahdidi olmaksızın istedikleri kadar kadınla evlenebiliyordu ve bu kadınların kayda değer hakları da yoktu.  Dünyalık bir eşya gibi alınıp satılabiliyorlardı. İşte Kur’an, bu cahiliye âdetine bir sınırlama getirdi. Azami olarak dörde kadar evlenmenin mümkün olabileceğini ancak bu evlilikte eşler arasındaki hakların korunacağını ve adaletin sağlanacağını zorunlu kıldı. Birden fazla evlilik konusunda en belirleyici hüküm bu sûrenin 129. ayetinde verilmiştir. “Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamazsınız.” Yani Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşıyorsanız her zaman adaleti gözetmek zorundasınız, birden fazla evlilik yaptığınız taktirde adaleti sağlayamayacağınıza göre tek evlilikle yetinmelisiniz. Ayrıca birden fazla evlilikle ilgili Allah’ın verdiği bu ruhsat için bazı ahlaki ve sosyal zaruretlerin de oluşması gereklidir. Mesela kadının, eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını göremeyecek derecede hasta olması, bir savaş sonrası erkek nüfusun azalması ve himayeye muhtaç kadınların sahipsiz kalması gibi. Bunun acı örnekleri I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya ve Fransa gibi ülkelerde görülmüştür. Bu ülkelerde savaş sonrası kocasız kalan kadınların birçoğu şartlar elvermediği için zorunlu olarak fuhuş batağına düşmüş, birçoğu da evsiz ve sahipsiz kalarak perişan olmuştu."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.","arabic_text":"وَاٰتُوا النِّسَٓاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةًۜ فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَن۪ٓيـًٔا مَر۪ٓيـًٔا","related_links":[],"audio_path":"3/3-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-4c.mp3","commentary_text":"3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne göre ayarlama şartı da eklemiş ve birden fazla kadınla evlenme geleneğini daha da zorlaştırmıştır. Ayetteki “mehri tam verin” emri kesin hüküm niteliğindedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.","arabic_text":"وَاٰتُوا النِّسَٓاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةًۜ فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَن۪ٓيـًٔا مَر۪ٓيـًٔا","related_links":[],"audio_path":"3/3-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-4c.mp3","commentary_text":"3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne göre ayarlama şartı da eklemiş ve birden fazla kadınla evlenme geleneğini daha da zorlaştırmıştır. Ayetteki “mehri tam verin” emri kesin hüküm niteliğindedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.","arabic_text":"وَاٰتُوا النِّسَٓاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةًۜ فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَن۪ٓيـًٔا مَر۪ٓيـًٔا","related_links":[],"audio_path":"3/3-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-4c.mp3","commentary_text":"3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne göre ayarlama şartı da eklemiş ve birden fazla kadınla evlenme geleneğini daha da zorlaştırmıştır. Ayetteki “mehri tam verin” emri kesin hüküm niteliğindedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Nikâhladığınız) kadınların mehirlerini (şart koşulan evlenme bedellerini) gönül rızası ile (bir hak olarak) verin. Eğer kendi rızalarıyla o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da alıp gönül huzuruyla harcayabilirsiniz.","arabic_text":"وَاٰتُوا النِّسَٓاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةًۜ فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَن۪ٓيـًٔا مَر۪ٓيـًٔا","related_links":[],"audio_path":"3/3-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-3c.mp3","commentary_text":"3.ve 129. Ayetlerdeki “adaletli davranma” şartına ilaveten burada da mehir şartı ile erkeğe, bu ayetten önce almış olduğu kadın sayısını maddi gücüne göre ayarlama şartı da eklemiş ve birden fazla kadınla evlenme geleneğini daha da zorlaştırmıştır. Ayetteki “mehri tam verin” emri kesin hüküm niteliğindedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın onları yedirin giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!","arabic_text":"وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَٓاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّت۪ي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ ف۪يهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın onları yedirin giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!","arabic_text":"وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَٓاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّت۪ي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ ف۪يهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın onları yedirin giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!","arabic_text":"وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَٓاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّت۪ي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ ف۪يهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın onları yedirin giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!","arabic_text":"وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَٓاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّت۪ي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ ف۪يهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Evlenme çağına gelene kadar yetimleri (gözetip) deneyin. Eğer reşit olduklarını görürseniz mallarını kendilerine verin. (Yetimler) büyüyecek (ve bu mallar elimizden çıkacak) diye onları(n mallarını) savurganca tüketmeye kalkmayın! Eğer (yetimlere bakmakla yükümlü) kişi zenginse bu mallara hiç el sürmesin. Fakat fakirse (yetimin malını koruduğu için) bu mallardan geleneklere uygun düşecek ölçüde (ihtiyacı kadar) yararlansın. Mallarını kendilerine teslim ederken yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَابْتَلُوا الْيَتَامٰى حَتّٰٓى اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَۚ فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُٓوا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْۚ وَلَا تَأْكُلُوهَٓا اِسْرَافًا وَبِدَارًا اَنْ يَكْبَرُواۜ وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْۚ وَمَنْ كَانَ فَق۪يرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِۜ فَاِذَا دَفَعْتُمْ اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ فَاَشْهِدُوا عَلَيْهِمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-6c.mp3","commentary_text":"“Gözetip deneyin” yani kendi başlarına ayakta durabilecek ve işlerini idare edebilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadıklarını belirlemek amacıyla, önemli sorumluluklar yükleyerek ara sıra onları test edin."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Evlenme çağına gelene kadar yetimleri (gözetip) deneyin. Eğer reşit olduklarını görürseniz mallarını kendilerine verin. (Yetimler) büyüyecek (ve bu mallar elimizden çıkacak) diye onları(n mallarını) savurganca tüketmeye kalkmayın! Eğer (yetimlere bakmakla yükümlü) kişi zenginse bu mallara hiç el sürmesin. Fakat fakirse (yetimin malını koruduğu için) bu mallardan geleneklere uygun düşecek ölçüde (ihtiyacı kadar) yararlansın. Mallarını kendilerine teslim ederken yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَابْتَلُوا الْيَتَامٰى حَتّٰٓى اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَۚ فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُٓوا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْۚ وَلَا تَأْكُلُوهَٓا اِسْرَافًا وَبِدَارًا اَنْ يَكْبَرُواۜ وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْۚ وَمَنْ كَانَ فَق۪يرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِۜ فَاِذَا دَفَعْتُمْ اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ فَاَشْهِدُوا عَلَيْهِمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-6c.mp3","commentary_text":"“Gözetip deneyin” yani kendi başlarına ayakta durabilecek ve işlerini idare edebilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadıklarını belirlemek amacıyla, önemli sorumluluklar yükleyerek ara sıra onları test edin."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Evlenme çağına gelene kadar yetimleri (gözetip) deneyin. Eğer reşit olduklarını görürseniz mallarını kendilerine verin. (Yetimler) büyüyecek (ve bu mallar elimizden çıkacak) diye onları(n mallarını) savurganca tüketmeye kalkmayın! Eğer (yetimlere bakmakla yükümlü) kişi zenginse bu mallara hiç el sürmesin. Fakat fakirse (yetimin malını koruduğu için) bu mallardan geleneklere uygun düşecek ölçüde (ihtiyacı kadar) yararlansın. Mallarını kendilerine teslim ederken yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَابْتَلُوا الْيَتَامٰى حَتّٰٓى اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَۚ فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُٓوا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْۚ وَلَا تَأْكُلُوهَٓا اِسْرَافًا وَبِدَارًا اَنْ يَكْبَرُواۜ وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْۚ وَمَنْ كَانَ فَق۪يرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِۜ فَاِذَا دَفَعْتُمْ اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ فَاَشْهِدُوا عَلَيْهِمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-6c.mp3","commentary_text":"“Gözetip deneyin” yani kendi başlarına ayakta durabilecek ve işlerini idare edebilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadıklarını belirlemek amacıyla, önemli sorumluluklar yükleyerek ara sıra onları test edin."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Evlenme çağına gelene kadar yetimleri (gözetip) deneyin. Eğer reşit olduklarını görürseniz mallarını kendilerine verin. (Yetimler) büyüyecek (ve bu mallar elimizden çıkacak) diye onları(n mallarını) savurganca tüketmeye kalkmayın! Eğer (yetimlere bakmakla yükümlü) kişi zenginse bu mallara hiç el sürmesin. Fakat fakirse (yetimin malını koruduğu için) bu mallardan geleneklere uygun düşecek ölçüde (ihtiyacı kadar) yararlansın. Mallarını kendilerine teslim ederken yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَابْتَلُوا الْيَتَامٰى حَتّٰٓى اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَۚ فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْدًا فَادْفَعُٓوا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْۚ وَلَا تَأْكُلُوهَٓا اِسْرَافًا وَبِدَارًا اَنْ يَكْبَرُواۜ وَمَنْ كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْۚ وَمَنْ كَانَ فَق۪يرًا فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِۜ فَاِذَا دَفَعْتُمْ اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ فَاَشْهِدُوا عَلَيْهِمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-5c.mp3","commentary_text":"“Gözetip deneyin” yani kendi başlarına ayakta durabilecek ve işlerini idare edebilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadıklarını belirlemek amacıyla, önemli sorumluluklar yükleyerek ara sıra onları test edin."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ölen) ana-baba ve (diğer yakın) akrabanın (miras olarak geride) bıraktıklarından erkekler için de pay vardır ana-baba ve akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de pay vardır. Bunlar az veya çok belirlenmiş farz kılınmış paylardır.","arabic_text":"لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يبًا مَفْرُوضًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, kadınları toplumun bir ferdi olarak görmeyen ve onlara sadece cinsel bir obje olarak bakan cahiliye devri geleneklerini yıkarak mirasta kadının da payı olduğunu ve paylarının mutlaka kendilerine verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ölen) ana-baba ve (diğer yakın) akrabanın (miras olarak geride) bıraktıklarından erkekler için de pay vardır ana-baba ve akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de pay vardır. Bunlar az veya çok belirlenmiş farz kılınmış paylardır.","arabic_text":"لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يبًا مَفْرُوضًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, kadınları toplumun bir ferdi olarak görmeyen ve onlara sadece cinsel bir obje olarak bakan cahiliye devri geleneklerini yıkarak mirasta kadının da payı olduğunu ve paylarının mutlaka kendilerine verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ölen) ana-baba ve (diğer yakın) akrabanın (miras olarak geride) bıraktıklarından erkekler için de pay vardır ana-baba ve akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de pay vardır. Bunlar az veya çok belirlenmiş farz kılınmış paylardır.","arabic_text":"لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يبًا مَفْرُوضًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, kadınları toplumun bir ferdi olarak görmeyen ve onlara sadece cinsel bir obje olarak bakan cahiliye devri geleneklerini yıkarak mirasta kadının da payı olduğunu ve paylarının mutlaka kendilerine verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ölen) ana-baba ve (diğer yakın) akrabanın (miras olarak geride) bıraktıklarından erkekler için de pay vardır ana-baba ve akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de pay vardır. Bunlar az veya çok belirlenmiş farz kılınmış paylardır.","arabic_text":"لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يبًا مَفْرُوضًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-6c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, kadınları toplumun bir ferdi olarak görmeyen ve onlara sadece cinsel bir obje olarak bakan cahiliye devri geleneklerini yıkarak mirasta kadının da payı olduğunu ve paylarının mutlaka kendilerine verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mirasın bölüştürülmesi sırasında (kendilerine pay düşmeyen diğer) akrabalar yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunurlarsa onlara da (göz hakkı olarak) maldan bir şeyler verin ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyin.","arabic_text":"وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُو۬لُوا الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mirasın bölüştürülmesi sırasında (kendilerine pay düşmeyen diğer) akrabalar yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunurlarsa onlara da (göz hakkı olarak) maldan bir şeyler verin ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyin.","arabic_text":"وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُو۬لُوا الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mirasın bölüştürülmesi sırasında (kendilerine pay düşmeyen diğer) akrabalar yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunurlarsa onlara da (göz hakkı olarak) maldan bir şeyler verin ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyin.","arabic_text":"وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُو۬لُوا الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mirasın bölüştürülmesi sırasında (kendilerine pay düşmeyen diğer) akrabalar yetimler ve yoksullar da orada hazır bulunurlarsa onlara da (göz hakkı olarak) maldan bir şeyler verin ve kendilerine gönül alıcı sözler söyleyin.","arabic_text":"وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُو۬لُوا الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Kendileri ölüp de) arkalarında kendi haklarını koruyamayacak kadar küçük ve aciz çocuklar bıraktıkları takdirde (onların büyümesi ve yetişmesi konusunda) onlar için endişe edenler (empati kurarak yetimlere) haksızlık yapmaktan öyle korksunlar. Allah’ın emirlerine uygun davransınlar cezalandırmasından sakınsınlar ve mutlaka doğru şâhitlik edip doğru söz söylesinler!","arabic_text":"وَلْيَخْشَ الَّذ۪ينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْۖ فَلْيَتَّقُوا اللّٰهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Kendileri ölüp de) arkalarında kendi haklarını koruyamayacak kadar küçük ve aciz çocuklar bıraktıkları takdirde (onların büyümesi ve yetişmesi konusunda) onlar için endişe edenler (empati kurarak yetimlere) haksızlık yapmaktan öyle korksunlar. Allah’ın emirlerine uygun davransınlar cezalandırmasından sakınsınlar ve mutlaka doğru şâhitlik edip doğru söz söylesinler!","arabic_text":"وَلْيَخْشَ الَّذ۪ينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْۖ فَلْيَتَّقُوا اللّٰهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Kendileri ölüp de) arkalarında kendi haklarını koruyamayacak kadar küçük ve aciz çocuklar bıraktıkları takdirde (onların büyümesi ve yetişmesi konusunda) onlar için endişe edenler (empati kurarak yetimlere) haksızlık yapmaktan öyle korksunlar. Allah’ın emirlerine uygun davransınlar cezalandırmasından sakınsınlar ve mutlaka doğru şâhitlik edip doğru söz söylesinler!","arabic_text":"وَلْيَخْشَ الَّذ۪ينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْۖ فَلْيَتَّقُوا اللّٰهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Kendileri ölüp de) arkalarında kendi haklarını koruyamayacak kadar küçük ve aciz çocuklar bıraktıkları takdirde (onların büyümesi ve yetişmesi konusunda) onlar için endişe edenler (empati kurarak yetimlere) haksızlık yapmaktan öyle korksunlar. Allah’ın emirlerine uygun davransınlar cezalandırmasından sakınsınlar ve mutlaka doğru şâhitlik edip doğru söz söylesinler!","arabic_text":"وَلْيَخْشَ الَّذ۪ينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْۖ فَلْيَتَّقُوا اللّٰهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Doğrusu yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar. Zaten onlar (günahları ve haksızlıkları yüzünden) çılgın bir ateşe gireceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًاۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Doğrusu yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar. Zaten onlar (günahları ve haksızlıkları yüzünden) çılgın bir ateşe gireceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًاۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Doğrusu yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar. Zaten onlar (günahları ve haksızlıkları yüzünden) çılgın bir ateşe gireceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًاۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Doğrusu yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar. Zaten onlar (günahları ve haksızlıkları yüzünden) çılgın bir ateşe gireceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًاۜ وَسَيَصْلَوْنَ سَع۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah (miras konusunda) çocuklarınız hakkında erkeğe kadının/kızın hissesinin iki misli (miras vermenizi) emreder. Eğer (geride kalan çocuklar iki ya da) ikiden fazla kız iseler (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kız/kadın ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa geriye bıraktığı maldan ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona vâris oluyorsa anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. Bu hüküm ölenin yaptığı vasiyetin yerine getirilmesinden ve borçların ödenmesinden sonra kalan mal içindir. Anne ve baba yahut evlatlarınızdan hangisinden size fayda geleceğini siz bilemezsiniz. Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır. Allah her şeyi (hakkıyla) bilen her şeyi hikmetle yapandır.","arabic_text":"يُوص۪يكُمُ اللّٰهُ ف۪ٓي اَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۚ فَاِنْ كُنَّ نِسَٓاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۚ وَاِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُۜ وَلِاَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ اِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌۚ فَاِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُٓ اَبَوَاهُ فَلِاُمِّهِ الثُّلُثُۚ فَاِنْ كَانَ لَهُٓ اِخْوَةٌ فَلِاُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ي بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ لَا تَدْرُونَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًاۚ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-11c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde miras sadece erkeğe kalırdı. Bu ve bundan önceki âyetlerde mirasın dağılımında kadına da pay verilmiştir. Erkeğe kadının iki katı pay verilmesi kadına yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirilmemelidir. Burada kadın ve erkeğin sorumluluklarına göre eşit oranda dağılım yapılmıştır. Evlenirken mehir verecek, düğün masraflarını üstlenecek olan erkektir. Evlendikten sonra ailenin geçimini üstlenecek ve çocuklarının nafakasını temin edecek olan yine erkektir. Kadının böyle bir sorumluluğu yoktur. Ayrıca kadın, babasından kalan mirastan da pay almakla beraber evlenirken de kocasından evlenme bedeli olarak mehir almaktadır. Bilindiği gibi “mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, ziynet veya maldır ki kadın kocasına sormadan -öz malı olduğu için- bunlar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Mirastan erkeğin iki, kadının bir pay almasının daha pek çok hikmeti vardır. Biz ne kadar yorum getirsek de ayetin son cümlesinde “Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır” buyrularak en sağlıklı taksimin Allah tarafından yapıldığı açıklanmıştır. Zira her şeyin en doğrusunu bilen ve hayata geçiren Allah’tır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah (miras konusunda) çocuklarınız hakkında erkeğe kadının/kızın hissesinin iki misli (miras vermenizi) emreder. Eğer (geride kalan çocuklar iki ya da) ikiden fazla kız iseler (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kız/kadın ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa geriye bıraktığı maldan ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona vâris oluyorsa anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. Bu hüküm ölenin yaptığı vasiyetin yerine getirilmesinden ve borçların ödenmesinden sonra kalan mal içindir. Anne ve baba yahut evlatlarınızdan hangisinden size fayda geleceğini siz bilemezsiniz. Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır. Allah her şeyi (hakkıyla) bilen her şeyi hikmetle yapandır.","arabic_text":"يُوص۪يكُمُ اللّٰهُ ف۪ٓي اَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۚ فَاِنْ كُنَّ نِسَٓاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۚ وَاِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُۜ وَلِاَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ اِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌۚ فَاِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُٓ اَبَوَاهُ فَلِاُمِّهِ الثُّلُثُۚ فَاِنْ كَانَ لَهُٓ اِخْوَةٌ فَلِاُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ي بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ لَا تَدْرُونَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًاۚ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-11c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde miras sadece erkeğe kalırdı. Bu ve bundan önceki âyetlerde mirasın dağılımında kadına da pay verilmiştir. Erkeğe kadının iki katı pay verilmesi kadına yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirilmemelidir. Burada kadın ve erkeğin sorumluluklarına göre eşit oranda dağılım yapılmıştır. Evlenirken mehir verecek, düğün masraflarını üstlenecek olan erkektir. Evlendikten sonra ailenin geçimini üstlenecek ve çocuklarının nafakasını temin edecek olan yine erkektir. Kadının böyle bir sorumluluğu yoktur. Ayrıca kadın, babasından kalan mirastan da pay almakla beraber evlenirken de kocasından evlenme bedeli olarak mehir almaktadır. Bilindiği gibi “mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, ziynet veya maldır ki kadın kocasına sormadan -öz malı olduğu için- bunlar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Mirastan erkeğin iki, kadının bir pay almasının daha pek çok hikmeti vardır. Biz ne kadar yorum getirsek de ayetin son cümlesinde “Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır” buyrularak en sağlıklı taksimin Allah tarafından yapıldığı açıklanmıştır. Zira her şeyin en doğrusunu bilen ve hayata geçiren Allah’tır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah (miras konusunda) çocuklarınız hakkında erkeğe kadının/kızın hissesinin iki misli (miras vermenizi) emreder. Eğer (geride kalan çocuklar iki ya da) ikiden fazla kız iseler (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kız/kadın ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa geriye bıraktığı maldan ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona vâris oluyorsa anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. Bu hüküm ölenin yaptığı vasiyetin yerine getirilmesinden ve borçların ödenmesinden sonra kalan mal içindir. Anne ve baba yahut evlatlarınızdan hangisinden size fayda geleceğini siz bilemezsiniz. Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır. Allah her şeyi (hakkıyla) bilen her şeyi hikmetle yapandır.","arabic_text":"يُوص۪يكُمُ اللّٰهُ ف۪ٓي اَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۚ فَاِنْ كُنَّ نِسَٓاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۚ وَاِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُۜ وَلِاَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ اِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌۚ فَاِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُٓ اَبَوَاهُ فَلِاُمِّهِ الثُّلُثُۚ فَاِنْ كَانَ لَهُٓ اِخْوَةٌ فَلِاُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ي بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ لَا تَدْرُونَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًاۚ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-11c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde miras sadece erkeğe kalırdı. Bu ve bundan önceki âyetlerde mirasın dağılımında kadına da pay verilmiştir. Erkeğe kadının iki katı pay verilmesi kadına yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirilmemelidir. Burada kadın ve erkeğin sorumluluklarına göre eşit oranda dağılım yapılmıştır. Evlenirken mehir verecek, düğün masraflarını üstlenecek olan erkektir. Evlendikten sonra ailenin geçimini üstlenecek ve çocuklarının nafakasını temin edecek olan yine erkektir. Kadının böyle bir sorumluluğu yoktur. Ayrıca kadın, babasından kalan mirastan da pay almakla beraber evlenirken de kocasından evlenme bedeli olarak mehir almaktadır. Bilindiği gibi “mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, ziynet veya maldır ki kadın kocasına sormadan -öz malı olduğu için- bunlar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Mirastan erkeğin iki, kadının bir pay almasının daha pek çok hikmeti vardır. Biz ne kadar yorum getirsek de ayetin son cümlesinde “Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır” buyrularak en sağlıklı taksimin Allah tarafından yapıldığı açıklanmıştır. Zira her şeyin en doğrusunu bilen ve hayata geçiren Allah’tır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah (miras konusunda) çocuklarınız hakkında erkeğe kadının/kızın hissesinin iki misli (miras vermenizi) emreder. Eğer (geride kalan çocuklar iki ya da) ikiden fazla kız iseler (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kız/kadın ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa geriye bıraktığı maldan ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona vâris oluyorsa anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. Bu hüküm ölenin yaptığı vasiyetin yerine getirilmesinden ve borçların ödenmesinden sonra kalan mal içindir. Anne ve baba yahut evlatlarınızdan hangisinden size fayda geleceğini siz bilemezsiniz. Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır. Allah her şeyi (hakkıyla) bilen her şeyi hikmetle yapandır.","arabic_text":"يُوص۪يكُمُ اللّٰهُ ف۪ٓي اَوْلَادِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۚ فَاِنْ كُنَّ نِسَٓاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۚ وَاِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُۜ وَلِاَبَوَيْهِ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ اِنْ كَانَ لَهُ وَلَدٌۚ فَاِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ وَوَرِثَهُٓ اَبَوَاهُ فَلِاُمِّهِ الثُّلُثُۚ فَاِنْ كَانَ لَهُٓ اِخْوَةٌ فَلِاُمِّهِ السُّدُسُ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ي بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْۚ لَا تَدْرُونَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ لَكُمْ نَفْعًاۚ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-10c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde miras sadece erkeğe kalırdı. Bu ve bundan önceki âyetlerde mirasın dağılımında kadına da pay verilmiştir. Erkeğe kadının iki katı pay verilmesi kadına yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirilmemelidir. Burada kadın ve erkeğin sorumluluklarına göre eşit oranda dağılım yapılmıştır. Evlenirken mehir verecek, düğün masraflarını üstlenecek olan erkektir. Evlendikten sonra ailenin geçimini üstlenecek ve çocuklarının nafakasını temin edecek olan yine erkektir. Kadının böyle bir sorumluluğu yoktur. Ayrıca kadın, babasından kalan mirastan da pay almakla beraber evlenirken de kocasından evlenme bedeli olarak mehir almaktadır. Bilindiği gibi “mehir, İslam hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, ziynet veya maldır ki kadın kocasına sormadan -öz malı olduğu için- bunlar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Mirastan erkeğin iki, kadının bir pay almasının daha pek çok hikmeti vardır. Biz ne kadar yorum getirsek de ayetin son cümlesinde “Bu şekildeki hisse dağıtımı size Allah tarafından farz kılınmıştır” buyrularak en sağlıklı taksimin Allah tarafından yapıldığı açıklanmıştır. Zira her şeyin en doğrusunu bilen ve hayata geçiren Allah’tır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Mal ve mülk sahibi olarak ölüp de geriye miras bırakan) eşlerinizin/hanımlarınızın (önceki kocalarından) çocukları yoksa yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri yine edeceğiniz vasiyet ve borcun ödenmesinden sonra onlarındır. Eğer (ölen) bir erkeğin ya da kadının babası ve çocukları (hayatta) bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir verilir. Eğer onlar birden fazla iseler; zarara uğratılmaksızın üçte birine ortak olurlar. Bunlar; yaptıkları vasiyet ve borç ödendikten sonradır. Bu Allah tarafından size bir emirdir. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve cezalandırmada acele etmeyendir.","arabic_text":"وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “kelâle”den kastedilen, ölüye -usul veya fürûu olmayan yani bir erkek veya kadının, ana babası ve çocukları bulunmayan- bunlar gibi bir bağı olmayan ve zayıf bir bağla akraba olan vârislerdir. “Kelâle” sözcüğü Kur’an’da bu âyetle beraber yine Nisâ sûresinin 176. âyetiyle iki ayrı yerde geçmektedir. Bu sözcük, miras hukukunda genellikle “mirasta validi ve veledi olmayan yani babası ve erkek çocuğu bulunmayan” olarak ele alınmıştır. Oysa örfte “valid” sözcüğü hem anayı babayı, “veled” sözcüğü de hem kız hem oğlan çocuğunu ifade eder. Kur’an’da ana-baba ifadesinin “valideyn”; oğlan çocuk-kız çocuk ifadelerinin “veled ve evlad” sözcükleriyle kullanıldığını çokça görmek mümkündür. Böyle olunca da “kelâle”nin anlamı “zayıf düşmüş, kimsesiz, desteksiz kalmış” demek olur ki insan bu duruma ancak usul ve fürûu olmadığı zaman düşer."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Mal ve mülk sahibi olarak ölüp de geriye miras bırakan) eşlerinizin/hanımlarınızın (önceki kocalarından) çocukları yoksa yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri yine edeceğiniz vasiyet ve borcun ödenmesinden sonra onlarındır. Eğer (ölen) bir erkeğin ya da kadının babası ve çocukları (hayatta) bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir verilir. Eğer onlar birden fazla iseler; zarara uğratılmaksızın üçte birine ortak olurlar. Bunlar; yaptıkları vasiyet ve borç ödendikten sonradır. Bu Allah tarafından size bir emirdir. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve cezalandırmada acele etmeyendir.","arabic_text":"وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “kelâle”den kastedilen, ölüye -usul veya fürûu olmayan yani bir erkek veya kadının, ana babası ve çocukları bulunmayan- bunlar gibi bir bağı olmayan ve zayıf bir bağla akraba olan vârislerdir. “Kelâle” sözcüğü Kur’an’da bu âyetle beraber yine Nisâ sûresinin 176. âyetiyle iki ayrı yerde geçmektedir. Bu sözcük, miras hukukunda genellikle “mirasta validi ve veledi olmayan yani babası ve erkek çocuğu bulunmayan” olarak ele alınmıştır. Oysa örfte “valid” sözcüğü hem anayı babayı, “veled” sözcüğü de hem kız hem oğlan çocuğunu ifade eder. Kur’an’da ana-baba ifadesinin “valideyn”; oğlan çocuk-kız çocuk ifadelerinin “veled ve evlad” sözcükleriyle kullanıldığını çokça görmek mümkündür. Böyle olunca da “kelâle”nin anlamı “zayıf düşmüş, kimsesiz, desteksiz kalmış” demek olur ki insan bu duruma ancak usul ve fürûu olmadığı zaman düşer."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Mal ve mülk sahibi olarak ölüp de geriye miras bırakan) eşlerinizin/hanımlarınızın (önceki kocalarından) çocukları yoksa yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri yine edeceğiniz vasiyet ve borcun ödenmesinden sonra onlarındır. Eğer (ölen) bir erkeğin ya da kadının babası ve çocukları (hayatta) bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir verilir. Eğer onlar birden fazla iseler; zarara uğratılmaksızın üçte birine ortak olurlar. Bunlar; yaptıkları vasiyet ve borç ödendikten sonradır. Bu Allah tarafından size bir emirdir. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve cezalandırmada acele etmeyendir.","arabic_text":"وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “kelâle”den kastedilen, ölüye -usul veya fürûu olmayan yani bir erkek veya kadının, ana babası ve çocukları bulunmayan- bunlar gibi bir bağı olmayan ve zayıf bir bağla akraba olan vârislerdir. “Kelâle” sözcüğü Kur’an’da bu âyetle beraber yine Nisâ sûresinin 176. âyetiyle iki ayrı yerde geçmektedir. Bu sözcük, miras hukukunda genellikle “mirasta validi ve veledi olmayan yani babası ve erkek çocuğu bulunmayan” olarak ele alınmıştır. Oysa örfte “valid” sözcüğü hem anayı babayı, “veled” sözcüğü de hem kız hem oğlan çocuğunu ifade eder. Kur’an’da ana-baba ifadesinin “valideyn”; oğlan çocuk-kız çocuk ifadelerinin “veled ve evlad” sözcükleriyle kullanıldığını çokça görmek mümkündür. Böyle olunca da “kelâle”nin anlamı “zayıf düşmüş, kimsesiz, desteksiz kalmış” demek olur ki insan bu duruma ancak usul ve fürûu olmadığı zaman düşer."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Mal ve mülk sahibi olarak ölüp de geriye miras bırakan) eşlerinizin/hanımlarınızın (önceki kocalarından) çocukları yoksa yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktıklarınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri yine edeceğiniz vasiyet ve borcun ödenmesinden sonra onlarındır. Eğer (ölen) bir erkeğin ya da kadının babası ve çocukları (hayatta) bulunmadığı halde malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir verilir. Eğer onlar birden fazla iseler; zarara uğratılmaksızın üçte birine ortak olurlar. Bunlar; yaptıkları vasiyet ve borç ödendikten sonradır. Bu Allah tarafından size bir emirdir. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve cezalandırmada acele etmeyendir.","arabic_text":"وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-11c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “kelâle”den kastedilen, ölüye -usul veya fürûu olmayan yani bir erkek veya kadının, ana babası ve çocukları bulunmayan- bunlar gibi bir bağı olmayan ve zayıf bir bağla akraba olan vârislerdir. “Kelâle” sözcüğü Kur’an’da bu âyetle beraber yine Nisâ sûresinin 176. âyetiyle iki ayrı yerde geçmektedir. Bu sözcük, miras hukukunda genellikle “mirasta validi ve veledi olmayan yani babası ve erkek çocuğu bulunmayan” olarak ele alınmıştır. Oysa örfte “valid” sözcüğü hem anayı babayı, “veled” sözcüğü de hem kız hem oğlan çocuğunu ifade eder. Kur’an’da ana-baba ifadesinin “valideyn”; oğlan çocuk-kız çocuk ifadelerinin “veled ve evlad” sözcükleriyle kullanıldığını çokça görmek mümkündür. Böyle olunca da “kelâle”nin anlamı “zayıf düşmüş, kimsesiz, desteksiz kalmış” demek olur ki insan bu duruma ancak usul ve fürûu olmadığı zaman düşer."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bunlar Allah’ın yasalarıdır. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse Allah da onu altından ırmaklar akan içinde sürekli kalacakları cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"3/3-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bunlar Allah’ın yasalarıdır. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse Allah da onu altından ırmaklar akan içinde sürekli kalacakları cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"3/3-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bunlar Allah’ın yasalarıdır. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse Allah da onu altından ırmaklar akan içinde sürekli kalacakları cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"3/3-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bunlar Allah’ın yasalarıdır. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse Allah da onu altından ırmaklar akan içinde sürekli kalacakları cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"3/3-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelir O’nun çizdiği sınırların dışına çıkarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için (orada) onur kırıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَارًا خَالِدًا ف۪يهَاۖ وَلَهُ عَذَابٌ مُه۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-14c.mp3","commentary_text":"Sadece Allah’a inanmak ve itaat etmek yetmiyor, ayrıca O’nun Resûlüne de inanmak ve itaat etmek gerekiyor. Yani Allah’ın çizdiği ve Hz. Muhammed’in gittiği yoldan O’nun koyduğu yasalarla gitmek gerekiyor. Bu yasalar Kur’an’la belirlenmiş ve Hz. Muhammed’in örnekliğinde pratik hayatta karşılığını bulmuştur. Biz buna Kur’an’ın Hz. Muhammed tarafından yaşanmış hali yani “sünnet” diyoruz. Yaratılış itibariye diğer canlılardan çok daha farklı donanımla dünyaya gelen insan yaratılış safiyetini kaybedince aslına dönmek ve özündeki değerlere yeniden kavuşmak için Allah tarafından evrensel ahlaki prensiplerle ve içtimai yasalarla desteklenmiştir. İnsanın aklıyla ve ruhuyla uzlaşan bu yasalar, insanca yaşamanın ve dünya şartlarında tekâmül ederek cennetin varisi olmanın formüllerini içerir. Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılan bu formüller zamana ve koşullara bağlı olarak yeni bazı ilavelerle devam etmiştir. Hz. Peygambere Kur’an’ın inmesiyle bu formüller tafsil ve icmal edilmiş ve böylece dünyanın sonuna kadar insanca yaşamanın sınırları belirlenmiştir. Daha sonraki zamanlarda hadiselere ışık tutması bakımından mikro planda, kıyamete kadar cereyan edecek olan birçok şey Hz. Muhammed’in hayatında tezahür etmiştir. Onun için Kur’an bir bütün olarak değil de zamana ve şartlara bağlı olarak parçalar halinde gelmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelir O’nun çizdiği sınırların dışına çıkarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için (orada) onur kırıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَارًا خَالِدًا ف۪يهَاۖ وَلَهُ عَذَابٌ مُه۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-14c.mp3","commentary_text":"Sadece Allah’a inanmak ve itaat etmek yetmiyor, ayrıca O’nun Resûlüne de inanmak ve itaat etmek gerekiyor. Yani Allah’ın çizdiği ve Hz. Muhammed’in gittiği yoldan O’nun koyduğu yasalarla gitmek gerekiyor. Bu yasalar Kur’an’la belirlenmiş ve Hz. Muhammed’in örnekliğinde pratik hayatta karşılığını bulmuştur. Biz buna Kur’an’ın Hz. Muhammed tarafından yaşanmış hali yani “sünnet” diyoruz. Yaratılış itibariye diğer canlılardan çok daha farklı donanımla dünyaya gelen insan yaratılış safiyetini kaybedince aslına dönmek ve özündeki değerlere yeniden kavuşmak için Allah tarafından evrensel ahlaki prensiplerle ve içtimai yasalarla desteklenmiştir. İnsanın aklıyla ve ruhuyla uzlaşan bu yasalar, insanca yaşamanın ve dünya şartlarında tekâmül ederek cennetin varisi olmanın formüllerini içerir. Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılan bu formüller zamana ve koşullara bağlı olarak yeni bazı ilavelerle devam etmiştir. Hz. Peygambere Kur’an’ın inmesiyle bu formüller tafsil ve icmal edilmiş ve böylece dünyanın sonuna kadar insanca yaşamanın sınırları belirlenmiştir. Daha sonraki zamanlarda hadiselere ışık tutması bakımından mikro planda, kıyamete kadar cereyan edecek olan birçok şey Hz. Muhammed’in hayatında tezahür etmiştir. Onun için Kur’an bir bütün olarak değil de zamana ve şartlara bağlı olarak parçalar halinde gelmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelir O’nun çizdiği sınırların dışına çıkarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için (orada) onur kırıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَارًا خَالِدًا ف۪يهَاۖ وَلَهُ عَذَابٌ مُه۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-14c.mp3","commentary_text":"Sadece Allah’a inanmak ve itaat etmek yetmiyor, ayrıca O’nun Resûlüne de inanmak ve itaat etmek gerekiyor. Yani Allah’ın çizdiği ve Hz. Muhammed’in gittiği yoldan O’nun koyduğu yasalarla gitmek gerekiyor. Bu yasalar Kur’an’la belirlenmiş ve Hz. Muhammed’in örnekliğinde pratik hayatta karşılığını bulmuştur. Biz buna Kur’an’ın Hz. Muhammed tarafından yaşanmış hali yani “sünnet” diyoruz. Yaratılış itibariye diğer canlılardan çok daha farklı donanımla dünyaya gelen insan yaratılış safiyetini kaybedince aslına dönmek ve özündeki değerlere yeniden kavuşmak için Allah tarafından evrensel ahlaki prensiplerle ve içtimai yasalarla desteklenmiştir. İnsanın aklıyla ve ruhuyla uzlaşan bu yasalar, insanca yaşamanın ve dünya şartlarında tekâmül ederek cennetin varisi olmanın formüllerini içerir. Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılan bu formüller zamana ve koşullara bağlı olarak yeni bazı ilavelerle devam etmiştir. Hz. Peygambere Kur’an’ın inmesiyle bu formüller tafsil ve icmal edilmiş ve böylece dünyanın sonuna kadar insanca yaşamanın sınırları belirlenmiştir. Daha sonraki zamanlarda hadiselere ışık tutması bakımından mikro planda, kıyamete kadar cereyan edecek olan birçok şey Hz. Muhammed’in hayatında tezahür etmiştir. Onun için Kur’an bir bütün olarak değil de zamana ve şartlara bağlı olarak parçalar halinde gelmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelir O’nun çizdiği sınırların dışına çıkarsa Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için (orada) onur kırıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَارًا خَالِدًا ف۪يهَاۖ وَلَهُ عَذَابٌ مُه۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-13c.mp3","commentary_text":"Sadece Allah’a inanmak ve itaat etmek yetmiyor, ayrıca O’nun Resûlüne de inanmak ve itaat etmek gerekiyor. Yani Allah’ın çizdiği ve Hz. Muhammed’in gittiği yoldan O’nun koyduğu yasalarla gitmek gerekiyor. Bu yasalar Kur’an’la belirlenmiş ve Hz. Muhammed’in örnekliğinde pratik hayatta karşılığını bulmuştur. Biz buna Kur’an’ın Hz. Muhammed tarafından yaşanmış hali yani “sünnet” diyoruz. Yaratılış itibariye diğer canlılardan çok daha farklı donanımla dünyaya gelen insan yaratılış safiyetini kaybedince aslına dönmek ve özündeki değerlere yeniden kavuşmak için Allah tarafından evrensel ahlaki prensiplerle ve içtimai yasalarla desteklenmiştir. İnsanın aklıyla ve ruhuyla uzlaşan bu yasalar, insanca yaşamanın ve dünya şartlarında tekâmül ederek cennetin varisi olmanın formüllerini içerir. Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılan bu formüller zamana ve koşullara bağlı olarak yeni bazı ilavelerle devam etmiştir. Hz. Peygambere Kur’an’ın inmesiyle bu formüller tafsil ve icmal edilmiş ve böylece dünyanın sonuna kadar insanca yaşamanın sınırları belirlenmiştir. Daha sonraki zamanlarda hadiselere ışık tutması bakımından mikro planda, kıyamete kadar cereyan edecek olan birçok şey Hz. Muhammed’in hayatında tezahür etmiştir. Onun için Kur’an bir bütün olarak değil de zamana ve şartlara bağlı olarak parçalar halinde gelmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Şahitler onların suç işlediğinden yana şahitlik yaparlarsa o kadınları ölüm canlarını alıncaya yahut Allah onlara (tevbe etmeleri suretiyle) bir kapı açıncaya kadar evlerinde alıkoyun.","arabic_text":"وَالّٰت۪ي يَأْت۪ينَ الْفَاحِشَةَ مِنْ نِسَٓائِكُمْ فَاسْتَشْهِدُوا عَلَيْهِنَّ اَرْبَعَةً مِنْكُمْۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَاَمْسِكُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ حَتّٰى يَتَوَفّٰيهُنَّ الْمَوْتُ اَوْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لَهُنَّ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-15c.mp3","commentary_text":"Nûr sûresinin 2. âyeti nazil oluncaya kadar fuhuş yapan kadınlar konusunda bu âyet esas alınmıştır. Ancak Nûr sûresinin 2. âyeti nazil olduktan sonra erkek olsun kadın olsun, evli olsun bekar olsun zina eden herkese yüz sopa vurulması hükmü getirilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Şahitler onların suç işlediğinden yana şahitlik yaparlarsa o kadınları ölüm canlarını alıncaya yahut Allah onlara (tevbe etmeleri suretiyle) bir kapı açıncaya kadar evlerinde alıkoyun.","arabic_text":"وَالّٰت۪ي يَأْت۪ينَ الْفَاحِشَةَ مِنْ نِسَٓائِكُمْ فَاسْتَشْهِدُوا عَلَيْهِنَّ اَرْبَعَةً مِنْكُمْۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَاَمْسِكُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ حَتّٰى يَتَوَفّٰيهُنَّ الْمَوْتُ اَوْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لَهُنَّ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-15c.mp3","commentary_text":"Nûr sûresinin 2. âyeti nazil oluncaya kadar fuhuş yapan kadınlar konusunda bu âyet esas alınmıştır. Ancak Nûr sûresinin 2. âyeti nazil olduktan sonra erkek olsun kadın olsun, evli olsun bekar olsun zina eden herkese yüz sopa vurulması hükmü getirilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Şahitler onların suç işlediğinden yana şahitlik yaparlarsa o kadınları ölüm canlarını alıncaya yahut Allah onlara (tevbe etmeleri suretiyle) bir kapı açıncaya kadar evlerinde alıkoyun.","arabic_text":"وَالّٰت۪ي يَأْت۪ينَ الْفَاحِشَةَ مِنْ نِسَٓائِكُمْ فَاسْتَشْهِدُوا عَلَيْهِنَّ اَرْبَعَةً مِنْكُمْۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَاَمْسِكُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ حَتّٰى يَتَوَفّٰيهُنَّ الْمَوْتُ اَوْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لَهُنَّ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-15c.mp3","commentary_text":"Nûr sûresinin 2. âyeti nazil oluncaya kadar fuhuş yapan kadınlar konusunda bu âyet esas alınmıştır. Ancak Nûr sûresinin 2. âyeti nazil olduktan sonra erkek olsun kadın olsun, evli olsun bekar olsun zina eden herkese yüz sopa vurulması hükmü getirilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Şahitler onların suç işlediğinden yana şahitlik yaparlarsa o kadınları ölüm canlarını alıncaya yahut Allah onlara (tevbe etmeleri suretiyle) bir kapı açıncaya kadar evlerinde alıkoyun.","arabic_text":"وَالّٰت۪ي يَأْت۪ينَ الْفَاحِشَةَ مِنْ نِسَٓائِكُمْ فَاسْتَشْهِدُوا عَلَيْهِنَّ اَرْبَعَةً مِنْكُمْۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَاَمْسِكُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ حَتّٰى يَتَوَفّٰيهُنَّ الْمَوْتُ اَوْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لَهُنَّ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-14c.mp3","commentary_text":"Nûr sûresinin 2. âyeti nazil oluncaya kadar fuhuş yapan kadınlar konusunda bu âyet esas alınmıştır. Ancak Nûr sûresinin 2. âyeti nazil olduktan sonra erkek olsun kadın olsun, evli olsun bekar olsun zina eden herkese yüz sopa vurulması hükmü getirilmiştir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak) Allah’ın kabul edeceği tevbe iradesine hâkim olamayarak bir kötülük yapıp da sonra tez elden ondan vazgeçenlerin tövbesidir. İşte Allah böylelerinin tevbelerini kabul eder.  Zira Allah her şeyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-17c.mp3","commentary_text":"Tevbe, irade zayıflığından kaynaklanan ve kasıt olmadan işlenen günahın ardından insanın kendine gelerek samimi ve kararlı bir şekilde pişmanlığını Allah’a arz etmesi ve aynı günahı tekrar etmeyeceğine dair söz vermesidir. Âl-i İmran 89. âyette; “tevbe edip düzelenler” istisna kılınıyor. Tevbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tevbenin bir anlamı olmaz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak) Allah’ın kabul edeceği tevbe iradesine hâkim olamayarak bir kötülük yapıp da sonra tez elden ondan vazgeçenlerin tövbesidir. İşte Allah böylelerinin tevbelerini kabul eder.  Zira Allah her şeyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-17c.mp3","commentary_text":"Tevbe, irade zayıflığından kaynaklanan ve kasıt olmadan işlenen günahın ardından insanın kendine gelerek samimi ve kararlı bir şekilde pişmanlığını Allah’a arz etmesi ve aynı günahı tekrar etmeyeceğine dair söz vermesidir. Âl-i İmran 89. âyette; “tevbe edip düzelenler” istisna kılınıyor. Tevbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tevbenin bir anlamı olmaz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak) Allah’ın kabul edeceği tevbe iradesine hâkim olamayarak bir kötülük yapıp da sonra tez elden ondan vazgeçenlerin tövbesidir. İşte Allah böylelerinin tevbelerini kabul eder.  Zira Allah her şeyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-17c.mp3","commentary_text":"Tevbe, irade zayıflığından kaynaklanan ve kasıt olmadan işlenen günahın ardından insanın kendine gelerek samimi ve kararlı bir şekilde pişmanlığını Allah’a arz etmesi ve aynı günahı tekrar etmeyeceğine dair söz vermesidir. Âl-i İmran 89. âyette; “tevbe edip düzelenler” istisna kılınıyor. Tevbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tevbenin bir anlamı olmaz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak) Allah’ın kabul edeceği tevbe iradesine hâkim olamayarak bir kötülük yapıp da sonra tez elden ondan vazgeçenlerin tövbesidir. İşte Allah böylelerinin tevbelerini kabul eder.  Zira Allah her şeyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-16c.mp3","commentary_text":"Tevbe, irade zayıflığından kaynaklanan ve kasıt olmadan işlenen günahın ardından insanın kendine gelerek samimi ve kararlı bir şekilde pişmanlığını Allah’a arz etmesi ve aynı günahı tekrar etmeyeceğine dair söz vermesidir. Âl-i İmran 89. âyette; “tevbe edip düzelenler” istisna kılınıyor. Tevbeden sonra bir düzelme olmayacaksa ve kişi günah işlemeye devam edecekse tevbenin bir anlamı olmaz."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksa hayatı boyunca kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince “Şimdi tevbe ediyorum” diyen (sözde mü’min)lerle kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-18c.mp3","commentary_text":"Tevbe, günah işleme imkânı olduğu halde bir daha aynı günahı işlememeye söz vermektir. Kur’an’da, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar. (Nisâ, 4/48, 116)” buyrulmuştur. Allah’ın mağfireti, tevbe eden insanın samimiyetine bağlıdır. Allah’ın kabul etmeyeceği tevbe ise, artık günah işleme olanağı kalmamış, kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış, kendisinin kötülükleri değil de kötülüklerin kendisini terk ettiği ve canı gelip boğaza dayandığı mücrimlerin tevbesidir. Yani artık iş işten geçmiştir ve yapılan tevbenin bir anlamı kalmamıştır. Bu konuda çaresiz kalan ve çıkış yolu bulamayan Firavun’un tevbesi bizim için referans olmalıdır. (Yunus 10/90-92)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksa hayatı boyunca kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince “Şimdi tevbe ediyorum” diyen (sözde mü’min)lerle kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-18c.mp3","commentary_text":"Tevbe, günah işleme imkânı olduğu halde bir daha aynı günahı işlememeye söz vermektir. Kur’an’da, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar. (Nisâ, 4/48, 116)” buyrulmuştur. Allah’ın mağfireti, tevbe eden insanın samimiyetine bağlıdır. Allah’ın kabul etmeyeceği tevbe ise, artık günah işleme olanağı kalmamış, kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış, kendisinin kötülükleri değil de kötülüklerin kendisini terk ettiği ve canı gelip boğaza dayandığı mücrimlerin tevbesidir. Yani artık iş işten geçmiştir ve yapılan tevbenin bir anlamı kalmamıştır. Bu konuda çaresiz kalan ve çıkış yolu bulamayan Firavun’un tevbesi bizim için referans olmalıdır. (Yunus 10/90-92)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksa hayatı boyunca kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince “Şimdi tevbe ediyorum” diyen (sözde mü’min)lerle kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-18c.mp3","commentary_text":"Tevbe, günah işleme imkânı olduğu halde bir daha aynı günahı işlememeye söz vermektir. Kur’an’da, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar. (Nisâ, 4/48, 116)” buyrulmuştur. Allah’ın mağfireti, tevbe eden insanın samimiyetine bağlıdır. Allah’ın kabul etmeyeceği tevbe ise, artık günah işleme olanağı kalmamış, kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış, kendisinin kötülükleri değil de kötülüklerin kendisini terk ettiği ve canı gelip boğaza dayandığı mücrimlerin tevbesidir. Yani artık iş işten geçmiştir ve yapılan tevbenin bir anlamı kalmamıştır. Bu konuda çaresiz kalan ve çıkış yolu bulamayan Firavun’un tevbesi bizim için referans olmalıdır. (Yunus 10/90-92)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksa hayatı boyunca kötülük yapıp dururken ölümün eşiğine gelince “Şimdi tevbe ediyorum” diyen (sözde mü’min)lerle kâfir olarak ölenlerin tevbesi geçerli değildir. Biz işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-17c.mp3","commentary_text":"Tevbe, günah işleme imkânı olduğu halde bir daha aynı günahı işlememeye söz vermektir. Kur’an’da, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar. (Nisâ, 4/48, 116)” buyrulmuştur. Allah’ın mağfireti, tevbe eden insanın samimiyetine bağlıdır. Allah’ın kabul etmeyeceği tevbe ise, artık günah işleme olanağı kalmamış, kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış, kendisinin kötülükleri değil de kötülüklerin kendisini terk ettiği ve canı gelip boğaza dayandığı mücrimlerin tevbesidir. Yani artık iş işten geçmiştir ve yapılan tevbenin bir anlamı kalmamıştır. Bu konuda çaresiz kalan ve çıkış yolu bulamayan Firavun’un tevbesi bizim için referans olmalıdır. (Yunus 10/90-92)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey inananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. (Kadınlarınız) açıkça fuhuş ve edepsizlik yapmadıkça onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını ele geçirmeniz için de (uyduruk bahanelerle) kendilerine baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهًاۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْرًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-19c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde bir erkek, akrabasından ölen birinin malına vâris olduğu gibi, onun karısına da vâris olabiliyordu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine ya da mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlayabiliyordu. O kötü âdet, bu âyetle yasaklanmıştır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey inananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. (Kadınlarınız) açıkça fuhuş ve edepsizlik yapmadıkça onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını ele geçirmeniz için de (uyduruk bahanelerle) kendilerine baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهًاۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْرًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-19c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde bir erkek, akrabasından ölen birinin malına vâris olduğu gibi, onun karısına da vâris olabiliyordu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine ya da mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlayabiliyordu. O kötü âdet, bu âyetle yasaklanmıştır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey inananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. (Kadınlarınız) açıkça fuhuş ve edepsizlik yapmadıkça onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını ele geçirmeniz için de (uyduruk bahanelerle) kendilerine baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهًاۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْرًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-19c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde bir erkek, akrabasından ölen birinin malına vâris olduğu gibi, onun karısına da vâris olabiliyordu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine ya da mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlayabiliyordu. O kötü âdet, bu âyetle yasaklanmıştır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey inananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. (Kadınlarınız) açıkça fuhuş ve edepsizlik yapmadıkça onlara verdiğiniz (mehr)in bir kısmını ele geçirmeniz için de (uyduruk bahanelerle) kendilerine baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyor olsanız bile biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهًاۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْرًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-18c.mp3","commentary_text":"Cahiliye devrinde bir erkek, akrabasından ölen birinin malına vâris olduğu gibi, onun karısına da vâris olabiliyordu. Bunu isterse mehir vermeksizin kendine ya da mehrini almak suretiyle başkasına nikâhlayabiliyordu. O kötü âdet, bu âyetle yasaklanmıştır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer eşinizi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz önceki hanımınıza yükler dolusu mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın! (Ve hele ona fuhuş yaptı diye) iftira ederek ve apaçık bir vebal yüklenerek verdiğinizi geri almanız olacak şey midir?","arabic_text":"وَاِنْ اَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍۙ وَاٰتَيْتُمْ اِحْدٰيهُنَّ قِنْطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْـًٔاۜ اَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-20c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde karısını boşamak isteyen kimse onun mehir bedelini ödememek için ona iftira atar ve onun başkalarıyla fuhuş yaptığını iddia ederdi. Bu âyetle Allah Teâlâ, sadece dünya menfaatini önceleyen böylesine iğrenç bir ahlaksızlığı şiddetle kınıyor ve yasaklıyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer eşinizi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz önceki hanımınıza yükler dolusu mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın! (Ve hele ona fuhuş yaptı diye) iftira ederek ve apaçık bir vebal yüklenerek verdiğinizi geri almanız olacak şey midir?","arabic_text":"وَاِنْ اَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍۙ وَاٰتَيْتُمْ اِحْدٰيهُنَّ قِنْطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْـًٔاۜ اَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-20c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde karısını boşamak isteyen kimse onun mehir bedelini ödememek için ona iftira atar ve onun başkalarıyla fuhuş yaptığını iddia ederdi. Bu âyetle Allah Teâlâ, sadece dünya menfaatini önceleyen böylesine iğrenç bir ahlaksızlığı şiddetle kınıyor ve yasaklıyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer eşinizi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz önceki hanımınıza yükler dolusu mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın! (Ve hele ona fuhuş yaptı diye) iftira ederek ve apaçık bir vebal yüklenerek verdiğinizi geri almanız olacak şey midir?","arabic_text":"وَاِنْ اَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍۙ وَاٰتَيْتُمْ اِحْدٰيهُنَّ قِنْطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْـًٔاۜ اَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-20c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde karısını boşamak isteyen kimse onun mehir bedelini ödememek için ona iftira atar ve onun başkalarıyla fuhuş yaptığını iddia ederdi. Bu âyetle Allah Teâlâ, sadece dünya menfaatini önceleyen böylesine iğrenç bir ahlaksızlığı şiddetle kınıyor ve yasaklıyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer eşinizi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz önceki hanımınıza yükler dolusu mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın! (Ve hele ona fuhuş yaptı diye) iftira ederek ve apaçık bir vebal yüklenerek verdiğinizi geri almanız olacak şey midir?","arabic_text":"وَاِنْ اَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍۙ وَاٰتَيْتُمْ اِحْدٰيهُنَّ قِنْطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْـًٔاۜ اَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-19c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde karısını boşamak isteyen kimse onun mehir bedelini ödememek için ona iftira atar ve onun başkalarıyla fuhuş yaptığını iddia ederdi. Bu âyetle Allah Teâlâ, sadece dünya menfaatini önceleyen böylesine iğrenç bir ahlaksızlığı şiddetle kınıyor ve yasaklıyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Karı-koca olarak) kendinizi birbirinize adadıktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan (nikâh kıydıktan) sonra verdiğinizi (hangi yüzle) geri alacaksınız?","arabic_text":"وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-20c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, “Kendinizi birbirinize adadıktan sonra” ifadesiyle, birbirine gönül vermiş, birbirinin mahremiyetine girmiş, dert ve sıkıntılara birlikte göğüs germiş, âdeta bir bütün olmuş iki hayat arkadaşının birbirini anlayıp hoş görmesi uyarısında bulunarak erkeğin aklını başına devşirmesini istiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Karı-koca olarak) kendinizi birbirinize adadıktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan (nikâh kıydıktan) sonra verdiğinizi (hangi yüzle) geri alacaksınız?","arabic_text":"وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-21c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, “Kendinizi birbirinize adadıktan sonra” ifadesiyle, birbirine gönül vermiş, birbirinin mahremiyetine girmiş, dert ve sıkıntılara birlikte göğüs germiş, âdeta bir bütün olmuş iki hayat arkadaşının birbirini anlayıp hoş görmesi uyarısında bulunarak erkeğin aklını başına devşirmesini istiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Karı-koca olarak) kendinizi birbirinize adadıktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan (nikâh kıydıktan) sonra verdiğinizi (hangi yüzle) geri alacaksınız?","arabic_text":"وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-21c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, “Kendinizi birbirinize adadıktan sonra” ifadesiyle, birbirine gönül vermiş, birbirinin mahremiyetine girmiş, dert ve sıkıntılara birlikte göğüs germiş, âdeta bir bütün olmuş iki hayat arkadaşının birbirini anlayıp hoş görmesi uyarısında bulunarak erkeğin aklını başına devşirmesini istiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Karı-koca olarak) kendinizi birbirinize adadıktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan (nikâh kıydıktan) sonra verdiğinizi (hangi yüzle) geri alacaksınız?","arabic_text":"وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-21c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, “Kendinizi birbirinize adadıktan sonra” ifadesiyle, birbirine gönül vermiş, birbirinin mahremiyetine girmiş, dert ve sıkıntılara birlikte göğüs germiş, âdeta bir bütün olmuş iki hayat arkadaşının birbirini anlayıp hoş görmesi uyarısında bulunarak erkeğin aklını başına devşirmesini istiyor."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Geçmişte (cahiliye döneminde olanlar) bir yana babalarınızın (veya dedelerinizin) daha önce evlenmiş (ya da zina etmiş) olduğu kadınlarla evlenmeyin! Zira bu bir hayasızlıktır utanç verici bir iştir ve kötü bir gelenektir.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا مَا نَكَحَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتًاۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-21c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, babanın daha önce evlenip boşandığı kadınlarla çocuklarının evlenmesine yasak getiriyor. Bu kadınlar biyolojik anlamda ana olmasalar da babanın eşi olmaları hasebiyle ana konumunda oldukları için Allah böyle bir evliliği uygun görmüyor. Araplarda hâkim olan evlenme çeşidi, erkeğin kendi kabilesi veya aşiretinden bir kadınla evlenmesidir. Dolayısıyla bu noktada birçok edebe aykırı problemle karşılaşan İslam, cahiliyedeki bu tür geleneklere devrim niteliğinde düzenlemeler getirmiştir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Geçmişte (cahiliye döneminde olanlar) bir yana babalarınızın (veya dedelerinizin) daha önce evlenmiş (ya da zina etmiş) olduğu kadınlarla evlenmeyin! Zira bu bir hayasızlıktır utanç verici bir iştir ve kötü bir gelenektir.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا مَا نَكَحَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتًاۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-22c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, babanın daha önce evlenip boşandığı kadınlarla çocuklarının evlenmesine yasak getiriyor. Bu kadınlar biyolojik anlamda ana olmasalar da babanın eşi olmaları hasebiyle ana konumunda oldukları için Allah böyle bir evliliği uygun görmüyor. Araplarda hâkim olan evlenme çeşidi, erkeğin kendi kabilesi veya aşiretinden bir kadınla evlenmesidir. Dolayısıyla bu noktada birçok edebe aykırı problemle karşılaşan İslam, cahiliyedeki bu tür geleneklere devrim niteliğinde düzenlemeler getirmiştir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Geçmişte (cahiliye döneminde olanlar) bir yana babalarınızın (veya dedelerinizin) daha önce evlenmiş (ya da zina etmiş) olduğu kadınlarla evlenmeyin! Zira bu bir hayasızlıktır utanç verici bir iştir ve kötü bir gelenektir.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا مَا نَكَحَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتًاۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-22c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, babanın daha önce evlenip boşandığı kadınlarla çocuklarının evlenmesine yasak getiriyor. Bu kadınlar biyolojik anlamda ana olmasalar da babanın eşi olmaları hasebiyle ana konumunda oldukları için Allah böyle bir evliliği uygun görmüyor. Araplarda hâkim olan evlenme çeşidi, erkeğin kendi kabilesi veya aşiretinden bir kadınla evlenmesidir. Dolayısıyla bu noktada birçok edebe aykırı problemle karşılaşan İslam, cahiliyedeki bu tür geleneklere devrim niteliğinde düzenlemeler getirmiştir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Geçmişte (cahiliye döneminde olanlar) bir yana babalarınızın (veya dedelerinizin) daha önce evlenmiş (ya da zina etmiş) olduğu kadınlarla evlenmeyin! Zira bu bir hayasızlıktır utanç verici bir iştir ve kötü bir gelenektir.","arabic_text":"وَلَا تَنْكِحُوا مَا نَكَحَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتًاۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-22c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, babanın daha önce evlenip boşandığı kadınlarla çocuklarının evlenmesine yasak getiriyor. Bu kadınlar biyolojik anlamda ana olmasalar da babanın eşi olmaları hasebiyle ana konumunda oldukları için Allah böyle bir evliliği uygun görmüyor. Araplarda hâkim olan evlenme çeşidi, erkeğin kendi kabilesi veya aşiretinden bir kadınla evlenmesidir. Dolayısıyla bu noktada birçok edebe aykırı problemle karşılaşan İslam, cahiliyedeki bu tür geleneklere devrim niteliğinde düzenlemeler getirmiştir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Analarınız kızlarınız kız kardeşleriniz halalarınız teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları kız kardeşlerinizin kızları sizi emziren sütanneleriniz sütkardeşleriniz kayınvalideleriniz kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan (ve koruyuculuğunu üstlendiğiniz) üvey kızlarınız (ile evlenmeniz) size haram kılındı. Eğer onların (analarıyla) gerdeğe girmemişseniz (o kızlarla evlenmenizde) size bir engel yoktur. Kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikâhınız altında bulundurmanız yine size haram kılındı. Fakat geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır. Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ اُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالَاتُكُمْ وَبَنَاتُ الْاَخِ وَبَنَاتُ الْاُخْتِ وَاُمَّهَاتُكُمُ الّٰت۪ٓي اَرْضَعْنَكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَاُمَّهَاتُ نِسَٓائِكُمْ وَرَبَٓائِبُكُمُ الّٰت۪ي ف۪ي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَٓائِكُمُ الّٰت۪ي دَخَلْتُمْ بِهِنَّۘ فَاِنْ لَمْ تَكُونُوا دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْۘ وَحَلَٓائِلُ اَبْنَٓائِكُمُ الَّذ۪ينَ مِنْ اَصْلَابِكُمْۙ وَاَنْ تَجْمَعُوا بَيْنَ الْاُخْتَيْنِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-22c.mp3","commentary_text":"“Analarıyla gerdeğe girmemişseniz onların kızlarıyla evlenebilirsiniz” ifadesi, bir erkeğin nikâhlayıp da kendisiyle zifafa girmeden boşadığı kadının başkasından olma kızıyla evlenmesini anlatmaktadır. Yoksa anası nikâh altında olup da henüz zifafa girilmemiş olan kadının kızıyla evlenmek anlamında değildir. “Geçmişte olanlar hariç” ifadesi, Kur’an’ın hükmü gelmeden önceki zamanı yani Cahiliye dönemini ve İslam’ı kabul etmeden önce bu fiili işleyenlerin durumunu anlatmaktadır. Yani onlara bir sorumluluk yoktur."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Analarınız kızlarınız kız kardeşleriniz halalarınız teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları kız kardeşlerinizin kızları sizi emziren sütanneleriniz sütkardeşleriniz kayınvalideleriniz kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan (ve koruyuculuğunu üstlendiğiniz) üvey kızlarınız (ile evlenmeniz) size haram kılındı. Eğer onların (analarıyla) gerdeğe girmemişseniz (o kızlarla evlenmenizde) size bir engel yoktur. Kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikâhınız altında bulundurmanız yine size haram kılındı. Fakat geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır. Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ اُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالَاتُكُمْ وَبَنَاتُ الْاَخِ وَبَنَاتُ الْاُخْتِ وَاُمَّهَاتُكُمُ الّٰت۪ٓي اَرْضَعْنَكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَاُمَّهَاتُ نِسَٓائِكُمْ وَرَبَٓائِبُكُمُ الّٰت۪ي ف۪ي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَٓائِكُمُ الّٰت۪ي دَخَلْتُمْ بِهِنَّۘ فَاِنْ لَمْ تَكُونُوا دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْۘ وَحَلَٓائِلُ اَبْنَٓائِكُمُ الَّذ۪ينَ مِنْ اَصْلَابِكُمْۙ وَاَنْ تَجْمَعُوا بَيْنَ الْاُخْتَيْنِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-23c.mp3","commentary_text":"“Analarıyla gerdeğe girmemişseniz onların kızlarıyla evlenebilirsiniz” ifadesi, bir erkeğin nikâhlayıp da kendisiyle zifafa girmeden boşadığı kadının başkasından olma kızıyla evlenmesini anlatmaktadır. Yoksa anası nikâh altında olup da henüz zifafa girilmemiş olan kadının kızıyla evlenmek anlamında değildir. “Geçmişte olanlar hariç” ifadesi, Kur’an’ın hükmü gelmeden önceki zamanı yani Cahiliye dönemini ve İslam’ı kabul etmeden önce bu fiili işleyenlerin durumunu anlatmaktadır. Yani onlara bir sorumluluk yoktur."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Analarınız kızlarınız kız kardeşleriniz halalarınız teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları kız kardeşlerinizin kızları sizi emziren sütanneleriniz sütkardeşleriniz kayınvalideleriniz kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan (ve koruyuculuğunu üstlendiğiniz) üvey kızlarınız (ile evlenmeniz) size haram kılındı. Eğer onların (analarıyla) gerdeğe girmemişseniz (o kızlarla evlenmenizde) size bir engel yoktur. Kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikâhınız altında bulundurmanız yine size haram kılındı. Fakat geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır. Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ اُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالَاتُكُمْ وَبَنَاتُ الْاَخِ وَبَنَاتُ الْاُخْتِ وَاُمَّهَاتُكُمُ الّٰت۪ٓي اَرْضَعْنَكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَاُمَّهَاتُ نِسَٓائِكُمْ وَرَبَٓائِبُكُمُ الّٰت۪ي ف۪ي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَٓائِكُمُ الّٰت۪ي دَخَلْتُمْ بِهِنَّۘ فَاِنْ لَمْ تَكُونُوا دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْۘ وَحَلَٓائِلُ اَبْنَٓائِكُمُ الَّذ۪ينَ مِنْ اَصْلَابِكُمْۙ وَاَنْ تَجْمَعُوا بَيْنَ الْاُخْتَيْنِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-23c.mp3","commentary_text":"“Analarıyla gerdeğe girmemişseniz onların kızlarıyla evlenebilirsiniz” ifadesi, bir erkeğin nikâhlayıp da kendisiyle zifafa girmeden boşadığı kadının başkasından olma kızıyla evlenmesini anlatmaktadır. Yoksa anası nikâh altında olup da henüz zifafa girilmemiş olan kadının kızıyla evlenmek anlamında değildir. “Geçmişte olanlar hariç” ifadesi, Kur’an’ın hükmü gelmeden önceki zamanı yani Cahiliye dönemini ve İslam’ı kabul etmeden önce bu fiili işleyenlerin durumunu anlatmaktadır. Yani onlara bir sorumluluk yoktur."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Analarınız kızlarınız kız kardeşleriniz halalarınız teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları kız kardeşlerinizin kızları sizi emziren sütanneleriniz sütkardeşleriniz kayınvalideleriniz kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan (ve koruyuculuğunu üstlendiğiniz) üvey kızlarınız (ile evlenmeniz) size haram kılındı. Eğer onların (analarıyla) gerdeğe girmemişseniz (o kızlarla evlenmenizde) size bir engel yoktur. Kendi sulbünüzden olan (öz) oğullarınızın eşleri ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikâhınız altında bulundurmanız yine size haram kılındı. Fakat geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır. Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ اُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالَاتُكُمْ وَبَنَاتُ الْاَخِ وَبَنَاتُ الْاُخْتِ وَاُمَّهَاتُكُمُ الّٰت۪ٓي اَرْضَعْنَكُمْ وَاَخَوَاتُكُمْ مِنَ الرَّضَاعَةِ وَاُمَّهَاتُ نِسَٓائِكُمْ وَرَبَٓائِبُكُمُ الّٰت۪ي ف۪ي حُجُورِكُمْ مِنْ نِسَٓائِكُمُ الّٰت۪ي دَخَلْتُمْ بِهِنَّۘ فَاِنْ لَمْ تَكُونُوا دَخَلْتُمْ بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْۘ وَحَلَٓائِلُ اَبْنَٓائِكُمُ الَّذ۪ينَ مِنْ اَصْلَابِكُمْۙ وَاَنْ تَجْمَعُوا بَيْنَ الْاُخْتَيْنِ اِلَّا مَا قَدْ سَلَفَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-23c.mp3","commentary_text":"“Analarıyla gerdeğe girmemişseniz onların kızlarıyla evlenebilirsiniz” ifadesi, bir erkeğin nikâhlayıp da kendisiyle zifafa girmeden boşadığı kadının başkasından olma kızıyla evlenmesini anlatmaktadır. Yoksa anası nikâh altında olup da henüz zifafa girilmemiş olan kadının kızıyla evlenmek anlamında değildir. “Geçmişte olanlar hariç” ifadesi, Kur’an’ın hükmü gelmeden önceki zamanı yani Cahiliye dönemini ve İslam’ı kabul etmeden önce bu fiili işleyenlerin durumunu anlatmaktadır. Yani onlara bir sorumluluk yoktur."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Savaş esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna olmak üzere evli kadınlar (da size) haram kılındı. (İşte bütün bunlar) Allah’ın size farz kıldığı yazılı hükümlerdir. Bunlardan başkasını namuslu-iffetli zinadan kaçınarak mallarınızla (mehir verip) istemeniz size helal kılınmıştır. O halde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız mehrini takdir edildiği şekilde verin. Takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-23c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “muhsenat” kelimesi, evli, iffetli ve hür kadını ifade eder. Hür ve iffetli bir kadının iffetli bir erkekle hayatlarını birleştirmesi nikâhla resmiyet kazanır. Bu birliktelik ailenin temelini oluşturur. Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de “aile” olmasıdır. Aile, kanla ve mukavele ile bireyleri birbirine bağlanmış aralarında hukuki münasebetler olan tabii bir toplumdur. Hayvanlar sadece ürer ve çoğalırlar ama insanlar nikâh akdiyle önce aile olurlar, sonra da üreyip çoğalarak toplumu oluştururlar.  Nitelikli bir toplumun oluşması, o toplumu meydana getiren ailelerin nitelikli olmasına bağlıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Savaş esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna olmak üzere evli kadınlar (da size) haram kılındı. (İşte bütün bunlar) Allah’ın size farz kıldığı yazılı hükümlerdir. Bunlardan başkasını namuslu-iffetli zinadan kaçınarak mallarınızla (mehir verip) istemeniz size helal kılınmıştır. O halde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız mehrini takdir edildiği şekilde verin. Takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-24c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “muhsenat” kelimesi, evli, iffetli ve hür kadını ifade eder. Hür ve iffetli bir kadının iffetli bir erkekle hayatlarını birleştirmesi nikâhla resmiyet kazanır. Bu birliktelik ailenin temelini oluşturur. Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de “aile” olmasıdır. Aile, kanla ve mukavele ile bireyleri birbirine bağlanmış aralarında hukuki münasebetler olan tabii bir toplumdur. Hayvanlar sadece ürer ve çoğalırlar ama insanlar nikâh akdiyle önce aile olurlar, sonra da üreyip çoğalarak toplumu oluştururlar.  Nitelikli bir toplumun oluşması, o toplumu meydana getiren ailelerin nitelikli olmasına bağlıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Savaş esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna olmak üzere evli kadınlar (da size) haram kılındı. (İşte bütün bunlar) Allah’ın size farz kıldığı yazılı hükümlerdir. Bunlardan başkasını namuslu-iffetli zinadan kaçınarak mallarınızla (mehir verip) istemeniz size helal kılınmıştır. O halde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız mehrini takdir edildiği şekilde verin. Takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-24c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “muhsenat” kelimesi, evli, iffetli ve hür kadını ifade eder. Hür ve iffetli bir kadının iffetli bir erkekle hayatlarını birleştirmesi nikâhla resmiyet kazanır. Bu birliktelik ailenin temelini oluşturur. Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de “aile” olmasıdır. Aile, kanla ve mukavele ile bireyleri birbirine bağlanmış aralarında hukuki münasebetler olan tabii bir toplumdur. Hayvanlar sadece ürer ve çoğalırlar ama insanlar nikâh akdiyle önce aile olurlar, sonra da üreyip çoğalarak toplumu oluştururlar.  Nitelikli bir toplumun oluşması, o toplumu meydana getiren ailelerin nitelikli olmasına bağlıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Savaş esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna olmak üzere evli kadınlar (da size) haram kılındı. (İşte bütün bunlar) Allah’ın size farz kıldığı yazılı hükümlerdir. Bunlardan başkasını namuslu-iffetli zinadan kaçınarak mallarınızla (mehir verip) istemeniz size helal kılınmıştır. O halde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız mehrini takdir edildiği şekilde verin. Takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-24c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “muhsenat” kelimesi, evli, iffetli ve hür kadını ifade eder. Hür ve iffetli bir kadının iffetli bir erkekle hayatlarını birleştirmesi nikâhla resmiyet kazanır. Bu birliktelik ailenin temelini oluşturur. Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de “aile” olmasıdır. Aile, kanla ve mukavele ile bireyleri birbirine bağlanmış aralarında hukuki münasebetler olan tabii bir toplumdur. Hayvanlar sadece ürer ve çoğalırlar ama insanlar nikâh akdiyle önce aile olurlar, sonra da üreyip çoğalarak toplumu oluştururlar.  Nitelikli bir toplumun oluşması, o toplumu meydana getiren ailelerin nitelikli olmasına bağlıdır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sizden kim iffetli hür ve mü’min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz mü’minler hep birbirinizden sayılırsınız. O halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikâhlayınız mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer evlendikten sonra zina işlerlerse kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu (cariyelerle evlenme izni) içinizden (zinaya sapmak yoluyla) günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici çok merhametlidir.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِكُمْۜ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍۚ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْۜ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-24c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, hür kadınlarla evlenecek imkâna sahip olmayan ve aynı zamanda bekârlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunan kişilere cariyelerle evlenmek öneriliyor. Çünkü cariyelerin mehri hüre nazaran daha düşüktür. Ancak cariyeler başkalarına ait oldukları için onlarla evlenmenin bazı mahzurları olabilir. Zina eden cariyelere, hür kadına uygulanan cezanın yarısının tatbik edilmesi; cariyelerin hukuki disiplinden uzak, adabı muaşeretten mahrum, sosyal hayattan yoksun ve ahlaki eğitimden nasipsiz olmalarındandır. İslam’da köle ve cariyenin tek asli kaynağı savaştır. Dolayısıyla bugün bu müessese tarihte olduğu gibi işlememektedir. Cariyelerle evlilik konusunu tarihteki toplumların aile yapılarını tanımadan, sosyo-ekonomik düzeylerini bilmeden, psikolojik ihtiyaçlarını araştırmadan, kültürel altyapılarını soruşturmadan, yaşam koşullarını tetkik etmeden, hayata ve dünyaya bakışlarını değerlendirmeden İslam’ın bu konudaki hükmünü anlamak zordur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sizden kim iffetli hür ve mü’min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz mü’minler hep birbirinizden sayılırsınız. O halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikâhlayınız mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer evlendikten sonra zina işlerlerse kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu (cariyelerle evlenme izni) içinizden (zinaya sapmak yoluyla) günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici çok merhametlidir.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِكُمْۜ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍۚ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْۜ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, hür kadınlarla evlenecek imkâna sahip olmayan ve aynı zamanda bekârlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunan kişilere cariyelerle evlenmek öneriliyor. Çünkü cariyelerin mehri hüre nazaran daha düşüktür. Ancak cariyeler başkalarına ait oldukları için onlarla evlenmenin bazı mahzurları olabilir. Zina eden cariyelere, hür kadına uygulanan cezanın yarısının tatbik edilmesi; cariyelerin hukuki disiplinden uzak, adabı muaşeretten mahrum, sosyal hayattan yoksun ve ahlaki eğitimden nasipsiz olmalarındandır. İslam’da köle ve cariyenin tek asli kaynağı savaştır. Dolayısıyla bugün bu müessese tarihte olduğu gibi işlememektedir. Cariyelerle evlilik konusunu tarihteki toplumların aile yapılarını tanımadan, sosyo-ekonomik düzeylerini bilmeden, psikolojik ihtiyaçlarını araştırmadan, kültürel altyapılarını soruşturmadan, yaşam koşullarını tetkik etmeden, hayata ve dünyaya bakışlarını değerlendirmeden İslam’ın bu konudaki hükmünü anlamak zordur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sizden kim iffetli hür ve mü’min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz mü’minler hep birbirinizden sayılırsınız. O halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikâhlayınız mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer evlendikten sonra zina işlerlerse kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu (cariyelerle evlenme izni) içinizden (zinaya sapmak yoluyla) günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici çok merhametlidir.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِكُمْۜ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍۚ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْۜ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, hür kadınlarla evlenecek imkâna sahip olmayan ve aynı zamanda bekârlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunan kişilere cariyelerle evlenmek öneriliyor. Çünkü cariyelerin mehri hüre nazaran daha düşüktür. Ancak cariyeler başkalarına ait oldukları için onlarla evlenmenin bazı mahzurları olabilir. Zina eden cariyelere, hür kadına uygulanan cezanın yarısının tatbik edilmesi; cariyelerin hukuki disiplinden uzak, adabı muaşeretten mahrum, sosyal hayattan yoksun ve ahlaki eğitimden nasipsiz olmalarındandır. İslam’da köle ve cariyenin tek asli kaynağı savaştır. Dolayısıyla bugün bu müessese tarihte olduğu gibi işlememektedir. Cariyelerle evlilik konusunu tarihteki toplumların aile yapılarını tanımadan, sosyo-ekonomik düzeylerini bilmeden, psikolojik ihtiyaçlarını araştırmadan, kültürel altyapılarını soruşturmadan, yaşam koşullarını tetkik etmeden, hayata ve dünyaya bakışlarını değerlendirmeden İslam’ın bu konudaki hükmünü anlamak zordur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sizden kim iffetli hür ve mü’min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz mü’minler hep birbirinizden sayılırsınız. O halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikâhlayınız mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer evlendikten sonra zina işlerlerse kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu (cariyelerle evlenme izni) içinizden (zinaya sapmak yoluyla) günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici çok merhametlidir.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِكُمْۜ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍۚ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْۜ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, hür kadınlarla evlenecek imkâna sahip olmayan ve aynı zamanda bekârlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunan kişilere cariyelerle evlenmek öneriliyor. Çünkü cariyelerin mehri hüre nazaran daha düşüktür. Ancak cariyeler başkalarına ait oldukları için onlarla evlenmenin bazı mahzurları olabilir. Zina eden cariyelere, hür kadına uygulanan cezanın yarısının tatbik edilmesi; cariyelerin hukuki disiplinden uzak, adabı muaşeretten mahrum, sosyal hayattan yoksun ve ahlaki eğitimden nasipsiz olmalarındandır. İslam’da köle ve cariyenin tek asli kaynağı savaştır. Dolayısıyla bugün bu müessese tarihte olduğu gibi işlememektedir. Cariyelerle evlilik konusunu tarihteki toplumların aile yapılarını tanımadan, sosyo-ekonomik düzeylerini bilmeden, psikolojik ihtiyaçlarını araştırmadan, kültürel altyapılarını soruşturmadan, yaşam koşullarını tetkik etmeden, hayata ve dünyaya bakışlarını değerlendirmeden İslam’ın bu konudaki hükmünü anlamak zordur."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah size bilmediklerinizi bildirmek sizi sizden önceki (iyi kimse)lerin (onurlu) yollarına iletmek ve tevbelerinizi kabul ederek günahlarınızı bağışlamak ister. Çünkü Allah her şeyi en iyi bilendir (sizin yararınız için) en uygun hüküm verendir.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-25c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “öncekilerin yolları”ndan kasıt, Allah’ın ortaya koyduğu yasaların Hz. Peygamber’den önceki ümmetler tarafından uygulanış şeklidir. İlk insandan son insana uzanan bir hayat düsturu, yaşam biçimi vardır ve bu da bütün ilhamını Allah’ın yönergelerinden almaktadır. Bu yönergelerin pratik hayatta tatbikinde zaman zaman şartlara göre esneklikler görülse de temeli ve ana sütunları itibarıyla asla değişmezler. Prensip itibarıyla ilkeler ve amaçlar aynıdır, hedefler süreklidir ve hedefteki varlık insandır ve gaye de insanın saadetidir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah size bilmediklerinizi bildirmek sizi sizden önceki (iyi kimse)lerin (onurlu) yollarına iletmek ve tevbelerinizi kabul ederek günahlarınızı bağışlamak ister. Çünkü Allah her şeyi en iyi bilendir (sizin yararınız için) en uygun hüküm verendir.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-26c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “öncekilerin yolları”ndan kasıt, Allah’ın ortaya koyduğu yasaların Hz. Peygamber’den önceki ümmetler tarafından uygulanış şeklidir. İlk insandan son insana uzanan bir hayat düsturu, yaşam biçimi vardır ve bu da bütün ilhamını Allah’ın yönergelerinden almaktadır. Bu yönergelerin pratik hayatta tatbikinde zaman zaman şartlara göre esneklikler görülse de temeli ve ana sütunları itibarıyla asla değişmezler. Prensip itibarıyla ilkeler ve amaçlar aynıdır, hedefler süreklidir ve hedefteki varlık insandır ve gaye de insanın saadetidir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah size bilmediklerinizi bildirmek sizi sizden önceki (iyi kimse)lerin (onurlu) yollarına iletmek ve tevbelerinizi kabul ederek günahlarınızı bağışlamak ister. Çünkü Allah her şeyi en iyi bilendir (sizin yararınız için) en uygun hüküm verendir.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-26c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “öncekilerin yolları”ndan kasıt, Allah’ın ortaya koyduğu yasaların Hz. Peygamber’den önceki ümmetler tarafından uygulanış şeklidir. İlk insandan son insana uzanan bir hayat düsturu, yaşam biçimi vardır ve bu da bütün ilhamını Allah’ın yönergelerinden almaktadır. Bu yönergelerin pratik hayatta tatbikinde zaman zaman şartlara göre esneklikler görülse de temeli ve ana sütunları itibarıyla asla değişmezler. Prensip itibarıyla ilkeler ve amaçlar aynıdır, hedefler süreklidir ve hedefteki varlık insandır ve gaye de insanın saadetidir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah size bilmediklerinizi bildirmek sizi sizden önceki (iyi kimse)lerin (onurlu) yollarına iletmek ve tevbelerinizi kabul ederek günahlarınızı bağışlamak ister. Çünkü Allah her şeyi en iyi bilendir (sizin yararınız için) en uygun hüküm verendir.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-26c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “öncekilerin yolları”ndan kasıt, Allah’ın ortaya koyduğu yasaların Hz. Peygamber’den önceki ümmetler tarafından uygulanış şeklidir. İlk insandan son insana uzanan bir hayat düsturu, yaşam biçimi vardır ve bu da bütün ilhamını Allah’ın yönergelerinden almaktadır. Bu yönergelerin pratik hayatta tatbikinde zaman zaman şartlara göre esneklikler görülse de temeli ve ana sütunları itibarıyla asla değişmezler. Prensip itibarıyla ilkeler ve amaçlar aynıdır, hedefler süreklidir ve hedefteki varlık insandır ve gaye de insanın saadetidir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey inananlar!) Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister. Fakat arzu ve şehvetlerini ilahlaştıranlar ise sizin (kendileri gibi) büsbütün sapıklığa düşmenizi isterler.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُر۪يدُ الَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ اَنْ تَم۪يلُوا مَيْلًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey inananlar!) Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister. Fakat arzu ve şehvetlerini ilahlaştıranlar ise sizin (kendileri gibi) büsbütün sapıklığa düşmenizi isterler.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُر۪يدُ الَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ اَنْ تَم۪يلُوا مَيْلًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey inananlar!) Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister. Fakat arzu ve şehvetlerini ilahlaştıranlar ise sizin (kendileri gibi) büsbütün sapıklığa düşmenizi isterler.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُر۪يدُ الَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ اَنْ تَم۪يلُوا مَيْلًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey inananlar!) Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister. Fakat arzu ve şehvetlerini ilahlaştıranlar ise sizin (kendileri gibi) büsbütün sapıklığa düşmenizi isterler.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُر۪يدُ الَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الشَّهَوَاتِ اَنْ تَم۪يلُوا مَيْلًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah yükünüzü hafifletmek ister zira insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْۚ وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَع۪يفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah yükünüzü hafifletmek ister zira insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْۚ وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَع۪يفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah yükünüzü hafifletmek ister zira insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْۚ وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَع۪يفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah yükünüzü hafifletmek ister zira insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.","arabic_text":"يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْۚ وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَع۪يفًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık gasp kumar ve faiz gibi) haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın kendinizi öldürmeyin (mahvetmeyin)! Allah size pek merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-28c.mp3","commentary_text":"“Kendinizi öldürmeyin” ifadesini, “kendi canınıza kıymayın” ya da “birbirinizi öldürmeyin” şeklinde almak yerine ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir” cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Yani birbirinizin malını haksız yollardan yemez de ticari yollarla kazanmaya çalışırsanız Allah da size yardım eder ve istediğiniz bereketi verir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık gasp kumar ve faiz gibi) haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın kendinizi öldürmeyin (mahvetmeyin)! Allah size pek merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-29c.mp3","commentary_text":"“Kendinizi öldürmeyin” ifadesini, “kendi canınıza kıymayın” ya da “birbirinizi öldürmeyin” şeklinde almak yerine ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir” cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Yani birbirinizin malını haksız yollardan yemez de ticari yollarla kazanmaya çalışırsanız Allah da size yardım eder ve istediğiniz bereketi verir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık gasp kumar ve faiz gibi) haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın kendinizi öldürmeyin (mahvetmeyin)! Allah size pek merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-29c.mp3","commentary_text":"“Kendinizi öldürmeyin” ifadesini, “kendi canınıza kıymayın” ya da “birbirinizi öldürmeyin” şeklinde almak yerine ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir” cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Yani birbirinizin malını haksız yollardan yemez de ticari yollarla kazanmaya çalışırsanız Allah da size yardım eder ve istediğiniz bereketi verir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık gasp kumar ve faiz gibi) haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın kendinizi öldürmeyin (mahvetmeyin)! Allah size pek merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-29c.mp3","commentary_text":"“Kendinizi öldürmeyin” ifadesini, “kendi canınıza kıymayın” ya da “birbirinizi öldürmeyin” şeklinde almak yerine ayetteki anlam bütünlüğünden yola çıkarak, “birbirinizin mallarını haksız yere yiyerek toplum hayatınızı yaşanmaz hale getirmeyin, ömrünüzü mahvetmeyin” şeklinde yorumlamak daha doğru olur çünkü ayetin sonundaki “Allah size pek merhametlidir” cümlesi de bunu doğrular niteliktedir. Yani birbirinizin malını haksız yollardan yemez de ticari yollarla kazanmaya çalışırsanız Allah da size yardım eder ve istediğiniz bereketi verir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kim haddi aşarak ve düşmanca bir tavırla (gayri meşru yollarla) insanların malını yiyecek olursa Biz onu ateşe atarız. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْل۪يهِ نَارًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kim haddi aşarak ve düşmanca bir tavırla (gayri meşru yollarla) insanların malını yiyecek olursa Biz onu ateşe atarız. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْل۪يهِ نَارًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kim haddi aşarak ve düşmanca bir tavırla (gayri meşru yollarla) insanların malını yiyecek olursa Biz onu ateşe atarız. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْل۪يهِ نَارًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kim haddi aşarak ve düşmanca bir tavırla (gayri meşru yollarla) insanların malını yiyecek olursa Biz onu ateşe atarız. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْل۪يهِ نَارًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız sizin (diğer küçük) kusurlarınızı da örteriz ve sizi bereket ve nimet dolu bir yere yerleştiririz.","arabic_text":"اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-31c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yapılmasını yasakladığı her şey günahtır. İslam’da günahlar nitelik açısından “büyük günahlar” ve “küçük günahlar” diye iki kategoride ele alınır. Farzların icra edilmemesi, şirk, sihir, haksız yere öldürmek, zina, kumar, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, aldatmak, yalan, iftira, gıybet ve insanlarla alay etmek büyük günahtır. Büyük günahlar dışında kalan mekruhlar ise küçük günahlar olarak değerlendirilir. Aslında küçük ya da büyük her işlenen günahta Allah’a karşı bir saygısızlık vardır. İşlenen günahlar büyük olmasa da kartopu gibi, işlendikçe ve çoğaldıkça büyüyeceği için güzel ve faydalı amellerle, tevbe ve istiğfarla temizlenmeleri gerekir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız sizin (diğer küçük) kusurlarınızı da örteriz ve sizi bereket ve nimet dolu bir yere yerleştiririz.","arabic_text":"اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-30c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yapılmasını yasakladığı her şey günahtır. İslam’da günahlar nitelik açısından “büyük günahlar” ve “küçük günahlar” diye iki kategoride ele alınır. Farzların icra edilmemesi, şirk, sihir, haksız yere öldürmek, zina, kumar, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, aldatmak, yalan, iftira, gıybet ve insanlarla alay etmek büyük günahtır. Büyük günahlar dışında kalan mekruhlar ise küçük günahlar olarak değerlendirilir. Aslında küçük ya da büyük her işlenen günahta Allah’a karşı bir saygısızlık vardır. İşlenen günahlar büyük olmasa da kartopu gibi, işlendikçe ve çoğaldıkça büyüyeceği için güzel ve faydalı amellerle, tevbe ve istiğfarla temizlenmeleri gerekir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız sizin (diğer küçük) kusurlarınızı da örteriz ve sizi bereket ve nimet dolu bir yere yerleştiririz.","arabic_text":"اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-31c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yapılmasını yasakladığı her şey günahtır. İslam’da günahlar nitelik açısından “büyük günahlar” ve “küçük günahlar” diye iki kategoride ele alınır. Farzların icra edilmemesi, şirk, sihir, haksız yere öldürmek, zina, kumar, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, aldatmak, yalan, iftira, gıybet ve insanlarla alay etmek büyük günahtır. Büyük günahlar dışında kalan mekruhlar ise küçük günahlar olarak değerlendirilir. Aslında küçük ya da büyük her işlenen günahta Allah’a karşı bir saygısızlık vardır. İşlenen günahlar büyük olmasa da kartopu gibi, işlendikçe ve çoğaldıkça büyüyeceği için güzel ve faydalı amellerle, tevbe ve istiğfarla temizlenmeleri gerekir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız sizin (diğer küçük) kusurlarınızı da örteriz ve sizi bereket ve nimet dolu bir yere yerleştiririz.","arabic_text":"اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-31c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yapılmasını yasakladığı her şey günahtır. İslam’da günahlar nitelik açısından “büyük günahlar” ve “küçük günahlar” diye iki kategoride ele alınır. Farzların icra edilmemesi, şirk, sihir, haksız yere öldürmek, zina, kumar, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, aldatmak, yalan, iftira, gıybet ve insanlarla alay etmek büyük günahtır. Büyük günahlar dışında kalan mekruhlar ise küçük günahlar olarak değerlendirilir. Aslında küçük ya da büyük her işlenen günahta Allah’a karşı bir saygısızlık vardır. İşlenen günahlar büyük olmasa da kartopu gibi, işlendikçe ve çoğaldıkça büyüyeceği için güzel ve faydalı amellerle, tevbe ve istiğfarla temizlenmeleri gerekir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah’ın kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı (çalışmakla elde edilmeyen) birtakım nimetleri (boş kuruntularla) arzu edip durmayın. Erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacaklar kadınlar da kendi kazandıklarından bir pay alacaklar. Çalışın da Allah’ın ihsan ve ikramından isteyin. Şüphesiz ki Allah (her hak sahibine hakkını vermesini) en iyi bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-32c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, erkeğe mirastan kadının iki katı pay verilmesi, şahitlikte bir erkeğin yerine iki kadının geçmesi konusunda Hz. Peygambere “kadınların durumu amelde de böyle mi olacak yani bir kadın bir iyilik yaptığı zaman ona erkeğin yarısı kadar mı mükâfat verilecek?” sorusu üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah’ın kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı (çalışmakla elde edilmeyen) birtakım nimetleri (boş kuruntularla) arzu edip durmayın. Erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacaklar kadınlar da kendi kazandıklarından bir pay alacaklar. Çalışın da Allah’ın ihsan ve ikramından isteyin. Şüphesiz ki Allah (her hak sahibine hakkını vermesini) en iyi bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, erkeğe mirastan kadının iki katı pay verilmesi, şahitlikte bir erkeğin yerine iki kadının geçmesi konusunda Hz. Peygambere “kadınların durumu amelde de böyle mi olacak yani bir kadın bir iyilik yaptığı zaman ona erkeğin yarısı kadar mı mükâfat verilecek?” sorusu üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah’ın kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı (çalışmakla elde edilmeyen) birtakım nimetleri (boş kuruntularla) arzu edip durmayın. Erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacaklar kadınlar da kendi kazandıklarından bir pay alacaklar. Çalışın da Allah’ın ihsan ve ikramından isteyin. Şüphesiz ki Allah (her hak sahibine hakkını vermesini) en iyi bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-32c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, erkeğe mirastan kadının iki katı pay verilmesi, şahitlikte bir erkeğin yerine iki kadının geçmesi konusunda Hz. Peygambere “kadınların durumu amelde de böyle mi olacak yani bir kadın bir iyilik yaptığı zaman ona erkeğin yarısı kadar mı mükâfat verilecek?” sorusu üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah’ın kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı (çalışmakla elde edilmeyen) birtakım nimetleri (boş kuruntularla) arzu edip durmayın. Erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacaklar kadınlar da kendi kazandıklarından bir pay alacaklar. Çalışın da Allah’ın ihsan ve ikramından isteyin. Şüphesiz ki Allah (her hak sahibine hakkını vermesini) en iyi bilendir.","arabic_text":"وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-32c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, erkeğe mirastan kadının iki katı pay verilmesi, şahitlikte bir erkeğin yerine iki kadının geçmesi konusunda Hz. Peygambere “kadınların durumu amelde de böyle mi olacak yani bir kadın bir iyilik yaptığı zaman ona erkeğin yarısı kadar mı mükâfat verilecek?” sorusu üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Erkek ve kadından) her biri için ana baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeyi bir şahit olarak gözetlemektedir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-33c.mp3","commentary_text":"“Yeminleştiğiniz kimseler” cahiliye devrinde âdet olan, bir adam başka biriyle kardeş olmak, birbirine arka çıkmak üzere anlaşır ve böylece birbirlerinin mirasına da vâris olurlardı. İlk zamanlar Kur’an bu geleneğe izin vermişti. Ancak daha sonraki zamanlarda bu durum istismar edilince Enfâl sûresinin 8/75. âyetiyle mirasa vâris olabilmek için yakın akrabalık şartı getirildi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Erkek ve kadından) her biri için ana baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeyi bir şahit olarak gözetlemektedir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-32c.mp3","commentary_text":"“Yeminleştiğiniz kimseler” cahiliye devrinde âdet olan, bir adam başka biriyle kardeş olmak, birbirine arka çıkmak üzere anlaşır ve böylece birbirlerinin mirasına da vâris olurlardı. İlk zamanlar Kur’an bu geleneğe izin vermişti. Ancak daha sonraki zamanlarda bu durum istismar edilince Enfâl sûresinin 8/75. âyetiyle mirasa vâris olabilmek için yakın akrabalık şartı getirildi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Erkek ve kadından) her biri için ana baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeyi bir şahit olarak gözetlemektedir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-33c.mp3","commentary_text":"“Yeminleştiğiniz kimseler” cahiliye devrinde âdet olan, bir adam başka biriyle kardeş olmak, birbirine arka çıkmak üzere anlaşır ve böylece birbirlerinin mirasına da vâris olurlardı. İlk zamanlar Kur’an bu geleneğe izin vermişti. Ancak daha sonraki zamanlarda bu durum istismar edilince Enfâl sûresinin 8/75. âyetiyle mirasa vâris olabilmek için yakın akrabalık şartı getirildi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Erkek ve kadından) her biri için ana baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeyi bir şahit olarak gözetlemektedir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-33c.mp3","commentary_text":"“Yeminleştiğiniz kimseler” cahiliye devrinde âdet olan, bir adam başka biriyle kardeş olmak, birbirine arka çıkmak üzere anlaşır ve böylece birbirlerinin mirasına da vâris olurlardı. İlk zamanlar Kur’an bu geleneğe izin vermişti. Ancak daha sonraki zamanlarda bu durum istismar edilince Enfâl sûresinin 8/75. âyetiyle mirasa vâris olabilmek için yakın akrabalık şartı getirildi."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine (doğal ve ilahi iradenin tecellisi gereği) üstün kılması ve mallarından (aile efradına) harcaması (ve ailenin sorumluluğunu üzerine alması) sebebiyle erkekleri kadınların yöneticisi ve koruyucusu kılmıştır. Dürüst ve erdemli kadınlar gerçekten Allah’ın koruduğu (ve korunmasını emrettiği) namuslarını aile içi mahremiyetlerini koruyan sadık ve itaatkâr kadınlardır. Kötü niyetlerinden ve (yuvanızın yıkılmasına sebep olabilecek) çirkin davranışlarından korktuğunuz kadınlara gelince; onlara (kendilerini düzeltmeleri için önce) öğüt verin; sonra (uslanmazlarsa ilginizi azaltarak) onları yataklarında yalnız bırakın; (bu da fayda vermez ve edepsizliklerine devam ederlerse) son çare olarak onları (aşırıya gitmemek kaydıyla) dövün. Eğer bundan sonra size itaat ederlerse onları incitmekten kaçının! Şüphe yok ki Allah çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِيًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-34c.mp3","commentary_text":"“Kavvâm”, “kaim” kelimesinin mübalağa şekli olup geçimi sağlayan, koruyup gözeten, muhafaza eden, yüklendiği sorumlulukları yerine getiren, işleri yürüten, maiyetindekileri idare eden anlamlarına gelmektedir. Fıtrat bakımından varlık yapılarındaki farklılıklardan ötürü bu konularda erkekler kadınlardan daha yetkin olduğu için Allah kadını erkeğin himayesine ve sorumluluğuna bırakmıştır. Bilindiği üzere ailede görevleri bakımından erkek ve kadının farklı yükümlülükleri ve birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Ancak ailenin birinci derecede sorumlusu erkektir. Bu, bazı istisnalar dışında dünya genelinde de böyledir. Bu ayet aynı zamanda miras ayetlerinden hemen sonra geldiği için buradan da anlıyoruz ki; erkekler kadınlar üzerine koruyucu ve yöneticidirler. Çünkü erkekler, mallarını eşleri ve aile fertleri için harcamaları sebebiyle mirastan kadınların iki katı pay almaktadırlar. Ayrıca üstünlük gerekçesini sadece geçimi sağlamaya bağlamak da doğru değil çünkü erkekler biyolojik anlamda farklı olduğu gibi fiziksel bakımdan da kadınlara nazaran daha güçlüdür. Tarih boyunca savaşlar hep erkeklerle yapılmıştır, zor ve yorucu işler erkekler tarafından yürütülmüştür, ağır ve bunaltıcı meslekler erkeklerin olmuştur. 21. Asırda bile hala kadın korunan ve korunmaya muhtaç bir varlık olarak görülmektedir. Bunu kanıtlayan yüzlerce örneğe rastlamak mümkün. Bu onun zavallı ve değersiz bir varlık olduğu anlamına gelmez.  Allah her iki cinse de farklı alanlarda üstün kabiliyetler vermiştir. Bazı konularda kadın üstün yeteneklere haizdir, bazı konularda da erkek. Âyetteki “darabe” kelimesine “uzaklaştırmak”, “bırakmak”, “göndermek”, “örnek vermek” gibi farklı anlamlar yükleyenler vardır. Yani “onları geçici olarak evden uzaklaştırın, uslanmaları için onlara farklı örnekler verin, kısa süreliğine evlerine gönderin” gibi. “Darabe” kelimesi Kur’an’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı manalara gelse de burada bu kelimeye “dövmek” dışında bir anlam yüklemek, âyetteki anlam bütünlüğünü bozacağı için doğru olmaz. Bunun yerine, âyette bahsi geçen ve dövülebileceğine müsaade edilen kadının durumunu sorgulamak daha doğru olur. Âyette, kötü niyetli ve yuvasının yıkılmasına sebep olabilecek çirkin davranışlar sergileyen kadından söz ediliyor, evliliğe dair sorumluluk taşımayan, iffetini düşünmeyen, ailesinin onurunu ve şerefini ciddiye almayan, yabancı erkeklerle ilişkilerinde ölçüsü bulunmayan kadından bahsediliyor. Kur’an bu tip kadınların ıslahı için bir terbiye metodu ortaya koyuyor ve işe öğütle başlayarak, kadını yatağında yalnız bırakmakla devam ediyor ve birkaç gün geçtikten sonra haddi aşmamak kaydıyla son çare olarak “dövme” cezasını uygun görüyor. Ayrıca buradaki “nüşûz” kelimesiyle Tahrim 66/10. âyetindeki “haneta” kelimesi muhteva bakımından da birbirine yakındır. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetinden -düşmanlarıyla iş birliği yapmalarından- sonra helak oldukları anlatılmaktadır. Demek Allah’a isyan etmemek kaydıyla kocasına ihanet eden kadın kötü kadındır ve cezalandırılması gereken kadındır. Bilinmelidir ki helak olmak, dövülmekten çok çok daha ağır bir cezadır, dahası imtihanı kaybetmektir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine (doğal ve ilahi iradenin tecellisi gereği) üstün kılması ve mallarından (aile efradına) harcaması (ve ailenin sorumluluğunu üzerine alması) sebebiyle erkekleri kadınların yöneticisi ve koruyucusu kılmıştır. Dürüst ve erdemli kadınlar gerçekten Allah’ın koruduğu (ve korunmasını emrettiği) namuslarını aile içi mahremiyetlerini koruyan sadık ve itaatkâr kadınlardır. Kötü niyetlerinden ve (yuvanızın yıkılmasına sebep olabilecek) çirkin davranışlarından korktuğunuz kadınlara gelince; onlara (kendilerini düzeltmeleri için önce) öğüt verin; sonra (uslanmazlarsa ilginizi azaltarak) onları yataklarında yalnız bırakın; (bu da fayda vermez ve edepsizliklerine devam ederlerse) son çare olarak onları (aşırıya gitmemek kaydıyla) dövün. Eğer bundan sonra size itaat ederlerse onları incitmekten kaçının! Şüphe yok ki Allah çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِيًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-33c.mp3","commentary_text":"“Kavvâm”, “kaim” kelimesinin mübalağa şekli olup geçimi sağlayan, koruyup gözeten, muhafaza eden, yüklendiği sorumlulukları yerine getiren, işleri yürüten, maiyetindekileri idare eden anlamlarına gelmektedir. Fıtrat bakımından varlık yapılarındaki farklılıklardan ötürü bu konularda erkekler kadınlardan daha yetkin olduğu için Allah kadını erkeğin himayesine ve sorumluluğuna bırakmıştır. Bilindiği üzere ailede görevleri bakımından erkek ve kadının farklı yükümlülükleri ve birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Ancak ailenin birinci derecede sorumlusu erkektir. Bu, bazı istisnalar dışında dünya genelinde de böyledir. Bu ayet aynı zamanda miras ayetlerinden hemen sonra geldiği için buradan da anlıyoruz ki; erkekler kadınlar üzerine koruyucu ve yöneticidirler. Çünkü erkekler, mallarını eşleri ve aile fertleri için harcamaları sebebiyle mirastan kadınların iki katı pay almaktadırlar. Ayrıca üstünlük gerekçesini sadece geçimi sağlamaya bağlamak da doğru değil çünkü erkekler biyolojik anlamda farklı olduğu gibi fiziksel bakımdan da kadınlara nazaran daha güçlüdür. Tarih boyunca savaşlar hep erkeklerle yapılmıştır, zor ve yorucu işler erkekler tarafından yürütülmüştür, ağır ve bunaltıcı meslekler erkeklerin olmuştur. 21. Asırda bile hala kadın korunan ve korunmaya muhtaç bir varlık olarak görülmektedir. Bunu kanıtlayan yüzlerce örneğe rastlamak mümkün. Bu onun zavallı ve değersiz bir varlık olduğu anlamına gelmez.  Allah her iki cinse de farklı alanlarda üstün kabiliyetler vermiştir. Bazı konularda kadın üstün yeteneklere haizdir, bazı konularda da erkek. Âyetteki “darabe” kelimesine “uzaklaştırmak”, “bırakmak”, “göndermek”, “örnek vermek” gibi farklı anlamlar yükleyenler vardır. Yani “onları geçici olarak evden uzaklaştırın, uslanmaları için onlara farklı örnekler verin, kısa süreliğine evlerine gönderin” gibi. “Darabe” kelimesi Kur’an’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı manalara gelse de burada bu kelimeye “dövmek” dışında bir anlam yüklemek, âyetteki anlam bütünlüğünü bozacağı için doğru olmaz. Bunun yerine, âyette bahsi geçen ve dövülebileceğine müsaade edilen kadının durumunu sorgulamak daha doğru olur. Âyette, kötü niyetli ve yuvasının yıkılmasına sebep olabilecek çirkin davranışlar sergileyen kadından söz ediliyor, evliliğe dair sorumluluk taşımayan, iffetini düşünmeyen, ailesinin onurunu ve şerefini ciddiye almayan, yabancı erkeklerle ilişkilerinde ölçüsü bulunmayan kadından bahsediliyor. Kur’an bu tip kadınların ıslahı için bir terbiye metodu ortaya koyuyor ve işe öğütle başlayarak, kadını yatağında yalnız bırakmakla devam ediyor ve birkaç gün geçtikten sonra haddi aşmamak kaydıyla son çare olarak “dövme” cezasını uygun görüyor. Ayrıca buradaki “nüşûz” kelimesiyle Tahrim 66/10. âyetindeki “haneta” kelimesi muhteva bakımından da birbirine yakındır. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetinden -düşmanlarıyla iş birliği yapmalarından- sonra helak oldukları anlatılmaktadır. Demek Allah’a isyan etmemek kaydıyla kocasına ihanet eden kadın kötü kadındır ve cezalandırılması gereken kadındır. Bilinmelidir ki helak olmak, dövülmekten çok çok daha ağır bir cezadır, dahası imtihanı kaybetmektir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine (doğal ve ilahi iradenin tecellisi gereği) üstün kılması ve mallarından (aile efradına) harcaması (ve ailenin sorumluluğunu üzerine alması) sebebiyle erkekleri kadınların yöneticisi ve koruyucusu kılmıştır. Dürüst ve erdemli kadınlar gerçekten Allah’ın koruduğu (ve korunmasını emrettiği) namuslarını aile içi mahremiyetlerini koruyan sadık ve itaatkâr kadınlardır. Kötü niyetlerinden ve (yuvanızın yıkılmasına sebep olabilecek) çirkin davranışlarından korktuğunuz kadınlara gelince; onlara (kendilerini düzeltmeleri için önce) öğüt verin; sonra (uslanmazlarsa ilginizi azaltarak) onları yataklarında yalnız bırakın; (bu da fayda vermez ve edepsizliklerine devam ederlerse) son çare olarak onları (aşırıya gitmemek kaydıyla) dövün. Eğer bundan sonra size itaat ederlerse onları incitmekten kaçının! Şüphe yok ki Allah çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِيًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-34c.mp3","commentary_text":"“Kavvâm”, “kaim” kelimesinin mübalağa şekli olup geçimi sağlayan, koruyup gözeten, muhafaza eden, yüklendiği sorumlulukları yerine getiren, işleri yürüten, maiyetindekileri idare eden anlamlarına gelmektedir. Fıtrat bakımından varlık yapılarındaki farklılıklardan ötürü bu konularda erkekler kadınlardan daha yetkin olduğu için Allah kadını erkeğin himayesine ve sorumluluğuna bırakmıştır. Bilindiği üzere ailede görevleri bakımından erkek ve kadının farklı yükümlülükleri ve birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Ancak ailenin birinci derecede sorumlusu erkektir. Bu, bazı istisnalar dışında dünya genelinde de böyledir. Bu ayet aynı zamanda miras ayetlerinden hemen sonra geldiği için buradan da anlıyoruz ki; erkekler kadınlar üzerine koruyucu ve yöneticidirler. Çünkü erkekler, mallarını eşleri ve aile fertleri için harcamaları sebebiyle mirastan kadınların iki katı pay almaktadırlar. Ayrıca üstünlük gerekçesini sadece geçimi sağlamaya bağlamak da doğru değil çünkü erkekler biyolojik anlamda farklı olduğu gibi fiziksel bakımdan da kadınlara nazaran daha güçlüdür. Tarih boyunca savaşlar hep erkeklerle yapılmıştır, zor ve yorucu işler erkekler tarafından yürütülmüştür, ağır ve bunaltıcı meslekler erkeklerin olmuştur. 21. Asırda bile hala kadın korunan ve korunmaya muhtaç bir varlık olarak görülmektedir. Bunu kanıtlayan yüzlerce örneğe rastlamak mümkün. Bu onun zavallı ve değersiz bir varlık olduğu anlamına gelmez.  Allah her iki cinse de farklı alanlarda üstün kabiliyetler vermiştir. Bazı konularda kadın üstün yeteneklere haizdir, bazı konularda da erkek. Âyetteki “darabe” kelimesine “uzaklaştırmak”, “bırakmak”, “göndermek”, “örnek vermek” gibi farklı anlamlar yükleyenler vardır. Yani “onları geçici olarak evden uzaklaştırın, uslanmaları için onlara farklı örnekler verin, kısa süreliğine evlerine gönderin” gibi. “Darabe” kelimesi Kur’an’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı manalara gelse de burada bu kelimeye “dövmek” dışında bir anlam yüklemek, âyetteki anlam bütünlüğünü bozacağı için doğru olmaz. Bunun yerine, âyette bahsi geçen ve dövülebileceğine müsaade edilen kadının durumunu sorgulamak daha doğru olur. Âyette, kötü niyetli ve yuvasının yıkılmasına sebep olabilecek çirkin davranışlar sergileyen kadından söz ediliyor, evliliğe dair sorumluluk taşımayan, iffetini düşünmeyen, ailesinin onurunu ve şerefini ciddiye almayan, yabancı erkeklerle ilişkilerinde ölçüsü bulunmayan kadından bahsediliyor. Kur’an bu tip kadınların ıslahı için bir terbiye metodu ortaya koyuyor ve işe öğütle başlayarak, kadını yatağında yalnız bırakmakla devam ediyor ve birkaç gün geçtikten sonra haddi aşmamak kaydıyla son çare olarak “dövme” cezasını uygun görüyor. Ayrıca buradaki “nüşûz” kelimesiyle Tahrim 66/10. âyetindeki “haneta” kelimesi muhteva bakımından da birbirine yakındır. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetinden -düşmanlarıyla iş birliği yapmalarından- sonra helak oldukları anlatılmaktadır. Demek Allah’a isyan etmemek kaydıyla kocasına ihanet eden kadın kötü kadındır ve cezalandırılması gereken kadındır. Bilinmelidir ki helak olmak, dövülmekten çok çok daha ağır bir cezadır, dahası imtihanı kaybetmektir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine (doğal ve ilahi iradenin tecellisi gereği) üstün kılması ve mallarından (aile efradına) harcaması (ve ailenin sorumluluğunu üzerine alması) sebebiyle erkekleri kadınların yöneticisi ve koruyucusu kılmıştır. Dürüst ve erdemli kadınlar gerçekten Allah’ın koruduğu (ve korunmasını emrettiği) namuslarını aile içi mahremiyetlerini koruyan sadık ve itaatkâr kadınlardır. Kötü niyetlerinden ve (yuvanızın yıkılmasına sebep olabilecek) çirkin davranışlarından korktuğunuz kadınlara gelince; onlara (kendilerini düzeltmeleri için önce) öğüt verin; sonra (uslanmazlarsa ilginizi azaltarak) onları yataklarında yalnız bırakın; (bu da fayda vermez ve edepsizliklerine devam ederlerse) son çare olarak onları (aşırıya gitmemek kaydıyla) dövün. Eğer bundan sonra size itaat ederlerse onları incitmekten kaçının! Şüphe yok ki Allah çok yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِيًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-34c.mp3","commentary_text":"“Kavvâm”, “kaim” kelimesinin mübalağa şekli olup geçimi sağlayan, koruyup gözeten, muhafaza eden, yüklendiği sorumlulukları yerine getiren, işleri yürüten, maiyetindekileri idare eden anlamlarına gelmektedir. Fıtrat bakımından varlık yapılarındaki farklılıklardan ötürü bu konularda erkekler kadınlardan daha yetkin olduğu için Allah kadını erkeğin himayesine ve sorumluluğuna bırakmıştır. Bilindiği üzere ailede görevleri bakımından erkek ve kadının farklı yükümlülükleri ve birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Ancak ailenin birinci derecede sorumlusu erkektir. Bu, bazı istisnalar dışında dünya genelinde de böyledir. Bu ayet aynı zamanda miras ayetlerinden hemen sonra geldiği için buradan da anlıyoruz ki; erkekler kadınlar üzerine koruyucu ve yöneticidirler. Çünkü erkekler, mallarını eşleri ve aile fertleri için harcamaları sebebiyle mirastan kadınların iki katı pay almaktadırlar. Ayrıca üstünlük gerekçesini sadece geçimi sağlamaya bağlamak da doğru değil çünkü erkekler biyolojik anlamda farklı olduğu gibi fiziksel bakımdan da kadınlara nazaran daha güçlüdür. Tarih boyunca savaşlar hep erkeklerle yapılmıştır, zor ve yorucu işler erkekler tarafından yürütülmüştür, ağır ve bunaltıcı meslekler erkeklerin olmuştur. 21. Asırda bile hala kadın korunan ve korunmaya muhtaç bir varlık olarak görülmektedir. Bunu kanıtlayan yüzlerce örneğe rastlamak mümkün. Bu onun zavallı ve değersiz bir varlık olduğu anlamına gelmez.  Allah her iki cinse de farklı alanlarda üstün kabiliyetler vermiştir. Bazı konularda kadın üstün yeteneklere haizdir, bazı konularda da erkek. Âyetteki “darabe” kelimesine “uzaklaştırmak”, “bırakmak”, “göndermek”, “örnek vermek” gibi farklı anlamlar yükleyenler vardır. Yani “onları geçici olarak evden uzaklaştırın, uslanmaları için onlara farklı örnekler verin, kısa süreliğine evlerine gönderin” gibi. “Darabe” kelimesi Kur’an’da 58 yerde geçer ve bağlamına göre farklı manalara gelse de burada bu kelimeye “dövmek” dışında bir anlam yüklemek, âyetteki anlam bütünlüğünü bozacağı için doğru olmaz. Bunun yerine, âyette bahsi geçen ve dövülebileceğine müsaade edilen kadının durumunu sorgulamak daha doğru olur. Âyette, kötü niyetli ve yuvasının yıkılmasına sebep olabilecek çirkin davranışlar sergileyen kadından söz ediliyor, evliliğe dair sorumluluk taşımayan, iffetini düşünmeyen, ailesinin onurunu ve şerefini ciddiye almayan, yabancı erkeklerle ilişkilerinde ölçüsü bulunmayan kadından bahsediliyor. Kur’an bu tip kadınların ıslahı için bir terbiye metodu ortaya koyuyor ve işe öğütle başlayarak, kadını yatağında yalnız bırakmakla devam ediyor ve birkaç gün geçtikten sonra haddi aşmamak kaydıyla son çare olarak “dövme” cezasını uygun görüyor. Ayrıca buradaki “nüşûz” kelimesiyle Tahrim 66/10. âyetindeki “haneta” kelimesi muhteva bakımından da birbirine yakındır. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetinden -düşmanlarıyla iş birliği yapmalarından- sonra helak oldukları anlatılmaktadır. Demek Allah’a isyan etmemek kaydıyla kocasına ihanet eden kadın kötü kadındır ve cezalandırılması gereken kadındır. Bilinmelidir ki helak olmak, dövülmekten çok çok daha ağır bir cezadır, dahası imtihanı kaybetmektir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından endişe ederseniz bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Bunlar (arayı) düzeltmek isterlerse Allah da aralarında (barışın yeniden sağlanması için onları) muvaffak kılar. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından endişe ederseniz bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Bunlar (arayı) düzeltmek isterlerse Allah da aralarında (barışın yeniden sağlanması için onları) muvaffak kılar. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından endişe ederseniz bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Bunlar (arayı) düzeltmek isterlerse Allah da aralarında (barışın yeniden sağlanması için onları) muvaffak kılar. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından endişe ederseniz bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Bunlar (arayı) düzeltmek isterlerse Allah da aralarında (barışın yeniden sağlanması için onları) muvaffak kılar. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah’a kulluk edin ve hiçbir şeyi O’na denk tutmayın. Ana-babaya akrabaya yetimlere düşkünlere yakın komşuya uzak komşuya yakın arkadaşa yolcuya ve elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik yapın. Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.","arabic_text":"وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah’a kulluk edin ve hiçbir şeyi O’na denk tutmayın. Ana-babaya akrabaya yetimlere düşkünlere yakın komşuya uzak komşuya yakın arkadaşa yolcuya ve elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik yapın. Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.","arabic_text":"وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah’a kulluk edin ve hiçbir şeyi O’na denk tutmayın. Ana-babaya akrabaya yetimlere düşkünlere yakın komşuya uzak komşuya yakın arkadaşa yolcuya ve elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik yapın. Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.","arabic_text":"وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah’a kulluk edin ve hiçbir şeyi O’na denk tutmayın. Ana-babaya akrabaya yetimlere düşkünlere yakın komşuya uzak komşuya yakın arkadaşa yolcuya ve elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik yapın. Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.","arabic_text":"وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar ki hem cimrilik ederler hem de insanları cimriliğe teşvik ederler ve (infak etmemek için) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz de (bu) inkârcı (nankör)lere rezil edici ve alçaltıcı bir azap hazırladık.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar ki hem cimrilik ederler hem de insanları cimriliğe teşvik ederler ve (infak etmemek için) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz de (bu) inkârcı (nankör)lere rezil edici ve alçaltıcı bir azap hazırladık.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar ki hem cimrilik ederler hem de insanları cimriliğe teşvik ederler ve (infak etmemek için) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz de (bu) inkârcı (nankör)lere rezil edici ve alçaltıcı bir azap hazırladık.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar ki hem cimrilik ederler hem de insanları cimriliğe teşvik ederler ve (infak etmemek için) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz de (bu) inkârcı (nankör)lere rezil edici ve alçaltıcı bir azap hazırladık.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan Allah’a ve âhiret gününe de (gerçekten) inanmayan kimselerdir. Şeytan kime arkadaş olursa o ne kötü bir arkadaştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪ينًا فَسَٓاءَ قَر۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan Allah’a ve âhiret gününe de (gerçekten) inanmayan kimselerdir. Şeytan kime arkadaş olursa o ne kötü bir arkadaştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪ينًا فَسَٓاءَ قَر۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan Allah’a ve âhiret gününe de (gerçekten) inanmayan kimselerdir. Şeytan kime arkadaş olursa o ne kötü bir arkadaştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪ينًا فَسَٓاءَ قَر۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcayan Allah’a ve âhiret gününe de (gerçekten) inanmayan kimselerdir. Şeytan kime arkadaş olursa o ne kötü bir arkadaştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪ينًا فَسَٓاءَ قَر۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah’a ve âhiret gününe inansalar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden (gösteriş yapmadan) infak etselerdi ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah’a ve âhiret gününe inansalar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden (gösteriş yapmadan) infak etselerdi ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah’a ve âhiret gününe inansalar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden (gösteriş yapmadan) infak etselerdi ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah’a ve âhiret gününe inansalar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden (gösteriş yapmadan) infak etselerdi ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah (hiç kimseye) zerre kadar haksızlık etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah (hiç kimseye) zerre kadar haksızlık etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah (hiç kimseye) zerre kadar haksızlık etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah (hiç kimseye) zerre kadar haksızlık etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (resûl) getirdiğimiz ve seni de bu ümmete karşı şahit gösterdiğimiz zaman bakalım (o inkârcıların) halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يدًاۜ","related_links":["16/89","39/69"],"audio_path":"3/3-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-41c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın dinini insanlara tebliğle yükümlüdür. Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiştir. Kur’an’ın bize öğrettiği üzere hayat, devamlı ve organik bir süreçtir. Bölgesel ve sosyal şartlara göre uygulamalar (şeriatlar) değişse de ahlaki prensipler temelde değişmemektedir. Son peygamber olan Hz. Muhammed gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin getirdiği ilahi öğretileri ihtiva eden en kapsamlı kitaba (Kur’an’a) muhatap olmuş ve İslam dininin tamamlanmış son şeklini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin muhatap olduğu toplumlar, peygamberlerine inanmak ve tebliğ ettiklerine uymak zorundadır. Bu konuda en büyük şahitleri hiç şüphesiz kendileriyle beraber yaşayan peygamberlerdir. Bu bakımdan hesap gününde gerekli görüldüğü taktirde bütün ümmetler için peygamberler tanık durumunda olacaktır. Hz. Muhammed’in tanıklığına örnek olarak Furkan suresi 25/30 ayeti gösterebiliriz: “Resul (Muhammed) de (o gün): “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (resûl) getirdiğimiz ve seni de bu ümmete karşı şahit gösterdiğimiz zaman bakalım (o inkârcıların) halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يدًاۜ","related_links":["16/89","39/69"],"audio_path":"3/3-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-40c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın dinini insanlara tebliğle yükümlüdür. Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiştir. Kur’an’ın bize öğrettiği üzere hayat, devamlı ve organik bir süreçtir. Bölgesel ve sosyal şartlara göre uygulamalar (şeriatlar) değişse de ahlaki prensipler temelde değişmemektedir. Son peygamber olan Hz. Muhammed gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin getirdiği ilahi öğretileri ihtiva eden en kapsamlı kitaba (Kur’an’a) muhatap olmuş ve İslam dininin tamamlanmış son şeklini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin muhatap olduğu toplumlar, peygamberlerine inanmak ve tebliğ ettiklerine uymak zorundadır. Bu konuda en büyük şahitleri hiç şüphesiz kendileriyle beraber yaşayan peygamberlerdir. Bu bakımdan hesap gününde gerekli görüldüğü taktirde bütün ümmetler için peygamberler tanık durumunda olacaktır. Hz. Muhammed’in tanıklığına örnek olarak Furkan suresi 25/30 ayeti gösterebiliriz: “Resul (Muhammed) de (o gün): “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (resûl) getirdiğimiz ve seni de bu ümmete karşı şahit gösterdiğimiz zaman bakalım (o inkârcıların) halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يدًاۜ","related_links":["16/89","39/69"],"audio_path":"3/3-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-41c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın dinini insanlara tebliğle yükümlüdür. Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiştir. Kur’an’ın bize öğrettiği üzere hayat, devamlı ve organik bir süreçtir. Bölgesel ve sosyal şartlara göre uygulamalar (şeriatlar) değişse de ahlaki prensipler temelde değişmemektedir. Son peygamber olan Hz. Muhammed gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin getirdiği ilahi öğretileri ihtiva eden en kapsamlı kitaba (Kur’an’a) muhatap olmuş ve İslam dininin tamamlanmış son şeklini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin muhatap olduğu toplumlar, peygamberlerine inanmak ve tebliğ ettiklerine uymak zorundadır. Bu konuda en büyük şahitleri hiç şüphesiz kendileriyle beraber yaşayan peygamberlerdir. Bu bakımdan hesap gününde gerekli görüldüğü taktirde bütün ümmetler için peygamberler tanık durumunda olacaktır. Hz. Muhammed’in tanıklığına örnek olarak Furkan suresi 25/30 ayeti gösterebiliriz: “Resul (Muhammed) de (o gün): “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Hesap günü) her ümmetten haklarında tanıklık edecek bir şahit (resûl) getirdiğimiz ve seni de bu ümmete karşı şahit gösterdiğimiz zaman bakalım (o inkârcıların) halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يدًاۜ","related_links":["16/89","39/69"],"audio_path":"3/3-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-41c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın dinini insanlara tebliğle yükümlüdür. Bütün peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını getirmiştir. Kur’an’ın bize öğrettiği üzere hayat, devamlı ve organik bir süreçtir. Bölgesel ve sosyal şartlara göre uygulamalar (şeriatlar) değişse de ahlaki prensipler temelde değişmemektedir. Son peygamber olan Hz. Muhammed gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin getirdiği ilahi öğretileri ihtiva eden en kapsamlı kitaba (Kur’an’a) muhatap olmuş ve İslam dininin tamamlanmış son şeklini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin muhatap olduğu toplumlar, peygamberlerine inanmak ve tebliğ ettiklerine uymak zorundadır. Bu konuda en büyük şahitleri hiç şüphesiz kendileriyle beraber yaşayan peygamberlerdir. Bu bakımdan hesap gününde gerekli görüldüğü taktirde bütün ümmetler için peygamberler tanık durumunda olacaktır. Hz. Muhammed’in tanıklığına örnek olarak Furkan suresi 25/30 ayeti gösterebiliriz: “Resul (Muhammed) de (o gün): “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah’ı inkâr edip Resûl’e itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler ama (onlar) olup biten hiçbir şeyi Allah’tan gizleyemeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ لَوْ تُسَوّٰى بِهِمُ الْاَرْضُۜ وَلَا يَكْتُمُونَ اللّٰهَ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah’ı inkâr edip Resûl’e itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler ama (onlar) olup biten hiçbir şeyi Allah’tan gizleyemeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ لَوْ تُسَوّٰى بِهِمُ الْاَرْضُۜ وَلَا يَكْتُمُونَ اللّٰهَ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah’ı inkâr edip Resûl’e itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler ama (onlar) olup biten hiçbir şeyi Allah’tan gizleyemeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ لَوْ تُسَوّٰى بِهِمُ الْاَرْضُۜ وَلَا يَكْتُمُونَ اللّٰهَ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah’ı inkâr edip Resûl’e itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler ama (onlar) olup biten hiçbir şeyi Allah’tan gizleyemeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَعَصَوُا الرَّسُولَ لَوْ تُسَوّٰى بِهِمُ الْاَرْضُۜ وَلَا يَكْتُمُونَ اللّٰهَ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ey inananlar! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye (kendinize gelinceye) kadar bir de -yolcu olmanız müstesna- cünüpken gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın! Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut herhangi biriniz tuvalete gidip ihtiyaç giderdikten sonra veya kadınlarınızla birlikte olup su da bulamamışsanız pak bir toprakla teyemmüm edin (toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-43c.mp3","commentary_text":"“Ne söylediğinizi bilinceye kadar” ifadesi, namazın çok dikkatli ve bilinçli eda edilmesi gerektiğini anlatmaktadır. Sarhoşken yani kişi ne dediğini ve ne istediğini bilmezken namaza durmasının bir anlamının olmayacağı vurgulanmaktadır. İnsan, namazda kimin huzurunda olduğunu, okuduklarının ne anlama geldiğini ve huzurunda durduğu yaratıcısıyla neleri konuştuğunu, O’na hangi konularda söz verdiğini, O’ndan neleri istediğini bilmelidir. Aksi taktirde namaz, sadece cehennem korkusuyla ya da cennet arzusuyla eda edilmiş olur ki bu namazın insanı kötülüklerden alıkoyması ve müspet manada insan davranışlarında etkili olması düşünülemez. Allah’ın istediği namaz da bu değildir zaten. Müslüman namazın her rekâtında; “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” diye Allah’a söz verdiğini bilecek ki kendisi gibi aciz varlıklara ve sahte otoritelere kulluk etmesin, onlardan medet ummasın! Namazda “Bizi, duygularımızla, ihtiyaçlarımızla, eğilimlerimizle birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum içinde olan o dosdoğru yola, yani İslâm’a ilet” diye dua eden kişi bunu hatırlayacak ki namazdan sonra İslam’a uymayan, Kur’an’ın getirdiği evrensel ahlak değerlerle örtüşmeyen davranışlar sergilemesin. Namazı, ahlaktan yoksun insanın Allah’ın rahmet kapısının önünde içi boş bir ritüel yapması değil, İslâm ahlakıyla tekâmül etmiş Müslümanın Allah’la hasbıhal etmesi olarak görsün."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ey inananlar! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye (kendinize gelinceye) kadar bir de -yolcu olmanız müstesna- cünüpken gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın! Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut herhangi biriniz tuvalete gidip ihtiyaç giderdikten sonra veya kadınlarınızla birlikte olup su da bulamamışsanız pak bir toprakla teyemmüm edin (toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-42c.mp3","commentary_text":"“Ne söylediğinizi bilinceye kadar” ifadesi, namazın çok dikkatli ve bilinçli eda edilmesi gerektiğini anlatmaktadır. Sarhoşken yani kişi ne dediğini ve ne istediğini bilmezken namaza durmasının bir anlamının olmayacağı vurgulanmaktadır. İnsan, namazda kimin huzurunda olduğunu, okuduklarının ne anlama geldiğini ve huzurunda durduğu yaratıcısıyla neleri konuştuğunu, O’na hangi konularda söz verdiğini, O’ndan neleri istediğini bilmelidir. Aksi taktirde namaz, sadece cehennem korkusuyla ya da cennet arzusuyla eda edilmiş olur ki bu namazın insanı kötülüklerden alıkoyması ve müspet manada insan davranışlarında etkili olması düşünülemez. Allah’ın istediği namaz da bu değildir zaten. Müslüman namazın her rekâtında; “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” diye Allah’a söz verdiğini bilecek ki kendisi gibi aciz varlıklara ve sahte otoritelere kulluk etmesin, onlardan medet ummasın! Namazda “Bizi, duygularımızla, ihtiyaçlarımızla, eğilimlerimizle birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum içinde olan o dosdoğru yola, yani İslâm’a ilet” diye dua eden kişi bunu hatırlayacak ki namazdan sonra İslam’a uymayan, Kur’an’ın getirdiği evrensel ahlak değerlerle örtüşmeyen davranışlar sergilemesin. Namazı, ahlaktan yoksun insanın Allah’ın rahmet kapısının önünde içi boş bir ritüel yapması değil, İslâm ahlakıyla tekâmül etmiş Müslümanın Allah’la hasbıhal etmesi olarak görsün."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ey inananlar! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye (kendinize gelinceye) kadar bir de -yolcu olmanız müstesna- cünüpken gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın! Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut herhangi biriniz tuvalete gidip ihtiyaç giderdikten sonra veya kadınlarınızla birlikte olup su da bulamamışsanız pak bir toprakla teyemmüm edin (toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-43c.mp3","commentary_text":"“Ne söylediğinizi bilinceye kadar” ifadesi, namazın çok dikkatli ve bilinçli eda edilmesi gerektiğini anlatmaktadır. Sarhoşken yani kişi ne dediğini ve ne istediğini bilmezken namaza durmasının bir anlamının olmayacağı vurgulanmaktadır. İnsan, namazda kimin huzurunda olduğunu, okuduklarının ne anlama geldiğini ve huzurunda durduğu yaratıcısıyla neleri konuştuğunu, O’na hangi konularda söz verdiğini, O’ndan neleri istediğini bilmelidir. Aksi taktirde namaz, sadece cehennem korkusuyla ya da cennet arzusuyla eda edilmiş olur ki bu namazın insanı kötülüklerden alıkoyması ve müspet manada insan davranışlarında etkili olması düşünülemez. Allah’ın istediği namaz da bu değildir zaten. Müslüman namazın her rekâtında; “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” diye Allah’a söz verdiğini bilecek ki kendisi gibi aciz varlıklara ve sahte otoritelere kulluk etmesin, onlardan medet ummasın! Namazda “Bizi, duygularımızla, ihtiyaçlarımızla, eğilimlerimizle birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum içinde olan o dosdoğru yola, yani İslâm’a ilet” diye dua eden kişi bunu hatırlayacak ki namazdan sonra İslam’a uymayan, Kur’an’ın getirdiği evrensel ahlak değerlerle örtüşmeyen davranışlar sergilemesin. Namazı, ahlaktan yoksun insanın Allah’ın rahmet kapısının önünde içi boş bir ritüel yapması değil, İslâm ahlakıyla tekâmül etmiş Müslümanın Allah’la hasbıhal etmesi olarak görsün."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ey inananlar! Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye (kendinize gelinceye) kadar bir de -yolcu olmanız müstesna- cünüpken gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın! Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut herhangi biriniz tuvalete gidip ihtiyaç giderdikten sonra veya kadınlarınızla birlikte olup su da bulamamışsanız pak bir toprakla teyemmüm edin (toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-43c.mp3","commentary_text":"“Ne söylediğinizi bilinceye kadar” ifadesi, namazın çok dikkatli ve bilinçli eda edilmesi gerektiğini anlatmaktadır. Sarhoşken yani kişi ne dediğini ve ne istediğini bilmezken namaza durmasının bir anlamının olmayacağı vurgulanmaktadır. İnsan, namazda kimin huzurunda olduğunu, okuduklarının ne anlama geldiğini ve huzurunda durduğu yaratıcısıyla neleri konuştuğunu, O’na hangi konularda söz verdiğini, O’ndan neleri istediğini bilmelidir. Aksi taktirde namaz, sadece cehennem korkusuyla ya da cennet arzusuyla eda edilmiş olur ki bu namazın insanı kötülüklerden alıkoyması ve müspet manada insan davranışlarında etkili olması düşünülemez. Allah’ın istediği namaz da bu değildir zaten. Müslüman namazın her rekâtında; “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” diye Allah’a söz verdiğini bilecek ki kendisi gibi aciz varlıklara ve sahte otoritelere kulluk etmesin, onlardan medet ummasın! Namazda “Bizi, duygularımızla, ihtiyaçlarımızla, eğilimlerimizle birebir örtüşen, varlık kanunlarıyla tam bir uyum içinde olan o dosdoğru yola, yani İslâm’a ilet” diye dua eden kişi bunu hatırlayacak ki namazdan sonra İslam’a uymayan, Kur’an’ın getirdiği evrensel ahlak değerlerle örtüşmeyen davranışlar sergilemesin. Namazı, ahlaktan yoksun insanın Allah’ın rahmet kapısının önünde içi boş bir ritüel yapması değil, İslâm ahlakıyla tekâmül etmiş Müslümanın Allah’la hasbıhal etmesi olarak görsün."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar (mal servet şöhret peşinde din istismarına yönelip) sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُر۪يدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-44c.mp3","commentary_text":"Kitaptan pay verilmesi demek: ilim sahibi olmak anlamındadır ve bu ilim sahiplerinin çıkar ve menfaatleri uğruna hem kendisini hem de etrafındakileri basit çıkarlar uğruna felakete sürüklememesi, hakkı batıl, batılı hak gibi göstermemesi gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar (mal servet şöhret peşinde din istismarına yönelip) sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُر۪يدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-43c.mp3","commentary_text":"Kitaptan pay verilmesi demek: ilim sahibi olmak anlamındadır ve bu ilim sahiplerinin çıkar ve menfaatleri uğruna hem kendisini hem de etrafındakileri basit çıkarlar uğruna felakete sürüklememesi, hakkı batıl, batılı hak gibi göstermemesi gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar (mal servet şöhret peşinde din istismarına yönelip) sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُر۪يدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-44c.mp3","commentary_text":"Kitaptan pay verilmesi demek: ilim sahibi olmak anlamındadır ve bu ilim sahiplerinin çıkar ve menfaatleri uğruna hem kendisini hem de etrafındakileri basit çıkarlar uğruna felakete sürüklememesi, hakkı batıl, batılı hak gibi göstermemesi gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar (mal servet şöhret peşinde din istismarına yönelip) sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُر۪يدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-44c.mp3","commentary_text":"Kitaptan pay verilmesi demek: ilim sahibi olmak anlamındadır ve bu ilim sahiplerinin çıkar ve menfaatleri uğruna hem kendisini hem de etrafındakileri basit çıkarlar uğruna felakete sürüklememesi, hakkı batıl, batılı hak gibi göstermemesi gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah (sizin gerçek dostlarınızı ve) düşmanlarınızı sizden çok daha iyi bilir. Koruyup gözeten olarak Allah (size) yeter. Bir yardımcı olarak da Allah (size) yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاَعْدَٓائِكُمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَلِيًّاۗ وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah (sizin gerçek dostlarınızı ve) düşmanlarınızı sizden çok daha iyi bilir. Koruyup gözeten olarak Allah (size) yeter. Bir yardımcı olarak da Allah (size) yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاَعْدَٓائِكُمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَلِيًّاۗ وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah (sizin gerçek dostlarınızı ve) düşmanlarınızı sizden çok daha iyi bilir. Koruyup gözeten olarak Allah (size) yeter. Bir yardımcı olarak da Allah (size) yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاَعْدَٓائِكُمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَلِيًّاۗ وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah (sizin gerçek dostlarınızı ve) düşmanlarınızı sizden çok daha iyi bilir. Koruyup gözeten olarak Allah (size) yeter. Bir yardımcı olarak da Allah (size) yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاَعْدَٓائِكُمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَلِيًّاۗ وَكَفٰى بِاللّٰهِ نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahudilerin bir kısmı (Tevrat’taki) kelimelerin anlamını çarpıtırlar. Sözleri asıl bağlamından koparıp tahrif ederek “İşittik ama karşı çıkıyoruz!” ve “Dinle dinlemez olası!” ve “Asıl sen bize kulak ver (bizim çobanımız ol ey Muhammed)!” derler. Böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. Hâlbuki onlar sadece “İşittik ve itaat ediyoruz!” ve “Bizi dinle bize katlan (organize edip yönet)!” deselerdi gerçekten bu onlar için daha hayırlı ve daha dürüstçe bir davranış olurdu. İşte Allah inkârları (ve isyanları) yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَيًّا بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":["2/104","3/78","5/13"],"audio_path":"3/3-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-46c.mp3","commentary_text":"“Râina”, Bakara suresinin 104. ayetinde de olduğu gibi “i” harfinin kesresini azıcık uzatmakla yani “î” yapmakla anlamı değişen bir kelimedir. Normal okunuşla “Lütfedip dinle” anlamı taşıdığı gibi “î” yi uzatarak hakaret anlamında “dinle, dinlemez olası, çoban ol” gibi anlama da gelir. Medine Yahudilerinden bazıları Peygamber Efendimizle konuştukları zaman, kelime oyunları yaparak “bizi gözet” anlamına gelen “râina” kelimesindeki ayının kesresini biraz uzatarak “râîna” şeklinde okur ve “Bizim çobanımız ol, dinlemez olası!” anlamına gelen şekle sokarlardı. Bu şekilde laubali tavırlarıyla Hz. Peygamberle alay etmeye çalışırlardı. Bu ayet, o günün Yahudilerinin bu yaptığının ne kadar çirkin bir iş olduğu ve bu tavırlarından dolayı lanetlendikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahudilerin bir kısmı (Tevrat’taki) kelimelerin anlamını çarpıtırlar. Sözleri asıl bağlamından koparıp tahrif ederek “İşittik ama karşı çıkıyoruz!” ve “Dinle dinlemez olası!” ve “Asıl sen bize kulak ver (bizim çobanımız ol ey Muhammed)!” derler. Böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. Hâlbuki onlar sadece “İşittik ve itaat ediyoruz!” ve “Bizi dinle bize katlan (organize edip yönet)!” deselerdi gerçekten bu onlar için daha hayırlı ve daha dürüstçe bir davranış olurdu. İşte Allah inkârları (ve isyanları) yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَيًّا بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":["2/104","3/78","5/13"],"audio_path":"3/3-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-45c.mp3","commentary_text":"“Râina”, Bakara suresinin 104. ayetinde de olduğu gibi “i” harfinin kesresini azıcık uzatmakla yani “î” yapmakla anlamı değişen bir kelimedir. Normal okunuşla “Lütfedip dinle” anlamı taşıdığı gibi “î” yi uzatarak hakaret anlamında “dinle, dinlemez olası, çoban ol” gibi anlama da gelir. Medine Yahudilerinden bazıları Peygamber Efendimizle konuştukları zaman, kelime oyunları yaparak “bizi gözet” anlamına gelen “râina” kelimesindeki ayının kesresini biraz uzatarak “râîna” şeklinde okur ve “Bizim çobanımız ol, dinlemez olası!” anlamına gelen şekle sokarlardı. Bu şekilde laubali tavırlarıyla Hz. Peygamberle alay etmeye çalışırlardı. Bu ayet, o günün Yahudilerinin bu yaptığının ne kadar çirkin bir iş olduğu ve bu tavırlarından dolayı lanetlendikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahudilerin bir kısmı (Tevrat’taki) kelimelerin anlamını çarpıtırlar. Sözleri asıl bağlamından koparıp tahrif ederek “İşittik ama karşı çıkıyoruz!” ve “Dinle dinlemez olası!” ve “Asıl sen bize kulak ver (bizim çobanımız ol ey Muhammed)!” derler. Böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. Hâlbuki onlar sadece “İşittik ve itaat ediyoruz!” ve “Bizi dinle bize katlan (organize edip yönet)!” deselerdi gerçekten bu onlar için daha hayırlı ve daha dürüstçe bir davranış olurdu. İşte Allah inkârları (ve isyanları) yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَيًّا بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":["2/104","3/78","5/13"],"audio_path":"3/3-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-46c.mp3","commentary_text":"“Râina”, Bakara suresinin 104. ayetinde de olduğu gibi “i” harfinin kesresini azıcık uzatmakla yani “î” yapmakla anlamı değişen bir kelimedir. Normal okunuşla “Lütfedip dinle” anlamı taşıdığı gibi “î” yi uzatarak hakaret anlamında “dinle, dinlemez olası, çoban ol” gibi anlama da gelir. Medine Yahudilerinden bazıları Peygamber Efendimizle konuştukları zaman, kelime oyunları yaparak “bizi gözet” anlamına gelen “râina” kelimesindeki ayının kesresini biraz uzatarak “râîna” şeklinde okur ve “Bizim çobanımız ol, dinlemez olası!” anlamına gelen şekle sokarlardı. Bu şekilde laubali tavırlarıyla Hz. Peygamberle alay etmeye çalışırlardı. Bu ayet, o günün Yahudilerinin bu yaptığının ne kadar çirkin bir iş olduğu ve bu tavırlarından dolayı lanetlendikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahudilerin bir kısmı (Tevrat’taki) kelimelerin anlamını çarpıtırlar. Sözleri asıl bağlamından koparıp tahrif ederek “İşittik ama karşı çıkıyoruz!” ve “Dinle dinlemez olası!” ve “Asıl sen bize kulak ver (bizim çobanımız ol ey Muhammed)!” derler. Böylece dilleriyle oyun oynarlar ve (sahih) itikadın yanlış olduğunu ima etmeye çalışırlar. Hâlbuki onlar sadece “İşittik ve itaat ediyoruz!” ve “Bizi dinle bize katlan (organize edip yönet)!” deselerdi gerçekten bu onlar için daha hayırlı ve daha dürüstçe bir davranış olurdu. İşte Allah inkârları (ve isyanları) yüzünden onlara lanet etmiştir. Onların ancak pek azı inanır.","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَيًّا بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْنًا فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":["2/104","3/78","5/13"],"audio_path":"3/3-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-46c.mp3","commentary_text":"“Râina”, Bakara suresinin 104. ayetinde de olduğu gibi “i” harfinin kesresini azıcık uzatmakla yani “î” yapmakla anlamı değişen bir kelimedir. Normal okunuşla “Lütfedip dinle” anlamı taşıdığı gibi “î” yi uzatarak hakaret anlamında “dinle, dinlemez olası, çoban ol” gibi anlama da gelir. Medine Yahudilerinden bazıları Peygamber Efendimizle konuştukları zaman, kelime oyunları yaparak “bizi gözet” anlamına gelen “râina” kelimesindeki ayının kesresini biraz uzatarak “râîna” şeklinde okur ve “Bizim çobanımız ol, dinlemez olası!” anlamına gelen şekle sokarlardı. Bu şekilde laubali tavırlarıyla Hz. Peygamberle alay etmeye çalışırlardı. Bu ayet, o günün Yahudilerinin bu yaptığının ne kadar çirkin bir iş olduğu ve bu tavırlarından dolayı lanetlendikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":["2/65","4/154","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":["2/65","4/154","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":["2/65","4/154","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":["2/65","4/154","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Allah kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında (iyi niyet ve amellerine bakarak) dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدِ افْتَرٰٓى اِثْمًا عَظ۪يمًا","related_links":["4/116","5/72","22/31"],"audio_path":"3/3-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-48c.mp3","commentary_text":"Gerek varlık âlemindeki düzen ve disipline, gerek insan bünyesindeki maddi ve manevi mucizelerin sınırsızlığına, gerekse Allah’ın mutlak birliğinin ve benzersizliğinin Hz. Peygamber’in getirdiği öğretilerle ve örnekliğinin sürekli vurgulanmasına rağmen Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Allah kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında (iyi niyet ve amellerine bakarak) dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدِ افْتَرٰٓى اِثْمًا عَظ۪يمًا","related_links":["4/116","5/72","22/31"],"audio_path":"3/3-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-47c.mp3","commentary_text":"Gerek varlık âlemindeki düzen ve disipline, gerek insan bünyesindeki maddi ve manevi mucizelerin sınırsızlığına, gerekse Allah’ın mutlak birliğinin ve benzersizliğinin Hz. Peygamber’in getirdiği öğretilerle ve örnekliğinin sürekli vurgulanmasına rağmen Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Allah kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında (iyi niyet ve amellerine bakarak) dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدِ افْتَرٰٓى اِثْمًا عَظ۪يمًا","related_links":["4/116","5/72","22/31"],"audio_path":"3/3-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-48c.mp3","commentary_text":"Gerek varlık âlemindeki düzen ve disipline, gerek insan bünyesindeki maddi ve manevi mucizelerin sınırsızlığına, gerekse Allah’ın mutlak birliğinin ve benzersizliğinin Hz. Peygamber’in getirdiği öğretilerle ve örnekliğinin sürekli vurgulanmasına rağmen Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Allah kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında (iyi niyet ve amellerine bakarak) dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدِ افْتَرٰٓى اِثْمًا عَظ۪يمًا","related_links":["4/116","5/72","22/31"],"audio_path":"3/3-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-48c.mp3","commentary_text":"Gerek varlık âlemindeki düzen ve disipline, gerek insan bünyesindeki maddi ve manevi mucizelerin sınırsızlığına, gerekse Allah’ın mutlak birliğinin ve benzersizliğinin Hz. Peygamber’in getirdiği öğretilerle ve örnekliğinin sürekli vurgulanmasına rağmen Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden, Allah’la arasına vasıtalar koyan ve Allah’ın tasarruf yetkisini onlarla paylaşan kişi müşriktir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Şu kendilerini temize çıkaranları (günahsız görenleri) görmüyor musun? Oysa Allah dilediği kimseyi (iyi niyet ve faydalı çalışmalarından dolayı) arındırır fakat hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-49c.mp3","commentary_text":"İnsan hayatı boyunca yaptıklarının yanı sıra yapması gerektiği halde yapmadıklarından da sorumludur. Dolayısıyla kendisini günahsız görme yetkisinin olmadığı, değerlendirmeyi sadece Rabbimizin yapacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Şu kendilerini temize çıkaranları (günahsız görenleri) görmüyor musun? Oysa Allah dilediği kimseyi (iyi niyet ve faydalı çalışmalarından dolayı) arındırır fakat hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-48c.mp3","commentary_text":"İnsan hayatı boyunca yaptıklarının yanı sıra yapması gerektiği halde yapmadıklarından da sorumludur. Dolayısıyla kendisini günahsız görme yetkisinin olmadığı, değerlendirmeyi sadece Rabbimizin yapacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Şu kendilerini temize çıkaranları (günahsız görenleri) görmüyor musun? Oysa Allah dilediği kimseyi (iyi niyet ve faydalı çalışmalarından dolayı) arındırır fakat hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-49c.mp3","commentary_text":"İnsan hayatı boyunca yaptıklarının yanı sıra yapması gerektiği halde yapmadıklarından da sorumludur. Dolayısıyla kendisini günahsız görme yetkisinin olmadığı, değerlendirmeyi sadece Rabbimizin yapacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Şu kendilerini temize çıkaranları (günahsız görenleri) görmüyor musun? Oysa Allah dilediği kimseyi (iyi niyet ve faydalı çalışmalarından dolayı) arındırır fakat hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-49c.mp3","commentary_text":"İnsan hayatı boyunca yaptıklarının yanı sıra yapması gerektiği halde yapmadıklarından da sorumludur. Dolayısıyla kendisini günahsız görme yetkisinin olmadığı, değerlendirmeyi sadece Rabbimizin yapacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bak Allah’a karşı nasıl yalan uydurup iftira ediyorlar. Bu apaçık bir günah olarak (onlara) yeter.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَكَفٰى بِه۪ٓ اِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-50c.mp3","commentary_text":"“Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” (Maide, 5/18), “Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir” (Bakara 2/80), “Biz (Allah’ın) salih kullarıyız” (Bakara 2/11), “Cennete ancak Yahudi veya Hıristiyan olan girebilecektir” (Bakara 2/111). Bu ayetlerde de görüldüğü gibi “Allah bizi ayrıcalıklı bir millet olarak seçip yüceltmiştir ve ne yaparsak yapalım, bizi asla cezalandırmayacaktır!” şeklindeki söylemleriyle yalanlar uydurup Allah’a iftira atıyorlar."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bak Allah’a karşı nasıl yalan uydurup iftira ediyorlar. Bu apaçık bir günah olarak (onlara) yeter.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَكَفٰى بِه۪ٓ اِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-49c.mp3","commentary_text":"“Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” (Maide, 5/18), “Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir” (Bakara 2/80), “Biz (Allah’ın) salih kullarıyız” (Bakara 2/11), “Cennete ancak Yahudi veya Hıristiyan olan girebilecektir” (Bakara 2/111). Bu ayetlerde de görüldüğü gibi “Allah bizi ayrıcalıklı bir millet olarak seçip yüceltmiştir ve ne yaparsak yapalım, bizi asla cezalandırmayacaktır!” şeklindeki söylemleriyle yalanlar uydurup Allah’a iftira atıyorlar."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bak Allah’a karşı nasıl yalan uydurup iftira ediyorlar. Bu apaçık bir günah olarak (onlara) yeter.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَكَفٰى بِه۪ٓ اِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-50c.mp3","commentary_text":"“Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” (Maide, 5/18), “Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir” (Bakara 2/80), “Biz (Allah’ın) salih kullarıyız” (Bakara 2/11), “Cennete ancak Yahudi veya Hıristiyan olan girebilecektir” (Bakara 2/111). Bu ayetlerde de görüldüğü gibi “Allah bizi ayrıcalıklı bir millet olarak seçip yüceltmiştir ve ne yaparsak yapalım, bizi asla cezalandırmayacaktır!” şeklindeki söylemleriyle yalanlar uydurup Allah’a iftira atıyorlar."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bak Allah’a karşı nasıl yalan uydurup iftira ediyorlar. Bu apaçık bir günah olarak (onlara) yeter.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَكَفٰى بِه۪ٓ اِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-50c.mp3","commentary_text":"“Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” (Maide, 5/18), “Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir” (Bakara 2/80), “Biz (Allah’ın) salih kullarıyız” (Bakara 2/11), “Cennete ancak Yahudi veya Hıristiyan olan girebilecektir” (Bakara 2/111). Bu ayetlerde de görüldüğü gibi “Allah bizi ayrıcalıklı bir millet olarak seçip yüceltmiştir ve ne yaparsak yapalım, bizi asla cezalandırmayacaktır!” şeklindeki söylemleriyle yalanlar uydurup Allah’a iftira atıyorlar."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar cibt’e (hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri kişilere) ve tağûta (ilahi kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere) iman ediyor ve sonra da mü’minlerden daha doğru yolda bulunduklarını söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-51c.mp3","commentary_text":"“Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir. Medine’den gelen Yahudiler müşriklere güven vermek ve Müslümanlara karşı bir ittifak oluşturmak için müşriklerin komutanı Ebu Sufyan’a, “Allah için söylenecekse, siz hakka Muhammed’den daha yakınsınız.” diyerek inançlarını bile ayaklar altına alıyorlardı. Yeter ki Müslümanlara zarar verilsin, İslam’ın yayılması engellensin ve Muhammed’in varlığı ortadan kalksın… Gaye ve amaçları bu yöndeydi."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar cibt’e (hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri kişilere) ve tağûta (ilahi kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere) iman ediyor ve sonra da mü’minlerden daha doğru yolda bulunduklarını söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-50c.mp3","commentary_text":"“Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir. Medine’den gelen Yahudiler müşriklere güven vermek ve Müslümanlara karşı bir ittifak oluşturmak için müşriklerin komutanı Ebu Sufyan’a, “Allah için söylenecekse, siz hakka Muhammed’den daha yakınsınız.” diyerek inançlarını bile ayaklar altına alıyorlardı. Yeter ki Müslümanlara zarar verilsin, İslam’ın yayılması engellensin ve Muhammed’in varlığı ortadan kalksın… Gaye ve amaçları bu yöndeydi."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar cibt’e (hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri kişilere) ve tağûta (ilahi kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere) iman ediyor ve sonra da mü’minlerden daha doğru yolda bulunduklarını söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-51c.mp3","commentary_text":"“Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir. Medine’den gelen Yahudiler müşriklere güven vermek ve Müslümanlara karşı bir ittifak oluşturmak için müşriklerin komutanı Ebu Sufyan’a, “Allah için söylenecekse, siz hakka Muhammed’den daha yakınsınız.” diyerek inançlarını bile ayaklar altına alıyorlardı. Yeter ki Müslümanlara zarar verilsin, İslam’ın yayılması engellensin ve Muhammed’in varlığı ortadan kalksın… Gaye ve amaçları bu yöndeydi."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar cibt’e (hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri kişilere) ve tağûta (ilahi kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere) iman ediyor ve sonra da mü’minlerden daha doğru yolda bulunduklarını söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يبًا مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-51c.mp3","commentary_text":"“Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir. Medine’den gelen Yahudiler müşriklere güven vermek ve Müslümanlara karşı bir ittifak oluşturmak için müşriklerin komutanı Ebu Sufyan’a, “Allah için söylenecekse, siz hakka Muhammed’den daha yakınsınız.” diyerek inançlarını bile ayaklar altına alıyorlardı. Yeter ki Müslümanlara zarar verilsin, İslam’ın yayılması engellensin ve Muhammed’in varlığı ortadan kalksın… Gaye ve amaçları bu yöndeydi."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bunlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bunlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bunlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bunlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yoksa onların (Allah’a ait olan) mülkte hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذًا لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yoksa onların (Allah’a ait olan) mülkte hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذًا لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yoksa onların (Allah’a ait olan) mülkte hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذًا لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yoksa onların (Allah’a ait olan) mülkte hisseleri mi var? Eğer öyle olsaydı insanlara bir çekirdek kırıntısı bile vermezlerdi.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذًا لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ya da Allah’ın insanlara cömertçe sunduğu nimet ve bol ihsanına karşı haset mi ediyorlar? Oysa Biz İbrahim ailesine (ki sen de o nesildensin) vahiy ve hikmet vermiş (kitaptaki bilgileri pratik hayatta uygulama yeteneği) bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık lütfetmiştik.","arabic_text":"اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ya da Allah’ın insanlara cömertçe sunduğu nimet ve bol ihsanına karşı haset mi ediyorlar? Oysa Biz İbrahim ailesine (ki sen de o nesildensin) vahiy ve hikmet vermiş (kitaptaki bilgileri pratik hayatta uygulama yeteneği) bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık lütfetmiştik.","arabic_text":"اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ya da Allah’ın insanlara cömertçe sunduğu nimet ve bol ihsanına karşı haset mi ediyorlar? Oysa Biz İbrahim ailesine (ki sen de o nesildensin) vahiy ve hikmet vermiş (kitaptaki bilgileri pratik hayatta uygulama yeteneği) bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık lütfetmiştik.","arabic_text":"اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ya da Allah’ın insanlara cömertçe sunduğu nimet ve bol ihsanına karşı haset mi ediyorlar? Oysa Biz İbrahim ailesine (ki sen de o nesildensin) vahiy ve hikmet vermiş (kitaptaki bilgileri pratik hayatta uygulama yeteneği) bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık lütfetmiştik.","arabic_text":"اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlardan (Yahudilerden) kimi ona (Muhammed’e) inandı kimi de (bu İsrailoğullarından değildir diyerek) ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.","arabic_text":"فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlardan (Yahudilerden) kimi ona (Muhammed’e) inandı kimi de (bu İsrailoğullarından değildir diyerek) ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.","arabic_text":"فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlardan (Yahudilerden) kimi ona (Muhammed’e) inandı kimi de (bu İsrailoğullarından değildir diyerek) ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.","arabic_text":"فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlardan (Yahudilerden) kimi ona (Muhammed’e) inandı kimi de (bu İsrailoğullarından değildir diyerek) ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.","arabic_text":"فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Mesajlarımızı inkâr edenleri zamanı geldiğinde ateşe mahkûm edeceğiz. Derileri her yanıp döküldüğünde yerlerine taze deri yaratacağız ki azabı (tam olarak) tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَارًاۜ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["20/74","25/14","87/13"],"audio_path":"3/3-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Mesajlarımızı inkâr edenleri zamanı geldiğinde ateşe mahkûm edeceğiz. Derileri her yanıp döküldüğünde yerlerine taze deri yaratacağız ki azabı (tam olarak) tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَارًاۜ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["20/74","25/14","87/13"],"audio_path":"3/3-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Mesajlarımızı inkâr edenleri zamanı geldiğinde ateşe mahkûm edeceğiz. Derileri her yanıp döküldüğünde yerlerine taze deri yaratacağız ki azabı (tam olarak) tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَارًاۜ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["20/74","25/14","87/13"],"audio_path":"3/3-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Mesajlarımızı inkâr edenleri zamanı geldiğinde ateşe mahkûm edeceğiz. Derileri her yanıp döküldüğünde yerlerine taze deri yaratacağız ki azabı (tam olarak) tadabilsinler. Şüphe yok ki Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَارًاۜ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["20/74","25/14","87/13"],"audio_path":"3/3-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İman edip de erdemli davrananları ise içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onlar için orada tertemiz eşler/arkadaşlar vardır. Onları orada (keyif ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürecekleri) koyu (tatlı) bir gölgeye eriştireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَل۪يلً","related_links":["2/25","3/15"],"audio_path":"3/3-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İman edip de erdemli davrananları ise içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onlar için orada tertemiz eşler/arkadaşlar vardır. Onları orada (keyif ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürecekleri) koyu (tatlı) bir gölgeye eriştireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَل۪يلً","related_links":["2/25","3/15"],"audio_path":"3/3-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İman edip de erdemli davrananları ise içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onlar için orada tertemiz eşler/arkadaşlar vardır. Onları orada (keyif ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürecekleri) koyu (tatlı) bir gölgeye eriştireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَل۪يلً","related_links":["2/25","3/15"],"audio_path":"3/3-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İman edip de erdemli davrananları ise içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onlar için orada tertemiz eşler/arkadaşlar vardır. Onları orada (keyif ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürecekleri) koyu (tatlı) bir gölgeye eriştireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَل۪يلً","related_links":["2/25","3/15"],"audio_path":"3/3-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah size mutlaka emaneti (ve işleri) ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adalet (ve hakkaniyet)le hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["16/90"],"audio_path":"3/3-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-58c.mp3","commentary_text":"Emanet; bir şeyin ya da işin sorumluluğunu ve yetkisini geçici olarak birine vermektir. Konusu ve alanı ne olursa olsun sosyal, ekonomik, siyasi, ticari yükümlülükler buna dahildir. Emanette liyakat çok önemlidir. Basit ve ehemmiyeti düşük küçük şahsi işlerde bile insan liyakat ararken şahsının ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren idari, siyasi ve ekonomik anlamda yöneticileri seçerken ya da atarken mutlaka çok hassas davranmamız gerekmektedir. Adalet; eşit davranmak, hakkı teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Özet bir ifade ile nizamı âlemdir adalet. Adaletin olmadığı yerde sefalet olur, anarşi olur, terör olur, savaş olur. Onun için adaletin tesisiyle ilgili görev alacak kişilerin seçimi ve ataması da o derece mühimdir. Bir sonraki ayette “otorite emanet edilmiş olanlara itaat” emrediliyor. Liyakatsiz ve ehliyetsiz birine itaat etmek de zulümdür. Onun için atamalarda ve seçimlerde sorumluluk çok büyüktür. Aksi taktirde yapılan zulme de ortak olmuş olunur. Ayetin nüzül sebebi: Miladi 630 Yılında Mekke fethedildiği zaman, Kâbe’nin kilidi Osman b. Talha’da bulunuyordu. Osman b. Talha kilidi Hz. Peygamber’e vermek istemeyince Hz. Ali zorla alarak Kâbe’nin kapısını açtı. Daha sonra Hz. Muhammed’in amcası Hz. Abbas kilidin ve Kâbe’nin bakıcılığının kendisine verilmesini istedi. Hz. Peygamber bu konuda henüz kararını vermemişken bu âyet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ali kilidi Osman b. Talha’ya geri iade etti ve kendisinden de özür diledi. Bu olayı yaşayan Osman b. Talha da Müslüman oldu. Bu ayet hepimizi ilgilendirdiği gibi en çok hisse çıkarması gereken kişiler ülkeleri ve toplumları yönetenlerdir!"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah size mutlaka emaneti (ve işleri) ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adalet (ve hakkaniyet)le hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["16/90"],"audio_path":"3/3-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-57c.mp3","commentary_text":"Emanet; bir şeyin ya da işin sorumluluğunu ve yetkisini geçici olarak birine vermektir. Konusu ve alanı ne olursa olsun sosyal, ekonomik, siyasi, ticari yükümlülükler buna dahildir. Emanette liyakat çok önemlidir. Basit ve ehemmiyeti düşük küçük şahsi işlerde bile insan liyakat ararken şahsının ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren idari, siyasi ve ekonomik anlamda yöneticileri seçerken ya da atarken mutlaka çok hassas davranmamız gerekmektedir. Adalet; eşit davranmak, hakkı teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Özet bir ifade ile nizamı âlemdir adalet. Adaletin olmadığı yerde sefalet olur, anarşi olur, terör olur, savaş olur. Onun için adaletin tesisiyle ilgili görev alacak kişilerin seçimi ve ataması da o derece mühimdir. Bir sonraki ayette “otorite emanet edilmiş olanlara itaat” emrediliyor. Liyakatsiz ve ehliyetsiz birine itaat etmek de zulümdür. Onun için atamalarda ve seçimlerde sorumluluk çok büyüktür. Aksi taktirde yapılan zulme de ortak olmuş olunur. Ayetin nüzül sebebi: Miladi 630 Yılında Mekke fethedildiği zaman, Kâbe’nin kilidi Osman b. Talha’da bulunuyordu. Osman b. Talha kilidi Hz. Peygamber’e vermek istemeyince Hz. Ali zorla alarak Kâbe’nin kapısını açtı. Daha sonra Hz. Muhammed’in amcası Hz. Abbas kilidin ve Kâbe’nin bakıcılığının kendisine verilmesini istedi. Hz. Peygamber bu konuda henüz kararını vermemişken bu âyet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ali kilidi Osman b. Talha’ya geri iade etti ve kendisinden de özür diledi. Bu olayı yaşayan Osman b. Talha da Müslüman oldu. Bu ayet hepimizi ilgilendirdiği gibi en çok hisse çıkarması gereken kişiler ülkeleri ve toplumları yönetenlerdir!"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah size mutlaka emaneti (ve işleri) ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adalet (ve hakkaniyet)le hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["16/90"],"audio_path":"3/3-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-58c.mp3","commentary_text":"Emanet; bir şeyin ya da işin sorumluluğunu ve yetkisini geçici olarak birine vermektir. Konusu ve alanı ne olursa olsun sosyal, ekonomik, siyasi, ticari yükümlülükler buna dahildir. Emanette liyakat çok önemlidir. Basit ve ehemmiyeti düşük küçük şahsi işlerde bile insan liyakat ararken şahsının ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren idari, siyasi ve ekonomik anlamda yöneticileri seçerken ya da atarken mutlaka çok hassas davranmamız gerekmektedir. Adalet; eşit davranmak, hakkı teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Özet bir ifade ile nizamı âlemdir adalet. Adaletin olmadığı yerde sefalet olur, anarşi olur, terör olur, savaş olur. Onun için adaletin tesisiyle ilgili görev alacak kişilerin seçimi ve ataması da o derece mühimdir. Bir sonraki ayette “otorite emanet edilmiş olanlara itaat” emrediliyor. Liyakatsiz ve ehliyetsiz birine itaat etmek de zulümdür. Onun için atamalarda ve seçimlerde sorumluluk çok büyüktür. Aksi taktirde yapılan zulme de ortak olmuş olunur. Ayetin nüzül sebebi: Miladi 630 Yılında Mekke fethedildiği zaman, Kâbe’nin kilidi Osman b. Talha’da bulunuyordu. Osman b. Talha kilidi Hz. Peygamber’e vermek istemeyince Hz. Ali zorla alarak Kâbe’nin kapısını açtı. Daha sonra Hz. Muhammed’in amcası Hz. Abbas kilidin ve Kâbe’nin bakıcılığının kendisine verilmesini istedi. Hz. Peygamber bu konuda henüz kararını vermemişken bu âyet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ali kilidi Osman b. Talha’ya geri iade etti ve kendisinden de özür diledi. Bu olayı yaşayan Osman b. Talha da Müslüman oldu. Bu ayet hepimizi ilgilendirdiği gibi en çok hisse çıkarması gereken kişiler ülkeleri ve toplumları yönetenlerdir!"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah size mutlaka emaneti (ve işleri) ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adalet (ve hakkaniyet)le hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["16/90"],"audio_path":"3/3-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-58c.mp3","commentary_text":"Emanet; bir şeyin ya da işin sorumluluğunu ve yetkisini geçici olarak birine vermektir. Konusu ve alanı ne olursa olsun sosyal, ekonomik, siyasi, ticari yükümlülükler buna dahildir. Emanette liyakat çok önemlidir. Basit ve ehemmiyeti düşük küçük şahsi işlerde bile insan liyakat ararken şahsının ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendiren idari, siyasi ve ekonomik anlamda yöneticileri seçerken ya da atarken mutlaka çok hassas davranmamız gerekmektedir. Adalet; eşit davranmak, hakkı teslim etmek, her şeyi yerli yerine koymak demektir. Özet bir ifade ile nizamı âlemdir adalet. Adaletin olmadığı yerde sefalet olur, anarşi olur, terör olur, savaş olur. Onun için adaletin tesisiyle ilgili görev alacak kişilerin seçimi ve ataması da o derece mühimdir. Bir sonraki ayette “otorite emanet edilmiş olanlara itaat” emrediliyor. Liyakatsiz ve ehliyetsiz birine itaat etmek de zulümdür. Onun için atamalarda ve seçimlerde sorumluluk çok büyüktür. Aksi taktirde yapılan zulme de ortak olmuş olunur. Ayetin nüzül sebebi: Miladi 630 Yılında Mekke fethedildiği zaman, Kâbe’nin kilidi Osman b. Talha’da bulunuyordu. Osman b. Talha kilidi Hz. Peygamber’e vermek istemeyince Hz. Ali zorla alarak Kâbe’nin kapısını açtı. Daha sonra Hz. Muhammed’in amcası Hz. Abbas kilidin ve Kâbe’nin bakıcılığının kendisine verilmesini istedi. Hz. Peygamber bu konuda henüz kararını vermemişken bu âyet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ali kilidi Osman b. Talha’ya geri iade etti ve kendisinden de özür diledi. Bu olayı yaşayan Osman b. Talha da Müslüman oldu. Bu ayet hepimizi ilgilendirdiği gibi en çok hisse çıkarması gereken kişiler ülkeleri ve toplumları yönetenlerdir!"},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Resul’e de itaat edin ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da (itaat edin). Eğer Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resul’üne götürün (onları Kur’an ve sünnetle çözün). Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ ف۪ي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا۟","related_links":["2/132"],"audio_path":"3/3-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-59c.mp3","commentary_text":"İslam terminolojisinde, kendisine tabi olanlara rehber olan Hz. Muhammed’in hayat tarzı “sünnet” olarak ifade edilmiştir. Vahiy ile şekillenen Hz. Peygamber’in sünneti her türlü şüphe ihtimalinden uzak bir kesinlik ortaya koyduğu takdirde Kur’an ile tam bir hukuki bağlayıcılık taşır. Onun için Kur’an’la çelişen ve vahye ters düşen hiçbir söylem hadis olamaz ve hiçbir hayat tarzı da sünnet olarak lanse edilemez. Allah Kur’an’da; bir konuda açık ve net hükmünü koyduğu halde “…ama bu konuda Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor…” demek İslam’ı bölmektir ve Hz. Muhammed’i Allah’ın önüne geçirmektir. Yani peygamberimizden olduğu iddia edilen bir söz Kur’an’a uygunsa hadis diyebiliriz aksi durumda gerçek değildir, bilakis peygamberimize atılmış bir iftiradır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Resul’e de itaat edin ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da (itaat edin). Eğer Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resul’üne götürün (onları Kur’an ve sünnetle çözün). Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ ف۪ي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا۟","related_links":["2/132"],"audio_path":"3/3-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-58c.mp3","commentary_text":"İslam terminolojisinde, kendisine tabi olanlara rehber olan Hz. Muhammed’in hayat tarzı “sünnet” olarak ifade edilmiştir. Vahiy ile şekillenen Hz. Peygamber’in sünneti her türlü şüphe ihtimalinden uzak bir kesinlik ortaya koyduğu takdirde Kur’an ile tam bir hukuki bağlayıcılık taşır. Onun için Kur’an’la çelişen ve vahye ters düşen hiçbir söylem hadis olamaz ve hiçbir hayat tarzı da sünnet olarak lanse edilemez. Allah Kur’an’da; bir konuda açık ve net hükmünü koyduğu halde “…ama bu konuda Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor…” demek İslam’ı bölmektir ve Hz. Muhammed’i Allah’ın önüne geçirmektir. Yani peygamberimizden olduğu iddia edilen bir söz Kur’an’a uygunsa hadis diyebiliriz aksi durumda gerçek değildir, bilakis peygamberimize atılmış bir iftiradır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Resul’e de itaat edin ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da (itaat edin). Eğer Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resul’üne götürün (onları Kur’an ve sünnetle çözün). Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ ف۪ي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا۟","related_links":["2/132"],"audio_path":"3/3-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-59c.mp3","commentary_text":"İslam terminolojisinde, kendisine tabi olanlara rehber olan Hz. Muhammed’in hayat tarzı “sünnet” olarak ifade edilmiştir. Vahiy ile şekillenen Hz. Peygamber’in sünneti her türlü şüphe ihtimalinden uzak bir kesinlik ortaya koyduğu takdirde Kur’an ile tam bir hukuki bağlayıcılık taşır. Onun için Kur’an’la çelişen ve vahye ters düşen hiçbir söylem hadis olamaz ve hiçbir hayat tarzı da sünnet olarak lanse edilemez. Allah Kur’an’da; bir konuda açık ve net hükmünü koyduğu halde “…ama bu konuda Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor…” demek İslam’ı bölmektir ve Hz. Muhammed’i Allah’ın önüne geçirmektir. Yani peygamberimizden olduğu iddia edilen bir söz Kur’an’a uygunsa hadis diyebiliriz aksi durumda gerçek değildir, bilakis peygamberimize atılmış bir iftiradır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Resul’e de itaat edin ve aranızdan kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da (itaat edin). Eğer Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resul’üne götürün (onları Kur’an ve sünnetle çözün). Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْكُمْۚ فَاِنْ تَنَازَعْتُمْ ف۪ي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ اِلَى اللّٰهِ وَالرَّسُولِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا۟","related_links":["2/132"],"audio_path":"3/3-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-59c.mp3","commentary_text":"İslam terminolojisinde, kendisine tabi olanlara rehber olan Hz. Muhammed’in hayat tarzı “sünnet” olarak ifade edilmiştir. Vahiy ile şekillenen Hz. Peygamber’in sünneti her türlü şüphe ihtimalinden uzak bir kesinlik ortaya koyduğu takdirde Kur’an ile tam bir hukuki bağlayıcılık taşır. Onun için Kur’an’la çelişen ve vahye ters düşen hiçbir söylem hadis olamaz ve hiçbir hayat tarzı da sünnet olarak lanse edilemez. Allah Kur’an’da; bir konuda açık ve net hükmünü koyduğu halde “…ama bu konuda Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor…” demek İslam’ı bölmektir ve Hz. Muhammed’i Allah’ın önüne geçirmektir. Yani peygamberimizden olduğu iddia edilen bir söz Kur’an’a uygunsa hadis diyebiliriz aksi durumda gerçek değildir, bilakis peygamberimize atılmış bir iftiradır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana (indirilen Kur’an’ı) ve senden önce indirilen (kitaplara sözde) inandıklarını iddia eden (ama öte yandan) şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يَزْعُمُونَ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَتَحَاكَمُٓوا اِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ اُمِرُٓوا اَنْ يَكْفُرُوا بِه۪ۜ وَيُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":["2/256","5/49","16/36"],"audio_path":"3/3-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-60c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Medine’de kendisini Müslüman gösteren bir münafık ile bir Yahudi arasındaki anlaşmazlık üzerine nazil olmuştur. Yahudi anlaşmazlığın çözümü için Hz. Muhammed’in hakemliğini, münafık ise Yahudi olan Ka’b b. Eşref’in hakemliğini istemişti. Âyette geçen “Tağût” kelimesi, Allah’ın koyduğu sınırları aşan, insanları Allah’tan alıkoyan kişi ya da güç için kullanılmıştır. Şeytana “Tağût” denmesi de bunun içindir. Eğer birileri insanları Allah’tan uzaklaştıracak planlar yapıyorsa, Hz. Peygamber’i devre dışı bırakacak yollara başvuruyorsa, Kur’an’ı hayatın dışına itecek girişimlerde bulunuyorsa o kişiler “Tağût” olarak anılır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana (indirilen Kur’an’ı) ve senden önce indirilen (kitaplara sözde) inandıklarını iddia eden (ama öte yandan) şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يَزْعُمُونَ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَتَحَاكَمُٓوا اِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ اُمِرُٓوا اَنْ يَكْفُرُوا بِه۪ۜ وَيُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":["2/256","5/49","16/36"],"audio_path":"3/3-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-59c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Medine’de kendisini Müslüman gösteren bir münafık ile bir Yahudi arasındaki anlaşmazlık üzerine nazil olmuştur. Yahudi anlaşmazlığın çözümü için Hz. Muhammed’in hakemliğini, münafık ise Yahudi olan Ka’b b. Eşref’in hakemliğini istemişti. Âyette geçen “Tağût” kelimesi, Allah’ın koyduğu sınırları aşan, insanları Allah’tan alıkoyan kişi ya da güç için kullanılmıştır. Şeytana “Tağût” denmesi de bunun içindir. Eğer birileri insanları Allah’tan uzaklaştıracak planlar yapıyorsa, Hz. Peygamber’i devre dışı bırakacak yollara başvuruyorsa, Kur’an’ı hayatın dışına itecek girişimlerde bulunuyorsa o kişiler “Tağût” olarak anılır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana (indirilen Kur’an’ı) ve senden önce indirilen (kitaplara sözde) inandıklarını iddia eden (ama öte yandan) şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يَزْعُمُونَ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَتَحَاكَمُٓوا اِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ اُمِرُٓوا اَنْ يَكْفُرُوا بِه۪ۜ وَيُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":["2/256","5/49","16/36"],"audio_path":"3/3-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-60c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Medine’de kendisini Müslüman gösteren bir münafık ile bir Yahudi arasındaki anlaşmazlık üzerine nazil olmuştur. Yahudi anlaşmazlığın çözümü için Hz. Muhammed’in hakemliğini, münafık ise Yahudi olan Ka’b b. Eşref’in hakemliğini istemişti. Âyette geçen “Tağût” kelimesi, Allah’ın koyduğu sınırları aşan, insanları Allah’tan alıkoyan kişi ya da güç için kullanılmıştır. Şeytana “Tağût” denmesi de bunun içindir. Eğer birileri insanları Allah’tan uzaklaştıracak planlar yapıyorsa, Hz. Peygamber’i devre dışı bırakacak yollara başvuruyorsa, Kur’an’ı hayatın dışına itecek girişimlerde bulunuyorsa o kişiler “Tağût” olarak anılır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana (indirilen Kur’an’ı) ve senden önce indirilen (kitaplara sözde) inandıklarını iddia eden (ama öte yandan) şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يَزْعُمُونَ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَتَحَاكَمُٓوا اِلَى الطَّاغُوتِ وَقَدْ اُمِرُٓوا اَنْ يَكْفُرُوا بِه۪ۜ وَيُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُضِلَّهُمْ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":["2/256","5/49","16/36"],"audio_path":"3/3-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-60c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Medine’de kendisini Müslüman gösteren bir münafık ile bir Yahudi arasındaki anlaşmazlık üzerine nazil olmuştur. Yahudi anlaşmazlığın çözümü için Hz. Muhammed’in hakemliğini, münafık ise Yahudi olan Ka’b b. Eşref’in hakemliğini istemişti. Âyette geçen “Tağût” kelimesi, Allah’ın koyduğu sınırları aşan, insanları Allah’tan alıkoyan kişi ya da güç için kullanılmıştır. Şeytana “Tağût” denmesi de bunun içindir. Eğer birileri insanları Allah’tan uzaklaştıracak planlar yapıyorsa, Hz. Peygamber’i devre dışı bırakacak yollara başvuruyorsa, Kur’an’ı hayatın dışına itecek girişimlerde bulunuyorsa o kişiler “Tağût” olarak anılır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Her ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resûl’e gelin!” denilse münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُودًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber zamanında şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olup da Haktan uzak duran münafıkları anlatsa da Kur’an’ı anlamaya yanaşmayan, onu ölçüt ve referans olarak almayan günümüz tipik Müslümanlarını da tarif etmektedir. Nitekim Müslümanların çoğu sarayın içinde ikamet etmek varken kapısında bekleyen evsizler gibi Kur’an sarayının kapısında el pençe duruyor ama içinde yaşamayı düşünmüyor yani sayfasını kapağını öpüp başına koyuyor, mushafını duvara asıyor ama içindeki hikmetlerle tanışmayı akıl edemiyor. Kur’an’da 6236 ayet varsa, bu kadar muhatabın var demektir. Bu muhatapların fotoğrafına bakarak Müslümanlık olsaydı, Allah Kur’an’ı 23 senede değil de bir defa da “albüm” olarak gönderirdi. Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat mesajı anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki hayatımızı birebir ilgilendiren mesajların beynimize kazınması ve yüreğimize nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade ettiğini zanneden, maalesef büyük bir gelenekçi kitle mevcut."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Her ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resûl’e gelin!” denilse münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُودًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-60c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber zamanında şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olup da Haktan uzak duran münafıkları anlatsa da Kur’an’ı anlamaya yanaşmayan, onu ölçüt ve referans olarak almayan günümüz tipik Müslümanlarını da tarif etmektedir. Nitekim Müslümanların çoğu sarayın içinde ikamet etmek varken kapısında bekleyen evsizler gibi Kur’an sarayının kapısında el pençe duruyor ama içinde yaşamayı düşünmüyor yani sayfasını kapağını öpüp başına koyuyor, mushafını duvara asıyor ama içindeki hikmetlerle tanışmayı akıl edemiyor. Kur’an’da 6236 ayet varsa, bu kadar muhatabın var demektir. Bu muhatapların fotoğrafına bakarak Müslümanlık olsaydı, Allah Kur’an’ı 23 senede değil de bir defa da “albüm” olarak gönderirdi. Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat mesajı anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki hayatımızı birebir ilgilendiren mesajların beynimize kazınması ve yüreğimize nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade ettiğini zanneden, maalesef büyük bir gelenekçi kitle mevcut."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Her ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resûl’e gelin!” denilse münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُودًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber zamanında şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olup da Haktan uzak duran münafıkları anlatsa da Kur’an’ı anlamaya yanaşmayan, onu ölçüt ve referans olarak almayan günümüz tipik Müslümanlarını da tarif etmektedir. Nitekim Müslümanların çoğu sarayın içinde ikamet etmek varken kapısında bekleyen evsizler gibi Kur’an sarayının kapısında el pençe duruyor ama içinde yaşamayı düşünmüyor yani sayfasını kapağını öpüp başına koyuyor, mushafını duvara asıyor ama içindeki hikmetlerle tanışmayı akıl edemiyor. Kur’an’da 6236 ayet varsa, bu kadar muhatabın var demektir. Bu muhatapların fotoğrafına bakarak Müslümanlık olsaydı, Allah Kur’an’ı 23 senede değil de bir defa da “albüm” olarak gönderirdi. Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat mesajı anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki hayatımızı birebir ilgilendiren mesajların beynimize kazınması ve yüreğimize nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade ettiğini zanneden, maalesef büyük bir gelenekçi kitle mevcut."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Her ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resûl’e gelin!” denilse münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُودًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-61c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber zamanında şeytani güçlerin hâkimiyetine teslim olup da Haktan uzak duran münafıkları anlatsa da Kur’an’ı anlamaya yanaşmayan, onu ölçüt ve referans olarak almayan günümüz tipik Müslümanlarını da tarif etmektedir. Nitekim Müslümanların çoğu sarayın içinde ikamet etmek varken kapısında bekleyen evsizler gibi Kur’an sarayının kapısında el pençe duruyor ama içinde yaşamayı düşünmüyor yani sayfasını kapağını öpüp başına koyuyor, mushafını duvara asıyor ama içindeki hikmetlerle tanışmayı akıl edemiyor. Kur’an’da 6236 ayet varsa, bu kadar muhatabın var demektir. Bu muhatapların fotoğrafına bakarak Müslümanlık olsaydı, Allah Kur’an’ı 23 senede değil de bir defa da “albüm” olarak gönderirdi. Kur’an ziyafeti” diye insanlar merasimlere davet ediliyor fakat mesajı anlamak yerine sadece “lafız tilaveti” yapılıyor. Kur’an’daki hayatımızı birebir ilgilendiren mesajların beynimize kazınması ve yüreğimize nüfuz etmesi gerekirken, sadece lafız tilavetiyle duygulanarak ve gözyaşı dökerek Kur’an’dan istifade ettiğini zanneden, maalesef büyük bir gelenekçi kitle mevcut."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Peki nasıl oluyor da kendi elleriyle işledikleri (kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak: “Biz sadece iyilik yapmak ve uzlaşma sağlamak istemiştik” diye Allah’a yemin ediyorlar.","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْف۪يقًا","related_links":["2/95","5/52"],"audio_path":"3/3-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Peki nasıl oluyor da kendi elleriyle işledikleri (kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak: “Biz sadece iyilik yapmak ve uzlaşma sağlamak istemiştik” diye Allah’a yemin ediyorlar.","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْف۪يقًا","related_links":["2/95","5/52"],"audio_path":"3/3-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Peki nasıl oluyor da kendi elleriyle işledikleri (kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak: “Biz sadece iyilik yapmak ve uzlaşma sağlamak istemiştik” diye Allah’a yemin ediyorlar.","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْف۪يقًا","related_links":["2/95","5/52"],"audio_path":"3/3-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Peki nasıl oluyor da kendi elleriyle işledikleri (kötülükler) yüzünden başlarına bir musibet gelince sana koşarak: “Biz sadece iyilik yapmak ve uzlaşma sağlamak istemiştik” diye Allah’a yemin ediyorlar.","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَانًا وَتَوْف۪يقًا","related_links":["2/95","5/52"],"audio_path":"3/3-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Halbuki onlar kalplerinde olan (yalan)ı Allah’ın bildiği kimselerdir. O halde sen onları kendi hallerine bırak. Ama yine de onlara öğüt ver(meye devam et) ve kendi durumlarıyla ilgili (nefislerini ikna edici) tesirli söz(ler) söyle!","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَوْلًا بَل۪يغًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Halbuki onlar kalplerinde olan (yalan)ı Allah’ın bildiği kimselerdir. O halde sen onları kendi hallerine bırak. Ama yine de onlara öğüt ver(meye devam et) ve kendi durumlarıyla ilgili (nefislerini ikna edici) tesirli söz(ler) söyle!","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَوْلًا بَل۪يغًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Halbuki onlar kalplerinde olan (yalan)ı Allah’ın bildiği kimselerdir. O halde sen onları kendi hallerine bırak. Ama yine de onlara öğüt ver(meye devam et) ve kendi durumlarıyla ilgili (nefislerini ikna edici) tesirli söz(ler) söyle!","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَوْلًا بَل۪يغًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Halbuki onlar kalplerinde olan (yalan)ı Allah’ın bildiği kimselerdir. O halde sen onları kendi hallerine bırak. Ama yine de onlara öğüt ver(meye devam et) ve kendi durumlarıyla ilgili (nefislerini ikna edici) tesirli söz(ler) söyle!","arabic_text":"و۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَعْلَمُ اللّٰهُ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُلْ لَهُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَوْلًا بَل۪يغًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz bütün peygamberleri Allah’ın izni (emri) ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve resûl de onların bağışlanması için dua etseydi Allah’ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِيُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ۫كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":["3/152","58/12"],"audio_path":"3/3-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-64c.mp3","commentary_text":"bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi. Bkz. 3/152, 58/12Âyette geçen “Allah’ın izniyle” ifadesi, “Allah’ın yardımıyla” ya da “Allah’ın emriyle” şeklinde anlaşılmalıdır"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz bütün peygamberleri Allah’ın izni (emri) ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve resûl de onların bağışlanması için dua etseydi Allah’ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِيُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ۫كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":["3/152","58/12"],"audio_path":"3/3-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-63c.mp3","commentary_text":"bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi. Bkz. 3/152, 58/12Âyette geçen “Allah’ın izniyle” ifadesi, “Allah’ın yardımıyla” ya da “Allah’ın emriyle” şeklinde anlaşılmalıdır"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz bütün peygamberleri Allah’ın izni (emri) ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve resûl de onların bağışlanması için dua etseydi Allah’ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِيُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ۫كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":["3/152","58/12"],"audio_path":"3/3-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-64c.mp3","commentary_text":"bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi. Bkz. 3/152, 58/12Âyette geçen “Allah’ın izniyle” ifadesi, “Allah’ın yardımıyla” ya da “Allah’ın emriyle” şeklinde anlaşılmalıdır"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz bütün peygamberleri Allah’ın izni (emri) ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve resûl de onların bağışlanması için dua etseydi Allah’ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِيُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ۫كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَوَّابًا رَح۪يمًا","related_links":["3/152","58/12"],"audio_path":"3/3-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-64c.mp3","commentary_text":"bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi. Bkz. 3/152, 58/12Âyette geçen “Allah’ın izniyle” ifadesi, “Allah’ın yardımıyla” ya da “Allah’ın emriyle” şeklinde anlaşılmalıdır"},{"verse_number":"65","turkish_text":"Hayır (onların zannettiği gibi değil) Rabbine andolsun ki onlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem tayin etmedikçe ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk (ve şüphe) duymaksızın tam anlamıyla teslim olmadıkça gerçekten iman etmiş olamazlar.","arabic_text":"فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-65c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber’in Allah’tan aldığı vahiy ile Kur’an mesajını yaşanılır kılmak amacıyla verdiği emirlere her Müslümanın kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğunu göstermektedir. Hz. Muhammed’in sadece peygamberliğine inanmakla yani şehadet getirmekle, onun hayata geçirdiği inanç, düşünce ve ahlaki değerleri tatbik etmek aynı şey değildir. Bir kişi Hz. Peygambere inanıyorsa, ona tabi olmak ve hayatını ona göre inşa etmek zorundadır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Hayır (onların zannettiği gibi değil) Rabbine andolsun ki onlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem tayin etmedikçe ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk (ve şüphe) duymaksızın tam anlamıyla teslim olmadıkça gerçekten iman etmiş olamazlar.","arabic_text":"فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-64c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber’in Allah’tan aldığı vahiy ile Kur’an mesajını yaşanılır kılmak amacıyla verdiği emirlere her Müslümanın kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğunu göstermektedir. Hz. Muhammed’in sadece peygamberliğine inanmakla yani şehadet getirmekle, onun hayata geçirdiği inanç, düşünce ve ahlaki değerleri tatbik etmek aynı şey değildir. Bir kişi Hz. Peygambere inanıyorsa, ona tabi olmak ve hayatını ona göre inşa etmek zorundadır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Hayır (onların zannettiği gibi değil) Rabbine andolsun ki onlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem tayin etmedikçe ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk (ve şüphe) duymaksızın tam anlamıyla teslim olmadıkça gerçekten iman etmiş olamazlar.","arabic_text":"فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-65c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber’in Allah’tan aldığı vahiy ile Kur’an mesajını yaşanılır kılmak amacıyla verdiği emirlere her Müslümanın kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğunu göstermektedir. Hz. Muhammed’in sadece peygamberliğine inanmakla yani şehadet getirmekle, onun hayata geçirdiği inanç, düşünce ve ahlaki değerleri tatbik etmek aynı şey değildir. Bir kişi Hz. Peygambere inanıyorsa, ona tabi olmak ve hayatını ona göre inşa etmek zorundadır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Hayır (onların zannettiği gibi değil) Rabbine andolsun ki onlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem tayin etmedikçe ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk (ve şüphe) duymaksızın tam anlamıyla teslim olmadıkça gerçekten iman etmiş olamazlar.","arabic_text":"فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-65c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hz. Peygamber’in Allah’tan aldığı vahiy ile Kur’an mesajını yaşanılır kılmak amacıyla verdiği emirlere her Müslümanın kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğunu göstermektedir. Hz. Muhammed’in sadece peygamberliğine inanmakla yani şehadet getirmekle, onun hayata geçirdiği inanç, düşünce ve ahlaki değerleri tatbik etmek aynı şey değildir. Bir kişi Hz. Peygambere inanıyorsa, ona tabi olmak ve hayatını ona göre inşa etmek zorundadır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer Biz onlara (Allah yolunda savaşarak): “Canlarınızı feda ediniz” ya da (zulmün ve haksızlığın hâkim olduğu) “yurtlarınızdan çıkınız” diye emretmiş olsaydık pek azı dışında bunları yapamazlardı. Oysa onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı bu kendileri için daha iyi olurdu ve onları (imanlarında) daha dirençli kılardı.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ اَنِ اقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَل۪يلٌ مِنْهُمْۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِه۪ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْب۪يتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-66c.mp3","commentary_text":"Bugün Allah için hayatını ortaya koyarak yurdunu terk edebilecek yiğitlere rastlamak zor olsa gerek. Allah hicretin zorluğuna dikkat çekerek, Kur’an mesajıyla verilen öğüdün tutulması, manevi ve ahlaki değerlere sahip çıkılarak hayatın Allah’ın istediği şekilde disipline edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer Biz onlara (Allah yolunda savaşarak): “Canlarınızı feda ediniz” ya da (zulmün ve haksızlığın hâkim olduğu) “yurtlarınızdan çıkınız” diye emretmiş olsaydık pek azı dışında bunları yapamazlardı. Oysa onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı bu kendileri için daha iyi olurdu ve onları (imanlarında) daha dirençli kılardı.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ اَنِ اقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَل۪يلٌ مِنْهُمْۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِه۪ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْب۪يتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-65c.mp3","commentary_text":"Bugün Allah için hayatını ortaya koyarak yurdunu terk edebilecek yiğitlere rastlamak zor olsa gerek. Allah hicretin zorluğuna dikkat çekerek, Kur’an mesajıyla verilen öğüdün tutulması, manevi ve ahlaki değerlere sahip çıkılarak hayatın Allah’ın istediği şekilde disipline edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer Biz onlara (Allah yolunda savaşarak): “Canlarınızı feda ediniz” ya da (zulmün ve haksızlığın hâkim olduğu) “yurtlarınızdan çıkınız” diye emretmiş olsaydık pek azı dışında bunları yapamazlardı. Oysa onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı bu kendileri için daha iyi olurdu ve onları (imanlarında) daha dirençli kılardı.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ اَنِ اقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَل۪يلٌ مِنْهُمْۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِه۪ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْب۪يتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-66c.mp3","commentary_text":"Bugün Allah için hayatını ortaya koyarak yurdunu terk edebilecek yiğitlere rastlamak zor olsa gerek. Allah hicretin zorluğuna dikkat çekerek, Kur’an mesajıyla verilen öğüdün tutulması, manevi ve ahlaki değerlere sahip çıkılarak hayatın Allah’ın istediği şekilde disipline edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer Biz onlara (Allah yolunda savaşarak): “Canlarınızı feda ediniz” ya da (zulmün ve haksızlığın hâkim olduğu) “yurtlarınızdan çıkınız” diye emretmiş olsaydık pek azı dışında bunları yapamazlardı. Oysa onlar kendilerine verilen öğütleri tutsalardı bu kendileri için daha iyi olurdu ve onları (imanlarında) daha dirençli kılardı.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ اَنِ اقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْ اَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ اِلَّا قَل۪يلٌ مِنْهُمْۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِه۪ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَاَشَدَّ تَثْب۪يتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-66c.mp3","commentary_text":"Bugün Allah için hayatını ortaya koyarak yurdunu terk edebilecek yiğitlere rastlamak zor olsa gerek. Allah hicretin zorluğuna dikkat çekerek, Kur’an mesajıyla verilen öğüdün tutulması, manevi ve ahlaki değerlere sahip çıkılarak hayatın Allah’ın istediği şekilde disipline edilmesi konusunda uyarıda bulunuyor."},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.","arabic_text":"وَاِذًا لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.","arabic_text":"وَاِذًا لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.","arabic_text":"وَاِذًا لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.","arabic_text":"وَاِذًا لَاٰتَيْنَاهُمْ مِنْ لَدُنَّٓا اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ve elbette onları dosdoğru yola (ve sonsuz mutluluğa) iletirdik.","arabic_text":"وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ve elbette onları dosdoğru yola (ve sonsuz mutluluğa) iletirdik.","arabic_text":"وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ve elbette onları dosdoğru yola (ve sonsuz mutluluğa) iletirdik.","arabic_text":"وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ve elbette onları dosdoğru yola (ve sonsuz mutluluğa) iletirdik.","arabic_text":"وَلَهَدَيْنَاهُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam’ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam’ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam’ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam’ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ihsan ve ikram Allah’ın lütfudur (ve nimetidir). Her şeyi hakkıyla bilen olarak Allah yeter.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ihsan ve ikram Allah’ın lütfudur (ve nimetidir). Her şeyi hakkıyla bilen olarak Allah yeter.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ihsan ve ikram Allah’ın lütfudur (ve nimetidir). Her şeyi hakkıyla bilen olarak Allah yeter.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ihsan ve ikram Allah’ın lütfudur (ve nimetidir). Her şeyi hakkıyla bilen olarak Allah yeter.","arabic_text":"ذٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey inananlar! (Düşmanlarınıza karşı) ihtiyatlı davranın (duruma göre) bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا خُذُوا حِذْرَكُمْ فَانْفِرُوا ثُبَاتٍ اَوِ انْفِرُوا جَم۪يعًا","related_links":["2/190","22/39"],"audio_path":"3/3-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-71c.mp3","commentary_text":"Düşmanlara karşı ihtiyatlı davranmak, savaş siyasetinin bir gereğidir. Zamana ve şartlara göre farklı stratejilerle düşmanın karşısına nasıl çıkılması gerekiyorsa o şekilde çıkılmalı. Toplu halde çıkılması gerekiyorsa toplu halde, küçük gruplar hâlinde çıkılması gerekiyorsa da küçük gruplar hâlinde çıkılmalı ama mutlaka çıkılmalı. Hiç kimse, “Ben Müslüman’ım ama savaşla işim olmaz, dünya zaten geçicidir ben ahiretimi bilirim, haksızlıkları da alır bağrıma basarım, ibadetimle meşgul olur, kulluğumu yerine getiririm” diyemez. Eğer birileri, -hangi dinden ve düşünceden olursa olsun, isterse Müslüman kimliğiyle yaşayan bir toplum olsun, -dünyanın huzurunu bozuyor, barışı tehdit ediyor, güveni ortadan kaldırıyor, kardeşliği, birliği, dayanışmayı dinamitliyor ve insanların hayat haklarını ellerinden almaya çalışıyorsa, o kimselere karşı savaşmak farzdır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey inananlar! (Düşmanlarınıza karşı) ihtiyatlı davranın (duruma göre) bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا خُذُوا حِذْرَكُمْ فَانْفِرُوا ثُبَاتٍ اَوِ انْفِرُوا جَم۪يعًا","related_links":["2/190","22/39"],"audio_path":"3/3-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-70c.mp3","commentary_text":"Düşmanlara karşı ihtiyatlı davranmak, savaş siyasetinin bir gereğidir. Zamana ve şartlara göre farklı stratejilerle düşmanın karşısına nasıl çıkılması gerekiyorsa o şekilde çıkılmalı. Toplu halde çıkılması gerekiyorsa toplu halde, küçük gruplar hâlinde çıkılması gerekiyorsa da küçük gruplar hâlinde çıkılmalı ama mutlaka çıkılmalı. Hiç kimse, “Ben Müslüman’ım ama savaşla işim olmaz, dünya zaten geçicidir ben ahiretimi bilirim, haksızlıkları da alır bağrıma basarım, ibadetimle meşgul olur, kulluğumu yerine getiririm” diyemez. Eğer birileri, -hangi dinden ve düşünceden olursa olsun, isterse Müslüman kimliğiyle yaşayan bir toplum olsun, -dünyanın huzurunu bozuyor, barışı tehdit ediyor, güveni ortadan kaldırıyor, kardeşliği, birliği, dayanışmayı dinamitliyor ve insanların hayat haklarını ellerinden almaya çalışıyorsa, o kimselere karşı savaşmak farzdır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey inananlar! (Düşmanlarınıza karşı) ihtiyatlı davranın (duruma göre) bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا خُذُوا حِذْرَكُمْ فَانْفِرُوا ثُبَاتٍ اَوِ انْفِرُوا جَم۪يعًا","related_links":["2/190","22/39"],"audio_path":"3/3-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-71c.mp3","commentary_text":"Düşmanlara karşı ihtiyatlı davranmak, savaş siyasetinin bir gereğidir. Zamana ve şartlara göre farklı stratejilerle düşmanın karşısına nasıl çıkılması gerekiyorsa o şekilde çıkılmalı. Toplu halde çıkılması gerekiyorsa toplu halde, küçük gruplar hâlinde çıkılması gerekiyorsa da küçük gruplar hâlinde çıkılmalı ama mutlaka çıkılmalı. Hiç kimse, “Ben Müslüman’ım ama savaşla işim olmaz, dünya zaten geçicidir ben ahiretimi bilirim, haksızlıkları da alır bağrıma basarım, ibadetimle meşgul olur, kulluğumu yerine getiririm” diyemez. Eğer birileri, -hangi dinden ve düşünceden olursa olsun, isterse Müslüman kimliğiyle yaşayan bir toplum olsun, -dünyanın huzurunu bozuyor, barışı tehdit ediyor, güveni ortadan kaldırıyor, kardeşliği, birliği, dayanışmayı dinamitliyor ve insanların hayat haklarını ellerinden almaya çalışıyorsa, o kimselere karşı savaşmak farzdır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Ey inananlar! (Düşmanlarınıza karşı) ihtiyatlı davranın (duruma göre) bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا خُذُوا حِذْرَكُمْ فَانْفِرُوا ثُبَاتٍ اَوِ انْفِرُوا جَم۪يعًا","related_links":["2/190","22/39"],"audio_path":"3/3-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-71c.mp3","commentary_text":"Düşmanlara karşı ihtiyatlı davranmak, savaş siyasetinin bir gereğidir. Zamana ve şartlara göre farklı stratejilerle düşmanın karşısına nasıl çıkılması gerekiyorsa o şekilde çıkılmalı. Toplu halde çıkılması gerekiyorsa toplu halde, küçük gruplar hâlinde çıkılması gerekiyorsa da küçük gruplar hâlinde çıkılmalı ama mutlaka çıkılmalı. Hiç kimse, “Ben Müslüman’ım ama savaşla işim olmaz, dünya zaten geçicidir ben ahiretimi bilirim, haksızlıkları da alır bağrıma basarım, ibadetimle meşgul olur, kulluğumu yerine getiririm” diyemez. Eğer birileri, -hangi dinden ve düşünceden olursa olsun, isterse Müslüman kimliğiyle yaşayan bir toplum olsun, -dünyanın huzurunu bozuyor, barışı tehdit ediyor, güveni ortadan kaldırıyor, kardeşliği, birliği, dayanışmayı dinamitliyor ve insanların hayat haklarını ellerinden almaya çalışıyorsa, o kimselere karşı savaşmak farzdır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağır davranırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım” derler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-72c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah, en küçük bir detayı bile göz ardı etmiyor. Savaş emri alınmasına rağmen uyuşuk davranışlarla geri kalmayı planlayan, pasif ve zayıf iradeli insanların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Savaştan geri durduğu için etkilenmeyen bu tip insanlar “Allah bize lütfetti de onlarla birlikte bulunmadık” derler, yani Allah’ın emrinden kaçarak geri kalmalarını Allah’ın bir lütfu olarak değerlendirirler."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağır davranırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım” derler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-71c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah, en küçük bir detayı bile göz ardı etmiyor. Savaş emri alınmasına rağmen uyuşuk davranışlarla geri kalmayı planlayan, pasif ve zayıf iradeli insanların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Savaştan geri durduğu için etkilenmeyen bu tip insanlar “Allah bize lütfetti de onlarla birlikte bulunmadık” derler, yani Allah’ın emrinden kaçarak geri kalmalarını Allah’ın bir lütfu olarak değerlendirirler."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağır davranırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım” derler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-72c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah, en küçük bir detayı bile göz ardı etmiyor. Savaş emri alınmasına rağmen uyuşuk davranışlarla geri kalmayı planlayan, pasif ve zayıf iradeli insanların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Savaştan geri durduğu için etkilenmeyen bu tip insanlar “Allah bize lütfetti de onlarla birlikte bulunmadık” derler, yani Allah’ın emrinden kaçarak geri kalmalarını Allah’ın bir lütfu olarak değerlendirirler."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağır davranırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım” derler.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-72c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah, en küçük bir detayı bile göz ardı etmiyor. Savaş emri alınmasına rağmen uyuşuk davranışlarla geri kalmayı planlayan, pasif ve zayıf iradeli insanların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Savaştan geri durduğu için etkilenmeyen bu tip insanlar “Allah bize lütfetti de onlarla birlikte bulunmadık” derler, yani Allah’ın emrinden kaçarak geri kalmalarını Allah’ın bir lütfu olarak değerlendirirler."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Fakat Allah’tan size bir lütuf (zafer) ihsan edildiğinde bu sefer de sizinle kendisi arasında hiçbir dostluk ilişkisi yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Fakat Allah’tan size bir lütuf (zafer) ihsan edildiğinde bu sefer de sizinle kendisi arasında hiçbir dostluk ilişkisi yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Fakat Allah’tan size bir lütuf (zafer) ihsan edildiğinde bu sefer de sizinle kendisi arasında hiçbir dostluk ilişkisi yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Fakat Allah’tan size bir lütuf (zafer) ihsan edildiğinde bu sefer de sizinle kendisi arasında hiçbir dostluk ilişkisi yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-74c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-73c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-74c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır."},{"verse_number":"74","turkish_text":"O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-74c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Size ne oluyor ki; “Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu memleketten kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bize bir koruyucu ve yardımcı gönder” diyen erkekler kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda düşmanla savaşmıyorsunuz?","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-75c.mp3","commentary_text":"Savaşa izin verildikten ve Bedir Savaşı için hazırlıklara başlandıktan sonra yine de bazı Müslümanlar korkak davranarak savaşın başlamasına, müşriklerle cenkleşmeye soğuk durdular. Bunun üzerine yukarıdaki âyet nazil oldu. Burada savaşmak için geri duranlar yadırganıyor ve eleştiriliyor. Halkı zalim olan bir toplumun elinden kurtulup özgürlüğe kavuşmanın bir vecibe olduğu anlatılıyor. Demek zulme uğrayanların sadece Allah’a dua etmesi yetmiyor, zulmü durduracak çalışmalar yapması ve bunun için gerekirse düşmanla savaşmaya kadar her şeyi göze alması gerekiyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Size ne oluyor ki; “Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu memleketten kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bize bir koruyucu ve yardımcı gönder” diyen erkekler kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda düşmanla savaşmıyorsunuz?","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-74c.mp3","commentary_text":"Savaşa izin verildikten ve Bedir Savaşı için hazırlıklara başlandıktan sonra yine de bazı Müslümanlar korkak davranarak savaşın başlamasına, müşriklerle cenkleşmeye soğuk durdular. Bunun üzerine yukarıdaki âyet nazil oldu. Burada savaşmak için geri duranlar yadırganıyor ve eleştiriliyor. Halkı zalim olan bir toplumun elinden kurtulup özgürlüğe kavuşmanın bir vecibe olduğu anlatılıyor. Demek zulme uğrayanların sadece Allah’a dua etmesi yetmiyor, zulmü durduracak çalışmalar yapması ve bunun için gerekirse düşmanla savaşmaya kadar her şeyi göze alması gerekiyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Size ne oluyor ki; “Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu memleketten kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bize bir koruyucu ve yardımcı gönder” diyen erkekler kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda düşmanla savaşmıyorsunuz?","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-75c.mp3","commentary_text":"Savaşa izin verildikten ve Bedir Savaşı için hazırlıklara başlandıktan sonra yine de bazı Müslümanlar korkak davranarak savaşın başlamasına, müşriklerle cenkleşmeye soğuk durdular. Bunun üzerine yukarıdaki âyet nazil oldu. Burada savaşmak için geri duranlar yadırganıyor ve eleştiriliyor. Halkı zalim olan bir toplumun elinden kurtulup özgürlüğe kavuşmanın bir vecibe olduğu anlatılıyor. Demek zulme uğrayanların sadece Allah’a dua etmesi yetmiyor, zulmü durduracak çalışmalar yapması ve bunun için gerekirse düşmanla savaşmaya kadar her şeyi göze alması gerekiyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Size ne oluyor ki; “Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu memleketten kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bize bir koruyucu ve yardımcı gönder” diyen erkekler kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda düşmanla savaşmıyorsunuz?","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-75c.mp3","commentary_text":"Savaşa izin verildikten ve Bedir Savaşı için hazırlıklara başlandıktan sonra yine de bazı Müslümanlar korkak davranarak savaşın başlamasına, müşriklerle cenkleşmeye soğuk durdular. Bunun üzerine yukarıdaki âyet nazil oldu. Burada savaşmak için geri duranlar yadırganıyor ve eleştiriliyor. Halkı zalim olan bir toplumun elinden kurtulup özgürlüğe kavuşmanın bir vecibe olduğu anlatılıyor. Demek zulme uğrayanların sadece Allah’a dua etmesi yetmiyor, zulmü durduracak çalışmalar yapması ve bunun için gerekirse düşmanla savaşmaya kadar her şeyi göze alması gerekiyor."},{"verse_number":"76","turkish_text":"İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkârcılar da (Allah’ın direktiflerinden uzaklaştıran kendi isteklerini hâkim kılmak isteyen) tâğût yolunda savaşırlar. O halde (ey inananlar!) siz de şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz ki şeytanın tuzağı ve hilesi zayıftır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ الطَّاغُوتِ فَقَاتِلُٓوا اَوْلِيَٓاءَ الشَّيْطَانِۚ اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَع۪يفًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-76c.mp3","commentary_text":"İnsan için iki yol vardır: Biri Allah’ın yolu, diğeri şeytanın yoludur. İnananlar, insanca yaşamak için gerektiğinde Allah’ın yolu için savaşmaktan geri durmazlar. İnkârcılar ise âyetin ikinci cümlesinde ifade buyrulduğu gibi “Tâğûtun yolunda savaşırlar.” Yani onlar da nefsin ve şeytanın istekleri istikametinde dünyanın düzenini bozmak, hakça yaşamayı engellemek, fitnenin, fesadın egemen olması için mücadele verirler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkârcılar da (Allah’ın direktiflerinden uzaklaştıran kendi isteklerini hâkim kılmak isteyen) tâğût yolunda savaşırlar. O halde (ey inananlar!) siz de şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz ki şeytanın tuzağı ve hilesi zayıftır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ الطَّاغُوتِ فَقَاتِلُٓوا اَوْلِيَٓاءَ الشَّيْطَانِۚ اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَع۪يفًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-75c.mp3","commentary_text":"İnsan için iki yol vardır: Biri Allah’ın yolu, diğeri şeytanın yoludur. İnananlar, insanca yaşamak için gerektiğinde Allah’ın yolu için savaşmaktan geri durmazlar. İnkârcılar ise âyetin ikinci cümlesinde ifade buyrulduğu gibi “Tâğûtun yolunda savaşırlar.” Yani onlar da nefsin ve şeytanın istekleri istikametinde dünyanın düzenini bozmak, hakça yaşamayı engellemek, fitnenin, fesadın egemen olması için mücadele verirler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkârcılar da (Allah’ın direktiflerinden uzaklaştıran kendi isteklerini hâkim kılmak isteyen) tâğût yolunda savaşırlar. O halde (ey inananlar!) siz de şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz ki şeytanın tuzağı ve hilesi zayıftır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ الطَّاغُوتِ فَقَاتِلُٓوا اَوْلِيَٓاءَ الشَّيْطَانِۚ اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَع۪يفًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-76c.mp3","commentary_text":"İnsan için iki yol vardır: Biri Allah’ın yolu, diğeri şeytanın yoludur. İnananlar, insanca yaşamak için gerektiğinde Allah’ın yolu için savaşmaktan geri durmazlar. İnkârcılar ise âyetin ikinci cümlesinde ifade buyrulduğu gibi “Tâğûtun yolunda savaşırlar.” Yani onlar da nefsin ve şeytanın istekleri istikametinde dünyanın düzenini bozmak, hakça yaşamayı engellemek, fitnenin, fesadın egemen olması için mücadele verirler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkârcılar da (Allah’ın direktiflerinden uzaklaştıran kendi isteklerini hâkim kılmak isteyen) tâğût yolunda savaşırlar. O halde (ey inananlar!) siz de şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz ki şeytanın tuzağı ve hilesi zayıftır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ الطَّاغُوتِ فَقَاتِلُٓوا اَوْلِيَٓاءَ الشَّيْطَانِۚ اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَع۪يفًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-76c.mp3","commentary_text":"İnsan için iki yol vardır: Biri Allah’ın yolu, diğeri şeytanın yoludur. İnananlar, insanca yaşamak için gerektiğinde Allah’ın yolu için savaşmaktan geri durmazlar. İnkârcılar ise âyetin ikinci cümlesinde ifade buyrulduğu gibi “Tâğûtun yolunda savaşırlar.” Yani onlar da nefsin ve şeytanın istekleri istikametinde dünyanın düzenini bozmak, hakça yaşamayı engellemek, fitnenin, fesadın egemen olması için mücadele verirler."},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Savaş emri gelmeden önce) kendilerine: “Ellerinizi savaştan çekin namazı ikame edin zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Savaş üzerlerine farz kılınınca içlerinden bir topluluk Allah’ın azabından korkar gibi hatta daha çok korkarlar ve “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın” derler. (Ey Resûl! Onlara) de ki: “Bu dünyanın keyfi ve rahatlığı kısa ömürlüdür. Âhiret ise Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için en hayırlısıdır. Siz zerre (hurma çekirdeğinin lifi) kadar bile haksızlığa uğratılmayacaksınız.”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":["47/20"],"audio_path":"3/3-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-77c.mp3","commentary_text":"Âyette, mağdur olan, haksızlığa uğrayıp hicrete zorlanan ve arkasından malları yağmalanan Müslümanların savaşa istekleri anlatılıyor. Ancak savaş farz kılınınca bu defa da korkuya kapılıyorlar ve “Neden bize savaş farz kılındı?” diyerek çekimser davranıyorlar. Burada insanların garâbeti hayret verici bir şekilde ortaya konuyor. Mekke döneminde müşriklerden işkence ve baskı gören Müslümanlar savaş izni için Allah’tan ruhsat bekliyordu. Yıllar geçtikten ve şartlar savaşı kaçınılmaz hâle geldikten sonra Allah savaşa izin verince, bu defa da Müslümanların bir grubu paniğe ve korkuya kapılarak, sanki savaşı isteyen kendileri değilmiş gibi, “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın?” diyerek dertleniyorlar. Arkasından da “Bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın?” diye soruyorlar. Oysa gerçek mü’minlerin bu şekilde imanlarıyla çelişen davranışta bulunması doğru değildir. Çünkü zulme uğradıkları için savaş iznini dört gözle bekleyen, kendilerini savunmak, onurlarını korumak ve özgürce yaşamak için Hz. Muhammed’e “Neden savaşmıyoruz?” diye çıkışan kendileriydi. Bu insanlar Hz. Muhammed’in terbiyesinde ve gelen vahyin etkisinde olsa da imanları zayıf olduğu için böyle bir talepte bulunabiliyorlar. Bu davranışların insanî bir davranış olduğunu bilmek ve onları da Hz. Muhammed’in arkadaşlarıdır diye günahsız ve kusursuz düşünmemek lâzım. Zira onlar da insandır ve insan Hz. Muhammed’in arkadaşı da olsa mükemmel değildir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Savaş emri gelmeden önce) kendilerine: “Ellerinizi savaştan çekin namazı ikame edin zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Savaş üzerlerine farz kılınınca içlerinden bir topluluk Allah’ın azabından korkar gibi hatta daha çok korkarlar ve “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın” derler. (Ey Resûl! Onlara) de ki: “Bu dünyanın keyfi ve rahatlığı kısa ömürlüdür. Âhiret ise Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için en hayırlısıdır. Siz zerre (hurma çekirdeğinin lifi) kadar bile haksızlığa uğratılmayacaksınız.”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":["47/20"],"audio_path":"3/3-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-76c.mp3","commentary_text":"Âyette, mağdur olan, haksızlığa uğrayıp hicrete zorlanan ve arkasından malları yağmalanan Müslümanların savaşa istekleri anlatılıyor. Ancak savaş farz kılınınca bu defa da korkuya kapılıyorlar ve “Neden bize savaş farz kılındı?” diyerek çekimser davranıyorlar. Burada insanların garâbeti hayret verici bir şekilde ortaya konuyor. Mekke döneminde müşriklerden işkence ve baskı gören Müslümanlar savaş izni için Allah’tan ruhsat bekliyordu. Yıllar geçtikten ve şartlar savaşı kaçınılmaz hâle geldikten sonra Allah savaşa izin verince, bu defa da Müslümanların bir grubu paniğe ve korkuya kapılarak, sanki savaşı isteyen kendileri değilmiş gibi, “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın?” diyerek dertleniyorlar. Arkasından da “Bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın?” diye soruyorlar. Oysa gerçek mü’minlerin bu şekilde imanlarıyla çelişen davranışta bulunması doğru değildir. Çünkü zulme uğradıkları için savaş iznini dört gözle bekleyen, kendilerini savunmak, onurlarını korumak ve özgürce yaşamak için Hz. Muhammed’e “Neden savaşmıyoruz?” diye çıkışan kendileriydi. Bu insanlar Hz. Muhammed’in terbiyesinde ve gelen vahyin etkisinde olsa da imanları zayıf olduğu için böyle bir talepte bulunabiliyorlar. Bu davranışların insanî bir davranış olduğunu bilmek ve onları da Hz. Muhammed’in arkadaşlarıdır diye günahsız ve kusursuz düşünmemek lâzım. Zira onlar da insandır ve insan Hz. Muhammed’in arkadaşı da olsa mükemmel değildir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Savaş emri gelmeden önce) kendilerine: “Ellerinizi savaştan çekin namazı ikame edin zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Savaş üzerlerine farz kılınınca içlerinden bir topluluk Allah’ın azabından korkar gibi hatta daha çok korkarlar ve “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın” derler. (Ey Resûl! Onlara) de ki: “Bu dünyanın keyfi ve rahatlığı kısa ömürlüdür. Âhiret ise Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için en hayırlısıdır. Siz zerre (hurma çekirdeğinin lifi) kadar bile haksızlığa uğratılmayacaksınız.”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":["47/20"],"audio_path":"3/3-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-77c.mp3","commentary_text":"Âyette, mağdur olan, haksızlığa uğrayıp hicrete zorlanan ve arkasından malları yağmalanan Müslümanların savaşa istekleri anlatılıyor. Ancak savaş farz kılınınca bu defa da korkuya kapılıyorlar ve “Neden bize savaş farz kılındı?” diyerek çekimser davranıyorlar. Burada insanların garâbeti hayret verici bir şekilde ortaya konuyor. Mekke döneminde müşriklerden işkence ve baskı gören Müslümanlar savaş izni için Allah’tan ruhsat bekliyordu. Yıllar geçtikten ve şartlar savaşı kaçınılmaz hâle geldikten sonra Allah savaşa izin verince, bu defa da Müslümanların bir grubu paniğe ve korkuya kapılarak, sanki savaşı isteyen kendileri değilmiş gibi, “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın?” diyerek dertleniyorlar. Arkasından da “Bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın?” diye soruyorlar. Oysa gerçek mü’minlerin bu şekilde imanlarıyla çelişen davranışta bulunması doğru değildir. Çünkü zulme uğradıkları için savaş iznini dört gözle bekleyen, kendilerini savunmak, onurlarını korumak ve özgürce yaşamak için Hz. Muhammed’e “Neden savaşmıyoruz?” diye çıkışan kendileriydi. Bu insanlar Hz. Muhammed’in terbiyesinde ve gelen vahyin etkisinde olsa da imanları zayıf olduğu için böyle bir talepte bulunabiliyorlar. Bu davranışların insanî bir davranış olduğunu bilmek ve onları da Hz. Muhammed’in arkadaşlarıdır diye günahsız ve kusursuz düşünmemek lâzım. Zira onlar da insandır ve insan Hz. Muhammed’in arkadaşı da olsa mükemmel değildir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Savaş emri gelmeden önce) kendilerine: “Ellerinizi savaştan çekin namazı ikame edin zekâtı verin” denilenleri görmedin mi? Savaş üzerlerine farz kılınınca içlerinden bir topluluk Allah’ın azabından korkar gibi hatta daha çok korkarlar ve “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın” derler. (Ey Resûl! Onlara) de ki: “Bu dünyanın keyfi ve rahatlığı kısa ömürlüdür. Âhiret ise Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için en hayırlısıdır. Siz zerre (hurma çekirdeğinin lifi) kadar bile haksızlığa uğratılmayacaksınız.”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":["47/20"],"audio_path":"3/3-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-77c.mp3","commentary_text":"Âyette, mağdur olan, haksızlığa uğrayıp hicrete zorlanan ve arkasından malları yağmalanan Müslümanların savaşa istekleri anlatılıyor. Ancak savaş farz kılınınca bu defa da korkuya kapılıyorlar ve “Neden bize savaş farz kılındı?” diyerek çekimser davranıyorlar. Burada insanların garâbeti hayret verici bir şekilde ortaya konuyor. Mekke döneminde müşriklerden işkence ve baskı gören Müslümanlar savaş izni için Allah’tan ruhsat bekliyordu. Yıllar geçtikten ve şartlar savaşı kaçınılmaz hâle geldikten sonra Allah savaşa izin verince, bu defa da Müslümanların bir grubu paniğe ve korkuya kapılarak, sanki savaşı isteyen kendileri değilmiş gibi, “Ey Rabbimiz! Neden üzerimize savaşı farz kıldın?” diyerek dertleniyorlar. Arkasından da “Bize biraz daha zaman tanıyamaz mıydın?” diye soruyorlar. Oysa gerçek mü’minlerin bu şekilde imanlarıyla çelişen davranışta bulunması doğru değildir. Çünkü zulme uğradıkları için savaş iznini dört gözle bekleyen, kendilerini savunmak, onurlarını korumak ve özgürce yaşamak için Hz. Muhammed’e “Neden savaşmıyoruz?” diye çıkışan kendileriydi. Bu insanlar Hz. Muhammed’in terbiyesinde ve gelen vahyin etkisinde olsa da imanları zayıf olduğu için böyle bir talepte bulunabiliyorlar. Bu davranışların insanî bir davranış olduğunu bilmek ve onları da Hz. Muhammed’in arkadaşlarıdır diye günahsız ve kusursuz düşünmemek lâzım. Zira onlar da insandır ve insan Hz. Muhammed’in arkadaşı da olsa mükemmel değildir."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nerede olursanız olun sağlam yapılı kaleler içinde bulunsanız dahi ölüm size ulaşır. Onlara bir iyilik dokunursa “Bu Allah’tandır” derler. Bir kötülük dokunursa “Bu senin yüzündendir” derler. Onlara de ki: “Hepsi de Allah tarafındandır.” Böyle iken bu topluluğa ne oluyor da kendilerine bildirilen hakikati anlamaya yanaşmıyorlar?","arabic_text":"اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ‌ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثًا","related_links":["33/16","62/8"],"audio_path":"3/3-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nerede olursanız olun sağlam yapılı kaleler içinde bulunsanız dahi ölüm size ulaşır. Onlara bir iyilik dokunursa “Bu Allah’tandır” derler. Bir kötülük dokunursa “Bu senin yüzündendir” derler. Onlara de ki: “Hepsi de Allah tarafındandır.” Böyle iken bu topluluğa ne oluyor da kendilerine bildirilen hakikati anlamaya yanaşmıyorlar?","arabic_text":"اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ‌ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثًا","related_links":["33/16","62/8"],"audio_path":"3/3-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nerede olursanız olun sağlam yapılı kaleler içinde bulunsanız dahi ölüm size ulaşır. Onlara bir iyilik dokunursa “Bu Allah’tandır” derler. Bir kötülük dokunursa “Bu senin yüzündendir” derler. Onlara de ki: “Hepsi de Allah tarafındandır.” Böyle iken bu topluluğa ne oluyor da kendilerine bildirilen hakikati anlamaya yanaşmıyorlar?","arabic_text":"اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ‌ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثًا","related_links":["33/16","62/8"],"audio_path":"3/3-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nerede olursanız olun sağlam yapılı kaleler içinde bulunsanız dahi ölüm size ulaşır. Onlara bir iyilik dokunursa “Bu Allah’tandır” derler. Bir kötülük dokunursa “Bu senin yüzündendir” derler. Onlara de ki: “Hepsi de Allah tarafındandır.” Böyle iken bu topluluğa ne oluyor da kendilerine bildirilen hakikati anlamaya yanaşmıyorlar?","arabic_text":"اَيْنَ مَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا هٰذِه۪ مِنْ عِنْدِكَۜ قُلْ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ فَمَالِ‌ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَد۪يثًا","related_links":["33/16","62/8"],"audio_path":"3/3-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey insan!) Başına ne iyilik gelirse Allah’tandır uğradığın her kötülük de nefsindendir. (Ey Muhammed!) Biz seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey insan!) Başına ne iyilik gelirse Allah’tandır uğradığın her kötülük de nefsindendir. (Ey Muhammed!) Biz seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey insan!) Başına ne iyilik gelirse Allah’tandır uğradığın her kötülük de nefsindendir. (Ey Muhammed!) Biz seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey insan!) Başına ne iyilik gelirse Allah’tandır uğradığın her kötülük de nefsindendir. (Ey Muhammed!) Biz seni insanlara bir resûl olarak gönderdik. Buna şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولًاۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kim resûle itaat ederse gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse bilsin ki biz seni onların başına bekçi göndermedik.","arabic_text":"مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ","related_links":["2/132","4/59","48/10"],"audio_path":"3/3-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-80c.mp3","commentary_text":"Âl-i İmran 3/32, 132; Nisa 4/59, 69; Maide 5/92; Enfal 8/1, 46; Nur, 24/54; Muhammed 47/33; Mücadele 58/13 ve Teğabun 64/12 ayetlerinde olduğu gibi burada da Allah’a itaatle Peygamber’e itaat aynı karede yer alıyor. Aynı sûrenin 4/80. ayetinde de “Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur” buyrularak vahyin birinci muhatabı ve uygulayıcısı olan Resûl’e itaatin Allah’a itaatten bağımsız olarak düşünülemeyeceği anlatılıyor. Ancak bu ayetleri; “Allah’a itaat Kur’an’a itaat, elçisine itaat hadislere itaattir” şeklinde anlamak asla doğru olmaz. Çünkü hadis diye peygamber üzerinden meşrulaştırılmak istenen yüzlerce hurafe vardır. Peygamberin Kur’an’la çelişen bir şey söylemesi asla mümkün değildir. Onun için hadislerin Kur’an üzerinden yorumlanması lazım. Allah’ın gösterdiği yolda Peygamber bir elçidir, öncüdür, rehberdir ve modeldir. Ama asla bir kanun koyucu değildir. Bu minvalde Hz. Peygamber’in âlemlere (insanlığa) rahmetin vesilesi olması (Enbiya, 21/107) vahyin birinci muhatabı ve tebliğcisi olmasından kaynaklanmaktadır. Vahyin, muhatapları üzerinde etkili olabilmesi için ayetlerin tebliğcisi ve uygulayıcısı olan Hz. Peygamber’in otoritesinin sağlanması gerekiyordu. Dolayısıyla Allah’ın elçisi ve tebliğcisi olduğu için Allah’a itaatle Hz. Peygamber’e itaat aynı şey sayılmış ve ona itaat etmenin Allah’a itaat olacağı vurgulanmıştır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kim resûle itaat ederse gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse bilsin ki biz seni onların başına bekçi göndermedik.","arabic_text":"مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ","related_links":["2/132","4/59","48/10"],"audio_path":"3/3-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-79c.mp3","commentary_text":"Âl-i İmran 3/32, 132; Nisa 4/59, 69; Maide 5/92; Enfal 8/1, 46; Nur, 24/54; Muhammed 47/33; Mücadele 58/13 ve Teğabun 64/12 ayetlerinde olduğu gibi burada da Allah’a itaatle Peygamber’e itaat aynı karede yer alıyor. Aynı sûrenin 4/80. ayetinde de “Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur” buyrularak vahyin birinci muhatabı ve uygulayıcısı olan Resûl’e itaatin Allah’a itaatten bağımsız olarak düşünülemeyeceği anlatılıyor. Ancak bu ayetleri; “Allah’a itaat Kur’an’a itaat, elçisine itaat hadislere itaattir” şeklinde anlamak asla doğru olmaz. Çünkü hadis diye peygamber üzerinden meşrulaştırılmak istenen yüzlerce hurafe vardır. Peygamberin Kur’an’la çelişen bir şey söylemesi asla mümkün değildir. Onun için hadislerin Kur’an üzerinden yorumlanması lazım. Allah’ın gösterdiği yolda Peygamber bir elçidir, öncüdür, rehberdir ve modeldir. Ama asla bir kanun koyucu değildir. Bu minvalde Hz. Peygamber’in âlemlere (insanlığa) rahmetin vesilesi olması (Enbiya, 21/107) vahyin birinci muhatabı ve tebliğcisi olmasından kaynaklanmaktadır. Vahyin, muhatapları üzerinde etkili olabilmesi için ayetlerin tebliğcisi ve uygulayıcısı olan Hz. Peygamber’in otoritesinin sağlanması gerekiyordu. Dolayısıyla Allah’ın elçisi ve tebliğcisi olduğu için Allah’a itaatle Hz. Peygamber’e itaat aynı şey sayılmış ve ona itaat etmenin Allah’a itaat olacağı vurgulanmıştır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kim resûle itaat ederse gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse bilsin ki biz seni onların başına bekçi göndermedik.","arabic_text":"مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ","related_links":["2/132","4/59","48/10"],"audio_path":"3/3-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-80c.mp3","commentary_text":"Âl-i İmran 3/32, 132; Nisa 4/59, 69; Maide 5/92; Enfal 8/1, 46; Nur, 24/54; Muhammed 47/33; Mücadele 58/13 ve Teğabun 64/12 ayetlerinde olduğu gibi burada da Allah’a itaatle Peygamber’e itaat aynı karede yer alıyor. Aynı sûrenin 4/80. ayetinde de “Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur” buyrularak vahyin birinci muhatabı ve uygulayıcısı olan Resûl’e itaatin Allah’a itaatten bağımsız olarak düşünülemeyeceği anlatılıyor. Ancak bu ayetleri; “Allah’a itaat Kur’an’a itaat, elçisine itaat hadislere itaattir” şeklinde anlamak asla doğru olmaz. Çünkü hadis diye peygamber üzerinden meşrulaştırılmak istenen yüzlerce hurafe vardır. Peygamberin Kur’an’la çelişen bir şey söylemesi asla mümkün değildir. Onun için hadislerin Kur’an üzerinden yorumlanması lazım. Allah’ın gösterdiği yolda Peygamber bir elçidir, öncüdür, rehberdir ve modeldir. Ama asla bir kanun koyucu değildir. Bu minvalde Hz. Peygamber’in âlemlere (insanlığa) rahmetin vesilesi olması (Enbiya, 21/107) vahyin birinci muhatabı ve tebliğcisi olmasından kaynaklanmaktadır. Vahyin, muhatapları üzerinde etkili olabilmesi için ayetlerin tebliğcisi ve uygulayıcısı olan Hz. Peygamber’in otoritesinin sağlanması gerekiyordu. Dolayısıyla Allah’ın elçisi ve tebliğcisi olduğu için Allah’a itaatle Hz. Peygamber’e itaat aynı şey sayılmış ve ona itaat etmenin Allah’a itaat olacağı vurgulanmıştır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kim resûle itaat ederse gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse bilsin ki biz seni onların başına bekçi göndermedik.","arabic_text":"مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ","related_links":["2/132","4/59","48/10"],"audio_path":"3/3-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-80c.mp3","commentary_text":"Âl-i İmran 3/32, 132; Nisa 4/59, 69; Maide 5/92; Enfal 8/1, 46; Nur, 24/54; Muhammed 47/33; Mücadele 58/13 ve Teğabun 64/12 ayetlerinde olduğu gibi burada da Allah’a itaatle Peygamber’e itaat aynı karede yer alıyor. Aynı sûrenin 4/80. ayetinde de “Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur” buyrularak vahyin birinci muhatabı ve uygulayıcısı olan Resûl’e itaatin Allah’a itaatten bağımsız olarak düşünülemeyeceği anlatılıyor. Ancak bu ayetleri; “Allah’a itaat Kur’an’a itaat, elçisine itaat hadislere itaattir” şeklinde anlamak asla doğru olmaz. Çünkü hadis diye peygamber üzerinden meşrulaştırılmak istenen yüzlerce hurafe vardır. Peygamberin Kur’an’la çelişen bir şey söylemesi asla mümkün değildir. Onun için hadislerin Kur’an üzerinden yorumlanması lazım. Allah’ın gösterdiği yolda Peygamber bir elçidir, öncüdür, rehberdir ve modeldir. Ama asla bir kanun koyucu değildir. Bu minvalde Hz. Peygamber’in âlemlere (insanlığa) rahmetin vesilesi olması (Enbiya, 21/107) vahyin birinci muhatabı ve tebliğcisi olmasından kaynaklanmaktadır. Vahyin, muhatapları üzerinde etkili olabilmesi için ayetlerin tebliğcisi ve uygulayıcısı olan Hz. Peygamber’in otoritesinin sağlanması gerekiyordu. Dolayısıyla Allah’ın elçisi ve tebliğcisi olduğu için Allah’a itaatle Hz. Peygamber’e itaat aynı şey sayılmış ve ona itaat etmenin Allah’a itaat olacağı vurgulanmıştır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Yüzüne karşı “evet” derler. Fakat onların bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan planlar/tuzaklar kurarlar. Hiç şüphesiz Allah onların geceleri kurdukları planları/tuzakları (görüyor ve) kaydediyor. Sen onlara aldırma ve Allah’a güven (çünkü Allah da plan yapıyor). Vekil olarak Allah sana yeter.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Yüzüne karşı “evet” derler. Fakat onların bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan planlar/tuzaklar kurarlar. Hiç şüphesiz Allah onların geceleri kurdukları planları/tuzakları (görüyor ve) kaydediyor. Sen onlara aldırma ve Allah’a güven (çünkü Allah da plan yapıyor). Vekil olarak Allah sana yeter.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Yüzüne karşı “evet” derler. Fakat onların bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan planlar/tuzaklar kurarlar. Hiç şüphesiz Allah onların geceleri kurdukları planları/tuzakları (görüyor ve) kaydediyor. Sen onlara aldırma ve Allah’a güven (çünkü Allah da plan yapıyor). Vekil olarak Allah sana yeter.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Yüzüne karşı “evet” derler. Fakat onların bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan planlar/tuzaklar kurarlar. Hiç şüphesiz Allah onların geceleri kurdukları planları/tuzakları (görüyor ve) kaydediyor. Sen onlara aldırma ve Allah’a güven (çünkü Allah da plan yapıyor). Vekil olarak Allah sana yeter.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı kuşkusuz içinde birçok çelişki (tutarsızlık) bulacaklardı.","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı kuşkusuz içinde birçok çelişki (tutarsızlık) bulacaklardı.","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı kuşkusuz içinde birçok çelişki (tutarsızlık) bulacaklardı.","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı kuşkusuz içinde birçok çelişki (tutarsızlık) bulacaklardı.","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافًا كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlara İslam toplumunun güvenliğini ilgilendiren veya (mü’minler arasında) korkuya neden olabilecek bir haber ulaşınca onu hemen yayarlar (ortalığı telaşa verirler). Hâlbuki o haberi Resûl’e ya da (kendi) başlarındaki yetkililerine götürseler elbette işin iç yüzünü araştırıp gerçek mahiyetini anlarlardı. Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı pek azınız hariç hepiniz şeytana uyup gitmiştiniz.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُولِ وَاِلٰٓى اُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذ۪ينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlara İslam toplumunun güvenliğini ilgilendiren veya (mü’minler arasında) korkuya neden olabilecek bir haber ulaşınca onu hemen yayarlar (ortalığı telaşa verirler). Hâlbuki o haberi Resûl’e ya da (kendi) başlarındaki yetkililerine götürseler elbette işin iç yüzünü araştırıp gerçek mahiyetini anlarlardı. Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı pek azınız hariç hepiniz şeytana uyup gitmiştiniz.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُولِ وَاِلٰٓى اُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذ۪ينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlara İslam toplumunun güvenliğini ilgilendiren veya (mü’minler arasında) korkuya neden olabilecek bir haber ulaşınca onu hemen yayarlar (ortalığı telaşa verirler). Hâlbuki o haberi Resûl’e ya da (kendi) başlarındaki yetkililerine götürseler elbette işin iç yüzünü araştırıp gerçek mahiyetini anlarlardı. Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı pek azınız hariç hepiniz şeytana uyup gitmiştiniz.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُولِ وَاِلٰٓى اُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذ۪ينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlara İslam toplumunun güvenliğini ilgilendiren veya (mü’minler arasında) korkuya neden olabilecek bir haber ulaşınca onu hemen yayarlar (ortalığı telaşa verirler). Hâlbuki o haberi Resûl’e ya da (kendi) başlarındaki yetkililerine götürseler elbette işin iç yüzünü araştırıp gerçek mahiyetini anlarlardı. Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı pek azınız hariç hepiniz şeytana uyup gitmiştiniz.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَهُمْ اَمْرٌ مِنَ الْاَمْنِ اَوِ الْخَوْفِ اَذَاعُوا بِه۪ۜ وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُولِ وَاِلٰٓى اُو۬لِي الْاَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذ۪ينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَاتَّبَعْتُمُ الشَّيْطَانَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü’minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün cezalandırmada da daha şiddetlidir.","arabic_text":"فَقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْسًا وَاَشَدُّ تَنْك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü’minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün cezalandırmada da daha şiddetlidir.","arabic_text":"فَقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْسًا وَاَشَدُّ تَنْك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü’minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün cezalandırmada da daha şiddetlidir.","arabic_text":"فَقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْسًا وَاَشَدُّ تَنْك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş. Sen ancak kendinden sorumlusun. Mü’minleri de buna (savaşa) teşvik et! Allah inkârcıların gücünü kırmaya muktedirdir. Çünkü Allah kuvvetçe daha üstün cezalandırmada da daha şiddetlidir.","arabic_text":"فَقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْسًا وَاَشَدُّ تَنْك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.","arabic_text":"مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-85c.mp3","commentary_text":"İnsan sosyal bir varlık olduğu için toplu halde yaşama ihtiyacı duyar. İnsanların oluşturduğu toplumlardan sosyal olaylar, ilişkiler ve olgular ortaya çıkar. Bu ilişkiler etkileşim kalıbı açısından birey-birey ilişkisi, birey-grup ilişkisi ve grup-grup ilişkisi olarak kendini gösterir. Sosyal ilişkiler dinamik bir özelliğe sahip olduğu için değişirler. Toplumdaki değişmelerde çevre ve teknoloji faktörü etkili olsa da en önemli rolü kültür faktörü oluşturur. Bu da bireyin ve toplumun yapısında hızlı bir şekilde tezahür eder. Bu değişim sürecinde bütün bir cemiyeti, dolayısıyla dünyayı etkileyecek olan fert planındaki davranışlar çok önemlidir. Onun için kişi, davranışlarında ve ilişkilerinde bu derin mesajın sorumluluğunu hissetmelidir. Bir sonraki âyette “selama karşılık verin” direktifi de bu bağlamda çok büyük anlam ifade etmektedir. Çünkü selamlaşmak; sevginin, saygının ve barışın topluma yayılmasında önemli katkı sağlar."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.","arabic_text":"مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-84c.mp3","commentary_text":"İnsan sosyal bir varlık olduğu için toplu halde yaşama ihtiyacı duyar. İnsanların oluşturduğu toplumlardan sosyal olaylar, ilişkiler ve olgular ortaya çıkar. Bu ilişkiler etkileşim kalıbı açısından birey-birey ilişkisi, birey-grup ilişkisi ve grup-grup ilişkisi olarak kendini gösterir. Sosyal ilişkiler dinamik bir özelliğe sahip olduğu için değişirler. Toplumdaki değişmelerde çevre ve teknoloji faktörü etkili olsa da en önemli rolü kültür faktörü oluşturur. Bu da bireyin ve toplumun yapısında hızlı bir şekilde tezahür eder. Bu değişim sürecinde bütün bir cemiyeti, dolayısıyla dünyayı etkileyecek olan fert planındaki davranışlar çok önemlidir. Onun için kişi, davranışlarında ve ilişkilerinde bu derin mesajın sorumluluğunu hissetmelidir. Bir sonraki âyette “selama karşılık verin” direktifi de bu bağlamda çok büyük anlam ifade etmektedir. Çünkü selamlaşmak; sevginin, saygının ve barışın topluma yayılmasında önemli katkı sağlar."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.","arabic_text":"مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-85c.mp3","commentary_text":"İnsan sosyal bir varlık olduğu için toplu halde yaşama ihtiyacı duyar. İnsanların oluşturduğu toplumlardan sosyal olaylar, ilişkiler ve olgular ortaya çıkar. Bu ilişkiler etkileşim kalıbı açısından birey-birey ilişkisi, birey-grup ilişkisi ve grup-grup ilişkisi olarak kendini gösterir. Sosyal ilişkiler dinamik bir özelliğe sahip olduğu için değişirler. Toplumdaki değişmelerde çevre ve teknoloji faktörü etkili olsa da en önemli rolü kültür faktörü oluşturur. Bu da bireyin ve toplumun yapısında hızlı bir şekilde tezahür eder. Bu değişim sürecinde bütün bir cemiyeti, dolayısıyla dünyayı etkileyecek olan fert planındaki davranışlar çok önemlidir. Onun için kişi, davranışlarında ve ilişkilerinde bu derin mesajın sorumluluğunu hissetmelidir. Bir sonraki âyette “selama karşılık verin” direktifi de bu bağlamda çok büyük anlam ifade etmektedir. Çünkü selamlaşmak; sevginin, saygının ve barışın topluma yayılmasında önemli katkı sağlar."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.","arabic_text":"مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-85c.mp3","commentary_text":"İnsan sosyal bir varlık olduğu için toplu halde yaşama ihtiyacı duyar. İnsanların oluşturduğu toplumlardan sosyal olaylar, ilişkiler ve olgular ortaya çıkar. Bu ilişkiler etkileşim kalıbı açısından birey-birey ilişkisi, birey-grup ilişkisi ve grup-grup ilişkisi olarak kendini gösterir. Sosyal ilişkiler dinamik bir özelliğe sahip olduğu için değişirler. Toplumdaki değişmelerde çevre ve teknoloji faktörü etkili olsa da en önemli rolü kültür faktörü oluşturur. Bu da bireyin ve toplumun yapısında hızlı bir şekilde tezahür eder. Bu değişim sürecinde bütün bir cemiyeti, dolayısıyla dünyayı etkileyecek olan fert planındaki davranışlar çok önemlidir. Onun için kişi, davranışlarında ve ilişkilerinde bu derin mesajın sorumluluğunu hissetmelidir. Bir sonraki âyette “selama karşılık verin” direktifi de bu bağlamda çok büyük anlam ifade etmektedir. Çünkü selamlaşmak; sevginin, saygının ve barışın topluma yayılmasında önemli katkı sağlar."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Size bir selam verildiği vakit siz de ondan daha güzel bir selamla yahut aynıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını (kaydını) tutmaktadır.","arabic_text":"وَاِذَا حُيّ۪يتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Size bir selam verildiği vakit siz de ondan daha güzel bir selamla yahut aynıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını (kaydını) tutmaktadır.","arabic_text":"وَاِذَا حُيّ۪يتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Size bir selam verildiği vakit siz de ondan daha güzel bir selamla yahut aynıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını (kaydını) tutmaktadır.","arabic_text":"وَاِذَا حُيّ۪يتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Size bir selam verildiği vakit siz de ondan daha güzel bir selamla yahut aynıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını (kaydını) tutmaktadır.","arabic_text":"وَاِذَا حُيّ۪يتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Allah (O’dur ki) O’ndan başka ilah yoktur. (O) hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Allah (O’dur ki) O’ndan başka ilah yoktur. (O) hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Allah (O’dur ki) O’ndan başka ilah yoktur. (O) hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Allah (O’dur ki) O’ndan başka ilah yoktur. (O) hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ حَد۪يثًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz (bazılarınız onları hâlâ savunup duruyor)? Hâlbuki kazandıkları yüzünden Allah onları baş aşağı çevirdi. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":["6/39","13/33","39/23","42/46"],"audio_path":"3/3-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-88c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın sapıklıkta bıraktığı” ifadesi, “Allah kullarını saptırır” şeklinde anlaşılmamalı. Allah kulunu saptırmadığı gibi sapmasına rıza da göstermez (Zümer, 39/7). Ancak kul kendi iradesiyle sapmak ister ve Allah da onu sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah, sapmayı tercih eden kulların hidayeti için peygamberler göndermiş ve onlara vahiy yoluyla kitaplar, sahifeler indirmiştir. Allah inkârcıların sandığı ya da iddia ettiği gibi kullarının dalalette kalmasını isteseydi peygamberler göndermez, kitaplar indirmezdi."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz (bazılarınız onları hâlâ savunup duruyor)? Hâlbuki kazandıkları yüzünden Allah onları baş aşağı çevirdi. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":["6/39","13/33","39/23","42/46"],"audio_path":"3/3-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-87c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın sapıklıkta bıraktığı” ifadesi, “Allah kullarını saptırır” şeklinde anlaşılmamalı. Allah kulunu saptırmadığı gibi sapmasına rıza da göstermez (Zümer, 39/7). Ancak kul kendi iradesiyle sapmak ister ve Allah da onu sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah, sapmayı tercih eden kulların hidayeti için peygamberler göndermiş ve onlara vahiy yoluyla kitaplar, sahifeler indirmiştir. Allah inkârcıların sandığı ya da iddia ettiği gibi kullarının dalalette kalmasını isteseydi peygamberler göndermez, kitaplar indirmezdi."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz (bazılarınız onları hâlâ savunup duruyor)? Hâlbuki kazandıkları yüzünden Allah onları baş aşağı çevirdi. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":["6/39","13/33","39/23","42/46"],"audio_path":"3/3-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-88c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın sapıklıkta bıraktığı” ifadesi, “Allah kullarını saptırır” şeklinde anlaşılmamalı. Allah kulunu saptırmadığı gibi sapmasına rıza da göstermez (Zümer, 39/7). Ancak kul kendi iradesiyle sapmak ister ve Allah da onu sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah, sapmayı tercih eden kulların hidayeti için peygamberler göndermiş ve onlara vahiy yoluyla kitaplar, sahifeler indirmiştir. Allah inkârcıların sandığı ya da iddia ettiği gibi kullarının dalalette kalmasını isteseydi peygamberler göndermez, kitaplar indirmezdi."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz (bazılarınız onları hâlâ savunup duruyor)? Hâlbuki kazandıkları yüzünden Allah onları baş aşağı çevirdi. Allah’ın sapıklıkta bıraktığını siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":["6/39","13/33","39/23","42/46"],"audio_path":"3/3-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-88c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın sapıklıkta bıraktığı” ifadesi, “Allah kullarını saptırır” şeklinde anlaşılmamalı. Allah kulunu saptırmadığı gibi sapmasına rıza da göstermez (Zümer, 39/7). Ancak kul kendi iradesiyle sapmak ister ve Allah da onu sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah, sapmayı tercih eden kulların hidayeti için peygamberler göndermiş ve onlara vahiy yoluyla kitaplar, sahifeler indirmiştir. Allah inkârcıların sandığı ya da iddia ettiği gibi kullarının dalalette kalmasını isteseydi peygamberler göndermez, kitaplar indirmezdi."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa) onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-89c.mp3","commentary_text":"“Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir. Kur’an onların, ümmet oluşunu aşiret ve kabile, kan ve yakınlık ilişkilerine dayanmadığını bildiriyor. Yani bölgede ve aynı şehirde yaşamanın doğurduğu bağlara yahut ticaret ya da ticaret akışı ekonomik çıkarların belirlediği ilkelere dayanamayacağını, aksine ümmetin akideye ve ondan kaynaklanan toplumsal düzene dayanacağını öğretiyordu."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa) onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-88c.mp3","commentary_text":"“Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir. Kur’an onların, ümmet oluşunu aşiret ve kabile, kan ve yakınlık ilişkilerine dayanmadığını bildiriyor. Yani bölgede ve aynı şehirde yaşamanın doğurduğu bağlara yahut ticaret ya da ticaret akışı ekonomik çıkarların belirlediği ilkelere dayanamayacağını, aksine ümmetin akideye ve ondan kaynaklanan toplumsal düzene dayanacağını öğretiyordu."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa) onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-89c.mp3","commentary_text":"“Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir. Kur’an onların, ümmet oluşunu aşiret ve kabile, kan ve yakınlık ilişkilerine dayanmadığını bildiriyor. Yani bölgede ve aynı şehirde yaşamanın doğurduğu bağlara yahut ticaret ya da ticaret akışı ekonomik çıkarların belirlediği ilkelere dayanamayacağını, aksine ümmetin akideye ve ondan kaynaklanan toplumsal düzene dayanacağını öğretiyordu."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa) onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-89c.mp3","commentary_text":"“Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir. Kur’an onların, ümmet oluşunu aşiret ve kabile, kan ve yakınlık ilişkilerine dayanmadığını bildiriyor. Yani bölgede ve aynı şehirde yaşamanın doğurduğu bağlara yahut ticaret ya da ticaret akışı ekonomik çıkarların belirlediği ilkelere dayanamayacağını, aksine ümmetin akideye ve ondan kaynaklanan toplumsal düzene dayanacağını öğretiyordu."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ancak sizinle aralarında bir anlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi kavimleriyle savaşmaktan bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Hâlbuki Allah dileseydi onları sizin başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur sizinle savaşmayıp size barış teklifinde bulunurlarsa bu durumda Allah onlara zarar vermenize asla razı olmaz.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-90c.mp3","commentary_text":"Âyette kendilerinden bahsedilen kimseler, Medine dışındaki münafıklardır. Bunların bir kısmı Mekke’de kalıp müşriklerle iş birliği yapmışlar, bir kısmı Müslümanlarla aralarında “saldırmazlık antlaşması” bulunan toplumlara sığınmışlar, diğer bir kısmı ise tarafsızlığı ve savaşmamayı tercih edip Müslümanlarla iyi geçinmek istemişlerdir. Birinci kısımda anlatılanlar 4/89. âyette ifade edilenlerdir. Son iki kısımda anlatılanlar ise bu âyette zikredilenlerdir."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ancak sizinle aralarında bir anlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi kavimleriyle savaşmaktan bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Hâlbuki Allah dileseydi onları sizin başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur sizinle savaşmayıp size barış teklifinde bulunurlarsa bu durumda Allah onlara zarar vermenize asla razı olmaz.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-89c.mp3","commentary_text":"Âyette kendilerinden bahsedilen kimseler, Medine dışındaki münafıklardır. Bunların bir kısmı Mekke’de kalıp müşriklerle iş birliği yapmışlar, bir kısmı Müslümanlarla aralarında “saldırmazlık antlaşması” bulunan toplumlara sığınmışlar, diğer bir kısmı ise tarafsızlığı ve savaşmamayı tercih edip Müslümanlarla iyi geçinmek istemişlerdir. Birinci kısımda anlatılanlar 4/89. âyette ifade edilenlerdir. Son iki kısımda anlatılanlar ise bu âyette zikredilenlerdir."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ancak sizinle aralarında bir anlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi kavimleriyle savaşmaktan bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Hâlbuki Allah dileseydi onları sizin başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur sizinle savaşmayıp size barış teklifinde bulunurlarsa bu durumda Allah onlara zarar vermenize asla razı olmaz.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-90c.mp3","commentary_text":"Âyette kendilerinden bahsedilen kimseler, Medine dışındaki münafıklardır. Bunların bir kısmı Mekke’de kalıp müşriklerle iş birliği yapmışlar, bir kısmı Müslümanlarla aralarında “saldırmazlık antlaşması” bulunan toplumlara sığınmışlar, diğer bir kısmı ise tarafsızlığı ve savaşmamayı tercih edip Müslümanlarla iyi geçinmek istemişlerdir. Birinci kısımda anlatılanlar 4/89. âyette ifade edilenlerdir. Son iki kısımda anlatılanlar ise bu âyette zikredilenlerdir."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ancak sizinle aralarında bir anlaşma bulunan bir topluluğa sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi kavimleriyle savaşmaktan bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Hâlbuki Allah dileseydi onları sizin başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur sizinle savaşmayıp size barış teklifinde bulunurlarsa bu durumda Allah onlara zarar vermenize asla razı olmaz.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-90c.mp3","commentary_text":"Âyette kendilerinden bahsedilen kimseler, Medine dışındaki münafıklardır. Bunların bir kısmı Mekke’de kalıp müşriklerle iş birliği yapmışlar, bir kısmı Müslümanlarla aralarında “saldırmazlık antlaşması” bulunan toplumlara sığınmışlar, diğer bir kısmı ise tarafsızlığı ve savaşmamayı tercih edip Müslümanlarla iyi geçinmek istemişlerdir. Birinci kısımda anlatılanlar 4/89. âyette ifade edilenlerdir. Son iki kısımda anlatılanlar ise bu âyette zikredilenlerdir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Bir de hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya inananlarla savaşmaya) bozgunculuğa itilseler ona canla başla atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (ve sizi öldürmeye yeltenmekten) geri durmazlarsa onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlara karşı size apaçık bir yetki verdik.","arabic_text":"سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا۟","related_links":["2/191","9/5","47/4"],"audio_path":"3/3-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-91c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Muhammed’e Müslüman olduklarını söyleyerek kendilerini güvence altına almak isteyen ancak müşriklerle beraber olduklarında putlara taparak onların himayesine giren Mekkeli bir topluluk hakkında nazil olmuştur. “Hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Bunlar imanla şirk arasında karar verememekten ziyade, imanla şirkin gölgesinde kimseye fark ettirmeden hayatlarını sürdürmeyi tercih edenlerdir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Bir de hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya inananlarla savaşmaya) bozgunculuğa itilseler ona canla başla atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (ve sizi öldürmeye yeltenmekten) geri durmazlarsa onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlara karşı size apaçık bir yetki verdik.","arabic_text":"سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا۟","related_links":["2/191","9/5","47/4"],"audio_path":"3/3-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-90c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Muhammed’e Müslüman olduklarını söyleyerek kendilerini güvence altına almak isteyen ancak müşriklerle beraber olduklarında putlara taparak onların himayesine giren Mekkeli bir topluluk hakkında nazil olmuştur. “Hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Bunlar imanla şirk arasında karar verememekten ziyade, imanla şirkin gölgesinde kimseye fark ettirmeden hayatlarını sürdürmeyi tercih edenlerdir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Bir de hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya inananlarla savaşmaya) bozgunculuğa itilseler ona canla başla atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (ve sizi öldürmeye yeltenmekten) geri durmazlarsa onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlara karşı size apaçık bir yetki verdik.","arabic_text":"سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا۟","related_links":["2/191","9/5","47/4"],"audio_path":"3/3-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-91c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Muhammed’e Müslüman olduklarını söyleyerek kendilerini güvence altına almak isteyen ancak müşriklerle beraber olduklarında putlara taparak onların himayesine giren Mekkeli bir topluluk hakkında nazil olmuştur. “Hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Bunlar imanla şirk arasında karar verememekten ziyade, imanla şirkin gölgesinde kimseye fark ettirmeden hayatlarını sürdürmeyi tercih edenlerdir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Bir de hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya inananlarla savaşmaya) bozgunculuğa itilseler ona canla başla atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (ve sizi öldürmeye yeltenmekten) geri durmazlarsa onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlara karşı size apaçık bir yetki verdik.","arabic_text":"سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا۟","related_links":["2/191","9/5","47/4"],"audio_path":"3/3-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-91c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Muhammed’e Müslüman olduklarını söyleyerek kendilerini güvence altına almak isteyen ancak müşriklerle beraber olduklarında putlara taparak onların himayesine giren Mekkeli bir topluluk hakkında nazil olmuştur. “Hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Bunlar imanla şirk arasında karar verememekten ziyade, imanla şirkin gölgesinde kimseye fark ettirmeden hayatlarını sürdürmeyi tercih edenlerdir."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir mü’minin diğer bir mü’mini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mü’mini yanlışlıkla öldürenin bir mü’min köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı sürece ona diyet ödemesi gerekir. Öldürülen sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir mü’min ise (öldürenin yalnız) mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Şayet (öldürülen kimse) kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü’min bir köle azat etmek gerekir. Kim (gerekli para veya özgürlüğüne kavuşturacak bir köle) bulamazsa Allah’ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutar. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِنًا اِلَّا خَطَـًٔاۚ وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًٔا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":["2/178","5/32"],"audio_path":"3/3-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-92c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; bir mü’minin bir başka mü’mini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ne yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Bir sonraki âyette (Nisâ, 4/93); bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının ebedî cehennem olduğu vurgulanmaktadır. İslam hukukunda bir Müslümanı haksız yere öldürmenin cezası kısastır/idamdır. Bu konuda af yetkisi öldürülenin ailesine aittir. Bunlar isterlerse kısas yerine diyet talep edebilirler ya da bağışlayabilirler. Ancak öldüren kişinin âhiretteki durumu Allah’ın takdirindedir. Ayrıca burada mü’minin mü’mini öldürmesi anlatılırken, mü’min olmayanı öldürmenin bir sakıncası yoktur gibi yanlış bir kanaate varmamak lazım. Hz. Peygamber bir kavme, içinde Mikdad b. Esved’in de olduğu bir seriyye göndermişti. O kavme vardıklarında içlerinden biri şehadet getirdiği halde Mikdad tarafından öldürüldü. Durum Hz. Peygamber’e anlatılınca o da çok üzülmüştü, bu olay üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir mü’minin diğer bir mü’mini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mü’mini yanlışlıkla öldürenin bir mü’min köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı sürece ona diyet ödemesi gerekir. Öldürülen sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir mü’min ise (öldürenin yalnız) mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Şayet (öldürülen kimse) kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü’min bir köle azat etmek gerekir. Kim (gerekli para veya özgürlüğüne kavuşturacak bir köle) bulamazsa Allah’ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutar. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِنًا اِلَّا خَطَـًٔاۚ وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًٔا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":["2/178","5/32"],"audio_path":"3/3-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-91c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; bir mü’minin bir başka mü’mini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ne yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Bir sonraki âyette (Nisâ, 4/93); bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının ebedî cehennem olduğu vurgulanmaktadır. İslam hukukunda bir Müslümanı haksız yere öldürmenin cezası kısastır/idamdır. Bu konuda af yetkisi öldürülenin ailesine aittir. Bunlar isterlerse kısas yerine diyet talep edebilirler ya da bağışlayabilirler. Ancak öldüren kişinin âhiretteki durumu Allah’ın takdirindedir. Ayrıca burada mü’minin mü’mini öldürmesi anlatılırken, mü’min olmayanı öldürmenin bir sakıncası yoktur gibi yanlış bir kanaate varmamak lazım. Hz. Peygamber bir kavme, içinde Mikdad b. Esved’in de olduğu bir seriyye göndermişti. O kavme vardıklarında içlerinden biri şehadet getirdiği halde Mikdad tarafından öldürüldü. Durum Hz. Peygamber’e anlatılınca o da çok üzülmüştü, bu olay üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir mü’minin diğer bir mü’mini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mü’mini yanlışlıkla öldürenin bir mü’min köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı sürece ona diyet ödemesi gerekir. Öldürülen sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir mü’min ise (öldürenin yalnız) mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Şayet (öldürülen kimse) kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü’min bir köle azat etmek gerekir. Kim (gerekli para veya özgürlüğüne kavuşturacak bir köle) bulamazsa Allah’ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutar. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِنًا اِلَّا خَطَـًٔاۚ وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًٔا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":["2/178","5/32"],"audio_path":"3/3-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-92c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; bir mü’minin bir başka mü’mini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ne yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Bir sonraki âyette (Nisâ, 4/93); bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının ebedî cehennem olduğu vurgulanmaktadır. İslam hukukunda bir Müslümanı haksız yere öldürmenin cezası kısastır/idamdır. Bu konuda af yetkisi öldürülenin ailesine aittir. Bunlar isterlerse kısas yerine diyet talep edebilirler ya da bağışlayabilirler. Ancak öldüren kişinin âhiretteki durumu Allah’ın takdirindedir. Ayrıca burada mü’minin mü’mini öldürmesi anlatılırken, mü’min olmayanı öldürmenin bir sakıncası yoktur gibi yanlış bir kanaate varmamak lazım. Hz. Peygamber bir kavme, içinde Mikdad b. Esved’in de olduğu bir seriyye göndermişti. O kavme vardıklarında içlerinden biri şehadet getirdiği halde Mikdad tarafından öldürüldü. Durum Hz. Peygamber’e anlatılınca o da çok üzülmüştü, bu olay üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir mü’minin diğer bir mü’mini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mü’mini yanlışlıkla öldürenin bir mü’min köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadığı sürece ona diyet ödemesi gerekir. Öldürülen sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir mü’min ise (öldürenin yalnız) mü’min bir köle azat etmesi gerekir. Şayet (öldürülen kimse) kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mü’min bir köle azat etmek gerekir. Kim (gerekli para veya özgürlüğüne kavuşturacak bir köle) bulamazsa Allah’ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutar. Hiç şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِنًا اِلَّا خَطَـًٔاۚ وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَـًٔا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":["2/178","5/32"],"audio_path":"3/3-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-92c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; bir mü’minin bir başka mü’mini yanlışlıkla öldürmesi durumunda ne yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Bir sonraki âyette (Nisâ, 4/93); bir mü’mini kasten öldürmenin cezasının ebedî cehennem olduğu vurgulanmaktadır. İslam hukukunda bir Müslümanı haksız yere öldürmenin cezası kısastır/idamdır. Bu konuda af yetkisi öldürülenin ailesine aittir. Bunlar isterlerse kısas yerine diyet talep edebilirler ya da bağışlayabilirler. Ancak öldüren kişinin âhiretteki durumu Allah’ın takdirindedir. Ayrıca burada mü’minin mü’mini öldürmesi anlatılırken, mü’min olmayanı öldürmenin bir sakıncası yoktur gibi yanlış bir kanaate varmamak lazım. Hz. Peygamber bir kavme, içinde Mikdad b. Esved’in de olduğu bir seriyye göndermişti. O kavme vardıklarında içlerinden biri şehadet getirdiği halde Mikdad tarafından öldürüldü. Durum Hz. Peygamber’e anlatılınca o da çok üzülmüştü, bu olay üzerine bu âyet nazil oldu."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Kim bir mü’mini kasten öldürürse cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِدًا ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-93c.mp3","commentary_text":"İnsan öldürmenin cezasıyla alakalı olarak ayrıca Bakara 2/178, Mâide 5/32. âyetlerine de bakabilirsiniz. Mâide sûresinin 5/32. âyetinde, peygamberleri ve insanları sürekli öldüren İsrailoğullarına hitaben, “Kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur” buyrulmaktadır. Buradan da öldürmenin ne kadar kötü bir fiil olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Kim bir mü’mini kasten öldürürse cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِدًا ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-92c.mp3","commentary_text":"İnsan öldürmenin cezasıyla alakalı olarak ayrıca Bakara 2/178, Mâide 5/32. âyetlerine de bakabilirsiniz. Mâide sûresinin 5/32. âyetinde, peygamberleri ve insanları sürekli öldüren İsrailoğullarına hitaben, “Kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur” buyrulmaktadır. Buradan da öldürmenin ne kadar kötü bir fiil olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Kim bir mü’mini kasten öldürürse cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِدًا ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-93c.mp3","commentary_text":"İnsan öldürmenin cezasıyla alakalı olarak ayrıca Bakara 2/178, Mâide 5/32. âyetlerine de bakabilirsiniz. Mâide sûresinin 5/32. âyetinde, peygamberleri ve insanları sürekli öldüren İsrailoğullarına hitaben, “Kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur” buyrulmaktadır. Buradan da öldürmenin ne kadar kötü bir fiil olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Kim bir mü’mini kasten öldürürse cezası içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِدًا ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-93c.mp3","commentary_text":"İnsan öldürmenin cezasıyla alakalı olarak ayrıca Bakara 2/178, Mâide 5/32. âyetlerine de bakabilirsiniz. Mâide sûresinin 5/32. âyetinde, peygamberleri ve insanları sürekli öldüren İsrailoğullarına hitaben, “Kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur” buyrulmaktadır. Buradan da öldürmenin ne kadar kötü bir fiil olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah yolunda savaşa/sefere çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın. Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek (ganimet almak için) “Sen mü’min değilsin” demeyin. Çünkü Allah nezdinde pek çok ganimet vardır. (Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız ama Allah size (imanı) lütfetti. Öyleyse iyice araştırın (“Sen mü’min değilsin” diyerek peşin hükümlü olmayın). Şüphesiz ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِنًاۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-94c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi, İslam savaş konusunda en küçük ayrıntıyı dahi göz ardı etmemiştir. “Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın.” cümlesi bu detayın bir parçasıdır. Olur ya düşman tarafında bulunduğu hâlde henüz îmanını açığa vuramamış, kan akmasına gönlü razı olmayan ve Müslümanları öldürmek istemeyen ya da Müslüman olmadığı hâlde aktif şekilde size düşmanlık yapıp yapmadığından emin olmadığınız kimseler bulunabilir. Bunlar durumlarını size anlatırken, gücünüzü kullanarak umursamaz bir şekilde bunlara zarar vermeye kalkmayın. “(Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız.” Yani bir zamanlar düşmanınız güçlüydü, siz zayıftınız ve zayıf olduğunuz için düşmanınızın size merhametli davranmasını istiyordunuz. Üstelik düşmanınız müşrik olduğu hâlde. Şimdi güçlendiniz, düşmandan beklediğiniz merhameti, kendiniz göstermezseniz bu doğru olmaz. Sizin dininiz rahmet dinidir ve bu rahmet her şeyi ve herkesi kuşatmıştır. O hâlde savaşta da olsa merhamet göstermek için saikler bulmalısınız. “Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin.” Üstelik Müslüman olduğunu bildirmek için size ‘selam verene’ sırf ganimetlerini ele geçirmek ya da savaşta galip gelmenin menfaatlerinden yararlanmak için “Sen mü’min değilsin.” diyerek selamı yalandan veriyormuş gibi onları duymazlıktan gelmeyin. ‘İyice araştırın’ ifadesi selam vereni öldürmeyi değil de ona farklı şekillerde engel olmayı, malına el koymayı vb. yaklaşımları işaret ediyor. Çünkü savaş anında öldürmek konusunda karar vermek için uzun bir araştırmaya imkân yoktur."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah yolunda savaşa/sefere çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın. Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek (ganimet almak için) “Sen mü’min değilsin” demeyin. Çünkü Allah nezdinde pek çok ganimet vardır. (Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız ama Allah size (imanı) lütfetti. Öyleyse iyice araştırın (“Sen mü’min değilsin” diyerek peşin hükümlü olmayın). Şüphesiz ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِنًاۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-93c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi, İslam savaş konusunda en küçük ayrıntıyı dahi göz ardı etmemiştir. “Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın.” cümlesi bu detayın bir parçasıdır. Olur ya düşman tarafında bulunduğu hâlde henüz îmanını açığa vuramamış, kan akmasına gönlü razı olmayan ve Müslümanları öldürmek istemeyen ya da Müslüman olmadığı hâlde aktif şekilde size düşmanlık yapıp yapmadığından emin olmadığınız kimseler bulunabilir. Bunlar durumlarını size anlatırken, gücünüzü kullanarak umursamaz bir şekilde bunlara zarar vermeye kalkmayın. “(Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız.” Yani bir zamanlar düşmanınız güçlüydü, siz zayıftınız ve zayıf olduğunuz için düşmanınızın size merhametli davranmasını istiyordunuz. Üstelik düşmanınız müşrik olduğu hâlde. Şimdi güçlendiniz, düşmandan beklediğiniz merhameti, kendiniz göstermezseniz bu doğru olmaz. Sizin dininiz rahmet dinidir ve bu rahmet her şeyi ve herkesi kuşatmıştır. O hâlde savaşta da olsa merhamet göstermek için saikler bulmalısınız. “Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin.” Üstelik Müslüman olduğunu bildirmek için size ‘selam verene’ sırf ganimetlerini ele geçirmek ya da savaşta galip gelmenin menfaatlerinden yararlanmak için “Sen mü’min değilsin.” diyerek selamı yalandan veriyormuş gibi onları duymazlıktan gelmeyin. ‘İyice araştırın’ ifadesi selam vereni öldürmeyi değil de ona farklı şekillerde engel olmayı, malına el koymayı vb. yaklaşımları işaret ediyor. Çünkü savaş anında öldürmek konusunda karar vermek için uzun bir araştırmaya imkân yoktur."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah yolunda savaşa/sefere çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın. Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek (ganimet almak için) “Sen mü’min değilsin” demeyin. Çünkü Allah nezdinde pek çok ganimet vardır. (Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız ama Allah size (imanı) lütfetti. Öyleyse iyice araştırın (“Sen mü’min değilsin” diyerek peşin hükümlü olmayın). Şüphesiz ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِنًاۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-94c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi, İslam savaş konusunda en küçük ayrıntıyı dahi göz ardı etmemiştir. “Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın.” cümlesi bu detayın bir parçasıdır. Olur ya düşman tarafında bulunduğu hâlde henüz îmanını açığa vuramamış, kan akmasına gönlü razı olmayan ve Müslümanları öldürmek istemeyen ya da Müslüman olmadığı hâlde aktif şekilde size düşmanlık yapıp yapmadığından emin olmadığınız kimseler bulunabilir. Bunlar durumlarını size anlatırken, gücünüzü kullanarak umursamaz bir şekilde bunlara zarar vermeye kalkmayın. “(Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız.” Yani bir zamanlar düşmanınız güçlüydü, siz zayıftınız ve zayıf olduğunuz için düşmanınızın size merhametli davranmasını istiyordunuz. Üstelik düşmanınız müşrik olduğu hâlde. Şimdi güçlendiniz, düşmandan beklediğiniz merhameti, kendiniz göstermezseniz bu doğru olmaz. Sizin dininiz rahmet dinidir ve bu rahmet her şeyi ve herkesi kuşatmıştır. O hâlde savaşta da olsa merhamet göstermek için saikler bulmalısınız. “Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin.” Üstelik Müslüman olduğunu bildirmek için size ‘selam verene’ sırf ganimetlerini ele geçirmek ya da savaşta galip gelmenin menfaatlerinden yararlanmak için “Sen mü’min değilsin.” diyerek selamı yalandan veriyormuş gibi onları duymazlıktan gelmeyin. ‘İyice araştırın’ ifadesi selam vereni öldürmeyi değil de ona farklı şekillerde engel olmayı, malına el koymayı vb. yaklaşımları işaret ediyor. Çünkü savaş anında öldürmek konusunda karar vermek için uzun bir araştırmaya imkân yoktur."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah yolunda savaşa/sefere çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın. Size selam verene dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek (ganimet almak için) “Sen mü’min değilsin” demeyin. Çünkü Allah nezdinde pek çok ganimet vardır. (Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız ama Allah size (imanı) lütfetti. Öyleyse iyice araştırın (“Sen mü’min değilsin” diyerek peşin hükümlü olmayın). Şüphesiz ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِنًاۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-94c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi, İslam savaş konusunda en küçük ayrıntıyı dahi göz ardı etmemiştir. “Allah yolunda savaşa çıktığınız zaman (mü’mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırın.” cümlesi bu detayın bir parçasıdır. Olur ya düşman tarafında bulunduğu hâlde henüz îmanını açığa vuramamış, kan akmasına gönlü razı olmayan ve Müslümanları öldürmek istemeyen ya da Müslüman olmadığı hâlde aktif şekilde size düşmanlık yapıp yapmadığından emin olmadığınız kimseler bulunabilir. Bunlar durumlarını size anlatırken, gücünüzü kullanarak umursamaz bir şekilde bunlara zarar vermeye kalkmayın. “(Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar aynı durumdaydınız.” Yani bir zamanlar düşmanınız güçlüydü, siz zayıftınız ve zayıf olduğunuz için düşmanınızın size merhametli davranmasını istiyordunuz. Üstelik düşmanınız müşrik olduğu hâlde. Şimdi güçlendiniz, düşmandan beklediğiniz merhameti, kendiniz göstermezseniz bu doğru olmaz. Sizin dininiz rahmet dinidir ve bu rahmet her şeyi ve herkesi kuşatmıştır. O hâlde savaşta da olsa merhamet göstermek için saikler bulmalısınız. “Size selam verene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek, ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin.” Üstelik Müslüman olduğunu bildirmek için size ‘selam verene’ sırf ganimetlerini ele geçirmek ya da savaşta galip gelmenin menfaatlerinden yararlanmak için “Sen mü’min değilsin.” diyerek selamı yalandan veriyormuş gibi onları duymazlıktan gelmeyin. ‘İyice araştırın’ ifadesi selam vereni öldürmeyi değil de ona farklı şekillerde engel olmayı, malına el koymayı vb. yaklaşımları işaret ediyor. Çünkü savaş anında öldürmek konusunda karar vermek için uzun bir araştırmaya imkân yoktur."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Mü’minlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah malları ve canları ile cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de (davalarında samimi oldukları için) güzellikler vaat etmiştir ama malları ve canları ile cihad edenleri oturanlara karşı büyük bir mükâfatla üstün tutmuştur.","arabic_text":"لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Mü’minlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah malları ve canları ile cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de (davalarında samimi oldukları için) güzellikler vaat etmiştir ama malları ve canları ile cihad edenleri oturanlara karşı büyük bir mükâfatla üstün tutmuştur.","arabic_text":"لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Mü’minlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah malları ve canları ile cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de (davalarında samimi oldukları için) güzellikler vaat etmiştir ama malları ve canları ile cihad edenleri oturanlara karşı büyük bir mükâfatla üstün tutmuştur.","arabic_text":"لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Mü’minlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir değildir. Allah malları ve canları ile cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de (davalarında samimi oldukları için) güzellikler vaat etmiştir ama malları ve canları ile cihad edenleri oturanlara karşı büyük bir mükâfatla üstün tutmuştur.","arabic_text":"لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Cihad edenlere Allah katından (çok büyük) dereceler mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Cihad edenlere Allah katından (çok büyük) dereceler mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Cihad edenlere Allah katından (çok büyük) dereceler mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Cihad edenlere Allah katından (çok büyük) dereceler mağfiret ve rahmet vardır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Melekler (inkârcıların dayatması altında zulme rıza göstererek ve tavizler vererek) kendilerine yazık edenlerin hayatlarına son verecekleri zaman şöyle derler: “Ne işte idiniz (Sizin neyiniz vardı)?” (Onlar): “Biz (bulunduğumuz) yerde (Allah’ın emirlerini yaşayamayan) acizdik” diye cevap verirler. Melekler de “Allah’ın yeri geniş değil miydi hicret etseydiniz ya!” derler. İşte (dünya hayatının rahatını tercih edip dinden uzak kalarak sefil bir hayat yaşadıkları için) onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا ف۪يمَ كُنْتُمْۜ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَف۪ينَ فِي الْاَرْضِۜ قَالُٓوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا ف۪يهَاۜ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Melekler (inkârcıların dayatması altında zulme rıza göstererek ve tavizler vererek) kendilerine yazık edenlerin hayatlarına son verecekleri zaman şöyle derler: “Ne işte idiniz (Sizin neyiniz vardı)?” (Onlar): “Biz (bulunduğumuz) yerde (Allah’ın emirlerini yaşayamayan) acizdik” diye cevap verirler. Melekler de “Allah’ın yeri geniş değil miydi hicret etseydiniz ya!” derler. İşte (dünya hayatının rahatını tercih edip dinden uzak kalarak sefil bir hayat yaşadıkları için) onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا ف۪يمَ كُنْتُمْۜ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَف۪ينَ فِي الْاَرْضِۜ قَالُٓوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا ف۪يهَاۜ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Melekler (inkârcıların dayatması altında zulme rıza göstererek ve tavizler vererek) kendilerine yazık edenlerin hayatlarına son verecekleri zaman şöyle derler: “Ne işte idiniz (Sizin neyiniz vardı)?” (Onlar): “Biz (bulunduğumuz) yerde (Allah’ın emirlerini yaşayamayan) acizdik” diye cevap verirler. Melekler de “Allah’ın yeri geniş değil miydi hicret etseydiniz ya!” derler. İşte (dünya hayatının rahatını tercih edip dinden uzak kalarak sefil bir hayat yaşadıkları için) onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا ف۪يمَ كُنْتُمْۜ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَف۪ينَ فِي الْاَرْضِۜ قَالُٓوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا ف۪يهَاۜ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Melekler (inkârcıların dayatması altında zulme rıza göstererek ve tavizler vererek) kendilerine yazık edenlerin hayatlarına son verecekleri zaman şöyle derler: “Ne işte idiniz (Sizin neyiniz vardı)?” (Onlar): “Biz (bulunduğumuz) yerde (Allah’ın emirlerini yaşayamayan) acizdik” diye cevap verirler. Melekler de “Allah’ın yeri geniş değil miydi hicret etseydiniz ya!” derler. İşte (dünya hayatının rahatını tercih edip dinden uzak kalarak sefil bir hayat yaşadıkları için) onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا ف۪يمَ كُنْتُمْۜ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَف۪ينَ فِي الْاَرْضِۜ قَالُٓوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا ف۪يهَاۜ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ancak hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.","arabic_text":"اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ancak hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.","arabic_text":"اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ancak hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.","arabic_text":"اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ancak hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.","arabic_text":"اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Umulur ki Allah o kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"فَاُو۬لٰٓئِكَ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَعْفُوَ عَنْهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Umulur ki Allah o kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"فَاُو۬لٰٓئِكَ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَعْفُوَ عَنْهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Umulur ki Allah o kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"فَاُو۬لٰٓئِكَ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَعْفُوَ عَنْهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Umulur ki Allah o kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"فَاُو۬لٰٓئِكَ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَعْفُوَ عَنْهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim Allah yolunda hicret etmek isterse yeryüzünde (gidilecek) birçok yer ve (her türlü) genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمَنْ يُهَاجِرْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يَجِدْ فِي الْاَرْضِ مُرَاغَمًا كَث۪يرًا وَسَعَةًۜ وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِه۪ مُهَاجِرًا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ اَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-100c.mp3","commentary_text":"Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih eden sözde çaresizler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmakta ve zulme rıza gösterdikleri için zalim sayılacaklarından varacakları yerin cehennem olduğu vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim Allah yolunda hicret etmek isterse yeryüzünde (gidilecek) birçok yer ve (her türlü) genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمَنْ يُهَاجِرْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يَجِدْ فِي الْاَرْضِ مُرَاغَمًا كَث۪يرًا وَسَعَةًۜ وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِه۪ مُهَاجِرًا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ اَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-99c.mp3","commentary_text":"Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih eden sözde çaresizler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmakta ve zulme rıza gösterdikleri için zalim sayılacaklarından varacakları yerin cehennem olduğu vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim Allah yolunda hicret etmek isterse yeryüzünde (gidilecek) birçok yer ve (her türlü) genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمَنْ يُهَاجِرْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يَجِدْ فِي الْاَرْضِ مُرَاغَمًا كَث۪يرًا وَسَعَةًۜ وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِه۪ مُهَاجِرًا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ اَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-100c.mp3","commentary_text":"Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih eden sözde çaresizler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmakta ve zulme rıza gösterdikleri için zalim sayılacaklarından varacakları yerin cehennem olduğu vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim Allah yolunda hicret etmek isterse yeryüzünde (gidilecek) birçok yer ve (her türlü) genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمَنْ يُهَاجِرْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يَجِدْ فِي الْاَرْضِ مُرَاغَمًا كَث۪يرًا وَسَعَةًۜ وَمَنْ يَخْرُجْ مِنْ بَيْتِه۪ مُهَاجِرًا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ اَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-100c.mp3","commentary_text":"Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih eden sözde çaresizler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmakta ve zulme rıza gösterdikleri için zalim sayılacaklarından varacakları yerin cehennem olduğu vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkârcıların aniden size zarar vermesinden endişe ederseniz namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz inkârcılar sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"وَاِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ خِفْتُمْ اَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ اِنَّ الْكَافِر۪ينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-101c.mp3","commentary_text":"Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Biri, namazların kısaltılma ruhsatı düşmanın zarar verme endişesine bağlanıyor. Yani “namaz kılmak için durduğunuz yerde düşmanın size zarar vereceğinden endişe ederseniz, namazı kısaltabilirsiniz” deniyor. Yoksa “tatil yolculuğunda lüks restoranlarda afiyetle yemek yiyip kahve yudumlamaya, alışveriş merkezlerinde bol para harcayarak alışveriş yapmaya, eğlence merkezlerinde alabildiğince hoşça zaman geçirmeye, dostlar kahvesinde keyif çatmaya zaman bulurken namazları kısaltabilirsiniz” demiyor. Diğeri ise, kişi düşman tehdidi altında da olsa Rabbi ile diyaloğunu kesmemeli, kısa da olsa O’nunla birlikteliğini sürdürerek yardımının tecellisinden ümit var olmalı."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkârcıların aniden size zarar vermesinden endişe ederseniz namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz inkârcılar sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"وَاِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ خِفْتُمْ اَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ اِنَّ الْكَافِر۪ينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-100c.mp3","commentary_text":"Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Biri, namazların kısaltılma ruhsatı düşmanın zarar verme endişesine bağlanıyor. Yani “namaz kılmak için durduğunuz yerde düşmanın size zarar vereceğinden endişe ederseniz, namazı kısaltabilirsiniz” deniyor. Yoksa “tatil yolculuğunda lüks restoranlarda afiyetle yemek yiyip kahve yudumlamaya, alışveriş merkezlerinde bol para harcayarak alışveriş yapmaya, eğlence merkezlerinde alabildiğince hoşça zaman geçirmeye, dostlar kahvesinde keyif çatmaya zaman bulurken namazları kısaltabilirsiniz” demiyor. Diğeri ise, kişi düşman tehdidi altında da olsa Rabbi ile diyaloğunu kesmemeli, kısa da olsa O’nunla birlikteliğini sürdürerek yardımının tecellisinden ümit var olmalı."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkârcıların aniden size zarar vermesinden endişe ederseniz namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz inkârcılar sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"وَاِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ خِفْتُمْ اَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ اِنَّ الْكَافِر۪ينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-101c.mp3","commentary_text":"Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Biri, namazların kısaltılma ruhsatı düşmanın zarar verme endişesine bağlanıyor. Yani “namaz kılmak için durduğunuz yerde düşmanın size zarar vereceğinden endişe ederseniz, namazı kısaltabilirsiniz” deniyor. Yoksa “tatil yolculuğunda lüks restoranlarda afiyetle yemek yiyip kahve yudumlamaya, alışveriş merkezlerinde bol para harcayarak alışveriş yapmaya, eğlence merkezlerinde alabildiğince hoşça zaman geçirmeye, dostlar kahvesinde keyif çatmaya zaman bulurken namazları kısaltabilirsiniz” demiyor. Diğeri ise, kişi düşman tehdidi altında da olsa Rabbi ile diyaloğunu kesmemeli, kısa da olsa O’nunla birlikteliğini sürdürerek yardımının tecellisinden ümit var olmalı."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkârcıların aniden size zarar vermesinden endişe ederseniz namazları kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz inkârcılar sizin apaçık düşmanınızdır.","arabic_text":"وَاِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ خِفْتُمْ اَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ اِنَّ الْكَافِر۪ينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-101c.mp3","commentary_text":"Burada iki şeye dikkat etmek gerekiyor. Biri, namazların kısaltılma ruhsatı düşmanın zarar verme endişesine bağlanıyor. Yani “namaz kılmak için durduğunuz yerde düşmanın size zarar vereceğinden endişe ederseniz, namazı kısaltabilirsiniz” deniyor. Yoksa “tatil yolculuğunda lüks restoranlarda afiyetle yemek yiyip kahve yudumlamaya, alışveriş merkezlerinde bol para harcayarak alışveriş yapmaya, eğlence merkezlerinde alabildiğince hoşça zaman geçirmeye, dostlar kahvesinde keyif çatmaya zaman bulurken namazları kısaltabilirsiniz” demiyor. Diğeri ise, kişi düşman tehdidi altında da olsa Rabbi ile diyaloğunu kesmemeli, kısa da olsa O’nunla birlikteliğini sürdürerek yardımının tecellisinden ümit var olmalı."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey Muhammed! Cephede müminlerin arasında olup da onlara namaz kıldıracak olursan onlardan bir kısmı sana tâbi olarak silahlarını yanlarına alıp namaza dursun. Bunlar seninle beraber secdeye vardıklarında diğer kısım (nöbet için) arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olanlar gelsin sana tâbi olarak namazı (ikinci rekâtı) kılsınlar hem tedbirli bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler (ve zalim güçler) sizi silahsız ve teçhizatsız yakalayarak ani bir baskınla işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmurdan dolayı güçlük çekerseniz yahut hasta bulunursanız silâhlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur fakat yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-102c.mp3","commentary_text":"Namazın ne kadar ehemmiyetli bir ibadet olduğu ve hele cemaatle icra edildiği takdirde ne büyük bereketlere, kazanımlara vesile olacağı bu âyetten anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber’in ve ashabının hayatında nafile namazların dışında münferit namaz yok denecek kadar azdır. Namaz, Allah’ın yardımına sığınmaktır, Allah ile doğrudan hasbihal etmektir. Namaz, imanla tekâmül etmiş, Kur’an’ın buyruklarıyla olgunlaşmış mü’minlere Allah’ın bir lütfudur. Namazı ikame etmek, Allah’ın huzurunda ikamet etmektir. Namazın eda edilmesi, Allah’ın kuluna verdiği randevuya katılarak dertlerin ve dileklerin O’na arz edilmesi demektir. Başka bir ifade ile namaz, Allah’la kulun manevi bir atmosferde buluşmasıdır. Yaratanın yaratılanı bağrına basmasıdır, dünya meşgalesinden bunalan insanın nefes alması, rahata ermesi, gönül dünyasının aydınlatılmasıdır. Ancak “Hangi namaz?” diye de sormak gerekir. Namaz Şuayb Peygamber’in namazı gibi bütün otoriteleri reddedip Allah’a boyun eğmenin, düşünceyi eyleme dahası salih amele dönüştürmenin nüvesini barındırır. Namaz, insanı “kötülüklerden ve fuhuştan alıkoyar. (Ankebût 29/45) Eğer alıkoymuyorsa demek kıldığımızı zannettiğimiz namaz başka bir şeydir."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey Muhammed! Cephede müminlerin arasında olup da onlara namaz kıldıracak olursan onlardan bir kısmı sana tâbi olarak silahlarını yanlarına alıp namaza dursun. Bunlar seninle beraber secdeye vardıklarında diğer kısım (nöbet için) arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olanlar gelsin sana tâbi olarak namazı (ikinci rekâtı) kılsınlar hem tedbirli bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler (ve zalim güçler) sizi silahsız ve teçhizatsız yakalayarak ani bir baskınla işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmurdan dolayı güçlük çekerseniz yahut hasta bulunursanız silâhlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur fakat yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-101c.mp3","commentary_text":"Namazın ne kadar ehemmiyetli bir ibadet olduğu ve hele cemaatle icra edildiği takdirde ne büyük bereketlere, kazanımlara vesile olacağı bu âyetten anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber’in ve ashabının hayatında nafile namazların dışında münferit namaz yok denecek kadar azdır. Namaz, Allah’ın yardımına sığınmaktır, Allah ile doğrudan hasbihal etmektir. Namaz, imanla tekâmül etmiş, Kur’an’ın buyruklarıyla olgunlaşmış mü’minlere Allah’ın bir lütfudur. Namazı ikame etmek, Allah’ın huzurunda ikamet etmektir. Namazın eda edilmesi, Allah’ın kuluna verdiği randevuya katılarak dertlerin ve dileklerin O’na arz edilmesi demektir. Başka bir ifade ile namaz, Allah’la kulun manevi bir atmosferde buluşmasıdır. Yaratanın yaratılanı bağrına basmasıdır, dünya meşgalesinden bunalan insanın nefes alması, rahata ermesi, gönül dünyasının aydınlatılmasıdır. Ancak “Hangi namaz?” diye de sormak gerekir. Namaz Şuayb Peygamber’in namazı gibi bütün otoriteleri reddedip Allah’a boyun eğmenin, düşünceyi eyleme dahası salih amele dönüştürmenin nüvesini barındırır. Namaz, insanı “kötülüklerden ve fuhuştan alıkoyar. (Ankebût 29/45) Eğer alıkoymuyorsa demek kıldığımızı zannettiğimiz namaz başka bir şeydir."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey Muhammed! Cephede müminlerin arasında olup da onlara namaz kıldıracak olursan onlardan bir kısmı sana tâbi olarak silahlarını yanlarına alıp namaza dursun. Bunlar seninle beraber secdeye vardıklarında diğer kısım (nöbet için) arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olanlar gelsin sana tâbi olarak namazı (ikinci rekâtı) kılsınlar hem tedbirli bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler (ve zalim güçler) sizi silahsız ve teçhizatsız yakalayarak ani bir baskınla işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmurdan dolayı güçlük çekerseniz yahut hasta bulunursanız silâhlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur fakat yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-102c.mp3","commentary_text":"Namazın ne kadar ehemmiyetli bir ibadet olduğu ve hele cemaatle icra edildiği takdirde ne büyük bereketlere, kazanımlara vesile olacağı bu âyetten anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber’in ve ashabının hayatında nafile namazların dışında münferit namaz yok denecek kadar azdır. Namaz, Allah’ın yardımına sığınmaktır, Allah ile doğrudan hasbihal etmektir. Namaz, imanla tekâmül etmiş, Kur’an’ın buyruklarıyla olgunlaşmış mü’minlere Allah’ın bir lütfudur. Namazı ikame etmek, Allah’ın huzurunda ikamet etmektir. Namazın eda edilmesi, Allah’ın kuluna verdiği randevuya katılarak dertlerin ve dileklerin O’na arz edilmesi demektir. Başka bir ifade ile namaz, Allah’la kulun manevi bir atmosferde buluşmasıdır. Yaratanın yaratılanı bağrına basmasıdır, dünya meşgalesinden bunalan insanın nefes alması, rahata ermesi, gönül dünyasının aydınlatılmasıdır. Ancak “Hangi namaz?” diye de sormak gerekir. Namaz Şuayb Peygamber’in namazı gibi bütün otoriteleri reddedip Allah’a boyun eğmenin, düşünceyi eyleme dahası salih amele dönüştürmenin nüvesini barındırır. Namaz, insanı “kötülüklerden ve fuhuştan alıkoyar. (Ankebût 29/45) Eğer alıkoymuyorsa demek kıldığımızı zannettiğimiz namaz başka bir şeydir."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ey Muhammed! Cephede müminlerin arasında olup da onlara namaz kıldıracak olursan onlardan bir kısmı sana tâbi olarak silahlarını yanlarına alıp namaza dursun. Bunlar seninle beraber secdeye vardıklarında diğer kısım (nöbet için) arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olanlar gelsin sana tâbi olarak namazı (ikinci rekâtı) kılsınlar hem tedbirli bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Kâfirler (ve zalim güçler) sizi silahsız ve teçhizatsız yakalayarak ani bir baskınla işinizi bitirmek isterler. Eğer yağmurdan dolayı güçlük çekerseniz yahut hasta bulunursanız silâhlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur fakat yine de tedbiri elden bırakmayın. Muhakkak ki Allah kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-102c.mp3","commentary_text":"Namazın ne kadar ehemmiyetli bir ibadet olduğu ve hele cemaatle icra edildiği takdirde ne büyük bereketlere, kazanımlara vesile olacağı bu âyetten anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber’in ve ashabının hayatında nafile namazların dışında münferit namaz yok denecek kadar azdır. Namaz, Allah’ın yardımına sığınmaktır, Allah ile doğrudan hasbihal etmektir. Namaz, imanla tekâmül etmiş, Kur’an’ın buyruklarıyla olgunlaşmış mü’minlere Allah’ın bir lütfudur. Namazı ikame etmek, Allah’ın huzurunda ikamet etmektir. Namazın eda edilmesi, Allah’ın kuluna verdiği randevuya katılarak dertlerin ve dileklerin O’na arz edilmesi demektir. Başka bir ifade ile namaz, Allah’la kulun manevi bir atmosferde buluşmasıdır. Yaratanın yaratılanı bağrına basmasıdır, dünya meşgalesinden bunalan insanın nefes alması, rahata ermesi, gönül dünyasının aydınlatılmasıdır. Ancak “Hangi namaz?” diye de sormak gerekir. Namaz Şuayb Peygamber’in namazı gibi bütün otoriteleri reddedip Allah’a boyun eğmenin, düşünceyi eyleme dahası salih amele dönüştürmenin nüvesini barındırır. Namaz, insanı “kötülüklerden ve fuhuştan alıkoyar. (Ankebût 29/45) Eğer alıkoymuyorsa demek kıldığımızı zannettiğimiz namaz başka bir şeydir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Namazı bitirince de ayakta otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah’ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı (eksiksiz) ikame etmeye devam edin. Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.","arabic_text":"فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"3/3-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-103c.mp3","commentary_text":"Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152,200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan?"},{"verse_number":"103","turkish_text":"Namazı bitirince de ayakta otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah’ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı (eksiksiz) ikame etmeye devam edin. Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.","arabic_text":"فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"3/3-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-102c.mp3","commentary_text":"Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152,200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan?"},{"verse_number":"103","turkish_text":"Namazı bitirince de ayakta otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah’ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı (eksiksiz) ikame etmeye devam edin. Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.","arabic_text":"فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"3/3-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-103c.mp3","commentary_text":"Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152,200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan?"},{"verse_number":"103","turkish_text":"Namazı bitirince de ayakta otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah’ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı (eksiksiz) ikame etmeye devam edin. Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.","arabic_text":"فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"3/3-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-103c.mp3","commentary_text":"Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152,200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan?"},{"verse_number":"104","turkish_text":"O (düşmanlarınız olan) toplumu (dağılıp kaçtıktan sonra) takip etmekte gevşek davranmayın. Eğer siz acı çekiyorsanız bilin ki onlar da sizin gibi acı çekmektedir. Oysa siz Allah’tan onların beklemediğini (yardım ve cennet gibi şeyleri) bekliyorsunuz. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla bilen (emir ve yasaklarında) hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O (düşmanlarınız olan) toplumu (dağılıp kaçtıktan sonra) takip etmekte gevşek davranmayın. Eğer siz acı çekiyorsanız bilin ki onlar da sizin gibi acı çekmektedir. Oysa siz Allah’tan onların beklemediğini (yardım ve cennet gibi şeyleri) bekliyorsunuz. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla bilen (emir ve yasaklarında) hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O (düşmanlarınız olan) toplumu (dağılıp kaçtıktan sonra) takip etmekte gevşek davranmayın. Eğer siz acı çekiyorsanız bilin ki onlar da sizin gibi acı çekmektedir. Oysa siz Allah’tan onların beklemediğini (yardım ve cennet gibi şeyleri) bekliyorsunuz. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla bilen (emir ve yasaklarında) hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O (düşmanlarınız olan) toplumu (dağılıp kaçtıktan sonra) takip etmekte gevşek davranmayın. Eğer siz acı çekiyorsanız bilin ki onlar da sizin gibi acı çekmektedir. Oysa siz Allah’tan onların beklemediğini (yardım ve cennet gibi şeyleri) bekliyorsunuz. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla bilen (emir ve yasaklarında) hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan Kur’an’ı indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hükmedesin. Sakın hainlerin (destekleyicisi ve) savunucusu olma!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan Kur’an’ı indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hükmedesin. Sakın hainlerin (destekleyicisi ve) savunucusu olma!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan Kur’an’ı indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hükmedesin. Sakın hainlerin (destekleyicisi ve) savunucusu olma!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan Kur’an’ı indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hükmedesin. Sakın hainlerin (destekleyicisi ve) savunucusu olma!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرِ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرِ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرِ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرِ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Günah işleyerek) kendilerine ihanet eden kimseler için didinip durma (tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Çünkü Allah hainlikte direnen günahkârları sevmez.","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلْ عَنِ الَّذ۪ينَ يَخْتَانُونَ اَنْفُسَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ خَوَّانًا اَث۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Günah işleyerek) kendilerine ihanet eden kimseler için didinip durma (tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Çünkü Allah hainlikte direnen günahkârları sevmez.","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلْ عَنِ الَّذ۪ينَ يَخْتَانُونَ اَنْفُسَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ خَوَّانًا اَث۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Günah işleyerek) kendilerine ihanet eden kimseler için didinip durma (tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Çünkü Allah hainlikte direnen günahkârları sevmez.","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلْ عَنِ الَّذ۪ينَ يَخْتَانُونَ اَنْفُسَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ خَوَّانًا اَث۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Günah işleyerek) kendilerine ihanet eden kimseler için didinip durma (tebliğ et ve onları iradeleriyle baş başa bırak)! Çünkü Allah hainlikte direnen günahkârları sevmez.","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلْ عَنِ الَّذ۪ينَ يَخْتَانُونَ اَنْفُسَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ خَوَّانًا اَث۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Onlar günah işlerken ve plan yaparken) insanlardan gizle(yebili)rler de Allah’tan gizle(ye)mezler. Oysa onlar gecenin karanlığında Allah’ın hoşnut olmadığı planları kurarken Allah onlarla beraberdi (onların konuştuklarını ve yaptıklarını görüyordu). Çünkü Allah onların yaptıkları her şeyi ilimi ve kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-108c.mp3","commentary_text":"“Tebyît” bir işi geceleyin düşünmek, planlamak ve yapmak demektir. Kur’an, iki yüzlülüğü tabiat hâline getirmiş nifak sahibi münafıkların geceleyin bir araya gelerek Müslümanlar aleyhine planlar hazırladıklarına dikkat çekiyor. Âyette geçen “kavl” kelimesi sadece “söz” anlamına gelmez; aynı zamanda bir düşünce, doktrin, inanç, öğreti, akide olarak da kullanılır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Onlar günah işlerken ve plan yaparken) insanlardan gizle(yebili)rler de Allah’tan gizle(ye)mezler. Oysa onlar gecenin karanlığında Allah’ın hoşnut olmadığı planları kurarken Allah onlarla beraberdi (onların konuştuklarını ve yaptıklarını görüyordu). Çünkü Allah onların yaptıkları her şeyi ilimi ve kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-107c.mp3","commentary_text":"“Tebyît” bir işi geceleyin düşünmek, planlamak ve yapmak demektir. Kur’an, iki yüzlülüğü tabiat hâline getirmiş nifak sahibi münafıkların geceleyin bir araya gelerek Müslümanlar aleyhine planlar hazırladıklarına dikkat çekiyor. Âyette geçen “kavl” kelimesi sadece “söz” anlamına gelmez; aynı zamanda bir düşünce, doktrin, inanç, öğreti, akide olarak da kullanılır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Onlar günah işlerken ve plan yaparken) insanlardan gizle(yebili)rler de Allah’tan gizle(ye)mezler. Oysa onlar gecenin karanlığında Allah’ın hoşnut olmadığı planları kurarken Allah onlarla beraberdi (onların konuştuklarını ve yaptıklarını görüyordu). Çünkü Allah onların yaptıkları her şeyi ilimi ve kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-108c.mp3","commentary_text":"“Tebyît” bir işi geceleyin düşünmek, planlamak ve yapmak demektir. Kur’an, iki yüzlülüğü tabiat hâline getirmiş nifak sahibi münafıkların geceleyin bir araya gelerek Müslümanlar aleyhine planlar hazırladıklarına dikkat çekiyor. Âyette geçen “kavl” kelimesi sadece “söz” anlamına gelmez; aynı zamanda bir düşünce, doktrin, inanç, öğreti, akide olarak da kullanılır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Onlar günah işlerken ve plan yaparken) insanlardan gizle(yebili)rler de Allah’tan gizle(ye)mezler. Oysa onlar gecenin karanlığında Allah’ın hoşnut olmadığı planları kurarken Allah onlarla beraberdi (onların konuştuklarını ve yaptıklarını görüyordu). Çünkü Allah onların yaptıkları her şeyi ilimi ve kudretiyle çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-108c.mp3","commentary_text":"“Tebyît” bir işi geceleyin düşünmek, planlamak ve yapmak demektir. Kur’an, iki yüzlülüğü tabiat hâline getirmiş nifak sahibi münafıkların geceleyin bir araya gelerek Müslümanlar aleyhine planlar hazırladıklarına dikkat çekiyor. Âyette geçen “kavl” kelimesi sadece “söz” anlamına gelmez; aynı zamanda bir düşünce, doktrin, inanç, öğreti, akide olarak da kullanılır."},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte siz öyle kimselersiniz ki dünya hayatında o (hainlik yapa)nlardan yana (haklı olduklarını sanarak) çekişip durursunuz. Ya kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللّٰهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَمْ مَنْ يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte siz öyle kimselersiniz ki dünya hayatında o (hainlik yapa)nlardan yana (haklı olduklarını sanarak) çekişip durursunuz. Ya kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللّٰهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَمْ مَنْ يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte siz öyle kimselersiniz ki dünya hayatında o (hainlik yapa)nlardan yana (haklı olduklarını sanarak) çekişip durursunuz. Ya kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللّٰهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَمْ مَنْ يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte siz öyle kimselersiniz ki dünya hayatında o (hainlik yapa)nlardan yana (haklı olduklarını sanarak) çekişip durursunuz. Ya kıyamet günü Allah’a karşı onları kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللّٰهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَمْ مَنْ يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kim bir kötülük yapar yahut (günah işleyerek) nefsine hainlik eder sonra da Allah’tan mağfiret dilerse Allah’ı çok affedici ve çok bağışlayıcı olarak bulacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ يَجِدِ اللّٰهَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kim bir kötülük yapar yahut (günah işleyerek) nefsine hainlik eder sonra da Allah’tan mağfiret dilerse Allah’ı çok affedici ve çok bağışlayıcı olarak bulacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ يَجِدِ اللّٰهَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kim bir kötülük yapar yahut (günah işleyerek) nefsine hainlik eder sonra da Allah’tan mağfiret dilerse Allah’ı çok affedici ve çok bağışlayıcı olarak bulacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ يَجِدِ اللّٰهَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kim bir kötülük yapar yahut (günah işleyerek) nefsine hainlik eder sonra da Allah’tan mağfiret dilerse Allah’ı çok affedici ve çok bağışlayıcı olarak bulacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ يَجِدِ اللّٰهَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Kim de bir günah işlerse onu yalnız kendi aleyhine olacak şekilde işler (kimse Allah’a zarar veremez). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلٰى نَفْسِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Kim de bir günah işlerse onu yalnız kendi aleyhine olacak şekilde işler (kimse Allah’a zarar veremez). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلٰى نَفْسِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Kim de bir günah işlerse onu yalnız kendi aleyhine olacak şekilde işler (kimse Allah’a zarar veremez). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلٰى نَفْسِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Kim de bir günah işlerse onu yalnız kendi aleyhine olacak şekilde işler (kimse Allah’a zarar veremez). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلٰى نَفْسِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim bir hata ya da günah işler de sonra onu bir masumun (suçsuzun) üzerine atarsa elbette o bir iftira (suçu işlemiş) ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ خَط۪ٓيـَٔةً اَوْ اِثْمًا ثُمَّ يَرْمِ بِه۪ بَر۪ٓيـًٔا فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim bir hata ya da günah işler de sonra onu bir masumun (suçsuzun) üzerine atarsa elbette o bir iftira (suçu işlemiş) ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ خَط۪ٓيـَٔةً اَوْ اِثْمًا ثُمَّ يَرْمِ بِه۪ بَر۪ٓيـًٔا فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim bir hata ya da günah işler de sonra onu bir masumun (suçsuzun) üzerine atarsa elbette o bir iftira (suçu işlemiş) ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ خَط۪ٓيـَٔةً اَوْ اِثْمًا ثُمَّ يَرْمِ بِه۪ بَر۪ٓيـًٔا فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim bir hata ya da günah işler de sonra onu bir masumun (suçsuzun) üzerine atarsa elbette o bir iftira (suçu işlemiş) ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.","arabic_text":"وَمَنْ يَكْسِبْ خَط۪ٓيـَٔةً اَوْ اِثْمًا ثُمَّ يَرْمِ بِه۪ بَر۪ٓيـًٔا فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı onlardan bir grup (vereceğin hükümde) seni saptırmak (şaşırtmak) için (çeşitli hilelere) yeltenmişti. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar sana da bir zarar veremezler. Çünkü Allah sana bu ilahi kelâmı (Kur’an’ı) indirmiş hikmeti (ilahi bilgiyi pratik hayatta uygulamayı) ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu gerçekten büyüktür.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-113c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığı henüz kabul etmiş Medine yerlilerinden Tu’me b. Übeyrik hırsızlık yapmıştı. Hırsızlığı kanıtlanmasına rağmen, utancından yapmadığına dair yemin etmişti. Kabilesi olan Zaferoğulları da ailenin itibarı sarsılmasın diye Resûlullah’a gelerek Tu’me’nin masum olduğunu iddia etmişti. Hz. Muhammed de bu durum karşısında nasıl hükmedeceği konusunda zorlanmıştı. Bunun üzerine yukarıdaki âyetler nazil oldu. Hikmet: Çok farklı anlamlarda kullanılan geniş mefhumlu bir kelimedir. Doğru bilgiyi bulmak, bilginin ve hakikatin asıl kaynağını bilmek; idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesi hikmet olarak tanımlanır. Âyette geçen “hikmet”, Allah’ın, Resûlüne indirdiği Kur’an’ın hükümlerini, bütün incelikleriyle anlama, kavrama, idrak etme, onunla hükmetme ve hayatı ona göre dizayn etme anlamına gelmektedir. “Biz sana Kur’an’ı indirmiş ve hikmeti vermişiz” cümlesi, hikmetin de Kur’an gibi Hz. Peygambere indirildiği anlamına gelmektedir. Yani “Hikmet”, Kur’an’daki kötülükleri engellemek ve güzellikleri yaymak için konulmuş ilahi yasaların pratik hayatta uygulanması için Hz. Muhammed’e lütfedilen sezgisel anlayışla birlikte özel bir uygulama yetisidir."},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı onlardan bir grup (vereceğin hükümde) seni saptırmak (şaşırtmak) için (çeşitli hilelere) yeltenmişti. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar sana da bir zarar veremezler. Çünkü Allah sana bu ilahi kelâmı (Kur’an’ı) indirmiş hikmeti (ilahi bilgiyi pratik hayatta uygulamayı) ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu gerçekten büyüktür.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-112c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığı henüz kabul etmiş Medine yerlilerinden Tu’me b. Übeyrik hırsızlık yapmıştı. Hırsızlığı kanıtlanmasına rağmen, utancından yapmadığına dair yemin etmişti. Kabilesi olan Zaferoğulları da ailenin itibarı sarsılmasın diye Resûlullah’a gelerek Tu’me’nin masum olduğunu iddia etmişti. Hz. Muhammed de bu durum karşısında nasıl hükmedeceği konusunda zorlanmıştı. Bunun üzerine yukarıdaki âyetler nazil oldu. Hikmet: Çok farklı anlamlarda kullanılan geniş mefhumlu bir kelimedir. Doğru bilgiyi bulmak, bilginin ve hakikatin asıl kaynağını bilmek; idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesi hikmet olarak tanımlanır. Âyette geçen “hikmet”, Allah’ın, Resûlüne indirdiği Kur’an’ın hükümlerini, bütün incelikleriyle anlama, kavrama, idrak etme, onunla hükmetme ve hayatı ona göre dizayn etme anlamına gelmektedir. “Biz sana Kur’an’ı indirmiş ve hikmeti vermişiz” cümlesi, hikmetin de Kur’an gibi Hz. Peygambere indirildiği anlamına gelmektedir. Yani “Hikmet”, Kur’an’daki kötülükleri engellemek ve güzellikleri yaymak için konulmuş ilahi yasaların pratik hayatta uygulanması için Hz. Muhammed’e lütfedilen sezgisel anlayışla birlikte özel bir uygulama yetisidir."},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı onlardan bir grup (vereceğin hükümde) seni saptırmak (şaşırtmak) için (çeşitli hilelere) yeltenmişti. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar sana da bir zarar veremezler. Çünkü Allah sana bu ilahi kelâmı (Kur’an’ı) indirmiş hikmeti (ilahi bilgiyi pratik hayatta uygulamayı) ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu gerçekten büyüktür.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-113c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığı henüz kabul etmiş Medine yerlilerinden Tu’me b. Übeyrik hırsızlık yapmıştı. Hırsızlığı kanıtlanmasına rağmen, utancından yapmadığına dair yemin etmişti. Kabilesi olan Zaferoğulları da ailenin itibarı sarsılmasın diye Resûlullah’a gelerek Tu’me’nin masum olduğunu iddia etmişti. Hz. Muhammed de bu durum karşısında nasıl hükmedeceği konusunda zorlanmıştı. Bunun üzerine yukarıdaki âyetler nazil oldu. Hikmet: Çok farklı anlamlarda kullanılan geniş mefhumlu bir kelimedir. Doğru bilgiyi bulmak, bilginin ve hakikatin asıl kaynağını bilmek; idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesi hikmet olarak tanımlanır. Âyette geçen “hikmet”, Allah’ın, Resûlüne indirdiği Kur’an’ın hükümlerini, bütün incelikleriyle anlama, kavrama, idrak etme, onunla hükmetme ve hayatı ona göre dizayn etme anlamına gelmektedir. “Biz sana Kur’an’ı indirmiş ve hikmeti vermişiz” cümlesi, hikmetin de Kur’an gibi Hz. Peygambere indirildiği anlamına gelmektedir. Yani “Hikmet”, Kur’an’daki kötülükleri engellemek ve güzellikleri yaymak için konulmuş ilahi yasaların pratik hayatta uygulanması için Hz. Muhammed’e lütfedilen sezgisel anlayışla birlikte özel bir uygulama yetisidir."},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı onlardan bir grup (vereceğin hükümde) seni saptırmak (şaşırtmak) için (çeşitli hilelere) yeltenmişti. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar sana da bir zarar veremezler. Çünkü Allah sana bu ilahi kelâmı (Kur’an’ı) indirmiş hikmeti (ilahi bilgiyi pratik hayatta uygulamayı) ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu gerçekten büyüktür.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-113c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığı henüz kabul etmiş Medine yerlilerinden Tu’me b. Übeyrik hırsızlık yapmıştı. Hırsızlığı kanıtlanmasına rağmen, utancından yapmadığına dair yemin etmişti. Kabilesi olan Zaferoğulları da ailenin itibarı sarsılmasın diye Resûlullah’a gelerek Tu’me’nin masum olduğunu iddia etmişti. Hz. Muhammed de bu durum karşısında nasıl hükmedeceği konusunda zorlanmıştı. Bunun üzerine yukarıdaki âyetler nazil oldu. Hikmet: Çok farklı anlamlarda kullanılan geniş mefhumlu bir kelimedir. Doğru bilgiyi bulmak, bilginin ve hakikatin asıl kaynağını bilmek; idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesi hikmet olarak tanımlanır. Âyette geçen “hikmet”, Allah’ın, Resûlüne indirdiği Kur’an’ın hükümlerini, bütün incelikleriyle anlama, kavrama, idrak etme, onunla hükmetme ve hayatı ona göre dizayn etme anlamına gelmektedir. “Biz sana Kur’an’ı indirmiş ve hikmeti vermişiz” cümlesi, hikmetin de Kur’an gibi Hz. Peygambere indirildiği anlamına gelmektedir. Yani “Hikmet”, Kur’an’daki kötülükleri engellemek ve güzellikleri yaymak için konulmuş ilahi yasaların pratik hayatta uygulanması için Hz. Muhammed’e lütfedilen sezgisel anlayışla birlikte özel bir uygulama yetisidir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Sadaka vermeyi (infakta bulunmayı) veya iyilik yapmayı ya da insanların arasını bulmayı (barışı sağlamayı) teşvik edenler müstesna. Kim bunları sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yaparsa Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Sadaka vermeyi (infakta bulunmayı) veya iyilik yapmayı ya da insanların arasını bulmayı (barışı sağlamayı) teşvik edenler müstesna. Kim bunları sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yaparsa Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Sadaka vermeyi (infakta bulunmayı) veya iyilik yapmayı ya da insanların arasını bulmayı (barışı sağlamayı) teşvik edenler müstesna. Kim bunları sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yaparsa Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur. Sadaka vermeyi (infakta bulunmayı) veya iyilik yapmayı ya da insanların arasını bulmayı (barışı sağlamayı) teşvik edenler müstesna. Kim bunları sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yaparsa Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Kendisine hidayet bahşedildikten sonra Resûl’e muhalefet edip müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince; onu kendi tercih ettiği (o sapık) yolda bırakırız. Sonra (âhirette) kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَب۪يلِ الْمُؤْمِن۪ينَ نُوَلِّه۪ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِه۪ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Kendisine hidayet bahşedildikten sonra Resûl’e muhalefet edip müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince; onu kendi tercih ettiği (o sapık) yolda bırakırız. Sonra (âhirette) kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَب۪يلِ الْمُؤْمِن۪ينَ نُوَلِّه۪ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِه۪ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Kendisine hidayet bahşedildikten sonra Resûl’e muhalefet edip müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince; onu kendi tercih ettiği (o sapık) yolda bırakırız. Sonra (âhirette) kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَب۪يلِ الْمُؤْمِن۪ينَ نُوَلِّه۪ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِه۪ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Kendisine hidayet bahşedildikten sonra Resûl’e muhalefet edip müminlerin yolundan başka bir yola sapana gelince; onu kendi tercih ettiği (o sapık) yolda bırakırız. Sonra (âhirette) kendisini cehenneme atarız. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَب۪يلِ الْمُؤْمِن۪ينَ نُوَلِّه۪ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِه۪ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilerse bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa elbette o derin/apaçık bir sapıklığa düşmüştür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilerse bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa elbette o derin/apaçık bir sapıklığa düşmüştür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilerse bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa elbette o derin/apaçık bir sapıklığa düşmüştür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilerse bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa elbette o derin/apaçık bir sapıklığa düşmüştür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِه۪ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onlar (müşrikler) Allah’ı bırakıp yalnızca dişilere (kadın ismi taktıkları tanrıçalara heykellere) tapıyorlar. Hâlbuki onlar (böyle yaparak) sadece isyankâr ve inatçı şeytana tapmış oluyorlar.","arabic_text":"اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَر۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-117c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “inas” kelimesi dişi varlık anlamına gelen “ünsan”ın çoğulu olup cahiliye Araplarının putlarına verdikleri addır. Mekkeli müşrikler, Allah’ın varlığını ve birliğini itiraf ettikleri halde “Lat”, “Menat” ve “Uzza” gibi dişi isimli tanrıçaları da ilah ediniyorlardı. Yani onları aracı kullanarak Allah’a sığınmaya/ulaşmaya çalışıyorlardı. Onlarsız dua ederlerse dileklerinin karşılık bulmayacağına inanıyorlardı. Bugün ise canlı-cansız farklı putlar aracı kılınarak Allah’tan yardım talebinde bulunuluyor. Üstelik buna karşı çıkanlar küfürle itham ediliyor.  Türbelerden yardım dilenmek, yatırlara çaput bağlamak, su kuyularına para atmak yoluyla dilekte bulunmak; yaşayan veya cesedi çoktan toprağa dönmüş insanları farklı adlarla kutsayıp onları aracı olarak tutmak cahiliye müşriklerinin yaptığının farklı bir versiyonudur. Arada sadece isim ve cisim farkı vardır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onlar (müşrikler) Allah’ı bırakıp yalnızca dişilere (kadın ismi taktıkları tanrıçalara heykellere) tapıyorlar. Hâlbuki onlar (böyle yaparak) sadece isyankâr ve inatçı şeytana tapmış oluyorlar.","arabic_text":"اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَر۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-116c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “inas” kelimesi dişi varlık anlamına gelen “ünsan”ın çoğulu olup cahiliye Araplarının putlarına verdikleri addır. Mekkeli müşrikler, Allah’ın varlığını ve birliğini itiraf ettikleri halde “Lat”, “Menat” ve “Uzza” gibi dişi isimli tanrıçaları da ilah ediniyorlardı. Yani onları aracı kullanarak Allah’a sığınmaya/ulaşmaya çalışıyorlardı. Onlarsız dua ederlerse dileklerinin karşılık bulmayacağına inanıyorlardı. Bugün ise canlı-cansız farklı putlar aracı kılınarak Allah’tan yardım talebinde bulunuluyor. Üstelik buna karşı çıkanlar küfürle itham ediliyor.  Türbelerden yardım dilenmek, yatırlara çaput bağlamak, su kuyularına para atmak yoluyla dilekte bulunmak; yaşayan veya cesedi çoktan toprağa dönmüş insanları farklı adlarla kutsayıp onları aracı olarak tutmak cahiliye müşriklerinin yaptığının farklı bir versiyonudur. Arada sadece isim ve cisim farkı vardır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onlar (müşrikler) Allah’ı bırakıp yalnızca dişilere (kadın ismi taktıkları tanrıçalara heykellere) tapıyorlar. Hâlbuki onlar (böyle yaparak) sadece isyankâr ve inatçı şeytana tapmış oluyorlar.","arabic_text":"اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَر۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-117c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “inas” kelimesi dişi varlık anlamına gelen “ünsan”ın çoğulu olup cahiliye Araplarının putlarına verdikleri addır. Mekkeli müşrikler, Allah’ın varlığını ve birliğini itiraf ettikleri halde “Lat”, “Menat” ve “Uzza” gibi dişi isimli tanrıçaları da ilah ediniyorlardı. Yani onları aracı kullanarak Allah’a sığınmaya/ulaşmaya çalışıyorlardı. Onlarsız dua ederlerse dileklerinin karşılık bulmayacağına inanıyorlardı. Bugün ise canlı-cansız farklı putlar aracı kılınarak Allah’tan yardım talebinde bulunuluyor. Üstelik buna karşı çıkanlar küfürle itham ediliyor.  Türbelerden yardım dilenmek, yatırlara çaput bağlamak, su kuyularına para atmak yoluyla dilekte bulunmak; yaşayan veya cesedi çoktan toprağa dönmüş insanları farklı adlarla kutsayıp onları aracı olarak tutmak cahiliye müşriklerinin yaptığının farklı bir versiyonudur. Arada sadece isim ve cisim farkı vardır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Onlar (müşrikler) Allah’ı bırakıp yalnızca dişilere (kadın ismi taktıkları tanrıçalara heykellere) tapıyorlar. Hâlbuki onlar (böyle yaparak) sadece isyankâr ve inatçı şeytana tapmış oluyorlar.","arabic_text":"اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَر۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-117c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “inas” kelimesi dişi varlık anlamına gelen “ünsan”ın çoğulu olup cahiliye Araplarının putlarına verdikleri addır. Mekkeli müşrikler, Allah’ın varlığını ve birliğini itiraf ettikleri halde “Lat”, “Menat” ve “Uzza” gibi dişi isimli tanrıçaları da ilah ediniyorlardı. Yani onları aracı kullanarak Allah’a sığınmaya/ulaşmaya çalışıyorlardı. Onlarsız dua ederlerse dileklerinin karşılık bulmayacağına inanıyorlardı. Bugün ise canlı-cansız farklı putlar aracı kılınarak Allah’tan yardım talebinde bulunuluyor. Üstelik buna karşı çıkanlar küfürle itham ediliyor.  Türbelerden yardım dilenmek, yatırlara çaput bağlamak, su kuyularına para atmak yoluyla dilekte bulunmak; yaşayan veya cesedi çoktan toprağa dönmüş insanları farklı adlarla kutsayıp onları aracı olarak tutmak cahiliye müşriklerinin yaptığının farklı bir versiyonudur. Arada sadece isim ve cisim farkı vardır."},{"verse_number":"118","turkish_text":"O şeytan ki Allah onu lanetledi (rahmetinden kovdu). O da şöyle dedi: “Yemin ederim ki Senin kullarından belirli bir bölümünü kendi tarafıma çekeceğim.”","arabic_text":"لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يبًا مَفْرُوضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"O şeytan ki Allah onu lanetledi (rahmetinden kovdu). O da şöyle dedi: “Yemin ederim ki Senin kullarından belirli bir bölümünü kendi tarafıma çekeceğim.”","arabic_text":"لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يبًا مَفْرُوضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"O şeytan ki Allah onu lanetledi (rahmetinden kovdu). O da şöyle dedi: “Yemin ederim ki Senin kullarından belirli bir bölümünü kendi tarafıma çekeceğim.”","arabic_text":"لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يبًا مَفْرُوضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"O şeytan ki Allah onu lanetledi (rahmetinden kovdu). O da şöyle dedi: “Yemin ederim ki Senin kullarından belirli bir bölümünü kendi tarafıma çekeceğim.”","arabic_text":"لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يبًا مَفْرُوضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ardından) mutlaka onları saptıracağım ve muhakkak onları olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (böyle batıl inançalara sapacaklar). Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı (rehber ve) dost edinirse elbette ki o apaçık bir ziyana uğramış demektir!","arabic_text":"وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُب۪ينًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-119c.mp3","commentary_text":"Müşrikler putlara adadıkları hayvanların belli olması için kulaklarını keserek ikiye ayırırdı, Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir. “Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ardından) mutlaka onları saptıracağım ve muhakkak onları olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (böyle batıl inançalara sapacaklar). Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı (rehber ve) dost edinirse elbette ki o apaçık bir ziyana uğramış demektir!","arabic_text":"وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُب۪ينًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-118c.mp3","commentary_text":"Müşrikler putlara adadıkları hayvanların belli olması için kulaklarını keserek ikiye ayırırdı, Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir. “Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ardından) mutlaka onları saptıracağım ve muhakkak onları olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (böyle batıl inançalara sapacaklar). Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı (rehber ve) dost edinirse elbette ki o apaçık bir ziyana uğramış demektir!","arabic_text":"وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُب۪ينًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-119c.mp3","commentary_text":"Müşrikler putlara adadıkları hayvanların belli olması için kulaklarını keserek ikiye ayırırdı, Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir. “Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz."},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ardından) mutlaka onları saptıracağım ve muhakkak onları olmayacak kuruntularla aldatacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (böyle batıl inançalara sapacaklar). Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı (rehber ve) dost edinirse elbette ki o apaçık bir ziyana uğramış demektir!","arabic_text":"وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُب۪ينًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-119c.mp3","commentary_text":"Müşrikler putlara adadıkları hayvanların belli olması için kulaklarını keserek ikiye ayırırdı, Ayette şeytanın insanları kandırmak suretiyle putlara kurban kesmelerini sağlamasının şeytanca bir iş olduğu vurgulanmaktadır. 116 ve 120. Ayetler birlikte okunduğunda ve müşriklerin âdetleri düşünüldüğünde konu daha iyi anlaşılır. Günümüze verdiği mesajı anlamak için ise kimin hangi putları için neleri ayırdığını düşünmemiz gerekiyor. Çıkar menfaat ilişkilerimizi, neler için nelerden vaz geçtiğimizin tespitini iyi yapmamız icap ediyor. Zira Rabbimiz 121. ayette bunun bedellerinin çok ağır olacağını ifade etmektedir. “Allah’ın yarattığını değiştirecekler” ifadesi, sözde güzelleşmek için estetik yaptıranları, cinsiyetlerini değiştirenleri, ürünlerin genetik yapılarıyla oynayarak muhtelif mahsuller meydana getirmek isteyenleri, kırık genli ya da ebter tohumlar üreterek mahsulde tekelleşmeye gidenleri, bazı hayvanların DNA’larıyla oynayarak farklı canlı türlerinin ortaya çıkmasını amaçlayanları işaret ettiği kanaatindeyiz."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan ancak aldatmak için onlara vaatte bulunur.","arabic_text":"يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan ancak aldatmak için onlara vaatte bulunur.","arabic_text":"يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan ancak aldatmak için onlara vaatte bulunur.","arabic_text":"يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan ancak aldatmak için onlara vaatte bulunur.","arabic_text":"يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İşte onların varacakları yer cehennemdir. Ve ondan kaçıp sığınılacak bir yer de bulamayacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَح۪يصًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İşte onların varacakları yer cehennemdir. Ve ondan kaçıp sığınılacak bir yer de bulamayacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَح۪يصًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İşte onların varacakları yer cehennemdir. Ve ondan kaçıp sığınılacak bir yer de bulamayacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَح۪يصًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İşte onların varacakları yer cehennemdir. Ve ondan kaçıp sığınılacak bir yer de bulamayacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَح۪يصًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"İman edip sâlih ameller işleyenleri ise altından ırmaklar akan içinde ebedî olarak kalacakları cennetlere yerleştireceğiz. Bu Allah’ın vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ ق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"İman edip sâlih ameller işleyenleri ise altından ırmaklar akan içinde ebedî olarak kalacakları cennetlere yerleştireceğiz. Bu Allah’ın vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ ق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"İman edip sâlih ameller işleyenleri ise altından ırmaklar akan içinde ebedî olarak kalacakları cennetlere yerleştireceğiz. Bu Allah’ın vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ ق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"İman edip sâlih ameller işleyenleri ise altından ırmaklar akan içinde ebedî olarak kalacakları cennetlere yerleştireceğiz. Bu Allah’ın vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ ق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Unutmayın ki siz); ne kendi hayal ve kuruntularınızla (cennete) ulaşabilirsiniz ne de Ehl-i Kitap (kendilerini selamette görme) kuruntularıyla (cennete) ulaşabilirler. Doğru olan şudur ki: Her kim bir kötülük yaparsa kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı!","arabic_text":"لَيْسَ بِاَمَانِيِّكُمْ وَلَٓا اَمَانِيِّ اَهْلِ الْكِتَابِۜ مَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا يُجْزَ بِه۪ۙ وَلَا يَجِدْ لَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Unutmayın ki siz); ne kendi hayal ve kuruntularınızla (cennete) ulaşabilirsiniz ne de Ehl-i Kitap (kendilerini selamette görme) kuruntularıyla (cennete) ulaşabilirler. Doğru olan şudur ki: Her kim bir kötülük yaparsa kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı!","arabic_text":"لَيْسَ بِاَمَانِيِّكُمْ وَلَٓا اَمَانِيِّ اَهْلِ الْكِتَابِۜ مَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا يُجْزَ بِه۪ۙ وَلَا يَجِدْ لَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Unutmayın ki siz); ne kendi hayal ve kuruntularınızla (cennete) ulaşabilirsiniz ne de Ehl-i Kitap (kendilerini selamette görme) kuruntularıyla (cennete) ulaşabilirler. Doğru olan şudur ki: Her kim bir kötülük yaparsa kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı!","arabic_text":"لَيْسَ بِاَمَانِيِّكُمْ وَلَٓا اَمَانِيِّ اَهْلِ الْكِتَابِۜ مَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا يُجْزَ بِه۪ۙ وَلَا يَجِدْ لَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Unutmayın ki siz); ne kendi hayal ve kuruntularınızla (cennete) ulaşabilirsiniz ne de Ehl-i Kitap (kendilerini selamette görme) kuruntularıyla (cennete) ulaşabilirler. Doğru olan şudur ki: Her kim bir kötülük yaparsa kötülüğünün cezasını mutlaka çekecek ve Hesap Günü kendisine Allah’tan başka ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı!","arabic_text":"لَيْسَ بِاَمَانِيِّكُمْ وَلَٓا اَمَانِيِّ اَهْلِ الْكِتَابِۜ مَنْ يَعْمَلْ سُٓوءًا يُجْزَ بِه۪ۙ وَلَا يَجِدْ لَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun imanlı olarak sâlih amel işleyen herkes cennete girecek ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-124c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi soydan olursan olsun insan ahirette dünyada iken yaşadıklarına göre muamele görecektir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) Ayetteki müjde tamamen kişinin kendi yaşadıklarıyla alakalıdır. Yani kimse kimsenin sırtından bir yerlere varamayacaktır. Salih amel işleyen, yaptığı bütün iyiliklerin karşılığını alarak zerre kadar haksızlığa uğratılmadan cennete girecektir. Ancak iyilikleri yetmiyor diye bir başkalarından iyilik transferi yapamayacaktır. Nitekim “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak” (İnfitar, 82/19) buyrulmaktadır. Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece kişinin kendisi vardır. Kişi amelleriyle, hayat defterine yazdıklarıyla baş başadır ve hak ettiği karşılığı görecektir. “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"124","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun imanlı olarak sâlih amel işleyen herkes cennete girecek ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-123c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi soydan olursan olsun insan ahirette dünyada iken yaşadıklarına göre muamele görecektir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) Ayetteki müjde tamamen kişinin kendi yaşadıklarıyla alakalıdır. Yani kimse kimsenin sırtından bir yerlere varamayacaktır. Salih amel işleyen, yaptığı bütün iyiliklerin karşılığını alarak zerre kadar haksızlığa uğratılmadan cennete girecektir. Ancak iyilikleri yetmiyor diye bir başkalarından iyilik transferi yapamayacaktır. Nitekim “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak” (İnfitar, 82/19) buyrulmaktadır. Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece kişinin kendisi vardır. Kişi amelleriyle, hayat defterine yazdıklarıyla baş başadır ve hak ettiği karşılığı görecektir. “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"124","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun imanlı olarak sâlih amel işleyen herkes cennete girecek ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-124c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi soydan olursan olsun insan ahirette dünyada iken yaşadıklarına göre muamele görecektir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) Ayetteki müjde tamamen kişinin kendi yaşadıklarıyla alakalıdır. Yani kimse kimsenin sırtından bir yerlere varamayacaktır. Salih amel işleyen, yaptığı bütün iyiliklerin karşılığını alarak zerre kadar haksızlığa uğratılmadan cennete girecektir. Ancak iyilikleri yetmiyor diye bir başkalarından iyilik transferi yapamayacaktır. Nitekim “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak” (İnfitar, 82/19) buyrulmaktadır. Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece kişinin kendisi vardır. Kişi amelleriyle, hayat defterine yazdıklarıyla baş başadır ve hak ettiği karşılığı görecektir. “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"124","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun imanlı olarak sâlih amel işleyen herkes cennete girecek ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaktır.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-124c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi soydan olursan olsun insan ahirette dünyada iken yaşadıklarına göre muamele görecektir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) Ayetteki müjde tamamen kişinin kendi yaşadıklarıyla alakalıdır. Yani kimse kimsenin sırtından bir yerlere varamayacaktır. Salih amel işleyen, yaptığı bütün iyiliklerin karşılığını alarak zerre kadar haksızlığa uğratılmadan cennete girecektir. Ancak iyilikleri yetmiyor diye bir başkalarından iyilik transferi yapamayacaktır. Nitekim “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak” (İnfitar, 82/19) buyrulmaktadır. Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece kişinin kendisi vardır. Kişi amelleriyle, hayat defterine yazdıklarıyla baş başadır ve hak ettiği karşılığı görecektir. “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"125","turkish_text":"Bütün benliğini (ruhunu ve bedenini) Allah’a teslim eden dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek İbrahim’in tevhid dinine tabi olan kimseden daha güzel dinli kim olabilir? Allah işte bu yüzden İbrahim’i dostluğuyla yüceltip şereflendirmiştir.","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ د۪ينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-125c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın elçileri olması hasebiyle aralarında bir fark yoktur (Bakara 2/136, 285; Âl-i İmran 3/84). Ancak bazı özellikleriyle ve sorumluluklarıyla birbirlerinden farklıdırlar (İsra 1/55). Mesela Ulu’l-azm diye tabir edilen peygamberler vardır. Bunlar: Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Mustafa’dır (Ahzâb 33/7, Şûrâ 42/13, Ahkâf 46/35). Bunlara Ulu’l-azm denmesinin farklı sebepleri vardır. Bu konuda İsrâ 17/55. âyetin dipnotuna bakabilirsiniz. Bu âyette olduğu gibi Kur’an’da birçok yerde Hz. İbrahim’in samimiyetinden, hanif dininden bahseden âyetleri görmek mümkündür."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Bütün benliğini (ruhunu ve bedenini) Allah’a teslim eden dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek İbrahim’in tevhid dinine tabi olan kimseden daha güzel dinli kim olabilir? Allah işte bu yüzden İbrahim’i dostluğuyla yüceltip şereflendirmiştir.","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ د۪ينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-124c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın elçileri olması hasebiyle aralarında bir fark yoktur (Bakara 2/136, 285; Âl-i İmran 3/84). Ancak bazı özellikleriyle ve sorumluluklarıyla birbirlerinden farklıdırlar (İsra 1/55). Mesela Ulu’l-azm diye tabir edilen peygamberler vardır. Bunlar: Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Mustafa’dır (Ahzâb 33/7, Şûrâ 42/13, Ahkâf 46/35). Bunlara Ulu’l-azm denmesinin farklı sebepleri vardır. Bu konuda İsrâ 17/55. âyetin dipnotuna bakabilirsiniz. Bu âyette olduğu gibi Kur’an’da birçok yerde Hz. İbrahim’in samimiyetinden, hanif dininden bahseden âyetleri görmek mümkündür."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Bütün benliğini (ruhunu ve bedenini) Allah’a teslim eden dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek İbrahim’in tevhid dinine tabi olan kimseden daha güzel dinli kim olabilir? Allah işte bu yüzden İbrahim’i dostluğuyla yüceltip şereflendirmiştir.","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ د۪ينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-125c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın elçileri olması hasebiyle aralarında bir fark yoktur (Bakara 2/136, 285; Âl-i İmran 3/84). Ancak bazı özellikleriyle ve sorumluluklarıyla birbirlerinden farklıdırlar (İsra 1/55). Mesela Ulu’l-azm diye tabir edilen peygamberler vardır. Bunlar: Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Mustafa’dır (Ahzâb 33/7, Şûrâ 42/13, Ahkâf 46/35). Bunlara Ulu’l-azm denmesinin farklı sebepleri vardır. Bu konuda İsrâ 17/55. âyetin dipnotuna bakabilirsiniz. Bu âyette olduğu gibi Kur’an’da birçok yerde Hz. İbrahim’in samimiyetinden, hanif dininden bahseden âyetleri görmek mümkündür."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Bütün benliğini (ruhunu ve bedenini) Allah’a teslim eden dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek İbrahim’in tevhid dinine tabi olan kimseden daha güzel dinli kim olabilir? Allah işte bu yüzden İbrahim’i dostluğuyla yüceltip şereflendirmiştir.","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ د۪ينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-125c.mp3","commentary_text":"Peygamberler Allah’ın elçileri olması hasebiyle aralarında bir fark yoktur (Bakara 2/136, 285; Âl-i İmran 3/84). Ancak bazı özellikleriyle ve sorumluluklarıyla birbirlerinden farklıdırlar (İsra 1/55). Mesela Ulu’l-azm diye tabir edilen peygamberler vardır. Bunlar: Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Mustafa’dır (Ahzâb 33/7, Şûrâ 42/13, Ahkâf 46/35). Bunlara Ulu’l-azm denmesinin farklı sebepleri vardır. Bu konuda İsrâ 17/55. âyetin dipnotuna bakabilirsiniz. Bu âyette olduğu gibi Kur’an’da birçok yerde Hz. İbrahim’in samimiyetinden, hanif dininden bahseden âyetleri görmek mümkündür."},{"verse_number":"126","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ın ilmi ve kudreti her şeyi kuşatmıştır (hiçbir şey O’nun bilgisinin ve kudretinin dışında kalamaz).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ın ilmi ve kudreti her şeyi kuşatmıştır (hiçbir şey O’nun bilgisinin ve kudretinin dışında kalamaz).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ın ilmi ve kudreti her şeyi kuşatmıştır (hiçbir şey O’nun bilgisinin ve kudretinin dışında kalamaz).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ın ilmi ve kudreti her şeyi kuşatmıştır (hiçbir şey O’nun bilgisinin ve kudretinin dışında kalamaz).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resûl!) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kızlara biçare çocuklara ve yetimlere karşı âdil davranmanıza dair size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Her ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.","arabic_text":"وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resûl!) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kızlara biçare çocuklara ve yetimlere karşı âdil davranmanıza dair size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Her ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.","arabic_text":"وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resûl!) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kızlara biçare çocuklara ve yetimlere karşı âdil davranmanıza dair size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Her ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.","arabic_text":"وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resûl!) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz yetim kızlara biçare çocuklara ve yetimlere karşı âdil davranmanıza dair size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Her ne hayır yaparsanız şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.","arabic_text":"وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Eğer bir kadın kocasının ilgisizliğinden veya (kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse kendi aralarında anlaşıp uzlaşmaya gayret etmelerinde (evliliklerinin devamında yarar varsa devamına yoksa ayrılmalarına karar vermelerinde) bir sakınca yoktur. Barışmak (geçimsizlikten ya da ayrılıktan) elbette daha hayırlıdır. (Unutmayın ki) kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır. Eğer güzel geçinir ve sorumlu davranırsanız biliniz ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًاۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Eğer bir kadın kocasının ilgisizliğinden veya (kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse kendi aralarında anlaşıp uzlaşmaya gayret etmelerinde (evliliklerinin devamında yarar varsa devamına yoksa ayrılmalarına karar vermelerinde) bir sakınca yoktur. Barışmak (geçimsizlikten ya da ayrılıktan) elbette daha hayırlıdır. (Unutmayın ki) kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır. Eğer güzel geçinir ve sorumlu davranırsanız biliniz ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًاۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Eğer bir kadın kocasının ilgisizliğinden veya (kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse kendi aralarında anlaşıp uzlaşmaya gayret etmelerinde (evliliklerinin devamında yarar varsa devamına yoksa ayrılmalarına karar vermelerinde) bir sakınca yoktur. Barışmak (geçimsizlikten ya da ayrılıktan) elbette daha hayırlıdır. (Unutmayın ki) kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır. Eğer güzel geçinir ve sorumlu davranırsanız biliniz ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًاۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Eğer bir kadın kocasının ilgisizliğinden veya (kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse kendi aralarında anlaşıp uzlaşmaya gayret etmelerinde (evliliklerinin devamında yarar varsa devamına yoksa ayrılmalarına karar vermelerinde) bir sakınca yoktur. Barışmak (geçimsizlikten ya da ayrılıktan) elbette daha hayırlıdır. (Unutmayın ki) kıskançlık ve bencillik insanın doğasında vardır. Eğer güzel geçinir ve sorumlu davranırsanız biliniz ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًاۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.","arabic_text":"وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-128.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-129c.mp3","commentary_text":"Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.","arabic_text":"وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-128.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-128c.mp3","commentary_text":"Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.","arabic_text":"وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-128.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-129c.mp3","commentary_text":"Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ne kadar isteseniz de (birden fazla kadınla evli iseniz) eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada (sahipsizmiş gibi) bırakmayınız. Eğer barış içerisinde yaşar ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.","arabic_text":"وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-128.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-129c.mp3","commentary_text":"Bu âyetten anlaşılıyor ki, şartlar zorlamadığı takdirde -şartların zorlamasından maksat nefsin istekleri ve şehvetin arzuları değil, savaş ve hastalık gibi bazı nedenlerdir- aile için öngörülen en doğru hayat tek eşli hayattır. Allah “Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız” buyurarak tek eşliliği âdeta zorunlu hale getirmiştir. Nisâ sûresinin 4/3. âyetindeki hüküm tamamen ruhsattan ibarettir ki onun da hastalık ve savaş gibi birtakım sebepleri vardır. Orada da: “Eğer aralarında adaleti sağlamak konusunda kendinize güvenemiyorsanız o takdirde bir tane ile yetinin” buyrularak yine tek eşliliğin en doğru seçim olacağı ifade edilmektedir. Bu iki âyeti birlikte değerlendirdiğimizde en makul ve en doğru seçimin tek eşli evlilik olduğunu görüyoruz. Çok evlilikle ilgili öngörülen koşullar için Nisa suresi 3. Ayete ve açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"130","turkish_text":"Eğer (karı koca çaresiz kalarak boşanıp) ayrılırlarsa Allah her birini lütfu ile besleyip (diğerine) muhtaç olmaktan kurtarır (onlara farklı rızık kapıları açar). Çünkü Allah (lütfunda) sınırsızdır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Eğer (karı koca çaresiz kalarak boşanıp) ayrılırlarsa Allah her birini lütfu ile besleyip (diğerine) muhtaç olmaktan kurtarır (onlara farklı rızık kapıları açar). Çünkü Allah (lütfunda) sınırsızdır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Eğer (karı koca çaresiz kalarak boşanıp) ayrılırlarsa Allah her birini lütfu ile besleyip (diğerine) muhtaç olmaktan kurtarır (onlara farklı rızık kapıları açar). Çünkü Allah (lütfunda) sınırsızdır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Eğer (karı koca çaresiz kalarak boşanıp) ayrılırlarsa Allah her birini lütfu ile besleyip (diğerine) muhtaç olmaktan kurtarır (onlara farklı rızık kapıları açar). Çünkü Allah (lütfunda) sınırsızdır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Andolsun ki Biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrettik. Eğer (bunca nimete rağmen yine de) nankörce davranıp O’nun ayetlerini inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde olan her şey (varlık âleminin tamamı) Allah’a aittir ve Allah hiçbir şeye muhtaç değildir bütün övgülere layık olan O’dur.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِيَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَنِيًّا حَم۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Andolsun ki Biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrettik. Eğer (bunca nimete rağmen yine de) nankörce davranıp O’nun ayetlerini inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde olan her şey (varlık âleminin tamamı) Allah’a aittir ve Allah hiçbir şeye muhtaç değildir bütün övgülere layık olan O’dur.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِيَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَنِيًّا حَم۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Andolsun ki Biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrettik. Eğer (bunca nimete rağmen yine de) nankörce davranıp O’nun ayetlerini inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde olan her şey (varlık âleminin tamamı) Allah’a aittir ve Allah hiçbir şeye muhtaç değildir bütün övgülere layık olan O’dur.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِيَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَنِيًّا حَم۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Andolsun ki Biz sizden önce kitap verilenlere ve sizlere Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrettik. Eğer (bunca nimete rağmen yine de) nankörce davranıp O’nun ayetlerini inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde olan her şey (varlık âleminin tamamı) Allah’a aittir ve Allah hiçbir şeye muhtaç değildir bütün övgülere layık olan O’dur.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِيَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَنِيًّا حَم۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Bir kez daha söylüyorum;) göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır (ve tasarrufu da O’na aittir. Güvenilecek ve dayanılacak) vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-132c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır” cümlesi arka arkaya iki defa gelmiş olsa da her cümleden sonra muhatapların dikkatini çekerek farklı mesajları içermektedir. Mesela; eşler ister evli olarak kalsınlar isterse ayrılsınlar Allah insanların rızkını vermeye devam eder. Çünkü O, bütün canlıların rızkını üstüne almış, göklerde ve yerde olanların sahibi ve malikidir yani tasarruf yetkisi O’na aittir. Yine insan nankörce de davranıp Allah’ın ayetlerini inkâr etse yine de rızıklanmaya devam eder. Çünkü Allah’a ait olan gökler ve yer ister mü’min olsun ister kâfir ister deist olsun, isterse ateist, sonuçta insan için yaratılmıştır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Bir kez daha söylüyorum;) göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır (ve tasarrufu da O’na aittir. Güvenilecek ve dayanılacak) vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-131c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır” cümlesi arka arkaya iki defa gelmiş olsa da her cümleden sonra muhatapların dikkatini çekerek farklı mesajları içermektedir. Mesela; eşler ister evli olarak kalsınlar isterse ayrılsınlar Allah insanların rızkını vermeye devam eder. Çünkü O, bütün canlıların rızkını üstüne almış, göklerde ve yerde olanların sahibi ve malikidir yani tasarruf yetkisi O’na aittir. Yine insan nankörce de davranıp Allah’ın ayetlerini inkâr etse yine de rızıklanmaya devam eder. Çünkü Allah’a ait olan gökler ve yer ister mü’min olsun ister kâfir ister deist olsun, isterse ateist, sonuçta insan için yaratılmıştır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Bir kez daha söylüyorum;) göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır (ve tasarrufu da O’na aittir. Güvenilecek ve dayanılacak) vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-132c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır” cümlesi arka arkaya iki defa gelmiş olsa da her cümleden sonra muhatapların dikkatini çekerek farklı mesajları içermektedir. Mesela; eşler ister evli olarak kalsınlar isterse ayrılsınlar Allah insanların rızkını vermeye devam eder. Çünkü O, bütün canlıların rızkını üstüne almış, göklerde ve yerde olanların sahibi ve malikidir yani tasarruf yetkisi O’na aittir. Yine insan nankörce de davranıp Allah’ın ayetlerini inkâr etse yine de rızıklanmaya devam eder. Çünkü Allah’a ait olan gökler ve yer ister mü’min olsun ister kâfir ister deist olsun, isterse ateist, sonuçta insan için yaratılmıştır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Bir kez daha söylüyorum;) göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır (ve tasarrufu da O’na aittir. Güvenilecek ve dayanılacak) vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-132c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır” cümlesi arka arkaya iki defa gelmiş olsa da her cümleden sonra muhatapların dikkatini çekerek farklı mesajları içermektedir. Mesela; eşler ister evli olarak kalsınlar isterse ayrılsınlar Allah insanların rızkını vermeye devam eder. Çünkü O, bütün canlıların rızkını üstüne almış, göklerde ve yerde olanların sahibi ve malikidir yani tasarruf yetkisi O’na aittir. Yine insan nankörce de davranıp Allah’ın ayetlerini inkâr etse yine de rızıklanmaya devam eder. Çünkü Allah’a ait olan gökler ve yer ister mü’min olsun ister kâfir ister deist olsun, isterse ateist, sonuçta insan için yaratılmıştır."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Ey insanlar! (Allah) dilerse sizi yok eder yerinize başkalarını getirir. Allah’ın buna gücü yeter.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Ey insanlar! (Allah) dilerse sizi yok eder yerinize başkalarını getirir. Allah’ın buna gücü yeter.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Ey insanlar! (Allah) dilerse sizi yok eder yerinize başkalarını getirir. Allah’ın buna gücü yeter.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Ey insanlar! (Allah) dilerse sizi yok eder yerinize başkalarını getirir. Allah’ın buna gücü yeter.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Kim (yalnız) dünya nimetini isterse (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah’ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ ثَوَابَ الدُّنْيَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Kim (yalnız) dünya nimetini isterse (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah’ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ ثَوَابَ الدُّنْيَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Kim (yalnız) dünya nimetini isterse (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah’ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ ثَوَابَ الدُّنْيَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Kim (yalnız) dünya nimetini isterse (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah’ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ ثَوَابَ الدُّنْيَا فَعِنْدَ اللّٰهِ ثَوَابُ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ey iman edenler! Kendinizin ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine dahi olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ve sırf Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)! Çünkü Allah her ikisine de (sizden) daha yakındır. Öyleyse keyfinize uyup adaletten uzaklaşmayın. Eğer şâhitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız ya da şâhitlikten kaçınarak yüz çevirirseniz (bunun cezasını çok ağır ödersiniz)! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِيًّا اَوْ فَق۪يرًا فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ey iman edenler! Kendinizin ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine dahi olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ve sırf Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)! Çünkü Allah her ikisine de (sizden) daha yakındır. Öyleyse keyfinize uyup adaletten uzaklaşmayın. Eğer şâhitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız ya da şâhitlikten kaçınarak yüz çevirirseniz (bunun cezasını çok ağır ödersiniz)! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِيًّا اَوْ فَق۪يرًا فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ey iman edenler! Kendinizin ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine dahi olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ve sırf Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)! Çünkü Allah her ikisine de (sizden) daha yakındır. Öyleyse keyfinize uyup adaletten uzaklaşmayın. Eğer şâhitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız ya da şâhitlikten kaçınarak yüz çevirirseniz (bunun cezasını çok ağır ödersiniz)! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِيًّا اَوْ فَق۪يرًا فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Ey iman edenler! Kendinizin ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine dahi olsa adaleti titizlikle ayakta tutan ve sırf Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın)! Çünkü Allah her ikisine de (sizden) daha yakındır. Öyleyse keyfinize uyup adaletten uzaklaşmayın. Eğer şâhitlik ederken gerçeği çarpıtırsanız ya da şâhitlikten kaçınarak yüz çevirirseniz (bunun cezasını çok ağır ödersiniz)! Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِيًّا اَوْ فَق۪يرًا فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’a Resûlü’ne Resûlü’ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah’ı meleklerini kitaplarını resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-136c.mp3","commentary_text":"Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24/62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’a Resûlü’ne Resûlü’ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah’ı meleklerini kitaplarını resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-135c.mp3","commentary_text":"Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24/62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’a Resûlü’ne Resûlü’ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah’ı meleklerini kitaplarını resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-136c.mp3","commentary_text":"Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24/62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’a Resûlü’ne Resûlü’ne indirmiş olduğu Kitaba ve daha önce indirilmiş kitaplar(ın tahrif olmamış asılların)a iman ediniz. Kim Allah’ı meleklerini kitaplarını resûllerini ve âhiret gününü inkâr ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-136c.mp3","commentary_text":"Burada mü’minler, yeniden ve gönülden imana çağrılıyor. Bir insanın mü’min olması ancak âyette geçen esaslara inanmasıyla mümkündür. Âyette “ey mü’minler” diye hitap edilenler bu esaslara inananlardır. Ona rağmen tekrar imana davet edilmeleri, imanın yürekten ve samimi olması ve inanılanların pratik hayatta karşılık bulması gerektiğini anlatıyor. Nûr sûresinin 24/62. âyetinde “Mü’minler ancak Allah’a ve Resûlüne inananlardır” buyrulmaktadır. Demek “inandım” demek yetmiyor, imanın gönülden olması, iman esaslarının benimsenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor."},{"verse_number":"137","turkish_text":"İman edip sonra inkâr edenleri sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-137c.mp3","commentary_text":"İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir."},{"verse_number":"137","turkish_text":"İman edip sonra inkâr edenleri sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-136c.mp3","commentary_text":"İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir."},{"verse_number":"137","turkish_text":"İman edip sonra inkâr edenleri sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-137c.mp3","commentary_text":"İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir."},{"verse_number":"137","turkish_text":"İman edip sonra inkâr edenleri sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları doğru yola iletir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-137c.mp3","commentary_text":"İman ettikten sonra küfre dönmek ve küfür perdesiyle imanı örtmek mağfireti olmayan bir suçtur. Çünkü Yaratıcısıyla irtibatlı olan fıtratı, Rabbinden kopararak şeytanla irtibatlandırmak, onun yaşam alanını elinden almak demektir ki, bu en büyük zulümdür. Bu zulmün işlenmesi için kişinin illa da “ben kâfir oldum” demesi gerekmiyor. Küfre götüren fiilleri işlemesi, imanı ortadan kaldıracak küfür içerikli söylemlerde bulunması küfre girmesi için yeterli sebeptir."},{"verse_number":"138","turkish_text":"(Ey Resûl!) Münafıklara kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur!","arabic_text":"بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"(Ey Resûl!) Münafıklara kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur!","arabic_text":"بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"(Ey Resûl!) Münafıklara kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur!","arabic_text":"بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"(Ey Resûl!) Münafıklara kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur!","arabic_text":"بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Onlar mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinen kimselerdir. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Hâlbuki şeref ve itibar bütünüyle Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-139c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlar da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Onlar mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinen kimselerdir. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Hâlbuki şeref ve itibar bütünüyle Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-138c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlar da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Onlar mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinen kimselerdir. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Hâlbuki şeref ve itibar bütünüyle Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-139c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlar da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Onlar mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinen kimselerdir. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Hâlbuki şeref ve itibar bütünüyle Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-139c.mp3","commentary_text":"Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlar da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Oysa Allah size indirdiği kitapta (inkarcılarla oturduğunuz bir mecliste) onun âyetlerinin inkâr edildiğini ya da alaya alındığını işittiğiniz zaman (orada bulunanlar) başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı yoksa sizin de onlar gibi olacağınızı bildirdi. Hiç kuşkusuz Allah münafıklarla inkârcıların tümünü cehennemde toplayacaktır.","arabic_text":"وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Oysa Allah size indirdiği kitapta (inkarcılarla oturduğunuz bir mecliste) onun âyetlerinin inkâr edildiğini ya da alaya alındığını işittiğiniz zaman (orada bulunanlar) başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı yoksa sizin de onlar gibi olacağınızı bildirdi. Hiç kuşkusuz Allah münafıklarla inkârcıların tümünü cehennemde toplayacaktır.","arabic_text":"وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Oysa Allah size indirdiği kitapta (inkarcılarla oturduğunuz bir mecliste) onun âyetlerinin inkâr edildiğini ya da alaya alındığını işittiğiniz zaman (orada bulunanlar) başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı yoksa sizin de onlar gibi olacağınızı bildirdi. Hiç kuşkusuz Allah münafıklarla inkârcıların tümünü cehennemde toplayacaktır.","arabic_text":"وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Oysa Allah size indirdiği kitapta (inkarcılarla oturduğunuz bir mecliste) onun âyetlerinin inkâr edildiğini ya da alaya alındığını işittiğiniz zaman (orada bulunanlar) başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı yoksa sizin de onlar gibi olacağınızı bildirdi. Hiç kuşkusuz Allah münafıklarla inkârcıların tümünü cehennemde toplayacaktır.","arabic_text":"وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar (iki yüzlülüğü tabiat haline getirmiş münafıklar) sizi gözetleyip durmaktadır. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet inkârcılar zafer elde ederse (bu defa da onlara) “Sizi üstün gelmeniz için (mü’minlere karşı) desteklemedik mi?” derler. Allah kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Ve yine (mü’minler imanlarının gereğini yerine getirerek üzerlerine düşeni yaptıkları taktirde) Allah inkârcıların inananlara zarar vermesine asla fırsat vermeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar (iki yüzlülüğü tabiat haline getirmiş münafıklar) sizi gözetleyip durmaktadır. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet inkârcılar zafer elde ederse (bu defa da onlara) “Sizi üstün gelmeniz için (mü’minlere karşı) desteklemedik mi?” derler. Allah kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Ve yine (mü’minler imanlarının gereğini yerine getirerek üzerlerine düşeni yaptıkları taktirde) Allah inkârcıların inananlara zarar vermesine asla fırsat vermeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar (iki yüzlülüğü tabiat haline getirmiş münafıklar) sizi gözetleyip durmaktadır. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet inkârcılar zafer elde ederse (bu defa da onlara) “Sizi üstün gelmeniz için (mü’minlere karşı) desteklemedik mi?” derler. Allah kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Ve yine (mü’minler imanlarının gereğini yerine getirerek üzerlerine düşeni yaptıkları taktirde) Allah inkârcıların inananlara zarar vermesine asla fırsat vermeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Onlar (iki yüzlülüğü tabiat haline getirmiş münafıklar) sizi gözetleyip durmaktadır. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet inkârcılar zafer elde ederse (bu defa da onlara) “Sizi üstün gelmeniz için (mü’minlere karşı) desteklemedik mi?” derler. Allah kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Ve yine (mü’minler imanlarının gereğini yerine getirerek üzerlerine düşeni yaptıkları taktirde) Allah inkârcıların inananlara zarar vermesine asla fırsat vermeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Şüphesiz münafıklar Allah’ı kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarına (inkâr ve nifak batağında kalmalarına fırsat veriyor). Onlar namaza kalktıkları zaman (inanmadıkları için) üşenerek kalkarlar (Müslüman gözükmek için namaz kılarak) insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı da pek az zikrederler.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Şüphesiz münafıklar Allah’ı kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarına (inkâr ve nifak batağında kalmalarına fırsat veriyor). Onlar namaza kalktıkları zaman (inanmadıkları için) üşenerek kalkarlar (Müslüman gözükmek için namaz kılarak) insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı da pek az zikrederler.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Şüphesiz münafıklar Allah’ı kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarına (inkâr ve nifak batağında kalmalarına fırsat veriyor). Onlar namaza kalktıkları zaman (inanmadıkları için) üşenerek kalkarlar (Müslüman gözükmek için namaz kılarak) insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı da pek az zikrederler.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Şüphesiz münafıklar Allah’ı kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarına (inkâr ve nifak batağında kalmalarına fırsat veriyor). Onlar namaza kalktıkları zaman (inanmadıkları için) üşenerek kalkarlar (Müslüman gözükmek için namaz kılarak) insanlara gösteriş yaparlar Allah’ı da pek az zikrederler.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"3/3-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"Onlar küfür ile iman (inkârcılarla inananlar) arasında bocalayıp durmaktadır. Ne onlara ne de bunlara (ne Müslümanlara yâr olurlar ne de kefirlere). İşte böyle Allah’ın (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"مُذَبْذَب۪ينَ بَيْنَ ذٰلِكَۗ لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"Onlar küfür ile iman (inkârcılarla inananlar) arasında bocalayıp durmaktadır. Ne onlara ne de bunlara (ne Müslümanlara yâr olurlar ne de kefirlere). İşte böyle Allah’ın (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"مُذَبْذَب۪ينَ بَيْنَ ذٰلِكَۗ لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"Onlar küfür ile iman (inkârcılarla inananlar) arasında bocalayıp durmaktadır. Ne onlara ne de bunlara (ne Müslümanlara yâr olurlar ne de kefirlere). İşte böyle Allah’ın (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"مُذَبْذَب۪ينَ بَيْنَ ذٰلِكَۗ لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"Onlar küfür ile iman (inkârcılarla inananlar) arasında bocalayıp durmaktadır. Ne onlara ne de bunlara (ne Müslümanlara yâr olurlar ne de kefirlere). İşte böyle Allah’ın (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.","arabic_text":"مُذَبْذَب۪ينَ بَيْنَ ذٰلِكَۗ لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-144c.mp3","commentary_text":"“Dostlar” ifadesi, her geçen gün küçülen dünyada aynı coğrafyayı, aynı bölgeyi, aynı şehri, aynı beldeyi, aynı sokağı hatta aynı apartmanı paylaşan ve aynı şartlarda ve ortamda yaşamak zorunda kalan insanların sosyal, politik ve ticari anlamdaki birlikteliklerini göstermez. Aynı zamanda Hz. Peygamber’i ve ona gönderilen Kur’an’ı inkâr edenler ile ahlaki dayanışmaya işaret eder. Bu da onların hayat tarzlarını mü’minlerin benimsemesini ya da hangi sebeple olursa olsun kendi hayat tarzlarına onların yaşamlarını tercih etmesini ifade eder. Sahih inancın öngördüğü ahlaki esaslar ile inkârcıların yaşadıkları çeliştiği için inananların tavizsiz bir hayat ortaya koymaları gerekir. 139. âyette de belirtildiği gibi Müslüman neye inanıyorsa onu yaşamak ve ne ile emrolunuyorsa ona göre hayatının tanzim etmek zorundadır."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-143c.mp3","commentary_text":"“Dostlar” ifadesi, her geçen gün küçülen dünyada aynı coğrafyayı, aynı bölgeyi, aynı şehri, aynı beldeyi, aynı sokağı hatta aynı apartmanı paylaşan ve aynı şartlarda ve ortamda yaşamak zorunda kalan insanların sosyal, politik ve ticari anlamdaki birlikteliklerini göstermez. Aynı zamanda Hz. Peygamber’i ve ona gönderilen Kur’an’ı inkâr edenler ile ahlaki dayanışmaya işaret eder. Bu da onların hayat tarzlarını mü’minlerin benimsemesini ya da hangi sebeple olursa olsun kendi hayat tarzlarına onların yaşamlarını tercih etmesini ifade eder. Sahih inancın öngördüğü ahlaki esaslar ile inkârcıların yaşadıkları çeliştiği için inananların tavizsiz bir hayat ortaya koymaları gerekir. 139. âyette de belirtildiği gibi Müslüman neye inanıyorsa onu yaşamak ve ne ile emrolunuyorsa ona göre hayatının tanzim etmek zorundadır."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-144c.mp3","commentary_text":"“Dostlar” ifadesi, her geçen gün küçülen dünyada aynı coğrafyayı, aynı bölgeyi, aynı şehri, aynı beldeyi, aynı sokağı hatta aynı apartmanı paylaşan ve aynı şartlarda ve ortamda yaşamak zorunda kalan insanların sosyal, politik ve ticari anlamdaki birlikteliklerini göstermez. Aynı zamanda Hz. Peygamber’i ve ona gönderilen Kur’an’ı inkâr edenler ile ahlaki dayanışmaya işaret eder. Bu da onların hayat tarzlarını mü’minlerin benimsemesini ya da hangi sebeple olursa olsun kendi hayat tarzlarına onların yaşamlarını tercih etmesini ifade eder. Sahih inancın öngördüğü ahlaki esaslar ile inkârcıların yaşadıkları çeliştiği için inananların tavizsiz bir hayat ortaya koymaları gerekir. 139. âyette de belirtildiği gibi Müslüman neye inanıyorsa onu yaşamak ve ne ile emrolunuyorsa ona göre hayatının tanzim etmek zorundadır."},{"verse_number":"144","turkish_text":"Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-144c.mp3","commentary_text":"“Dostlar” ifadesi, her geçen gün küçülen dünyada aynı coğrafyayı, aynı bölgeyi, aynı şehri, aynı beldeyi, aynı sokağı hatta aynı apartmanı paylaşan ve aynı şartlarda ve ortamda yaşamak zorunda kalan insanların sosyal, politik ve ticari anlamdaki birlikteliklerini göstermez. Aynı zamanda Hz. Peygamber’i ve ona gönderilen Kur’an’ı inkâr edenler ile ahlaki dayanışmaya işaret eder. Bu da onların hayat tarzlarını mü’minlerin benimsemesini ya da hangi sebeple olursa olsun kendi hayat tarzlarına onların yaşamlarını tercih etmesini ifade eder. Sahih inancın öngördüğü ahlaki esaslar ile inkârcıların yaşadıkları çeliştiği için inananların tavizsiz bir hayat ortaya koymaları gerekir. 139. âyette de belirtildiği gibi Müslüman neye inanıyorsa onu yaşamak ve ne ile emrolunuyorsa ona göre hayatının tanzim etmek zorundadır."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Doğrusu münafıklar cehennemin en aşağı tabakasındadır. Onlar için (orada) hiçbir yardımcı da bulamazsın.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-145c.mp3","commentary_text":"Münafıklar yani iki yüzlülüğü adet haline getirmiş kimseler kâfirlerden daha tehlikeli olduğu için, ahirette azabın en kötüsüne uğratılacaklardır. Teşbihte (temsilde) hata olmasın; Hakla batıl arasında gidip gelen iki yüzlü insanlar, kuzu postuna bürünmüş yırtıcı kurtlar gibidir."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Doğrusu münafıklar cehennemin en aşağı tabakasındadır. Onlar için (orada) hiçbir yardımcı da bulamazsın.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-144c.mp3","commentary_text":"Münafıklar yani iki yüzlülüğü adet haline getirmiş kimseler kâfirlerden daha tehlikeli olduğu için, ahirette azabın en kötüsüne uğratılacaklardır. Teşbihte (temsilde) hata olmasın; Hakla batıl arasında gidip gelen iki yüzlü insanlar, kuzu postuna bürünmüş yırtıcı kurtlar gibidir."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Doğrusu münafıklar cehennemin en aşağı tabakasındadır. Onlar için (orada) hiçbir yardımcı da bulamazsın.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-145c.mp3","commentary_text":"Münafıklar yani iki yüzlülüğü adet haline getirmiş kimseler kâfirlerden daha tehlikeli olduğu için, ahirette azabın en kötüsüne uğratılacaklardır. Teşbihte (temsilde) hata olmasın; Hakla batıl arasında gidip gelen iki yüzlü insanlar, kuzu postuna bürünmüş yırtıcı kurtlar gibidir."},{"verse_number":"145","turkish_text":"Doğrusu münafıklar cehennemin en aşağı tabakasındadır. Onlar için (orada) hiçbir yardımcı da bulamazsın.","arabic_text":"اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-145c.mp3","commentary_text":"Münafıklar yani iki yüzlülüğü adet haline getirmiş kimseler kâfirlerden daha tehlikeli olduğu için, ahirette azabın en kötüsüne uğratılacaklardır. Teşbihte (temsilde) hata olmasın; Hakla batıl arasında gidip gelen iki yüzlü insanlar, kuzu postuna bürünmüş yırtıcı kurtlar gibidir."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü’minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü’minlere çok büyük mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü’minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü’minlere çok büyük mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü’minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü’minlere çok büyük mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü’minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü’minlere çok büyük mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Eğer iman edip şükrederseniz Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) ne diye sizi azaba uğratsın ki? Allah şükredenlere karşılığını hakkıyla veren ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ اِنْ شَكَرْتُمْ وَاٰمَنْتُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِرًا عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-146.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-147c.mp3","commentary_text":"Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir! Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmak."},{"verse_number":"147","turkish_text":"Eğer iman edip şükrederseniz Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) ne diye sizi azaba uğratsın ki? Allah şükredenlere karşılığını hakkıyla veren ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ اِنْ شَكَرْتُمْ وَاٰمَنْتُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِرًا عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-146.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-146c.mp3","commentary_text":"Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir! Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmak."},{"verse_number":"147","turkish_text":"Eğer iman edip şükrederseniz Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) ne diye sizi azaba uğratsın ki? Allah şükredenlere karşılığını hakkıyla veren ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ اِنْ شَكَرْتُمْ وَاٰمَنْتُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِرًا عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-146.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-147c.mp3","commentary_text":"Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir! Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmak."},{"verse_number":"147","turkish_text":"Eğer iman edip şükrederseniz Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) ne diye sizi azaba uğratsın ki? Allah şükredenlere karşılığını hakkıyla veren ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ اِنْ شَكَرْتُمْ وَاٰمَنْتُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِرًا عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-146.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-147c.mp3","commentary_text":"Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir! Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmak."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا عَل۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-148c.mp3","commentary_text":"Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların toplum ahlakının yara almasına etki edecek şekilde açıkça söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan ve canı yanan kimsenin tepkisine izin verir. Hz. Ebubekir, kendisine hakaret eden bir inkârcıya aynı dille karşılık verince Hz. Peygamber bundan rahatsızlık duydu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Allah, zulüm ve haksızlıktan canı yananların tepkisine saygısızlığın karşısına geçmek adına cevaz veriyor."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا عَل۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-147c.mp3","commentary_text":"Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların toplum ahlakının yara almasına etki edecek şekilde açıkça söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan ve canı yanan kimsenin tepkisine izin verir. Hz. Ebubekir, kendisine hakaret eden bir inkârcıya aynı dille karşılık verince Hz. Peygamber bundan rahatsızlık duydu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Allah, zulüm ve haksızlıktan canı yananların tepkisine saygısızlığın karşısına geçmek adına cevaz veriyor."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا عَل۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-148c.mp3","commentary_text":"Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların toplum ahlakının yara almasına etki edecek şekilde açıkça söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan ve canı yanan kimsenin tepkisine izin verir. Hz. Ebubekir, kendisine hakaret eden bir inkârcıya aynı dille karşılık verince Hz. Peygamber bundan rahatsızlık duydu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Allah, zulüm ve haksızlıktan canı yananların tepkisine saygısızlığın karşısına geçmek adına cevaz veriyor."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Allah zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا عَل۪يمً","related_links":[],"audio_path":"3/3-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-148c.mp3","commentary_text":"Allah, çirkin ve kırıcı sözlerin konuşulmasını, hele bunların toplum ahlakının yara almasına etki edecek şekilde açıkça söylenmesini sevmez. Ancak haksızlığa uğrayan ve canı yanan kimsenin tepkisine izin verir. Hz. Ebubekir, kendisine hakaret eden bir inkârcıya aynı dille karşılık verince Hz. Peygamber bundan rahatsızlık duydu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Allah, zulüm ve haksızlıktan canı yananların tepkisine saygısızlığın karşısına geçmek adına cevaz veriyor."},{"verse_number":"149","turkish_text":"Bir iyiliği açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا خَيْرًا اَوْ تُخْفُوهُ اَوْ تَعْفُوا عَنْ سُٓوءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Bir iyiliği açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا خَيْرًا اَوْ تُخْفُوهُ اَوْ تَعْفُوا عَنْ سُٓوءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Bir iyiliği açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا خَيْرًا اَوْ تُخْفُوهُ اَوْ تَعْفُوا عَنْ سُٓوءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"Bir iyiliği açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا خَيْرًا اَوْ تُخْفُوهُ اَوْ تَعْفُوا عَنْ سُٓوءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler Allah ile peygamberleri arasında ayrım yapmak isterler ve “Biz (peygamberlerin) bazısına inanır bazısını da inkâr ederiz” derler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isterler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-150c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılar dört grupta ele alınıyor: Birincisi; Allah’ı ve elçilerini tümden inkâr edenler ki bunlar ateistlerdir, tanrıtanımaz maddecilerdir. İkincisi; Allah’a inandığını iddia etmekle birlikte vahiy ve peygamberlik gerçeğini inkâr edenler ve Allah ile elçileri arasında ayırım yapanlar ki bunlar da vahye iman etmeyen ve dini kabul etmeyen deistlerdir. Üçüncüsü Peygamberlerin bazısına iman eden, bazısını reddenler ki bunlar da Yahudi ve Hıristiyanlardır, çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya inanır ama Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr ederler. Hristiyanlar da Hz. Musa ve Hz. İsa’ya inanır ama Hz. Muhammed’i inkâr ederler. Dördüncüsü ise; bazen imana bazen de inkâra meylederek iman ile küfür arasında yol tutan ikiyüzlülerdir. Günümüzde en sık rastladığımız dördüncü gruptakilerdir. Bunlar duruma göre din değiştirir ya da dininden işine geleni alır gelmeyeni tasfiye eder, kolayına geleni yaşar gelmeyeni kılıfa sokar."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler Allah ile peygamberleri arasında ayrım yapmak isterler ve “Biz (peygamberlerin) bazısına inanır bazısını da inkâr ederiz” derler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isterler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-149c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılar dört grupta ele alınıyor: Birincisi; Allah’ı ve elçilerini tümden inkâr edenler ki bunlar ateistlerdir, tanrıtanımaz maddecilerdir. İkincisi; Allah’a inandığını iddia etmekle birlikte vahiy ve peygamberlik gerçeğini inkâr edenler ve Allah ile elçileri arasında ayırım yapanlar ki bunlar da vahye iman etmeyen ve dini kabul etmeyen deistlerdir. Üçüncüsü Peygamberlerin bazısına iman eden, bazısını reddenler ki bunlar da Yahudi ve Hıristiyanlardır, çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya inanır ama Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr ederler. Hristiyanlar da Hz. Musa ve Hz. İsa’ya inanır ama Hz. Muhammed’i inkâr ederler. Dördüncüsü ise; bazen imana bazen de inkâra meylederek iman ile küfür arasında yol tutan ikiyüzlülerdir. Günümüzde en sık rastladığımız dördüncü gruptakilerdir. Bunlar duruma göre din değiştirir ya da dininden işine geleni alır gelmeyeni tasfiye eder, kolayına geleni yaşar gelmeyeni kılıfa sokar."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler Allah ile peygamberleri arasında ayrım yapmak isterler ve “Biz (peygamberlerin) bazısına inanır bazısını da inkâr ederiz” derler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isterler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-150c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılar dört grupta ele alınıyor: Birincisi; Allah’ı ve elçilerini tümden inkâr edenler ki bunlar ateistlerdir, tanrıtanımaz maddecilerdir. İkincisi; Allah’a inandığını iddia etmekle birlikte vahiy ve peygamberlik gerçeğini inkâr edenler ve Allah ile elçileri arasında ayırım yapanlar ki bunlar da vahye iman etmeyen ve dini kabul etmeyen deistlerdir. Üçüncüsü Peygamberlerin bazısına iman eden, bazısını reddenler ki bunlar da Yahudi ve Hıristiyanlardır, çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya inanır ama Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr ederler. Hristiyanlar da Hz. Musa ve Hz. İsa’ya inanır ama Hz. Muhammed’i inkâr ederler. Dördüncüsü ise; bazen imana bazen de inkâra meylederek iman ile küfür arasında yol tutan ikiyüzlülerdir. Günümüzde en sık rastladığımız dördüncü gruptakilerdir. Bunlar duruma göre din değiştirir ya da dininden işine geleni alır gelmeyeni tasfiye eder, kolayına geleni yaşar gelmeyeni kılıfa sokar."},{"verse_number":"150","turkish_text":"Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler Allah ile peygamberleri arasında ayrım yapmak isterler ve “Biz (peygamberlerin) bazısına inanır bazısını da inkâr ederiz” derler ve bu ikisi arasında bir yol tutmak isterler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍۙ وَيُر۪يدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-150c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılar dört grupta ele alınıyor: Birincisi; Allah’ı ve elçilerini tümden inkâr edenler ki bunlar ateistlerdir, tanrıtanımaz maddecilerdir. İkincisi; Allah’a inandığını iddia etmekle birlikte vahiy ve peygamberlik gerçeğini inkâr edenler ve Allah ile elçileri arasında ayırım yapanlar ki bunlar da vahye iman etmeyen ve dini kabul etmeyen deistlerdir. Üçüncüsü Peygamberlerin bazısına iman eden, bazısını reddenler ki bunlar da Yahudi ve Hıristiyanlardır, çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya inanır ama Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr ederler. Hristiyanlar da Hz. Musa ve Hz. İsa’ya inanır ama Hz. Muhammed’i inkâr ederler. Dördüncüsü ise; bazen imana bazen de inkâra meylederek iman ile küfür arasında yol tutan ikiyüzlülerdir. Günümüzde en sık rastladığımız dördüncü gruptakilerdir. Bunlar duruma göre din değiştirir ya da dininden işine geleni alır gelmeyeni tasfiye eder, kolayına geleni yaşar gelmeyeni kılıfa sokar."},{"verse_number":"151","turkish_text":"İşte bunlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّاۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"İşte bunlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّاۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"İşte bunlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّاۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"İşte bunlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّاۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan (peygamberlerden) hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince; işte (Allah) onların da mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayan ve rahmeti bol olandır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ اُو۬لٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْت۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan (peygamberlerden) hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince; işte (Allah) onların da mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayan ve rahmeti bol olandır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ اُو۬لٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْت۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan (peygamberlerden) hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince; işte (Allah) onların da mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayan ve rahmeti bol olandır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ اُو۬لٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْت۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Allah’a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan (peygamberlerden) hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince; işte (Allah) onların da mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayan ve rahmeti bol olandır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ اُو۬لٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْت۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa’ya açık bir delil (yetki) verdik.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":["2/51","7/148","20/88"],"audio_path":"3/3-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-153c.mp3","commentary_text":"Buradaki anlatımların siyakı ve sibakı dikkate alındığında “Ehl-i Kitabın” özel olarak o günün Yahudileri olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa’ya açık bir delil (yetki) verdik.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":["2/51","7/148","20/88"],"audio_path":"3/3-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-153c.mp3","commentary_text":"Buradaki anlatımların siyakı ve sibakı dikkate alındığında “Ehl-i Kitabın” özel olarak o günün Yahudileri olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa’ya açık bir delil (yetki) verdik.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":["2/51","7/148","20/88"],"audio_path":"3/3-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-152c.mp3","commentary_text":"Buradaki anlatımların siyakı ve sibakı dikkate alındığında “Ehl-i Kitabın” özel olarak o günün Yahudileri olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa’ya açık bir delil (yetki) verdik.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُب۪ينًا","related_links":["2/51","7/148","20/88"],"audio_path":"3/3-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-153c.mp3","commentary_text":"Buradaki anlatımların siyakı ve sibakı dikkate alındığında “Ehl-i Kitabın” özel olarak o günün Yahudileri olduğu anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Tûr’u (Sina Dağı’nı) verdikleri sözün delili olarak tepelerine kaldırdık. Onlara: “(Şu ele geçirdiğiniz Kudüs şehrinin) kapısından (kibirle ve çalımla değil) baş eğerek (hürmet içinde tevazu ile) girin ve Cumartesi (günü çalışma) yasağını ihlal etmeyin!” diye emretmiştik ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık (fakat bunu da hiçe saydılar).","arabic_text":"وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":["2/65","4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-154c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen cumartesi yasağının uygulandığı kasabanın, Medyen ile Tûr arasında Ürdün’ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesafedeki Elat/Elot yerleşim bölgesinde bir yer olduğu söylenmektedir. Cumartesi gününün muhatapları ise bu kasabada yaşayan o günün Yahudileridir. Bunlar peygamberlerinden haftanın bir gününün kendileri için bayram olmasını istemeleri üzerine cumartesi günü onlar için bayram ilan edilmişti. Böylece, Allah İsrailoğullarının cumartesi gününü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmiş, balık avlamalarını ve dünyalık işlerle uğraşmalarını da yasaklamıştı. Normal günlerde gelmeyen ve fakat cumartesi günü gelen balıklar Yahudilerin çetin bir sınavdan geçmesine vesile olmuştu. “Hile-i Şer’iyye” ile cuma akşamı nehre ağ atıp pazar sabahı balıkları toplayarak sözde hem yasağa riayet ediyorlar hem de balıkları avlıyorlardı. Bu ‘şark kurnazlığı’ yapanların yüzlerine vuruldu ve Bakara 65’te geçtiği üzere kendilerine “Aşağılık maymunlar olun” dendi. Bu konuda yani “aşağılık maymunlar olun” ifadesiyle ilgili 7/166’nın dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Tûr’u (Sina Dağı’nı) verdikleri sözün delili olarak tepelerine kaldırdık. Onlara: “(Şu ele geçirdiğiniz Kudüs şehrinin) kapısından (kibirle ve çalımla değil) baş eğerek (hürmet içinde tevazu ile) girin ve Cumartesi (günü çalışma) yasağını ihlal etmeyin!” diye emretmiştik ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık (fakat bunu da hiçe saydılar).","arabic_text":"وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":["2/65","4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-154c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen cumartesi yasağının uygulandığı kasabanın, Medyen ile Tûr arasında Ürdün’ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesafedeki Elat/Elot yerleşim bölgesinde bir yer olduğu söylenmektedir. Cumartesi gününün muhatapları ise bu kasabada yaşayan o günün Yahudileridir. Bunlar peygamberlerinden haftanın bir gününün kendileri için bayram olmasını istemeleri üzerine cumartesi günü onlar için bayram ilan edilmişti. Böylece, Allah İsrailoğullarının cumartesi gününü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmiş, balık avlamalarını ve dünyalık işlerle uğraşmalarını da yasaklamıştı. Normal günlerde gelmeyen ve fakat cumartesi günü gelen balıklar Yahudilerin çetin bir sınavdan geçmesine vesile olmuştu. “Hile-i Şer’iyye” ile cuma akşamı nehre ağ atıp pazar sabahı balıkları toplayarak sözde hem yasağa riayet ediyorlar hem de balıkları avlıyorlardı. Bu ‘şark kurnazlığı’ yapanların yüzlerine vuruldu ve Bakara 65’te geçtiği üzere kendilerine “Aşağılık maymunlar olun” dendi. Bu konuda yani “aşağılık maymunlar olun” ifadesiyle ilgili 7/166’nın dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Tûr’u (Sina Dağı’nı) verdikleri sözün delili olarak tepelerine kaldırdık. Onlara: “(Şu ele geçirdiğiniz Kudüs şehrinin) kapısından (kibirle ve çalımla değil) baş eğerek (hürmet içinde tevazu ile) girin ve Cumartesi (günü çalışma) yasağını ihlal etmeyin!” diye emretmiştik ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık (fakat bunu da hiçe saydılar).","arabic_text":"وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":["2/65","4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-153c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen cumartesi yasağının uygulandığı kasabanın, Medyen ile Tûr arasında Ürdün’ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesafedeki Elat/Elot yerleşim bölgesinde bir yer olduğu söylenmektedir. Cumartesi gününün muhatapları ise bu kasabada yaşayan o günün Yahudileridir. Bunlar peygamberlerinden haftanın bir gününün kendileri için bayram olmasını istemeleri üzerine cumartesi günü onlar için bayram ilan edilmişti. Böylece, Allah İsrailoğullarının cumartesi gününü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmiş, balık avlamalarını ve dünyalık işlerle uğraşmalarını da yasaklamıştı. Normal günlerde gelmeyen ve fakat cumartesi günü gelen balıklar Yahudilerin çetin bir sınavdan geçmesine vesile olmuştu. “Hile-i Şer’iyye” ile cuma akşamı nehre ağ atıp pazar sabahı balıkları toplayarak sözde hem yasağa riayet ediyorlar hem de balıkları avlıyorlardı. Bu ‘şark kurnazlığı’ yapanların yüzlerine vuruldu ve Bakara 65’te geçtiği üzere kendilerine “Aşağılık maymunlar olun” dendi. Bu konuda yani “aşağılık maymunlar olun” ifadesiyle ilgili 7/166’nın dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"154","turkish_text":"Ve Tûr’u (Sina Dağı’nı) verdikleri sözün delili olarak tepelerine kaldırdık. Onlara: “(Şu ele geçirdiğiniz Kudüs şehrinin) kapısından (kibirle ve çalımla değil) baş eğerek (hürmet içinde tevazu ile) girin ve Cumartesi (günü çalışma) yasağını ihlal etmeyin!” diye emretmiştik ve kendilerinden de sağlam bir söz almıştık (fakat bunu da hiçe saydılar).","arabic_text":"وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا","related_links":["2/65","4/47","7/163","16/124"],"audio_path":"3/3-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-154c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen cumartesi yasağının uygulandığı kasabanın, Medyen ile Tûr arasında Ürdün’ün meşhur Akabe limanına yakın bir mesafedeki Elat/Elot yerleşim bölgesinde bir yer olduğu söylenmektedir. Cumartesi gününün muhatapları ise bu kasabada yaşayan o günün Yahudileridir. Bunlar peygamberlerinden haftanın bir gününün kendileri için bayram olmasını istemeleri üzerine cumartesi günü onlar için bayram ilan edilmişti. Böylece, Allah İsrailoğullarının cumartesi gününü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmiş, balık avlamalarını ve dünyalık işlerle uğraşmalarını da yasaklamıştı. Normal günlerde gelmeyen ve fakat cumartesi günü gelen balıklar Yahudilerin çetin bir sınavdan geçmesine vesile olmuştu. “Hile-i Şer’iyye” ile cuma akşamı nehre ağ atıp pazar sabahı balıkları toplayarak sözde hem yasağa riayet ediyorlar hem de balıkları avlıyorlardı. Bu ‘şark kurnazlığı’ yapanların yüzlerine vuruldu ve Bakara 65’te geçtiği üzere kendilerine “Aşağılık maymunlar olun” dendi. Bu konuda yani “aşağılık maymunlar olun” ifadesiyle ilgili 7/166’nın dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Verdikleri sağlam sözü bozmaları Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri nebileri sebepsiz yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıfla kaplıdır (bize yapılan davet boşunadır)” demelerinden dolayı (onlara türlü belalar verdik ve onları lanetledik). Hayır (onların kalpleri kılıfla kaplı değil) inkârları (ve kötü niyetleri) sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. Artık (onlar) pek azı dışında iman etmezler.","arabic_text":"فَبِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَقَتْلِهِمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ طَبَعَ اللّٰهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلًاۖ","related_links":["5/13"],"audio_path":"3/3-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Verdikleri sağlam sözü bozmaları Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri nebileri sebepsiz yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıfla kaplıdır (bize yapılan davet boşunadır)” demelerinden dolayı (onlara türlü belalar verdik ve onları lanetledik). Hayır (onların kalpleri kılıfla kaplı değil) inkârları (ve kötü niyetleri) sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. Artık (onlar) pek azı dışında iman etmezler.","arabic_text":"فَبِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَقَتْلِهِمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ طَبَعَ اللّٰهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلًاۖ","related_links":["5/13"],"audio_path":"3/3-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Verdikleri sağlam sözü bozmaları Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri nebileri sebepsiz yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıfla kaplıdır (bize yapılan davet boşunadır)” demelerinden dolayı (onlara türlü belalar verdik ve onları lanetledik). Hayır (onların kalpleri kılıfla kaplı değil) inkârları (ve kötü niyetleri) sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. Artık (onlar) pek azı dışında iman etmezler.","arabic_text":"فَبِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَقَتْلِهِمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ طَبَعَ اللّٰهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلًاۖ","related_links":["5/13"],"audio_path":"3/3-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Verdikleri sağlam sözü bozmaları Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri nebileri sebepsiz yere öldürmeleri ve “Kalplerimiz kılıfla kaplıdır (bize yapılan davet boşunadır)” demelerinden dolayı (onlara türlü belalar verdik ve onları lanetledik). Hayır (onların kalpleri kılıfla kaplı değil) inkârları (ve kötü niyetleri) sebebiyle Allah kalplerini mühürlemiştir. Artık (onlar) pek azı dışında iman etmezler.","arabic_text":"فَبِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَقَتْلِهِمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ طَبَعَ اللّٰهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلًاۖ","related_links":["5/13"],"audio_path":"3/3-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de İsa’yı) inkârları ve Meryem’e (ağza alınmayacak) büyük ve çirkin iftirada bulunmalarıdır.","arabic_text":"وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-156c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Bu iddia bir anlamda Allah’ın babasız bir çocuk yaratmayacağını ya da yaratamayacağını iddia etmekti."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de İsa’yı) inkârları ve Meryem’e (ağza alınmayacak) büyük ve çirkin iftirada bulunmalarıdır.","arabic_text":"وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-156c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Bu iddia bir anlamda Allah’ın babasız bir çocuk yaratmayacağını ya da yaratamayacağını iddia etmekti."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de İsa’yı) inkârları ve Meryem’e (ağza alınmayacak) büyük ve çirkin iftirada bulunmalarıdır.","arabic_text":"وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-155c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Bu iddia bir anlamda Allah’ın babasız bir çocuk yaratmayacağını ya da yaratamayacağını iddia etmekti."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Kalplerinin mühürlenmesinin bir sebebi de İsa’yı) inkârları ve Meryem’e (ağza alınmayacak) büyük ve çirkin iftirada bulunmalarıdır.","arabic_text":"وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-156c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in iffetine dil uzatıp Hz. İsa’nın gayr-ı meşru olduğunu söylüyorlardı. Bu iddia bir anlamda Allah’ın babasız bir çocuk yaratmayacağını ya da yaratamayacağını iddia etmekti."},{"verse_number":"157","turkish_text":"(Diğer bir sebebi ise:) “Biz Allah’ın resulü (olduğunu iddia eden) Meryemoğlu İsa Mesihi öldürdük!” diye böbürlenmeleridir. Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler sadece onlara öyle (olmuş gibi) göründü ve o konuda farklı görüşler ileri sürenler de gerçekten şaşkındılar onunla ilgili (gerçek) bir bilgileri yoktu ve sadece bir zanna uymuşlardı. Kesin olan şu ki onu öldürmediler.","arabic_text":"وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَس۪يحَ ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِۚ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُۜ مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَق۪ينًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-157c.mp3","commentary_text":"Yahudiler; Hz. İsa’yı öldürdüklerini söylüyorlardı. Hıristiyanlar ise onun çarmıha gerildiğini, ardından da defnedildiğini, ancak üç gün sonra mezarından doğrulduğunu iddia ediyorlardı. Oysa İsa diye çarmıha gerdikleri, onu Romalılara ihbar eden hâindi. Allah’ın desteği ve mucizesiyle İsa’yı ihbar eden kişi, onların gözlerine İsa’ya benzer gösterildi. Bu yüzden askerler İsa’yı değil, ona benzeyen bu adamı astılar. Kur’an bu âyetle Hz. İsa’nın öldürülme ve çarmıha gerilme hikâyesini kesinlikle reddediyor, bir sonraki âyetle de “Allah onu katına yükseltti” buyurarak aralarındaki ihtilafa son veren hükmünü ortaya koyuyor. “Rafaa” fiili ne zaman Allah’a atfedilse “onurlandırma” veya “yüceltme” anlamlarına gelmiştir. Burada da aynı durum söz konusudur. Yani Allah İsa’nın derecesini yükseltiyor ve diğer insanlarda olduğu gibi onun ruhunu katına alıyor. Bu konuda ayrıca Âl-i İmran 3/55. âyetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"157","turkish_text":"(Diğer bir sebebi ise:) “Biz Allah’ın resulü (olduğunu iddia eden) Meryemoğlu İsa Mesihi öldürdük!” diye böbürlenmeleridir. Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler sadece onlara öyle (olmuş gibi) göründü ve o konuda farklı görüşler ileri sürenler de gerçekten şaşkındılar onunla ilgili (gerçek) bir bilgileri yoktu ve sadece bir zanna uymuşlardı. Kesin olan şu ki onu öldürmediler.","arabic_text":"وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَس۪يحَ ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِۚ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُۜ مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَق۪ينًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-157c.mp3","commentary_text":"Yahudiler; Hz. İsa’yı öldürdüklerini söylüyorlardı. Hıristiyanlar ise onun çarmıha gerildiğini, ardından da defnedildiğini, ancak üç gün sonra mezarından doğrulduğunu iddia ediyorlardı. Oysa İsa diye çarmıha gerdikleri, onu Romalılara ihbar eden hâindi. Allah’ın desteği ve mucizesiyle İsa’yı ihbar eden kişi, onların gözlerine İsa’ya benzer gösterildi. Bu yüzden askerler İsa’yı değil, ona benzeyen bu adamı astılar. Kur’an bu âyetle Hz. İsa’nın öldürülme ve çarmıha gerilme hikâyesini kesinlikle reddediyor, bir sonraki âyetle de “Allah onu katına yükseltti” buyurarak aralarındaki ihtilafa son veren hükmünü ortaya koyuyor. “Rafaa” fiili ne zaman Allah’a atfedilse “onurlandırma” veya “yüceltme” anlamlarına gelmiştir. Burada da aynı durum söz konusudur. Yani Allah İsa’nın derecesini yükseltiyor ve diğer insanlarda olduğu gibi onun ruhunu katına alıyor. Bu konuda ayrıca Âl-i İmran 3/55. âyetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"157","turkish_text":"(Diğer bir sebebi ise:) “Biz Allah’ın resulü (olduğunu iddia eden) Meryemoğlu İsa Mesihi öldürdük!” diye böbürlenmeleridir. Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler sadece onlara öyle (olmuş gibi) göründü ve o konuda farklı görüşler ileri sürenler de gerçekten şaşkındılar onunla ilgili (gerçek) bir bilgileri yoktu ve sadece bir zanna uymuşlardı. Kesin olan şu ki onu öldürmediler.","arabic_text":"وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَس۪يحَ ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِۚ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُۜ مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَق۪ينًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-156c.mp3","commentary_text":"Yahudiler; Hz. İsa’yı öldürdüklerini söylüyorlardı. Hıristiyanlar ise onun çarmıha gerildiğini, ardından da defnedildiğini, ancak üç gün sonra mezarından doğrulduğunu iddia ediyorlardı. Oysa İsa diye çarmıha gerdikleri, onu Romalılara ihbar eden hâindi. Allah’ın desteği ve mucizesiyle İsa’yı ihbar eden kişi, onların gözlerine İsa’ya benzer gösterildi. Bu yüzden askerler İsa’yı değil, ona benzeyen bu adamı astılar. Kur’an bu âyetle Hz. İsa’nın öldürülme ve çarmıha gerilme hikâyesini kesinlikle reddediyor, bir sonraki âyetle de “Allah onu katına yükseltti” buyurarak aralarındaki ihtilafa son veren hükmünü ortaya koyuyor. “Rafaa” fiili ne zaman Allah’a atfedilse “onurlandırma” veya “yüceltme” anlamlarına gelmiştir. Burada da aynı durum söz konusudur. Yani Allah İsa’nın derecesini yükseltiyor ve diğer insanlarda olduğu gibi onun ruhunu katına alıyor. Bu konuda ayrıca Âl-i İmran 3/55. âyetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"157","turkish_text":"(Diğer bir sebebi ise:) “Biz Allah’ın resulü (olduğunu iddia eden) Meryemoğlu İsa Mesihi öldürdük!” diye böbürlenmeleridir. Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler sadece onlara öyle (olmuş gibi) göründü ve o konuda farklı görüşler ileri sürenler de gerçekten şaşkındılar onunla ilgili (gerçek) bir bilgileri yoktu ve sadece bir zanna uymuşlardı. Kesin olan şu ki onu öldürmediler.","arabic_text":"وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَس۪يحَ ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِۚ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُۜ مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَق۪ينًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-156.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-157c.mp3","commentary_text":"Yahudiler; Hz. İsa’yı öldürdüklerini söylüyorlardı. Hıristiyanlar ise onun çarmıha gerildiğini, ardından da defnedildiğini, ancak üç gün sonra mezarından doğrulduğunu iddia ediyorlardı. Oysa İsa diye çarmıha gerdikleri, onu Romalılara ihbar eden hâindi. Allah’ın desteği ve mucizesiyle İsa’yı ihbar eden kişi, onların gözlerine İsa’ya benzer gösterildi. Bu yüzden askerler İsa’yı değil, ona benzeyen bu adamı astılar. Kur’an bu âyetle Hz. İsa’nın öldürülme ve çarmıha gerilme hikâyesini kesinlikle reddediyor, bir sonraki âyetle de “Allah onu katına yükseltti” buyurarak aralarındaki ihtilafa son veren hükmünü ortaya koyuyor. “Rafaa” fiili ne zaman Allah’a atfedilse “onurlandırma” veya “yüceltme” anlamlarına gelmiştir. Burada da aynı durum söz konusudur. Yani Allah İsa’nın derecesini yükseltiyor ve diğer insanlarda olduğu gibi onun ruhunu katına alıyor. Bu konuda ayrıca Âl-i İmran 3/55. âyetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Doğrusu Allah onu (İsa’yı) kendi katına yüceltti. Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ اِلَيْهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["2/88","3/49","19/30","41/5"],"audio_path":"3/3-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-158c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Hz. İsa, Yahudiler tarafından öldürülmemiş, Allah tarafından vefat ettirilerek kendi katına yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa ölmüştür ve birilerinin iddia gibi kıyametten önce dünyaya tekrar dönmesi diye bir şey de yoktur."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Doğrusu Allah onu (İsa’yı) kendi katına yüceltti. Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ اِلَيْهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["2/88","3/49","19/30","41/5"],"audio_path":"3/3-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-158c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Hz. İsa, Yahudiler tarafından öldürülmemiş, Allah tarafından vefat ettirilerek kendi katına yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa ölmüştür ve birilerinin iddia gibi kıyametten önce dünyaya tekrar dönmesi diye bir şey de yoktur."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Doğrusu Allah onu (İsa’yı) kendi katına yüceltti. Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ اِلَيْهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["2/88","3/49","19/30","41/5"],"audio_path":"3/3-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-157c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Hz. İsa, Yahudiler tarafından öldürülmemiş, Allah tarafından vefat ettirilerek kendi katına yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa ölmüştür ve birilerinin iddia gibi kıyametten önce dünyaya tekrar dönmesi diye bir şey de yoktur."},{"verse_number":"158","turkish_text":"Doğrusu Allah onu (İsa’yı) kendi katına yüceltti. Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ اِلَيْهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":["2/88","3/49","19/30","41/5"],"audio_path":"3/3-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-158c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Hz. İsa, Yahudiler tarafından öldürülmemiş, Allah tarafından vefat ettirilerek kendi katına yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa ölmüştür ve birilerinin iddia gibi kıyametten önce dünyaya tekrar dönmesi diye bir şey de yoktur."},{"verse_number":"159","turkish_text":"Nitekim kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki; ölümünden önce (can boğaza geldiğinde) bu gerçeği tasdik etmiş olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onlar aleyhine tanık olacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اِلَّا لَيُؤْمِنَنَّ بِه۪ قَبْلَ مَوْتِه۪ۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Nitekim kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki; ölümünden önce (can boğaza geldiğinde) bu gerçeği tasdik etmiş olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onlar aleyhine tanık olacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اِلَّا لَيُؤْمِنَنَّ بِه۪ قَبْلَ مَوْتِه۪ۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Nitekim kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki; ölümünden önce (can boğaza geldiğinde) bu gerçeği tasdik etmiş olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onlar aleyhine tanık olacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اِلَّا لَيُؤْمِنَنَّ بِه۪ قَبْلَ مَوْتِه۪ۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Nitekim kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki; ölümünden önce (can boğaza geldiğinde) bu gerçeği tasdik etmiş olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onlar aleyhine tanık olacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اِلَّا لَيُؤْمِنَنَّ بِه۪ قَبْلَ مَوْتِه۪ۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan saptırmalarından dolayı kendilerine (bir zamanlar) helal kılınmış olan birçok temiz ve hoş nimeti yasakladık.","arabic_text":"فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ كَث۪يرًاۙ","related_links":["6/146"],"audio_path":"3/3-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan saptırmalarından dolayı kendilerine (bir zamanlar) helal kılınmış olan birçok temiz ve hoş nimeti yasakladık.","arabic_text":"فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ كَث۪يرًاۙ","related_links":["6/146"],"audio_path":"3/3-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan saptırmalarından dolayı kendilerine (bir zamanlar) helal kılınmış olan birçok temiz ve hoş nimeti yasakladık.","arabic_text":"فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ كَث۪يرًاۙ","related_links":["6/146"],"audio_path":"3/3-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan saptırmalarından dolayı kendilerine (bir zamanlar) helal kılınmış olan birçok temiz ve hoş nimeti yasakladık.","arabic_text":"فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ كَث۪يرًاۙ","related_links":["6/146"],"audio_path":"3/3-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Yasaklanmış olduğu halde faiz almalarından ve halkın mallarını haksız yere yemelerinden ötürü (böyle yaptık). İçlerinden kâfir kalanlara da acı bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":["2/62","3/93","6/146"],"audio_path":"3/3-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Yasaklanmış olduğu halde faiz almalarından ve halkın mallarını haksız yere yemelerinden ötürü (böyle yaptık). İçlerinden kâfir kalanlara da acı bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":["2/62","3/93","6/146"],"audio_path":"3/3-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Yasaklanmış olduğu halde faiz almalarından ve halkın mallarını haksız yere yemelerinden ötürü (böyle yaptık). İçlerinden kâfir kalanlara da acı bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":["2/62","3/93","6/146"],"audio_path":"3/3-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Yasaklanmış olduğu halde faiz almalarından ve halkın mallarını haksız yere yemelerinden ötürü (böyle yaptık). İçlerinden kâfir kalanlara da acı bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":["2/62","3/93","6/146"],"audio_path":"3/3-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"Fakat onlardan gerçek ilim sahipleri ve (sana) inanan mü’minler; hem sana indirilen (Kur’an ayetlerin)e ve hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. (Evet) namazı ikame edenler zekâtı verenler ve Allah’a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-162c.mp3","commentary_text":"Ahirete iman etmek ve âhiret bilinciyle yaşamak, namazı hakkını vererek ikame etmek ve namazla Allah’la ilişkileri sıklaştırmak, zekât vermek, zekât vermek için çalışmak ve verilen zekâtla manevi kirlerden arınmak mü’minin özel sıfatlarındandır. Bu tanımlama, Hz. Peygamber’in ve önceki tüm peygamberlerin bir tek hedef için gönderildiğini ve bir tek vahiyden beslendiğini gösteriyor."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Fakat onlardan gerçek ilim sahipleri ve (sana) inanan mü’minler; hem sana indirilen (Kur’an ayetlerin)e ve hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. (Evet) namazı ikame edenler zekâtı verenler ve Allah’a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-162c.mp3","commentary_text":"Ahirete iman etmek ve âhiret bilinciyle yaşamak, namazı hakkını vererek ikame etmek ve namazla Allah’la ilişkileri sıklaştırmak, zekât vermek, zekât vermek için çalışmak ve verilen zekâtla manevi kirlerden arınmak mü’minin özel sıfatlarındandır. Bu tanımlama, Hz. Peygamber’in ve önceki tüm peygamberlerin bir tek hedef için gönderildiğini ve bir tek vahiyden beslendiğini gösteriyor."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Fakat onlardan gerçek ilim sahipleri ve (sana) inanan mü’minler; hem sana indirilen (Kur’an ayetlerin)e ve hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. (Evet) namazı ikame edenler zekâtı verenler ve Allah’a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-161c.mp3","commentary_text":"Ahirete iman etmek ve âhiret bilinciyle yaşamak, namazı hakkını vererek ikame etmek ve namazla Allah’la ilişkileri sıklaştırmak, zekât vermek, zekât vermek için çalışmak ve verilen zekâtla manevi kirlerden arınmak mü’minin özel sıfatlarındandır. Bu tanımlama, Hz. Peygamber’in ve önceki tüm peygamberlerin bir tek hedef için gönderildiğini ve bir tek vahiyden beslendiğini gösteriyor."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Fakat onlardan gerçek ilim sahipleri ve (sana) inanan mü’minler; hem sana indirilen (Kur’an ayetlerin)e ve hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. (Evet) namazı ikame edenler zekâtı verenler ve Allah’a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-162c.mp3","commentary_text":"Ahirete iman etmek ve âhiret bilinciyle yaşamak, namazı hakkını vererek ikame etmek ve namazla Allah’la ilişkileri sıklaştırmak, zekât vermek, zekât vermek için çalışmak ve verilen zekâtla manevi kirlerden arınmak mü’minin özel sıfatlarındandır. Bu tanımlama, Hz. Peygamber’in ve önceki tüm peygamberlerin bir tek hedef için gönderildiğini ve bir tek vahiyden beslendiğini gösteriyor."},{"verse_number":"163","turkish_text":"Nuh’a ondan sonra gelen nebîlere İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına (sonraki nesillere) İsa’ya Eyyub’e Yunus’a Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-163c.mp3","commentary_text":"Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır. Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridir. Hz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir."},{"verse_number":"163","turkish_text":"Nuh’a ondan sonra gelen nebîlere İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına (sonraki nesillere) İsa’ya Eyyub’e Yunus’a Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-163c.mp3","commentary_text":"Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır. Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridir. Hz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir."},{"verse_number":"163","turkish_text":"Nuh’a ondan sonra gelen nebîlere İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına (sonraki nesillere) İsa’ya Eyyub’e Yunus’a Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-162c.mp3","commentary_text":"Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır. Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridir. Hz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir."},{"verse_number":"163","turkish_text":"Nuh’a ondan sonra gelen nebîlere İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakup’a ve torunlarına (sonraki nesillere) İsa’ya Eyyub’e Yunus’a Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"3/3-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-163c.mp3","commentary_text":"Âyette sıralanan peygamberlerin dışında bir sonraki âyette de görüleceği gibi Allah’ın Kur’an’da anlatmadığı daha nice peygamberler vardır. Allah, değişik zamanlarda farklı toplumlara, milletlere, kabilelere peygamberler göndermiştir. Bunların sayısının ne kadar olduğunun bizim için bir önemi yoktur. Bizim için esas olan Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanmak ve Hz. Muhammed’e tabi olmaktır. Allah’ın peygamberlerine hangi yolla vahiy gönderdiği ve peygamberlerin vahyi hangi şekilde aldığı Allah’la onlar arasında bir olgudur. Allah’ın Hz. Musa ile konuşmasının, Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesinin, Hz. Muhammed’den sonra peygamberin gelmeyecek olmasının mahiyeti ve hikmeti nedir bilemeyiz. Doğruluğundan kuşku duymadığımız Kur’an bu konuda herhangi bir detaya girmemektedir. Burada özellikle Hz. Dâvut ve ona indirilen Zebur’un zikredilmesinin sebebi: O günün Yahudilerinden bazılarının “Musa’dan sonra Peygamber, Tevrat’tan sonra kitap yoktur,” demeleridir. Hz. Davut güçlü hükümdar ve etkin bir peygamber olmasına rağmen ayetin son cümlesinde onun mülküne ve gücüne değil de vahye vurgu yapılması, üstünlüğün zenginlikle ve kuvvetle değil, ilimle ve takva ile olduğunu gösterir."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Daha önce kıssalarını sana anlattığımız bir kısım resuller ve sana anlatmadığımız daha (nice) resuller gönderdik. Allah Musa ile doğrudan konuşmuştur.","arabic_text":"وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلًا لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَۜ وَكَلَّمَ اللّٰهُ مُوسٰى تَكْل۪يمًاۚ","related_links":["7/144","40/78"],"audio_path":"3/3-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-164c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın özel olarak anılması: vahyin diğer nebilerden farklı olarak ona “kelam” yoluyla geldiğinden kaynaklanmıştır. Allah’ın Hz. Musa ile doğrudan konuşması ona has bir durumdur. Bunu da ayetteki “mutlak mef’ul” olarak zikredilen “teklimen” ifadesinden anlıyoruz."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Daha önce kıssalarını sana anlattığımız bir kısım resuller ve sana anlatmadığımız daha (nice) resuller gönderdik. Allah Musa ile doğrudan konuşmuştur.","arabic_text":"وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلًا لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَۜ وَكَلَّمَ اللّٰهُ مُوسٰى تَكْل۪يمًاۚ","related_links":["7/144","40/78"],"audio_path":"3/3-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-164c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın özel olarak anılması: vahyin diğer nebilerden farklı olarak ona “kelam” yoluyla geldiğinden kaynaklanmıştır. Allah’ın Hz. Musa ile doğrudan konuşması ona has bir durumdur. Bunu da ayetteki “mutlak mef’ul” olarak zikredilen “teklimen” ifadesinden anlıyoruz."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Daha önce kıssalarını sana anlattığımız bir kısım resuller ve sana anlatmadığımız daha (nice) resuller gönderdik. Allah Musa ile doğrudan konuşmuştur.","arabic_text":"وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلًا لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَۜ وَكَلَّمَ اللّٰهُ مُوسٰى تَكْل۪يمًاۚ","related_links":["7/144","40/78"],"audio_path":"3/3-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-163c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın özel olarak anılması: vahyin diğer nebilerden farklı olarak ona “kelam” yoluyla geldiğinden kaynaklanmıştır. Allah’ın Hz. Musa ile doğrudan konuşması ona has bir durumdur. Bunu da ayetteki “mutlak mef’ul” olarak zikredilen “teklimen” ifadesinden anlıyoruz."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Daha önce kıssalarını sana anlattığımız bir kısım resuller ve sana anlatmadığımız daha (nice) resuller gönderdik. Allah Musa ile doğrudan konuşmuştur.","arabic_text":"وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلًا لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَۜ وَكَلَّمَ اللّٰهُ مُوسٰى تَكْل۪يمًاۚ","related_links":["7/144","40/78"],"audio_path":"3/3-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-164c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın özel olarak anılması: vahyin diğer nebilerden farklı olarak ona “kelam” yoluyla geldiğinden kaynaklanmıştır. Allah’ın Hz. Musa ile doğrudan konuşması ona has bir durumdur. Bunu da ayetteki “mutlak mef’ul” olarak zikredilen “teklimen” ifadesinden anlıyoruz."},{"verse_number":"165","turkish_text":"(Bütün bu) resulleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olarak gönderdik ki resullerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın. Allah gerçekten güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"رُسُلًا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"(Bütün bu) resulleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olarak gönderdik ki resullerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın. Allah gerçekten güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"رُسُلًا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"(Bütün bu) resulleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olarak gönderdik ki resullerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın. Allah gerçekten güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"رُسُلًا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"(Bütün bu) resulleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olarak gönderdik ki resullerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın. Allah gerçekten güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"رُسُلًا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Fakat Allah sana indirdiği (Kur’an) ile şahitlik eder ki onu kendi (ezelî) ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-166c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitap, önceki peygamberleri ve kitapları kabul ettikleri halde Hz. Muhammed’i ve ona indirilen vahyi kabul etmiyorlardı. Her fırsatta onun yalancı olduğunu ve vahiy diye söylediklerinin uydurulduğunu ya da eski kitapların bazı bölümlerinden kopyalandığını iddia ediyorlardı. Bu da Hz. Peygamber’in şevkini kıracak derecede üzülmesine sebep oluyordu. Gelen âyet, “Üzülmeni gerektirecek bir şey yok, bunun Allah’ın ilmiyle indiğini Allah’ın bilmesi yeter” dercesine onu teselli ediyordu."},{"verse_number":"166","turkish_text":"Fakat Allah sana indirdiği (Kur’an) ile şahitlik eder ki onu kendi (ezelî) ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-166c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitap, önceki peygamberleri ve kitapları kabul ettikleri halde Hz. Muhammed’i ve ona indirilen vahyi kabul etmiyorlardı. Her fırsatta onun yalancı olduğunu ve vahiy diye söylediklerinin uydurulduğunu ya da eski kitapların bazı bölümlerinden kopyalandığını iddia ediyorlardı. Bu da Hz. Peygamber’in şevkini kıracak derecede üzülmesine sebep oluyordu. Gelen âyet, “Üzülmeni gerektirecek bir şey yok, bunun Allah’ın ilmiyle indiğini Allah’ın bilmesi yeter” dercesine onu teselli ediyordu."},{"verse_number":"166","turkish_text":"Fakat Allah sana indirdiği (Kur’an) ile şahitlik eder ki onu kendi (ezelî) ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-166c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitap, önceki peygamberleri ve kitapları kabul ettikleri halde Hz. Muhammed’i ve ona indirilen vahyi kabul etmiyorlardı. Her fırsatta onun yalancı olduğunu ve vahiy diye söylediklerinin uydurulduğunu ya da eski kitapların bazı bölümlerinden kopyalandığını iddia ediyorlardı. Bu da Hz. Peygamber’in şevkini kıracak derecede üzülmesine sebep oluyordu. Gelen âyet, “Üzülmeni gerektirecek bir şey yok, bunun Allah’ın ilmiyle indiğini Allah’ın bilmesi yeter” dercesine onu teselli ediyordu."},{"verse_number":"166","turkish_text":"Fakat Allah sana indirdiği (Kur’an) ile şahitlik eder ki onu kendi (ezelî) ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.","arabic_text":"لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-165c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitap, önceki peygamberleri ve kitapları kabul ettikleri halde Hz. Muhammed’i ve ona indirilen vahyi kabul etmiyorlardı. Her fırsatta onun yalancı olduğunu ve vahiy diye söylediklerinin uydurulduğunu ya da eski kitapların bazı bölümlerinden kopyalandığını iddia ediyorlardı. Bu da Hz. Peygamber’in şevkini kıracak derecede üzülmesine sebep oluyordu. Gelen âyet, “Üzülmeni gerektirecek bir şey yok, bunun Allah’ın ilmiyle indiğini Allah’ın bilmesi yeter” dercesine onu teselli ediyordu."},{"verse_number":"167","turkish_text":"Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar büyük bir sapıklığa dalmışlardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar büyük bir sapıklığa dalmışlardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar büyük bir sapıklığa dalmışlardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Şüphesiz inkâr edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar büyük bir sapıklığa dalmışlardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَع۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"İnkâr edip zulme sapanlar var ya Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"İnkâr edip zulme sapanlar var ya Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"İnkâr edip zulme sapanlar var ya Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"İnkâr edip zulme sapanlar var ya Allah onları affetmeyecek ve onlara doğru bir yol göstermeyecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَظَلَمُوا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَر۪يقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"3/3-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Onları (yaptıkları yüzünden) ancak cehennemin yoluna iletecek ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.","arabic_text":"اِلَّا طَر۪يقَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Onları (yaptıkları yüzünden) ancak cehennemin yoluna iletecek ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.","arabic_text":"اِلَّا طَر۪يقَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Onları (yaptıkları yüzünden) ancak cehennemin yoluna iletecek ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.","arabic_text":"اِلَّا طَر۪يقَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Onları (yaptıkları yüzünden) ancak cehennemin yoluna iletecek ve onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.","arabic_text":"اِلَّا طَر۪يقَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Resûl size Rabbinizden hakikati (Kur’an’ı) getirdi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâra saparsanız biliniz ki göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır (O’nun sizin imanınıza ihtiyacı yoktur). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْرًا لَكُمْۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Resûl size Rabbinizden hakikati (Kur’an’ı) getirdi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâra saparsanız biliniz ki göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır (O’nun sizin imanınıza ihtiyacı yoktur). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْرًا لَكُمْۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Resûl size Rabbinizden hakikati (Kur’an’ı) getirdi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâra saparsanız biliniz ki göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır (O’nun sizin imanınıza ihtiyacı yoktur). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْرًا لَكُمْۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Resûl size Rabbinizden hakikati (Kur’an’ı) getirdi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâra saparsanız biliniz ki göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır (O’nun sizin imanınıza ihtiyacı yoktur). Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْرًا لَكُمْۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Ey Kitap Ehli (Hıristiyanlar)! Dininiz konusunda aşırı gitmeyin! Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylemeyin! Meryemoğlu İsa Mesih sadece Allah’ın Resulü O’nun Meryem’e ulaştırdığı vaadi ve O’nun yarattığı bir ruhtur/candır. O halde Allah’a ve O’nun resullerine iman ediniz (Allah) “üçtür” demeyiniz ve kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçiniz. Allah ancak tek bir ilahtır. Çocuk edinmek O’nun şanına yüceliğine yakışmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi zaten O’nundur. (Öyleyse bir tek Allah’a inanın ve güvenin) Zira vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْرًا لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-171c.mp3","commentary_text":"Ayette Kitap Ehlinden kastedilenler Hristiyanlardır. Çünkü ayet muhteva olarak Hıristiyanların yanlış inanışlarını ve iddialarını içermektedir. Hristiyanların çoğu Allah’ın hem bir hem de üç olduğuna inanırlar ve onlara göre teslis Hristiyanlığın esasıdır. “Teslis” kelime olarak, üçleme, üçe çıkarma anlamına gelir. Hristiyanlıkta “teslis” genel olarak Allah’ın tek âlemde ayrı, eşit ve tek cevherli üç kişi (Baba, Oğul, Rûh’ul-Kudüs) olduğu şeklinde tarif edilmektedir. Buna göre Allah “baba”, Hz. İsa “Oğul”, Ruhu’l-Kudüs ise; “Hz. Meryem’e Allah tarafından ilkâ edilen ruhtur. Yani Ruhu’l-Kudüs baba tanrıdan çıkıp İsa’nın cesedi ile birleşmiştir. Oysa Hz. Meryem’e üflenen “ruh” diğer insanlara üflenen ruhtan farklı değildir. Zira “minhu”daki “min” harf-ı cerri “ba’zıye” için değil, “beyaniye” içindir. Yani Allah’ın kendi ruhundan bir parça değil, diğer insanlara verilen ruh gibi İsa’ya da verilen bir ruhtur. Bazı Hristiyanlar da Hz. İsa’nın hem tanrısal hem de insani doğasına iman ederler. Bunlar da Hz. İsa için oğul tanrı, insan cesedine girerek Hz. Meryem’den doğmuştur diyorlar. Yani onun hem doğduğuna hem de ilah (oğul tanrı) olduğuna inanıyorlar.  Diğer bazıları ise, Hz. İsa’dan sonra yalnız teslisi esas alarak tevhid inancını terk etmekle kalmamışlar, aynı zamanda bir çeşit putperestliğe de dinlerinde yer vermişlerdir. Böylece, şirkin daha farklı bir boyutuna saparak azizlere ve mezarlara tapmaya başlamışlardır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"Ey Kitap Ehli (Hıristiyanlar)! Dininiz konusunda aşırı gitmeyin! Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylemeyin! Meryemoğlu İsa Mesih sadece Allah’ın Resulü O’nun Meryem’e ulaştırdığı vaadi ve O’nun yarattığı bir ruhtur/candır. O halde Allah’a ve O’nun resullerine iman ediniz (Allah) “üçtür” demeyiniz ve kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçiniz. Allah ancak tek bir ilahtır. Çocuk edinmek O’nun şanına yüceliğine yakışmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi zaten O’nundur. (Öyleyse bir tek Allah’a inanın ve güvenin) Zira vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْرًا لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-171c.mp3","commentary_text":"Ayette Kitap Ehlinden kastedilenler Hristiyanlardır. Çünkü ayet muhteva olarak Hıristiyanların yanlış inanışlarını ve iddialarını içermektedir. Hristiyanların çoğu Allah’ın hem bir hem de üç olduğuna inanırlar ve onlara göre teslis Hristiyanlığın esasıdır. “Teslis” kelime olarak, üçleme, üçe çıkarma anlamına gelir. Hristiyanlıkta “teslis” genel olarak Allah’ın tek âlemde ayrı, eşit ve tek cevherli üç kişi (Baba, Oğul, Rûh’ul-Kudüs) olduğu şeklinde tarif edilmektedir. Buna göre Allah “baba”, Hz. İsa “Oğul”, Ruhu’l-Kudüs ise; “Hz. Meryem’e Allah tarafından ilkâ edilen ruhtur. Yani Ruhu’l-Kudüs baba tanrıdan çıkıp İsa’nın cesedi ile birleşmiştir. Oysa Hz. Meryem’e üflenen “ruh” diğer insanlara üflenen ruhtan farklı değildir. Zira “minhu”daki “min” harf-ı cerri “ba’zıye” için değil, “beyaniye” içindir. Yani Allah’ın kendi ruhundan bir parça değil, diğer insanlara verilen ruh gibi İsa’ya da verilen bir ruhtur. Bazı Hristiyanlar da Hz. İsa’nın hem tanrısal hem de insani doğasına iman ederler. Bunlar da Hz. İsa için oğul tanrı, insan cesedine girerek Hz. Meryem’den doğmuştur diyorlar. Yani onun hem doğduğuna hem de ilah (oğul tanrı) olduğuna inanıyorlar.  Diğer bazıları ise, Hz. İsa’dan sonra yalnız teslisi esas alarak tevhid inancını terk etmekle kalmamışlar, aynı zamanda bir çeşit putperestliğe de dinlerinde yer vermişlerdir. Böylece, şirkin daha farklı bir boyutuna saparak azizlere ve mezarlara tapmaya başlamışlardır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"Ey Kitap Ehli (Hıristiyanlar)! Dininiz konusunda aşırı gitmeyin! Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylemeyin! Meryemoğlu İsa Mesih sadece Allah’ın Resulü O’nun Meryem’e ulaştırdığı vaadi ve O’nun yarattığı bir ruhtur/candır. O halde Allah’a ve O’nun resullerine iman ediniz (Allah) “üçtür” demeyiniz ve kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçiniz. Allah ancak tek bir ilahtır. Çocuk edinmek O’nun şanına yüceliğine yakışmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi zaten O’nundur. (Öyleyse bir tek Allah’a inanın ve güvenin) Zira vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْرًا لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-171c.mp3","commentary_text":"Ayette Kitap Ehlinden kastedilenler Hristiyanlardır. Çünkü ayet muhteva olarak Hıristiyanların yanlış inanışlarını ve iddialarını içermektedir. Hristiyanların çoğu Allah’ın hem bir hem de üç olduğuna inanırlar ve onlara göre teslis Hristiyanlığın esasıdır. “Teslis” kelime olarak, üçleme, üçe çıkarma anlamına gelir. Hristiyanlıkta “teslis” genel olarak Allah’ın tek âlemde ayrı, eşit ve tek cevherli üç kişi (Baba, Oğul, Rûh’ul-Kudüs) olduğu şeklinde tarif edilmektedir. Buna göre Allah “baba”, Hz. İsa “Oğul”, Ruhu’l-Kudüs ise; “Hz. Meryem’e Allah tarafından ilkâ edilen ruhtur. Yani Ruhu’l-Kudüs baba tanrıdan çıkıp İsa’nın cesedi ile birleşmiştir. Oysa Hz. Meryem’e üflenen “ruh” diğer insanlara üflenen ruhtan farklı değildir. Zira “minhu”daki “min” harf-ı cerri “ba’zıye” için değil, “beyaniye” içindir. Yani Allah’ın kendi ruhundan bir parça değil, diğer insanlara verilen ruh gibi İsa’ya da verilen bir ruhtur. Bazı Hristiyanlar da Hz. İsa’nın hem tanrısal hem de insani doğasına iman ederler. Bunlar da Hz. İsa için oğul tanrı, insan cesedine girerek Hz. Meryem’den doğmuştur diyorlar. Yani onun hem doğduğuna hem de ilah (oğul tanrı) olduğuna inanıyorlar.  Diğer bazıları ise, Hz. İsa’dan sonra yalnız teslisi esas alarak tevhid inancını terk etmekle kalmamışlar, aynı zamanda bir çeşit putperestliğe de dinlerinde yer vermişlerdir. Böylece, şirkin daha farklı bir boyutuna saparak azizlere ve mezarlara tapmaya başlamışlardır."},{"verse_number":"171","turkish_text":"Ey Kitap Ehli (Hıristiyanlar)! Dininiz konusunda aşırı gitmeyin! Allah hakkında gerçek olandan başkasını söylemeyin! Meryemoğlu İsa Mesih sadece Allah’ın Resulü O’nun Meryem’e ulaştırdığı vaadi ve O’nun yarattığı bir ruhtur/candır. O halde Allah’a ve O’nun resullerine iman ediniz (Allah) “üçtür” demeyiniz ve kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçiniz. Allah ancak tek bir ilahtır. Çocuk edinmek O’nun şanına yüceliğine yakışmaz. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsi zaten O’nundur. (Öyleyse bir tek Allah’a inanın ve güvenin) Zira vekil olarak Allah yeter.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْرًا لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"3/3-170.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-170c.mp3","commentary_text":"Ayette Kitap Ehlinden kastedilenler Hristiyanlardır. Çünkü ayet muhteva olarak Hıristiyanların yanlış inanışlarını ve iddialarını içermektedir. Hristiyanların çoğu Allah’ın hem bir hem de üç olduğuna inanırlar ve onlara göre teslis Hristiyanlığın esasıdır. “Teslis” kelime olarak, üçleme, üçe çıkarma anlamına gelir. Hristiyanlıkta “teslis” genel olarak Allah’ın tek âlemde ayrı, eşit ve tek cevherli üç kişi (Baba, Oğul, Rûh’ul-Kudüs) olduğu şeklinde tarif edilmektedir. Buna göre Allah “baba”, Hz. İsa “Oğul”, Ruhu’l-Kudüs ise; “Hz. Meryem’e Allah tarafından ilkâ edilen ruhtur. Yani Ruhu’l-Kudüs baba tanrıdan çıkıp İsa’nın cesedi ile birleşmiştir. Oysa Hz. Meryem’e üflenen “ruh” diğer insanlara üflenen ruhtan farklı değildir. Zira “minhu”daki “min” harf-ı cerri “ba’zıye” için değil, “beyaniye” içindir. Yani Allah’ın kendi ruhundan bir parça değil, diğer insanlara verilen ruh gibi İsa’ya da verilen bir ruhtur. Bazı Hristiyanlar da Hz. İsa’nın hem tanrısal hem de insani doğasına iman ederler. Bunlar da Hz. İsa için oğul tanrı, insan cesedine girerek Hz. Meryem’den doğmuştur diyorlar. Yani onun hem doğduğuna hem de ilah (oğul tanrı) olduğuna inanıyorlar.  Diğer bazıları ise, Hz. İsa’dan sonra yalnız teslisi esas alarak tevhid inancını terk etmekle kalmamışlar, aynı zamanda bir çeşit putperestliğe de dinlerinde yer vermişlerdir. Böylece, şirkin daha farklı bir boyutuna saparak azizlere ve mezarlara tapmaya başlamışlardır."},{"verse_number":"172","turkish_text":"(Oysa İsa) Mesih de (Allah’a) en yakın olan melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O’na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa bilsin ki O onların hepsini huzurunda toplayacaktır.","arabic_text":"لَنْ يَسْتَنْكِفَ الْمَس۪يحُ اَنْ يَكُونَ عَبْدًا لِلّٰهِ وَلَا الْمَلٰٓئِكَةُ الْمُقَرَّبُونَۜ وَمَنْ يَسْتَنْكِفْ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ اِلَيْهِ جَم۪يعًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-172c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa da diğer peygamberler ve Hz. Muhammed gibi Kur’an âyetlerinin bize tanıttığı onurlu, saygın ve seçkin bir elçidir (Âl-i İmran, 3/45). Ancak ne melektir ne de bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi Allah’ın oğludur. O da diğer insanlar gibi Allah’ın kuludur. Nitekim Kur’an’da “Meryem oğlu İsa” diye geçer (Meryem, 19/34). Nasıl olur da hem Meryem’in oğlu hem de Allah’ın oğlu olur? İnsanlar için bir imtihan vesilesi olmak üzere Hz. Âdem’de olduğu gibi Hz. İsa da babasız dünyaya getirilmiştir (Âl-i İmran, 3/49). Hz. Âdem hem annesiz hem de babasız yaratılmasına rağmen ona ilahlık izafe etmeyenler, nasıl oluyor da sadece babasız yaratılan Hz. İsa’ya ilahlık izafe ediyorlar?"},{"verse_number":"172","turkish_text":"(Oysa İsa) Mesih de (Allah’a) en yakın olan melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O’na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa bilsin ki O onların hepsini huzurunda toplayacaktır.","arabic_text":"لَنْ يَسْتَنْكِفَ الْمَس۪يحُ اَنْ يَكُونَ عَبْدًا لِلّٰهِ وَلَا الْمَلٰٓئِكَةُ الْمُقَرَّبُونَۜ وَمَنْ يَسْتَنْكِفْ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ اِلَيْهِ جَم۪يعًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-172c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa da diğer peygamberler ve Hz. Muhammed gibi Kur’an âyetlerinin bize tanıttığı onurlu, saygın ve seçkin bir elçidir (Âl-i İmran, 3/45). Ancak ne melektir ne de bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi Allah’ın oğludur. O da diğer insanlar gibi Allah’ın kuludur. Nitekim Kur’an’da “Meryem oğlu İsa” diye geçer (Meryem, 19/34). Nasıl olur da hem Meryem’in oğlu hem de Allah’ın oğlu olur? İnsanlar için bir imtihan vesilesi olmak üzere Hz. Âdem’de olduğu gibi Hz. İsa da babasız dünyaya getirilmiştir (Âl-i İmran, 3/49). Hz. Âdem hem annesiz hem de babasız yaratılmasına rağmen ona ilahlık izafe etmeyenler, nasıl oluyor da sadece babasız yaratılan Hz. İsa’ya ilahlık izafe ediyorlar?"},{"verse_number":"172","turkish_text":"(Oysa İsa) Mesih de (Allah’a) en yakın olan melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O’na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa bilsin ki O onların hepsini huzurunda toplayacaktır.","arabic_text":"لَنْ يَسْتَنْكِفَ الْمَس۪يحُ اَنْ يَكُونَ عَبْدًا لِلّٰهِ وَلَا الْمَلٰٓئِكَةُ الْمُقَرَّبُونَۜ وَمَنْ يَسْتَنْكِفْ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ اِلَيْهِ جَم۪يعًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-172c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa da diğer peygamberler ve Hz. Muhammed gibi Kur’an âyetlerinin bize tanıttığı onurlu, saygın ve seçkin bir elçidir (Âl-i İmran, 3/45). Ancak ne melektir ne de bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi Allah’ın oğludur. O da diğer insanlar gibi Allah’ın kuludur. Nitekim Kur’an’da “Meryem oğlu İsa” diye geçer (Meryem, 19/34). Nasıl olur da hem Meryem’in oğlu hem de Allah’ın oğlu olur? İnsanlar için bir imtihan vesilesi olmak üzere Hz. Âdem’de olduğu gibi Hz. İsa da babasız dünyaya getirilmiştir (Âl-i İmran, 3/49). Hz. Âdem hem annesiz hem de babasız yaratılmasına rağmen ona ilahlık izafe etmeyenler, nasıl oluyor da sadece babasız yaratılan Hz. İsa’ya ilahlık izafe ediyorlar?"},{"verse_number":"172","turkish_text":"(Oysa İsa) Mesih de (Allah’a) en yakın olan melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O’na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa bilsin ki O onların hepsini huzurunda toplayacaktır.","arabic_text":"لَنْ يَسْتَنْكِفَ الْمَس۪يحُ اَنْ يَكُونَ عَبْدًا لِلّٰهِ وَلَا الْمَلٰٓئِكَةُ الْمُقَرَّبُونَۜ وَمَنْ يَسْتَنْكِفْ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيَسْتَكْبِرْ فَسَيَحْشُرُهُمْ اِلَيْهِ جَم۪يعًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-171.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"3/3-171c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa da diğer peygamberler ve Hz. Muhammed gibi Kur’an âyetlerinin bize tanıttığı onurlu, saygın ve seçkin bir elçidir (Âl-i İmran, 3/45). Ancak ne melektir ne de bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi Allah’ın oğludur. O da diğer insanlar gibi Allah’ın kuludur. Nitekim Kur’an’da “Meryem oğlu İsa” diye geçer (Meryem, 19/34). Nasıl olur da hem Meryem’in oğlu hem de Allah’ın oğlu olur? İnsanlar için bir imtihan vesilesi olmak üzere Hz. Âdem’de olduğu gibi Hz. İsa da babasız dünyaya getirilmiştir (Âl-i İmran, 3/49). Hz. Âdem hem annesiz hem de babasız yaratılmasına rağmen ona ilahlık izafe etmeyenler, nasıl oluyor da sadece babasız yaratılan Hz. İsa’ya ilahlık izafe ediyorlar?"},{"verse_number":"173","turkish_text":"(Allah) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve (hatta) lütfundan çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Ve işte o zaman zalimler kendilerini Allah’a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler ne de bir yardımcı!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"(Allah) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve (hatta) lütfundan çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Ve işte o zaman zalimler kendilerini Allah’a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler ne de bir yardımcı!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"(Allah) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve (hatta) lütfundan çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Ve işte o zaman zalimler kendilerini Allah’a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler ne de bir yardımcı!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"(Allah) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve (hatta) lütfundan çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Ve işte o zaman zalimler kendilerini Allah’a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler ne de bir yardımcı!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin delili geldi ve Biz size her şeyi aydınlatıcı bir nur (olarak Kur’an’ı) indirdik.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin delili geldi ve Biz size her şeyi aydınlatıcı bir nur (olarak Kur’an’ı) indirdik.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin delili geldi ve Biz size her şeyi aydınlatıcı bir nur (olarak Kur’an’ı) indirdik.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin delili geldi ve Biz size her şeyi aydınlatıcı bir nur (olarak Kur’an’ı) indirdik.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"3/3-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Allah kendisine iman edip (Kur’an’a) sımsıkı sarılanları tarafından bir rahmet ve geniş bir nimet içine yerleştirecek ve onları kendisine ulaştıran doğru yola iletecektir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَاعْتَصَمُوا بِه۪ فَسَيُدْخِلُهُمْ ف۪ي رَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍۙ وَيَهْد۪يهِمْ اِلَيْهِ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Allah kendisine iman edip (Kur’an’a) sımsıkı sarılanları tarafından bir rahmet ve geniş bir nimet içine yerleştirecek ve onları kendisine ulaştıran doğru yola iletecektir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَاعْتَصَمُوا بِه۪ فَسَيُدْخِلُهُمْ ف۪ي رَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍۙ وَيَهْد۪يهِمْ اِلَيْهِ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Allah kendisine iman edip (Kur’an’a) sımsıkı sarılanları tarafından bir rahmet ve geniş bir nimet içine yerleştirecek ve onları kendisine ulaştıran doğru yola iletecektir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَاعْتَصَمُوا بِه۪ فَسَيُدْخِلُهُمْ ف۪ي رَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍۙ وَيَهْد۪يهِمْ اِلَيْهِ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Allah kendisine iman edip (Kur’an’a) sımsıkı sarılanları tarafından bir rahmet ve geniş bir nimet içine yerleştirecek ve onları kendisine ulaştıran doğru yola iletecektir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَاعْتَصَمُوا بِه۪ فَسَيُدْخِلُهُمْ ف۪ي رَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍۙ وَيَهْد۪يهِمْ اِلَيْهِ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"3/3-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl! Miras konusunda) sana soruyorlar/danışıyorlar. De ki: “Allah size eşsiz ve çocuksuz olan kişinin mirası hakkında şu hükmü açıklıyor: Ölen erkeğin çocuğu olmayıp bir kız kardeşi varsa bıraktığı mirasın yarısı kız kardeşinindir. Fakat (ölen kişi) çocuğu olmayan kız kardeşse erkek kız kardeşinin mirasının tamamını alır. Vârisler iki kız kardeş ise bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Kardeşler erkeklerden ve kadınlardan oluşuyorsa erkeğe kadının iki katı kadar pay verilir.” İşte Allah (adaletten) ayrılıp sapmayasınız diye size hükümlerini böyle (ayrıntılı olarak) açıklıyor. (Unutmayın ki) Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالًا وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl! Miras konusunda) sana soruyorlar/danışıyorlar. De ki: “Allah size eşsiz ve çocuksuz olan kişinin mirası hakkında şu hükmü açıklıyor: Ölen erkeğin çocuğu olmayıp bir kız kardeşi varsa bıraktığı mirasın yarısı kız kardeşinindir. Fakat (ölen kişi) çocuğu olmayan kız kardeşse erkek kız kardeşinin mirasının tamamını alır. Vârisler iki kız kardeş ise bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Kardeşler erkeklerden ve kadınlardan oluşuyorsa erkeğe kadının iki katı kadar pay verilir.” İşte Allah (adaletten) ayrılıp sapmayasınız diye size hükümlerini böyle (ayrıntılı olarak) açıklıyor. (Unutmayın ki) Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالًا وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl! Miras konusunda) sana soruyorlar/danışıyorlar. De ki: “Allah size eşsiz ve çocuksuz olan kişinin mirası hakkında şu hükmü açıklıyor: Ölen erkeğin çocuğu olmayıp bir kız kardeşi varsa bıraktığı mirasın yarısı kız kardeşinindir. Fakat (ölen kişi) çocuğu olmayan kız kardeşse erkek kız kardeşinin mirasının tamamını alır. Vârisler iki kız kardeş ise bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Kardeşler erkeklerden ve kadınlardan oluşuyorsa erkeğe kadının iki katı kadar pay verilir.” İşte Allah (adaletten) ayrılıp sapmayasınız diye size hükümlerini böyle (ayrıntılı olarak) açıklıyor. (Unutmayın ki) Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالًا وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"(Ey Resûl! Miras konusunda) sana soruyorlar/danışıyorlar. De ki: “Allah size eşsiz ve çocuksuz olan kişinin mirası hakkında şu hükmü açıklıyor: Ölen erkeğin çocuğu olmayıp bir kız kardeşi varsa bıraktığı mirasın yarısı kız kardeşinindir. Fakat (ölen kişi) çocuğu olmayan kız kardeşse erkek kız kardeşinin mirasının tamamını alır. Vârisler iki kız kardeş ise bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Kardeşler erkeklerden ve kadınlardan oluşuyorsa erkeğe kadının iki katı kadar pay verilir.” İşte Allah (adaletten) ayrılıp sapmayasınız diye size hükümlerini böyle (ayrıntılı olarak) açıklıyor. (Unutmayın ki) Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالًا وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"3/3-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":5,"name":"MÂİDE SÛRESİ","description":"“Maide suresi, Medine’de inmiş olup 120 ayettir. Surenin 112 ve 114. ayetlerinde Hz. İsa’nın Allah’tan istediği sofradan bahsedildiği için sureye “Sofra” anlamına gelen “Mâide” adı verilmiştir. Surede inanç ve ahlak esaslarına, münafıklara, Ehl-i Kitaba ve bazı İslami hükümlere yer verilmiş; aile ve ceza hukuku ile ilgili hükümlere, hac uygulamalarına, meşru usule uygun olmayan hayvan kesimlerine, abdest, gusül, teyemmümle ilgili esaslara değinilmiştir. Şahitlik ve hırsızlık konularının da yer aldığı surede sözlerinde durmayanlar için de uyarılar bulunmaktadır. Surede ayrıca İsrailoğullarının sözlerinde durmamaları, Hıristiyanların yanlış inançları, yolsuzlukları ve dünyaya düşkünlükleri de konu edilmektedir.","sura_intro_audio":"4/4-a.mp3","verse_count":120,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey iman edenler! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Size haram kılındığı bildirilenlerin dışında davarların (deve sığır koyun vb. gibi büyük ve küçükbaş hayvanların) eti size helal kılınmıştır. Yalnız (hac veya umrede) ihramlı iken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz Allah dilediği şekilde hükmeder.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-1c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerin en önemlilerinden birisi de sosyal hayatın ahengi için insanların anlaşmalara sadık kalmasıdır. İç, dış, özel ve kamu cihetinde yapılan sözleşmelerin bağlayıcılığı çağdaş hukukun gereklerinden biridir. Kur’an asırlar önce, tarafların dinî ve etnik aidiyetlerine bakmaksızın sözleşmelere riayet etmelerini müminlere emrederek bu ilkeyi teyit etmiştir. Bu âyette de Allah’ın emir ve nehiylerine, O’na verilen sözlere, kulların aralarında yaptıkları sözleşmelere riayet etmek dinin esasları arasında gösterilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey iman edenler! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Size haram kılındığı bildirilenlerin dışında davarların (deve sığır koyun vb. gibi büyük ve küçükbaş hayvanların) eti size helal kılınmıştır. Yalnız (hac veya umrede) ihramlı iken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz Allah dilediği şekilde hükmeder.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-1c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerin en önemlilerinden birisi de sosyal hayatın ahengi için insanların anlaşmalara sadık kalmasıdır. İç, dış, özel ve kamu cihetinde yapılan sözleşmelerin bağlayıcılığı çağdaş hukukun gereklerinden biridir. Kur’an asırlar önce, tarafların dinî ve etnik aidiyetlerine bakmaksızın sözleşmelere riayet etmelerini müminlere emrederek bu ilkeyi teyit etmiştir. Bu âyette de Allah’ın emir ve nehiylerine, O’na verilen sözlere, kulların aralarında yaptıkları sözleşmelere riayet etmek dinin esasları arasında gösterilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey iman edenler! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Size haram kılındığı bildirilenlerin dışında davarların (deve sığır koyun vb. gibi büyük ve küçükbaş hayvanların) eti size helal kılınmıştır. Yalnız (hac veya umrede) ihramlı iken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz Allah dilediği şekilde hükmeder.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-1c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerin en önemlilerinden birisi de sosyal hayatın ahengi için insanların anlaşmalara sadık kalmasıdır. İç, dış, özel ve kamu cihetinde yapılan sözleşmelerin bağlayıcılığı çağdaş hukukun gereklerinden biridir. Kur’an asırlar önce, tarafların dinî ve etnik aidiyetlerine bakmaksızın sözleşmelere riayet etmelerini müminlere emrederek bu ilkeyi teyit etmiştir. Bu âyette de Allah’ın emir ve nehiylerine, O’na verilen sözlere, kulların aralarında yaptıkları sözleşmelere riayet etmek dinin esasları arasında gösterilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey iman edenler! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Size haram kılındığı bildirilenlerin dışında davarların (deve sığır koyun vb. gibi büyük ve küçükbaş hayvanların) eti size helal kılınmıştır. Yalnız (hac veya umrede) ihramlı iken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz Allah dilediği şekilde hükmeder.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-0c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerin en önemlilerinden birisi de sosyal hayatın ahengi için insanların anlaşmalara sadık kalmasıdır. İç, dış, özel ve kamu cihetinde yapılan sözleşmelerin bağlayıcılığı çağdaş hukukun gereklerinden biridir. Kur’an asırlar önce, tarafların dinî ve etnik aidiyetlerine bakmaksızın sözleşmelere riayet etmelerini müminlere emrederek bu ilkeyi teyit etmiştir. Bu âyette de Allah’ın emir ve nehiylerine, O’na verilen sözlere, kulların aralarında yaptıkları sözleşmelere riayet etmek dinin esasları arasında gösterilmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın (ibadet için) koyduğu sembollere (savaşmanın yasak olduğu haram) ay’a süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Mescid-i Haram’a yönelenlere karşı saygısızlık etmeyin! (Hac farizasını bitirip) ihramdan çıktıktan sonra avlanabilirsiniz. (Daha önce) sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara karşı öfkeniz saldırganlık yapmanıza yol açmasın! İyilikte ve fenalıklardan sakınmada birbirinizle yardımlaşın; günah işlemek ve düşmanlıkları körüklemek amacıyla yardımlaşmayın! Allah’a karşı gelmekten sakının! Çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَانًاۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-2c.mp3","commentary_text":"Burada “Allah’ın ibadet için koyduğu semboller” ifadesi, hem Kâbe gibi dinî merasimler için ayrılan mekânları, hem de Safa ve Merve gibi yerleri gösterir. Safa ve Merve’nin “Allah tarafından konulmuş nişaneler/semboller olduğunu” Bakara sûresinin 158. âyetinde görmekteyiz. “Süslenmiş kurbanlıklar” ise, Allah adına kurban edilmek ve etleri yoksullara dağıtılmak üzere hac için Mekke’ye getirilmiş olan kurbanlık hayvanlardır. Bu tür hayvanların geleneksel olarak boyunlarına süsler/gerdanlıklar takılırdı."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın (ibadet için) koyduğu sembollere (savaşmanın yasak olduğu haram) ay’a süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Mescid-i Haram’a yönelenlere karşı saygısızlık etmeyin! (Hac farizasını bitirip) ihramdan çıktıktan sonra avlanabilirsiniz. (Daha önce) sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara karşı öfkeniz saldırganlık yapmanıza yol açmasın! İyilikte ve fenalıklardan sakınmada birbirinizle yardımlaşın; günah işlemek ve düşmanlıkları körüklemek amacıyla yardımlaşmayın! Allah’a karşı gelmekten sakının! Çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَانًاۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-2c.mp3","commentary_text":"Burada “Allah’ın ibadet için koyduğu semboller” ifadesi, hem Kâbe gibi dinî merasimler için ayrılan mekânları, hem de Safa ve Merve gibi yerleri gösterir. Safa ve Merve’nin “Allah tarafından konulmuş nişaneler/semboller olduğunu” Bakara sûresinin 158. âyetinde görmekteyiz. “Süslenmiş kurbanlıklar” ise, Allah adına kurban edilmek ve etleri yoksullara dağıtılmak üzere hac için Mekke’ye getirilmiş olan kurbanlık hayvanlardır. Bu tür hayvanların geleneksel olarak boyunlarına süsler/gerdanlıklar takılırdı."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın (ibadet için) koyduğu sembollere (savaşmanın yasak olduğu haram) ay’a süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Mescid-i Haram’a yönelenlere karşı saygısızlık etmeyin! (Hac farizasını bitirip) ihramdan çıktıktan sonra avlanabilirsiniz. (Daha önce) sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara karşı öfkeniz saldırganlık yapmanıza yol açmasın! İyilikte ve fenalıklardan sakınmada birbirinizle yardımlaşın; günah işlemek ve düşmanlıkları körüklemek amacıyla yardımlaşmayın! Allah’a karşı gelmekten sakının! Çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَانًاۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-2c.mp3","commentary_text":"Burada “Allah’ın ibadet için koyduğu semboller” ifadesi, hem Kâbe gibi dinî merasimler için ayrılan mekânları, hem de Safa ve Merve gibi yerleri gösterir. Safa ve Merve’nin “Allah tarafından konulmuş nişaneler/semboller olduğunu” Bakara sûresinin 158. âyetinde görmekteyiz. “Süslenmiş kurbanlıklar” ise, Allah adına kurban edilmek ve etleri yoksullara dağıtılmak üzere hac için Mekke’ye getirilmiş olan kurbanlık hayvanlardır. Bu tür hayvanların geleneksel olarak boyunlarına süsler/gerdanlıklar takılırdı."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın (ibadet için) koyduğu sembollere (savaşmanın yasak olduğu haram) ay’a süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Mescid-i Haram’a yönelenlere karşı saygısızlık etmeyin! (Hac farizasını bitirip) ihramdan çıktıktan sonra avlanabilirsiniz. (Daha önce) sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara karşı öfkeniz saldırganlık yapmanıza yol açmasın! İyilikte ve fenalıklardan sakınmada birbirinizle yardımlaşın; günah işlemek ve düşmanlıkları körüklemek amacıyla yardımlaşmayın! Allah’a karşı gelmekten sakının! Çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَانًاۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-1c.mp3","commentary_text":"Burada “Allah’ın ibadet için koyduğu semboller” ifadesi, hem Kâbe gibi dinî merasimler için ayrılan mekânları, hem de Safa ve Merve gibi yerleri gösterir. Safa ve Merve’nin “Allah tarafından konulmuş nişaneler/semboller olduğunu” Bakara sûresinin 158. âyetinde görmekteyiz. “Süslenmiş kurbanlıklar” ise, Allah adına kurban edilmek ve etleri yoksullara dağıtılmak üzere hac için Mekke’ye getirilmiş olan kurbanlık hayvanlardır. Bu tür hayvanların geleneksel olarak boyunlarına süsler/gerdanlıklar takılırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ölmüş hayvan kan domuz eti Allah’tan başkası adına kesilen (kurban edilen) boğulmuş darbe sonucu ölmüş yüksekten düşerek canı çıkmış boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve ayrıca fal oklarıyla kısmet aramanız (kumar yoluyla size dağıtılan et ve yiyecek) de size haram kılındı. İşte bunları yapmak (doğru) yoldan çıkıştır. Artık bugün inkârcılar dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın bana karşı gelmekten sakının. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim/seçtim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-3c.mp3","commentary_text":"Bakara 2/173 ve A’râf sûresinin 7/157. âyetlerinde sıralanan yasaklar bu âyetin ilk kısmında ehemmiyetine binaen tekrar sıralanmıştır. Bunların neden yasaklandıkları konusunda faklı yorumlar yapılmakla beraber bilmeliyiz ki; Allah bir şeye yasak koyduysa onun bir hikmeti, bir sebebi vardır. Yarattıklarını insanın emrine tahsis eden Rabbimiz, bir konuda bir sınırlama getirmiş ise demek insan için doğru ve hayırlı olan odur. Ayette konu yasak olan yiyecekler olduğu için “fal oklarıyla kısmet aramanın” etle yani yiyecekle alakalı olacağını düşünmek daha doğru olur. Zira müşrikler; yola çıkmak, ticaret yapmak, evlenmek, herhangi bir işe başlamak, nesebi şüpheli bir çocuğun babasını belirlemek, öldürülen kimsenin diyetini ödetmek, çocuğu sünnet ettirmek gibi konularda cansız tanrılarının güya görüşünü almak için Kâbe’de bulunan Hübel putunun yanında; her birinin üzerinde: “evet, hayır, diyet, sizden, başkasından, mulsak (nesebi şüpheli) sular (sarih)” ifadelerinin yer aldığı yedi adet fal oku bulundururdu. Kişi, kurbanını sunduktan sonra oklardan birini çeker, üzerinde ne yazılı ise böylece sözde tanrısal iradeyi öğrenmiş olurdu ve ona göre hareket ederdi. Ve bu kurbanın eti insanlara dağıtılırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ölmüş hayvan kan domuz eti Allah’tan başkası adına kesilen (kurban edilen) boğulmuş darbe sonucu ölmüş yüksekten düşerek canı çıkmış boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve ayrıca fal oklarıyla kısmet aramanız (kumar yoluyla size dağıtılan et ve yiyecek) de size haram kılındı. İşte bunları yapmak (doğru) yoldan çıkıştır. Artık bugün inkârcılar dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın bana karşı gelmekten sakının. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim/seçtim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-3c.mp3","commentary_text":"Bakara 2/173 ve A’râf sûresinin 7/157. âyetlerinde sıralanan yasaklar bu âyetin ilk kısmında ehemmiyetine binaen tekrar sıralanmıştır. Bunların neden yasaklandıkları konusunda faklı yorumlar yapılmakla beraber bilmeliyiz ki; Allah bir şeye yasak koyduysa onun bir hikmeti, bir sebebi vardır. Yarattıklarını insanın emrine tahsis eden Rabbimiz, bir konuda bir sınırlama getirmiş ise demek insan için doğru ve hayırlı olan odur. Ayette konu yasak olan yiyecekler olduğu için “fal oklarıyla kısmet aramanın” etle yani yiyecekle alakalı olacağını düşünmek daha doğru olur. Zira müşrikler; yola çıkmak, ticaret yapmak, evlenmek, herhangi bir işe başlamak, nesebi şüpheli bir çocuğun babasını belirlemek, öldürülen kimsenin diyetini ödetmek, çocuğu sünnet ettirmek gibi konularda cansız tanrılarının güya görüşünü almak için Kâbe’de bulunan Hübel putunun yanında; her birinin üzerinde: “evet, hayır, diyet, sizden, başkasından, mulsak (nesebi şüpheli) sular (sarih)” ifadelerinin yer aldığı yedi adet fal oku bulundururdu. Kişi, kurbanını sunduktan sonra oklardan birini çeker, üzerinde ne yazılı ise böylece sözde tanrısal iradeyi öğrenmiş olurdu ve ona göre hareket ederdi. Ve bu kurbanın eti insanlara dağıtılırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ölmüş hayvan kan domuz eti Allah’tan başkası adına kesilen (kurban edilen) boğulmuş darbe sonucu ölmüş yüksekten düşerek canı çıkmış boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve ayrıca fal oklarıyla kısmet aramanız (kumar yoluyla size dağıtılan et ve yiyecek) de size haram kılındı. İşte bunları yapmak (doğru) yoldan çıkıştır. Artık bugün inkârcılar dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın bana karşı gelmekten sakının. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim/seçtim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-3c.mp3","commentary_text":"Bakara 2/173 ve A’râf sûresinin 7/157. âyetlerinde sıralanan yasaklar bu âyetin ilk kısmında ehemmiyetine binaen tekrar sıralanmıştır. Bunların neden yasaklandıkları konusunda faklı yorumlar yapılmakla beraber bilmeliyiz ki; Allah bir şeye yasak koyduysa onun bir hikmeti, bir sebebi vardır. Yarattıklarını insanın emrine tahsis eden Rabbimiz, bir konuda bir sınırlama getirmiş ise demek insan için doğru ve hayırlı olan odur. Ayette konu yasak olan yiyecekler olduğu için “fal oklarıyla kısmet aramanın” etle yani yiyecekle alakalı olacağını düşünmek daha doğru olur. Zira müşrikler; yola çıkmak, ticaret yapmak, evlenmek, herhangi bir işe başlamak, nesebi şüpheli bir çocuğun babasını belirlemek, öldürülen kimsenin diyetini ödetmek, çocuğu sünnet ettirmek gibi konularda cansız tanrılarının güya görüşünü almak için Kâbe’de bulunan Hübel putunun yanında; her birinin üzerinde: “evet, hayır, diyet, sizden, başkasından, mulsak (nesebi şüpheli) sular (sarih)” ifadelerinin yer aldığı yedi adet fal oku bulundururdu. Kişi, kurbanını sunduktan sonra oklardan birini çeker, üzerinde ne yazılı ise böylece sözde tanrısal iradeyi öğrenmiş olurdu ve ona göre hareket ederdi. Ve bu kurbanın eti insanlara dağıtılırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ölmüş hayvan kan domuz eti Allah’tan başkası adına kesilen (kurban edilen) boğulmuş darbe sonucu ölmüş yüksekten düşerek canı çıkmış boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve ayrıca fal oklarıyla kısmet aramanız (kumar yoluyla size dağıtılan et ve yiyecek) de size haram kılındı. İşte bunları yapmak (doğru) yoldan çıkıştır. Artık bugün inkârcılar dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın bana karşı gelmekten sakının. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim/seçtim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-2c.mp3","commentary_text":"Bakara 2/173 ve A’râf sûresinin 7/157. âyetlerinde sıralanan yasaklar bu âyetin ilk kısmında ehemmiyetine binaen tekrar sıralanmıştır. Bunların neden yasaklandıkları konusunda faklı yorumlar yapılmakla beraber bilmeliyiz ki; Allah bir şeye yasak koyduysa onun bir hikmeti, bir sebebi vardır. Yarattıklarını insanın emrine tahsis eden Rabbimiz, bir konuda bir sınırlama getirmiş ise demek insan için doğru ve hayırlı olan odur. Ayette konu yasak olan yiyecekler olduğu için “fal oklarıyla kısmet aramanın” etle yani yiyecekle alakalı olacağını düşünmek daha doğru olur. Zira müşrikler; yola çıkmak, ticaret yapmak, evlenmek, herhangi bir işe başlamak, nesebi şüpheli bir çocuğun babasını belirlemek, öldürülen kimsenin diyetini ödetmek, çocuğu sünnet ettirmek gibi konularda cansız tanrılarının güya görüşünü almak için Kâbe’de bulunan Hübel putunun yanında; her birinin üzerinde: “evet, hayır, diyet, sizden, başkasından, mulsak (nesebi şüpheli) sular (sarih)” ifadelerinin yer aldığı yedi adet fal oku bulundururdu. Kişi, kurbanını sunduktan sonra oklardan birini çeker, üzerinde ne yazılı ise böylece sözde tanrısal iradeyi öğrenmiş olurdu ve ona göre hareket ederdi. Ve bu kurbanın eti insanlara dağıtılırdı."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Resûl! Mü’minler) sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler size helal kılınmıştır.” Allah’ın size bahşettiği bilgi (ve yetenek sayesinde) eğitip yetiştirdiğiniz (köpek tazı atmaca ve benzeri) avcı hayvanların (sizin için) yakaladıklarından üzerlerine Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın. Şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Resûl! Mü’minler) sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler size helal kılınmıştır.” Allah’ın size bahşettiği bilgi (ve yetenek sayesinde) eğitip yetiştirdiğiniz (köpek tazı atmaca ve benzeri) avcı hayvanların (sizin için) yakaladıklarından üzerlerine Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın. Şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Resûl! Mü’minler) sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler size helal kılınmıştır.” Allah’ın size bahşettiği bilgi (ve yetenek sayesinde) eğitip yetiştirdiğiniz (köpek tazı atmaca ve benzeri) avcı hayvanların (sizin için) yakaladıklarından üzerlerine Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın. Şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Resûl! Mü’minler) sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Bütün temiz şeyler size helal kılınmıştır.” Allah’ın size bahşettiği bilgi (ve yetenek sayesinde) eğitip yetiştirdiğiniz (köpek tazı atmaca ve benzeri) avcı hayvanların (sizin için) yakaladıklarından üzerlerine Allah’ın adını anarak yiyin. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın. Şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bugün size temiz olan yiyecekler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İffetli mü’min kadınlar ile sizden önce kendilerine kitap verilmiş olan iffetli hanımlar mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetlerini korumanız zinadan uzak durmanız ve gizli dost edinmemeniz şartıyla size helaldir. Her kim iman etmeyi reddederek Allah’ın yasalarını inkâr ederse bütün yaptıkları boşa gidecektir ve o kimse âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۜ وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْۖ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْۘ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَ وَلَا مُتَّخِذ۪ٓي اَخْدَانٍۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۘ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-5c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitabın avladıklarını ya da kestiklerini (İslam’ın cevaz verdiği hayvanlardan iseler ve Allah’tan başkaları adına kesilmemişlerse) yemekte bir beis yoktur. Ancak kanı akıtılmayarak öldürülen hayvanlarla, Allah’ın adını maksatlı olarak anmayı terk edenlerin kestiği hayvanları yemek caiz değildir. Ayrıca En’âm 6/121’e bkz. Hayvanın kanının olabildiğince akıtılması şarttır, çünkü kanın kendisi zaten 5/3. âyette ifade edildiği gibi haramdır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bugün size temiz olan yiyecekler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İffetli mü’min kadınlar ile sizden önce kendilerine kitap verilmiş olan iffetli hanımlar mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetlerini korumanız zinadan uzak durmanız ve gizli dost edinmemeniz şartıyla size helaldir. Her kim iman etmeyi reddederek Allah’ın yasalarını inkâr ederse bütün yaptıkları boşa gidecektir ve o kimse âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۜ وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْۖ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْۘ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَ وَلَا مُتَّخِذ۪ٓي اَخْدَانٍۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۘ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-5c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitabın avladıklarını ya da kestiklerini (İslam’ın cevaz verdiği hayvanlardan iseler ve Allah’tan başkaları adına kesilmemişlerse) yemekte bir beis yoktur. Ancak kanı akıtılmayarak öldürülen hayvanlarla, Allah’ın adını maksatlı olarak anmayı terk edenlerin kestiği hayvanları yemek caiz değildir. Ayrıca En’âm 6/121’e bkz. Hayvanın kanının olabildiğince akıtılması şarttır, çünkü kanın kendisi zaten 5/3. âyette ifade edildiği gibi haramdır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bugün size temiz olan yiyecekler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İffetli mü’min kadınlar ile sizden önce kendilerine kitap verilmiş olan iffetli hanımlar mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetlerini korumanız zinadan uzak durmanız ve gizli dost edinmemeniz şartıyla size helaldir. Her kim iman etmeyi reddederek Allah’ın yasalarını inkâr ederse bütün yaptıkları boşa gidecektir ve o kimse âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۜ وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْۖ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْۘ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَ وَلَا مُتَّخِذ۪ٓي اَخْدَانٍۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۘ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-5c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitabın avladıklarını ya da kestiklerini (İslam’ın cevaz verdiği hayvanlardan iseler ve Allah’tan başkaları adına kesilmemişlerse) yemekte bir beis yoktur. Ancak kanı akıtılmayarak öldürülen hayvanlarla, Allah’ın adını maksatlı olarak anmayı terk edenlerin kestiği hayvanları yemek caiz değildir. Ayrıca En’âm 6/121’e bkz. Hayvanın kanının olabildiğince akıtılması şarttır, çünkü kanın kendisi zaten 5/3. âyette ifade edildiği gibi haramdır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bugün size temiz olan yiyecekler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İffetli mü’min kadınlar ile sizden önce kendilerine kitap verilmiş olan iffetli hanımlar mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetlerini korumanız zinadan uzak durmanız ve gizli dost edinmemeniz şartıyla size helaldir. Her kim iman etmeyi reddederek Allah’ın yasalarını inkâr ederse bütün yaptıkları boşa gidecektir ve o kimse âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۜ وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْۖ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْۘ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَ وَلَا مُتَّخِذ۪ٓي اَخْدَانٍۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۘ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-4c.mp3","commentary_text":"Ehl-i Kitabın avladıklarını ya da kestiklerini (İslam’ın cevaz verdiği hayvanlardan iseler ve Allah’tan başkaları adına kesilmemişlerse) yemekte bir beis yoktur. Ancak kanı akıtılmayarak öldürülen hayvanlarla, Allah’ın adını maksatlı olarak anmayı terk edenlerin kestiği hayvanları yemek caiz değildir. Ayrıca En’âm 6/121’e bkz. Hayvanın kanının olabildiğince akıtılması şarttır, çünkü kanın kendisi zaten 5/3. âyette ifade edildiği gibi haramdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın/meshedin. Eğer cünüp iseniz iyice (tepeden tırnağa) yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah (bu emirleri vermekle) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Ancak şükredesiniz diye sizi (maddi ve manevi kirlerden) temizlemek ve size vermiş olduğu (iman sağlık ve güzellik gibi) nimetlerini tamamlamak ister.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-6c.mp3","commentary_text":"Teyemmüm, ellerin içiyle toprağa veya toz alabilen toprak cinsinden herhangi bir şeye dokunup yüzünü yıkar gibi bir defa sıvazlamak, tekrar aynı şekilde vurup, sol eliyle sağ kolunu, sağ eliyle de sol kolunu dirseklerle beraber birer defa sıvazlamak ve bunları temizlenme niyetiyle yapmaktır. Nisâ sûresinin 4/43. ayetinde de belirtildiği gibi, suya ulaşmanın mümkün olmadığı ya da hastalık sebebiyle suyun kullanılamadığı durumlarda teyemmüm, hem cinsel münasebetten sonraki (guslün) boy abdestinin hem de namazlardan önceki abdestin yerine geçer."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın/meshedin. Eğer cünüp iseniz iyice (tepeden tırnağa) yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah (bu emirleri vermekle) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Ancak şükredesiniz diye sizi (maddi ve manevi kirlerden) temizlemek ve size vermiş olduğu (iman sağlık ve güzellik gibi) nimetlerini tamamlamak ister.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-6c.mp3","commentary_text":"Teyemmüm, ellerin içiyle toprağa veya toz alabilen toprak cinsinden herhangi bir şeye dokunup yüzünü yıkar gibi bir defa sıvazlamak, tekrar aynı şekilde vurup, sol eliyle sağ kolunu, sağ eliyle de sol kolunu dirseklerle beraber birer defa sıvazlamak ve bunları temizlenme niyetiyle yapmaktır. Nisâ sûresinin 4/43. ayetinde de belirtildiği gibi, suya ulaşmanın mümkün olmadığı ya da hastalık sebebiyle suyun kullanılamadığı durumlarda teyemmüm, hem cinsel münasebetten sonraki (guslün) boy abdestinin hem de namazlardan önceki abdestin yerine geçer."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın/meshedin. Eğer cünüp iseniz iyice (tepeden tırnağa) yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah (bu emirleri vermekle) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Ancak şükredesiniz diye sizi (maddi ve manevi kirlerden) temizlemek ve size vermiş olduğu (iman sağlık ve güzellik gibi) nimetlerini tamamlamak ister.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-6c.mp3","commentary_text":"Teyemmüm, ellerin içiyle toprağa veya toz alabilen toprak cinsinden herhangi bir şeye dokunup yüzünü yıkar gibi bir defa sıvazlamak, tekrar aynı şekilde vurup, sol eliyle sağ kolunu, sağ eliyle de sol kolunu dirseklerle beraber birer defa sıvazlamak ve bunları temizlenme niyetiyle yapmaktır. Nisâ sûresinin 4/43. ayetinde de belirtildiği gibi, suya ulaşmanın mümkün olmadığı ya da hastalık sebebiyle suyun kullanılamadığı durumlarda teyemmüm, hem cinsel münasebetten sonraki (guslün) boy abdestinin hem de namazlardan önceki abdestin yerine geçer."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi dirseklere kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedip her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın/meshedin. Eğer cünüp iseniz iyice (tepeden tırnağa) yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah (bu emirleri vermekle) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Ancak şükredesiniz diye sizi (maddi ve manevi kirlerden) temizlemek ve size vermiş olduğu (iman sağlık ve güzellik gibi) nimetlerini tamamlamak ister.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-5c.mp3","commentary_text":"Teyemmüm, ellerin içiyle toprağa veya toz alabilen toprak cinsinden herhangi bir şeye dokunup yüzünü yıkar gibi bir defa sıvazlamak, tekrar aynı şekilde vurup, sol eliyle sağ kolunu, sağ eliyle de sol kolunu dirseklerle beraber birer defa sıvazlamak ve bunları temizlenme niyetiyle yapmaktır. Nisâ sûresinin 4/43. ayetinde de belirtildiği gibi, suya ulaşmanın mümkün olmadığı ya da hastalık sebebiyle suyun kullanılamadığı durumlarda teyemmüm, hem cinsel münasebetten sonraki (guslün) boy abdestinin hem de namazlardan önceki abdestin yerine geçer."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve O’na verdiğiniz sözü daima hatırlayın! Hani o zaman “işittik ve itaat ettik” demiştiniz. O halde Allah’a verdiğiniz söz konusunda duyarlı ve bilinçli olun. Şüphesiz Allah kalplerin içindeki (bütün gizli niyet ve düşünce)leri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-7c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerin çoğuna göre “işittik ve itaat ettik” sözünden Hz. Peygamber’in “Akabe” ve “Hudeybiye” de mü’minlerden aldığı bey’at kastedilmektedir. Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. “Elest Bezmi” diye adlandırılan yerde Allah’ın bütün ruhlara hitaben: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine cevaben onların: A’râf sûresinin 7/172. ayetinde de ifade edildiği gibi “Evet Rabbimizsin” diyerek Allah’ın yaratıcı ve terbiye edici olduğunu kabul ettiklerine dair verdikleri sözdür. Burada iman nimetiyle Allah’tan gelen vahye uyacağına, ilahi mesajın gereklerini yerine getireceğine söz veren insana bu sözü hatırlatılıyor. Ancak biz böyle bir sözü hatırlamadığımıza göre burada anlatılmak istenen Rabbimizin bizi kendisine iman edecek fıtrat ve donanımla yarattığının temsili şeklinde bir anlatımı olabilir. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve O’na verdiğiniz sözü daima hatırlayın! Hani o zaman “işittik ve itaat ettik” demiştiniz. O halde Allah’a verdiğiniz söz konusunda duyarlı ve bilinçli olun. Şüphesiz Allah kalplerin içindeki (bütün gizli niyet ve düşünce)leri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-7c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerin çoğuna göre “işittik ve itaat ettik” sözünden Hz. Peygamber’in “Akabe” ve “Hudeybiye” de mü’minlerden aldığı bey’at kastedilmektedir. Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. “Elest Bezmi” diye adlandırılan yerde Allah’ın bütün ruhlara hitaben: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine cevaben onların: A’râf sûresinin 7/172. ayetinde de ifade edildiği gibi “Evet Rabbimizsin” diyerek Allah’ın yaratıcı ve terbiye edici olduğunu kabul ettiklerine dair verdikleri sözdür. Burada iman nimetiyle Allah’tan gelen vahye uyacağına, ilahi mesajın gereklerini yerine getireceğine söz veren insana bu sözü hatırlatılıyor. Ancak biz böyle bir sözü hatırlamadığımıza göre burada anlatılmak istenen Rabbimizin bizi kendisine iman edecek fıtrat ve donanımla yarattığının temsili şeklinde bir anlatımı olabilir. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve O’na verdiğiniz sözü daima hatırlayın! Hani o zaman “işittik ve itaat ettik” demiştiniz. O halde Allah’a verdiğiniz söz konusunda duyarlı ve bilinçli olun. Şüphesiz Allah kalplerin içindeki (bütün gizli niyet ve düşünce)leri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-7c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerin çoğuna göre “işittik ve itaat ettik” sözünden Hz. Peygamber’in “Akabe” ve “Hudeybiye” de mü’minlerden aldığı bey’at kastedilmektedir. Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. “Elest Bezmi” diye adlandırılan yerde Allah’ın bütün ruhlara hitaben: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine cevaben onların: A’râf sûresinin 7/172. ayetinde de ifade edildiği gibi “Evet Rabbimizsin” diyerek Allah’ın yaratıcı ve terbiye edici olduğunu kabul ettiklerine dair verdikleri sözdür. Burada iman nimetiyle Allah’tan gelen vahye uyacağına, ilahi mesajın gereklerini yerine getireceğine söz veren insana bu sözü hatırlatılıyor. Ancak biz böyle bir sözü hatırlamadığımıza göre burada anlatılmak istenen Rabbimizin bizi kendisine iman edecek fıtrat ve donanımla yarattığının temsili şeklinde bir anlatımı olabilir. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın üzerinizdeki (İslam) nimetini ve O’na verdiğiniz sözü daima hatırlayın! Hani o zaman “işittik ve itaat ettik” demiştiniz. O halde Allah’a verdiğiniz söz konusunda duyarlı ve bilinçli olun. Şüphesiz Allah kalplerin içindeki (bütün gizli niyet ve düşünce)leri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-6c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerin çoğuna göre “işittik ve itaat ettik” sözünden Hz. Peygamber’in “Akabe” ve “Hudeybiye” de mü’minlerden aldığı bey’at kastedilmektedir. Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. “Elest Bezmi” diye adlandırılan yerde Allah’ın bütün ruhlara hitaben: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine cevaben onların: A’râf sûresinin 7/172. ayetinde de ifade edildiği gibi “Evet Rabbimizsin” diyerek Allah’ın yaratıcı ve terbiye edici olduğunu kabul ettiklerine dair verdikleri sözdür. Burada iman nimetiyle Allah’tan gelen vahye uyacağına, ilahi mesajın gereklerini yerine getireceğine söz veren insana bu sözü hatırlatılıyor. Ancak biz böyle bir sözü hatırlamadığımıza göre burada anlatılmak istenen Rabbimizin bizi kendisine iman edecek fıtrat ve donanımla yarattığının temsili şeklinde bir anlatımı olabilir. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah için hakkı/adaleti ayakta tutun ve adaletle şahitlik eden kimseler olun! Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin (kırgınlık ve kızgınlık) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin! (Siz her zaman herkese karşı) adil davranın! Bu (davranışınız) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamanın tâ kendisidir. Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-8c.mp3","commentary_text":"Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. İslami ıstılahta adalet; kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, dil, din, mezhep, meşrep, parti, tarikat, ırk veya kişi farkı gözetmeksizin insanlara eşit davranmak ve haklarını vermek demektir. İnsanın huzuru ve güveni, toplumun birliği, dirliği ve barışı; adaletin ayakta durmasına, hakkın teslim edilmesine, haklının korunmasına, adil şahitliğin canlı tutulmasına bağlıdır. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, ahlak kalmaz, sevgi-saygı bulunmaz, birlik sağlanamaz, barış tesis edilemez, hele medeniyet hiç kurulamaz. Âyetin, mü’minlere hasım topluluklara dahi adaletle muamele etmeyi emretmesi ve bu davranışın takva ile ilişkilendirilmesi bilhassa önemlidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah için hakkı/adaleti ayakta tutun ve adaletle şahitlik eden kimseler olun! Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin (kırgınlık ve kızgınlık) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin! (Siz her zaman herkese karşı) adil davranın! Bu (davranışınız) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamanın tâ kendisidir. Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-8c.mp3","commentary_text":"Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. İslami ıstılahta adalet; kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, dil, din, mezhep, meşrep, parti, tarikat, ırk veya kişi farkı gözetmeksizin insanlara eşit davranmak ve haklarını vermek demektir. İnsanın huzuru ve güveni, toplumun birliği, dirliği ve barışı; adaletin ayakta durmasına, hakkın teslim edilmesine, haklının korunmasına, adil şahitliğin canlı tutulmasına bağlıdır. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, ahlak kalmaz, sevgi-saygı bulunmaz, birlik sağlanamaz, barış tesis edilemez, hele medeniyet hiç kurulamaz. Âyetin, mü’minlere hasım topluluklara dahi adaletle muamele etmeyi emretmesi ve bu davranışın takva ile ilişkilendirilmesi bilhassa önemlidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah için hakkı/adaleti ayakta tutun ve adaletle şahitlik eden kimseler olun! Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin (kırgınlık ve kızgınlık) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin! (Siz her zaman herkese karşı) adil davranın! Bu (davranışınız) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamanın tâ kendisidir. Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-8c.mp3","commentary_text":"Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. İslami ıstılahta adalet; kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, dil, din, mezhep, meşrep, parti, tarikat, ırk veya kişi farkı gözetmeksizin insanlara eşit davranmak ve haklarını vermek demektir. İnsanın huzuru ve güveni, toplumun birliği, dirliği ve barışı; adaletin ayakta durmasına, hakkın teslim edilmesine, haklının korunmasına, adil şahitliğin canlı tutulmasına bağlıdır. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, ahlak kalmaz, sevgi-saygı bulunmaz, birlik sağlanamaz, barış tesis edilemez, hele medeniyet hiç kurulamaz. Âyetin, mü’minlere hasım topluluklara dahi adaletle muamele etmeyi emretmesi ve bu davranışın takva ile ilişkilendirilmesi bilhassa önemlidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah için hakkı/adaleti ayakta tutun ve adaletle şahitlik eden kimseler olun! Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin (kırgınlık ve kızgınlık) sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin! (Siz her zaman herkese karşı) adil davranın! Bu (davranışınız) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamanın tâ kendisidir. Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-7c.mp3","commentary_text":"Doğru ve adil olmak, Hakkı ve haklıyı savunmak, ilkeli ve sorumlu davranmak, adalet ve hakkaniyetle şahitlik etmek, anlaşmalara uymak, Allah’ın kesin emirlerindendir. İslami ıstılahta adalet; kültür, bilgi, mevki, cinsiyet, dil, din, mezhep, meşrep, parti, tarikat, ırk veya kişi farkı gözetmeksizin insanlara eşit davranmak ve haklarını vermek demektir. İnsanın huzuru ve güveni, toplumun birliği, dirliği ve barışı; adaletin ayakta durmasına, hakkın teslim edilmesine, haklının korunmasına, adil şahitliğin canlı tutulmasına bağlıdır. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, ahlak kalmaz, sevgi-saygı bulunmaz, birlik sağlanamaz, barış tesis edilemez, hele medeniyet hiç kurulamaz. Âyetin, mü’minlere hasım topluluklara dahi adaletle muamele etmeyi emretmesi ve bu davranışın takva ile ilişkilendirilmesi bilhassa önemlidir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah iman edip de doğru ve yararlı işler yapanlara söz vermiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül (cennet) vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah iman edip de doğru ve yararlı işler yapanlara söz vermiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül (cennet) vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah iman edip de doğru ve yararlı işler yapanlara söz vermiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül (cennet) vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah iman edip de doğru ve yararlı işler yapanlara söz vermiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül (cennet) vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hakkı) inkâr edip âyetlerimizi ciddiye almayanlara gelince işte onlar da cehennem halkı olacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hakkı) inkâr edip âyetlerimizi ciddiye almayanlara gelince işte onlar da cehennem halkı olacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hakkı) inkâr edip âyetlerimizi ciddiye almayanlara gelince işte onlar da cehennem halkı olacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hakkı) inkâr edip âyetlerimizi ciddiye almayanlara gelince işte onlar da cehennem halkı olacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın size bahşettiği (şu) nimeti hatırlayın! Hani (siz zayıf ve çaresiz durumdayken düşman) bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. (Allah’ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’nun istediği şekilde hayatınıza devam edin). Mü’minler yalnız Allah’a güvensinler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-11c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın size bahşettiği (şu) nimeti hatırlayın! Hani (siz zayıf ve çaresiz durumdayken düşman) bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. (Allah’ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’nun istediği şekilde hayatınıza devam edin). Mü’minler yalnız Allah’a güvensinler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-11c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın size bahşettiği (şu) nimeti hatırlayın! Hani (siz zayıf ve çaresiz durumdayken düşman) bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. (Allah’ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’nun istediği şekilde hayatınıza devam edin). Mü’minler yalnız Allah’a güvensinler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-11c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey iman edenler! Allah’ın size bahşettiği (şu) nimeti hatırlayın! Hani (siz zayıf ve çaresiz durumdayken düşman) bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. (Allah’ın desteğini almaya devam etmek istiyorsanız) Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’nun istediği şekilde hayatınıza devam edin). Mü’minler yalnız Allah’a güvensinler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-10c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Kur’an vahyinin başlangıç dönemindeki inananların zayıflığına rağmen Allah’ın inayet ve korumasıyla inkârcılar karşısında güçlenmesine işaret ediyor."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki Allah İsrailoğullarından (Kenan diyarına göndermek için) on iki temsilci (önder) seçmiş ve onlardan şöyle söz almıştı: “Gerçek şu ki; “Ben (tüm desteğimle zalimlere karşı) sizinle beraber olacağım. Andolsun ki eğer namazı kılar zekâtı verirseniz resullerime inanır (ve itaat ederseniz) onları destekler ve Allah’a güzel bir borç verirseniz (Allah yolunda harcama yaparsanız) elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve Andolsun sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim (doğru yolu bulmuşken) inkâr ederse mutlaka o dosdoğru yoldan saparak (kendine yazık etmiş olur).”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “temsilci” ifadesi, “önder, başkan” anlamlarına da geldiği gibi “istihbaratçı” ya da “casus” anlamlarına da gelmektedir. Allah Musa Peygamber’e on iki kabilenin her birinden seçilen güvenilir birer öncü kişiyi İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak ve organize etmek üzere “Kenan topraklarına” göndermesini emir buyurmuştu. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde birçok kez tekrarlanan “salat” terimi, bir ritüel olmanın yanında Hak’tan yana olmayı ve imanın gereklerini yerine getirmeyi de ihtiva edecek şekilde hayatın tamamında ortaya konan duruşu da ifade eder. Ayrıca “salat”; dua, dua etmek; yalvarma, yakarış; konuşma, söylev, nutuk, övgü, nimet, meydana getirmek, sebep olmak, yakından takip etmek, desteklemek, izlemek, uymak, bağlı kalmak, irtibata geçmek anlamlarına da gelir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki Allah İsrailoğullarından (Kenan diyarına göndermek için) on iki temsilci (önder) seçmiş ve onlardan şöyle söz almıştı: “Gerçek şu ki; “Ben (tüm desteğimle zalimlere karşı) sizinle beraber olacağım. Andolsun ki eğer namazı kılar zekâtı verirseniz resullerime inanır (ve itaat ederseniz) onları destekler ve Allah’a güzel bir borç verirseniz (Allah yolunda harcama yaparsanız) elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve Andolsun sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim (doğru yolu bulmuşken) inkâr ederse mutlaka o dosdoğru yoldan saparak (kendine yazık etmiş olur).”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “temsilci” ifadesi, “önder, başkan” anlamlarına da geldiği gibi “istihbaratçı” ya da “casus” anlamlarına da gelmektedir. Allah Musa Peygamber’e on iki kabilenin her birinden seçilen güvenilir birer öncü kişiyi İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak ve organize etmek üzere “Kenan topraklarına” göndermesini emir buyurmuştu. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde birçok kez tekrarlanan “salat” terimi, bir ritüel olmanın yanında Hak’tan yana olmayı ve imanın gereklerini yerine getirmeyi de ihtiva edecek şekilde hayatın tamamında ortaya konan duruşu da ifade eder. Ayrıca “salat”; dua, dua etmek; yalvarma, yakarış; konuşma, söylev, nutuk, övgü, nimet, meydana getirmek, sebep olmak, yakından takip etmek, desteklemek, izlemek, uymak, bağlı kalmak, irtibata geçmek anlamlarına da gelir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki Allah İsrailoğullarından (Kenan diyarına göndermek için) on iki temsilci (önder) seçmiş ve onlardan şöyle söz almıştı: “Gerçek şu ki; “Ben (tüm desteğimle zalimlere karşı) sizinle beraber olacağım. Andolsun ki eğer namazı kılar zekâtı verirseniz resullerime inanır (ve itaat ederseniz) onları destekler ve Allah’a güzel bir borç verirseniz (Allah yolunda harcama yaparsanız) elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve Andolsun sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim (doğru yolu bulmuşken) inkâr ederse mutlaka o dosdoğru yoldan saparak (kendine yazık etmiş olur).”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-12c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “temsilci” ifadesi, “önder, başkan” anlamlarına da geldiği gibi “istihbaratçı” ya da “casus” anlamlarına da gelmektedir. Allah Musa Peygamber’e on iki kabilenin her birinden seçilen güvenilir birer öncü kişiyi İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak ve organize etmek üzere “Kenan topraklarına” göndermesini emir buyurmuştu. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde birçok kez tekrarlanan “salat” terimi, bir ritüel olmanın yanında Hak’tan yana olmayı ve imanın gereklerini yerine getirmeyi de ihtiva edecek şekilde hayatın tamamında ortaya konan duruşu da ifade eder. Ayrıca “salat”; dua, dua etmek; yalvarma, yakarış; konuşma, söylev, nutuk, övgü, nimet, meydana getirmek, sebep olmak, yakından takip etmek, desteklemek, izlemek, uymak, bağlı kalmak, irtibata geçmek anlamlarına da gelir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki Allah İsrailoğullarından (Kenan diyarına göndermek için) on iki temsilci (önder) seçmiş ve onlardan şöyle söz almıştı: “Gerçek şu ki; “Ben (tüm desteğimle zalimlere karşı) sizinle beraber olacağım. Andolsun ki eğer namazı kılar zekâtı verirseniz resullerime inanır (ve itaat ederseniz) onları destekler ve Allah’a güzel bir borç verirseniz (Allah yolunda harcama yaparsanız) elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve Andolsun sizi altından ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim (doğru yolu bulmuşken) inkâr ederse mutlaka o dosdoğru yoldan saparak (kendine yazık etmiş olur).”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-11c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “temsilci” ifadesi, “önder, başkan” anlamlarına da geldiği gibi “istihbaratçı” ya da “casus” anlamlarına da gelmektedir. Allah Musa Peygamber’e on iki kabilenin her birinden seçilen güvenilir birer öncü kişiyi İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak ve organize etmek üzere “Kenan topraklarına” göndermesini emir buyurmuştu. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde birçok kez tekrarlanan “salat” terimi, bir ritüel olmanın yanında Hak’tan yana olmayı ve imanın gereklerini yerine getirmeyi de ihtiva edecek şekilde hayatın tamamında ortaya konan duruşu da ifade eder. Ayrıca “salat”; dua, dua etmek; yalvarma, yakarış; konuşma, söylev, nutuk, övgü, nimet, meydana getirmek, sebep olmak, yakından takip etmek, desteklemek, izlemek, uymak, bağlı kalmak, irtibata geçmek anlamlarına da gelir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Buna rağmen o günün Yahudileri) verdikleri sözlerden caydıkları için onları (rahmetimizden mahrum ederek) lanetledik ve (hakikati idrak etme melekelerini körelterek) kalplerini katılaştırdık. Onlar ki kelimelerin anlamlarını (Tevrat’ı) tahrif ederler kendilerine öğütlenen şeyden pay çıkarmayı da unuttular. Pek azı dışında onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de Sen onları bağışla (kaba ve kırıcı olma) yaptıkları (densizliklere) aldırış etme (sabret ve güzellikten yana ol)! Çünkü Allah iyi davrananları ve iyi yapanları sever.","arabic_text":"بِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةًۚ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَٓائِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-13c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, verdikleri sözlerden caydılar. Sebepsiz yere Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Şuayb gibi birçok peygamberi öldürdüler. Hz. İsa’yı öldürmek ve çarmıha germek için tuzak kurdular. Âyette belirtildiği gibi Tevrat’ı tahrif ettiler. Tevrat ayetlerini yorumlarken, sözleri asıl bağlamından kopararak kasten çarpıttılar. Kendi görüşlerini Allah’a isnat ederek keyfî ilaveler ve kasıtlı değişiklikler yaptılar. Verdikleri sözden caydıkları için Allah da onları lanetledi ve kalpleri katılaştı. (Bakara, 2/74) Çünkü batıl inançlara maksatlı olarak sarılan ve hakikatin sesini dinlemeyi inatla reddeden insanların zamanla ferasetleri kayboluyor. M.Ö. 586 Yılında Babil İmparatoru Buhtunnasır, Kudüs’ü işgal edip Mescid-i Aksa’yı tahrip etmiş, İsrailoğullarının ileri gelen âlimlerini öldürmüş ve ezberlenmemiş ve tek nüsha halinde bulunan Tevrat’ı yakmıştı. Daha sonraki yıllarda esaretten kurtulan İsrailoğulları, Tevrat’ın hatırlarda kalanlarını toplayarak kendilerine göre bir Tevrat oluşturdular. Bu esnada hazır fırsat ellerine geçmişken işlerine geleni bıraktılar, gelmeyeni çıkardılar."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Buna rağmen o günün Yahudileri) verdikleri sözlerden caydıkları için onları (rahmetimizden mahrum ederek) lanetledik ve (hakikati idrak etme melekelerini körelterek) kalplerini katılaştırdık. Onlar ki kelimelerin anlamlarını (Tevrat’ı) tahrif ederler kendilerine öğütlenen şeyden pay çıkarmayı da unuttular. Pek azı dışında onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de Sen onları bağışla (kaba ve kırıcı olma) yaptıkları (densizliklere) aldırış etme (sabret ve güzellikten yana ol)! Çünkü Allah iyi davrananları ve iyi yapanları sever.","arabic_text":"بِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةًۚ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَٓائِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-13c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, verdikleri sözlerden caydılar. Sebepsiz yere Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Şuayb gibi birçok peygamberi öldürdüler. Hz. İsa’yı öldürmek ve çarmıha germek için tuzak kurdular. Âyette belirtildiği gibi Tevrat’ı tahrif ettiler. Tevrat ayetlerini yorumlarken, sözleri asıl bağlamından kopararak kasten çarpıttılar. Kendi görüşlerini Allah’a isnat ederek keyfî ilaveler ve kasıtlı değişiklikler yaptılar. Verdikleri sözden caydıkları için Allah da onları lanetledi ve kalpleri katılaştı. (Bakara, 2/74) Çünkü batıl inançlara maksatlı olarak sarılan ve hakikatin sesini dinlemeyi inatla reddeden insanların zamanla ferasetleri kayboluyor. M.Ö. 586 Yılında Babil İmparatoru Buhtunnasır, Kudüs’ü işgal edip Mescid-i Aksa’yı tahrip etmiş, İsrailoğullarının ileri gelen âlimlerini öldürmüş ve ezberlenmemiş ve tek nüsha halinde bulunan Tevrat’ı yakmıştı. Daha sonraki yıllarda esaretten kurtulan İsrailoğulları, Tevrat’ın hatırlarda kalanlarını toplayarak kendilerine göre bir Tevrat oluşturdular. Bu esnada hazır fırsat ellerine geçmişken işlerine geleni bıraktılar, gelmeyeni çıkardılar."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Buna rağmen o günün Yahudileri) verdikleri sözlerden caydıkları için onları (rahmetimizden mahrum ederek) lanetledik ve (hakikati idrak etme melekelerini körelterek) kalplerini katılaştırdık. Onlar ki kelimelerin anlamlarını (Tevrat’ı) tahrif ederler kendilerine öğütlenen şeyden pay çıkarmayı da unuttular. Pek azı dışında onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de Sen onları bağışla (kaba ve kırıcı olma) yaptıkları (densizliklere) aldırış etme (sabret ve güzellikten yana ol)! Çünkü Allah iyi davrananları ve iyi yapanları sever.","arabic_text":"بِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةًۚ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَٓائِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-13c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, verdikleri sözlerden caydılar. Sebepsiz yere Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Şuayb gibi birçok peygamberi öldürdüler. Hz. İsa’yı öldürmek ve çarmıha germek için tuzak kurdular. Âyette belirtildiği gibi Tevrat’ı tahrif ettiler. Tevrat ayetlerini yorumlarken, sözleri asıl bağlamından kopararak kasten çarpıttılar. Kendi görüşlerini Allah’a isnat ederek keyfî ilaveler ve kasıtlı değişiklikler yaptılar. Verdikleri sözden caydıkları için Allah da onları lanetledi ve kalpleri katılaştı. (Bakara, 2/74) Çünkü batıl inançlara maksatlı olarak sarılan ve hakikatin sesini dinlemeyi inatla reddeden insanların zamanla ferasetleri kayboluyor. M.Ö. 586 Yılında Babil İmparatoru Buhtunnasır, Kudüs’ü işgal edip Mescid-i Aksa’yı tahrip etmiş, İsrailoğullarının ileri gelen âlimlerini öldürmüş ve ezberlenmemiş ve tek nüsha halinde bulunan Tevrat’ı yakmıştı. Daha sonraki yıllarda esaretten kurtulan İsrailoğulları, Tevrat’ın hatırlarda kalanlarını toplayarak kendilerine göre bir Tevrat oluşturdular. Bu esnada hazır fırsat ellerine geçmişken işlerine geleni bıraktılar, gelmeyeni çıkardılar."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Buna rağmen o günün Yahudileri) verdikleri sözlerden caydıkları için onları (rahmetimizden mahrum ederek) lanetledik ve (hakikati idrak etme melekelerini körelterek) kalplerini katılaştırdık. Onlar ki kelimelerin anlamlarını (Tevrat’ı) tahrif ederler kendilerine öğütlenen şeyden pay çıkarmayı da unuttular. Pek azı dışında onlardan sürekli ihanet görürsün. Yine de Sen onları bağışla (kaba ve kırıcı olma) yaptıkları (densizliklere) aldırış etme (sabret ve güzellikten yana ol)! Çünkü Allah iyi davrananları ve iyi yapanları sever.","arabic_text":"بِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةًۚ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَٓائِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-12c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, verdikleri sözlerden caydılar. Sebepsiz yere Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Şuayb gibi birçok peygamberi öldürdüler. Hz. İsa’yı öldürmek ve çarmıha germek için tuzak kurdular. Âyette belirtildiği gibi Tevrat’ı tahrif ettiler. Tevrat ayetlerini yorumlarken, sözleri asıl bağlamından kopararak kasten çarpıttılar. Kendi görüşlerini Allah’a isnat ederek keyfî ilaveler ve kasıtlı değişiklikler yaptılar. Verdikleri sözden caydıkları için Allah da onları lanetledi ve kalpleri katılaştı. (Bakara, 2/74) Çünkü batıl inançlara maksatlı olarak sarılan ve hakikatin sesini dinlemeyi inatla reddeden insanların zamanla ferasetleri kayboluyor. M.Ö. 586 Yılında Babil İmparatoru Buhtunnasır, Kudüs’ü işgal edip Mescid-i Aksa’yı tahrip etmiş, İsrailoğullarının ileri gelen âlimlerini öldürmüş ve ezberlenmemiş ve tek nüsha halinde bulunan Tevrat’ı yakmıştı. Daha sonraki yıllarda esaretten kurtulan İsrailoğulları, Tevrat’ın hatırlarda kalanlarını toplayarak kendilerine göre bir Tevrat oluşturdular. Bu esnada hazır fırsat ellerine geçmişken işlerine geleni bıraktılar, gelmeyeni çıkardılar."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bunun gibi) “Biz Nasarayız/Hristiyan’ız” diyenlerden de (peygamberlerine ve kitaplarına inanıp itaat edeceklerine dair) sağlam söz almıştık. Ama onlar da kendilerine öğretilen hakikatlerden pay almayı/nasiplenmeyi unuttular. Bu yüzden Biz de aralarına (tâ) kıyamete kadar sürecek olan bir kin ve düşmanlık soktuk. Yakında (Mahşer günü) Allah yaptıklarını (sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi) onlara haber verecektir!","arabic_text":"وَمِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰٓى اَخَذْنَا م۪يثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۖ فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّٰهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-14c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen Hristiyanlar Pavlus Hristiyanlığından önce yaşayan İsevilerdir. Ayette de görüldüğü gibi Hz. İsa onların arasındaydı ve “teslis” yani Tanrının üç ayrı kişiden oluştuğu inancı henüz yoktu. Bakara sûresinin 2/146. âyetinde de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed’i kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanıyan o günün Hristiyanları, bilerek ona ve onun getirdiği vahye inanmadılar. Hakikati örtbas ettiler. Hz. İsa’yı haksız şekilde Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü olarak görerek ulûhiyet makamına yükselttiler, onun için “Allah’ın oğludur” dediler. Böylece onun getirdiği mesajın özüne ters düşerek Hz. İsa’nın gerçek öğretisinden uzaklaştılar. Buna karşılık, âyette belirtildiği gibi Allah, Hristiyan toplulukları kendi aralarında düşmanlıkla cezalandırdığından dolayı sürekli savaşlara yol açan birbirlerine düşman yüzlerce mezhep türemiş, onlarca farklı İncil yazılmıştır. Ayetin sonunda “yasnaûn” kelimesinin gelmesi de manidardır. Çünkü Kur’an’da genelde “yapmak” anlamına gelen “ya’melûn” kelimesi kullanılır. “Yasnaûn” sanat icra ederler anlamındadır. Yani bunlar din ile oynamayı, vahyin içeriğini değiştirmeyi kendilerine sanat edinmişlerdir. Bu itibarla ayetin son cümlesini “Sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi mahşerde Allah onlara soracaktır” şeklinde yorumlamak daha doğru olur."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bunun gibi) “Biz Nasarayız/Hristiyan’ız” diyenlerden de (peygamberlerine ve kitaplarına inanıp itaat edeceklerine dair) sağlam söz almıştık. Ama onlar da kendilerine öğretilen hakikatlerden pay almayı/nasiplenmeyi unuttular. Bu yüzden Biz de aralarına (tâ) kıyamete kadar sürecek olan bir kin ve düşmanlık soktuk. Yakında (Mahşer günü) Allah yaptıklarını (sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi) onlara haber verecektir!","arabic_text":"وَمِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰٓى اَخَذْنَا م۪يثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۖ فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّٰهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-14c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen Hristiyanlar Pavlus Hristiyanlığından önce yaşayan İsevilerdir. Ayette de görüldüğü gibi Hz. İsa onların arasındaydı ve “teslis” yani Tanrının üç ayrı kişiden oluştuğu inancı henüz yoktu. Bakara sûresinin 2/146. âyetinde de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed’i kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanıyan o günün Hristiyanları, bilerek ona ve onun getirdiği vahye inanmadılar. Hakikati örtbas ettiler. Hz. İsa’yı haksız şekilde Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü olarak görerek ulûhiyet makamına yükselttiler, onun için “Allah’ın oğludur” dediler. Böylece onun getirdiği mesajın özüne ters düşerek Hz. İsa’nın gerçek öğretisinden uzaklaştılar. Buna karşılık, âyette belirtildiği gibi Allah, Hristiyan toplulukları kendi aralarında düşmanlıkla cezalandırdığından dolayı sürekli savaşlara yol açan birbirlerine düşman yüzlerce mezhep türemiş, onlarca farklı İncil yazılmıştır. Ayetin sonunda “yasnaûn” kelimesinin gelmesi de manidardır. Çünkü Kur’an’da genelde “yapmak” anlamına gelen “ya’melûn” kelimesi kullanılır. “Yasnaûn” sanat icra ederler anlamındadır. Yani bunlar din ile oynamayı, vahyin içeriğini değiştirmeyi kendilerine sanat edinmişlerdir. Bu itibarla ayetin son cümlesini “Sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi mahşerde Allah onlara soracaktır” şeklinde yorumlamak daha doğru olur."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bunun gibi) “Biz Nasarayız/Hristiyan’ız” diyenlerden de (peygamberlerine ve kitaplarına inanıp itaat edeceklerine dair) sağlam söz almıştık. Ama onlar da kendilerine öğretilen hakikatlerden pay almayı/nasiplenmeyi unuttular. Bu yüzden Biz de aralarına (tâ) kıyamete kadar sürecek olan bir kin ve düşmanlık soktuk. Yakında (Mahşer günü) Allah yaptıklarını (sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi) onlara haber verecektir!","arabic_text":"وَمِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰٓى اَخَذْنَا م۪يثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۖ فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّٰهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-14c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen Hristiyanlar Pavlus Hristiyanlığından önce yaşayan İsevilerdir. Ayette de görüldüğü gibi Hz. İsa onların arasındaydı ve “teslis” yani Tanrının üç ayrı kişiden oluştuğu inancı henüz yoktu. Bakara sûresinin 2/146. âyetinde de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed’i kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanıyan o günün Hristiyanları, bilerek ona ve onun getirdiği vahye inanmadılar. Hakikati örtbas ettiler. Hz. İsa’yı haksız şekilde Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü olarak görerek ulûhiyet makamına yükselttiler, onun için “Allah’ın oğludur” dediler. Böylece onun getirdiği mesajın özüne ters düşerek Hz. İsa’nın gerçek öğretisinden uzaklaştılar. Buna karşılık, âyette belirtildiği gibi Allah, Hristiyan toplulukları kendi aralarında düşmanlıkla cezalandırdığından dolayı sürekli savaşlara yol açan birbirlerine düşman yüzlerce mezhep türemiş, onlarca farklı İncil yazılmıştır. Ayetin sonunda “yasnaûn” kelimesinin gelmesi de manidardır. Çünkü Kur’an’da genelde “yapmak” anlamına gelen “ya’melûn” kelimesi kullanılır. “Yasnaûn” sanat icra ederler anlamındadır. Yani bunlar din ile oynamayı, vahyin içeriğini değiştirmeyi kendilerine sanat edinmişlerdir. Bu itibarla ayetin son cümlesini “Sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi mahşerde Allah onlara soracaktır” şeklinde yorumlamak daha doğru olur."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bunun gibi) “Biz Nasarayız/Hristiyan’ız” diyenlerden de (peygamberlerine ve kitaplarına inanıp itaat edeceklerine dair) sağlam söz almıştık. Ama onlar da kendilerine öğretilen hakikatlerden pay almayı/nasiplenmeyi unuttular. Bu yüzden Biz de aralarına (tâ) kıyamete kadar sürecek olan bir kin ve düşmanlık soktuk. Yakında (Mahşer günü) Allah yaptıklarını (sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi) onlara haber verecektir!","arabic_text":"وَمِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰٓى اَخَذْنَا م۪يثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۖ فَاَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللّٰهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-13c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen Hristiyanlar Pavlus Hristiyanlığından önce yaşayan İsevilerdir. Ayette de görüldüğü gibi Hz. İsa onların arasındaydı ve “teslis” yani Tanrının üç ayrı kişiden oluştuğu inancı henüz yoktu. Bakara sûresinin 2/146. âyetinde de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed’i kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanıyan o günün Hristiyanları, bilerek ona ve onun getirdiği vahye inanmadılar. Hakikati örtbas ettiler. Hz. İsa’yı haksız şekilde Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü olarak görerek ulûhiyet makamına yükselttiler, onun için “Allah’ın oğludur” dediler. Böylece onun getirdiği mesajın özüne ters düşerek Hz. İsa’nın gerçek öğretisinden uzaklaştılar. Buna karşılık, âyette belirtildiği gibi Allah, Hristiyan toplulukları kendi aralarında düşmanlıkla cezalandırdığından dolayı sürekli savaşlara yol açan birbirlerine düşman yüzlerce mezhep türemiş, onlarca farklı İncil yazılmıştır. Ayetin sonunda “yasnaûn” kelimesinin gelmesi de manidardır. Çünkü Kur’an’da genelde “yapmak” anlamına gelen “ya’melûn” kelimesi kullanılır. “Yasnaûn” sanat icra ederler anlamındadır. Yani bunlar din ile oynamayı, vahyin içeriğini değiştirmeyi kendilerine sanat edinmişlerdir. Bu itibarla ayetin son cümlesini “Sanata dönüştürdükleri dini tahrif etmeyi mahşerde Allah onlara soracaktır” şeklinde yorumlamak daha doğru olur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey Ehli Kitap! Kitaptan (Tevrat ve İncil’den) gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıkça bildiren ve birçoğunu da (gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp) affeden Resulümüz gelmiştir. İşte size Allah’tan bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَث۪يرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ قَدْ جَٓاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-15c.mp3","commentary_text":"“Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayıp affeden” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle dinini tamamlamıştır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey Ehli Kitap! Kitaptan (Tevrat ve İncil’den) gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıkça bildiren ve birçoğunu da (gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp) affeden Resulümüz gelmiştir. İşte size Allah’tan bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَث۪يرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ قَدْ جَٓاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-15c.mp3","commentary_text":"“Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayıp affeden” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle dinini tamamlamıştır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey Ehli Kitap! Kitaptan (Tevrat ve İncil’den) gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıkça bildiren ve birçoğunu da (gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp) affeden Resulümüz gelmiştir. İşte size Allah’tan bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَث۪يرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ قَدْ جَٓاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-15c.mp3","commentary_text":"“Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayıp affeden” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle dinini tamamlamıştır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey Ehli Kitap! Kitaptan (Tevrat ve İncil’den) gizlemekte olduğunuz birçok şeyi size açıkça bildiren ve birçoğunu da (gerekli görmediği için yüzünüze vurmayıp) affeden Resulümüz gelmiştir. İşte size Allah’tan bir nûr ve hakikatleri açıklayan bir kitap (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَث۪يرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ قَدْ جَٓاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-14c.mp3","commentary_text":"“Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayıp affeden” ifadesi, Kur’an’ın temel ilkelerinden biri olan, ilahi vahyin tarihsel sürekliliği akidesine bir işarettir. Allah, Risâlet gelmeden önce, geçmiş kitapların ve şeriatların içerdiği hükümlerden uygulanmaz hale gelenleri neshetmiş, sürekli ve kapsayıcı yeni ilave hükümlerle dinini tamamlamıştır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah rızasını kazanmak isteyenleri bu kitap sayesinde barış esenlik ve kurtuluş yollarına ulaştıracaktır. Onları kendi izni ve iradesiyle (dalalet ve cehalet) karanlıklarından (kurtarıp) aydınlığa çıkaracak (ve sonu cennet olan) dosdoğru yola iletecektir.","arabic_text":"يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["2/2","3/103","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"4/4-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-16c.mp3","commentary_text":"“Kur’an sayesinde Allah’ın rızasını gözetenlerin kurtuluşa ermesi” tanımlaması, insanın hem maddi hem de manevi her türlü kötülükten emin olması ve iç huzuru yakalaması demektir. Yunus sûresinin 10/57. âyetinde de ifade edildiği gibi Kur’an insan için genel anlamıyla bir “şifa” kaynağıdır, selamet ve saadeti için bulunmaz bir hazinedir. Kâinat kitabını doğru okuyan ve hayatını Kur’an’a göre programlayan insanın önündeki yolların kapanması mümkün değildir. Şirk, iftira, fitne, yalan, hırsızlık, aldatma, kayırma, zulüm gibi kötülüklerin her türlüsünden uzak kalarak, huzurla dolu, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir hayatın tesisi ancak Kur’an’la mümkündür. Kur’an’la hayatın dizayn edilmesi için, onun çok iyi anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyi okumanın kimseye bir faydası yoktur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah rızasını kazanmak isteyenleri bu kitap sayesinde barış esenlik ve kurtuluş yollarına ulaştıracaktır. Onları kendi izni ve iradesiyle (dalalet ve cehalet) karanlıklarından (kurtarıp) aydınlığa çıkaracak (ve sonu cennet olan) dosdoğru yola iletecektir.","arabic_text":"يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["2/2","3/103","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"4/4-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-16c.mp3","commentary_text":"“Kur’an sayesinde Allah’ın rızasını gözetenlerin kurtuluşa ermesi” tanımlaması, insanın hem maddi hem de manevi her türlü kötülükten emin olması ve iç huzuru yakalaması demektir. Yunus sûresinin 10/57. âyetinde de ifade edildiği gibi Kur’an insan için genel anlamıyla bir “şifa” kaynağıdır, selamet ve saadeti için bulunmaz bir hazinedir. Kâinat kitabını doğru okuyan ve hayatını Kur’an’a göre programlayan insanın önündeki yolların kapanması mümkün değildir. Şirk, iftira, fitne, yalan, hırsızlık, aldatma, kayırma, zulüm gibi kötülüklerin her türlüsünden uzak kalarak, huzurla dolu, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir hayatın tesisi ancak Kur’an’la mümkündür. Kur’an’la hayatın dizayn edilmesi için, onun çok iyi anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyi okumanın kimseye bir faydası yoktur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah rızasını kazanmak isteyenleri bu kitap sayesinde barış esenlik ve kurtuluş yollarına ulaştıracaktır. Onları kendi izni ve iradesiyle (dalalet ve cehalet) karanlıklarından (kurtarıp) aydınlığa çıkaracak (ve sonu cennet olan) dosdoğru yola iletecektir.","arabic_text":"يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["2/2","3/103","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"4/4-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-16c.mp3","commentary_text":"“Kur’an sayesinde Allah’ın rızasını gözetenlerin kurtuluşa ermesi” tanımlaması, insanın hem maddi hem de manevi her türlü kötülükten emin olması ve iç huzuru yakalaması demektir. Yunus sûresinin 10/57. âyetinde de ifade edildiği gibi Kur’an insan için genel anlamıyla bir “şifa” kaynağıdır, selamet ve saadeti için bulunmaz bir hazinedir. Kâinat kitabını doğru okuyan ve hayatını Kur’an’a göre programlayan insanın önündeki yolların kapanması mümkün değildir. Şirk, iftira, fitne, yalan, hırsızlık, aldatma, kayırma, zulüm gibi kötülüklerin her türlüsünden uzak kalarak, huzurla dolu, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir hayatın tesisi ancak Kur’an’la mümkündür. Kur’an’la hayatın dizayn edilmesi için, onun çok iyi anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyi okumanın kimseye bir faydası yoktur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah rızasını kazanmak isteyenleri bu kitap sayesinde barış esenlik ve kurtuluş yollarına ulaştıracaktır. Onları kendi izni ve iradesiyle (dalalet ve cehalet) karanlıklarından (kurtarıp) aydınlığa çıkaracak (ve sonu cennet olan) dosdoğru yola iletecektir.","arabic_text":"يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["2/2","3/103","6/155","10/57","14/1"],"audio_path":"4/4-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-15c.mp3","commentary_text":"“Kur’an sayesinde Allah’ın rızasını gözetenlerin kurtuluşa ermesi” tanımlaması, insanın hem maddi hem de manevi her türlü kötülükten emin olması ve iç huzuru yakalaması demektir. Yunus sûresinin 10/57. âyetinde de ifade edildiği gibi Kur’an insan için genel anlamıyla bir “şifa” kaynağıdır, selamet ve saadeti için bulunmaz bir hazinedir. Kâinat kitabını doğru okuyan ve hayatını Kur’an’a göre programlayan insanın önündeki yolların kapanması mümkün değildir. Şirk, iftira, fitne, yalan, hırsızlık, aldatma, kayırma, zulüm gibi kötülüklerin her türlüsünden uzak kalarak, huzurla dolu, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir hayatın tesisi ancak Kur’an’la mümkündür. Kur’an’la hayatın dizayn edilmesi için, onun çok iyi anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyi okumanın kimseye bir faydası yoktur."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphe yok ki “Meryem oğlu Mesih Allah’tır!” diyenler (şirke girip) kâfir olmuşlardır. De ki: “Eğer Allah Meryemoğlu İsa’yı onun annesini ve yeryüzündeki herkesi yok etmek istese O’na kim engel olabilir? Zira göklerin yerin ve onlar arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Çünkü O’nun gücü her şeye yeter!”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ اَنْ يُهْلِكَ الْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["2/116","5/72","9/30","16/57"],"audio_path":"4/4-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphe yok ki “Meryem oğlu Mesih Allah’tır!” diyenler (şirke girip) kâfir olmuşlardır. De ki: “Eğer Allah Meryemoğlu İsa’yı onun annesini ve yeryüzündeki herkesi yok etmek istese O’na kim engel olabilir? Zira göklerin yerin ve onlar arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Çünkü O’nun gücü her şeye yeter!”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ اَنْ يُهْلِكَ الْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["2/116","5/72","9/30","16/57"],"audio_path":"4/4-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphe yok ki “Meryem oğlu Mesih Allah’tır!” diyenler (şirke girip) kâfir olmuşlardır. De ki: “Eğer Allah Meryemoğlu İsa’yı onun annesini ve yeryüzündeki herkesi yok etmek istese O’na kim engel olabilir? Zira göklerin yerin ve onlar arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Çünkü O’nun gücü her şeye yeter!”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ اَنْ يُهْلِكَ الْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["2/116","5/72","9/30","16/57"],"audio_path":"4/4-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphe yok ki “Meryem oğlu Mesih Allah’tır!” diyenler (şirke girip) kâfir olmuşlardır. De ki: “Eğer Allah Meryemoğlu İsa’yı onun annesini ve yeryüzündeki herkesi yok etmek istese O’na kim engel olabilir? Zira göklerin yerin ve onlar arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Çünkü O’nun gücü her şeye yeter!”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ اَنْ يُهْلِكَ الْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["2/116","5/72","9/30","16/57"],"audio_path":"4/4-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yahudi ve Hristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: (madem Allah’ın çocuklarısınız) “O halde ne diye günahlarınızdan ötürü (Allah) sizi cezalandırıyor? Hayır siz de O’nun yarattıklarından birer beşersiniz. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğini bağışlar dilediğini cezalandırır. Göklerin yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. (Sonunda) dönüş ancak O’nadır.”","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارٰى نَحْنُ اَبْنَٓاءُ اللّٰهِ وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ بَشَرٌ مِمَّنْ خَلَقَۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۘ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yahudi ve Hristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: (madem Allah’ın çocuklarısınız) “O halde ne diye günahlarınızdan ötürü (Allah) sizi cezalandırıyor? Hayır siz de O’nun yarattıklarından birer beşersiniz. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğini bağışlar dilediğini cezalandırır. Göklerin yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. (Sonunda) dönüş ancak O’nadır.”","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارٰى نَحْنُ اَبْنَٓاءُ اللّٰهِ وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ بَشَرٌ مِمَّنْ خَلَقَۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۘ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yahudi ve Hristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: (madem Allah’ın çocuklarısınız) “O halde ne diye günahlarınızdan ötürü (Allah) sizi cezalandırıyor? Hayır siz de O’nun yarattıklarından birer beşersiniz. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğini bağışlar dilediğini cezalandırır. Göklerin yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. (Sonunda) dönüş ancak O’nadır.”","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارٰى نَحْنُ اَبْنَٓاءُ اللّٰهِ وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ بَشَرٌ مِمَّنْ خَلَقَۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۘ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yahudi ve Hristiyanlar: “Biz Allah’ın çocukları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: (madem Allah’ın çocuklarısınız) “O halde ne diye günahlarınızdan ötürü (Allah) sizi cezalandırıyor? Hayır siz de O’nun yarattıklarından birer beşersiniz. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğini bağışlar dilediğini cezalandırır. Göklerin yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. (Sonunda) dönüş ancak O’nadır.”","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارٰى نَحْنُ اَبْنَٓاءُ اللّٰهِ وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُۜ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ بَشَرٌ مِمَّنْ خَلَقَۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۘ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey kitap ehli! Resullerin arası kesildiği bir sırada “Bize müjdeleyici ve uyarıcı bir resûl gelmedi” demeyesiniz diye işte size hakikatleri beyan eden müjdeleyici ve uyarıcı resulümüz gelmiştir. Allah her şeye kâdirdir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاءَنَا مِنْ بَش۪يرٍ وَلَا نَذ۪يرٍۘ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَش۪يرٌ وَنَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-19c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır. Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey kitap ehli! Resullerin arası kesildiği bir sırada “Bize müjdeleyici ve uyarıcı bir resûl gelmedi” demeyesiniz diye işte size hakikatleri beyan eden müjdeleyici ve uyarıcı resulümüz gelmiştir. Allah her şeye kâdirdir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاءَنَا مِنْ بَش۪يرٍ وَلَا نَذ۪يرٍۘ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَش۪يرٌ وَنَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-19c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır. Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey kitap ehli! Resullerin arası kesildiği bir sırada “Bize müjdeleyici ve uyarıcı bir resûl gelmedi” demeyesiniz diye işte size hakikatleri beyan eden müjdeleyici ve uyarıcı resulümüz gelmiştir. Allah her şeye kâdirdir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاءَنَا مِنْ بَش۪يرٍ وَلَا نَذ۪يرٍۘ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَش۪يرٌ وَنَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-19c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır. Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ey kitap ehli! Resullerin arası kesildiği bir sırada “Bize müjdeleyici ve uyarıcı bir resûl gelmedi” demeyesiniz diye işte size hakikatleri beyan eden müjdeleyici ve uyarıcı resulümüz gelmiştir. Allah her şeye kâdirdir.","arabic_text":"يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاءَنَا مِنْ بَش۪يرٍ وَلَا نَذ۪يرٍۘ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَش۪يرٌ وَنَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-18c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır. Hz. İsa’dan yaklaşık altı asır geçtikten sonra Hz. Muhammed resûl olarak görevlendirildi. Bu iki peygamber arasındaki zamana “Fetret devri”, bu dönemde yaşayanlara da “fetret ehli” denmektedir. Otoritelerin çoğuna göre Hz. Musa ile Hz. İsa arasındaki zaman bin yedi yüz sene, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasındaki zaman da altı yüz senedir. Yaygın inanışa göre, Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmemiştir. Oysa “Andolsun ki biz her topluma: “Allah’a kulluk edin ve tağûta kulluk etmekten sakının” diyen bir peygamber gönderdik” (Nahl 16/36), “Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fatır 35/24) buyrulmaktadır. Ayette zikredilen “resullerin arası kesildiği sırada” cümlesi altı yüz sene gibi uzun bir zamanı kapsayıp kapsamadığı bilinmemektedir. Ancak Kur’an’da adı geçen peygamberlerde Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında herhangi bir nebi ismi zikredilmemektedir. Bu, iki nebi arasında peygamber gelmediği anlamına gelmez. Zira Mü’min suresi 40/78. ayette “Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da” buyrulmuştur. Dolaysıyla peygamber gelmiş de Kur’an’da zikredilmemiş olabilir. Bize düşen, Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size geçmişte lütfettiği nimetini hatırlayın! Zira O içinizden nebîler çıkarmış sizi (özellikle Yusuf nebi zamanında) yöneticiler ve hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiçbir topluma vermediği nimetleri size vermişti.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ ف۪يكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكًاۗ وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-20c.mp3","commentary_text":"Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük verdiğini, bulutları üzerlerine gölge yaparak kendilerine kudret helvası ve bıldırcın nimeti lütfettiğini, taşlardan her kabile için su fışkırttığını, Hz. Yusuf zamanında hükümdarlık ihsan ettiğini hatırlatıyor. Bir sonraki âyetteki “Allah’ın size vaat ettiği kutsal topraklara girin” ifadesi bu âyetle doğrudan bağlantılıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size geçmişte lütfettiği nimetini hatırlayın! Zira O içinizden nebîler çıkarmış sizi (özellikle Yusuf nebi zamanında) yöneticiler ve hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiçbir topluma vermediği nimetleri size vermişti.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ ف۪يكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكًاۗ وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-20c.mp3","commentary_text":"Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük verdiğini, bulutları üzerlerine gölge yaparak kendilerine kudret helvası ve bıldırcın nimeti lütfettiğini, taşlardan her kabile için su fışkırttığını, Hz. Yusuf zamanında hükümdarlık ihsan ettiğini hatırlatıyor. Bir sonraki âyetteki “Allah’ın size vaat ettiği kutsal topraklara girin” ifadesi bu âyetle doğrudan bağlantılıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size geçmişte lütfettiği nimetini hatırlayın! Zira O içinizden nebîler çıkarmış sizi (özellikle Yusuf nebi zamanında) yöneticiler ve hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiçbir topluma vermediği nimetleri size vermişti.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ ف۪يكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكًاۗ وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-20c.mp3","commentary_text":"Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük verdiğini, bulutları üzerlerine gölge yaparak kendilerine kudret helvası ve bıldırcın nimeti lütfettiğini, taşlardan her kabile için su fışkırttığını, Hz. Yusuf zamanında hükümdarlık ihsan ettiğini hatırlatıyor. Bir sonraki âyetteki “Allah’ın size vaat ettiği kutsal topraklara girin” ifadesi bu âyetle doğrudan bağlantılıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’ın size geçmişte lütfettiği nimetini hatırlayın! Zira O içinizden nebîler çıkarmış sizi (özellikle Yusuf nebi zamanında) yöneticiler ve hükümdarlar yapmış ve dünyada başka hiçbir topluma vermediği nimetleri size vermişti.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ ف۪يكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكًاۗ وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-19c.mp3","commentary_text":"Kur’an bu âyetle, 12 ve 13. âyetlerde işaret edilen, kesin taahhütlerini bozan ve Allah’a olan inançlarından rücu eden İsrailoğulları kıssasına yeniden dönüyor. İsrailoğullarına, kendi içlerinden peygamber çıkardığını, bu peygamber aracılığı ile onları Firavun’un zulmünden kurtardığını, onlara hâkimiyet ve özgürlük verdiğini, bulutları üzerlerine gölge yaparak kendilerine kudret helvası ve bıldırcın nimeti lütfettiğini, taşlardan her kabile için su fışkırttığını, Hz. Yusuf zamanında hükümdarlık ihsan ettiğini hatırlatıyor. Bir sonraki âyetteki “Allah’ın size vaat ettiği kutsal topraklara girin” ifadesi bu âyetle doğrudan bağlantılıdır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde) “Ey kavmim! Allah’ın size (vatan olmak üzere) nasip ettiği (Filistin diyarındaki) kutsal topraklara girin ama sakın geri dönmeyin yoksa kaybedenlerden olursunuz!”","arabic_text":"يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-21c.mp3","commentary_text":"“Kutsal topraklar”, Hz. İbrahim, İshak ve Yakup peygamberlerin vatanı olan Filistin’dir. Bu âyet, Hz. Mûsâ’ya tâbi olan o dönemin İsrailoğulları’ndan bahsetmektedir. Dolayısıyla onların üstün nimetlere mazhar olmaları ve Filistin’e girmeleri o döneme aittir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde) “Ey kavmim! Allah’ın size (vatan olmak üzere) nasip ettiği (Filistin diyarındaki) kutsal topraklara girin ama sakın geri dönmeyin yoksa kaybedenlerden olursunuz!”","arabic_text":"يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-21c.mp3","commentary_text":"“Kutsal topraklar”, Hz. İbrahim, İshak ve Yakup peygamberlerin vatanı olan Filistin’dir. Bu âyet, Hz. Mûsâ’ya tâbi olan o dönemin İsrailoğulları’ndan bahsetmektedir. Dolayısıyla onların üstün nimetlere mazhar olmaları ve Filistin’e girmeleri o döneme aittir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde) “Ey kavmim! Allah’ın size (vatan olmak üzere) nasip ettiği (Filistin diyarındaki) kutsal topraklara girin ama sakın geri dönmeyin yoksa kaybedenlerden olursunuz!”","arabic_text":"يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-21c.mp3","commentary_text":"“Kutsal topraklar”, Hz. İbrahim, İshak ve Yakup peygamberlerin vatanı olan Filistin’dir. Bu âyet, Hz. Mûsâ’ya tâbi olan o dönemin İsrailoğulları’ndan bahsetmektedir. Dolayısıyla onların üstün nimetlere mazhar olmaları ve Filistin’e girmeleri o döneme aittir."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde) “Ey kavmim! Allah’ın size (vatan olmak üzere) nasip ettiği (Filistin diyarındaki) kutsal topraklara girin ama sakın geri dönmeyin yoksa kaybedenlerden olursunuz!”","arabic_text":"يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-20c.mp3","commentary_text":"“Kutsal topraklar”, Hz. İbrahim, İshak ve Yakup peygamberlerin vatanı olan Filistin’dir. Bu âyet, Hz. Mûsâ’ya tâbi olan o dönemin İsrailoğulları’ndan bahsetmektedir. Dolayısıyla onların üstün nimetlere mazhar olmaları ve Filistin’e girmeleri o döneme aittir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar “Ey Musa! Orada zorba bir millet vardır onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa o zaman gireriz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّ ف۪يهَا قَوْمًا جَبَّار۪ينَۗ وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتّٰى يَخْرُجُوا مِنْهَاۚ فَاِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنَّا دَاخِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar “Ey Musa! Orada zorba bir millet vardır onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa o zaman gireriz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّ ف۪يهَا قَوْمًا جَبَّار۪ينَۗ وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتّٰى يَخْرُجُوا مِنْهَاۚ فَاِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنَّا دَاخِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar “Ey Musa! Orada zorba bir millet vardır onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa o zaman gireriz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّ ف۪يهَا قَوْمًا جَبَّار۪ينَۗ وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتّٰى يَخْرُجُوا مِنْهَاۚ فَاِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنَّا دَاخِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar “Ey Musa! Orada zorba bir millet vardır onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa o zaman gireriz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّ ف۪يهَا قَوْمًا جَبَّار۪ينَۗ وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتّٰى يَخْرُجُوا مِنْهَاۚ فَاِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنَّا دَاخِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Bunun üzerine) Allah’ın nimetine mazhar olan ve sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine (yürüyün. Şehre) kapıdan girin! Oraya girerseniz muhakkak ki galip gelirsiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’a güvenmelisiniz!”","arabic_text":"قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-23c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. âyette geçen İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak üzere “Kenan topraklarına” gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Bunun üzerine) Allah’ın nimetine mazhar olan ve sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine (yürüyün. Şehre) kapıdan girin! Oraya girerseniz muhakkak ki galip gelirsiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’a güvenmelisiniz!”","arabic_text":"قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-23c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. âyette geçen İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak üzere “Kenan topraklarına” gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Bunun üzerine) Allah’ın nimetine mazhar olan ve sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine (yürüyün. Şehre) kapıdan girin! Oraya girerseniz muhakkak ki galip gelirsiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’a güvenmelisiniz!”","arabic_text":"قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-23c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. âyette geçen İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak üzere “Kenan topraklarına” gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Bunun üzerine) Allah’ın nimetine mazhar olan ve sorumluluk bilinciyle yaşayanlardan iki kişi şöyle dedi: “Onların üzerine (yürüyün. Şehre) kapıdan girin! Oraya girerseniz muhakkak ki galip gelirsiniz! Ve eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’a güvenmelisiniz!”","arabic_text":"قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-22c.mp3","commentary_text":"Âyette geçen “sorumluluk bilinciyle yaşayan iki kişi”nin 12. âyette geçen İsrailoğullarının işgalinden önce, bilgi toplamak üzere “Kenan topraklarına” gönderilen on iki istihbaratçı arasında bulunan Yeşu ile Kaleb olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"İsrailoğulları şöyle dediler: “Ey Musa o zalimler orada bulundukça hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Artık sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturup bekleyeceğiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَٓا اَبَدًا مَا دَامُوا ف۪يهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İsrailoğulları şöyle dediler: “Ey Musa o zalimler orada bulundukça hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Artık sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturup bekleyeceğiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَٓا اَبَدًا مَا دَامُوا ف۪يهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İsrailoğulları şöyle dediler: “Ey Musa o zalimler orada bulundukça hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Artık sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturup bekleyeceğiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَٓا اَبَدًا مَا دَامُوا ف۪يهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İsrailoğulları şöyle dediler: “Ey Musa o zalimler orada bulundukça hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Artık sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturup bekleyeceğiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَٓا اَبَدًا مَا دَامُوا ف۪يهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa: “Ya Rabbi ben kendimden ve kardeşim (Harun’dan) başkasına söz geçiremiyorum. O halde şu fasık kavimle yollarımızı ayır ya Râb!” diye yalvardı.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ اِلَّا نَفْس۪ي وَاَخ۪ي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa: “Ya Rabbi ben kendimden ve kardeşim (Harun’dan) başkasına söz geçiremiyorum. O halde şu fasık kavimle yollarımızı ayır ya Râb!” diye yalvardı.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ اِلَّا نَفْس۪ي وَاَخ۪ي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa: “Ya Rabbi ben kendimden ve kardeşim (Harun’dan) başkasına söz geçiremiyorum. O halde şu fasık kavimle yollarımızı ayır ya Râb!” diye yalvardı.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ اِلَّا نَفْس۪ي وَاَخ۪ي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa: “Ya Rabbi ben kendimden ve kardeşim (Harun’dan) başkasına söz geçiremiyorum. O halde şu fasık kavimle yollarımızı ayır ya Râb!” diye yalvardı.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ اِلَّا نَفْس۪ي وَاَخ۪ي فَافْرُقْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah: “Öyleyse bu (topraklara girmek) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem (aptalca) dolaşıp dursunlar. Sen artık bu fâsıklar topluluğu için üzülme!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۚ يَت۪يهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe gizemli bir anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah: “Öyleyse bu (topraklara girmek) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem (aptalca) dolaşıp dursunlar. Sen artık bu fâsıklar topluluğu için üzülme!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۚ يَت۪يهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe gizemli bir anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah: “Öyleyse bu (topraklara girmek) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem (aptalca) dolaşıp dursunlar. Sen artık bu fâsıklar topluluğu için üzülme!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۚ يَت۪يهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe gizemli bir anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah: “Öyleyse bu (topraklara girmek) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem (aptalca) dolaşıp dursunlar. Sen artık bu fâsıklar topluluğu için üzülme!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّهَا مُحَرَّمَةٌ عَلَيْهِمْ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۚ يَت۪يهُونَ فِي الْاَرْضِ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-25c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kırk” sayısının çokluktan kinaye olduğunu yani “yıllarca, uzun zaman” anlamında kullanıldığını söyleyenler olsa da “kırk sayısı” Yahudi kültüründe gizemli bir anlam taşımaktadır. Nitekim Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi de kırk gün sürmüştü. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” (Bakara 2/51), “Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekleyerek (kırka çıkardık)” (A’râf 7/142). Peygamberlerine karşı gelerek mukaddes beldeye girmek istemeyen İsrailoğulları kırk yıl gibi uzun bir zaman Tih çölünde kısılıp kaldı ve birçokları öldü, yerlerine yeni nesiller geldi. Hz. Musa’nın vefatından sonra peygamber olan Hz. Yuşa zamanında Filistin fethedilerek Yahudiler oraya yerleşti."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil’in) kurbanı kabul edilmiş diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil) kardeşine: “Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince diğeri (Habil): “Allah ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّۢ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِۜ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil’in) kurbanı kabul edilmiş diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil) kardeşine: “Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince diğeri (Habil): “Allah ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّۢ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِۜ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil’in) kurbanı kabul edilmiş diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil) kardeşine: “Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince diğeri (Habil): “Allah ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّۢ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِۜ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçeğe dayalı hikâyesini anlat. Hani ikisi birer kurban sunmuşlardı da birinin (Habil’in) kurbanı kabul edilmiş diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil) kardeşine: “Yemin ederim ki seni öldüreceğim” deyince diğeri (Habil): “Allah ancak kendisine karşı sakınanlardan (kurbanı) kabul eder” demişti.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّۢ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِۜ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Eğer beni öldürmek üzere elini bana kaldırırsan (kendimi savunmaya çalışırım ama) ben seni öldürmek için (asla) elimi sana kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’a karşı yanlış yapmaktan korkarım.”","arabic_text":"لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Eğer beni öldürmek üzere elini bana kaldırırsan (kendimi savunmaya çalışırım ama) ben seni öldürmek için (asla) elimi sana kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’a karşı yanlış yapmaktan korkarım.”","arabic_text":"لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Eğer beni öldürmek üzere elini bana kaldırırsan (kendimi savunmaya çalışırım ama) ben seni öldürmek için (asla) elimi sana kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’a karşı yanlış yapmaktan korkarım.”","arabic_text":"لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Eğer beni öldürmek üzere elini bana kaldırırsan (kendimi savunmaya çalışırım ama) ben seni öldürmek için (asla) elimi sana kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’a karşı yanlış yapmaktan korkarım.”","arabic_text":"لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“(Beni öldürürsen) dilerim ki hem benim günahlarımı hem de kendi günahlarını yüklenesin de cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası işte budur” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ تَبُٓواَ بِاِثْم۪ي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِۚ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"4/4-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-29c.mp3","commentary_text":"Yani beni öldürmekle öyle günah kazanacaksın ki sanki benim günahlarımı da üzerine almış gibi çok büyük vebal alarak cehennem halkından olacaksın. Yoksa birisi bir başkasına kötülük yaptı diye onun günahlarını transfer etmiş olmaz. Öyle olsaydı bu ayetler gelmezdi: “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez” (Fatır 35/18), “Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez” (Necm 53/38)."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“(Beni öldürürsen) dilerim ki hem benim günahlarımı hem de kendi günahlarını yüklenesin de cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası işte budur” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ تَبُٓواَ بِاِثْم۪ي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِۚ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"4/4-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-29c.mp3","commentary_text":"Yani beni öldürmekle öyle günah kazanacaksın ki sanki benim günahlarımı da üzerine almış gibi çok büyük vebal alarak cehennem halkından olacaksın. Yoksa birisi bir başkasına kötülük yaptı diye onun günahlarını transfer etmiş olmaz. Öyle olsaydı bu ayetler gelmezdi: “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez” (Fatır 35/18), “Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez” (Necm 53/38)."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“(Beni öldürürsen) dilerim ki hem benim günahlarımı hem de kendi günahlarını yüklenesin de cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası işte budur” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ تَبُٓواَ بِاِثْم۪ي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِۚ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"4/4-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-29c.mp3","commentary_text":"Yani beni öldürmekle öyle günah kazanacaksın ki sanki benim günahlarımı da üzerine almış gibi çok büyük vebal alarak cehennem halkından olacaksın. Yoksa birisi bir başkasına kötülük yaptı diye onun günahlarını transfer etmiş olmaz. Öyle olsaydı bu ayetler gelmezdi: “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez” (Fatır 35/18), “Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez” (Necm 53/38)."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“(Beni öldürürsen) dilerim ki hem benim günahlarımı hem de kendi günahlarını yüklenesin de cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası işte budur” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ تَبُٓواَ بِاِثْم۪ي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِۚ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"4/4-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-28c.mp3","commentary_text":"Yani beni öldürmekle öyle günah kazanacaksın ki sanki benim günahlarımı da üzerine almış gibi çok büyük vebal alarak cehennem halkından olacaksın. Yoksa birisi bir başkasına kötülük yaptı diye onun günahlarını transfer etmiş olmaz. Öyle olsaydı bu ayetler gelmezdi: “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez” (Fatır 35/18), “Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez” (Necm 53/38)."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sonunda nefsi onu kardeşini öldürmeye sevk etti de onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sonunda nefsi onu kardeşini öldürmeye sevk etti de onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sonunda nefsi onu kardeşini öldürmeye sevk etti de onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sonunda nefsi onu kardeşini öldürmeye sevk etti de onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra Allah ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl gömeceğini göstermek için (Kabil’e) toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömemiyor muyum?” dedi ve böylece o artık pişman olmuştu (ama iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"4/4-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-31c.mp3","commentary_text":"Kıskançlık, bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Başaramadığımızı başarana, dikkati daha çok çekene, sahip olmadığımıza sahip olana, daha huzurlu, daha özgüvenli, daha mutlu yaşayana karşı duyduğumuz tarifi zor bir duygudur kıskançlık. Beklediği ilgiyi, sevgiyi, saygıyı, şefkati göremediği zaman kişide kıskançlık duygusu görülebilir. Aşırıya kaçmadığı, hasede dönüşmediği ve zararlı olmadığı sürece yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur. Ancak, bu duygunun imanla kontrol altına alınması gerekir. Allah’ın takdirine ve adaletine inanan insanların kıskançlık duygusuna kapılarak zararlı olması mümkün değildir. Zira onlar inanıyor ki her şey Allah’ın iradesiyle ve dilemesiyle gerçekleşmektedir. “Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz” (Tekvir 81/29). “Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “Ancak Allah dilerse yapacağım de”!” (Kehf 18/23-24). Fakat imandan mahrum, materyalist düşünceye sahip, zayıf ruhluların kıskançlığı tehlikelidir. Nitekim bir önceki âyette, Kabil’de olduğu gibi kıskançlığın insanı adam öldürmeye kadar götürebileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra Allah ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl gömeceğini göstermek için (Kabil’e) toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömemiyor muyum?” dedi ve böylece o artık pişman olmuştu (ama iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"4/4-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-31c.mp3","commentary_text":"Kıskançlık, bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Başaramadığımızı başarana, dikkati daha çok çekene, sahip olmadığımıza sahip olana, daha huzurlu, daha özgüvenli, daha mutlu yaşayana karşı duyduğumuz tarifi zor bir duygudur kıskançlık. Beklediği ilgiyi, sevgiyi, saygıyı, şefkati göremediği zaman kişide kıskançlık duygusu görülebilir. Aşırıya kaçmadığı, hasede dönüşmediği ve zararlı olmadığı sürece yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur. Ancak, bu duygunun imanla kontrol altına alınması gerekir. Allah’ın takdirine ve adaletine inanan insanların kıskançlık duygusuna kapılarak zararlı olması mümkün değildir. Zira onlar inanıyor ki her şey Allah’ın iradesiyle ve dilemesiyle gerçekleşmektedir. “Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz” (Tekvir 81/29). “Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “Ancak Allah dilerse yapacağım de”!” (Kehf 18/23-24). Fakat imandan mahrum, materyalist düşünceye sahip, zayıf ruhluların kıskançlığı tehlikelidir. Nitekim bir önceki âyette, Kabil’de olduğu gibi kıskançlığın insanı adam öldürmeye kadar götürebileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra Allah ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl gömeceğini göstermek için (Kabil’e) toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömemiyor muyum?” dedi ve böylece o artık pişman olmuştu (ama iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"4/4-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-31c.mp3","commentary_text":"Kıskançlık, bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Başaramadığımızı başarana, dikkati daha çok çekene, sahip olmadığımıza sahip olana, daha huzurlu, daha özgüvenli, daha mutlu yaşayana karşı duyduğumuz tarifi zor bir duygudur kıskançlık. Beklediği ilgiyi, sevgiyi, saygıyı, şefkati göremediği zaman kişide kıskançlık duygusu görülebilir. Aşırıya kaçmadığı, hasede dönüşmediği ve zararlı olmadığı sürece yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur. Ancak, bu duygunun imanla kontrol altına alınması gerekir. Allah’ın takdirine ve adaletine inanan insanların kıskançlık duygusuna kapılarak zararlı olması mümkün değildir. Zira onlar inanıyor ki her şey Allah’ın iradesiyle ve dilemesiyle gerçekleşmektedir. “Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz” (Tekvir 81/29). “Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “Ancak Allah dilerse yapacağım de”!” (Kehf 18/23-24). Fakat imandan mahrum, materyalist düşünceye sahip, zayıf ruhluların kıskançlığı tehlikelidir. Nitekim bir önceki âyette, Kabil’de olduğu gibi kıskançlığın insanı adam öldürmeye kadar götürebileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra Allah ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl gömeceğini göstermek için (Kabil’e) toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömemiyor muyum?” dedi ve böylece o artık pişman olmuştu (ama iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"4/4-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-30c.mp3","commentary_text":"Kıskançlık, bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Başaramadığımızı başarana, dikkati daha çok çekene, sahip olmadığımıza sahip olana, daha huzurlu, daha özgüvenli, daha mutlu yaşayana karşı duyduğumuz tarifi zor bir duygudur kıskançlık. Beklediği ilgiyi, sevgiyi, saygıyı, şefkati göremediği zaman kişide kıskançlık duygusu görülebilir. Aşırıya kaçmadığı, hasede dönüşmediği ve zararlı olmadığı sürece yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur. Ancak, bu duygunun imanla kontrol altına alınması gerekir. Allah’ın takdirine ve adaletine inanan insanların kıskançlık duygusuna kapılarak zararlı olması mümkün değildir. Zira onlar inanıyor ki her şey Allah’ın iradesiyle ve dilemesiyle gerçekleşmektedir. “Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz” (Tekvir 81/29). “Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “Ancak Allah dilerse yapacağım de”!” (Kehf 18/23-24). Fakat imandan mahrum, materyalist düşünceye sahip, zayıf ruhluların kıskançlığı tehlikelidir. Nitekim bir önceki âyette, Kabil’de olduğu gibi kıskançlığın insanı adam öldürmeye kadar götürebileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte bu yüzdendir ki İsrailoğullarına (Tevrat’ta) şöyle bildirmiştik: “Kim bir kişiyi başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” Andolsun ki; resullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Sonra onlardan birçoğu bu âyet ve mucizeler geldikten sonra yine de yeryüzünde fesat çıkarmaya ve azgınlık etmeye devam ettiler.","arabic_text":"مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte bu yüzdendir ki İsrailoğullarına (Tevrat’ta) şöyle bildirmiştik: “Kim bir kişiyi başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” Andolsun ki; resullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Sonra onlardan birçoğu bu âyet ve mucizeler geldikten sonra yine de yeryüzünde fesat çıkarmaya ve azgınlık etmeye devam ettiler.","arabic_text":"مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte bu yüzdendir ki İsrailoğullarına (Tevrat’ta) şöyle bildirmiştik: “Kim bir kişiyi başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” Andolsun ki; resullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Sonra onlardan birçoğu bu âyet ve mucizeler geldikten sonra yine de yeryüzünde fesat çıkarmaya ve azgınlık etmeye devam ettiler.","arabic_text":"مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte bu yüzdendir ki İsrailoğullarına (Tevrat’ta) şöyle bildirmiştik: “Kim bir kişiyi başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” Andolsun ki; resullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Sonra onlardan birçoğu bu âyet ve mucizeler geldikten sonra yine de yeryüzünde fesat çıkarmaya ve azgınlık etmeye devam ettiler.","arabic_text":"مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne (dolaysıyla inananlara) savaş açanların ve (terör gasp adam kaçırma ırza tecavüz gibi fiillerle) yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları veya dönekliklerinden (ve karşı çıkmalarından) dolayı yetkilerinin işlerinin ve gezip dolaşma özgürlüklerinin ellerinden alınması (hapsedilmesi) yahut bulundukları yerden (yurtlarından) sürülmeleridir. Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-33c.mp3","commentary_text":"“Allah’a ve Resulüne savaş açmak” demek, “Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmak, helallerin imhası, haramların ihyası için gayret göstermek, iyiliğin karşısına çıkıp kötülüğü yaymak, adaletin yerine zulmü ayakta tutmak; Hz. Muhammed’i bir kabile peygamberi gibi görüp, hayata koyduğu düsturları ilkel bulmak, örnekliğini hafife almak ya da onun yaşadıklarının kendi devrinde kaldığını düşünerek ilahi sistemi çağdışı görmek” demektir. “Yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışmak”, insanların ölümüne kadar götüren toplum düzenini bozan faaliyetlerde bulunmak demektir. 32. ayette de belirtildiği gibi “Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir”. İnsan, sosyal bir varlık olması hasebiyle toplu yaşamaya mecburdur. İnsanın kendi huzuru ve güvenliği olduğu kadar içinde yaşadığı toplumun huzuru ve güveni de o kadar önemlidir. Binaenaleyh, toplumun huzuruna yönelik her faaliyet, toplumları oluşturan devlete gösterilmiş demektir. Kur’an, bireyin haklarını ve saygınlığını ve cemiyetin huzurunu ve güvenini tehdit eden her gayretin mutlaka cezalandırılacağını anlatır. Ayette suçlulara verilecek ceza işlenen cürmün durumuna göre sıralanmaktadır. Bunlar; adam öldürmüş ya da yeryüzünde bozgunculuk çıkararak toplumu felakete sürüklemişse öldürülür. Eğer hem adam öldürmüş hem de fesat çıkarmış ya da mala ve ırza tecavüz ederek can almışsa, bu durumda ibret için insanlara teşhir edilmek üzere idam edilir. Eğer adam öldürmemiş de sadece mal ve makam gasp etmişlerse işleri ve yetkileri ellerinden alınır ve hapsedilirler. Eğer sadece terör havası estirerek insanları tehdit etmişlerse sürgüne gönderilirler."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne (dolaysıyla inananlara) savaş açanların ve (terör gasp adam kaçırma ırza tecavüz gibi fiillerle) yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları veya dönekliklerinden (ve karşı çıkmalarından) dolayı yetkilerinin işlerinin ve gezip dolaşma özgürlüklerinin ellerinden alınması (hapsedilmesi) yahut bulundukları yerden (yurtlarından) sürülmeleridir. Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-33c.mp3","commentary_text":"“Allah’a ve Resulüne savaş açmak” demek, “Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmak, helallerin imhası, haramların ihyası için gayret göstermek, iyiliğin karşısına çıkıp kötülüğü yaymak, adaletin yerine zulmü ayakta tutmak; Hz. Muhammed’i bir kabile peygamberi gibi görüp, hayata koyduğu düsturları ilkel bulmak, örnekliğini hafife almak ya da onun yaşadıklarının kendi devrinde kaldığını düşünerek ilahi sistemi çağdışı görmek” demektir. “Yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışmak”, insanların ölümüne kadar götüren toplum düzenini bozan faaliyetlerde bulunmak demektir. 32. ayette de belirtildiği gibi “Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir”. İnsan, sosyal bir varlık olması hasebiyle toplu yaşamaya mecburdur. İnsanın kendi huzuru ve güvenliği olduğu kadar içinde yaşadığı toplumun huzuru ve güveni de o kadar önemlidir. Binaenaleyh, toplumun huzuruna yönelik her faaliyet, toplumları oluşturan devlete gösterilmiş demektir. Kur’an, bireyin haklarını ve saygınlığını ve cemiyetin huzurunu ve güvenini tehdit eden her gayretin mutlaka cezalandırılacağını anlatır. Ayette suçlulara verilecek ceza işlenen cürmün durumuna göre sıralanmaktadır. Bunlar; adam öldürmüş ya da yeryüzünde bozgunculuk çıkararak toplumu felakete sürüklemişse öldürülür. Eğer hem adam öldürmüş hem de fesat çıkarmış ya da mala ve ırza tecavüz ederek can almışsa, bu durumda ibret için insanlara teşhir edilmek üzere idam edilir. Eğer adam öldürmemiş de sadece mal ve makam gasp etmişlerse işleri ve yetkileri ellerinden alınır ve hapsedilirler. Eğer sadece terör havası estirerek insanları tehdit etmişlerse sürgüne gönderilirler."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne (dolaysıyla inananlara) savaş açanların ve (terör gasp adam kaçırma ırza tecavüz gibi fiillerle) yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları veya dönekliklerinden (ve karşı çıkmalarından) dolayı yetkilerinin işlerinin ve gezip dolaşma özgürlüklerinin ellerinden alınması (hapsedilmesi) yahut bulundukları yerden (yurtlarından) sürülmeleridir. Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-33c.mp3","commentary_text":"“Allah’a ve Resulüne savaş açmak” demek, “Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmak, helallerin imhası, haramların ihyası için gayret göstermek, iyiliğin karşısına çıkıp kötülüğü yaymak, adaletin yerine zulmü ayakta tutmak; Hz. Muhammed’i bir kabile peygamberi gibi görüp, hayata koyduğu düsturları ilkel bulmak, örnekliğini hafife almak ya da onun yaşadıklarının kendi devrinde kaldığını düşünerek ilahi sistemi çağdışı görmek” demektir. “Yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışmak”, insanların ölümüne kadar götüren toplum düzenini bozan faaliyetlerde bulunmak demektir. 32. ayette de belirtildiği gibi “Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir”. İnsan, sosyal bir varlık olması hasebiyle toplu yaşamaya mecburdur. İnsanın kendi huzuru ve güvenliği olduğu kadar içinde yaşadığı toplumun huzuru ve güveni de o kadar önemlidir. Binaenaleyh, toplumun huzuruna yönelik her faaliyet, toplumları oluşturan devlete gösterilmiş demektir. Kur’an, bireyin haklarını ve saygınlığını ve cemiyetin huzurunu ve güvenini tehdit eden her gayretin mutlaka cezalandırılacağını anlatır. Ayette suçlulara verilecek ceza işlenen cürmün durumuna göre sıralanmaktadır. Bunlar; adam öldürmüş ya da yeryüzünde bozgunculuk çıkararak toplumu felakete sürüklemişse öldürülür. Eğer hem adam öldürmüş hem de fesat çıkarmış ya da mala ve ırza tecavüz ederek can almışsa, bu durumda ibret için insanlara teşhir edilmek üzere idam edilir. Eğer adam öldürmemiş de sadece mal ve makam gasp etmişlerse işleri ve yetkileri ellerinden alınır ve hapsedilirler. Eğer sadece terör havası estirerek insanları tehdit etmişlerse sürgüne gönderilirler."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne (dolaysıyla inananlara) savaş açanların ve (terör gasp adam kaçırma ırza tecavüz gibi fiillerle) yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları veya dönekliklerinden (ve karşı çıkmalarından) dolayı yetkilerinin işlerinin ve gezip dolaşma özgürlüklerinin ellerinden alınması (hapsedilmesi) yahut bulundukları yerden (yurtlarından) sürülmeleridir. Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-32c.mp3","commentary_text":"“Allah’a ve Resulüne savaş açmak” demek, “Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmak, helallerin imhası, haramların ihyası için gayret göstermek, iyiliğin karşısına çıkıp kötülüğü yaymak, adaletin yerine zulmü ayakta tutmak; Hz. Muhammed’i bir kabile peygamberi gibi görüp, hayata koyduğu düsturları ilkel bulmak, örnekliğini hafife almak ya da onun yaşadıklarının kendi devrinde kaldığını düşünerek ilahi sistemi çağdışı görmek” demektir. “Yeryüzünde bozgunculuk/anarşi çıkarmaya çalışmak”, insanların ölümüne kadar götüren toplum düzenini bozan faaliyetlerde bulunmak demektir. 32. ayette de belirtildiği gibi “Bir insanı öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir”. İnsan, sosyal bir varlık olması hasebiyle toplu yaşamaya mecburdur. İnsanın kendi huzuru ve güvenliği olduğu kadar içinde yaşadığı toplumun huzuru ve güveni de o kadar önemlidir. Binaenaleyh, toplumun huzuruna yönelik her faaliyet, toplumları oluşturan devlete gösterilmiş demektir. Kur’an, bireyin haklarını ve saygınlığını ve cemiyetin huzurunu ve güvenini tehdit eden her gayretin mutlaka cezalandırılacağını anlatır. Ayette suçlulara verilecek ceza işlenen cürmün durumuna göre sıralanmaktadır. Bunlar; adam öldürmüş ya da yeryüzünde bozgunculuk çıkararak toplumu felakete sürüklemişse öldürülür. Eğer hem adam öldürmüş hem de fesat çıkarmış ya da mala ve ırza tecavüz ederek can almışsa, bu durumda ibret için insanlara teşhir edilmek üzere idam edilir. Eğer adam öldürmemiş de sadece mal ve makam gasp etmişlerse işleri ve yetkileri ellerinden alınır ve hapsedilirler. Eğer sadece terör havası estirerek insanları tehdit etmişlerse sürgüne gönderilirler."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ancak onları ele geçirmenizden önce (pişmanlık duyup) tevbe eden (ve kendiliklerinden teslim olan)lar bunun dışındadır. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı çok merhamet edici olduğunu bilin.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْۚ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ancak onları ele geçirmenizden önce (pişmanlık duyup) tevbe eden (ve kendiliklerinden teslim olan)lar bunun dışındadır. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı çok merhamet edici olduğunu bilin.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْۚ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ancak onları ele geçirmenizden önce (pişmanlık duyup) tevbe eden (ve kendiliklerinden teslim olan)lar bunun dışındadır. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı çok merhamet edici olduğunu bilin.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْۚ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ancak onları ele geçirmenizden önce (pişmanlık duyup) tevbe eden (ve kendiliklerinden teslim olan)lar bunun dışındadır. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı çok merhamet edici olduğunu bilin.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَقْدِرُوا عَلَيْهِمْۚ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O nasıl istiyorsa öyle yaşayın! O’na (güzel ve faydalı çalışmalar sergileyerek) daha yakın olmaya çalışın (hoşnutluğunu kazanmak için sebepler bulun (vesileler arayın). O’nun yolunda gayret gösterin ki (dünyada ve ahirette) kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O nasıl istiyorsa öyle yaşayın! O’na (güzel ve faydalı çalışmalar sergileyerek) daha yakın olmaya çalışın (hoşnutluğunu kazanmak için sebepler bulun (vesileler arayın). O’nun yolunda gayret gösterin ki (dünyada ve ahirette) kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O nasıl istiyorsa öyle yaşayın! O’na (güzel ve faydalı çalışmalar sergileyerek) daha yakın olmaya çalışın (hoşnutluğunu kazanmak için sebepler bulun (vesileler arayın). O’nun yolunda gayret gösterin ki (dünyada ve ahirette) kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O nasıl istiyorsa öyle yaşayın! O’na (güzel ve faydalı çalışmalar sergileyerek) daha yakın olmaya çalışın (hoşnutluğunu kazanmak için sebepler bulun (vesileler arayın). O’nun yolunda gayret gösterin ki (dünyada ve ahirette) kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılar yeryüzünde ne varsa hepsine hatta bir misli fazlasına sahip olsalar da kıyamet gününün azabından kurtulmak için tamamını fidye olarak verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara çok acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِه۪ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılar yeryüzünde ne varsa hepsine hatta bir misli fazlasına sahip olsalar da kıyamet gününün azabından kurtulmak için tamamını fidye olarak verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara çok acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِه۪ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılar yeryüzünde ne varsa hepsine hatta bir misli fazlasına sahip olsalar da kıyamet gününün azabından kurtulmak için tamamını fidye olarak verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara çok acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِه۪ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılar yeryüzünde ne varsa hepsine hatta bir misli fazlasına sahip olsalar da kıyamet gününün azabından kurtulmak için tamamını fidye olarak verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara çok acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِه۪ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar orada ateşten çıkmak/kurtulmak isterler fakat çıkamazlar/kurtulamazlar. Onlar için devamlı bir azap vardır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنْهَاۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar orada ateşten çıkmak/kurtulmak isterler fakat çıkamazlar/kurtulamazlar. Onlar için devamlı bir azap vardır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنْهَاۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar orada ateşten çıkmak/kurtulmak isterler fakat çıkamazlar/kurtulamazlar. Onlar için devamlı bir azap vardır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنْهَاۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar orada ateşten çıkmak/kurtulmak isterler fakat çıkamazlar/kurtulamazlar. Onlar için devamlı bir azap vardır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنْهَاۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak (şartların oluşmasından sonra) yetkilerini ellerinden alın (ve işlerine son verin). Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌü","related_links":[],"audio_path":"4/4-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-38c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “faktaû eydiyehuma” cümlesi tefsircilerin çoğu tarafından “ellerini kesin” şeklinde tercüme edilmiş olsa da bu ifadeyi “yetkilerini ellerinden alın” şeklinde yorumlamak daha doğru olur. Çünkü “faktaû” emri ile birlikte kullanılan “yed” kelimesi Bakara 2/87, 253. Ayetlerinde ve daha birçok yerde “güç” ve Maide 4/64, Fetih 48/10 ayetlerinde ise “kuvvet/yetki” olarak kullanılmıştır. “Kataa” kelimesi Kuran’da 19 yerde geçer. Bu ayetin dışında geçtiği yerlerin (Ra’d, 13/4 “kıt’a/ada” ve Hakka, 69/47 “koparmak, kesmek” hariç) hemen tamamında “ilişkiyi kesme” veya “son verme” gibi fiziksel olmayan ya da mecazi anlamlarda kullanılmıştır. Söz konusu kelimenin bir başka formu olan “kattaa” kelimesi ise Kuran’da 17 kez geçer. Geçtiği yerlerin beşinde fiziksel olarak kesip atmak, on yerde mecazen ilişkiyi kesmek ve diğer iki yerde ise fiziksel olarak yarma/çizme anlamında kullanılmıştır. Bu iki kelimeye; bir cümle içerisinde bir arada kullanıldığında ve bu ayet bir sonraki -tevbe kapısının açık olduğunu bildiren- ayetle siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda “yetkilerini ellerinden alın” anlamını vermek daha uygun düşer. Zira kesilen eller tevbe ile geri gelmeyeceğine göre bu durumda tevbenin bir anlamı kalmamış olur. Zina edene yüz sopa cezası uygulayan bir din, hırsızlık yapana elinin kesilmesi gibi geri dönüşü olmayan bir ceza verir mi? Üstelik tevbe ile telafisi mümkün olan bir suça karşı, böyle bir uygulamaya müsaade eder mi? El gibi önemli bir uzvun kesilmesi ne demek, düşünebiliyor musunuz? “Elleri kesilen kişi bekarsa evlenemeyecek ya da çok zor şartlarda izdivaç gerçekleştirecek, ölünceye kadar başkalarına muhtaç yaşayacak, kendi özel ihtiyaçlarını dahi göremeyecek, evli ise eşinin ve çocuklarının nafakasını temin etmekte zorlanacak. Merhamet edenlerin en merhamet edeni olan Allah’ın böyle bir ceza verebileceğini aklınız, mantığınız alıyor mu?"},{"verse_number":"38","turkish_text":"Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak (şartların oluşmasından sonra) yetkilerini ellerinden alın (ve işlerine son verin). Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌü","related_links":[],"audio_path":"4/4-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-38c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “faktaû eydiyehuma” cümlesi tefsircilerin çoğu tarafından “ellerini kesin” şeklinde tercüme edilmiş olsa da bu ifadeyi “yetkilerini ellerinden alın” şeklinde yorumlamak daha doğru olur. Çünkü “faktaû” emri ile birlikte kullanılan “yed” kelimesi Bakara 2/87, 253. Ayetlerinde ve daha birçok yerde “güç” ve Maide 4/64, Fetih 48/10 ayetlerinde ise “kuvvet/yetki” olarak kullanılmıştır. “Kataa” kelimesi Kuran’da 19 yerde geçer. Bu ayetin dışında geçtiği yerlerin (Ra’d, 13/4 “kıt’a/ada” ve Hakka, 69/47 “koparmak, kesmek” hariç) hemen tamamında “ilişkiyi kesme” veya “son verme” gibi fiziksel olmayan ya da mecazi anlamlarda kullanılmıştır. Söz konusu kelimenin bir başka formu olan “kattaa” kelimesi ise Kuran’da 17 kez geçer. Geçtiği yerlerin beşinde fiziksel olarak kesip atmak, on yerde mecazen ilişkiyi kesmek ve diğer iki yerde ise fiziksel olarak yarma/çizme anlamında kullanılmıştır. Bu iki kelimeye; bir cümle içerisinde bir arada kullanıldığında ve bu ayet bir sonraki -tevbe kapısının açık olduğunu bildiren- ayetle siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda “yetkilerini ellerinden alın” anlamını vermek daha uygun düşer. Zira kesilen eller tevbe ile geri gelmeyeceğine göre bu durumda tevbenin bir anlamı kalmamış olur. Zina edene yüz sopa cezası uygulayan bir din, hırsızlık yapana elinin kesilmesi gibi geri dönüşü olmayan bir ceza verir mi? Üstelik tevbe ile telafisi mümkün olan bir suça karşı, böyle bir uygulamaya müsaade eder mi? El gibi önemli bir uzvun kesilmesi ne demek, düşünebiliyor musunuz? “Elleri kesilen kişi bekarsa evlenemeyecek ya da çok zor şartlarda izdivaç gerçekleştirecek, ölünceye kadar başkalarına muhtaç yaşayacak, kendi özel ihtiyaçlarını dahi göremeyecek, evli ise eşinin ve çocuklarının nafakasını temin etmekte zorlanacak. Merhamet edenlerin en merhamet edeni olan Allah’ın böyle bir ceza verebileceğini aklınız, mantığınız alıyor mu?"},{"verse_number":"38","turkish_text":"Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak (şartların oluşmasından sonra) yetkilerini ellerinden alın (ve işlerine son verin). Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌü","related_links":[],"audio_path":"4/4-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-38c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “faktaû eydiyehuma” cümlesi tefsircilerin çoğu tarafından “ellerini kesin” şeklinde tercüme edilmiş olsa da bu ifadeyi “yetkilerini ellerinden alın” şeklinde yorumlamak daha doğru olur. Çünkü “faktaû” emri ile birlikte kullanılan “yed” kelimesi Bakara 2/87, 253. Ayetlerinde ve daha birçok yerde “güç” ve Maide 4/64, Fetih 48/10 ayetlerinde ise “kuvvet/yetki” olarak kullanılmıştır. “Kataa” kelimesi Kuran’da 19 yerde geçer. Bu ayetin dışında geçtiği yerlerin (Ra’d, 13/4 “kıt’a/ada” ve Hakka, 69/47 “koparmak, kesmek” hariç) hemen tamamında “ilişkiyi kesme” veya “son verme” gibi fiziksel olmayan ya da mecazi anlamlarda kullanılmıştır. Söz konusu kelimenin bir başka formu olan “kattaa” kelimesi ise Kuran’da 17 kez geçer. Geçtiği yerlerin beşinde fiziksel olarak kesip atmak, on yerde mecazen ilişkiyi kesmek ve diğer iki yerde ise fiziksel olarak yarma/çizme anlamında kullanılmıştır. Bu iki kelimeye; bir cümle içerisinde bir arada kullanıldığında ve bu ayet bir sonraki -tevbe kapısının açık olduğunu bildiren- ayetle siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda “yetkilerini ellerinden alın” anlamını vermek daha uygun düşer. Zira kesilen eller tevbe ile geri gelmeyeceğine göre bu durumda tevbenin bir anlamı kalmamış olur. Zina edene yüz sopa cezası uygulayan bir din, hırsızlık yapana elinin kesilmesi gibi geri dönüşü olmayan bir ceza verir mi? Üstelik tevbe ile telafisi mümkün olan bir suça karşı, böyle bir uygulamaya müsaade eder mi? El gibi önemli bir uzvun kesilmesi ne demek, düşünebiliyor musunuz? “Elleri kesilen kişi bekarsa evlenemeyecek ya da çok zor şartlarda izdivaç gerçekleştirecek, ölünceye kadar başkalarına muhtaç yaşayacak, kendi özel ihtiyaçlarını dahi göremeyecek, evli ise eşinin ve çocuklarının nafakasını temin etmekte zorlanacak. Merhamet edenlerin en merhamet edeni olan Allah’ın böyle bir ceza verebileceğini aklınız, mantığınız alıyor mu?"},{"verse_number":"38","turkish_text":"Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarından ötürü Allah tarafından ibret verici bir ceza olarak (şartların oluşmasından sonra) yetkilerini ellerinden alın (ve işlerine son verin). Allah mutlak galiptir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌü","related_links":[],"audio_path":"4/4-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-37c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “faktaû eydiyehuma” cümlesi tefsircilerin çoğu tarafından “ellerini kesin” şeklinde tercüme edilmiş olsa da bu ifadeyi “yetkilerini ellerinden alın” şeklinde yorumlamak daha doğru olur. Çünkü “faktaû” emri ile birlikte kullanılan “yed” kelimesi Bakara 2/87, 253. Ayetlerinde ve daha birçok yerde “güç” ve Maide 4/64, Fetih 48/10 ayetlerinde ise “kuvvet/yetki” olarak kullanılmıştır. “Kataa” kelimesi Kuran’da 19 yerde geçer. Bu ayetin dışında geçtiği yerlerin (Ra’d, 13/4 “kıt’a/ada” ve Hakka, 69/47 “koparmak, kesmek” hariç) hemen tamamında “ilişkiyi kesme” veya “son verme” gibi fiziksel olmayan ya da mecazi anlamlarda kullanılmıştır. Söz konusu kelimenin bir başka formu olan “kattaa” kelimesi ise Kuran’da 17 kez geçer. Geçtiği yerlerin beşinde fiziksel olarak kesip atmak, on yerde mecazen ilişkiyi kesmek ve diğer iki yerde ise fiziksel olarak yarma/çizme anlamında kullanılmıştır. Bu iki kelimeye; bir cümle içerisinde bir arada kullanıldığında ve bu ayet bir sonraki -tevbe kapısının açık olduğunu bildiren- ayetle siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda “yetkilerini ellerinden alın” anlamını vermek daha uygun düşer. Zira kesilen eller tevbe ile geri gelmeyeceğine göre bu durumda tevbenin bir anlamı kalmamış olur. Zina edene yüz sopa cezası uygulayan bir din, hırsızlık yapana elinin kesilmesi gibi geri dönüşü olmayan bir ceza verir mi? Üstelik tevbe ile telafisi mümkün olan bir suça karşı, böyle bir uygulamaya müsaade eder mi? El gibi önemli bir uzvun kesilmesi ne demek, düşünebiliyor musunuz? “Elleri kesilen kişi bekarsa evlenemeyecek ya da çok zor şartlarda izdivaç gerçekleştirecek, ölünceye kadar başkalarına muhtaç yaşayacak, kendi özel ihtiyaçlarını dahi göremeyecek, evli ise eşinin ve çocuklarının nafakasını temin etmekte zorlanacak. Merhamet edenlerin en merhamet edeni olan Allah’ın böyle bir ceza verebileceğini aklınız, mantığınız alıyor mu?"},{"verse_number":"39","turkish_text":"Her kim de işlediği (hırsızlık) zulmünün arkasından tevbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-39c.mp3","commentary_text":"Bir hırsız düşünün tevbe etmeye zaman bulamadı eli kesildi, diğeri de tevbe etti elini kurtardı ya da tevbe etti ama eli kesildikten sonra, böyle bir durumda adaletin tecelli etmiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Kesilen saç değil, eldir. Bir defa değil, bin defa tevbe etseniz kesilen elin binde birini geri getiremezsiniz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Her kim de işlediği (hırsızlık) zulmünün arkasından tevbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-39c.mp3","commentary_text":"Bir hırsız düşünün tevbe etmeye zaman bulamadı eli kesildi, diğeri de tevbe etti elini kurtardı ya da tevbe etti ama eli kesildikten sonra, böyle bir durumda adaletin tecelli etmiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Kesilen saç değil, eldir. Bir defa değil, bin defa tevbe etseniz kesilen elin binde birini geri getiremezsiniz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Her kim de işlediği (hırsızlık) zulmünün arkasından tevbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-39c.mp3","commentary_text":"Bir hırsız düşünün tevbe etmeye zaman bulamadı eli kesildi, diğeri de tevbe etti elini kurtardı ya da tevbe etti ama eli kesildikten sonra, böyle bir durumda adaletin tecelli etmiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Kesilen saç değil, eldir. Bir defa değil, bin defa tevbe etseniz kesilen elin binde birini geri getiremezsiniz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Her kim de işlediği (hırsızlık) zulmünün arkasından tevbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-38c.mp3","commentary_text":"Bir hırsız düşünün tevbe etmeye zaman bulamadı eli kesildi, diğeri de tevbe etti elini kurtardı ya da tevbe etti ama eli kesildikten sonra, böyle bir durumda adaletin tecelli etmiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Kesilen saç değil, eldir. Bir defa değil, bin defa tevbe etseniz kesilen elin binde birini geri getiremezsiniz."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğine azap eder dilediğini bağışlar. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğine azap eder dilediğini bağışlar. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğine azap eder dilediğini bağışlar. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bilmez misin ki göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. O kullarından (niyet ve eylemlerine göre) dilediğine azap eder dilediğini bağışlar. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde (sırf sizi kandırmak için) ağızlarıyla “biz de inandık” diyen (münafık)larla (Yahudilerden oluşmuş) küfür yarışçıları seni üzmesin! O Yahudilerden sürekli yalan dinlerler ve senin yanına yaklaşmayan diğer bir kavmin sözlerine kulak kabartırlar. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını (kasten) değiştirirler. “Size şu hüküm verilirse alın o verilmezse uzak durun” diye tembih ederler. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimin düştüğü sapıklıkta kalmasını isterse artık sen onu (kurtulması için) Allah’ın elinden alamazsın. (Kendileri istemediği için) Allah da onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir zillet ahirette ise büyük bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde (sırf sizi kandırmak için) ağızlarıyla “biz de inandık” diyen (münafık)larla (Yahudilerden oluşmuş) küfür yarışçıları seni üzmesin! O Yahudilerden sürekli yalan dinlerler ve senin yanına yaklaşmayan diğer bir kavmin sözlerine kulak kabartırlar. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını (kasten) değiştirirler. “Size şu hüküm verilirse alın o verilmezse uzak durun” diye tembih ederler. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimin düştüğü sapıklıkta kalmasını isterse artık sen onu (kurtulması için) Allah’ın elinden alamazsın. (Kendileri istemediği için) Allah da onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir zillet ahirette ise büyük bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde (sırf sizi kandırmak için) ağızlarıyla “biz de inandık” diyen (münafık)larla (Yahudilerden oluşmuş) küfür yarışçıları seni üzmesin! O Yahudilerden sürekli yalan dinlerler ve senin yanına yaklaşmayan diğer bir kavmin sözlerine kulak kabartırlar. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını (kasten) değiştirirler. “Size şu hüküm verilirse alın o verilmezse uzak durun” diye tembih ederler. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimin düştüğü sapıklıkta kalmasını isterse artık sen onu (kurtulması için) Allah’ın elinden alamazsın. (Kendileri istemediği için) Allah da onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir zillet ahirette ise büyük bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde (sırf sizi kandırmak için) ağızlarıyla “biz de inandık” diyen (münafık)larla (Yahudilerden oluşmuş) küfür yarışçıları seni üzmesin! O Yahudilerden sürekli yalan dinlerler ve senin yanına yaklaşmayan diğer bir kavmin sözlerine kulak kabartırlar. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını (kasten) değiştirirler. “Size şu hüküm verilirse alın o verilmezse uzak durun” diye tembih ederler. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimin düştüğü sapıklıkta kalmasını isterse artık sen onu (kurtulması için) Allah’ın elinden alamazsın. (Kendileri istemediği için) Allah da onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir zillet ahirette ise büyük bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar yalanı çok dinleyen haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-42c.mp3","commentary_text":"“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır. Hac suresinin 22/30. ayetinde “iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten sakının” uyarısında, puta tapmakla yalan söylemenin aynı karede yer alması, yalanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlatmaya yetiyor. “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Çünkü haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu da bir hayat tarzı olarak kabul eden insanların tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar yalanı çok dinleyen haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-42c.mp3","commentary_text":"“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır. Hac suresinin 22/30. ayetinde “iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten sakının” uyarısında, puta tapmakla yalan söylemenin aynı karede yer alması, yalanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlatmaya yetiyor. “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Çünkü haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu da bir hayat tarzı olarak kabul eden insanların tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar yalanı çok dinleyen haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-42c.mp3","commentary_text":"“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır. Hac suresinin 22/30. ayetinde “iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten sakının” uyarısında, puta tapmakla yalan söylemenin aynı karede yer alması, yalanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlatmaya yetiyor. “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Çünkü haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu da bir hayat tarzı olarak kabul eden insanların tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar yalanı çok dinleyen haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla hiçbir zarar veremezler. Ama eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ اَكَّالُونَ لِلسُّحْتِۜ فَاِنْ جَٓاؤُ۫كَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ اَوْ اَعْرِضْ عَنْهُمْۚ وَاِنْ تُعْرِضْ عَنْهُمْ فَلَنْ يَضُرُّوكَ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ حَكَمْتَ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-41c.mp3","commentary_text":"“Onlar yalanı çok dinleyenlerdir” ifadesi, onların yalanı bir hayat tarzı olarak gördüğünü ve bu olgunun onların ahlakının bir parçası olduğunu anlatıyor. Günahların en çirkini ve kabası olan yalan, kalpleri karartan, yürekleri yıpratan, vicdanları sızlatan kötülüklerin başıdır. Hac suresinin 22/30. ayetinde “iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten sakının” uyarısında, puta tapmakla yalan söylemenin aynı karede yer alması, yalanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlatmaya yetiyor. “Haramı çok yiyenlerdir” ifadesi, yalan söylemek, hırsızlık etmek, adam öldürmek, faiz ve rüşvet yemek gibi bütün bu kötü işleri yapanlar için kullanılmıştır. Böyle kişiler arasında herhangi bir meselede hüküm verip vermemek konusunda Allah, Peygamberini serbest bırakıyor. Çünkü haram yiyen ve yediği haramı bir hak olarak gören ve bunu da bir hayat tarzı olarak kabul eden insanların tutarsızlığı Hz. Peygamberi incitebilir. Ancak illa da hüküm verecekse, onların arzularını dikkate almaksızın adaletle hüküm vermesi emrediliyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-43c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” (En’am 6/114) “(Seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-43c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” (En’am 6/114) “(Seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-43c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” (En’am 6/114) “(Seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-42c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” (En’am 6/114) “(Seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5/48)"},{"verse_number":"44","turkish_text":"Gerçek şu ki; içinde hidayet ve (aydınlatıcı) nur bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. (Musa’dan sonra) kendilerini Allah’a teslim etmiş (olan) nebiler Yahudilere onunla hükmederlerdi. Ayrıca Allah dostları ve ilim adamları (hahamlar) da Allah’ın kitabını korumaya memur edilmeleri ve üzerine şahit olmaları itibarıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık (Ey İsrailoğulları) insanlardan değil Ben(im azabım)dan korkun ve benim ayetlerimi (servet makam şöhret gibi) önemsiz menfaatler karşılığında değiştirmeyin! Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar inkârcıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Gerçek şu ki; içinde hidayet ve (aydınlatıcı) nur bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. (Musa’dan sonra) kendilerini Allah’a teslim etmiş (olan) nebiler Yahudilere onunla hükmederlerdi. Ayrıca Allah dostları ve ilim adamları (hahamlar) da Allah’ın kitabını korumaya memur edilmeleri ve üzerine şahit olmaları itibarıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık (Ey İsrailoğulları) insanlardan değil Ben(im azabım)dan korkun ve benim ayetlerimi (servet makam şöhret gibi) önemsiz menfaatler karşılığında değiştirmeyin! Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar inkârcıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Gerçek şu ki; içinde hidayet ve (aydınlatıcı) nur bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. (Musa’dan sonra) kendilerini Allah’a teslim etmiş (olan) nebiler Yahudilere onunla hükmederlerdi. Ayrıca Allah dostları ve ilim adamları (hahamlar) da Allah’ın kitabını korumaya memur edilmeleri ve üzerine şahit olmaları itibarıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık (Ey İsrailoğulları) insanlardan değil Ben(im azabım)dan korkun ve benim ayetlerimi (servet makam şöhret gibi) önemsiz menfaatler karşılığında değiştirmeyin! Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar inkârcıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Gerçek şu ki; içinde hidayet ve (aydınlatıcı) nur bulunan Tevrat’ı Biz indirdik. (Musa’dan sonra) kendilerini Allah’a teslim etmiş (olan) nebiler Yahudilere onunla hükmederlerdi. Ayrıca Allah dostları ve ilim adamları (hahamlar) da Allah’ın kitabını korumaya memur edilmeleri ve üzerine şahit olmaları itibarıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık (Ey İsrailoğulları) insanlardan değil Ben(im azabım)dan korkun ve benim ayetlerimi (servet makam şöhret gibi) önemsiz menfaatler karşılığında değiştirmeyin! Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar inkârcıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz (Tevrat’ta onlara şöyle) yazmıştık: “Cana can göze göz buruna burun kulağa kulak dişe diş. Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bu hakkından vazgeçerse o da kendi günahlarına kefaret olur (bu bağışlama günahlarını örter). Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-45c.mp3","commentary_text":"Kısas, bir kul hakkıdır. Hak sahibi, hakkını kullanmakta ya da kullanmamakta yetkilidir. Hak sahibi istemedikçe kısas cezası uygulanamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz (Tevrat’ta onlara şöyle) yazmıştık: “Cana can göze göz buruna burun kulağa kulak dişe diş. Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bu hakkından vazgeçerse o da kendi günahlarına kefaret olur (bu bağışlama günahlarını örter). Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-45c.mp3","commentary_text":"Kısas, bir kul hakkıdır. Hak sahibi, hakkını kullanmakta ya da kullanmamakta yetkilidir. Hak sahibi istemedikçe kısas cezası uygulanamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz (Tevrat’ta onlara şöyle) yazmıştık: “Cana can göze göz buruna burun kulağa kulak dişe diş. Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bu hakkından vazgeçerse o da kendi günahlarına kefaret olur (bu bağışlama günahlarını örter). Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-45c.mp3","commentary_text":"Kısas, bir kul hakkıdır. Hak sahibi, hakkını kullanmakta ya da kullanmamakta yetkilidir. Hak sahibi istemedikçe kısas cezası uygulanamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz (Tevrat’ta onlara şöyle) yazmıştık: “Cana can göze göz buruna burun kulağa kulak dişe diş. Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bu hakkından vazgeçerse o da kendi günahlarına kefaret olur (bu bağışlama günahlarını örter). Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-44c.mp3","commentary_text":"Kısas, bir kul hakkıdır. Hak sahibi, hakkını kullanmakta ya da kullanmamakta yetkilidir. Hak sahibi istemedikçe kısas cezası uygulanamaz."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak nebilerin izleri üzerinde Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Biz ona Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir rehber ve bir öğüt olarak Tevrat’tan (o güne) kalanı tasdik eden içinde rehberlik ve aydınlık bulunan İncil’i verdik.","arabic_text":"وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak nebilerin izleri üzerinde Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Biz ona Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir rehber ve bir öğüt olarak Tevrat’tan (o güne) kalanı tasdik eden içinde rehberlik ve aydınlık bulunan İncil’i verdik.","arabic_text":"وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak nebilerin izleri üzerinde Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Biz ona Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir rehber ve bir öğüt olarak Tevrat’tan (o güne) kalanı tasdik eden içinde rehberlik ve aydınlık bulunan İncil’i verdik.","arabic_text":"وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak nebilerin izleri üzerinde Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Biz ona Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir rehber ve bir öğüt olarak Tevrat’tan (o güne) kalanı tasdik eden içinde rehberlik ve aydınlık bulunan İncil’i verdik.","arabic_text":"وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde İncil’e inananlar da Allah’ın onda indirdiğiyle hükmetsin. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar yoldan çıkmış günahkârların tâ kendileridir.","arabic_text":"وَلْيَحْكُمْ اَهْلُ الْاِنْج۪يلِ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ ف۪يهِۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde İncil’e inananlar da Allah’ın onda indirdiğiyle hükmetsin. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar yoldan çıkmış günahkârların tâ kendileridir.","arabic_text":"وَلْيَحْكُمْ اَهْلُ الْاِنْج۪يلِ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ ف۪يهِۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde İncil’e inananlar da Allah’ın onda indirdiğiyle hükmetsin. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar yoldan çıkmış günahkârların tâ kendileridir.","arabic_text":"وَلْيَحْكُمْ اَهْلُ الْاِنْج۪يلِ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ ف۪يهِۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde İncil’e inananlar da Allah’ın onda indirdiğiyle hükmetsin. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar yoldan çıkmış günahkârların tâ kendileridir.","arabic_text":"وَلْيَحْكُمْ اَهْلُ الْاِنْج۪يلِ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ ف۪يهِۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sana da (Ey resul!) senden önceki (İlahi) kitap(ların asılların)ı tasdik edici ve onlara gözcü/koruyucu olmak üzere Hakk olan Kitab’ı (Kur’an’ı) indirdik. O halde (seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet! Gerçek olan sana gelmişken onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir şeriat bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı fakat verdiği (farklı eğilimler imkânlar yetenekler) sizi denemesi içindir. O halde hayır işlerinde yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. O hakkında ayrılığa düştüğünüz (ihtilaf konusu yaptığınız) şeyleri size bildirecektir.","arabic_text":"وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-48c.mp3","commentary_text":"Din, insanlara, yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildiren Allah tarafından konulmuş kanunların, direktiflerin bütünüdür. Dinle amaçlanan; hayata yön vermek ve gerçekçi bir yaşam biçimi belirlemektir. Allah’ın dine yüklediği misyon; yaratılış safiyetinden, fıtratından uzaklaşan insanların yaşam biçimlerini yeniden düzenlemek, onları yasalarla istikamet vermek ve onları koruma altına almaktır. Ayette geçen “şir’a” terimi “yol, mezhep, adet, metot” gibi anlamlara gelmektedir. Kur’an’da, bir topluluğun sosyal ve manevi refahı için gerekli olan sistemini göstermek için kullanılır. “Şir’a ile birlikte kullanılan “minhâc” kelimesi ise, genellikle soyut anlam taşıyan “açık yol”, yani bir “hayat tarzı, yaşam biçimi” manasına gelir. Ancak, bu iki kelime, yalnızca belli bir inanç sistemi ile ilgili kanunları değil, aynı zamanda Kur’an’a göre Allah’ın her peygamberi tarafından tebliğ edilen bütün değişmez, temel manevî hakikatleri de kapsayan din teriminden anlam olarak daha dar kapsamlıdır. Çünkü Peygamberler tarafından tesis edilen belli bir şeriat (hukuk sistemi) ve tavsiye edilen hayat biçimi (minhâc), zamanın ihtiyaçlarına ve her toplumun kültürel gelişmesine bağlı olarak değişir. İsra suresinin 17/84. ayetinde de belirtildiği gibi herkes farklı eğilimlere, yeteneklere, karaktere, yetiye sahiptir. İnsanlar, birbirlerinden farklı yapılarda yaratılmışlardır. Allah onlara doğru yolu ana sınırlarıyla göstermiş ve bu sınırlar içerisinde onları serbest bırakmıştır. Bugün için insanların temel kaynağı ve dayanağı Kur’an olmalıdır. Ancak hayat tarzları, Kur’an’la çizilen ilahı sınırların dışına taşmamak kaydıyla kültürel farklılıklara göre değişebilir. Bu açıdan bakıldığında din ile şeriati aynı kapsamda düşünmek doğru değildir. Yani Allah’ın dini insanlığı yarattığından beri sabit, şeriatı ise yaşanılan dönemin şartlarına göre değişkendir. O halde, Allah’ın dinini gözetme adına, tüm insanları aynı çatı altında birleştirmeye, her devirde şartlar değişmesine rağmen aynı uygulamayı dayatmaya ve tek merkezden yönetmeye kalkmak da doğru olmaz."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sana da (Ey resul!) senden önceki (İlahi) kitap(ların asılların)ı tasdik edici ve onlara gözcü/koruyucu olmak üzere Hakk olan Kitab’ı (Kur’an’ı) indirdik. O halde (seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet! Gerçek olan sana gelmişken onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir şeriat bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı fakat verdiği (farklı eğilimler imkânlar yetenekler) sizi denemesi içindir. O halde hayır işlerinde yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. O hakkında ayrılığa düştüğünüz (ihtilaf konusu yaptığınız) şeyleri size bildirecektir.","arabic_text":"وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-48c.mp3","commentary_text":"Din, insanlara, yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildiren Allah tarafından konulmuş kanunların, direktiflerin bütünüdür. Dinle amaçlanan; hayata yön vermek ve gerçekçi bir yaşam biçimi belirlemektir. Allah’ın dine yüklediği misyon; yaratılış safiyetinden, fıtratından uzaklaşan insanların yaşam biçimlerini yeniden düzenlemek, onları yasalarla istikamet vermek ve onları koruma altına almaktır. Ayette geçen “şir’a” terimi “yol, mezhep, adet, metot” gibi anlamlara gelmektedir. Kur’an’da, bir topluluğun sosyal ve manevi refahı için gerekli olan sistemini göstermek için kullanılır. “Şir’a ile birlikte kullanılan “minhâc” kelimesi ise, genellikle soyut anlam taşıyan “açık yol”, yani bir “hayat tarzı, yaşam biçimi” manasına gelir. Ancak, bu iki kelime, yalnızca belli bir inanç sistemi ile ilgili kanunları değil, aynı zamanda Kur’an’a göre Allah’ın her peygamberi tarafından tebliğ edilen bütün değişmez, temel manevî hakikatleri de kapsayan din teriminden anlam olarak daha dar kapsamlıdır. Çünkü Peygamberler tarafından tesis edilen belli bir şeriat (hukuk sistemi) ve tavsiye edilen hayat biçimi (minhâc), zamanın ihtiyaçlarına ve her toplumun kültürel gelişmesine bağlı olarak değişir. İsra suresinin 17/84. ayetinde de belirtildiği gibi herkes farklı eğilimlere, yeteneklere, karaktere, yetiye sahiptir. İnsanlar, birbirlerinden farklı yapılarda yaratılmışlardır. Allah onlara doğru yolu ana sınırlarıyla göstermiş ve bu sınırlar içerisinde onları serbest bırakmıştır. Bugün için insanların temel kaynağı ve dayanağı Kur’an olmalıdır. Ancak hayat tarzları, Kur’an’la çizilen ilahı sınırların dışına taşmamak kaydıyla kültürel farklılıklara göre değişebilir. Bu açıdan bakıldığında din ile şeriati aynı kapsamda düşünmek doğru değildir. Yani Allah’ın dini insanlığı yarattığından beri sabit, şeriatı ise yaşanılan dönemin şartlarına göre değişkendir. O halde, Allah’ın dinini gözetme adına, tüm insanları aynı çatı altında birleştirmeye, her devirde şartlar değişmesine rağmen aynı uygulamayı dayatmaya ve tek merkezden yönetmeye kalkmak da doğru olmaz."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sana da (Ey resul!) senden önceki (İlahi) kitap(ların asılların)ı tasdik edici ve onlara gözcü/koruyucu olmak üzere Hakk olan Kitab’ı (Kur’an’ı) indirdik. O halde (seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet! Gerçek olan sana gelmişken onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir şeriat bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı fakat verdiği (farklı eğilimler imkânlar yetenekler) sizi denemesi içindir. O halde hayır işlerinde yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. O hakkında ayrılığa düştüğünüz (ihtilaf konusu yaptığınız) şeyleri size bildirecektir.","arabic_text":"وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-48c.mp3","commentary_text":"Din, insanlara, yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildiren Allah tarafından konulmuş kanunların, direktiflerin bütünüdür. Dinle amaçlanan; hayata yön vermek ve gerçekçi bir yaşam biçimi belirlemektir. Allah’ın dine yüklediği misyon; yaratılış safiyetinden, fıtratından uzaklaşan insanların yaşam biçimlerini yeniden düzenlemek, onları yasalarla istikamet vermek ve onları koruma altına almaktır. Ayette geçen “şir’a” terimi “yol, mezhep, adet, metot” gibi anlamlara gelmektedir. Kur’an’da, bir topluluğun sosyal ve manevi refahı için gerekli olan sistemini göstermek için kullanılır. “Şir’a ile birlikte kullanılan “minhâc” kelimesi ise, genellikle soyut anlam taşıyan “açık yol”, yani bir “hayat tarzı, yaşam biçimi” manasına gelir. Ancak, bu iki kelime, yalnızca belli bir inanç sistemi ile ilgili kanunları değil, aynı zamanda Kur’an’a göre Allah’ın her peygamberi tarafından tebliğ edilen bütün değişmez, temel manevî hakikatleri de kapsayan din teriminden anlam olarak daha dar kapsamlıdır. Çünkü Peygamberler tarafından tesis edilen belli bir şeriat (hukuk sistemi) ve tavsiye edilen hayat biçimi (minhâc), zamanın ihtiyaçlarına ve her toplumun kültürel gelişmesine bağlı olarak değişir. İsra suresinin 17/84. ayetinde de belirtildiği gibi herkes farklı eğilimlere, yeteneklere, karaktere, yetiye sahiptir. İnsanlar, birbirlerinden farklı yapılarda yaratılmışlardır. Allah onlara doğru yolu ana sınırlarıyla göstermiş ve bu sınırlar içerisinde onları serbest bırakmıştır. Bugün için insanların temel kaynağı ve dayanağı Kur’an olmalıdır. Ancak hayat tarzları, Kur’an’la çizilen ilahı sınırların dışına taşmamak kaydıyla kültürel farklılıklara göre değişebilir. Bu açıdan bakıldığında din ile şeriati aynı kapsamda düşünmek doğru değildir. Yani Allah’ın dini insanlığı yarattığından beri sabit, şeriatı ise yaşanılan dönemin şartlarına göre değişkendir. O halde, Allah’ın dinini gözetme adına, tüm insanları aynı çatı altında birleştirmeye, her devirde şartlar değişmesine rağmen aynı uygulamayı dayatmaya ve tek merkezden yönetmeye kalkmak da doğru olmaz."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sana da (Ey resul!) senden önceki (İlahi) kitap(ların asılların)ı tasdik edici ve onlara gözcü/koruyucu olmak üzere Hakk olan Kitab’ı (Kur’an’ı) indirdik. O halde (seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet! Gerçek olan sana gelmişken onların heveslerine uyma! Her biriniz için bir şeriat bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı fakat verdiği (farklı eğilimler imkânlar yetenekler) sizi denemesi içindir. O halde hayır işlerinde yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. O hakkında ayrılığa düştüğünüz (ihtilaf konusu yaptığınız) şeyleri size bildirecektir.","arabic_text":"وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"4/4-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-47c.mp3","commentary_text":"Din, insanlara, yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildiren Allah tarafından konulmuş kanunların, direktiflerin bütünüdür. Dinle amaçlanan; hayata yön vermek ve gerçekçi bir yaşam biçimi belirlemektir. Allah’ın dine yüklediği misyon; yaratılış safiyetinden, fıtratından uzaklaşan insanların yaşam biçimlerini yeniden düzenlemek, onları yasalarla istikamet vermek ve onları koruma altına almaktır. Ayette geçen “şir’a” terimi “yol, mezhep, adet, metot” gibi anlamlara gelmektedir. Kur’an’da, bir topluluğun sosyal ve manevi refahı için gerekli olan sistemini göstermek için kullanılır. “Şir’a ile birlikte kullanılan “minhâc” kelimesi ise, genellikle soyut anlam taşıyan “açık yol”, yani bir “hayat tarzı, yaşam biçimi” manasına gelir. Ancak, bu iki kelime, yalnızca belli bir inanç sistemi ile ilgili kanunları değil, aynı zamanda Kur’an’a göre Allah’ın her peygamberi tarafından tebliğ edilen bütün değişmez, temel manevî hakikatleri de kapsayan din teriminden anlam olarak daha dar kapsamlıdır. Çünkü Peygamberler tarafından tesis edilen belli bir şeriat (hukuk sistemi) ve tavsiye edilen hayat biçimi (minhâc), zamanın ihtiyaçlarına ve her toplumun kültürel gelişmesine bağlı olarak değişir. İsra suresinin 17/84. ayetinde de belirtildiği gibi herkes farklı eğilimlere, yeteneklere, karaktere, yetiye sahiptir. İnsanlar, birbirlerinden farklı yapılarda yaratılmışlardır. Allah onlara doğru yolu ana sınırlarıyla göstermiş ve bu sınırlar içerisinde onları serbest bırakmıştır. Bugün için insanların temel kaynağı ve dayanağı Kur’an olmalıdır. Ancak hayat tarzları, Kur’an’la çizilen ilahı sınırların dışına taşmamak kaydıyla kültürel farklılıklara göre değişebilir. Bu açıdan bakıldığında din ile şeriati aynı kapsamda düşünmek doğru değildir. Yani Allah’ın dini insanlığı yarattığından beri sabit, şeriatı ise yaşanılan dönemin şartlarına göre değişkendir. O halde, Allah’ın dinini gözetme adına, tüm insanları aynı çatı altında birleştirmeye, her devirde şartlar değişmesine rağmen aynı uygulamayı dayatmaya ve tek merkezden yönetmeye kalkmak da doğru olmaz."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse bilmiş ol ki Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.","arabic_text":"وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ","related_links":[],"audio_path":"4/4-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse bilmiş ol ki Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.","arabic_text":"وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ","related_links":[],"audio_path":"4/4-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse bilmiş ol ki Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.","arabic_text":"وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ","related_links":[],"audio_path":"4/4-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet! Onların arzu ve heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın! Eğer yüz çevirirlerse bilmiş ol ki Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti (fitneyi) tattırmak istiyor. Şüphe yok ki insanların çoğu (dini kendi arzularına uydurmalarından dolayı) ilâhî sınırları aşmışlardır.","arabic_text":"وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ","related_links":[],"audio_path":"4/4-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?","arabic_text":"اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?","arabic_text":"اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?","arabic_text":"اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? Gerçeği görebilen bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?","arabic_text":"اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْمًا لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey inananlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu (istemedikleri için) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-51c.mp3","commentary_text":"3/28 ve 4/139 ayetlerde de görüldüğü gibi bir Müslümanın diğer din mensuplarıyla kuracağı dostluk, onların hayat tarzlarını benimsemesine ya da -Kur’an terminolojisine göre- onlarla “dost olması” durumunda kendi ahlaki kimliğini yitirmesine sebep olacağından Kur’an böyle bir ilişkiyi reddeder. Fakat dünyalık ilişkiler ve ticari münasebetler konusunda bir yasak getirmez."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey inananlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu (istemedikleri için) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-51c.mp3","commentary_text":"3/28 ve 4/139 ayetlerde de görüldüğü gibi bir Müslümanın diğer din mensuplarıyla kuracağı dostluk, onların hayat tarzlarını benimsemesine ya da -Kur’an terminolojisine göre- onlarla “dost olması” durumunda kendi ahlaki kimliğini yitirmesine sebep olacağından Kur’an böyle bir ilişkiyi reddeder. Fakat dünyalık ilişkiler ve ticari münasebetler konusunda bir yasak getirmez."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey inananlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu (istemedikleri için) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-51c.mp3","commentary_text":"3/28 ve 4/139 ayetlerde de görüldüğü gibi bir Müslümanın diğer din mensuplarıyla kuracağı dostluk, onların hayat tarzlarını benimsemesine ya da -Kur’an terminolojisine göre- onlarla “dost olması” durumunda kendi ahlaki kimliğini yitirmesine sebep olacağından Kur’an böyle bir ilişkiyi reddeder. Fakat dünyalık ilişkiler ve ticari münasebetler konusunda bir yasak getirmez."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey inananlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden onları dost tutanlar onlardandır. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu (istemedikleri için) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-50c.mp3","commentary_text":"3/28 ve 4/139 ayetlerde de görüldüğü gibi bir Müslümanın diğer din mensuplarıyla kuracağı dostluk, onların hayat tarzlarını benimsemesine ya da -Kur’an terminolojisine göre- onlarla “dost olması” durumunda kendi ahlaki kimliğini yitirmesine sebep olacağından Kur’an böyle bir ilişkiyi reddeder. Fakat dünyalık ilişkiler ve ticari münasebetler konusunda bir yasak getirmez."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bu ilahi uyarıya rağmen) kalplerinde (şüphe ve korku gibi) hastalık bulunan (münafık)ların: “Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz” diyerek (inkârcılara şirin gözükmek için) onların arasında dolanıp durduklarını görürsün. Ancak Allah (kendisine güvenen mü’minlere) zafer ihsan edecek ya da kendi tarafından (münafıkların maskelerini düşürme gibi) bir başka durum ortaya çıkaracaktır. İşte o zaman onlar içlerinde gizledikleri (şüphe ve korku) için büyük bir pişmanlık duyacaklardır.","arabic_text":"فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bu ilahi uyarıya rağmen) kalplerinde (şüphe ve korku gibi) hastalık bulunan (münafık)ların: “Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz” diyerek (inkârcılara şirin gözükmek için) onların arasında dolanıp durduklarını görürsün. Ancak Allah (kendisine güvenen mü’minlere) zafer ihsan edecek ya da kendi tarafından (münafıkların maskelerini düşürme gibi) bir başka durum ortaya çıkaracaktır. İşte o zaman onlar içlerinde gizledikleri (şüphe ve korku) için büyük bir pişmanlık duyacaklardır.","arabic_text":"فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bu ilahi uyarıya rağmen) kalplerinde (şüphe ve korku gibi) hastalık bulunan (münafık)ların: “Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz” diyerek (inkârcılara şirin gözükmek için) onların arasında dolanıp durduklarını görürsün. Ancak Allah (kendisine güvenen mü’minlere) zafer ihsan edecek ya da kendi tarafından (münafıkların maskelerini düşürme gibi) bir başka durum ortaya çıkaracaktır. İşte o zaman onlar içlerinde gizledikleri (şüphe ve korku) için büyük bir pişmanlık duyacaklardır.","arabic_text":"فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bu ilahi uyarıya rağmen) kalplerinde (şüphe ve korku gibi) hastalık bulunan (münafık)ların: “Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz” diyerek (inkârcılara şirin gözükmek için) onların arasında dolanıp durduklarını görürsün. Ancak Allah (kendisine güvenen mü’minlere) zafer ihsan edecek ya da kendi tarafından (münafıkların maskelerini düşürme gibi) bir başka durum ortaya çıkaracaktır. İşte o zaman onlar içlerinde gizledikleri (şüphe ve korku) için büyük bir pişmanlık duyacaklardır.","arabic_text":"فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Münafıkların foyası açığa çıkınca onurlu ve şuurlu) mü’minler birbirlerine (şöyle diyecekler:) “Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?” Onların bütün yaptıkları boşa gitti ve böylece onlar hüsrana uğrayan kimseler oldular.","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Münafıkların foyası açığa çıkınca onurlu ve şuurlu) mü’minler birbirlerine (şöyle diyecekler:) “Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?” Onların bütün yaptıkları boşa gitti ve böylece onlar hüsrana uğrayan kimseler oldular.","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Münafıkların foyası açığa çıkınca onurlu ve şuurlu) mü’minler birbirlerine (şöyle diyecekler:) “Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?” Onların bütün yaptıkları boşa gitti ve böylece onlar hüsrana uğrayan kimseler oldular.","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Münafıkların foyası açığa çıkınca onurlu ve şuurlu) mü’minler birbirlerine (şöyle diyecekler:) “Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?” Onların bütün yaptıkları boşa gitti ve böylece onlar hüsrana uğrayan kimseler oldular.","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse Allah (onların yerine) kendisinin onları onların da kendisini sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar Allah yolunda gayret gösterirler (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın bağışıdır/lütfudur onu dileyene verir. Allah lütfu geniş olandır O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُٓ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ يُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse Allah (onların yerine) kendisinin onları onların da kendisini sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar Allah yolunda gayret gösterirler (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın bağışıdır/lütfudur onu dileyene verir. Allah lütfu geniş olandır O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُٓ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ يُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse Allah (onların yerine) kendisinin onları onların da kendisini sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar Allah yolunda gayret gösterirler (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın bağışıdır/lütfudur onu dileyene verir. Allah lütfu geniş olandır O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُٓ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ يُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ey inananlar! Sizden kim dininden dönerse Allah (onların yerine) kendisinin onları onların da kendisini sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü kâfirlere karşı sert ve onurlu bir toplum getirir ki onlar Allah yolunda gayret gösterirler (bu uğurda) hiç kimsenin yermesinden ve kınamasından çekinmezler. Bu Allah’ın bağışıdır/lütfudur onu dileyene verir. Allah lütfu geniş olandır O (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَنْ يَرْتَدَّ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَسَوْفَ يَأْتِي اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُٓ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِر۪ينَۘ يُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizin gerçek dostunuz ve yardımcınız ancak Allah’tır ve O’nun Resulüdür bir de Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı ikame eden ve zekâtı veren mü’minlerdir.","arabic_text":"اِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizin gerçek dostunuz ve yardımcınız ancak Allah’tır ve O’nun Resulüdür bir de Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı ikame eden ve zekâtı veren mü’minlerdir.","arabic_text":"اِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizin gerçek dostunuz ve yardımcınız ancak Allah’tır ve O’nun Resulüdür bir de Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı ikame eden ve zekâtı veren mü’minlerdir.","arabic_text":"اِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizin gerçek dostunuz ve yardımcınız ancak Allah’tır ve O’nun Resulüdür bir de Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı ikame eden ve zekâtı veren mü’minlerdir.","arabic_text":"اِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kim Allah’ı Resul’ünü ve mü’minleri dost edinirse (bilsin ki) Allah’tan yana olanlar üstün geleceklerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يَتَوَلَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَاِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْغَالِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-56c.mp3","commentary_text":"Burada hem dostluktan hem de galibiyetten/üstün gelmekten bahsediliyor. Dostluk, kişisel çıkar gözetmeksizin sevgi ve güven üzerine kurulan bir ilişkidir. Bu ilişkiyi kuran ve bu ruhla yaşayan kişi Allah’a, Peygamber’e ve mü’minlere dost olmayı başarmıştır. İşte galibiyet müjdesi bu başarıyı yakalamış kişiler içindir. Galibiyet sadece savaşlarda zafer elde etmek değil, meşru ve hayırlı olan her sahada üstün gelmektir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kim Allah’ı Resul’ünü ve mü’minleri dost edinirse (bilsin ki) Allah’tan yana olanlar üstün geleceklerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يَتَوَلَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَاِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْغَالِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-56c.mp3","commentary_text":"Burada hem dostluktan hem de galibiyetten/üstün gelmekten bahsediliyor. Dostluk, kişisel çıkar gözetmeksizin sevgi ve güven üzerine kurulan bir ilişkidir. Bu ilişkiyi kuran ve bu ruhla yaşayan kişi Allah’a, Peygamber’e ve mü’minlere dost olmayı başarmıştır. İşte galibiyet müjdesi bu başarıyı yakalamış kişiler içindir. Galibiyet sadece savaşlarda zafer elde etmek değil, meşru ve hayırlı olan her sahada üstün gelmektir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kim Allah’ı Resul’ünü ve mü’minleri dost edinirse (bilsin ki) Allah’tan yana olanlar üstün geleceklerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يَتَوَلَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَاِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْغَالِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-56c.mp3","commentary_text":"Burada hem dostluktan hem de galibiyetten/üstün gelmekten bahsediliyor. Dostluk, kişisel çıkar gözetmeksizin sevgi ve güven üzerine kurulan bir ilişkidir. Bu ilişkiyi kuran ve bu ruhla yaşayan kişi Allah’a, Peygamber’e ve mü’minlere dost olmayı başarmıştır. İşte galibiyet müjdesi bu başarıyı yakalamış kişiler içindir. Galibiyet sadece savaşlarda zafer elde etmek değil, meşru ve hayırlı olan her sahada üstün gelmektir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kim Allah’ı Resul’ünü ve mü’minleri dost edinirse (bilsin ki) Allah’tan yana olanlar üstün geleceklerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يَتَوَلَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَاِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْغَالِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-55c.mp3","commentary_text":"Burada hem dostluktan hem de galibiyetten/üstün gelmekten bahsediliyor. Dostluk, kişisel çıkar gözetmeksizin sevgi ve güven üzerine kurulan bir ilişkidir. Bu ilişkiyi kuran ve bu ruhla yaşayan kişi Allah’a, Peygamber’e ve mü’minlere dost olmayı başarmıştır. İşte galibiyet müjdesi bu başarıyı yakalamış kişiler içindir. Galibiyet sadece savaşlarda zafer elde etmek değil, meşru ve hayırlı olan her sahada üstün gelmektir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkârcılardan dininizi alaya alanları eğlence konusu yapanları dost edinmeyin! Eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’ın emirlerine uygun yaşayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkârcılardan dininizi alaya alanları eğlence konusu yapanları dost edinmeyin! Eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’ın emirlerine uygun yaşayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkârcılardan dininizi alaya alanları eğlence konusu yapanları dost edinmeyin! Eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’ın emirlerine uygun yaşayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkârcılardan dininizi alaya alanları eğlence konusu yapanları dost edinmeyin! Eğer gerçekten inanıyorsanız Allah’ın emirlerine uygun yaşayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ezanla) siz birbirinizi namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu onların akılsız bir topluluk olmasındandır.","arabic_text":"وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayet namaz için okunan ezanın bir delilidir. İlk ezan hicretten hemen sonra 622 yılında okunmuştur. Ezandan önce farklı yöntemlerle Müslümanlar namaza çağrılıyordu. Sabit bir yöntemle namaza çağrı konusunda Hz. Peygamber bir istişare toplantısı yaptı. Bu toplantıda, çan çalınmasını, borazan kullanılmasını, ateş yakılmasını önerenler oldu ama Hz. Peygamber hiçbirisinden tatmin olmadı. Çünkü Çan’ı Hıristiyanlar, borazanı Yahudiler, Ateş’i Mecusiler kullanıyordu. Hazrec kabilesinden Abdullah b. Zeyd’in teklifiyle bugün olduğu gibi ezan okunmaya başlandı. İlk ezan Bilal-i Habeşi tarafından Mescid-i Nebevi’nin hemen yanındaki yüksek bir evin damından okunmuştur. Ayrıca; “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine koşun!” (Cuma, 62/9) ayetindeki çağrının da ezan ile yapıldığı bilinmektedir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ezanla) siz birbirinizi namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu onların akılsız bir topluluk olmasındandır.","arabic_text":"وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayet namaz için okunan ezanın bir delilidir. İlk ezan hicretten hemen sonra 622 yılında okunmuştur. Ezandan önce farklı yöntemlerle Müslümanlar namaza çağrılıyordu. Sabit bir yöntemle namaza çağrı konusunda Hz. Peygamber bir istişare toplantısı yaptı. Bu toplantıda, çan çalınmasını, borazan kullanılmasını, ateş yakılmasını önerenler oldu ama Hz. Peygamber hiçbirisinden tatmin olmadı. Çünkü Çan’ı Hıristiyanlar, borazanı Yahudiler, Ateş’i Mecusiler kullanıyordu. Hazrec kabilesinden Abdullah b. Zeyd’in teklifiyle bugün olduğu gibi ezan okunmaya başlandı. İlk ezan Bilal-i Habeşi tarafından Mescid-i Nebevi’nin hemen yanındaki yüksek bir evin damından okunmuştur. Ayrıca; “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine koşun!” (Cuma, 62/9) ayetindeki çağrının da ezan ile yapıldığı bilinmektedir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ezanla) siz birbirinizi namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu onların akılsız bir topluluk olmasındandır.","arabic_text":"وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayet namaz için okunan ezanın bir delilidir. İlk ezan hicretten hemen sonra 622 yılında okunmuştur. Ezandan önce farklı yöntemlerle Müslümanlar namaza çağrılıyordu. Sabit bir yöntemle namaza çağrı konusunda Hz. Peygamber bir istişare toplantısı yaptı. Bu toplantıda, çan çalınmasını, borazan kullanılmasını, ateş yakılmasını önerenler oldu ama Hz. Peygamber hiçbirisinden tatmin olmadı. Çünkü Çan’ı Hıristiyanlar, borazanı Yahudiler, Ateş’i Mecusiler kullanıyordu. Hazrec kabilesinden Abdullah b. Zeyd’in teklifiyle bugün olduğu gibi ezan okunmaya başlandı. İlk ezan Bilal-i Habeşi tarafından Mescid-i Nebevi’nin hemen yanındaki yüksek bir evin damından okunmuştur. Ayrıca; “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine koşun!” (Cuma, 62/9) ayetindeki çağrının da ezan ile yapıldığı bilinmektedir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ezanla) siz birbirinizi namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu onların akılsız bir topluluk olmasındandır.","arabic_text":"وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet namaz için okunan ezanın bir delilidir. İlk ezan hicretten hemen sonra 622 yılında okunmuştur. Ezandan önce farklı yöntemlerle Müslümanlar namaza çağrılıyordu. Sabit bir yöntemle namaza çağrı konusunda Hz. Peygamber bir istişare toplantısı yaptı. Bu toplantıda, çan çalınmasını, borazan kullanılmasını, ateş yakılmasını önerenler oldu ama Hz. Peygamber hiçbirisinden tatmin olmadı. Çünkü Çan’ı Hıristiyanlar, borazanı Yahudiler, Ateş’i Mecusiler kullanıyordu. Hazrec kabilesinden Abdullah b. Zeyd’in teklifiyle bugün olduğu gibi ezan okunmaya başlandı. İlk ezan Bilal-i Habeşi tarafından Mescid-i Nebevi’nin hemen yanındaki yüksek bir evin damından okunmuştur. Ayrıca; “Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine koşun!” (Cuma, 62/9) ayetindeki çağrının da ezan ile yapıldığı bilinmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul! Yahudilere ve Hıristiyanlara) şöyle de: “Ey Ehl-i Kitap! Biz yalnızca Allah’a bize indirilene ve bizden önce indirilen(ler)e inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُۙ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul! Yahudilere ve Hıristiyanlara) şöyle de: “Ey Ehl-i Kitap! Biz yalnızca Allah’a bize indirilene ve bizden önce indirilen(ler)e inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُۙ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul! Yahudilere ve Hıristiyanlara) şöyle de: “Ey Ehl-i Kitap! Biz yalnızca Allah’a bize indirilene ve bizden önce indirilen(ler)e inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُۙ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul! Yahudilere ve Hıristiyanlara) şöyle de: “Ey Ehl-i Kitap! Biz yalnızca Allah’a bize indirilene ve bizden önce indirilen(ler)e inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ هَلْ تَنْقِمُونَ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلُۙ وَاَنَّ اَكْثَرَكُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah’ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!","arabic_text":"قُلْ هَلْ اُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ مَنْ لَعَنَهُ اللّٰهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَاز۪يرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَۜ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-60c.mp3","commentary_text":"Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah’ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!","arabic_text":"قُلْ هَلْ اُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ مَنْ لَعَنَهُ اللّٰهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَاز۪يرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَۜ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-60c.mp3","commentary_text":"Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah’ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!","arabic_text":"قُلْ هَلْ اُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ مَنْ لَعَنَهُ اللّٰهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَاز۪يرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَۜ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-60c.mp3","commentary_text":"Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"De ki: “Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği gazabına uğrattığı ve şeytani güçlere taptıkları için Allah’ın maymun ve domuz haline getirdikleridir.” İşte onlar makamı en kötü olanlar ve doğru yoldan en fazla sapanlardır!","arabic_text":"قُلْ هَلْ اُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ مَنْ لَعَنَهُ اللّٰهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَاز۪يرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَۜ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-59c.mp3","commentary_text":"Birçok alim bu değişimin şekli değil manevi olduğu, fiziki yapıları insan kalmakla birlikte kalplerinin maymunlaştığı, karakterlerinin değiştiği, bozulmuş tabiatları gereği kimsenin bunlarla konuşmadığı ve bu sebeple toplumdan dışlandıkları için rezil duruma düştükleri görüşünü ifade etmiştir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Münafıklar) size geldiklerinde “inandık” derler. Oysa onlar (yanınıza) inkârcı olarak girmişler ve yine inkârcı olarak çıkmışlardır. Allah onların neleri gizlediklerini çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاؤُ۫كُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَقَدْ دَخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِه۪ۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا كَانُوا يَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Münafıklar) size geldiklerinde “inandık” derler. Oysa onlar (yanınıza) inkârcı olarak girmişler ve yine inkârcı olarak çıkmışlardır. Allah onların neleri gizlediklerini çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاؤُ۫كُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَقَدْ دَخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِه۪ۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا كَانُوا يَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Münafıklar) size geldiklerinde “inandık” derler. Oysa onlar (yanınıza) inkârcı olarak girmişler ve yine inkârcı olarak çıkmışlardır. Allah onların neleri gizlediklerini çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاؤُ۫كُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَقَدْ دَخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِه۪ۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا كَانُوا يَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Münafıklar) size geldiklerinde “inandık” derler. Oysa onlar (yanınıza) inkârcı olarak girmişler ve yine inkârcı olarak çıkmışlardır. Allah onların neleri gizlediklerini çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاؤُ۫كُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَقَدْ دَخَلُوا بِالْكُفْرِ وَهُمْ قَدْ خَرَجُوا بِه۪ۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا كَانُوا يَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlardan birçoğunun günah işlemekte düşmanlık etmekte ve ve haram yemekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür!","arabic_text":"وَتَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlardan birçoğunun günah işlemekte düşmanlık etmekte ve ve haram yemekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür!","arabic_text":"وَتَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlardan birçoğunun günah işlemekte düşmanlık etmekte ve ve haram yemekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür!","arabic_text":"وَتَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlardan birçoğunun günah işlemekte düşmanlık etmekte ve ve haram yemekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yaptıkları şey ne kadar kötüdür!","arabic_text":"وَتَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يُسَارِعُونَ فِي الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Peki) başlarındaki din âlimlerinin ve hahamların onları günahkârca söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"لَوْلَا يَنْهٰيهُمُ الرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ عَنْ قَوْلِهِمُ الْاِثْمَ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Peki) başlarındaki din âlimlerinin ve hahamların onları günahkârca söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"لَوْلَا يَنْهٰيهُمُ الرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ عَنْ قَوْلِهِمُ الْاِثْمَ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Peki) başlarındaki din âlimlerinin ve hahamların onları günahkârca söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"لَوْلَا يَنْهٰيهُمُ الرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ عَنْ قَوْلِهِمُ الْاِثْمَ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Peki) başlarındaki din âlimlerinin ve hahamların onları günahkârca söz söylemekten ve haram yemekten alıkoymaları gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"لَوْلَا يَنْهٰيهُمُ الرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ عَنْ قَوْلِهِمُ الْاِثْمَ وَاَكْلِهِمُ السُّحْتَۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Yahudiler: “Allah’ın eli sıkıdır (rızık vermede Allah cimridir)” dediler. Sıkı olan onların elidir. Bu iddialarından dolayı (Allah tarafından) lanetlenmişlerdir. Aksine O’nun (rahmet) elleri sonuna kadar açıktır. O (lütfunu) dilediği gibi dağıtır. Ama (Ey resul!) Rabbin tarafından sana indirilen her şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz (yaptıkları yüzünden) onların arasına kıyamet gününe kadar (sürecek) düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًاۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Yahudiler: “Allah’ın eli sıkıdır (rızık vermede Allah cimridir)” dediler. Sıkı olan onların elidir. Bu iddialarından dolayı (Allah tarafından) lanetlenmişlerdir. Aksine O’nun (rahmet) elleri sonuna kadar açıktır. O (lütfunu) dilediği gibi dağıtır. Ama (Ey resul!) Rabbin tarafından sana indirilen her şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz (yaptıkları yüzünden) onların arasına kıyamet gününe kadar (sürecek) düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًاۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Yahudiler: “Allah’ın eli sıkıdır (rızık vermede Allah cimridir)” dediler. Sıkı olan onların elidir. Bu iddialarından dolayı (Allah tarafından) lanetlenmişlerdir. Aksine O’nun (rahmet) elleri sonuna kadar açıktır. O (lütfunu) dilediği gibi dağıtır. Ama (Ey resul!) Rabbin tarafından sana indirilen her şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz (yaptıkları yüzünden) onların arasına kıyamet gününe kadar (sürecek) düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًاۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Yahudiler: “Allah’ın eli sıkıdır (rızık vermede Allah cimridir)” dediler. Sıkı olan onların elidir. Bu iddialarından dolayı (Allah tarafından) lanetlenmişlerdir. Aksine O’nun (rahmet) elleri sonuna kadar açıktır. O (lütfunu) dilediği gibi dağıtır. Ama (Ey resul!) Rabbin tarafından sana indirilen her şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Biz (yaptıkları yüzünden) onların arasına kıyamet gününe kadar (sürecek) düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًاۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Eğer Ehl-i Kitap (gerçekten) iman edip (Allah’a karşı gelmekten fitne ve fesat çıkarmaktan) sakınsalardı elbette kötülüklerini örter ve onları nimetlerle donatılmış cennetlere koyardık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Eğer Ehl-i Kitap (gerçekten) iman edip (Allah’a karşı gelmekten fitne ve fesat çıkarmaktan) sakınsalardı elbette kötülüklerini örter ve onları nimetlerle donatılmış cennetlere koyardık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Eğer Ehl-i Kitap (gerçekten) iman edip (Allah’a karşı gelmekten fitne ve fesat çıkarmaktan) sakınsalardı elbette kötülüklerini örter ve onları nimetlerle donatılmış cennetlere koyardık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Eğer Ehl-i Kitap (gerçekten) iman edip (Allah’a karşı gelmekten fitne ve fesat çıkarmaktan) sakınsalardı elbette kötülüklerini örter ve onları nimetlerle donatılmış cennetlere koyardık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve eğer onlar Tevrat’ı İncil’i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur’an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اَقَامُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ مِنْ رَبِّهِمْ لَاَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْۜ مِنْهُمْ اُمَّةٌ مُقْتَصِدَةٌۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ سَٓاءَ مَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve eğer onlar Tevrat’ı İncil’i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur’an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اَقَامُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ مِنْ رَبِّهِمْ لَاَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْۜ مِنْهُمْ اُمَّةٌ مُقْتَصِدَةٌۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ سَٓاءَ مَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve eğer onlar Tevrat’ı İncil’i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur’an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اَقَامُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ مِنْ رَبِّهِمْ لَاَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْۜ مِنْهُمْ اُمَّةٌ مُقْتَصِدَةٌۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ سَٓاءَ مَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve eğer onlar Tevrat’ı İncil’i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur’an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ اَقَامُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ مِنْ رَبِّهِمْ لَاَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْۜ مِنْهُمْ اُمَّةٌ مُقْتَصِدَةٌۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ سَٓاءَ مَا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ey resul! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun risaletini (sana gönderdiğini) tebliğ etmemiş olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan) insanlardan (gelecek tehlikelere karşı) koruyacaktır. Doğrusu Allah inkârcılar topluluğunu (istemedikleri için zorla) doğru yola iletmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ey resul! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun risaletini (sana gönderdiğini) tebliğ etmemiş olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan) insanlardan (gelecek tehlikelere karşı) koruyacaktır. Doğrusu Allah inkârcılar topluluğunu (istemedikleri için zorla) doğru yola iletmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ey resul! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun risaletini (sana gönderdiğini) tebliğ etmemiş olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan) insanlardan (gelecek tehlikelere karşı) koruyacaktır. Doğrusu Allah inkârcılar topluluğunu (istemedikleri için zorla) doğru yola iletmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ey resul! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun risaletini (sana gönderdiğini) tebliğ etmemiş olursun. (Görevini yaparsan) Allah seni (inanmayan) insanlardan (gelecek tehlikelere karşı) koruyacaktır. Doğrusu Allah inkârcılar topluluğunu (istemedikleri için zorla) doğru yola iletmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"De ki: Ey Ehl-i Kitab! Tevrat’ı İncil’i ve Rabbinizden size indirilen (Kur’an’)ı dosdoğru tatbik etmedikçe asla sağlam bir temele dayanmış olamazsınız. (Ey Resul!) Rabbinden sana indirilen (şu ayetler) onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Öyleyse o inkârcılar toplumu için üzülme!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلٰى شَيْءٍ حَتّٰى تُق۪يمُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"De ki: Ey Ehl-i Kitab! Tevrat’ı İncil’i ve Rabbinizden size indirilen (Kur’an’)ı dosdoğru tatbik etmedikçe asla sağlam bir temele dayanmış olamazsınız. (Ey Resul!) Rabbinden sana indirilen (şu ayetler) onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Öyleyse o inkârcılar toplumu için üzülme!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلٰى شَيْءٍ حَتّٰى تُق۪يمُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"De ki: Ey Ehl-i Kitab! Tevrat’ı İncil’i ve Rabbinizden size indirilen (Kur’an’)ı dosdoğru tatbik etmedikçe asla sağlam bir temele dayanmış olamazsınız. (Ey Resul!) Rabbinden sana indirilen (şu ayetler) onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Öyleyse o inkârcılar toplumu için üzülme!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلٰى شَيْءٍ حَتّٰى تُق۪يمُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"De ki: Ey Ehl-i Kitab! Tevrat’ı İncil’i ve Rabbinizden size indirilen (Kur’an’)ı dosdoğru tatbik etmedikçe asla sağlam bir temele dayanmış olamazsınız. (Ey Resul!) Rabbinden sana indirilen (şu ayetler) onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır. Öyleyse o inkârcılar toplumu için üzülme!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلٰى شَيْءٍ حَتّٰى تُق۪يمُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"İman edenler ile Yahudiler Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla bir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-69c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre ayette geçen “Sabiîler”, Müşrik Arapların izlediği puta tapıcılık geleneğinin doğruluğundan kuşku duyarak ruhlarını tatmin edecek başka bir inanç sistemi aramış ve bu arayışları sonucunda Tevhid inancını benimsemiş kimselerdir. Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye’de bulunurdu. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonra bunlar sayıları azalarak yok olma noktasına gelmiştir. Bunların Hz. Yahya’nın takipçileri olduğunu söyleyenler de vardır. Ayetin ifadesine göre, adı geçen gruplardan, Allah’a ve ahiret gününe inanarak güzel ve faydalı eylemlerde bulunan herkes Allah katında hak ettiği mükâfata kavuşacaktır. Çünkü önemli olan inanç sisteminin özüdür, Allah’ın varlığına inanmaktır, faydalı ve güzel eylemlerde bulunmaktır, ahiretin geleceğini kabul etmektir. Nitekim peygamberlerin geliş amacı da bu üç ilkeye hizmet etmektir. Bu konuda ayrıca Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"69","turkish_text":"İman edenler ile Yahudiler Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla bir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-69c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre ayette geçen “Sabiîler”, Müşrik Arapların izlediği puta tapıcılık geleneğinin doğruluğundan kuşku duyarak ruhlarını tatmin edecek başka bir inanç sistemi aramış ve bu arayışları sonucunda Tevhid inancını benimsemiş kimselerdir. Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye’de bulunurdu. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonra bunlar sayıları azalarak yok olma noktasına gelmiştir. Bunların Hz. Yahya’nın takipçileri olduğunu söyleyenler de vardır. Ayetin ifadesine göre, adı geçen gruplardan, Allah’a ve ahiret gününe inanarak güzel ve faydalı eylemlerde bulunan herkes Allah katında hak ettiği mükâfata kavuşacaktır. Çünkü önemli olan inanç sisteminin özüdür, Allah’ın varlığına inanmaktır, faydalı ve güzel eylemlerde bulunmaktır, ahiretin geleceğini kabul etmektir. Nitekim peygamberlerin geliş amacı da bu üç ilkeye hizmet etmektir. Bu konuda ayrıca Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"69","turkish_text":"İman edenler ile Yahudiler Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla bir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-69c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre ayette geçen “Sabiîler”, Müşrik Arapların izlediği puta tapıcılık geleneğinin doğruluğundan kuşku duyarak ruhlarını tatmin edecek başka bir inanç sistemi aramış ve bu arayışları sonucunda Tevhid inancını benimsemiş kimselerdir. Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye’de bulunurdu. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonra bunlar sayıları azalarak yok olma noktasına gelmiştir. Bunların Hz. Yahya’nın takipçileri olduğunu söyleyenler de vardır. Ayetin ifadesine göre, adı geçen gruplardan, Allah’a ve ahiret gününe inanarak güzel ve faydalı eylemlerde bulunan herkes Allah katında hak ettiği mükâfata kavuşacaktır. Çünkü önemli olan inanç sisteminin özüdür, Allah’ın varlığına inanmaktır, faydalı ve güzel eylemlerde bulunmaktır, ahiretin geleceğini kabul etmektir. Nitekim peygamberlerin geliş amacı da bu üç ilkeye hizmet etmektir. Bu konuda ayrıca Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"69","turkish_text":"İman edenler ile Yahudiler Sabiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler üzerine asla bir korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-68c.mp3","commentary_text":"Otoritelerin çoğuna göre ayette geçen “Sabiîler”, Müşrik Arapların izlediği puta tapıcılık geleneğinin doğruluğundan kuşku duyarak ruhlarını tatmin edecek başka bir inanç sistemi aramış ve bu arayışları sonucunda Tevhid inancını benimsemiş kimselerdir. Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye’de bulunurdu. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonra bunlar sayıları azalarak yok olma noktasına gelmiştir. Bunların Hz. Yahya’nın takipçileri olduğunu söyleyenler de vardır. Ayetin ifadesine göre, adı geçen gruplardan, Allah’a ve ahiret gününe inanarak güzel ve faydalı eylemlerde bulunan herkes Allah katında hak ettiği mükâfata kavuşacaktır. Çünkü önemli olan inanç sisteminin özüdür, Allah’ın varlığına inanmaktır, faydalı ve güzel eylemlerde bulunmaktır, ahiretin geleceğini kabul etmektir. Nitekim peygamberlerin geliş amacı da bu üç ilkeye hizmet etmektir. Bu konuda ayrıca Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.","arabic_text":"لَقَدْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ رُسُلًاۜ كُلَّمَا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُهُمْۙ فَر۪يقًا كَذَّبُوا وَفَر۪يقًا يَقْتُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-70c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.","arabic_text":"لَقَدْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ رُسُلًاۜ كُلَّمَا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُهُمْۙ فَر۪يقًا كَذَّبُوا وَفَر۪يقًا يَقْتُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-70c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.","arabic_text":"لَقَدْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ رُسُلًاۜ كُلَّمَا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُهُمْۙ فَر۪يقًا كَذَّبُوا وَفَر۪يقًا يَقْتُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-70c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse kimini yalanladılar kimini de öldürdüler.","arabic_text":"لَقَدْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ رُسُلًاۜ كُلَّمَا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُهُمْۙ فَر۪يقًا كَذَّبُوا وَفَر۪يقًا يَقْتُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"وَحَسِبُٓوا اَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا وَصَمُّوا ثُمَّ تَابَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا كَث۪يرٌ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"وَحَسِبُٓوا اَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا وَصَمُّوا ثُمَّ تَابَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا كَث۪يرٌ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"وَحَسِبُٓوا اَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا وَصَمُّوا ثُمَّ تَابَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا كَث۪يرٌ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bu cinayetleri işleyerek) kendi başlarına bir fitne (bir bela ve musibet) gelmeyeceğini sandılar da körleştiler sağırlaştılar. Sonra Allah kendilerine tevbe nasip etti. Sonra yine içlerinden birçoğu körleşti ve sağırlaştı. Allah yaptıklarını hakkıyla görmektedir.","arabic_text":"وَحَسِبُٓوا اَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا وَصَمُّوا ثُمَّ تَابَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا كَث۪يرٌ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçekten “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Hâlbuki o Mesih demiştir ki: “Ey İsrailoğulları! (Yalnızca) hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin! Unutmayın ki kim Allah’tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Ve o gün hiç kimse zalimlere yardım edemeyecektir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçekten “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Hâlbuki o Mesih demiştir ki: “Ey İsrailoğulları! (Yalnızca) hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin! Unutmayın ki kim Allah’tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Ve o gün hiç kimse zalimlere yardım edemeyecektir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçekten “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Hâlbuki o Mesih demiştir ki: “Ey İsrailoğulları! (Yalnızca) hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin! Unutmayın ki kim Allah’tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Ve o gün hiç kimse zalimlere yardım edemeyecektir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçekten “Allah Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Hâlbuki o Mesih demiştir ki: “Ey İsrailoğulları! (Yalnızca) hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin! Unutmayın ki kim Allah’tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Ve o gün hiç kimse zalimlere yardım edemeyecektir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Gerçekten Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığını gördükleri halde “Bakın Allah üçlünün (üç ilahtan) üçüncüsüdür” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Ve onlar bu iddialarından vazgeçmedikçe hakikati inkâr eden bu gibilerin başına şiddetli bir azap gelecektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Gerçekten Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığını gördükleri halde “Bakın Allah üçlünün (üç ilahtan) üçüncüsüdür” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Ve onlar bu iddialarından vazgeçmedikçe hakikati inkâr eden bu gibilerin başına şiddetli bir azap gelecektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Gerçekten Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığını gördükleri halde “Bakın Allah üçlünün (üç ilahtan) üçüncüsüdür” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Ve onlar bu iddialarından vazgeçmedikçe hakikati inkâr eden bu gibilerin başına şiddetli bir azap gelecektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Gerçekten Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığını gördükleri halde “Bakın Allah üçlünün (üç ilahtan) üçüncüsüdür” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Ve onlar bu iddialarından vazgeçmedikçe hakikati inkâr eden bu gibilerin başına şiddetli bir azap gelecektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Allah üçtür diyenler) pişmanlık içinde Allah’a yönelip O’dan af dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اَفَلَا يَتُوبُونَ اِلَى اللّٰهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Allah üçtür diyenler) pişmanlık içinde Allah’a yönelip O’dan af dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اَفَلَا يَتُوبُونَ اِلَى اللّٰهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Allah üçtür diyenler) pişmanlık içinde Allah’a yönelip O’dan af dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اَفَلَا يَتُوبُونَ اِلَى اللّٰهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Allah üçtür diyenler) pişmanlık içinde Allah’a yönelip O’dan af dilemeyecekler mi? Hâlbuki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اَفَلَا يَتُوبُونَ اِلَى اللّٰهِ وَيَسْتَغْفِرُونَهُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Meryem oğlu Mesih (İsa) sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındı. İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak (dikkat et) onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz; sonra yine bak (dikkat et ayetlerimizden) nasıl çevriliyorlar!","arabic_text":"مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-75c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Hz. İsa’nın gayri meşru yollardan dünyaya geldiğine inanıyor ve Hz. Meryem’i fahişelikle itham ediyorlardı. Bu ayet, Hz. Meryem’in fahişeliğini reddederek onun namuslu bir bakire olduğunu vurgulamaktadır. Ali İmran suresinin 3/45, 46 ve 47. ayetlerinde olduğu gibi Meryem suresinin 19/16-36. ayetlerinde de Hz. İsa’nın nasıl yaratıldığı geniş şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca bu ayet; Hristiyanların Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya tanrılık vasfı vermelerini ve böylece Hz. İsa’yı Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek bir azizler hiyerarşisi oluşturmalarını da reddetmektedir. Zira “Her ikisi de yemek yerlerdi” ifadesi, onların da diğer insanlar gibi yiyen-içen birer beşer olduğu ve hiçbir şekilde ilahlık konusunda onlara bir atıfta bulunulamayacağı ifade edilmektedir. Hz. İsa’nın sadece bir resûl olduğunu (yani Allah olmadığını) anlatan bu ayetin ilk cümlesiyle Hz. Muhammed’in de sadece bir resûl olduğunu anlatan ayetin ilk cümlesi motamot aynıdır. “Muhammed, sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir” (Ali İmran 3/144). Hz. Muhammed’i bulutların üzerine çıkararak varlık âleminin yaratılış sebebi olarak görenler bu ayetten de ders çıkarmalıdırlar."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Meryem oğlu Mesih (İsa) sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındı. İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak (dikkat et) onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz; sonra yine bak (dikkat et ayetlerimizden) nasıl çevriliyorlar!","arabic_text":"مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-75c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Hz. İsa’nın gayri meşru yollardan dünyaya geldiğine inanıyor ve Hz. Meryem’i fahişelikle itham ediyorlardı. Bu ayet, Hz. Meryem’in fahişeliğini reddederek onun namuslu bir bakire olduğunu vurgulamaktadır. Ali İmran suresinin 3/45, 46 ve 47. ayetlerinde olduğu gibi Meryem suresinin 19/16-36. ayetlerinde de Hz. İsa’nın nasıl yaratıldığı geniş şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca bu ayet; Hristiyanların Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya tanrılık vasfı vermelerini ve böylece Hz. İsa’yı Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek bir azizler hiyerarşisi oluşturmalarını da reddetmektedir. Zira “Her ikisi de yemek yerlerdi” ifadesi, onların da diğer insanlar gibi yiyen-içen birer beşer olduğu ve hiçbir şekilde ilahlık konusunda onlara bir atıfta bulunulamayacağı ifade edilmektedir. Hz. İsa’nın sadece bir resûl olduğunu (yani Allah olmadığını) anlatan bu ayetin ilk cümlesiyle Hz. Muhammed’in de sadece bir resûl olduğunu anlatan ayetin ilk cümlesi motamot aynıdır. “Muhammed, sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir” (Ali İmran 3/144). Hz. Muhammed’i bulutların üzerine çıkararak varlık âleminin yaratılış sebebi olarak görenler bu ayetten de ders çıkarmalıdırlar."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Meryem oğlu Mesih (İsa) sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındı. İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak (dikkat et) onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz; sonra yine bak (dikkat et ayetlerimizden) nasıl çevriliyorlar!","arabic_text":"مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-75c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Hz. İsa’nın gayri meşru yollardan dünyaya geldiğine inanıyor ve Hz. Meryem’i fahişelikle itham ediyorlardı. Bu ayet, Hz. Meryem’in fahişeliğini reddederek onun namuslu bir bakire olduğunu vurgulamaktadır. Ali İmran suresinin 3/45, 46 ve 47. ayetlerinde olduğu gibi Meryem suresinin 19/16-36. ayetlerinde de Hz. İsa’nın nasıl yaratıldığı geniş şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca bu ayet; Hristiyanların Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya tanrılık vasfı vermelerini ve böylece Hz. İsa’yı Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek bir azizler hiyerarşisi oluşturmalarını da reddetmektedir. Zira “Her ikisi de yemek yerlerdi” ifadesi, onların da diğer insanlar gibi yiyen-içen birer beşer olduğu ve hiçbir şekilde ilahlık konusunda onlara bir atıfta bulunulamayacağı ifade edilmektedir. Hz. İsa’nın sadece bir resûl olduğunu (yani Allah olmadığını) anlatan bu ayetin ilk cümlesiyle Hz. Muhammed’in de sadece bir resûl olduğunu anlatan ayetin ilk cümlesi motamot aynıdır. “Muhammed, sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir” (Ali İmran 3/144). Hz. Muhammed’i bulutların üzerine çıkararak varlık âleminin yaratılış sebebi olarak görenler bu ayetten de ders çıkarmalıdırlar."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Meryem oğlu Mesih (İsa) sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındı. İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak (dikkat et) onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz; sonra yine bak (dikkat et ayetlerimizden) nasıl çevriliyorlar!","arabic_text":"مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-74c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, Hz. İsa’nın gayri meşru yollardan dünyaya geldiğine inanıyor ve Hz. Meryem’i fahişelikle itham ediyorlardı. Bu ayet, Hz. Meryem’in fahişeliğini reddederek onun namuslu bir bakire olduğunu vurgulamaktadır. Ali İmran suresinin 3/45, 46 ve 47. ayetlerinde olduğu gibi Meryem suresinin 19/16-36. ayetlerinde de Hz. İsa’nın nasıl yaratıldığı geniş şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca bu ayet; Hristiyanların Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya tanrılık vasfı vermelerini ve böylece Hz. İsa’yı Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek bir azizler hiyerarşisi oluşturmalarını da reddetmektedir. Zira “Her ikisi de yemek yerlerdi” ifadesi, onların da diğer insanlar gibi yiyen-içen birer beşer olduğu ve hiçbir şekilde ilahlık konusunda onlara bir atıfta bulunulamayacağı ifade edilmektedir. Hz. İsa’nın sadece bir resûl olduğunu (yani Allah olmadığını) anlatan bu ayetin ilk cümlesiyle Hz. Muhammed’in de sadece bir resûl olduğunu anlatan ayetin ilk cümlesi motamot aynıdır. “Muhammed, sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir” (Ali İmran 3/144). Hz. Muhammed’i bulutların üzerine çıkararak varlık âleminin yaratılış sebebi olarak görenler bu ayetten de ders çıkarmalıdırlar."},{"verse_number":"76","turkish_text":"De ki: “Allah’a inanmakla beraber size zararı da faydası da olamayan (aciz ve fani) varlıklara da mı kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قُلْ اَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاۜ وَاللّٰهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-76c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da; “Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dünillah” ifadesi 70 yerde geçmektedir. Bu ifade geçtiği bütün yerlerde, insanın Allah’ın dışındaki canlı cansız bütün tapınma objelerini gösterir. Yani Allah’a inanmakla beraber O’nun dışındaki varlıkları da ilah edinmeyi ya da onları aracı kılmayı anlatır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"De ki: “Allah’a inanmakla beraber size zararı da faydası da olamayan (aciz ve fani) varlıklara da mı kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قُلْ اَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاۜ وَاللّٰهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-76c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da; “Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dünillah” ifadesi 70 yerde geçmektedir. Bu ifade geçtiği bütün yerlerde, insanın Allah’ın dışındaki canlı cansız bütün tapınma objelerini gösterir. Yani Allah’a inanmakla beraber O’nun dışındaki varlıkları da ilah edinmeyi ya da onları aracı kılmayı anlatır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"De ki: “Allah’a inanmakla beraber size zararı da faydası da olamayan (aciz ve fani) varlıklara da mı kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قُلْ اَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاۜ وَاللّٰهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-76c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da; “Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dünillah” ifadesi 70 yerde geçmektedir. Bu ifade geçtiği bütün yerlerde, insanın Allah’ın dışındaki canlı cansız bütün tapınma objelerini gösterir. Yani Allah’a inanmakla beraber O’nun dışındaki varlıkları da ilah edinmeyi ya da onları aracı kılmayı anlatır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"De ki: “Allah’a inanmakla beraber size zararı da faydası da olamayan (aciz ve fani) varlıklara da mı kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قُلْ اَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاۜ وَاللّٰهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-75c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da; “Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dünillah” ifadesi 70 yerde geçmektedir. Bu ifade geçtiği bütün yerlerde, insanın Allah’ın dışındaki canlı cansız bütün tapınma objelerini gösterir. Yani Allah’a inanmakla beraber O’nun dışındaki varlıkları da ilah edinmeyi ya da onları aracı kılmayı anlatır."},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere (bid’at ve hurafeleri dine ekleyerek) taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (halen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine uymayın!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُٓوا اَهْوَٓاءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا مِنْ قَبْلُ وَاَضَلُّوا كَث۪يرًا وَضَلُّوا عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere (bid’at ve hurafeleri dine ekleyerek) taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (halen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine uymayın!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُٓوا اَهْوَٓاءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا مِنْ قَبْلُ وَاَضَلُّوا كَث۪يرًا وَضَلُّوا عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere (bid’at ve hurafeleri dine ekleyerek) taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (halen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine uymayın!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُٓوا اَهْوَٓاءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا مِنْ قَبْلُ وَاَضَلُّوا كَث۪يرًا وَضَلُّوا عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: Ey Kitap Ehli! Dininizde haksız yere (bid’at ve hurafeleri dine ekleyerek) taşkınlık yapıp sınırı aşmayın! Daha önce hem kendileri sapmış hem birçoğunu saptırmış ve (halen de) dosdoğru yoldan sapmakta olan bir topluluğun heveslerine uymayın!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ غَيْرَ الْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُٓوا اَهْوَٓاءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا مِنْ قَبْلُ وَاَضَلُّوا كَث۪يرًا وَضَلُّوا عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"İsrailoğullarından inkâr edenler Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah’a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.","arabic_text":"لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"İsrailoğullarından inkâr edenler Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah’a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.","arabic_text":"لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"İsrailoğullarından inkâr edenler Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah’a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.","arabic_text":"لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"İsrailoğullarından inkâr edenler Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah’a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.","arabic_text":"لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar işledikleri kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Ne kadar kötü şeydi yaptıkları!","arabic_text":"كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-79c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir. Onların isyan etmeleri ve isyanlarında peygamberleri öldürecek kadar ileri gitmeleri Hz. Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle de lanetlenmiştir. Bu ayetler, birinci elden İsrailoğullarının ortaya koyduğu çirkeflikleri anlatsa da bunlardaki mesaj aynı zamanda genel bir muhteva taşımaktadır. Yeryüzünü kötülüklerden bütünüyle arındırmak elbette ki imkânsızdır. Ancak İslam, kötülüklere karşı mücadele etmeyi emreder ve kişilerin kötülük işlemesine asla müsaade etmez. Fenalıklardan olabildiğince arındırılmış daha derli toplu bir dünyanın oluşması için bireyin ve toplumun kötülüklerin karşısında durmasını, onlara karşı birbirlerini sakındırmasını zorunlu kılar."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar işledikleri kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Ne kadar kötü şeydi yaptıkları!","arabic_text":"كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-79c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir. Onların isyan etmeleri ve isyanlarında peygamberleri öldürecek kadar ileri gitmeleri Hz. Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle de lanetlenmiştir. Bu ayetler, birinci elden İsrailoğullarının ortaya koyduğu çirkeflikleri anlatsa da bunlardaki mesaj aynı zamanda genel bir muhteva taşımaktadır. Yeryüzünü kötülüklerden bütünüyle arındırmak elbette ki imkânsızdır. Ancak İslam, kötülüklere karşı mücadele etmeyi emreder ve kişilerin kötülük işlemesine asla müsaade etmez. Fenalıklardan olabildiğince arındırılmış daha derli toplu bir dünyanın oluşması için bireyin ve toplumun kötülüklerin karşısında durmasını, onlara karşı birbirlerini sakındırmasını zorunlu kılar."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar işledikleri kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Ne kadar kötü şeydi yaptıkları!","arabic_text":"كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-79c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir. Onların isyan etmeleri ve isyanlarında peygamberleri öldürecek kadar ileri gitmeleri Hz. Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle de lanetlenmiştir. Bu ayetler, birinci elden İsrailoğullarının ortaya koyduğu çirkeflikleri anlatsa da bunlardaki mesaj aynı zamanda genel bir muhteva taşımaktadır. Yeryüzünü kötülüklerden bütünüyle arındırmak elbette ki imkânsızdır. Ancak İslam, kötülüklere karşı mücadele etmeyi emreder ve kişilerin kötülük işlemesine asla müsaade etmez. Fenalıklardan olabildiğince arındırılmış daha derli toplu bir dünyanın oluşması için bireyin ve toplumun kötülüklerin karşısında durmasını, onlara karşı birbirlerini sakındırmasını zorunlu kılar."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar işledikleri kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Ne kadar kötü şeydi yaptıkları!","arabic_text":"كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-78c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın birçok yerinde geçtiği gibi, İsrailoğulları kendilerini Allah’ın ayrıcalıklı kulları olarak gördükleri için diğer insanları hep hor görmüşlerdir. Onların, bu kendilerinin dışındakileri hor görmeleri, aşağılamaları şüphesiz Hz. Musa’ya gönderilen orijinal Tevrat’tan kaynaklanmamaktadır. Tevrat’ın nüzulünden sonra, bir kısım Yahudiler zaman içinde bu İlahi kitap üzerinde tahrifatlar yapmışlar ve yaptıkları tahrifatı da Allah’a isnat etmişlerdir. Böylece Tevrat’ı aşırı ırkçı tutumlarına alet edip dünyevi amaçlarına “kutsal” bir görünüm kazandırarak sapık, bozguncu ve isyankâr tavırlarına devam etmişlerdir. Onların isyan etmeleri ve isyanlarında peygamberleri öldürecek kadar ileri gitmeleri Hz. Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle de lanetlenmiştir. Bu ayetler, birinci elden İsrailoğullarının ortaya koyduğu çirkeflikleri anlatsa da bunlardaki mesaj aynı zamanda genel bir muhteva taşımaktadır. Yeryüzünü kötülüklerden bütünüyle arındırmak elbette ki imkânsızdır. Ancak İslam, kötülüklere karşı mücadele etmeyi emreder ve kişilerin kötülük işlemesine asla müsaade etmez. Fenalıklardan olabildiğince arındırılmış daha derli toplu bir dünyanın oluşması için bireyin ve toplumun kötülüklerin karşısında durmasını, onlara karşı birbirlerini sakındırmasını zorunlu kılar."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.","arabic_text":"تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.","arabic_text":"تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.","arabic_text":"تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.","arabic_text":"تَرٰى كَث۪يرًا مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Eğer Allah’a nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı inkârcıları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Eğer Allah’a nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı inkârcıları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Eğer Allah’a nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı inkârcıları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Eğer Allah’a nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı inkârcıları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli (ve tehlikeli) olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü Hıristiyanlar arasında Allah’a bağlı bilginler ve din adamları vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.","arabic_text":"لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-82c.mp3","commentary_text":"Ayette Yahudileri anlatan “yehûd” kelimesinin başına “lam-ı ta’rif” vardır, yani belirlilik takısı olarak “el” gelmiştir. Bu da gösteriyor ki; bundan kastedilen, o gün mü’minlerle aynı coğrafyada yaşayan ve İslam’a tavır alan malum Yahudilerdir. Yoksa tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudileri kapsayan bir husus değildir. Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli (ve tehlikeli) olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü Hıristiyanlar arasında Allah’a bağlı bilginler ve din adamları vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.","arabic_text":"لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-82c.mp3","commentary_text":"Ayette Yahudileri anlatan “yehûd” kelimesinin başına “lam-ı ta’rif” vardır, yani belirlilik takısı olarak “el” gelmiştir. Bu da gösteriyor ki; bundan kastedilen, o gün mü’minlerle aynı coğrafyada yaşayan ve İslam’a tavır alan malum Yahudilerdir. Yoksa tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudileri kapsayan bir husus değildir. Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli (ve tehlikeli) olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü Hıristiyanlar arasında Allah’a bağlı bilginler ve din adamları vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.","arabic_text":"لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-82c.mp3","commentary_text":"Ayette Yahudileri anlatan “yehûd” kelimesinin başına “lam-ı ta’rif” vardır, yani belirlilik takısı olarak “el” gelmiştir. Bu da gösteriyor ki; bundan kastedilen, o gün mü’minlerle aynı coğrafyada yaşayan ve İslam’a tavır alan malum Yahudilerdir. Yoksa tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudileri kapsayan bir husus değildir. Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli (ve tehlikeli) olarak Yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hıristiyanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü Hıristiyanlar arasında Allah’a bağlı bilginler ve din adamları vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.","arabic_text":"لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-81c.mp3","commentary_text":"Ayette Yahudileri anlatan “yehûd” kelimesinin başına “lam-ı ta’rif” vardır, yani belirlilik takısı olarak “el” gelmiştir. Bu da gösteriyor ki; bundan kastedilen, o gün mü’minlerle aynı coğrafyada yaşayan ve İslam’a tavır alan malum Yahudilerdir. Yoksa tarihin her döneminde yaşamış ve yaşayacak olan Yahudileri kapsayan bir husus değildir. Ayette bahsi geçen Hıristiyanların ise, Habeşistan’a (Etiyopya’ya) göç eden Müslümanları iyi konuk eden ve onları hoşgörüyle karşılayan Hıristiyanlar ile Hz. Muhammed’le antlaşma yapan Necran Hıristiyanları olduğu söylenmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi, Habeş Hıristiyanlarından keşişler ve rahipler, Rasülullah’ı tanımak için geldiklerinde, Kur’an’dan okunanları dinleyince ve Hz. Peygamberin tavır ve davranışlarını görünce Müslüman olmuşlardır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Resule indirilen (Kur’an)ı dinledikleri vakit gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar. (Ve) “Ey Rabbimiz” derler “Biz inanıyoruz. Öyleyse bizi hakikate şahitlik edenlerle bir tut.”","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki iki ayet Habeşistan Kralı Necâşi ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Ayette bahsi geçen kişilerin, eski adı Habeşistan yeni adı Etiyopya olan ülkenin Kralı Necâşi’nin Hz. Muhammed’e gönderdiği din adamları olduğu söylenir. Necâşi, Kureyş’in uyarı ve tehditlerine rağmen, Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak ülkesine hicret etmek zorunda kalan Müslümanları barındırmış ve onlara sahip çıkmıştır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Resule indirilen (Kur’an)ı dinledikleri vakit gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar. (Ve) “Ey Rabbimiz” derler “Biz inanıyoruz. Öyleyse bizi hakikate şahitlik edenlerle bir tut.”","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki iki ayet Habeşistan Kralı Necâşi ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Ayette bahsi geçen kişilerin, eski adı Habeşistan yeni adı Etiyopya olan ülkenin Kralı Necâşi’nin Hz. Muhammed’e gönderdiği din adamları olduğu söylenir. Necâşi, Kureyş’in uyarı ve tehditlerine rağmen, Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak ülkesine hicret etmek zorunda kalan Müslümanları barındırmış ve onlara sahip çıkmıştır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Resule indirilen (Kur’an)ı dinledikleri vakit gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar. (Ve) “Ey Rabbimiz” derler “Biz inanıyoruz. Öyleyse bizi hakikate şahitlik edenlerle bir tut.”","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki iki ayet Habeşistan Kralı Necâşi ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Ayette bahsi geçen kişilerin, eski adı Habeşistan yeni adı Etiyopya olan ülkenin Kralı Necâşi’nin Hz. Muhammed’e gönderdiği din adamları olduğu söylenir. Necâşi, Kureyş’in uyarı ve tehditlerine rağmen, Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak ülkesine hicret etmek zorunda kalan Müslümanları barındırmış ve onlara sahip çıkmıştır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Resule indirilen (Kur’an)ı dinledikleri vakit gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar. (Ve) “Ey Rabbimiz” derler “Biz inanıyoruz. Öyleyse bizi hakikate şahitlik edenlerle bir tut.”","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-82c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki iki ayet Habeşistan Kralı Necâşi ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Ayette bahsi geçen kişilerin, eski adı Habeşistan yeni adı Etiyopya olan ülkenin Kralı Necâşi’nin Hz. Muhammed’e gönderdiği din adamları olduğu söylenir. Necâşi, Kureyş’in uyarı ve tehditlerine rağmen, Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak ülkesine hicret etmek zorunda kalan Müslümanları barındırmış ve onlara sahip çıkmıştır."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve “Bize ne oluyor ki Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve resul)e inanmayalım!”","arabic_text":"وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve “Bize ne oluyor ki Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve resul)e inanmayalım!”","arabic_text":"وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve “Bize ne oluyor ki Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve resul)e inanmayalım!”","arabic_text":"وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve “Bize ne oluyor ki Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler ile beraber (cennete) koymasını umarken Allah’a ve bize gelen gerçeğe (Kur’an’a ve resul)e inanmayalım!”","arabic_text":"وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah da onları söyledikleri bu sözden dolayı altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırdı. (Onlar) orada ebedi kalacaklardır. İşte güzel davrananların mükâfatı budur.","arabic_text":"فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah da onları söyledikleri bu sözden dolayı altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırdı. (Onlar) orada ebedi kalacaklardır. İşte güzel davrananların mükâfatı budur.","arabic_text":"فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah da onları söyledikleri bu sözden dolayı altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırdı. (Onlar) orada ebedi kalacaklardır. İşte güzel davrananların mükâfatı budur.","arabic_text":"فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah da onları söyledikleri bu sözden dolayı altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırdı. (Onlar) orada ebedi kalacaklardır. İşte güzel davrananların mükâfatı budur.","arabic_text":"فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İnkâr edenlere ve ayetlerimizi ciddiye almayanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İnkâr edenlere ve ayetlerimizi ciddiye almayanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İnkâr edenlere ve ayetlerimizi ciddiye almayanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İnkâr edenlere ve ayetlerimizi ciddiye almayanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size helal kıldığı hayatın güzelliklerinden kendinizi yoksun bırakmayın (onları kendinize haram etmeyin) ve Hakkın sınırlarını da aşmayın! Allah aşırı gidenleri asla sevmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-87c.mp3","commentary_text":"Allah, yarattığı helal ve temiz rızıklardan kulunun istifade etmesini emretmiş ve hangi sebeple olursa olsun insanın Allah’ın helal kıldığı bir şeyi -Allah’a yakınlaşma adına da olsa- kendisine yasaklamasını da haram kılmıştır.” “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akıtılmış kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (En’am 6/145) Günümüzde özellikle deniz ürünleri gibi farklı sahalarda bu yasakların her geçen gün eklenerek çoğaldığını görmekteyiz. Ayrıca duygusal mülahazalarla da farklı yasaklar konmaktadır. Örneğin; “peygamberim bundan yememiş ya da yiyememişti, rahmetli annem-babam bunu çok severdi” gibi manasız ve gereksiz düşüncelerle hiçbir nimetin yasaklanmasına Allah müsaade etmez. Allah verdiği nimetleri bir sonraki ayette de görüldüğü gibi kulu üzerinde görmek ve gördüğü nimetlerin karşılığını almak ister. İnsana düşen, Allah’ın verdiği nimetlerden israf etmeden, savurganca davranmadan, şımarmadan istifade ederek kulluğunu ortaya koyması ve ihsan edilen nimetlerin şükrünü Kur’an’ın tarif ettiği şekilde eda etmesidir."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size helal kıldığı hayatın güzelliklerinden kendinizi yoksun bırakmayın (onları kendinize haram etmeyin) ve Hakkın sınırlarını da aşmayın! Allah aşırı gidenleri asla sevmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-87c.mp3","commentary_text":"Allah, yarattığı helal ve temiz rızıklardan kulunun istifade etmesini emretmiş ve hangi sebeple olursa olsun insanın Allah’ın helal kıldığı bir şeyi -Allah’a yakınlaşma adına da olsa- kendisine yasaklamasını da haram kılmıştır.” “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akıtılmış kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (En’am 6/145) Günümüzde özellikle deniz ürünleri gibi farklı sahalarda bu yasakların her geçen gün eklenerek çoğaldığını görmekteyiz. Ayrıca duygusal mülahazalarla da farklı yasaklar konmaktadır. Örneğin; “peygamberim bundan yememiş ya da yiyememişti, rahmetli annem-babam bunu çok severdi” gibi manasız ve gereksiz düşüncelerle hiçbir nimetin yasaklanmasına Allah müsaade etmez. Allah verdiği nimetleri bir sonraki ayette de görüldüğü gibi kulu üzerinde görmek ve gördüğü nimetlerin karşılığını almak ister. İnsana düşen, Allah’ın verdiği nimetlerden israf etmeden, savurganca davranmadan, şımarmadan istifade ederek kulluğunu ortaya koyması ve ihsan edilen nimetlerin şükrünü Kur’an’ın tarif ettiği şekilde eda etmesidir."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size helal kıldığı hayatın güzelliklerinden kendinizi yoksun bırakmayın (onları kendinize haram etmeyin) ve Hakkın sınırlarını da aşmayın! Allah aşırı gidenleri asla sevmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-87c.mp3","commentary_text":"Allah, yarattığı helal ve temiz rızıklardan kulunun istifade etmesini emretmiş ve hangi sebeple olursa olsun insanın Allah’ın helal kıldığı bir şeyi -Allah’a yakınlaşma adına da olsa- kendisine yasaklamasını da haram kılmıştır.” “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akıtılmış kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (En’am 6/145) Günümüzde özellikle deniz ürünleri gibi farklı sahalarda bu yasakların her geçen gün eklenerek çoğaldığını görmekteyiz. Ayrıca duygusal mülahazalarla da farklı yasaklar konmaktadır. Örneğin; “peygamberim bundan yememiş ya da yiyememişti, rahmetli annem-babam bunu çok severdi” gibi manasız ve gereksiz düşüncelerle hiçbir nimetin yasaklanmasına Allah müsaade etmez. Allah verdiği nimetleri bir sonraki ayette de görüldüğü gibi kulu üzerinde görmek ve gördüğü nimetlerin karşılığını almak ister. İnsana düşen, Allah’ın verdiği nimetlerden israf etmeden, savurganca davranmadan, şımarmadan istifade ederek kulluğunu ortaya koyması ve ihsan edilen nimetlerin şükrünü Kur’an’ın tarif ettiği şekilde eda etmesidir."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size helal kıldığı hayatın güzelliklerinden kendinizi yoksun bırakmayın (onları kendinize haram etmeyin) ve Hakkın sınırlarını da aşmayın! Allah aşırı gidenleri asla sevmez.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-86c.mp3","commentary_text":"Allah, yarattığı helal ve temiz rızıklardan kulunun istifade etmesini emretmiş ve hangi sebeple olursa olsun insanın Allah’ın helal kıldığı bir şeyi -Allah’a yakınlaşma adına da olsa- kendisine yasaklamasını da haram kılmıştır.” “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akıtılmış kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (En’am 6/145) Günümüzde özellikle deniz ürünleri gibi farklı sahalarda bu yasakların her geçen gün eklenerek çoğaldığını görmekteyiz. Ayrıca duygusal mülahazalarla da farklı yasaklar konmaktadır. Örneğin; “peygamberim bundan yememiş ya da yiyememişti, rahmetli annem-babam bunu çok severdi” gibi manasız ve gereksiz düşüncelerle hiçbir nimetin yasaklanmasına Allah müsaade etmez. Allah verdiği nimetleri bir sonraki ayette de görüldüğü gibi kulu üzerinde görmek ve gördüğü nimetlerin karşılığını almak ister. İnsana düşen, Allah’ın verdiği nimetlerden israf etmeden, savurganca davranmadan, şımarmadan istifade ederek kulluğunu ortaya koyması ve ihsan edilen nimetlerin şükrünü Kur’an’ın tarif ettiği şekilde eda etmesidir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"O halde Allah’ın rızık olarak size bağışladığı nimetlerden istifade edin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın!","arabic_text":"وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"O halde Allah’ın rızık olarak size bağışladığı nimetlerden istifade edin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın!","arabic_text":"وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"O halde Allah’ın rızık olarak size bağışladığı nimetlerden istifade edin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın!","arabic_text":"وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"O halde Allah’ın rızık olarak size bağışladığı nimetlerden istifade edin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın!","arabic_text":"وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah bilinçsiz olarak yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz ama bilerek ve isteyerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Böylece yemini bozmanın kefareti on yoksulu kendi ailenize yedirdiğinizin aynısı ile yedirip doyurmak yahut onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Buna imkânı olmayan ise üç gün (arka arkaya) oruç tutacaktır. Her ne zaman yemin eder ve onu bozarsanız yeminlerinizin kefareti işte budur. Öyleyse yeminlerinize sadık kalın. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz.","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-89c.mp3","commentary_text":"“Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz” yani büyük bir günah işlemişsiniz, vebal altına girmişsiniz ve bundan kurtulmanız gerekiyor. Bunun için Allah kurtuluş yolunu ayetleriyle size gösteriyor. İşte sizi bu günahtan kurtardığı için Allah’a şükretmeniz gerekiyor. Yemine karşı ortaya konan bu duyarlılığın temelinde insana saygı vardır. Allah, insanların birbirlerini aldatmalarını ve bu konuda etkili olmak için kendi adını istismar etmelerini şiddetle yasaklıyor. Böyle durumlarda insanların imkânlarına göre yasağın ehemmiyetine binaen on yoksulu yedirmek, köle azat etmek, üç gün oruç tutmak gibi ağır müeyyideler koyuyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah bilinçsiz olarak yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz ama bilerek ve isteyerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Böylece yemini bozmanın kefareti on yoksulu kendi ailenize yedirdiğinizin aynısı ile yedirip doyurmak yahut onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Buna imkânı olmayan ise üç gün (arka arkaya) oruç tutacaktır. Her ne zaman yemin eder ve onu bozarsanız yeminlerinizin kefareti işte budur. Öyleyse yeminlerinize sadık kalın. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz.","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-89c.mp3","commentary_text":"“Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz” yani büyük bir günah işlemişsiniz, vebal altına girmişsiniz ve bundan kurtulmanız gerekiyor. Bunun için Allah kurtuluş yolunu ayetleriyle size gösteriyor. İşte sizi bu günahtan kurtardığı için Allah’a şükretmeniz gerekiyor. Yemine karşı ortaya konan bu duyarlılığın temelinde insana saygı vardır. Allah, insanların birbirlerini aldatmalarını ve bu konuda etkili olmak için kendi adını istismar etmelerini şiddetle yasaklıyor. Böyle durumlarda insanların imkânlarına göre yasağın ehemmiyetine binaen on yoksulu yedirmek, köle azat etmek, üç gün oruç tutmak gibi ağır müeyyideler koyuyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah bilinçsiz olarak yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz ama bilerek ve isteyerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Böylece yemini bozmanın kefareti on yoksulu kendi ailenize yedirdiğinizin aynısı ile yedirip doyurmak yahut onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Buna imkânı olmayan ise üç gün (arka arkaya) oruç tutacaktır. Her ne zaman yemin eder ve onu bozarsanız yeminlerinizin kefareti işte budur. Öyleyse yeminlerinize sadık kalın. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz.","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-89c.mp3","commentary_text":"“Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz” yani büyük bir günah işlemişsiniz, vebal altına girmişsiniz ve bundan kurtulmanız gerekiyor. Bunun için Allah kurtuluş yolunu ayetleriyle size gösteriyor. İşte sizi bu günahtan kurtardığı için Allah’a şükretmeniz gerekiyor. Yemine karşı ortaya konan bu duyarlılığın temelinde insana saygı vardır. Allah, insanların birbirlerini aldatmalarını ve bu konuda etkili olmak için kendi adını istismar etmelerini şiddetle yasaklıyor. Böyle durumlarda insanların imkânlarına göre yasağın ehemmiyetine binaen on yoksulu yedirmek, köle azat etmek, üç gün oruç tutmak gibi ağır müeyyideler koyuyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah bilinçsiz olarak yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz ama bilerek ve isteyerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Böylece yemini bozmanın kefareti on yoksulu kendi ailenize yedirdiğinizin aynısı ile yedirip doyurmak yahut onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Buna imkânı olmayan ise üç gün (arka arkaya) oruç tutacaktır. Her ne zaman yemin eder ve onu bozarsanız yeminlerinizin kefareti işte budur. Öyleyse yeminlerinize sadık kalın. Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz.","arabic_text":"لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-88c.mp3","commentary_text":"“Allah ayetlerini size böylece açıklıyor ki şükredersiniz” yani büyük bir günah işlemişsiniz, vebal altına girmişsiniz ve bundan kurtulmanız gerekiyor. Bunun için Allah kurtuluş yolunu ayetleriyle size gösteriyor. İşte sizi bu günahtan kurtardığı için Allah’a şükretmeniz gerekiyor. Yemine karşı ortaya konan bu duyarlılığın temelinde insana saygı vardır. Allah, insanların birbirlerini aldatmalarını ve bu konuda etkili olmak için kendi adını istismar etmelerini şiddetle yasaklıyor. Böyle durumlarda insanların imkânlarına göre yasağın ehemmiyetine binaen on yoksulu yedirmek, köle azat etmek, üç gün oruç tutmak gibi ağır müeyyideler koyuyor."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ey İnananlar! Hamr (Sarhoş eden herşey) kumar (tüm şans oyunları) dikili taşlar (putlar) ve fal okları (çekiliş oyunları) şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-90c.mp3","commentary_text":"Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içecek ve hangi yolla olursa olsun vücuda enjekte edilen her türlü uyuşturuşu şey, hangi adla olursa olsun ve ne şekilde oynanırsa oynansın tüm şans oyunları, put ve puta benzeyen kutsallaştırılmış bütün nesneler, gelecek hakkında fal bakarak kehanette bulunmak şeytan işi bir pisliktir yani doğrudan haramdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ey İnananlar! Hamr (Sarhoş eden herşey) kumar (tüm şans oyunları) dikili taşlar (putlar) ve fal okları (çekiliş oyunları) şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-90c.mp3","commentary_text":"Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içecek ve hangi yolla olursa olsun vücuda enjekte edilen her türlü uyuşturuşu şey, hangi adla olursa olsun ve ne şekilde oynanırsa oynansın tüm şans oyunları, put ve puta benzeyen kutsallaştırılmış bütün nesneler, gelecek hakkında fal bakarak kehanette bulunmak şeytan işi bir pisliktir yani doğrudan haramdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ey İnananlar! Hamr (Sarhoş eden herşey) kumar (tüm şans oyunları) dikili taşlar (putlar) ve fal okları (çekiliş oyunları) şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-90c.mp3","commentary_text":"Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içecek ve hangi yolla olursa olsun vücuda enjekte edilen her türlü uyuşturuşu şey, hangi adla olursa olsun ve ne şekilde oynanırsa oynansın tüm şans oyunları, put ve puta benzeyen kutsallaştırılmış bütün nesneler, gelecek hakkında fal bakarak kehanette bulunmak şeytan işi bir pisliktir yani doğrudan haramdır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Ey İnananlar! Hamr (Sarhoş eden herşey) kumar (tüm şans oyunları) dikili taşlar (putlar) ve fal okları (çekiliş oyunları) şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-89c.mp3","commentary_text":"Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içecek ve hangi yolla olursa olsun vücuda enjekte edilen her türlü uyuşturuşu şey, hangi adla olursa olsun ve ne şekilde oynanırsa oynansın tüm şans oyunları, put ve puta benzeyen kutsallaştırılmış bütün nesneler, gelecek hakkında fal bakarak kehanette bulunmak şeytan işi bir pisliktir yani doğrudan haramdır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Muhakkak şeytan sarhoşluk verici şeyler ve şans oyunları ile sadece aranıza düşmanlık ve nefret sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bu pis işlerden) vaz geçiyorsunuz değil mi?","arabic_text":"اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-91c.mp3","commentary_text":"Şeytanın en çok istediği şey, insanı Allah’tan uzaklaştırarak kendi egemenlik alanına çekmektir. Teşbihte hata olmaz, sırtlanlar gözlerine kestirdikleri avlarını yalnızlığa iterler ve bunun için olmadık manevralar yaparlar. Ne zaman avları yalnız kalır işte o zaman tepesine çökerler. Şeytan da böyledir. Âyette sıralanan sarhoşluk verici şeylerle, şans oyunlarıyla ve daha birçok aldatıcı unsurla insanı Allah’tan koparır, namazdan alıkoyar, ondan sonra da istediği gibi kullanır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Muhakkak şeytan sarhoşluk verici şeyler ve şans oyunları ile sadece aranıza düşmanlık ve nefret sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bu pis işlerden) vaz geçiyorsunuz değil mi?","arabic_text":"اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-91c.mp3","commentary_text":"Şeytanın en çok istediği şey, insanı Allah’tan uzaklaştırarak kendi egemenlik alanına çekmektir. Teşbihte hata olmaz, sırtlanlar gözlerine kestirdikleri avlarını yalnızlığa iterler ve bunun için olmadık manevralar yaparlar. Ne zaman avları yalnız kalır işte o zaman tepesine çökerler. Şeytan da böyledir. Âyette sıralanan sarhoşluk verici şeylerle, şans oyunlarıyla ve daha birçok aldatıcı unsurla insanı Allah’tan koparır, namazdan alıkoyar, ondan sonra da istediği gibi kullanır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Muhakkak şeytan sarhoşluk verici şeyler ve şans oyunları ile sadece aranıza düşmanlık ve nefret sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bu pis işlerden) vaz geçiyorsunuz değil mi?","arabic_text":"اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-91c.mp3","commentary_text":"Şeytanın en çok istediği şey, insanı Allah’tan uzaklaştırarak kendi egemenlik alanına çekmektir. Teşbihte hata olmaz, sırtlanlar gözlerine kestirdikleri avlarını yalnızlığa iterler ve bunun için olmadık manevralar yaparlar. Ne zaman avları yalnız kalır işte o zaman tepesine çökerler. Şeytan da böyledir. Âyette sıralanan sarhoşluk verici şeylerle, şans oyunlarıyla ve daha birçok aldatıcı unsurla insanı Allah’tan koparır, namazdan alıkoyar, ondan sonra da istediği gibi kullanır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Muhakkak şeytan sarhoşluk verici şeyler ve şans oyunları ile sadece aranıza düşmanlık ve nefret sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bu pis işlerden) vaz geçiyorsunuz değil mi?","arabic_text":"اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-90c.mp3","commentary_text":"Şeytanın en çok istediği şey, insanı Allah’tan uzaklaştırarak kendi egemenlik alanına çekmektir. Teşbihte hata olmaz, sırtlanlar gözlerine kestirdikleri avlarını yalnızlığa iterler ve bunun için olmadık manevralar yaparlar. Ne zaman avları yalnız kalır işte o zaman tepesine çökerler. Şeytan da böyledir. Âyette sıralanan sarhoşluk verici şeylerle, şans oyunlarıyla ve daha birçok aldatıcı unsurla insanı Allah’tan koparır, namazdan alıkoyar, ondan sonra da istediği gibi kullanır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Öyleyse Allah’a da itaat edin Resul’e de itaat edin ve (onlara karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz (itaatten uzak kalırsanız) bilin ki bizim resulümüzün görevi kendisine ulaşanı apaçık tebliğ etmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Öyleyse Allah’a da itaat edin Resul’e de itaat edin ve (onlara karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz (itaatten uzak kalırsanız) bilin ki bizim resulümüzün görevi kendisine ulaşanı apaçık tebliğ etmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Öyleyse Allah’a da itaat edin Resul’e de itaat edin ve (onlara karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz (itaatten uzak kalırsanız) bilin ki bizim resulümüzün görevi kendisine ulaşanı apaçık tebliğ etmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Öyleyse Allah’a da itaat edin Resul’e de itaat edin ve (onlara karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz (itaatten uzak kalırsanız) bilin ki bizim resulümüzün görevi kendisine ulaşanı apaçık tebliğ etmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlar; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve arkasından iman edip güzel davranışlar sergiledikleri sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayarak imanda kemale erdikleri daha sonra Allah’ın emrettiği şekilde hayatlarına devam ederek güzellikler sergiledikleri takdirde daha önce tattıkları haram yiyecek ve içeceklerden dolayı sorumlu tutulmazlar. Hiç kuşkusuz Allah güzel davranışta bulunanları sever.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlar; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve arkasından iman edip güzel davranışlar sergiledikleri sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayarak imanda kemale erdikleri daha sonra Allah’ın emrettiği şekilde hayatlarına devam ederek güzellikler sergiledikleri takdirde daha önce tattıkları haram yiyecek ve içeceklerden dolayı sorumlu tutulmazlar. Hiç kuşkusuz Allah güzel davranışta bulunanları sever.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlar; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve arkasından iman edip güzel davranışlar sergiledikleri sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayarak imanda kemale erdikleri daha sonra Allah’ın emrettiği şekilde hayatlarına devam ederek güzellikler sergiledikleri takdirde daha önce tattıkları haram yiyecek ve içeceklerden dolayı sorumlu tutulmazlar. Hiç kuşkusuz Allah güzel davranışta bulunanları sever.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlar; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve arkasından iman edip güzel davranışlar sergiledikleri sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayarak imanda kemale erdikleri daha sonra Allah’ın emrettiği şekilde hayatlarına devam ederek güzellikler sergiledikleri takdirde daha önce tattıkları haram yiyecek ve içeceklerden dolayı sorumlu tutulmazlar. Hiç kuşkusuz Allah güzel davranışta bulunanları sever.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah kimsenin görmediği anda bile kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ayırt etmek için (hac esnasında) ellerinizin ve silahlarınızın menziline girebilen hayvanları avlanmak konusunda (yasak getirerek) elbette sizi deneyecektir. Kim bundan sonra sınırı aşarsa (emirlere uygun yaşamaz ve yasaklardan kaçınmazsa) onun için acı bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-94c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye yılında müminler ihramlı iken çeşitli av hayvanları onların eşyaları arasına dalıverdi. Ellerini uzatsalar onları avlayabilecek kadar birbirlerine yakın oldular. Ancak, ihtiyaçları olmasına rağmen Allah’ın ihramlıya koyduğu yasağı hatırlayınca sabır göstererek avlanma yapmadılar. Böylece inananların, kemale ermelerine matuf Allah’ın direktiflerine karşı gösterdikleri tutarlılık test edilmiş oldu."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah kimsenin görmediği anda bile kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ayırt etmek için (hac esnasında) ellerinizin ve silahlarınızın menziline girebilen hayvanları avlanmak konusunda (yasak getirerek) elbette sizi deneyecektir. Kim bundan sonra sınırı aşarsa (emirlere uygun yaşamaz ve yasaklardan kaçınmazsa) onun için acı bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-94c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye yılında müminler ihramlı iken çeşitli av hayvanları onların eşyaları arasına dalıverdi. Ellerini uzatsalar onları avlayabilecek kadar birbirlerine yakın oldular. Ancak, ihtiyaçları olmasına rağmen Allah’ın ihramlıya koyduğu yasağı hatırlayınca sabır göstererek avlanma yapmadılar. Böylece inananların, kemale ermelerine matuf Allah’ın direktiflerine karşı gösterdikleri tutarlılık test edilmiş oldu."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah kimsenin görmediği anda bile kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ayırt etmek için (hac esnasında) ellerinizin ve silahlarınızın menziline girebilen hayvanları avlanmak konusunda (yasak getirerek) elbette sizi deneyecektir. Kim bundan sonra sınırı aşarsa (emirlere uygun yaşamaz ve yasaklardan kaçınmazsa) onun için acı bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-94c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye yılında müminler ihramlı iken çeşitli av hayvanları onların eşyaları arasına dalıverdi. Ellerini uzatsalar onları avlayabilecek kadar birbirlerine yakın oldular. Ancak, ihtiyaçları olmasına rağmen Allah’ın ihramlıya koyduğu yasağı hatırlayınca sabır göstererek avlanma yapmadılar. Böylece inananların, kemale ermelerine matuf Allah’ın direktiflerine karşı gösterdikleri tutarlılık test edilmiş oldu."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Ey inananlar! Allah kimsenin görmediği anda bile kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ayırt etmek için (hac esnasında) ellerinizin ve silahlarınızın menziline girebilen hayvanları avlanmak konusunda (yasak getirerek) elbette sizi deneyecektir. Kim bundan sonra sınırı aşarsa (emirlere uygun yaşamaz ve yasaklardan kaçınmazsa) onun için acı bir azap vardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-93c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye yılında müminler ihramlı iken çeşitli av hayvanları onların eşyaları arasına dalıverdi. Ellerini uzatsalar onları avlayabilecek kadar birbirlerine yakın oldular. Ancak, ihtiyaçları olmasına rağmen Allah’ın ihramlıya koyduğu yasağı hatırlayınca sabır göstererek avlanma yapmadılar. Böylece inananların, kemale ermelerine matuf Allah’ın direktiflerine karşı gösterdikleri tutarlılık test edilmiş oldu."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ey inananlar! Sizler (hac veya umre ibadetini yerine getirmek için) ihramlı iken av hayvanı öldürmeyiniz! Kim bu durumdayken kasten bir av hayvanı öldürürse işlediği suçun vebalini tatması için içinizden iki adil kişinin öldürülen av hayvanının dengi olduğuna karar verecekleri bir kurbanlığı ceza olarak Kâbe’ye ulaştırıp kesmesi yahut kefaret olarak (o nispette) yoksullara yemek yedirmesi ya da bunun dengi kadar gün oruç tutması gerekir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha aynı suçu işlerse Allah ondan intikamını alır (bedelini ona ödetir). Hiç kuşkusuz Allah mutlak galiptir (işlenen günahın karşılığını vermede) intikam sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ey inananlar! Sizler (hac veya umre ibadetini yerine getirmek için) ihramlı iken av hayvanı öldürmeyiniz! Kim bu durumdayken kasten bir av hayvanı öldürürse işlediği suçun vebalini tatması için içinizden iki adil kişinin öldürülen av hayvanının dengi olduğuna karar verecekleri bir kurbanlığı ceza olarak Kâbe’ye ulaştırıp kesmesi yahut kefaret olarak (o nispette) yoksullara yemek yedirmesi ya da bunun dengi kadar gün oruç tutması gerekir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha aynı suçu işlerse Allah ondan intikamını alır (bedelini ona ödetir). Hiç kuşkusuz Allah mutlak galiptir (işlenen günahın karşılığını vermede) intikam sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ey inananlar! Sizler (hac veya umre ibadetini yerine getirmek için) ihramlı iken av hayvanı öldürmeyiniz! Kim bu durumdayken kasten bir av hayvanı öldürürse işlediği suçun vebalini tatması için içinizden iki adil kişinin öldürülen av hayvanının dengi olduğuna karar verecekleri bir kurbanlığı ceza olarak Kâbe’ye ulaştırıp kesmesi yahut kefaret olarak (o nispette) yoksullara yemek yedirmesi ya da bunun dengi kadar gün oruç tutması gerekir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha aynı suçu işlerse Allah ondan intikamını alır (bedelini ona ödetir). Hiç kuşkusuz Allah mutlak galiptir (işlenen günahın karşılığını vermede) intikam sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ey inananlar! Sizler (hac veya umre ibadetini yerine getirmek için) ihramlı iken av hayvanı öldürmeyiniz! Kim bu durumdayken kasten bir av hayvanı öldürürse işlediği suçun vebalini tatması için içinizden iki adil kişinin öldürülen av hayvanının dengi olduğuna karar verecekleri bir kurbanlığı ceza olarak Kâbe’ye ulaştırıp kesmesi yahut kefaret olarak (o nispette) yoksullara yemek yedirmesi ya da bunun dengi kadar gün oruç tutması gerekir. Allah geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha aynı suçu işlerse Allah ondan intikamını alır (bedelini ona ödetir). Hiç kuşkusuz Allah mutlak galiptir (işlenen günahın karşılığını vermede) intikam sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"4/4-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Deniz avı ve onu yemek; size de yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah’la karşı karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِۚ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًاۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Deniz avı ve onu yemek; size de yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah’la karşı karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِۚ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًاۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Deniz avı ve onu yemek; size de yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah’la karşı karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِۚ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًاۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Deniz avı ve onu yemek; size de yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı yasaklanmıştır. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah’la karşı karşı gelmekten sakının!","arabic_text":"اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِۚ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًاۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah Beyt-i Haram-ı (hürmete layık) olan Kâbe’yi (içinde hac farizasının icra edildiği) o haram olan ayı (hacılar için gönderilen gerdanlıksız) kurbanlıkları veya gerdanlık takılan (haccın dışındaki adak) kurbanlıkları insanlar için hayat ve güven veren bir dayanak bir ayağa kalkış aracı kıldı. Bu Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın gerçekten her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilmeniz içindir.","arabic_text":"جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah Beyt-i Haram-ı (hürmete layık) olan Kâbe’yi (içinde hac farizasının icra edildiği) o haram olan ayı (hacılar için gönderilen gerdanlıksız) kurbanlıkları veya gerdanlık takılan (haccın dışındaki adak) kurbanlıkları insanlar için hayat ve güven veren bir dayanak bir ayağa kalkış aracı kıldı. Bu Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın gerçekten her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilmeniz içindir.","arabic_text":"جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah Beyt-i Haram-ı (hürmete layık) olan Kâbe’yi (içinde hac farizasının icra edildiği) o haram olan ayı (hacılar için gönderilen gerdanlıksız) kurbanlıkları veya gerdanlık takılan (haccın dışındaki adak) kurbanlıkları insanlar için hayat ve güven veren bir dayanak bir ayağa kalkış aracı kıldı. Bu Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın gerçekten her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilmeniz içindir.","arabic_text":"جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah Beyt-i Haram-ı (hürmete layık) olan Kâbe’yi (içinde hac farizasının icra edildiği) o haram olan ayı (hacılar için gönderilen gerdanlıksız) kurbanlıkları veya gerdanlık takılan (haccın dışındaki adak) kurbanlıkları insanlar için hayat ve güven veren bir dayanak bir ayağa kalkış aracı kıldı. Bu Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın gerçekten her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilmeniz içindir.","arabic_text":"جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bilmelisiniz ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Ancak (azabı şiddetli olmakla beraber) Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ وَاَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bilmelisiniz ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Ancak (azabı şiddetli olmakla beraber) Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ وَاَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bilmelisiniz ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Ancak (azabı şiddetli olmakla beraber) Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ وَاَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bilmelisiniz ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. Ancak (azabı şiddetli olmakla beraber) Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ وَاَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"4/4-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Resulün üzerine düşen sadece tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.","arabic_text":"مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-99c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Resulün üzerine düşen sadece tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.","arabic_text":"مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-99c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Resulün üzerine düşen sadece tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.","arabic_text":"مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-99c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Resulün üzerine düşen sadece tebliğdir. Allah sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.","arabic_text":"مَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-98c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bir sonraki iki ayetle beraber ele aldığımızda tekrar anlıyoruz ki Hz. Muhammed’in mutlak hüküm koyma yetkisi yoktur. Ancak Peygamberin hüküm koyma yetkisi yoktur diye onu sorumluluğu olmayan bir postacı gibi de düşünemeyiz. Zira vahyin tebliği ile postacının mektubu ulaştırması aynı şey değildir. Birinde bütün bilgiler zarfta saklıdır ve muhatabına kapalı olarak teslim edilir, diğerinde bütün bilgiler açıktır ve muhatabına açıklanmış olarak tebliğ edilir."},{"verse_number":"100","turkish_text":"De ki: “(Ey İnsan!) kötü şeylerin birçoğu senin hoşuna gitse bile kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel olan şeyler bir olmaz. O halde siz ey derin kavrayış sahipleri! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki mutluluğa eresiniz!”","arabic_text":"قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"De ki: “(Ey İnsan!) kötü şeylerin birçoğu senin hoşuna gitse bile kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel olan şeyler bir olmaz. O halde siz ey derin kavrayış sahipleri! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki mutluluğa eresiniz!”","arabic_text":"قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"De ki: “(Ey İnsan!) kötü şeylerin birçoğu senin hoşuna gitse bile kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel olan şeyler bir olmaz. O halde siz ey derin kavrayış sahipleri! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki mutluluğa eresiniz!”","arabic_text":"قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"De ki: “(Ey İnsan!) kötü şeylerin birçoğu senin hoşuna gitse bile kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel olan şeyler bir olmaz. O halde siz ey derin kavrayış sahipleri! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki mutluluğa eresiniz!”","arabic_text":"قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (affı ve müsamahası geniştir)","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-100c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (affı ve müsamahası geniştir)","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-101c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (affı ve müsamahası geniştir)","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-101c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır halimdir (affı ve müsamahası geniştir)","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-101c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkâr etmişti.","arabic_text":"قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkâr etmişti.","arabic_text":"قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkâr etmişti.","arabic_text":"قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey inananlar!) Sizden önceki bir toplum da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkâr etmişti.","arabic_text":"قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Allah (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire” “saibe” “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar Allah’a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar).","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ مِنْ بَح۪يرَةٍ وَلَا سَٓائِبَةٍ وَلَا وَص۪يلَةٍ وَلَا حَامٍۙ وَلٰكِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَاَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-102c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri de birtakım bahanelerle bazı hayvanları putlara kurban etmeleri ya da putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu yaptıklarını da Allah adına ve O’nun emriyle yaptıklarını söylerlerdi. Yukarıdaki ayetle, dinin bir uygulaması haline gelen bu tür cahiliye adetleri kaldırılmıştır. “Bahire”: Beşinci batında erkek doğurduğunda kulağı yarılıp salıverilen devedir. Bu durumda kimse ondan yararlanamazdı. “Saibe”: Herhangi birisinin şifa bulması ya da yakın birisinin gelmesiyle salıverilen devedir ki bundan da kimse yararlanamazdı. “Vesile”: Koyun, dişi doğurduğunda kendilerine ayırırlardı, erkek doğurduğunda ise ona isim vererek onu ilahlarına adarlardı. “Ham”: Bir erkek devenin dölünden on batın doğunca onu serbest bırakırlar ve sırtına da yük yüklemezlerdi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Allah (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire” “saibe” “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar Allah’a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar).","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ مِنْ بَح۪يرَةٍ وَلَا سَٓائِبَةٍ وَلَا وَص۪يلَةٍ وَلَا حَامٍۙ وَلٰكِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَاَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-103c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri de birtakım bahanelerle bazı hayvanları putlara kurban etmeleri ya da putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu yaptıklarını da Allah adına ve O’nun emriyle yaptıklarını söylerlerdi. Yukarıdaki ayetle, dinin bir uygulaması haline gelen bu tür cahiliye adetleri kaldırılmıştır. “Bahire”: Beşinci batında erkek doğurduğunda kulağı yarılıp salıverilen devedir. Bu durumda kimse ondan yararlanamazdı. “Saibe”: Herhangi birisinin şifa bulması ya da yakın birisinin gelmesiyle salıverilen devedir ki bundan da kimse yararlanamazdı. “Vesile”: Koyun, dişi doğurduğunda kendilerine ayırırlardı, erkek doğurduğunda ise ona isim vererek onu ilahlarına adarlardı. “Ham”: Bir erkek devenin dölünden on batın doğunca onu serbest bırakırlar ve sırtına da yük yüklemezlerdi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Allah (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire” “saibe” “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar Allah’a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar).","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ مِنْ بَح۪يرَةٍ وَلَا سَٓائِبَةٍ وَلَا وَص۪يلَةٍ وَلَا حَامٍۙ وَلٰكِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَاَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-103c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri de birtakım bahanelerle bazı hayvanları putlara kurban etmeleri ya da putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu yaptıklarını da Allah adına ve O’nun emriyle yaptıklarını söylerlerdi. Yukarıdaki ayetle, dinin bir uygulaması haline gelen bu tür cahiliye adetleri kaldırılmıştır. “Bahire”: Beşinci batında erkek doğurduğunda kulağı yarılıp salıverilen devedir. Bu durumda kimse ondan yararlanamazdı. “Saibe”: Herhangi birisinin şifa bulması ya da yakın birisinin gelmesiyle salıverilen devedir ki bundan da kimse yararlanamazdı. “Vesile”: Koyun, dişi doğurduğunda kendilerine ayırırlardı, erkek doğurduğunda ise ona isim vererek onu ilahlarına adarlardı. “Ham”: Bir erkek devenin dölünden on batın doğunca onu serbest bırakırlar ve sırtına da yük yüklemezlerdi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Allah (cahiliye devrindeki âdet üzere hayvanlar için) “bahire” “saibe” “vesile” ve “ham” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat inkârcılar Allah’a yalan uydururlar. Zaten onların çoğu akıllarını kullanmazlar (körü körüne tabi olurlar).","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ مِنْ بَح۪يرَةٍ وَلَا سَٓائِبَةٍ وَلَا وَص۪يلَةٍ وَلَا حَامٍۙ وَلٰكِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَاَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-103c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Araplarının batıl inançlarından biri de birtakım bahanelerle bazı hayvanları putlara kurban etmeleri ya da putlar adına serbest bırakmaları idi. Bu yaptıklarını da Allah adına ve O’nun emriyle yaptıklarını söylerlerdi. Yukarıdaki ayetle, dinin bir uygulaması haline gelen bu tür cahiliye adetleri kaldırılmıştır. “Bahire”: Beşinci batında erkek doğurduğunda kulağı yarılıp salıverilen devedir. Bu durumda kimse ondan yararlanamazdı. “Saibe”: Herhangi birisinin şifa bulması ya da yakın birisinin gelmesiyle salıverilen devedir ki bundan da kimse yararlanamazdı. “Vesile”: Koyun, dişi doğurduğunda kendilerine ayırırlardı, erkek doğurduğunda ise ona isim vererek onu ilahlarına adarlardı. “Ham”: Bir erkek devenin dölünden on batın doğunca onu serbest bırakırlar ve sırtına da yük yüklemezlerdi."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resul’(ün size tebliğ ettiğin)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (töre gelenek ve ideolojiler) bizim için yeterlidir” derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan (kimseler) olsa da mı (yine onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-103c.mp3","commentary_text":"“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” demek, hayatımızdan memnunuz, yeni bir kitaba ve peygambere ihtiyacımız yok, atalarımızdan gördüklerimizle, ecdadımızın yaşadıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz demektir. “Bugün dünyada iyi de olsa kötü de olsa yürüyen bir düzen vardır, bu düzen içerisinde herkes şöyle böyle hayatından memnundur. Kur’an kutsal bir kitap olarak kalsın, onu duvarlara asalım, yemin aracı olarak kullanalım, arabamızın torpidosuna koyalım, cenaze merasimlerinde okuyalım ama onu anlamaya çalışarak işimize karıştırmayalım, hayata müdahalesine izin vermeyelim. Hz. Muhammed peygamberimiz olsun, Müslüman kimliği için onun peygamberliğine şehadet edelim ama onun on dört asır önceki hayatını günümüze taşımaya kalkmayalım, bu kadar çağdaş paradigmalar varken tutup da onu model olarak almayalım” gibi hezeyanlarla toplum her geçen gün dinden ve dini hayattan daha da uzaklaştırılıyor, insanların inançlarındaki ve ahlakî gelişmelerindeki yetkinlik tarihî süreç içinde giderek azalıyor. İslami hakikatlerden ve Kur’an’daki mesajlardan haberi olmayan ve böylece dinî mülahazaların pratik hayata müdahalesine karşı çıkan insanlar, yaşadıklarının olması gereken olduğunu sanıyorlar. Oysa insandan istenen ve beklenen hayat bu değildir. Realite planında insanı hak ettiği makama taşıyacak ve onu cennetin varisi yapacak olan, yaratılıştan kendisine lütfedilen insanî güzellikleri diri tutarak ve bunun için ilahî düsturlardan destek alarak dosdoğru bir hayat ortaya koymasıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resul’(ün size tebliğ ettiğin)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (töre gelenek ve ideolojiler) bizim için yeterlidir” derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan (kimseler) olsa da mı (yine onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-104c.mp3","commentary_text":"“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” demek, hayatımızdan memnunuz, yeni bir kitaba ve peygambere ihtiyacımız yok, atalarımızdan gördüklerimizle, ecdadımızın yaşadıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz demektir. “Bugün dünyada iyi de olsa kötü de olsa yürüyen bir düzen vardır, bu düzen içerisinde herkes şöyle böyle hayatından memnundur. Kur’an kutsal bir kitap olarak kalsın, onu duvarlara asalım, yemin aracı olarak kullanalım, arabamızın torpidosuna koyalım, cenaze merasimlerinde okuyalım ama onu anlamaya çalışarak işimize karıştırmayalım, hayata müdahalesine izin vermeyelim. Hz. Muhammed peygamberimiz olsun, Müslüman kimliği için onun peygamberliğine şehadet edelim ama onun on dört asır önceki hayatını günümüze taşımaya kalkmayalım, bu kadar çağdaş paradigmalar varken tutup da onu model olarak almayalım” gibi hezeyanlarla toplum her geçen gün dinden ve dini hayattan daha da uzaklaştırılıyor, insanların inançlarındaki ve ahlakî gelişmelerindeki yetkinlik tarihî süreç içinde giderek azalıyor. İslami hakikatlerden ve Kur’an’daki mesajlardan haberi olmayan ve böylece dinî mülahazaların pratik hayata müdahalesine karşı çıkan insanlar, yaşadıklarının olması gereken olduğunu sanıyorlar. Oysa insandan istenen ve beklenen hayat bu değildir. Realite planında insanı hak ettiği makama taşıyacak ve onu cennetin varisi yapacak olan, yaratılıştan kendisine lütfedilen insanî güzellikleri diri tutarak ve bunun için ilahî düsturlardan destek alarak dosdoğru bir hayat ortaya koymasıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resul’(ün size tebliğ ettiğin)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (töre gelenek ve ideolojiler) bizim için yeterlidir” derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan (kimseler) olsa da mı (yine onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-104c.mp3","commentary_text":"“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” demek, hayatımızdan memnunuz, yeni bir kitaba ve peygambere ihtiyacımız yok, atalarımızdan gördüklerimizle, ecdadımızın yaşadıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz demektir. “Bugün dünyada iyi de olsa kötü de olsa yürüyen bir düzen vardır, bu düzen içerisinde herkes şöyle böyle hayatından memnundur. Kur’an kutsal bir kitap olarak kalsın, onu duvarlara asalım, yemin aracı olarak kullanalım, arabamızın torpidosuna koyalım, cenaze merasimlerinde okuyalım ama onu anlamaya çalışarak işimize karıştırmayalım, hayata müdahalesine izin vermeyelim. Hz. Muhammed peygamberimiz olsun, Müslüman kimliği için onun peygamberliğine şehadet edelim ama onun on dört asır önceki hayatını günümüze taşımaya kalkmayalım, bu kadar çağdaş paradigmalar varken tutup da onu model olarak almayalım” gibi hezeyanlarla toplum her geçen gün dinden ve dini hayattan daha da uzaklaştırılıyor, insanların inançlarındaki ve ahlakî gelişmelerindeki yetkinlik tarihî süreç içinde giderek azalıyor. İslami hakikatlerden ve Kur’an’daki mesajlardan haberi olmayan ve böylece dinî mülahazaların pratik hayata müdahalesine karşı çıkan insanlar, yaşadıklarının olması gereken olduğunu sanıyorlar. Oysa insandan istenen ve beklenen hayat bu değildir. Realite planında insanı hak ettiği makama taşıyacak ve onu cennetin varisi yapacak olan, yaratılıştan kendisine lütfedilen insanî güzellikleri diri tutarak ve bunun için ilahî düsturlardan destek alarak dosdoğru bir hayat ortaya koymasıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Resul’(ün size tebliğ ettiğin)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz (töre gelenek ve ideolojiler) bizim için yeterlidir” derler. Ya ataları hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan (kimseler) olsa da mı (yine onlara uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-104c.mp3","commentary_text":"“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” demek, hayatımızdan memnunuz, yeni bir kitaba ve peygambere ihtiyacımız yok, atalarımızdan gördüklerimizle, ecdadımızın yaşadıklarıyla yaşamaya devam edeceğiz demektir. “Bugün dünyada iyi de olsa kötü de olsa yürüyen bir düzen vardır, bu düzen içerisinde herkes şöyle böyle hayatından memnundur. Kur’an kutsal bir kitap olarak kalsın, onu duvarlara asalım, yemin aracı olarak kullanalım, arabamızın torpidosuna koyalım, cenaze merasimlerinde okuyalım ama onu anlamaya çalışarak işimize karıştırmayalım, hayata müdahalesine izin vermeyelim. Hz. Muhammed peygamberimiz olsun, Müslüman kimliği için onun peygamberliğine şehadet edelim ama onun on dört asır önceki hayatını günümüze taşımaya kalkmayalım, bu kadar çağdaş paradigmalar varken tutup da onu model olarak almayalım” gibi hezeyanlarla toplum her geçen gün dinden ve dini hayattan daha da uzaklaştırılıyor, insanların inançlarındaki ve ahlakî gelişmelerindeki yetkinlik tarihî süreç içinde giderek azalıyor. İslami hakikatlerden ve Kur’an’daki mesajlardan haberi olmayan ve böylece dinî mülahazaların pratik hayata müdahalesine karşı çıkan insanlar, yaşadıklarının olması gereken olduğunu sanıyorlar. Oysa insandan istenen ve beklenen hayat bu değildir. Realite planında insanı hak ettiği makama taşıyacak ve onu cennetin varisi yapacak olan, yaratılıştan kendisine lütfedilen insanî güzellikleri diri tutarak ve bunun için ilahî düsturlardan destek alarak dosdoğru bir hayat ortaya koymasıdır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir. Hepinizin dönüşü Allah’a olacaktır. Ve o zaman Allah size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir. Hepinizin dönüşü Allah’a olacaktır. Ve o zaman Allah size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir. Hepinizin dönüşü Allah’a olacaktır. Ve o zaman Allah size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir. Hepinizin dönüşü Allah’a olacaktır. Ve o zaman Allah size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ey inananlar! Herhangi birinize ölüm yaklaştığı zaman vasiyet ederken içinizden (sizinle mirasçılarınız arasında) iki adil kimseyi yahut yolculukta iken ölüm işaretleri baş göstermişse sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun! Eğer bu şahitler(in adaletin)den şüphe ederseniz (herhangi bir) namazdan sonra kendilerini alıkoyun. Sonra her ikisi de Allah’ın adıyla şöyle yemin etsinler: “Dost ve yakınlarımızın çıkarı için bile olsa bu vasiyete ihanet etmeyeceğimize ve bu şahitliği gizlemeyeceğimize Allah için yemin ederiz. Aksi taktirde günah işlemiş olacağımızı kabul ediyoruz.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ey inananlar! Herhangi birinize ölüm yaklaştığı zaman vasiyet ederken içinizden (sizinle mirasçılarınız arasında) iki adil kimseyi yahut yolculukta iken ölüm işaretleri baş göstermişse sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun! Eğer bu şahitler(in adaletin)den şüphe ederseniz (herhangi bir) namazdan sonra kendilerini alıkoyun. Sonra her ikisi de Allah’ın adıyla şöyle yemin etsinler: “Dost ve yakınlarımızın çıkarı için bile olsa bu vasiyete ihanet etmeyeceğimize ve bu şahitliği gizlemeyeceğimize Allah için yemin ederiz. Aksi taktirde günah işlemiş olacağımızı kabul ediyoruz.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ey inananlar! Herhangi birinize ölüm yaklaştığı zaman vasiyet ederken içinizden (sizinle mirasçılarınız arasında) iki adil kimseyi yahut yolculukta iken ölüm işaretleri baş göstermişse sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun! Eğer bu şahitler(in adaletin)den şüphe ederseniz (herhangi bir) namazdan sonra kendilerini alıkoyun. Sonra her ikisi de Allah’ın adıyla şöyle yemin etsinler: “Dost ve yakınlarımızın çıkarı için bile olsa bu vasiyete ihanet etmeyeceğimize ve bu şahitliği gizlemeyeceğimize Allah için yemin ederiz. Aksi taktirde günah işlemiş olacağımızı kabul ediyoruz.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ey inananlar! Herhangi birinize ölüm yaklaştığı zaman vasiyet ederken içinizden (sizinle mirasçılarınız arasında) iki adil kimseyi yahut yolculukta iken ölüm işaretleri baş göstermişse sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun! Eğer bu şahitler(in adaletin)den şüphe ederseniz (herhangi bir) namazdan sonra kendilerini alıkoyun. Sonra her ikisi de Allah’ın adıyla şöyle yemin etsinler: “Dost ve yakınlarımızın çıkarı için bile olsa bu vasiyete ihanet etmeyeceğimize ve bu şahitliği gizlemeyeceğimize Allah için yemin ederiz. Aksi taktirde günah işlemiş olacağımızı kabul ediyoruz.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer daha sonra (yeni delillerin ortaya çıkmasıyla) bu şahitlerin (yalan söyleyip gerçeği gizlemeleri gibi) bir günah işledikleri ortaya çıkarsa (bunların şahitlikleri yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye) en yakın olan iki kişi onların yerine geçer ve: “Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur biz hiçbir hakkı çiğnemiş değiliz yoksa zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.","arabic_text":"فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْمًا فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer daha sonra (yeni delillerin ortaya çıkmasıyla) bu şahitlerin (yalan söyleyip gerçeği gizlemeleri gibi) bir günah işledikleri ortaya çıkarsa (bunların şahitlikleri yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye) en yakın olan iki kişi onların yerine geçer ve: “Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur biz hiçbir hakkı çiğnemiş değiliz yoksa zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.","arabic_text":"فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْمًا فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer daha sonra (yeni delillerin ortaya çıkmasıyla) bu şahitlerin (yalan söyleyip gerçeği gizlemeleri gibi) bir günah işledikleri ortaya çıkarsa (bunların şahitlikleri yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye) en yakın olan iki kişi onların yerine geçer ve: “Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur biz hiçbir hakkı çiğnemiş değiliz yoksa zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.","arabic_text":"فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْمًا فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer daha sonra (yeni delillerin ortaya çıkmasıyla) bu şahitlerin (yalan söyleyip gerçeği gizlemeleri gibi) bir günah işledikleri ortaya çıkarsa (bunların şahitlikleri yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye) en yakın olan iki kişi onların yerine geçer ve: “Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur biz hiçbir hakkı çiğnemiş değiliz yoksa zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.","arabic_text":"فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْمًا فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Bu (yemin şekli) şahitliği gerektiği şekilde yapmaları yahut yeminlerinden sonra (başka tanıkların şahitliklerine başvurma sonucunda yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle) yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun yoldur. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve (O’nun emirlerine) kulak verin. Zira Allah emrinden sapmış olan topluluğu doğru yola götürmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِالشَّهَادَةِ عَلٰى وَجْهِهَٓا اَوْ يَخَافُٓوا اَنْ تُرَدَّ اَيْمَانٌ بَعْدَ اَيْمَانِهِمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاسْمَعُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Bu (yemin şekli) şahitliği gerektiği şekilde yapmaları yahut yeminlerinden sonra (başka tanıkların şahitliklerine başvurma sonucunda yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle) yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun yoldur. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve (O’nun emirlerine) kulak verin. Zira Allah emrinden sapmış olan topluluğu doğru yola götürmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِالشَّهَادَةِ عَلٰى وَجْهِهَٓا اَوْ يَخَافُٓوا اَنْ تُرَدَّ اَيْمَانٌ بَعْدَ اَيْمَانِهِمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاسْمَعُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Bu (yemin şekli) şahitliği gerektiği şekilde yapmaları yahut yeminlerinden sonra (başka tanıkların şahitliklerine başvurma sonucunda yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle) yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun yoldur. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve (O’nun emirlerine) kulak verin. Zira Allah emrinden sapmış olan topluluğu doğru yola götürmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِالشَّهَادَةِ عَلٰى وَجْهِهَٓا اَوْ يَخَافُٓوا اَنْ تُرَدَّ اَيْمَانٌ بَعْدَ اَيْمَانِهِمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاسْمَعُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Bu (yemin şekli) şahitliği gerektiği şekilde yapmaları yahut yeminlerinden sonra (başka tanıkların şahitliklerine başvurma sonucunda yalan söylediklerinin ortaya çıkması sebebiyle) yeminlerinin reddedileceğinden korkmalarını sağlama bakımından en uygun yoldur. Öyleyse Allah’a karşı gelmekten sakının ve (O’nun emirlerine) kulak verin. Zira Allah emrinden sapmış olan topluluğu doğru yola götürmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِالشَّهَادَةِ عَلٰى وَجْهِهَٓا اَوْ يَخَافُٓوا اَنْ تُرَدَّ اَيْمَانٌ بَعْدَ اَيْمَانِهِمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاسْمَعُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Allah bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَٓا اُجِبْتُمْۜ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-108c.mp3","commentary_text":"Burada Kur’an’ın birçok yerinde farklı üsluplarla tasvir edilen mahşerin durumu hakkında -özellikle vahyin ilk muhataplarının algısı da dikkate alınarak- özet bir bilgi veriliyor. Resullerin; “bizim bildiğimiz bir şey yok, her şeyi tümüyle bilen sensin” şeklindeki cevabı, Allah’ın koyduğu ve hiçbir şeyi atlamadığı çok hassas işleyen kayıt sistemine zımnen işaret ediliyor. Yani “biz bilsek de bilmesek de şahit olsak da olmasak da senin sistemin her şeyi en ince ayrıntısına kadar kaydetmiştir.” Ayrıca peygamberler, Allah katından getirdikleri buyruk ve yasalara kendilerinden sonra insanların nasıl bir tepki verdiği hususunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve her şeyi bilenin sadece Allah olduğunu da belirtiyor. Zira birçok sözde Müslüman Hz. Peygamberin ölmediğini, kendilerini takip ettiğini, yaşadıkları her şeye onun tanık olduğunu ve yarın Allah’ın huzurunda yaşadıklarına şahitlik edeceğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bu batıl inancı da çürütmüş oluyor."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Allah bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَٓا اُجِبْتُمْۜ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-109c.mp3","commentary_text":"Burada Kur’an’ın birçok yerinde farklı üsluplarla tasvir edilen mahşerin durumu hakkında -özellikle vahyin ilk muhataplarının algısı da dikkate alınarak- özet bir bilgi veriliyor. Resullerin; “bizim bildiğimiz bir şey yok, her şeyi tümüyle bilen sensin” şeklindeki cevabı, Allah’ın koyduğu ve hiçbir şeyi atlamadığı çok hassas işleyen kayıt sistemine zımnen işaret ediliyor. Yani “biz bilsek de bilmesek de şahit olsak da olmasak da senin sistemin her şeyi en ince ayrıntısına kadar kaydetmiştir.” Ayrıca peygamberler, Allah katından getirdikleri buyruk ve yasalara kendilerinden sonra insanların nasıl bir tepki verdiği hususunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve her şeyi bilenin sadece Allah olduğunu da belirtiyor. Zira birçok sözde Müslüman Hz. Peygamberin ölmediğini, kendilerini takip ettiğini, yaşadıkları her şeye onun tanık olduğunu ve yarın Allah’ın huzurunda yaşadıklarına şahitlik edeceğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bu batıl inancı da çürütmüş oluyor."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Allah bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَٓا اُجِبْتُمْۜ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-109c.mp3","commentary_text":"Burada Kur’an’ın birçok yerinde farklı üsluplarla tasvir edilen mahşerin durumu hakkında -özellikle vahyin ilk muhataplarının algısı da dikkate alınarak- özet bir bilgi veriliyor. Resullerin; “bizim bildiğimiz bir şey yok, her şeyi tümüyle bilen sensin” şeklindeki cevabı, Allah’ın koyduğu ve hiçbir şeyi atlamadığı çok hassas işleyen kayıt sistemine zımnen işaret ediliyor. Yani “biz bilsek de bilmesek de şahit olsak da olmasak da senin sistemin her şeyi en ince ayrıntısına kadar kaydetmiştir.” Ayrıca peygamberler, Allah katından getirdikleri buyruk ve yasalara kendilerinden sonra insanların nasıl bir tepki verdiği hususunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve her şeyi bilenin sadece Allah olduğunu da belirtiyor. Zira birçok sözde Müslüman Hz. Peygamberin ölmediğini, kendilerini takip ettiğini, yaşadıkları her şeye onun tanık olduğunu ve yarın Allah’ın huzurunda yaşadıklarına şahitlik edeceğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bu batıl inancı da çürütmüş oluyor."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Allah bütün resulleri bir araya getireceği gün (onlara şöyle) soracak: “İnsanlar çağrılarınıza ne cevap verdi?” Resuller de: “Bizim bildiğimiz bir şey yok. Yaratılmışların idrakini aşan görülmeyen ve bilinmeyen her şeyi tümüyle bilen sensin!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَٓا اُجِبْتُمْۜ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-109c.mp3","commentary_text":"Burada Kur’an’ın birçok yerinde farklı üsluplarla tasvir edilen mahşerin durumu hakkında -özellikle vahyin ilk muhataplarının algısı da dikkate alınarak- özet bir bilgi veriliyor. Resullerin; “bizim bildiğimiz bir şey yok, her şeyi tümüyle bilen sensin” şeklindeki cevabı, Allah’ın koyduğu ve hiçbir şeyi atlamadığı çok hassas işleyen kayıt sistemine zımnen işaret ediliyor. Yani “biz bilsek de bilmesek de şahit olsak da olmasak da senin sistemin her şeyi en ince ayrıntısına kadar kaydetmiştir.” Ayrıca peygamberler, Allah katından getirdikleri buyruk ve yasalara kendilerinden sonra insanların nasıl bir tepki verdiği hususunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve her şeyi bilenin sadece Allah olduğunu da belirtiyor. Zira birçok sözde Müslüman Hz. Peygamberin ölmediğini, kendilerini takip ettiğini, yaşadıkları her şeye onun tanık olduğunu ve yarın Allah’ın huzurunda yaşadıklarına şahitlik edeceğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bu batıl inancı da çürütmüş oluyor."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı) hikmeti (eşyanın hakikatini anlamayı) Tevrat ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun hemen benim iznimle o bir kuşa dönüşüyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalının şifa bulmasına vesile oluyordun. Manen ölmüş olanlara benim iznimle hayat veriyordun. Hani kendilerine (İsrailoğullarına) apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” demişlerdi de o vakit İsrailoğullarının (haince tuzaklarına seni öldürmelerine) engel olmuştum.","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًاۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-109c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa üzerinden ortaya konan bu mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir. Bilindiği üzere mucizeler doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler sadece aracıdır. Yoksa bir Peygamberin ya da herhangi bir kulun çamurdan yapılan bir şeyi kuşa dönüştürmesi ya da Allah’ın izni olmadan körlere ve hastalara şifa dağıtması, ahlaki ve manevi kimliklerini bütünüyle kaybetmiş, özündeki güzellikleri yitirmiş insanlara hidayet etmesi mümkün değildir. Ayrıca ayette sıralanan mucizeler arasında; “ruhen ölmüş olanlara hayat vermesi” birçok tefsirde “ölüleri diriltmesi” olarak yorumlanıyor. Oysa bu, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazî bir ifadesidir. Bu konuda 6/En’am 122. ve A. İmran 3/49 ayetlerine ve dipnotuna bakabilirsiniz. Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülmemiştir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı) hikmeti (eşyanın hakikatini anlamayı) Tevrat ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun hemen benim iznimle o bir kuşa dönüşüyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalının şifa bulmasına vesile oluyordun. Manen ölmüş olanlara benim iznimle hayat veriyordun. Hani kendilerine (İsrailoğullarına) apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” demişlerdi de o vakit İsrailoğullarının (haince tuzaklarına seni öldürmelerine) engel olmuştum.","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًاۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-110c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa üzerinden ortaya konan bu mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir. Bilindiği üzere mucizeler doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler sadece aracıdır. Yoksa bir Peygamberin ya da herhangi bir kulun çamurdan yapılan bir şeyi kuşa dönüştürmesi ya da Allah’ın izni olmadan körlere ve hastalara şifa dağıtması, ahlaki ve manevi kimliklerini bütünüyle kaybetmiş, özündeki güzellikleri yitirmiş insanlara hidayet etmesi mümkün değildir. Ayrıca ayette sıralanan mucizeler arasında; “ruhen ölmüş olanlara hayat vermesi” birçok tefsirde “ölüleri diriltmesi” olarak yorumlanıyor. Oysa bu, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazî bir ifadesidir. Bu konuda 6/En’am 122. ve A. İmran 3/49 ayetlerine ve dipnotuna bakabilirsiniz. Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülmemiştir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı) hikmeti (eşyanın hakikatini anlamayı) Tevrat ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun hemen benim iznimle o bir kuşa dönüşüyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalının şifa bulmasına vesile oluyordun. Manen ölmüş olanlara benim iznimle hayat veriyordun. Hani kendilerine (İsrailoğullarına) apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” demişlerdi de o vakit İsrailoğullarının (haince tuzaklarına seni öldürmelerine) engel olmuştum.","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًاۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-110c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa üzerinden ortaya konan bu mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir. Bilindiği üzere mucizeler doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler sadece aracıdır. Yoksa bir Peygamberin ya da herhangi bir kulun çamurdan yapılan bir şeyi kuşa dönüştürmesi ya da Allah’ın izni olmadan körlere ve hastalara şifa dağıtması, ahlaki ve manevi kimliklerini bütünüyle kaybetmiş, özündeki güzellikleri yitirmiş insanlara hidayet etmesi mümkün değildir. Ayrıca ayette sıralanan mucizeler arasında; “ruhen ölmüş olanlara hayat vermesi” birçok tefsirde “ölüleri diriltmesi” olarak yorumlanıyor. Oysa bu, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazî bir ifadesidir. Bu konuda 6/En’am 122. ve A. İmran 3/49 ayetlerine ve dipnotuna bakabilirsiniz. Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülmemiştir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Allah o zaman şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı) hikmeti (eşyanın hakikatini anlamayı) Tevrat ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun hemen benim iznimle o bir kuşa dönüşüyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalının şifa bulmasına vesile oluyordun. Manen ölmüş olanlara benim iznimle hayat veriyordun. Hani kendilerine (İsrailoğullarına) apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir” demişlerdi de o vakit İsrailoğullarının (haince tuzaklarına seni öldürmelerine) engel olmuştum.","arabic_text":"اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلًاۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-110c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa üzerinden ortaya konan bu mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir. Bilindiği üzere mucizeler doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler sadece aracıdır. Yoksa bir Peygamberin ya da herhangi bir kulun çamurdan yapılan bir şeyi kuşa dönüştürmesi ya da Allah’ın izni olmadan körlere ve hastalara şifa dağıtması, ahlaki ve manevi kimliklerini bütünüyle kaybetmiş, özündeki güzellikleri yitirmiş insanlara hidayet etmesi mümkün değildir. Ayrıca ayette sıralanan mucizeler arasında; “ruhen ölmüş olanlara hayat vermesi” birçok tefsirde “ölüleri diriltmesi” olarak yorumlanıyor. Oysa bu, ruhen ölmüş olan topluma yeniden hayat verişinin mecazî bir ifadesidir. Bu konuda 6/En’am 122. ve A. İmran 3/49 ayetlerine ve dipnotuna bakabilirsiniz. Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülmemiştir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّنَا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-111c.mp3","commentary_text":"Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uyarak Allah’ın dinine temiz niyet ve samimi gayretleriyle yardımcı oldukların için kendilerine “havarî” denmiştir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّنَا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-110c.mp3","commentary_text":"Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uyarak Allah’ın dinine temiz niyet ve samimi gayretleriyle yardımcı oldukların için kendilerine “havarî” denmiştir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّنَا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-111c.mp3","commentary_text":"Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uyarak Allah’ın dinine temiz niyet ve samimi gayretleriyle yardımcı oldukların için kendilerine “havarî” denmiştir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّنَا مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-111c.mp3","commentary_text":"Beyaz ve beyazlık manasına gelen “havarî”, mecazen “halis ve temiz dost” anlamında kullanılmıştır. “Havarîler” peygamberlerin davetine uyarak Allah’ın dinine temiz niyet ve samimi gayretleriyle yardımcı oldukların için kendilerine “havarî” denmiştir."},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Bir vakit) Havariler: “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da “Eğer inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Bir vakit) Havariler: “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da “Eğer inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Bir vakit) Havariler: “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da “Eğer inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Bir vakit) Havariler: “Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi. İsa da “Eğer inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Bu sefer Havariler:) “(İnanıyoruz ama) biz istiyoruz ki ondan yiyelim gönlümüz rahatlasın senin (elçilik konusunda) bize doğru söylediğini bilelim ve ona şahitlik edenlerden olalım” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in sorduğu gibi: “…Ey Rabbim, ölüleri nasıl diriltirsin? bana göster.” Allah: “-Ölüyü dirilttiğime inanmadın mı?” buyurdu. İbrahim: “- Evet, inandım, fakat kalbim tam yatışsın, mutmain olsun diye sordum…” (Bakara 2/260)"},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Bu sefer Havariler:) “(İnanıyoruz ama) biz istiyoruz ki ondan yiyelim gönlümüz rahatlasın senin (elçilik konusunda) bize doğru söylediğini bilelim ve ona şahitlik edenlerden olalım” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-112c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in sorduğu gibi: “…Ey Rabbim, ölüleri nasıl diriltirsin? bana göster.” Allah: “-Ölüyü dirilttiğime inanmadın mı?” buyurdu. İbrahim: “- Evet, inandım, fakat kalbim tam yatışsın, mutmain olsun diye sordum…” (Bakara 2/260)"},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Bu sefer Havariler:) “(İnanıyoruz ama) biz istiyoruz ki ondan yiyelim gönlümüz rahatlasın senin (elçilik konusunda) bize doğru söylediğini bilelim ve ona şahitlik edenlerden olalım” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in sorduğu gibi: “…Ey Rabbim, ölüleri nasıl diriltirsin? bana göster.” Allah: “-Ölüyü dirilttiğime inanmadın mı?” buyurdu. İbrahim: “- Evet, inandım, fakat kalbim tam yatışsın, mutmain olsun diye sordum…” (Bakara 2/260)"},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Bu sefer Havariler:) “(İnanıyoruz ama) biz istiyoruz ki ondan yiyelim gönlümüz rahatlasın senin (elçilik konusunda) bize doğru söylediğini bilelim ve ona şahitlik edenlerden olalım” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-112.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in sorduğu gibi: “…Ey Rabbim, ölüleri nasıl diriltirsin? bana göster.” Allah: “-Ölüyü dirilttiğime inanmadın mı?” buyurdu. İbrahim: “- Evet, inandım, fakat kalbim tam yatışsın, mutmain olsun diye sordum…” (Bakara 2/260)"},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunun üzerine Meryem oğlu İsa şöyle dedi: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki bizim için geçmiş ve geleceğimiz için bir bayram ve senin bize gösterdiğin bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا ع۪يدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-114c.mp3","commentary_text":"Havarilerin bu talebini imanlarındaki zayıflığa, Hz. İsa’ya güvensizliğe bağlamamak lazım. Zira bir önceki ayetin açıklamasında da anlatıldığı gibi, benzer bir talebi Hz. İbrahim’de yapmıştı. Onlar Allah’ın istediği şekilde tam teslim olmasaydı zaten kendilerine “havarî” denmezdi."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunun üzerine Meryem oğlu İsa şöyle dedi: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki bizim için geçmiş ve geleceğimiz için bir bayram ve senin bize gösterdiğin bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا ع۪يدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-113c.mp3","commentary_text":"Havarilerin bu talebini imanlarındaki zayıflığa, Hz. İsa’ya güvensizliğe bağlamamak lazım. Zira bir önceki ayetin açıklamasında da anlatıldığı gibi, benzer bir talebi Hz. İbrahim’de yapmıştı. Onlar Allah’ın istediği şekilde tam teslim olmasaydı zaten kendilerine “havarî” denmezdi."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunun üzerine Meryem oğlu İsa şöyle dedi: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki bizim için geçmiş ve geleceğimiz için bir bayram ve senin bize gösterdiğin bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا ع۪يدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-114c.mp3","commentary_text":"Havarilerin bu talebini imanlarındaki zayıflığa, Hz. İsa’ya güvensizliğe bağlamamak lazım. Zira bir önceki ayetin açıklamasında da anlatıldığı gibi, benzer bir talebi Hz. İbrahim’de yapmıştı. Onlar Allah’ın istediği şekilde tam teslim olmasaydı zaten kendilerine “havarî” denmezdi."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Bunun üzerine Meryem oğlu İsa şöyle dedi: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki bizim için geçmiş ve geleceğimiz için bir bayram ve senin bize gösterdiğin bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا ع۪يدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"4/4-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-114c.mp3","commentary_text":"Havarilerin bu talebini imanlarındaki zayıflığa, Hz. İsa’ya güvensizliğe bağlamamak lazım. Zira bir önceki ayetin açıklamasında da anlatıldığı gibi, benzer bir talebi Hz. İbrahim’de yapmıştı. Onlar Allah’ın istediği şekilde tam teslim olmasaydı zaten kendilerine “havarî” denmezdi."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık onu kâinatta hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım.”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık onu kâinatta hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım.”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık onu kâinatta hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım.”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Ben o sofrayı size elbette indiririm. Fakat ondan sonra içinizden her kim nankörlük ederse artık onu kâinatta hiç kimseye yapmayacağım derecede cezalandırırım.”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَابًا لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَدًا مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"4/4-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryem oğlu İsa! “Sen mi insanlara Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni tenzih ederim. (Söylemeye) hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer ben onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Zira Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Şüphe yok ki yaratılmış varlıkların idrakini aşan her şeyi yalnızca bilen sensin.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryem oğlu İsa! “Sen mi insanlara Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni tenzih ederim. (Söylemeye) hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer ben onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Zira Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Şüphe yok ki yaratılmış varlıkların idrakini aşan her şeyi yalnızca bilen sensin.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryem oğlu İsa! “Sen mi insanlara Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni tenzih ederim. (Söylemeye) hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer ben onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Zira Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Şüphe yok ki yaratılmış varlıkların idrakini aşan her şeyi yalnızca bilen sensin.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryem oğlu İsa! “Sen mi insanlara Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni tenzih ederim. (Söylemeye) hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer ben onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Zira Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Şüphe yok ki yaratılmış varlıkların idrakini aşan her şeyi yalnızca bilen sensin.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"4/4-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Ya Rabbi!) “Ben onlara (söylememi) emrettiğinden başkasını söylemedim. ‘Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine denetçiydim. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Sen her şeye hakkiyle şahitsin.”","arabic_text":"مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَن۪ي بِه۪ٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-117c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. İsa Hıristiyanların sandığı ve iddia ettiği gibi Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü değil, tıpkı diğer insanlar gibi yaşayan ve dünyadan ayrıldıktan sonra diğer insanlar üzerinde etkisi olamayan bir beşerdir. Yine anlaşılıyor ki, Allah’ın dışındaki varlıkların –isterse peygamber olsunlar- öldükten sonra diğer insanları etkileme gibi bir güçleri ve yetkileri yoktur. Bu ayette ayrıca Hz. İsa’nın ahir zamanda yeryüzüne ineceğini iddia edenlere de bir cevap vardır. Öyle sanıldığı gibi Hz. İsa gelecek olsaydı ayette; “Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun” ifadesi yer almazdı. Binaenaleyh Hz. İsa ölmüştür ve kıyamette Hz. Muhammed de dahil diğer bütün peygamberler gibi insanlarla beraber dirilecek ve yine bütün peygamberler ve insanlar gibi hesap verici olarak Allah’ın huzuruna çıkacaktır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Ya Rabbi!) “Ben onlara (söylememi) emrettiğinden başkasını söylemedim. ‘Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine denetçiydim. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Sen her şeye hakkiyle şahitsin.”","arabic_text":"مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَن۪ي بِه۪ٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-116c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. İsa Hıristiyanların sandığı ve iddia ettiği gibi Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü değil, tıpkı diğer insanlar gibi yaşayan ve dünyadan ayrıldıktan sonra diğer insanlar üzerinde etkisi olamayan bir beşerdir. Yine anlaşılıyor ki, Allah’ın dışındaki varlıkların –isterse peygamber olsunlar- öldükten sonra diğer insanları etkileme gibi bir güçleri ve yetkileri yoktur. Bu ayette ayrıca Hz. İsa’nın ahir zamanda yeryüzüne ineceğini iddia edenlere de bir cevap vardır. Öyle sanıldığı gibi Hz. İsa gelecek olsaydı ayette; “Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun” ifadesi yer almazdı. Binaenaleyh Hz. İsa ölmüştür ve kıyamette Hz. Muhammed de dahil diğer bütün peygamberler gibi insanlarla beraber dirilecek ve yine bütün peygamberler ve insanlar gibi hesap verici olarak Allah’ın huzuruna çıkacaktır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Ya Rabbi!) “Ben onlara (söylememi) emrettiğinden başkasını söylemedim. ‘Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine denetçiydim. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Sen her şeye hakkiyle şahitsin.”","arabic_text":"مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَن۪ي بِه۪ٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-117c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. İsa Hıristiyanların sandığı ve iddia ettiği gibi Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü değil, tıpkı diğer insanlar gibi yaşayan ve dünyadan ayrıldıktan sonra diğer insanlar üzerinde etkisi olamayan bir beşerdir. Yine anlaşılıyor ki, Allah’ın dışındaki varlıkların –isterse peygamber olsunlar- öldükten sonra diğer insanları etkileme gibi bir güçleri ve yetkileri yoktur. Bu ayette ayrıca Hz. İsa’nın ahir zamanda yeryüzüne ineceğini iddia edenlere de bir cevap vardır. Öyle sanıldığı gibi Hz. İsa gelecek olsaydı ayette; “Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun” ifadesi yer almazdı. Binaenaleyh Hz. İsa ölmüştür ve kıyamette Hz. Muhammed de dahil diğer bütün peygamberler gibi insanlarla beraber dirilecek ve yine bütün peygamberler ve insanlar gibi hesap verici olarak Allah’ın huzuruna çıkacaktır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Ya Rabbi!) “Ben onlara (söylememi) emrettiğinden başkasını söylemedim. ‘Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine denetçiydim. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Sen her şeye hakkiyle şahitsin.”","arabic_text":"مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَن۪ي بِه۪ٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا مَا دُمْتُ ف۪يهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَن۪ي كُنْتَ اَنْتَ الرَّق۪يبَ عَلَيْهِمْۜ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"4/4-117c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. İsa Hıristiyanların sandığı ve iddia ettiği gibi Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü değil, tıpkı diğer insanlar gibi yaşayan ve dünyadan ayrıldıktan sonra diğer insanlar üzerinde etkisi olamayan bir beşerdir. Yine anlaşılıyor ki, Allah’ın dışındaki varlıkların –isterse peygamber olsunlar- öldükten sonra diğer insanları etkileme gibi bir güçleri ve yetkileri yoktur. Bu ayette ayrıca Hz. İsa’nın ahir zamanda yeryüzüne ineceğini iddia edenlere de bir cevap vardır. Öyle sanıldığı gibi Hz. İsa gelecek olsaydı ayette; “Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun” ifadesi yer almazdı. Binaenaleyh Hz. İsa ölmüştür ve kıyamette Hz. Muhammed de dahil diğer bütün peygamberler gibi insanlarla beraber dirilecek ve yine bütün peygamberler ve insanlar gibi hesap verici olarak Allah’ın huzuruna çıkacaktır."},{"verse_number":"118","turkish_text":"“Eğer onlara azap edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”","arabic_text":"نْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَۚ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"“Eğer onlara azap edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”","arabic_text":"نْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَۚ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"“Eğer onlara azap edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”","arabic_text":"نْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَۚ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"“Eğer onlara azap edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın) ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki sen mutlak galipsin ve hükmünde hikmet sahibisin.”","arabic_text":"نْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَۚ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ve Hesap Günü) Allah şöyle buyuracak: “Bugün sözlerine sadık olanların doğruluklarının (kendilerine) fayda vereceği gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnut olmuş onlar da Allah’tan memnun olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِق۪ينَ صِدْقُهُمْۜ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ve Hesap Günü) Allah şöyle buyuracak: “Bugün sözlerine sadık olanların doğruluklarının (kendilerine) fayda vereceği gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnut olmuş onlar da Allah’tan memnun olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِق۪ينَ صِدْقُهُمْۜ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ve Hesap Günü) Allah şöyle buyuracak: “Bugün sözlerine sadık olanların doğruluklarının (kendilerine) fayda vereceği gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnut olmuş onlar da Allah’tan memnun olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِق۪ينَ صِدْقُهُمْۜ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"(Ve Hesap Günü) Allah şöyle buyuracak: “Bugün sözlerine sadık olanların doğruluklarının (kendilerine) fayda vereceği gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnut olmuş onlar da Allah’tan memnun olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!”","arabic_text":"قَالَ اللّٰهُ هٰذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِق۪ينَ صِدْقُهُمْۜ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"4/4-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Göklerin yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği Allah’a aittir. Muhakkak ki O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا ف۪يهِنَّۜ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Göklerin yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği Allah’a aittir. Muhakkak ki O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا ف۪يهِنَّۜ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Göklerin yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği Allah’a aittir. Muhakkak ki O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا ف۪يهِنَّۜ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Göklerin yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği Allah’a aittir. Muhakkak ki O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا ف۪يهِنَّۜ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"4/4-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":6,"name":"EN'ÂM SÛRESİ","description":"En’am suresi, 6 ayeti (91, 92, 93, 151, 152, 153) hariç Mekke döneminin bitiminde nazil olmuştur. 165 ayettir. “En’am”; koyun, keçi, deve, manda ve sığır gibi büyük ve küçükbaş hayvanları ifade eden bir kelimedir. 136. ayette ve devamında Arapların, kurban edilen hayvanlarla ilgili birtakım gelenekleri kınandığı için bu sureye “En’am” adı verilmiştir. En’am suresinde başlıca Allah’ın birliği ve ilim, irade, kudret, adalet gibi bazı sıfatları işlenmiştir. Vahiy ve yeniden dirilme gibi konulara yer verilmiştir. İnsanları şirke ve inkâra götüren batıl inançların neler olduğu; itikâdî meseleler, doğru yaşama yolları anlatılmıştır.","sura_intro_audio":"5/5-a.mp3","verse_count":165,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a aittir. Buna rağmen inkârcılar başka güçleri Rableri ile eş tutuyorlar!.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-1c.mp3","commentary_text":"Ayette “karanlık” çoğul, “aydınlık” tekil kalıbıyla/kipiyle gelmiştir. Zira karanlık; şirk, küfür, zulüm, isyan ve fitne gibi kötü eylemlerin tamamını ihtiva eder. Nur ise; iman için kullanılır, bu da Hakk’ın tek olduğunu gösterir"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a aittir. Buna rağmen inkârcılar başka güçleri Rableri ile eş tutuyorlar!.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-0c.mp3","commentary_text":"Ayette “karanlık” çoğul, “aydınlık” tekil kalıbıyla/kipiyle gelmiştir. Zira karanlık; şirk, küfür, zulüm, isyan ve fitne gibi kötü eylemlerin tamamını ihtiva eder. Nur ise; iman için kullanılır, bu da Hakk’ın tek olduğunu gösterir"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a aittir. Buna rağmen inkârcılar başka güçleri Rableri ile eş tutuyorlar!.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-1c.mp3","commentary_text":"Ayette “karanlık” çoğul, “aydınlık” tekil kalıbıyla/kipiyle gelmiştir. Zira karanlık; şirk, küfür, zulüm, isyan ve fitne gibi kötü eylemlerin tamamını ihtiva eder. Nur ise; iman için kullanılır, bu da Hakk’ın tek olduğunu gösterir"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a aittir. Buna rağmen inkârcılar başka güçleri Rableri ile eş tutuyorlar!.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-1c.mp3","commentary_text":"Ayette “karanlık” çoğul, “aydınlık” tekil kalıbıyla/kipiyle gelmiştir. Zira karanlık; şirk, küfür, zulüm, isyan ve fitne gibi kötü eylemlerin tamamını ihtiva eder. Nur ise; iman için kullanılır, bu da Hakk’ın tek olduğunu gösterir"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Odur sizi çamurdan (balçıktan) yaratan ve sonra (sizin için) bir ecel (ömür) tayin eden. Bir de O’nun katında (sizin bilmediğiniz) muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Ama siz hâlâ şüphe içinde bocalayıp duruyorsunuz.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-2c.mp3","commentary_text":"Ecel sınırlı bir süre demektir. Ayette ifade edilen birinci ecel, insan hayatı ile ölümü arasındaki sürenin sonunu, ikinci ecel ise dünyanın ömrünün dolması “kıyamet” anlamında kullanılmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Odur sizi çamurdan (balçıktan) yaratan ve sonra (sizin için) bir ecel (ömür) tayin eden. Bir de O’nun katında (sizin bilmediğiniz) muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Ama siz hâlâ şüphe içinde bocalayıp duruyorsunuz.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-1c.mp3","commentary_text":"Ecel sınırlı bir süre demektir. Ayette ifade edilen birinci ecel, insan hayatı ile ölümü arasındaki sürenin sonunu, ikinci ecel ise dünyanın ömrünün dolması “kıyamet” anlamında kullanılmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Odur sizi çamurdan (balçıktan) yaratan ve sonra (sizin için) bir ecel (ömür) tayin eden. Bir de O’nun katında (sizin bilmediğiniz) muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Ama siz hâlâ şüphe içinde bocalayıp duruyorsunuz.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-2c.mp3","commentary_text":"Ecel sınırlı bir süre demektir. Ayette ifade edilen birinci ecel, insan hayatı ile ölümü arasındaki sürenin sonunu, ikinci ecel ise dünyanın ömrünün dolması “kıyamet” anlamında kullanılmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Odur sizi çamurdan (balçıktan) yaratan ve sonra (sizin için) bir ecel (ömür) tayin eden. Bir de O’nun katında (sizin bilmediğiniz) muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Ama siz hâlâ şüphe içinde bocalayıp duruyorsunuz.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-2c.mp3","commentary_text":"Ecel sınırlı bir süre demektir. Ayette ifade edilen birinci ecel, insan hayatı ile ölümü arasındaki sürenin sonunu, ikinci ecel ise dünyanın ömrünün dolması “kıyamet” anlamında kullanılmaktadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Göklerde ve yerde gerçek ilah (hakiki mabud) sadece Allah’tır. (O) sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. (İyi ve kötü) yaptıklarınızı da bilir.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Göklerde ve yerde gerçek ilah (hakiki mabud) sadece Allah’tır. (O) sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. (İyi ve kötü) yaptıklarınızı da bilir.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Göklerde ve yerde gerçek ilah (hakiki mabud) sadece Allah’tır. (O) sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. (İyi ve kötü) yaptıklarınızı da bilir.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Göklerde ve yerde gerçek ilah (hakiki mabud) sadece Allah’tır. (O) sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. (İyi ve kötü) yaptıklarınızı da bilir.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Böyle iken onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir mesaj gelse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-4c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gönderdiği öğretiler: yüz çevrilecek, ciddiye alınmayacak, ihmal edilecek önemsiz şeyler değildir. İnsanca yaşamak ve hayatı anlamlı hale getirmek için İlahi öğretiler mutlaka hayata geçirilmelidir. Mesajın doğrudan muhatabı olan insan öğretilerle yaptırım ifade eden bir emri ciddiye almaz ve ona itaat etmezse ondan yüz çevirmiş demektir. Zira mesajda esas olan pratik hayatta karşılık bulmasıdır. Burada hitap müşriklere olsa da Kur’an mesajının hayata müdahalesi konusunda gevşek davranan ya da mesajın içeriğini ciddiye almayan Müslümanlar için uyarı vardır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Böyle iken onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir mesaj gelse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-3c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gönderdiği öğretiler: yüz çevrilecek, ciddiye alınmayacak, ihmal edilecek önemsiz şeyler değildir. İnsanca yaşamak ve hayatı anlamlı hale getirmek için İlahi öğretiler mutlaka hayata geçirilmelidir. Mesajın doğrudan muhatabı olan insan öğretilerle yaptırım ifade eden bir emri ciddiye almaz ve ona itaat etmezse ondan yüz çevirmiş demektir. Zira mesajda esas olan pratik hayatta karşılık bulmasıdır. Burada hitap müşriklere olsa da Kur’an mesajının hayata müdahalesi konusunda gevşek davranan ya da mesajın içeriğini ciddiye almayan Müslümanlar için uyarı vardır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Böyle iken onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir mesaj gelse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-4c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gönderdiği öğretiler: yüz çevrilecek, ciddiye alınmayacak, ihmal edilecek önemsiz şeyler değildir. İnsanca yaşamak ve hayatı anlamlı hale getirmek için İlahi öğretiler mutlaka hayata geçirilmelidir. Mesajın doğrudan muhatabı olan insan öğretilerle yaptırım ifade eden bir emri ciddiye almaz ve ona itaat etmezse ondan yüz çevirmiş demektir. Zira mesajda esas olan pratik hayatta karşılık bulmasıdır. Burada hitap müşriklere olsa da Kur’an mesajının hayata müdahalesi konusunda gevşek davranan ya da mesajın içeriğini ciddiye almayan Müslümanlar için uyarı vardır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Böyle iken onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir mesaj gelse mutlaka ondan yüz çevirmişlerdir.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-4c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gönderdiği öğretiler: yüz çevrilecek, ciddiye alınmayacak, ihmal edilecek önemsiz şeyler değildir. İnsanca yaşamak ve hayatı anlamlı hale getirmek için İlahi öğretiler mutlaka hayata geçirilmelidir. Mesajın doğrudan muhatabı olan insan öğretilerle yaptırım ifade eden bir emri ciddiye almaz ve ona itaat etmezse ondan yüz çevirmiş demektir. Zira mesajda esas olan pratik hayatta karşılık bulmasıdır. Burada hitap müşriklere olsa da Kur’an mesajının hayata müdahalesi konusunda gevşek davranan ya da mesajın içeriğini ciddiye almayan Müslümanlar için uyarı vardır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Şimdi ise kendilerine gelmiş olan bu hakikati de böyle yalanlıyorlar. Ama yakında o alay edip durdukları (cennet ve cehennemle) ilgili haberlerin gerçekliği karşılarına çıkacaktır.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Şimdi ise kendilerine gelmiş olan bu hakikati de böyle yalanlıyorlar. Ama yakında o alay edip durdukları (cennet ve cehennemle) ilgili haberlerin gerçekliği karşılarına çıkacaktır.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Şimdi ise kendilerine gelmiş olan bu hakikati de böyle yalanlıyorlar. Ama yakında o alay edip durdukları (cennet ve cehennemle) ilgili haberlerin gerçekliği karşılarına çıkacaktır.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Şimdi ise kendilerine gelmiş olan bu hakikati de böyle yalanlıyorlar. Ama yakında o alay edip durdukları (cennet ve cehennemle) ilgili haberlerin gerçekliği karşılarına çıkacaktır.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önceki nice nesilleri (yaptıklarından dolayı) helak ettiğimizi görmüyorlar mı? Oysa o nesillere size vermemiş olduğumuz derecede geniş yerleşme ve yaşama imkânları vermiştik. Yurtlarına gökten bol yağmurlar yağdırmış ayakları altından nehirler akıtmıştık. Fakat (bunca nimete karşılık şükürleri sadece isyan oldu) Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları yok ederek arkalarından başka nesiller meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارًاۖ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önceki nice nesilleri (yaptıklarından dolayı) helak ettiğimizi görmüyorlar mı? Oysa o nesillere size vermemiş olduğumuz derecede geniş yerleşme ve yaşama imkânları vermiştik. Yurtlarına gökten bol yağmurlar yağdırmış ayakları altından nehirler akıtmıştık. Fakat (bunca nimete karşılık şükürleri sadece isyan oldu) Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları yok ederek arkalarından başka nesiller meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارًاۖ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önceki nice nesilleri (yaptıklarından dolayı) helak ettiğimizi görmüyorlar mı? Oysa o nesillere size vermemiş olduğumuz derecede geniş yerleşme ve yaşama imkânları vermiştik. Yurtlarına gökten bol yağmurlar yağdırmış ayakları altından nehirler akıtmıştık. Fakat (bunca nimete karşılık şükürleri sadece isyan oldu) Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları yok ederek arkalarından başka nesiller meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارًاۖ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önceki nice nesilleri (yaptıklarından dolayı) helak ettiğimizi görmüyorlar mı? Oysa o nesillere size vermemiş olduğumuz derecede geniş yerleşme ve yaşama imkânları vermiştik. Yurtlarına gökten bol yağmurlar yağdırmış ayakları altından nehirler akıtmıştık. Fakat (bunca nimete karşılık şükürleri sadece isyan oldu) Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları yok ederek arkalarından başka nesiller meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارًاۖ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer sana kâğıda yazılmış bir kitap indirmiş olsaydık ve onu elleriyle tutsalardı yine de o inkârcılar: “Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer sana kâğıda yazılmış bir kitap indirmiş olsaydık ve onu elleriyle tutsalardı yine de o inkârcılar: “Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer sana kâğıda yazılmış bir kitap indirmiş olsaydık ve onu elleriyle tutsalardı yine de o inkârcılar: “Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer sana kâğıda yazılmış bir kitap indirmiş olsaydık ve onu elleriyle tutsalardı yine de o inkârcılar: “Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onlar dediler ki: “Ona (Muhammed’e) bir melek indirilseydi ya.” Ama bir melek indirmiş olsaydık (o da kıyamet meleği olurdu) muhakkak ki (o zaman da) her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌۜ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِيَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onlar dediler ki: “Ona (Muhammed’e) bir melek indirilseydi ya.” Ama bir melek indirmiş olsaydık (o da kıyamet meleği olurdu) muhakkak ki (o zaman da) her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌۜ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِيَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onlar dediler ki: “Ona (Muhammed’e) bir melek indirilseydi ya.” Ama bir melek indirmiş olsaydık (o da kıyamet meleği olurdu) muhakkak ki (o zaman da) her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌۜ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِيَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onlar dediler ki: “Ona (Muhammed’e) bir melek indirilseydi ya.” Ama bir melek indirmiş olsaydık (o da kıyamet meleği olurdu) muhakkak ki (o zaman da) her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌۜ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِيَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer onu biz bir melek yapsaydık yine de onu bir insan kılığında gönderirdik ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-9c.mp3","commentary_text":"Müşrikler “Muhammed melek değildir, insandır” dedikleri halde yine de çıkar ve menfaatlerine ters düştüğü için iman etmedikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer onu biz bir melek yapsaydık yine de onu bir insan kılığında gönderirdik ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-8c.mp3","commentary_text":"Müşrikler “Muhammed melek değildir, insandır” dedikleri halde yine de çıkar ve menfaatlerine ters düştüğü için iman etmedikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer onu biz bir melek yapsaydık yine de onu bir insan kılığında gönderirdik ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-9c.mp3","commentary_text":"Müşrikler “Muhammed melek değildir, insandır” dedikleri halde yine de çıkar ve menfaatlerine ters düştüğü için iman etmedikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer onu biz bir melek yapsaydık yine de onu bir insan kılığında gönderirdik ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-9c.mp3","commentary_text":"Müşrikler “Muhammed melek değildir, insandır” dedikleri halde yine de çıkar ve menfaatlerine ters düştüğü için iman etmedikleri ifade edilmektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edilmişti ama onları küçümseyen kimseleri (sonunda) alay edip durdukları şeyin kendisi mahvetmişti.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edilmişti ama onları küçümseyen kimseleri (sonunda) alay edip durdukları şeyin kendisi mahvetmişti.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edilmişti ama onları küçümseyen kimseleri (sonunda) alay edip durdukları şeyin kendisi mahvetmişti.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki resullerle de alay edilmişti ama onları küçümseyen kimseleri (sonunda) alay edip durdukları şeyin kendisi mahvetmişti.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-11c.mp3","commentary_text":"Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-10c.mp3","commentary_text":"Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-11c.mp3","commentary_text":"Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor."},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bakın!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-11c.mp3","commentary_text":"Araplar, ticaret alanları bulma, yeni geçim kaynakları elde etme, avlanma ve hayvan sürüsü gütme gibi farklı amaçlarla sefere çıkarlardı. Buna karşılık, ayetteki ilahi direktif gereği, bilgi toplama ve pedagojik amaçlı gezi onlar için yepyeni bir şeydi. Tarihin olaylarını yorumlamaya yönelik sistematik bir çalışma o zamanın insanının düşünce düzeyi için yeni ve farklı bir yöntemdi. Devletleri, milletleri, toplumları, kültürleri, bölgesel hadiseleri, coğrafi inkişafları, toplumsal olayları zaman ve yer göstererek anlatan ve bunların daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını araştıran, milletlerin kurduğu medeniyetleri, ülkelerin iç ve dış sorunlarını inceleyen güvenilir çalışmalar yoktu. O zamana kadar tarih diye ortaya konulan çalışmaların en ileri düzeydeki örnekleri birtakım basit gözlemlerden ya da geçmişteki olayların birbirinden kopuk hikâyelerinden ibaretti. Bu ve buna benzer ayetlerde geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve insanlık tarihinin belirli sistematik yasalara göre yorumlanması, mazideki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin koşulları göz önüne alınarak nesnel bir şekilde sunulması isteniyor."},{"verse_number":"12","turkish_text":"De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki “Allah’ındır.” O affetmeyi kendisine ilke edinmiştir. O (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan kıyamet günü hepinizi mutlaka bir araya toplayacaktır. Ama (aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar işte onlar inanmayanlardır.","arabic_text":"قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلْ لِلّٰهِۜ كَتَبَ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki “Allah’ındır.” O affetmeyi kendisine ilke edinmiştir. O (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan kıyamet günü hepinizi mutlaka bir araya toplayacaktır. Ama (aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar işte onlar inanmayanlardır.","arabic_text":"قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلْ لِلّٰهِۜ كَتَبَ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki “Allah’ındır.” O affetmeyi kendisine ilke edinmiştir. O (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan kıyamet günü hepinizi mutlaka bir araya toplayacaktır. Ama (aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar işte onlar inanmayanlardır.","arabic_text":"قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلْ لِلّٰهِۜ كَتَبَ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki “Allah’ındır.” O affetmeyi kendisine ilke edinmiştir. O (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan kıyamet günü hepinizi mutlaka bir araya toplayacaktır. Ama (aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar işte onlar inanmayanlardır.","arabic_text":"قُلْ لِمَنْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلْ لِلّٰهِۜ كَتَبَ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۜ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gece ve gündüzün içinde barınan her şey O’nundur. Ve O’dur yalnızca her şeyi hakkıyla duyan ve hakkıyla bilen.","arabic_text":"وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gece ve gündüzün içinde barınan her şey O’nundur. Ve O’dur yalnızca her şeyi hakkıyla duyan ve hakkıyla bilen.","arabic_text":"وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gece ve gündüzün içinde barınan her şey O’nundur. Ve O’dur yalnızca her şeyi hakkıyla duyan ve hakkıyla bilen.","arabic_text":"وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gece ve gündüzün içinde barınan her şey O’nundur. Ve O’dur yalnızca her şeyi hakkıyla duyan ve hakkıyla bilen.","arabic_text":"وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan (yarattıklarını) beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim?” Yine de ki: “Bana (Allah’a) teslim olanların öncüsü olmam emredildi” ve “Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi)!”.","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan (yarattıklarını) beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim?” Yine de ki: “Bana (Allah’a) teslim olanların öncüsü olmam emredildi” ve “Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi)!”.","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan (yarattıklarını) beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim?” Yine de ki: “Bana (Allah’a) teslim olanların öncüsü olmam emredildi” ve “Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi)!”.","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan (yarattıklarını) beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim?” Yine de ki: “Bana (Allah’a) teslim olanların öncüsü olmam emredildi” ve “Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi)!”.","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِيًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Eğer ben Rabbime karşı saygısızlık edersem cidden büyük bir günün azabından korkarım!”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Eğer ben Rabbime karşı saygısızlık edersem cidden büyük bir günün azabından korkarım!”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Eğer ben Rabbime karşı saygısızlık edersem cidden büyük bir günün azabından korkarım!”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Eğer ben Rabbime karşı saygısızlık edersem cidden büyük bir günün azabından korkarım!”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün kim azaptan kurtarılırsa gerçekten Allah ona merhamet etmiştir. İşte bu da apaçık bir kurtuluştur.","arabic_text":"مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün kim azaptan kurtarılırsa gerçekten Allah ona merhamet etmiştir. İşte bu da apaçık bir kurtuluştur.","arabic_text":"مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün kim azaptan kurtarılırsa gerçekten Allah ona merhamet etmiştir. İşte bu da apaçık bir kurtuluştur.","arabic_text":"مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün kim azaptan kurtarılırsa gerçekten Allah ona merhamet etmiştir. İşte bu da apaçık bir kurtuluştur.","arabic_text":"مَنْ يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıklarından dolayı) sana bir zarar dokundurursa O’ndan başka onu giderecek hiçbir güç yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundurursa (O’ndan başka onu engelleyecek de yoktur). Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۜ وَاِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıklarından dolayı) sana bir zarar dokundurursa O’ndan başka onu giderecek hiçbir güç yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundurursa (O’ndan başka onu engelleyecek de yoktur). Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۜ وَاِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıklarından dolayı) sana bir zarar dokundurursa O’ndan başka onu giderecek hiçbir güç yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundurursa (O’ndan başka onu engelleyecek de yoktur). Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۜ وَاِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıklarından dolayı) sana bir zarar dokundurursa O’ndan başka onu giderecek hiçbir güç yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundurursa (O’ndan başka onu engelleyecek de yoktur). Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۜ وَاِنْ يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O kullarının üzerinde (mutlak hükümranlık ve) otorite sahibidir. O her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O kullarının üzerinde (mutlak hükümranlık ve) otorite sahibidir. O her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O kullarının üzerinde (mutlak hükümranlık ve) otorite sahibidir. O her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O kullarının üzerinde (mutlak hükümranlık ve) otorite sahibidir. O her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” (Cevap olarak) de ki: “Allah benimle sizin aranızda (nebiliğime en büyük) şahittir. Bu Kur’an bana onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu. (Şimdi) siz (bütün bunlara rağmen) Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” (Cevaben) de ki: “Ben (böyle bir iftiraya asla) şahitlik etmem.” Yine de ki: “O ancak tek bir ilâhtır ve muhakkak ki ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”","arabic_text":"قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-19c.mp3","commentary_text":"“Bu Kur’an bana, onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu” cümlesi, Kur’an’ın evrensel bir kitap olduğunu, öğretilerinin sadece o döneme ait olmayıp, tüm zamanları kapsadığını göstermektedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” (Cevap olarak) de ki: “Allah benimle sizin aranızda (nebiliğime en büyük) şahittir. Bu Kur’an bana onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu. (Şimdi) siz (bütün bunlara rağmen) Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” (Cevaben) de ki: “Ben (böyle bir iftiraya asla) şahitlik etmem.” Yine de ki: “O ancak tek bir ilâhtır ve muhakkak ki ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”","arabic_text":"قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-18c.mp3","commentary_text":"“Bu Kur’an bana, onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu” cümlesi, Kur’an’ın evrensel bir kitap olduğunu, öğretilerinin sadece o döneme ait olmayıp, tüm zamanları kapsadığını göstermektedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” (Cevap olarak) de ki: “Allah benimle sizin aranızda (nebiliğime en büyük) şahittir. Bu Kur’an bana onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu. (Şimdi) siz (bütün bunlara rağmen) Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” (Cevaben) de ki: “Ben (böyle bir iftiraya asla) şahitlik etmem.” Yine de ki: “O ancak tek bir ilâhtır ve muhakkak ki ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”","arabic_text":"قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-19c.mp3","commentary_text":"“Bu Kur’an bana, onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu” cümlesi, Kur’an’ın evrensel bir kitap olduğunu, öğretilerinin sadece o döneme ait olmayıp, tüm zamanları kapsadığını göstermektedir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” (Cevap olarak) de ki: “Allah benimle sizin aranızda (nebiliğime en büyük) şahittir. Bu Kur’an bana onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu. (Şimdi) siz (bütün bunlara rağmen) Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” (Cevaben) de ki: “Ben (böyle bir iftiraya asla) şahitlik etmem.” Yine de ki: “O ancak tek bir ilâhtır ve muhakkak ki ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”","arabic_text":"قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-19c.mp3","commentary_text":"“Bu Kur’an bana, onunla sizi ve (sizden sonra) eriştiği herkesi uyarmam için vahyolundu” cümlesi, Kur’an’ın evrensel bir kitap olduğunu, öğretilerinin sadece o döneme ait olmayıp, tüm zamanları kapsadığını göstermektedir."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendilerine kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hristiyanlar) o (Muhammed’i öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar/bilirler. (Aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar var ya işte onlar inanmazlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۢ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendilerine kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hristiyanlar) o (Muhammed’i öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar/bilirler. (Aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar var ya işte onlar inanmazlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۢ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendilerine kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hristiyanlar) o (Muhammed’i öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar/bilirler. (Aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar var ya işte onlar inanmazlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۢ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendilerine kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hristiyanlar) o (Muhammed’i öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar/bilirler. (Aklını kullanmayarak) kendilerini hüsrana uğratanlar var ya işte onlar inanmazlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۢ اَلَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurup iftira atanlardan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler (ve isteklerine de ulaşamazlar).","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurup iftira atanlardan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler (ve isteklerine de ulaşamazlar).","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurup iftira atanlardan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler (ve isteklerine de ulaşamazlar).","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurup iftira atanlardan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler (ve isteklerine de ulaşamazlar).","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve o zaman Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlara: “İddia edip durduğunuz ortaklarınız nerede?” diye soracağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَيْنَ شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve o zaman Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlara: “İddia edip durduğunuz ortaklarınız nerede?” diye soracağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَيْنَ شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve o zaman Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlara: “İddia edip durduğunuz ortaklarınız nerede?” diye soracağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَيْنَ شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve o zaman Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlara: “İddia edip durduğunuz ortaklarınız nerede?” diye soracağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَيْنَ شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra onların: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşriklerden değildik” demekten başka çareleri kalmayacak.","arabic_text":"ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra onların: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşriklerden değildik” demekten başka çareleri kalmayacak.","arabic_text":"ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra onların: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşriklerden değildik” demekten başka çareleri kalmayacak.","arabic_text":"ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra onların: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşriklerden değildik” demekten başka çareleri kalmayacak.","arabic_text":"ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bak (mahşer günü hesap verilirken) kendi kendilerine nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları hayalleri (sahte tanrıları) nasıl da onları yüzüstü bıraktı!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bak (mahşer günü hesap verilirken) kendi kendilerine nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları hayalleri (sahte tanrıları) nasıl da onları yüzüstü bıraktı!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bak (mahşer günü hesap verilirken) kendi kendilerine nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları hayalleri (sahte tanrıları) nasıl da onları yüzüstü bıraktı!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bak (mahşer günü hesap verilirken) kendi kendilerine nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları hayalleri (sahte tanrıları) nasıl da onları yüzüstü bıraktı!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onların bir kısmı seni dinler (inanmak istedikleri için değil fitne çıkarmak için kulak kabartırlar). Buna karşı biz de (kötüye yorumlamamaları için) kalpleri üzerine perdeler kulaklarına da ağırlık koyarız. Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışırlar. İnkârcılar: “Bu (Kur’an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫كَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-25c.mp3","commentary_text":"İnkârda inat ve ısrar etmek, kötülükleri alışkanlık haline getirmek insanların kalplerini manen köreltir ve onların gerçekleri görmesine ve doğruları anlamasına mâni olur. Bu tip insanların hidayete karşı arzu ve iradeleri kalmadığı için doğru yolu bulamazlar. Kur’an hislerle anlaşılmaz, duygusallıkla kavranmaz, bu sebeple bütün hitaplar insan aklına yapılır ve “aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağar” der. (Yunus 10/100) Nahil suresi 16/98. Ayette şöyle buyrulur: “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetin dışladığı her türlü kötü düşünceden, önyargıdan ve şeytanın ayartmalarından Allah’a sığın!”"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onların bir kısmı seni dinler (inanmak istedikleri için değil fitne çıkarmak için kulak kabartırlar). Buna karşı biz de (kötüye yorumlamamaları için) kalpleri üzerine perdeler kulaklarına da ağırlık koyarız. Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışırlar. İnkârcılar: “Bu (Kur’an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫كَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-24c.mp3","commentary_text":"İnkârda inat ve ısrar etmek, kötülükleri alışkanlık haline getirmek insanların kalplerini manen köreltir ve onların gerçekleri görmesine ve doğruları anlamasına mâni olur. Bu tip insanların hidayete karşı arzu ve iradeleri kalmadığı için doğru yolu bulamazlar. Kur’an hislerle anlaşılmaz, duygusallıkla kavranmaz, bu sebeple bütün hitaplar insan aklına yapılır ve “aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağar” der. (Yunus 10/100) Nahil suresi 16/98. Ayette şöyle buyrulur: “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetin dışladığı her türlü kötü düşünceden, önyargıdan ve şeytanın ayartmalarından Allah’a sığın!”"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onların bir kısmı seni dinler (inanmak istedikleri için değil fitne çıkarmak için kulak kabartırlar). Buna karşı biz de (kötüye yorumlamamaları için) kalpleri üzerine perdeler kulaklarına da ağırlık koyarız. Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışırlar. İnkârcılar: “Bu (Kur’an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫كَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-25c.mp3","commentary_text":"İnkârda inat ve ısrar etmek, kötülükleri alışkanlık haline getirmek insanların kalplerini manen köreltir ve onların gerçekleri görmesine ve doğruları anlamasına mâni olur. Bu tip insanların hidayete karşı arzu ve iradeleri kalmadığı için doğru yolu bulamazlar. Kur’an hislerle anlaşılmaz, duygusallıkla kavranmaz, bu sebeple bütün hitaplar insan aklına yapılır ve “aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağar” der. (Yunus 10/100) Nahil suresi 16/98. Ayette şöyle buyrulur: “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetin dışladığı her türlü kötü düşünceden, önyargıdan ve şeytanın ayartmalarından Allah’a sığın!”"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onların bir kısmı seni dinler (inanmak istedikleri için değil fitne çıkarmak için kulak kabartırlar). Buna karşı biz de (kötüye yorumlamamaları için) kalpleri üzerine perdeler kulaklarına da ağırlık koyarız. Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışırlar. İnkârcılar: “Bu (Kur’an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫كَ يُجَادِلُونَكَ يَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-25c.mp3","commentary_text":"İnkârda inat ve ısrar etmek, kötülükleri alışkanlık haline getirmek insanların kalplerini manen köreltir ve onların gerçekleri görmesine ve doğruları anlamasına mâni olur. Bu tip insanların hidayete karşı arzu ve iradeleri kalmadığı için doğru yolu bulamazlar. Kur’an hislerle anlaşılmaz, duygusallıkla kavranmaz, bu sebeple bütün hitaplar insan aklına yapılır ve “aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağar” der. (Yunus 10/100) Nahil suresi 16/98. Ayette şöyle buyrulur: “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetin dışladığı her türlü kötü düşünceden, önyargıdan ve şeytanın ayartmalarından Allah’a sığın!”"},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar (hem insanları) Kur’an’dan alıkoyarlar ve hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunun da farkında olmazlar.","arabic_text":"وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُۚ وَاِنْ يُهْلِكُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-26c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayet, müşriklerin İslam’a karşı tutumlarını ve bu tutumlarının doğuracağı sonuçları ele almaktadır. Müşriklerin bir kısmı Kur’an’ı dinliyordu ancak dinlediklerinin doğru olup olmadığını merak ettikleri ve doğru bulurlarsa tasdik edecekleri için değil; itiraz etmek, karşı çıkmak ve alaya almak için dinliyorlardı. Sebep-sonuç ilişkisini bir yasa olarak koyan Allah olduğu için, “sapmayı dileyeni sapıklık içinde bırakan” yani kendileri sapıklıkta kalmayı istediği için kalplerine hakka karşı perde çeken ve kulaklarına ağırlık koyan Allah’tır. Fakat bu eyleme sebep olan insan olduğu için sorumluluk da ona aittir. Bkz. Bakara 2/7 ve İbrahim 14/4."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar (hem insanları) Kur’an’dan alıkoyarlar ve hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunun da farkında olmazlar.","arabic_text":"وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُۚ وَاِنْ يُهْلِكُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-25c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayet, müşriklerin İslam’a karşı tutumlarını ve bu tutumlarının doğuracağı sonuçları ele almaktadır. Müşriklerin bir kısmı Kur’an’ı dinliyordu ancak dinlediklerinin doğru olup olmadığını merak ettikleri ve doğru bulurlarsa tasdik edecekleri için değil; itiraz etmek, karşı çıkmak ve alaya almak için dinliyorlardı. Sebep-sonuç ilişkisini bir yasa olarak koyan Allah olduğu için, “sapmayı dileyeni sapıklık içinde bırakan” yani kendileri sapıklıkta kalmayı istediği için kalplerine hakka karşı perde çeken ve kulaklarına ağırlık koyan Allah’tır. Fakat bu eyleme sebep olan insan olduğu için sorumluluk da ona aittir. Bkz. Bakara 2/7 ve İbrahim 14/4."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar (hem insanları) Kur’an’dan alıkoyarlar ve hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunun da farkında olmazlar.","arabic_text":"وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُۚ وَاِنْ يُهْلِكُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-26c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayet, müşriklerin İslam’a karşı tutumlarını ve bu tutumlarının doğuracağı sonuçları ele almaktadır. Müşriklerin bir kısmı Kur’an’ı dinliyordu ancak dinlediklerinin doğru olup olmadığını merak ettikleri ve doğru bulurlarsa tasdik edecekleri için değil; itiraz etmek, karşı çıkmak ve alaya almak için dinliyorlardı. Sebep-sonuç ilişkisini bir yasa olarak koyan Allah olduğu için, “sapmayı dileyeni sapıklık içinde bırakan” yani kendileri sapıklıkta kalmayı istediği için kalplerine hakka karşı perde çeken ve kulaklarına ağırlık koyan Allah’tır. Fakat bu eyleme sebep olan insan olduğu için sorumluluk da ona aittir. Bkz. Bakara 2/7 ve İbrahim 14/4."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar (hem insanları) Kur’an’dan alıkoyarlar ve hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvederler ve (üstelik) bunun da farkında olmazlar.","arabic_text":"وَهُمْ يَنْهَوْنَ عَنْهُ وَيَنْـَٔوْنَ عَنْهُۚ وَاِنْ يُهْلِكُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-26c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayet, müşriklerin İslam’a karşı tutumlarını ve bu tutumlarının doğuracağı sonuçları ele almaktadır. Müşriklerin bir kısmı Kur’an’ı dinliyordu ancak dinlediklerinin doğru olup olmadığını merak ettikleri ve doğru bulurlarsa tasdik edecekleri için değil; itiraz etmek, karşı çıkmak ve alaya almak için dinliyorlardı. Sebep-sonuç ilişkisini bir yasa olarak koyan Allah olduğu için, “sapmayı dileyeni sapıklık içinde bırakan” yani kendileri sapıklıkta kalmayı istediği için kalplerine hakka karşı perde çeken ve kulaklarına ağırlık koyan Allah’tır. Fakat bu eyleme sebep olan insan olduğu için sorumluluk da ona aittir. Bkz. Bakara 2/7 ve İbrahim 14/4."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onların ateşin karşısında durdurulduklarında: “Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onların ateşin karşısında durdurulduklarında: “Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onların ateşin karşısında durdurulduklarında: “Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onların ateşin karşısında durdurulduklarında: “Ah keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hayır önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar!","arabic_text":"بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُۜ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hayır önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar!","arabic_text":"بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُۜ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hayır önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar!","arabic_text":"بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُۜ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hayır önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar!","arabic_text":"بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُۜ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar derler ki: “Bu dünyadaki hayatımızın ötesinde başka bir şey yoktur ve öldükten sonra da dirilmeyeceğiz!”","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar derler ki: “Bu dünyadaki hayatımızın ötesinde başka bir şey yoktur ve öldükten sonra da dirilmeyeceğiz!”","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar derler ki: “Bu dünyadaki hayatımızın ötesinde başka bir şey yoktur ve öldükten sonra da dirilmeyeceğiz!”","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar derler ki: “Bu dünyadaki hayatımızın ötesinde başka bir şey yoktur ve öldükten sonra da dirilmeyeceğiz!”","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Allah’a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bu dünya hayatı bir oyundan eğlenceden ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. Ama ahiret hayatı Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için çok daha güzeldir. Öyleyse hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bu dünya hayatı bir oyundan eğlenceden ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. Ama ahiret hayatı Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için çok daha güzeldir. Öyleyse hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bu dünya hayatı bir oyundan eğlenceden ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. Ama ahiret hayatı Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için çok daha güzeldir. Öyleyse hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bu dünya hayatı bir oyundan eğlenceden ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. Ama ahiret hayatı Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için çok daha güzeldir. Öyleyse hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onların yalanladığı sen değilsin. Bu zalimlerin inkâr ettiği aslında Allah’ın mesajlarıdır.","arabic_text":"قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذ۪ي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِم۪ينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onların yalanladığı sen değilsin. Bu zalimlerin inkâr ettiği aslında Allah’ın mesajlarıdır.","arabic_text":"قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذ۪ي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِم۪ينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onların yalanladığı sen değilsin. Bu zalimlerin inkâr ettiği aslında Allah’ın mesajlarıdır.","arabic_text":"قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذ۪ي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِم۪ينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sözlerinin seni üzdüğünü biliyoruz. Aslında onların yalanladığı sen değilsin. Bu zalimlerin inkâr ettiği aslında Allah’ın mesajlarıdır.","arabic_text":"قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذ۪ي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِم۪ينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki senden önce nice resuller yalanlandı ve bizden yardım gelinceye kadar bütün düzmece ithamlara ve kendilerine yapılan eziyetlere sabırla katlandılar. Çünkü hiçbir güç Allah’ın kelimelerini (yardım vaadini) değiştiremez. Andolsun ki gönderilen (o resul)lerin kıssalarından bazıları sana ulaşmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۚ وَلَقَدْ جَٓاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki senden önce nice resuller yalanlandı ve bizden yardım gelinceye kadar bütün düzmece ithamlara ve kendilerine yapılan eziyetlere sabırla katlandılar. Çünkü hiçbir güç Allah’ın kelimelerini (yardım vaadini) değiştiremez. Andolsun ki gönderilen (o resul)lerin kıssalarından bazıları sana ulaşmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۚ وَلَقَدْ جَٓاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki senden önce nice resuller yalanlandı ve bizden yardım gelinceye kadar bütün düzmece ithamlara ve kendilerine yapılan eziyetlere sabırla katlandılar. Çünkü hiçbir güç Allah’ın kelimelerini (yardım vaadini) değiştiremez. Andolsun ki gönderilen (o resul)lerin kıssalarından bazıları sana ulaşmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۚ وَلَقَدْ جَٓاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki senden önce nice resuller yalanlandı ve bizden yardım gelinceye kadar bütün düzmece ithamlara ve kendilerine yapılan eziyetlere sabırla katlandılar. Çünkü hiçbir güç Allah’ın kelimelerini (yardım vaadini) değiştiremez. Andolsun ki gönderilen (o resul)lerin kıssalarından bazıları sana ulaşmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۚ وَلَقَدْ جَٓاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi) onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği gözardı edip onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın cahillerden olma!","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-35c.mp3","commentary_text":"Burada Hz. Peygamber’e asıl vazifesi hatırlatılarak inkârcıların direnmelerinden dolayı üzülmesine gerek olmadığı bildiriliyor. İnkârcıların inanmak gibi bir niyetleri, arzuları ya da bir arayışları olmadığı için Kur’an’dan başka mucizeye gerek kalmadığına dikkat çekiliyor. Mûcize; sözlükte “bir şeye güç yetirememek” anlamındaki acz kökünden türeyen “muciz” kelimesinin isim şeklidir. Terim olarak, Yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan zâtı doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten aciz kaldığı olağanüstü olay olarak tanımlanır. “Mucize” kelimesi Kur’an’da geçmez, “âyet, âyât, beyyine, delil ve delâil” kelimeleri “mucize” anlamında kullanılır. Bu ayetten ayrıca anlıyoruz ki mucize getirmek peygamberin iradesiyle olacak bir iş değildir. Mucize Allah’ın peygamberlerini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı ve insanların aynısını yapmaktan aciz kaldığı bir fiilidir. Mucize gerçekte Allah’ın işidir. “Peygamberin mucizesi” denilmesi, mucizenin onun aracılığıyla olması ve onun doğruluğunu göstermesi sebebiyledir. Allah murad etmeyince hiçbir peygamberin herhangi bir mucize göstermesi mümkün olmaz. Ra’d 13/38. ayetinden de anlaşıldığına göre, Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi) onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği gözardı edip onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın cahillerden olma!","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-34c.mp3","commentary_text":"Burada Hz. Peygamber’e asıl vazifesi hatırlatılarak inkârcıların direnmelerinden dolayı üzülmesine gerek olmadığı bildiriliyor. İnkârcıların inanmak gibi bir niyetleri, arzuları ya da bir arayışları olmadığı için Kur’an’dan başka mucizeye gerek kalmadığına dikkat çekiliyor. Mûcize; sözlükte “bir şeye güç yetirememek” anlamındaki acz kökünden türeyen “muciz” kelimesinin isim şeklidir. Terim olarak, Yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan zâtı doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten aciz kaldığı olağanüstü olay olarak tanımlanır. “Mucize” kelimesi Kur’an’da geçmez, “âyet, âyât, beyyine, delil ve delâil” kelimeleri “mucize” anlamında kullanılır. Bu ayetten ayrıca anlıyoruz ki mucize getirmek peygamberin iradesiyle olacak bir iş değildir. Mucize Allah’ın peygamberlerini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı ve insanların aynısını yapmaktan aciz kaldığı bir fiilidir. Mucize gerçekte Allah’ın işidir. “Peygamberin mucizesi” denilmesi, mucizenin onun aracılığıyla olması ve onun doğruluğunu göstermesi sebebiyledir. Allah murad etmeyince hiçbir peygamberin herhangi bir mucize göstermesi mümkün olmaz. Ra’d 13/38. ayetinden de anlaşıldığına göre, Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi) onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği gözardı edip onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın cahillerden olma!","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-35c.mp3","commentary_text":"Burada Hz. Peygamber’e asıl vazifesi hatırlatılarak inkârcıların direnmelerinden dolayı üzülmesine gerek olmadığı bildiriliyor. İnkârcıların inanmak gibi bir niyetleri, arzuları ya da bir arayışları olmadığı için Kur’an’dan başka mucizeye gerek kalmadığına dikkat çekiliyor. Mûcize; sözlükte “bir şeye güç yetirememek” anlamındaki acz kökünden türeyen “muciz” kelimesinin isim şeklidir. Terim olarak, Yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan zâtı doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten aciz kaldığı olağanüstü olay olarak tanımlanır. “Mucize” kelimesi Kur’an’da geçmez, “âyet, âyât, beyyine, delil ve delâil” kelimeleri “mucize” anlamında kullanılır. Bu ayetten ayrıca anlıyoruz ki mucize getirmek peygamberin iradesiyle olacak bir iş değildir. Mucize Allah’ın peygamberlerini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı ve insanların aynısını yapmaktan aciz kaldığı bir fiilidir. Mucize gerçekte Allah’ın işidir. “Peygamberin mucizesi” denilmesi, mucizenin onun aracılığıyla olması ve onun doğruluğunu göstermesi sebebiyledir. Allah murad etmeyince hiçbir peygamberin herhangi bir mucize göstermesi mümkün olmaz. Ra’d 13/38. ayetinden de anlaşıldığına göre, Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Eğer onların (imandan) yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse elinden geliyorsa yerkürenin derinliklerine inen bir kanal ya da göğe çıkaracak bir merdiven bul da onlara başka bir delil getir. Eğer Allah dileseydi (onlar isteseydi) onları doğru yolda bir araya getirirdi. O halde (bu gerçeği gözardı edip onların gereksiz tekliflerine uyarak) sakın cahillerden olma!","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقًا فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-35c.mp3","commentary_text":"Burada Hz. Peygamber’e asıl vazifesi hatırlatılarak inkârcıların direnmelerinden dolayı üzülmesine gerek olmadığı bildiriliyor. İnkârcıların inanmak gibi bir niyetleri, arzuları ya da bir arayışları olmadığı için Kur’an’dan başka mucizeye gerek kalmadığına dikkat çekiliyor. Mûcize; sözlükte “bir şeye güç yetirememek” anlamındaki acz kökünden türeyen “muciz” kelimesinin isim şeklidir. Terim olarak, Yüce Allah’ın, peygamberlik iddiasında bulunan zâtı doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten aciz kaldığı olağanüstü olay olarak tanımlanır. “Mucize” kelimesi Kur’an’da geçmez, “âyet, âyât, beyyine, delil ve delâil” kelimeleri “mucize” anlamında kullanılır. Bu ayetten ayrıca anlıyoruz ki mucize getirmek peygamberin iradesiyle olacak bir iş değildir. Mucize Allah’ın peygamberlerini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı ve insanların aynısını yapmaktan aciz kaldığı bir fiilidir. Mucize gerçekte Allah’ın işidir. “Peygamberin mucizesi” denilmesi, mucizenin onun aracılığıyla olması ve onun doğruluğunu göstermesi sebebiyledir. Allah murad etmeyince hiçbir peygamberin herhangi bir mucize göstermesi mümkün olmaz. Ra’d 13/38. ayetinden de anlaşıldığına göre, Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ancak (iyi niyetle) dinleyenler bu daveti kabul ederler. (Kalben/ruhen) ölmüş olanlara gelince onları(ın kalplerini) ancak Allah diriltebilir (uyandırabilir) en sonunda da hepsi O’na dönecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ وَالْمَوْتٰى يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ancak (iyi niyetle) dinleyenler bu daveti kabul ederler. (Kalben/ruhen) ölmüş olanlara gelince onları(ın kalplerini) ancak Allah diriltebilir (uyandırabilir) en sonunda da hepsi O’na dönecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ وَالْمَوْتٰى يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ancak (iyi niyetle) dinleyenler bu daveti kabul ederler. (Kalben/ruhen) ölmüş olanlara gelince onları(ın kalplerini) ancak Allah diriltebilir (uyandırabilir) en sonunda da hepsi O’na dönecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ وَالْمَوْتٰى يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ancak (iyi niyetle) dinleyenler bu daveti kabul ederler. (Kalben/ruhen) ölmüş olanlara gelince onları(ın kalplerini) ancak Allah diriltebilir (uyandırabilir) en sonunda da hepsi O’na dönecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ وَالْمَوْتٰى يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَيْهِ يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(İnkârcılar madem Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor o halde) “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” dediler. (Onlara) de ki: “Allah’ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeter.” Fakat onların çoğu (gerçekleri) bilmez.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(İnkârcılar madem Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor o halde) “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” dediler. (Onlara) de ki: “Allah’ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeter.” Fakat onların çoğu (gerçekleri) bilmez.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(İnkârcılar madem Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor o halde) “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” dediler. (Onlara) de ki: “Allah’ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeter.” Fakat onların çoğu (gerçekleri) bilmez.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(İnkârcılar madem Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor o halde) “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” dediler. (Onlara) de ki: “Allah’ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeter.” Fakat onların çoğu (gerçekleri) bilmez.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-38c.mp3","commentary_text":"İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11/6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-37c.mp3","commentary_text":"İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11/6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-38c.mp3","commentary_text":"İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11/6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yerde hareket eden hiçbir hayvan ve kanatları ile (havada) uçan hiçbir kuş yoktur ki (yaratılış ve yaşayış itibariyle) sizin gibi bir topluluk/ümmet olmasın! Biz (evren kanunlarının yazılı olduğu) hiçbir şeyi o kitabın dışında bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا طَٓائِرٍ يَط۪يرُ بِجَنَاحَيْهِ اِلَّٓا اُمَمٌ اَمْثَالُكُمْۜ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-38c.mp3","commentary_text":"İnsanlar gibi, tek hücrelilerden omurgalılara, sürüngenlerden yürüyenlere ve uçanlara varıncaya kadar bütün canlıların kendilerine özgü hayat kuralları vardır. Allah bütün bu canlıların hayatlarını koyduğu yasalarla, Kur’an terminolojisindeki karşılığı “Sünnetullah” olan tabiat kanunlarıyla kontrol altına almıştır. Onların dünyaya gelmeleri, beslenmeleri, üremeleri ve kendilerine uygun ortamlarda hayatlarını sürdürmeleri Allah’ın kudretiyle gerçekleşmektedir. “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de ölecekleri yeri de bilir.” (Hud 11/6) İnsan, kendisini çevreleyen hayat gerçeğinin tümünde Allah’ın mucizelerini anlamak için onları gözlemlemeye çalışmalıdır. Ayetin son cümlesindeki “onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır” ifadesi, insanın dışındaki varlıkların da insanlar gibi yeniden dirileceğine işaret etmektedir. Hud 11/6’da “Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir,” buyrulmaktadır. Bu da insandan başka diğer canlıların tıpkı insanlar gibi mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Mesajlarımızı yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış (manen) sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi (niyet ve eylemlerine göre) sapıklıkta bırakır dilediği kimseyi de (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَاِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Mesajlarımızı yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış (manen) sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi (niyet ve eylemlerine göre) sapıklıkta bırakır dilediği kimseyi de (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَاِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Mesajlarımızı yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış (manen) sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi (niyet ve eylemlerine göre) sapıklıkta bırakır dilediği kimseyi de (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَاِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Mesajlarımızı yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış (manen) sağır ve dilsizlerdir. Allah dilediği kimseyi (niyet ve eylemlerine göre) sapıklıkta bırakır dilediği kimseyi de (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَاِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah’ın azabı gelirse ya da (kıyamet/ecel) saati ansızın gelip çatarsa (kurtulmanız için) Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru kimseler iseniz haydi söyleyin (bakalım kime yalvarırsınız?).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah’ın azabı gelirse ya da (kıyamet/ecel) saati ansızın gelip çatarsa (kurtulmanız için) Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru kimseler iseniz haydi söyleyin (bakalım kime yalvarırsınız?).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah’ın azabı gelirse ya da (kıyamet/ecel) saati ansızın gelip çatarsa (kurtulmanız için) Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru kimseler iseniz haydi söyleyin (bakalım kime yalvarırsınız?).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Düşündünüz mü hiç; eğer size Allah’ın azabı gelirse ya da (kıyamet/ecel) saati ansızın gelip çatarsa (kurtulmanız için) Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru kimseler iseniz haydi söyleyin (bakalım kime yalvarırsınız?).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Hayır! Ortak koştuğunuz her şeyi unutur da sadece O’na yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır.","arabic_text":"بَلْ اِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ اِلَيْهِ اِنْ شَٓاءَ وَتَنْسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Hayır! Ortak koştuğunuz her şeyi unutur da sadece O’na yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır.","arabic_text":"بَلْ اِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ اِلَيْهِ اِنْ شَٓاءَ وَتَنْسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Hayır! Ortak koştuğunuz her şeyi unutur da sadece O’na yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır.","arabic_text":"بَلْ اِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ اِلَيْهِ اِنْ شَٓاءَ وَتَنْسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Hayır! Ortak koştuğunuz her şeyi unutur da sadece O’na yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır.","arabic_text":"بَلْ اِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ اِلَيْهِ اِنْ شَٓاءَ وَتَنْسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki ümmetlere de resuller gönderdik. Ardından onları boyun eğsinler (ve tevbe ederek kendilerine gelsinler) diye (zaman zaman çeşitli) darlık ve sıkıntılara uğrattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki ümmetlere de resuller gönderdik. Ardından onları boyun eğsinler (ve tevbe ederek kendilerine gelsinler) diye (zaman zaman çeşitli) darlık ve sıkıntılara uğrattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki ümmetlere de resuller gönderdik. Ardından onları boyun eğsinler (ve tevbe ederek kendilerine gelsinler) diye (zaman zaman çeşitli) darlık ve sıkıntılara uğrattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Andolsun ki senden önceki ümmetlere de resuller gönderdik. Ardından onları boyun eğsinler (ve tevbe ederek kendilerine gelsinler) diye (zaman zaman çeşitli) darlık ve sıkıntılara uğrattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tevbe edip) yalvarsalardı. Fakat (aksine iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلٰكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tevbe edip) yalvarsalardı. Fakat (aksine iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلٰكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tevbe edip) yalvarsalardı. Fakat (aksine iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلٰكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiç olmazsa başlarına bu sıkıntılar geldiği zaman (tevbe edip) yalvarsalardı. Fakat (aksine iyice azgınlaştılar ve) kalpleri katılaştı şeytan da bütün yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلٰكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Derken) onlar kendilerine yapılan uyarıları unuttular. Biz de (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık ve nihayet kendilerine bahşedilen (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa kapıldıkları (ve günaha daldıkları) bir sırada kendilerini ansızın kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri sönüverdi!","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍۜ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-44c.mp3","commentary_text":"Demek nimetin bolluğu da yokluğu ve azlığı gibi bir imtihan vesilesidir. Bazı insanlar yoklukla sınanır, bazıları da varlıkla. Onun için, “Elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah’ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız.” (Hadid 57/23) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Derken) onlar kendilerine yapılan uyarıları unuttular. Biz de (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık ve nihayet kendilerine bahşedilen (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa kapıldıkları (ve günaha daldıkları) bir sırada kendilerini ansızın kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri sönüverdi!","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍۜ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-43c.mp3","commentary_text":"Demek nimetin bolluğu da yokluğu ve azlığı gibi bir imtihan vesilesidir. Bazı insanlar yoklukla sınanır, bazıları da varlıkla. Onun için, “Elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah’ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız.” (Hadid 57/23) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Derken) onlar kendilerine yapılan uyarıları unuttular. Biz de (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık ve nihayet kendilerine bahşedilen (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa kapıldıkları (ve günaha daldıkları) bir sırada kendilerini ansızın kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri sönüverdi!","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍۜ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-44c.mp3","commentary_text":"Demek nimetin bolluğu da yokluğu ve azlığı gibi bir imtihan vesilesidir. Bazı insanlar yoklukla sınanır, bazıları da varlıkla. Onun için, “Elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah’ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız.” (Hadid 57/23) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Derken) onlar kendilerine yapılan uyarıları unuttular. Biz de (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık ve nihayet kendilerine bahşedilen (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa kapıldıkları (ve günaha daldıkları) bir sırada kendilerini ansızın kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri sönüverdi!","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍۜ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-44c.mp3","commentary_text":"Demek nimetin bolluğu da yokluğu ve azlığı gibi bir imtihan vesilesidir. Bazı insanlar yoklukla sınanır, bazıları da varlıkla. Onun için, “Elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah’ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız.” (Hadid 57/23) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve (sonunda) zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kazındı. Bütün övgüler yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.","arabic_text":"فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۜ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve (sonunda) zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kazındı. Bütün övgüler yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.","arabic_text":"فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۜ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve (sonunda) zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kazındı. Bütün övgüler yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.","arabic_text":"فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۜ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve (sonunda) zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kazındı. Bütün övgüler yalnız âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.","arabic_text":"فَقُطِعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۜ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah kulaklarınızı sağır gözlerinizi kör etse ve kalplerinize de mühür vursa Allah’tan başka bunları size geri verebilecek bir ilah var mıdır?” Bak nasıl ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. (Gel gör ki) onlar hâlâ yüz çeviriyorlar!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah kulaklarınızı sağır gözlerinizi kör etse ve kalplerinize de mühür vursa Allah’tan başka bunları size geri verebilecek bir ilah var mıdır?” Bak nasıl ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. (Gel gör ki) onlar hâlâ yüz çeviriyorlar!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah kulaklarınızı sağır gözlerinizi kör etse ve kalplerinize de mühür vursa Allah’tan başka bunları size geri verebilecek bir ilah var mıdır?” Bak nasıl ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. (Gel gör ki) onlar hâlâ yüz çeviriyorlar!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah kulaklarınızı sağır gözlerinizi kör etse ve kalplerinize de mühür vursa Allah’tan başka bunları size geri verebilecek bir ilah var mıdır?” Bak nasıl ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. (Gel gör ki) onlar hâlâ yüz çeviriyorlar!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yine o zalimlere) de ki: “Size Allah’ın azabı ansızın ya da göz göre göre (önceden belli olacak şekilde) gelip çatsa zulme sapan kavimden başkası mı yıkıma uğrayacak (bunu hiç düşünüyor musunuz)?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yine o zalimlere) de ki: “Size Allah’ın azabı ansızın ya da göz göre göre (önceden belli olacak şekilde) gelip çatsa zulme sapan kavimden başkası mı yıkıma uğrayacak (bunu hiç düşünüyor musunuz)?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yine o zalimlere) de ki: “Size Allah’ın azabı ansızın ya da göz göre göre (önceden belli olacak şekilde) gelip çatsa zulme sapan kavimden başkası mı yıkıma uğrayacak (bunu hiç düşünüyor musunuz)?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yine o zalimlere) de ki: “Size Allah’ın azabı ansızın ya da göz göre göre (önceden belli olacak şekilde) gelip çatsa zulme sapan kavimden başkası mı yıkıma uğrayacak (bunu hiç düşünüyor musunuz)?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Biz resullerimizi yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim(ler) iman edip doğru ve yararlı işler yaparsa (hesap gününde) ne korkuya kapılacaklar ne de üzülecekler (çünkü onlara vaat edilen cennet vardır).","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Biz resullerimizi yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim(ler) iman edip doğru ve yararlı işler yaparsa (hesap gününde) ne korkuya kapılacaklar ne de üzülecekler (çünkü onlara vaat edilen cennet vardır).","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Biz resullerimizi yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim(ler) iman edip doğru ve yararlı işler yaparsa (hesap gününde) ne korkuya kapılacaklar ne de üzülecekler (çünkü onlara vaat edilen cennet vardır).","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Biz resullerimizi yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim(ler) iman edip doğru ve yararlı işler yaparsa (hesap gününde) ne korkuya kapılacaklar ne de üzülecekler (çünkü onlara vaat edilen cennet vardır).","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayetlerimizi anlamaktan geri duranlara (ve onlara ilgi göstermeyenlere) gelince; onlar günah işlemeyi adet edindiklerinden dolayı azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayetlerimizi anlamaktan geri duranlara (ve onlara ilgi göstermeyenlere) gelince; onlar günah işlemeyi adet edindiklerinden dolayı azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayetlerimizi anlamaktan geri duranlara (ve onlara ilgi göstermeyenlere) gelince; onlar günah işlemeyi adet edindiklerinden dolayı azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayetlerimizi anlamaktan geri duranlara (ve onlara ilgi göstermeyenlere) gelince; onlar günah işlemeyi adet edindiklerinden dolayı azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا يَمَسُّهُمُ الْعَذَابُ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Senden hâlâ mucize bekleyenlere) de ki: “Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır (onları dilediğim gibi kullanabilirim)” demiyorum. Ben (kendiliğimden) insanın kavrayış alanının ötesindeki bilinmeyenleri de bilmem. Size: “Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana indirilen vahye uyuyorum.” (Yine) de ki: “kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ اِنّ۪ي مَلَكٌۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۜ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-50c.mp3","commentary_text":"“Kör ile gören” benzetmesi, ilahi vahyin ve aklın nuruyla gerçekleri gören erdemli insanla, peşin hükümlülük, bencillik, kibir, vefasızlık ve duyarsızlık batağında saplanmış cahil insan için yapılmıştır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Senden hâlâ mucize bekleyenlere) de ki: “Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır (onları dilediğim gibi kullanabilirim)” demiyorum. Ben (kendiliğimden) insanın kavrayış alanının ötesindeki bilinmeyenleri de bilmem. Size: “Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana indirilen vahye uyuyorum.” (Yine) de ki: “kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ اِنّ۪ي مَلَكٌۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۜ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-49c.mp3","commentary_text":"“Kör ile gören” benzetmesi, ilahi vahyin ve aklın nuruyla gerçekleri gören erdemli insanla, peşin hükümlülük, bencillik, kibir, vefasızlık ve duyarsızlık batağında saplanmış cahil insan için yapılmıştır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Senden hâlâ mucize bekleyenlere) de ki: “Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır (onları dilediğim gibi kullanabilirim)” demiyorum. Ben (kendiliğimden) insanın kavrayış alanının ötesindeki bilinmeyenleri de bilmem. Size: “Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana indirilen vahye uyuyorum.” (Yine) de ki: “kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ اِنّ۪ي مَلَكٌۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۜ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-50c.mp3","commentary_text":"“Kör ile gören” benzetmesi, ilahi vahyin ve aklın nuruyla gerçekleri gören erdemli insanla, peşin hükümlülük, bencillik, kibir, vefasızlık ve duyarsızlık batağında saplanmış cahil insan için yapılmıştır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Senden hâlâ mucize bekleyenlere) de ki: “Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır (onları dilediğim gibi kullanabilirim)” demiyorum. Ben (kendiliğimden) insanın kavrayış alanının ötesindeki bilinmeyenleri de bilmem. Size: “Ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana indirilen vahye uyuyorum.” (Yine) de ki: “kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ اِنّ۪ي مَلَكٌۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۜ اَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-50c.mp3","commentary_text":"“Kör ile gören” benzetmesi, ilahi vahyin ve aklın nuruyla gerçekleri gören erdemli insanla, peşin hükümlülük, bencillik, kibir, vefasızlık ve duyarsızlık batağında saplanmış cahil insan için yapılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye bu (Kur’an ile) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْ بِهِ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْ يُحْشَرُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-51c.mp3","commentary_text":", Ayrıca şefaat konusunda Sebe suresinin 34/23. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye bu (Kur’an ile) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْ بِهِ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْ يُحْشَرُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-50c.mp3","commentary_text":", Ayrıca şefaat konusunda Sebe suresinin 34/23. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye bu (Kur’an ile) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْ بِهِ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْ يُحْشَرُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-51c.mp3","commentary_text":", Ayrıca şefaat konusunda Sebe suresinin 34/23. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye bu (Kur’an ile) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْ بِهِ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْ يُحْشَرُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-51c.mp3","commentary_text":", Ayrıca şefaat konusunda Sebe suresinin 34/23. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sırf Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na kulluk eden (fakir)leri (inkârcılar istiyor diye) yanından uzaklaştırma! (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana (hiçbir sorumluluk) düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun.","arabic_text":"وَلَا تَطْرُدِ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُۜ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-52c.mp3","commentary_text":"Mekke’deki bazı müşrik önderleri (sözde ekâbir takımı), Hz. Peygamber’in köleleri ve (onlara göre) alt tabaka diye tabir edilen kimseleri etrafından uzaklaştırması halinde Hz. Muhammed’le birlikte olacaklarını bildirmişlerdi. Sa’d b. Ebi Vakkas’ın anlattığına göre; Hz. Peygamberin yanında altı kişi bulunuyordu. Müşrikler Peygamberimize: “Yanında bulunan şu adamları uzaklaştır ki, bize karşı cüretkâr davranmasınlar” dediler. Peygamberimizin yanında bulunanlardan biri bendim, biri İbni Mesut, biri de Hüzeyl kabilesinden bir kişi, diğer biri de Bilal idi. Bir de isimlerini hatırlayamadığım iki kişi vardı. Bunun üzerine Peygamberimizin gönlünde yüce Allah’ın geçmesini istediği düşünce geçti ve bu ayet nazil oldu. Bu konuda Hz. Nuh’un Kur’an’da yer alan, inkârcıların taleplerine verdiği cevap buna benzer niteliktedir. “(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok. Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız! Ben inananları kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Şuara 26/112-115)"},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sırf Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na kulluk eden (fakir)leri (inkârcılar istiyor diye) yanından uzaklaştırma! (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana (hiçbir sorumluluk) düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun.","arabic_text":"وَلَا تَطْرُدِ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُۜ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-51c.mp3","commentary_text":"Mekke’deki bazı müşrik önderleri (sözde ekâbir takımı), Hz. Peygamber’in köleleri ve (onlara göre) alt tabaka diye tabir edilen kimseleri etrafından uzaklaştırması halinde Hz. Muhammed’le birlikte olacaklarını bildirmişlerdi. Sa’d b. Ebi Vakkas’ın anlattığına göre; Hz. Peygamberin yanında altı kişi bulunuyordu. Müşrikler Peygamberimize: “Yanında bulunan şu adamları uzaklaştır ki, bize karşı cüretkâr davranmasınlar” dediler. Peygamberimizin yanında bulunanlardan biri bendim, biri İbni Mesut, biri de Hüzeyl kabilesinden bir kişi, diğer biri de Bilal idi. Bir de isimlerini hatırlayamadığım iki kişi vardı. Bunun üzerine Peygamberimizin gönlünde yüce Allah’ın geçmesini istediği düşünce geçti ve bu ayet nazil oldu. Bu konuda Hz. Nuh’un Kur’an’da yer alan, inkârcıların taleplerine verdiği cevap buna benzer niteliktedir. “(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok. Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız! Ben inananları kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Şuara 26/112-115)"},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sırf Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na kulluk eden (fakir)leri (inkârcılar istiyor diye) yanından uzaklaştırma! (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana (hiçbir sorumluluk) düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun.","arabic_text":"وَلَا تَطْرُدِ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُۜ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-52c.mp3","commentary_text":"Mekke’deki bazı müşrik önderleri (sözde ekâbir takımı), Hz. Peygamber’in köleleri ve (onlara göre) alt tabaka diye tabir edilen kimseleri etrafından uzaklaştırması halinde Hz. Muhammed’le birlikte olacaklarını bildirmişlerdi. Sa’d b. Ebi Vakkas’ın anlattığına göre; Hz. Peygamberin yanında altı kişi bulunuyordu. Müşrikler Peygamberimize: “Yanında bulunan şu adamları uzaklaştır ki, bize karşı cüretkâr davranmasınlar” dediler. Peygamberimizin yanında bulunanlardan biri bendim, biri İbni Mesut, biri de Hüzeyl kabilesinden bir kişi, diğer biri de Bilal idi. Bir de isimlerini hatırlayamadığım iki kişi vardı. Bunun üzerine Peygamberimizin gönlünde yüce Allah’ın geçmesini istediği düşünce geçti ve bu ayet nazil oldu. Bu konuda Hz. Nuh’un Kur’an’da yer alan, inkârcıların taleplerine verdiği cevap buna benzer niteliktedir. “(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok. Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız! Ben inananları kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Şuara 26/112-115)"},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sırf Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na kulluk eden (fakir)leri (inkârcılar istiyor diye) yanından uzaklaştırma! (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana (hiçbir sorumluluk) düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun.","arabic_text":"وَلَا تَطْرُدِ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُۜ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-52c.mp3","commentary_text":"Mekke’deki bazı müşrik önderleri (sözde ekâbir takımı), Hz. Peygamber’in köleleri ve (onlara göre) alt tabaka diye tabir edilen kimseleri etrafından uzaklaştırması halinde Hz. Muhammed’le birlikte olacaklarını bildirmişlerdi. Sa’d b. Ebi Vakkas’ın anlattığına göre; Hz. Peygamberin yanında altı kişi bulunuyordu. Müşrikler Peygamberimize: “Yanında bulunan şu adamları uzaklaştır ki, bize karşı cüretkâr davranmasınlar” dediler. Peygamberimizin yanında bulunanlardan biri bendim, biri İbni Mesut, biri de Hüzeyl kabilesinden bir kişi, diğer biri de Bilal idi. Bir de isimlerini hatırlayamadığım iki kişi vardı. Bunun üzerine Peygamberimizin gönlünde yüce Allah’ın geçmesini istediği düşünce geçti ve bu ayet nazil oldu. Bu konuda Hz. Nuh’un Kur’an’da yer alan, inkârcıların taleplerine verdiği cevap buna benzer niteliktedir. “(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok. Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız! Ben inananları kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Şuara 26/112-115)"},{"verse_number":"53","turkish_text":"Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-53c.mp3","commentary_text":"Yani kimilerine diğerlerinden daha üstün nimetler vererek, insanları bu bakımdan birbirleriyle sınarız. “Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?” cümlesi, imtihan için kendilerine verilen nimetleri sadece kendi nefisleri için kullanmayıp ilahi direktifler doğrultusunda diğer insanlarla paylaşmasını bilen, tokluk ve bolluk zamanında hayat standartlarını değiştirmeden erdemli bir duruş ortaya koyan tevazu sahibi insanları işaret eder."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-52c.mp3","commentary_text":"Yani kimilerine diğerlerinden daha üstün nimetler vererek, insanları bu bakımdan birbirleriyle sınarız. “Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?” cümlesi, imtihan için kendilerine verilen nimetleri sadece kendi nefisleri için kullanmayıp ilahi direktifler doğrultusunda diğer insanlarla paylaşmasını bilen, tokluk ve bolluk zamanında hayat standartlarını değiştirmeden erdemli bir duruş ortaya koyan tevazu sahibi insanları işaret eder."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-53c.mp3","commentary_text":"Yani kimilerine diğerlerinden daha üstün nimetler vererek, insanları bu bakımdan birbirleriyle sınarız. “Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?” cümlesi, imtihan için kendilerine verilen nimetleri sadece kendi nefisleri için kullanmayıp ilahi direktifler doğrultusunda diğer insanlarla paylaşmasını bilen, tokluk ve bolluk zamanında hayat standartlarını değiştirmeden erdemli bir duruş ortaya koyan tevazu sahibi insanları işaret eder."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-53c.mp3","commentary_text":"Yani kimilerine diğerlerinden daha üstün nimetler vererek, insanları bu bakımdan birbirleriyle sınarız. “Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?” cümlesi, imtihan için kendilerine verilen nimetleri sadece kendi nefisleri için kullanmayıp ilahi direktifler doğrultusunda diğer insanlarla paylaşmasını bilen, tokluk ve bolluk zamanında hayat standartlarını değiştirmeden erdemli bir duruş ortaya koyan tevazu sahibi insanları işaret eder."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ayetlerimize inananlar yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendine ilke edindi (merhameti kendi zatı için prensip edindi). Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder ve kendini düzeltirse (bilmiş olsun ki) O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ayetlerimize inananlar yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendine ilke edindi (merhameti kendi zatı için prensip edindi). Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder ve kendini düzeltirse (bilmiş olsun ki) O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ayetlerimize inananlar yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendine ilke edindi (merhameti kendi zatı için prensip edindi). Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder ve kendini düzeltirse (bilmiş olsun ki) O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Ayetlerimize inananlar yanına geldikleri zaman onlara de ki: “Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendine ilke edindi (merhameti kendi zatı için prensip edindi). Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder ve kendini düzeltirse (bilmiş olsun ki) O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Günahı hayat tarzı haline getirenlerin yolu (mü’minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı biçimde ortaya koyuyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلِتَسْتَب۪ينَ سَب۪يلُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Günahı hayat tarzı haline getirenlerin yolu (mü’minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı biçimde ortaya koyuyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلِتَسْتَب۪ينَ سَب۪يلُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Günahı hayat tarzı haline getirenlerin yolu (mü’minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı biçimde ortaya koyuyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلِتَسْتَب۪ينَ سَب۪يلُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Günahı hayat tarzı haline getirenlerin yolu (mü’minlerin yolundan kesin çizgilerle) belli olsun diye ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı biçimde ortaya koyuyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلِتَسْتَب۪ينَ سَب۪يلُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İnkârcılara) de ki: “Sizin Allah’tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum hidayete erenlerden olmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قُلْ لَٓا اَتَّبِعُ اَهْوَٓاءَكُمْۙ قَدْ ضَلَلْتُ اِذًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İnkârcılara) de ki: “Sizin Allah’tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum hidayete erenlerden olmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قُلْ لَٓا اَتَّبِعُ اَهْوَٓاءَكُمْۙ قَدْ ضَلَلْتُ اِذًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İnkârcılara) de ki: “Sizin Allah’tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum hidayete erenlerden olmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قُلْ لَٓا اَتَّبِعُ اَهْوَٓاءَكُمْۙ قَدْ ضَلَلْتُ اِذًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İnkârcılara) de ki: “Sizin Allah’tan başka taptığınız şeylere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. (Yine) de ki: “Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum hidayete erenlerden olmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قُلْ لَٓا اَتَّبِعُ اَهْوَٓاءَكُمْۙ قَدْ ضَلَلْتُ اِذًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm yalnız ve yalnız Allah’a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Enfal suresi 8/32. ayetinde zikredilmiş olan, “gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir” gibi inkârcıların, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu ispat etmek için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işarettir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm yalnız ve yalnız Allah’a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-56c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Enfal suresi 8/32. ayetinde zikredilmiş olan, “gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir” gibi inkârcıların, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu ispat etmek için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işarettir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm yalnız ve yalnız Allah’a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Enfal suresi 8/32. ayetinde zikredilmiş olan, “gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir” gibi inkârcıların, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu ispat etmek için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işarettir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm yalnız ve yalnız Allah’a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Enfal suresi 8/32. ayetinde zikredilmiş olan, “gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir” gibi inkârcıların, Hz. Peygamber’in Allah’ın elçisi olduğunu ispat etmek için kendilerinin Allah tarafından derhal cezalandırılmaları gerektiği şeklindeki alaycı taleplerine bir işarettir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “O çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı aramızdaki iş çoktan sonuçlanmış olurdu. (Fakat) Allah zalimleri(n azap vaktini) en iyi bilendir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-58c.mp3","commentary_text":"Yani ben Allah gibi sabırlı değilim. Bana kalsaydı o azabı belki de çoktan size yaşatırdım veya bir an önce yaşamanız için Allah’a dua ederdim. Ama biliyorum ki; Allah “Halim”dir, hoşgörülü davranan ve ceza vermekte acele etmeyendir. Lâkin günü gelince hak ettiğiniz cezaya mutlaka çarpılacaksınız."},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “O çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı aramızdaki iş çoktan sonuçlanmış olurdu. (Fakat) Allah zalimleri(n azap vaktini) en iyi bilendir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-57c.mp3","commentary_text":"Yani ben Allah gibi sabırlı değilim. Bana kalsaydı o azabı belki de çoktan size yaşatırdım veya bir an önce yaşamanız için Allah’a dua ederdim. Ama biliyorum ki; Allah “Halim”dir, hoşgörülü davranan ve ceza vermekte acele etmeyendir. Lâkin günü gelince hak ettiğiniz cezaya mutlaka çarpılacaksınız."},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “O çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı aramızdaki iş çoktan sonuçlanmış olurdu. (Fakat) Allah zalimleri(n azap vaktini) en iyi bilendir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-58c.mp3","commentary_text":"Yani ben Allah gibi sabırlı değilim. Bana kalsaydı o azabı belki de çoktan size yaşatırdım veya bir an önce yaşamanız için Allah’a dua ederdim. Ama biliyorum ki; Allah “Halim”dir, hoşgörülü davranan ve ceza vermekte acele etmeyendir. Lâkin günü gelince hak ettiğiniz cezaya mutlaka çarpılacaksınız."},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “O çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde olsaydı aramızdaki iş çoktan sonuçlanmış olurdu. (Fakat) Allah zalimleri(n azap vaktini) en iyi bilendir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنَّ عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ لَقُضِيَ الْاَمْرُ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-58c.mp3","commentary_text":"Yani ben Allah gibi sabırlı değilim. Bana kalsaydı o azabı belki de çoktan size yaşatırdım veya bir an önce yaşamanız için Allah’a dua ederdim. Ama biliyorum ki; Allah “Halim”dir, hoşgörülü davranan ve ceza vermekte acele etmeyendir. Lâkin günü gelince hak ettiğiniz cezaya mutlaka çarpılacaksınız."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin) bütün anahtarları Onun katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O karada ve denizde olan her şeyi bilir. O’nun bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına/derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O’nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın.","arabic_text":"وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَٓا اِلَّا هُوَۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-59c.mp3","commentary_text":"“Gaybın anahtarları O’nun katındadır”, yani yaratılmış varlıkların idrakini aşan daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bilmediğiniz ve bilmeyi çok istediğiniz nice şeyler vardır ki bütün bunlar ancak Allah’ın bilgi hazinesindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. İnsanın yaşadıkları ve yaşamak istedikleri de bu kapsamdadır. İnsan hayata geçirdiklerini ne için yaşamıştır? Neleri amaçlar ve amaçladıklarının ne kadarında muvaffak olur, hikmeti nedir bilemeyiz. Hadiselerin arka planında insan idrakini aşan fakat Allah’ın bilgisi dâhilinde olan nice hikmetler bulunmaktadır. İnsanlar her şeyi kendi beşerî güçleriyle yargıladıkları için yanılmaları çok kolay olmaktadır. İnsanın hayırlı zannedip günlerce peşinden koştuğu ve enerji tükettiği nice şeyler vardır ki şer, şer olarak düşünüp uzak durduğu ve kötü gördüğü nice şeyler de vardır ki hayır olabilmektedir (Bakara, 2/216). Nitekim İfk Hadisesinin anlatıldığı Nur suresinin 24/11. ayetinde “(kötü zannettiğiniz ve huzursuz olduğunuz) bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine belki sizin için hayırdır!” buyrularak bizim idrakimizi aşan meselelerde hakkımızda neyin hayır, neyin şer olacağını ancak Allah’ın bileceğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin) bütün anahtarları Onun katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O karada ve denizde olan her şeyi bilir. O’nun bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına/derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O’nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın.","arabic_text":"وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَٓا اِلَّا هُوَۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-58c.mp3","commentary_text":"“Gaybın anahtarları O’nun katındadır”, yani yaratılmış varlıkların idrakini aşan daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bilmediğiniz ve bilmeyi çok istediğiniz nice şeyler vardır ki bütün bunlar ancak Allah’ın bilgi hazinesindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. İnsanın yaşadıkları ve yaşamak istedikleri de bu kapsamdadır. İnsan hayata geçirdiklerini ne için yaşamıştır? Neleri amaçlar ve amaçladıklarının ne kadarında muvaffak olur, hikmeti nedir bilemeyiz. Hadiselerin arka planında insan idrakini aşan fakat Allah’ın bilgisi dâhilinde olan nice hikmetler bulunmaktadır. İnsanlar her şeyi kendi beşerî güçleriyle yargıladıkları için yanılmaları çok kolay olmaktadır. İnsanın hayırlı zannedip günlerce peşinden koştuğu ve enerji tükettiği nice şeyler vardır ki şer, şer olarak düşünüp uzak durduğu ve kötü gördüğü nice şeyler de vardır ki hayır olabilmektedir (Bakara, 2/216). Nitekim İfk Hadisesinin anlatıldığı Nur suresinin 24/11. ayetinde “(kötü zannettiğiniz ve huzursuz olduğunuz) bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine belki sizin için hayırdır!” buyrularak bizim idrakimizi aşan meselelerde hakkımızda neyin hayır, neyin şer olacağını ancak Allah’ın bileceğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin) bütün anahtarları Onun katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O karada ve denizde olan her şeyi bilir. O’nun bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına/derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O’nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın.","arabic_text":"وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَٓا اِلَّا هُوَۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-59c.mp3","commentary_text":"“Gaybın anahtarları O’nun katındadır”, yani yaratılmış varlıkların idrakini aşan daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bilmediğiniz ve bilmeyi çok istediğiniz nice şeyler vardır ki bütün bunlar ancak Allah’ın bilgi hazinesindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. İnsanın yaşadıkları ve yaşamak istedikleri de bu kapsamdadır. İnsan hayata geçirdiklerini ne için yaşamıştır? Neleri amaçlar ve amaçladıklarının ne kadarında muvaffak olur, hikmeti nedir bilemeyiz. Hadiselerin arka planında insan idrakini aşan fakat Allah’ın bilgisi dâhilinde olan nice hikmetler bulunmaktadır. İnsanlar her şeyi kendi beşerî güçleriyle yargıladıkları için yanılmaları çok kolay olmaktadır. İnsanın hayırlı zannedip günlerce peşinden koştuğu ve enerji tükettiği nice şeyler vardır ki şer, şer olarak düşünüp uzak durduğu ve kötü gördüğü nice şeyler de vardır ki hayır olabilmektedir (Bakara, 2/216). Nitekim İfk Hadisesinin anlatıldığı Nur suresinin 24/11. ayetinde “(kötü zannettiğiniz ve huzursuz olduğunuz) bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine belki sizin için hayırdır!” buyrularak bizim idrakimizi aşan meselelerde hakkımızda neyin hayır, neyin şer olacağını ancak Allah’ın bileceğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gaybın (yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin) bütün anahtarları Onun katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O karada ve denizde olan her şeyi bilir. O’nun bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına/derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O’nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın.","arabic_text":"وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَٓا اِلَّا هُوَۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-59c.mp3","commentary_text":"“Gaybın anahtarları O’nun katındadır”, yani yaratılmış varlıkların idrakini aşan daha açılmamış, vücuda gelmemiş, bilmediğiniz ve bilmeyi çok istediğiniz nice şeyler vardır ki bütün bunlar ancak Allah’ın bilgi hazinesindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. İnsanın yaşadıkları ve yaşamak istedikleri de bu kapsamdadır. İnsan hayata geçirdiklerini ne için yaşamıştır? Neleri amaçlar ve amaçladıklarının ne kadarında muvaffak olur, hikmeti nedir bilemeyiz. Hadiselerin arka planında insan idrakini aşan fakat Allah’ın bilgisi dâhilinde olan nice hikmetler bulunmaktadır. İnsanlar her şeyi kendi beşerî güçleriyle yargıladıkları için yanılmaları çok kolay olmaktadır. İnsanın hayırlı zannedip günlerce peşinden koştuğu ve enerji tükettiği nice şeyler vardır ki şer, şer olarak düşünüp uzak durduğu ve kötü gördüğü nice şeyler de vardır ki hayır olabilmektedir (Bakara, 2/216). Nitekim İfk Hadisesinin anlatıldığı Nur suresinin 24/11. ayetinde “(kötü zannettiğiniz ve huzursuz olduğunuz) bu olayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine belki sizin için hayırdır!” buyrularak bizim idrakimizi aşan meselelerde hakkımızda neyin hayır, neyin şer olacağını ancak Allah’ın bileceğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Geceleyin (uyutarak) sizi ölü (gibi) yapan sonra (kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere sizi (uyandırarak) her gün hayata geri döndüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen O’dur. En sonunda O’na döndürüleceksiniz. Ve o zaman (dünyada) yaptığınız bütün her şeyi size gösterecektir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-60c.mp3","commentary_text":"Demek uyku anında insan canlılığını devam ettirirken ruhu kendisinden ayrılıyor. Yani uyku anında ölümle yaşamak arasında sadece bir kerte kalıyor o da vücudun canlı kalması ve müdahalelere reaksiyon gösterebilmesi. Ölüm hem ruhun hem de canın bedenden ayrılmasıdır. Vefat ise sadece ruhun bedenden ayrılmasıdır.  Onun için Hz. Muhammed uykuya geçmeden önce; “Allah’ım senin adını anarak ölür ve dirilirim (uyur ve uyanırım)” şeklinde dua ederdi."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Geceleyin (uyutarak) sizi ölü (gibi) yapan sonra (kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere sizi (uyandırarak) her gün hayata geri döndüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen O’dur. En sonunda O’na döndürüleceksiniz. Ve o zaman (dünyada) yaptığınız bütün her şeyi size gösterecektir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-59c.mp3","commentary_text":"Demek uyku anında insan canlılığını devam ettirirken ruhu kendisinden ayrılıyor. Yani uyku anında ölümle yaşamak arasında sadece bir kerte kalıyor o da vücudun canlı kalması ve müdahalelere reaksiyon gösterebilmesi. Ölüm hem ruhun hem de canın bedenden ayrılmasıdır. Vefat ise sadece ruhun bedenden ayrılmasıdır.  Onun için Hz. Muhammed uykuya geçmeden önce; “Allah’ım senin adını anarak ölür ve dirilirim (uyur ve uyanırım)” şeklinde dua ederdi."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Geceleyin (uyutarak) sizi ölü (gibi) yapan sonra (kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere sizi (uyandırarak) her gün hayata geri döndüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen O’dur. En sonunda O’na döndürüleceksiniz. Ve o zaman (dünyada) yaptığınız bütün her şeyi size gösterecektir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-60c.mp3","commentary_text":"Demek uyku anında insan canlılığını devam ettirirken ruhu kendisinden ayrılıyor. Yani uyku anında ölümle yaşamak arasında sadece bir kerte kalıyor o da vücudun canlı kalması ve müdahalelere reaksiyon gösterebilmesi. Ölüm hem ruhun hem de canın bedenden ayrılmasıdır. Vefat ise sadece ruhun bedenden ayrılmasıdır.  Onun için Hz. Muhammed uykuya geçmeden önce; “Allah’ım senin adını anarak ölür ve dirilirim (uyur ve uyanırım)” şeklinde dua ederdi."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Geceleyin (uyutarak) sizi ölü (gibi) yapan sonra (kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere sizi (uyandırarak) her gün hayata geri döndüren ve gündüzün ne yaptığınızı bilen O’dur. En sonunda O’na döndürüleceksiniz. Ve o zaman (dünyada) yaptığınız bütün her şeyi size gösterecektir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-60c.mp3","commentary_text":"Demek uyku anında insan canlılığını devam ettirirken ruhu kendisinden ayrılıyor. Yani uyku anında ölümle yaşamak arasında sadece bir kerte kalıyor o da vücudun canlı kalması ve müdahalelere reaksiyon gösterebilmesi. Ölüm hem ruhun hem de canın bedenden ayrılmasıdır. Vefat ise sadece ruhun bedenden ayrılmasıdır.  Onun için Hz. Muhammed uykuya geçmeden önce; “Allah’ım senin adını anarak ölür ve dirilirim (uyur ve uyanırım)” şeklinde dua ederdi."},{"verse_number":"61","turkish_text":"O kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. O size koruyucu melekler gönderir. Nihayet sizden birinize ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz onun canını alır ve onlar vazifelerinde asla kusur etmezler.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-61c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “koruyucu melekler” ifadesi, insanı her türlü felaketten koruyan, tabiat kanunlarına karşı ayakta durmasını sağlayan melekleri anlatmış olabileceği gibi, insanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklere de işaret olabilir. İnsanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklerle ilgili Kâf suresi 50/17, 18. ve İnfitar suresi 82/10-12. ayetleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz. İnsan hayatını disipline eden birtakım unsurlar vardır. Bunların en önemlisi Allah’ın varlığına ve denetleyiciliğine inanmaktır. Allah’a inanan, O’nu seven ve O’na karşı sorumluluk bilinci olan bireyin plansız, programsız, gayesiz, ilkesiz, mefkûresiz, tutarsız, duyarsız, sorumsuz, amaçsız yaşaması düşünülemez. Bir ikincisi de insanın eylemlerinin kayıt altına alındığını bilmesi ve buna inanmasıdır. İnsan, dünyada yaptıklarıyla ahirette değer göreceğine, yaşadıklarıyla değerlendirileceğine inanırsa daha dolu, daha anlamlı ve daha düzeyli bir hayat yaşar."},{"verse_number":"61","turkish_text":"O kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. O size koruyucu melekler gönderir. Nihayet sizden birinize ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz onun canını alır ve onlar vazifelerinde asla kusur etmezler.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-60c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “koruyucu melekler” ifadesi, insanı her türlü felaketten koruyan, tabiat kanunlarına karşı ayakta durmasını sağlayan melekleri anlatmış olabileceği gibi, insanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklere de işaret olabilir. İnsanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklerle ilgili Kâf suresi 50/17, 18. ve İnfitar suresi 82/10-12. ayetleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz. İnsan hayatını disipline eden birtakım unsurlar vardır. Bunların en önemlisi Allah’ın varlığına ve denetleyiciliğine inanmaktır. Allah’a inanan, O’nu seven ve O’na karşı sorumluluk bilinci olan bireyin plansız, programsız, gayesiz, ilkesiz, mefkûresiz, tutarsız, duyarsız, sorumsuz, amaçsız yaşaması düşünülemez. Bir ikincisi de insanın eylemlerinin kayıt altına alındığını bilmesi ve buna inanmasıdır. İnsan, dünyada yaptıklarıyla ahirette değer göreceğine, yaşadıklarıyla değerlendirileceğine inanırsa daha dolu, daha anlamlı ve daha düzeyli bir hayat yaşar."},{"verse_number":"61","turkish_text":"O kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. O size koruyucu melekler gönderir. Nihayet sizden birinize ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz onun canını alır ve onlar vazifelerinde asla kusur etmezler.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-61c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “koruyucu melekler” ifadesi, insanı her türlü felaketten koruyan, tabiat kanunlarına karşı ayakta durmasını sağlayan melekleri anlatmış olabileceği gibi, insanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklere de işaret olabilir. İnsanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklerle ilgili Kâf suresi 50/17, 18. ve İnfitar suresi 82/10-12. ayetleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz. İnsan hayatını disipline eden birtakım unsurlar vardır. Bunların en önemlisi Allah’ın varlığına ve denetleyiciliğine inanmaktır. Allah’a inanan, O’nu seven ve O’na karşı sorumluluk bilinci olan bireyin plansız, programsız, gayesiz, ilkesiz, mefkûresiz, tutarsız, duyarsız, sorumsuz, amaçsız yaşaması düşünülemez. Bir ikincisi de insanın eylemlerinin kayıt altına alındığını bilmesi ve buna inanmasıdır. İnsan, dünyada yaptıklarıyla ahirette değer göreceğine, yaşadıklarıyla değerlendirileceğine inanırsa daha dolu, daha anlamlı ve daha düzeyli bir hayat yaşar."},{"verse_number":"61","turkish_text":"O kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. O size koruyucu melekler gönderir. Nihayet sizden birinize ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz onun canını alır ve onlar vazifelerinde asla kusur etmezler.","arabic_text":"وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-61c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “koruyucu melekler” ifadesi, insanı her türlü felaketten koruyan, tabiat kanunlarına karşı ayakta durmasını sağlayan melekleri anlatmış olabileceği gibi, insanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklere de işaret olabilir. İnsanın yaptıklarını kayıt altına alan meleklerle ilgili Kâf suresi 50/17, 18. ve İnfitar suresi 82/10-12. ayetleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz. İnsan hayatını disipline eden birtakım unsurlar vardır. Bunların en önemlisi Allah’ın varlığına ve denetleyiciliğine inanmaktır. Allah’a inanan, O’nu seven ve O’na karşı sorumluluk bilinci olan bireyin plansız, programsız, gayesiz, ilkesiz, mefkûresiz, tutarsız, duyarsız, sorumsuz, amaçsız yaşaması düşünülemez. Bir ikincisi de insanın eylemlerinin kayıt altına alındığını bilmesi ve buna inanmasıdır. İnsan, dünyada yaptıklarıyla ahirette değer göreceğine, yaşadıklarıyla değerlendirileceğine inanırsa daha dolu, daha anlamlı ve daha düzeyli bir hayat yaşar."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sonra o canları alınanlar gerçek takipçileri olan Allah’ın huzuruna getirilirler. Doğrusu nihai hüküm yalnız O’nundur. Ve O hesabı en hızlı görendir.","arabic_text":"ثُمَّ رُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّۜ اَلَا لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sonra o canları alınanlar gerçek takipçileri olan Allah’ın huzuruna getirilirler. Doğrusu nihai hüküm yalnız O’nundur. Ve O hesabı en hızlı görendir.","arabic_text":"ثُمَّ رُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّۜ اَلَا لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sonra o canları alınanlar gerçek takipçileri olan Allah’ın huzuruna getirilirler. Doğrusu nihai hüküm yalnız O’nundur. Ve O hesabı en hızlı görendir.","arabic_text":"ثُمَّ رُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّۜ اَلَا لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sonra o canları alınanlar gerçek takipçileri olan Allah’ın huzuruna getirilirler. Doğrusu nihai hüküm yalnız O’nundur. Ve O hesabı en hızlı görendir.","arabic_text":"ثُمَّ رُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّۜ اَلَا لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"De ki: “Bizi bu durumdan kurtarırsa Andolsun şükredenlerden olacağız diye boyun büküp ürpererek O’na yakardığınızda karanın ve denizin karanlıklarından/tehlikelerinden sizi kim kurtarıyor?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"De ki: “Bizi bu durumdan kurtarırsa Andolsun şükredenlerden olacağız diye boyun büküp ürpererek O’na yakardığınızda karanın ve denizin karanlıklarından/tehlikelerinden sizi kim kurtarıyor?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"De ki: “Bizi bu durumdan kurtarırsa Andolsun şükredenlerden olacağız diye boyun büküp ürpererek O’na yakardığınızda karanın ve denizin karanlıklarından/tehlikelerinden sizi kim kurtarıyor?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"De ki: “Bizi bu durumdan kurtarırsa Andolsun şükredenlerden olacağız diye boyun büküp ürpererek O’na yakardığınızda karanın ve denizin karanlıklarından/tehlikelerinden sizi kim kurtarıyor?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “(Yalnızca) Allah sizi bundan ve başka her türlü sıkıntıdan kurtarabilir. Ama siz hâlâ O’ndan başka güçlere ilahlık yakıştırıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “(Yalnızca) Allah sizi bundan ve başka her türlü sıkıntıdan kurtarabilir. Ama siz hâlâ O’ndan başka güçlere ilahlık yakıştırıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “(Yalnızca) Allah sizi bundan ve başka her türlü sıkıntıdan kurtarabilir. Ama siz hâlâ O’ndan başka güçlere ilahlık yakıştırıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “(Yalnızca) Allah sizi bundan ve başka her türlü sıkıntıdan kurtarabilir. Ama siz hâlâ O’ndan başka güçlere ilahlık yakıştırıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"De ki: “Yalnız O’dur size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da sizi gruplar halinde birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yeten.” Bak iyice anlasınlar diye mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!","arabic_text":"قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذ۪يقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-65c.mp3","commentary_text":"Üstten azap, yıldırım düşmesi, taş yağması ve tufan gibi felaketleri; ayakların altından azap ise deprem, sel, suların taşması ve volkanik patlamalar gibi afetleri anlatıyor."},{"verse_number":"65","turkish_text":"De ki: “Yalnız O’dur size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da sizi gruplar halinde birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yeten.” Bak iyice anlasınlar diye mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!","arabic_text":"قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذ۪يقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-64c.mp3","commentary_text":"Üstten azap, yıldırım düşmesi, taş yağması ve tufan gibi felaketleri; ayakların altından azap ise deprem, sel, suların taşması ve volkanik patlamalar gibi afetleri anlatıyor."},{"verse_number":"65","turkish_text":"De ki: “Yalnız O’dur size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da sizi gruplar halinde birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yeten.” Bak iyice anlasınlar diye mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!","arabic_text":"قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذ۪يقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-65c.mp3","commentary_text":"Üstten azap, yıldırım düşmesi, taş yağması ve tufan gibi felaketleri; ayakların altından azap ise deprem, sel, suların taşması ve volkanik patlamalar gibi afetleri anlatıyor."},{"verse_number":"65","turkish_text":"De ki: “Yalnız O’dur size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe ya da sizi gruplar halinde birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yeten.” Bak iyice anlasınlar diye mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!","arabic_text":"قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذ۪يقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-65c.mp3","commentary_text":"Üstten azap, yıldırım düşmesi, taş yağması ve tufan gibi felaketleri; ayakların altından azap ise deprem, sel, suların taşması ve volkanik patlamalar gibi afetleri anlatıyor."},{"verse_number":"66","turkish_text":"O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِه۪ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّۜ قُلْ لَسْتُ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِه۪ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّۜ قُلْ لَسْتُ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِه۪ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّۜ قُلْ لَسْتُ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"O (Kur’an) hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. Onlara şöyle de: “Ben sizin davranışınızdan sorumlu değilim.”","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِه۪ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّۜ قُلْ لَسْتُ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Kur’an’daki) her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.","arabic_text":"لِكُلِّ نَبَاٍ مُسْتَقَرٌّۘ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Kur’an’daki) her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.","arabic_text":"لِكُلِّ نَبَاٍ مُسْتَقَرٌّۘ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Kur’an’daki) her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.","arabic_text":"لِكُلِّ نَبَاٍ مُسْتَقَرٌّۘ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Kur’an’daki) her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.","arabic_text":"لِكُلِّ نَبَاٍ مُسْتَقَرٌّۘ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman onlar başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir (onlara tavır koy ve kendilerinden uzak dur). Eğer onlardan yüz çevirme işini şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk ve o zalimler kavmi ile oturmaya devam etme!","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman onlar başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir (onlara tavır koy ve kendilerinden uzak dur). Eğer onlardan yüz çevirme işini şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk ve o zalimler kavmi ile oturmaya devam etme!","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman onlar başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir (onlara tavır koy ve kendilerinden uzak dur). Eğer onlardan yüz çevirme işini şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk ve o zalimler kavmi ile oturmaya devam etme!","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman onlar başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir (onlara tavır koy ve kendilerinden uzak dur). Eğer onlardan yüz çevirme işini şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk ve o zalimler kavmi ile oturmaya devam etme!","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara o (inanmaya)nların hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat (günahkârlar olur ki) Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye onlara nasihat etmek gerekir.","arabic_text":"وَمَا عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَلٰكِنْ ذِكْرٰى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara o (inanmaya)nların hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat (günahkârlar olur ki) Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye onlara nasihat etmek gerekir.","arabic_text":"وَمَا عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَلٰكِنْ ذِكْرٰى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara o (inanmaya)nların hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat (günahkârlar olur ki) Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye onlara nasihat etmek gerekir.","arabic_text":"وَمَا عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَلٰكِنْ ذِكْرٰى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara o (inanmaya)nların hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat (günahkârlar olur ki) Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye onlara nasihat etmek gerekir.","arabic_text":"وَمَا عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَلٰكِنْ ذِكْرٰى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri (kendi hallerine) bırak! O Kur’an ile şunu hatırlat ki; bir kimse kazandığı (günah)tan dolayı felakete düşmeye görsün; artık onun için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. O (kurtulmak için) bütün varlığını fidye olarak verse yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden felakete sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı da onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"وَذَرِ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِه۪ٓ اَنْ تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْۗ لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌۚ وَاِنْ تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَا يُؤْخَذْ مِنْهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اُبْسِلُوا بِمَا كَسَبُواۚ لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri (kendi hallerine) bırak! O Kur’an ile şunu hatırlat ki; bir kimse kazandığı (günah)tan dolayı felakete düşmeye görsün; artık onun için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. O (kurtulmak için) bütün varlığını fidye olarak verse yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden felakete sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı da onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"وَذَرِ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِه۪ٓ اَنْ تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْۗ لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌۚ وَاِنْ تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَا يُؤْخَذْ مِنْهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اُبْسِلُوا بِمَا كَسَبُواۚ لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri (kendi hallerine) bırak! O Kur’an ile şunu hatırlat ki; bir kimse kazandığı (günah)tan dolayı felakete düşmeye görsün; artık onun için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. O (kurtulmak için) bütün varlığını fidye olarak verse yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden felakete sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı da onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"وَذَرِ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِه۪ٓ اَنْ تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْۗ لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌۚ وَاِنْ تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَا يُؤْخَذْ مِنْهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اُبْسِلُوا بِمَا كَسَبُواۚ لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri (kendi hallerine) bırak! O Kur’an ile şunu hatırlat ki; bir kimse kazandığı (günah)tan dolayı felakete düşmeye görsün; artık onun için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. O (kurtulmak için) bütün varlığını fidye olarak verse yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden felakete sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı da onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.","arabic_text":"وَذَرِ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِه۪ٓ اَنْ تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْۗ لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌۚ وَاِنْ تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَا يُؤْخَذْ مِنْهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اُبْسِلُوا بِمَا كَسَبُواۚ لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Ey Mü’min) de ki: “Allah’la beraber bize fayda veya zarar verme kudretine sahip olmayan o sahte ilâhlara da mı yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra tekrar geriye mi dönelim? Tıpkı arkadaşları tarafından ‘bize gel’ diye doğru yola çağrıldığı halde şeytanlar tarafından ayartılıp çöl ortasında şaşkın bırakılan kimse gibi mi olalım?” Yine de ki: “Allah’ın gösterdiği yol (İslam) yegâne doğru yoldur. Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”","arabic_text":"قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-71c.mp3","commentary_text":"İnsanın heykel, taş, ağaç, yatır, ruh, melek, şeytan ya da insan gibi varlıklara yalvarması, ağaçlara çaput bağlayarak dilek tutması, Allah’a inanmakla beraber aracılar vasıtasıyla O’na ulaşmaya çalışması ve bu aracılardan yardım dilenmesi şizofreni bir vakıadır. Bunların hepsi yarar ya da zarar dokundurmak bakımından eşittir. Hele ölen insanların türbelerine, mezarlarına giderek onlarla ilişki kurma psikozu içinde menfaat beklentisine girmesi muhakeme yetisi bulunan bir insan için faciadır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Ey Mü’min) de ki: “Allah’la beraber bize fayda veya zarar verme kudretine sahip olmayan o sahte ilâhlara da mı yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra tekrar geriye mi dönelim? Tıpkı arkadaşları tarafından ‘bize gel’ diye doğru yola çağrıldığı halde şeytanlar tarafından ayartılıp çöl ortasında şaşkın bırakılan kimse gibi mi olalım?” Yine de ki: “Allah’ın gösterdiği yol (İslam) yegâne doğru yoldur. Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”","arabic_text":"قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-70c.mp3","commentary_text":"İnsanın heykel, taş, ağaç, yatır, ruh, melek, şeytan ya da insan gibi varlıklara yalvarması, ağaçlara çaput bağlayarak dilek tutması, Allah’a inanmakla beraber aracılar vasıtasıyla O’na ulaşmaya çalışması ve bu aracılardan yardım dilenmesi şizofreni bir vakıadır. Bunların hepsi yarar ya da zarar dokundurmak bakımından eşittir. Hele ölen insanların türbelerine, mezarlarına giderek onlarla ilişki kurma psikozu içinde menfaat beklentisine girmesi muhakeme yetisi bulunan bir insan için faciadır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Ey Mü’min) de ki: “Allah’la beraber bize fayda veya zarar verme kudretine sahip olmayan o sahte ilâhlara da mı yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra tekrar geriye mi dönelim? Tıpkı arkadaşları tarafından ‘bize gel’ diye doğru yola çağrıldığı halde şeytanlar tarafından ayartılıp çöl ortasında şaşkın bırakılan kimse gibi mi olalım?” Yine de ki: “Allah’ın gösterdiği yol (İslam) yegâne doğru yoldur. Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”","arabic_text":"قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-71c.mp3","commentary_text":"İnsanın heykel, taş, ağaç, yatır, ruh, melek, şeytan ya da insan gibi varlıklara yalvarması, ağaçlara çaput bağlayarak dilek tutması, Allah’a inanmakla beraber aracılar vasıtasıyla O’na ulaşmaya çalışması ve bu aracılardan yardım dilenmesi şizofreni bir vakıadır. Bunların hepsi yarar ya da zarar dokundurmak bakımından eşittir. Hele ölen insanların türbelerine, mezarlarına giderek onlarla ilişki kurma psikozu içinde menfaat beklentisine girmesi muhakeme yetisi bulunan bir insan için faciadır."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Ey Mü’min) de ki: “Allah’la beraber bize fayda veya zarar verme kudretine sahip olmayan o sahte ilâhlara da mı yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra tekrar geriye mi dönelim? Tıpkı arkadaşları tarafından ‘bize gel’ diye doğru yola çağrıldığı halde şeytanlar tarafından ayartılıp çöl ortasında şaşkın bırakılan kimse gibi mi olalım?” Yine de ki: “Allah’ın gösterdiği yol (İslam) yegâne doğru yoldur. Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”","arabic_text":"قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-71c.mp3","commentary_text":"İnsanın heykel, taş, ağaç, yatır, ruh, melek, şeytan ya da insan gibi varlıklara yalvarması, ağaçlara çaput bağlayarak dilek tutması, Allah’a inanmakla beraber aracılar vasıtasıyla O’na ulaşmaya çalışması ve bu aracılardan yardım dilenmesi şizofreni bir vakıadır. Bunların hepsi yarar ya da zarar dokundurmak bakımından eşittir. Hele ölen insanların türbelerine, mezarlarına giderek onlarla ilişki kurma psikozu içinde menfaat beklentisine girmesi muhakeme yetisi bulunan bir insan için faciadır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah’a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-72c.mp3","commentary_text":"Namaz, imanla olgunlaşan ve İslami hayatı özümseyen mü’mine Allah’ın bir lütfudur, kredisidir, ihsanıdır, inayetidir, bağışlamasıdır, iltifatıdır, imtiyazıdır, itibarıdır. Namaz, nefisleri tezkiye, kalpleri tasfiye ve ruhları takviyedir. Namaz, Yaratanın, yarattığını bağrına basmasıdır, dertlerine derman bulmasıdır, ıstıraptan sıkışan ve dünyadan sıkılan kulunun gönül dünyasını aydınlatmasıdır. Namaz, ümitsizliğe düşen insan için bir ışıktır, bir inşirahtır, bir genişliktir, bir huzura ermedir. Namaz bir sözleşmedir. İnsan, Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğine dair söz verir, Allah da kendisine kulluk eden insana ebedi nimetleri vaad eder. Olur da insan sözünden cayarsa diğer namazla telafisine gider. Yalnız, namazın bu tanımlamalara uyması için bilinçle ve şuurla eda edilmesi gerekir. “Kendisini kötülüklerden arındıran (inkârdan ve isyandan) temizlenen, Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la 87/14-15)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah’a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-71c.mp3","commentary_text":"Namaz, imanla olgunlaşan ve İslami hayatı özümseyen mü’mine Allah’ın bir lütfudur, kredisidir, ihsanıdır, inayetidir, bağışlamasıdır, iltifatıdır, imtiyazıdır, itibarıdır. Namaz, nefisleri tezkiye, kalpleri tasfiye ve ruhları takviyedir. Namaz, Yaratanın, yarattığını bağrına basmasıdır, dertlerine derman bulmasıdır, ıstıraptan sıkışan ve dünyadan sıkılan kulunun gönül dünyasını aydınlatmasıdır. Namaz, ümitsizliğe düşen insan için bir ışıktır, bir inşirahtır, bir genişliktir, bir huzura ermedir. Namaz bir sözleşmedir. İnsan, Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğine dair söz verir, Allah da kendisine kulluk eden insana ebedi nimetleri vaad eder. Olur da insan sözünden cayarsa diğer namazla telafisine gider. Yalnız, namazın bu tanımlamalara uyması için bilinçle ve şuurla eda edilmesi gerekir. “Kendisini kötülüklerden arındıran (inkârdan ve isyandan) temizlenen, Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la 87/14-15)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah’a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-72c.mp3","commentary_text":"Namaz, imanla olgunlaşan ve İslami hayatı özümseyen mü’mine Allah’ın bir lütfudur, kredisidir, ihsanıdır, inayetidir, bağışlamasıdır, iltifatıdır, imtiyazıdır, itibarıdır. Namaz, nefisleri tezkiye, kalpleri tasfiye ve ruhları takviyedir. Namaz, Yaratanın, yarattığını bağrına basmasıdır, dertlerine derman bulmasıdır, ıstıraptan sıkışan ve dünyadan sıkılan kulunun gönül dünyasını aydınlatmasıdır. Namaz, ümitsizliğe düşen insan için bir ışıktır, bir inşirahtır, bir genişliktir, bir huzura ermedir. Namaz bir sözleşmedir. İnsan, Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğine dair söz verir, Allah da kendisine kulluk eden insana ebedi nimetleri vaad eder. Olur da insan sözünden cayarsa diğer namazla telafisine gider. Yalnız, namazın bu tanımlamalara uyması için bilinçle ve şuurla eda edilmesi gerekir. “Kendisini kötülüklerden arındıran (inkârdan ve isyandan) temizlenen, Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la 87/14-15)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah’a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-72c.mp3","commentary_text":"Namaz, imanla olgunlaşan ve İslami hayatı özümseyen mü’mine Allah’ın bir lütfudur, kredisidir, ihsanıdır, inayetidir, bağışlamasıdır, iltifatıdır, imtiyazıdır, itibarıdır. Namaz, nefisleri tezkiye, kalpleri tasfiye ve ruhları takviyedir. Namaz, Yaratanın, yarattığını bağrına basmasıdır, dertlerine derman bulmasıdır, ıstıraptan sıkışan ve dünyadan sıkılan kulunun gönül dünyasını aydınlatmasıdır. Namaz, ümitsizliğe düşen insan için bir ışıktır, bir inşirahtır, bir genişliktir, bir huzura ermedir. Namaz bir sözleşmedir. İnsan, Allah’tan başkasına kulluk etmeyeceğine dair söz verir, Allah da kendisine kulluk eden insana ebedi nimetleri vaad eder. Olur da insan sözünden cayarsa diğer namazla telafisine gider. Yalnız, namazın bu tanımlamalara uyması için bilinçle ve şuurla eda edilmesi gerekir. “Kendisini kötülüklerden arındıran (inkârdan ve isyandan) temizlenen, Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la 87/14-15)"},{"verse_number":"73","turkish_text":"O’dur gökleri ve yeri (belli bir hikmete göre) Hak ile yaratan. O ne zaman “Ol” dese emri hemen yerine gelir (ve oluş süreci başlar). O’nun sözü hakikatin tâ kendisidir. (Yeniden diriliş için) Sur’a üfürüldüğü gün hükümranlık yine O’nun olacaktır. O görüleni de görülmeyeni de bilendir. O mutlak hüküm ve hikmet sahibidir (ve her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُۜ قَوْلُهُ الْحَقُّۜ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِۜ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O’dur gökleri ve yeri (belli bir hikmete göre) Hak ile yaratan. O ne zaman “Ol” dese emri hemen yerine gelir (ve oluş süreci başlar). O’nun sözü hakikatin tâ kendisidir. (Yeniden diriliş için) Sur’a üfürüldüğü gün hükümranlık yine O’nun olacaktır. O görüleni de görülmeyeni de bilendir. O mutlak hüküm ve hikmet sahibidir (ve her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُۜ قَوْلُهُ الْحَقُّۜ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِۜ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O’dur gökleri ve yeri (belli bir hikmete göre) Hak ile yaratan. O ne zaman “Ol” dese emri hemen yerine gelir (ve oluş süreci başlar). O’nun sözü hakikatin tâ kendisidir. (Yeniden diriliş için) Sur’a üfürüldüğü gün hükümranlık yine O’nun olacaktır. O görüleni de görülmeyeni de bilendir. O mutlak hüküm ve hikmet sahibidir (ve her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُۜ قَوْلُهُ الْحَقُّۜ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِۜ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O’dur gökleri ve yeri (belli bir hikmete göre) Hak ile yaratan. O ne zaman “Ol” dese emri hemen yerine gelir (ve oluş süreci başlar). O’nun sözü hakikatin tâ kendisidir. (Yeniden diriliş için) Sur’a üfürüldüğü gün hükümranlık yine O’nun olacaktır. O görüleni de görülmeyeni de bilendir. O mutlak hüküm ve hikmet sahibidir (ve her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُۜ قَوْلُهُ الْحَقُّۜ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِۜ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Hani (bir zamanlar) İbrahim babası Âzer’e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Irak’ta yaşayan Keldânîler’e peygamber olarak gelmiştir. Keldânîler, yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi aynı zamanda elleriyle yonttukları putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin bu durumunu görünce tebliğ işine onları uyarmakla başlamıştı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Hani (bir zamanlar) İbrahim babası Âzer’e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-73c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Irak’ta yaşayan Keldânîler’e peygamber olarak gelmiştir. Keldânîler, yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi aynı zamanda elleriyle yonttukları putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin bu durumunu görünce tebliğ işine onları uyarmakla başlamıştı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Hani (bir zamanlar) İbrahim babası Âzer’e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Irak’ta yaşayan Keldânîler’e peygamber olarak gelmiştir. Keldânîler, yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi aynı zamanda elleriyle yonttukları putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin bu durumunu görünce tebliğ işine onları uyarmakla başlamıştı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Hani (bir zamanlar) İbrahim babası Âzer’e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Irak’ta yaşayan Keldânîler’e peygamber olarak gelmiştir. Keldânîler, yıldızlara, gök cisimlerine taptıkları gibi aynı zamanda elleriyle yonttukları putlara da taparlardı. Hz. İbrahim babasının ve kavminin bu durumunu görünce tebliğ işine onları uyarmakla başlamıştı."},{"verse_number":"75","turkish_text":"(İşte) böylece biz İbrahim’e tam ve kesin bir imana sahip olması için (şirkin çirkinliğini gösterdiğimiz gibi) göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem ve mükemmel varlıklarını) da gösteriyorduk.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(İşte) böylece biz İbrahim’e tam ve kesin bir imana sahip olması için (şirkin çirkinliğini gösterdiğimiz gibi) göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem ve mükemmel varlıklarını) da gösteriyorduk.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(İşte) böylece biz İbrahim’e tam ve kesin bir imana sahip olması için (şirkin çirkinliğini gösterdiğimiz gibi) göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem ve mükemmel varlıklarını) da gösteriyorduk.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(İşte) böylece biz İbrahim’e tam ve kesin bir imana sahip olması için (şirkin çirkinliğini gösterdiğimiz gibi) göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem ve mükemmel varlıklarını) da gösteriyorduk.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(İbrahim) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara yıldızlara aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَبًاۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(İbrahim) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara yıldızlara aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَبًاۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(İbrahim) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara yıldızlara aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَبًاۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(İbrahim) gecenin karanlığı üzerine çökünce bir yıldız gördü. (Babasının ve kavminin putlara yıldızlara aya ve güneşe tapmaları karşısında) “bu (mudur) benim Rabbim?” dedi. Sonra yıldız batıp gidince “ben batıp gidenleri sevmem (ilah edinmem)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَبًاۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonra ayın doğduğunu görünce “(Öyleyse) Rabbim bu ha!” dedi. Ama ay da batıp gidince “Gerçekten eğer Rabbim beni doğru yola iletmemiş olsaydı andolsun ki (ben de babam ve kavmim gibi rastgele şeylere taparak) doğru yoldan sapmış kimselerden olacaktım!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَئِنْ لَمْ يَهْدِن۪ي رَبّ۪ي لَاَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonra ayın doğduğunu görünce “(Öyleyse) Rabbim bu ha!” dedi. Ama ay da batıp gidince “Gerçekten eğer Rabbim beni doğru yola iletmemiş olsaydı andolsun ki (ben de babam ve kavmim gibi rastgele şeylere taparak) doğru yoldan sapmış kimselerden olacaktım!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَئِنْ لَمْ يَهْدِن۪ي رَبّ۪ي لَاَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonra ayın doğduğunu görünce “(Öyleyse) Rabbim bu ha!” dedi. Ama ay da batıp gidince “Gerçekten eğer Rabbim beni doğru yola iletmemiş olsaydı andolsun ki (ben de babam ve kavmim gibi rastgele şeylere taparak) doğru yoldan sapmış kimselerden olacaktım!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَئِنْ لَمْ يَهْدِن۪ي رَبّ۪ي لَاَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonra ayın doğduğunu görünce “(Öyleyse) Rabbim bu ha!” dedi. Ama ay da batıp gidince “Gerçekten eğer Rabbim beni doğru yola iletmemiş olsaydı andolsun ki (ben de babam ve kavmim gibi rastgele şeylere taparak) doğru yoldan sapmış kimselerden olacaktım!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَئِنْ لَمْ يَهْدِن۪ي رَبّ۪ي لَاَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nihayet güneşi doğarken görünce de: “(Demek) Rabbim budur zira bu (hepsinden) daha büyüktür” dedi. O da batıp gidince dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin taptığınız şeylerden uzağım.”","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبّ۪ي هٰذَٓا اَكْبَرُۚ فَلَمَّٓا اَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nihayet güneşi doğarken görünce de: “(Demek) Rabbim budur zira bu (hepsinden) daha büyüktür” dedi. O da batıp gidince dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin taptığınız şeylerden uzağım.”","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبّ۪ي هٰذَٓا اَكْبَرُۚ فَلَمَّٓا اَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nihayet güneşi doğarken görünce de: “(Demek) Rabbim budur zira bu (hepsinden) daha büyüktür” dedi. O da batıp gidince dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin taptığınız şeylerden uzağım.”","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبّ۪ي هٰذَٓا اَكْبَرُۚ فَلَمَّٓا اَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Nihayet güneşi doğarken görünce de: “(Demek) Rabbim budur zira bu (hepsinden) daha büyüktür” dedi. O da batıp gidince dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin taptığınız şeylerden uzağım.”","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبّ۪ي هٰذَٓا اَكْبَرُۚ فَلَمَّٓا اَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(İbrahim) “Bakın ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"5/5-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in batıl olan şeylerden uzaklaşarak yüzünü Allah’a çevirmesi, bütün benliğiyle Allah’a teslim olarak yönünü O’na çevirmesi demektir. Ayette geçen “vech” kelimesi Kur’an ’da geçtiği yerlerin çoğunda “yön/istikamet, benlik, rıza” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. “Bütün benliğini Allah’a teslim eden” (Nisa 4/125), “Yönünü tevhid dinine çevir” (Yunus 10/105), “O ancak Rabbinin rızasını kazanmak için verir” (Leyl, 92/20)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"(İbrahim) “Bakın ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"5/5-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-78c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in batıl olan şeylerden uzaklaşarak yüzünü Allah’a çevirmesi, bütün benliğiyle Allah’a teslim olarak yönünü O’na çevirmesi demektir. Ayette geçen “vech” kelimesi Kur’an ’da geçtiği yerlerin çoğunda “yön/istikamet, benlik, rıza” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. “Bütün benliğini Allah’a teslim eden” (Nisa 4/125), “Yönünü tevhid dinine çevir” (Yunus 10/105), “O ancak Rabbinin rızasını kazanmak için verir” (Leyl, 92/20)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"(İbrahim) “Bakın ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"5/5-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in batıl olan şeylerden uzaklaşarak yüzünü Allah’a çevirmesi, bütün benliğiyle Allah’a teslim olarak yönünü O’na çevirmesi demektir. Ayette geçen “vech” kelimesi Kur’an ’da geçtiği yerlerin çoğunda “yön/istikamet, benlik, rıza” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. “Bütün benliğini Allah’a teslim eden” (Nisa 4/125), “Yönünü tevhid dinine çevir” (Yunus 10/105), “O ancak Rabbinin rızasını kazanmak için verir” (Leyl, 92/20)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"(İbrahim) “Bakın ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!” (dedi).","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"5/5-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in batıl olan şeylerden uzaklaşarak yüzünü Allah’a çevirmesi, bütün benliğiyle Allah’a teslim olarak yönünü O’na çevirmesi demektir. Ayette geçen “vech” kelimesi Kur’an ’da geçtiği yerlerin çoğunda “yön/istikamet, benlik, rıza” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. “Bütün benliğini Allah’a teslim eden” (Nisa 4/125), “Yönünü tevhid dinine çevir” (Yunus 10/105), “O ancak Rabbinin rızasını kazanmak için verir” (Leyl, 92/20)"},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kavmi onunla tartışmaya girişti. (Bunun üzerine) onlara dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”","arabic_text":"وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـًٔاۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kavmi onunla tartışmaya girişti. (Bunun üzerine) onlara dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”","arabic_text":"وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـًٔاۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kavmi onunla tartışmaya girişti. (Bunun üzerine) onlara dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”","arabic_text":"وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـًٔاۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kavmi onunla tartışmaya girişti. (Bunun üzerine) onlara dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Ben sizin O’na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak Rabbimin dilediği olur! Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”","arabic_text":"وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـًٔاۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Hem siz; (kendilerine ibadet edileceğine dair) Allah’ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz (sahte ilahlarınız)dan ben ne diye korkayım?” Şimdi biliyorsanız (söyleyin) güvende olmak bakımından bu iki taraftan (Allah’ın bir olduğuna inananlar mı yoksa Allah’a ortak koşanlar mı) hangisi emin olmaya daha layıktır?","arabic_text":"وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًاۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-81c.mp3","commentary_text":"Yetmişinci ayetten itibaren Allah’ın birliği ve benzersizliği Hz. İbrahim’in hayatı üzerinden ortaya konmaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrahim, tüm inananların bilincinde kendisine üstün bir yer edinmiş ve tevhid mücadelesinin önderi olmuş bir peygamberdir. Bu konuda kendisinden sonra gelen Müslümanlar için bir rol modeldir, mücadelesi ve teslimiyeti tüm inananlar için bir paradigmadır. Bu arada belirtmek gerekir ki; birleme demek olan “tevhid” i sadece Allah’ın birliği olarak anlamamak lazım. Esas tevhid, yeryüzündeki parçalanmışlığı ortadan kaldırmak için Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanların O’nun etrafında yine O’nun istediği şekilde birleşmesidir. Yani Allah’ın desteğini almak ve O’nun gücünden yararlanmak için Allah’ın etrafında bir bütün olunmasıdır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Hem siz; (kendilerine ibadet edileceğine dair) Allah’ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz (sahte ilahlarınız)dan ben ne diye korkayım?” Şimdi biliyorsanız (söyleyin) güvende olmak bakımından bu iki taraftan (Allah’ın bir olduğuna inananlar mı yoksa Allah’a ortak koşanlar mı) hangisi emin olmaya daha layıktır?","arabic_text":"وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًاۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-80c.mp3","commentary_text":"Yetmişinci ayetten itibaren Allah’ın birliği ve benzersizliği Hz. İbrahim’in hayatı üzerinden ortaya konmaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrahim, tüm inananların bilincinde kendisine üstün bir yer edinmiş ve tevhid mücadelesinin önderi olmuş bir peygamberdir. Bu konuda kendisinden sonra gelen Müslümanlar için bir rol modeldir, mücadelesi ve teslimiyeti tüm inananlar için bir paradigmadır. Bu arada belirtmek gerekir ki; birleme demek olan “tevhid” i sadece Allah’ın birliği olarak anlamamak lazım. Esas tevhid, yeryüzündeki parçalanmışlığı ortadan kaldırmak için Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanların O’nun etrafında yine O’nun istediği şekilde birleşmesidir. Yani Allah’ın desteğini almak ve O’nun gücünden yararlanmak için Allah’ın etrafında bir bütün olunmasıdır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Hem siz; (kendilerine ibadet edileceğine dair) Allah’ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz (sahte ilahlarınız)dan ben ne diye korkayım?” Şimdi biliyorsanız (söyleyin) güvende olmak bakımından bu iki taraftan (Allah’ın bir olduğuna inananlar mı yoksa Allah’a ortak koşanlar mı) hangisi emin olmaya daha layıktır?","arabic_text":"وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًاۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-81c.mp3","commentary_text":"Yetmişinci ayetten itibaren Allah’ın birliği ve benzersizliği Hz. İbrahim’in hayatı üzerinden ortaya konmaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrahim, tüm inananların bilincinde kendisine üstün bir yer edinmiş ve tevhid mücadelesinin önderi olmuş bir peygamberdir. Bu konuda kendisinden sonra gelen Müslümanlar için bir rol modeldir, mücadelesi ve teslimiyeti tüm inananlar için bir paradigmadır. Bu arada belirtmek gerekir ki; birleme demek olan “tevhid” i sadece Allah’ın birliği olarak anlamamak lazım. Esas tevhid, yeryüzündeki parçalanmışlığı ortadan kaldırmak için Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanların O’nun etrafında yine O’nun istediği şekilde birleşmesidir. Yani Allah’ın desteğini almak ve O’nun gücünden yararlanmak için Allah’ın etrafında bir bütün olunmasıdır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Hem siz; (kendilerine ibadet edileceğine dair) Allah’ın size hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na şirk koşmaktan korkmazken; kendisine şirk koştuğunuz (sahte ilahlarınız)dan ben ne diye korkayım?” Şimdi biliyorsanız (söyleyin) güvende olmak bakımından bu iki taraftan (Allah’ın bir olduğuna inananlar mı yoksa Allah’a ortak koşanlar mı) hangisi emin olmaya daha layıktır?","arabic_text":"وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًاۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"5/5-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-81c.mp3","commentary_text":"Yetmişinci ayetten itibaren Allah’ın birliği ve benzersizliği Hz. İbrahim’in hayatı üzerinden ortaya konmaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrahim, tüm inananların bilincinde kendisine üstün bir yer edinmiş ve tevhid mücadelesinin önderi olmuş bir peygamberdir. Bu konuda kendisinden sonra gelen Müslümanlar için bir rol modeldir, mücadelesi ve teslimiyeti tüm inananlar için bir paradigmadır. Bu arada belirtmek gerekir ki; birleme demek olan “tevhid” i sadece Allah’ın birliği olarak anlamamak lazım. Esas tevhid, yeryüzündeki parçalanmışlığı ortadan kaldırmak için Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanların O’nun etrafında yine O’nun istediği şekilde birleşmesidir. Yani Allah’ın desteğini almak ve O’nun gücünden yararlanmak için Allah’ın etrafında bir bütün olunmasıdır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle (şirkle) kirletmeyenler var ya; işte onlardır güven içinde olacak olanlar. Çünkü onlar doğru yolu bulmuşlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle (şirkle) kirletmeyenler var ya; işte onlardır güven içinde olacak olanlar. Çünkü onlar doğru yolu bulmuşlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle (şirkle) kirletmeyenler var ya; işte onlardır güven içinde olacak olanlar. Çünkü onlar doğru yolu bulmuşlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle (şirkle) kirletmeyenler var ya; işte onlardır güven içinde olacak olanlar. Çünkü onlar doğru yolu bulmuşlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte bu (şekilde Allah’ı arayıp bulması) kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. (Amellerine göre) dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-83c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamber’e verilen “delil” den maksat ona ilham edilen tefekkür ve muhakeme gücüdür. İbrahim Peygamber bu özelliği ile kendi zamanında bile Asya kıtasının birçok yöresinde namı duyulan saygın bir peygamberdi. En büyük hedefi putperestliği ortadan kaldırmak ve Allah’a ortak koşmak adına yapılan bütün saçmalıkları bertaraf etmekti. Tam bir tevhid insanı olan ve teslimiyet kendisinde zirveleşen Hz. İbrahim tevhit rehberliğiyle insanlık tarihinin seyrini müspete çeviren büyük devrimlerin yaşanmasına vesile olmuştur. Zîrâ birçok insanı yoldan çıkartıp saptıran putlara tapma işi onun gayretiyle ciddi oranda azalmıştır. Onun için Kur’an’da kendisinden sürekli övgü ile bahsedilir ve imanı insanlara örnek olarak sunulur. Hz. İbrahim tevhid inancının sembol isimlerinin en başında gelen peygamberdir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte bu (şekilde Allah’ı arayıp bulması) kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. (Amellerine göre) dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-82c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamber’e verilen “delil” den maksat ona ilham edilen tefekkür ve muhakeme gücüdür. İbrahim Peygamber bu özelliği ile kendi zamanında bile Asya kıtasının birçok yöresinde namı duyulan saygın bir peygamberdi. En büyük hedefi putperestliği ortadan kaldırmak ve Allah’a ortak koşmak adına yapılan bütün saçmalıkları bertaraf etmekti. Tam bir tevhid insanı olan ve teslimiyet kendisinde zirveleşen Hz. İbrahim tevhit rehberliğiyle insanlık tarihinin seyrini müspete çeviren büyük devrimlerin yaşanmasına vesile olmuştur. Zîrâ birçok insanı yoldan çıkartıp saptıran putlara tapma işi onun gayretiyle ciddi oranda azalmıştır. Onun için Kur’an’da kendisinden sürekli övgü ile bahsedilir ve imanı insanlara örnek olarak sunulur. Hz. İbrahim tevhid inancının sembol isimlerinin en başında gelen peygamberdir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte bu (şekilde Allah’ı arayıp bulması) kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. (Amellerine göre) dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-83c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamber’e verilen “delil” den maksat ona ilham edilen tefekkür ve muhakeme gücüdür. İbrahim Peygamber bu özelliği ile kendi zamanında bile Asya kıtasının birçok yöresinde namı duyulan saygın bir peygamberdi. En büyük hedefi putperestliği ortadan kaldırmak ve Allah’a ortak koşmak adına yapılan bütün saçmalıkları bertaraf etmekti. Tam bir tevhid insanı olan ve teslimiyet kendisinde zirveleşen Hz. İbrahim tevhit rehberliğiyle insanlık tarihinin seyrini müspete çeviren büyük devrimlerin yaşanmasına vesile olmuştur. Zîrâ birçok insanı yoldan çıkartıp saptıran putlara tapma işi onun gayretiyle ciddi oranda azalmıştır. Onun için Kur’an’da kendisinden sürekli övgü ile bahsedilir ve imanı insanlara örnek olarak sunulur. Hz. İbrahim tevhid inancının sembol isimlerinin en başında gelen peygamberdir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte bu (şekilde Allah’ı arayıp bulması) kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimizdir. (Amellerine göre) dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-83c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamber’e verilen “delil” den maksat ona ilham edilen tefekkür ve muhakeme gücüdür. İbrahim Peygamber bu özelliği ile kendi zamanında bile Asya kıtasının birçok yöresinde namı duyulan saygın bir peygamberdi. En büyük hedefi putperestliği ortadan kaldırmak ve Allah’a ortak koşmak adına yapılan bütün saçmalıkları bertaraf etmekti. Tam bir tevhid insanı olan ve teslimiyet kendisinde zirveleşen Hz. İbrahim tevhit rehberliğiyle insanlık tarihinin seyrini müspete çeviren büyük devrimlerin yaşanmasına vesile olmuştur. Zîrâ birçok insanı yoldan çıkartıp saptıran putlara tapma işi onun gayretiyle ciddi oranda azalmıştır. Onun için Kur’an’da kendisinden sürekli övgü ile bahsedilir ve imanı insanlara örnek olarak sunulur. Hz. İbrahim tevhid inancının sembol isimlerinin en başında gelen peygamberdir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Daha sonra) Biz İbrahim’e (oğlu) İshak’ı ve (torunu) Yakub’u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh’u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud’u Süleyman’ı Eyyub’u Yusuf’u Musa’yı ve Harun’u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Daha sonra) Biz İbrahim’e (oğlu) İshak’ı ve (torunu) Yakub’u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh’u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud’u Süleyman’ı Eyyub’u Yusuf’u Musa’yı ve Harun’u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Daha sonra) Biz İbrahim’e (oğlu) İshak’ı ve (torunu) Yakub’u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh’u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud’u Süleyman’ı Eyyub’u Yusuf’u Musa’yı ve Harun’u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Daha sonra) Biz İbrahim’e (oğlu) İshak’ı ve (torunu) Yakub’u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh’u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud’u Süleyman’ı Eyyub’u Yusuf’u Musa’yı ve Harun’u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zekeriya’ya Yahya’ya İsa’ya ve İlyas’a da (nebilik verdik). Onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zekeriya’ya Yahya’ya İsa’ya ve İlyas’a da (nebilik verdik). Onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zekeriya’ya Yahya’ya İsa’ya ve İlyas’a da (nebilik verdik). Onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zekeriya’ya Yahya’ya İsa’ya ve İlyas’a da (nebilik verdik). Onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"İsmail’e Elyesa’ya Yunus’a ve Lût’a da (nebilik verdik. Kendilerine farklı meziyetler lütfederek) hepsini âlemlere üstün kıldık.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًاۜ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-86c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in kardeşinin oğlu olması hasebiyle onun “soyundan” gelmemesine rağmen Hz. Lut’un isminin burada zikredilmesi, eski Arapça kullanımında amcanın çoğunlukla “baba” olarak ve yeğenin de “oğul” olarak tanımlanmasındadır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"İsmail’e Elyesa’ya Yunus’a ve Lût’a da (nebilik verdik. Kendilerine farklı meziyetler lütfederek) hepsini âlemlere üstün kıldık.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًاۜ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-85c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in kardeşinin oğlu olması hasebiyle onun “soyundan” gelmemesine rağmen Hz. Lut’un isminin burada zikredilmesi, eski Arapça kullanımında amcanın çoğunlukla “baba” olarak ve yeğenin de “oğul” olarak tanımlanmasındadır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"İsmail’e Elyesa’ya Yunus’a ve Lût’a da (nebilik verdik. Kendilerine farklı meziyetler lütfederek) hepsini âlemlere üstün kıldık.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًاۜ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-86c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in kardeşinin oğlu olması hasebiyle onun “soyundan” gelmemesine rağmen Hz. Lut’un isminin burada zikredilmesi, eski Arapça kullanımında amcanın çoğunlukla “baba” olarak ve yeğenin de “oğul” olarak tanımlanmasındadır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"İsmail’e Elyesa’ya Yunus’a ve Lût’a da (nebilik verdik. Kendilerine farklı meziyetler lütfederek) hepsini âlemlere üstün kıldık.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًاۜ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-86c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in kardeşinin oğlu olması hasebiyle onun “soyundan” gelmemesine rağmen Hz. Lut’un isminin burada zikredilmesi, eski Arapça kullanımında amcanın çoğunlukla “baba” olarak ve yeğenin de “oğul” olarak tanımlanmasındadır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onların atalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (aynı şekilde üstün meziyetler verdik). Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.","arabic_text":"وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْۚ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onların atalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (aynı şekilde üstün meziyetler verdik). Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.","arabic_text":"وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْۚ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onların atalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (aynı şekilde üstün meziyetler verdik). Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.","arabic_text":"وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْۚ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onların atalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (aynı şekilde üstün meziyetler verdik). Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.","arabic_text":"وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْۚ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İşte bu Allah’ın gösterdiği dosdoğru yoldur ki O kullarından dilediğini (kullar da dilediği taktirde) bu yola iletir. Eğer onlar da (peygamber olmalarına rağmen) Allah’a (en küçük bir şeyi) ortak koşsalardı bütün yaptıkları boşa gidecekti.","arabic_text":"ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَلَوْ اَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İşte bu Allah’ın gösterdiği dosdoğru yoldur ki O kullarından dilediğini (kullar da dilediği taktirde) bu yola iletir. Eğer onlar da (peygamber olmalarına rağmen) Allah’a (en küçük bir şeyi) ortak koşsalardı bütün yaptıkları boşa gidecekti.","arabic_text":"ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَلَوْ اَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İşte bu Allah’ın gösterdiği dosdoğru yoldur ki O kullarından dilediğini (kullar da dilediği taktirde) bu yola iletir. Eğer onlar da (peygamber olmalarına rağmen) Allah’a (en küçük bir şeyi) ortak koşsalardı bütün yaptıkları boşa gidecekti.","arabic_text":"ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَلَوْ اَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İşte bu Allah’ın gösterdiği dosdoğru yoldur ki O kullarından dilediğini (kullar da dilediği taktirde) bu yola iletir. Eğer onlar da (peygamber olmalarına rağmen) Allah’a (en küçük bir şeyi) ortak koşsalardı bütün yaptıkları boşa gidecekti.","arabic_text":"ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَلَوْ اَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendilerine kitap hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَۚ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-89c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler Allah’ın yol göstericiliğini ve O’nun Hakk yolunu ve peygamberini reddetmiş olsalar bile, bu hiç sorun değil çünkü gönderilen nebiyi, nebiye indirilen kitabı, anlatılan gerçekleri, gösterilen yolu kabul eden, koruyan ve insanlara tebliğ edecek olan bir topluluk mutlaka bulunacaktır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendilerine kitap hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَۚ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-88c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler Allah’ın yol göstericiliğini ve O’nun Hakk yolunu ve peygamberini reddetmiş olsalar bile, bu hiç sorun değil çünkü gönderilen nebiyi, nebiye indirilen kitabı, anlatılan gerçekleri, gösterilen yolu kabul eden, koruyan ve insanlara tebliğ edecek olan bir topluluk mutlaka bulunacaktır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendilerine kitap hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَۚ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-89c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler Allah’ın yol göstericiliğini ve O’nun Hakk yolunu ve peygamberini reddetmiş olsalar bile, bu hiç sorun değil çünkü gönderilen nebiyi, nebiye indirilen kitabı, anlatılan gerçekleri, gösterilen yolu kabul eden, koruyan ve insanlara tebliğ edecek olan bir topluluk mutlaka bulunacaktır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Onlar kendilerine kitap hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَۚ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-89c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler Allah’ın yol göstericiliğini ve O’nun Hakk yolunu ve peygamberini reddetmiş olsalar bile, bu hiç sorun değil çünkü gönderilen nebiyi, nebiye indirilen kitabı, anlatılan gerçekleri, gösterilen yolu kabul eden, koruyan ve insanlara tebliğ edecek olan bir topluluk mutlaka bulunacaktır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların yolunu izle ve de ki: “Ben bu tebliğ karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. (Ben bir peygamberim ve) bu (Kur’an da) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.”","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların yolunu izle ve de ki: “Ben bu tebliğ karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. (Ben bir peygamberim ve) bu (Kur’an da) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.”","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların yolunu izle ve de ki: “Ben bu tebliğ karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. (Ben bir peygamberim ve) bu (Kur’an da) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.”","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların yolunu izle ve de ki: “Ben bu tebliğ karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. (Ben bir peygamberim ve) bu (Kur’an da) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.”","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Yahudiler:) “Allah insana hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ın azamet ve kudretini bilip anlayamadı(klarını ortaya koydu)lar. (Onlara) de ki: “(Madem Allah hiçbir şey indirmedi o halde) Musa’nın insanlara bir nur bir hidayet olarak getirdiği (ve sonradan adı Tevrat olan) Kitab’ı kim indirdi? (Gerçi) siz onu (ciddiye almadınız) parçalara ayırarak ve kâğıtlarda yazıya dökerek işinize geleni açıkladınız ve çoğunu da (işinize gelmediği için) gizlediniz. Hâlbuki sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır.” de ve sonra bırak onları boş laflarla oyalanıp dursunlar.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يرًاۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ","related_links":["10/2","17/94"],"audio_path":"5/5-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Yahudiler:) “Allah insana hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ın azamet ve kudretini bilip anlayamadı(klarını ortaya koydu)lar. (Onlara) de ki: “(Madem Allah hiçbir şey indirmedi o halde) Musa’nın insanlara bir nur bir hidayet olarak getirdiği (ve sonradan adı Tevrat olan) Kitab’ı kim indirdi? (Gerçi) siz onu (ciddiye almadınız) parçalara ayırarak ve kâğıtlarda yazıya dökerek işinize geleni açıkladınız ve çoğunu da (işinize gelmediği için) gizlediniz. Hâlbuki sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır.” de ve sonra bırak onları boş laflarla oyalanıp dursunlar.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يرًاۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ","related_links":["10/2","17/94"],"audio_path":"5/5-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Yahudiler:) “Allah insana hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ın azamet ve kudretini bilip anlayamadı(klarını ortaya koydu)lar. (Onlara) de ki: “(Madem Allah hiçbir şey indirmedi o halde) Musa’nın insanlara bir nur bir hidayet olarak getirdiği (ve sonradan adı Tevrat olan) Kitab’ı kim indirdi? (Gerçi) siz onu (ciddiye almadınız) parçalara ayırarak ve kâğıtlarda yazıya dökerek işinize geleni açıkladınız ve çoğunu da (işinize gelmediği için) gizlediniz. Hâlbuki sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır.” de ve sonra bırak onları boş laflarla oyalanıp dursunlar.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يرًاۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ","related_links":["10/2","17/94"],"audio_path":"5/5-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Yahudiler:) “Allah insana hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah’ın azamet ve kudretini bilip anlayamadı(klarını ortaya koydu)lar. (Onlara) de ki: “(Madem Allah hiçbir şey indirmedi o halde) Musa’nın insanlara bir nur bir hidayet olarak getirdiği (ve sonradan adı Tevrat olan) Kitab’ı kim indirdi? (Gerçi) siz onu (ciddiye almadınız) parçalara ayırarak ve kâğıtlarda yazıya dökerek işinize geleni açıkladınız ve çoğunu da (işinize gelmediği için) gizlediniz. Hâlbuki sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır.” de ve sonra bırak onları boş laflarla oyalanıp dursunlar.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُورًا وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يرًاۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ","related_links":["10/2","17/94"],"audio_path":"5/5-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bu (Kur’an) kendinden önceki ilahi kitapları(n değiştirilmiş kısımlarını düzelterek) doğrulayan ve şehirlerin anası durumunda olan (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar ona (Kur’an’a) da inanırlar ve Hak’tan yana duruşlarını devamlı korurlar.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-92c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mekke şehri İslam dünyasının manevi merkezidir. Ayette geçen “Şehirlerin anası” ifadesi Mekke için kullanılan bir sıfattır. Çünkü Allah için yapılan ilk mabed orada inşa edilmiş (A. İmran, 3/96) ve daha sonra da orası bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmiştir. “Çevresinden” kasıt; bütün yeryüzüdür. Çünkü Kur’an sadece Arap Yarımadasına ve Araplara değil bütün dünyaya ve insanlığa gelmiştir. Ayetin son cümlesindeki “salat” sözcüğünü namaz olarak değil de “Hak’tan yana duruş” olarak almak daha doğru olur. Çünkü burada “salat” kelimesi “yuhâfızûn” fiili müzarisi ile gelmiştir. Yani onlar, Allah’a teslimiyetin gereği olarak taviz vermeden Hakk’ın yanında yer almaya devam ederler. “Salat” sözcüğüyle ilgili Mü’minun suresinin 23/9 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bu (Kur’an) kendinden önceki ilahi kitapları(n değiştirilmiş kısımlarını düzelterek) doğrulayan ve şehirlerin anası durumunda olan (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar ona (Kur’an’a) da inanırlar ve Hak’tan yana duruşlarını devamlı korurlar.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-91c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mekke şehri İslam dünyasının manevi merkezidir. Ayette geçen “Şehirlerin anası” ifadesi Mekke için kullanılan bir sıfattır. Çünkü Allah için yapılan ilk mabed orada inşa edilmiş (A. İmran, 3/96) ve daha sonra da orası bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmiştir. “Çevresinden” kasıt; bütün yeryüzüdür. Çünkü Kur’an sadece Arap Yarımadasına ve Araplara değil bütün dünyaya ve insanlığa gelmiştir. Ayetin son cümlesindeki “salat” sözcüğünü namaz olarak değil de “Hak’tan yana duruş” olarak almak daha doğru olur. Çünkü burada “salat” kelimesi “yuhâfızûn” fiili müzarisi ile gelmiştir. Yani onlar, Allah’a teslimiyetin gereği olarak taviz vermeden Hakk’ın yanında yer almaya devam ederler. “Salat” sözcüğüyle ilgili Mü’minun suresinin 23/9 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bu (Kur’an) kendinden önceki ilahi kitapları(n değiştirilmiş kısımlarını düzelterek) doğrulayan ve şehirlerin anası durumunda olan (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar ona (Kur’an’a) da inanırlar ve Hak’tan yana duruşlarını devamlı korurlar.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-92c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mekke şehri İslam dünyasının manevi merkezidir. Ayette geçen “Şehirlerin anası” ifadesi Mekke için kullanılan bir sıfattır. Çünkü Allah için yapılan ilk mabed orada inşa edilmiş (A. İmran, 3/96) ve daha sonra da orası bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmiştir. “Çevresinden” kasıt; bütün yeryüzüdür. Çünkü Kur’an sadece Arap Yarımadasına ve Araplara değil bütün dünyaya ve insanlığa gelmiştir. Ayetin son cümlesindeki “salat” sözcüğünü namaz olarak değil de “Hak’tan yana duruş” olarak almak daha doğru olur. Çünkü burada “salat” kelimesi “yuhâfızûn” fiili müzarisi ile gelmiştir. Yani onlar, Allah’a teslimiyetin gereği olarak taviz vermeden Hakk’ın yanında yer almaya devam ederler. “Salat” sözcüğüyle ilgili Mü’minun suresinin 23/9 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bu (Kur’an) kendinden önceki ilahi kitapları(n değiştirilmiş kısımlarını düzelterek) doğrulayan ve şehirlerin anası durumunda olan (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanları uyarman için indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ahirete inananlar ona (Kur’an’a) da inanırlar ve Hak’tan yana duruşlarını devamlı korurlar.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-92c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın ifadesinden de anlaşılacağı üzere Mekke şehri İslam dünyasının manevi merkezidir. Ayette geçen “Şehirlerin anası” ifadesi Mekke için kullanılan bir sıfattır. Çünkü Allah için yapılan ilk mabed orada inşa edilmiş (A. İmran, 3/96) ve daha sonra da orası bütün müminlerin kıblesi olarak tayin edilmiştir. “Çevresinden” kasıt; bütün yeryüzüdür. Çünkü Kur’an sadece Arap Yarımadasına ve Araplara değil bütün dünyaya ve insanlığa gelmiştir. Ayetin son cümlesindeki “salat” sözcüğünü namaz olarak değil de “Hak’tan yana duruş” olarak almak daha doğru olur. Çünkü burada “salat” kelimesi “yuhâfızûn” fiili müzarisi ile gelmiştir. Yani onlar, Allah’a teslimiyetin gereği olarak taviz vermeden Hakk’ın yanında yer almaya devam ederler. “Salat” sözcüğüyle ilgili Mü’minun suresinin 23/9 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken “Bana da vahyolundu” diyenden ve “Ben de Allah’ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim” iddiasında bulunandan daha zalim kim olabilir? (Ey Resul!) Kendilerini ölüm sancıları içinde bulduklarında ve melekler ellerini uzatarak: “Ruhlarınızı teslim edin! Allah’a gerçek olmayan şeyleri izafe ettiğiniz ve kibre kapılarak O’nun ayetlerine karşı büyüklük tasladığınız için bugün aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!” diye o zalimlere seslendiklerini bir görsen!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-93c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; Peygamberliklerini iddia ederek “Allah beni Peygamber gönderdi” diyen Müseylemet’ül-Kezzab, Nadr b. Hâris, Esved’ül-Ansi ve kendi kendine din uydurmağa kalkışan Amr b. Lühay gibileri hakkında indirilmiştir. Tarihte Şirazlı Mirza Ali Muhammed ve Ahmet Kadiyani ve daha birçokları gibi sahte peygamberlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Kur’an bu haddini bilmeyen maceraperestlere ve onlardan önceleri de aynı serüvenin kurbanı olan kişilere de dikkat çekmektedir. Bugün bile –maalesef- aynı iddia ile ortaya çıkan hatta kendilerinin Allah’tan bilgi aldıklarını, ruhlar âleminde Allah’la ve Peygamberlerle görüştüklerini, kendilerine insan idrâkini aşan bilgiler geldiğini iddia eden kendini bilmezlere rastlamak mümkündür. İnsanlar arasından böyle sahte peygamberlerin çıkışı bir felakettir ancak bundan daha büyük felaket bu zavallıların arkasına takılan cahillerin sergilediği teslimiyettir."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken “Bana da vahyolundu” diyenden ve “Ben de Allah’ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim” iddiasında bulunandan daha zalim kim olabilir? (Ey Resul!) Kendilerini ölüm sancıları içinde bulduklarında ve melekler ellerini uzatarak: “Ruhlarınızı teslim edin! Allah’a gerçek olmayan şeyleri izafe ettiğiniz ve kibre kapılarak O’nun ayetlerine karşı büyüklük tasladığınız için bugün aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!” diye o zalimlere seslendiklerini bir görsen!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-92c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; Peygamberliklerini iddia ederek “Allah beni Peygamber gönderdi” diyen Müseylemet’ül-Kezzab, Nadr b. Hâris, Esved’ül-Ansi ve kendi kendine din uydurmağa kalkışan Amr b. Lühay gibileri hakkında indirilmiştir. Tarihte Şirazlı Mirza Ali Muhammed ve Ahmet Kadiyani ve daha birçokları gibi sahte peygamberlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Kur’an bu haddini bilmeyen maceraperestlere ve onlardan önceleri de aynı serüvenin kurbanı olan kişilere de dikkat çekmektedir. Bugün bile –maalesef- aynı iddia ile ortaya çıkan hatta kendilerinin Allah’tan bilgi aldıklarını, ruhlar âleminde Allah’la ve Peygamberlerle görüştüklerini, kendilerine insan idrâkini aşan bilgiler geldiğini iddia eden kendini bilmezlere rastlamak mümkündür. İnsanlar arasından böyle sahte peygamberlerin çıkışı bir felakettir ancak bundan daha büyük felaket bu zavallıların arkasına takılan cahillerin sergilediği teslimiyettir."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken “Bana da vahyolundu” diyenden ve “Ben de Allah’ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim” iddiasında bulunandan daha zalim kim olabilir? (Ey Resul!) Kendilerini ölüm sancıları içinde bulduklarında ve melekler ellerini uzatarak: “Ruhlarınızı teslim edin! Allah’a gerçek olmayan şeyleri izafe ettiğiniz ve kibre kapılarak O’nun ayetlerine karşı büyüklük tasladığınız için bugün aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!” diye o zalimlere seslendiklerini bir görsen!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-93c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; Peygamberliklerini iddia ederek “Allah beni Peygamber gönderdi” diyen Müseylemet’ül-Kezzab, Nadr b. Hâris, Esved’ül-Ansi ve kendi kendine din uydurmağa kalkışan Amr b. Lühay gibileri hakkında indirilmiştir. Tarihte Şirazlı Mirza Ali Muhammed ve Ahmet Kadiyani ve daha birçokları gibi sahte peygamberlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Kur’an bu haddini bilmeyen maceraperestlere ve onlardan önceleri de aynı serüvenin kurbanı olan kişilere de dikkat çekmektedir. Bugün bile –maalesef- aynı iddia ile ortaya çıkan hatta kendilerinin Allah’tan bilgi aldıklarını, ruhlar âleminde Allah’la ve Peygamberlerle görüştüklerini, kendilerine insan idrâkini aşan bilgiler geldiğini iddia eden kendini bilmezlere rastlamak mümkündür. İnsanlar arasından böyle sahte peygamberlerin çıkışı bir felakettir ancak bundan daha büyük felaket bu zavallıların arkasına takılan cahillerin sergilediği teslimiyettir."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken “Bana da vahyolundu” diyenden ve “Ben de Allah’ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim” iddiasında bulunandan daha zalim kim olabilir? (Ey Resul!) Kendilerini ölüm sancıları içinde bulduklarında ve melekler ellerini uzatarak: “Ruhlarınızı teslim edin! Allah’a gerçek olmayan şeyleri izafe ettiğiniz ve kibre kapılarak O’nun ayetlerine karşı büyüklük tasladığınız için bugün aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!” diye o zalimlere seslendiklerini bir görsen!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-93c.mp3","commentary_text":"Bu âyet; Peygamberliklerini iddia ederek “Allah beni Peygamber gönderdi” diyen Müseylemet’ül-Kezzab, Nadr b. Hâris, Esved’ül-Ansi ve kendi kendine din uydurmağa kalkışan Amr b. Lühay gibileri hakkında indirilmiştir. Tarihte Şirazlı Mirza Ali Muhammed ve Ahmet Kadiyani ve daha birçokları gibi sahte peygamberlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Kur’an bu haddini bilmeyen maceraperestlere ve onlardan önceleri de aynı serüvenin kurbanı olan kişilere de dikkat çekmektedir. Bugün bile –maalesef- aynı iddia ile ortaya çıkan hatta kendilerinin Allah’tan bilgi aldıklarını, ruhlar âleminde Allah’la ve Peygamberlerle görüştüklerini, kendilerine insan idrâkini aşan bilgiler geldiğini iddia eden kendini bilmezlere rastlamak mümkündür. İnsanlar arasından böyle sahte peygamberlerin çıkışı bir felakettir ancak bundan daha büyük felaket bu zavallıların arkasına takılan cahillerin sergilediği teslimiyettir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Ve o zaman Allah şöyle buyuracak:) Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize yapa yalnız geldiniz. Ve size (hayatta iken) bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız (Allah’a ulaşmak için aracı kıldığınız dünyalık menfaatler için gölgesine sığındığınız) şefaatçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun ki; aranızdaki bağlar artık kopmuştur. (Çok güvenip itimat ettiğiniz ve sizi kurtarabileceklerine inandığınız sahte ilahlarınız) sizi yüzüstü bırakıp gitmiştir.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Kuşkusuz Allah tohumu ve meyve çekirdeğini patlat(ıp içinden filizler çıkar)andır. O Ölüden diriyi meydana getiren diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (sizin Rabbiniz olan) Allah budur. O halde nasıl oluyor da (Rabbinizin öğütlerinden) uzaklaştırılıyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰىۜ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Kuşkusuz Allah tohumu ve meyve çekirdeğini patlat(ıp içinden filizler çıkar)andır. O Ölüden diriyi meydana getiren diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (sizin Rabbiniz olan) Allah budur. O halde nasıl oluyor da (Rabbinizin öğütlerinden) uzaklaştırılıyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰىۜ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Kuşkusuz Allah tohumu ve meyve çekirdeğini patlat(ıp içinden filizler çıkar)andır. O Ölüden diriyi meydana getiren diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (sizin Rabbiniz olan) Allah budur. O halde nasıl oluyor da (Rabbinizin öğütlerinden) uzaklaştırılıyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰىۜ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Kuşkusuz Allah tohumu ve meyve çekirdeğini patlat(ıp içinden filizler çıkar)andır. O Ölüden diriyi meydana getiren diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (sizin Rabbiniz olan) Allah budur. O halde nasıl oluyor da (Rabbinizin öğütlerinden) uzaklaştırılıyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ فَالِقُ الْحَبِّ وَالنَّوٰىۜ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ الْمَيِّتِ مِنَ الْحَيِّۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O karanlığı yarıp sabahı çıkaran geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir.","arabic_text":"فَالِقُ الْاِصْبَاحِۚ وَجَعَلَ الَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"5/5-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O karanlığı yarıp sabahı çıkaran geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir.","arabic_text":"فَالِقُ الْاِصْبَاحِۚ وَجَعَلَ الَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"5/5-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O karanlığı yarıp sabahı çıkaran geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir.","arabic_text":"فَالِقُ الْاِصْبَاحِۚ وَجَعَلَ الَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"5/5-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O karanlığı yarıp sabahı çıkaran geceyi dinlenme zamanı güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir.","arabic_text":"فَالِقُ الْاِصْبَاحِۚ وَجَعَلَ الَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"5/5-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Karanın ve denizin karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden O’dur. Gerçekten bilmek ve anlamak isteyen kimseler için ayetlerimizi açıklıyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-97c.mp3","commentary_text":"Yıldızlara bakarak yol bulmak. Önce yönümüzü bulabilmek için biri uzun ve biri de kısa olan iki değneği yere dikip herhangi bir yıldıza bakmalıyız.  Yıldız sağa doğru hareket ediyorsa güneye, sola doğru hareket ediyorsa kuzeye, yükseliyorsa doğuya, alçalıyorsa batıya bakılıyor demektir. Bu arada hatırlatmak gerekir ki; aslında hareket eden sadece yıldız değil, Dünyamızla birlikte bütün gök cisimleri, yıldızlar, galaksilerdir. Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için yıldızlar hareket ediyormuş gibi görülür. Tıpkı dönen dünya ile güneşin battığını sandığımız gibi."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Karanın ve denizin karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden O’dur. Gerçekten bilmek ve anlamak isteyen kimseler için ayetlerimizi açıklıyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-96c.mp3","commentary_text":"Yıldızlara bakarak yol bulmak. Önce yönümüzü bulabilmek için biri uzun ve biri de kısa olan iki değneği yere dikip herhangi bir yıldıza bakmalıyız.  Yıldız sağa doğru hareket ediyorsa güneye, sola doğru hareket ediyorsa kuzeye, yükseliyorsa doğuya, alçalıyorsa batıya bakılıyor demektir. Bu arada hatırlatmak gerekir ki; aslında hareket eden sadece yıldız değil, Dünyamızla birlikte bütün gök cisimleri, yıldızlar, galaksilerdir. Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için yıldızlar hareket ediyormuş gibi görülür. Tıpkı dönen dünya ile güneşin battığını sandığımız gibi."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Karanın ve denizin karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden O’dur. Gerçekten bilmek ve anlamak isteyen kimseler için ayetlerimizi açıklıyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-97c.mp3","commentary_text":"Yıldızlara bakarak yol bulmak. Önce yönümüzü bulabilmek için biri uzun ve biri de kısa olan iki değneği yere dikip herhangi bir yıldıza bakmalıyız.  Yıldız sağa doğru hareket ediyorsa güneye, sola doğru hareket ediyorsa kuzeye, yükseliyorsa doğuya, alçalıyorsa batıya bakılıyor demektir. Bu arada hatırlatmak gerekir ki; aslında hareket eden sadece yıldız değil, Dünyamızla birlikte bütün gök cisimleri, yıldızlar, galaksilerdir. Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için yıldızlar hareket ediyormuş gibi görülür. Tıpkı dönen dünya ile güneşin battığını sandığımız gibi."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Karanın ve denizin karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden O’dur. Gerçekten bilmek ve anlamak isteyen kimseler için ayetlerimizi açıklıyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-97c.mp3","commentary_text":"Yıldızlara bakarak yol bulmak. Önce yönümüzü bulabilmek için biri uzun ve biri de kısa olan iki değneği yere dikip herhangi bir yıldıza bakmalıyız.  Yıldız sağa doğru hareket ediyorsa güneye, sola doğru hareket ediyorsa kuzeye, yükseliyorsa doğuya, alçalıyorsa batıya bakılıyor demektir. Bu arada hatırlatmak gerekir ki; aslında hareket eden sadece yıldız değil, Dünyamızla birlikte bütün gök cisimleri, yıldızlar, galaksilerdir. Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için yıldızlar hareket ediyormuş gibi görülür. Tıpkı dönen dünya ile güneşin battığını sandığımız gibi."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizi bir candan yaratan O’dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-98c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir. Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11/6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizi bir candan yaratan O’dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-97c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir. Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11/6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizi bir candan yaratan O’dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-98c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir. Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11/6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizi bir candan yaratan O’dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-98c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir. Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11/6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökyüzünden suyu (yağmuru) indiren O’dur. Sonra biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar üzüm zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer kimi benzemez. Her birinin meyvesine bir ilk meyve verdiklerinde bir de tam olgunlaştıklarında bir bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَاَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُتَرَاكِبًاۚ وَمِنَ النَّخْلِ مِنْ طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِنْ اَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ اُنْظُرُٓوا اِلٰى ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَيَنْعِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكُمْ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökyüzünden suyu (yağmuru) indiren O’dur. Sonra biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar üzüm zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer kimi benzemez. Her birinin meyvesine bir ilk meyve verdiklerinde bir de tam olgunlaştıklarında bir bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَاَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُتَرَاكِبًاۚ وَمِنَ النَّخْلِ مِنْ طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِنْ اَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ اُنْظُرُٓوا اِلٰى ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَيَنْعِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكُمْ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökyüzünden suyu (yağmuru) indiren O’dur. Sonra biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar üzüm zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer kimi benzemez. Her birinin meyvesine bir ilk meyve verdiklerinde bir de tam olgunlaştıklarında bir bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَاَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُتَرَاكِبًاۚ وَمِنَ النَّخْلِ مِنْ طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِنْ اَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ اُنْظُرُٓوا اِلٰى ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَيَنْعِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكُمْ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökyüzünden suyu (yağmuru) indiren O’dur. Sonra biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar üzüm zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer kimi benzemez. Her birinin meyvesine bir ilk meyve verdiklerinde bir de tam olgunlaştıklarında bir bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَاَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُتَرَاكِبًاۚ وَمِنَ النَّخْلِ مِنْ طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِنْ اَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ اُنْظُرُٓوا اِلٰى ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَيَنْعِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكُمْ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Bir de cinleri (görünmeyen varlıkları) Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler. Hâşâ O onların ileri sürdüğü niteliklerden uzaktır ve şanı yücedir!","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-100c.mp3","commentary_text":"Putperestliğin zirvede olduğu dönemlerde bazı Araplar cinleri Allah’ın yardımcıları olarak görüyorlardı. Yahudiler, Uzeyr Peygamber’e, Hıristiyanlar ise İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Müşriklerden bazıları da meleklere dişilik isnat ederek onların Allah’ın kızları olduğunu iddia ediyordu."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Bir de cinleri (görünmeyen varlıkları) Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler. Hâşâ O onların ileri sürdüğü niteliklerden uzaktır ve şanı yücedir!","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-99c.mp3","commentary_text":"Putperestliğin zirvede olduğu dönemlerde bazı Araplar cinleri Allah’ın yardımcıları olarak görüyorlardı. Yahudiler, Uzeyr Peygamber’e, Hıristiyanlar ise İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Müşriklerden bazıları da meleklere dişilik isnat ederek onların Allah’ın kızları olduğunu iddia ediyordu."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Bir de cinleri (görünmeyen varlıkları) Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler. Hâşâ O onların ileri sürdüğü niteliklerden uzaktır ve şanı yücedir!","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-100c.mp3","commentary_text":"Putperestliğin zirvede olduğu dönemlerde bazı Araplar cinleri Allah’ın yardımcıları olarak görüyorlardı. Yahudiler, Uzeyr Peygamber’e, Hıristiyanlar ise İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Müşriklerden bazıları da meleklere dişilik isnat ederek onların Allah’ın kızları olduğunu iddia ediyordu."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Bir de cinleri (görünmeyen varlıkları) Allah’a ortak koştular. Hâlbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O’na oğullar ve kızlar isnat ettiler. Hâşâ O onların ileri sürdüğü niteliklerden uzaktır ve şanı yücedir!","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-100c.mp3","commentary_text":"Putperestliğin zirvede olduğu dönemlerde bazı Araplar cinleri Allah’ın yardımcıları olarak görüyorlardı. Yahudiler, Uzeyr Peygamber’e, Hıristiyanlar ise İsa Peygamber’e Allah’ın oğlu diyorlardı. Müşriklerden bazıları da meleklere dişilik isnat ederek onların Allah’ın kızları olduğunu iddia ediyordu."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı O’dur. O’nun eşi olmadığı halde nasıl (olur da) O’nun bir çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَنّٰى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُنْ لَهُ صَاحِبَةٌۜ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-101c.mp3","commentary_text":"Başta insan hayatı olmak üzere bütün canlıları kapsayan bir canlılık olgusu ile karşı karşıyayız. Belirli bir noktada ortaya çıkan bu olgu, varlık âlemindeki tartışmasız düzenle beraber, insana yüce Allah’ın eşinin olmadığına ve dolaysıyla O’nun bir çocuğunun olamayacağına ilişkin kesin bir mesaj iletiyor."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı O’dur. O’nun eşi olmadığı halde nasıl (olur da) O’nun bir çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَنّٰى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُنْ لَهُ صَاحِبَةٌۜ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-100c.mp3","commentary_text":"Başta insan hayatı olmak üzere bütün canlıları kapsayan bir canlılık olgusu ile karşı karşıyayız. Belirli bir noktada ortaya çıkan bu olgu, varlık âlemindeki tartışmasız düzenle beraber, insana yüce Allah’ın eşinin olmadığına ve dolaysıyla O’nun bir çocuğunun olamayacağına ilişkin kesin bir mesaj iletiyor."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı O’dur. O’nun eşi olmadığı halde nasıl (olur da) O’nun bir çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَنّٰى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُنْ لَهُ صَاحِبَةٌۜ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-101c.mp3","commentary_text":"Başta insan hayatı olmak üzere bütün canlıları kapsayan bir canlılık olgusu ile karşı karşıyayız. Belirli bir noktada ortaya çıkan bu olgu, varlık âlemindeki tartışmasız düzenle beraber, insana yüce Allah’ın eşinin olmadığına ve dolaysıyla O’nun bir çocuğunun olamayacağına ilişkin kesin bir mesaj iletiyor."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı O’dur. O’nun eşi olmadığı halde nasıl (olur da) O’nun bir çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.","arabic_text":"بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَنّٰى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُنْ لَهُ صَاحِبَةٌۜ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-101c.mp3","commentary_text":"Başta insan hayatı olmak üzere bütün canlıları kapsayan bir canlılık olgusu ile karşı karşıyayız. Belirli bir noktada ortaya çıkan bu olgu, varlık âlemindeki tartışmasız düzenle beraber, insana yüce Allah’ın eşinin olmadığına ve dolaysıyla O’nun bir çocuğunun olamayacağına ilişkin kesin bir mesaj iletiyor."},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (ey insanlar) sizin (kulluk etmeniz gereken sadece) Rabbiniz (olan) Allah’tır ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır (ve yaratılanların idaresi O’nun elindedir). Öyle ise yalnız O’na kulluk edin. Zira O her şeyi görüp gözeten ve gerçek manada güvenilmeye layık olandır.","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (ey insanlar) sizin (kulluk etmeniz gereken sadece) Rabbiniz (olan) Allah’tır ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır (ve yaratılanların idaresi O’nun elindedir). Öyle ise yalnız O’na kulluk edin. Zira O her şeyi görüp gözeten ve gerçek manada güvenilmeye layık olandır.","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (ey insanlar) sizin (kulluk etmeniz gereken sadece) Rabbiniz (olan) Allah’tır ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır (ve yaratılanların idaresi O’nun elindedir). Öyle ise yalnız O’na kulluk edin. Zira O her şeyi görüp gözeten ve gerçek manada güvenilmeye layık olandır.","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (ey insanlar) sizin (kulluk etmeniz gereken sadece) Rabbiniz (olan) Allah’tır ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır (ve yaratılanların idaresi O’nun elindedir). Öyle ise yalnız O’na kulluk edin. Zira O her şeyi görüp gözeten ve gerçek manada güvenilmeye layık olandır.","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Gözler O’nu algılayamaz ama O gözleri (ve gözlerin gördüklerini) algılar. O’nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder. O her şeyden haberdardır.","arabic_text":"لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ","related_links":["75/23"],"audio_path":"5/5-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-103c.mp3","commentary_text":"Gözlerin Allah’ı algılayamaz olması, O’nun zatının insanın göz ufkunu aşması demektir. Yani gözler kavrama suretiyle içyüzüne inecek şekilde Allah’ı göremez. O’nun zatı aynı zamanda tasavvur ve tahayyül ufkunu da aşar ki insan gözlerin göremediği Allah’ın zatını gerçek anlamda algılayamaz. Sadece varlık alemine bakarak O’nun varlığını ve kudretini görür."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Gözler O’nu algılayamaz ama O gözleri (ve gözlerin gördüklerini) algılar. O’nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder. O her şeyden haberdardır.","arabic_text":"لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ","related_links":["75/23"],"audio_path":"5/5-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/tefsir_890_1772735277.mp3","commentary_text":"Gözlerin Allah’ı algılayamaz olması, O’nun zatının insanın göz ufkunu aşması demektir. Yani gözler kavrama suretiyle içyüzüne inecek şekilde Allah’ı göremez. O’nun zatı aynı zamanda tasavvur ve tahayyül ufkunu da aşar ki insan gözlerin göremediği Allah’ın zatını gerçek anlamda algılayamaz. Sadece varlık alemine bakarak O’nun varlığını ve kudretini görür."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Gözler O’nu algılayamaz ama O gözleri (ve gözlerin gördüklerini) algılar. O’nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder. O her şeyden haberdardır.","arabic_text":"لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ","related_links":["75/23"],"audio_path":"5/5-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-103c.mp3","commentary_text":"Gözlerin Allah’ı algılayamaz olması, O’nun zatının insanın göz ufkunu aşması demektir. Yani gözler kavrama suretiyle içyüzüne inecek şekilde Allah’ı göremez. O’nun zatı aynı zamanda tasavvur ve tahayyül ufkunu da aşar ki insan gözlerin göremediği Allah’ın zatını gerçek anlamda algılayamaz. Sadece varlık alemine bakarak O’nun varlığını ve kudretini görür."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Gözler O’nu algılayamaz ama O gözleri (ve gözlerin gördüklerini) algılar. O’nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder. O her şeyden haberdardır.","arabic_text":"لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ","related_links":["75/23"],"audio_path":"5/5-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-103c.mp3","commentary_text":"Gözlerin Allah’ı algılayamaz olması, O’nun zatının insanın göz ufkunu aşması demektir. Yani gözler kavrama suretiyle içyüzüne inecek şekilde Allah’ı göremez. O’nun zatı aynı zamanda tasavvur ve tahayyül ufkunu da aşar ki insan gözlerin göremediği Allah’ın zatını gerçek anlamda algılayamaz. Sadece varlık alemine bakarak O’nun varlığını ve kudretini görür."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Doğrusu Rabbinizden size anlama ve kavrama (kabiliyeti) verilmiştir. O halde kim (gerçeği) görmek isterse kendi lehine ve kim de (bunca hakikate rağmen) körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (inanmamakta ısrar edenlere de ki): “Ben de sizin üzerinize (illa da inanmanızı sağlayacak) bir bekçi değilim (sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Doğrusu Rabbinizden size anlama ve kavrama (kabiliyeti) verilmiştir. O halde kim (gerçeği) görmek isterse kendi lehine ve kim de (bunca hakikate rağmen) körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (inanmamakta ısrar edenlere de ki): “Ben de sizin üzerinize (illa da inanmanızı sağlayacak) bir bekçi değilim (sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Doğrusu Rabbinizden size anlama ve kavrama (kabiliyeti) verilmiştir. O halde kim (gerçeği) görmek isterse kendi lehine ve kim de (bunca hakikate rağmen) körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (inanmamakta ısrar edenlere de ki): “Ben de sizin üzerinize (illa da inanmanızı sağlayacak) bir bekçi değilim (sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Doğrusu Rabbinizden size anlama ve kavrama (kabiliyeti) verilmiştir. O halde kim (gerçeği) görmek isterse kendi lehine ve kim de (bunca hakikate rağmen) körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (inanmamakta ısrar edenlere de ki): “Ben de sizin üzerinize (illa da inanmanızı sağlayacak) bir bekçi değilim (sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"5/5-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar sana: “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için o (Kur’an’)ı açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-105c.mp3","commentary_text":"Ayetlerin farklı biçimlerde açıklanması ve anlaşılmalarını kolaylaştıracak üsluplarla ve değişik örneklerle insanlara iletilmesi herkes için bir hidayet kaynağı olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber aldığı vahyi tebliğ ederken bazıları için anlaşılması zor olan konularda bile karışıklık olmasın diye yorum yapmaktan ve açıklık getirmekten kaçınmıştır. Zira Kur’an anlaşılması için hem kolaylaştırılmış hem de birbirini açıklayan ayetlerle gelmiştir. Bu konuda Nahl 16/44, Hud 11/1, Kamer 54/17. ayetlere bakarak bir çalışma yapılabilirsiniz."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar sana: “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için o (Kur’an’)ı açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-104c.mp3","commentary_text":"Ayetlerin farklı biçimlerde açıklanması ve anlaşılmalarını kolaylaştıracak üsluplarla ve değişik örneklerle insanlara iletilmesi herkes için bir hidayet kaynağı olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber aldığı vahyi tebliğ ederken bazıları için anlaşılması zor olan konularda bile karışıklık olmasın diye yorum yapmaktan ve açıklık getirmekten kaçınmıştır. Zira Kur’an anlaşılması için hem kolaylaştırılmış hem de birbirini açıklayan ayetlerle gelmiştir. Bu konuda Nahl 16/44, Hud 11/1, Kamer 54/17. ayetlere bakarak bir çalışma yapılabilirsiniz."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar sana: “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için o (Kur’an’)ı açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-105c.mp3","commentary_text":"Ayetlerin farklı biçimlerde açıklanması ve anlaşılmalarını kolaylaştıracak üsluplarla ve değişik örneklerle insanlara iletilmesi herkes için bir hidayet kaynağı olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber aldığı vahyi tebliğ ederken bazıları için anlaşılması zor olan konularda bile karışıklık olmasın diye yorum yapmaktan ve açıklık getirmekten kaçınmıştır. Zira Kur’an anlaşılması için hem kolaylaştırılmış hem de birbirini açıklayan ayetlerle gelmiştir. Bu konuda Nahl 16/44, Hud 11/1, Kamer 54/17. ayetlere bakarak bir çalışma yapılabilirsiniz."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar sana: “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için o (Kur’an’)ı açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-105c.mp3","commentary_text":"Ayetlerin farklı biçimlerde açıklanması ve anlaşılmalarını kolaylaştıracak üsluplarla ve değişik örneklerle insanlara iletilmesi herkes için bir hidayet kaynağı olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber aldığı vahyi tebliğ ederken bazıları için anlaşılması zor olan konularda bile karışıklık olmasın diye yorum yapmaktan ve açıklık getirmekten kaçınmıştır. Zira Kur’an anlaşılması için hem kolaylaştırılmış hem de birbirini açıklayan ayetlerle gelmiştir. Bu konuda Nahl 16/44, Hud 11/1, Kamer 54/17. ayetlere bakarak bir çalışma yapılabilirsiniz."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Sen Rabbinden sana ne vahyolunmuşsa ona uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden yüz çevir!","arabic_text":"اِتَّبِعْ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Sen Rabbinden sana ne vahyolunmuşsa ona uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden yüz çevir!","arabic_text":"اِتَّبِعْ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Sen Rabbinden sana ne vahyolunmuşsa ona uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden yüz çevir!","arabic_text":"اِتَّبِعْ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Sen Rabbinden sana ne vahyolunmuşsa ona uy! O’ndan başka ilah yoktur. Müşriklerden yüz çevir!","arabic_text":"اِتَّبِعْ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onlar (da inanmak isteseydi) şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":["13/40","88/21"],"audio_path":"5/5-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-107c.mp3","commentary_text":"Âyetteki “ma”, olumsuz anlamındaki “ma’i nafiye” değildir. Bu “ma” Allah’ın takdirini değil, gücünü ifade etmek için kullanılmıştır. Yani Allah onlara seçme hakkı vermeseydi de onları mü’min olmaya mecbur etseydi onlar müşrik olmazlardı. Fakat Allah, akıllarını kullanarak kendi özgür iradeleriyle iman etmelerini istiyor."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onlar (da inanmak isteseydi) şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":["13/40","88/21"],"audio_path":"5/5-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-106c.mp3","commentary_text":"Âyetteki “ma”, olumsuz anlamındaki “ma’i nafiye” değildir. Bu “ma” Allah’ın takdirini değil, gücünü ifade etmek için kullanılmıştır. Yani Allah onlara seçme hakkı vermeseydi de onları mü’min olmaya mecbur etseydi onlar müşrik olmazlardı. Fakat Allah, akıllarını kullanarak kendi özgür iradeleriyle iman etmelerini istiyor."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onlar (da inanmak isteseydi) şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":["13/40","88/21"],"audio_path":"5/5-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-107c.mp3","commentary_text":"Âyetteki “ma”, olumsuz anlamındaki “ma’i nafiye” değildir. Bu “ma” Allah’ın takdirini değil, gücünü ifade etmek için kullanılmıştır. Yani Allah onlara seçme hakkı vermeseydi de onları mü’min olmaya mecbur etseydi onlar müşrik olmazlardı. Fakat Allah, akıllarını kullanarak kendi özgür iradeleriyle iman etmelerini istiyor."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onlar (da inanmak isteseydi) şirk koşmazlardı. Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":["13/40","88/21"],"audio_path":"5/5-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-107c.mp3","commentary_text":"Âyetteki “ma”, olumsuz anlamındaki “ma’i nafiye” değildir. Bu “ma” Allah’ın takdirini değil, gücünü ifade etmek için kullanılmıştır. Yani Allah onlara seçme hakkı vermeseydi de onları mü’min olmaya mecbur etseydi onlar müşrik olmazlardı. Fakat Allah, akıllarını kullanarak kendi özgür iradeleriyle iman etmelerini istiyor."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Allah’tan başka varlıklara tapanlara (şirkte ısrar ediyorlar diye) sövmeyiniz ki onlar da cahillikle şaşkınlığa kapılıp Allah’a sövmesinler. Zira Biz her topluma (güzel görmek istedikleri için) kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonunda dönüşleri ancak rablerinedir. O onlara (dünyada) yaptıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍۜ كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-108c.mp3","commentary_text":"Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler. Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Allah’tan başka varlıklara tapanlara (şirkte ısrar ediyorlar diye) sövmeyiniz ki onlar da cahillikle şaşkınlığa kapılıp Allah’a sövmesinler. Zira Biz her topluma (güzel görmek istedikleri için) kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonunda dönüşleri ancak rablerinedir. O onlara (dünyada) yaptıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍۜ كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-107c.mp3","commentary_text":"Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler. Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Allah’tan başka varlıklara tapanlara (şirkte ısrar ediyorlar diye) sövmeyiniz ki onlar da cahillikle şaşkınlığa kapılıp Allah’a sövmesinler. Zira Biz her topluma (güzel görmek istedikleri için) kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonunda dönüşleri ancak rablerinedir. O onlara (dünyada) yaptıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍۜ كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-108c.mp3","commentary_text":"Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler. Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Allah’tan başka varlıklara tapanlara (şirkte ısrar ediyorlar diye) sövmeyiniz ki onlar da cahillikle şaşkınlığa kapılıp Allah’a sövmesinler. Zira Biz her topluma (güzel görmek istedikleri için) kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonunda dönüşleri ancak rablerinedir. O onlara (dünyada) yaptıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍۜ كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-108c.mp3","commentary_text":"Ayet doğrudan Allah’tan başka varlıklara dua edenlere sövmeyi yasaklıyor ve inancı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmüyor. Zira bu hem savunulan değerleri hakarete açık hale getirir hem de düşmanlığı tetikler. Doğru olan, onlara sövmek yerine onları anlamaya ve şirkin yanlışlığını onlara anlatmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah’ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü’minler; onlara) mucize gönderilseydi bile (yine de) inanmayacaklar(dı).","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ لَيُؤْمِنُنَّ بِهَاۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْۙ اَنَّهَٓا اِذَا جَٓاءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["17/59"],"audio_path":"5/5-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-109c.mp3","commentary_text":"Mûcize göstermek, Peygamberlerin elinde değil, Allah’ın takdirindedir. Onun ne zaman, nerede, hangi şartlarda ve nasıl gösterileceğine Allah karar verir. Çünkü mûcize doğrudan Allah’ın fiilidir. Ancak peygamberlerin elinde zuhur eder."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah’ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü’minler; onlara) mucize gönderilseydi bile (yine de) inanmayacaklar(dı).","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ لَيُؤْمِنُنَّ بِهَاۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْۙ اَنَّهَٓا اِذَا جَٓاءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["17/59"],"audio_path":"5/5-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-108c.mp3","commentary_text":"Mûcize göstermek, Peygamberlerin elinde değil, Allah’ın takdirindedir. Onun ne zaman, nerede, hangi şartlarda ve nasıl gösterileceğine Allah karar verir. Çünkü mûcize doğrudan Allah’ın fiilidir. Ancak peygamberlerin elinde zuhur eder."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah’ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü’minler; onlara) mucize gönderilseydi bile (yine de) inanmayacaklar(dı).","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ لَيُؤْمِنُنَّ بِهَاۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْۙ اَنَّهَٓا اِذَا جَٓاءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["17/59"],"audio_path":"5/5-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-109c.mp3","commentary_text":"Mûcize göstermek, Peygamberlerin elinde değil, Allah’ın takdirindedir. Onun ne zaman, nerede, hangi şartlarda ve nasıl gösterileceğine Allah karar verir. Çünkü mûcize doğrudan Allah’ın fiilidir. Ancak peygamberlerin elinde zuhur eder."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Onlar kesin bir dille Allah adına yemin ederek eğer kendilerine bir mucize gelirse ona (ilahi kelama) mutlaka inanacaklarını söylediler. De ki: “Mucizeler sırf Allah’ın katındadır/yetkisindedir.” Şunu iyi bilin ki (ey mü’minler; onlara) mucize gönderilseydi bile (yine de) inanmayacaklar(dı).","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ لَيُؤْمِنُنَّ بِهَاۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْۙ اَنَّهَٓا اِذَا جَٓاءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["17/59"],"audio_path":"5/5-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-109c.mp3","commentary_text":"Mûcize göstermek, Peygamberlerin elinde değil, Allah’ın takdirindedir. Onun ne zaman, nerede, hangi şartlarda ve nasıl gösterileceğine Allah karar verir. Çünkü mûcize doğrudan Allah’ın fiilidir. Ancak peygamberlerin elinde zuhur eder."},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar). Biz de onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.","arabic_text":"وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-110c.mp3","commentary_text":"İnkârda ısrar edenler, inanmamak için doğru yola açılan bütün kapıları kapatarak Allah’ın davetini anlamayı inatla reddediyorlar, âdeta inanmamak için direniyorlar ve iradelerini Hakk’a karşı direnmede kullanıyorlar. Onlara istediklerinin on katı mucize gelse yine inanmazlar. Çünkü onlar gerçeği kavrama yeteneklerini kaybetmişler ve kararlarını küfürden yana vermişlerdir. Bakara 2/6. ayetinde buyrulduğu gibi inkârcılar, hakikati kabul etmekteki isteksizlikleri sonucunda ona karşı kör kaldıkları sürece kendi azgınlıkları içinde yaşamaya devam edeceklerdir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar). Biz de onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.","arabic_text":"وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-109c.mp3","commentary_text":"İnkârda ısrar edenler, inanmamak için doğru yola açılan bütün kapıları kapatarak Allah’ın davetini anlamayı inatla reddediyorlar, âdeta inanmamak için direniyorlar ve iradelerini Hakk’a karşı direnmede kullanıyorlar. Onlara istediklerinin on katı mucize gelse yine inanmazlar. Çünkü onlar gerçeği kavrama yeteneklerini kaybetmişler ve kararlarını küfürden yana vermişlerdir. Bakara 2/6. ayetinde buyrulduğu gibi inkârcılar, hakikati kabul etmekteki isteksizlikleri sonucunda ona karşı kör kaldıkları sürece kendi azgınlıkları içinde yaşamaya devam edeceklerdir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar). Biz de onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.","arabic_text":"وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-110c.mp3","commentary_text":"İnkârda ısrar edenler, inanmamak için doğru yola açılan bütün kapıları kapatarak Allah’ın davetini anlamayı inatla reddediyorlar, âdeta inanmamak için direniyorlar ve iradelerini Hakk’a karşı direnmede kullanıyorlar. Onlara istediklerinin on katı mucize gelse yine inanmazlar. Çünkü onlar gerçeği kavrama yeteneklerini kaybetmişler ve kararlarını küfürden yana vermişlerdir. Bakara 2/6. ayetinde buyrulduğu gibi inkârcılar, hakikati kabul etmekteki isteksizlikleri sonucunda ona karşı kör kaldıkları sürece kendi azgınlıkları içinde yaşamaya devam edeceklerdir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar). Biz de onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.","arabic_text":"وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-110c.mp3","commentary_text":"İnkârda ısrar edenler, inanmamak için doğru yola açılan bütün kapıları kapatarak Allah’ın davetini anlamayı inatla reddediyorlar, âdeta inanmamak için direniyorlar ve iradelerini Hakk’a karşı direnmede kullanıyorlar. Onlara istediklerinin on katı mucize gelse yine inanmazlar. Çünkü onlar gerçeği kavrama yeteneklerini kaybetmişler ve kararlarını küfürden yana vermişlerdir. Bakara 2/6. ayetinde buyrulduğu gibi inkârcılar, hakikati kabul etmekteki isteksizlikleri sonucunda ona karşı kör kaldıkları sürece kendi azgınlıkları içinde yaşamaya devam edeceklerdir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Eğer onlara gerçekten melekleri indirseydik ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Eğer onlara gerçekten melekleri indirseydik ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Eğer onlara gerçekten melekleri indirseydik ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Eğer onlara gerçekten melekleri indirseydik ölüler kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi karşılarına toplasaydık Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) onlar yine de inanmayacaktı. Fakat onların çoğu (yaptıkları cahilliğin kendilerini nereye götüreceğini) bilmezler.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"İşte böylece Biz görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاط۪ينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوح۪ي بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"İşte böylece Biz görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاط۪ينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوح۪ي بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"İşte böylece Biz görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاط۪ينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوح۪ي بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"İşte böylece Biz görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا شَيَاط۪ينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوح۪ي بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًاۜ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Bir de (şeytanlar) ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).","arabic_text":"وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Bir de (şeytanlar) ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).","arabic_text":"وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Bir de (şeytanlar) ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).","arabic_text":"وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Bir de (şeytanlar) ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).","arabic_text":"وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"(De ki:): “O size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” Kendilerine kitap verdiklerimiz(den Yahudi ve Hristiyan âlimleri) de hiç kuşkun olmasın ki o (Kur’an’)ın gerçekten Rabbin tarafından indirildiğini biliyorlar.","arabic_text":"اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَمًا وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًاۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-114c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi gösteriyor ki; İslam’ın son ve en kapsamlı Kitabı olan Kur’an, hem Hz. Muhammed için hem de onun yolundan giden mü’minler için dinin tek referans kaynağıdır. Bir taraftan Kur’an’ın lafzından (hiç anlamadan) okuyarak sevap kazanmaya çalışmak, diğer taraftan hakemliği onlarca kaynağa baş vurarak yapmak ve bu kaynakları da bir yolunu bularak Hz. Muhammed’e dayandırmak bu ayettin ruhuna terstir.  Üstelik yapılan bu yıkıma karşı çıkanları da din düşmanı ilan etmek en büyük ihanettir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"(De ki:): “O size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” Kendilerine kitap verdiklerimiz(den Yahudi ve Hristiyan âlimleri) de hiç kuşkun olmasın ki o (Kur’an’)ın gerçekten Rabbin tarafından indirildiğini biliyorlar.","arabic_text":"اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَمًا وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًاۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-114c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi gösteriyor ki; İslam’ın son ve en kapsamlı Kitabı olan Kur’an, hem Hz. Muhammed için hem de onun yolundan giden mü’minler için dinin tek referans kaynağıdır. Bir taraftan Kur’an’ın lafzından (hiç anlamadan) okuyarak sevap kazanmaya çalışmak, diğer taraftan hakemliği onlarca kaynağa baş vurarak yapmak ve bu kaynakları da bir yolunu bularak Hz. Muhammed’e dayandırmak bu ayettin ruhuna terstir.  Üstelik yapılan bu yıkıma karşı çıkanları da din düşmanı ilan etmek en büyük ihanettir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"(De ki:): “O size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” Kendilerine kitap verdiklerimiz(den Yahudi ve Hristiyan âlimleri) de hiç kuşkun olmasın ki o (Kur’an’)ın gerçekten Rabbin tarafından indirildiğini biliyorlar.","arabic_text":"اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَمًا وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًاۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-113c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi gösteriyor ki; İslam’ın son ve en kapsamlı Kitabı olan Kur’an, hem Hz. Muhammed için hem de onun yolundan giden mü’minler için dinin tek referans kaynağıdır. Bir taraftan Kur’an’ın lafzından (hiç anlamadan) okuyarak sevap kazanmaya çalışmak, diğer taraftan hakemliği onlarca kaynağa baş vurarak yapmak ve bu kaynakları da bir yolunu bularak Hz. Muhammed’e dayandırmak bu ayettin ruhuna terstir.  Üstelik yapılan bu yıkıma karşı çıkanları da din düşmanı ilan etmek en büyük ihanettir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"(De ki:): “O size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” Kendilerine kitap verdiklerimiz(den Yahudi ve Hristiyan âlimleri) de hiç kuşkun olmasın ki o (Kur’an’)ın gerçekten Rabbin tarafından indirildiğini biliyorlar.","arabic_text":"اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَمًا وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًاۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-113.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-114c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi gösteriyor ki; İslam’ın son ve en kapsamlı Kitabı olan Kur’an, hem Hz. Muhammed için hem de onun yolundan giden mü’minler için dinin tek referans kaynağıdır. Bir taraftan Kur’an’ın lafzından (hiç anlamadan) okuyarak sevap kazanmaya çalışmak, diğer taraftan hakemliği onlarca kaynağa baş vurarak yapmak ve bu kaynakları da bir yolunu bularak Hz. Muhammed’e dayandırmak bu ayettin ruhuna terstir.  Üstelik yapılan bu yıkıma karşı çıkanları da din düşmanı ilan etmek en büyük ihanettir."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًاۜ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-115c.mp3","commentary_text":"“Rabbinin sözü” Kur’ân’da bildirilen hükümlerin ve haberlerin tamamıdır. Allah’ın vahyettiği, vaad ettiği ve haber verdiği herşey haktır ve doğrudur ve hem de adalete tamamıyla uygundur. Hiç kimse ondan daha iyi hüküm koyamaz ve O’ndan daha adil de olamaz."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًاۜ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-115c.mp3","commentary_text":"“Rabbinin sözü” Kur’ân’da bildirilen hükümlerin ve haberlerin tamamıdır. Allah’ın vahyettiği, vaad ettiği ve haber verdiği herşey haktır ve doğrudur ve hem de adalete tamamıyla uygundur. Hiç kimse ondan daha iyi hüküm koyamaz ve O’ndan daha adil de olamaz."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًاۜ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-114c.mp3","commentary_text":"“Rabbinin sözü” Kur’ân’da bildirilen hükümlerin ve haberlerin tamamıdır. Allah’ın vahyettiği, vaad ettiği ve haber verdiği herşey haktır ve doğrudur ve hem de adalete tamamıyla uygundur. Hiç kimse ondan daha iyi hüküm koyamaz ve O’ndan daha adil de olamaz."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından tamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًاۜ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"5/5-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-115c.mp3","commentary_text":"“Rabbinin sözü” Kur’ân’da bildirilen hükümlerin ve haberlerin tamamıdır. Allah’ın vahyettiği, vaad ettiği ve haber verdiği herşey haktır ve doğrudur ve hem de adalete tamamıyla uygundur. Hiç kimse ondan daha iyi hüküm koyamaz ve O’ndan daha adil de olamaz."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (aklın ve vahyin gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar.","arabic_text":"وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-116c.mp3","commentary_text":"“Zann” sözcüğü burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmıştır. Bu ifade ile ilkel ve feodal geleneklerin esiri olan toplumların, varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları helal-haram, sevap-günah ölçütlerinin keyfiliğine vurgu yapılıyor. Tarih boyunca insanların ekseriyeti Allah’tan uzak ve İslam’dan mahrum yaşamayı yeğlemişlerdir. Bu durum, onlara elçilerin gelmediğinden ya da kitapların inmediğinden değil, kendi nefislerinin istek ve arzularının ağır basmasından, çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden kaynaklanmıştır. Nefsin arzuları ve şeytanın istekleri görünürde spot ve çekici olunca insanların çoğu bayağı ama peşin olanı seçmiş; kalıcı ve ebedi olanı ciddiye ya da dikkate almamıştır. Onun için insanların ekseriyetinin yaptığına değil, Allah’ın söylediğine bakmak gerekir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (aklın ve vahyin gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar.","arabic_text":"وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-116c.mp3","commentary_text":"“Zann” sözcüğü burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmıştır. Bu ifade ile ilkel ve feodal geleneklerin esiri olan toplumların, varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları helal-haram, sevap-günah ölçütlerinin keyfiliğine vurgu yapılıyor. Tarih boyunca insanların ekseriyeti Allah’tan uzak ve İslam’dan mahrum yaşamayı yeğlemişlerdir. Bu durum, onlara elçilerin gelmediğinden ya da kitapların inmediğinden değil, kendi nefislerinin istek ve arzularının ağır basmasından, çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden kaynaklanmıştır. Nefsin arzuları ve şeytanın istekleri görünürde spot ve çekici olunca insanların çoğu bayağı ama peşin olanı seçmiş; kalıcı ve ebedi olanı ciddiye ya da dikkate almamıştır. Onun için insanların ekseriyetinin yaptığına değil, Allah’ın söylediğine bakmak gerekir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (aklın ve vahyin gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar.","arabic_text":"وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-115c.mp3","commentary_text":"“Zann” sözcüğü burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmıştır. Bu ifade ile ilkel ve feodal geleneklerin esiri olan toplumların, varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları helal-haram, sevap-günah ölçütlerinin keyfiliğine vurgu yapılıyor. Tarih boyunca insanların ekseriyeti Allah’tan uzak ve İslam’dan mahrum yaşamayı yeğlemişlerdir. Bu durum, onlara elçilerin gelmediğinden ya da kitapların inmediğinden değil, kendi nefislerinin istek ve arzularının ağır basmasından, çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden kaynaklanmıştır. Nefsin arzuları ve şeytanın istekleri görünürde spot ve çekici olunca insanların çoğu bayağı ama peşin olanı seçmiş; kalıcı ve ebedi olanı ciddiye ya da dikkate almamıştır. Onun için insanların ekseriyetinin yaptığına değil, Allah’ın söylediğine bakmak gerekir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (aklın ve vahyin gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar.","arabic_text":"وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-116c.mp3","commentary_text":"“Zann” sözcüğü burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmıştır. Bu ifade ile ilkel ve feodal geleneklerin esiri olan toplumların, varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları helal-haram, sevap-günah ölçütlerinin keyfiliğine vurgu yapılıyor. Tarih boyunca insanların ekseriyeti Allah’tan uzak ve İslam’dan mahrum yaşamayı yeğlemişlerdir. Bu durum, onlara elçilerin gelmediğinden ya da kitapların inmediğinden değil, kendi nefislerinin istek ve arzularının ağır basmasından, çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden kaynaklanmıştır. Nefsin arzuları ve şeytanın istekleri görünürde spot ve çekici olunca insanların çoğu bayağı ama peşin olanı seçmiş; kalıcı ve ebedi olanı ciddiye ya da dikkate almamıştır. Onun için insanların ekseriyetinin yaptığına değil, Allah’ın söylediğine bakmak gerekir."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin evet O kimin O’nun yolundan saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ مَنْ يَضِلُّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin evet O kimin O’nun yolundan saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ مَنْ يَضِلُّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin evet O kimin O’nun yolundan saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ مَنْ يَضِلُّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin evet O kimin O’nun yolundan saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ مَنْ يَضِلُّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"O halde O’nun ayetlerine iman ediyorsanız Allah’ın adı anılarak (putlara adanmadan) kesilen hayvanlardan yiyin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-118c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın adının anılması” ndan maksat, putlara adanarak kesilen hayvanlar gibi Allah’tan başka varlıklar için kesilmemiş olmasıdır. Onun için eğer hayvan başka varlıklara adanarak kesiliyorsa Allah’ın adının anılması da onu helal kılmaz. Ya da Allah’tan başka varlıklara adanmamış da sadece et ihtiyacının giderilmesi için kesilmişse o taktirde besmele çekilmemiş olması da onu haram kılmaz. Ama kasten Allah’ın adı anılmıyorsa bu durumda yine haram olur."},{"verse_number":"118","turkish_text":"O halde O’nun ayetlerine iman ediyorsanız Allah’ın adı anılarak (putlara adanmadan) kesilen hayvanlardan yiyin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-118c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın adının anılması” ndan maksat, putlara adanarak kesilen hayvanlar gibi Allah’tan başka varlıklar için kesilmemiş olmasıdır. Onun için eğer hayvan başka varlıklara adanarak kesiliyorsa Allah’ın adının anılması da onu helal kılmaz. Ya da Allah’tan başka varlıklara adanmamış da sadece et ihtiyacının giderilmesi için kesilmişse o taktirde besmele çekilmemiş olması da onu haram kılmaz. Ama kasten Allah’ın adı anılmıyorsa bu durumda yine haram olur."},{"verse_number":"118","turkish_text":"O halde O’nun ayetlerine iman ediyorsanız Allah’ın adı anılarak (putlara adanmadan) kesilen hayvanlardan yiyin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-117c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın adının anılması” ndan maksat, putlara adanarak kesilen hayvanlar gibi Allah’tan başka varlıklar için kesilmemiş olmasıdır. Onun için eğer hayvan başka varlıklara adanarak kesiliyorsa Allah’ın adının anılması da onu helal kılmaz. Ya da Allah’tan başka varlıklara adanmamış da sadece et ihtiyacının giderilmesi için kesilmişse o taktirde besmele çekilmemiş olması da onu haram kılmaz. Ama kasten Allah’ın adı anılmıyorsa bu durumda yine haram olur."},{"verse_number":"118","turkish_text":"O halde O’nun ayetlerine iman ediyorsanız Allah’ın adı anılarak (putlara adanmadan) kesilen hayvanlardan yiyin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-118c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın adının anılması” ndan maksat, putlara adanarak kesilen hayvanlar gibi Allah’tan başka varlıklar için kesilmemiş olmasıdır. Onun için eğer hayvan başka varlıklara adanarak kesiliyorsa Allah’ın adının anılması da onu helal kılmaz. Ya da Allah’tan başka varlıklara adanmamış da sadece et ihtiyacının giderilmesi için kesilmişse o taktirde besmele çekilmemiş olması da onu haram kılmaz. Ama kasten Allah’ın adı anılmıyorsa bu durumda yine haram olur."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Size ne oluyor da üzerine Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanların etlerinden yemiyorsunuz? Oysa Allah çaresizlik sonucu yemek zorunda kaldıklarınız dışında size haram kıldığı etleri ayrıntılı biçimde açıkladı. Birçokları hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın sırf keyfi arzularına uyarak insanları yoldan çıkarırlar. Hiç kuşkusuz Rabbin haddi aşanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا لَيُضِلُّونَ بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-119c.mp3","commentary_text":"Eti yenmeyen hayvanlar Bakara, 2/173 ve Maide, 5/3 ayetlerinde açıklanmıştır."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Size ne oluyor da üzerine Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanların etlerinden yemiyorsunuz? Oysa Allah çaresizlik sonucu yemek zorunda kaldıklarınız dışında size haram kıldığı etleri ayrıntılı biçimde açıkladı. Birçokları hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın sırf keyfi arzularına uyarak insanları yoldan çıkarırlar. Hiç kuşkusuz Rabbin haddi aşanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا لَيُضِلُّونَ بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-119c.mp3","commentary_text":"Eti yenmeyen hayvanlar Bakara, 2/173 ve Maide, 5/3 ayetlerinde açıklanmıştır."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Size ne oluyor da üzerine Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanların etlerinden yemiyorsunuz? Oysa Allah çaresizlik sonucu yemek zorunda kaldıklarınız dışında size haram kıldığı etleri ayrıntılı biçimde açıkladı. Birçokları hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın sırf keyfi arzularına uyarak insanları yoldan çıkarırlar. Hiç kuşkusuz Rabbin haddi aşanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا لَيُضِلُّونَ بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-118c.mp3","commentary_text":"Eti yenmeyen hayvanlar Bakara, 2/173 ve Maide, 5/3 ayetlerinde açıklanmıştır."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Size ne oluyor da üzerine Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanların etlerinden yemiyorsunuz? Oysa Allah çaresizlik sonucu yemek zorunda kaldıklarınız dışında size haram kıldığı etleri ayrıntılı biçimde açıkladı. Birçokları hiçbir doğru bilgiye dayanmaksızın sırf keyfi arzularına uyarak insanları yoldan çıkarırlar. Hiç kuşkusuz Rabbin haddi aşanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا لَيُضِلُّونَ بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-119c.mp3","commentary_text":"Eti yenmeyen hayvanlar Bakara, 2/173 ve Maide, 5/3 ayetlerinde açıklanmıştır."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Günahın aşikâre olanını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah işleyenler; kazandıkları (günahlar) yüzünden (bir gün mutlaka) cezalandırılacaklardır.","arabic_text":"وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Günahın aşikâre olanını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah işleyenler; kazandıkları (günahlar) yüzünden (bir gün mutlaka) cezalandırılacaklardır.","arabic_text":"وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Günahın aşikâre olanını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah işleyenler; kazandıkları (günahlar) yüzünden (bir gün mutlaka) cezalandırılacaklardır.","arabic_text":"وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Günahın aşikâre olanını da gizlisini de bırakın. Çünkü günah işleyenler; kazandıkları (günahlar) yüzünden (bir gün mutlaka) cezalandırılacaklardır.","arabic_text":"وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Üzerinde Allah’ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler sahiplerine sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌۜ وَاِنَّ الشَّيَاط۪ينَ لَيُوحُونَ اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْۚ وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-121c.mp3","commentary_text":"Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz. Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Üzerinde Allah’ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler sahiplerine sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌۜ وَاِنَّ الشَّيَاط۪ينَ لَيُوحُونَ اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْۚ وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-121c.mp3","commentary_text":"Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz. Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Üzerinde Allah’ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler sahiplerine sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌۜ وَاِنَّ الشَّيَاط۪ينَ لَيُوحُونَ اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْۚ وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-120c.mp3","commentary_text":"Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz. Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Üzerinde Allah’ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler sahiplerine sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.","arabic_text":"وَلَا تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَاِنَّهُ لَفِسْقٌۜ وَاِنَّ الشَّيَاط۪ينَ لَيُوحُونَ اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْۚ وَاِنْ اَطَعْتُمُوهُمْ اِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-121c.mp3","commentary_text":"Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz. Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur."},{"verse_number":"122","turkish_text":"(Manen) ölü iken (yani imandan mahrum durumdayken) dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler (ilahi yasalar gereğince) böyle çekici gösterilmiştir.","arabic_text":"اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْش۪ي بِه۪ فِي النَّاسِ كَمَنْ مَثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِر۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"(Manen) ölü iken (yani imandan mahrum durumdayken) dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler (ilahi yasalar gereğince) böyle çekici gösterilmiştir.","arabic_text":"اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْش۪ي بِه۪ فِي النَّاسِ كَمَنْ مَثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِر۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"(Manen) ölü iken (yani imandan mahrum durumdayken) dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler (ilahi yasalar gereğince) böyle çekici gösterilmiştir.","arabic_text":"اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْش۪ي بِه۪ فِي النَّاسِ كَمَنْ مَثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِر۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"(Manen) ölü iken (yani imandan mahrum durumdayken) dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık tuttuğumuz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yaptıkları çirkinlikler (ilahi yasalar gereğince) böyle çekici gösterilmiştir.","arabic_text":"اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْش۪ي بِه۪ فِي النَّاسِ كَمَنْ مَثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِر۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ve işte böylece biz her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ve işte böylece biz her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ve işte böylece biz her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ve işte böylece biz her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Onlara ne zaman (Kur’an’dan) bir ayet gelse derler ki: “Allah’ın resullerine verilenin (vahiy peygamberlik ve mucize gibi) bir benzeri bize de verilmedikçe biz kesin olarak iman etmeyeceğiz.” Allah elçiliğini kime vereceğini (onlardan) daha iyi bilir. Bu şekilde günah işleyenlere kurdukları hileli düzenleri nedeniyle Allah katından bir aşağılama ve çok şiddetli bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-124c.mp3","commentary_text":"Dirayeti, güzel hitabeti, evlatlarının çokluğu ve zenginliğiyle Kureyş içerisinde seçkin bir duruma gelmiş olan Velid b. Muğire: “(Ey Muhammed!) Eğer Peygamberlik gerçek olsaydı, sana değil bana gelirdi. Çünkü bende güç, servet ve şöhret var, üstelik senden daha da büyüğüm. Küfrün önderlerinden ileri gelenlerinden Ebu Cehil de “Yemin olsun ki; bana vahiy gelmedikçe Muhammed’e inanmayacağım” demişti. Bu ayet, bu tip söylemler üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Onlara ne zaman (Kur’an’dan) bir ayet gelse derler ki: “Allah’ın resullerine verilenin (vahiy peygamberlik ve mucize gibi) bir benzeri bize de verilmedikçe biz kesin olarak iman etmeyeceğiz.” Allah elçiliğini kime vereceğini (onlardan) daha iyi bilir. Bu şekilde günah işleyenlere kurdukları hileli düzenleri nedeniyle Allah katından bir aşağılama ve çok şiddetli bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-124c.mp3","commentary_text":"Dirayeti, güzel hitabeti, evlatlarının çokluğu ve zenginliğiyle Kureyş içerisinde seçkin bir duruma gelmiş olan Velid b. Muğire: “(Ey Muhammed!) Eğer Peygamberlik gerçek olsaydı, sana değil bana gelirdi. Çünkü bende güç, servet ve şöhret var, üstelik senden daha da büyüğüm. Küfrün önderlerinden ileri gelenlerinden Ebu Cehil de “Yemin olsun ki; bana vahiy gelmedikçe Muhammed’e inanmayacağım” demişti. Bu ayet, bu tip söylemler üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Onlara ne zaman (Kur’an’dan) bir ayet gelse derler ki: “Allah’ın resullerine verilenin (vahiy peygamberlik ve mucize gibi) bir benzeri bize de verilmedikçe biz kesin olarak iman etmeyeceğiz.” Allah elçiliğini kime vereceğini (onlardan) daha iyi bilir. Bu şekilde günah işleyenlere kurdukları hileli düzenleri nedeniyle Allah katından bir aşağılama ve çok şiddetli bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-123c.mp3","commentary_text":"Dirayeti, güzel hitabeti, evlatlarının çokluğu ve zenginliğiyle Kureyş içerisinde seçkin bir duruma gelmiş olan Velid b. Muğire: “(Ey Muhammed!) Eğer Peygamberlik gerçek olsaydı, sana değil bana gelirdi. Çünkü bende güç, servet ve şöhret var, üstelik senden daha da büyüğüm. Küfrün önderlerinden ileri gelenlerinden Ebu Cehil de “Yemin olsun ki; bana vahiy gelmedikçe Muhammed’e inanmayacağım” demişti. Bu ayet, bu tip söylemler üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Onlara ne zaman (Kur’an’dan) bir ayet gelse derler ki: “Allah’ın resullerine verilenin (vahiy peygamberlik ve mucize gibi) bir benzeri bize de verilmedikçe biz kesin olarak iman etmeyeceğiz.” Allah elçiliğini kime vereceğini (onlardan) daha iyi bilir. Bu şekilde günah işleyenlere kurdukları hileli düzenleri nedeniyle Allah katından bir aşağılama ve çok şiddetli bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-124c.mp3","commentary_text":"Dirayeti, güzel hitabeti, evlatlarının çokluğu ve zenginliğiyle Kureyş içerisinde seçkin bir duruma gelmiş olan Velid b. Muğire: “(Ey Muhammed!) Eğer Peygamberlik gerçek olsaydı, sana değil bana gelirdi. Çünkü bende güç, servet ve şöhret var, üstelik senden daha da büyüğüm. Küfrün önderlerinden ileri gelenlerinden Ebu Cehil de “Yemin olsun ki; bana vahiy gelmedikçe Muhammed’e inanmayacağım” demişti. Bu ayet, bu tip söylemler üzerine nazil olmuştur."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Allah her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse onun kalbini İslâm’a açar. Kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böylece pislik/azap bırakır.","arabic_text":"فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-125c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kalbini göğe yükseltiyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar” ifadesiyle inkârcının iç daralmasının tasvir edilmesi hem muhteşem bir benzetmedir hem de bir tabiat olayına işarettir. Zira yükseğe çıkıldıkça yer çekimi azalacağından basınç da azalmaktadır.  Bilindiği gibi yer çekiminin etkisiyle gazlar Dünya’yı çepeçevre kuşatmıştır. Yükseklere doğru çıkıldıkça Atmosferi oluşturan gazların yoğunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıyla basınç azalır.  Buna bağlı olarak da oksijen miktarında azalma olur ve böylece kandaki oksijen miktarı da düşer ve bu durumda solunum güçlüğü çekilir. Onun için rakımı yüksek olan yerlerde yaşayanların fonksiyonel olarak metabolik hareket mekanizmaları azalır. İşte Allah bu ayetle aynı zamanda, 14 asır önce, insanların yüksekliğin ne olduğunu bilmediği bir zamanda farklı bir tabiat olayı üzerinden bir benzetme yaparak Kur’an’ın mucizesini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Allah her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse onun kalbini İslâm’a açar. Kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böylece pislik/azap bırakır.","arabic_text":"فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-125c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kalbini göğe yükseltiyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar” ifadesiyle inkârcının iç daralmasının tasvir edilmesi hem muhteşem bir benzetmedir hem de bir tabiat olayına işarettir. Zira yükseğe çıkıldıkça yer çekimi azalacağından basınç da azalmaktadır.  Bilindiği gibi yer çekiminin etkisiyle gazlar Dünya’yı çepeçevre kuşatmıştır. Yükseklere doğru çıkıldıkça Atmosferi oluşturan gazların yoğunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıyla basınç azalır.  Buna bağlı olarak da oksijen miktarında azalma olur ve böylece kandaki oksijen miktarı da düşer ve bu durumda solunum güçlüğü çekilir. Onun için rakımı yüksek olan yerlerde yaşayanların fonksiyonel olarak metabolik hareket mekanizmaları azalır. İşte Allah bu ayetle aynı zamanda, 14 asır önce, insanların yüksekliğin ne olduğunu bilmediği bir zamanda farklı bir tabiat olayı üzerinden bir benzetme yaparak Kur’an’ın mucizesini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Allah her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse onun kalbini İslâm’a açar. Kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böylece pislik/azap bırakır.","arabic_text":"فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-125c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kalbini göğe yükseltiyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar” ifadesiyle inkârcının iç daralmasının tasvir edilmesi hem muhteşem bir benzetmedir hem de bir tabiat olayına işarettir. Zira yükseğe çıkıldıkça yer çekimi azalacağından basınç da azalmaktadır.  Bilindiği gibi yer çekiminin etkisiyle gazlar Dünya’yı çepeçevre kuşatmıştır. Yükseklere doğru çıkıldıkça Atmosferi oluşturan gazların yoğunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıyla basınç azalır.  Buna bağlı olarak da oksijen miktarında azalma olur ve böylece kandaki oksijen miktarı da düşer ve bu durumda solunum güçlüğü çekilir. Onun için rakımı yüksek olan yerlerde yaşayanların fonksiyonel olarak metabolik hareket mekanizmaları azalır. İşte Allah bu ayetle aynı zamanda, 14 asır önce, insanların yüksekliğin ne olduğunu bilmediği bir zamanda farklı bir tabiat olayı üzerinden bir benzetme yaparak Kur’an’ın mucizesini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"125","turkish_text":"Allah her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse onun kalbini İslâm’a açar. Kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böylece pislik/azap bırakır.","arabic_text":"فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-124c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kalbini göğe yükseltiyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar” ifadesiyle inkârcının iç daralmasının tasvir edilmesi hem muhteşem bir benzetmedir hem de bir tabiat olayına işarettir. Zira yükseğe çıkıldıkça yer çekimi azalacağından basınç da azalmaktadır.  Bilindiği gibi yer çekiminin etkisiyle gazlar Dünya’yı çepeçevre kuşatmıştır. Yükseklere doğru çıkıldıkça Atmosferi oluşturan gazların yoğunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıyla basınç azalır.  Buna bağlı olarak da oksijen miktarında azalma olur ve böylece kandaki oksijen miktarı da düşer ve bu durumda solunum güçlüğü çekilir. Onun için rakımı yüksek olan yerlerde yaşayanların fonksiyonel olarak metabolik hareket mekanizmaları azalır. İşte Allah bu ayetle aynı zamanda, 14 asır önce, insanların yüksekliğin ne olduğunu bilmediği bir zamanda farklı bir tabiat olayı üzerinden bir benzetme yaparak Kur’an’ın mucizesini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"126","turkish_text":"İşte bu (İslâm dini) Rabbinin dosdoğru yoludur. Gerçekten biz ayetlerimizi düşünen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıkladık.","arabic_text":"وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يمًاۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"İşte bu (İslâm dini) Rabbinin dosdoğru yoludur. Gerçekten biz ayetlerimizi düşünen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıkladık.","arabic_text":"وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يمًاۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"İşte bu (İslâm dini) Rabbinin dosdoğru yoludur. Gerçekten biz ayetlerimizi düşünen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıkladık.","arabic_text":"وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يمًاۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"İşte bu (İslâm dini) Rabbinin dosdoğru yoludur. Gerçekten biz ayetlerimizi düşünen bir topluluk için ayrıntılı olarak açıkladık.","arabic_text":"وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يمًاۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"O (hayat koordinatlarını Kur’an’a göre belirleye)nlere Rableri katında barış ve esenlik yurdu (olan cennet) vardır. Allah yaptıkları (doğru ve yararlı) işler sayesinde onların en yakın dostu (ve yardımcısı) olacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"O (hayat koordinatlarını Kur’an’a göre belirleye)nlere Rableri katında barış ve esenlik yurdu (olan cennet) vardır. Allah yaptıkları (doğru ve yararlı) işler sayesinde onların en yakın dostu (ve yardımcısı) olacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"O (hayat koordinatlarını Kur’an’a göre belirleye)nlere Rableri katında barış ve esenlik yurdu (olan cennet) vardır. Allah yaptıkları (doğru ve yararlı) işler sayesinde onların en yakın dostu (ve yardımcısı) olacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"O (hayat koordinatlarını Kur’an’a göre belirleye)nlere Rableri katında barış ve esenlik yurdu (olan cennet) vardır. Allah yaptıkları (doğru ve yararlı) işler sayesinde onların en yakın dostu (ve yardımcısı) olacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"İşte o (mahşer) günü (Allah) onların hepsini huzurunda toplayacak ve: “Ey cinler (görünmeyen) şeytani varlıklar! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” (diyecek). Onların insanlardan dostları da şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık.” (Bunun üzerine) Allah da buyuracak ki: “Sizin durağınız cehennemdir. Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًاۚ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-128c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ispritizma ile uğraşanlara ışık tutabilir. Medyumlar zaman zaman ruhanilerle irtibat kurduklarını iddia ederler. Oysa onların irtibat kurduğu ruhaniler değil (cinler) görünmeyen varlıklardır. Hayatta olan insanların ölülerin ruhlarıyla irtibata geçmesi mümkün değildir. Ama görünmeyen varlıklarla irtibat kurmaları imkân dâhilindedir. Cinlerin insanlarla irtibat kurduğu ve insanlar üzerinde etkili olduğu ayetten de anlaşılmaktadır. “Allah aksini dilemedikçe” cümlesi Cehennemin ebedi olmayacağını ve oranın bir terbiye yeri olacağını iddia edenlerin görüşünü teyit eder niteliktedir. Nitekim aynı ifade Hud suresi 11/107. ayetinde de geçiyor. Bu ayetlerin üslubuna yani “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor yani duruma göre Allah aksini dileyebilir.  Tabii ki her konuda olduğu gibi bu konuda da tek hâkim Allah’tır. Zira “O merhamet edenlerin en merhametlisidir” (Yusuf 12/92)"},{"verse_number":"128","turkish_text":"İşte o (mahşer) günü (Allah) onların hepsini huzurunda toplayacak ve: “Ey cinler (görünmeyen) şeytani varlıklar! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” (diyecek). Onların insanlardan dostları da şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık.” (Bunun üzerine) Allah da buyuracak ki: “Sizin durağınız cehennemdir. Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًاۚ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-128c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ispritizma ile uğraşanlara ışık tutabilir. Medyumlar zaman zaman ruhanilerle irtibat kurduklarını iddia ederler. Oysa onların irtibat kurduğu ruhaniler değil (cinler) görünmeyen varlıklardır. Hayatta olan insanların ölülerin ruhlarıyla irtibata geçmesi mümkün değildir. Ama görünmeyen varlıklarla irtibat kurmaları imkân dâhilindedir. Cinlerin insanlarla irtibat kurduğu ve insanlar üzerinde etkili olduğu ayetten de anlaşılmaktadır. “Allah aksini dilemedikçe” cümlesi Cehennemin ebedi olmayacağını ve oranın bir terbiye yeri olacağını iddia edenlerin görüşünü teyit eder niteliktedir. Nitekim aynı ifade Hud suresi 11/107. ayetinde de geçiyor. Bu ayetlerin üslubuna yani “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor yani duruma göre Allah aksini dileyebilir.  Tabii ki her konuda olduğu gibi bu konuda da tek hâkim Allah’tır. Zira “O merhamet edenlerin en merhametlisidir” (Yusuf 12/92)"},{"verse_number":"128","turkish_text":"İşte o (mahşer) günü (Allah) onların hepsini huzurunda toplayacak ve: “Ey cinler (görünmeyen) şeytani varlıklar! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” (diyecek). Onların insanlardan dostları da şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık.” (Bunun üzerine) Allah da buyuracak ki: “Sizin durağınız cehennemdir. Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًاۚ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-128c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ispritizma ile uğraşanlara ışık tutabilir. Medyumlar zaman zaman ruhanilerle irtibat kurduklarını iddia ederler. Oysa onların irtibat kurduğu ruhaniler değil (cinler) görünmeyen varlıklardır. Hayatta olan insanların ölülerin ruhlarıyla irtibata geçmesi mümkün değildir. Ama görünmeyen varlıklarla irtibat kurmaları imkân dâhilindedir. Cinlerin insanlarla irtibat kurduğu ve insanlar üzerinde etkili olduğu ayetten de anlaşılmaktadır. “Allah aksini dilemedikçe” cümlesi Cehennemin ebedi olmayacağını ve oranın bir terbiye yeri olacağını iddia edenlerin görüşünü teyit eder niteliktedir. Nitekim aynı ifade Hud suresi 11/107. ayetinde de geçiyor. Bu ayetlerin üslubuna yani “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor yani duruma göre Allah aksini dileyebilir.  Tabii ki her konuda olduğu gibi bu konuda da tek hâkim Allah’tır. Zira “O merhamet edenlerin en merhametlisidir” (Yusuf 12/92)"},{"verse_number":"128","turkish_text":"İşte o (mahşer) günü (Allah) onların hepsini huzurunda toplayacak ve: “Ey cinler (görünmeyen) şeytani varlıklar! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” (diyecek). Onların insanlardan dostları da şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık.” (Bunun üzerine) Allah da buyuracak ki: “Sizin durağınız cehennemdir. Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًاۚ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-127c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ispritizma ile uğraşanlara ışık tutabilir. Medyumlar zaman zaman ruhanilerle irtibat kurduklarını iddia ederler. Oysa onların irtibat kurduğu ruhaniler değil (cinler) görünmeyen varlıklardır. Hayatta olan insanların ölülerin ruhlarıyla irtibata geçmesi mümkün değildir. Ama görünmeyen varlıklarla irtibat kurmaları imkân dâhilindedir. Cinlerin insanlarla irtibat kurduğu ve insanlar üzerinde etkili olduğu ayetten de anlaşılmaktadır. “Allah aksini dilemedikçe” cümlesi Cehennemin ebedi olmayacağını ve oranın bir terbiye yeri olacağını iddia edenlerin görüşünü teyit eder niteliktedir. Nitekim aynı ifade Hud suresi 11/107. ayetinde de geçiyor. Bu ayetlerin üslubuna yani “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor yani duruma göre Allah aksini dileyebilir.  Tabii ki her konuda olduğu gibi bu konuda da tek hâkim Allah’tır. Zira “O merhamet edenlerin en merhametlisidir” (Yusuf 12/92)"},{"verse_number":"129","turkish_text":"İşte böylece işledikleri günahlar yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (inatları yüzünden birbirlerini felakete götürürler).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُوَلّ۪ي بَعْضَ الظَّالِم۪ينَ بَعْضًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"İşte böylece işledikleri günahlar yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (inatları yüzünden birbirlerini felakete götürürler).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُوَلّ۪ي بَعْضَ الظَّالِم۪ينَ بَعْضًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"İşte böylece işledikleri günahlar yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (inatları yüzünden birbirlerini felakete götürürler).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُوَلّ۪ي بَعْضَ الظَّالِم۪ينَ بَعْضًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"İşte böylece işledikleri günahlar yüzünden zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız (inatları yüzünden birbirlerini felakete götürürler).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُوَلّ۪ي بَعْضَ الظَّالِم۪ينَ بَعْضًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(O gün Allah zalimlere soracak) Ey görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? Onlar da: “Haksız olduğumuza bizzat kendimiz şahitlik ederiz” diyecekler. Böylece dünya hayatı onları aldatmış olur ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(O gün Allah zalimlere soracak) Ey görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? Onlar da: “Haksız olduğumuza bizzat kendimiz şahitlik ederiz” diyecekler. Böylece dünya hayatı onları aldatmış olur ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(O gün Allah zalimlere soracak) Ey görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? Onlar da: “Haksız olduğumuza bizzat kendimiz şahitlik ederiz” diyecekler. Böylece dünya hayatı onları aldatmış olur ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(O gün Allah zalimlere soracak) Ey görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? Onlar da: “Haksız olduğumuza bizzat kendimiz şahitlik ederiz” diyecekler. Böylece dünya hayatı onları aldatmış olur ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Gerçek şu ki: Bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-131c.mp3","commentary_text":"Allah insanlara peygamber göndermeden onları sorumlu tutmaz ve yaptıkları taşkınlıklar yüzünden onları cezalandırmaz. Ceza veya mükâfat, ancak âdil bir imtihandan sonra verilir. Nitekim İsra suresi 17/15. ayetinde de “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyurmuştur."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Gerçek şu ki: Bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-131c.mp3","commentary_text":"Allah insanlara peygamber göndermeden onları sorumlu tutmaz ve yaptıkları taşkınlıklar yüzünden onları cezalandırmaz. Ceza veya mükâfat, ancak âdil bir imtihandan sonra verilir. Nitekim İsra suresi 17/15. ayetinde de “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyurmuştur."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Gerçek şu ki: Bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-131c.mp3","commentary_text":"Allah insanlara peygamber göndermeden onları sorumlu tutmaz ve yaptıkları taşkınlıklar yüzünden onları cezalandırmaz. Ceza veya mükâfat, ancak âdil bir imtihandan sonra verilir. Nitekim İsra suresi 17/15. ayetinde de “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyurmuştur."},{"verse_number":"131","turkish_text":"Gerçek şu ki: Bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-130c.mp3","commentary_text":"Allah insanlara peygamber göndermeden onları sorumlu tutmaz ve yaptıkları taşkınlıklar yüzünden onları cezalandırmaz. Ceza veya mükâfat, ancak âdil bir imtihandan sonra verilir. Nitekim İsra suresi 17/15. ayetinde de “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyurmuştur."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-132c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlıyoruz ki; dünyalık işlerde olduğu gibi insanın dünyada yaşadıklarıyla alakalı olarak Allah katında da bir kredi notu/skoru vardır. Yaşadıklarına bakılarak kişinin Allah katındaki makamı ya yükselir ya da alçalır. Faydalı amellerde bulunarak kredi notu yükseldikçe itibarı artar, güvenilir hale gelir ve Allah’ın desteğini almaya hak kazanır. Bu destekle güzel eylemlerin takipçisi olur ve sürekli faydalı işler üretir. Ama günah irtikâp ederek kredi notu düştükçe itibarı da azalır, güvenilirliğini kaybeder ve böylece Allah’ın merhametinden mahrum olur. Bu da kişinin zayıf ve desteksiz kalmasına yol açar. Böylece Allah’ın desteğinden mahrum kalan insan, şer dürtülere karşı kendini savunamaz ve sürekli kötülük üretir. Ayrıca kişinin ahiretteki durumu da Allah katındaki derecesine yani yaşadıklarıyla oluşturduğu kredisine bağlıdır. İyi bir insan olarak gitmişse mutlaka yeri de iyi olacaktır, kötü olarak gitmişse gideceği yer de şüphesiz kötü olacaktır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-132c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlıyoruz ki; dünyalık işlerde olduğu gibi insanın dünyada yaşadıklarıyla alakalı olarak Allah katında da bir kredi notu/skoru vardır. Yaşadıklarına bakılarak kişinin Allah katındaki makamı ya yükselir ya da alçalır. Faydalı amellerde bulunarak kredi notu yükseldikçe itibarı artar, güvenilir hale gelir ve Allah’ın desteğini almaya hak kazanır. Bu destekle güzel eylemlerin takipçisi olur ve sürekli faydalı işler üretir. Ama günah irtikâp ederek kredi notu düştükçe itibarı da azalır, güvenilirliğini kaybeder ve böylece Allah’ın merhametinden mahrum olur. Bu da kişinin zayıf ve desteksiz kalmasına yol açar. Böylece Allah’ın desteğinden mahrum kalan insan, şer dürtülere karşı kendini savunamaz ve sürekli kötülük üretir. Ayrıca kişinin ahiretteki durumu da Allah katındaki derecesine yani yaşadıklarıyla oluşturduğu kredisine bağlıdır. İyi bir insan olarak gitmişse mutlaka yeri de iyi olacaktır, kötü olarak gitmişse gideceği yer de şüphesiz kötü olacaktır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-132c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlıyoruz ki; dünyalık işlerde olduğu gibi insanın dünyada yaşadıklarıyla alakalı olarak Allah katında da bir kredi notu/skoru vardır. Yaşadıklarına bakılarak kişinin Allah katındaki makamı ya yükselir ya da alçalır. Faydalı amellerde bulunarak kredi notu yükseldikçe itibarı artar, güvenilir hale gelir ve Allah’ın desteğini almaya hak kazanır. Bu destekle güzel eylemlerin takipçisi olur ve sürekli faydalı işler üretir. Ama günah irtikâp ederek kredi notu düştükçe itibarı da azalır, güvenilirliğini kaybeder ve böylece Allah’ın merhametinden mahrum olur. Bu da kişinin zayıf ve desteksiz kalmasına yol açar. Böylece Allah’ın desteğinden mahrum kalan insan, şer dürtülere karşı kendini savunamaz ve sürekli kötülük üretir. Ayrıca kişinin ahiretteki durumu da Allah katındaki derecesine yani yaşadıklarıyla oluşturduğu kredisine bağlıdır. İyi bir insan olarak gitmişse mutlaka yeri de iyi olacaktır, kötü olarak gitmişse gideceği yer de şüphesiz kötü olacaktır."},{"verse_number":"132","turkish_text":"Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-131.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-131c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlıyoruz ki; dünyalık işlerde olduğu gibi insanın dünyada yaşadıklarıyla alakalı olarak Allah katında da bir kredi notu/skoru vardır. Yaşadıklarına bakılarak kişinin Allah katındaki makamı ya yükselir ya da alçalır. Faydalı amellerde bulunarak kredi notu yükseldikçe itibarı artar, güvenilir hale gelir ve Allah’ın desteğini almaya hak kazanır. Bu destekle güzel eylemlerin takipçisi olur ve sürekli faydalı işler üretir. Ama günah irtikâp ederek kredi notu düştükçe itibarı da azalır, güvenilirliğini kaybeder ve böylece Allah’ın merhametinden mahrum olur. Bu da kişinin zayıf ve desteksiz kalmasına yol açar. Böylece Allah’ın desteğinden mahrum kalan insan, şer dürtülere karşı kendini savunamaz ve sürekli kötülük üretir. Ayrıca kişinin ahiretteki durumu da Allah katındaki derecesine yani yaşadıklarıyla oluşturduğu kredisine bağlıdır. İyi bir insan olarak gitmişse mutlaka yeri de iyi olacaktır, kötü olarak gitmişse gideceği yer de şüphesiz kötü olacaktır."},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbin zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir her şey O’na muhtaçtır) rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu getirir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَٓاءُ كَمَٓا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbin zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir her şey O’na muhtaçtır) rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu getirir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَٓاءُ كَمَٓا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbin zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir her şey O’na muhtaçtır) rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu getirir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَٓاءُ كَمَٓا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Rabbin zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir her şey O’na muhtaçtır) rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu getirir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَٓاءُ كَمَٓا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"5/5-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Şüphe yok ki size vaat edilen o (hesaplaşma günü) mutlaka gelecektir. Siz onu engelleyemezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Şüphe yok ki size vaat edilen o (hesaplaşma günü) mutlaka gelecektir. Siz onu engelleyemezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Şüphe yok ki size vaat edilen o (hesaplaşma günü) mutlaka gelecektir. Siz onu engelleyemezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Şüphe yok ki size vaat edilen o (hesaplaşma günü) mutlaka gelecektir. Siz onu engelleyemezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Allah’ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki zalimler asla mutluluğa erişemezler.","arabic_text":"قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Allah’ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki zalimler asla mutluluğa erişemezler.","arabic_text":"قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Allah’ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki zalimler asla mutluluğa erişemezler.","arabic_text":"قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Allah’ın nurunu söndürmek için) elinizden geleni yapın ben de (O nurun her tarafa yayılarak dünyayı aydınlatması için) elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaşacağını göreceksiniz!” Şu muhakkak ki zalimler asla mutluluğa erişemezler.","arabic_text":"قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"Onlar Allah’ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O’na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah’ındır bu da (O’na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah’a geçmezken Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-136c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Arapları hayvanların ve ekinlerin bir kısmını keyiflerine göre Allah’la taptıkları putlar arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını yoksullara ve kimsesizlere dağıtırlardı, putlar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılan ayinlerde kullanırlardı. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda “Allah zengindir putlar ise muhtaçtır” diyerek Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar, Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise yine, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi. Bu ayet, yapılan bu saçmalığa işaret ederken aynı zamanda bu örnekle Allah, hayatın çok önemli bir gerçeğine vurgu yapıyor. İnsanların bazıları imkânlarının çoğunu (putlaştırdığı) para, makam, şan, şöhret ve servet gibi şeyler için seferber ederken, Allah için zamanlarının ve imkanlarının azını harcıyorlar. Bu da gösteriyor ki onların yaptıklarıyla Cahiliye müşriklerinin yaptıkları farksızdır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Onlar Allah’ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O’na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah’ındır bu da (O’na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah’a geçmezken Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-136c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Arapları hayvanların ve ekinlerin bir kısmını keyiflerine göre Allah’la taptıkları putlar arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını yoksullara ve kimsesizlere dağıtırlardı, putlar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılan ayinlerde kullanırlardı. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda “Allah zengindir putlar ise muhtaçtır” diyerek Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar, Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise yine, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi. Bu ayet, yapılan bu saçmalığa işaret ederken aynı zamanda bu örnekle Allah, hayatın çok önemli bir gerçeğine vurgu yapıyor. İnsanların bazıları imkânlarının çoğunu (putlaştırdığı) para, makam, şan, şöhret ve servet gibi şeyler için seferber ederken, Allah için zamanlarının ve imkanlarının azını harcıyorlar. Bu da gösteriyor ki onların yaptıklarıyla Cahiliye müşriklerinin yaptıkları farksızdır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Onlar Allah’ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O’na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah’ındır bu da (O’na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah’a geçmezken Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-136c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Arapları hayvanların ve ekinlerin bir kısmını keyiflerine göre Allah’la taptıkları putlar arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını yoksullara ve kimsesizlere dağıtırlardı, putlar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılan ayinlerde kullanırlardı. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda “Allah zengindir putlar ise muhtaçtır” diyerek Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar, Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise yine, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi. Bu ayet, yapılan bu saçmalığa işaret ederken aynı zamanda bu örnekle Allah, hayatın çok önemli bir gerçeğine vurgu yapıyor. İnsanların bazıları imkânlarının çoğunu (putlaştırdığı) para, makam, şan, şöhret ve servet gibi şeyler için seferber ederken, Allah için zamanlarının ve imkanlarının azını harcıyorlar. Bu da gösteriyor ki onların yaptıklarıyla Cahiliye müşriklerinin yaptıkları farksızdır."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Onlar Allah’ın yarattığı tüm ekinlerden ve (evcil) hayvanlardan O’na sınırlı bir pay ayırdılar. Asılsız saplantılara uyarak: “Bu Allah’ındır bu da (O’na eş koştuğumuz) ilahlarımızındır” dediler. Üstelik ilahları (için ayırdıkları) payı Allah’a geçmezken Allah (için ayırdıkları) pay (Allah zengindir diye) bu ortaklara geçebiliyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يبًا فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-135c.mp3","commentary_text":"Cahiliye Arapları hayvanların ve ekinlerin bir kısmını keyiflerine göre Allah’la taptıkları putlar arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını yoksullara ve kimsesizlere dağıtırlardı, putlar için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılan ayinlerde kullanırlardı. Putların payında eksilme veya bozulma olduğunda “Allah zengindir putlar ise muhtaçtır” diyerek Allah’a ayırdıklarından bunu tamamlarlar, Allah için ayırdıklarında bir eksilme veya bozulma olduğunda ise yine, “Allah zengindir, ihtiyacı yoktur” diyerek buna aldırış etmezlerdi. Bu ayet, yapılan bu saçmalığa işaret ederken aynı zamanda bu örnekle Allah, hayatın çok önemli bir gerçeğine vurgu yapıyor. İnsanların bazıları imkânlarının çoğunu (putlaştırdığı) para, makam, şan, şöhret ve servet gibi şeyler için seferber ederken, Allah için zamanlarının ve imkanlarının azını harcıyorlar. Bu da gösteriyor ki onların yaptıklarıyla Cahiliye müşriklerinin yaptıkları farksızdır."},{"verse_number":"137","turkish_text":"Bir de (Allah’a ortak koştukları) varlıklara veya güçlere olan inançları Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini (bile) güzel gösterir ve böylece (bu durum) onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Şayet Allah dileseydi (onları kendi iradelerine bırakmasaydı) bunu yapamazlardı (fakat Allah onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir). Artık sen onları uydurdukları yalanlarla (saçma geleneklerle bâtıl inançlarla hurafelerle) baş başa bırak.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَث۪يرٍ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ د۪ينَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Bir de (Allah’a ortak koştukları) varlıklara veya güçlere olan inançları Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini (bile) güzel gösterir ve böylece (bu durum) onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Şayet Allah dileseydi (onları kendi iradelerine bırakmasaydı) bunu yapamazlardı (fakat Allah onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir). Artık sen onları uydurdukları yalanlarla (saçma geleneklerle bâtıl inançlarla hurafelerle) baş başa bırak.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَث۪يرٍ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ د۪ينَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Bir de (Allah’a ortak koştukları) varlıklara veya güçlere olan inançları Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini (bile) güzel gösterir ve böylece (bu durum) onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Şayet Allah dileseydi (onları kendi iradelerine bırakmasaydı) bunu yapamazlardı (fakat Allah onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir). Artık sen onları uydurdukları yalanlarla (saçma geleneklerle bâtıl inançlarla hurafelerle) baş başa bırak.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَث۪يرٍ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ د۪ينَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"Bir de (Allah’a ortak koştukları) varlıklara veya güçlere olan inançları Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranların çoğuna çocuklarını öldürmelerini (bile) güzel gösterir ve böylece (bu durum) onları yok olmaya ve inançlarında şaşkınlığa götürür. Şayet Allah dileseydi (onları kendi iradelerine bırakmasaydı) bunu yapamazlardı (fakat Allah onları zorla doğru yola iletmeyi dilememiştir). Artık sen onları uydurdukları yalanlarla (saçma geleneklerle bâtıl inançlarla hurafelerle) baş başa bırak.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَث۪يرٍ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ د۪ينَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bir de kendi (asılsız iddialarına dayanarak) dediler ki: “Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da putlara adandığı için) sırtlarına (binilmesi ve yük yüklenmesi) yasaklanmış hayvanlardır.” Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah’ın adını anmazlar (onları Allah için kesmezler). (Bütün bunları) Allah’a iftira ederek (Allah böyle emretmiştir diyerek) yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.","arabic_text":"وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bir de kendi (asılsız iddialarına dayanarak) dediler ki: “Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da putlara adandığı için) sırtlarına (binilmesi ve yük yüklenmesi) yasaklanmış hayvanlardır.” Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah’ın adını anmazlar (onları Allah için kesmezler). (Bütün bunları) Allah’a iftira ederek (Allah böyle emretmiştir diyerek) yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.","arabic_text":"وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bir de kendi (asılsız iddialarına dayanarak) dediler ki: “Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da putlara adandığı için) sırtlarına (binilmesi ve yük yüklenmesi) yasaklanmış hayvanlardır.” Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah’ın adını anmazlar (onları Allah için kesmezler). (Bütün bunları) Allah’a iftira ederek (Allah böyle emretmiştir diyerek) yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.","arabic_text":"وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Bir de kendi (asılsız iddialarına dayanarak) dediler ki: “Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da putlara adandığı için) sırtlarına (binilmesi ve yük yüklenmesi) yasaklanmış hayvanlardır.” Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah’ın adını anmazlar (onları Allah için kesmezler). (Bütün bunları) Allah’a iftira ederek (Allah böyle emretmiştir diyerek) yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.","arabic_text":"وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-139c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplar azgınlıkta, zulümde, sapıklıkta ve cehalette insan havsalasının alamayacağı derecede zıvanadan çıkmıştı. Hayvanlar dünyasında bile eşine pek az rastlanan, aşağıdaki ayette de görüldüğü gibi bir insanın yavrusunu öldürmesi, gereksiz yere hemcinslerini katletmesi insanların ne derece kontrolden çıktığını anlatmaya yeter de artar bile. Bu ve bunun gibi ayetler Cahiliye Araplarının hayatlarını özetleyerek bir ibret vesikası olarak sergilerken, aynı zamanda, insanlar akıllarını ve duyularını Allah’ın vahiyle belirlediği şekilde kullanmadığı taktirde nefislerine tutsak olacakları ve böylece her türlü kötülüğe bulaşacakları mesajını veriyor."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-139c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplar azgınlıkta, zulümde, sapıklıkta ve cehalette insan havsalasının alamayacağı derecede zıvanadan çıkmıştı. Hayvanlar dünyasında bile eşine pek az rastlanan, aşağıdaki ayette de görüldüğü gibi bir insanın yavrusunu öldürmesi, gereksiz yere hemcinslerini katletmesi insanların ne derece kontrolden çıktığını anlatmaya yeter de artar bile. Bu ve bunun gibi ayetler Cahiliye Araplarının hayatlarını özetleyerek bir ibret vesikası olarak sergilerken, aynı zamanda, insanlar akıllarını ve duyularını Allah’ın vahiyle belirlediği şekilde kullanmadığı taktirde nefislerine tutsak olacakları ve böylece her türlü kötülüğe bulaşacakları mesajını veriyor."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-139c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplar azgınlıkta, zulümde, sapıklıkta ve cehalette insan havsalasının alamayacağı derecede zıvanadan çıkmıştı. Hayvanlar dünyasında bile eşine pek az rastlanan, aşağıdaki ayette de görüldüğü gibi bir insanın yavrusunu öldürmesi, gereksiz yere hemcinslerini katletmesi insanların ne derece kontrolden çıktığını anlatmaya yeter de artar bile. Bu ve bunun gibi ayetler Cahiliye Araplarının hayatlarını özetleyerek bir ibret vesikası olarak sergilerken, aynı zamanda, insanlar akıllarını ve duyularını Allah’ın vahiyle belirlediği şekilde kullanmadığı taktirde nefislerine tutsak olacakları ve böylece her türlü kötülüğe bulaşacakları mesajını veriyor."},{"verse_number":"139","turkish_text":"Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"قَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-138.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-138c.mp3","commentary_text":"İslam öncesi Araplar azgınlıkta, zulümde, sapıklıkta ve cehalette insan havsalasının alamayacağı derecede zıvanadan çıkmıştı. Hayvanlar dünyasında bile eşine pek az rastlanan, aşağıdaki ayette de görüldüğü gibi bir insanın yavrusunu öldürmesi, gereksiz yere hemcinslerini katletmesi insanların ne derece kontrolden çıktığını anlatmaya yeter de artar bile. Bu ve bunun gibi ayetler Cahiliye Araplarının hayatlarını özetleyerek bir ibret vesikası olarak sergilerken, aynı zamanda, insanlar akıllarını ve duyularını Allah’ın vahiyle belirlediği şekilde kullanmadığı taktirde nefislerine tutsak olacakları ve böylece her türlü kötülüğe bulaşacakları mesajını veriyor."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Bilgisizlik ve ahmaklıkları yüzünden kendi (kız) çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine (helal olarak) verdiği rızkı Allah’a iftira ederek haram sayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-140c.mp3","commentary_text":"Burada tıbbi müdahalelerle anne rahmindeki bebeklerini öldürerek aldıranlara ve takvalık taslayarak Allah’ın helal kıldığı bazı nimetleri kendilerine haram kılanlara da bir mesaj vardır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Bilgisizlik ve ahmaklıkları yüzünden kendi (kız) çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine (helal olarak) verdiği rızkı Allah’a iftira ederek haram sayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-140c.mp3","commentary_text":"Burada tıbbi müdahalelerle anne rahmindeki bebeklerini öldürerek aldıranlara ve takvalık taslayarak Allah’ın helal kıldığı bazı nimetleri kendilerine haram kılanlara da bir mesaj vardır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Bilgisizlik ve ahmaklıkları yüzünden kendi (kız) çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine (helal olarak) verdiği rızkı Allah’a iftira ederek haram sayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-140c.mp3","commentary_text":"Burada tıbbi müdahalelerle anne rahmindeki bebeklerini öldürerek aldıranlara ve takvalık taslayarak Allah’ın helal kıldığı bazı nimetleri kendilerine haram kılanlara da bir mesaj vardır."},{"verse_number":"140","turkish_text":"Bilgisizlik ve ahmaklıkları yüzünden kendi (kız) çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine (helal olarak) verdiği rızkı Allah’a iftira ederek haram sayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.","arabic_text":"قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-139c.mp3","commentary_text":"Burada tıbbi müdahalelerle anne rahmindeki bebeklerini öldürerek aldıranlara ve takvalık taslayarak Allah’ın helal kıldığı bazı nimetleri kendilerine haram kılanlara da bir mesaj vardır."},{"verse_number":"141","turkish_text":"Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri tatları çeşit çeşit hurmaları ekinleri (renk koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O’dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-141c.mp3","commentary_text":"Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17/26, 30/38, 51/19, 70/25"},{"verse_number":"141","turkish_text":"Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri tatları çeşit çeşit hurmaları ekinleri (renk koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O’dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-141c.mp3","commentary_text":"Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17/26, 30/38, 51/19, 70/25"},{"verse_number":"141","turkish_text":"Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri tatları çeşit çeşit hurmaları ekinleri (renk koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O’dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-141c.mp3","commentary_text":"Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17/26, 30/38, 51/19, 70/25"},{"verse_number":"141","turkish_text":"Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri tatları çeşit çeşit hurmaları ekinleri (renk koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O’dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-140c.mp3","commentary_text":"Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17/26, 30/38, 51/19, 70/25"},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur. Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًاۜ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-142c.mp3","commentary_text":"“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur. Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًاۜ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-142c.mp3","commentary_text":"“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur. Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًاۜ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-142c.mp3","commentary_text":"“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur. Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًاۜ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-141.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-141c.mp3","commentary_text":"“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18/50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin."},{"verse_number":"143","turkish_text":"(Allah evcil hayvanlardan) sekiz çift yarattı. (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki keçiden de iki. De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bu konuda ne biliyorsanız söyleyin bana.”","arabic_text":"ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-143c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayet, Arapların, cehaletlerinden ve batıl inançlarından kaynaklanan saçma sapan uygulamalarını anlatıyor. Cahiliye Arapları birtakım isimler altında uydurma helal haram listeleri yaparlardı ve listeleri herhangi bir makul gerekçeye dayanmadan kafalarına göre değiştirirlerdi. Bu saçmalıklarından bir tanesi de bazen hayvanların erkeklerini, bazen dişilerini, bazen de bunların yavrularını haram sayarlardı. Üstelik yaptıkları bu saçmalığın Allah’ın bir emri olduğunu iddia ederlerdi. Bu ve bundan sonraki ayet, bilgisizce insanları saptırmak için ortaya atılan bu tip batıl düşüncelerin mantıksızlığını anlatıyor. Geri kalan diğer iki çift bir sonraki ayette belirtildiği gibi erkek ve dişi olarak deveden iki sığırdan da iki çifttir."},{"verse_number":"143","turkish_text":"(Allah evcil hayvanlardan) sekiz çift yarattı. (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki keçiden de iki. De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bu konuda ne biliyorsanız söyleyin bana.”","arabic_text":"ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-143c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayet, Arapların, cehaletlerinden ve batıl inançlarından kaynaklanan saçma sapan uygulamalarını anlatıyor. Cahiliye Arapları birtakım isimler altında uydurma helal haram listeleri yaparlardı ve listeleri herhangi bir makul gerekçeye dayanmadan kafalarına göre değiştirirlerdi. Bu saçmalıklarından bir tanesi de bazen hayvanların erkeklerini, bazen dişilerini, bazen de bunların yavrularını haram sayarlardı. Üstelik yaptıkları bu saçmalığın Allah’ın bir emri olduğunu iddia ederlerdi. Bu ve bundan sonraki ayet, bilgisizce insanları saptırmak için ortaya atılan bu tip batıl düşüncelerin mantıksızlığını anlatıyor. Geri kalan diğer iki çift bir sonraki ayette belirtildiği gibi erkek ve dişi olarak deveden iki sığırdan da iki çifttir."},{"verse_number":"143","turkish_text":"(Allah evcil hayvanlardan) sekiz çift yarattı. (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki keçiden de iki. De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bu konuda ne biliyorsanız söyleyin bana.”","arabic_text":"ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-143c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayet, Arapların, cehaletlerinden ve batıl inançlarından kaynaklanan saçma sapan uygulamalarını anlatıyor. Cahiliye Arapları birtakım isimler altında uydurma helal haram listeleri yaparlardı ve listeleri herhangi bir makul gerekçeye dayanmadan kafalarına göre değiştirirlerdi. Bu saçmalıklarından bir tanesi de bazen hayvanların erkeklerini, bazen dişilerini, bazen de bunların yavrularını haram sayarlardı. Üstelik yaptıkları bu saçmalığın Allah’ın bir emri olduğunu iddia ederlerdi. Bu ve bundan sonraki ayet, bilgisizce insanları saptırmak için ortaya atılan bu tip batıl düşüncelerin mantıksızlığını anlatıyor. Geri kalan diğer iki çift bir sonraki ayette belirtildiği gibi erkek ve dişi olarak deveden iki sığırdan da iki çifttir."},{"verse_number":"143","turkish_text":"(Allah evcil hayvanlardan) sekiz çift yarattı. (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki keçiden de iki. De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bu konuda ne biliyorsanız söyleyin bana.”","arabic_text":"ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-142.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-142c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayet, Arapların, cehaletlerinden ve batıl inançlarından kaynaklanan saçma sapan uygulamalarını anlatıyor. Cahiliye Arapları birtakım isimler altında uydurma helal haram listeleri yaparlardı ve listeleri herhangi bir makul gerekçeye dayanmadan kafalarına göre değiştirirlerdi. Bu saçmalıklarından bir tanesi de bazen hayvanların erkeklerini, bazen dişilerini, bazen de bunların yavrularını haram sayarlardı. Üstelik yaptıkları bu saçmalığın Allah’ın bir emri olduğunu iddia ederlerdi. Bu ve bundan sonraki ayet, bilgisizce insanları saptırmak için ortaya atılan bu tip batıl düşüncelerin mantıksızlığını anlatıyor. Geri kalan diğer iki çift bir sonraki ayette belirtildiği gibi erkek ve dişi olarak deveden iki sığırdan da iki çifttir."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Allah) deveden de iki sığırdan da iki (çift yarattı.) De ki: “Allah bunların erkeklerini mi dişilerini mi yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah’ın size böyle vasiyet ettiğine şâhit mi oldunuz?” Bilgisizce insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Allah) deveden de iki sığırdan da iki (çift yarattı.) De ki: “Allah bunların erkeklerini mi dişilerini mi yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah’ın size böyle vasiyet ettiğine şâhit mi oldunuz?” Bilgisizce insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Allah) deveden de iki sığırdan da iki (çift yarattı.) De ki: “Allah bunların erkeklerini mi dişilerini mi yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah’ın size böyle vasiyet ettiğine şâhit mi oldunuz?” Bilgisizce insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Allah) deveden de iki sığırdan da iki (çift yarattı.) De ki: “Allah bunların erkeklerini mi dişilerini mi yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah’ın size böyle vasiyet ettiğine şâhit mi oldunuz?” Bilgisizce insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"De ki: “Bana vahyedilenlerde leş akıtılmış kan iğrenç bir şey olan domuz eti üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum. Kim de çaresiz kalırsa açgözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan (isteksiz olarak yerse bunda bir sakınca yoktur). Çünkü şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَجِدُ ف۪ي مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلٰى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُٓ اِلَّٓا اَنْ يَكُونَ مَيْتَةً اَوْ دَمًا مَسْفُوحًا اَوْ لَحْمَ خِنْز۪يرٍ فَاِنَّهُ رِجْسٌ اَوْ فِسْقًا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-145c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yenmesini yasakladığı şeylerin neden yenmediğini bilmek zorunda değiliz. Müslümanlıkta aslolan; ister hikmeti bilinsin, isterse bilinmesin, emrettiği şeyde Allah’a itaat etmek, yasakladığı şeyi de derhal terk etmektir. Derinliği ve hikmeti belli olmasa bile bir şeyin helal ya da haram olarak Kur’an’da kayıt altına alınmış olması, o şeyin bağlayıcı tarzda şer’î bir hüküm olması için yeterlidir. Bu ayette yasaklananların dışında kalanlarla ilgili toplumsal tercihlere ve alışkanlıklara bakmak lazım. Çünkü Kur’an’ın yasakladığı yiyecekler, aralarında belli zaman geçmesine rağmen geçtiği yerlerin tamamında değişme görülmemektedir. (Bakara 2/173, Maide/53, Nahl 16/115) Yalnız bu, her bulduğunuzu yiyebilirsiniz demek de değildir. Nitekim Bakara suresinin 2/168. ayetinde “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin!” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"145","turkish_text":"De ki: “Bana vahyedilenlerde leş akıtılmış kan iğrenç bir şey olan domuz eti üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum. Kim de çaresiz kalırsa açgözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan (isteksiz olarak yerse bunda bir sakınca yoktur). Çünkü şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَجِدُ ف۪ي مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلٰى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُٓ اِلَّٓا اَنْ يَكُونَ مَيْتَةً اَوْ دَمًا مَسْفُوحًا اَوْ لَحْمَ خِنْز۪يرٍ فَاِنَّهُ رِجْسٌ اَوْ فِسْقًا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-145c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yenmesini yasakladığı şeylerin neden yenmediğini bilmek zorunda değiliz. Müslümanlıkta aslolan; ister hikmeti bilinsin, isterse bilinmesin, emrettiği şeyde Allah’a itaat etmek, yasakladığı şeyi de derhal terk etmektir. Derinliği ve hikmeti belli olmasa bile bir şeyin helal ya da haram olarak Kur’an’da kayıt altına alınmış olması, o şeyin bağlayıcı tarzda şer’î bir hüküm olması için yeterlidir. Bu ayette yasaklananların dışında kalanlarla ilgili toplumsal tercihlere ve alışkanlıklara bakmak lazım. Çünkü Kur’an’ın yasakladığı yiyecekler, aralarında belli zaman geçmesine rağmen geçtiği yerlerin tamamında değişme görülmemektedir. (Bakara 2/173, Maide/53, Nahl 16/115) Yalnız bu, her bulduğunuzu yiyebilirsiniz demek de değildir. Nitekim Bakara suresinin 2/168. ayetinde “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin!” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"145","turkish_text":"De ki: “Bana vahyedilenlerde leş akıtılmış kan iğrenç bir şey olan domuz eti üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum. Kim de çaresiz kalırsa açgözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan (isteksiz olarak yerse bunda bir sakınca yoktur). Çünkü şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَجِدُ ف۪ي مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلٰى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُٓ اِلَّٓا اَنْ يَكُونَ مَيْتَةً اَوْ دَمًا مَسْفُوحًا اَوْ لَحْمَ خِنْز۪يرٍ فَاِنَّهُ رِجْسٌ اَوْ فِسْقًا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-145c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yenmesini yasakladığı şeylerin neden yenmediğini bilmek zorunda değiliz. Müslümanlıkta aslolan; ister hikmeti bilinsin, isterse bilinmesin, emrettiği şeyde Allah’a itaat etmek, yasakladığı şeyi de derhal terk etmektir. Derinliği ve hikmeti belli olmasa bile bir şeyin helal ya da haram olarak Kur’an’da kayıt altına alınmış olması, o şeyin bağlayıcı tarzda şer’î bir hüküm olması için yeterlidir. Bu ayette yasaklananların dışında kalanlarla ilgili toplumsal tercihlere ve alışkanlıklara bakmak lazım. Çünkü Kur’an’ın yasakladığı yiyecekler, aralarında belli zaman geçmesine rağmen geçtiği yerlerin tamamında değişme görülmemektedir. (Bakara 2/173, Maide/53, Nahl 16/115) Yalnız bu, her bulduğunuzu yiyebilirsiniz demek de değildir. Nitekim Bakara suresinin 2/168. ayetinde “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin!” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"145","turkish_text":"De ki: “Bana vahyedilenlerde leş akıtılmış kan iğrenç bir şey olan domuz eti üzerinde Allah’tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum. Kim de çaresiz kalırsa açgözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan (isteksiz olarak yerse bunda bir sakınca yoktur). Çünkü şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَجِدُ ف۪ي مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلٰى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُٓ اِلَّٓا اَنْ يَكُونَ مَيْتَةً اَوْ دَمًا مَسْفُوحًا اَوْ لَحْمَ خِنْز۪يرٍ فَاِنَّهُ رِجْسٌ اَوْ فِسْقًا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-144.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-144c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, yenmesini yasakladığı şeylerin neden yenmediğini bilmek zorunda değiliz. Müslümanlıkta aslolan; ister hikmeti bilinsin, isterse bilinmesin, emrettiği şeyde Allah’a itaat etmek, yasakladığı şeyi de derhal terk etmektir. Derinliği ve hikmeti belli olmasa bile bir şeyin helal ya da haram olarak Kur’an’da kayıt altına alınmış olması, o şeyin bağlayıcı tarzda şer’î bir hüküm olması için yeterlidir. Bu ayette yasaklananların dışında kalanlarla ilgili toplumsal tercihlere ve alışkanlıklara bakmak lazım. Çünkü Kur’an’ın yasakladığı yiyecekler, aralarında belli zaman geçmesine rağmen geçtiği yerlerin tamamında değişme görülmemektedir. (Bakara 2/173, Maide/53, Nahl 16/115) Yalnız bu, her bulduğunuzu yiyebilirsiniz demek de değildir. Nitekim Bakara suresinin 2/168. ayetinde “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin!” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Biz (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudilere vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. İşte böyle azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırmıştık. Biz elbette doğruyu söyleriz.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-146c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği dinin adı İslam’dı. Yahudilik Tevrat’ın gönderilmesinden sonra zamanla değiştirilip bugünkü biçimini almıştır. Ayette adı geçen Yahudilerin, ne Hz. Muhammed zamanındaki Yahudilerle ne de bugünkü Yahudilerle bir ilgisi yoktur. Aslında ayette zikredilenlerin hepsi Yahudilere haram değildi. Fakat peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, sömürmeleri, yeryüzünde azgınlık yapmaları gibi zulümleri sebebiyle ve bir de dini meselelerde uyarılmalarına rağmen detaycı olmaları yüzünden Allah bunları belli bir süre Yahudilere haram kılmıştır. “Tırnaklı hayvan” tabirinden anlaşılan o günün Yahudilerine, sığır ve davarın dışında, diğer tırnaklı hayvanların hepsi; at, eşek, deve, tavşan ve bütün kuşlar… gibi hayvanlardır."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Biz (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudilere vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. İşte böyle azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırmıştık. Biz elbette doğruyu söyleriz.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-146c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği dinin adı İslam’dı. Yahudilik Tevrat’ın gönderilmesinden sonra zamanla değiştirilip bugünkü biçimini almıştır. Ayette adı geçen Yahudilerin, ne Hz. Muhammed zamanındaki Yahudilerle ne de bugünkü Yahudilerle bir ilgisi yoktur. Aslında ayette zikredilenlerin hepsi Yahudilere haram değildi. Fakat peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, sömürmeleri, yeryüzünde azgınlık yapmaları gibi zulümleri sebebiyle ve bir de dini meselelerde uyarılmalarına rağmen detaycı olmaları yüzünden Allah bunları belli bir süre Yahudilere haram kılmıştır. “Tırnaklı hayvan” tabirinden anlaşılan o günün Yahudilerine, sığır ve davarın dışında, diğer tırnaklı hayvanların hepsi; at, eşek, deve, tavşan ve bütün kuşlar… gibi hayvanlardır."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Biz (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudilere vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. İşte böyle azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırmıştık. Biz elbette doğruyu söyleriz.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-146c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği dinin adı İslam’dı. Yahudilik Tevrat’ın gönderilmesinden sonra zamanla değiştirilip bugünkü biçimini almıştır. Ayette adı geçen Yahudilerin, ne Hz. Muhammed zamanındaki Yahudilerle ne de bugünkü Yahudilerle bir ilgisi yoktur. Aslında ayette zikredilenlerin hepsi Yahudilere haram değildi. Fakat peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, sömürmeleri, yeryüzünde azgınlık yapmaları gibi zulümleri sebebiyle ve bir de dini meselelerde uyarılmalarına rağmen detaycı olmaları yüzünden Allah bunları belli bir süre Yahudilere haram kılmıştır. “Tırnaklı hayvan” tabirinden anlaşılan o günün Yahudilerine, sığır ve davarın dışında, diğer tırnaklı hayvanların hepsi; at, eşek, deve, tavşan ve bütün kuşlar… gibi hayvanlardır."},{"verse_number":"146","turkish_text":"Biz (aşırılıkları ve sapıklıkları yüzünden yalnızca) Yahudilere vaktiyle bütün tırnaklı hayvanları haram kılmıştık. Bir de sığır ve koyunların sırt bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını (don yağlarını) da haram kılmıştık. İşte böyle azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırmıştık. Biz elbette doğruyu söyleriz.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-145.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-145c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği dinin adı İslam’dı. Yahudilik Tevrat’ın gönderilmesinden sonra zamanla değiştirilip bugünkü biçimini almıştır. Ayette adı geçen Yahudilerin, ne Hz. Muhammed zamanındaki Yahudilerle ne de bugünkü Yahudilerle bir ilgisi yoktur. Aslında ayette zikredilenlerin hepsi Yahudilere haram değildi. Fakat peygamberleri öldürmeleri, tefecilik ederek fakirleri ekonomik bakımdan ezmeleri, sömürmeleri, yeryüzünde azgınlık yapmaları gibi zulümleri sebebiyle ve bir de dini meselelerde uyarılmalarına rağmen detaycı olmaları yüzünden Allah bunları belli bir süre Yahudilere haram kılmıştır. “Tırnaklı hayvan” tabirinden anlaşılan o günün Yahudilerine, sığır ve davarın dışında, diğer tırnaklı hayvanların hepsi; at, eşek, deve, tavşan ve bütün kuşlar… gibi hayvanlardır."},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer (Allah rahmet sahibidir O böyle ceza vermez diyerek) senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: “(Evet) Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir ama O’nun suçlu insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.”","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍۚ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer (Allah rahmet sahibidir O böyle ceza vermez diyerek) senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: “(Evet) Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir ama O’nun suçlu insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.”","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍۚ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer (Allah rahmet sahibidir O böyle ceza vermez diyerek) senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: “(Evet) Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir ama O’nun suçlu insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.”","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍۚ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer (Allah rahmet sahibidir O böyle ceza vermez diyerek) senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: “(Evet) Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir ama O’nun suçlu insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.”","arabic_text":"فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَاسِعَةٍۚ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi (irademizi devre dışı bırakırdı da) Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık atalarımız da (öyle yapmazdı) ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde (saçma gerekçelerle resulleri) yalanlamışlardı ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan/kuruntudan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"سَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكْنَا وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ حَتّٰى ذَاقُوا بَأْسَنَاۜ قُلْ هَلْ عِنْدَكُمْ مِنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَاۜ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-148c.mp3","commentary_text":"Elbette ki her şey Allah’ın dilemesiyle olmaktadır. O’nun izni ve bilgisi olmadan ağaçtan bir yaprak dahi düşmez (En’am, 6/59). İnsanı özel yeteneklerle donatarak dünyaya gönderen Allah, neyin yanlış ve neyin doğru olduğunu elçileri vasıtasıyla ona bildirerek onu hür iradesiyle baş başa bırakmıştır. Hal böyleyken güzeli ve çirkini, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek kabiliyette yaratılan insan, Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda ilgisiz ve isteksiz davranmasına rağmen hidayeti de dalaleti de Allah’ın dilemesine bırakması doğru olmaz."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi (irademizi devre dışı bırakırdı da) Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık atalarımız da (öyle yapmazdı) ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde (saçma gerekçelerle resulleri) yalanlamışlardı ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan/kuruntudan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"سَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكْنَا وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ حَتّٰى ذَاقُوا بَأْسَنَاۜ قُلْ هَلْ عِنْدَكُمْ مِنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَاۜ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-148c.mp3","commentary_text":"Elbette ki her şey Allah’ın dilemesiyle olmaktadır. O’nun izni ve bilgisi olmadan ağaçtan bir yaprak dahi düşmez (En’am, 6/59). İnsanı özel yeteneklerle donatarak dünyaya gönderen Allah, neyin yanlış ve neyin doğru olduğunu elçileri vasıtasıyla ona bildirerek onu hür iradesiyle baş başa bırakmıştır. Hal böyleyken güzeli ve çirkini, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek kabiliyette yaratılan insan, Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda ilgisiz ve isteksiz davranmasına rağmen hidayeti de dalaleti de Allah’ın dilemesine bırakması doğru olmaz."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi (irademizi devre dışı bırakırdı da) Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık atalarımız da (öyle yapmazdı) ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde (saçma gerekçelerle resulleri) yalanlamışlardı ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan/kuruntudan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"سَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكْنَا وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ حَتّٰى ذَاقُوا بَأْسَنَاۜ قُلْ هَلْ عِنْدَكُمْ مِنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَاۜ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-148c.mp3","commentary_text":"Elbette ki her şey Allah’ın dilemesiyle olmaktadır. O’nun izni ve bilgisi olmadan ağaçtan bir yaprak dahi düşmez (En’am, 6/59). İnsanı özel yeteneklerle donatarak dünyaya gönderen Allah, neyin yanlış ve neyin doğru olduğunu elçileri vasıtasıyla ona bildirerek onu hür iradesiyle baş başa bırakmıştır. Hal böyleyken güzeli ve çirkini, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek kabiliyette yaratılan insan, Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda ilgisiz ve isteksiz davranmasına rağmen hidayeti de dalaleti de Allah’ın dilemesine bırakması doğru olmaz."},{"verse_number":"148","turkish_text":"Müşrikler diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi (irademizi devre dışı bırakırdı da) Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık atalarımız da (öyle yapmazdı) ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de aynı şekilde (saçma gerekçelerle resulleri) yalanlamışlardı ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan/kuruntudan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"سَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكْنَا وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ حَتّٰى ذَاقُوا بَأْسَنَاۜ قُلْ هَلْ عِنْدَكُمْ مِنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَاۜ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-147c.mp3","commentary_text":"Elbette ki her şey Allah’ın dilemesiyle olmaktadır. O’nun izni ve bilgisi olmadan ağaçtan bir yaprak dahi düşmez (En’am, 6/59). İnsanı özel yeteneklerle donatarak dünyaya gönderen Allah, neyin yanlış ve neyin doğru olduğunu elçileri vasıtasıyla ona bildirerek onu hür iradesiyle baş başa bırakmıştır. Hal böyleyken güzeli ve çirkini, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek kabiliyette yaratılan insan, Hz. Peygamber’in çağrısının getireceği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda ilgisiz ve isteksiz davranmasına rağmen hidayeti de dalaleti de Allah’ın dilemesine bırakması doğru olmaz."},{"verse_number":"149","turkish_text":"De ki: “En kesin delil Allah’ındır. Eğer O dileseydi (sizler de isteseydiniz) hepinizi doğru yola iletirdi.”","arabic_text":"قُلْ فَلِلّٰهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُۚ فَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"De ki: “En kesin delil Allah’ındır. Eğer O dileseydi (sizler de isteseydiniz) hepinizi doğru yola iletirdi.”","arabic_text":"قُلْ فَلِلّٰهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُۚ فَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"De ki: “En kesin delil Allah’ındır. Eğer O dileseydi (sizler de isteseydiniz) hepinizi doğru yola iletirdi.”","arabic_text":"قُلْ فَلِلّٰهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُۚ فَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"De ki: “En kesin delil Allah’ındır. Eğer O dileseydi (sizler de isteseydiniz) hepinizi doğru yola iletirdi.”","arabic_text":"قُلْ فَلِلّٰهِ الْحُجَّةُ الْبَالِغَةُۚ فَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"De ki: “(Haram saydıklarınız hakkında) Allah’ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin!” Eğer yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların tanıklığını onaylama! Bizim mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete de inanmayanların keyfi düşüncelerine uyma! Onlar (değil midir ki) başkalarını Rablerine eşit tutuyorlar.","arabic_text":"قُلْ هَلُمَّ شُهَدَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَاۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"De ki: “(Haram saydıklarınız hakkında) Allah’ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin!” Eğer yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların tanıklığını onaylama! Bizim mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete de inanmayanların keyfi düşüncelerine uyma! Onlar (değil midir ki) başkalarını Rablerine eşit tutuyorlar.","arabic_text":"قُلْ هَلُمَّ شُهَدَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَاۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"De ki: “(Haram saydıklarınız hakkında) Allah’ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin!” Eğer yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların tanıklığını onaylama! Bizim mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete de inanmayanların keyfi düşüncelerine uyma! Onlar (değil midir ki) başkalarını Rablerine eşit tutuyorlar.","arabic_text":"قُلْ هَلُمَّ شُهَدَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَاۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"De ki: “(Haram saydıklarınız hakkında) Allah’ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin!” Eğer yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların tanıklığını onaylama! Bizim mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete de inanmayanların keyfi düşüncelerine uyma! Onlar (değil midir ki) başkalarını Rablerine eşit tutuyorlar.","arabic_text":"قُلْ هَلُمَّ شُهَدَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَاۚ فَاِنْ شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anaya-babaya iyilikten ayrılmayın (onlara karşı saygısızlık yapmayın. Fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürmeyin! (Allah buyuruyor ki:) Sizin de onların da rızkını biz veririz. İster açık olsun ister gizli kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymayın!” İşte bunları (Allah) size bildiriyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız (da bütün bunlara riayet edersiniz).","arabic_text":"قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔاۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۚ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-150.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-151c.mp3","commentary_text":"“Allah’a eş koşmak”, Kur’an’da en büyük zulüm olarak tanımlanır (Lokman 31/13). Nisa suresi 4/48. ayette; Allah’ın kendisine şirk koşulmasını asla affetmeyeceğini bildirmektedir. İnsan, Allah’a eş koşamaz ve O’na ulaşmak için araya birilerini ya da bir şeyleri sokamaz. O doğrudan Allah’a ulaşır. Çünkü Allah ona can damarından daha yakındır (Kaf 50/16). “Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4). “Kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun!” emri de diğer emirler gibi zımnî bir hassasiyeti ihtiva eder. Burada gizli, açık her türlü kötülük yasaklanıyor. Ama Müslümanların hayatlarında kötülükler büyük günahlar adı altında şirk, adam öldürmek, kumar, zina, içki ve faiz gibi birkaç eylemle sınırlandırılmıştır. Oysa ki ayet kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidini yasaklıyor. Örneğin; yalan, gıybet, hırsızlık, aldatmak, tefecilik, riya, kibir, haset, cimrilik, su-i zan, israf, aldatma, kayırma, torpil vb. kötülükler Allah’ın uzak durulmasını emrettiği ahlaksızlıklardandır. Onun için Müslüman keyfine göre Allah’ın yasaklarını kategorize ederek rahatça günah işleyemez. Bir eylemin içinde bir başkasının hakkı geçiyorsa ya da birileri zarara uğratılıyorsa veya toplumun düzeni bozuluyor, manevi ve ahlaki değerlerini yozlaştıracak bir aksiyon bulunuyorsa o eylem haramdır."},{"verse_number":"151","turkish_text":"De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anaya-babaya iyilikten ayrılmayın (onlara karşı saygısızlık yapmayın. Fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürmeyin! (Allah buyuruyor ki:) Sizin de onların da rızkını biz veririz. İster açık olsun ister gizli kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymayın!” İşte bunları (Allah) size bildiriyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız (da bütün bunlara riayet edersiniz).","arabic_text":"قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔاۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۚ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-150.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-151c.mp3","commentary_text":"“Allah’a eş koşmak”, Kur’an’da en büyük zulüm olarak tanımlanır (Lokman 31/13). Nisa suresi 4/48. ayette; Allah’ın kendisine şirk koşulmasını asla affetmeyeceğini bildirmektedir. İnsan, Allah’a eş koşamaz ve O’na ulaşmak için araya birilerini ya da bir şeyleri sokamaz. O doğrudan Allah’a ulaşır. Çünkü Allah ona can damarından daha yakındır (Kaf 50/16). “Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4). “Kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun!” emri de diğer emirler gibi zımnî bir hassasiyeti ihtiva eder. Burada gizli, açık her türlü kötülük yasaklanıyor. Ama Müslümanların hayatlarında kötülükler büyük günahlar adı altında şirk, adam öldürmek, kumar, zina, içki ve faiz gibi birkaç eylemle sınırlandırılmıştır. Oysa ki ayet kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidini yasaklıyor. Örneğin; yalan, gıybet, hırsızlık, aldatmak, tefecilik, riya, kibir, haset, cimrilik, su-i zan, israf, aldatma, kayırma, torpil vb. kötülükler Allah’ın uzak durulmasını emrettiği ahlaksızlıklardandır. Onun için Müslüman keyfine göre Allah’ın yasaklarını kategorize ederek rahatça günah işleyemez. Bir eylemin içinde bir başkasının hakkı geçiyorsa ya da birileri zarara uğratılıyorsa veya toplumun düzeni bozuluyor, manevi ve ahlaki değerlerini yozlaştıracak bir aksiyon bulunuyorsa o eylem haramdır."},{"verse_number":"151","turkish_text":"De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anaya-babaya iyilikten ayrılmayın (onlara karşı saygısızlık yapmayın. Fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürmeyin! (Allah buyuruyor ki:) Sizin de onların da rızkını biz veririz. İster açık olsun ister gizli kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymayın!” İşte bunları (Allah) size bildiriyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız (da bütün bunlara riayet edersiniz).","arabic_text":"قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔاۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۚ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-150.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-151c.mp3","commentary_text":"“Allah’a eş koşmak”, Kur’an’da en büyük zulüm olarak tanımlanır (Lokman 31/13). Nisa suresi 4/48. ayette; Allah’ın kendisine şirk koşulmasını asla affetmeyeceğini bildirmektedir. İnsan, Allah’a eş koşamaz ve O’na ulaşmak için araya birilerini ya da bir şeyleri sokamaz. O doğrudan Allah’a ulaşır. Çünkü Allah ona can damarından daha yakındır (Kaf 50/16). “Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4). “Kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun!” emri de diğer emirler gibi zımnî bir hassasiyeti ihtiva eder. Burada gizli, açık her türlü kötülük yasaklanıyor. Ama Müslümanların hayatlarında kötülükler büyük günahlar adı altında şirk, adam öldürmek, kumar, zina, içki ve faiz gibi birkaç eylemle sınırlandırılmıştır. Oysa ki ayet kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidini yasaklıyor. Örneğin; yalan, gıybet, hırsızlık, aldatmak, tefecilik, riya, kibir, haset, cimrilik, su-i zan, israf, aldatma, kayırma, torpil vb. kötülükler Allah’ın uzak durulmasını emrettiği ahlaksızlıklardandır. Onun için Müslüman keyfine göre Allah’ın yasaklarını kategorize ederek rahatça günah işleyemez. Bir eylemin içinde bir başkasının hakkı geçiyorsa ya da birileri zarara uğratılıyorsa veya toplumun düzeni bozuluyor, manevi ve ahlaki değerlerini yozlaştıracak bir aksiyon bulunuyorsa o eylem haramdır."},{"verse_number":"151","turkish_text":"De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anaya-babaya iyilikten ayrılmayın (onlara karşı saygısızlık yapmayın. Fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürmeyin! (Allah buyuruyor ki:) Sizin de onların da rızkını biz veririz. İster açık olsun ister gizli kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymayın!” İşte bunları (Allah) size bildiriyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız (da bütün bunlara riayet edersiniz).","arabic_text":"قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔاۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۚ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-150.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-150c.mp3","commentary_text":"“Allah’a eş koşmak”, Kur’an’da en büyük zulüm olarak tanımlanır (Lokman 31/13). Nisa suresi 4/48. ayette; Allah’ın kendisine şirk koşulmasını asla affetmeyeceğini bildirmektedir. İnsan, Allah’a eş koşamaz ve O’na ulaşmak için araya birilerini ya da bir şeyleri sokamaz. O doğrudan Allah’a ulaşır. Çünkü Allah ona can damarından daha yakındır (Kaf 50/16). “Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57/4). “Kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun!” emri de diğer emirler gibi zımnî bir hassasiyeti ihtiva eder. Burada gizli, açık her türlü kötülük yasaklanıyor. Ama Müslümanların hayatlarında kötülükler büyük günahlar adı altında şirk, adam öldürmek, kumar, zina, içki ve faiz gibi birkaç eylemle sınırlandırılmıştır. Oysa ki ayet kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidini yasaklıyor. Örneğin; yalan, gıybet, hırsızlık, aldatmak, tefecilik, riya, kibir, haset, cimrilik, su-i zan, israf, aldatma, kayırma, torpil vb. kötülükler Allah’ın uzak durulmasını emrettiği ahlaksızlıklardandır. Onun için Müslüman keyfine göre Allah’ın yasaklarını kategorize ederek rahatça günah işleyemez. Bir eylemin içinde bir başkasının hakkı geçiyorsa ya da birileri zarara uğratılıyorsa veya toplumun düzeni bozuluyor, manevi ve ahlaki değerlerini yozlaştıracak bir aksiyon bulunuyorsa o eylem haramdır."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Bir de erginlik çağına girinceye kadar (himayeniz altında bulunan) yetimlerin mallarına uygun yolla ilgilenme dışında yaklaşmayın! Ölçüyü ve tartıyı tam ve denk yapın! (Biz) hiç kimseye taşıyabileceğinden daha ağır bir sorumluluk yüklemeyiz. (Şahitlik etmek ve hüküm vermek gibi herhangi bir konuda) bir görüş belirteceğiniz zaman yakın akrabanız da olsa adil olun (taraf gözetmeyin). Allah’a karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin! Öğüt alırsınız (ve gereğini yerine getirirsiniz) diye (Allah) size bunları emretti.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Bir de erginlik çağına girinceye kadar (himayeniz altında bulunan) yetimlerin mallarına uygun yolla ilgilenme dışında yaklaşmayın! Ölçüyü ve tartıyı tam ve denk yapın! (Biz) hiç kimseye taşıyabileceğinden daha ağır bir sorumluluk yüklemeyiz. (Şahitlik etmek ve hüküm vermek gibi herhangi bir konuda) bir görüş belirteceğiniz zaman yakın akrabanız da olsa adil olun (taraf gözetmeyin). Allah’a karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin! Öğüt alırsınız (ve gereğini yerine getirirsiniz) diye (Allah) size bunları emretti.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Bir de erginlik çağına girinceye kadar (himayeniz altında bulunan) yetimlerin mallarına uygun yolla ilgilenme dışında yaklaşmayın! Ölçüyü ve tartıyı tam ve denk yapın! (Biz) hiç kimseye taşıyabileceğinden daha ağır bir sorumluluk yüklemeyiz. (Şahitlik etmek ve hüküm vermek gibi herhangi bir konuda) bir görüş belirteceğiniz zaman yakın akrabanız da olsa adil olun (taraf gözetmeyin). Allah’a karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin! Öğüt alırsınız (ve gereğini yerine getirirsiniz) diye (Allah) size bunları emretti.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Bir de erginlik çağına girinceye kadar (himayeniz altında bulunan) yetimlerin mallarına uygun yolla ilgilenme dışında yaklaşmayın! Ölçüyü ve tartıyı tam ve denk yapın! (Biz) hiç kimseye taşıyabileceğinden daha ağır bir sorumluluk yüklemeyiz. (Şahitlik etmek ve hüküm vermek gibi herhangi bir konuda) bir görüş belirteceğiniz zaman yakın akrabanız da olsa adil olun (taraf gözetmeyin). Allah’a karşı taahhütlerinize (daima) riayet edin! Öğüt alırsınız (ve gereğini yerine getirirsiniz) diye (Allah) size bunları emretti.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Ey insanlar!) İşte benim dosdoğru yolum (İslam) budur! Öyleyse bu yolu izleyin! Sakın sizi Allah’ın yolundan ayrı düşürecek (ve felaketlere sürükleyecek bâtıl) yollara girmeyin! İşte (Allah) kötülüklerden sakınasınız ve huzura ulaşabilesiniz diye size bu direktifi verdi.","arabic_text":"وَاَنَّ هٰذَا صِرَاط۪ي مُسْتَق۪يمًا فَاتَّبِعُوهُۚ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Ey insanlar!) İşte benim dosdoğru yolum (İslam) budur! Öyleyse bu yolu izleyin! Sakın sizi Allah’ın yolundan ayrı düşürecek (ve felaketlere sürükleyecek bâtıl) yollara girmeyin! İşte (Allah) kötülüklerden sakınasınız ve huzura ulaşabilesiniz diye size bu direktifi verdi.","arabic_text":"وَاَنَّ هٰذَا صِرَاط۪ي مُسْتَق۪يمًا فَاتَّبِعُوهُۚ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Ey insanlar!) İşte benim dosdoğru yolum (İslam) budur! Öyleyse bu yolu izleyin! Sakın sizi Allah’ın yolundan ayrı düşürecek (ve felaketlere sürükleyecek bâtıl) yollara girmeyin! İşte (Allah) kötülüklerden sakınasınız ve huzura ulaşabilesiniz diye size bu direktifi verdi.","arabic_text":"وَاَنَّ هٰذَا صِرَاط۪ي مُسْتَق۪يمًا فَاتَّبِعُوهُۚ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Ey insanlar!) İşte benim dosdoğru yolum (İslam) budur! Öyleyse bu yolu izleyin! Sakın sizi Allah’ın yolundan ayrı düşürecek (ve felaketlere sürükleyecek bâtıl) yollara girmeyin! İşte (Allah) kötülüklerden sakınasınız ve huzura ulaşabilesiniz diye size bu direktifi verdi.","arabic_text":"وَاَنَّ هٰذَا صِرَاط۪ي مُسْتَق۪يمًا فَاتَّبِعُوهُۚ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra da (güzel davranışlar sergileyerek) iyilik edenlere yönelik nimetimiz tamamlamak her şeyi ayrıntılı biçimde açıklamak ve bir yol haritası ve bir rahmet olmak üzere Musa’ya ilahi kelâmı (Tevrat’ı) verdik ki onlar (en sonunda) Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inansınlar!","arabic_text":"ثُمَّ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذ۪ٓي اَحْسَنَ وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra da (güzel davranışlar sergileyerek) iyilik edenlere yönelik nimetimiz tamamlamak her şeyi ayrıntılı biçimde açıklamak ve bir yol haritası ve bir rahmet olmak üzere Musa’ya ilahi kelâmı (Tevrat’ı) verdik ki onlar (en sonunda) Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inansınlar!","arabic_text":"ثُمَّ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذ۪ٓي اَحْسَنَ وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra da (güzel davranışlar sergileyerek) iyilik edenlere yönelik nimetimiz tamamlamak her şeyi ayrıntılı biçimde açıklamak ve bir yol haritası ve bir rahmet olmak üzere Musa’ya ilahi kelâmı (Tevrat’ı) verdik ki onlar (en sonunda) Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inansınlar!","arabic_text":"ثُمَّ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذ۪ٓي اَحْسَنَ وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Sonra da (güzel davranışlar sergileyerek) iyilik edenlere yönelik nimetimiz tamamlamak her şeyi ayrıntılı biçimde açıklamak ve bir yol haritası ve bir rahmet olmak üzere Musa’ya ilahi kelâmı (Tevrat’ı) verdik ki onlar (en sonunda) Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inansınlar!","arabic_text":"ثُمَّ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ تَمَامًا عَلَى الَّذ۪ٓي اَحْسَنَ وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"5/5-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Bu (Kur’an) bizim indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Merhamet edilmeniz ona uymanıza ve kötülüklerden sakınmanıza bağlıdır.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-155c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın rahmetinin tecelli etmesi”, insanın Kur’an’la olan ilişkisine ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamasına bağlanıyor. Kur’an bir hayat kitabı olarak insanların hayatını dizayn ederse vazifesini yapar ve bereketli olur. İnsanlar da Kur’an’ı anlar, hayatlarına müdahale ettirir ve onunla yoldaş olursa ancak o şekilde onun feyzinden istifade ederler. Kur’an’ı anlamadan sadece lafzından okumanın yani lafız tekrarı yapmanın rahmetin tecellisine bir katkısı olmaz. Çünkü o, anlaşılmak ve hayatları insanca yaşamanın formülleriyle dizayn etmek için gelmiştir. İnsan önüne konan lezzetli bir yemeğe sadece bakıp dursa ve onun doyurucu olduğuna da inansa doyabilir mi? Elbette ki hayır. Doyması için onu midesine indirmesi lazım. Kur’an’ın bir rahmet kaynağı olduğunu bilmek ve onun doğru yolu gösteren ve cennete ulaştıran bir rehber olduğuna inanmak yetmez. Ondaki açık mesajları içselleştirerek onun getirdiği manevi ve ahlaki disipline uymak, daha özet bir ifade ile onunla yaşayarak onun isteklerine göre hayatı dizayn etmek gerekir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Bu (Kur’an) bizim indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Merhamet edilmeniz ona uymanıza ve kötülüklerden sakınmanıza bağlıdır.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-155c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın rahmetinin tecelli etmesi”, insanın Kur’an’la olan ilişkisine ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamasına bağlanıyor. Kur’an bir hayat kitabı olarak insanların hayatını dizayn ederse vazifesini yapar ve bereketli olur. İnsanlar da Kur’an’ı anlar, hayatlarına müdahale ettirir ve onunla yoldaş olursa ancak o şekilde onun feyzinden istifade ederler. Kur’an’ı anlamadan sadece lafzından okumanın yani lafız tekrarı yapmanın rahmetin tecellisine bir katkısı olmaz. Çünkü o, anlaşılmak ve hayatları insanca yaşamanın formülleriyle dizayn etmek için gelmiştir. İnsan önüne konan lezzetli bir yemeğe sadece bakıp dursa ve onun doyurucu olduğuna da inansa doyabilir mi? Elbette ki hayır. Doyması için onu midesine indirmesi lazım. Kur’an’ın bir rahmet kaynağı olduğunu bilmek ve onun doğru yolu gösteren ve cennete ulaştıran bir rehber olduğuna inanmak yetmez. Ondaki açık mesajları içselleştirerek onun getirdiği manevi ve ahlaki disipline uymak, daha özet bir ifade ile onunla yaşayarak onun isteklerine göre hayatı dizayn etmek gerekir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Bu (Kur’an) bizim indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Merhamet edilmeniz ona uymanıza ve kötülüklerden sakınmanıza bağlıdır.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-155c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın rahmetinin tecelli etmesi”, insanın Kur’an’la olan ilişkisine ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamasına bağlanıyor. Kur’an bir hayat kitabı olarak insanların hayatını dizayn ederse vazifesini yapar ve bereketli olur. İnsanlar da Kur’an’ı anlar, hayatlarına müdahale ettirir ve onunla yoldaş olursa ancak o şekilde onun feyzinden istifade ederler. Kur’an’ı anlamadan sadece lafzından okumanın yani lafız tekrarı yapmanın rahmetin tecellisine bir katkısı olmaz. Çünkü o, anlaşılmak ve hayatları insanca yaşamanın formülleriyle dizayn etmek için gelmiştir. İnsan önüne konan lezzetli bir yemeğe sadece bakıp dursa ve onun doyurucu olduğuna da inansa doyabilir mi? Elbette ki hayır. Doyması için onu midesine indirmesi lazım. Kur’an’ın bir rahmet kaynağı olduğunu bilmek ve onun doğru yolu gösteren ve cennete ulaştıran bir rehber olduğuna inanmak yetmez. Ondaki açık mesajları içselleştirerek onun getirdiği manevi ve ahlaki disipline uymak, daha özet bir ifade ile onunla yaşayarak onun isteklerine göre hayatı dizayn etmek gerekir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Bu (Kur’an) bizim indirdiğimiz bereketli bir kitaptır. Merhamet edilmeniz ona uymanıza ve kötülüklerden sakınmanıza bağlıdır.","arabic_text":"وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ فَاتَّبِعُوهُ وَاتَّقُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-154.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-154c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın rahmetinin tecelli etmesi”, insanın Kur’an’la olan ilişkisine ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamasına bağlanıyor. Kur’an bir hayat kitabı olarak insanların hayatını dizayn ederse vazifesini yapar ve bereketli olur. İnsanlar da Kur’an’ı anlar, hayatlarına müdahale ettirir ve onunla yoldaş olursa ancak o şekilde onun feyzinden istifade ederler. Kur’an’ı anlamadan sadece lafzından okumanın yani lafız tekrarı yapmanın rahmetin tecellisine bir katkısı olmaz. Çünkü o, anlaşılmak ve hayatları insanca yaşamanın formülleriyle dizayn etmek için gelmiştir. İnsan önüne konan lezzetli bir yemeğe sadece bakıp dursa ve onun doyurucu olduğuna da inansa doyabilir mi? Elbette ki hayır. Doyması için onu midesine indirmesi lazım. Kur’an’ın bir rahmet kaynağı olduğunu bilmek ve onun doğru yolu gösteren ve cennete ulaştıran bir rehber olduğuna inanmak yetmez. Ondaki açık mesajları içselleştirerek onun getirdiği manevi ve ahlaki disipline uymak, daha özet bir ifade ile onunla yaşayarak onun isteklerine göre hayatı dizayn etmek gerekir."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Mahşerde hesaba çekildiğiniz zaman) “Bizden önceki yaşamış olan iki topluluğa (Yahudiler ile Hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur’an’)ı size indirdi.","arabic_text":"اَنْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَٓائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَاۖ وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-156c.mp3","commentary_text":"Tevrat ve İncil Arap toplumunun anlamadığı dillerde indikleri için Araplar onlardan anlamıyor ve anlamak da istemiyorlardı. Zaten kontrolsüz ve gayesiz yaşamayı alışkanlık haline getiren Araplar bu dil farklılığını da bahane ederek kendilerini savunma yoluna gidebilirlerdi."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Mahşerde hesaba çekildiğiniz zaman) “Bizden önceki yaşamış olan iki topluluğa (Yahudiler ile Hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur’an’)ı size indirdi.","arabic_text":"اَنْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَٓائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَاۖ وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-156c.mp3","commentary_text":"Tevrat ve İncil Arap toplumunun anlamadığı dillerde indikleri için Araplar onlardan anlamıyor ve anlamak da istemiyorlardı. Zaten kontrolsüz ve gayesiz yaşamayı alışkanlık haline getiren Araplar bu dil farklılığını da bahane ederek kendilerini savunma yoluna gidebilirlerdi."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Mahşerde hesaba çekildiğiniz zaman) “Bizden önceki yaşamış olan iki topluluğa (Yahudiler ile Hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur’an’)ı size indirdi.","arabic_text":"اَنْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَٓائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَاۖ وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-156c.mp3","commentary_text":"Tevrat ve İncil Arap toplumunun anlamadığı dillerde indikleri için Araplar onlardan anlamıyor ve anlamak da istemiyorlardı. Zaten kontrolsüz ve gayesiz yaşamayı alışkanlık haline getiren Araplar bu dil farklılığını da bahane ederek kendilerini savunma yoluna gidebilirlerdi."},{"verse_number":"156","turkish_text":"(Mahşerde hesaba çekildiğiniz zaman) “Bizden önceki yaşamış olan iki topluluğa (Yahudiler ile Hristiyanlara) kitap indirildi ve biz onların okuduklarından habersiz kaldık” demeyesiniz diye o (Kur’an’)ı size indirdi.","arabic_text":"اَنْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَٓائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَاۖ وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"5/5-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-155c.mp3","commentary_text":"Tevrat ve İncil Arap toplumunun anlamadığı dillerde indikleri için Araplar onlardan anlamıyor ve anlamak da istemiyorlardı. Zaten kontrolsüz ve gayesiz yaşamayı alışkanlık haline getiren Araplar bu dil farklılığını da bahane ederek kendilerini savunma yoluna gidebilirlerdi."},{"verse_number":"157","turkish_text":"Veya: “Bize de o kitap indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik” demeyesiniz diye işte size Rabbinizden apaçık bir delil bir hidayet ve bir rahmet kaynağı (olan Kur’an) gelmiştir. Öyleyse Allah'ın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu davranışlarından dolayı azabın kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّٓا اَهْدٰى مِنْهُمْۚ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَاۜ سَنَجْزِي الَّذ۪ينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُٓوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Veya: “Bize de o kitap indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik” demeyesiniz diye işte size Rabbinizden apaçık bir delil bir hidayet ve bir rahmet kaynağı (olan Kur’an) gelmiştir. Öyleyse Allah'ın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu davranışlarından dolayı azabın kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّٓا اَهْدٰى مِنْهُمْۚ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَاۜ سَنَجْزِي الَّذ۪ينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُٓوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Veya: “Bize de o kitap indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik” demeyesiniz diye işte size Rabbinizden apaçık bir delil bir hidayet ve bir rahmet kaynağı (olan Kur’an) gelmiştir. Öyleyse Allah'ın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu davranışlarından dolayı azabın kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّٓا اَهْدٰى مِنْهُمْۚ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَاۜ سَنَجْزِي الَّذ۪ينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُٓوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Veya: “Bize de o kitap indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik” demeyesiniz diye işte size Rabbinizden apaçık bir delil bir hidayet ve bir rahmet kaynağı (olan Kur’an) gelmiştir. Öyleyse Allah'ın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu davranışlarından dolayı azabın kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّٓا اَهْدٰى مِنْهُمْۚ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَاۜ سَنَجْزِي الَّذ۪ينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُٓوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Yoksa o inkârcılar (iman etmek için) meleklerin kendilerine inmesini yahut (bizzat) Rabbinin (karşılarına gelip gözlerine) görünmesini veya O’ndan (kıyamet ve ölüm gibi) bazı alametlerin gelmesini mi bekliyorlar? (Ama) Rabbinin (kesin) işaretlerinin ortaya çıkacağı gün iman etmenin daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan kimseye hiçbir yararı olmayacaktır. De ki: “(Ya şimdiden iman edin ve faydalı işler yapın ya da ahiret gününü) bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz!”","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ اَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَۜ يَوْمَ يَأْت۪ي بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْسًا ا۪يمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا خَيْرًاۜ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Yoksa o inkârcılar (iman etmek için) meleklerin kendilerine inmesini yahut (bizzat) Rabbinin (karşılarına gelip gözlerine) görünmesini veya O’ndan (kıyamet ve ölüm gibi) bazı alametlerin gelmesini mi bekliyorlar? (Ama) Rabbinin (kesin) işaretlerinin ortaya çıkacağı gün iman etmenin daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan kimseye hiçbir yararı olmayacaktır. De ki: “(Ya şimdiden iman edin ve faydalı işler yapın ya da ahiret gününü) bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz!”","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ اَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَۜ يَوْمَ يَأْت۪ي بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْسًا ا۪يمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا خَيْرًاۜ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Yoksa o inkârcılar (iman etmek için) meleklerin kendilerine inmesini yahut (bizzat) Rabbinin (karşılarına gelip gözlerine) görünmesini veya O’ndan (kıyamet ve ölüm gibi) bazı alametlerin gelmesini mi bekliyorlar? (Ama) Rabbinin (kesin) işaretlerinin ortaya çıkacağı gün iman etmenin daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan kimseye hiçbir yararı olmayacaktır. De ki: “(Ya şimdiden iman edin ve faydalı işler yapın ya da ahiret gününü) bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz!”","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ اَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَۜ يَوْمَ يَأْت۪ي بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْسًا ا۪يمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا خَيْرًاۜ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Yoksa o inkârcılar (iman etmek için) meleklerin kendilerine inmesini yahut (bizzat) Rabbinin (karşılarına gelip gözlerine) görünmesini veya O’ndan (kıyamet ve ölüm gibi) bazı alametlerin gelmesini mi bekliyorlar? (Ama) Rabbinin (kesin) işaretlerinin ortaya çıkacağı gün iman etmenin daha önce inanmamış yahut inandığı halde bir hayır yapmamış olan kimseye hiçbir yararı olmayacaktır. De ki: “(Ya şimdiden iman edin ve faydalı işler yapın ya da ahiret gününü) bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz!”","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ اَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَۜ يَوْمَ يَأْت۪ي بَعْضُ اٰيَاتِ رَبِّكَ لَا يَنْفَعُ نَفْسًا ا۪يمَانُهَا لَمْ تَكُنْ اٰمَنَتْ مِنْ قَبْلُ اَوْ كَسَبَتْ ف۪ٓي ا۪يمَانِهَا خَيْرًاۜ قُلِ انْتَظِرُٓوا اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ ف۪ي شَيْءٍۜ اِنَّمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-159c.mp3","commentary_text":"“İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Zira bugün Müslümanların yaşadığı İslam’la Allah’ın gönderdiği İslam aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hal alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hale gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan, peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir."},{"verse_number":"159","turkish_text":"İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ ف۪ي شَيْءٍۜ اِنَّمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-159c.mp3","commentary_text":"“İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Zira bugün Müslümanların yaşadığı İslam’la Allah’ın gönderdiği İslam aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hal alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hale gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan, peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir."},{"verse_number":"159","turkish_text":"İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ ف۪ي شَيْءٍۜ اِنَّمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-159c.mp3","commentary_text":"“İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Zira bugün Müslümanların yaşadığı İslam’la Allah’ın gönderdiği İslam aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hal alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hale gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan, peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir."},{"verse_number":"159","turkish_text":"İnançlarının bütünlüğünü bozup (tanınmaz hale getirerek) gruplara fırkalara ayrılanlara gelince; onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ ف۪ي شَيْءٍۜ اِنَّمَٓا اَمْرُهُمْ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-158c.mp3","commentary_text":"“İnançların bütünlüğü” nden kastedilen İslâm Dininin kendisidir. Hangi tarihi isimlendirme altında olursa olsun Allah’a inanan ve dinine tabi olan herkes bu mesajın doğrudan muhatabıdır. Müslümanlar da bu mesajdan üzerlerine düşeni almak zorundadır. Zira bugün Müslümanların yaşadığı İslam’la Allah’ın gönderdiği İslam aynı değildir. Müslümanların yaşadığı İslam’a baktığımızda görüyoruz ki; bidatlerle, hurafelerle, menkıbelerle yozlaştırılan din statik bir hal alarak Arap kültürüyle bütünleşmiş ve daha sonra farklı grupların, mezheplerin, cemaatlerin elinde aslını kaybederek tanınmaz hale gelmiştir. Öyle ki; Rabbi Allah olan lakin Allah’ı dara düştüğü zaman hatırlayan, peygamberi Muhammed olan ancak Hz. Muhammed’i sadece bir şefaatçi olarak gören, kitabı Kur’an olan fakat Kur’an’ı bir tılsım gibi düşünen, dini İslam olan ama İslam’ı bir kimlik olarak kullanan, aklı olan ama aklını işletmek yerine atalarının aklıyla yaşayan bir ümmet meydana gelmiştir."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara asla haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"5/5-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-160c.mp3","commentary_text":"“İyilikle gelene on katının verilmesi” ifadesinden anlıyoruz ki Allah, kulunun ebedi nimetlerden yararlanması için büyüklüğünü gösteriyor. Mücrimlere tevbe kapısını bunun için açık tutuyor, günahkârlara rahmetinin sınırsızlığını bu nedenle müjdeliyor, pişmanlık duyanlara istiğfarın yolunu bu sebeple gösteriyor. Cehennemi anlatan ve tasvir eden ayetlerin sonunda kul kendine gelsin ve azap görmesin diye bağışlayıcılığını, rahmetinin sınırsızlığını onun için dile getiriyor."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara asla haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"5/5-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-160c.mp3","commentary_text":"“İyilikle gelene on katının verilmesi” ifadesinden anlıyoruz ki Allah, kulunun ebedi nimetlerden yararlanması için büyüklüğünü gösteriyor. Mücrimlere tevbe kapısını bunun için açık tutuyor, günahkârlara rahmetinin sınırsızlığını bu nedenle müjdeliyor, pişmanlık duyanlara istiğfarın yolunu bu sebeple gösteriyor. Cehennemi anlatan ve tasvir eden ayetlerin sonunda kul kendine gelsin ve azap görmesin diye bağışlayıcılığını, rahmetinin sınırsızlığını onun için dile getiriyor."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara asla haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"5/5-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-160c.mp3","commentary_text":"“İyilikle gelene on katının verilmesi” ifadesinden anlıyoruz ki Allah, kulunun ebedi nimetlerden yararlanması için büyüklüğünü gösteriyor. Mücrimlere tevbe kapısını bunun için açık tutuyor, günahkârlara rahmetinin sınırsızlığını bu nedenle müjdeliyor, pişmanlık duyanlara istiğfarın yolunu bu sebeple gösteriyor. Cehennemi anlatan ve tasvir eden ayetlerin sonunda kul kendine gelsin ve azap görmesin diye bağışlayıcılığını, rahmetinin sınırsızlığını onun için dile getiriyor."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara asla haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ اَمْثَالِهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"5/5-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-159c.mp3","commentary_text":"“İyilikle gelene on katının verilmesi” ifadesinden anlıyoruz ki Allah, kulunun ebedi nimetlerden yararlanması için büyüklüğünü gösteriyor. Mücrimlere tevbe kapısını bunun için açık tutuyor, günahkârlara rahmetinin sınırsızlığını bu nedenle müjdeliyor, pişmanlık duyanlara istiğfarın yolunu bu sebeple gösteriyor. Cehennemi anlatan ve tasvir eden ayetlerin sonunda kul kendine gelsin ve azap görmesin diye bağışlayıcılığını, rahmetinin sınırsızlığını onun için dile getiriyor."},{"verse_number":"161","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola mükemmel bir dine (yani) tek Allah inancına yönelen İbrahim’in dinine iletti. O (hiçbir zaman) Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّن۪ي هَدٰين۪ي رَبّ۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۚ د۪ينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-161c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamberin Hanif Dininde Yahudilerde olduğu gibi “milli tanrı”, Hristiyanlarda olduğu gibi “teslis” (üç tanrı) inancı yoktur. Bu din tevhidin esasını koruyarak Allah’ın birlik temeli üzerinde manevi ve ahlaki düsturlar ortaya koymuş ve toplumların ıslahını, irşadını ve birliğini bu düsturlarla sağlamıştır."},{"verse_number":"161","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola mükemmel bir dine (yani) tek Allah inancına yönelen İbrahim’in dinine iletti. O (hiçbir zaman) Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّن۪ي هَدٰين۪ي رَبّ۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۚ د۪ينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-161c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamberin Hanif Dininde Yahudilerde olduğu gibi “milli tanrı”, Hristiyanlarda olduğu gibi “teslis” (üç tanrı) inancı yoktur. Bu din tevhidin esasını koruyarak Allah’ın birlik temeli üzerinde manevi ve ahlaki düsturlar ortaya koymuş ve toplumların ıslahını, irşadını ve birliğini bu düsturlarla sağlamıştır."},{"verse_number":"161","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola mükemmel bir dine (yani) tek Allah inancına yönelen İbrahim’in dinine iletti. O (hiçbir zaman) Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّن۪ي هَدٰين۪ي رَبّ۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۚ د۪ينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-161c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamberin Hanif Dininde Yahudilerde olduğu gibi “milli tanrı”, Hristiyanlarda olduğu gibi “teslis” (üç tanrı) inancı yoktur. Bu din tevhidin esasını koruyarak Allah’ın birlik temeli üzerinde manevi ve ahlaki düsturlar ortaya koymuş ve toplumların ıslahını, irşadını ve birliğini bu düsturlarla sağlamıştır."},{"verse_number":"161","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola mükemmel bir dine (yani) tek Allah inancına yönelen İbrahim’in dinine iletti. O (hiçbir zaman) Allah’tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّن۪ي هَدٰين۪ي رَبّ۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۚ د۪ينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۚ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-160.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"5/5-160c.mp3","commentary_text":"İbrahim Peygamberin Hanif Dininde Yahudilerde olduğu gibi “milli tanrı”, Hristiyanlarda olduğu gibi “teslis” (üç tanrı) inancı yoktur. Bu din tevhidin esasını koruyarak Allah’ın birlik temeli üzerinde manevi ve ahlaki düsturlar ortaya koymuş ve toplumların ıslahını, irşadını ve birliğini bu düsturlarla sağlamıştır."},{"verse_number":"162","turkish_text":"De ki: “Benim salâtım (yakarışım yönelişim Hakk’tan yana duruşum) ibadetlerim (faydalı eylemlerim) hayatım ve ölümüm (yalnızca) âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”","arabic_text":"لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"De ki: “Benim salâtım (yakarışım yönelişim Hakk’tan yana duruşum) ibadetlerim (faydalı eylemlerim) hayatım ve ölümüm (yalnızca) âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”","arabic_text":"لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"De ki: “Benim salâtım (yakarışım yönelişim Hakk’tan yana duruşum) ibadetlerim (faydalı eylemlerim) hayatım ve ölümüm (yalnızca) âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”","arabic_text":"لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"De ki: “Benim salâtım (yakarışım yönelişim Hakk’tan yana duruşum) ibadetlerim (faydalı eylemlerim) hayatım ve ölümüm (yalnızca) âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.”","arabic_text":"لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana emredilen de budur. (Bunun için) ben Müslümanların öncüsüyüm.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana emredilen de budur. (Bunun için) ben Müslümanların öncüsüyüm.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana emredilen de budur. (Bunun için) ben Müslümanların öncüsüyüm.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana emredilen de budur. (Bunun için) ben Müslümanların öncüsüyüm.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"5/5-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"De ki: “Ben Allah’tan başka bir Rab mı arayacağım? Hâlbuki O her şeyin Rabbidir. İnsanların yaptığı eylemler yalnızca kendilerini ilgilendirir ve hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü taşımaz (hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez). Zamanı gelince hepiniz (Mahşerde) Rabbinize döneceksiniz. İşte o zaman Allah hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size açıklayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["17/15","35/18","39/7","53/38"],"audio_path":"5/5-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"De ki: “Ben Allah’tan başka bir Rab mı arayacağım? Hâlbuki O her şeyin Rabbidir. İnsanların yaptığı eylemler yalnızca kendilerini ilgilendirir ve hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü taşımaz (hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez). Zamanı gelince hepiniz (Mahşerde) Rabbinize döneceksiniz. İşte o zaman Allah hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size açıklayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["17/15","35/18","39/7","53/38"],"audio_path":"5/5-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"De ki: “Ben Allah’tan başka bir Rab mı arayacağım? Hâlbuki O her şeyin Rabbidir. İnsanların yaptığı eylemler yalnızca kendilerini ilgilendirir ve hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü taşımaz (hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez). Zamanı gelince hepiniz (Mahşerde) Rabbinize döneceksiniz. İşte o zaman Allah hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size açıklayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["17/15","35/18","39/7","53/38"],"audio_path":"5/5-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"De ki: “Ben Allah’tan başka bir Rab mı arayacağım? Hâlbuki O her şeyin Rabbidir. İnsanların yaptığı eylemler yalnızca kendilerini ilgilendirir ve hiçbir günahkâr başkasının (günah) yükünü taşımaz (hiç kimseye başkasının sorumluluğu yüklenmez). Zamanı gelince hepiniz (Mahşerde) Rabbinize döneceksiniz. İşte o zaman Allah hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her şeyi size açıklayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":["17/15","35/18","39/7","53/38"],"audio_path":"5/5-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"O (Allah) sizi dünyaya mirasçı yapmış ve kiminizi kiminizden denemek için derecelerle farklı/üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi imtihan edebilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz ceza vermede hızlıdır ve şüphe yok ki O gerçekten çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"O (Allah) sizi dünyaya mirasçı yapmış ve kiminizi kiminizden denemek için derecelerle farklı/üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi imtihan edebilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz ceza vermede hızlıdır ve şüphe yok ki O gerçekten çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"O (Allah) sizi dünyaya mirasçı yapmış ve kiminizi kiminizden denemek için derecelerle farklı/üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi imtihan edebilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz ceza vermede hızlıdır ve şüphe yok ki O gerçekten çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"O (Allah) sizi dünyaya mirasçı yapmış ve kiminizi kiminizden denemek için derecelerle farklı/üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi imtihan edebilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz ceza vermede hızlıdır ve şüphe yok ki O gerçekten çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"5/5-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":7,"name":"A'RÂF SÛRESİ","description":"A’râf suresi, Mekke döneminde inmiş olup 206 ayettir. Surenin adı 46 ve 48. ayetlerde gecen “A’râf” kelimesinden alınmıştır. “A’râf” yüksek yerler demektir. Bu ayetlerde cennet ve cehennem ehli arasındaki yüksek bir yerde bulunan insanlardan söz edilmektedir. Bu surede Allah’ın mutlak hükümranlığı, itikâdî konular, îmâni meseleler, vahyin ehemmiyeti, ataları sorgulamadan taklit etmenin yanlışlığı, ahiretle ilgili meseleler işlenmektedir. Ayrıca peygamber kıssalarına yer verilmiş, çok sayıda dini hüküm ve emir de aktarılmış olup, inananlara sabır ve metanet tavsiyesinde bulunulmuştur.","sura_intro_audio":"6/6-a.mp3","verse_count":206,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Sad.","arabic_text":"الٓمٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"6/6-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Sad.","arabic_text":"الٓمٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"6/6-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Sad.","arabic_text":"الٓمٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"6/6-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Sad.","arabic_text":"الٓمٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"6/6-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu Kur’an) kendisi ile (insanları) uyarasın ve inananlara öğüt veresin diye sana indirilen bir kitaptır. O halde bu görevi yaparken sakın ruhun sıkılmasın/kalbinde bir şüphe olmasın.","arabic_text":"كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["3/7","11/12","15/97","18/5"],"audio_path":"6/6-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-2c.mp3","commentary_text":"“Ruhun sıkılmasın” yani yüreğinde asla bir şüphe, kaygı ve sıkıntı olmasın cümlesi, Hz. Peygamber’i rahatlatmak için kullanılmış gibi dursa da aslında ayette, Kur’an mesajının ulaşabildiği herkesin dikkatini iki yönlü bir hedefe, yani hem inkârcıların uğrayacakları âkıbete karşı uyarılmasına hem de bu evrensel çağrıya inananların gelen ayetlerle yönlendirilmesine dikkat çekilmektedir. Zira Kur’an, sadece inananlara değil, aynı zamanda bütün âlemlere bir öğüt olarak gelmiştir. Onca uyarıya rağmen inkârda ve bozgunculukta ısrar eden, nihai gerçeğe karşı çıkan ehli küfrün yalanlamasından, Kur’an’ı etkisiz bırakmak için kurdukları tuzaklardan, tavır ve davranışlarından üzülen, sıkılan Hz. Peygamber bu ayetle hem teselli edilmiş ve hem de farklı bir strateji ile ümitsizliğe kapılmadan görevine devam etmesi istenmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu Kur’an) kendisi ile (insanları) uyarasın ve inananlara öğüt veresin diye sana indirilen bir kitaptır. O halde bu görevi yaparken sakın ruhun sıkılmasın/kalbinde bir şüphe olmasın.","arabic_text":"كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["3/7","11/12","15/97","18/5"],"audio_path":"6/6-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-2c.mp3","commentary_text":"“Ruhun sıkılmasın” yani yüreğinde asla bir şüphe, kaygı ve sıkıntı olmasın cümlesi, Hz. Peygamber’i rahatlatmak için kullanılmış gibi dursa da aslında ayette, Kur’an mesajının ulaşabildiği herkesin dikkatini iki yönlü bir hedefe, yani hem inkârcıların uğrayacakları âkıbete karşı uyarılmasına hem de bu evrensel çağrıya inananların gelen ayetlerle yönlendirilmesine dikkat çekilmektedir. Zira Kur’an, sadece inananlara değil, aynı zamanda bütün âlemlere bir öğüt olarak gelmiştir. Onca uyarıya rağmen inkârda ve bozgunculukta ısrar eden, nihai gerçeğe karşı çıkan ehli küfrün yalanlamasından, Kur’an’ı etkisiz bırakmak için kurdukları tuzaklardan, tavır ve davranışlarından üzülen, sıkılan Hz. Peygamber bu ayetle hem teselli edilmiş ve hem de farklı bir strateji ile ümitsizliğe kapılmadan görevine devam etmesi istenmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu Kur’an) kendisi ile (insanları) uyarasın ve inananlara öğüt veresin diye sana indirilen bir kitaptır. O halde bu görevi yaparken sakın ruhun sıkılmasın/kalbinde bir şüphe olmasın.","arabic_text":"كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["3/7","11/12","15/97","18/5"],"audio_path":"6/6-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-2c.mp3","commentary_text":"“Ruhun sıkılmasın” yani yüreğinde asla bir şüphe, kaygı ve sıkıntı olmasın cümlesi, Hz. Peygamber’i rahatlatmak için kullanılmış gibi dursa da aslında ayette, Kur’an mesajının ulaşabildiği herkesin dikkatini iki yönlü bir hedefe, yani hem inkârcıların uğrayacakları âkıbete karşı uyarılmasına hem de bu evrensel çağrıya inananların gelen ayetlerle yönlendirilmesine dikkat çekilmektedir. Zira Kur’an, sadece inananlara değil, aynı zamanda bütün âlemlere bir öğüt olarak gelmiştir. Onca uyarıya rağmen inkârda ve bozgunculukta ısrar eden, nihai gerçeğe karşı çıkan ehli küfrün yalanlamasından, Kur’an’ı etkisiz bırakmak için kurdukları tuzaklardan, tavır ve davranışlarından üzülen, sıkılan Hz. Peygamber bu ayetle hem teselli edilmiş ve hem de farklı bir strateji ile ümitsizliğe kapılmadan görevine devam etmesi istenmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu Kur’an) kendisi ile (insanları) uyarasın ve inananlara öğüt veresin diye sana indirilen bir kitaptır. O halde bu görevi yaparken sakın ruhun sıkılmasın/kalbinde bir şüphe olmasın.","arabic_text":"كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["3/7","11/12","15/97","18/5"],"audio_path":"6/6-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-1c.mp3","commentary_text":"“Ruhun sıkılmasın” yani yüreğinde asla bir şüphe, kaygı ve sıkıntı olmasın cümlesi, Hz. Peygamber’i rahatlatmak için kullanılmış gibi dursa da aslında ayette, Kur’an mesajının ulaşabildiği herkesin dikkatini iki yönlü bir hedefe, yani hem inkârcıların uğrayacakları âkıbete karşı uyarılmasına hem de bu evrensel çağrıya inananların gelen ayetlerle yönlendirilmesine dikkat çekilmektedir. Zira Kur’an, sadece inananlara değil, aynı zamanda bütün âlemlere bir öğüt olarak gelmiştir. Onca uyarıya rağmen inkârda ve bozgunculukta ısrar eden, nihai gerçeğe karşı çıkan ehli küfrün yalanlamasından, Kur’an’ı etkisiz bırakmak için kurdukları tuzaklardan, tavır ve davranışlarından üzülen, sıkılan Hz. Peygamber bu ayetle hem teselli edilmiş ve hem de farklı bir strateji ile ümitsizliğe kapılmadan görevine devam etmesi istenmiştir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey insanlar!) Rabbinizden size indirilen Kitap’a uyun! O’nun dışında bir takım başka otoriteleri yakın görüp dostlar edinmeyin (onlara uymayın)! (Bunca uyarıya rağmen) ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَ","related_links":["12/103"],"audio_path":"6/6-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-3c.mp3","commentary_text":"“Onun dışındaki başka otoriteleri dostlar edinmeyin!” Yani ona inanmakla beraber onun dışındaki lider, şeyh, mürşid, hoca, alim, cemaat, mezhep, tarikat gibi kişi ya da oluşumlar sizi Kur’an’dan kopararak başka mecralara çekmesin! Onlarla beraber olmak ya da onlara uymak konusunda evvela, onların hayatlarının Kur’an’la ve dolaysıyla Hz. Muhammed’in hayatıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Örtüşmüyorsa sorgulayın, olmuyorsa derhal uzaklaşın! Unutmayın ki; inananların yol gösterici kaynağı Kur’an’dır, onun birinci muhatabı ve uygulayıcısı da Hz. Peygamberdir. Hz. Peygamberi öncü ve rehber kabul etmek, Kur’an’ın kılavuzluğunu kabul etmekle olur. Zira Kur’an, bütün öğretileriyle ve evrensel ahlaki değerleriyle yaşayan bir peygamberdir, canlı bir mü’mindir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey insanlar!) Rabbinizden size indirilen Kitap’a uyun! O’nun dışında bir takım başka otoriteleri yakın görüp dostlar edinmeyin (onlara uymayın)! (Bunca uyarıya rağmen) ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَ","related_links":["12/103"],"audio_path":"6/6-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-3c.mp3","commentary_text":"“Onun dışındaki başka otoriteleri dostlar edinmeyin!” Yani ona inanmakla beraber onun dışındaki lider, şeyh, mürşid, hoca, alim, cemaat, mezhep, tarikat gibi kişi ya da oluşumlar sizi Kur’an’dan kopararak başka mecralara çekmesin! Onlarla beraber olmak ya da onlara uymak konusunda evvela, onların hayatlarının Kur’an’la ve dolaysıyla Hz. Muhammed’in hayatıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Örtüşmüyorsa sorgulayın, olmuyorsa derhal uzaklaşın! Unutmayın ki; inananların yol gösterici kaynağı Kur’an’dır, onun birinci muhatabı ve uygulayıcısı da Hz. Peygamberdir. Hz. Peygamberi öncü ve rehber kabul etmek, Kur’an’ın kılavuzluğunu kabul etmekle olur. Zira Kur’an, bütün öğretileriyle ve evrensel ahlaki değerleriyle yaşayan bir peygamberdir, canlı bir mü’mindir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey insanlar!) Rabbinizden size indirilen Kitap’a uyun! O’nun dışında bir takım başka otoriteleri yakın görüp dostlar edinmeyin (onlara uymayın)! (Bunca uyarıya rağmen) ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَ","related_links":["12/103"],"audio_path":"6/6-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-3c.mp3","commentary_text":"“Onun dışındaki başka otoriteleri dostlar edinmeyin!” Yani ona inanmakla beraber onun dışındaki lider, şeyh, mürşid, hoca, alim, cemaat, mezhep, tarikat gibi kişi ya da oluşumlar sizi Kur’an’dan kopararak başka mecralara çekmesin! Onlarla beraber olmak ya da onlara uymak konusunda evvela, onların hayatlarının Kur’an’la ve dolaysıyla Hz. Muhammed’in hayatıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Örtüşmüyorsa sorgulayın, olmuyorsa derhal uzaklaşın! Unutmayın ki; inananların yol gösterici kaynağı Kur’an’dır, onun birinci muhatabı ve uygulayıcısı da Hz. Peygamberdir. Hz. Peygamberi öncü ve rehber kabul etmek, Kur’an’ın kılavuzluğunu kabul etmekle olur. Zira Kur’an, bütün öğretileriyle ve evrensel ahlaki değerleriyle yaşayan bir peygamberdir, canlı bir mü’mindir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey insanlar!) Rabbinizden size indirilen Kitap’a uyun! O’nun dışında bir takım başka otoriteleri yakın görüp dostlar edinmeyin (onlara uymayın)! (Bunca uyarıya rağmen) ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَ","related_links":["12/103"],"audio_path":"6/6-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-2c.mp3","commentary_text":"“Onun dışındaki başka otoriteleri dostlar edinmeyin!” Yani ona inanmakla beraber onun dışındaki lider, şeyh, mürşid, hoca, alim, cemaat, mezhep, tarikat gibi kişi ya da oluşumlar sizi Kur’an’dan kopararak başka mecralara çekmesin! Onlarla beraber olmak ya da onlara uymak konusunda evvela, onların hayatlarının Kur’an’la ve dolaysıyla Hz. Muhammed’in hayatıyla örtüşüp örtüşmediğine bakın. Örtüşmüyorsa sorgulayın, olmuyorsa derhal uzaklaşın! Unutmayın ki; inananların yol gösterici kaynağı Kur’an’dır, onun birinci muhatabı ve uygulayıcısı da Hz. Peygamberdir. Hz. Peygamberi öncü ve rehber kabul etmek, Kur’an’ın kılavuzluğunu kabul etmekle olur. Zira Kur’an, bütün öğretileriyle ve evrensel ahlaki değerleriyle yaşayan bir peygamberdir, canlı bir mü’mindir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz nice kentleri(n insanlarını yaptıkları yüzünden) yok ettik. Azabımız onları ya (Lut kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayip kavmindeki gibi) öğle uykusu sırasında yakalayıverdi.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ","related_links":["6/10","7/97","22/45","28/58"],"audio_path":"6/6-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-4c.mp3","commentary_text":"Araplarda yaygın bir alışkanlık olarak öğleden sonra uyumak vardı. Öğle uykusu ifadesi bunun için belirtilmiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz nice kentleri(n insanlarını yaptıkları yüzünden) yok ettik. Azabımız onları ya (Lut kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayip kavmindeki gibi) öğle uykusu sırasında yakalayıverdi.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ","related_links":["6/10","7/97","22/45","28/58"],"audio_path":"6/6-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-4c.mp3","commentary_text":"Araplarda yaygın bir alışkanlık olarak öğleden sonra uyumak vardı. Öğle uykusu ifadesi bunun için belirtilmiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz nice kentleri(n insanlarını yaptıkları yüzünden) yok ettik. Azabımız onları ya (Lut kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayip kavmindeki gibi) öğle uykusu sırasında yakalayıverdi.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ","related_links":["6/10","7/97","22/45","28/58"],"audio_path":"6/6-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-4c.mp3","commentary_text":"Araplarda yaygın bir alışkanlık olarak öğleden sonra uyumak vardı. Öğle uykusu ifadesi bunun için belirtilmiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz nice kentleri(n insanlarını yaptıkları yüzünden) yok ettik. Azabımız onları ya (Lut kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayip kavmindeki gibi) öğle uykusu sırasında yakalayıverdi.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ","related_links":["6/10","7/97","22/45","28/58"],"audio_path":"6/6-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-3c.mp3","commentary_text":"Araplarda yaygın bir alışkanlık olarak öğleden sonra uyumak vardı. Öğle uykusu ifadesi bunun için belirtilmiştir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Baskınımız başlarına geldiği zaman çağırışları: “Biz gerçekten (haddi aşan) zalimlerdendik” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Baskınımız başlarına geldiği zaman çağırışları: “Biz gerçekten (haddi aşan) zalimlerdendik” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Baskınımız başlarına geldiği zaman çağırışları: “Biz gerçekten (haddi aşan) zalimlerdendik” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Baskınımız başlarına geldiği zaman çağırışları: “Biz gerçekten (haddi aşan) zalimlerdendik” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"فَمَا كَانَ دَعْوٰيهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَأْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kendilerine (resul) gönderilenleri de gönderilen (resulleri)n kendilerini de mutlaka sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَلَنَسْـَٔلَنَّ الَّذ۪ينَ اُرْسِلَ اِلَيْهِمْ وَلَنَسْـَٔلَنَّ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":["5/109","28/65"],"audio_path":"6/6-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ümmetler peygamberlerin getirdiği mesaja sahip çıkmak ve bu mesajlara göre yaşamak konusunda hesaba çekileceği gibi, peygamberler de tebliğ vazifesinin hakkını verip veremedikleri konusunda hesaba çekilecektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kendilerine (resul) gönderilenleri de gönderilen (resulleri)n kendilerini de mutlaka sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَلَنَسْـَٔلَنَّ الَّذ۪ينَ اُرْسِلَ اِلَيْهِمْ وَلَنَسْـَٔلَنَّ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":["5/109","28/65"],"audio_path":"6/6-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ümmetler peygamberlerin getirdiği mesaja sahip çıkmak ve bu mesajlara göre yaşamak konusunda hesaba çekileceği gibi, peygamberler de tebliğ vazifesinin hakkını verip veremedikleri konusunda hesaba çekilecektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kendilerine (resul) gönderilenleri de gönderilen (resulleri)n kendilerini de mutlaka sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَلَنَسْـَٔلَنَّ الَّذ۪ينَ اُرْسِلَ اِلَيْهِمْ وَلَنَسْـَٔلَنَّ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":["5/109","28/65"],"audio_path":"6/6-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ümmetler peygamberlerin getirdiği mesaja sahip çıkmak ve bu mesajlara göre yaşamak konusunda hesaba çekileceği gibi, peygamberler de tebliğ vazifesinin hakkını verip veremedikleri konusunda hesaba çekilecektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kendilerine (resul) gönderilenleri de gönderilen (resulleri)n kendilerini de mutlaka sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَلَنَسْـَٔلَنَّ الَّذ۪ينَ اُرْسِلَ اِلَيْهِمْ وَلَنَسْـَٔلَنَّ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":["5/109","28/65"],"audio_path":"6/6-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-5c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ümmetler peygamberlerin getirdiği mesaja sahip çıkmak ve bu mesajlara göre yaşamak konusunda hesaba çekileceği gibi, peygamberler de tebliğ vazifesinin hakkını verip veremedikleri konusunda hesaba çekilecektir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.","arabic_text":"فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.","arabic_text":"فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.","arabic_text":"فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.","arabic_text":"فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü herkesin dünyada yaptığını) ölçmek ve değerlendirmek haktır. Kim(ler)in (sevabı) tartıda ağır gelirse; işte onlar kesintisiz mutluluğa erişecektir.","arabic_text":"وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü herkesin dünyada yaptığını) ölçmek ve değerlendirmek haktır. Kim(ler)in (sevabı) tartıda ağır gelirse; işte onlar kesintisiz mutluluğa erişecektir.","arabic_text":"وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü herkesin dünyada yaptığını) ölçmek ve değerlendirmek haktır. Kim(ler)in (sevabı) tartıda ağır gelirse; işte onlar kesintisiz mutluluğa erişecektir.","arabic_text":"وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü herkesin dünyada yaptığını) ölçmek ve değerlendirmek haktır. Kim(ler)in (sevabı) tartıda ağır gelirse; işte onlar kesintisiz mutluluğa erişecektir.","arabic_text":"وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim(ler)in de (günahları ağır sevapları) tartıda hafif gelirse; işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini zarara uğratanlardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim(ler)in de (günahları ağır sevapları) tartıda hafif gelirse; işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini zarara uğratanlardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim(ler)in de (günahları ağır sevapları) tartıda hafif gelirse; işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini zarara uğratanlardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim(ler)in de (günahları ağır sevapları) tartıda hafif gelirse; işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini zarara uğratanlardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Ona rağmen ne kadar da az şükrediyorsunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Ona rağmen ne kadar da az şükrediyorsunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Ona rağmen ne kadar da az şükrediyorsunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Ona rağmen ne kadar da az şükrediyorsunuz.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine Andolsun ki; sizi (önce madde olarak) yarattık sonra size (mükemmel bir) şekil verdik sonra da meleklere dedik ki: “Âdem’e secde edin (onun önünde saygı ile eğilin.” Onların hepsi secde ettiler yalnız (aslen cin taifesinden olan) İblis direndi ve secde edenlerden olmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":["2/34","7/11","15/30","17/61","18/50","20/116","38/73"],"audio_path":"6/6-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine Andolsun ki; sizi (önce madde olarak) yarattık sonra size (mükemmel bir) şekil verdik sonra da meleklere dedik ki: “Âdem’e secde edin (onun önünde saygı ile eğilin.” Onların hepsi secde ettiler yalnız (aslen cin taifesinden olan) İblis direndi ve secde edenlerden olmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":["2/34","7/11","15/30","17/61","18/50","20/116","38/73"],"audio_path":"6/6-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine Andolsun ki; sizi (önce madde olarak) yarattık sonra size (mükemmel bir) şekil verdik sonra da meleklere dedik ki: “Âdem’e secde edin (onun önünde saygı ile eğilin.” Onların hepsi secde ettiler yalnız (aslen cin taifesinden olan) İblis direndi ve secde edenlerden olmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":["2/34","7/11","15/30","17/61","18/50","20/116","38/73"],"audio_path":"6/6-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine Andolsun ki; sizi (önce madde olarak) yarattık sonra size (mükemmel bir) şekil verdik sonra da meleklere dedik ki: “Âdem’e secde edin (onun önünde saygı ile eğilin.” Onların hepsi secde ettiler yalnız (aslen cin taifesinden olan) İblis direndi ve secde edenlerden olmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":["2/34","7/11","15/30","17/61","18/50","20/116","38/73"],"audio_path":"6/6-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah İblis’e: “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?” dedi. O da: “Ben ondan üstünüm beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":["2/34","7/12","15/26","17/61","18/50","20/116","38/76","55/14"],"audio_path":"6/6-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-12c.mp3","commentary_text":"Ayette de görüldüğü üzere ırkçılığı ilk başlatan şeytan olmuştur. İnsan, hangi maddeden yaratıldığına değil ne için yaratıldığına bakmalı. Ne yaptığına değil ne yapması gerektiğine dikkat etmeli. İnsanın elinde olmayan ve hiçbir katkısı bulunmayan doğuştan gelen bir özelliği üstünlük ölçüsü olarak görmesi hem yanlıştır hem de şeytanî bir davranıştır. Bu düşünceyle, “biz peygamber soyundan geliyoruz”, “biz falan kabileye mensubuz” gibi çıkışlar arasında herhangi bir mantık farkı yoktur. Irk, renk, servet, şöhret, güzellik, makam, güç gibi özellikler, İslâm’a göre asla üstünlük ölçüsü olamazlar. İlâhî değer ölçülerine göre en kıymetli, en saygıdeğer insan; ortaya koyduğu faydalı çalışmalar ve ahlâkî erdemler bakımından en önde olan insandır. Nitekim Hucurat, 49/13. ayetinde buyrulduğu gibi “Allah katında sizin en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır” buyrulmaktadır. Yani kim Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşar ve O’nun öğretileriyle hayatını tanzim ederse Allah için en değerli insan odur."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah İblis’e: “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?” dedi. O da: “Ben ondan üstünüm beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":["2/34","7/12","15/26","17/61","18/50","20/116","38/76","55/14"],"audio_path":"6/6-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-12c.mp3","commentary_text":"Ayette de görüldüğü üzere ırkçılığı ilk başlatan şeytan olmuştur. İnsan, hangi maddeden yaratıldığına değil ne için yaratıldığına bakmalı. Ne yaptığına değil ne yapması gerektiğine dikkat etmeli. İnsanın elinde olmayan ve hiçbir katkısı bulunmayan doğuştan gelen bir özelliği üstünlük ölçüsü olarak görmesi hem yanlıştır hem de şeytanî bir davranıştır. Bu düşünceyle, “biz peygamber soyundan geliyoruz”, “biz falan kabileye mensubuz” gibi çıkışlar arasında herhangi bir mantık farkı yoktur. Irk, renk, servet, şöhret, güzellik, makam, güç gibi özellikler, İslâm’a göre asla üstünlük ölçüsü olamazlar. İlâhî değer ölçülerine göre en kıymetli, en saygıdeğer insan; ortaya koyduğu faydalı çalışmalar ve ahlâkî erdemler bakımından en önde olan insandır. Nitekim Hucurat, 49/13. ayetinde buyrulduğu gibi “Allah katında sizin en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır” buyrulmaktadır. Yani kim Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşar ve O’nun öğretileriyle hayatını tanzim ederse Allah için en değerli insan odur."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah İblis’e: “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?” dedi. O da: “Ben ondan üstünüm beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":["2/34","7/12","15/26","17/61","18/50","20/116","38/76","55/14"],"audio_path":"6/6-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-12c.mp3","commentary_text":"Ayette de görüldüğü üzere ırkçılığı ilk başlatan şeytan olmuştur. İnsan, hangi maddeden yaratıldığına değil ne için yaratıldığına bakmalı. Ne yaptığına değil ne yapması gerektiğine dikkat etmeli. İnsanın elinde olmayan ve hiçbir katkısı bulunmayan doğuştan gelen bir özelliği üstünlük ölçüsü olarak görmesi hem yanlıştır hem de şeytanî bir davranıştır. Bu düşünceyle, “biz peygamber soyundan geliyoruz”, “biz falan kabileye mensubuz” gibi çıkışlar arasında herhangi bir mantık farkı yoktur. Irk, renk, servet, şöhret, güzellik, makam, güç gibi özellikler, İslâm’a göre asla üstünlük ölçüsü olamazlar. İlâhî değer ölçülerine göre en kıymetli, en saygıdeğer insan; ortaya koyduğu faydalı çalışmalar ve ahlâkî erdemler bakımından en önde olan insandır. Nitekim Hucurat, 49/13. ayetinde buyrulduğu gibi “Allah katında sizin en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır” buyrulmaktadır. Yani kim Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşar ve O’nun öğretileriyle hayatını tanzim ederse Allah için en değerli insan odur."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah İblis’e: “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?” dedi. O da: “Ben ondan üstünüm beni ateşten onu ise çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":["2/34","7/12","15/26","17/61","18/50","20/116","38/76","55/14"],"audio_path":"6/6-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-11c.mp3","commentary_text":"Ayette de görüldüğü üzere ırkçılığı ilk başlatan şeytan olmuştur. İnsan, hangi maddeden yaratıldığına değil ne için yaratıldığına bakmalı. Ne yaptığına değil ne yapması gerektiğine dikkat etmeli. İnsanın elinde olmayan ve hiçbir katkısı bulunmayan doğuştan gelen bir özelliği üstünlük ölçüsü olarak görmesi hem yanlıştır hem de şeytanî bir davranıştır. Bu düşünceyle, “biz peygamber soyundan geliyoruz”, “biz falan kabileye mensubuz” gibi çıkışlar arasında herhangi bir mantık farkı yoktur. Irk, renk, servet, şöhret, güzellik, makam, güç gibi özellikler, İslâm’a göre asla üstünlük ölçüsü olamazlar. İlâhî değer ölçülerine göre en kıymetli, en saygıdeğer insan; ortaya koyduğu faydalı çalışmalar ve ahlâkî erdemler bakımından en önde olan insandır. Nitekim Hucurat, 49/13. ayetinde buyrulduğu gibi “Allah katında sizin en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır” buyrulmaktadır. Yani kim Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşar ve O’nun öğretileriyle hayatını tanzim ederse Allah için en değerli insan odur."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Allah:) “Öyleyse oradan (bulunduğun konumdan) çık/in! Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin (hakkın) olamaz. Hemen çık (bulunduğun yerden). Gerçekten sen aşağılanmış kimselerdensin” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ ف۪يهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-13c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İblis’in, Allah’a inanması, O’nun varlığını ve sıfatlarını biliyor olması kendisini kovulmaktan, aşağılanmaktan kurtaramadı. Demek doğru olan Allah’a inanmakla beraber, O’nun emirlerine itaat etmektir. Kim Allah’ın emirlerine itaatsizlik ederse o da İblis gibi ilâhî rahmetten uzaklaştırılır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Allah:) “Öyleyse oradan (bulunduğun konumdan) çık/in! Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin (hakkın) olamaz. Hemen çık (bulunduğun yerden). Gerçekten sen aşağılanmış kimselerdensin” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ ف۪يهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-13c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İblis’in, Allah’a inanması, O’nun varlığını ve sıfatlarını biliyor olması kendisini kovulmaktan, aşağılanmaktan kurtaramadı. Demek doğru olan Allah’a inanmakla beraber, O’nun emirlerine itaat etmektir. Kim Allah’ın emirlerine itaatsizlik ederse o da İblis gibi ilâhî rahmetten uzaklaştırılır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Allah:) “Öyleyse oradan (bulunduğun konumdan) çık/in! Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin (hakkın) olamaz. Hemen çık (bulunduğun yerden). Gerçekten sen aşağılanmış kimselerdensin” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ ف۪يهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-13c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İblis’in, Allah’a inanması, O’nun varlığını ve sıfatlarını biliyor olması kendisini kovulmaktan, aşağılanmaktan kurtaramadı. Demek doğru olan Allah’a inanmakla beraber, O’nun emirlerine itaat etmektir. Kim Allah’ın emirlerine itaatsizlik ederse o da İblis gibi ilâhî rahmetten uzaklaştırılır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Allah:) “Öyleyse oradan (bulunduğun konumdan) çık/in! Çünkü o (makamda) büyüklük taslamak senin (hakkın) olamaz. Hemen çık (bulunduğun yerden). Gerçekten sen aşağılanmış kimselerdensin” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ ف۪يهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-12c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İblis’in, Allah’a inanması, O’nun varlığını ve sıfatlarını biliyor olması kendisini kovulmaktan, aşağılanmaktan kurtaramadı. Demek doğru olan Allah’a inanmakla beraber, O’nun emirlerine itaat etmektir. Kim Allah’ın emirlerine itaatsizlik ederse o da İblis gibi ilâhî rahmetten uzaklaştırılır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(İblis: “Hiç olmazsa insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(İblis: “Hiç olmazsa insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(İblis: “Hiç olmazsa insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(İblis: “Hiç olmazsa insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah:) “Tamam sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah:) “Tamam sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah:) “Tamam sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah:) “Tamam sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın o halde ben de gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın o halde ben de gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın o halde ben de gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın o halde ben de gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَق۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra Andolsun ki: “Onların önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından gelip sokulacağım. Ve sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra Andolsun ki: “Onların önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından gelip sokulacağım. Ve sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra Andolsun ki: “Onların önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından gelip sokulacağım. Ve sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra Andolsun ki: “Onların önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından gelip sokulacağım. Ve sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Haydi yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan kim sana uyarsa sizin hepinizi cehenneme dolduracağım.”","arabic_text":"قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Haydi yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan kim sana uyarsa sizin hepinizi cehenneme dolduracağım.”","arabic_text":"قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Haydi yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan kim sana uyarsa sizin hepinizi cehenneme dolduracağım.”","arabic_text":"قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Haydi yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki onlardan kim sana uyarsa sizin hepinizi cehenneme dolduracağım.”","arabic_text":"قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ve size gelince) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden (ve canınızın çektiği her çeşit meyveden) yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden (haddi aşanlardan) olursunuz.”","arabic_text":"وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ve size gelince) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden (ve canınızın çektiği her çeşit meyveden) yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden (haddi aşanlardan) olursunuz.”","arabic_text":"وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ve size gelince) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden (ve canınızın çektiği her çeşit meyveden) yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden (haddi aşanlardan) olursunuz.”","arabic_text":"وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ve size gelince) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden (ve canınızın çektiği her çeşit meyveden) yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden (haddi aşanlardan) olursunuz.”","arabic_text":"وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunun üzerine şeytan (o ana kadar) birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek amacıyla onlara (şöyle) fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması yalnızca siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir.”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunun üzerine şeytan (o ana kadar) birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek amacıyla onlara (şöyle) fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması yalnızca siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir.”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunun üzerine şeytan (o ana kadar) birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek amacıyla onlara (şöyle) fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması yalnızca siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir.”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunun üzerine şeytan (o ana kadar) birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek amacıyla onlara (şöyle) fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması yalnızca siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir.”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bir de onlara: “Muhakkak ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.","arabic_text":"وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bir de onlara: “Muhakkak ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.","arabic_text":"وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bir de onlara: “Muhakkak ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.","arabic_text":"وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bir de onlara: “Muhakkak ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.","arabic_text":"وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece ikisinin de yanılmalarını sağladı. Âdem ile eşi o ağacın meyvesinden tadar tatmaz birden çıplaklıklarının (mahrem yerlerinin açıldığının) farkına vardılar. Bunun üzerine bahçeden topladıkları yapraklarla mahrem yerlerini örtmeye başladılar. Rableri de onlara şöyle seslendi: “Ben ikinizi de o ağaçtan yasaklamadım mı?” Ve size: “Şeytan mutlaka ikinize de açık bir düşmandır” demedim mi?","arabic_text":"فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":["20/121"],"audio_path":"6/6-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-22c.mp3","commentary_text":"Burada insanın aklını ve duyularını Allah’ın istediği şekilde kullanmadığı taktirde şeytanın esiri ve nefsin tutsağı olacağı temsili bir şekilde gösteriliyor. Ayrıca insanoğlunun dünyadaki mücadele ve olgunlaşma sürecine girmeden önceki saf ve masum durumuna işaret ediliyor. Öyle ki; cinsel dürtülerinin etkisine girmeyen insan, cinselliğini ön plana çıkaracak mahrem yerlerinin bile farkında değil. Ama aldığı sorumluluğu unutup amansız düşmanı olan Şeytanın etkisiyle harama bulaşınca her şey ortaya çıkıyor; saflık ve masumiyet gidiyor, onun yerine itaatsizlik ve hadsizlik geliyor ve böylece mahrem yerlerin örtünme ihtiyacı doğuyor. Acaba günümüzde yaşanan sınırsız hayasızlığın ve vurdumduymazlığın arkasında Allah’ın koyduğu yasakların insan hayatında ciddi yer almamasının bir payı var mıdır? Bu konuda aklımızı işleterek muhakeme etmek durumundayız."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece ikisinin de yanılmalarını sağladı. Âdem ile eşi o ağacın meyvesinden tadar tatmaz birden çıplaklıklarının (mahrem yerlerinin açıldığının) farkına vardılar. Bunun üzerine bahçeden topladıkları yapraklarla mahrem yerlerini örtmeye başladılar. Rableri de onlara şöyle seslendi: “Ben ikinizi de o ağaçtan yasaklamadım mı?” Ve size: “Şeytan mutlaka ikinize de açık bir düşmandır” demedim mi?","arabic_text":"فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":["20/121"],"audio_path":"6/6-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-22c.mp3","commentary_text":"Burada insanın aklını ve duyularını Allah’ın istediği şekilde kullanmadığı taktirde şeytanın esiri ve nefsin tutsağı olacağı temsili bir şekilde gösteriliyor. Ayrıca insanoğlunun dünyadaki mücadele ve olgunlaşma sürecine girmeden önceki saf ve masum durumuna işaret ediliyor. Öyle ki; cinsel dürtülerinin etkisine girmeyen insan, cinselliğini ön plana çıkaracak mahrem yerlerinin bile farkında değil. Ama aldığı sorumluluğu unutup amansız düşmanı olan Şeytanın etkisiyle harama bulaşınca her şey ortaya çıkıyor; saflık ve masumiyet gidiyor, onun yerine itaatsizlik ve hadsizlik geliyor ve böylece mahrem yerlerin örtünme ihtiyacı doğuyor. Acaba günümüzde yaşanan sınırsız hayasızlığın ve vurdumduymazlığın arkasında Allah’ın koyduğu yasakların insan hayatında ciddi yer almamasının bir payı var mıdır? Bu konuda aklımızı işleterek muhakeme etmek durumundayız."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece ikisinin de yanılmalarını sağladı. Âdem ile eşi o ağacın meyvesinden tadar tatmaz birden çıplaklıklarının (mahrem yerlerinin açıldığının) farkına vardılar. Bunun üzerine bahçeden topladıkları yapraklarla mahrem yerlerini örtmeye başladılar. Rableri de onlara şöyle seslendi: “Ben ikinizi de o ağaçtan yasaklamadım mı?” Ve size: “Şeytan mutlaka ikinize de açık bir düşmandır” demedim mi?","arabic_text":"فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":["20/121"],"audio_path":"6/6-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-22c.mp3","commentary_text":"Burada insanın aklını ve duyularını Allah’ın istediği şekilde kullanmadığı taktirde şeytanın esiri ve nefsin tutsağı olacağı temsili bir şekilde gösteriliyor. Ayrıca insanoğlunun dünyadaki mücadele ve olgunlaşma sürecine girmeden önceki saf ve masum durumuna işaret ediliyor. Öyle ki; cinsel dürtülerinin etkisine girmeyen insan, cinselliğini ön plana çıkaracak mahrem yerlerinin bile farkında değil. Ama aldığı sorumluluğu unutup amansız düşmanı olan Şeytanın etkisiyle harama bulaşınca her şey ortaya çıkıyor; saflık ve masumiyet gidiyor, onun yerine itaatsizlik ve hadsizlik geliyor ve böylece mahrem yerlerin örtünme ihtiyacı doğuyor. Acaba günümüzde yaşanan sınırsız hayasızlığın ve vurdumduymazlığın arkasında Allah’ın koyduğu yasakların insan hayatında ciddi yer almamasının bir payı var mıdır? Bu konuda aklımızı işleterek muhakeme etmek durumundayız."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece ikisinin de yanılmalarını sağladı. Âdem ile eşi o ağacın meyvesinden tadar tatmaz birden çıplaklıklarının (mahrem yerlerinin açıldığının) farkına vardılar. Bunun üzerine bahçeden topladıkları yapraklarla mahrem yerlerini örtmeye başladılar. Rableri de onlara şöyle seslendi: “Ben ikinizi de o ağaçtan yasaklamadım mı?” Ve size: “Şeytan mutlaka ikinize de açık bir düşmandır” demedim mi?","arabic_text":"فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":["20/121"],"audio_path":"6/6-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-21c.mp3","commentary_text":"Burada insanın aklını ve duyularını Allah’ın istediği şekilde kullanmadığı taktirde şeytanın esiri ve nefsin tutsağı olacağı temsili bir şekilde gösteriliyor. Ayrıca insanoğlunun dünyadaki mücadele ve olgunlaşma sürecine girmeden önceki saf ve masum durumuna işaret ediliyor. Öyle ki; cinsel dürtülerinin etkisine girmeyen insan, cinselliğini ön plana çıkaracak mahrem yerlerinin bile farkında değil. Ama aldığı sorumluluğu unutup amansız düşmanı olan Şeytanın etkisiyle harama bulaşınca her şey ortaya çıkıyor; saflık ve masumiyet gidiyor, onun yerine itaatsizlik ve hadsizlik geliyor ve böylece mahrem yerlerin örtünme ihtiyacı doğuyor. Acaba günümüzde yaşanan sınırsız hayasızlığın ve vurdumduymazlığın arkasında Allah’ın koyduğu yasakların insan hayatında ciddi yer almamasının bir payı var mıdır? Bu konuda aklımızı işleterek muhakeme etmek durumundayız."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İkisi de:) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” dediler.","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["2/37"],"audio_path":"6/6-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İkisi de:) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” dediler.","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["2/37"],"audio_path":"6/6-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İkisi de:) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” dediler.","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["2/37"],"audio_path":"6/6-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İkisi de:) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen hiç şüphesiz kaybedenlerden oluruz!” dediler.","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["2/37"],"audio_path":"6/6-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “(Şeytana uyduğunuz için) buradan (şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak göç edin bakalım! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["2/36","20/123"],"audio_path":"6/6-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “düşmanlık” Bütün insanlığı temsilen Âdem’le küfrü temsilen şeytan arasındadır. Bundan anlıyoruz ki; iman küfür mücadelesi Adem’le başlamıştır ve kıyamete kadar devam edecektir. Ayrıca “Birbirinize düşman olarak inin” ifadesini bir azarlama ve cezalandırma olgusu olarak düşünmemek lazım. Aksine, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı, özgür ve ahlakî bir iradeyle donanmış olan insanın gelişip olgunlaşma sürecinde ruhunun Allah’a bağlı olması hasebiyle meleklerin secdesini hak edecek ve cennetteki nimetlere layık olacak bir evreyi tamamlaması için yeryüzü mektebinde belli bir süre eğitim görmesinin gerekli olduğunu düşünmek gerekir. “(Buradan) göç edin” cümlesini, âdem ve Havva’nın saygısızlıklarına karşı bir ceza olarak görüp; “Âdem’le Havva günah işleyerek kovulmasaydı, insanoğlu sürekli cennette kalacaktı” şeklinde muhakeme etmek de son derece yanlıştır. Zira insan kendini kanıtlamak ve ebedi nimetlere mazhar olmak için zaten bu gezegenin misafiri olmak durumundaydı. Allah Bakara suresinin 2/37-38. ayetlerinde, Âdem’le Havva’nın tevbelerini kabul ettiğini ve onları bağışladığını zaten bildirmiştir. Ayrıca Kur’an da geçen şeytan âdem kıssalarını imtihanın gerekliliğini anlatan bir teşbih, benzetme, metafor olarak da anlayabiliriz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “(Şeytana uyduğunuz için) buradan (şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak göç edin bakalım! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["2/36","20/123"],"audio_path":"6/6-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “düşmanlık” Bütün insanlığı temsilen Âdem’le küfrü temsilen şeytan arasındadır. Bundan anlıyoruz ki; iman küfür mücadelesi Adem’le başlamıştır ve kıyamete kadar devam edecektir. Ayrıca “Birbirinize düşman olarak inin” ifadesini bir azarlama ve cezalandırma olgusu olarak düşünmemek lazım. Aksine, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı, özgür ve ahlakî bir iradeyle donanmış olan insanın gelişip olgunlaşma sürecinde ruhunun Allah’a bağlı olması hasebiyle meleklerin secdesini hak edecek ve cennetteki nimetlere layık olacak bir evreyi tamamlaması için yeryüzü mektebinde belli bir süre eğitim görmesinin gerekli olduğunu düşünmek gerekir. “(Buradan) göç edin” cümlesini, âdem ve Havva’nın saygısızlıklarına karşı bir ceza olarak görüp; “Âdem’le Havva günah işleyerek kovulmasaydı, insanoğlu sürekli cennette kalacaktı” şeklinde muhakeme etmek de son derece yanlıştır. Zira insan kendini kanıtlamak ve ebedi nimetlere mazhar olmak için zaten bu gezegenin misafiri olmak durumundaydı. Allah Bakara suresinin 2/37-38. ayetlerinde, Âdem’le Havva’nın tevbelerini kabul ettiğini ve onları bağışladığını zaten bildirmiştir. Ayrıca Kur’an da geçen şeytan âdem kıssalarını imtihanın gerekliliğini anlatan bir teşbih, benzetme, metafor olarak da anlayabiliriz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “(Şeytana uyduğunuz için) buradan (şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak göç edin bakalım! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["2/36","20/123"],"audio_path":"6/6-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “düşmanlık” Bütün insanlığı temsilen Âdem’le küfrü temsilen şeytan arasındadır. Bundan anlıyoruz ki; iman küfür mücadelesi Adem’le başlamıştır ve kıyamete kadar devam edecektir. Ayrıca “Birbirinize düşman olarak inin” ifadesini bir azarlama ve cezalandırma olgusu olarak düşünmemek lazım. Aksine, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı, özgür ve ahlakî bir iradeyle donanmış olan insanın gelişip olgunlaşma sürecinde ruhunun Allah’a bağlı olması hasebiyle meleklerin secdesini hak edecek ve cennetteki nimetlere layık olacak bir evreyi tamamlaması için yeryüzü mektebinde belli bir süre eğitim görmesinin gerekli olduğunu düşünmek gerekir. “(Buradan) göç edin” cümlesini, âdem ve Havva’nın saygısızlıklarına karşı bir ceza olarak görüp; “Âdem’le Havva günah işleyerek kovulmasaydı, insanoğlu sürekli cennette kalacaktı” şeklinde muhakeme etmek de son derece yanlıştır. Zira insan kendini kanıtlamak ve ebedi nimetlere mazhar olmak için zaten bu gezegenin misafiri olmak durumundaydı. Allah Bakara suresinin 2/37-38. ayetlerinde, Âdem’le Havva’nın tevbelerini kabul ettiğini ve onları bağışladığını zaten bildirmiştir. Ayrıca Kur’an da geçen şeytan âdem kıssalarını imtihanın gerekliliğini anlatan bir teşbih, benzetme, metafor olarak da anlayabiliriz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “(Şeytana uyduğunuz için) buradan (şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak göç edin bakalım! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["2/36","20/123"],"audio_path":"6/6-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-23c.mp3","commentary_text":"Buradaki “düşmanlık” Bütün insanlığı temsilen Âdem’le küfrü temsilen şeytan arasındadır. Bundan anlıyoruz ki; iman küfür mücadelesi Adem’le başlamıştır ve kıyamete kadar devam edecektir. Ayrıca “Birbirinize düşman olarak inin” ifadesini bir azarlama ve cezalandırma olgusu olarak düşünmemek lazım. Aksine, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı, özgür ve ahlakî bir iradeyle donanmış olan insanın gelişip olgunlaşma sürecinde ruhunun Allah’a bağlı olması hasebiyle meleklerin secdesini hak edecek ve cennetteki nimetlere layık olacak bir evreyi tamamlaması için yeryüzü mektebinde belli bir süre eğitim görmesinin gerekli olduğunu düşünmek gerekir. “(Buradan) göç edin” cümlesini, âdem ve Havva’nın saygısızlıklarına karşı bir ceza olarak görüp; “Âdem’le Havva günah işleyerek kovulmasaydı, insanoğlu sürekli cennette kalacaktı” şeklinde muhakeme etmek de son derece yanlıştır. Zira insan kendini kanıtlamak ve ebedi nimetlere mazhar olmak için zaten bu gezegenin misafiri olmak durumundaydı. Allah Bakara suresinin 2/37-38. ayetlerinde, Âdem’le Havva’nın tevbelerini kabul ettiğini ve onları bağışladığını zaten bildirmiştir. Ayrıca Kur’an da geçen şeytan âdem kıssalarını imtihanın gerekliliğini anlatan bir teşbih, benzetme, metafor olarak da anlayabiliriz."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Allah) yine buyurdu ki: “Orada yaşayacaksınız orada öleceksiniz ve oradan (dirilip Mahşere) çıkarılacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ ف۪يهَا تَحْيَوْنَ وَف۪يهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Allah) yine buyurdu ki: “Orada yaşayacaksınız orada öleceksiniz ve oradan (dirilip Mahşere) çıkarılacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ ف۪يهَا تَحْيَوْنَ وَف۪يهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Allah) yine buyurdu ki: “Orada yaşayacaksınız orada öleceksiniz ve oradan (dirilip Mahşere) çıkarılacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ ف۪يهَا تَحْيَوْنَ وَف۪يهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Allah) yine buyurdu ki: “Orada yaşayacaksınız orada öleceksiniz ve oradan (dirilip Mahşere) çıkarılacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ ف۪يهَا تَحْيَوْنَ وَف۪يهَا تَمُوتُونَ وَمِنْهَا تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ey âdemoğulları!” Şu bir gerçektir ki size hem çıplaklığınızı örtecek hem de güzel görünmenizi sağlayacak giyim-kuşam (yapma bilgisini) öğrettik. Ama sizi koruyan ve sakınmaya yarayan takva elbisesi en hayırlısıdır. İşte bu nimetler Allah’ın yüce kudretine delalet eden ayetlerdendir. Ola ki düşünür de öğüt alırlar.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; örtünme duygusu fıtridir ve ilk insanla başlamıştır. Öyle birilerinin iddia ettiği gibi “ilkel insanlar çıplaktı” şeklindeki iptidai düşünceler asla doğru değildir. Allah’ın takva elbisesine vurgu yapması; elbisenin, bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek veya karşı cinsi tahrik etmek ya da ilgi çekmek için değil; maddi, manevi ve ahlaki anlamda dış etkenlerden korunmak için gerekli olduğunu göstermek içindir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ey âdemoğulları!” Şu bir gerçektir ki size hem çıplaklığınızı örtecek hem de güzel görünmenizi sağlayacak giyim-kuşam (yapma bilgisini) öğrettik. Ama sizi koruyan ve sakınmaya yarayan takva elbisesi en hayırlısıdır. İşte bu nimetler Allah’ın yüce kudretine delalet eden ayetlerdendir. Ola ki düşünür de öğüt alırlar.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; örtünme duygusu fıtridir ve ilk insanla başlamıştır. Öyle birilerinin iddia ettiği gibi “ilkel insanlar çıplaktı” şeklindeki iptidai düşünceler asla doğru değildir. Allah’ın takva elbisesine vurgu yapması; elbisenin, bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek veya karşı cinsi tahrik etmek ya da ilgi çekmek için değil; maddi, manevi ve ahlaki anlamda dış etkenlerden korunmak için gerekli olduğunu göstermek içindir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ey âdemoğulları!” Şu bir gerçektir ki size hem çıplaklığınızı örtecek hem de güzel görünmenizi sağlayacak giyim-kuşam (yapma bilgisini) öğrettik. Ama sizi koruyan ve sakınmaya yarayan takva elbisesi en hayırlısıdır. İşte bu nimetler Allah’ın yüce kudretine delalet eden ayetlerdendir. Ola ki düşünür de öğüt alırlar.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; örtünme duygusu fıtridir ve ilk insanla başlamıştır. Öyle birilerinin iddia ettiği gibi “ilkel insanlar çıplaktı” şeklindeki iptidai düşünceler asla doğru değildir. Allah’ın takva elbisesine vurgu yapması; elbisenin, bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek veya karşı cinsi tahrik etmek ya da ilgi çekmek için değil; maddi, manevi ve ahlaki anlamda dış etkenlerden korunmak için gerekli olduğunu göstermek içindir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ey âdemoğulları!” Şu bir gerçektir ki size hem çıplaklığınızı örtecek hem de güzel görünmenizi sağlayacak giyim-kuşam (yapma bilgisini) öğrettik. Ama sizi koruyan ve sakınmaya yarayan takva elbisesi en hayırlısıdır. İşte bu nimetler Allah’ın yüce kudretine delalet eden ayetlerdendir. Ola ki düşünür de öğüt alırlar.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-25c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; örtünme duygusu fıtridir ve ilk insanla başlamıştır. Öyle birilerinin iddia ettiği gibi “ilkel insanlar çıplaktı” şeklindeki iptidai düşünceler asla doğru değildir. Allah’ın takva elbisesine vurgu yapması; elbisenin, bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek veya karşı cinsi tahrik etmek ya da ilgi çekmek için değil; maddi, manevi ve ahlaki anlamda dış etkenlerden korunmak için gerekli olduğunu göstermek içindir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerini kendilerine açmak için elbiselerini soyarak ana-babanızı cennetten çıkardığı gibi şeytan sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin! Zira şeytan ve adamları sizin göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Muhakkak ki biz şeytanları inanmayanların dostu yaptık.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَٓا اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنْزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْاٰتِهِمَاۜ اِنَّهُ يَرٰيكُمْ هُوَ وَقَب۪يلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْۜ اِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-27c.mp3","commentary_text":"“Sizin göremeyeceğiniz yerlerden” yani kimliklerini ve kişiliklerini gizleyerek büyük bir ustalıkla aranıza girip sizi sapıtmaya çalışırlar. Üstelik bu çalışmayı, Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek yaparlar. (Fatır 35/5)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerini kendilerine açmak için elbiselerini soyarak ana-babanızı cennetten çıkardığı gibi şeytan sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin! Zira şeytan ve adamları sizin göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Muhakkak ki biz şeytanları inanmayanların dostu yaptık.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَٓا اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنْزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْاٰتِهِمَاۜ اِنَّهُ يَرٰيكُمْ هُوَ وَقَب۪يلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْۜ اِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-27c.mp3","commentary_text":"“Sizin göremeyeceğiniz yerlerden” yani kimliklerini ve kişiliklerini gizleyerek büyük bir ustalıkla aranıza girip sizi sapıtmaya çalışırlar. Üstelik bu çalışmayı, Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek yaparlar. (Fatır 35/5)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerini kendilerine açmak için elbiselerini soyarak ana-babanızı cennetten çıkardığı gibi şeytan sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin! Zira şeytan ve adamları sizin göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Muhakkak ki biz şeytanları inanmayanların dostu yaptık.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَٓا اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنْزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْاٰتِهِمَاۜ اِنَّهُ يَرٰيكُمْ هُوَ وَقَب۪يلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْۜ اِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-27c.mp3","commentary_text":"“Sizin göremeyeceğiniz yerlerden” yani kimliklerini ve kişiliklerini gizleyerek büyük bir ustalıkla aranıza girip sizi sapıtmaya çalışırlar. Üstelik bu çalışmayı, Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek yaparlar. (Fatır 35/5)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! Ayıp yerlerini kendilerine açmak için elbiselerini soyarak ana-babanızı cennetten çıkardığı gibi şeytan sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin! Zira şeytan ve adamları sizin göremeyeceğiniz yerlerden sizi görürler. Muhakkak ki biz şeytanları inanmayanların dostu yaptık.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَٓا اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنْزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْاٰتِهِمَاۜ اِنَّهُ يَرٰيكُمْ هُوَ وَقَب۪يلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْۜ اِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-26c.mp3","commentary_text":"“Sizin göremeyeceğiniz yerlerden” yani kimliklerini ve kişiliklerini gizleyerek büyük bir ustalıkla aranıza girip sizi sapıtmaya çalışırlar. Üstelik bu çalışmayı, Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek yaparlar. (Fatır 35/5)"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler (fahşa): “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَٓا اٰبَٓاءَنَا وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَاۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-28c.mp3","commentary_text":"Ayette utanç verici iş olarak çevirdiğimiz ‘fahşa’ kelimesi: zina, aşırılık, yüz kızartıcı, tiksindirici işler anlamına geldiği gibi yine hayasızca bir iş olan çıplak olarak Kabe’yi tavaf etmeyi de içerir. Cahiliye döneminde müşrik Araplardan erkekler Kabe’yi çıplak olarak tavaf eder, kadınlar da sadece avret yerlerini örterler ve “biz anamızdan doğduğumuz gibi bu ibadeti ifa ediyoruz, biz atalarımızdan böyle gördük, içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Burada yaptıklarının çirkinliğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler (fahşa): “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَٓا اٰبَٓاءَنَا وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَاۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-28c.mp3","commentary_text":"Ayette utanç verici iş olarak çevirdiğimiz ‘fahşa’ kelimesi: zina, aşırılık, yüz kızartıcı, tiksindirici işler anlamına geldiği gibi yine hayasızca bir iş olan çıplak olarak Kabe’yi tavaf etmeyi de içerir. Cahiliye döneminde müşrik Araplardan erkekler Kabe’yi çıplak olarak tavaf eder, kadınlar da sadece avret yerlerini örterler ve “biz anamızdan doğduğumuz gibi bu ibadeti ifa ediyoruz, biz atalarımızdan böyle gördük, içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Burada yaptıklarının çirkinliğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler (fahşa): “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَٓا اٰبَٓاءَنَا وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَاۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-28c.mp3","commentary_text":"Ayette utanç verici iş olarak çevirdiğimiz ‘fahşa’ kelimesi: zina, aşırılık, yüz kızartıcı, tiksindirici işler anlamına geldiği gibi yine hayasızca bir iş olan çıplak olarak Kabe’yi tavaf etmeyi de içerir. Cahiliye döneminde müşrik Araplardan erkekler Kabe’yi çıplak olarak tavaf eder, kadınlar da sadece avret yerlerini örterler ve “biz anamızdan doğduğumuz gibi bu ibadeti ifa ediyoruz, biz atalarımızdan böyle gördük, içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Burada yaptıklarının çirkinliğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler (fahşa): “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”","arabic_text":"وَاِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَٓا اٰبَٓاءَنَا وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَاۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-27c.mp3","commentary_text":"Ayette utanç verici iş olarak çevirdiğimiz ‘fahşa’ kelimesi: zina, aşırılık, yüz kızartıcı, tiksindirici işler anlamına geldiği gibi yine hayasızca bir iş olan çıplak olarak Kabe’yi tavaf etmeyi de içerir. Cahiliye döneminde müşrik Araplardan erkekler Kabe’yi çıplak olarak tavaf eder, kadınlar da sadece avret yerlerini örterler ve “biz anamızdan doğduğumuz gibi bu ibadeti ifa ediyoruz, biz atalarımızdan böyle gördük, içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Burada yaptıklarının çirkinliğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O’na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O’na dua edin! (Unutmayın ki) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O’na döneceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O’na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O’na dua edin! (Unutmayın ki) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O’na döneceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O’na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O’na dua edin! (Unutmayın ki) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O’na döneceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O’na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O’na dua edin! (Unutmayın ki) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O’na döneceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah (insanların) bir kısmını (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yönelterek onurlandırdı bir kısmına da (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yoldan sapmak kaçınılmaz oldu. Çünkü onlar; Allah’a inanmakla beraber şeytanları kendilerine evliya edindiler. Ve onlar kendilerinin (hâlâ) doğru yolda olduklarını sanıyorlar.","arabic_text":"فَر۪يقًا هَدٰى وَفَر۪يقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":["16/36"],"audio_path":"6/6-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-30c.mp3","commentary_text":"“Şeytanları kendilerine evliya edindiler” cümlesindeki “evliya” kelimesini sadece yalın anlamıyla “dostlar” olarak almak yerine “onları kendilerine veli tayin ettiler” şeklinde alırsak daha isabetli olur. Zira “evliya”, “veli”nin çoğuludur. “Veli” dost anlamına gelmekle beraber bir çocuğun her türlü durumundan sorumlu olan kimseye ya da velayet hakkına sahip olan kimseye de denmektedir.  Bu zaviyeden bakıldığında şeytanları veli edinenler, onların velayetini kabul etmiş ve davranışlarının belirlenmesinde yetkiyi onlara devretmişler demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah (insanların) bir kısmını (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yönelterek onurlandırdı bir kısmına da (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yoldan sapmak kaçınılmaz oldu. Çünkü onlar; Allah’a inanmakla beraber şeytanları kendilerine evliya edindiler. Ve onlar kendilerinin (hâlâ) doğru yolda olduklarını sanıyorlar.","arabic_text":"فَر۪يقًا هَدٰى وَفَر۪يقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":["16/36"],"audio_path":"6/6-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-30c.mp3","commentary_text":"“Şeytanları kendilerine evliya edindiler” cümlesindeki “evliya” kelimesini sadece yalın anlamıyla “dostlar” olarak almak yerine “onları kendilerine veli tayin ettiler” şeklinde alırsak daha isabetli olur. Zira “evliya”, “veli”nin çoğuludur. “Veli” dost anlamına gelmekle beraber bir çocuğun her türlü durumundan sorumlu olan kimseye ya da velayet hakkına sahip olan kimseye de denmektedir.  Bu zaviyeden bakıldığında şeytanları veli edinenler, onların velayetini kabul etmiş ve davranışlarının belirlenmesinde yetkiyi onlara devretmişler demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah (insanların) bir kısmını (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yönelterek onurlandırdı bir kısmına da (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yoldan sapmak kaçınılmaz oldu. Çünkü onlar; Allah’a inanmakla beraber şeytanları kendilerine evliya edindiler. Ve onlar kendilerinin (hâlâ) doğru yolda olduklarını sanıyorlar.","arabic_text":"فَر۪يقًا هَدٰى وَفَر۪يقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":["16/36"],"audio_path":"6/6-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-30c.mp3","commentary_text":"“Şeytanları kendilerine evliya edindiler” cümlesindeki “evliya” kelimesini sadece yalın anlamıyla “dostlar” olarak almak yerine “onları kendilerine veli tayin ettiler” şeklinde alırsak daha isabetli olur. Zira “evliya”, “veli”nin çoğuludur. “Veli” dost anlamına gelmekle beraber bir çocuğun her türlü durumundan sorumlu olan kimseye ya da velayet hakkına sahip olan kimseye de denmektedir.  Bu zaviyeden bakıldığında şeytanları veli edinenler, onların velayetini kabul etmiş ve davranışlarının belirlenmesinde yetkiyi onlara devretmişler demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah (insanların) bir kısmını (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yönelterek onurlandırdı bir kısmına da (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yoldan sapmak kaçınılmaz oldu. Çünkü onlar; Allah’a inanmakla beraber şeytanları kendilerine evliya edindiler. Ve onlar kendilerinin (hâlâ) doğru yolda olduklarını sanıyorlar.","arabic_text":"فَر۪يقًا هَدٰى وَفَر۪يقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":["16/36"],"audio_path":"6/6-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-29c.mp3","commentary_text":"“Şeytanları kendilerine evliya edindiler” cümlesindeki “evliya” kelimesini sadece yalın anlamıyla “dostlar” olarak almak yerine “onları kendilerine veli tayin ettiler” şeklinde alırsak daha isabetli olur. Zira “evliya”, “veli”nin çoğuludur. “Veli” dost anlamına gelmekle beraber bir çocuğun her türlü durumundan sorumlu olan kimseye ya da velayet hakkına sahip olan kimseye de denmektedir.  Bu zaviyeden bakıldığında şeytanları veli edinenler, onların velayetini kabul etmiş ve davranışlarının belirlenmesinde yetkiyi onlara devretmişler demektir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! “Her mescide giderken giyinin ziynetinizi takının. Yiyin için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-31c.mp3","commentary_text":"Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7/28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! “Her mescide giderken giyinin ziynetinizi takının. Yiyin için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-31c.mp3","commentary_text":"Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7/28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! “Her mescide giderken giyinin ziynetinizi takının. Yiyin için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-31c.mp3","commentary_text":"Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7/28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! “Her mescide giderken giyinin ziynetinizi takının. Yiyin için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-30c.mp3","commentary_text":"Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7/28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “Allah’ın kulları için yarattığı güzelliği rızkın iyisini temizini yasaklayan kimdir?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece açıklarız.","arabic_text":"قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-32c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayetten anlıyoruz ki gerek giyim konusunda gerekse gıda konusunda insanlar, kafalarına göre kendilerine birtakım yasaklar getirmişlerdi. Cahiliye döneminde, erkekler gündüz, kadınlar gece olmak üzere müşrik Araplar “İçerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” diyerek Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerdi ve bunu da bir dindarlık, bir erdemlilik sayarlardı. Böylece hem günahlardan temizleneceklerini düşünürlerdi hem de bu durumun kendilerine uğur getireceğine inanırlardı. Yine aynı düşünceye bağlı olarak bazı hayvansal gıdaları da kendilerine yasaklamışlardı. Oysa En’am 6/145’de hangi yiyeceklerin yasak olduğu sıralanmıştı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “Allah’ın kulları için yarattığı güzelliği rızkın iyisini temizini yasaklayan kimdir?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece açıklarız.","arabic_text":"قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-32c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayetten anlıyoruz ki gerek giyim konusunda gerekse gıda konusunda insanlar, kafalarına göre kendilerine birtakım yasaklar getirmişlerdi. Cahiliye döneminde, erkekler gündüz, kadınlar gece olmak üzere müşrik Araplar “İçerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” diyerek Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerdi ve bunu da bir dindarlık, bir erdemlilik sayarlardı. Böylece hem günahlardan temizleneceklerini düşünürlerdi hem de bu durumun kendilerine uğur getireceğine inanırlardı. Yine aynı düşünceye bağlı olarak bazı hayvansal gıdaları da kendilerine yasaklamışlardı. Oysa En’am 6/145’de hangi yiyeceklerin yasak olduğu sıralanmıştı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “Allah’ın kulları için yarattığı güzelliği rızkın iyisini temizini yasaklayan kimdir?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece açıklarız.","arabic_text":"قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-32c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayetten anlıyoruz ki gerek giyim konusunda gerekse gıda konusunda insanlar, kafalarına göre kendilerine birtakım yasaklar getirmişlerdi. Cahiliye döneminde, erkekler gündüz, kadınlar gece olmak üzere müşrik Araplar “İçerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” diyerek Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerdi ve bunu da bir dindarlık, bir erdemlilik sayarlardı. Böylece hem günahlardan temizleneceklerini düşünürlerdi hem de bu durumun kendilerine uğur getireceğine inanırlardı. Yine aynı düşünceye bağlı olarak bazı hayvansal gıdaları da kendilerine yasaklamışlardı. Oysa En’am 6/145’de hangi yiyeceklerin yasak olduğu sıralanmıştı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"De ki: “Allah’ın kulları için yarattığı güzelliği rızkın iyisini temizini yasaklayan kimdir?” De ki: “Bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara tahsis edilmiştir. Biz ayetlerimizi bilen bir kavim için böylece açıklarız.","arabic_text":"قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-31c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayetten anlıyoruz ki gerek giyim konusunda gerekse gıda konusunda insanlar, kafalarına göre kendilerine birtakım yasaklar getirmişlerdi. Cahiliye döneminde, erkekler gündüz, kadınlar gece olmak üzere müşrik Araplar “İçerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” diyerek Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerdi ve bunu da bir dindarlık, bir erdemlilik sayarlardı. Böylece hem günahlardan temizleneceklerini düşünürlerdi hem de bu durumun kendilerine uğur getireceğine inanırlardı. Yine aynı düşünceye bağlı olarak bazı hayvansal gıdaları da kendilerine yasaklamışlardı. Oysa En’am 6/145’de hangi yiyeceklerin yasak olduğu sıralanmıştı."},{"verse_number":"33","turkish_text":"De ki: “Rabbim ancak açık ya da gizli kötülükleri günahın her çeşidini haksız yere (başkalarının hak ve özgürlüklerine) göz dikmeyi hakkında hiçbir delil indirmediği varlıkları Allah’a ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a izafe etmenizi yasaklamıştır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-33c.mp3","commentary_text":"“Bilinmeyen şeylerin Allah’a izafe edilmesi” günümüzün en büyük şizofreni vakasıdır. Bu yasakla; bazı kimseleri tanrısal niteliklerle yüceltip otorite kabul ederek onların, sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları her şeye ve ürettikleri her senaryoya kayıtsız şartsız inanmayı ve itaat etmeyi bir vecibe olarak gören insanlara ciddi uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"De ki: “Rabbim ancak açık ya da gizli kötülükleri günahın her çeşidini haksız yere (başkalarının hak ve özgürlüklerine) göz dikmeyi hakkında hiçbir delil indirmediği varlıkları Allah’a ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a izafe etmenizi yasaklamıştır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-33c.mp3","commentary_text":"“Bilinmeyen şeylerin Allah’a izafe edilmesi” günümüzün en büyük şizofreni vakasıdır. Bu yasakla; bazı kimseleri tanrısal niteliklerle yüceltip otorite kabul ederek onların, sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları her şeye ve ürettikleri her senaryoya kayıtsız şartsız inanmayı ve itaat etmeyi bir vecibe olarak gören insanlara ciddi uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"De ki: “Rabbim ancak açık ya da gizli kötülükleri günahın her çeşidini haksız yere (başkalarının hak ve özgürlüklerine) göz dikmeyi hakkında hiçbir delil indirmediği varlıkları Allah’a ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a izafe etmenizi yasaklamıştır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-33c.mp3","commentary_text":"“Bilinmeyen şeylerin Allah’a izafe edilmesi” günümüzün en büyük şizofreni vakasıdır. Bu yasakla; bazı kimseleri tanrısal niteliklerle yüceltip otorite kabul ederek onların, sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları her şeye ve ürettikleri her senaryoya kayıtsız şartsız inanmayı ve itaat etmeyi bir vecibe olarak gören insanlara ciddi uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"De ki: “Rabbim ancak açık ya da gizli kötülükleri günahın her çeşidini haksız yere (başkalarının hak ve özgürlüklerine) göz dikmeyi hakkında hiçbir delil indirmediği varlıkları Allah’a ortak koşmanızı ve bilmediğiniz şeyleri Allah’a izafe etmenizi yasaklamıştır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-32c.mp3","commentary_text":"“Bilinmeyen şeylerin Allah’a izafe edilmesi” günümüzün en büyük şizofreni vakasıdır. Bu yasakla; bazı kimseleri tanrısal niteliklerle yüceltip otorite kabul ederek onların, sanki vahiy alıyormuşçasına uydurdukları her şeye ve ürettikleri her senaryoya kayıtsız şartsız inanmayı ve itaat etmeyi bir vecibe olarak gören insanlara ciddi uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir. Öyle ki vadeleri dolduğunda ne bir an geri kalabilirler ne de bir an öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir. Öyle ki vadeleri dolduğunda ne bir an geri kalabilirler ne de bir an öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir. Öyle ki vadeleri dolduğunda ne bir an geri kalabilirler ne de bir an öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir. Öyle ki vadeleri dolduğunda ne bir an geri kalabilirler ne de bir an öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! İçinizden size ayetlerimizi anlatan resuller geldiğinde her kim (kötülük yapmak ve günah işlemekten) sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltip ıslah olursa işte onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için de üzüntü duymayacaktır.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! İçinizden size ayetlerimizi anlatan resuller geldiğinde her kim (kötülük yapmak ve günah işlemekten) sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltip ıslah olursa işte onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için de üzüntü duymayacaktır.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! İçinizden size ayetlerimizi anlatan resuller geldiğinde her kim (kötülük yapmak ve günah işlemekten) sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltip ıslah olursa işte onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için de üzüntü duymayacaktır.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ey Âdemoğulları! İçinizden size ayetlerimizi anlatan resuller geldiğinde her kim (kötülük yapmak ve günah işlemekten) sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltip ıslah olursa işte onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için de üzüntü duymayacaktır.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ayetlerimizi yaşamaktan geri durup onlara karşı büyüklük taslayanlar; işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ayetlerimizi yaşamaktan geri durup onlara karşı büyüklük taslayanlar; işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ayetlerimizi yaşamaktan geri durup onlara karşı büyüklük taslayanlar; işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ayetlerimizi yaşamaktan geri durup onlara karşı büyüklük taslayanlar; işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani nerde Allah’tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَص۪يبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ قَالُٓوا اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-37c.mp3","commentary_text":"Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani nerde Allah’tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَص۪يبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ قَالُٓوا اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-37c.mp3","commentary_text":"Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani nerde Allah’tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَص۪يبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ قَالُٓوا اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-37c.mp3","commentary_text":"Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Uydurduğu hükümleri Allah’a nispet ederek) Allah adına yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? (Onların) kaderden nasipleri (ne ise) kendilerine ulaşacaktır. Melekler gelip canlarını alırken onlara: “Hani nerde Allah’tan başka yalvarıp durduğunuz varlıklar?” dediklerinde: “Onlar bizi bırakıp kayboldular!” diye karşılık verecekler ve (böylece) hakkı inkâr eden kimseler oldukları konusunda kendi aleyhlerine tanıklık etmiş olacaklar.","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَص۪يبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ قَالُٓوا اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-36c.mp3","commentary_text":"Yani, diğer bütün insanlar gibi onlar da yaşadıkları sürece, Allah’ın ezelî takdirinde kendileri için bilinen iyi ya da kötü, nasipleri neyse, onunla karşılaşacaklar. Allah katında bir insanın nasıl yaşayacağının bilinmesi, onun yaşadıklarının daha önceden yazıldığı ve onun da bunları hayata geçirme mecburiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yani Allah takdir etti diye insan iyi ya da kötü yaşamaz. Ancak insanın kendi özgür iradesiyle yapacaklarını Allah daha önceden bilir. İşte “kader” bu yaşanacakların Allah tarafından bilinmesidir. Yani bir anlamda yaptıklarımızın sonuçlarıdır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah buyuracak ki:) “Sizden önce gelip geçmiş olan cin ve insan (görünür görünmez iradeli) topluluklar arasında siz de girin ateşe!” Her topluluk (cehenneme) girdikçe; (kendisine uyduğu) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi peş peşe orada toplanınca; sonrakiler öncekiler için derler ki: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdı. Onun için bunlara katmerli azap ver.” (Allah) buyurur ki: “Her biriniz katmerli azaba müstahaksınız ama bunu bilmiyorsunuz.”","arabic_text":"قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-38c.mp3","commentary_text":"Burada “cin” sözcüğü bilinmeyen, görünmeyen, haber alınmayan, tanınmayan yani yabancı olan ve yabancı yerlerde yaşayan toplumlar için kullanılmıştır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah buyuracak ki:) “Sizden önce gelip geçmiş olan cin ve insan (görünür görünmez iradeli) topluluklar arasında siz de girin ateşe!” Her topluluk (cehenneme) girdikçe; (kendisine uyduğu) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi peş peşe orada toplanınca; sonrakiler öncekiler için derler ki: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdı. Onun için bunlara katmerli azap ver.” (Allah) buyurur ki: “Her biriniz katmerli azaba müstahaksınız ama bunu bilmiyorsunuz.”","arabic_text":"قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-38c.mp3","commentary_text":"Burada “cin” sözcüğü bilinmeyen, görünmeyen, haber alınmayan, tanınmayan yani yabancı olan ve yabancı yerlerde yaşayan toplumlar için kullanılmıştır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah buyuracak ki:) “Sizden önce gelip geçmiş olan cin ve insan (görünür görünmez iradeli) topluluklar arasında siz de girin ateşe!” Her topluluk (cehenneme) girdikçe; (kendisine uyduğu) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi peş peşe orada toplanınca; sonrakiler öncekiler için derler ki: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdı. Onun için bunlara katmerli azap ver.” (Allah) buyurur ki: “Her biriniz katmerli azaba müstahaksınız ama bunu bilmiyorsunuz.”","arabic_text":"قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-38c.mp3","commentary_text":"Burada “cin” sözcüğü bilinmeyen, görünmeyen, haber alınmayan, tanınmayan yani yabancı olan ve yabancı yerlerde yaşayan toplumlar için kullanılmıştır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah buyuracak ki:) “Sizden önce gelip geçmiş olan cin ve insan (görünür görünmez iradeli) topluluklar arasında siz de girin ateşe!” Her topluluk (cehenneme) girdikçe; (kendisine uyduğu) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi peş peşe orada toplanınca; sonrakiler öncekiler için derler ki: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdı. Onun için bunlara katmerli azap ver.” (Allah) buyurur ki: “Her biriniz katmerli azaba müstahaksınız ama bunu bilmiyorsunuz.”","arabic_text":"قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-37c.mp3","commentary_text":"Burada “cin” sözcüğü bilinmeyen, görünmeyen, haber alınmayan, tanınmayan yani yabancı olan ve yabancı yerlerde yaşayan toplumlar için kullanılmıştır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve (bunun üzerine) öncekiler sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Öyleyse yaptığınız kötülükler yüzünden tadın azabı!”","arabic_text":"وَقَالَتْ اُو۫لٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve (bunun üzerine) öncekiler sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Öyleyse yaptığınız kötülükler yüzünden tadın azabı!”","arabic_text":"وَقَالَتْ اُو۫لٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve (bunun üzerine) öncekiler sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Öyleyse yaptığınız kötülükler yüzünden tadın azabı!”","arabic_text":"وَقَالَتْ اُو۫لٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve (bunun üzerine) öncekiler sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Öyleyse yaptığınız kötülükler yüzünden tadın azabı!”","arabic_text":"وَقَالَتْ اُو۫لٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhakkak ki ayetlerimize ilgi göstermeyen (onları anlamak istemeyen) ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara yüce âlemlerin (rahmet) kapıları açılmaz ve onlar halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-40c.mp3","commentary_text":"“Cemel” kelimesi kökü itibariyle hem “halat” hem de “deve” anlamına gelmektedir. Meal ve tefsirlerin çoğunda deve olarak yorumlansa da Kur’an’daki edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile iğne arasında bir münasebet bulunmadığı için burada “halat” olarak tercüme edilmesi daha uygun bulunmuştur. Ayrıca böyle bir benzetme ile cehennem ehlinin bir gün azaptan kurtulabileceğine dair açık bir kapı bırakılmış oluyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhakkak ki ayetlerimize ilgi göstermeyen (onları anlamak istemeyen) ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara yüce âlemlerin (rahmet) kapıları açılmaz ve onlar halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-40c.mp3","commentary_text":"“Cemel” kelimesi kökü itibariyle hem “halat” hem de “deve” anlamına gelmektedir. Meal ve tefsirlerin çoğunda deve olarak yorumlansa da Kur’an’daki edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile iğne arasında bir münasebet bulunmadığı için burada “halat” olarak tercüme edilmesi daha uygun bulunmuştur. Ayrıca böyle bir benzetme ile cehennem ehlinin bir gün azaptan kurtulabileceğine dair açık bir kapı bırakılmış oluyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhakkak ki ayetlerimize ilgi göstermeyen (onları anlamak istemeyen) ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara yüce âlemlerin (rahmet) kapıları açılmaz ve onlar halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-40c.mp3","commentary_text":"“Cemel” kelimesi kökü itibariyle hem “halat” hem de “deve” anlamına gelmektedir. Meal ve tefsirlerin çoğunda deve olarak yorumlansa da Kur’an’daki edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile iğne arasında bir münasebet bulunmadığı için burada “halat” olarak tercüme edilmesi daha uygun bulunmuştur. Ayrıca böyle bir benzetme ile cehennem ehlinin bir gün azaptan kurtulabileceğine dair açık bir kapı bırakılmış oluyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhakkak ki ayetlerimize ilgi göstermeyen (onları anlamak istemeyen) ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; işte onlara yüce âlemlerin (rahmet) kapıları açılmaz ve onlar halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-39c.mp3","commentary_text":"“Cemel” kelimesi kökü itibariyle hem “halat” hem de “deve” anlamına gelmektedir. Meal ve tefsirlerin çoğunda deve olarak yorumlansa da Kur’an’daki edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile iğne arasında bir münasebet bulunmadığı için burada “halat” olarak tercüme edilmesi daha uygun bulunmuştur. Ayrıca böyle bir benzetme ile cehennem ehlinin bir gün azaptan kurtulabileceğine dair açık bir kapı bırakılmış oluyor."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar için cehennemde (ateşten) bir döşek ve üstlerine de (yine ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاشٍۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar için cehennemde (ateşten) bir döşek ve üstlerine de (yine ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاشٍۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar için cehennemde (ateşten) bir döşek ve üstlerine de (yine ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاشٍۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar için cehennemde (ateşten) bir döşek ve üstlerine de (yine ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِنْ فَوْقِهِمْ غَوَاشٍۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince -ki biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz- işte onlar cennet halkıdır ki onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince -ki biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz- işte onlar cennet halkıdır ki onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince -ki biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz- işte onlar cennet halkıdır ki onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince -ki biz hiç kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz- işte onlar cennet halkıdır ki onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken derler ki: “Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidayete eremezdik. Andolsun ki; Rabbimizin resulleri hakkı getirmiştir.” (Onlara:) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık şu cennete vâris kılındınız” diye seslenilir.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-43c.mp3","commentary_text":"“Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız” vurgusu; insanlar arasındaki hak hukuk meselelerinin çözümüne ciddi ışık tutmaktadır. Ehli cennetin özellikleri sıralanırken böyle bir özelliğin öne çıkarılması merhameti ilahinin farklı bir tecellisidir. Nitekim Haşr 59/10. ayette; mü’minlerin kalplerinde birbirlerine karşı kin olmaması için Allah’a yakarmaları öğütlenmektedir. Bu durumun cennette de davam etmesi, Allah’ın rahmetine bağlıdır. Eğer orada Allah, kinlerin atılması konusunda mü’min kullarının kalplerine bir operasyon gerçekleştirirse insanların hak konusunda birbirleriyle ödeşmesi çok daha kolay olacaktır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken derler ki: “Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidayete eremezdik. Andolsun ki; Rabbimizin resulleri hakkı getirmiştir.” (Onlara:) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık şu cennete vâris kılındınız” diye seslenilir.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-43c.mp3","commentary_text":"“Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız” vurgusu; insanlar arasındaki hak hukuk meselelerinin çözümüne ciddi ışık tutmaktadır. Ehli cennetin özellikleri sıralanırken böyle bir özelliğin öne çıkarılması merhameti ilahinin farklı bir tecellisidir. Nitekim Haşr 59/10. ayette; mü’minlerin kalplerinde birbirlerine karşı kin olmaması için Allah’a yakarmaları öğütlenmektedir. Bu durumun cennette de davam etmesi, Allah’ın rahmetine bağlıdır. Eğer orada Allah, kinlerin atılması konusunda mü’min kullarının kalplerine bir operasyon gerçekleştirirse insanların hak konusunda birbirleriyle ödeşmesi çok daha kolay olacaktır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken derler ki: “Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidayete eremezdik. Andolsun ki; Rabbimizin resulleri hakkı getirmiştir.” (Onlara:) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık şu cennete vâris kılındınız” diye seslenilir.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-43c.mp3","commentary_text":"“Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız” vurgusu; insanlar arasındaki hak hukuk meselelerinin çözümüne ciddi ışık tutmaktadır. Ehli cennetin özellikleri sıralanırken böyle bir özelliğin öne çıkarılması merhameti ilahinin farklı bir tecellisidir. Nitekim Haşr 59/10. ayette; mü’minlerin kalplerinde birbirlerine karşı kin olmaması için Allah’a yakarmaları öğütlenmektedir. Bu durumun cennette de davam etmesi, Allah’ın rahmetine bağlıdır. Eğer orada Allah, kinlerin atılması konusunda mü’min kullarının kalplerine bir operasyon gerçekleştirirse insanların hak konusunda birbirleriyle ödeşmesi çok daha kolay olacaktır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken derler ki: “Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidayete eremezdik. Andolsun ki; Rabbimizin resulleri hakkı getirmiştir.” (Onlara:) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık şu cennete vâris kılındınız” diye seslenilir.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-42c.mp3","commentary_text":"“Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız” vurgusu; insanlar arasındaki hak hukuk meselelerinin çözümüne ciddi ışık tutmaktadır. Ehli cennetin özellikleri sıralanırken böyle bir özelliğin öne çıkarılması merhameti ilahinin farklı bir tecellisidir. Nitekim Haşr 59/10. ayette; mü’minlerin kalplerinde birbirlerine karşı kin olmaması için Allah’a yakarmaları öğütlenmektedir. Bu durumun cennette de davam etmesi, Allah’ın rahmetine bağlıdır. Eğer orada Allah, kinlerin atılması konusunda mü’min kullarının kalplerine bir operasyon gerçekleştirirse insanların hak konusunda birbirleriyle ödeşmesi çok daha kolay olacaktır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah’ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّاۜ قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-44c.mp3","commentary_text":"Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir. Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah’ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّاۜ قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-44c.mp3","commentary_text":"Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir. Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah’ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّاۜ قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-44c.mp3","commentary_text":"Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir. Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Cennetlikler cehennemliklere: “Rabbimizin bize vaat ettiğini biz gerçek olarak gördük. Siz de Rabbinizin vaat ettiğini gerçek olarak gördünüz mü?” diye seslenirler. Onlar “Evet” derler. O zaman aralarında bir davetçi: “Allah’ın lâneti zalimlere olsun!” diye seslenir.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّاۜ قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-43c.mp3","commentary_text":"Zulüm kavramı hem itikâdî hem de ahlakî ve sosyal boyutu itibariyle Kur’an’da en çok zikri geçen kavramlardan birisidir. Yirmi âyette sosyal ilişkilerde haksızlığa sapma anlamında doğrudan “zulüm” kelimesi, 250’den fazla yerde türevleri yer alır. Bunların çoğunda “küfür, şirk” veya “Allah’ın hükümlerine karşı çıkma” anlamında kullanılır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlar (insanları) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Onlar ahirete de inanmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ كَافِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlar (insanları) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Onlar ahirete de inanmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ كَافِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlar (insanları) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Onlar ahirete de inanmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ كَافِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlar (insanları) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir. Onlar ahirete de inanmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ كَافِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Bu iki taraf (cennet halkıyla cehennem halkı) arasında (iki grubu birbirinden ayıran) bir perde vardır. (Bu sûrun) A’râf (denilen tepelerin) üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) hepsini yüzlerinden tanıyan (kimlerin cennete ya da cehenneme gideceğini bilen) kimseler vardır. Henüz cennete girmemiş olan (fakat oraya gireceklerini bekleyen) cennet ehline: “Allah’ın selamı üzerinize olsun (kurtuluşa erdiniz)!” diye seslenecekler.","arabic_text":"وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “A’raf” terimi “urf” sözcüğünden türetilmiş olup “arf” kelimesinin çoğuludur. “Kule, burç, duvar, sırt, tepe” gibi anlamlara gelir. Bu âyetle beraber Kur’an’da iki defa geçmektedir (Â’raf 7/48). Çoğul anlamıyla yüksek tepeler, yüksek burçlar ya da platformlar olarak ifade edilen Â’raf’ın cennet ile cehennem arasındaki bir yerin özel adı olarak kullanıldığı söylenmektedir. A’raf ehlinin kimler olduğu hakkında muhtelif görüşler olmakla beraber tefsircilerin çoğuna göre; iyilikleri ile kötülükleri eşit olanlar Allah’ın takdir edeceği bir zamana kadar burada bekletilirler. Bu bekleme esnasında cennete girecekleri kesinleşmiş ama henüz yerleşimleri yapılmamış olan cennet ehline özenerek selam verirler. Bir sonraki ayette görüldüğü gibi cehennem ehlini görünce de korku ve endişe ile Allah’a sığınırlar. Ancak 48 ve 49. ayetlerle birleştirildiğinde Â’raf’ta bulunanların ma’ruf insanlar ya da melekler olabileceğini düşünmek de mümkündür."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Bu iki taraf (cennet halkıyla cehennem halkı) arasında (iki grubu birbirinden ayıran) bir perde vardır. (Bu sûrun) A’râf (denilen tepelerin) üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) hepsini yüzlerinden tanıyan (kimlerin cennete ya da cehenneme gideceğini bilen) kimseler vardır. Henüz cennete girmemiş olan (fakat oraya gireceklerini bekleyen) cennet ehline: “Allah’ın selamı üzerinize olsun (kurtuluşa erdiniz)!” diye seslenecekler.","arabic_text":"وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “A’raf” terimi “urf” sözcüğünden türetilmiş olup “arf” kelimesinin çoğuludur. “Kule, burç, duvar, sırt, tepe” gibi anlamlara gelir. Bu âyetle beraber Kur’an’da iki defa geçmektedir (Â’raf 7/48). Çoğul anlamıyla yüksek tepeler, yüksek burçlar ya da platformlar olarak ifade edilen Â’raf’ın cennet ile cehennem arasındaki bir yerin özel adı olarak kullanıldığı söylenmektedir. A’raf ehlinin kimler olduğu hakkında muhtelif görüşler olmakla beraber tefsircilerin çoğuna göre; iyilikleri ile kötülükleri eşit olanlar Allah’ın takdir edeceği bir zamana kadar burada bekletilirler. Bu bekleme esnasında cennete girecekleri kesinleşmiş ama henüz yerleşimleri yapılmamış olan cennet ehline özenerek selam verirler. Bir sonraki ayette görüldüğü gibi cehennem ehlini görünce de korku ve endişe ile Allah’a sığınırlar. Ancak 48 ve 49. ayetlerle birleştirildiğinde Â’raf’ta bulunanların ma’ruf insanlar ya da melekler olabileceğini düşünmek de mümkündür."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Bu iki taraf (cennet halkıyla cehennem halkı) arasında (iki grubu birbirinden ayıran) bir perde vardır. (Bu sûrun) A’râf (denilen tepelerin) üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) hepsini yüzlerinden tanıyan (kimlerin cennete ya da cehenneme gideceğini bilen) kimseler vardır. Henüz cennete girmemiş olan (fakat oraya gireceklerini bekleyen) cennet ehline: “Allah’ın selamı üzerinize olsun (kurtuluşa erdiniz)!” diye seslenecekler.","arabic_text":"وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “A’raf” terimi “urf” sözcüğünden türetilmiş olup “arf” kelimesinin çoğuludur. “Kule, burç, duvar, sırt, tepe” gibi anlamlara gelir. Bu âyetle beraber Kur’an’da iki defa geçmektedir (Â’raf 7/48). Çoğul anlamıyla yüksek tepeler, yüksek burçlar ya da platformlar olarak ifade edilen Â’raf’ın cennet ile cehennem arasındaki bir yerin özel adı olarak kullanıldığı söylenmektedir. A’raf ehlinin kimler olduğu hakkında muhtelif görüşler olmakla beraber tefsircilerin çoğuna göre; iyilikleri ile kötülükleri eşit olanlar Allah’ın takdir edeceği bir zamana kadar burada bekletilirler. Bu bekleme esnasında cennete girecekleri kesinleşmiş ama henüz yerleşimleri yapılmamış olan cennet ehline özenerek selam verirler. Bir sonraki ayette görüldüğü gibi cehennem ehlini görünce de korku ve endişe ile Allah’a sığınırlar. Ancak 48 ve 49. ayetlerle birleştirildiğinde Â’raf’ta bulunanların ma’ruf insanlar ya da melekler olabileceğini düşünmek de mümkündür."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Bu iki taraf (cennet halkıyla cehennem halkı) arasında (iki grubu birbirinden ayıran) bir perde vardır. (Bu sûrun) A’râf (denilen tepelerin) üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) hepsini yüzlerinden tanıyan (kimlerin cennete ya da cehenneme gideceğini bilen) kimseler vardır. Henüz cennete girmemiş olan (fakat oraya gireceklerini bekleyen) cennet ehline: “Allah’ın selamı üzerinize olsun (kurtuluşa erdiniz)!” diye seslenecekler.","arabic_text":"وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-45c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “A’raf” terimi “urf” sözcüğünden türetilmiş olup “arf” kelimesinin çoğuludur. “Kule, burç, duvar, sırt, tepe” gibi anlamlara gelir. Bu âyetle beraber Kur’an’da iki defa geçmektedir (Â’raf 7/48). Çoğul anlamıyla yüksek tepeler, yüksek burçlar ya da platformlar olarak ifade edilen Â’raf’ın cennet ile cehennem arasındaki bir yerin özel adı olarak kullanıldığı söylenmektedir. A’raf ehlinin kimler olduğu hakkında muhtelif görüşler olmakla beraber tefsircilerin çoğuna göre; iyilikleri ile kötülükleri eşit olanlar Allah’ın takdir edeceği bir zamana kadar burada bekletilirler. Bu bekleme esnasında cennete girecekleri kesinleşmiş ama henüz yerleşimleri yapılmamış olan cennet ehline özenerek selam verirler. Bir sonraki ayette görüldüğü gibi cehennem ehlini görünce de korku ve endişe ile Allah’a sığınırlar. Ancak 48 ve 49. ayetlerle birleştirildiğinde Â’raf’ta bulunanların ma’ruf insanlar ya da melekler olabileceğini düşünmek de mümkündür."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: “Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَٓاءَ اَصْحَابِ النَّارِۙ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: “Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَٓاءَ اَصْحَابِ النَّارِۙ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: “Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَٓاءَ اَصْحَابِ النَّارِۙ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: “Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَٓاءَ اَصْحَابِ النَّارِۙ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine) A’raf ehli simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine) A’raf ehli simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine) A’raf ehli simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine) A’raf ehli simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Allah’ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).a","arabic_text":"اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Allah’ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).a","arabic_text":"اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Allah’ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).a","arabic_text":"اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Allah’ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).a","arabic_text":"اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cehennem halkı cennet halkına: “Üzerimize biraz su dökün yahut Allah’ın size bahşettiği azıklardan (atın bize)!” diye seslenecekler. (Fakat mü’minler:) “Doğrusu Allah gerçeği inkâr edenlere her ikisini de haram kılmıştır” diyecekler.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَف۪يضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَٓاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۜ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cehennem halkı cennet halkına: “Üzerimize biraz su dökün yahut Allah’ın size bahşettiği azıklardan (atın bize)!” diye seslenecekler. (Fakat mü’minler:) “Doğrusu Allah gerçeği inkâr edenlere her ikisini de haram kılmıştır” diyecekler.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَف۪يضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَٓاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۜ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cehennem halkı cennet halkına: “Üzerimize biraz su dökün yahut Allah’ın size bahşettiği azıklardan (atın bize)!” diye seslenecekler. (Fakat mü’minler:) “Doğrusu Allah gerçeği inkâr edenlere her ikisini de haram kılmıştır” diyecekler.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَف۪يضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَٓاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۜ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cehennem halkı cennet halkına: “Üzerimize biraz su dökün yahut Allah’ın size bahşettiği azıklardan (atın bize)!” diye seslenecekler. (Fakat mü’minler:) “Doğrusu Allah gerçeği inkâr edenlere her ikisini de haram kılmıştır” diyecekler.","arabic_text":"وَنَادٰٓى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَف۪يضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَٓاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۜ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"O inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi Biz de onları bugün unutacağız.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ نَنْسٰيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَٓاءَ يَوْمِهِمْ هٰذَاۙ وَمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-51c.mp3","commentary_text":"“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek, hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup, “onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını, varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"O inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi Biz de onları bugün unutacağız.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ نَنْسٰيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَٓاءَ يَوْمِهِمْ هٰذَاۙ وَمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-51c.mp3","commentary_text":"“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek, hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup, “onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını, varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"O inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi Biz de onları bugün unutacağız.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ نَنْسٰيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَٓاءَ يَوْمِهِمْ هٰذَاۙ وَمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-51c.mp3","commentary_text":"“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek, hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup, “onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını, varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"O inkârcılar ki; dinlerini alaya eğlenceye aldılar ve böylece dünya hayatı(nın cazibesi) onları aldatmış oldu. Artık onlar bu günlere yetişeceklerini unuttukları ve bizim ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi Biz de onları bugün unutacağız.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ نَنْسٰيهُمْ كَمَا نَسُوا لِقَٓاءَ يَوْمِهِمْ هٰذَاۙ وَمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-50c.mp3","commentary_text":"“Biz de onları unutacağız” cümlesini Allah’a bir eksiklik olarak yakıştırmak küfür olur. Zira Allah için unutmak, ihmal etmek, hatırlamamak diye bir şey düşünülemez. Bu ifade tamamen mecazi olup, “onların gözardı edileceğini, umursanmayacağını, unutulmaya terk edileceğini, affetme ve nimet verme konusunda hatırlanmayacağını, varlıklarından habersiz gibi davranılacağını, onların kendi hallerine bırakacağını” anlatmak için kullanılmıştır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Andolsun ki Biz onlara inanmaya gönüllü bir toplum için hidayet rehberi ve bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz rahmet kaynağı olan (mükemmel) bir kitap gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-52c.mp3","commentary_text":"“Bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalar” cümlesi, hem ayetlerin ayetler ile açıklandığı Kur’an yöntemini ifade ediyor hem de Kur’an’ın, ilmi prensiplere ve bilimsel gerçeklere uygun olmak kaydıyla tefsir edilebilen bir kitap olduğunu gösteriyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Andolsun ki Biz onlara inanmaya gönüllü bir toplum için hidayet rehberi ve bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz rahmet kaynağı olan (mükemmel) bir kitap gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-52c.mp3","commentary_text":"“Bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalar” cümlesi, hem ayetlerin ayetler ile açıklandığı Kur’an yöntemini ifade ediyor hem de Kur’an’ın, ilmi prensiplere ve bilimsel gerçeklere uygun olmak kaydıyla tefsir edilebilen bir kitap olduğunu gösteriyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Andolsun ki Biz onlara inanmaya gönüllü bir toplum için hidayet rehberi ve bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz rahmet kaynağı olan (mükemmel) bir kitap gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-52c.mp3","commentary_text":"“Bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalar” cümlesi, hem ayetlerin ayetler ile açıklandığı Kur’an yöntemini ifade ediyor hem de Kur’an’ın, ilmi prensiplere ve bilimsel gerçeklere uygun olmak kaydıyla tefsir edilebilen bir kitap olduğunu gösteriyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Andolsun ki Biz onlara inanmaya gönüllü bir toplum için hidayet rehberi ve bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz rahmet kaynağı olan (mükemmel) bir kitap gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-51c.mp3","commentary_text":"“Bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalar” cümlesi, hem ayetlerin ayetler ile açıklandığı Kur’an yöntemini ifade ediyor hem de Kur’an’ın, ilmi prensiplere ve bilimsel gerçeklere uygun olmak kaydıyla tefsir edilebilen bir kitap olduğunu gösteriyor."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O inkârcılar) O (hesap günün)ün gerçekleşmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün onu daha önce önemsemeyenler: “Rabbimizin resulleri (bize) gerçeği getirmişlerdi (ama biz yine de iman etmemiştik). Ah keşke Allah katında sözü geçen ve kurtuluşumuz için aracılık edebilecek şefaatçilerimiz olsaydı da bizim adımıza şefaat etselerdi! Yahut daha önce yaptıklarımızdan farklı işler yapmak için (dünyaya) geri gönderilsek” diyecekler. Onlar cidden kendilerine yazık etmiş ve uydurdukları varlıklar (ilahlar) da onları yüzüstü bırakmıştır.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا تَأْو۪يلَهُۜ يَوْمَ يَأْت۪ي تَأْو۪يلُهُ يَقُولُ الَّذ۪ينَ نَسُوهُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۚ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَٓاءَ فَيَشْفَعُوا لَنَٓا اَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ قَدْ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O inkârcılar) O (hesap günün)ün gerçekleşmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün onu daha önce önemsemeyenler: “Rabbimizin resulleri (bize) gerçeği getirmişlerdi (ama biz yine de iman etmemiştik). Ah keşke Allah katında sözü geçen ve kurtuluşumuz için aracılık edebilecek şefaatçilerimiz olsaydı da bizim adımıza şefaat etselerdi! Yahut daha önce yaptıklarımızdan farklı işler yapmak için (dünyaya) geri gönderilsek” diyecekler. Onlar cidden kendilerine yazık etmiş ve uydurdukları varlıklar (ilahlar) da onları yüzüstü bırakmıştır.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا تَأْو۪يلَهُۜ يَوْمَ يَأْت۪ي تَأْو۪يلُهُ يَقُولُ الَّذ۪ينَ نَسُوهُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۚ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَٓاءَ فَيَشْفَعُوا لَنَٓا اَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ قَدْ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O inkârcılar) O (hesap günün)ün gerçekleşmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün onu daha önce önemsemeyenler: “Rabbimizin resulleri (bize) gerçeği getirmişlerdi (ama biz yine de iman etmemiştik). Ah keşke Allah katında sözü geçen ve kurtuluşumuz için aracılık edebilecek şefaatçilerimiz olsaydı da bizim adımıza şefaat etselerdi! Yahut daha önce yaptıklarımızdan farklı işler yapmak için (dünyaya) geri gönderilsek” diyecekler. Onlar cidden kendilerine yazık etmiş ve uydurdukları varlıklar (ilahlar) da onları yüzüstü bırakmıştır.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا تَأْو۪يلَهُۜ يَوْمَ يَأْت۪ي تَأْو۪يلُهُ يَقُولُ الَّذ۪ينَ نَسُوهُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۚ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَٓاءَ فَيَشْفَعُوا لَنَٓا اَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ قَدْ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O inkârcılar) O (hesap günün)ün gerçekleşmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün onu daha önce önemsemeyenler: “Rabbimizin resulleri (bize) gerçeği getirmişlerdi (ama biz yine de iman etmemiştik). Ah keşke Allah katında sözü geçen ve kurtuluşumuz için aracılık edebilecek şefaatçilerimiz olsaydı da bizim adımıza şefaat etselerdi! Yahut daha önce yaptıklarımızdan farklı işler yapmak için (dünyaya) geri gönderilsek” diyecekler. Onlar cidden kendilerine yazık etmiş ve uydurdukları varlıklar (ilahlar) da onları yüzüstü bırakmıştır.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا تَأْو۪يلَهُۜ يَوْمَ يَأْت۪ي تَأْو۪يلُهُ يَقُولُ الَّذ۪ينَ نَسُوهُ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۚ فَهَلْ لَنَا مِنْ شُفَعَٓاءَ فَيَشْفَعُوا لَنَٓا اَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ قَدْ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz ki sizin Rabbiniz olan Allah gökleri ve yeri altı aşamada yaratan sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten Güneş’i Ay’ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O’dur. Dikkat edin yaratmak da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَث۪يثًاۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِه۪ۜ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۜ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-54c.mp3","commentary_text":"Burada “altı aşama”yı altı gün olarak yorumlayanlar olsa da göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmadığı, dolaysıyla dünyanın ve güneşin olmadığı yerde gün olmayacağı için bu yorum doğru olamaz. Ayrıca Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla tekabül eder ki bu da doğru olmaz. “Allah’ın arş üzerinde istiva etmesi” farklı şekillerde yorumlanmıştır. “İstiva” sözlükte yükselmek, kurulmak, istikrar etmek ve karar kılmak, “arş” ise hâkimiyet tahtı ve sınırsız kudret makamı anlamlarına gelmektedir. Allah’ın Arş’ı istiva etmesi mecazi olarak söylenmiştir. Anlatılmak istenen: şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, kudretiyle her şeye egemen olması demektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz ki sizin Rabbiniz olan Allah gökleri ve yeri altı aşamada yaratan sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten Güneş’i Ay’ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O’dur. Dikkat edin yaratmak da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَث۪يثًاۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِه۪ۜ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۜ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-54c.mp3","commentary_text":"Burada “altı aşama”yı altı gün olarak yorumlayanlar olsa da göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmadığı, dolaysıyla dünyanın ve güneşin olmadığı yerde gün olmayacağı için bu yorum doğru olamaz. Ayrıca Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla tekabül eder ki bu da doğru olmaz. “Allah’ın arş üzerinde istiva etmesi” farklı şekillerde yorumlanmıştır. “İstiva” sözlükte yükselmek, kurulmak, istikrar etmek ve karar kılmak, “arş” ise hâkimiyet tahtı ve sınırsız kudret makamı anlamlarına gelmektedir. Allah’ın Arş’ı istiva etmesi mecazi olarak söylenmiştir. Anlatılmak istenen: şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, kudretiyle her şeye egemen olması demektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz ki sizin Rabbiniz olan Allah gökleri ve yeri altı aşamada yaratan sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten Güneş’i Ay’ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O’dur. Dikkat edin yaratmak da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَث۪يثًاۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِه۪ۜ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۜ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-54c.mp3","commentary_text":"Burada “altı aşama”yı altı gün olarak yorumlayanlar olsa da göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmadığı, dolaysıyla dünyanın ve güneşin olmadığı yerde gün olmayacağı için bu yorum doğru olamaz. Ayrıca Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla tekabül eder ki bu da doğru olmaz. “Allah’ın arş üzerinde istiva etmesi” farklı şekillerde yorumlanmıştır. “İstiva” sözlükte yükselmek, kurulmak, istikrar etmek ve karar kılmak, “arş” ise hâkimiyet tahtı ve sınırsız kudret makamı anlamlarına gelmektedir. Allah’ın Arş’ı istiva etmesi mecazi olarak söylenmiştir. Anlatılmak istenen: şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, kudretiyle her şeye egemen olması demektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz ki sizin Rabbiniz olan Allah gökleri ve yeri altı aşamada yaratan sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten Güneş’i Ay’ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O’dur. Dikkat edin yaratmak da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَث۪يثًاۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِه۪ۜ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُۜ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-53c.mp3","commentary_text":"Burada “altı aşama”yı altı gün olarak yorumlayanlar olsa da göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmadığı, dolaysıyla dünyanın ve güneşin olmadığı yerde gün olmayacağı için bu yorum doğru olamaz. Ayrıca Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla tekabül eder ki bu da doğru olmaz. “Allah’ın arş üzerinde istiva etmesi” farklı şekillerde yorumlanmıştır. “İstiva” sözlükte yükselmek, kurulmak, istikrar etmek ve karar kılmak, “arş” ise hâkimiyet tahtı ve sınırsız kudret makamı anlamlarına gelmektedir. Allah’ın Arş’ı istiva etmesi mecazi olarak söylenmiştir. Anlatılmak istenen: şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, kudretiyle her şeye egemen olması demektir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Rabbinize alçak gönüllülükle ve derin bir acziyet duygusu içinde yakarın/dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-55c.mp3","commentary_text":"Duada gönüllülük, sessizlik ve acziyet duygusu esastır. Bağırıp çağırarak, feryad-ü figan ederek dua edilmez. Lokman, 31/19. ayetinde eşek sesine benzetilen yüksek ses tonuyla, ne anlama geldiği bilinmeden kalıplaşmış ve ezberlenmiş dualarla Allah’a yakarmak doğru değildir. Dua eden, ne istediğini bilmeli ve isterken de Allah’ın huzurunda bulunduğu hissiyatıyla acziyetini ortaya koymalı. Bakara 2/186’da duanın mahiyeti ve makbuliyetinin yolu açıkça anlatılmaktadır. Ayrıca Cin 72/18’de; yapılan duada hangi saikle olursa olsun Allah’la kul arasına başkalarının sokulması da şiddetle yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Rabbinize alçak gönüllülükle ve derin bir acziyet duygusu içinde yakarın/dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-55c.mp3","commentary_text":"Duada gönüllülük, sessizlik ve acziyet duygusu esastır. Bağırıp çağırarak, feryad-ü figan ederek dua edilmez. Lokman, 31/19. ayetinde eşek sesine benzetilen yüksek ses tonuyla, ne anlama geldiği bilinmeden kalıplaşmış ve ezberlenmiş dualarla Allah’a yakarmak doğru değildir. Dua eden, ne istediğini bilmeli ve isterken de Allah’ın huzurunda bulunduğu hissiyatıyla acziyetini ortaya koymalı. Bakara 2/186’da duanın mahiyeti ve makbuliyetinin yolu açıkça anlatılmaktadır. Ayrıca Cin 72/18’de; yapılan duada hangi saikle olursa olsun Allah’la kul arasına başkalarının sokulması da şiddetle yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Rabbinize alçak gönüllülükle ve derin bir acziyet duygusu içinde yakarın/dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-55c.mp3","commentary_text":"Duada gönüllülük, sessizlik ve acziyet duygusu esastır. Bağırıp çağırarak, feryad-ü figan ederek dua edilmez. Lokman, 31/19. ayetinde eşek sesine benzetilen yüksek ses tonuyla, ne anlama geldiği bilinmeden kalıplaşmış ve ezberlenmiş dualarla Allah’a yakarmak doğru değildir. Dua eden, ne istediğini bilmeli ve isterken de Allah’ın huzurunda bulunduğu hissiyatıyla acziyetini ortaya koymalı. Bakara 2/186’da duanın mahiyeti ve makbuliyetinin yolu açıkça anlatılmaktadır. Ayrıca Cin 72/18’de; yapılan duada hangi saikle olursa olsun Allah’la kul arasına başkalarının sokulması da şiddetle yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Rabbinize alçak gönüllülükle ve derin bir acziyet duygusu içinde yakarın/dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez.","arabic_text":"اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-54c.mp3","commentary_text":"Duada gönüllülük, sessizlik ve acziyet duygusu esastır. Bağırıp çağırarak, feryad-ü figan ederek dua edilmez. Lokman, 31/19. ayetinde eşek sesine benzetilen yüksek ses tonuyla, ne anlama geldiği bilinmeden kalıplaşmış ve ezberlenmiş dualarla Allah’a yakarmak doğru değildir. Dua eden, ne istediğini bilmeli ve isterken de Allah’ın huzurunda bulunduğu hissiyatıyla acziyetini ortaya koymalı. Bakara 2/186’da duanın mahiyeti ve makbuliyetinin yolu açıkça anlatılmaktadır. Ayrıca Cin 72/18’de; yapılan duada hangi saikle olursa olsun Allah’la kul arasına başkalarının sokulması da şiddetle yasaklanmaktadır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Allah’ın mesajlarıyla barış ve huzur anlamında) belli bir düzene girmiş olan yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! (Azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak O’na dua edin! Çünkü Allah’ın rahmeti iyilere/iyilik yapanlara her zaman yakındır.","arabic_text":"وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-56c.mp3","commentary_text":"“Muhsin” İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, iyilikte bulunan, lütuf ve ihsan eden, erdemli, güzel ahlak sahibi olan kimse demektir. Ali İmran suresi 3/134. Ayetinde Muhsinler şöyle tarif edilmektedir: Bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar, (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar."},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Allah’ın mesajlarıyla barış ve huzur anlamında) belli bir düzene girmiş olan yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! (Azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak O’na dua edin! Çünkü Allah’ın rahmeti iyilere/iyilik yapanlara her zaman yakındır.","arabic_text":"وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-56c.mp3","commentary_text":"“Muhsin” İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, iyilikte bulunan, lütuf ve ihsan eden, erdemli, güzel ahlak sahibi olan kimse demektir. Ali İmran suresi 3/134. Ayetinde Muhsinler şöyle tarif edilmektedir: Bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar, (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar."},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Allah’ın mesajlarıyla barış ve huzur anlamında) belli bir düzene girmiş olan yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! (Azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak O’na dua edin! Çünkü Allah’ın rahmeti iyilere/iyilik yapanlara her zaman yakındır.","arabic_text":"وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-56c.mp3","commentary_text":"“Muhsin” İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, iyilikte bulunan, lütuf ve ihsan eden, erdemli, güzel ahlak sahibi olan kimse demektir. Ali İmran suresi 3/134. Ayetinde Muhsinler şöyle tarif edilmektedir: Bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar, (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar."},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Allah’ın mesajlarıyla barış ve huzur anlamında) belli bir düzene girmiş olan yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! (Azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak O’na dua edin! Çünkü Allah’ın rahmeti iyilere/iyilik yapanlara her zaman yakındır.","arabic_text":"وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-55c.mp3","commentary_text":"“Muhsin” İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, iyilikte bulunan, lütuf ve ihsan eden, erdemli, güzel ahlak sahibi olan kimse demektir. Ali İmran suresi 3/134. Ayetinde Muhsinler şöyle tarif edilmektedir: Bollukta ve darlıkta (Allah için) harcarlar, (kızdıklarında) öfkelerine hâkim olurlar ve kendilerine karşı kusurlu davranan insanları bağışlarlar."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rahmetinin önünde (yağmurla gelecek bereketleri) müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar topladığı (yağmur dolu) ağır bulutları yüklendiğinde; biz onu ölü bir bölgeye göndeririz; derken onunla su indirir ve o su ile de türlü türlü mahsuller yetiştiririz. İşte ölüleri de böyle (diriltip) çıkarırız. Umulur ki iyice düşünüp ibret alırsınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-57c.mp3","commentary_text":"Yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr suresi 15/22. âyetin açıklama kısmına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rahmetinin önünde (yağmurla gelecek bereketleri) müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar topladığı (yağmur dolu) ağır bulutları yüklendiğinde; biz onu ölü bir bölgeye göndeririz; derken onunla su indirir ve o su ile de türlü türlü mahsuller yetiştiririz. İşte ölüleri de böyle (diriltip) çıkarırız. Umulur ki iyice düşünüp ibret alırsınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-57c.mp3","commentary_text":"Yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr suresi 15/22. âyetin açıklama kısmına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rahmetinin önünde (yağmurla gelecek bereketleri) müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar topladığı (yağmur dolu) ağır bulutları yüklendiğinde; biz onu ölü bir bölgeye göndeririz; derken onunla su indirir ve o su ile de türlü türlü mahsuller yetiştiririz. İşte ölüleri de böyle (diriltip) çıkarırız. Umulur ki iyice düşünüp ibret alırsınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-57c.mp3","commentary_text":"Yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr suresi 15/22. âyetin açıklama kısmına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rahmetinin önünde (yağmurla gelecek bereketleri) müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar topladığı (yağmur dolu) ağır bulutları yüklendiğinde; biz onu ölü bir bölgeye göndeririz; derken onunla su indirir ve o su ile de türlü türlü mahsuller yetiştiririz. İşte ölüleri de böyle (diriltip) çıkarırız. Umulur ki iyice düşünüp ibret alırsınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-56c.mp3","commentary_text":"Yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr suresi 15/22. âyetin açıklama kısmına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Rabbinin izniyle toprağı verimli olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde (çeşitli örneklerle) açıklıyoruz.","arabic_text":"وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-58c.mp3","commentary_text":"Burada ders alınması gereken ciddi bir teşbih vardır. İnanan ve inandığını hayata geçiren erdemli insan verimli toprak gibi Allah’tan aldığı buyruklarla hayatını inşa ederek faydalı eylemler ortaya koyar. Bu faydalı eylemlerle dünyanın düzelmesine, insanlığın huzuruna ve saadetine vesile olur. Ama Hakk’a karşı direnmeyi âdet haline getirmiş ve Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle yitirmiş olan kimse ise kötü toprak gibi kötü ve zararlı şeyler üretir. Bu da üretmiş olduğu kötülüklerle toplumu yozlaştırır, dünyanın düzenini bozar ve hayatı yaşanmaz hale getirir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Rabbinin izniyle toprağı verimli olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde (çeşitli örneklerle) açıklıyoruz.","arabic_text":"وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-58c.mp3","commentary_text":"Burada ders alınması gereken ciddi bir teşbih vardır. İnanan ve inandığını hayata geçiren erdemli insan verimli toprak gibi Allah’tan aldığı buyruklarla hayatını inşa ederek faydalı eylemler ortaya koyar. Bu faydalı eylemlerle dünyanın düzelmesine, insanlığın huzuruna ve saadetine vesile olur. Ama Hakk’a karşı direnmeyi âdet haline getirmiş ve Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle yitirmiş olan kimse ise kötü toprak gibi kötü ve zararlı şeyler üretir. Bu da üretmiş olduğu kötülüklerle toplumu yozlaştırır, dünyanın düzenini bozar ve hayatı yaşanmaz hale getirir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Rabbinin izniyle toprağı verimli olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde (çeşitli örneklerle) açıklıyoruz.","arabic_text":"وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-58c.mp3","commentary_text":"Burada ders alınması gereken ciddi bir teşbih vardır. İnanan ve inandığını hayata geçiren erdemli insan verimli toprak gibi Allah’tan aldığı buyruklarla hayatını inşa ederek faydalı eylemler ortaya koyar. Bu faydalı eylemlerle dünyanın düzelmesine, insanlığın huzuruna ve saadetine vesile olur. Ama Hakk’a karşı direnmeyi âdet haline getirmiş ve Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle yitirmiş olan kimse ise kötü toprak gibi kötü ve zararlı şeyler üretir. Bu da üretmiş olduğu kötülüklerle toplumu yozlaştırır, dünyanın düzenini bozar ve hayatı yaşanmaz hale getirir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Rabbinin izniyle toprağı verimli olan yerin bitkisi de güzel olur. Kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte şükredecek bir toplum için ayetleri böylece farklı şekillerde (çeşitli örneklerle) açıklıyoruz.","arabic_text":"وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-57c.mp3","commentary_text":"Burada ders alınması gereken ciddi bir teşbih vardır. İnanan ve inandığını hayata geçiren erdemli insan verimli toprak gibi Allah’tan aldığı buyruklarla hayatını inşa ederek faydalı eylemler ortaya koyar. Bu faydalı eylemlerle dünyanın düzelmesine, insanlığın huzuruna ve saadetine vesile olur. Ama Hakk’a karşı direnmeyi âdet haline getirmiş ve Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle yitirmiş olan kimse ise kötü toprak gibi kötü ve zararlı şeyler üretir. Bu da üretmiş olduğu kötülüklerle toplumu yozlaştırır, dünyanın düzenini bozar ve hayatı yaşanmaz hale getirir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Andolsun ki Nuh’u da (resul olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a (gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na) kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek olan) büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Andolsun ki Nuh’u da (resul olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a (gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na) kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek olan) büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Andolsun ki Nuh’u da (resul olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a (gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na) kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek olan) büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Andolsun ki Nuh’u da (resul olarak) kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a (gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na) kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize (inecek olan) büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz!” diye karşılık verdiler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz!” diye karşılık verdiler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz!” diye karşılık verdiler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz!” diye karşılık verdiler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي ضَلَالَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي ضَلَالَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي ضَلَالَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي ضَلَالَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum (ayrıca) size öğüt veriyorum. (Çünkü ben) Allah tarafından (vahiy sayesinde bana bildirilen ama) sizin bilmediğinizi (gerçekleri) biliyorum.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنْصَحُ لَكُمْ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum (ayrıca) size öğüt veriyorum. (Çünkü ben) Allah tarafından (vahiy sayesinde bana bildirilen ama) sizin bilmediğinizi (gerçekleri) biliyorum.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنْصَحُ لَكُمْ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum (ayrıca) size öğüt veriyorum. (Çünkü ben) Allah tarafından (vahiy sayesinde bana bildirilen ama) sizin bilmediğinizi (gerçekleri) biliyorum.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنْصَحُ لَكُمْ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Size Rabbimin mesajlarını iletiyorum (ayrıca) size öğüt veriyorum. (Çünkü ben) Allah tarafından (vahiy sayesinde bana bildirilen ama) sizin bilmediğinizi (gerçekleri) biliyorum.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنْصَحُ لَكُمْ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Sizi (cehennem azabına karşı) uyarmak sizin (kötülüklerden) sakınmanızı ve böylece (ilahi bir) rahmete kavuşmanızı sağlamak için kendi aranızdan bir adama Rabbiniz tarafından bir zikir (öğüt) geldi diye mi hayret edip duruyorsunuz?","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Sizi (cehennem azabına karşı) uyarmak sizin (kötülüklerden) sakınmanızı ve böylece (ilahi bir) rahmete kavuşmanızı sağlamak için kendi aranızdan bir adama Rabbiniz tarafından bir zikir (öğüt) geldi diye mi hayret edip duruyorsunuz?","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Sizi (cehennem azabına karşı) uyarmak sizin (kötülüklerden) sakınmanızı ve böylece (ilahi bir) rahmete kavuşmanızı sağlamak için kendi aranızdan bir adama Rabbiniz tarafından bir zikir (öğüt) geldi diye mi hayret edip duruyorsunuz?","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Sizi (cehennem azabına karşı) uyarmak sizin (kötülüklerden) sakınmanızı ve böylece (ilahi bir) rahmete kavuşmanızı sağlamak için kendi aranızdan bir adama Rabbiniz tarafından bir zikir (öğüt) geldi diye mi hayret edip duruyorsunuz?","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Bunca uyarılara rağmen) onu yalancılıkla suçlamaya devam ettiler. Bunun üzerine Biz de (büyük bir tufan gönderdik ve) onu ve gemide beraberinde olan (inanan)ları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekten (gönül gözleri) kör (olmuş inatçı ve zalim) bir toplum idiler.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا عَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-64c.mp3","commentary_text":"“Nuh Tufanının” bütün dünyayı kapsadığını iddia edenler olsa da ayette geçen “ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk” ifadesi açıkça gösteriyor ki bu olay, Hz. Nuh’un ve kavminin yaşadığı bölgede vuku bulmuştur. Çünkü Hz. Nuh, kendi yaşadığı bölgenin toplumuna peygamber olarak gelmişti ve getirdiği öğretiyi diğer toplumlara ulaştırma imkânı da yoktu. Ayette zikredilen ve isyanları yüzünden boğulan insanlar da o toplumun fertleriydi. İsra suresinin 17/15. âyetinde; “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyruluyor. Bu da gösteriyor ki; kendi toplumu Hz. Nuh’a iman etmedi, zulme ve isyana devam etti diye Allah diğer toplumlara, milletlere azap etmez. Buradan da anlaşılıyor ki; Nuh tufanı bölgesel bir hadisedir, tufana uğrayanlarda o bölgede yaşayan insanlardır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Bunca uyarılara rağmen) onu yalancılıkla suçlamaya devam ettiler. Bunun üzerine Biz de (büyük bir tufan gönderdik ve) onu ve gemide beraberinde olan (inanan)ları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekten (gönül gözleri) kör (olmuş inatçı ve zalim) bir toplum idiler.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا عَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-64c.mp3","commentary_text":"“Nuh Tufanının” bütün dünyayı kapsadığını iddia edenler olsa da ayette geçen “ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk” ifadesi açıkça gösteriyor ki bu olay, Hz. Nuh’un ve kavminin yaşadığı bölgede vuku bulmuştur. Çünkü Hz. Nuh, kendi yaşadığı bölgenin toplumuna peygamber olarak gelmişti ve getirdiği öğretiyi diğer toplumlara ulaştırma imkânı da yoktu. Ayette zikredilen ve isyanları yüzünden boğulan insanlar da o toplumun fertleriydi. İsra suresinin 17/15. âyetinde; “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyruluyor. Bu da gösteriyor ki; kendi toplumu Hz. Nuh’a iman etmedi, zulme ve isyana devam etti diye Allah diğer toplumlara, milletlere azap etmez. Buradan da anlaşılıyor ki; Nuh tufanı bölgesel bir hadisedir, tufana uğrayanlarda o bölgede yaşayan insanlardır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Bunca uyarılara rağmen) onu yalancılıkla suçlamaya devam ettiler. Bunun üzerine Biz de (büyük bir tufan gönderdik ve) onu ve gemide beraberinde olan (inanan)ları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekten (gönül gözleri) kör (olmuş inatçı ve zalim) bir toplum idiler.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا عَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-64c.mp3","commentary_text":"“Nuh Tufanının” bütün dünyayı kapsadığını iddia edenler olsa da ayette geçen “ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk” ifadesi açıkça gösteriyor ki bu olay, Hz. Nuh’un ve kavminin yaşadığı bölgede vuku bulmuştur. Çünkü Hz. Nuh, kendi yaşadığı bölgenin toplumuna peygamber olarak gelmişti ve getirdiği öğretiyi diğer toplumlara ulaştırma imkânı da yoktu. Ayette zikredilen ve isyanları yüzünden boğulan insanlar da o toplumun fertleriydi. İsra suresinin 17/15. âyetinde; “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyruluyor. Bu da gösteriyor ki; kendi toplumu Hz. Nuh’a iman etmedi, zulme ve isyana devam etti diye Allah diğer toplumlara, milletlere azap etmez. Buradan da anlaşılıyor ki; Nuh tufanı bölgesel bir hadisedir, tufana uğrayanlarda o bölgede yaşayan insanlardır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Bunca uyarılara rağmen) onu yalancılıkla suçlamaya devam ettiler. Bunun üzerine Biz de (büyük bir tufan gönderdik ve) onu ve gemide beraberinde olan (inanan)ları kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayanları da suda boğduk. Çünkü onlar gerçekten (gönül gözleri) kör (olmuş inatçı ve zalim) bir toplum idiler.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا عَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-63c.mp3","commentary_text":"“Nuh Tufanının” bütün dünyayı kapsadığını iddia edenler olsa da ayette geçen “ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk” ifadesi açıkça gösteriyor ki bu olay, Hz. Nuh’un ve kavminin yaşadığı bölgede vuku bulmuştur. Çünkü Hz. Nuh, kendi yaşadığı bölgenin toplumuna peygamber olarak gelmişti ve getirdiği öğretiyi diğer toplumlara ulaştırma imkânı da yoktu. Ayette zikredilen ve isyanları yüzünden boğulan insanlar da o toplumun fertleriydi. İsra suresinin 17/15. âyetinde; “Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz” buyruluyor. Bu da gösteriyor ki; kendi toplumu Hz. Nuh’a iman etmedi, zulme ve isyana devam etti diye Allah diğer toplumlara, milletlere azap etmez. Buradan da anlaşılıyor ki; Nuh tufanı bölgesel bir hadisedir, tufana uğrayanlarda o bölgede yaşayan insanlardır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz hâlâ (Allah’ın azabından) sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-65c.mp3","commentary_text":"Âd kavmi, Nuh kavmi gibi isyanları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayarak yok olan eski bir Arap kabilesidir. Âd, Hz. Nuh’un torunlarından olan Avs’ın oğludur. Hz. Nuh’un oğlu Sam, Sam’ın oğlu İrem, İrem’in oğlu Avs, Avs’ın oğlu da Âd’dır. Âd kavminin putperest bir millet olduğu “Semud” ve “Hetar” adında iki büyük putları bulunduğu söylenir. Umman ile Aden’in doğusuna düşen Hadramut arasında yaşadıkları sanılmaktadır. Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alan bir bölgedir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz hâlâ (Allah’ın azabından) sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-65c.mp3","commentary_text":"Âd kavmi, Nuh kavmi gibi isyanları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayarak yok olan eski bir Arap kabilesidir. Âd, Hz. Nuh’un torunlarından olan Avs’ın oğludur. Hz. Nuh’un oğlu Sam, Sam’ın oğlu İrem, İrem’in oğlu Avs, Avs’ın oğlu da Âd’dır. Âd kavminin putperest bir millet olduğu “Semud” ve “Hetar” adında iki büyük putları bulunduğu söylenir. Umman ile Aden’in doğusuna düşen Hadramut arasında yaşadıkları sanılmaktadır. Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alan bir bölgedir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz hâlâ (Allah’ın azabından) sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-65c.mp3","commentary_text":"Âd kavmi, Nuh kavmi gibi isyanları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayarak yok olan eski bir Arap kabilesidir. Âd, Hz. Nuh’un torunlarından olan Avs’ın oğludur. Hz. Nuh’un oğlu Sam, Sam’ın oğlu İrem, İrem’in oğlu Avs, Avs’ın oğlu da Âd’dır. Âd kavminin putperest bir millet olduğu “Semud” ve “Hetar” adında iki büyük putları bulunduğu söylenir. Umman ile Aden’in doğusuna düşen Hadramut arasında yaşadıkları sanılmaktadır. Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alan bir bölgedir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. O dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz hâlâ (Allah’ın azabından) sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-64c.mp3","commentary_text":"Âd kavmi, Nuh kavmi gibi isyanları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayarak yok olan eski bir Arap kabilesidir. Âd, Hz. Nuh’un torunlarından olan Avs’ın oğludur. Hz. Nuh’un oğlu Sam, Sam’ın oğlu İrem, İrem’in oğlu Avs, Avs’ın oğlu da Âd’dır. Âd kavminin putperest bir millet olduğu “Semud” ve “Hetar” adında iki büyük putları bulunduğu söylenir. Umman ile Aden’in doğusuna düşen Hadramut arasında yaşadıkları sanılmaktadır. Hadramut, Yemen’in doğusunda yer alan bir bölgedir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Halkından ileri gelen inkârcılar ona: “Biz seni aptal olarak görüyoruz ve bir yalancı olduğunu düşünüyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Halkından ileri gelen inkârcılar ona: “Biz seni aptal olarak görüyoruz ve bir yalancı olduğunu düşünüyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Halkından ileri gelen inkârcılar ona: “Biz seni aptal olarak görüyoruz ve bir yalancı olduğunu düşünüyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Halkından ileri gelen inkârcılar ona: “Biz seni aptal olarak görüyoruz ve bir yalancı olduğunu düşünüyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hud onlara dedi ki: “Bende bir aptallık yoktur tersine tüm varlıkların Rabbi tarafından gönderilen bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hud onlara dedi ki: “Bende bir aptallık yoktur tersine tüm varlıkların Rabbi tarafından gönderilen bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hud onlara dedi ki: “Bende bir aptallık yoktur tersine tüm varlıkların Rabbi tarafından gönderilen bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Hud onlara dedi ki: “Bende bir aptallık yoktur tersine tüm varlıkların Rabbi tarafından gönderilen bir elçiyim.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-68c.mp3","commentary_text":"Aynı ifadeyi Hz. Nuh da kullanmıştır. “Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum” demek, “bu anlattıklarıma kendi düşüncelerimi katmıyorum” demektir. “Ben sizin için güvenilir bir elçiyim” ifadesi bu ayetle beraber Kur’an’da altı kez zikredilmiştir. 26/107’de Hz. Nuh, 125’te Hz. Hud, 143’de Hz. Salih, 162’de Hz. Lût ve 178’de Hz. Şuayip peygamberler kullanmıştır. Demek anlatılanların tek başına doğru olması yetmiyor, anlatanın da doğru ve güvenilir olması gerekiyor. Hz. Muhammed için “emin, güvenilir” vurgusu bu anlamda çok önemlidir. Bugün dünyanın geldiği noktada Kur’an’daki evrensel ahlâkî mesajlara şiddetle ihtiyaç duyulmasına rağmen İslam’ın ilgi görmemesinin temelinde “din adamları” diye adlandırdığımız -genelleme yapmıyorum- kesimin ve takipçilerinin payı var mıdır? Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda Müslümanlar olması gereken yerde midir? Yani İslam’ı sözde tebliğ için yola çıkanlar İslam’ın önünde bir model midir yoksa engel mi? Öyle ya, her mümin erişebildiği herkese güvenilirlik vasfıyla inandıklarını tebliğ etmekle yükümlüdür. Bu konuda biraz düşünmemiz gerekir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-68c.mp3","commentary_text":"Aynı ifadeyi Hz. Nuh da kullanmıştır. “Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum” demek, “bu anlattıklarıma kendi düşüncelerimi katmıyorum” demektir. “Ben sizin için güvenilir bir elçiyim” ifadesi bu ayetle beraber Kur’an’da altı kez zikredilmiştir. 26/107’de Hz. Nuh, 125’te Hz. Hud, 143’de Hz. Salih, 162’de Hz. Lût ve 178’de Hz. Şuayip peygamberler kullanmıştır. Demek anlatılanların tek başına doğru olması yetmiyor, anlatanın da doğru ve güvenilir olması gerekiyor. Hz. Muhammed için “emin, güvenilir” vurgusu bu anlamda çok önemlidir. Bugün dünyanın geldiği noktada Kur’an’daki evrensel ahlâkî mesajlara şiddetle ihtiyaç duyulmasına rağmen İslam’ın ilgi görmemesinin temelinde “din adamları” diye adlandırdığımız -genelleme yapmıyorum- kesimin ve takipçilerinin payı var mıdır? Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda Müslümanlar olması gereken yerde midir? Yani İslam’ı sözde tebliğ için yola çıkanlar İslam’ın önünde bir model midir yoksa engel mi? Öyle ya, her mümin erişebildiği herkese güvenilirlik vasfıyla inandıklarını tebliğ etmekle yükümlüdür. Bu konuda biraz düşünmemiz gerekir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-68c.mp3","commentary_text":"Aynı ifadeyi Hz. Nuh da kullanmıştır. “Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum” demek, “bu anlattıklarıma kendi düşüncelerimi katmıyorum” demektir. “Ben sizin için güvenilir bir elçiyim” ifadesi bu ayetle beraber Kur’an’da altı kez zikredilmiştir. 26/107’de Hz. Nuh, 125’te Hz. Hud, 143’de Hz. Salih, 162’de Hz. Lût ve 178’de Hz. Şuayip peygamberler kullanmıştır. Demek anlatılanların tek başına doğru olması yetmiyor, anlatanın da doğru ve güvenilir olması gerekiyor. Hz. Muhammed için “emin, güvenilir” vurgusu bu anlamda çok önemlidir. Bugün dünyanın geldiği noktada Kur’an’daki evrensel ahlâkî mesajlara şiddetle ihtiyaç duyulmasına rağmen İslam’ın ilgi görmemesinin temelinde “din adamları” diye adlandırdığımız -genelleme yapmıyorum- kesimin ve takipçilerinin payı var mıdır? Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda Müslümanlar olması gereken yerde midir? Yani İslam’ı sözde tebliğ için yola çıkanlar İslam’ın önünde bir model midir yoksa engel mi? Öyle ya, her mümin erişebildiği herkese güvenilirlik vasfıyla inandıklarını tebliğ etmekle yükümlüdür. Bu konuda biraz düşünmemiz gerekir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”","arabic_text":"اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-67c.mp3","commentary_text":"Aynı ifadeyi Hz. Nuh da kullanmıştır. “Size Rabbimin vahiy ile gelen buyruklarını tebliğ ediyorum” demek, “bu anlattıklarıma kendi düşüncelerimi katmıyorum” demektir. “Ben sizin için güvenilir bir elçiyim” ifadesi bu ayetle beraber Kur’an’da altı kez zikredilmiştir. 26/107’de Hz. Nuh, 125’te Hz. Hud, 143’de Hz. Salih, 162’de Hz. Lût ve 178’de Hz. Şuayip peygamberler kullanmıştır. Demek anlatılanların tek başına doğru olması yetmiyor, anlatanın da doğru ve güvenilir olması gerekiyor. Hz. Muhammed için “emin, güvenilir” vurgusu bu anlamda çok önemlidir. Bugün dünyanın geldiği noktada Kur’an’daki evrensel ahlâkî mesajlara şiddetle ihtiyaç duyulmasına rağmen İslam’ın ilgi görmemesinin temelinde “din adamları” diye adlandırdığımız -genelleme yapmıyorum- kesimin ve takipçilerinin payı var mıdır? Hz. Peygamber’in çağrısının getirdiği ahlakî ve manevî disipline uymak konusunda Müslümanlar olması gereken yerde midir? Yani İslam’ı sözde tebliğ için yola çıkanlar İslam’ın önünde bir model midir yoksa engel mi? Öyle ya, her mümin erişebildiği herkese güvenilirlik vasfıyla inandıklarını tebliğ etmekle yükümlüdür. Bu konuda biraz düşünmemiz gerekir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"“(Cehennem azabına karşı) sizi uyarması için kendi aranızdan biri aracılığıyla Rabbiniz tarafından size öğüt verici bir mesajın gelmesine mi hayret ediyorsunuz? Düşünün ki; Nuh toplumunun ardından size (büyük bir) güç (ve yetenek) vererek (bu topraklarda) egemen olmanızı sağladı. Ve artık Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz!”","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["10/2","38/4"],"audio_path":"6/6-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“(Cehennem azabına karşı) sizi uyarması için kendi aranızdan biri aracılığıyla Rabbiniz tarafından size öğüt verici bir mesajın gelmesine mi hayret ediyorsunuz? Düşünün ki; Nuh toplumunun ardından size (büyük bir) güç (ve yetenek) vererek (bu topraklarda) egemen olmanızı sağladı. Ve artık Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz!”","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["10/2","38/4"],"audio_path":"6/6-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“(Cehennem azabına karşı) sizi uyarması için kendi aranızdan biri aracılığıyla Rabbiniz tarafından size öğüt verici bir mesajın gelmesine mi hayret ediyorsunuz? Düşünün ki; Nuh toplumunun ardından size (büyük bir) güç (ve yetenek) vererek (bu topraklarda) egemen olmanızı sağladı. Ve artık Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz!”","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["10/2","38/4"],"audio_path":"6/6-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“(Cehennem azabına karşı) sizi uyarması için kendi aranızdan biri aracılığıyla Rabbiniz tarafından size öğüt verici bir mesajın gelmesine mi hayret ediyorsunuz? Düşünün ki; Nuh toplumunun ardından size (büyük bir) güç (ve yetenek) vererek (bu topraklarda) egemen olmanızı sağladı. Ve artık Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz!”","arabic_text":"اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["10/2","38/4"],"audio_path":"6/6-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Soydaşları ona:) “Sen bize tek Allah’a kulluk edelim atalarımızın taptıkları ilâhları bırakalım diye mi geldin? Eğer söylediklerin doğru ise ilerde uğrayacağımızı söylediğin azabı şimdi başımıza getir de görelim (bakalım) dediler.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Soydaşları ona:) “Sen bize tek Allah’a kulluk edelim atalarımızın taptıkları ilâhları bırakalım diye mi geldin? Eğer söylediklerin doğru ise ilerde uğrayacağımızı söylediğin azabı şimdi başımıza getir de görelim (bakalım) dediler.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Soydaşları ona:) “Sen bize tek Allah’a kulluk edelim atalarımızın taptıkları ilâhları bırakalım diye mi geldin? Eğer söylediklerin doğru ise ilerde uğrayacağımızı söylediğin azabı şimdi başımıza getir de görelim (bakalım) dediler.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Soydaşları ona:) “Sen bize tek Allah’a kulluk edelim atalarımızın taptıkları ilâhları bırakalım diye mi geldin? Eğer söylediklerin doğru ise ilerde uğrayacağımızı söylediğin azabı şimdi başımıza getir de görelim (bakalım) dediler.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Rabbinizin layık gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten! Şimdi Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği yalnızca sizin ve atalarınızın taktığı (uydurma) isim(li put)lar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (O kaçınılmaz olan azabı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle beraber bekleyeceğim!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Rabbinizin layık gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten! Şimdi Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği yalnızca sizin ve atalarınızın taktığı (uydurma) isim(li put)lar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (O kaçınılmaz olan azabı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle beraber bekleyeceğim!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Rabbinizin layık gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten! Şimdi Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği yalnızca sizin ve atalarınızın taktığı (uydurma) isim(li put)lar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (O kaçınılmaz olan azabı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle beraber bekleyeceğim!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Rabbinizin layık gördüğü ürkütücü bir bela ve gazapla kuşatılmış durumdasınız zaten! Şimdi Allah’ın haklarında hiçbir delil indirmediği yalnızca sizin ve atalarınızın taktığı (uydurma) isim(li put)lar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? (O kaçınılmaz olan azabı) bekleyin öyleyse; doğrusu ben de sizinle beraber bekleyeceğim!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Biz (engin lütuf ve) rahmetimizle Hud’u ve beraberindeki (mü’min)leri (zalimlerin elinden) kurtardık ayetlerimizi yalanlayanların iman etmeyenlerin (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü kazıdık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":["69/6"],"audio_path":"6/6-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-71c.mp3","commentary_text":"Âd kavminin helâki, Hakka 69/6-7. âyetlerinde şöyle anlatılmaktadır: Âd kavmi, yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverilen uğultulu ve dondurucu bir kasırga ile helâk edilmiştir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Biz (engin lütuf ve) rahmetimizle Hud’u ve beraberindeki (mü’min)leri (zalimlerin elinden) kurtardık ayetlerimizi yalanlayanların iman etmeyenlerin (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü kazıdık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":["69/6"],"audio_path":"6/6-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-72c.mp3","commentary_text":"Âd kavminin helâki, Hakka 69/6-7. âyetlerinde şöyle anlatılmaktadır: Âd kavmi, yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverilen uğultulu ve dondurucu bir kasırga ile helâk edilmiştir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Biz (engin lütuf ve) rahmetimizle Hud’u ve beraberindeki (mü’min)leri (zalimlerin elinden) kurtardık ayetlerimizi yalanlayanların iman etmeyenlerin (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü kazıdık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":["69/6"],"audio_path":"6/6-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-72c.mp3","commentary_text":"Âd kavminin helâki, Hakka 69/6-7. âyetlerinde şöyle anlatılmaktadır: Âd kavmi, yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverilen uğultulu ve dondurucu bir kasırga ile helâk edilmiştir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Biz (engin lütuf ve) rahmetimizle Hud’u ve beraberindeki (mü’min)leri (zalimlerin elinden) kurtardık ayetlerimizi yalanlayanların iman etmeyenlerin (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü kazıdık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":["69/6"],"audio_path":"6/6-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-72c.mp3","commentary_text":"Âd kavminin helâki, Hakka 69/6-7. âyetlerinde şöyle anlatılmaktadır: Âd kavmi, yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverilen uğultulu ve dondurucu bir kasırga ile helâk edilmiştir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Semud kavmine de kardeşleri Salih’i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah’a kulluk edin. (Zira) sizin O’ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah’ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["11/64","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"6/6-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-72c.mp3","commentary_text":"Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54/27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Semud kavmine de kardeşleri Salih’i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah’a kulluk edin. (Zira) sizin O’ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah’ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["11/64","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"6/6-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-73c.mp3","commentary_text":"Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54/27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Semud kavmine de kardeşleri Salih’i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah’a kulluk edin. (Zira) sizin O’ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah’ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["11/64","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"6/6-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-73c.mp3","commentary_text":"Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54/27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Semud kavmine de kardeşleri Salih’i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah’a kulluk edin. (Zira) sizin O’ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah’ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["11/64","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"6/6-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-73c.mp3","commentary_text":"Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54/27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"74","turkish_text":"“Allah’ın sizi Âd kavminden sonra onların yerine geçirdiğini ve ovalarında köşkler edinip dağlarında yontma evler yaptığınız bir bölgeye yerleştirdiğini hatırlayın! (Evet) Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan kaçınınız!”","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًاۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"“Allah’ın sizi Âd kavminden sonra onların yerine geçirdiğini ve ovalarında köşkler edinip dağlarında yontma evler yaptığınız bir bölgeye yerleştirdiğini hatırlayın! (Evet) Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan kaçınınız!”","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًاۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"“Allah’ın sizi Âd kavminden sonra onların yerine geçirdiğini ve ovalarında köşkler edinip dağlarında yontma evler yaptığınız bir bölgeye yerleştirdiğini hatırlayın! (Evet) Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan kaçınınız!”","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًاۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"“Allah’ın sizi Âd kavminden sonra onların yerine geçirdiğini ve ovalarında köşkler edinip dağlarında yontma evler yaptığınız bir bölgeye yerleştirdiğini hatırlayın! (Evet) Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan kaçınınız!”","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًاۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Salih’in bu çağrısına karşılık) kavminden imana gelmeyip kibirlenenler içlerinden iman eden zayıflar için alay yollu şöyle dediler: “Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna inanıyor musunuz?” Onlar da: “Doğrusu biz (ona ve) onun aracılığıyla gönderilen her şeye iman ediyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحًا مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Salih’in bu çağrısına karşılık) kavminden imana gelmeyip kibirlenenler içlerinden iman eden zayıflar için alay yollu şöyle dediler: “Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna inanıyor musunuz?” Onlar da: “Doğrusu biz (ona ve) onun aracılığıyla gönderilen her şeye iman ediyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحًا مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Salih’in bu çağrısına karşılık) kavminden imana gelmeyip kibirlenenler içlerinden iman eden zayıflar için alay yollu şöyle dediler: “Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna inanıyor musunuz?” Onlar da: “Doğrusu biz (ona ve) onun aracılığıyla gönderilen her şeye iman ediyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحًا مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Salih’in bu çağrısına karşılık) kavminden imana gelmeyip kibirlenenler içlerinden iman eden zayıflar için alay yollu şöyle dediler: “Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir resul olduğuna inanıyor musunuz?” Onlar da: “Doğrusu biz (ona ve) onun aracılığıyla gönderilen her şeye iman ediyoruz” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحًا مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Buna rağmen) büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا بِالَّذ۪ٓي اٰمَنْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Buna rağmen) büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا بِالَّذ۪ٓي اٰمَنْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Buna rağmen) büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا بِالَّذ۪ٓي اٰمَنْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Buna rağmen) büyüklük taslayanlar dediler ki: “Biz de sizin iman ettiğiniz şeyi inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا بِالَّذ۪ٓي اٰمَنْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve böyle (diyerek Allah’a itaatin simgesi olan) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler ve böylece Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): “Ey Salih! Eğer gerçekten Allah’ın elçilerinden biriysen haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!” dediler.","arabic_text":"فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-76c.mp3","commentary_text":"Ayette, doğrudan deveyi öldürdüler anlamında “katele” sözcüğü değil de işkenceyle öldürdüler anlamındaki “akere” sözcüğü kullanılıyor. Çünkü onlar fıtratlarıyla çelişen bir tavır sergileyerek deveyi normal şartlarda değil de işkenceyle öldürdüler. Böylece hem Allah’a büyük bir saygısızlık gösterdiler hem de peygamberlerini aşağılamak konusunda kendilerince bir eylem ortaya koydular."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve böyle (diyerek Allah’a itaatin simgesi olan) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler ve böylece Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): “Ey Salih! Eğer gerçekten Allah’ın elçilerinden biriysen haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!” dediler.","arabic_text":"فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-77c.mp3","commentary_text":"Ayette, doğrudan deveyi öldürdüler anlamında “katele” sözcüğü değil de işkenceyle öldürdüler anlamındaki “akere” sözcüğü kullanılıyor. Çünkü onlar fıtratlarıyla çelişen bir tavır sergileyerek deveyi normal şartlarda değil de işkenceyle öldürdüler. Böylece hem Allah’a büyük bir saygısızlık gösterdiler hem de peygamberlerini aşağılamak konusunda kendilerince bir eylem ortaya koydular."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve böyle (diyerek Allah’a itaatin simgesi olan) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler ve böylece Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): “Ey Salih! Eğer gerçekten Allah’ın elçilerinden biriysen haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!” dediler.","arabic_text":"فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-77c.mp3","commentary_text":"Ayette, doğrudan deveyi öldürdüler anlamında “katele” sözcüğü değil de işkenceyle öldürdüler anlamındaki “akere” sözcüğü kullanılıyor. Çünkü onlar fıtratlarıyla çelişen bir tavır sergileyerek deveyi normal şartlarda değil de işkenceyle öldürdüler. Böylece hem Allah’a büyük bir saygısızlık gösterdiler hem de peygamberlerini aşağılamak konusunda kendilerince bir eylem ortaya koydular."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve böyle (diyerek Allah’a itaatin simgesi olan) dişi deveyi yatırıp hunharca kestiler ve böylece Rablerinin buyruğuna burun kıvırıp sırt çevirdiler. Ve (bununla da kalmayıp): “Ey Salih! Eğer gerçekten Allah’ın elçilerinden biriysen haydi getir şu bizi korkutup durduğun azabı!” dediler.","arabic_text":"فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-77c.mp3","commentary_text":"Ayette, doğrudan deveyi öldürdüler anlamında “katele” sözcüğü değil de işkenceyle öldürdüler anlamındaki “akere” sözcüğü kullanılıyor. Çünkü onlar fıtratlarıyla çelişen bir tavır sergileyerek deveyi normal şartlarda değil de işkenceyle öldürdüler. Böylece hem Allah’a büyük bir saygısızlık gösterdiler hem de peygamberlerini aşağılamak konusunda kendilerince bir eylem ortaya koydular."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُحِبُّونَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُحِبُّونَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُحِبُّونَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُحِبُّونَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Hani Lût da (erkek erkeğe sapık ilişkilere giren) kavmine şöyle demişti: “Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/tefsir_1032_1772836079.mp3","commentary_text":"Lût Peygamber, Hz. İbrahim’in kardeşi Haran’ın oğludur. “Sedün” yöresine (Lût Gölünün) bulunduğu yere peygamber olarak gönderilmiştir. Lût Kavmi MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdürmüştür. Arkeolojik incelemelere göre Kavmin yaşadığı yerin, bugün Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında Lût Gölü yakınlarında olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Hani Lût da (erkek erkeğe sapık ilişkilere giren) kavmine şöyle demişti: “Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-80c.mp3","commentary_text":"Lût Peygamber, Hz. İbrahim’in kardeşi Haran’ın oğludur. “Sedün” yöresine (Lût Gölünün) bulunduğu yere peygamber olarak gönderilmiştir. Lût Kavmi MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdürmüştür. Arkeolojik incelemelere göre Kavmin yaşadığı yerin, bugün Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında Lût Gölü yakınlarında olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Hani Lût da (erkek erkeğe sapık ilişkilere giren) kavmine şöyle demişti: “Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-80c.mp3","commentary_text":"Lût Peygamber, Hz. İbrahim’in kardeşi Haran’ın oğludur. “Sedün” yöresine (Lût Gölünün) bulunduğu yere peygamber olarak gönderilmiştir. Lût Kavmi MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdürmüştür. Arkeolojik incelemelere göre Kavmin yaşadığı yerin, bugün Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında Lût Gölü yakınlarında olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Hani Lût da (erkek erkeğe sapık ilişkilere giren) kavmine şöyle demişti: “Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-80c.mp3","commentary_text":"Lût Peygamber, Hz. İbrahim’in kardeşi Haran’ın oğludur. “Sedün” yöresine (Lût Gölünün) bulunduğu yere peygamber olarak gönderilmiştir. Lût Kavmi MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdürmüştür. Arkeolojik incelemelere göre Kavmin yaşadığı yerin, bugün Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında Lût Gölü yakınlarında olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Çünkü siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz çok aşırı giden bir toplumsunuz.”","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-80c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle Lût kavminin kıssası anlatılarak, hayvanlar dünyasında bile eşine rastlanmayan erkekle erkeğin ilişkisi (homoseksüellik-eşcinsellik) ağır bir dille kınanıyor. İmandan mahrum ve vahiyden kopuk olarak fıtrat bozulması yaşayan, yaratılış safiyetinden bütünüyle uzaklaşan insanların her an ne yapacağının belli olamayacağına, hayvanların bile ortaya koymadığı davranışlar (Furkan 25/44) sergileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bugün bile kalıntılarına rastlanan bu kavmin yaptıklarını Kur’an, yaşayan milletlere ibret olsun diye 27 yerde anlatmaktadır. Bugün, eşcinsellik dünyanın geneli tarafından kabul görmese de bu işi normal karşılayanların ve hatta destekleyenlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Lut kıssalarında farklı versiyonlarla sık sık dile getirilen felaketler; yaşadığımız dünyada bu tip ahlaksızlıkların hayata geçirilmesi durumunda aynı felaketlerin tekrar edebileceği konusunda uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Çünkü siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz çok aşırı giden bir toplumsunuz.”","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-81c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle Lût kavminin kıssası anlatılarak, hayvanlar dünyasında bile eşine rastlanmayan erkekle erkeğin ilişkisi (homoseksüellik-eşcinsellik) ağır bir dille kınanıyor. İmandan mahrum ve vahiyden kopuk olarak fıtrat bozulması yaşayan, yaratılış safiyetinden bütünüyle uzaklaşan insanların her an ne yapacağının belli olamayacağına, hayvanların bile ortaya koymadığı davranışlar (Furkan 25/44) sergileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bugün bile kalıntılarına rastlanan bu kavmin yaptıklarını Kur’an, yaşayan milletlere ibret olsun diye 27 yerde anlatmaktadır. Bugün, eşcinsellik dünyanın geneli tarafından kabul görmese de bu işi normal karşılayanların ve hatta destekleyenlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Lut kıssalarında farklı versiyonlarla sık sık dile getirilen felaketler; yaşadığımız dünyada bu tip ahlaksızlıkların hayata geçirilmesi durumunda aynı felaketlerin tekrar edebileceği konusunda uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Çünkü siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz çok aşırı giden bir toplumsunuz.”","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-81c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle Lût kavminin kıssası anlatılarak, hayvanlar dünyasında bile eşine rastlanmayan erkekle erkeğin ilişkisi (homoseksüellik-eşcinsellik) ağır bir dille kınanıyor. İmandan mahrum ve vahiyden kopuk olarak fıtrat bozulması yaşayan, yaratılış safiyetinden bütünüyle uzaklaşan insanların her an ne yapacağının belli olamayacağına, hayvanların bile ortaya koymadığı davranışlar (Furkan 25/44) sergileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bugün bile kalıntılarına rastlanan bu kavmin yaptıklarını Kur’an, yaşayan milletlere ibret olsun diye 27 yerde anlatmaktadır. Bugün, eşcinsellik dünyanın geneli tarafından kabul görmese de bu işi normal karşılayanların ve hatta destekleyenlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Lut kıssalarında farklı versiyonlarla sık sık dile getirilen felaketler; yaşadığımız dünyada bu tip ahlaksızlıkların hayata geçirilmesi durumunda aynı felaketlerin tekrar edebileceği konusunda uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Çünkü siz; kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz çok aşırı giden bir toplumsunuz.”","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-81c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerle Lût kavminin kıssası anlatılarak, hayvanlar dünyasında bile eşine rastlanmayan erkekle erkeğin ilişkisi (homoseksüellik-eşcinsellik) ağır bir dille kınanıyor. İmandan mahrum ve vahiyden kopuk olarak fıtrat bozulması yaşayan, yaratılış safiyetinden bütünüyle uzaklaşan insanların her an ne yapacağının belli olamayacağına, hayvanların bile ortaya koymadığı davranışlar (Furkan 25/44) sergileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bugün bile kalıntılarına rastlanan bu kavmin yaptıklarını Kur’an, yaşayan milletlere ibret olsun diye 27 yerde anlatmaktadır. Bugün, eşcinsellik dünyanın geneli tarafından kabul görmese de bu işi normal karşılayanların ve hatta destekleyenlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Lut kıssalarında farklı versiyonlarla sık sık dile getirilen felaketler; yaşadığımız dünyada bu tip ahlaksızlıkların hayata geçirilmesi durumunda aynı felaketlerin tekrar edebileceği konusunda uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Halkının (bu uyarıya) verdiği cevap şundan ibaret oldu: “Bunları (Lut’u ve taraftarlarını) şehrinizden çıkarın; belli ki bunlar temizliğe fazla düşkün insanlarmış!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Lut’un davetine karşı kavminin cevabı; “Onları şehirlerinden çıkarmak” kararı olmuş ve böylece, Hz. Lût’la kavmi arasında yıllar sürecek zorlu bir mücadele başlamıştır. Ayrıca Neml 27/56. âyetinde Lut kavminin sürgünle ilgili gayretlerini görüyoruz. Bu da o insanların kötülükte ve ahlaksızlıkta ne kadar ileri gittiğini göstermektedir. “Temizliğe fazla düşkün insanlarmış” ifadesi, aynı zamanda alay dolu bir ifadedir. Yani “Lut, ahlak polisliği yaparak bize rehberlik etmek istiyorsa bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok” demektir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Halkının (bu uyarıya) verdiği cevap şundan ibaret oldu: “Bunları (Lut’u ve taraftarlarını) şehrinizden çıkarın; belli ki bunlar temizliğe fazla düşkün insanlarmış!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-81c.mp3","commentary_text":"Hz. Lut’un davetine karşı kavminin cevabı; “Onları şehirlerinden çıkarmak” kararı olmuş ve böylece, Hz. Lût’la kavmi arasında yıllar sürecek zorlu bir mücadele başlamıştır. Ayrıca Neml 27/56. âyetinde Lut kavminin sürgünle ilgili gayretlerini görüyoruz. Bu da o insanların kötülükte ve ahlaksızlıkta ne kadar ileri gittiğini göstermektedir. “Temizliğe fazla düşkün insanlarmış” ifadesi, aynı zamanda alay dolu bir ifadedir. Yani “Lut, ahlak polisliği yaparak bize rehberlik etmek istiyorsa bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok” demektir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Halkının (bu uyarıya) verdiği cevap şundan ibaret oldu: “Bunları (Lut’u ve taraftarlarını) şehrinizden çıkarın; belli ki bunlar temizliğe fazla düşkün insanlarmış!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Lut’un davetine karşı kavminin cevabı; “Onları şehirlerinden çıkarmak” kararı olmuş ve böylece, Hz. Lût’la kavmi arasında yıllar sürecek zorlu bir mücadele başlamıştır. Ayrıca Neml 27/56. âyetinde Lut kavminin sürgünle ilgili gayretlerini görüyoruz. Bu da o insanların kötülükte ve ahlaksızlıkta ne kadar ileri gittiğini göstermektedir. “Temizliğe fazla düşkün insanlarmış” ifadesi, aynı zamanda alay dolu bir ifadedir. Yani “Lut, ahlak polisliği yaparak bize rehberlik etmek istiyorsa bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok” demektir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Halkının (bu uyarıya) verdiği cevap şundan ibaret oldu: “Bunları (Lut’u ve taraftarlarını) şehrinizden çıkarın; belli ki bunlar temizliğe fazla düşkün insanlarmış!”","arabic_text":"وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Lut’un davetine karşı kavminin cevabı; “Onları şehirlerinden çıkarmak” kararı olmuş ve böylece, Hz. Lût’la kavmi arasında yıllar sürecek zorlu bir mücadele başlamıştır. Ayrıca Neml 27/56. âyetinde Lut kavminin sürgünle ilgili gayretlerini görüyoruz. Bu da o insanların kötülükte ve ahlaksızlıkta ne kadar ileri gittiğini göstermektedir. “Temizliğe fazla düşkün insanlarmış” ifadesi, aynı zamanda alay dolu bir ifadedir. Yani “Lut, ahlak polisliği yaparak bize rehberlik etmek istiyorsa bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok” demektir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bunun üzerine biz de Lût’u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşi ise geride kalıp helak olanlardan oldu.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısı inkârcıların zulmünü onaylayarak o zalimlerle birlikte hareket ediyordu. O da Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet edenlerdendi. Bu konu Tahrim suresi 66/10. âyetinde şu şekilde anlatılmaktadır: “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denilir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bunun üzerine biz de Lût’u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşi ise geride kalıp helak olanlardan oldu.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısı inkârcıların zulmünü onaylayarak o zalimlerle birlikte hareket ediyordu. O da Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet edenlerdendi. Bu konu Tahrim suresi 66/10. âyetinde şu şekilde anlatılmaktadır: “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denilir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bunun üzerine biz de Lût’u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşi ise geride kalıp helak olanlardan oldu.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısı inkârcıların zulmünü onaylayarak o zalimlerle birlikte hareket ediyordu. O da Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet edenlerdendi. Bu konu Tahrim suresi 66/10. âyetinde şu şekilde anlatılmaktadır: “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denilir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bunun üzerine biz de Lût’u ve eşi dışındaki yakınlarını kurtardık. Eşi ise geride kalıp helak olanlardan oldu.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısı inkârcıların zulmünü onaylayarak o zalimlerle birlikte hareket ediyordu. O da Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet edenlerdendi. Bu konu Tahrim suresi 66/10. âyetinde şu şekilde anlatılmaktadır: “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denilir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Medyen toplumuna da kardeşleri Şuayb’ı (elçi olarak) gönderdik. Şuayb onlara dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. İşte size Rabbiniz tarafından açık bir delil geldi: Artık ölçüde ve tartıda dürüst olun insanların eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde huzur sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayın! Eğer inanıyorsanız sizin için hayırlı olan budur.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-85c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Medyen ve Eyke halklarına peygamber olarak gönderilmiştir. Medyen toprakları, Hicaz’ın kuzey batısında, oradan Kızıldeniz’in doğu sahiline, güney Filistin’e Akabe Körfezi’ne ve Sina Yarımadası’nın bir bölümüne kadar uzanan bölgede yer alır. Medyen aynı zamanda İbrahim Peygamberin oğlunun da ismidir. Bunun torunlarına Medyen halkı, yaşadıkları yere de Medyen denmiştir. Medyenliler putperest olmakla beraber hırsızlıkta, vurgunda, hilekârlıkta ve insan haklarını ihlalde tarihe geçmişlerdir. Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in torunlarından Mikail’in oğludur. Annesi Hz. Lut’un kızıdır. Şuayb peygamber kızı Safura’yı Hz. Musa ile evlendirerek aynı zamanda onun kayınbabası olmuştur."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Medyen toplumuna da kardeşleri Şuayb’ı (elçi olarak) gönderdik. Şuayb onlara dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. İşte size Rabbiniz tarafından açık bir delil geldi: Artık ölçüde ve tartıda dürüst olun insanların eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde huzur sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayın! Eğer inanıyorsanız sizin için hayırlı olan budur.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-84c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Medyen ve Eyke halklarına peygamber olarak gönderilmiştir. Medyen toprakları, Hicaz’ın kuzey batısında, oradan Kızıldeniz’in doğu sahiline, güney Filistin’e Akabe Körfezi’ne ve Sina Yarımadası’nın bir bölümüne kadar uzanan bölgede yer alır. Medyen aynı zamanda İbrahim Peygamberin oğlunun da ismidir. Bunun torunlarına Medyen halkı, yaşadıkları yere de Medyen denmiştir. Medyenliler putperest olmakla beraber hırsızlıkta, vurgunda, hilekârlıkta ve insan haklarını ihlalde tarihe geçmişlerdir. Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in torunlarından Mikail’in oğludur. Annesi Hz. Lut’un kızıdır. Şuayb peygamber kızı Safura’yı Hz. Musa ile evlendirerek aynı zamanda onun kayınbabası olmuştur."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Medyen toplumuna da kardeşleri Şuayb’ı (elçi olarak) gönderdik. Şuayb onlara dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. İşte size Rabbiniz tarafından açık bir delil geldi: Artık ölçüde ve tartıda dürüst olun insanların eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde huzur sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayın! Eğer inanıyorsanız sizin için hayırlı olan budur.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-85c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Medyen ve Eyke halklarına peygamber olarak gönderilmiştir. Medyen toprakları, Hicaz’ın kuzey batısında, oradan Kızıldeniz’in doğu sahiline, güney Filistin’e Akabe Körfezi’ne ve Sina Yarımadası’nın bir bölümüne kadar uzanan bölgede yer alır. Medyen aynı zamanda İbrahim Peygamberin oğlunun da ismidir. Bunun torunlarına Medyen halkı, yaşadıkları yere de Medyen denmiştir. Medyenliler putperest olmakla beraber hırsızlıkta, vurgunda, hilekârlıkta ve insan haklarını ihlalde tarihe geçmişlerdir. Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in torunlarından Mikail’in oğludur. Annesi Hz. Lut’un kızıdır. Şuayb peygamber kızı Safura’yı Hz. Musa ile evlendirerek aynı zamanda onun kayınbabası olmuştur."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Medyen toplumuna da kardeşleri Şuayb’ı (elçi olarak) gönderdik. Şuayb onlara dedi ki: “Ey milletim! Allah’a kulluk edin O’ndan başka bir ilâhınız yoktur. İşte size Rabbiniz tarafından açık bir delil geldi: Artık ölçüde ve tartıda dürüst olun insanların eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde huzur sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayın! Eğer inanıyorsanız sizin için hayırlı olan budur.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-85c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Medyen ve Eyke halklarına peygamber olarak gönderilmiştir. Medyen toprakları, Hicaz’ın kuzey batısında, oradan Kızıldeniz’in doğu sahiline, güney Filistin’e Akabe Körfezi’ne ve Sina Yarımadası’nın bir bölümüne kadar uzanan bölgede yer alır. Medyen aynı zamanda İbrahim Peygamberin oğlunun da ismidir. Bunun torunlarına Medyen halkı, yaşadıkları yere de Medyen denmiştir. Medyenliler putperest olmakla beraber hırsızlıkta, vurgunda, hilekârlıkta ve insan haklarını ihlalde tarihe geçmişlerdir. Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in torunlarından Mikail’in oğludur. Annesi Hz. Lut’un kızıdır. Şuayb peygamber kızı Safura’yı Hz. Musa ile evlendirerek aynı zamanda onun kayınbabası olmuştur."},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Bir de inanan herkesi tehditle Allah’ın yolundan dönmeye zorlayarak ve (aldatıcı propagandalarla) onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın! Ve hatırlayın ki siz pek az idiniz de (Allah) sizi çoğalttı (güçlü ve varlıklı bir toplum yaptı). Ve bakın ki (sizden önce yeryüzünde) fesat çıkaranların sonu ne olmuş (bundan ibret alın)!”","arabic_text":"وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَاذْكُرُٓوا اِذْ كُنْتُمْ قَل۪يلًا فَكَثَّرَكُمْۖ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Bir de inanan herkesi tehditle Allah’ın yolundan dönmeye zorlayarak ve (aldatıcı propagandalarla) onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın! Ve hatırlayın ki siz pek az idiniz de (Allah) sizi çoğalttı (güçlü ve varlıklı bir toplum yaptı). Ve bakın ki (sizden önce yeryüzünde) fesat çıkaranların sonu ne olmuş (bundan ibret alın)!”","arabic_text":"وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَاذْكُرُٓوا اِذْ كُنْتُمْ قَل۪يلًا فَكَثَّرَكُمْۖ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Bir de inanan herkesi tehditle Allah’ın yolundan dönmeye zorlayarak ve (aldatıcı propagandalarla) onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın! Ve hatırlayın ki siz pek az idiniz de (Allah) sizi çoğalttı (güçlü ve varlıklı bir toplum yaptı). Ve bakın ki (sizden önce yeryüzünde) fesat çıkaranların sonu ne olmuş (bundan ibret alın)!”","arabic_text":"وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَاذْكُرُٓوا اِذْ كُنْتُمْ قَل۪يلًا فَكَثَّرَكُمْۖ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Bir de inanan herkesi tehditle Allah’ın yolundan dönmeye zorlayarak ve (aldatıcı propagandalarla) onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın! Ve hatırlayın ki siz pek az idiniz de (Allah) sizi çoğalttı (güçlü ve varlıklı bir toplum yaptı). Ve bakın ki (sizden önce yeryüzünde) fesat çıkaranların sonu ne olmuş (bundan ibret alın)!”","arabic_text":"وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًاۚ وَاذْكُرُٓوا اِذْ كُنْتُمْ قَل۪يلًا فَكَثَّرَكُمْۖ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Ey kavmim!) “Eğer içinizden bir grup benimle gönderilen (hakikat)e inanır diğer bir grup inanmazsa o taktirde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zira O hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ طَٓائِفَةٌ مِنْكُمْ اٰمَنُوا بِالَّذ۪ٓي اُرْسِلْتُ بِه۪ وَطَٓائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُ بَيْنَنَاۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Ey kavmim!) “Eğer içinizden bir grup benimle gönderilen (hakikat)e inanır diğer bir grup inanmazsa o taktirde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zira O hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ طَٓائِفَةٌ مِنْكُمْ اٰمَنُوا بِالَّذ۪ٓي اُرْسِلْتُ بِه۪ وَطَٓائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُ بَيْنَنَاۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Ey kavmim!) “Eğer içinizden bir grup benimle gönderilen (hakikat)e inanır diğer bir grup inanmazsa o taktirde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zira O hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ طَٓائِفَةٌ مِنْكُمْ اٰمَنُوا بِالَّذ۪ٓي اُرْسِلْتُ بِه۪ وَطَٓائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُ بَيْنَنَاۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Ey kavmim!) “Eğer içinizden bir grup benimle gönderilen (hakikat)e inanır diğer bir grup inanmazsa o taktirde Allah aramızda hükmünü verinceye kadar bekleyin! Zira O hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ طَٓائِفَةٌ مِنْكُمْ اٰمَنُوا بِالَّذ۪ٓي اُرْسِلْتُ بِه۪ وَطَٓائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُ بَيْنَنَاۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb’ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb’ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb’ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb’ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Allah bizi ondan (sizin bâtıl dininizden) kurtardıktan sonra yine ona dönecek olursak doğrusu Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi olmadıkça sizin inancınıza dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin (sonsuz) ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah’a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Kavmimizle bizim aramızda sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اِنْ عُدْنَا ف۪ي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ اِذْ نَجّٰينَا اللّٰهُ مِنْهَاۜ وَمَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَعُودَ ف۪يهَٓا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّنَاۜ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۜ رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَاَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-89c.mp3","commentary_text":"Son cümleden anlaşılıyor ki Hz. Şuayb, taammüden Hakk’ın karşısında olan bu ısrarcı kâfirlerin imana geleceğinden iyice ümidini kesmiş, Hz. Nuh’un, Hz. Lût’un ve Hz. Salih’in kavmi gibi akıbetlerini Allah’a bırakmıştır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Allah bizi ondan (sizin bâtıl dininizden) kurtardıktan sonra yine ona dönecek olursak doğrusu Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi olmadıkça sizin inancınıza dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin (sonsuz) ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah’a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Kavmimizle bizim aramızda sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اِنْ عُدْنَا ف۪ي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ اِذْ نَجّٰينَا اللّٰهُ مِنْهَاۜ وَمَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَعُودَ ف۪يهَٓا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّنَاۜ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۜ رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَاَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-88c.mp3","commentary_text":"Son cümleden anlaşılıyor ki Hz. Şuayb, taammüden Hakk’ın karşısında olan bu ısrarcı kâfirlerin imana geleceğinden iyice ümidini kesmiş, Hz. Nuh’un, Hz. Lût’un ve Hz. Salih’in kavmi gibi akıbetlerini Allah’a bırakmıştır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Allah bizi ondan (sizin bâtıl dininizden) kurtardıktan sonra yine ona dönecek olursak doğrusu Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi olmadıkça sizin inancınıza dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin (sonsuz) ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah’a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Kavmimizle bizim aramızda sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اِنْ عُدْنَا ف۪ي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ اِذْ نَجّٰينَا اللّٰهُ مِنْهَاۜ وَمَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَعُودَ ف۪يهَٓا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّنَاۜ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۜ رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَاَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-89c.mp3","commentary_text":"Son cümleden anlaşılıyor ki Hz. Şuayb, taammüden Hakk’ın karşısında olan bu ısrarcı kâfirlerin imana geleceğinden iyice ümidini kesmiş, Hz. Nuh’un, Hz. Lût’un ve Hz. Salih’in kavmi gibi akıbetlerini Allah’a bırakmıştır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Allah bizi ondan (sizin bâtıl dininizden) kurtardıktan sonra yine ona dönecek olursak doğrusu Allah’a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi olmadıkça sizin inancınıza dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin (sonsuz) ilmi her şeyi kuşatmıştır. Ancak Allah’a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Kavmimizle bizim aramızda sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”","arabic_text":"قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اِنْ عُدْنَا ف۪ي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ اِذْ نَجّٰينَا اللّٰهُ مِنْهَاۜ وَمَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَعُودَ ف۪يهَٓا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّنَاۜ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًاۜ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۜ رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَاَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-89c.mp3","commentary_text":"Son cümleden anlaşılıyor ki Hz. Şuayb, taammüden Hakk’ın karşısında olan bu ısrarcı kâfirlerin imana geleceğinden iyice ümidini kesmiş, Hz. Nuh’un, Hz. Lût’un ve Hz. Salih’in kavmi gibi akıbetlerini Allah’a bırakmıştır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kavminden inkârcıların ileri gelenleri dediler ki: “Şuayb’e uyarsanız; kesinlikle zarara uğrar perişan olursunuz.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kavminden inkârcıların ileri gelenleri dediler ki: “Şuayb’e uyarsanız; kesinlikle zarara uğrar perişan olursunuz.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kavminden inkârcıların ileri gelenleri dediler ki: “Şuayb’e uyarsanız; kesinlikle zarara uğrar perişan olursunuz.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kavminden inkârcıların ileri gelenleri dediler ki: “Şuayb’e uyarsanız; kesinlikle zarara uğrar perişan olursunuz.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۚۛ","related_links":["7/78","11/84"],"audio_path":"6/6-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-91c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi de benzer bir felakete maruz kalmıştı. (A’râf 7/78) “Recfeh” sözcüğüne, “birbiri üzerine yığılarak öldüler” anlamı vermek en doğru olandır. Bu felaketlerin yaşandığı Akabe körfezi kıyısında yer alan bölgenin jeolojik yapısı incelendiğinde, söz konusu bölgenin geçmişte volkanik hareketlere maruz kaldığı anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۚۛ","related_links":["7/78","11/84"],"audio_path":"6/6-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-90c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi de benzer bir felakete maruz kalmıştı. (A’râf 7/78) “Recfeh” sözcüğüne, “birbiri üzerine yığılarak öldüler” anlamı vermek en doğru olandır. Bu felaketlerin yaşandığı Akabe körfezi kıyısında yer alan bölgenin jeolojik yapısı incelendiğinde, söz konusu bölgenin geçmişte volkanik hareketlere maruz kaldığı anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۚۛ","related_links":["7/78","11/84"],"audio_path":"6/6-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-91c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi de benzer bir felakete maruz kalmıştı. (A’râf 7/78) “Recfeh” sözcüğüne, “birbiri üzerine yığılarak öldüler” anlamı vermek en doğru olandır. Bu felaketlerin yaşandığı Akabe körfezi kıyısında yer alan bölgenin jeolojik yapısı incelendiğinde, söz konusu bölgenin geçmişte volkanik hareketlere maruz kaldığı anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Derken onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۚۛ","related_links":["7/78","11/84"],"audio_path":"6/6-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-91c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi de benzer bir felakete maruz kalmıştı. (A’râf 7/78) “Recfeh” sözcüğüne, “birbiri üzerine yığılarak öldüler” anlamı vermek en doğru olandır. Bu felaketlerin yaşandığı Akabe körfezi kıyısında yer alan bölgenin jeolojik yapısı incelendiğinde, söz konusu bölgenin geçmişte volkanik hareketlere maruz kaldığı anlaşılmaktadır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb’ı yalanlayanlar (öyle bir azaba uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi (kendileri yalan) oldular. Evet Şuayb’ı yalanlayanlar hüsrana uğrayanlar işte onlar oldular.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["11/95"],"audio_path":"6/6-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb’ı yalanlayanlar (öyle bir azaba uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi (kendileri yalan) oldular. Evet Şuayb’ı yalanlayanlar hüsrana uğrayanlar işte onlar oldular.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["11/95"],"audio_path":"6/6-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb’ı yalanlayanlar (öyle bir azaba uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi (kendileri yalan) oldular. Evet Şuayb’ı yalanlayanlar hüsrana uğrayanlar işte onlar oldular.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["11/95"],"audio_path":"6/6-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb’ı yalanlayanlar (öyle bir azaba uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi (kendileri yalan) oldular. Evet Şuayb’ı yalanlayanlar hüsrana uğrayanlar işte onlar oldular.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["11/95"],"audio_path":"6/6-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"(Ve nihayet Şuayb onların düştüğü bu felaketi görünce) yanlarından dönüp giderken şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim (ama fayda vermedi). Nankörlük etmiş bir topluluk için nasıl acıyabilirim?”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-93c.mp3","commentary_text":"Demek Hz. Şuayb, kavminin bu durumuna önce üzülmüş fakat onların yaptıklarını hatırlayınca üzülmesine gerek kalmadığını ve Allah’ın gazabına layık olduklarını düşünerek kederlenmenin yersiz olduğunu anlamış."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(Ve nihayet Şuayb onların düştüğü bu felaketi görünce) yanlarından dönüp giderken şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim (ama fayda vermedi). Nankörlük etmiş bir topluluk için nasıl acıyabilirim?”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-92c.mp3","commentary_text":"Demek Hz. Şuayb, kavminin bu durumuna önce üzülmüş fakat onların yaptıklarını hatırlayınca üzülmesine gerek kalmadığını ve Allah’ın gazabına layık olduklarını düşünerek kederlenmenin yersiz olduğunu anlamış."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(Ve nihayet Şuayb onların düştüğü bu felaketi görünce) yanlarından dönüp giderken şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim (ama fayda vermedi). Nankörlük etmiş bir topluluk için nasıl acıyabilirim?”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-93c.mp3","commentary_text":"Demek Hz. Şuayb, kavminin bu durumuna önce üzülmüş fakat onların yaptıklarını hatırlayınca üzülmesine gerek kalmadığını ve Allah’ın gazabına layık olduklarını düşünerek kederlenmenin yersiz olduğunu anlamış."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(Ve nihayet Şuayb onların düştüğü bu felaketi görünce) yanlarından dönüp giderken şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim (ama fayda vermedi). Nankörlük etmiş bir topluluk için nasıl acıyabilirim?”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-93c.mp3","commentary_text":"Demek Hz. Şuayb, kavminin bu durumuna önce üzülmüş fakat onların yaptıklarını hatırlayınca üzülmesine gerek kalmadığını ve Allah’ın gazabına layık olduklarını düşünerek kederlenmenin yersiz olduğunu anlamış."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Biz hangi bir bölgeye/topluma bir nebi (veya elçi) gönderdiysek ora halkını (gaflet uykusundan uyansınlar aciz olduklarını anlasınlar ve) yalvarıp yakarsınlar diye bir takım zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz (imtihan etmişiz)dir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-94c.mp3","commentary_text":"Allah varlığı yaratır ve yasalarını da koyar. Burada da bir yasa ortaya konuyor ve ilahi takdirin aşamalarından bahsediliyor. Peygamberlerin gönderilmesi, kitapların indirilmesi ve bunlara karşı çıkanların cezalandırılması bu ilahi yasanın işlemesidir. Başta insan olmak üzere evrende var olan her şey bir plan ve program çerçevesinde hayatını sürdürür. Allah sebepsiz yere kimseyi sıkıntıya sokmaz, gereksiz yere ceza vermez. Ayetin son cümlesindeki “zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz” anlatımı peygamberlere başkaldıranlar için geçerlidir. Yoksa elçinin gelmesini zorunlu hale getirmek için insanların saptırılması asla sözkonusu değildir. Allah, fıtrat bozulması yaşayan ve dünyayı çekilmez hale getiren insanlara peygamberler gönderdiği halde onları yalanlayanları farklı ruhi ve bedeni hastalıklara ve mali sıkıntılara maruz bırakır. Sıkıntılara maruz kalanlardan aklını başına devşirerek aslına dönenler kurtulur ama isyana ve zulme devam edenler helak olur giderler."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Biz hangi bir bölgeye/topluma bir nebi (veya elçi) gönderdiysek ora halkını (gaflet uykusundan uyansınlar aciz olduklarını anlasınlar ve) yalvarıp yakarsınlar diye bir takım zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz (imtihan etmişiz)dir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-93c.mp3","commentary_text":"Allah varlığı yaratır ve yasalarını da koyar. Burada da bir yasa ortaya konuyor ve ilahi takdirin aşamalarından bahsediliyor. Peygamberlerin gönderilmesi, kitapların indirilmesi ve bunlara karşı çıkanların cezalandırılması bu ilahi yasanın işlemesidir. Başta insan olmak üzere evrende var olan her şey bir plan ve program çerçevesinde hayatını sürdürür. Allah sebepsiz yere kimseyi sıkıntıya sokmaz, gereksiz yere ceza vermez. Ayetin son cümlesindeki “zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz” anlatımı peygamberlere başkaldıranlar için geçerlidir. Yoksa elçinin gelmesini zorunlu hale getirmek için insanların saptırılması asla sözkonusu değildir. Allah, fıtrat bozulması yaşayan ve dünyayı çekilmez hale getiren insanlara peygamberler gönderdiği halde onları yalanlayanları farklı ruhi ve bedeni hastalıklara ve mali sıkıntılara maruz bırakır. Sıkıntılara maruz kalanlardan aklını başına devşirerek aslına dönenler kurtulur ama isyana ve zulme devam edenler helak olur giderler."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Biz hangi bir bölgeye/topluma bir nebi (veya elçi) gönderdiysek ora halkını (gaflet uykusundan uyansınlar aciz olduklarını anlasınlar ve) yalvarıp yakarsınlar diye bir takım zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz (imtihan etmişiz)dir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-94c.mp3","commentary_text":"Allah varlığı yaratır ve yasalarını da koyar. Burada da bir yasa ortaya konuyor ve ilahi takdirin aşamalarından bahsediliyor. Peygamberlerin gönderilmesi, kitapların indirilmesi ve bunlara karşı çıkanların cezalandırılması bu ilahi yasanın işlemesidir. Başta insan olmak üzere evrende var olan her şey bir plan ve program çerçevesinde hayatını sürdürür. Allah sebepsiz yere kimseyi sıkıntıya sokmaz, gereksiz yere ceza vermez. Ayetin son cümlesindeki “zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz” anlatımı peygamberlere başkaldıranlar için geçerlidir. Yoksa elçinin gelmesini zorunlu hale getirmek için insanların saptırılması asla sözkonusu değildir. Allah, fıtrat bozulması yaşayan ve dünyayı çekilmez hale getiren insanlara peygamberler gönderdiği halde onları yalanlayanları farklı ruhi ve bedeni hastalıklara ve mali sıkıntılara maruz bırakır. Sıkıntılara maruz kalanlardan aklını başına devşirerek aslına dönenler kurtulur ama isyana ve zulme devam edenler helak olur giderler."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Biz hangi bir bölgeye/topluma bir nebi (veya elçi) gönderdiysek ora halkını (gaflet uykusundan uyansınlar aciz olduklarını anlasınlar ve) yalvarıp yakarsınlar diye bir takım zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz (imtihan etmişiz)dir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-94c.mp3","commentary_text":"Allah varlığı yaratır ve yasalarını da koyar. Burada da bir yasa ortaya konuyor ve ilahi takdirin aşamalarından bahsediliyor. Peygamberlerin gönderilmesi, kitapların indirilmesi ve bunlara karşı çıkanların cezalandırılması bu ilahi yasanın işlemesidir. Başta insan olmak üzere evrende var olan her şey bir plan ve program çerçevesinde hayatını sürdürür. Allah sebepsiz yere kimseyi sıkıntıya sokmaz, gereksiz yere ceza vermez. Ayetin son cümlesindeki “zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz” anlatımı peygamberlere başkaldıranlar için geçerlidir. Yoksa elçinin gelmesini zorunlu hale getirmek için insanların saptırılması asla sözkonusu değildir. Allah, fıtrat bozulması yaşayan ve dünyayı çekilmez hale getiren insanlara peygamberler gönderdiği halde onları yalanlayanları farklı ruhi ve bedeni hastalıklara ve mali sıkıntılara maruz bırakır. Sıkıntılara maruz kalanlardan aklını başına devşirerek aslına dönenler kurtulur ama isyana ve zulme devam edenler helak olur giderler."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sonra da o darlığı değiştirip yerine genişlik (bolluk) getiririz ki; refahı tatsınlar ve kendi kendilerine “atalarımız da darlığa ve sıkıntıya düşmüşlerdi” desinler. İşte Bunun üzerine hiç beklemedikleri bir anda (korkunç bir azap ile) onları ansızın yakalayıveririz!","arabic_text":"ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["45/24"],"audio_path":"6/6-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sonra da o darlığı değiştirip yerine genişlik (bolluk) getiririz ki; refahı tatsınlar ve kendi kendilerine “atalarımız da darlığa ve sıkıntıya düşmüşlerdi” desinler. İşte Bunun üzerine hiç beklemedikleri bir anda (korkunç bir azap ile) onları ansızın yakalayıveririz!","arabic_text":"ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["45/24"],"audio_path":"6/6-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sonra da o darlığı değiştirip yerine genişlik (bolluk) getiririz ki; refahı tatsınlar ve kendi kendilerine “atalarımız da darlığa ve sıkıntıya düşmüşlerdi” desinler. İşte Bunun üzerine hiç beklemedikleri bir anda (korkunç bir azap ile) onları ansızın yakalayıveririz!","arabic_text":"ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["45/24"],"audio_path":"6/6-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sonra da o darlığı değiştirip yerine genişlik (bolluk) getiririz ki; refahı tatsınlar ve kendi kendilerine “atalarımız da darlığa ve sıkıntıya düşmüşlerdi” desinler. İşte Bunun üzerine hiç beklemedikleri bir anda (korkunç bir azap ile) onları ansızın yakalayıveririz!","arabic_text":"ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["45/24"],"audio_path":"6/6-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Eğer o memleketlerin ahalisi iman edip Allah’tan sakınsalardı elbette üzerlerine yerden gökten bereket kapıları açardık. Ama gerçeği yalanladılar ve biz de yaptıklarından dolayı onları kıskıvrak yakaladık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰٓى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Eğer o memleketlerin ahalisi iman edip Allah’tan sakınsalardı elbette üzerlerine yerden gökten bereket kapıları açardık. Ama gerçeği yalanladılar ve biz de yaptıklarından dolayı onları kıskıvrak yakaladık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰٓى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Eğer o memleketlerin ahalisi iman edip Allah’tan sakınsalardı elbette üzerlerine yerden gökten bereket kapıları açardık. Ama gerçeği yalanladılar ve biz de yaptıklarından dolayı onları kıskıvrak yakaladık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰٓى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Eğer o memleketlerin ahalisi iman edip Allah’tan sakınsalardı elbette üzerlerine yerden gökten bereket kapıları açardık. Ama gerçeği yalanladılar ve biz de yaptıklarından dolayı onları kıskıvrak yakaladık.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰٓى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"O halde hangi memleketin insanları (yapacakları yüzünden) azabımızın geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"O halde hangi memleketin insanları (yapacakları yüzünden) azabımızın geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"O halde hangi memleketin insanları (yapacakları yüzünden) azabımızın geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"O halde hangi memleketin insanları (yapacakları yüzünden) azabımızın geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Yahut hangi memleketin halkı (işleyecekleri kötü fiillerden dolayı) azabımızın güpegündüz onlar oyalanıp dururken başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Yahut hangi memleketin halkı (işleyecekleri kötü fiillerden dolayı) azabımızın güpegündüz onlar oyalanıp dururken başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Yahut hangi memleketin halkı (işleyecekleri kötü fiillerden dolayı) azabımızın güpegündüz onlar oyalanıp dururken başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Yahut hangi memleketin halkı (işleyecekleri kötü fiillerden dolayı) azabımızın güpegündüz onlar oyalanıp dururken başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?","arabic_text":"اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Yoksa onlar Allah’ın mekrinden (tuzağından azabından) emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah’ın azabından emin olmaz.","arabic_text":"اَفَاَمِنُوا مَكْرَ اللّٰهِۚ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-99c.mp3","commentary_text":"“Mekr”, “hissedilmeyecek şekilde gizli ve ansızın başkasına zarar vermek, tuzak kurmak” demektir. “Allah’ın tuzağı” demek, onların hile ve tuzaklarını karşı bir tuzakla Allah’ın bozması demektir. Nitekim Ali İmran Suresi 3/54 ayetinde “Onlar (İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Yoksa onlar Allah’ın mekrinden (tuzağından azabından) emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah’ın azabından emin olmaz.","arabic_text":"اَفَاَمِنُوا مَكْرَ اللّٰهِۚ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-98c.mp3","commentary_text":"“Mekr”, “hissedilmeyecek şekilde gizli ve ansızın başkasına zarar vermek, tuzak kurmak” demektir. “Allah’ın tuzağı” demek, onların hile ve tuzaklarını karşı bir tuzakla Allah’ın bozması demektir. Nitekim Ali İmran Suresi 3/54 ayetinde “Onlar (İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Yoksa onlar Allah’ın mekrinden (tuzağından azabından) emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah’ın azabından emin olmaz.","arabic_text":"اَفَاَمِنُوا مَكْرَ اللّٰهِۚ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-99c.mp3","commentary_text":"“Mekr”, “hissedilmeyecek şekilde gizli ve ansızın başkasına zarar vermek, tuzak kurmak” demektir. “Allah’ın tuzağı” demek, onların hile ve tuzaklarını karşı bir tuzakla Allah’ın bozması demektir. Nitekim Ali İmran Suresi 3/54 ayetinde “Onlar (İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Yoksa onlar Allah’ın mekrinden (tuzağından azabından) emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah’ın azabından emin olmaz.","arabic_text":"اَفَاَمِنُوا مَكْرَ اللّٰهِۚ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-99c.mp3","commentary_text":"“Mekr”, “hissedilmeyecek şekilde gizli ve ansızın başkasına zarar vermek, tuzak kurmak” demektir. “Allah’ın tuzağı” demek, onların hile ve tuzaklarını karşı bir tuzakla Allah’ın bozması demektir. Nitekim Ali İmran Suresi 3/54 ayetinde “Onlar (İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Önceki kuşakların (helâk oluşunun) arkasından yeryüzüne varis olanlar için (şu gerçek) hala ortaya çıkmadı mı: Eğer dileseydik kendi günahları yüzünden onları da mahvedebilirdik; hem de (hakikati) idrak etmesinler diye kalplerine mühür basarak!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَٓا اَنْ لَوْ نَشَٓاءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْۚ وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Önceki kuşakların (helâk oluşunun) arkasından yeryüzüne varis olanlar için (şu gerçek) hala ortaya çıkmadı mı: Eğer dileseydik kendi günahları yüzünden onları da mahvedebilirdik; hem de (hakikati) idrak etmesinler diye kalplerine mühür basarak!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَٓا اَنْ لَوْ نَشَٓاءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْۚ وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Önceki kuşakların (helâk oluşunun) arkasından yeryüzüne varis olanlar için (şu gerçek) hala ortaya çıkmadı mı: Eğer dileseydik kendi günahları yüzünden onları da mahvedebilirdik; hem de (hakikati) idrak etmesinler diye kalplerine mühür basarak!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَٓا اَنْ لَوْ نَشَٓاءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْۚ وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Önceki kuşakların (helâk oluşunun) arkasından yeryüzüne varis olanlar için (şu gerçek) hala ortaya çıkmadı mı: Eğer dileseydik kendi günahları yüzünden onları da mahvedebilirdik; hem de (hakikati) idrak etmesinler diye kalplerine mühür basarak!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَٓا اَنْ لَوْ نَشَٓاءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْۚ وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"İşte o memleketlerin haberlerinin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki resulleri onlara apaçık deliller getirmişti; ama onların daha önce de yalanladıkları şeye inanmaya hiç niyetleri yoktu. İşte Allah (inatları yüzünden) inkârcıların kalplerini böyle mühürler.","arabic_text":"تِلْكَ الْقُرٰى نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓائِهَاۚ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-101c.mp3","commentary_text":"Allah, insanlığın saadeti için her devirde peygamberler göndermiştir. İnsanlardan bu peygamberlere inananlar olduğu gibi karşı çıkanlar da olmuştur. Hiçbir gerekçeye dayanmadan sırf bozgunculuk olsun ve insanların doğru yola gitmesi engellensin diye peygamberleri alaya alarak ortalığı karıştıranların cezası çok ağır olmuştur. “Allah inkarcıların kalbine mühür basar” ifadesi mecazi olup, inkara şartlanmış olanların hakka direnmesine karşılık “kalp gözlerini köreltir ve böylece kendi kendilerini gerçeği göremez hale getirirler” demektir."},{"verse_number":"101","turkish_text":"İşte o memleketlerin haberlerinin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki resulleri onlara apaçık deliller getirmişti; ama onların daha önce de yalanladıkları şeye inanmaya hiç niyetleri yoktu. İşte Allah (inatları yüzünden) inkârcıların kalplerini böyle mühürler.","arabic_text":"تِلْكَ الْقُرٰى نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓائِهَاۚ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-100c.mp3","commentary_text":"Allah, insanlığın saadeti için her devirde peygamberler göndermiştir. İnsanlardan bu peygamberlere inananlar olduğu gibi karşı çıkanlar da olmuştur. Hiçbir gerekçeye dayanmadan sırf bozgunculuk olsun ve insanların doğru yola gitmesi engellensin diye peygamberleri alaya alarak ortalığı karıştıranların cezası çok ağır olmuştur. “Allah inkarcıların kalbine mühür basar” ifadesi mecazi olup, inkara şartlanmış olanların hakka direnmesine karşılık “kalp gözlerini köreltir ve böylece kendi kendilerini gerçeği göremez hale getirirler” demektir."},{"verse_number":"101","turkish_text":"İşte o memleketlerin haberlerinin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki resulleri onlara apaçık deliller getirmişti; ama onların daha önce de yalanladıkları şeye inanmaya hiç niyetleri yoktu. İşte Allah (inatları yüzünden) inkârcıların kalplerini böyle mühürler.","arabic_text":"تِلْكَ الْقُرٰى نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓائِهَاۚ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-101c.mp3","commentary_text":"Allah, insanlığın saadeti için her devirde peygamberler göndermiştir. İnsanlardan bu peygamberlere inananlar olduğu gibi karşı çıkanlar da olmuştur. Hiçbir gerekçeye dayanmadan sırf bozgunculuk olsun ve insanların doğru yola gitmesi engellensin diye peygamberleri alaya alarak ortalığı karıştıranların cezası çok ağır olmuştur. “Allah inkarcıların kalbine mühür basar” ifadesi mecazi olup, inkara şartlanmış olanların hakka direnmesine karşılık “kalp gözlerini köreltir ve böylece kendi kendilerini gerçeği göremez hale getirirler” demektir."},{"verse_number":"101","turkish_text":"İşte o memleketlerin haberlerinin bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki resulleri onlara apaçık deliller getirmişti; ama onların daha önce de yalanladıkları şeye inanmaya hiç niyetleri yoktu. İşte Allah (inatları yüzünden) inkârcıların kalplerini böyle mühürler.","arabic_text":"تِلْكَ الْقُرٰى نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓائِهَاۚ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-101c.mp3","commentary_text":"Allah, insanlığın saadeti için her devirde peygamberler göndermiştir. İnsanlardan bu peygamberlere inananlar olduğu gibi karşı çıkanlar da olmuştur. Hiçbir gerekçeye dayanmadan sırf bozgunculuk olsun ve insanların doğru yola gitmesi engellensin diye peygamberleri alaya alarak ortalığı karıştıranların cezası çok ağır olmuştur. “Allah inkarcıların kalbine mühür basar” ifadesi mecazi olup, inkara şartlanmış olanların hakka direnmesine karşılık “kalp gözlerini köreltir ve böylece kendi kendilerini gerçeği göremez hale getirirler” demektir."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.","arabic_text":"وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍۚ وَاِنْ وَجَدْنَٓا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.","arabic_text":"وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍۚ وَاِنْ وَجَدْنَٓا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.","arabic_text":"وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍۚ وَاِنْ وَجَدْنَٓا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Ve biz onların çoğunda doğru olan şeylere karşı (içsel) bir bağlılık (sadakat) bulmadık. Tersine onların çoğunu yoldan çıkmış günahkârlar olarak bulduk.","arabic_text":"وَمَا وَجَدْنَا لِاَكْثَرِهِمْ مِنْ عَهْدٍۚ وَاِنْ وَجَدْنَٓا اَكْثَرَهُمْ لَفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavuna ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Sonra bak o bozguncuların sonu ne oldu?","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-103c.mp3","commentary_text":"Musa Peygamber M.Ö. 13. Yüzyılın ortalarında yaşadığı sanılmaktadır. Firavun, Mısır krallarına verilen addır. Ayette geçen Firavunun II. Ramses olduğu söylenmektedir. Musa ile Firavun arasında geçen kıssa Kur’an’da 22 yerde farklı üsluplarla anlatılmaktadır. Ayette geçen “mele’” kelimesi, aynı dünya görüşü etrafında birleşip, şekil ve görünüşleri ile dikkat çeken heyet, imtiyaz sahibi seçkinler, halkın ileri gelenleri, örneğin bir konseyin üyeleri, bir derneğin yönetim kurulu, bir parlamentonun temsilcileri, bir ordunun kuvvet komutanları, bir kuruma bağlı din adamları gibi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavuna ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Sonra bak o bozguncuların sonu ne oldu?","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-102c.mp3","commentary_text":"Musa Peygamber M.Ö. 13. Yüzyılın ortalarında yaşadığı sanılmaktadır. Firavun, Mısır krallarına verilen addır. Ayette geçen Firavunun II. Ramses olduğu söylenmektedir. Musa ile Firavun arasında geçen kıssa Kur’an’da 22 yerde farklı üsluplarla anlatılmaktadır. Ayette geçen “mele’” kelimesi, aynı dünya görüşü etrafında birleşip, şekil ve görünüşleri ile dikkat çeken heyet, imtiyaz sahibi seçkinler, halkın ileri gelenleri, örneğin bir konseyin üyeleri, bir derneğin yönetim kurulu, bir parlamentonun temsilcileri, bir ordunun kuvvet komutanları, bir kuruma bağlı din adamları gibi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavuna ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Sonra bak o bozguncuların sonu ne oldu?","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-103c.mp3","commentary_text":"Musa Peygamber M.Ö. 13. Yüzyılın ortalarında yaşadığı sanılmaktadır. Firavun, Mısır krallarına verilen addır. Ayette geçen Firavunun II. Ramses olduğu söylenmektedir. Musa ile Firavun arasında geçen kıssa Kur’an’da 22 yerde farklı üsluplarla anlatılmaktadır. Ayette geçen “mele’” kelimesi, aynı dünya görüşü etrafında birleşip, şekil ve görünüşleri ile dikkat çeken heyet, imtiyaz sahibi seçkinler, halkın ileri gelenleri, örneğin bir konseyin üyeleri, bir derneğin yönetim kurulu, bir parlamentonun temsilcileri, bir ordunun kuvvet komutanları, bir kuruma bağlı din adamları gibi."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavuna ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Sonra bak o bozguncuların sonu ne oldu?","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-103c.mp3","commentary_text":"Musa Peygamber M.Ö. 13. Yüzyılın ortalarında yaşadığı sanılmaktadır. Firavun, Mısır krallarına verilen addır. Ayette geçen Firavunun II. Ramses olduğu söylenmektedir. Musa ile Firavun arasında geçen kıssa Kur’an’da 22 yerde farklı üsluplarla anlatılmaktadır. Ayette geçen “mele’” kelimesi, aynı dünya görüşü etrafında birleşip, şekil ve görünüşleri ile dikkat çeken heyet, imtiyaz sahibi seçkinler, halkın ileri gelenleri, örneğin bir konseyin üyeleri, bir derneğin yönetim kurulu, bir parlamentonun temsilcileri, bir ordunun kuvvet komutanları, bir kuruma bağlı din adamları gibi."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Firavun ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Firavun ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Firavun ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Firavun ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"“Bana düşen Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık delille çıkıp geldim. Öyleyse bırak artık İsrailoğullarını benimle (birlikte Mısır’dan çıkıp atalarının yurdu olan Filistin’e) gelsinler!”","arabic_text":"حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-105c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf Mısır’da bakan olunca, babası Hz. Yakup ve oğulları (İsrailoğulları) Filistin’den çıkıp Mısır’a yerleşmişlerdi. Daha sonraki zamanlarda, Mısır Firavunları İsrailoğullarını esir gibi ağır işlerde kullanmaya başlamıştı. Hz. Musa da onları hem İslam’la şereflendirmek hem de Firavunların esaretinden kurtarıp, atalarının vatanı olan Filistin’e yerleştirmek istemişti."},{"verse_number":"105","turkish_text":"“Bana düşen Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık delille çıkıp geldim. Öyleyse bırak artık İsrailoğullarını benimle (birlikte Mısır’dan çıkıp atalarının yurdu olan Filistin’e) gelsinler!”","arabic_text":"حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-104c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf Mısır’da bakan olunca, babası Hz. Yakup ve oğulları (İsrailoğulları) Filistin’den çıkıp Mısır’a yerleşmişlerdi. Daha sonraki zamanlarda, Mısır Firavunları İsrailoğullarını esir gibi ağır işlerde kullanmaya başlamıştı. Hz. Musa da onları hem İslam’la şereflendirmek hem de Firavunların esaretinden kurtarıp, atalarının vatanı olan Filistin’e yerleştirmek istemişti."},{"verse_number":"105","turkish_text":"“Bana düşen Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık delille çıkıp geldim. Öyleyse bırak artık İsrailoğullarını benimle (birlikte Mısır’dan çıkıp atalarının yurdu olan Filistin’e) gelsinler!”","arabic_text":"حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-105c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf Mısır’da bakan olunca, babası Hz. Yakup ve oğulları (İsrailoğulları) Filistin’den çıkıp Mısır’a yerleşmişlerdi. Daha sonraki zamanlarda, Mısır Firavunları İsrailoğullarını esir gibi ağır işlerde kullanmaya başlamıştı. Hz. Musa da onları hem İslam’la şereflendirmek hem de Firavunların esaretinden kurtarıp, atalarının vatanı olan Filistin’e yerleştirmek istemişti."},{"verse_number":"105","turkish_text":"“Bana düşen Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylememektir. İşte size Rabbinizden apaçık delille çıkıp geldim. Öyleyse bırak artık İsrailoğullarını benimle (birlikte Mısır’dan çıkıp atalarının yurdu olan Filistin’e) gelsinler!”","arabic_text":"حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"6/6-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-105c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf Mısır’da bakan olunca, babası Hz. Yakup ve oğulları (İsrailoğulları) Filistin’den çıkıp Mısır’a yerleşmişlerdi. Daha sonraki zamanlarda, Mısır Firavunları İsrailoğullarını esir gibi ağır işlerde kullanmaya başlamıştı. Hz. Musa da onları hem İslam’la şereflendirmek hem de Firavunların esaretinden kurtarıp, atalarının vatanı olan Filistin’e yerleştirmek istemişti."},{"verse_number":"106","turkish_text":"(Firavun) dedi ki: “Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"(Firavun) dedi ki: “Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"(Firavun) dedi ki: “Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"(Firavun) dedi ki: “Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını yere bırakıverdi o da birdenbire kocaman bir ejderha oldu.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını yere bırakıverdi o da birdenbire kocaman bir ejderha oldu.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını yere bırakıverdi o da birdenbire kocaman bir ejderha oldu.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını yere bırakıverdi o da birdenbire kocaman bir ejderha oldu.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki bir de ne görsünler o bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki bir de ne görsünler o bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki bir de ne görsünler o bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki bir de ne görsünler o bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Firavunun kavminden ileri gelenler: “Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Firavunun kavminden ileri gelenler: “Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Firavunun kavminden ileri gelenler: “Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Firavunun kavminden ileri gelenler: “Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Tek amacı sizi yurdunuzdan çıkarmak (ve tahtınızı ele geçirmek) isteyen biri!” (Bunun üzerine Firavun:) “Peki (buna) ne (yapmamı) öneriyorsunuz?” diye sordu.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Tek amacı sizi yurdunuzdan çıkarmak (ve tahtınızı ele geçirmek) isteyen biri!” (Bunun üzerine Firavun:) “Peki (buna) ne (yapmamı) öneriyorsunuz?” diye sordu.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Tek amacı sizi yurdunuzdan çıkarmak (ve tahtınızı ele geçirmek) isteyen biri!” (Bunun üzerine Firavun:) “Peki (buna) ne (yapmamı) öneriyorsunuz?” diye sordu.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Tek amacı sizi yurdunuzdan çıkarmak (ve tahtınızı ele geçirmek) isteyen biri!” (Bunun üzerine Firavun:) “Peki (buna) ne (yapmamı) öneriyorsunuz?” diye sordu.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şöyle cevap verdiler: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-111c.mp3","commentary_text":"Burada “kardeş” ifadesi, Harun Peygamberi işaret etmektedir. Zira Hz. Harun, Musa Peygamberin kardeşi olup ona yardımcı olarak gönderilmiş bir peygamberdir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şöyle cevap verdiler: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-110c.mp3","commentary_text":"Burada “kardeş” ifadesi, Harun Peygamberi işaret etmektedir. Zira Hz. Harun, Musa Peygamberin kardeşi olup ona yardımcı olarak gönderilmiş bir peygamberdir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şöyle cevap verdiler: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-111c.mp3","commentary_text":"Burada “kardeş” ifadesi, Harun Peygamberi işaret etmektedir. Zira Hz. Harun, Musa Peygamberin kardeşi olup ona yardımcı olarak gönderilmiş bir peygamberdir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şöyle cevap verdiler: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve şehirlere davetçiler gönder.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-111c.mp3","commentary_text":"Burada “kardeş” ifadesi, Harun Peygamberi işaret etmektedir. Zira Hz. Harun, Musa Peygamberin kardeşi olup ona yardımcı olarak gönderilmiş bir peygamberdir."},{"verse_number":"112","turkish_text":"“Bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"“Bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"“Bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"“Bütün usta ve bilgin sihirbazları senin huzuruna toplayıp getirsinler.”","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve sihirbazlar Firavuna gelip: “Galip gelecek olursak mutlaka bize büyük bir mükâfat verilir değil mi?” dediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve sihirbazlar Firavuna gelip: “Galip gelecek olursak mutlaka bize büyük bir mükâfat verilir değil mi?” dediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve sihirbazlar Firavuna gelip: “Galip gelecek olursak mutlaka bize büyük bir mükâfat verilir değil mi?” dediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve sihirbazlar Firavuna gelip: “Galip gelecek olursak mutlaka bize büyük bir mükâfat verilir değil mi?” dediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Firavun: “Evet yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Firavun: “Evet yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Firavun: “Evet yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Firavun: “Evet yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Sihirbazlar: “Ya Musa önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya koyalım” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Sihirbazlar: “Ya Musa önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya koyalım” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Sihirbazlar: “Ya Musa önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya koyalım” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Sihirbazlar: “Ya Musa önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi önce hünerimizi ortaya koyalım” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ نَحْنُ الْمُلْق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Musa:) “Siz koyun!” dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.","arabic_text":"قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Musa:) “Siz koyun!” dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.","arabic_text":"قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Musa:) “Siz koyun!” dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.","arabic_text":"قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Musa:) “Siz koyun!” dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.","arabic_text":"قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"6/6-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz de Musa’ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz de Musa’ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz de Musa’ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz de Musa’ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Böylece gerçek kendini gösterdi ve onların yaptıkları boşa çıktı.","arabic_text":"فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-118c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Böylece gerçek kendini gösterdi ve onların yaptıkları boşa çıktı.","arabic_text":"فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-117c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Böylece gerçek kendini gösterdi ve onların yaptıkları boşa çıktı.","arabic_text":"فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-118c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Böylece gerçek kendini gösterdi ve onların yaptıkları boşa çıktı.","arabic_text":"فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-118c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Artık (böylece) orada onlar yenilmiş ve küçük düşmüşlerdi.","arabic_text":"فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Artık (böylece) orada onlar yenilmiş ve küçük düşmüşlerdi.","arabic_text":"فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Artık (böylece) orada onlar yenilmiş ve küçük düşmüşlerdi.","arabic_text":"فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Artık (böylece) orada onlar yenilmiş ve küçük düşmüşlerdi.","arabic_text":"فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sihirbazlar (hemen) diz çöküp secdeye kapandılar.","arabic_text":"وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sihirbazlar (hemen) diz çöküp secdeye kapandılar.","arabic_text":"وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sihirbazlar (hemen) diz çöküp secdeye kapandılar.","arabic_text":"وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sihirbazlar (hemen) diz çöküp secdeye kapandılar.","arabic_text":"وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"(Ve) “Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"(Ve) “Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"(Ve) “Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"(Ve) “Musa ve Harun’un Rabbi olan âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu bir hiledir siz bunu yerli halkı oradan çıkarmak amacıyla şehirde planladınız. (Size ne yapacağımı) sonra anlayacaksınız!”","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ اٰمَنْتُمْ بِه۪ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَمَكْرٌ مَكَرْتُمُوهُ فِي الْمَد۪ينَةِ لِتُخْرِجُوا مِنْهَٓا اَهْلَهَاۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-123c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Leukatti’anne eydiyekum veerculekum min hilafin” cümlesi birçok mealde “ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim” şeklinde tercüme edilmiştir. Oysa bu ifade tamamıyla mecazidir. Yani “Ellerinizi keseceğim” demek; “işlerinizi bitireceğim, yetkilerinizi ellerinizden alacağım”; “ayaklarınızı keseceğim” demek; “artık bundan böyle özgürce dolaşamayacaksınız, sizi tutuklayacağım”, “Min hilafin” ise çaprazlama değil, “karşı çıkmanızdan, döneklik etmenizden dolayı” demektir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu bir hiledir siz bunu yerli halkı oradan çıkarmak amacıyla şehirde planladınız. (Size ne yapacağımı) sonra anlayacaksınız!”","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ اٰمَنْتُمْ بِه۪ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَمَكْرٌ مَكَرْتُمُوهُ فِي الْمَد۪ينَةِ لِتُخْرِجُوا مِنْهَٓا اَهْلَهَاۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-122c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Leukatti’anne eydiyekum veerculekum min hilafin” cümlesi birçok mealde “ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim” şeklinde tercüme edilmiştir. Oysa bu ifade tamamıyla mecazidir. Yani “Ellerinizi keseceğim” demek; “işlerinizi bitireceğim, yetkilerinizi ellerinizden alacağım”; “ayaklarınızı keseceğim” demek; “artık bundan böyle özgürce dolaşamayacaksınız, sizi tutuklayacağım”, “Min hilafin” ise çaprazlama değil, “karşı çıkmanızdan, döneklik etmenizden dolayı” demektir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu bir hiledir siz bunu yerli halkı oradan çıkarmak amacıyla şehirde planladınız. (Size ne yapacağımı) sonra anlayacaksınız!”","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ اٰمَنْتُمْ بِه۪ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَمَكْرٌ مَكَرْتُمُوهُ فِي الْمَد۪ينَةِ لِتُخْرِجُوا مِنْهَٓا اَهْلَهَاۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-123c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Leukatti’anne eydiyekum veerculekum min hilafin” cümlesi birçok mealde “ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim” şeklinde tercüme edilmiştir. Oysa bu ifade tamamıyla mecazidir. Yani “Ellerinizi keseceğim” demek; “işlerinizi bitireceğim, yetkilerinizi ellerinizden alacağım”; “ayaklarınızı keseceğim” demek; “artık bundan böyle özgürce dolaşamayacaksınız, sizi tutuklayacağım”, “Min hilafin” ise çaprazlama değil, “karşı çıkmanızdan, döneklik etmenizden dolayı” demektir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu bir hiledir siz bunu yerli halkı oradan çıkarmak amacıyla şehirde planladınız. (Size ne yapacağımı) sonra anlayacaksınız!”","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ اٰمَنْتُمْ بِه۪ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَمَكْرٌ مَكَرْتُمُوهُ فِي الْمَد۪ينَةِ لِتُخْرِجُوا مِنْهَٓا اَهْلَهَاۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-123c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Leukatti’anne eydiyekum veerculekum min hilafin” cümlesi birçok mealde “ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim” şeklinde tercüme edilmiştir. Oysa bu ifade tamamıyla mecazidir. Yani “Ellerinizi keseceğim” demek; “işlerinizi bitireceğim, yetkilerinizi ellerinizden alacağım”; “ayaklarınızı keseceğim” demek; “artık bundan böyle özgürce dolaşamayacaksınız, sizi tutuklayacağım”, “Min hilafin” ise çaprazlama değil, “karşı çıkmanızdan, döneklik etmenizden dolayı” demektir."},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Karşı çıkmanızdan ve döneklik etmenizden dolayı işlerinizi bitireceğim yetkilerinizi ellerinizden alacağım sizi tutuklayıp seyahat özgürlüğünüzü elinizden alacağım sonra da hepinizi (çarmıha gererek) asacağım.”","arabic_text":"لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Karşı çıkmanızdan ve döneklik etmenizden dolayı işlerinizi bitireceğim yetkilerinizi ellerinizden alacağım sizi tutuklayıp seyahat özgürlüğünüzü elinizden alacağım sonra da hepinizi (çarmıha gererek) asacağım.”","arabic_text":"لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Karşı çıkmanızdan ve döneklik etmenizden dolayı işlerinizi bitireceğim yetkilerinizi ellerinizden alacağım sizi tutuklayıp seyahat özgürlüğünüzü elinizden alacağım sonra da hepinizi (çarmıha gererek) asacağım.”","arabic_text":"لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Karşı çıkmanızdan ve döneklik etmenizden dolayı işlerinizi bitireceğim yetkilerinizi ellerinizden alacağım sizi tutuklayıp seyahat özgürlüğünüzü elinizden alacağım sonra da hepinizi (çarmıha gererek) asacağım.”","arabic_text":"لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Onlar da: “(Ne yaparsan yap) biz zaten Rabbimize döneceğiz!” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Onlar da: “(Ne yaparsan yap) biz zaten Rabbimize döneceğiz!” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Onlar da: “(Ne yaparsan yap) biz zaten Rabbimize döneceğiz!” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Onlar da: “(Ne yaparsan yap) biz zaten Rabbimize döneceğiz!” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Ve sen ancak Rabbimizin ayetleri bize gelince onlara inandık diye bizden öç alıyorsun. Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman olarak al!” diye dua ettiler.","arabic_text":"وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Ve sen ancak Rabbimizin ayetleri bize gelince onlara inandık diye bizden öç alıyorsun. Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman olarak al!” diye dua ettiler.","arabic_text":"وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Ve sen ancak Rabbimizin ayetleri bize gelince onlara inandık diye bizden öç alıyorsun. Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman olarak al!” diye dua ettiler.","arabic_text":"وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Ve sen ancak Rabbimizin ayetleri bize gelince onlara inandık diye bizden öç alıyorsun. Ey Rabbimiz üzerimize sabır yağdır ve canımızı Müslüman olarak al!” diye dua ettiler.","arabic_text":"وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Firavunun kavminin ileri gelenleri: “Peki” dediler “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp sana uyanları senden ve senin topraklarından uzaklaştırmalarına göz mü yumacaksın?” (Firavun:) “Onların oğullarını öldüreceğiz kadınlarını sağ bırakacağız. Çünkü gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Firavunun kavminin ileri gelenleri: “Peki” dediler “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp sana uyanları senden ve senin topraklarından uzaklaştırmalarına göz mü yumacaksın?” (Firavun:) “Onların oğullarını öldüreceğiz kadınlarını sağ bırakacağız. Çünkü gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Firavunun kavminin ileri gelenleri: “Peki” dediler “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp sana uyanları senden ve senin topraklarından uzaklaştırmalarına göz mü yumacaksın?” (Firavun:) “Onların oğullarını öldüreceğiz kadınlarını sağ bırakacağız. Çünkü gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Firavunun kavminin ileri gelenleri: “Peki” dediler “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp sana uyanları senden ve senin topraklarından uzaklaştırmalarına göz mü yumacaksın?” (Firavun:) “Onların oğullarını öldüreceğiz kadınlarını sağ bırakacağız. Çünkü gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ve istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَع۪ينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُواۚ اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-128c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ve istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَع۪ينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُواۚ اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-127c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ve istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَع۪ينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُواۚ اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-128c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Musa kavmine: “Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ve istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَع۪ينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُواۚ اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-128c.mp3","commentary_text":"Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Kavmi ona: “Biz sen gelmeden önce de çok eziyet çektik geldikten sonra da!” dediler. (Musa cevaben:) “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!”","arabic_text":"قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-129c.mp3","commentary_text":"Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler. Nitekim Kur’an’da bunun çokça örneklerini görmekteyiz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Kavmi ona: “Biz sen gelmeden önce de çok eziyet çektik geldikten sonra da!” dediler. (Musa cevaben:) “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!”","arabic_text":"قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-128c.mp3","commentary_text":"Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler. Nitekim Kur’an’da bunun çokça örneklerini görmekteyiz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Kavmi ona: “Biz sen gelmeden önce de çok eziyet çektik geldikten sonra da!” dediler. (Musa cevaben:) “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!”","arabic_text":"قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-129c.mp3","commentary_text":"Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler. Nitekim Kur’an’da bunun çokça örneklerini görmekteyiz."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Kavmi ona: “Biz sen gelmeden önce de çok eziyet çektik geldikten sonra da!” dediler. (Musa cevaben:) “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!”","arabic_text":"قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-127.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-129c.mp3","commentary_text":"Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler. Nitekim Kur’an’da bunun çokça örneklerini görmekteyiz."},{"verse_number":"130","turkish_text":"Andolsun ki; biz Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığına mahkûm ettik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Andolsun ki; biz Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığına mahkûm ettik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Andolsun ki; biz Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığına mahkûm ettik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"Andolsun ki; biz Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığına mahkûm ettik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Onlara bir iyilik geldiğinde: “Bu bizim içindir” derlerdi. Ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Şüphesiz onların uğursuzlukları (yaptıkları yüzünden) Allah tarafından öngörülmüştür. Ne var ki çokları bunu bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هٰذِه۪ۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسٰى وَمَنْ مَعَهُۜ اَلَٓا اِنَّمَا طَٓائِرُهُمْ عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Onlara bir iyilik geldiğinde: “Bu bizim içindir” derlerdi. Ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Şüphesiz onların uğursuzlukları (yaptıkları yüzünden) Allah tarafından öngörülmüştür. Ne var ki çokları bunu bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هٰذِه۪ۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسٰى وَمَنْ مَعَهُۜ اَلَٓا اِنَّمَا طَٓائِرُهُمْ عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Onlara bir iyilik geldiğinde: “Bu bizim içindir” derlerdi. Ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Şüphesiz onların uğursuzlukları (yaptıkları yüzünden) Allah tarafından öngörülmüştür. Ne var ki çokları bunu bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هٰذِه۪ۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسٰى وَمَنْ مَعَهُۜ اَلَٓا اِنَّمَا طَٓائِرُهُمْ عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"Onlara bir iyilik geldiğinde: “Bu bizim içindir” derlerdi. Ne zaman da başları dara düşse bunu Musa ve onun yandaşlarının uğursuzluğuna verirlerdi. Şüphesiz onların uğursuzlukları (yaptıkları yüzünden) Allah tarafından öngörülmüştür. Ne var ki çokları bunu bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتْهُمُ الْحَسَنَةُ قَالُوا لَنَا هٰذِه۪ۚ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا بِمُوسٰى وَمَنْ مَعَهُۜ اَلَٓا اِنَّمَا طَٓائِرُهُمْ عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Firavunun yandaşları Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir biz sana inanacak değiliz.”","arabic_text":"وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-132c.mp3","commentary_text":"Firavun ve halkına gönderilen bu felaketlerin mahiyetlerinin herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Bunlarla ilgili detay açıklamalar tamamen İsrailiyat kaynaklıdır. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize ile ilgili “Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize verdik”. (İsra 17/101 ve Neml 27/12) detaylar Kur’an’da farklı şekillerde, değişik yerlerde işlenmiştir. “Doğrusu biz, Musa’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik” (Hûd 11/96, Mü’min 24/23)"},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Firavunun yandaşları Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir biz sana inanacak değiliz.”","arabic_text":"وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-131c.mp3","commentary_text":"Firavun ve halkına gönderilen bu felaketlerin mahiyetlerinin herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Bunlarla ilgili detay açıklamalar tamamen İsrailiyat kaynaklıdır. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize ile ilgili “Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize verdik”. (İsra 17/101 ve Neml 27/12) detaylar Kur’an’da farklı şekillerde, değişik yerlerde işlenmiştir. “Doğrusu biz, Musa’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik” (Hûd 11/96, Mü’min 24/23)"},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Firavunun yandaşları Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir biz sana inanacak değiliz.”","arabic_text":"وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-132c.mp3","commentary_text":"Firavun ve halkına gönderilen bu felaketlerin mahiyetlerinin herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Bunlarla ilgili detay açıklamalar tamamen İsrailiyat kaynaklıdır. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize ile ilgili “Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize verdik”. (İsra 17/101 ve Neml 27/12) detaylar Kur’an’da farklı şekillerde, değişik yerlerde işlenmiştir. “Doğrusu biz, Musa’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik” (Hûd 11/96, Mü’min 24/23)"},{"verse_number":"132","turkish_text":"(Firavunun yandaşları Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir biz sana inanacak değiliz.”","arabic_text":"وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-130.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-132c.mp3","commentary_text":"Firavun ve halkına gönderilen bu felaketlerin mahiyetlerinin herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Bunlarla ilgili detay açıklamalar tamamen İsrailiyat kaynaklıdır. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize ile ilgili “Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize verdik”. (İsra 17/101 ve Neml 27/12) detaylar Kur’an’da farklı şekillerde, değişik yerlerde işlenmiştir. “Doğrusu biz, Musa’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik” (Hûd 11/96, Mü’min 24/23)"},{"verse_number":"133","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onlara ayrı ayrı birer mucize olarak tufan (su baskını hayatı felç eden) çekirge sürüsü (ürünlere zarar veren) böcekler kurbağalar ve (sularını kızıla boyayan) kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum oldular.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onlara ayrı ayrı birer mucize olarak tufan (su baskını hayatı felç eden) çekirge sürüsü (ürünlere zarar veren) böcekler kurbağalar ve (sularını kızıla boyayan) kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum oldular.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onlara ayrı ayrı birer mucize olarak tufan (su baskını hayatı felç eden) çekirge sürüsü (ürünlere zarar veren) böcekler kurbağalar ve (sularını kızıla boyayan) kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum oldular.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onlara ayrı ayrı birer mucize olarak tufan (su baskını hayatı felç eden) çekirge sürüsü (ürünlere zarar veren) böcekler kurbağalar ve (sularını kızıla boyayan) kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum oldular.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden kaldırırsan Andolsun ki sana kesinlikle iman eder ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndeririz” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَۚ لَئِنْ كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden kaldırırsan Andolsun ki sana kesinlikle iman eder ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndeririz” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَۚ لَئِنْ كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden kaldırırsan Andolsun ki sana kesinlikle iman eder ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndeririz” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَۚ لَئِنْ كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Azap üzerlerine çökünce: “Ey Musa sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et! Eğer bu azabı bizden kaldırırsan Andolsun ki sana kesinlikle iman eder ve muhakkak İsrailoğullarını seninle birlikte (Mısır’dan) göndeririz” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَۚ لَئِنْ كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"Fakat ne zaman ki sözlerini yerine getirmeleri için kendilerine süre verip de bu musibeti üzerlerinden kaldırdık onlar yine verdikleri sözden caydılar.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ اِلٰٓى اَجَلٍ هُمْ بَالِغُوهُ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-135c.mp3","commentary_text":"“İntekame” kelimesi “intikam/öç almak”, “karşılığını çıkarmak”, hakkı teslim etmek” gibi farklı anlamlara gelir. Ancak Allah’ın intikamı, hak edileni vermek ve layık olanı teslim etmek şeklinde olunca burada bu kelimeye “hakkı teslim etmek” anlamı verdik. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi onca uyarıya ve mucizeye rağmen Firavun ve avenesi Allah’tan gelen ayetleri yalanlamaya, zulme ve insanların hayatlarına kastetmeye devam edince Allah da hak ettiklerinin karşılığını teslim ederek denizde hayatlarına son verdi. Ayrıca ayeti günümüz için düşündüğümüzde Rabbimiz hiçbir haksızlığa, zulme, kötülüğe uğrayan mazlum ve mağdurun hakkını kimsede bırakmaz, faillerin de cezalarını verir şeklinde anlayabiliriz."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Fakat ne zaman ki sözlerini yerine getirmeleri için kendilerine süre verip de bu musibeti üzerlerinden kaldırdık onlar yine verdikleri sözden caydılar.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ اِلٰٓى اَجَلٍ هُمْ بَالِغُوهُ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-134c.mp3","commentary_text":"“İntekame” kelimesi “intikam/öç almak”, “karşılığını çıkarmak”, hakkı teslim etmek” gibi farklı anlamlara gelir. Ancak Allah’ın intikamı, hak edileni vermek ve layık olanı teslim etmek şeklinde olunca burada bu kelimeye “hakkı teslim etmek” anlamı verdik. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi onca uyarıya ve mucizeye rağmen Firavun ve avenesi Allah’tan gelen ayetleri yalanlamaya, zulme ve insanların hayatlarına kastetmeye devam edince Allah da hak ettiklerinin karşılığını teslim ederek denizde hayatlarına son verdi. Ayrıca ayeti günümüz için düşündüğümüzde Rabbimiz hiçbir haksızlığa, zulme, kötülüğe uğrayan mazlum ve mağdurun hakkını kimsede bırakmaz, faillerin de cezalarını verir şeklinde anlayabiliriz."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Fakat ne zaman ki sözlerini yerine getirmeleri için kendilerine süre verip de bu musibeti üzerlerinden kaldırdık onlar yine verdikleri sözden caydılar.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ اِلٰٓى اَجَلٍ هُمْ بَالِغُوهُ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-135c.mp3","commentary_text":"“İntekame” kelimesi “intikam/öç almak”, “karşılığını çıkarmak”, hakkı teslim etmek” gibi farklı anlamlara gelir. Ancak Allah’ın intikamı, hak edileni vermek ve layık olanı teslim etmek şeklinde olunca burada bu kelimeye “hakkı teslim etmek” anlamı verdik. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi onca uyarıya ve mucizeye rağmen Firavun ve avenesi Allah’tan gelen ayetleri yalanlamaya, zulme ve insanların hayatlarına kastetmeye devam edince Allah da hak ettiklerinin karşılığını teslim ederek denizde hayatlarına son verdi. Ayrıca ayeti günümüz için düşündüğümüzde Rabbimiz hiçbir haksızlığa, zulme, kötülüğe uğrayan mazlum ve mağdurun hakkını kimsede bırakmaz, faillerin de cezalarını verir şeklinde anlayabiliriz."},{"verse_number":"135","turkish_text":"Fakat ne zaman ki sözlerini yerine getirmeleri için kendilerine süre verip de bu musibeti üzerlerinden kaldırdık onlar yine verdikleri sözden caydılar.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ اِلٰٓى اَجَلٍ هُمْ بَالِغُوهُ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-133.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-135c.mp3","commentary_text":"“İntekame” kelimesi “intikam/öç almak”, “karşılığını çıkarmak”, hakkı teslim etmek” gibi farklı anlamlara gelir. Ancak Allah’ın intikamı, hak edileni vermek ve layık olanı teslim etmek şeklinde olunca burada bu kelimeye “hakkı teslim etmek” anlamı verdik. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi onca uyarıya ve mucizeye rağmen Firavun ve avenesi Allah’tan gelen ayetleri yalanlamaya, zulme ve insanların hayatlarına kastetmeye devam edince Allah da hak ettiklerinin karşılığını teslim ederek denizde hayatlarına son verdi. Ayrıca ayeti günümüz için düşündüğümüzde Rabbimiz hiçbir haksızlığa, zulme, kötülüğe uğrayan mazlum ve mağdurun hakkını kimsede bırakmaz, faillerin de cezalarını verir şeklinde anlayabiliriz."},{"verse_number":"136","turkish_text":"Bu yüzden; biz de onlardan intikam aldık (azap haklarını teslim ettik). Âyetlerimizi yalanlayıp umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-136c.mp3","commentary_text":"Firavun, İsrailoğullarını çok ağır şartlarda çalıştırıyor, onlardan cizye alıyor, erkek çocuklarını öldürüyor, hiçbir şekilde onlara sosyal statü tanımıyordu. Yapılan bunca haksızlığa sabırla direnen İsrailoğulları Allah’a ve peygamberine olan iman ve sadakatlerinden dolayı ödüllendiriliyor. Ayette de ifade edildiği gibi Firavunun egemen olduğu Mısır ve Şam’ın doğu ve batısında bulunan verimli topraklar ellerine geçiyor ve o topraklardan elde ettikleri mahsullerle refah seviyeleri yükseliyor. Uzun müddet bu bölgede yaşayan İsrailoğulları daha sonra Kudüs ve Şam bölgelerini hakimiyetleri altına alarak hayatlarına o bölgede devam ediyor. Onun için Bakara suresi 2/47. âyetinde İsrailoğullarına bu nimetler hatırlatılıyor; “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve sizi bir zamanlar diğer kavimlere karşı üstün kıldığımı hatırlayın!”"},{"verse_number":"136","turkish_text":"Bu yüzden; biz de onlardan intikam aldık (azap haklarını teslim ettik). Âyetlerimizi yalanlayıp umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-135c.mp3","commentary_text":"Firavun, İsrailoğullarını çok ağır şartlarda çalıştırıyor, onlardan cizye alıyor, erkek çocuklarını öldürüyor, hiçbir şekilde onlara sosyal statü tanımıyordu. Yapılan bunca haksızlığa sabırla direnen İsrailoğulları Allah’a ve peygamberine olan iman ve sadakatlerinden dolayı ödüllendiriliyor. Ayette de ifade edildiği gibi Firavunun egemen olduğu Mısır ve Şam’ın doğu ve batısında bulunan verimli topraklar ellerine geçiyor ve o topraklardan elde ettikleri mahsullerle refah seviyeleri yükseliyor. Uzun müddet bu bölgede yaşayan İsrailoğulları daha sonra Kudüs ve Şam bölgelerini hakimiyetleri altına alarak hayatlarına o bölgede devam ediyor. Onun için Bakara suresi 2/47. âyetinde İsrailoğullarına bu nimetler hatırlatılıyor; “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve sizi bir zamanlar diğer kavimlere karşı üstün kıldığımı hatırlayın!”"},{"verse_number":"136","turkish_text":"Bu yüzden; biz de onlardan intikam aldık (azap haklarını teslim ettik). Âyetlerimizi yalanlayıp umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-136c.mp3","commentary_text":"Firavun, İsrailoğullarını çok ağır şartlarda çalıştırıyor, onlardan cizye alıyor, erkek çocuklarını öldürüyor, hiçbir şekilde onlara sosyal statü tanımıyordu. Yapılan bunca haksızlığa sabırla direnen İsrailoğulları Allah’a ve peygamberine olan iman ve sadakatlerinden dolayı ödüllendiriliyor. Ayette de ifade edildiği gibi Firavunun egemen olduğu Mısır ve Şam’ın doğu ve batısında bulunan verimli topraklar ellerine geçiyor ve o topraklardan elde ettikleri mahsullerle refah seviyeleri yükseliyor. Uzun müddet bu bölgede yaşayan İsrailoğulları daha sonra Kudüs ve Şam bölgelerini hakimiyetleri altına alarak hayatlarına o bölgede devam ediyor. Onun için Bakara suresi 2/47. âyetinde İsrailoğullarına bu nimetler hatırlatılıyor; “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve sizi bir zamanlar diğer kavimlere karşı üstün kıldığımı hatırlayın!”"},{"verse_number":"136","turkish_text":"Bu yüzden; biz de onlardan intikam aldık (azap haklarını teslim ettik). Âyetlerimizi yalanlayıp umursamadıkları için hepsini denizde boğduk.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-134.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-136c.mp3","commentary_text":"Firavun, İsrailoğullarını çok ağır şartlarda çalıştırıyor, onlardan cizye alıyor, erkek çocuklarını öldürüyor, hiçbir şekilde onlara sosyal statü tanımıyordu. Yapılan bunca haksızlığa sabırla direnen İsrailoğulları Allah’a ve peygamberine olan iman ve sadakatlerinden dolayı ödüllendiriliyor. Ayette de ifade edildiği gibi Firavunun egemen olduğu Mısır ve Şam’ın doğu ve batısında bulunan verimli topraklar ellerine geçiyor ve o topraklardan elde ettikleri mahsullerle refah seviyeleri yükseliyor. Uzun müddet bu bölgede yaşayan İsrailoğulları daha sonra Kudüs ve Şam bölgelerini hakimiyetleri altına alarak hayatlarına o bölgede devam ediyor. Onun için Bakara suresi 2/47. âyetinde İsrailoğullarına bu nimetler hatırlatılıyor; “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetleri ve sizi bir zamanlar diğer kavimlere karşı üstün kıldığımı hatırlayın!”"},{"verse_number":"137","turkish_text":"O güne kadar horlanan ezilen toplumu bereketlerle donattığımız toprakların doğusuna ve batısına mirasçı kıldık. İsrailoğullarının sabretmelerine karşılık Rabbinin onlara verdiği o güzel söz gerçekleşti. (Zalimlere gelince;) Firavunun ve soydaşlarının ortaya koydukları eserleri ve yükselttikleri yapıları yıkıp yok ettik.","arabic_text":"وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذ۪ينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ بِمَا صَبَرُواۜ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-137c.mp3","commentary_text":"Ayetin hemen ilk cümlesindeki; “İsrailoğullarını denizden geçirdik” ifadesi, “İsrailoğullarına özgürlük ve zulümden kurtuluş gibi lütufların ihsan edildiğini” gösteriyor. Her türlü sosyal ve siyasi nimetlerin başlangıcını oluşturan “denizden geçme” hadisesi Allah’ın yardımıyla Hz. Musa’nın bir mucizesi olarak gerçekleşiyor. Fakat İsrailoğulları yine de puta tapan ve Amalikalılar olduğu söylenen bir topluluğu görünce onlara özenerek Hz. Musa’dan kendilerine de bir put yapmasını istiyorlar. Demek onca ilahi desteğe ve mucizeye rağmen puta tapma geleneğinin etkisi hala üzerlerinde ve Allah’a olan imanları bu geleneği yıkacak güce tam ulaşamamış."},{"verse_number":"137","turkish_text":"O güne kadar horlanan ezilen toplumu bereketlerle donattığımız toprakların doğusuna ve batısına mirasçı kıldık. İsrailoğullarının sabretmelerine karşılık Rabbinin onlara verdiği o güzel söz gerçekleşti. (Zalimlere gelince;) Firavunun ve soydaşlarının ortaya koydukları eserleri ve yükselttikleri yapıları yıkıp yok ettik.","arabic_text":"وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذ۪ينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ بِمَا صَبَرُواۜ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-136c.mp3","commentary_text":"Ayetin hemen ilk cümlesindeki; “İsrailoğullarını denizden geçirdik” ifadesi, “İsrailoğullarına özgürlük ve zulümden kurtuluş gibi lütufların ihsan edildiğini” gösteriyor. Her türlü sosyal ve siyasi nimetlerin başlangıcını oluşturan “denizden geçme” hadisesi Allah’ın yardımıyla Hz. Musa’nın bir mucizesi olarak gerçekleşiyor. Fakat İsrailoğulları yine de puta tapan ve Amalikalılar olduğu söylenen bir topluluğu görünce onlara özenerek Hz. Musa’dan kendilerine de bir put yapmasını istiyorlar. Demek onca ilahi desteğe ve mucizeye rağmen puta tapma geleneğinin etkisi hala üzerlerinde ve Allah’a olan imanları bu geleneği yıkacak güce tam ulaşamamış."},{"verse_number":"137","turkish_text":"O güne kadar horlanan ezilen toplumu bereketlerle donattığımız toprakların doğusuna ve batısına mirasçı kıldık. İsrailoğullarının sabretmelerine karşılık Rabbinin onlara verdiği o güzel söz gerçekleşti. (Zalimlere gelince;) Firavunun ve soydaşlarının ortaya koydukları eserleri ve yükselttikleri yapıları yıkıp yok ettik.","arabic_text":"وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذ۪ينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ بِمَا صَبَرُواۜ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-137c.mp3","commentary_text":"Ayetin hemen ilk cümlesindeki; “İsrailoğullarını denizden geçirdik” ifadesi, “İsrailoğullarına özgürlük ve zulümden kurtuluş gibi lütufların ihsan edildiğini” gösteriyor. Her türlü sosyal ve siyasi nimetlerin başlangıcını oluşturan “denizden geçme” hadisesi Allah’ın yardımıyla Hz. Musa’nın bir mucizesi olarak gerçekleşiyor. Fakat İsrailoğulları yine de puta tapan ve Amalikalılar olduğu söylenen bir topluluğu görünce onlara özenerek Hz. Musa’dan kendilerine de bir put yapmasını istiyorlar. Demek onca ilahi desteğe ve mucizeye rağmen puta tapma geleneğinin etkisi hala üzerlerinde ve Allah’a olan imanları bu geleneği yıkacak güce tam ulaşamamış."},{"verse_number":"137","turkish_text":"O güne kadar horlanan ezilen toplumu bereketlerle donattığımız toprakların doğusuna ve batısına mirasçı kıldık. İsrailoğullarının sabretmelerine karşılık Rabbinin onlara verdiği o güzel söz gerçekleşti. (Zalimlere gelince;) Firavunun ve soydaşlarının ortaya koydukları eserleri ve yükselttikleri yapıları yıkıp yok ettik.","arabic_text":"وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذ۪ينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ بِمَا صَبَرُواۜ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-135.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-137c.mp3","commentary_text":"Ayetin hemen ilk cümlesindeki; “İsrailoğullarını denizden geçirdik” ifadesi, “İsrailoğullarına özgürlük ve zulümden kurtuluş gibi lütufların ihsan edildiğini” gösteriyor. Her türlü sosyal ve siyasi nimetlerin başlangıcını oluşturan “denizden geçme” hadisesi Allah’ın yardımıyla Hz. Musa’nın bir mucizesi olarak gerçekleşiyor. Fakat İsrailoğulları yine de puta tapan ve Amalikalılar olduğu söylenen bir topluluğu görünce onlara özenerek Hz. Musa’dan kendilerine de bir put yapmasını istiyorlar. Demek onca ilahi desteğe ve mucizeye rağmen puta tapma geleneğinin etkisi hala üzerlerinde ve Allah’a olan imanları bu geleneği yıkacak güce tam ulaşamamış."},{"verse_number":"138","turkish_text":"İsrailoğullarını denizden geçirdik. Onlar (çölde) gönülden putlara tapan bir topluluğa (Amelika kavmine) rastladılar ve dediler ki: “Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap!” O da dedi ki: “Siz gerçekten cahil topluluksunuz.”","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَٓا اِلٰهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-138c.mp3","commentary_text":"Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, Kızıldeniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"138","turkish_text":"İsrailoğullarını denizden geçirdik. Onlar (çölde) gönülden putlara tapan bir topluluğa (Amelika kavmine) rastladılar ve dediler ki: “Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap!” O da dedi ki: “Siz gerçekten cahil topluluksunuz.”","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَٓا اِلٰهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-137c.mp3","commentary_text":"Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, Kızıldeniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"138","turkish_text":"İsrailoğullarını denizden geçirdik. Onlar (çölde) gönülden putlara tapan bir topluluğa (Amelika kavmine) rastladılar ve dediler ki: “Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap!” O da dedi ki: “Siz gerçekten cahil topluluksunuz.”","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَٓا اِلٰهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-138c.mp3","commentary_text":"Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, Kızıldeniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"138","turkish_text":"İsrailoğullarını denizden geçirdik. Onlar (çölde) gönülden putlara tapan bir topluluğa (Amelika kavmine) rastladılar ve dediler ki: “Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap!” O da dedi ki: “Siz gerçekten cahil topluluksunuz.”","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَٓا اِلٰهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-136.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-138c.mp3","commentary_text":"Firavun ’un zulmünden özgürlüğe kavuşan, Kızıldeniz’i geçtikten sonra Sina Çölünde yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı nimetlerle desteklenen İsrailoğullarının hâlâ tapma duygularının canlı ve tapınmaya istekli olduğunu gören Allah, Bakara suresi 2/47 ayetinde olduğu gibi akıllarını başlarına devşirmeleri için onlara bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"139-140","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki (imrendiğiniz bu toplumun) yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah verdiği nimetlerle) sizi âlemlere üstün kılmışken şimdi ben size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?”","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مُتَبَّرٌ مَا هُمْ ف۪يهِ وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٣٩﴾ قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ﴿١٤٠﴾","related_links":[],"audio_path":"6/6-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139-140","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki (imrendiğiniz bu toplumun) yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah verdiği nimetlerle) sizi âlemlere üstün kılmışken şimdi ben size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?”","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مُتَبَّرٌ مَا هُمْ ف۪يهِ وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٣٩﴾ قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ﴿١٤٠﴾","related_links":[],"audio_path":"6/6-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139-140","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki (imrendiğiniz bu toplumun) yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah verdiği nimetlerle) sizi âlemlere üstün kılmışken şimdi ben size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?”","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مُتَبَّرٌ مَا هُمْ ف۪يهِ وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٣٩﴾ قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ﴿١٤٠﴾","related_links":[],"audio_path":"6/6-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139-140","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki (imrendiğiniz bu toplumun) yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah verdiği nimetlerle) sizi âlemlere üstün kılmışken şimdi ben size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?”","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مُتَبَّرٌ مَا هُمْ ف۪يهِ وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿١٣٩﴾ قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ﴿١٤٠﴾","related_links":[],"audio_path":"6/6-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.","arabic_text":"وَاِذْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۚ يُقَتِّلُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.","arabic_text":"وَاِذْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۚ يُقَتِّلُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.","arabic_text":"وَاِذْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۚ يُقَتِّلُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır.","arabic_text":"وَاِذْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۚ يُقَتِّلُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Ve Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik. Ve buna bir on gece daha ekledik ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerime geç dürüst (ve erdemli) davran bozguncuların yoluna uyma!”","arabic_text":"وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ وَقَالَ مُوسٰى لِاَخ۪يهِ هٰرُونَ اخْلُفْن۪ي ف۪ي قَوْم۪ي وَاَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَب۪يلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-142c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) da görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Ve Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik. Ve buna bir on gece daha ekledik ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerime geç dürüst (ve erdemli) davran bozguncuların yoluna uyma!”","arabic_text":"وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ وَقَالَ مُوسٰى لِاَخ۪يهِ هٰرُونَ اخْلُفْن۪ي ف۪ي قَوْم۪ي وَاَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَب۪يلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-141c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) da görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Ve Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik. Ve buna bir on gece daha ekledik ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerime geç dürüst (ve erdemli) davran bozguncuların yoluna uyma!”","arabic_text":"وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ وَقَالَ مُوسٰى لِاَخ۪يهِ هٰرُونَ اخْلُفْن۪ي ف۪ي قَوْم۪ي وَاَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَب۪يلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-142c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) da görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir."},{"verse_number":"142","turkish_text":"Ve Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik. Ve buna bir on gece daha ekledik ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerime geç dürüst (ve erdemli) davran bozguncuların yoluna uyma!”","arabic_text":"وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ وَقَالَ مُوسٰى لِاَخ۪يهِ هٰرُونَ اخْلُفْن۪ي ف۪ي قَوْم۪ي وَاَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَب۪يلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-139.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-142c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) da görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve Musa belirlediğimiz vakitte tayin ettiğimiz yere (Sina Dağına) varınca Rabbi ona konuştu. (Musa da:) “Ey Rabbim! Bana (kendini) göster ki sana bakayım!” dedi. (Allah:) “Beni (dünya gözüyle) asla göremezsin. (Çünkü gözlerin dünyadaki varlıkları görmeye programlanmıştır). Ama (illa da Beni görmek istiyorsan) şu dağa bir bak (şimdi ona görüneceğim); eğer o (sapasağlam) yerinde durabilirse o zaman sen de beni görebilirsin (demektir)!” Ve Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti ve (bunu gören) Musa bayılarak yere düştü. Sonra ayılıp kendine geldiğinde: “Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin öncüsüyüm” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقًاۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-143c.mp3","commentary_text":"Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir. A’râf 7/150’de “Tevrat levhalarını bıraktı” ve 7/154’de“Tevrat levhalarını aldı” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve Musa belirlediğimiz vakitte tayin ettiğimiz yere (Sina Dağına) varınca Rabbi ona konuştu. (Musa da:) “Ey Rabbim! Bana (kendini) göster ki sana bakayım!” dedi. (Allah:) “Beni (dünya gözüyle) asla göremezsin. (Çünkü gözlerin dünyadaki varlıkları görmeye programlanmıştır). Ama (illa da Beni görmek istiyorsan) şu dağa bir bak (şimdi ona görüneceğim); eğer o (sapasağlam) yerinde durabilirse o zaman sen de beni görebilirsin (demektir)!” Ve Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti ve (bunu gören) Musa bayılarak yere düştü. Sonra ayılıp kendine geldiğinde: “Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin öncüsüyüm” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقًاۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-142c.mp3","commentary_text":"Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir. A’râf 7/150’de “Tevrat levhalarını bıraktı” ve 7/154’de“Tevrat levhalarını aldı” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve Musa belirlediğimiz vakitte tayin ettiğimiz yere (Sina Dağına) varınca Rabbi ona konuştu. (Musa da:) “Ey Rabbim! Bana (kendini) göster ki sana bakayım!” dedi. (Allah:) “Beni (dünya gözüyle) asla göremezsin. (Çünkü gözlerin dünyadaki varlıkları görmeye programlanmıştır). Ama (illa da Beni görmek istiyorsan) şu dağa bir bak (şimdi ona görüneceğim); eğer o (sapasağlam) yerinde durabilirse o zaman sen de beni görebilirsin (demektir)!” Ve Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti ve (bunu gören) Musa bayılarak yere düştü. Sonra ayılıp kendine geldiğinde: “Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin öncüsüyüm” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقًاۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-143c.mp3","commentary_text":"Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir. A’râf 7/150’de “Tevrat levhalarını bıraktı” ve 7/154’de“Tevrat levhalarını aldı” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"143","turkish_text":"Ve Musa belirlediğimiz vakitte tayin ettiğimiz yere (Sina Dağına) varınca Rabbi ona konuştu. (Musa da:) “Ey Rabbim! Bana (kendini) göster ki sana bakayım!” dedi. (Allah:) “Beni (dünya gözüyle) asla göremezsin. (Çünkü gözlerin dünyadaki varlıkları görmeye programlanmıştır). Ama (illa da Beni görmek istiyorsan) şu dağa bir bak (şimdi ona görüneceğim); eğer o (sapasağlam) yerinde durabilirse o zaman sen de beni görebilirsin (demektir)!” Ve Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti ve (bunu gören) Musa bayılarak yere düştü. Sonra ayılıp kendine geldiğinde: “Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin öncüsüyüm” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقًاۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-140.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-143c.mp3","commentary_text":"Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir. A’râf 7/150’de “Tevrat levhalarını bıraktı” ve 7/154’de“Tevrat levhalarını aldı” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَات۪ي وَبِكَلَام۪يۘ فَخُذْ مَٓا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/164","40/78"],"audio_path":"6/6-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَات۪ي وَبِكَلَام۪يۘ فَخُذْ مَٓا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/164","40/78"],"audio_path":"6/6-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَات۪ي وَبِكَلَام۪يۘ فَخُذْ مَٓا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/164","40/78"],"audio_path":"6/6-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَات۪ي وَبِكَلَام۪يۘ فَخُذْ مَٓا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/164","40/78"],"audio_path":"6/6-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Biz ona (Tevrat’a ait) levhalarda insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık. “Ona sıkıca sarıl! Kavmine de emret onları en güzel şekilde tutsunlar. Yakında size (ibret almanız için) yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi göstereceğim” (dedik).","arabic_text":"وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاۜ سَاُر۪يكُمْ دَارَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":["19/12"],"audio_path":"6/6-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Biz ona (Tevrat’a ait) levhalarda insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık. “Ona sıkıca sarıl! Kavmine de emret onları en güzel şekilde tutsunlar. Yakında size (ibret almanız için) yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi göstereceğim” (dedik).","arabic_text":"وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاۜ سَاُر۪يكُمْ دَارَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":["19/12"],"audio_path":"6/6-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Biz ona (Tevrat’a ait) levhalarda insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık. “Ona sıkıca sarıl! Kavmine de emret onları en güzel şekilde tutsunlar. Yakında size (ibret almanız için) yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi göstereceğim” (dedik).","arabic_text":"وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاۜ سَاُر۪يكُمْ دَارَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":["19/12"],"audio_path":"6/6-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Biz ona (Tevrat’a ait) levhalarda insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık. “Ona sıkıca sarıl! Kavmine de emret onları en güzel şekilde tutsunlar. Yakında size (ibret almanız için) yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi göstereceğim” (dedik).","arabic_text":"وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاۜ سَاُر۪يكُمْ دَارَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":["19/12"],"audio_path":"6/6-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri (kalplerini mühürleyerek) ayetlerim(i anlamak)tan uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de (inatlarından) iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Bütün bunlar ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarından ileri gelmektedir.","arabic_text":"سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-146c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; İsrailoğulları tapınma geleneğinden bir türlü kopamıyor. Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtararak Allah’ın yardımıyla bulundukları bölgenin en üstün toplumu durumuna getiren peygamberleri Allah’tan vahiy almaya gidiyor, onlar da peygamberlerini hevesle ve heyecanla beklemesi gerekirken, fırsat bu fırsattır diyerek Hz. Musa’nın arkasından buzağıya taparak dönekliklerini ortaya koyuyor. Hz. Musa’ya inanan ve fakat en küçük bir fırsatta onu yalnız bırakan, o günün dönek İsrailoğulları ile, Hz. Muhammed’e inandığı halde çok küçük bir dünyalık çıkar için onu yalnız bırakabilen Müslümanın ne farkı var?"},{"verse_number":"146","turkish_text":"Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri (kalplerini mühürleyerek) ayetlerim(i anlamak)tan uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de (inatlarından) iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Bütün bunlar ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarından ileri gelmektedir.","arabic_text":"سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-145c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; İsrailoğulları tapınma geleneğinden bir türlü kopamıyor. Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtararak Allah’ın yardımıyla bulundukları bölgenin en üstün toplumu durumuna getiren peygamberleri Allah’tan vahiy almaya gidiyor, onlar da peygamberlerini hevesle ve heyecanla beklemesi gerekirken, fırsat bu fırsattır diyerek Hz. Musa’nın arkasından buzağıya taparak dönekliklerini ortaya koyuyor. Hz. Musa’ya inanan ve fakat en küçük bir fırsatta onu yalnız bırakan, o günün dönek İsrailoğulları ile, Hz. Muhammed’e inandığı halde çok küçük bir dünyalık çıkar için onu yalnız bırakabilen Müslümanın ne farkı var?"},{"verse_number":"146","turkish_text":"Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri (kalplerini mühürleyerek) ayetlerim(i anlamak)tan uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de (inatlarından) iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Bütün bunlar ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarından ileri gelmektedir.","arabic_text":"سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-146c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; İsrailoğulları tapınma geleneğinden bir türlü kopamıyor. Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtararak Allah’ın yardımıyla bulundukları bölgenin en üstün toplumu durumuna getiren peygamberleri Allah’tan vahiy almaya gidiyor, onlar da peygamberlerini hevesle ve heyecanla beklemesi gerekirken, fırsat bu fırsattır diyerek Hz. Musa’nın arkasından buzağıya taparak dönekliklerini ortaya koyuyor. Hz. Musa’ya inanan ve fakat en küçük bir fırsatta onu yalnız bırakan, o günün dönek İsrailoğulları ile, Hz. Muhammed’e inandığı halde çok küçük bir dünyalık çıkar için onu yalnız bırakabilen Müslümanın ne farkı var?"},{"verse_number":"146","turkish_text":"Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri (kalplerini mühürleyerek) ayetlerim(i anlamak)tan uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de (inatlarından) iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu hemen kendilerine yol edinirler. Bütün bunlar ayetlerimizi yalanlamış olmalarından ve ondan gafil bulunmalarından ileri gelmektedir.","arabic_text":"سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلًاۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-143.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-146c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; İsrailoğulları tapınma geleneğinden bir türlü kopamıyor. Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtararak Allah’ın yardımıyla bulundukları bölgenin en üstün toplumu durumuna getiren peygamberleri Allah’tan vahiy almaya gidiyor, onlar da peygamberlerini hevesle ve heyecanla beklemesi gerekirken, fırsat bu fırsattır diyerek Hz. Musa’nın arkasından buzağıya taparak dönekliklerini ortaya koyuyor. Hz. Musa’ya inanan ve fakat en küçük bir fırsatta onu yalnız bırakan, o günün dönek İsrailoğulları ile, Hz. Muhammed’e inandığı halde çok küçük bir dünyalık çıkar için onu yalnız bırakabilen Müslümanın ne farkı var?"},{"verse_number":"147","turkish_text":"Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını yalanlayanların bütün çalışmaları boşa gitmiştir. Yoksa onlar yaptıklarının karşılığından başka bir şeyle ödüllendirilmeyi mi bekliyorlardı?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını yalanlayanların bütün çalışmaları boşa gitmiştir. Yoksa onlar yaptıklarının karşılığından başka bir şeyle ödüllendirilmeyi mi bekliyorlardı?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını yalanlayanların bütün çalışmaları boşa gitmiştir. Yoksa onlar yaptıklarının karşılığından başka bir şeyle ödüllendirilmeyi mi bekliyorlardı?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Ayetlerimizi ve ahiret karşılaşmasını yalanlayanların bütün çalışmaları boşa gitmiştir. Yoksa onlar yaptıklarının karşılığından başka bir şeyle ödüllendirilmeyi mi bekliyorlardı?","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"(Musa Tevrat levhalarını almak için Tur’a gittiği zaman) kavmi onun arkasından ziynet/süs eşyalarından (esen rüzgarla) böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladırlar. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu ve kendilerine yol da gösteremiyordu. Ama buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular. Bkz.2/51 ve dipnotu 54 92 4/153 20/88","arabic_text":"وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلًاۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"(Musa Tevrat levhalarını almak için Tur’a gittiği zaman) kavmi onun arkasından ziynet/süs eşyalarından (esen rüzgarla) böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladırlar. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu ve kendilerine yol da gösteremiyordu. Ama buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular. Bkz.2/51 ve dipnotu 54 92 4/153 20/88","arabic_text":"وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلًاۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"(Musa Tevrat levhalarını almak için Tur’a gittiği zaman) kavmi onun arkasından ziynet/süs eşyalarından (esen rüzgarla) böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladırlar. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu ve kendilerine yol da gösteremiyordu. Ama buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular. Bkz.2/51 ve dipnotu 54 92 4/153 20/88","arabic_text":"وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلًاۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"(Musa Tevrat levhalarını almak için Tur’a gittiği zaman) kavmi onun arkasından ziynet/süs eşyalarından (esen rüzgarla) böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladırlar. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu ve kendilerine yol da gösteremiyordu. Ama buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular. Bkz.2/51 ve dipnotu 54 92 4/153 20/88","arabic_text":"وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلًاۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Nihayet İsrailoğulları yaptıklarına) pişman olup kendilerinin gerçekten doğru yoldan sapmış olduklarını anlayınca dediler ki: “Rabbimiz bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.”","arabic_text":"وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["20/92"],"audio_path":"6/6-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Nihayet İsrailoğulları yaptıklarına) pişman olup kendilerinin gerçekten doğru yoldan sapmış olduklarını anlayınca dediler ki: “Rabbimiz bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.”","arabic_text":"وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["20/92"],"audio_path":"6/6-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Nihayet İsrailoğulları yaptıklarına) pişman olup kendilerinin gerçekten doğru yoldan sapmış olduklarını anlayınca dediler ki: “Rabbimiz bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.”","arabic_text":"وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["20/92"],"audio_path":"6/6-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Nihayet İsrailoğulları yaptıklarına) pişman olup kendilerinin gerçekten doğru yoldan sapmış olduklarını anlayınca dediler ki: “Rabbimiz bize merhamet etmezse ve bizi bağışlamazsa muhakkak ki hüsrana uğrayanlardan oluruz.”","arabic_text":"وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":["20/92"],"audio_path":"6/6-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Musa kavmine döndüğünde pek kızgın ve üzgün olarak şöyle dedi: “Benim arkamdan ne kötü işler yapmışsınız. Rabbinizin (azap) emrini çabuklaştırdınız öyle mi?” (Elindeki) Tevrat levhalarını bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu (ki Harun ona:) “Annem oğlu bu topluluk beni güçsüz gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi. Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte değerlendirme!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["20/94"],"audio_path":"6/6-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Musa kavmine döndüğünde pek kızgın ve üzgün olarak şöyle dedi: “Benim arkamdan ne kötü işler yapmışsınız. Rabbinizin (azap) emrini çabuklaştırdınız öyle mi?” (Elindeki) Tevrat levhalarını bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu (ki Harun ona:) “Annem oğlu bu topluluk beni güçsüz gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi. Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte değerlendirme!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["20/94"],"audio_path":"6/6-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Musa kavmine döndüğünde pek kızgın ve üzgün olarak şöyle dedi: “Benim arkamdan ne kötü işler yapmışsınız. Rabbinizin (azap) emrini çabuklaştırdınız öyle mi?” (Elindeki) Tevrat levhalarını bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu (ki Harun ona:) “Annem oğlu bu topluluk beni güçsüz gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi. Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte değerlendirme!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["20/94"],"audio_path":"6/6-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Musa kavmine döndüğünde pek kızgın ve üzgün olarak şöyle dedi: “Benim arkamdan ne kötü işler yapmışsınız. Rabbinizin (azap) emrini çabuklaştırdınız öyle mi?” (Elindeki) Tevrat levhalarını bıraktı ve kardeşini başından tutup kendisine doğru çekiyordu (ki Harun ona:) “Annem oğlu bu topluluk beni güçsüz gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi. Bari sen düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni bu zalimler topluluğuyla birlikte değerlendirme!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["20/94"],"audio_path":"6/6-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"Muhakkak ki buzağıyı ilah edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. İşte biz yalan uyduranları böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-152c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa seçtiği yetmiş kişiyle tevbe etmek için Sina dağına çıkar. Hepsi orada secdeye kapanarak Allah’tan af dileğinde bulunur. Allah da Hz. Musa’ya dilediği gibi vahyeder, onlar da bunu duyarlar. Buna rağmen içlerinden -ayette de ifade edildiği gibi- bazı beyinsizler bundan tatmin olmayıp haddi aşarak Bakara suresi 2/55. âyetinde de ifade edildiği gibi “Ey Musa, biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayız” derler ve bunun üzerine şiddetli bir yıldırım sesiyle sarsılırlar. Yetmiş sayısında da kırk da olduğu gibi bazı hikmetler olabilir. Bir bakıma çokluğun sembolü olan bu ifade Tevbe Suresinin 9/80. ayetinde de “onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları affetmeyecektir” yani “ne kadar dilersen dile faydası olmaz” şeklinde de kullanılmıştır."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Muhakkak ki buzağıyı ilah edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. İşte biz yalan uyduranları böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ","related_links":["2/55","9/80"],"audio_path":"6/6-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/tefsir_1102_1772836584.mp3","commentary_text":"Hz. Musa seçtiği yetmiş kişiyle tevbe etmek için Sina dağına çıkar. Hepsi orada secdeye kapanarak Allah’tan af dileğinde bulunur. Allah da Hz. Musa’ya dilediği gibi vahyeder, onlar da bunu duyarlar. Buna rağmen içlerinden -ayette de ifade edildiği gibi- bazı beyinsizler bundan tatmin olmayıp haddi aşarak Bakara suresi 2/55. âyetinde de ifade edildiği gibi “Ey Musa, biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayız” derler ve bunun üzerine şiddetli bir yıldırım sesiyle sarsılırlar. Yetmiş sayısında da kırk da olduğu gibi bazı hikmetler olabilir. Bir bakıma çokluğun sembolü olan bu ifade Tevbe Suresinin 9/80. ayetinde de “onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları affetmeyecektir” yani “ne kadar dilersen dile faydası olmaz” şeklinde de kullanılmıştır."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Muhakkak ki buzağıyı ilah edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. İşte biz yalan uyduranları böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-152c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa seçtiği yetmiş kişiyle tevbe etmek için Sina dağına çıkar. Hepsi orada secdeye kapanarak Allah’tan af dileğinde bulunur. Allah da Hz. Musa’ya dilediği gibi vahyeder, onlar da bunu duyarlar. Buna rağmen içlerinden -ayette de ifade edildiği gibi- bazı beyinsizler bundan tatmin olmayıp haddi aşarak Bakara suresi 2/55. âyetinde de ifade edildiği gibi “Ey Musa, biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayız” derler ve bunun üzerine şiddetli bir yıldırım sesiyle sarsılırlar. Yetmiş sayısında da kırk da olduğu gibi bazı hikmetler olabilir. Bir bakıma çokluğun sembolü olan bu ifade Tevbe Suresinin 9/80. ayetinde de “onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları affetmeyecektir” yani “ne kadar dilersen dile faydası olmaz” şeklinde de kullanılmıştır."},{"verse_number":"152","turkish_text":"Muhakkak ki buzağıyı ilah edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir horluk erişecektir. İşte biz yalan uyduranları böyle cezalandırırız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-149.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-152c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa seçtiği yetmiş kişiyle tevbe etmek için Sina dağına çıkar. Hepsi orada secdeye kapanarak Allah’tan af dileğinde bulunur. Allah da Hz. Musa’ya dilediği gibi vahyeder, onlar da bunu duyarlar. Buna rağmen içlerinden -ayette de ifade edildiği gibi- bazı beyinsizler bundan tatmin olmayıp haddi aşarak Bakara suresi 2/55. âyetinde de ifade edildiği gibi “Ey Musa, biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayız” derler ve bunun üzerine şiddetli bir yıldırım sesiyle sarsılırlar. Yetmiş sayısında da kırk da olduğu gibi bazı hikmetler olabilir. Bir bakıma çokluğun sembolü olan bu ifade Tevbe Suresinin 9/80. ayetinde de “onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de Allah onları affetmeyecektir” yani “ne kadar dilersen dile faydası olmaz” şeklinde de kullanılmıştır."},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ancak kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (Hakk’a) inananlara gelince doğrusu böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِهَا وَاٰمَنُواۘ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ancak kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (Hakk’a) inananlara gelince doğrusu böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِهَا وَاٰمَنُواۘ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ancak kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (Hakk’a) inananlara gelince doğrusu böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِهَا وَاٰمَنُواۘ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Ancak kötü işler yapan ve sonra pişmanlık duyup (Hakk’a) inananlara gelince doğrusu böyle bir tevbeden sonra şüphesiz senin Rabbin çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِهَا وَاٰمَنُواۘ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Musa’nın öfkesi yatışınca levhaları koyduğu yerden aldı. Onların bir nüshasında Rablerinden sakınanlar için doğru yolu gösterir belgeler ve rahmet (yazılı) idi.","arabic_text":"وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ اَخَذَ الْاَلْوَاحَۚ وَف۪ي نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Musa’nın öfkesi yatışınca levhaları koyduğu yerden aldı. Onların bir nüshasında Rablerinden sakınanlar için doğru yolu gösterir belgeler ve rahmet (yazılı) idi.","arabic_text":"وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ اَخَذَ الْاَلْوَاحَۚ وَف۪ي نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Musa’nın öfkesi yatışınca levhaları koyduğu yerden aldı. Onların bir nüshasında Rablerinden sakınanlar için doğru yolu gösterir belgeler ve rahmet (yazılı) idi.","arabic_text":"وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ اَخَذَ الْاَلْوَاحَۚ وَف۪ي نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Musa’nın öfkesi yatışınca levhaları koyduğu yerden aldı. Onların bir nüshasında Rablerinden sakınanlar için doğru yolu gösterir belgeler ve rahmet (yazılı) idi.","arabic_text":"وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ اَخَذَ الْاَلْوَاحَۚ وَف۪ي نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Musa belirlediğimiz (ikinci bir) buluşma için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı (ve onlarla Tur Dağına çıktılar. Bazıları Allah’ı doğrudan görmek istedi). Bunları da dayanılmaz bir sarsıntı tutuverince (Musa) dedi ki: “Rabbim eğer dileseydin onları da beni de daha önceden helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi de mi helak edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla sen dilediğini (kötü niyetlerinden dolayı) sapıklıkta bırakırsın dilediğini de (samimiyetinden dolayı) hidayete eriştirirsin. Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلًا لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ","related_links":["2/55","4/153"],"audio_path":"6/6-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-155c.mp3","commentary_text":"“Ümmi” kelimesinin Kur’an’da peygamberimizin bir özelliği olarak vurgulanması konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. Bazıları “ümmi” sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu söylerken bazıları da ehli-kitap olmayan, o günün değişmiş, yozlaşmış, hurafelerle, sapkınlıklarla dolu dinlerin hiç birisine tabi olmayan bir insan olduğunu savunmaktadır. Bu konuda izlenecek olan en isabetli yol; “Ümmi” kelimesiyle ilgili Kur’an ayetlerini aklın ve mantığın süzgecinden geçirerek neticeye varmaktır. Bakara 2/78, Ali İmran 3/20, 75, Ankebût 29/48, Şura 42/52 ayetlerinden anlıyoruz ki; Hz. Peygamber, okuma yazma bilmeyen birisi değildi. Peygamberlik yaşına kadar ticaretle uğraşmış, kervanlara öncülük etmiş, bu sahada başarılı olmuş bir insanın okur-yazar olmaması mümkün olabilir mi? Ayrıca o kadar çalışmış didinmiş ve işinde başarılı olmuş, hayatın süzgecinden geçerek toplumun güvenini kazanmış bir insanın 40 yaşına kadar okuma yazmayı öğrenememesi düşünülebilir mi? Bizim bildiğimiz ve inandığımız bir gerçek vardır ki o da Hz. Muhammed, peygamber olduğu güne kadar şirke bulaşmamış, diğer dini kitapları okumamış ve herhangi bir ideolojik kodlamanın etkisi altına girmemiştir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Musa belirlediğimiz (ikinci bir) buluşma için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı (ve onlarla Tur Dağına çıktılar. Bazıları Allah’ı doğrudan görmek istedi). Bunları da dayanılmaz bir sarsıntı tutuverince (Musa) dedi ki: “Rabbim eğer dileseydin onları da beni de daha önceden helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi de mi helak edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla sen dilediğini (kötü niyetlerinden dolayı) sapıklıkta bırakırsın dilediğini de (samimiyetinden dolayı) hidayete eriştirirsin. Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلًا لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ","related_links":["2/55","4/153"],"audio_path":"6/6-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-154c.mp3","commentary_text":"“Ümmi” kelimesinin Kur’an’da peygamberimizin bir özelliği olarak vurgulanması konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. Bazıları “ümmi” sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu söylerken bazıları da ehli-kitap olmayan, o günün değişmiş, yozlaşmış, hurafelerle, sapkınlıklarla dolu dinlerin hiç birisine tabi olmayan bir insan olduğunu savunmaktadır. Bu konuda izlenecek olan en isabetli yol; “Ümmi” kelimesiyle ilgili Kur’an ayetlerini aklın ve mantığın süzgecinden geçirerek neticeye varmaktır. Bakara 2/78, Ali İmran 3/20, 75, Ankebût 29/48, Şura 42/52 ayetlerinden anlıyoruz ki; Hz. Peygamber, okuma yazma bilmeyen birisi değildi. Peygamberlik yaşına kadar ticaretle uğraşmış, kervanlara öncülük etmiş, bu sahada başarılı olmuş bir insanın okur-yazar olmaması mümkün olabilir mi? Ayrıca o kadar çalışmış didinmiş ve işinde başarılı olmuş, hayatın süzgecinden geçerek toplumun güvenini kazanmış bir insanın 40 yaşına kadar okuma yazmayı öğrenememesi düşünülebilir mi? Bizim bildiğimiz ve inandığımız bir gerçek vardır ki o da Hz. Muhammed, peygamber olduğu güne kadar şirke bulaşmamış, diğer dini kitapları okumamış ve herhangi bir ideolojik kodlamanın etkisi altına girmemiştir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Musa belirlediğimiz (ikinci bir) buluşma için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı (ve onlarla Tur Dağına çıktılar. Bazıları Allah’ı doğrudan görmek istedi). Bunları da dayanılmaz bir sarsıntı tutuverince (Musa) dedi ki: “Rabbim eğer dileseydin onları da beni de daha önceden helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi de mi helak edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla sen dilediğini (kötü niyetlerinden dolayı) sapıklıkta bırakırsın dilediğini de (samimiyetinden dolayı) hidayete eriştirirsin. Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلًا لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ","related_links":["2/55","4/153"],"audio_path":"6/6-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-155c.mp3","commentary_text":"“Ümmi” kelimesinin Kur’an’da peygamberimizin bir özelliği olarak vurgulanması konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. Bazıları “ümmi” sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu söylerken bazıları da ehli-kitap olmayan, o günün değişmiş, yozlaşmış, hurafelerle, sapkınlıklarla dolu dinlerin hiç birisine tabi olmayan bir insan olduğunu savunmaktadır. Bu konuda izlenecek olan en isabetli yol; “Ümmi” kelimesiyle ilgili Kur’an ayetlerini aklın ve mantığın süzgecinden geçirerek neticeye varmaktır. Bakara 2/78, Ali İmran 3/20, 75, Ankebût 29/48, Şura 42/52 ayetlerinden anlıyoruz ki; Hz. Peygamber, okuma yazma bilmeyen birisi değildi. Peygamberlik yaşına kadar ticaretle uğraşmış, kervanlara öncülük etmiş, bu sahada başarılı olmuş bir insanın okur-yazar olmaması mümkün olabilir mi? Ayrıca o kadar çalışmış didinmiş ve işinde başarılı olmuş, hayatın süzgecinden geçerek toplumun güvenini kazanmış bir insanın 40 yaşına kadar okuma yazmayı öğrenememesi düşünülebilir mi? Bizim bildiğimiz ve inandığımız bir gerçek vardır ki o da Hz. Muhammed, peygamber olduğu güne kadar şirke bulaşmamış, diğer dini kitapları okumamış ve herhangi bir ideolojik kodlamanın etkisi altına girmemiştir."},{"verse_number":"155","turkish_text":"Musa belirlediğimiz (ikinci bir) buluşma için kavminden yetmiş adam seçip ayırdı (ve onlarla Tur Dağına çıktılar. Bazıları Allah’ı doğrudan görmek istedi). Bunları da dayanılmaz bir sarsıntı tutuverince (Musa) dedi ki: “Rabbim eğer dileseydin onları da beni de daha önceden helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi de mi helak edeceksin? Bu sırf senin bir imtihanındır. Onunla sen dilediğini (kötü niyetlerinden dolayı) sapıklıkta bırakırsın dilediğini de (samimiyetinden dolayı) hidayete eriştirirsin. Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla bize merhamet et! Sen bağışlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلًا لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ","related_links":["2/55","4/153"],"audio_path":"6/6-152.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-155c.mp3","commentary_text":"“Ümmi” kelimesinin Kur’an’da peygamberimizin bir özelliği olarak vurgulanması konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. Bazıları “ümmi” sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu söylerken bazıları da ehli-kitap olmayan, o günün değişmiş, yozlaşmış, hurafelerle, sapkınlıklarla dolu dinlerin hiç birisine tabi olmayan bir insan olduğunu savunmaktadır. Bu konuda izlenecek olan en isabetli yol; “Ümmi” kelimesiyle ilgili Kur’an ayetlerini aklın ve mantığın süzgecinden geçirerek neticeye varmaktır. Bakara 2/78, Ali İmran 3/20, 75, Ankebût 29/48, Şura 42/52 ayetlerinden anlıyoruz ki; Hz. Peygamber, okuma yazma bilmeyen birisi değildi. Peygamberlik yaşına kadar ticaretle uğraşmış, kervanlara öncülük etmiş, bu sahada başarılı olmuş bir insanın okur-yazar olmaması mümkün olabilir mi? Ayrıca o kadar çalışmış didinmiş ve işinde başarılı olmuş, hayatın süzgecinden geçerek toplumun güvenini kazanmış bir insanın 40 yaşına kadar okuma yazmayı öğrenememesi düşünülebilir mi? Bizim bildiğimiz ve inandığımız bir gerçek vardır ki o da Hz. Muhammed, peygamber olduğu güne kadar şirke bulaşmamış, diğer dini kitapları okumamış ve herhangi bir ideolojik kodlamanın etkisi altına girmemiştir."},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et! Şüphesiz ki biz (tevbe edip) sana yöneldik.” Allah buyurdu ki: “Ben eylemlerine göre dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara nasip edeceğim.”","arabic_text":"وَاكْتُبْ لَنَا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَيْكَۜ قَالَ عَذَاب۪ٓي اُص۪يبُ بِه۪ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-156c.mp3","commentary_text":"“Nebi olan ümmi resul” ifadesi, Hz. Peygamberin hem resul hem nebi ve hem de ümmi olduğunu anlatmaktadır. Yani resul ve nebi olan Muhammed daha önce ne şirke bulaşmıştır ne de kutsal kitapları okumuştur. O, fıtratıyla çelişen şer dürtülerin etkisinde kalmadan, ahlaki ve manevi kirlenmelerden korunarak tevhid dininin nebisi seçilmiştir. Önceki Peygamberler, sadece kendi bölgelerine ve toplumlarına gönderilmiştir.  Bu bakımdan “Eski Ahid” yalnızca İsrailoğullarına hitap etmektedir. Buna karşılık Kur’an’ın mesajı evrenseldir. Yani, bütün bir insanlığa hitap etmekte ve ne zamana bağlıdır ne de herhangi bir kültürel çevreye kayıtlıdır. Bunun içindir ki, Kur’an mesajının tebliği için görevlendirilen Hz. Peygamber, Enbiya 21/107 ayetinde “âlemlere/bütün toplumlara Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlanmıştır."},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et! Şüphesiz ki biz (tevbe edip) sana yöneldik.” Allah buyurdu ki: “Ben eylemlerine göre dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara nasip edeceğim.”","arabic_text":"وَاكْتُبْ لَنَا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَيْكَۜ قَالَ عَذَاب۪ٓي اُص۪يبُ بِه۪ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-155c.mp3","commentary_text":"“Nebi olan ümmi resul” ifadesi, Hz. Peygamberin hem resul hem nebi ve hem de ümmi olduğunu anlatmaktadır. Yani resul ve nebi olan Muhammed daha önce ne şirke bulaşmıştır ne de kutsal kitapları okumuştur. O, fıtratıyla çelişen şer dürtülerin etkisinde kalmadan, ahlaki ve manevi kirlenmelerden korunarak tevhid dininin nebisi seçilmiştir. Önceki Peygamberler, sadece kendi bölgelerine ve toplumlarına gönderilmiştir.  Bu bakımdan “Eski Ahid” yalnızca İsrailoğullarına hitap etmektedir. Buna karşılık Kur’an’ın mesajı evrenseldir. Yani, bütün bir insanlığa hitap etmekte ve ne zamana bağlıdır ne de herhangi bir kültürel çevreye kayıtlıdır. Bunun içindir ki, Kur’an mesajının tebliği için görevlendirilen Hz. Peygamber, Enbiya 21/107 ayetinde “âlemlere/bütün toplumlara Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlanmıştır."},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et! Şüphesiz ki biz (tevbe edip) sana yöneldik.” Allah buyurdu ki: “Ben eylemlerine göre dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara nasip edeceğim.”","arabic_text":"وَاكْتُبْ لَنَا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَيْكَۜ قَالَ عَذَاب۪ٓي اُص۪يبُ بِه۪ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-156c.mp3","commentary_text":"“Nebi olan ümmi resul” ifadesi, Hz. Peygamberin hem resul hem nebi ve hem de ümmi olduğunu anlatmaktadır. Yani resul ve nebi olan Muhammed daha önce ne şirke bulaşmıştır ne de kutsal kitapları okumuştur. O, fıtratıyla çelişen şer dürtülerin etkisinde kalmadan, ahlaki ve manevi kirlenmelerden korunarak tevhid dininin nebisi seçilmiştir. Önceki Peygamberler, sadece kendi bölgelerine ve toplumlarına gönderilmiştir.  Bu bakımdan “Eski Ahid” yalnızca İsrailoğullarına hitap etmektedir. Buna karşılık Kur’an’ın mesajı evrenseldir. Yani, bütün bir insanlığa hitap etmekte ve ne zamana bağlıdır ne de herhangi bir kültürel çevreye kayıtlıdır. Bunun içindir ki, Kur’an mesajının tebliği için görevlendirilen Hz. Peygamber, Enbiya 21/107 ayetinde “âlemlere/bütün toplumlara Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlanmıştır."},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Bize bu dünyada da ahirette de iyilik nasip et! Şüphesiz ki biz (tevbe edip) sana yöneldik.” Allah buyurdu ki: “Ben eylemlerine göre dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara nasip edeceğim.”","arabic_text":"وَاكْتُبْ لَنَا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَيْكَۜ قَالَ عَذَاب۪ٓي اُص۪يبُ بِه۪ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-153.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-156c.mp3","commentary_text":"“Nebi olan ümmi resul” ifadesi, Hz. Peygamberin hem resul hem nebi ve hem de ümmi olduğunu anlatmaktadır. Yani resul ve nebi olan Muhammed daha önce ne şirke bulaşmıştır ne de kutsal kitapları okumuştur. O, fıtratıyla çelişen şer dürtülerin etkisinde kalmadan, ahlaki ve manevi kirlenmelerden korunarak tevhid dininin nebisi seçilmiştir. Önceki Peygamberler, sadece kendi bölgelerine ve toplumlarına gönderilmiştir.  Bu bakımdan “Eski Ahid” yalnızca İsrailoğullarına hitap etmektedir. Buna karşılık Kur’an’ın mesajı evrenseldir. Yani, bütün bir insanlığa hitap etmekte ve ne zamana bağlıdır ne de herhangi bir kültürel çevreye kayıtlıdır. Bunun içindir ki, Kur’an mesajının tebliği için görevlendirilen Hz. Peygamber, Enbiya 21/107 ayetinde “âlemlere/bütün toplumlara Allah’ın rahmetinin bir tecellisi olarak tanımlanmıştır."},{"verse_number":"157","turkish_text":"O (Ehl-i Kitap ola)nlar ki ellerindeki Tevrat’ta ve (daha sonra da) İncil’de tanımlanmış olan ümmi resule uyarlar. (Ve o resul) onlara yapılması doğru olanı tavsiye edip yapılması yanlış olanı yasaklar. Yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal kılar kötü ve çirkin şeyleri yasaklar. (Dinin aslında olmadığı halde insanların sırtına yüklenmiş olan) ağır sorumluluk yüklerini ve (cehalet ve bağnazlık) zincirlerini kaldırır. Ve sonuç olarak ona inanan onu destekleyen ona yardım eden ve ona bahşedilen ışığın (Kur’an’ın) ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri nihai kurtuluşa esenliğe erişen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"O (Ehl-i Kitap ola)nlar ki ellerindeki Tevrat’ta ve (daha sonra da) İncil’de tanımlanmış olan ümmi resule uyarlar. (Ve o resul) onlara yapılması doğru olanı tavsiye edip yapılması yanlış olanı yasaklar. Yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal kılar kötü ve çirkin şeyleri yasaklar. (Dinin aslında olmadığı halde insanların sırtına yüklenmiş olan) ağır sorumluluk yüklerini ve (cehalet ve bağnazlık) zincirlerini kaldırır. Ve sonuç olarak ona inanan onu destekleyen ona yardım eden ve ona bahşedilen ışığın (Kur’an’ın) ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri nihai kurtuluşa esenliğe erişen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"O (Ehl-i Kitap ola)nlar ki ellerindeki Tevrat’ta ve (daha sonra da) İncil’de tanımlanmış olan ümmi resule uyarlar. (Ve o resul) onlara yapılması doğru olanı tavsiye edip yapılması yanlış olanı yasaklar. Yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal kılar kötü ve çirkin şeyleri yasaklar. (Dinin aslında olmadığı halde insanların sırtına yüklenmiş olan) ağır sorumluluk yüklerini ve (cehalet ve bağnazlık) zincirlerini kaldırır. Ve sonuç olarak ona inanan onu destekleyen ona yardım eden ve ona bahşedilen ışığın (Kur’an’ın) ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri nihai kurtuluşa esenliğe erişen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"O (Ehl-i Kitap ola)nlar ki ellerindeki Tevrat’ta ve (daha sonra da) İncil’de tanımlanmış olan ümmi resule uyarlar. (Ve o resul) onlara yapılması doğru olanı tavsiye edip yapılması yanlış olanı yasaklar. Yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal kılar kötü ve çirkin şeyleri yasaklar. (Dinin aslında olmadığı halde insanların sırtına yüklenmiş olan) ağır sorumluluk yüklerini ve (cehalet ve bağnazlık) zincirlerini kaldırır. Ve sonuç olarak ona inanan onu destekleyen ona yardım eden ve ona bahşedilen ışığın (Kur’an’ın) ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri nihai kurtuluşa esenliğe erişen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve nebi olan ümmî resulüne iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki doğru yolu bulmuş olasınız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-158c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Yakup Peygamberin on iki oğlundan türeyerek on iki kabile halinde çoğalmışlardır. İsrailoğullarının tamamı Hz. Yakup peygamberin torunudur. Bakara suresinin 60. ayetinde görüldüğü gibi Musa Peygamber, İsrailoğulları arasında otorite kurmak ve kavgalara ve sürtüşmelere son vermek için bu on iki kabileyi -küçük de olsa- bugünkü deyimle eyaletlere ayırmıştı. Allah, İsrailoğullarını dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. Yahudiler de Allah’ın verdiği bu nimetlere karşın eski hatalarından vaz geçerek kulluklarını ortaya koymaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak yerine O’nun verdiği nimetlere büyük vefasızlık göstererek anarşi çıkarmaya, düzeni bozmaya, toplumu fesada uğratmaya devam ediyorlardı. Bu ayette Allah, hatalarıyla ma’ruf olan o günün İsrailoğullarına her zaman olduğu gibi farklı dönemlerde verdiği çeşitli nimetleri -ki bu nimetler o günün şartlarında sıradan nimetler değildi- hatırlatarak haddi aşmamaları ve şımarıklığa kapılarak aynı kötülükleri devam ettirmemeleri ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"158","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve nebi olan ümmî resulüne iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki doğru yolu bulmuş olasınız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-157c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Yakup Peygamberin on iki oğlundan türeyerek on iki kabile halinde çoğalmışlardır. İsrailoğullarının tamamı Hz. Yakup peygamberin torunudur. Bakara suresinin 60. ayetinde görüldüğü gibi Musa Peygamber, İsrailoğulları arasında otorite kurmak ve kavgalara ve sürtüşmelere son vermek için bu on iki kabileyi -küçük de olsa- bugünkü deyimle eyaletlere ayırmıştı. Allah, İsrailoğullarını dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. Yahudiler de Allah’ın verdiği bu nimetlere karşın eski hatalarından vaz geçerek kulluklarını ortaya koymaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak yerine O’nun verdiği nimetlere büyük vefasızlık göstererek anarşi çıkarmaya, düzeni bozmaya, toplumu fesada uğratmaya devam ediyorlardı. Bu ayette Allah, hatalarıyla ma’ruf olan o günün İsrailoğullarına her zaman olduğu gibi farklı dönemlerde verdiği çeşitli nimetleri -ki bu nimetler o günün şartlarında sıradan nimetler değildi- hatırlatarak haddi aşmamaları ve şımarıklığa kapılarak aynı kötülükleri devam ettirmemeleri ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"158","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve nebi olan ümmî resulüne iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki doğru yolu bulmuş olasınız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-158c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Yakup Peygamberin on iki oğlundan türeyerek on iki kabile halinde çoğalmışlardır. İsrailoğullarının tamamı Hz. Yakup peygamberin torunudur. Bakara suresinin 60. ayetinde görüldüğü gibi Musa Peygamber, İsrailoğulları arasında otorite kurmak ve kavgalara ve sürtüşmelere son vermek için bu on iki kabileyi -küçük de olsa- bugünkü deyimle eyaletlere ayırmıştı. Allah, İsrailoğullarını dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. Yahudiler de Allah’ın verdiği bu nimetlere karşın eski hatalarından vaz geçerek kulluklarını ortaya koymaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak yerine O’nun verdiği nimetlere büyük vefasızlık göstererek anarşi çıkarmaya, düzeni bozmaya, toplumu fesada uğratmaya devam ediyorlardı. Bu ayette Allah, hatalarıyla ma’ruf olan o günün İsrailoğullarına her zaman olduğu gibi farklı dönemlerde verdiği çeşitli nimetleri -ki bu nimetler o günün şartlarında sıradan nimetler değildi- hatırlatarak haddi aşmamaları ve şımarıklığa kapılarak aynı kötülükleri devam ettirmemeleri ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"158","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah’ın sizin hepinize gönderdiği bir resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve nebi olan ümmî resulüne iman edin. O da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki doğru yolu bulmuş olasınız.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-155.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-158c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları, Yakup Peygamberin on iki oğlundan türeyerek on iki kabile halinde çoğalmışlardır. İsrailoğullarının tamamı Hz. Yakup peygamberin torunudur. Bakara suresinin 60. ayetinde görüldüğü gibi Musa Peygamber, İsrailoğulları arasında otorite kurmak ve kavgalara ve sürtüşmelere son vermek için bu on iki kabileyi -küçük de olsa- bugünkü deyimle eyaletlere ayırmıştı. Allah, İsrailoğullarını dışlanmışlık ve horlanmışlıktan kurtararak kutsal toprakların mirasçısı yapmak için Hz. Musa’nın kontrolünde Mısır’dan çıkarmıştı. Yahudiler de Allah’ın verdiği bu nimetlere karşın eski hatalarından vaz geçerek kulluklarını ortaya koymaları gerekiyordu. Fakat onlar, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamak yerine O’nun verdiği nimetlere büyük vefasızlık göstererek anarşi çıkarmaya, düzeni bozmaya, toplumu fesada uğratmaya devam ediyorlardı. Bu ayette Allah, hatalarıyla ma’ruf olan o günün İsrailoğullarına her zaman olduğu gibi farklı dönemlerde verdiği çeşitli nimetleri -ki bu nimetler o günün şartlarında sıradan nimetler değildi- hatırlatarak haddi aşmamaları ve şımarıklığa kapılarak aynı kötülükleri devam ettirmemeleri ve yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmamaları gerektiğine vurgu yapıyor."},{"verse_number":"159","turkish_text":"Musa’nın (görevlendirildiği) toplum içinde öyleleri vardır ki; onlar (insanlara) hakkıyla rehberlik ederler ve o hakikat sayesinde adaletli davranırlar.","arabic_text":"وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Musa’nın (görevlendirildiği) toplum içinde öyleleri vardır ki; onlar (insanlara) hakkıyla rehberlik ederler ve o hakikat sayesinde adaletli davranırlar.","arabic_text":"وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Musa’nın (görevlendirildiği) toplum içinde öyleleri vardır ki; onlar (insanlara) hakkıyla rehberlik ederler ve o hakikat sayesinde adaletli davranırlar.","arabic_text":"وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Musa’nın (görevlendirildiği) toplum içinde öyleleri vardır ki; onlar (insanlara) hakkıyla rehberlik ederler ve o hakikat sayesinde adaletli davranırlar.","arabic_text":"وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı topluluk halinde on iki kabileye ayırdık. (Tih Çölünde) kavmi kendisinden su isteyince Musa’ya: “Asanı taşa vur!” diye vahyettik. (Musa asasıyla taşa vurur vurmaz) derhal on iki pınar fışkırdı. (Bu sayede on iki kabileden) her biri su alacağı yeri öğrendi. (Ayrıca çölün kavurucu sıcağından korumak için) üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da onlara şöyle dedik:) “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.” Ama onlar (buna rağmen emirlerimizi dinlemediler. Böyle yapmakla) bize bir zarar vermiyorlar sadece kendilerine yazık ediyorlardı.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطًا اُمَمًاۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-160c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen; “bağışla” anlamına gelen “hıtta” kelimesiyle “buğday” anlamına gelen “hınta” kelimesinin değiştirilmesidir. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken; “Ya Rabbi bizi affet” şeklindeki dua yerine “Ya Rabbi bize buğday ver” anlamına gelen bir cümle kullanırlardı ve böylece Hz. Musa’nın dua talebini ehemmiyetsiz hale getirerek onunla alay ederlerdi. Bu pervasızlıkları sebebiyle ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi bir saat gibi kısa bir zamanda binlerce İsrailoğlu veba salgını ile helâk olmuştur."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı topluluk halinde on iki kabileye ayırdık. (Tih Çölünde) kavmi kendisinden su isteyince Musa’ya: “Asanı taşa vur!” diye vahyettik. (Musa asasıyla taşa vurur vurmaz) derhal on iki pınar fışkırdı. (Bu sayede on iki kabileden) her biri su alacağı yeri öğrendi. (Ayrıca çölün kavurucu sıcağından korumak için) üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da onlara şöyle dedik:) “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.” Ama onlar (buna rağmen emirlerimizi dinlemediler. Böyle yapmakla) bize bir zarar vermiyorlar sadece kendilerine yazık ediyorlardı.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطًا اُمَمًاۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-159c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen; “bağışla” anlamına gelen “hıtta” kelimesiyle “buğday” anlamına gelen “hınta” kelimesinin değiştirilmesidir. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken; “Ya Rabbi bizi affet” şeklindeki dua yerine “Ya Rabbi bize buğday ver” anlamına gelen bir cümle kullanırlardı ve böylece Hz. Musa’nın dua talebini ehemmiyetsiz hale getirerek onunla alay ederlerdi. Bu pervasızlıkları sebebiyle ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi bir saat gibi kısa bir zamanda binlerce İsrailoğlu veba salgını ile helâk olmuştur."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı topluluk halinde on iki kabileye ayırdık. (Tih Çölünde) kavmi kendisinden su isteyince Musa’ya: “Asanı taşa vur!” diye vahyettik. (Musa asasıyla taşa vurur vurmaz) derhal on iki pınar fışkırdı. (Bu sayede on iki kabileden) her biri su alacağı yeri öğrendi. (Ayrıca çölün kavurucu sıcağından korumak için) üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da onlara şöyle dedik:) “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.” Ama onlar (buna rağmen emirlerimizi dinlemediler. Böyle yapmakla) bize bir zarar vermiyorlar sadece kendilerine yazık ediyorlardı.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطًا اُمَمًاۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-160c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen; “bağışla” anlamına gelen “hıtta” kelimesiyle “buğday” anlamına gelen “hınta” kelimesinin değiştirilmesidir. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken; “Ya Rabbi bizi affet” şeklindeki dua yerine “Ya Rabbi bize buğday ver” anlamına gelen bir cümle kullanırlardı ve böylece Hz. Musa’nın dua talebini ehemmiyetsiz hale getirerek onunla alay ederlerdi. Bu pervasızlıkları sebebiyle ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi bir saat gibi kısa bir zamanda binlerce İsrailoğlu veba salgını ile helâk olmuştur."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Biz onları (İsrailoğullarını) ayrı topluluk halinde on iki kabileye ayırdık. (Tih Çölünde) kavmi kendisinden su isteyince Musa’ya: “Asanı taşa vur!” diye vahyettik. (Musa asasıyla taşa vurur vurmaz) derhal on iki pınar fışkırdı. (Bu sayede on iki kabileden) her biri su alacağı yeri öğrendi. (Ayrıca çölün kavurucu sıcağından korumak için) üzerlerine bulutla gölge çektik ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirdik. (Sonra da onlara şöyle dedik:) “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.” Ama onlar (buna rağmen emirlerimizi dinlemediler. Böyle yapmakla) bize bir zarar vermiyorlar sadece kendilerine yazık ediyorlardı.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطًا اُمَمًاۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-157.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-160c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen; “bağışla” anlamına gelen “hıtta” kelimesiyle “buğday” anlamına gelen “hınta” kelimesinin değiştirilmesidir. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken; “Ya Rabbi bizi affet” şeklindeki dua yerine “Ya Rabbi bize buğday ver” anlamına gelen bir cümle kullanırlardı ve böylece Hz. Musa’nın dua talebini ehemmiyetsiz hale getirerek onunla alay ederlerdi. Bu pervasızlıkları sebebiyle ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi bir saat gibi kısa bir zamanda binlerce İsrailoğlu veba salgını ile helâk olmuştur."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani (halkı zalim olan bir şehre yerleşecekleri zaman) onlara denmişti ki: “Bu şehre (Kudüs ya da Eriha’ya) yerleşin ve nimetlerinden de dilediğiniz gibi yiyiniz! (Fakat şehrin) kapısından girerken başlarınızı eğerek (hürmet ve tevazu ile) girin ve ‘Rabbimiz! Bağışla bizi’ deyiniz ki günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlerin mükâfatını artıralım.”","arabic_text":"وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":["2/58","4/154"],"audio_path":"6/6-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-161c.mp3","commentary_text":"Ayette bahsi geçen yerin, Ürdün’ün Akabe körfezinin ucunda Eyle (Elath) şehri olduğu söylenir. Kızıldeniz kıyısındaki bu liman şehri, İsrail oğullarının parlak dönemlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Hz. Musa, İsrailoğullarına cuma gününü ibadete tahsis etmelerini emretmiş ama onların çoğu buna uymamıştı. Bunun üzerine Allah cumartesi günü onlara balık avlamayı yasaklamıştı. Onlar bu yasağı da farklı hilelerle delerek itaatsizliklerine devam etmişti. Allah da onları yaptıkları yüzünden maymun huylu insanlara dönüştürmüştü. Konuyla ilgili olarak Nisa suresi 4/154’un açıklamasına bkz."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani (halkı zalim olan bir şehre yerleşecekleri zaman) onlara denmişti ki: “Bu şehre (Kudüs ya da Eriha’ya) yerleşin ve nimetlerinden de dilediğiniz gibi yiyiniz! (Fakat şehrin) kapısından girerken başlarınızı eğerek (hürmet ve tevazu ile) girin ve ‘Rabbimiz! Bağışla bizi’ deyiniz ki günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlerin mükâfatını artıralım.”","arabic_text":"وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":["2/58","4/154"],"audio_path":"6/6-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-160c.mp3","commentary_text":"Ayette bahsi geçen yerin, Ürdün’ün Akabe körfezinin ucunda Eyle (Elath) şehri olduğu söylenir. Kızıldeniz kıyısındaki bu liman şehri, İsrail oğullarının parlak dönemlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Hz. Musa, İsrailoğullarına cuma gününü ibadete tahsis etmelerini emretmiş ama onların çoğu buna uymamıştı. Bunun üzerine Allah cumartesi günü onlara balık avlamayı yasaklamıştı. Onlar bu yasağı da farklı hilelerle delerek itaatsizliklerine devam etmişti. Allah da onları yaptıkları yüzünden maymun huylu insanlara dönüştürmüştü. Konuyla ilgili olarak Nisa suresi 4/154’un açıklamasına bkz."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani (halkı zalim olan bir şehre yerleşecekleri zaman) onlara denmişti ki: “Bu şehre (Kudüs ya da Eriha’ya) yerleşin ve nimetlerinden de dilediğiniz gibi yiyiniz! (Fakat şehrin) kapısından girerken başlarınızı eğerek (hürmet ve tevazu ile) girin ve ‘Rabbimiz! Bağışla bizi’ deyiniz ki günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlerin mükâfatını artıralım.”","arabic_text":"وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":["2/58","4/154"],"audio_path":"6/6-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-161c.mp3","commentary_text":"Ayette bahsi geçen yerin, Ürdün’ün Akabe körfezinin ucunda Eyle (Elath) şehri olduğu söylenir. Kızıldeniz kıyısındaki bu liman şehri, İsrail oğullarının parlak dönemlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Hz. Musa, İsrailoğullarına cuma gününü ibadete tahsis etmelerini emretmiş ama onların çoğu buna uymamıştı. Bunun üzerine Allah cumartesi günü onlara balık avlamayı yasaklamıştı. Onlar bu yasağı da farklı hilelerle delerek itaatsizliklerine devam etmişti. Allah da onları yaptıkları yüzünden maymun huylu insanlara dönüştürmüştü. Konuyla ilgili olarak Nisa suresi 4/154’un açıklamasına bkz."},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani (halkı zalim olan bir şehre yerleşecekleri zaman) onlara denmişti ki: “Bu şehre (Kudüs ya da Eriha’ya) yerleşin ve nimetlerinden de dilediğiniz gibi yiyiniz! (Fakat şehrin) kapısından girerken başlarınızı eğerek (hürmet ve tevazu ile) girin ve ‘Rabbimiz! Bağışla bizi’ deyiniz ki günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlerin mükâfatını artıralım.”","arabic_text":"وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":["2/58","4/154"],"audio_path":"6/6-158.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-161c.mp3","commentary_text":"Ayette bahsi geçen yerin, Ürdün’ün Akabe körfezinin ucunda Eyle (Elath) şehri olduğu söylenir. Kızıldeniz kıyısındaki bu liman şehri, İsrail oğullarının parlak dönemlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Hz. Musa, İsrailoğullarına cuma gününü ibadete tahsis etmelerini emretmiş ama onların çoğu buna uymamıştı. Bunun üzerine Allah cumartesi günü onlara balık avlamayı yasaklamıştı. Onlar bu yasağı da farklı hilelerle delerek itaatsizliklerine devam etmişti. Allah da onları yaptıkları yüzünden maymun huylu insanlara dönüştürmüştü. Konuyla ilgili olarak Nisa suresi 4/154’un açıklamasına bkz."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Ama (ne yazık ki) onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela (veba) gönderdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-162c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; mü’min etrafında olup bitenlere seyirci kalmamalı ve asla “her koyun kendi bacağından asılır” dememeli. Durum ne olursa olsun, inanan bir birey olarak toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmalı ve bütün insanlığı ihtiva edecek büyük bir hidayet projesinin içinde yer almalıdır."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Ama (ne yazık ki) onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela (veba) gönderdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-161c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; mü’min etrafında olup bitenlere seyirci kalmamalı ve asla “her koyun kendi bacağından asılır” dememeli. Durum ne olursa olsun, inanan bir birey olarak toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmalı ve bütün insanlığı ihtiva edecek büyük bir hidayet projesinin içinde yer almalıdır."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Ama (ne yazık ki) onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela (veba) gönderdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-162c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; mü’min etrafında olup bitenlere seyirci kalmamalı ve asla “her koyun kendi bacağından asılır” dememeli. Durum ne olursa olsun, inanan bir birey olarak toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmalı ve bütün insanlığı ihtiva edecek büyük bir hidayet projesinin içinde yer almalıdır."},{"verse_number":"162","turkish_text":"Ama (ne yazık ki) onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela (veba) gönderdik.","arabic_text":"فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-159.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-162c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesinden anlıyoruz ki; mü’min etrafında olup bitenlere seyirci kalmamalı ve asla “her koyun kendi bacağından asılır” dememeli. Durum ne olursa olsun, inanan bir birey olarak toplumun sorunlarına karşı duyarlı olmalı ve bütün insanlığı ihtiva edecek büyük bir hidayet projesinin içinde yer almalıdır."},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onlara denizin kıyısındaki o kasaba (halkı)nın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani onlar (birtakım hileli yollarla) cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyor tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.","arabic_text":"وَسْـَٔلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِۢ اِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ اِذْ تَأْت۪يهِمْ ح۪يتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعًا وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَۙ لَا تَأْت۪يهِمْۚ كَذٰلِكَ نَبْلُوهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":["2/65","4/47","16/124"],"audio_path":"6/6-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onlara denizin kıyısındaki o kasaba (halkı)nın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani onlar (birtakım hileli yollarla) cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyor tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.","arabic_text":"وَسْـَٔلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِۢ اِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ اِذْ تَأْت۪يهِمْ ح۪يتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعًا وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَۙ لَا تَأْت۪يهِمْۚ كَذٰلِكَ نَبْلُوهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":["2/65","4/47","16/124"],"audio_path":"6/6-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onlara denizin kıyısındaki o kasaba (halkı)nın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani onlar (birtakım hileli yollarla) cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyor tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.","arabic_text":"وَسْـَٔلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِۢ اِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ اِذْ تَأْت۪يهِمْ ح۪يتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعًا وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَۙ لَا تَأْت۪يهِمْۚ كَذٰلِكَ نَبْلُوهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":["2/65","4/47","16/124"],"audio_path":"6/6-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Onlara denizin kıyısındaki o kasaba (halkı)nın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani onlar (birtakım hileli yollarla) cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyor tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.","arabic_text":"وَسْـَٔلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِۢ اِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ اِذْ تَأْت۪يهِمْ ح۪يتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعًا وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَۙ لَا تَأْت۪يهِمْۚ كَذٰلِكَ نَبْلُوهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":["2/65","4/47","16/124"],"audio_path":"6/6-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"Onlardan bir topluluk: “Allah’ın (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dedi. (Öğüt verenler de) dediler ki: “Rabbinizin katında sorumlu olmayalım ve (bu bozguncular) belki böylece (öğüdümüzden etkilenirler de) sorumluluk bilincine erişerek erdemli bir hayatı tercih ederler diye” (öğüt veriyoruz).","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًاۨۙ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-164c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara 2/65, Maide 5/60 ve A’raf Surelerinde) “maymunlaşın, maymuna dönün” ifadesi kullanılmıştır. Otoritelerin bir kısmı bunu zahiri anlamda değerlendirerek itaat etmeyenlerin maymuna döndüğü diğer bir kısmı da ruhen, karakter ve davranış bakımından maymuna benzetildikleri şeklinde yorumlamışlardır. Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde bir değerlendirme yaptığımız zaman ikinci görüşün daha doğru olacağını söyleyebiliriz.  Bu durum Cuma 62/5 ayetinde “‘kitap yüklü eşeğin durumu gibidir”, A’raf 7/176 “Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir” ve daha birçok örnekte olduğu gibi Allah’ın, o günkü Yahudilerin durumunu tasvir etmek için kullandığı mecazi bir ifadedir. Nitekim maymunlar karakterleri gereği ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen, sadece birbirlerini taklit eden ve gördüklerinin sırf dış görünüşlerine bakarak hareket eden, iştahlı ve doyumsuz varlıklardır. Adı geçen Yahudiler de Allah’ın hükümlerinin derinliğine bakmadan, iç hikmetini merak etmeden, insicamı üzerinde kafa yormadan sağlıklı karar veremedikleri, tutarsız ve istikrarsız bir hayat ortaya koydukları ve dünyalık nimetlere çok iştahlı oldukları için Allah onların karakterlerinin maymuna dönüştürüldüğünü anlatıyor."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Onlardan bir topluluk: “Allah’ın (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dedi. (Öğüt verenler de) dediler ki: “Rabbinizin katında sorumlu olmayalım ve (bu bozguncular) belki böylece (öğüdümüzden etkilenirler de) sorumluluk bilincine erişerek erdemli bir hayatı tercih ederler diye” (öğüt veriyoruz).","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًاۨۙ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-163c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara 2/65, Maide 5/60 ve A’raf Surelerinde) “maymunlaşın, maymuna dönün” ifadesi kullanılmıştır. Otoritelerin bir kısmı bunu zahiri anlamda değerlendirerek itaat etmeyenlerin maymuna döndüğü diğer bir kısmı da ruhen, karakter ve davranış bakımından maymuna benzetildikleri şeklinde yorumlamışlardır. Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde bir değerlendirme yaptığımız zaman ikinci görüşün daha doğru olacağını söyleyebiliriz.  Bu durum Cuma 62/5 ayetinde “‘kitap yüklü eşeğin durumu gibidir”, A’raf 7/176 “Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir” ve daha birçok örnekte olduğu gibi Allah’ın, o günkü Yahudilerin durumunu tasvir etmek için kullandığı mecazi bir ifadedir. Nitekim maymunlar karakterleri gereği ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen, sadece birbirlerini taklit eden ve gördüklerinin sırf dış görünüşlerine bakarak hareket eden, iştahlı ve doyumsuz varlıklardır. Adı geçen Yahudiler de Allah’ın hükümlerinin derinliğine bakmadan, iç hikmetini merak etmeden, insicamı üzerinde kafa yormadan sağlıklı karar veremedikleri, tutarsız ve istikrarsız bir hayat ortaya koydukları ve dünyalık nimetlere çok iştahlı oldukları için Allah onların karakterlerinin maymuna dönüştürüldüğünü anlatıyor."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Onlardan bir topluluk: “Allah’ın (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dedi. (Öğüt verenler de) dediler ki: “Rabbinizin katında sorumlu olmayalım ve (bu bozguncular) belki böylece (öğüdümüzden etkilenirler de) sorumluluk bilincine erişerek erdemli bir hayatı tercih ederler diye” (öğüt veriyoruz).","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًاۨۙ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-164c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara 2/65, Maide 5/60 ve A’raf Surelerinde) “maymunlaşın, maymuna dönün” ifadesi kullanılmıştır. Otoritelerin bir kısmı bunu zahiri anlamda değerlendirerek itaat etmeyenlerin maymuna döndüğü diğer bir kısmı da ruhen, karakter ve davranış bakımından maymuna benzetildikleri şeklinde yorumlamışlardır. Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde bir değerlendirme yaptığımız zaman ikinci görüşün daha doğru olacağını söyleyebiliriz.  Bu durum Cuma 62/5 ayetinde “‘kitap yüklü eşeğin durumu gibidir”, A’raf 7/176 “Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir” ve daha birçok örnekte olduğu gibi Allah’ın, o günkü Yahudilerin durumunu tasvir etmek için kullandığı mecazi bir ifadedir. Nitekim maymunlar karakterleri gereği ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen, sadece birbirlerini taklit eden ve gördüklerinin sırf dış görünüşlerine bakarak hareket eden, iştahlı ve doyumsuz varlıklardır. Adı geçen Yahudiler de Allah’ın hükümlerinin derinliğine bakmadan, iç hikmetini merak etmeden, insicamı üzerinde kafa yormadan sağlıklı karar veremedikleri, tutarsız ve istikrarsız bir hayat ortaya koydukları ve dünyalık nimetlere çok iştahlı oldukları için Allah onların karakterlerinin maymuna dönüştürüldüğünü anlatıyor."},{"verse_number":"164","turkish_text":"Onlardan bir topluluk: “Allah’ın (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dedi. (Öğüt verenler de) dediler ki: “Rabbinizin katında sorumlu olmayalım ve (bu bozguncular) belki böylece (öğüdümüzden etkilenirler de) sorumluluk bilincine erişerek erdemli bir hayatı tercih ederler diye” (öğüt veriyoruz).","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًاۨۙ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-161.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-164c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara 2/65, Maide 5/60 ve A’raf Surelerinde) “maymunlaşın, maymuna dönün” ifadesi kullanılmıştır. Otoritelerin bir kısmı bunu zahiri anlamda değerlendirerek itaat etmeyenlerin maymuna döndüğü diğer bir kısmı da ruhen, karakter ve davranış bakımından maymuna benzetildikleri şeklinde yorumlamışlardır. Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde bir değerlendirme yaptığımız zaman ikinci görüşün daha doğru olacağını söyleyebiliriz.  Bu durum Cuma 62/5 ayetinde “‘kitap yüklü eşeğin durumu gibidir”, A’raf 7/176 “Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir” ve daha birçok örnekte olduğu gibi Allah’ın, o günkü Yahudilerin durumunu tasvir etmek için kullandığı mecazi bir ifadedir. Nitekim maymunlar karakterleri gereği ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen, sadece birbirlerini taklit eden ve gördüklerinin sırf dış görünüşlerine bakarak hareket eden, iştahlı ve doyumsuz varlıklardır. Adı geçen Yahudiler de Allah’ın hükümlerinin derinliğine bakmadan, iç hikmetini merak etmeden, insicamı üzerinde kafa yormadan sağlıklı karar veremedikleri, tutarsız ve istikrarsız bir hayat ortaya koydukları ve dünyalık nimetlere çok iştahlı oldukları için Allah onların karakterlerinin maymuna dönüştürüldüğünü anlatıyor."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ٓ اَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّٓوءِ وَاَخَذْنَا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَـ۪ٔيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-165c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin tarihine bakıldığı zaman, bu ayetin hükmünün mucizevi tecellisine şahit oluyoruz."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ٓ اَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّٓوءِ وَاَخَذْنَا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَـ۪ٔيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/tefsir_1115_1772836753.mp3","commentary_text":"Yahudilerin tarihine bakıldığı zaman, bu ayetin hükmünün mucizevi tecellisine şahit oluyoruz."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ٓ اَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّٓوءِ وَاَخَذْنَا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَـ۪ٔيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-165c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin tarihine bakıldığı zaman, bu ayetin hükmünün mucizevi tecellisine şahit oluyoruz."},{"verse_number":"165","turkish_text":"Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.","arabic_text":"فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِه۪ٓ اَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّٓوءِ وَاَخَذْنَا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَـ۪ٔيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-162.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-165c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin tarihine bakıldığı zaman, bu ayetin hükmünün mucizevi tecellisine şahit oluyoruz."},{"verse_number":"166","turkish_text":"Sakındırıldıkları kötülüğü ısrarla ve küstahça işlemeye devam edince kendilerine: “Birer aşağılık maymun olunuz” dedik. Bkz.2/65 5/60","arabic_text":"فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Sakındırıldıkları kötülüğü ısrarla ve küstahça işlemeye devam edince kendilerine: “Birer aşağılık maymun olunuz” dedik. Bkz.2/65 5/60","arabic_text":"فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Sakındırıldıkları kötülüğü ısrarla ve küstahça işlemeye devam edince kendilerine: “Birer aşağılık maymun olunuz” dedik. Bkz.2/65 5/60","arabic_text":"فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Sakındırıldıkları kötülüğü ısrarla ve küstahça işlemeye devam edince kendilerine: “Birer aşağılık maymun olunuz” dedik. Bkz.2/65 5/60","arabic_text":"فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-163.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Ve (senin) Rabbin (Yahudiler kötü alışkanlıklarından vazgeçmedikçe) kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak (zalim) kimseleri başlarına musallat edeceğini bildirmiştir. Doğrusu senin Rabbin ceza vermekte çabuktur ama O aynı zamanda çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۜ اِنَّ رَبَّكَ لَسَر۪يعُ الْعِقَابِۚ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-167c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, dünyalık çıkarları için Tevrat’ın hükümlerini değiştiren o günün Yahudilerinin; “Allah nasıl olsa bizi bağışlayacaktır, bu kadar değişiklikten bir şey çıkmaz” demelerine ve daha sonra herhangi yeni bir menfaat için arkasından tevbe etmek şartıyla yine değişiklik yapabildiklerine dikkat çekiliyor. Ve bizleri de buna benzer şeyler yapmamamızla ilgili ikaz ediyor."},{"verse_number":"167","turkish_text":"Ve (senin) Rabbin (Yahudiler kötü alışkanlıklarından vazgeçmedikçe) kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak (zalim) kimseleri başlarına musallat edeceğini bildirmiştir. Doğrusu senin Rabbin ceza vermekte çabuktur ama O aynı zamanda çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۜ اِنَّ رَبَّكَ لَسَر۪يعُ الْعِقَابِۚ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-166c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, dünyalık çıkarları için Tevrat’ın hükümlerini değiştiren o günün Yahudilerinin; “Allah nasıl olsa bizi bağışlayacaktır, bu kadar değişiklikten bir şey çıkmaz” demelerine ve daha sonra herhangi yeni bir menfaat için arkasından tevbe etmek şartıyla yine değişiklik yapabildiklerine dikkat çekiliyor. Ve bizleri de buna benzer şeyler yapmamamızla ilgili ikaz ediyor."},{"verse_number":"167","turkish_text":"Ve (senin) Rabbin (Yahudiler kötü alışkanlıklarından vazgeçmedikçe) kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak (zalim) kimseleri başlarına musallat edeceğini bildirmiştir. Doğrusu senin Rabbin ceza vermekte çabuktur ama O aynı zamanda çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۜ اِنَّ رَبَّكَ لَسَر۪يعُ الْعِقَابِۚ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-167c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, dünyalık çıkarları için Tevrat’ın hükümlerini değiştiren o günün Yahudilerinin; “Allah nasıl olsa bizi bağışlayacaktır, bu kadar değişiklikten bir şey çıkmaz” demelerine ve daha sonra herhangi yeni bir menfaat için arkasından tevbe etmek şartıyla yine değişiklik yapabildiklerine dikkat çekiliyor. Ve bizleri de buna benzer şeyler yapmamamızla ilgili ikaz ediyor."},{"verse_number":"167","turkish_text":"Ve (senin) Rabbin (Yahudiler kötü alışkanlıklarından vazgeçmedikçe) kıyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak (zalim) kimseleri başlarına musallat edeceğini bildirmiştir. Doğrusu senin Rabbin ceza vermekte çabuktur ama O aynı zamanda çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۜ اِنَّ رَبَّكَ لَسَر۪يعُ الْعِقَابِۚ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"6/6-164.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-167c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, dünyalık çıkarları için Tevrat’ın hükümlerini değiştiren o günün Yahudilerinin; “Allah nasıl olsa bizi bağışlayacaktır, bu kadar değişiklikten bir şey çıkmaz” demelerine ve daha sonra herhangi yeni bir menfaat için arkasından tevbe etmek şartıyla yine değişiklik yapabildiklerine dikkat çekiliyor. Ve bizleri de buna benzer şeyler yapmamamızla ilgili ikaz ediyor."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Daha sonra) onları gruplara ayırarak yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler de vardır aksine (inkârda ve isyanda) olanları da vardır. (Biz) belki (doğru yola) dönerler diye onları hem iyiliklerle hem de (kıtlık ve sıkıntı gibi) kötülüklerle imtihan ettik.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَمًاۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-168c.mp3","commentary_text":"Ayet İsrailoğullarından bahsettiği için, “ekamu’s-salât” cümlesine, “namazlarını ikame edenler” yerine “kulluklarını yerine getirenler” manası verenler olsa da doğru olan “namazlarını ikame edenlerdir”. Çünkü namaz, bütün peygamberlerin şeraitinde bulunan yani mü’minlerin hayatında devamlı var olan temel bir ibadettir. Bu ayetten de anlaşılıyor ki Yahudilerin hayatında da namaz vardı."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Daha sonra) onları gruplara ayırarak yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler de vardır aksine (inkârda ve isyanda) olanları da vardır. (Biz) belki (doğru yola) dönerler diye onları hem iyiliklerle hem de (kıtlık ve sıkıntı gibi) kötülüklerle imtihan ettik.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَمًاۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-167c.mp3","commentary_text":"Ayet İsrailoğullarından bahsettiği için, “ekamu’s-salât” cümlesine, “namazlarını ikame edenler” yerine “kulluklarını yerine getirenler” manası verenler olsa da doğru olan “namazlarını ikame edenlerdir”. Çünkü namaz, bütün peygamberlerin şeraitinde bulunan yani mü’minlerin hayatında devamlı var olan temel bir ibadettir. Bu ayetten de anlaşılıyor ki Yahudilerin hayatında da namaz vardı."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Daha sonra) onları gruplara ayırarak yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler de vardır aksine (inkârda ve isyanda) olanları da vardır. (Biz) belki (doğru yola) dönerler diye onları hem iyiliklerle hem de (kıtlık ve sıkıntı gibi) kötülüklerle imtihan ettik.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَمًاۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-168c.mp3","commentary_text":"Ayet İsrailoğullarından bahsettiği için, “ekamu’s-salât” cümlesine, “namazlarını ikame edenler” yerine “kulluklarını yerine getirenler” manası verenler olsa da doğru olan “namazlarını ikame edenlerdir”. Çünkü namaz, bütün peygamberlerin şeraitinde bulunan yani mü’minlerin hayatında devamlı var olan temel bir ibadettir. Bu ayetten de anlaşılıyor ki Yahudilerin hayatında da namaz vardı."},{"verse_number":"168","turkish_text":"(Daha sonra) onları gruplara ayırarak yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler de vardır aksine (inkârda ve isyanda) olanları da vardır. (Biz) belki (doğru yola) dönerler diye onları hem iyiliklerle hem de (kıtlık ve sıkıntı gibi) kötülüklerle imtihan ettik.","arabic_text":"وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَمًاۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-165.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-168c.mp3","commentary_text":"Ayet İsrailoğullarından bahsettiği için, “ekamu’s-salât” cümlesine, “namazlarını ikame edenler” yerine “kulluklarını yerine getirenler” manası verenler olsa da doğru olan “namazlarını ikame edenlerdir”. Çünkü namaz, bütün peygamberlerin şeraitinde bulunan yani mü’minlerin hayatında devamlı var olan temel bir ibadettir. Bu ayetten de anlaşılıyor ki Yahudilerin hayatında da namaz vardı."},{"verse_number":"169","turkish_text":"Nihayet onlardan sonra gelen (bozuk) bir nesil Kitab’a (Tevrat’a) varis oldu. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal/menfaat gelse (aynı düşünce ile) onu da alırlardı. Peki Kitap’ta Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap’takini (defalarca) okumamışlar mıydı? Hâlbuki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ وَرِثُوا الْكِتَابَ يَأْخُذُونَ عَرَضَ هٰذَا الْاَدْنٰى وَيَقُولُونَ سَيُغْفَرُ لَنَاۚ وَاِنْ يَأْتِهِمْ عَرَضٌ مِثْلُهُ يَأْخُذُوهُۜ اَلَمْ يُؤْخَذْ عَلَيْهِمْ م۪يثَاقُ الْكِتَابِ اَنْ لَا يَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ وَدَرَسُوا مَا ف۪يهِۜ وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Nihayet onlardan sonra gelen (bozuk) bir nesil Kitab’a (Tevrat’a) varis oldu. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal/menfaat gelse (aynı düşünce ile) onu da alırlardı. Peki Kitap’ta Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap’takini (defalarca) okumamışlar mıydı? Hâlbuki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ وَرِثُوا الْكِتَابَ يَأْخُذُونَ عَرَضَ هٰذَا الْاَدْنٰى وَيَقُولُونَ سَيُغْفَرُ لَنَاۚ وَاِنْ يَأْتِهِمْ عَرَضٌ مِثْلُهُ يَأْخُذُوهُۜ اَلَمْ يُؤْخَذْ عَلَيْهِمْ م۪يثَاقُ الْكِتَابِ اَنْ لَا يَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ وَدَرَسُوا مَا ف۪يهِۜ وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Nihayet onlardan sonra gelen (bozuk) bir nesil Kitab’a (Tevrat’a) varis oldu. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal/menfaat gelse (aynı düşünce ile) onu da alırlardı. Peki Kitap’ta Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap’takini (defalarca) okumamışlar mıydı? Hâlbuki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ وَرِثُوا الْكِتَابَ يَأْخُذُونَ عَرَضَ هٰذَا الْاَدْنٰى وَيَقُولُونَ سَيُغْفَرُ لَنَاۚ وَاِنْ يَأْتِهِمْ عَرَضٌ مِثْلُهُ يَأْخُذُوهُۜ اَلَمْ يُؤْخَذْ عَلَيْهِمْ م۪يثَاقُ الْكِتَابِ اَنْ لَا يَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ وَدَرَسُوا مَا ف۪يهِۜ وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"Nihayet onlardan sonra gelen (bozuk) bir nesil Kitab’a (Tevrat’a) varis oldu. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve “(nasıl olsa) biz bağışlanacağız” derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal/menfaat gelse (aynı düşünce ile) onu da alırlardı. Peki Kitap’ta Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap’takini (defalarca) okumamışlar mıydı? Hâlbuki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ وَرِثُوا الْكِتَابَ يَأْخُذُونَ عَرَضَ هٰذَا الْاَدْنٰى وَيَقُولُونَ سَيُغْفَرُ لَنَاۚ وَاِنْ يَأْتِهِمْ عَرَضٌ مِثْلُهُ يَأْخُذُوهُۜ اَلَمْ يُؤْخَذْ عَلَيْهِمْ م۪يثَاقُ الْكِتَابِ اَنْ لَا يَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ وَدَرَسُوا مَا ف۪يهِۜ وَالدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Kitap’a sımsıkı sarılıp namazı ikame edenlere gelince; şüphesiz biz böyle dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-170c.mp3","commentary_text":"“Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Evet, rabbimizsin” şeklindeki karşılıklı konuşma hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bu sözün ezelde mi, ana rahminde mi yoksa sorumluluk yaşına gelen insanın Müslüman olduğuna karar vermesiyle mi verildiği bilinmemektedir. Ancak, Kur’an’da çokça görülen, Allah’ın yaratıcı eylemini ve insanın da buna varoluşsal tepkisini dile getirmek için kullanılan temsîlî ifadeler de bulunmaktadır. Bu konuşma da onlardan bir tanesi olabilir. Ya da metaforik bir anlatımla; Allah’ın, insanı yaratırken -ki ayette bellerinden zürriyetlerin çıkarmasına vurgu yapılıyor- onun künhüne Yaratıcıyı idrak etme eğilimi yerleştirdiğini de ifade etmiş olabilir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Kitap’a sımsıkı sarılıp namazı ikame edenlere gelince; şüphesiz biz böyle dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-169c.mp3","commentary_text":"“Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Evet, rabbimizsin” şeklindeki karşılıklı konuşma hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bu sözün ezelde mi, ana rahminde mi yoksa sorumluluk yaşına gelen insanın Müslüman olduğuna karar vermesiyle mi verildiği bilinmemektedir. Ancak, Kur’an’da çokça görülen, Allah’ın yaratıcı eylemini ve insanın da buna varoluşsal tepkisini dile getirmek için kullanılan temsîlî ifadeler de bulunmaktadır. Bu konuşma da onlardan bir tanesi olabilir. Ya da metaforik bir anlatımla; Allah’ın, insanı yaratırken -ki ayette bellerinden zürriyetlerin çıkarmasına vurgu yapılıyor- onun künhüne Yaratıcıyı idrak etme eğilimi yerleştirdiğini de ifade etmiş olabilir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Kitap’a sımsıkı sarılıp namazı ikame edenlere gelince; şüphesiz biz böyle dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-170c.mp3","commentary_text":"“Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Evet, rabbimizsin” şeklindeki karşılıklı konuşma hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bu sözün ezelde mi, ana rahminde mi yoksa sorumluluk yaşına gelen insanın Müslüman olduğuna karar vermesiyle mi verildiği bilinmemektedir. Ancak, Kur’an’da çokça görülen, Allah’ın yaratıcı eylemini ve insanın da buna varoluşsal tepkisini dile getirmek için kullanılan temsîlî ifadeler de bulunmaktadır. Bu konuşma da onlardan bir tanesi olabilir. Ya da metaforik bir anlatımla; Allah’ın, insanı yaratırken -ki ayette bellerinden zürriyetlerin çıkarmasına vurgu yapılıyor- onun künhüne Yaratıcıyı idrak etme eğilimi yerleştirdiğini de ifade etmiş olabilir."},{"verse_number":"170","turkish_text":"Kitap’a sımsıkı sarılıp namazı ikame edenlere gelince; şüphesiz biz böyle dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-167.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-170c.mp3","commentary_text":"“Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Evet, rabbimizsin” şeklindeki karşılıklı konuşma hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bu sözün ezelde mi, ana rahminde mi yoksa sorumluluk yaşına gelen insanın Müslüman olduğuna karar vermesiyle mi verildiği bilinmemektedir. Ancak, Kur’an’da çokça görülen, Allah’ın yaratıcı eylemini ve insanın da buna varoluşsal tepkisini dile getirmek için kullanılan temsîlî ifadeler de bulunmaktadır. Bu konuşma da onlardan bir tanesi olabilir. Ya da metaforik bir anlatımla; Allah’ın, insanı yaratırken -ki ayette bellerinden zürriyetlerin çıkarmasına vurgu yapılıyor- onun künhüne Yaratıcıyı idrak etme eğilimi yerleştirdiğini de ifade etmiş olabilir."},{"verse_number":"171","turkish_text":"Hani o dağı (Tur-i Sina Dağı’nı tehdit için İsrailoğullarının) başına (bir bulut gibi) kaldırmıştık da onlar dağın üzerlerine düşeceğini sanmışlardı. Bu durumda kendilerine: “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve içindeki mesajları sürekli aklınızda tutun. Böylelikle korunmuş olursunuz” demiştik.","arabic_text":"وَاِذْ نَتَقْنَا الْجَبَلَ فَوْقَهُمْ كَاَنَّهُ ظُلَّةٌ وَظَنُّٓوا اَنَّهُ وَاقِعٌ بِهِمْۚ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Hani o dağı (Tur-i Sina Dağı’nı tehdit için İsrailoğullarının) başına (bir bulut gibi) kaldırmıştık da onlar dağın üzerlerine düşeceğini sanmışlardı. Bu durumda kendilerine: “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve içindeki mesajları sürekli aklınızda tutun. Böylelikle korunmuş olursunuz” demiştik.","arabic_text":"وَاِذْ نَتَقْنَا الْجَبَلَ فَوْقَهُمْ كَاَنَّهُ ظُلَّةٌ وَظَنُّٓوا اَنَّهُ وَاقِعٌ بِهِمْۚ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Hani o dağı (Tur-i Sina Dağı’nı tehdit için İsrailoğullarının) başına (bir bulut gibi) kaldırmıştık da onlar dağın üzerlerine düşeceğini sanmışlardı. Bu durumda kendilerine: “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve içindeki mesajları sürekli aklınızda tutun. Böylelikle korunmuş olursunuz” demiştik.","arabic_text":"وَاِذْ نَتَقْنَا الْجَبَلَ فَوْقَهُمْ كَاَنَّهُ ظُلَّةٌ وَظَنُّٓوا اَنَّهُ وَاقِعٌ بِهِمْۚ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Hani o dağı (Tur-i Sina Dağı’nı tehdit için İsrailoğullarının) başına (bir bulut gibi) kaldırmıştık da onlar dağın üzerlerine düşeceğini sanmışlardı. Bu durumda kendilerine: “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve içindeki mesajları sürekli aklınızda tutun. Böylelikle korunmuş olursunuz” demiştik.","arabic_text":"وَاِذْ نَتَقْنَا الْجَبَلَ فَوْقَهُمْ كَاَنَّهُ ظُلَّةٌ وَظَنُّٓوا اَنَّهُ وَاقِعٌ بِهِمْۚ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Kıyamet gününde: “Biz bundan habersizdik” demeyesiniz diye hani Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkarmış ve onları kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim (demişti)?” Onlar da: “Evet (Rabbimizsin) şahit olduk” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-172c.mp3","commentary_text":"Ayette adı geçen adamın Bel’am b. Bâura olduğunu söyleyenler ağırlıktadır. Bu adam, İsrailoğullarından, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, itibar gören, saygın, ilim, irfan sahibi bir mü’mindi. Etrafındakiler, duasının mutlaka kabul olduğuna inanırdı. Yaşadığı şehrin adamları Hz. Musa’nın getirdiği şeriata karşı çıkmışlardı. Hz. Musa ile savaşan bu adamlar Bel’am b. Baura’dan Hz. Musa ve ordusuna beddua etmesini istemişlerdi. O da havaya girerek ve ısrarlara dayanamayarak beddua etmişti. Bunun üzerine Baura Allah tarafından cezalandırılarak ne dediğini bilmeyen, kimsenin itibar etmediği geveze bir adama dönüşmüştü. Bazılarına göre de Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Ya da bazılarının iddia ettiği gibi Ümeyye b. Ebi’s-Salt’tır. Bir sonraki ayette “onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik” ifadesi onun Hz. Peygamber zamanında yaşayabileceğine işaret etmektedir. Bu adam ister Hz. Musa zamanında yaşayan Bel’am olsun, isterse Hz. Muhammed zamanında yaşayan Abdullah b. Amr ya da başka herhangi biri. Burada örnek verilen kişi dünyalık çıkar için, Allah’ın dininden taviz veren ve dinin hükümlerini kafasına göre değiştiren insanları sembolize etmektedir."},{"verse_number":"172","turkish_text":"Kıyamet gününde: “Biz bundan habersizdik” demeyesiniz diye hani Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkarmış ve onları kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim (demişti)?” Onlar da: “Evet (Rabbimizsin) şahit olduk” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":"6/6-171c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Kıyamet gününde: “Biz bundan habersizdik” demeyesiniz diye hani Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkarmış ve onları kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim (demişti)?” Onlar da: “Evet (Rabbimizsin) şahit olduk” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-172c.mp3","commentary_text":"Ayette adı geçen adamın Bel’am b. Bâura olduğunu söyleyenler ağırlıktadır. Bu adam, İsrailoğullarından, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, itibar gören, saygın, ilim, irfan sahibi bir mü’mindi. Etrafındakiler, duasının mutlaka kabul olduğuna inanırdı. Yaşadığı şehrin adamları Hz. Musa’nın getirdiği şeriata karşı çıkmışlardı. Hz. Musa ile savaşan bu adamlar Bel’am b. Baura’dan Hz. Musa ve ordusuna beddua etmesini istemişlerdi. O da havaya girerek ve ısrarlara dayanamayarak beddua etmişti. Bunun üzerine Baura Allah tarafından cezalandırılarak ne dediğini bilmeyen, kimsenin itibar etmediği geveze bir adama dönüşmüştü. Bazılarına göre de Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Ya da bazılarının iddia ettiği gibi Ümeyye b. Ebi’s-Salt’tır. Bir sonraki ayette “onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik” ifadesi onun Hz. Peygamber zamanında yaşayabileceğine işaret etmektedir. Bu adam ister Hz. Musa zamanında yaşayan Bel’am olsun, isterse Hz. Muhammed zamanında yaşayan Abdullah b. Amr ya da başka herhangi biri. Burada örnek verilen kişi dünyalık çıkar için, Allah’ın dininden taviz veren ve dinin hükümlerini kafasına göre değiştiren insanları sembolize etmektedir."},{"verse_number":"172","turkish_text":"Kıyamet gününde: “Biz bundan habersizdik” demeyesiniz diye hani Rabbin Âdemoğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkarmış ve onları kendilerine şahit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim (demişti)?” Onlar da: “Evet (Rabbimizsin) şahit olduk” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"6/6-169.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-172c.mp3","commentary_text":"Ayette adı geçen adamın Bel’am b. Bâura olduğunu söyleyenler ağırlıktadır. Bu adam, İsrailoğullarından, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, itibar gören, saygın, ilim, irfan sahibi bir mü’mindi. Etrafındakiler, duasının mutlaka kabul olduğuna inanırdı. Yaşadığı şehrin adamları Hz. Musa’nın getirdiği şeriata karşı çıkmışlardı. Hz. Musa ile savaşan bu adamlar Bel’am b. Baura’dan Hz. Musa ve ordusuna beddua etmesini istemişlerdi. O da havaya girerek ve ısrarlara dayanamayarak beddua etmişti. Bunun üzerine Baura Allah tarafından cezalandırılarak ne dediğini bilmeyen, kimsenin itibar etmediği geveze bir adama dönüşmüştü. Bazılarına göre de Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Ya da bazılarının iddia ettiği gibi Ümeyye b. Ebi’s-Salt’tır. Bir sonraki ayette “onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik” ifadesi onun Hz. Peygamber zamanında yaşayabileceğine işaret etmektedir. Bu adam ister Hz. Musa zamanında yaşayan Bel’am olsun, isterse Hz. Muhammed zamanında yaşayan Abdullah b. Amr ya da başka herhangi biri. Burada örnek verilen kişi dünyalık çıkar için, Allah’ın dininden taviz veren ve dinin hükümlerini kafasına göre değiştiren insanları sembolize etmektedir."},{"verse_number":"173","turkish_text":"Ya da: “(Başka bir gerekçe önce sürerek ne yapalım) vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı biz ise onlardan sonra gelen (ve onların yolundan giden) kuşaklardık. Bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (doğruyu gösteren bütün yolları size açtık).","arabic_text":"اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Ya da: “(Başka bir gerekçe önce sürerek ne yapalım) vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı biz ise onlardan sonra gelen (ve onların yolundan giden) kuşaklardık. Bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (doğruyu gösteren bütün yolları size açtık).","arabic_text":"اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Ya da: “(Başka bir gerekçe önce sürerek ne yapalım) vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı biz ise onlardan sonra gelen (ve onların yolundan giden) kuşaklardık. Bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (doğruyu gösteren bütün yolları size açtık).","arabic_text":"اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Ya da: “(Başka bir gerekçe önce sürerek ne yapalım) vaktiyle atalarımız müşrik olmuşlardı biz ise onlardan sonra gelen (ve onların yolundan giden) kuşaklardık. Bizi eğri yola sapanların yaptıklarından dolayı mı helâk edeceksin?” demeyesiniz diye (doğruyu gösteren bütün yolları size açtık).","arabic_text":"اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Belki inkârdan dönerler diye ayetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Belki inkârdan dönerler diye ayetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Belki inkârdan dönerler diye ayetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Belki inkârdan dönerler diye ayetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara itip de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan adamın (ibret verici) durumunu onlara anlat.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara itip de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan adamın (ibret verici) durumunu onlara anlat.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/tefsir_1125_1772838318.mp3","commentary_text":"Ayette adı geçen adamın Bel’am b. Bâura olduğunu söyleyenler ağırlıktadır. Bu adam, İsrailoğullarından, Yemen diyarından veya Ken’an ilinden Allah’ın dinini öğrenmiş, itibar gören, saygın, ilim, irfan sahibi bir mü’mindi. Etrafındakiler, duasının mutlaka kabul olduğuna inanırdı. Yaşadığı şehrin adamları Hz. Musa’nın getirdiği şeriata karşı çıkmışlardı. Hz. Musa ile savaşan bu adamlar Bel’am b. Baura’dan Hz. Musa ve ordusuna beddua etmesini istemişlerdi. O da havaya girerek ve ısrarlara dayanamayarak beddua etmişti. Bunun üzerine Baura Allah tarafından cezalandırılarak ne dediğini bilmeyen, kimsenin itibar etmediği geveze bir adama dönüşmüştü. Bazılarına göre de Medine’deki münafıkların liderlerinden “keşiş” Abdullah b. Amr’dır. Ya da bazılarının iddia ettiği gibi Ümeyye b. Ebi’s-Salt’tır. Bir sonraki ayette “onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik” ifadesi onun Hz. Peygamber zamanında yaşayabileceğine işaret etmektedir. Bu adam ister Hz. Musa zamanında yaşayan Bel’am olsun, isterse Hz. Muhammed zamanında yaşayan Abdullah b. Amr ya da başka herhangi biri. Burada örnek verilen kişi dünyalık çıkar için, Allah’ın dininden taviz veren ve dinin hükümlerini kafasına göre değiştiren insanları sembolize etmektedir."},{"verse_number":"175","turkish_text":"Kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara itip de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan adamın (ibret verici) durumunu onlara anlat.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara itip de şeytanın kendisini peşine taktığı ve böylece azgınlardan olan adamın (ibret verici) durumunu onlara anlat.","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-172.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eğer biz dileseydik onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Ama o yere saplandı arzu ve isteklerine uydu. Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eğer biz dileseydik onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Ama o yere saplandı arzu ve isteklerine uydu. Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eğer biz dileseydik onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Ama o yere saplandı arzu ve isteklerine uydu. Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eğer biz dileseydik onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Ama o yere saplandı arzu ve isteklerine uydu. Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Ayetlerimize gerekli ilgiyi göstermeyenlerin ve yaratılış gayesine aykırı hareket edenlerin durumu ne kötüdür.","arabic_text":"سَٓاءَ مَثَلًاۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-174.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-177c.mp3","commentary_text":"“Cehennemlik kıldık” ifadesi, ilk bakışta insanın özgür iradesini ortadan kaldıran bir durum gibi görülse de Kur’an’daki muhtelif atıflara bakıldığında anlaşılıyor ki; Allah, hiç kimseyi yakmak için yaratmamıştır ve yaratmaz da. Bu Allah’ın şanına da azametine de yakışmaz. Aksine insanlar Allah’ın yol göstericiliğinde kemâle erdikten ve belli merhalelerden geçtikten sonra ebedi nimetlere mazhar olmak için yaratılmıştır. İnsan ebedi saadeti kazansın ve selamete ersin diye Allah, “affetmeyi ilke edinmiştir (En’am 6/12).” Ama insan kendisine uzanan bu ilahi rahmet elini inatla reddeder ve doğuştan kendisine lütfedilen yetenekleri hep şer yolda kullanırsa elbette ki ebedi nimetlerden mahrum olur. Akıllarını ve duyularını Allah’ın Kur’an’da istediği şekilde kullanmayarak nefislerine tutsak olanların hayatları Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğu için Allah, onları cehennem ehli olarak ifade etmektedir. Burada hayvanlara yapılan benzetmenin gerekçesi Furkan 25/44. ayetinde de açıklanmıştır. Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Ayetlerimize gerekli ilgiyi göstermeyenlerin ve yaratılış gayesine aykırı hareket edenlerin durumu ne kötüdür.","arabic_text":"سَٓاءَ مَثَلًاۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-174.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-176c.mp3","commentary_text":"“Cehennemlik kıldık” ifadesi, ilk bakışta insanın özgür iradesini ortadan kaldıran bir durum gibi görülse de Kur’an’daki muhtelif atıflara bakıldığında anlaşılıyor ki; Allah, hiç kimseyi yakmak için yaratmamıştır ve yaratmaz da. Bu Allah’ın şanına da azametine de yakışmaz. Aksine insanlar Allah’ın yol göstericiliğinde kemâle erdikten ve belli merhalelerden geçtikten sonra ebedi nimetlere mazhar olmak için yaratılmıştır. İnsan ebedi saadeti kazansın ve selamete ersin diye Allah, “affetmeyi ilke edinmiştir (En’am 6/12).” Ama insan kendisine uzanan bu ilahi rahmet elini inatla reddeder ve doğuştan kendisine lütfedilen yetenekleri hep şer yolda kullanırsa elbette ki ebedi nimetlerden mahrum olur. Akıllarını ve duyularını Allah’ın Kur’an’da istediği şekilde kullanmayarak nefislerine tutsak olanların hayatları Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğu için Allah, onları cehennem ehli olarak ifade etmektedir. Burada hayvanlara yapılan benzetmenin gerekçesi Furkan 25/44. ayetinde de açıklanmıştır. Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Ayetlerimize gerekli ilgiyi göstermeyenlerin ve yaratılış gayesine aykırı hareket edenlerin durumu ne kötüdür.","arabic_text":"سَٓاءَ مَثَلًاۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-174.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-177c.mp3","commentary_text":"“Cehennemlik kıldık” ifadesi, ilk bakışta insanın özgür iradesini ortadan kaldıran bir durum gibi görülse de Kur’an’daki muhtelif atıflara bakıldığında anlaşılıyor ki; Allah, hiç kimseyi yakmak için yaratmamıştır ve yaratmaz da. Bu Allah’ın şanına da azametine de yakışmaz. Aksine insanlar Allah’ın yol göstericiliğinde kemâle erdikten ve belli merhalelerden geçtikten sonra ebedi nimetlere mazhar olmak için yaratılmıştır. İnsan ebedi saadeti kazansın ve selamete ersin diye Allah, “affetmeyi ilke edinmiştir (En’am 6/12).” Ama insan kendisine uzanan bu ilahi rahmet elini inatla reddeder ve doğuştan kendisine lütfedilen yetenekleri hep şer yolda kullanırsa elbette ki ebedi nimetlerden mahrum olur. Akıllarını ve duyularını Allah’ın Kur’an’da istediği şekilde kullanmayarak nefislerine tutsak olanların hayatları Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğu için Allah, onları cehennem ehli olarak ifade etmektedir. Burada hayvanlara yapılan benzetmenin gerekçesi Furkan 25/44. ayetinde de açıklanmıştır. Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Ayetlerimize gerekli ilgiyi göstermeyenlerin ve yaratılış gayesine aykırı hareket edenlerin durumu ne kötüdür.","arabic_text":"سَٓاءَ مَثَلًاۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-174.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-177c.mp3","commentary_text":"“Cehennemlik kıldık” ifadesi, ilk bakışta insanın özgür iradesini ortadan kaldıran bir durum gibi görülse de Kur’an’daki muhtelif atıflara bakıldığında anlaşılıyor ki; Allah, hiç kimseyi yakmak için yaratmamıştır ve yaratmaz da. Bu Allah’ın şanına da azametine de yakışmaz. Aksine insanlar Allah’ın yol göstericiliğinde kemâle erdikten ve belli merhalelerden geçtikten sonra ebedi nimetlere mazhar olmak için yaratılmıştır. İnsan ebedi saadeti kazansın ve selamete ersin diye Allah, “affetmeyi ilke edinmiştir (En’am 6/12).” Ama insan kendisine uzanan bu ilahi rahmet elini inatla reddeder ve doğuştan kendisine lütfedilen yetenekleri hep şer yolda kullanırsa elbette ki ebedi nimetlerden mahrum olur. Akıllarını ve duyularını Allah’ın Kur’an’da istediği şekilde kullanmayarak nefislerine tutsak olanların hayatları Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğu için Allah, onları cehennem ehli olarak ifade etmektedir. Burada hayvanlara yapılan benzetmenin gerekçesi Furkan 25/44. ayetinde de açıklanmıştır. Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur."},{"verse_number":"178","turkish_text":"Allah kime yol gösterirse gerçekten doğru yola erişen işte odur. O’nun (niyet ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar da onlardır!","arabic_text":"مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَد۪يۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-175.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-178c.mp3","commentary_text":"En güzel sıfatlar anlamına gelen “Esmâ-u’l-husna” terkibi Kur’an’da bu ayetle beraber dört ayrı yerde geçmektedir. (İsra 17/110, Taha 20/8, Haşr 59/24). “En iyi sıfatlar (nitelikler) Allah’a aittir” anlamındadır. Bunlara “Allah’ın İsimleri” yerine “Allah’ın Sıfatları” demek daha doğru olur. Zira isim canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları sadece ifade etmek için kullanılır ama sıfat, varlıkları daha detaylı anlatır ve tanıtır, görev ve ödev bakımından varlığın özelliklerini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Örneğin, bir insanın isminin Kâmil olması onun kemâle erdiğini göstermez, sadece o kişinin bilinmesi için adının Kâmil olduğunu gösterir ama bir insanın sıfatının kâmil olması onun kemale erdiğini, emin olması onun güvenilirliğini ortaya koyar. Allah’ın isimlerinden birinin “Rahman” olduğunu bilmekle, O’nun merhametinin sınırsızlığını, varlık âlemi üzerindeki sonsuzluğunu bilmek ve buna inanmak ve bu inançla O’nun rahmetine sığınmak aynı şey değildir. “O iyi sıfatlarla yalnızca O’na dua edin” Yani O’na dua edeceğiniz zaman o sıfatların mahiyetini muhakeme ederek dilekte bulunun. Rızık isterken Yegâne rızık verenin O olduğunu düşünerek rızık isteyin, bağışlanmanız için bağışlayanın sadece Allah olduğunu dile getirerek yürekten dua edin. Bu sıfatları illa da Arapça söylemek gerekmez. Mesela herkes kendi konuştuğu ve anladığı dille, örneğin; “Ey Bağışlayan ve bağışlamayı seven!”, “Ey Merhamet eden ve merhameti sınırsız olan!”, Ey affeden ve affetmeyi ilke edinen!” şeklinde samimi ve içten dua ederse daha güzel olur."},{"verse_number":"178","turkish_text":"Allah kime yol gösterirse gerçekten doğru yola erişen işte odur. O’nun (niyet ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar da onlardır!","arabic_text":"مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَد۪يۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-175.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-177c.mp3","commentary_text":"En güzel sıfatlar anlamına gelen “Esmâ-u’l-husna” terkibi Kur’an’da bu ayetle beraber dört ayrı yerde geçmektedir. (İsra 17/110, Taha 20/8, Haşr 59/24). “En iyi sıfatlar (nitelikler) Allah’a aittir” anlamındadır. Bunlara “Allah’ın İsimleri” yerine “Allah’ın Sıfatları” demek daha doğru olur. Zira isim canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları sadece ifade etmek için kullanılır ama sıfat, varlıkları daha detaylı anlatır ve tanıtır, görev ve ödev bakımından varlığın özelliklerini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Örneğin, bir insanın isminin Kâmil olması onun kemâle erdiğini göstermez, sadece o kişinin bilinmesi için adının Kâmil olduğunu gösterir ama bir insanın sıfatının kâmil olması onun kemale erdiğini, emin olması onun güvenilirliğini ortaya koyar. Allah’ın isimlerinden birinin “Rahman” olduğunu bilmekle, O’nun merhametinin sınırsızlığını, varlık âlemi üzerindeki sonsuzluğunu bilmek ve buna inanmak ve bu inançla O’nun rahmetine sığınmak aynı şey değildir. “O iyi sıfatlarla yalnızca O’na dua edin” Yani O’na dua edeceğiniz zaman o sıfatların mahiyetini muhakeme ederek dilekte bulunun. Rızık isterken Yegâne rızık verenin O olduğunu düşünerek rızık isteyin, bağışlanmanız için bağışlayanın sadece Allah olduğunu dile getirerek yürekten dua edin. Bu sıfatları illa da Arapça söylemek gerekmez. Mesela herkes kendi konuştuğu ve anladığı dille, örneğin; “Ey Bağışlayan ve bağışlamayı seven!”, “Ey Merhamet eden ve merhameti sınırsız olan!”, Ey affeden ve affetmeyi ilke edinen!” şeklinde samimi ve içten dua ederse daha güzel olur."},{"verse_number":"178","turkish_text":"Allah kime yol gösterirse gerçekten doğru yola erişen işte odur. O’nun (niyet ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar da onlardır!","arabic_text":"مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَد۪يۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-175.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-178c.mp3","commentary_text":"En güzel sıfatlar anlamına gelen “Esmâ-u’l-husna” terkibi Kur’an’da bu ayetle beraber dört ayrı yerde geçmektedir. (İsra 17/110, Taha 20/8, Haşr 59/24). “En iyi sıfatlar (nitelikler) Allah’a aittir” anlamındadır. Bunlara “Allah’ın İsimleri” yerine “Allah’ın Sıfatları” demek daha doğru olur. Zira isim canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları sadece ifade etmek için kullanılır ama sıfat, varlıkları daha detaylı anlatır ve tanıtır, görev ve ödev bakımından varlığın özelliklerini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Örneğin, bir insanın isminin Kâmil olması onun kemâle erdiğini göstermez, sadece o kişinin bilinmesi için adının Kâmil olduğunu gösterir ama bir insanın sıfatının kâmil olması onun kemale erdiğini, emin olması onun güvenilirliğini ortaya koyar. Allah’ın isimlerinden birinin “Rahman” olduğunu bilmekle, O’nun merhametinin sınırsızlığını, varlık âlemi üzerindeki sonsuzluğunu bilmek ve buna inanmak ve bu inançla O’nun rahmetine sığınmak aynı şey değildir. “O iyi sıfatlarla yalnızca O’na dua edin” Yani O’na dua edeceğiniz zaman o sıfatların mahiyetini muhakeme ederek dilekte bulunun. Rızık isterken Yegâne rızık verenin O olduğunu düşünerek rızık isteyin, bağışlanmanız için bağışlayanın sadece Allah olduğunu dile getirerek yürekten dua edin. Bu sıfatları illa da Arapça söylemek gerekmez. Mesela herkes kendi konuştuğu ve anladığı dille, örneğin; “Ey Bağışlayan ve bağışlamayı seven!”, “Ey Merhamet eden ve merhameti sınırsız olan!”, Ey affeden ve affetmeyi ilke edinen!” şeklinde samimi ve içten dua ederse daha güzel olur."},{"verse_number":"178","turkish_text":"Allah kime yol gösterirse gerçekten doğru yola erişen işte odur. O’nun (niyet ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar da onlardır!","arabic_text":"مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَد۪يۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-175.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-178c.mp3","commentary_text":"En güzel sıfatlar anlamına gelen “Esmâ-u’l-husna” terkibi Kur’an’da bu ayetle beraber dört ayrı yerde geçmektedir. (İsra 17/110, Taha 20/8, Haşr 59/24). “En iyi sıfatlar (nitelikler) Allah’a aittir” anlamındadır. Bunlara “Allah’ın İsimleri” yerine “Allah’ın Sıfatları” demek daha doğru olur. Zira isim canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları sadece ifade etmek için kullanılır ama sıfat, varlıkları daha detaylı anlatır ve tanıtır, görev ve ödev bakımından varlığın özelliklerini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Örneğin, bir insanın isminin Kâmil olması onun kemâle erdiğini göstermez, sadece o kişinin bilinmesi için adının Kâmil olduğunu gösterir ama bir insanın sıfatının kâmil olması onun kemale erdiğini, emin olması onun güvenilirliğini ortaya koyar. Allah’ın isimlerinden birinin “Rahman” olduğunu bilmekle, O’nun merhametinin sınırsızlığını, varlık âlemi üzerindeki sonsuzluğunu bilmek ve buna inanmak ve bu inançla O’nun rahmetine sığınmak aynı şey değildir. “O iyi sıfatlarla yalnızca O’na dua edin” Yani O’na dua edeceğiniz zaman o sıfatların mahiyetini muhakeme ederek dilekte bulunun. Rızık isterken Yegâne rızık verenin O olduğunu düşünerek rızık isteyin, bağışlanmanız için bağışlayanın sadece Allah olduğunu dile getirerek yürekten dua edin. Bu sıfatları illa da Arapça söylemek gerekmez. Mesela herkes kendi konuştuğu ve anladığı dille, örneğin; “Ey Bağışlayan ve bağışlamayı seven!”, “Ey Merhamet eden ve merhameti sınırsız olan!”, Ey affeden ve affetmeyi ilke edinen!” şeklinde samimi ve içten dua ederse daha güzel olur."},{"verse_number":"179","turkish_text":"Andolsun ki birçok görünen ve görünmeyen iradeli varlıkları (yaptıkları yüzünden) cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat (hakkı) anlamazlar gözleri var fakat (gerçeği) görmezler kulakları var fakat (doğruyu) duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":["25/44"],"audio_path":"6/6-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Andolsun ki birçok görünen ve görünmeyen iradeli varlıkları (yaptıkları yüzünden) cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat (hakkı) anlamazlar gözleri var fakat (gerçeği) görmezler kulakları var fakat (doğruyu) duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":["25/44"],"audio_path":"6/6-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Andolsun ki birçok görünen ve görünmeyen iradeli varlıkları (yaptıkları yüzünden) cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat (hakkı) anlamazlar gözleri var fakat (gerçeği) görmezler kulakları var fakat (doğruyu) duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":["25/44"],"audio_path":"6/6-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Andolsun ki birçok görünen ve görünmeyen iradeli varlıkları (yaptıkları yüzünden) cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat (hakkı) anlamazlar gözleri var fakat (gerçeği) görmezler kulakları var fakat (doğruyu) duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":["25/44"],"audio_path":"6/6-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"En güzel (en iyi) sıfatlar Allah’a aittir. Öyleyse o iyi sıfatlarla yalnız O’na dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın (onlardan uzak durun). Böyleleri yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır!","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-180c.mp3","commentary_text":"Burada sadece inanmamak yok aynı zamanda küfrün ayakta kalması için zulüm var, baskı var, fitne var, nefsi önceleyip dünyada hüküm sürdürmek isteyen seküler anlayış var. İnsan haklarına ve temek özgürlüklere hayat hakkı yok. En’am suresi 6/44-45 ayetleri bu âyetin ikinci cümlesini ve bir sonraki âyeti açıklar niteliktedir. “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa/günaha kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! Ve böylece, zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kesildi…”"},{"verse_number":"180","turkish_text":"En güzel (en iyi) sıfatlar Allah’a aittir. Öyleyse o iyi sıfatlarla yalnız O’na dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın (onlardan uzak durun). Böyleleri yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır!","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-179c.mp3","commentary_text":"Burada sadece inanmamak yok aynı zamanda küfrün ayakta kalması için zulüm var, baskı var, fitne var, nefsi önceleyip dünyada hüküm sürdürmek isteyen seküler anlayış var. İnsan haklarına ve temek özgürlüklere hayat hakkı yok. En’am suresi 6/44-45 ayetleri bu âyetin ikinci cümlesini ve bir sonraki âyeti açıklar niteliktedir. “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa/günaha kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! Ve böylece, zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kesildi…”"},{"verse_number":"180","turkish_text":"En güzel (en iyi) sıfatlar Allah’a aittir. Öyleyse o iyi sıfatlarla yalnız O’na dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın (onlardan uzak durun). Böyleleri yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır!","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-180c.mp3","commentary_text":"Burada sadece inanmamak yok aynı zamanda küfrün ayakta kalması için zulüm var, baskı var, fitne var, nefsi önceleyip dünyada hüküm sürdürmek isteyen seküler anlayış var. İnsan haklarına ve temek özgürlüklere hayat hakkı yok. En’am suresi 6/44-45 ayetleri bu âyetin ikinci cümlesini ve bir sonraki âyeti açıklar niteliktedir. “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa/günaha kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! Ve böylece, zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kesildi…”"},{"verse_number":"180","turkish_text":"En güzel (en iyi) sıfatlar Allah’a aittir. Öyleyse o iyi sıfatlarla yalnız O’na dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın (onlardan uzak durun). Böyleleri yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır!","arabic_text":"وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-177.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-180c.mp3","commentary_text":"Burada sadece inanmamak yok aynı zamanda küfrün ayakta kalması için zulüm var, baskı var, fitne var, nefsi önceleyip dünyada hüküm sürdürmek isteyen seküler anlayış var. İnsan haklarına ve temek özgürlüklere hayat hakkı yok. En’am suresi 6/44-45 ayetleri bu âyetin ikinci cümlesini ve bir sonraki âyeti açıklar niteliktedir. “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa/günaha kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! Ve böylece, zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kesildi…”"},{"verse_number":"181","turkish_text":"(Bunun yanında) yaratmış olduğumuz (insanlar) arasında (başkalarına daima) doğru yolu gösteren ve onun sayesinde adaletle davranan insanlar da vardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"(Bunun yanında) yaratmış olduğumuz (insanlar) arasında (başkalarına daima) doğru yolu gösteren ve onun sayesinde adaletle davranan insanlar da vardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"(Bunun yanında) yaratmış olduğumuz (insanlar) arasında (başkalarına daima) doğru yolu gösteren ve onun sayesinde adaletle davranan insanlar da vardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"(Bunun yanında) yaratmış olduğumuz (insanlar) arasında (başkalarına daima) doğru yolu gösteren ve onun sayesinde adaletle davranan insanlar da vardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan (ve onları ciddiye almayan zulüm ve isyanlarıyla yeryüzünü fesada uğratan) kimselere gelince; onları hiç bilmeyecekleri yerden adım adım felakete götüreceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ","related_links":["6/44"],"audio_path":"6/6-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan (ve onları ciddiye almayan zulüm ve isyanlarıyla yeryüzünü fesada uğratan) kimselere gelince; onları hiç bilmeyecekleri yerden adım adım felakete götüreceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ","related_links":["6/44"],"audio_path":"6/6-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan (ve onları ciddiye almayan zulüm ve isyanlarıyla yeryüzünü fesada uğratan) kimselere gelince; onları hiç bilmeyecekleri yerden adım adım felakete götüreceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ","related_links":["6/44"],"audio_path":"6/6-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan (ve onları ciddiye almayan zulüm ve isyanlarıyla yeryüzünü fesada uğratan) kimselere gelince; onları hiç bilmeyecekleri yerden adım adım felakete götüreceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ","related_links":["6/44"],"audio_path":"6/6-179.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ben onlara (akıllarını başlarına devşirmek için) bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim sapasağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["68/45"],"audio_path":"6/6-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ben onlara (akıllarını başlarına devşirmek için) bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim sapasağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["68/45"],"audio_path":"6/6-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ben onlara (akıllarını başlarına devşirmek için) bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim sapasağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["68/45"],"audio_path":"6/6-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"Ben onlara (akıllarını başlarına devşirmek için) bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim sapasağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["68/45"],"audio_path":"6/6-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"Onlar düşünmediler mi ki (kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (resulde) delilikten eser yoktur. O ancak apaçık bir uyarıcıdır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["34/46","81/22"],"audio_path":"6/6-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-184c.mp3","commentary_text":"İnsanın inanmasının manevî ve ahlakî değeri, bu inancın tahakkümle değil, serbest ve özgür iradenin ürünü olmasına bağlıdır. Allah kimseyi inanmıyor diye sapıklıkta bırakmaz ve helâk etmez. Aksine bulunduğu kötü durumdan onu kurtarmak için bütün çıkış yollarını gösterir. Ama buna rağmen insan tercihini kötü yönde kullanmak isterse, işte o zaman bu seçime göre karşılık verir ve sapıklığa devam etmek isteyeni sapıklıkta bırakır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"Onlar düşünmediler mi ki (kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (resulde) delilikten eser yoktur. O ancak apaçık bir uyarıcıdır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["34/46","81/22"],"audio_path":"6/6-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-183c.mp3","commentary_text":"İnsanın inanmasının manevî ve ahlakî değeri, bu inancın tahakkümle değil, serbest ve özgür iradenin ürünü olmasına bağlıdır. Allah kimseyi inanmıyor diye sapıklıkta bırakmaz ve helâk etmez. Aksine bulunduğu kötü durumdan onu kurtarmak için bütün çıkış yollarını gösterir. Ama buna rağmen insan tercihini kötü yönde kullanmak isterse, işte o zaman bu seçime göre karşılık verir ve sapıklığa devam etmek isteyeni sapıklıkta bırakır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"Onlar düşünmediler mi ki (kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (resulde) delilikten eser yoktur. O ancak apaçık bir uyarıcıdır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["34/46","81/22"],"audio_path":"6/6-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-184c.mp3","commentary_text":"İnsanın inanmasının manevî ve ahlakî değeri, bu inancın tahakkümle değil, serbest ve özgür iradenin ürünü olmasına bağlıdır. Allah kimseyi inanmıyor diye sapıklıkta bırakmaz ve helâk etmez. Aksine bulunduğu kötü durumdan onu kurtarmak için bütün çıkış yollarını gösterir. Ama buna rağmen insan tercihini kötü yönde kullanmak isterse, işte o zaman bu seçime göre karşılık verir ve sapıklığa devam etmek isteyeni sapıklıkta bırakır."},{"verse_number":"184","turkish_text":"Onlar düşünmediler mi ki (kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (resulde) delilikten eser yoktur. O ancak apaçık bir uyarıcıdır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["34/46","81/22"],"audio_path":"6/6-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-184c.mp3","commentary_text":"İnsanın inanmasının manevî ve ahlakî değeri, bu inancın tahakkümle değil, serbest ve özgür iradenin ürünü olmasına bağlıdır. Allah kimseyi inanmıyor diye sapıklıkta bırakmaz ve helâk etmez. Aksine bulunduğu kötü durumdan onu kurtarmak için bütün çıkış yollarını gösterir. Ama buna rağmen insan tercihini kötü yönde kullanmak isterse, işte o zaman bu seçime göre karşılık verir ve sapıklığa devam etmek isteyeni sapıklıkta bırakır."},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar Allah’ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini yarattığı bütün o nesneleri hiç göz önüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan (Kur’an’dan) sonra başka hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَنْظُرُوا ف۪ي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۙ وَاَنْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُهُمْۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar Allah’ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini yarattığı bütün o nesneleri hiç göz önüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan (Kur’an’dan) sonra başka hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَنْظُرُوا ف۪ي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۙ وَاَنْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُهُمْۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar Allah’ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini yarattığı bütün o nesneleri hiç göz önüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan (Kur’an’dan) sonra başka hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَنْظُرُوا ف۪ي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۙ وَاَنْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُهُمْۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar Allah’ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini yarattığı bütün o nesneleri hiç göz önüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan (Kur’an’dan) sonra başka hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَنْظُرُوا ف۪ي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۙ وَاَنْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُهُمْۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"186","turkish_text":"Allah’ın (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseler için (Allah’tan başka) yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır körü körüne yuvarlanır giderler.","arabic_text":"مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-183.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-186c.mp3","commentary_text":"Burada, Hz. Peygamberin nebi ve resul olmakla beraber diğer insanlar gibi bir beşer olduğuna, ona inanan ve onun yolundan gidenlerin onu Hz. İsa örneğinde olduğu gibi insanüstü bir varlık olarak görmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Peygamberi sevmek ve ona itaat etmek başka şeydir, onu insan üstü bir varlık olarak görmek ve sadece Allah’a has olan, gaybı bilmek gibi bazı olağanüstü özellikleri ona yüklemek başka şeydir. Hele içinden çıkılmayan konularda ve felaket zamanlarında “Medet Ya Resulellah!” diyerek çağrıda bulunmak çok daha başka bir şeydir. Ayette “her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğu anlatılıyor. “Kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil” diyen ve bunu ona Allah’ın söylettiği bir peygambere “insanların kurtulmasını, rahmetin tecellisini, alemlerin yaratılmasına vesile olmasını izafe etmek doğru olabilir mi? Peygamberin alemlere rahmetin vesilesi olması Kur’an ile olmuştur. Buradaki rahmet Hz. Muhammed’in kendisi değil, aldığı vazifedir ve bu vazifeyi icra ederken rehberi olan Kur’an’dır. “Kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim” yani daha çok hayır yapabilmek ve insanlara faydalı olabilmek için elimdeki imkânları artırırdım. Böyle olunca da kötülüklerden uzak dururdum. Zira iyilikler çoğaldıkça doğal olarak kötülükler azalacaktır."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Allah’ın (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseler için (Allah’tan başka) yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır körü körüne yuvarlanır giderler.","arabic_text":"مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-183.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-185c.mp3","commentary_text":"Burada, Hz. Peygamberin nebi ve resul olmakla beraber diğer insanlar gibi bir beşer olduğuna, ona inanan ve onun yolundan gidenlerin onu Hz. İsa örneğinde olduğu gibi insanüstü bir varlık olarak görmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Peygamberi sevmek ve ona itaat etmek başka şeydir, onu insan üstü bir varlık olarak görmek ve sadece Allah’a has olan, gaybı bilmek gibi bazı olağanüstü özellikleri ona yüklemek başka şeydir. Hele içinden çıkılmayan konularda ve felaket zamanlarında “Medet Ya Resulellah!” diyerek çağrıda bulunmak çok daha başka bir şeydir. Ayette “her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğu anlatılıyor. “Kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil” diyen ve bunu ona Allah’ın söylettiği bir peygambere “insanların kurtulmasını, rahmetin tecellisini, alemlerin yaratılmasına vesile olmasını izafe etmek doğru olabilir mi? Peygamberin alemlere rahmetin vesilesi olması Kur’an ile olmuştur. Buradaki rahmet Hz. Muhammed’in kendisi değil, aldığı vazifedir ve bu vazifeyi icra ederken rehberi olan Kur’an’dır. “Kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim” yani daha çok hayır yapabilmek ve insanlara faydalı olabilmek için elimdeki imkânları artırırdım. Böyle olunca da kötülüklerden uzak dururdum. Zira iyilikler çoğaldıkça doğal olarak kötülükler azalacaktır."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Allah’ın (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseler için (Allah’tan başka) yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır körü körüne yuvarlanır giderler.","arabic_text":"مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-183.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-186c.mp3","commentary_text":"Burada, Hz. Peygamberin nebi ve resul olmakla beraber diğer insanlar gibi bir beşer olduğuna, ona inanan ve onun yolundan gidenlerin onu Hz. İsa örneğinde olduğu gibi insanüstü bir varlık olarak görmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Peygamberi sevmek ve ona itaat etmek başka şeydir, onu insan üstü bir varlık olarak görmek ve sadece Allah’a has olan, gaybı bilmek gibi bazı olağanüstü özellikleri ona yüklemek başka şeydir. Hele içinden çıkılmayan konularda ve felaket zamanlarında “Medet Ya Resulellah!” diyerek çağrıda bulunmak çok daha başka bir şeydir. Ayette “her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğu anlatılıyor. “Kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil” diyen ve bunu ona Allah’ın söylettiği bir peygambere “insanların kurtulmasını, rahmetin tecellisini, alemlerin yaratılmasına vesile olmasını izafe etmek doğru olabilir mi? Peygamberin alemlere rahmetin vesilesi olması Kur’an ile olmuştur. Buradaki rahmet Hz. Muhammed’in kendisi değil, aldığı vazifedir ve bu vazifeyi icra ederken rehberi olan Kur’an’dır. “Kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim” yani daha çok hayır yapabilmek ve insanlara faydalı olabilmek için elimdeki imkânları artırırdım. Böyle olunca da kötülüklerden uzak dururdum. Zira iyilikler çoğaldıkça doğal olarak kötülükler azalacaktır."},{"verse_number":"186","turkish_text":"Allah’ın (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseler için (Allah’tan başka) yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır körü körüne yuvarlanır giderler.","arabic_text":"مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-183.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-186c.mp3","commentary_text":"Burada, Hz. Peygamberin nebi ve resul olmakla beraber diğer insanlar gibi bir beşer olduğuna, ona inanan ve onun yolundan gidenlerin onu Hz. İsa örneğinde olduğu gibi insanüstü bir varlık olarak görmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Peygamberi sevmek ve ona itaat etmek başka şeydir, onu insan üstü bir varlık olarak görmek ve sadece Allah’a has olan, gaybı bilmek gibi bazı olağanüstü özellikleri ona yüklemek başka şeydir. Hele içinden çıkılmayan konularda ve felaket zamanlarında “Medet Ya Resulellah!” diyerek çağrıda bulunmak çok daha başka bir şeydir. Ayette “her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğu anlatılıyor. “Kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil” diyen ve bunu ona Allah’ın söylettiği bir peygambere “insanların kurtulmasını, rahmetin tecellisini, alemlerin yaratılmasına vesile olmasını izafe etmek doğru olabilir mi? Peygamberin alemlere rahmetin vesilesi olması Kur’an ile olmuştur. Buradaki rahmet Hz. Muhammed’in kendisi değil, aldığı vazifedir ve bu vazifeyi icra ederken rehberi olan Kur’an’dır. “Kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim” yani daha çok hayır yapabilmek ve insanlara faydalı olabilmek için elimdeki imkânları artırırdım. Böyle olunca da kötülüklerden uzak dururdum. Zira iyilikler çoğaldıkça doğal olarak kötülükler azalacaktır."},{"verse_number":"187","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır ve zamanı geldiğinde onu ortaya çıkaracak olan sadece O’dur. (O gün) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacaktır.” Sanki sen (kıyametin ne zaman kopacağını) biliyormuşsun gibi sana (onun vaktini) soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah’ın katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-187c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendi özünden” ifadesi, onun türünden şeklinde anlaşılmalıdır. Yani nasıl ki insan cinsinin erkek türü olan Âdem’i yarattı ise, yine aynı cinsten kadın türü olan eşi Havva’yı yarattı. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden meydana getirdi. Ancak bir sonraki ayetten anlıyoruz ki; bu nefis Âdem olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak daha geniş bilgi için Bkz. Nisa 4/1, En’am 6/98, Rum 30/21, Zümer 39/6, Hucurat 49/13"},{"verse_number":"187","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır ve zamanı geldiğinde onu ortaya çıkaracak olan sadece O’dur. (O gün) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacaktır.” Sanki sen (kıyametin ne zaman kopacağını) biliyormuşsun gibi sana (onun vaktini) soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah’ın katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-186c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendi özünden” ifadesi, onun türünden şeklinde anlaşılmalıdır. Yani nasıl ki insan cinsinin erkek türü olan Âdem’i yarattı ise, yine aynı cinsten kadın türü olan eşi Havva’yı yarattı. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden meydana getirdi. Ancak bir sonraki ayetten anlıyoruz ki; bu nefis Âdem olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak daha geniş bilgi için Bkz. Nisa 4/1, En’am 6/98, Rum 30/21, Zümer 39/6, Hucurat 49/13"},{"verse_number":"187","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır ve zamanı geldiğinde onu ortaya çıkaracak olan sadece O’dur. (O gün) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacaktır.” Sanki sen (kıyametin ne zaman kopacağını) biliyormuşsun gibi sana (onun vaktini) soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah’ın katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-187c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendi özünden” ifadesi, onun türünden şeklinde anlaşılmalıdır. Yani nasıl ki insan cinsinin erkek türü olan Âdem’i yarattı ise, yine aynı cinsten kadın türü olan eşi Havva’yı yarattı. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden meydana getirdi. Ancak bir sonraki ayetten anlıyoruz ki; bu nefis Âdem olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak daha geniş bilgi için Bkz. Nisa 4/1, En’am 6/98, Rum 30/21, Zümer 39/6, Hucurat 49/13"},{"verse_number":"187","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır ve zamanı geldiğinde onu ortaya çıkaracak olan sadece O’dur. (O gün) göklere ve yere bütün ağırlığıyla çökecek ve sizi mutlaka umulmadık bir anda yakalayacaktır.” Sanki sen (kıyametin ne zaman kopacağını) biliyormuşsun gibi sana (onun vaktini) soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah’ın katındadır. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.”","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-184.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-187c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kendi özünden” ifadesi, onun türünden şeklinde anlaşılmalıdır. Yani nasıl ki insan cinsinin erkek türü olan Âdem’i yarattı ise, yine aynı cinsten kadın türü olan eşi Havva’yı yarattı. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden meydana getirdi. Ancak bir sonraki ayetten anlıyoruz ki; bu nefis Âdem olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak daha geniş bilgi için Bkz. Nisa 4/1, En’am 6/98, Rum 30/21, Zümer 39/6, Hucurat 49/13"},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Ey Resul) de ki: “Allah dilemedikçe kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim muhakkak ki kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve iman edecek bir topluma iyi haberler getiren müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِۚ وَمَا مَسَّنِيَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-188c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor. Ayrıca çocuklarını yaratanın, Allah olduğunu unutup, onların bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylerlerdi. Onun için erkek çocuğu olanı tebrik ederler, kızı olanı aşağılarlardı. Hele çocuğu olmayanı adam yerine koymazlardı."},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Ey Resul) de ki: “Allah dilemedikçe kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim muhakkak ki kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve iman edecek bir topluma iyi haberler getiren müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِۚ وَمَا مَسَّنِيَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-187c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor. Ayrıca çocuklarını yaratanın, Allah olduğunu unutup, onların bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylerlerdi. Onun için erkek çocuğu olanı tebrik ederler, kızı olanı aşağılarlardı. Hele çocuğu olmayanı adam yerine koymazlardı."},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Ey Resul) de ki: “Allah dilemedikçe kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim muhakkak ki kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve iman edecek bir topluma iyi haberler getiren müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِۚ وَمَا مَسَّنِيَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-188c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor. Ayrıca çocuklarını yaratanın, Allah olduğunu unutup, onların bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylerlerdi. Onun için erkek çocuğu olanı tebrik ederler, kızı olanı aşağılarlardı. Hele çocuğu olmayanı adam yerine koymazlardı."},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Ey Resul) de ki: “Allah dilemedikçe kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim muhakkak ki kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayırmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı. (Ama) ben sadece bir uyarıcıyım ve iman edecek bir topluma iyi haberler getiren müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِۚ وَمَا مَسَّنِيَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"6/6-185.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-188c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar çocuklarına “Abdullah, Abdurrahman” (Allah’ın kulu, Rahman’ın kulu) anlamlarına gelen isimler takarlardı. Müşrikler ise putlarına nispet ederek çocuklarına “Abdul-Menat, Abdul-Uzza” (Menat’ın kulu, Uzza’nın kulu) gibi isimler koyarlardı. Burada müşriklerin bu davranışı şiddetle kınanıyor. Ayrıca çocuklarını yaratanın, Allah olduğunu unutup, onların bir kısım dünyevi tedbirlerle meydana geldiğini söylerlerdi. Onun için erkek çocuğu olanı tebrik ederler, kızı olanı aşağılarlardı. Hele çocuğu olmayanı adam yerine koymazlardı."},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sizi tek bir candan yaratan (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden/cinsinden eşini var eden O’dur. Öyle ki o eşini kucaklayınca eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve bir müddet onu (karnında) taşır. Sonra (kadının) gebeliği ağırlaşınca her ikisi birden Rableri Allah’a: “Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!” diye dua ederler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَف۪يفًا فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/1","6/98","30/21","39/6","49/13"],"audio_path":"6/6-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sizi tek bir candan yaratan (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden/cinsinden eşini var eden O’dur. Öyle ki o eşini kucaklayınca eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve bir müddet onu (karnında) taşır. Sonra (kadının) gebeliği ağırlaşınca her ikisi birden Rableri Allah’a: “Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!” diye dua ederler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَف۪يفًا فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/1","6/98","30/21","39/6","49/13"],"audio_path":"6/6-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sizi tek bir candan yaratan (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden/cinsinden eşini var eden O’dur. Öyle ki o eşini kucaklayınca eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve bir müddet onu (karnında) taşır. Sonra (kadının) gebeliği ağırlaşınca her ikisi birden Rableri Allah’a: “Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!” diye dua ederler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَف۪يفًا فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/1","6/98","30/21","39/6","49/13"],"audio_path":"6/6-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"Sizi tek bir candan yaratan (sevgiyle) kadına meyletsin diye ona kendi özünden/cinsinden eşini var eden O’dur. Öyle ki o eşini kucaklayınca eşi (ilkin) hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve bir müddet onu (karnında) taşır. Sonra (kadının) gebeliği ağırlaşınca her ikisi birden Rableri Allah’a: “Bize gerçekten kusursuz bir (çocuk) bahşedersen muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!” diye dua ederler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَف۪يفًا فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":["4/1","6/98","30/21","39/6","49/13"],"audio_path":"6/6-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Ama (Allah) onlara iyi bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah’a ortaklar koşarlar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحًا جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Ama (Allah) onlara iyi bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah’a ortaklar koşarlar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحًا جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Ama (Allah) onlara iyi bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah’a ortaklar koşarlar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحًا جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Ama (Allah) onlara iyi bir çocuk verince; kendilerine verdiği bu çocuk hakkında Allah’a ortaklar koşarlar. Allah onların ortak koştuğu şeylerden münezzehtir.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحًا جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Bunlar hiçbir şey yaratamayan tersine kendileri yaratılmış bulunan varlıkları mı (Allah’a) ortak koşuyorlar?","arabic_text":"اَيُشْرِكُونَ مَا لَا يَخْلُقُ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"6/6-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Bunlar hiçbir şey yaratamayan tersine kendileri yaratılmış bulunan varlıkları mı (Allah’a) ortak koşuyorlar?","arabic_text":"اَيُشْرِكُونَ مَا لَا يَخْلُقُ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"6/6-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Bunlar hiçbir şey yaratamayan tersine kendileri yaratılmış bulunan varlıkları mı (Allah’a) ortak koşuyorlar?","arabic_text":"اَيُشْرِكُونَ مَا لَا يَخْلُقُ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"6/6-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Bunlar hiçbir şey yaratamayan tersine kendileri yaratılmış bulunan varlıkları mı (Allah’a) ortak koşuyorlar?","arabic_text":"اَيُشْرِكُونَ مَا لَا يَخْلُقُ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"6/6-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hâlbuki bunlar ne onlara yardım edebilir ne de kendilerine bir yardımları olabilir.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَط۪يعُونَ لَهُمْ نَصْرًا وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hâlbuki bunlar ne onlara yardım edebilir ne de kendilerine bir yardımları olabilir.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَط۪يعُونَ لَهُمْ نَصْرًا وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hâlbuki bunlar ne onlara yardım edebilir ne de kendilerine bir yardımları olabilir.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَط۪يعُونَ لَهُمْ نَصْرًا وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hâlbuki bunlar ne onlara yardım edebilir ne de kendilerine bir yardımları olabilir.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَط۪يعُونَ لَهُمْ نَصْرًا وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).","arabic_text":"وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَتَّبِعُوكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْ اَدَعَوْتُمُوهُمْ اَمْ اَنْتُمْ صَامِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).","arabic_text":"وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَتَّبِعُوكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْ اَدَعَوْتُمُوهُمْ اَمْ اَنْتُمْ صَامِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).","arabic_text":"وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَتَّبِعُوكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْ اَدَعَوْتُمُوهُمْ اَمْ اَنْتُمْ صَامِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).","arabic_text":"وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَتَّبِعُوكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْ اَدَعَوْتُمُوهُمْ اَمْ اَنْتُمْ صَامِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194","turkish_text":"Allah’tan başka çağırıp sığındığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ عِبَادٌ اَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194","turkish_text":"Allah’tan başka çağırıp sığındığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ عِبَادٌ اَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194","turkish_text":"Allah’tan başka çağırıp sığındığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ عِبَادٌ اَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194","turkish_text":"Allah’tan başka çağırıp sığındığınız şeylerin hepsi hiç şüphe yok ki sizler gibi yaratılmış varlıklardır. Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi onları çağırın da davetinize icabet etsinler!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ عِبَادٌ اَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"195","turkish_text":"Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”","arabic_text":"اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"6/6-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"195","turkish_text":"Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”","arabic_text":"اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"6/6-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"195","turkish_text":"Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”","arabic_text":"اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"6/6-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"195","turkish_text":"Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: “Çağırın ortaklarınızı da elinizden gelirse bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.”","arabic_text":"اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"6/6-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"Doğrusu benim koruyucum bu Kitab’ı indiren Allah’tır. Zira O dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"Doğrusu benim koruyucum bu Kitab’ı indiren Allah’tır. Zira O dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"Doğrusu benim koruyucum bu Kitab’ı indiren Allah’tır. Zira O dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"Doğrusu benim koruyucum bu Kitab’ı indiren Allah’tır. Zira O dürüst ve erdemli olanların koruyucusudur.","arabic_text":"اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"O’ndan başka taptıklarınız size yardım edemediği gibi kendilerine de yardım edemezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-197c.mp3","commentary_text":"Burada, hitap doğrudan Hz. Peygamber’e yapılıyor olsa da “sen” hitabı Kur’an’a bağlılık gösteren herkese, dolayısıyla her çağda bütün Müslümanlara yöneliktir. Bu ayette, İslam’ı tebliğ için yola çıkanların uygulayacakları metot hakkında adeta yol haritası veriliyor. Öncelikle İrşad vazifesini üstlenen Müslümanın bütün tepkilere karşı vakarlı, anlayışlı, müsamahakâr ve affedici olması gerektiği vurgulanıyor. Çünkü insan, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı olarak özgür ve ahlaki bir iradeye sahiptir. Dayatma, zorlama ve baskı ile terbiye edilecek bir varlık değildir. Şartlar ne olursa olsun her zaman iyi ve güzel, doğru ve yanlış hoş bir üslupla ona anlatılmalıdır. A. İmran 3/159’da “Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı” fermanı da kabalık ve baskıdan uzak bir yöntemin insan için en doğru yol olacağını işaret etmektedir. “Cahillerden uzak dur!” emri; onlara temkinli yaklaş, ihtiyatlı davran, meclislerinde fazla kalma, onlarla beraber olma, onların seviyesine inmeyi tevazu olarak görme, onlarla çok konuşma, arkadaşlık kurma, dost olma anlamındadır. Cehalet, kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu bilmemektir. Cehalet bilmediğini bilmemektir, kindir, inattır, kibirdir, sefalettir, bağnazlıktır, yobazlıktır, vurdumduymazlıktır. Yoksulluğun, karanlığın, şiddetin, nefretin, hasedin en âlâsıdır cehalet. Bu bakımdan Kur’an cahilliği ortadan kaldırmak için seferberlik ilan emiş ve cahil kalan ve kalmak isteyenlerle ilişki konusunda ciddi prensipler ortaya koymuştur. Bunlardan bağlayıcı cümle olarak ayet sonlarında gelenlerden birkaç örnek: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” (Bakara 2/67), “Sakın cahillerden olma!” (En’am 6/35), “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim!” (Hud 11/46), “Biz cahillerle bir arada olmak istemeyiz” (Kasas 28/55)"},{"verse_number":"197","turkish_text":"O’ndan başka taptıklarınız size yardım edemediği gibi kendilerine de yardım edemezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-196c.mp3","commentary_text":"Burada, hitap doğrudan Hz. Peygamber’e yapılıyor olsa da “sen” hitabı Kur’an’a bağlılık gösteren herkese, dolayısıyla her çağda bütün Müslümanlara yöneliktir. Bu ayette, İslam’ı tebliğ için yola çıkanların uygulayacakları metot hakkında adeta yol haritası veriliyor. Öncelikle İrşad vazifesini üstlenen Müslümanın bütün tepkilere karşı vakarlı, anlayışlı, müsamahakâr ve affedici olması gerektiği vurgulanıyor. Çünkü insan, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı olarak özgür ve ahlaki bir iradeye sahiptir. Dayatma, zorlama ve baskı ile terbiye edilecek bir varlık değildir. Şartlar ne olursa olsun her zaman iyi ve güzel, doğru ve yanlış hoş bir üslupla ona anlatılmalıdır. A. İmran 3/159’da “Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı” fermanı da kabalık ve baskıdan uzak bir yöntemin insan için en doğru yol olacağını işaret etmektedir. “Cahillerden uzak dur!” emri; onlara temkinli yaklaş, ihtiyatlı davran, meclislerinde fazla kalma, onlarla beraber olma, onların seviyesine inmeyi tevazu olarak görme, onlarla çok konuşma, arkadaşlık kurma, dost olma anlamındadır. Cehalet, kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu bilmemektir. Cehalet bilmediğini bilmemektir, kindir, inattır, kibirdir, sefalettir, bağnazlıktır, yobazlıktır, vurdumduymazlıktır. Yoksulluğun, karanlığın, şiddetin, nefretin, hasedin en âlâsıdır cehalet. Bu bakımdan Kur’an cahilliği ortadan kaldırmak için seferberlik ilan emiş ve cahil kalan ve kalmak isteyenlerle ilişki konusunda ciddi prensipler ortaya koymuştur. Bunlardan bağlayıcı cümle olarak ayet sonlarında gelenlerden birkaç örnek: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” (Bakara 2/67), “Sakın cahillerden olma!” (En’am 6/35), “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim!” (Hud 11/46), “Biz cahillerle bir arada olmak istemeyiz” (Kasas 28/55)"},{"verse_number":"197","turkish_text":"O’ndan başka taptıklarınız size yardım edemediği gibi kendilerine de yardım edemezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-197c.mp3","commentary_text":"Burada, hitap doğrudan Hz. Peygamber’e yapılıyor olsa da “sen” hitabı Kur’an’a bağlılık gösteren herkese, dolayısıyla her çağda bütün Müslümanlara yöneliktir. Bu ayette, İslam’ı tebliğ için yola çıkanların uygulayacakları metot hakkında adeta yol haritası veriliyor. Öncelikle İrşad vazifesini üstlenen Müslümanın bütün tepkilere karşı vakarlı, anlayışlı, müsamahakâr ve affedici olması gerektiği vurgulanıyor. Çünkü insan, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı olarak özgür ve ahlaki bir iradeye sahiptir. Dayatma, zorlama ve baskı ile terbiye edilecek bir varlık değildir. Şartlar ne olursa olsun her zaman iyi ve güzel, doğru ve yanlış hoş bir üslupla ona anlatılmalıdır. A. İmran 3/159’da “Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı” fermanı da kabalık ve baskıdan uzak bir yöntemin insan için en doğru yol olacağını işaret etmektedir. “Cahillerden uzak dur!” emri; onlara temkinli yaklaş, ihtiyatlı davran, meclislerinde fazla kalma, onlarla beraber olma, onların seviyesine inmeyi tevazu olarak görme, onlarla çok konuşma, arkadaşlık kurma, dost olma anlamındadır. Cehalet, kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu bilmemektir. Cehalet bilmediğini bilmemektir, kindir, inattır, kibirdir, sefalettir, bağnazlıktır, yobazlıktır, vurdumduymazlıktır. Yoksulluğun, karanlığın, şiddetin, nefretin, hasedin en âlâsıdır cehalet. Bu bakımdan Kur’an cahilliği ortadan kaldırmak için seferberlik ilan emiş ve cahil kalan ve kalmak isteyenlerle ilişki konusunda ciddi prensipler ortaya koymuştur. Bunlardan bağlayıcı cümle olarak ayet sonlarında gelenlerden birkaç örnek: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” (Bakara 2/67), “Sakın cahillerden olma!” (En’am 6/35), “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim!” (Hud 11/46), “Biz cahillerle bir arada olmak istemeyiz” (Kasas 28/55)"},{"verse_number":"197","turkish_text":"O’ndan başka taptıklarınız size yardım edemediği gibi kendilerine de yardım edemezler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-194.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-197c.mp3","commentary_text":"Burada, hitap doğrudan Hz. Peygamber’e yapılıyor olsa da “sen” hitabı Kur’an’a bağlılık gösteren herkese, dolayısıyla her çağda bütün Müslümanlara yöneliktir. Bu ayette, İslam’ı tebliğ için yola çıkanların uygulayacakları metot hakkında adeta yol haritası veriliyor. Öncelikle İrşad vazifesini üstlenen Müslümanın bütün tepkilere karşı vakarlı, anlayışlı, müsamahakâr ve affedici olması gerektiği vurgulanıyor. Çünkü insan, doğal güdü ve sezgileriyle yaşayan diğer bütün yaratıklardan farklı olarak özgür ve ahlaki bir iradeye sahiptir. Dayatma, zorlama ve baskı ile terbiye edilecek bir varlık değildir. Şartlar ne olursa olsun her zaman iyi ve güzel, doğru ve yanlış hoş bir üslupla ona anlatılmalıdır. A. İmran 3/159’da “Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı” fermanı da kabalık ve baskıdan uzak bir yöntemin insan için en doğru yol olacağını işaret etmektedir. “Cahillerden uzak dur!” emri; onlara temkinli yaklaş, ihtiyatlı davran, meclislerinde fazla kalma, onlarla beraber olma, onların seviyesine inmeyi tevazu olarak görme, onlarla çok konuşma, arkadaşlık kurma, dost olma anlamındadır. Cehalet, kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu bilmemektir. Cehalet bilmediğini bilmemektir, kindir, inattır, kibirdir, sefalettir, bağnazlıktır, yobazlıktır, vurdumduymazlıktır. Yoksulluğun, karanlığın, şiddetin, nefretin, hasedin en âlâsıdır cehalet. Bu bakımdan Kur’an cahilliği ortadan kaldırmak için seferberlik ilan emiş ve cahil kalan ve kalmak isteyenlerle ilişki konusunda ciddi prensipler ortaya koymuştur. Bunlardan bağlayıcı cümle olarak ayet sonlarında gelenlerden birkaç örnek: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” (Bakara 2/67), “Sakın cahillerden olma!” (En’am 6/35), “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim!” (Hud 11/46), “Biz cahillerle bir arada olmak istemeyiz” (Kasas 28/55)"},{"verse_number":"198","turkish_text":"Sen onları doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın hâlbuki onlar görmezler.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Sen onları doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın hâlbuki onlar görmezler.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Sen onları doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın hâlbuki onlar görmezler.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198","turkish_text":"Sen onları doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın hâlbuki onlar görmezler.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al. İyiyi ve güzeli emret cahillerden uzak dur (onlara aldırış etme)!","arabic_text":"خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al. İyiyi ve güzeli emret cahillerden uzak dur (onlara aldırış etme)!","arabic_text":"خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al. İyiyi ve güzeli emret cahillerden uzak dur (onlara aldırış etme)!","arabic_text":"خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"199","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al. İyiyi ve güzeli emret cahillerden uzak dur (onlara aldırış etme)!","arabic_text":"خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ve eğer Şeytandan bir kışkırtı/vesvese seni sürükleyecek olursa (hemen) Allah’a sığın ve bil ki O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["23/97","41/36"],"audio_path":"6/6-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-200c.mp3","commentary_text":"Tıpkı psikoaktif maddelere kendini kaptıran madde bağımlısı gibi, yaratılış safiyetinden uzaklaşarak her geçen gün gafletin tesir alanında kötüleri kendi bakış açısına göre iyi görerek şeytanın esiri olanlar bir daha kolay kolay yakalarını kurtarıp özgürlüklerine kavuşamazlar."},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ve eğer Şeytandan bir kışkırtı/vesvese seni sürükleyecek olursa (hemen) Allah’a sığın ve bil ki O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["23/97","41/36"],"audio_path":"6/6-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-199c.mp3","commentary_text":"Tıpkı psikoaktif maddelere kendini kaptıran madde bağımlısı gibi, yaratılış safiyetinden uzaklaşarak her geçen gün gafletin tesir alanında kötüleri kendi bakış açısına göre iyi görerek şeytanın esiri olanlar bir daha kolay kolay yakalarını kurtarıp özgürlüklerine kavuşamazlar."},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ve eğer Şeytandan bir kışkırtı/vesvese seni sürükleyecek olursa (hemen) Allah’a sığın ve bil ki O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["23/97","41/36"],"audio_path":"6/6-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-200c.mp3","commentary_text":"Tıpkı psikoaktif maddelere kendini kaptıran madde bağımlısı gibi, yaratılış safiyetinden uzaklaşarak her geçen gün gafletin tesir alanında kötüleri kendi bakış açısına göre iyi görerek şeytanın esiri olanlar bir daha kolay kolay yakalarını kurtarıp özgürlüklerine kavuşamazlar."},{"verse_number":"200","turkish_text":"Ve eğer Şeytandan bir kışkırtı/vesvese seni sürükleyecek olursa (hemen) Allah’a sığın ve bil ki O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["23/97","41/36"],"audio_path":"6/6-197.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-200c.mp3","commentary_text":"Tıpkı psikoaktif maddelere kendini kaptıran madde bağımlısı gibi, yaratılış safiyetinden uzaklaşarak her geçen gün gafletin tesir alanında kötüleri kendi bakış açısına göre iyi görerek şeytanın esiri olanlar bir daha kolay kolay yakalarını kurtarıp özgürlüklerine kavuşamazlar."},{"verse_number":"201","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan (dürüst ve erdemli insan)lara şeytandan bir vesvese dokununca hemen (ilahi öğretileri) hatırlarlar (ve şeytana uymamak için) gözlerini açarlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا اِذَا مَسَّهُمْ طَٓائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَاِذَا هُمْ مُبْصِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan (dürüst ve erdemli insan)lara şeytandan bir vesvese dokununca hemen (ilahi öğretileri) hatırlarlar (ve şeytana uymamak için) gözlerini açarlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا اِذَا مَسَّهُمْ طَٓائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَاِذَا هُمْ مُبْصِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan (dürüst ve erdemli insan)lara şeytandan bir vesvese dokununca hemen (ilahi öğretileri) hatırlarlar (ve şeytana uymamak için) gözlerini açarlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا اِذَا مَسَّهُمْ طَٓائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَاِذَا هُمْ مُبْصِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan (dürüst ve erdemli insan)lara şeytandan bir vesvese dokununca hemen (ilahi öğretileri) hatırlarlar (ve şeytana uymamak için) gözlerini açarlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا اِذَا مَسَّهُمْ طَٓائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَاِذَا هُمْ مُبْصِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"6/6-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"(Şeytanların) dostlarına gelince şeytanlar onları azgınlığa sürükler sonra da yakalarını bırakmazlar.","arabic_text":"وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-199.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-202c.mp3","commentary_text":"Kur’an bir rahmet kaynağıdır. Bu kaynaktan faydalanmak için okunduğu zaman bütün konuşmaları keserek onu can kulağıyla dinlemek, düşünmek ve dinlediklerimizi de anlamak zorundayız. Ne dediğini anlamaksızın ve okunanların ne anlama geldiğini bilmeksizin onu dinlemek geçici olarak zihinsel rahatlama sağlayabilir, hele de güzel sesli biri tarafından okunduğu zaman stresi ve yorgunluğu azaltma ve ruh halini iyileştirme gibi geçici katkıları olabilir. Ama Kur’an’ın geliş amacı ve ayet metinlerinin okunuş gayesi bu değildir. Onun misyonu; bütün insanlığı dünya ve ahiret saadetine taşıyacak ilkeleri ortaya koyarak maneviyat ve ahlak seviyesi yüksek erdemli, onurlu, vakarlı, tutarlı ve kararlı bir toplum yetiştirmektir. Kur’an böyle bir amaca hizmet için okunmalı ve okunan mesajlar da mutlaka hayata geçirilmelidir ki Kur’an amacına ulaşmış olsun."},{"verse_number":"202","turkish_text":"(Şeytanların) dostlarına gelince şeytanlar onları azgınlığa sürükler sonra da yakalarını bırakmazlar.","arabic_text":"وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-199.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-201c.mp3","commentary_text":"Kur’an bir rahmet kaynağıdır. Bu kaynaktan faydalanmak için okunduğu zaman bütün konuşmaları keserek onu can kulağıyla dinlemek, düşünmek ve dinlediklerimizi de anlamak zorundayız. Ne dediğini anlamaksızın ve okunanların ne anlama geldiğini bilmeksizin onu dinlemek geçici olarak zihinsel rahatlama sağlayabilir, hele de güzel sesli biri tarafından okunduğu zaman stresi ve yorgunluğu azaltma ve ruh halini iyileştirme gibi geçici katkıları olabilir. Ama Kur’an’ın geliş amacı ve ayet metinlerinin okunuş gayesi bu değildir. Onun misyonu; bütün insanlığı dünya ve ahiret saadetine taşıyacak ilkeleri ortaya koyarak maneviyat ve ahlak seviyesi yüksek erdemli, onurlu, vakarlı, tutarlı ve kararlı bir toplum yetiştirmektir. Kur’an böyle bir amaca hizmet için okunmalı ve okunan mesajlar da mutlaka hayata geçirilmelidir ki Kur’an amacına ulaşmış olsun."},{"verse_number":"202","turkish_text":"(Şeytanların) dostlarına gelince şeytanlar onları azgınlığa sürükler sonra da yakalarını bırakmazlar.","arabic_text":"وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-199.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-202c.mp3","commentary_text":"Kur’an bir rahmet kaynağıdır. Bu kaynaktan faydalanmak için okunduğu zaman bütün konuşmaları keserek onu can kulağıyla dinlemek, düşünmek ve dinlediklerimizi de anlamak zorundayız. Ne dediğini anlamaksızın ve okunanların ne anlama geldiğini bilmeksizin onu dinlemek geçici olarak zihinsel rahatlama sağlayabilir, hele de güzel sesli biri tarafından okunduğu zaman stresi ve yorgunluğu azaltma ve ruh halini iyileştirme gibi geçici katkıları olabilir. Ama Kur’an’ın geliş amacı ve ayet metinlerinin okunuş gayesi bu değildir. Onun misyonu; bütün insanlığı dünya ve ahiret saadetine taşıyacak ilkeleri ortaya koyarak maneviyat ve ahlak seviyesi yüksek erdemli, onurlu, vakarlı, tutarlı ve kararlı bir toplum yetiştirmektir. Kur’an böyle bir amaca hizmet için okunmalı ve okunan mesajlar da mutlaka hayata geçirilmelidir ki Kur’an amacına ulaşmış olsun."},{"verse_number":"202","turkish_text":"(Şeytanların) dostlarına gelince şeytanlar onları azgınlığa sürükler sonra da yakalarını bırakmazlar.","arabic_text":"وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-199.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-202c.mp3","commentary_text":"Kur’an bir rahmet kaynağıdır. Bu kaynaktan faydalanmak için okunduğu zaman bütün konuşmaları keserek onu can kulağıyla dinlemek, düşünmek ve dinlediklerimizi de anlamak zorundayız. Ne dediğini anlamaksızın ve okunanların ne anlama geldiğini bilmeksizin onu dinlemek geçici olarak zihinsel rahatlama sağlayabilir, hele de güzel sesli biri tarafından okunduğu zaman stresi ve yorgunluğu azaltma ve ruh halini iyileştirme gibi geçici katkıları olabilir. Ama Kur’an’ın geliş amacı ve ayet metinlerinin okunuş gayesi bu değildir. Onun misyonu; bütün insanlığı dünya ve ahiret saadetine taşıyacak ilkeleri ortaya koyarak maneviyat ve ahlak seviyesi yüksek erdemli, onurlu, vakarlı, tutarlı ve kararlı bir toplum yetiştirmektir. Kur’an böyle bir amaca hizmet için okunmalı ve okunan mesajlar da mutlaka hayata geçirilmelidir ki Kur’an amacına ulaşmış olsun."},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve sen (ey Resul) onlara (kendi isteklerine göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Madem Rabbin bizim arzularımıza göre ayet göndermiyor bari) sen derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse ona uyarım. Bu (Kur’an) inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi bir yol gösterici ve bir rahmettir.”","arabic_text":"وَاِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِاٰيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَاۜ قُلْ اِنَّمَٓا اَتَّبِعُ مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ مِنْ رَبّ۪يۚ هٰذَا بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve sen (ey Resul) onlara (kendi isteklerine göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Madem Rabbin bizim arzularımıza göre ayet göndermiyor bari) sen derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse ona uyarım. Bu (Kur’an) inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi bir yol gösterici ve bir rahmettir.”","arabic_text":"وَاِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِاٰيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَاۜ قُلْ اِنَّمَٓا اَتَّبِعُ مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ مِنْ رَبّ۪يۚ هٰذَا بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve sen (ey Resul) onlara (kendi isteklerine göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Madem Rabbin bizim arzularımıza göre ayet göndermiyor bari) sen derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse ona uyarım. Bu (Kur’an) inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi bir yol gösterici ve bir rahmettir.”","arabic_text":"وَاِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِاٰيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَاۜ قُلْ اِنَّمَٓا اَتَّبِعُ مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ مِنْ رَبّ۪يۚ هٰذَا بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve sen (ey Resul) onlara (kendi isteklerine göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Madem Rabbin bizim arzularımıza göre ayet göndermiyor bari) sen derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse ona uyarım. Bu (Kur’an) inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi bir yol gösterici ve bir rahmettir.”","arabic_text":"وَاِذَا لَمْ تَأْتِهِمْ بِاٰيَةٍ قَالُوا لَوْلَا اجْتَبَيْتَهَاۜ قُلْ اِنَّمَٓا اَتَّبِعُ مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ مِنْ رَبّ۪يۚ هٰذَا بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"Bunun içindir ki Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun (başka şeyler konuşmayın) ki (onun öğütlerini anlayarak) merhamete nail olasınız.","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-201.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-204c.mp3","commentary_text":"“Yalnızca O’na secde ederler” yani kendisini Rabbinin kural ve ilkelerinin dışına çıkartacak hiçbir kişi, kurum veya güce biat etmezler anlamında ifade edilmiştir."},{"verse_number":"204","turkish_text":"Bunun içindir ki Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun (başka şeyler konuşmayın) ki (onun öğütlerini anlayarak) merhamete nail olasınız.","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-201.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-203c.mp3","commentary_text":"“Yalnızca O’na secde ederler” yani kendisini Rabbinin kural ve ilkelerinin dışına çıkartacak hiçbir kişi, kurum veya güce biat etmezler anlamında ifade edilmiştir."},{"verse_number":"204","turkish_text":"Bunun içindir ki Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun (başka şeyler konuşmayın) ki (onun öğütlerini anlayarak) merhamete nail olasınız.","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-201.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-204c.mp3","commentary_text":"“Yalnızca O’na secde ederler” yani kendisini Rabbinin kural ve ilkelerinin dışına çıkartacak hiçbir kişi, kurum veya güce biat etmezler anlamında ifade edilmiştir."},{"verse_number":"204","turkish_text":"Bunun içindir ki Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun (başka şeyler konuşmayın) ki (onun öğütlerini anlayarak) merhamete nail olasınız.","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-201.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"6/6-204c.mp3","commentary_text":"“Yalnızca O’na secde ederler” yani kendisini Rabbinin kural ve ilkelerinin dışına çıkartacak hiçbir kişi, kurum veya güce biat etmezler anlamında ifade edilmiştir."},{"verse_number":"205","turkish_text":"Rabbini gönülden yalvararak (Allah’ın yüceliği karşısında eğilerek) ürperti ve duyarlılık içinde (acziyetini ifade ederek) sesini yükseltmeden sabah akşam (her zaman) zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma!","arabic_text":"وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":["7/55","17/110","76/25"],"audio_path":"6/6-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205","turkish_text":"Rabbini gönülden yalvararak (Allah’ın yüceliği karşısında eğilerek) ürperti ve duyarlılık içinde (acziyetini ifade ederek) sesini yükseltmeden sabah akşam (her zaman) zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma!","arabic_text":"وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":["7/55","17/110","76/25"],"audio_path":"6/6-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205","turkish_text":"Rabbini gönülden yalvararak (Allah’ın yüceliği karşısında eğilerek) ürperti ve duyarlılık içinde (acziyetini ifade ederek) sesini yükseltmeden sabah akşam (her zaman) zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma!","arabic_text":"وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":["7/55","17/110","76/25"],"audio_path":"6/6-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205","turkish_text":"Rabbini gönülden yalvararak (Allah’ın yüceliği karşısında eğilerek) ürperti ve duyarlılık içinde (acziyetini ifade ederek) sesini yükseltmeden sabah akşam (her zaman) zikret ve sakın umursamaz kimselerden olma!","arabic_text":"وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":["7/55","17/110","76/25"],"audio_path":"6/6-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"206","turkish_text":"Bil ki Rabbine yakın olanlar O’na kulluk etmekten asla kibre kapılmazlar. O’nu tesbih ederler (hayatı O’nunla anlamlandırırlar) ve yalnızca O’na secde ederler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"206","turkish_text":"Bil ki Rabbine yakın olanlar O’na kulluk etmekten asla kibre kapılmazlar. O’nu tesbih ederler (hayatı O’nunla anlamlandırırlar) ve yalnızca O’na secde ederler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"206","turkish_text":"Bil ki Rabbine yakın olanlar O’na kulluk etmekten asla kibre kapılmazlar. O’nu tesbih ederler (hayatı O’nunla anlamlandırırlar) ve yalnızca O’na secde ederler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"206","turkish_text":"Bil ki Rabbine yakın olanlar O’na kulluk etmekten asla kibre kapılmazlar. O’nu tesbih ederler (hayatı O’nunla anlamlandırırlar) ve yalnızca O’na secde ederler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"6/6-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":8,"name":"ENFÂL SÛRESİ","description":"Enfâl Suresi, 30 ila 36. ayetler hariç, Hicretin ikinci yılında Medine döneminde inmiş olup 75 ayettir. “Enfâl”, savaş ganimetleri demektir. Surenin büyük bir kısmı Bedir savaşıyla ilgilidir. Sure, genel olarak savaşın amacı, savaşta ele geçirilen esirlerin durumu, ganimetler ve barışla ilgili hükümleri ihtiva etmektedir. Surede ayrıca Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslüman muhacirler ve Medine’de onlara yardımcı olan Ensar övülmekte ve onların gerçek mü’min oldukları anlatılmaktadır.","sura_intro_audio":"7/7-a.mp3","verse_count":75,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Sana savaş ganimetlerini(n durumunu) soruyorlar. De ki: “Ganimetler hakkında (hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resulüne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının aranızdaki kardeşlik bağlarını canlı tutun Allah’a ve Resulüne itaat edin!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["8/41"],"audio_path":"7/7-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-1c.mp3","commentary_text":"İlk dört ayet Medine’de Bedir Savaşından hemen sonra nazil olmuştur. İslam’dan önce savaşta elde edilen ganimetler savaşa katılanlar arasında bölüşülürdü. Hz. Peygamber, Bedir Savaşından elde edilen ganimetlerden, mallarını ve mülklerini Mekke’de bırakıp hicret etmek zorunda kalan fakat meşru mazeretleri nedeniyle savaşa katılamayan ihtiyaç sahibi muhacir Müslümanlara da pay verilmesini uygun görmüştü, buna karşı çıkan bazı Müslümanların itirazı ve hoşnutsuzluğu üzerine bu ayet nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sana savaş ganimetlerini(n durumunu) soruyorlar. De ki: “Ganimetler hakkında (hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resulüne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının aranızdaki kardeşlik bağlarını canlı tutun Allah’a ve Resulüne itaat edin!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["8/41"],"audio_path":"7/7-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-1c.mp3","commentary_text":"İlk dört ayet Medine’de Bedir Savaşından hemen sonra nazil olmuştur. İslam’dan önce savaşta elde edilen ganimetler savaşa katılanlar arasında bölüşülürdü. Hz. Peygamber, Bedir Savaşından elde edilen ganimetlerden, mallarını ve mülklerini Mekke’de bırakıp hicret etmek zorunda kalan fakat meşru mazeretleri nedeniyle savaşa katılamayan ihtiyaç sahibi muhacir Müslümanlara da pay verilmesini uygun görmüştü, buna karşı çıkan bazı Müslümanların itirazı ve hoşnutsuzluğu üzerine bu ayet nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sana savaş ganimetlerini(n durumunu) soruyorlar. De ki: “Ganimetler hakkında (hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resulüne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının aranızdaki kardeşlik bağlarını canlı tutun Allah’a ve Resulüne itaat edin!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["8/41"],"audio_path":"7/7-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-0c.mp3","commentary_text":"İlk dört ayet Medine’de Bedir Savaşından hemen sonra nazil olmuştur. İslam’dan önce savaşta elde edilen ganimetler savaşa katılanlar arasında bölüşülürdü. Hz. Peygamber, Bedir Savaşından elde edilen ganimetlerden, mallarını ve mülklerini Mekke’de bırakıp hicret etmek zorunda kalan fakat meşru mazeretleri nedeniyle savaşa katılamayan ihtiyaç sahibi muhacir Müslümanlara da pay verilmesini uygun görmüştü, buna karşı çıkan bazı Müslümanların itirazı ve hoşnutsuzluğu üzerine bu ayet nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sana savaş ganimetlerini(n durumunu) soruyorlar. De ki: “Ganimetler hakkında (hüküm verme yetkisi) Allah’a ve Resulüne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah’a karşı gelmekten sakının aranızdaki kardeşlik bağlarını canlı tutun Allah’a ve Resulüne itaat edin!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["8/41"],"audio_path":"7/7-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-1c.mp3","commentary_text":"İlk dört ayet Medine’de Bedir Savaşından hemen sonra nazil olmuştur. İslam’dan önce savaşta elde edilen ganimetler savaşa katılanlar arasında bölüşülürdü. Hz. Peygamber, Bedir Savaşından elde edilen ganimetlerden, mallarını ve mülklerini Mekke’de bırakıp hicret etmek zorunda kalan fakat meşru mazeretleri nedeniyle savaşa katılamayan ihtiyaç sahibi muhacir Müslümanlara da pay verilmesini uygun görmüştü, buna karşı çıkan bazı Müslümanların itirazı ve hoşnutsuzluğu üzerine bu ayet nazil olmuştur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah(‘ın emri) hatırlatıldığı zaman kalpleri (sorumluluk bilinciyle) ürperir Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları (güçlenir ve güvenleri) artar. Ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":["3/135","9/124","39/23"],"audio_path":"7/7-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-2c.mp3","commentary_text":"Tevekkül, tüm tedbirleri alıp, gerekenleri yaptıktan sonra, işin sonucunu Allah’a bırakarak ona güvenmek demektir. İman sadece inanıyorum demek değil aynı zamanda güvenmektir de!"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah(‘ın emri) hatırlatıldığı zaman kalpleri (sorumluluk bilinciyle) ürperir Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları (güçlenir ve güvenleri) artar. Ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":["3/135","9/124","39/23"],"audio_path":"7/7-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-2c.mp3","commentary_text":"Tevekkül, tüm tedbirleri alıp, gerekenleri yaptıktan sonra, işin sonucunu Allah’a bırakarak ona güvenmek demektir. İman sadece inanıyorum demek değil aynı zamanda güvenmektir de!"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah(‘ın emri) hatırlatıldığı zaman kalpleri (sorumluluk bilinciyle) ürperir Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları (güçlenir ve güvenleri) artar. Ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":["3/135","9/124","39/23"],"audio_path":"7/7-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-1c.mp3","commentary_text":"Tevekkül, tüm tedbirleri alıp, gerekenleri yaptıktan sonra, işin sonucunu Allah’a bırakarak ona güvenmek demektir. İman sadece inanıyorum demek değil aynı zamanda güvenmektir de!"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah(‘ın emri) hatırlatıldığı zaman kalpleri (sorumluluk bilinciyle) ürperir Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları (güçlenir ve güvenleri) artar. Ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":["3/135","9/124","39/23"],"audio_path":"7/7-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-2c.mp3","commentary_text":"Tevekkül, tüm tedbirleri alıp, gerekenleri yaptıktan sonra, işin sonucunu Allah’a bırakarak ona güvenmek demektir. İman sadece inanıyorum demek değil aynı zamanda güvenmektir de!"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki; namazı/salâtı ikame ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (rızık emanetini sahibine teslim ederler).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ","related_links":["2/3"],"audio_path":"7/7-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-3c.mp3","commentary_text":"Onlar, vahiyle kemâle erdikten sonra Allah’a karşı sorumluluklarının bilinciyle namaza durarak Allah’la hasbihal ederler ve böylece günün belli zamanlarında namaz ibadetiyle Allah’ın lütfundan istifade etmiş olurlar. Yine onlar, Allah’ın kendilerine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırarak topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirler."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki; namazı/salâtı ikame ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (rızık emanetini sahibine teslim ederler).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ","related_links":["2/3"],"audio_path":"7/7-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-3c.mp3","commentary_text":"Onlar, vahiyle kemâle erdikten sonra Allah’a karşı sorumluluklarının bilinciyle namaza durarak Allah’la hasbihal ederler ve böylece günün belli zamanlarında namaz ibadetiyle Allah’ın lütfundan istifade etmiş olurlar. Yine onlar, Allah’ın kendilerine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırarak topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirler."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki; namazı/salâtı ikame ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (rızık emanetini sahibine teslim ederler).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ","related_links":["2/3"],"audio_path":"7/7-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-2c.mp3","commentary_text":"Onlar, vahiyle kemâle erdikten sonra Allah’a karşı sorumluluklarının bilinciyle namaza durarak Allah’la hasbihal ederler ve böylece günün belli zamanlarında namaz ibadetiyle Allah’ın lütfundan istifade etmiş olurlar. Yine onlar, Allah’ın kendilerine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırarak topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirler."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki; namazı/salâtı ikame ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (rızık emanetini sahibine teslim ederler).","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ","related_links":["2/3"],"audio_path":"7/7-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-3c.mp3","commentary_text":"Onlar, vahiyle kemâle erdikten sonra Allah’a karşı sorumluluklarının bilinciyle namaza durarak Allah’la hasbihal ederler ve böylece günün belli zamanlarında namaz ibadetiyle Allah’ın lütfundan istifade etmiş olurlar. Yine onlar, Allah’ın kendilerine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırarak topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirler."},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte gerçek mü’minler bunlardır! Rableri katında onlar için yüksek dereceler bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez rızıklar vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-4c.mp3","commentary_text":"Demek, namaz lütfundan yararlanmayan ve Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırmayan bir anlamda emanete ihanet ederek başkalarının hakkını gasp edenler imanını gözden geçirmeli ve kendine çekidüzen vermelidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte gerçek mü’minler bunlardır! Rableri katında onlar için yüksek dereceler bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez rızıklar vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-4c.mp3","commentary_text":"Demek, namaz lütfundan yararlanmayan ve Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırmayan bir anlamda emanete ihanet ederek başkalarının hakkını gasp edenler imanını gözden geçirmeli ve kendine çekidüzen vermelidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte gerçek mü’minler bunlardır! Rableri katında onlar için yüksek dereceler bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez rızıklar vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-3c.mp3","commentary_text":"Demek, namaz lütfundan yararlanmayan ve Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırmayan bir anlamda emanete ihanet ederek başkalarının hakkını gasp edenler imanını gözden geçirmeli ve kendine çekidüzen vermelidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte gerçek mü’minler bunlardır! Rableri katında onlar için yüksek dereceler bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez rızıklar vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-4c.mp3","commentary_text":"Demek, namaz lütfundan yararlanmayan ve Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırmayan bir anlamda emanete ihanet ederek başkalarının hakkını gasp edenler imanını gözden geçirmeli ve kendine çekidüzen vermelidir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ganimetlerin taksimi konusunda bazılarının hoşnutsuzluğu) Rabbinin seni hak uğrunda (Bedir’de savaşmak üzere) evinden çıkardığı zamanki tavırlarına benzer. (Bedir savaşına katılmak konusunda da) müminlerden bir grup isteksizdi.","arabic_text":"كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ganimetlerin taksimi konusunda bazılarının hoşnutsuzluğu) Rabbinin seni hak uğrunda (Bedir’de savaşmak üzere) evinden çıkardığı zamanki tavırlarına benzer. (Bedir savaşına katılmak konusunda da) müminlerden bir grup isteksizdi.","arabic_text":"كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ganimetlerin taksimi konusunda bazılarının hoşnutsuzluğu) Rabbinin seni hak uğrunda (Bedir’de savaşmak üzere) evinden çıkardığı zamanki tavırlarına benzer. (Bedir savaşına katılmak konusunda da) müminlerden bir grup isteksizdi.","arabic_text":"كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ganimetlerin taksimi konusunda bazılarının hoşnutsuzluğu) Rabbinin seni hak uğrunda (Bedir’de savaşmak üzere) evinden çıkardığı zamanki tavırlarına benzer. (Bedir savaşına katılmak konusunda da) müminlerden bir grup isteksizdi.","arabic_text":"كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (savaş konusunda) seninle tartışıyorlardı.","arabic_text":"يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ","related_links":["3/13","8/44","22/39"],"audio_path":"7/7-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (savaş konusunda) seninle tartışıyorlardı.","arabic_text":"يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ","related_links":["3/13","8/44","22/39"],"audio_path":"7/7-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (savaş konusunda) seninle tartışıyorlardı.","arabic_text":"يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ","related_links":["3/13","8/44","22/39"],"audio_path":"7/7-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (savaş konusunda) seninle tartışıyorlardı.","arabic_text":"يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ","related_links":["3/13","8/44","22/39"],"audio_path":"7/7-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ediyordu. Siz de silahsız olan grubun (ticaret kervanının) size düşmesini istemiştiniz. Oysa Allah’ın muradı buyruklarıyla tam bir uyum içinde hakkı ortaya koymak ve hakkı inkâr edenlerin kökünü kazımak yönündeydi","arabic_text":"وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-7c.mp3","commentary_text":"Burada anlatılan iki taife, Mekke müşriklerinin Ebu Süfyan başkanlığında Şam’dan Mekke’ye dönmekte olan ticaret kervanı ile Mekke’den Bedir’e doğru hareket etmiş olan Kureyş ordusudur. Hz. Peygamber, Şam’dan dönmekte olan ticaret kervanını haber alınca, daha önce kendilerini yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilere karşı tedbir amacıyla önlerini kesmek için yola çıkmak istemişti. Ancak Mekke’den Ebu Cehil’in kumandasında bin kişilik silahlı müşrik ordusunun Müslümanları yok etmek için Bedir’e doğru hareket ettiği haberi gelince Müslümanlar o tarafa yönelmek zorunda kalmıştı. Ashaptan bazıları hazırlıklı olmadıkları gerekçesiyle Ebu Cehil kumandasındaki silahlı orduyla savaşmaya karşı çıkmış, bunun yerine silahsız ticaret kervanıyla savaşmayı tercih etmişlerdi. Neticede Ebu Cehil’in komutasındaki müşrik ordusuyla savaş hususunda ittifak sağlanmış ve zafer inananların olmuştu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ediyordu. Siz de silahsız olan grubun (ticaret kervanının) size düşmesini istemiştiniz. Oysa Allah’ın muradı buyruklarıyla tam bir uyum içinde hakkı ortaya koymak ve hakkı inkâr edenlerin kökünü kazımak yönündeydi","arabic_text":"وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-7c.mp3","commentary_text":"Burada anlatılan iki taife, Mekke müşriklerinin Ebu Süfyan başkanlığında Şam’dan Mekke’ye dönmekte olan ticaret kervanı ile Mekke’den Bedir’e doğru hareket etmiş olan Kureyş ordusudur. Hz. Peygamber, Şam’dan dönmekte olan ticaret kervanını haber alınca, daha önce kendilerini yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilere karşı tedbir amacıyla önlerini kesmek için yola çıkmak istemişti. Ancak Mekke’den Ebu Cehil’in kumandasında bin kişilik silahlı müşrik ordusunun Müslümanları yok etmek için Bedir’e doğru hareket ettiği haberi gelince Müslümanlar o tarafa yönelmek zorunda kalmıştı. Ashaptan bazıları hazırlıklı olmadıkları gerekçesiyle Ebu Cehil kumandasındaki silahlı orduyla savaşmaya karşı çıkmış, bunun yerine silahsız ticaret kervanıyla savaşmayı tercih etmişlerdi. Neticede Ebu Cehil’in komutasındaki müşrik ordusuyla savaş hususunda ittifak sağlanmış ve zafer inananların olmuştu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ediyordu. Siz de silahsız olan grubun (ticaret kervanının) size düşmesini istemiştiniz. Oysa Allah’ın muradı buyruklarıyla tam bir uyum içinde hakkı ortaya koymak ve hakkı inkâr edenlerin kökünü kazımak yönündeydi","arabic_text":"وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-6c.mp3","commentary_text":"Burada anlatılan iki taife, Mekke müşriklerinin Ebu Süfyan başkanlığında Şam’dan Mekke’ye dönmekte olan ticaret kervanı ile Mekke’den Bedir’e doğru hareket etmiş olan Kureyş ordusudur. Hz. Peygamber, Şam’dan dönmekte olan ticaret kervanını haber alınca, daha önce kendilerini yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilere karşı tedbir amacıyla önlerini kesmek için yola çıkmak istemişti. Ancak Mekke’den Ebu Cehil’in kumandasında bin kişilik silahlı müşrik ordusunun Müslümanları yok etmek için Bedir’e doğru hareket ettiği haberi gelince Müslümanlar o tarafa yönelmek zorunda kalmıştı. Ashaptan bazıları hazırlıklı olmadıkları gerekçesiyle Ebu Cehil kumandasındaki silahlı orduyla savaşmaya karşı çıkmış, bunun yerine silahsız ticaret kervanıyla savaşmayı tercih etmişlerdi. Neticede Ebu Cehil’in komutasındaki müşrik ordusuyla savaş hususunda ittifak sağlanmış ve zafer inananların olmuştu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ediyordu. Siz de silahsız olan grubun (ticaret kervanının) size düşmesini istemiştiniz. Oysa Allah’ın muradı buyruklarıyla tam bir uyum içinde hakkı ortaya koymak ve hakkı inkâr edenlerin kökünü kazımak yönündeydi","arabic_text":"وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-7c.mp3","commentary_text":"Burada anlatılan iki taife, Mekke müşriklerinin Ebu Süfyan başkanlığında Şam’dan Mekke’ye dönmekte olan ticaret kervanı ile Mekke’den Bedir’e doğru hareket etmiş olan Kureyş ordusudur. Hz. Peygamber, Şam’dan dönmekte olan ticaret kervanını haber alınca, daha önce kendilerini yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilere karşı tedbir amacıyla önlerini kesmek için yola çıkmak istemişti. Ancak Mekke’den Ebu Cehil’in kumandasında bin kişilik silahlı müşrik ordusunun Müslümanları yok etmek için Bedir’e doğru hareket ettiği haberi gelince Müslümanlar o tarafa yönelmek zorunda kalmıştı. Ashaptan bazıları hazırlıklı olmadıkları gerekçesiyle Ebu Cehil kumandasındaki silahlı orduyla savaşmaya karşı çıkmış, bunun yerine silahsız ticaret kervanıyla savaşmayı tercih etmişlerdi. Neticede Ebu Cehil’in komutasındaki müşrik ordusuyla savaş hususunda ittifak sağlanmış ve zafer inananların olmuştu."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zalimlerle savaşmanızın amacı) suçlular istemese de Hakk’ın (yeryüzüne) hâkim olması ve batılın ortadan kaldırılmasıdır.","arabic_text":"لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zalimlerle savaşmanızın amacı) suçlular istemese de Hakk’ın (yeryüzüne) hâkim olması ve batılın ortadan kaldırılmasıdır.","arabic_text":"لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zalimlerle savaşmanızın amacı) suçlular istemese de Hakk’ın (yeryüzüne) hâkim olması ve batılın ortadan kaldırılmasıdır.","arabic_text":"لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zalimlerle savaşmanızın amacı) suçlular istemese de Hakk’ın (yeryüzüne) hâkim olması ve batılın ortadan kaldırılmasıdır.","arabic_text":"لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Hatırlayın ki siz (Bedir’de güçlü düşman ordusuna karşı) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.","arabic_text":"اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Hatırlayın ki siz (Bedir’de güçlü düşman ordusuna karşı) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.","arabic_text":"اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Hatırlayın ki siz (Bedir’de güçlü düşman ordusuna karşı) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.","arabic_text":"اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Hatırlayın ki siz (Bedir’de güçlü düşman ordusuna karşı) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diye duanıza icabet etmişti.","arabic_text":"اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":["3/126"],"audio_path":"7/7-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":["3/126"],"audio_path":"7/7-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":["3/126"],"audio_path":"7/7-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah üstün ve güçlü olandır hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":["3/126"],"audio_path":"7/7-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O zaman korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek şeytanın vesvesesinden arındırmak kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için size gökten su indirmişti.","arabic_text":"اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca, hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O zaman korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek şeytanın vesvesesinden arındırmak kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için size gökten su indirmişti.","arabic_text":"اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca, hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O zaman korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek şeytanın vesvesesinden arındırmak kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için size gökten su indirmişti.","arabic_text":"اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca, hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O zaman korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek şeytanın vesvesesinden arındırmak kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için size gökten su indirmişti.","arabic_text":"اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca, hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim inananların (cesaretini artırarak düşman karşısında) dimdik ayakta kalmasına sağlayın! Ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Öyleyse (Ey mü’minler bir daha savaşamayacakları şekilde) vurun boyunlarını ve kırın bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.","arabic_text":"اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ","related_links":["47/4"],"audio_path":"7/7-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-12c.mp3","commentary_text":"Burada “vurun boyunlarını ve kırın parmaklarını” emri birçoklarının sandığı gibi meleklere değil, mü’minleredir. Zira bu emir meleklere olsaydı zaten inkârcılardan kimse hayatta kalmazdı."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim inananların (cesaretini artırarak düşman karşısında) dimdik ayakta kalmasına sağlayın! Ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Öyleyse (Ey mü’minler bir daha savaşamayacakları şekilde) vurun boyunlarını ve kırın bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.","arabic_text":"اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ","related_links":["47/4"],"audio_path":"7/7-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-12c.mp3","commentary_text":"Burada “vurun boyunlarını ve kırın parmaklarını” emri birçoklarının sandığı gibi meleklere değil, mü’minleredir. Zira bu emir meleklere olsaydı zaten inkârcılardan kimse hayatta kalmazdı."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim inananların (cesaretini artırarak düşman karşısında) dimdik ayakta kalmasına sağlayın! Ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Öyleyse (Ey mü’minler bir daha savaşamayacakları şekilde) vurun boyunlarını ve kırın bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.","arabic_text":"اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ","related_links":["47/4"],"audio_path":"7/7-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-12c.mp3","commentary_text":"Burada “vurun boyunlarını ve kırın parmaklarını” emri birçoklarının sandığı gibi meleklere değil, mü’minleredir. Zira bu emir meleklere olsaydı zaten inkârcılardan kimse hayatta kalmazdı."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim inananların (cesaretini artırarak düşman karşısında) dimdik ayakta kalmasına sağlayın! Ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Öyleyse (Ey mü’minler bir daha savaşamayacakları şekilde) vurun boyunlarını ve kırın bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.","arabic_text":"اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ","related_links":["47/4"],"audio_path":"7/7-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-11c.mp3","commentary_text":"Burada “vurun boyunlarını ve kırın parmaklarını” emri birçoklarının sandığı gibi meleklere değil, mü’minleredir. Zira bu emir meleklere olsaydı zaten inkârcılardan kimse hayatta kalmazdı."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu da onların Allah’a ve Resul’üne başkaldır(arak meydan oku)maları yüzünden olmuştur. Her kim ki Allah’a ve Resul’üne meydan okursa bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu da onların Allah’a ve Resul’üne başkaldır(arak meydan oku)maları yüzünden olmuştur. Her kim ki Allah’a ve Resul’üne meydan okursa bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu da onların Allah’a ve Resul’üne başkaldır(arak meydan oku)maları yüzünden olmuştur. Her kim ki Allah’a ve Resul’üne meydan okursa bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu da onların Allah’a ve Resul’üne başkaldır(arak meydan oku)maları yüzünden olmuştur. Her kim ki Allah’a ve Resul’üne meydan okursa bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte (Ey zalimler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı) onu tadın! (Fakat asıl cezayı ahirette çekeceksiniz. Zira zalimler ve) inkârcılar için (orada) ateş azabı vardır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte (Ey zalimler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı) onu tadın! (Fakat asıl cezayı ahirette çekeceksiniz. Zira zalimler ve) inkârcılar için (orada) ateş azabı vardır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte (Ey zalimler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı) onu tadın! (Fakat asıl cezayı ahirette çekeceksiniz. Zira zalimler ve) inkârcılar için (orada) ateş azabı vardır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte (Ey zalimler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı) onu tadın! (Fakat asıl cezayı ahirette çekeceksiniz. Zira zalimler ve) inkârcılar için (orada) ateş azabı vardır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey inananlar! Ordu halinde savaşmak üzere inkârcılarla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-15c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, maddi anlamda düşman ordusundan çok daha zayıf durumda olan Müslümanların korkup geri kaçmamaları konusunda uyarı niteliğindedir. Kur’an’ın birçok yerinde “Ey inananlar! Eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır” (Muhammed, 47/7) ayetinde olduğu gibi Allah’ın inananları destekleyeceği açık açık belirtilmişken, Müslümanların kendilerini zayıf görüp savaştan kopmaları, gerisin geri kaçmaları asla doğru bir davranış olamaz. “Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünüsünüz.” (A. İmran 3/139)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey inananlar! Ordu halinde savaşmak üzere inkârcılarla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-15c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, maddi anlamda düşman ordusundan çok daha zayıf durumda olan Müslümanların korkup geri kaçmamaları konusunda uyarı niteliğindedir. Kur’an’ın birçok yerinde “Ey inananlar! Eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır” (Muhammed, 47/7) ayetinde olduğu gibi Allah’ın inananları destekleyeceği açık açık belirtilmişken, Müslümanların kendilerini zayıf görüp savaştan kopmaları, gerisin geri kaçmaları asla doğru bir davranış olamaz. “Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünüsünüz.” (A. İmran 3/139)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey inananlar! Ordu halinde savaşmak üzere inkârcılarla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-15c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, maddi anlamda düşman ordusundan çok daha zayıf durumda olan Müslümanların korkup geri kaçmamaları konusunda uyarı niteliğindedir. Kur’an’ın birçok yerinde “Ey inananlar! Eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır” (Muhammed, 47/7) ayetinde olduğu gibi Allah’ın inananları destekleyeceği açık açık belirtilmişken, Müslümanların kendilerini zayıf görüp savaştan kopmaları, gerisin geri kaçmaları asla doğru bir davranış olamaz. “Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünüsünüz.” (A. İmran 3/139)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey inananlar! Ordu halinde savaşmak üzere inkârcılarla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-14c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, maddi anlamda düşman ordusundan çok daha zayıf durumda olan Müslümanların korkup geri kaçmamaları konusunda uyarı niteliğindedir. Kur’an’ın birçok yerinde “Ey inananlar! Eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır” (Muhammed, 47/7) ayetinde olduğu gibi Allah’ın inananları destekleyeceği açık açık belirtilmişken, Müslümanların kendilerini zayıf görüp savaştan kopmaları, gerisin geri kaçmaları asla doğru bir davranış olamaz. “Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünüsünüz.” (A. İmran 3/139)"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek veya diğer bir birliğe ulaşıp mevzi tutmak dışında onlara arkasını dönüp kaçarsa şüphesiz ki Allah’ın gazabına uğrar ve varacağı yer de cehennem olur. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde savaşa özendirme yoktur. Çıkılmış bir savaşta düşman karşısında dik durmak konusunda emir olduğu gibi, geri dönüp kaçanlara ve tavırlarıyla düşmana cesaret veren korkaklara azap tehdidi vardır. Zorunlu olduğu zaman savaşa gitmek nasıl bir zorunluluk ise, savaşa katıldıktan sonra sonuna kadar, ölümüne cenkleşmek de öyle bir zorunluluktur. Savaştan kaçan sadece kendine değil aynı zamanda arkadaşlarına da ihanet etmiş olur. Düşman karşısına çıkan her askerin bir görevi ve mevzisi vardır. O görev yerine getirilmez ve o mevzi doldurulmazsa, Uhud Savaşı’nda olduğu gibi düşman karşısında başarı sağlanamaz. Onun için âyetin son cümlesinde “savaştan kaçanların varacağı yerin cehennem olacağı” vurgulanmaktadır. Allah’ın açıktan zafer vaadi olduğu halde Müslümanlardan arkasını dönüp kaçanlar olursa bu âyetin hükmüne göre Allah’ın gazabına uğrayacağı bildiriliyor. Çünkü Allah’ın vaadine rağmen bir Müslüman savaştan kaçıyorsa, imanında bir problem vardır ve Allah’a güveni tam değildir. Bu durumda olanlar Müslümanları yanıltacağı ve mağlubiyetlerine sebep olacağı için sorumludurlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek veya diğer bir birliğe ulaşıp mevzi tutmak dışında onlara arkasını dönüp kaçarsa şüphesiz ki Allah’ın gazabına uğrar ve varacağı yer de cehennem olur. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde savaşa özendirme yoktur. Çıkılmış bir savaşta düşman karşısında dik durmak konusunda emir olduğu gibi, geri dönüp kaçanlara ve tavırlarıyla düşmana cesaret veren korkaklara azap tehdidi vardır. Zorunlu olduğu zaman savaşa gitmek nasıl bir zorunluluk ise, savaşa katıldıktan sonra sonuna kadar, ölümüne cenkleşmek de öyle bir zorunluluktur. Savaştan kaçan sadece kendine değil aynı zamanda arkadaşlarına da ihanet etmiş olur. Düşman karşısına çıkan her askerin bir görevi ve mevzisi vardır. O görev yerine getirilmez ve o mevzi doldurulmazsa, Uhud Savaşı’nda olduğu gibi düşman karşısında başarı sağlanamaz. Onun için âyetin son cümlesinde “savaştan kaçanların varacağı yerin cehennem olacağı” vurgulanmaktadır. Allah’ın açıktan zafer vaadi olduğu halde Müslümanlardan arkasını dönüp kaçanlar olursa bu âyetin hükmüne göre Allah’ın gazabına uğrayacağı bildiriliyor. Çünkü Allah’ın vaadine rağmen bir Müslüman savaştan kaçıyorsa, imanında bir problem vardır ve Allah’a güveni tam değildir. Bu durumda olanlar Müslümanları yanıltacağı ve mağlubiyetlerine sebep olacağı için sorumludurlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek veya diğer bir birliğe ulaşıp mevzi tutmak dışında onlara arkasını dönüp kaçarsa şüphesiz ki Allah’ın gazabına uğrar ve varacağı yer de cehennem olur. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde savaşa özendirme yoktur. Çıkılmış bir savaşta düşman karşısında dik durmak konusunda emir olduğu gibi, geri dönüp kaçanlara ve tavırlarıyla düşmana cesaret veren korkaklara azap tehdidi vardır. Zorunlu olduğu zaman savaşa gitmek nasıl bir zorunluluk ise, savaşa katıldıktan sonra sonuna kadar, ölümüne cenkleşmek de öyle bir zorunluluktur. Savaştan kaçan sadece kendine değil aynı zamanda arkadaşlarına da ihanet etmiş olur. Düşman karşısına çıkan her askerin bir görevi ve mevzisi vardır. O görev yerine getirilmez ve o mevzi doldurulmazsa, Uhud Savaşı’nda olduğu gibi düşman karşısında başarı sağlanamaz. Onun için âyetin son cümlesinde “savaştan kaçanların varacağı yerin cehennem olacağı” vurgulanmaktadır. Allah’ın açıktan zafer vaadi olduğu halde Müslümanlardan arkasını dönüp kaçanlar olursa bu âyetin hükmüne göre Allah’ın gazabına uğrayacağı bildiriliyor. Çünkü Allah’ın vaadine rağmen bir Müslüman savaştan kaçıyorsa, imanında bir problem vardır ve Allah’a güveni tam değildir. Bu durumda olanlar Müslümanları yanıltacağı ve mağlubiyetlerine sebep olacağı için sorumludurlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek veya diğer bir birliğe ulaşıp mevzi tutmak dışında onlara arkasını dönüp kaçarsa şüphesiz ki Allah’ın gazabına uğrar ve varacağı yer de cehennem olur. Orası ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-15c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde savaşa özendirme yoktur. Çıkılmış bir savaşta düşman karşısında dik durmak konusunda emir olduğu gibi, geri dönüp kaçanlara ve tavırlarıyla düşmana cesaret veren korkaklara azap tehdidi vardır. Zorunlu olduğu zaman savaşa gitmek nasıl bir zorunluluk ise, savaşa katıldıktan sonra sonuna kadar, ölümüne cenkleşmek de öyle bir zorunluluktur. Savaştan kaçan sadece kendine değil aynı zamanda arkadaşlarına da ihanet etmiş olur. Düşman karşısına çıkan her askerin bir görevi ve mevzisi vardır. O görev yerine getirilmez ve o mevzi doldurulmazsa, Uhud Savaşı’nda olduğu gibi düşman karşısında başarı sağlanamaz. Onun için âyetin son cümlesinde “savaştan kaçanların varacağı yerin cehennem olacağı” vurgulanmaktadır. Allah’ın açıktan zafer vaadi olduğu halde Müslümanlardan arkasını dönüp kaçanlar olursa bu âyetin hükmüne göre Allah’ın gazabına uğrayacağı bildiriliyor. Çünkü Allah’ın vaadine rağmen bir Müslüman savaştan kaçıyorsa, imanında bir problem vardır ve Allah’a güveni tam değildir. Bu durumda olanlar Müslümanları yanıltacağı ve mağlubiyetlerine sebep olacağı için sorumludurlar."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Bedir’de) onları (aslında) siz (kendi gücünüzle) öldürmediniz fakat onları (Hakka direndikleri ve zulmettikleri için) Allah öldürdü. (Ey Resul! Avucundaki kumu) attığın zaman da (aslında) sen atmadın fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı). Allah bunu inananları güzel bir imtihana tabi tutmak (sabır ve metanet konusunda eğitmek) için yaptı. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["2/249","3/123","9/25"],"audio_path":"7/7-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-17c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “rama” kelimesi, Kur’an’da 7 ayette 9 kere geçer. “Atmak ve “saçmak” anlamlarına geldiği gibi “bir kimseye bir suç isnat etmek” anlamında da kullanılır ki buna göre “soyut yükleme” anlamına gelir. Bu ayette düşmanların kalbinde oluşan korku, yılgınlık ve isteksizlik gibi olumsuzluklar melekelerin, Allah’ın kurguladığı sistem gereği melekler vasıtasıyla yüklendiği, dolayısıyla Allah tarafından planlandığı belirtilmektedir. Anlaşıldığına göre, bir insanın veya toplumun tercihleriyle bir araya getirdiği ve içinde taşıdığı şartlara göre melekler iniyorlar, o insanın kalbinde olumlu veya olumsuz melekeleri oluşturuyorlar. Ayeti bu şekilde düşünmek, Allah’ın evrene koyduğu kanunların uygulamasını/sünnetini değiştirmeyeceğini ifade eden Fetih, 48/23, Fatır, 35/43, Ahzab, 33/62 ve İsra, 17/77 gibi ayetlerle de uyumluluk arz ediyor. Ayette; “attığın zaman (aslında) sen atmadın, Allah attı” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Attığın zaman” ifadesi insanın rolünü, “(aslında) sen atmadın (Allah attı)” ifadesi ise tesirin Allah’a ait olduğunu göstermektedir. Yani eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır. Bedir Savaşının en kızıştığı anda Cibril’in talimatıyla Hz. Muhammed bir avuç kum alarak Kureyş ordusunun üzerine atıyor. Atılan kumun etkisiyle müşriklerin gözleri görmez oluyor. Onlar bu kumların temizliğiyle uğraşırken Hz. Peygamber hücum emri veriyor ve böylece inkârcılar bozguna uğruyor. Bu hadise ile aynı zamanda varlık âleminde meydana gelen her olayın sebeplere bağlanması açık bir şekilde kendini gösteriyor. Bilim dilinde “kozalite/nedensellik/sebep sonuç ilişkisi” dediğimiz bu olaya Kur’an “Sünnetullah” demektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Bedir’de) onları (aslında) siz (kendi gücünüzle) öldürmediniz fakat onları (Hakka direndikleri ve zulmettikleri için) Allah öldürdü. (Ey Resul! Avucundaki kumu) attığın zaman da (aslında) sen atmadın fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı). Allah bunu inananları güzel bir imtihana tabi tutmak (sabır ve metanet konusunda eğitmek) için yaptı. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["2/249","3/123","9/25"],"audio_path":"7/7-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-17c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “rama” kelimesi, Kur’an’da 7 ayette 9 kere geçer. “Atmak ve “saçmak” anlamlarına geldiği gibi “bir kimseye bir suç isnat etmek” anlamında da kullanılır ki buna göre “soyut yükleme” anlamına gelir. Bu ayette düşmanların kalbinde oluşan korku, yılgınlık ve isteksizlik gibi olumsuzluklar melekelerin, Allah’ın kurguladığı sistem gereği melekler vasıtasıyla yüklendiği, dolayısıyla Allah tarafından planlandığı belirtilmektedir. Anlaşıldığına göre, bir insanın veya toplumun tercihleriyle bir araya getirdiği ve içinde taşıdığı şartlara göre melekler iniyorlar, o insanın kalbinde olumlu veya olumsuz melekeleri oluşturuyorlar. Ayeti bu şekilde düşünmek, Allah’ın evrene koyduğu kanunların uygulamasını/sünnetini değiştirmeyeceğini ifade eden Fetih, 48/23, Fatır, 35/43, Ahzab, 33/62 ve İsra, 17/77 gibi ayetlerle de uyumluluk arz ediyor. Ayette; “attığın zaman (aslında) sen atmadın, Allah attı” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Attığın zaman” ifadesi insanın rolünü, “(aslında) sen atmadın (Allah attı)” ifadesi ise tesirin Allah’a ait olduğunu göstermektedir. Yani eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır. Bedir Savaşının en kızıştığı anda Cibril’in talimatıyla Hz. Muhammed bir avuç kum alarak Kureyş ordusunun üzerine atıyor. Atılan kumun etkisiyle müşriklerin gözleri görmez oluyor. Onlar bu kumların temizliğiyle uğraşırken Hz. Peygamber hücum emri veriyor ve böylece inkârcılar bozguna uğruyor. Bu hadise ile aynı zamanda varlık âleminde meydana gelen her olayın sebeplere bağlanması açık bir şekilde kendini gösteriyor. Bilim dilinde “kozalite/nedensellik/sebep sonuç ilişkisi” dediğimiz bu olaya Kur’an “Sünnetullah” demektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Bedir’de) onları (aslında) siz (kendi gücünüzle) öldürmediniz fakat onları (Hakka direndikleri ve zulmettikleri için) Allah öldürdü. (Ey Resul! Avucundaki kumu) attığın zaman da (aslında) sen atmadın fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı). Allah bunu inananları güzel bir imtihana tabi tutmak (sabır ve metanet konusunda eğitmek) için yaptı. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["2/249","3/123","9/25"],"audio_path":"7/7-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-17c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “rama” kelimesi, Kur’an’da 7 ayette 9 kere geçer. “Atmak ve “saçmak” anlamlarına geldiği gibi “bir kimseye bir suç isnat etmek” anlamında da kullanılır ki buna göre “soyut yükleme” anlamına gelir. Bu ayette düşmanların kalbinde oluşan korku, yılgınlık ve isteksizlik gibi olumsuzluklar melekelerin, Allah’ın kurguladığı sistem gereği melekler vasıtasıyla yüklendiği, dolayısıyla Allah tarafından planlandığı belirtilmektedir. Anlaşıldığına göre, bir insanın veya toplumun tercihleriyle bir araya getirdiği ve içinde taşıdığı şartlara göre melekler iniyorlar, o insanın kalbinde olumlu veya olumsuz melekeleri oluşturuyorlar. Ayeti bu şekilde düşünmek, Allah’ın evrene koyduğu kanunların uygulamasını/sünnetini değiştirmeyeceğini ifade eden Fetih, 48/23, Fatır, 35/43, Ahzab, 33/62 ve İsra, 17/77 gibi ayetlerle de uyumluluk arz ediyor. Ayette; “attığın zaman (aslında) sen atmadın, Allah attı” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Attığın zaman” ifadesi insanın rolünü, “(aslında) sen atmadın (Allah attı)” ifadesi ise tesirin Allah’a ait olduğunu göstermektedir. Yani eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır. Bedir Savaşının en kızıştığı anda Cibril’in talimatıyla Hz. Muhammed bir avuç kum alarak Kureyş ordusunun üzerine atıyor. Atılan kumun etkisiyle müşriklerin gözleri görmez oluyor. Onlar bu kumların temizliğiyle uğraşırken Hz. Peygamber hücum emri veriyor ve böylece inkârcılar bozguna uğruyor. Bu hadise ile aynı zamanda varlık âleminde meydana gelen her olayın sebeplere bağlanması açık bir şekilde kendini gösteriyor. Bilim dilinde “kozalite/nedensellik/sebep sonuç ilişkisi” dediğimiz bu olaya Kur’an “Sünnetullah” demektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Bedir’de) onları (aslında) siz (kendi gücünüzle) öldürmediniz fakat onları (Hakka direndikleri ve zulmettikleri için) Allah öldürdü. (Ey Resul! Avucundaki kumu) attığın zaman da (aslında) sen atmadın fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı). Allah bunu inananları güzel bir imtihana tabi tutmak (sabır ve metanet konusunda eğitmek) için yaptı. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":["2/249","3/123","9/25"],"audio_path":"7/7-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-16c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “rama” kelimesi, Kur’an’da 7 ayette 9 kere geçer. “Atmak ve “saçmak” anlamlarına geldiği gibi “bir kimseye bir suç isnat etmek” anlamında da kullanılır ki buna göre “soyut yükleme” anlamına gelir. Bu ayette düşmanların kalbinde oluşan korku, yılgınlık ve isteksizlik gibi olumsuzluklar melekelerin, Allah’ın kurguladığı sistem gereği melekler vasıtasıyla yüklendiği, dolayısıyla Allah tarafından planlandığı belirtilmektedir. Anlaşıldığına göre, bir insanın veya toplumun tercihleriyle bir araya getirdiği ve içinde taşıdığı şartlara göre melekler iniyorlar, o insanın kalbinde olumlu veya olumsuz melekeleri oluşturuyorlar. Ayeti bu şekilde düşünmek, Allah’ın evrene koyduğu kanunların uygulamasını/sünnetini değiştirmeyeceğini ifade eden Fetih, 48/23, Fatır, 35/43, Ahzab, 33/62 ve İsra, 17/77 gibi ayetlerle de uyumluluk arz ediyor. Ayette; “attığın zaman (aslında) sen atmadın, Allah attı” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Attığın zaman” ifadesi insanın rolünü, “(aslında) sen atmadın (Allah attı)” ifadesi ise tesirin Allah’a ait olduğunu göstermektedir. Yani eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır. Bedir Savaşının en kızıştığı anda Cibril’in talimatıyla Hz. Muhammed bir avuç kum alarak Kureyş ordusunun üzerine atıyor. Atılan kumun etkisiyle müşriklerin gözleri görmez oluyor. Onlar bu kumların temizliğiyle uğraşırken Hz. Peygamber hücum emri veriyor ve böylece inkârcılar bozguna uğruyor. Bu hadise ile aynı zamanda varlık âleminde meydana gelen her olayın sebeplere bağlanması açık bir şekilde kendini gösteriyor. Bilim dilinde “kozalite/nedensellik/sebep sonuç ilişkisi” dediğimiz bu olaya Kur’an “Sünnetullah” demektedir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bu (da) sizin için (ey mü’minler): İşte Allah (her zaman) inkârcıların (ve zalimlerin) tuzağını boşa çıkarır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bu (da) sizin için (ey mü’minler): İşte Allah (her zaman) inkârcıların (ve zalimlerin) tuzağını boşa çıkarır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bu (da) sizin için (ey mü’minler): İşte Allah (her zaman) inkârcıların (ve zalimlerin) tuzağını boşa çıkarır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bu (da) sizin için (ey mü’minler): İşte Allah (her zaman) inkârcıların (ve zalimlerin) tuzağını boşa çıkarır.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Eğer siz fetih/zafer istiyorsanız işte size zafer? Eğer (insanlara saldırmaktan zulüm ve haksızlıktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz Biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizi kurtaramayacaktır. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-19c.mp3","commentary_text":"Savaş öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi.  Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Eğer siz fetih/zafer istiyorsanız işte size zafer? Eğer (insanlara saldırmaktan zulüm ve haksızlıktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz Biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizi kurtaramayacaktır. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-19c.mp3","commentary_text":"Savaş öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi.  Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Eğer siz fetih/zafer istiyorsanız işte size zafer? Eğer (insanlara saldırmaktan zulüm ve haksızlıktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz Biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizi kurtaramayacaktır. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-19c.mp3","commentary_text":"Savaş öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi.  Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Eğer siz fetih/zafer istiyorsanız işte size zafer? Eğer (insanlara saldırmaktan zulüm ve haksızlıktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz Biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizi kurtaramayacaktır. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-18c.mp3","commentary_text":"Savaş öncesi müşrikler Bedir için yola girmeden Kâbe’nin örtüsüne sarılarak “Ey Tanrımız! İki tarafın en doğrusuna yardım et, hangi taraf haklıysa ona fetih/zafer nasip et” şeklinde dua etmişlerdi.  Ayetin ilk cümlesinde geçen “feth” kelimesi, dil bilimi açısından aynı zamanda “hüküm” ya da “karar” anlamı taşımaktadır. Yani “Ey İnkârcılar! Siz haklı tarafa zafer istiyordunuz, Allah da hükmünü, kararını doğrudan yana verdi ve sizi yenilgiye uğrattı.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve O’nun resulüne itaat edin ve artık (O’nun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ","related_links":["4/80"],"audio_path":"7/7-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve O’nun resulüne itaat edin ve artık (O’nun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ","related_links":["4/80"],"audio_path":"7/7-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve O’nun resulüne itaat edin ve artık (O’nun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ","related_links":["4/80"],"audio_path":"7/7-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a ve O’nun resulüne itaat edin ve artık (O’nun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ","related_links":["4/80"],"audio_path":"7/7-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve dinleyip kulak asmadıkları halde “İşittik” diyenler gibi olmayın!","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-21c.mp3","commentary_text":"Burada bir umursamazlıktan bahsediliyor. Peygamberin emirlerini duyduğunuz halde duymazlıktan gelmeyin ya da umursamamanıza rağmen umursamış gibi yapmayın. Yani kalpleriyle inanmadıkları halde; “duyduk ve kabul ettik” diyen münafıklar gibi olmayın!  Peygamberin Allah’tan getirdiği emirleri can kulağıyla dinleyin ve hayata geçirin. Zira o emir içerikli mesajlar hayata geçirilmek için verilmiştir, lafız tilaveti yapılarak insanları duygulandırmak için değil."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve dinleyip kulak asmadıkları halde “İşittik” diyenler gibi olmayın!","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-21c.mp3","commentary_text":"Burada bir umursamazlıktan bahsediliyor. Peygamberin emirlerini duyduğunuz halde duymazlıktan gelmeyin ya da umursamamanıza rağmen umursamış gibi yapmayın. Yani kalpleriyle inanmadıkları halde; “duyduk ve kabul ettik” diyen münafıklar gibi olmayın!  Peygamberin Allah’tan getirdiği emirleri can kulağıyla dinleyin ve hayata geçirin. Zira o emir içerikli mesajlar hayata geçirilmek için verilmiştir, lafız tilaveti yapılarak insanları duygulandırmak için değil."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve dinleyip kulak asmadıkları halde “İşittik” diyenler gibi olmayın!","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-21c.mp3","commentary_text":"Burada bir umursamazlıktan bahsediliyor. Peygamberin emirlerini duyduğunuz halde duymazlıktan gelmeyin ya da umursamamanıza rağmen umursamış gibi yapmayın. Yani kalpleriyle inanmadıkları halde; “duyduk ve kabul ettik” diyen münafıklar gibi olmayın!  Peygamberin Allah’tan getirdiği emirleri can kulağıyla dinleyin ve hayata geçirin. Zira o emir içerikli mesajlar hayata geçirilmek için verilmiştir, lafız tilaveti yapılarak insanları duygulandırmak için değil."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve dinleyip kulak asmadıkları halde “İşittik” diyenler gibi olmayın!","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-20c.mp3","commentary_text":"Burada bir umursamazlıktan bahsediliyor. Peygamberin emirlerini duyduğunuz halde duymazlıktan gelmeyin ya da umursamamanıza rağmen umursamış gibi yapmayın. Yani kalpleriyle inanmadıkları halde; “duyduk ve kabul ettik” diyen münafıklar gibi olmayın!  Peygamberin Allah’tan getirdiği emirleri can kulağıyla dinleyin ve hayata geçirin. Zira o emir içerikli mesajlar hayata geçirilmek için verilmiştir, lafız tilaveti yapılarak insanları duygulandırmak için değil."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerçek şu ki Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["2/18","6/39","7/179","17/97"],"audio_path":"7/7-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-22c.mp3","commentary_text":"İnsan düşünme, kavrama, anlama ve hükmetme yetisini kullanmazsa o insan hayvandan faksız duruma düşer. “(Allah) pisliği (huzursuzluğu, cehaleti, yobazlığı, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine musallat eder.” (Yunus 10/100) Böyle insanlar aklî melekelerini kullanmadıkları için doğruları duymazlar ve gerçekleri konuşmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerçek şu ki Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["2/18","6/39","7/179","17/97"],"audio_path":"7/7-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-22c.mp3","commentary_text":"İnsan düşünme, kavrama, anlama ve hükmetme yetisini kullanmazsa o insan hayvandan faksız duruma düşer. “(Allah) pisliği (huzursuzluğu, cehaleti, yobazlığı, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine musallat eder.” (Yunus 10/100) Böyle insanlar aklî melekelerini kullanmadıkları için doğruları duymazlar ve gerçekleri konuşmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerçek şu ki Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["2/18","6/39","7/179","17/97"],"audio_path":"7/7-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-22c.mp3","commentary_text":"İnsan düşünme, kavrama, anlama ve hükmetme yetisini kullanmazsa o insan hayvandan faksız duruma düşer. “(Allah) pisliği (huzursuzluğu, cehaleti, yobazlığı, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine musallat eder.” (Yunus 10/100) Böyle insanlar aklî melekelerini kullanmadıkları için doğruları duymazlar ve gerçekleri konuşmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerçek şu ki Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["2/18","6/39","7/179","17/97"],"audio_path":"7/7-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-21c.mp3","commentary_text":"İnsan düşünme, kavrama, anlama ve hükmetme yetisini kullanmazsa o insan hayvandan faksız duruma düşer. “(Allah) pisliği (huzursuzluğu, cehaleti, yobazlığı, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine musallat eder.” (Yunus 10/100) Böyle insanlar aklî melekelerini kullanmadıkları için doğruları duymazlar ve gerçekleri konuşmazlar."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şayet Allah onlarda (iyiliğe yönelme konusunda) bir hayır (bir eğilim) görseydi onlara (hakikate dair mesajları) elbette işittirirdi. Ama (istemedikleri halde) onlara (Hakkı zorla) işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi (çünkü inanmaya niyetleri yoktu).","arabic_text":"وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ ف۪يهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْۜ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şayet Allah onlarda (iyiliğe yönelme konusunda) bir hayır (bir eğilim) görseydi onlara (hakikate dair mesajları) elbette işittirirdi. Ama (istemedikleri halde) onlara (Hakkı zorla) işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi (çünkü inanmaya niyetleri yoktu).","arabic_text":"وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ ف۪يهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْۜ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şayet Allah onlarda (iyiliğe yönelme konusunda) bir hayır (bir eğilim) görseydi onlara (hakikate dair mesajları) elbette işittirirdi. Ama (istemedikleri halde) onlara (Hakkı zorla) işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi (çünkü inanmaya niyetleri yoktu).","arabic_text":"وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ ف۪يهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْۜ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şayet Allah onlarda (iyiliğe yönelme konusunda) bir hayır (bir eğilim) görseydi onlara (hakikate dair mesajları) elbette işittirirdi. Ama (istemedikleri halde) onlara (Hakkı zorla) işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi (çünkü inanmaya niyetleri yoktu).","arabic_text":"وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ ف۪يهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْۜ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ey inananlar! Allah ve resulü sizi yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur’an’)a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ey inananlar! Allah ve resulü sizi yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur’an’)a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ey inananlar! Allah ve resulü sizi yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur’an’)a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ey inananlar! Allah ve resulü sizi yeniden dirilişinizi sağlayacak (size hayat verecek) olan (Kur’an’)a çağırdığı zaman bu çağrıya mutlaka uyun! Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir. Unutmayın ki) sonunda hepiniz O’nun huzurunda toplanacaksınız.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.","arabic_text":"وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-25c.mp3","commentary_text":"Onun için Allah “İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun” buyurmaktadır (A. İmran 3/104). Zulme seyirci kalmak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Allah’ın lânet ettiği bir toplumun cezasız kalması düşünülemez. “Allah, zalimleri mutlaka helak edecektir.” (Kasas, 28/59)"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.","arabic_text":"وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-25c.mp3","commentary_text":"Onun için Allah “İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun” buyurmaktadır (A. İmran 3/104). Zulme seyirci kalmak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Allah’ın lânet ettiği bir toplumun cezasız kalması düşünülemez. “Allah, zalimleri mutlaka helak edecektir.” (Kasas, 28/59)"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.","arabic_text":"وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-25c.mp3","commentary_text":"Onun için Allah “İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun” buyurmaktadır (A. İmran 3/104). Zulme seyirci kalmak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Allah’ın lânet ettiği bir toplumun cezasız kalması düşünülemez. “Allah, zalimleri mutlaka helak edecektir.” (Kasas, 28/59)"},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.","arabic_text":"وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-24c.mp3","commentary_text":"Onun için Allah “İçinizden, iyi ve yararlı olana davet eden, kötü ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun” buyurmaktadır (A. İmran 3/104). Zulme seyirci kalmak da zulümdür. Yani zalimi seyretmek ve zulmüne karşı koymamak da zalimliktir. “Allah’ın laneti zalimleredir.” (A’raf 7/44, Hud 11/18) Allah’ın lânet ettiği bir toplumun cezasız kalması düşünülemez. “Allah, zalimleri mutlaka helak edecektir.” (Kasas, 28/59)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve yeryüzünde azınlıkta çaresiz (ve korumasız bir topluluk) olduğunuz (ve zalim) insanların sizi kapıp (esir) götürmesinden (ya da öldürmesinden) korktuğunuz günleri de hatırlayın! Bu halde iken Allah sizi yer-yurt nasip ederek barındırdı yardımıyla destekledi şükredesiniz diye size temiz ve helâl rızıklar bahşetti.","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, inananların hicretten önce, İslam’ın ilk dönemlerindeki güçsüz durumlarına, Medine’ye yerleşip orayı yurt edinirken çektikleri ıstıraplara ve Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bu zorlukları aşmak için nasıl desteklendiklerine ilişkin bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve yeryüzünde azınlıkta çaresiz (ve korumasız bir topluluk) olduğunuz (ve zalim) insanların sizi kapıp (esir) götürmesinden (ya da öldürmesinden) korktuğunuz günleri de hatırlayın! Bu halde iken Allah sizi yer-yurt nasip ederek barındırdı yardımıyla destekledi şükredesiniz diye size temiz ve helâl rızıklar bahşetti.","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, inananların hicretten önce, İslam’ın ilk dönemlerindeki güçsüz durumlarına, Medine’ye yerleşip orayı yurt edinirken çektikleri ıstıraplara ve Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bu zorlukları aşmak için nasıl desteklendiklerine ilişkin bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve yeryüzünde azınlıkta çaresiz (ve korumasız bir topluluk) olduğunuz (ve zalim) insanların sizi kapıp (esir) götürmesinden (ya da öldürmesinden) korktuğunuz günleri de hatırlayın! Bu halde iken Allah sizi yer-yurt nasip ederek barındırdı yardımıyla destekledi şükredesiniz diye size temiz ve helâl rızıklar bahşetti.","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, inananların hicretten önce, İslam’ın ilk dönemlerindeki güçsüz durumlarına, Medine’ye yerleşip orayı yurt edinirken çektikleri ıstıraplara ve Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bu zorlukları aşmak için nasıl desteklendiklerine ilişkin bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve yeryüzünde azınlıkta çaresiz (ve korumasız bir topluluk) olduğunuz (ve zalim) insanların sizi kapıp (esir) götürmesinden (ya da öldürmesinden) korktuğunuz günleri de hatırlayın! Bu halde iken Allah sizi yer-yurt nasip ederek barındırdı yardımıyla destekledi şükredesiniz diye size temiz ve helâl rızıklar bahşetti.","arabic_text":"وَاذْكُرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-25c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, inananların hicretten önce, İslam’ın ilk dönemlerindeki güçsüz durumlarına, Medine’ye yerleşip orayı yurt edinirken çektikleri ıstıraplara ve Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bu zorlukları aşmak için nasıl desteklendiklerine ilişkin bir hatırlatma yapıyor."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın (size tebliğ edilen ilahi öğretilerle ters düşerek) Allah’a ve resule ihanet etmeyin (Kur’an’a ve Kur’an’ın peygamber hayatındaki uygulaması olan sünnete ters düşecek davranışlarda bulunmayın)! Size tevdi edilen kendi emanetlerinize de bile bile ihanet etmeyin (sadakatsizlik göstermeyin)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-27c.mp3","commentary_text":"Medine’deki Yahudi kabilelerinden Kurayza oğulları bir savaşta Hz. Peygamber’le daha önce yapmış oldukları antlaşmayı bozarak müşrikleri desteklemişti. Bu olay üzerine Hz. Peygamber onların kalelerini kuşatarak hesap sormuştu. Uzlaşma için Yahudiler hakem olarak Sa’d’ı seçmişti. Sa’d’ın vereceği hüküm hakkında bilgi almak üzere eski dostlarından Müslüman olmuş Ebu Lübabe’yi görevlendirmişti. O da aldığı görüşü Yahudilerin lehine çevirerek bildirmişti. Bu ayette Ebu Lübabe’nin yaptığının bir ihanet olduğu ve inananların ihanet etmemeleri gerektiği anlatılıyor. Böylece Ebu Lübabe’nin şahsında bütün insanlığa mesaj veriliyor. Bu emanetler bir sonraki ve Nisa suresi 4/75. ayetlerde de ifade edildiği gibi kişiye Allah’ın lütfettiği kendi vücutları, ilahi öğretiler, maddi ve manevi nimetler, insani ve ahlakî değerler, verilen kamu görevleri, doğal zenginlikler, koruması altında olan eşi, çocukları, yaşlılar, çaresiz ve âciz kimselerdir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın (size tebliğ edilen ilahi öğretilerle ters düşerek) Allah’a ve resule ihanet etmeyin (Kur’an’a ve Kur’an’ın peygamber hayatındaki uygulaması olan sünnete ters düşecek davranışlarda bulunmayın)! Size tevdi edilen kendi emanetlerinize de bile bile ihanet etmeyin (sadakatsizlik göstermeyin)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-27c.mp3","commentary_text":"Medine’deki Yahudi kabilelerinden Kurayza oğulları bir savaşta Hz. Peygamber’le daha önce yapmış oldukları antlaşmayı bozarak müşrikleri desteklemişti. Bu olay üzerine Hz. Peygamber onların kalelerini kuşatarak hesap sormuştu. Uzlaşma için Yahudiler hakem olarak Sa’d’ı seçmişti. Sa’d’ın vereceği hüküm hakkında bilgi almak üzere eski dostlarından Müslüman olmuş Ebu Lübabe’yi görevlendirmişti. O da aldığı görüşü Yahudilerin lehine çevirerek bildirmişti. Bu ayette Ebu Lübabe’nin yaptığının bir ihanet olduğu ve inananların ihanet etmemeleri gerektiği anlatılıyor. Böylece Ebu Lübabe’nin şahsında bütün insanlığa mesaj veriliyor. Bu emanetler bir sonraki ve Nisa suresi 4/75. ayetlerde de ifade edildiği gibi kişiye Allah’ın lütfettiği kendi vücutları, ilahi öğretiler, maddi ve manevi nimetler, insani ve ahlakî değerler, verilen kamu görevleri, doğal zenginlikler, koruması altında olan eşi, çocukları, yaşlılar, çaresiz ve âciz kimselerdir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın (size tebliğ edilen ilahi öğretilerle ters düşerek) Allah’a ve resule ihanet etmeyin (Kur’an’a ve Kur’an’ın peygamber hayatındaki uygulaması olan sünnete ters düşecek davranışlarda bulunmayın)! Size tevdi edilen kendi emanetlerinize de bile bile ihanet etmeyin (sadakatsizlik göstermeyin)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-27c.mp3","commentary_text":"Medine’deki Yahudi kabilelerinden Kurayza oğulları bir savaşta Hz. Peygamber’le daha önce yapmış oldukları antlaşmayı bozarak müşrikleri desteklemişti. Bu olay üzerine Hz. Peygamber onların kalelerini kuşatarak hesap sormuştu. Uzlaşma için Yahudiler hakem olarak Sa’d’ı seçmişti. Sa’d’ın vereceği hüküm hakkında bilgi almak üzere eski dostlarından Müslüman olmuş Ebu Lübabe’yi görevlendirmişti. O da aldığı görüşü Yahudilerin lehine çevirerek bildirmişti. Bu ayette Ebu Lübabe’nin yaptığının bir ihanet olduğu ve inananların ihanet etmemeleri gerektiği anlatılıyor. Böylece Ebu Lübabe’nin şahsında bütün insanlığa mesaj veriliyor. Bu emanetler bir sonraki ve Nisa suresi 4/75. ayetlerde de ifade edildiği gibi kişiye Allah’ın lütfettiği kendi vücutları, ilahi öğretiler, maddi ve manevi nimetler, insani ve ahlakî değerler, verilen kamu görevleri, doğal zenginlikler, koruması altında olan eşi, çocukları, yaşlılar, çaresiz ve âciz kimselerdir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın (size tebliğ edilen ilahi öğretilerle ters düşerek) Allah’a ve resule ihanet etmeyin (Kur’an’a ve Kur’an’ın peygamber hayatındaki uygulaması olan sünnete ters düşecek davranışlarda bulunmayın)! Size tevdi edilen kendi emanetlerinize de bile bile ihanet etmeyin (sadakatsizlik göstermeyin)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-26c.mp3","commentary_text":"Medine’deki Yahudi kabilelerinden Kurayza oğulları bir savaşta Hz. Peygamber’le daha önce yapmış oldukları antlaşmayı bozarak müşrikleri desteklemişti. Bu olay üzerine Hz. Peygamber onların kalelerini kuşatarak hesap sormuştu. Uzlaşma için Yahudiler hakem olarak Sa’d’ı seçmişti. Sa’d’ın vereceği hüküm hakkında bilgi almak üzere eski dostlarından Müslüman olmuş Ebu Lübabe’yi görevlendirmişti. O da aldığı görüşü Yahudilerin lehine çevirerek bildirmişti. Bu ayette Ebu Lübabe’nin yaptığının bir ihanet olduğu ve inananların ihanet etmemeleri gerektiği anlatılıyor. Böylece Ebu Lübabe’nin şahsında bütün insanlığa mesaj veriliyor. Bu emanetler bir sonraki ve Nisa suresi 4/75. ayetlerde de ifade edildiği gibi kişiye Allah’ın lütfettiği kendi vücutları, ilahi öğretiler, maddi ve manevi nimetler, insani ve ahlakî değerler, verilen kamu görevleri, doğal zenginlikler, koruması altında olan eşi, çocukları, yaşlılar, çaresiz ve âciz kimselerdir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve iyi bilin ki mallarınız ve çocuklarınız (imanınızı ölçmek ve kemâle ermeniz için) birer imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat âhirette Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["63/9"],"audio_path":"7/7-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-28c.mp3","commentary_text":"Yani mallarınızın çokluğuyla, azlığıyla veya infakıyla, zekâtıyla; evlatlarınızın başarısıyla, başarısızlığıyla ya da geleceğiyle imtihan edileceksiniz. Allah’ın size yaşamınızı sürdürmeniz ve infak etmeniz için emanet ettiği nimetlerin üzerine çöküyor musunuz yoksa onları hakkı olanlarla paylaşıyor musunuz? Ya da haddiniz olmadığı halde başkalarının hakkını gasp ederek evlatlarınızın gelecek rızkını garanti altına almak için yatırım mı yapıyorsunuz? “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) Ayrıca imtihanın derinliğini ve ciddiyetini daha detaylı görmek istiyorsak Tevbe 9/24. ayetine de bakabiliriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve iyi bilin ki mallarınız ve çocuklarınız (imanınızı ölçmek ve kemâle ermeniz için) birer imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat âhirette Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["63/9"],"audio_path":"7/7-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-28c.mp3","commentary_text":"Yani mallarınızın çokluğuyla, azlığıyla veya infakıyla, zekâtıyla; evlatlarınızın başarısıyla, başarısızlığıyla ya da geleceğiyle imtihan edileceksiniz. Allah’ın size yaşamınızı sürdürmeniz ve infak etmeniz için emanet ettiği nimetlerin üzerine çöküyor musunuz yoksa onları hakkı olanlarla paylaşıyor musunuz? Ya da haddiniz olmadığı halde başkalarının hakkını gasp ederek evlatlarınızın gelecek rızkını garanti altına almak için yatırım mı yapıyorsunuz? “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) Ayrıca imtihanın derinliğini ve ciddiyetini daha detaylı görmek istiyorsak Tevbe 9/24. ayetine de bakabiliriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve iyi bilin ki mallarınız ve çocuklarınız (imanınızı ölçmek ve kemâle ermeniz için) birer imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat âhirette Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["63/9"],"audio_path":"7/7-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-28c.mp3","commentary_text":"Yani mallarınızın çokluğuyla, azlığıyla veya infakıyla, zekâtıyla; evlatlarınızın başarısıyla, başarısızlığıyla ya da geleceğiyle imtihan edileceksiniz. Allah’ın size yaşamınızı sürdürmeniz ve infak etmeniz için emanet ettiği nimetlerin üzerine çöküyor musunuz yoksa onları hakkı olanlarla paylaşıyor musunuz? Ya da haddiniz olmadığı halde başkalarının hakkını gasp ederek evlatlarınızın gelecek rızkını garanti altına almak için yatırım mı yapıyorsunuz? “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) Ayrıca imtihanın derinliğini ve ciddiyetini daha detaylı görmek istiyorsak Tevbe 9/24. ayetine de bakabiliriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve iyi bilin ki mallarınız ve çocuklarınız (imanınızı ölçmek ve kemâle ermeniz için) birer imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat âhirette Allah’ın yanındadır.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟","related_links":["63/9"],"audio_path":"7/7-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-27c.mp3","commentary_text":"Yani mallarınızın çokluğuyla, azlığıyla veya infakıyla, zekâtıyla; evlatlarınızın başarısıyla, başarısızlığıyla ya da geleceğiyle imtihan edileceksiniz. Allah’ın size yaşamınızı sürdürmeniz ve infak etmeniz için emanet ettiği nimetlerin üzerine çöküyor musunuz yoksa onları hakkı olanlarla paylaşıyor musunuz? Ya da haddiniz olmadığı halde başkalarının hakkını gasp ederek evlatlarınızın gelecek rızkını garanti altına almak için yatırım mı yapıyorsunuz? “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) Ayrıca imtihanın derinliğini ve ciddiyetini daha detaylı görmek istiyorsak Tevbe 9/24. ayetine de bakabiliriz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Hani inkârcılar seni tutuklamak öldürmek ya da Mekke’den sürmek amacı ile sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzaklara karşılık verenlerin en güçlüsüdür.","arabic_text":"وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَۜ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Hani inkârcılar seni tutuklamak öldürmek ya da Mekke’den sürmek amacı ile sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzaklara karşılık verenlerin en güçlüsüdür.","arabic_text":"وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَۜ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Hani inkârcılar seni tutuklamak öldürmek ya da Mekke’den sürmek amacı ile sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzaklara karşılık verenlerin en güçlüsüdür.","arabic_text":"وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَۜ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Hani inkârcılar seni tutuklamak öldürmek ya da Mekke’den sürmek amacı ile sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzaklara karşılık verenlerin en güçlüsüdür.","arabic_text":"وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَۜ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman şöyle derler: “(Evet) işittik istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":["25/5"],"audio_path":"7/7-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-31c.mp3","commentary_text":"“Esatîr” öncekilerin satıra dökerek yazdıkları şeyler, uydurma masallar, hikâyeler, hurafeler, destanlar demektir. İnkârcılar, Kur’an’ın ilahi bir kitap olmadığını, vahiy diye aktarılanların eskiden yazılmış olan kitaplardan alıntı, şehir efsanesi, masal vs. olduğunu iddia ediyorlardı."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman şöyle derler: “(Evet) işittik istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":["25/5"],"audio_path":"7/7-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-31c.mp3","commentary_text":"“Esatîr” öncekilerin satıra dökerek yazdıkları şeyler, uydurma masallar, hikâyeler, hurafeler, destanlar demektir. İnkârcılar, Kur’an’ın ilahi bir kitap olmadığını, vahiy diye aktarılanların eskiden yazılmış olan kitaplardan alıntı, şehir efsanesi, masal vs. olduğunu iddia ediyorlardı."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman şöyle derler: “(Evet) işittik istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":["25/5"],"audio_path":"7/7-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-31c.mp3","commentary_text":"“Esatîr” öncekilerin satıra dökerek yazdıkları şeyler, uydurma masallar, hikâyeler, hurafeler, destanlar demektir. İnkârcılar, Kur’an’ın ilahi bir kitap olmadığını, vahiy diye aktarılanların eskiden yazılmış olan kitaplardan alıntı, şehir efsanesi, masal vs. olduğunu iddia ediyorlardı."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman şöyle derler: “(Evet) işittik istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":["25/5"],"audio_path":"7/7-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-30c.mp3","commentary_text":"“Esatîr” öncekilerin satıra dökerek yazdıkları şeyler, uydurma masallar, hikâyeler, hurafeler, destanlar demektir. İnkârcılar, Kur’an’ın ilahi bir kitap olmadığını, vahiy diye aktarılanların eskiden yazılmış olan kitaplardan alıntı, şehir efsanesi, masal vs. olduğunu iddia ediyorlardı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bir de (küstahça bir eda ile): “Ey Allah’ımız eğer bu (Kur’an) bir gerçek olarak Senin katından ise gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir (de görelim bakalım)” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":["70/1"],"audio_path":"7/7-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bir de (küstahça bir eda ile): “Ey Allah’ımız eğer bu (Kur’an) bir gerçek olarak Senin katından ise gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir (de görelim bakalım)” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":["70/1"],"audio_path":"7/7-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bir de (küstahça bir eda ile): “Ey Allah’ımız eğer bu (Kur’an) bir gerçek olarak Senin katından ise gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir (de görelim bakalım)” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":["70/1"],"audio_path":"7/7-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bir de (küstahça bir eda ile): “Ey Allah’ımız eğer bu (Kur’an) bir gerçek olarak Senin katından ise gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acıklı bir azap getir (de görelim bakalım)” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":["70/1"],"audio_path":"7/7-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa sen onların arasında olduğun müddetçe Allah (tüm şehri helâk edecek şekilde) onlara azap edecek değildi. Ayrıca Allah aralarında bağışlanma dileyenler varken onları cezalandıracak değildir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-33c.mp3","commentary_text":"İlk cümledeki Allah’ın onlara azap etmemesinin gerekçesi; Hz. Peygamberin önderliğinde İslâm’a çağrının devam etmesinden ve daha önceki zamanlarda olduğu gibi içlerinden nice temiz yürekli insanların bağışlanma dileyip imana gelme ihtimalindendi. Yoksa Hz. Peygamberin kişisel karizmasından ya da şahsî özelliklerinden kaynaklanan bir durum değildi. Öyle olsaydı Uhud Savaşında yaşananlar gerçekleşmezdi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa sen onların arasında olduğun müddetçe Allah (tüm şehri helâk edecek şekilde) onlara azap edecek değildi. Ayrıca Allah aralarında bağışlanma dileyenler varken onları cezalandıracak değildir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-33c.mp3","commentary_text":"İlk cümledeki Allah’ın onlara azap etmemesinin gerekçesi; Hz. Peygamberin önderliğinde İslâm’a çağrının devam etmesinden ve daha önceki zamanlarda olduğu gibi içlerinden nice temiz yürekli insanların bağışlanma dileyip imana gelme ihtimalindendi. Yoksa Hz. Peygamberin kişisel karizmasından ya da şahsî özelliklerinden kaynaklanan bir durum değildi. Öyle olsaydı Uhud Savaşında yaşananlar gerçekleşmezdi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa sen onların arasında olduğun müddetçe Allah (tüm şehri helâk edecek şekilde) onlara azap edecek değildi. Ayrıca Allah aralarında bağışlanma dileyenler varken onları cezalandıracak değildir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-33c.mp3","commentary_text":"İlk cümledeki Allah’ın onlara azap etmemesinin gerekçesi; Hz. Peygamberin önderliğinde İslâm’a çağrının devam etmesinden ve daha önceki zamanlarda olduğu gibi içlerinden nice temiz yürekli insanların bağışlanma dileyip imana gelme ihtimalindendi. Yoksa Hz. Peygamberin kişisel karizmasından ya da şahsî özelliklerinden kaynaklanan bir durum değildi. Öyle olsaydı Uhud Savaşında yaşananlar gerçekleşmezdi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa sen onların arasında olduğun müddetçe Allah (tüm şehri helâk edecek şekilde) onlara azap edecek değildi. Ayrıca Allah aralarında bağışlanma dileyenler varken onları cezalandıracak değildir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-32c.mp3","commentary_text":"İlk cümledeki Allah’ın onlara azap etmemesinin gerekçesi; Hz. Peygamberin önderliğinde İslâm’a çağrının devam etmesinden ve daha önceki zamanlarda olduğu gibi içlerinden nice temiz yürekli insanların bağışlanma dileyip imana gelme ihtimalindendi. Yoksa Hz. Peygamberin kişisel karizmasından ya da şahsî özelliklerinden kaynaklanan bir durum değildi. Öyle olsaydı Uhud Savaşında yaşananlar gerçekleşmezdi."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar Mescid-i Haram’ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-34c.mp3","commentary_text":"Allah, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, durup dururken kimseye azap etmez (Yunus, 10/44) ve inanmak konusunda da insanları iradeleriyle baş başa bırakır (Bakara, 2/256). Ama insanların hakları ve özgürlükleri, canları ve namusları mevzu bahis olunca hemen mazlumdan yana desteğini verir. Enfal 8/30’da müşriklerin, Hz. Peygamberin şahsında Müslümanları inanç ve ibadet özgürlüğünden yoksun bırakmayı hedef alan komplolarından bahsederken Allah’ın plan yapmada ve tuzaklara karşılık vermede en üstün olduğu vurgulanır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar Mescid-i Haram’ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-34c.mp3","commentary_text":"Allah, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, durup dururken kimseye azap etmez (Yunus, 10/44) ve inanmak konusunda da insanları iradeleriyle baş başa bırakır (Bakara, 2/256). Ama insanların hakları ve özgürlükleri, canları ve namusları mevzu bahis olunca hemen mazlumdan yana desteğini verir. Enfal 8/30’da müşriklerin, Hz. Peygamberin şahsında Müslümanları inanç ve ibadet özgürlüğünden yoksun bırakmayı hedef alan komplolarından bahsederken Allah’ın plan yapmada ve tuzaklara karşılık vermede en üstün olduğu vurgulanır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar Mescid-i Haram’ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-34c.mp3","commentary_text":"Allah, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, durup dururken kimseye azap etmez (Yunus, 10/44) ve inanmak konusunda da insanları iradeleriyle baş başa bırakır (Bakara, 2/256). Ama insanların hakları ve özgürlükleri, canları ve namusları mevzu bahis olunca hemen mazlumdan yana desteğini verir. Enfal 8/30’da müşriklerin, Hz. Peygamberin şahsında Müslümanları inanç ve ibadet özgürlüğünden yoksun bırakmayı hedef alan komplolarından bahsederken Allah’ın plan yapmada ve tuzaklara karşılık vermede en üstün olduğu vurgulanır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar Mescid-i Haram’ın bakımına ehil olmadıkları halde (inananları) oradan alıkoyarken Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlardır. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-33c.mp3","commentary_text":"Allah, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, durup dururken kimseye azap etmez (Yunus, 10/44) ve inanmak konusunda da insanları iradeleriyle baş başa bırakır (Bakara, 2/256). Ama insanların hakları ve özgürlükleri, canları ve namusları mevzu bahis olunca hemen mazlumdan yana desteğini verir. Enfal 8/30’da müşriklerin, Hz. Peygamberin şahsında Müslümanları inanç ve ibadet özgürlüğünden yoksun bırakmayı hedef alan komplolarından bahsederken Allah’ın plan yapmada ve tuzaklara karşılık vermede en üstün olduğu vurgulanır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onların Kâbe’nin yanındaki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde ey inkârcılar! (Hakikati inatla) inkâr etmenizden (ve zulme ve haksızlığa devam etmenizden) dolayı tadın bakalım azabı!","arabic_text":"وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-35c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler, Kâbe’nin etrafında el ele tutuşup ıslık çalarak ve alkış tutarak ibadet ederlerdi. Öyle ki; onların gürültüsünden başkaları ibadet edemez olurdu. Bu ayetten şunu da anlıyoruz ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmediler, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalıştılar ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmadılar. Yani müşrik olmak için Allah’ı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat dilenmek yetiyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onların Kâbe’nin yanındaki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde ey inkârcılar! (Hakikati inatla) inkâr etmenizden (ve zulme ve haksızlığa devam etmenizden) dolayı tadın bakalım azabı!","arabic_text":"وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-35c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler, Kâbe’nin etrafında el ele tutuşup ıslık çalarak ve alkış tutarak ibadet ederlerdi. Öyle ki; onların gürültüsünden başkaları ibadet edemez olurdu. Bu ayetten şunu da anlıyoruz ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmediler, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalıştılar ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmadılar. Yani müşrik olmak için Allah’ı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat dilenmek yetiyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onların Kâbe’nin yanındaki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde ey inkârcılar! (Hakikati inatla) inkâr etmenizden (ve zulme ve haksızlığa devam etmenizden) dolayı tadın bakalım azabı!","arabic_text":"وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-35c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler, Kâbe’nin etrafında el ele tutuşup ıslık çalarak ve alkış tutarak ibadet ederlerdi. Öyle ki; onların gürültüsünden başkaları ibadet edemez olurdu. Bu ayetten şunu da anlıyoruz ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmediler, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalıştılar ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmadılar. Yani müşrik olmak için Allah’ı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat dilenmek yetiyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onların Kâbe’nin yanındaki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde ey inkârcılar! (Hakikati inatla) inkâr etmenizden (ve zulme ve haksızlığa devam etmenizden) dolayı tadın bakalım azabı!","arabic_text":"وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-34c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler, Kâbe’nin etrafında el ele tutuşup ıslık çalarak ve alkış tutarak ibadet ederlerdi. Öyle ki; onların gürültüsünden başkaları ibadet edemez olurdu. Bu ayetten şunu da anlıyoruz ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmediler, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalıştılar ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmadılar. Yani müşrik olmak için Allah’ı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat dilenmek yetiyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz ki o inkâr edenler (insanları) Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra da bu kendilerine iç acısı olacak nihayet yenilgiye uğrayacaklar ve inkârcılar toplatılıp cehenneme sevk edilecekler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz ki o inkâr edenler (insanları) Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra da bu kendilerine iç acısı olacak nihayet yenilgiye uğrayacaklar ve inkârcılar toplatılıp cehenneme sevk edilecekler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz ki o inkâr edenler (insanları) Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra da bu kendilerine iç acısı olacak nihayet yenilgiye uğrayacaklar ve inkârcılar toplatılıp cehenneme sevk edilecekler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz ki o inkâr edenler (insanları) Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra da bu kendilerine iç acısı olacak nihayet yenilgiye uğrayacaklar ve inkârcılar toplatılıp cehenneme sevk edilecekler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın kötü olanı iyi ve temiz olandan ayırması kötü olanı kendi türünden olanla yan yana getirip bir araya toplaması ve (nihayet) onları topluca cehenneme koyması içindir. İşte hüsrana uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعًا فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın kötü olanı iyi ve temiz olandan ayırması kötü olanı kendi türünden olanla yan yana getirip bir araya toplaması ve (nihayet) onları topluca cehenneme koyması içindir. İşte hüsrana uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعًا فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın kötü olanı iyi ve temiz olandan ayırması kötü olanı kendi türünden olanla yan yana getirip bir araya toplaması ve (nihayet) onları topluca cehenneme koyması içindir. İşte hüsrana uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعًا فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın kötü olanı iyi ve temiz olandan ayırması kötü olanı kendi türünden olanla yan yana getirip bir araya toplaması ve (nihayet) onları topluca cehenneme koyması içindir. İşte hüsrana uğrayanlar onlardır.","arabic_text":"لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعًا فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İnkârcılara söyle: “Eğer saldırganlıklarından vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır. Yok eğer eski tutumlarına dönerlerse daha öncekiler için geçerli olan kurallar onlar için de işleyecektir.”","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İnkârcılara söyle: “Eğer saldırganlıklarından vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır. Yok eğer eski tutumlarına dönerlerse daha öncekiler için geçerli olan kurallar onlar için de işleyecektir.”","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İnkârcılara söyle: “Eğer saldırganlıklarından vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır. Yok eğer eski tutumlarına dönerlerse daha öncekiler için geçerli olan kurallar onlar için de işleyecektir.”","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İnkârcılara söyle: “Eğer saldırganlıklarından vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır. Yok eğer eski tutumlarına dönerlerse daha öncekiler için geçerli olan kurallar onlar için de işleyecektir.”","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve artık (yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya ve insanların kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah’a adanıncaya kadar onlarla savaşın. Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa (savaşmayı bırakın). Muhakkak ki Allah yaptıklarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-39c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Ve bu savaşın başlama sebebi zulümdür, baskıdır, Müslümanların yurtlarından çıkarılmaya zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve özgürlüklerinin ellerinden alınmasıdır. Her iki âyetin ilk cümlesi, bunu açıkça özetlemektedir. “Dinin ve insanların kulca yönelişlerinin Allah’a adanması” demek, Müslümanların inandıklarını özgürce yaşayacak ortamı oluşturmaları ve bu konuda yapılan saldırılara karşılık vermeleri için aldıkları savaş emrini yerine getirmeleri demektir. Yoksa yeryüzündeki bütün inanç sistemlerinin yok edilmesi, hangi adla olursa olsun İslâm’ın dışında hiçbir ekolun, sistemin, düşüncenin kalmaması, kültürlerin ortadan kaldırılması için savaşmak değildir. Öyle olsaydı Kur’an, “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirun, 109/6) demezdi."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve artık (yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya ve insanların kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah’a adanıncaya kadar onlarla savaşın. Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa (savaşmayı bırakın). Muhakkak ki Allah yaptıklarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-39c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Ve bu savaşın başlama sebebi zulümdür, baskıdır, Müslümanların yurtlarından çıkarılmaya zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve özgürlüklerinin ellerinden alınmasıdır. Her iki âyetin ilk cümlesi, bunu açıkça özetlemektedir. “Dinin ve insanların kulca yönelişlerinin Allah’a adanması” demek, Müslümanların inandıklarını özgürce yaşayacak ortamı oluşturmaları ve bu konuda yapılan saldırılara karşılık vermeleri için aldıkları savaş emrini yerine getirmeleri demektir. Yoksa yeryüzündeki bütün inanç sistemlerinin yok edilmesi, hangi adla olursa olsun İslâm’ın dışında hiçbir ekolun, sistemin, düşüncenin kalmaması, kültürlerin ortadan kaldırılması için savaşmak değildir. Öyle olsaydı Kur’an, “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirun, 109/6) demezdi."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve artık (yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya ve insanların kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah’a adanıncaya kadar onlarla savaşın. Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa (savaşmayı bırakın). Muhakkak ki Allah yaptıklarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-39c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Ve bu savaşın başlama sebebi zulümdür, baskıdır, Müslümanların yurtlarından çıkarılmaya zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve özgürlüklerinin ellerinden alınmasıdır. Her iki âyetin ilk cümlesi, bunu açıkça özetlemektedir. “Dinin ve insanların kulca yönelişlerinin Allah’a adanması” demek, Müslümanların inandıklarını özgürce yaşayacak ortamı oluşturmaları ve bu konuda yapılan saldırılara karşılık vermeleri için aldıkları savaş emrini yerine getirmeleri demektir. Yoksa yeryüzündeki bütün inanç sistemlerinin yok edilmesi, hangi adla olursa olsun İslâm’ın dışında hiçbir ekolun, sistemin, düşüncenin kalmaması, kültürlerin ortadan kaldırılması için savaşmak değildir. Öyle olsaydı Kur’an, “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirun, 109/6) demezdi."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve artık (yeryüzünde) zulüm ve baskı kalmayıncaya ve insanların kulca yönelişleri bütünüyle ve yalnızca Allah’a adanıncaya kadar onlarla savaşın. Ama eğer direnmeyi bırakırlarsa (savaşmayı bırakın). Muhakkak ki Allah yaptıklarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-38c.mp3","commentary_text":"Burada başlamış bir savaş vardır. Ve bu savaşın başlama sebebi zulümdür, baskıdır, Müslümanların yurtlarından çıkarılmaya zorlanması, mallarının yağmalanması, hayat haklarının ve özgürlüklerinin ellerinden alınmasıdır. Her iki âyetin ilk cümlesi, bunu açıkça özetlemektedir. “Dinin ve insanların kulca yönelişlerinin Allah’a adanması” demek, Müslümanların inandıklarını özgürce yaşayacak ortamı oluşturmaları ve bu konuda yapılan saldırılara karşılık vermeleri için aldıkları savaş emrini yerine getirmeleri demektir. Yoksa yeryüzündeki bütün inanç sistemlerinin yok edilmesi, hangi adla olursa olsun İslâm’ın dışında hiçbir ekolun, sistemin, düşüncenin kalmaması, kültürlerin ortadan kaldırılması için savaşmak değildir. Öyle olsaydı Kur’an, “Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kâfirun, 109/6) demezdi."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yine de yüz çevirir (düşmanlığa devam eder)lerse artık bilin ki Allah sizin koruyucunuzdur. O ne güzel koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪ي","related_links":[],"audio_path":"7/7-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-40c.mp3","commentary_text":"İslam, hiçbir zaman zorda kalınmadıkça ve saldırı olmadıkça savaşı önermez, onu bir son çare olarak görür. Allah’ı ve O’nun dinini yaşamak ve anlatmak için yola çıkanlara engel olunursa, onların dinî hürriyetleri ve ibadet özgürlükleri ellerinden alınırsa, başkalarının batıl inanç ve yaşamları onlara zorla dayatılmaya kalkılırsa işte o zaman Müslüman için savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yine de yüz çevirir (düşmanlığa devam eder)lerse artık bilin ki Allah sizin koruyucunuzdur. O ne güzel koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪ي","related_links":[],"audio_path":"7/7-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-40c.mp3","commentary_text":"İslam, hiçbir zaman zorda kalınmadıkça ve saldırı olmadıkça savaşı önermez, onu bir son çare olarak görür. Allah’ı ve O’nun dinini yaşamak ve anlatmak için yola çıkanlara engel olunursa, onların dinî hürriyetleri ve ibadet özgürlükleri ellerinden alınırsa, başkalarının batıl inanç ve yaşamları onlara zorla dayatılmaya kalkılırsa işte o zaman Müslüman için savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yine de yüz çevirir (düşmanlığa devam eder)lerse artık bilin ki Allah sizin koruyucunuzdur. O ne güzel koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪ي","related_links":[],"audio_path":"7/7-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-40c.mp3","commentary_text":"İslam, hiçbir zaman zorda kalınmadıkça ve saldırı olmadıkça savaşı önermez, onu bir son çare olarak görür. Allah’ı ve O’nun dinini yaşamak ve anlatmak için yola çıkanlara engel olunursa, onların dinî hürriyetleri ve ibadet özgürlükleri ellerinden alınırsa, başkalarının batıl inanç ve yaşamları onlara zorla dayatılmaya kalkılırsa işte o zaman Müslüman için savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yine de yüz çevirir (düşmanlığa devam eder)lerse artık bilin ki Allah sizin koruyucunuzdur. O ne güzel koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪ي","related_links":[],"audio_path":"7/7-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-39c.mp3","commentary_text":"İslam, hiçbir zaman zorda kalınmadıkça ve saldırı olmadıkça savaşı önermez, onu bir son çare olarak görür. Allah’ı ve O’nun dinini yaşamak ve anlatmak için yola çıkanlara engel olunursa, onların dinî hürriyetleri ve ibadet özgürlükleri ellerinden alınırsa, başkalarının batıl inanç ve yaşamları onlara zorla dayatılmaya kalkılırsa işte o zaman Müslüman için savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Bilesiniz ki (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a ve resule onun yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed’)e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-41c.mp3","commentary_text":"Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Bilesiniz ki (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a ve resule onun yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed’)e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-41c.mp3","commentary_text":"Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Bilesiniz ki (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a ve resule onun yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed’)e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-41c.mp3","commentary_text":"Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Bilesiniz ki (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a ve resule onun yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed’)e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-40c.mp3","commentary_text":"Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani (Bedir Savaşında) siz vadinin (Medine’ye) en yakın yamacında onlar vadinin uzak yamacında (Mekke tarafında) idiler. Ticaret kervanı da vadi tabanına sizden daha yakındı. Eğer (savaş için) buluşmak üzere sözleşseydiniz anlaşmazlığa düşerdiniz (cesaretiniz kırılır bu buluşmayı göze alamazdınız). Fakat Allah işlenmesi gerekli olan bir emri yerine getirmek için böyle yaptı. Ta ki helak olan; apaçık bir delilden dolayı helak olsun yaşayan da apaçık bir delilden dolayı yaşasın. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-42c.mp3","commentary_text":"Yani düşman gerek asker sayısı gerekçe silah ve teçhizat bakımından sizden çok daha güçlü durumdaydı. Böylesine güçlü bir orduyla karşılaşacağınızı daha önceden bilseydiniz cesaretiniz kırılır, savaşıp savaşmama konusunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Ama Allah yapılmasını murad ettiği işi yerine getirmek için sizi bir araya getirdi ve böylece inkârcılar, az sayıda bir İslâm topluluğunun maddi anlamda güçlü ve kalabalık bir düşman ordusunu nasıl yenilgiye uğrattığını görerek kahrından helâk oldu."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani (Bedir Savaşında) siz vadinin (Medine’ye) en yakın yamacında onlar vadinin uzak yamacında (Mekke tarafında) idiler. Ticaret kervanı da vadi tabanına sizden daha yakındı. Eğer (savaş için) buluşmak üzere sözleşseydiniz anlaşmazlığa düşerdiniz (cesaretiniz kırılır bu buluşmayı göze alamazdınız). Fakat Allah işlenmesi gerekli olan bir emri yerine getirmek için böyle yaptı. Ta ki helak olan; apaçık bir delilden dolayı helak olsun yaşayan da apaçık bir delilden dolayı yaşasın. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-42c.mp3","commentary_text":"Yani düşman gerek asker sayısı gerekçe silah ve teçhizat bakımından sizden çok daha güçlü durumdaydı. Böylesine güçlü bir orduyla karşılaşacağınızı daha önceden bilseydiniz cesaretiniz kırılır, savaşıp savaşmama konusunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Ama Allah yapılmasını murad ettiği işi yerine getirmek için sizi bir araya getirdi ve böylece inkârcılar, az sayıda bir İslâm topluluğunun maddi anlamda güçlü ve kalabalık bir düşman ordusunu nasıl yenilgiye uğrattığını görerek kahrından helâk oldu."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani (Bedir Savaşında) siz vadinin (Medine’ye) en yakın yamacında onlar vadinin uzak yamacında (Mekke tarafında) idiler. Ticaret kervanı da vadi tabanına sizden daha yakındı. Eğer (savaş için) buluşmak üzere sözleşseydiniz anlaşmazlığa düşerdiniz (cesaretiniz kırılır bu buluşmayı göze alamazdınız). Fakat Allah işlenmesi gerekli olan bir emri yerine getirmek için böyle yaptı. Ta ki helak olan; apaçık bir delilden dolayı helak olsun yaşayan da apaçık bir delilden dolayı yaşasın. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-42c.mp3","commentary_text":"Yani düşman gerek asker sayısı gerekçe silah ve teçhizat bakımından sizden çok daha güçlü durumdaydı. Böylesine güçlü bir orduyla karşılaşacağınızı daha önceden bilseydiniz cesaretiniz kırılır, savaşıp savaşmama konusunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Ama Allah yapılmasını murad ettiği işi yerine getirmek için sizi bir araya getirdi ve böylece inkârcılar, az sayıda bir İslâm topluluğunun maddi anlamda güçlü ve kalabalık bir düşman ordusunu nasıl yenilgiye uğrattığını görerek kahrından helâk oldu."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani (Bedir Savaşında) siz vadinin (Medine’ye) en yakın yamacında onlar vadinin uzak yamacında (Mekke tarafında) idiler. Ticaret kervanı da vadi tabanına sizden daha yakındı. Eğer (savaş için) buluşmak üzere sözleşseydiniz anlaşmazlığa düşerdiniz (cesaretiniz kırılır bu buluşmayı göze alamazdınız). Fakat Allah işlenmesi gerekli olan bir emri yerine getirmek için böyle yaptı. Ta ki helak olan; apaçık bir delilden dolayı helak olsun yaşayan da apaçık bir delilden dolayı yaşasın. Hiç kuşkusuz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-41c.mp3","commentary_text":"Yani düşman gerek asker sayısı gerekçe silah ve teçhizat bakımından sizden çok daha güçlü durumdaydı. Böylesine güçlü bir orduyla karşılaşacağınızı daha önceden bilseydiniz cesaretiniz kırılır, savaşıp savaşmama konusunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Ama Allah yapılmasını murad ettiği işi yerine getirmek için sizi bir araya getirdi ve böylece inkârcılar, az sayıda bir İslâm topluluğunun maddi anlamda güçlü ve kalabalık bir düşman ordusunu nasıl yenilgiye uğrattığını görerek kahrından helâk oldu."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hatırla o vakti ki (cesaretiniz kırılmasın diye) Allah onları uykunda (rüyanda) sana (sayıca) az göstermişti. Eğer onları sana (olduğu gibi) çok gösterseydi elbette çekinecek ve bu iş hakkında ihtilafa düşecektiniz. Fakat Allah (yardımıyla sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O kalplerde olanı çok iyi bilendir.","arabic_text":"اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلًاۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يرًا لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hatırla o vakti ki (cesaretiniz kırılmasın diye) Allah onları uykunda (rüyanda) sana (sayıca) az göstermişti. Eğer onları sana (olduğu gibi) çok gösterseydi elbette çekinecek ve bu iş hakkında ihtilafa düşecektiniz. Fakat Allah (yardımıyla sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O kalplerde olanı çok iyi bilendir.","arabic_text":"اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلًاۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يرًا لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hatırla o vakti ki (cesaretiniz kırılmasın diye) Allah onları uykunda (rüyanda) sana (sayıca) az göstermişti. Eğer onları sana (olduğu gibi) çok gösterseydi elbette çekinecek ve bu iş hakkında ihtilafa düşecektiniz. Fakat Allah (yardımıyla sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O kalplerde olanı çok iyi bilendir.","arabic_text":"اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلًاۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يرًا لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hatırla o vakti ki (cesaretiniz kırılmasın diye) Allah onları uykunda (rüyanda) sana (sayıca) az göstermişti. Eğer onları sana (olduğu gibi) çok gösterseydi elbette çekinecek ve bu iş hakkında ihtilafa düşecektiniz. Fakat Allah (yardımıyla sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O kalplerde olanı çok iyi bilendir.","arabic_text":"اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلًاۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يرًا لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi (ve inananların zaferi) için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor (üzerinize gelsinler diye) sizi de onların gözünde iyice azaltıyordu. (Biliniz ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":["3/13"],"audio_path":"7/7-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi (ve inananların zaferi) için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor (üzerinize gelsinler diye) sizi de onların gözünde iyice azaltıyordu. (Biliniz ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":["3/13"],"audio_path":"7/7-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi (ve inananların zaferi) için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor (üzerinize gelsinler diye) sizi de onların gözünde iyice azaltıyordu. (Biliniz ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":["3/13"],"audio_path":"7/7-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi (ve inananların zaferi) için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor (üzerinize gelsinler diye) sizi de onların gözünde iyice azaltıyordu. (Biliniz ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟","related_links":["3/13"],"audio_path":"7/7-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(O halde) ey inananlar! Savaş durumunda (düşman) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde (asla gevşemeyin) sıkı durun ve Allah’ı çokça anın (O’nun sizinle beraber olduğunu hatırınızdan çıkarmayın) ki başarıya ulaşasınız!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-45c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı çokça anın” Anmak ismini sürekli tekrar etmek değil bilakis varlığını sürekli hatırda tutmaktır. Yani O’nun sizinle beraber olduğunu ve imanınızı koruduğunuz ve haklı olduğunuz müddetçe desteğini sizden esirgemeyeceğini unutmayın! Tıpkı Talût ve ordusunun Calût’la savaşırken; “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır, ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl, (zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!” (Bakara 2/250) şeklinde dua ederek Allah’a güvendiği gibi siz de bu duygularla Allah’ı düşünün ve O’na güvenin. Zira “İnananlar yalnız Allah’a güvenirler.” (Maide 5/11) Allah’la kul arasındaki iletişim iyi sağlanırsa yani insan Allah’ın her zaman kendisiyle beraber olduğunu (Tevbe 9/49) düşünürse ve bu bilinç ile hayatını idame ettirirse, muvaffakiyeti o derece kolay olur. Allah, savaş halinde cephedeki kuluna, düşmana karşı sıkı durmasını ve kendisiyle irtibatlı olmasını emrediyor. Tâhâ, 20/46’da hidayete davet için Firavuna giden Musa ve Harun peygamberlere; “Korkmayın! Çünkü Ben, sizin yanınızda olacağım” buyurarak onlara cesaret veriyor ve bütün desteğiyle onların yanında olacağını hatırlatıyor. Hadid 57/4’te “Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir”, Maide 5/12’de “Ben sizinle beraberim” şeklindeki ilahi mesajlar da gösteriyor ki, insan Yüce Yaratıcısı ile sürekli irtibat halinde olmalı, O’nun engin desteğinden, sınırsız rahmetinden ve limitsiz lütfundan ümit var olmalı, O’nu yanında hissetmeli ve o bilinçle yaşamalıdır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(O halde) ey inananlar! Savaş durumunda (düşman) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde (asla gevşemeyin) sıkı durun ve Allah’ı çokça anın (O’nun sizinle beraber olduğunu hatırınızdan çıkarmayın) ki başarıya ulaşasınız!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-45c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı çokça anın” Anmak ismini sürekli tekrar etmek değil bilakis varlığını sürekli hatırda tutmaktır. Yani O’nun sizinle beraber olduğunu ve imanınızı koruduğunuz ve haklı olduğunuz müddetçe desteğini sizden esirgemeyeceğini unutmayın! Tıpkı Talût ve ordusunun Calût’la savaşırken; “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır, ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl, (zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!” (Bakara 2/250) şeklinde dua ederek Allah’a güvendiği gibi siz de bu duygularla Allah’ı düşünün ve O’na güvenin. Zira “İnananlar yalnız Allah’a güvenirler.” (Maide 5/11) Allah’la kul arasındaki iletişim iyi sağlanırsa yani insan Allah’ın her zaman kendisiyle beraber olduğunu (Tevbe 9/49) düşünürse ve bu bilinç ile hayatını idame ettirirse, muvaffakiyeti o derece kolay olur. Allah, savaş halinde cephedeki kuluna, düşmana karşı sıkı durmasını ve kendisiyle irtibatlı olmasını emrediyor. Tâhâ, 20/46’da hidayete davet için Firavuna giden Musa ve Harun peygamberlere; “Korkmayın! Çünkü Ben, sizin yanınızda olacağım” buyurarak onlara cesaret veriyor ve bütün desteğiyle onların yanında olacağını hatırlatıyor. Hadid 57/4’te “Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir”, Maide 5/12’de “Ben sizinle beraberim” şeklindeki ilahi mesajlar da gösteriyor ki, insan Yüce Yaratıcısı ile sürekli irtibat halinde olmalı, O’nun engin desteğinden, sınırsız rahmetinden ve limitsiz lütfundan ümit var olmalı, O’nu yanında hissetmeli ve o bilinçle yaşamalıdır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(O halde) ey inananlar! Savaş durumunda (düşman) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde (asla gevşemeyin) sıkı durun ve Allah’ı çokça anın (O’nun sizinle beraber olduğunu hatırınızdan çıkarmayın) ki başarıya ulaşasınız!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-45c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı çokça anın” Anmak ismini sürekli tekrar etmek değil bilakis varlığını sürekli hatırda tutmaktır. Yani O’nun sizinle beraber olduğunu ve imanınızı koruduğunuz ve haklı olduğunuz müddetçe desteğini sizden esirgemeyeceğini unutmayın! Tıpkı Talût ve ordusunun Calût’la savaşırken; “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır, ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl, (zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!” (Bakara 2/250) şeklinde dua ederek Allah’a güvendiği gibi siz de bu duygularla Allah’ı düşünün ve O’na güvenin. Zira “İnananlar yalnız Allah’a güvenirler.” (Maide 5/11) Allah’la kul arasındaki iletişim iyi sağlanırsa yani insan Allah’ın her zaman kendisiyle beraber olduğunu (Tevbe 9/49) düşünürse ve bu bilinç ile hayatını idame ettirirse, muvaffakiyeti o derece kolay olur. Allah, savaş halinde cephedeki kuluna, düşmana karşı sıkı durmasını ve kendisiyle irtibatlı olmasını emrediyor. Tâhâ, 20/46’da hidayete davet için Firavuna giden Musa ve Harun peygamberlere; “Korkmayın! Çünkü Ben, sizin yanınızda olacağım” buyurarak onlara cesaret veriyor ve bütün desteğiyle onların yanında olacağını hatırlatıyor. Hadid 57/4’te “Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir”, Maide 5/12’de “Ben sizinle beraberim” şeklindeki ilahi mesajlar da gösteriyor ki, insan Yüce Yaratıcısı ile sürekli irtibat halinde olmalı, O’nun engin desteğinden, sınırsız rahmetinden ve limitsiz lütfundan ümit var olmalı, O’nu yanında hissetmeli ve o bilinçle yaşamalıdır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(O halde) ey inananlar! Savaş durumunda (düşman) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde (asla gevşemeyin) sıkı durun ve Allah’ı çokça anın (O’nun sizinle beraber olduğunu hatırınızdan çıkarmayın) ki başarıya ulaşasınız!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-44c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı çokça anın” Anmak ismini sürekli tekrar etmek değil bilakis varlığını sürekli hatırda tutmaktır. Yani O’nun sizinle beraber olduğunu ve imanınızı koruduğunuz ve haklı olduğunuz müddetçe desteğini sizden esirgemeyeceğini unutmayın! Tıpkı Talût ve ordusunun Calût’la savaşırken; “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır, ayaklarımızı sabit (ve bizi metanetli) kıl, (zulmü hayat tarzına dönüştüren) inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et!” (Bakara 2/250) şeklinde dua ederek Allah’a güvendiği gibi siz de bu duygularla Allah’ı düşünün ve O’na güvenin. Zira “İnananlar yalnız Allah’a güvenirler.” (Maide 5/11) Allah’la kul arasındaki iletişim iyi sağlanırsa yani insan Allah’ın her zaman kendisiyle beraber olduğunu (Tevbe 9/49) düşünürse ve bu bilinç ile hayatını idame ettirirse, muvaffakiyeti o derece kolay olur. Allah, savaş halinde cephedeki kuluna, düşmana karşı sıkı durmasını ve kendisiyle irtibatlı olmasını emrediyor. Tâhâ, 20/46’da hidayete davet için Firavuna giden Musa ve Harun peygamberlere; “Korkmayın! Çünkü Ben, sizin yanınızda olacağım” buyurarak onlara cesaret veriyor ve bütün desteğiyle onların yanında olacağını hatırlatıyor. Hadid 57/4’te “Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir”, Maide 5/12’de “Ben sizinle beraberim” şeklindeki ilahi mesajlar da gösteriyor ki, insan Yüce Yaratıcısı ile sürekli irtibat halinde olmalı, O’nun engin desteğinden, sınırsız rahmetinden ve limitsiz lütfundan ümit var olmalı, O’nu yanında hissetmeli ve o bilinçle yaşamalıdır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne itaat edin birbirinizle çekişmeyin (tefrikaya düşmeyin). Sonra içinize korku düşer ve (bütün heybetiniz ve) kuvvetiniz elden gider. (O hâlde birbirinize karşı) sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-46c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve Resulüne itaat emri verilirken bu emrin muhataplarının aynı zamanda her bakımdan fikir ve hareket birliği içerisinde olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Sosyal bir varlık olan insanın kapasitesi sınırlıdır. Onun için münferit olarak hareket etmesi asla doğru olamaz. Birliğin olmadığı yerde başarı olmaz, zafer elde edilmez, doğru netice alınmaz. Ali İmran 103’te, “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin” buyrularak birliğin ehemmiyetine vurgu yapılıyor. Tefrikanın ve çekişmenin ciddi bir enerji kaybına yol açacağına vurgu yapan ayet mü’minler için bu tehlikeye karşı uyanık olmalarını istiyor. “Ümmetin ihtilafında fayda olduğu” söylense de buradaki “ihtilaf” değil “niza’” dır, tefrikadır, çatışmadır, ayrılıktır, bozuşmadır, kavgadır. Niza ve tefrika uzlaşının ve tevhidin zıddıdır. Yani bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın ve nifakın adıdır. Nifakın olduğu yerde rahmet olmaz, tefrikanın ve niza’ın bulunduğu yerde kuvvetten söz edilemez. Onun için Allah, “eğer parçalanırsanız gücünüzü kaybedersiniz ama birliğinizi korumak için gayret gösterir, sabrederek kararlı ve dirençli tavır sergilerseniz o zaman Allah da sizinle beraber olur” buyuruyor."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne itaat edin birbirinizle çekişmeyin (tefrikaya düşmeyin). Sonra içinize korku düşer ve (bütün heybetiniz ve) kuvvetiniz elden gider. (O hâlde birbirinize karşı) sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-46c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve Resulüne itaat emri verilirken bu emrin muhataplarının aynı zamanda her bakımdan fikir ve hareket birliği içerisinde olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Sosyal bir varlık olan insanın kapasitesi sınırlıdır. Onun için münferit olarak hareket etmesi asla doğru olamaz. Birliğin olmadığı yerde başarı olmaz, zafer elde edilmez, doğru netice alınmaz. Ali İmran 103’te, “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin” buyrularak birliğin ehemmiyetine vurgu yapılıyor. Tefrikanın ve çekişmenin ciddi bir enerji kaybına yol açacağına vurgu yapan ayet mü’minler için bu tehlikeye karşı uyanık olmalarını istiyor. “Ümmetin ihtilafında fayda olduğu” söylense de buradaki “ihtilaf” değil “niza’” dır, tefrikadır, çatışmadır, ayrılıktır, bozuşmadır, kavgadır. Niza ve tefrika uzlaşının ve tevhidin zıddıdır. Yani bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın ve nifakın adıdır. Nifakın olduğu yerde rahmet olmaz, tefrikanın ve niza’ın bulunduğu yerde kuvvetten söz edilemez. Onun için Allah, “eğer parçalanırsanız gücünüzü kaybedersiniz ama birliğinizi korumak için gayret gösterir, sabrederek kararlı ve dirençli tavır sergilerseniz o zaman Allah da sizinle beraber olur” buyuruyor."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne itaat edin birbirinizle çekişmeyin (tefrikaya düşmeyin). Sonra içinize korku düşer ve (bütün heybetiniz ve) kuvvetiniz elden gider. (O hâlde birbirinize karşı) sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-46c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve Resulüne itaat emri verilirken bu emrin muhataplarının aynı zamanda her bakımdan fikir ve hareket birliği içerisinde olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Sosyal bir varlık olan insanın kapasitesi sınırlıdır. Onun için münferit olarak hareket etmesi asla doğru olamaz. Birliğin olmadığı yerde başarı olmaz, zafer elde edilmez, doğru netice alınmaz. Ali İmran 103’te, “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin” buyrularak birliğin ehemmiyetine vurgu yapılıyor. Tefrikanın ve çekişmenin ciddi bir enerji kaybına yol açacağına vurgu yapan ayet mü’minler için bu tehlikeye karşı uyanık olmalarını istiyor. “Ümmetin ihtilafında fayda olduğu” söylense de buradaki “ihtilaf” değil “niza’” dır, tefrikadır, çatışmadır, ayrılıktır, bozuşmadır, kavgadır. Niza ve tefrika uzlaşının ve tevhidin zıddıdır. Yani bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın ve nifakın adıdır. Nifakın olduğu yerde rahmet olmaz, tefrikanın ve niza’ın bulunduğu yerde kuvvetten söz edilemez. Onun için Allah, “eğer parçalanırsanız gücünüzü kaybedersiniz ama birliğinizi korumak için gayret gösterir, sabrederek kararlı ve dirençli tavır sergilerseniz o zaman Allah da sizinle beraber olur” buyuruyor."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne itaat edin birbirinizle çekişmeyin (tefrikaya düşmeyin). Sonra içinize korku düşer ve (bütün heybetiniz ve) kuvvetiniz elden gider. (O hâlde birbirinize karşı) sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-45c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve Resulüne itaat emri verilirken bu emrin muhataplarının aynı zamanda her bakımdan fikir ve hareket birliği içerisinde olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Sosyal bir varlık olan insanın kapasitesi sınırlıdır. Onun için münferit olarak hareket etmesi asla doğru olamaz. Birliğin olmadığı yerde başarı olmaz, zafer elde edilmez, doğru netice alınmaz. Ali İmran 103’te, “Allah’ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin” buyrularak birliğin ehemmiyetine vurgu yapılıyor. Tefrikanın ve çekişmenin ciddi bir enerji kaybına yol açacağına vurgu yapan ayet mü’minler için bu tehlikeye karşı uyanık olmalarını istiyor. “Ümmetin ihtilafında fayda olduğu” söylense de buradaki “ihtilaf” değil “niza’” dır, tefrikadır, çatışmadır, ayrılıktır, bozuşmadır, kavgadır. Niza ve tefrika uzlaşının ve tevhidin zıddıdır. Yani bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın ve nifakın adıdır. Nifakın olduğu yerde rahmet olmaz, tefrikanın ve niza’ın bulunduğu yerde kuvvetten söz edilemez. Onun için Allah, “eğer parçalanırsanız gücünüzü kaybedersiniz ama birliğinizi korumak için gayret gösterir, sabrederek kararlı ve dirençli tavır sergilerseniz o zaman Allah da sizinle beraber olur” buyuruyor."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çalım satmak insanlara gösteriş yapmak ve (inananları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından/evlerinden çıkan (inkârcı)lar gibi olmayın! Allah onların bütün yaptıklarını (sınırsız kudretiyle) kuşatandır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":["2/264","4/38","107/6"],"audio_path":"7/7-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çalım satmak insanlara gösteriş yapmak ve (inananları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından/evlerinden çıkan (inkârcı)lar gibi olmayın! Allah onların bütün yaptıklarını (sınırsız kudretiyle) kuşatandır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":["2/264","4/38","107/6"],"audio_path":"7/7-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çalım satmak insanlara gösteriş yapmak ve (inananları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından/evlerinden çıkan (inkârcı)lar gibi olmayın! Allah onların bütün yaptıklarını (sınırsız kudretiyle) kuşatandır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":["2/264","4/38","107/6"],"audio_path":"7/7-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çalım satmak insanlara gösteriş yapmak ve (inananları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından/evlerinden çıkan (inkârcı)lar gibi olmayın! Allah onların bütün yaptıklarını (sınırsız kudretiyle) kuşatandır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":["2/264","4/38","107/6"],"audio_path":"7/7-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok ben sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce (şeytan) birdenbire geri dönerek: “Benim sizinle hiçbir ilgim yok ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["14/22","59/16"],"audio_path":"7/7-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok ben sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce (şeytan) birdenbire geri dönerek: “Benim sizinle hiçbir ilgim yok ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["14/22","59/16"],"audio_path":"7/7-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok ben sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce (şeytan) birdenbire geri dönerek: “Benim sizinle hiçbir ilgim yok ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["14/22","59/16"],"audio_path":"7/7-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok ben sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce (şeytan) birdenbire geri dönerek: “Benim sizinle hiçbir ilgim yok ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟","related_links":["14/22","59/16"],"audio_path":"7/7-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O sırada münafıklar ile kalplerinde (inkâr ve şüpheden) hastalık bulunan (bazı yeni Müslüman)lar (sizin zayıflığınıza bakarak): “Bunları dinleri (galip gelmek konusunda) yanılgıya düşürmüş” dediler. Hâlbuki kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Çünkü Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/14"],"audio_path":"7/7-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-49c.mp3","commentary_text":"“Kalplerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman kalplerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla küfür arasında bir çizgide mü’minlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kişilerdi. Bu kimseler müşriklerle beraber istemeyerek de olsa savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı."},{"verse_number":"49","turkish_text":"O sırada münafıklar ile kalplerinde (inkâr ve şüpheden) hastalık bulunan (bazı yeni Müslüman)lar (sizin zayıflığınıza bakarak): “Bunları dinleri (galip gelmek konusunda) yanılgıya düşürmüş” dediler. Hâlbuki kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Çünkü Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/14"],"audio_path":"7/7-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-49c.mp3","commentary_text":"“Kalplerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman kalplerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla küfür arasında bir çizgide mü’minlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kişilerdi. Bu kimseler müşriklerle beraber istemeyerek de olsa savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı."},{"verse_number":"49","turkish_text":"O sırada münafıklar ile kalplerinde (inkâr ve şüpheden) hastalık bulunan (bazı yeni Müslüman)lar (sizin zayıflığınıza bakarak): “Bunları dinleri (galip gelmek konusunda) yanılgıya düşürmüş” dediler. Hâlbuki kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Çünkü Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/14"],"audio_path":"7/7-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-49c.mp3","commentary_text":"“Kalplerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman kalplerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla küfür arasında bir çizgide mü’minlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kişilerdi. Bu kimseler müşriklerle beraber istemeyerek de olsa savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı."},{"verse_number":"49","turkish_text":"O sırada münafıklar ile kalplerinde (inkâr ve şüpheden) hastalık bulunan (bazı yeni Müslüman)lar (sizin zayıflığınıza bakarak): “Bunları dinleri (galip gelmek konusunda) yanılgıya düşürmüş” dediler. Hâlbuki kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Çünkü Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/14"],"audio_path":"7/7-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-48c.mp3","commentary_text":"“Kalplerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman kalplerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla küfür arasında bir çizgide mü’minlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kişilerdi. Bu kimseler müşriklerle beraber istemeyerek de olsa savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı."},{"verse_number":"50","turkish_text":"O inkârcıları can çekişirlerken bir görseydin; melekler yüzlerine ve sırtlarına vura vura (canlarını alırken onlara şöyle diyecekler): “Yakıp kavuran azabı tadın bakalım!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":["6/93"],"audio_path":"7/7-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"O inkârcıları can çekişirlerken bir görseydin; melekler yüzlerine ve sırtlarına vura vura (canlarını alırken onlara şöyle diyecekler): “Yakıp kavuran azabı tadın bakalım!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":["6/93"],"audio_path":"7/7-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"O inkârcıları can çekişirlerken bir görseydin; melekler yüzlerine ve sırtlarına vura vura (canlarını alırken onlara şöyle diyecekler): “Yakıp kavuran azabı tadın bakalım!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":["6/93"],"audio_path":"7/7-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"O inkârcıları can çekişirlerken bir görseydin; melekler yüzlerine ve sırtlarına vura vura (canlarını alırken onlara şöyle diyecekler): “Yakıp kavuran azabı tadın bakalım!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":["6/93"],"audio_path":"7/7-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“İşte bu (ceza) sizin dünyada kendi ellerinizle işlediğiniz (zulüm ve haksızlığ)ın (ahiretteki) karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez!”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ","related_links":["3/182"],"audio_path":"7/7-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“İşte bu (ceza) sizin dünyada kendi ellerinizle işlediğiniz (zulüm ve haksızlığ)ın (ahiretteki) karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez!”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ","related_links":["3/182"],"audio_path":"7/7-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“İşte bu (ceza) sizin dünyada kendi ellerinizle işlediğiniz (zulüm ve haksızlığ)ın (ahiretteki) karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez!”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ","related_links":["3/182"],"audio_path":"7/7-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“İşte bu (ceza) sizin dünyada kendi ellerinizle işlediğiniz (zulüm ve haksızlığ)ın (ahiretteki) karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez!”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ","related_links":["3/182"],"audio_path":"7/7-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının (yandaşlarının) ve onlardan önceki (inkârcı zalim)lerin durumu gibidir. Onlar da Allah’ın ayetlerini inkâr (ederek zulmetmeye devam) etmişlerdi. (Ama) Allah günâhları yüzünden (onların da) yakalarına yapışmıştı. Çünkü Allah sonsuz kuvvet sahibidir (hak eden için) azabı çetin olandır.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-52c.mp3","commentary_text":"Hakk’a karşı direnmekte, zayıf ve güçsüzlere zulmetmekte, insanların temel hak ve özgürlüklerini ellerinden alarak yurtlarından çıkarılmaya zorlamakta Mekkeli müşriklerin durumu Firavuna ve ondan önce yaşayan inkârcı zorbalara benzetilmektedir. İnsanlık tarihi boyunca muhtelif zamanlarda farklı hadiseler cereyan etmiş ve benzer sonuçlar gerçekleşmiş olsa da insanlar bunlardan ders almamaktadır. Bugünün Firavun ruhlu insanları sosyal hayatı derinden etkileyecek zulmün daha da ağırını değişik ortamlarda, zorbalığın ve azgınlığın daha da bunaltıcısını farklı versiyonlarla hayata geçirmektedir. Lâkin bu zalimlerin gözardı ettiği bir şey var; tarihin hangi döneminde olursa olsun çok güçlü olmalarına karşın Allah’a meydan okuyanlar, zulmedenler, hak yiyenler, adaleti ayaklar atına alanlar, çalıp çırpanlar, batılı Hakk’ın üstünde tutanlar her zaman kaybetmeye mahkûm olmuşlardır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının (yandaşlarının) ve onlardan önceki (inkârcı zalim)lerin durumu gibidir. Onlar da Allah’ın ayetlerini inkâr (ederek zulmetmeye devam) etmişlerdi. (Ama) Allah günâhları yüzünden (onların da) yakalarına yapışmıştı. Çünkü Allah sonsuz kuvvet sahibidir (hak eden için) azabı çetin olandır.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-52c.mp3","commentary_text":"Hakk’a karşı direnmekte, zayıf ve güçsüzlere zulmetmekte, insanların temel hak ve özgürlüklerini ellerinden alarak yurtlarından çıkarılmaya zorlamakta Mekkeli müşriklerin durumu Firavuna ve ondan önce yaşayan inkârcı zorbalara benzetilmektedir. İnsanlık tarihi boyunca muhtelif zamanlarda farklı hadiseler cereyan etmiş ve benzer sonuçlar gerçekleşmiş olsa da insanlar bunlardan ders almamaktadır. Bugünün Firavun ruhlu insanları sosyal hayatı derinden etkileyecek zulmün daha da ağırını değişik ortamlarda, zorbalığın ve azgınlığın daha da bunaltıcısını farklı versiyonlarla hayata geçirmektedir. Lâkin bu zalimlerin gözardı ettiği bir şey var; tarihin hangi döneminde olursa olsun çok güçlü olmalarına karşın Allah’a meydan okuyanlar, zulmedenler, hak yiyenler, adaleti ayaklar atına alanlar, çalıp çırpanlar, batılı Hakk’ın üstünde tutanlar her zaman kaybetmeye mahkûm olmuşlardır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının (yandaşlarının) ve onlardan önceki (inkârcı zalim)lerin durumu gibidir. Onlar da Allah’ın ayetlerini inkâr (ederek zulmetmeye devam) etmişlerdi. (Ama) Allah günâhları yüzünden (onların da) yakalarına yapışmıştı. Çünkü Allah sonsuz kuvvet sahibidir (hak eden için) azabı çetin olandır.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-52c.mp3","commentary_text":"Hakk’a karşı direnmekte, zayıf ve güçsüzlere zulmetmekte, insanların temel hak ve özgürlüklerini ellerinden alarak yurtlarından çıkarılmaya zorlamakta Mekkeli müşriklerin durumu Firavuna ve ondan önce yaşayan inkârcı zorbalara benzetilmektedir. İnsanlık tarihi boyunca muhtelif zamanlarda farklı hadiseler cereyan etmiş ve benzer sonuçlar gerçekleşmiş olsa da insanlar bunlardan ders almamaktadır. Bugünün Firavun ruhlu insanları sosyal hayatı derinden etkileyecek zulmün daha da ağırını değişik ortamlarda, zorbalığın ve azgınlığın daha da bunaltıcısını farklı versiyonlarla hayata geçirmektedir. Lâkin bu zalimlerin gözardı ettiği bir şey var; tarihin hangi döneminde olursa olsun çok güçlü olmalarına karşın Allah’a meydan okuyanlar, zulmedenler, hak yiyenler, adaleti ayaklar atına alanlar, çalıp çırpanlar, batılı Hakk’ın üstünde tutanlar her zaman kaybetmeye mahkûm olmuşlardır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının (yandaşlarının) ve onlardan önceki (inkârcı zalim)lerin durumu gibidir. Onlar da Allah’ın ayetlerini inkâr (ederek zulmetmeye devam) etmişlerdi. (Ama) Allah günâhları yüzünden (onların da) yakalarına yapışmıştı. Çünkü Allah sonsuz kuvvet sahibidir (hak eden için) azabı çetin olandır.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"7/7-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-51c.mp3","commentary_text":"Hakk’a karşı direnmekte, zayıf ve güçsüzlere zulmetmekte, insanların temel hak ve özgürlüklerini ellerinden alarak yurtlarından çıkarılmaya zorlamakta Mekkeli müşriklerin durumu Firavuna ve ondan önce yaşayan inkârcı zorbalara benzetilmektedir. İnsanlık tarihi boyunca muhtelif zamanlarda farklı hadiseler cereyan etmiş ve benzer sonuçlar gerçekleşmiş olsa da insanlar bunlardan ders almamaktadır. Bugünün Firavun ruhlu insanları sosyal hayatı derinden etkileyecek zulmün daha da ağırını değişik ortamlarda, zorbalığın ve azgınlığın daha da bunaltıcısını farklı versiyonlarla hayata geçirmektedir. Lâkin bu zalimlerin gözardı ettiği bir şey var; tarihin hangi döneminde olursa olsun çok güçlü olmalarına karşın Allah’a meydan okuyanlar, zulmedenler, hak yiyenler, adaleti ayaklar atına alanlar, çalıp çırpanlar, batılı Hakk’ın üstünde tutanlar her zaman kaybetmeye mahkûm olmuşlardır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte (onların kendi yaptıklarının cezası) budur. Çünkü Allah (koyduğu yasalar gereğince) bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":["13/11"],"audio_path":"7/7-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte (onların kendi yaptıklarının cezası) budur. Çünkü Allah (koyduğu yasalar gereğince) bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":["13/11"],"audio_path":"7/7-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte (onların kendi yaptıklarının cezası) budur. Çünkü Allah (koyduğu yasalar gereğince) bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":["13/11"],"audio_path":"7/7-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte (onların kendi yaptıklarının cezası) budur. Çünkü Allah (koyduğu yasalar gereğince) bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":["13/11"],"audio_path":"7/7-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan önceki inkârcıların durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanladılar biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ailesini denizde boğduk. Zaten onların hepsi zalim kimselerdi.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-54c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle 52. ayet ciddi benzerlik gösteriyor. Her ikisinde de Firavun hanedanına ve ondan önceki inkârcı zalimlere atıfta bulunarak bugünkü zorbaların yaptığı kötülüklerin, işlediği günahların sınırsızlığına dikkat çekiliyor. Orada “günahları yüzünden yakalarına yapıştık” ifadesi yerine burada “günahları yüzünden helâk ettik” anlatımı yer alıyor. Her iki ayette de günâhlara vurgu yapılıyor, çünkü bu günahlar öyle fert planında işlenen sıradan hatalar değil, sosyal hayatı temelden etkileyen Allah’ın öğretilerine hayat hakkı tanımayan, inanç ve özgürlükleri baskı altına alan, zorbalık, dayatma, tahakküm gibi zulüm ve inkâr içerikli kötülüklerdir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan önceki inkârcıların durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanladılar biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ailesini denizde boğduk. Zaten onların hepsi zalim kimselerdi.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-54c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle 52. ayet ciddi benzerlik gösteriyor. Her ikisinde de Firavun hanedanına ve ondan önceki inkârcı zalimlere atıfta bulunarak bugünkü zorbaların yaptığı kötülüklerin, işlediği günahların sınırsızlığına dikkat çekiliyor. Orada “günahları yüzünden yakalarına yapıştık” ifadesi yerine burada “günahları yüzünden helâk ettik” anlatımı yer alıyor. Her iki ayette de günâhlara vurgu yapılıyor, çünkü bu günahlar öyle fert planında işlenen sıradan hatalar değil, sosyal hayatı temelden etkileyen Allah’ın öğretilerine hayat hakkı tanımayan, inanç ve özgürlükleri baskı altına alan, zorbalık, dayatma, tahakküm gibi zulüm ve inkâr içerikli kötülüklerdir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan önceki inkârcıların durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanladılar biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ailesini denizde boğduk. Zaten onların hepsi zalim kimselerdi.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-54c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle 52. ayet ciddi benzerlik gösteriyor. Her ikisinde de Firavun hanedanına ve ondan önceki inkârcı zalimlere atıfta bulunarak bugünkü zorbaların yaptığı kötülüklerin, işlediği günahların sınırsızlığına dikkat çekiliyor. Orada “günahları yüzünden yakalarına yapıştık” ifadesi yerine burada “günahları yüzünden helâk ettik” anlatımı yer alıyor. Her iki ayette de günâhlara vurgu yapılıyor, çünkü bu günahlar öyle fert planında işlenen sıradan hatalar değil, sosyal hayatı temelden etkileyen Allah’ın öğretilerine hayat hakkı tanımayan, inanç ve özgürlükleri baskı altına alan, zorbalık, dayatma, tahakküm gibi zulüm ve inkâr içerikli kötülüklerdir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bu inkârcıların durumu tıpkı Firavun hanedanının ve onlardan önceki inkârcıların durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanladılar biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ailesini denizde boğduk. Zaten onların hepsi zalim kimselerdi.","arabic_text":"كَدَأْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-53c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle 52. ayet ciddi benzerlik gösteriyor. Her ikisinde de Firavun hanedanına ve ondan önceki inkârcı zalimlere atıfta bulunarak bugünkü zorbaların yaptığı kötülüklerin, işlediği günahların sınırsızlığına dikkat çekiliyor. Orada “günahları yüzünden yakalarına yapıştık” ifadesi yerine burada “günahları yüzünden helâk ettik” anlatımı yer alıyor. Her iki ayette de günâhlara vurgu yapılıyor, çünkü bu günahlar öyle fert planında işlenen sıradan hatalar değil, sosyal hayatı temelden etkileyen Allah’ın öğretilerine hayat hakkı tanımayan, inanç ve özgürlükleri baskı altına alan, zorbalık, dayatma, tahakküm gibi zulüm ve inkâr içerikli kötülüklerdir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında yaratıkların en kötüsü (Rablerinin nimetlerini göremeyen) inkârcılardır. İşte bu yüzden onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında yaratıkların en kötüsü (Rablerinin nimetlerini göremeyen) inkârcılardır. İşte bu yüzden onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında yaratıkların en kötüsü (Rablerinin nimetlerini göremeyen) inkârcılardır. İşte bu yüzden onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şüphesiz Allah katında yaratıkların en kötüsü (Rablerinin nimetlerini göremeyen) inkârcılardır. İşte bu yüzden onlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"7/7-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın sonra da her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmesinden sonra Medine’deki Yahudilerle bir sözleşme yaptı. Bu sözleşmeye göre “müşriklere karşı birlikte hareket edilecek, şehrin dışından gelen bütün saldırılara karşı birlik olunacak ve şehir savunması hep beraber yapılacaktı”. Ancak Yahudi kabileleri Müslümanların başarılı çıkışını ve İslam’ın her geçen gün daha da yayıldığını görünce sözlerinde durmayarak antlaşmaya uymayan davranışlar sergilediler ve Müslümanların önünü kesmek için Mekkeli müşriklerle el altından anlaşmaya başladılar. Bu destekten cesaret alan Kureyşliler Müslümanları mağlup etmek için savaş hazırlığına başladılar. İşte bu savaş, o günün Yahudilerinin önünü açtığı Bedir Savaşı’dır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın sonra da her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmesinden sonra Medine’deki Yahudilerle bir sözleşme yaptı. Bu sözleşmeye göre “müşriklere karşı birlikte hareket edilecek, şehrin dışından gelen bütün saldırılara karşı birlik olunacak ve şehir savunması hep beraber yapılacaktı”. Ancak Yahudi kabileleri Müslümanların başarılı çıkışını ve İslam’ın her geçen gün daha da yayıldığını görünce sözlerinde durmayarak antlaşmaya uymayan davranışlar sergilediler ve Müslümanların önünü kesmek için Mekkeli müşriklerle el altından anlaşmaya başladılar. Bu destekten cesaret alan Kureyşliler Müslümanları mağlup etmek için savaş hazırlığına başladılar. İşte bu savaş, o günün Yahudilerinin önünü açtığı Bedir Savaşı’dır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın sonra da her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmesinden sonra Medine’deki Yahudilerle bir sözleşme yaptı. Bu sözleşmeye göre “müşriklere karşı birlikte hareket edilecek, şehrin dışından gelen bütün saldırılara karşı birlik olunacak ve şehir savunması hep beraber yapılacaktı”. Ancak Yahudi kabileleri Müslümanların başarılı çıkışını ve İslam’ın her geçen gün daha da yayıldığını görünce sözlerinde durmayarak antlaşmaya uymayan davranışlar sergilediler ve Müslümanların önünü kesmek için Mekkeli müşriklerle el altından anlaşmaya başladılar. Bu destekten cesaret alan Kureyşliler Müslümanları mağlup etmek için savaş hazırlığına başladılar. İşte bu savaş, o günün Yahudilerinin önünü açtığı Bedir Savaşı’dır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar kendileriyle antlaşma yaptığın sonra da her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-55c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmesinden sonra Medine’deki Yahudilerle bir sözleşme yaptı. Bu sözleşmeye göre “müşriklere karşı birlikte hareket edilecek, şehrin dışından gelen bütün saldırılara karşı birlik olunacak ve şehir savunması hep beraber yapılacaktı”. Ancak Yahudi kabileleri Müslümanların başarılı çıkışını ve İslam’ın her geçen gün daha da yayıldığını görünce sözlerinde durmayarak antlaşmaya uymayan davranışlar sergilediler ve Müslümanların önünü kesmek için Mekkeli müşriklerle el altından anlaşmaya başladılar. Bu destekten cesaret alan Kureyşliler Müslümanları mağlup etmek için savaş hazırlığına başladılar. İşte bu savaş, o günün Yahudilerinin önünü açtığı Bedir Savaşı’dır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer onları savaşta ele geçirirsen öyle cezalandır ki geride kalanlara ibret olsun.","arabic_text":"فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer onları savaşta ele geçirirsen öyle cezalandır ki geride kalanlara ibret olsun.","arabic_text":"فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer onları savaşta ele geçirirsen öyle cezalandır ki geride kalanlara ibret olsun.","arabic_text":"فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer onları savaşta ele geçirirsen öyle cezalandır ki geride kalanlara ibret olsun.","arabic_text":"فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Eğer (antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan; sen de onlara karşı aynı şekilde davran (antlaşmayı boz). Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.","arabic_text":"وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-58c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, anlaşmalara sadakat konusunda İslam’ın ne kadar hassas davrandığını ortaya koymaktadır. Muhataplar kim olursa olsun karşı taraf anlaşmaya sadık kaldığı müddetçe Müslüman taraf da yapılan anlaşmaya uymak zorundadır. Ancak taraflar arasında anlaşmayı bozacak sebepler zuhur ederse ya da karşı tarafın anlaşmayı ihlal eden bir durumu sezilirse o taktirde anlaşma bozulabilir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Eğer (antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan; sen de onlara karşı aynı şekilde davran (antlaşmayı boz). Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.","arabic_text":"وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-58c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, anlaşmalara sadakat konusunda İslam’ın ne kadar hassas davrandığını ortaya koymaktadır. Muhataplar kim olursa olsun karşı taraf anlaşmaya sadık kaldığı müddetçe Müslüman taraf da yapılan anlaşmaya uymak zorundadır. Ancak taraflar arasında anlaşmayı bozacak sebepler zuhur ederse ya da karşı tarafın anlaşmayı ihlal eden bir durumu sezilirse o taktirde anlaşma bozulabilir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Eğer (antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan; sen de onlara karşı aynı şekilde davran (antlaşmayı boz). Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.","arabic_text":"وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-58c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, anlaşmalara sadakat konusunda İslam’ın ne kadar hassas davrandığını ortaya koymaktadır. Muhataplar kim olursa olsun karşı taraf anlaşmaya sadık kaldığı müddetçe Müslüman taraf da yapılan anlaşmaya uymak zorundadır. Ancak taraflar arasında anlaşmayı bozacak sebepler zuhur ederse ya da karşı tarafın anlaşmayı ihlal eden bir durumu sezilirse o taktirde anlaşma bozulabilir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Eğer (antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan; sen de onlara karşı aynı şekilde davran (antlaşmayı boz). Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.","arabic_text":"وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-57c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, anlaşmalara sadakat konusunda İslam’ın ne kadar hassas davrandığını ortaya koymaktadır. Muhataplar kim olursa olsun karşı taraf anlaşmaya sadık kaldığı müddetçe Müslüman taraf da yapılan anlaşmaya uymak zorundadır. Ancak taraflar arasında anlaşmayı bozacak sebepler zuhur ederse ya da karşı tarafın anlaşmayı ihlal eden bir durumu sezilirse o taktirde anlaşma bozulabilir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İnkâr edenler (yaptıklarının bedelini ödemeden) yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Onlar kendilerine azabımızın ulaşmasına engel olamayacaklardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İnkâr edenler (yaptıklarının bedelini ödemeden) yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Onlar kendilerine azabımızın ulaşmasına engel olamayacaklardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İnkâr edenler (yaptıklarının bedelini ödemeden) yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Onlar kendilerine azabımızın ulaşmasına engel olamayacaklardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İnkâr edenler (yaptıklarının bedelini ödemeden) yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Onlar kendilerine azabımızın ulaşmasına engel olamayacaklardır.","arabic_text":"وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve atlı savaş birlikleri hazır edin ki bununla hem Allah’ın hem de sizin düşmanınız olan bu insanları hem de Allah’ın bildiği ama sizin bilmediğiniz diğer düşmanları yıldırıp caydırabilesiniz. (Fakat bunu yapabilmeniz için maddi ve manevi anlamda büyük fedakârlık etmeniz gerekiyor) Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.","arabic_text":"وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-60c.mp3","commentary_text":"Düşmana karşı günün şartlarına göre meşru ve insanî sınırlar içinde her türlü hazırlığı yapmak Allah’ın bir emridir. Ayette özellikle “atlı savaş birlikleri” ne vurgu yapılması, vahyin ilk muhataplarının yaşadığı dönemde savaşta en etkin aracın savaş atları olmasındandır. Demek çağın şartlarına göre, kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait bütün araç gereçler, tanklar, kamyonlar, uçaklar, gemiler, toplar, füzeler, tüfekler, farklı savaş silahları ve bunlara ait mühimmat, ulaşım ve iletişim konusunda yapılması gereken her şey yapılmalıdır ve bu anlamda güçlü bir ekonomiye sahip olmak için gerekli çalışmalar ortaya konmalıdır. İslam’da tedbirsiz tevekkül diye bir şey yoktur. Bu konuda inananlar üzerlerine düşeni yapmak zorundadır. Surenin başından beri gelen ayetlere baktığımızda görüyoruz ki; Allah’ın yardımı hep kulun gayretinin arkasından gelmiştir. Yani Müslümanlar ellerinden geleni fazlasıyla yapmış, Allah da haksızlığa uğrayan kullarından desteğini esirgememiştir. Ancak yeri gelmişken bir ayrıntıyı atlamamak gerekir. Müslümanların hedefinde hiçbir zaman savaş olmamalı. Çünkü İslâm, savaşı, kavgayı, yıkıp yakmayı, talanı durdurmak için gelmiş bir barış dinidir. Onun hedefi barışın ve esenliğin egemen olduğu mazlum ve mağdurların olmadığı bir dünya kurmaktır. Müslümanların savaş için yapacakları bütün hazırlıkların amacı caydırıcılık olmalıdır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve atlı savaş birlikleri hazır edin ki bununla hem Allah’ın hem de sizin düşmanınız olan bu insanları hem de Allah’ın bildiği ama sizin bilmediğiniz diğer düşmanları yıldırıp caydırabilesiniz. (Fakat bunu yapabilmeniz için maddi ve manevi anlamda büyük fedakârlık etmeniz gerekiyor) Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.","arabic_text":"وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-60c.mp3","commentary_text":"Düşmana karşı günün şartlarına göre meşru ve insanî sınırlar içinde her türlü hazırlığı yapmak Allah’ın bir emridir. Ayette özellikle “atlı savaş birlikleri” ne vurgu yapılması, vahyin ilk muhataplarının yaşadığı dönemde savaşta en etkin aracın savaş atları olmasındandır. Demek çağın şartlarına göre, kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait bütün araç gereçler, tanklar, kamyonlar, uçaklar, gemiler, toplar, füzeler, tüfekler, farklı savaş silahları ve bunlara ait mühimmat, ulaşım ve iletişim konusunda yapılması gereken her şey yapılmalıdır ve bu anlamda güçlü bir ekonomiye sahip olmak için gerekli çalışmalar ortaya konmalıdır. İslam’da tedbirsiz tevekkül diye bir şey yoktur. Bu konuda inananlar üzerlerine düşeni yapmak zorundadır. Surenin başından beri gelen ayetlere baktığımızda görüyoruz ki; Allah’ın yardımı hep kulun gayretinin arkasından gelmiştir. Yani Müslümanlar ellerinden geleni fazlasıyla yapmış, Allah da haksızlığa uğrayan kullarından desteğini esirgememiştir. Ancak yeri gelmişken bir ayrıntıyı atlamamak gerekir. Müslümanların hedefinde hiçbir zaman savaş olmamalı. Çünkü İslâm, savaşı, kavgayı, yıkıp yakmayı, talanı durdurmak için gelmiş bir barış dinidir. Onun hedefi barışın ve esenliğin egemen olduğu mazlum ve mağdurların olmadığı bir dünya kurmaktır. Müslümanların savaş için yapacakları bütün hazırlıkların amacı caydırıcılık olmalıdır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve atlı savaş birlikleri hazır edin ki bununla hem Allah’ın hem de sizin düşmanınız olan bu insanları hem de Allah’ın bildiği ama sizin bilmediğiniz diğer düşmanları yıldırıp caydırabilesiniz. (Fakat bunu yapabilmeniz için maddi ve manevi anlamda büyük fedakârlık etmeniz gerekiyor) Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.","arabic_text":"وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-60c.mp3","commentary_text":"Düşmana karşı günün şartlarına göre meşru ve insanî sınırlar içinde her türlü hazırlığı yapmak Allah’ın bir emridir. Ayette özellikle “atlı savaş birlikleri” ne vurgu yapılması, vahyin ilk muhataplarının yaşadığı dönemde savaşta en etkin aracın savaş atları olmasındandır. Demek çağın şartlarına göre, kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait bütün araç gereçler, tanklar, kamyonlar, uçaklar, gemiler, toplar, füzeler, tüfekler, farklı savaş silahları ve bunlara ait mühimmat, ulaşım ve iletişim konusunda yapılması gereken her şey yapılmalıdır ve bu anlamda güçlü bir ekonomiye sahip olmak için gerekli çalışmalar ortaya konmalıdır. İslam’da tedbirsiz tevekkül diye bir şey yoktur. Bu konuda inananlar üzerlerine düşeni yapmak zorundadır. Surenin başından beri gelen ayetlere baktığımızda görüyoruz ki; Allah’ın yardımı hep kulun gayretinin arkasından gelmiştir. Yani Müslümanlar ellerinden geleni fazlasıyla yapmış, Allah da haksızlığa uğrayan kullarından desteğini esirgememiştir. Ancak yeri gelmişken bir ayrıntıyı atlamamak gerekir. Müslümanların hedefinde hiçbir zaman savaş olmamalı. Çünkü İslâm, savaşı, kavgayı, yıkıp yakmayı, talanı durdurmak için gelmiş bir barış dinidir. Onun hedefi barışın ve esenliğin egemen olduğu mazlum ve mağdurların olmadığı bir dünya kurmaktır. Müslümanların savaş için yapacakları bütün hazırlıkların amacı caydırıcılık olmalıdır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve atlı savaş birlikleri hazır edin ki bununla hem Allah’ın hem de sizin düşmanınız olan bu insanları hem de Allah’ın bildiği ama sizin bilmediğiniz diğer düşmanları yıldırıp caydırabilesiniz. (Fakat bunu yapabilmeniz için maddi ve manevi anlamda büyük fedakârlık etmeniz gerekiyor) Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.","arabic_text":"وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-59c.mp3","commentary_text":"Düşmana karşı günün şartlarına göre meşru ve insanî sınırlar içinde her türlü hazırlığı yapmak Allah’ın bir emridir. Ayette özellikle “atlı savaş birlikleri” ne vurgu yapılması, vahyin ilk muhataplarının yaşadığı dönemde savaşta en etkin aracın savaş atları olmasındandır. Demek çağın şartlarına göre, kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait bütün araç gereçler, tanklar, kamyonlar, uçaklar, gemiler, toplar, füzeler, tüfekler, farklı savaş silahları ve bunlara ait mühimmat, ulaşım ve iletişim konusunda yapılması gereken her şey yapılmalıdır ve bu anlamda güçlü bir ekonomiye sahip olmak için gerekli çalışmalar ortaya konmalıdır. İslam’da tedbirsiz tevekkül diye bir şey yoktur. Bu konuda inananlar üzerlerine düşeni yapmak zorundadır. Surenin başından beri gelen ayetlere baktığımızda görüyoruz ki; Allah’ın yardımı hep kulun gayretinin arkasından gelmiştir. Yani Müslümanlar ellerinden geleni fazlasıyla yapmış, Allah da haksızlığa uğrayan kullarından desteğini esirgememiştir. Ancak yeri gelmişken bir ayrıntıyı atlamamak gerekir. Müslümanların hedefinde hiçbir zaman savaş olmamalı. Çünkü İslâm, savaşı, kavgayı, yıkıp yakmayı, talanı durdurmak için gelmiş bir barış dinidir. Onun hedefi barışın ve esenliğin egemen olduğu mazlum ve mağdurların olmadığı bir dünya kurmaktır. Müslümanların savaş için yapacakları bütün hazırlıkların amacı caydırıcılık olmalıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol ve Allah’a güven. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"7/7-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Eğer onlar (barış yanlısı gözükerek) sana hile yapmak isterlerse (korkma onlara karşı) Allah sana yeter. Zira seni hem (bizzat kendi) yardımıyla hem de mü’minlerle destekleyen O’dur.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُٓوا اَنْ يَخْدَعُوكَ فَاِنَّ حَسْبَكَ اللّٰهُۜ هُوَ الَّذ۪ٓي اَيَّدَكَ بِنَصْرِه۪ وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Eğer onlar (barış yanlısı gözükerek) sana hile yapmak isterlerse (korkma onlara karşı) Allah sana yeter. Zira seni hem (bizzat kendi) yardımıyla hem de mü’minlerle destekleyen O’dur.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُٓوا اَنْ يَخْدَعُوكَ فَاِنَّ حَسْبَكَ اللّٰهُۜ هُوَ الَّذ۪ٓي اَيَّدَكَ بِنَصْرِه۪ وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Eğer onlar (barış yanlısı gözükerek) sana hile yapmak isterlerse (korkma onlara karşı) Allah sana yeter. Zira seni hem (bizzat kendi) yardımıyla hem de mü’minlerle destekleyen O’dur.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُٓوا اَنْ يَخْدَعُوكَ فَاِنَّ حَسْبَكَ اللّٰهُۜ هُوَ الَّذ۪ٓي اَيَّدَكَ بِنَصْرِه۪ وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Eğer onlar (barış yanlısı gözükerek) sana hile yapmak isterlerse (korkma onlara karşı) Allah sana yeter. Zira seni hem (bizzat kendi) yardımıyla hem de mü’minlerle destekleyen O’dur.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُٓوا اَنْ يَخْدَعُوكَ فَاِنَّ حَسْبَكَ اللّٰهُۜ هُوَ الَّذ۪ٓي اَيَّدَكَ بِنَصْرِه۪ وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"7/7-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah inananların kalplerini uzlaştırmıştır (birbirine ısındırmış pekiştirmiştir). Eğer sen (uzlaştırmak konusunda) dünyadaki her şeyi harcasaydın yine de onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onları uzlaştırdı. Çünkü O’nun kudreti her şeye üstündür hikmeti her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-63c.mp3","commentary_text":"Evs ve Hazrec kabileleri arasında cahiliye devrinden kalan büyük bir kin ve düşmanlık vardı. Her iki kabile de İslam ile şereflenince, Allah aralarındaki intikam duygularını kaldırdı, kalplerini birbirine ısındırdı. Öyle ki birbirlerine azılı düşman olan bu iki kabile bir araya gelerek İslam adına düşmana karşı tek vücut oldu. Bunlar gibi daha nice kabileler savaşa son vererek İslâm çatısı altında birleştiler. Bu ayet, Evs ve Hazrec kabilelerinin şahsında bütün inananlara bir mesaj verirken, bugün Müslüman oldukları halde birbirlerine düşman olan toplumlara ne demeli? Allah bu insanların kalplerini neden uzlaştırmıyor? Ya da Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen kalpleri neden birbirine ısınmıyor? Barış dininin müntesipleri olarak barış için neden birlik olamıyorlar? Tevhid dininin mensupları neden tefrika içindedir? Bu soruların cevabı samimiyet ve tahkiki bir imanın olmaması ya da eksik olması olabilir mi? Bu ayetlerden büyük dersler çıkarmalıyız!"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah inananların kalplerini uzlaştırmıştır (birbirine ısındırmış pekiştirmiştir). Eğer sen (uzlaştırmak konusunda) dünyadaki her şeyi harcasaydın yine de onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onları uzlaştırdı. Çünkü O’nun kudreti her şeye üstündür hikmeti her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-63c.mp3","commentary_text":"Evs ve Hazrec kabileleri arasında cahiliye devrinden kalan büyük bir kin ve düşmanlık vardı. Her iki kabile de İslam ile şereflenince, Allah aralarındaki intikam duygularını kaldırdı, kalplerini birbirine ısındırdı. Öyle ki birbirlerine azılı düşman olan bu iki kabile bir araya gelerek İslam adına düşmana karşı tek vücut oldu. Bunlar gibi daha nice kabileler savaşa son vererek İslâm çatısı altında birleştiler. Bu ayet, Evs ve Hazrec kabilelerinin şahsında bütün inananlara bir mesaj verirken, bugün Müslüman oldukları halde birbirlerine düşman olan toplumlara ne demeli? Allah bu insanların kalplerini neden uzlaştırmıyor? Ya da Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen kalpleri neden birbirine ısınmıyor? Barış dininin müntesipleri olarak barış için neden birlik olamıyorlar? Tevhid dininin mensupları neden tefrika içindedir? Bu soruların cevabı samimiyet ve tahkiki bir imanın olmaması ya da eksik olması olabilir mi? Bu ayetlerden büyük dersler çıkarmalıyız!"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah inananların kalplerini uzlaştırmıştır (birbirine ısındırmış pekiştirmiştir). Eğer sen (uzlaştırmak konusunda) dünyadaki her şeyi harcasaydın yine de onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onları uzlaştırdı. Çünkü O’nun kudreti her şeye üstündür hikmeti her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-63c.mp3","commentary_text":"Evs ve Hazrec kabileleri arasında cahiliye devrinden kalan büyük bir kin ve düşmanlık vardı. Her iki kabile de İslam ile şereflenince, Allah aralarındaki intikam duygularını kaldırdı, kalplerini birbirine ısındırdı. Öyle ki birbirlerine azılı düşman olan bu iki kabile bir araya gelerek İslam adına düşmana karşı tek vücut oldu. Bunlar gibi daha nice kabileler savaşa son vererek İslâm çatısı altında birleştiler. Bu ayet, Evs ve Hazrec kabilelerinin şahsında bütün inananlara bir mesaj verirken, bugün Müslüman oldukları halde birbirlerine düşman olan toplumlara ne demeli? Allah bu insanların kalplerini neden uzlaştırmıyor? Ya da Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen kalpleri neden birbirine ısınmıyor? Barış dininin müntesipleri olarak barış için neden birlik olamıyorlar? Tevhid dininin mensupları neden tefrika içindedir? Bu soruların cevabı samimiyet ve tahkiki bir imanın olmaması ya da eksik olması olabilir mi? Bu ayetlerden büyük dersler çıkarmalıyız!"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah inananların kalplerini uzlaştırmıştır (birbirine ısındırmış pekiştirmiştir). Eğer sen (uzlaştırmak konusunda) dünyadaki her şeyi harcasaydın yine de onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onları uzlaştırdı. Çünkü O’nun kudreti her şeye üstündür hikmeti her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-62c.mp3","commentary_text":"Evs ve Hazrec kabileleri arasında cahiliye devrinden kalan büyük bir kin ve düşmanlık vardı. Her iki kabile de İslam ile şereflenince, Allah aralarındaki intikam duygularını kaldırdı, kalplerini birbirine ısındırdı. Öyle ki birbirlerine azılı düşman olan bu iki kabile bir araya gelerek İslam adına düşmana karşı tek vücut oldu. Bunlar gibi daha nice kabileler savaşa son vererek İslâm çatısı altında birleştiler. Bu ayet, Evs ve Hazrec kabilelerinin şahsında bütün inananlara bir mesaj verirken, bugün Müslüman oldukları halde birbirlerine düşman olan toplumlara ne demeli? Allah bu insanların kalplerini neden uzlaştırmıyor? Ya da Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen kalpleri neden birbirine ısınmıyor? Barış dininin müntesipleri olarak barış için neden birlik olamıyorlar? Tevhid dininin mensupları neden tefrika içindedir? Bu soruların cevabı samimiyet ve tahkiki bir imanın olmaması ya da eksik olması olabilir mi? Bu ayetlerden büyük dersler çıkarmalıyız!"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ey Nebi! Allah sana da sana tabi olan mü’minlere de yeter.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ey Nebi! Allah sana da sana tabi olan mü’minlere de yeter.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ey Nebi! Allah sana da sana tabi olan mü’minlere de yeter.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ey Nebi! Allah sana da sana tabi olan mü’minlere de yeter.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"7/ayet_1220_1772838697.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Nebi! İnananları (Allah için düşmana karşı) savaşa hazırla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz inkârcıya galip gelir. Eğer sizden (sabırlı) yüz kişi bulunursa inkârcılardan bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-65c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” ifade edilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler veya başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumlu melekler indirip onlara yardım etmektedir. Kâfirler için “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler. Başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumsuz melekeler verip onları engellemektedir. Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir. Onların kalpleri kilitlidir, gözleri perdelidir, basiretleri bağlıdır, düşünsel ve duygusal güçleri yetersizdir. Hattâ onlar, düşünme yeteneği olmadığı için idealize olamayan, zora düştüğü zaman birbirlerini bırakıp kaçan diğer canlılar gibidirler. Çünkü onların birliktelikleri menfaate dayalıdır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Nebi! İnananları (Allah için düşmana karşı) savaşa hazırla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz inkârcıya galip gelir. Eğer sizden (sabırlı) yüz kişi bulunursa inkârcılardan bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-65c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” ifade edilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler veya başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumlu melekler indirip onlara yardım etmektedir. Kâfirler için “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler. Başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumsuz melekeler verip onları engellemektedir. Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir. Onların kalpleri kilitlidir, gözleri perdelidir, basiretleri bağlıdır, düşünsel ve duygusal güçleri yetersizdir. Hattâ onlar, düşünme yeteneği olmadığı için idealize olamayan, zora düştüğü zaman birbirlerini bırakıp kaçan diğer canlılar gibidirler. Çünkü onların birliktelikleri menfaate dayalıdır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Nebi! İnananları (Allah için düşmana karşı) savaşa hazırla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz inkârcıya galip gelir. Eğer sizden (sabırlı) yüz kişi bulunursa inkârcılardan bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-65c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” ifade edilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler veya başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumlu melekler indirip onlara yardım etmektedir. Kâfirler için “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler. Başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumsuz melekeler verip onları engellemektedir. Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir. Onların kalpleri kilitlidir, gözleri perdelidir, basiretleri bağlıdır, düşünsel ve duygusal güçleri yetersizdir. Hattâ onlar, düşünme yeteneği olmadığı için idealize olamayan, zora düştüğü zaman birbirlerini bırakıp kaçan diğer canlılar gibidirler. Çünkü onların birliktelikleri menfaate dayalıdır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Ey Nebi! İnananları (Allah için düşmana karşı) savaşa hazırla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz inkârcıya galip gelir. Eğer sizden (sabırlı) yüz kişi bulunursa inkârcılardan bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"7/ayet_1221_1772838924.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-64c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” ifade edilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler veya başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumlu melekler indirip onlara yardım etmektedir. Kâfirler için “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler. Başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumsuz melekeler verip onları engellemektedir. Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir. Onların kalpleri kilitlidir, gözleri perdelidir, basiretleri bağlıdır, düşünsel ve duygusal güçleri yetersizdir. Hattâ onlar, düşünme yeteneği olmadığı için idealize olamayan, zora düştüğü zaman birbirlerini bırakıp kaçan diğer canlılar gibidirler. Çünkü onların birliktelikleri menfaate dayalıdır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şimdi Allah yükünüzü hafifletti çünkü sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor. Bu durumda sizden sabretmesini bilen (dirençli) yüz kişi çıkarsa bunlar iki yüz kişiye galip gelir ve sizden böyle bin kişi çıkarsa Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah (zulme karşı) direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفًاۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-66c.mp3","commentary_text":"Tefsir otoritelerinin çoğu, bu âyetin Müslümanların zayıf olduğu Bedir Savaşı’ndan hemen sonra geldiği yönünde kanaat belirtmişlerdir. Bedir’de Müslümanlar kendilerinden sayı bakımından üç kat daha fazla olan ve silah ve teçhizat bakımından çok daha güçlü olan bir orduyu yenilgiye uğratmışlardı. Buna rağmen bu ayetlerin gelmesi ve ikinci ayette müminlerin zayıflığından bahsedilmesi aslında onların savaşı inanarak ve sabrederek kazandıklarına ama yüksek nitelikte olmadıklarına işaret edilerek uyarılması anlamına da gelir. İnsanın içinde, insanlar arasında ve evren bağlamında çalışan bu mekanizmaya ilişkin bu ayette verilen yüze iki yüz ve bine iki bin rakamlarının oranı bire ikidir. Önceki ayette ise bire ondu. Her iki ayette ifade edilen oranlar, nitelik-nicelik karşılaştırmalarında üst ve alt oranları vermektedir. Tarafların nitelik-nicelik kalitelerine bağlı olarak söz konusu oran, bire on ile bire iki arasında değişebilir. Ancak yine de bu oranlar, mutlak tavan-taban oranlar olarak görülmeyebilir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şimdi Allah yükünüzü hafifletti çünkü sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor. Bu durumda sizden sabretmesini bilen (dirençli) yüz kişi çıkarsa bunlar iki yüz kişiye galip gelir ve sizden böyle bin kişi çıkarsa Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah (zulme karşı) direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفًاۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-66c.mp3","commentary_text":"Tefsir otoritelerinin çoğu, bu âyetin Müslümanların zayıf olduğu Bedir Savaşı’ndan hemen sonra geldiği yönünde kanaat belirtmişlerdir. Bedir’de Müslümanlar kendilerinden sayı bakımından üç kat daha fazla olan ve silah ve teçhizat bakımından çok daha güçlü olan bir orduyu yenilgiye uğratmışlardı. Buna rağmen bu ayetlerin gelmesi ve ikinci ayette müminlerin zayıflığından bahsedilmesi aslında onların savaşı inanarak ve sabrederek kazandıklarına ama yüksek nitelikte olmadıklarına işaret edilerek uyarılması anlamına da gelir. İnsanın içinde, insanlar arasında ve evren bağlamında çalışan bu mekanizmaya ilişkin bu ayette verilen yüze iki yüz ve bine iki bin rakamlarının oranı bire ikidir. Önceki ayette ise bire ondu. Her iki ayette ifade edilen oranlar, nitelik-nicelik karşılaştırmalarında üst ve alt oranları vermektedir. Tarafların nitelik-nicelik kalitelerine bağlı olarak söz konusu oran, bire on ile bire iki arasında değişebilir. Ancak yine de bu oranlar, mutlak tavan-taban oranlar olarak görülmeyebilir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şimdi Allah yükünüzü hafifletti çünkü sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor. Bu durumda sizden sabretmesini bilen (dirençli) yüz kişi çıkarsa bunlar iki yüz kişiye galip gelir ve sizden böyle bin kişi çıkarsa Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah (zulme karşı) direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفًاۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-66c.mp3","commentary_text":"Tefsir otoritelerinin çoğu, bu âyetin Müslümanların zayıf olduğu Bedir Savaşı’ndan hemen sonra geldiği yönünde kanaat belirtmişlerdir. Bedir’de Müslümanlar kendilerinden sayı bakımından üç kat daha fazla olan ve silah ve teçhizat bakımından çok daha güçlü olan bir orduyu yenilgiye uğratmışlardı. Buna rağmen bu ayetlerin gelmesi ve ikinci ayette müminlerin zayıflığından bahsedilmesi aslında onların savaşı inanarak ve sabrederek kazandıklarına ama yüksek nitelikte olmadıklarına işaret edilerek uyarılması anlamına da gelir. İnsanın içinde, insanlar arasında ve evren bağlamında çalışan bu mekanizmaya ilişkin bu ayette verilen yüze iki yüz ve bine iki bin rakamlarının oranı bire ikidir. Önceki ayette ise bire ondu. Her iki ayette ifade edilen oranlar, nitelik-nicelik karşılaştırmalarında üst ve alt oranları vermektedir. Tarafların nitelik-nicelik kalitelerine bağlı olarak söz konusu oran, bire on ile bire iki arasında değişebilir. Ancak yine de bu oranlar, mutlak tavan-taban oranlar olarak görülmeyebilir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şimdi Allah yükünüzü hafifletti çünkü sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor. Bu durumda sizden sabretmesini bilen (dirençli) yüz kişi çıkarsa bunlar iki yüz kişiye galip gelir ve sizden böyle bin kişi çıkarsa Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah (zulme karşı) direnenlerle beraberdir.","arabic_text":"اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفًاۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"7/7-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-65c.mp3","commentary_text":"Tefsir otoritelerinin çoğu, bu âyetin Müslümanların zayıf olduğu Bedir Savaşı’ndan hemen sonra geldiği yönünde kanaat belirtmişlerdir. Bedir’de Müslümanlar kendilerinden sayı bakımından üç kat daha fazla olan ve silah ve teçhizat bakımından çok daha güçlü olan bir orduyu yenilgiye uğratmışlardı. Buna rağmen bu ayetlerin gelmesi ve ikinci ayette müminlerin zayıflığından bahsedilmesi aslında onların savaşı inanarak ve sabrederek kazandıklarına ama yüksek nitelikte olmadıklarına işaret edilerek uyarılması anlamına da gelir. İnsanın içinde, insanlar arasında ve evren bağlamında çalışan bu mekanizmaya ilişkin bu ayette verilen yüze iki yüz ve bine iki bin rakamlarının oranı bire ikidir. Önceki ayette ise bire ondu. Her iki ayette ifade edilen oranlar, nitelik-nicelik karşılaştırmalarında üst ve alt oranları vermektedir. Tarafların nitelik-nicelik kalitelerine bağlı olarak söz konusu oran, bire on ile bire iki arasında değişebilir. Ancak yine de bu oranlar, mutlak tavan-taban oranlar olarak görülmeyebilir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Kıran kırana gerçekleşmiş zorlu bir meydan savaşı olmadıkça bir nebiye esir almak yakışık almaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz. Hâlbuki Allah âhireti (kazanmanızı) istiyor. Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-67c.mp3","commentary_text":"Meydan muharebesine dönüşmeden, Müslümanların galibiyetiyle sonuçlanan bir savaşta alınan esirlerle ilgili Hz. Peygamber ashabıyla istişare etmişti. Hz. Ebu Bekir, esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasını istemiş, ama Hz. Ömer buna karşı çıkmıştı. Fidye karşılığı esirler serbest bırakılınca bu ayet nazil oldu.  Ayet, yasa koyucu üslubuyla bildirmektedir ki, özgürlüklerin savunulması için Allah yolunda girişilen savaş dışında kimse esir edilemez ve fidye karşılığı bırakılamaz. Fidye için düşman askerlerini esir almak; insan onurunu zedeleyeceği, savaş disiplinini bozacağı ve ayrıca zaferi olumsuz yönde etkileyeceği için böyle bir uygulama doğru bulunmamıştır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Kıran kırana gerçekleşmiş zorlu bir meydan savaşı olmadıkça bir nebiye esir almak yakışık almaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz. Hâlbuki Allah âhireti (kazanmanızı) istiyor. Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-67c.mp3","commentary_text":"Meydan muharebesine dönüşmeden, Müslümanların galibiyetiyle sonuçlanan bir savaşta alınan esirlerle ilgili Hz. Peygamber ashabıyla istişare etmişti. Hz. Ebu Bekir, esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasını istemiş, ama Hz. Ömer buna karşı çıkmıştı. Fidye karşılığı esirler serbest bırakılınca bu ayet nazil oldu.  Ayet, yasa koyucu üslubuyla bildirmektedir ki, özgürlüklerin savunulması için Allah yolunda girişilen savaş dışında kimse esir edilemez ve fidye karşılığı bırakılamaz. Fidye için düşman askerlerini esir almak; insan onurunu zedeleyeceği, savaş disiplinini bozacağı ve ayrıca zaferi olumsuz yönde etkileyeceği için böyle bir uygulama doğru bulunmamıştır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Kıran kırana gerçekleşmiş zorlu bir meydan savaşı olmadıkça bir nebiye esir almak yakışık almaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz. Hâlbuki Allah âhireti (kazanmanızı) istiyor. Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-67c.mp3","commentary_text":"Meydan muharebesine dönüşmeden, Müslümanların galibiyetiyle sonuçlanan bir savaşta alınan esirlerle ilgili Hz. Peygamber ashabıyla istişare etmişti. Hz. Ebu Bekir, esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasını istemiş, ama Hz. Ömer buna karşı çıkmıştı. Fidye karşılığı esirler serbest bırakılınca bu ayet nazil oldu.  Ayet, yasa koyucu üslubuyla bildirmektedir ki, özgürlüklerin savunulması için Allah yolunda girişilen savaş dışında kimse esir edilemez ve fidye karşılığı bırakılamaz. Fidye için düşman askerlerini esir almak; insan onurunu zedeleyeceği, savaş disiplinini bozacağı ve ayrıca zaferi olumsuz yönde etkileyeceği için böyle bir uygulama doğru bulunmamıştır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Kıran kırana gerçekleşmiş zorlu bir meydan savaşı olmadıkça bir nebiye esir almak yakışık almaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz. Hâlbuki Allah âhireti (kazanmanızı) istiyor. Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-66c.mp3","commentary_text":"Meydan muharebesine dönüşmeden, Müslümanların galibiyetiyle sonuçlanan bir savaşta alınan esirlerle ilgili Hz. Peygamber ashabıyla istişare etmişti. Hz. Ebu Bekir, esirlerin fidye karşılığı serbest bırakılmasını istemiş, ama Hz. Ömer buna karşı çıkmıştı. Fidye karşılığı esirler serbest bırakılınca bu ayet nazil oldu.  Ayet, yasa koyucu üslubuyla bildirmektedir ki, özgürlüklerin savunulması için Allah yolunda girişilen savaş dışında kimse esir edilemez ve fidye karşılığı bırakılamaz. Fidye için düşman askerlerini esir almak; insan onurunu zedeleyeceği, savaş disiplinini bozacağı ve ayrıca zaferi olumsuz yönde etkileyeceği için böyle bir uygulama doğru bulunmamıştır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Daha önceden Allah’tan verilmiş bir hüküm olmasaydı (esirleri bırakmak için) aldığınız fidyelerden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.","arabic_text":"لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["30/1"],"audio_path":"7/7-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Daha önceden Allah’tan verilmiş bir hüküm olmasaydı (esirleri bırakmak için) aldığınız fidyelerden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.","arabic_text":"لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["30/1"],"audio_path":"7/7-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Daha önceden Allah’tan verilmiş bir hüküm olmasaydı (esirleri bırakmak için) aldığınız fidyelerden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.","arabic_text":"لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["30/1"],"audio_path":"7/7-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Daha önceden Allah’tan verilmiş bir hüküm olmasaydı (esirleri bırakmak için) aldığınız fidyelerden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.","arabic_text":"لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["30/1"],"audio_path":"7/7-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"7/7-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-70c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-70c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-70c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-69c.mp3","commentary_text":"Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme çünkü) daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme çünkü) daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme çünkü) daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme çünkü) daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İnandığı halde (Medine’ye) göç etmeyenlere gelince bunlar göç etmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık koruyuculuk (miras bırakmak) yükümlülüğünüz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-72c.mp3","commentary_text":"“Göçmenleri barındıranlar” ifadesi, Hz. Peygamber’den hem önce hem de sonra Mekke’den Medine’ye göç edenlere (Muhacirlere) kol kanat açıp bütün maddi ve manevi destekleriyle onların yardımlarına koşan; hiçbir maddi menfaat düşünmeden evlerini, bağlarını ve eşyalarını paylaşan Medineli Müslümanlara (Ensar’a) işaret etmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İnandığı halde (Medine’ye) göç etmeyenlere gelince bunlar göç etmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık koruyuculuk (miras bırakmak) yükümlülüğünüz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-72c.mp3","commentary_text":"“Göçmenleri barındıranlar” ifadesi, Hz. Peygamber’den hem önce hem de sonra Mekke’den Medine’ye göç edenlere (Muhacirlere) kol kanat açıp bütün maddi ve manevi destekleriyle onların yardımlarına koşan; hiçbir maddi menfaat düşünmeden evlerini, bağlarını ve eşyalarını paylaşan Medineli Müslümanlara (Ensar’a) işaret etmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İnandığı halde (Medine’ye) göç etmeyenlere gelince bunlar göç etmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık koruyuculuk (miras bırakmak) yükümlülüğünüz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-72c.mp3","commentary_text":"“Göçmenleri barındıranlar” ifadesi, Hz. Peygamber’den hem önce hem de sonra Mekke’den Medine’ye göç edenlere (Muhacirlere) kol kanat açıp bütün maddi ve manevi destekleriyle onların yardımlarına koşan; hiçbir maddi menfaat düşünmeden evlerini, bağlarını ve eşyalarını paylaşan Medineli Müslümanlara (Ensar’a) işaret etmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İnandığı halde (Medine’ye) göç etmeyenlere gelince bunlar göç etmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık koruyuculuk (miras bırakmak) yükümlülüğünüz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"7/7-71c.mp3","commentary_text":"“Göçmenleri barındıranlar” ifadesi, Hz. Peygamber’den hem önce hem de sonra Mekke’den Medine’ye göç edenlere (Muhacirlere) kol kanat açıp bütün maddi ve manevi destekleriyle onların yardımlarına koşan; hiçbir maddi menfaat düşünmeden evlerini, bağlarını ve eşyalarını paylaşan Medineli Müslümanlara (Ensar’a) işaret etmektedir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"İnkârcılar da birbirlerinin (yardımcıları koruyucuları müttefikleri ve) dostlarıdır. Eğer (siz de kendi aranızda ittifak sağlayarak) gerekeni yapmazsanız yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olacaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"İnkârcılar da birbirlerinin (yardımcıları koruyucuları müttefikleri ve) dostlarıdır. Eğer (siz de kendi aranızda ittifak sağlayarak) gerekeni yapmazsanız yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olacaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"İnkârcılar da birbirlerinin (yardımcıları koruyucuları müttefikleri ve) dostlarıdır. Eğer (siz de kendi aranızda ittifak sağlayarak) gerekeni yapmazsanız yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olacaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"İnkârcılar da birbirlerinin (yardımcıları koruyucuları müttefikleri ve) dostlarıdır. Eğer (siz de kendi aranızda ittifak sağlayarak) gerekeni yapmazsanız yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olacaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"7/7-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"İman edip (Medine’ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü’minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"İman edip (Medine’ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü’minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"İman edip (Medine’ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü’minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"İman edip (Medine’ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü’minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah’ın Kitabı’na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah’ın Kitabı’na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah’ın Kitabı’na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah’ın Kitabı’na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"7/7-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":9,"name":"TEVBE SÛRESİ","description":"Tevbe Suresi 128 ve 129. ayetler hariç Medine döneminin sonlarında, hicretin dokuzuncu yılında indirilmiş olup 129 ayettir. Sûrenin büyük bölümü, Tebük seferiyle ilgili konuları ele alır. Adını da bu sefere katılamayanların tevbelerini dile getiren 104. Ayetten almıştır. Surede, yaptıkları anlaşmalara bağlı kalmayan düşmanlarla ilişkilerin kesilmesi, Ehl-i Kitap’le ilişkiler, cizre ve zekât hükümleri, Allah’ın elçisiyle birlikte hareket edenlerin kurtuluşa erecek olması, Muhacir ve Ensar ile onlara tam uyanlardan Allah’ın razı olacağı ve onların da Allah’tan hoşnut kalacağı, Kur’an’ın Müslümanlar üzerindeki etkileri konu edilmektedir. Kur’an’da başında besmele olmayan tek suredir. Başında besmele bulunmamasının birkaç sebebi vardır. Bunlardan birincisi: Tevbe suresi uzun bir aradan sonra nazil oldu ve muhteva bakımından Enfal suresinin devamı niteliğindedir. İkincisi: Sure müşriklere ve münafıklara karşı tehditler içerdiği ve müşriklere karşı savaş ilânı ile başladığı için rahmeti, selâmeti ve barışı ifade eden Besmele surenin başında yer almamıştır. Üçüncüsü ise: Bu sure ile Müslümanların daha önce ortak savunma ve benzeri hususlarda müşriklerle yaptıkları antlaşmaların tamamen kaldırıldığı beyan edildiği için başına Besmele konmamıştır.","sura_intro_audio":"8/8-a.mp3","verse_count":129,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu ilân) Allah ve Resulü tarafından kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) bir ültimatomdur!","arabic_text":"بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu ilân) Allah ve Resulü tarafından kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) bir ültimatomdur!","arabic_text":"بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu ilân) Allah ve Resulü tarafından kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) bir ültimatomdur!","arabic_text":"بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu ilân) Allah ve Resulü tarafından kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) bir ültimatomdur!","arabic_text":"بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha rahatça dolaşın. Ama şunu bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. Hem Allah mutlaka inkârcıları rezil edecektir.","arabic_text":"فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen dört ay haram aylardır. İslam öncesi Arabistan’da yaygın olan örfe göre, haram aylarda (Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce ayları) savaş olmazdı. Kur’an, bu saldırmazlık dönemlerini korumak ve çoğu zaman birbiriyle kavgalı olan kabileler arasında barışı sağlamak amacıyla bu eski örfü bozmamış, bilakis barışa vesile olur düşüncesiyle destekleyip güçlendirmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha rahatça dolaşın. Ama şunu bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. Hem Allah mutlaka inkârcıları rezil edecektir.","arabic_text":"فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen dört ay haram aylardır. İslam öncesi Arabistan’da yaygın olan örfe göre, haram aylarda (Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce ayları) savaş olmazdı. Kur’an, bu saldırmazlık dönemlerini korumak ve çoğu zaman birbiriyle kavgalı olan kabileler arasında barışı sağlamak amacıyla bu eski örfü bozmamış, bilakis barışa vesile olur düşüncesiyle destekleyip güçlendirmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha rahatça dolaşın. Ama şunu bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. Hem Allah mutlaka inkârcıları rezil edecektir.","arabic_text":"فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen dört ay haram aylardır. İslam öncesi Arabistan’da yaygın olan örfe göre, haram aylarda (Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce ayları) savaş olmazdı. Kur’an, bu saldırmazlık dönemlerini korumak ve çoğu zaman birbiriyle kavgalı olan kabileler arasında barışı sağlamak amacıyla bu eski örfü bozmamış, bilakis barışa vesile olur düşüncesiyle destekleyip güçlendirmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha rahatça dolaşın. Ama şunu bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. Hem Allah mutlaka inkârcıları rezil edecektir.","arabic_text":"فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen dört ay haram aylardır. İslam öncesi Arabistan’da yaygın olan örfe göre, haram aylarda (Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce ayları) savaş olmazdı. Kur’an, bu saldırmazlık dönemlerini korumak ve çoğu zaman birbiriyle kavgalı olan kabileler arasında barışı sağlamak amacıyla bu eski örfü bozmamış, bilakis barışa vesile olur düşüncesiyle destekleyip güçlendirmiştir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve (bu ültimatom her kabileden çok sayıda kişinin bir araya geldiği) büyük hac gününde insanlara Allah’tan ve Resul’ünden bir bildiridir. (Herkes bilsin ki;) Allah ve Resulü artık müşriklerden uzaktır. Şu hâlde (Ey müşrikler) eğer tevbe ederseniz; bu sizin için daha hayırlıdır. Yok eğer yüz çevirirseniz; bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. (Resulüm!) Küfredenleri elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve (bu ültimatom her kabileden çok sayıda kişinin bir araya geldiği) büyük hac gününde insanlara Allah’tan ve Resul’ünden bir bildiridir. (Herkes bilsin ki;) Allah ve Resulü artık müşriklerden uzaktır. Şu hâlde (Ey müşrikler) eğer tevbe ederseniz; bu sizin için daha hayırlıdır. Yok eğer yüz çevirirseniz; bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. (Resulüm!) Küfredenleri elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve (bu ültimatom her kabileden çok sayıda kişinin bir araya geldiği) büyük hac gününde insanlara Allah’tan ve Resul’ünden bir bildiridir. (Herkes bilsin ki;) Allah ve Resulü artık müşriklerden uzaktır. Şu hâlde (Ey müşrikler) eğer tevbe ederseniz; bu sizin için daha hayırlıdır. Yok eğer yüz çevirirseniz; bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. (Resulüm!) Küfredenleri elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve (bu ültimatom her kabileden çok sayıda kişinin bir araya geldiği) büyük hac gününde insanlara Allah’tan ve Resul’ünden bir bildiridir. (Herkes bilsin ki;) Allah ve Resulü artık müşriklerden uzaktır. Şu hâlde (Ey müşrikler) eğer tevbe ederseniz; bu sizin için daha hayırlıdır. Yok eğer yüz çevirirseniz; bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. (Resulüm!) Küfredenleri elem verici bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar bu hükmün dışındadır. Onlarla yaptığınız antlaşmaya sürenin sonuna kadar bağlı kalın. Şüphesiz ki Allah sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar bu hükmün dışındadır. Onlarla yaptığınız antlaşmaya sürenin sonuna kadar bağlı kalın. Şüphesiz ki Allah sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar bu hükmün dışındadır. Onlarla yaptığınız antlaşmaya sürenin sonuna kadar bağlı kalın. Şüphesiz ki Allah sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar bu hükmün dışındadır. Onlarla yaptığınız antlaşmaya sürenin sonuna kadar bağlı kalın. Şüphesiz ki Allah sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Haram aylar bitince; (antlaşmaya ihanet eden ve öldürmek niyetiyle size saldıran) müşrikleri kıstırdığınız yerde katledin. Onları yakalayın hapsedin gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Eğer tevbe ederler Hakk’ tan yana olduklarını davranışlarıyla gösterirler ve zekâtı verirlerse kendilerini serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır çok merhamet edendir. Bkz.2/191 4/91 47/4","arabic_text":"فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَب۪يلَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-5c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inananlara karşı öteden beri saldırı halinde bulunan ve Müslümanları yok etmek için fırsat kollayan ve onların güçsüz zamanlarını gözetleyen, şartlar kendi lehlerine geliştiği zaman antlaşmaları bozan müşriklere bir tehdit var. Bazı müşriklerin esir alınması ve hapsedilmesi stratejiktir. Ele geçirilen düşman askerlerinden bir kısmının daha sonra salıverilmek kaydıyla esir olarak tutulması, bilgi akışının sağlanması ve düşmanın planlarının deşifre edilmesi açısından çok önemlidir. İslam ordusunun belirlediği hedefe varması bakımından Allah, inanan kullarına bu şekilde bazı taktikler veriyor. Âyette geçen “katele” kelimesi her yerde öldürmek anlamına gelmez. Bakara Suresi’nin 2/54. âyetinde “fektulu enfuseküm” cümlesindeki “katele” fiilinin emr-i hazırı burada öldürmek anlamında kullanılmamıştır. Eğer öyle olsaydı, “kendinizi öldürün” demek olurdu ki bu doğru olmazdı. Ama ıslah edin, etkisiz hâle getirin anlamı verirsek -ki doğru olan da budur- işte o zaman manâ oturur. Yani “…içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin, etkisiz hâle getirin) …” Çünkü Hz. Musa’nın kavminin buzağıya tapmakla kendilerine büyük kötülük ettiklerini, onun için hemen Allah’a tövbe ederek içerlerindeki kötülüğü ıslah etmelerini istemiştir. Bu âyetteki “katledin” ifâdesini “etkisiz hâle getirin” olarak almak daha doğru olur. Çünkü yakalanan esirlerle ilgili aşama aşama yol gösteriliyor. Sırasıyla size zarar vermemeleri için etkisiz hâle getirin, kaçmaya fırsat vermeden yakalayın, yeniden zararlı ve etkin hale gelmemeleri için hapsedin, diğer arkadaşlarıyla tekrar irtibata geçmemeleri için bütün yolları kesin. Eğer öldürün anlamı çıksaydı bu aşamalar sıralanmazdı."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Haram aylar bitince; (antlaşmaya ihanet eden ve öldürmek niyetiyle size saldıran) müşrikleri kıstırdığınız yerde katledin. Onları yakalayın hapsedin gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Eğer tevbe ederler Hakk’ tan yana olduklarını davranışlarıyla gösterirler ve zekâtı verirlerse kendilerini serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır çok merhamet edendir. Bkz.2/191 4/91 47/4","arabic_text":"فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَب۪يلَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-5c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inananlara karşı öteden beri saldırı halinde bulunan ve Müslümanları yok etmek için fırsat kollayan ve onların güçsüz zamanlarını gözetleyen, şartlar kendi lehlerine geliştiği zaman antlaşmaları bozan müşriklere bir tehdit var. Bazı müşriklerin esir alınması ve hapsedilmesi stratejiktir. Ele geçirilen düşman askerlerinden bir kısmının daha sonra salıverilmek kaydıyla esir olarak tutulması, bilgi akışının sağlanması ve düşmanın planlarının deşifre edilmesi açısından çok önemlidir. İslam ordusunun belirlediği hedefe varması bakımından Allah, inanan kullarına bu şekilde bazı taktikler veriyor. Âyette geçen “katele” kelimesi her yerde öldürmek anlamına gelmez. Bakara Suresi’nin 2/54. âyetinde “fektulu enfuseküm” cümlesindeki “katele” fiilinin emr-i hazırı burada öldürmek anlamında kullanılmamıştır. Eğer öyle olsaydı, “kendinizi öldürün” demek olurdu ki bu doğru olmazdı. Ama ıslah edin, etkisiz hâle getirin anlamı verirsek -ki doğru olan da budur- işte o zaman manâ oturur. Yani “…içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin, etkisiz hâle getirin) …” Çünkü Hz. Musa’nın kavminin buzağıya tapmakla kendilerine büyük kötülük ettiklerini, onun için hemen Allah’a tövbe ederek içerlerindeki kötülüğü ıslah etmelerini istemiştir. Bu âyetteki “katledin” ifâdesini “etkisiz hâle getirin” olarak almak daha doğru olur. Çünkü yakalanan esirlerle ilgili aşama aşama yol gösteriliyor. Sırasıyla size zarar vermemeleri için etkisiz hâle getirin, kaçmaya fırsat vermeden yakalayın, yeniden zararlı ve etkin hale gelmemeleri için hapsedin, diğer arkadaşlarıyla tekrar irtibata geçmemeleri için bütün yolları kesin. Eğer öldürün anlamı çıksaydı bu aşamalar sıralanmazdı."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Haram aylar bitince; (antlaşmaya ihanet eden ve öldürmek niyetiyle size saldıran) müşrikleri kıstırdığınız yerde katledin. Onları yakalayın hapsedin gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Eğer tevbe ederler Hakk’ tan yana olduklarını davranışlarıyla gösterirler ve zekâtı verirlerse kendilerini serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır çok merhamet edendir. Bkz.2/191 4/91 47/4","arabic_text":"فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَب۪يلَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-5c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inananlara karşı öteden beri saldırı halinde bulunan ve Müslümanları yok etmek için fırsat kollayan ve onların güçsüz zamanlarını gözetleyen, şartlar kendi lehlerine geliştiği zaman antlaşmaları bozan müşriklere bir tehdit var. Bazı müşriklerin esir alınması ve hapsedilmesi stratejiktir. Ele geçirilen düşman askerlerinden bir kısmının daha sonra salıverilmek kaydıyla esir olarak tutulması, bilgi akışının sağlanması ve düşmanın planlarının deşifre edilmesi açısından çok önemlidir. İslam ordusunun belirlediği hedefe varması bakımından Allah, inanan kullarına bu şekilde bazı taktikler veriyor. Âyette geçen “katele” kelimesi her yerde öldürmek anlamına gelmez. Bakara Suresi’nin 2/54. âyetinde “fektulu enfuseküm” cümlesindeki “katele” fiilinin emr-i hazırı burada öldürmek anlamında kullanılmamıştır. Eğer öyle olsaydı, “kendinizi öldürün” demek olurdu ki bu doğru olmazdı. Ama ıslah edin, etkisiz hâle getirin anlamı verirsek -ki doğru olan da budur- işte o zaman manâ oturur. Yani “…içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin, etkisiz hâle getirin) …” Çünkü Hz. Musa’nın kavminin buzağıya tapmakla kendilerine büyük kötülük ettiklerini, onun için hemen Allah’a tövbe ederek içerlerindeki kötülüğü ıslah etmelerini istemiştir. Bu âyetteki “katledin” ifâdesini “etkisiz hâle getirin” olarak almak daha doğru olur. Çünkü yakalanan esirlerle ilgili aşama aşama yol gösteriliyor. Sırasıyla size zarar vermemeleri için etkisiz hâle getirin, kaçmaya fırsat vermeden yakalayın, yeniden zararlı ve etkin hale gelmemeleri için hapsedin, diğer arkadaşlarıyla tekrar irtibata geçmemeleri için bütün yolları kesin. Eğer öldürün anlamı çıksaydı bu aşamalar sıralanmazdı."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Haram aylar bitince; (antlaşmaya ihanet eden ve öldürmek niyetiyle size saldıran) müşrikleri kıstırdığınız yerde katledin. Onları yakalayın hapsedin gelip geçecekleri bütün yolları tutun. Eğer tevbe ederler Hakk’ tan yana olduklarını davranışlarıyla gösterirler ve zekâtı verirlerse kendilerini serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır çok merhamet edendir. Bkz.2/191 4/91 47/4","arabic_text":"فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَب۪يلَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/tefsir_1236_1772839168.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inananlara karşı öteden beri saldırı halinde bulunan ve Müslümanları yok etmek için fırsat kollayan ve onların güçsüz zamanlarını gözetleyen, şartlar kendi lehlerine geliştiği zaman antlaşmaları bozan müşriklere bir tehdit var. Bazı müşriklerin esir alınması ve hapsedilmesi stratejiktir. Ele geçirilen düşman askerlerinden bir kısmının daha sonra salıverilmek kaydıyla esir olarak tutulması, bilgi akışının sağlanması ve düşmanın planlarının deşifre edilmesi açısından çok önemlidir. İslam ordusunun belirlediği hedefe varması bakımından Allah, inanan kullarına bu şekilde bazı taktikler veriyor. Âyette geçen “katele” kelimesi her yerde öldürmek anlamına gelmez. Bakara Suresi’nin 2/54. âyetinde “fektulu enfuseküm” cümlesindeki “katele” fiilinin emr-i hazırı burada öldürmek anlamında kullanılmamıştır. Eğer öyle olsaydı, “kendinizi öldürün” demek olurdu ki bu doğru olmazdı. Ama ıslah edin, etkisiz hâle getirin anlamı verirsek -ki doğru olan da budur- işte o zaman manâ oturur. Yani “…içinizdeki kötülükleri öldürün (ıslah edin, etkisiz hâle getirin) …” Çünkü Hz. Musa’nın kavminin buzağıya tapmakla kendilerine büyük kötülük ettiklerini, onun için hemen Allah’a tövbe ederek içerlerindeki kötülüğü ıslah etmelerini istemiştir. Bu âyetteki “katledin” ifâdesini “etkisiz hâle getirin” olarak almak daha doğru olur. Çünkü yakalanan esirlerle ilgili aşama aşama yol gösteriliyor. Sırasıyla size zarar vermemeleri için etkisiz hâle getirin, kaçmaya fırsat vermeden yakalayın, yeniden zararlı ve etkin hale gelmemeleri için hapsedin, diğer arkadaşlarıyla tekrar irtibata geçmemeleri için bütün yolları kesin. Eğer öldürün anlamı çıksaydı bu aşamalar sıralanmazdı."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Eğer müşriklerden biri (ister savaş isterse barış halinde olsun) senden can güvenliği konusunda yardım isterse kendisine can güvenliği sağla (onu korumana al) ki (senin yanına kaldığı müddetçe) Allah’ın kelamını işitme imkânı bulsun. Sonra da onu kendisinin güvende yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-6c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın kelâmını işitme imkânı bulsun” vurgusu, cihadın amacına işarettir. Nitekim İslâm’ın tek hedefi vardır o da insanı kazanmak ve onun hayatını yeniden inşa etmektir. İslam’da savaş zulme karşı gelişin, baskılara boyun eğmemenin, dik durmanın eyleme dönüşmüş halidir.  Eğer hayatlar Allah’ın istediği şekilde inşa edilirse zulmün ve zorbalığın yerini adalet ve hakkaniyet, dayatmanın ve baskının yerini dayanışma ve özgürlük alır ve artık savaşa da gerek kalmaz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Eğer müşriklerden biri (ister savaş isterse barış halinde olsun) senden can güvenliği konusunda yardım isterse kendisine can güvenliği sağla (onu korumana al) ki (senin yanına kaldığı müddetçe) Allah’ın kelamını işitme imkânı bulsun. Sonra da onu kendisinin güvende yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-6c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın kelâmını işitme imkânı bulsun” vurgusu, cihadın amacına işarettir. Nitekim İslâm’ın tek hedefi vardır o da insanı kazanmak ve onun hayatını yeniden inşa etmektir. İslam’da savaş zulme karşı gelişin, baskılara boyun eğmemenin, dik durmanın eyleme dönüşmüş halidir.  Eğer hayatlar Allah’ın istediği şekilde inşa edilirse zulmün ve zorbalığın yerini adalet ve hakkaniyet, dayatmanın ve baskının yerini dayanışma ve özgürlük alır ve artık savaşa da gerek kalmaz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Eğer müşriklerden biri (ister savaş isterse barış halinde olsun) senden can güvenliği konusunda yardım isterse kendisine can güvenliği sağla (onu korumana al) ki (senin yanına kaldığı müddetçe) Allah’ın kelamını işitme imkânı bulsun. Sonra da onu kendisinin güvende yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-6c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın kelâmını işitme imkânı bulsun” vurgusu, cihadın amacına işarettir. Nitekim İslâm’ın tek hedefi vardır o da insanı kazanmak ve onun hayatını yeniden inşa etmektir. İslam’da savaş zulme karşı gelişin, baskılara boyun eğmemenin, dik durmanın eyleme dönüşmüş halidir.  Eğer hayatlar Allah’ın istediği şekilde inşa edilirse zulmün ve zorbalığın yerini adalet ve hakkaniyet, dayatmanın ve baskının yerini dayanışma ve özgürlük alır ve artık savaşa da gerek kalmaz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Eğer müşriklerden biri (ister savaş isterse barış halinde olsun) senden can güvenliği konusunda yardım isterse kendisine can güvenliği sağla (onu korumana al) ki (senin yanına kaldığı müddetçe) Allah’ın kelamını işitme imkânı bulsun. Sonra da onu kendisinin güvende yaşayabileceği bir yere ulaştır. Çünkü onlar gerçekleri bilmeyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/tefsir_1237_1772839210.mp3","commentary_text":"“Allah’ın kelâmını işitme imkânı bulsun” vurgusu, cihadın amacına işarettir. Nitekim İslâm’ın tek hedefi vardır o da insanı kazanmak ve onun hayatını yeniden inşa etmektir. İslam’da savaş zulme karşı gelişin, baskılara boyun eğmemenin, dik durmanın eyleme dönüşmüş halidir.  Eğer hayatlar Allah’ın istediği şekilde inşa edilirse zulmün ve zorbalığın yerini adalet ve hakkaniyet, dayatmanın ve baskının yerini dayanışma ve özgürlük alır ve artık savaşa da gerek kalmaz."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Mescid-i Haram yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında o (sözünden dönen) müşriklerin Allah katında ve Resul’ünün yanında nasıl (geçerli) bir sözleşmeleri olabilir? Şu hâlde o (anlaşmalı olanlar) size karşı (doğru) bir tutum takındıkça siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Mescid-i Haram yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında o (sözünden dönen) müşriklerin Allah katında ve Resul’ünün yanında nasıl (geçerli) bir sözleşmeleri olabilir? Şu hâlde o (anlaşmalı olanlar) size karşı (doğru) bir tutum takındıkça siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Mescid-i Haram yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında o (sözünden dönen) müşriklerin Allah katında ve Resul’ünün yanında nasıl (geçerli) bir sözleşmeleri olabilir? Şu hâlde o (anlaşmalı olanlar) size karşı (doğru) bir tutum takındıkça siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Mescid-i Haram yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında o (sözünden dönen) müşriklerin Allah katında ve Resul’ünün yanında nasıl (geçerli) bir sözleşmeleri olabilir? Şu hâlde o (anlaşmalı olanlar) size karşı (doğru) bir tutum takındıkça siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.","arabic_text":"كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk üstleneceklerdi ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا ف۪يكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْۚ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-8c.mp3","commentary_text":"Yani size karşı onların eline bir fırsat geçse bırakın sözlerinde durmayı, gözünüzün yaşına bakmadan, şahsi hukukunuzu da gözetmeden sizi bir kaşık suda boğarlar. Onların her şeyi yapmacıktır, insanlıkları dillerinin ucunda sahte ifadeden ibarettir. Onların kalplerinden geçenlerle, ağızlarından çıkanlar aynı kişiye ait değilmiş gibi taban tabana zıttır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk üstleneceklerdi ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا ف۪يكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْۚ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-8c.mp3","commentary_text":"Yani size karşı onların eline bir fırsat geçse bırakın sözlerinde durmayı, gözünüzün yaşına bakmadan, şahsi hukukunuzu da gözetmeden sizi bir kaşık suda boğarlar. Onların her şeyi yapmacıktır, insanlıkları dillerinin ucunda sahte ifadeden ibarettir. Onların kalplerinden geçenlerle, ağızlarından çıkanlar aynı kişiye ait değilmiş gibi taban tabana zıttır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk üstleneceklerdi ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا ف۪يكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْۚ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-8c.mp3","commentary_text":"Yani size karşı onların eline bir fırsat geçse bırakın sözlerinde durmayı, gözünüzün yaşına bakmadan, şahsi hukukunuzu da gözetmeden sizi bir kaşık suda boğarlar. Onların her şeyi yapmacıktır, insanlıkları dillerinin ucunda sahte ifadeden ibarettir. Onların kalplerinden geçenlerle, ağızlarından çıkanlar aynı kişiye ait değilmiş gibi taban tabana zıttır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Başka) nasıl olabilirdi ki? Eğer (düşmanlarınız) size üstün gelselerdi (size karşı) ne bir sorumluluk üstleneceklerdi ne de yaptıkları antlaşmayı tanıyacaklardı. (Şimdi de ahde bağlılıktan bahsederek) dilleriyle sizi razı etmeye çalışıyorlar ama kalpleriyle kötülüğünüzü istiyorlar. Zaten onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا ف۪يكُمْ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْۚ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-7c.mp3","commentary_text":"Yani size karşı onların eline bir fırsat geçse bırakın sözlerinde durmayı, gözünüzün yaşına bakmadan, şahsi hukukunuzu da gözetmeden sizi bir kaşık suda boğarlar. Onların her şeyi yapmacıktır, insanlıkları dillerinin ucunda sahte ifadeden ibarettir. Onların kalplerinden geçenlerle, ağızlarından çıkanlar aynı kişiye ait değilmiş gibi taban tabana zıttır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Basit bir kazanç uğruna Allah’ın ayetlerini gözden çıkardılar ve halkı O’nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları şeyler ne kötüdür.","arabic_text":"اِشْتَرَوْا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًا فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-9c.mp3","commentary_text":"Dünyanın ve dünyalıkların cazibesine kendilerini kaptırarak Allah’ın âyetlerini umursamadılar ve vahyin belirlediği sınırların dışına çıktılar. Hayır adına ne varsa hepsinden uzak kaldılar. Kötülük adına da ne varsa hepsine yakın oldular. Böylece hayrın değil şerrin temsilcileri oldular. Aynı durum bugünün bazı Müslümanları için de geçerlidir. Dünyalık geçici çıkarlar için Mushaf’ına çok fazla değer verdikleri halde Kur’an’daki ilahi mesajları önemsemiyorlar, hoşnutsuzluğuna vesile olacak davranışlar sergiliyorlar, ona itibar etmiyorlar, direktiflerini ciddiye almıyorlar, hükümlerini görmezlikten geliyorlar, en önemlisi onu hayat nizamı olarak görmüyorlar, onun için hayatlarına taşımıyorlar, emirlerini icra etmek ve yasaklarından uzak durmak konusunda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar. Kur’an için savaşmayı hatta can vermeyi göze alıyorlar, onun için slogan atmayı ve gösteri yapmayı ihmal etmiyorlar ama fani dünyanın ucuz menfaatlerine sıra gelince onun belirlediği sınırları kolayca çiğneyebiliyorlar."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Basit bir kazanç uğruna Allah’ın ayetlerini gözden çıkardılar ve halkı O’nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları şeyler ne kötüdür.","arabic_text":"اِشْتَرَوْا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًا فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-9c.mp3","commentary_text":"Dünyanın ve dünyalıkların cazibesine kendilerini kaptırarak Allah’ın âyetlerini umursamadılar ve vahyin belirlediği sınırların dışına çıktılar. Hayır adına ne varsa hepsinden uzak kaldılar. Kötülük adına da ne varsa hepsine yakın oldular. Böylece hayrın değil şerrin temsilcileri oldular. Aynı durum bugünün bazı Müslümanları için de geçerlidir. Dünyalık geçici çıkarlar için Mushaf’ına çok fazla değer verdikleri halde Kur’an’daki ilahi mesajları önemsemiyorlar, hoşnutsuzluğuna vesile olacak davranışlar sergiliyorlar, ona itibar etmiyorlar, direktiflerini ciddiye almıyorlar, hükümlerini görmezlikten geliyorlar, en önemlisi onu hayat nizamı olarak görmüyorlar, onun için hayatlarına taşımıyorlar, emirlerini icra etmek ve yasaklarından uzak durmak konusunda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar. Kur’an için savaşmayı hatta can vermeyi göze alıyorlar, onun için slogan atmayı ve gösteri yapmayı ihmal etmiyorlar ama fani dünyanın ucuz menfaatlerine sıra gelince onun belirlediği sınırları kolayca çiğneyebiliyorlar."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Basit bir kazanç uğruna Allah’ın ayetlerini gözden çıkardılar ve halkı O’nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları şeyler ne kötüdür.","arabic_text":"اِشْتَرَوْا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًا فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-9c.mp3","commentary_text":"Dünyanın ve dünyalıkların cazibesine kendilerini kaptırarak Allah’ın âyetlerini umursamadılar ve vahyin belirlediği sınırların dışına çıktılar. Hayır adına ne varsa hepsinden uzak kaldılar. Kötülük adına da ne varsa hepsine yakın oldular. Böylece hayrın değil şerrin temsilcileri oldular. Aynı durum bugünün bazı Müslümanları için de geçerlidir. Dünyalık geçici çıkarlar için Mushaf’ına çok fazla değer verdikleri halde Kur’an’daki ilahi mesajları önemsemiyorlar, hoşnutsuzluğuna vesile olacak davranışlar sergiliyorlar, ona itibar etmiyorlar, direktiflerini ciddiye almıyorlar, hükümlerini görmezlikten geliyorlar, en önemlisi onu hayat nizamı olarak görmüyorlar, onun için hayatlarına taşımıyorlar, emirlerini icra etmek ve yasaklarından uzak durmak konusunda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar. Kur’an için savaşmayı hatta can vermeyi göze alıyorlar, onun için slogan atmayı ve gösteri yapmayı ihmal etmiyorlar ama fani dünyanın ucuz menfaatlerine sıra gelince onun belirlediği sınırları kolayca çiğneyebiliyorlar."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Basit bir kazanç uğruna Allah’ın ayetlerini gözden çıkardılar ve halkı O’nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları şeyler ne kötüdür.","arabic_text":"اِشْتَرَوْا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًا فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-8c.mp3","commentary_text":"Dünyanın ve dünyalıkların cazibesine kendilerini kaptırarak Allah’ın âyetlerini umursamadılar ve vahyin belirlediği sınırların dışına çıktılar. Hayır adına ne varsa hepsinden uzak kaldılar. Kötülük adına da ne varsa hepsine yakın oldular. Böylece hayrın değil şerrin temsilcileri oldular. Aynı durum bugünün bazı Müslümanları için de geçerlidir. Dünyalık geçici çıkarlar için Mushaf’ına çok fazla değer verdikleri halde Kur’an’daki ilahi mesajları önemsemiyorlar, hoşnutsuzluğuna vesile olacak davranışlar sergiliyorlar, ona itibar etmiyorlar, direktiflerini ciddiye almıyorlar, hükümlerini görmezlikten geliyorlar, en önemlisi onu hayat nizamı olarak görmüyorlar, onun için hayatlarına taşımıyorlar, emirlerini icra etmek ve yasaklarından uzak durmak konusunda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar. Kur’an için savaşmayı hatta can vermeyi göze alıyorlar, onun için slogan atmayı ve gösteri yapmayı ihmal etmiyorlar ama fani dünyanın ucuz menfaatlerine sıra gelince onun belirlediği sınırları kolayca çiğneyebiliyorlar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar bir mü’min hakkında ne ettikleri yemini tanırlar ne de imzaladıkları antlaşmayı. İşte onlar o kadar zalim kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَرْقُبُونَ ف۪ي مُؤْمِنٍ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar bir mü’min hakkında ne ettikleri yemini tanırlar ne de imzaladıkları antlaşmayı. İşte onlar o kadar zalim kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَرْقُبُونَ ف۪ي مُؤْمِنٍ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar bir mü’min hakkında ne ettikleri yemini tanırlar ne de imzaladıkları antlaşmayı. İşte onlar o kadar zalim kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَرْقُبُونَ ف۪ي مُؤْمِنٍ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar bir mü’min hakkında ne ettikleri yemini tanırlar ne de imzaladıkları antlaşmayı. İşte onlar o kadar zalim kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَرْقُبُونَ ف۪ي مُؤْمِنٍ اِلًّا وَلَا ذِمَّةًۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُعْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.","arabic_text":"فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِۜ وَنُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-11c.mp3","commentary_text":"Hangi dinden ve görüşten olursa olsun, pişmanlık duyarak tevbe eden, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı ikame eden ve zekâtı verenler dinde kardeş sayılırlar. Burada yalnız tevbe ederek İslam’a girmek yani Müslümanların safında yer almak yeterli bulunmamıştır. Çünkü namaz ve zekât imanla küfür arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin özelliklerdendir. Namazını vaktinde ikame eden ve zekâtını da gerektiği gibi veren bir insanın küfürden yana davranış sergilemesi mümkün değildir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.","arabic_text":"فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِۜ وَنُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-11c.mp3","commentary_text":"Hangi dinden ve görüşten olursa olsun, pişmanlık duyarak tevbe eden, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı ikame eden ve zekâtı verenler dinde kardeş sayılırlar. Burada yalnız tevbe ederek İslam’a girmek yani Müslümanların safında yer almak yeterli bulunmamıştır. Çünkü namaz ve zekât imanla küfür arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin özelliklerdendir. Namazını vaktinde ikame eden ve zekâtını da gerektiği gibi veren bir insanın küfürden yana davranış sergilemesi mümkün değildir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.","arabic_text":"فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِۜ وَنُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-11c.mp3","commentary_text":"Hangi dinden ve görüşten olursa olsun, pişmanlık duyarak tevbe eden, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı ikame eden ve zekâtı verenler dinde kardeş sayılırlar. Burada yalnız tevbe ederek İslam’a girmek yani Müslümanların safında yer almak yeterli bulunmamıştır. Çünkü namaz ve zekât imanla küfür arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin özelliklerdendir. Namazını vaktinde ikame eden ve zekâtını da gerektiği gibi veren bir insanın küfürden yana davranış sergilemesi mümkün değildir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.","arabic_text":"فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِۜ وَنُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-10c.mp3","commentary_text":"Hangi dinden ve görüşten olursa olsun, pişmanlık duyarak tevbe eden, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı ikame eden ve zekâtı verenler dinde kardeş sayılırlar. Burada yalnız tevbe ederek İslam’a girmek yani Müslümanların safında yer almak yeterli bulunmamıştır. Çünkü namaz ve zekât imanla küfür arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin özelliklerdendir. Namazını vaktinde ikame eden ve zekâtını da gerektiği gibi veren bir insanın küfürden yana davranış sergilemesi mümkün değildir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler.","arabic_text":"وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler.","arabic_text":"وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler.","arabic_text":"وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler.","arabic_text":"وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yeminlerini bozan resulü (yurdundan) çıkarmak için ellerinden geleni yapan ve üstelik size (sıcak) saldırıyı ilk defa kendileri başlatan bir topluluğa karşı savaşmaktan geri mi duracaksınız? Onlardan (yoksa) korkuyor musunuz? Eğer inanıyorsanız bilin ki Allah(‘ın azabı) korkulmaya daha layıktır.","arabic_text":"اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yeminlerini bozan resulü (yurdundan) çıkarmak için ellerinden geleni yapan ve üstelik size (sıcak) saldırıyı ilk defa kendileri başlatan bir topluluğa karşı savaşmaktan geri mi duracaksınız? Onlardan (yoksa) korkuyor musunuz? Eğer inanıyorsanız bilin ki Allah(‘ın azabı) korkulmaya daha layıktır.","arabic_text":"اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yeminlerini bozan resulü (yurdundan) çıkarmak için ellerinden geleni yapan ve üstelik size (sıcak) saldırıyı ilk defa kendileri başlatan bir topluluğa karşı savaşmaktan geri mi duracaksınız? Onlardan (yoksa) korkuyor musunuz? Eğer inanıyorsanız bilin ki Allah(‘ın azabı) korkulmaya daha layıktır.","arabic_text":"اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yeminlerini bozan resulü (yurdundan) çıkarmak için ellerinden geleni yapan ve üstelik size (sıcak) saldırıyı ilk defa kendileri başlatan bir topluluğa karşı savaşmaktan geri mi duracaksınız? Onlardan (yoksa) korkuyor musunuz? Eğer inanıyorsanız bilin ki Allah(‘ın azabı) korkulmaya daha layıktır.","arabic_text":"اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın onları rezil etsin sizi onlara galip kılsın ve inanan toplumun kalplerini ferahlatsın. Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah (insanların iyi niyet ve amellerine göre) dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْۜ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın onları rezil etsin sizi onlara galip kılsın ve inanan toplumun kalplerini ferahlatsın. Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah (insanların iyi niyet ve amellerine göre) dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْۜ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın onları rezil etsin sizi onlara galip kılsın ve inanan toplumun kalplerini ferahlatsın. Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah (insanların iyi niyet ve amellerine göre) dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْۜ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın onları rezil etsin sizi onlara galip kılsın ve inanan toplumun kalplerini ferahlatsın. Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah (insanların iyi niyet ve amellerine göre) dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْۜ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz içinizden cihad edip Allah’tan Resulünden ve mü’minlerden başkasını dost (ve yardımcı) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan (refah içinde yaşayarak kendi halinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-16c.mp3","commentary_text":"Yani müşrikler, kendilerinin inkârcı olduklarını bildikleri halde Allah’a ibadet maksadıyla yapılan Kâbe’yi onarmalarına asla imkân ve ihtimâl yoktur. “Allah’ın mescitleri” anlatımı, sadece Mescid-i Haram-ı değil yeryüzündeki bütün mescitleri ihtiva eden bir ifadedir. O gün müşrikler Kâbe’ye sahip çıkıyorlardı, bugün de cami ile pek bir alakası olmayan insanlar cami inşa ederek günah çıkartmaya çalışıyorlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz içinizden cihad edip Allah’tan Resulünden ve mü’minlerden başkasını dost (ve yardımcı) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan (refah içinde yaşayarak kendi halinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-16c.mp3","commentary_text":"Yani müşrikler, kendilerinin inkârcı olduklarını bildikleri halde Allah’a ibadet maksadıyla yapılan Kâbe’yi onarmalarına asla imkân ve ihtimâl yoktur. “Allah’ın mescitleri” anlatımı, sadece Mescid-i Haram-ı değil yeryüzündeki bütün mescitleri ihtiva eden bir ifadedir. O gün müşrikler Kâbe’ye sahip çıkıyorlardı, bugün de cami ile pek bir alakası olmayan insanlar cami inşa ederek günah çıkartmaya çalışıyorlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz içinizden cihad edip Allah’tan Resulünden ve mü’minlerden başkasını dost (ve yardımcı) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan (refah içinde yaşayarak kendi halinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-16c.mp3","commentary_text":"Yani müşrikler, kendilerinin inkârcı olduklarını bildikleri halde Allah’a ibadet maksadıyla yapılan Kâbe’yi onarmalarına asla imkân ve ihtimâl yoktur. “Allah’ın mescitleri” anlatımı, sadece Mescid-i Haram-ı değil yeryüzündeki bütün mescitleri ihtiva eden bir ifadedir. O gün müşrikler Kâbe’ye sahip çıkıyorlardı, bugün de cami ile pek bir alakası olmayan insanlar cami inşa ederek günah çıkartmaya çalışıyorlar."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey inananlar!) Yoksa siz içinizden cihad edip Allah’tan Resulünden ve mü’minlerden başkasını dost (ve yardımcı) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan (refah içinde yaşayarak kendi halinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تُتْرَكُوا وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَلَمْ يَتَّخِذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلَا رَسُولِه۪ وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ وَل۪يجَةًۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-15c.mp3","commentary_text":"Yani müşrikler, kendilerinin inkârcı olduklarını bildikleri halde Allah’a ibadet maksadıyla yapılan Kâbe’yi onarmalarına asla imkân ve ihtimâl yoktur. “Allah’ın mescitleri” anlatımı, sadece Mescid-i Haram-ı değil yeryüzündeki bütün mescitleri ihtiva eden bir ifadedir. O gün müşrikler Kâbe’ye sahip çıkıyorlardı, bugün de cami ile pek bir alakası olmayan insanlar cami inşa ederek günah çıkartmaya çalışıyorlar."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hakkı inkâr ettiklerine bizzat kendileri şahitken Allah’ın mescitlerini onarmalarına (ve bunu istemelerine hak ve yetkileri) yoktur. İşte onların yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hakkı inkâr ettiklerine bizzat kendileri şahitken Allah’ın mescitlerini onarmalarına (ve bunu istemelerine hak ve yetkileri) yoktur. İşte onların yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hakkı inkâr ettiklerine bizzat kendileri şahitken Allah’ın mescitlerini onarmalarına (ve bunu istemelerine hak ve yetkileri) yoktur. İşte onların yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hakkı inkâr ettiklerine bizzat kendileri şahitken Allah’ın mescitlerini onarmalarına (ve bunu istemelerine hak ve yetkileri) yoktur. İşte onların yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın mescitlerini; ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı ikame eden zekâtı veren ve Allah’(ın azabın)dan başka hiçbir şeyden korkmayan onarır. İşte hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَ وَلَمْ يَخْشَ اِلَّا اللّٰهَ فَعَسٰٓى اُو۬لٰٓئِكَ اَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın mescitlerini; ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı ikame eden zekâtı veren ve Allah’(ın azabın)dan başka hiçbir şeyden korkmayan onarır. İşte hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَ وَلَمْ يَخْشَ اِلَّا اللّٰهَ فَعَسٰٓى اُو۬لٰٓئِكَ اَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın mescitlerini; ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı ikame eden zekâtı veren ve Allah’(ın azabın)dan başka hiçbir şeyden korkmayan onarır. İşte hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَ وَلَمْ يَخْشَ اِلَّا اللّٰهَ فَعَسٰٓى اُو۬لٰٓئِكَ اَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın mescitlerini; ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı ikame eden zekâtı veren ve Allah’(ın azabın)dan başka hiçbir şeyden korkmayan onarır. İşte hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.","arabic_text":"اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَ وَلَمْ يَخْشَ اِلَّا اللّٰهَ فَعَسٰٓى اُو۬لٰٓئِكَ اَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Siz ey müşrikler! Alışkanlık haline getirdiğiniz Kâbe’de) Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını üstlenmeyi; Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah yolunda cihat edenle(rın yaptığı işler)le bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar asla bir olamazlar. Ve Allah (kendisine eş koşan) zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.","arabic_text":"اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"8/8-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Siz ey müşrikler! Alışkanlık haline getirdiğiniz Kâbe’de) Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını üstlenmeyi; Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah yolunda cihat edenle(rın yaptığı işler)le bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar asla bir olamazlar. Ve Allah (kendisine eş koşan) zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.","arabic_text":"اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"8/8-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Siz ey müşrikler! Alışkanlık haline getirdiğiniz Kâbe’de) Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını üstlenmeyi; Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah yolunda cihat edenle(rın yaptığı işler)le bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar asla bir olamazlar. Ve Allah (kendisine eş koşan) zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.","arabic_text":"اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"8/8-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Siz ey müşrikler! Alışkanlık haline getirdiğiniz Kâbe’de) Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını üstlenmeyi; Allah’a ve ahiret gününe inanan ve Allah yolunda cihat edenle(rın yaptığı işler)le bir mi tutuyorsunuz? Allah katında bunlar asla bir olamazlar. Ve Allah (kendisine eş koşan) zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.","arabic_text":"اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"8/8-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Allah’a elçisine ve gönderdiği kitaba yürekten) inanan (sonra da onların istediği gibi bir hayat yaşamak için) hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri çok büyüktür. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Allah’a elçisine ve gönderdiği kitaba yürekten) inanan (sonra da onların istediği gibi bir hayat yaşamak için) hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri çok büyüktür. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Allah’a elçisine ve gönderdiği kitaba yürekten) inanan (sonra da onların istediği gibi bir hayat yaşamak için) hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri çok büyüktür. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Allah’a elçisine ve gönderdiği kitaba yürekten) inanan (sonra da onların istediği gibi bir hayat yaşamak için) hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanların Allah katında dereceleri çok büyüktür. İşte gerçek kurtuluşa erenler onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Rableri onları kendi katından bir rahmetle hoşnutlukla ve içinde daimî ve kesintisiz nimet bulunan cennetlerle müjdeler.","arabic_text":"يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ ف۪يهَا نَع۪يمٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Rableri onları kendi katından bir rahmetle hoşnutlukla ve içinde daimî ve kesintisiz nimet bulunan cennetlerle müjdeler.","arabic_text":"يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ ف۪يهَا نَع۪يمٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Rableri onları kendi katından bir rahmetle hoşnutlukla ve içinde daimî ve kesintisiz nimet bulunan cennetlerle müjdeler.","arabic_text":"يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ ف۪يهَا نَع۪يمٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Rableri onları kendi katından bir rahmetle hoşnutlukla ve içinde daimî ve kesintisiz nimet bulunan cennetlerle müjdeler.","arabic_text":"يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ ف۪يهَا نَع۪يمٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Onlar) orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz en büyük mükâfat Allah katındadır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-22c.mp3","commentary_text":"“Onları veli edinmeyin” yani onların velayeti altına girmeyin, onlardan yardım istemeyin, işlerinizi onlara havale etmeyin, onları koruyucu olarak görmeyin, desteklerini, ilgilerini beklemeyin. Zira onlar, inandıklarınızın düşmanı olduğu için sizi yanlış istikamete yönlendirirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Onlar) orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz en büyük mükâfat Allah katındadır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-22c.mp3","commentary_text":"“Onları veli edinmeyin” yani onların velayeti altına girmeyin, onlardan yardım istemeyin, işlerinizi onlara havale etmeyin, onları koruyucu olarak görmeyin, desteklerini, ilgilerini beklemeyin. Zira onlar, inandıklarınızın düşmanı olduğu için sizi yanlış istikamete yönlendirirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Onlar) orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz en büyük mükâfat Allah katındadır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-22c.mp3","commentary_text":"“Onları veli edinmeyin” yani onların velayeti altına girmeyin, onlardan yardım istemeyin, işlerinizi onlara havale etmeyin, onları koruyucu olarak görmeyin, desteklerini, ilgilerini beklemeyin. Zira onlar, inandıklarınızın düşmanı olduğu için sizi yanlış istikamete yönlendirirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Onlar) orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz en büyük mükâfat Allah katındadır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-21c.mp3","commentary_text":"“Onları veli edinmeyin” yani onların velayeti altına girmeyin, onlardan yardım istemeyin, işlerinizi onlara havale etmeyin, onları koruyucu olarak görmeyin, desteklerini, ilgilerini beklemeyin. Zira onlar, inandıklarınızın düşmanı olduğu için sizi yanlış istikamete yönlendirirler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer küfrü imana tercih ederlerse (ve İslâm’a karşı bir mücadelenin içinde olurlarsa) babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden kim(ler) onları (küfrü imana tercih ettikten sonra) veli edinirse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer küfrü imana tercih ederlerse (ve İslâm’a karşı bir mücadelenin içinde olurlarsa) babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden kim(ler) onları (küfrü imana tercih ettikten sonra) veli edinirse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer küfrü imana tercih ederlerse (ve İslâm’a karşı bir mücadelenin içinde olurlarsa) babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden kim(ler) onları (küfrü imana tercih ettikten sonra) veli edinirse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ey inananlar! Eğer küfrü imana tercih ederlerse (ve İslâm’a karşı bir mücadelenin içinde olurlarsa) babalarınızı ve kardeşlerinizi bile veli edinmeyin! İçinizden kim(ler) onları (küfrü imana tercih ettikten sonra) veli edinirse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “Eğer babalarınız çocuklarınız kardeşleriniz eşleriniz kabileniz kazandığınız mallar az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah’tan O’nun resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa artık Allah’ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin. Şüphe yok ki Allah günaha batmış bir topluluğu asla doğru yola erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ي سَب۪يلِه۪ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-24c.mp3","commentary_text":"Huneyn, Mekke yakınında bir vadinin adıdır. Huneyn savaşı Müslümanlarla Havazin ve Sakif kabileleri arasında gerçekleşmiştir. Mekke’nin fethinden sonra İslam ordusunun güçlendiğini gören bazı Müslümanlar; “bu ordu artık yenilmez” diyerek kendilerini büyük görüp rehavete kapılmıştı. Bu sebeple savaşta fazlaca rahat hareket ederek çokluklarına güvenmişlerdi. Böylece İslam ordusu büyük bir bozguna uğrayarak hızla geri kaçmaya başlamıştı. Daha sonra Hz. Peygamberin, gayreti ve askeri dehası ile İslam ordusu yeniden toparlanarak galip gelmişti."},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “Eğer babalarınız çocuklarınız kardeşleriniz eşleriniz kabileniz kazandığınız mallar az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah’tan O’nun resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa artık Allah’ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin. Şüphe yok ki Allah günaha batmış bir topluluğu asla doğru yola erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ي سَب۪يلِه۪ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-24c.mp3","commentary_text":"Huneyn, Mekke yakınında bir vadinin adıdır. Huneyn savaşı Müslümanlarla Havazin ve Sakif kabileleri arasında gerçekleşmiştir. Mekke’nin fethinden sonra İslam ordusunun güçlendiğini gören bazı Müslümanlar; “bu ordu artık yenilmez” diyerek kendilerini büyük görüp rehavete kapılmıştı. Bu sebeple savaşta fazlaca rahat hareket ederek çokluklarına güvenmişlerdi. Böylece İslam ordusu büyük bir bozguna uğrayarak hızla geri kaçmaya başlamıştı. Daha sonra Hz. Peygamberin, gayreti ve askeri dehası ile İslam ordusu yeniden toparlanarak galip gelmişti."},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “Eğer babalarınız çocuklarınız kardeşleriniz eşleriniz kabileniz kazandığınız mallar az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah’tan O’nun resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa artık Allah’ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin. Şüphe yok ki Allah günaha batmış bir topluluğu asla doğru yola erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ي سَب۪يلِه۪ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-24c.mp3","commentary_text":"Huneyn, Mekke yakınında bir vadinin adıdır. Huneyn savaşı Müslümanlarla Havazin ve Sakif kabileleri arasında gerçekleşmiştir. Mekke’nin fethinden sonra İslam ordusunun güçlendiğini gören bazı Müslümanlar; “bu ordu artık yenilmez” diyerek kendilerini büyük görüp rehavete kapılmıştı. Bu sebeple savaşta fazlaca rahat hareket ederek çokluklarına güvenmişlerdi. Böylece İslam ordusu büyük bir bozguna uğrayarak hızla geri kaçmaya başlamıştı. Daha sonra Hz. Peygamberin, gayreti ve askeri dehası ile İslam ordusu yeniden toparlanarak galip gelmişti."},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “Eğer babalarınız çocuklarınız kardeşleriniz eşleriniz kabileniz kazandığınız mallar az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah’tan O’nun resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa artık Allah’ın (azap) emri gelinceye kadar bekleyin. Şüphe yok ki Allah günaha batmış bir topluluğu asla doğru yola erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ي سَب۪يلِه۪ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-23c.mp3","commentary_text":"Huneyn, Mekke yakınında bir vadinin adıdır. Huneyn savaşı Müslümanlarla Havazin ve Sakif kabileleri arasında gerçekleşmiştir. Mekke’nin fethinden sonra İslam ordusunun güçlendiğini gören bazı Müslümanlar; “bu ordu artık yenilmez” diyerek kendilerini büyük görüp rehavete kapılmıştı. Bu sebeple savaşta fazlaca rahat hareket ederek çokluklarına güvenmişlerdi. Böylece İslam ordusu büyük bir bozguna uğrayarak hızla geri kaçmaya başlamıştı. Daha sonra Hz. Peygamberin, gayreti ve askeri dehası ile İslam ordusu yeniden toparlanarak galip gelmişti."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki; Allah size (samimiyetinizden dolayı) birçok yerde ve Huneyn (savaşı) gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.","arabic_text":"لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-25c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Müslümanlar 5 şehit verirken, düşman ordusundan 70 kişi hayatını kaybetti, 6000’e yakın kişi de esir düştü. Düşman harp meydanına kadınları ve çocukları da getirdiği için esirlerin çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşuyordu. Hz. Muhammed bazı sahabeleri Mekke’ye göndererek esirler için elbise aldırdı ve esirleri giydirdi. Esirlerin yakınları tarafından alınması için haber gönderdi. Birkaç gün bekledikten sonra gelen-giden olmayınca esirler, Müslümanlar arasında bölüştürüldü. Bölüştürülme işi bittikten sonra Havazin Kabilesi’nden bir heyet esirleri almak üzere Hz. Muhammed’in huzuruna geldi. Yapılan görüşmeler neticesinde Hz. Muhammed 6.000 esiri hiçbir karşılık istemeden gelenlere teslim etti."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki; Allah size (samimiyetinizden dolayı) birçok yerde ve Huneyn (savaşı) gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.","arabic_text":"لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-25c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Müslümanlar 5 şehit verirken, düşman ordusundan 70 kişi hayatını kaybetti, 6000’e yakın kişi de esir düştü. Düşman harp meydanına kadınları ve çocukları da getirdiği için esirlerin çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşuyordu. Hz. Muhammed bazı sahabeleri Mekke’ye göndererek esirler için elbise aldırdı ve esirleri giydirdi. Esirlerin yakınları tarafından alınması için haber gönderdi. Birkaç gün bekledikten sonra gelen-giden olmayınca esirler, Müslümanlar arasında bölüştürüldü. Bölüştürülme işi bittikten sonra Havazin Kabilesi’nden bir heyet esirleri almak üzere Hz. Muhammed’in huzuruna geldi. Yapılan görüşmeler neticesinde Hz. Muhammed 6.000 esiri hiçbir karşılık istemeden gelenlere teslim etti."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki; Allah size (samimiyetinizden dolayı) birçok yerde ve Huneyn (savaşı) gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.","arabic_text":"لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-25c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Müslümanlar 5 şehit verirken, düşman ordusundan 70 kişi hayatını kaybetti, 6000’e yakın kişi de esir düştü. Düşman harp meydanına kadınları ve çocukları da getirdiği için esirlerin çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşuyordu. Hz. Muhammed bazı sahabeleri Mekke’ye göndererek esirler için elbise aldırdı ve esirleri giydirdi. Esirlerin yakınları tarafından alınması için haber gönderdi. Birkaç gün bekledikten sonra gelen-giden olmayınca esirler, Müslümanlar arasında bölüştürüldü. Bölüştürülme işi bittikten sonra Havazin Kabilesi’nden bir heyet esirleri almak üzere Hz. Muhammed’in huzuruna geldi. Yapılan görüşmeler neticesinde Hz. Muhammed 6.000 esiri hiçbir karşılık istemeden gelenlere teslim etti."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki; Allah size (samimiyetinizden dolayı) birçok yerde ve Huneyn (savaşı) gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.","arabic_text":"لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-24c.mp3","commentary_text":"Bu savaşta Müslümanlar 5 şehit verirken, düşman ordusundan 70 kişi hayatını kaybetti, 6000’e yakın kişi de esir düştü. Düşman harp meydanına kadınları ve çocukları da getirdiği için esirlerin çoğu kadınlardan ve çocuklardan oluşuyordu. Hz. Muhammed bazı sahabeleri Mekke’ye göndererek esirler için elbise aldırdı ve esirleri giydirdi. Esirlerin yakınları tarafından alınması için haber gönderdi. Birkaç gün bekledikten sonra gelen-giden olmayınca esirler, Müslümanlar arasında bölüştürüldü. Bölüştürülme işi bittikten sonra Havazin Kabilesi’nden bir heyet esirleri almak üzere Hz. Muhammed’in huzuruna geldi. Yapılan görüşmeler neticesinde Hz. Muhammed 6.000 esiri hiçbir karşılık istemeden gelenlere teslim etti."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bu bozgundan) sonra Allah Resulünün ve mü’minlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur ve güven veren rahmetini) indirdi görmediğiniz ordular gönderdi ve Hakka karşı direnenleri de azaba uğrattı. İşte inkârda direnenlerin cezası budur!","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bu bozgundan) sonra Allah Resulünün ve mü’minlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur ve güven veren rahmetini) indirdi görmediğiniz ordular gönderdi ve Hakka karşı direnenleri de azaba uğrattı. İşte inkârda direnenlerin cezası budur!","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bu bozgundan) sonra Allah Resulünün ve mü’minlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur ve güven veren rahmetini) indirdi görmediğiniz ordular gönderdi ve Hakka karşı direnenleri de azaba uğrattı. İşte inkârda direnenlerin cezası budur!","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bu bozgundan) sonra Allah Resulünün ve mü’minlerin üzerine sekinetini (kalplere huzur ve güven veren rahmetini) indirdi görmediğiniz ordular gönderdi ve Hakka karşı direnenleri de azaba uğrattı. İşte inkârda direnenlerin cezası budur!","arabic_text":"ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra Allah bunun ardından yine dilediği kimsenin tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-27c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler ancak birer murdardır” ifadesi, onların maddi varlıklarının yani bedenlerinin, elbiselerinin pis olduğu anlamında değil, batıl inançları, manevi ve ahlâkî telakki ve davranışları bakımından soyut anlamda pis sayılmalarındandır. Mescid-i Harama girmeleri bu bakımdan yasaklanmıştır. “Kâbe’yi ziyarete gelmemelerinden dolayı yoksul kalmaktan korkmak” cümlesinden anlıyoruz ki; Kâbe’yi ziyarete gelenlerin bugün olduğu gibi zamanına göre iktisadi anlamda çevreye ciddi katkıları oluyordu. Bu katkıların bitmesinden endişelenen Müslümanları teselli etmek için “Allah sizi zenginleştirir” ifadesi kullanılmıştır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra Allah bunun ardından yine dilediği kimsenin tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-27c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler ancak birer murdardır” ifadesi, onların maddi varlıklarının yani bedenlerinin, elbiselerinin pis olduğu anlamında değil, batıl inançları, manevi ve ahlâkî telakki ve davranışları bakımından soyut anlamda pis sayılmalarındandır. Mescid-i Harama girmeleri bu bakımdan yasaklanmıştır. “Kâbe’yi ziyarete gelmemelerinden dolayı yoksul kalmaktan korkmak” cümlesinden anlıyoruz ki; Kâbe’yi ziyarete gelenlerin bugün olduğu gibi zamanına göre iktisadi anlamda çevreye ciddi katkıları oluyordu. Bu katkıların bitmesinden endişelenen Müslümanları teselli etmek için “Allah sizi zenginleştirir” ifadesi kullanılmıştır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra Allah bunun ardından yine dilediği kimsenin tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-27c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler ancak birer murdardır” ifadesi, onların maddi varlıklarının yani bedenlerinin, elbiselerinin pis olduğu anlamında değil, batıl inançları, manevi ve ahlâkî telakki ve davranışları bakımından soyut anlamda pis sayılmalarındandır. Mescid-i Harama girmeleri bu bakımdan yasaklanmıştır. “Kâbe’yi ziyarete gelmemelerinden dolayı yoksul kalmaktan korkmak” cümlesinden anlıyoruz ki; Kâbe’yi ziyarete gelenlerin bugün olduğu gibi zamanına göre iktisadi anlamda çevreye ciddi katkıları oluyordu. Bu katkıların bitmesinden endişelenen Müslümanları teselli etmek için “Allah sizi zenginleştirir” ifadesi kullanılmıştır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra Allah bunun ardından yine dilediği kimsenin tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-26c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler ancak birer murdardır” ifadesi, onların maddi varlıklarının yani bedenlerinin, elbiselerinin pis olduğu anlamında değil, batıl inançları, manevi ve ahlâkî telakki ve davranışları bakımından soyut anlamda pis sayılmalarındandır. Mescid-i Harama girmeleri bu bakımdan yasaklanmıştır. “Kâbe’yi ziyarete gelmemelerinden dolayı yoksul kalmaktan korkmak” cümlesinden anlıyoruz ki; Kâbe’yi ziyarete gelenlerin bugün olduğu gibi zamanına göre iktisadi anlamda çevreye ciddi katkıları oluyordu. Bu katkıların bitmesinden endişelenen Müslümanları teselli etmek için “Allah sizi zenginleştirir” ifadesi kullanılmıştır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! (Bilin ki) müşrikler ancak birer murdardır (soyut pisliktir). Bu yüzden bu yıl (yaptıkları hac)larından (Hicretin dokuzuncu yılından) sonra artık Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer (onların Kâbe’ye gelmemesinden dolayı) yoksul olmaktan korkarsanız (biliniz ki) Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَاۚ وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْن۪يكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ٓ اِنْ شَٓاءَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-28c.mp3","commentary_text":"“Cizye” sözcüğü “bedel” anlamında bir nevi güvenlik vergisidir. Bu vergi, İslâm devleti ya da toplumu bünyesinde yaşayan gayri Müslim vatandaşların mükellef olan erkeklerinden can ve mallarını koruma bedeli olarak yılda bir defa alınmaktadır. Cizyenin miktarı, yükümlülerin ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenir. Akıl hastaları, bunaklar, çocuklar, kadınlar, köleler, körler, topallar ve yaşlılar cizye ödemezler. Cizye veren kişi İslâm’a girer ve Müslüman olursa cizye vermekten kurtulurdu. Bu uygulama aynı zamanda gösteriyor ki; kimse dinini değiştirmeye zorlanamaz. Öyle olsaydı cizye vermek kaydıyla dinini yaşamaya devam eden insanlara dinlerini yaşama müsaadesi verilmezdi. Cizye vermelerinin sebebi; kendilerinin korunma konusunda herhangi bir sorumlulukları olmadığı halde İslâm devleti ya da toplumu tarafından korunmalarının sağlanmasıdır. Bu ayeti, daha iyi anlamak için Muhammed 47/4 ayetiyle bir araya getirmek gerekir: “(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayın (onları esir alın). Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin…”"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! (Bilin ki) müşrikler ancak birer murdardır (soyut pisliktir). Bu yüzden bu yıl (yaptıkları hac)larından (Hicretin dokuzuncu yılından) sonra artık Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer (onların Kâbe’ye gelmemesinden dolayı) yoksul olmaktan korkarsanız (biliniz ki) Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَاۚ وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْن۪يكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ٓ اِنْ شَٓاءَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-28c.mp3","commentary_text":"“Cizye” sözcüğü “bedel” anlamında bir nevi güvenlik vergisidir. Bu vergi, İslâm devleti ya da toplumu bünyesinde yaşayan gayri Müslim vatandaşların mükellef olan erkeklerinden can ve mallarını koruma bedeli olarak yılda bir defa alınmaktadır. Cizyenin miktarı, yükümlülerin ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenir. Akıl hastaları, bunaklar, çocuklar, kadınlar, köleler, körler, topallar ve yaşlılar cizye ödemezler. Cizye veren kişi İslâm’a girer ve Müslüman olursa cizye vermekten kurtulurdu. Bu uygulama aynı zamanda gösteriyor ki; kimse dinini değiştirmeye zorlanamaz. Öyle olsaydı cizye vermek kaydıyla dinini yaşamaya devam eden insanlara dinlerini yaşama müsaadesi verilmezdi. Cizye vermelerinin sebebi; kendilerinin korunma konusunda herhangi bir sorumlulukları olmadığı halde İslâm devleti ya da toplumu tarafından korunmalarının sağlanmasıdır. Bu ayeti, daha iyi anlamak için Muhammed 47/4 ayetiyle bir araya getirmek gerekir: “(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayın (onları esir alın). Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin…”"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! (Bilin ki) müşrikler ancak birer murdardır (soyut pisliktir). Bu yüzden bu yıl (yaptıkları hac)larından (Hicretin dokuzuncu yılından) sonra artık Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer (onların Kâbe’ye gelmemesinden dolayı) yoksul olmaktan korkarsanız (biliniz ki) Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَاۚ وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْن۪يكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ٓ اِنْ شَٓاءَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-28c.mp3","commentary_text":"“Cizye” sözcüğü “bedel” anlamında bir nevi güvenlik vergisidir. Bu vergi, İslâm devleti ya da toplumu bünyesinde yaşayan gayri Müslim vatandaşların mükellef olan erkeklerinden can ve mallarını koruma bedeli olarak yılda bir defa alınmaktadır. Cizyenin miktarı, yükümlülerin ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenir. Akıl hastaları, bunaklar, çocuklar, kadınlar, köleler, körler, topallar ve yaşlılar cizye ödemezler. Cizye veren kişi İslâm’a girer ve Müslüman olursa cizye vermekten kurtulurdu. Bu uygulama aynı zamanda gösteriyor ki; kimse dinini değiştirmeye zorlanamaz. Öyle olsaydı cizye vermek kaydıyla dinini yaşamaya devam eden insanlara dinlerini yaşama müsaadesi verilmezdi. Cizye vermelerinin sebebi; kendilerinin korunma konusunda herhangi bir sorumlulukları olmadığı halde İslâm devleti ya da toplumu tarafından korunmalarının sağlanmasıdır. Bu ayeti, daha iyi anlamak için Muhammed 47/4 ayetiyle bir araya getirmek gerekir: “(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayın (onları esir alın). Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin…”"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! (Bilin ki) müşrikler ancak birer murdardır (soyut pisliktir). Bu yüzden bu yıl (yaptıkları hac)larından (Hicretin dokuzuncu yılından) sonra artık Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer (onların Kâbe’ye gelmemesinden dolayı) yoksul olmaktan korkarsanız (biliniz ki) Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَاۚ وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْن۪يكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ٓ اِنْ شَٓاءَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-27c.mp3","commentary_text":"“Cizye” sözcüğü “bedel” anlamında bir nevi güvenlik vergisidir. Bu vergi, İslâm devleti ya da toplumu bünyesinde yaşayan gayri Müslim vatandaşların mükellef olan erkeklerinden can ve mallarını koruma bedeli olarak yılda bir defa alınmaktadır. Cizyenin miktarı, yükümlülerin ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenir. Akıl hastaları, bunaklar, çocuklar, kadınlar, köleler, körler, topallar ve yaşlılar cizye ödemezler. Cizye veren kişi İslâm’a girer ve Müslüman olursa cizye vermekten kurtulurdu. Bu uygulama aynı zamanda gösteriyor ki; kimse dinini değiştirmeye zorlanamaz. Öyle olsaydı cizye vermek kaydıyla dinini yaşamaya devam eden insanlara dinlerini yaşama müsaadesi verilmezdi. Cizye vermelerinin sebebi; kendilerinin korunma konusunda herhangi bir sorumlulukları olmadığı halde İslâm devleti ya da toplumu tarafından korunmalarının sağlanmasıdır. Bu ayeti, daha iyi anlamak için Muhammed 47/4 ayetiyle bir araya getirmek gerekir: “(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayın (onları esir alın). Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin…”"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlarla Allah’ın ve O’nun elçisinin haram kıldığını haram kabul etmeyenlerle kendilerine kitap verilenlerden hak dini din olarak benimsemeyenlerle (size karşı savaş başlatırlarsa) boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın!","arabic_text":"قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟","related_links":["2/190","9/12"],"audio_path":"8/8-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlarla Allah’ın ve O’nun elçisinin haram kıldığını haram kabul etmeyenlerle kendilerine kitap verilenlerden hak dini din olarak benimsemeyenlerle (size karşı savaş başlatırlarsa) boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın!","arabic_text":"قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟","related_links":["2/190","9/12"],"audio_path":"8/8-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlarla Allah’ın ve O’nun elçisinin haram kıldığını haram kabul etmeyenlerle kendilerine kitap verilenlerden hak dini din olarak benimsemeyenlerle (size karşı savaş başlatırlarsa) boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın!","arabic_text":"قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟","related_links":["2/190","9/12"],"audio_path":"8/8-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanmayanlarla Allah’ın ve O’nun elçisinin haram kıldığını haram kabul etmeyenlerle kendilerine kitap verilenlerden hak dini din olarak benimsemeyenlerle (size karşı savaş başlatırlarsa) boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın!","arabic_text":"قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟","related_links":["2/190","9/12"],"audio_path":"8/8-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yahudiler: “Üzeyir Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise: “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin! Nasıl da haktan çevriliyorlar!","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌۨ ابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/116","5/17","16/57","43/15","53/21"],"audio_path":"8/8-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ahbar” terimi, “hebr” sözcüğünün çoğuludur. Bu terim “Kitap ehlinin bilginleri” -daha çok Yahudi bilginleri- anlamına gelir. “Ruhban” terimi ise “rahip” sözcüğünün çoğuludur, Hıristiyanlarda genellikle manastırlarda yaşayan din adamları için kullanılır. Aynı zamanda insanlardan uzaklaşıp uzlete, riyazete çekilerek dünyalıkları ve dünya zevklerini terk eden ve kendini aşırı derecede ibadete veren kişiler anlamına gelir. Yahudilerin hahamlarını, Hıristiyanların rahiplerini ilah edinmelerinden maksat, Allah’ın mesajlarını bırakarak sahte ilah edindikleri bu kişilerin vahiy dışındaki söylemlerine itibar etmeleri ve onların kişisel emir ve yasaklarına uymaları demektir ki bu da onların, din adamlarına kulluk etmesi anlamına gelmektedir. Ayetin devamında Allah: “Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmişti” buyuruyor. Aynı öldürücü tehlike bugünün Müslümanları için de geçerlidir. Allah ve resulü adına birçok şey farklı isimler altında Müslümanlara dayatılmaya çalışılıyor. Kur’an’la çelişmesine rağmen uydurma hadislerle Hz. Peygamber üzerinden meşrulaştırılarak bazı hurafeler Müslümanların hayatına sokulmak isteniyor. Hahamlarda ve rahiplerde görüldüğü gibi kişiler, özellikle bazı din adamları aşırı derecede yüceltilerek kendilerine tanrısal özellikler yükleniyor. Kutsanan bu kişiler üzerinden yanlış dini telkinlerle mütedeyyin insanlar yozlaştırılıyor ve bağnaz bir toplum meydana getiriliyor. Onun için kim tarafından ve hangi adla olursa olsun söylenenleri, yaşananları, Kur’an’a ve onun yaşanmış hali olan sünnete -ki sünnet Kur’an’ın kendisidir, ahlakıdır- giderek sorgulamalıyız. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum çünkü sünnet diye şişirilmiş ve içi hurafelerle, bidatlerle, uydurma mucizelerle doldurulmuş bir peygamber hayatıyla da karşılaşabilirsiniz. Müslümanlar olarak bilgili ve uyanık olmalıyız, aksi takdirde bizim de yukarıdaki sınıflardan bir farkımız kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yahudiler: “Üzeyir Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise: “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin! Nasıl da haktan çevriliyorlar!","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌۨ ابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/116","5/17","16/57","43/15","53/21"],"audio_path":"8/8-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ahbar” terimi, “hebr” sözcüğünün çoğuludur. Bu terim “Kitap ehlinin bilginleri” -daha çok Yahudi bilginleri- anlamına gelir. “Ruhban” terimi ise “rahip” sözcüğünün çoğuludur, Hıristiyanlarda genellikle manastırlarda yaşayan din adamları için kullanılır. Aynı zamanda insanlardan uzaklaşıp uzlete, riyazete çekilerek dünyalıkları ve dünya zevklerini terk eden ve kendini aşırı derecede ibadete veren kişiler anlamına gelir. Yahudilerin hahamlarını, Hıristiyanların rahiplerini ilah edinmelerinden maksat, Allah’ın mesajlarını bırakarak sahte ilah edindikleri bu kişilerin vahiy dışındaki söylemlerine itibar etmeleri ve onların kişisel emir ve yasaklarına uymaları demektir ki bu da onların, din adamlarına kulluk etmesi anlamına gelmektedir. Ayetin devamında Allah: “Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmişti” buyuruyor. Aynı öldürücü tehlike bugünün Müslümanları için de geçerlidir. Allah ve resulü adına birçok şey farklı isimler altında Müslümanlara dayatılmaya çalışılıyor. Kur’an’la çelişmesine rağmen uydurma hadislerle Hz. Peygamber üzerinden meşrulaştırılarak bazı hurafeler Müslümanların hayatına sokulmak isteniyor. Hahamlarda ve rahiplerde görüldüğü gibi kişiler, özellikle bazı din adamları aşırı derecede yüceltilerek kendilerine tanrısal özellikler yükleniyor. Kutsanan bu kişiler üzerinden yanlış dini telkinlerle mütedeyyin insanlar yozlaştırılıyor ve bağnaz bir toplum meydana getiriliyor. Onun için kim tarafından ve hangi adla olursa olsun söylenenleri, yaşananları, Kur’an’a ve onun yaşanmış hali olan sünnete -ki sünnet Kur’an’ın kendisidir, ahlakıdır- giderek sorgulamalıyız. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum çünkü sünnet diye şişirilmiş ve içi hurafelerle, bidatlerle, uydurma mucizelerle doldurulmuş bir peygamber hayatıyla da karşılaşabilirsiniz. Müslümanlar olarak bilgili ve uyanık olmalıyız, aksi takdirde bizim de yukarıdaki sınıflardan bir farkımız kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yahudiler: “Üzeyir Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise: “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin! Nasıl da haktan çevriliyorlar!","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌۨ ابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/116","5/17","16/57","43/15","53/21"],"audio_path":"8/8-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ahbar” terimi, “hebr” sözcüğünün çoğuludur. Bu terim “Kitap ehlinin bilginleri” -daha çok Yahudi bilginleri- anlamına gelir. “Ruhban” terimi ise “rahip” sözcüğünün çoğuludur, Hıristiyanlarda genellikle manastırlarda yaşayan din adamları için kullanılır. Aynı zamanda insanlardan uzaklaşıp uzlete, riyazete çekilerek dünyalıkları ve dünya zevklerini terk eden ve kendini aşırı derecede ibadete veren kişiler anlamına gelir. Yahudilerin hahamlarını, Hıristiyanların rahiplerini ilah edinmelerinden maksat, Allah’ın mesajlarını bırakarak sahte ilah edindikleri bu kişilerin vahiy dışındaki söylemlerine itibar etmeleri ve onların kişisel emir ve yasaklarına uymaları demektir ki bu da onların, din adamlarına kulluk etmesi anlamına gelmektedir. Ayetin devamında Allah: “Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmişti” buyuruyor. Aynı öldürücü tehlike bugünün Müslümanları için de geçerlidir. Allah ve resulü adına birçok şey farklı isimler altında Müslümanlara dayatılmaya çalışılıyor. Kur’an’la çelişmesine rağmen uydurma hadislerle Hz. Peygamber üzerinden meşrulaştırılarak bazı hurafeler Müslümanların hayatına sokulmak isteniyor. Hahamlarda ve rahiplerde görüldüğü gibi kişiler, özellikle bazı din adamları aşırı derecede yüceltilerek kendilerine tanrısal özellikler yükleniyor. Kutsanan bu kişiler üzerinden yanlış dini telkinlerle mütedeyyin insanlar yozlaştırılıyor ve bağnaz bir toplum meydana getiriliyor. Onun için kim tarafından ve hangi adla olursa olsun söylenenleri, yaşananları, Kur’an’a ve onun yaşanmış hali olan sünnete -ki sünnet Kur’an’ın kendisidir, ahlakıdır- giderek sorgulamalıyız. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum çünkü sünnet diye şişirilmiş ve içi hurafelerle, bidatlerle, uydurma mucizelerle doldurulmuş bir peygamber hayatıyla da karşılaşabilirsiniz. Müslümanlar olarak bilgili ve uyanık olmalıyız, aksi takdirde bizim de yukarıdaki sınıflardan bir farkımız kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yahudiler: “Üzeyir Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise: “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin! Nasıl da haktan çevriliyorlar!","arabic_text":"وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌۨ ابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/116","5/17","16/57","43/15","53/21"],"audio_path":"8/8-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-29c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ahbar” terimi, “hebr” sözcüğünün çoğuludur. Bu terim “Kitap ehlinin bilginleri” -daha çok Yahudi bilginleri- anlamına gelir. “Ruhban” terimi ise “rahip” sözcüğünün çoğuludur, Hıristiyanlarda genellikle manastırlarda yaşayan din adamları için kullanılır. Aynı zamanda insanlardan uzaklaşıp uzlete, riyazete çekilerek dünyalıkları ve dünya zevklerini terk eden ve kendini aşırı derecede ibadete veren kişiler anlamına gelir. Yahudilerin hahamlarını, Hıristiyanların rahiplerini ilah edinmelerinden maksat, Allah’ın mesajlarını bırakarak sahte ilah edindikleri bu kişilerin vahiy dışındaki söylemlerine itibar etmeleri ve onların kişisel emir ve yasaklarına uymaları demektir ki bu da onların, din adamlarına kulluk etmesi anlamına gelmektedir. Ayetin devamında Allah: “Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmişti” buyuruyor. Aynı öldürücü tehlike bugünün Müslümanları için de geçerlidir. Allah ve resulü adına birçok şey farklı isimler altında Müslümanlara dayatılmaya çalışılıyor. Kur’an’la çelişmesine rağmen uydurma hadislerle Hz. Peygamber üzerinden meşrulaştırılarak bazı hurafeler Müslümanların hayatına sokulmak isteniyor. Hahamlarda ve rahiplerde görüldüğü gibi kişiler, özellikle bazı din adamları aşırı derecede yüceltilerek kendilerine tanrısal özellikler yükleniyor. Kutsanan bu kişiler üzerinden yanlış dini telkinlerle mütedeyyin insanlar yozlaştırılıyor ve bağnaz bir toplum meydana getiriliyor. Onun için kim tarafından ve hangi adla olursa olsun söylenenleri, yaşananları, Kur’an’a ve onun yaşanmış hali olan sünnete -ki sünnet Kur’an’ın kendisidir, ahlakıdır- giderek sorgulamalıyız. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum çünkü sünnet diye şişirilmiş ve içi hurafelerle, bidatlerle, uydurma mucizelerle doldurulmuş bir peygamber hayatıyla da karşılaşabilirsiniz. Müslümanlar olarak bilgili ve uyanık olmalıyız, aksi takdirde bizim de yukarıdaki sınıflardan bir farkımız kalmaz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Yahudiler) Allah’la beraber (aşırı yücelttikleri din adamları olan) hahamlarını ve (Hıristiyanlar da aynı şekilde kendi) rahiplerini Allah’tan ayrı birer Rab konumuna getirdiler. Meryem oğlu (İsa) Mesih’i de (zaten Allah’ın oğlu ilan ederek) rab edinmişlerdi. Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmiştir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O onların ortak koştukları şeylerden uzaktır/yücedir.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهًا وَاحِدًاۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["1/4","4/36","5/17","51/56"],"audio_path":"8/8-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Yahudiler) Allah’la beraber (aşırı yücelttikleri din adamları olan) hahamlarını ve (Hıristiyanlar da aynı şekilde kendi) rahiplerini Allah’tan ayrı birer Rab konumuna getirdiler. Meryem oğlu (İsa) Mesih’i de (zaten Allah’ın oğlu ilan ederek) rab edinmişlerdi. Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmiştir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O onların ortak koştukları şeylerden uzaktır/yücedir.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهًا وَاحِدًاۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["1/4","4/36","5/17","51/56"],"audio_path":"8/8-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Yahudiler) Allah’la beraber (aşırı yücelttikleri din adamları olan) hahamlarını ve (Hıristiyanlar da aynı şekilde kendi) rahiplerini Allah’tan ayrı birer Rab konumuna getirdiler. Meryem oğlu (İsa) Mesih’i de (zaten Allah’ın oğlu ilan ederek) rab edinmişlerdi. Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmiştir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O onların ortak koştukları şeylerden uzaktır/yücedir.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهًا وَاحِدًاۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["1/4","4/36","5/17","51/56"],"audio_path":"8/8-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Yahudiler) Allah’la beraber (aşırı yücelttikleri din adamları olan) hahamlarını ve (Hıristiyanlar da aynı şekilde kendi) rahiplerini Allah’tan ayrı birer Rab konumuna getirdiler. Meryem oğlu (İsa) Mesih’i de (zaten Allah’ın oğlu ilan ederek) rab edinmişlerdi. Hâlbuki onlara yalnız bir tek ilah (olan Allah’)a kulluk etmeleri emredilmiştir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O onların ortak koştukları şeylerden uzaktır/yücedir.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهًا وَاحِدًاۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["1/4","4/36","5/17","51/56"],"audio_path":"8/8-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(İnkârcı gruplar) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) Allah’ın nurunu (Kur’an’la gönderilen hakikatin aydınlığını karanlıkla) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللّٰهُ اِلَّٓا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-32c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler istemese de Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez” ifadesi, kâfirlerin zoruna gitse de müşriklerin canı sıkılsa da Allah’ın, nurunu (dinini) mutlaka tamamlayacağı ve buna kimsenin engel olamayacağı anlamına gelmektedir. Bu vaad, sadece asr-ı saadette değil, geçmişten günümüze her zaman mü’minlerin kalplerine güven ve huzur aşılamıştır ve onların geçilmez gibi görülen engelleri aşarak yollarına devam etmelerini, inkârcıların bütün hile ve tuzaklarına rağmen, insani normları aşan gayretleriyle hedeflerine doğru ilerlemelerini sağlamıştır. Çünkü Allah, İnananların mutlaka galip geleceğini ve kendisinin her zaman onlara yardım edeceğini ve böylece nurunu tamamlayacağını müjdelemiştir. Yalnız bütün bunlar inananların gayretine, samimiyetine ve duruşuna bağlıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(İnkârcı gruplar) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) Allah’ın nurunu (Kur’an’la gönderilen hakikatin aydınlığını karanlıkla) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللّٰهُ اِلَّٓا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-32c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler istemese de Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez” ifadesi, kâfirlerin zoruna gitse de müşriklerin canı sıkılsa da Allah’ın, nurunu (dinini) mutlaka tamamlayacağı ve buna kimsenin engel olamayacağı anlamına gelmektedir. Bu vaad, sadece asr-ı saadette değil, geçmişten günümüze her zaman mü’minlerin kalplerine güven ve huzur aşılamıştır ve onların geçilmez gibi görülen engelleri aşarak yollarına devam etmelerini, inkârcıların bütün hile ve tuzaklarına rağmen, insani normları aşan gayretleriyle hedeflerine doğru ilerlemelerini sağlamıştır. Çünkü Allah, İnananların mutlaka galip geleceğini ve kendisinin her zaman onlara yardım edeceğini ve böylece nurunu tamamlayacağını müjdelemiştir. Yalnız bütün bunlar inananların gayretine, samimiyetine ve duruşuna bağlıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(İnkârcı gruplar) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) Allah’ın nurunu (Kur’an’la gönderilen hakikatin aydınlığını karanlıkla) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللّٰهُ اِلَّٓا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-32c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler istemese de Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez” ifadesi, kâfirlerin zoruna gitse de müşriklerin canı sıkılsa da Allah’ın, nurunu (dinini) mutlaka tamamlayacağı ve buna kimsenin engel olamayacağı anlamına gelmektedir. Bu vaad, sadece asr-ı saadette değil, geçmişten günümüze her zaman mü’minlerin kalplerine güven ve huzur aşılamıştır ve onların geçilmez gibi görülen engelleri aşarak yollarına devam etmelerini, inkârcıların bütün hile ve tuzaklarına rağmen, insani normları aşan gayretleriyle hedeflerine doğru ilerlemelerini sağlamıştır. Çünkü Allah, İnananların mutlaka galip geleceğini ve kendisinin her zaman onlara yardım edeceğini ve böylece nurunu tamamlayacağını müjdelemiştir. Yalnız bütün bunlar inananların gayretine, samimiyetine ve duruşuna bağlıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(İnkârcı gruplar) ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) Allah’ın nurunu (Kur’an’la gönderilen hakikatin aydınlığını karanlıkla) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ اَنْ يُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللّٰهُ اِلَّٓا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-31c.mp3","commentary_text":"“Müşrikler istemese de Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez” ifadesi, kâfirlerin zoruna gitse de müşriklerin canı sıkılsa da Allah’ın, nurunu (dinini) mutlaka tamamlayacağı ve buna kimsenin engel olamayacağı anlamına gelmektedir. Bu vaad, sadece asr-ı saadette değil, geçmişten günümüze her zaman mü’minlerin kalplerine güven ve huzur aşılamıştır ve onların geçilmez gibi görülen engelleri aşarak yollarına devam etmelerini, inkârcıların bütün hile ve tuzaklarına rağmen, insani normları aşan gayretleriyle hedeflerine doğru ilerlemelerini sağlamıştır. Çünkü Allah, İnananların mutlaka galip geleceğini ve kendisinin her zaman onlara yardım edeceğini ve böylece nurunu tamamlayacağını müjdelemiştir. Yalnız bütün bunlar inananların gayretine, samimiyetine ve duruşuna bağlıdır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Müşrikler istemese de Allah dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayetle ve hak dinle gönderendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۙ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-33c.mp3","commentary_text":"Bu din istismarının devam edebilmesi ve sömürü sektörünün ayakta kalabilmesi için dinin kaynağına doğrudan ulaşmak isteyenleri yanlış dini telkinlerle, aslı astarı olmayan fetvalarla Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Aynı durum İslâm dünyası için de geçerlidir. Nikâh ve sünnet merasimleri, cenaze ve kabir başı organizasyonları, mevlit okumalar ve hatim indirmeler, ıskat-ı salât ve telkin aldatmacaları, muska yazmak, vs. gibi hiçbir dini dayanağı olmayan ritüeller icat edip fiyat borsaları oluşturulmaktadır. Bunları ve benzerlerini hahamlar ve rahipler yaptığı zaman yanlış oluyor da Müslüman sözde din adamları yaptığı zaman neden doğru oluyor?  Din sömürüsü yaparak insanları gerçek dininden uzaklaştıran hahamlar ve rahipler azabı hak ederken, aynı işi yapan İslâm’ın sözde temsilcileri neden cenneti hak ediyor?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Müşrikler istemese de Allah dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayetle ve hak dinle gönderendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۙ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-33c.mp3","commentary_text":"Bu din istismarının devam edebilmesi ve sömürü sektörünün ayakta kalabilmesi için dinin kaynağına doğrudan ulaşmak isteyenleri yanlış dini telkinlerle, aslı astarı olmayan fetvalarla Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Aynı durum İslâm dünyası için de geçerlidir. Nikâh ve sünnet merasimleri, cenaze ve kabir başı organizasyonları, mevlit okumalar ve hatim indirmeler, ıskat-ı salât ve telkin aldatmacaları, muska yazmak, vs. gibi hiçbir dini dayanağı olmayan ritüeller icat edip fiyat borsaları oluşturulmaktadır. Bunları ve benzerlerini hahamlar ve rahipler yaptığı zaman yanlış oluyor da Müslüman sözde din adamları yaptığı zaman neden doğru oluyor?  Din sömürüsü yaparak insanları gerçek dininden uzaklaştıran hahamlar ve rahipler azabı hak ederken, aynı işi yapan İslâm’ın sözde temsilcileri neden cenneti hak ediyor?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Müşrikler istemese de Allah dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayetle ve hak dinle gönderendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۙ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-33c.mp3","commentary_text":"Bu din istismarının devam edebilmesi ve sömürü sektörünün ayakta kalabilmesi için dinin kaynağına doğrudan ulaşmak isteyenleri yanlış dini telkinlerle, aslı astarı olmayan fetvalarla Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Aynı durum İslâm dünyası için de geçerlidir. Nikâh ve sünnet merasimleri, cenaze ve kabir başı organizasyonları, mevlit okumalar ve hatim indirmeler, ıskat-ı salât ve telkin aldatmacaları, muska yazmak, vs. gibi hiçbir dini dayanağı olmayan ritüeller icat edip fiyat borsaları oluşturulmaktadır. Bunları ve benzerlerini hahamlar ve rahipler yaptığı zaman yanlış oluyor da Müslüman sözde din adamları yaptığı zaman neden doğru oluyor?  Din sömürüsü yaparak insanları gerçek dininden uzaklaştıran hahamlar ve rahipler azabı hak ederken, aynı işi yapan İslâm’ın sözde temsilcileri neden cenneti hak ediyor?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Müşrikler istemese de Allah dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayetle ve hak dinle gönderendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۙ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-32c.mp3","commentary_text":"Bu din istismarının devam edebilmesi ve sömürü sektörünün ayakta kalabilmesi için dinin kaynağına doğrudan ulaşmak isteyenleri yanlış dini telkinlerle, aslı astarı olmayan fetvalarla Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Aynı durum İslâm dünyası için de geçerlidir. Nikâh ve sünnet merasimleri, cenaze ve kabir başı organizasyonları, mevlit okumalar ve hatim indirmeler, ıskat-ı salât ve telkin aldatmacaları, muska yazmak, vs. gibi hiçbir dini dayanağı olmayan ritüeller icat edip fiyat borsaları oluşturulmaktadır. Bunları ve benzerlerini hahamlar ve rahipler yaptığı zaman yanlış oluyor da Müslüman sözde din adamları yaptığı zaman neden doğru oluyor?  Din sömürüsü yaparak insanları gerçek dininden uzaklaştıran hahamlar ve rahipler azabı hak ederken, aynı işi yapan İslâm’ın sözde temsilcileri neden cenneti hak ediyor?"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ey inananlar! Doğrusu (Yahudi) hahamların ve (Hıristiyan) rahiplerin pek çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (onları) Allah yolundan alıkoyarlar. (Bir de) altını ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları pek acıklı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle Ali İmran 3/180. ayet arasında; cimrilik ederek ve tamahkârlık göstererek Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri sahiplerine teslim etmeyen yani Allah’ın emanetine ihanet eden kimseleri ahirette bekleyen azap konusunda ciddi bir paralellik olduğunu görmekteyiz."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ey inananlar! Doğrusu (Yahudi) hahamların ve (Hıristiyan) rahiplerin pek çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (onları) Allah yolundan alıkoyarlar. (Bir de) altını ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları pek acıklı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle Ali İmran 3/180. ayet arasında; cimrilik ederek ve tamahkârlık göstererek Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri sahiplerine teslim etmeyen yani Allah’ın emanetine ihanet eden kimseleri ahirette bekleyen azap konusunda ciddi bir paralellik olduğunu görmekteyiz."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ey inananlar! Doğrusu (Yahudi) hahamların ve (Hıristiyan) rahiplerin pek çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (onları) Allah yolundan alıkoyarlar. (Bir de) altını ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları pek acıklı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle Ali İmran 3/180. ayet arasında; cimrilik ederek ve tamahkârlık göstererek Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri sahiplerine teslim etmeyen yani Allah’ın emanetine ihanet eden kimseleri ahirette bekleyen azap konusunda ciddi bir paralellik olduğunu görmekteyiz."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ey inananlar! Doğrusu (Yahudi) hahamların ve (Hıristiyan) rahiplerin pek çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (onları) Allah yolundan alıkoyarlar. (Bir de) altını ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları pek acıklı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-33c.mp3","commentary_text":"Bu ayetle Ali İmran 3/180. ayet arasında; cimrilik ederek ve tamahkârlık göstererek Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri sahiplerine teslim etmeyen yani Allah’ın emanetine ihanet eden kimseleri ahirette bekleyen azap konusunda ciddi bir paralellik olduğunu görmekteyiz."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün (biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılacak da onlarla alınları yan tarafları ve sırtları dağlanacak ve kendilerine: “Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir. Hadi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı” (denilecek).","arabic_text":"يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-35c.mp3","commentary_text":"Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir. Bu ayların isimleri sırasıyla şöyledir: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rabiülevvel, 4. Rabiülahır, 5. Cemaziyülevvel, 6. Cemaziyülâhır, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade ve 12. Zilhicce."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün (biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılacak da onlarla alınları yan tarafları ve sırtları dağlanacak ve kendilerine: “Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir. Hadi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı” (denilecek).","arabic_text":"يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-35c.mp3","commentary_text":"Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir. Bu ayların isimleri sırasıyla şöyledir: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rabiülevvel, 4. Rabiülahır, 5. Cemaziyülevvel, 6. Cemaziyülâhır, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade ve 12. Zilhicce."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün (biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılacak da onlarla alınları yan tarafları ve sırtları dağlanacak ve kendilerine: “Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir. Hadi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı” (denilecek).","arabic_text":"يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-35c.mp3","commentary_text":"Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir. Bu ayların isimleri sırasıyla şöyledir: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rabiülevvel, 4. Rabiülahır, 5. Cemaziyülevvel, 6. Cemaziyülâhır, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade ve 12. Zilhicce."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün (biriktirdikleri altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılacak da onlarla alınları yan tarafları ve sırtları dağlanacak ve kendilerine: “Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir. Hadi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı” (denilecek).","arabic_text":"يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-34c.mp3","commentary_text":"Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir. Bu ayların isimleri sırasıyla şöyledir: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rabiülevvel, 4. Rabiülahır, 5. Cemaziyülevvel, 6. Cemaziyülâhır, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade ve 12. Zilhicce."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri koyduğu yasalar uyarınca Allah katında ayların sayısı on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken Muharrem Receb Zilkâde ve Zilhicce) aylarıdır. İşte doğru hesap budur. O halde onlarda (Allah’ın koyduğu yasağı delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa siz de onlarla (öylece) toplu olarak savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَٓا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِك۪ينَ كَٓافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَٓافَّةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-36c.mp3","commentary_text":"İslâm dünyasında yaygın olan Haram Aylar; Recep, Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Yani Kameri takvimin 7, 11, 12 ve 1. aylarıdır. Arap toplumu, bu ayları haram kabul eder ve bu aylarda savaş yapmazlardı. Ay takvimi ile güneş takvimi arasındaki yıllık 11 günlük fark nedeniyle hac mevsimi her sene 11 gün geri geliyordu. Ancak Araplar bu durumdan rahatsızdı. Çünkü onlar kendilerinin avantajlı olduğu ılıman bir mevsimde haccı sabitlemek istiyorlardı. Ayrıca haram aylardan üç tanesi art arda geldiğinden bu kadar uzun süre savaşmadan ve yağmalamadan duramıyorlardı. Hem haccı işlerine gelen bir mevsimde yapabilmek hem de ayların arasını açabilmek için haram ayların süresini kısaltır ve sırasını değiştirirlerdi. Bu yüzden haram ayların arasına fazladan bir ay katmak, bir senenin haram ayını bir başka seneye ertelemek gibi düzenlemelerle, kendi akıllarınca işi kitabına uydururlardı. Bu uygulama H. 8. yılında bu âyet indirilinceye kadar devam etmişti. Hz. Peygamberin veda haccı, gerçek hac mevsimine denk gelmiş ve o yıldan beri hac gerçek tarihinde yapılmaktadır."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri koyduğu yasalar uyarınca Allah katında ayların sayısı on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken Muharrem Receb Zilkâde ve Zilhicce) aylarıdır. İşte doğru hesap budur. O halde onlarda (Allah’ın koyduğu yasağı delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa siz de onlarla (öylece) toplu olarak savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَٓا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِك۪ينَ كَٓافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَٓافَّةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-36c.mp3","commentary_text":"İslâm dünyasında yaygın olan Haram Aylar; Recep, Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Yani Kameri takvimin 7, 11, 12 ve 1. aylarıdır. Arap toplumu, bu ayları haram kabul eder ve bu aylarda savaş yapmazlardı. Ay takvimi ile güneş takvimi arasındaki yıllık 11 günlük fark nedeniyle hac mevsimi her sene 11 gün geri geliyordu. Ancak Araplar bu durumdan rahatsızdı. Çünkü onlar kendilerinin avantajlı olduğu ılıman bir mevsimde haccı sabitlemek istiyorlardı. Ayrıca haram aylardan üç tanesi art arda geldiğinden bu kadar uzun süre savaşmadan ve yağmalamadan duramıyorlardı. Hem haccı işlerine gelen bir mevsimde yapabilmek hem de ayların arasını açabilmek için haram ayların süresini kısaltır ve sırasını değiştirirlerdi. Bu yüzden haram ayların arasına fazladan bir ay katmak, bir senenin haram ayını bir başka seneye ertelemek gibi düzenlemelerle, kendi akıllarınca işi kitabına uydururlardı. Bu uygulama H. 8. yılında bu âyet indirilinceye kadar devam etmişti. Hz. Peygamberin veda haccı, gerçek hac mevsimine denk gelmiş ve o yıldan beri hac gerçek tarihinde yapılmaktadır."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri koyduğu yasalar uyarınca Allah katında ayların sayısı on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken Muharrem Receb Zilkâde ve Zilhicce) aylarıdır. İşte doğru hesap budur. O halde onlarda (Allah’ın koyduğu yasağı delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa siz de onlarla (öylece) toplu olarak savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَٓا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِك۪ينَ كَٓافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَٓافَّةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-36c.mp3","commentary_text":"İslâm dünyasında yaygın olan Haram Aylar; Recep, Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Yani Kameri takvimin 7, 11, 12 ve 1. aylarıdır. Arap toplumu, bu ayları haram kabul eder ve bu aylarda savaş yapmazlardı. Ay takvimi ile güneş takvimi arasındaki yıllık 11 günlük fark nedeniyle hac mevsimi her sene 11 gün geri geliyordu. Ancak Araplar bu durumdan rahatsızdı. Çünkü onlar kendilerinin avantajlı olduğu ılıman bir mevsimde haccı sabitlemek istiyorlardı. Ayrıca haram aylardan üç tanesi art arda geldiğinden bu kadar uzun süre savaşmadan ve yağmalamadan duramıyorlardı. Hem haccı işlerine gelen bir mevsimde yapabilmek hem de ayların arasını açabilmek için haram ayların süresini kısaltır ve sırasını değiştirirlerdi. Bu yüzden haram ayların arasına fazladan bir ay katmak, bir senenin haram ayını bir başka seneye ertelemek gibi düzenlemelerle, kendi akıllarınca işi kitabına uydururlardı. Bu uygulama H. 8. yılında bu âyet indirilinceye kadar devam etmişti. Hz. Peygamberin veda haccı, gerçek hac mevsimine denk gelmiş ve o yıldan beri hac gerçek tarihinde yapılmaktadır."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri koyduğu yasalar uyarınca Allah katında ayların sayısı on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken Muharrem Receb Zilkâde ve Zilhicce) aylarıdır. İşte doğru hesap budur. O halde onlarda (Allah’ın koyduğu yasağı delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa siz de onlarla (öylece) toplu olarak savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَٓا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِك۪ينَ كَٓافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَٓافَّةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-35c.mp3","commentary_text":"İslâm dünyasında yaygın olan Haram Aylar; Recep, Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Yani Kameri takvimin 7, 11, 12 ve 1. aylarıdır. Arap toplumu, bu ayları haram kabul eder ve bu aylarda savaş yapmazlardı. Ay takvimi ile güneş takvimi arasındaki yıllık 11 günlük fark nedeniyle hac mevsimi her sene 11 gün geri geliyordu. Ancak Araplar bu durumdan rahatsızdı. Çünkü onlar kendilerinin avantajlı olduğu ılıman bir mevsimde haccı sabitlemek istiyorlardı. Ayrıca haram aylardan üç tanesi art arda geldiğinden bu kadar uzun süre savaşmadan ve yağmalamadan duramıyorlardı. Hem haccı işlerine gelen bir mevsimde yapabilmek hem de ayların arasını açabilmek için haram ayların süresini kısaltır ve sırasını değiştirirlerdi. Bu yüzden haram ayların arasına fazladan bir ay katmak, bir senenin haram ayını bir başka seneye ertelemek gibi düzenlemelerle, kendi akıllarınca işi kitabına uydururlardı. Bu uygulama H. 8. yılında bu âyet indirilinceye kadar devam etmişti. Hz. Peygamberin veda haccı, gerçek hac mevsimine denk gelmiş ve o yıldan beri hac gerçek tarihinde yapılmaktadır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Savaşmak için) haram ayların yerini değiştirip sonraya bırakmak küfrün ileri noktasıdır ki onunla inkârcılar (daha derin bir) sapıklığa düşüyorlar. Allah’ın kutsal saydığı ayların sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için (haram ayını) bir yıl helal bir yıl da haram sayarlar. (Böylelikle) Allah’ın haram kıldığını helal kılmış olurlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine çekici ve süslü gösterilmiştir. Allah küfre batan bir topluluğu (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletmez.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّس۪ٓيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُۜ زُيِّنَ لَهُمْ سُٓوءُ اَعْمَالِهِمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-37c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler Tebük Seferi ile ilgili olarak inmiştir. Öyle ki bu sefer, gerçek Müslümanlarla münafıkları birbirinden ayırmıştır. Bizans İmparatorluğu, Müslümanların hicretten sonraki başarılarından kaygılanmaya başlamış ve Hz. Muhammed öncülüğündeki İslam’ın yayılmasından ciddi rahatsızlık duymuştu. İslam’ın daha fazla kitlelere ulaşmasına engel olmak için Hristiyan olan Arapların da desteğini alarak bir çalışma başlatmıştı. Tam böyle bir zamanda Suriye’de bulunan Hristiyanlar, Bizans İmparatoru Heraklius’a bir mektup göndererek; “Muhammed’in öldüğünü, İslam coğrafyasında kıtlığın baş gösterdiğini, Müslümanların dağılmaya yüz tuttuğunu, dolaysıyla Medine’ye sefer düzenlendiği takdirde Müslümanların karşı koyamayacağını ve Hristiyanlık inancına katılabileceklerini…” bildirmişlerdi. Bunun üzerine Müslümanları yok etmeyi planlayan Bizans İmparatoru 40.000 kişilik bir ordu hazırlayarak Medine’ye doğru yola çıkmıştı. Hicretin dokuzuncu yılında (M. 630’da) Bizans İmparatorunun Müslümanlara karşı büyük bir saldırı plânladığını haber alan Allah’ın Elçisi, genel bir seferberlik ilan ederek derhâl hazırlıklara başlanmasını emretmişti. Fakat münafıklar Romalılara karşı savaşmanın bir intihar olacağını ortaya atarak kendileriyle beraber yeni Müslüman olanların da bu sefere katılmamasını sağlamışlardı. Bütün olumsuz şartlara ve münafıkların engellemesine rağmen, Hz. Peygamber, sadık ve samimi Müslümanların gayretiyle topladığı 30.000 kişilik İslam ordusuyla Tebük’e doğru yola çıktı. İslam Ordu Tebük’e kadar gelmişti ki, Bizanslıların savaştan vazgeçtiği haberini aldılar. Hem tedbir hem de tebliğ amaçlı İslam ordusu yirmi gün boyunca orada kaldılar. Bu zaman zarfında, bölgedeki kabilelere Allah’ın dini anlatılarak temsille tebliğler yapıldı ve bölge halkının çoğu İslâm’ı kabul etti ve bölge İslâm devletinin egemenliği altına alındı. Bu seferde savaş olmamış ama Hz. Muhammed çok güçlü ve disiplinli bir ordu ile Bizans’ı püskürterek askerî ve siyasî açıdan önemli bir zafer kazanmıştır. Böylece Müslümanlar, Arap coğrafyasının en büyük gücü olduklarını herkese kabul ettirmiştir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Savaşmak için) haram ayların yerini değiştirip sonraya bırakmak küfrün ileri noktasıdır ki onunla inkârcılar (daha derin bir) sapıklığa düşüyorlar. Allah’ın kutsal saydığı ayların sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için (haram ayını) bir yıl helal bir yıl da haram sayarlar. (Böylelikle) Allah’ın haram kıldığını helal kılmış olurlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine çekici ve süslü gösterilmiştir. Allah küfre batan bir topluluğu (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletmez.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّس۪ٓيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُۜ زُيِّنَ لَهُمْ سُٓوءُ اَعْمَالِهِمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-37c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler Tebük Seferi ile ilgili olarak inmiştir. Öyle ki bu sefer, gerçek Müslümanlarla münafıkları birbirinden ayırmıştır. Bizans İmparatorluğu, Müslümanların hicretten sonraki başarılarından kaygılanmaya başlamış ve Hz. Muhammed öncülüğündeki İslam’ın yayılmasından ciddi rahatsızlık duymuştu. İslam’ın daha fazla kitlelere ulaşmasına engel olmak için Hristiyan olan Arapların da desteğini alarak bir çalışma başlatmıştı. Tam böyle bir zamanda Suriye’de bulunan Hristiyanlar, Bizans İmparatoru Heraklius’a bir mektup göndererek; “Muhammed’in öldüğünü, İslam coğrafyasında kıtlığın baş gösterdiğini, Müslümanların dağılmaya yüz tuttuğunu, dolaysıyla Medine’ye sefer düzenlendiği takdirde Müslümanların karşı koyamayacağını ve Hristiyanlık inancına katılabileceklerini…” bildirmişlerdi. Bunun üzerine Müslümanları yok etmeyi planlayan Bizans İmparatoru 40.000 kişilik bir ordu hazırlayarak Medine’ye doğru yola çıkmıştı. Hicretin dokuzuncu yılında (M. 630’da) Bizans İmparatorunun Müslümanlara karşı büyük bir saldırı plânladığını haber alan Allah’ın Elçisi, genel bir seferberlik ilan ederek derhâl hazırlıklara başlanmasını emretmişti. Fakat münafıklar Romalılara karşı savaşmanın bir intihar olacağını ortaya atarak kendileriyle beraber yeni Müslüman olanların da bu sefere katılmamasını sağlamışlardı. Bütün olumsuz şartlara ve münafıkların engellemesine rağmen, Hz. Peygamber, sadık ve samimi Müslümanların gayretiyle topladığı 30.000 kişilik İslam ordusuyla Tebük’e doğru yola çıktı. İslam Ordu Tebük’e kadar gelmişti ki, Bizanslıların savaştan vazgeçtiği haberini aldılar. Hem tedbir hem de tebliğ amaçlı İslam ordusu yirmi gün boyunca orada kaldılar. Bu zaman zarfında, bölgedeki kabilelere Allah’ın dini anlatılarak temsille tebliğler yapıldı ve bölge halkının çoğu İslâm’ı kabul etti ve bölge İslâm devletinin egemenliği altına alındı. Bu seferde savaş olmamış ama Hz. Muhammed çok güçlü ve disiplinli bir ordu ile Bizans’ı püskürterek askerî ve siyasî açıdan önemli bir zafer kazanmıştır. Böylece Müslümanlar, Arap coğrafyasının en büyük gücü olduklarını herkese kabul ettirmiştir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Savaşmak için) haram ayların yerini değiştirip sonraya bırakmak küfrün ileri noktasıdır ki onunla inkârcılar (daha derin bir) sapıklığa düşüyorlar. Allah’ın kutsal saydığı ayların sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için (haram ayını) bir yıl helal bir yıl da haram sayarlar. (Böylelikle) Allah’ın haram kıldığını helal kılmış olurlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine çekici ve süslü gösterilmiştir. Allah küfre batan bir topluluğu (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletmez.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّس۪ٓيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُۜ زُيِّنَ لَهُمْ سُٓوءُ اَعْمَالِهِمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-37c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler Tebük Seferi ile ilgili olarak inmiştir. Öyle ki bu sefer, gerçek Müslümanlarla münafıkları birbirinden ayırmıştır. Bizans İmparatorluğu, Müslümanların hicretten sonraki başarılarından kaygılanmaya başlamış ve Hz. Muhammed öncülüğündeki İslam’ın yayılmasından ciddi rahatsızlık duymuştu. İslam’ın daha fazla kitlelere ulaşmasına engel olmak için Hristiyan olan Arapların da desteğini alarak bir çalışma başlatmıştı. Tam böyle bir zamanda Suriye’de bulunan Hristiyanlar, Bizans İmparatoru Heraklius’a bir mektup göndererek; “Muhammed’in öldüğünü, İslam coğrafyasında kıtlığın baş gösterdiğini, Müslümanların dağılmaya yüz tuttuğunu, dolaysıyla Medine’ye sefer düzenlendiği takdirde Müslümanların karşı koyamayacağını ve Hristiyanlık inancına katılabileceklerini…” bildirmişlerdi. Bunun üzerine Müslümanları yok etmeyi planlayan Bizans İmparatoru 40.000 kişilik bir ordu hazırlayarak Medine’ye doğru yola çıkmıştı. Hicretin dokuzuncu yılında (M. 630’da) Bizans İmparatorunun Müslümanlara karşı büyük bir saldırı plânladığını haber alan Allah’ın Elçisi, genel bir seferberlik ilan ederek derhâl hazırlıklara başlanmasını emretmişti. Fakat münafıklar Romalılara karşı savaşmanın bir intihar olacağını ortaya atarak kendileriyle beraber yeni Müslüman olanların da bu sefere katılmamasını sağlamışlardı. Bütün olumsuz şartlara ve münafıkların engellemesine rağmen, Hz. Peygamber, sadık ve samimi Müslümanların gayretiyle topladığı 30.000 kişilik İslam ordusuyla Tebük’e doğru yola çıktı. İslam Ordu Tebük’e kadar gelmişti ki, Bizanslıların savaştan vazgeçtiği haberini aldılar. Hem tedbir hem de tebliğ amaçlı İslam ordusu yirmi gün boyunca orada kaldılar. Bu zaman zarfında, bölgedeki kabilelere Allah’ın dini anlatılarak temsille tebliğler yapıldı ve bölge halkının çoğu İslâm’ı kabul etti ve bölge İslâm devletinin egemenliği altına alındı. Bu seferde savaş olmamış ama Hz. Muhammed çok güçlü ve disiplinli bir ordu ile Bizans’ı püskürterek askerî ve siyasî açıdan önemli bir zafer kazanmıştır. Böylece Müslümanlar, Arap coğrafyasının en büyük gücü olduklarını herkese kabul ettirmiştir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Savaşmak için) haram ayların yerini değiştirip sonraya bırakmak küfrün ileri noktasıdır ki onunla inkârcılar (daha derin bir) sapıklığa düşüyorlar. Allah’ın kutsal saydığı ayların sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için (haram ayını) bir yıl helal bir yıl da haram sayarlar. (Böylelikle) Allah’ın haram kıldığını helal kılmış olurlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine çekici ve süslü gösterilmiştir. Allah küfre batan bir topluluğu (kötü niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola iletmez.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّس۪ٓيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُۜ زُيِّنَ لَهُمْ سُٓوءُ اَعْمَالِهِمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-36c.mp3","commentary_text":"Bu ve bundan sonraki ayetler Tebük Seferi ile ilgili olarak inmiştir. Öyle ki bu sefer, gerçek Müslümanlarla münafıkları birbirinden ayırmıştır. Bizans İmparatorluğu, Müslümanların hicretten sonraki başarılarından kaygılanmaya başlamış ve Hz. Muhammed öncülüğündeki İslam’ın yayılmasından ciddi rahatsızlık duymuştu. İslam’ın daha fazla kitlelere ulaşmasına engel olmak için Hristiyan olan Arapların da desteğini alarak bir çalışma başlatmıştı. Tam böyle bir zamanda Suriye’de bulunan Hristiyanlar, Bizans İmparatoru Heraklius’a bir mektup göndererek; “Muhammed’in öldüğünü, İslam coğrafyasında kıtlığın baş gösterdiğini, Müslümanların dağılmaya yüz tuttuğunu, dolaysıyla Medine’ye sefer düzenlendiği takdirde Müslümanların karşı koyamayacağını ve Hristiyanlık inancına katılabileceklerini…” bildirmişlerdi. Bunun üzerine Müslümanları yok etmeyi planlayan Bizans İmparatoru 40.000 kişilik bir ordu hazırlayarak Medine’ye doğru yola çıkmıştı. Hicretin dokuzuncu yılında (M. 630’da) Bizans İmparatorunun Müslümanlara karşı büyük bir saldırı plânladığını haber alan Allah’ın Elçisi, genel bir seferberlik ilan ederek derhâl hazırlıklara başlanmasını emretmişti. Fakat münafıklar Romalılara karşı savaşmanın bir intihar olacağını ortaya atarak kendileriyle beraber yeni Müslüman olanların da bu sefere katılmamasını sağlamışlardı. Bütün olumsuz şartlara ve münafıkların engellemesine rağmen, Hz. Peygamber, sadık ve samimi Müslümanların gayretiyle topladığı 30.000 kişilik İslam ordusuyla Tebük’e doğru yola çıktı. İslam Ordu Tebük’e kadar gelmişti ki, Bizanslıların savaştan vazgeçtiği haberini aldılar. Hem tedbir hem de tebliğ amaçlı İslam ordusu yirmi gün boyunca orada kaldılar. Bu zaman zarfında, bölgedeki kabilelere Allah’ın dini anlatılarak temsille tebliğler yapıldı ve bölge halkının çoğu İslâm’ı kabul etti ve bölge İslâm devletinin egemenliği altına alındı. Bu seferde savaş olmamış ama Hz. Muhammed çok güçlü ve disiplinli bir ordu ile Bizans’ı püskürterek askerî ve siyasî açıdan önemli bir zafer kazanmıştır. Böylece Müslümanlar, Arap coğrafyasının en büyük gücü olduklarını herkese kabul ettirmiştir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ey inananlar! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda seferber olun (savaşa çıkın)!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? (Unutmayın ki) dünya hayatının nimeti ahirete oranla pek azdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-38c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne katılacak olan Müslümanların işi oldukça zordu. Çünkü hem gidecekleri yer uzak hem de havalar sıcaktı. Savaşacakları düşmanları da güçlüydü. Kıtlık ve yokluk vardı. Genel seferberlik ilan edilmesine rağmen Müslümanların bir kısmı bu sefere sıcak bakmıyordu. Onun için sefer hazırlıkları uzun sürdü. Ancak Müslümanlar, kıtlığı, kuraklığı, sıcaklığı, uzaklığı bahane etmeden mutlaka bu sefere katılmalıydı, imanlarının ve sadakatlerinin gereğini yerine getirmeliydi. Aksi takdirde cezalandırılacakları bu âyetle kendilerine bildiriliyordu. Demek, gerektiği zaman zulme karşı koymak, terörü engellemek, insan hak ve özgürlüklerini korumak, başka bir ifâde ile meşru savunma anlamındaki önleyici savaş da bir farzdır. Bizans’a karşı böyle bir vecibenin icrası için Müslümanların bir kısmı korkak ve ürkek davranarak sefere katılmak istemeyince bu defa hem teselli hem de uyarı amaçlı bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ey inananlar! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda seferber olun (savaşa çıkın)!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? (Unutmayın ki) dünya hayatının nimeti ahirete oranla pek azdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-38c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne katılacak olan Müslümanların işi oldukça zordu. Çünkü hem gidecekleri yer uzak hem de havalar sıcaktı. Savaşacakları düşmanları da güçlüydü. Kıtlık ve yokluk vardı. Genel seferberlik ilan edilmesine rağmen Müslümanların bir kısmı bu sefere sıcak bakmıyordu. Onun için sefer hazırlıkları uzun sürdü. Ancak Müslümanlar, kıtlığı, kuraklığı, sıcaklığı, uzaklığı bahane etmeden mutlaka bu sefere katılmalıydı, imanlarının ve sadakatlerinin gereğini yerine getirmeliydi. Aksi takdirde cezalandırılacakları bu âyetle kendilerine bildiriliyordu. Demek, gerektiği zaman zulme karşı koymak, terörü engellemek, insan hak ve özgürlüklerini korumak, başka bir ifâde ile meşru savunma anlamındaki önleyici savaş da bir farzdır. Bizans’a karşı böyle bir vecibenin icrası için Müslümanların bir kısmı korkak ve ürkek davranarak sefere katılmak istemeyince bu defa hem teselli hem de uyarı amaçlı bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ey inananlar! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda seferber olun (savaşa çıkın)!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? (Unutmayın ki) dünya hayatının nimeti ahirete oranla pek azdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-38c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne katılacak olan Müslümanların işi oldukça zordu. Çünkü hem gidecekleri yer uzak hem de havalar sıcaktı. Savaşacakları düşmanları da güçlüydü. Kıtlık ve yokluk vardı. Genel seferberlik ilan edilmesine rağmen Müslümanların bir kısmı bu sefere sıcak bakmıyordu. Onun için sefer hazırlıkları uzun sürdü. Ancak Müslümanlar, kıtlığı, kuraklığı, sıcaklığı, uzaklığı bahane etmeden mutlaka bu sefere katılmalıydı, imanlarının ve sadakatlerinin gereğini yerine getirmeliydi. Aksi takdirde cezalandırılacakları bu âyetle kendilerine bildiriliyordu. Demek, gerektiği zaman zulme karşı koymak, terörü engellemek, insan hak ve özgürlüklerini korumak, başka bir ifâde ile meşru savunma anlamındaki önleyici savaş da bir farzdır. Bizans’a karşı böyle bir vecibenin icrası için Müslümanların bir kısmı korkak ve ürkek davranarak sefere katılmak istemeyince bu defa hem teselli hem de uyarı amaçlı bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ey inananlar! Size ne oluyor ki: “Allah yolunda seferber olun (savaşa çıkın)!” denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Yoksa ahiretten (vazgeçip yalnız) dünya hayatına mı razı oldunuz? (Unutmayın ki) dünya hayatının nimeti ahirete oranla pek azdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-37c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne katılacak olan Müslümanların işi oldukça zordu. Çünkü hem gidecekleri yer uzak hem de havalar sıcaktı. Savaşacakları düşmanları da güçlüydü. Kıtlık ve yokluk vardı. Genel seferberlik ilan edilmesine rağmen Müslümanların bir kısmı bu sefere sıcak bakmıyordu. Onun için sefer hazırlıkları uzun sürdü. Ancak Müslümanlar, kıtlığı, kuraklığı, sıcaklığı, uzaklığı bahane etmeden mutlaka bu sefere katılmalıydı, imanlarının ve sadakatlerinin gereğini yerine getirmeliydi. Aksi takdirde cezalandırılacakları bu âyetle kendilerine bildiriliyordu. Demek, gerektiği zaman zulme karşı koymak, terörü engellemek, insan hak ve özgürlüklerini korumak, başka bir ifâde ile meşru savunma anlamındaki önleyici savaş da bir farzdır. Bizans’a karşı böyle bir vecibenin icrası için Müslümanların bir kısmı korkak ve ürkek davranarak sefere katılmak istemeyince bu defa hem teselli hem de uyarı amaçlı bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (emrolunduğunuz bu savaşa) seferber olup çıkmazsanız (Allah) sizi elem verici bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir millet getirip koyar da siz ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـًٔاۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-39c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Peygamber’in, M.S. 622 yılında Hz. Ebû Bekir’le birlikte Mekke’den Medine’ye hicretini anlatıyor. Ayette geçen; “İkinin ikincisi” ifadesi bir hiyerarşiyi îma etmiyor, iki kişiden birini anlatıyor. Yani Hz. Peygamberi işaret ediyor."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (emrolunduğunuz bu savaşa) seferber olup çıkmazsanız (Allah) sizi elem verici bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir millet getirip koyar da siz ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـًٔاۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-39c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Peygamber’in, M.S. 622 yılında Hz. Ebû Bekir’le birlikte Mekke’den Medine’ye hicretini anlatıyor. Ayette geçen; “İkinin ikincisi” ifadesi bir hiyerarşiyi îma etmiyor, iki kişiden birini anlatıyor. Yani Hz. Peygamberi işaret ediyor."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (emrolunduğunuz bu savaşa) seferber olup çıkmazsanız (Allah) sizi elem verici bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir millet getirip koyar da siz ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـًٔاۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-39c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Peygamber’in, M.S. 622 yılında Hz. Ebû Bekir’le birlikte Mekke’den Medine’ye hicretini anlatıyor. Ayette geçen; “İkinin ikincisi” ifadesi bir hiyerarşiyi îma etmiyor, iki kişiden birini anlatıyor. Yani Hz. Peygamberi işaret ediyor."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (emrolunduğunuz bu savaşa) seferber olup çıkmazsanız (Allah) sizi elem verici bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir millet getirip koyar da siz ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـًٔاۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-38c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Peygamber’in, M.S. 622 yılında Hz. Ebû Bekir’le birlikte Mekke’den Medine’ye hicretini anlatıyor. Ayette geçen; “İkinin ikincisi” ifadesi bir hiyerarşiyi îma etmiyor, iki kişiden birini anlatıyor. Yani Hz. Peygamberi işaret ediyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Eğer siz (Allah yolunda savaşa çıkarak) o (nebi)ye yardım etmezseniz (mühim değil Allah ona yardım edecektir). Hani vaktiyle inkârcılar onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir’le birlikte Mekke’den) çıkardıkları zaman ona Allah yardım etmişti. Onlar (Sevr dağında) mağarada bulunurken o arkadaşına: “Tasalanma çünkü Allah bizimle beraberdir” demişti. Bunun üzerine Allah da o(na yardım etmiş ve arkadaşının kalbi)ne huzur ve güven indirmişti. Ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece inkâr edenlerin sözünü (davasını) alçaltmıştı. Allah’ın sözü en yücedir. Çünkü Allah üstündür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Eğer siz (Allah yolunda savaşa çıkarak) o (nebi)ye yardım etmezseniz (mühim değil Allah ona yardım edecektir). Hani vaktiyle inkârcılar onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir’le birlikte Mekke’den) çıkardıkları zaman ona Allah yardım etmişti. Onlar (Sevr dağında) mağarada bulunurken o arkadaşına: “Tasalanma çünkü Allah bizimle beraberdir” demişti. Bunun üzerine Allah da o(na yardım etmiş ve arkadaşının kalbi)ne huzur ve güven indirmişti. Ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece inkâr edenlerin sözünü (davasını) alçaltmıştı. Allah’ın sözü en yücedir. Çünkü Allah üstündür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Eğer siz (Allah yolunda savaşa çıkarak) o (nebi)ye yardım etmezseniz (mühim değil Allah ona yardım edecektir). Hani vaktiyle inkârcılar onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir’le birlikte Mekke’den) çıkardıkları zaman ona Allah yardım etmişti. Onlar (Sevr dağında) mağarada bulunurken o arkadaşına: “Tasalanma çünkü Allah bizimle beraberdir” demişti. Bunun üzerine Allah da o(na yardım etmiş ve arkadaşının kalbi)ne huzur ve güven indirmişti. Ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece inkâr edenlerin sözünü (davasını) alçaltmıştı. Allah’ın sözü en yücedir. Çünkü Allah üstündür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Eğer siz (Allah yolunda savaşa çıkarak) o (nebi)ye yardım etmezseniz (mühim değil Allah ona yardım edecektir). Hani vaktiyle inkârcılar onu iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir’le birlikte Mekke’den) çıkardıkları zaman ona Allah yardım etmişti. Onlar (Sevr dağında) mağarada bulunurken o arkadaşına: “Tasalanma çünkü Allah bizimle beraberdir” demişti. Bunun üzerine Allah da o(na yardım etmiş ve arkadaşının kalbi)ne huzur ve güven indirmişti. Ve onu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Böylece inkâr edenlerin sözünü (davasını) alçaltmıştı. Allah’ın sözü en yücedir. Çünkü Allah üstündür hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اِنْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اِنْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اِنْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"اِنْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالًا وَجَاهِدُوا بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Eğer o (cihad) kolay bir kazanç ve normal bir yolculuk olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Fakat o meşakkatli (mesafe) onlara uzak geldi. Gerçi onlar: “Gücümüz yetseydi herhalde biz de sizinle beraber çıkardık” diye yemin edecekler. Onlar bu yalanla kendilerini felakete sürüklüyorlar. Allah onların yalancı olduklarını elbette bilmektedir.","arabic_text":"لَوْ كَانَ عَرَضًا قَر۪يبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلٰكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُۜ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْۚ يُهْلِكُونَ اَنْفُسَهُمْۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-42c.mp3","commentary_text":"“Allah seni affetsin!” deyişi bir suçlama ya da sorumlu tutma ifadesi değil, bir bağışlama ifadesidir. Söz konusu meselede serbest hareket ettiği kaygısıyla kendisini suçlu hisseden Hz. Peygamberi rahatlatmak için teselli anlamında kullanılmış bir ifadedir. Burada Tebük savaşına çıkmamak için mazeret uyduran münafıkların savaştan geri kalmalarına izin vermesi kastediliyor ki bu Hz. Muhammed’in yöneticiliğinin yetersiz olduğu ya da ahlakî bir zaafın yer aldığı anlamına gelmez. Ayette de belirtildiği gibi yalancıların bilinmesi ve tanınması bakımından onlara izin vermemesinin daha doğru olacağı bildiriliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Eğer o (cihad) kolay bir kazanç ve normal bir yolculuk olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Fakat o meşakkatli (mesafe) onlara uzak geldi. Gerçi onlar: “Gücümüz yetseydi herhalde biz de sizinle beraber çıkardık” diye yemin edecekler. Onlar bu yalanla kendilerini felakete sürüklüyorlar. Allah onların yalancı olduklarını elbette bilmektedir.","arabic_text":"لَوْ كَانَ عَرَضًا قَر۪يبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلٰكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُۜ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْۚ يُهْلِكُونَ اَنْفُسَهُمْۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-42c.mp3","commentary_text":"“Allah seni affetsin!” deyişi bir suçlama ya da sorumlu tutma ifadesi değil, bir bağışlama ifadesidir. Söz konusu meselede serbest hareket ettiği kaygısıyla kendisini suçlu hisseden Hz. Peygamberi rahatlatmak için teselli anlamında kullanılmış bir ifadedir. Burada Tebük savaşına çıkmamak için mazeret uyduran münafıkların savaştan geri kalmalarına izin vermesi kastediliyor ki bu Hz. Muhammed’in yöneticiliğinin yetersiz olduğu ya da ahlakî bir zaafın yer aldığı anlamına gelmez. Ayette de belirtildiği gibi yalancıların bilinmesi ve tanınması bakımından onlara izin vermemesinin daha doğru olacağı bildiriliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Eğer o (cihad) kolay bir kazanç ve normal bir yolculuk olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Fakat o meşakkatli (mesafe) onlara uzak geldi. Gerçi onlar: “Gücümüz yetseydi herhalde biz de sizinle beraber çıkardık” diye yemin edecekler. Onlar bu yalanla kendilerini felakete sürüklüyorlar. Allah onların yalancı olduklarını elbette bilmektedir.","arabic_text":"لَوْ كَانَ عَرَضًا قَر۪يبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلٰكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُۜ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْۚ يُهْلِكُونَ اَنْفُسَهُمْۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-42c.mp3","commentary_text":"“Allah seni affetsin!” deyişi bir suçlama ya da sorumlu tutma ifadesi değil, bir bağışlama ifadesidir. Söz konusu meselede serbest hareket ettiği kaygısıyla kendisini suçlu hisseden Hz. Peygamberi rahatlatmak için teselli anlamında kullanılmış bir ifadedir. Burada Tebük savaşına çıkmamak için mazeret uyduran münafıkların savaştan geri kalmalarına izin vermesi kastediliyor ki bu Hz. Muhammed’in yöneticiliğinin yetersiz olduğu ya da ahlakî bir zaafın yer aldığı anlamına gelmez. Ayette de belirtildiği gibi yalancıların bilinmesi ve tanınması bakımından onlara izin vermemesinin daha doğru olacağı bildiriliyor."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Eğer o (cihad) kolay bir kazanç ve normal bir yolculuk olsaydı elbette senin arkana düşerlerdi. Fakat o meşakkatli (mesafe) onlara uzak geldi. Gerçi onlar: “Gücümüz yetseydi herhalde biz de sizinle beraber çıkardık” diye yemin edecekler. Onlar bu yalanla kendilerini felakete sürüklüyorlar. Allah onların yalancı olduklarını elbette bilmektedir.","arabic_text":"لَوْ كَانَ عَرَضًا قَر۪يبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلٰكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُۜ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْۚ يُهْلِكُونَ اَنْفُسَهُمْۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-41c.mp3","commentary_text":"“Allah seni affetsin!” deyişi bir suçlama ya da sorumlu tutma ifadesi değil, bir bağışlama ifadesidir. Söz konusu meselede serbest hareket ettiği kaygısıyla kendisini suçlu hisseden Hz. Peygamberi rahatlatmak için teselli anlamında kullanılmış bir ifadedir. Burada Tebük savaşına çıkmamak için mazeret uyduran münafıkların savaştan geri kalmalarına izin vermesi kastediliyor ki bu Hz. Muhammed’in yöneticiliğinin yetersiz olduğu ya da ahlakî bir zaafın yer aldığı anlamına gelmez. Ayette de belirtildiği gibi yalancıların bilinmesi ve tanınması bakımından onlara izin vermemesinin daha doğru olacağı bildiriliyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sence iyice bilinip yalancılar belli oluncaya kadar (beklemeden seferden geri kalmaları için) onlara neden izin verdin?","arabic_text":"عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-43c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananlar, inandıklarıyla ilgili iddiaları, çalışmaları gerek ulusal ve gerekse uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar mekanizmalarındaki kişi ve kurumları ikna etmek ve inandırmak konusunda toplantılar düzenlemek ve bu toplantıların düzenleneceği meclisler, şûralar oluşturmak durumundadır. “Mallarıyla canlarıyla savaşırlar” söylemi, bu anlamda mü’minlerin olması gereken bir özelliğini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sence iyice bilinip yalancılar belli oluncaya kadar (beklemeden seferden geri kalmaları için) onlara neden izin verdin?","arabic_text":"عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-43c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananlar, inandıklarıyla ilgili iddiaları, çalışmaları gerek ulusal ve gerekse uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar mekanizmalarındaki kişi ve kurumları ikna etmek ve inandırmak konusunda toplantılar düzenlemek ve bu toplantıların düzenleneceği meclisler, şûralar oluşturmak durumundadır. “Mallarıyla canlarıyla savaşırlar” söylemi, bu anlamda mü’minlerin olması gereken bir özelliğini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sence iyice bilinip yalancılar belli oluncaya kadar (beklemeden seferden geri kalmaları için) onlara neden izin verdin?","arabic_text":"عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-43c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananlar, inandıklarıyla ilgili iddiaları, çalışmaları gerek ulusal ve gerekse uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar mekanizmalarındaki kişi ve kurumları ikna etmek ve inandırmak konusunda toplantılar düzenlemek ve bu toplantıların düzenleneceği meclisler, şûralar oluşturmak durumundadır. “Mallarıyla canlarıyla savaşırlar” söylemi, bu anlamda mü’minlerin olması gereken bir özelliğini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sence iyice bilinip yalancılar belli oluncaya kadar (beklemeden seferden geri kalmaları için) onlara neden izin verdin?","arabic_text":"عَفَا اللّٰهُ عَنْكَۚ لِمَ اَذِنْتَ لَهُمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَتَعْلَمَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-42c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananlar, inandıklarıyla ilgili iddiaları, çalışmaları gerek ulusal ve gerekse uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar mekanizmalarındaki kişi ve kurumları ikna etmek ve inandırmak konusunda toplantılar düzenlemek ve bu toplantıların düzenleneceği meclisler, şûralar oluşturmak durumundadır. “Mallarıyla canlarıyla savaşırlar” söylemi, bu anlamda mü’minlerin olması gereken bir özelliğini ortaya koyuyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inananlar mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah emrine uygun olarak yaşayanları çok iyi bilir.","arabic_text":"ا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inananlar mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah emrine uygun olarak yaşayanları çok iyi bilir.","arabic_text":"ا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inananlar mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah emrine uygun olarak yaşayanları çok iyi bilir.","arabic_text":"ا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inananlar mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah emrine uygun olarak yaşayanları çok iyi bilir.","arabic_text":"ا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَارْتَابَتْ قُلُوبُهُمْ فَهُمْ ف۪ي رَيْبِهِمْ يَتَرَدَّدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَارْتَابَتْ قُلُوبُهُمْ فَهُمْ ف۪ي رَيْبِهِمْ يَتَرَدَّدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَارْتَابَتْ قُلُوبُهُمْ فَهُمْ ف۪ي رَيْبِهِمْ يَتَرَدَّدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.","arabic_text":"اِنَّمَا يَسْتَأْذِنُكَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَارْتَابَتْ قُلُوبُهُمْ فَهُمْ ف۪ي رَيْبِهِمْ يَتَرَدَّدُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah (korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine: “Peki (sizler de kadın çocuk yaşlı ve hasta gibi) oturanlarla beraber evlerinizde oturun bakalım” denildi.","arabic_text":"وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلٰكِنْ كَرِهَ اللّٰهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَق۪يلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-46c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferiyle Müslümanlar çok büyük kazanımlar elde etti. Çünkü Bizans İmparatorluğunu dize getiren bir İslam Ordusunun Allah’ın izniyle sırtı yere gelmeyecekti. Bundan böyle başta Arap Yarımadası olmak üzere Müslümanlar ciddi bir şekilde güçlenmeye başladı. Güçlendikleri için de Bizanslılara yardım eden kabileler Müslümanlarla antlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Müslümanların büyüdüğünü gören kabileler İslam devletine karşı hayranlık duyarak gruplar halinde Müslüman oldu."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah (korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine: “Peki (sizler de kadın çocuk yaşlı ve hasta gibi) oturanlarla beraber evlerinizde oturun bakalım” denildi.","arabic_text":"وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلٰكِنْ كَرِهَ اللّٰهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَق۪يلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-46c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferiyle Müslümanlar çok büyük kazanımlar elde etti. Çünkü Bizans İmparatorluğunu dize getiren bir İslam Ordusunun Allah’ın izniyle sırtı yere gelmeyecekti. Bundan böyle başta Arap Yarımadası olmak üzere Müslümanlar ciddi bir şekilde güçlenmeye başladı. Güçlendikleri için de Bizanslılara yardım eden kabileler Müslümanlarla antlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Müslümanların büyüdüğünü gören kabileler İslam devletine karşı hayranlık duyarak gruplar halinde Müslüman oldu."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah (korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine: “Peki (sizler de kadın çocuk yaşlı ve hasta gibi) oturanlarla beraber evlerinizde oturun bakalım” denildi.","arabic_text":"وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلٰكِنْ كَرِهَ اللّٰهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَق۪يلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-46c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferiyle Müslümanlar çok büyük kazanımlar elde etti. Çünkü Bizans İmparatorluğunu dize getiren bir İslam Ordusunun Allah’ın izniyle sırtı yere gelmeyecekti. Bundan böyle başta Arap Yarımadası olmak üzere Müslümanlar ciddi bir şekilde güçlenmeye başladı. Güçlendikleri için de Bizanslılara yardım eden kabileler Müslümanlarla antlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Müslümanların büyüdüğünü gören kabileler İslam devletine karşı hayranlık duyarak gruplar halinde Müslüman oldu."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah (korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine: “Peki (sizler de kadın çocuk yaşlı ve hasta gibi) oturanlarla beraber evlerinizde oturun bakalım” denildi.","arabic_text":"وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلٰكِنْ كَرِهَ اللّٰهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَق۪يلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-45c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferiyle Müslümanlar çok büyük kazanımlar elde etti. Çünkü Bizans İmparatorluğunu dize getiren bir İslam Ordusunun Allah’ın izniyle sırtı yere gelmeyecekti. Bundan böyle başta Arap Yarımadası olmak üzere Müslümanlar ciddi bir şekilde güçlenmeye başladı. Güçlendikleri için de Bizanslılara yardım eden kabileler Müslümanlarla antlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Müslümanların büyüdüğünü gören kabileler İslam devletine karşı hayranlık duyarak gruplar halinde Müslüman oldu."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer onlar da sizinle beraber (sefere) çıksalardı size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَوْ خَرَجُوا ف۪يكُمْ مَا زَادُوكُمْ اِلَّا خَبَالًا وَلَا۬اَوْضَعُوا خِلَالَكُمْ يَبْغُونَكُمُ الْفِتْنَةَۚ وَف۪يكُمْ سَمَّاعُونَ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer onlar da sizinle beraber (sefere) çıksalardı size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَوْ خَرَجُوا ف۪يكُمْ مَا زَادُوكُمْ اِلَّا خَبَالًا وَلَا۬اَوْضَعُوا خِلَالَكُمْ يَبْغُونَكُمُ الْفِتْنَةَۚ وَف۪يكُمْ سَمَّاعُونَ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer onlar da sizinle beraber (sefere) çıksalardı size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَوْ خَرَجُوا ف۪يكُمْ مَا زَادُوكُمْ اِلَّا خَبَالًا وَلَا۬اَوْضَعُوا خِلَالَكُمْ يَبْغُونَكُمُ الْفِتْنَةَۚ وَف۪يكُمْ سَمَّاعُونَ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer onlar da sizinle beraber (sefere) çıksalardı size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَوْ خَرَجُوا ف۪يكُمْ مَا زَادُوكُمْ اِلَّا خَبَالًا وَلَا۬اَوْضَعُوا خِلَالَكُمْ يَبْغُونَكُمُ الْفِتْنَةَۚ وَف۪يكُمْ سَمَّاعُونَ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.","arabic_text":"لَقَدِ ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ مِنْ قَبْلُ وَقَلَّبُوا لَكَ الْاُمُورَ حَتّٰى جَٓاءَ الْحَقُّ وَظَهَرَ اَمْرُ اللّٰهِ وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-48c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak istemeyenlerin çoğu İnkârcı oldukları halde Müslüman görünen münafıklardı. Bunların ileri gelenlerinden birisi de Abdullah b. Ubey b. Selul’dü. “Beni fitneye düşürme!” derken, “Bana baskı yapma, beni böyle zor bir sınava tabi tutma!” demek istemişti. Savaş, münafıklar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir dava için kendileri gibi düşünenlere karşı savaşacaklardı."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.","arabic_text":"لَقَدِ ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ مِنْ قَبْلُ وَقَلَّبُوا لَكَ الْاُمُورَ حَتّٰى جَٓاءَ الْحَقُّ وَظَهَرَ اَمْرُ اللّٰهِ وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-48c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak istemeyenlerin çoğu İnkârcı oldukları halde Müslüman görünen münafıklardı. Bunların ileri gelenlerinden birisi de Abdullah b. Ubey b. Selul’dü. “Beni fitneye düşürme!” derken, “Bana baskı yapma, beni böyle zor bir sınava tabi tutma!” demek istemişti. Savaş, münafıklar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir dava için kendileri gibi düşünenlere karşı savaşacaklardı."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.","arabic_text":"لَقَدِ ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ مِنْ قَبْلُ وَقَلَّبُوا لَكَ الْاُمُورَ حَتّٰى جَٓاءَ الْحَقُّ وَظَهَرَ اَمْرُ اللّٰهِ وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-48c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak istemeyenlerin çoğu İnkârcı oldukları halde Müslüman görünen münafıklardı. Bunların ileri gelenlerinden birisi de Abdullah b. Ubey b. Selul’dü. “Beni fitneye düşürme!” derken, “Bana baskı yapma, beni böyle zor bir sınava tabi tutma!” demek istemişti. Savaş, münafıklar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir dava için kendileri gibi düşünenlere karşı savaşacaklardı."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.","arabic_text":"لَقَدِ ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ مِنْ قَبْلُ وَقَلَّبُوا لَكَ الْاُمُورَ حَتّٰى جَٓاءَ الْحَقُّ وَظَهَرَ اَمْرُ اللّٰهِ وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-47c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak istemeyenlerin çoğu İnkârcı oldukları halde Müslüman görünen münafıklardı. Bunların ileri gelenlerinden birisi de Abdullah b. Ubey b. Selul’dü. “Beni fitneye düşürme!” derken, “Bana baskı yapma, beni böyle zor bir sınava tabi tutma!” demek istemişti. Savaş, münafıklar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir dava için kendileri gibi düşünenlere karşı savaşacaklardı."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlardan bazıları da: “Bana izin ver (bu savaştan geri kalayım) beni fitneye (günaha) düşürme!” diyor. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ ائْذَنْ ل۪ي وَلَا تَفْتِنّ۪يۜ اَلَا فِي الْفِتْنَةِ سَقَطُواۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlardan bazıları da: “Bana izin ver (bu savaştan geri kalayım) beni fitneye (günaha) düşürme!” diyor. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ ائْذَنْ ل۪ي وَلَا تَفْتِنّ۪يۜ اَلَا فِي الْفِتْنَةِ سَقَطُواۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlardan bazıları da: “Bana izin ver (bu savaştan geri kalayım) beni fitneye (günaha) düşürme!” diyor. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ ائْذَنْ ل۪ي وَلَا تَفْتِنّ۪يۜ اَلَا فِي الْفِتْنَةِ سَقَطُواۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlardan bazıları da: “Bana izin ver (bu savaştan geri kalayım) beni fitneye (günaha) düşürme!” diyor. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ ائْذَنْ ل۪ي وَلَا تَفْتِنّ۪يۜ اَلَا فِي الْفِتْنَةِ سَقَطُواۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer sana (zafer gibi) bir iyilik erişirse; bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir kötülük gelse: “Biz (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) keyif içerisinde dönüp giderler.","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-49c.mp3","commentary_text":"İnsanın başına gelen her şey Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Allah, kulu istemedikçe kötülük yaratmaz. Yarattığını ya kul hak etmiştir ya da hayırlı bir geleceğin habercisidir. Onun için inanan insan, Allah’tan gelen her şeye layık olduğunu bilmeli, en büyük yardımcısının, koruyucusunun, yol göstericisinin ve güvenilir dostunun Allah olduğuna inanmalı. Ayetteki “tevekkül”, yan gelip yatarak işi Allah’a bırakmak değil; her türlü çabayı gösterip gerekliliklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır, Onu vekil etmek ve Ona güvenmektir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer sana (zafer gibi) bir iyilik erişirse; bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir kötülük gelse: “Biz (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) keyif içerisinde dönüp giderler.","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-50c.mp3","commentary_text":"İnsanın başına gelen her şey Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Allah, kulu istemedikçe kötülük yaratmaz. Yarattığını ya kul hak etmiştir ya da hayırlı bir geleceğin habercisidir. Onun için inanan insan, Allah’tan gelen her şeye layık olduğunu bilmeli, en büyük yardımcısının, koruyucusunun, yol göstericisinin ve güvenilir dostunun Allah olduğuna inanmalı. Ayetteki “tevekkül”, yan gelip yatarak işi Allah’a bırakmak değil; her türlü çabayı gösterip gerekliliklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır, Onu vekil etmek ve Ona güvenmektir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer sana (zafer gibi) bir iyilik erişirse; bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir kötülük gelse: “Biz (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) keyif içerisinde dönüp giderler.","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-50c.mp3","commentary_text":"İnsanın başına gelen her şey Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Allah, kulu istemedikçe kötülük yaratmaz. Yarattığını ya kul hak etmiştir ya da hayırlı bir geleceğin habercisidir. Onun için inanan insan, Allah’tan gelen her şeye layık olduğunu bilmeli, en büyük yardımcısının, koruyucusunun, yol göstericisinin ve güvenilir dostunun Allah olduğuna inanmalı. Ayetteki “tevekkül”, yan gelip yatarak işi Allah’a bırakmak değil; her türlü çabayı gösterip gerekliliklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır, Onu vekil etmek ve Ona güvenmektir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer sana (zafer gibi) bir iyilik erişirse; bu (durum) onları üzer. Eğer başına bir kötülük gelse: “Biz (savaşa katılmayarak) baştan tedbirimizi almıştık (bizi ilgilendirmez)” diyerek (sizi sıkıntılarla baş başa bırakarak) keyif içerisinde dönüp giderler.","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-50c.mp3","commentary_text":"İnsanın başına gelen her şey Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Allah, kulu istemedikçe kötülük yaratmaz. Yarattığını ya kul hak etmiştir ya da hayırlı bir geleceğin habercisidir. Onun için inanan insan, Allah’tan gelen her şeye layık olduğunu bilmeli, en büyük yardımcısının, koruyucusunun, yol göstericisinin ve güvenilir dostunun Allah olduğuna inanmalı. Ayetteki “tevekkül”, yan gelip yatarak işi Allah’a bırakmak değil; her türlü çabayı gösterip gerekliliklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır, Onu vekil etmek ve Ona güvenmektir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"De ki: “Allah’ın bizim için takdir ettiği şeylerden başkası bize asla isabet etmez. O bizim yardımcımızdır/dostumuzdur. Onun için inananlar yalnız Allah’a güvensinler.”","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-50c.mp3","commentary_text":"Yani size göre biri (ölüm) kötü olabilir ama sizin, bizim için beklediklerinizin ikisi de bizim için güzeldir. Ölürsek şehit oluruz ki gideceğimiz yer gittiğimiz yerden çok daha güzeldir ve kalıcıdır, kalırsak gazi oluruz ki bu bizim için bir şereftir. Ama siz, bunların ikisinin de mutluluk olduğunu bilemezsiniz ve sadece geçici olanına sevinirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"De ki: “Allah’ın bizim için takdir ettiği şeylerden başkası bize asla isabet etmez. O bizim yardımcımızdır/dostumuzdur. Onun için inananlar yalnız Allah’a güvensinler.”","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-51c.mp3","commentary_text":"Yani size göre biri (ölüm) kötü olabilir ama sizin, bizim için beklediklerinizin ikisi de bizim için güzeldir. Ölürsek şehit oluruz ki gideceğimiz yer gittiğimiz yerden çok daha güzeldir ve kalıcıdır, kalırsak gazi oluruz ki bu bizim için bir şereftir. Ama siz, bunların ikisinin de mutluluk olduğunu bilemezsiniz ve sadece geçici olanına sevinirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"De ki: “Allah’ın bizim için takdir ettiği şeylerden başkası bize asla isabet etmez. O bizim yardımcımızdır/dostumuzdur. Onun için inananlar yalnız Allah’a güvensinler.”","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-51c.mp3","commentary_text":"Yani size göre biri (ölüm) kötü olabilir ama sizin, bizim için beklediklerinizin ikisi de bizim için güzeldir. Ölürsek şehit oluruz ki gideceğimiz yer gittiğimiz yerden çok daha güzeldir ve kalıcıdır, kalırsak gazi oluruz ki bu bizim için bir şereftir. Ama siz, bunların ikisinin de mutluluk olduğunu bilemezsiniz ve sadece geçici olanına sevinirsiniz."},{"verse_number":"51","turkish_text":"De ki: “Allah’ın bizim için takdir ettiği şeylerden başkası bize asla isabet etmez. O bizim yardımcımızdır/dostumuzdur. Onun için inananlar yalnız Allah’a güvensinler.”","arabic_text":"اِنْ تُصِبْكَ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْۚ وَاِنْ تُصِبْكَ مُص۪يبَةٌ يَقُولُوا قَدْ اَخَذْنَٓا اَمْرَنَا مِنْ قَبْلُ وَيَتَوَلَّوْا وَهُمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-51c.mp3","commentary_text":"Yani size göre biri (ölüm) kötü olabilir ama sizin, bizim için beklediklerinizin ikisi de bizim için güzeldir. Ölürsek şehit oluruz ki gideceğimiz yer gittiğimiz yerden çok daha güzeldir ve kalıcıdır, kalırsak gazi oluruz ki bu bizim için bir şereftir. Ama siz, bunların ikisinin de mutluluk olduğunu bilemezsiniz ve sadece geçici olanına sevinirsiniz."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi beklemektesiniz? Biz ise Allah’ın ya (doğrudan doğruya) kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım (neler olacakmış) biz de (sizinle beraber akıbetinizin ne olacağını) bekliyoruz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَٓا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِۜ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُص۪يبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِه۪ٓ اَوْ بِاَيْد۪ينَاۘ فَتَرَبَّصُٓوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-51c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; münafıklardan ve kâfirlerden İslâm’a hizmet adına asla yardım talep edilemez. Birtakım fonlar aracılığıyla onlar yardım etmek isteseler de asla kabul edilemez."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi beklemektesiniz? Biz ise Allah’ın ya (doğrudan doğruya) kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım (neler olacakmış) biz de (sizinle beraber akıbetinizin ne olacağını) bekliyoruz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَٓا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِۜ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُص۪يبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِه۪ٓ اَوْ بِاَيْد۪ينَاۘ فَتَرَبَّصُٓوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-52c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; münafıklardan ve kâfirlerden İslâm’a hizmet adına asla yardım talep edilemez. Birtakım fonlar aracılığıyla onlar yardım etmek isteseler de asla kabul edilemez."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi beklemektesiniz? Biz ise Allah’ın ya (doğrudan doğruya) kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım (neler olacakmış) biz de (sizinle beraber akıbetinizin ne olacağını) bekliyoruz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَٓا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِۜ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُص۪يبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِه۪ٓ اَوْ بِاَيْد۪ينَاۘ فَتَرَبَّصُٓوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-52c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; münafıklardan ve kâfirlerden İslâm’a hizmet adına asla yardım talep edilemez. Birtakım fonlar aracılığıyla onlar yardım etmek isteseler de asla kabul edilemez."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Siz bizim için iki güzellikten (şehitlik veya zaferden) birinin dışında başka bir şey mi beklemektesiniz? Biz ise Allah’ın ya (doğrudan doğruya) kendi tarafından veya bizim ellerimizle sizi cezalandırmasını bekliyoruz. Bekleyin bakalım (neler olacakmış) biz de (sizinle beraber akıbetinizin ne olacağını) bekliyoruz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَٓا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِۜ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُص۪يبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِه۪ٓ اَوْ بِاَيْد۪ينَاۘ فَتَرَبَّصُٓوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-52c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; münafıklardan ve kâfirlerden İslâm’a hizmet adına asla yardım talep edilemez. Birtakım fonlar aracılığıyla onlar yardım etmek isteseler de asla kabul edilemez."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O münafıklara) de ki: “(Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz gerçekten yoldan çıkan bir kavim oldunuz.”","arabic_text":"قُلْ اَنْفِقُوا طَوْعًا اَوْ كَرْهًا لَنْ يُتَقَبَّلَ مِنْكُمْۜ اِنَّكُمْ كُنْتُمْ قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O münafıklara) de ki: “(Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz gerçekten yoldan çıkan bir kavim oldunuz.”","arabic_text":"قُلْ اَنْفِقُوا طَوْعًا اَوْ كَرْهًا لَنْ يُتَقَبَّلَ مِنْكُمْۜ اِنَّكُمْ كُنْتُمْ قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O münafıklara) de ki: “(Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz gerçekten yoldan çıkan bir kavim oldunuz.”","arabic_text":"قُلْ اَنْفِقُوا طَوْعًا اَوْ كَرْهًا لَنْ يُتَقَبَّلَ مِنْكُمْۜ اِنَّكُمْ كُنْتُمْ قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(O münafıklara) de ki: “(Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz gerçekten yoldan çıkan bir kavim oldunuz.”","arabic_text":"قُلْ اَنْفِقُوا طَوْعًا اَوْ كَرْهًا لَنْ يُتَقَبَّلَ مِنْكُمْۜ اِنَّكُمْ كُنْتُمْ قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onların harcamalarının kabul edilmesine yalnızca Allah’ı ve Resulünü (içten içe) inkâr etmiş olmaları namaza ancak üşenerek gelmeleri ve harcadıklarını gönülsüzce vermeleri engel olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-53c.mp3","commentary_text":"\"Onların malları,\" servetlerini, ekonomik güçlerini, \"evlatları\" ise etraflarındaki güçlü, kuvvetli ve etkili adamlarını işaret etmektedir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onların harcamalarının kabul edilmesine yalnızca Allah’ı ve Resulünü (içten içe) inkâr etmiş olmaları namaza ancak üşenerek gelmeleri ve harcadıklarını gönülsüzce vermeleri engel olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-54c.mp3","commentary_text":"\"Onların malları,\" servetlerini, ekonomik güçlerini, \"evlatları\" ise etraflarındaki güçlü, kuvvetli ve etkili adamlarını işaret etmektedir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onların harcamalarının kabul edilmesine yalnızca Allah’ı ve Resulünü (içten içe) inkâr etmiş olmaları namaza ancak üşenerek gelmeleri ve harcadıklarını gönülsüzce vermeleri engel olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-54c.mp3","commentary_text":"\"Onların malları,\" servetlerini, ekonomik güçlerini, \"evlatları\" ise etraflarındaki güçlü, kuvvetli ve etkili adamlarını işaret etmektedir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onların harcamalarının kabul edilmesine yalnızca Allah’ı ve Resulünü (içten içe) inkâr etmiş olmaları namaza ancak üşenerek gelmeleri ve harcadıklarını gönülsüzce vermeleri engel olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-54c.mp3","commentary_text":"\"Onların malları,\" servetlerini, ekonomik güçlerini, \"evlatları\" ise etraflarındaki güçlü, kuvvetli ve etkili adamlarını işaret etmektedir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık onların (kendilerine sınamak için verdiğimiz) malları ve çocukları sakın seni hayrete düşürmesin! Allah bütün bu (baştan çıkarıcı imkâ)nlarla onları bu dünya hayatında (yaptıklarından dolayı) cezalandırmak istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad etmektedir.","arabic_text":"فَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/85"],"audio_path":"8/8-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık onların (kendilerine sınamak için verdiğimiz) malları ve çocukları sakın seni hayrete düşürmesin! Allah bütün bu (baştan çıkarıcı imkâ)nlarla onları bu dünya hayatında (yaptıklarından dolayı) cezalandırmak istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad etmektedir.","arabic_text":"فَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/85"],"audio_path":"8/8-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık onların (kendilerine sınamak için verdiğimiz) malları ve çocukları sakın seni hayrete düşürmesin! Allah bütün bu (baştan çıkarıcı imkâ)nlarla onları bu dünya hayatında (yaptıklarından dolayı) cezalandırmak istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad etmektedir.","arabic_text":"فَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/85"],"audio_path":"8/8-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık onların (kendilerine sınamak için verdiğimiz) malları ve çocukları sakın seni hayrete düşürmesin! Allah bütün bu (baştan çıkarıcı imkâ)nlarla onları bu dünya hayatında (yaptıklarından dolayı) cezalandırmak istemekte ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad etmektedir.","arabic_text":"فَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/85"],"audio_path":"8/8-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(O münafıklar) mutlaka sizden (yana) olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden (taraf) değillerdir ancak (onlar) korkularından öyle söyleyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنَّهُمْ لَمِنْكُمْۜ وَمَا هُمْ مِنْكُمْ وَلٰكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(O münafıklar) mutlaka sizden (yana) olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden (taraf) değillerdir ancak (onlar) korkularından öyle söyleyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنَّهُمْ لَمِنْكُمْۜ وَمَا هُمْ مِنْكُمْ وَلٰكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(O münafıklar) mutlaka sizden (yana) olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden (taraf) değillerdir ancak (onlar) korkularından öyle söyleyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنَّهُمْ لَمِنْكُمْۜ وَمَا هُمْ مِنْكُمْ وَلٰكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(O münafıklar) mutlaka sizden (yana) olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden (taraf) değillerdir ancak (onlar) korkularından öyle söyleyen bir topluluktur.","arabic_text":"وَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنَّهُمْ لَمِنْكُمْۜ وَمَا هُمْ مِنْكُمْ وَلٰكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer (sizden kaçıp) sığınabilecekleri (güvenli) bir yer (barınabilecekleri) bir mağara hatta (başlarını sokabilecekleri) bir delik bulsalardı muhakkak ki onlar koşarak oralara yönelirlerdi.","arabic_text":"لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَـًٔا اَوْ مَغَارَاتٍ اَوْ مُدَّخَلًا لَوَلَّوْا اِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-56c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar mallarından %2,5 zekât veriyordu ve bu da fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Beytülmal ’de toplanıyordu. Münafıklar ihtiyaçları olmamasına rağmen bunlardan kendilerine pay ayrılmasını ya da ayrılan payın daha çok olmasını istiyorlardı. İstekleri yerine getirilmeyince de “Peygamber zekât paralarını kendi akrabalarına dağıtıyor” şeklinde dedikodu çıkarıyorlardı."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer (sizden kaçıp) sığınabilecekleri (güvenli) bir yer (barınabilecekleri) bir mağara hatta (başlarını sokabilecekleri) bir delik bulsalardı muhakkak ki onlar koşarak oralara yönelirlerdi.","arabic_text":"لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَـًٔا اَوْ مَغَارَاتٍ اَوْ مُدَّخَلًا لَوَلَّوْا اِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-57c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar mallarından %2,5 zekât veriyordu ve bu da fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Beytülmal ’de toplanıyordu. Münafıklar ihtiyaçları olmamasına rağmen bunlardan kendilerine pay ayrılmasını ya da ayrılan payın daha çok olmasını istiyorlardı. İstekleri yerine getirilmeyince de “Peygamber zekât paralarını kendi akrabalarına dağıtıyor” şeklinde dedikodu çıkarıyorlardı."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer (sizden kaçıp) sığınabilecekleri (güvenli) bir yer (barınabilecekleri) bir mağara hatta (başlarını sokabilecekleri) bir delik bulsalardı muhakkak ki onlar koşarak oralara yönelirlerdi.","arabic_text":"لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَـًٔا اَوْ مَغَارَاتٍ اَوْ مُدَّخَلًا لَوَلَّوْا اِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-57c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar mallarından %2,5 zekât veriyordu ve bu da fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Beytülmal ’de toplanıyordu. Münafıklar ihtiyaçları olmamasına rağmen bunlardan kendilerine pay ayrılmasını ya da ayrılan payın daha çok olmasını istiyorlardı. İstekleri yerine getirilmeyince de “Peygamber zekât paralarını kendi akrabalarına dağıtıyor” şeklinde dedikodu çıkarıyorlardı."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Eğer (sizden kaçıp) sığınabilecekleri (güvenli) bir yer (barınabilecekleri) bir mağara hatta (başlarını sokabilecekleri) bir delik bulsalardı muhakkak ki onlar koşarak oralara yönelirlerdi.","arabic_text":"لَوْ يَجِدُونَ مَلْجَـًٔا اَوْ مَغَارَاتٍ اَوْ مُدَّخَلًا لَوَلَّوْا اِلَيْهِ وَهُمْ يَجْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-57c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar mallarından %2,5 zekât veriyordu ve bu da fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Beytülmal ’de toplanıyordu. Münafıklar ihtiyaçları olmamasına rağmen bunlardan kendilerine pay ayrılmasını ya da ayrılan payın daha çok olmasını istiyorlardı. İstekleri yerine getirilmeyince de “Peygamber zekât paralarını kendi akrabalarına dağıtıyor” şeklinde dedikodu çıkarıyorlardı."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlardan kimi de zekâtlar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlardan kimi de zekâtlar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlardan kimi de zekâtlar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlardan kimi de zekâtlar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِۚ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَٓا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve: “Allah bize yeter Allah bolluk ve bereketinde dilediğini bize verecektir Resulü de bize verilmesini (sağlayacaktır) biz umudumuzu yalnız Allah’a bağlamışız” deselerdi (bu elbetteki kendileri hakkında daha iyi olurdu).","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ رَضُوا مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ سَيُؤْت۪ينَا اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ وَرَسُولُهُٓۙ اِنَّٓا اِلَى اللّٰهِ رَاغِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-58c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen sekiz kategori, zekâtın verilebileceği bütün alanları göstermektedir. Zekât ya da sadaka zenginlerin sekiz kategoride yer alan kesimlere bir ihsanı değil, zenginlerin malının üzerinde hakkı olan ihtiyaç sahiplerinin payıdır. Bu kategoride bulunanlar: Temel ihtiyaçlarını gideremeyecek kadar yoksul olanlar, hiç çalışamayacak durumdaki özürlü, hasta, yaşlı, yatalak ve benzeri durumda olanlar, zekât toplamakla memur olup ihtiyaçları topladıkları zekâtlardan karşılananlar, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve Müslüman olmaya meyilli kişiler, başkalarının boyunduruğu altında ezilen işçi, hizmetçi, esir ve köleler, borcunu ödeyemeyecek kadar sıkıntıya düşmüş ve acil paraya ihtiyacı olanlar, Allah’ın dinine hizmet için yola çıkmış ama ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar, evinden, yurdundan uzak, memleketine dönemeyecek şekilde yolda kalmış kimselerdir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve: “Allah bize yeter Allah bolluk ve bereketinde dilediğini bize verecektir Resulü de bize verilmesini (sağlayacaktır) biz umudumuzu yalnız Allah’a bağlamışız” deselerdi (bu elbetteki kendileri hakkında daha iyi olurdu).","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ رَضُوا مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ سَيُؤْت۪ينَا اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ وَرَسُولُهُٓۙ اِنَّٓا اِلَى اللّٰهِ رَاغِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-59c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen sekiz kategori, zekâtın verilebileceği bütün alanları göstermektedir. Zekât ya da sadaka zenginlerin sekiz kategoride yer alan kesimlere bir ihsanı değil, zenginlerin malının üzerinde hakkı olan ihtiyaç sahiplerinin payıdır. Bu kategoride bulunanlar: Temel ihtiyaçlarını gideremeyecek kadar yoksul olanlar, hiç çalışamayacak durumdaki özürlü, hasta, yaşlı, yatalak ve benzeri durumda olanlar, zekât toplamakla memur olup ihtiyaçları topladıkları zekâtlardan karşılananlar, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve Müslüman olmaya meyilli kişiler, başkalarının boyunduruğu altında ezilen işçi, hizmetçi, esir ve köleler, borcunu ödeyemeyecek kadar sıkıntıya düşmüş ve acil paraya ihtiyacı olanlar, Allah’ın dinine hizmet için yola çıkmış ama ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar, evinden, yurdundan uzak, memleketine dönemeyecek şekilde yolda kalmış kimselerdir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve: “Allah bize yeter Allah bolluk ve bereketinde dilediğini bize verecektir Resulü de bize verilmesini (sağlayacaktır) biz umudumuzu yalnız Allah’a bağlamışız” deselerdi (bu elbetteki kendileri hakkında daha iyi olurdu).","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ رَضُوا مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ سَيُؤْت۪ينَا اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ وَرَسُولُهُٓۙ اِنَّٓا اِلَى اللّٰهِ رَاغِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-59c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen sekiz kategori, zekâtın verilebileceği bütün alanları göstermektedir. Zekât ya da sadaka zenginlerin sekiz kategoride yer alan kesimlere bir ihsanı değil, zenginlerin malının üzerinde hakkı olan ihtiyaç sahiplerinin payıdır. Bu kategoride bulunanlar: Temel ihtiyaçlarını gideremeyecek kadar yoksul olanlar, hiç çalışamayacak durumdaki özürlü, hasta, yaşlı, yatalak ve benzeri durumda olanlar, zekât toplamakla memur olup ihtiyaçları topladıkları zekâtlardan karşılananlar, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve Müslüman olmaya meyilli kişiler, başkalarının boyunduruğu altında ezilen işçi, hizmetçi, esir ve köleler, borcunu ödeyemeyecek kadar sıkıntıya düşmüş ve acil paraya ihtiyacı olanlar, Allah’ın dinine hizmet için yola çıkmış ama ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar, evinden, yurdundan uzak, memleketine dönemeyecek şekilde yolda kalmış kimselerdir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olsalardı ve: “Allah bize yeter Allah bolluk ve bereketinde dilediğini bize verecektir Resulü de bize verilmesini (sağlayacaktır) biz umudumuzu yalnız Allah’a bağlamışız” deselerdi (bu elbetteki kendileri hakkında daha iyi olurdu).","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ رَضُوا مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ سَيُؤْت۪ينَا اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ وَرَسُولُهُٓۙ اِنَّٓا اِلَى اللّٰهِ رَاغِبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-59c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen sekiz kategori, zekâtın verilebileceği bütün alanları göstermektedir. Zekât ya da sadaka zenginlerin sekiz kategoride yer alan kesimlere bir ihsanı değil, zenginlerin malının üzerinde hakkı olan ihtiyaç sahiplerinin payıdır. Bu kategoride bulunanlar: Temel ihtiyaçlarını gideremeyecek kadar yoksul olanlar, hiç çalışamayacak durumdaki özürlü, hasta, yaşlı, yatalak ve benzeri durumda olanlar, zekât toplamakla memur olup ihtiyaçları topladıkları zekâtlardan karşılananlar, kalpleri İslâm’a ısındırılmak istenen ve Müslüman olmaya meyilli kişiler, başkalarının boyunduruğu altında ezilen işçi, hizmetçi, esir ve köleler, borcunu ödeyemeyecek kadar sıkıntıya düşmüş ve acil paraya ihtiyacı olanlar, Allah’ın dinine hizmet için yola çıkmış ama ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar, evinden, yurdundan uzak, memleketine dönemeyecek şekilde yolda kalmış kimselerdir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Zekâtlar yalnızca yoksullara düşkünlere zekât toplamakla görevli memurlara kalpleri (İslam’a) ısındırılmak istenenlere sözleşmeli (azad edilecek) köle ve esirlere (borcunu vermeyecek kadar fakir düşen) borçlulara Allah yolunda çalışanlara ve yolda kalmış kimselere verilir. Bu paylaştırma sırası Allah tarafından belirlenmiştir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْعَامِل۪ينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَ۬لَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِم۪ينَ وَف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/177"],"audio_path":"8/8-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-60c.mp3","commentary_text":"İslam toplumu içinde, çeşitli sebeplerden dolayı ve menfaati gereği kendini Müslüman göstererek Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen (Bakara, 2/8; Âli İmrân, 3/167; Mâide, 5/41) münafıklar hemen her konuda Hz. Peygambere muhalefet ederek, ona sınırsız sadakat gösteren Müslümanların güvenini sarsmaya çalışıyorlardı. Ayette ifade edildiği gibi “her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek; Peygamberin olmayan ve mantıklı düşünce ile izah edilemeyen birtakım sesler işittiğini ve yanılarak bunları insanlara vahiy olarak yansıttığını söylüyorlardı."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Zekâtlar yalnızca yoksullara düşkünlere zekât toplamakla görevli memurlara kalpleri (İslam’a) ısındırılmak istenenlere sözleşmeli (azad edilecek) köle ve esirlere (borcunu vermeyecek kadar fakir düşen) borçlulara Allah yolunda çalışanlara ve yolda kalmış kimselere verilir. Bu paylaştırma sırası Allah tarafından belirlenmiştir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْعَامِل۪ينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَ۬لَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِم۪ينَ وَف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/177"],"audio_path":"8/8-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-59c.mp3","commentary_text":"İslam toplumu içinde, çeşitli sebeplerden dolayı ve menfaati gereği kendini Müslüman göstererek Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen (Bakara, 2/8; Âli İmrân, 3/167; Mâide, 5/41) münafıklar hemen her konuda Hz. Peygambere muhalefet ederek, ona sınırsız sadakat gösteren Müslümanların güvenini sarsmaya çalışıyorlardı. Ayette ifade edildiği gibi “her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek; Peygamberin olmayan ve mantıklı düşünce ile izah edilemeyen birtakım sesler işittiğini ve yanılarak bunları insanlara vahiy olarak yansıttığını söylüyorlardı."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Zekâtlar yalnızca yoksullara düşkünlere zekât toplamakla görevli memurlara kalpleri (İslam’a) ısındırılmak istenenlere sözleşmeli (azad edilecek) köle ve esirlere (borcunu vermeyecek kadar fakir düşen) borçlulara Allah yolunda çalışanlara ve yolda kalmış kimselere verilir. Bu paylaştırma sırası Allah tarafından belirlenmiştir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْعَامِل۪ينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَ۬لَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِم۪ينَ وَف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/177"],"audio_path":"8/8-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-60c.mp3","commentary_text":"İslam toplumu içinde, çeşitli sebeplerden dolayı ve menfaati gereği kendini Müslüman göstererek Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen (Bakara, 2/8; Âli İmrân, 3/167; Mâide, 5/41) münafıklar hemen her konuda Hz. Peygambere muhalefet ederek, ona sınırsız sadakat gösteren Müslümanların güvenini sarsmaya çalışıyorlardı. Ayette ifade edildiği gibi “her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek; Peygamberin olmayan ve mantıklı düşünce ile izah edilemeyen birtakım sesler işittiğini ve yanılarak bunları insanlara vahiy olarak yansıttığını söylüyorlardı."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Zekâtlar yalnızca yoksullara düşkünlere zekât toplamakla görevli memurlara kalpleri (İslam’a) ısındırılmak istenenlere sözleşmeli (azad edilecek) köle ve esirlere (borcunu vermeyecek kadar fakir düşen) borçlulara Allah yolunda çalışanlara ve yolda kalmış kimselere verilir. Bu paylaştırma sırası Allah tarafından belirlenmiştir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْعَامِل۪ينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَ۬لَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِم۪ينَ وَف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":["2/177"],"audio_path":"8/8-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-60c.mp3","commentary_text":"İslam toplumu içinde, çeşitli sebeplerden dolayı ve menfaati gereği kendini Müslüman göstererek Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen (Bakara, 2/8; Âli İmrân, 3/167; Mâide, 5/41) münafıklar hemen her konuda Hz. Peygambere muhalefet ederek, ona sınırsız sadakat gösteren Müslümanların güvenini sarsmaya çalışıyorlardı. Ayette ifade edildiği gibi “her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek; Peygamberin olmayan ve mantıklı düşünce ile izah edilemeyen birtakım sesler işittiğini ve yanılarak bunları insanlara vahiy olarak yansıttığını söylüyorlardı."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Yine) o münafıklardan kimileri de: “O her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek nebiyi incitirler. De ki: “O hakkınızda hep iyi sözlere kulak veren biridir. Allah’a iman eder mü’minlere inanıp güvenir. (O) içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah’ın Resul’ünü incitenler var ya; işte onlar için acıklı bir azap vardır.”","arabic_text":"وَمِنْهُمُ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ اُذُنٌۜ قُلْ اُذُنُ خَيْرٍ لَكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Yine) o münafıklardan kimileri de: “O her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek nebiyi incitirler. De ki: “O hakkınızda hep iyi sözlere kulak veren biridir. Allah’a iman eder mü’minlere inanıp güvenir. (O) içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah’ın Resul’ünü incitenler var ya; işte onlar için acıklı bir azap vardır.”","arabic_text":"وَمِنْهُمُ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ اُذُنٌۜ قُلْ اُذُنُ خَيْرٍ لَكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Yine) o münafıklardan kimileri de: “O her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek nebiyi incitirler. De ki: “O hakkınızda hep iyi sözlere kulak veren biridir. Allah’a iman eder mü’minlere inanıp güvenir. (O) içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah’ın Resul’ünü incitenler var ya; işte onlar için acıklı bir azap vardır.”","arabic_text":"وَمِنْهُمُ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ اُذُنٌۜ قُلْ اُذُنُ خَيْرٍ لَكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Yine) o münafıklardan kimileri de: “O her şeye kulak veriyor (inanıyor)” diyerek nebiyi incitirler. De ki: “O hakkınızda hep iyi sözlere kulak veren biridir. Allah’a iman eder mü’minlere inanıp güvenir. (O) içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah’ın Resul’ünü incitenler var ya; işte onlar için acıklı bir azap vardır.”","arabic_text":"وَمِنْهُمُ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ اُذُنٌۜ قُلْ اُذُنُ خَيْرٍ لَكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَرَحْمَةٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini (size) kabullendirmek için Allah’a yemin ederler. Oysa onlar mü’min olsalardı Allah’ın ve Resulünün hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْۚ وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ اِنْ كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-62c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve resulüne karşı koymaya kalkmak; onlara meydan okumaktır, onların hayata müdahalesine karşı çıkmaktır, her konuda söz sahibi olamayacaklarını söylemektir, Kur’an’ın sadece bedevi bir Arap toplumuna geldiğini ve Hz. Muhammed’in yaşadığı çağın çok gerilerde kaldığını iddia etmektir. “Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır” (Mücadele 58/5)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini (size) kabullendirmek için Allah’a yemin ederler. Oysa onlar mü’min olsalardı Allah’ın ve Resulünün hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْۚ وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ اِنْ كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-61c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve resulüne karşı koymaya kalkmak; onlara meydan okumaktır, onların hayata müdahalesine karşı çıkmaktır, her konuda söz sahibi olamayacaklarını söylemektir, Kur’an’ın sadece bedevi bir Arap toplumuna geldiğini ve Hz. Muhammed’in yaşadığı çağın çok gerilerde kaldığını iddia etmektir. “Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır” (Mücadele 58/5)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini (size) kabullendirmek için Allah’a yemin ederler. Oysa onlar mü’min olsalardı Allah’ın ve Resulünün hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْۚ وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ اِنْ كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-62c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve resulüne karşı koymaya kalkmak; onlara meydan okumaktır, onların hayata müdahalesine karşı çıkmaktır, her konuda söz sahibi olamayacaklarını söylemektir, Kur’an’ın sadece bedevi bir Arap toplumuna geldiğini ve Hz. Muhammed’in yaşadığı çağın çok gerilerde kaldığını iddia etmektir. “Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır” (Mücadele 58/5)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini (size) kabullendirmek için Allah’a yemin ederler. Oysa onlar mü’min olsalardı Allah’ın ve Resulünün hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ لِيُرْضُوكُمْۚ وَاللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَحَقُّ اَنْ يُرْضُوهُ اِنْ كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-62c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve resulüne karşı koymaya kalkmak; onlara meydan okumaktır, onların hayata müdahalesine karşı çıkmaktır, her konuda söz sahibi olamayacaklarını söylemektir, Kur’an’ın sadece bedevi bir Arap toplumuna geldiğini ve Hz. Muhammed’in yaşadığı çağın çok gerilerde kaldığını iddia etmektir. “Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldıkları gibi alçaltılacaklardır” (Mücadele 58/5)"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Bilmiyorlar mı ki kim Allah’a ve Resulüne karşı koymaya kalkarsa ona içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşi vardır? İşte en büyük aşağılanma budur.","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدًا ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-63c.mp3","commentary_text":"“Münafıkların haklarında bir surenin gelmesinden korkması”, onların vahye inandığını ama gereklerini yerine getirmediğini gösteriyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Bilmiyorlar mı ki kim Allah’a ve Resulüne karşı koymaya kalkarsa ona içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşi vardır? İşte en büyük aşağılanma budur.","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدًا ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-62c.mp3","commentary_text":"“Münafıkların haklarında bir surenin gelmesinden korkması”, onların vahye inandığını ama gereklerini yerine getirmediğini gösteriyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Bilmiyorlar mı ki kim Allah’a ve Resulüne karşı koymaya kalkarsa ona içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşi vardır? İşte en büyük aşağılanma budur.","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدًا ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-63c.mp3","commentary_text":"“Münafıkların haklarında bir surenin gelmesinden korkması”, onların vahye inandığını ama gereklerini yerine getirmediğini gösteriyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Bilmiyorlar mı ki kim Allah’a ve Resulüne karşı koymaya kalkarsa ona içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşi vardır? İşte en büyük aşağılanma budur.","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدًا ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-63c.mp3","commentary_text":"“Münafıkların haklarında bir surenin gelmesinden korkması”, onların vahye inandığını ama gereklerini yerine getirmediğini gösteriyor."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Münafıklar kendileri hakkında kalplerinde olan şeyleri ortaya çıkaracak bir surenin üzerlerine indirilmesinden korkuyorlar (ama ona rağmen alay etmeye devam ediyorlar). De ki: “Siz alay etmeye devam edin. Ama Allah o (içinizde söylemekten) çekindiğiniz şeyleri mutlaka ortaya çıkaracaktır.”","arabic_text":"يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-64c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi öncesi, Hz. Peygamberin azmini gören münafıklar kendi aralarında: “Şu adamın haline bakar mısınız, kocaman Bizans İmparatorluğunu yenecek ve dünyaya hâkim olacak!” diyerek onu alaya alıyorlardı. Onların bu tavrı vahiy yoluyla Hz. Peygambere bildirilince kendilerine neden böyle saçmalıklarla uğraştıkları sorulunca onlar da ayette ifade edildiği gibi uydurma bir cevap verdi."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Münafıklar kendileri hakkında kalplerinde olan şeyleri ortaya çıkaracak bir surenin üzerlerine indirilmesinden korkuyorlar (ama ona rağmen alay etmeye devam ediyorlar). De ki: “Siz alay etmeye devam edin. Ama Allah o (içinizde söylemekten) çekindiğiniz şeyleri mutlaka ortaya çıkaracaktır.”","arabic_text":"يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-63c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi öncesi, Hz. Peygamberin azmini gören münafıklar kendi aralarında: “Şu adamın haline bakar mısınız, kocaman Bizans İmparatorluğunu yenecek ve dünyaya hâkim olacak!” diyerek onu alaya alıyorlardı. Onların bu tavrı vahiy yoluyla Hz. Peygambere bildirilince kendilerine neden böyle saçmalıklarla uğraştıkları sorulunca onlar da ayette ifade edildiği gibi uydurma bir cevap verdi."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Münafıklar kendileri hakkında kalplerinde olan şeyleri ortaya çıkaracak bir surenin üzerlerine indirilmesinden korkuyorlar (ama ona rağmen alay etmeye devam ediyorlar). De ki: “Siz alay etmeye devam edin. Ama Allah o (içinizde söylemekten) çekindiğiniz şeyleri mutlaka ortaya çıkaracaktır.”","arabic_text":"يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-64c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi öncesi, Hz. Peygamberin azmini gören münafıklar kendi aralarında: “Şu adamın haline bakar mısınız, kocaman Bizans İmparatorluğunu yenecek ve dünyaya hâkim olacak!” diyerek onu alaya alıyorlardı. Onların bu tavrı vahiy yoluyla Hz. Peygambere bildirilince kendilerine neden böyle saçmalıklarla uğraştıkları sorulunca onlar da ayette ifade edildiği gibi uydurma bir cevap verdi."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Münafıklar kendileri hakkında kalplerinde olan şeyleri ortaya çıkaracak bir surenin üzerlerine indirilmesinden korkuyorlar (ama ona rağmen alay etmeye devam ediyorlar). De ki: “Siz alay etmeye devam edin. Ama Allah o (içinizde söylemekten) çekindiğiniz şeyleri mutlaka ortaya çıkaracaktır.”","arabic_text":"يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-64c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi öncesi, Hz. Peygamberin azmini gören münafıklar kendi aralarında: “Şu adamın haline bakar mısınız, kocaman Bizans İmparatorluğunu yenecek ve dünyaya hâkim olacak!” diyerek onu alaya alıyorlardı. Onların bu tavrı vahiy yoluyla Hz. Peygambere bildirilince kendilerine neden böyle saçmalıklarla uğraştıkları sorulunca onlar da ayette ifade edildiği gibi uydurma bir cevap verdi."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Şayet kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” diyecekler. De ki: “Allah’la O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-65c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; sadece gevezeliğinden dolayı bu tür konuşmaları yapanlar ya da hoşlandığı için gevezelik yapanları dinleyenler belki affedilebilir. Ama Allah’ın dinini kasten alay konusu yapanlar asla affedilmeyecektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Şayet kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” diyecekler. De ki: “Allah’la O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-64c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; sadece gevezeliğinden dolayı bu tür konuşmaları yapanlar ya da hoşlandığı için gevezelik yapanları dinleyenler belki affedilebilir. Ama Allah’ın dinini kasten alay konusu yapanlar asla affedilmeyecektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Şayet kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” diyecekler. De ki: “Allah’la O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-65c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; sadece gevezeliğinden dolayı bu tür konuşmaları yapanlar ya da hoşlandığı için gevezelik yapanları dinleyenler belki affedilebilir. Ama Allah’ın dinini kasten alay konusu yapanlar asla affedilmeyecektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Şayet kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” diyecekler. De ki: “Allah’la O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-65c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; sadece gevezeliğinden dolayı bu tür konuşmaları yapanlar ya da hoşlandığı için gevezelik yapanları dinleyenler belki affedilebilir. Ama Allah’ın dinini kasten alay konusu yapanlar asla affedilmeyecektir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"(O halde ey münafıklar! Boşuna) özür dilemeye kalkmayın. Çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bile bile yeniden) küfre saptınız. İçinizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir grubu (tevbeleri sebebiyle) affetsek bile (diğer) bir topluluğu (ısrarla) suç işlemeye devam ettikleri için (kesinlikle) cezalandıracağız.","arabic_text":"ا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-66c.mp3","commentary_text":"Burada bir anlamda münafıkların özellikleri sıralanmaktadır: Her daim kötülerin başarısını ve kötülüklerin egemen olmasını isterler, bunun için de doğrudan ya da dolaylı kötülüğü teşvik ederler. İyilere ve iyiliklere sürekli karşı çıkarlar, iyiliğin yayılmaması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Olabildiğince cimridirler, gösteriş yapmanın dışında kimseye bir zırnık koklatmazlar, insanların yoksulluğundan zevk alırlar ve bunun devam etmesi için farklı planlar yapar, komplolar kurarlar. Yaşamlarında, Allah yokmuş gibi hareket ederler, Allah’ın iradesinin hayatlarına müdahalesini asla istemezler. Ayette geçen “Allah’ı unuttular, O’da onları unuttu” ifadesi, mecazi bir deyiş olup, ikiyüzlülüğü içselleştirmiş olan münafıklardan Allah’ın yardımını ve merhametini keserek onları terk edilmiş bir vaziyette bırakması demektir. Allah’a “unutmak” gibi bir eksikliği izafe etmek ya da O’nu bu tip zayıflıklarla nitelendirmek asla caiz değildir. Bu ayette olduğu gibi, Araf 7/5, Taha 20/126, Casiye 45/34’de ve daha birçok ayette de “unutmak” teriminin diğer bazı kelimeler gibi mecazi anlamda kullanıldığı görülmektedir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"(O halde ey münafıklar! Boşuna) özür dilemeye kalkmayın. Çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bile bile yeniden) küfre saptınız. İçinizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir grubu (tevbeleri sebebiyle) affetsek bile (diğer) bir topluluğu (ısrarla) suç işlemeye devam ettikleri için (kesinlikle) cezalandıracağız.","arabic_text":"ا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-65c.mp3","commentary_text":"Burada bir anlamda münafıkların özellikleri sıralanmaktadır: Her daim kötülerin başarısını ve kötülüklerin egemen olmasını isterler, bunun için de doğrudan ya da dolaylı kötülüğü teşvik ederler. İyilere ve iyiliklere sürekli karşı çıkarlar, iyiliğin yayılmaması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Olabildiğince cimridirler, gösteriş yapmanın dışında kimseye bir zırnık koklatmazlar, insanların yoksulluğundan zevk alırlar ve bunun devam etmesi için farklı planlar yapar, komplolar kurarlar. Yaşamlarında, Allah yokmuş gibi hareket ederler, Allah’ın iradesinin hayatlarına müdahalesini asla istemezler. Ayette geçen “Allah’ı unuttular, O’da onları unuttu” ifadesi, mecazi bir deyiş olup, ikiyüzlülüğü içselleştirmiş olan münafıklardan Allah’ın yardımını ve merhametini keserek onları terk edilmiş bir vaziyette bırakması demektir. Allah’a “unutmak” gibi bir eksikliği izafe etmek ya da O’nu bu tip zayıflıklarla nitelendirmek asla caiz değildir. Bu ayette olduğu gibi, Araf 7/5, Taha 20/126, Casiye 45/34’de ve daha birçok ayette de “unutmak” teriminin diğer bazı kelimeler gibi mecazi anlamda kullanıldığı görülmektedir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"(O halde ey münafıklar! Boşuna) özür dilemeye kalkmayın. Çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bile bile yeniden) küfre saptınız. İçinizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir grubu (tevbeleri sebebiyle) affetsek bile (diğer) bir topluluğu (ısrarla) suç işlemeye devam ettikleri için (kesinlikle) cezalandıracağız.","arabic_text":"ا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-66c.mp3","commentary_text":"Burada bir anlamda münafıkların özellikleri sıralanmaktadır: Her daim kötülerin başarısını ve kötülüklerin egemen olmasını isterler, bunun için de doğrudan ya da dolaylı kötülüğü teşvik ederler. İyilere ve iyiliklere sürekli karşı çıkarlar, iyiliğin yayılmaması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Olabildiğince cimridirler, gösteriş yapmanın dışında kimseye bir zırnık koklatmazlar, insanların yoksulluğundan zevk alırlar ve bunun devam etmesi için farklı planlar yapar, komplolar kurarlar. Yaşamlarında, Allah yokmuş gibi hareket ederler, Allah’ın iradesinin hayatlarına müdahalesini asla istemezler. Ayette geçen “Allah’ı unuttular, O’da onları unuttu” ifadesi, mecazi bir deyiş olup, ikiyüzlülüğü içselleştirmiş olan münafıklardan Allah’ın yardımını ve merhametini keserek onları terk edilmiş bir vaziyette bırakması demektir. Allah’a “unutmak” gibi bir eksikliği izafe etmek ya da O’nu bu tip zayıflıklarla nitelendirmek asla caiz değildir. Bu ayette olduğu gibi, Araf 7/5, Taha 20/126, Casiye 45/34’de ve daha birçok ayette de “unutmak” teriminin diğer bazı kelimeler gibi mecazi anlamda kullanıldığı görülmektedir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"(O halde ey münafıklar! Boşuna) özür dilemeye kalkmayın. Çünkü siz inandığınızı (açıkladıktan) sonra (bile bile yeniden) küfre saptınız. İçinizden (bilinçsizce bu konuşmalara katılan) bir grubu (tevbeleri sebebiyle) affetsek bile (diğer) bir topluluğu (ısrarla) suç işlemeye devam ettikleri için (kesinlikle) cezalandıracağız.","arabic_text":"ا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-66c.mp3","commentary_text":"Burada bir anlamda münafıkların özellikleri sıralanmaktadır: Her daim kötülerin başarısını ve kötülüklerin egemen olmasını isterler, bunun için de doğrudan ya da dolaylı kötülüğü teşvik ederler. İyilere ve iyiliklere sürekli karşı çıkarlar, iyiliğin yayılmaması için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Olabildiğince cimridirler, gösteriş yapmanın dışında kimseye bir zırnık koklatmazlar, insanların yoksulluğundan zevk alırlar ve bunun devam etmesi için farklı planlar yapar, komplolar kurarlar. Yaşamlarında, Allah yokmuş gibi hareket ederler, Allah’ın iradesinin hayatlarına müdahalesini asla istemezler. Ayette geçen “Allah’ı unuttular, O’da onları unuttu” ifadesi, mecazi bir deyiş olup, ikiyüzlülüğü içselleştirmiş olan münafıklardan Allah’ın yardımını ve merhametini keserek onları terk edilmiş bir vaziyette bırakması demektir. Allah’a “unutmak” gibi bir eksikliği izafe etmek ya da O’nu bu tip zayıflıklarla nitelendirmek asla caiz değildir. Bu ayette olduğu gibi, Araf 7/5, Taha 20/126, Casiye 45/34’de ve daha birçok ayette de “unutmak” teriminin diğer bazı kelimeler gibi mecazi anlamda kullanıldığı görülmektedir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Münafık erkeklerle münafık kadınlar (hangi toplumda olursa olsun) birbirlerindendir (hepsi aynıdır). Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu (rahmetsiz bıraktı). Gerçekten münafıklar günaha gömülmüş kimselerdir!","arabic_text":"اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-67c.mp3","commentary_text":"Lânet etmek, mahrum etmek, ilgilenmemek, yoksun bırakmak demektir. Allah’ın lânet etmesi, rahmetinden yoksun bırakması ve nimetlerini esirgemesidir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Münafık erkeklerle münafık kadınlar (hangi toplumda olursa olsun) birbirlerindendir (hepsi aynıdır). Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu (rahmetsiz bıraktı). Gerçekten münafıklar günaha gömülmüş kimselerdir!","arabic_text":"اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-66c.mp3","commentary_text":"Lânet etmek, mahrum etmek, ilgilenmemek, yoksun bırakmak demektir. Allah’ın lânet etmesi, rahmetinden yoksun bırakması ve nimetlerini esirgemesidir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Münafık erkeklerle münafık kadınlar (hangi toplumda olursa olsun) birbirlerindendir (hepsi aynıdır). Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu (rahmetsiz bıraktı). Gerçekten münafıklar günaha gömülmüş kimselerdir!","arabic_text":"اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-67c.mp3","commentary_text":"Lânet etmek, mahrum etmek, ilgilenmemek, yoksun bırakmak demektir. Allah’ın lânet etmesi, rahmetinden yoksun bırakması ve nimetlerini esirgemesidir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Münafık erkeklerle münafık kadınlar (hangi toplumda olursa olsun) birbirlerindendir (hepsi aynıdır). Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve cimriliklerinden dolayı ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu (rahmetsiz bıraktı). Gerçekten münafıklar günaha gömülmüş kimselerdir!","arabic_text":"اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-67c.mp3","commentary_text":"Lânet etmek, mahrum etmek, ilgilenmemek, yoksun bırakmak demektir. Allah’ın lânet etmesi, rahmetinden yoksun bırakması ve nimetlerini esirgemesidir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara ve inkârcılara içinde daimî kalacakları cehennem ateşini vadetmiştir. O (cehennem ateşi) onlara yeter. Ve Allah onlara (yaptıkları yüzünden) lanet etmiştir. Onlara sonu gelmeyen bir azap vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara ve inkârcılara içinde daimî kalacakları cehennem ateşini vadetmiştir. O (cehennem ateşi) onlara yeter. Ve Allah onlara (yaptıkları yüzünden) lanet etmiştir. Onlara sonu gelmeyen bir azap vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara ve inkârcılara içinde daimî kalacakları cehennem ateşini vadetmiştir. O (cehennem ateşi) onlara yeter. Ve Allah onlara (yaptıkları yüzünden) lanet etmiştir. Onlara sonu gelmeyen bir azap vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara ve inkârcılara içinde daimî kalacakları cehennem ateşini vadetmiştir. O (cehennem ateşi) onlara yeter. Ve Allah onlara (yaptıkları yüzünden) lanet etmiştir. Onlara sonu gelmeyen bir azap vardır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara de ki:) “Sizler de sizden önce yaşayıp gitmiş kimseler gibisiniz. Onlar (kendi zamanlarında) kuvvetçe sizden daha güçlü servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar. Onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de öncekilerin paylarını aldıkları gibi kendi payınızı alıp yararlandınız ve onlar gibi (dünya zevklerine) dalıp gittiniz. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir ve onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.","arabic_text":"كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez tekrarlanan bu ve bunun gibi geçmiş peygamberlerin kıssaları ders almamız için vahiy yoluyla bize anlatılıyorsa, bizim yaşadıklarımız da bizden sonrakilere tarih yoluyla intikal edecektir. Geçmiş kavimlerin yaşadıklarına baktığımızda isyan kokan ve zulüm içeren bütün davranışlarının onların helak olmalarına sebep olduğunu görüyoruz. Allah’ın dini için ortaya çıkan Hak ve halk kahramanlarının çalışmalarına baktığımızda da gayretlerinin boşa gitmediğine tanık oluyoruz. Eski ümmetlerin güzel eylemleri bizim tekâmül etmemize nasıl katkı sağlıyorsa, bizim faydalı eylemlerimiz de bizden sonraki insanların kemâle ermesine öylece katkı sağlamalıdır. Yani Allah’ın rızasını kazanmak, övgüsüne mazhar olmak ve bizden sonraki insanların duasını almak için model insan olmak durumundayız."},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara de ki:) “Sizler de sizden önce yaşayıp gitmiş kimseler gibisiniz. Onlar (kendi zamanlarında) kuvvetçe sizden daha güçlü servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar. Onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de öncekilerin paylarını aldıkları gibi kendi payınızı alıp yararlandınız ve onlar gibi (dünya zevklerine) dalıp gittiniz. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir ve onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.","arabic_text":"كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-68c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez tekrarlanan bu ve bunun gibi geçmiş peygamberlerin kıssaları ders almamız için vahiy yoluyla bize anlatılıyorsa, bizim yaşadıklarımız da bizden sonrakilere tarih yoluyla intikal edecektir. Geçmiş kavimlerin yaşadıklarına baktığımızda isyan kokan ve zulüm içeren bütün davranışlarının onların helak olmalarına sebep olduğunu görüyoruz. Allah’ın dini için ortaya çıkan Hak ve halk kahramanlarının çalışmalarına baktığımızda da gayretlerinin boşa gitmediğine tanık oluyoruz. Eski ümmetlerin güzel eylemleri bizim tekâmül etmemize nasıl katkı sağlıyorsa, bizim faydalı eylemlerimiz de bizden sonraki insanların kemâle ermesine öylece katkı sağlamalıdır. Yani Allah’ın rızasını kazanmak, övgüsüne mazhar olmak ve bizden sonraki insanların duasını almak için model insan olmak durumundayız."},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara de ki:) “Sizler de sizden önce yaşayıp gitmiş kimseler gibisiniz. Onlar (kendi zamanlarında) kuvvetçe sizden daha güçlü servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar. Onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de öncekilerin paylarını aldıkları gibi kendi payınızı alıp yararlandınız ve onlar gibi (dünya zevklerine) dalıp gittiniz. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir ve onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.","arabic_text":"كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez tekrarlanan bu ve bunun gibi geçmiş peygamberlerin kıssaları ders almamız için vahiy yoluyla bize anlatılıyorsa, bizim yaşadıklarımız da bizden sonrakilere tarih yoluyla intikal edecektir. Geçmiş kavimlerin yaşadıklarına baktığımızda isyan kokan ve zulüm içeren bütün davranışlarının onların helak olmalarına sebep olduğunu görüyoruz. Allah’ın dini için ortaya çıkan Hak ve halk kahramanlarının çalışmalarına baktığımızda da gayretlerinin boşa gitmediğine tanık oluyoruz. Eski ümmetlerin güzel eylemleri bizim tekâmül etmemize nasıl katkı sağlıyorsa, bizim faydalı eylemlerimiz de bizden sonraki insanların kemâle ermesine öylece katkı sağlamalıdır. Yani Allah’ın rızasını kazanmak, övgüsüne mazhar olmak ve bizden sonraki insanların duasını almak için model insan olmak durumundayız."},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara de ki:) “Sizler de sizden önce yaşayıp gitmiş kimseler gibisiniz. Onlar (kendi zamanlarında) kuvvetçe sizden daha güçlü servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar. Onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de öncekilerin paylarını aldıkları gibi kendi payınızı alıp yararlandınız ve onlar gibi (dünya zevklerine) dalıp gittiniz. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir ve onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.","arabic_text":"كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez tekrarlanan bu ve bunun gibi geçmiş peygamberlerin kıssaları ders almamız için vahiy yoluyla bize anlatılıyorsa, bizim yaşadıklarımız da bizden sonrakilere tarih yoluyla intikal edecektir. Geçmiş kavimlerin yaşadıklarına baktığımızda isyan kokan ve zulüm içeren bütün davranışlarının onların helak olmalarına sebep olduğunu görüyoruz. Allah’ın dini için ortaya çıkan Hak ve halk kahramanlarının çalışmalarına baktığımızda da gayretlerinin boşa gitmediğine tanık oluyoruz. Eski ümmetlerin güzel eylemleri bizim tekâmül etmemize nasıl katkı sağlıyorsa, bizim faydalı eylemlerimiz de bizden sonraki insanların kemâle ermesine öylece katkı sağlamalıdır. Yani Allah’ın rızasını kazanmak, övgüsüne mazhar olmak ve bizden sonraki insanların duasını almak için model insan olmak durumundayız."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara kendilerinden önceki toplumların (yani) Nuh Ad Semud ve İbrahim kavminin Medyen halkının ve yurtları altüst edilenlerin bilgileri gelmedi mi? Bu toplumlara resulleri açık ve anlamlı mesajlar getirmişlerdi. Allah’ın (durup dururken) onlara zulmetmesi düşünülemezdi fakat onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَاُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ اِبْرٰه۪يمَ وَاَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ اَتَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","10/44","16/33","29/40"],"audio_path":"8/8-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-70c.mp3","commentary_text":"Burada kadın olsun, erkek olsun dostluk ve yardım konusunda müminlerle ilgili bir gerçek ortaya konuyor. Müşrikler ve münafıklar birbirlerinin dostu ve yardımcısı ise mü’min olan kadın ve erkeklerin de dost olmaktan ve birbirlerine yardım etmekten başka çareleri yoktur. İnananlar arasındaki dostluk ve yardımlaşma, öncelikli olarak iyiliği hayata geçirme ve kötülüğü bertaraf etme alanında görülmelidir. İşte tam bu noktada inananlar tek vücut gibi olmalıdır. Burada bir anlamda gerçek mü’minin özellikleri sıralanıyor: Öncelikle mü’min, mü ‘minin dostu ve kardeşi olmalıdır. (Hucurat 49/10). İyiliğin yayılması ve egemen olması için gayret göstermeli, kötülüklerin ortadan kaldırılması ve engellenmesi için mücadele vermelidir. Kendisine hayat hakkı veren ve yaşamını sürdürebilmesi için hesapsız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcısıyla belli zamanlarda mutlaka bir araya gelerek hasbıhal etmelidir yani namazını kılmalıdır. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken cömert olmalıdır, zekâtı ve infakı ihmal etmemelidir. Allah’a ve elçisine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz teslim olmalı ve itaatte asla kusur etmemelidir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara kendilerinden önceki toplumların (yani) Nuh Ad Semud ve İbrahim kavminin Medyen halkının ve yurtları altüst edilenlerin bilgileri gelmedi mi? Bu toplumlara resulleri açık ve anlamlı mesajlar getirmişlerdi. Allah’ın (durup dururken) onlara zulmetmesi düşünülemezdi fakat onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَاُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ اِبْرٰه۪يمَ وَاَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ اَتَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","10/44","16/33","29/40"],"audio_path":"8/8-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-69c.mp3","commentary_text":"Burada kadın olsun, erkek olsun dostluk ve yardım konusunda müminlerle ilgili bir gerçek ortaya konuyor. Müşrikler ve münafıklar birbirlerinin dostu ve yardımcısı ise mü’min olan kadın ve erkeklerin de dost olmaktan ve birbirlerine yardım etmekten başka çareleri yoktur. İnananlar arasındaki dostluk ve yardımlaşma, öncelikli olarak iyiliği hayata geçirme ve kötülüğü bertaraf etme alanında görülmelidir. İşte tam bu noktada inananlar tek vücut gibi olmalıdır. Burada bir anlamda gerçek mü’minin özellikleri sıralanıyor: Öncelikle mü’min, mü ‘minin dostu ve kardeşi olmalıdır. (Hucurat 49/10). İyiliğin yayılması ve egemen olması için gayret göstermeli, kötülüklerin ortadan kaldırılması ve engellenmesi için mücadele vermelidir. Kendisine hayat hakkı veren ve yaşamını sürdürebilmesi için hesapsız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcısıyla belli zamanlarda mutlaka bir araya gelerek hasbıhal etmelidir yani namazını kılmalıdır. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken cömert olmalıdır, zekâtı ve infakı ihmal etmemelidir. Allah’a ve elçisine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz teslim olmalı ve itaatte asla kusur etmemelidir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara kendilerinden önceki toplumların (yani) Nuh Ad Semud ve İbrahim kavminin Medyen halkının ve yurtları altüst edilenlerin bilgileri gelmedi mi? Bu toplumlara resulleri açık ve anlamlı mesajlar getirmişlerdi. Allah’ın (durup dururken) onlara zulmetmesi düşünülemezdi fakat onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَاُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ اِبْرٰه۪يمَ وَاَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ اَتَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","10/44","16/33","29/40"],"audio_path":"8/8-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-70c.mp3","commentary_text":"Burada kadın olsun, erkek olsun dostluk ve yardım konusunda müminlerle ilgili bir gerçek ortaya konuyor. Müşrikler ve münafıklar birbirlerinin dostu ve yardımcısı ise mü’min olan kadın ve erkeklerin de dost olmaktan ve birbirlerine yardım etmekten başka çareleri yoktur. İnananlar arasındaki dostluk ve yardımlaşma, öncelikli olarak iyiliği hayata geçirme ve kötülüğü bertaraf etme alanında görülmelidir. İşte tam bu noktada inananlar tek vücut gibi olmalıdır. Burada bir anlamda gerçek mü’minin özellikleri sıralanıyor: Öncelikle mü’min, mü ‘minin dostu ve kardeşi olmalıdır. (Hucurat 49/10). İyiliğin yayılması ve egemen olması için gayret göstermeli, kötülüklerin ortadan kaldırılması ve engellenmesi için mücadele vermelidir. Kendisine hayat hakkı veren ve yaşamını sürdürebilmesi için hesapsız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcısıyla belli zamanlarda mutlaka bir araya gelerek hasbıhal etmelidir yani namazını kılmalıdır. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken cömert olmalıdır, zekâtı ve infakı ihmal etmemelidir. Allah’a ve elçisine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz teslim olmalı ve itaatte asla kusur etmemelidir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara kendilerinden önceki toplumların (yani) Nuh Ad Semud ve İbrahim kavminin Medyen halkının ve yurtları altüst edilenlerin bilgileri gelmedi mi? Bu toplumlara resulleri açık ve anlamlı mesajlar getirmişlerdi. Allah’ın (durup dururken) onlara zulmetmesi düşünülemezdi fakat onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَاُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ اِبْرٰه۪يمَ وَاَصْحَابِ مَدْيَنَ وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ اَتَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","10/44","16/33","29/40"],"audio_path":"8/8-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-70c.mp3","commentary_text":"Burada kadın olsun, erkek olsun dostluk ve yardım konusunda müminlerle ilgili bir gerçek ortaya konuyor. Müşrikler ve münafıklar birbirlerinin dostu ve yardımcısı ise mü’min olan kadın ve erkeklerin de dost olmaktan ve birbirlerine yardım etmekten başka çareleri yoktur. İnananlar arasındaki dostluk ve yardımlaşma, öncelikli olarak iyiliği hayata geçirme ve kötülüğü bertaraf etme alanında görülmelidir. İşte tam bu noktada inananlar tek vücut gibi olmalıdır. Burada bir anlamda gerçek mü’minin özellikleri sıralanıyor: Öncelikle mü’min, mü ‘minin dostu ve kardeşi olmalıdır. (Hucurat 49/10). İyiliğin yayılması ve egemen olması için gayret göstermeli, kötülüklerin ortadan kaldırılması ve engellenmesi için mücadele vermelidir. Kendisine hayat hakkı veren ve yaşamını sürdürebilmesi için hesapsız nimetler bahşeden Yüce Yaratıcısıyla belli zamanlarda mutlaka bir araya gelerek hasbıhal etmelidir yani namazını kılmalıdır. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşırken cömert olmalıdır, zekâtı ve infakı ihmal etmemelidir. Allah’a ve elçisine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz teslim olmalı ve itaatte asla kusur etmemelidir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin dostları koruyucuları ve yardımcılarıdır. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar namazı ikame ederler zekâtı verirler Allah’a ve resulüne itaat ederler. İşte Allah bu kimselere rahmet edecek (onları bağışlayacak ve destekleyecek)tir. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُط۪يعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-71c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32/17)"},{"verse_number":"71","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin dostları koruyucuları ve yardımcılarıdır. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar namazı ikame ederler zekâtı verirler Allah’a ve resulüne itaat ederler. İşte Allah bu kimselere rahmet edecek (onları bağışlayacak ve destekleyecek)tir. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُط۪يعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-70c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32/17)"},{"verse_number":"71","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin dostları koruyucuları ve yardımcılarıdır. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar namazı ikame ederler zekâtı verirler Allah’a ve resulüne itaat ederler. İşte Allah bu kimselere rahmet edecek (onları bağışlayacak ve destekleyecek)tir. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُط۪يعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-71c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32/17)"},{"verse_number":"71","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin dostları koruyucuları ve yardımcılarıdır. Bunlar iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar namazı ikame ederler zekâtı verirler Allah’a ve resulüne itaat ederler. İşte Allah bu kimselere rahmet edecek (onları bağışlayacak ve destekleyecek)tir. Şüphesiz ki Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُط۪يعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-71c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32/17)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde kalacakları altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah’ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":["10/26","48/5","57/12"],"audio_path":"8/8-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde kalacakları altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah’ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":["10/26","48/5","57/12"],"audio_path":"8/8-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde kalacakları altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah’ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":["10/26","48/5","57/12"],"audio_path":"8/8-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde kalacakları altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah’ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":["10/26","48/5","57/12"],"audio_path":"8/8-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey Nebi! İnkârcılarla ve münafıklarla mücadele et onlara sert davran (taviz verme)! Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-73c.mp3","commentary_text":"Münafıklardan Cülas b. Süveyd ve Vadia b. Sabit, “Eğer Muhammed’in hakkımızda söyledikleri doğru ise eşeklerden daha beter olalım” şeklinde sözde kendilerine beddua ederek inananların kafasını karıştırmaya çalışıyordu. Konuşulanlara tanık olan Hz. Mus’ab, durumu Hz. Peygambere haber verdi. Hz. Peygamber, Cülas’ı çağırıp konuşulanların doğru olup olmadığını sordu. O da öyle bir konuşmanın olmadığına dair Allah adına yemin ederek Hz. Mus’ab’ı yalancı durumuna düşürdü. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu ve böylece Cülas’ın münafık olduğu ve Hz. Mus’ab’ın doğru söylediği anlaşıldı. “Başaramadıkları şeye yeltendiler” ifadesi, öldürmek maksadıyla Hz. Peygambere düzenlenmek istenen suikaste işarettir. Tebük seferi dönüşünde münafıklar Hz. Peygamberi gecenin karanlığında bir tepenin üzerinden geçerken vurup uçuruma atmayı planladırlar. Münafıkların bu planını haber alan Hz. Muhammed tepelerin üzerinden giderken, ordunun çevredeki yolları izlemesini istedi. İzciler, yolda yüzleri örtülü bazı münafıkların kendilerini takip ettiğini görünce durumu peygambere haber verdiler. Böylece suikast önlenmiş oldu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey Nebi! İnkârcılarla ve münafıklarla mücadele et onlara sert davran (taviz verme)! Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-72c.mp3","commentary_text":"Münafıklardan Cülas b. Süveyd ve Vadia b. Sabit, “Eğer Muhammed’in hakkımızda söyledikleri doğru ise eşeklerden daha beter olalım” şeklinde sözde kendilerine beddua ederek inananların kafasını karıştırmaya çalışıyordu. Konuşulanlara tanık olan Hz. Mus’ab, durumu Hz. Peygambere haber verdi. Hz. Peygamber, Cülas’ı çağırıp konuşulanların doğru olup olmadığını sordu. O da öyle bir konuşmanın olmadığına dair Allah adına yemin ederek Hz. Mus’ab’ı yalancı durumuna düşürdü. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu ve böylece Cülas’ın münafık olduğu ve Hz. Mus’ab’ın doğru söylediği anlaşıldı. “Başaramadıkları şeye yeltendiler” ifadesi, öldürmek maksadıyla Hz. Peygambere düzenlenmek istenen suikaste işarettir. Tebük seferi dönüşünde münafıklar Hz. Peygamberi gecenin karanlığında bir tepenin üzerinden geçerken vurup uçuruma atmayı planladırlar. Münafıkların bu planını haber alan Hz. Muhammed tepelerin üzerinden giderken, ordunun çevredeki yolları izlemesini istedi. İzciler, yolda yüzleri örtülü bazı münafıkların kendilerini takip ettiğini görünce durumu peygambere haber verdiler. Böylece suikast önlenmiş oldu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey Nebi! İnkârcılarla ve münafıklarla mücadele et onlara sert davran (taviz verme)! Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-73c.mp3","commentary_text":"Münafıklardan Cülas b. Süveyd ve Vadia b. Sabit, “Eğer Muhammed’in hakkımızda söyledikleri doğru ise eşeklerden daha beter olalım” şeklinde sözde kendilerine beddua ederek inananların kafasını karıştırmaya çalışıyordu. Konuşulanlara tanık olan Hz. Mus’ab, durumu Hz. Peygambere haber verdi. Hz. Peygamber, Cülas’ı çağırıp konuşulanların doğru olup olmadığını sordu. O da öyle bir konuşmanın olmadığına dair Allah adına yemin ederek Hz. Mus’ab’ı yalancı durumuna düşürdü. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu ve böylece Cülas’ın münafık olduğu ve Hz. Mus’ab’ın doğru söylediği anlaşıldı. “Başaramadıkları şeye yeltendiler” ifadesi, öldürmek maksadıyla Hz. Peygambere düzenlenmek istenen suikaste işarettir. Tebük seferi dönüşünde münafıklar Hz. Peygamberi gecenin karanlığında bir tepenin üzerinden geçerken vurup uçuruma atmayı planladırlar. Münafıkların bu planını haber alan Hz. Muhammed tepelerin üzerinden giderken, ordunun çevredeki yolları izlemesini istedi. İzciler, yolda yüzleri örtülü bazı münafıkların kendilerini takip ettiğini görünce durumu peygambere haber verdiler. Böylece suikast önlenmiş oldu."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey Nebi! İnkârcılarla ve münafıklarla mücadele et onlara sert davran (taviz verme)! Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-73c.mp3","commentary_text":"Münafıklardan Cülas b. Süveyd ve Vadia b. Sabit, “Eğer Muhammed’in hakkımızda söyledikleri doğru ise eşeklerden daha beter olalım” şeklinde sözde kendilerine beddua ederek inananların kafasını karıştırmaya çalışıyordu. Konuşulanlara tanık olan Hz. Mus’ab, durumu Hz. Peygambere haber verdi. Hz. Peygamber, Cülas’ı çağırıp konuşulanların doğru olup olmadığını sordu. O da öyle bir konuşmanın olmadığına dair Allah adına yemin ederek Hz. Mus’ab’ı yalancı durumuna düşürdü. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu ve böylece Cülas’ın münafık olduğu ve Hz. Mus’ab’ın doğru söylediği anlaşıldı. “Başaramadıkları şeye yeltendiler” ifadesi, öldürmek maksadıyla Hz. Peygambere düzenlenmek istenen suikaste işarettir. Tebük seferi dönüşünde münafıklar Hz. Peygamberi gecenin karanlığında bir tepenin üzerinden geçerken vurup uçuruma atmayı planladırlar. Münafıkların bu planını haber alan Hz. Muhammed tepelerin üzerinden giderken, ordunun çevredeki yolları izlemesini istedi. İzciler, yolda yüzleri örtülü bazı münafıkların kendilerini takip ettiğini görünce durumu peygambere haber verdiler. Böylece suikast önlenmiş oldu."},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Münafıklar senin aleyhinde) kötü bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki kendilerini küfre götüren o (çirkin) sözleri kesinlikle söylediler ve (böylece) Müslüman olduktan sonra yeniden kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (sana suikast düzenleyerek seni öldürmeye) de yeltendiler. Münafıkların resule ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi Allah’ın lütuf ve ihsanıyla inananların ihtiyacını gidermiş olmasıdır. Eğer (pişman olup) tevbe ederlerse kendileri için daha hayırlı olur. Fakat yüz çevirir (aynı kötülüklere devam eder)lerse Allah onları hem bu dünyada hem de ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı yoktur.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَابًا اَل۪يمًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-74c.mp3","commentary_text":"“Allah bize lütfundan bol mal verirse” ifadesi, Münafıkların bazılarının, Hz. Peygamber’e ve o’nun tebliğ ettiği dine ilgi duymaktan çok, Hz. Peygamberin ve onun getirdiği dinin onlara sağlayabileceği maddî nimetlere karşı ilgi duymalarına işaret ediyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Münafıklar senin aleyhinde) kötü bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki kendilerini küfre götüren o (çirkin) sözleri kesinlikle söylediler ve (böylece) Müslüman olduktan sonra yeniden kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (sana suikast düzenleyerek seni öldürmeye) de yeltendiler. Münafıkların resule ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi Allah’ın lütuf ve ihsanıyla inananların ihtiyacını gidermiş olmasıdır. Eğer (pişman olup) tevbe ederlerse kendileri için daha hayırlı olur. Fakat yüz çevirir (aynı kötülüklere devam eder)lerse Allah onları hem bu dünyada hem de ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı yoktur.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَابًا اَل۪يمًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-73c.mp3","commentary_text":"“Allah bize lütfundan bol mal verirse” ifadesi, Münafıkların bazılarının, Hz. Peygamber’e ve o’nun tebliğ ettiği dine ilgi duymaktan çok, Hz. Peygamberin ve onun getirdiği dinin onlara sağlayabileceği maddî nimetlere karşı ilgi duymalarına işaret ediyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Münafıklar senin aleyhinde) kötü bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki kendilerini küfre götüren o (çirkin) sözleri kesinlikle söylediler ve (böylece) Müslüman olduktan sonra yeniden kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (sana suikast düzenleyerek seni öldürmeye) de yeltendiler. Münafıkların resule ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi Allah’ın lütuf ve ihsanıyla inananların ihtiyacını gidermiş olmasıdır. Eğer (pişman olup) tevbe ederlerse kendileri için daha hayırlı olur. Fakat yüz çevirir (aynı kötülüklere devam eder)lerse Allah onları hem bu dünyada hem de ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı yoktur.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَابًا اَل۪يمًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-74c.mp3","commentary_text":"“Allah bize lütfundan bol mal verirse” ifadesi, Münafıkların bazılarının, Hz. Peygamber’e ve o’nun tebliğ ettiği dine ilgi duymaktan çok, Hz. Peygamberin ve onun getirdiği dinin onlara sağlayabileceği maddî nimetlere karşı ilgi duymalarına işaret ediyor."},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Münafıklar senin aleyhinde) kötü bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki kendilerini küfre götüren o (çirkin) sözleri kesinlikle söylediler ve (böylece) Müslüman olduktan sonra yeniden kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (sana suikast düzenleyerek seni öldürmeye) de yeltendiler. Münafıkların resule ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi Allah’ın lütuf ve ihsanıyla inananların ihtiyacını gidermiş olmasıdır. Eğer (pişman olup) tevbe ederlerse kendileri için daha hayırlı olur. Fakat yüz çevirir (aynı kötülüklere devam eder)lerse Allah onları hem bu dünyada hem de ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde bir dost ve yardımcı yoktur.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْرًا لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَابًا اَل۪يمًا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-74c.mp3","commentary_text":"“Allah bize lütfundan bol mal verirse” ifadesi, Münafıkların bazılarının, Hz. Peygamber’e ve o’nun tebliğ ettiği dine ilgi duymaktan çok, Hz. Peygamberin ve onun getirdiği dinin onlara sağlayabileceği maddî nimetlere karşı ilgi duymalarına işaret ediyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse sadaka verenlerden ve iyi amel edenlerden olacağımıza yemin ederiz” diye Allah’a söz vermişlerdi.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ عَاهَدَ اللّٰهَ لَئِنْ اٰتٰينَا مِنْ فَضْلِه۪ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse sadaka verenlerden ve iyi amel edenlerden olacağımıza yemin ederiz” diye Allah’a söz vermişlerdi.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ عَاهَدَ اللّٰهَ لَئِنْ اٰتٰينَا مِنْ فَضْلِه۪ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse sadaka verenlerden ve iyi amel edenlerden olacağımıza yemin ederiz” diye Allah’a söz vermişlerdi.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ عَاهَدَ اللّٰهَ لَئِنْ اٰتٰينَا مِنْ فَضْلِه۪ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlardan bazıları: “Eğer Allah bize lütfundan bol mal verirse sadaka verenlerden ve iyi amel edenlerden olacağımıza yemin ederiz” diye Allah’a söz vermişlerdi.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ عَاهَدَ اللّٰهَ لَئِنْ اٰتٰينَا مِنْ فَضْلِه۪ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Ne zaman ki Allah lütuf ve kereminden onlara verdi onlar da cimrilik ettiler ve (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek (verdikleri sözden caydılar ve) dönüp gittiler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ بَخِلُوا بِه۪ وَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Ne zaman ki Allah lütuf ve kereminden onlara verdi onlar da cimrilik ettiler ve (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek (verdikleri sözden caydılar ve) dönüp gittiler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ بَخِلُوا بِه۪ وَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Ne zaman ki Allah lütuf ve kereminden onlara verdi onlar da cimrilik ettiler ve (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek (verdikleri sözden caydılar ve) dönüp gittiler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ بَخِلُوا بِه۪ وَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Ne zaman ki Allah lütuf ve kereminden onlara verdi onlar da cimrilik ettiler ve (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek (verdikleri sözden caydılar ve) dönüp gittiler.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ بَخِلُوا بِه۪ وَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.","arabic_text":"فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.","arabic_text":"فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.","arabic_text":"فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.","arabic_text":"فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Münafıklar) bilmiyorlar mı ki onların bütün sırlarından (mü’minlerin aleyhine yaptıkları) bütün gizli görüşmelerinden Allah’ın haberi var? (Ve yine bilmiyorlar mı ki) Allah insan idrakini aşan bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında eksiksiz bilgi sahibidir?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ عَلَّامُ الْغُيُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-78c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler münafıkların yersiz ve anlamsız tepkilerinden bahsediyor. Hz. Peygamber mü’minleri sadaka vermeye teşvik ettiğinde; bazıları ellerindekinin çoğunu, bazıları da çok azını getirip teslim ediyordu. Münafıklar çok verenler için “gösteriş yapıyorlar”, az verenler için de “Allah’ın bunların sadakasına ihtiyacı yoktur” diyerek işi sulandırmaya çalışıyorklardı."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Münafıklar) bilmiyorlar mı ki onların bütün sırlarından (mü’minlerin aleyhine yaptıkları) bütün gizli görüşmelerinden Allah’ın haberi var? (Ve yine bilmiyorlar mı ki) Allah insan idrakini aşan bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında eksiksiz bilgi sahibidir?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ عَلَّامُ الْغُيُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-77c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler münafıkların yersiz ve anlamsız tepkilerinden bahsediyor. Hz. Peygamber mü’minleri sadaka vermeye teşvik ettiğinde; bazıları ellerindekinin çoğunu, bazıları da çok azını getirip teslim ediyordu. Münafıklar çok verenler için “gösteriş yapıyorlar”, az verenler için de “Allah’ın bunların sadakasına ihtiyacı yoktur” diyerek işi sulandırmaya çalışıyorklardı."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Münafıklar) bilmiyorlar mı ki onların bütün sırlarından (mü’minlerin aleyhine yaptıkları) bütün gizli görüşmelerinden Allah’ın haberi var? (Ve yine bilmiyorlar mı ki) Allah insan idrakini aşan bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında eksiksiz bilgi sahibidir?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ عَلَّامُ الْغُيُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-78c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler münafıkların yersiz ve anlamsız tepkilerinden bahsediyor. Hz. Peygamber mü’minleri sadaka vermeye teşvik ettiğinde; bazıları ellerindekinin çoğunu, bazıları da çok azını getirip teslim ediyordu. Münafıklar çok verenler için “gösteriş yapıyorlar”, az verenler için de “Allah’ın bunların sadakasına ihtiyacı yoktur” diyerek işi sulandırmaya çalışıyorklardı."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Münafıklar) bilmiyorlar mı ki onların bütün sırlarından (mü’minlerin aleyhine yaptıkları) bütün gizli görüşmelerinden Allah’ın haberi var? (Ve yine bilmiyorlar mı ki) Allah insan idrakini aşan bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında eksiksiz bilgi sahibidir?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ عَلَّامُ الْغُيُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-78c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler münafıkların yersiz ve anlamsız tepkilerinden bahsediyor. Hz. Peygamber mü’minleri sadaka vermeye teşvik ettiğinde; bazıları ellerindekinin çoğunu, bazıları da çok azını getirip teslim ediyordu. Münafıklar çok verenler için “gösteriş yapıyorlar”, az verenler için de “Allah’ın bunların sadakasına ihtiyacı yoktur” diyerek işi sulandırmaya çalışıyorklardı."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sadaka vermek hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-79c.mp3","commentary_text":"Münafıkların başı durumunda olan Abdullah b. Ubeyy yatağında ölümle pençeleşirken oğlu Abdullah, Hz. Peygambere gelerek babasının bağışlanması için af dilemesini istemişti. İyi bir Müslüman olan Abdullah’ın hatırı için Peygamberimiz Abdullah b. Ubeyy için dua etmişti. Bunun üzerine Hz. Allah bu ayeti göndererek Müslümanların en yakınındaki anne-babası dahi olsa inanmayanların ve inanmamakta direnenlerin affedilmeyeceği konusunda kesin hükmünü vermiştir. Ayette geçen “yetmiş” sayısı, çokluktan kinayedir. Mesajın etkisini güçlendirmek için mübalağa sanatıyla pek çok anlamında kullanılmış bir ifadedir. Zira Arapçada “yetmiş” sayısı genellikle “çok, pek çok” anlamında da kullanılır. “Sen onlar için ne kadar çok af dilersen dile” demektir. “Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek, peygambere de müminlere de yakışmaz.” (Tevbe 9/13) Hz. Peygamberin kendi akrabaları için bile şefaat etmesi söz konusu değilken, Müslümanlar peygamber şefaatine sığınarak hangi cüretle günah işleyebiliyor? Bu şefaat beklentilerini hangi ayete dayandırıyorlar? Hz. İbrahim babasına şefaat edemedi (Mümtehine 60/4), Hz. Nuh oğlunu kurtaramadı (Hud 11/45-46). Çünkü “o gün kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir. (Bakara 2/48)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sadaka vermek hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-78c.mp3","commentary_text":"Münafıkların başı durumunda olan Abdullah b. Ubeyy yatağında ölümle pençeleşirken oğlu Abdullah, Hz. Peygambere gelerek babasının bağışlanması için af dilemesini istemişti. İyi bir Müslüman olan Abdullah’ın hatırı için Peygamberimiz Abdullah b. Ubeyy için dua etmişti. Bunun üzerine Hz. Allah bu ayeti göndererek Müslümanların en yakınındaki anne-babası dahi olsa inanmayanların ve inanmamakta direnenlerin affedilmeyeceği konusunda kesin hükmünü vermiştir. Ayette geçen “yetmiş” sayısı, çokluktan kinayedir. Mesajın etkisini güçlendirmek için mübalağa sanatıyla pek çok anlamında kullanılmış bir ifadedir. Zira Arapçada “yetmiş” sayısı genellikle “çok, pek çok” anlamında da kullanılır. “Sen onlar için ne kadar çok af dilersen dile” demektir. “Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek, peygambere de müminlere de yakışmaz.” (Tevbe 9/13) Hz. Peygamberin kendi akrabaları için bile şefaat etmesi söz konusu değilken, Müslümanlar peygamber şefaatine sığınarak hangi cüretle günah işleyebiliyor? Bu şefaat beklentilerini hangi ayete dayandırıyorlar? Hz. İbrahim babasına şefaat edemedi (Mümtehine 60/4), Hz. Nuh oğlunu kurtaramadı (Hud 11/45-46). Çünkü “o gün kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir. (Bakara 2/48)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sadaka vermek hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-79c.mp3","commentary_text":"Münafıkların başı durumunda olan Abdullah b. Ubeyy yatağında ölümle pençeleşirken oğlu Abdullah, Hz. Peygambere gelerek babasının bağışlanması için af dilemesini istemişti. İyi bir Müslüman olan Abdullah’ın hatırı için Peygamberimiz Abdullah b. Ubeyy için dua etmişti. Bunun üzerine Hz. Allah bu ayeti göndererek Müslümanların en yakınındaki anne-babası dahi olsa inanmayanların ve inanmamakta direnenlerin affedilmeyeceği konusunda kesin hükmünü vermiştir. Ayette geçen “yetmiş” sayısı, çokluktan kinayedir. Mesajın etkisini güçlendirmek için mübalağa sanatıyla pek çok anlamında kullanılmış bir ifadedir. Zira Arapçada “yetmiş” sayısı genellikle “çok, pek çok” anlamında da kullanılır. “Sen onlar için ne kadar çok af dilersen dile” demektir. “Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek, peygambere de müminlere de yakışmaz.” (Tevbe 9/13) Hz. Peygamberin kendi akrabaları için bile şefaat etmesi söz konusu değilken, Müslümanlar peygamber şefaatine sığınarak hangi cüretle günah işleyebiliyor? Bu şefaat beklentilerini hangi ayete dayandırıyorlar? Hz. İbrahim babasına şefaat edemedi (Mümtehine 60/4), Hz. Nuh oğlunu kurtaramadı (Hud 11/45-46). Çünkü “o gün kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir. (Bakara 2/48)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sadaka vermek hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّع۪ينَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-79c.mp3","commentary_text":"Münafıkların başı durumunda olan Abdullah b. Ubeyy yatağında ölümle pençeleşirken oğlu Abdullah, Hz. Peygambere gelerek babasının bağışlanması için af dilemesini istemişti. İyi bir Müslüman olan Abdullah’ın hatırı için Peygamberimiz Abdullah b. Ubeyy için dua etmişti. Bunun üzerine Hz. Allah bu ayeti göndererek Müslümanların en yakınındaki anne-babası dahi olsa inanmayanların ve inanmamakta direnenlerin affedilmeyeceği konusunda kesin hükmünü vermiştir. Ayette geçen “yetmiş” sayısı, çokluktan kinayedir. Mesajın etkisini güçlendirmek için mübalağa sanatıyla pek çok anlamında kullanılmış bir ifadedir. Zira Arapçada “yetmiş” sayısı genellikle “çok, pek çok” anlamında da kullanılır. “Sen onlar için ne kadar çok af dilersen dile” demektir. “Akraba bile olsalar, cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek, peygambere de müminlere de yakışmaz.” (Tevbe 9/13) Hz. Peygamberin kendi akrabaları için bile şefaat etmesi söz konusu değilken, Müslümanlar peygamber şefaatine sığınarak hangi cüretle günah işleyebiliyor? Bu şefaat beklentilerini hangi ayete dayandırıyorlar? Hz. İbrahim babasına şefaat edemedi (Mümtehine 60/4), Hz. Nuh oğlunu kurtaramadı (Hud 11/45-46). Çünkü “o gün kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir. (Bakara 2/48)"},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için ister af dile ister af dileme. Onlar için yetmiş defa da af dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu Allah’ı ve resulünü inkâr etmelerindendir. Çünkü Allah böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz.","arabic_text":"اِسْتَغْفِرْ لَهُمْ اَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْع۪ينَ مَرَّةً فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":["9/113"],"audio_path":"8/8-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-80c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne, meşru mazeretleri olmadan bir takım temelsiz bahanelerle katılmayıp Hz. Muhammed’i ve arkadaşlarını yalnız bırakan o günün sözde Müslümanları, bu ve bundan sonraki ayetlerle şiddetle kınanmaktadır. Çünkü zalimin zulmüne rıza göstermek de zulümdür, karşı koymak ise bütün insanlar üzerinde bir zorunluluktur.  Bunun için Müslüman olmaya da gerek yoktur. Dini, mezhebi, meşrebi, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun kimsenin kimseye haksızlık etme lüksü yoktur. Yapılan haksızlıklara karşı çıkmak, hak ve özgürlüklerin korunması için dik durmak, mücadele etmek herkesin vazifesidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için ister af dile ister af dileme. Onlar için yetmiş defa da af dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu Allah’ı ve resulünü inkâr etmelerindendir. Çünkü Allah böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz.","arabic_text":"اِسْتَغْفِرْ لَهُمْ اَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْع۪ينَ مَرَّةً فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":["9/113"],"audio_path":"8/8-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-79c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne, meşru mazeretleri olmadan bir takım temelsiz bahanelerle katılmayıp Hz. Muhammed’i ve arkadaşlarını yalnız bırakan o günün sözde Müslümanları, bu ve bundan sonraki ayetlerle şiddetle kınanmaktadır. Çünkü zalimin zulmüne rıza göstermek de zulümdür, karşı koymak ise bütün insanlar üzerinde bir zorunluluktur.  Bunun için Müslüman olmaya da gerek yoktur. Dini, mezhebi, meşrebi, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun kimsenin kimseye haksızlık etme lüksü yoktur. Yapılan haksızlıklara karşı çıkmak, hak ve özgürlüklerin korunması için dik durmak, mücadele etmek herkesin vazifesidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için ister af dile ister af dileme. Onlar için yetmiş defa da af dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu Allah’ı ve resulünü inkâr etmelerindendir. Çünkü Allah böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz.","arabic_text":"اِسْتَغْفِرْ لَهُمْ اَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْع۪ينَ مَرَّةً فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":["9/113"],"audio_path":"8/8-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-80c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne, meşru mazeretleri olmadan bir takım temelsiz bahanelerle katılmayıp Hz. Muhammed’i ve arkadaşlarını yalnız bırakan o günün sözde Müslümanları, bu ve bundan sonraki ayetlerle şiddetle kınanmaktadır. Çünkü zalimin zulmüne rıza göstermek de zulümdür, karşı koymak ise bütün insanlar üzerinde bir zorunluluktur.  Bunun için Müslüman olmaya da gerek yoktur. Dini, mezhebi, meşrebi, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun kimsenin kimseye haksızlık etme lüksü yoktur. Yapılan haksızlıklara karşı çıkmak, hak ve özgürlüklerin korunması için dik durmak, mücadele etmek herkesin vazifesidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için ister af dile ister af dileme. Onlar için yetmiş defa da af dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu Allah’ı ve resulünü inkâr etmelerindendir. Çünkü Allah böylesine kötülüğe batmış bir topluluğu doğru yola çıkarmaz.","arabic_text":"اِسْتَغْفِرْ لَهُمْ اَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْع۪ينَ مَرَّةً فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟","related_links":["9/113"],"audio_path":"8/8-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-80c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferi’ne, meşru mazeretleri olmadan bir takım temelsiz bahanelerle katılmayıp Hz. Muhammed’i ve arkadaşlarını yalnız bırakan o günün sözde Müslümanları, bu ve bundan sonraki ayetlerle şiddetle kınanmaktadır. Çünkü zalimin zulmüne rıza göstermek de zulümdür, karşı koymak ise bütün insanlar üzerinde bir zorunluluktur.  Bunun için Müslüman olmaya da gerek yoktur. Dini, mezhebi, meşrebi, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun kimsenin kimseye haksızlık etme lüksü yoktur. Yapılan haksızlıklara karşı çıkmak, hak ve özgürlüklerin korunması için dik durmak, mücadele etmek herkesin vazifesidir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah’ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.","arabic_text":"فَرِحَ الْمُخَلَّفُونَ بِمَقْعَدِهِمْ خِلَافَ رَسُولِ اللّٰهِ وَكَرِهُٓوا اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَالُوا لَا تَنْفِرُوا فِي الْحَرِّۜ قُلْ نَارُ جَهَنَّمَ اَشَدُّ حَرًّاۜ لَوْ كَانُوا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah’ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.","arabic_text":"فَرِحَ الْمُخَلَّفُونَ بِمَقْعَدِهِمْ خِلَافَ رَسُولِ اللّٰهِ وَكَرِهُٓوا اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَالُوا لَا تَنْفِرُوا فِي الْحَرِّۜ قُلْ نَارُ جَهَنَّمَ اَشَدُّ حَرًّاۜ لَوْ كَانُوا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah’ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.","arabic_text":"فَرِحَ الْمُخَلَّفُونَ بِمَقْعَدِهِمْ خِلَافَ رَسُولِ اللّٰهِ وَكَرِهُٓوا اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَالُوا لَا تَنْفِرُوا فِي الْحَرِّۜ قُلْ نَارُ جَهَنَّمَ اَشَدُّ حَرًّاۜ لَوْ كَانُوا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah’ın Resulüne muhalefet ederek (Tebük seferine çıkmayıp) geri kalanlar (Medine’de) oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve: “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. (Onlara) de ki: “Cehennemin ateşi sıcaklık bakımından (bundan) daha şiddetlidir.” Keşke (gerçeği) anlasalardı.","arabic_text":"فَرِحَ الْمُخَلَّفُونَ بِمَقْعَدِهِمْ خِلَافَ رَسُولِ اللّٰهِ وَكَرِهُٓوا اَنْ يُجَاهِدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَالُوا لَا تَنْفِرُوا فِي الْحَرِّۜ قُلْ نَارُ جَهَنَّمَ اَشَدُّ حَرًّاۜ لَوْ كَانُوا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bundan böyle artık az gülsünler çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.","arabic_text":"فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bundan böyle artık az gülsünler çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.","arabic_text":"فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bundan böyle artık az gülsünler çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.","arabic_text":"فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bundan böyle artık az gülsünler çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.","arabic_text":"فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Eğer Allah seni (Tebük’ten) döndürür de o (savaşa gitmeyen münafık)lardan bir grupla karşılaşırsan onlar da (başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse de ki: “Artık benimle birlikte hiçbir zaman (savaşa) çıkamayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Mademki ilk defa (Tebük seferinde) oturup geri kaldınız haydi şimdi de geri kalanlarla birlikte oturun!”","arabic_text":"فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَٓائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَدًا وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُوًّاۜ اِنَّكُمْ رَض۪يتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Eğer Allah seni (Tebük’ten) döndürür de o (savaşa gitmeyen münafık)lardan bir grupla karşılaşırsan onlar da (başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse de ki: “Artık benimle birlikte hiçbir zaman (savaşa) çıkamayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Mademki ilk defa (Tebük seferinde) oturup geri kaldınız haydi şimdi de geri kalanlarla birlikte oturun!”","arabic_text":"فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَٓائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَدًا وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُوًّاۜ اِنَّكُمْ رَض۪يتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-82c.mp3","commentary_text":"Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Eğer Allah seni (Tebük’ten) döndürür de o (savaşa gitmeyen münafık)lardan bir grupla karşılaşırsan onlar da (başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse de ki: “Artık benimle birlikte hiçbir zaman (savaşa) çıkamayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Mademki ilk defa (Tebük seferinde) oturup geri kaldınız haydi şimdi de geri kalanlarla birlikte oturun!”","arabic_text":"فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَٓائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَدًا وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُوًّاۜ اِنَّكُمْ رَض۪يتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Eğer Allah seni (Tebük’ten) döndürür de o (savaşa gitmeyen münafık)lardan bir grupla karşılaşırsan onlar da (başka bir savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse de ki: “Artık benimle birlikte hiçbir zaman (savaşa) çıkamayacaksınız ve benimle beraber hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Mademki ilk defa (Tebük seferinde) oturup geri kaldınız haydi şimdi de geri kalanlarla birlikte oturun!”","arabic_text":"فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَٓائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَدًا وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُوًّاۜ اِنَّكُمْ رَض۪يتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-83c.mp3","commentary_text":"Bu ve 80. ayet münafıkların elebaşı Abdullah b. Ubey için nazil olmuştur. Oğlu Abdullah, babası ölüm döşeğinde iken onun affedilmesi için Hz. Peygamberden dua istemişti, Allah buna izin vermemişti. Bu defa da ölen babasının cenazesine katılarak dua etmesini istiyor, Allah buna da müsaade etmiyor. Bu âyetlerde, dünyayı ve dünyalıkları “Tanrı” edinmiş, nefsin istek ve arzularına kul-köle olmuş, egosunu her şeyin üstünde gören bugünün sorumsuz sözde Müslümanlarına da ciddi mesajlar vardır. Bugün dünyada milyonlarca insan -dini, dili, ırkı, rengi, soyu ve ailesi ne olursa olsun- açlık ve sefalet içinde yaşarken, sağlık sorunları sebebiyle her gün on binlerce insan yaşamını yitirirken altın kaplama arabalarla safari yaparak nefsini tatmin etmeye çalışan, özel jetlerle dünya turuna çıkarak gününü gün eden, modern ve yelkenli yatlarla okyanusları geçmeye çalışarak caka satan, prestij için milyonlarca dolarlık yalılarda oturarak keyif çatan ancak yoksulları görmeyen ve görmek için bir gayreti bulunmayan, fakiri ve yolda kalmışı dikkate almayan sözüm ona Müslümanlarla Tebük Seferinden kaçan o günün sözde Müslümanları arasında ciddi benzerlik bulunmaktadır."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Onlardan ölen hiçbirinin asla (cenaze) duasını yapma (namazını kılma) kabrinin başında (gömülürken veya daha sonra dua etmek için) durma! Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü tanımadılar ve (dünyalıklarla) yoldan çıkmış olarak öldüler.","arabic_text":"وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Onlardan ölen hiçbirinin asla (cenaze) duasını yapma (namazını kılma) kabrinin başında (gömülürken veya daha sonra dua etmek için) durma! Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü tanımadılar ve (dünyalıklarla) yoldan çıkmış olarak öldüler.","arabic_text":"وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Onlardan ölen hiçbirinin asla (cenaze) duasını yapma (namazını kılma) kabrinin başında (gömülürken veya daha sonra dua etmek için) durma! Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü tanımadılar ve (dünyalıklarla) yoldan çıkmış olarak öldüler.","arabic_text":"وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Onlardan ölen hiçbirinin asla (cenaze) duasını yapma (namazını kılma) kabrinin başında (gömülürken veya daha sonra dua etmek için) durma! Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü tanımadılar ve (dünyalıklarla) yoldan çıkmış olarak öldüler.","arabic_text":"وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla (yaptıklarından dolayı) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarını inkârcı olarak almayı murad etmektedir .","arabic_text":"وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/55"],"audio_path":"8/8-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla (yaptıklarından dolayı) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarını inkârcı olarak almayı murad etmektedir .","arabic_text":"وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/55"],"audio_path":"8/8-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla (yaptıklarından dolayı) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarını inkârcı olarak almayı murad etmektedir .","arabic_text":"وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/55"],"audio_path":"8/8-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla (yaptıklarından dolayı) onlara dünyada sıkıntı ve azap çektirmek istemekte ve canlarını inkârcı olarak almayı murad etmektedir .","arabic_text":"وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["9/55"],"audio_path":"8/8-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’a (yürekten) iman edin ve resulü ile birlikte cihada katılın” direktifini içeren bir pasaj/ayet indiğinde onların içinde servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: “Bizi bırak evlerinde oturan (şu kadınlarla çocuklarla ve hasta)larla birlikte kalalım” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’a (yürekten) iman edin ve resulü ile birlikte cihada katılın” direktifini içeren bir pasaj/ayet indiğinde onların içinde servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: “Bizi bırak evlerinde oturan (şu kadınlarla çocuklarla ve hasta)larla birlikte kalalım” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’a (yürekten) iman edin ve resulü ile birlikte cihada katılın” direktifini içeren bir pasaj/ayet indiğinde onların içinde servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: “Bizi bırak evlerinde oturan (şu kadınlarla çocuklarla ve hasta)larla birlikte kalalım” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’a (yürekten) iman edin ve resulü ile birlikte cihada katılın” direktifini içeren bir pasaj/ayet indiğinde onların içinde servet sahibi olanlar senden izin isteyerek: “Bizi bırak evlerinde oturan (şu kadınlarla çocuklarla ve hasta)larla birlikte kalalım” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.","arabic_text":"رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.","arabic_text":"رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.","arabic_text":"رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Onlar (kalplerindeki nifaktan dolayı) evlerinde oturan güçsüzlerle (kadınlarla ve çocuklarla) birlikte (geri) kalmaya razı oldular. (Bunun için) kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlayamazlar.","arabic_text":"رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Fakat resul ve onunla beraber olan mü’minler mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün iyilikler onlarındır ve kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Fakat resul ve onunla beraber olan mü’minler mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün iyilikler onlarındır ve kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Fakat resul ve onunla beraber olan mü’minler mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün iyilikler onlarındır ve kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Fakat resul ve onunla beraber olan mü’minler mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün iyilikler onlarındır ve kurtuluşa erenler de onlardır.","arabic_text":"لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah onlara içinde kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah onlara içinde kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah onlara içinde kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Allah onlara içinde kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah’a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere er geç elim bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah’a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere er geç elim bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah’a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere er geç elim bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Medine çevresindeki çöllerde yaşayan) bedevilerden mazeret öne sürenler hiç değilse gelip kendilerine (savaşa katılmama) izni verilmesini talep ettiler. Allah’a ve Resulüne yalan söyleyen (kabile)ler ise (evlerinde) oturmayı tercih ettiler. Onlardan nankörlükte ısrar edenlere er geç elim bir azap isabet edecektir.","arabic_text":"وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Zayıflar hastalar ve (kendilerine savaş için donanım sağlama) imkânına sahip olmayanlar Allah’a ve Resulüne karşı bağlı kaldıkları takdirde sorumlu tutulmayacaklardır. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması için) bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الضُّعَفَٓاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضٰى وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنْفِقُونَ حَرَجٌ اِذَا نَصَحُوا لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ مَا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ مِنْ سَب۪يلٍۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-91c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Zayıflar hastalar ve (kendilerine savaş için donanım sağlama) imkânına sahip olmayanlar Allah’a ve Resulüne karşı bağlı kaldıkları takdirde sorumlu tutulmayacaklardır. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması için) bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الضُّعَفَٓاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضٰى وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنْفِقُونَ حَرَجٌ اِذَا نَصَحُوا لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ مَا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ مِنْ سَب۪يلٍۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-90c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Zayıflar hastalar ve (kendilerine savaş için donanım sağlama) imkânına sahip olmayanlar Allah’a ve Resulüne karşı bağlı kaldıkları takdirde sorumlu tutulmayacaklardır. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması için) bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الضُّعَفَٓاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضٰى وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنْفِقُونَ حَرَجٌ اِذَا نَصَحُوا لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ مَا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ مِنْ سَب۪يلٍۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-91c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Zayıflar hastalar ve (kendilerine savaş için donanım sağlama) imkânına sahip olmayanlar Allah’a ve Resulüne karşı bağlı kaldıkları takdirde sorumlu tutulmayacaklardır. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması için) bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الضُّعَفَٓاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضٰى وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنْفِقُونَ حَرَجٌ اِذَا نَصَحُوا لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ مَا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ مِنْ سَب۪يلٍۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-91c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine katılmak isteyen fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamayan bazı fakir Müslümanlar Hz. Peygamber’e gelerek yardım istemişlerdi. Ancak imkânların kıtlığından Hz. Peygamber kendilerine yardımcı olamayacaklarını söylemişti. Onlar da sefere katılamamanın üzüntüsüyle ağlayarak evlerine dönmüştü. Bu ayetle hem sorumluluktan kurtulacakları ve hem de Allah’a ve Resulüne olan sadakatlerinden dolayı kendilerine mükâfat verileceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.","arabic_text":"وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-92c.mp3","commentary_text":"“Zengin oldukları halde, (sefere katılmamak için) senden izin isteyen” ifadesi; malî yeterlilik yanında bedeni elverişliliği ve sağlığı da kapsamaktadır. Dolaysıyla burada, hem bedenî yeterlilik ve sağlık olarak sefere katılmak konusunda müşkül durumda bulunmayanlar, hem de maddi gücüyle kendi silah, teçhizat ve bineğini sağlayabilecek durumda olduğu halde sefere katılmak istemeyenler şiddetle kınanmaktadır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.","arabic_text":"وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-91c.mp3","commentary_text":"“Zengin oldukları halde, (sefere katılmamak için) senden izin isteyen” ifadesi; malî yeterlilik yanında bedeni elverişliliği ve sağlığı da kapsamaktadır. Dolaysıyla burada, hem bedenî yeterlilik ve sağlık olarak sefere katılmak konusunda müşkül durumda bulunmayanlar, hem de maddi gücüyle kendi silah, teçhizat ve bineğini sağlayabilecek durumda olduğu halde sefere katılmak istemeyenler şiddetle kınanmaktadır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.","arabic_text":"وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-92c.mp3","commentary_text":"“Zengin oldukları halde, (sefere katılmamak için) senden izin isteyen” ifadesi; malî yeterlilik yanında bedeni elverişliliği ve sağlığı da kapsamaktadır. Dolaysıyla burada, hem bedenî yeterlilik ve sağlık olarak sefere katılmak konusunda müşkül durumda bulunmayanlar, hem de maddi gücüyle kendi silah, teçhizat ve bineğini sağlayabilecek durumda olduğu halde sefere katılmak istemeyenler şiddetle kınanmaktadır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"Bir de kendilerine (savaşa katılabilecek malzeme ve) binek temin etmen için sana her gelişlerinde: “Size verecek binek bulamıyorum” dediğin ve (binek ve savaş malzemesi satın alabilmek için) harcayacak bir şey bulamayıp üzüntüden gözlerinden yaş dökerek geri dönenlere de (sorumluluk) yoktur.","arabic_text":"وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"8/8-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-92c.mp3","commentary_text":"“Zengin oldukları halde, (sefere katılmamak için) senden izin isteyen” ifadesi; malî yeterlilik yanında bedeni elverişliliği ve sağlığı da kapsamaktadır. Dolaysıyla burada, hem bedenî yeterlilik ve sağlık olarak sefere katılmak konusunda müşkül durumda bulunmayanlar, hem de maddi gücüyle kendi silah, teçhizat ve bineğini sağlayabilecek durumda olduğu halde sefere katılmak istemeyenler şiddetle kınanmaktadır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Sorumluluk ancak zengin oldukları hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyenleredir. Bunlar geride kalan (güçsüz kadın ve çocuk)larla beraber olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Öyle ki artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ اَغْنِيَٓاءُۚ رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِۙ وَطَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-93c.mp3","commentary_text":"“Sizin ne yaptığınıza bakacak” yani geçmişte olduğu gibi ikiyüzlülüğünüze devam mı edeceksiniz yoksa aklınızı başınıza devşirerek yaratılıştaki safiyetinize, fıtratınıza mı döneceksiniz. Bunun için, kendi özgür iradenizle dünyada bir süre daha kalacaksınız."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Sorumluluk ancak zengin oldukları hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyenleredir. Bunlar geride kalan (güçsüz kadın ve çocuk)larla beraber olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Öyle ki artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ اَغْنِيَٓاءُۚ رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِۙ وَطَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-92c.mp3","commentary_text":"“Sizin ne yaptığınıza bakacak” yani geçmişte olduğu gibi ikiyüzlülüğünüze devam mı edeceksiniz yoksa aklınızı başınıza devşirerek yaratılıştaki safiyetinize, fıtratınıza mı döneceksiniz. Bunun için, kendi özgür iradenizle dünyada bir süre daha kalacaksınız."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Sorumluluk ancak zengin oldukları hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyenleredir. Bunlar geride kalan (güçsüz kadın ve çocuk)larla beraber olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Öyle ki artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ اَغْنِيَٓاءُۚ رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِۙ وَطَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-93c.mp3","commentary_text":"“Sizin ne yaptığınıza bakacak” yani geçmişte olduğu gibi ikiyüzlülüğünüze devam mı edeceksiniz yoksa aklınızı başınıza devşirerek yaratılıştaki safiyetinize, fıtratınıza mı döneceksiniz. Bunun için, kendi özgür iradenizle dünyada bir süre daha kalacaksınız."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Sorumluluk ancak zengin oldukları hâlde (sefere katılmamak için) senden izin isteyenleredir. Bunlar geride kalan (güçsüz kadın ve çocuk)larla beraber olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Öyle ki artık onlar ne yaptıklarını dahi bilmiyorlar.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ اَغْنِيَٓاءُۚ رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِۙ وَطَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-93c.mp3","commentary_text":"“Sizin ne yaptığınıza bakacak” yani geçmişte olduğu gibi ikiyüzlülüğünüze devam mı edeceksiniz yoksa aklınızı başınıza devşirerek yaratılıştaki safiyetinize, fıtratınıza mı döneceksiniz. Bunun için, kendi özgür iradenizle dünyada bir süre daha kalacaksınız."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Seferden) geri döndüğünüzde (münafıklar) size özür belirttiler. De ki: “Özür belirtmenize gerek yok size kesin olarak inanmıyoruz. (Zira) Allah bize sizinle ilgili her şeyin içyüzünü bildirdi. (Bundan böyle) Allah da Resulü de sizin ne yaptığınıza bakacak. Sonra da görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptıklarınızı size haber verecektir.","arabic_text":"يَعْتَذِرُونَ اِلَيْكُمْ اِذَا رَجَعْتُمْ اِلَيْهِمْۜ قُلْ لَا تَعْتَذِرُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّاَنَا اللّٰهُ مِنْ اَخْبَارِكُمْۜ وَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-94c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hiçbir haklı gerekçeleri olmadığı halde sadakatsizliklerinden ve rahatlarının bozulmamasından dolayı Tebük Seferine katılmayan fakat Allah’a yemin ederek asılsız ve uydurma mazeretler ileri süren münafıklarla ilgili olarak inmiştir. Allah, onların sadece yalan söylemediklerini, aynı zamanda soyut birer pislik olduklarını ve bu pisliklerden uzak durulması konusunda inananların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Seferden) geri döndüğünüzde (münafıklar) size özür belirttiler. De ki: “Özür belirtmenize gerek yok size kesin olarak inanmıyoruz. (Zira) Allah bize sizinle ilgili her şeyin içyüzünü bildirdi. (Bundan böyle) Allah da Resulü de sizin ne yaptığınıza bakacak. Sonra da görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptıklarınızı size haber verecektir.","arabic_text":"يَعْتَذِرُونَ اِلَيْكُمْ اِذَا رَجَعْتُمْ اِلَيْهِمْۜ قُلْ لَا تَعْتَذِرُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّاَنَا اللّٰهُ مِنْ اَخْبَارِكُمْۜ وَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-93c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hiçbir haklı gerekçeleri olmadığı halde sadakatsizliklerinden ve rahatlarının bozulmamasından dolayı Tebük Seferine katılmayan fakat Allah’a yemin ederek asılsız ve uydurma mazeretler ileri süren münafıklarla ilgili olarak inmiştir. Allah, onların sadece yalan söylemediklerini, aynı zamanda soyut birer pislik olduklarını ve bu pisliklerden uzak durulması konusunda inananların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Seferden) geri döndüğünüzde (münafıklar) size özür belirttiler. De ki: “Özür belirtmenize gerek yok size kesin olarak inanmıyoruz. (Zira) Allah bize sizinle ilgili her şeyin içyüzünü bildirdi. (Bundan böyle) Allah da Resulü de sizin ne yaptığınıza bakacak. Sonra da görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptıklarınızı size haber verecektir.","arabic_text":"يَعْتَذِرُونَ اِلَيْكُمْ اِذَا رَجَعْتُمْ اِلَيْهِمْۜ قُلْ لَا تَعْتَذِرُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّاَنَا اللّٰهُ مِنْ اَخْبَارِكُمْۜ وَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-94c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hiçbir haklı gerekçeleri olmadığı halde sadakatsizliklerinden ve rahatlarının bozulmamasından dolayı Tebük Seferine katılmayan fakat Allah’a yemin ederek asılsız ve uydurma mazeretler ileri süren münafıklarla ilgili olarak inmiştir. Allah, onların sadece yalan söylemediklerini, aynı zamanda soyut birer pislik olduklarını ve bu pisliklerden uzak durulması konusunda inananların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Seferden) geri döndüğünüzde (münafıklar) size özür belirttiler. De ki: “Özür belirtmenize gerek yok size kesin olarak inanmıyoruz. (Zira) Allah bize sizinle ilgili her şeyin içyüzünü bildirdi. (Bundan böyle) Allah da Resulü de sizin ne yaptığınıza bakacak. Sonra da görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptıklarınızı size haber verecektir.","arabic_text":"يَعْتَذِرُونَ اِلَيْكُمْ اِذَا رَجَعْتُمْ اِلَيْهِمْۜ قُلْ لَا تَعْتَذِرُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّاَنَا اللّٰهُ مِنْ اَخْبَارِكُمْۜ وَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-94c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hiçbir haklı gerekçeleri olmadığı halde sadakatsizliklerinden ve rahatlarının bozulmamasından dolayı Tebük Seferine katılmayan fakat Allah’a yemin ederek asılsız ve uydurma mazeretler ileri süren münafıklarla ilgili olarak inmiştir. Allah, onların sadece yalan söylemediklerini, aynı zamanda soyut birer pislik olduklarını ve bu pisliklerden uzak durulması konusunda inananların dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seferden) dönüp yanlarına vardığınız zaman kendilerini (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah’a yemin edecekler. Onları azarlamayınız bir şey olmamış gibi davranınız. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onların hepsi murdardır (soyut pisliktir). İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.","arabic_text":"سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْۜ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْۜ اِنَّهُمْ رِجْسٌۘ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seferden) dönüp yanlarına vardığınız zaman kendilerini (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah’a yemin edecekler. Onları azarlamayınız bir şey olmamış gibi davranınız. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onların hepsi murdardır (soyut pisliktir). İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.","arabic_text":"سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْۜ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْۜ اِنَّهُمْ رِجْسٌۘ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seferden) dönüp yanlarına vardığınız zaman kendilerini (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah’a yemin edecekler. Onları azarlamayınız bir şey olmamış gibi davranınız. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onların hepsi murdardır (soyut pisliktir). İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.","arabic_text":"سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْۜ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْۜ اِنَّهُمْ رِجْسٌۘ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seferden) dönüp yanlarına vardığınız zaman kendilerini (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah’a yemin edecekler. Onları azarlamayınız bir şey olmamış gibi davranınız. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onların hepsi murdardır (soyut pisliktir). İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.","arabic_text":"سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْۜ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْۜ اِنَّهُمْ رِجْسٌۘ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Bilesiniz ki siz onlardan razı olsanız bile Allah yoldan sapmış olan o topluluktan asla razı olmayacaktır.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ لَكُمْ لِتَرْضَوْا عَنْهُمْۚ فَاِنْ تَرْضَوْا عَنْهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَرْضٰى عَنِ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-96c.mp3","commentary_text":"Yerleşik hayat tarzı, göçebe hayat tarzından her zaman daha üstündür. Göçebe hayat tarzına sahip olan bedeviler, ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmak konusunda yerleşik insanlara göre daha başarısızdır. Bu bakımdan bedevilerin dini öğretileri/talimatları kavraması ve pratik hayata taşıması şehirlerde yaşayan insanlara nazaran daha zor gerçekleşmekte, inkâr ve nifakları da o derece kötü olmaktadır. Göçebe Araplar (Bedevîler), görünüşte İslâm’ı kabul etmiş olsalar da iman kalplerine tam yerleşmemişti. Nitekim Hucurat 49/14. ayetinde de “Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘İman etmediniz’ (Onun için; ‘iman ettik’ demeyin) fakat ‘boyun eğdik (teslim olduk/Müslüman olduk)’ deyin” buyrularak bedevilerin imanlarının kalplerine henüz oturmadığı, Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak için Müslüman kimliğini kabul ettikleri anlatılıyor. Onun için göçebe Araplar savaşlara sadece yağmalamak ve ganimet elde etmek için katılıyorlardı, namaz kılmaya, zekât ve sadaka vermeye yanaşmıyorlardı."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Bilesiniz ki siz onlardan razı olsanız bile Allah yoldan sapmış olan o topluluktan asla razı olmayacaktır.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ لَكُمْ لِتَرْضَوْا عَنْهُمْۚ فَاِنْ تَرْضَوْا عَنْهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَرْضٰى عَنِ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-95c.mp3","commentary_text":"Yerleşik hayat tarzı, göçebe hayat tarzından her zaman daha üstündür. Göçebe hayat tarzına sahip olan bedeviler, ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmak konusunda yerleşik insanlara göre daha başarısızdır. Bu bakımdan bedevilerin dini öğretileri/talimatları kavraması ve pratik hayata taşıması şehirlerde yaşayan insanlara nazaran daha zor gerçekleşmekte, inkâr ve nifakları da o derece kötü olmaktadır. Göçebe Araplar (Bedevîler), görünüşte İslâm’ı kabul etmiş olsalar da iman kalplerine tam yerleşmemişti. Nitekim Hucurat 49/14. ayetinde de “Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘İman etmediniz’ (Onun için; ‘iman ettik’ demeyin) fakat ‘boyun eğdik (teslim olduk/Müslüman olduk)’ deyin” buyrularak bedevilerin imanlarının kalplerine henüz oturmadığı, Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak için Müslüman kimliğini kabul ettikleri anlatılıyor. Onun için göçebe Araplar savaşlara sadece yağmalamak ve ganimet elde etmek için katılıyorlardı, namaz kılmaya, zekât ve sadaka vermeye yanaşmıyorlardı."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Bilesiniz ki siz onlardan razı olsanız bile Allah yoldan sapmış olan o topluluktan asla razı olmayacaktır.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ لَكُمْ لِتَرْضَوْا عَنْهُمْۚ فَاِنْ تَرْضَوْا عَنْهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَرْضٰى عَنِ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-96c.mp3","commentary_text":"Yerleşik hayat tarzı, göçebe hayat tarzından her zaman daha üstündür. Göçebe hayat tarzına sahip olan bedeviler, ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmak konusunda yerleşik insanlara göre daha başarısızdır. Bu bakımdan bedevilerin dini öğretileri/talimatları kavraması ve pratik hayata taşıması şehirlerde yaşayan insanlara nazaran daha zor gerçekleşmekte, inkâr ve nifakları da o derece kötü olmaktadır. Göçebe Araplar (Bedevîler), görünüşte İslâm’ı kabul etmiş olsalar da iman kalplerine tam yerleşmemişti. Nitekim Hucurat 49/14. ayetinde de “Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘İman etmediniz’ (Onun için; ‘iman ettik’ demeyin) fakat ‘boyun eğdik (teslim olduk/Müslüman olduk)’ deyin” buyrularak bedevilerin imanlarının kalplerine henüz oturmadığı, Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak için Müslüman kimliğini kabul ettikleri anlatılıyor. Onun için göçebe Araplar savaşlara sadece yağmalamak ve ganimet elde etmek için katılıyorlardı, namaz kılmaya, zekât ve sadaka vermeye yanaşmıyorlardı."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Bilesiniz ki siz onlardan razı olsanız bile Allah yoldan sapmış olan o topluluktan asla razı olmayacaktır.","arabic_text":"يَحْلِفُونَ لَكُمْ لِتَرْضَوْا عَنْهُمْۚ فَاِنْ تَرْضَوْا عَنْهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَرْضٰى عَنِ الْقَوْمِ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-96c.mp3","commentary_text":"Yerleşik hayat tarzı, göçebe hayat tarzından her zaman daha üstündür. Göçebe hayat tarzına sahip olan bedeviler, ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmak konusunda yerleşik insanlara göre daha başarısızdır. Bu bakımdan bedevilerin dini öğretileri/talimatları kavraması ve pratik hayata taşıması şehirlerde yaşayan insanlara nazaran daha zor gerçekleşmekte, inkâr ve nifakları da o derece kötü olmaktadır. Göçebe Araplar (Bedevîler), görünüşte İslâm’ı kabul etmiş olsalar da iman kalplerine tam yerleşmemişti. Nitekim Hucurat 49/14. ayetinde de “Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘İman etmediniz’ (Onun için; ‘iman ettik’ demeyin) fakat ‘boyun eğdik (teslim olduk/Müslüman olduk)’ deyin” buyrularak bedevilerin imanlarının kalplerine henüz oturmadığı, Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak için Müslüman kimliğini kabul ettikleri anlatılıyor. Onun için göçebe Araplar savaşlara sadece yağmalamak ve ganimet elde etmek için katılıyorlardı, namaz kılmaya, zekât ve sadaka vermeye yanaşmıyorlardı."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah’ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-97c.mp3","commentary_text":"Bedeviler İslam’ı yalnız siyasi bir tavır olarak benimsedikleri ve Müslüman olmayı kendileri açısından yararlı gördükleri için özellikle zekât ve sadaka gibi parasal konularda harcadıklarını boşa gitmiş bir kayıp olarak görüyorlardı. Bu durumdan kurtulmak için Müslümanların başına felaketlerin gelmesini istiyorlardı."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah’ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-96c.mp3","commentary_text":"Bedeviler İslam’ı yalnız siyasi bir tavır olarak benimsedikleri ve Müslüman olmayı kendileri açısından yararlı gördükleri için özellikle zekât ve sadaka gibi parasal konularda harcadıklarını boşa gitmiş bir kayıp olarak görüyorlardı. Bu durumdan kurtulmak için Müslümanların başına felaketlerin gelmesini istiyorlardı."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah’ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-97c.mp3","commentary_text":"Bedeviler İslam’ı yalnız siyasi bir tavır olarak benimsedikleri ve Müslüman olmayı kendileri açısından yararlı gördükleri için özellikle zekât ve sadaka gibi parasal konularda harcadıklarını boşa gitmiş bir kayıp olarak görüyorlardı. Bu durumdan kurtulmak için Müslümanların başına felaketlerin gelmesini istiyorlardı."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah’ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-97c.mp3","commentary_text":"Bedeviler İslam’ı yalnız siyasi bir tavır olarak benimsedikleri ve Müslüman olmayı kendileri açısından yararlı gördükleri için özellikle zekât ve sadaka gibi parasal konularda harcadıklarını boşa gitmiş bir kayıp olarak görüyorlardı. Bu durumdan kurtulmak için Müslümanların başına felaketlerin gelmesini istiyorlardı."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Fakat (o bekledikleri) belalar kendi başlarına gelecektir! Allah her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَٓائِرَۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Fakat (o bekledikleri) belalar kendi başlarına gelecektir! Allah her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَٓائِرَۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Fakat (o bekledikleri) belalar kendi başlarına gelecektir! Allah her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَٓائِرَۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Fakat (o bekledikleri) belalar kendi başlarına gelecektir! Allah her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَٓائِرَۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Bedevîlerden kimileri de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe (yürekten) inanırlar harcadıklarını Allah katında yakınlığa ve resulün dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu (harcadıkları mallar Allah katında) onlar için tam bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti (ile şereflendirecek ve cenneti)ne sokacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-99c.mp3","commentary_text":"Muhacirler; Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, inançları uğruna, evlerini-barklarını, mallarını-mülklerini, ailelerini, kabilelerini, akrabalarını Mekke’de bırakarak müşriklerin ve inkârcıların baskılarından dolayı Medine’ye hicret etmek zorunda kalan Müslümanlardır. Ensar ise, Mekke’den Medine’ye göç ederek kendilerine sığınan din kardeşlerine kucak açan ve her türlü fedakârlığı göstererek onları evlerinde barındıran ve mallarını onlarla paylaşan Medineli Müslümanlardır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Bedevîlerden kimileri de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe (yürekten) inanırlar harcadıklarını Allah katında yakınlığa ve resulün dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu (harcadıkları mallar Allah katında) onlar için tam bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti (ile şereflendirecek ve cenneti)ne sokacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-98c.mp3","commentary_text":"Muhacirler; Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, inançları uğruna, evlerini-barklarını, mallarını-mülklerini, ailelerini, kabilelerini, akrabalarını Mekke’de bırakarak müşriklerin ve inkârcıların baskılarından dolayı Medine’ye hicret etmek zorunda kalan Müslümanlardır. Ensar ise, Mekke’den Medine’ye göç ederek kendilerine sığınan din kardeşlerine kucak açan ve her türlü fedakârlığı göstererek onları evlerinde barındıran ve mallarını onlarla paylaşan Medineli Müslümanlardır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Bedevîlerden kimileri de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe (yürekten) inanırlar harcadıklarını Allah katında yakınlığa ve resulün dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu (harcadıkları mallar Allah katında) onlar için tam bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti (ile şereflendirecek ve cenneti)ne sokacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-99c.mp3","commentary_text":"Muhacirler; Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, inançları uğruna, evlerini-barklarını, mallarını-mülklerini, ailelerini, kabilelerini, akrabalarını Mekke’de bırakarak müşriklerin ve inkârcıların baskılarından dolayı Medine’ye hicret etmek zorunda kalan Müslümanlardır. Ensar ise, Mekke’den Medine’ye göç ederek kendilerine sığınan din kardeşlerine kucak açan ve her türlü fedakârlığı göstererek onları evlerinde barındıran ve mallarını onlarla paylaşan Medineli Müslümanlardır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Bedevîlerden kimileri de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe (yürekten) inanırlar harcadıklarını Allah katında yakınlığa ve resulün dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu (harcadıkları mallar Allah katında) onlar için tam bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti (ile şereflendirecek ve cenneti)ne sokacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-99c.mp3","commentary_text":"Muhacirler; Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, inançları uğruna, evlerini-barklarını, mallarını-mülklerini, ailelerini, kabilelerini, akrabalarını Mekke’de bırakarak müşriklerin ve inkârcıların baskılarından dolayı Medine’ye hicret etmek zorunda kalan Müslümanlardır. Ensar ise, Mekke’den Medine’ye göç ederek kendilerine sığınan din kardeşlerine kucak açan ve her türlü fedakârlığı göstererek onları evlerinde barındıran ve mallarını onlarla paylaşan Medineli Müslümanlardır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Allah yolunda cihadda) öncü olan Muhacirler ve Ensar ile iyilikte onların izinden gidenler var ya; işte Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah’tan hoşnut ve memnun olmuşlardır. (Allah) onlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedi olarak kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş büyük başarı budur.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-100c.mp3","commentary_text":"“Biz onları iki kez azaba çarptıracağız” yani hem İslâm’ın zaferini görüp kahrolacaklar hem de ihanetleri tespit edilip itibarları yerle bir olacak, böylece daha ölmeden dünyada iken iki kez azaba uğramış olacaklar. Sonra da cehenneme atılacaklardır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Allah yolunda cihadda) öncü olan Muhacirler ve Ensar ile iyilikte onların izinden gidenler var ya; işte Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah’tan hoşnut ve memnun olmuşlardır. (Allah) onlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedi olarak kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş büyük başarı budur.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-99c.mp3","commentary_text":"“Biz onları iki kez azaba çarptıracağız” yani hem İslâm’ın zaferini görüp kahrolacaklar hem de ihanetleri tespit edilip itibarları yerle bir olacak, böylece daha ölmeden dünyada iken iki kez azaba uğramış olacaklar. Sonra da cehenneme atılacaklardır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Allah yolunda cihadda) öncü olan Muhacirler ve Ensar ile iyilikte onların izinden gidenler var ya; işte Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah’tan hoşnut ve memnun olmuşlardır. (Allah) onlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedi olarak kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş büyük başarı budur.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-100c.mp3","commentary_text":"“Biz onları iki kez azaba çarptıracağız” yani hem İslâm’ın zaferini görüp kahrolacaklar hem de ihanetleri tespit edilip itibarları yerle bir olacak, böylece daha ölmeden dünyada iken iki kez azaba uğramış olacaklar. Sonra da cehenneme atılacaklardır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Allah yolunda cihadda) öncü olan Muhacirler ve Ensar ile iyilikte onların izinden gidenler var ya; işte Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah’tan hoşnut ve memnun olmuşlardır. (Allah) onlara altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedi olarak kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş büyük başarı budur.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍۙ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-100c.mp3","commentary_text":"“Biz onları iki kez azaba çarptıracağız” yani hem İslâm’ın zaferini görüp kahrolacaklar hem de ihanetleri tespit edilip itibarları yerle bir olacak, böylece daha ölmeden dünyada iken iki kez azaba uğramış olacaklar. Sonra da cehenneme atılacaklardır."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Gerek çevrenizdeki bedeviler içinde ve gerekse Medine halkı arasında ikiyüzlülükte uzmanlaşmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin ancak biz biliriz. Onları iki kez azaba çarptıracağız sonra da (ahirette) büyük azaba uğratılacaklardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-101c.mp3","commentary_text":"Tembellik ederek Tebük seferinden geri kalan fakat münafıklar gibi yalandan mazeret uydurmayan bir grup, yaptıklarının yanlış olduğunu ve sefere çıkmamakla çok büyük hata ettiklerini anladıktan sonra, kendilerini mescidin direklerine bağlayarak cezalandırdılar. Allah Resulü çözmedikçe kendilerini çözmeyeceklerine dair yemin ettiler. Seferden dönen Hz. Peygamber, onların pişmanlığını görünce vahyin gelmesini bekledi. Bu ayet nazil olunca da onların çözülmesi talimatını verdi."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Gerek çevrenizdeki bedeviler içinde ve gerekse Medine halkı arasında ikiyüzlülükte uzmanlaşmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin ancak biz biliriz. Onları iki kez azaba çarptıracağız sonra da (ahirette) büyük azaba uğratılacaklardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-100c.mp3","commentary_text":"Tembellik ederek Tebük seferinden geri kalan fakat münafıklar gibi yalandan mazeret uydurmayan bir grup, yaptıklarının yanlış olduğunu ve sefere çıkmamakla çok büyük hata ettiklerini anladıktan sonra, kendilerini mescidin direklerine bağlayarak cezalandırdılar. Allah Resulü çözmedikçe kendilerini çözmeyeceklerine dair yemin ettiler. Seferden dönen Hz. Peygamber, onların pişmanlığını görünce vahyin gelmesini bekledi. Bu ayet nazil olunca da onların çözülmesi talimatını verdi."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Gerek çevrenizdeki bedeviler içinde ve gerekse Medine halkı arasında ikiyüzlülükte uzmanlaşmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin ancak biz biliriz. Onları iki kez azaba çarptıracağız sonra da (ahirette) büyük azaba uğratılacaklardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-101c.mp3","commentary_text":"Tembellik ederek Tebük seferinden geri kalan fakat münafıklar gibi yalandan mazeret uydurmayan bir grup, yaptıklarının yanlış olduğunu ve sefere çıkmamakla çok büyük hata ettiklerini anladıktan sonra, kendilerini mescidin direklerine bağlayarak cezalandırdılar. Allah Resulü çözmedikçe kendilerini çözmeyeceklerine dair yemin ettiler. Seferden dönen Hz. Peygamber, onların pişmanlığını görünce vahyin gelmesini bekledi. Bu ayet nazil olunca da onların çözülmesi talimatını verdi."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Gerek çevrenizdeki bedeviler içinde ve gerekse Medine halkı arasında ikiyüzlülükte uzmanlaşmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin ancak biz biliriz. Onları iki kez azaba çarptıracağız sonra da (ahirette) büyük azaba uğratılacaklardır.","arabic_text":"وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-101c.mp3","commentary_text":"Tembellik ederek Tebük seferinden geri kalan fakat münafıklar gibi yalandan mazeret uydurmayan bir grup, yaptıklarının yanlış olduğunu ve sefere çıkmamakla çok büyük hata ettiklerini anladıktan sonra, kendilerini mescidin direklerine bağlayarak cezalandırdılar. Allah Resulü çözmedikçe kendilerini çözmeyeceklerine dair yemin ettiler. Seferden dönen Hz. Peygamber, onların pişmanlığını görünce vahyin gelmesini bekledi. Bu ayet nazil olunca da onların çözülmesi talimatını verdi."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Müslümanlardan Tebük seferine katılmayan) diğerleri ise (tevbe ederek) günahlarını itiraf ettiler ve iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ اعْتَرَفُوا بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا عَمَلًا صَالِحًا وَاٰخَرَ سَيِّئًاۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-102c.mp3","commentary_text":"Onların mallarından sadaka alınması sadakatlarının bir göstergesidir. Çünkü “sadaka” “sıdk” kökünden türetilmiş bir kelime olup temelinde sadakat vardır. Sadakatin olmadığı yerde sadaka olmaz. Kişinin bağlılığı ve dürüstlüğü sadakatle ifade edilir. Ayette kastedilen sadaka, bağlılığı kanıtlayan, teslimiyeti ifade eden sadakadır. Yani vermek zorunda olduğu mali bir yükümlülük olan zekât değil, tamamen gönülden kopup gelen ve sadece sadakati kanıtlamaya özgü maddi bir fedakârlıktır. Hz. Peygamberin onları desteklemesi, pişmanlıklarının ciddiye alındığı ve İslâm peygamberinin kendilerini sahiplendiği anlamına gelir ki bu onlar için büyük bir ferahlıktır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Müslümanlardan Tebük seferine katılmayan) diğerleri ise (tevbe ederek) günahlarını itiraf ettiler ve iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ اعْتَرَفُوا بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا عَمَلًا صَالِحًا وَاٰخَرَ سَيِّئًاۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-101c.mp3","commentary_text":"Onların mallarından sadaka alınması sadakatlarının bir göstergesidir. Çünkü “sadaka” “sıdk” kökünden türetilmiş bir kelime olup temelinde sadakat vardır. Sadakatin olmadığı yerde sadaka olmaz. Kişinin bağlılığı ve dürüstlüğü sadakatle ifade edilir. Ayette kastedilen sadaka, bağlılığı kanıtlayan, teslimiyeti ifade eden sadakadır. Yani vermek zorunda olduğu mali bir yükümlülük olan zekât değil, tamamen gönülden kopup gelen ve sadece sadakati kanıtlamaya özgü maddi bir fedakârlıktır. Hz. Peygamberin onları desteklemesi, pişmanlıklarının ciddiye alındığı ve İslâm peygamberinin kendilerini sahiplendiği anlamına gelir ki bu onlar için büyük bir ferahlıktır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Müslümanlardan Tebük seferine katılmayan) diğerleri ise (tevbe ederek) günahlarını itiraf ettiler ve iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ اعْتَرَفُوا بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا عَمَلًا صَالِحًا وَاٰخَرَ سَيِّئًاۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-102c.mp3","commentary_text":"Onların mallarından sadaka alınması sadakatlarının bir göstergesidir. Çünkü “sadaka” “sıdk” kökünden türetilmiş bir kelime olup temelinde sadakat vardır. Sadakatin olmadığı yerde sadaka olmaz. Kişinin bağlılığı ve dürüstlüğü sadakatle ifade edilir. Ayette kastedilen sadaka, bağlılığı kanıtlayan, teslimiyeti ifade eden sadakadır. Yani vermek zorunda olduğu mali bir yükümlülük olan zekât değil, tamamen gönülden kopup gelen ve sadece sadakati kanıtlamaya özgü maddi bir fedakârlıktır. Hz. Peygamberin onları desteklemesi, pişmanlıklarının ciddiye alındığı ve İslâm peygamberinin kendilerini sahiplendiği anlamına gelir ki bu onlar için büyük bir ferahlıktır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Müslümanlardan Tebük seferine katılmayan) diğerleri ise (tevbe ederek) günahlarını itiraf ettiler ve iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ اعْتَرَفُوا بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا عَمَلًا صَالِحًا وَاٰخَرَ سَيِّئًاۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-102c.mp3","commentary_text":"Onların mallarından sadaka alınması sadakatlarının bir göstergesidir. Çünkü “sadaka” “sıdk” kökünden türetilmiş bir kelime olup temelinde sadakat vardır. Sadakatin olmadığı yerde sadaka olmaz. Kişinin bağlılığı ve dürüstlüğü sadakatle ifade edilir. Ayette kastedilen sadaka, bağlılığı kanıtlayan, teslimiyeti ifade eden sadakadır. Yani vermek zorunda olduğu mali bir yükümlülük olan zekât değil, tamamen gönülden kopup gelen ve sadece sadakati kanıtlamaya özgü maddi bir fedakârlıktır. Hz. Peygamberin onları desteklemesi, pişmanlıklarının ciddiye alındığı ve İslâm peygamberinin kendilerini sahiplendiği anlamına gelir ki bu onlar için büyük bir ferahlıktır."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Onların mallarından sadaka al bununla onları temizlemiş arındırmış olursun. Onları destekle çünkü senin desteğin onlar için bir huzur ve gönül ferahlığı olacaktır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Onların mallarından sadaka al bununla onları temizlemiş arındırmış olursun. Onları destekle çünkü senin desteğin onlar için bir huzur ve gönül ferahlığı olacaktır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Onların mallarından sadaka al bununla onları temizlemiş arındırmış olursun. Onları destekle çünkü senin desteğin onlar için bir huzur ve gönül ferahlığı olacaktır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Onların mallarından sadaka al bununla onları temizlemiş arındırmış olursun. Onları destekle çünkü senin desteğin onlar için bir huzur ve gönül ferahlığı olacaktır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Pişmanlıkla kendisine yönelen) kullarının tevbesini ancak Allah’ın kabul edeceğini sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah’ın tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan (bir ilah) olduğunu bilmiyorlar mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Pişmanlıkla kendisine yönelen) kullarının tevbesini ancak Allah’ın kabul edeceğini sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah’ın tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan (bir ilah) olduğunu bilmiyorlar mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Pişmanlıkla kendisine yönelen) kullarının tevbesini ancak Allah’ın kabul edeceğini sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah’ın tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan (bir ilah) olduğunu bilmiyorlar mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Pişmanlıkla kendisine yönelen) kullarının tevbesini ancak Allah’ın kabul edeceğini sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah’ın tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan (bir ilah) olduğunu bilmiyorlar mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü’minler de görecektir. Sonra görünür görünmez her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”","arabic_text":"وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَۜ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü’minler de görecektir. Sonra görünür görünmez her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”","arabic_text":"وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَۜ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü’minler de görecektir. Sonra görünür görünmez her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”","arabic_text":"وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَۜ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü’minler de görecektir. Sonra görünür görünmez her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”","arabic_text":"وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَۜ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"8/8-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha vardır ki onların işleri doğrudan doğruya Allah’ın iradesine kalmıştır. O onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِاَمْرِ اللّٰهِ اِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَاِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-106c.mp3","commentary_text":"“Mescid-i Dırâr”, Kuba mescidinin karşısında münafıkların inşa ettikleri, fitne ve fesat yuvası ve mühimmat deposu olarak kullandıkları ve fakat mescit diye adlandırdıkları bir yerdir. Sözlükte “zarar vermek, muhalefet etmek, karşı çıkmak, problem çıkarmak” anlamlarına gelen “dırâr” sözcüğü “mescid” kelimesiyle birlikte “zararlı mescid” anlamına gelmektedir. Müslümanlara zarar verme amacıyla kurulduğu için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra da hep bu adla anılmıştır. Münafıklar İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından rahatsızlık duyuyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için kahroluyorlardı. İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için Müslümanların takibinden kendilerini koruyacak, gizli ve sinsi çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Medineli münafıklar planlarını gerçekleştirebilmek için Hristiyan bir rahip olan Ebu Amir’in görüşünü aldılar. O da onlara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine münafıklar, M. 630 senesinde Medine’de Kubâ Mescidi’ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Yaptıkları bu yerde -mescit olduğu intibaı hâsıl olsun diye- Hz. Peygamber’in namaz kılmasını istediler. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu ve Hz. Peygamber, Malik b. Duhşüm ile Asım b. Adiy’e “Şu cemaati zalim olan yere (mescide) gidiniz, orayı yakıp yıkarak yerle bir ediniz” diye talimat verdi. Onlar da gidip binayı yıkarak yerle bir etti."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha vardır ki onların işleri doğrudan doğruya Allah’ın iradesine kalmıştır. O onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِاَمْرِ اللّٰهِ اِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَاِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-105c.mp3","commentary_text":"“Mescid-i Dırâr”, Kuba mescidinin karşısında münafıkların inşa ettikleri, fitne ve fesat yuvası ve mühimmat deposu olarak kullandıkları ve fakat mescit diye adlandırdıkları bir yerdir. Sözlükte “zarar vermek, muhalefet etmek, karşı çıkmak, problem çıkarmak” anlamlarına gelen “dırâr” sözcüğü “mescid” kelimesiyle birlikte “zararlı mescid” anlamına gelmektedir. Müslümanlara zarar verme amacıyla kurulduğu için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra da hep bu adla anılmıştır. Münafıklar İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından rahatsızlık duyuyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için kahroluyorlardı. İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için Müslümanların takibinden kendilerini koruyacak, gizli ve sinsi çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Medineli münafıklar planlarını gerçekleştirebilmek için Hristiyan bir rahip olan Ebu Amir’in görüşünü aldılar. O da onlara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine münafıklar, M. 630 senesinde Medine’de Kubâ Mescidi’ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Yaptıkları bu yerde -mescit olduğu intibaı hâsıl olsun diye- Hz. Peygamber’in namaz kılmasını istediler. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu ve Hz. Peygamber, Malik b. Duhşüm ile Asım b. Adiy’e “Şu cemaati zalim olan yere (mescide) gidiniz, orayı yakıp yıkarak yerle bir ediniz” diye talimat verdi. Onlar da gidip binayı yıkarak yerle bir etti."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha vardır ki onların işleri doğrudan doğruya Allah’ın iradesine kalmıştır. O onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِاَمْرِ اللّٰهِ اِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَاِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-106c.mp3","commentary_text":"“Mescid-i Dırâr”, Kuba mescidinin karşısında münafıkların inşa ettikleri, fitne ve fesat yuvası ve mühimmat deposu olarak kullandıkları ve fakat mescit diye adlandırdıkları bir yerdir. Sözlükte “zarar vermek, muhalefet etmek, karşı çıkmak, problem çıkarmak” anlamlarına gelen “dırâr” sözcüğü “mescid” kelimesiyle birlikte “zararlı mescid” anlamına gelmektedir. Müslümanlara zarar verme amacıyla kurulduğu için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra da hep bu adla anılmıştır. Münafıklar İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından rahatsızlık duyuyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için kahroluyorlardı. İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için Müslümanların takibinden kendilerini koruyacak, gizli ve sinsi çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Medineli münafıklar planlarını gerçekleştirebilmek için Hristiyan bir rahip olan Ebu Amir’in görüşünü aldılar. O da onlara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine münafıklar, M. 630 senesinde Medine’de Kubâ Mescidi’ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Yaptıkları bu yerde -mescit olduğu intibaı hâsıl olsun diye- Hz. Peygamber’in namaz kılmasını istediler. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu ve Hz. Peygamber, Malik b. Duhşüm ile Asım b. Adiy’e “Şu cemaati zalim olan yere (mescide) gidiniz, orayı yakıp yıkarak yerle bir ediniz” diye talimat verdi. Onlar da gidip binayı yıkarak yerle bir etti."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha vardır ki onların işleri doğrudan doğruya Allah’ın iradesine kalmıştır. O onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِاَمْرِ اللّٰهِ اِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَاِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-106c.mp3","commentary_text":"“Mescid-i Dırâr”, Kuba mescidinin karşısında münafıkların inşa ettikleri, fitne ve fesat yuvası ve mühimmat deposu olarak kullandıkları ve fakat mescit diye adlandırdıkları bir yerdir. Sözlükte “zarar vermek, muhalefet etmek, karşı çıkmak, problem çıkarmak” anlamlarına gelen “dırâr” sözcüğü “mescid” kelimesiyle birlikte “zararlı mescid” anlamına gelmektedir. Müslümanlara zarar verme amacıyla kurulduğu için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra da hep bu adla anılmıştır. Münafıklar İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından rahatsızlık duyuyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için kahroluyorlardı. İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için Müslümanların takibinden kendilerini koruyacak, gizli ve sinsi çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Medineli münafıklar planlarını gerçekleştirebilmek için Hristiyan bir rahip olan Ebu Amir’in görüşünü aldılar. O da onlara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine münafıklar, M. 630 senesinde Medine’de Kubâ Mescidi’ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Yaptıkları bu yerde -mescit olduğu intibaı hâsıl olsun diye- Hz. Peygamber’in namaz kılmasını istediler. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu ve Hz. Peygamber, Malik b. Duhşüm ile Asım b. Adiy’e “Şu cemaati zalim olan yere (mescide) gidiniz, orayı yakıp yıkarak yerle bir ediniz” diye talimat verdi. Onlar da gidip binayı yıkarak yerle bir etti."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak dinden çıkmayı örgütlemek inananlar arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah’a ve Resulüne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme (kulis) yeri sağlamak için (ayrı) bir mescit (Mescid-i Dırâr) kuranlar (var). Bunlar muhakkak ki şöyle yemin edecekler: “Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!” Oysa Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْر۪يقًا بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَادًا لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-107c.mp3","commentary_text":"Ayet günümüz Müslümanlarına da temeli takva ile inşa edilmemiş, iyi niyetle yapılmamış, kibir, gösteriş, riya vb. maksatlarla yapılmış ibadethanelere girilmemesi, namaz da kılınmaması gerektiği mesajını vermektedir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak dinden çıkmayı örgütlemek inananlar arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah’a ve Resulüne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme (kulis) yeri sağlamak için (ayrı) bir mescit (Mescid-i Dırâr) kuranlar (var). Bunlar muhakkak ki şöyle yemin edecekler: “Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!” Oysa Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْر۪يقًا بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَادًا لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-106c.mp3","commentary_text":"Ayet günümüz Müslümanlarına da temeli takva ile inşa edilmemiş, iyi niyetle yapılmamış, kibir, gösteriş, riya vb. maksatlarla yapılmış ibadethanelere girilmemesi, namaz da kılınmaması gerektiği mesajını vermektedir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak dinden çıkmayı örgütlemek inananlar arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah’a ve Resulüne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme (kulis) yeri sağlamak için (ayrı) bir mescit (Mescid-i Dırâr) kuranlar (var). Bunlar muhakkak ki şöyle yemin edecekler: “Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!” Oysa Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْر۪يقًا بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَادًا لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-107c.mp3","commentary_text":"Ayet günümüz Müslümanlarına da temeli takva ile inşa edilmemiş, iyi niyetle yapılmamış, kibir, gösteriş, riya vb. maksatlarla yapılmış ibadethanelere girilmemesi, namaz da kılınmaması gerektiği mesajını vermektedir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak dinden çıkmayı örgütlemek inananlar arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah’a ve Resulüne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme (kulis) yeri sağlamak için (ayrı) bir mescit (Mescid-i Dırâr) kuranlar (var). Bunlar muhakkak ki şöyle yemin edecekler: “Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!” Oysa Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْر۪يقًا بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَادًا لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-107c.mp3","commentary_text":"Ayet günümüz Müslümanlarına da temeli takva ile inşa edilmemiş, iyi niyetle yapılmamış, kibir, gösteriş, riya vb. maksatlarla yapılmış ibadethanelere girilmemesi, namaz da kılınmaması gerektiği mesajını vermektedir."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) Böyle bir yerde (Mescid-i Dırar’da) asla namaz kılma! İçinde namaz kılacağın en uygun mescit daha ilk günden beri Allah’ın emrine ve rızasına uygun olarak yükseltilen mescittir (Kuba Mescididir). Onda (manevi kirlerden) arınmayı içten arzulayan kişiler vardır. Allah günahtan arınmış tertemiz (kullarını) sever.","arabic_text":"لَا تَقُمْ ف۪يهِ اَبَدًاۜ لَمَسْجِدٌ اُسِّسَ عَلَى التَّقْوٰى مِنْ اَوَّلِ يَوْمٍ اَحَقُّ اَنْ تَقُومَ ف۪يهِۜ ف۪يهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ اَنْ يَتَطَهَّرُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-108c.mp3","commentary_text":"Bugün de dünyanın değişik yerlerinde bazı devletler ve hükümetler hem dini istismar hem de dini ve dindarları kontrol altında tutmak ve onların desteğini çekmek için camiler yaparlar. Ancak camilerin fonksiyonlarını icra ederek cemaatin uyanmasından kaygı duydukları için daima korku duyarlar. Nitekim bazı İslam ülkelerinde hükümetler tarafından kurulmuş olan camiler aynı hükümetlerin devrilmesine sebep olmuştur."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) Böyle bir yerde (Mescid-i Dırar’da) asla namaz kılma! İçinde namaz kılacağın en uygun mescit daha ilk günden beri Allah’ın emrine ve rızasına uygun olarak yükseltilen mescittir (Kuba Mescididir). Onda (manevi kirlerden) arınmayı içten arzulayan kişiler vardır. Allah günahtan arınmış tertemiz (kullarını) sever.","arabic_text":"لَا تَقُمْ ف۪يهِ اَبَدًاۜ لَمَسْجِدٌ اُسِّسَ عَلَى التَّقْوٰى مِنْ اَوَّلِ يَوْمٍ اَحَقُّ اَنْ تَقُومَ ف۪يهِۜ ف۪يهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ اَنْ يَتَطَهَّرُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-107c.mp3","commentary_text":"Bugün de dünyanın değişik yerlerinde bazı devletler ve hükümetler hem dini istismar hem de dini ve dindarları kontrol altında tutmak ve onların desteğini çekmek için camiler yaparlar. Ancak camilerin fonksiyonlarını icra ederek cemaatin uyanmasından kaygı duydukları için daima korku duyarlar. Nitekim bazı İslam ülkelerinde hükümetler tarafından kurulmuş olan camiler aynı hükümetlerin devrilmesine sebep olmuştur."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) Böyle bir yerde (Mescid-i Dırar’da) asla namaz kılma! İçinde namaz kılacağın en uygun mescit daha ilk günden beri Allah’ın emrine ve rızasına uygun olarak yükseltilen mescittir (Kuba Mescididir). Onda (manevi kirlerden) arınmayı içten arzulayan kişiler vardır. Allah günahtan arınmış tertemiz (kullarını) sever.","arabic_text":"لَا تَقُمْ ف۪يهِ اَبَدًاۜ لَمَسْجِدٌ اُسِّسَ عَلَى التَّقْوٰى مِنْ اَوَّلِ يَوْمٍ اَحَقُّ اَنْ تَقُومَ ف۪يهِۜ ف۪يهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ اَنْ يَتَطَهَّرُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-108c.mp3","commentary_text":"Bugün de dünyanın değişik yerlerinde bazı devletler ve hükümetler hem dini istismar hem de dini ve dindarları kontrol altında tutmak ve onların desteğini çekmek için camiler yaparlar. Ancak camilerin fonksiyonlarını icra ederek cemaatin uyanmasından kaygı duydukları için daima korku duyarlar. Nitekim bazı İslam ülkelerinde hükümetler tarafından kurulmuş olan camiler aynı hükümetlerin devrilmesine sebep olmuştur."},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) Böyle bir yerde (Mescid-i Dırar’da) asla namaz kılma! İçinde namaz kılacağın en uygun mescit daha ilk günden beri Allah’ın emrine ve rızasına uygun olarak yükseltilen mescittir (Kuba Mescididir). Onda (manevi kirlerden) arınmayı içten arzulayan kişiler vardır. Allah günahtan arınmış tertemiz (kullarını) sever.","arabic_text":"لَا تَقُمْ ف۪يهِ اَبَدًاۜ لَمَسْجِدٌ اُسِّسَ عَلَى التَّقْوٰى مِنْ اَوَّلِ يَوْمٍ اَحَقُّ اَنْ تَقُومَ ف۪يهِۜ ف۪يهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ اَنْ يَتَطَهَّرُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-108c.mp3","commentary_text":"Bugün de dünyanın değişik yerlerinde bazı devletler ve hükümetler hem dini istismar hem de dini ve dindarları kontrol altında tutmak ve onların desteğini çekmek için camiler yaparlar. Ancak camilerin fonksiyonlarını icra ederek cemaatin uyanmasından kaygı duydukları için daima korku duyarlar. Nitekim bazı İslam ülkelerinde hükümetler tarafından kurulmuş olan camiler aynı hükümetlerin devrilmesine sebep olmuştur."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Binasını Allah’a karşı sağlam bir sorumluluk bilinci ve O’nun rızasını/hoşnutluğunu kazanmak çabası/temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır yoksa binasını çökmek üzere bulunan bir yar kenarına kurup da onunla beraber cehennem ateşine yıkılıp giden mi? Allah zulmeden topluluğu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"اَفَمَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى تَقْوٰى مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ اَمْ مَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِه۪ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-109c.mp3","commentary_text":"Yukarıda her iki ayette geçen “Kurdukları yapı” ifadesi, temsili bir anlatım tarzı içinde insanların bütün davranışlarını, bütün eylemlerini ihtiva ediyor. “Parça parça oluncaya kadar” deyişi ise, “ölünceye kadar” demektir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Binasını Allah’a karşı sağlam bir sorumluluk bilinci ve O’nun rızasını/hoşnutluğunu kazanmak çabası/temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır yoksa binasını çökmek üzere bulunan bir yar kenarına kurup da onunla beraber cehennem ateşine yıkılıp giden mi? Allah zulmeden topluluğu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"اَفَمَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى تَقْوٰى مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ اَمْ مَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِه۪ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-108c.mp3","commentary_text":"Yukarıda her iki ayette geçen “Kurdukları yapı” ifadesi, temsili bir anlatım tarzı içinde insanların bütün davranışlarını, bütün eylemlerini ihtiva ediyor. “Parça parça oluncaya kadar” deyişi ise, “ölünceye kadar” demektir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Binasını Allah’a karşı sağlam bir sorumluluk bilinci ve O’nun rızasını/hoşnutluğunu kazanmak çabası/temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır yoksa binasını çökmek üzere bulunan bir yar kenarına kurup da onunla beraber cehennem ateşine yıkılıp giden mi? Allah zulmeden topluluğu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"اَفَمَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى تَقْوٰى مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ اَمْ مَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِه۪ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-109c.mp3","commentary_text":"Yukarıda her iki ayette geçen “Kurdukları yapı” ifadesi, temsili bir anlatım tarzı içinde insanların bütün davranışlarını, bütün eylemlerini ihtiva ediyor. “Parça parça oluncaya kadar” deyişi ise, “ölünceye kadar” demektir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"Binasını Allah’a karşı sağlam bir sorumluluk bilinci ve O’nun rızasını/hoşnutluğunu kazanmak çabası/temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır yoksa binasını çökmek üzere bulunan bir yar kenarına kurup da onunla beraber cehennem ateşine yıkılıp giden mi? Allah zulmeden topluluğu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"اَفَمَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى تَقْوٰى مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ اَمْ مَنْ اَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلٰى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِه۪ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-107.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-109c.mp3","commentary_text":"Yukarıda her iki ayette geçen “Kurdukları yapı” ifadesi, temsili bir anlatım tarzı içinde insanların bütün davranışlarını, bütün eylemlerini ihtiva ediyor. “Parça parça oluncaya kadar” deyişi ise, “ölünceye kadar” demektir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kalpleri paralanıncaya kadar kurdukları bina yüreklerinde kuşku kaynağı olmaya devam edecektir. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذ۪ي بَنَوْا ر۪يبَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلَّٓا اَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kalpleri paralanıncaya kadar kurdukları bina yüreklerinde kuşku kaynağı olmaya devam edecektir. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذ۪ي بَنَوْا ر۪يبَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلَّٓا اَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kalpleri paralanıncaya kadar kurdukları bina yüreklerinde kuşku kaynağı olmaya devam edecektir. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذ۪ي بَنَوْا ر۪يبَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلَّٓا اَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Kalpleri paralanıncaya kadar kurdukları bina yüreklerinde kuşku kaynağı olmaya devam edecektir. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لَا يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذ۪ي بَنَوْا ر۪يبَةً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلَّٓا اَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah inananlardan karşılığında onlara cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır (barter yapmıştır). (Şöyle ki;) onlar Allah yolunda savaşırlar (kendilerini öldürmeye kalkan zalimleri) öldürürler ve gerekirse (bu uğurda seve seve) can verirler. Bu Allah’ın Tevrat’ta da İncil’de de Kur’an’da da üzerine aldığı gerçek bir vaadidir. Verdiği sözde Allah’tan daha sadık kim olabilir? O halde (Ey inananlar!) yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin. İşte en büyük kurtuluş en büyük başarı budur!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-111c.mp3","commentary_text":"“Seyahat edenler” yani iyiliği önermek ve yaşayarak göstermek, kötülükten sakındırmak ve yanlışların karşısında olmak için sorumluluk alarak yola koyulanlar, vahiy ile insanları tanıştırmak ve onlara Kur’an’daki evrensel ahlaki değerleri anlatmak için seyahat edenler, inandıkları doğruları hayata geçirmek ve başkalarının da doğrulara sahip çıkması için hicret edenler, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında Hakkı, haklıyı ve adaleti savunduğu için sürgüne gönderilerek yollara düşenler, insanları eğitmek, helâl kazanç sağlamak ve haramın önüne geçmek için sefere çıkanlar, yeryüzünde Allah’ın kudretini, birbirinden güzel mucize eserlerini, yarattıkları üzerindeki rahmetinin tezahürünü, hayatın canlılığını görmek ve farklı kültürün insanlarıyla tanışarak onlarla fikir teatisinde bulunmak için yolculuk edenler."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah inananlardan karşılığında onlara cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır (barter yapmıştır). (Şöyle ki;) onlar Allah yolunda savaşırlar (kendilerini öldürmeye kalkan zalimleri) öldürürler ve gerekirse (bu uğurda seve seve) can verirler. Bu Allah’ın Tevrat’ta da İncil’de de Kur’an’da da üzerine aldığı gerçek bir vaadidir. Verdiği sözde Allah’tan daha sadık kim olabilir? O halde (Ey inananlar!) yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin. İşte en büyük kurtuluş en büyük başarı budur!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-110c.mp3","commentary_text":"“Seyahat edenler” yani iyiliği önermek ve yaşayarak göstermek, kötülükten sakındırmak ve yanlışların karşısında olmak için sorumluluk alarak yola koyulanlar, vahiy ile insanları tanıştırmak ve onlara Kur’an’daki evrensel ahlaki değerleri anlatmak için seyahat edenler, inandıkları doğruları hayata geçirmek ve başkalarının da doğrulara sahip çıkması için hicret edenler, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında Hakkı, haklıyı ve adaleti savunduğu için sürgüne gönderilerek yollara düşenler, insanları eğitmek, helâl kazanç sağlamak ve haramın önüne geçmek için sefere çıkanlar, yeryüzünde Allah’ın kudretini, birbirinden güzel mucize eserlerini, yarattıkları üzerindeki rahmetinin tezahürünü, hayatın canlılığını görmek ve farklı kültürün insanlarıyla tanışarak onlarla fikir teatisinde bulunmak için yolculuk edenler."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah inananlardan karşılığında onlara cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır (barter yapmıştır). (Şöyle ki;) onlar Allah yolunda savaşırlar (kendilerini öldürmeye kalkan zalimleri) öldürürler ve gerekirse (bu uğurda seve seve) can verirler. Bu Allah’ın Tevrat’ta da İncil’de de Kur’an’da da üzerine aldığı gerçek bir vaadidir. Verdiği sözde Allah’tan daha sadık kim olabilir? O halde (Ey inananlar!) yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin. İşte en büyük kurtuluş en büyük başarı budur!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-111c.mp3","commentary_text":"“Seyahat edenler” yani iyiliği önermek ve yaşayarak göstermek, kötülükten sakındırmak ve yanlışların karşısında olmak için sorumluluk alarak yola koyulanlar, vahiy ile insanları tanıştırmak ve onlara Kur’an’daki evrensel ahlaki değerleri anlatmak için seyahat edenler, inandıkları doğruları hayata geçirmek ve başkalarının da doğrulara sahip çıkması için hicret edenler, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında Hakkı, haklıyı ve adaleti savunduğu için sürgüne gönderilerek yollara düşenler, insanları eğitmek, helâl kazanç sağlamak ve haramın önüne geçmek için sefere çıkanlar, yeryüzünde Allah’ın kudretini, birbirinden güzel mucize eserlerini, yarattıkları üzerindeki rahmetinin tezahürünü, hayatın canlılığını görmek ve farklı kültürün insanlarıyla tanışarak onlarla fikir teatisinde bulunmak için yolculuk edenler."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah inananlardan karşılığında onlara cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır (barter yapmıştır). (Şöyle ki;) onlar Allah yolunda savaşırlar (kendilerini öldürmeye kalkan zalimleri) öldürürler ve gerekirse (bu uğurda seve seve) can verirler. Bu Allah’ın Tevrat’ta da İncil’de de Kur’an’da da üzerine aldığı gerçek bir vaadidir. Verdiği sözde Allah’tan daha sadık kim olabilir? O halde (Ey inananlar!) yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin. İşte en büyük kurtuluş en büyük başarı budur!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"8/8-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-111c.mp3","commentary_text":"“Seyahat edenler” yani iyiliği önermek ve yaşayarak göstermek, kötülükten sakındırmak ve yanlışların karşısında olmak için sorumluluk alarak yola koyulanlar, vahiy ile insanları tanıştırmak ve onlara Kur’an’daki evrensel ahlaki değerleri anlatmak için seyahat edenler, inandıkları doğruları hayata geçirmek ve başkalarının da doğrulara sahip çıkması için hicret edenler, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında Hakkı, haklıyı ve adaleti savunduğu için sürgüne gönderilerek yollara düşenler, insanları eğitmek, helâl kazanç sağlamak ve haramın önüne geçmek için sefere çıkanlar, yeryüzünde Allah’ın kudretini, birbirinden güzel mucize eserlerini, yarattıkları üzerindeki rahmetinin tezahürünü, hayatın canlılığını görmek ve farklı kültürün insanlarıyla tanışarak onlarla fikir teatisinde bulunmak için yolculuk edenler."},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Gerçek mü’minler; Allah’a yönelerek günahlarından) tevbe edenler (yalnız Ona) kulluk/ ibadet edenler (O’na) hamd edenler (O’nun için) seyahat edenler yalnızca O’nun önünde eğilip sadece O’nun huzurunda yere kapananlar iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. (İşte böyle) mü’minleri müjdele!","arabic_text":"اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-112c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin Hz. Muhammed’in amcası Ebû Tâlip hakkında indiği rivayet edilir. Hz. Peygamber, ölüm döşeğinde olan amcasından iman etmek teklifinde bulunur ama beklediği cevabı alamaz. Bunun üzerine onun affı için Allah’tan mağfiret diler. Fakat gelen bu ayetle Hz. Peygamberin af talebi reddedilir. Şimdi bu âyetle tanıştıktan sonra Şefaat sancakları kuranlara ve şefaat sertifikası dağıtanlara sormak lazım; amcasını kurtarma yetkisi alamayan bir peygambere hangi gerekçe ile şefaat yetkisi veriyorsunuz? Hz. Peygamberin şefaati Allah’tan aldığı vahiydir. Eğer Kur’an hayata geçirilirse şefaatçi arama ihtiyacı duyulmaz. Ama ona hayat hakkı tanınmazsa şefaatçi aramak beyhudedir. Allah’ın bağışlaması olmadıktan sonra, babasını kurtaramayan Hz. İbrahim de oğluna faydası olmayan Hz. Nuh da ve diğer bütün peygamberler de bir araya gelse hiç kimseye bir faydası olmaz."},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Gerçek mü’minler; Allah’a yönelerek günahlarından) tevbe edenler (yalnız Ona) kulluk/ ibadet edenler (O’na) hamd edenler (O’nun için) seyahat edenler yalnızca O’nun önünde eğilip sadece O’nun huzurunda yere kapananlar iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. (İşte böyle) mü’minleri müjdele!","arabic_text":"اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-111c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin Hz. Muhammed’in amcası Ebû Tâlip hakkında indiği rivayet edilir. Hz. Peygamber, ölüm döşeğinde olan amcasından iman etmek teklifinde bulunur ama beklediği cevabı alamaz. Bunun üzerine onun affı için Allah’tan mağfiret diler. Fakat gelen bu ayetle Hz. Peygamberin af talebi reddedilir. Şimdi bu âyetle tanıştıktan sonra Şefaat sancakları kuranlara ve şefaat sertifikası dağıtanlara sormak lazım; amcasını kurtarma yetkisi alamayan bir peygambere hangi gerekçe ile şefaat yetkisi veriyorsunuz? Hz. Peygamberin şefaati Allah’tan aldığı vahiydir. Eğer Kur’an hayata geçirilirse şefaatçi arama ihtiyacı duyulmaz. Ama ona hayat hakkı tanınmazsa şefaatçi aramak beyhudedir. Allah’ın bağışlaması olmadıktan sonra, babasını kurtaramayan Hz. İbrahim de oğluna faydası olmayan Hz. Nuh da ve diğer bütün peygamberler de bir araya gelse hiç kimseye bir faydası olmaz."},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Gerçek mü’minler; Allah’a yönelerek günahlarından) tevbe edenler (yalnız Ona) kulluk/ ibadet edenler (O’na) hamd edenler (O’nun için) seyahat edenler yalnızca O’nun önünde eğilip sadece O’nun huzurunda yere kapananlar iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. (İşte böyle) mü’minleri müjdele!","arabic_text":"اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-112c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin Hz. Muhammed’in amcası Ebû Tâlip hakkında indiği rivayet edilir. Hz. Peygamber, ölüm döşeğinde olan amcasından iman etmek teklifinde bulunur ama beklediği cevabı alamaz. Bunun üzerine onun affı için Allah’tan mağfiret diler. Fakat gelen bu ayetle Hz. Peygamberin af talebi reddedilir. Şimdi bu âyetle tanıştıktan sonra Şefaat sancakları kuranlara ve şefaat sertifikası dağıtanlara sormak lazım; amcasını kurtarma yetkisi alamayan bir peygambere hangi gerekçe ile şefaat yetkisi veriyorsunuz? Hz. Peygamberin şefaati Allah’tan aldığı vahiydir. Eğer Kur’an hayata geçirilirse şefaatçi arama ihtiyacı duyulmaz. Ama ona hayat hakkı tanınmazsa şefaatçi aramak beyhudedir. Allah’ın bağışlaması olmadıktan sonra, babasını kurtaramayan Hz. İbrahim de oğluna faydası olmayan Hz. Nuh da ve diğer bütün peygamberler de bir araya gelse hiç kimseye bir faydası olmaz."},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Gerçek mü’minler; Allah’a yönelerek günahlarından) tevbe edenler (yalnız Ona) kulluk/ ibadet edenler (O’na) hamd edenler (O’nun için) seyahat edenler yalnızca O’nun önünde eğilip sadece O’nun huzurunda yere kapananlar iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. (İşte böyle) mü’minleri müjdele!","arabic_text":"اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-112c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin Hz. Muhammed’in amcası Ebû Tâlip hakkında indiği rivayet edilir. Hz. Peygamber, ölüm döşeğinde olan amcasından iman etmek teklifinde bulunur ama beklediği cevabı alamaz. Bunun üzerine onun affı için Allah’tan mağfiret diler. Fakat gelen bu ayetle Hz. Peygamberin af talebi reddedilir. Şimdi bu âyetle tanıştıktan sonra Şefaat sancakları kuranlara ve şefaat sertifikası dağıtanlara sormak lazım; amcasını kurtarma yetkisi alamayan bir peygambere hangi gerekçe ile şefaat yetkisi veriyorsunuz? Hz. Peygamberin şefaati Allah’tan aldığı vahiydir. Eğer Kur’an hayata geçirilirse şefaatçi arama ihtiyacı duyulmaz. Ama ona hayat hakkı tanınmazsa şefaatçi aramak beyhudedir. Allah’ın bağışlaması olmadıktan sonra, babasını kurtaramayan Hz. İbrahim de oğluna faydası olmayan Hz. Nuh da ve diğer bütün peygamberler de bir araya gelse hiç kimseye bir faydası olmaz."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Akraba bile olsalar cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek nebiye de müminlere de yakışmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِك۪ينَ وَلَوْ كَانُٓوا اُو۬ل۪ي قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":["9/80"],"audio_path":"8/8-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim babasına; “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim” (Meryem, 1947) diye söz verdiği için ona dua etmişti. Yaptığı dua; “Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır” (Şuara, 26/86) şeklindedir. Babası müşrik olarak ölünce Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açıkça ifade etmiştir (Mümtehine, 60/4)."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Akraba bile olsalar cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek nebiye de müminlere de yakışmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِك۪ينَ وَلَوْ كَانُٓوا اُو۬ل۪ي قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":["9/80"],"audio_path":"8/8-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-112c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim babasına; “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim” (Meryem, 1947) diye söz verdiği için ona dua etmişti. Yaptığı dua; “Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır” (Şuara, 26/86) şeklindedir. Babası müşrik olarak ölünce Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açıkça ifade etmiştir (Mümtehine, 60/4)."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Akraba bile olsalar cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek nebiye de müminlere de yakışmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِك۪ينَ وَلَوْ كَانُٓوا اُو۬ل۪ي قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":["9/80"],"audio_path":"8/8-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim babasına; “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim” (Meryem, 1947) diye söz verdiği için ona dua etmişti. Yaptığı dua; “Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır” (Şuara, 26/86) şeklindedir. Babası müşrik olarak ölünce Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açıkça ifade etmiştir (Mümtehine, 60/4)."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Akraba bile olsalar cehennemlik oldukları belli olduktan sonra müşrikler için Allah’tan af dilemek nebiye de müminlere de yakışmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ يَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِك۪ينَ وَلَوْ كَانُٓوا اُو۬ل۪ي قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":["9/80"],"audio_path":"8/8-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-113c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim babasına; “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim” (Meryem, 1947) diye söz verdiği için ona dua etmişti. Yaptığı dua; “Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır” (Şuara, 26/86) şeklindedir. Babası müşrik olarak ölünce Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açıkça ifade etmiştir (Mümtehine, 60/4)."},{"verse_number":"114","turkish_text":"İbrahim’in babası için istiğfarına gelince bu sırf (önceden) ona verdiği bir söz yüzündendi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca İbrahim ondan uzaklaştı (ve istiğfar etmeyi bıraktı). Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı bir kişiydi.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُۜ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَاَوَّاهٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"İbrahim’in babası için istiğfarına gelince bu sırf (önceden) ona verdiği bir söz yüzündendi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca İbrahim ondan uzaklaştı (ve istiğfar etmeyi bıraktı). Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı bir kişiydi.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُۜ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَاَوَّاهٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"İbrahim’in babası için istiğfarına gelince bu sırf (önceden) ona verdiği bir söz yüzündendi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca İbrahim ondan uzaklaştı (ve istiğfar etmeyi bıraktı). Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı bir kişiydi.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُۜ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَاَوَّاهٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"İbrahim’in babası için istiğfarına gelince bu sırf (önceden) ona verdiği bir söz yüzündendi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca İbrahim ondan uzaklaştı (ve istiğfar etmeyi bıraktı). Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı bir kişiydi.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُۜ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَاَوَّاهٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah bir toplumu doğru yola ilettikten sonra nelerden sakınacaklarını açıkça belirtmedikçe (günahları yüzünden) onları sapıklığa düşürmez (sorumlu tutmaz). Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضِلَّ قَوْمًا بَعْدَ اِذْ هَدٰيهُمْ حَتّٰى يُبَيِّنَ لَهُمْ مَا يَتَّقُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah bir toplumu doğru yola ilettikten sonra nelerden sakınacaklarını açıkça belirtmedikçe (günahları yüzünden) onları sapıklığa düşürmez (sorumlu tutmaz). Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضِلَّ قَوْمًا بَعْدَ اِذْ هَدٰيهُمْ حَتّٰى يُبَيِّنَ لَهُمْ مَا يَتَّقُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah bir toplumu doğru yola ilettikten sonra nelerden sakınacaklarını açıkça belirtmedikçe (günahları yüzünden) onları sapıklığa düşürmez (sorumlu tutmaz). Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضِلَّ قَوْمًا بَعْدَ اِذْ هَدٰيهُمْ حَتّٰى يُبَيِّنَ لَهُمْ مَا يَتَّقُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Allah bir toplumu doğru yola ilettikten sonra nelerden sakınacaklarını açıkça belirtmedikçe (günahları yüzünden) onları sapıklığa düşürmez (sorumlu tutmaz). Hiç kuşkusuz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضِلَّ قَوْمًا بَعْدَ اِذْ هَدٰيهُمْ حَتّٰى يُبَيِّنَ لَهُمْ مَا يَتَّقُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"8/8-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-116c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen; “tevbelerini kabul etti” ifadesi, Hz. Peygamber’in ve onunla beraber bulunan Müslümanların günah işledikten sonra tevbe ettikleri anlamına gelmez. Çünkü tevbe etmek için illa da günah işlemek gerekmiyor. Daha uygun olanı yapamamaktan, daha güzel ve daha şuurlu ibadet edememekten, Allah’a ve O’nun Kitabına karşı gösterilmesi gereken sadakati ortaya koyamamaktan dolayı da tevbe edilir. “Onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti” ifadesi, Hz. Peygamber’in Tebük seferine katılma çağrısına, haklı mazeretleri olmadığı halde sadece mevsimin sıcaklığını ileri sürerek olumlu bir tepki göstermeyen, sonra da pişmanlık duyup tevbe eden bir kısım mü’minler için söylenmiştir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-115c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen; “tevbelerini kabul etti” ifadesi, Hz. Peygamber’in ve onunla beraber bulunan Müslümanların günah işledikten sonra tevbe ettikleri anlamına gelmez. Çünkü tevbe etmek için illa da günah işlemek gerekmiyor. Daha uygun olanı yapamamaktan, daha güzel ve daha şuurlu ibadet edememekten, Allah’a ve O’nun Kitabına karşı gösterilmesi gereken sadakati ortaya koyamamaktan dolayı da tevbe edilir. “Onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti” ifadesi, Hz. Peygamber’in Tebük seferine katılma çağrısına, haklı mazeretleri olmadığı halde sadece mevsimin sıcaklığını ileri sürerek olumlu bir tepki göstermeyen, sonra da pişmanlık duyup tevbe eden bir kısım mü’minler için söylenmiştir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-116c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen; “tevbelerini kabul etti” ifadesi, Hz. Peygamber’in ve onunla beraber bulunan Müslümanların günah işledikten sonra tevbe ettikleri anlamına gelmez. Çünkü tevbe etmek için illa da günah işlemek gerekmiyor. Daha uygun olanı yapamamaktan, daha güzel ve daha şuurlu ibadet edememekten, Allah’a ve O’nun Kitabına karşı gösterilmesi gereken sadakati ortaya koyamamaktan dolayı da tevbe edilir. “Onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti” ifadesi, Hz. Peygamber’in Tebük seferine katılma çağrısına, haklı mazeretleri olmadığı halde sadece mevsimin sıcaklığını ileri sürerek olumlu bir tepki göstermeyen, sonra da pişmanlık duyup tevbe eden bir kısım mü’minler için söylenmiştir."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Muhakkak ki göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"8/8-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-116c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen; “tevbelerini kabul etti” ifadesi, Hz. Peygamber’in ve onunla beraber bulunan Müslümanların günah işledikten sonra tevbe ettikleri anlamına gelmez. Çünkü tevbe etmek için illa da günah işlemek gerekmiyor. Daha uygun olanı yapamamaktan, daha güzel ve daha şuurlu ibadet edememekten, Allah’a ve O’nun Kitabına karşı gösterilmesi gereken sadakati ortaya koyamamaktan dolayı da tevbe edilir. “Onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti” ifadesi, Hz. Peygamber’in Tebük seferine katılma çağrısına, haklı mazeretleri olmadığı halde sadece mevsimin sıcaklığını ileri sürerek olumlu bir tepki göstermeyen, sonra da pişmanlık duyup tevbe eden bir kısım mü’minler için söylenmiştir."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Andolsun ki Allah nebinin ve o zor anda onun peşinden giden muhacirlerle Ensar’ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından O onların tevbelerini de kabul etti. Çünkü O onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ تَابَ اللّٰهُ عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ ف۪ي سَاعَةِ الْعُسْرَةِ مِنْ بَعْدِ مَا كَادَ يَز۪يغُ قُلُوبُ فَر۪يقٍ مِنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-117c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine ihmalcilik yüzünden katılamayan bu üç kişinin Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Murara bin Rabi adlı sahabeler olduğu söylenir. Ka’b bin Malik, Bedir Savaşı dışında bütün savaşlara katılmış ve çok büyük kahramanlıklar göstermişti. Diğer ikisi ise Bedir Savaşı’nda cengâverce savaşan kahramanlardandı. Bunlar da herhangi bir mazeret bildirmeden, ihmalkârlıkları yüzünden Tebük Seferi’ne katılmamışlardı. Başta Hz. Peygamber olmak üzere seferden dönen bütün sahabeler kendilerine katılmayan bu üç kişiden yüz çevirmişti. Herhangi kötü bir niyetleri olmadan geri kaldıkları ve bir de pişmanlık duyarak tövbe ettikleri için Allah onları da bağışlamıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Andolsun ki Allah nebinin ve o zor anda onun peşinden giden muhacirlerle Ensar’ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından O onların tevbelerini de kabul etti. Çünkü O onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ تَابَ اللّٰهُ عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ ف۪ي سَاعَةِ الْعُسْرَةِ مِنْ بَعْدِ مَا كَادَ يَز۪يغُ قُلُوبُ فَر۪يقٍ مِنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-116c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine ihmalcilik yüzünden katılamayan bu üç kişinin Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Murara bin Rabi adlı sahabeler olduğu söylenir. Ka’b bin Malik, Bedir Savaşı dışında bütün savaşlara katılmış ve çok büyük kahramanlıklar göstermişti. Diğer ikisi ise Bedir Savaşı’nda cengâverce savaşan kahramanlardandı. Bunlar da herhangi bir mazeret bildirmeden, ihmalkârlıkları yüzünden Tebük Seferi’ne katılmamışlardı. Başta Hz. Peygamber olmak üzere seferden dönen bütün sahabeler kendilerine katılmayan bu üç kişiden yüz çevirmişti. Herhangi kötü bir niyetleri olmadan geri kaldıkları ve bir de pişmanlık duyarak tövbe ettikleri için Allah onları da bağışlamıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Andolsun ki Allah nebinin ve o zor anda onun peşinden giden muhacirlerle Ensar’ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından O onların tevbelerini de kabul etti. Çünkü O onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ تَابَ اللّٰهُ عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ ف۪ي سَاعَةِ الْعُسْرَةِ مِنْ بَعْدِ مَا كَادَ يَز۪يغُ قُلُوبُ فَر۪يقٍ مِنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-117c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine ihmalcilik yüzünden katılamayan bu üç kişinin Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Murara bin Rabi adlı sahabeler olduğu söylenir. Ka’b bin Malik, Bedir Savaşı dışında bütün savaşlara katılmış ve çok büyük kahramanlıklar göstermişti. Diğer ikisi ise Bedir Savaşı’nda cengâverce savaşan kahramanlardandı. Bunlar da herhangi bir mazeret bildirmeden, ihmalkârlıkları yüzünden Tebük Seferi’ne katılmamışlardı. Başta Hz. Peygamber olmak üzere seferden dönen bütün sahabeler kendilerine katılmayan bu üç kişiden yüz çevirmişti. Herhangi kötü bir niyetleri olmadan geri kaldıkları ve bir de pişmanlık duyarak tövbe ettikleri için Allah onları da bağışlamıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Andolsun ki Allah nebinin ve o zor anda onun peşinden giden muhacirlerle Ensar’ın tevbelerini kabul etti. O sırada onlardan bir grubun kalpleri kaymanın eşiğine gelmişti. Arkasından O onların tevbelerini de kabul etti. Çünkü O onlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ تَابَ اللّٰهُ عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ ف۪ي سَاعَةِ الْعُسْرَةِ مِنْ بَعْدِ مَا كَادَ يَز۪يغُ قُلُوبُ فَر۪يقٍ مِنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-117c.mp3","commentary_text":"Tebük Seferine ihmalcilik yüzünden katılamayan bu üç kişinin Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Murara bin Rabi adlı sahabeler olduğu söylenir. Ka’b bin Malik, Bedir Savaşı dışında bütün savaşlara katılmış ve çok büyük kahramanlıklar göstermişti. Diğer ikisi ise Bedir Savaşı’nda cengâverce savaşan kahramanlardandı. Bunlar da herhangi bir mazeret bildirmeden, ihmalkârlıkları yüzünden Tebük Seferi’ne katılmamışlardı. Başta Hz. Peygamber olmak üzere seferden dönen bütün sahabeler kendilerine katılmayan bu üç kişiden yüz çevirmişti. Herhangi kötü bir niyetleri olmadan geri kaldıkları ve bir de pişmanlık duyarak tövbe ettikleri için Allah onları da bağışlamıştır."},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Savaştan) geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş vicdanları da kendilerini sıkıştırmıştı. Böylece Allah’tan başka sığınacak hiçbir şey olmadığını anlamışlardı. Sonra eski (iyi) hallerine dönsünler diye (Allah) onların tevbelerini kabul etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"وَعَلَى الثَّلٰثَةِ الَّذ۪ينَ خُلِّفُواۜ حَتّٰٓى اِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ اَنْفُسُهُمْ وَظَنُّٓوا اَنْ لَا مَلْجَاَ مِنَ اللّٰهِ اِلَّٓا اِلَيْهِۜ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-118c.mp3","commentary_text":"Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği diğer insanlarla birlikte yaşamak zorundadır. Bu birlikte yaşama işi aile ile başlar, çevre ile devam eder. Aile bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en önemli birimdir. Onun için psikolojik ve zekâ gelişimi, kültürel ve ahlaki değerleri kazanma gibi konularda ailenin birey üzerindeki etkisi çok büyüktür. Ancak aile ile birlikte çevre de çok önemlidir. Okulda, mahallede, ticarette ve daha pek çok sahada herkesin sırlarını paylaştığı, dertlerini anlattığı, hemhal olduğu, teselli gördüğü, derman bulmaya çalıştığı arkadaşları vardır. Bireyin hayatında bunların da aile kadar, belki de aileden de çok birey üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin pozitif olması için seçilen arkadaşların erdemli kişilerden oluşması gerekir. Onun için ayette; “Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarken beraber olduğunuz kimselerin doğru ve erdemli kişilerden olmasına dikkat edin” buyruluyor."},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Savaştan) geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş vicdanları da kendilerini sıkıştırmıştı. Böylece Allah’tan başka sığınacak hiçbir şey olmadığını anlamışlardı. Sonra eski (iyi) hallerine dönsünler diye (Allah) onların tevbelerini kabul etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"وَعَلَى الثَّلٰثَةِ الَّذ۪ينَ خُلِّفُواۜ حَتّٰٓى اِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ اَنْفُسُهُمْ وَظَنُّٓوا اَنْ لَا مَلْجَاَ مِنَ اللّٰهِ اِلَّٓا اِلَيْهِۜ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-117c.mp3","commentary_text":"Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği diğer insanlarla birlikte yaşamak zorundadır. Bu birlikte yaşama işi aile ile başlar, çevre ile devam eder. Aile bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en önemli birimdir. Onun için psikolojik ve zekâ gelişimi, kültürel ve ahlaki değerleri kazanma gibi konularda ailenin birey üzerindeki etkisi çok büyüktür. Ancak aile ile birlikte çevre de çok önemlidir. Okulda, mahallede, ticarette ve daha pek çok sahada herkesin sırlarını paylaştığı, dertlerini anlattığı, hemhal olduğu, teselli gördüğü, derman bulmaya çalıştığı arkadaşları vardır. Bireyin hayatında bunların da aile kadar, belki de aileden de çok birey üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin pozitif olması için seçilen arkadaşların erdemli kişilerden oluşması gerekir. Onun için ayette; “Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarken beraber olduğunuz kimselerin doğru ve erdemli kişilerden olmasına dikkat edin” buyruluyor."},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Savaştan) geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş vicdanları da kendilerini sıkıştırmıştı. Böylece Allah’tan başka sığınacak hiçbir şey olmadığını anlamışlardı. Sonra eski (iyi) hallerine dönsünler diye (Allah) onların tevbelerini kabul etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"وَعَلَى الثَّلٰثَةِ الَّذ۪ينَ خُلِّفُواۜ حَتّٰٓى اِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ اَنْفُسُهُمْ وَظَنُّٓوا اَنْ لَا مَلْجَاَ مِنَ اللّٰهِ اِلَّٓا اِلَيْهِۜ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-118c.mp3","commentary_text":"Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği diğer insanlarla birlikte yaşamak zorundadır. Bu birlikte yaşama işi aile ile başlar, çevre ile devam eder. Aile bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en önemli birimdir. Onun için psikolojik ve zekâ gelişimi, kültürel ve ahlaki değerleri kazanma gibi konularda ailenin birey üzerindeki etkisi çok büyüktür. Ancak aile ile birlikte çevre de çok önemlidir. Okulda, mahallede, ticarette ve daha pek çok sahada herkesin sırlarını paylaştığı, dertlerini anlattığı, hemhal olduğu, teselli gördüğü, derman bulmaya çalıştığı arkadaşları vardır. Bireyin hayatında bunların da aile kadar, belki de aileden de çok birey üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin pozitif olması için seçilen arkadaşların erdemli kişilerden oluşması gerekir. Onun için ayette; “Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarken beraber olduğunuz kimselerin doğru ve erdemli kişilerden olmasına dikkat edin” buyruluyor."},{"verse_number":"118","turkish_text":"(Savaştan) geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş vicdanları da kendilerini sıkıştırmıştı. Böylece Allah’tan başka sığınacak hiçbir şey olmadığını anlamışlardı. Sonra eski (iyi) hallerine dönsünler diye (Allah) onların tevbelerini kabul etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"وَعَلَى الثَّلٰثَةِ الَّذ۪ينَ خُلِّفُواۜ حَتّٰٓى اِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ اَنْفُسُهُمْ وَظَنُّٓوا اَنْ لَا مَلْجَاَ مِنَ اللّٰهِ اِلَّٓا اِلَيْهِۜ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-116.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-118c.mp3","commentary_text":"Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği diğer insanlarla birlikte yaşamak zorundadır. Bu birlikte yaşama işi aile ile başlar, çevre ile devam eder. Aile bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en önemli birimdir. Onun için psikolojik ve zekâ gelişimi, kültürel ve ahlaki değerleri kazanma gibi konularda ailenin birey üzerindeki etkisi çok büyüktür. Ancak aile ile birlikte çevre de çok önemlidir. Okulda, mahallede, ticarette ve daha pek çok sahada herkesin sırlarını paylaştığı, dertlerini anlattığı, hemhal olduğu, teselli gördüğü, derman bulmaya çalıştığı arkadaşları vardır. Bireyin hayatında bunların da aile kadar, belki de aileden de çok birey üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin pozitif olması için seçilen arkadaşların erdemli kişilerden oluşması gerekir. Onun için ayette; “Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarken beraber olduğunuz kimselerin doğru ve erdemli kişilerden olmasına dikkat edin” buyruluyor."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve hep doğru kimselerle beraber olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve hep doğru kimselerle beraber olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve hep doğru kimselerle beraber olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ve hep doğru kimselerle beraber olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Bu şehrin halkına ve çevresinde (göçebe kabileler halinde) yaşayan bedevilere Allah’ın resulünü (mücadelesinde) yalnız bırakmak kendi canlarını onun hayatından üstün tutmaları yakışmaz. Çünkü onlar Allah yolunda ne zaman susuzluk yorgunluk ya da açlık çekseler; ne zaman hakkı inkâr edenleri şaşırtan bir adım atsalar ve ne zaman başlarına gelmesi mukadder olan şeye düşman eliyle uğratılsalar (sonuç ne olursa olsun) bu onların lehine kaydedilmektedir. Çünkü Allah iyilik yapanların emeklerini asla boşa çıkarmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئًا يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-120c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vâdî” terimi klasik Arapçada çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır. Burada “kataa” “kesti” fiiliyle birlikte kullanılması “yol tepmek”, “yolculuğa devam etmek” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu itibarla, “geçtikleri her vadiyi” ifadesini “ne zaman yeryüzünde yol kat etseler” şeklinde anlamak daha doğru olacaktır. Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Bu şehrin halkına ve çevresinde (göçebe kabileler halinde) yaşayan bedevilere Allah’ın resulünü (mücadelesinde) yalnız bırakmak kendi canlarını onun hayatından üstün tutmaları yakışmaz. Çünkü onlar Allah yolunda ne zaman susuzluk yorgunluk ya da açlık çekseler; ne zaman hakkı inkâr edenleri şaşırtan bir adım atsalar ve ne zaman başlarına gelmesi mukadder olan şeye düşman eliyle uğratılsalar (sonuç ne olursa olsun) bu onların lehine kaydedilmektedir. Çünkü Allah iyilik yapanların emeklerini asla boşa çıkarmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئًا يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-119c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vâdî” terimi klasik Arapçada çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır. Burada “kataa” “kesti” fiiliyle birlikte kullanılması “yol tepmek”, “yolculuğa devam etmek” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu itibarla, “geçtikleri her vadiyi” ifadesini “ne zaman yeryüzünde yol kat etseler” şeklinde anlamak daha doğru olacaktır. Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Bu şehrin halkına ve çevresinde (göçebe kabileler halinde) yaşayan bedevilere Allah’ın resulünü (mücadelesinde) yalnız bırakmak kendi canlarını onun hayatından üstün tutmaları yakışmaz. Çünkü onlar Allah yolunda ne zaman susuzluk yorgunluk ya da açlık çekseler; ne zaman hakkı inkâr edenleri şaşırtan bir adım atsalar ve ne zaman başlarına gelmesi mukadder olan şeye düşman eliyle uğratılsalar (sonuç ne olursa olsun) bu onların lehine kaydedilmektedir. Çünkü Allah iyilik yapanların emeklerini asla boşa çıkarmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئًا يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-120c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vâdî” terimi klasik Arapçada çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır. Burada “kataa” “kesti” fiiliyle birlikte kullanılması “yol tepmek”, “yolculuğa devam etmek” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu itibarla, “geçtikleri her vadiyi” ifadesini “ne zaman yeryüzünde yol kat etseler” şeklinde anlamak daha doğru olacaktır. Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"120","turkish_text":"Bu şehrin halkına ve çevresinde (göçebe kabileler halinde) yaşayan bedevilere Allah’ın resulünü (mücadelesinde) yalnız bırakmak kendi canlarını onun hayatından üstün tutmaları yakışmaz. Çünkü onlar Allah yolunda ne zaman susuzluk yorgunluk ya da açlık çekseler; ne zaman hakkı inkâr edenleri şaşırtan bir adım atsalar ve ne zaman başlarına gelmesi mukadder olan şeye düşman eliyle uğratılsalar (sonuç ne olursa olsun) bu onların lehine kaydedilmektedir. Çünkü Allah iyilik yapanların emeklerini asla boşa çıkarmaz.","arabic_text":"مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئًا يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"8/8-118.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-120c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “vâdî” terimi klasik Arapçada çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır. Burada “kataa” “kesti” fiiliyle birlikte kullanılması “yol tepmek”, “yolculuğa devam etmek” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu itibarla, “geçtikleri her vadiyi” ifadesini “ne zaman yeryüzünde yol kat etseler” şeklinde anlamak daha doğru olacaktır. Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Allah onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmek için küçük büyük (Allah için) yaptıkları her harcamayı geçtikleri her vâdiyi mutlaka onların lehine kaydediyor.","arabic_text":"وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِيًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["24/38","29/7"],"audio_path":"8/8-119.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-121c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; din hususunda ve ahlakî anlamda eğitim ve öğretimin toplumsal bir vecibe olduğunu, savaş zamanında da olsa bu vecibenin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyan eder. Ancak toplumun sadece dînî ve ahlakî hayatlarını değil, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatının sorumluluğunu üzerine alan farklı alanlarda görev yapan eğitimciye, gazeteciye, yöneticiye, iş insanına, sanatkâra da ihtiyacı vardır. Seferberlik ilân edilmedikçe hayatın devam etmesi için iş bölümü yapılarak bazı insanların savaştan geri durması gerekir."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Allah onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmek için küçük büyük (Allah için) yaptıkları her harcamayı geçtikleri her vâdiyi mutlaka onların lehine kaydediyor.","arabic_text":"وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِيًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["24/38","29/7"],"audio_path":"8/8-119.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-120c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; din hususunda ve ahlakî anlamda eğitim ve öğretimin toplumsal bir vecibe olduğunu, savaş zamanında da olsa bu vecibenin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyan eder. Ancak toplumun sadece dînî ve ahlakî hayatlarını değil, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatının sorumluluğunu üzerine alan farklı alanlarda görev yapan eğitimciye, gazeteciye, yöneticiye, iş insanına, sanatkâra da ihtiyacı vardır. Seferberlik ilân edilmedikçe hayatın devam etmesi için iş bölümü yapılarak bazı insanların savaştan geri durması gerekir."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Allah onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmek için küçük büyük (Allah için) yaptıkları her harcamayı geçtikleri her vâdiyi mutlaka onların lehine kaydediyor.","arabic_text":"وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِيًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["24/38","29/7"],"audio_path":"8/8-119.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-121c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; din hususunda ve ahlakî anlamda eğitim ve öğretimin toplumsal bir vecibe olduğunu, savaş zamanında da olsa bu vecibenin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyan eder. Ancak toplumun sadece dînî ve ahlakî hayatlarını değil, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatının sorumluluğunu üzerine alan farklı alanlarda görev yapan eğitimciye, gazeteciye, yöneticiye, iş insanına, sanatkâra da ihtiyacı vardır. Seferberlik ilân edilmedikçe hayatın devam etmesi için iş bölümü yapılarak bazı insanların savaştan geri durması gerekir."},{"verse_number":"121","turkish_text":"Allah onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmek için küçük büyük (Allah için) yaptıkları her harcamayı geçtikleri her vâdiyi mutlaka onların lehine kaydediyor.","arabic_text":"وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِيًا اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["24/38","29/7"],"audio_path":"8/8-119.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-121c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; din hususunda ve ahlakî anlamda eğitim ve öğretimin toplumsal bir vecibe olduğunu, savaş zamanında da olsa bu vecibenin mutlaka birileri tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyan eder. Ancak toplumun sadece dînî ve ahlakî hayatlarını değil, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatının sorumluluğunu üzerine alan farklı alanlarda görev yapan eğitimciye, gazeteciye, yöneticiye, iş insanına, sanatkâra da ihtiyacı vardır. Seferberlik ilân edilmedikçe hayatın devam etmesi için iş bölümü yapılarak bazı insanların savaştan geri durması gerekir."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Mü’minlerin hepsinin (savaş zamanı) toptan sefere çıkmaları gerekmez. Onların her bölge halkından bir grup din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve (savaşa çıkanlar) geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle onları uyarmalıdır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-122c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşın en son çare olduğunu ve insanların her zaman barıştan yana olması gerektiğini emreder. Nitekim dinin temel kaynağı olan Kur’an’da İslam’ın barış, hoşgörü, uzlaşı ve müsamaha dini olduğunu gösteren pek çok ayet mevcuttur. Barışın ve uzlaşmanın daha hayırlı olacağı Nisa 4/128. ayetinde belirtilmiştir. Bu itibarla Müslümanca yaşamanın ve Müslüman zihniyetin temelini barış oluşturmaktadır. Müslüman; barışı hayata geçirmeyi ve barış içerisinde yaşamayı prensip edinmiştir. Ancak düşman; savaşı kaçınılmaz kılacak derecede zulmetmeye devam eder, manevi ve ahlaki ilkeler konusunda baskı yapar ve hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmaz ve böylece hayatı çekilmez hale getirirse işte o zaman son çare olarak savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Mü’minlerin hepsinin (savaş zamanı) toptan sefere çıkmaları gerekmez. Onların her bölge halkından bir grup din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve (savaşa çıkanlar) geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle onları uyarmalıdır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-121c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşın en son çare olduğunu ve insanların her zaman barıştan yana olması gerektiğini emreder. Nitekim dinin temel kaynağı olan Kur’an’da İslam’ın barış, hoşgörü, uzlaşı ve müsamaha dini olduğunu gösteren pek çok ayet mevcuttur. Barışın ve uzlaşmanın daha hayırlı olacağı Nisa 4/128. ayetinde belirtilmiştir. Bu itibarla Müslümanca yaşamanın ve Müslüman zihniyetin temelini barış oluşturmaktadır. Müslüman; barışı hayata geçirmeyi ve barış içerisinde yaşamayı prensip edinmiştir. Ancak düşman; savaşı kaçınılmaz kılacak derecede zulmetmeye devam eder, manevi ve ahlaki ilkeler konusunda baskı yapar ve hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmaz ve böylece hayatı çekilmez hale getirirse işte o zaman son çare olarak savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Mü’minlerin hepsinin (savaş zamanı) toptan sefere çıkmaları gerekmez. Onların her bölge halkından bir grup din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve (savaşa çıkanlar) geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle onları uyarmalıdır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-122c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşın en son çare olduğunu ve insanların her zaman barıştan yana olması gerektiğini emreder. Nitekim dinin temel kaynağı olan Kur’an’da İslam’ın barış, hoşgörü, uzlaşı ve müsamaha dini olduğunu gösteren pek çok ayet mevcuttur. Barışın ve uzlaşmanın daha hayırlı olacağı Nisa 4/128. ayetinde belirtilmiştir. Bu itibarla Müslümanca yaşamanın ve Müslüman zihniyetin temelini barış oluşturmaktadır. Müslüman; barışı hayata geçirmeyi ve barış içerisinde yaşamayı prensip edinmiştir. Ancak düşman; savaşı kaçınılmaz kılacak derecede zulmetmeye devam eder, manevi ve ahlaki ilkeler konusunda baskı yapar ve hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmaz ve böylece hayatı çekilmez hale getirirse işte o zaman son çare olarak savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Mü’minlerin hepsinin (savaş zamanı) toptan sefere çıkmaları gerekmez. Onların her bölge halkından bir grup din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve (savaşa çıkanlar) geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle onları uyarmalıdır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"8/8-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-122c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşın en son çare olduğunu ve insanların her zaman barıştan yana olması gerektiğini emreder. Nitekim dinin temel kaynağı olan Kur’an’da İslam’ın barış, hoşgörü, uzlaşı ve müsamaha dini olduğunu gösteren pek çok ayet mevcuttur. Barışın ve uzlaşmanın daha hayırlı olacağı Nisa 4/128. ayetinde belirtilmiştir. Bu itibarla Müslümanca yaşamanın ve Müslüman zihniyetin temelini barış oluşturmaktadır. Müslüman; barışı hayata geçirmeyi ve barış içerisinde yaşamayı prensip edinmiştir. Ancak düşman; savaşı kaçınılmaz kılacak derecede zulmetmeye devam eder, manevi ve ahlaki ilkeler konusunda baskı yapar ve hiçbir konuda uzlaşmaya yanaşmaz ve böylece hayatı çekilmez hale getirirse işte o zaman son çare olarak savaş zorunlu olur."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ey inananlar! (Size düşmanlık eden) inkârcılardan (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde (sarsılmaz bir iman) bir sertlik ve kararlılık görsünler. Bilin ki Allah zalimlere karşı dik duran ve Allah’ın emirlerini yerine getirenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا ف۪يكُمْ غِلْظَةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":["9/123","48/29","66/9"],"audio_path":"8/8-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-123c.mp3","commentary_text":"Vahiy, yaratılış safiyetini kaybeden, nefsin ve şeytanın tesirinde kalarak ve kötülüklerden etkilenerek fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyen toplumların tekrar aslına ve özüne dönmesi için Allah’ın merhametinin bir tecellisidir. Gelen her ayet ya da sûre insanların düzenli hayat yaşaması içindir. Her ilahi öğretinin temelinde insanın önünü açmak ve onu mutlu etmek vardır. Yani vahiy barışın ve esenliğin kaynağıdır. Onun için vahyin ilk muhatapları gelen her ayetle sevinç duymuşlar ve bayram havası yaşamışlardır. Aslında aynı heyecanı belki daha da fazlasıyla bugünün Müslümanı da yaşamalıdır. Zira 23 yıllık vahyin tamamı bir kitap halinde şu an elindedir. Dolaysıyla o ilk muhatapların yaşadığı yüzlerce bayramı her gün yaşamalıdır. Ancak bu sevinci yaşaması için önce Kur’an’ı anlaması gerekir. Anlaşılmayan hiçbir şey hayata heyecan katamaz, etki edemez. Fakat günümüz Müslüman’larının çoğu ömrü boyunca Kur’an mektubuna sadece baktı durdu. Bir defa olsun gönderenin ona ne yazdığını merak etmedi. Sadece çok değerlidir ve Allah’tan geliyor diyerek özel koruma altına aldı. Yani geliş amacıyla hiç ilgilenmedi. Oysa ahirette gönderenin huzuruna çıktığı zaman “Ondan sorguya çekileceksiniz!” (Zuhruf, 43/44) ayetine muhatap olacaktır."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ey inananlar! (Size düşmanlık eden) inkârcılardan (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde (sarsılmaz bir iman) bir sertlik ve kararlılık görsünler. Bilin ki Allah zalimlere karşı dik duran ve Allah’ın emirlerini yerine getirenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا ف۪يكُمْ غِلْظَةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":["9/123","48/29","66/9"],"audio_path":"8/8-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-122c.mp3","commentary_text":"Vahiy, yaratılış safiyetini kaybeden, nefsin ve şeytanın tesirinde kalarak ve kötülüklerden etkilenerek fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyen toplumların tekrar aslına ve özüne dönmesi için Allah’ın merhametinin bir tecellisidir. Gelen her ayet ya da sûre insanların düzenli hayat yaşaması içindir. Her ilahi öğretinin temelinde insanın önünü açmak ve onu mutlu etmek vardır. Yani vahiy barışın ve esenliğin kaynağıdır. Onun için vahyin ilk muhatapları gelen her ayetle sevinç duymuşlar ve bayram havası yaşamışlardır. Aslında aynı heyecanı belki daha da fazlasıyla bugünün Müslümanı da yaşamalıdır. Zira 23 yıllık vahyin tamamı bir kitap halinde şu an elindedir. Dolaysıyla o ilk muhatapların yaşadığı yüzlerce bayramı her gün yaşamalıdır. Ancak bu sevinci yaşaması için önce Kur’an’ı anlaması gerekir. Anlaşılmayan hiçbir şey hayata heyecan katamaz, etki edemez. Fakat günümüz Müslüman’larının çoğu ömrü boyunca Kur’an mektubuna sadece baktı durdu. Bir defa olsun gönderenin ona ne yazdığını merak etmedi. Sadece çok değerlidir ve Allah’tan geliyor diyerek özel koruma altına aldı. Yani geliş amacıyla hiç ilgilenmedi. Oysa ahirette gönderenin huzuruna çıktığı zaman “Ondan sorguya çekileceksiniz!” (Zuhruf, 43/44) ayetine muhatap olacaktır."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ey inananlar! (Size düşmanlık eden) inkârcılardan (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde (sarsılmaz bir iman) bir sertlik ve kararlılık görsünler. Bilin ki Allah zalimlere karşı dik duran ve Allah’ın emirlerini yerine getirenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا ف۪يكُمْ غِلْظَةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":["9/123","48/29","66/9"],"audio_path":"8/8-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-123c.mp3","commentary_text":"Vahiy, yaratılış safiyetini kaybeden, nefsin ve şeytanın tesirinde kalarak ve kötülüklerden etkilenerek fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyen toplumların tekrar aslına ve özüne dönmesi için Allah’ın merhametinin bir tecellisidir. Gelen her ayet ya da sûre insanların düzenli hayat yaşaması içindir. Her ilahi öğretinin temelinde insanın önünü açmak ve onu mutlu etmek vardır. Yani vahiy barışın ve esenliğin kaynağıdır. Onun için vahyin ilk muhatapları gelen her ayetle sevinç duymuşlar ve bayram havası yaşamışlardır. Aslında aynı heyecanı belki daha da fazlasıyla bugünün Müslümanı da yaşamalıdır. Zira 23 yıllık vahyin tamamı bir kitap halinde şu an elindedir. Dolaysıyla o ilk muhatapların yaşadığı yüzlerce bayramı her gün yaşamalıdır. Ancak bu sevinci yaşaması için önce Kur’an’ı anlaması gerekir. Anlaşılmayan hiçbir şey hayata heyecan katamaz, etki edemez. Fakat günümüz Müslüman’larının çoğu ömrü boyunca Kur’an mektubuna sadece baktı durdu. Bir defa olsun gönderenin ona ne yazdığını merak etmedi. Sadece çok değerlidir ve Allah’tan geliyor diyerek özel koruma altına aldı. Yani geliş amacıyla hiç ilgilenmedi. Oysa ahirette gönderenin huzuruna çıktığı zaman “Ondan sorguya çekileceksiniz!” (Zuhruf, 43/44) ayetine muhatap olacaktır."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Ey inananlar! (Size düşmanlık eden) inkârcılardan (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde (sarsılmaz bir iman) bir sertlik ve kararlılık görsünler. Bilin ki Allah zalimlere karşı dik duran ve Allah’ın emirlerini yerine getirenlerle beraberdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا ف۪يكُمْ غِلْظَةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":["9/123","48/29","66/9"],"audio_path":"8/8-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-123c.mp3","commentary_text":"Vahiy, yaratılış safiyetini kaybeden, nefsin ve şeytanın tesirinde kalarak ve kötülüklerden etkilenerek fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyen toplumların tekrar aslına ve özüne dönmesi için Allah’ın merhametinin bir tecellisidir. Gelen her ayet ya da sûre insanların düzenli hayat yaşaması içindir. Her ilahi öğretinin temelinde insanın önünü açmak ve onu mutlu etmek vardır. Yani vahiy barışın ve esenliğin kaynağıdır. Onun için vahyin ilk muhatapları gelen her ayetle sevinç duymuşlar ve bayram havası yaşamışlardır. Aslında aynı heyecanı belki daha da fazlasıyla bugünün Müslümanı da yaşamalıdır. Zira 23 yıllık vahyin tamamı bir kitap halinde şu an elindedir. Dolaysıyla o ilk muhatapların yaşadığı yüzlerce bayramı her gün yaşamalıdır. Ancak bu sevinci yaşaması için önce Kur’an’ı anlaması gerekir. Anlaşılmayan hiçbir şey hayata heyecan katamaz, etki edemez. Fakat günümüz Müslüman’larının çoğu ömrü boyunca Kur’an mektubuna sadece baktı durdu. Bir defa olsun gönderenin ona ne yazdığını merak etmedi. Sadece çok değerlidir ve Allah’tan geliyor diyerek özel koruma altına aldı. Yani geliş amacıyla hiç ilgilenmedi. Oysa ahirette gönderenin huzuruna çıktığı zaman “Ondan sorguya çekileceksiniz!” (Zuhruf, 43/44) ayetine muhatap olacaktır."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Her ne zaman (Kur’an’dan) yeni bir sure indirilse münafıklardan bazıları (alaylı bir şekilde): “Bu (sure) hanginizin imanını artırdı?” diye sorarlar. Gerçek şu ki o (sure) inananların imanını artırmış (kuvvetlendirmiştir) ve onlar (her inen vahiyle) sevinç duyarlar.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَانًاۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":["8/2"],"audio_path":"8/8-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Her ne zaman (Kur’an’dan) yeni bir sure indirilse münafıklardan bazıları (alaylı bir şekilde): “Bu (sure) hanginizin imanını artırdı?” diye sorarlar. Gerçek şu ki o (sure) inananların imanını artırmış (kuvvetlendirmiştir) ve onlar (her inen vahiyle) sevinç duyarlar.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَانًاۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":["8/2"],"audio_path":"8/8-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Her ne zaman (Kur’an’dan) yeni bir sure indirilse münafıklardan bazıları (alaylı bir şekilde): “Bu (sure) hanginizin imanını artırdı?” diye sorarlar. Gerçek şu ki o (sure) inananların imanını artırmış (kuvvetlendirmiştir) ve onlar (her inen vahiyle) sevinç duyarlar.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَانًاۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":["8/2"],"audio_path":"8/8-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Her ne zaman (Kur’an’dan) yeni bir sure indirilse münafıklardan bazıları (alaylı bir şekilde): “Bu (sure) hanginizin imanını artırdı?” diye sorarlar. Gerçek şu ki o (sure) inananların imanını artırmış (kuvvetlendirmiştir) ve onlar (her inen vahiyle) sevinç duyarlar.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَانًاۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":["8/2"],"audio_path":"8/8-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Kalplerinde (şirk ve münafıklık gibi) bir hastalık bulunan kimselere gelince (inen vahiy) onların inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["17/82","41/44"],"audio_path":"8/8-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Kalplerinde (şirk ve münafıklık gibi) bir hastalık bulunan kimselere gelince (inen vahiy) onların inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["17/82","41/44"],"audio_path":"8/8-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Kalplerinde (şirk ve münafıklık gibi) bir hastalık bulunan kimselere gelince (inen vahiy) onların inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["17/82","41/44"],"audio_path":"8/8-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Kalplerinde (şirk ve münafıklık gibi) bir hastalık bulunan kimselere gelince (inen vahiy) onların inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ","related_links":["17/82","41/44"],"audio_path":"8/8-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan ediliyorlar. Böyle iken yine de tevbe etmiyorlar ve bundan ibret de almıyorlar (ders çıkarmıyorlar).","arabic_text":"اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan ediliyorlar. Böyle iken yine de tevbe etmiyorlar ve bundan ibret de almıyorlar (ders çıkarmıyorlar).","arabic_text":"اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan ediliyorlar. Böyle iken yine de tevbe etmiyorlar ve bundan ibret de almıyorlar (ders çıkarmıyorlar).","arabic_text":"اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan ediliyorlar. Böyle iken yine de tevbe etmiyorlar ve bundan ibret de almıyorlar (ders çıkarmıyorlar).","arabic_text":"اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Münafıkların durumunu bildiren) bir sure indirilince birbirlerine “Acaba sizi bir gören var mı?” diye sorarlar sonra da sıvışıp giderler. (Hakkı) anlamayan (ve anlamak istemeyen) bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Münafıkların durumunu bildiren) bir sure indirilince birbirlerine “Acaba sizi bir gören var mı?” diye sorarlar sonra da sıvışıp giderler. (Hakkı) anlamayan (ve anlamak istemeyen) bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Münafıkların durumunu bildiren) bir sure indirilince birbirlerine “Acaba sizi bir gören var mı?” diye sorarlar sonra da sıvışıp giderler. (Hakkı) anlamayan (ve anlamak istemeyen) bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Münafıkların durumunu bildiren) bir sure indirilince birbirlerine “Acaba sizi bir gören var mı?” diye sorarlar sonra da sıvışıp giderler. (Hakkı) anlamayan (ve anlamak istemeyen) bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.","arabic_text":"وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"8/8-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Andolsun ki size kendi içinizden gayet izzetli bir resul geldi. Zorlanmanız ve sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O size son derece düşkündür inananlara karşı şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/129","3/164"],"audio_path":"8/8-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-128c.mp3","commentary_text":"“Allah bana yeter” diyebilmek ve buna içtenlikle inanabilmek kadar büyük bir zenginlik olamaz. Çünkü âciz bir varlık olan insan, bütün âlemlerin tek Yaratısı ve tek hâkimi olan Allah’ın güvenini kazanıyor, rahmetine mazhar oluyor ve desteğini alarak O’nun gücünden faydalanıyor. “Ancak O’na güvenirim” ifadesi, son noktayı koyuyor. İnsanın güveneceği ve sığınacağı tek varlığın Allah olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Andolsun ki size kendi içinizden gayet izzetli bir resul geldi. Zorlanmanız ve sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O size son derece düşkündür inananlara karşı şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/129","3/164"],"audio_path":"8/8-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-127c.mp3","commentary_text":"“Allah bana yeter” diyebilmek ve buna içtenlikle inanabilmek kadar büyük bir zenginlik olamaz. Çünkü âciz bir varlık olan insan, bütün âlemlerin tek Yaratısı ve tek hâkimi olan Allah’ın güvenini kazanıyor, rahmetine mazhar oluyor ve desteğini alarak O’nun gücünden faydalanıyor. “Ancak O’na güvenirim” ifadesi, son noktayı koyuyor. İnsanın güveneceği ve sığınacağı tek varlığın Allah olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Andolsun ki size kendi içinizden gayet izzetli bir resul geldi. Zorlanmanız ve sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O size son derece düşkündür inananlara karşı şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/129","3/164"],"audio_path":"8/8-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-128c.mp3","commentary_text":"“Allah bana yeter” diyebilmek ve buna içtenlikle inanabilmek kadar büyük bir zenginlik olamaz. Çünkü âciz bir varlık olan insan, bütün âlemlerin tek Yaratısı ve tek hâkimi olan Allah’ın güvenini kazanıyor, rahmetine mazhar oluyor ve desteğini alarak O’nun gücünden faydalanıyor. “Ancak O’na güvenirim” ifadesi, son noktayı koyuyor. İnsanın güveneceği ve sığınacağı tek varlığın Allah olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"128","turkish_text":"Andolsun ki size kendi içinizden gayet izzetli bir resul geldi. Zorlanmanız ve sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O size son derece düşkündür inananlara karşı şefkatli ve merhametlidir.","arabic_text":"لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/129","3/164"],"audio_path":"8/8-126.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"8/8-128c.mp3","commentary_text":"“Allah bana yeter” diyebilmek ve buna içtenlikle inanabilmek kadar büyük bir zenginlik olamaz. Çünkü âciz bir varlık olan insan, bütün âlemlerin tek Yaratısı ve tek hâkimi olan Allah’ın güvenini kazanıyor, rahmetine mazhar oluyor ve desteğini alarak O’nun gücünden faydalanıyor. “Ancak O’na güvenirim” ifadesi, son noktayı koyuyor. İnsanın güveneceği ve sığınacağı tek varlığın Allah olduğunu anlatıyor."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Buna rağmen sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O’na güvenip dayanırım. Çünkü O’dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"8/8-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Buna rağmen sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O’na güvenip dayanırım. Çünkü O’dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"8/8-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Buna rağmen sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O’na güvenip dayanırım. Çünkü O’dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"8/8-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Buna rağmen sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O’na güvenip dayanırım. Çünkü O’dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"8/8-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":10,"name":"YÛNUS SÛRESİ","description":"Yunus suresi, Mekke döneminde inmiş olup 109 ayettir. 40, 94, 95 ve 96 ayetler Medine döneminde nazil olmuştur. Surenin 98. ayetinde Hz. Yunus’un kıssası anlatıldığı için sureye bu ad verilmiştir. Nüzul sırasına göre elli birinci sûredir. İsrâ sûresinden sonra, Hûd’dan önce Mekke’de, hicretten iki yıl önce nâzil olduğu tahmin edilmektedir. Surede Allah’a iman ve kulluk, peygamberlerin çağrısına uymayanların âhirette uğrayacağı âkibet işlenmekte ve Allah dostlarına dünya ve ahiret için müjdeler verilmektedir. Hz. Muhammed’in peygamberliği ve onun tebliğ metodu anlatılmakta ve Allah’ın hiç kimseye zulmetmediği, her kişinin kendi âkıbetini kendisinin hazırladığı beyan edilmektedir. Surede ayrıca Hz. Yunus’tan ve diğer peygamberlerden de örnekler verilerek tarih boyunca yaşanan Hakk-batıl mücadelesine, Kur’an’ın ilâhî kaynaklı olup önceki vahiyleri tasdik ettiğine, mânevî hastalıklar için bir şifa, inananlar için bir hidayet ve rahmet kaynağı olduğuna yer verilmektedir.","sura_intro_audio":"9/9-a.mp3","verse_count":109,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. İşte bu (okuna)nlar hüküm ve hikmet dolu olan Kitab’ın ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. İşte bu (okuna)nlar hüküm ve hikmet dolu olan Kitab’ın ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِ","related_links":["2/1"],"audio_path":"9/9-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/tefsir_1360_1772839437.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. İşte bu (okuna)nlar hüküm ve hikmet dolu olan Kitab’ın ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. İşte bu (okuna)nlar hüküm ve hikmet dolu olan Kitab’ın ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendi içlerinden birine (resule): “(Bütün) insanları (kötülüklere karşı) uyar ve inananlara Rablerinin üstün sadakat makamı vereceğini müjdele!” diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki (resul onlara ayetleri okuyunca) inkârcılar: “Bu (adam) muhakkak apaçık bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["7/69","38/4"],"audio_path":"9/9-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendi içlerinden birine (resule): “(Bütün) insanları (kötülüklere karşı) uyar ve inananlara Rablerinin üstün sadakat makamı vereceğini müjdele!” diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki (resul onlara ayetleri okuyunca) inkârcılar: “Bu (adam) muhakkak apaçık bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["7/69","38/4"],"audio_path":"9/9-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendi içlerinden birine (resule): “(Bütün) insanları (kötülüklere karşı) uyar ve inananlara Rablerinin üstün sadakat makamı vereceğini müjdele!” diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki (resul onlara ayetleri okuyunca) inkârcılar: “Bu (adam) muhakkak apaçık bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["7/69","38/4"],"audio_path":"9/9-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendi içlerinden birine (resule): “(Bütün) insanları (kötülüklere karşı) uyar ve inananlara Rablerinin üstün sadakat makamı vereceğini müjdele!” diye vahyetmemiz insanların tuhafına mı gitti ki (resul onlara ayetleri okuyunca) inkârcılar: “Bu (adam) muhakkak apaçık bir sihirbazdır” dediler.","arabic_text":"اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["7/69","38/4"],"audio_path":"9/9-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı evrede yaratan sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyan onlar üzerinde egemenlik kuran ve yarattıklarını başıboş bırakmayıp yöneten Allah’tır. O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi devreye giremez. İşte sizin Rabbiniz olan Allah budur. Öyleyse yalnızca O’na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız? Bkz.2/123 255 6/51 70 20/109 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-3c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaatle ilgili Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pek çok ayet bulunmaktadır. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı evrede yaratan sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyan onlar üzerinde egemenlik kuran ve yarattıklarını başıboş bırakmayıp yöneten Allah’tır. O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi devreye giremez. İşte sizin Rabbiniz olan Allah budur. Öyleyse yalnızca O’na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız? Bkz.2/123 255 6/51 70 20/109 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-2c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaatle ilgili Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pek çok ayet bulunmaktadır. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı evrede yaratan sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyan onlar üzerinde egemenlik kuran ve yarattıklarını başıboş bırakmayıp yöneten Allah’tır. O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi devreye giremez. İşte sizin Rabbiniz olan Allah budur. Öyleyse yalnızca O’na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız? Bkz.2/123 255 6/51 70 20/109 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-3c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaatle ilgili Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pek çok ayet bulunmaktadır. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı evrede yaratan sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyan onlar üzerinde egemenlik kuran ve yarattıklarını başıboş bırakmayıp yöneten Allah’tır. O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi devreye giremez. İşte sizin Rabbiniz olan Allah budur. Öyleyse yalnızca O’na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız? Bkz.2/123 255 6/51 70 20/109 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-3c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaatle ilgili Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pek çok ayet bulunmaktadır. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonunda hepiniz O’na döneceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleşecek bir vaadidir. O insanları önce yaratır sonra iman edip faydalı eylemlerde bulunanlara adaletle karşılığını vermek için onları (mahşerde) yeniden diriltir. İnkârcılara gelince; onlara da gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı kaynar sıvıdan oluşmuş bir içecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonunda hepiniz O’na döneceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleşecek bir vaadidir. O insanları önce yaratır sonra iman edip faydalı eylemlerde bulunanlara adaletle karşılığını vermek için onları (mahşerde) yeniden diriltir. İnkârcılara gelince; onlara da gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı kaynar sıvıdan oluşmuş bir içecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonunda hepiniz O’na döneceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleşecek bir vaadidir. O insanları önce yaratır sonra iman edip faydalı eylemlerde bulunanlara adaletle karşılığını vermek için onları (mahşerde) yeniden diriltir. İnkârcılara gelince; onlara da gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı kaynar sıvıdan oluşmuş bir içecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonunda hepiniz O’na döneceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleşecek bir vaadidir. O insanları önce yaratır sonra iman edip faydalı eylemlerde bulunanlara adaletle karşılığını vermek için onları (mahşerde) yeniden diriltir. İnkârcılara gelince; onlara da gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı kaynar sıvıdan oluşmuş bir içecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneşi parlak bir ışık/enerji ayı da aydınlık yapan (takvim ölçümlerini) yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabı(nı) bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah bütün bunları rastgele değil şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. O âyetlerini bilip anlayacak bir topluma böylece bir bir açıklamaktadır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneşi parlak bir ışık/enerji ayı da aydınlık yapan (takvim ölçümlerini) yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabı(nı) bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah bütün bunları rastgele değil şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. O âyetlerini bilip anlayacak bir topluma böylece bir bir açıklamaktadır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneşi parlak bir ışık/enerji ayı da aydınlık yapan (takvim ölçümlerini) yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabı(nı) bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah bütün bunları rastgele değil şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. O âyetlerini bilip anlayacak bir topluma böylece bir bir açıklamaktadır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneşi parlak bir ışık/enerji ayı da aydınlık yapan (takvim ölçümlerini) yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabı(nı) bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah bütün bunları rastgele değil şaşmaz ölçülere bağlı olarak yaratmıştır. O âyetlerini bilip anlayacak bir topluma böylece bir bir açıklamaktadır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten gece ile gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir topluluk için nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي اخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-6c.mp3","commentary_text":"İlgili ayet, Dünyanın hem kendi ekseni etrafında döndüğünü hem de Güneşin çevresinde bir elips çizerek tur attığını ifade etmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerek gece ile gündüzün meydana geldiğini, Güneşin çevresinde dönerek de gece ile gündüzün uzayıp kısaldığını ve böylece mevsimlerin oluştuğunu anlatmaktadır. Onun için Miladi Takvim dünyanın güneş etrafında bir dönüşünü yıl olarak kabul eder. Kameri (ay) takvimi ise ayın dünya etrafında 12 kez dönüşünü bir yıl sayar. Bu nedenle Kameri Takvim Güneş (Miladi) Takvimden 10 gün 8 saat 48 dakika daha kısadır. Bu iki ayetle Allah, bir taraftan Ay takvimine işaret ederek oradaki derinliği ortaya koyuyor bir taraftan da Güneş takvimini anlatarak varlık âlemi üzerindeki hassas dengeyi gösteriyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten gece ile gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir topluluk için nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي اخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-5c.mp3","commentary_text":"İlgili ayet, Dünyanın hem kendi ekseni etrafında döndüğünü hem de Güneşin çevresinde bir elips çizerek tur attığını ifade etmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerek gece ile gündüzün meydana geldiğini, Güneşin çevresinde dönerek de gece ile gündüzün uzayıp kısaldığını ve böylece mevsimlerin oluştuğunu anlatmaktadır. Onun için Miladi Takvim dünyanın güneş etrafında bir dönüşünü yıl olarak kabul eder. Kameri (ay) takvimi ise ayın dünya etrafında 12 kez dönüşünü bir yıl sayar. Bu nedenle Kameri Takvim Güneş (Miladi) Takvimden 10 gün 8 saat 48 dakika daha kısadır. Bu iki ayetle Allah, bir taraftan Ay takvimine işaret ederek oradaki derinliği ortaya koyuyor bir taraftan da Güneş takvimini anlatarak varlık âlemi üzerindeki hassas dengeyi gösteriyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten gece ile gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir topluluk için nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي اخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-6c.mp3","commentary_text":"İlgili ayet, Dünyanın hem kendi ekseni etrafında döndüğünü hem de Güneşin çevresinde bir elips çizerek tur attığını ifade etmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerek gece ile gündüzün meydana geldiğini, Güneşin çevresinde dönerek de gece ile gündüzün uzayıp kısaldığını ve böylece mevsimlerin oluştuğunu anlatmaktadır. Onun için Miladi Takvim dünyanın güneş etrafında bir dönüşünü yıl olarak kabul eder. Kameri (ay) takvimi ise ayın dünya etrafında 12 kez dönüşünü bir yıl sayar. Bu nedenle Kameri Takvim Güneş (Miladi) Takvimden 10 gün 8 saat 48 dakika daha kısadır. Bu iki ayetle Allah, bir taraftan Ay takvimine işaret ederek oradaki derinliği ortaya koyuyor bir taraftan da Güneş takvimini anlatarak varlık âlemi üzerindeki hassas dengeyi gösteriyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten gece ile gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) ve Allah’ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir topluluk için nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي اخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-6c.mp3","commentary_text":"İlgili ayet, Dünyanın hem kendi ekseni etrafında döndüğünü hem de Güneşin çevresinde bir elips çizerek tur attığını ifade etmektedir. Dünya kendi ekseni etrafında dönerek gece ile gündüzün meydana geldiğini, Güneşin çevresinde dönerek de gece ile gündüzün uzayıp kısaldığını ve böylece mevsimlerin oluştuğunu anlatmaktadır. Onun için Miladi Takvim dünyanın güneş etrafında bir dönüşünü yıl olarak kabul eder. Kameri (ay) takvimi ise ayın dünya etrafında 12 kez dönüşünü bir yıl sayar. Bu nedenle Kameri Takvim Güneş (Miladi) Takvimden 10 gün 8 saat 48 dakika daha kısadır. Bu iki ayetle Allah, bir taraftan Ay takvimine işaret ederek oradaki derinliği ortaya koyuyor bir taraftan da Güneş takvimini anlatarak varlık âlemi üzerindeki hassas dengeyi gösteriyor."},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"(Öldükten sonra) huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayanlar dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar var ya; işte bunların kendi yaptıkları yüzünden varacakları yer cehennemdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴿٨﴾","related_links":[],"audio_path":"9/9-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"(Öldükten sonra) huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayanlar dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar var ya; işte bunların kendi yaptıkları yüzünden varacakları yer cehennemdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴿٨﴾","related_links":[],"audio_path":"9/9-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"(Öldükten sonra) huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayanlar dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar var ya; işte bunların kendi yaptıkları yüzünden varacakları yer cehennemdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴿٨﴾","related_links":[],"audio_path":"9/9-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"(Öldükten sonra) huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayanlar dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar var ya; işte bunların kendi yaptıkları yüzünden varacakları yer cehennemdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ﴿٨﴾","related_links":[],"audio_path":"9/9-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İman edip iyi ve faydalı işler yapanlara gelince; Rableri onları imanları sayesinde doğru yola iletir altlarından nehirler akan nimetlerle dolu cennetlere eriştirir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-9c.mp3","commentary_text":"Selam; bütün kötülüklerden emin olmak, esenlik, güven duygusu, teslimiyet, kurtuluş ve benden sana zarar gelmez demektir. Hamd; iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir ve bütün övgü türlerini içerip sevgi ve tazimle Allah’a yönelen saygıyı ve minneti ifade eder. Bu bakımdan Allah’a hamd, kısmen övgüyü, kısmen de şükrü ihtiva eder. “Onların cennetteki duaları hamd ve tesbihten ibaret olacak çünkü “Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.” (Fussılet 41/31) buyrulmaktadır. Arzu edilen her şeyin bulunacağı bir yerde, dünyada olduğu gibi duaya ihtiyaç kalmayacaktır ve cennet ehlinin duası sadece hamd, şükür ve tesbihten ibaret olacaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"İman edip iyi ve faydalı işler yapanlara gelince; Rableri onları imanları sayesinde doğru yola iletir altlarından nehirler akan nimetlerle dolu cennetlere eriştirir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İman edip iyi ve faydalı işler yapanlara gelince; Rableri onları imanları sayesinde doğru yola iletir altlarından nehirler akan nimetlerle dolu cennetlere eriştirir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-9c.mp3","commentary_text":"Selam; bütün kötülüklerden emin olmak, esenlik, güven duygusu, teslimiyet, kurtuluş ve benden sana zarar gelmez demektir. Hamd; iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir ve bütün övgü türlerini içerip sevgi ve tazimle Allah’a yönelen saygıyı ve minneti ifade eder. Bu bakımdan Allah’a hamd, kısmen övgüyü, kısmen de şükrü ihtiva eder. “Onların cennetteki duaları hamd ve tesbihten ibaret olacak çünkü “Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.” (Fussılet 41/31) buyrulmaktadır. Arzu edilen her şeyin bulunacağı bir yerde, dünyada olduğu gibi duaya ihtiyaç kalmayacaktır ve cennet ehlinin duası sadece hamd, şükür ve tesbihten ibaret olacaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"İman edip iyi ve faydalı işler yapanlara gelince; Rableri onları imanları sayesinde doğru yola iletir altlarından nehirler akan nimetlerle dolu cennetlere eriştirir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-9c.mp3","commentary_text":"Selam; bütün kötülüklerden emin olmak, esenlik, güven duygusu, teslimiyet, kurtuluş ve benden sana zarar gelmez demektir. Hamd; iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir ve bütün övgü türlerini içerip sevgi ve tazimle Allah’a yönelen saygıyı ve minneti ifade eder. Bu bakımdan Allah’a hamd, kısmen övgüyü, kısmen de şükrü ihtiva eder. “Onların cennetteki duaları hamd ve tesbihten ibaret olacak çünkü “Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.” (Fussılet 41/31) buyrulmaktadır. Arzu edilen her şeyin bulunacağı bir yerde, dünyada olduğu gibi duaya ihtiyaç kalmayacaktır ve cennet ehlinin duası sadece hamd, şükür ve tesbihten ibaret olacaktır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların oradaki duaları: “Allah’ım seni anar ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz” birbirlerine yönelik iyilik dilekleri ise “Selâm” ve dualarının sonu da: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun” olacaktır.","arabic_text":"دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["6/1","13/23","18/1","33/44","36/58","56/25"],"audio_path":"9/9-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-10c.mp3","commentary_text":"Böylece, akıllarını başlarına devşirerek tevbe edip imana gelmeleri için onlara bir fırsat daha vermiş oluruz."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların oradaki duaları: “Allah’ım, seni anar ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz”, birbirlerine yönelik iyilik dilekleri ise, “Selâm” ve dualarının sonu da: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun” olacaktır. ","arabic_text":"دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["6/1","13/23-24","18/1","33/44","36/58","56/25","56/26"],"audio_path":"9/9-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-8c.mp3","commentary_text":"Selam; bütün kötülüklerden emin olmak, esenlik, güven duygusu, teslimiyet, kurtuluş ve benden sana zarar gelmez demektir. Hamd; iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme ve övme manasına gelir ve bütün övgü türlerini içerip sevgi ve tazimle Allah’a yönelen saygıyı ve minneti ifade eder. Bu bakımdan Allah’a hamd, kısmen övgüyü, kısmen de şükrü ihtiva eder. “Onların cennetteki duaları hamd ve tesbihten ibaret olacak çünkü “Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.” (Fussılet 41/31) buyrulmaktadır. Arzu edilen her şeyin bulunacağı bir yerde, dünyada olduğu gibi duaya ihtiyaç kalmayacaktır ve cennet ehlinin duası sadece hamd, şükür ve tesbihten ibaret olacaktır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların oradaki duaları: “Allah’ım seni anar ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz” birbirlerine yönelik iyilik dilekleri ise “Selâm” ve dualarının sonu da: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun” olacaktır.","arabic_text":"دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["6/1","13/23","18/1","33/44","36/58","56/25"],"audio_path":"9/9-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-10c.mp3","commentary_text":"Böylece, akıllarını başlarına devşirerek tevbe edip imana gelmeleri için onlara bir fırsat daha vermiş oluruz."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların oradaki duaları: “Allah’ım seni anar ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz” birbirlerine yönelik iyilik dilekleri ise “Selâm” ve dualarının sonu da: “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun” olacaktır.","arabic_text":"دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["6/1","13/23","18/1","33/44","36/58","56/25"],"audio_path":"9/9-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-10c.mp3","commentary_text":"Böylece, akıllarını başlarına devşirerek tevbe edip imana gelmeleri için onlara bir fırsat daha vermiş oluruz."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah insanlara şerri onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat Bize kavuşacaklarını ummayanları Biz kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.","arabic_text":"وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":["2/15","8/32"],"audio_path":"9/9-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-11c.mp3","commentary_text":"İnsanın bu yaptığına hem nankörlük hem de vefasızlık denir. İnsana verilen nimetleri ve kendine yapılan iyilikleri unutması, yok sayması ya da görmezlikten gelmesi yani bencil davranması çok büyük vefasızlık ve terbiyesizliktir. Ayetin son cümlesinde, vefasızlığı gösterenlerin yaptığı bu saygısızlığın onlara alımlı göründüğünü, cazip geldiğini anlatıyor ki bu daha büyük bir vahamettir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah, insanlara şerri, onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi, ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat Bize kavuşacaklarını ummayanları, Biz kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.","arabic_text":"وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":["2/15","8/32"],"audio_path":"9/9-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-9c.mp3","commentary_text":"Böylece, akıllarını başlarına devşirerek tevbe edip imana gelmeleri için onlara bir fırsat daha vermiş oluruz."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah insanlara şerri onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat Bize kavuşacaklarını ummayanları Biz kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.","arabic_text":"وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":["2/15","8/32"],"audio_path":"9/9-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-11c.mp3","commentary_text":"İnsanın bu yaptığına hem nankörlük hem de vefasızlık denir. İnsana verilen nimetleri ve kendine yapılan iyilikleri unutması, yok sayması ya da görmezlikten gelmesi yani bencil davranması çok büyük vefasızlık ve terbiyesizliktir. Ayetin son cümlesinde, vefasızlığı gösterenlerin yaptığı bu saygısızlığın onlara alımlı göründüğünü, cazip geldiğini anlatıyor ki bu daha büyük bir vahamettir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah insanlara şerri onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat Bize kavuşacaklarını ummayanları Biz kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.","arabic_text":"وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":["2/15","8/32"],"audio_path":"9/9-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-11c.mp3","commentary_text":"İnsanın bu yaptığına hem nankörlük hem de vefasızlık denir. İnsana verilen nimetleri ve kendine yapılan iyilikleri unutması, yok sayması ya da görmezlikten gelmesi yani bencil davranması çok büyük vefasızlık ve terbiyesizliktir. Ayetin son cümlesinde, vefasızlığı gösterenlerin yaptığı bu saygısızlığın onlara alımlı göründüğünü, cazip geldiğini anlatıyor ki bu daha büyük bir vahamettir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsana bir sıkıntı dokunduğunda gerek yan yatarken gerek otururken ve gerekse ayaktayken (sıkıntıdan kurtulmak için her halinde) bize dua eder. Ama sıkıntıyı üstünden kaldırdığımız zaman sanki kendisine dokunan sıkıntının kaldırılması için bize hiç yalvarmamış gibi (nankörce davranmaya) devam eder (ve Bizi unutur). İşte tutarsız ve istikrarsız yaşayanlara yapmakta oldukları şey böylesine alımlı görünür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["3/191","4/103","17/67","39/8"],"audio_path":"9/9-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsana bir sıkıntı dokunduğunda gerek yan yatarken gerek otururken ve gerekse ayaktayken (sıkıntıdan kurtulmak için her halinde) bize dua eder. Ama sıkıntıyı üstünden kaldırdığımız zaman, sanki kendisine dokunan sıkıntının kaldırılması için bize hiç yalvarmamış gibi (nankörce davranmaya) devam eder (ve Bizi unutur). İşte tutarsız ve istikrarsız yaşayanlara yapmakta oldukları şey böylesine alımlı görünür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["3/191","4/103","17/67","39/8"],"audio_path":"9/9-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/tefsir_1370_1772891086.mp3","commentary_text":"İnsanın bu yaptığına hem nankörlük hem de vefasızlık denir. İnsana verilen nimetleri ve kendine yapılan iyilikleri unutması, yok sayması ya da görmezlikten gelmesi yani bencil davranması çok büyük vefasızlık ve terbiyesizliktir. Ayetin son cümlesinde, vefasızlığı gösterenlerin yaptığı bu saygısızlığın onlara alımlı göründüğünü, cazip geldiğini anlatıyor ki bu daha büyük bir vahamettir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsana bir sıkıntı dokunduğunda gerek yan yatarken gerek otururken ve gerekse ayaktayken (sıkıntıdan kurtulmak için her halinde) bize dua eder. Ama sıkıntıyı üstünden kaldırdığımız zaman sanki kendisine dokunan sıkıntının kaldırılması için bize hiç yalvarmamış gibi (nankörce davranmaya) devam eder (ve Bizi unutur). İşte tutarsız ve istikrarsız yaşayanlara yapmakta oldukları şey böylesine alımlı görünür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["3/191","4/103","17/67","39/8"],"audio_path":"9/9-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsana bir sıkıntı dokunduğunda gerek yan yatarken gerek otururken ve gerekse ayaktayken (sıkıntıdan kurtulmak için her halinde) bize dua eder. Ama sıkıntıyı üstünden kaldırdığımız zaman sanki kendisine dokunan sıkıntının kaldırılması için bize hiç yalvarmamış gibi (nankörce davranmaya) devam eder (ve Bizi unutur). İşte tutarsız ve istikrarsız yaşayanlara yapmakta oldukları şey böylesine alımlı görünür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":["3/191","4/103","17/67","39/8"],"audio_path":"9/9-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri resulleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواۙ وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُواۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-13c.mp3","commentary_text":"Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. Sözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki, sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri, resulleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواۙ وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُواۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/ayet_1371_1772891513.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":"\n\n\n\"\"\"","commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri resulleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواۙ وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُواۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-13c.mp3","commentary_text":"Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. Sözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki sizden önce (gelip geçen) nice nesilleri resulleri onlara apaçık deliller getirdiği hâlde zulmettiklerinden dolayı helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواۙ وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُواۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-13c.mp3","commentary_text":"Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. Sözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra nasıl davranacağınızı görelim diye onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ","related_links":["2/30","38/26","6/165","35/39","7/69","27/62","2/30"],"audio_path":"9/9-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-12c.mp3","commentary_text":"Konumuzla direk ilgili olarak “halife” kelimesi, tekil ifade ile Kur’an’da iki yerde (Bakara 2/30 ve Sâd 38/26), çoğul ifade ile “helaif” olarak dört yerde (En’am 6/165, Yunus 10/14, 73, Fatır 35/39), “hulefa” olarak da üç yerde (A’râf 7/69, 74, Neml 27/62) toplamda dokuz defa geçmektedir. Geçtiği örneklerin tamamında “halife” kelimesi, insanın yeryüzüne egemen olacağı ve siyasi erki elinde bulunduracağı anlamında kullanılmıştır. \r\nSözlükte “birinin arkasından gelmek, yerine geçmek” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiş olan “halife”, birinin yerine geçerek onun yaptığı işi devam ettiren ya da onun yerini alan kişi demektir. Bu itibarla diyebiliriz ki; bizden yani beni Âdemden önce dünyada yaşayan birileri vardı ve biz bu birilerinin arkasından dünyaya gelmişiz. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde (hükümlerimi icra edecek) bir halife (etkili ve yetkili olmaya elverişli insan) yaratacağım,” buyurmuştu. Melekler de: (Ya Rab!) “Seni övgüyle yüceltip takdis eden bizler dururken, orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. (Allah da) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” (Bakara 2/30) Bu ayetten de anlıyoruz ki; Âdem’den önce dünyada insan gibi canlılar yaşamış ve bu varlıkların melekler nezdindeki izlenimleri kötü olmuştur. Bunu modern bilime baktığımızda daha iyi anlayabiliriz. Dünya yaratılalı minimum beş milyar yıl olmuş ama insanlık tarihi maksimum iki yüz bin yıl olarak bilinmektedir.\r\n"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra nasıl davranacağınızı görelim diye onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra nasıl davranacağınızı görelim diye onların arkasından sizi yeryüzünde halife (mirasçı) yaptık (hâkim kıldık).","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki “bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir.” (Onlara) de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olmaz. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Ben Rabbime karşı gelirsem; büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-15c.mp3","commentary_text":"“Ben önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim.” Yani nasıl bir insan olduğumu, yalan söyleyip söylemeyeceğimi çok iyi bilirsiniz, çünkü kendi öz çocuklarınızı tanıdığınız gibi beni de tanırsınız. Beni tanıdığınız için bana dürüst ve erdemli kişi anlamına gelen “el Emin” lakabını takan da sizsiniz. Bugüne kadar herhangi ilahi bir kitap okumadığımı da bilirsiniz. Şimdi nasıl oluyor da Allah adına yalan uydurarak diğer ilahi kitaplara benzeyen bir kitap yazdığımı ya da uydurduğumu düşünebiliyorsunuz?"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki, “bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir.” (Onlara) de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olmaz. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Ben, Rabbime karşı gelirsem; büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki “bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir.” (Onlara) de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olmaz. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Ben Rabbime karşı gelirsem; büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-15c.mp3","commentary_text":"“Ben önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim.” Yani nasıl bir insan olduğumu, yalan söyleyip söylemeyeceğimi çok iyi bilirsiniz, çünkü kendi öz çocuklarınızı tanıdığınız gibi beni de tanırsınız. Beni tanıdığınız için bana dürüst ve erdemli kişi anlamına gelen “el Emin” lakabını takan da sizsiniz. Bugüne kadar herhangi ilahi bir kitap okumadığımı da bilirsiniz. Şimdi nasıl oluyor da Allah adına yalan uydurarak diğer ilahi kitaplara benzeyen bir kitap yazdığımı ya da uydurduğumu düşünebiliyorsunuz?"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki “bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir.” (Onlara) de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olmaz. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Ben Rabbime karşı gelirsem; büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-15c.mp3","commentary_text":"“Ben önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim.” Yani nasıl bir insan olduğumu, yalan söyleyip söylemeyeceğimi çok iyi bilirsiniz, çünkü kendi öz çocuklarınızı tanıdığınız gibi beni de tanırsınız. Beni tanıdığınız için bana dürüst ve erdemli kişi anlamına gelen “el Emin” lakabını takan da sizsiniz. Bugüne kadar herhangi ilahi bir kitap okumadığımı da bilirsiniz. Şimdi nasıl oluyor da Allah adına yalan uydurarak diğer ilahi kitaplara benzeyen bir kitap yazdığımı ya da uydurduğumu düşünebiliyorsunuz?"},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah dileseydi ben size onu okumazdım Allah da size onu bildirmezdi. Ben (peygamber olmadan ve Kur’an inmeden) önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim. Siz yine de aklınızı kullanarak gerçeği görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَدْرٰيكُمْ بِه۪ۘ فَقَدْ لَبِثْتُ ف۪يكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah dileseydi ben size onu okumazdım Allah da size onu bildirmezdi. Ben (peygamber olmadan ve Kur’an inmeden) önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim. Siz yine de aklınızı kullanarak gerçeği görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَدْرٰيكُمْ بِه۪ۘ فَقَدْ لَبِثْتُ ف۪يكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/tefsir_1374_1772839631.mp3","commentary_text":"“Ben önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim.” Yani nasıl bir insan olduğumu, yalan söyleyip söylemeyeceğimi çok iyi bilirsiniz, çünkü kendi öz çocuklarınızı tanıdığınız gibi beni de tanırsınız. Beni tanıdığınız için bana dürüst ve erdemli kişi anlamına gelen “el Emin” lakabını takan da sizsiniz. Bugüne kadar herhangi ilahi bir kitap okumadığımı da bilirsiniz. Şimdi nasıl oluyor da Allah adına yalan uydurarak diğer ilahi kitaplara benzeyen bir kitap yazdığımı ya da uydurduğumu düşünebiliyorsunuz?"},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah dileseydi ben size onu okumazdım Allah da size onu bildirmezdi. Ben (peygamber olmadan ve Kur’an inmeden) önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim. Siz yine de aklınızı kullanarak gerçeği görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَدْرٰيكُمْ بِه۪ۘ فَقَدْ لَبِثْتُ ف۪يكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah dileseydi ben size onu okumazdım Allah da size onu bildirmezdi. Ben (peygamber olmadan ve Kur’an inmeden) önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim. Siz yine de aklınızı kullanarak gerçeği görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَدْرٰيكُمْ بِه۪ۘ فَقَدْ لَبِثْتُ ف۪يكُمْ عُمُرًا مِنْ قَبْلِه۪ۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Allah adına yalan uydurandan ya da O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Gerçek şu ki; günahta ısrar edenler asla iflah olmazlar!","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-17c.mp3","commentary_text":"Burada şirke bulaşanlar üç kategoride ele alınıyor: 1. Allah’a inanmakla beraber putlara da inanıyorlar yani Allah’a ulaşmak için putları aracı kılıyorlar. 2. Putların veya putlaştırılan varlıkların Allah’ın katında imtiyazları olduğunu düşünerek Allah adına hüküm koyma yetkilerinin olduğunu düşünüyorlar. 3. Putlardan ya da putlaştırılanlardan şefaat elde etmek için beyhude onlara kulluk etmeyi olmazsa olmaz addediyorlar. Kur’an’ın genelinde şirkle ilgili ayetler incelendiğinde müşriklerin hepsinin ortak özelliğinin Allah’tan başka ilahlar, hüküm koyucular, yol göstericiler, düzen kurucular, şefaatçiler, yardımcılar edinen kimseler oldukları görülür. Ayette geçen “şufeâuna (şefaatçiler)” ifadesi, Allah’a yakınlaşmak ve işlerin görülmesine vesile olmak için Allah’la aralarına soktukları bütün varlıklar için kullanılmıştır. “Kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklar” söylemi ise; hem canlı-cansız bütün somut putları ve sembolleri hem de kavramsal ve soyut imajları işaret eden bir ifadedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Allah adına yalan uydurandan ya da O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Gerçek şu ki; günahta ısrar edenler asla iflah olmazlar!","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Allah adına yalan uydurandan ya da O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Gerçek şu ki; günahta ısrar edenler asla iflah olmazlar!","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-17c.mp3","commentary_text":"Burada şirke bulaşanlar üç kategoride ele alınıyor: 1. Allah’a inanmakla beraber putlara da inanıyorlar yani Allah’a ulaşmak için putları aracı kılıyorlar. 2. Putların veya putlaştırılan varlıkların Allah’ın katında imtiyazları olduğunu düşünerek Allah adına hüküm koyma yetkilerinin olduğunu düşünüyorlar. 3. Putlardan ya da putlaştırılanlardan şefaat elde etmek için beyhude onlara kulluk etmeyi olmazsa olmaz addediyorlar. Kur’an’ın genelinde şirkle ilgili ayetler incelendiğinde müşriklerin hepsinin ortak özelliğinin Allah’tan başka ilahlar, hüküm koyucular, yol göstericiler, düzen kurucular, şefaatçiler, yardımcılar edinen kimseler oldukları görülür. Ayette geçen “şufeâuna (şefaatçiler)” ifadesi, Allah’a yakınlaşmak ve işlerin görülmesine vesile olmak için Allah’la aralarına soktukları bütün varlıklar için kullanılmıştır. “Kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklar” söylemi ise; hem canlı-cansız bütün somut putları ve sembolleri hem de kavramsal ve soyut imajları işaret eden bir ifadedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Allah adına yalan uydurandan ya da O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Gerçek şu ki; günahta ısrar edenler asla iflah olmazlar!","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-17c.mp3","commentary_text":"Burada şirke bulaşanlar üç kategoride ele alınıyor: 1. Allah’a inanmakla beraber putlara da inanıyorlar yani Allah’a ulaşmak için putları aracı kılıyorlar. 2. Putların veya putlaştırılan varlıkların Allah’ın katında imtiyazları olduğunu düşünerek Allah adına hüküm koyma yetkilerinin olduğunu düşünüyorlar. 3. Putlardan ya da putlaştırılanlardan şefaat elde etmek için beyhude onlara kulluk etmeyi olmazsa olmaz addediyorlar. Kur’an’ın genelinde şirkle ilgili ayetler incelendiğinde müşriklerin hepsinin ortak özelliğinin Allah’tan başka ilahlar, hüküm koyucular, yol göstericiler, düzen kurucular, şefaatçiler, yardımcılar edinen kimseler oldukları görülür. Ayette geçen “şufeâuna (şefaatçiler)” ifadesi, Allah’a yakınlaşmak ve işlerin görülmesine vesile olmak için Allah’la aralarına soktukları bütün varlıklar için kullanılmıştır. “Kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklar” söylemi ise; hem canlı-cansız bütün somut putları ve sembolleri hem de kavramsal ve soyut imajları işaret eden bir ifadedir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklara kulluk ediyorlar/tapıyorlar (onlardan yardım diliyorlar) ve: “Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O onların ortak koştuklarından uzaktır ve çok yücedir.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-18c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin Tevrat’taki ahiretle ilgili belgelerin çoğunu kaybetmeleri/yok etmeleri ve kendilerinden olmayan, Yahudi anneden doğmayan insanların Yahudi olmasına izin vermeyerek dini kendi tekellerinde tutup yayma çabası göstermemeleri, Hristiyanların da İncil’in aslının bozulmasına ve Allah’a isnat edilen haksız yakıştırmalara sebep olmaları nedeniyle Tevhit İnancı ciddi şekilde bozulmuştu. Bütün bu yozlaşmalardan sonra, Tevhit inancını yeniden hayata geçirmek ve kıyamete kadar insanlığın ruhi, ahlaki ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, dünyevi ve uhrevi saadetin yolunu açmak için Kur’an indirilmiştir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklara kulluk ediyorlar/tapıyorlar (onlardan yardım diliyorlar) ve: “Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O onların ortak koştuklarından uzaktır ve çok yücedir.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-16c.mp3","commentary_text":"Burada şirke bulaşanlar üç kategoride ele alınıyor: 1. Allah’a inanmakla beraber putlara da inanıyorlar yani Allah’a ulaşmak için putları aracı kılıyorlar. 2. Putların veya putlaştırılan varlıkların Allah’ın katında imtiyazları olduğunu düşünerek Allah adına hüküm koyma yetkilerinin olduğunu düşünüyorlar. 3. Putlardan ya da putlaştırılanlardan şefaat elde etmek için beyhude onlara kulluk etmeyi olmazsa olmaz addediyorlar. Kur’an’ın genelinde şirkle ilgili ayetler incelendiğinde müşriklerin hepsinin ortak özelliğinin Allah’tan başka ilahlar, hüküm koyucular, yol göstericiler, düzen kurucular, şefaatçiler, yardımcılar edinen kimseler oldukları görülür. Ayette geçen “şufeâuna (şefaatçiler)” ifadesi, Allah’a yakınlaşmak ve işlerin görülmesine vesile olmak için Allah’la aralarına soktukları bütün varlıklar için kullanılmıştır. “Kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklar” söylemi ise; hem canlı-cansız bütün somut putları ve sembolleri hem de kavramsal ve soyut imajları işaret eden bir ifadedir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklara kulluk ediyorlar/tapıyorlar (onlardan yardım diliyorlar) ve: “Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O onların ortak koştuklarından uzaktır ve çok yücedir.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-18c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin Tevrat’taki ahiretle ilgili belgelerin çoğunu kaybetmeleri/yok etmeleri ve kendilerinden olmayan, Yahudi anneden doğmayan insanların Yahudi olmasına izin vermeyerek dini kendi tekellerinde tutup yayma çabası göstermemeleri, Hristiyanların da İncil’in aslının bozulmasına ve Allah’a isnat edilen haksız yakıştırmalara sebep olmaları nedeniyle Tevhit İnancı ciddi şekilde bozulmuştu. Bütün bu yozlaşmalardan sonra, Tevhit inancını yeniden hayata geçirmek ve kıyamete kadar insanlığın ruhi, ahlaki ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, dünyevi ve uhrevi saadetin yolunu açmak için Kur’an indirilmiştir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka kendilerine zararı ve faydası olmayan varlıklara kulluk ediyorlar/tapıyorlar (onlardan yardım diliyorlar) ve: “Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O onların ortak koştuklarından uzaktır ve çok yücedir.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-18c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin Tevrat’taki ahiretle ilgili belgelerin çoğunu kaybetmeleri/yok etmeleri ve kendilerinden olmayan, Yahudi anneden doğmayan insanların Yahudi olmasına izin vermeyerek dini kendi tekellerinde tutup yayma çabası göstermemeleri, Hristiyanların da İncil’in aslının bozulmasına ve Allah’a isnat edilen haksız yakıştırmalara sebep olmaları nedeniyle Tevhit İnancı ciddi şekilde bozulmuştu. Bütün bu yozlaşmalardan sonra, Tevhit inancını yeniden hayata geçirmek ve kıyamete kadar insanlığın ruhi, ahlaki ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, dünyevi ve uhrevi saadetin yolunu açmak için Kur’an indirilmiştir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnsanlar (tevhit inancına bağlı) bir tek ümmetti; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (hesabın ahirette görüleceğine dair) Rabbinden bir söz (hükme bağlanıp) geçmemiş olsaydı ayrılığa düştükleri şey hakkında aralarında elbette hüküm verilir (ve azaba uğratılırlar)dı.","arabic_text":"وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّٓا اُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُواۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ف۪يمَا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["2/213","11/110","20/129"],"audio_path":"9/9-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-19c.mp3","commentary_text":"Ayette mucize ile gaybın bilgisinin birlikte işlenmesi; her ikisinin de Allah’ın takdirinde olmasındandır. Mucize doğrudan Allah’ın fiilidir, peygamberler kendiliklerinden mûcize gösteremezler. Gaybın bilgisi de sadece Allah’a aittir, insan idrakini aşan şeylerin bilgisini Allah’tan ve Allah’ın bildirdiklerinden (Cin 72/26, 27) başka hiç kimse bilemez."},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnsanlar (tevhit inancına bağlı) bir tek ümmetti; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (hesabın ahirette görüleceğine dair) Rabbinden bir söz (hükme bağlanıp) geçmemiş olsaydı ayrılığa düştükleri şey hakkında aralarında elbette hüküm verilir (ve azaba uğratılırlar)dı.","arabic_text":"وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّٓا اُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُواۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ف۪يمَا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["2/213","11/110","20/129"],"audio_path":"9/9-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-17c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin Tevrat’taki ahiretle ilgili belgelerin çoğunu kaybetmeleri/yok etmeleri ve kendilerinden olmayan, Yahudi anneden doğmayan insanların Yahudi olmasına izin vermeyerek dini kendi tekellerinde tutup yayma çabası göstermemeleri, Hristiyanların da İncil’in aslının bozulmasına ve Allah’a isnat edilen haksız yakıştırmalara sebep olmaları nedeniyle Tevhit İnancı ciddi şekilde bozulmuştu. Bütün bu yozlaşmalardan sonra, Tevhit inancını yeniden hayata geçirmek ve kıyamete kadar insanlığın ruhi, ahlaki ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, dünyevi ve uhrevi saadetin yolunu açmak için Kur’an indirilmiştir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnsanlar (tevhit inancına bağlı) bir tek ümmetti; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (hesabın ahirette görüleceğine dair) Rabbinden bir söz (hükme bağlanıp) geçmemiş olsaydı ayrılığa düştükleri şey hakkında aralarında elbette hüküm verilir (ve azaba uğratılırlar)dı.","arabic_text":"وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّٓا اُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُواۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ف۪يمَا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["2/213","11/110","20/129"],"audio_path":"9/9-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-19c.mp3","commentary_text":"Ayette mucize ile gaybın bilgisinin birlikte işlenmesi; her ikisinin de Allah’ın takdirinde olmasındandır. Mucize doğrudan Allah’ın fiilidir, peygamberler kendiliklerinden mûcize gösteremezler. Gaybın bilgisi de sadece Allah’a aittir, insan idrakini aşan şeylerin bilgisini Allah’tan ve Allah’ın bildirdiklerinden (Cin 72/26, 27) başka hiç kimse bilemez."},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnsanlar (tevhit inancına bağlı) bir tek ümmetti; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (hesabın ahirette görüleceğine dair) Rabbinden bir söz (hükme bağlanıp) geçmemiş olsaydı ayrılığa düştükleri şey hakkında aralarında elbette hüküm verilir (ve azaba uğratılırlar)dı.","arabic_text":"وَمَا كَانَ النَّاسُ اِلَّٓا اُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُواۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ف۪يمَا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["2/213","11/110","20/129"],"audio_path":"9/9-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-19c.mp3","commentary_text":"Ayette mucize ile gaybın bilgisinin birlikte işlenmesi; her ikisinin de Allah’ın takdirinde olmasındandır. Mucize doğrudan Allah’ın fiilidir, peygamberler kendiliklerinden mûcize gösteremezler. Gaybın bilgisi de sadece Allah’a aittir, insan idrakini aşan şeylerin bilgisini Allah’tan ve Allah’ın bildirdiklerinden (Cin 72/26, 27) başka hiç kimse bilemez."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah’a mahsustur. (Öyleyse Allah’ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَيْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ۟","related_links":["6/4","8/32","10/96","15/14","17/59"],"audio_path":"9/9-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-20c.mp3","commentary_text":"İnsan kendi özgür iradesiyle, duygularıyla, eylemleriyle her şeye bir kişilik kazandırır. Bu itibarla iyiyi de kötüyü de oluşturan insanın kendisidir. Güzel duygular besleyerek ve faydalı eylemler üreterek hayırlı bir varlık olması gereken insan sınırsız ve istikrarsız arzularına yenik düşerek kendi eliyle hayatını çıkmaza sürükler. Geldiği noktanın felaket olduğunu anlayınca Yaratıcının rahmetine sığınır. Ne zaman rahata ve refaha kavuşur, o zaman da Allah’ın ayetlerine sırtını döner. Oysa bu durumda olan kişi, hayattan ders çıkartarak mesaja daha duyarlı olmalıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah’a mahsustur. (Öyleyse Allah’ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَيْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ۟","related_links":["6/4","8/32","10/96","15/14","17/59"],"audio_path":"9/9-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-18c.mp3","commentary_text":"Ayette mucize ile gaybın bilgisinin birlikte işlenmesi; her ikisinin de Allah’ın takdirinde olmasındandır. Mucize doğrudan Allah’ın fiilidir, peygamberler kendiliklerinden mûcize gösteremezler. Gaybın bilgisi de sadece Allah’a aittir, insan idrakini aşan şeylerin bilgisini Allah’tan ve Allah’ın bildirdiklerinden (Cin 72/26, 27) başka hiç kimse bilemez."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah’a mahsustur. (Öyleyse Allah’ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَيْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ۟","related_links":["6/4","8/32","10/96","15/14","17/59"],"audio_path":"9/9-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-20c.mp3","commentary_text":"İnsan kendi özgür iradesiyle, duygularıyla, eylemleriyle her şeye bir kişilik kazandırır. Bu itibarla iyiyi de kötüyü de oluşturan insanın kendisidir. Güzel duygular besleyerek ve faydalı eylemler üreterek hayırlı bir varlık olması gereken insan sınırsız ve istikrarsız arzularına yenik düşerek kendi eliyle hayatını çıkmaza sürükler. Geldiği noktanın felaket olduğunu anlayınca Yaratıcının rahmetine sığınır. Ne zaman rahata ve refaha kavuşur, o zaman da Allah’ın ayetlerine sırtını döner. Oysa bu durumda olan kişi, hayattan ders çıkartarak mesaja daha duyarlı olmalıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah’a mahsustur. (Öyleyse Allah’ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَيْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ۟","related_links":["6/4","8/32","10/96","15/14","17/59"],"audio_path":"9/9-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-20c.mp3","commentary_text":"İnsan kendi özgür iradesiyle, duygularıyla, eylemleriyle her şeye bir kişilik kazandırır. Bu itibarla iyiyi de kötüyü de oluşturan insanın kendisidir. Güzel duygular besleyerek ve faydalı eylemler üreterek hayırlı bir varlık olması gereken insan sınırsız ve istikrarsız arzularına yenik düşerek kendi eliyle hayatını çıkmaza sürükler. Geldiği noktanın felaket olduğunu anlayınca Yaratıcının rahmetine sığınır. Ne zaman rahata ve refaha kavuşur, o zaman da Allah’ın ayetlerine sırtını döner. Oysa bu durumda olan kişi, hayattan ders çıkartarak mesaja daha duyarlı olmalıdır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"İnsanların başlarına gelen sıkıntılardan sonra kendilerine bir rahmet bir rahatlık tattırdığımızda bakarsın ki ayetlerimize karşı hemen gizli bir plan kurarlar. Onlara de ki: “Allah’ın planlarınıza karşılık vermesi daha çabuktur. Şüphe yok ki elçilerimiz (olan melekler) kurduğunuz planları kaydetmektedir.”","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاۜ اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İnsanların başlarına gelen sıkıntılardan sonra kendilerine bir rahmet bir rahatlık tattırdığımızda bakarsın ki ayetlerimize karşı hemen gizli bir plan kurarlar. Onlara de ki: “Allah’ın planlarınıza karşılık vermesi daha çabuktur. Şüphe yok ki elçilerimiz (olan melekler) kurduğunuz planları kaydetmektedir.”","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاۜ اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-19c.mp3","commentary_text":"İnsan kendi özgür iradesiyle, duygularıyla, eylemleriyle her şeye bir kişilik kazandırır. Bu itibarla iyiyi de kötüyü de oluşturan insanın kendisidir. Güzel duygular besleyerek ve faydalı eylemler üreterek hayırlı bir varlık olması gereken insan sınırsız ve istikrarsız arzularına yenik düşerek kendi eliyle hayatını çıkmaza sürükler. Geldiği noktanın felaket olduğunu anlayınca Yaratıcının rahmetine sığınır. Ne zaman rahata ve refaha kavuşur, o zaman da Allah’ın ayetlerine sırtını döner. Oysa bu durumda olan kişi, hayattan ders çıkartarak mesaja daha duyarlı olmalıdır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"İnsanların başlarına gelen sıkıntılardan sonra kendilerine bir rahmet bir rahatlık tattırdığımızda bakarsın ki ayetlerimize karşı hemen gizli bir plan kurarlar. Onlara de ki: “Allah’ın planlarınıza karşılık vermesi daha çabuktur. Şüphe yok ki elçilerimiz (olan melekler) kurduğunuz planları kaydetmektedir.”","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاۜ اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İnsanların başlarına gelen sıkıntılardan sonra kendilerine bir rahmet bir rahatlık tattırdığımızda bakarsın ki ayetlerimize karşı hemen gizli bir plan kurarlar. Onlara de ki: “Allah’ın planlarınıza karşılık vermesi daha çabuktur. Şüphe yok ki elçilerimiz (olan melekler) kurduğunuz planları kaydetmektedir.”","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاۜ اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Gemide bulunduğunuzda geminin onları hoş bir rüzgârla götürdüğünde ve onunla sevindiklerinde; birden şiddetli bir kasırga gelip onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda Allah’ın dinine sarılarak: “Andolsun ki bizi bu tehlikeden kurtarırsan şükredenlerden olacağız” diye O’na yalvarırlar.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-22c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde, herkesin çok rahat anlayabileceği muhteşem örnekle nankörlüğün resmi çiziliyor. Yaşadığımız dünya bunun çarpıcı örnekleriyle doludur. Hangi dinden ve kültürden olursa olsun bir toplumun başına bir felaket geldiği zaman o toplumun fertleri hemen yaratıcıya sığınır ve O’nun ismini ağızlarından düşürmezler. Ama belli bir zaman geçtikten sonra ağızlarından düşüremedikleri Yaratıcının adını hem ağızlarından çıkarırlar hem de kafalarından silerler. Ve başlarına felaket gelmeden önce yaptıkları taşkınlığa ve azgınlığa kaldıkları yerden devam ederler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Gemide bulunduğunuzda geminin onları hoş bir rüzgârla götürdüğünde ve onunla sevindiklerinde; birden şiddetli bir kasırga gelip onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda Allah’ın dinine sarılarak: “Andolsun ki bizi bu tehlikeden kurtarırsan şükredenlerden olacağız” diye O’na yalvarırlar.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Gemide bulunduğunuzda geminin onları hoş bir rüzgârla götürdüğünde ve onunla sevindiklerinde; birden şiddetli bir kasırga gelip onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda Allah’ın dinine sarılarak: “Andolsun ki bizi bu tehlikeden kurtarırsan şükredenlerden olacağız” diye O’na yalvarırlar.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-22c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde, herkesin çok rahat anlayabileceği muhteşem örnekle nankörlüğün resmi çiziliyor. Yaşadığımız dünya bunun çarpıcı örnekleriyle doludur. Hangi dinden ve kültürden olursa olsun bir toplumun başına bir felaket geldiği zaman o toplumun fertleri hemen yaratıcıya sığınır ve O’nun ismini ağızlarından düşürmezler. Ama belli bir zaman geçtikten sonra ağızlarından düşüremedikleri Yaratıcının adını hem ağızlarından çıkarırlar hem de kafalarından silerler. Ve başlarına felaket gelmeden önce yaptıkları taşkınlığa ve azgınlığa kaldıkları yerden devam ederler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Gemide bulunduğunuzda geminin onları hoş bir rüzgârla götürdüğünde ve onunla sevindiklerinde; birden şiddetli bir kasırga gelip onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda Allah’ın dinine sarılarak: “Andolsun ki bizi bu tehlikeden kurtarırsan şükredenlerden olacağız” diye O’na yalvarırlar.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-22c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde, herkesin çok rahat anlayabileceği muhteşem örnekle nankörlüğün resmi çiziliyor. Yaşadığımız dünya bunun çarpıcı örnekleriyle doludur. Hangi dinden ve kültürden olursa olsun bir toplumun başına bir felaket geldiği zaman o toplumun fertleri hemen yaratıcıya sığınır ve O’nun ismini ağızlarından düşürmezler. Ama belli bir zaman geçtikten sonra ağızlarından düşüremedikleri Yaratıcının adını hem ağızlarından çıkarırlar hem de kafalarından silerler. Ve başlarına felaket gelmeden önce yaptıkları taşkınlığa ve azgınlığa kaldıkları yerden devam ederler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Fakat Allah onları bu (felaketten) kurtarınca hemen yeryüzünde haksızca taşkınlık yapmaya koyulurlar. Ey insanlar! Dünya hayatının geçici menfaati için yaptığınız bütün taşkınlıklar ancak kendi aleyhinizedir! Sonra dönüşünüz ancak bize olacaktır. Biz de yaptığınız her şeyi size (eksiksiz olarak) haber vereceğiz.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-23c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatını bundan daha güzel özetleyebilecek bir örnek olamaz. Yani canımızla, dişimizle, tırnağımızla, alın terimizle kazandığımızı iddia ettiğimiz zenginliklerimiz ölümün gelmesiyle bir anda elimizden alınacak. Ya da herhangi doğal bir afetle bir anda her şeyimiz yok olup gidecek. Hem yaşadığımız ortamda hem de tarihin farklı dönemlerinde bunun canlı örneklerini görebiliyoruz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Fakat Allah onları bu (felaketten) kurtarınca hemen yeryüzünde haksızca taşkınlık yapmaya koyulurlar. Ey insanlar! Dünya hayatının geçici menfaati için yaptığınız bütün taşkınlıklar ancak kendi aleyhinizedir! Sonra dönüşünüz ancak bize olacaktır. Biz de yaptığınız her şeyi size (eksiksiz olarak) haber vereceğiz.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-21c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde, herkesin çok rahat anlayabileceği muhteşem örnekle nankörlüğün resmi çiziliyor. Yaşadığımız dünya bunun çarpıcı örnekleriyle doludur. Hangi dinden ve kültürden olursa olsun bir toplumun başına bir felaket geldiği zaman o toplumun fertleri hemen yaratıcıya sığınır ve O’nun ismini ağızlarından düşürmezler. Ama belli bir zaman geçtikten sonra ağızlarından düşüremedikleri Yaratıcının adını hem ağızlarından çıkarırlar hem de kafalarından silerler. Ve başlarına felaket gelmeden önce yaptıkları taşkınlığa ve azgınlığa kaldıkları yerden devam ederler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Fakat Allah onları bu (felaketten) kurtarınca hemen yeryüzünde haksızca taşkınlık yapmaya koyulurlar. Ey insanlar! Dünya hayatının geçici menfaati için yaptığınız bütün taşkınlıklar ancak kendi aleyhinizedir! Sonra dönüşünüz ancak bize olacaktır. Biz de yaptığınız her şeyi size (eksiksiz olarak) haber vereceğiz.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-23c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatını bundan daha güzel özetleyebilecek bir örnek olamaz. Yani canımızla, dişimizle, tırnağımızla, alın terimizle kazandığımızı iddia ettiğimiz zenginliklerimiz ölümün gelmesiyle bir anda elimizden alınacak. Ya da herhangi doğal bir afetle bir anda her şeyimiz yok olup gidecek. Hem yaşadığımız ortamda hem de tarihin farklı dönemlerinde bunun canlı örneklerini görebiliyoruz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Fakat Allah onları bu (felaketten) kurtarınca hemen yeryüzünde haksızca taşkınlık yapmaya koyulurlar. Ey insanlar! Dünya hayatının geçici menfaati için yaptığınız bütün taşkınlıklar ancak kendi aleyhinizedir! Sonra dönüşünüz ancak bize olacaktır. Biz de yaptığınız her şeyi size (eksiksiz olarak) haber vereceğiz.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-23c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatını bundan daha güzel özetleyebilecek bir örnek olamaz. Yani canımızla, dişimizle, tırnağımızla, alın terimizle kazandığımızı iddia ettiğimiz zenginliklerimiz ölümün gelmesiyle bir anda elimizden alınacak. Ya da herhangi doğal bir afetle bir anda her şeyimiz yok olup gidecek. Hem yaşadığımız ortamda hem de tarihin farklı dönemlerinde bunun canlı örneklerini görebiliyoruz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Dünya hayatının misali gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri nebatlar bolca yetişir; yeryüzü rengârenk çeşitli mahsullerle süslenir ve yerin sahipleri bütün bunlara egemen olduklarını sandıkları sırada geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverir de orayı bir gün önce hiçbir şey yokmuş gibi biçilmiş hale çeviririz. Düşünen bir toplum için biz ayetleri böyle birer birer açıklıyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلًا اَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يدًا كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-24c.mp3","commentary_text":"İnsanların hidayete ermesi elbette ki Allah’ın takdirindedir. Ancak doğru yolu isteyecek olan insanın kendisidir. Allah, iyi niyeti ve gayretinden dolayı sonsuzluk yurdunun mutluluğuna ermek isteyen kulunu hidayete erdirir ama insan kendi iradesiyle hidayete erer. Eğer, “Allah istediğini hidayete, istediğini de dalalete erdirir” diye düşünürsek, yani istediğini cennete, istediğini cehenneme yerleştirir şeklinde anlarsak; o zaman insanın seçmesi, tercih etmesi, istemesi, yönelmesi, karar vermesi, gücü; diğer bir ifadeyle iradesi devre dışı bırakılmış olur. Bu durumda da insanın uhrevi âlemdeki yerinin belirlenmesi sadece Allah’ın dilemesiyle olmuş olur ki bu da Allah’ın adaletiyle örtüşmez ve imtihan felsefesine de ters düşer."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Dünya hayatının misali gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri nebatlar bolca yetişir; yeryüzü rengârenk çeşitli mahsullerle süslenir ve yerin sahipleri bütün bunlara egemen olduklarını sandıkları sırada geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverir de orayı bir gün önce hiçbir şey yokmuş gibi biçilmiş hale çeviririz. Düşünen bir toplum için biz ayetleri böyle birer birer açıklıyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلًا اَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يدًا كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-22c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatını bundan daha güzel özetleyebilecek bir örnek olamaz. Yani canımızla, dişimizle, tırnağımızla, alın terimizle kazandığımızı iddia ettiğimiz zenginliklerimiz ölümün gelmesiyle bir anda elimizden alınacak. Ya da herhangi doğal bir afetle bir anda her şeyimiz yok olup gidecek. Hem yaşadığımız ortamda hem de tarihin farklı dönemlerinde bunun canlı örneklerini görebiliyoruz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Dünya hayatının misali gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri nebatlar bolca yetişir; yeryüzü rengârenk çeşitli mahsullerle süslenir ve yerin sahipleri bütün bunlara egemen olduklarını sandıkları sırada geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverir de orayı bir gün önce hiçbir şey yokmuş gibi biçilmiş hale çeviririz. Düşünen bir toplum için biz ayetleri böyle birer birer açıklıyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلًا اَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يدًا كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-24c.mp3","commentary_text":"İnsanların hidayete ermesi elbette ki Allah’ın takdirindedir. Ancak doğru yolu isteyecek olan insanın kendisidir. Allah, iyi niyeti ve gayretinden dolayı sonsuzluk yurdunun mutluluğuna ermek isteyen kulunu hidayete erdirir ama insan kendi iradesiyle hidayete erer. Eğer, “Allah istediğini hidayete, istediğini de dalalete erdirir” diye düşünürsek, yani istediğini cennete, istediğini cehenneme yerleştirir şeklinde anlarsak; o zaman insanın seçmesi, tercih etmesi, istemesi, yönelmesi, karar vermesi, gücü; diğer bir ifadeyle iradesi devre dışı bırakılmış olur. Bu durumda da insanın uhrevi âlemdeki yerinin belirlenmesi sadece Allah’ın dilemesiyle olmuş olur ki bu da Allah’ın adaletiyle örtüşmez ve imtihan felsefesine de ters düşer."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Dünya hayatının misali gökten indirdiğimiz su gibidir ki onunla insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri nebatlar bolca yetişir; yeryüzü rengârenk çeşitli mahsullerle süslenir ve yerin sahipleri bütün bunlara egemen olduklarını sandıkları sırada geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverir de orayı bir gün önce hiçbir şey yokmuş gibi biçilmiş hale çeviririz. Düşünen bir toplum için biz ayetleri böyle birer birer açıklıyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلًا اَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يدًا كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-24c.mp3","commentary_text":"İnsanların hidayete ermesi elbette ki Allah’ın takdirindedir. Ancak doğru yolu isteyecek olan insanın kendisidir. Allah, iyi niyeti ve gayretinden dolayı sonsuzluk yurdunun mutluluğuna ermek isteyen kulunu hidayete erdirir ama insan kendi iradesiyle hidayete erer. Eğer, “Allah istediğini hidayete, istediğini de dalalete erdirir” diye düşünürsek, yani istediğini cennete, istediğini cehenneme yerleştirir şeklinde anlarsak; o zaman insanın seçmesi, tercih etmesi, istemesi, yönelmesi, karar vermesi, gücü; diğer bir ifadeyle iradesi devre dışı bırakılmış olur. Bu durumda da insanın uhrevi âlemdeki yerinin belirlenmesi sadece Allah’ın dilemesiyle olmuş olur ki bu da Allah’ın adaletiyle örtüşmez ve imtihan felsefesine de ters düşer."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Böylece) Allah (insanı) huzur ve güvenlik ortamına (İslam’a) çağırır ve dileyeni (samimi gayretinden dolayı) dosdoğru bir yola iletir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-25c.mp3","commentary_text":"“Daha güzeli ve fazlası verilecek.” Yani onlara hiç beklemedikleri ve hayal edemedikleri nimetler lütfedilecek. “…Allah, (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisa 4/40), “Kim (Allah'a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir.” (En’am 6/60). “Yüzü kararmak”, mecâzen mahcup olmak, aşağılanmak, horlanmak” demektir. Yani onlar, orada hem muratlarına erecekler hem de onların canını sıkacak, yüzlerini kızartacak en küçük bir keder yaşamayacaklardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Böylece) Allah (insanı) huzur ve güvenlik ortamına (İslam’a) çağırır ve dileyeni (samimi gayretinden dolayı) dosdoğru bir yola iletir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-23c.mp3","commentary_text":"İnsanların hidayete ermesi elbette ki Allah’ın takdirindedir. Ancak doğru yolu isteyecek olan insanın kendisidir. Allah, iyi niyeti ve gayretinden dolayı sonsuzluk yurdunun mutluluğuna ermek isteyen kulunu hidayete erdirir ama insan kendi iradesiyle hidayete erer. Eğer, “Allah istediğini hidayete, istediğini de dalalete erdirir” diye düşünürsek, yani istediğini cennete, istediğini cehenneme yerleştirir şeklinde anlarsak; o zaman insanın seçmesi, tercih etmesi, istemesi, yönelmesi, karar vermesi, gücü; diğer bir ifadeyle iradesi devre dışı bırakılmış olur. Bu durumda da insanın uhrevi âlemdeki yerinin belirlenmesi sadece Allah’ın dilemesiyle olmuş olur ki bu da Allah’ın adaletiyle örtüşmez ve imtihan felsefesine de ters düşer."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Böylece) Allah (insanı) huzur ve güvenlik ortamına (İslam’a) çağırır ve dileyeni (samimi gayretinden dolayı) dosdoğru bir yola iletir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-25c.mp3","commentary_text":"“Daha güzeli ve fazlası verilecek.” Yani onlara hiç beklemedikleri ve hayal edemedikleri nimetler lütfedilecek. “…Allah, (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisa 4/40), “Kim (Allah'a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir.” (En’am 6/60). “Yüzü kararmak”, mecâzen mahcup olmak, aşağılanmak, horlanmak” demektir. Yani onlar, orada hem muratlarına erecekler hem de onların canını sıkacak, yüzlerini kızartacak en küçük bir keder yaşamayacaklardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Böylece) Allah (insanı) huzur ve güvenlik ortamına (İslam’a) çağırır ve dileyeni (samimi gayretinden dolayı) dosdoğru bir yola iletir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-25c.mp3","commentary_text":"“Daha güzeli ve fazlası verilecek.” Yani onlara hiç beklemedikleri ve hayal edemedikleri nimetler lütfedilecek. “…Allah, (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisa 4/40), “Kim (Allah'a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir.” (En’am 6/60). “Yüzü kararmak”, mecâzen mahcup olmak, aşağılanmak, horlanmak” demektir. Yani onlar, orada hem muratlarına erecekler hem de onların canını sıkacak, yüzlerini kızartacak en küçük bir keder yaşamayacaklardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Güzel ve yararlı davranış gösterenlere daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzleri ne (günahtan) kararacak ne de (utançtan) kızaracaktır. İşte onlar cennetin sakinleridir onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌۜ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"9/9-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-26c.mp3","commentary_text":"Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas 28/84), “Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinden daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz.” (En’am 6/160)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"Güzel ve yararlı davranış gösterenlere daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzleri ne (günahtan) kararacak ne de (utançtan) kızaracaktır. İşte onlar cennetin sakinleridir onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌۜ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"9/9-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-24c.mp3","commentary_text":"“Daha güzeli ve fazlası verilecek.” Yani onlara hiç beklemedikleri ve hayal edemedikleri nimetler lütfedilecek. “…Allah, (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisa 4/40), “Kim (Allah'a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir.” (En’am 6/60). “Yüzü kararmak”, mecâzen mahcup olmak, aşağılanmak, horlanmak” demektir. Yani onlar, orada hem muratlarına erecekler hem de onların canını sıkacak, yüzlerini kızartacak en küçük bir keder yaşamayacaklardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Güzel ve yararlı davranış gösterenlere daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzleri ne (günahtan) kararacak ne de (utançtan) kızaracaktır. İşte onlar cennetin sakinleridir onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌۜ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"9/9-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-26c.mp3","commentary_text":"Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas 28/84), “Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinden daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz.” (En’am 6/160)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"Güzel ve yararlı davranış gösterenlere daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzleri ne (günahtan) kararacak ne de (utançtan) kızaracaktır. İşte onlar cennetin sakinleridir onlar orada kalacaklardır.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا الْحُسْنٰى وَزِيَادَةٌۜ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["4/40","27/89","28/84"],"audio_path":"9/9-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-26c.mp3","commentary_text":"Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas 28/84), “Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinden daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz.” (En’am 6/160)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Kötülük yapmış olanların cezası ise yaptıkları kötülük kadar olacak ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemin sakinleridir. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَٓاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَاۙ وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Kötülük yapmış olanların cezası ise yaptıkları kötülük kadar olacak ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemin sakinleridir. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَٓاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَاۙ وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-25c.mp3","commentary_text":"Onları zilletin kaplaması, yüzlerinin gecenin karanlığı gibi olması yaptıkları kötülüğün cezası olarak karşılarına çıkacaktır. Yoksa hak etmedikleri azabı onlara yaşatmak için ilave bir durum değildir. “Kim ki kötülük yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa, (bilsin ki,) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. (Kasas 28/84), “Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara (hak ettiklerinden daha fazla ceza verilerek) haksızlık yapılmaz.” (En’am 6/160)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Kötülük yapmış olanların cezası ise yaptıkları kötülük kadar olacak ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemin sakinleridir. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَٓاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَاۙ وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Kötülük yapmış olanların cezası ise yaptıkları kötülük kadar olacak ve kendilerini bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki gecenin karanlık bir parçasıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemin sakinleridir. Onlar da orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَٓاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَاۙ وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ كَاَنَّمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِنَ الَّيْلِ مُظْلِمًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"O gün onları bir araya topladıktan sonra şirk koşanlara “Haydi siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.”","arabic_text":"فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ مَا كُنْتُمْ اِيَّانَا تَعْبُدُونَ","related_links":["19/82","28/63"],"audio_path":"9/9-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"O gün onları bir araya topladıktan sonra şirk koşanlara “Haydi siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.”","arabic_text":"فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ مَا كُنْتُمْ اِيَّانَا تَعْبُدُونَ","related_links":["19/82","28/63"],"audio_path":"9/9-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"O gün onları bir araya topladıktan sonra şirk koşanlara “Haydi siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.”","arabic_text":"فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ مَا كُنْتُمْ اِيَّانَا تَعْبُدُونَ","related_links":["19/82","28/63"],"audio_path":"9/9-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"O gün onları bir araya topladıktan sonra şirk koşanlara “Haydi siz ve ortak koştuklarınız yerlerinize!” deriz. Sonra onları birbirinden ayırırız. O zaman bize ortak koşulan varlıklar ortak koşanlara şöyle derler: “Sizinle bizim aramızda Allah şahittir ki; (dünyada iken) sizin tapınıp durduklarınız biz değildik sizin tapmanızdan haberimiz bile yoktu.”","arabic_text":"فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ مَا كُنْتُمْ اِيَّانَا تَعْبُدُونَ","related_links":["19/82","28/63"],"audio_path":"9/9-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte orada herkes önceden yapmış olduklarını karşısında bulur. (Bütün insanlar ve cinler) gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülür ve yakıştırdıkları düzmece ilahlar yanlarından kayboluverir.","arabic_text":"هُنَالِكَ تَبْلُوا كُلُّ نَفْسٍ مَٓا اَسْلَفَتْ وَرُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":["17/13","75/13","86/9"],"audio_path":"9/9-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte orada herkes önceden yapmış olduklarını karşısında bulur. (Bütün insanlar ve cinler) gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülür ve yakıştırdıkları düzmece ilahlar yanlarından kayboluverir.","arabic_text":"هُنَالِكَ تَبْلُوا كُلُّ نَفْسٍ مَٓا اَسْلَفَتْ وَرُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":["17/13","75/13","86/9"],"audio_path":"9/9-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte orada herkes önceden yapmış olduklarını karşısında bulur. (Bütün insanlar ve cinler) gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülür ve yakıştırdıkları düzmece ilahlar yanlarından kayboluverir.","arabic_text":"هُنَالِكَ تَبْلُوا كُلُّ نَفْسٍ مَٓا اَسْلَفَتْ وَرُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":["17/13","75/13","86/9"],"audio_path":"9/9-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte orada herkes önceden yapmış olduklarını karşısında bulur. (Bütün insanlar ve cinler) gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülür ve yakıştırdıkları düzmece ilahlar yanlarından kayboluverir.","arabic_text":"هُنَالِكَ تَبْلُوا كُلُّ نَفْسٍ مَٓا اَسْلَفَتْ وَرُدُّٓوا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":["17/13","75/13","86/9"],"audio_path":"9/9-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah’a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-31c.mp3","commentary_text":"Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2/6) “Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6/25, A’râf 7/146)"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah’a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-30c.mp3","commentary_text":"Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2/6) “Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6/25, A’râf 7/146)"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah’a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-31c.mp3","commentary_text":"Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2/6) “Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6/25, A’râf 7/146)"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah’a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-31c.mp3","commentary_text":"Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2/6) “Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6/25, A’râf 7/146)"},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte O (her şeye gücü yeten) sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Şimdi söyler misiniz Hakikat (inkâr edildik)ten sonra geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen nasıl oluyor da (Haktan) döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"فَذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّۚ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ اِلَّا الضَّلَالُۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte O (her şeye gücü yeten) sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Şimdi söyler misiniz Hakikat (inkâr edildik)ten sonra geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen nasıl oluyor da (Haktan) döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"فَذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّۚ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ اِلَّا الضَّلَالُۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte O (her şeye gücü yeten) sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Şimdi söyler misiniz Hakikat (inkâr edildik)ten sonra geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen nasıl oluyor da (Haktan) döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"فَذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّۚ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ اِلَّا الضَّلَالُۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte O (her şeye gücü yeten) sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Şimdi söyler misiniz Hakikat (inkâr edildik)ten sonra geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen nasıl oluyor da (Haktan) döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"فَذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّۚ فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ اِلَّا الضَّلَالُۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte böylece Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-33c.mp3","commentary_text":"“Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” sorusu bilginin kaynağına işarettir. Yani “onlardan bilginin kaynağını ve varlığın hakikatini gösterebilecek olan var mı?”demektir. Evet bilginin kaynağı ve mahiyeti nedir? Neyi, ne kadar bilebiliyoruz ya da bilmemiz gerekiyor? Bildiklerimizin ne kadarı doğru ne kadarı yanlış? Duyularımız bize bilgi sağlayabilir mi? Aklımızın bilgi ile ilişkisi nasıldır? Varlığın hakikatini, gerçeklerin neler olduğunu ve ilâhimeselelerin esasını Allah’tan başka bize öğretebilecek birileri var mı?Aklı işleterek ve düşünceyi harekete geçirerek, duyu, gözlem ve deneyler üzerinde durarak,sezgi ve kalbin inkişafını bekleyerek bilginin ana kaynağına inemeyiz. Zira bilginin ana kaynağı Allah’tır. Salt akıl, sezgi ve duyumlar doğru bilginin kaynağı olamaz. Doğru bilgi vahiy ve ilahi buyruklardır. Onun için akıl ile vahyin uzlaşması sonucunda doğru habere ulaşmak mümkün olur.Bu yüzden Allah insanları aydınlatmak ve hakkı tesis etmek için Kur'an’ı göndermiştir. “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur...” (Bakara 2/32) “…Onları Allah'tan başka kimse bilemez.” (En’am 6/59) “Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitabı ulaştırdık.” (A’râf 7/52) Kur'an, insanların akıllarını nasıl yürüteceğini, kalp ve duyu organlarını nerede ve nasıl kullanacağını gösteren İlâhi bir kaynaktır. Bize düşen bu bilgi kaynağına ve bilgi araçlarına gereken değeri verip o doğrultuda hareket etmektir. Ancak, fizik, kimya, biyoloji yasaları sayesinde kazanılan başarılardan etkilenerek diğer alanlarda olduğu gibi bilimi putlaştırmak da şirktir.Bilim insanın pek çok konuda önünü açmış ama birçok engeli de beraberinde getirmiştir. Sosyal bir varlık olan insan bilime kör bir inatla bağlanmış ve hiç ara vermeden ona kulluk etmeye devam etmektedir. Bilime kul olanların nezdinde bilimin ortaya koyduğu herşey gerçektir ve reddettiği herşey de sahtedir anlayışı çok tehlikelidir. Biz buna “bilimin putlaştırılması” diyoruz ki, bu da çağın en dinamik şirklerinden biridir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte böylece Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-32c.mp3","commentary_text":"“Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” sorusu bilginin kaynağına işarettir. Yani “onlardan bilginin kaynağını ve varlığın hakikatini gösterebilecek olan var mı?”demektir. Evet bilginin kaynağı ve mahiyeti nedir? Neyi, ne kadar bilebiliyoruz ya da bilmemiz gerekiyor? Bildiklerimizin ne kadarı doğru ne kadarı yanlış? Duyularımız bize bilgi sağlayabilir mi? Aklımızın bilgi ile ilişkisi nasıldır? Varlığın hakikatini, gerçeklerin neler olduğunu ve ilâhimeselelerin esasını Allah’tan başka bize öğretebilecek birileri var mı?Aklı işleterek ve düşünceyi harekete geçirerek, duyu, gözlem ve deneyler üzerinde durarak,sezgi ve kalbin inkişafını bekleyerek bilginin ana kaynağına inemeyiz. Zira bilginin ana kaynağı Allah’tır. Salt akıl, sezgi ve duyumlar doğru bilginin kaynağı olamaz. Doğru bilgi vahiy ve ilahi buyruklardır. Onun için akıl ile vahyin uzlaşması sonucunda doğru habere ulaşmak mümkün olur.Bu yüzden Allah insanları aydınlatmak ve hakkı tesis etmek için Kur'an’ı göndermiştir. “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur...” (Bakara 2/32) “…Onları Allah'tan başka kimse bilemez.” (En’am 6/59) “Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitabı ulaştırdık.” (A’râf 7/52) Kur'an, insanların akıllarını nasıl yürüteceğini, kalp ve duyu organlarını nerede ve nasıl kullanacağını gösteren İlâhi bir kaynaktır. Bize düşen bu bilgi kaynağına ve bilgi araçlarına gereken değeri verip o doğrultuda hareket etmektir. Ancak, fizik, kimya, biyoloji yasaları sayesinde kazanılan başarılardan etkilenerek diğer alanlarda olduğu gibi bilimi putlaştırmak da şirktir.Bilim insanın pek çok konuda önünü açmış ama birçok engeli de beraberinde getirmiştir. Sosyal bir varlık olan insan bilime kör bir inatla bağlanmış ve hiç ara vermeden ona kulluk etmeye devam etmektedir. Bilime kul olanların nezdinde bilimin ortaya koyduğu herşey gerçektir ve reddettiği herşey de sahtedir anlayışı çok tehlikelidir. Biz buna “bilimin putlaştırılması” diyoruz ki, bu da çağın en dinamik şirklerinden biridir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte böylece Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-33c.mp3","commentary_text":"“Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” sorusu bilginin kaynağına işarettir. Yani “onlardan bilginin kaynağını ve varlığın hakikatini gösterebilecek olan var mı?”demektir. Evet bilginin kaynağı ve mahiyeti nedir? Neyi, ne kadar bilebiliyoruz ya da bilmemiz gerekiyor? Bildiklerimizin ne kadarı doğru ne kadarı yanlış? Duyularımız bize bilgi sağlayabilir mi? Aklımızın bilgi ile ilişkisi nasıldır? Varlığın hakikatini, gerçeklerin neler olduğunu ve ilâhimeselelerin esasını Allah’tan başka bize öğretebilecek birileri var mı?Aklı işleterek ve düşünceyi harekete geçirerek, duyu, gözlem ve deneyler üzerinde durarak,sezgi ve kalbin inkişafını bekleyerek bilginin ana kaynağına inemeyiz. Zira bilginin ana kaynağı Allah’tır. Salt akıl, sezgi ve duyumlar doğru bilginin kaynağı olamaz. Doğru bilgi vahiy ve ilahi buyruklardır. Onun için akıl ile vahyin uzlaşması sonucunda doğru habere ulaşmak mümkün olur.Bu yüzden Allah insanları aydınlatmak ve hakkı tesis etmek için Kur'an’ı göndermiştir. “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur...” (Bakara 2/32) “…Onları Allah'tan başka kimse bilemez.” (En’am 6/59) “Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitabı ulaştırdık.” (A’râf 7/52) Kur'an, insanların akıllarını nasıl yürüteceğini, kalp ve duyu organlarını nerede ve nasıl kullanacağını gösteren İlâhi bir kaynaktır. Bize düşen bu bilgi kaynağına ve bilgi araçlarına gereken değeri verip o doğrultuda hareket etmektir. Ancak, fizik, kimya, biyoloji yasaları sayesinde kazanılan başarılardan etkilenerek diğer alanlarda olduğu gibi bilimi putlaştırmak da şirktir.Bilim insanın pek çok konuda önünü açmış ama birçok engeli de beraberinde getirmiştir. Sosyal bir varlık olan insan bilime kör bir inatla bağlanmış ve hiç ara vermeden ona kulluk etmeye devam etmektedir. Bilime kul olanların nezdinde bilimin ortaya koyduğu herşey gerçektir ve reddettiği herşey de sahtedir anlayışı çok tehlikelidir. Biz buna “bilimin putlaştırılması” diyoruz ki, bu da çağın en dinamik şirklerinden biridir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte böylece Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-33c.mp3","commentary_text":"“Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” sorusu bilginin kaynağına işarettir. Yani “onlardan bilginin kaynağını ve varlığın hakikatini gösterebilecek olan var mı?”demektir. Evet bilginin kaynağı ve mahiyeti nedir? Neyi, ne kadar bilebiliyoruz ya da bilmemiz gerekiyor? Bildiklerimizin ne kadarı doğru ne kadarı yanlış? Duyularımız bize bilgi sağlayabilir mi? Aklımızın bilgi ile ilişkisi nasıldır? Varlığın hakikatini, gerçeklerin neler olduğunu ve ilâhimeselelerin esasını Allah’tan başka bize öğretebilecek birileri var mı?Aklı işleterek ve düşünceyi harekete geçirerek, duyu, gözlem ve deneyler üzerinde durarak,sezgi ve kalbin inkişafını bekleyerek bilginin ana kaynağına inemeyiz. Zira bilginin ana kaynağı Allah’tır. Salt akıl, sezgi ve duyumlar doğru bilginin kaynağı olamaz. Doğru bilgi vahiy ve ilahi buyruklardır. Onun için akıl ile vahyin uzlaşması sonucunda doğru habere ulaşmak mümkün olur.Bu yüzden Allah insanları aydınlatmak ve hakkı tesis etmek için Kur'an’ı göndermiştir. “Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur...” (Bakara 2/32) “…Onları Allah'tan başka kimse bilemez.” (En’am 6/59) “Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı ayrıntılı açıklamalarda bulunduğumuz bir kitabı ulaştırdık.” (A’râf 7/52) Kur'an, insanların akıllarını nasıl yürüteceğini, kalp ve duyu organlarını nerede ve nasıl kullanacağını gösteren İlâhi bir kaynaktır. Bize düşen bu bilgi kaynağına ve bilgi araçlarına gereken değeri verip o doğrultuda hareket etmektir. Ancak, fizik, kimya, biyoloji yasaları sayesinde kazanılan başarılardan etkilenerek diğer alanlarda olduğu gibi bilimi putlaştırmak da şirktir.Bilim insanın pek çok konuda önünü açmış ama birçok engeli de beraberinde getirmiştir. Sosyal bir varlık olan insan bilime kör bir inatla bağlanmış ve hiç ara vermeden ona kulluk etmeye devam etmektedir. Bilime kul olanların nezdinde bilimin ortaya koyduğu herşey gerçektir ve reddettiği herşey de sahtedir anlayışı çok tehlikelidir. Biz buna “bilimin putlaştırılması” diyoruz ki, bu da çağın en dinamik şirklerinden biridir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara de ki: “O sizin ilahlaştırdığınız varlıklar arasında yoktan var edip de (ölümünden) sonra onu (yeniden hayata) döndürebilecek biri var mı?” (Ve cevap olarak) de ki: “Her şeyi yoktan var eden ve sonra (yeniden hayata) döndürecek olan yalnız Allah’tır. Hal böyleyken nasıl oluyor da (doğru yoldan) saptırılıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ قُلِ اللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara de ki: “O sizin ilahlaştırdığınız varlıklar arasında yoktan var edip de (ölümünden) sonra onu (yeniden hayata) döndürebilecek biri var mı?” (Ve cevap olarak) de ki: “Her şeyi yoktan var eden ve sonra (yeniden hayata) döndürecek olan yalnız Allah’tır. Hal böyleyken nasıl oluyor da (doğru yoldan) saptırılıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ قُلِ اللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara de ki: “O sizin ilahlaştırdığınız varlıklar arasında yoktan var edip de (ölümünden) sonra onu (yeniden hayata) döndürebilecek biri var mı?” (Ve cevap olarak) de ki: “Her şeyi yoktan var eden ve sonra (yeniden hayata) döndürecek olan yalnız Allah’tır. Hal böyleyken nasıl oluyor da (doğru yoldan) saptırılıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ قُلِ اللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara de ki: “O sizin ilahlaştırdığınız varlıklar arasında yoktan var edip de (ölümünden) sonra onu (yeniden hayata) döndürebilecek biri var mı?” (Ve cevap olarak) de ki: “Her şeyi yoktan var eden ve sonra (yeniden hayata) döndürecek olan yalnız Allah’tır. Hal böyleyken nasıl oluyor da (doğru yoldan) saptırılıyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ قُلِ اللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"De ki: “Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” Yine de ki: “Allah hak olan doğru yola iletir. O halde doğru yola ileten mi kendisine uyulmaya daha layıktır yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyor size? Nasıl hükmediyor (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırıyor)sunuz?”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"De ki: “Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” Yine de ki: “Allah hak olan doğru yola iletir. O halde doğru yola ileten mi kendisine uyulmaya daha layıktır yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyor size? Nasıl hükmediyor (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırıyor)sunuz?”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"De ki: “Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” Yine de ki: “Allah hak olan doğru yola iletir. O halde doğru yola ileten mi kendisine uyulmaya daha layıktır yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyor size? Nasıl hükmediyor (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırıyor)sunuz?”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"De ki: “Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” Yine de ki: “Allah hak olan doğru yola iletir. O halde doğru yola ileten mi kendisine uyulmaya daha layıktır yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyor size? Nasıl hükmediyor (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırıyor)sunuz?”","arabic_text":"قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye/kuruntuya) dayanırlar. Oysa zan hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Hiç şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-36c.mp3","commentary_text":"Sûre, Kur'an'ın, 114 bölümünden birisine dendiği gibi, Bakara 2/282’de olduğu gibi bir konuyu detaylıca anlatan tek bir ayete ya da ayetlere de denmektedir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye/kuruntuya) dayanırlar. Oysa zan hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Hiç şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-35c.mp3","commentary_text":"Sûre, Kur'an'ın, 114 bölümünden birisine dendiği gibi, Bakara 2/282’de olduğu gibi bir konuyu detaylıca anlatan tek bir ayete ya da ayetlere de denmektedir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye/kuruntuya) dayanırlar. Oysa zan hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Hiç şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-36c.mp3","commentary_text":"Sûre, Kur'an'ın, 114 bölümünden birisine dendiği gibi, Bakara 2/282’de olduğu gibi bir konuyu detaylıca anlatan tek bir ayete ya da ayetlere de denmektedir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye/kuruntuya) dayanırlar. Oysa zan hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Hiç şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-36c.mp3","commentary_text":"Sûre, Kur'an'ın, 114 bölümünden birisine dendiği gibi, Bakara 2/282’de olduğu gibi bir konuyu detaylıca anlatan tek bir ayete ya da ayetlere de denmektedir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bu Kur’an Allah’tan (indirilmiş olup) başka birisi tarafından uydurulabilecek bir şey değildir. O kendisinden önce indirilmiş olan (ilahi kitap)ları doğrulayan Allah’ın hükümlerini açıklayan içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir kitaptır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠","related_links":[],"audio_path":"9/9-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-37c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı doğru anlamak için ayetlerin diğer ayetlerle bağlantılarını kurmak gerekir. Zira Kur’an âyetlerinin birbirlerini açıklamaları önemli bir kolaylıktır. Nitekim Nahl, 16/44 ayetinde “…Biz sana bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın…” buyrulmuştur. Onun için Kur’an’ı iyi anlamak istiyorsak onun bütününü bilinçaltına yerleştirip ayetlere o bütünün penceresinden bakmak gerekir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bu Kur’an Allah’tan (indirilmiş olup) başka birisi tarafından uydurulabilecek bir şey değildir. O kendisinden önce indirilmiş olan (ilahi kitap)ları doğrulayan Allah’ın hükümlerini açıklayan içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir kitaptır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠","related_links":[],"audio_path":"9/9-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-36c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı doğru anlamak için ayetlerin diğer ayetlerle bağlantılarını kurmak gerekir. Zira Kur’an âyetlerinin birbirlerini açıklamaları önemli bir kolaylıktır. Nitekim Nahl, 16/44 ayetinde “…Biz sana bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın…” buyrulmuştur. Onun için Kur’an’ı iyi anlamak istiyorsak onun bütününü bilinçaltına yerleştirip ayetlere o bütünün penceresinden bakmak gerekir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bu Kur’an Allah’tan (indirilmiş olup) başka birisi tarafından uydurulabilecek bir şey değildir. O kendisinden önce indirilmiş olan (ilahi kitap)ları doğrulayan Allah’ın hükümlerini açıklayan içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir kitaptır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠","related_links":[],"audio_path":"9/9-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-37c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı doğru anlamak için ayetlerin diğer ayetlerle bağlantılarını kurmak gerekir. Zira Kur’an âyetlerinin birbirlerini açıklamaları önemli bir kolaylıktır. Nitekim Nahl, 16/44 ayetinde “…Biz sana bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın…” buyrulmuştur. Onun için Kur’an’ı iyi anlamak istiyorsak onun bütününü bilinçaltına yerleştirip ayetlere o bütünün penceresinden bakmak gerekir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Bu Kur’an Allah’tan (indirilmiş olup) başka birisi tarafından uydurulabilecek bir şey değildir. O kendisinden önce indirilmiş olan (ilahi kitap)ları doğrulayan Allah’ın hükümlerini açıklayan içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir kitaptır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠","related_links":[],"audio_path":"9/9-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-37c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı doğru anlamak için ayetlerin diğer ayetlerle bağlantılarını kurmak gerekir. Zira Kur’an âyetlerinin birbirlerini açıklamaları önemli bir kolaylıktır. Nitekim Nahl, 16/44 ayetinde “…Biz sana bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın…” buyrulmuştur. Onun için Kur’an’ı iyi anlamak istiyorsak onun bütününü bilinçaltına yerleştirip ayetlere o bütünün penceresinden bakmak gerekir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın!”","arabic_text":"مْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","11/13","17/88","52/34"],"audio_path":"9/9-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın!”","arabic_text":"مْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","11/13","17/88","52/34"],"audio_path":"9/9-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın!”","arabic_text":"مْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","11/13","17/88","52/34"],"audio_path":"9/9-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın!”","arabic_text":"مْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","11/13","17/88","52/34"],"audio_path":"9/9-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Aksine onlar özünü hikmetini kavrayamadıkları ve üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması henüz kendilerine gelmemişken onu yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Aksine onlar özünü hikmetini kavrayamadıkları ve üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması henüz kendilerine gelmemişken onu yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Aksine onlar özünü hikmetini kavrayamadıkları ve üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması henüz kendilerine gelmemişken onu yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Aksine onlar özünü hikmetini kavrayamadıkları ve üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması henüz kendilerine gelmemişken onu yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onların arasında ona (Kur’an’a) inananlar da var inanmayanlar da. Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onların arasında ona (Kur’an’a) inananlar da var inanmayanlar da. Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onların arasında ona (Kur’an’a) inananlar da var inanmayanlar da. Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onların arasında ona (Kur’an’a) inananlar da var inanmayanlar da. Rabbin bozgunculuk yapanları çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Eğer seni yalanlarlarsa onlara de ki: “Benim yaptıklarım benim sizin yaptıklarınız sizindir. Benim yaptıklarımla sizin bir ilginiz yoktur sizin yaptıklarınızla da benim bir ilgim yoktur (Ne siz benim yaptıklarımdan sorumlusunuz ne de ben sizin yaptıklarınızdan sorumluyum ben sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"وَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ ل۪ي عَمَل۪ي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْۚ اَنْتُمْ بَر۪ٓيؤُ۫نَ مِمَّٓا اَعْمَلُ وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["109/1"],"audio_path":"9/9-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-41c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “onlar sana bakıp duruyorlar fakat gerçekleri göremiyorlar” cümlesi bir gerçeği gözler önüne sererken bir taraftan da “bakmakla” “görmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Bir bakmak (nazar) vardır bir de görmek (basiret). Bakmak sadece o yöne gözlerini çevirmek, detaysız kabaca kavramaktır. Görmek ise nesneyi anlamak, detaylara inmek, akıl ve kalp gözüyle arka planını sezmektir. Bakmak için gözün açık olması yeter ama görmek için zihnin ve kalbin açık olması gerekir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Eğer seni yalanlarlarsa onlara de ki: “Benim yaptıklarım benim sizin yaptıklarınız sizindir. Benim yaptıklarımla sizin bir ilginiz yoktur sizin yaptıklarınızla da benim bir ilgim yoktur (Ne siz benim yaptıklarımdan sorumlusunuz ne de ben sizin yaptıklarınızdan sorumluyum ben sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"وَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ ل۪ي عَمَل۪ي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْۚ اَنْتُمْ بَر۪ٓيؤُ۫نَ مِمَّٓا اَعْمَلُ وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["109/1"],"audio_path":"9/9-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-40c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “onlar sana bakıp duruyorlar fakat gerçekleri göremiyorlar” cümlesi bir gerçeği gözler önüne sererken bir taraftan da “bakmakla” “görmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Bir bakmak (nazar) vardır bir de görmek (basiret). Bakmak sadece o yöne gözlerini çevirmek, detaysız kabaca kavramaktır. Görmek ise nesneyi anlamak, detaylara inmek, akıl ve kalp gözüyle arka planını sezmektir. Bakmak için gözün açık olması yeter ama görmek için zihnin ve kalbin açık olması gerekir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Eğer seni yalanlarlarsa onlara de ki: “Benim yaptıklarım benim sizin yaptıklarınız sizindir. Benim yaptıklarımla sizin bir ilginiz yoktur sizin yaptıklarınızla da benim bir ilgim yoktur (Ne siz benim yaptıklarımdan sorumlusunuz ne de ben sizin yaptıklarınızdan sorumluyum ben sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"وَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ ل۪ي عَمَل۪ي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْۚ اَنْتُمْ بَر۪ٓيؤُ۫نَ مِمَّٓا اَعْمَلُ وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["109/1"],"audio_path":"9/9-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-41c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “onlar sana bakıp duruyorlar fakat gerçekleri göremiyorlar” cümlesi bir gerçeği gözler önüne sererken bir taraftan da “bakmakla” “görmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Bir bakmak (nazar) vardır bir de görmek (basiret). Bakmak sadece o yöne gözlerini çevirmek, detaysız kabaca kavramaktır. Görmek ise nesneyi anlamak, detaylara inmek, akıl ve kalp gözüyle arka planını sezmektir. Bakmak için gözün açık olması yeter ama görmek için zihnin ve kalbin açık olması gerekir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Eğer seni yalanlarlarsa onlara de ki: “Benim yaptıklarım benim sizin yaptıklarınız sizindir. Benim yaptıklarımla sizin bir ilginiz yoktur sizin yaptıklarınızla da benim bir ilgim yoktur (Ne siz benim yaptıklarımdan sorumlusunuz ne de ben sizin yaptıklarınızdan sorumluyum ben sadece bir tebliğciyim).”","arabic_text":"وَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ ل۪ي عَمَل۪ي وَلَكُمْ عَمَلُكُمْۚ اَنْتُمْ بَر۪ٓيؤُ۫نَ مِمَّٓا اَعْمَلُ وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":["109/1"],"audio_path":"9/9-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-41c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “onlar sana bakıp duruyorlar fakat gerçekleri göremiyorlar” cümlesi bir gerçeği gözler önüne sererken bir taraftan da “bakmakla” “görmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Bir bakmak (nazar) vardır bir de görmek (basiret). Bakmak sadece o yöne gözlerini çevirmek, detaysız kabaca kavramaktır. Görmek ise nesneyi anlamak, detaylara inmek, akıl ve kalp gözüyle arka planını sezmektir. Bakmak için gözün açık olması yeter ama görmek için zihnin ve kalbin açık olması gerekir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"İçlerinde sana kulak verenler de vardır. Fakat akıllarını kullanıp anlamak istemiyorlarsa sen (gerçeği) sağırlara işittirebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-42c.mp3","commentary_text":"İnsanların gittiği yol ateşten de olsa gitmeleri gereken yer cennettir. Çünkü insan cenneti kazanmak ve ebedi saadet ehli olmak için halife seçilmiştir. Allah sadece insanı değil, hiçbir canlıyı azap görsün diye yaratmaz. Ama bütün rahmet ve mağfiret kapıları açık durmasına rağmen insan illa da cehenneme gitmek ve azap görmek istiyorsa ve bunun için de hayatını programlıyorsa Allah kulunun arzusunu geri çevirmez."},{"verse_number":"42","turkish_text":"İçlerinde sana kulak verenler de vardır. Fakat akıllarını kullanıp anlamak istemiyorlarsa sen (gerçeği) sağırlara işittirebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-41c.mp3","commentary_text":"İnsanların gittiği yol ateşten de olsa gitmeleri gereken yer cennettir. Çünkü insan cenneti kazanmak ve ebedi saadet ehli olmak için halife seçilmiştir. Allah sadece insanı değil, hiçbir canlıyı azap görsün diye yaratmaz. Ama bütün rahmet ve mağfiret kapıları açık durmasına rağmen insan illa da cehenneme gitmek ve azap görmek istiyorsa ve bunun için de hayatını programlıyorsa Allah kulunun arzusunu geri çevirmez."},{"verse_number":"42","turkish_text":"İçlerinde sana kulak verenler de vardır. Fakat akıllarını kullanıp anlamak istemiyorlarsa sen (gerçeği) sağırlara işittirebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-42c.mp3","commentary_text":"İnsanların gittiği yol ateşten de olsa gitmeleri gereken yer cennettir. Çünkü insan cenneti kazanmak ve ebedi saadet ehli olmak için halife seçilmiştir. Allah sadece insanı değil, hiçbir canlıyı azap görsün diye yaratmaz. Ama bütün rahmet ve mağfiret kapıları açık durmasına rağmen insan illa da cehenneme gitmek ve azap görmek istiyorsa ve bunun için de hayatını programlıyorsa Allah kulunun arzusunu geri çevirmez."},{"verse_number":"42","turkish_text":"İçlerinde sana kulak verenler de vardır. Fakat akıllarını kullanıp anlamak istemiyorlarsa sen (gerçeği) sağırlara işittirebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-42c.mp3","commentary_text":"İnsanların gittiği yol ateşten de olsa gitmeleri gereken yer cennettir. Çünkü insan cenneti kazanmak ve ebedi saadet ehli olmak için halife seçilmiştir. Allah sadece insanı değil, hiçbir canlıyı azap görsün diye yaratmaz. Ama bütün rahmet ve mağfiret kapıları açık durmasına rağmen insan illa da cehenneme gitmek ve azap görmek istiyorsa ve bunun için de hayatını programlıyorsa Allah kulunun arzusunu geri çevirmez."},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçlerinden sana bakıp duranlar (senin peygamberliğini anlamalarına rağmen sana inanmayanlar) da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْظُرُ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُوا لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-43c.mp3","commentary_text":"İlla da kabir azabı görmek isteyenlere sormak lazım; “kabir azabı diye bir şey olsaydı, cehennem ehli yeniden diriltildiklerinde kabirde yaşadıkları işkence dolu hayatı unutarak sadece dünyada bir saat kadar yaşamış olduklarını zannederler miydi?” Aynı konuyu anlatan diğer ayetlere bakalım: “Orada ancak bir gün kaldınız” (Taha 20/104) “Allah inkâr edenlere: ‘Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’ diye sorar. Onlar da ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar’ derler. Allah: ‘Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.’ buyurur.” (Müminun 23/112-114) Dünya-ahiret ilişkisini ortaya koyan bu ayetlerin kabir azabı neresindedir? Ayrıca hesap günü henüz olmamış, mizan kurulmamış, suçlular, suçsuzlar, haklılar, haksızlar, ödüller, cezalar belli olmamış… böyle bir durumda kabir azabından nasıl bahsedilebilir?"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçlerinden sana bakıp duranlar (senin peygamberliğini anlamalarına rağmen sana inanmayanlar) da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْظُرُ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُوا لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-42c.mp3","commentary_text":"İlla da kabir azabı görmek isteyenlere sormak lazım; “kabir azabı diye bir şey olsaydı, cehennem ehli yeniden diriltildiklerinde kabirde yaşadıkları işkence dolu hayatı unutarak sadece dünyada bir saat kadar yaşamış olduklarını zannederler miydi?” Aynı konuyu anlatan diğer ayetlere bakalım: “Orada ancak bir gün kaldınız” (Taha 20/104) “Allah inkâr edenlere: ‘Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’ diye sorar. Onlar da ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar’ derler. Allah: ‘Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.’ buyurur.” (Müminun 23/112-114) Dünya-ahiret ilişkisini ortaya koyan bu ayetlerin kabir azabı neresindedir? Ayrıca hesap günü henüz olmamış, mizan kurulmamış, suçlular, suçsuzlar, haklılar, haksızlar, ödüller, cezalar belli olmamış… böyle bir durumda kabir azabından nasıl bahsedilebilir?"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçlerinden sana bakıp duranlar (senin peygamberliğini anlamalarına rağmen sana inanmayanlar) da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْظُرُ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُوا لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-43c.mp3","commentary_text":"İlla da kabir azabı görmek isteyenlere sormak lazım; “kabir azabı diye bir şey olsaydı, cehennem ehli yeniden diriltildiklerinde kabirde yaşadıkları işkence dolu hayatı unutarak sadece dünyada bir saat kadar yaşamış olduklarını zannederler miydi?” Aynı konuyu anlatan diğer ayetlere bakalım: “Orada ancak bir gün kaldınız” (Taha 20/104) “Allah inkâr edenlere: ‘Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’ diye sorar. Onlar da ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar’ derler. Allah: ‘Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.’ buyurur.” (Müminun 23/112-114) Dünya-ahiret ilişkisini ortaya koyan bu ayetlerin kabir azabı neresindedir? Ayrıca hesap günü henüz olmamış, mizan kurulmamış, suçlular, suçsuzlar, haklılar, haksızlar, ödüller, cezalar belli olmamış… böyle bir durumda kabir azabından nasıl bahsedilebilir?"},{"verse_number":"43","turkish_text":"İçlerinden sana bakıp duranlar (senin peygamberliğini anlamalarına rağmen sana inanmayanlar) da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْظُرُ اِلَيْكَۜ اَفَاَنْتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُوا لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-43c.mp3","commentary_text":"İlla da kabir azabı görmek isteyenlere sormak lazım; “kabir azabı diye bir şey olsaydı, cehennem ehli yeniden diriltildiklerinde kabirde yaşadıkları işkence dolu hayatı unutarak sadece dünyada bir saat kadar yaşamış olduklarını zannederler miydi?” Aynı konuyu anlatan diğer ayetlere bakalım: “Orada ancak bir gün kaldınız” (Taha 20/104) “Allah inkâr edenlere: ‘Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’ diye sorar. Onlar da ‘Bir gün veya günün bir kısmı kadar’ derler. Allah: ‘Az bir süre kaldınız. Keşke siz bunu bilmiş olsaydınız.’ buyurur.” (Müminun 23/112-114) Dünya-ahiret ilişkisini ortaya koyan bu ayetlerin kabir azabı neresindedir? Ayrıca hesap günü henüz olmamış, mizan kurulmamış, suçlular, suçsuzlar, haklılar, haksızlar, ödüller, cezalar belli olmamış… böyle bir durumda kabir azabından nasıl bahsedilebilir?"},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde kötülük etmez fakat insanlar kötülüğü (Haktan uzaklaşarak) kendi kendilerine ederler.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","9/70","16/33","29/40"],"audio_path":"9/9-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde kötülük etmez fakat insanlar kötülüğü (Haktan uzaklaşarak) kendi kendilerine ederler.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","9/70","16/33","29/40"],"audio_path":"9/9-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde kötülük etmez fakat insanlar kötülüğü (Haktan uzaklaşarak) kendi kendilerine ederler.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","9/70","16/33","29/40"],"audio_path":"9/9-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde kötülük etmez fakat insanlar kötülüğü (Haktan uzaklaşarak) kendi kendilerine ederler.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["3/117","9/70","16/33","29/40"],"audio_path":"9/9-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-45c.mp3","commentary_text":"“Her toplumun bir resulü vardır” cümlesi, Allah’ın bütün ümmetlere elçi gönderdiğini ifade etmektedir. İslam düşüncesinde; resul-nebi ayırımı “her resul nebidir fakat her nebi resul değildir” şeklinde formüle edilse de doğru olan; her nebi resuldür ama her resul nebi değildir. “Onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir.” (En’am 6/89) “…Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi…” (Bakara 2/213) Bu âyetlerde de görüldüğü gibi nebilere vahiy gelmiştir. Hz. Peygamberle ilgili “Muhammed Allah’ın resulüdür (elçisidir) ve nebilerin de sonuncusudur.” (Ahzab 33/40) buyrulmaktadır. Burada Hz. Muhammed’in hem Allah’ın elçisi olduğu anlatılıyor hem de nebiliği ve nebilerin sonuncusu olduğu özel olarak vurgulanıyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-44c.mp3","commentary_text":"“Her toplumun bir resulü vardır” cümlesi, Allah’ın bütün ümmetlere elçi gönderdiğini ifade etmektedir. İslam düşüncesinde; resul-nebi ayırımı “her resul nebidir fakat her nebi resul değildir” şeklinde formüle edilse de doğru olan; her nebi resuldür ama her resul nebi değildir. “Onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir.” (En’am 6/89) “…Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi…” (Bakara 2/213) Bu âyetlerde de görüldüğü gibi nebilere vahiy gelmiştir. Hz. Peygamberle ilgili “Muhammed Allah’ın resulüdür (elçisidir) ve nebilerin de sonuncusudur.” (Ahzab 33/40) buyrulmaktadır. Burada Hz. Muhammed’in hem Allah’ın elçisi olduğu anlatılıyor hem de nebiliği ve nebilerin sonuncusu olduğu özel olarak vurgulanıyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-45c.mp3","commentary_text":"“Her toplumun bir resulü vardır” cümlesi, Allah’ın bütün ümmetlere elçi gönderdiğini ifade etmektedir. İslam düşüncesinde; resul-nebi ayırımı “her resul nebidir fakat her nebi resul değildir” şeklinde formüle edilse de doğru olan; her nebi resuldür ama her resul nebi değildir. “Onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir.” (En’am 6/89) “…Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi…” (Bakara 2/213) Bu âyetlerde de görüldüğü gibi nebilere vahiy gelmiştir. Hz. Peygamberle ilgili “Muhammed Allah’ın resulüdür (elçisidir) ve nebilerin de sonuncusudur.” (Ahzab 33/40) buyrulmaktadır. Burada Hz. Muhammed’in hem Allah’ın elçisi olduğu anlatılıyor hem de nebiliği ve nebilerin sonuncusu olduğu özel olarak vurgulanıyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-45c.mp3","commentary_text":"“Her toplumun bir resulü vardır” cümlesi, Allah’ın bütün ümmetlere elçi gönderdiğini ifade etmektedir. İslam düşüncesinde; resul-nebi ayırımı “her resul nebidir fakat her nebi resul değildir” şeklinde formüle edilse de doğru olan; her nebi resuldür ama her resul nebi değildir. “Onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir.” (En’am 6/89) “…Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da indirdi…” (Bakara 2/213) Bu âyetlerde de görüldüğü gibi nebilere vahiy gelmiştir. Hz. Peygamberle ilgili “Muhammed Allah’ın resulüdür (elçisidir) ve nebilerin de sonuncusudur.” (Ahzab 33/40) buyrulmaktadır. Burada Hz. Muhammed’in hem Allah’ın elçisi olduğu anlatılıyor hem de nebiliği ve nebilerin sonuncusu olduğu özel olarak vurgulanıyor."},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara hazırladığımız (azap ve cezan)ın bir kısmını sana (dünyada) göstersek ya da (göstermeden) seni vefat ettirsek bile (sonuçta) onların dönüşleri ancak bize olacaktır. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarına şahittir.","arabic_text":"وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara hazırladığımız (azap ve cezan)ın bir kısmını sana (dünyada) göstersek ya da (göstermeden) seni vefat ettirsek bile (sonuçta) onların dönüşleri ancak bize olacaktır. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarına şahittir.","arabic_text":"وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara hazırladığımız (azap ve cezan)ın bir kısmını sana (dünyada) göstersek ya da (göstermeden) seni vefat ettirsek bile (sonuçta) onların dönüşleri ancak bize olacaktır. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarına şahittir.","arabic_text":"وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara hazırladığımız (azap ve cezan)ın bir kısmını sana (dünyada) göstersek ya da (göstermeden) seni vefat ettirsek bile (sonuçta) onların dönüşleri ancak bize olacaktır. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarına şahittir.","arabic_text":"وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Her toplumun bir resulü vardır. Resulleri geldiği (ve hakikat tebliğ edildiği) zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["16/36","39/69"],"audio_path":"9/9-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-47c.mp3","commentary_text":"“Ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim” yani size vaad edilen azabın nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini bilemem. Bildiğim bir şey var ki; Allah öğütlerini anlayabilesiniz diye size imkân ve mühlet verir ve cezayı geciktirir. “Eğer Allah, insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı, yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fatır 35/45)"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Her toplumun bir resulü vardır. Resulleri geldiği (ve hakikat tebliğ edildiği) zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["16/36","39/69"],"audio_path":"9/9-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-46c.mp3","commentary_text":"“Ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim” yani size vaad edilen azabın nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini bilemem. Bildiğim bir şey var ki; Allah öğütlerini anlayabilesiniz diye size imkân ve mühlet verir ve cezayı geciktirir. “Eğer Allah, insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı, yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fatır 35/45)"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Her toplumun bir resulü vardır. Resulleri geldiği (ve hakikat tebliğ edildiği) zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["16/36","39/69"],"audio_path":"9/9-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-47c.mp3","commentary_text":"“Ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim” yani size vaad edilen azabın nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini bilemem. Bildiğim bir şey var ki; Allah öğütlerini anlayabilesiniz diye size imkân ve mühlet verir ve cezayı geciktirir. “Eğer Allah, insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı, yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fatır 35/45)"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Her toplumun bir resulü vardır. Resulleri geldiği (ve hakikat tebliğ edildiği) zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["16/36","39/69"],"audio_path":"9/9-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-47c.mp3","commentary_text":"“Ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim” yani size vaad edilen azabın nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini bilemem. Bildiğim bir şey var ki; Allah öğütlerini anlayabilesiniz diye size imkân ve mühlet verir ve cezayı geciktirir. “Eğer Allah, insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı, yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fatır 35/45)"},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar: “Eğer dediğiniz doğru ise peki bu vaat (edilen azap) ne zaman (gerçekleşecek)?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar: “Eğer dediğiniz doğru ise peki bu vaat (edilen azap) ne zaman (gerçekleşecek)?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar: “Eğer dediğiniz doğru ise peki bu vaat (edilen azap) ne zaman (gerçekleşecek)?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar: “Eğer dediğiniz doğru ise peki bu vaat (edilen azap) ne zaman (gerçekleşecek)?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin (her canlının) bir eceli (ölüm zamanı) vardır. Onların eceli geldi mi ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","16/61","63/11"],"audio_path":"9/9-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin (her canlının) bir eceli (ölüm zamanı) vardır. Onların eceli geldi mi ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","16/61","63/11"],"audio_path":"9/9-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin (her canlının) bir eceli (ölüm zamanı) vardır. Onların eceli geldi mi ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","16/61","63/11"],"audio_path":"9/9-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin (her canlının) bir eceli (ölüm zamanı) vardır. Onların eceli geldi mi ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.”","arabic_text":"قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","16/61","63/11"],"audio_path":"9/9-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bakalım eğer size O’nun azabı bir gece vakti ya da gündüzün gelecek olursa ne yaparsınız? Günahkârlar onu aceleyle niye istiyor?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتًا اَوْ نَهَارًا مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bakalım eğer size O’nun azabı bir gece vakti ya da gündüzün gelecek olursa ne yaparsınız? Günahkârlar onu aceleyle niye istiyor?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتًا اَوْ نَهَارًا مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bakalım eğer size O’nun azabı bir gece vakti ya da gündüzün gelecek olursa ne yaparsınız? Günahkârlar onu aceleyle niye istiyor?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتًا اَوْ نَهَارًا مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bakalım eğer size O’nun azabı bir gece vakti ya da gündüzün gelecek olursa ne yaparsınız? Günahkârlar onu aceleyle niye istiyor?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتًا اَوْ نَهَارًا مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Yoksa azap) gerçekleştikten sonra mı O’na iman edeceksiniz? O vakit size: “Şimdi mi iman ediyorsunuz?” denecek. Oysa siz alay ederek bu azabın acele gelmesini isteyip duruyordunuz.","arabic_text":"اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Yoksa azap) gerçekleştikten sonra mı O’na iman edeceksiniz? O vakit size: “Şimdi mi iman ediyorsunuz?” denecek. Oysa siz alay ederek bu azabın acele gelmesini isteyip duruyordunuz.","arabic_text":"اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Yoksa azap) gerçekleştikten sonra mı O’na iman edeceksiniz? O vakit size: “Şimdi mi iman ediyorsunuz?” denecek. Oysa siz alay ederek bu azabın acele gelmesini isteyip duruyordunuz.","arabic_text":"اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Yoksa azap) gerçekleştikten sonra mı O’na iman edeceksiniz? O vakit size: “Şimdi mi iman ediyorsunuz?” denecek. Oysa siz alay ederek bu azabın acele gelmesini isteyip duruyordunuz.","arabic_text":"اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sonra da zulmedenlere: “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecek.","arabic_text":"ثُمَّ ق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِۚ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sonra da zulmedenlere: “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecek.","arabic_text":"ثُمَّ ق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِۚ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sonra da zulmedenlere: “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecek.","arabic_text":"ثُمَّ ق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِۚ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Sonra da zulmedenlere: “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecek.","arabic_text":"ثُمَّ ق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِۚ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“O (kıyamet ve azap) gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz.”","arabic_text":"وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“O (kıyamet ve azap) gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz.”","arabic_text":"وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“O (kıyamet ve azap) gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz.”","arabic_text":"وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“O (kıyamet ve azap) gerçek mi?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz (bu konuda Allah’ı) âciz bırakacak değilsiniz.”","arabic_text":"وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Hakka karşı direnerek ve kötülüğü âdet haline getirerek) kendisine zulmetmiş olan herkes o gün yeryüzünün bütün servetine sahip olsa elbette bunu (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirdi. Onlar (kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü dahi kendilerinde bulamayacaklar. O gün aralarında tam bir adaletle hükmedilir ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-54c.mp3","commentary_text":"Allah’ın hayat vermesini aynı zamanda manen ölmüş olan kalpleri hayata döndürmesi olarak da yorumlayabiliriz. Ruhi ve ahlaki değerlerini kaybederek manen ölüme mahkûm olmuş bir insanın ilahi mesajlarla yeniden dirilmesi de hayata dönüştür. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Sağlıklı yaşamın yolunu bulamayan, hayatı anlamlandıramayan, dolaysıyla huzuru yakalayamayan bir insanın ölmüş bir kişiden ne farkı vardır?"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Hakka karşı direnerek ve kötülüğü âdet haline getirerek) kendisine zulmetmiş olan herkes o gün yeryüzünün bütün servetine sahip olsa elbette bunu (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirdi. Onlar (kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü dahi kendilerinde bulamayacaklar. O gün aralarında tam bir adaletle hükmedilir ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-53c.mp3","commentary_text":"Allah’ın hayat vermesini aynı zamanda manen ölmüş olan kalpleri hayata döndürmesi olarak da yorumlayabiliriz. Ruhi ve ahlaki değerlerini kaybederek manen ölüme mahkûm olmuş bir insanın ilahi mesajlarla yeniden dirilmesi de hayata dönüştür. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Sağlıklı yaşamın yolunu bulamayan, hayatı anlamlandıramayan, dolaysıyla huzuru yakalayamayan bir insanın ölmüş bir kişiden ne farkı vardır?"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Hakka karşı direnerek ve kötülüğü âdet haline getirerek) kendisine zulmetmiş olan herkes o gün yeryüzünün bütün servetine sahip olsa elbette bunu (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirdi. Onlar (kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü dahi kendilerinde bulamayacaklar. O gün aralarında tam bir adaletle hükmedilir ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-54c.mp3","commentary_text":"Allah’ın hayat vermesini aynı zamanda manen ölmüş olan kalpleri hayata döndürmesi olarak da yorumlayabiliriz. Ruhi ve ahlaki değerlerini kaybederek manen ölüme mahkûm olmuş bir insanın ilahi mesajlarla yeniden dirilmesi de hayata dönüştür. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Sağlıklı yaşamın yolunu bulamayan, hayatı anlamlandıramayan, dolaysıyla huzuru yakalayamayan bir insanın ölmüş bir kişiden ne farkı vardır?"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Hakka karşı direnerek ve kötülüğü âdet haline getirerek) kendisine zulmetmiş olan herkes o gün yeryüzünün bütün servetine sahip olsa elbette bunu (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirdi. Onlar (kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü dahi kendilerinde bulamayacaklar. O gün aralarında tam bir adaletle hükmedilir ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-54c.mp3","commentary_text":"Allah’ın hayat vermesini aynı zamanda manen ölmüş olan kalpleri hayata döndürmesi olarak da yorumlayabiliriz. Ruhi ve ahlaki değerlerini kaybederek manen ölüme mahkûm olmuş bir insanın ilahi mesajlarla yeniden dirilmesi de hayata dönüştür. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Sağlıklı yaşamın yolunu bulamayan, hayatı anlamlandıramayan, dolaysıyla huzuru yakalayamayan bir insanın ölmüş bir kişiden ne farkı vardır?"},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şunu iyi bilin ki; göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Şunu da iyi bilin ki; Allah’ın vaadi başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler!","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-55c.mp3","commentary_text":"“Kalplerdeki hastalıklara şifa” olan Kur’an’ın içindeki ilahi öğütlerdir, teselli edici ayetlerdir, müjdeleyici öğretilerdir, vaad veren mesajlardır, dünya için tasalanmaya gerek olmadığını, gerçek hayatın âhiret olduğunu anlatan ayetlerdir. Kur’an’ın kendisinin rahmet olması, şifa olması demektir. Ancak şifadan bahseden bu ayet, maddi hastalıklara uğramış insanları iyileştirmek için gelmemiştir. Ayetteki “şifa” kelimesini bağlamından kopararak maddi hastalıkların tedavisinde kullanmaya kalkan muskacılar, Kuran ayetlerini bilinçsiz insanlara ilaç gibi satmaktadır. Oysa bu ayet Kur’an’la ilgili bir realiteyi ortaya koymak için gelmiştir. Göğüsler anlamındaki “sudur” kelimesi, kalpte olan ruhu anlatmaktadır. “Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır” (Hicr 15/47), “Allah, bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı.” (A. İmran 3/154) ayetlerinde olduğu gibi kinin atıldığı, vesveselerin temizlendiği yer kalpteki ruhtur."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şunu iyi bilin ki; göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Şunu da iyi bilin ki; Allah’ın vaadi başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler!","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-55c.mp3","commentary_text":"“Kalplerdeki hastalıklara şifa” olan Kur’an’ın içindeki ilahi öğütlerdir, teselli edici ayetlerdir, müjdeleyici öğretilerdir, vaad veren mesajlardır, dünya için tasalanmaya gerek olmadığını, gerçek hayatın âhiret olduğunu anlatan ayetlerdir. Kur’an’ın kendisinin rahmet olması, şifa olması demektir. Ancak şifadan bahseden bu ayet, maddi hastalıklara uğramış insanları iyileştirmek için gelmemiştir. Ayetteki “şifa” kelimesini bağlamından kopararak maddi hastalıkların tedavisinde kullanmaya kalkan muskacılar, Kuran ayetlerini bilinçsiz insanlara ilaç gibi satmaktadır. Oysa bu ayet Kur’an’la ilgili bir realiteyi ortaya koymak için gelmiştir. Göğüsler anlamındaki “sudur” kelimesi, kalpte olan ruhu anlatmaktadır. “Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır” (Hicr 15/47), “Allah, bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı.” (A. İmran 3/154) ayetlerinde olduğu gibi kinin atıldığı, vesveselerin temizlendiği yer kalpteki ruhtur."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şunu iyi bilin ki; göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Şunu da iyi bilin ki; Allah’ın vaadi başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler!","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-54c.mp3","commentary_text":"“Kalplerdeki hastalıklara şifa” olan Kur’an’ın içindeki ilahi öğütlerdir, teselli edici ayetlerdir, müjdeleyici öğretilerdir, vaad veren mesajlardır, dünya için tasalanmaya gerek olmadığını, gerçek hayatın âhiret olduğunu anlatan ayetlerdir. Kur’an’ın kendisinin rahmet olması, şifa olması demektir. Ancak şifadan bahseden bu ayet, maddi hastalıklara uğramış insanları iyileştirmek için gelmemiştir. Ayetteki “şifa” kelimesini bağlamından kopararak maddi hastalıkların tedavisinde kullanmaya kalkan muskacılar, Kuran ayetlerini bilinçsiz insanlara ilaç gibi satmaktadır. Oysa bu ayet Kur’an’la ilgili bir realiteyi ortaya koymak için gelmiştir. Göğüsler anlamındaki “sudur” kelimesi, kalpte olan ruhu anlatmaktadır. “Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır” (Hicr 15/47), “Allah, bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı.” (A. İmran 3/154) ayetlerinde olduğu gibi kinin atıldığı, vesveselerin temizlendiği yer kalpteki ruhtur."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Şunu iyi bilin ki; göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Şunu da iyi bilin ki; Allah’ın vaadi başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler!","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-55c.mp3","commentary_text":"“Kalplerdeki hastalıklara şifa” olan Kur’an’ın içindeki ilahi öğütlerdir, teselli edici ayetlerdir, müjdeleyici öğretilerdir, vaad veren mesajlardır, dünya için tasalanmaya gerek olmadığını, gerçek hayatın âhiret olduğunu anlatan ayetlerdir. Kur’an’ın kendisinin rahmet olması, şifa olması demektir. Ancak şifadan bahseden bu ayet, maddi hastalıklara uğramış insanları iyileştirmek için gelmemiştir. Ayetteki “şifa” kelimesini bağlamından kopararak maddi hastalıkların tedavisinde kullanmaya kalkan muskacılar, Kuran ayetlerini bilinçsiz insanlara ilaç gibi satmaktadır. Oysa bu ayet Kur’an’la ilgili bir realiteyi ortaya koymak için gelmiştir. Göğüsler anlamındaki “sudur” kelimesi, kalpte olan ruhu anlatmaktadır. “Biz, onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır” (Hicr 15/47), “Allah, bunu gönüllerinizdeki (ihlâs ve fitne gibi) şeyleri yoklamak ve kalplerinizdeki (vesveseleri) temizlemek için yaptı.” (A. İmran 3/154) ayetlerinde olduğu gibi kinin atıldığı, vesveselerin temizlendiği yer kalpteki ruhtur."},{"verse_number":"56","turkish_text":"O hem hayat verir hem de öldürür ve (sonunda) yalnız O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O hem hayat verir hem de öldürür ve (sonunda) yalnız O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O hem hayat verir hem de öldürür ve (sonunda) yalnız O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O hem hayat verir hem de öldürür ve (sonunda) yalnız O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt kalplerdeki/gönüllerdeki hastalıklara bir şifa inananlara yol gösterici ve rahmet gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["2/2","3/103","5/16","6/155","14/1","17/82","41/44"],"audio_path":"9/9-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Allah tarafından Kur’an’da yasak olarak ifade edilmemesine rağmen insanların birtakım mülahazalarla bazı nimetleri kendilerine yasaklanmasını şiddetle reddediyor. “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akan kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (Bakara 2/145) İnsanın Allah’ın helal ve meşru kıldığı bir şeyi zımni ve izafi yaklaşımlarla Kur’an’a atıfta bulunarak veya uydurma hadislerle Hz. Peygamber’in sünnetine isnat ederek ya da gelenekçi anlayışın etkisinde kalarak kendisine yasaklaması ve haram kılması asla doğru olamaz. Allah adına yasak getirmek şirktir, Allah’ın koyduğu yasağı bozmak ise küfürdür."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt kalplerdeki/gönüllerdeki hastalıklara bir şifa inananlara yol gösterici ve rahmet gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["2/2","3/103","5/16","6/155","14/1","17/82","41/44"],"audio_path":"9/9-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Allah tarafından Kur’an’da yasak olarak ifade edilmemesine rağmen insanların birtakım mülahazalarla bazı nimetleri kendilerine yasaklanmasını şiddetle reddediyor. “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akan kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (Bakara 2/145) İnsanın Allah’ın helal ve meşru kıldığı bir şeyi zımni ve izafi yaklaşımlarla Kur’an’a atıfta bulunarak veya uydurma hadislerle Hz. Peygamber’in sünnetine isnat ederek ya da gelenekçi anlayışın etkisinde kalarak kendisine yasaklaması ve haram kılması asla doğru olamaz. Allah adına yasak getirmek şirktir, Allah’ın koyduğu yasağı bozmak ise küfürdür."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt kalplerdeki/gönüllerdeki hastalıklara bir şifa inananlara yol gösterici ve rahmet gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["2/2","3/103","5/16","6/155","14/1","17/82","41/44"],"audio_path":"9/9-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-56c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Allah tarafından Kur’an’da yasak olarak ifade edilmemesine rağmen insanların birtakım mülahazalarla bazı nimetleri kendilerine yasaklanmasını şiddetle reddediyor. “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akan kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (Bakara 2/145) İnsanın Allah’ın helal ve meşru kıldığı bir şeyi zımni ve izafi yaklaşımlarla Kur’an’a atıfta bulunarak veya uydurma hadislerle Hz. Peygamber’in sünnetine isnat ederek ya da gelenekçi anlayışın etkisinde kalarak kendisine yasaklaması ve haram kılması asla doğru olamaz. Allah adına yasak getirmek şirktir, Allah’ın koyduğu yasağı bozmak ise küfürdür."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt kalplerdeki/gönüllerdeki hastalıklara bir şifa inananlara yol gösterici ve rahmet gelmiştir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["2/2","3/103","5/16","6/155","14/1","17/82","41/44"],"audio_path":"9/9-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Allah tarafından Kur’an’da yasak olarak ifade edilmemesine rağmen insanların birtakım mülahazalarla bazı nimetleri kendilerine yasaklanmasını şiddetle reddediyor. “De ki: “Bana vahyedilenlerde leş, akan kan, iğrenç bir şey olan domuz eti, üzerinde Allah'tan başka bir ismin anıldığı kurban dışında yenmesi yasak olan hiçbir şey görmüyorum.” (Bakara 2/145) İnsanın Allah’ın helal ve meşru kıldığı bir şeyi zımni ve izafi yaklaşımlarla Kur’an’a atıfta bulunarak veya uydurma hadislerle Hz. Peygamber’in sünnetine isnat ederek ya da gelenekçi anlayışın etkisinde kalarak kendisine yasaklaması ve haram kılması asla doğru olamaz. Allah adına yasak getirmek şirktir, Allah’ın koyduğu yasağı bozmak ise küfürdür."},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “Bunlar Allah’ın lütfu ve rahmeti iledir. (İnsanlar) sadece bununla (Kur’an’la) sevinsinler. O bütün toplayıp durdukları dünyalıklardan daha hayırlıdır.”","arabic_text":"قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُواۜ هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “Bunlar Allah’ın lütfu ve rahmeti iledir. (İnsanlar) sadece bununla (Kur’an’la) sevinsinler. O bütün toplayıp durdukları dünyalıklardan daha hayırlıdır.”","arabic_text":"قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُواۜ هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “Bunlar Allah’ın lütfu ve rahmeti iledir. (İnsanlar) sadece bununla (Kur’an’la) sevinsinler. O bütün toplayıp durdukları dünyalıklardan daha hayırlıdır.”","arabic_text":"قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُواۜ هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"De ki: “Bunlar Allah’ın lütfu ve rahmeti iledir. (İnsanlar) sadece bununla (Kur’an’la) sevinsinler. O bütün toplayıp durdukları dünyalıklardan daha hayırlıdır.”","arabic_text":"قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُواۜ هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah adına helal-haram uydurarak değer yargılarını yozlaştıranlara) de ki: “Allah’ın size bahşettiği fakat sizin bir kısmını helâl bir kısmını haram saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bu hususta Allah mı size izin verdi yoksa (yalan uydurarak) Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًاۜ قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah adına helal-haram uydurarak değer yargılarını yozlaştıranlara) de ki: “Allah’ın size bahşettiği fakat sizin bir kısmını helâl bir kısmını haram saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bu hususta Allah mı size izin verdi yoksa (yalan uydurarak) Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًاۜ قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah adına helal-haram uydurarak değer yargılarını yozlaştıranlara) de ki: “Allah’ın size bahşettiği fakat sizin bir kısmını helâl bir kısmını haram saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bu hususta Allah mı size izin verdi yoksa (yalan uydurarak) Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًاۜ قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah adına helal-haram uydurarak değer yargılarını yozlaştıranlara) de ki: “Allah’ın size bahşettiği fakat sizin bir kısmını helâl bir kısmını haram saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bu hususta Allah mı size izin verdi yoksa (yalan uydurarak) Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ لَكُمْ مِنْ رِزْقٍ فَجَعَلْتُمْ مِنْهُ حَرَامًا وَحَلَالًاۜ قُلْ آٰللّٰهُ اَذِنَ لَكُمْ اَمْ عَلَى اللّٰهِ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü (görecekleri azap) hakkındaki görüşleri nedir acaba? Hiç kuşkusuz Allah insanlara karşı lütufkârdır fakat onların çoğu (buna) şükretmezler.","arabic_text":"وَمَا ظَنُّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-60c.mp3","commentary_text":"Yani sadece Allah’a güvenenler, O’nunla aralarına başka birilerini ya da bir şeyleri koymayanlar, O’nun yolunu takip edenler, O’nun desteğini arkasına alanlar, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar gelecekten dolayı endişe etmeyecekler, geçmişten dolayı da keder duymayacak ve kaygılanmayacaklardır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü (görecekleri azap) hakkındaki görüşleri nedir acaba? Hiç kuşkusuz Allah insanlara karşı lütufkârdır fakat onların çoğu (buna) şükretmezler.","arabic_text":"وَمَا ظَنُّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-60c.mp3","commentary_text":"Yani sadece Allah’a güvenenler, O’nunla aralarına başka birilerini ya da bir şeyleri koymayanlar, O’nun yolunu takip edenler, O’nun desteğini arkasına alanlar, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar gelecekten dolayı endişe etmeyecekler, geçmişten dolayı da keder duymayacak ve kaygılanmayacaklardır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü (görecekleri azap) hakkındaki görüşleri nedir acaba? Hiç kuşkusuz Allah insanlara karşı lütufkârdır fakat onların çoğu (buna) şükretmezler.","arabic_text":"وَمَا ظَنُّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-59c.mp3","commentary_text":"Yani sadece Allah’a güvenenler, O’nunla aralarına başka birilerini ya da bir şeyleri koymayanlar, O’nun yolunu takip edenler, O’nun desteğini arkasına alanlar, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar gelecekten dolayı endişe etmeyecekler, geçmişten dolayı da keder duymayacak ve kaygılanmayacaklardır."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü (görecekleri azap) hakkındaki görüşleri nedir acaba? Hiç kuşkusuz Allah insanlara karşı lütufkârdır fakat onların çoğu (buna) şükretmezler.","arabic_text":"وَمَا ظَنُّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-60c.mp3","commentary_text":"Yani sadece Allah’a güvenenler, O’nunla aralarına başka birilerini ya da bir şeyleri koymayanlar, O’nun yolunu takip edenler, O’nun desteğini arkasına alanlar, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar gelecekten dolayı endişe etmeyecekler, geçmişten dolayı da keder duymayacak ve kaygılanmayacaklardır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen her ne yaparsan yap Kur’an’dan hangi parçayı okursan oku (ve siz ey insanlar) hangi işi gerçekleştirirseniz gerçekleştirin işinize daldığınız andan itibaren biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz. Ne yerde ve ne de gökte bulunan zerre ağırlığınca bir şey Rabbinizden saklı kalmaz. Gerek bundan daha küçüğü ve gerekse daha büyüğü mutlaka apaçık bir kitapta (Allah’ın) Bilgi İşlem Merkezinde kayıtlıdır.","arabic_text":"وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/59","11/6","26/217"],"audio_path":"9/9-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-61c.mp3","commentary_text":"Bir önceki ayette Allah’ın inananlara dostluğundan söz edilmektedir. Bu ayette ise, Allah dostlarının, Allah’a iman edenler ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar olduğu anlatılmaktadır. Eğer inanan insan, Hayatını Allah’ın koyduğu kurallara göre inşa eder, O’na karşı hep sorumlu ve duyarlı olursa dostluğu kurmuş demektir. Dostluk, iki birey arasında kopması mümkün olmayan bir bağın oluşmasıdır, fedakârlıktır, paylaşmaktır, aynı safta olmaktır. Bu demektir ki; insan Allah’a dost olmak ve bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyorsa Allah’tan bağımsız bir hayat düşünmemelidir, Onun istediği şekilde hayatını tanzim etmelidir, O’nunla aynı frekansta buluşmalıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen her ne yaparsan yap Kur’an’dan hangi parçayı okursan oku (ve siz ey insanlar) hangi işi gerçekleştirirseniz gerçekleştirin işinize daldığınız andan itibaren biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz. Ne yerde ve ne de gökte bulunan zerre ağırlığınca bir şey Rabbinizden saklı kalmaz. Gerek bundan daha küçüğü ve gerekse daha büyüğü mutlaka apaçık bir kitapta (Allah’ın) Bilgi İşlem Merkezinde kayıtlıdır.","arabic_text":"وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/59","11/6","26/217"],"audio_path":"9/9-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-61c.mp3","commentary_text":"Bir önceki ayette Allah’ın inananlara dostluğundan söz edilmektedir. Bu ayette ise, Allah dostlarının, Allah’a iman edenler ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar olduğu anlatılmaktadır. Eğer inanan insan, Hayatını Allah’ın koyduğu kurallara göre inşa eder, O’na karşı hep sorumlu ve duyarlı olursa dostluğu kurmuş demektir. Dostluk, iki birey arasında kopması mümkün olmayan bir bağın oluşmasıdır, fedakârlıktır, paylaşmaktır, aynı safta olmaktır. Bu demektir ki; insan Allah’a dost olmak ve bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyorsa Allah’tan bağımsız bir hayat düşünmemelidir, Onun istediği şekilde hayatını tanzim etmelidir, O’nunla aynı frekansta buluşmalıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen her ne yaparsan yap Kur’an’dan hangi parçayı okursan oku (ve siz ey insanlar) hangi işi gerçekleştirirseniz gerçekleştirin işinize daldığınız andan itibaren biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz. Ne yerde ve ne de gökte bulunan zerre ağırlığınca bir şey Rabbinizden saklı kalmaz. Gerek bundan daha küçüğü ve gerekse daha büyüğü mutlaka apaçık bir kitapta (Allah’ın) Bilgi İşlem Merkezinde kayıtlıdır.","arabic_text":"وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/59","11/6","26/217"],"audio_path":"9/9-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-60c.mp3","commentary_text":"Bir önceki ayette Allah’ın inananlara dostluğundan söz edilmektedir. Bu ayette ise, Allah dostlarının, Allah’a iman edenler ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar olduğu anlatılmaktadır. Eğer inanan insan, Hayatını Allah’ın koyduğu kurallara göre inşa eder, O’na karşı hep sorumlu ve duyarlı olursa dostluğu kurmuş demektir. Dostluk, iki birey arasında kopması mümkün olmayan bir bağın oluşmasıdır, fedakârlıktır, paylaşmaktır, aynı safta olmaktır. Bu demektir ki; insan Allah’a dost olmak ve bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyorsa Allah’tan bağımsız bir hayat düşünmemelidir, Onun istediği şekilde hayatını tanzim etmelidir, O’nunla aynı frekansta buluşmalıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen her ne yaparsan yap Kur’an’dan hangi parçayı okursan oku (ve siz ey insanlar) hangi işi gerçekleştirirseniz gerçekleştirin işinize daldığınız andan itibaren biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz. Ne yerde ve ne de gökte bulunan zerre ağırlığınca bir şey Rabbinizden saklı kalmaz. Gerek bundan daha küçüğü ve gerekse daha büyüğü mutlaka apaçık bir kitapta (Allah’ın) Bilgi İşlem Merkezinde kayıtlıdır.","arabic_text":"وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/59","11/6","26/217"],"audio_path":"9/9-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-61c.mp3","commentary_text":"Bir önceki ayette Allah’ın inananlara dostluğundan söz edilmektedir. Bu ayette ise, Allah dostlarının, Allah’a iman edenler ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar olduğu anlatılmaktadır. Eğer inanan insan, Hayatını Allah’ın koyduğu kurallara göre inşa eder, O’na karşı hep sorumlu ve duyarlı olursa dostluğu kurmuş demektir. Dostluk, iki birey arasında kopması mümkün olmayan bir bağın oluşmasıdır, fedakârlıktır, paylaşmaktır, aynı safta olmaktır. Bu demektir ki; insan Allah’a dost olmak ve bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyorsa Allah’tan bağımsız bir hayat düşünmemelidir, Onun istediği şekilde hayatını tanzim etmelidir, O’nunla aynı frekansta buluşmalıdır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haberiniz olsun ki Allah dostlarına korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"9/9-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-62c.mp3","commentary_text":"“(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaad edilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaklardır.” (Enbiya 21/103)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haberiniz olsun ki Allah dostlarına korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"9/9-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-62c.mp3","commentary_text":"“(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaad edilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaklardır.” (Enbiya 21/103)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haberiniz olsun ki Allah dostlarına korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"9/9-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-61c.mp3","commentary_text":"“(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaad edilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaklardır.” (Enbiya 21/103)"},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haberiniz olsun ki Allah dostlarına korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"9/9-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-62c.mp3","commentary_text":"“(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaad edilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaklardır.” (Enbiya 21/103)"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar Allah’a iman eden ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-63c.mp3","commentary_text":"Yücelik, kuvvet ve hürmet anlamlarına gelen “izzet” kelimesi burada insanlar arasında belli bir seviyeye gelme, üstün olma, saygı görme ve hürmete layık olma manasında kullanılmıştır. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer anlamına gelen “şeref” kelimesi ise itibarlı olma, manevi ve maddi anlamda ihsana kavuşma manasında kullanılmıştır. Nisa, 4/139 ve Fatır, 35/10 ayetlerinde de ifade buyrulduğu gibi izzet ve şerefin tamamıyla Allah’a ait olması, bu değerlerin Allah’ın takdiri ile ve O’nun yolundan gidilmesi durumunda alınması gerektiğini ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar Allah’a iman eden ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-63c.mp3","commentary_text":"Yücelik, kuvvet ve hürmet anlamlarına gelen “izzet” kelimesi burada insanlar arasında belli bir seviyeye gelme, üstün olma, saygı görme ve hürmete layık olma manasında kullanılmıştır. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer anlamına gelen “şeref” kelimesi ise itibarlı olma, manevi ve maddi anlamda ihsana kavuşma manasında kullanılmıştır. Nisa, 4/139 ve Fatır, 35/10 ayetlerinde de ifade buyrulduğu gibi izzet ve şerefin tamamıyla Allah’a ait olması, bu değerlerin Allah’ın takdiri ile ve O’nun yolundan gidilmesi durumunda alınması gerektiğini ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar Allah’a iman eden ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-62c.mp3","commentary_text":"Yücelik, kuvvet ve hürmet anlamlarına gelen “izzet” kelimesi burada insanlar arasında belli bir seviyeye gelme, üstün olma, saygı görme ve hürmete layık olma manasında kullanılmıştır. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer anlamına gelen “şeref” kelimesi ise itibarlı olma, manevi ve maddi anlamda ihsana kavuşma manasında kullanılmıştır. Nisa, 4/139 ve Fatır, 35/10 ayetlerinde de ifade buyrulduğu gibi izzet ve şerefin tamamıyla Allah’a ait olması, bu değerlerin Allah’ın takdiri ile ve O’nun yolundan gidilmesi durumunda alınması gerektiğini ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar Allah’a iman eden ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-63c.mp3","commentary_text":"Yücelik, kuvvet ve hürmet anlamlarına gelen “izzet” kelimesi burada insanlar arasında belli bir seviyeye gelme, üstün olma, saygı görme ve hürmete layık olma manasında kullanılmıştır. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer anlamına gelen “şeref” kelimesi ise itibarlı olma, manevi ve maddi anlamda ihsana kavuşma manasında kullanılmıştır. Nisa, 4/139 ve Fatır, 35/10 ayetlerinde de ifade buyrulduğu gibi izzet ve şerefin tamamıyla Allah’a ait olması, bu değerlerin Allah’ın takdiri ile ve O’nun yolundan gidilmesi durumunda alınması gerektiğini ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah’ın kelimelerinde (hükümlerinde verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer en büyük kurtuluş!","arabic_text":"لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ","related_links":["41/30","57/12"],"audio_path":"9/9-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah’ın kelimelerinde (hükümlerinde verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer en büyük kurtuluş!","arabic_text":"لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ","related_links":["41/30","57/12"],"audio_path":"9/9-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah’ın kelimelerinde (hükümlerinde verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer en büyük kurtuluş!","arabic_text":"لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ","related_links":["41/30","57/12"],"audio_path":"9/9-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah’ın kelimelerinde (hükümlerinde verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer en büyük kurtuluş!","arabic_text":"لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ","related_links":["41/30","57/12"],"audio_path":"9/9-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) O (inanmaya)nların sözü seni üzmesin. İzzet ve şeref tümüyle Allah’ındır. O her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) O (inanmaya)nların sözü seni üzmesin. İzzet ve şeref tümüyle Allah’ındır. O her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) O (inanmaya)nların sözü seni üzmesin. İzzet ve şeref tümüyle Allah’ındır. O her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) O (inanmaya)nların sözü seni üzmesin. İzzet ve şeref tümüyle Allah’ındır. O her şeyi hakkıyla işiten her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İyi bilin ki göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar cinler melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah’a aittir. O halde Allah’a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-66c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, “Uzeyr, Allah’ın oğludur”, diyorlardı. Hıristiyanlar da İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa çocuk edinmek neslin devamı için insani bir ihtiyaçtır. Allah’ın nesli yok ki devam etmesine ihtiyaç duysun."},{"verse_number":"66","turkish_text":"İyi bilin ki göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar cinler melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah’a aittir. O halde Allah’a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-66c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, “Uzeyr, Allah’ın oğludur”, diyorlardı. Hıristiyanlar da İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa çocuk edinmek neslin devamı için insani bir ihtiyaçtır. Allah’ın nesli yok ki devam etmesine ihtiyaç duysun."},{"verse_number":"66","turkish_text":"İyi bilin ki göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar cinler melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah’a aittir. O halde Allah’a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-65c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, “Uzeyr, Allah’ın oğludur”, diyorlardı. Hıristiyanlar da İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa çocuk edinmek neslin devamı için insani bir ihtiyaçtır. Allah’ın nesli yok ki devam etmesine ihtiyaç duysun."},{"verse_number":"66","turkish_text":"İyi bilin ki göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar cinler melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah’a aittir. O halde Allah’a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-66c.mp3","commentary_text":"Yahudiler, “Uzeyr, Allah’ın oğludur”, diyorlardı. Hıristiyanlar da İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa çocuk edinmek neslin devamı için insani bir ihtiyaçtır. Allah’ın nesli yok ki devam etmesine ihtiyaç duysun."},{"verse_number":"67","turkish_text":"O içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda (ilahi mesajları) dinleyen bir topluluk için ibretler vardır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda (ilahi mesajları) dinleyen bir topluluk için ibretler vardır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda (ilahi mesajları) dinleyen bir topluluk için ibretler vardır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda (ilahi mesajları) dinleyen bir topluluk için ibretler vardır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"İnkârcılar: “Allah çocuk edindi” dediler.” Hâşâ O kendisine yakışmayan niteliklerden uzaktır. (Zira O’nun hiç kimseye ve) hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Bu hususta elinizde hiçbir (akli ve nakli) deliliniz yok. (O halde) nasıl oluyor da Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz?","arabic_text":"قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["2/116","19/88","21/26"],"audio_path":"9/9-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-68c.mp3","commentary_text":"“Çetin azabı onlara tattıracağız” ifadesindeki “nuzik” sözcüğü ile “her nefis ölümü tadacaktır” (Ankebût 29/57) ayetindeki “zâike” sözcüğü aynı kökten gelmektedir ve her ikisi de tatmak anlamındadır. Bu ifadeden cehennem hayatının belli bir zaman sonra sona erebileceğini de anlayabiliriz. Zira tatmak, lezzetine bakmak niyetiyle bir şeyden az miktarda yemek ya da içmektir. Gerçi cehennemi anlatan ayetlerin tamamına yakını ebedi azaptan bahseder ancak rahmetin herkes için belli bir zaman sonra tecelli edebileceğini gösteren bazı ayetlerde vardır. “Onlar, halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler,” (A’râf 7/40), “Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız,” (En’am 6/128), “Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır,” (Hud 11/107). Bu ayetlerin üslubuna ve “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"İnkârcılar: “Allah çocuk edindi” dediler.” Hâşâ O kendisine yakışmayan niteliklerden uzaktır. (Zira O’nun hiç kimseye ve) hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Bu hususta elinizde hiçbir (akli ve nakli) deliliniz yok. (O halde) nasıl oluyor da Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz?","arabic_text":"قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["2/116","19/88","21/26"],"audio_path":"9/9-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-68c.mp3","commentary_text":"“Çetin azabı onlara tattıracağız” ifadesindeki “nuzik” sözcüğü ile “her nefis ölümü tadacaktır” (Ankebût 29/57) ayetindeki “zâike” sözcüğü aynı kökten gelmektedir ve her ikisi de tatmak anlamındadır. Bu ifadeden cehennem hayatının belli bir zaman sonra sona erebileceğini de anlayabiliriz. Zira tatmak, lezzetine bakmak niyetiyle bir şeyden az miktarda yemek ya da içmektir. Gerçi cehennemi anlatan ayetlerin tamamına yakını ebedi azaptan bahseder ancak rahmetin herkes için belli bir zaman sonra tecelli edebileceğini gösteren bazı ayetlerde vardır. “Onlar, halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler,” (A’râf 7/40), “Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız,” (En’am 6/128), “Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır,” (Hud 11/107). Bu ayetlerin üslubuna ve “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"İnkârcılar: “Allah çocuk edindi” dediler.” Hâşâ O kendisine yakışmayan niteliklerden uzaktır. (Zira O’nun hiç kimseye ve) hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Bu hususta elinizde hiçbir (akli ve nakli) deliliniz yok. (O halde) nasıl oluyor da Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz?","arabic_text":"قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["2/116","19/88","21/26"],"audio_path":"9/9-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-68c.mp3","commentary_text":"“Çetin azabı onlara tattıracağız” ifadesindeki “nuzik” sözcüğü ile “her nefis ölümü tadacaktır” (Ankebût 29/57) ayetindeki “zâike” sözcüğü aynı kökten gelmektedir ve her ikisi de tatmak anlamındadır. Bu ifadeden cehennem hayatının belli bir zaman sonra sona erebileceğini de anlayabiliriz. Zira tatmak, lezzetine bakmak niyetiyle bir şeyden az miktarda yemek ya da içmektir. Gerçi cehennemi anlatan ayetlerin tamamına yakını ebedi azaptan bahseder ancak rahmetin herkes için belli bir zaman sonra tecelli edebileceğini gösteren bazı ayetlerde vardır. “Onlar, halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler,” (A’râf 7/40), “Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız,” (En’am 6/128), “Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır,” (Hud 11/107). Bu ayetlerin üslubuna ve “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"İnkârcılar: “Allah çocuk edindi” dediler.” Hâşâ O kendisine yakışmayan niteliklerden uzaktır. (Zira O’nun hiç kimseye ve) hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Bu hususta elinizde hiçbir (akli ve nakli) deliliniz yok. (O halde) nasıl oluyor da Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz?","arabic_text":"قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["2/116","19/88","21/26"],"audio_path":"9/9-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-67c.mp3","commentary_text":"“Çetin azabı onlara tattıracağız” ifadesindeki “nuzik” sözcüğü ile “her nefis ölümü tadacaktır” (Ankebût 29/57) ayetindeki “zâike” sözcüğü aynı kökten gelmektedir ve her ikisi de tatmak anlamındadır. Bu ifadeden cehennem hayatının belli bir zaman sonra sona erebileceğini de anlayabiliriz. Zira tatmak, lezzetine bakmak niyetiyle bir şeyden az miktarda yemek ya da içmektir. Gerçi cehennemi anlatan ayetlerin tamamına yakını ebedi azaptan bahseder ancak rahmetin herkes için belli bir zaman sonra tecelli edebileceğini gösteren bazı ayetlerde vardır. “Onlar, halat iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler,” (A’râf 7/40), “Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız,” (En’am 6/128), “Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır,” (Hud 11/107). Bu ayetlerin üslubuna ve “Allah aksini dilemedikçe” ifadesine bakıldığında, zımnen bir merhamet vurgusu göze çarpıyor."},{"verse_number":"69","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında (böyle) yalan uydurup iftira edenler (asla) kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh, M.Ö 2700’lü yıllarda Mezopotamya'da doğmuştur. Tevrat'ta Hz. Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir. Kuran'da ise Nuh peygamberin 950 yıl kavmi içinde yaşam sürdüğü belirtilmiştir. “Andolsun ki, biz, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuzyüzelli yıl) onların içlerinde kaldı.” (Ankebûtnotlar29/14) Kur'an’da Nuh peygamberden tam olarak 43 defa bahsedilir. Nuh’un kıssası, ehemmiyetine binaen Kur’an’ın farklı yerlerinde kesitler halinde sunulur. En ayrıntılı biçimde Hud 36-48 ve A’râf surelerinin 59-64 ayetlerinde anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar Hz. Nuh’un, Allah’ın mesajını yalanlayan kavminin hüsrana uğrayacağı inancıyla onlara son meydan okuyuşudur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında (böyle) yalan uydurup iftira edenler (asla) kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh, M.Ö 2700’lü yıllarda Mezopotamya'da doğmuştur. Tevrat'ta Hz. Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir. Kuran'da ise Nuh peygamberin 950 yıl kavmi içinde yaşam sürdüğü belirtilmiştir. “Andolsun ki, biz, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuzyüzelli yıl) onların içlerinde kaldı.” (Ankebûtnotlar29/14) Kur'an’da Nuh peygamberden tam olarak 43 defa bahsedilir. Nuh’un kıssası, ehemmiyetine binaen Kur’an’ın farklı yerlerinde kesitler halinde sunulur. En ayrıntılı biçimde Hud 36-48 ve A’râf surelerinin 59-64 ayetlerinde anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar Hz. Nuh’un, Allah’ın mesajını yalanlayan kavminin hüsrana uğrayacağı inancıyla onlara son meydan okuyuşudur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında (böyle) yalan uydurup iftira edenler (asla) kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh, M.Ö 2700’lü yıllarda Mezopotamya'da doğmuştur. Tevrat'ta Hz. Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir. Kuran'da ise Nuh peygamberin 950 yıl kavmi içinde yaşam sürdüğü belirtilmiştir. “Andolsun ki, biz, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuzyüzelli yıl) onların içlerinde kaldı.” (Ankebûtnotlar29/14) Kur'an’da Nuh peygamberden tam olarak 43 defa bahsedilir. Nuh’un kıssası, ehemmiyetine binaen Kur’an’ın farklı yerlerinde kesitler halinde sunulur. En ayrıntılı biçimde Hud 36-48 ve A’râf surelerinin 59-64 ayetlerinde anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar Hz. Nuh’un, Allah’ın mesajını yalanlayan kavminin hüsrana uğrayacağı inancıyla onlara son meydan okuyuşudur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"De ki: “Allah hakkında (böyle) yalan uydurup iftira edenler (asla) kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-68c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh, M.Ö 2700’lü yıllarda Mezopotamya'da doğmuştur. Tevrat'ta Hz. Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir. Kuran'da ise Nuh peygamberin 950 yıl kavmi içinde yaşam sürdüğü belirtilmiştir. “Andolsun ki, biz, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuzyüzelli yıl) onların içlerinde kaldı.” (Ankebûtnotlar29/14) Kur'an’da Nuh peygamberden tam olarak 43 defa bahsedilir. Nuh’un kıssası, ehemmiyetine binaen Kur’an’ın farklı yerlerinde kesitler halinde sunulur. En ayrıntılı biçimde Hud 36-48 ve A’râf surelerinin 59-64 ayetlerinde anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar Hz. Nuh’un, Allah’ın mesajını yalanlayan kavminin hüsrana uğrayacağı inancıyla onlara son meydan okuyuşudur."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı onlara tattıracağız.","arabic_text":"مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı onlara tattıracağız.","arabic_text":"مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı onlara tattıracağız.","arabic_text":"مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı onlara tattıracağız.","arabic_text":"مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlara Nuh’un kıssasını anlat. Hani Nuh kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana (hükmünüzü) uygulayın ve bana mühlet de vermeyin!”","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-71c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde Hz. Nuh kıssasına temas edilmesi, bu surenin ana fikriyle olan irtibatı sebebiyledir. Hz. Nûh’un ibret ve öğüt veren hayat hikâyesi Kur’an’ın daha pek çok yerinde yer almakla beraber en uzun ve detaylı biçimde Hud suresi 11/36-48 ayetlerinde anlatılmaktadır. Ayrıca 71. sure Hz. Nuh’un mücadelesini ve Nuh Tufanını anlattığı için bu sureye Nuh adı verilmiştir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlara Nuh’un kıssasını anlat. Hani Nuh kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana (hükmünüzü) uygulayın ve bana mühlet de vermeyin!”","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-71c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde Hz. Nuh kıssasına temas edilmesi, bu surenin ana fikriyle olan irtibatı sebebiyledir. Hz. Nûh’un ibret ve öğüt veren hayat hikâyesi Kur’an’ın daha pek çok yerinde yer almakla beraber en uzun ve detaylı biçimde Hud suresi 11/36-48 ayetlerinde anlatılmaktadır. Ayrıca 71. sure Hz. Nuh’un mücadelesini ve Nuh Tufanını anlattığı için bu sureye Nuh adı verilmiştir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlara Nuh’un kıssasını anlat. Hani Nuh kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana (hükmünüzü) uygulayın ve bana mühlet de vermeyin!”","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-71c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde Hz. Nuh kıssasına temas edilmesi, bu surenin ana fikriyle olan irtibatı sebebiyledir. Hz. Nûh’un ibret ve öğüt veren hayat hikâyesi Kur’an’ın daha pek çok yerinde yer almakla beraber en uzun ve detaylı biçimde Hud suresi 11/36-48 ayetlerinde anlatılmaktadır. Ayrıca 71. sure Hz. Nuh’un mücadelesini ve Nuh Tufanını anlattığı için bu sureye Nuh adı verilmiştir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlara Nuh’un kıssasını anlat. Hani Nuh kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana (hükmünüzü) uygulayın ve bana mühlet de vermeyin!”","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ","related_links":[],"audio_path":"9/9-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-70c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerde Hz. Nuh kıssasına temas edilmesi, bu surenin ana fikriyle olan irtibatı sebebiyledir. Hz. Nûh’un ibret ve öğüt veren hayat hikâyesi Kur’an’ın daha pek çok yerinde yer almakla beraber en uzun ve detaylı biçimde Hud suresi 11/36-48 ayetlerinde anlatılmaktadır. Ayrıca 71. sure Hz. Nuh’un mücadelesini ve Nuh Tufanını anlattığı için bu sureye Nuh adı verilmiştir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Eğer (benim imana davetimden) yüz çeviriyorsanız (yapacak bir şey yok) ben sizden (zaten) herhangi bir ücret istemiyorum. Benim çabamın karşılığını verecek olan sadece Allah’tır. Ben Müslümanlardan olmakla (Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmakla) emrolundum.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["11/29","34/47"],"audio_path":"9/9-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Eğer (benim imana davetimden) yüz çeviriyorsanız (yapacak bir şey yok) ben sizden (zaten) herhangi bir ücret istemiyorum. Benim çabamın karşılığını verecek olan sadece Allah’tır. Ben Müslümanlardan olmakla (Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmakla) emrolundum.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["11/29","34/47"],"audio_path":"9/9-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Eğer (benim imana davetimden) yüz çeviriyorsanız (yapacak bir şey yok) ben sizden (zaten) herhangi bir ücret istemiyorum. Benim çabamın karşılığını verecek olan sadece Allah’tır. Ben Müslümanlardan olmakla (Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmakla) emrolundum.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["11/29","34/47"],"audio_path":"9/9-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Eğer (benim imana davetimden) yüz çeviriyorsanız (yapacak bir şey yok) ben sizden (zaten) herhangi bir ücret istemiyorum. Benim çabamın karşılığını verecek olan sadece Allah’tır. Ben Müslümanlardan olmakla (Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmakla) emrolundum.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["11/29","34/47"],"audio_path":"9/9-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onu yine de yalanladılar. Biz hem onu ve hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve bunları onların yerine (yeryüzüne) hükümran kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan (ve zalimliklerine devam eden) kimseleri ise boğulmaya terk ettik. İşte bak azapla korkutulduğu halde yola gelmeyenlerin sonu nasıl olmuştur?","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Sonra onun arkasından kendi kavimlerine resuller gönderdik. Onlara açık belgelerle mucizelerle geldiler. Fakat onlar ta işin başında elçiye karşı yalana sarılmaları sebebiyle daha sonra inanmaya yanaşmadılar. İşte (ilâhî buyrukları dinlemeyip inatlarından dolayı) haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِه۪ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ نَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Sonra onun arkasından kendi kavimlerine resuller gönderdik. Onlara açık belgelerle mucizelerle geldiler. Fakat onlar ta işin başında elçiye karşı yalana sarılmaları sebebiyle daha sonra inanmaya yanaşmadılar. İşte (ilâhî buyrukları dinlemeyip inatlarından dolayı) haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِه۪ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ نَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Sonra onun arkasından kendi kavimlerine resuller gönderdik. Onlara açık belgelerle mucizelerle geldiler. Fakat onlar ta işin başında elçiye karşı yalana sarılmaları sebebiyle daha sonra inanmaya yanaşmadılar. İşte (ilâhî buyrukları dinlemeyip inatlarından dolayı) haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِه۪ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ نَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Sonra onun arkasından kendi kavimlerine resuller gönderdik. Onlara açık belgelerle mucizelerle geldiler. Fakat onlar ta işin başında elçiye karşı yalana sarılmaları sebebiyle daha sonra inanmaya yanaşmadılar. İşte (ilâhî buyrukları dinlemeyip inatlarından dolayı) haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِه۪ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ نَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِ الْمُعْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa ve Harun’u mucizelerimizle Firavuna ve avanesine gönderdik. Fakat (onlar da iman etmek konusunda) büyüklük tasladılar. Zaten (bu insanlar öteden beri) suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmiş kimselerdi.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":["7/60"],"audio_path":"9/9-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa ve Harun’u mucizelerimizle Firavuna ve avanesine gönderdik. Fakat (onlar da iman etmek konusunda) büyüklük tasladılar. Zaten (bu insanlar öteden beri) suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmiş kimselerdi.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":["7/60"],"audio_path":"9/9-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa ve Harun’u mucizelerimizle Firavuna ve avanesine gönderdik. Fakat (onlar da iman etmek konusunda) büyüklük tasladılar. Zaten (bu insanlar öteden beri) suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmiş kimselerdi.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":["7/60"],"audio_path":"9/9-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Sonra onların ardından Musa ve Harun’u mucizelerimizle Firavuna ve avanesine gönderdik. Fakat (onlar da iman etmek konusunda) büyüklük tasladılar. Zaten (bu insanlar öteden beri) suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmiş kimselerdi.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":["7/60"],"audio_path":"9/9-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"9/9-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-76c.mp3","commentary_text":"“Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız? atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"9/9-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-76c.mp3","commentary_text":"“Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız? atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"9/9-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-76c.mp3","commentary_text":"“Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız? atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"9/9-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-75c.mp3","commentary_text":"“Babalarımızı üzerinde bulduğumuz” ifadesi Kur’an’da en çok karşılaştığımız cümlelerdendir. Mekkeli müşriklerin de Hz. Peygambere karşı çıkmasının en büyük gerekçesi ve bahanesi buydu. Bugün de aynı durumla karşılaşmıyor muyuz? Ne zaman Kur’an’dan bahsedilse ve ne zaman hurafeleri ortadan kaldıracak bir faaliyet gösterilse hemen birileri çıkıp; “doğruyu siz mi biliyorsunuz, bugüne kadar yaşananlar yanlış mıydı, şimdiye kadar herkes yanlış anladı da bir tek siz mi doğru anladınız? atalarımız bunları bilmiyor muydu?” şeklinde tepkilerle Kur’an’ın getirdiği hakikati boğmaya kalkıyor. Üstelik bunu da Hz. Muhammed’in peygamberliğini istismar ederek uydurma hadislerle yapmaya çalışıyor. Kur’an’ı saf dışı etmeye çalışanların söylemlerinden sadece bir örnek: “Herhangi bir konuda yüzlerce ayet olsa, eğer o konuda bir hadis bulunuyorsa ve bu hadis zayıf da olsa, âyetlere değil, Hadis’e itibar edilir.” Bu söylemleri görünce insan düşünmeden edemiyor; “Hz. Peygamber galiba Kur’an’ı tebliğ için değil de onu ortadan kaldırmak için görevlendirilmiş.” İşte dalaletin zirveleşmesi buna derler."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Musa (onlara): “Size hakikat gelince onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-77c.mp3","commentary_text":"Firavunun hazırladığı plandaki amacı; sadece sihirbazlarına Hz. Musa’yı mağlup ettirmek değil, aynı zamanda toplumun önünde sihirbazlarla Hz. Musa’yı yarıştırarak onun da diğerleri gibi bir sihirbaz olduğunu ispatlamaktı."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Musa (onlara): “Size hakikat gelince onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-77c.mp3","commentary_text":"Firavunun hazırladığı plandaki amacı; sadece sihirbazlarına Hz. Musa’yı mağlup ettirmek değil, aynı zamanda toplumun önünde sihirbazlarla Hz. Musa’yı yarıştırarak onun da diğerleri gibi bir sihirbaz olduğunu ispatlamaktı."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Musa (onlara): “Size hakikat gelince onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-77c.mp3","commentary_text":"Firavunun hazırladığı plandaki amacı; sadece sihirbazlarına Hz. Musa’yı mağlup ettirmek değil, aynı zamanda toplumun önünde sihirbazlarla Hz. Musa’yı yarıştırarak onun da diğerleri gibi bir sihirbaz olduğunu ispatlamaktı."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Musa (onlara): “Size hakikat gelince onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-76c.mp3","commentary_text":"Firavunun hazırladığı plandaki amacı; sadece sihirbazlarına Hz. Musa’yı mağlup ettirmek değil, aynı zamanda toplumun önünde sihirbazlarla Hz. Musa’yı yarıştırarak onun da diğerleri gibi bir sihirbaz olduğunu ispatlamaktı."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin? Biz ikinize de asla inanacak değiliz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun: “Bana bütün bilgin büyücüleri getirin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun: “Bana bütün bilgin büyücüleri getirin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun: “Bana bütün bilgin büyücüleri getirin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun: “Bana bütün bilgin büyücüleri getirin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"9/9-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Büyücüler geldiğinde Musa onlara: “Atacağınız şeyleri atın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-80c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “Allah’ın kelimeleri” nden kasıt, Allah’ın resullerine indirdiği vahiy olduğu gibi aynı zamanda, Allah tarafından koyulmuş tabiat kanunlarında kendini gösteren İlahi iradedir. “Kelimelerden” kasıt vahyi düşünürsek o takdirde anlamalıyız ki; Hakkı yok etmek ve faziletin ışığını söndürmek isteyenlerin hoşuna gitmese de Allah, A. İmran 3/110 ve 114. ayetlerde de buyurduğu gibi hem kendi yardımıyla hem de doğruluğu öneren ve kötülükten sakındıran insanların gayretiyle Hakkı yaşatacaktır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Büyücüler geldiğinde Musa onlara: “Atacağınız şeyleri atın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-80c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “Allah’ın kelimeleri” nden kasıt, Allah’ın resullerine indirdiği vahiy olduğu gibi aynı zamanda, Allah tarafından koyulmuş tabiat kanunlarında kendini gösteren İlahi iradedir. “Kelimelerden” kasıt vahyi düşünürsek o takdirde anlamalıyız ki; Hakkı yok etmek ve faziletin ışığını söndürmek isteyenlerin hoşuna gitmese de Allah, A. İmran 3/110 ve 114. ayetlerde de buyurduğu gibi hem kendi yardımıyla hem de doğruluğu öneren ve kötülükten sakındıran insanların gayretiyle Hakkı yaşatacaktır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Büyücüler geldiğinde Musa onlara: “Atacağınız şeyleri atın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-80c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “Allah’ın kelimeleri” nden kasıt, Allah’ın resullerine indirdiği vahiy olduğu gibi aynı zamanda, Allah tarafından koyulmuş tabiat kanunlarında kendini gösteren İlahi iradedir. “Kelimelerden” kasıt vahyi düşünürsek o takdirde anlamalıyız ki; Hakkı yok etmek ve faziletin ışığını söndürmek isteyenlerin hoşuna gitmese de Allah, A. İmran 3/110 ve 114. ayetlerde de buyurduğu gibi hem kendi yardımıyla hem de doğruluğu öneren ve kötülükten sakındıran insanların gayretiyle Hakkı yaşatacaktır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Büyücüler geldiğinde Musa onlara: “Atacağınız şeyleri atın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-79c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “Allah’ın kelimeleri” nden kasıt, Allah’ın resullerine indirdiği vahiy olduğu gibi aynı zamanda, Allah tarafından koyulmuş tabiat kanunlarında kendini gösteren İlahi iradedir. “Kelimelerden” kasıt vahyi düşünürsek o takdirde anlamalıyız ki; Hakkı yok etmek ve faziletin ışığını söndürmek isteyenlerin hoşuna gitmese de Allah, A. İmran 3/110 ve 114. ayetlerde de buyurduğu gibi hem kendi yardımıyla hem de doğruluğu öneren ve kötülükten sakındıran insanların gayretiyle Hakkı yaşatacaktır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sihirbazlar (atacaklarını) atınca Musa dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini rast getirmez.”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sihirbazlar (atacaklarını) atınca Musa dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini rast getirmez.”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sihirbazlar (atacaklarını) atınca Musa dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini rast getirmez.”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sihirbazlar (atacaklarını) atınca Musa dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini rast getirmez.”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Günahkârlar hoşlanmasalar da Allah kelimeleriyle hakkı ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır.","arabic_text":"وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟","related_links":["8/8","42/24"],"audio_path":"9/9-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Günahkârlar hoşlanmasalar da Allah kelimeleriyle hakkı ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır.","arabic_text":"وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟","related_links":["8/8","42/24"],"audio_path":"9/9-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Günahkârlar hoşlanmasalar da Allah kelimeleriyle hakkı ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır.","arabic_text":"وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟","related_links":["8/8","42/24"],"audio_path":"9/9-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Günahkârlar hoşlanmasalar da Allah kelimeleriyle hakkı ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır.","arabic_text":"وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟","related_links":["8/8","42/24"],"audio_path":"9/9-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Firavunun ve seçkin çevresinin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun bölgesinde küstahça böbürlenen ve hak hukuk tanımayan (acımasız bir diktatör) idi.","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-83c.mp3","commentary_text":"“Zalim bir toplumun zulmüyle imtihan olmak”; hem mazlum olmanın güçlüklerine katlanmak hem de zalimler karşısında sindirilerek onların daha da azgınlaşmasına imkân vermek demektir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Firavunun ve seçkin çevresinin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun bölgesinde küstahça böbürlenen ve hak hukuk tanımayan (acımasız bir diktatör) idi.","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-83c.mp3","commentary_text":"“Zalim bir toplumun zulmüyle imtihan olmak”; hem mazlum olmanın güçlüklerine katlanmak hem de zalimler karşısında sindirilerek onların daha da azgınlaşmasına imkân vermek demektir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Firavunun ve seçkin çevresinin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun bölgesinde küstahça böbürlenen ve hak hukuk tanımayan (acımasız bir diktatör) idi.","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-83c.mp3","commentary_text":"“Zalim bir toplumun zulmüyle imtihan olmak”; hem mazlum olmanın güçlüklerine katlanmak hem de zalimler karşısında sindirilerek onların daha da azgınlaşmasına imkân vermek demektir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Firavunun ve seçkin çevresinin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun bölgesinde küstahça böbürlenen ve hak hukuk tanımayan (acımasız bir diktatör) idi.","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-82c.mp3","commentary_text":"“Zalim bir toplumun zulmüyle imtihan olmak”; hem mazlum olmanın güçlüklerine katlanmak hem de zalimler karşısında sindirilerek onların daha da azgınlaşmasına imkân vermek demektir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey halkım! Eğer Allah’a inanıyorsanız ve gerçekten O’na bağlanıp kendinizi teslim etmişseniz (Müslüman olmuşsanız) sadece O’na güvenin!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-84c.mp3","commentary_text":"“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz. Toplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey halkım! Eğer Allah’a inanıyorsanız ve gerçekten O’na bağlanıp kendinizi teslim etmişseniz (Müslüman olmuşsanız) sadece O’na güvenin!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-84c.mp3","commentary_text":"“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz. Toplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey halkım! Eğer Allah’a inanıyorsanız ve gerçekten O’na bağlanıp kendinizi teslim etmişseniz (Müslüman olmuşsanız) sadece O’na güvenin!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-84c.mp3","commentary_text":"“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz. Toplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey halkım! Eğer Allah’a inanıyorsanız ve gerçekten O’na bağlanıp kendinizi teslim etmişseniz (Müslüman olmuşsanız) sadece O’na güvenin!”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-83c.mp3","commentary_text":"“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz. Toplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir."},{"verse_number":"85-86","turkish_text":"(Onlar da) şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a güvendik. Ey Rabbimiz! Zalim bir topluluğun zulmüne uğratmakla bizi imtihan etme! Bizi rahmetinle o inkârcılar topluluğundan kurtar!” ","arabic_text":"فَقَالُوا عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۚ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ  ﴿٢﴾ وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Bunun üzerine) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın ve (bu) evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazı ikame edin. (Ey Musa!) İnananları (Allah’ın yardımıyla) müjdele!”","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰى وَاَخ۪يهِ اَنْ تَبَوَّاٰ لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-87c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa Allah’ın emri uyarınca halkını alıp Filistin’e doğru yola çıktı. Firavun durumdan haberdar edilince derhal askerleriyle beraber arkalarından giderek Kızıldeniz kıyısında onlara yetiştiler. Hz. Musa ve inananları denizle düşman arasına sıkışmışken Allah’ın emriyle deniz ikiye yarılarak karşıya geçmeleri için Müslümanlara yol oldu ve aynı deniz arkalarından gelen Firavun ve askerlerinin üzerine kapanarak onlara da mezar oldu."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Bunun üzerine) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın ve (bu) evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazı ikame edin. (Ey Musa!) İnananları (Allah’ın yardımıyla) müjdele!”","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰى وَاَخ۪يهِ اَنْ تَبَوَّاٰ لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-87c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa Allah’ın emri uyarınca halkını alıp Filistin’e doğru yola çıktı. Firavun durumdan haberdar edilince derhal askerleriyle beraber arkalarından giderek Kızıldeniz kıyısında onlara yetiştiler. Hz. Musa ve inananları denizle düşman arasına sıkışmışken Allah’ın emriyle deniz ikiye yarılarak karşıya geçmeleri için Müslümanlara yol oldu ve aynı deniz arkalarından gelen Firavun ve askerlerinin üzerine kapanarak onlara da mezar oldu."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Bunun üzerine) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın ve (bu) evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazı ikame edin. (Ey Musa!) İnananları (Allah’ın yardımıyla) müjdele!”","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰى وَاَخ۪يهِ اَنْ تَبَوَّاٰ لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-87c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa Allah’ın emri uyarınca halkını alıp Filistin’e doğru yola çıktı. Firavun durumdan haberdar edilince derhal askerleriyle beraber arkalarından giderek Kızıldeniz kıyısında onlara yetiştiler. Hz. Musa ve inananları denizle düşman arasına sıkışmışken Allah’ın emriyle deniz ikiye yarılarak karşıya geçmeleri için Müslümanlara yol oldu ve aynı deniz arkalarından gelen Firavun ve askerlerinin üzerine kapanarak onlara da mezar oldu."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Bunun üzerine) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın ve (bu) evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazı ikame edin. (Ey Musa!) İnananları (Allah’ın yardımıyla) müjdele!”","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰى وَاَخ۪يهِ اَنْ تَبَوَّاٰ لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/tefsir_1442_1772878236.mp3","commentary_text":"“Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün” ifadesini birçok anlamda değerlendirebiliriz. “Evlerinizi karargâh edinip teşkilatlanma çalışması yapın, namazı evlerinizde de kılabilirsiniz, eğitime evinizden başlayarak çoluk çocuğunuzu terbiye edin ve Firavun’a köleliğe direnin, namazı hayatınıza hâkim kılarak Allah’la irtibatınızı kesmeyin” olarak da anlayabiliriz.\r\nToplumun sosyal anlamda toparlanması ne kadar gerekliyse manevi anlamda durumu düzeltmesi de o kadar lüzumludur. Özellikle zor zamanlarda insanların bir araya gelerek hemhal olması, problemleri aşmak için hasbıhal etmesi, ruhi anlamda sükûna kavuşması, Allah’la ilişkilerini canlı tutacak rahmet ortamları oluşturması zaruridir. Evlerin ibadet yerlerine dönüştürülmesi; maneviyatın canlı tutulması ve Yüce Yaratıcının rahmetinden istifade edilmesi bakımından çok önemlidir. Ayetin son cümlesindeki müjde, evlerini mesken olarak kullanırken aynı zamanda ibadet yerine dönüştüren ve namazı ikame edenleredir.\r\n"},{"verse_number":"88","turkish_text":"Musa (kardeşi Harun ile birlikte) şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavuna ve onun ileri gelen çevresine bu dünya hayatında ihtişam ve zenginlik verdin. Ey Rabbimiz! Bunlar (verdiğin zenginlikleri zayıf kullarını) senin yolundan saptırmaları için (kullanmakta)dır. Ey Rabbimiz! Sen onların servetlerini yok et ve kalplerine darlık ver. Zira onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmeyecekler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَٓا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ ز۪ينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِكَۚ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-88c.mp3","commentary_text":"“Senin bedenini kurtaracağız” söylemi muhtemelen, eski Mısırlıların, başta firavunlar olmak üzere elit kesimin cesetlerini mumyalayarak saklamak için uyguladıkları geleneklerini ima ediyor. Yani evet seni kurtaracağız ama ibret-i âlem mumyalanman için senin cansız bedenini kurtaracağız, yoksa dünya hayatına kaldığın yerden devam edeceksin anlamında değildir. Kur’an’da geçen “Firavun” tabiri özel bir isim olmayıp Eski Mısır’da yaşayan bütün krallar için kullanılan bir unvandır. Araştırmacılara göre Kur’an’da bahsi geçen Firavun, MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Cesedin, onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis’e ait olduğunu söyleyenler olsa da cesedin II. Ramses’e ait olduğu yönündeki görüşler ağırlıktadır. Ve bu ceset şu anda Kahire Müzesinde sergilenmektedir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Musa (kardeşi Harun ile birlikte) şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavuna ve onun ileri gelen çevresine bu dünya hayatında ihtişam ve zenginlik verdin. Ey Rabbimiz! Bunlar (verdiğin zenginlikleri zayıf kullarını) senin yolundan saptırmaları için (kullanmakta)dır. Ey Rabbimiz! Sen onların servetlerini yok et ve kalplerine darlık ver. Zira onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmeyecekler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَٓا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ ز۪ينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِكَۚ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-88c.mp3","commentary_text":"“Senin bedenini kurtaracağız” söylemi muhtemelen, eski Mısırlıların, başta firavunlar olmak üzere elit kesimin cesetlerini mumyalayarak saklamak için uyguladıkları geleneklerini ima ediyor. Yani evet seni kurtaracağız ama ibret-i âlem mumyalanman için senin cansız bedenini kurtaracağız, yoksa dünya hayatına kaldığın yerden devam edeceksin anlamında değildir. Kur’an’da geçen “Firavun” tabiri özel bir isim olmayıp Eski Mısır’da yaşayan bütün krallar için kullanılan bir unvandır. Araştırmacılara göre Kur’an’da bahsi geçen Firavun, MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Cesedin, onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis’e ait olduğunu söyleyenler olsa da cesedin II. Ramses’e ait olduğu yönündeki görüşler ağırlıktadır. Ve bu ceset şu anda Kahire Müzesinde sergilenmektedir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Musa (kardeşi Harun ile birlikte) şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavuna ve onun ileri gelen çevresine bu dünya hayatında ihtişam ve zenginlik verdin. Ey Rabbimiz! Bunlar (verdiğin zenginlikleri zayıf kullarını) senin yolundan saptırmaları için (kullanmakta)dır. Ey Rabbimiz! Sen onların servetlerini yok et ve kalplerine darlık ver. Zira onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmeyecekler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَٓا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ ز۪ينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِكَۚ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-88c.mp3","commentary_text":"“Senin bedenini kurtaracağız” söylemi muhtemelen, eski Mısırlıların, başta firavunlar olmak üzere elit kesimin cesetlerini mumyalayarak saklamak için uyguladıkları geleneklerini ima ediyor. Yani evet seni kurtaracağız ama ibret-i âlem mumyalanman için senin cansız bedenini kurtaracağız, yoksa dünya hayatına kaldığın yerden devam edeceksin anlamında değildir. Kur’an’da geçen “Firavun” tabiri özel bir isim olmayıp Eski Mısır’da yaşayan bütün krallar için kullanılan bir unvandır. Araştırmacılara göre Kur’an’da bahsi geçen Firavun, MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Cesedin, onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis’e ait olduğunu söyleyenler olsa da cesedin II. Ramses’e ait olduğu yönündeki görüşler ağırlıktadır. Ve bu ceset şu anda Kahire Müzesinde sergilenmektedir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Musa (kardeşi Harun ile birlikte) şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavuna ve onun ileri gelen çevresine bu dünya hayatında ihtişam ve zenginlik verdin. Ey Rabbimiz! Bunlar (verdiğin zenginlikleri zayıf kullarını) senin yolundan saptırmaları için (kullanmakta)dır. Ey Rabbimiz! Sen onların servetlerini yok et ve kalplerine darlık ver. Zira onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmeyecekler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَٓا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ ز۪ينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِكَۚ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-87c.mp3","commentary_text":"“Senin bedenini kurtaracağız” söylemi muhtemelen, eski Mısırlıların, başta firavunlar olmak üzere elit kesimin cesetlerini mumyalayarak saklamak için uyguladıkları geleneklerini ima ediyor. Yani evet seni kurtaracağız ama ibret-i âlem mumyalanman için senin cansız bedenini kurtaracağız, yoksa dünya hayatına kaldığın yerden devam edeceksin anlamında değildir. Kur’an’da geçen “Firavun” tabiri özel bir isim olmayıp Eski Mısır’da yaşayan bütün krallar için kullanılan bir unvandır. Araştırmacılara göre Kur’an’da bahsi geçen Firavun, MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Cesedin, onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis’e ait olduğunu söyleyenler olsa da cesedin II. Ramses’e ait olduğu yönündeki görüşler ağırlıktadır. Ve bu ceset şu anda Kahire Müzesinde sergilenmektedir."},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Bu dileğiniz kabul olundu. Doğrulukta devam edin ve sakın (o kendini ve hakkı) bilmeyenlerin peşine takılmayın!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُج۪يبَتْ دَعْوَتُكُمَا فَاسْتَق۪يمَا وَلَا تَتَّبِعَٓانِّ سَب۪يلَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-89c.mp3","commentary_text":"Kendilerine hakikatin bilgisi gelmeden anlaşmazlığa düşmüyorlardı, çünkü onlar daha önce cahillikte ve nankörlükte birlikte hareket ediyorlardı. Dünyalık menfaatleri için ayrılığa düşmüyorlardı ama bekledikleri nebi kendi soylarından gelmeyince anlaşmazlığa düştüler. Tevrat’ta geleceği yazılı olan son peygamberi bütün Yahudiler heyecanla bekliyordu. Ne zaman ki Allah, Mekke’den Kureyş Kabilesinden Muhammed isminde birisini peygamber olarak seçip gönderdi, Yahudiler hemen karşı çıkarak ve isyan ederek ayrılığa düştüler. Çünkü onlara göre; gelecek olan son nebinin de Harun Peygamberin soyundan olması gerekiyordu. Oysa peygamberler sadece Allah’ın birer elçisidir. Onların herhangi bir soydan gelmesi ne o soyun Allah katındaki itibarını yükseltir ne de o soya ekstra bir değer katar. İnsanların ve soyların itibarı verecekleri hizmete ve gösterecekleri sadakate bağlıdır. Hatta bu konuda Allah resulü “soyumdan gelenler değil yolumdan gidenler kurtulacaktır“ buyurarak kan bağı ya da akrabalığın bu konuda bir anlam ifade etmeyeceğini belirtmiştir. Günümüzde seyyid ya da şerif kimliğiyle yani peygamber soyundan olduklarını iddia ederek inananları istismar edenlere de açık bir uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Bu dileğiniz kabul olundu. Doğrulukta devam edin ve sakın (o kendini ve hakkı) bilmeyenlerin peşine takılmayın!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُج۪يبَتْ دَعْوَتُكُمَا فَاسْتَق۪يمَا وَلَا تَتَّبِعَٓانِّ سَب۪يلَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-89c.mp3","commentary_text":"Kendilerine hakikatin bilgisi gelmeden anlaşmazlığa düşmüyorlardı, çünkü onlar daha önce cahillikte ve nankörlükte birlikte hareket ediyorlardı. Dünyalık menfaatleri için ayrılığa düşmüyorlardı ama bekledikleri nebi kendi soylarından gelmeyince anlaşmazlığa düştüler. Tevrat’ta geleceği yazılı olan son peygamberi bütün Yahudiler heyecanla bekliyordu. Ne zaman ki Allah, Mekke’den Kureyş Kabilesinden Muhammed isminde birisini peygamber olarak seçip gönderdi, Yahudiler hemen karşı çıkarak ve isyan ederek ayrılığa düştüler. Çünkü onlara göre; gelecek olan son nebinin de Harun Peygamberin soyundan olması gerekiyordu. Oysa peygamberler sadece Allah’ın birer elçisidir. Onların herhangi bir soydan gelmesi ne o soyun Allah katındaki itibarını yükseltir ne de o soya ekstra bir değer katar. İnsanların ve soyların itibarı verecekleri hizmete ve gösterecekleri sadakate bağlıdır. Hatta bu konuda Allah resulü “soyumdan gelenler değil yolumdan gidenler kurtulacaktır“ buyurarak kan bağı ya da akrabalığın bu konuda bir anlam ifade etmeyeceğini belirtmiştir. Günümüzde seyyid ya da şerif kimliğiyle yani peygamber soyundan olduklarını iddia ederek inananları istismar edenlere de açık bir uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Bu dileğiniz kabul olundu. Doğrulukta devam edin ve sakın (o kendini ve hakkı) bilmeyenlerin peşine takılmayın!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُج۪يبَتْ دَعْوَتُكُمَا فَاسْتَق۪يمَا وَلَا تَتَّبِعَٓانِّ سَب۪يلَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-89c.mp3","commentary_text":"Kendilerine hakikatin bilgisi gelmeden anlaşmazlığa düşmüyorlardı, çünkü onlar daha önce cahillikte ve nankörlükte birlikte hareket ediyorlardı. Dünyalık menfaatleri için ayrılığa düşmüyorlardı ama bekledikleri nebi kendi soylarından gelmeyince anlaşmazlığa düştüler. Tevrat’ta geleceği yazılı olan son peygamberi bütün Yahudiler heyecanla bekliyordu. Ne zaman ki Allah, Mekke’den Kureyş Kabilesinden Muhammed isminde birisini peygamber olarak seçip gönderdi, Yahudiler hemen karşı çıkarak ve isyan ederek ayrılığa düştüler. Çünkü onlara göre; gelecek olan son nebinin de Harun Peygamberin soyundan olması gerekiyordu. Oysa peygamberler sadece Allah’ın birer elçisidir. Onların herhangi bir soydan gelmesi ne o soyun Allah katındaki itibarını yükseltir ne de o soya ekstra bir değer katar. İnsanların ve soyların itibarı verecekleri hizmete ve gösterecekleri sadakate bağlıdır. Hatta bu konuda Allah resulü “soyumdan gelenler değil yolumdan gidenler kurtulacaktır“ buyurarak kan bağı ya da akrabalığın bu konuda bir anlam ifade etmeyeceğini belirtmiştir. Günümüzde seyyid ya da şerif kimliğiyle yani peygamber soyundan olduklarını iddia ederek inananları istismar edenlere de açık bir uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Bu dileğiniz kabul olundu. Doğrulukta devam edin ve sakın (o kendini ve hakkı) bilmeyenlerin peşine takılmayın!”","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُج۪يبَتْ دَعْوَتُكُمَا فَاسْتَق۪يمَا وَلَا تَتَّبِعَٓانِّ سَب۪يلَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-88c.mp3","commentary_text":"Kendilerine hakikatin bilgisi gelmeden anlaşmazlığa düşmüyorlardı, çünkü onlar daha önce cahillikte ve nankörlükte birlikte hareket ediyorlardı. Dünyalık menfaatleri için ayrılığa düşmüyorlardı ama bekledikleri nebi kendi soylarından gelmeyince anlaşmazlığa düştüler. Tevrat’ta geleceği yazılı olan son peygamberi bütün Yahudiler heyecanla bekliyordu. Ne zaman ki Allah, Mekke’den Kureyş Kabilesinden Muhammed isminde birisini peygamber olarak seçip gönderdi, Yahudiler hemen karşı çıkarak ve isyan ederek ayrılığa düştüler. Çünkü onlara göre; gelecek olan son nebinin de Harun Peygamberin soyundan olması gerekiyordu. Oysa peygamberler sadece Allah’ın birer elçisidir. Onların herhangi bir soydan gelmesi ne o soyun Allah katındaki itibarını yükseltir ne de o soya ekstra bir değer katar. İnsanların ve soyların itibarı verecekleri hizmete ve gösterecekleri sadakate bağlıdır. Hatta bu konuda Allah resulü “soyumdan gelenler değil yolumdan gidenler kurtulacaktır“ buyurarak kan bağı ya da akrabalığın bu konuda bir anlam ifade etmeyeceğini belirtmiştir. Günümüzde seyyid ya da şerif kimliğiyle yani peygamber soyundan olduklarını iddia ederek inananları istismar edenlere de açık bir uyarı yapılmaktadır."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Derken (iman eden) İsrailoğullarını (Kızıl) denizden geçirdik. Firavun ve askerleri takip ve taarruz etmek için arkalarına düştü. Sonunda (Firavun) boğulmaya başlayınca: “İnandım gerçekten de İsrailoğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok artık ben de (O’na) teslim olanlardanım” dedi.","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي إِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْيًا وَعَدْوًاۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["2/50","20/78","40/84","43/55"],"audio_path":"9/9-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Derken (iman eden) İsrailoğullarını (Kızıl) denizden geçirdik. Firavun ve askerleri takip ve taarruz etmek için arkalarına düştü. Sonunda (Firavun) boğulmaya başlayınca: “İnandım gerçekten de İsrailoğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok artık ben de (O’na) teslim olanlardanım” dedi.","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي إِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْيًا وَعَدْوًاۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["2/50","20/78","40/84","43/55"],"audio_path":"9/9-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Derken (iman eden) İsrailoğullarını (Kızıl) denizden geçirdik. Firavun ve askerleri takip ve taarruz etmek için arkalarına düştü. Sonunda (Firavun) boğulmaya başlayınca: “İnandım gerçekten de İsrailoğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok artık ben de (O’na) teslim olanlardanım” dedi.","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي إِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْيًا وَعَدْوًاۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["2/50","20/78","40/84","43/55"],"audio_path":"9/9-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Derken (iman eden) İsrailoğullarını (Kızıl) denizden geçirdik. Firavun ve askerleri takip ve taarruz etmek için arkalarına düştü. Sonunda (Firavun) boğulmaya başlayınca: “İnandım gerçekten de İsrailoğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok artık ben de (O’na) teslim olanlardanım” dedi.","arabic_text":"وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي إِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْيًا وَعَدْوًاۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓاء۪يلَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":["2/50","20/78","40/84","43/55"],"audio_path":"9/9-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman (ve zalimlerin âkibetinin nasıl olacağını görmeleri) için bugün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟ ﴿٢﴾ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman (ve zalimlerin âkibetinin nasıl olacağını görmeleri) için bugün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟ ﴿٢﴾ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman (ve zalimlerin âkibetinin nasıl olacağını görmeleri) için bugün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟ ﴿٢﴾ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman (ve zalimlerin âkibetinin nasıl olacağını görmeleri) için bugün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟ ﴿٢﴾ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını çok güzel (ve güvenli) bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar sunduk. Kendilerine hakikatin bilgisi (vahiy yoluyla) gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphe yok ki Rabbin kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda haklarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مُبَوَّاَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۚ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["7/137","26/59"],"audio_path":"9/9-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını çok güzel (ve güvenli) bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar sunduk. Kendilerine hakikatin bilgisi (vahiy yoluyla) gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphe yok ki Rabbin kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda haklarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مُبَوَّاَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۚ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["7/137","26/59"],"audio_path":"9/9-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını çok güzel (ve güvenli) bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar sunduk. Kendilerine hakikatin bilgisi (vahiy yoluyla) gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphe yok ki Rabbin kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda haklarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مُبَوَّاَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۚ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["7/137","26/59"],"audio_path":"9/9-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını çok güzel (ve güvenli) bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar sunduk. Kendilerine hakikatin bilgisi (vahiy yoluyla) gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphe yok ki Rabbin kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda haklarında hüküm verecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مُبَوَّاَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۚ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":["7/137","26/59"],"audio_path":"9/9-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Eğer sana indirdiğimiz (geçmiş nebilerin haberlerin)den kuşku duyuyorsan senden önce (indirdiğimiz) kitabı okuyanlara sor. Andolsun ki Rabbinden sana gerçek gelmiştir. O halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙ","related_links":["7/157"],"audio_path":"9/9-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Yunus’un kavmi ona karşı çıkınca (Saffat 37/139-148), o da öfkeyle onlardan uzaklaştı (Enbiya 21/87-88) ve onlara gelecek olan azabı haber verdi, kavmi azabın geleceğini anlayınca hemen tevbe ederek azabın gelmemesi için Allah’a yalvardılar. Allah da azabı kaldırdı. Hz. Yunus hakkında Kur’an’da “Zünnûn/balık sahibi” (Enbiya 21/87) ve “Sahib’ülhût/balık arkadaşı” (Kalem 68/48) diye bahsedilir. Hz. Yunus, kavmi kendisine inanmayınca yüklü bir gemiye binmiş, gemi su almaya başlamış ve kura çekilerek kaybedenlerin gemiden atılması kararı alınmıştır. Çekilen kur’a neticesinde kaybedenlerden olmuş, denize atılmış ve yunus balığı tarafından kurtarılarak karaya çıkarılmıştır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Eğer sana indirdiğimiz (geçmiş nebilerin haberlerin)den kuşku duyuyorsan senden önce (indirdiğimiz) kitabı okuyanlara sor. Andolsun ki Rabbinden sana gerçek gelmiştir. O halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙ","related_links":["7/157"],"audio_path":"9/9-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Yunus’un kavmi ona karşı çıkınca (Saffat 37/139-148), o da öfkeyle onlardan uzaklaştı (Enbiya 21/87-88) ve onlara gelecek olan azabı haber verdi, kavmi azabın geleceğini anlayınca hemen tevbe ederek azabın gelmemesi için Allah’a yalvardılar. Allah da azabı kaldırdı. Hz. Yunus hakkında Kur’an’da “Zünnûn/balık sahibi” (Enbiya 21/87) ve “Sahib’ülhût/balık arkadaşı” (Kalem 68/48) diye bahsedilir. Hz. Yunus, kavmi kendisine inanmayınca yüklü bir gemiye binmiş, gemi su almaya başlamış ve kura çekilerek kaybedenlerin gemiden atılması kararı alınmıştır. Çekilen kur’a neticesinde kaybedenlerden olmuş, denize atılmış ve yunus balığı tarafından kurtarılarak karaya çıkarılmıştır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Eğer sana indirdiğimiz (geçmiş nebilerin haberlerin)den kuşku duyuyorsan senden önce (indirdiğimiz) kitabı okuyanlara sor. Andolsun ki Rabbinden sana gerçek gelmiştir. O halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma!","arabic_text":"فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙ","related_links":["7/157"],"audio_path":"9/9-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Yunus’un kavmi ona karşı çıkınca (Saffat 37/139-148), o da öfkeyle onlardan uzaklaştı (Enbiya 21/87-88) ve onlara gelecek olan azabı haber verdi, kavmi azabın geleceğini anlayınca hemen tevbe ederek azabın gelmemesi için Allah’a yalvardılar. Allah da azabı kaldırdı. Hz. Yunus hakkında Kur’an’da “Zünnûn/balık sahibi” (Enbiya 21/87) ve “Sahib’ülhût/balık arkadaşı” (Kalem 68/48) diye bahsedilir. Hz. Yunus, kavmi kendisine inanmayınca yüklü bir gemiye binmiş, gemi su almaya başlamış ve kura çekilerek kaybedenlerin gemiden atılması kararı alınmıştır. Çekilen kur’a neticesinde kaybedenlerden olmuş, denize atılmış ve yunus balığı tarafından kurtarılarak karaya çıkarılmıştır."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sakın Allah’ın âyetlerine ilgi göstermekten (ve onları yaşamaktan) geri duranlardan olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.","arabic_text":"وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَتَكُونَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-95c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Allah insana Hak ile Batıl, doğru ile yanlış arasında seçim yapma serbestliğini ve iradesini bahşetmiş ve böylece onu yalnızca doğal güdüleriyle yaşayan öteki canlılardan ayırarak özgür iradesiyle üstün bir varlık statüsüne yükseltmiştir ve bu statü ile insan kendi geleceğiyle ilgili kararı yine kendisi verecektir. Yani ya yaptığı güzelliklerle ebedi nimetleri hak eden erdemli bir insan olacak ya da yaptığı kötülüklerle azabı hak eden zalim ve günahkâr biri olacak."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sakın Allah’ın âyetlerine ilgi göstermekten (ve onları yaşamaktan) geri duranlardan olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.","arabic_text":"وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَتَكُونَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-95c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Allah insana Hak ile Batıl, doğru ile yanlış arasında seçim yapma serbestliğini ve iradesini bahşetmiş ve böylece onu yalnızca doğal güdüleriyle yaşayan öteki canlılardan ayırarak özgür iradesiyle üstün bir varlık statüsüne yükseltmiştir ve bu statü ile insan kendi geleceğiyle ilgili kararı yine kendisi verecektir. Yani ya yaptığı güzelliklerle ebedi nimetleri hak eden erdemli bir insan olacak ya da yaptığı kötülüklerle azabı hak eden zalim ve günahkâr biri olacak."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sakın Allah’ın âyetlerine ilgi göstermekten (ve onları yaşamaktan) geri duranlardan olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.","arabic_text":"وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَتَكُونَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-95c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Allah insana Hak ile Batıl, doğru ile yanlış arasında seçim yapma serbestliğini ve iradesini bahşetmiş ve böylece onu yalnızca doğal güdüleriyle yaşayan öteki canlılardan ayırarak özgür iradesiyle üstün bir varlık statüsüne yükseltmiştir ve bu statü ile insan kendi geleceğiyle ilgili kararı yine kendisi verecektir. Yani ya yaptığı güzelliklerle ebedi nimetleri hak eden erdemli bir insan olacak ya da yaptığı kötülüklerle azabı hak eden zalim ve günahkâr biri olacak."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-96c.mp3","commentary_text":"İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklenme gibi bir opsiyonu da olmazdı. Ama Allah insanı diğer canlılardan farklı tutarak ona serbest irade verdi ve bu iradeyi insana yaraşır şekilde kullanması için de akıl verdi. Kur’an’da sıkça vurgulanan “aklın kullanılması” Allah’ı anlamanın ve insanca yaşamanın temelini oluşturmaktadır. İnsanın davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da hayrı şerden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırması ancak akılla mümkündür. Vahiy ile hayatın şekillenmesi aklın kullanılmasına bağlıdır. Kur’an’da birçok yerde: “Ey akıl sahipleri!” şeklindeki ilahi hitap, akıl sahibi olmanın dolaysıyla aklı kullanmanın önemine bir işarettir. İnsan ne sadece akılla kendini bulabilir ne de sadece vahiy ile yetinebilir. Allah’ın istediği, vahiyle aklın uzlaşarak işletilmesidir. Aklın gerektiği gibi kullanılmaması durumunda ise pislik içerisinde yani zulüm, adaletsizlik, haksızlık, günah, küfür ve şirk içerisinde kalınacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-96c.mp3","commentary_text":"İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklenme gibi bir opsiyonu da olmazdı. Ama Allah insanı diğer canlılardan farklı tutarak ona serbest irade verdi ve bu iradeyi insana yaraşır şekilde kullanması için de akıl verdi. Kur’an’da sıkça vurgulanan “aklın kullanılması” Allah’ı anlamanın ve insanca yaşamanın temelini oluşturmaktadır. İnsanın davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da hayrı şerden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırması ancak akılla mümkündür. Vahiy ile hayatın şekillenmesi aklın kullanılmasına bağlıdır. Kur’an’da birçok yerde: “Ey akıl sahipleri!” şeklindeki ilahi hitap, akıl sahibi olmanın dolaysıyla aklı kullanmanın önemine bir işarettir. İnsan ne sadece akılla kendini bulabilir ne de sadece vahiy ile yetinebilir. Allah’ın istediği, vahiyle aklın uzlaşarak işletilmesidir. Aklın gerektiği gibi kullanılmaması durumunda ise pislik içerisinde yani zulüm, adaletsizlik, haksızlık, günah, küfür ve şirk içerisinde kalınacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-96c.mp3","commentary_text":"İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklenme gibi bir opsiyonu da olmazdı. Ama Allah insanı diğer canlılardan farklı tutarak ona serbest irade verdi ve bu iradeyi insana yaraşır şekilde kullanması için de akıl verdi. Kur’an’da sıkça vurgulanan “aklın kullanılması” Allah’ı anlamanın ve insanca yaşamanın temelini oluşturmaktadır. İnsanın davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da hayrı şerden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırması ancak akılla mümkündür. Vahiy ile hayatın şekillenmesi aklın kullanılmasına bağlıdır. Kur’an’da birçok yerde: “Ey akıl sahipleri!” şeklindeki ilahi hitap, akıl sahibi olmanın dolaysıyla aklı kullanmanın önemine bir işarettir. İnsan ne sadece akılla kendini bulabilir ne de sadece vahiy ile yetinebilir. Allah’ın istediği, vahiyle aklın uzlaşarak işletilmesidir. Aklın gerektiği gibi kullanılmaması durumunda ise pislik içerisinde yani zulüm, adaletsizlik, haksızlık, günah, küfür ve şirk içerisinde kalınacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Onlar bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).","arabic_text":"وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":["10/88"],"audio_path":"9/9-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Onlar bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).","arabic_text":"وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":["10/88"],"audio_path":"9/9-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Onlar bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).","arabic_text":"وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":["10/88"],"audio_path":"9/9-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Onlar bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).","arabic_text":"وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ","related_links":["10/88"],"audio_path":"9/9-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Keşke azap gelmeden önce iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. (Onlar) iman edince dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onlara bir zamana kadar refah verdik.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["21/87","36/30","37/139","51/52"],"audio_path":"9/9-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Keşke azap gelmeden önce iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. (Onlar) iman edince dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onlara bir zamana kadar refah verdik.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["21/87","36/30","37/139","51/52"],"audio_path":"9/9-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Keşke azap gelmeden önce iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. (Onlar) iman edince dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onlara bir zamana kadar refah verdik.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["21/87","36/30","37/139","51/52"],"audio_path":"9/9-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Keşke azap gelmeden önce iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. (Onlar) iman edince dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onlara bir zamana kadar refah verdik.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":["21/87","36/30","37/139","51/52"],"audio_path":"9/9-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-93c.mp3","commentary_text":"Hz. Yunus’un kavmi ona karşı çıkınca (Saffat 37/139-148), o da öfkeyle onlardan uzaklaştı (Enbiya 21/87-88) ve onlara gelecek olan azabı haber verdi, kavmi azabın geleceğini anlayınca hemen tevbe ederek azabın gelmemesi için Allah’a yalvardılar. Allah da azabı kaldırdı. Hz. Yunus hakkında Kur’an’da “Zünnûn/balık sahibi” (Enbiya 21/87) ve “Sahib’ülhût/balık arkadaşı” (Kalem 68/48) diye bahsedilir. Hz. Yunus, kavmi kendisine inanmayınca yüklü bir gemiye binmiş, gemi su almaya başlamış ve kura çekilerek kaybedenlerin gemiden atılması kararı alınmıştır. Çekilen kur’a neticesinde kaybedenlerden olmuş, denize atılmış ve yunus balığı tarafından kurtarılarak karaya çıkarılmıştır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). O halde insanları mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَاٰمَنَ مَنْ فِي الْاَرْضِ كُلُّهُمْ جَم۪يعًاۜ اَفَاَنْتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتّٰى يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). O halde insanları mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَاٰمَنَ مَنْ فِي الْاَرْضِ كُلُّهُمْ جَم۪يعًاۜ اَفَاَنْتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتّٰى يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). O halde insanları mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَاٰمَنَ مَنْ فِي الْاَرْضِ كُلُّهُمْ جَم۪يعًاۜ اَفَاَنْتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتّٰى يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekûn iman ederdi (ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). O halde insanları mü’min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَاٰمَنَ مَنْ فِي الْاَرْضِ كُلُّهُمْ جَم۪يعًاۜ اَفَاَنْتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتّٰى يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-94c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Allah insana Hak ile Batıl, doğru ile yanlış arasında seçim yapma serbestliğini ve iradesini bahşetmiş ve böylece onu yalnızca doğal güdüleriyle yaşayan öteki canlılardan ayırarak özgür iradesiyle üstün bir varlık statüsüne yükseltmiştir ve bu statü ile insan kendi geleceğiyle ilgili kararı yine kendisi verecektir. Yani ya yaptığı güzelliklerle ebedi nimetleri hak eden erdemli bir insan olacak ya da yaptığı kötülüklerle azabı hak eden zalim ve günahkâr biri olacak."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Allah izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman edemez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu kokuşmuşluğu azabı) akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["11/118","13/31","28/56","88/21"],"audio_path":"9/9-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Allah izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman edemez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu kokuşmuşluğu azabı) akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["11/118","13/31","28/56","88/21"],"audio_path":"9/9-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Allah izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman edemez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu kokuşmuşluğu azabı) akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["11/118","13/31","28/56","88/21"],"audio_path":"9/9-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Allah izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman edemez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu kokuşmuşluğu azabı) akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":["11/118-119","13/31","28/56","88/21"],"audio_path":"9/9-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-95c.mp3","commentary_text":"İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklenme gibi bir opsiyonu da olmazdı. Ama Allah insanı diğer canlılardan farklı tutarak ona serbest irade verdi ve bu iradeyi insana yaraşır şekilde kullanması için de akıl verdi. Kur’an’da sıkça vurgulanan “aklın kullanılması” Allah’ı anlamanın ve insanca yaşamanın temelini oluşturmaktadır. İnsanın davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da hayrı şerden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırması ancak akılla mümkündür. Vahiy ile hayatın şekillenmesi aklın kullanılmasına bağlıdır. Kur’an’da birçok yerde: “Ey akıl sahipleri!” şeklindeki ilahi hitap, akıl sahibi olmanın dolaysıyla aklı kullanmanın önemine bir işarettir. İnsan ne sadece akılla kendini bulabilir ne de sadece vahiy ile yetinebilir. Allah’ın istediği, vahiyle aklın uzlaşarak işletilmesidir. Aklın gerektiği gibi kullanılmaması durumunda ise pislik içerisinde yani zulüm, adaletsizlik, haksızlık, günah, küfür ve şirk içerisinde kalınacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!","arabic_text":"قُلِ انْظُرُوا مَاذَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا تُغْنِي الْاٰيَاتُ وَالنُّذُرُ عَنْ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!","arabic_text":"قُلِ انْظُرُوا مَاذَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا تُغْنِي الْاٰيَاتُ وَالنُّذُرُ عَنْ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!","arabic_text":"قُلِ انْظُرُوا مَاذَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا تُغْنِي الْاٰيَاتُ وَالنُّذُرُ عَنْ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!","arabic_text":"قُلِ انْظُرُوا مَاذَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا تُغْنِي الْاٰيَاتُ وَالنُّذُرُ عَنْ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”","arabic_text":"فَهَلْ يَنْتَظِرُونَ اِلَّا مِثْلَ اَيَّامِ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِهِمْۜ قُلْ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-102c.mp3","commentary_text":"Burada hitap doğrudan Hz. Peygambere yapılsa da Allah’a inanan herkes bu mesajın muhatabıdır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”","arabic_text":"فَهَلْ يَنْتَظِرُونَ اِلَّا مِثْلَ اَيَّامِ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِهِمْۜ قُلْ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-102c.mp3","commentary_text":"Burada hitap doğrudan Hz. Peygambere yapılsa da Allah’a inanan herkes bu mesajın muhatabıdır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”","arabic_text":"فَهَلْ يَنْتَظِرُونَ اِلَّا مِثْلَ اَيَّامِ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِهِمْۜ قُلْ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-102c.mp3","commentary_text":"Burada hitap doğrudan Hz. Peygambere yapılsa da Allah’a inanan herkes bu mesajın muhatabıdır."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”","arabic_text":"فَهَلْ يَنْتَظِرُونَ اِلَّا مِثْلَ اَيَّامِ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِهِمْۜ قُلْ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra (azap günü geldiğinde) resullerimizi ve inananları kurtarırız. Bu hep böyle olmuştur. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقًّا عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra (azap günü geldiğinde) resullerimizi ve inananları kurtarırız. Bu hep böyle olmuştur. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقًّا عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra (azap günü geldiğinde) resullerimizi ve inananları kurtarırız. Bu hep böyle olmuştur. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقًّا عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonra (azap günü geldiğinde) resullerimizi ve inananları kurtarırız. Bu hep böyle olmuştur. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقًّا عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"9/9-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Ben mü’minlerden olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ د۪ين۪ي فَلَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْۚ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Ben mü’minlerden olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ د۪ين۪ي فَلَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْۚ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Ben mü’minlerden olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ د۪ين۪ي فَلَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْۚ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben Allah’tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Ben mü’minlerden olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ د۪ين۪ي فَلَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْۚ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"9/9-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ve: “(Her türlü batıl inanç ve ideolojilerden arınmış bir şekilde) yüzünü tevhit dinine döndür (her türlü sapmadan ve aracı fikrinden uzak dur) sakın müşriklerden olma!”","arabic_text":"وَاَنْ اَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۚ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-105c.mp3","commentary_text":"Bu ayet göstermektedir ki; Hz. Peygamber kendisine ne vahyolunmuşsa ona uymuş ve onu tebliğ etmiştir. Hakkında vahiy olmayan konularda vahyin gelmesini beklemiş ama asla kafasına göre hüküm vermemiştir. Bu konuda bu ayetle birlikte daha pek çok ayet bu gerçeği destekler niteliktedir: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” (12:40) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.” (18:26), “De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (Enbiya 21/45) “Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et.” (Maide 5/37) Görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ etmektir. Nitekim, Hz. Peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitabı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını Kur’an’da yer alan bu ifadeleri ile onaylamıştır: “Allah size Kitabı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114) Bu ayetlere rağmen Allah Resulünün din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3/32) Burada itaat vahyi getiren Allah’ın elçisinedir. Ona itaatsizlik vahye itaatsizlik demektir. Çünkü itaati zorunlu kılan vahiydir. “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah'a ve Peygamber'e götürün!” (Nisa 4/59) Yani Peygamber vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün. Yoksa Kur’an’ın ya da peygamberin kendi başına kimseye aracılık etmesi düşünülemez. “Rabbine Andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4/65) Mü’minler elbette ki anlaşmazlığa düştükleri konularda Hz. Peygamberi hakem tayın edeceklerdi. Ve tayin ettikten sonra karara tabii ki uyacaklardı. Çünkü Necm suresi 53/4-3’de “O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).”  Demek ki Hz. Peygamberin, dini emir ve yasaklarda hüküm bildiren her sözü vahiyledir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ve: “(Her türlü batıl inanç ve ideolojilerden arınmış bir şekilde) yüzünü tevhit dinine döndür (her türlü sapmadan ve aracı fikrinden uzak dur) sakın müşriklerden olma!”","arabic_text":"وَاَنْ اَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۚ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-105c.mp3","commentary_text":"Bu ayet göstermektedir ki; Hz. Peygamber kendisine ne vahyolunmuşsa ona uymuş ve onu tebliğ etmiştir. Hakkında vahiy olmayan konularda vahyin gelmesini beklemiş ama asla kafasına göre hüküm vermemiştir. Bu konuda bu ayetle birlikte daha pek çok ayet bu gerçeği destekler niteliktedir: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” (12:40) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.” (18:26), “De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (Enbiya 21/45) “Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et.” (Maide 5/37) Görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ etmektir. Nitekim, Hz. Peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitabı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını Kur’an’da yer alan bu ifadeleri ile onaylamıştır: “Allah size Kitabı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114) Bu ayetlere rağmen Allah Resulünün din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3/32) Burada itaat vahyi getiren Allah’ın elçisinedir. Ona itaatsizlik vahye itaatsizlik demektir. Çünkü itaati zorunlu kılan vahiydir. “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah'a ve Peygamber'e götürün!” (Nisa 4/59) Yani Peygamber vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün. Yoksa Kur’an’ın ya da peygamberin kendi başına kimseye aracılık etmesi düşünülemez. “Rabbine Andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4/65) Mü’minler elbette ki anlaşmazlığa düştükleri konularda Hz. Peygamberi hakem tayın edeceklerdi. Ve tayin ettikten sonra karara tabii ki uyacaklardı. Çünkü Necm suresi 53/4-3’de “O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).”  Demek ki Hz. Peygamberin, dini emir ve yasaklarda hüküm bildiren her sözü vahiyledir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ve: “(Her türlü batıl inanç ve ideolojilerden arınmış bir şekilde) yüzünü tevhit dinine döndür (her türlü sapmadan ve aracı fikrinden uzak dur) sakın müşriklerden olma!”","arabic_text":"وَاَنْ اَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۚ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-105c.mp3","commentary_text":"Bu ayet göstermektedir ki; Hz. Peygamber kendisine ne vahyolunmuşsa ona uymuş ve onu tebliğ etmiştir. Hakkında vahiy olmayan konularda vahyin gelmesini beklemiş ama asla kafasına göre hüküm vermemiştir. Bu konuda bu ayetle birlikte daha pek çok ayet bu gerçeği destekler niteliktedir: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” (12:40) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.” (18:26), “De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (Enbiya 21/45) “Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et.” (Maide 5/37) Görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ etmektir. Nitekim, Hz. Peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitabı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını Kur’an’da yer alan bu ifadeleri ile onaylamıştır: “Allah size Kitabı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114) Bu ayetlere rağmen Allah Resulünün din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3/32) Burada itaat vahyi getiren Allah’ın elçisinedir. Ona itaatsizlik vahye itaatsizlik demektir. Çünkü itaati zorunlu kılan vahiydir. “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah'a ve Peygamber'e götürün!” (Nisa 4/59) Yani Peygamber vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün. Yoksa Kur’an’ın ya da peygamberin kendi başına kimseye aracılık etmesi düşünülemez. “Rabbine Andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4/65) Mü’minler elbette ki anlaşmazlığa düştükleri konularda Hz. Peygamberi hakem tayın edeceklerdi. Ve tayin ettikten sonra karara tabii ki uyacaklardı. Çünkü Necm suresi 53/4-3’de “O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).”  Demek ki Hz. Peygamberin, dini emir ve yasaklarda hüküm bildiren her sözü vahiyledir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Ve: “(Her türlü batıl inanç ve ideolojilerden arınmış bir şekilde) yüzünü tevhit dinine döndür (her türlü sapmadan ve aracı fikrinden uzak dur) sakın müşriklerden olma!”","arabic_text":"وَاَنْ اَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۚ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Ve Allah’tan başka sana yararı da zararı da dokunmayacak olan şeylere yönelme (yalvarıp yakarma)! Eğer bunu yaparsan mutlaka zalimlerden olursun!”","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۚ فَاِنْ فَعَلْتَ فَاِنَّكَ اِذًا مِنَ الظَّالِم۪ي","related_links":[],"audio_path":"9/9-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Ve Allah’tan başka sana yararı da zararı da dokunmayacak olan şeylere yönelme (yalvarıp yakarma)! Eğer bunu yaparsan mutlaka zalimlerden olursun!”","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۚ فَاِنْ فَعَلْتَ فَاِنَّكَ اِذًا مِنَ الظَّالِم۪ي","related_links":[],"audio_path":"9/9-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Ve Allah’tan başka sana yararı da zararı da dokunmayacak olan şeylere yönelme (yalvarıp yakarma)! Eğer bunu yaparsan mutlaka zalimlerden olursun!”","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۚ فَاِنْ فَعَلْتَ فَاِنَّكَ اِذًا مِنَ الظَّالِم۪ي","related_links":[],"audio_path":"9/9-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Ve Allah’tan başka sana yararı da zararı da dokunmayacak olan şeylere yönelme (yalvarıp yakarma)! Eğer bunu yaparsan mutlaka zalimlerden olursun!”","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۚ فَاِنْ فَعَلْتَ فَاِنَّكَ اِذًا مِنَ الظَّالِم۪ي","related_links":[],"audio_path":"9/9-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/9-101c.mp3","commentary_text":"Burada hitap doğrudan Hz. Peygambere yapılsa da Allah’a inanan herkes bu mesajın muhatabıdır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. Çünkü O mutlak bağış sahibidir sonsuz rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۚ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَٓادَّ لِفَضْلِه۪ۜ يُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. Çünkü O mutlak bağış sahibidir sonsuz rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۚ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَٓادَّ لِفَضْلِه۪ۜ يُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. Çünkü O mutlak bağış sahibidir sonsuz rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۚ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَٓادَّ لِفَضْلِه۪ۜ يُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. Çünkü O mutlak bağış sahibidir sonsuz rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُٓ اِلَّا هُوَۚ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَٓادَّ لِفَضْلِه۪ۜ يُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"9/9-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (resul ve Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girer. Kim de (Haktan) saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizin üzerinizde (davranışlarınızdan sorumlu) bir vekil değilim.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (resul ve Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girer. Kim de (Haktan) saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizin üzerinizde (davranışlarınızdan sorumlu) bir vekil değilim.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (resul ve Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girer. Kim de (Haktan) saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizin üzerinizde (davranışlarınızdan sorumlu) bir vekil değilim.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (resul ve Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girer. Kim de (Haktan) saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizin üzerinizde (davranışlarınızdan sorumlu) bir vekil değilim.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"9/9-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! Çünkü hüküm verenlerin en hayırlısı O’dur.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! Çünkü hüküm verenlerin en hayırlısı O’dur.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! Çünkü hüküm verenlerin en hayırlısı O’dur.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"9/9-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! Çünkü hüküm verenlerin en hayırlısı O’dur.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتّٰى يَحْكُمَ اللّٰهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":["12/40","18/26","21/45","5/37","6/114","3/32","4/59","4/65","53/3","53/4"],"audio_path":"9/9-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"9/tefsir_1463_1772885749.mp3","commentary_text":"Bu ayet göstermektedir ki; Hz. Peygamber kendisine ne vahyolunmuşsa ona uymuş ve onu tebliğ etmiştir. Hakkında vahiy olmayan konularda vahyin gelmesini beklemiş ama asla kafasına göre hüküm vermemiştir. Bu konuda bu ayetle birlikte daha pek çok ayet bu gerçeği destekler niteliktedir: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” (12:40) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.” (18:26), “De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (Enbiya 21/45) “Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et.” (Maide 5/37) Görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ etmektir. Nitekim, Hz. Peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitabı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını Kur’an’da yer alan bu ifadeleri ile onaylamıştır: “Allah size Kitabı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114) \r\nBu ayetlere rağmen Allah Resulünün din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3/32) Burada itaat vahyi getiren Allah’ın elçisinedir. Ona itaatsizlik vahye itaatsizlik demektir. Çünkü itaati zorunlu kılan vahiydir. “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah'a ve Peygamber'e götürün!” (Nisa 4/59) Yani Peygamber vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün. Yoksa Kur’an’ın ya da peygamberin kendi başına kimseye aracılık etmesi düşünülemez. “Rabbine Andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4/65) Mü’minler elbette ki anlaşmazlığa düştükleri konularda Hz. Peygamberi hakem tayın edeceklerdi. Ve tayin ettikten sonra karara tabii ki uyacaklardı. Çünkü Necm suresi 53/4-3’de “O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).”  Demek ki Hz. Peygamberin, dini emir ve yasaklarda hüküm bildiren her sözü vahiyledir.  \r\n"}]},{"id":11,"name":"HÛD SÛRESİ","description":"Hud suresi Mekke döneminde inmiş olup 123 ayettir. 50-60 ayetlerde Hud Peygamberden bahsettiği için sure bu adı almıştır. Hûd suresi hem metot ve üslup bakımından hem de konusu ve muhtevası açısından Yunus suresinin devamı niteliğindedir. Sûrede başlıca tevhit, peygamberlik, beş vakit namaz, öldükten sonra dirilme ve ceza konuları ele alınmakta ve bunlar Nûh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, Lût, Şuayb ve Mûsâ peygamberlerin kıssalarıyla devam etmektedir. Özellikle Nuh Tufanı hakkında geniş bir yer ayrılan sûrenin son bölümünde isyan ve zulümleri yüzünden helâk edilen kavimlere haksızlık edilmediği, bizzat kendi kötülükleri yüzünden helâke uğradıkları anlatılmaktadır.","sura_intro_audio":"10/10-a.mp3","verse_count":123,"verses":[{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. (Bu) öyle bir kitaptır ki Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) ayetleri her işi hikmetle yapan her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından açık ve anlaşılır kılınmıştır. (De ki:) “Şüphesiz ben O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنَّن۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌۙ ﴿٢﴾ الٓرٰ۠ كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ خَب۪يرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. (Bu) öyle bir kitaptır ki Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) ayetleri her işi hikmetle yapan her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından açık ve anlaşılır kılınmıştır. (De ki:) “Şüphesiz ben O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنَّن۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌۙ ﴿٢﴾ الٓرٰ۠ كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ خَب۪يرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. (Bu) öyle bir kitaptır ki Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) ayetleri her işi hikmetle yapan her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından açık ve anlaşılır kılınmıştır. (De ki:) “Şüphesiz ben O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنَّن۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌۙ ﴿٢﴾ الٓرٰ۠ كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ خَب۪يرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Elif-Lam-Ra. (Bu) öyle bir kitaptır ki Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) ayetleri her işi hikmetle yapan her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından açık ve anlaşılır kılınmıştır. (De ki:) “Şüphesiz ben O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”","arabic_text":"اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنَّن۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌۙ ﴿٢﴾ الٓرٰ۠ كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ خَب۪يرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Rabbinizden af dileyiniz tevbe ile O’na yöneliniz ki belirli bir sürenin sonuna kadar sizi güzel bir geçimle faydalandırsın ve her erdemli kişiye erdemli davranışlarının karşılığını versin. Eğer (imandan) yüz çevirirseniz elbette ben sizin için büyük günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذ۪ي فَضْلٍ فَضْلَهُۜ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَب۪يرٍ","related_links":["16/97"],"audio_path":"10/10-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Rabbinizden af dileyiniz tevbe ile O’na yöneliniz ki belirli bir sürenin sonuna kadar sizi güzel bir geçimle faydalandırsın ve her erdemli kişiye erdemli davranışlarının karşılığını versin. Eğer (imandan) yüz çevirirseniz elbette ben sizin için büyük günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذ۪ي فَضْلٍ فَضْلَهُۜ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَب۪يرٍ","related_links":["16/97"],"audio_path":"10/10-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Rabbinizden af dileyiniz tevbe ile O’na yöneliniz ki belirli bir sürenin sonuna kadar sizi güzel bir geçimle faydalandırsın ve her erdemli kişiye erdemli davranışlarının karşılığını versin. Eğer (imandan) yüz çevirirseniz elbette ben sizin için büyük günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذ۪ي فَضْلٍ فَضْلَهُۜ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَب۪يرٍ","related_links":["16/97"],"audio_path":"10/10-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Rabbinizden af dileyiniz tevbe ile O’na yöneliniz ki belirli bir sürenin sonuna kadar sizi güzel bir geçimle faydalandırsın ve her erdemli kişiye erdemli davranışlarının karşılığını versin. Eğer (imandan) yüz çevirirseniz elbette ben sizin için büyük günün azabından korkarım.”","arabic_text":"وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذ۪ي فَضْلٍ فَضْلَهُۜ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَب۪يرٍ","related_links":["16/97"],"audio_path":"10/10-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Dönüşünüz yalnız Allah’adır. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-4c.mp3","commentary_text":"Arapça ’da “göğüs bükmek”, mecaz ve kinaye olarak; sırtını dönmek, yan çizip kaçınmak ve dıştan iyi görünüp içinden iki yüzlülük etmek demektir. “İnkârcıların Allah’tan gelen hakikat karşısında eğilip bükülerek yan çizmesi” söylemi, Hz. peygambere olan kinlerini, kıskançlıklarını, düşmanlıklarını gizli tutmalarını anlatmakta ve gelen çağrıya kulak vermede isteksiz olduklarını mecazî bir anlatımla dile getirmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Dönüşünüz yalnız Allah’adır. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-4c.mp3","commentary_text":"Arapça ’da “göğüs bükmek”, mecaz ve kinaye olarak; sırtını dönmek, yan çizip kaçınmak ve dıştan iyi görünüp içinden iki yüzlülük etmek demektir. “İnkârcıların Allah’tan gelen hakikat karşısında eğilip bükülerek yan çizmesi” söylemi, Hz. peygambere olan kinlerini, kıskançlıklarını, düşmanlıklarını gizli tutmalarını anlatmakta ve gelen çağrıya kulak vermede isteksiz olduklarını mecazî bir anlatımla dile getirmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Dönüşünüz yalnız Allah’adır. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-4c.mp3","commentary_text":"Arapça ’da “göğüs bükmek”, mecaz ve kinaye olarak; sırtını dönmek, yan çizip kaçınmak ve dıştan iyi görünüp içinden iki yüzlülük etmek demektir. “İnkârcıların Allah’tan gelen hakikat karşısında eğilip bükülerek yan çizmesi” söylemi, Hz. peygambere olan kinlerini, kıskançlıklarını, düşmanlıklarını gizli tutmalarını anlatmakta ve gelen çağrıya kulak vermede isteksiz olduklarını mecazî bir anlatımla dile getirmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Dönüşünüz yalnız Allah’adır. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-3c.mp3","commentary_text":"Arapça ’da “göğüs bükmek”, mecaz ve kinaye olarak; sırtını dönmek, yan çizip kaçınmak ve dıştan iyi görünüp içinden iki yüzlülük etmek demektir. “İnkârcıların Allah’tan gelen hakikat karşısında eğilip bükülerek yan çizmesi” söylemi, Hz. peygambere olan kinlerini, kıskançlıklarını, düşmanlıklarını gizli tutmalarını anlatmakta ve gelen çağrıya kulak vermede isteksiz olduklarını mecazî bir anlatımla dile getirmektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyi bilin ki o inkârcılar göğüslerini bükerek haktan yan çizer böylece resulden gizlenmek isterler. Yine iyi bilin ki (gecenin zifiri karanlığında) elbiselerine büründükleri zaman bile (Allah onların) gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O (her şeyle beraber) kalplerin en mahrem sırlarını dahi bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"10/10-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-5c.mp3","commentary_text":"“Dabbe” kelimesi insan da dâhil bütün canlıları kapsamaktadır. Kelime anlamı debelenen, hareket eden canlı demektir. Yeryüzündeki canlıların tür olarak sayısını bilmek mümkün değildir. Her türden ne kadar canlının hangi şartlarda ve nerede yaşadığını bilmek de imkânsızdır. Bütün bu canlıların yaşadığı yerleri, ne ile besleneceklerini, ölecekleri zamanları ve öldükten sonra bekletilecekleri geçici mekânları bilen sadece Allah’tır. Ve bütün bunlar Levh-i Mahfuz’da (Allah’ın yasasında-Bilgi işlem merkezinde) kayıtlıdır. Levh-i Mahfuz ve orada her şeyin kayıtlı olması gibi konular, insan idrakini aşan ve insanın havsalasının alamayacağı konulardır ki bu konularda kesin bir şey söylemek ve iddiacı olmak asla doğru değildir. İnsandan başka diğer canlıların da öldükten sonra bekletildikleri yer olduğuna göre demek onlar da tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir. Nitekim En’am 6/38. ayetine bütün canlılardan bahsedilirken son cümlede; “…Onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır…” buyrulmaktadır. Bu da mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde onların da yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyi bilin ki o inkârcılar göğüslerini bükerek haktan yan çizer böylece resulden gizlenmek isterler. Yine iyi bilin ki (gecenin zifiri karanlığında) elbiselerine büründükleri zaman bile (Allah onların) gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O (her şeyle beraber) kalplerin en mahrem sırlarını dahi bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"10/10-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-5c.mp3","commentary_text":"“Dabbe” kelimesi insan da dâhil bütün canlıları kapsamaktadır. Kelime anlamı debelenen, hareket eden canlı demektir. Yeryüzündeki canlıların tür olarak sayısını bilmek mümkün değildir. Her türden ne kadar canlının hangi şartlarda ve nerede yaşadığını bilmek de imkânsızdır. Bütün bu canlıların yaşadığı yerleri, ne ile besleneceklerini, ölecekleri zamanları ve öldükten sonra bekletilecekleri geçici mekânları bilen sadece Allah’tır. Ve bütün bunlar Levh-i Mahfuz’da (Allah’ın yasasında-Bilgi işlem merkezinde) kayıtlıdır. Levh-i Mahfuz ve orada her şeyin kayıtlı olması gibi konular, insan idrakini aşan ve insanın havsalasının alamayacağı konulardır ki bu konularda kesin bir şey söylemek ve iddiacı olmak asla doğru değildir. İnsandan başka diğer canlıların da öldükten sonra bekletildikleri yer olduğuna göre demek onlar da tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir. Nitekim En’am 6/38. ayetine bütün canlılardan bahsedilirken son cümlede; “…Onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır…” buyrulmaktadır. Bu da mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde onların da yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyi bilin ki o inkârcılar göğüslerini bükerek haktan yan çizer böylece resulden gizlenmek isterler. Yine iyi bilin ki (gecenin zifiri karanlığında) elbiselerine büründükleri zaman bile (Allah onların) gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O (her şeyle beraber) kalplerin en mahrem sırlarını dahi bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"10/10-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-5c.mp3","commentary_text":"“Dabbe” kelimesi insan da dâhil bütün canlıları kapsamaktadır. Kelime anlamı debelenen, hareket eden canlı demektir. Yeryüzündeki canlıların tür olarak sayısını bilmek mümkün değildir. Her türden ne kadar canlının hangi şartlarda ve nerede yaşadığını bilmek de imkânsızdır. Bütün bu canlıların yaşadığı yerleri, ne ile besleneceklerini, ölecekleri zamanları ve öldükten sonra bekletilecekleri geçici mekânları bilen sadece Allah’tır. Ve bütün bunlar Levh-i Mahfuz’da (Allah’ın yasasında-Bilgi işlem merkezinde) kayıtlıdır. Levh-i Mahfuz ve orada her şeyin kayıtlı olması gibi konular, insan idrakini aşan ve insanın havsalasının alamayacağı konulardır ki bu konularda kesin bir şey söylemek ve iddiacı olmak asla doğru değildir. İnsandan başka diğer canlıların da öldükten sonra bekletildikleri yer olduğuna göre demek onlar da tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir. Nitekim En’am 6/38. ayetine bütün canlılardan bahsedilirken son cümlede; “…Onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır…” buyrulmaktadır. Bu da mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde onların da yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyi bilin ki o inkârcılar göğüslerini bükerek haktan yan çizer böylece resulden gizlenmek isterler. Yine iyi bilin ki (gecenin zifiri karanlığında) elbiselerine büründükleri zaman bile (Allah onların) gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir. Çünkü O (her şeyle beraber) kalplerin en mahrem sırlarını dahi bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"10/10-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-4c.mp3","commentary_text":"“Dabbe” kelimesi insan da dâhil bütün canlıları kapsamaktadır. Kelime anlamı debelenen, hareket eden canlı demektir. Yeryüzündeki canlıların tür olarak sayısını bilmek mümkün değildir. Her türden ne kadar canlının hangi şartlarda ve nerede yaşadığını bilmek de imkânsızdır. Bütün bu canlıların yaşadığı yerleri, ne ile besleneceklerini, ölecekleri zamanları ve öldükten sonra bekletilecekleri geçici mekânları bilen sadece Allah’tır. Ve bütün bunlar Levh-i Mahfuz’da (Allah’ın yasasında-Bilgi işlem merkezinde) kayıtlıdır. Levh-i Mahfuz ve orada her şeyin kayıtlı olması gibi konular, insan idrakini aşan ve insanın havsalasının alamayacağı konulardır ki bu konularda kesin bir şey söylemek ve iddiacı olmak asla doğru değildir. İnsandan başka diğer canlıların da öldükten sonra bekletildikleri yer olduğuna göre demek onlar da tıpkı insanlar gibi yeniden dirilecektir. Nitekim En’am 6/38. ayetine bütün canlılardan bahsedilirken son cümlede; “…Onlar da Rablerinin huzurunda toplanacaklardır…” buyrulmaktadır. Bu da mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde onların da yeniden dirileceğini göstermektedir. Ayrıca Kur’an’da insanın dışındaki canlıların toprak olup gideceğini gösteren herhangi bir ayet de yoktur."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı (dâbbe) yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitapta (bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/44","6/59","29/17"],"audio_path":"10/10-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-6c.mp3","commentary_text":"“Arşı henüz su üzerinde iken” deyimi: henüz varlık alemi yaratılmadan anlamındadır. Yaratılıştaki muhteşemliğe ve Rabbimizin sonsuz kudret ve gücüne vurgu yapmak maksadıyla kullanılan bir metafor olarak anlayabiliriz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı (dâbbe) yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitapta (bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/44","6/59","29/17"],"audio_path":"10/10-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-6c.mp3","commentary_text":"“Arşı henüz su üzerinde iken” deyimi: henüz varlık alemi yaratılmadan anlamındadır. Yaratılıştaki muhteşemliğe ve Rabbimizin sonsuz kudret ve gücüne vurgu yapmak maksadıyla kullanılan bir metafor olarak anlayabiliriz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı (dâbbe) yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitapta (bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/44","6/59","29/17"],"audio_path":"10/10-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-6c.mp3","commentary_text":"“Arşı henüz su üzerinde iken” deyimi: henüz varlık alemi yaratılmadan anlamındadır. Yaratılıştaki muhteşemliğe ve Rabbimizin sonsuz kudret ve gücüne vurgu yapmak maksadıyla kullanılan bir metafor olarak anlayabiliriz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı (dâbbe) yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onların (dünyada) yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitapta (bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.","arabic_text":"وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/44","6/59","29/17"],"audio_path":"10/10-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-5c.mp3","commentary_text":"“Arşı henüz su üzerinde iken” deyimi: henüz varlık alemi yaratılmadan anlamındadır. Yaratılıştaki muhteşemliğe ve Rabbimizin sonsuz kudret ve gücüne vurgu yapmak maksadıyla kullanılan bir metafor olarak anlayabiliriz."},{"verse_number":"7","turkish_text":"O hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan etmek için Arş’ı henüz su üzerinde iken gökleri ve yeri altı evrede/aşamada yaratandır. Böyle iken sen onlara: “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen o inkârcılar: “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["18/7","21/35","41/11","67/2"],"audio_path":"10/10-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-7c.mp3","commentary_text":"“Ümmet” kelimesi bu ayette zaman, süre; Nahl 16/20’de hayırlı adam, erdemli kişi; Kasas 28/23’te, topluluk, kalabalık; Zuhruf: 43/22’de ise din anlamlarına gelir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"O hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan etmek için Arş’ı henüz su üzerinde iken gökleri ve yeri altı evrede/aşamada yaratandır. Böyle iken sen onlara: “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen o inkârcılar: “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["18/7","21/35","41/11","67/2"],"audio_path":"10/10-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-7c.mp3","commentary_text":"“Ümmet” kelimesi bu ayette zaman, süre; Nahl 16/20’de hayırlı adam, erdemli kişi; Kasas 28/23’te, topluluk, kalabalık; Zuhruf: 43/22’de ise din anlamlarına gelir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"O hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan etmek için Arş’ı henüz su üzerinde iken gökleri ve yeri altı evrede/aşamada yaratandır. Böyle iken sen onlara: “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen o inkârcılar: “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["18/7","21/35","41/11","67/2"],"audio_path":"10/10-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-7c.mp3","commentary_text":"“Ümmet” kelimesi bu ayette zaman, süre; Nahl 16/20’de hayırlı adam, erdemli kişi; Kasas 28/23’te, topluluk, kalabalık; Zuhruf: 43/22’de ise din anlamlarına gelir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"O hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan etmek için Arş’ı henüz su üzerinde iken gökleri ve yeri altı evrede/aşamada yaratandır. Böyle iken sen onlara: “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen o inkârcılar: “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":["18/7","21/35","41/11","67/2"],"audio_path":"10/10-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-6c.mp3","commentary_text":"“Ümmet” kelimesi bu ayette zaman, süre; Nahl 16/20’de hayırlı adam, erdemli kişi; Kasas 28/23’te, topluluk, kalabalık; Zuhruf: 43/22’de ise din anlamlarına gelir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şayet azabı onlardan sayılı bir zaman/süreye kadar geciktirecek olsak: “Onu engelleyip alıkoyan nedir?” diyecekler. Bilin ki azap onlara geldiği gün artık kendilerinden çevrilecek değildir ve alaya aldıkları şey onları iyiden iyiye kuşatacaktır.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۜ اَلَا يَوْمَ يَأْت۪يهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şayet azabı onlardan sayılı bir zaman/süreye kadar geciktirecek olsak: “Onu engelleyip alıkoyan nedir?” diyecekler. Bilin ki azap onlara geldiği gün artık kendilerinden çevrilecek değildir ve alaya aldıkları şey onları iyiden iyiye kuşatacaktır.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۜ اَلَا يَوْمَ يَأْت۪يهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şayet azabı onlardan sayılı bir zaman/süreye kadar geciktirecek olsak: “Onu engelleyip alıkoyan nedir?” diyecekler. Bilin ki azap onlara geldiği gün artık kendilerinden çevrilecek değildir ve alaya aldıkları şey onları iyiden iyiye kuşatacaktır.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۜ اَلَا يَوْمَ يَأْت۪يهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şayet azabı onlardan sayılı bir zaman/süreye kadar geciktirecek olsak: “Onu engelleyip alıkoyan nedir?” diyecekler. Bilin ki azap onlara geldiği gün artık kendilerinden çevrilecek değildir ve alaya aldıkları şey onları iyiden iyiye kuşatacaktır.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۜ اَلَا يَوْمَ يَأْت۪يهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun gibi insana katımızdan (zenginlik huzur sağlık gibi) bir rahmet tattırsak sonra da (imtihan olarak) onu kendisinden çekip alsak muhakkak o (önceki lütfumuzu gözardı eden) çok ümitsiz ve çok nankör bir kimse olur.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun gibi insana katımızdan (zenginlik huzur sağlık gibi) bir rahmet tattırsak sonra da (imtihan olarak) onu kendisinden çekip alsak muhakkak o (önceki lütfumuzu gözardı eden) çok ümitsiz ve çok nankör bir kimse olur.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun gibi insana katımızdan (zenginlik huzur sağlık gibi) bir rahmet tattırsak sonra da (imtihan olarak) onu kendisinden çekip alsak muhakkak o (önceki lütfumuzu gözardı eden) çok ümitsiz ve çok nankör bir kimse olur.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun gibi insana katımızdan (zenginlik huzur sağlık gibi) bir rahmet tattırsak sonra da (imtihan olarak) onu kendisinden çekip alsak muhakkak o (önceki lütfumuzu gözardı eden) çok ümitsiz ve çok nankör bir kimse olur.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve yine Andolsun ki kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırsak o zaman da; “kötülükler benden gidiverdi” der ve (bir daha sıkıntıya düşmeyecekmiş gibi hemen böbürlenir). Çünkü o şımarıktır kibirlidir.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّـَٔاتُ عَنّ۪يۜ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve yine Andolsun ki kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırsak o zaman da; “kötülükler benden gidiverdi” der ve (bir daha sıkıntıya düşmeyecekmiş gibi hemen böbürlenir). Çünkü o şımarıktır kibirlidir.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّـَٔاتُ عَنّ۪يۜ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve yine Andolsun ki kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırsak o zaman da; “kötülükler benden gidiverdi” der ve (bir daha sıkıntıya düşmeyecekmiş gibi hemen böbürlenir). Çünkü o şımarıktır kibirlidir.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّـَٔاتُ عَنّ۪يۜ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve yine Andolsun ki kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırsak o zaman da; “kötülükler benden gidiverdi” der ve (bir daha sıkıntıya düşmeyecekmiş gibi hemen böbürlenir). Çünkü o şımarıktır kibirlidir.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّـَٔاتُ عَنّ۪يۜ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-11c.mp3","commentary_text":"Belki inanırlar diye gelen vahyin işlerine gelmeyen bir bölümünü onlara duyurmaktan sakın vaz geçme! Zira senin görevin onları imana getirmek değil, doğru yolu onlara göstermektir. Onlar ister inanırlar kurtuluşa ererler, isterse karşı çıkarlar bedelini öderler, sen sadece bir uyarıcısın."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-11c.mp3","commentary_text":"Belki inanırlar diye gelen vahyin işlerine gelmeyen bir bölümünü onlara duyurmaktan sakın vaz geçme! Zira senin görevin onları imana getirmek değil, doğru yolu onlara göstermektir. Onlar ister inanırlar kurtuluşa ererler, isterse karşı çıkarlar bedelini öderler, sen sadece bir uyarıcısın."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-11c.mp3","commentary_text":"Belki inanırlar diye gelen vahyin işlerine gelmeyen bir bölümünü onlara duyurmaktan sakın vaz geçme! Zira senin görevin onları imana getirmek değil, doğru yolu onlara göstermektir. Onlar ister inanırlar kurtuluşa ererler, isterse karşı çıkarlar bedelini öderler, sen sadece bir uyarıcısın."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ancak sabreden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. İşte onlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-10c.mp3","commentary_text":"Belki inanırlar diye gelen vahyin işlerine gelmeyen bir bölümünü onlara duyurmaktan sakın vaz geçme! Zira senin görevin onları imana getirmek değil, doğru yolu onlara göstermektir. Onlar ister inanırlar kurtuluşa ererler, isterse karşı çıkarlar bedelini öderler, sen sadece bir uyarıcısın."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şimdi (Ey Resul! Sırf inkârcılar hoşlanmıyor ve) onların “Niçin o’na (gökten) bir hazine inmedi” ya da “(neden) kendisiyle birlikte bir melek gelmedi?” diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor. Bunun için sana vahyedilen mesajın bir bölümünü onlara duyurmaktan vaz geçebilirsin (asla böyle yapma! Unutma ki) sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir (herkese layık olduğu neticeyi verendir).","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ","related_links":["15/97","25/7"],"audio_path":"10/10-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-12c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılardan, Kur’an’daki ilahi metinler ayarında on sûreye denk gelebilecek bir eser ortaya koymaları isteniyor. Onlar bunu yapamayınca, Bakara 2/23 ve Yunus 10/38. âyetlerinde olduğu gibi belagat ve tesirde onun ayarında herhangi bir sûre getirmeleri isteniyor. Üstelik getirecekleri bu çalışmanın illa da hakikat ifade eden bir eser olması gerekmiyor, uydurma bir çalışma da olabilir yeter ki belagat ve fesahat bakımından eşit durumda olabilsin. Kur’an’ı Muhammed uyduruyorsa, onu susturmak için bundan daha büyük fırsat mı olur? Sizler güzel edebiyat yapan, şiirler yazan söz ustaları değil misiniz? İşte size fırsat! Onun uydurduğunu iddia ettiğiniz herhangi bir sûre gibi bir ya da birkaç sûre yazacaksınız, olup bitecek."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şimdi (Ey Resul! Sırf inkârcılar hoşlanmıyor ve) onların “Niçin o’na (gökten) bir hazine inmedi” ya da “(neden) kendisiyle birlikte bir melek gelmedi?” diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor. Bunun için sana vahyedilen mesajın bir bölümünü onlara duyurmaktan vaz geçebilirsin (asla böyle yapma! Unutma ki) sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir (herkese layık olduğu neticeyi verendir).","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ","related_links":["15/97","25/7"],"audio_path":"10/10-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-12c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılardan, Kur’an’daki ilahi metinler ayarında on sûreye denk gelebilecek bir eser ortaya koymaları isteniyor. Onlar bunu yapamayınca, Bakara 2/23 ve Yunus 10/38. âyetlerinde olduğu gibi belagat ve tesirde onun ayarında herhangi bir sûre getirmeleri isteniyor. Üstelik getirecekleri bu çalışmanın illa da hakikat ifade eden bir eser olması gerekmiyor, uydurma bir çalışma da olabilir yeter ki belagat ve fesahat bakımından eşit durumda olabilsin. Kur’an’ı Muhammed uyduruyorsa, onu susturmak için bundan daha büyük fırsat mı olur? Sizler güzel edebiyat yapan, şiirler yazan söz ustaları değil misiniz? İşte size fırsat! Onun uydurduğunu iddia ettiğiniz herhangi bir sûre gibi bir ya da birkaç sûre yazacaksınız, olup bitecek."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şimdi (Ey Resul! Sırf inkârcılar hoşlanmıyor ve) onların “Niçin o’na (gökten) bir hazine inmedi” ya da “(neden) kendisiyle birlikte bir melek gelmedi?” diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor. Bunun için sana vahyedilen mesajın bir bölümünü onlara duyurmaktan vaz geçebilirsin (asla böyle yapma! Unutma ki) sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir (herkese layık olduğu neticeyi verendir).","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ","related_links":["15/97","25/7"],"audio_path":"10/10-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-12c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılardan, Kur’an’daki ilahi metinler ayarında on sûreye denk gelebilecek bir eser ortaya koymaları isteniyor. Onlar bunu yapamayınca, Bakara 2/23 ve Yunus 10/38. âyetlerinde olduğu gibi belagat ve tesirde onun ayarında herhangi bir sûre getirmeleri isteniyor. Üstelik getirecekleri bu çalışmanın illa da hakikat ifade eden bir eser olması gerekmiyor, uydurma bir çalışma da olabilir yeter ki belagat ve fesahat bakımından eşit durumda olabilsin. Kur’an’ı Muhammed uyduruyorsa, onu susturmak için bundan daha büyük fırsat mı olur? Sizler güzel edebiyat yapan, şiirler yazan söz ustaları değil misiniz? İşte size fırsat! Onun uydurduğunu iddia ettiğiniz herhangi bir sûre gibi bir ya da birkaç sûre yazacaksınız, olup bitecek."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şimdi (Ey Resul! Sırf inkârcılar hoşlanmıyor ve) onların “Niçin o’na (gökten) bir hazine inmedi” ya da “(neden) kendisiyle birlikte bir melek gelmedi?” diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor. Bunun için sana vahyedilen mesajın bir bölümünü onlara duyurmaktan vaz geçebilirsin (asla böyle yapma! Unutma ki) sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir (herkese layık olduğu neticeyi verendir).","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ","related_links":["15/97","25/7"],"audio_path":"10/10-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-11c.mp3","commentary_text":"Burada inkârcılardan, Kur’an’daki ilahi metinler ayarında on sûreye denk gelebilecek bir eser ortaya koymaları isteniyor. Onlar bunu yapamayınca, Bakara 2/23 ve Yunus 10/38. âyetlerinde olduğu gibi belagat ve tesirde onun ayarında herhangi bir sûre getirmeleri isteniyor. Üstelik getirecekleri bu çalışmanın illa da hakikat ifade eden bir eser olması gerekmiyor, uydurma bir çalışma da olabilir yeter ki belagat ve fesahat bakımından eşit durumda olabilsin. Kur’an’ı Muhammed uyduruyorsa, onu susturmak için bundan daha büyük fırsat mı olur? Sizler güzel edebiyat yapan, şiirler yazan söz ustaları değil misiniz? İşte size fırsat! Onun uydurduğunu iddia ettiğiniz herhangi bir sûre gibi bir ya da birkaç sûre yazacaksınız, olup bitecek."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Yoksa Kur’an’ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın ve siz de onun gibi uydurma on sure getirin.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","10/38","17/88"],"audio_path":"10/10-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Yoksa Kur’an’ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın ve siz de onun gibi uydurma on sure getirin.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","10/38","17/88"],"audio_path":"10/10-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Yoksa Kur’an’ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın ve siz de onun gibi uydurma on sure getirin.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","10/38","17/88"],"audio_path":"10/10-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Yoksa Kur’an’ı kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın ve siz de onun gibi uydurma on sure getirin.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه۪ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/23","10/38","17/88"],"audio_path":"10/10-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer size cevap veremiyorlarsa bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde “şimdi artık O’na teslim olacak mısınız?”","arabic_text":"فَاِلَّمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-14c.mp3","commentary_text":"Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Zira Allah, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere verendir. Ancak bu, onların her istediklerinin tamamını alacakları anlamına gelmez. “Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz.” (İsra 17/18), “…Kim dünya kazancını isterse, ona istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 43/20)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer size cevap veremiyorlarsa bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde “şimdi artık O’na teslim olacak mısınız?”","arabic_text":"فَاِلَّمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-14c.mp3","commentary_text":"Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Zira Allah, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere verendir. Ancak bu, onların her istediklerinin tamamını alacakları anlamına gelmez. “Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz.” (İsra 17/18), “…Kim dünya kazancını isterse, ona istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 43/20)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer size cevap veremiyorlarsa bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde “şimdi artık O’na teslim olacak mısınız?”","arabic_text":"فَاِلَّمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-14c.mp3","commentary_text":"Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Zira Allah, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere verendir. Ancak bu, onların her istediklerinin tamamını alacakları anlamına gelmez. “Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz.” (İsra 17/18), “…Kim dünya kazancını isterse, ona istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 43/20)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer size cevap veremiyorlarsa bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde “şimdi artık O’na teslim olacak mısınız?”","arabic_text":"فَاِلَّمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-13c.mp3","commentary_text":"Sadece dünyaya ve dünyalıklara odaklanmış ve âhiret hayatı diye bir derdi olmayan kimseler, çabalarının karşılığında dünyanın malını, zenginliğini, makamını, şöhretini, gösterişini alacaklar. Zira Allah, kullarının istediklerinin karşılığını çalıştıklarından aşağı olmamak üzere verendir. Ancak bu, onların her istediklerinin tamamını alacakları anlamına gelmez. “Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar geçici nimet veririz.” (İsra 17/18), “…Kim dünya kazancını isterse, ona istediğinden veririz, fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.” (Şura 43/20)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim (sadece) dünya hayatını ve lüksünü ararsa yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.","arabic_text":"نْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ","related_links":["17/18","42/20"],"audio_path":"10/10-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim (sadece) dünya hayatını ve lüksünü ararsa yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.","arabic_text":"نْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ","related_links":["17/18","42/20"],"audio_path":"10/10-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim (sadece) dünya hayatını ve lüksünü ararsa yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.","arabic_text":"نْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ","related_links":["17/18","42/20"],"audio_path":"10/10-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim (sadece) dünya hayatını ve lüksünü ararsa yaptıklarının karşılığını orada tam öderiz ve onlar orada hiçbir eksikliğe uğratılmazlar.","arabic_text":"نْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ","related_links":["17/18","42/20"],"audio_path":"10/10-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. Onların orada (dünyada) bütün yaptıkları boşa çıkmıştır ve zaten bütün yaptıkları da dünyalık değersiz şeylerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-16c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın kitabı olan Kur’an’la hayatını dizayn eden kimselerin tanıklığı ve Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’ın da tasdiki ile peygamberliği kanıtlanmış olan Hz. Muhammed’le bunları inkâr eden ve sadece dünyayı düşünen bir inkârcının karşılaşacakları muamele bakımından eşit olamayacağı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. Onların orada (dünyada) bütün yaptıkları boşa çıkmıştır ve zaten bütün yaptıkları da dünyalık değersiz şeylerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-16c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın kitabı olan Kur’an’la hayatını dizayn eden kimselerin tanıklığı ve Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’ın da tasdiki ile peygamberliği kanıtlanmış olan Hz. Muhammed’le bunları inkâr eden ve sadece dünyayı düşünen bir inkârcının karşılaşacakları muamele bakımından eşit olamayacağı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. Onların orada (dünyada) bütün yaptıkları boşa çıkmıştır ve zaten bütün yaptıkları da dünyalık değersiz şeylerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-16c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın kitabı olan Kur’an’la hayatını dizayn eden kimselerin tanıklığı ve Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’ın da tasdiki ile peygamberliği kanıtlanmış olan Hz. Muhammed’le bunları inkâr eden ve sadece dünyayı düşünen bir inkârcının karşılaşacakları muamele bakımından eşit olamayacağı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. Onların orada (dünyada) bütün yaptıkları boşa çıkmıştır ve zaten bütün yaptıkları da dünyalık değersiz şeylerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-15c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın kitabı olan Kur’an’la hayatını dizayn eden kimselerin tanıklığı ve Hz. Musa’ya gönderilen Tevrat’ın da tasdiki ile peygamberliği kanıtlanmış olan Hz. Muhammed’le bunları inkâr eden ve sadece dünyayı düşünen bir inkârcının karşılaşacakları muamele bakımından eşit olamayacağı anlatılmaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’an’a) dayanan ayrıca da o delili destekleyen daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa’nın kitabı ile tasdik edilen kimse yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’an’a iman ederler. Hangi toplum onu inkâr ederse onun yeri ateştir. O Kur’an’dan hiç kuşkun olmasın! Muhakkak o Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["61/6","7/157"],"audio_path":"10/10-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “şahitler” ifadesiyle; insanların yapıp-ettiklerini kaydeden meleklerin işaret edildiğini düşünebileceğimiz gibi, Ahirette gönderildikleri ve görevlendirildikleri toplum için tanık olarak şahitliğe çağrılacak olan peygamberlerin ima edildiğini de söyleyebiliriz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’an’a) dayanan ayrıca da o delili destekleyen daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa’nın kitabı ile tasdik edilen kimse yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’an’a iman ederler. Hangi toplum onu inkâr ederse onun yeri ateştir. O Kur’an’dan hiç kuşkun olmasın! Muhakkak o Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["61/6","7/157"],"audio_path":"10/10-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “şahitler” ifadesiyle; insanların yapıp-ettiklerini kaydeden meleklerin işaret edildiğini düşünebileceğimiz gibi, Ahirette gönderildikleri ve görevlendirildikleri toplum için tanık olarak şahitliğe çağrılacak olan peygamberlerin ima edildiğini de söyleyebiliriz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’an’a) dayanan ayrıca da o delili destekleyen daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa’nın kitabı ile tasdik edilen kimse yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’an’a iman ederler. Hangi toplum onu inkâr ederse onun yeri ateştir. O Kur’an’dan hiç kuşkun olmasın! Muhakkak o Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["61/6","7/157"],"audio_path":"10/10-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “şahitler” ifadesiyle; insanların yapıp-ettiklerini kaydeden meleklerin işaret edildiğini düşünebileceğimiz gibi, Ahirette gönderildikleri ve görevlendirildikleri toplum için tanık olarak şahitliğe çağrılacak olan peygamberlerin ima edildiğini de söyleyebiliriz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’an’a) dayanan ayrıca da o delili destekleyen daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Musa’nın kitabı ile tasdik edilen kimse yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’an’a iman ederler. Hangi toplum onu inkâr ederse onun yeri ateştir. O Kur’an’dan hiç kuşkun olmasın! Muhakkak o Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["61/6","7/157"],"audio_path":"10/10-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-16c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “şahitler” ifadesiyle; insanların yapıp-ettiklerini kaydeden meleklerin işaret edildiğini düşünebileceğimiz gibi, Ahirette gönderildikleri ve görevlendirildikleri toplum için tanık olarak şahitliğe çağrılacak olan peygamberlerin ima edildiğini de söyleyebiliriz."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yalan düzerek Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? İşte bunlar Rablerine sunulacaklar. Ve şahitler de: “Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır” diyecekler. Biliniz ki Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلٰى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْاَشْهَادُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلٰى رَبِّهِمْۚ اَلَا لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yolu en doğru yol olmasına rağmen, zalimler insanları o yoldan alıkoymak için onu eğri, kendi yollarını doğru gösterirler. Hele ölümden sonraki Allah’ın nihai yargısına ve ahiret hayatına asla inanmazlar. Oysa evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan ve yarattıklarını besleyen, terbiye eden, yaşatan Allah’ın, yeni bir yaratma hamlesiyle insanları ölümden sonra diriltmeye ve dünyada yaptıklarına göre ahirette yargılamaya ve yargıladıktan sonra durumlarına göre yerleştirmeye gücü yetmez mi?"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yalan düzerek Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? İşte bunlar Rablerine sunulacaklar. Ve şahitler de: “Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır” diyecekler. Biliniz ki Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلٰى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْاَشْهَادُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلٰى رَبِّهِمْۚ اَلَا لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yolu en doğru yol olmasına rağmen, zalimler insanları o yoldan alıkoymak için onu eğri, kendi yollarını doğru gösterirler. Hele ölümden sonraki Allah’ın nihai yargısına ve ahiret hayatına asla inanmazlar. Oysa evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan ve yarattıklarını besleyen, terbiye eden, yaşatan Allah’ın, yeni bir yaratma hamlesiyle insanları ölümden sonra diriltmeye ve dünyada yaptıklarına göre ahirette yargılamaya ve yargıladıktan sonra durumlarına göre yerleştirmeye gücü yetmez mi?"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yalan düzerek Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? İşte bunlar Rablerine sunulacaklar. Ve şahitler de: “Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır” diyecekler. Biliniz ki Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلٰى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْاَشْهَادُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلٰى رَبِّهِمْۚ اَلَا لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yolu en doğru yol olmasına rağmen, zalimler insanları o yoldan alıkoymak için onu eğri, kendi yollarını doğru gösterirler. Hele ölümden sonraki Allah’ın nihai yargısına ve ahiret hayatına asla inanmazlar. Oysa evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan ve yarattıklarını besleyen, terbiye eden, yaşatan Allah’ın, yeni bir yaratma hamlesiyle insanları ölümden sonra diriltmeye ve dünyada yaptıklarına göre ahirette yargılamaya ve yargıladıktan sonra durumlarına göre yerleştirmeye gücü yetmez mi?"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yalan düzerek Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? İşte bunlar Rablerine sunulacaklar. Ve şahitler de: “Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır” diyecekler. Biliniz ki Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلٰى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْاَشْهَادُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلٰى رَبِّهِمْۚ اَلَا لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-17c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yolu en doğru yol olmasına rağmen, zalimler insanları o yoldan alıkoymak için onu eğri, kendi yollarını doğru gösterirler. Hele ölümden sonraki Allah’ın nihai yargısına ve ahiret hayatına asla inanmazlar. Oysa evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan ve yarattıklarını besleyen, terbiye eden, yaşatan Allah’ın, yeni bir yaratma hamlesiyle insanları ölümden sonra diriltmeye ve dünyada yaptıklarına göre ahirette yargılamaya ve yargıladıktan sonra durumlarına göre yerleştirmeye gücü yetmez mi?"},{"verse_number":"19","turkish_text":"O zalimler ki başkalarını Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğri dolambaçlı bir yol olarak göstermeye çalışırlar; ahiret hayatını yok sayan zaten onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O zalimler ki başkalarını Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğri dolambaçlı bir yol olarak göstermeye çalışırlar; ahiret hayatını yok sayan zaten onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O zalimler ki başkalarını Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğri dolambaçlı bir yol olarak göstermeye çalışırlar; ahiret hayatını yok sayan zaten onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O zalimler ki başkalarını Allah’ın yolundan alıkoyarlar ve onu eğri dolambaçlı bir yol olarak göstermeye çalışırlar; ahiret hayatını yok sayan zaten onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunlar yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir (Allah’ın yapacaklarına engel olamayacaklardır) ve Allah’ tan başka (kendilerini kurtarabilecek) dostları da yoktur. Onların azabı katlanacaktır. Çünkü onlar (İlahi hakikatleri) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunlar yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir (Allah’ın yapacaklarına engel olamayacaklardır) ve Allah’ tan başka (kendilerini kurtarabilecek) dostları da yoktur. Onların azabı katlanacaktır. Çünkü onlar (İlahi hakikatleri) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunlar yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir (Allah’ın yapacaklarına engel olamayacaklardır) ve Allah’ tan başka (kendilerini kurtarabilecek) dostları da yoktur. Onların azabı katlanacaktır. Çünkü onlar (İlahi hakikatleri) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bunlar yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir (Allah’ın yapacaklarına engel olamayacaklardır) ve Allah’ tan başka (kendilerini kurtarabilecek) dostları da yoktur. Onların azabı katlanacaktır. Çünkü onlar (İlahi hakikatleri) işitmeye tahammül edemiyorlardı ve gerçeği görmemekte direniyorlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ","related_links":["10/27","42/40","16/25","4/85"],"audio_path":"10/10-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/tefsir_1482_1772840683.mp3","commentary_text":"“Onların azabı katlanacaktır” ifadesi yaptıklarıyla orantılıdır. Kötülüğün cezasının yapılan eylemle mütenasip olarak verileceği Yunus 10/27 ve Şûra 42/40 ayetlerinde belirtilmiştir. Ancak âhiret hayatını yok sayanlar, Allah’ın yolunu eğri ve dolambaçlı göstererek doğru yoldan ne kadar insanın uzaklaşmasına vesile olmuşlarsa kendilerine o oranda ceza verilecektir. Nahl suresi 16/25’te buyrulduğu gibi “hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler.” Yani, hem kendileri Hak yoldan saptığı için, hem de yaptıkları eylemlerle ve ortaya koydukları kötü örneklikle başkalarını saptırdıkları için ilave azap görürler. “Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. Ve uydurdukları (kuruntu ilahları) da kendilerinden yüz çevirip gidecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-21c.mp3","commentary_text":"“Onların azabı katlanacaktır” ifadesi yaptıklarıyla orantılıdır. Kötülüğün cezasının yapılan eylemle mütenasip olarak verileceği Yunus 10/27 ve Şûra 42/40 ayetlerinde belirtilmiştir. Ancak âhiret hayatını yok sayanlar, Allah’ın yolunu eğri ve dolambaçlı göstererek doğru yoldan ne kadar insanın uzaklaşmasına vesile olmuşlarsa kendilerine o oranda ceza verilecektir. Nahl suresi 16/25’te buyrulduğu gibi “hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler.” Yani, hem kendileri Hak yoldan saptığı için, hem de yaptıkları eylemlerle ve ortaya koydukları kötü örneklikle başkalarını saptırdıkları için ilave azap görürler. “Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. Ve uydurdukları (kuruntu ilahları) da kendilerinden yüz çevirip gidecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-21c.mp3","commentary_text":"“Onların azabı katlanacaktır” ifadesi yaptıklarıyla orantılıdır. Kötülüğün cezasının yapılan eylemle mütenasip olarak verileceği Yunus 10/27 ve Şûra 42/40 ayetlerinde belirtilmiştir. Ancak âhiret hayatını yok sayanlar, Allah’ın yolunu eğri ve dolambaçlı göstererek doğru yoldan ne kadar insanın uzaklaşmasına vesile olmuşlarsa kendilerine o oranda ceza verilecektir. Nahl suresi 16/25’te buyrulduğu gibi “hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler.” Yani, hem kendileri Hak yoldan saptığı için, hem de yaptıkları eylemlerle ve ortaya koydukları kötü örneklikle başkalarını saptırdıkları için ilave azap görürler. “Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. Ve uydurdukları (kuruntu ilahları) da kendilerinden yüz çevirip gidecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-21c.mp3","commentary_text":"“Onların azabı katlanacaktır” ifadesi yaptıklarıyla orantılıdır. Kötülüğün cezasının yapılan eylemle mütenasip olarak verileceği Yunus 10/27 ve Şûra 42/40 ayetlerinde belirtilmiştir. Ancak âhiret hayatını yok sayanlar, Allah’ın yolunu eğri ve dolambaçlı göstererek doğru yoldan ne kadar insanın uzaklaşmasına vesile olmuşlarsa kendilerine o oranda ceza verilecektir. Nahl suresi 16/25’te buyrulduğu gibi “hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler.” Yani, hem kendileri Hak yoldan saptığı için, hem de yaptıkları eylemlerle ve ortaya koydukları kötü örneklikle başkalarını saptırdıkları için ilave azap görürler. “Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay/sevap var. Kim de bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verendir.” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. Ve uydurdukları (kuruntu ilahları) da kendilerinden yüz çevirip gidecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":["2/166","19/81","19/82","29/25","46/6"],"audio_path":"10/10-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/tefsir_1483_1772840065.mp3","commentary_text":"Kur’an putçuluğun her türlüsüne karşı çıkar ve putlara tapmanın kötülüğünü bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Put, sadece tapılan birtakım maddi nesneler değil, kişinin Allah’ın dışında hayatının amacı olarak gördüğü maddi ve manevi her şeydir. Modern bir ev, lüks bir araba, şatafatlı bir hayat, çekici bir meslek, dikkat toplayan bir makam, kıskandıran zenginlik eğer yaşam amacına dönüşmüşse putçuluk hortlamış demektir. İlahlaştırmanın her türlüsü insanın kendi kendisine uydurduğu ve kendisini de inandırarak kandırdığı bir yalandır. “Onlar, kendileri için bir şeref, kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başkalarını ilâhlar edindiler.” (Meryem 19/81) “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’ı bir yana bırakarak putları ilah edindiniz.” (Ankebût 29/25)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hiç şüphesiz ahirette de en büyük kayba uğrayanlar bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an putçuluğun her türlüsüne karşı çıkar ve putlara tapmanın kötülüğünü bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Put, sadece tapılan birtakım maddi nesneler değil, kişinin Allah’ın dışında hayatının amacı olarak gördüğü maddi ve manevi her şeydir. Modern bir ev, lüks bir araba, şatafatlı bir hayat, çekici bir meslek, dikkat toplayan bir makam, kıskandıran zenginlik eğer yaşam amacına dönüşmüşse putçuluk hortlamış demektir. İlahlaştırmanın her türlüsü insanın kendi kendisine uydurduğu ve kendisini de inandırarak kandırdığı bir yalandır. “Onlar, kendileri için bir şeref, kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başkalarını ilâhlar edindiler.” (Meryem 19/81) “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’ı bir yana bırakarak putları ilah edindiniz.” (Ankebût 29/25)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hiç şüphesiz ahirette de en büyük kayba uğrayanlar bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an putçuluğun her türlüsüne karşı çıkar ve putlara tapmanın kötülüğünü bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Put, sadece tapılan birtakım maddi nesneler değil, kişinin Allah’ın dışında hayatının amacı olarak gördüğü maddi ve manevi her şeydir. Modern bir ev, lüks bir araba, şatafatlı bir hayat, çekici bir meslek, dikkat toplayan bir makam, kıskandıran zenginlik eğer yaşam amacına dönüşmüşse putçuluk hortlamış demektir. İlahlaştırmanın her türlüsü insanın kendi kendisine uydurduğu ve kendisini de inandırarak kandırdığı bir yalandır. “Onlar, kendileri için bir şeref, kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başkalarını ilâhlar edindiler.” (Meryem 19/81) “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’ı bir yana bırakarak putları ilah edindiniz.” (Ankebût 29/25)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hiç şüphesiz ahirette de en büyük kayba uğrayanlar bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an putçuluğun her türlüsüne karşı çıkar ve putlara tapmanın kötülüğünü bütün ayrıntılarıyla ortaya koyar. Put, sadece tapılan birtakım maddi nesneler değil, kişinin Allah’ın dışında hayatının amacı olarak gördüğü maddi ve manevi her şeydir. Modern bir ev, lüks bir araba, şatafatlı bir hayat, çekici bir meslek, dikkat toplayan bir makam, kıskandıran zenginlik eğer yaşam amacına dönüşmüşse putçuluk hortlamış demektir. İlahlaştırmanın her türlüsü insanın kendi kendisine uydurduğu ve kendisini de inandırarak kandırdığı bir yalandır. “Onlar, kendileri için bir şeref, kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye, Allah’tan başkalarını ilâhlar edindiler.” (Meryem 19/81) “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’ı bir yana bırakarak putları ilah edindiniz.” (Ankebût 29/25)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hiç şüphesiz ahirette de en büyük kayba uğrayanlar bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnanan dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine karşı alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; işte onlar da cennet halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnanan dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine karşı alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; işte onlar da cennet halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnanan dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine karşı alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; işte onlar da cennet halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnanan dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve Rablerine karşı alçak gönüllülükle boyun eğen kimseler; işte onlar da cennet halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bu iki grubun durumu kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. (Ne dersiniz) bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?","arabic_text":"مَثَلُ الْفَر۪يقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَص۪يرِ وَالسَّم۪يعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bu iki grubun durumu kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. (Ne dersiniz) bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?","arabic_text":"مَثَلُ الْفَر۪يقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَص۪يرِ وَالسَّم۪يعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bu iki grubun durumu kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. (Ne dersiniz) bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?","arabic_text":"مَثَلُ الْفَر۪يقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَص۪يرِ وَالسَّم۪يعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bu iki grubun durumu kör ve sağır olan kimseyle gören ve işiten kimsenin durumu gibidir. (Ne dersiniz) bu ikisinin durumu hiç eşit olur mu? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?","arabic_text":"مَثَلُ الْفَر۪يقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَص۪يرِ وَالسَّم۪يعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu ben hakkınızda acıklı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu ben hakkınızda acıklı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu ben hakkınızda acıklı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu ben hakkınızda acıklı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların elebaşları şöyle demişlerdi: “Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. İçimizden sana uyanların da aşağı tabakadan bir takım (dar görüşlü) insanlar olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuz kanaatindeyiz.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların elebaşları şöyle demişlerdi: “Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. İçimizden sana uyanların da aşağı tabakadan bir takım (dar görüşlü) insanlar olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuz kanaatindeyiz.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların elebaşları şöyle demişlerdi: “Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. İçimizden sana uyanların da aşağı tabakadan bir takım (dar görüşlü) insanlar olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuz kanaatindeyiz.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların elebaşları şöyle demişlerdi: “Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. İçimizden sana uyanların da aşağı tabakadan bir takım (dar görüşlü) insanlar olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuz kanaatindeyiz.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَاُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَرًا مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O kendi katından bana bir rahmet (kitap peygamberlik mucize) vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız o rahmeti istemediğiniz hâlde biz sizi ona zorlayabilir miyiz?”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-28c.mp3","commentary_text":"“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam”  anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O’na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O kendi katından bana bir rahmet (kitap peygamberlik mucize) vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız o rahmeti istemediğiniz hâlde biz sizi ona zorlayabilir miyiz?”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-28c.mp3","commentary_text":"“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam”  anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O’na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O kendi katından bana bir rahmet (kitap peygamberlik mucize) vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız o rahmeti istemediğiniz hâlde biz sizi ona zorlayabilir miyiz?”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-28c.mp3","commentary_text":"“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam”  anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O’na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Nuh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O kendi katından bana bir rahmet (kitap peygamberlik mucize) vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız o rahmeti istemediğiniz hâlde biz sizi ona zorlayabilir miyiz?”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-27c.mp3","commentary_text":"“İnananları yanımdan kovacak değilim” ifadesi, inkârcıların Hz. Nuh’a ashabının aşağı sınıftan kimselerden oluştuğunu ve bunları etrafından uzaklaştırdığı takdirde belki kendisine kulak verebileceklerini îma edenlere karşı “böyle bir şey asla yapmam”  anlamında bir söylemdir. Aynı durum Hz. Peygamber’le Kureyş müşrikleri arasında yaşanmıştı. Hz. Peygamber Suhayb, Ammar, Selman ve Bilal gibi fakir Müslümanlarla beraberken müşrikler; “biz bunlarla beraber mi oturup kalkacağız? Bunları yanından uzaklaştırırsan belki sana kulak veririz,” demişlerdi. Bunun üzerine, “Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek, O’na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluk yok ki, onları kovup da zalimlerden olasın!” (En’am 6/52) ayeti nazil oldu."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah’tır. İnananları yanımdan kovacak değilim çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":["6/52","10/72","26/111"],"audio_path":"10/10-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah’tır. İnananları yanımdan kovacak değilim çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":["6/52","10/72","26/111"],"audio_path":"10/10-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah’tır. İnananları yanımdan kovacak değilim çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":["6/52","10/72","26/111"],"audio_path":"10/10-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Ey kavmim! Bu uyarı çabalarıma karşılık sizden maddi bir karşılık istemiyorum benim hizmetimin karşılığını verecek olan Allah’tır. İnananları yanımdan kovacak değilim çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat sizin gerçeklerden habersiz bir toplum olduğunuzu görüyorum.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":["6/52","10/72","26/111"],"audio_path":"10/10-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Ey kavmim! Eğer ben inananları yanımdan kovarsam beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ طَرَدْتُهُمْۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-30c.mp3","commentary_text":"İnanmayanlara karşı Hz. Nuh örnek bir tavır sergiliyor. Kendisinin halkından bir farkı olmadığını, insanların bilemeyeceği şeyleri kendisinin de bilemeyeceğini, melekler gibi olağanüstü yetenekleri de olmadığını, hidayetin tamamen Allah’ın takdirinde ve insanların kendi iradesinde olduğunu dile getiriyor."},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Ey kavmim! Eğer ben inananları yanımdan kovarsam beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ طَرَدْتُهُمْۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-30c.mp3","commentary_text":"İnanmayanlara karşı Hz. Nuh örnek bir tavır sergiliyor. Kendisinin halkından bir farkı olmadığını, insanların bilemeyeceği şeyleri kendisinin de bilemeyeceğini, melekler gibi olağanüstü yetenekleri de olmadığını, hidayetin tamamen Allah’ın takdirinde ve insanların kendi iradesinde olduğunu dile getiriyor."},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Ey kavmim! Eğer ben inananları yanımdan kovarsam beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ طَرَدْتُهُمْۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-30c.mp3","commentary_text":"İnanmayanlara karşı Hz. Nuh örnek bir tavır sergiliyor. Kendisinin halkından bir farkı olmadığını, insanların bilemeyeceği şeyleri kendisinin de bilemeyeceğini, melekler gibi olağanüstü yetenekleri de olmadığını, hidayetin tamamen Allah’ın takdirinde ve insanların kendi iradesinde olduğunu dile getiriyor."},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Ey kavmim! Eğer ben inananları yanımdan kovarsam beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ طَرَدْتُهُمْۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-29c.mp3","commentary_text":"İnanmayanlara karşı Hz. Nuh örnek bir tavır sergiliyor. Kendisinin halkından bir farkı olmadığını, insanların bilemeyeceği şeyleri kendisinin de bilemeyeceğini, melekler gibi olağanüstü yetenekleri de olmadığını, hidayetin tamamen Allah’ın takdirinde ve insanların kendi iradesinde olduğunu dile getiriyor."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum insanın duyu ve algı alanının ötesini bilirim de (demiyorum) bir melek olduğumu da söylemiyorum; sizin o hor gördüğünüz (tertemiz) kimselere Allah’ın bir hayır ulaştırmayacağını ise zaten söyleyemem çünkü onların kalplerinde olan (iman ve samimiyeti) en iyi bilen Allah’tır. Böyle bir şey söylersem o zaman ben de zalimlerden olurum.”","arabic_text":"وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["6/50"],"audio_path":"10/10-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum insanın duyu ve algı alanının ötesini bilirim de (demiyorum) bir melek olduğumu da söylemiyorum; sizin o hor gördüğünüz (tertemiz) kimselere Allah’ın bir hayır ulaştırmayacağını ise zaten söyleyemem çünkü onların kalplerinde olan (iman ve samimiyeti) en iyi bilen Allah’tır. Böyle bir şey söylersem o zaman ben de zalimlerden olurum.”","arabic_text":"وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["6/50"],"audio_path":"10/10-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum insanın duyu ve algı alanının ötesini bilirim de (demiyorum) bir melek olduğumu da söylemiyorum; sizin o hor gördüğünüz (tertemiz) kimselere Allah’ın bir hayır ulaştırmayacağını ise zaten söyleyemem çünkü onların kalplerinde olan (iman ve samimiyeti) en iyi bilen Allah’tır. Böyle bir şey söylersem o zaman ben de zalimlerden olurum.”","arabic_text":"وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["6/50"],"audio_path":"10/10-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ben size Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum insanın duyu ve algı alanının ötesini bilirim de (demiyorum) bir melek olduğumu da söylemiyorum; sizin o hor gördüğünüz (tertemiz) kimselere Allah’ın bir hayır ulaştırmayacağını ise zaten söyleyemem çünkü onların kalplerinde olan (iman ve samimiyeti) en iyi bilen Allah’tır. Böyle bir şey söylersem o zaman ben de zalimlerden olurum.”","arabic_text":"وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":["6/50"],"audio_path":"10/10-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey Nuh! Bizimle çekişip durdun bu çekişmede ileri de gittin. (Yeter artık) eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-32c.mp3","commentary_text":"Yani Allah dilemedikçe ben size ne azap getirebilirim ne hidayetinizi sağlayabilirim ne de mucize gösterebilirim. Ben sadece, dünya ve âhirette kurtuluşunuzu sağlayacak hayat prensiplerini Allah’ın bana bildirdiği şekilde size tebliğ eden bir elçiyim."},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey Nuh! Bizimle çekişip durdun bu çekişmede ileri de gittin. (Yeter artık) eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-32c.mp3","commentary_text":"Yani Allah dilemedikçe ben size ne azap getirebilirim ne hidayetinizi sağlayabilirim ne de mucize gösterebilirim. Ben sadece, dünya ve âhirette kurtuluşunuzu sağlayacak hayat prensiplerini Allah’ın bana bildirdiği şekilde size tebliğ eden bir elçiyim."},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey Nuh! Bizimle çekişip durdun bu çekişmede ileri de gittin. (Yeter artık) eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-32c.mp3","commentary_text":"Yani Allah dilemedikçe ben size ne azap getirebilirim ne hidayetinizi sağlayabilirim ne de mucize gösterebilirim. Ben sadece, dünya ve âhirette kurtuluşunuzu sağlayacak hayat prensiplerini Allah’ın bana bildirdiği şekilde size tebliğ eden bir elçiyim."},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey Nuh! Bizimle çekişip durdun bu çekişmede ileri de gittin. (Yeter artık) eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit edip durduğun o azabı getir de görelim” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا فَاَكْثَرْتَ جِدَالَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-31c.mp3","commentary_text":"Yani Allah dilemedikçe ben size ne azap getirebilirim ne hidayetinizi sağlayabilirim ne de mucize gösterebilirim. Ben sadece, dünya ve âhirette kurtuluşunuzu sağlayacak hayat prensiplerini Allah’ın bana bildirdiği şekilde size tebliğ eden bir elçiyim."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Nuh: “(Bu benim elimde değil ki) onu size dilerse ancak Allah getirir ve siz de buna (asla) engel olamazsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-33c.mp3","commentary_text":"“De k; ‘Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’…”  (Kehf 18/29) Yani “siz inkâr etmeyi dilemişseniz Rabbim size ne yapsın! Benim nasihatlerim sizi doğru yola nasıl getirsin? Siz önce kendinizi değiştirmeye karar vermelisiniz”. “Bir toplum, tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez!” (Ra’d 13/11)"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Nuh: “(Bu benim elimde değil ki) onu size dilerse ancak Allah getirir ve siz de buna (asla) engel olamazsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-33c.mp3","commentary_text":"“De k; ‘Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’…”  (Kehf 18/29) Yani “siz inkâr etmeyi dilemişseniz Rabbim size ne yapsın! Benim nasihatlerim sizi doğru yola nasıl getirsin? Siz önce kendinizi değiştirmeye karar vermelisiniz”. “Bir toplum, tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez!” (Ra’d 13/11)"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Nuh: “(Bu benim elimde değil ki) onu size dilerse ancak Allah getirir ve siz de buna (asla) engel olamazsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-33c.mp3","commentary_text":"“De k; ‘Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’…”  (Kehf 18/29) Yani “siz inkâr etmeyi dilemişseniz Rabbim size ne yapsın! Benim nasihatlerim sizi doğru yola nasıl getirsin? Siz önce kendinizi değiştirmeye karar vermelisiniz”. “Bir toplum, tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez!” (Ra’d 13/11)"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Nuh: “(Bu benim elimde değil ki) onu size dilerse ancak Allah getirir ve siz de buna (asla) engel olamazsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-32c.mp3","commentary_text":"“De k; ‘Hak, Rabbinizdendir. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’…”  (Kehf 18/29) Yani “siz inkâr etmeyi dilemişseniz Rabbim size ne yapsın! Benim nasihatlerim sizi doğru yola nasıl getirsin? Siz önce kendinizi değiştirmeye karar vermelisiniz”. “Bir toplum, tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez!” (Ra’d 13/11)"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ben size nasihat etsem de eğer Allah (inadınız ve yaptıklarınız yüzünden) sizi sapıklıkta bırakacaksa nasihatim de size fayda vermeyecektir. Zira O sizin Rabbinizdir ve hepiniz (sonunda hesap vermek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) O’nun huzurunda çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-34c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, ehemmiyetine binaen Hz. Nûh kıssasını anlatan ayetlerin arasına yerleştirilmiş tek bir cümledir. “Onu ben uydurduysam günahı bana aittir” yani “beni yalancılıkta itham etmeniz sizin Allah’a karşı olan sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Ayrıca benim yalan söylemeyen bir kişi olduğumu da çok iyi biliyorsunuz.”"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ben size nasihat etsem de eğer Allah (inadınız ve yaptıklarınız yüzünden) sizi sapıklıkta bırakacaksa nasihatim de size fayda vermeyecektir. Zira O sizin Rabbinizdir ve hepiniz (sonunda hesap vermek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) O’nun huzurunda çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-34c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, ehemmiyetine binaen Hz. Nûh kıssasını anlatan ayetlerin arasına yerleştirilmiş tek bir cümledir. “Onu ben uydurduysam günahı bana aittir” yani “beni yalancılıkta itham etmeniz sizin Allah’a karşı olan sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Ayrıca benim yalan söylemeyen bir kişi olduğumu da çok iyi biliyorsunuz.”"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ben size nasihat etsem de eğer Allah (inadınız ve yaptıklarınız yüzünden) sizi sapıklıkta bırakacaksa nasihatim de size fayda vermeyecektir. Zira O sizin Rabbinizdir ve hepiniz (sonunda hesap vermek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) O’nun huzurunda çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-34c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, ehemmiyetine binaen Hz. Nûh kıssasını anlatan ayetlerin arasına yerleştirilmiş tek bir cümledir. “Onu ben uydurduysam günahı bana aittir” yani “beni yalancılıkta itham etmeniz sizin Allah’a karşı olan sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Ayrıca benim yalan söylemeyen bir kişi olduğumu da çok iyi biliyorsunuz.”"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ben size nasihat etsem de eğer Allah (inadınız ve yaptıklarınız yüzünden) sizi sapıklıkta bırakacaksa nasihatim de size fayda vermeyecektir. Zira O sizin Rabbinizdir ve hepiniz (sonunda hesap vermek ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) O’nun huzurunda çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-33c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, ehemmiyetine binaen Hz. Nûh kıssasını anlatan ayetlerin arasına yerleştirilmiş tek bir cümledir. “Onu ben uydurduysam günahı bana aittir” yani “beni yalancılıkta itham etmeniz sizin Allah’a karşı olan sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Ayrıca benim yalan söylemeyen bir kişi olduğumu da çok iyi biliyorsunuz.”"},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa o (Nuh’un kıssası)nı “kendisi mi uydurdu” diyorlar? (Onlara) de ki: “Eğer onu ben uydurduysam günahım bana aittir. Ama ben sizlerin suç olarak işlediklerinizden uzağım.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa o (Nuh’un kıssası)nı “kendisi mi uydurdu” diyorlar? (Onlara) de ki: “Eğer onu ben uydurduysam günahım bana aittir. Ama ben sizlerin suç olarak işlediklerinizden uzağım.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa o (Nuh’un kıssası)nı “kendisi mi uydurdu” diyorlar? (Onlara) de ki: “Eğer onu ben uydurduysam günahım bana aittir. Ama ben sizlerin suç olarak işlediklerinizden uzağım.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa o (Nuh’un kıssası)nı “kendisi mi uydurdu” diyorlar? (Onlara) de ki: “Eğer onu ben uydurduysam günahım bana aittir. Ama ben sizlerin suç olarak işlediklerinizden uzağım.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Nuh’a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen onların yaptıklarından dolayı üzülme!”","arabic_text":"وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"10/10-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-36c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesinden anlıyoruz ki; kim ve hangi şartlarda olursa olsun insan Allah’ın elçisi de olsa ve Hak din için yola çıkmış da bulunsa insan olarak dünyalık bütün şartları yerine getirmeli ve ondan sonra güvenini kaybetmeden olayların neticesini Allah’a havale etmelidir. Ali İmran 3/153’te buyrulduğu gibi “Bir işi yapmaya azmettiğin zaman Allah’a güven.” Buradaki “güven/tevekkül” işe niyet edip koyulduktan sonradır. Hz. Nuh Allah’ın gözetiminde gemiyi yapıyor ve ondan sonra yola koyuluyor. “Allah’ım bana bir gemi yap da onunla hayatta kalalım” demiyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Nuh’a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen onların yaptıklarından dolayı üzülme!”","arabic_text":"وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"10/10-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-36c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesinden anlıyoruz ki; kim ve hangi şartlarda olursa olsun insan Allah’ın elçisi de olsa ve Hak din için yola çıkmış da bulunsa insan olarak dünyalık bütün şartları yerine getirmeli ve ondan sonra güvenini kaybetmeden olayların neticesini Allah’a havale etmelidir. Ali İmran 3/153’te buyrulduğu gibi “Bir işi yapmaya azmettiğin zaman Allah’a güven.” Buradaki “güven/tevekkül” işe niyet edip koyulduktan sonradır. Hz. Nuh Allah’ın gözetiminde gemiyi yapıyor ve ondan sonra yola koyuluyor. “Allah’ım bana bir gemi yap da onunla hayatta kalalım” demiyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Nuh’a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen onların yaptıklarından dolayı üzülme!”","arabic_text":"وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"10/10-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-36c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesinden anlıyoruz ki; kim ve hangi şartlarda olursa olsun insan Allah’ın elçisi de olsa ve Hak din için yola çıkmış da bulunsa insan olarak dünyalık bütün şartları yerine getirmeli ve ondan sonra güvenini kaybetmeden olayların neticesini Allah’a havale etmelidir. Ali İmran 3/153’te buyrulduğu gibi “Bir işi yapmaya azmettiğin zaman Allah’a güven.” Buradaki “güven/tevekkül” işe niyet edip koyulduktan sonradır. Hz. Nuh Allah’ın gözetiminde gemiyi yapıyor ve ondan sonra yola koyuluyor. “Allah’ım bana bir gemi yap da onunla hayatta kalalım” demiyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Nuh’a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen onların yaptıklarından dolayı üzülme!”","arabic_text":"وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"10/10-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-35c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesinden anlıyoruz ki; kim ve hangi şartlarda olursa olsun insan Allah’ın elçisi de olsa ve Hak din için yola çıkmış da bulunsa insan olarak dünyalık bütün şartları yerine getirmeli ve ondan sonra güvenini kaybetmeden olayların neticesini Allah’a havale etmelidir. Ali İmran 3/153’te buyrulduğu gibi “Bir işi yapmaya azmettiğin zaman Allah’a güven.” Buradaki “güven/tevekkül” işe niyet edip koyulduktan sonradır. Hz. Nuh Allah’ın gözetiminde gemiyi yapıyor ve ondan sonra yola koyuluyor. “Allah’ım bana bir gemi yap da onunla hayatta kalalım” demiyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Çünkü onlar (suda) boğulacaklardır.”","arabic_text":"وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-37c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gözetiminde Hz. Nuh’un gemi yapması da aslında bir mucizedir. Yanına gelen inkârcıların Hz. Nuh’un yaptıklarına ve söylediklerine bakarak onunla alay etmesi, onların daha önceden böyle bir şeye tanık olmadığını ortaya koyuyor. Bir sonraki ayette “yakında göreceksiniz” söylemi de inkârcıların Hz. Nuh’un anlattıklarının ve yaptıklarının boş ve manasız olduğu yönündeki menfi kanaatlerini ve inançsızlıklarını gösteriyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Çünkü onlar (suda) boğulacaklardır.”","arabic_text":"وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-37c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gözetiminde Hz. Nuh’un gemi yapması da aslında bir mucizedir. Yanına gelen inkârcıların Hz. Nuh’un yaptıklarına ve söylediklerine bakarak onunla alay etmesi, onların daha önceden böyle bir şeye tanık olmadığını ortaya koyuyor. Bir sonraki ayette “yakında göreceksiniz” söylemi de inkârcıların Hz. Nuh’un anlattıklarının ve yaptıklarının boş ve manasız olduğu yönündeki menfi kanaatlerini ve inançsızlıklarını gösteriyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Çünkü onlar (suda) boğulacaklardır.”","arabic_text":"وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-37c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gözetiminde Hz. Nuh’un gemi yapması da aslında bir mucizedir. Yanına gelen inkârcıların Hz. Nuh’un yaptıklarına ve söylediklerine bakarak onunla alay etmesi, onların daha önceden böyle bir şeye tanık olmadığını ortaya koyuyor. Bir sonraki ayette “yakında göreceksiniz” söylemi de inkârcıların Hz. Nuh’un anlattıklarının ve yaptıklarının boş ve manasız olduğu yönündeki menfi kanaatlerini ve inançsızlıklarını gösteriyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında (kurtulmaları için) benden bir istekte bulunma! Çünkü onlar (suda) boğulacaklardır.”","arabic_text":"وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-36c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gözetiminde Hz. Nuh’un gemi yapması da aslında bir mucizedir. Yanına gelen inkârcıların Hz. Nuh’un yaptıklarına ve söylediklerine bakarak onunla alay etmesi, onların daha önceden böyle bir şeye tanık olmadığını ortaya koyuyor. Bir sonraki ayette “yakında göreceksiniz” söylemi de inkârcıların Hz. Nuh’un anlattıklarının ve yaptıklarının boş ve manasız olduğu yönündeki menfi kanaatlerini ve inançsızlıklarını gösteriyor."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nuh gemiyi yapıyordu kavminden birtakım ileri gelen (inkârcı)lar ise yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz (olsun bakalım. Şunu iyi bilin ki;) siz (şimdi bizimle) nasıl alay ediyorsanız (vakti gelince) biz de sizinle (öyle) alay edeceğiz.”","arabic_text":"وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nuh gemiyi yapıyordu kavminden birtakım ileri gelen (inkârcı)lar ise yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz (olsun bakalım. Şunu iyi bilin ki;) siz (şimdi bizimle) nasıl alay ediyorsanız (vakti gelince) biz de sizinle (öyle) alay edeceğiz.”","arabic_text":"وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nuh gemiyi yapıyordu kavminden birtakım ileri gelen (inkârcı)lar ise yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz (olsun bakalım. Şunu iyi bilin ki;) siz (şimdi bizimle) nasıl alay ediyorsanız (vakti gelince) biz de sizinle (öyle) alay edeceğiz.”","arabic_text":"وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nuh gemiyi yapıyordu kavminden birtakım ileri gelen (inkârcı)lar ise yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz (olsun bakalım. Şunu iyi bilin ki;) siz (şimdi bizimle) nasıl alay ediyorsanız (vakti gelince) biz de sizinle (öyle) alay edeceğiz.”","arabic_text":"وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"10/10-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Artık yakında siz de öğreneceksiniz (dünya hayatında) alçaltıcı azabın kime geleceğini ve (ahirette) sürekli azabın kime ineceğini.”","arabic_text":"فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Artık yakında siz de öğreneceksiniz (dünya hayatında) alçaltıcı azabın kime geleceğini ve (ahirette) sürekli azabın kime ineceğini.”","arabic_text":"فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Artık yakında siz de öğreneceksiniz (dünya hayatında) alçaltıcı azabın kime geleceğini ve (ahirette) sürekli azabın kime ineceğini.”","arabic_text":"فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Artık yakında siz de öğreneceksiniz (dünya hayatında) alçaltıcı azabın kime geleceğini ve (ahirette) sürekli azabın kime ineceğini.”","arabic_text":"فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sonunda emrimiz gereği sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh’a dedik ki: “Her cins hayvandan birer çift al ve (boğulacaklarına dair) haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye bindir!” Zaten onunla birlikte iman edenlerin sayısı pek azdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَۜ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":["3/7","23/27","26/119","54/11"],"audio_path":"10/10-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-40c.mp3","commentary_text":"“Onun yürümesi Allah’ın adıyladır” yani bu gemi, Allah’ın emriyle hareket edecek, O’nun lütuf ve inayeti sayesinde azgın suların dalgalarına dayanabilecek ve bu gemide bulunanlar kurtularak Allah’ın rızası istikametinde hayatlarına devam edeceklerdir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sonunda emrimiz gereği sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh’a dedik ki: “Her cins hayvandan birer çift al ve (boğulacaklarına dair) haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye bindir!” Zaten onunla birlikte iman edenlerin sayısı pek azdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَۜ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":["3/7","23/27","26/119","54/11"],"audio_path":"10/10-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-40c.mp3","commentary_text":"“Onun yürümesi Allah’ın adıyladır” yani bu gemi, Allah’ın emriyle hareket edecek, O’nun lütuf ve inayeti sayesinde azgın suların dalgalarına dayanabilecek ve bu gemide bulunanlar kurtularak Allah’ın rızası istikametinde hayatlarına devam edeceklerdir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sonunda emrimiz gereği sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh’a dedik ki: “Her cins hayvandan birer çift al ve (boğulacaklarına dair) haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye bindir!” Zaten onunla birlikte iman edenlerin sayısı pek azdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَۜ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":["3/7","23/27","26/119","54/11"],"audio_path":"10/10-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-40c.mp3","commentary_text":"“Onun yürümesi Allah’ın adıyladır” yani bu gemi, Allah’ın emriyle hareket edecek, O’nun lütuf ve inayeti sayesinde azgın suların dalgalarına dayanabilecek ve bu gemide bulunanlar kurtularak Allah’ın rızası istikametinde hayatlarına devam edeceklerdir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sonunda emrimiz gereği sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh’a dedik ki: “Her cins hayvandan birer çift al ve (boğulacaklarına dair) haklarında hüküm verilmiş olanlar dışında aileni ve iman edenleri gemiye bindir!” Zaten onunla birlikte iman edenlerin sayısı pek azdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَۜ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَل۪يلٌ","related_links":["3/7","23/27","26/119","54/11"],"audio_path":"10/10-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-39c.mp3","commentary_text":"“Onun yürümesi Allah’ın adıyladır” yani bu gemi, Allah’ın emriyle hareket edecek, O’nun lütuf ve inayeti sayesinde azgın suların dalgalarına dayanabilecek ve bu gemide bulunanlar kurtularak Allah’ın rızası istikametinde hayatlarına devam edeceklerdir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Haydi ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de durması da Allah’ın adıyla/yardımıyladır. Doğrusu benim Rabbim gerçekten bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Haydi ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de durması da Allah’ın adıyla/yardımıyladır. Doğrusu benim Rabbim gerçekten bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Haydi ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de durması da Allah’ın adıyla/yardımıyladır. Doğrusu benim Rabbim gerçekten bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Haydi ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de durması da Allah’ın adıyla/yardımıyladır. Doğrusu benim Rabbim gerçekten bağışlayandır merhamet edendir.”","arabic_text":"وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Gemi dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna: “Yavrucuğum bizimle beraber sen de bin inkârcılarla birlikte olma!” diye seslendi.","arabic_text":"وَهِيَ تَجْر۪ي بِهِمْ ف۪ي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌۨ ابْنَهُ وَكَانَ ف۪ي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَبْۭۗ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Gemi dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna: “Yavrucuğum bizimle beraber sen de bin inkârcılarla birlikte olma!” diye seslendi.","arabic_text":"وَهِيَ تَجْر۪ي بِهِمْ ف۪ي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌۨ ابْنَهُ وَكَانَ ف۪ي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَبْۭۗ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Gemi dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna: “Yavrucuğum bizimle beraber sen de bin inkârcılarla birlikte olma!” diye seslendi.","arabic_text":"وَهِيَ تَجْر۪ي بِهِمْ ف۪ي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌۨ ابْنَهُ وَكَانَ ف۪ي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَبْۭۗ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Gemi dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna: “Yavrucuğum bizimle beraber sen de bin inkârcılarla birlikte olma!” diye seslendi.","arabic_text":"وَهِيَ تَجْر۪ي بِهِمْ ف۪ي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌۨ ابْنَهُ وَكَانَ ف۪ي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَبْۭۗ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O: “Ben kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh: “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.","arabic_text":"قَالَ سَاٰو۪ٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُن۪ي مِنَ الْمَٓاءِۜ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-43c.mp3","commentary_text":"Nuh tufanı, öyle söylendiği gibi bütün bir yeryüzünü ihtiva eden bir tufan değil, Hz. Nuh’un davetine muhatap olanları kapsayan bölgesel bir tufandır. Suriye ve Irak’ın birleştiği yerde yani Mezopotamya’da yaşayan bir peygambere halkı iman etmedi diye dünyanın diğer yerlerinde yaşayan insanlara Allah’ın tufanı yaşatması düşünülemez. Zira Allah elçi göndermediği toplumlara asla azap etmez. “Biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.” (İsra 17/15) Ayette geçen “Cûdi” sözcüğü “engince bir dağ” demektir. “Cûdi” ile ilgili çok farklı rivayetler vardır. Bazıları “Ağrı Dağı”, bazıları Musul civarında bir dağ olarak yorum yapsa da bu dağın nerede olduğu bizim için çok önemli değil. Esas olan Nuh Tufan’ının verdiği mesajdır ve bu mesajdan alınan derstir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"O: “Ben kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh: “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.","arabic_text":"قَالَ سَاٰو۪ٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُن۪ي مِنَ الْمَٓاءِۜ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-43c.mp3","commentary_text":"Nuh tufanı, öyle söylendiği gibi bütün bir yeryüzünü ihtiva eden bir tufan değil, Hz. Nuh’un davetine muhatap olanları kapsayan bölgesel bir tufandır. Suriye ve Irak’ın birleştiği yerde yani Mezopotamya’da yaşayan bir peygambere halkı iman etmedi diye dünyanın diğer yerlerinde yaşayan insanlara Allah’ın tufanı yaşatması düşünülemez. Zira Allah elçi göndermediği toplumlara asla azap etmez. “Biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.” (İsra 17/15) Ayette geçen “Cûdi” sözcüğü “engince bir dağ” demektir. “Cûdi” ile ilgili çok farklı rivayetler vardır. Bazıları “Ağrı Dağı”, bazıları Musul civarında bir dağ olarak yorum yapsa da bu dağın nerede olduğu bizim için çok önemli değil. Esas olan Nuh Tufan’ının verdiği mesajdır ve bu mesajdan alınan derstir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"O: “Ben kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh: “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.","arabic_text":"قَالَ سَاٰو۪ٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُن۪ي مِنَ الْمَٓاءِۜ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-43c.mp3","commentary_text":"Nuh tufanı, öyle söylendiği gibi bütün bir yeryüzünü ihtiva eden bir tufan değil, Hz. Nuh’un davetine muhatap olanları kapsayan bölgesel bir tufandır. Suriye ve Irak’ın birleştiği yerde yani Mezopotamya’da yaşayan bir peygambere halkı iman etmedi diye dünyanın diğer yerlerinde yaşayan insanlara Allah’ın tufanı yaşatması düşünülemez. Zira Allah elçi göndermediği toplumlara asla azap etmez. “Biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.” (İsra 17/15) Ayette geçen “Cûdi” sözcüğü “engince bir dağ” demektir. “Cûdi” ile ilgili çok farklı rivayetler vardır. Bazıları “Ağrı Dağı”, bazıları Musul civarında bir dağ olarak yorum yapsa da bu dağın nerede olduğu bizim için çok önemli değil. Esas olan Nuh Tufan’ının verdiği mesajdır ve bu mesajdan alınan derstir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"O: “Ben kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh: “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.","arabic_text":"قَالَ سَاٰو۪ٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُن۪ي مِنَ الْمَٓاءِۜ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-42c.mp3","commentary_text":"Nuh tufanı, öyle söylendiği gibi bütün bir yeryüzünü ihtiva eden bir tufan değil, Hz. Nuh’un davetine muhatap olanları kapsayan bölgesel bir tufandır. Suriye ve Irak’ın birleştiği yerde yani Mezopotamya’da yaşayan bir peygambere halkı iman etmedi diye dünyanın diğer yerlerinde yaşayan insanlara Allah’ın tufanı yaşatması düşünülemez. Zira Allah elçi göndermediği toplumlara asla azap etmez. “Biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.” (İsra 17/15) Ayette geçen “Cûdi” sözcüğü “engince bir dağ” demektir. “Cûdi” ile ilgili çok farklı rivayetler vardır. Bazıları “Ağrı Dağı”, bazıları Musul civarında bir dağ olarak yorum yapsa da bu dağın nerede olduğu bizim için çok önemli değil. Esas olan Nuh Tufan’ının verdiği mesajdır ve bu mesajdan alınan derstir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bir süre sonra yere: “Ey yer suyunu yut” ve göğe: “Ey gök yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi Allah’ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi’ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.","arabic_text":"ق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh; “oğlum ailemdendir” demekle Allah’a vaadini hatırlatarak oğlunu boğulmaktan kurtaracağını düşünmüş. Ama ileriki ayetlerde de görüleceği gibi aile olmak için bir insanın sulbünden meydana gelmek yani biyolojik bağlılık ve aynı hanede yaşamak yetmiyor. İman ve mantalite birliğinin de olması gerekiyor. Demek iman kardeşliği bizim anladığımız manada biyolojik kardeşlikten çok daha önemlidir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bir süre sonra yere: “Ey yer suyunu yut” ve göğe: “Ey gök yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi Allah’ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi’ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.","arabic_text":"ق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh; “oğlum ailemdendir” demekle Allah’a vaadini hatırlatarak oğlunu boğulmaktan kurtaracağını düşünmüş. Ama ileriki ayetlerde de görüleceği gibi aile olmak için bir insanın sulbünden meydana gelmek yani biyolojik bağlılık ve aynı hanede yaşamak yetmiyor. İman ve mantalite birliğinin de olması gerekiyor. Demek iman kardeşliği bizim anladığımız manada biyolojik kardeşlikten çok daha önemlidir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bir süre sonra yere: “Ey yer suyunu yut” ve göğe: “Ey gök yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi Allah’ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi’ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.","arabic_text":"ق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh; “oğlum ailemdendir” demekle Allah’a vaadini hatırlatarak oğlunu boğulmaktan kurtaracağını düşünmüş. Ama ileriki ayetlerde de görüleceği gibi aile olmak için bir insanın sulbünden meydana gelmek yani biyolojik bağlılık ve aynı hanede yaşamak yetmiyor. İman ve mantalite birliğinin de olması gerekiyor. Demek iman kardeşliği bizim anladığımız manada biyolojik kardeşlikten çok daha önemlidir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bir süre sonra yere: “Ey yer suyunu yut” ve göğe: “Ey gök yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi Allah’ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi’ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.","arabic_text":"ق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-43c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh; “oğlum ailemdendir” demekle Allah’a vaadini hatırlatarak oğlunu boğulmaktan kurtaracağını düşünmüş. Ama ileriki ayetlerde de görüleceği gibi aile olmak için bir insanın sulbünden meydana gelmek yani biyolojik bağlılık ve aynı hanede yaşamak yetmiyor. İman ve mantalite birliğinin de olması gerekiyor. Demek iman kardeşliği bizim anladığımız manada biyolojik kardeşlikten çok daha önemlidir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Nuh Rabbine niyaz edip şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”","arabic_text":"وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْن۪ي مِنْ اَهْل۪ي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ اَحْكَمُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-45c.mp3","commentary_text":"Burada aslında zımnen ırkçılığa da bir atıf vardır. Hangi ırktan ve soydan gelirse gelsin insan, tevhid çatısı altında iman birliği olmadıkça gerçek kardeşlik olamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Nuh Rabbine niyaz edip şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”","arabic_text":"وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْن۪ي مِنْ اَهْل۪ي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ اَحْكَمُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-45c.mp3","commentary_text":"Burada aslında zımnen ırkçılığa da bir atıf vardır. Hangi ırktan ve soydan gelirse gelsin insan, tevhid çatısı altında iman birliği olmadıkça gerçek kardeşlik olamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Nuh Rabbine niyaz edip şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”","arabic_text":"وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْن۪ي مِنْ اَهْل۪ي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ اَحْكَمُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-45c.mp3","commentary_text":"Burada aslında zımnen ırkçılığa da bir atıf vardır. Hangi ırktan ve soydan gelirse gelsin insan, tevhid çatısı altında iman birliği olmadıkça gerçek kardeşlik olamaz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Nuh Rabbine niyaz edip şöyle dedi: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”","arabic_text":"وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْن۪ي مِنْ اَهْل۪ي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ اَحْكَمُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-44c.mp3","commentary_text":"Burada aslında zımnen ırkçılığa da bir atıf vardır. Hangi ırktan ve soydan gelirse gelsin insan, tevhid çatısı altında iman birliği olmadıkça gerçek kardeşlik olamaz."},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Ey Nuh! O (oğlun isyan ettiği için) senin ailenden değildir. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme! Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”","arabic_text":"قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Ey Nuh! O (oğlun isyan ettiği için) senin ailenden değildir. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme! Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”","arabic_text":"قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Ey Nuh! O (oğlun isyan ettiği için) senin ailenden değildir. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme! Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”","arabic_text":"قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Ey Nuh! O (oğlun isyan ettiği için) senin ailenden değildir. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme! Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.”","arabic_text":"قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Nuh) Ey Rabbim! Senden hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz bana acımazsan şüphesiz kaybedenlerden olurum!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Nuh) Ey Rabbim! Senden hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz bana acımazsan şüphesiz kaybedenlerden olurum!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Nuh) Ey Rabbim! Senden hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz bana acımazsan şüphesiz kaybedenlerden olurum!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Nuh) Ey Rabbim! Senden hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz bana acımazsan şüphesiz kaybedenlerden olurum!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ona) denildi ki: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanların soyundan gelecek toplumlara (ümmetlere) Bizim katımızdan bir esenlik ve bereketle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine (inanmayanlara) elem dolu bir azap dokunacak.”","arabic_text":"ق۪يلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَۜ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-48c.mp3","commentary_text":"Hz. Nûh kıssası, daha önceki zamanlarda da biliniyordu. Ancak dilden dile aktarılarak gelen kıssa Kur’an’da anlatıldığı kadar mesaj içerikli, doğru ve insicamlı değildi. Ayette geçen “Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir” ifadesi, aynı zamanda Kur’an’ın diğer sûrelerinde anlatılan ve anlatılacak olan öteki peygamber kıssalarını da işaret etmektedir. Kur’an’daki tarihsel referansların, peygamber kıssalarının tümünde sıkça görülen mesajlar ve değerler genel bir ahlaki muhteva taşımaktadır ve bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ona) denildi ki: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanların soyundan gelecek toplumlara (ümmetlere) Bizim katımızdan bir esenlik ve bereketle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine (inanmayanlara) elem dolu bir azap dokunacak.”","arabic_text":"ق۪يلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَۜ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-48c.mp3","commentary_text":"Hz. Nûh kıssası, daha önceki zamanlarda da biliniyordu. Ancak dilden dile aktarılarak gelen kıssa Kur’an’da anlatıldığı kadar mesaj içerikli, doğru ve insicamlı değildi. Ayette geçen “Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir” ifadesi, aynı zamanda Kur’an’ın diğer sûrelerinde anlatılan ve anlatılacak olan öteki peygamber kıssalarını da işaret etmektedir. Kur’an’daki tarihsel referansların, peygamber kıssalarının tümünde sıkça görülen mesajlar ve değerler genel bir ahlaki muhteva taşımaktadır ve bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ona) denildi ki: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanların soyundan gelecek toplumlara (ümmetlere) Bizim katımızdan bir esenlik ve bereketle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine (inanmayanlara) elem dolu bir azap dokunacak.”","arabic_text":"ق۪يلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَۜ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-48c.mp3","commentary_text":"Hz. Nûh kıssası, daha önceki zamanlarda da biliniyordu. Ancak dilden dile aktarılarak gelen kıssa Kur’an’da anlatıldığı kadar mesaj içerikli, doğru ve insicamlı değildi. Ayette geçen “Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir” ifadesi, aynı zamanda Kur’an’ın diğer sûrelerinde anlatılan ve anlatılacak olan öteki peygamber kıssalarını da işaret etmektedir. Kur’an’daki tarihsel referansların, peygamber kıssalarının tümünde sıkça görülen mesajlar ve değerler genel bir ahlaki muhteva taşımaktadır ve bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ona) denildi ki: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanların soyundan gelecek toplumlara (ümmetlere) Bizim katımızdan bir esenlik ve bereketle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine (inanmayanlara) elem dolu bir azap dokunacak.”","arabic_text":"ق۪يلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَۜ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-47c.mp3","commentary_text":"Hz. Nûh kıssası, daha önceki zamanlarda da biliniyordu. Ancak dilden dile aktarılarak gelen kıssa Kur’an’da anlatıldığı kadar mesaj içerikli, doğru ve insicamlı değildi. Ayette geçen “Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir” ifadesi, aynı zamanda Kur’an’ın diğer sûrelerinde anlatılan ve anlatılacak olan öteki peygamber kıssalarını da işaret etmektedir. Kur’an’daki tarihsel referansların, peygamber kıssalarının tümünde sıkça görülen mesajlar ve değerler genel bir ahlaki muhteva taşımaktadır ve bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret ve unutma ki iyi sonuç mutlaka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların olacaktır.","arabic_text":"تِلْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-49c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud, Nuh Peygamberin oğlu Sâm’ın soyundan gelmektedir. Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyarında doğup büyüdü. Âd kavmine peygamber olarak geldi. Hz. Nuh’un torunlarından biri olan Âd’ın soyundan gelen insanlara Âd kavmi denmektedir. Nuh tufanından sonra putperestlik yapmaya başlayan ilk kavim Âd kavmidir. Bu sebeple Hz. Hud bu topluma peygamber olarak gönderilmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret ve unutma ki iyi sonuç mutlaka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların olacaktır.","arabic_text":"تِلْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-49c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud, Nuh Peygamberin oğlu Sâm’ın soyundan gelmektedir. Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyarında doğup büyüdü. Âd kavmine peygamber olarak geldi. Hz. Nuh’un torunlarından biri olan Âd’ın soyundan gelen insanlara Âd kavmi denmektedir. Nuh tufanından sonra putperestlik yapmaya başlayan ilk kavim Âd kavmidir. Bu sebeple Hz. Hud bu topluma peygamber olarak gönderilmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret ve unutma ki iyi sonuç mutlaka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların olacaktır.","arabic_text":"تِلْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-49c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud, Nuh Peygamberin oğlu Sâm’ın soyundan gelmektedir. Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyarında doğup büyüdü. Âd kavmine peygamber olarak geldi. Hz. Nuh’un torunlarından biri olan Âd’ın soyundan gelen insanlara Âd kavmi denmektedir. Nuh tufanından sonra putperestlik yapmaya başlayan ilk kavim Âd kavmidir. Bu sebeple Hz. Hud bu topluma peygamber olarak gönderilmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret ve unutma ki iyi sonuç mutlaka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların olacaktır.","arabic_text":"تِلْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-48c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud, Nuh Peygamberin oğlu Sâm’ın soyundan gelmektedir. Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyarında doğup büyüdü. Âd kavmine peygamber olarak geldi. Hz. Nuh’un torunlarından biri olan Âd’ın soyundan gelen insanlara Âd kavmi denmektedir. Nuh tufanından sonra putperestlik yapmaya başlayan ilk kavim Âd kavmidir. Bu sebeple Hz. Hud bu topluma peygamber olarak gönderilmiştir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ad (kavmin)e de kardeşleri Hud’u (nebi olarak gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz.”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ad (kavmin)e de kardeşleri Hud’u (nebi olarak gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz.”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ad (kavmin)e de kardeşleri Hud’u (nebi olarak gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz.”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ad (kavmin)e de kardeşleri Hud’u (nebi olarak gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz.”","arabic_text":"وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim (hizmetimin karşılığı) ancak beni yaratana aittir. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى الَّذ۪ي فَطَرَن۪يۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-51c.mp3","commentary_text":"Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin."},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim (hizmetimin karşılığı) ancak beni yaratana aittir. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى الَّذ۪ي فَطَرَن۪يۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-51c.mp3","commentary_text":"Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin."},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim (hizmetimin karşılığı) ancak beni yaratana aittir. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى الَّذ۪ي فَطَرَن۪يۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-51c.mp3","commentary_text":"Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin."},{"verse_number":"51","turkish_text":"“Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim (hizmetimin karşılığı) ancak beni yaratana aittir. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًاۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى الَّذ۪ي فَطَرَن۪يۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-50c.mp3","commentary_text":"Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin."},{"verse_number":"52","turkish_text":"“Ey kavmim Rabbinizden af dileyiniz arkasından O’na tevbe ediniz ki size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"“Ey kavmim Rabbinizden af dileyiniz arkasından O’na tevbe ediniz ki size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"“Ey kavmim Rabbinizden af dileyiniz arkasından O’na tevbe ediniz ki size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"“Ey kavmim Rabbinizden af dileyiniz arkasından O’na tevbe ediniz ki size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Ey Hud! Sen bize (peygamberliğini kanıtlayacak ve bizi inanmaya ikna edecek türden) açık bir mucize getirmedin. (Bu durumda) biz (sırf) senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve (boşuna ümitlenme) biz sana asla inanmayacağız!”","arabic_text":"قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Ey Hud! Sen bize (peygamberliğini kanıtlayacak ve bizi inanmaya ikna edecek türden) açık bir mucize getirmedin. (Bu durumda) biz (sırf) senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve (boşuna ümitlenme) biz sana asla inanmayacağız!”","arabic_text":"قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Ey Hud! Sen bize (peygamberliğini kanıtlayacak ve bizi inanmaya ikna edecek türden) açık bir mucize getirmedin. (Bu durumda) biz (sırf) senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve (boşuna ümitlenme) biz sana asla inanmayacağız!”","arabic_text":"قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Ey Hud! Sen bize (peygamberliğini kanıtlayacak ve bizi inanmaya ikna edecek türden) açık bir mucize getirmedin. (Bu durumda) biz (sırf) senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve (boşuna ümitlenme) biz sana asla inanmayacağız!”","arabic_text":"قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54-55","turkish_text":"Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”","arabic_text":"مِنْ دُونِه۪ فَك۪يدُون۪ي جَم۪يعًا ثُمَّ لَا تُنْظِرُونِ ﴿٢﴾ اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54-55","turkish_text":"Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”","arabic_text":"مِنْ دُونِه۪ فَك۪يدُون۪ي جَم۪يعًا ثُمَّ لَا تُنْظِرُونِ ﴿٢﴾ اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54-55","turkish_text":"Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”","arabic_text":"مِنْ دُونِه۪ فَك۪يدُون۪ي جَم۪يعًا ثُمَّ لَا تُنْظِرُونِ ﴿٢﴾ اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54-55","turkish_text":"Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”","arabic_text":"مِنْ دُونِه۪ فَك۪يدُون۪ي جَم۪يعًا ثُمَّ لَا تُنْظِرُونِ ﴿٢﴾ اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”","arabic_text":"اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["10/71"],"audio_path":"10/10-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”","arabic_text":"اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["10/71"],"audio_path":"10/10-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”","arabic_text":"اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["10/71"],"audio_path":"10/10-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”","arabic_text":"اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":["10/71"],"audio_path":"10/10-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Eğer yüz çevirirseniz (sonucuna da katlanırsınız). Bilin ki benimle gönderilen (ilâhî buyrukları) ben size bildirdim (artık benim yapacak bir şeyim yok). Rabbim (dilerse sizi yok eder) yerinize sizin dışınızda başka bir kavmi getirir de siz O’na hiçbir şekilde (karşı koyamaz ve) zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim her şeyi gözetip koruyandır” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْمًا غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـًٔاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Eğer yüz çevirirseniz (sonucuna da katlanırsınız). Bilin ki benimle gönderilen (ilâhî buyrukları) ben size bildirdim (artık benim yapacak bir şeyim yok). Rabbim (dilerse sizi yok eder) yerinize sizin dışınızda başka bir kavmi getirir de siz O’na hiçbir şekilde (karşı koyamaz ve) zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim her şeyi gözetip koruyandır” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْمًا غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـًٔاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Eğer yüz çevirirseniz (sonucuna da katlanırsınız). Bilin ki benimle gönderilen (ilâhî buyrukları) ben size bildirdim (artık benim yapacak bir şeyim yok). Rabbim (dilerse sizi yok eder) yerinize sizin dışınızda başka bir kavmi getirir de siz O’na hiçbir şekilde (karşı koyamaz ve) zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim her şeyi gözetip koruyandır” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْمًا غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـًٔاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Eğer yüz çevirirseniz (sonucuna da katlanırsınız). Bilin ki benimle gönderilen (ilâhî buyrukları) ben size bildirdim (artık benim yapacak bir şeyim yok). Rabbim (dilerse sizi yok eder) yerinize sizin dışınızda başka bir kavmi getirir de siz O’na hiçbir şekilde (karşı koyamaz ve) zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim her şeyi gözetip koruyandır” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْمًا غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـًٔاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve nihayet (azap) emrimiz gelince (zalimleri helâk ettik) Hud’u ve onunla aynı inancı paylaşanları katımızdan bir koruma lütfuyla kurtardık; ayrıca kendilerini (ahiretteki) ağır ve zorlu azaptan (da) koruduk.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-58c.mp3","commentary_text":"Ad kavminin helakiyle ilgili Hakka suresinin 6 ve 7. ayetlerine bakabilirsiniz. Bu ayetlerde Ad kavminin sonu çok ibretli bir tablo halinde sergilenmektedir. Sekiz gün, yedi gece devam eden şiddetli bir kasırga ile felakete uğrayan bu toplum içi boş hurma kütükleri gibi yerlere yığılıp kalmıştır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve nihayet (azap) emrimiz gelince (zalimleri helâk ettik) Hud’u ve onunla aynı inancı paylaşanları katımızdan bir koruma lütfuyla kurtardık; ayrıca kendilerini (ahiretteki) ağır ve zorlu azaptan (da) koruduk.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-58c.mp3","commentary_text":"Ad kavminin helakiyle ilgili Hakka suresinin 6 ve 7. ayetlerine bakabilirsiniz. Bu ayetlerde Ad kavminin sonu çok ibretli bir tablo halinde sergilenmektedir. Sekiz gün, yedi gece devam eden şiddetli bir kasırga ile felakete uğrayan bu toplum içi boş hurma kütükleri gibi yerlere yığılıp kalmıştır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve nihayet (azap) emrimiz gelince (zalimleri helâk ettik) Hud’u ve onunla aynı inancı paylaşanları katımızdan bir koruma lütfuyla kurtardık; ayrıca kendilerini (ahiretteki) ağır ve zorlu azaptan (da) koruduk.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-58c.mp3","commentary_text":"Ad kavminin helakiyle ilgili Hakka suresinin 6 ve 7. ayetlerine bakabilirsiniz. Bu ayetlerde Ad kavminin sonu çok ibretli bir tablo halinde sergilenmektedir. Sekiz gün, yedi gece devam eden şiddetli bir kasırga ile felakete uğrayan bu toplum içi boş hurma kütükleri gibi yerlere yığılıp kalmıştır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve nihayet (azap) emrimiz gelince (zalimleri helâk ettik) Hud’u ve onunla aynı inancı paylaşanları katımızdan bir koruma lütfuyla kurtardık; ayrıca kendilerini (ahiretteki) ağır ve zorlu azaptan (da) koruduk.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُودًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-57c.mp3","commentary_text":"Ad kavminin helakiyle ilgili Hakka suresinin 6 ve 7. ayetlerine bakabilirsiniz. Bu ayetlerde Ad kavminin sonu çok ibretli bir tablo halinde sergilenmektedir. Sekiz gün, yedi gece devam eden şiddetli bir kasırga ile felakete uğrayan bu toplum içi boş hurma kütükleri gibi yerlere yığılıp kalmıştır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte Ad (kavminin sonu böyle oldu. Çünkü onlar). Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler (O’nun) peygamberlerine isyan ettiler ve nerde (Allah’tan yüz çevirmiş) inatçı zorba varsa onun peşinden gittiler.","arabic_text":"وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ وَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-59c.mp3","commentary_text":"“Semûd kavmi”, Âd kavminden Hz. Hûd’un peygamberliğini kabul eden ve bu şekilde Allah’ın gazabından kurtularak hayatta kalmayı başaran kavimlerden biridir. Bunlara “ikinci Âd” kavmi de denmektedir. Hûd’un kavmi ile bu toplumu birbirinden ayırt etmek için 60. ayette Âd kavminden bahsederken özellikle “Hûd’un Kavmi Âd” diye vurgu yapılmıştır. Semûd Kavminin, Hicaz ile Şam arasındaki Vadi el-Kura ve çevresinde yaşadıkları rivayet edilir. Kendilerine aynı kavme mensup olan Hz. Salih peygamber olarak gelmiştir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte Ad (kavminin sonu böyle oldu. Çünkü onlar). Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler (O’nun) peygamberlerine isyan ettiler ve nerde (Allah’tan yüz çevirmiş) inatçı zorba varsa onun peşinden gittiler.","arabic_text":"وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ وَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-59c.mp3","commentary_text":"“Semûd kavmi”, Âd kavminden Hz. Hûd’un peygamberliğini kabul eden ve bu şekilde Allah’ın gazabından kurtularak hayatta kalmayı başaran kavimlerden biridir. Bunlara “ikinci Âd” kavmi de denmektedir. Hûd’un kavmi ile bu toplumu birbirinden ayırt etmek için 60. ayette Âd kavminden bahsederken özellikle “Hûd’un Kavmi Âd” diye vurgu yapılmıştır. Semûd Kavminin, Hicaz ile Şam arasındaki Vadi el-Kura ve çevresinde yaşadıkları rivayet edilir. Kendilerine aynı kavme mensup olan Hz. Salih peygamber olarak gelmiştir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte Ad (kavminin sonu böyle oldu. Çünkü onlar). Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler (O’nun) peygamberlerine isyan ettiler ve nerde (Allah’tan yüz çevirmiş) inatçı zorba varsa onun peşinden gittiler.","arabic_text":"وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ وَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-59c.mp3","commentary_text":"“Semûd kavmi”, Âd kavminden Hz. Hûd’un peygamberliğini kabul eden ve bu şekilde Allah’ın gazabından kurtularak hayatta kalmayı başaran kavimlerden biridir. Bunlara “ikinci Âd” kavmi de denmektedir. Hûd’un kavmi ile bu toplumu birbirinden ayırt etmek için 60. ayette Âd kavminden bahsederken özellikle “Hûd’un Kavmi Âd” diye vurgu yapılmıştır. Semûd Kavminin, Hicaz ile Şam arasındaki Vadi el-Kura ve çevresinde yaşadıkları rivayet edilir. Kendilerine aynı kavme mensup olan Hz. Salih peygamber olarak gelmiştir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte Ad (kavminin sonu böyle oldu. Çünkü onlar). Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler (O’nun) peygamberlerine isyan ettiler ve nerde (Allah’tan yüz çevirmiş) inatçı zorba varsa onun peşinden gittiler.","arabic_text":"وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ وَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-58c.mp3","commentary_text":"“Semûd kavmi”, Âd kavminden Hz. Hûd’un peygamberliğini kabul eden ve bu şekilde Allah’ın gazabından kurtularak hayatta kalmayı başaran kavimlerden biridir. Bunlara “ikinci Âd” kavmi de denmektedir. Hûd’un kavmi ile bu toplumu birbirinden ayırt etmek için 60. ayette Âd kavminden bahsederken özellikle “Hûd’un Kavmi Âd” diye vurgu yapılmıştır. Semûd Kavminin, Hicaz ile Şam arasındaki Vadi el-Kura ve çevresinde yaşadıkları rivayet edilir. Kendilerine aynı kavme mensup olan Hz. Salih peygamber olarak gelmiştir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah’ın lânetine uğradılar. Bakın işte Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu Âd (kavmi) idi. Unutmayın ki; Hud’un kavmi Âd (tarih sahnesinden) işte böyle yok olup gitti.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ عَادًا كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟","related_links":["53/50"],"audio_path":"10/10-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah’ın lânetine uğradılar. Bakın işte Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu Âd (kavmi) idi. Unutmayın ki; Hud’un kavmi Âd (tarih sahnesinden) işte böyle yok olup gitti.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ عَادًا كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟","related_links":["53/50"],"audio_path":"10/10-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah’ın lânetine uğradılar. Bakın işte Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu Âd (kavmi) idi. Unutmayın ki; Hud’un kavmi Âd (tarih sahnesinden) işte böyle yok olup gitti.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ عَادًا كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟","related_links":["53/50"],"audio_path":"10/10-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah’ın lânetine uğradılar. Bakın işte Rablerini ısrarla inkâr eden işte bu Âd (kavmi) idi. Unutmayın ki; Hud’un kavmi Âd (tarih sahnesinden) işte böyle yok olup gitti.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ عَادًا كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟","related_links":["53/50"],"audio_path":"10/10-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (nebi olarak) gönderdik. (Salih onlara:) “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O’dur sizi yerden (topraktan) yaratan ve oranın imarında görevli kılan. Af dileyin O’ndan sonra da O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim (kullarına) çok yakındır (dualarını) kabul edendir.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-61c.mp3","commentary_text":"Yani “Rabbimden apaçık bir delil ile gelmişsem yine de atalarınızın dininden mi bahsedeceksiniz?” Dikkat edilirse peygamberlerin en çok çektiği atalar dini yani geleneksel anlayış ve muhafazakarlık olmuştur. Hemen her peygambere yapılan ilk çıkış “neden bizi atalarımızın dininden vazgeçirmeye çalışıyorsun” olmuştur. Bugün en çok müntesibi bulunan din hangisidir diye sorsalar, hiç şüphesiz bu din atalar dinidir derim. Bu din, ana-baba, nine-dede, yakın akraba, konu komşu, imam öğretmen, hacı hoca, şeyh molla gibi kimselerin anlattıkları üzerine kurulmuştur. Onun için Kur’an ayetleri, insana kendisini yaratıcısı karşısında sorumlu kılan ve onun seçme yeteneğinin kaynağını oluşturan aklını kullanarak atalar dinini sorgulamasını, araştırmasını ve vahiy süzgecinden geçirmesini emreder."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (nebi olarak) gönderdik. (Salih onlara:) “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O’dur sizi yerden (topraktan) yaratan ve oranın imarında görevli kılan. Af dileyin O’ndan sonra da O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim (kullarına) çok yakındır (dualarını) kabul edendir.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-61c.mp3","commentary_text":"Yani “Rabbimden apaçık bir delil ile gelmişsem yine de atalarınızın dininden mi bahsedeceksiniz?” Dikkat edilirse peygamberlerin en çok çektiği atalar dini yani geleneksel anlayış ve muhafazakarlık olmuştur. Hemen her peygambere yapılan ilk çıkış “neden bizi atalarımızın dininden vazgeçirmeye çalışıyorsun” olmuştur. Bugün en çok müntesibi bulunan din hangisidir diye sorsalar, hiç şüphesiz bu din atalar dinidir derim. Bu din, ana-baba, nine-dede, yakın akraba, konu komşu, imam öğretmen, hacı hoca, şeyh molla gibi kimselerin anlattıkları üzerine kurulmuştur. Onun için Kur’an ayetleri, insana kendisini yaratıcısı karşısında sorumlu kılan ve onun seçme yeteneğinin kaynağını oluşturan aklını kullanarak atalar dinini sorgulamasını, araştırmasını ve vahiy süzgecinden geçirmesini emreder."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (nebi olarak) gönderdik. (Salih onlara:) “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O’dur sizi yerden (topraktan) yaratan ve oranın imarında görevli kılan. Af dileyin O’ndan sonra da O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim (kullarına) çok yakındır (dualarını) kabul edendir.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-61c.mp3","commentary_text":"Yani “Rabbimden apaçık bir delil ile gelmişsem yine de atalarınızın dininden mi bahsedeceksiniz?” Dikkat edilirse peygamberlerin en çok çektiği atalar dini yani geleneksel anlayış ve muhafazakarlık olmuştur. Hemen her peygambere yapılan ilk çıkış “neden bizi atalarımızın dininden vazgeçirmeye çalışıyorsun” olmuştur. Bugün en çok müntesibi bulunan din hangisidir diye sorsalar, hiç şüphesiz bu din atalar dinidir derim. Bu din, ana-baba, nine-dede, yakın akraba, konu komşu, imam öğretmen, hacı hoca, şeyh molla gibi kimselerin anlattıkları üzerine kurulmuştur. Onun için Kur’an ayetleri, insana kendisini yaratıcısı karşısında sorumlu kılan ve onun seçme yeteneğinin kaynağını oluşturan aklını kullanarak atalar dinini sorgulamasını, araştırmasını ve vahiy süzgecinden geçirmesini emreder."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (nebi olarak) gönderdik. (Salih onlara:) “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O’dur sizi yerden (topraktan) yaratan ve oranın imarında görevli kılan. Af dileyin O’ndan sonra da O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim (kullarına) çok yakındır (dualarını) kabul edendir.”","arabic_text":"وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-60c.mp3","commentary_text":"Yani “Rabbimden apaçık bir delil ile gelmişsem yine de atalarınızın dininden mi bahsedeceksiniz?” Dikkat edilirse peygamberlerin en çok çektiği atalar dini yani geleneksel anlayış ve muhafazakarlık olmuştur. Hemen her peygambere yapılan ilk çıkış “neden bizi atalarımızın dininden vazgeçirmeye çalışıyorsun” olmuştur. Bugün en çok müntesibi bulunan din hangisidir diye sorsalar, hiç şüphesiz bu din atalar dinidir derim. Bu din, ana-baba, nine-dede, yakın akraba, konu komşu, imam öğretmen, hacı hoca, şeyh molla gibi kimselerin anlattıkları üzerine kurulmuştur. Onun için Kur’an ayetleri, insana kendisini yaratıcısı karşısında sorumlu kılan ve onun seçme yeteneğinin kaynağını oluşturan aklını kullanarak atalar dinini sorgulamasını, araştırmasını ve vahiy süzgecinden geçirmesini emreder."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Salih bundan önce sen içimizde sevilen sayılan (güvenilir) bir adamdın. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-62c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi kendisinden mucize olarak Allah’ın kendilerine dişi bir deve göndermesini istemişti. Bunun üzerine Allah mucize olarak onlara bir deve göndermişti. Buna rağmen kavminden çoğu yine iman etmemişti. Üstelik Salih Peygamber’in deveyi kesmeme konusundaki uyarılarına rağmen onu keserek isyanlarını ikiye katlamışlardı. Daha sonra da Allah kendilerini çok feci bir şekilde helak etmiştir. Bu konuda daha geniş malumat için A’râf 7/73 dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Salih bundan önce sen içimizde sevilen sayılan (güvenilir) bir adamdın. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-62c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi kendisinden mucize olarak Allah’ın kendilerine dişi bir deve göndermesini istemişti. Bunun üzerine Allah mucize olarak onlara bir deve göndermişti. Buna rağmen kavminden çoğu yine iman etmemişti. Üstelik Salih Peygamber’in deveyi kesmeme konusundaki uyarılarına rağmen onu keserek isyanlarını ikiye katlamışlardı. Daha sonra da Allah kendilerini çok feci bir şekilde helak etmiştir. Bu konuda daha geniş malumat için A’râf 7/73 dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Salih bundan önce sen içimizde sevilen sayılan (güvenilir) bir adamdın. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-62c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi kendisinden mucize olarak Allah’ın kendilerine dişi bir deve göndermesini istemişti. Bunun üzerine Allah mucize olarak onlara bir deve göndermişti. Buna rağmen kavminden çoğu yine iman etmemişti. Üstelik Salih Peygamber’in deveyi kesmeme konusundaki uyarılarına rağmen onu keserek isyanlarını ikiye katlamışlardı. Daha sonra da Allah kendilerini çok feci bir şekilde helak etmiştir. Bu konuda daha geniş malumat için A’râf 7/73 dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Salih bundan önce sen içimizde sevilen sayılan (güvenilir) bir adamdın. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.”","arabic_text":"قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-61c.mp3","commentary_text":"Hz. Salih’in kavmi kendisinden mucize olarak Allah’ın kendilerine dişi bir deve göndermesini istemişti. Bunun üzerine Allah mucize olarak onlara bir deve göndermişti. Buna rağmen kavminden çoğu yine iman etmemişti. Üstelik Salih Peygamber’in deveyi kesmeme konusundaki uyarılarına rağmen onu keserek isyanlarını ikiye katlamışlardı. Daha sonra da Allah kendilerini çok feci bir şekilde helak etmiştir. Bu konuda daha geniş malumat için A’râf 7/73 dipnotuna da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Salih) dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerindeysem ve bana kendi katından bir rahmet vermişse ben Allah’a isyan ettiğim takdirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmayacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ","related_links":["7/78","26/157"],"audio_path":"10/10-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Salih) dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerindeysem ve bana kendi katından bir rahmet vermişse ben Allah’a isyan ettiğim takdirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmayacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ","related_links":["7/78","26/157"],"audio_path":"10/10-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Salih) dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerindeysem ve bana kendi katından bir rahmet vermişse ben Allah’a isyan ettiğim takdirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmayacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ","related_links":["7/78","26/157"],"audio_path":"10/10-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Salih) dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerindeysem ve bana kendi katından bir rahmet vermişse ben Allah’a isyan ettiğim takdirde beni ondan kim kurtarabilir? Demek ki siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmayacaksınız.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ","related_links":["7/78","26/157"],"audio_path":"10/10-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ","related_links":["7/73","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"10/10-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ","related_links":["7/73","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"10/10-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ","related_links":["7/73","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"10/10-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ","related_links":["7/73","17/59","26/155","54/27"],"audio_path":"10/10-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Derken (Semûd halkının ileri gelenleri) onu kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: (İşte bu olay sonunuzu getirdi!) “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım! (Sonra helâk olacaksınız!) İşte bu yalanlanamayacak bir tehdittir!”","arabic_text":"فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا ف۪ي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Derken (Semûd halkının ileri gelenleri) onu kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: (İşte bu olay sonunuzu getirdi!) “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım! (Sonra helâk olacaksınız!) İşte bu yalanlanamayacak bir tehdittir!”","arabic_text":"فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا ف۪ي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Derken (Semûd halkının ileri gelenleri) onu kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: (İşte bu olay sonunuzu getirdi!) “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım! (Sonra helâk olacaksınız!) İşte bu yalanlanamayacak bir tehdittir!”","arabic_text":"فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا ف۪ي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Derken (Semûd halkının ileri gelenleri) onu kestiler. Bunun üzerine (Salih) dedi ki: (İşte bu olay sonunuzu getirdi!) “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın bakalım! (Sonra helâk olacaksınız!) İşte bu yalanlanamayacak bir tehdittir!”","arabic_text":"فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا ف۪ي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve derken (azap) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâk olmaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve derken (azap) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâk olmaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve derken (azap) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâk olmaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ve derken (azap) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâk olmaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.","arabic_text":"وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":["78/91","11/94","29/37"],"audio_path":"10/10-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.","arabic_text":"وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":["78/91","11/94","29/37"],"audio_path":"10/10-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.","arabic_text":"وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":["78/91","11/94","29/37"],"audio_path":"10/10-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O zulmedenleri ise korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.","arabic_text":"وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":["78/91","11/94","29/37"],"audio_path":"10/10-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sanki daha önce orada hiç oturmamış (yuva kurup yaşamamış) gibi oldular. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) gerçekten Rablerini inkâr etmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-68c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim Peygamberin yakın akrabası olup aynı şeriatla insanları hidayete çağıran bir peygamberdir. Kavimleri de yaşadıkları bölge de birbirlerine yakındı. Hikmetine binaen melekler önce, Rabbinden birtakım mesajlar iletmek üzere Hz. İbrahim’e uğruyor ve arkasından Hz. Lût’un kavmini helâke gidiyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sanki daha önce orada hiç oturmamış (yuva kurup yaşamamış) gibi oldular. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) gerçekten Rablerini inkâr etmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-68c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim Peygamberin yakın akrabası olup aynı şeriatla insanları hidayete çağıran bir peygamberdir. Kavimleri de yaşadıkları bölge de birbirlerine yakındı. Hikmetine binaen melekler önce, Rabbinden birtakım mesajlar iletmek üzere Hz. İbrahim’e uğruyor ve arkasından Hz. Lût’un kavmini helâke gidiyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sanki daha önce orada hiç oturmamış (yuva kurup yaşamamış) gibi oldular. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) gerçekten Rablerini inkâr etmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-68c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim Peygamberin yakın akrabası olup aynı şeriatla insanları hidayete çağıran bir peygamberdir. Kavimleri de yaşadıkları bölge de birbirlerine yakındı. Hikmetine binaen melekler önce, Rabbinden birtakım mesajlar iletmek üzere Hz. İbrahim’e uğruyor ve arkasından Hz. Lût’un kavmini helâke gidiyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sanki daha önce orada hiç oturmamış (yuva kurup yaşamamış) gibi oldular. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) gerçekten Rablerini inkâr etmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim Peygamberin yakın akrabası olup aynı şeriatla insanları hidayete çağıran bir peygamberdir. Kavimleri de yaşadıkları bölge de birbirlerine yakındı. Hikmetine binaen melekler önce, Rabbinden birtakım mesajlar iletmek üzere Hz. İbrahim’e uğruyor ve arkasından Hz. Lût’un kavmini helâke gidiyor."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Andolsun (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ","related_links":["15/52","51/26"],"audio_path":"10/10-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb, Hz. İshak’ın oğludur, İshak da Hz. İbrahim’in. Hz. İshak, Sâre’den dünyaya gelmiş, Hz. İbrahim’in diğer eşi Hacer’den de Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. Yani bu durum da Hz. İbrahim iki peygamber babası ve bir peygamber dedesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Andolsun (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ","related_links":["15/52","51/26"],"audio_path":"10/10-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb, Hz. İshak’ın oğludur, İshak da Hz. İbrahim’in. Hz. İshak, Sâre’den dünyaya gelmiş, Hz. İbrahim’in diğer eşi Hacer’den de Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. Yani bu durum da Hz. İbrahim iki peygamber babası ve bir peygamber dedesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Andolsun (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ","related_links":["15/52","51/26"],"audio_path":"10/10-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb, Hz. İshak’ın oğludur, İshak da Hz. İbrahim’in. Hz. İshak, Sâre’den dünyaya gelmiş, Hz. İbrahim’in diğer eşi Hacer’den de Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. Yani bu durum da Hz. İbrahim iki peygamber babası ve bir peygamber dedesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Andolsun (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ","related_links":["15/52","51/26"],"audio_path":"10/10-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-68c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb, Hz. İshak’ın oğludur, İshak da Hz. İbrahim’in. Hz. İshak, Sâre’den dünyaya gelmiş, Hz. İbrahim’in diğer eşi Hacer’den de Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. Yani bu durum da Hz. İbrahim iki peygamber babası ve bir peygamber dedesidir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Fakat (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce konukları tuhafına gitti onlardan dolayı içine bir korku (endişe) düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah’ın melekleriyiz)! Lût’un kavmine (cezalarını uygulamak için) gönderildik” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["15/52"],"audio_path":"10/10-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-70c.mp3","commentary_text":"Rivayet edilir ki o sırada Hz. İbrahim yüzlü yaşlarda, hanımı Sâre ise doksanlı yaşlardaydı."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Fakat (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce konukları tuhafına gitti onlardan dolayı içine bir korku (endişe) düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah’ın melekleriyiz)! Lût’un kavmine (cezalarını uygulamak için) gönderildik” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["15/52"],"audio_path":"10/10-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-70c.mp3","commentary_text":"Rivayet edilir ki o sırada Hz. İbrahim yüzlü yaşlarda, hanımı Sâre ise doksanlı yaşlardaydı."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Fakat (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce konukları tuhafına gitti onlardan dolayı içine bir korku (endişe) düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah’ın melekleriyiz)! Lût’un kavmine (cezalarını uygulamak için) gönderildik” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["15/52"],"audio_path":"10/10-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-70c.mp3","commentary_text":"Rivayet edilir ki o sırada Hz. İbrahim yüzlü yaşlarda, hanımı Sâre ise doksanlı yaşlardaydı."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Fakat (İbrahim) elçilerin kızartılmış buzağıya doğru el uzatmadıklarını görünce konukları tuhafına gitti onlardan dolayı içine bir korku (endişe) düştü. Bu sırada konukları: “Korkma (biz Allah’ın melekleriyiz)! Lût’un kavmine (cezalarını uygulamak için) gönderildik” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["15/52"],"audio_path":"10/10-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-69c.mp3","commentary_text":"Rivayet edilir ki o sırada Hz. İbrahim yüzlü yaşlarda, hanımı Sâre ise doksanlı yaşlardaydı."},{"verse_number":"71","turkish_text":"İbrahim’in karısı (Sâre) ayakta bekliyordu (bu sözleri duyunca) güldü. Biz de ona İshak (adında bir çocuk dünyaya getireceğini) ve İshak’ın ardından Yakup (isminde bir de torun)’u (olacağını) müjdeledik.","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ","related_links":["2/133","15/54"],"audio_path":"10/10-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İbrahim’in karısı (Sâre) ayakta bekliyordu (bu sözleri duyunca) güldü. Biz de ona İshak (adında bir çocuk dünyaya getireceğini) ve İshak’ın ardından Yakup (isminde bir de torun)’u (olacağını) müjdeledik.","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ","related_links":["2/133","15/54"],"audio_path":"10/10-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İbrahim’in karısı (Sâre) ayakta bekliyordu (bu sözleri duyunca) güldü. Biz de ona İshak (adında bir çocuk dünyaya getireceğini) ve İshak’ın ardından Yakup (isminde bir de torun)’u (olacağını) müjdeledik.","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ","related_links":["2/133","15/54"],"audio_path":"10/10-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İbrahim’in karısı (Sâre) ayakta bekliyordu (bu sözleri duyunca) güldü. Biz de ona İshak (adında bir çocuk dünyaya getireceğini) ve İshak’ın ardından Yakup (isminde bir de torun)’u (olacağını) müjdeledik.","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ","related_links":["2/133","15/54"],"audio_path":"10/10-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخًاۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-72c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in meleklerle tartışması, çekişme anlamında değil, isteğinde ısrarcı olması anlamındadır. Meleklerden azabı geciktirmelerini ve bunun için Allah’tan dilekte bulunmalarını istiyor. Çünkü inkârcılara gelecek olan umumî felâkete Hz. Lût ile ona inananların da uğrayacaklarından endişe ediyor. “…Biz Lut’u ve yakınlarını (ona inananları Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır” (Ankebût 29/32)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخًاۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-72c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in meleklerle tartışması, çekişme anlamında değil, isteğinde ısrarcı olması anlamındadır. Meleklerden azabı geciktirmelerini ve bunun için Allah’tan dilekte bulunmalarını istiyor. Çünkü inkârcılara gelecek olan umumî felâkete Hz. Lût ile ona inananların da uğrayacaklarından endişe ediyor. “…Biz Lut’u ve yakınlarını (ona inananları Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır” (Ankebût 29/32)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخًاۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-72c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in meleklerle tartışması, çekişme anlamında değil, isteğinde ısrarcı olması anlamındadır. Meleklerden azabı geciktirmelerini ve bunun için Allah’tan dilekte bulunmalarını istiyor. Çünkü inkârcılara gelecek olan umumî felâkete Hz. Lût ile ona inananların da uğrayacaklarından endişe ediyor. “…Biz Lut’u ve yakınlarını (ona inananları Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır” (Ankebût 29/32)"},{"verse_number":"72","turkish_text":"Karısı: “Vay başıma gelenler! Ben kocamış bir kadın ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu çok şaşılacak bir şeydir!” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخًاۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-71c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in meleklerle tartışması, çekişme anlamında değil, isteğinde ısrarcı olması anlamındadır. Meleklerden azabı geciktirmelerini ve bunun için Allah’tan dilekte bulunmalarını istiyor. Çünkü inkârcılara gelecek olan umumî felâkete Hz. Lût ile ona inananların da uğrayacaklarından endişe ediyor. “…Biz Lut’u ve yakınlarını (ona inananları Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır” (Ankebût 29/32)"},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Elçiler) “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki övülmeye yegâne layık olan O’dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَتَعْجَب۪ينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِۜ اِنَّهُ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Elçiler) “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki övülmeye yegâne layık olan O’dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَتَعْجَب۪ينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِۜ اِنَّهُ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Elçiler) “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki övülmeye yegâne layık olan O’dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَتَعْجَب۪ينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِۜ اِنَّهُ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Elçiler) “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki övülmeye yegâne layık olan O’dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَتَعْجَب۪ينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِۜ اِنَّهُ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Böylece İbrahim’in endişesi geçtikten ve kendisine müjde verildikten sonra Lût kavmi hakkında (affedilmeleri için) bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبَ عَنْ اِبْرٰه۪يمَ الرَّوْعُ وَجَٓاءَتْهُ الْبُشْرٰى يُجَادِلُنَا ف۪ي قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["29/31"],"audio_path":"10/10-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-74c.mp3","commentary_text":"Allah, yaptıkları yüzünden bir kavmi azaba uğratacaksa ve bu azap da hak olmuşsa, Allah bundan asla vaz geçmez."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Böylece İbrahim’in endişesi geçtikten ve kendisine müjde verildikten sonra Lût kavmi hakkında (affedilmeleri için) bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبَ عَنْ اِبْرٰه۪يمَ الرَّوْعُ وَجَٓاءَتْهُ الْبُشْرٰى يُجَادِلُنَا ف۪ي قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["29/31"],"audio_path":"10/10-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-74c.mp3","commentary_text":"Allah, yaptıkları yüzünden bir kavmi azaba uğratacaksa ve bu azap da hak olmuşsa, Allah bundan asla vaz geçmez."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Böylece İbrahim’in endişesi geçtikten ve kendisine müjde verildikten sonra Lût kavmi hakkında (affedilmeleri için) bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبَ عَنْ اِبْرٰه۪يمَ الرَّوْعُ وَجَٓاءَتْهُ الْبُشْرٰى يُجَادِلُنَا ف۪ي قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["29/31"],"audio_path":"10/10-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-74c.mp3","commentary_text":"Allah, yaptıkları yüzünden bir kavmi azaba uğratacaksa ve bu azap da hak olmuşsa, Allah bundan asla vaz geçmez."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Böylece İbrahim’in endişesi geçtikten ve kendisine müjde verildikten sonra Lût kavmi hakkında (affedilmeleri için) bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبَ عَنْ اِبْرٰه۪يمَ الرَّوْعُ وَجَٓاءَتْهُ الْبُشْرٰى يُجَادِلُنَا ف۪ي قَوْمِ لُوطٍۜ","related_links":["29/31"],"audio_path":"10/10-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-73c.mp3","commentary_text":"Allah, yaptıkları yüzünden bir kavmi azaba uğratacaksa ve bu azap da hak olmuşsa, Allah bundan asla vaz geçmez."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Çünkü İbrahim gerçekten çok halim (yumuşak huylu) ince ruhlu duyarlı ve kendisini bütünüyle Allah’a vermiş bir kimseydi.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ مُن۪يبٌ","related_links":["9/114"],"audio_path":"10/10-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Çünkü İbrahim gerçekten çok halim (yumuşak huylu) ince ruhlu duyarlı ve kendisini bütünüyle Allah’a vermiş bir kimseydi.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ مُن۪يبٌ","related_links":["9/114"],"audio_path":"10/10-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Çünkü İbrahim gerçekten çok halim (yumuşak huylu) ince ruhlu duyarlı ve kendisini bütünüyle Allah’a vermiş bir kimseydi.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ مُن۪يبٌ","related_links":["9/114"],"audio_path":"10/10-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Çünkü İbrahim gerçekten çok halim (yumuşak huylu) ince ruhlu duyarlı ve kendisini bütünüyle Allah’a vermiş bir kimseydi.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ مُن۪يبٌ","related_links":["9/114"],"audio_path":"10/10-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Elçilerimiz) ona dediler ki: “Ey İbrahim! Bu tartışma işinden (ısrarından) vazgeç; çünkü (Lût kavmi için) Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap kaçınılmaz olmuştur.”","arabic_text":"يَٓا اِبْرٰه۪يمُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَاۚ اِنَّهُ قَدْ جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۚ وَاِنَّهُمْ اٰت۪يهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-75c.mp3","commentary_text":"“İşte kızlarım” ifadesi Hz. Lut’un sadece iki tane olan öz kızlarıyla ilgili değil, Hz. Lut’un kavminin, o beldenin kızları için söylenmiştir. “Kızlarımla nikâhlanmanız sizin için daha temizdir” tümcesi ise onlarla nikâhlanma yoluyla evlenmeyi ifade eder. Burada Hz. Lût; kızlarla evlenmelerinin fıtrata uygun bir davranış olacağını söylemiştir. Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Hz. Lut’un kavminin bu sapık eğilimleri yüzünden erkeklerle kadınlar arasındaki doğal ilişki olması gereken düzeyde olamamıştır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Elçilerimiz) ona dediler ki: “Ey İbrahim! Bu tartışma işinden (ısrarından) vazgeç; çünkü (Lût kavmi için) Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap kaçınılmaz olmuştur.”","arabic_text":"يَٓا اِبْرٰه۪يمُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَاۚ اِنَّهُ قَدْ جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۚ وَاِنَّهُمْ اٰت۪يهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-76c.mp3","commentary_text":"“İşte kızlarım” ifadesi Hz. Lut’un sadece iki tane olan öz kızlarıyla ilgili değil, Hz. Lut’un kavminin, o beldenin kızları için söylenmiştir. “Kızlarımla nikâhlanmanız sizin için daha temizdir” tümcesi ise onlarla nikâhlanma yoluyla evlenmeyi ifade eder. Burada Hz. Lût; kızlarla evlenmelerinin fıtrata uygun bir davranış olacağını söylemiştir. Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Hz. Lut’un kavminin bu sapık eğilimleri yüzünden erkeklerle kadınlar arasındaki doğal ilişki olması gereken düzeyde olamamıştır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Elçilerimiz) ona dediler ki: “Ey İbrahim! Bu tartışma işinden (ısrarından) vazgeç; çünkü (Lût kavmi için) Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap kaçınılmaz olmuştur.”","arabic_text":"يَٓا اِبْرٰه۪يمُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَاۚ اِنَّهُ قَدْ جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۚ وَاِنَّهُمْ اٰت۪يهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-76c.mp3","commentary_text":"“İşte kızlarım” ifadesi Hz. Lut’un sadece iki tane olan öz kızlarıyla ilgili değil, Hz. Lut’un kavminin, o beldenin kızları için söylenmiştir. “Kızlarımla nikâhlanmanız sizin için daha temizdir” tümcesi ise onlarla nikâhlanma yoluyla evlenmeyi ifade eder. Burada Hz. Lût; kızlarla evlenmelerinin fıtrata uygun bir davranış olacağını söylemiştir. Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Hz. Lut’un kavminin bu sapık eğilimleri yüzünden erkeklerle kadınlar arasındaki doğal ilişki olması gereken düzeyde olamamıştır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Elçilerimiz) ona dediler ki: “Ey İbrahim! Bu tartışma işinden (ısrarından) vazgeç; çünkü (Lût kavmi için) Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap kaçınılmaz olmuştur.”","arabic_text":"يَٓا اِبْرٰه۪يمُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَاۚ اِنَّهُ قَدْ جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۚ وَاِنَّهُمْ اٰت۪يهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-76c.mp3","commentary_text":"“İşte kızlarım” ifadesi Hz. Lut’un sadece iki tane olan öz kızlarıyla ilgili değil, Hz. Lut’un kavminin, o beldenin kızları için söylenmiştir. “Kızlarımla nikâhlanmanız sizin için daha temizdir” tümcesi ise onlarla nikâhlanma yoluyla evlenmeyi ifade eder. Burada Hz. Lût; kızlarla evlenmelerinin fıtrata uygun bir davranış olacağını söylemiştir. Bu ayetlerden anlaşılıyor ki; Hz. Lut’un kavminin bu sapık eğilimleri yüzünden erkeklerle kadınlar arasındaki doğal ilişki olması gereken düzeyde olamamıştır."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve elçilerimiz (delikanlı suretinde) Lût’a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا يَوْمٌ عَص۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-76c.mp3","commentary_text":"Burada söz konusu edilen eşcinsellik (homoseksüellik), cinsel yönelişin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip âşık olması eşcinsel olduğu anlamına gelir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve elçilerimiz (delikanlı suretinde) Lût’a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا يَوْمٌ عَص۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-77c.mp3","commentary_text":"Burada söz konusu edilen eşcinsellik (homoseksüellik), cinsel yönelişin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip âşık olması eşcinsel olduğu anlamına gelir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve elçilerimiz (delikanlı suretinde) Lût’a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا يَوْمٌ عَص۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-77c.mp3","commentary_text":"Burada söz konusu edilen eşcinsellik (homoseksüellik), cinsel yönelişin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip âşık olması eşcinsel olduğu anlamına gelir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ve elçilerimiz (delikanlı suretinde) Lût’a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا يَوْمٌ عَص۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-77c.mp3","commentary_text":"Burada söz konusu edilen eşcinsellik (homoseksüellik), cinsel yönelişin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip âşık olması eşcinsel olduğu anlamına gelir."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Lût’un kavmi (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşarak geldi. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût (onlara) dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım onlar sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin! İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?”","arabic_text":"وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ف۪ي ضَيْف۪يۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَش۪يدٌ","related_links":["15/71","26/165"],"audio_path":"10/10-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-77c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, beldeye daha sonradan gelen bir yabancı konumunda olduğu için kendisini savunacak ne bir akrabası vardı ne de bir tanıdığı. Kendisini müdafaa edecek insan desteği olmadığı için eşcinsellerin tutumundan bıkmış ve kendini yalnız hissetmeye başlamış. Bu konuda öylesine sıkılmış ve öylesine çaresiz kalmıştı ki; yanındaki melekleri ve Allah’ın desteğini bile unutup sağlam bir kaleye sığınmayı dile getirmiş."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Lût’un kavmi (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşarak geldi. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût (onlara) dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım onlar sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin! İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?”","arabic_text":"وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ف۪ي ضَيْف۪يۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَش۪يدٌ","related_links":["15/71","26/165"],"audio_path":"10/10-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-78c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, beldeye daha sonradan gelen bir yabancı konumunda olduğu için kendisini savunacak ne bir akrabası vardı ne de bir tanıdığı. Kendisini müdafaa edecek insan desteği olmadığı için eşcinsellerin tutumundan bıkmış ve kendini yalnız hissetmeye başlamış. Bu konuda öylesine sıkılmış ve öylesine çaresiz kalmıştı ki; yanındaki melekleri ve Allah’ın desteğini bile unutup sağlam bir kaleye sığınmayı dile getirmiş."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Lût’un kavmi (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşarak geldi. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût (onlara) dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım onlar sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin! İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?”","arabic_text":"وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ف۪ي ضَيْف۪يۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَش۪يدٌ","related_links":["15/71","26/165"],"audio_path":"10/10-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-78c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, beldeye daha sonradan gelen bir yabancı konumunda olduğu için kendisini savunacak ne bir akrabası vardı ne de bir tanıdığı. Kendisini müdafaa edecek insan desteği olmadığı için eşcinsellerin tutumundan bıkmış ve kendini yalnız hissetmeye başlamış. Bu konuda öylesine sıkılmış ve öylesine çaresiz kalmıştı ki; yanındaki melekleri ve Allah’ın desteğini bile unutup sağlam bir kaleye sığınmayı dile getirmiş."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Lût’un kavmi (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşarak geldi. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût (onlara) dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım onlar sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin! İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?”","arabic_text":"وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ف۪ي ضَيْف۪يۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَش۪يدٌ","related_links":["15/71","26/165"],"audio_path":"10/10-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-78c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, beldeye daha sonradan gelen bir yabancı konumunda olduğu için kendisini savunacak ne bir akrabası vardı ne de bir tanıdığı. Kendisini müdafaa edecek insan desteği olmadığı için eşcinsellerin tutumundan bıkmış ve kendini yalnız hissetmeye başlamış. Bu konuda öylesine sıkılmış ve öylesine çaresiz kalmıştı ki; yanındaki melekleri ve Allah’ın desteğini bile unutup sağlam bir kaleye sığınmayı dile getirmiş."},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Buna karşılık) onlar da dediler ki: “Sen (gayet iyi) biliyorsun ki bizim (kadınlarla bir işimiz olmadığı için) senin kızlarında bir gözümüz yok. Aslında sen bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi biliyorsun (ama bizi oyalıyorsun).”","arabic_text":"قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا ف۪ي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-78c.mp3","commentary_text":"“Karın dışında” ifadesi ciddi bir aile dramını ortaya koymaktadır. Çünkü Hz. Lût’un karısı da helâk olanlar arasında yer almıştır. Fakat karısının hangi sebeple helâk olduğu konusunda Kur’an’da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. İnkâr eden kavim gibi karısının da inanmadığını düşünmekteyiz. “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı…” (Tahrim 66/10) “Sabah da yaklaşmadı mı?” ifadesi bu konuşmanın sabaha yakın olduğu, vaktin geldiği anlamındadır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Buna karşılık) onlar da dediler ki: “Sen (gayet iyi) biliyorsun ki bizim (kadınlarla bir işimiz olmadığı için) senin kızlarında bir gözümüz yok. Aslında sen bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi biliyorsun (ama bizi oyalıyorsun).”","arabic_text":"قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا ف۪ي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-79c.mp3","commentary_text":"“Karın dışında” ifadesi ciddi bir aile dramını ortaya koymaktadır. Çünkü Hz. Lût’un karısı da helâk olanlar arasında yer almıştır. Fakat karısının hangi sebeple helâk olduğu konusunda Kur’an’da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. İnkâr eden kavim gibi karısının da inanmadığını düşünmekteyiz. “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı…” (Tahrim 66/10) “Sabah da yaklaşmadı mı?” ifadesi bu konuşmanın sabaha yakın olduğu, vaktin geldiği anlamındadır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Buna karşılık) onlar da dediler ki: “Sen (gayet iyi) biliyorsun ki bizim (kadınlarla bir işimiz olmadığı için) senin kızlarında bir gözümüz yok. Aslında sen bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi biliyorsun (ama bizi oyalıyorsun).”","arabic_text":"قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا ف۪ي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-79c.mp3","commentary_text":"“Karın dışında” ifadesi ciddi bir aile dramını ortaya koymaktadır. Çünkü Hz. Lût’un karısı da helâk olanlar arasında yer almıştır. Fakat karısının hangi sebeple helâk olduğu konusunda Kur’an’da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. İnkâr eden kavim gibi karısının da inanmadığını düşünmekteyiz. “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı…” (Tahrim 66/10) “Sabah da yaklaşmadı mı?” ifadesi bu konuşmanın sabaha yakın olduğu, vaktin geldiği anlamındadır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Buna karşılık) onlar da dediler ki: “Sen (gayet iyi) biliyorsun ki bizim (kadınlarla bir işimiz olmadığı için) senin kızlarında bir gözümüz yok. Aslında sen bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi biliyorsun (ama bizi oyalıyorsun).”","arabic_text":"قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا ف۪ي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-79c.mp3","commentary_text":"“Karın dışında” ifadesi ciddi bir aile dramını ortaya koymaktadır. Çünkü Hz. Lût’un karısı da helâk olanlar arasında yer almıştır. Fakat karısının hangi sebeple helâk olduğu konusunda Kur’an’da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. İnkâr eden kavim gibi karısının da inanmadığını düşünmekteyiz. “Allah, inkârcılara, Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı…” (Tahrim 66/10) “Sabah da yaklaşmadı mı?” ifadesi bu konuşmanın sabaha yakın olduğu, vaktin geldiği anlamındadır."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Onların bu tavrı karşısında çaresiz kalan) Lût onlara dedi ki: “Ah keşke size karşı (koyabilecek) bir gücüm olsaydı veya (şerrinizden korunabileceğim) çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”","arabic_text":"قَالَ لَوْ اَنَّ ل۪ي بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰو۪ٓي اِلٰى رُكْنٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-79c.mp3","commentary_text":"Âdeta bir yanardağ patlaması gibi şiddetli yer sarsıntısının eşliğinde çevreye taşların ve ateş güllelerinin yağdığı gibi büyük bir sarsıntı ile Sodom halkının üzerine püskürtü halinde yakıcı taşlar yağdırıldı."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Onların bu tavrı karşısında çaresiz kalan) Lût onlara dedi ki: “Ah keşke size karşı (koyabilecek) bir gücüm olsaydı veya (şerrinizden korunabileceğim) çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”","arabic_text":"قَالَ لَوْ اَنَّ ل۪ي بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰو۪ٓي اِلٰى رُكْنٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-80c.mp3","commentary_text":"Âdeta bir yanardağ patlaması gibi şiddetli yer sarsıntısının eşliğinde çevreye taşların ve ateş güllelerinin yağdığı gibi büyük bir sarsıntı ile Sodom halkının üzerine püskürtü halinde yakıcı taşlar yağdırıldı."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Onların bu tavrı karşısında çaresiz kalan) Lût onlara dedi ki: “Ah keşke size karşı (koyabilecek) bir gücüm olsaydı veya (şerrinizden korunabileceğim) çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”","arabic_text":"قَالَ لَوْ اَنَّ ل۪ي بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰو۪ٓي اِلٰى رُكْنٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-80c.mp3","commentary_text":"Âdeta bir yanardağ patlaması gibi şiddetli yer sarsıntısının eşliğinde çevreye taşların ve ateş güllelerinin yağdığı gibi büyük bir sarsıntı ile Sodom halkının üzerine püskürtü halinde yakıcı taşlar yağdırıldı."},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Onların bu tavrı karşısında çaresiz kalan) Lût onlara dedi ki: “Ah keşke size karşı (koyabilecek) bir gücüm olsaydı veya (şerrinizden korunabileceğim) çok sağlam bir kaleye sığınabilseydim.”","arabic_text":"قَالَ لَوْ اَنَّ ل۪ي بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰو۪ٓي اِلٰى رُكْنٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-80c.mp3","commentary_text":"Âdeta bir yanardağ patlaması gibi şiddetli yer sarsıntısının eşliğinde çevreye taşların ve ateş güllelerinin yağdığı gibi büyük bir sarsıntı ile Sodom halkının üzerine püskürtü halinde yakıcı taşlar yağdırıldı."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bunun üzerine melekler:) “Ey Lût! Biz senin Rabbinin elçileriyiz! Bunlar sana asla ilişemeyecekler! Artık sen ailen ile gecenin bir aralığında yola çık ve karının dışında (ailenden kimse arkada kalmasın). Çünkü onların başına gelecek olan (azap) onun da başına gelecek. Onlar için belirlenmiş vakit tam da (bu) sabah; eh sabah da zaten yaklaşmadı mı? Bkz.15/63-66","arabic_text":"قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-80c.mp3","commentary_text":"“Rabbin tarafından işaretlenmiş” ifadesi, her taşın hedefinin daha önceden belirlendiğini ve hedefe kilitlenen güdümlü füze gibi her birinin kimin başına ineceğinin kararlaştırıldığını anlatıyor."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bunun üzerine melekler:) “Ey Lût! Biz senin Rabbinin elçileriyiz! Bunlar sana asla ilişemeyecekler! Artık sen ailen ile gecenin bir aralığında yola çık ve karının dışında (ailenden kimse arkada kalmasın). Çünkü onların başına gelecek olan (azap) onun da başına gelecek. Onlar için belirlenmiş vakit tam da (bu) sabah; eh sabah da zaten yaklaşmadı mı? Bkz.15/63-66","arabic_text":"قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-81c.mp3","commentary_text":"“Rabbin tarafından işaretlenmiş” ifadesi, her taşın hedefinin daha önceden belirlendiğini ve hedefe kilitlenen güdümlü füze gibi her birinin kimin başına ineceğinin kararlaştırıldığını anlatıyor."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bunun üzerine melekler:) “Ey Lût! Biz senin Rabbinin elçileriyiz! Bunlar sana asla ilişemeyecekler! Artık sen ailen ile gecenin bir aralığında yola çık ve karının dışında (ailenden kimse arkada kalmasın). Çünkü onların başına gelecek olan (azap) onun da başına gelecek. Onlar için belirlenmiş vakit tam da (bu) sabah; eh sabah da zaten yaklaşmadı mı? Bkz.15/63-66","arabic_text":"قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-81c.mp3","commentary_text":"“Rabbin tarafından işaretlenmiş” ifadesi, her taşın hedefinin daha önceden belirlendiğini ve hedefe kilitlenen güdümlü füze gibi her birinin kimin başına ineceğinin kararlaştırıldığını anlatıyor."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bunun üzerine melekler:) “Ey Lût! Biz senin Rabbinin elçileriyiz! Bunlar sana asla ilişemeyecekler! Artık sen ailen ile gecenin bir aralığında yola çık ve karının dışında (ailenden kimse arkada kalmasın). Çünkü onların başına gelecek olan (azap) onun da başına gelecek. Onlar için belirlenmiş vakit tam da (bu) sabah; eh sabah da zaten yaklaşmadı mı? Bkz.15/63-66","arabic_text":"قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-81c.mp3","commentary_text":"“Rabbin tarafından işaretlenmiş” ifadesi, her taşın hedefinin daha önceden belirlendiğini ve hedefe kilitlenen güdümlü füze gibi her birinin kimin başına ineceğinin kararlaştırıldığını anlatıyor."},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Nihayet azap) emrimiz gelince o (Sodom) şehrinin altını üstüne getirdik tepelerine de daha önceden takdir edilmiş bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-81c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in soyundandır. Ahlaki değerleri tamamen dejenere olmuş, Medyen halkına nebi olarak gönderilmiştir. İlk zamanlarda kendisine inanan kişi bulamadığından toplum tarafından sürekli dışlanmıştır. Medyen halkı bugünkü Suriye’nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz’ın kuzeyine denk gelen alanda yaşadılar. Hz. Musa Mısır’dan kaçtıktan sonra geldiği Medyen bölgesinde Şuayb’ın kızıyla evlendi. Ve kayınbabası Hz. Şuayb’ın yanında yaklaşık 10 yıl yaşadı."},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Nihayet azap) emrimiz gelince o (Sodom) şehrinin altını üstüne getirdik tepelerine de daha önceden takdir edilmiş bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in soyundandır. Ahlaki değerleri tamamen dejenere olmuş, Medyen halkına nebi olarak gönderilmiştir. İlk zamanlarda kendisine inanan kişi bulamadığından toplum tarafından sürekli dışlanmıştır. Medyen halkı bugünkü Suriye’nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz’ın kuzeyine denk gelen alanda yaşadılar. Hz. Musa Mısır’dan kaçtıktan sonra geldiği Medyen bölgesinde Şuayb’ın kızıyla evlendi. Ve kayınbabası Hz. Şuayb’ın yanında yaklaşık 10 yıl yaşadı."},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Nihayet azap) emrimiz gelince o (Sodom) şehrinin altını üstüne getirdik tepelerine de daha önceden takdir edilmiş bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in soyundandır. Ahlaki değerleri tamamen dejenere olmuş, Medyen halkına nebi olarak gönderilmiştir. İlk zamanlarda kendisine inanan kişi bulamadığından toplum tarafından sürekli dışlanmıştır. Medyen halkı bugünkü Suriye’nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz’ın kuzeyine denk gelen alanda yaşadılar. Hz. Musa Mısır’dan kaçtıktan sonra geldiği Medyen bölgesinde Şuayb’ın kızıyla evlendi. Ve kayınbabası Hz. Şuayb’ın yanında yaklaşık 10 yıl yaşadı."},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Nihayet azap) emrimiz gelince o (Sodom) şehrinin altını üstüne getirdik tepelerine de daha önceden takdir edilmiş bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in soyundandır. Ahlaki değerleri tamamen dejenere olmuş, Medyen halkına nebi olarak gönderilmiştir. İlk zamanlarda kendisine inanan kişi bulamadığından toplum tarafından sürekli dışlanmıştır. Medyen halkı bugünkü Suriye’nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz’ın kuzeyine denk gelen alanda yaşadılar. Hz. Musa Mısır’dan kaçtıktan sonra geldiği Medyen bölgesinde Şuayb’ın kızıyla evlendi. Ve kayınbabası Hz. Şuayb’ın yanında yaklaşık 10 yıl yaşadı."},{"verse_number":"83","turkish_text":"O taşlar ki (böyle toplumlar için) Rabbin tarafından hazırlanmış işaretlenmiştir. O taşlar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.","arabic_text":"مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-82c.mp3","commentary_text":"Dürüst olmak, kanaatkâr olmak, adaleti gözetmek, yalan söylememek, baskıya ve bozguna boyun eğmemek, despotizme karşı hakkı ve haklıyı savunmak her insanın misyonu olmalıdır. Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde görüldüğü gibi Şuayip Peygamberin kavmine hitaben söylediği bu mesaj da genel bir muhteva taşımaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"O taşlar ki (böyle toplumlar için) Rabbin tarafından hazırlanmış işaretlenmiştir. O taşlar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.","arabic_text":"مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-83c.mp3","commentary_text":"Dürüst olmak, kanaatkâr olmak, adaleti gözetmek, yalan söylememek, baskıya ve bozguna boyun eğmemek, despotizme karşı hakkı ve haklıyı savunmak her insanın misyonu olmalıdır. Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde görüldüğü gibi Şuayip Peygamberin kavmine hitaben söylediği bu mesaj da genel bir muhteva taşımaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"O taşlar ki (böyle toplumlar için) Rabbin tarafından hazırlanmış işaretlenmiştir. O taşlar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.","arabic_text":"مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-83c.mp3","commentary_text":"Dürüst olmak, kanaatkâr olmak, adaleti gözetmek, yalan söylememek, baskıya ve bozguna boyun eğmemek, despotizme karşı hakkı ve haklıyı savunmak her insanın misyonu olmalıdır. Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde görüldüğü gibi Şuayip Peygamberin kavmine hitaben söylediği bu mesaj da genel bir muhteva taşımaktadır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"O taşlar ki (böyle toplumlar için) Rabbin tarafından hazırlanmış işaretlenmiştir. O taşlar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.","arabic_text":"مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-83c.mp3","commentary_text":"Dürüst olmak, kanaatkâr olmak, adaleti gözetmek, yalan söylememek, baskıya ve bozguna boyun eğmemek, despotizme karşı hakkı ve haklıyı savunmak her insanın misyonu olmalıdır. Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde görüldüğü gibi Şuayip Peygamberin kavmine hitaben söylediği bu mesaj da genel bir muhteva taşımaktadır."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. O şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi savurganlık içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. O şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi savurganlık içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. O şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi savurganlık içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. O şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi savurganlık içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Ve ey kavmim! “Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-85c.mp3","commentary_text":"“Salatın mı emrediyor?” ifadesini hem namaz hem din ve hem de Hak’tan yana duruş olarak alabiliriz. Namazın kötülüklerden alıkoyduğunu düşünürsek (Ankebût 29/45) buradaki “salat”ı namaz olarak alabiliriz. “Ataların taptıklarına karşı çıkmayı” düşünürsek Hak’tan yana bir duruş olarak değerlendirebiliriz. Bu ayet bir sonraki ayetle birleştirildiğinde “din” olarak almak daha doğru olur. Çünkü orada “ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam” ifadesi geçmektedir ki bu da dinin kendisidir."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Ve ey kavmim! “Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-84c.mp3","commentary_text":"“Salatın mı emrediyor?” ifadesini hem namaz hem din ve hem de Hak’tan yana duruş olarak alabiliriz. Namazın kötülüklerden alıkoyduğunu düşünürsek (Ankebût 29/45) buradaki “salat”ı namaz olarak alabiliriz. “Ataların taptıklarına karşı çıkmayı” düşünürsek Hak’tan yana bir duruş olarak değerlendirebiliriz. Bu ayet bir sonraki ayetle birleştirildiğinde “din” olarak almak daha doğru olur. Çünkü orada “ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam” ifadesi geçmektedir ki bu da dinin kendisidir."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Ve ey kavmim! “Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-85c.mp3","commentary_text":"“Salatın mı emrediyor?” ifadesini hem namaz hem din ve hem de Hak’tan yana duruş olarak alabiliriz. Namazın kötülüklerden alıkoyduğunu düşünürsek (Ankebût 29/45) buradaki “salat”ı namaz olarak alabiliriz. “Ataların taptıklarına karşı çıkmayı” düşünürsek Hak’tan yana bir duruş olarak değerlendirebiliriz. Bu ayet bir sonraki ayetle birleştirildiğinde “din” olarak almak daha doğru olur. Çünkü orada “ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam” ifadesi geçmektedir ki bu da dinin kendisidir."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Ve ey kavmim! “Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-85c.mp3","commentary_text":"“Salatın mı emrediyor?” ifadesini hem namaz hem din ve hem de Hak’tan yana duruş olarak alabiliriz. Namazın kötülüklerden alıkoyduğunu düşünürsek (Ankebût 29/45) buradaki “salat”ı namaz olarak alabiliriz. “Ataların taptıklarına karşı çıkmayı” düşünürsek Hak’tan yana bir duruş olarak değerlendirebiliriz. Bu ayet bir sonraki ayetle birleştirildiğinde “din” olarak almak daha doğru olur. Çünkü orada “ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam” ifadesi geçmektedir ki bu da dinin kendisidir."},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Eğer mü’minseniz Allah’ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. (Ben sizi sadece uyarıyorum emirlere uymanız konusunda) ben sizin başınızda bekçi değilim.”","arabic_text":"بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Eğer mü’minseniz Allah’ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. (Ben sizi sadece uyarıyorum emirlere uymanız konusunda) ben sizin başınızda bekçi değilim.”","arabic_text":"بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Eğer mü’minseniz Allah’ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. (Ben sizi sadece uyarıyorum emirlere uymanız konusunda) ben sizin başınızda bekçi değilim.”","arabic_text":"بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Eğer mü’minseniz Allah’ın (helalinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. (Ben sizi sadece uyarıyorum emirlere uymanız konusunda) ben sizin başınızda bekçi değilim.”","arabic_text":"بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarına tapmayı bırakmamızı ve mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salatın mı emrediyor? Aslında sen yumuşak huylu uslu ve aklı başında bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-87c.mp3","commentary_text":"“Lut kavmi size pek uzak değil” ifadesi, onların da Hz. Şuayb’ın kavmine yakın bir zamanda ve yakın bir bölgede helak olduğunu anlatmak için söylenmiştir. Her zaman yakın tarih en anlaşılır tarihtir. Tarihteki ilahi felaketlere bakıldığı zaman Hz. Şuayb zamanında yaşayan insanların görebileceği en yakın Lût kavminin helakidir. Lût kavmi, insan neslinin devamı için zaruri olan cinsel ihtiyacı, Allah’ın çizdiği sınırların dışına taşırarak, toplumu ifsada götüren çok çirkin bir harama meylettikleri için Kur’an’ın birçok yerinde lanetlendikleri gibi helâkleri de o derece ağır olmuştur. Maalesef yaşadığımız bugünün dünyasında aynı ahlaksızlıklar üstelik toplumların ve ulusların onayıyla hız kesmeden ve her geçen gün daha da büyüyerek devam etmektedir. Kur’an’daki ilahi mesajlardan ve tarihi referanslardan anlaşılıyor ki Lût kavminin ve daha nice toplumların yaşadığı felaketlerin benzerlerini her an yaşayabiliriz."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarına tapmayı bırakmamızı ve mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salatın mı emrediyor? Aslında sen yumuşak huylu uslu ve aklı başında bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-86c.mp3","commentary_text":"“Lut kavmi size pek uzak değil” ifadesi, onların da Hz. Şuayb’ın kavmine yakın bir zamanda ve yakın bir bölgede helak olduğunu anlatmak için söylenmiştir. Her zaman yakın tarih en anlaşılır tarihtir. Tarihteki ilahi felaketlere bakıldığı zaman Hz. Şuayb zamanında yaşayan insanların görebileceği en yakın Lût kavminin helakidir. Lût kavmi, insan neslinin devamı için zaruri olan cinsel ihtiyacı, Allah’ın çizdiği sınırların dışına taşırarak, toplumu ifsada götüren çok çirkin bir harama meylettikleri için Kur’an’ın birçok yerinde lanetlendikleri gibi helâkleri de o derece ağır olmuştur. Maalesef yaşadığımız bugünün dünyasında aynı ahlaksızlıklar üstelik toplumların ve ulusların onayıyla hız kesmeden ve her geçen gün daha da büyüyerek devam etmektedir. Kur’an’daki ilahi mesajlardan ve tarihi referanslardan anlaşılıyor ki Lût kavminin ve daha nice toplumların yaşadığı felaketlerin benzerlerini her an yaşayabiliriz."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarına tapmayı bırakmamızı ve mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salatın mı emrediyor? Aslında sen yumuşak huylu uslu ve aklı başında bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-87c.mp3","commentary_text":"“Lut kavmi size pek uzak değil” ifadesi, onların da Hz. Şuayb’ın kavmine yakın bir zamanda ve yakın bir bölgede helak olduğunu anlatmak için söylenmiştir. Her zaman yakın tarih en anlaşılır tarihtir. Tarihteki ilahi felaketlere bakıldığı zaman Hz. Şuayb zamanında yaşayan insanların görebileceği en yakın Lût kavminin helakidir. Lût kavmi, insan neslinin devamı için zaruri olan cinsel ihtiyacı, Allah’ın çizdiği sınırların dışına taşırarak, toplumu ifsada götüren çok çirkin bir harama meylettikleri için Kur’an’ın birçok yerinde lanetlendikleri gibi helâkleri de o derece ağır olmuştur. Maalesef yaşadığımız bugünün dünyasında aynı ahlaksızlıklar üstelik toplumların ve ulusların onayıyla hız kesmeden ve her geçen gün daha da büyüyerek devam etmektedir. Kur’an’daki ilahi mesajlardan ve tarihi referanslardan anlaşılıyor ki Lût kavminin ve daha nice toplumların yaşadığı felaketlerin benzerlerini her an yaşayabiliriz."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarına tapmayı bırakmamızı ve mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salatın mı emrediyor? Aslında sen yumuşak huylu uslu ve aklı başında bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-87c.mp3","commentary_text":"“Lut kavmi size pek uzak değil” ifadesi, onların da Hz. Şuayb’ın kavmine yakın bir zamanda ve yakın bir bölgede helak olduğunu anlatmak için söylenmiştir. Her zaman yakın tarih en anlaşılır tarihtir. Tarihteki ilahi felaketlere bakıldığı zaman Hz. Şuayb zamanında yaşayan insanların görebileceği en yakın Lût kavminin helakidir. Lût kavmi, insan neslinin devamı için zaruri olan cinsel ihtiyacı, Allah’ın çizdiği sınırların dışına taşırarak, toplumu ifsada götüren çok çirkin bir harama meylettikleri için Kur’an’ın birçok yerinde lanetlendikleri gibi helâkleri de o derece ağır olmuştur. Maalesef yaşadığımız bugünün dünyasında aynı ahlaksızlıklar üstelik toplumların ve ulusların onayıyla hız kesmeden ve her geçen gün daha da büyüyerek devam etmektedir. Kur’an’daki ilahi mesajlardan ve tarihi referanslardan anlaşılıyor ki Lût kavminin ve daha nice toplumların yaşadığı felaketlerin benzerlerini her an yaşayabiliriz."},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb) dedi ki: “Ey kavmim! (Söyleyin bakalım) ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve O bana kendi rahmetinin sonucu olarak temiz bir geçim kaynağı (helal kazanç) vermiş ise (ne olacak O’na saygısızlık mı yapacağım)? Ben size aykırı hareket etmekle sizi alıkoyduğum şeylere kendim düşmek istemiyorum. Tek isteğim gücümün yettiği oranda bozuklukları düzeltmek ve yanlış gidişata dur demektir. Başarım Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na güveniyor ve sadece O’na yöneliyorum.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-88c.mp3","commentary_text":"Tevbe, yapılan hatadan vazgeçmek ve onu bir daha yapmamaya karar vermek olduğu için Allah günahın büyüklüğüne bakmadan tevbe ile kendisine yönelen kulunun duyarlılığını ve kararlılığını görünce onu bağışlar."},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb) dedi ki: “Ey kavmim! (Söyleyin bakalım) ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve O bana kendi rahmetinin sonucu olarak temiz bir geçim kaynağı (helal kazanç) vermiş ise (ne olacak O’na saygısızlık mı yapacağım)? Ben size aykırı hareket etmekle sizi alıkoyduğum şeylere kendim düşmek istemiyorum. Tek isteğim gücümün yettiği oranda bozuklukları düzeltmek ve yanlış gidişata dur demektir. Başarım Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na güveniyor ve sadece O’na yöneliyorum.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-87c.mp3","commentary_text":"Tevbe, yapılan hatadan vazgeçmek ve onu bir daha yapmamaya karar vermek olduğu için Allah günahın büyüklüğüne bakmadan tevbe ile kendisine yönelen kulunun duyarlılığını ve kararlılığını görünce onu bağışlar."},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb) dedi ki: “Ey kavmim! (Söyleyin bakalım) ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve O bana kendi rahmetinin sonucu olarak temiz bir geçim kaynağı (helal kazanç) vermiş ise (ne olacak O’na saygısızlık mı yapacağım)? Ben size aykırı hareket etmekle sizi alıkoyduğum şeylere kendim düşmek istemiyorum. Tek isteğim gücümün yettiği oranda bozuklukları düzeltmek ve yanlış gidişata dur demektir. Başarım Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na güveniyor ve sadece O’na yöneliyorum.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-88c.mp3","commentary_text":"Tevbe, yapılan hatadan vazgeçmek ve onu bir daha yapmamaya karar vermek olduğu için Allah günahın büyüklüğüne bakmadan tevbe ile kendisine yönelen kulunun duyarlılığını ve kararlılığını görünce onu bağışlar."},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Şuayb) dedi ki: “Ey kavmim! (Söyleyin bakalım) ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve O bana kendi rahmetinin sonucu olarak temiz bir geçim kaynağı (helal kazanç) vermiş ise (ne olacak O’na saygısızlık mı yapacağım)? Ben size aykırı hareket etmekle sizi alıkoyduğum şeylere kendim düşmek istemiyorum. Tek isteğim gücümün yettiği oranda bozuklukları düzeltmek ve yanlış gidişata dur demektir. Başarım Allah’ın yardımına bağlıdır. Yalnız O’na güveniyor ve sadece O’na yöneliyorum.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-88c.mp3","commentary_text":"Tevbe, yapılan hatadan vazgeçmek ve onu bir daha yapmamaya karar vermek olduğu için Allah günahın büyüklüğüne bakmadan tevbe ile kendisine yönelen kulunun duyarlılığını ve kararlılığını görünce onu bağışlar."},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ey kavmim! Bana karşı gelişiniz sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen felaketin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak da değil.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ey kavmim! Bana karşı gelişiniz sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen felaketin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak da değil.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ey kavmim! Bana karşı gelişiniz sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen felaketin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak da değil.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ey kavmim! Bana karşı gelişiniz sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen felaketin bir benzerini sizin başınıza getirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak da değil.”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Onların başına gelenlerden ibret alın da) “Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra tevbe ile O’na yönelin! Şüphesiz ki Rabbim çok merhamet edendir (tevbe eden kullarını) çok sevendir.”","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي رَح۪يمٌ وَدُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Onların başına gelenlerden ibret alın da) “Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra tevbe ile O’na yönelin! Şüphesiz ki Rabbim çok merhamet edendir (tevbe eden kullarını) çok sevendir.”","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي رَح۪يمٌ وَدُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Onların başına gelenlerden ibret alın da) “Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra tevbe ile O’na yönelin! Şüphesiz ki Rabbim çok merhamet edendir (tevbe eden kullarını) çok sevendir.”","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي رَح۪يمٌ وَدُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(Onların başına gelenlerden ibret alın da) “Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra tevbe ile O’na yönelin! Şüphesiz ki Rabbim çok merhamet edendir (tevbe eden kullarını) çok sevendir.”","arabic_text":"وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي رَح۪يمٌ وَدُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! (Bize) söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer (sana arka çıkan) kabilen olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Çünkü senin bize karşı koyacak hiçbir gücün/üstünlüğün yok.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! (Bize) söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer (sana arka çıkan) kabilen olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Çünkü senin bize karşı koyacak hiçbir gücün/üstünlüğün yok.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! (Bize) söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer (sana arka çıkan) kabilen olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Çünkü senin bize karşı koyacak hiçbir gücün/üstünlüğün yok.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Şuayb! (Bize) söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer (sana arka çıkan) kabilen olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Çünkü senin bize karşı koyacak hiçbir gücün/üstünlüğün yok.”","arabic_text":"قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb dedi ki: “Ey kavmim kabilem sizin gözünüzde Allah’tan daha mı üstündür daha mı önemlidir ki (kabilemden çekiniyorsunuz da) O’na sırt dönüyorsunuz O’nu(n emirlerini) dikkate almıyorsunuz? Oysa Rabbim sonsuz ilmi ve kudretiyle yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَهْط۪ٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِۜ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَٓاءَكُمْ ظِهْرِيًّاۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb dedi ki: “Ey kavmim kabilem sizin gözünüzde Allah’tan daha mı üstündür daha mı önemlidir ki (kabilemden çekiniyorsunuz da) O’na sırt dönüyorsunuz O’nu(n emirlerini) dikkate almıyorsunuz? Oysa Rabbim sonsuz ilmi ve kudretiyle yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَهْط۪ٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِۜ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَٓاءَكُمْ ظِهْرِيًّاۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb dedi ki: “Ey kavmim kabilem sizin gözünüzde Allah’tan daha mı üstündür daha mı önemlidir ki (kabilemden çekiniyorsunuz da) O’na sırt dönüyorsunuz O’nu(n emirlerini) dikkate almıyorsunuz? Oysa Rabbim sonsuz ilmi ve kudretiyle yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَهْط۪ٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِۜ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَٓاءَكُمْ ظِهْرِيًّاۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Şuayb dedi ki: “Ey kavmim kabilem sizin gözünüzde Allah’tan daha mı üstündür daha mı önemlidir ki (kabilemden çekiniyorsunuz da) O’na sırt dönüyorsunuz O’nu(n emirlerini) dikkate almıyorsunuz? Oysa Rabbim sonsuz ilmi ve kudretiyle yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.”","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اَرَهْط۪ٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِۜ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَٓاءَكُمْ ظِهْرِيًّاۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Ey kavmim! (Madem direnmekte kararlısınız o zaman) elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de (vazifemi) yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu (o zaman) göreceksiniz. Artık (başınıza gelecek olan azabı) gözleyin doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۜ سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌۜ وَارْتَقِبُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ رَق۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Ey kavmim! (Madem direnmekte kararlısınız o zaman) elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de (vazifemi) yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu (o zaman) göreceksiniz. Artık (başınıza gelecek olan azabı) gözleyin doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۜ سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌۜ وَارْتَقِبُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ رَق۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Ey kavmim! (Madem direnmekte kararlısınız o zaman) elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de (vazifemi) yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu (o zaman) göreceksiniz. Artık (başınıza gelecek olan azabı) gözleyin doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۜ سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌۜ وَارْتَقِبُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ رَق۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Ey kavmim! (Madem direnmekte kararlısınız o zaman) elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de (vazifemi) yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu (o zaman) göreceksiniz. Artık (başınıza gelecek olan azabı) gözleyin doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۜ سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌۜ وَارْتَقِبُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ رَق۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Nihayet (azap) emrimiz gelince Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulüm ve haksızlık içinde olanları korkunç bir gürültü yakaladı; öyle ki kendi yurtlarında/evlerinde dizüstü yığılıp kaldılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği somut mucizelerle alakalı olarak Â’raf 7/133, İsra 17/101 ve Neml 27/12 ayetlerine ve açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Nihayet (azap) emrimiz gelince Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulüm ve haksızlık içinde olanları korkunç bir gürültü yakaladı; öyle ki kendi yurtlarında/evlerinde dizüstü yığılıp kaldılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-93c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği somut mucizelerle alakalı olarak Â’raf 7/133, İsra 17/101 ve Neml 27/12 ayetlerine ve açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Nihayet (azap) emrimiz gelince Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulüm ve haksızlık içinde olanları korkunç bir gürültü yakaladı; öyle ki kendi yurtlarında/evlerinde dizüstü yığılıp kaldılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği somut mucizelerle alakalı olarak Â’raf 7/133, İsra 17/101 ve Neml 27/12 ayetlerine ve açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Nihayet (azap) emrimiz gelince Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulüm ve haksızlık içinde olanları korkunç bir gürültü yakaladı; öyle ki kendi yurtlarında/evlerinde dizüstü yığılıp kaldılar.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın getirdiği somut mucizelerle alakalı olarak Â’raf 7/133, İsra 17/101 ve Neml 27/12 ayetlerine ve açıklamalarına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sanki orada hiç barınmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semûd kavmi (Allah’ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sanki orada hiç barınmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semûd kavmi (Allah’ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sanki orada hiç barınmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semûd kavmi (Allah’ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Sanki orada hiç barınmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semûd kavmi (Allah’ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.","arabic_text":"كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96-97","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve somut mucizelerle Firavun’a ve onun önde gelen çevresine (nebi olarak) gönderdik. (Buna rağmen) onlar (bizim emrimize değil) Firavun ’un emrine uydular. Oysa Firavun ‘un emri doğruya götürücü (irşat edici) değildi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96-97","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve somut mucizelerle Firavun’a ve onun önde gelen çevresine (nebi olarak) gönderdik. (Buna rağmen) onlar (bizim emrimize değil) Firavun ’un emrine uydular. Oysa Firavun ‘un emri doğruya götürücü (irşat edici) değildi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96-97","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve somut mucizelerle Firavun’a ve onun önde gelen çevresine (nebi olarak) gönderdik. (Buna rağmen) onlar (bizim emrimize değil) Firavun ’un emrine uydular. Oysa Firavun ‘un emri doğruya götürücü (irşat edici) değildi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96-97","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve somut mucizelerle Firavun’a ve onun önde gelen çevresine (nebi olarak) gönderdik. (Buna rağmen) onlar (bizim emrimize değil) Firavun ’un emrine uydular. Oysa Firavun ‘un emri doğruya götürücü (irşat edici) değildi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Firavun kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!","arabic_text":"يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Firavun kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!","arabic_text":"يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Firavun kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!","arabic_text":"يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Firavun kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!","arabic_text":"يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Çarpıldıkları azaba ilave olarak hem dünyada hem de ahirette lânete uğramışlardır. Ne kötü bir ikramdır onlara verilen bu ikram.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Çarpıldıkları azaba ilave olarak hem dünyada hem de ahirette lânete uğramışlardır. Ne kötü bir ikramdır onlara verilen bu ikram.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Çarpıldıkları azaba ilave olarak hem dünyada hem de ahirette lânete uğramışlardır. Ne kötü bir ikramdır onlara verilen bu ikram.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Çarpıldıkları azaba ilave olarak hem dünyada hem de ahirette lânete uğramışlardır. Ne kötü bir ikramdır onlara verilen bu ikram.","arabic_text":"وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ","related_links":[],"audio_path":"10/10-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helak edilmiş) kasaba halklarının (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onların bıraktıkları eserlerden ayakta kalan da var yok olup giden de vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-100c.mp3","commentary_text":"Yani yalanın, atlatmanın, gizlemenin, kayırmanın, korumanın olmadığı o gün her şey ortaya dökülüp bütün ayrıntısına kadar görülecektir."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helak edilmiş) kasaba halklarının (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onların bıraktıkları eserlerden ayakta kalan da var yok olup giden de vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-99c.mp3","commentary_text":"Yani yalanın, atlatmanın, gizlemenin, kayırmanın, korumanın olmadığı o gün her şey ortaya dökülüp bütün ayrıntısına kadar görülecektir."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helak edilmiş) kasaba halklarının (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onların bıraktıkları eserlerden ayakta kalan da var yok olup giden de vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-100c.mp3","commentary_text":"Yani yalanın, atlatmanın, gizlemenin, kayırmanın, korumanın olmadığı o gün her şey ortaya dökülüp bütün ayrıntısına kadar görülecektir."},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bu sana anlattığımız (geçmişte helak edilmiş) kasaba halklarının (ibret verici) haberlerinden bazılarıdır. Onların bıraktıkları eserlerden ayakta kalan da var yok olup giden de vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-100c.mp3","commentary_text":"Yani yalanın, atlatmanın, gizlemenin, kayırmanın, korumanın olmadığı o gün her şey ortaya dökülüp bütün ayrıntısına kadar görülecektir."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik; fakat onlar (inatla kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde Allah’tan başka taptıkları (sahte) ilahları onlara hiçbir şey sağlamadı ve onların zararlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-101c.mp3","commentary_text":"Yani dünyanın ömrünün sonsuz ve sınırsız olarak devam edeceğini sanmayın! Onun ömrü de sizin ömrünüz gibi sınırlı ve sayılıdır. Ancak nasıl ki sizin için takdir edilen ömrün dolmasını bekliyorsak, dünya için takdir edilen ömrün de dolmasını bekliyoruz."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik; fakat onlar (inatla kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde Allah’tan başka taptıkları (sahte) ilahları onlara hiçbir şey sağlamadı ve onların zararlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-100c.mp3","commentary_text":"Yani dünyanın ömrünün sonsuz ve sınırsız olarak devam edeceğini sanmayın! Onun ömrü de sizin ömrünüz gibi sınırlı ve sayılıdır. Ancak nasıl ki sizin için takdir edilen ömrün dolmasını bekliyorsak, dünya için takdir edilen ömrün de dolmasını bekliyoruz."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik; fakat onlar (inatla kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde Allah’tan başka taptıkları (sahte) ilahları onlara hiçbir şey sağlamadı ve onların zararlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-101c.mp3","commentary_text":"Yani dünyanın ömrünün sonsuz ve sınırsız olarak devam edeceğini sanmayın! Onun ömrü de sizin ömrünüz gibi sınırlı ve sayılıdır. Ancak nasıl ki sizin için takdir edilen ömrün dolmasını bekliyorsak, dünya için takdir edilen ömrün de dolmasını bekliyoruz."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik; fakat onlar (inatla kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde Allah’tan başka taptıkları (sahte) ilahları onlara hiçbir şey sağlamadı ve onların zararlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَمَٓا اَغْنَتْ عَنْهُمْ اٰلِهَتُهُمُ الَّت۪ي يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ لَمَّا جَٓاءَ اَمْرُ رَبِّكَۜ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْب۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-101c.mp3","commentary_text":"Yani dünyanın ömrünün sonsuz ve sınırsız olarak devam edeceğini sanmayın! Onun ömrü de sizin ömrünüz gibi sınırlı ve sayılıdır. Ancak nasıl ki sizin için takdir edilen ömrün dolmasını bekliyorsak, dünya için takdir edilen ömrün de dolmasını bekliyoruz."},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte Rabbin halkı zalim olan memleketlerin yakasından tutunca böyle tutar. Hiç kuşkusuz O’nun yakalaması pek sert ve acıklıdır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte Rabbin halkı zalim olan memleketlerin yakasından tutunca böyle tutar. Hiç kuşkusuz O’nun yakalaması pek sert ve acıklıdır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte Rabbin halkı zalim olan memleketlerin yakasından tutunca böyle tutar. Hiç kuşkusuz O’nun yakalaması pek sert ve acıklıdır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte Rabbin halkı zalim olan memleketlerin yakasından tutunca böyle tutar. Hiç kuşkusuz O’nun yakalaması pek sert ve acıklıdır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Ahiret azabından korkan kimse için bu (anlatıla)nda kesin bir ibret vardır. O gün tüm insanların toplantı günüdür. Herkes o günün canlı tanığı olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-103c.mp3","commentary_text":"“Rabbin aksini dilemedikçe” söylemi, cehennem sakinlerinin azabının belli bir zaman sonra Allah tarafından sonlandırılabileceği konusunda bir ümit olabilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek asla doğru olmaz. Sadece Allah’ın engin ve sınırsız rahmetini düşünerek ihtimal dâhilinde yorum yapılabilir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Ahiret azabından korkan kimse için bu (anlatıla)nda kesin bir ibret vardır. O gün tüm insanların toplantı günüdür. Herkes o günün canlı tanığı olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-102c.mp3","commentary_text":"“Rabbin aksini dilemedikçe” söylemi, cehennem sakinlerinin azabının belli bir zaman sonra Allah tarafından sonlandırılabileceği konusunda bir ümit olabilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek asla doğru olmaz. Sadece Allah’ın engin ve sınırsız rahmetini düşünerek ihtimal dâhilinde yorum yapılabilir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Ahiret azabından korkan kimse için bu (anlatıla)nda kesin bir ibret vardır. O gün tüm insanların toplantı günüdür. Herkes o günün canlı tanığı olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-103c.mp3","commentary_text":"“Rabbin aksini dilemedikçe” söylemi, cehennem sakinlerinin azabının belli bir zaman sonra Allah tarafından sonlandırılabileceği konusunda bir ümit olabilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek asla doğru olmaz. Sadece Allah’ın engin ve sınırsız rahmetini düşünerek ihtimal dâhilinde yorum yapılabilir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Ahiret azabından korkan kimse için bu (anlatıla)nda kesin bir ibret vardır. O gün tüm insanların toplantı günüdür. Herkes o günün canlı tanığı olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-103c.mp3","commentary_text":"“Rabbin aksini dilemedikçe” söylemi, cehennem sakinlerinin azabının belli bir zaman sonra Allah tarafından sonlandırılabileceği konusunda bir ümit olabilir. Bu konuda kesin bir şey söylemek asla doğru olmaz. Sadece Allah’ın engin ve sınırsız rahmetini düşünerek ihtimal dâhilinde yorum yapılabilir."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve biz o (kıyamet) günün(ün) gelip çatmasını ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için) sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-104c.mp3","commentary_text":"Bu ayette de “Rabbin aksini dilemedikçe” ifadesi cennet sakinleri için kullanılmıştır. Ancak cehennem için düşünülebilen sona erişi cennet için düşünmemeliyiz. Çünkü bu ayetin son cümlesi “bitmeyen bir lütuf” dan bahsediyor. Dolaysıyla bu cümle cennet nimetlerinin ebediliğini ortaya koyuyor. “Gökler ve yer sürüp gittikçe” cümlesi ise hayatın sona erebileceğini değil aksine devamlılığının mecazi bir anlatımıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve biz o (kıyamet) günün(ün) gelip çatmasını ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için) sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-103c.mp3","commentary_text":"Bu ayette de “Rabbin aksini dilemedikçe” ifadesi cennet sakinleri için kullanılmıştır. Ancak cehennem için düşünülebilen sona erişi cennet için düşünmemeliyiz. Çünkü bu ayetin son cümlesi “bitmeyen bir lütuf” dan bahsediyor. Dolaysıyla bu cümle cennet nimetlerinin ebediliğini ortaya koyuyor. “Gökler ve yer sürüp gittikçe” cümlesi ise hayatın sona erebileceğini değil aksine devamlılığının mecazi bir anlatımıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve biz o (kıyamet) günün(ün) gelip çatmasını ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için) sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-104c.mp3","commentary_text":"Bu ayette de “Rabbin aksini dilemedikçe” ifadesi cennet sakinleri için kullanılmıştır. Ancak cehennem için düşünülebilen sona erişi cennet için düşünmemeliyiz. Çünkü bu ayetin son cümlesi “bitmeyen bir lütuf” dan bahsediyor. Dolaysıyla bu cümle cennet nimetlerinin ebediliğini ortaya koyuyor. “Gökler ve yer sürüp gittikçe” cümlesi ise hayatın sona erebileceğini değil aksine devamlılığının mecazi bir anlatımıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve biz o (kıyamet) günün(ün) gelip çatmasını ancak (insanların imtihanı ve tekâmülü için) sayılı bir müddete kadar erteliyoruz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-104c.mp3","commentary_text":"Bu ayette de “Rabbin aksini dilemedikçe” ifadesi cennet sakinleri için kullanılmıştır. Ancak cehennem için düşünülebilen sona erişi cennet için düşünmemeliyiz. Çünkü bu ayetin son cümlesi “bitmeyen bir lütuf” dan bahsediyor. Dolaysıyla bu cümle cennet nimetlerinin ebediliğini ortaya koyuyor. “Gökler ve yer sürüp gittikçe” cümlesi ise hayatın sona erebileceğini değil aksine devamlılığının mecazi bir anlatımıdır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"O gün gelince O’nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bahtsızdır (mutsuzdur) kimi mutlu.","arabic_text":"يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"O gün gelince O’nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bahtsızdır (mutsuzdur) kimi mutlu.","arabic_text":"يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"O gün gelince O’nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bahtsızdır (mutsuzdur) kimi mutlu.","arabic_text":"يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"O gün gelince O’nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi bahtsızdır (mutsuzdur) kimi mutlu.","arabic_text":"يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"Mutsuz olanlar (dünyadayken yaptıklarından ötürü) ateşte (yaşayacak) ve orada ah çekip inleyeceklerdir. Rabbin aksini dilemedikçe gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُ ﴿٢﴾ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَشَه۪يقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"Mutsuz olanlar (dünyadayken yaptıklarından ötürü) ateşte (yaşayacak) ve orada ah çekip inleyeceklerdir. Rabbin aksini dilemedikçe gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُ ﴿٢﴾ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَشَه۪يقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"Mutsuz olanlar (dünyadayken yaptıklarından ötürü) ateşte (yaşayacak) ve orada ah çekip inleyeceklerdir. Rabbin aksini dilemedikçe gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُ ﴿٢﴾ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَشَه۪يقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"Mutsuz olanlar (dünyadayken yaptıklarından ötürü) ateşte (yaşayacak) ve orada ah çekip inleyeceklerdir. Rabbin aksini dilemedikçe gökler ve yer yerinde durduğu sürece onlar orada kalacaklardır. Şüphesiz Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُ ﴿٢﴾ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ شَقُوا فَفِي النَّارِ لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَشَه۪يقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe onlar da bitmeyen bir lütfun sonucu olarak orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ عَطَٓاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-108c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e hitaben verilen “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri, Hz. Nebinin sadece vahiy ile hareket ettiğini gösteriyor. Devamındaki cümle de ona uyanların da Kur’an’ın direktiflerine göre hayatlarını tanzim etmeleri gerektiğini anlatıyor. Ahkâf 46/9 “De ki: “…sadece bana vahyolunana uyarım“  ve Yunus 10/109 “Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret!” ayetlerinden de anlaşılıyor ki Hz. Peygamber hiçbir zaman kafasına göre hüküm koymamış ve bütün çalışmalarını vahiy ile yürütmüştür. Bu ayet sebebiyle olacaktır ki, Hz. Peygamber; “beni Hûd suresi kocattı” buyurmuştur. Azgınlık etmeden Hak ve adalet ölçülerine uyarak Allah’ın istediği istikamet üzere olmak Fatiha suresinde mü’minin hedefi olarak gösterilmiştir. Ayrıca dosdoğru yolun yolcuları cennetle müjdelenmiştir. “’Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!’” (Fussılet 41/30)"},{"verse_number":"108","turkish_text":"Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe onlar da bitmeyen bir lütfun sonucu olarak orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ عَطَٓاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-107c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e hitaben verilen “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri, Hz. Nebinin sadece vahiy ile hareket ettiğini gösteriyor. Devamındaki cümle de ona uyanların da Kur’an’ın direktiflerine göre hayatlarını tanzim etmeleri gerektiğini anlatıyor. Ahkâf 46/9 “De ki: “…sadece bana vahyolunana uyarım“  ve Yunus 10/109 “Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret!” ayetlerinden de anlaşılıyor ki Hz. Peygamber hiçbir zaman kafasına göre hüküm koymamış ve bütün çalışmalarını vahiy ile yürütmüştür. Bu ayet sebebiyle olacaktır ki, Hz. Peygamber; “beni Hûd suresi kocattı” buyurmuştur. Azgınlık etmeden Hak ve adalet ölçülerine uyarak Allah’ın istediği istikamet üzere olmak Fatiha suresinde mü’minin hedefi olarak gösterilmiştir. Ayrıca dosdoğru yolun yolcuları cennetle müjdelenmiştir. “’Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!’” (Fussılet 41/30)"},{"verse_number":"108","turkish_text":"Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe onlar da bitmeyen bir lütfun sonucu olarak orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ عَطَٓاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-108c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e hitaben verilen “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri, Hz. Nebinin sadece vahiy ile hareket ettiğini gösteriyor. Devamındaki cümle de ona uyanların da Kur’an’ın direktiflerine göre hayatlarını tanzim etmeleri gerektiğini anlatıyor. Ahkâf 46/9 “De ki: “…sadece bana vahyolunana uyarım“  ve Yunus 10/109 “Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret!” ayetlerinden de anlaşılıyor ki Hz. Peygamber hiçbir zaman kafasına göre hüküm koymamış ve bütün çalışmalarını vahiy ile yürütmüştür. Bu ayet sebebiyle olacaktır ki, Hz. Peygamber; “beni Hûd suresi kocattı” buyurmuştur. Azgınlık etmeden Hak ve adalet ölçülerine uyarak Allah’ın istediği istikamet üzere olmak Fatiha suresinde mü’minin hedefi olarak gösterilmiştir. Ayrıca dosdoğru yolun yolcuları cennetle müjdelenmiştir. “’Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!’” (Fussılet 41/30)"},{"verse_number":"108","turkish_text":"Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe onlar da bitmeyen bir lütfun sonucu olarak orada kalacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ عَطَٓاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-108c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’e hitaben verilen “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri, Hz. Nebinin sadece vahiy ile hareket ettiğini gösteriyor. Devamındaki cümle de ona uyanların da Kur’an’ın direktiflerine göre hayatlarını tanzim etmeleri gerektiğini anlatıyor. Ahkâf 46/9 “De ki: “…sadece bana vahyolunana uyarım“  ve Yunus 10/109 “Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret!” ayetlerinden de anlaşılıyor ki Hz. Peygamber hiçbir zaman kafasına göre hüküm koymamış ve bütün çalışmalarını vahiy ile yürütmüştür. Bu ayet sebebiyle olacaktır ki, Hz. Peygamber; “beni Hûd suresi kocattı” buyurmuştur. Azgınlık etmeden Hak ve adalet ölçülerine uyarak Allah’ın istediği istikamet üzere olmak Fatiha suresinde mü’minin hedefi olarak gösterilmiştir. Ayrıca dosdoğru yolun yolcuları cennetle müjdelenmiştir. “’Rabbimiz Allah’tır’ deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!’” (Fussılet 41/30)"},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarına ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.","arabic_text":"فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-109c.mp3","commentary_text":"“Zalimlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun Hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer almalı, zulme, zalime ve haksızlığa karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarına ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.","arabic_text":"فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-108c.mp3","commentary_text":"“Zalimlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun Hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer almalı, zulme, zalime ve haksızlığa karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarına ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.","arabic_text":"فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-109c.mp3","commentary_text":"“Zalimlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun Hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer almalı, zulme, zalime ve haksızlığa karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir."},{"verse_number":"109","turkish_text":"(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarına ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.","arabic_text":"فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"10/10-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-109c.mp3","commentary_text":"“Zalimlerden yana eğilim göstermek” günümüzün en büyük felaketidir. Zalimlerden yana olmak, Allah’a karşı olmak demektir. Zalimin zulmüne seyirci olmak, mazluma zulmetmektir, zulme karşı çıkmamak da zulümdür. Müslüman hangi şartlarda olursa olsun Hakkın, haklının ve mazlumun yanında yer almalı, zulme, zalime ve haksızlığa karşı çıkarak erdemli bir duruş sergilemelidir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik de ona iman konusunda (insanlar) görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verilmiş kesin hükmü olmasaydı o anlaşmazlığa düşenler hakkında çoktan hüküm verilirdi. Onlar hâlâ da (Kur’an) hakkında derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-110c.mp3","commentary_text":"Günün beş vaktinde namaza durmaya işaret eden âyetlerden biri de budur. Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolaysıyla gündüzün iki tarafından kasıt, öğle ve ikindi namazlarıdır. Gecenin gündüze yakın vakitlerinden kasıt ise sabah, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu ve bunun gibi bazı ayetlerle belirlenen beş vakit namaz Hz. Peygamber’in uygulamasıyla net bir şekilde ortaya konmuştur. Günün belli zamanlarında belli aralıklarla Allah’la kulun bir araya gelmesi ve dileklerin Allah’a arz edilmesi kulluğun gereklerindendir. “Namazı ikame et” emri, davete icabet et, Yaratıcının huzuruna gel, aslını ve kendini düşün, sadakatini gözden geçir, yaşadıklarının muhasebesini yap, Allah’tan gelip O’na gideceğini hatırla, vefalı ve erdemli olmaya çalış, Allah’la yaşamayı içselleştir anlamındadır."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik de ona iman konusunda (insanlar) görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verilmiş kesin hükmü olmasaydı o anlaşmazlığa düşenler hakkında çoktan hüküm verilirdi. Onlar hâlâ da (Kur’an) hakkında derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-109c.mp3","commentary_text":"Günün beş vaktinde namaza durmaya işaret eden âyetlerden biri de budur. Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolaysıyla gündüzün iki tarafından kasıt, öğle ve ikindi namazlarıdır. Gecenin gündüze yakın vakitlerinden kasıt ise sabah, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu ve bunun gibi bazı ayetlerle belirlenen beş vakit namaz Hz. Peygamber’in uygulamasıyla net bir şekilde ortaya konmuştur. Günün belli zamanlarında belli aralıklarla Allah’la kulun bir araya gelmesi ve dileklerin Allah’a arz edilmesi kulluğun gereklerindendir. “Namazı ikame et” emri, davete icabet et, Yaratıcının huzuruna gel, aslını ve kendini düşün, sadakatini gözden geçir, yaşadıklarının muhasebesini yap, Allah’tan gelip O’na gideceğini hatırla, vefalı ve erdemli olmaya çalış, Allah’la yaşamayı içselleştir anlamındadır."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik de ona iman konusunda (insanlar) görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verilmiş kesin hükmü olmasaydı o anlaşmazlığa düşenler hakkında çoktan hüküm verilirdi. Onlar hâlâ da (Kur’an) hakkında derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-110c.mp3","commentary_text":"Günün beş vaktinde namaza durmaya işaret eden âyetlerden biri de budur. Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolaysıyla gündüzün iki tarafından kasıt, öğle ve ikindi namazlarıdır. Gecenin gündüze yakın vakitlerinden kasıt ise sabah, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu ve bunun gibi bazı ayetlerle belirlenen beş vakit namaz Hz. Peygamber’in uygulamasıyla net bir şekilde ortaya konmuştur. Günün belli zamanlarında belli aralıklarla Allah’la kulun bir araya gelmesi ve dileklerin Allah’a arz edilmesi kulluğun gereklerindendir. “Namazı ikame et” emri, davete icabet et, Yaratıcının huzuruna gel, aslını ve kendini düşün, sadakatini gözden geçir, yaşadıklarının muhasebesini yap, Allah’tan gelip O’na gideceğini hatırla, vefalı ve erdemli olmaya çalış, Allah’la yaşamayı içselleştir anlamındadır."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Andolsun ki Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik de ona iman konusunda (insanlar) görüş ayrılığına düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verilmiş kesin hükmü olmasaydı o anlaşmazlığa düşenler hakkında çoktan hüküm verilirdi. Onlar hâlâ da (Kur’an) hakkında derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"10/10-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-110c.mp3","commentary_text":"Günün beş vaktinde namaza durmaya işaret eden âyetlerden biri de budur. Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolaysıyla gündüzün iki tarafından kasıt, öğle ve ikindi namazlarıdır. Gecenin gündüze yakın vakitlerinden kasıt ise sabah, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu ve bunun gibi bazı ayetlerle belirlenen beş vakit namaz Hz. Peygamber’in uygulamasıyla net bir şekilde ortaya konmuştur. Günün belli zamanlarında belli aralıklarla Allah’la kulun bir araya gelmesi ve dileklerin Allah’a arz edilmesi kulluğun gereklerindendir. “Namazı ikame et” emri, davete icabet et, Yaratıcının huzuruna gel, aslını ve kendini düşün, sadakatini gözden geçir, yaşadıklarının muhasebesini yap, Allah’tan gelip O’na gideceğini hatırla, vefalı ve erdemli olmaya çalış, Allah’la yaşamayı içselleştir anlamındadır."},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir. Çünkü O onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاِنَّ كُلًّا لَمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ اَعْمَالَهُمْۜ اِنَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir. Çünkü O onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاِنَّ كُلًّا لَمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ اَعْمَالَهُمْۜ اِنَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir. Çünkü O onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاِنَّ كُلًّا لَمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ اَعْمَالَهُمْۜ اِنَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin hepsinin yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir. Çünkü O onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاِنَّ كُلًّا لَمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ اَعْمَالَهُمْۜ اِنَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın/aşırıya gitmeyin/azgınlık etmeyin! Unutmayın ki O yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın/aşırıya gitmeyin/azgınlık etmeyin! Unutmayın ki O yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın/aşırıya gitmeyin/azgınlık etmeyin! Unutmayın ki O yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın/aşırıya gitmeyin/azgınlık etmeyin! Unutmayın ki O yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"10/10-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve asla zulmedenlerden yana eğilim göstermeyin (onlara sempati duymayın)! Yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka (hiçbir yardımcınız) hiçbir dostunuz yoktur (kendinize başka bir dost/yardımcı aramayın) aksi taktirde (O’ndan) yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-113c.mp3","commentary_text":"Demek ilâhî gazaba uğramak istemiyorsak, insanları zorlamadan usulüne uygun şekilde irşad ve ıslah edici çalışmalarımız olmalı, toplumdaki haksızlıkları, çarpıklıkları giderecek faaliyetlerde bulunmalıyız."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve asla zulmedenlerden yana eğilim göstermeyin (onlara sempati duymayın)! Yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka (hiçbir yardımcınız) hiçbir dostunuz yoktur (kendinize başka bir dost/yardımcı aramayın) aksi taktirde (O’ndan) yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-112c.mp3","commentary_text":"Demek ilâhî gazaba uğramak istemiyorsak, insanları zorlamadan usulüne uygun şekilde irşad ve ıslah edici çalışmalarımız olmalı, toplumdaki haksızlıkları, çarpıklıkları giderecek faaliyetlerde bulunmalıyız."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve asla zulmedenlerden yana eğilim göstermeyin (onlara sempati duymayın)! Yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka (hiçbir yardımcınız) hiçbir dostunuz yoktur (kendinize başka bir dost/yardımcı aramayın) aksi taktirde (O’ndan) yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-113c.mp3","commentary_text":"Demek ilâhî gazaba uğramak istemiyorsak, insanları zorlamadan usulüne uygun şekilde irşad ve ıslah edici çalışmalarımız olmalı, toplumdaki haksızlıkları, çarpıklıkları giderecek faaliyetlerde bulunmalıyız."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ve asla zulmedenlerden yana eğilim göstermeyin (onlara sempati duymayın)! Yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka (hiçbir yardımcınız) hiçbir dostunuz yoktur (kendinize başka bir dost/yardımcı aramayın) aksi taktirde (O’ndan) yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-108.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-113c.mp3","commentary_text":"Demek ilâhî gazaba uğramak istemiyorsak, insanları zorlamadan usulüne uygun şekilde irşad ve ıslah edici çalışmalarımız olmalı, toplumdaki haksızlıkları, çarpıklıkları giderecek faaliyetlerde bulunmalıyız."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam yatsı ve sabah da) namazı ikame et! Muhakkak ki iyilikler kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır. İşte bu anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِر۪ينَۚ","related_links":["2/238","17/78","30/17"],"audio_path":"10/10-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-114c.mp3","commentary_text":"Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir. Herkes, Allah’ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam yatsı ve sabah da) namazı ikame et! Muhakkak ki iyilikler kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır. İşte bu anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِر۪ينَۚ","related_links":["2/238","17/78","30/17"],"audio_path":"10/10-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-113c.mp3","commentary_text":"Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir. Herkes, Allah’ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam yatsı ve sabah da) namazı ikame et! Muhakkak ki iyilikler kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır. İşte bu anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِر۪ينَۚ","related_links":["2/238","17/78","30/17"],"audio_path":"10/10-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-114c.mp3","commentary_text":"Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir. Herkes, Allah’ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir."},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam yatsı ve sabah da) namazı ikame et! Muhakkak ki iyilikler kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır. İşte bu anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِر۪ينَۚ","related_links":["2/238","17/78","30/17"],"audio_path":"10/10-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"10/10-114c.mp3","commentary_text":"Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir. Herkes, Allah’ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir."},{"verse_number":"115","turkish_text":"Ve sabr(ederek mücadeleye devam)et. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!","arabic_text":"وَاصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Ve sabr(ederek mücadeleye devam)et. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!","arabic_text":"وَاصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Ve sabr(ederek mücadeleye devam)et. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!","arabic_text":"وَاصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Ve sabr(ederek mücadeleye devam)et. Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!","arabic_text":"وَاصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Sizden önceki nesillerde yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler bulunmalı değil miydi? Ama içlerinden (mücadeleden yılmadıkları için) kurtuluşa erdirdiğimiz az bir topluluk dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Sizden önceki nesillerde yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler bulunmalı değil miydi? Ama içlerinden (mücadeleden yılmadıkları için) kurtuluşa erdirdiğimiz az bir topluluk dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Sizden önceki nesillerde yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler bulunmalı değil miydi? Ama içlerinden (mücadeleden yılmadıkları için) kurtuluşa erdirdiğimiz az bir topluluk dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Sizden önceki nesillerde yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler bulunmalı değil miydi? Ama içlerinden (mücadeleden yılmadıkları için) kurtuluşa erdirdiğimiz az bir topluluk dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.","arabic_text":"فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Yoksa senin Rabbin halkı ıslah edici davrandığı sürece bir toplumu asla helak etmez.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Yoksa senin Rabbin halkı ıslah edici davrandığı sürece bir toplumu asla helak etmez.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Yoksa senin Rabbin halkı ıslah edici davrandığı sürece bir toplumu asla helak etmez.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Yoksa senin Rabbin halkı ıslah edici davrandığı sürece bir toplumu asla helak etmez.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118-119","turkish_text":"Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir. ","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَۜ وَلِذٰلِكَ خَلَقَهُمْۜ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ ﴿٢﴾ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118-119","turkish_text":"Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir. ","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَۜ وَلِذٰلِكَ خَلَقَهُمْۜ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ ﴿٢﴾ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118-119","turkish_text":"Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir. ","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَۜ وَلِذٰلِكَ خَلَقَهُمْۜ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ ﴿٢﴾ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118-119","turkish_text":"Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir. ","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَۜ وَلِذٰلِكَ خَلَقَهُمْۜ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ ﴿٢﴾ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.","arabic_text":"وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.","arabic_text":"وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.","arabic_text":"وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Resullerin haberlerinden senin gönlünü takviye edecek her şeyi sana aktarıyoruz. Bu kıssalar sana gerçeği ilettiği gibi inananlar için de öğüt ve hatırlatma niteliğindedir.","arabic_text":"وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İnanmayanlara de ki: “Elinizden geleni yapın biz de (tebliğ vazifemizi) yapıyoruz.”","arabic_text":"وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْۜ اِنَّا عَامِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İnanmayanlara de ki: “Elinizden geleni yapın biz de (tebliğ vazifemizi) yapıyoruz.”","arabic_text":"وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْۜ اِنَّا عَامِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İnanmayanlara de ki: “Elinizden geleni yapın biz de (tebliğ vazifemizi) yapıyoruz.”","arabic_text":"وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْۜ اِنَّا عَامِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"İnanmayanlara de ki: “Elinizden geleni yapın biz de (tebliğ vazifemizi) yapıyoruz.”","arabic_text":"وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْۜ اِنَّا عَامِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"10/10-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve (olacak olanı) “Bekleyin biz de bekliyoruz.”","arabic_text":"وَانْتَظِرُواۚ اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve (olacak olanı) “Bekleyin biz de bekliyoruz.”","arabic_text":"وَانْتَظِرُواۚ اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve (olacak olanı) “Bekleyin biz de bekliyoruz.”","arabic_text":"وَانْتَظِرُواۚ اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve (olacak olanı) “Bekleyin biz de bekliyoruz.”","arabic_text":"وَانْتَظِرُواۚ اِنَّا مُنْتَظِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Göklerin ve yerin bilinmeyen insan idrakini aşan görülüp gözlenemeyen sırrı Allah’ın bilgisindedir. Bütün işler ancak O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et; O’na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Göklerin ve yerin bilinmeyen, insan idrakini aşan görülüp gözlenemeyen sırrı Allah’ın bilgisindedir. Bütün işler ancak O’na döndürülür. Öyleyse, O’na kulluk et; O’na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/ayet_1581_1772840840.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Göklerin ve yerin bilinmeyen insan idrakini aşan görülüp gözlenemeyen sırrı Allah’ın bilgisindedir. Bütün işler ancak O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et; O’na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Göklerin ve yerin bilinmeyen insan idrakini aşan görülüp gözlenemeyen sırrı Allah’ın bilgisindedir. Bütün işler ancak O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et; O’na güven. Rabbin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"10/10-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":12,"name":"YÛSUF SÛRESİ","description":"Yusuf suresi Mekke döneminde inmiş olup 111 ayettir. Surenin birkaç ayeti hariç tamamında Hz. Yusuf Peygamberden bahsedildiği için sureye bu ad verilmiştir. Sûrede Hz. Yusuf’un karşılaştığı sıkıntılar, gördüğü eziyetler ve çektiği cefalar ve bunlara nasıl direndiği ve arkasından nasıl başarıya ulaştığı anlatılmaktadır. Hz. Yusuf kıssası üzerinden mü’minlere önemli mesajlar ve faydalı öğütler verilmektedir. Sabrettikleri ve mücadele verdikleri takdirde onların da Hz. Yusuf gibi başarıya ulaşacakları ve ödüllendirilecekleri müjdelenmektedir. Kur’an’da baştan sona kadar yalnızca bir konuyu anlatan tek sûre Yusuf suresidir.","sura_intro_audio":"11/11-a.mp3","verse_count":111,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif lâm Râ. Bunlar her şeyi apaçık bildiren kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ۠","related_links":[],"audio_path":"11/11-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-1c.mp3","commentary_text":". Elif-Lam-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif lâm Râ. Bunlar her şeyi apaçık bildiren kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir.","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"11/11-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/tefsir_1582_1772841163.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif lâm Râ. Bunlar her şeyi apaçık bildiren kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ۠","related_links":[],"audio_path":"11/11-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-1c.mp3","commentary_text":". Elif-Lam-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif lâm Râ. Bunlar her şeyi apaçık bildiren kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ۠","related_links":[],"audio_path":"11/11-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-1c.mp3","commentary_text":". Elif-Lam-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki; aklınızı işleterek belki onu kavrayıp özümsersiniz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Arapçanın da diğer diller gibi normal bir dil olduğunu ancak Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuşmasından dolayı vahyin bu dille geldiğini anlatıyor. Anlaşılmayan bir şey zaten topluma istikamet veremez. Allah, Tevrat’taki hükümleri Kur’an’da tekrar inzal buyururken ve Hz. Musa’nın hadislerini aktarırken onların dilini Arapçaya çevirerek aktarıyor. İncil’deki direktiflerini ve Hz. İsa’nın hadislerini naklederken yine Arapçayı kullanıyor. Çünkü vahyin birinci muhataplarının dili Arapçadır. Kur’an evrensel de olsa vahiy hareketinin ilk nüvesini oluşturanların dili Arapçaydı. Arapça konuşan bir topluma başka bir dille kitap göndermek düşünülemezdi. “Kur’an’ı yabancı dilde okunan bir kitap olarak gönderseydik: ‘Hayata geçirilebilmesi için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arapça konuşan bir peygambere, yabancı dilde bir kitap mı gönderilir?’ diyeceklerdi.” (Fussılet 41/44) Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Kur’an mesajının anlaşılması ve hayata geçirilmesi için Kur’an’ın ulaşmak istediği toplumlara kendi dillerinde tercüme edilerek ulaştırılması gerekir. “Kur’an” sözcüğü genelde Allah’tan gelen vahyin kitaplaşmış haline denmektedir. Aslında bazı ayetlerdeki bağlamından dolayı vahyin kitaplaşmış haline Kur’an dense de ayetlerin bir araya getirilerek oluşturulan kitabın adı “Mushaf”tır. “Karae” kökünden türeyen Kur’an, kök anlamı itibariyle “okumak”, “bir araya getirmek”, “nakletmek”, “aktarmak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki; aklınızı işleterek belki onu kavrayıp özümsersiniz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-1c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Arapçanın da diğer diller gibi normal bir dil olduğunu ancak Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuşmasından dolayı vahyin bu dille geldiğini anlatıyor. Anlaşılmayan bir şey zaten topluma istikamet veremez. Allah, Tevrat’taki hükümleri Kur’an’da tekrar inzal buyururken ve Hz. Musa’nın hadislerini aktarırken onların dilini Arapçaya çevirerek aktarıyor. İncil’deki direktiflerini ve Hz. İsa’nın hadislerini naklederken yine Arapçayı kullanıyor. Çünkü vahyin birinci muhataplarının dili Arapçadır. Kur’an evrensel de olsa vahiy hareketinin ilk nüvesini oluşturanların dili Arapçaydı. Arapça konuşan bir topluma başka bir dille kitap göndermek düşünülemezdi. “Kur’an’ı yabancı dilde okunan bir kitap olarak gönderseydik: ‘Hayata geçirilebilmesi için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arapça konuşan bir peygambere, yabancı dilde bir kitap mı gönderilir?’ diyeceklerdi.” (Fussılet 41/44) Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Kur’an mesajının anlaşılması ve hayata geçirilmesi için Kur’an’ın ulaşmak istediği toplumlara kendi dillerinde tercüme edilerek ulaştırılması gerekir. “Kur’an” sözcüğü genelde Allah’tan gelen vahyin kitaplaşmış haline denmektedir. Aslında bazı ayetlerdeki bağlamından dolayı vahyin kitaplaşmış haline Kur’an dense de ayetlerin bir araya getirilerek oluşturulan kitabın adı “Mushaf”tır. “Karae” kökünden türeyen Kur’an, kök anlamı itibariyle “okumak”, “bir araya getirmek”, “nakletmek”, “aktarmak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki; aklınızı işleterek belki onu kavrayıp özümsersiniz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Arapçanın da diğer diller gibi normal bir dil olduğunu ancak Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuşmasından dolayı vahyin bu dille geldiğini anlatıyor. Anlaşılmayan bir şey zaten topluma istikamet veremez. Allah, Tevrat’taki hükümleri Kur’an’da tekrar inzal buyururken ve Hz. Musa’nın hadislerini aktarırken onların dilini Arapçaya çevirerek aktarıyor. İncil’deki direktiflerini ve Hz. İsa’nın hadislerini naklederken yine Arapçayı kullanıyor. Çünkü vahyin birinci muhataplarının dili Arapçadır. Kur’an evrensel de olsa vahiy hareketinin ilk nüvesini oluşturanların dili Arapçaydı. Arapça konuşan bir topluma başka bir dille kitap göndermek düşünülemezdi. “Kur’an’ı yabancı dilde okunan bir kitap olarak gönderseydik: ‘Hayata geçirilebilmesi için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arapça konuşan bir peygambere, yabancı dilde bir kitap mı gönderilir?’ diyeceklerdi.” (Fussılet 41/44) Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Kur’an mesajının anlaşılması ve hayata geçirilmesi için Kur’an’ın ulaşmak istediği toplumlara kendi dillerinde tercüme edilerek ulaştırılması gerekir. “Kur’an” sözcüğü genelde Allah’tan gelen vahyin kitaplaşmış haline denmektedir. Aslında bazı ayetlerdeki bağlamından dolayı vahyin kitaplaşmış haline Kur’an dense de ayetlerin bir araya getirilerek oluşturulan kitabın adı “Mushaf”tır. “Karae” kökünden türeyen Kur’an, kök anlamı itibariyle “okumak”, “bir araya getirmek”, “nakletmek”, “aktarmak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki; aklınızı işleterek belki onu kavrayıp özümsersiniz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Arapçanın da diğer diller gibi normal bir dil olduğunu ancak Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuşmasından dolayı vahyin bu dille geldiğini anlatıyor. Anlaşılmayan bir şey zaten topluma istikamet veremez. Allah, Tevrat’taki hükümleri Kur’an’da tekrar inzal buyururken ve Hz. Musa’nın hadislerini aktarırken onların dilini Arapçaya çevirerek aktarıyor. İncil’deki direktiflerini ve Hz. İsa’nın hadislerini naklederken yine Arapçayı kullanıyor. Çünkü vahyin birinci muhataplarının dili Arapçadır. Kur’an evrensel de olsa vahiy hareketinin ilk nüvesini oluşturanların dili Arapçaydı. Arapça konuşan bir topluma başka bir dille kitap göndermek düşünülemezdi. “Kur’an’ı yabancı dilde okunan bir kitap olarak gönderseydik: ‘Hayata geçirilebilmesi için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arapça konuşan bir peygambere, yabancı dilde bir kitap mı gönderilir?’ diyeceklerdi.” (Fussılet 41/44) Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Kur’an mesajının anlaşılması ve hayata geçirilmesi için Kur’an’ın ulaşmak istediği toplumlara kendi dillerinde tercüme edilerek ulaştırılması gerekir. “Kur’an” sözcüğü genelde Allah’tan gelen vahyin kitaplaşmış haline denmektedir. Aslında bazı ayetlerdeki bağlamından dolayı vahyin kitaplaşmış haline Kur’an dense de ayetlerin bir araya getirilerek oluşturulan kitabın adı “Mushaf”tır. “Karae” kökünden türeyen Kur’an, kök anlamı itibariyle “okumak”, “bir araya getirmek”, “nakletmek”, “aktarmak” demektir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-3c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Hz. Yusuf’un ibret dolu hikâyesi anlatılmaktadır. Hz. Yusuf, Hz. Yakup’un oğludur, Hz. Yakup Hz. İshak’ın, Hz. İshak da Hz. İbrahim’in oğludur. Hz. İbrahim hem Kureyş boyu Araplarının hem de İsrailoğullarının atasıdır. Araplarla İsrailoğulları köken itibariyle kardeştirler. Hz. İbrahim ise putperest bir babanın evladıdır. “Hani İbrahim, babası Âzer’e, ‘Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum’ demişti.” (En’am 6/74) Demek ki babanın putperest olması evladının Allah katındaki yerini değiştirmez, evladın peygamber olması da babanın durumunda değişiklik yapmaz. Kişinin Allah katındaki değeri amelleriyle orantılıdır. Kimse Hz. Muhammed’in ümmetiyim diye kendine bir pay çıkarmasın. Öyle olsaydı örnek peygamber ve model insan Hz. İbrahim babasını kurtarırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-2c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Hz. Yusuf’un ibret dolu hikâyesi anlatılmaktadır. Hz. Yusuf, Hz. Yakup’un oğludur, Hz. Yakup Hz. İshak’ın, Hz. İshak da Hz. İbrahim’in oğludur. Hz. İbrahim hem Kureyş boyu Araplarının hem de İsrailoğullarının atasıdır. Araplarla İsrailoğulları köken itibariyle kardeştirler. Hz. İbrahim ise putperest bir babanın evladıdır. “Hani İbrahim, babası Âzer’e, ‘Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum’ demişti.” (En’am 6/74) Demek ki babanın putperest olması evladının Allah katındaki yerini değiştirmez, evladın peygamber olması da babanın durumunda değişiklik yapmaz. Kişinin Allah katındaki değeri amelleriyle orantılıdır. Kimse Hz. Muhammed’in ümmetiyim diye kendine bir pay çıkarmasın. Öyle olsaydı örnek peygamber ve model insan Hz. İbrahim babasını kurtarırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-3c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Hz. Yusuf’un ibret dolu hikâyesi anlatılmaktadır. Hz. Yusuf, Hz. Yakup’un oğludur, Hz. Yakup Hz. İshak’ın, Hz. İshak da Hz. İbrahim’in oğludur. Hz. İbrahim hem Kureyş boyu Araplarının hem de İsrailoğullarının atasıdır. Araplarla İsrailoğulları köken itibariyle kardeştirler. Hz. İbrahim ise putperest bir babanın evladıdır. “Hani İbrahim, babası Âzer’e, ‘Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum’ demişti.” (En’am 6/74) Demek ki babanın putperest olması evladının Allah katındaki yerini değiştirmez, evladın peygamber olması da babanın durumunda değişiklik yapmaz. Kişinin Allah katındaki değeri amelleriyle orantılıdır. Kimse Hz. Muhammed’in ümmetiyim diye kendine bir pay çıkarmasın. Öyle olsaydı örnek peygamber ve model insan Hz. İbrahim babasını kurtarırdı."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-3c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Hz. Yusuf’un ibret dolu hikâyesi anlatılmaktadır. Hz. Yusuf, Hz. Yakup’un oğludur, Hz. Yakup Hz. İshak’ın, Hz. İshak da Hz. İbrahim’in oğludur. Hz. İbrahim hem Kureyş boyu Araplarının hem de İsrailoğullarının atasıdır. Araplarla İsrailoğulları köken itibariyle kardeştirler. Hz. İbrahim ise putperest bir babanın evladıdır. “Hani İbrahim, babası Âzer’e, ‘Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum’ demişti.” (En’am 6/74) Demek ki babanın putperest olması evladının Allah katındaki yerini değiştirmez, evladın peygamber olması da babanın durumunda değişiklik yapmaz. Kişinin Allah katındaki değeri amelleriyle orantılıdır. Kimse Hz. Muhammed’in ümmetiyim diye kendine bir pay çıkarmasın. Öyle olsaydı örnek peygamber ve model insan Hz. İbrahim babasını kurtarırdı."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hani Yusuf babasına: “Babacığım; ben (rüyamda) on bir gezegenin güneşin ve ayın önümde hürmetle eğildiklerini gördüm” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hani Yusuf babasına: “Babacığım; ben (rüyamda) on bir gezegenin güneşin ve ayın önümde hürmetle eğildiklerini gördüm” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hani Yusuf babasına: “Babacığım; ben (rüyamda) on bir gezegenin güneşin ve ayın önümde hürmetle eğildiklerini gördüm” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hani Yusuf babasına: “Babacığım; ben (rüyamda) on bir gezegenin güneşin ve ayın önümde hürmetle eğildiklerini gördüm” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Babası Yakup) şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra (şeytana uyup) sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.”","arabic_text":"قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلٰٓى اِخْوَتِكَ فَيَك۪يدُوا لَكَ كَيْدًاۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-5c.mp3","commentary_text":"Burada insandaki kötülük, kıskançlık ve haset dürtüsüne vurgu yapılıyor. Üstelik hassasiyetine binaen kardeşler üzerinden mesaj veriliyor. Çünkü hasedin kan bağıyla, akrabalıkla, arkadaşlıkla bir ilgisi yok. Haset, insanda tabiatından gelen bir duygu olarak bulunuyor. Ancak insan gerek haset etmede gerekse haset edilmede dikkatli olması gerekir. Haset ve kıskançlıktan korunmak isteyen insan elindeki maddi ve manevi imkânları insanların dikkatini çekecek şekilde reklam etmemeli. “Rüyanı kardeşlerine anlatma” uyarısı bu manada ikaz niteliğindedir. Arkasından gelen “sana tuzak kurarlar” cümlesi ise haset edenin şerrini anlatıyor. “Haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığın” (Felak 113/5) ayeti de bu hakikati destekliyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Babası Yakup) şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra (şeytana uyup) sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.”","arabic_text":"قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلٰٓى اِخْوَتِكَ فَيَك۪يدُوا لَكَ كَيْدًاۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-4c.mp3","commentary_text":"Burada insandaki kötülük, kıskançlık ve haset dürtüsüne vurgu yapılıyor. Üstelik hassasiyetine binaen kardeşler üzerinden mesaj veriliyor. Çünkü hasedin kan bağıyla, akrabalıkla, arkadaşlıkla bir ilgisi yok. Haset, insanda tabiatından gelen bir duygu olarak bulunuyor. Ancak insan gerek haset etmede gerekse haset edilmede dikkatli olması gerekir. Haset ve kıskançlıktan korunmak isteyen insan elindeki maddi ve manevi imkânları insanların dikkatini çekecek şekilde reklam etmemeli. “Rüyanı kardeşlerine anlatma” uyarısı bu manada ikaz niteliğindedir. Arkasından gelen “sana tuzak kurarlar” cümlesi ise haset edenin şerrini anlatıyor. “Haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığın” (Felak 113/5) ayeti de bu hakikati destekliyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Babası Yakup) şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra (şeytana uyup) sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.”","arabic_text":"قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلٰٓى اِخْوَتِكَ فَيَك۪يدُوا لَكَ كَيْدًاۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-5c.mp3","commentary_text":"Burada insandaki kötülük, kıskançlık ve haset dürtüsüne vurgu yapılıyor. Üstelik hassasiyetine binaen kardeşler üzerinden mesaj veriliyor. Çünkü hasedin kan bağıyla, akrabalıkla, arkadaşlıkla bir ilgisi yok. Haset, insanda tabiatından gelen bir duygu olarak bulunuyor. Ancak insan gerek haset etmede gerekse haset edilmede dikkatli olması gerekir. Haset ve kıskançlıktan korunmak isteyen insan elindeki maddi ve manevi imkânları insanların dikkatini çekecek şekilde reklam etmemeli. “Rüyanı kardeşlerine anlatma” uyarısı bu manada ikaz niteliğindedir. Arkasından gelen “sana tuzak kurarlar” cümlesi ise haset edenin şerrini anlatıyor. “Haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığın” (Felak 113/5) ayeti de bu hakikati destekliyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Babası Yakup) şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra (şeytana uyup) sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.”","arabic_text":"قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلٰٓى اِخْوَتِكَ فَيَك۪يدُوا لَكَ كَيْدًاۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-5c.mp3","commentary_text":"Burada insandaki kötülük, kıskançlık ve haset dürtüsüne vurgu yapılıyor. Üstelik hassasiyetine binaen kardeşler üzerinden mesaj veriliyor. Çünkü hasedin kan bağıyla, akrabalıkla, arkadaşlıkla bir ilgisi yok. Haset, insanda tabiatından gelen bir duygu olarak bulunuyor. Ancak insan gerek haset etmede gerekse haset edilmede dikkatli olması gerekir. Haset ve kıskançlıktan korunmak isteyen insan elindeki maddi ve manevi imkânları insanların dikkatini çekecek şekilde reklam etmemeli. “Rüyanı kardeşlerine anlatma” uyarısı bu manada ikaz niteliğindedir. Arkasından gelen “sana tuzak kurarlar” cümlesi ise haset edenin şerrini anlatıyor. “Haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığın” (Felak 113/5) ayeti de bu hakikati destekliyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"“İşte Rabbin seni böylece seçecek sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“İşte Rabbin seni böylece seçecek sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“İşte Rabbin seni böylece seçecek sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“İşte Rabbin seni böylece seçecek sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi senin ve Yakup ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gerçekten Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında (hakikati) sorup arayanlar için nice (uyarılar ve) ibret verici dersler vardır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gerçekten Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında (hakikati) sorup arayanlar için nice (uyarılar ve) ibret verici dersler vardır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gerçekten Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında (hakikati) sorup arayanlar için nice (uyarılar ve) ibret verici dersler vardır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gerçekten Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında (hakikati) sorup arayanlar için nice (uyarılar ve) ibret verici dersler vardır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kardeşleri) şöyle demişti: “Biz güçlü bir grup olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız (bu konuda) apaçık bir yanılgı içindedir.”","arabic_text":"اِذْ قَالُوا لَيُوسُفُ وَاَخُوهُ اَحَبُّ اِلٰٓى اَب۪ينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌۜ اِنَّ اَبَانَا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"11/11-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-8c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in 2 oğlu vardır. Hz. İshak ve Hz. İsmail. Hz. İshak Hz. İbrahim’in birinci eşinden (Sare’den), Hz. İsmail ise ikinci eşinden (Hacer’den) doğmuştur. Hz. İshak’ın oğlu Yakup İsrail adıyla anılır ve onun 12 evladı, İsrail oğullarının on iki boyunu oluşturur. Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. İsa bu soydan gelen ve Kur’an’da ismi geçen peygamberlerdir. Hz. Yakup’un İbrahim peygamberin oğlu olduğunu söyleyenler ve bunu aşağıdaki ayetlere dayandıralar da vardır. Hz. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberlerin birlikte anıldığı Bakara, 2/136 ve A. İmran, 3/84 ayetleri, “Biz O’na İshak’ı ve Yakup’u da armağan ettik” (Enbiya, 21/72; Meryem, 19/49; Ankebût, 29/27). Hz. Yakub’un çocuklarından Bünyamin Hz. Yusuf’un anne-baba bir, yani öz kardeşi; ötekiler (baba bir, anne ayrı) üvey kardeşleriydiler. Diğer anadan olan çocukları babalarının her zaman kendilerine üvey evlat muamelesi yaptığı zannıyla Yusuf ve Bünyamin hakkında kötü düşünüyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kardeşleri) şöyle demişti: “Biz güçlü bir grup olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız (bu konuda) apaçık bir yanılgı içindedir.”","arabic_text":"اِذْ قَالُوا لَيُوسُفُ وَاَخُوهُ اَحَبُّ اِلٰٓى اَب۪ينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌۜ اِنَّ اَبَانَا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":["21/72","19/49","29/27","2/136","3/84"],"audio_path":"11/11-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/tefsir_1589_1772841279.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in 2 oğlu vardır. Hz. İshak ve Hz. İsmail. Hz. İshak Hz. İbrahim’in birinci eşinden (Sare’den), Hz. İsmail ise ikinci eşinden (Hacer’den) doğmuştur. Hz. İshak’ın oğlu Yakup İsrail adıyla anılır ve onun 12 evladı, İsrail oğullarının on iki boyunu oluşturur. Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. İsa bu soydan gelen ve Kur’an’da ismi geçen peygamberlerdir. Hz. Yakup’un İbrahim peygamberin oğlu olduğunu söyleyenler ve bunu aşağıdaki ayetlere dayandıralar da vardır. Hz. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberlerin birlikte anıldığı Bakara, 2/136 ve A. İmran, 3/84 ayetleri, “Biz O’na İshak’ı ve Yakup’u da armağan ettik” (Enbiya, 21/72; Meryem, 19/49; Ankebût, 29/27). Hz. Yakub’un çocuklarından Bünyamin Hz. Yusuf’un anne-baba bir, yani öz kardeşi; ötekiler (baba bir, anne ayrı) üvey kardeşleriydiler. Diğer anadan olan çocukları babalarının her zaman kendilerine üvey evlat muamelesi yaptığı zannıyla Yusuf ve Bünyamin hakkında kötü düşünüyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kardeşleri) şöyle demişti: “Biz güçlü bir grup olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız (bu konuda) apaçık bir yanılgı içindedir.”","arabic_text":"اِذْ قَالُوا لَيُوسُفُ وَاَخُوهُ اَحَبُّ اِلٰٓى اَب۪ينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌۜ اِنَّ اَبَانَا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"11/11-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-8c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in 2 oğlu vardır. Hz. İshak ve Hz. İsmail. Hz. İshak Hz. İbrahim’in birinci eşinden (Sare’den), Hz. İsmail ise ikinci eşinden (Hacer’den) doğmuştur. Hz. İshak’ın oğlu Yakup İsrail adıyla anılır ve onun 12 evladı, İsrail oğullarının on iki boyunu oluşturur. Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. İsa bu soydan gelen ve Kur’an’da ismi geçen peygamberlerdir. Hz. Yakup’un İbrahim peygamberin oğlu olduğunu söyleyenler ve bunu aşağıdaki ayetlere dayandıralar da vardır. Hz. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberlerin birlikte anıldığı Bakara, 2/136 ve A. İmran, 3/84 ayetleri, “Biz O’na İshak’ı ve Yakup’u da armağan ettik” (Enbiya, 21/72; Meryem, 19/49; Ankebût, 29/27). Hz. Yakub’un çocuklarından Bünyamin Hz. Yusuf’un anne-baba bir, yani öz kardeşi; ötekiler (baba bir, anne ayrı) üvey kardeşleriydiler. Diğer anadan olan çocukları babalarının her zaman kendilerine üvey evlat muamelesi yaptığı zannıyla Yusuf ve Bünyamin hakkında kötü düşünüyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kardeşleri) şöyle demişti: “Biz güçlü bir grup olduğumuz halde Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamızın gözünde bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız (bu konuda) apaçık bir yanılgı içindedir.”","arabic_text":"اِذْ قَالُوا لَيُوسُفُ وَاَخُوهُ اَحَبُّ اِلٰٓى اَب۪ينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌۜ اِنَّ اَبَانَا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"11/11-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-8c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in 2 oğlu vardır. Hz. İshak ve Hz. İsmail. Hz. İshak Hz. İbrahim’in birinci eşinden (Sare’den), Hz. İsmail ise ikinci eşinden (Hacer’den) doğmuştur. Hz. İshak’ın oğlu Yakup İsrail adıyla anılır ve onun 12 evladı, İsrail oğullarının on iki boyunu oluşturur. Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. İsa bu soydan gelen ve Kur’an’da ismi geçen peygamberlerdir. Hz. Yakup’un İbrahim peygamberin oğlu olduğunu söyleyenler ve bunu aşağıdaki ayetlere dayandıralar da vardır. Hz. İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup peygamberlerin birlikte anıldığı Bakara, 2/136 ve A. İmran, 3/84 ayetleri, “Biz O’na İshak’ı ve Yakup’u da armağan ettik” (Enbiya, 21/72; Meryem, 19/49; Ankebût, 29/27). Hz. Yakub’un çocuklarından Bünyamin Hz. Yusuf’un anne-baba bir, yani öz kardeşi; ötekiler (baba bir, anne ayrı) üvey kardeşleriydiler. Diğer anadan olan çocukları babalarının her zaman kendilerine üvey evlat muamelesi yaptığı zannıyla Yusuf ve Bünyamin hakkında kötü düşünüyorlardı."},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir işleri yoluna koyarsınız.)”","arabic_text":"اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْمًا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir işleri yoluna koyarsınız.)”","arabic_text":"اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْمًا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir işleri yoluna koyarsınız.)”","arabic_text":"اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْمًا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir işleri yoluna koyarsınız.)”","arabic_text":"اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْمًا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İçlerinden (daha insaflı olan) bir sözcü de dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin eğer ona illa da bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun içine/dibine bırakın ki (oradan geçen) kafilelerden biri onu bulup alsın (ve uzak diyarlara götürsün).","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İçlerinden (daha insaflı olan) bir sözcü de dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin eğer ona illa da bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun içine/dibine bırakın ki (oradan geçen) kafilelerden biri onu bulup alsın (ve uzak diyarlara götürsün).","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İçlerinden (daha insaflı olan) bir sözcü de dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin eğer ona illa da bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun içine/dibine bırakın ki (oradan geçen) kafilelerden biri onu bulup alsın (ve uzak diyarlara götürsün).","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İçlerinden (daha insaflı olan) bir sözcü de dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin eğer ona illa da bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun içine/dibine bırakın ki (oradan geçen) kafilelerden biri onu bulup alsın (ve uzak diyarlara götürsün).","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu karara vardıktan sonra babalarına) şöyle dediler: “Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini istiyoruz.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّۭۖا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-11c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’la ilgili planlarını yaptıktan sonra, babaları Hz. Yakup’a gelerek Yusuf’u da yanlarına alarak bir kır gezisine çıkmak istediklerini söylediler. İçinde bir his doğmuş olacak ki; Hz. Yakup bunun tehlikeli olabileceğini ve bu planlarından vaz geçmelerini istedi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu karara vardıktan sonra babalarına) şöyle dediler: “Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini istiyoruz.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّۭۖا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-10c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’la ilgili planlarını yaptıktan sonra, babaları Hz. Yakup’a gelerek Yusuf’u da yanlarına alarak bir kır gezisine çıkmak istediklerini söylediler. İçinde bir his doğmuş olacak ki; Hz. Yakup bunun tehlikeli olabileceğini ve bu planlarından vaz geçmelerini istedi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu karara vardıktan sonra babalarına) şöyle dediler: “Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini istiyoruz.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّۭۖا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-11c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’la ilgili planlarını yaptıktan sonra, babaları Hz. Yakup’a gelerek Yusuf’u da yanlarına alarak bir kır gezisine çıkmak istediklerini söylediler. İçinde bir his doğmuş olacak ki; Hz. Yakup bunun tehlikeli olabileceğini ve bu planlarından vaz geçmelerini istedi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu karara vardıktan sonra babalarına) şöyle dediler: “Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini istiyoruz.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّۭۖا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-11c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’la ilgili planlarını yaptıktan sonra, babaları Hz. Yakup’a gelerek Yusuf’u da yanlarına alarak bir kır gezisine çıkmak istediklerini söylediler. İçinde bir his doğmuş olacak ki; Hz. Yakup bunun tehlikeli olabileceğini ve bu planlarından vaz geçmelerini istedi."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Yarın onu bizimle beraber gönder de (kırlarda) gezip eğlensin. Bizim onu koruyacağımızdan kuşkun olmasın.","arabic_text":"اَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Yarın onu bizimle beraber gönder de (kırlarda) gezip eğlensin. Bizim onu koruyacağımızdan kuşkun olmasın.","arabic_text":"اَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Yarın onu bizimle beraber gönder de (kırlarda) gezip eğlensin. Bizim onu koruyacağımızdan kuşkun olmasın.","arabic_text":"اَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Yarın onu bizimle beraber gönder de (kırlarda) gezip eğlensin. Bizim onu koruyacağımızdan kuşkun olmasın.","arabic_text":"اَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Babaları/Yâkûb) dedi ki: “Doğrusu onu götürmeniz beni gerçekten üzer (onun yanımdan ayrılmasına dayanamam). Ayrıca dalgınlığınıza denk gelir de kurdun biri onu yer diye korkuyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لَيَحْزُنُن۪ٓي اَنْ تَذْهَبُوا بِه۪ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Babaları/Yâkûb) dedi ki: “Doğrusu onu götürmeniz beni gerçekten üzer (onun yanımdan ayrılmasına dayanamam). Ayrıca dalgınlığınıza denk gelir de kurdun biri onu yer diye korkuyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لَيَحْزُنُن۪ٓي اَنْ تَذْهَبُوا بِه۪ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Babaları/Yâkûb) dedi ki: “Doğrusu onu götürmeniz beni gerçekten üzer (onun yanımdan ayrılmasına dayanamam). Ayrıca dalgınlığınıza denk gelir de kurdun biri onu yer diye korkuyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لَيَحْزُنُن۪ٓي اَنْ تَذْهَبُوا بِه۪ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Babaları/Yâkûb) dedi ki: “Doğrusu onu götürmeniz beni gerçekten üzer (onun yanımdan ayrılmasına dayanamam). Ayrıca dalgınlığınıza denk gelir de kurdun biri onu yer diye korkuyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لَيَحْزُنُن۪ٓي اَنْ تَذْهَبُوا بِه۪ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlar da:) “Andolsun ki biz (güçlü) bir grup iken yine de onu kurt kaparsa o zaman bize de yazıklar olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ اَكَلَهُ الذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ اِنَّٓا اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlar da:) “Andolsun ki biz (güçlü) bir grup iken yine de onu kurt kaparsa o zaman bize de yazıklar olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ اَكَلَهُ الذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ اِنَّٓا اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlar da:) “Andolsun ki biz (güçlü) bir grup iken yine de onu kurt kaparsa o zaman bize de yazıklar olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ اَكَلَهُ الذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ اِنَّٓا اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlar da:) “Andolsun ki biz (güçlü) bir grup iken yine de onu kurt kaparsa o zaman bize de yazıklar olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ اَكَلَهُ الذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ اِنَّٓا اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Nihayet (babalarını ikna ederek Yusuf’u yanlarına alıp yola çıktılar) kardeşleri onu götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz Yusuf’a: “Andolsun ki gün gelecek sen onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” diye ilham ettik.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["12/89"],"audio_path":"11/11-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-15c.mp3","commentary_text":"“Evhayna” fiili, burada ilham anlamında kullanılmıştır. Tıpkı Hz. Musa’nın annesine (Kasas 28/7), Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) ve arıya ilham edilmesi (Nahl 16/68) gibi. “…Allah insanla ancak vahiy/ilham yoluyla konuşur…” (Şura 42/51) cümlesindeki “vahiy” kelimesi yine ilham anlamında kullanılmıştır. “Yüklemek” (Fussılet 41/12), “emretmek” (Enfal 8/12) ve “talimat vermek” (Zilzal 99/5) örneklerinde de olduğu gibi “vahiy” sözcüğü sadece peygamberler için kullanılmamıştır. Kendisine ilham edildiğinde Hz. Yusuf henüz peygamber olmamıştı. Allah’ın Hz. Yusuf’a kuyuya atıldığı zamanki bu vaadi gerçekleşmiş ve Hz. Yusuf kuyudan çıkarıldıktan belli bir zaman sonra önce Mısır’a vezir olmuş, daha sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Nihayet (babalarını ikna ederek Yusuf’u yanlarına alıp yola çıktılar) kardeşleri onu götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz Yusuf’a: “Andolsun ki gün gelecek sen onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” diye ilham ettik.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["12/89"],"audio_path":"11/11-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-14c.mp3","commentary_text":"“Evhayna” fiili, burada ilham anlamında kullanılmıştır. Tıpkı Hz. Musa’nın annesine (Kasas 28/7), Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) ve arıya ilham edilmesi (Nahl 16/68) gibi. “…Allah insanla ancak vahiy/ilham yoluyla konuşur…” (Şura 42/51) cümlesindeki “vahiy” kelimesi yine ilham anlamında kullanılmıştır. “Yüklemek” (Fussılet 41/12), “emretmek” (Enfal 8/12) ve “talimat vermek” (Zilzal 99/5) örneklerinde de olduğu gibi “vahiy” sözcüğü sadece peygamberler için kullanılmamıştır. Kendisine ilham edildiğinde Hz. Yusuf henüz peygamber olmamıştı. Allah’ın Hz. Yusuf’a kuyuya atıldığı zamanki bu vaadi gerçekleşmiş ve Hz. Yusuf kuyudan çıkarıldıktan belli bir zaman sonra önce Mısır’a vezir olmuş, daha sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Nihayet (babalarını ikna ederek Yusuf’u yanlarına alıp yola çıktılar) kardeşleri onu götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz Yusuf’a: “Andolsun ki gün gelecek sen onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” diye ilham ettik.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["12/89"],"audio_path":"11/11-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-15c.mp3","commentary_text":"“Evhayna” fiili, burada ilham anlamında kullanılmıştır. Tıpkı Hz. Musa’nın annesine (Kasas 28/7), Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) ve arıya ilham edilmesi (Nahl 16/68) gibi. “…Allah insanla ancak vahiy/ilham yoluyla konuşur…” (Şura 42/51) cümlesindeki “vahiy” kelimesi yine ilham anlamında kullanılmıştır. “Yüklemek” (Fussılet 41/12), “emretmek” (Enfal 8/12) ve “talimat vermek” (Zilzal 99/5) örneklerinde de olduğu gibi “vahiy” sözcüğü sadece peygamberler için kullanılmamıştır. Kendisine ilham edildiğinde Hz. Yusuf henüz peygamber olmamıştı. Allah’ın Hz. Yusuf’a kuyuya atıldığı zamanki bu vaadi gerçekleşmiş ve Hz. Yusuf kuyudan çıkarıldıktan belli bir zaman sonra önce Mısır’a vezir olmuş, daha sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Nihayet (babalarını ikna ederek Yusuf’u yanlarına alıp yola çıktılar) kardeşleri onu götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz Yusuf’a: “Andolsun ki gün gelecek sen onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” diye ilham ettik.","arabic_text":"فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["12/89"],"audio_path":"11/11-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-15c.mp3","commentary_text":"“Evhayna” fiili, burada ilham anlamında kullanılmıştır. Tıpkı Hz. Musa’nın annesine (Kasas 28/7), Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) ve arıya ilham edilmesi (Nahl 16/68) gibi. “…Allah insanla ancak vahiy/ilham yoluyla konuşur…” (Şura 42/51) cümlesindeki “vahiy” kelimesi yine ilham anlamında kullanılmıştır. “Yüklemek” (Fussılet 41/12), “emretmek” (Enfal 8/12) ve “talimat vermek” (Zilzal 99/5) örneklerinde de olduğu gibi “vahiy” sözcüğü sadece peygamberler için kullanılmamıştır. Kendisine ilham edildiğinde Hz. Yusuf henüz peygamber olmamıştı. Allah’ın Hz. Yusuf’a kuyuya atıldığı zamanki bu vaadi gerçekleşmiş ve Hz. Yusuf kuyudan çıkarıldıktan belli bir zaman sonra önce Mısır’a vezir olmuş, daha sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar Yusuf’u kuyuya bıraktıktan sonra) havanın karardığı (yatsı) vakti (yalandan) ağlayarak babalarına geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً يَبْكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-16c.mp3","commentary_text":"Yaptıkları planı adım adım uygularken kardeşleri Yusuf’u kuyuya atmadan önce gömleğini almışlardı. Öldürdükleri bir hayvanın kanına buladıkları bu gömleği de inandırıcı olsun diye babalarına götürmüşlerdi."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar Yusuf’u kuyuya bıraktıktan sonra) havanın karardığı (yatsı) vakti (yalandan) ağlayarak babalarına geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً يَبْكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-15c.mp3","commentary_text":"Yaptıkları planı adım adım uygularken kardeşleri Yusuf’u kuyuya atmadan önce gömleğini almışlardı. Öldürdükleri bir hayvanın kanına buladıkları bu gömleği de inandırıcı olsun diye babalarına götürmüşlerdi."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar Yusuf’u kuyuya bıraktıktan sonra) havanın karardığı (yatsı) vakti (yalandan) ağlayarak babalarına geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً يَبْكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-16c.mp3","commentary_text":"Yaptıkları planı adım adım uygularken kardeşleri Yusuf’u kuyuya atmadan önce gömleğini almışlardı. Öldürdükleri bir hayvanın kanına buladıkları bu gömleği de inandırıcı olsun diye babalarına götürmüşlerdi."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar Yusuf’u kuyuya bıraktıktan sonra) havanın karardığı (yatsı) vakti (yalandan) ağlayarak babalarına geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً يَبْكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-16c.mp3","commentary_text":"Yaptıkları planı adım adım uygularken kardeşleri Yusuf’u kuyuya atmadan önce gömleğini almışlardı. Öldürdükleri bir hayvanın kanına buladıkları bu gömleği de inandırıcı olsun diye babalarına götürmüşlerdi."},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf’u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf’u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf’u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf’u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Yusuf’un) gömleğini üzerine bulaştırdıkları sahte bir kanla getirmişlerdi. (Babaları) dedi ki: “Nefsiniz sizi aldatıp böylesine (çirkin bir işe) itmiştir. Artık (bana) güzel bir sabır gerekiyor. Anlattıklarınıza karşılık ancak Allah’ın yardımı beklenir.”","arabic_text":"وَجَٓاؤُ۫ عَلٰى قَم۪يصِه۪ بِدَمٍ كَذِبٍۜ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-18c.mp3","commentary_text":"Yusuf’un kardeşleri gömleğe kan sürmüştü ama onu yırtmayı unutmuşlardı. Feryadı basan Hz. Yakup Yusuf’un gömleğini aldı ve onu gözlerine sürüp ağladı. Yapılan ihaneti ve hileyi sezmiş olacak ki çocuklarına şöyle söyledi: “Bu kurt ne kadar da ince ruhluymuş! Oğlumu yemiş ama ziyan olmasın diye sırtındaki gömleği yırtmamış.”"},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Yusuf’un) gömleğini üzerine bulaştırdıkları sahte bir kanla getirmişlerdi. (Babaları) dedi ki: “Nefsiniz sizi aldatıp böylesine (çirkin bir işe) itmiştir. Artık (bana) güzel bir sabır gerekiyor. Anlattıklarınıza karşılık ancak Allah’ın yardımı beklenir.”","arabic_text":"وَجَٓاؤُ۫ عَلٰى قَم۪يصِه۪ بِدَمٍ كَذِبٍۜ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-17c.mp3","commentary_text":"Yusuf’un kardeşleri gömleğe kan sürmüştü ama onu yırtmayı unutmuşlardı. Feryadı basan Hz. Yakup Yusuf’un gömleğini aldı ve onu gözlerine sürüp ağladı. Yapılan ihaneti ve hileyi sezmiş olacak ki çocuklarına şöyle söyledi: “Bu kurt ne kadar da ince ruhluymuş! Oğlumu yemiş ama ziyan olmasın diye sırtındaki gömleği yırtmamış.”"},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Yusuf’un) gömleğini üzerine bulaştırdıkları sahte bir kanla getirmişlerdi. (Babaları) dedi ki: “Nefsiniz sizi aldatıp böylesine (çirkin bir işe) itmiştir. Artık (bana) güzel bir sabır gerekiyor. Anlattıklarınıza karşılık ancak Allah’ın yardımı beklenir.”","arabic_text":"وَجَٓاؤُ۫ عَلٰى قَم۪يصِه۪ بِدَمٍ كَذِبٍۜ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-18c.mp3","commentary_text":"Yusuf’un kardeşleri gömleğe kan sürmüştü ama onu yırtmayı unutmuşlardı. Feryadı basan Hz. Yakup Yusuf’un gömleğini aldı ve onu gözlerine sürüp ağladı. Yapılan ihaneti ve hileyi sezmiş olacak ki çocuklarına şöyle söyledi: “Bu kurt ne kadar da ince ruhluymuş! Oğlumu yemiş ama ziyan olmasın diye sırtındaki gömleği yırtmamış.”"},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Yusuf’un) gömleğini üzerine bulaştırdıkları sahte bir kanla getirmişlerdi. (Babaları) dedi ki: “Nefsiniz sizi aldatıp böylesine (çirkin bir işe) itmiştir. Artık (bana) güzel bir sabır gerekiyor. Anlattıklarınıza karşılık ancak Allah’ın yardımı beklenir.”","arabic_text":"وَجَٓاؤُ۫ عَلٰى قَم۪يصِه۪ بِدَمٍ كَذِبٍۜ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-18c.mp3","commentary_text":"Yusuf’un kardeşleri gömleğe kan sürmüştü ama onu yırtmayı unutmuşlardı. Feryadı basan Hz. Yakup Yusuf’un gömleğini aldı ve onu gözlerine sürüp ağladı. Yapılan ihaneti ve hileyi sezmiş olacak ki çocuklarına şöyle söyledi: “Bu kurt ne kadar da ince ruhluymuş! Oğlumu yemiş ama ziyan olmasın diye sırtındaki gömleği yırtmamış.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Daha sonra bir kafile geldi sucularını su almak için (kuyuya) gönderdiler. Adam kovasını kuyuya sarkıtınca (Yusuf kovaya sımsıkı yapıştı kovanın Yusuf’la dışarı çıktığını gören adam): “Hey müjde! İşte size bir oğlan çocuğu” dedi. Kafiledekiler onu bir ticaret malı olarak (başkalarına) satmak üzere sakladılar. Oysa Allah onların ne yaptıklarını biliyordu.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Daha sonra bir kafile geldi sucularını su almak için (kuyuya) gönderdiler. Adam kovasını kuyuya sarkıtınca (Yusuf kovaya sımsıkı yapıştı kovanın Yusuf’la dışarı çıktığını gören adam): “Hey müjde! İşte size bir oğlan çocuğu” dedi. Kafiledekiler onu bir ticaret malı olarak (başkalarına) satmak üzere sakladılar. Oysa Allah onların ne yaptıklarını biliyordu.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Daha sonra bir kafile geldi sucularını su almak için (kuyuya) gönderdiler. Adam kovasını kuyuya sarkıtınca (Yusuf kovaya sımsıkı yapıştı kovanın Yusuf’la dışarı çıktığını gören adam): “Hey müjde! İşte size bir oğlan çocuğu” dedi. Kafiledekiler onu bir ticaret malı olarak (başkalarına) satmak üzere sakladılar. Oysa Allah onların ne yaptıklarını biliyordu.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Daha sonra bir kafile geldi sucularını su almak için (kuyuya) gönderdiler. Adam kovasını kuyuya sarkıtınca (Yusuf kovaya sımsıkı yapıştı kovanın Yusuf’la dışarı çıktığını gören adam): “Hey müjde! İşte size bir oğlan çocuğu” dedi. Kafiledekiler onu bir ticaret malı olarak (başkalarına) satmak üzere sakladılar. Oysa Allah onların ne yaptıklarını biliyordu.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Kafile Mısır’a varınca) Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata birkaç dirheme sattılar.","arabic_text":"وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Kafile Mısır’a varınca) Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata birkaç dirheme sattılar.","arabic_text":"وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Kafile Mısır’a varınca) Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata birkaç dirheme sattılar.","arabic_text":"وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Kafile Mısır’a varınca) Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata birkaç dirheme sattılar.","arabic_text":"وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onu satın alan Mısırlı adam karısına: “Ona güzel bak umulur ki bize bir yararı dokunur ya da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte bu şekilde biz Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik. Ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًاۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-21c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onu satın alan Mısırlı adam karısına: “Ona güzel bak umulur ki bize bir yararı dokunur ya da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte bu şekilde biz Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik. Ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًاۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-20c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onu satın alan Mısırlı adam karısına: “Ona güzel bak umulur ki bize bir yararı dokunur ya da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte bu şekilde biz Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik. Ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًاۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-21c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onu satın alan Mısırlı adam karısına: “Ona güzel bak umulur ki bize bir yararı dokunur ya da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte bu şekilde biz Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik. Ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًاۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-21c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Yusuf) olgunluk çağına erişince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi yöntemi bahşettik. Ve işte iyiliği güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Yusuf) olgunluk çağına erişince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi yöntemi bahşettik. Ve işte iyiliği güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Yusuf) olgunluk çağına erişince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi yöntemi bahşettik. Ve işte iyiliği güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Yusuf) olgunluk çağına erişince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi yöntemi bahşettik. Ve işte iyiliği güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve (Yusuf’un) barındığı evin kadını (Züleyha) onun gönlünü çelmek istiyordu ve (bu niyetle kocasının evde olmadığı bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp ona: “Haydi gelsene!” dedi. Yusuf: “(Hâşâ) Allah’a sığınırım (sana yaklaşmaktan). Doğrusu O benim rabbimdir/efendimdir bana güzel bir konum kazandırmıştır. Gerçek şu ki zalimler (nankörler ve zina edenler) asla kurtulamazlar” dedi.","arabic_text":"وَرَاوَدَتْهُ الَّت۪ي هُوَ ف۪ي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِه۪ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَۜ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-23c.mp3","commentary_text":"“Rab” aynı zamanda efendi demektir. Ayetteki “o benim Rabbimdir” cümlesindeki “rab” Allah’ı değil, hanımın kocasını, Yusuf’un efendisini anlatmaktadır. Yani “kocan benim efendimdir, beni öz evladı gibi bağrına basmıştır, ona nasıl ihanet eder, nankörlükte bulunabilirim.” Namahrem olan yani birbirlerine nikâhı düşen bir erkekle bir kadının yanlarında yakınları olmaksızın tenha bir mekânda bulunmaları doğru değildir. Bu konuda Hz. Yusuf ile ilgili anlatılan kıssadan alınacak büyük hisseler bulunmaktadır. İnsan, kendisini günaha götürecek yollardan uzak durmalı ya da o yolları kullanmamaya özen göstermelidir. Zira İsra 17/32. ayetinde “zina yapmayın” demiyor özellikle “Zinaya yaklaşmayın” diyor yani, zinaya götürecek olan bütün yolların kapalı tutulması isteniyor. Küçük günahlar büyük günahların öncüleridir. Zinaya götürecek en küçük bir çıkış zinanın geleceğinin habercisidir. Onun için bu duruma yol açacak bütün davranışlardan uzak durmak gerekir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve (Yusuf’un) barındığı evin kadını (Züleyha) onun gönlünü çelmek istiyordu ve (bu niyetle kocasının evde olmadığı bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp ona: “Haydi gelsene!” dedi. Yusuf: “(Hâşâ) Allah’a sığınırım (sana yaklaşmaktan). Doğrusu O benim rabbimdir/efendimdir bana güzel bir konum kazandırmıştır. Gerçek şu ki zalimler (nankörler ve zina edenler) asla kurtulamazlar” dedi.","arabic_text":"وَرَاوَدَتْهُ الَّت۪ي هُوَ ف۪ي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِه۪ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَۜ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-22c.mp3","commentary_text":"“Rab” aynı zamanda efendi demektir. Ayetteki “o benim Rabbimdir” cümlesindeki “rab” Allah’ı değil, hanımın kocasını, Yusuf’un efendisini anlatmaktadır. Yani “kocan benim efendimdir, beni öz evladı gibi bağrına basmıştır, ona nasıl ihanet eder, nankörlükte bulunabilirim.” Namahrem olan yani birbirlerine nikâhı düşen bir erkekle bir kadının yanlarında yakınları olmaksızın tenha bir mekânda bulunmaları doğru değildir. Bu konuda Hz. Yusuf ile ilgili anlatılan kıssadan alınacak büyük hisseler bulunmaktadır. İnsan, kendisini günaha götürecek yollardan uzak durmalı ya da o yolları kullanmamaya özen göstermelidir. Zira İsra 17/32. ayetinde “zina yapmayın” demiyor özellikle “Zinaya yaklaşmayın” diyor yani, zinaya götürecek olan bütün yolların kapalı tutulması isteniyor. Küçük günahlar büyük günahların öncüleridir. Zinaya götürecek en küçük bir çıkış zinanın geleceğinin habercisidir. Onun için bu duruma yol açacak bütün davranışlardan uzak durmak gerekir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve (Yusuf’un) barındığı evin kadını (Züleyha) onun gönlünü çelmek istiyordu ve (bu niyetle kocasının evde olmadığı bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp ona: “Haydi gelsene!” dedi. Yusuf: “(Hâşâ) Allah’a sığınırım (sana yaklaşmaktan). Doğrusu O benim rabbimdir/efendimdir bana güzel bir konum kazandırmıştır. Gerçek şu ki zalimler (nankörler ve zina edenler) asla kurtulamazlar” dedi.","arabic_text":"وَرَاوَدَتْهُ الَّت۪ي هُوَ ف۪ي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِه۪ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَۜ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-23c.mp3","commentary_text":"“Rab” aynı zamanda efendi demektir. Ayetteki “o benim Rabbimdir” cümlesindeki “rab” Allah’ı değil, hanımın kocasını, Yusuf’un efendisini anlatmaktadır. Yani “kocan benim efendimdir, beni öz evladı gibi bağrına basmıştır, ona nasıl ihanet eder, nankörlükte bulunabilirim.” Namahrem olan yani birbirlerine nikâhı düşen bir erkekle bir kadının yanlarında yakınları olmaksızın tenha bir mekânda bulunmaları doğru değildir. Bu konuda Hz. Yusuf ile ilgili anlatılan kıssadan alınacak büyük hisseler bulunmaktadır. İnsan, kendisini günaha götürecek yollardan uzak durmalı ya da o yolları kullanmamaya özen göstermelidir. Zira İsra 17/32. ayetinde “zina yapmayın” demiyor özellikle “Zinaya yaklaşmayın” diyor yani, zinaya götürecek olan bütün yolların kapalı tutulması isteniyor. Küçük günahlar büyük günahların öncüleridir. Zinaya götürecek en küçük bir çıkış zinanın geleceğinin habercisidir. Onun için bu duruma yol açacak bütün davranışlardan uzak durmak gerekir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve (Yusuf’un) barındığı evin kadını (Züleyha) onun gönlünü çelmek istiyordu ve (bu niyetle kocasının evde olmadığı bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp ona: “Haydi gelsene!” dedi. Yusuf: “(Hâşâ) Allah’a sığınırım (sana yaklaşmaktan). Doğrusu O benim rabbimdir/efendimdir bana güzel bir konum kazandırmıştır. Gerçek şu ki zalimler (nankörler ve zina edenler) asla kurtulamazlar” dedi.","arabic_text":"وَرَاوَدَتْهُ الَّت۪ي هُوَ ف۪ي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِه۪ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَۜ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-23c.mp3","commentary_text":"“Rab” aynı zamanda efendi demektir. Ayetteki “o benim Rabbimdir” cümlesindeki “rab” Allah’ı değil, hanımın kocasını, Yusuf’un efendisini anlatmaktadır. Yani “kocan benim efendimdir, beni öz evladı gibi bağrına basmıştır, ona nasıl ihanet eder, nankörlükte bulunabilirim.” Namahrem olan yani birbirlerine nikâhı düşen bir erkekle bir kadının yanlarında yakınları olmaksızın tenha bir mekânda bulunmaları doğru değildir. Bu konuda Hz. Yusuf ile ilgili anlatılan kıssadan alınacak büyük hisseler bulunmaktadır. İnsan, kendisini günaha götürecek yollardan uzak durmalı ya da o yolları kullanmamaya özen göstermelidir. Zira İsra 17/32. ayetinde “zina yapmayın” demiyor özellikle “Zinaya yaklaşmayın” diyor yani, zinaya götürecek olan bütün yolların kapalı tutulması isteniyor. Küçük günahlar büyük günahların öncüleridir. Zinaya götürecek en küçük bir çıkış zinanın geleceğinin habercisidir. Onun için bu duruma yol açacak bütün davranışlardan uzak durmak gerekir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin (zinadan alıkoyan) delilini görmemiş olsaydı Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o (erdemli duruşuyla) bizim samimi kullarımızdandı.","arabic_text":"وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin (zinadan alıkoyan) delilini görmemiş olsaydı Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o (erdemli duruşuyla) bizim samimi kullarımızdandı.","arabic_text":"وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin (zinadan alıkoyan) delilini görmemiş olsaydı Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o (erdemli duruşuyla) bizim samimi kullarımızdandı.","arabic_text":"وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin (zinadan alıkoyan) delilini görmemiş olsaydı Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o (erdemli duruşuyla) bizim samimi kullarımızdandı.","arabic_text":"وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Kaçmak isteyen Yusuf önde olduğu halde) ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Derken kapının yanında efendisine (kadının kocasına) rast geldi. (Kadın hemen) dedi ki: “Ailene kötülük etmek isteyenin cezası; zindana atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?”","arabic_text":"وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَم۪يصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Kaçmak isteyen Yusuf önde olduğu halde) ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Derken kapının yanında efendisine (kadının kocasına) rast geldi. (Kadın hemen) dedi ki: “Ailene kötülük etmek isteyenin cezası; zindana atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?”","arabic_text":"وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَم۪يصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Kaçmak isteyen Yusuf önde olduğu halde) ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Derken kapının yanında efendisine (kadının kocasına) rast geldi. (Kadın hemen) dedi ki: “Ailene kötülük etmek isteyenin cezası; zindana atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?”","arabic_text":"وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَم۪يصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Kaçmak isteyen Yusuf önde olduğu halde) ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Derken kapının yanında efendisine (kadının kocasına) rast geldi. (Kadın hemen) dedi ki: “Ailene kötülük etmek isteyenin cezası; zindana atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?”","arabic_text":"وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَم۪يصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Yusuf:) “(Hayır yalan söylüyor) asıl kendisi benim gönlümü çelmek istedi!” diyerek (kendini savundu). O an kadının yakınlarından duruma tanık olan (bilgili) birisi: “Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir o yalancılardandır. Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip yırtılmışsa bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir” dedi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ هِيَ رَاوَدَتْن۪ي عَنْ نَفْس۪ي وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Yusuf:) “(Hayır yalan söylüyor) asıl kendisi benim gönlümü çelmek istedi!” diyerek (kendini savundu). O an kadının yakınlarından duruma tanık olan (bilgili) birisi: “Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir o yalancılardandır. Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip yırtılmışsa bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir” dedi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ هِيَ رَاوَدَتْن۪ي عَنْ نَفْس۪ي وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Yusuf:) “(Hayır yalan söylüyor) asıl kendisi benim gönlümü çelmek istedi!” diyerek (kendini savundu). O an kadının yakınlarından duruma tanık olan (bilgili) birisi: “Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir o yalancılardandır. Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip yırtılmışsa bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir” dedi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ هِيَ رَاوَدَتْن۪ي عَنْ نَفْس۪ي وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Yusuf:) “(Hayır yalan söylüyor) asıl kendisi benim gönlümü çelmek istedi!” diyerek (kendini savundu). O an kadının yakınlarından duruma tanık olan (bilgili) birisi: “Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir o yalancılardandır. Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip yırtılmışsa bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir” dedi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ هِيَ رَاوَدَتْن۪ي عَنْ نَفْس۪ي وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Kadının kocası gömleğin arka tarafından yırtılmış olduğunu görünce karısına: “Hiç şüphesiz bu siz kadınlara özgü bir komplodur çünkü sizin komplolarınız gerçekten büyüktür” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Kadının kocası gömleğin arka tarafından yırtılmış olduğunu görünce karısına: “Hiç şüphesiz bu siz kadınlara özgü bir komplodur çünkü sizin komplolarınız gerçekten büyüktür” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Kadının kocası gömleğin arka tarafından yırtılmış olduğunu görünce karısına: “Hiç şüphesiz bu siz kadınlara özgü bir komplodur çünkü sizin komplolarınız gerçekten büyüktür” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Kadının kocası gömleğin arka tarafından yırtılmış olduğunu görünce karısına: “Hiç şüphesiz bu siz kadınlara özgü bir komplodur çünkü sizin komplolarınız gerçekten büyüktür” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.","arabic_text":"يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-29c.mp3","commentary_text":"“Aziz” kişinin adı olmayıp Mısır’ın maliye işlerine bakan en yüksek makamında bulunan zâtın unvanıdır. Bugünkü ifade ile maliye bakanı ya da müsteşarı."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.","arabic_text":"يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-28c.mp3","commentary_text":"“Aziz” kişinin adı olmayıp Mısır’ın maliye işlerine bakan en yüksek makamında bulunan zâtın unvanıdır. Bugünkü ifade ile maliye bakanı ya da müsteşarı."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.","arabic_text":"يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-29c.mp3","commentary_text":"“Aziz” kişinin adı olmayıp Mısır’ın maliye işlerine bakan en yüksek makamında bulunan zâtın unvanıdır. Bugünkü ifade ile maliye bakanı ya da müsteşarı."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.","arabic_text":"يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-29c.mp3","commentary_text":"“Aziz” kişinin adı olmayıp Mısır’ın maliye işlerine bakan en yüksek makamında bulunan zâtın unvanıdır. Bugünkü ifade ile maliye bakanı ya da müsteşarı."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şehirde birtakım kadınlar: “Vezirin karısı (hizmetçisi olan) genç (delikanlı) kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış. Öyle ki Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş. Doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّاۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"11/11-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şehirde birtakım kadınlar: “Vezirin karısı (hizmetçisi olan) genç (delikanlı) kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış. Öyle ki Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş. Doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّاۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"11/11-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şehirde birtakım kadınlar: “Vezirin karısı (hizmetçisi olan) genç (delikanlı) kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış. Öyle ki Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş. Doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّاۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"11/11-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şehirde birtakım kadınlar: “Vezirin karısı (hizmetçisi olan) genç (delikanlı) kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış. Öyle ki Yusuf’un sevdası onun kalbine işlemiş. Doğrusu biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّاۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"11/11-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Azizin karısı Züleyha) onların bu tür dedikodularını işitince (bir davetçi) gönderip onları çağırdı. Onlar için oturup yaslanacakları bir yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a: “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce güzelliği karşısında büyülendiler (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve “Allah’ım sen ne büyüksün! Bu bir insan değil ancak saygın bir melektir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكّ۪ينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّۚ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًاۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Azizin karısı Züleyha) onların bu tür dedikodularını işitince (bir davetçi) gönderip onları çağırdı. Onlar için oturup yaslanacakları bir yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a: “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce güzelliği karşısında büyülendiler (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve “Allah’ım sen ne büyüksün! Bu bir insan değil ancak saygın bir melektir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكّ۪ينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّۚ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًاۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Azizin karısı Züleyha) onların bu tür dedikodularını işitince (bir davetçi) gönderip onları çağırdı. Onlar için oturup yaslanacakları bir yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a: “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce güzelliği karşısında büyülendiler (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve “Allah’ım sen ne büyüksün! Bu bir insan değil ancak saygın bir melektir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكّ۪ينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّۚ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًاۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Azizin karısı Züleyha) onların bu tür dedikodularını işitince (bir davetçi) gönderip onları çağırdı. Onlar için oturup yaslanacakları bir yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a: “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce güzelliği karşısında büyülendiler (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve “Allah’ım sen ne büyüksün! Bu bir insan değil ancak saygın bir melektir” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـًٔا وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكّ۪ينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّۚ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَرًاۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Züleyha) onlara dedi ki: “İşte bu beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun ki ben ondan karşılık almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı. Ve eğer (bundan böyle de) arzumu yerine getirmez (birlikte olma teklifimi) kabul etmezse (hepinizin önünde uyarıyorum) mutlaka o zindana atılacak ve sürüm sürüm sürünecektir.”","arabic_text":"قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذ۪ي لُمْتُنَّن۪ي ف۪يهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Züleyha) onlara dedi ki: “İşte bu beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun ki ben ondan karşılık almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı. Ve eğer (bundan böyle de) arzumu yerine getirmez (birlikte olma teklifimi) kabul etmezse (hepinizin önünde uyarıyorum) mutlaka o zindana atılacak ve sürüm sürüm sürünecektir.”","arabic_text":"قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذ۪ي لُمْتُنَّن۪ي ف۪يهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Züleyha) onlara dedi ki: “İşte bu beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun ki ben ondan karşılık almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı. Ve eğer (bundan böyle de) arzumu yerine getirmez (birlikte olma teklifimi) kabul etmezse (hepinizin önünde uyarıyorum) mutlaka o zindana atılacak ve sürüm sürüm sürünecektir.”","arabic_text":"قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذ۪ي لُمْتُنَّن۪ي ف۪يهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Züleyha) onlara dedi ki: “İşte bu beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun ki ben ondan karşılık almak istedim. Fakat o iffetinden dolayı bundan kaçındı. Ve eğer (bundan böyle de) arzumu yerine getirmez (birlikte olma teklifimi) kabul etmezse (hepinizin önünde uyarıyorum) mutlaka o zindana atılacak ve sürüm sürüm sürünecektir.”","arabic_text":"قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذ۪ي لُمْتُنَّن۪ي ف۪يهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Yusuf (bu tehdit karşısında): “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettiği (çirkin) şeyden daha sevimlidir. (Allah’ım!) Eğer onların hile ve entrikalarından kurtarmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّ۪ي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Yusuf (bu tehdit karşısında): “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettiği (çirkin) şeyden daha sevimlidir. (Allah’ım!) Eğer onların hile ve entrikalarından kurtarmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّ۪ي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Yusuf (bu tehdit karşısında): “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettiği (çirkin) şeyden daha sevimlidir. (Allah’ım!) Eğer onların hile ve entrikalarından kurtarmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّ۪ي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Yusuf (bu tehdit karşısında): “Ey Rabbim! Zindan bana bunların beni davet ettiği (çirkin) şeyden daha sevimlidir. (Allah’ım!) Eğer onların hile ve entrikalarından kurtarmazsan onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّ۪ي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Rabbi onun duasını kabul etti ve onu onların komplolarına karşı korudu. Çünkü O gerçekten her şeyi hakkıyla işiten her şeyi detayıyla bilendir.","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُ رَبُّهُ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, suçlu bulunduğu için değil; karısına karşı pasif kalan, kişilik zaafı bulunan, dirayetsiz ve basiretsiz efendisinin dik duramayışından ve aile itibarının yok olmasından hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un suçluluğuna ilişkin en ufak bir kanıt bulunmadığı ve isnat edilen suçun Hz. Yusuf’la alakasının olmadığı ispatlanmasına rağmen suçlu muamelesi görerek zindana atılması saray kültürünün zorba yönetiminin acı bir göstergesidir. Bu durum aristokrat çevrelerin tutarsız ve adaletsiz atmosferini ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf’u hapse atan zihniyet hâlâ egemenliğini sürdürmektedir. Bugün bir takım derin güçler istiyor diye nice Yusuflar suçsuz yere zindanlarda çürümekte ve nice Yusufların hayat hakları haksızca ellerinden alınmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Rabbi onun duasını kabul etti ve onu onların komplolarına karşı korudu. Çünkü O gerçekten her şeyi hakkıyla işiten her şeyi detayıyla bilendir.","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُ رَبُّهُ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-33c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, suçlu bulunduğu için değil; karısına karşı pasif kalan, kişilik zaafı bulunan, dirayetsiz ve basiretsiz efendisinin dik duramayışından ve aile itibarının yok olmasından hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un suçluluğuna ilişkin en ufak bir kanıt bulunmadığı ve isnat edilen suçun Hz. Yusuf’la alakasının olmadığı ispatlanmasına rağmen suçlu muamelesi görerek zindana atılması saray kültürünün zorba yönetiminin acı bir göstergesidir. Bu durum aristokrat çevrelerin tutarsız ve adaletsiz atmosferini ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf’u hapse atan zihniyet hâlâ egemenliğini sürdürmektedir. Bugün bir takım derin güçler istiyor diye nice Yusuflar suçsuz yere zindanlarda çürümekte ve nice Yusufların hayat hakları haksızca ellerinden alınmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Rabbi onun duasını kabul etti ve onu onların komplolarına karşı korudu. Çünkü O gerçekten her şeyi hakkıyla işiten her şeyi detayıyla bilendir.","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُ رَبُّهُ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, suçlu bulunduğu için değil; karısına karşı pasif kalan, kişilik zaafı bulunan, dirayetsiz ve basiretsiz efendisinin dik duramayışından ve aile itibarının yok olmasından hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un suçluluğuna ilişkin en ufak bir kanıt bulunmadığı ve isnat edilen suçun Hz. Yusuf’la alakasının olmadığı ispatlanmasına rağmen suçlu muamelesi görerek zindana atılması saray kültürünün zorba yönetiminin acı bir göstergesidir. Bu durum aristokrat çevrelerin tutarsız ve adaletsiz atmosferini ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf’u hapse atan zihniyet hâlâ egemenliğini sürdürmektedir. Bugün bir takım derin güçler istiyor diye nice Yusuflar suçsuz yere zindanlarda çürümekte ve nice Yusufların hayat hakları haksızca ellerinden alınmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Rabbi onun duasını kabul etti ve onu onların komplolarına karşı korudu. Çünkü O gerçekten her şeyi hakkıyla işiten her şeyi detayıyla bilendir.","arabic_text":"فَاسْتَجَابَ لَهُ رَبُّهُ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, suçlu bulunduğu için değil; karısına karşı pasif kalan, kişilik zaafı bulunan, dirayetsiz ve basiretsiz efendisinin dik duramayışından ve aile itibarının yok olmasından hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un suçluluğuna ilişkin en ufak bir kanıt bulunmadığı ve isnat edilen suçun Hz. Yusuf’la alakasının olmadığı ispatlanmasına rağmen suçlu muamelesi görerek zindana atılması saray kültürünün zorba yönetiminin acı bir göstergesidir. Bu durum aristokrat çevrelerin tutarsız ve adaletsiz atmosferini ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf’u hapse atan zihniyet hâlâ egemenliğini sürdürmektedir. Bugün bir takım derin güçler istiyor diye nice Yusuflar suçsuz yere zindanlarda çürümekte ve nice Yusufların hayat hakları haksızca ellerinden alınmaktadır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sonra onlar (Yusuf’un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde yine de onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.","arabic_text":"ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى ح۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sonra onlar (Yusuf’un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde yine de onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.","arabic_text":"ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى ح۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sonra onlar (Yusuf’un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde yine de onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.","arabic_text":"ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى ح۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sonra onlar (Yusuf’un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde yine de onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.","arabic_text":"ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى ح۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onunla beraber iki delikanlı daha zindana girdi. Bunlardan biri: “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm.” Öbürü de: “Ben de başımın üzerinde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm bunların yorumunu bize bildir. Çünkü biz senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْس۪ي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْو۪يلِه۪ۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-36c.mp3","commentary_text":"Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır. Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onunla beraber iki delikanlı daha zindana girdi. Bunlardan biri: “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm.” Öbürü de: “Ben de başımın üzerinde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm bunların yorumunu bize bildir. Çünkü biz senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْس۪ي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْو۪يلِه۪ۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-35c.mp3","commentary_text":"Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır. Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onunla beraber iki delikanlı daha zindana girdi. Bunlardan biri: “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm.” Öbürü de: “Ben de başımın üzerinde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm bunların yorumunu bize bildir. Çünkü biz senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْس۪ي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْو۪يلِه۪ۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-36c.mp3","commentary_text":"Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır. Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onunla beraber iki delikanlı daha zindana girdi. Bunlardan biri: “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm.” Öbürü de: “Ben de başımın üzerinde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm bunların yorumunu bize bildir. Çünkü biz senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.","arabic_text":"وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّ۪ٓي اَرٰين۪ٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْس۪ي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْو۪يلِه۪ۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-36c.mp3","commentary_text":"Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır. Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”","arabic_text":"قَالَ لَا يَأْت۪يكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِه۪ٓ اِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْو۪يلِه۪ قَبْلَ اَنْ يَأْتِيَكُمَاۜ ذٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَن۪ي رَبّ۪يۜ اِنّ۪ي تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"11/11-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-37c.mp3","commentary_text":"Burada da “millet” sözcüğü din, yaşam biçimi, uygarlık, düzen, sistem anlamında kullanılmıştır. Hz. Yusuf’un; “atalarım İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım” demesi, şirkin olmadığı gerçek tevhid dini olan İslam’a intisap etmesi demektir. Onun için “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz” diyor. Yani Tevhid dinini kabul ettikten sonra tevhidi yaralayacak davranışlar sergilemek doğru olmaz. Tevhid dininin tanımı Hz. Peygamberin getirdiği mesajda, örnekleri ise başta Hz. Nebi olmak üzere Kur’an’ın sunduğu peygamberlerin hayatlarında vardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”","arabic_text":"قَالَ لَا يَأْت۪يكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِه۪ٓ اِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْو۪يلِه۪ قَبْلَ اَنْ يَأْتِيَكُمَاۜ ذٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَن۪ي رَبّ۪يۜ اِنّ۪ي تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"11/11-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-36c.mp3","commentary_text":"Burada da “millet” sözcüğü din, yaşam biçimi, uygarlık, düzen, sistem anlamında kullanılmıştır. Hz. Yusuf’un; “atalarım İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım” demesi, şirkin olmadığı gerçek tevhid dini olan İslam’a intisap etmesi demektir. Onun için “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz” diyor. Yani Tevhid dinini kabul ettikten sonra tevhidi yaralayacak davranışlar sergilemek doğru olmaz. Tevhid dininin tanımı Hz. Peygamberin getirdiği mesajda, örnekleri ise başta Hz. Nebi olmak üzere Kur’an’ın sunduğu peygamberlerin hayatlarında vardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”","arabic_text":"قَالَ لَا يَأْت۪يكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِه۪ٓ اِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْو۪يلِه۪ قَبْلَ اَنْ يَأْتِيَكُمَاۜ ذٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَن۪ي رَبّ۪يۜ اِنّ۪ي تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"11/11-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-37c.mp3","commentary_text":"Burada da “millet” sözcüğü din, yaşam biçimi, uygarlık, düzen, sistem anlamında kullanılmıştır. Hz. Yusuf’un; “atalarım İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım” demesi, şirkin olmadığı gerçek tevhid dini olan İslam’a intisap etmesi demektir. Onun için “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz” diyor. Yani Tevhid dinini kabul ettikten sonra tevhidi yaralayacak davranışlar sergilemek doğru olmaz. Tevhid dininin tanımı Hz. Peygamberin getirdiği mesajda, örnekleri ise başta Hz. Nebi olmak üzere Kur’an’ın sunduğu peygamberlerin hayatlarında vardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”","arabic_text":"قَالَ لَا يَأْت۪يكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِه۪ٓ اِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْو۪يلِه۪ قَبْلَ اَنْ يَأْتِيَكُمَاۜ ذٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَن۪ي رَبّ۪يۜ اِنّ۪ي تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"11/11-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-37c.mp3","commentary_text":"Burada da “millet” sözcüğü din, yaşam biçimi, uygarlık, düzen, sistem anlamında kullanılmıştır. Hz. Yusuf’un; “atalarım İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım” demesi, şirkin olmadığı gerçek tevhid dini olan İslam’a intisap etmesi demektir. Onun için “Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz” diyor. Yani Tevhid dinini kabul ettikten sonra tevhidi yaralayacak davranışlar sergilemek doğru olmaz. Tevhid dininin tanımı Hz. Peygamberin getirdiği mesajda, örnekleri ise başta Hz. Nebi olmak üzere Kur’an’ın sunduğu peygamberlerin hayatlarında vardır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Onun yerine atalarım İbrahim’in İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah’ın bize ve tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah’a şükretmezler.”","arabic_text":"وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ اٰبَٓاء۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ مَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نُشْرِكَ بِاللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ ذٰلِكَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Onun yerine atalarım İbrahim’in İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah’ın bize ve tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah’a şükretmezler.”","arabic_text":"وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ اٰبَٓاء۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ مَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نُشْرِكَ بِاللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ ذٰلِكَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Onun yerine atalarım İbrahim’in İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah’ın bize ve tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah’a şükretmezler.”","arabic_text":"وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ اٰبَٓاء۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ مَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نُشْرِكَ بِاللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ ذٰلِكَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Onun yerine atalarım İbrahim’in İshak’ın ve Yakup’un milletine bağlandım. Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu inanç Allah’ın bize ve tüm insanlara yönelik bir lütfudur. Fakat insanların çoğu Allah’a şükretmezler.”","arabic_text":"وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ اٰبَٓاء۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ مَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نُشْرِكَ بِاللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ ذٰلِكَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Hiçbir şeye gücü yetmeyen) birbirinden farklı (uydurma) tanrılar mı daha iyidir yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”","arabic_text":"يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-39c.mp3","commentary_text":"Odak noktasını Allah’ın birliği ve yegâne hüküm koyuculuğu öğretisinin oluşturduğu ayette, Allah’a şirk koşulmaması, aracılar tutulmaması konusunda insanların dikkati çekilmektedir. Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden kişinin müşrik olacağı bütün ilahi mesajlarda açık olarak bildirilmesine rağmen putçuluk hiçbir zaman eksik olmamıştır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Hiçbir şeye gücü yetmeyen) birbirinden farklı (uydurma) tanrılar mı daha iyidir yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”","arabic_text":"يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-38c.mp3","commentary_text":"Odak noktasını Allah’ın birliği ve yegâne hüküm koyuculuğu öğretisinin oluşturduğu ayette, Allah’a şirk koşulmaması, aracılar tutulmaması konusunda insanların dikkati çekilmektedir. Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden kişinin müşrik olacağı bütün ilahi mesajlarda açık olarak bildirilmesine rağmen putçuluk hiçbir zaman eksik olmamıştır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Hiçbir şeye gücü yetmeyen) birbirinden farklı (uydurma) tanrılar mı daha iyidir yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”","arabic_text":"يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-39c.mp3","commentary_text":"Odak noktasını Allah’ın birliği ve yegâne hüküm koyuculuğu öğretisinin oluşturduğu ayette, Allah’a şirk koşulmaması, aracılar tutulmaması konusunda insanların dikkati çekilmektedir. Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden kişinin müşrik olacağı bütün ilahi mesajlarda açık olarak bildirilmesine rağmen putçuluk hiçbir zaman eksik olmamıştır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Hiçbir şeye gücü yetmeyen) birbirinden farklı (uydurma) tanrılar mı daha iyidir yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”","arabic_text":"يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-39c.mp3","commentary_text":"Odak noktasını Allah’ın birliği ve yegâne hüküm koyuculuğu öğretisinin oluşturduğu ayette, Allah’a şirk koşulmaması, aracılar tutulmaması konusunda insanların dikkati çekilmektedir. Allah’tan başka varlıklarda tanrısal özellikler bulunduğunu vehmeden kişinin müşrik olacağı bütün ilahi mesajlarda açık olarak bildirilmesine rağmen putçuluk hiçbir zaman eksik olmamıştır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"“O’ndan başka taptıklarınız sizin ve atalarınızın takmış olduğu bir takım kuru isimlerden ibarettir. Allah onların (kendisi adına) yetkili olduklarına dair herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır. O size kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”","arabic_text":"مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“O’ndan başka taptıklarınız sizin ve atalarınızın takmış olduğu bir takım kuru isimlerden ibarettir. Allah onların (kendisi adına) yetkili olduklarına dair herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır. O size kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”","arabic_text":"مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“O’ndan başka taptıklarınız sizin ve atalarınızın takmış olduğu bir takım kuru isimlerden ibarettir. Allah onların (kendisi adına) yetkili olduklarına dair herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır. O size kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”","arabic_text":"مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“O’ndan başka taptıklarınız sizin ve atalarınızın takmış olduğu bir takım kuru isimlerden ibarettir. Allah onların (kendisi adına) yetkili olduklarına dair herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’ındır. O size kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”","arabic_text":"مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınızın yorumuna gelince): Biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap sunacak diğeriniz ise (suçlu bulunup) asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında yorum istediğiniz şey olup bitmiştir (ilâhî kaza ve hüküm yerini bulacaktır).","arabic_text":"ا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْق۪ي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِه۪ۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذ۪ي ف۪يهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-41c.mp3","commentary_text":"“Bıd’a sinîin” cümlesi “senelerce” demektir. Üçten ona kadar olan sayılardan birine verilen addır. Aynı ifade Rum suresi 30/4. ayetinde de geçer. Burada olduğu gibi orada da birkaç yıl anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınızın yorumuna gelince): Biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap sunacak diğeriniz ise (suçlu bulunup) asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında yorum istediğiniz şey olup bitmiştir (ilâhî kaza ve hüküm yerini bulacaktır).","arabic_text":"ا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْق۪ي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِه۪ۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذ۪ي ف۪يهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-40c.mp3","commentary_text":"“Bıd’a sinîin” cümlesi “senelerce” demektir. Üçten ona kadar olan sayılardan birine verilen addır. Aynı ifade Rum suresi 30/4. ayetinde de geçer. Burada olduğu gibi orada da birkaç yıl anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınızın yorumuna gelince): Biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap sunacak diğeriniz ise (suçlu bulunup) asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında yorum istediğiniz şey olup bitmiştir (ilâhî kaza ve hüküm yerini bulacaktır).","arabic_text":"ا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْق۪ي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِه۪ۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذ۪ي ف۪يهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-41c.mp3","commentary_text":"“Bıd’a sinîin” cümlesi “senelerce” demektir. Üçten ona kadar olan sayılardan birine verilen addır. Aynı ifade Rum suresi 30/4. ayetinde de geçer. Burada olduğu gibi orada da birkaç yıl anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey benim zindan arkadaşlarım! (Rüyalarınızın yorumuna gelince): Biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap sunacak diğeriniz ise (suçlu bulunup) asılacak da kuşlar başının etini yiyecek. İşte hakkında yorum istediğiniz şey olup bitmiştir (ilâhî kaza ve hüküm yerini bulacaktır).","arabic_text":"ا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْق۪ي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِه۪ۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذ۪ي ف۪يهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-41c.mp3","commentary_text":"“Bıd’a sinîin” cümlesi “senelerce” demektir. Üçten ona kadar olan sayılardan birine verilen addır. Aynı ifade Rum suresi 30/4. ayetinde de geçer. Burada olduğu gibi orada da birkaç yıl anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Yusuf) kurtulacağını anladığı arkadaşına: “(Buradan kurtulduğunda) efendinin yanında benden söz et (suçsuz olduğumu söyle ve özelliklerimi anlat)” dedi. Fakat şeytan (Yusuf’un durumunu) efendisine anlatmayı ona unutturdu; (bu yüzden Yusuf) birkaç yıl daha zindanda kaldı (ve böylece tebliğ ve irşad vazifesine devam etti).","arabic_text":"وَقَالَ لِلَّذ۪ي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْن۪ي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّه۪ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-42c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen Kral’ın Mısır’da M.Ö. 1580’den 1700’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu söylenir. Kıssada sözü geçen kralın İbranî kavminden olan Hz. Yusuf’a imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. İbraniler, Arabistan Yarımadası’ndan Mezopotamya’ya, sonra Suriye ve Mısır’dan Kuveyt’e kadar olan topraklarda yaşamış eski bir halk topluluğudur. İbrani asıllı halk genellikle İsrailoğulları, Midianitler, Yoktanitler ve Edomitler olarak anılır. Günümüzde sadece İsrail Halkı İbranice konuşur. Ayrıca Hiksos dilinin, eski Arap lehçelerinden biri olan İbraniceye çok yakın olduğu da bilinmektedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Yusuf) kurtulacağını anladığı arkadaşına: “(Buradan kurtulduğunda) efendinin yanında benden söz et (suçsuz olduğumu söyle ve özelliklerimi anlat)” dedi. Fakat şeytan (Yusuf’un durumunu) efendisine anlatmayı ona unutturdu; (bu yüzden Yusuf) birkaç yıl daha zindanda kaldı (ve böylece tebliğ ve irşad vazifesine devam etti).","arabic_text":"وَقَالَ لِلَّذ۪ي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْن۪ي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّه۪ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-41c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen Kral’ın Mısır’da M.Ö. 1580’den 1700’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu söylenir. Kıssada sözü geçen kralın İbranî kavminden olan Hz. Yusuf’a imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. İbraniler, Arabistan Yarımadası’ndan Mezopotamya’ya, sonra Suriye ve Mısır’dan Kuveyt’e kadar olan topraklarda yaşamış eski bir halk topluluğudur. İbrani asıllı halk genellikle İsrailoğulları, Midianitler, Yoktanitler ve Edomitler olarak anılır. Günümüzde sadece İsrail Halkı İbranice konuşur. Ayrıca Hiksos dilinin, eski Arap lehçelerinden biri olan İbraniceye çok yakın olduğu da bilinmektedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Yusuf) kurtulacağını anladığı arkadaşına: “(Buradan kurtulduğunda) efendinin yanında benden söz et (suçsuz olduğumu söyle ve özelliklerimi anlat)” dedi. Fakat şeytan (Yusuf’un durumunu) efendisine anlatmayı ona unutturdu; (bu yüzden Yusuf) birkaç yıl daha zindanda kaldı (ve böylece tebliğ ve irşad vazifesine devam etti).","arabic_text":"وَقَالَ لِلَّذ۪ي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْن۪ي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّه۪ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-42c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen Kral’ın Mısır’da M.Ö. 1580’den 1700’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu söylenir. Kıssada sözü geçen kralın İbranî kavminden olan Hz. Yusuf’a imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. İbraniler, Arabistan Yarımadası’ndan Mezopotamya’ya, sonra Suriye ve Mısır’dan Kuveyt’e kadar olan topraklarda yaşamış eski bir halk topluluğudur. İbrani asıllı halk genellikle İsrailoğulları, Midianitler, Yoktanitler ve Edomitler olarak anılır. Günümüzde sadece İsrail Halkı İbranice konuşur. Ayrıca Hiksos dilinin, eski Arap lehçelerinden biri olan İbraniceye çok yakın olduğu da bilinmektedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Yusuf) kurtulacağını anladığı arkadaşına: “(Buradan kurtulduğunda) efendinin yanında benden söz et (suçsuz olduğumu söyle ve özelliklerimi anlat)” dedi. Fakat şeytan (Yusuf’un durumunu) efendisine anlatmayı ona unutturdu; (bu yüzden Yusuf) birkaç yıl daha zindanda kaldı (ve böylece tebliğ ve irşad vazifesine devam etti).","arabic_text":"وَقَالَ لِلَّذ۪ي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْن۪ي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّه۪ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-42c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen Kral’ın Mısır’da M.Ö. 1580’den 1700’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu söylenir. Kıssada sözü geçen kralın İbranî kavminden olan Hz. Yusuf’a imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. İbraniler, Arabistan Yarımadası’ndan Mezopotamya’ya, sonra Suriye ve Mısır’dan Kuveyt’e kadar olan topraklarda yaşamış eski bir halk topluluğudur. İbrani asıllı halk genellikle İsrailoğulları, Midianitler, Yoktanitler ve Edomitler olarak anılır. Günümüzde sadece İsrail Halkı İbranice konuşur. Ayrıca Hiksos dilinin, eski Arap lehçelerinden biri olan İbraniceye çok yakın olduğu da bilinmektedir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Yusuf’un hapis hayatı devam ederken) bir gün kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak (vardı). Efendiler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız bu rüyamın ne anlama geldiğini bana açıklayın.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ اِنّ۪ٓي اَرٰى سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعَ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۜ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ اَفْتُون۪ي ف۪ي رُءْيَايَ اِنْ كُنْتُمْ لِلرُّءْيَا تَعْبُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Yusuf’un hapis hayatı devam ederken) bir gün kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak (vardı). Efendiler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız bu rüyamın ne anlama geldiğini bana açıklayın.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ اِنّ۪ٓي اَرٰى سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعَ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۜ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ اَفْتُون۪ي ف۪ي رُءْيَايَ اِنْ كُنْتُمْ لِلرُّءْيَا تَعْبُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Yusuf’un hapis hayatı devam ederken) bir gün kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak (vardı). Efendiler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız bu rüyamın ne anlama geldiğini bana açıklayın.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ اِنّ۪ٓي اَرٰى سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعَ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۜ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ اَفْتُون۪ي ف۪ي رُءْيَايَ اِنْ كُنْتُمْ لِلرُّءْيَا تَعْبُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Yusuf’un hapis hayatı devam ederken) bir gün kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak (vardı). Efendiler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız bu rüyamın ne anlama geldiğini bana açıklayın.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ اِنّ۪ٓي اَرٰى سَبْعَ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعَ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۜ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ اَفْتُون۪ي ف۪ي رُءْيَايَ اِنْ كُنْتُمْ لِلرُّءْيَا تَعْبُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍۚ وَمَا نَحْنُ بِتَأْو۪يلِ الْاَحْلَامِ بِعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍۚ وَمَا نَحْنُ بِتَأْو۪يلِ الْاَحْلَامِ بِعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍۚ وَمَا نَحْنُ بِتَأْو۪يلِ الْاَحْلَامِ بِعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”","arabic_text":"قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍۚ وَمَا نَحْنُ بِتَأْو۪يلِ الْاَحْلَامِ بِعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Tam o sırada zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra (Yusuf’u) hatırladı ve “Ben size rüyanın yorumunu söyleyebilirim (ancak bunun için bir mahkûma gitmem lazım) hemen beni (zindana) gönderin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ي نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا۬ اُنَبِّئُكُمْ بِتَأْو۪يلِه۪ فَاَرْسِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Tam o sırada zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra (Yusuf’u) hatırladı ve “Ben size rüyanın yorumunu söyleyebilirim (ancak bunun için bir mahkûma gitmem lazım) hemen beni (zindana) gönderin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ي نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا۬ اُنَبِّئُكُمْ بِتَأْو۪يلِه۪ فَاَرْسِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Tam o sırada zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra (Yusuf’u) hatırladı ve “Ben size rüyanın yorumunu söyleyebilirim (ancak bunun için bir mahkûma gitmem lazım) hemen beni (zindana) gönderin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ي نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا۬ اُنَبِّئُكُمْ بِتَأْو۪يلِه۪ فَاَرْسِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Tam o sırada zindandaki) o iki kişiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra (Yusuf’u) hatırladı ve “Ben size rüyanın yorumunu söyleyebilirim (ancak bunun için bir mahkûma gitmem lazım) hemen beni (zindana) gönderin” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ي نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا۬ اُنَبِّئُكُمْ بِتَأْو۪يلِه۪ فَاَرْسِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Zindana varınca) dedi ki: “Ey özü sözü dosdoğru Yusuf! (Rüyada görülen) yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yemesi ve yedi yeşil başak ile bir o kadar sayıdaki kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler.”","arabic_text":"يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Zindana varınca) dedi ki: “Ey özü sözü dosdoğru Yusuf! (Rüyada görülen) yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yemesi ve yedi yeşil başak ile bir o kadar sayıdaki kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler.”","arabic_text":"يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Zindana varınca) dedi ki: “Ey özü sözü dosdoğru Yusuf! (Rüyada görülen) yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yemesi ve yedi yeşil başak ile bir o kadar sayıdaki kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler.”","arabic_text":"يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Zindana varınca) dedi ki: “Ey özü sözü dosdoğru Yusuf! (Rüyada görülen) yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yemesi ve yedi yeşil başak ile bir o kadar sayıdaki kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler.”","arabic_text":"يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yusuf şöyle) cevapladı: “Öteden beri yapageldiğiniz gibi yedi yıl boyunca hiç ara vermeden ekip biçeceksiniz fakat yiyeceğiniz az bir miktar hariç biçtiğinizi başağında öylece bırakacaksınız (depolayacaksınız).”","arabic_text":"قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِن۪ينَ دَاَبًاۚ فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ ف۪ي سُنْبُلِه۪ٓ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yusuf şöyle) cevapladı: “Öteden beri yapageldiğiniz gibi yedi yıl boyunca hiç ara vermeden ekip biçeceksiniz fakat yiyeceğiniz az bir miktar hariç biçtiğinizi başağında öylece bırakacaksınız (depolayacaksınız).”","arabic_text":"قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِن۪ينَ دَاَبًاۚ فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ ف۪ي سُنْبُلِه۪ٓ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yusuf şöyle) cevapladı: “Öteden beri yapageldiğiniz gibi yedi yıl boyunca hiç ara vermeden ekip biçeceksiniz fakat yiyeceğiniz az bir miktar hariç biçtiğinizi başağında öylece bırakacaksınız (depolayacaksınız).”","arabic_text":"قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِن۪ينَ دَاَبًاۚ فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ ف۪ي سُنْبُلِه۪ٓ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Yusuf şöyle) cevapladı: “Öteden beri yapageldiğiniz gibi yedi yıl boyunca hiç ara vermeden ekip biçeceksiniz fakat yiyeceğiniz az bir miktar hariç biçtiğinizi başağında öylece bırakacaksınız (depolayacaksınız).”","arabic_text":"قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِن۪ينَ دَاَبًاۚ فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ ف۪ي سُنْبُلِه۪ٓ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek. (Tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında (bu kıtlık yılları) daha önce biriktirdiklerinizin hepsini silip süpürecek.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ سَبْعٌ شِدَادٌ يَأْكُلْنَ مَا قَدَّمْتُمْ لَهُنَّ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تُحْصِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek. (Tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında (bu kıtlık yılları) daha önce biriktirdiklerinizin hepsini silip süpürecek.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ سَبْعٌ شِدَادٌ يَأْكُلْنَ مَا قَدَّمْتُمْ لَهُنَّ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تُحْصِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek. (Tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında (bu kıtlık yılları) daha önce biriktirdiklerinizin hepsini silip süpürecek.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ سَبْعٌ شِدَادٌ يَأْكُلْنَ مَا قَدَّمْتُمْ لَهُنَّ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تُحْصِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra onun ardından yedi yıl sıkıntı ve kuraklık meydana gelecek. (Tohumluk için) sakladığınız az şeyin dışında (bu kıtlık yılları) daha önce biriktirdiklerinizin hepsini silip süpürecek.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ سَبْعٌ شِدَادٌ يَأْكُلْنَ مَا قَدَّمْتُمْ لَهُنَّ اِلَّا قَل۪يلًا مِمَّا تُحْصِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Bu (kıtlık yılları) geçtikten sonra insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. (O zaman) insanlar (meyveleri) sıkarak (meyve suyu ve zeytinyağı yapacak hayvanları otlatarak süt) sağacaklar.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَامٌ ف۪يهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَف۪يهِ يَعْصِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-49c.mp3","commentary_text":"Kralın kendisini huzuruna çağırmasına rağmen Hz. Yusuf ‘un bu çağrıyı reddetmesi vakarlı ve onurlu duruşunun bir göstergesidir. Suçsuzluğu kanıtlanmasına rağmen zindana atılan Hz. Yusuf’un kralın huzuruna çıkarak boyun eğmesi onun için hem bir züldü hem de karakterine tersti. Nitekim Hz. Yusuf, hakkın örtbas edilemeyeceğinden, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinden ve gerçeğin mutlaka ortaya çıkacağından emindi."},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Bu (kıtlık yılları) geçtikten sonra insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. (O zaman) insanlar (meyveleri) sıkarak (meyve suyu ve zeytinyağı yapacak hayvanları otlatarak süt) sağacaklar.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَامٌ ف۪يهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَف۪يهِ يَعْصِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-48c.mp3","commentary_text":"Kralın kendisini huzuruna çağırmasına rağmen Hz. Yusuf ‘un bu çağrıyı reddetmesi vakarlı ve onurlu duruşunun bir göstergesidir. Suçsuzluğu kanıtlanmasına rağmen zindana atılan Hz. Yusuf’un kralın huzuruna çıkarak boyun eğmesi onun için hem bir züldü hem de karakterine tersti. Nitekim Hz. Yusuf, hakkın örtbas edilemeyeceğinden, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinden ve gerçeğin mutlaka ortaya çıkacağından emindi."},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Bu (kıtlık yılları) geçtikten sonra insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. (O zaman) insanlar (meyveleri) sıkarak (meyve suyu ve zeytinyağı yapacak hayvanları otlatarak süt) sağacaklar.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَامٌ ف۪يهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَف۪يهِ يَعْصِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-49c.mp3","commentary_text":"Kralın kendisini huzuruna çağırmasına rağmen Hz. Yusuf ‘un bu çağrıyı reddetmesi vakarlı ve onurlu duruşunun bir göstergesidir. Suçsuzluğu kanıtlanmasına rağmen zindana atılan Hz. Yusuf’un kralın huzuruna çıkarak boyun eğmesi onun için hem bir züldü hem de karakterine tersti. Nitekim Hz. Yusuf, hakkın örtbas edilemeyeceğinden, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinden ve gerçeğin mutlaka ortaya çıkacağından emindi."},{"verse_number":"49","turkish_text":"“Bu (kıtlık yılları) geçtikten sonra insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. (O zaman) insanlar (meyveleri) sıkarak (meyve suyu ve zeytinyağı yapacak hayvanları otlatarak süt) sağacaklar.”","arabic_text":"ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَامٌ ف۪يهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَف۪يهِ يَعْصِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-49c.mp3","commentary_text":"Kralın kendisini huzuruna çağırmasına rağmen Hz. Yusuf ‘un bu çağrıyı reddetmesi vakarlı ve onurlu duruşunun bir göstergesidir. Suçsuzluğu kanıtlanmasına rağmen zindana atılan Hz. Yusuf’un kralın huzuruna çıkarak boyun eğmesi onun için hem bir züldü hem de karakterine tersti. Nitekim Hz. Yusuf, hakkın örtbas edilemeyeceğinden, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinden ve gerçeğin mutlaka ortaya çıkacağından emindi."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Adam bu yorumu getirince) Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi Yusuf’a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi? diye sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzaklarını/hilelerini hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-50c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un, hapisten çıktıktan çok sonra, kocası ölen Züleyha ile evlendiği ve ondan iki çocuğunun dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. Yusuf, Züleyha ile evlenmiş mi evlenmemiş mi? Evlenmişse nasıl ve ne için evlenmiş? Daha önce fuhşa yeltenmiş, iftira atmış, haksızlık etmiş bir kadınla Hz. Yusuf nasıl izdivaç etmiştir... gibi detaylara takılmamak lazım. Zira Hz. Yusuf üzerinden bize verilmek istenen mesaj önemlidir. Mademki Kur’an bir hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka tarihi derinliğinin ve hikmetinin bilinmesi gerekmez."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Adam bu yorumu getirince) Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi Yusuf’a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi? diye sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzaklarını/hilelerini hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-49c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un, hapisten çıktıktan çok sonra, kocası ölen Züleyha ile evlendiği ve ondan iki çocuğunun dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. Yusuf, Züleyha ile evlenmiş mi evlenmemiş mi? Evlenmişse nasıl ve ne için evlenmiş? Daha önce fuhşa yeltenmiş, iftira atmış, haksızlık etmiş bir kadınla Hz. Yusuf nasıl izdivaç etmiştir... gibi detaylara takılmamak lazım. Zira Hz. Yusuf üzerinden bize verilmek istenen mesaj önemlidir. Mademki Kur’an bir hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka tarihi derinliğinin ve hikmetinin bilinmesi gerekmez."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Adam bu yorumu getirince) Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi Yusuf’a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi? diye sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzaklarını/hilelerini hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-50c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un, hapisten çıktıktan çok sonra, kocası ölen Züleyha ile evlendiği ve ondan iki çocuğunun dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. Yusuf, Züleyha ile evlenmiş mi evlenmemiş mi? Evlenmişse nasıl ve ne için evlenmiş? Daha önce fuhşa yeltenmiş, iftira atmış, haksızlık etmiş bir kadınla Hz. Yusuf nasıl izdivaç etmiştir... gibi detaylara takılmamak lazım. Zira Hz. Yusuf üzerinden bize verilmek istenen mesaj önemlidir. Mademki Kur’an bir hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka tarihi derinliğinin ve hikmetinin bilinmesi gerekmez."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Adam bu yorumu getirince) Kral: “Onu bana getirin” dedi. Elçi Yusuf’a gelince (Yusuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi? diye sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzaklarını/hilelerini hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-50c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un, hapisten çıktıktan çok sonra, kocası ölen Züleyha ile evlendiği ve ondan iki çocuğunun dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. Yusuf, Züleyha ile evlenmiş mi evlenmemiş mi? Evlenmişse nasıl ve ne için evlenmiş? Daha önce fuhşa yeltenmiş, iftira atmış, haksızlık etmiş bir kadınla Hz. Yusuf nasıl izdivaç etmiştir... gibi detaylara takılmamak lazım. Zira Hz. Yusuf üzerinden bize verilmek istenen mesaj önemlidir. Mademki Kur’an bir hidayet mesajıdır o halde, hidayete götüren enstrümanların mutlaka tarihi derinliğinin ve hikmetinin bilinmesi gerekmez."},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bunun üzerine kral o kadınları çağırtıp kendilerine:) “Yusuf’un gönlünü çelmek isterken ne sağlayacağınızı umuyordunuz?” diye sordu. (Kadınlar:) “Allah korusun biz ondan en küçük bir kötülük görmedik!” dediler. Tam o sırada kralın karısı: “Artık gerçek ortaya çıktı!” diye atıldı: “Onun gönlünü çelmek isteyen bendim; o ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bunun üzerine kral o kadınları çağırtıp kendilerine:) “Yusuf’un gönlünü çelmek isterken ne sağlayacağınızı umuyordunuz?” diye sordu. (Kadınlar:) “Allah korusun biz ondan en küçük bir kötülük görmedik!” dediler. Tam o sırada kralın karısı: “Artık gerçek ortaya çıktı!” diye atıldı: “Onun gönlünü çelmek isteyen bendim; o ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bunun üzerine kral o kadınları çağırtıp kendilerine:) “Yusuf’un gönlünü çelmek isterken ne sağlayacağınızı umuyordunuz?” diye sordu. (Kadınlar:) “Allah korusun biz ondan en küçük bir kötülük görmedik!” dediler. Tam o sırada kralın karısı: “Artık gerçek ortaya çıktı!” diye atıldı: “Onun gönlünü çelmek isteyen bendim; o ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bunun üzerine kral o kadınları çağırtıp kendilerine:) “Yusuf’un gönlünü çelmek isterken ne sağlayacağınızı umuyordunuz?” diye sordu. (Kadınlar:) “Allah korusun biz ondan en küçük bir kötülük görmedik!” dediler. Tam o sırada kralın karısı: “Artık gerçek ortaya çıktı!” diye atıldı: “Onun gönlünü çelmek isteyen bendim; o ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi!” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Yusuf olup biteni öğrendiğinde:) Amacım; efendim bilsin ki ben arkasından ona ihanet etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz” dedi.","arabic_text":"ذٰلِكَ لِيَعْلَمَ اَنّ۪ي لَمْ اَخُنْهُ بِالْغَيْبِ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي كَيْدَ الْخَٓائِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-52c.mp3","commentary_text":"“Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Yusuf olup biteni öğrendiğinde:) Amacım; efendim bilsin ki ben arkasından ona ihanet etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz” dedi.","arabic_text":"ذٰلِكَ لِيَعْلَمَ اَنّ۪ي لَمْ اَخُنْهُ بِالْغَيْبِ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي كَيْدَ الْخَٓائِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-51c.mp3","commentary_text":"“Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Yusuf olup biteni öğrendiğinde:) Amacım; efendim bilsin ki ben arkasından ona ihanet etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz” dedi.","arabic_text":"ذٰلِكَ لِيَعْلَمَ اَنّ۪ي لَمْ اَخُنْهُ بِالْغَيْبِ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي كَيْدَ الْخَٓائِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-52c.mp3","commentary_text":"“Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz."},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Yusuf olup biteni öğrendiğinde:) Amacım; efendim bilsin ki ben arkasından ona ihanet etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz” dedi.","arabic_text":"ذٰلِكَ لِيَعْلَمَ اَنّ۪ي لَمْ اَخُنْهُ بِالْغَيْبِ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي كَيْدَ الْخَٓائِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-52c.mp3","commentary_text":"“Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz."},{"verse_number":"53","turkish_text":"“(Yine de) ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin merhameti olmadıkça nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-53c.mp3","commentary_text":"Kral, rüyasının yorumunu yapan Hz. Yusuf’a nasıl tedbir alması gerektiğini sordu. Hz. Yusuf da “üründe bolluk ve bereket yaşandığında stok yapmak gerektiğini, kıtlık olduğunda bu stoklardan hem satarak hem de ihtiyaçları gidererek zorlukları aşabileceklerini” söyledi. Bunun üzerine Kral bu işi kimin yapabileceğini sorunca, Hz. Yusuf bir sonraki ayette ifade edildiği gibi “bu işe ben talibim” dedi."},{"verse_number":"53","turkish_text":"“(Yine de) ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin merhameti olmadıkça nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-52c.mp3","commentary_text":"Kral, rüyasının yorumunu yapan Hz. Yusuf’a nasıl tedbir alması gerektiğini sordu. Hz. Yusuf da “üründe bolluk ve bereket yaşandığında stok yapmak gerektiğini, kıtlık olduğunda bu stoklardan hem satarak hem de ihtiyaçları gidererek zorlukları aşabileceklerini” söyledi. Bunun üzerine Kral bu işi kimin yapabileceğini sorunca, Hz. Yusuf bir sonraki ayette ifade edildiği gibi “bu işe ben talibim” dedi."},{"verse_number":"53","turkish_text":"“(Yine de) ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin merhameti olmadıkça nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-53c.mp3","commentary_text":"Kral, rüyasının yorumunu yapan Hz. Yusuf’a nasıl tedbir alması gerektiğini sordu. Hz. Yusuf da “üründe bolluk ve bereket yaşandığında stok yapmak gerektiğini, kıtlık olduğunda bu stoklardan hem satarak hem de ihtiyaçları gidererek zorlukları aşabileceklerini” söyledi. Bunun üzerine Kral bu işi kimin yapabileceğini sorunca, Hz. Yusuf bir sonraki ayette ifade edildiği gibi “bu işe ben talibim” dedi."},{"verse_number":"53","turkish_text":"“(Yine de) ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin merhameti olmadıkça nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-53c.mp3","commentary_text":"Kral, rüyasının yorumunu yapan Hz. Yusuf’a nasıl tedbir alması gerektiğini sordu. Hz. Yusuf da “üründe bolluk ve bereket yaşandığında stok yapmak gerektiğini, kıtlık olduğunda bu stoklardan hem satarak hem de ihtiyaçları gidererek zorlukları aşabileceklerini” söyledi. Bunun üzerine Kral bu işi kimin yapabileceğini sorunca, Hz. Yusuf bir sonraki ayette ifade edildiği gibi “bu işe ben talibim” dedi."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yusuf’un bu sözlerini duyan) Kral: “Getirin onu (Yusuf’u) bana onu yakın çevreme (sırdaş olarak) alayım” dedi. (Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral) onunla konuşunca da (Yusuf’a): “Bugün(den sonra) sen artık bizim yüksek mevki sahibi ve güvenilir bir adamımızsın” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْس۪يۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَك۪ينٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-54c.mp3","commentary_text":"Kral, Hz. Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Öncelikle tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi, hem ülkeyi dünya pazarına açtı, hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yusuf’un bu sözlerini duyan) Kral: “Getirin onu (Yusuf’u) bana onu yakın çevreme (sırdaş olarak) alayım” dedi. (Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral) onunla konuşunca da (Yusuf’a): “Bugün(den sonra) sen artık bizim yüksek mevki sahibi ve güvenilir bir adamımızsın” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْس۪يۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَك۪ينٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-53c.mp3","commentary_text":"Kral, Hz. Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Öncelikle tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi, hem ülkeyi dünya pazarına açtı, hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yusuf’un bu sözlerini duyan) Kral: “Getirin onu (Yusuf’u) bana onu yakın çevreme (sırdaş olarak) alayım” dedi. (Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral) onunla konuşunca da (Yusuf’a): “Bugün(den sonra) sen artık bizim yüksek mevki sahibi ve güvenilir bir adamımızsın” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْس۪يۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَك۪ينٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-54c.mp3","commentary_text":"Kral, Hz. Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Öncelikle tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi, hem ülkeyi dünya pazarına açtı, hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yusuf’un bu sözlerini duyan) Kral: “Getirin onu (Yusuf’u) bana onu yakın çevreme (sırdaş olarak) alayım” dedi. (Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral) onunla konuşunca da (Yusuf’a): “Bugün(den sonra) sen artık bizim yüksek mevki sahibi ve güvenilir bir adamımızsın” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْس۪يۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَك۪ينٌ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-54c.mp3","commentary_text":"Kral, Hz. Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Öncelikle tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi, hem ülkeyi dünya pazarına açtı, hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Güvenilir ve bilgili bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Güvenilir ve bilgili bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Güvenilir ve bilgili bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Güvenilir ve bilgili bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır’da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır’da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır’da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır’da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Elbette ki inandıktan sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için ahiret ödülü daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":["38/39"],"audio_path":"11/11-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-57c.mp3","commentary_text":"Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Elbette ki inandıktan sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için ahiret ödülü daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":["38/39"],"audio_path":"11/11-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-56c.mp3","commentary_text":"Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Elbette ki inandıktan sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için ahiret ödülü daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":["38/39"],"audio_path":"11/11-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-57c.mp3","commentary_text":"Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Elbette ki inandıktan sonra Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için ahiret ödülü daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":["38/39"],"audio_path":"11/11-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-57c.mp3","commentary_text":"Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Derken kıtlık yılı gelince) Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) çıkageldiler ve (Yusuf’un) yanına girdiler. Onlar Yusuf’u tanımadıkları halde o onları hemen tanıdı.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-58c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf stokların talebi karşılaması için kişi başına belli bir ölçü ile bir deve yükü erzak veriyordu. Hz. Yusuf’un kardeşleri kendisini tanımadıklarından üvey kardeşleri Bünyamin için de erzak istemişlerdi. Onları tanıdığı halde tanımamazlıktan gelen Hz. Yusuf bu talebi kabul etmiş ancak bir daha gelişlerinde onu da beraberlerinde getirmeyi şart koşmuştu."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Derken kıtlık yılı gelince) Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) çıkageldiler ve (Yusuf’un) yanına girdiler. Onlar Yusuf’u tanımadıkları halde o onları hemen tanıdı.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-57c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf stokların talebi karşılaması için kişi başına belli bir ölçü ile bir deve yükü erzak veriyordu. Hz. Yusuf’un kardeşleri kendisini tanımadıklarından üvey kardeşleri Bünyamin için de erzak istemişlerdi. Onları tanıdığı halde tanımamazlıktan gelen Hz. Yusuf bu talebi kabul etmiş ancak bir daha gelişlerinde onu da beraberlerinde getirmeyi şart koşmuştu."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Derken kıtlık yılı gelince) Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) çıkageldiler ve (Yusuf’un) yanına girdiler. Onlar Yusuf’u tanımadıkları halde o onları hemen tanıdı.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-58c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf stokların talebi karşılaması için kişi başına belli bir ölçü ile bir deve yükü erzak veriyordu. Hz. Yusuf’un kardeşleri kendisini tanımadıklarından üvey kardeşleri Bünyamin için de erzak istemişlerdi. Onları tanıdığı halde tanımamazlıktan gelen Hz. Yusuf bu talebi kabul etmiş ancak bir daha gelişlerinde onu da beraberlerinde getirmeyi şart koşmuştu."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Derken kıtlık yılı gelince) Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) çıkageldiler ve (Yusuf’un) yanına girdiler. Onlar Yusuf’u tanımadıkları halde o onları hemen tanıdı.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-58c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf stokların talebi karşılaması için kişi başına belli bir ölçü ile bir deve yükü erzak veriyordu. Hz. Yusuf’un kardeşleri kendisini tanımadıklarından üvey kardeşleri Bünyamin için de erzak istemişlerdi. Onları tanıdığı halde tanımamazlıktan gelen Hz. Yusuf bu talebi kabul etmiş ancak bir daha gelişlerinde onu da beraberlerinde getirmeyi şart koşmuştu."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ve onların yüklerini yüklettikten sonra kendilerine: “(Bir dahaki gelişinizde) o baba bir (üvey) erkek kardeşinizi (Bünyamin’i) de getirin bana. Görmüyor musunuz tartıyı tam tuttum ve (size karşı) son derece iyi bir konukseverlik gösterdim.”","arabic_text":"وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُون۪ي بِاَخٍ لَكُمْ مِنْ اَب۪يكُمْۚ اَلَا تَرَوْنَ اَنّ۪ٓي اُو۫فِي الْكَيْلَ وَاَنَا۬ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ve onların yüklerini yüklettikten sonra kendilerine: “(Bir dahaki gelişinizde) o baba bir (üvey) erkek kardeşinizi (Bünyamin’i) de getirin bana. Görmüyor musunuz tartıyı tam tuttum ve (size karşı) son derece iyi bir konukseverlik gösterdim.”","arabic_text":"وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُون۪ي بِاَخٍ لَكُمْ مِنْ اَب۪يكُمْۚ اَلَا تَرَوْنَ اَنّ۪ٓي اُو۫فِي الْكَيْلَ وَاَنَا۬ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ve onların yüklerini yüklettikten sonra kendilerine: “(Bir dahaki gelişinizde) o baba bir (üvey) erkek kardeşinizi (Bünyamin’i) de getirin bana. Görmüyor musunuz tartıyı tam tuttum ve (size karşı) son derece iyi bir konukseverlik gösterdim.”","arabic_text":"وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُون۪ي بِاَخٍ لَكُمْ مِنْ اَب۪يكُمْۚ اَلَا تَرَوْنَ اَنّ۪ٓي اُو۫فِي الْكَيْلَ وَاَنَا۬ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ve onların yüklerini yüklettikten sonra kendilerine: “(Bir dahaki gelişinizde) o baba bir (üvey) erkek kardeşinizi (Bünyamin’i) de getirin bana. Görmüyor musunuz tartıyı tam tuttum ve (size karşı) son derece iyi bir konukseverlik gösterdim.”","arabic_text":"وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُون۪ي بِاَخٍ لَكُمْ مِنْ اَب۪يكُمْۚ اَلَا تَرَوْنَ اَنّ۪ٓي اُو۫فِي الْكَيْلَ وَاَنَا۬ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَأْتُون۪ي بِه۪ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِنْد۪ي وَلَا تَقْرَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَأْتُون۪ي بِه۪ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِنْد۪ي وَلَا تَقْرَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَأْتُون۪ي بِه۪ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِنْد۪ي وَلَا تَقْرَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın” dedi.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَأْتُون۪ي بِه۪ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِنْد۪ي وَلَا تَقْرَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Kardeşleri:) “Onu babasından istemeye çalışacağız kuşkusuz bunu yapacağız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Kardeşleri:) “Onu babasından istemeye çalışacağız kuşkusuz bunu yapacağız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Kardeşleri:) “Onu babasından istemeye çalışacağız kuşkusuz bunu yapacağız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Kardeşleri:) “Onu babasından istemeye çalışacağız kuşkusuz bunu yapacağız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Yusuf) yardımcılarına da dedi ki: “Yaptıkları ödemeyi (erzak bedellerini) yüklerinin içine geri koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da (kendilerine iyilik yapıldığını anlayarak) belki geri dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَٓا اِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Yusuf) yardımcılarına da dedi ki: “Yaptıkları ödemeyi (erzak bedellerini) yüklerinin içine geri koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da (kendilerine iyilik yapıldığını anlayarak) belki geri dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَٓا اِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Yusuf) yardımcılarına da dedi ki: “Yaptıkları ödemeyi (erzak bedellerini) yüklerinin içine geri koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da (kendilerine iyilik yapıldığını anlayarak) belki geri dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَٓا اِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Yusuf) yardımcılarına da dedi ki: “Yaptıkları ödemeyi (erzak bedellerini) yüklerinin içine geri koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da (kendilerine iyilik yapıldığını anlayarak) belki geri dönerler.”","arabic_text":"وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَٓا اِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-63c.mp3","commentary_text":"Yani “daha önce Yusuf için de aynı şeyleri söylemiştiniz ama söylediklerinizin tersini yaptınız. Bu şartlarda ben size nasıl güvenebilirim? Ancak tekrar Mısır’a gidip erzak getirmek de gerekiyor. Anlaşılan o ki, siz Bünyamin’i almadan gitmeyeceksiniz. İyisi mi ben oğlumu size değil de Allah’a emanet edeyim. Size olan bu güvensizliğimi dikkate alarak belki aklınızı başınıza devşirirsiniz.”"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-62c.mp3","commentary_text":"Yani “daha önce Yusuf için de aynı şeyleri söylemiştiniz ama söylediklerinizin tersini yaptınız. Bu şartlarda ben size nasıl güvenebilirim? Ancak tekrar Mısır’a gidip erzak getirmek de gerekiyor. Anlaşılan o ki, siz Bünyamin’i almadan gitmeyeceksiniz. İyisi mi ben oğlumu size değil de Allah’a emanet edeyim. Size olan bu güvensizliğimi dikkate alarak belki aklınızı başınıza devşirirsiniz.”"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-63c.mp3","commentary_text":"Yani “daha önce Yusuf için de aynı şeyleri söylemiştiniz ama söylediklerinizin tersini yaptınız. Bu şartlarda ben size nasıl güvenebilirim? Ancak tekrar Mısır’a gidip erzak getirmek de gerekiyor. Anlaşılan o ki, siz Bünyamin’i almadan gitmeyeceksiniz. İyisi mi ben oğlumu size değil de Allah’a emanet edeyim. Size olan bu güvensizliğimi dikkate alarak belki aklınızı başınıza devşirirsiniz.”"},{"verse_number":"63","turkish_text":"Onlar babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-63c.mp3","commentary_text":"Yani “daha önce Yusuf için de aynı şeyleri söylemiştiniz ama söylediklerinizin tersini yaptınız. Bu şartlarda ben size nasıl güvenebilirim? Ancak tekrar Mısır’a gidip erzak getirmek de gerekiyor. Anlaşılan o ki, siz Bünyamin’i almadan gitmeyeceksiniz. İyisi mi ben oğlumu size değil de Allah’a emanet edeyim. Size olan bu güvensizliğimi dikkate alarak belki aklınızı başınıza devşirirsiniz.”"},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Yakup:) “Daha önce kardeşiniz (Yusuf'u) emanet ettiğim gibi şimdi de onu mu size emanet edeyim? Allah koruyup gözetici olarak (sizden) elbette daha üstündür. Çünkü O merhamet edenlerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًاۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Yakup:) “Daha önce kardeşiniz (Yusuf'u) emanet ettiğim gibi şimdi de onu mu size emanet edeyim? Allah koruyup gözetici olarak (sizden) elbette daha üstündür. Çünkü O merhamet edenlerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًاۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Yakup:) “Daha önce kardeşiniz (Yusuf'u) emanet ettiğim gibi şimdi de onu mu size emanet edeyim? Allah koruyup gözetici olarak (sizden) elbette daha üstündür. Çünkü O merhamet edenlerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًاۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Yakup:) “Daha önce kardeşiniz (Yusuf'u) emanet ettiğim gibi şimdi de onu mu size emanet edeyim? Allah koruyup gözetici olarak (sizden) elbette daha üstündür. Çünkü O merhamet edenlerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظًاۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-65c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un Allah’ı vekil tayin etmesi 64. ayete dayanıyor. Allah’ı şahit tutmak yerine vekil tutuyor. “Ben oğlumu size değil Allah’a emanet ediyorum, size itimadım yok O’na güveniyorum. Zira konuşulanları yerine getirecek olan Allah’tır siz değilsiniz.”"},{"verse_number":"65","turkish_text":"Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-64c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un Allah’ı vekil tayin etmesi 64. ayete dayanıyor. Allah’ı şahit tutmak yerine vekil tutuyor. “Ben oğlumu size değil Allah’a emanet ediyorum, size itimadım yok O’na güveniyorum. Zira konuşulanları yerine getirecek olan Allah’tır siz değilsiniz.”"},{"verse_number":"65","turkish_text":"Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-65c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un Allah’ı vekil tayin etmesi 64. ayete dayanıyor. Allah’ı şahit tutmak yerine vekil tutuyor. “Ben oğlumu size değil Allah’a emanet ediyorum, size itimadım yok O’na güveniyorum. Zira konuşulanları yerine getirecek olan Allah’tır siz değilsiniz.”"},{"verse_number":"65","turkish_text":"Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-65c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un Allah’ı vekil tayin etmesi 64. ayete dayanıyor. Allah’ı şahit tutmak yerine vekil tutuyor. “Ben oğlumu size değil Allah’a emanet ediyorum, size itimadım yok O’na güveniyorum. Zira konuşulanları yerine getirecek olan Allah’tır siz değilsiniz.”"},{"verse_number":"66","turkish_text":"Babaları: “Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında onu (Bünyamin’i) kesinlikle geri getireceğinize dair bana Allah adına sağlam bir güvence bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem” dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine (Yakup): “Bu söylediklerimize Allah vekildir” dedi (ve kardeşleri Bünyamin’i onlarla beraber Mısır’a gönderdi).","arabic_text":"قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-66c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un oğullarının farklı kapılardan şehre girmesi: dikkat çekmemek ve diğer insanların kıskançlık duygularını tahrik etmemek için olabilir. 5. ayette Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’tan rüyasını kıskançlığa yol açar endişesiyle kardeşlerine anlatmamasını istemesi gibi. Hz. Yakup’un 12 oğlu vardı ve bunlar daha sonra farklı kabilelere ayrılarak İsrail oğullarını oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi Hz. Yakup’un bir adı da İsrail’dir. İsrail “Abdullah” anlamında “Allah’ın kulu” demektir. Onun için Hz. Yakup’un oğullarına İsrailoğulları denmiştir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Babaları: “Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında onu (Bünyamin’i) kesinlikle geri getireceğinize dair bana Allah adına sağlam bir güvence bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem” dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine (Yakup): “Bu söylediklerimize Allah vekildir” dedi (ve kardeşleri Bünyamin’i onlarla beraber Mısır’a gönderdi).","arabic_text":"قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-65c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un oğullarının farklı kapılardan şehre girmesi: dikkat çekmemek ve diğer insanların kıskançlık duygularını tahrik etmemek için olabilir. 5. ayette Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’tan rüyasını kıskançlığa yol açar endişesiyle kardeşlerine anlatmamasını istemesi gibi. Hz. Yakup’un 12 oğlu vardı ve bunlar daha sonra farklı kabilelere ayrılarak İsrail oğullarını oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi Hz. Yakup’un bir adı da İsrail’dir. İsrail “Abdullah” anlamında “Allah’ın kulu” demektir. Onun için Hz. Yakup’un oğullarına İsrailoğulları denmiştir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Babaları: “Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında onu (Bünyamin’i) kesinlikle geri getireceğinize dair bana Allah adına sağlam bir güvence bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem” dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine (Yakup): “Bu söylediklerimize Allah vekildir” dedi (ve kardeşleri Bünyamin’i onlarla beraber Mısır’a gönderdi).","arabic_text":"قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-66c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un oğullarının farklı kapılardan şehre girmesi: dikkat çekmemek ve diğer insanların kıskançlık duygularını tahrik etmemek için olabilir. 5. ayette Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’tan rüyasını kıskançlığa yol açar endişesiyle kardeşlerine anlatmamasını istemesi gibi. Hz. Yakup’un 12 oğlu vardı ve bunlar daha sonra farklı kabilelere ayrılarak İsrail oğullarını oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi Hz. Yakup’un bir adı da İsrail’dir. İsrail “Abdullah” anlamında “Allah’ın kulu” demektir. Onun için Hz. Yakup’un oğullarına İsrailoğulları denmiştir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Babaları: “Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında onu (Bünyamin’i) kesinlikle geri getireceğinize dair bana Allah adına sağlam bir güvence bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem” dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine (Yakup): “Bu söylediklerimize Allah vekildir” dedi (ve kardeşleri Bünyamin’i onlarla beraber Mısır’a gönderdi).","arabic_text":"قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-66c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup’un oğullarının farklı kapılardan şehre girmesi: dikkat çekmemek ve diğer insanların kıskançlık duygularını tahrik etmemek için olabilir. 5. ayette Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’tan rüyasını kıskançlığa yol açar endişesiyle kardeşlerine anlatmamasını istemesi gibi. Hz. Yakup’un 12 oğlu vardı ve bunlar daha sonra farklı kabilelere ayrılarak İsrail oğullarını oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi Hz. Yakup’un bir adı da İsrail’dir. İsrail “Abdullah” anlamında “Allah’ın kulu” demektir. Onun için Hz. Yakup’un oğullarına İsrailoğulları denmiştir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra şöyle dedi: “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; (dikkat çekmeyecek şekilde) her biriniz farklı kapılardan girin. Ben Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Zira hüküm yalnızca Allah’a aittir. Ben yalnız O’na güvendim. Ve tevekkül edenler de yalnızca O’na güvensinler!”","arabic_text":"وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, gayretin takdire, takdirin ise tedbire mâni olmayacağını ancak tedbirin de takdiri engelleyemeyeceğini biliyordu ama o da görevini yapıyordu. Buradan anlıyoruz ki; ne kendi gayret ve tedbirlerimize güvenerek Allah’a tevekkülü bırakacağız ne de Allah’a tevekkül ederek yan gelip yatacağız. Yani hem çalışacağız hem de tevekkül edeceğiz."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra şöyle dedi: “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; (dikkat çekmeyecek şekilde) her biriniz farklı kapılardan girin. Ben Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Zira hüküm yalnızca Allah’a aittir. Ben yalnız O’na güvendim. Ve tevekkül edenler de yalnızca O’na güvensinler!”","arabic_text":"وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-66c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, gayretin takdire, takdirin ise tedbire mâni olmayacağını ancak tedbirin de takdiri engelleyemeyeceğini biliyordu ama o da görevini yapıyordu. Buradan anlıyoruz ki; ne kendi gayret ve tedbirlerimize güvenerek Allah’a tevekkülü bırakacağız ne de Allah’a tevekkül ederek yan gelip yatacağız. Yani hem çalışacağız hem de tevekkül edeceğiz."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra şöyle dedi: “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; (dikkat çekmeyecek şekilde) her biriniz farklı kapılardan girin. Ben Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Zira hüküm yalnızca Allah’a aittir. Ben yalnız O’na güvendim. Ve tevekkül edenler de yalnızca O’na güvensinler!”","arabic_text":"وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, gayretin takdire, takdirin ise tedbire mâni olmayacağını ancak tedbirin de takdiri engelleyemeyeceğini biliyordu ama o da görevini yapıyordu. Buradan anlıyoruz ki; ne kendi gayret ve tedbirlerimize güvenerek Allah’a tevekkülü bırakacağız ne de Allah’a tevekkül ederek yan gelip yatacağız. Yani hem çalışacağız hem de tevekkül edeceğiz."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra şöyle dedi: “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; (dikkat çekmeyecek şekilde) her biriniz farklı kapılardan girin. Ben Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Zira hüküm yalnızca Allah’a aittir. Ben yalnız O’na güvendim. Ve tevekkül edenler de yalnızca O’na güvensinler!”","arabic_text":"وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, gayretin takdire, takdirin ise tedbire mâni olmayacağını ancak tedbirin de takdiri engelleyemeyeceğini biliyordu ama o da görevini yapıyordu. Buradan anlıyoruz ki; ne kendi gayret ve tedbirlerimize güvenerek Allah’a tevekkülü bırakacağız ne de Allah’a tevekkül ederek yan gelip yatacağız. Yani hem çalışacağız hem de tevekkül edeceğiz."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Nihayet (Yusuf’un kardeşleri) babalarının direktifi uyarınca (Mısır’a ayrı ayrı kapılardan) girdiler. (Böylece kendilerine göre önlem almış oldular.) Gerçi bu önlem Allah’ın onlara ilişkin hiçbir kararını başlarından savacak değildi. Sadece Yakup içinden gelen bir görev duygusunun gereğini yerine getirmişti. Onun bu meseleye ilişkin tarafımızdan kendisine öğretilmiş bilgisi vardı. Fakat insanların çoğu (İlahi takdiri) bilmezler.","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا مِنْ حَيْثُ اَمَرَهُمْ اَبُوهُمْۜ مَا كَانَ يُغْن۪ي عَنْهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا حَاجَةً ف۪ي نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضٰيهَاۜ وَاِنَّهُ لَذُو عِلْمٍ لِمَا عَلَّمْنَاهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-68c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan önce Bünyamin’e tanıttığını ve ağabeyi olduğunu göstermiş oluyor. “Onların (geçmişte) yaptıklarına üzülme” ifadesi, büyük kardeşlerin vaktiyle Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri ima ediyor. Hz. Yusuf’la ilgili yaşanan acıların mutlaka küçük kardeşi Bünyamin’in yanında anlatıldığı ve böylece onun kalbinde diğer ağabeylerine karşı düşmanca tepkilerin oluştuğu varsayımıyla Hz. Yusuf düşmanlıkları bertaraf etmek için kardeşini teselli ediyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Nihayet (Yusuf’un kardeşleri) babalarının direktifi uyarınca (Mısır’a ayrı ayrı kapılardan) girdiler. (Böylece kendilerine göre önlem almış oldular.) Gerçi bu önlem Allah’ın onlara ilişkin hiçbir kararını başlarından savacak değildi. Sadece Yakup içinden gelen bir görev duygusunun gereğini yerine getirmişti. Onun bu meseleye ilişkin tarafımızdan kendisine öğretilmiş bilgisi vardı. Fakat insanların çoğu (İlahi takdiri) bilmezler.","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا مِنْ حَيْثُ اَمَرَهُمْ اَبُوهُمْۜ مَا كَانَ يُغْن۪ي عَنْهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا حَاجَةً ف۪ي نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضٰيهَاۜ وَاِنَّهُ لَذُو عِلْمٍ لِمَا عَلَّمْنَاهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-67c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan önce Bünyamin’e tanıttığını ve ağabeyi olduğunu göstermiş oluyor. “Onların (geçmişte) yaptıklarına üzülme” ifadesi, büyük kardeşlerin vaktiyle Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri ima ediyor. Hz. Yusuf’la ilgili yaşanan acıların mutlaka küçük kardeşi Bünyamin’in yanında anlatıldığı ve böylece onun kalbinde diğer ağabeylerine karşı düşmanca tepkilerin oluştuğu varsayımıyla Hz. Yusuf düşmanlıkları bertaraf etmek için kardeşini teselli ediyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Nihayet (Yusuf’un kardeşleri) babalarının direktifi uyarınca (Mısır’a ayrı ayrı kapılardan) girdiler. (Böylece kendilerine göre önlem almış oldular.) Gerçi bu önlem Allah’ın onlara ilişkin hiçbir kararını başlarından savacak değildi. Sadece Yakup içinden gelen bir görev duygusunun gereğini yerine getirmişti. Onun bu meseleye ilişkin tarafımızdan kendisine öğretilmiş bilgisi vardı. Fakat insanların çoğu (İlahi takdiri) bilmezler.","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا مِنْ حَيْثُ اَمَرَهُمْ اَبُوهُمْۜ مَا كَانَ يُغْن۪ي عَنْهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا حَاجَةً ف۪ي نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضٰيهَاۜ وَاِنَّهُ لَذُو عِلْمٍ لِمَا عَلَّمْنَاهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-68c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan önce Bünyamin’e tanıttığını ve ağabeyi olduğunu göstermiş oluyor. “Onların (geçmişte) yaptıklarına üzülme” ifadesi, büyük kardeşlerin vaktiyle Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri ima ediyor. Hz. Yusuf’la ilgili yaşanan acıların mutlaka küçük kardeşi Bünyamin’in yanında anlatıldığı ve böylece onun kalbinde diğer ağabeylerine karşı düşmanca tepkilerin oluştuğu varsayımıyla Hz. Yusuf düşmanlıkları bertaraf etmek için kardeşini teselli ediyor."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Nihayet (Yusuf’un kardeşleri) babalarının direktifi uyarınca (Mısır’a ayrı ayrı kapılardan) girdiler. (Böylece kendilerine göre önlem almış oldular.) Gerçi bu önlem Allah’ın onlara ilişkin hiçbir kararını başlarından savacak değildi. Sadece Yakup içinden gelen bir görev duygusunun gereğini yerine getirmişti. Onun bu meseleye ilişkin tarafımızdan kendisine öğretilmiş bilgisi vardı. Fakat insanların çoğu (İlahi takdiri) bilmezler.","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا مِنْ حَيْثُ اَمَرَهُمْ اَبُوهُمْۜ مَا كَانَ يُغْن۪ي عَنْهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا حَاجَةً ف۪ي نَفْسِ يَعْقُوبَ قَضٰيهَاۜ وَاِنَّهُ لَذُو عِلْمٍ لِمَا عَلَّمْنَاهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-68c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan önce Bünyamin’e tanıttığını ve ağabeyi olduğunu göstermiş oluyor. “Onların (geçmişte) yaptıklarına üzülme” ifadesi, büyük kardeşlerin vaktiyle Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri ima ediyor. Hz. Yusuf’la ilgili yaşanan acıların mutlaka küçük kardeşi Bünyamin’in yanında anlatıldığı ve böylece onun kalbinde diğer ağabeylerine karşı düşmanca tepkilerin oluştuğu varsayımıyla Hz. Yusuf düşmanlıkları bertaraf etmek için kardeşini teselli ediyor."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yusuf’un huzuruna girdiklerinde; o kardeşi (Bünyamin’) i bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim artık onların yaptıklarına üzülme!” dedi (ve başına gelenleri anlattı).","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yusuf’un huzuruna girdiklerinde; o kardeşi (Bünyamin’) i bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim artık onların yaptıklarına üzülme!” dedi (ve başına gelenleri anlattı).","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yusuf’un huzuruna girdiklerinde; o kardeşi (Bünyamin’) i bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim artık onların yaptıklarına üzülme!” dedi (ve başına gelenleri anlattı).","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yusuf’un huzuruna girdiklerinde; o kardeşi (Bünyamin’) i bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim artık onların yaptıklarına üzülme!” dedi (ve başına gelenleri anlattı).","arabic_text":"وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yusuf) onların yüklerini donatıp hazırlarken su kabını (gizlice öz) kardeşi (Bünyami)n’in eşyaları arasına yerleştirdi. (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal (çağrıcı) şöyle seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız(lık yapmış)sınız!”","arabic_text":"فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-70c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşleri kendilerinden emin olarak, “durun bakalım hemen bizi suçlamaya kalkmayın, çalındığını düşündüğünüz her ne ise belki kaybolmuştur, önce ne kaybettiğinizi bir bilelim, gerekirse biz de sizinle beraber arayalım” dediler."},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yusuf) onların yüklerini donatıp hazırlarken su kabını (gizlice öz) kardeşi (Bünyami)n’in eşyaları arasına yerleştirdi. (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal (çağrıcı) şöyle seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız(lık yapmış)sınız!”","arabic_text":"فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-69c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşleri kendilerinden emin olarak, “durun bakalım hemen bizi suçlamaya kalkmayın, çalındığını düşündüğünüz her ne ise belki kaybolmuştur, önce ne kaybettiğinizi bir bilelim, gerekirse biz de sizinle beraber arayalım” dediler."},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yusuf) onların yüklerini donatıp hazırlarken su kabını (gizlice öz) kardeşi (Bünyami)n’in eşyaları arasına yerleştirdi. (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal (çağrıcı) şöyle seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız(lık yapmış)sınız!”","arabic_text":"فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-70c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşleri kendilerinden emin olarak, “durun bakalım hemen bizi suçlamaya kalkmayın, çalındığını düşündüğünüz her ne ise belki kaybolmuştur, önce ne kaybettiğinizi bir bilelim, gerekirse biz de sizinle beraber arayalım” dediler."},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yusuf) onların yüklerini donatıp hazırlarken su kabını (gizlice öz) kardeşi (Bünyami)n’in eşyaları arasına yerleştirdi. (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal (çağrıcı) şöyle seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız(lık yapmış)sınız!”","arabic_text":"فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-70c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşleri kendilerinden emin olarak, “durun bakalım hemen bizi suçlamaya kalkmayın, çalındığını düşündüğünüz her ne ise belki kaybolmuştur, önce ne kaybettiğinizi bir bilelim, gerekirse biz de sizinle beraber arayalım” dediler."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne kaybettiniz (ne arıyorsunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا وَاَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne kaybettiniz (ne arıyorsunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا وَاَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne kaybettiniz (ne arıyorsunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا وَاَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne kaybettiniz (ne arıyorsunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا وَاَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var” dediler. (Bu arada Kralın sözcüsü) “buna ben de kefilim” dedi.","arabic_text":"قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَٓاءَ بِه۪ حِمْلُ بَع۪يرٍ وَاَنَا۬ بِه۪ زَع۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var” dediler. (Bu arada Kralın sözcüsü) “buna ben de kefilim” dedi.","arabic_text":"قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَٓاءَ بِه۪ حِمْلُ بَع۪يرٍ وَاَنَا۬ بِه۪ زَع۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var” dediler. (Bu arada Kralın sözcüsü) “buna ben de kefilim” dedi.","arabic_text":"قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَٓاءَ بِه۪ حِمْلُ بَع۪يرٍ وَاَنَا۬ بِه۪ زَع۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var” dediler. (Bu arada Kralın sözcüsü) “buna ben de kefilim” dedi.","arabic_text":"قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَٓاءَ بِه۪ حِمْلُ بَع۪يرٍ وَاَنَا۬ بِه۪ زَع۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin olsun siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede bozgunculuk yapmaya (hırsızlık etmeye) gelmedik (biz) hırsız da değiliz.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ عَلِمْتُمْ مَا جِئْنَا لِنُفْسِدَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كُنَّا سَارِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin olsun siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede bozgunculuk yapmaya (hırsızlık etmeye) gelmedik (biz) hırsız da değiliz.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ عَلِمْتُمْ مَا جِئْنَا لِنُفْسِدَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كُنَّا سَارِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin olsun siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede bozgunculuk yapmaya (hırsızlık etmeye) gelmedik (biz) hırsız da değiliz.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ عَلِمْتُمْ مَا جِئْنَا لِنُفْسِدَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كُنَّا سَارِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin olsun siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede bozgunculuk yapmaya (hırsızlık etmeye) gelmedik (biz) hırsız da değiliz.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ عَلِمْتُمْ مَا جِئْنَا لِنُفْسِدَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كُنَّا سَارِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Görevliler: “Peki eğer yalan söylüyorsanız size göre hırsızlığın cezasının ne olduğunu (biliyor musunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَمَا جَزَٓاؤُ۬هُٓ اِنْ كُنْتُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ve Hz. Yakup’un şeriatına göre suçu sabit olan hırsız yakalandıktan sonra çaldığı mala göre cezalandırılırdı. Eğer çok değerli bir mal değilse belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılırdı. Eğer çalınan mal çok değerli ise hırsız malını çaldığı kişinin kölesi yapılırdı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Görevliler: “Peki eğer yalan söylüyorsanız size göre hırsızlığın cezasının ne olduğunu (biliyor musunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَمَا جَزَٓاؤُ۬هُٓ اِنْ كُنْتُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-73c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ve Hz. Yakup’un şeriatına göre suçu sabit olan hırsız yakalandıktan sonra çaldığı mala göre cezalandırılırdı. Eğer çok değerli bir mal değilse belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılırdı. Eğer çalınan mal çok değerli ise hırsız malını çaldığı kişinin kölesi yapılırdı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Görevliler: “Peki eğer yalan söylüyorsanız size göre hırsızlığın cezasının ne olduğunu (biliyor musunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَمَا جَزَٓاؤُ۬هُٓ اِنْ كُنْتُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ve Hz. Yakup’un şeriatına göre suçu sabit olan hırsız yakalandıktan sonra çaldığı mala göre cezalandırılırdı. Eğer çok değerli bir mal değilse belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılırdı. Eğer çalınan mal çok değerli ise hırsız malını çaldığı kişinin kölesi yapılırdı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Görevliler: “Peki eğer yalan söylüyorsanız size göre hırsızlığın cezasının ne olduğunu (biliyor musunuz)?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَمَا جَزَٓاؤُ۬هُٓ اِنْ كُنْتُمْ كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-74c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ve Hz. Yakup’un şeriatına göre suçu sabit olan hırsız yakalandıktan sonra çaldığı mala göre cezalandırılırdı. Eğer çok değerli bir mal değilse belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılırdı. Eğer çalınan mal çok değerli ise hırsız malını çaldığı kişinin kölesi yapılırdı."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlar da: “Cezası su kabı kimin yükünde bulunursa o kimsenin kendisinin alıkonması onun cezasıdır. Biz haddi aşanları böyle cezalandırırız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا جَزَٓاؤُ۬هُ مَنْ وُجِدَ ف۪ي رَحْلِه۪ فَهُوَ جَزَٓاؤُ۬هُۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, Allah’ın kendisine kurdurduğu bir planla kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoymak istemiştir. Ancak o günkü Mısır yasalarına göre öteki kardeşlerin izni olmadıkça hükümdar da olsa Hz. Yusuf’un küçük bir çocuğu tutsak olarak alıkoyması mümkün değildir. Ayrıca babalarına verdikleri sözden dolayı kardeşleri Bünyamin’i bırakmaları da imkânsızdır. Hz. Yusuf’, kardeşlerine kim olduğunu açıklamak konusunda henüz hazır olmadığı için iradesini rahat kullanamamıştır.  Aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi Hz. Yusuf’un iyi niyeti ve Allah’ın öğretisiyle bir aile trajedisine son verilmiştir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlar da: “Cezası su kabı kimin yükünde bulunursa o kimsenin kendisinin alıkonması onun cezasıdır. Biz haddi aşanları böyle cezalandırırız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا جَزَٓاؤُ۬هُ مَنْ وُجِدَ ف۪ي رَحْلِه۪ فَهُوَ جَزَٓاؤُ۬هُۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, Allah’ın kendisine kurdurduğu bir planla kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoymak istemiştir. Ancak o günkü Mısır yasalarına göre öteki kardeşlerin izni olmadıkça hükümdar da olsa Hz. Yusuf’un küçük bir çocuğu tutsak olarak alıkoyması mümkün değildir. Ayrıca babalarına verdikleri sözden dolayı kardeşleri Bünyamin’i bırakmaları da imkânsızdır. Hz. Yusuf’, kardeşlerine kim olduğunu açıklamak konusunda henüz hazır olmadığı için iradesini rahat kullanamamıştır.  Aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi Hz. Yusuf’un iyi niyeti ve Allah’ın öğretisiyle bir aile trajedisine son verilmiştir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlar da: “Cezası su kabı kimin yükünde bulunursa o kimsenin kendisinin alıkonması onun cezasıdır. Biz haddi aşanları böyle cezalandırırız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا جَزَٓاؤُ۬هُ مَنْ وُجِدَ ف۪ي رَحْلِه۪ فَهُوَ جَزَٓاؤُ۬هُۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, Allah’ın kendisine kurdurduğu bir planla kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoymak istemiştir. Ancak o günkü Mısır yasalarına göre öteki kardeşlerin izni olmadıkça hükümdar da olsa Hz. Yusuf’un küçük bir çocuğu tutsak olarak alıkoyması mümkün değildir. Ayrıca babalarına verdikleri sözden dolayı kardeşleri Bünyamin’i bırakmaları da imkânsızdır. Hz. Yusuf’, kardeşlerine kim olduğunu açıklamak konusunda henüz hazır olmadığı için iradesini rahat kullanamamıştır.  Aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi Hz. Yusuf’un iyi niyeti ve Allah’ın öğretisiyle bir aile trajedisine son verilmiştir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onlar da: “Cezası su kabı kimin yükünde bulunursa o kimsenin kendisinin alıkonması onun cezasıdır. Biz haddi aşanları böyle cezalandırırız” dediler.","arabic_text":"قَالُوا جَزَٓاؤُ۬هُ مَنْ وُجِدَ ف۪ي رَحْلِه۪ فَهُوَ جَزَٓاؤُ۬هُۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, Allah’ın kendisine kurdurduğu bir planla kardeşi Bünyamin’i yanında alıkoymak istemiştir. Ancak o günkü Mısır yasalarına göre öteki kardeşlerin izni olmadıkça hükümdar da olsa Hz. Yusuf’un küçük bir çocuğu tutsak olarak alıkoyması mümkün değildir. Ayrıca babalarına verdikleri sözden dolayı kardeşleri Bünyamin’i bırakmaları da imkânsızdır. Hz. Yusuf’, kardeşlerine kim olduğunu açıklamak konusunda henüz hazır olmadığı için iradesini rahat kullanamamıştır.  Aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi Hz. Yusuf’un iyi niyeti ve Allah’ın öğretisiyle bir aile trajedisine son verilmiştir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Bunun üzerine) Yusuf (öz) kardeşinin yükünden önce (şüphe çekmemek için) diğerlerinin yüklerini (aramaya) başladı ve sonunda onu kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte biz Yusuf’a (kardeşi Bünyamin’i yanında tutması için) böyle bir plân öğrettik. Yoksa Allah’ın dilemesi dışında kralın hukuk sistemine göre kardeşini alıkoyamazdı. (Biz) dilediğimiz kimseyi (iyi niyetinden ve güzel amellerinden dolayı) yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.","arabic_text":"فَبَدَاَ بِاَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِۜ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَۜ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ اَخَاهُ ف۪ي د۪ينِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَفَوْقَ كُلِّ ذ۪ي عِلْمٍ عَل۪يمٌ","related_links":["58/11"],"audio_path":"11/11-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-76c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Bunun üzerine) Yusuf (öz) kardeşinin yükünden önce (şüphe çekmemek için) diğerlerinin yüklerini (aramaya) başladı ve sonunda onu kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte biz Yusuf’a (kardeşi Bünyamin’i yanında tutması için) böyle bir plân öğrettik. Yoksa Allah’ın dilemesi dışında kralın hukuk sistemine göre kardeşini alıkoyamazdı. (Biz) dilediğimiz kimseyi (iyi niyetinden ve güzel amellerinden dolayı) yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.","arabic_text":"فَبَدَاَ بِاَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِۜ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَۜ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ اَخَاهُ ف۪ي د۪ينِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَفَوْقَ كُلِّ ذ۪ي عِلْمٍ عَل۪يمٌ","related_links":["58/11"],"audio_path":"11/11-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Bunun üzerine) Yusuf (öz) kardeşinin yükünden önce (şüphe çekmemek için) diğerlerinin yüklerini (aramaya) başladı ve sonunda onu kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte biz Yusuf’a (kardeşi Bünyamin’i yanında tutması için) böyle bir plân öğrettik. Yoksa Allah’ın dilemesi dışında kralın hukuk sistemine göre kardeşini alıkoyamazdı. (Biz) dilediğimiz kimseyi (iyi niyetinden ve güzel amellerinden dolayı) yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.","arabic_text":"فَبَدَاَ بِاَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِۜ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَۜ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ اَخَاهُ ف۪ي د۪ينِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَفَوْقَ كُلِّ ذ۪ي عِلْمٍ عَل۪يمٌ","related_links":["58/11"],"audio_path":"11/11-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-76c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Bunun üzerine) Yusuf (öz) kardeşinin yükünden önce (şüphe çekmemek için) diğerlerinin yüklerini (aramaya) başladı ve sonunda onu kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte biz Yusuf’a (kardeşi Bünyamin’i yanında tutması için) böyle bir plân öğrettik. Yoksa Allah’ın dilemesi dışında kralın hukuk sistemine göre kardeşini alıkoyamazdı. (Biz) dilediğimiz kimseyi (iyi niyetinden ve güzel amellerinden dolayı) yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.","arabic_text":"فَبَدَاَ بِاَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِۜ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَۜ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ اَخَاهُ ف۪ي د۪ينِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَفَوْقَ كُلِّ ذ۪ي عِلْمٍ عَل۪يمٌ","related_links":["58/11"],"audio_path":"11/11-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-76c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir."},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًاۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًاۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًاۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًاۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki sen iyiliksever bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ اِنَّ لَهُٓ اَبًا شَيْخًا كَب۪يرًا فَخُذْ اَحَدَنَا مَكَانَهُۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-78c.mp3","commentary_text":"Yukarıdan beri anlatılan kıssada Hz. Yusuf’un çözüm yolu anlatılıyor. Buna Kur’an fıkhında “Alternatif çözüm/çıkış yolu” denir. Harama düşmemek için kurtuluş çaresi olarak değerlendirilen “Alternatif çözüm/çıkış yolu”, farklı zamanlarda değişik sosyal davranışlar gösteren Müslümanları haram işlemekten kurtarmak için, dinin asli ruhundan sapmamak kaydıyla çözümler üretmek demektir. Hz. Yusuf örneğini Hz. Eyüp kıssasında da görmekteyiz. Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki karısı suçsuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e Sâd, 38/44 “Eline bir deste (sap/değnek) al, böylece onunla vur ve yeminini bozma!” buyurarak kolaylık göstermişti. Böylece, hem Hz. Yusuf’a ve hem de Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, “çözüm/çıkış yolu” olarak içtihada dayanak olmuştur."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki sen iyiliksever bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ اِنَّ لَهُٓ اَبًا شَيْخًا كَب۪يرًا فَخُذْ اَحَدَنَا مَكَانَهُۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-77c.mp3","commentary_text":"Yukarıdan beri anlatılan kıssada Hz. Yusuf’un çözüm yolu anlatılıyor. Buna Kur’an fıkhında “Alternatif çözüm/çıkış yolu” denir. Harama düşmemek için kurtuluş çaresi olarak değerlendirilen “Alternatif çözüm/çıkış yolu”, farklı zamanlarda değişik sosyal davranışlar gösteren Müslümanları haram işlemekten kurtarmak için, dinin asli ruhundan sapmamak kaydıyla çözümler üretmek demektir. Hz. Yusuf örneğini Hz. Eyüp kıssasında da görmekteyiz. Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki karısı suçsuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e Sâd, 38/44 “Eline bir deste (sap/değnek) al, böylece onunla vur ve yeminini bozma!” buyurarak kolaylık göstermişti. Böylece, hem Hz. Yusuf’a ve hem de Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, “çözüm/çıkış yolu” olarak içtihada dayanak olmuştur."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki sen iyiliksever bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ اِنَّ لَهُٓ اَبًا شَيْخًا كَب۪يرًا فَخُذْ اَحَدَنَا مَكَانَهُۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-78c.mp3","commentary_text":"Yukarıdan beri anlatılan kıssada Hz. Yusuf’un çözüm yolu anlatılıyor. Buna Kur’an fıkhında “Alternatif çözüm/çıkış yolu” denir. Harama düşmemek için kurtuluş çaresi olarak değerlendirilen “Alternatif çözüm/çıkış yolu”, farklı zamanlarda değişik sosyal davranışlar gösteren Müslümanları haram işlemekten kurtarmak için, dinin asli ruhundan sapmamak kaydıyla çözümler üretmek demektir. Hz. Yusuf örneğini Hz. Eyüp kıssasında da görmekteyiz. Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki karısı suçsuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e Sâd, 38/44 “Eline bir deste (sap/değnek) al, böylece onunla vur ve yeminini bozma!” buyurarak kolaylık göstermişti. Böylece, hem Hz. Yusuf’a ve hem de Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, “çözüm/çıkış yolu” olarak içtihada dayanak olmuştur."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Yusuf’un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki sen iyiliksever bir adamsın.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ اِنَّ لَهُٓ اَبًا شَيْخًا كَب۪يرًا فَخُذْ اَحَدَنَا مَكَانَهُۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-78c.mp3","commentary_text":"Yukarıdan beri anlatılan kıssada Hz. Yusuf’un çözüm yolu anlatılıyor. Buna Kur’an fıkhında “Alternatif çözüm/çıkış yolu” denir. Harama düşmemek için kurtuluş çaresi olarak değerlendirilen “Alternatif çözüm/çıkış yolu”, farklı zamanlarda değişik sosyal davranışlar gösteren Müslümanları haram işlemekten kurtarmak için, dinin asli ruhundan sapmamak kaydıyla çözümler üretmek demektir. Hz. Yusuf örneğini Hz. Eyüp kıssasında da görmekteyiz. Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki karısı suçsuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e Sâd, 38/44 “Eline bir deste (sap/değnek) al, böylece onunla vur ve yeminini bozma!” buyurarak kolaylık göstermişti. Böylece, hem Hz. Yusuf’a ve hem de Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, “çözüm/çıkış yolu” olarak içtihada dayanak olmuştur."},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Yusuf:) “Biz malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan  Allah’a sığınırız. Çünkü biz öyle yaparsak haksızlık etmiş oluruz.”","arabic_text":"قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَظَالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Yusuf:) “Biz malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan  Allah’a sığınırız. Çünkü biz öyle yaparsak haksızlık etmiş oluruz.”","arabic_text":"قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَظَالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Yusuf:) “Biz malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan  Allah’a sığınırız. Çünkü biz öyle yaparsak haksızlık etmiş oluruz.”","arabic_text":"قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَظَالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Yusuf:) “Biz malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan  Allah’a sığınırız. Çünkü biz öyle yaparsak haksızlık etmiş oluruz.”","arabic_text":"قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَظَالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”","arabic_text":"اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”","arabic_text":"اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”","arabic_text":"اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”","arabic_text":"اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“(Bize inanmıyorsan) içinde bulunduğumuz kasaba halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”","arabic_text":"وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّت۪ي كُنَّا ف۪يهَا وَالْع۪يرَ الَّت۪ٓي اَقْبَلْنَا ف۪يهَاۜ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“(Bize inanmıyorsan) içinde bulunduğumuz kasaba halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”","arabic_text":"وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّت۪ي كُنَّا ف۪يهَا وَالْع۪يرَ الَّت۪ٓي اَقْبَلْنَا ف۪يهَاۜ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“(Bize inanmıyorsan) içinde bulunduğumuz kasaba halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”","arabic_text":"وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّت۪ي كُنَّا ف۪يهَا وَالْع۪يرَ الَّت۪ٓي اَقْبَلْنَا ف۪يهَاۜ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“(Bize inanmıyorsan) içinde bulunduğumuz kasaba halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”","arabic_text":"وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّت۪ي كُنَّا ف۪يهَا وَالْع۪يرَ الَّت۪ٓي اَقْبَلْنَا ف۪يهَاۜ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yakup onlara: “Hayır nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O (her şeyi) hakkıyla bilendir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, peygamber olmasına rağmen çocukları kaybolan anne-baba gibi gamlanarak “vay Yusuf’um vay” diye acı bir iştiyakla oğlunun hasretini dile getiriyordu. Demek insanlar peygamber de olsa ondaki beşerî hisler değişmiyor, yeri ve zamanı gelince depreşerek kendini gösteriyor."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yakup onlara: “Hayır nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O (her şeyi) hakkıyla bilendir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, peygamber olmasına rağmen çocukları kaybolan anne-baba gibi gamlanarak “vay Yusuf’um vay” diye acı bir iştiyakla oğlunun hasretini dile getiriyordu. Demek insanlar peygamber de olsa ondaki beşerî hisler değişmiyor, yeri ve zamanı gelince depreşerek kendini gösteriyor."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yakup onlara: “Hayır nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O (her şeyi) hakkıyla bilendir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, peygamber olmasına rağmen çocukları kaybolan anne-baba gibi gamlanarak “vay Yusuf’um vay” diye acı bir iştiyakla oğlunun hasretini dile getiriyordu. Demek insanlar peygamber de olsa ondaki beşerî hisler değişmiyor, yeri ve zamanı gelince depreşerek kendini gösteriyor."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yakup onlara: “Hayır nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O (her şeyi) hakkıyla bilendir yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Yakup, peygamber olmasına rağmen çocukları kaybolan anne-baba gibi gamlanarak “vay Yusuf’um vay” diye acı bir iştiyakla oğlunun hasretini dile getiriyordu. Demek insanlar peygamber de olsa ondaki beşerî hisler değişmiyor, yeri ve zamanı gelince depreşerek kendini gösteriyor."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (Yakup) onlardan yüzünü başka tarafa çevirerek: “Vah Yusuf’um vah!” diye sızlandı. Gözleri hüzünden ağarmıştı buna rağmen acısını içine gömüyor belli etmiyordu.","arabic_text":"وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (Yakup) onlardan yüzünü başka tarafa çevirerek: “Vah Yusuf’um vah!” diye sızlandı. Gözleri hüzünden ağarmıştı buna rağmen acısını içine gömüyor belli etmiyordu.","arabic_text":"وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (Yakup) onlardan yüzünü başka tarafa çevirerek: “Vah Yusuf’um vah!” diye sızlandı. Gözleri hüzünden ağarmıştı buna rağmen acısını içine gömüyor belli etmiyordu.","arabic_text":"وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve (Yakup) onlardan yüzünü başka tarafa çevirerek: “Vah Yusuf’um vah!” diye sızlandı. Gözleri hüzünden ağarmıştı buna rağmen acısını içine gömüyor belli etmiyordu.","arabic_text":"وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"11/11-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Yakup) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.”","arabic_text":"الَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-86c.mp3","commentary_text":"“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Yakup) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.”","arabic_text":"الَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-85c.mp3","commentary_text":"“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Yakup) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.”","arabic_text":"الَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-86c.mp3","commentary_text":"“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Yakup) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.”","arabic_text":"الَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-86c.mp3","commentary_text":"“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey oğullarım! (Şimdi Mısır’a) gidin Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki hakkı inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”","arabic_text":"يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخ۪يهِ وَلَا تَا۬يْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey oğullarım! (Şimdi Mısır’a) gidin Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki hakkı inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”","arabic_text":"يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخ۪يهِ وَلَا تَا۬يْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey oğullarım! (Şimdi Mısır’a) gidin Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki hakkı inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”","arabic_text":"يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخ۪يهِ وَلَا تَا۬يْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ey oğullarım! (Şimdi Mısır’a) gidin Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki hakkı inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”","arabic_text":"يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخ۪يهِ وَلَا تَا۬يْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يَا۬يْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Bunun üzerine (hem araştırmak hem de erzak almak için Mısır’a geldiler) Yusuf’un yanına girdiklerinde: “Ey vezir! “Biz ve ailemiz sıkıntıya düştük (bu sefer) pek az bir sermaye ile geldik. (Sen yine de) zahiremizi tam ölçekle ver ve bize bağışta bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ مَسَّنَا وَاَهْلَنَا الضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَاعَةٍ مُزْجٰيةٍ فَاَوْفِ لَنَا الْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَجْزِي الْمُتَصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-88c.mp3","commentary_text":"İşte Allah’ın Hz. Yusuf’a verdiği söz böylece tecelli etmiş oluyor: “Andolsun ki, gün gelecek sen, onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” (Yusuf 12/15)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"Bunun üzerine (hem araştırmak hem de erzak almak için Mısır’a geldiler) Yusuf’un yanına girdiklerinde: “Ey vezir! “Biz ve ailemiz sıkıntıya düştük (bu sefer) pek az bir sermaye ile geldik. (Sen yine de) zahiremizi tam ölçekle ver ve bize bağışta bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ مَسَّنَا وَاَهْلَنَا الضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَاعَةٍ مُزْجٰيةٍ فَاَوْفِ لَنَا الْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَجْزِي الْمُتَصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-88c.mp3","commentary_text":"İşte Allah’ın Hz. Yusuf’a verdiği söz böylece tecelli etmiş oluyor: “Andolsun ki, gün gelecek sen, onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” (Yusuf 12/15)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"Bunun üzerine (hem araştırmak hem de erzak almak için Mısır’a geldiler) Yusuf’un yanına girdiklerinde: “Ey vezir! “Biz ve ailemiz sıkıntıya düştük (bu sefer) pek az bir sermaye ile geldik. (Sen yine de) zahiremizi tam ölçekle ver ve bize bağışta bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ مَسَّنَا وَاَهْلَنَا الضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَاعَةٍ مُزْجٰيةٍ فَاَوْفِ لَنَا الْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَجْزِي الْمُتَصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-87c.mp3","commentary_text":"İşte Allah’ın Hz. Yusuf’a verdiği söz böylece tecelli etmiş oluyor: “Andolsun ki, gün gelecek sen, onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” (Yusuf 12/15)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"Bunun üzerine (hem araştırmak hem de erzak almak için Mısır’a geldiler) Yusuf’un yanına girdiklerinde: “Ey vezir! “Biz ve ailemiz sıkıntıya düştük (bu sefer) pek az bir sermaye ile geldik. (Sen yine de) zahiremizi tam ölçekle ver ve bize bağışta bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ مَسَّنَا وَاَهْلَنَا الضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَاعَةٍ مُزْجٰيةٍ فَاَوْفِ لَنَا الْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَجْزِي الْمُتَصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-88c.mp3","commentary_text":"İşte Allah’ın Hz. Yusuf’a verdiği söz böylece tecelli etmiş oluyor: “Andolsun ki, gün gelecek sen, onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” (Yusuf 12/15)"},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Yusuf kardeşlerinin bu durumunu görünce dayanamayarak) onlara dedi ki: “Hani cahillik çağınızda Yusuf’a ve kardeşine neler yapmıştınız hatırlıyor musunuz?”","arabic_text":"قَالَ هَلْ عَلِمْتُمْ مَا فَعَلْتُمْ بِيُوسُفَ وَاَخ۪يهِ اِذْ اَنْتُمْ جَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Yusuf kardeşlerinin bu durumunu görünce dayanamayarak) onlara dedi ki: “Hani cahillik çağınızda Yusuf’a ve kardeşine neler yapmıştınız hatırlıyor musunuz?”","arabic_text":"قَالَ هَلْ عَلِمْتُمْ مَا فَعَلْتُمْ بِيُوسُفَ وَاَخ۪يهِ اِذْ اَنْتُمْ جَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Yusuf kardeşlerinin bu durumunu görünce dayanamayarak) onlara dedi ki: “Hani cahillik çağınızda Yusuf’a ve kardeşine neler yapmıştınız hatırlıyor musunuz?”","arabic_text":"قَالَ هَلْ عَلِمْتُمْ مَا فَعَلْتُمْ بِيُوسُفَ وَاَخ۪يهِ اِذْ اَنْتُمْ جَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Yusuf kardeşlerinin bu durumunu görünce dayanamayarak) onlara dedi ki: “Hani cahillik çağınızda Yusuf’a ve kardeşine neler yapmıştınız hatırlıyor musunuz?”","arabic_text":"قَالَ هَلْ عَلِمْتُمْ مَا فَعَلْتُمْ بِيُوسُفَ وَاَخ۪يهِ اِذْ اَنْتُمْ جَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"“Ne? Yoksa sen Yusuf musun?” diye haykırdılar. “Evet ben Yusuf’um” dedi. “Ve bu da benim kardeşimdir. Allah bize lütfetti. Gerçek şu ki kişi Allah’a karşı duyarlı ve bilinçli olmaya çalışır ve güçlüklere göğüs gererse (bilsin ki) Allah iyilerin emeklerini boşa çıkarmaz!”","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِنَّكَ لَاَنْتَ يُوسُفُۜ قَالَ اَنَا۬ يُوسُفُ وَهٰذَٓا اَخ۪يۘ قَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَاۜ اِنَّهُ مَنْ يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"“Ne? Yoksa sen Yusuf musun?” diye haykırdılar. “Evet ben Yusuf’um” dedi. “Ve bu da benim kardeşimdir. Allah bize lütfetti. Gerçek şu ki kişi Allah’a karşı duyarlı ve bilinçli olmaya çalışır ve güçlüklere göğüs gererse (bilsin ki) Allah iyilerin emeklerini boşa çıkarmaz!”","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِنَّكَ لَاَنْتَ يُوسُفُۜ قَالَ اَنَا۬ يُوسُفُ وَهٰذَٓا اَخ۪يۘ قَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَاۜ اِنَّهُ مَنْ يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"“Ne? Yoksa sen Yusuf musun?” diye haykırdılar. “Evet ben Yusuf’um” dedi. “Ve bu da benim kardeşimdir. Allah bize lütfetti. Gerçek şu ki kişi Allah’a karşı duyarlı ve bilinçli olmaya çalışır ve güçlüklere göğüs gererse (bilsin ki) Allah iyilerin emeklerini boşa çıkarmaz!”","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِنَّكَ لَاَنْتَ يُوسُفُۜ قَالَ اَنَا۬ يُوسُفُ وَهٰذَٓا اَخ۪يۘ قَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَاۜ اِنَّهُ مَنْ يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"“Ne? Yoksa sen Yusuf musun?” diye haykırdılar. “Evet ben Yusuf’um” dedi. “Ve bu da benim kardeşimdir. Allah bize lütfetti. Gerçek şu ki kişi Allah’a karşı duyarlı ve bilinçli olmaya çalışır ve güçlüklere göğüs gererse (bilsin ki) Allah iyilerin emeklerini boşa çıkarmaz!”","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِنَّكَ لَاَنْتَ يُوسُفُۜ قَالَ اَنَا۬ يُوسُفُ وَهٰذَٓا اَخ۪يۘ قَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَاۜ اِنَّهُ مَنْ يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz Allah gerçekten seni bizden üstün kılmıştır. Biz gerçekten de büyük hata ettik.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ اٰثَرَكَ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَاِنْ كُنَّا لَخَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz Allah gerçekten seni bizden üstün kılmıştır. Biz gerçekten de büyük hata ettik.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ اٰثَرَكَ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَاِنْ كُنَّا لَخَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz Allah gerçekten seni bizden üstün kılmıştır. Biz gerçekten de büyük hata ettik.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ اٰثَرَكَ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَاِنْ كُنَّا لَخَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Kardeşleri) dediler ki: “Allah’a yemin ederiz Allah gerçekten seni bizden üstün kılmıştır. Biz gerçekten de büyük hata ettik.”","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ اٰثَرَكَ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَاِنْ كُنَّا لَخَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Yusuf da:) “Bugün size sorgulama ve kınama yoktur. Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-92c.mp3","commentary_text":"“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin›in de Mısır›da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Yusuf da:) “Bugün size sorgulama ve kınama yoktur. Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-92c.mp3","commentary_text":"“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin›in de Mısır›da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Yusuf da:) “Bugün size sorgulama ve kınama yoktur. Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-91c.mp3","commentary_text":"“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin›in de Mısır›da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Yusuf da:) “Bugün size sorgulama ve kınama yoktur. Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-90.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-92c.mp3","commentary_text":"“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin›in de Mısır›da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder."},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Şu gömleğimi götürün onu babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle birlikte bana gelin.”","arabic_text":"اِذْهَبُوا بِقَم۪يص۪ي هٰذَا فَاَلْقُوهُ عَلٰى وَجْهِ اَب۪ي يَأْتِ بَص۪يرًاۚ وَأْتُون۪ي بِاَهْلِكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-93c.mp3","commentary_text":"Şimdi merak edenler olabilir; “Tâ Filistin’den Mısır’daki gömleğin kokusun alan Hz. Yakup, neden yakınında bulunan kuyudaki oğlu Yusuf’u görememişti?” İşte Allah, bir taraftan peygamberlerin de diğer insanlar gibi, kaybolan oğlunun nerede olduğunu bilemeyecek kadar aciz olduğunu gösteriyor, diğer taraftan da ağır bir imtihandan geçirdiği elçisine Mısır’daki gömleğin kokusunu ulaştırıyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Şu gömleğimi götürün onu babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle birlikte bana gelin.”","arabic_text":"اِذْهَبُوا بِقَم۪يص۪ي هٰذَا فَاَلْقُوهُ عَلٰى وَجْهِ اَب۪ي يَأْتِ بَص۪يرًاۚ وَأْتُون۪ي بِاَهْلِكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-93c.mp3","commentary_text":"Şimdi merak edenler olabilir; “Tâ Filistin’den Mısır’daki gömleğin kokusun alan Hz. Yakup, neden yakınında bulunan kuyudaki oğlu Yusuf’u görememişti?” İşte Allah, bir taraftan peygamberlerin de diğer insanlar gibi, kaybolan oğlunun nerede olduğunu bilemeyecek kadar aciz olduğunu gösteriyor, diğer taraftan da ağır bir imtihandan geçirdiği elçisine Mısır’daki gömleğin kokusunu ulaştırıyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Şu gömleğimi götürün onu babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle birlikte bana gelin.”","arabic_text":"اِذْهَبُوا بِقَم۪يص۪ي هٰذَا فَاَلْقُوهُ عَلٰى وَجْهِ اَب۪ي يَأْتِ بَص۪يرًاۚ وَأْتُون۪ي بِاَهْلِكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-92c.mp3","commentary_text":"Şimdi merak edenler olabilir; “Tâ Filistin’den Mısır’daki gömleğin kokusun alan Hz. Yakup, neden yakınında bulunan kuyudaki oğlu Yusuf’u görememişti?” İşte Allah, bir taraftan peygamberlerin de diğer insanlar gibi, kaybolan oğlunun nerede olduğunu bilemeyecek kadar aciz olduğunu gösteriyor, diğer taraftan da ağır bir imtihandan geçirdiği elçisine Mısır’daki gömleğin kokusunu ulaştırıyor."},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Şu gömleğimi götürün onu babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle birlikte bana gelin.”","arabic_text":"اِذْهَبُوا بِقَم۪يص۪ي هٰذَا فَاَلْقُوهُ عَلٰى وَجْهِ اَب۪ي يَأْتِ بَص۪يرًاۚ وَأْتُون۪ي بِاَهْلِكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"11/11-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-93c.mp3","commentary_text":"Şimdi merak edenler olabilir; “Tâ Filistin’den Mısır’daki gömleğin kokusun alan Hz. Yakup, neden yakınında bulunan kuyudaki oğlu Yusuf’u görememişti?” İşte Allah, bir taraftan peygamberlerin de diğer insanlar gibi, kaybolan oğlunun nerede olduğunu bilemeyecek kadar aciz olduğunu gösteriyor, diğer taraftan da ağır bir imtihandan geçirdiği elçisine Mısır’daki gömleğin kokusunu ulaştırıyor."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kafile (Mısır’dan) henüz ayrılmıştı ki Filistin’de bulunan) babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki ben Yusuf’un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak’ demeyin” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-94c.mp3","commentary_text":"Çünkü onlar, Hz. Yusuf’un hayatta olmadığını ve ölen oğlu için Hz. Yâkûb’un depresyona girdiğini düşünüyorlardı."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kafile (Mısır’dan) henüz ayrılmıştı ki Filistin’de bulunan) babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki ben Yusuf’un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak’ demeyin” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-94c.mp3","commentary_text":"Çünkü onlar, Hz. Yusuf’un hayatta olmadığını ve ölen oğlu için Hz. Yâkûb’un depresyona girdiğini düşünüyorlardı."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kafile (Mısır’dan) henüz ayrılmıştı ki Filistin’de bulunan) babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki ben Yusuf’un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak’ demeyin” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-93c.mp3","commentary_text":"Çünkü onlar, Hz. Yusuf’un hayatta olmadığını ve ölen oğlu için Hz. Yâkûb’un depresyona girdiğini düşünüyorlardı."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kafile (Mısır’dan) henüz ayrılmıştı ki Filistin’de bulunan) babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki ben Yusuf’un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak’ demeyin” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-94c.mp3","commentary_text":"Çünkü onlar, Hz. Yusuf’un hayatta olmadığını ve ölen oğlu için Hz. Yâkûb’un depresyona girdiğini düşünüyorlardı."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yanındakiler Yâkûb’a:) “Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığında (bocalamaya) devam ediyorsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-95c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb’un; “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.” (Yusuf 12/86) söylemi bir mucize olarak gerçekleşmiş oluyor."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yanındakiler Yâkûb’a:) “Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığında (bocalamaya) devam ediyorsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-95c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb’un; “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.” (Yusuf 12/86) söylemi bir mucize olarak gerçekleşmiş oluyor."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yanındakiler Yâkûb’a:) “Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığında (bocalamaya) devam ediyorsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-94c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb’un; “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.” (Yusuf 12/86) söylemi bir mucize olarak gerçekleşmiş oluyor."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yanındakiler Yâkûb’a:) “Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığında (bocalamaya) devam ediyorsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"11/11-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-95c.mp3","commentary_text":"Hz. Yâkûb’un; “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum ve Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.” (Yusuf 12/86) söylemi bir mucize olarak gerçekleşmiş oluyor."},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Yakup’un) yüzüne koyunca derhal gözleri açılıverdi. (Bunun üzerine Yakup:) “Ben size Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَ الْبَش۪يرُ اَلْقٰيهُ عَلٰى وَجْهِه۪ فَارْتَدَّ بَص۪يرًاۚ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Yakup’un) yüzüne koyunca derhal gözleri açılıverdi. (Bunun üzerine Yakup:) “Ben size Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَ الْبَش۪يرُ اَلْقٰيهُ عَلٰى وَجْهِه۪ فَارْتَدَّ بَص۪يرًاۚ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Yakup’un) yüzüne koyunca derhal gözleri açılıverdi. (Bunun üzerine Yakup:) “Ben size Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَ الْبَش۪يرُ اَلْقٰيهُ عَلٰى وَجْهِه۪ فَارْتَدَّ بَص۪يرًاۚ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Öncü olarak gönderilen) müjdeci gelip gömleği (Yakup’un) yüzüne koyunca derhal gözleri açılıverdi. (Bunun üzerine Yakup:) “Ben size Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَ الْبَش۪يرُ اَلْقٰيهُ عَلٰى وَجْهِه۪ فَارْتَدَّ بَص۪يرًاۚ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Oğulları) dediler ki: “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçluyduk.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-97c.mp3","commentary_text":"Yakup Peygamber, bağışlanma dileğinde bulunacağını söylese de aslında kalbinin sızlaması ve oğullarına karşı kırgınlığı devam etmektedir. Bu kırgınlık onu oğullarına soğuk ve ilgisiz davranmaya zorlasa da baba şefkati ağır basarak bağışlanmaları için Allah’tan af dileyeceği sözünü veriyor. Ancak bu sözünü hemen yerine getireceğini söylemiyor. Oğullarının gerçekten suçluluk psikolojisiyle hareket edip etmeyeceklerini ve pişmanlığın davranışlarına yansıyıp yansımayacağını görmek istiyor. Nitekim “dileyeceğim” derken uzak gelecek zaman ifade eden “sevfe” edatı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki, bağışlanma dileğinde bulunacak ancak bu dileği oğullarının olgunlaşıp olgunlaşmadığını gördükten ve yaramazlıklarını bırakıp bırakmadıklarından emin olduktan sonraya bırakıyor."},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Oğulları) dediler ki: “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçluyduk.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-97c.mp3","commentary_text":"Yakup Peygamber, bağışlanma dileğinde bulunacağını söylese de aslında kalbinin sızlaması ve oğullarına karşı kırgınlığı devam etmektedir. Bu kırgınlık onu oğullarına soğuk ve ilgisiz davranmaya zorlasa da baba şefkati ağır basarak bağışlanmaları için Allah’tan af dileyeceği sözünü veriyor. Ancak bu sözünü hemen yerine getireceğini söylemiyor. Oğullarının gerçekten suçluluk psikolojisiyle hareket edip etmeyeceklerini ve pişmanlığın davranışlarına yansıyıp yansımayacağını görmek istiyor. Nitekim “dileyeceğim” derken uzak gelecek zaman ifade eden “sevfe” edatı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki, bağışlanma dileğinde bulunacak ancak bu dileği oğullarının olgunlaşıp olgunlaşmadığını gördükten ve yaramazlıklarını bırakıp bırakmadıklarından emin olduktan sonraya bırakıyor."},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Oğulları) dediler ki: “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçluyduk.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-96c.mp3","commentary_text":"Yakup Peygamber, bağışlanma dileğinde bulunacağını söylese de aslında kalbinin sızlaması ve oğullarına karşı kırgınlığı devam etmektedir. Bu kırgınlık onu oğullarına soğuk ve ilgisiz davranmaya zorlasa da baba şefkati ağır basarak bağışlanmaları için Allah’tan af dileyeceği sözünü veriyor. Ancak bu sözünü hemen yerine getireceğini söylemiyor. Oğullarının gerçekten suçluluk psikolojisiyle hareket edip etmeyeceklerini ve pişmanlığın davranışlarına yansıyıp yansımayacağını görmek istiyor. Nitekim “dileyeceğim” derken uzak gelecek zaman ifade eden “sevfe” edatı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki, bağışlanma dileğinde bulunacak ancak bu dileği oğullarının olgunlaşıp olgunlaşmadığını gördükten ve yaramazlıklarını bırakıp bırakmadıklarından emin olduktan sonraya bırakıyor."},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Oğulları) dediler ki: “Ey babamız! Allah’tan suçlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten suçluyduk.”","arabic_text":"قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-97c.mp3","commentary_text":"Yakup Peygamber, bağışlanma dileğinde bulunacağını söylese de aslında kalbinin sızlaması ve oğullarına karşı kırgınlığı devam etmektedir. Bu kırgınlık onu oğullarına soğuk ve ilgisiz davranmaya zorlasa da baba şefkati ağır basarak bağışlanmaları için Allah’tan af dileyeceği sözünü veriyor. Ancak bu sözünü hemen yerine getireceğini söylemiyor. Oğullarının gerçekten suçluluk psikolojisiyle hareket edip etmeyeceklerini ve pişmanlığın davranışlarına yansıyıp yansımayacağını görmek istiyor. Nitekim “dileyeceğim” derken uzak gelecek zaman ifade eden “sevfe” edatı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki, bağışlanma dileğinde bulunacak ancak bu dileği oğullarının olgunlaşıp olgunlaşmadığını gördükten ve yaramazlıklarını bırakıp bırakmadıklarından emin olduktan sonraya bırakıyor."},{"verse_number":"98","turkish_text":"“Rabbimden sizi bağışlamasını dileyeceğim; Şüphe yok ki O çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَوْفَ اَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-98c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un davetini alan tüm aile fertleri Mısır’a doğru yola çıkıyorlar. Kervanın geldiği haberini alan Hz. Yusuf Mısır’ın girişinde ailesini karşılıyor."},{"verse_number":"98","turkish_text":"“Rabbimden sizi bağışlamasını dileyeceğim; Şüphe yok ki O çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَوْفَ اَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-98c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un davetini alan tüm aile fertleri Mısır’a doğru yola çıkıyorlar. Kervanın geldiği haberini alan Hz. Yusuf Mısır’ın girişinde ailesini karşılıyor."},{"verse_number":"98","turkish_text":"“Rabbimden sizi bağışlamasını dileyeceğim; Şüphe yok ki O çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَوْفَ اَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-97c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un davetini alan tüm aile fertleri Mısır’a doğru yola çıkıyorlar. Kervanın geldiği haberini alan Hz. Yusuf Mısır’ın girişinde ailesini karşılıyor."},{"verse_number":"98","turkish_text":"“Rabbimden sizi bağışlamasını dileyeceğim; Şüphe yok ki O çok bağışlayandır çok merhamet edendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَوْفَ اَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-98c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf’un davetini alan tüm aile fertleri Mısır’a doğru yola çıkıyorlar. Kervanın geldiği haberini alan Hz. Yusuf Mısır’ın girişinde ailesini karşılıyor."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Böylece onlar (gelip) Yusuf’un yanına vardıkları zaman (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve: “Allah’ın izniyle Mısır’a güvenlik içinde girin (yerleşin)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَبَوَيْهِ وَقَالَ ادْخُلُوا مِصْرَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-99c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12/4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Böylece onlar (gelip) Yusuf’un yanına vardıkları zaman (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve: “Allah’ın izniyle Mısır’a güvenlik içinde girin (yerleşin)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَبَوَيْهِ وَقَالَ ادْخُلُوا مِصْرَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-99c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12/4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Böylece onlar (gelip) Yusuf’un yanına vardıkları zaman (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve: “Allah’ın izniyle Mısır’a güvenlik içinde girin (yerleşin)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَبَوَيْهِ وَقَالَ ادْخُلُوا مِصْرَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-98c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12/4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor."},{"verse_number":"99","turkish_text":"Böylece onlar (gelip) Yusuf’un yanına vardıkları zaman (Yusuf) babasını ve annesini bağrına bastı ve: “Allah’ın izniyle Mısır’a güvenlik içinde girin (yerleşin)” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَبَوَيْهِ وَقَالَ ادْخُلُوا مِصْرَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"11/11-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-99c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12/4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah’a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam işte bu evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki benim Rabbim olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.","arabic_text":"وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah’a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam işte bu evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki benim Rabbim olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.","arabic_text":"وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah’a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam işte bu evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki benim Rabbim olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.","arabic_text":"وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah’a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam işte bu evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki benim Rabbim olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.","arabic_text":"وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"11/11-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"“Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin (rüyaların olayların) yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette benim yegâne dostum yardımcım sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"“Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin (rüyaların olayların) yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette benim yegâne dostum yardımcım sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"“Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin (rüyaların olayların) yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette benim yegâne dostum yardımcım sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"“Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin (rüyaların olayların) yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette benim yegâne dostum yardımcım sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (Ey Muhammed!) Sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir. Yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf’un kardeşlerinin yanında değildin.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۚ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ اَجْمَعُٓوا اَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (Ey Muhammed!) Sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir. Yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf’un kardeşlerinin yanında değildin.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۚ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ اَجْمَعُٓوا اَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (Ey Muhammed!) Sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir. Yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf’un kardeşlerinin yanında değildin.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۚ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ اَجْمَعُٓوا اَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İşte (Ey Muhammed!) Sana böylece vahyettiklerimiz senin önceden bilmediğin haberlerdendir. Yapacak oldukları işe karar verdikleri ve tuzaklarını kurdukları zaman sen Yusuf’un kardeşlerinin yanında değildin.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهِ اِلَيْكَۚ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ اَجْمَعُٓوا اَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-103c.mp3","commentary_text":"Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür. “Bu (Kur’an) senin ve halkın için bir öğüttür.” (Zuhruf 43/44) Bir şeyin öğüt/nasihat olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanılmasıdır."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-103c.mp3","commentary_text":"Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür. “Bu (Kur’an) senin ve halkın için bir öğüttür.” (Zuhruf 43/44) Bir şeyin öğüt/nasihat olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanılmasıdır."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-103c.mp3","commentary_text":"Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür. “Bu (Kur’an) senin ve halkın için bir öğüttür.” (Zuhruf 43/44) Bir şeyin öğüt/nasihat olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanılmasıdır."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-102c.mp3","commentary_text":"Kur’an bütün insanlık için bir öğüttür. “Bu (Kur’an) senin ve halkın için bir öğüttür.” (Zuhruf 43/44) Bir şeyin öğüt/nasihat olması için anlaşılması lazım. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Müslümanlar her şeyden önce Kur’an’ı anlamalı, kendi dillerine çevirerek toplumlarına mesajın içeriğini ulaştırmalı. Tarihi eser gibi onun metinlerini, yapraklarını, hattını ve estetiğini koruma altına almakla yetinmemeli; öğretilerini, hükümlerini bozmadan ve asıl amacından saptırmadan muhafaza etmeli ve hayata geçirmelidir. Günümüzde Kur’an, Müslümanların elinde dokunulmazlığı olan kutsal tarihi bir esere dönüştürülmüştür. Müslümanlar Kur’an’ı hayata geçirmeleri gerekirken, onu ilahi bir muska, Kâbe gibi mukaddes bir değer, abdestsiz sayfalarına dahi tutulamayan, mesajlarından faydalanılamayan mucize bir kitap, yaşayanlar için değil de ölenler için bir rahmet kaynağı, kıraat edenler ve hat sanatını geliştirenler için sanat ve bilim yapıtı olarak görüyorlar. Bu da onu gerçek amacının dışına taşıyor. Kur’an’a yapılabilecek en büyük saygısızlık onun amacının dışında kullanılmasıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["3/7"],"audio_path":"11/11-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["3/7"],"audio_path":"11/11-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["3/7"],"audio_path":"11/11-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟","related_links":["3/7"],"audio_path":"11/11-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Göklerde ve yerde (iman etmek için) nice ibret içerikli deliller/kanıtlar vardır ki yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-105c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlığını sezme, algılama yatkınlığı insanda yaratılıştan var olan fıtrî bir hususiyettir. Sonradan, şer dürtülerin itmesiyle oluşan arızî duygular Allah’la insanın arasını açar ve insan araya bir takım canlı cansız varlıklar sokar. Ve bunları da Allah’a ulaşmak adına yapar. Allah’a katıksız iman, tevhid inancının temelini oluşturmaktadır. Allah’ın bir ve her şeye egemen olduğuna inanmak yetmiyor. O’na şirksiz ve katıksız iman gerekiyor. O’nun birliğine ve büyüklüğüne gölge düşürecek başka varlıkları araya sokmak ve onlara tanrısal nitelikler yakıştırmak da şirkin farklı bir versiyonudur. Bir kısım Mekkeli müşrikler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı ama melekler Allah’ın kızlarıdır diyerek O’na şirk koşuyorlardı. Allah’a ulaşmak için putları aracı kılarak Tevhid inancıyla çelişen tavırlar sergiliyorlardı. Bir insan Allah’la kendi arasına birisini ya da herhangi bir şeyi koyuyorsa ve buna da Allah’a nispet edilebilecek nitelikler yüklüyorsa o kişi, imanına şirk bulaştırıyor demektir. Kur’an imanlarına şirki bulaştırarak kendilerine zulmedenleri şiddetle uyarıyor."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Göklerde ve yerde (iman etmek için) nice ibret içerikli deliller/kanıtlar vardır ki yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-105c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlığını sezme, algılama yatkınlığı insanda yaratılıştan var olan fıtrî bir hususiyettir. Sonradan, şer dürtülerin itmesiyle oluşan arızî duygular Allah’la insanın arasını açar ve insan araya bir takım canlı cansız varlıklar sokar. Ve bunları da Allah’a ulaşmak adına yapar. Allah’a katıksız iman, tevhid inancının temelini oluşturmaktadır. Allah’ın bir ve her şeye egemen olduğuna inanmak yetmiyor. O’na şirksiz ve katıksız iman gerekiyor. O’nun birliğine ve büyüklüğüne gölge düşürecek başka varlıkları araya sokmak ve onlara tanrısal nitelikler yakıştırmak da şirkin farklı bir versiyonudur. Bir kısım Mekkeli müşrikler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı ama melekler Allah’ın kızlarıdır diyerek O’na şirk koşuyorlardı. Allah’a ulaşmak için putları aracı kılarak Tevhid inancıyla çelişen tavırlar sergiliyorlardı. Bir insan Allah’la kendi arasına birisini ya da herhangi bir şeyi koyuyorsa ve buna da Allah’a nispet edilebilecek nitelikler yüklüyorsa o kişi, imanına şirk bulaştırıyor demektir. Kur’an imanlarına şirki bulaştırarak kendilerine zulmedenleri şiddetle uyarıyor."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Göklerde ve yerde (iman etmek için) nice ibret içerikli deliller/kanıtlar vardır ki yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-105c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlığını sezme, algılama yatkınlığı insanda yaratılıştan var olan fıtrî bir hususiyettir. Sonradan, şer dürtülerin itmesiyle oluşan arızî duygular Allah’la insanın arasını açar ve insan araya bir takım canlı cansız varlıklar sokar. Ve bunları da Allah’a ulaşmak adına yapar. Allah’a katıksız iman, tevhid inancının temelini oluşturmaktadır. Allah’ın bir ve her şeye egemen olduğuna inanmak yetmiyor. O’na şirksiz ve katıksız iman gerekiyor. O’nun birliğine ve büyüklüğüne gölge düşürecek başka varlıkları araya sokmak ve onlara tanrısal nitelikler yakıştırmak da şirkin farklı bir versiyonudur. Bir kısım Mekkeli müşrikler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı ama melekler Allah’ın kızlarıdır diyerek O’na şirk koşuyorlardı. Allah’a ulaşmak için putları aracı kılarak Tevhid inancıyla çelişen tavırlar sergiliyorlardı. Bir insan Allah’la kendi arasına birisini ya da herhangi bir şeyi koyuyorsa ve buna da Allah’a nispet edilebilecek nitelikler yüklüyorsa o kişi, imanına şirk bulaştırıyor demektir. Kur’an imanlarına şirki bulaştırarak kendilerine zulmedenleri şiddetle uyarıyor."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Göklerde ve yerde (iman etmek için) nice ibret içerikli deliller/kanıtlar vardır ki yanlarından geçtikleri halde onları umursamazlar.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ اٰيَةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"11/11-104c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlığını sezme, algılama yatkınlığı insanda yaratılıştan var olan fıtrî bir hususiyettir. Sonradan, şer dürtülerin itmesiyle oluşan arızî duygular Allah’la insanın arasını açar ve insan araya bir takım canlı cansız varlıklar sokar. Ve bunları da Allah’a ulaşmak adına yapar. Allah’a katıksız iman, tevhid inancının temelini oluşturmaktadır. Allah’ın bir ve her şeye egemen olduğuna inanmak yetmiyor. O’na şirksiz ve katıksız iman gerekiyor. O’nun birliğine ve büyüklüğüne gölge düşürecek başka varlıkları araya sokmak ve onlara tanrısal nitelikler yakıştırmak da şirkin farklı bir versiyonudur. Bir kısım Mekkeli müşrikler de Allah’ın birliğine inanıyorlardı ama melekler Allah’ın kızlarıdır diyerek O’na şirk koşuyorlardı. Allah’a ulaşmak için putları aracı kılarak Tevhid inancıyla çelişen tavırlar sergiliyorlardı. Bir insan Allah’la kendi arasına birisini ya da herhangi bir şeyi koyuyorsa ve buna da Allah’a nispet edilebilecek nitelikler yüklüyorsa o kişi, imanına şirk bulaştırıyor demektir. Kur’an imanlarına şirki bulaştırarak kendilerine zulmedenleri şiddetle uyarıyor."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek Allah’a inanırlar (imanlarına şirk karıştırırlar). Bkz.2/165","arabic_text":"وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek Allah’a inanırlar (imanlarına şirk karıştırırlar). Bkz.2/165","arabic_text":"وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek Allah’a inanırlar (imanlarına şirk karıştırırlar). Bkz.2/165","arabic_text":"وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek Allah’a inanırlar (imanlarına şirk karıştırırlar). Bkz.2/165","arabic_text":"وَمَا يُؤْمِنُ اَكْثَرُهُمْ بِاللّٰهِ اِلَّا وَهُمْ مُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yoksa onlar Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?","arabic_text":"اَفَاَمِنُٓوا اَنْ تَأْتِيَهُمْ غَاشِيَةٌ مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ اَوْ تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["7/97"],"audio_path":"11/11-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yoksa onlar Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?","arabic_text":"اَفَاَمِنُٓوا اَنْ تَأْتِيَهُمْ غَاشِيَةٌ مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ اَوْ تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["7/97"],"audio_path":"11/11-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yoksa onlar Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?","arabic_text":"اَفَاَمِنُٓوا اَنْ تَأْتِيَهُمْ غَاشِيَةٌ مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ اَوْ تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["7/97"],"audio_path":"11/11-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Yoksa onlar Allah tarafından kuşatıcı bir felaketin gelmesi ya da farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi görüyorlar?","arabic_text":"اَفَاَمِنُٓوا اَنْ تَأْتِيَهُمْ غَاشِيَةٌ مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ اَوْ تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":["7/97"],"audio_path":"11/11-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “İşte benim yolum budur. Ben Allah’a (O’nun dinine) çağırıyorum ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı (ortaklardan ve her türlü noksanlıktan) tenzih ederim! Ve ben (Allah’a) ortak koşanlardan değilim.”","arabic_text":"قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “İşte benim yolum budur. Ben Allah’a (O’nun dinine) çağırıyorum ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı (ortaklardan ve her türlü noksanlıktan) tenzih ederim! Ve ben (Allah’a) ortak koşanlardan değilim.”","arabic_text":"قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “İşte benim yolum budur. Ben Allah’a (O’nun dinine) çağırıyorum ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı (ortaklardan ve her türlü noksanlıktan) tenzih ederim! Ve ben (Allah’a) ortak koşanlardan değilim.”","arabic_text":"قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “İşte benim yolum budur. Ben Allah’a (O’nun dinine) çağırıyorum ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah’ı (ortaklardan ve her türlü noksanlıktan) tenzih ederim! Ve ben (Allah’a) ortak koşanlardan değilim.”","arabic_text":"قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["16/43","21/7"],"audio_path":"11/11-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["16/43","21/7"],"audio_path":"11/11-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["16/43","21/7"],"audio_path":"11/11-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":["16/43","21/7"],"audio_path":"11/11-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Nihayet o resuller neredeyse büsbütün ümitlerini kaybettikleri ve yalancılıkla damgalandıklarını gördükleri bir sırada onlara yardımımız geldi de böylece dilediğimiz kimseler (davete uydukları için) kurtuluşa erdirildi. Suçlu günahkârlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Nihayet o resuller neredeyse büsbütün ümitlerini kaybettikleri ve yalancılıkla damgalandıklarını gördükleri bir sırada onlara yardımımız geldi de böylece dilediğimiz kimseler (davete uydukları için) kurtuluşa erdirildi. Suçlu günahkârlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Nihayet o resuller neredeyse büsbütün ümitlerini kaybettikleri ve yalancılıkla damgalandıklarını gördükleri bir sırada onlara yardımımız geldi de böylece dilediğimiz kimseler (davete uydukları için) kurtuluşa erdirildi. Suçlu günahkârlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Nihayet o resuller neredeyse büsbütün ümitlerini kaybettikleri ve yalancılıkla damgalandıklarını gördükleri bir sırada onlara yardımımız geldi de böylece dilediğimiz kimseler (davete uydukları için) kurtuluşa erdirildi. Suçlu günahkârlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Andolsun ki (bu anlattığımız) elçilerin hayat hikâyelerinde aklını işletenler için çıkarılacak bir (hayli) ders vardır. (Bu Kur’an insan tarafından) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden önceki (İlahi kitapların asıllarını) doğrulayan her şeyi açıklayan (bir kitaptır) ve inanacak bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَد۪يثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Andolsun ki (bu anlattığımız) elçilerin hayat hikâyelerinde aklını işletenler için çıkarılacak bir (hayli) ders vardır. (Bu Kur’an insan tarafından) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden önceki (İlahi kitapların asıllarını) doğrulayan her şeyi açıklayan (bir kitaptır) ve inanacak bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَد۪يثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Andolsun ki (bu anlattığımız) elçilerin hayat hikâyelerinde aklını işletenler için çıkarılacak bir (hayli) ders vardır. (Bu Kur’an insan tarafından) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden önceki (İlahi kitapların asıllarını) doğrulayan her şeyi açıklayan (bir kitaptır) ve inanacak bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَد۪يثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Andolsun ki (bu anlattığımız) elçilerin hayat hikâyelerinde aklını işletenler için çıkarılacak bir (hayli) ders vardır. (Bu Kur’an insan tarafından) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden önceki (İlahi kitapların asıllarını) doğrulayan her şeyi açıklayan (bir kitaptır) ve inanacak bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ ف۪ي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَد۪يثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"11/11-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":13,"name":"RA'D SÛRESİ","description":"Ra’d suresinin muhtevasına bakıldığında Mekke döneminde indiği anlaşılmaktadır. Sure 43 ayet olup, adını 13. ayette geçen ve “Gök gürültüsü” anlamına gelen “Ra’d” kelimesinden almıştır. Surede; Allah’ın varlığının ve birliğinin aklî delillerle ispatı, evrenin tasarruf yetkisinin sadece Allah’ta oluşu, yeryüzünün etrafının gitgide eksilmesi gibi tabiat olayları, gök cisimleri arasındaki ilâhî nizam, peygamberlerin doğrulukları, müşriklerin şüphelerine verilen cevaplar, Kitap ehlinin Kur’an karşısındaki tutumu, vahyin hak oluşu ve Kur’an’ın Allah tarafından gönderilişi, samimi müminlerin özellikleri, öldükten sonra dirilme, cennet ve cehennem ve daha pek çok ahlâkî konular ele alınmıştır.","sura_intro_audio":"12/12-a.mp3","verse_count":43,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Râ. Bunlar Kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen (Kur’an) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"الٓمٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Mîm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Râ. Bunlar Kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen (Kur’an) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"الٓمٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Mîm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Râ. Bunlar Kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen (Kur’an) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"الٓمٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Mîm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mim Râ. Bunlar Kitabın (Kur’an’ın) ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen (Kur’an) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.","arabic_text":"الٓمٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":["2/1"],"audio_path":"12/12-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/tefsir_1692_1772841687.mp3","commentary_text":"Elif-Lâm-Mîm-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Gördüğünüz gibi gökleri herhangi bir destek olmadan yükselten sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. Ayrıca her biri belli bir zamana kadar yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ayı da koyduğu yasalara tabi tutan; var olan her şeyi yöneten çekip çeviren O’dur. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ","related_links":["7/54","36/38"],"audio_path":"12/12-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-2c.mp3","commentary_text":"“Rabbimiz bütün bu ibretlik, üzerine tefekkür edilmesi gereken mesajları öldükten sonra da bizi diriltmeye kadir olduğunu bilmemiz ve anlamamız için dile getiriyor. (Yasin 36/81, Rum 30/27, Nâziât 79/27, En’am 5/2, Ankebût 29/19)"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Gördüğünüz gibi gökleri herhangi bir destek olmadan yükselten sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. Ayrıca her biri belli bir zamana kadar yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ayı da koyduğu yasalara tabi tutan; var olan her şeyi yöneten çekip çeviren O’dur. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ","related_links":["7/54","36/38"],"audio_path":"12/12-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-2c.mp3","commentary_text":"“Rabbimiz bütün bu ibretlik, üzerine tefekkür edilmesi gereken mesajları öldükten sonra da bizi diriltmeye kadir olduğunu bilmemiz ve anlamamız için dile getiriyor. (Yasin 36/81, Rum 30/27, Nâziât 79/27, En’am 5/2, Ankebût 29/19)"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Gördüğünüz gibi gökleri herhangi bir destek olmadan yükselten sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. Ayrıca her biri belli bir zamana kadar yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ayı da koyduğu yasalara tabi tutan; var olan her şeyi yöneten çekip çeviren O’dur. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ","related_links":["7/54","36/38"],"audio_path":"12/12-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-2c.mp3","commentary_text":"“Rabbimiz bütün bu ibretlik, üzerine tefekkür edilmesi gereken mesajları öldükten sonra da bizi diriltmeye kadir olduğunu bilmemiz ve anlamamız için dile getiriyor. (Yasin 36/81, Rum 30/27, Nâziât 79/27, En’am 5/2, Ankebût 29/19)"},{"verse_number":"2","turkish_text":"Gördüğünüz gibi gökleri herhangi bir destek olmadan yükselten sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. Ayrıca her biri belli bir zamana kadar yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ayı da koyduğu yasalara tabi tutan; var olan her şeyi yöneten çekip çeviren O’dur. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ","related_links":["7/54","36/38"],"audio_path":"12/12-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-1c.mp3","commentary_text":"“Rabbimiz bütün bu ibretlik, üzerine tefekkür edilmesi gereken mesajları öldükten sonra da bizi diriltmeye kadir olduğunu bilmemiz ve anlamamız için dile getiriyor. (Yasin 36/81, Rum 30/27, Nâziât 79/27, En’am 5/2, Ankebût 29/19)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yeryüzünü yayıp genişleten orada dağlar nehirler meydana getiren orada her türlü meyveden/bitkiden (erkekli-dişili) iki çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir (gündüzü kısaltıp geceyi uzatandır). Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için derin mesajlar vardır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-3c.mp3","commentary_text":"“Her türlü meyveden iki çift yaratan” ifadesi botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koyarak bitkilerde üremenin erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleştiğini bitkilerin de dişisi ve erkeğinin olduğunu göstermektedir. “Gecenin gündüze bürümesi” gündüzün kısalıp gecenin uzamasıdır. Dünya’nın ekseninin yörünge düzlemi eğik olması sebebiyle bir yıl içinde gündüz ve gece saatleri devamlı uzar ya da kısalır. Kuzey yarımkürede 21 Aralık ile 21 Haziran tarihleri arasında günler aşama aşama uzar, 21 Haziran ile 21 Aralık tarihler arasında da geceler uzar. Güney yarımkürede de bunun tam tersi olur. Bu muhteşem denge ve düzen üzerine düşünmemiz, ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yeryüzünü yayıp genişleten orada dağlar nehirler meydana getiren orada her türlü meyveden/bitkiden (erkekli-dişili) iki çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir (gündüzü kısaltıp geceyi uzatandır). Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için derin mesajlar vardır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-3c.mp3","commentary_text":"“Her türlü meyveden iki çift yaratan” ifadesi botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koyarak bitkilerde üremenin erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleştiğini bitkilerin de dişisi ve erkeğinin olduğunu göstermektedir. “Gecenin gündüze bürümesi” gündüzün kısalıp gecenin uzamasıdır. Dünya’nın ekseninin yörünge düzlemi eğik olması sebebiyle bir yıl içinde gündüz ve gece saatleri devamlı uzar ya da kısalır. Kuzey yarımkürede 21 Aralık ile 21 Haziran tarihleri arasında günler aşama aşama uzar, 21 Haziran ile 21 Aralık tarihler arasında da geceler uzar. Güney yarımkürede de bunun tam tersi olur. Bu muhteşem denge ve düzen üzerine düşünmemiz, ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yeryüzünü yayıp genişleten orada dağlar nehirler meydana getiren orada her türlü meyveden/bitkiden (erkekli-dişili) iki çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir (gündüzü kısaltıp geceyi uzatandır). Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için derin mesajlar vardır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-3c.mp3","commentary_text":"“Her türlü meyveden iki çift yaratan” ifadesi botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koyarak bitkilerde üremenin erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleştiğini bitkilerin de dişisi ve erkeğinin olduğunu göstermektedir. “Gecenin gündüze bürümesi” gündüzün kısalıp gecenin uzamasıdır. Dünya’nın ekseninin yörünge düzlemi eğik olması sebebiyle bir yıl içinde gündüz ve gece saatleri devamlı uzar ya da kısalır. Kuzey yarımkürede 21 Aralık ile 21 Haziran tarihleri arasında günler aşama aşama uzar, 21 Haziran ile 21 Aralık tarihler arasında da geceler uzar. Güney yarımkürede de bunun tam tersi olur. Bu muhteşem denge ve düzen üzerine düşünmemiz, ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yeryüzünü yayıp genişleten orada dağlar nehirler meydana getiren orada her türlü meyveden/bitkiden (erkekli-dişili) iki çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir (gündüzü kısaltıp geceyi uzatandır). Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için derin mesajlar vardır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-2c.mp3","commentary_text":"“Her türlü meyveden iki çift yaratan” ifadesi botanik bilimiyle tam bir uyum ortaya koyarak bitkilerde üremenin erkek ve dişi organlar vasıtasıyla gerçekleştiğini bitkilerin de dişisi ve erkeğinin olduğunu göstermektedir. “Gecenin gündüze bürümesi” gündüzün kısalıp gecenin uzamasıdır. Dünya’nın ekseninin yörünge düzlemi eğik olması sebebiyle bir yıl içinde gündüz ve gece saatleri devamlı uzar ya da kısalır. Kuzey yarımkürede 21 Aralık ile 21 Haziran tarihleri arasında günler aşama aşama uzar, 21 Haziran ile 21 Aralık tarihler arasında da geceler uzar. Güney yarımkürede de bunun tam tersi olur. Bu muhteşem denge ve düzen üzerine düşünmemiz, ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve yeryüzünde birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik bakımından birbirinden farklı olan) kara parçaları (kıtalar) üzüm bağları hububat ekili tarlalar bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki (bunların hepsi) de aynı su ile beslenir. Hal böyleyken yine de biz onların bazılarını bazılarına farklı kılmışız. Doğrusu bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-4c.mp3","commentary_text":"“Ürünlerin bazılarını bazılarına farklı kılmışız” demek; renkleri, şekilleri, tatları, boyutları, kokuları, besin değerleri birbirine benzemeyen meyveler demektir ki bu da doğada bulunan ürünlerin Allah tarafından aynı su ile beslendiğini ve istikrarlı bir şekilde sürekli canlı tutulduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve yeryüzünde birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik bakımından birbirinden farklı olan) kara parçaları (kıtalar) üzüm bağları hububat ekili tarlalar bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki (bunların hepsi) de aynı su ile beslenir. Hal böyleyken yine de biz onların bazılarını bazılarına farklı kılmışız. Doğrusu bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-4c.mp3","commentary_text":"“Ürünlerin bazılarını bazılarına farklı kılmışız” demek; renkleri, şekilleri, tatları, boyutları, kokuları, besin değerleri birbirine benzemeyen meyveler demektir ki bu da doğada bulunan ürünlerin Allah tarafından aynı su ile beslendiğini ve istikrarlı bir şekilde sürekli canlı tutulduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve yeryüzünde birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik bakımından birbirinden farklı olan) kara parçaları (kıtalar) üzüm bağları hububat ekili tarlalar bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki (bunların hepsi) de aynı su ile beslenir. Hal böyleyken yine de biz onların bazılarını bazılarına farklı kılmışız. Doğrusu bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-4c.mp3","commentary_text":"“Ürünlerin bazılarını bazılarına farklı kılmışız” demek; renkleri, şekilleri, tatları, boyutları, kokuları, besin değerleri birbirine benzemeyen meyveler demektir ki bu da doğada bulunan ürünlerin Allah tarafından aynı su ile beslendiğini ve istikrarlı bir şekilde sürekli canlı tutulduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve yeryüzünde birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik bakımından birbirinden farklı olan) kara parçaları (kıtalar) üzüm bağları hububat ekili tarlalar bir kökten sürgün verip küme halinde ya da tek başına boy veren hurma ağaçları vardır ki (bunların hepsi) de aynı su ile beslenir. Hal böyleyken yine de biz onların bazılarını bazılarına farklı kılmışız. Doğrusu bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için mutlaka (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-3c.mp3","commentary_text":"“Ürünlerin bazılarını bazılarına farklı kılmışız” demek; renkleri, şekilleri, tatları, boyutları, kokuları, besin değerleri birbirine benzemeyen meyveler demektir ki bu da doğada bulunan ürünlerin Allah tarafından aynı su ile beslendiğini ve istikrarlı bir şekilde sürekli canlı tutulduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer (Allah’ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkârcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri (kıyamet gününde) boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) demir halkalar (tasmalar) bulunan kimselerdir. İşte böyleleri yerleşip kalmak üzere ateşe giren kimselerdir!","arabic_text":"وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-5c.mp3","commentary_text":"Toprak olduktan sonra yeniden dirilmek inkârcılara inandırıcı gelmiyor. Onlar bu işin olamayacağını düşünüyorlar. “Sizi (yeniden) yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı?” (Nâziât 79/27) “Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır.” (Rum 30/27) “Daha kolaydır” ifadesi anlayışları kıt olanlar için söylenmiştir. Zira Allah için ilk defa yaratmakla yeniden yaratmak aynı seviyede kolaydır. İkisi için de sadece “ol” demesi yeterlidir. Ama aklı olduğu halde işletmeyenler için böyle uç bir örnek veriyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer (Allah’ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkârcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri (kıyamet gününde) boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) demir halkalar (tasmalar) bulunan kimselerdir. İşte böyleleri yerleşip kalmak üzere ateşe giren kimselerdir!","arabic_text":"وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-5c.mp3","commentary_text":"Toprak olduktan sonra yeniden dirilmek inkârcılara inandırıcı gelmiyor. Onlar bu işin olamayacağını düşünüyorlar. “Sizi (yeniden) yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı?” (Nâziât 79/27) “Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır.” (Rum 30/27) “Daha kolaydır” ifadesi anlayışları kıt olanlar için söylenmiştir. Zira Allah için ilk defa yaratmakla yeniden yaratmak aynı seviyede kolaydır. İkisi için de sadece “ol” demesi yeterlidir. Ama aklı olduğu halde işletmeyenler için böyle uç bir örnek veriyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer (Allah’ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkârcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri (kıyamet gününde) boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) demir halkalar (tasmalar) bulunan kimselerdir. İşte böyleleri yerleşip kalmak üzere ateşe giren kimselerdir!","arabic_text":"وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"12/12-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-5c.mp3","commentary_text":"Toprak olduktan sonra yeniden dirilmek inkârcılara inandırıcı gelmiyor. Onlar bu işin olamayacağını düşünüyorlar. “Sizi (yeniden) yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı?” (Nâziât 79/27) “Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır.” (Rum 30/27) “Daha kolaydır” ifadesi anlayışları kıt olanlar için söylenmiştir. Zira Allah için ilk defa yaratmakla yeniden yaratmak aynı seviyede kolaydır. İkisi için de sadece “ol” demesi yeterlidir. Ama aklı olduğu halde işletmeyenler için böyle uç bir örnek veriyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer (Allah’ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkârcıların şu sözlerine de şaşın: “Nasıl yani! Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkâra kalkışan kimselerdir. İşte böyleleri (kıyamet gününde) boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) demir halkalar (tasmalar) bulunan kimselerdir. İşte böyleleri yerleşip kalmak üzere ateşe giren kimselerdir!","arabic_text":"وَاِنْ تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":["79/27","30/27"],"audio_path":"12/12-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/tefsir_1696_1772841807.mp3","commentary_text":"Toprak olduktan sonra yeniden dirilmek inkârcılara inandırıcı gelmiyor. Onlar bu işin olamayacağını düşünüyorlar. “Sizi (yeniden) yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı?” (Nâziât 79/27) “Yaratmayı ilk başlatan, sonra onu yeniden gerçekleştirecek olan O'dur. Bu O'na daha kolaydır.” (Rum 30/27) “Daha kolaydır” ifadesi anlayışları kıt olanlar için söylenmiştir. Zira Allah için ilk defa yaratmakla yeniden yaratmak aynı seviyede kolaydır. İkisi için de sadece “ol” demesi yeterlidir. Ama aklı olduğu halde işletmeyenler için böyle uç bir örnek veriyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bir de) senden iyilikten önce (tehdit edildikleri) kötülüğün (azabın dünyada iken) gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Muhakkak ki senin Rabbin işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (her zaman) mağfiret sahibidir. Bununla beraber (unutmayın ki) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمُ الْمَثُلَاتُۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِلنَّاسِ عَلٰى ظُلْمِهِمْۚ وَاِنَّ رَبَّكَ لَشَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-6c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar, kendilerine sunulan güzellikleri isteyecekleri yerde azabı istiyorlarsa bu onların küstahlıklarını ve inanmadıklarını gösterir, yoksa kimse iyilik yerine kötülük istemez. Önceki toplumların başına gelen felaketlerden örnek verilmesi, yaptıkları hata ve günahlardan vazgeçerek akıllarını başlarına devşirmeleri içindir. İşledikleri zulme rağmen “Rabbin mağfiret sahibidir” hatırlatması, Allah’ın rahmetinin gazabından önce geldiğini hatta geçtiğini ve kendilerine tevbe etmeleri için zaman tanındığını gösterir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bir de) senden iyilikten önce (tehdit edildikleri) kötülüğün (azabın dünyada iken) gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Muhakkak ki senin Rabbin işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (her zaman) mağfiret sahibidir. Bununla beraber (unutmayın ki) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمُ الْمَثُلَاتُۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِلنَّاسِ عَلٰى ظُلْمِهِمْۚ وَاِنَّ رَبَّكَ لَشَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-6c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar, kendilerine sunulan güzellikleri isteyecekleri yerde azabı istiyorlarsa bu onların küstahlıklarını ve inanmadıklarını gösterir, yoksa kimse iyilik yerine kötülük istemez. Önceki toplumların başına gelen felaketlerden örnek verilmesi, yaptıkları hata ve günahlardan vazgeçerek akıllarını başlarına devşirmeleri içindir. İşledikleri zulme rağmen “Rabbin mağfiret sahibidir” hatırlatması, Allah’ın rahmetinin gazabından önce geldiğini hatta geçtiğini ve kendilerine tevbe etmeleri için zaman tanındığını gösterir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bir de) senden iyilikten önce (tehdit edildikleri) kötülüğün (azabın dünyada iken) gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Muhakkak ki senin Rabbin işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (her zaman) mağfiret sahibidir. Bununla beraber (unutmayın ki) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمُ الْمَثُلَاتُۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِلنَّاسِ عَلٰى ظُلْمِهِمْۚ وَاِنَّ رَبَّكَ لَشَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-6c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar, kendilerine sunulan güzellikleri isteyecekleri yerde azabı istiyorlarsa bu onların küstahlıklarını ve inanmadıklarını gösterir, yoksa kimse iyilik yerine kötülük istemez. Önceki toplumların başına gelen felaketlerden örnek verilmesi, yaptıkları hata ve günahlardan vazgeçerek akıllarını başlarına devşirmeleri içindir. İşledikleri zulme rağmen “Rabbin mağfiret sahibidir” hatırlatması, Allah’ın rahmetinin gazabından önce geldiğini hatta geçtiğini ve kendilerine tevbe etmeleri için zaman tanındığını gösterir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bir de) senden iyilikten önce (tehdit edildikleri) kötülüğün (azabın dünyada iken) gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Muhakkak ki senin Rabbin işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (her zaman) mağfiret sahibidir. Bununla beraber (unutmayın ki) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمُ الْمَثُلَاتُۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِلنَّاسِ عَلٰى ظُلْمِهِمْۚ وَاِنَّ رَبَّكَ لَشَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-5c.mp3","commentary_text":"İnkârcılar, kendilerine sunulan güzellikleri isteyecekleri yerde azabı istiyorlarsa bu onların küstahlıklarını ve inanmadıklarını gösterir, yoksa kimse iyilik yerine kötülük istemez. Önceki toplumların başına gelen felaketlerden örnek verilmesi, yaptıkları hata ve günahlardan vazgeçerek akıllarını başlarına devşirmeleri içindir. İşledikleri zulme rağmen “Rabbin mağfiret sahibidir” hatırlatması, Allah’ın rahmetinin gazabından önce geldiğini hatta geçtiğini ve kendilerine tevbe etmeleri için zaman tanındığını gösterir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar derler ki: “(Madem ki Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor) ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Oysa sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir yol gösterici vardır (sen de onlar gibi bir yol göstericisin).","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-7c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin vazifesi mucize göstermek değil, insanların hidayeti için çalışmak, zulümden ve haksızlıklardan uzak durmaları konusunda onları uyarmaktır. “Sen yalnızca bir uyarıcısın” cümlesi de bunu ifade ediyor. Burada Hz. Peygamber için mucize üretenlere de bir hatırlatma yapmak lazım; Hz. Peygamberin mucize göstermek gibi bir vazifesi yoktu ve o sizin, gösterildiğini iddia ettiğiniz yüzlerce mucize de göstermemiştir. Onun mucizesi Kur’an’dır, o sadece Allah’ın Kitabı olan Kur’an’ı yaşamış ve tebliğ etmiştir. “(İnkarcılar) dediler ki: ‘Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım! Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu…’” (Ankebût 29/50-51)"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar derler ki: “(Madem ki Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor) ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Oysa sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir yol gösterici vardır (sen de onlar gibi bir yol göstericisin).","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-7c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin vazifesi mucize göstermek değil, insanların hidayeti için çalışmak, zulümden ve haksızlıklardan uzak durmaları konusunda onları uyarmaktır. “Sen yalnızca bir uyarıcısın” cümlesi de bunu ifade ediyor. Burada Hz. Peygamber için mucize üretenlere de bir hatırlatma yapmak lazım; Hz. Peygamberin mucize göstermek gibi bir vazifesi yoktu ve o sizin, gösterildiğini iddia ettiğiniz yüzlerce mucize de göstermemiştir. Onun mucizesi Kur’an’dır, o sadece Allah’ın Kitabı olan Kur’an’ı yaşamış ve tebliğ etmiştir. “(İnkarcılar) dediler ki: ‘Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım! Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu…’” (Ankebût 29/50-51)"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar derler ki: “(Madem ki Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor) ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Oysa sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir yol gösterici vardır (sen de onlar gibi bir yol göstericisin).","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-7c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin vazifesi mucize göstermek değil, insanların hidayeti için çalışmak, zulümden ve haksızlıklardan uzak durmaları konusunda onları uyarmaktır. “Sen yalnızca bir uyarıcısın” cümlesi de bunu ifade ediyor. Burada Hz. Peygamber için mucize üretenlere de bir hatırlatma yapmak lazım; Hz. Peygamberin mucize göstermek gibi bir vazifesi yoktu ve o sizin, gösterildiğini iddia ettiğiniz yüzlerce mucize de göstermemiştir. Onun mucizesi Kur’an’dır, o sadece Allah’ın Kitabı olan Kur’an’ı yaşamış ve tebliğ etmiştir. “(İnkarcılar) dediler ki: ‘Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım! Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu…’” (Ankebût 29/50-51)"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar derler ki: “(Madem ki Muhammed peygamber olduğunu iddia ediyor) ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Oysa sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir yol gösterici vardır (sen de onlar gibi bir yol göstericisin).","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-6c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin vazifesi mucize göstermek değil, insanların hidayeti için çalışmak, zulümden ve haksızlıklardan uzak durmaları konusunda onları uyarmaktır. “Sen yalnızca bir uyarıcısın” cümlesi de bunu ifade ediyor. Burada Hz. Peygamber için mucize üretenlere de bir hatırlatma yapmak lazım; Hz. Peygamberin mucize göstermek gibi bir vazifesi yoktu ve o sizin, gösterildiğini iddia ettiğiniz yüzlerce mucize de göstermemiştir. Onun mucizesi Kur’an’dır, o sadece Allah’ın Kitabı olan Kur’an’ı yaşamış ve tebliğ etmiştir. “(İnkarcılar) dediler ki: ‘Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım! Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu…’” (Ankebût 29/50-51)"},{"verse_number":"8","turkish_text":"Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını neyi ne kadar (olağan süresinden) fazla bekleteceğini bilen Allah’tır. Çünkü (yarattığı) her şey O’nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغ۪يضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُۜ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-8c.mp3","commentary_text":"Döllenme zamanında kadının vücuduna intikal eden milyonlarca erkek hücresi belli aşamalardan geçtikten sonra sadece bir tanesi yumurtanın hücre zarını delerek hücre içine girmeyi başarır. Döllenme/aşılanma dediğimiz bu olayla her iki yumurta hücresi birleşerek yaratılacak olan yeni bir canlının ilk hücresini oluşturur. Bu döllenmeden sonra kas, kemik ve sinir hücreleri gibi farklı dokular mucizevî bir konseptle oluşmaya başlar. İşte Allah’ın koyduğu ölçüler, insan bedeninin daha yaratılmaya başlama sürecinde bile bütün incelikleriyle işlemektedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını neyi ne kadar (olağan süresinden) fazla bekleteceğini bilen Allah’tır. Çünkü (yarattığı) her şey O’nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغ۪يضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُۜ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-8c.mp3","commentary_text":"Döllenme zamanında kadının vücuduna intikal eden milyonlarca erkek hücresi belli aşamalardan geçtikten sonra sadece bir tanesi yumurtanın hücre zarını delerek hücre içine girmeyi başarır. Döllenme/aşılanma dediğimiz bu olayla her iki yumurta hücresi birleşerek yaratılacak olan yeni bir canlının ilk hücresini oluşturur. Bu döllenmeden sonra kas, kemik ve sinir hücreleri gibi farklı dokular mucizevî bir konseptle oluşmaya başlar. İşte Allah’ın koyduğu ölçüler, insan bedeninin daha yaratılmaya başlama sürecinde bile bütün incelikleriyle işlemektedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını neyi ne kadar (olağan süresinden) fazla bekleteceğini bilen Allah’tır. Çünkü (yarattığı) her şey O’nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغ۪يضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُۜ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-8c.mp3","commentary_text":"Döllenme zamanında kadının vücuduna intikal eden milyonlarca erkek hücresi belli aşamalardan geçtikten sonra sadece bir tanesi yumurtanın hücre zarını delerek hücre içine girmeyi başarır. Döllenme/aşılanma dediğimiz bu olayla her iki yumurta hücresi birleşerek yaratılacak olan yeni bir canlının ilk hücresini oluşturur. Bu döllenmeden sonra kas, kemik ve sinir hücreleri gibi farklı dokular mucizevî bir konseptle oluşmaya başlar. İşte Allah’ın koyduğu ölçüler, insan bedeninin daha yaratılmaya başlama sürecinde bile bütün incelikleriyle işlemektedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını neyi ne kadar (olağan süresinden) fazla bekleteceğini bilen Allah’tır. Çünkü (yarattığı) her şey O’nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ اُنْثٰى وَمَا تَغ۪يضُ الْاَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُۜ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-7c.mp3","commentary_text":"Döllenme zamanında kadının vücuduna intikal eden milyonlarca erkek hücresi belli aşamalardan geçtikten sonra sadece bir tanesi yumurtanın hücre zarını delerek hücre içine girmeyi başarır. Döllenme/aşılanma dediğimiz bu olayla her iki yumurta hücresi birleşerek yaratılacak olan yeni bir canlının ilk hücresini oluşturur. Bu döllenmeden sonra kas, kemik ve sinir hücreleri gibi farklı dokular mucizevî bir konseptle oluşmaya başlar. İşte Allah’ın koyduğu ölçüler, insan bedeninin daha yaratılmaya başlama sürecinde bile bütün incelikleriyle işlemektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"O yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilendir. (Gerçek anlamda) büyüklük ve yücelik yalnızca O’na aittir. O var olan ve var olması mümkün olan her şeyin üstündedir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilendir. (Gerçek anlamda) büyüklük ve yücelik yalnızca O’na aittir. O var olan ve var olması mümkün olan her şeyin üstündedir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilendir. (Gerçek anlamda) büyüklük ve yücelik yalnızca O’na aittir. O var olan ve var olması mümkün olan her şeyin üstündedir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilendir. (Gerçek anlamda) büyüklük ve yücelik yalnızca O’na aittir. O var olan ve var olması mümkün olan her şeyin üstündedir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizden birinin sözlerini gizlemesiyle onu açığa vurması geceleyin saklanmasıyla gündüzün dolaşması (bilinmesi bakımından O’nun için) aynıdır.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizden birinin sözlerini gizlemesiyle onu açığa vurması geceleyin saklanmasıyla gündüzün dolaşması (bilinmesi bakımından O’nun için) aynıdır.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizden birinin sözlerini gizlemesiyle onu açığa vurması geceleyin saklanmasıyla gündüzün dolaşması (bilinmesi bakımından O’nun için) aynıdır.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizden birinin sözlerini gizlemesiyle onu açığa vurması geceleyin saklanmasıyla gündüzün dolaşması (bilinmesi bakımından O’nun için) aynıdır.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır ki Allah’ın emriyle onu korurlar. Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez. Allah bir topluma (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) ceza vermeyi dilediği zaman artık onu geri çevirecek (kimse) de olmaz. Zaten onlar için Allah’tan başka bir koruyucu da yoktur.","arabic_text":"لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ","related_links":["8/53"],"audio_path":"12/12-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-11c.mp3","commentary_text":"Koruyucu melekleri; bazı tefsirciler, insanı her türlü kötülükten koruyan (mahiyetleri sadece Allah tarafından bilinen) melekler olarak yorumluyor, bazıları da insanın yaptıklarını kayıt altına alan melekler olarak değerlendiriyor. Her iki durumda da insanın başı boş bırakılmadığı, takip edildiği, korunduğu ve yaptıklarının kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen, dediklerini kaydeden bir melek hazır bulunmasın.” (Kaf 50/18) Buradaki meleği (teşbihte hata olmasın) bir kameraman gibi de düşünebiliriz. “Allah’ın bir toplumu değiştirmesi, o toplumun değişmesine bağlıdır.” Yani Allah insanlara bazı nimetleri lütfeder, helal rızıklar verir, ummadıkları yerden zenginlikler ihsan eder ve onları sınamak için farklı testlerden geçirir. Eğer insan, verilen nimetlerin kıymetini bilir de hakiki manada insanca yaşamak konusunda ölçüyü kaçırmazsa ne âlâ. Yok, isyan eder, nankörce ve zalimane bir hayat yaşamayı tercih ederse işte o zaman Allah verdiği nimetleri geri alır. Böylelikle toplum kendini değiştirmiş olur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır ki Allah’ın emriyle onu korurlar. Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez. Allah bir topluma (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) ceza vermeyi dilediği zaman artık onu geri çevirecek (kimse) de olmaz. Zaten onlar için Allah’tan başka bir koruyucu da yoktur.","arabic_text":"لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ","related_links":["8/53"],"audio_path":"12/12-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-11c.mp3","commentary_text":"Koruyucu melekleri; bazı tefsirciler, insanı her türlü kötülükten koruyan (mahiyetleri sadece Allah tarafından bilinen) melekler olarak yorumluyor, bazıları da insanın yaptıklarını kayıt altına alan melekler olarak değerlendiriyor. Her iki durumda da insanın başı boş bırakılmadığı, takip edildiği, korunduğu ve yaptıklarının kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen, dediklerini kaydeden bir melek hazır bulunmasın.” (Kaf 50/18) Buradaki meleği (teşbihte hata olmasın) bir kameraman gibi de düşünebiliriz. “Allah’ın bir toplumu değiştirmesi, o toplumun değişmesine bağlıdır.” Yani Allah insanlara bazı nimetleri lütfeder, helal rızıklar verir, ummadıkları yerden zenginlikler ihsan eder ve onları sınamak için farklı testlerden geçirir. Eğer insan, verilen nimetlerin kıymetini bilir de hakiki manada insanca yaşamak konusunda ölçüyü kaçırmazsa ne âlâ. Yok, isyan eder, nankörce ve zalimane bir hayat yaşamayı tercih ederse işte o zaman Allah verdiği nimetleri geri alır. Böylelikle toplum kendini değiştirmiş olur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır ki Allah’ın emriyle onu korurlar. Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez. Allah bir topluma (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) ceza vermeyi dilediği zaman artık onu geri çevirecek (kimse) de olmaz. Zaten onlar için Allah’tan başka bir koruyucu da yoktur.","arabic_text":"لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ","related_links":["8/53"],"audio_path":"12/12-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-11c.mp3","commentary_text":"Koruyucu melekleri; bazı tefsirciler, insanı her türlü kötülükten koruyan (mahiyetleri sadece Allah tarafından bilinen) melekler olarak yorumluyor, bazıları da insanın yaptıklarını kayıt altına alan melekler olarak değerlendiriyor. Her iki durumda da insanın başı boş bırakılmadığı, takip edildiği, korunduğu ve yaptıklarının kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen, dediklerini kaydeden bir melek hazır bulunmasın.” (Kaf 50/18) Buradaki meleği (teşbihte hata olmasın) bir kameraman gibi de düşünebiliriz. “Allah’ın bir toplumu değiştirmesi, o toplumun değişmesine bağlıdır.” Yani Allah insanlara bazı nimetleri lütfeder, helal rızıklar verir, ummadıkları yerden zenginlikler ihsan eder ve onları sınamak için farklı testlerden geçirir. Eğer insan, verilen nimetlerin kıymetini bilir de hakiki manada insanca yaşamak konusunda ölçüyü kaçırmazsa ne âlâ. Yok, isyan eder, nankörce ve zalimane bir hayat yaşamayı tercih ederse işte o zaman Allah verdiği nimetleri geri alır. Böylelikle toplum kendini değiştirmiş olur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kişiyi önünden ve arkasından takip eden (melekler) vardır ki Allah’ın emriyle onu korurlar. Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah o toplumun konumunu değiştirmez. Allah bir topluma (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) ceza vermeyi dilediği zaman artık onu geri çevirecek (kimse) de olmaz. Zaten onlar için Allah’tan başka bir koruyucu da yoktur.","arabic_text":"لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ","related_links":["8/53"],"audio_path":"12/12-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-10c.mp3","commentary_text":"Koruyucu melekleri; bazı tefsirciler, insanı her türlü kötülükten koruyan (mahiyetleri sadece Allah tarafından bilinen) melekler olarak yorumluyor, bazıları da insanın yaptıklarını kayıt altına alan melekler olarak değerlendiriyor. Her iki durumda da insanın başı boş bırakılmadığı, takip edildiği, korunduğu ve yaptıklarının kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen, dediklerini kaydeden bir melek hazır bulunmasın.” (Kaf 50/18) Buradaki meleği (teşbihte hata olmasın) bir kameraman gibi de düşünebiliriz. “Allah’ın bir toplumu değiştirmesi, o toplumun değişmesine bağlıdır.” Yani Allah insanlara bazı nimetleri lütfeder, helal rızıklar verir, ummadıkları yerden zenginlikler ihsan eder ve onları sınamak için farklı testlerden geçirir. Eğer insan, verilen nimetlerin kıymetini bilir de hakiki manada insanca yaşamak konusunda ölçüyü kaçırmazsa ne âlâ. Yok, isyan eder, nankörce ve zalimane bir hayat yaşamayı tercih ederse işte o zaman Allah verdiği nimetleri geri alır. Böylelikle toplum kendini değiştirmiş olur."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O (Allah) hem bir korku ve hem de (bereketli yağmuru müjdeleyen) bir ümit (vesilesi) olarak size şimşeği gösteren ve (yağmur yüklü) bulutları meydana getirendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-12c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bulutlara taşıttığı suyu, insanın kendisi taşımaya kalksa bunun ne kadarını taşıyabilir, az bir kısmını taşısa da bu iş insana neye mal olur hiç düşündük mü? Sıradan bir orman yangınını söndürmek için bütün dünya seferber oluyor da birkaç tanker suyu bir araya getirip yangını söndüremiyor. Üstelik tuzlu denizlerden aldığı acı suyu temiz olarak bize indiriyor. Allah’ın kudretini anlamak için bulutların taşıdığı suyu düşünmek bile yeter."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O (Allah) hem bir korku ve hem de (bereketli yağmuru müjdeleyen) bir ümit (vesilesi) olarak size şimşeği gösteren ve (yağmur yüklü) bulutları meydana getirendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-12c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bulutlara taşıttığı suyu, insanın kendisi taşımaya kalksa bunun ne kadarını taşıyabilir, az bir kısmını taşısa da bu iş insana neye mal olur hiç düşündük mü? Sıradan bir orman yangınını söndürmek için bütün dünya seferber oluyor da birkaç tanker suyu bir araya getirip yangını söndüremiyor. Üstelik tuzlu denizlerden aldığı acı suyu temiz olarak bize indiriyor. Allah’ın kudretini anlamak için bulutların taşıdığı suyu düşünmek bile yeter."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O (Allah) hem bir korku ve hem de (bereketli yağmuru müjdeleyen) bir ümit (vesilesi) olarak size şimşeği gösteren ve (yağmur yüklü) bulutları meydana getirendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-12c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bulutlara taşıttığı suyu, insanın kendisi taşımaya kalksa bunun ne kadarını taşıyabilir, az bir kısmını taşısa da bu iş insana neye mal olur hiç düşündük mü? Sıradan bir orman yangınını söndürmek için bütün dünya seferber oluyor da birkaç tanker suyu bir araya getirip yangını söndüremiyor. Üstelik tuzlu denizlerden aldığı acı suyu temiz olarak bize indiriyor. Allah’ın kudretini anlamak için bulutların taşıdığı suyu düşünmek bile yeter."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O (Allah) hem bir korku ve hem de (bereketli yağmuru müjdeleyen) bir ümit (vesilesi) olarak size şimşeği gösteren ve (yağmur yüklü) bulutları meydana getirendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-11c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bulutlara taşıttığı suyu, insanın kendisi taşımaya kalksa bunun ne kadarını taşıyabilir, az bir kısmını taşısa da bu iş insana neye mal olur hiç düşündük mü? Sıradan bir orman yangınını söndürmek için bütün dünya seferber oluyor da birkaç tanker suyu bir araya getirip yangını söndüremiyor. Üstelik tuzlu denizlerden aldığı acı suyu temiz olarak bize indiriyor. Allah’ın kudretini anlamak için bulutların taşıdığı suyu düşünmek bile yeter."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gök gürültüsü O’nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O azabı çok şiddetli olandır.","arabic_text":"وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَالْمَلٰٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُص۪يبُ بِهَا مَنْ يَشَٓاءُ وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّٰهِۚ وَهُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gök gürültüsü O’nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O azabı çok şiddetli olandır.","arabic_text":"وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَالْمَلٰٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُص۪يبُ بِهَا مَنْ يَشَٓاءُ وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّٰهِۚ وَهُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gök gürültüsü O’nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O azabı çok şiddetli olandır.","arabic_text":"وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَالْمَلٰٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُص۪يبُ بِهَا مَنْ يَشَٓاءُ وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّٰهِۚ وَهُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gök gürültüsü O’nun sınırsız kudretiyle gerçekleşir. Melekler de duydukları saygıyla görevlerini icra ederler. O yıldırımları gönderip onları dilediğine isabet ettirir. (Hal böyleyken) o (inanmaya)nlar hâlâ Allah hakkında birbirleriyle tartışıp ileri geri konuşurlar. Hâlbuki O azabı çok şiddetli olandır.","arabic_text":"وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَالْمَلٰٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُص۪يبُ بِهَا مَنْ يَشَٓاءُ وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّٰهِۚ وَهُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Gerçek dua yalnız O’nadır. (Müşriklerin) Allah’ın dışında yalvarıp durdukları putlar onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. (Onların durumu) tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir). Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. İşte ayetleri görmezlikten gelenlerin duası/duruşu sapıklık içinde olmaktan başka bir şey değildir.","arabic_text":"لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-14c.mp3","commentary_text":"Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Gerçek dua yalnız O’nadır. (Müşriklerin) Allah’ın dışında yalvarıp durdukları putlar onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. (Onların durumu) tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir). Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. İşte ayetleri görmezlikten gelenlerin duası/duruşu sapıklık içinde olmaktan başka bir şey değildir.","arabic_text":"لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-14c.mp3","commentary_text":"Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Gerçek dua yalnız O’nadır. (Müşriklerin) Allah’ın dışında yalvarıp durdukları putlar onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. (Onların durumu) tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir). Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. İşte ayetleri görmezlikten gelenlerin duası/duruşu sapıklık içinde olmaktan başka bir şey değildir.","arabic_text":"لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-14c.mp3","commentary_text":"Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Gerçek dua yalnız O’nadır. (Müşriklerin) Allah’ın dışında yalvarıp durdukları putlar onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. (Onların durumu) tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına suyun ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir). Hâlbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. İşte ayetleri görmezlikten gelenlerin duası/duruşu sapıklık içinde olmaktan başka bir şey değildir.","arabic_text":"لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-13c.mp3","commentary_text":"Eğer dua-duruş Allah’a değil de O’nun dışındaki varlıklara yapılırsa ki bunlar peygamberler de olsa hedef şaşırmış demektir. Zira peygamberlerin geliş amacı da kulluğun sadece Allah’a has olduğunu ve bu istikamette hayatın tanzim edilmesi gerektiğini anlatmak ve bu gayeye hizmet etmektir. Yanlış hedefe gönderilen yakarmaların insana bir yararı olmayacağı gibi şirke bulaşmak bakımından dönüşü olmayan çok büyük zararları olacaktır. “Ayetleri görmezlikten gelenler” ifadesi sadece müşrikleri kapsamıyor, aynı zamanda mesaja inandığı halde şirkle ilgili onlarca ayet bulunmasına rağmen Allah’la arasına vasıta koyan, yakarışına başkalarını ortak eden ya da serveti, makamı, gücü, otoriteyi tanrılaştıran bütün kişileri ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Göklerde ve yerde olanların hepsi isteyerek yahut istemeyerek Allah’a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩","related_links":["16/48"],"audio_path":"12/12-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-15c.mp3","commentary_text":"“Boyun eğmek/saygı duymak” anlamına gelen “secde” sözcüğünün yaygın anlamı ise “alnımızı hürmetle yere koymaktır”.  Burada zorunlu duruştan bahsedildiği için “boyun eğmek” tercih edilmiştir. Örneğin “Göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygıyla secde ederler.” (Nahl 16/49). Bu ayette de görüldüğü gibi her şey istese de istemese de Allah’a secde etmektedir. Allah’a, isteyerek yani gönüllü ve bilinçli olarak secde edenler melekler ve inananlardır. İnkârcılar ise, kulluğa ve secde etmeye istekli olmasalar da bir yaratık olarak kurabilecekleri farklı bir dünyaları olmadığına ve Allah’ın dünyasında yaşamaya mahkûm olduklarına göre bağlı oldukları maddi ve manevi ilke ve yasalar bakımından Allah’ın iradesine boyun eğmek durumundadırlar. “Gölgelerinin secde etmesi” ise güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalmasının yaratıklar üzerinde oluşturduğu gölgedir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Göklerde ve yerde olanların hepsi isteyerek yahut istemeyerek Allah’a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩","related_links":["16/48"],"audio_path":"12/12-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-15c.mp3","commentary_text":"“Boyun eğmek/saygı duymak” anlamına gelen “secde” sözcüğünün yaygın anlamı ise “alnımızı hürmetle yere koymaktır”.  Burada zorunlu duruştan bahsedildiği için “boyun eğmek” tercih edilmiştir. Örneğin “Göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygıyla secde ederler.” (Nahl 16/49). Bu ayette de görüldüğü gibi her şey istese de istemese de Allah’a secde etmektedir. Allah’a, isteyerek yani gönüllü ve bilinçli olarak secde edenler melekler ve inananlardır. İnkârcılar ise, kulluğa ve secde etmeye istekli olmasalar da bir yaratık olarak kurabilecekleri farklı bir dünyaları olmadığına ve Allah’ın dünyasında yaşamaya mahkûm olduklarına göre bağlı oldukları maddi ve manevi ilke ve yasalar bakımından Allah’ın iradesine boyun eğmek durumundadırlar. “Gölgelerinin secde etmesi” ise güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalmasının yaratıklar üzerinde oluşturduğu gölgedir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Göklerde ve yerde olanların hepsi isteyerek yahut istemeyerek Allah’a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩","related_links":["16/48"],"audio_path":"12/12-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-15c.mp3","commentary_text":"“Boyun eğmek/saygı duymak” anlamına gelen “secde” sözcüğünün yaygın anlamı ise “alnımızı hürmetle yere koymaktır”.  Burada zorunlu duruştan bahsedildiği için “boyun eğmek” tercih edilmiştir. Örneğin “Göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygıyla secde ederler.” (Nahl 16/49). Bu ayette de görüldüğü gibi her şey istese de istemese de Allah’a secde etmektedir. Allah’a, isteyerek yani gönüllü ve bilinçli olarak secde edenler melekler ve inananlardır. İnkârcılar ise, kulluğa ve secde etmeye istekli olmasalar da bir yaratık olarak kurabilecekleri farklı bir dünyaları olmadığına ve Allah’ın dünyasında yaşamaya mahkûm olduklarına göre bağlı oldukları maddi ve manevi ilke ve yasalar bakımından Allah’ın iradesine boyun eğmek durumundadırlar. “Gölgelerinin secde etmesi” ise güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalmasının yaratıklar üzerinde oluşturduğu gölgedir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Göklerde ve yerde olanların hepsi isteyerek yahut istemeyerek Allah’a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩","related_links":["16/48"],"audio_path":"12/12-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/tefsir_1706_1772841889.mp3","commentary_text":"“Boyun eğmek/saygı duymak” anlamına gelen “secde” sözcüğünün yaygın anlamı ise “alnımızı hürmetle yere koymaktır”.  Burada zorunlu duruştan bahsedildiği için “boyun eğmek” tercih edilmiştir. Örneğin “Göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygıyla secde ederler.” (Nahl 16/49). Bu ayette de görüldüğü gibi her şey istese de istemese de Allah’a secde etmektedir. Allah’a, isteyerek yani gönüllü ve bilinçli olarak secde edenler melekler ve inananlardır. İnkârcılar ise, kulluğa ve secde etmeye istekli olmasalar da bir yaratık olarak kurabilecekleri farklı bir dünyaları olmadığına ve Allah’ın dünyasında yaşamaya mahkûm olduklarına göre bağlı oldukları maddi ve manevi ilke ve yasalar bakımından Allah’ın iradesine boyun eğmek durumundadırlar. “Gölgelerinin secde etmesi” ise güneşin dünyaya göre aldığı duruma bağlı olarak sabah ve akşam uzayıp öğlen vakti kısalmasının yaratıklar üzerinde oluşturduğu gölgedir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul! Onlara) de ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Onlar bakıp dururken) “Allah’tır” de. Ve yine de ki: “O’nun yanı sıra kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar ve yardımcılar mı ediniyorsunuz?” (Onlara) de ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O birdir ve tüm varlıklara boyun eğdirecek mutlak otorite sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul! Onlara) de ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Onlar bakıp dururken) “Allah’tır” de. Ve yine de ki: “O’nun yanı sıra kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar ve yardımcılar mı ediniyorsunuz?” (Onlara) de ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O birdir ve tüm varlıklara boyun eğdirecek mutlak otorite sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul! Onlara) de ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Onlar bakıp dururken) “Allah’tır” de. Ve yine de ki: “O’nun yanı sıra kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar ve yardımcılar mı ediniyorsunuz?” (Onlara) de ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O birdir ve tüm varlıklara boyun eğdirecek mutlak otorite sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul! Onlara) de ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Onlar bakıp dururken) “Allah’tır” de. Ve yine de ki: “O’nun yanı sıra kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar ve yardımcılar mı ediniyorsunuz?” (Onlara) de ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O birdir ve tüm varlıklara boyun eğdirecek mutlak otorite sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُۚ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِه۪ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْۜ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri cürufları vardır. İşte Allah hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü köpük yok olup gider insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.","arabic_text":"اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَۜ فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-17c.mp3","commentary_text":"“Dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akarlar”. Yani yağan yağmurdan her dere kendi hacmine ve bağlantılarına göre istifade eder. Bu örnekte olduğu gibi Kur’an da toplumun bütün fertlerine hitap eder ama her fert kendi kapasitesi, idraki ve inancı ölçüsünde ondan faydalanır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri cürufları vardır. İşte Allah hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü köpük yok olup gider insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.","arabic_text":"اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَۜ فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-17c.mp3","commentary_text":"“Dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akarlar”. Yani yağan yağmurdan her dere kendi hacmine ve bağlantılarına göre istifade eder. Bu örnekte olduğu gibi Kur’an da toplumun bütün fertlerine hitap eder ama her fert kendi kapasitesi, idraki ve inancı ölçüsünde ondan faydalanır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri cürufları vardır. İşte Allah hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü köpük yok olup gider insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.","arabic_text":"اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَۜ فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-17c.mp3","commentary_text":"“Dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akarlar”. Yani yağan yağmurdan her dere kendi hacmine ve bağlantılarına göre istifade eder. Bu örnekte olduğu gibi Kur’an da toplumun bütün fertlerine hitap eder ama her fert kendi kapasitesi, idraki ve inancı ölçüsünde ondan faydalanır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri cürufları vardır. İşte Allah hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü köpük yok olup gider insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.","arabic_text":"اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَۜ فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-16c.mp3","commentary_text":"“Dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akarlar”. Yani yağan yağmurdan her dere kendi hacmine ve bağlantılarına göre istifade eder. Bu örnekte olduğu gibi Kur’an da toplumun bütün fertlerine hitap eder ama her fert kendi kapasitesi, idraki ve inancı ölçüsünde ondan faydalanır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerinin çağrısına uyanlar için (dünyada da ahirette de) mükâfatın en güzeli vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa (Allah’ın azabından) kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Onların varacakları yer de cehennemdir. Orası ne fena bir dinlenme yeridir!","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىۜ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ۟","related_links":["5/36","39/47"],"audio_path":"12/12-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerinin çağrısına uyanlar için (dünyada da ahirette de) mükâfatın en güzeli vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa (Allah’ın azabından) kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Onların varacakları yer de cehennemdir. Orası ne fena bir dinlenme yeridir!","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىۜ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ۟","related_links":["5/36","39/47"],"audio_path":"12/12-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerinin çağrısına uyanlar için (dünyada da ahirette de) mükâfatın en güzeli vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa (Allah’ın azabından) kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Onların varacakları yer de cehennemdir. Orası ne fena bir dinlenme yeridir!","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىۜ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ۟","related_links":["5/36","39/47"],"audio_path":"12/12-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerinin çağrısına uyanlar için (dünyada da ahirette de) mükâfatın en güzeli vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa (Allah’ın azabından) kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Onların varacakları yer de cehennemdir. Orası ne fena bir dinlenme yeridir!","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىۜ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ۟","related_links":["5/36","39/47"],"audio_path":"12/12-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَعْلَمُ اَنَّمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ كَمَنْ هُوَ اَعْمٰىۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَعْلَمُ اَنَّمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ كَمَنْ هُوَ اَعْمٰىۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَعْلَمُ اَنَّمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ كَمَنْ هُوَ اَعْمٰىۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَعْلَمُ اَنَّمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ كَمَنْ هُوَ اَعْمٰىۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlar Allah’a verdikleri sözü (kulluğu) yerine getiren ve fıtrat sözleşmesini bozmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَلَا يَنْقُضُونَ الْم۪يثَاقَۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-20c.mp3","commentary_text":"“Allah’a verdikleri sözü” ifadesi, insanın Allah’a iman ettikten sonra, kendisine yaratılıştan verilen aklî ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlaki sorumluluğuna işaret eder. Yani insanın fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşaması gerektiğine vurgu yapar. Bu bağlamda herhangi bir açıklayıcı referansın kasıtlı olarak ihmal edilmesi, Allah’a karşı verilen sözün çiğnenmesi demektir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi Hakk’ın çağrısına olumlu cevap veren kişinin kör bir kimse gibi olamayacağı, Îmâni mevzulara kayıtsız kalamayacağı, Allah’ın rızasını kazanmak için saygılı ve duyarlı tavırlar sergileyeceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlar Allah’a verdikleri sözü (kulluğu) yerine getiren ve fıtrat sözleşmesini bozmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَلَا يَنْقُضُونَ الْم۪يثَاقَۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-20c.mp3","commentary_text":"“Allah’a verdikleri sözü” ifadesi, insanın Allah’a iman ettikten sonra, kendisine yaratılıştan verilen aklî ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlaki sorumluluğuna işaret eder. Yani insanın fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşaması gerektiğine vurgu yapar. Bu bağlamda herhangi bir açıklayıcı referansın kasıtlı olarak ihmal edilmesi, Allah’a karşı verilen sözün çiğnenmesi demektir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi Hakk’ın çağrısına olumlu cevap veren kişinin kör bir kimse gibi olamayacağı, Îmâni mevzulara kayıtsız kalamayacağı, Allah’ın rızasını kazanmak için saygılı ve duyarlı tavırlar sergileyeceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlar Allah’a verdikleri sözü (kulluğu) yerine getiren ve fıtrat sözleşmesini bozmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَلَا يَنْقُضُونَ الْم۪يثَاقَۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-20c.mp3","commentary_text":"“Allah’a verdikleri sözü” ifadesi, insanın Allah’a iman ettikten sonra, kendisine yaratılıştan verilen aklî ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlaki sorumluluğuna işaret eder. Yani insanın fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşaması gerektiğine vurgu yapar. Bu bağlamda herhangi bir açıklayıcı referansın kasıtlı olarak ihmal edilmesi, Allah’a karşı verilen sözün çiğnenmesi demektir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi Hakk’ın çağrısına olumlu cevap veren kişinin kör bir kimse gibi olamayacağı, Îmâni mevzulara kayıtsız kalamayacağı, Allah’ın rızasını kazanmak için saygılı ve duyarlı tavırlar sergileyeceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlar Allah’a verdikleri sözü (kulluğu) yerine getiren ve fıtrat sözleşmesini bozmayanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَلَا يَنْقُضُونَ الْم۪يثَاقَۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-19c.mp3","commentary_text":"“Allah’a verdikleri sözü” ifadesi, insanın Allah’a iman ettikten sonra, kendisine yaratılıştan verilen aklî ve maddi nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlaki sorumluluğuna işaret eder. Yani insanın fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşaması gerektiğine vurgu yapar. Bu bağlamda herhangi bir açıklayıcı referansın kasıtlı olarak ihmal edilmesi, Allah’a karşı verilen sözün çiğnenmesi demektir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi Hakk’ın çağrısına olumlu cevap veren kişinin kör bir kimse gibi olamayacağı, Îmâni mevzulara kayıtsız kalamayacağı, Allah’ın rızasını kazanmak için saygılı ve duyarlı tavırlar sergileyeceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yine onlar Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve hesabın kötü çıkmasından kaygı duyarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-21c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şey” insanların riayet etmesi gereken ilahi yasalardır. “Ulaştırırlar” ifadesi, bu yasaları yani dinin esasını oluşturan hükümleri nesilden nesle aktarırlar demektir. Buna “akrabalık bağlarını geliştirirler” şeklinde mana verenler olsa da önceki ve sonraki ayetlerin anlam örgüsüne dikkat edildiğinde bu cümleye verilecek olan en uygun anlamın ulaştırılması gereken şeyin “dinin esasını oluşturan ilahi yasalar” olduğudur. Bu ayetlerde bir anlamda mü’min kişinin özellikleri anlatılmaktadır. “Siz, insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder, kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız.” (A. İmran 3/110)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yine onlar Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve hesabın kötü çıkmasından kaygı duyarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-21c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şey” insanların riayet etmesi gereken ilahi yasalardır. “Ulaştırırlar” ifadesi, bu yasaları yani dinin esasını oluşturan hükümleri nesilden nesle aktarırlar demektir. Buna “akrabalık bağlarını geliştirirler” şeklinde mana verenler olsa da önceki ve sonraki ayetlerin anlam örgüsüne dikkat edildiğinde bu cümleye verilecek olan en uygun anlamın ulaştırılması gereken şeyin “dinin esasını oluşturan ilahi yasalar” olduğudur. Bu ayetlerde bir anlamda mü’min kişinin özellikleri anlatılmaktadır. “Siz, insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder, kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız.” (A. İmran 3/110)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yine onlar Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve hesabın kötü çıkmasından kaygı duyarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-21c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şey” insanların riayet etmesi gereken ilahi yasalardır. “Ulaştırırlar” ifadesi, bu yasaları yani dinin esasını oluşturan hükümleri nesilden nesle aktarırlar demektir. Buna “akrabalık bağlarını geliştirirler” şeklinde mana verenler olsa da önceki ve sonraki ayetlerin anlam örgüsüne dikkat edildiğinde bu cümleye verilecek olan en uygun anlamın ulaştırılması gereken şeyin “dinin esasını oluşturan ilahi yasalar” olduğudur. Bu ayetlerde bir anlamda mü’min kişinin özellikleri anlatılmaktadır. “Siz, insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder, kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız.” (A. İmran 3/110)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yine onlar Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi ulaştırırlar. Rablerine karşı son derece saygılı ve duyarlı davranırlar ve hesabın kötü çıkmasından kaygı duyarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-20c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şey” insanların riayet etmesi gereken ilahi yasalardır. “Ulaştırırlar” ifadesi, bu yasaları yani dinin esasını oluşturan hükümleri nesilden nesle aktarırlar demektir. Buna “akrabalık bağlarını geliştirirler” şeklinde mana verenler olsa da önceki ve sonraki ayetlerin anlam örgüsüne dikkat edildiğinde bu cümleye verilecek olan en uygun anlamın ulaştırılması gereken şeyin “dinin esasını oluşturan ilahi yasalar” olduğudur. Bu ayetlerde bir anlamda mü’min kişinin özellikleri anlatılmaktadır. “Siz, insanlığın iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. (Çünkü siz) iyi ve doğru olanı emreder, kötü ve yanlış olandan (zulüm ve haksızlıktan) alıkoyarsınız ve (gerçekten) Allah’a inanırsınız.” (A. İmran 3/110)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ki Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler namazı ikame ederler kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak ederler kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte (geçici dünyanın ardından) gelecek olan ahiret yurdu bunlarındır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-22c.mp3","commentary_text":"“Rızıktan infak ederler” yani günün şartlarına göre kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği emanetin arta kalanını sahibine teslim ederler. “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalan her şeyi.” (Bakara 2/219) Hiç kimse Allah’ın verdiği rızkı keyfine göre harcayamaz, milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşarken çocuklarının, torunlarının 30-40 sene sonrasını düşünerek yatırım yapamaz, arkasından gelecek olan zürriyetinin refahı için fakirin hakkını yiyemez. İnfak etmek sosyal bir zorunluluktur, keyfi bir durum değildir. İnfak etmemek fakirin hakkını yemektir, Allah’ın emanetine ihanet etmektir. “O gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!” (Tekâsür 102/8)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ki Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler namazı ikame ederler kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak ederler kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte (geçici dünyanın ardından) gelecek olan ahiret yurdu bunlarındır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-22c.mp3","commentary_text":"“Rızıktan infak ederler” yani günün şartlarına göre kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği emanetin arta kalanını sahibine teslim ederler. “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalan her şeyi.” (Bakara 2/219) Hiç kimse Allah’ın verdiği rızkı keyfine göre harcayamaz, milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşarken çocuklarının, torunlarının 30-40 sene sonrasını düşünerek yatırım yapamaz, arkasından gelecek olan zürriyetinin refahı için fakirin hakkını yiyemez. İnfak etmek sosyal bir zorunluluktur, keyfi bir durum değildir. İnfak etmemek fakirin hakkını yemektir, Allah’ın emanetine ihanet etmektir. “O gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!” (Tekâsür 102/8)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ki Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler namazı ikame ederler kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak ederler kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte (geçici dünyanın ardından) gelecek olan ahiret yurdu bunlarındır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-22c.mp3","commentary_text":"“Rızıktan infak ederler” yani günün şartlarına göre kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği emanetin arta kalanını sahibine teslim ederler. “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalan her şeyi.” (Bakara 2/219) Hiç kimse Allah’ın verdiği rızkı keyfine göre harcayamaz, milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşarken çocuklarının, torunlarının 30-40 sene sonrasını düşünerek yatırım yapamaz, arkasından gelecek olan zürriyetinin refahı için fakirin hakkını yiyemez. İnfak etmek sosyal bir zorunluluktur, keyfi bir durum değildir. İnfak etmemek fakirin hakkını yemektir, Allah’ın emanetine ihanet etmektir. “O gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!” (Tekâsür 102/8)"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ki Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler namazı ikame ederler kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr infak ederler kötülüğü de iyilikle savarlar. İşte (geçici dünyanın ardından) gelecek olan ahiret yurdu bunlarındır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"12/12-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-21c.mp3","commentary_text":"“Rızıktan infak ederler” yani günün şartlarına göre kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği emanetin arta kalanını sahibine teslim ederler. “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “İhtiyaçtan artakalan her şeyi.” (Bakara 2/219) Hiç kimse Allah’ın verdiği rızkı keyfine göre harcayamaz, milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşarken çocuklarının, torunlarının 30-40 sene sonrasını düşünerek yatırım yapamaz, arkasından gelecek olan zürriyetinin refahı için fakirin hakkını yiyemez. İnfak etmek sosyal bir zorunluluktur, keyfi bir durum değildir. İnfak etmemek fakirin hakkını yemektir, Allah’ın emanetine ihanet etmektir. “O gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!” (Tekâsür 102/8)"},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"(Bu mutlu akıbet) Adn cennetleridir. Kendileri ile birlikte iyi davranışlı ataları eşleri ve çocukları bu cennetlere girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerek (şöyle seslenir): “(Allah için dünyanın zorluklarına karşı) sabretmenizden dolayı selâm olsun sizlere! (Gördüğünüz gibi geçici dünyanın ardından) gelen sonsuzluk yurdu (olan cennet) ne güzeldir!","arabic_text":"سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ ﴿٢﴾ جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"(Bu mutlu akıbet) Adn cennetleridir. Kendileri ile birlikte iyi davranışlı ataları eşleri ve çocukları bu cennetlere girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerek (şöyle seslenir): “(Allah için dünyanın zorluklarına karşı) sabretmenizden dolayı selâm olsun sizlere! (Gördüğünüz gibi geçici dünyanın ardından) gelen sonsuzluk yurdu (olan cennet) ne güzeldir!","arabic_text":"سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ ﴿٢﴾ جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"(Bu mutlu akıbet) Adn cennetleridir. Kendileri ile birlikte iyi davranışlı ataları eşleri ve çocukları bu cennetlere girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerek (şöyle seslenir): “(Allah için dünyanın zorluklarına karşı) sabretmenizden dolayı selâm olsun sizlere! (Gördüğünüz gibi geçici dünyanın ardından) gelen sonsuzluk yurdu (olan cennet) ne güzeldir!","arabic_text":"سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ ﴿٢﴾ جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"(Bu mutlu akıbet) Adn cennetleridir. Kendileri ile birlikte iyi davranışlı ataları eşleri ve çocukları bu cennetlere girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerek (şöyle seslenir): “(Allah için dünyanın zorluklarına karşı) sabretmenizden dolayı selâm olsun sizlere! (Gördüğünüz gibi geçici dünyanın ardından) gelen sonsuzluk yurdu (olan cennet) ne güzeldir!","arabic_text":"سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ ﴿٢﴾ جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ","related_links":[],"audio_path":"12/12-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ama Allah’a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar Allah’ın korunmasını emrettiği ilahi düzenin (dinin esasını oluşturan hükümlerin nesilden nesle) ulaşmasını engelleyenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ama Allah’a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar Allah’ın korunmasını emrettiği ilahi düzenin (dinin esasını oluşturan hükümlerin nesilden nesle) ulaşmasını engelleyenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ama Allah’a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar Allah’ın korunmasını emrettiği ilahi düzenin (dinin esasını oluşturan hükümlerin nesilden nesle) ulaşmasını engelleyenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ama Allah’a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar Allah’ın korunmasını emrettiği ilahi düzenin (dinin esasını oluşturan hükümlerin nesilden nesle) ulaşmasını engelleyenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah dilediğine rızkı bolca verir (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah dilediğine rızkı bolca verir (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah dilediğine rızkı bolca verir (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah dilediğine rızkı bolca verir (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"İnkârcılar: “Ona Rabbi tarafından somut bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Onlara de ki: “Allah dilediğini (arzu ve yaşantılarına bakarak) sapıklıkta bırakır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَۚ","related_links":["26/69"],"audio_path":"12/12-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-27c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak ki bu Kur'an senin ve halkın için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.” (Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48 “Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur'an (Allah'tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi bu ayetlerde de Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İnkârcılar: “Ona Rabbi tarafından somut bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Onlara de ki: “Allah dilediğini (arzu ve yaşantılarına bakarak) sapıklıkta bırakır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَۚ","related_links":["26/69"],"audio_path":"12/12-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-27c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak ki bu Kur'an senin ve halkın için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.” (Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48 “Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur'an (Allah'tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi bu ayetlerde de Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İnkârcılar: “Ona Rabbi tarafından somut bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Onlara de ki: “Allah dilediğini (arzu ve yaşantılarına bakarak) sapıklıkta bırakır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَۚ","related_links":["26/69"],"audio_path":"12/12-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-27c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak ki bu Kur'an senin ve halkın için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.” (Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48 “Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur'an (Allah'tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi bu ayetlerde de Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İnkârcılar: “Ona Rabbi tarafından somut bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Onlara de ki: “Allah dilediğini (arzu ve yaşantılarına bakarak) sapıklıkta bırakır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَۚ","related_links":["26/69"],"audio_path":"12/12-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-26c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak ki bu Kur'an senin ve halkın için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.” (Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48 “Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur'an (Allah'tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi bu ayetlerde de Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O’na inanan ve gönülleri Allah’ın zikriyle huzur bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah’ın zikriyle huzur bulur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِۜ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O’na inanan ve gönülleri Allah’ın zikriyle huzur bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah’ın zikriyle huzur bulur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِۜ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O’na inanan ve gönülleri Allah’ın zikriyle huzur bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah’ın zikriyle huzur bulur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِۜ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O’na inanan ve gönülleri Allah’ın zikriyle huzur bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah’ın zikriyle huzur bulur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللّٰهِۜ اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ","related_links":[],"audio_path":"12/12-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İman ettikten sonra güzel ve yararlı amellerde bulunanlara ne mutlu! Varacakları yer de ne güzeldir!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İman ettikten sonra güzel ve yararlı amellerde bulunanlara ne mutlu! Varacakları yer de ne güzeldir!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İman ettikten sonra güzel ve yararlı amellerde bulunanlara ne mutlu! Varacakları yer de ne güzeldir!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İman ettikten sonra güzel ve yararlı amellerde bulunanlara ne mutlu! Varacakları yer de ne güzeldir!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Böylece seni kendilerinden önce nice milletlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı onlara okuyasın. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na güvendim ve yönelişim de sadece O’nadır.”","arabic_text":"كَذٰلِكَ اَرْسَلْنَاكَ ف۪ٓي اُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهَٓا اُمَمٌ لِتَتْلُوَ۬ا عَلَيْهِمُ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمٰنِۜ قُلْ هُوَ رَبّ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ مَتَابِ","related_links":["6/34","16/63"],"audio_path":"12/12-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-30c.mp3","commentary_text":"Gelişen teknoloji hızlı bir şekilde harp sanayine yönelmekte ve insanları kitleler halinde imha edebilecek silahlar üretilmektedir. Bu silahların gölgesinde bulunan Doğu Bloku da Batı Bloku da korku içinde yaşamaktadır. İnkârcıların kendi ürettikleriyle başlarının belaya girmesi işte budur. Bugün dünyanın nükleer silahlarla başı derttedir. Mesela üretilen 1 megatonluk nükleer bomba, yüz binlerce hektarlık alanda tahribata yol açabiliyor ve milyonlarca insanı aynı anda öldürebiliyor. İnsanlığın korkulu rüyası olan bu silahların imhası için çareler aranmaktadır. Üretimleri kadar imhaları da zor ve külfetli olan bu silahlar gökten inmedi. Bunları insan kendi eliyle yaptı, üstelik dolaylı olarak kendini, neslini yok etmek için. “Başlarına durmadan bela inecek” ifadesi tekrar ve süreklilik arz etmektedir. Yani, zulüm ve haksızlık devam ettiği müddetçe bu sistemleri ayakta tutan ve bunlara çanak tutanlar, aralıksız bir biçimde sosyal felaketler, karşılıklı haksızlık ve tecavüzler, kardeş kavgaları, küçüklü büyüklü savaşlar yaşayacaklardır. “Yurtlarının yanı başına düşecek” cümlesi ise, “doğal çevrenin bozulması yoluyla yaşanacak olan felaketler doğrudan ya da dolaylı olarak onları etkileyecek” demektir. En basit örneği; Çin’den başlayarak kısa bir süre içinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen Corona Virüs (COVID-19). Solunum yolu ile bulaşan ve kontrolü zor olan bu virüs on binlerce insanı öldürdü ve on binlercesini de yataklara düşürdü. Tıbbın her sahada ilerleme kaydetmesine rağmen sadece bir felakete (virüse) karşı dünya aylarca aciz kaldı ve uzun zaman geçmesine rağmen somut bir ilaç ya da aşı geliştiremedi."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Böylece seni kendilerinden önce nice milletlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı onlara okuyasın. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na güvendim ve yönelişim de sadece O’nadır.”","arabic_text":"كَذٰلِكَ اَرْسَلْنَاكَ ف۪ٓي اُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهَٓا اُمَمٌ لِتَتْلُوَ۬ا عَلَيْهِمُ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمٰنِۜ قُلْ هُوَ رَبّ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ مَتَابِ","related_links":["6/34","16/63"],"audio_path":"12/12-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-30c.mp3","commentary_text":"Gelişen teknoloji hızlı bir şekilde harp sanayine yönelmekte ve insanları kitleler halinde imha edebilecek silahlar üretilmektedir. Bu silahların gölgesinde bulunan Doğu Bloku da Batı Bloku da korku içinde yaşamaktadır. İnkârcıların kendi ürettikleriyle başlarının belaya girmesi işte budur. Bugün dünyanın nükleer silahlarla başı derttedir. Mesela üretilen 1 megatonluk nükleer bomba, yüz binlerce hektarlık alanda tahribata yol açabiliyor ve milyonlarca insanı aynı anda öldürebiliyor. İnsanlığın korkulu rüyası olan bu silahların imhası için çareler aranmaktadır. Üretimleri kadar imhaları da zor ve külfetli olan bu silahlar gökten inmedi. Bunları insan kendi eliyle yaptı, üstelik dolaylı olarak kendini, neslini yok etmek için. “Başlarına durmadan bela inecek” ifadesi tekrar ve süreklilik arz etmektedir. Yani, zulüm ve haksızlık devam ettiği müddetçe bu sistemleri ayakta tutan ve bunlara çanak tutanlar, aralıksız bir biçimde sosyal felaketler, karşılıklı haksızlık ve tecavüzler, kardeş kavgaları, küçüklü büyüklü savaşlar yaşayacaklardır. “Yurtlarının yanı başına düşecek” cümlesi ise, “doğal çevrenin bozulması yoluyla yaşanacak olan felaketler doğrudan ya da dolaylı olarak onları etkileyecek” demektir. En basit örneği; Çin’den başlayarak kısa bir süre içinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen Corona Virüs (COVID-19). Solunum yolu ile bulaşan ve kontrolü zor olan bu virüs on binlerce insanı öldürdü ve on binlercesini de yataklara düşürdü. Tıbbın her sahada ilerleme kaydetmesine rağmen sadece bir felakete (virüse) karşı dünya aylarca aciz kaldı ve uzun zaman geçmesine rağmen somut bir ilaç ya da aşı geliştiremedi."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Böylece seni kendilerinden önce nice milletlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı onlara okuyasın. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na güvendim ve yönelişim de sadece O’nadır.”","arabic_text":"كَذٰلِكَ اَرْسَلْنَاكَ ف۪ٓي اُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهَٓا اُمَمٌ لِتَتْلُوَ۬ا عَلَيْهِمُ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمٰنِۜ قُلْ هُوَ رَبّ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ مَتَابِ","related_links":["6/34","16/63"],"audio_path":"12/12-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-30c.mp3","commentary_text":"Gelişen teknoloji hızlı bir şekilde harp sanayine yönelmekte ve insanları kitleler halinde imha edebilecek silahlar üretilmektedir. Bu silahların gölgesinde bulunan Doğu Bloku da Batı Bloku da korku içinde yaşamaktadır. İnkârcıların kendi ürettikleriyle başlarının belaya girmesi işte budur. Bugün dünyanın nükleer silahlarla başı derttedir. Mesela üretilen 1 megatonluk nükleer bomba, yüz binlerce hektarlık alanda tahribata yol açabiliyor ve milyonlarca insanı aynı anda öldürebiliyor. İnsanlığın korkulu rüyası olan bu silahların imhası için çareler aranmaktadır. Üretimleri kadar imhaları da zor ve külfetli olan bu silahlar gökten inmedi. Bunları insan kendi eliyle yaptı, üstelik dolaylı olarak kendini, neslini yok etmek için. “Başlarına durmadan bela inecek” ifadesi tekrar ve süreklilik arz etmektedir. Yani, zulüm ve haksızlık devam ettiği müddetçe bu sistemleri ayakta tutan ve bunlara çanak tutanlar, aralıksız bir biçimde sosyal felaketler, karşılıklı haksızlık ve tecavüzler, kardeş kavgaları, küçüklü büyüklü savaşlar yaşayacaklardır. “Yurtlarının yanı başına düşecek” cümlesi ise, “doğal çevrenin bozulması yoluyla yaşanacak olan felaketler doğrudan ya da dolaylı olarak onları etkileyecek” demektir. En basit örneği; Çin’den başlayarak kısa bir süre içinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen Corona Virüs (COVID-19). Solunum yolu ile bulaşan ve kontrolü zor olan bu virüs on binlerce insanı öldürdü ve on binlercesini de yataklara düşürdü. Tıbbın her sahada ilerleme kaydetmesine rağmen sadece bir felakete (virüse) karşı dünya aylarca aciz kaldı ve uzun zaman geçmesine rağmen somut bir ilaç ya da aşı geliştiremedi."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Böylece seni kendilerinden önce nice milletlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik ki onlar Rahman’ı inkâr ederken sana vahyettiğimiz (Kur’an’)ı onlara okuyasın. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na güvendim ve yönelişim de sadece O’nadır.”","arabic_text":"كَذٰلِكَ اَرْسَلْنَاكَ ف۪ٓي اُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهَٓا اُمَمٌ لِتَتْلُوَ۬ا عَلَيْهِمُ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمٰنِۜ قُلْ هُوَ رَبّ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ مَتَابِ","related_links":["6/34","16/63"],"audio_path":"12/12-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-29c.mp3","commentary_text":"Gelişen teknoloji hızlı bir şekilde harp sanayine yönelmekte ve insanları kitleler halinde imha edebilecek silahlar üretilmektedir. Bu silahların gölgesinde bulunan Doğu Bloku da Batı Bloku da korku içinde yaşamaktadır. İnkârcıların kendi ürettikleriyle başlarının belaya girmesi işte budur. Bugün dünyanın nükleer silahlarla başı derttedir. Mesela üretilen 1 megatonluk nükleer bomba, yüz binlerce hektarlık alanda tahribata yol açabiliyor ve milyonlarca insanı aynı anda öldürebiliyor. İnsanlığın korkulu rüyası olan bu silahların imhası için çareler aranmaktadır. Üretimleri kadar imhaları da zor ve külfetli olan bu silahlar gökten inmedi. Bunları insan kendi eliyle yaptı, üstelik dolaylı olarak kendini, neslini yok etmek için. “Başlarına durmadan bela inecek” ifadesi tekrar ve süreklilik arz etmektedir. Yani, zulüm ve haksızlık devam ettiği müddetçe bu sistemleri ayakta tutan ve bunlara çanak tutanlar, aralıksız bir biçimde sosyal felaketler, karşılıklı haksızlık ve tecavüzler, kardeş kavgaları, küçüklü büyüklü savaşlar yaşayacaklardır. “Yurtlarının yanı başına düşecek” cümlesi ise, “doğal çevrenin bozulması yoluyla yaşanacak olan felaketler doğrudan ya da dolaylı olarak onları etkileyecek” demektir. En basit örneği; Çin’den başlayarak kısa bir süre içinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen Corona Virüs (COVID-19). Solunum yolu ile bulaşan ve kontrolü zor olan bu virüs on binlerce insanı öldürdü ve on binlercesini de yataklara düşürdü. Tıbbın her sahada ilerleme kaydetmesine rağmen sadece bir felakete (virüse) karşı dünya aylarca aciz kaldı ve uzun zaman geçmesine rağmen somut bir ilaç ya da aşı geliştiremedi."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin (diriltilip) konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Bütün işler Allah’a aittir. İman edenler hâlâ (şu gerçeği) anlamadılar mı ki Allah (herkesin zoraki iman etmesini) dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi? Fakat o inkârcıların kendi yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına durmadan bela inecek veya yurtlarının yanı başına düşecek ve bu hal Allah’ın vaadi (olan ölüm ya da kıyamet vakti) gelip çatıncaya dek sürecek. Allah asla sözünden caymaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰنًا سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعًاۜ اَفَلَمْ يَا۬يْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يبًا مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin (diriltilip) konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Bütün işler Allah’a aittir. İman edenler hâlâ (şu gerçeği) anlamadılar mı ki Allah (herkesin zoraki iman etmesini) dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi? Fakat o inkârcıların kendi yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına durmadan bela inecek veya yurtlarının yanı başına düşecek ve bu hal Allah’ın vaadi (olan ölüm ya da kıyamet vakti) gelip çatıncaya dek sürecek. Allah asla sözünden caymaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰنًا سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعًاۜ اَفَلَمْ يَا۬يْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يبًا مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin (diriltilip) konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Bütün işler Allah’a aittir. İman edenler hâlâ (şu gerçeği) anlamadılar mı ki Allah (herkesin zoraki iman etmesini) dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi? Fakat o inkârcıların kendi yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına durmadan bela inecek veya yurtlarının yanı başına düşecek ve bu hal Allah’ın vaadi (olan ölüm ya da kıyamet vakti) gelip çatıncaya dek sürecek. Allah asla sözünden caymaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰنًا سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعًاۜ اَفَلَمْ يَا۬يْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يبًا مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı ya da ölülerin (diriltilip) konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Bütün işler Allah’a aittir. İman edenler hâlâ (şu gerçeği) anlamadılar mı ki Allah (herkesin zoraki iman etmesini) dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi? Fakat o inkârcıların kendi yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına durmadan bela inecek veya yurtlarının yanı başına düşecek ve bu hal Allah’ın vaadi (olan ölüm ya da kıyamet vakti) gelip çatıncaya dek sürecek. Allah asla sözünden caymaz.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰنًا سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعًاۜ اَفَلَمْ يَا۬يْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يبًا مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler).","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":["22/48"],"audio_path":"12/12-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-32c.mp3","commentary_text":"Şirk ve sömürü düzeninin baronları toplumlar üzerinde daha etkili olabilmek için sürekli sahte tanrılar ve kurtarıcılar icat ediyor. Bu sahte tanrılarla ve onların öncülüğünü yaptığı uydurma dinlerin sahte ve sapkın telkinleriyle bilinçli ve planlı olarak toplumlar özgür düşünmekten, özne olmaktan, karşı çıkmaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan, uyanık ve farkında olmaktan, tepki vermekten habersiz yetiştiriliyor. Dünyanın gidişatını ve toplumun sosyolojik yapısını bozmasına rağmen maksatlı olarak insanlar evrensel ahlaki değerlerden uzak tutuluyor. Böylece Allah’ın öğretilerine ve insanın doğasına ters düşen sistemlerle insanlar âdeta uyuşturuluyor. Sonra da kurulan tâğûtî sistemlerle insanlar figüran olarak kullanılıyor, musibetler başımızdan eksik olmuyor."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler).","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":["22/48"],"audio_path":"12/12-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-32c.mp3","commentary_text":"Şirk ve sömürü düzeninin baronları toplumlar üzerinde daha etkili olabilmek için sürekli sahte tanrılar ve kurtarıcılar icat ediyor. Bu sahte tanrılarla ve onların öncülüğünü yaptığı uydurma dinlerin sahte ve sapkın telkinleriyle bilinçli ve planlı olarak toplumlar özgür düşünmekten, özne olmaktan, karşı çıkmaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan, uyanık ve farkında olmaktan, tepki vermekten habersiz yetiştiriliyor. Dünyanın gidişatını ve toplumun sosyolojik yapısını bozmasına rağmen maksatlı olarak insanlar evrensel ahlaki değerlerden uzak tutuluyor. Böylece Allah’ın öğretilerine ve insanın doğasına ters düşen sistemlerle insanlar âdeta uyuşturuluyor. Sonra da kurulan tâğûtî sistemlerle insanlar figüran olarak kullanılıyor, musibetler başımızdan eksik olmuyor."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler).","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":["22/48"],"audio_path":"12/12-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-32c.mp3","commentary_text":"Şirk ve sömürü düzeninin baronları toplumlar üzerinde daha etkili olabilmek için sürekli sahte tanrılar ve kurtarıcılar icat ediyor. Bu sahte tanrılarla ve onların öncülüğünü yaptığı uydurma dinlerin sahte ve sapkın telkinleriyle bilinçli ve planlı olarak toplumlar özgür düşünmekten, özne olmaktan, karşı çıkmaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan, uyanık ve farkında olmaktan, tepki vermekten habersiz yetiştiriliyor. Dünyanın gidişatını ve toplumun sosyolojik yapısını bozmasına rağmen maksatlı olarak insanlar evrensel ahlaki değerlerden uzak tutuluyor. Böylece Allah’ın öğretilerine ve insanın doğasına ters düşen sistemlerle insanlar âdeta uyuşturuluyor. Sonra da kurulan tâğûtî sistemlerle insanlar figüran olarak kullanılıyor, musibetler başımızdan eksik olmuyor."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki senden önce de nice resuller alaya alınmıştı. Ben de inkâr ede(rek zulme ve haksızlığa devam ede)nlere önce mühlet verdim sonra da (onları azabımla) yakaladım. Ve (böylece) benim cezalandırmam nasıl olurmuş (gördüler).","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":["22/48"],"audio_path":"12/12-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-31c.mp3","commentary_text":"Şirk ve sömürü düzeninin baronları toplumlar üzerinde daha etkili olabilmek için sürekli sahte tanrılar ve kurtarıcılar icat ediyor. Bu sahte tanrılarla ve onların öncülüğünü yaptığı uydurma dinlerin sahte ve sapkın telkinleriyle bilinçli ve planlı olarak toplumlar özgür düşünmekten, özne olmaktan, karşı çıkmaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan, uyanık ve farkında olmaktan, tepki vermekten habersiz yetiştiriliyor. Dünyanın gidişatını ve toplumun sosyolojik yapısını bozmasına rağmen maksatlı olarak insanlar evrensel ahlaki değerlerden uzak tutuluyor. Böylece Allah’ın öğretilerine ve insanın doğasına ters düşen sistemlerle insanlar âdeta uyuşturuluyor. Sonra da kurulan tâğûtî sistemlerle insanlar figüran olarak kullanılıyor, musibetler başımızdan eksik olmuyor."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Herkesin ne yaptığını görüp gözeten (Allah hiçbir şeye güç yetiremeyen düzmece ilâhlarla bir tutulabilir) mi? Onlar (Allah’ın yarattığı varlıklardan) Allah’a birtakım ortaklar koşuyorlar. Onlara de ki: “Bunları adlandırın (kim olduklarını ve özelliklerini söyleyin)! Yoksa siz Allah’a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş sözlerle mi oyalanıyorsunuz?” Doğrusu inkârcılara entrikaları çekici göründü de doğru yoldan saptırıldılar. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimi sapıklıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.","arabic_text":"اَفَمَنْ هُوَ قَٓائِمٌ عَلٰى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۚ وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ قُلْ سَمُّوهُمْۜ اَمْ تُنَبِّؤُ۫نَهُ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي الْاَرْضِ اَمْ بِظَاهِرٍ مِنَ الْقَوْلِۜ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّب۪يلِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","39/23","42/46"],"audio_path":"12/12-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Herkesin ne yaptığını görüp gözeten (Allah hiçbir şeye güç yetiremeyen düzmece ilâhlarla bir tutulabilir) mi? Onlar (Allah’ın yarattığı varlıklardan) Allah’a birtakım ortaklar koşuyorlar. Onlara de ki: “Bunları adlandırın (kim olduklarını ve özelliklerini söyleyin)! Yoksa siz Allah’a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş sözlerle mi oyalanıyorsunuz?” Doğrusu inkârcılara entrikaları çekici göründü de doğru yoldan saptırıldılar. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimi sapıklıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.","arabic_text":"اَفَمَنْ هُوَ قَٓائِمٌ عَلٰى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۚ وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ قُلْ سَمُّوهُمْۜ اَمْ تُنَبِّؤُ۫نَهُ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي الْاَرْضِ اَمْ بِظَاهِرٍ مِنَ الْقَوْلِۜ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّب۪يلِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","39/23","42/46"],"audio_path":"12/12-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Herkesin ne yaptığını görüp gözeten (Allah hiçbir şeye güç yetiremeyen düzmece ilâhlarla bir tutulabilir) mi? Onlar (Allah’ın yarattığı varlıklardan) Allah’a birtakım ortaklar koşuyorlar. Onlara de ki: “Bunları adlandırın (kim olduklarını ve özelliklerini söyleyin)! Yoksa siz Allah’a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş sözlerle mi oyalanıyorsunuz?” Doğrusu inkârcılara entrikaları çekici göründü de doğru yoldan saptırıldılar. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimi sapıklıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.","arabic_text":"اَفَمَنْ هُوَ قَٓائِمٌ عَلٰى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۚ وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ قُلْ سَمُّوهُمْۜ اَمْ تُنَبِّؤُ۫نَهُ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي الْاَرْضِ اَمْ بِظَاهِرٍ مِنَ الْقَوْلِۜ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّب۪يلِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","39/23","42/46"],"audio_path":"12/12-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Herkesin ne yaptığını görüp gözeten (Allah hiçbir şeye güç yetiremeyen düzmece ilâhlarla bir tutulabilir) mi? Onlar (Allah’ın yarattığı varlıklardan) Allah’a birtakım ortaklar koşuyorlar. Onlara de ki: “Bunları adlandırın (kim olduklarını ve özelliklerini söyleyin)! Yoksa siz Allah’a yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş sözlerle mi oyalanıyorsunuz?” Doğrusu inkârcılara entrikaları çekici göründü de doğru yoldan saptırıldılar. Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) kimi sapıklıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.","arabic_text":"اَفَمَنْ هُوَ قَٓائِمٌ عَلٰى كُلِّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۚ وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَۜ قُلْ سَمُّوهُمْۜ اَمْ تُنَبِّؤُ۫نَهُ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي الْاَرْضِ اَمْ بِظَاهِرٍ مِنَ الْقَوْلِۜ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا عَنِ السَّب۪يلِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","39/23","42/46"],"audio_path":"12/12-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara dünya hayatında (güvensizlik bunalım doyumsuzluk ve huzursuzluk gibi) bir azap vardır. Fakat ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. Onları (orada) Allah’(ın azabın)a karşı koruyacak birileri de olmayacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ عَذَابٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَقُّۚ وَمَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara dünya hayatında (güvensizlik bunalım doyumsuzluk ve huzursuzluk gibi) bir azap vardır. Fakat ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. Onları (orada) Allah’(ın azabın)a karşı koruyacak birileri de olmayacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ عَذَابٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَقُّۚ وَمَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara dünya hayatında (güvensizlik bunalım doyumsuzluk ve huzursuzluk gibi) bir azap vardır. Fakat ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. Onları (orada) Allah’(ın azabın)a karşı koruyacak birileri de olmayacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ عَذَابٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَقُّۚ وَمَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlara dünya hayatında (güvensizlik bunalım doyumsuzluk ve huzursuzluk gibi) bir azap vardır. Fakat ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. Onları (orada) Allah’(ın azabın)a karşı koruyacak birileri de olmayacaktır.","arabic_text":"لَهُمْ عَذَابٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَقُّۚ وَمَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"12/12-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara vadeliden cennet şöyledir. Oranın altından çeşitli ırmaklar akar ağaçlarının meyveleri de gölgeleri de süreklidir (mevsim şartlarına bağlı olarak değişmezler). İşte Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanların varacağı yer böyle olacaktır. İnkârcıların sonu ise cehennem ateşidir.","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اُكُلُهَا دَٓائِمٌ وَظِلُّهَاۜ تِلْكَ عُقْبَى الَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۗ وَعُقْبَى الْكَافِر۪ينَ النَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-35c.mp3","commentary_text":"Çeşitli fırkalara, farklı görüşlere, ideolojik yapılanmalara ayrılmış olanlardan bazıları batıl düşüncelerini desteklemek için çıkarlarına göre yorumladıkları ayetleri kabul edip işlerine gelmedikleri için diğerlerini inkâr ettikleri ifade ediliyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara vadeliden cennet şöyledir. Oranın altından çeşitli ırmaklar akar ağaçlarının meyveleri de gölgeleri de süreklidir (mevsim şartlarına bağlı olarak değişmezler). İşte Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanların varacağı yer böyle olacaktır. İnkârcıların sonu ise cehennem ateşidir.","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اُكُلُهَا دَٓائِمٌ وَظِلُّهَاۜ تِلْكَ عُقْبَى الَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۗ وَعُقْبَى الْكَافِر۪ينَ النَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-35c.mp3","commentary_text":"Çeşitli fırkalara, farklı görüşlere, ideolojik yapılanmalara ayrılmış olanlardan bazıları batıl düşüncelerini desteklemek için çıkarlarına göre yorumladıkları ayetleri kabul edip işlerine gelmedikleri için diğerlerini inkâr ettikleri ifade ediliyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara vadeliden cennet şöyledir. Oranın altından çeşitli ırmaklar akar ağaçlarının meyveleri de gölgeleri de süreklidir (mevsim şartlarına bağlı olarak değişmezler). İşte Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanların varacağı yer böyle olacaktır. İnkârcıların sonu ise cehennem ateşidir.","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اُكُلُهَا دَٓائِمٌ وَظِلُّهَاۜ تِلْكَ عُقْبَى الَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۗ وَعُقْبَى الْكَافِر۪ينَ النَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-35c.mp3","commentary_text":"Çeşitli fırkalara, farklı görüşlere, ideolojik yapılanmalara ayrılmış olanlardan bazıları batıl düşüncelerini desteklemek için çıkarlarına göre yorumladıkları ayetleri kabul edip işlerine gelmedikleri için diğerlerini inkâr ettikleri ifade ediliyor."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara vadeliden cennet şöyledir. Oranın altından çeşitli ırmaklar akar ağaçlarının meyveleri de gölgeleri de süreklidir (mevsim şartlarına bağlı olarak değişmezler). İşte Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanların varacağı yer böyle olacaktır. İnkârcıların sonu ise cehennem ateşidir.","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اُكُلُهَا دَٓائِمٌ وَظِلُّهَاۜ تِلْكَ عُقْبَى الَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۗ وَعُقْبَى الْكَافِر۪ينَ النَّارُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-34c.mp3","commentary_text":"Çeşitli fırkalara, farklı görüşlere, ideolojik yapılanmalara ayrılmış olanlardan bazıları batıl düşüncelerini desteklemek için çıkarlarına göre yorumladıkları ayetleri kabul edip işlerine gelmedikleri için diğerlerini inkâr ettikleri ifade ediliyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kendilerine bu kitabı emanet ettiğimiz imanlı kimseler sana indirilenlerden dolayı sevinirler. Fakat çeşitli gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmekle ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O’na davet ederim ve son dönüşüm de O’nadır.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمِنَ الْاَحْزَابِ مَنْ يُنْكِرُ بَعْضَهُۜ قُلْ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ وَلَٓا اُشْرِكَ بِه۪ۜ اِلَيْهِ اَدْعُوا وَاِلَيْهِ مَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-36c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi bazı ayetlerde Kur’an’ın Arapça indirildiğinin üzerinde durulması, Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuştuğuna ve anlayabilmeleri için mutlaka bu dille indirilmesi gerektiğine bir vurgudur. Yoksa beşer dillerinin en kutsalı ya da en zengini Arapçadır diye değil. “…Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir...” (Rûm 30/22) “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah'ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4)"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kendilerine bu kitabı emanet ettiğimiz imanlı kimseler sana indirilenlerden dolayı sevinirler. Fakat çeşitli gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmekle ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O’na davet ederim ve son dönüşüm de O’nadır.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمِنَ الْاَحْزَابِ مَنْ يُنْكِرُ بَعْضَهُۜ قُلْ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ وَلَٓا اُشْرِكَ بِه۪ۜ اِلَيْهِ اَدْعُوا وَاِلَيْهِ مَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-36c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi bazı ayetlerde Kur’an’ın Arapça indirildiğinin üzerinde durulması, Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuştuğuna ve anlayabilmeleri için mutlaka bu dille indirilmesi gerektiğine bir vurgudur. Yoksa beşer dillerinin en kutsalı ya da en zengini Arapçadır diye değil. “…Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir...” (Rûm 30/22) “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah'ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4)"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kendilerine bu kitabı emanet ettiğimiz imanlı kimseler sana indirilenlerden dolayı sevinirler. Fakat çeşitli gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmekle ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O’na davet ederim ve son dönüşüm de O’nadır.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمِنَ الْاَحْزَابِ مَنْ يُنْكِرُ بَعْضَهُۜ قُلْ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ وَلَٓا اُشْرِكَ بِه۪ۜ اِلَيْهِ اَدْعُوا وَاِلَيْهِ مَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-36c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi bazı ayetlerde Kur’an’ın Arapça indirildiğinin üzerinde durulması, Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuştuğuna ve anlayabilmeleri için mutlaka bu dille indirilmesi gerektiğine bir vurgudur. Yoksa beşer dillerinin en kutsalı ya da en zengini Arapçadır diye değil. “…Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir...” (Rûm 30/22) “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah'ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4)"},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kendilerine bu kitabı emanet ettiğimiz imanlı kimseler sana indirilenlerden dolayı sevinirler. Fakat çeşitli gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben yalnızca Allah’a kulluk etmekle ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O’na davet ederim ve son dönüşüm de O’nadır.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمِنَ الْاَحْزَابِ مَنْ يُنْكِرُ بَعْضَهُۜ قُلْ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ وَلَٓا اُشْرِكَ بِه۪ۜ اِلَيْهِ اَدْعُوا وَاِلَيْهِ مَاٰبِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-35c.mp3","commentary_text":"Bu ve bunun gibi bazı ayetlerde Kur’an’ın Arapça indirildiğinin üzerinde durulması, Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuştuğuna ve anlayabilmeleri için mutlaka bu dille indirilmesi gerektiğine bir vurgudur. Yoksa beşer dillerinin en kutsalı ya da en zengini Arapçadır diye değil. “…Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir...” (Rûm 30/22) “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah'ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4)"},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve işte böylece biz onu (Kur’an’ı geldiği ve ilk muhatap olduğu toplum Arapça konuştuğu için) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Artık sana gelen (bunca) ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan (işte o zaman) Allah tarafından seni koruyacak ne bir dost ne de bir koruyucu vardır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّاۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-37c.mp3","commentary_text":"Dini ıstılahta mucize, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlerin, peygamberliğini ispat etmek için meydan okuma üslubuyla zuhur eden harikulade olay demektir. Her peygambere kendi devrine ve durumuna göre Allah tarafından mucizeler verilmiştir. Peygamberler, hangi mucizelerle peygamberliklerini kanıtlayacaklarsa o mucizeleri göstermişlerdir. Onun için peygamberlere, mucizelerinin farklılığına ve büyüklüğüne bakarak üstünlük izafe etmek doğru değildir. Mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir ve peygamberlerin bunlara herhangi bir katkıları yoktur ve Allah’ın izni olmadan peygamberlerin mucize gösterme gibi bir yetkileri ve kabiliyetleri de yoktur. “…Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi söz konusu olamaz…” (Mü’min 40/78) Bu konuda daha geniş bilgi için İbrahim suresi 11. Ayetin açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve işte böylece biz onu (Kur’an’ı geldiği ve ilk muhatap olduğu toplum Arapça konuştuğu için) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Artık sana gelen (bunca) ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan (işte o zaman) Allah tarafından seni koruyacak ne bir dost ne de bir koruyucu vardır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّاۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-37c.mp3","commentary_text":"Dini ıstılahta mucize, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlerin, peygamberliğini ispat etmek için meydan okuma üslubuyla zuhur eden harikulade olay demektir. Her peygambere kendi devrine ve durumuna göre Allah tarafından mucizeler verilmiştir. Peygamberler, hangi mucizelerle peygamberliklerini kanıtlayacaklarsa o mucizeleri göstermişlerdir. Onun için peygamberlere, mucizelerinin farklılığına ve büyüklüğüne bakarak üstünlük izafe etmek doğru değildir. Mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir ve peygamberlerin bunlara herhangi bir katkıları yoktur ve Allah’ın izni olmadan peygamberlerin mucize gösterme gibi bir yetkileri ve kabiliyetleri de yoktur. “…Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi söz konusu olamaz…” (Mü’min 40/78) Bu konuda daha geniş bilgi için İbrahim suresi 11. Ayetin açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve işte böylece biz onu (Kur’an’ı geldiği ve ilk muhatap olduğu toplum Arapça konuştuğu için) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Artık sana gelen (bunca) ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan (işte o zaman) Allah tarafından seni koruyacak ne bir dost ne de bir koruyucu vardır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّاۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-37c.mp3","commentary_text":"Dini ıstılahta mucize, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlerin, peygamberliğini ispat etmek için meydan okuma üslubuyla zuhur eden harikulade olay demektir. Her peygambere kendi devrine ve durumuna göre Allah tarafından mucizeler verilmiştir. Peygamberler, hangi mucizelerle peygamberliklerini kanıtlayacaklarsa o mucizeleri göstermişlerdir. Onun için peygamberlere, mucizelerinin farklılığına ve büyüklüğüne bakarak üstünlük izafe etmek doğru değildir. Mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir ve peygamberlerin bunlara herhangi bir katkıları yoktur ve Allah’ın izni olmadan peygamberlerin mucize gösterme gibi bir yetkileri ve kabiliyetleri de yoktur. “…Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi söz konusu olamaz…” (Mü’min 40/78) Bu konuda daha geniş bilgi için İbrahim suresi 11. Ayetin açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve işte böylece biz onu (Kur’an’ı geldiği ve ilk muhatap olduğu toplum Arapça konuştuğu için) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Artık sana gelen (bunca) ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan (işte o zaman) Allah tarafından seni koruyacak ne bir dost ne de bir koruyucu vardır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّاۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ۟","related_links":[],"audio_path":"12/12-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-36c.mp3","commentary_text":"Dini ıstılahta mucize, insanların benzerini meydana getirmekten aciz kalacakları, peygamberlerin, peygamberliğini ispat etmek için meydan okuma üslubuyla zuhur eden harikulade olay demektir. Her peygambere kendi devrine ve durumuna göre Allah tarafından mucizeler verilmiştir. Peygamberler, hangi mucizelerle peygamberliklerini kanıtlayacaklarsa o mucizeleri göstermişlerdir. Onun için peygamberlere, mucizelerinin farklılığına ve büyüklüğüne bakarak üstünlük izafe etmek doğru değildir. Mucizeler tamamen Allah’ın fiilidir ve peygamberlerin bunlara herhangi bir katkıları yoktur ve Allah’ın izni olmadan peygamberlerin mucize gösterme gibi bir yetkileri ve kabiliyetleri de yoktur. “…Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi söz konusu olamaz…” (Mü’min 40/78) Bu konuda daha geniş bilgi için İbrahim suresi 11. Ayetin açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (biz) senden önce birçok resul göndermiş onlara da (peygamberliğe mâni olmayan) eşler ve çocuklar vermiştik. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir resulün bir mucize göstermesi mümkün değildir. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır (her olayın gerçekleşme zamanı ve her ömrün yazılı bir vadesi vardır).","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ اَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةًۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ لِكُلِّ اَجَلٍ كِتَابٌ","related_links":[],"audio_path":"12/12-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-38c.mp3","commentary_text":"Allah, kaldırmak istediği bir hükmü ya tamamen kaldırır ya da başka bir hükmü onun yerine koyar. Buradaki hükümler dinin kendisi ile alakalı değil yaşam şartlarının ve dönemin değişmesi ile alakalıdır. Vahyin kaynağı da membaı da Allah’tır. Kur’an’dan önceki kitapları, sahifeleri yürürlükten kaldıran ve onların değişmeyen hakikatlere ilişkin mesajlarını Kur’an’da toplayarak gönderen O’dur. Bu konuda 2/106 ayetin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (biz) senden önce birçok resul göndermiş onlara da (peygamberliğe mâni olmayan) eşler ve çocuklar vermiştik. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir resulün bir mucize göstermesi mümkün değildir. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır (her olayın gerçekleşme zamanı ve her ömrün yazılı bir vadesi vardır).","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ اَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةًۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ لِكُلِّ اَجَلٍ كِتَابٌ","related_links":[],"audio_path":"12/12-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-38c.mp3","commentary_text":"Allah, kaldırmak istediği bir hükmü ya tamamen kaldırır ya da başka bir hükmü onun yerine koyar. Buradaki hükümler dinin kendisi ile alakalı değil yaşam şartlarının ve dönemin değişmesi ile alakalıdır. Vahyin kaynağı da membaı da Allah’tır. Kur’an’dan önceki kitapları, sahifeleri yürürlükten kaldıran ve onların değişmeyen hakikatlere ilişkin mesajlarını Kur’an’da toplayarak gönderen O’dur. Bu konuda 2/106 ayetin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (biz) senden önce birçok resul göndermiş onlara da (peygamberliğe mâni olmayan) eşler ve çocuklar vermiştik. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir resulün bir mucize göstermesi mümkün değildir. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır (her olayın gerçekleşme zamanı ve her ömrün yazılı bir vadesi vardır).","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ اَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةًۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ لِكُلِّ اَجَلٍ كِتَابٌ","related_links":[],"audio_path":"12/12-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-38c.mp3","commentary_text":"Allah, kaldırmak istediği bir hükmü ya tamamen kaldırır ya da başka bir hükmü onun yerine koyar. Buradaki hükümler dinin kendisi ile alakalı değil yaşam şartlarının ve dönemin değişmesi ile alakalıdır. Vahyin kaynağı da membaı da Allah’tır. Kur’an’dan önceki kitapları, sahifeleri yürürlükten kaldıran ve onların değişmeyen hakikatlere ilişkin mesajlarını Kur’an’da toplayarak gönderen O’dur. Bu konuda 2/106 ayetin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (biz) senden önce birçok resul göndermiş onlara da (peygamberliğe mâni olmayan) eşler ve çocuklar vermiştik. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir resulün bir mucize göstermesi mümkün değildir. Her şeyin vakti ve süresi yazılıdır (her olayın gerçekleşme zamanı ve her ömrün yazılı bir vadesi vardır).","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ اَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةًۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ لِكُلِّ اَجَلٍ كِتَابٌ","related_links":[],"audio_path":"12/12-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-37c.mp3","commentary_text":"Allah, kaldırmak istediği bir hükmü ya tamamen kaldırır ya da başka bir hükmü onun yerine koyar. Buradaki hükümler dinin kendisi ile alakalı değil yaşam şartlarının ve dönemin değişmesi ile alakalıdır. Vahyin kaynağı da membaı da Allah’tır. Kur’an’dan önceki kitapları, sahifeleri yürürlükten kaldıran ve onların değişmeyen hakikatlere ilişkin mesajlarını Kur’an’da toplayarak gönderen O’dur. Bu konuda 2/106 ayetin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah (önceki mesajlardan bazılarını yürürlükten) kaldırır (bazılarını da) pekiştirir. Çünkü vahyin kaynağı O’nun katındadır.","arabic_text":"يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-39c.mp3","commentary_text":"Yani sen bunları hiç düşünmeden görevini yapacaksın. Çünkü senin vazifen Allah’tan indirilenleri hayata geçirmek ve tebliğ etmektir. Müslümanlar da Hz. Peygamberin tebliğ ettiği bu ayetlerin doğrudan muhatapları olarak gayretlerinin sonucunu merak etmeden vazifelerini sorumluluklarını yerine getirmelidir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah (önceki mesajlardan bazılarını yürürlükten) kaldırır (bazılarını da) pekiştirir. Çünkü vahyin kaynağı O’nun katındadır.","arabic_text":"يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-39c.mp3","commentary_text":"Yani sen bunları hiç düşünmeden görevini yapacaksın. Çünkü senin vazifen Allah’tan indirilenleri hayata geçirmek ve tebliğ etmektir. Müslümanlar da Hz. Peygamberin tebliğ ettiği bu ayetlerin doğrudan muhatapları olarak gayretlerinin sonucunu merak etmeden vazifelerini sorumluluklarını yerine getirmelidir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah (önceki mesajlardan bazılarını yürürlükten) kaldırır (bazılarını da) pekiştirir. Çünkü vahyin kaynağı O’nun katındadır.","arabic_text":"يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-39c.mp3","commentary_text":"Yani sen bunları hiç düşünmeden görevini yapacaksın. Çünkü senin vazifen Allah’tan indirilenleri hayata geçirmek ve tebliğ etmektir. Müslümanlar da Hz. Peygamberin tebliğ ettiği bu ayetlerin doğrudan muhatapları olarak gayretlerinin sonucunu merak etmeden vazifelerini sorumluluklarını yerine getirmelidir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Allah (önceki mesajlardan bazılarını yürürlükten) kaldırır (bazılarını da) pekiştirir. Çünkü vahyin kaynağı O’nun katındadır.","arabic_text":"يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-38c.mp3","commentary_text":"Yani sen bunları hiç düşünmeden görevini yapacaksın. Çünkü senin vazifen Allah’tan indirilenleri hayata geçirmek ve tebliğ etmektir. Müslümanlar da Hz. Peygamberin tebliğ ettiği bu ayetlerin doğrudan muhatapları olarak gayretlerinin sonucunu merak etmeden vazifelerini sorumluluklarını yerine getirmelidir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni (onu görmeden) vefat ettirsek yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.","arabic_text":"وَاِنْ مَا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-40c.mp3","commentary_text":"“Biz, yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz” ifadesi farklı şekillerde yorumlanmıştır. İnkârcı zalimlerin her geçen gün azaldığını ve yeryüzündeki egemenliklerinin tenakusa uğradığını söyleyenler olduğu gibi, yanlış ve doyumsuz uygulamalar yüzünden yeryüzü kaynaklarının tüketildiğini ifade edenler; yağmur, sel ve rüzgâr gibi tabii olayların etkisiyle toprağın erozyona uğraması, dağların, tepelerin aşınarak yeryüzünün küçülmesi şeklinde yorumlayanlar da vardır. Ya da mecazi bir anlatım olarak; tıpkı bizler gibi dünyamızın da bir ömrünün olduğu ve bir gün sonlanacağı şeklinde de anlaşılabilir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni (onu görmeden) vefat ettirsek yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.","arabic_text":"وَاِنْ مَا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-40c.mp3","commentary_text":"“Biz, yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz” ifadesi farklı şekillerde yorumlanmıştır. İnkârcı zalimlerin her geçen gün azaldığını ve yeryüzündeki egemenliklerinin tenakusa uğradığını söyleyenler olduğu gibi, yanlış ve doyumsuz uygulamalar yüzünden yeryüzü kaynaklarının tüketildiğini ifade edenler; yağmur, sel ve rüzgâr gibi tabii olayların etkisiyle toprağın erozyona uğraması, dağların, tepelerin aşınarak yeryüzünün küçülmesi şeklinde yorumlayanlar da vardır. Ya da mecazi bir anlatım olarak; tıpkı bizler gibi dünyamızın da bir ömrünün olduğu ve bir gün sonlanacağı şeklinde de anlaşılabilir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni (onu görmeden) vefat ettirsek yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.","arabic_text":"وَاِنْ مَا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-40c.mp3","commentary_text":"“Biz, yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz” ifadesi farklı şekillerde yorumlanmıştır. İnkârcı zalimlerin her geçen gün azaldığını ve yeryüzündeki egemenliklerinin tenakusa uğradığını söyleyenler olduğu gibi, yanlış ve doyumsuz uygulamalar yüzünden yeryüzü kaynaklarının tüketildiğini ifade edenler; yağmur, sel ve rüzgâr gibi tabii olayların etkisiyle toprağın erozyona uğraması, dağların, tepelerin aşınarak yeryüzünün küçülmesi şeklinde yorumlayanlar da vardır. Ya da mecazi bir anlatım olarak; tıpkı bizler gibi dünyamızın da bir ömrünün olduğu ve bir gün sonlanacağı şeklinde de anlaşılabilir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Onlara vaad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek yahut seni (onu görmeden) vefat ettirsek yine de sana düşen sadece tebliğ etmektir. Bize düşen de hesaba çekmektir.","arabic_text":"وَاِنْ مَا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَعَلَيْنَا الْحِسَابُ","related_links":[],"audio_path":"12/12-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-39c.mp3","commentary_text":"“Biz, yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz” ifadesi farklı şekillerde yorumlanmıştır. İnkârcı zalimlerin her geçen gün azaldığını ve yeryüzündeki egemenliklerinin tenakusa uğradığını söyleyenler olduğu gibi, yanlış ve doyumsuz uygulamalar yüzünden yeryüzü kaynaklarının tüketildiğini ifade edenler; yağmur, sel ve rüzgâr gibi tabii olayların etkisiyle toprağın erozyona uğraması, dağların, tepelerin aşınarak yeryüzünün küçülmesi şeklinde yorumlayanlar da vardır. Ya da mecazi bir anlatım olarak; tıpkı bizler gibi dünyamızın da bir ömrünün olduğu ve bir gün sonlanacağı şeklinde de anlaşılabilir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Allah hükmünü verir. O’nun hükmünü bozacak yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ۜ وَهُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Allah hükmünü verir. O’nun hükmünü bozacak yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ۜ وَهُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Allah hükmünü verir. O’nun hükmünü bozacak yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ۜ وَهُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz yeryüzünün etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Allah hükmünü verir. O’nun hükmünü bozacak yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ۜ وَهُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (nebilere) tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bozulmayan planlar yaparak (kurulan ya da kurulacak olan düzenleri boşa çıkarmak) yalnızca Allah’a aittir. O herkesin ne yaptığını bilir. İnkârcılar da dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلِلّٰهِ الْمَكْرُ جَم۪يعًاۜ يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍۜ وَسَيَعْلَمُ الْكُفَّارُ لِمَنْ عُقْبَى الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-42c.mp3","commentary_text":"Ellerinde Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplar bulunanlar, ilahi kitaplara vukufiyetleri olduğu için bu Kur’an’ın da Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik edecekler. Çünkü Kur’an ayetlerini okuyup içeriğini, mesajını anlayanlar, diğer kitaplarda olduğu gibi Kur’an’daki belagati, anlatım üslubunu ve ayetlerin birbirleriyle olan bağlantısını görünce onun da Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğunu anlayacaklardır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (nebilere) tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bozulmayan planlar yaparak (kurulan ya da kurulacak olan düzenleri boşa çıkarmak) yalnızca Allah’a aittir. O herkesin ne yaptığını bilir. İnkârcılar da dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلِلّٰهِ الْمَكْرُ جَم۪يعًاۜ يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍۜ وَسَيَعْلَمُ الْكُفَّارُ لِمَنْ عُقْبَى الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-42c.mp3","commentary_text":"Ellerinde Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplar bulunanlar, ilahi kitaplara vukufiyetleri olduğu için bu Kur’an’ın da Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik edecekler. Çünkü Kur’an ayetlerini okuyup içeriğini, mesajını anlayanlar, diğer kitaplarda olduğu gibi Kur’an’daki belagati, anlatım üslubunu ve ayetlerin birbirleriyle olan bağlantısını görünce onun da Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğunu anlayacaklardır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (nebilere) tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bozulmayan planlar yaparak (kurulan ya da kurulacak olan düzenleri boşa çıkarmak) yalnızca Allah’a aittir. O herkesin ne yaptığını bilir. İnkârcılar da dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلِلّٰهِ الْمَكْرُ جَم۪يعًاۜ يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍۜ وَسَيَعْلَمُ الْكُفَّارُ لِمَنْ عُقْبَى الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-42c.mp3","commentary_text":"Ellerinde Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplar bulunanlar, ilahi kitaplara vukufiyetleri olduğu için bu Kur’an’ın da Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik edecekler. Çünkü Kur’an ayetlerini okuyup içeriğini, mesajını anlayanlar, diğer kitaplarda olduğu gibi Kur’an’daki belagati, anlatım üslubunu ve ayetlerin birbirleriyle olan bağlantısını görünce onun da Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğunu anlayacaklardır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (nebilere) tuzak kurmuşlardı. Hâlbuki bozulmayan planlar yaparak (kurulan ya da kurulacak olan düzenleri boşa çıkarmak) yalnızca Allah’a aittir. O herkesin ne yaptığını bilir. İnkârcılar da dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلِلّٰهِ الْمَكْرُ جَم۪يعًاۜ يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍۜ وَسَيَعْلَمُ الْكُفَّارُ لِمَنْ عُقْبَى الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/12-41c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İnkârcılar: “Sen gönderilmiş (hak bir nebi) değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitap hakkında bilgi sahibi olanlar (bu gerçeği bilir).”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَسْتَ مُرْسَلًاۜ قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۙ وَمَنْ عِنْدَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İnkârcılar: “Sen gönderilmiş (hak bir nebi) değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitap hakkında bilgi sahibi olanlar (bu gerçeği bilir).”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَسْتَ مُرْسَلًاۜ قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۙ وَمَنْ عِنْدَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İnkârcılar: “Sen gönderilmiş (hak bir nebi) değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitap hakkında bilgi sahibi olanlar (bu gerçeği bilir).”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَسْتَ مُرْسَلًاۜ قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۙ وَمَنْ عِنْدَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İnkârcılar: “Sen gönderilmiş (hak bir nebi) değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitap hakkında bilgi sahibi olanlar (bu gerçeği bilir).”","arabic_text":"وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَسْتَ مُرْسَلًاۜ قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۙ وَمَنْ عِنْدَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ","related_links":[],"audio_path":"12/12-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"12/tefsir_1733_1772842128.mp3","commentary_text":"Ellerinde Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplar bulunanlar, ilahi kitaplara vukufiyetleri olduğu için bu Kur’an’ın da Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik edecekler. Çünkü Kur’an ayetlerini okuyup içeriğini, mesajını anlayanlar, diğer kitaplarda olduğu gibi Kur’an’daki belagati, anlatım üslubunu ve ayetlerin birbirleriyle olan bağlantısını görünce onun da Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğunu anlayacaklardır."}]},{"id":14,"name":"İBRAHİM SÛRESİ","description":"İbrahim suresi 52 ayet olup Mekke döneminde inmiştir. 35-41. ayetlerde Hz. İbrahim ve ailesinden bahsedildiği için sureye “İbrahim” adı verilmiştir. Diğer birçok surede olduğu gibi İbrahim suresi de Allah'a iman, peygamberlere iman, öldükten sonra dirilme ve sorgulanma ele alınmaktadır. Surede; vahyin, insanların karanlıklardan aydınlığa çıkarılması için indirildiği, peygamberlerin görevleri, her peygamberin kendi diliyle gönderilmesi, inkârcıların durumu, Hz. Mûsâ’nın hayat hikâyesinden bazı kesitler, peygamberlere karşı çıkanların âkibetleri, Allah’a güvenme ve itaat etmenin önemi, inkârcıların dünyadaki çalışmaları, ahirette inkârcıların durumu ve müminlere verilen mükâfat, Hz. İbrahim’in duası, herkesin yaptığının karşılığını alacak olması, Kur’an’ın insanlığa gönderilmiş bir mesaj oluşu gibi konulara da temas edilmiştir.","sura_intro_audio":"13/13-a.mp3","verse_count":52,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki onu sana Rablerinin izniyle bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa O yüceler yücesinin O her övgüye layık olan (Allah)ın yoluna çıkarasın diye indirdik. Bkz.2/2 257 3/103 6/15 ve dipnotu 10/57 57/9.","arabic_text":"الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz. Kur’an, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarması hasebiyle bir nurdur. Karanlıkları ifade eden “zulumat” kelimesinin çoğul olması zulmün, küfrün ve küfre götüren yolların çokluğuna, aydınlığı ifade eden “nur” sözcüğünün tekil olması hakkın ve aydınlığın, hakka ve aydınlığa giden yolun tekliğine yani sadece Allah’ın yolu olduğuna delalet eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki onu sana Rablerinin izniyle bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa O yüceler yücesinin O her övgüye layık olan (Allah)ın yoluna çıkarasın diye indirdik. Bkz.2/2 257 3/103 6/15 ve dipnotu 10/57 57/9.","arabic_text":"الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz. Kur’an, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarması hasebiyle bir nurdur. Karanlıkları ifade eden “zulumat” kelimesinin çoğul olması zulmün, küfrün ve küfre götüren yolların çokluğuna, aydınlığı ifade eden “nur” sözcüğünün tekil olması hakkın ve aydınlığın, hakka ve aydınlığa giden yolun tekliğine yani sadece Allah’ın yolu olduğuna delalet eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki onu sana Rablerinin izniyle bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa O yüceler yücesinin O her övgüye layık olan (Allah)ın yoluna çıkarasın diye indirdik. Bkz.2/2 257 3/103 6/15 ve dipnotu 10/57 57/9.","arabic_text":"الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-1c.mp3","commentary_text":"Elif-Lam-Ra harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz. Kur’an, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarması hasebiyle bir nurdur. Karanlıkları ifade eden “zulumat” kelimesinin çoğul olması zulmün, küfrün ve küfre götüren yolların çokluğuna, aydınlığı ifade eden “nur” sözcüğünün tekil olması hakkın ve aydınlığın, hakka ve aydınlığa giden yolun tekliğine yani sadece Allah’ın yolu olduğuna delalet eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (Kur’an) öyle bir kitaptır ki onu sana Rablerinin izniyle bütün insanlığı karanlıklardan aydınlığa O yüceler yücesinin O her övgüye layık olan (Allah)ın yoluna çıkarasın diye indirdik.","arabic_text":"الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":["2/2","2/257","3/103","6/15","10/57","57/9"],"audio_path":"13/13-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-0c.mp3","commentary_text":"Kur'an, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarması hasebiyle bir nurdur. Karanlıkları ifade eden zulümat kelimesinin çoğul olması, zulmün, küfrün ve küfre götüren yolların çokluğuna; aydınlığı ifade eden nur sözcüğünün tekil olması, hakkın ve aydınlığın hakka ve aydınlığa giden yolun tekliğine, yani sadece Allah'ın yolu olduğuna delalet eder."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Allah ki göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) O’nundur. Şiddetli azaba uğrayacak olan inkârcıların vay haline!","arabic_text":"اَللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَوَيْلٌ لِلْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ شَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Allah ki göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) O’nundur. Şiddetli azaba uğrayacak olan inkârcıların vay haline!","arabic_text":"اَللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَوَيْلٌ لِلْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ شَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Allah ki göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) O’nundur. Şiddetli azaba uğrayacak olan inkârcıların vay haline!","arabic_text":"اَللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَوَيْلٌ لِلْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ شَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Allah ki göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) O’nundur. Şiddetli azaba uğrayacak olan inkârcıların vay haline!","arabic_text":"اَللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَوَيْلٌ لِلْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ شَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. (Başkalarını) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermeye çalışırlar. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın. Allah (sapmayı) dileyeni sapıklık içinde bırakır (doğru yolda kalmayı) dileyeni de doğru yola iletir. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِه۪ لِيُبَيِّنَ لَهُمْۜ فَيُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["7/158"],"audio_path":"13/13-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-4c.mp3","commentary_text":"“Biz, her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik” demek, her peygamberi kendisiyle aynı dili konuşan topluma gönderdik ve kitaplarını da aynı dilde indirdik demektir. Bu da gösteriyor ki; her toplum kitabını kendi diliyle almış ve ibadetlerini de kendi diliyle yapmıştır. Dili farklı olan bir kitabın muhatabına mesajını ulaştırması nasıl ki istenilen neticeyi veremezse, bilinmeyen bir dille ibadet etmek de arzu edilen bereketi sağlamaz. İbadetin feyizli olması için ya ibadetin dili öğrenilecek ya da konuşulan dilde ibadet edilecek."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın. Allah (sapmayı) dileyeni sapıklık içinde bırakır (doğru yolda kalmayı) dileyeni de doğru yola iletir. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِه۪ لِيُبَيِّنَ لَهُمْۜ فَيُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["7/158"],"audio_path":"13/13-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-4c.mp3","commentary_text":"“Biz, her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik” demek, her peygamberi kendisiyle aynı dili konuşan topluma gönderdik ve kitaplarını da aynı dilde indirdik demektir. Bu da gösteriyor ki; her toplum kitabını kendi diliyle almış ve ibadetlerini de kendi diliyle yapmıştır. Dili farklı olan bir kitabın muhatabına mesajını ulaştırması nasıl ki istenilen neticeyi veremezse, bilinmeyen bir dille ibadet etmek de arzu edilen bereketi sağlamaz. İbadetin feyizli olması için ya ibadetin dili öğrenilecek ya da konuşulan dilde ibadet edilecek."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın. Allah (sapmayı) dileyeni sapıklık içinde bırakır (doğru yolda kalmayı) dileyeni de doğru yola iletir. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِه۪ لِيُبَيِّنَ لَهُمْۜ فَيُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["7/158"],"audio_path":"13/13-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-4c.mp3","commentary_text":"“Biz, her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik” demek, her peygamberi kendisiyle aynı dili konuşan topluma gönderdik ve kitaplarını da aynı dilde indirdik demektir. Bu da gösteriyor ki; her toplum kitabını kendi diliyle almış ve ibadetlerini de kendi diliyle yapmıştır. Dili farklı olan bir kitabın muhatabına mesajını ulaştırması nasıl ki istenilen neticeyi veremezse, bilinmeyen bir dille ibadet etmek de arzu edilen bereketi sağlamaz. İbadetin feyizli olması için ya ibadetin dili öğrenilecek ya da konuşulan dilde ibadet edilecek."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın. Allah (sapmayı) dileyeni sapıklık içinde bırakır (doğru yolda kalmayı) dileyeni de doğru yola iletir. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِه۪ لِيُبَيِّنَ لَهُمْۜ فَيُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["7/158"],"audio_path":"13/13-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/tefsir_1737_1772663006.mp3","commentary_text":"\"Biz, her resulü kendi milletinin diliyle gönderdik” demek, her peygamberi kendisiyle aynı dili konuşan topluma gönderdik ve kitaplarını da aynı dilde indirdik demektir. Bu da gösteriyor ki; her toplum kitabını kendi diliyle almış ve ibadetlerini de kendi diliyle yapmıştır. Dili farklı olan bir kitabın muhatabına mesajını ulaştırması nasıl ki istenilen neticeyi veremezse, bilinmeyen bir dille ibadet etmek de arzu edilen bereketi sağlamaz. İbadetin feyizli olması için ya ibadetin dili öğrenilecek ya da konuşulan dilde ibadet edilecek."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Musa’yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اَنْ اَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَذَكِّرْهُمْ بِاَيَّامِ اللّٰهِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-5c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Musa’yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اَنْ اَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَذَكِّرْهُمْ بِاَيَّامِ اللّٰهِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-5c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Musa’yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اَنْ اَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَذَكِّرْهُمْ بِاَيَّامِ اللّٰهِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-5c.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Musa’yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اَنْ اَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَذَكِّرْهُمْ بِاَيَّامِ اللّٰهِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/tefsir_1738_1772663078.mp3","commentary_text":"Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani Musa (da) halkına (bu doğrultuda) şöyle demişti: “Allah’ın size bahşettiği nimetini hatırlayın! O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı. (Onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı/kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, zamanındaki ikinci Firavun Reyyan b. Velid’di. Reyyan, Yusuf peygamberin davetiyle Müslüman olmuştu.  Reyyan’ın ölümünden sonra yerine Kâbus b. Mus’ab gelmişti. İnkârcı ve zorba olan Kâbus, hayırlı kadın olan Asiye ile evlenmişti. Kâbus ölünce, yerine, kardeşi Velid b. Mus’ab geçti ve ölen kardeşinin zevcesi Asiye ile evlendi. Velid, kardeşi Kâbus’tan daha Zorba, daha inkârcı ve daha azgındı. Mısır Firavunlarının en uzun ömürlüsü, en acımasızı ve en zalimi olan Velid, İsrailoğullarını köle ve hizmetçi olarak çalıştırıyor ve onlara olmadık zulümler yaparak hayatlarını zindan ediyordu. Musa peygamberin doğumunun yaklaştığı sıralarda İsrailoğulları’ndan doğan erkek çocukları öldürüyor, kızları sağ bırakıyordu. Hz. Musa büyüyüp peygamber olunca Allah’ın yardımıyla İsrailoğullarını Firavun belasından kurtarıyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani Musa (da) halkına (bu doğrultuda) şöyle demişti: “Allah’ın size bahşettiği nimetini hatırlayın! O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı. (Onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı/kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, zamanındaki ikinci Firavun Reyyan b. Velid’di. Reyyan, Yusuf peygamberin davetiyle Müslüman olmuştu.  Reyyan’ın ölümünden sonra yerine Kâbus b. Mus’ab gelmişti. İnkârcı ve zorba olan Kâbus, hayırlı kadın olan Asiye ile evlenmişti. Kâbus ölünce, yerine, kardeşi Velid b. Mus’ab geçti ve ölen kardeşinin zevcesi Asiye ile evlendi. Velid, kardeşi Kâbus’tan daha Zorba, daha inkârcı ve daha azgındı. Mısır Firavunlarının en uzun ömürlüsü, en acımasızı ve en zalimi olan Velid, İsrailoğullarını köle ve hizmetçi olarak çalıştırıyor ve onlara olmadık zulümler yaparak hayatlarını zindan ediyordu. Musa peygamberin doğumunun yaklaştığı sıralarda İsrailoğulları’ndan doğan erkek çocukları öldürüyor, kızları sağ bırakıyordu. Hz. Musa büyüyüp peygamber olunca Allah’ın yardımıyla İsrailoğullarını Firavun belasından kurtarıyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani Musa (da) halkına (bu doğrultuda) şöyle demişti: “Allah’ın size bahşettiği nimetini hatırlayın! O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı. (Onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı/kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, zamanındaki ikinci Firavun Reyyan b. Velid’di. Reyyan, Yusuf peygamberin davetiyle Müslüman olmuştu.  Reyyan’ın ölümünden sonra yerine Kâbus b. Mus’ab gelmişti. İnkârcı ve zorba olan Kâbus, hayırlı kadın olan Asiye ile evlenmişti. Kâbus ölünce, yerine, kardeşi Velid b. Mus’ab geçti ve ölen kardeşinin zevcesi Asiye ile evlendi. Velid, kardeşi Kâbus’tan daha Zorba, daha inkârcı ve daha azgındı. Mısır Firavunlarının en uzun ömürlüsü, en acımasızı ve en zalimi olan Velid, İsrailoğullarını köle ve hizmetçi olarak çalıştırıyor ve onlara olmadık zulümler yaparak hayatlarını zindan ediyordu. Musa peygamberin doğumunun yaklaştığı sıralarda İsrailoğulları’ndan doğan erkek çocukları öldürüyor, kızları sağ bırakıyordu. Hz. Musa büyüyüp peygamber olunca Allah’ın yardımıyla İsrailoğullarını Firavun belasından kurtarıyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani Musa (da) halkına (bu doğrultuda) şöyle demişti: “Allah’ın size bahşettiği nimetini hatırlayın! O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı. (Onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı/kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, zamanındaki ikinci Firavun Reyyan b. Velid’di. Reyyan, Yusuf peygamberin davetiyle Müslüman olmuştu.  Reyyan’ın ölümünden sonra yerine Kâbus b. Mus’ab gelmişti. İnkârcı ve zorba olan Kâbus, hayırlı kadın olan Asiye ile evlenmişti. Kâbus ölünce, yerine, kardeşi Velid b. Mus’ab geçti ve ölen kardeşinin zevcesi Asiye ile evlendi. Velid, kardeşi Kâbus’tan daha Zorba, daha inkârcı ve daha azgındı. Mısır Firavunlarının en uzun ömürlüsü, en acımasızı ve en zalimi olan Velid, İsrailoğullarını köle ve hizmetçi olarak çalıştırıyor ve onlara olmadık zulümler yaparak hayatlarını zindan ediyordu. Musa peygamberin doğumunun yaklaştığı sıralarda İsrailoğulları’ndan doğan erkek çocukları öldürüyor, kızları sağ bırakıyordu. Hz. Musa büyüyüp peygamber olunca Allah’ın yardımıyla İsrailoğullarını Firavun belasından kurtarıyor."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle buyurmuştu: “Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-7c.mp3","commentary_text":"Allah, artırma vaadini şükretme şartına bağlıyor. Bu demektir ki şükretmeyenin nimeti artmaz, görünürde artmış gibi dursa da gerçekte artmaz. Nimetin en büyük şükrü, o nimeti vereni bilmekle ve ona layık olmakla olur. “Şükür” nimete sahip olduktan sonra sadece kuru bir teşekkür ifadesiyle olmaz. “Her nimetin şükrü kendi cinsindendir.” Akıl bir nimettir, şükrü işletilerek akıllıca işler yapmaktır. Servet bir nimettir, şükrü infaktır, yardımlaşmadır, paylaşmadır. Bilgi nimettir, şükrü öğretmektir, aydınlatmaktır, bilgin toplum yetiştirmektir. Konuşmak bir nimettir, şükrü iyiyi ve doğruyu tavsiye etmek, kötülükleri anlatmaktır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle buyurmuştu: “Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-7c.mp3","commentary_text":"Allah, artırma vaadini şükretme şartına bağlıyor. Bu demektir ki şükretmeyenin nimeti artmaz, görünürde artmış gibi dursa da gerçekte artmaz. Nimetin en büyük şükrü, o nimeti vereni bilmekle ve ona layık olmakla olur. “Şükür” nimete sahip olduktan sonra sadece kuru bir teşekkür ifadesiyle olmaz. “Her nimetin şükrü kendi cinsindendir.” Akıl bir nimettir, şükrü işletilerek akıllıca işler yapmaktır. Servet bir nimettir, şükrü infaktır, yardımlaşmadır, paylaşmadır. Bilgi nimettir, şükrü öğretmektir, aydınlatmaktır, bilgin toplum yetiştirmektir. Konuşmak bir nimettir, şükrü iyiyi ve doğruyu tavsiye etmek, kötülükleri anlatmaktır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle buyurmuştu: “Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-7c.mp3","commentary_text":"Allah, artırma vaadini şükretme şartına bağlıyor. Bu demektir ki şükretmeyenin nimeti artmaz, görünürde artmış gibi dursa da gerçekte artmaz. Nimetin en büyük şükrü, o nimeti vereni bilmekle ve ona layık olmakla olur. “Şükür” nimete sahip olduktan sonra sadece kuru bir teşekkür ifadesiyle olmaz. “Her nimetin şükrü kendi cinsindendir.” Akıl bir nimettir, şükrü işletilerek akıllıca işler yapmaktır. Servet bir nimettir, şükrü infaktır, yardımlaşmadır, paylaşmadır. Bilgi nimettir, şükrü öğretmektir, aydınlatmaktır, bilgin toplum yetiştirmektir. Konuşmak bir nimettir, şükrü iyiyi ve doğruyu tavsiye etmek, kötülükleri anlatmaktır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle buyurmuştu: “Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”","arabic_text":"وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-6c.mp3","commentary_text":"Allah, artırma vaadini şükretme şartına bağlıyor. Bu demektir ki şükretmeyenin nimeti artmaz, görünürde artmış gibi dursa da gerçekte artmaz. Nimetin en büyük şükrü, o nimeti vereni bilmekle ve ona layık olmakla olur. “Şükür” nimete sahip olduktan sonra sadece kuru bir teşekkür ifadesiyle olmaz. “Her nimetin şükrü kendi cinsindendir.” Akıl bir nimettir, şükrü işletilerek akıllıca işler yapmaktır. Servet bir nimettir, şükrü infaktır, yardımlaşmadır, paylaşmadır. Bilgi nimettir, şükrü öğretmektir, aydınlatmaktır, bilgin toplum yetiştirmektir. Konuşmak bir nimettir, şükrü iyiyi ve doğruyu tavsiye etmek, kötülükleri anlatmaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Musa (şöyle) dedi: “Siz ve yeryüzünde olanların tamamı topyekûn inkâr etseniz (sadece kendinize zarar vermiş olursunuz). Çünkü Allah’ın hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur (O) her türlü övgüye lâyıktır.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Musa (şöyle) dedi: “Siz ve yeryüzünde olanların tamamı topyekûn inkâr etseniz (sadece kendinize zarar vermiş olursunuz). Çünkü Allah’ın hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur (O) her türlü övgüye lâyıktır.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Musa (şöyle) dedi: “Siz ve yeryüzünde olanların tamamı topyekûn inkâr etseniz (sadece kendinize zarar vermiş olursunuz). Çünkü Allah’ın hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur (O) her türlü övgüye lâyıktır.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Musa (şöyle) dedi: “Siz ve yeryüzünde olanların tamamı topyekûn inkâr etseniz (sadece kendinize zarar vermiş olursunuz). Çünkü Allah’ın hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacı yoktur (O) her türlü övgüye lâyıktır.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Daha önce yaşamış olan Nuh Ad ve Semud kavimlerine ayrıca bunlardan sonra gelen ve haklarında Allah’tan başka hiç kimsenin bir şey bilmediği toplumlara ilişkin bilgi size ulaşmadı mı? Resulleri bu toplumlara açık belgelerle geldiler. Fakat onlar (öfkeyle ve hayretle) ellerini ağızlarına götürüp: “Biz sizinle gönderilen talimatları kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü bize yaptığınız davetin mahiyetinden derin bir kuşku içindeyiz” dediler.","arabic_text":"لَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Daha önce yaşamış olan Nuh Ad ve Semud kavimlerine ayrıca bunlardan sonra gelen ve haklarında Allah’tan başka hiç kimsenin bir şey bilmediği toplumlara ilişkin bilgi size ulaşmadı mı? Resulleri bu toplumlara açık belgelerle geldiler. Fakat onlar (öfkeyle ve hayretle) ellerini ağızlarına götürüp: “Biz sizinle gönderilen talimatları kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü bize yaptığınız davetin mahiyetinden derin bir kuşku içindeyiz” dediler.","arabic_text":"لَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Daha önce yaşamış olan Nuh Ad ve Semud kavimlerine ayrıca bunlardan sonra gelen ve haklarında Allah’tan başka hiç kimsenin bir şey bilmediği toplumlara ilişkin bilgi size ulaşmadı mı? Resulleri bu toplumlara açık belgelerle geldiler. Fakat onlar (öfkeyle ve hayretle) ellerini ağızlarına götürüp: “Biz sizinle gönderilen talimatları kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü bize yaptığınız davetin mahiyetinden derin bir kuşku içindeyiz” dediler.","arabic_text":"لَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Daha önce yaşamış olan Nuh Ad ve Semud kavimlerine ayrıca bunlardan sonra gelen ve haklarında Allah’tan başka hiç kimsenin bir şey bilmediği toplumlara ilişkin bilgi size ulaşmadı mı? Resulleri bu toplumlara açık belgelerle geldiler. Fakat onlar (öfkeyle ve hayretle) ellerini ağızlarına götürüp: “Biz sizinle gönderilen talimatları kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü bize yaptığınız davetin mahiyetinden derin bir kuşku içindeyiz” dediler.","arabic_text":"لَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Resulleri (onlara) dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah(‘ın yasaları adaleti kudreti) hakkında şüphe mi ediyorsunuz? (Hâlbuki) O günahlarınızı bağışlamak ve sizi (helâk olmaktan kurtarıp) belli bir zamana kadar yaşatmak için (imana) çağırıyor.” Onlar da: “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize (Allah’ın elçileri olduğunuza dair) apaçık bir delil getirin” dediler.","arabic_text":"قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِي اللّٰهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ قَالُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۜ تُر۪يدُونَ اَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-10c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da anlatılan peygamberlerin hayat hikâyelerinde en çok karşılaştığımız ifade; “atalar dini” dir. İnsanlar atalarından devraldıkları gelenek haline dönüşmüş, kalıplaşmış dini araştırmadan, sorgulamadan ve akıl yürütmeden kabul etmişler, Allah’a ve elçilerine karşı gelmek pahasına da olsa bu dinlerinden kopamamışlar, alışılmış tarihi düşünce kalıplarıyla kendi inandıkları dışındaki tutum ve anlayışları reddetmişlerdir. “Onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Resul'(ün size tebliğ ettiği şeyler)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” derler.” (Mâide 5/104)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"Resulleri (onlara) dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah(‘ın yasaları adaleti kudreti) hakkında şüphe mi ediyorsunuz? (Hâlbuki) O günahlarınızı bağışlamak ve sizi (helâk olmaktan kurtarıp) belli bir zamana kadar yaşatmak için (imana) çağırıyor.” Onlar da: “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize (Allah’ın elçileri olduğunuza dair) apaçık bir delil getirin” dediler.","arabic_text":"قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِي اللّٰهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ قَالُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۜ تُر۪يدُونَ اَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-10c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da anlatılan peygamberlerin hayat hikâyelerinde en çok karşılaştığımız ifade; “atalar dini” dir. İnsanlar atalarından devraldıkları gelenek haline dönüşmüş, kalıplaşmış dini araştırmadan, sorgulamadan ve akıl yürütmeden kabul etmişler, Allah’a ve elçilerine karşı gelmek pahasına da olsa bu dinlerinden kopamamışlar, alışılmış tarihi düşünce kalıplarıyla kendi inandıkları dışındaki tutum ve anlayışları reddetmişlerdir. “Onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Resul'(ün size tebliğ ettiği şeyler)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” derler.” (Mâide 5/104)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"Resulleri (onlara) dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah(‘ın yasaları adaleti kudreti) hakkında şüphe mi ediyorsunuz? (Hâlbuki) O günahlarınızı bağışlamak ve sizi (helâk olmaktan kurtarıp) belli bir zamana kadar yaşatmak için (imana) çağırıyor.” Onlar da: “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize (Allah’ın elçileri olduğunuza dair) apaçık bir delil getirin” dediler.","arabic_text":"قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِي اللّٰهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ قَالُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۜ تُر۪يدُونَ اَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-10c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da anlatılan peygamberlerin hayat hikâyelerinde en çok karşılaştığımız ifade; “atalar dini” dir. İnsanlar atalarından devraldıkları gelenek haline dönüşmüş, kalıplaşmış dini araştırmadan, sorgulamadan ve akıl yürütmeden kabul etmişler, Allah’a ve elçilerine karşı gelmek pahasına da olsa bu dinlerinden kopamamışlar, alışılmış tarihi düşünce kalıplarıyla kendi inandıkları dışındaki tutum ve anlayışları reddetmişlerdir. “Onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Resul'(ün size tebliğ ettiği şeyler)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” derler.” (Mâide 5/104)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"Resulleri (onlara) dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah(‘ın yasaları adaleti kudreti) hakkında şüphe mi ediyorsunuz? (Hâlbuki) O günahlarınızı bağışlamak ve sizi (helâk olmaktan kurtarıp) belli bir zamana kadar yaşatmak için (imana) çağırıyor.” Onlar da: “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize (Allah’ın elçileri olduğunuza dair) apaçık bir delil getirin” dediler.","arabic_text":"قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِي اللّٰهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ قَالُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۜ تُر۪يدُونَ اَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-9c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da anlatılan peygamberlerin hayat hikâyelerinde en çok karşılaştığımız ifade; “atalar dini” dir. İnsanlar atalarından devraldıkları gelenek haline dönüşmüş, kalıplaşmış dini araştırmadan, sorgulamadan ve akıl yürütmeden kabul etmişler, Allah’a ve elçilerine karşı gelmek pahasına da olsa bu dinlerinden kopamamışlar, alışılmış tarihi düşünce kalıplarıyla kendi inandıkları dışındaki tutum ve anlayışları reddetmişlerdir. “Onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Resul'(ün size tebliğ ettiği şeyler)e gelin” denildiği zaman (onlar): “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyler bize yeter” derler.” (Mâide 5/104)"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Resulleri onlara dedi ki: “(Evet) biz de sizin gibi sadece birer insanız. Fakat Allah (peygamberlik) nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah’ın izni olmadan (elçiliğimiz hakkında) bizim size bir mucize getirmemize imkân yoktur. İnananlar ancak Allah’a güvenirler.”","arabic_text":"قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ اِنْ نَحْنُ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَمُنُّ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَمَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نَأْتِيَكُمْ بِسُلْطَانٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-11c.mp3","commentary_text":"Mucizeler, doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler, ellerinde olmadığı için, istedikleri zaman mucize gösteremezler. Mucize, bir irşad ve tebliğ aracı olmadığı gibi, toplumun ıslahı için uygulanan bir yöntem de değildir. Sadece peygamberliğin kanıtlanması için Allah tarafından geçici olarak lütfedilen bir olaydır. Peygamberlik de seçimle kazanılan ya da çalışarak, eğitim görerek, ticaret yaparak elde edilen bir meslek değildir. Ayetin ikinci cümlesinde de belirtildiği gibi peygamberlik Allah’ın iradesiyle takdir edilen bir vazifedir. Allah bu vazifeyi istediği toplumdan arzu ettiği kişiye verir. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki; peygamberin akrabası olmak, onunla aynı dili konuşmak ya da aynı bölgede yaşamak, aynı soydan gelmek kimseye bir imtiyaz ve itibar kazandırmaz. İtibarlar, terakkiler peygamberlerin getirdiği ilahî buyruklara gösterilen bağlılıkla yani yolundan giderek, iyi ve faydalı eylemlerle kazanılır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Resulleri onlara dedi ki: “(Evet) biz de sizin gibi sadece birer insanız. Fakat Allah (peygamberlik) nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah’ın izni olmadan (elçiliğimiz hakkında) bizim size bir mucize getirmemize imkân yoktur. İnananlar ancak Allah’a güvenirler.”","arabic_text":"قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ اِنْ نَحْنُ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَمُنُّ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَمَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نَأْتِيَكُمْ بِسُلْطَانٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-11c.mp3","commentary_text":"Mucizeler, doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler, ellerinde olmadığı için, istedikleri zaman mucize gösteremezler. Mucize, bir irşad ve tebliğ aracı olmadığı gibi, toplumun ıslahı için uygulanan bir yöntem de değildir. Sadece peygamberliğin kanıtlanması için Allah tarafından geçici olarak lütfedilen bir olaydır. Peygamberlik de seçimle kazanılan ya da çalışarak, eğitim görerek, ticaret yaparak elde edilen bir meslek değildir. Ayetin ikinci cümlesinde de belirtildiği gibi peygamberlik Allah’ın iradesiyle takdir edilen bir vazifedir. Allah bu vazifeyi istediği toplumdan arzu ettiği kişiye verir. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki; peygamberin akrabası olmak, onunla aynı dili konuşmak ya da aynı bölgede yaşamak, aynı soydan gelmek kimseye bir imtiyaz ve itibar kazandırmaz. İtibarlar, terakkiler peygamberlerin getirdiği ilahî buyruklara gösterilen bağlılıkla yani yolundan giderek, iyi ve faydalı eylemlerle kazanılır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Resulleri onlara dedi ki: “(Evet) biz de sizin gibi sadece birer insanız. Fakat Allah (peygamberlik) nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah’ın izni olmadan (elçiliğimiz hakkında) bizim size bir mucize getirmemize imkân yoktur. İnananlar ancak Allah’a güvenirler.”","arabic_text":"قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ اِنْ نَحْنُ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَمُنُّ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَمَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نَأْتِيَكُمْ بِسُلْطَانٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-11c.mp3","commentary_text":"Mucizeler, doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler, ellerinde olmadığı için, istedikleri zaman mucize gösteremezler. Mucize, bir irşad ve tebliğ aracı olmadığı gibi, toplumun ıslahı için uygulanan bir yöntem de değildir. Sadece peygamberliğin kanıtlanması için Allah tarafından geçici olarak lütfedilen bir olaydır. Peygamberlik de seçimle kazanılan ya da çalışarak, eğitim görerek, ticaret yaparak elde edilen bir meslek değildir. Ayetin ikinci cümlesinde de belirtildiği gibi peygamberlik Allah’ın iradesiyle takdir edilen bir vazifedir. Allah bu vazifeyi istediği toplumdan arzu ettiği kişiye verir. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki; peygamberin akrabası olmak, onunla aynı dili konuşmak ya da aynı bölgede yaşamak, aynı soydan gelmek kimseye bir imtiyaz ve itibar kazandırmaz. İtibarlar, terakkiler peygamberlerin getirdiği ilahî buyruklara gösterilen bağlılıkla yani yolundan giderek, iyi ve faydalı eylemlerle kazanılır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Resulleri onlara dedi ki: “(Evet) biz de sizin gibi sadece birer insanız. Fakat Allah (peygamberlik) nimetini kullarından dilediğine lütfeder. Allah’ın izni olmadan (elçiliğimiz hakkında) bizim size bir mucize getirmemize imkân yoktur. İnananlar ancak Allah’a güvenirler.”","arabic_text":"قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ اِنْ نَحْنُ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَمُنُّ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَمَا كَانَ لَنَٓا اَنْ نَأْتِيَكُمْ بِسُلْطَانٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-10c.mp3","commentary_text":"Mucizeler, doğrudan Allah’ın fiilleridir. Peygamberler, ellerinde olmadığı için, istedikleri zaman mucize gösteremezler. Mucize, bir irşad ve tebliğ aracı olmadığı gibi, toplumun ıslahı için uygulanan bir yöntem de değildir. Sadece peygamberliğin kanıtlanması için Allah tarafından geçici olarak lütfedilen bir olaydır. Peygamberlik de seçimle kazanılan ya da çalışarak, eğitim görerek, ticaret yaparak elde edilen bir meslek değildir. Ayetin ikinci cümlesinde de belirtildiği gibi peygamberlik Allah’ın iradesiyle takdir edilen bir vazifedir. Allah bu vazifeyi istediği toplumdan arzu ettiği kişiye verir. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki; peygamberin akrabası olmak, onunla aynı dili konuşmak ya da aynı bölgede yaşamak, aynı soydan gelmek kimseye bir imtiyaz ve itibar kazandırmaz. İtibarlar, terakkiler peygamberlerin getirdiği ilahî buyruklara gösterilen bağlılıkla yani yolundan giderek, iyi ve faydalı eylemlerle kazanılır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"“(Allah) yollarımızı bize dosdoğru göstermişken biz ne diye O’na güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar yalnız O’na güvenmeye devam etmelidirler.”","arabic_text":"وَمَا لَنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-12c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların çıkarlarından dolayı “atalar dini” demekten başka bir fikri ve bu dini yaşamaktan başka bir mefkûresi olmayınca kendilerini Allah’ın dinine davet edenlere zulmetmeye başlıyorlar. Ama Hakka hizmeti ilke edinen erdemli insanlar Allah’a güvenerek inandıklarından taviz vermeden tebliğlerine devam ediyorlar."},{"verse_number":"12","turkish_text":"“(Allah) yollarımızı bize dosdoğru göstermişken biz ne diye O’na güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar yalnız O’na güvenmeye devam etmelidirler.”","arabic_text":"وَمَا لَنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-12c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların çıkarlarından dolayı “atalar dini” demekten başka bir fikri ve bu dini yaşamaktan başka bir mefkûresi olmayınca kendilerini Allah’ın dinine davet edenlere zulmetmeye başlıyorlar. Ama Hakka hizmeti ilke edinen erdemli insanlar Allah’a güvenerek inandıklarından taviz vermeden tebliğlerine devam ediyorlar."},{"verse_number":"12","turkish_text":"“(Allah) yollarımızı bize dosdoğru göstermişken biz ne diye O’na güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar yalnız O’na güvenmeye devam etmelidirler.”","arabic_text":"وَمَا لَنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-12c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların çıkarlarından dolayı “atalar dini” demekten başka bir fikri ve bu dini yaşamaktan başka bir mefkûresi olmayınca kendilerini Allah’ın dinine davet edenlere zulmetmeye başlıyorlar. Ama Hakka hizmeti ilke edinen erdemli insanlar Allah’a güvenerek inandıklarından taviz vermeden tebliğlerine devam ediyorlar."},{"verse_number":"12","turkish_text":"“(Allah) yollarımızı bize dosdoğru göstermişken biz ne diye O’na güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar yalnız O’na güvenmeye devam etmelidirler.”","arabic_text":"وَمَا لَنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-11c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların çıkarlarından dolayı “atalar dini” demekten başka bir fikri ve bu dini yaşamaktan başka bir mefkûresi olmayınca kendilerini Allah’ın dinine davet edenlere zulmetmeye başlıyorlar. Ama Hakka hizmeti ilke edinen erdemli insanlar Allah’a güvenerek inandıklarından taviz vermeden tebliğlerine devam ediyorlar."},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"İnkârcılar resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”","arabic_text":"وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ ﴿٢﴾ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"İnkârcılar resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”","arabic_text":"وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ ﴿٢﴾ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"İnkârcılar resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”","arabic_text":"وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ ﴿٢﴾ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"İnkârcılar resullerine; “Andolsun ki ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim dinimize (yaşam biçimimize) döneceksiniz” dediler. Rableri de resullere şöyle vahyetti: “Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz. Ve onlardan sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Bu (söz hesap vermek üzere) benim huzuruma (günahkâr olarak) çıkmaktan çekinen ve benim azabımdan sakınan kimseler içindir.”","arabic_text":"وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ ﴿٢﴾ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(O Resuller düşmanlarına karşı Allah’tan) yardım istediler ve sonunda (Allah’ın yardımıyla) her inatçı zorba hüsrana uğrayarak yok olup gitti.","arabic_text":"وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(O Resuller düşmanlarına karşı Allah’tan) yardım istediler ve sonunda (Allah’ın yardımıyla) her inatçı zorba hüsrana uğrayarak yok olup gitti.","arabic_text":"وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(O Resuller düşmanlarına karşı Allah’tan) yardım istediler ve sonunda (Allah’ın yardımıyla) her inatçı zorba hüsrana uğrayarak yok olup gitti.","arabic_text":"وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(O Resuller düşmanlarına karşı Allah’tan) yardım istediler ve sonunda (Allah’ın yardımıyla) her inatçı zorba hüsrana uğrayarak yok olup gitti.","arabic_text":"وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bu hüsranın) ardından bir de cehennem vardır ki orada (onlara) kanlı ve irinli su içirilecek.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bu hüsranın) ardından bir de cehennem vardır ki orada (onlara) kanlı ve irinli su içirilecek.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bu hüsranın) ardından bir de cehennem vardır ki orada (onlara) kanlı ve irinli su içirilecek.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bu hüsranın) ardından bir de cehennem vardır ki orada (onlara) kanlı ve irinli su içirilecek.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!","arabic_text":"يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-17c.mp3","commentary_text":"Onların yaptıkları rüzgârın savurduğu kül gibidir. Küller nasıl ki rüzgârın esmesiyle savrulup gidiyorsa onlar da yok olup gidecektir. Çünkü yaptıkları her şey sadece dünya içindir. Dünya ile sınırlı çalışmalar yok olup gidecek olan dünya ile beraber yok olmaya mahkûmdur. İnkârcıların yaptıkları da sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya ile sınırlı olduğu için kül kadar değersiz, sevap terazisine konamayacak kadar kıymetsiz, rüzgarla savrulacak kadar zayıf ve geçici işlerdir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!","arabic_text":"يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-17c.mp3","commentary_text":"Onların yaptıkları rüzgârın savurduğu kül gibidir. Küller nasıl ki rüzgârın esmesiyle savrulup gidiyorsa onlar da yok olup gidecektir. Çünkü yaptıkları her şey sadece dünya içindir. Dünya ile sınırlı çalışmalar yok olup gidecek olan dünya ile beraber yok olmaya mahkûmdur. İnkârcıların yaptıkları da sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya ile sınırlı olduğu için kül kadar değersiz, sevap terazisine konamayacak kadar kıymetsiz, rüzgarla savrulacak kadar zayıf ve geçici işlerdir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!","arabic_text":"يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-17c.mp3","commentary_text":"Onların yaptıkları rüzgârın savurduğu kül gibidir. Küller nasıl ki rüzgârın esmesiyle savrulup gidiyorsa onlar da yok olup gidecektir. Çünkü yaptıkları her şey sadece dünya içindir. Dünya ile sınırlı çalışmalar yok olup gidecek olan dünya ile beraber yok olmaya mahkûmdur. İnkârcıların yaptıkları da sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya ile sınırlı olduğu için kül kadar değersiz, sevap terazisine konamayacak kadar kıymetsiz, rüzgarla savrulacak kadar zayıf ve geçici işlerdir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu zorla yutmaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecek ve her taraftan ona ölüm gelecek fakat yine de ölmeyecektir. Ve arkasından (her defasında daha da şiddetlenen) dehşet verici bir azap gelecek!","arabic_text":"يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُس۪يغُهُ وَيَأْت۪يهِ الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ وَمِنْ وَرَٓائِه۪ عَذَابٌ غَل۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-16c.mp3","commentary_text":"Onların yaptıkları rüzgârın savurduğu kül gibidir. Küller nasıl ki rüzgârın esmesiyle savrulup gidiyorsa onlar da yok olup gidecektir. Çünkü yaptıkları her şey sadece dünya içindir. Dünya ile sınırlı çalışmalar yok olup gidecek olan dünya ile beraber yok olmaya mahkûmdur. İnkârcıların yaptıkları da sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret olan dünya ile sınırlı olduğu için kül kadar değersiz, sevap terazisine konamayacak kadar kıymetsiz, rüzgarla savrulacak kadar zayıf ve geçici işlerdir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerini inkâr edenlerin (ve bu küfrü zulümle besleyenlerin) amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte koyu bir sapıklığın içinde olmak budur.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي يَوْمٍ عَاصِفٍۜ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerini inkâr edenlerin (ve bu küfrü zulümle besleyenlerin) amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte koyu bir sapıklığın içinde olmak budur.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي يَوْمٍ عَاصِفٍۜ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerini inkâr edenlerin (ve bu küfrü zulümle besleyenlerin) amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte koyu bir sapıklığın içinde olmak budur.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي يَوْمٍ عَاصِفٍۜ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Rablerini inkâr edenlerin (ve bu küfrü zulümle besleyenlerin) amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte koyu bir sapıklığın içinde olmak budur.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي يَوْمٍ عَاصِفٍۜ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Allah’ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir (yerinize) yeni bir topluluk getirir. Ve bu Allah için zor da değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Allah’ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir (yerinize) yeni bir topluluk getirir. Ve bu Allah için zor da değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Allah’ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir (yerinize) yeni bir topluluk getirir. Ve bu Allah için zor da değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Allah’ın gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir (yerinize) yeni bir topluluk getirir. Ve bu Allah için zor da değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Mahşer günü) tüm insanlar Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Şüphesiz biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah’ın bize vereceği azabın herhangi bir bölümünü başımızdan savabilecek misiniz?” diyecekler. Onlar da diyecekler ki: “Eğer Allah bizi doğru yola iletseydi biz de sizi doğru yola erdirirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da değişen bir şey olmayacak. Çünkü kaçıp sığınabileceğimiz bir yer yoktur.”","arabic_text":"وَبَرَزُوا لِلّٰهِ جَم۪يعًا فَقَالَ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ قَالُوا لَوْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَهَدَيْنَاكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَجَزِعْنَٓا اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَح۪يصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Mahşer günü) tüm insanlar Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Şüphesiz biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah’ın bize vereceği azabın herhangi bir bölümünü başımızdan savabilecek misiniz?” diyecekler. Onlar da diyecekler ki: “Eğer Allah bizi doğru yola iletseydi biz de sizi doğru yola erdirirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da değişen bir şey olmayacak. Çünkü kaçıp sığınabileceğimiz bir yer yoktur.”","arabic_text":"وَبَرَزُوا لِلّٰهِ جَم۪يعًا فَقَالَ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ قَالُوا لَوْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَهَدَيْنَاكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَجَزِعْنَٓا اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَح۪يصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Mahşer günü) tüm insanlar Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Şüphesiz biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah’ın bize vereceği azabın herhangi bir bölümünü başımızdan savabilecek misiniz?” diyecekler. Onlar da diyecekler ki: “Eğer Allah bizi doğru yola iletseydi biz de sizi doğru yola erdirirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da değişen bir şey olmayacak. Çünkü kaçıp sığınabileceğimiz bir yer yoktur.”","arabic_text":"وَبَرَزُوا لِلّٰهِ جَم۪يعًا فَقَالَ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ قَالُوا لَوْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَهَدَيْنَاكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَجَزِعْنَٓا اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَح۪يصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Mahşer günü) tüm insanlar Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Şüphesiz biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah’ın bize vereceği azabın herhangi bir bölümünü başımızdan savabilecek misiniz?” diyecekler. Onlar da diyecekler ki: “Eğer Allah bizi doğru yola iletseydi biz de sizi doğru yola erdirirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da değişen bir şey olmayacak. Çünkü kaçıp sığınabileceğimiz bir yer yoktur.”","arabic_text":"وَبَرَزُوا لِلّٰهِ جَم۪يعًا فَقَالَ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ قَالُوا لَوْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَهَدَيْنَاكُمْۜ سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَجَزِعْنَٓا اَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِنْ مَح۪يصٍ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hesap görülüp) iş bitirilince şeytan (cehennem ehline) diyecek ki: “Şüphesiz Allah gerçek olan (ahireti dünyada iken) size vaad etmişti. Ben de size (ahiretin olmadığını) vaad etmiştim. Söz verdim ama (gördüğünüz gibi) yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak bir gücüm de yoktu. Ben sizi sadece (isyana ve inkâra) çağırdım (işinize geldiği için) siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam siz de beni kurtaramazsınız. Aslında beni Allah’a ortak tutmanızı (Allah’a inandığınız halde bana kulluk etmenizi) onaylamış da değildim (bu konuda beni bile geçtiniz). Hiç kuşkusuz zalimlere pek de acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-22c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; “Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirken; konuşma diline daha uygun düştüğü için yukarıdaki gibi tercüme edilmiştir. Nitekim mealden kasıt ayette Allah’ın maksadını en güzel şekilde anlamaktır. Vahyin güzel üslubuyla ortaya konan “Güzel sözün güzel ağaca benzetilmesi”, ahlaki anlamda mükemmel bir misaldir. Güzel sözün meyvesi güzel eylem, güzel ağacın ürünü de faydalı meyvedir. İnanan insan, Allah’a verdiği; “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz” güzel sözüne uymalı ve bu sözü “Bize doğru yolda hidayet et” tamamlamasıyla bütünleştirmeli. Gittiği yolda Kur’an’ı rehber, Hz. Peygamberi model olarak görmeli ve bütün davranışlarını Allah’ın istediği istikamette tanzim etmelidir. Zira mü’minler bireysel ve toplumsal hayatlarını ancak Kur’an’ın ortaya koyduğu emir ve prensiplere dayalı bir çerçeve içinde verimli ve faydalı hale getirebilirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hesap görülüp) iş bitirilince şeytan (cehennem ehline) diyecek ki: “Şüphesiz Allah gerçek olan (ahireti dünyada iken) size vaad etmişti. Ben de size (ahiretin olmadığını) vaad etmiştim. Söz verdim ama (gördüğünüz gibi) yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak bir gücüm de yoktu. Ben sizi sadece (isyana ve inkâra) çağırdım (işinize geldiği için) siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam siz de beni kurtaramazsınız. Aslında beni Allah’a ortak tutmanızı (Allah’a inandığınız halde bana kulluk etmenizi) onaylamış da değildim (bu konuda beni bile geçtiniz). Hiç kuşkusuz zalimlere pek de acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-22c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; “Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirken; konuşma diline daha uygun düştüğü için yukarıdaki gibi tercüme edilmiştir. Nitekim mealden kasıt ayette Allah’ın maksadını en güzel şekilde anlamaktır. Vahyin güzel üslubuyla ortaya konan “Güzel sözün güzel ağaca benzetilmesi”, ahlaki anlamda mükemmel bir misaldir. Güzel sözün meyvesi güzel eylem, güzel ağacın ürünü de faydalı meyvedir. İnanan insan, Allah’a verdiği; “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz” güzel sözüne uymalı ve bu sözü “Bize doğru yolda hidayet et” tamamlamasıyla bütünleştirmeli. Gittiği yolda Kur’an’ı rehber, Hz. Peygamberi model olarak görmeli ve bütün davranışlarını Allah’ın istediği istikamette tanzim etmelidir. Zira mü’minler bireysel ve toplumsal hayatlarını ancak Kur’an’ın ortaya koyduğu emir ve prensiplere dayalı bir çerçeve içinde verimli ve faydalı hale getirebilirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hesap görülüp) iş bitirilince şeytan (cehennem ehline) diyecek ki: “Şüphesiz Allah gerçek olan (ahireti dünyada iken) size vaad etmişti. Ben de size (ahiretin olmadığını) vaad etmiştim. Söz verdim ama (gördüğünüz gibi) yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak bir gücüm de yoktu. Ben sizi sadece (isyana ve inkâra) çağırdım (işinize geldiği için) siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam siz de beni kurtaramazsınız. Aslında beni Allah’a ortak tutmanızı (Allah’a inandığınız halde bana kulluk etmenizi) onaylamış da değildim (bu konuda beni bile geçtiniz). Hiç kuşkusuz zalimlere pek de acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-22c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; “Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirken; konuşma diline daha uygun düştüğü için yukarıdaki gibi tercüme edilmiştir. Nitekim mealden kasıt ayette Allah’ın maksadını en güzel şekilde anlamaktır. Vahyin güzel üslubuyla ortaya konan “Güzel sözün güzel ağaca benzetilmesi”, ahlaki anlamda mükemmel bir misaldir. Güzel sözün meyvesi güzel eylem, güzel ağacın ürünü de faydalı meyvedir. İnanan insan, Allah’a verdiği; “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz” güzel sözüne uymalı ve bu sözü “Bize doğru yolda hidayet et” tamamlamasıyla bütünleştirmeli. Gittiği yolda Kur’an’ı rehber, Hz. Peygamberi model olarak görmeli ve bütün davranışlarını Allah’ın istediği istikamette tanzim etmelidir. Zira mü’minler bireysel ve toplumsal hayatlarını ancak Kur’an’ın ortaya koyduğu emir ve prensiplere dayalı bir çerçeve içinde verimli ve faydalı hale getirebilirler."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hesap görülüp) iş bitirilince şeytan (cehennem ehline) diyecek ki: “Şüphesiz Allah gerçek olan (ahireti dünyada iken) size vaad etmişti. Ben de size (ahiretin olmadığını) vaad etmiştim. Söz verdim ama (gördüğünüz gibi) yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak bir gücüm de yoktu. Ben sizi sadece (isyana ve inkâra) çağırdım (işinize geldiği için) siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam siz de beni kurtaramazsınız. Aslında beni Allah’a ortak tutmanızı (Allah’a inandığınız halde bana kulluk etmenizi) onaylamış da değildim (bu konuda beni bile geçtiniz). Hiç kuşkusuz zalimlere pek de acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّٓا اَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ فَلَا تَلُومُون۪ي وَلُومُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُصْرِخِيَّۜ اِنّ۪ي كَفَرْتُ بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-21c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; “Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirken; konuşma diline daha uygun düştüğü için yukarıdaki gibi tercüme edilmiştir. Nitekim mealden kasıt ayette Allah’ın maksadını en güzel şekilde anlamaktır. Vahyin güzel üslubuyla ortaya konan “Güzel sözün güzel ağaca benzetilmesi”, ahlaki anlamda mükemmel bir misaldir. Güzel sözün meyvesi güzel eylem, güzel ağacın ürünü de faydalı meyvedir. İnanan insan, Allah’a verdiği; “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz” güzel sözüne uymalı ve bu sözü “Bize doğru yolda hidayet et” tamamlamasıyla bütünleştirmeli. Gittiği yolda Kur’an’ı rehber, Hz. Peygamberi model olarak görmeli ve bütün davranışlarını Allah’ın istediği istikamette tanzim etmelidir. Zira mü’minler bireysel ve toplumsal hayatlarını ancak Kur’an’ın ortaya koyduğu emir ve prensiplere dayalı bir çerçeve içinde verimli ve faydalı hale getirebilirler."},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar içinde devamlı kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirileceklerdir. Orada birbirleriyle karşılaştıklarında iyi dilek temennileri ise “selam” olacaktır.","arabic_text":"وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar içinde devamlı kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirileceklerdir. Orada birbirleriyle karşılaştıklarında iyi dilek temennileri ise “selam” olacaktır.","arabic_text":"وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar içinde devamlı kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirileceklerdir. Orada birbirleriyle karşılaştıklarında iyi dilek temennileri ise “selam” olacaktır.","arabic_text":"وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar içinde devamlı kalacakları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirileceklerdir. Orada birbirleriyle karşılaştıklarında iyi dilek temennileri ise “selam” olacaktır.","arabic_text":"وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Baksana; Allah nasıl bir benzetme yapıyor? Güzel bir söz kökü yerin derinliklerinde sabit dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-24c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği nimetlerden alabildiğine faydalanan insanın O’na karşı inkâr ve isyan içerikli ifadelerde bulunması nihai etkisi bakımından insanı inkâra götürebilmektedir. Bu durumda olan insanlar ne kadar güzel ve faydalı işlerle uğraştıklarını zannetseler de Allah’la olan dikey ilişkilerini kesecek derecede isyan ve başkaldırı içerikli söylemlerde bulundukları için onları bu duruma düşüren çirkin sözleri ayakta duramayan dayanıksız ağaca benzetilmiştir ki, böyle bir ağaç ancak ateşe odun olur."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Baksana; Allah nasıl bir benzetme yapıyor? Güzel bir söz kökü yerin derinliklerinde sabit dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-24c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği nimetlerden alabildiğine faydalanan insanın O’na karşı inkâr ve isyan içerikli ifadelerde bulunması nihai etkisi bakımından insanı inkâra götürebilmektedir. Bu durumda olan insanlar ne kadar güzel ve faydalı işlerle uğraştıklarını zannetseler de Allah’la olan dikey ilişkilerini kesecek derecede isyan ve başkaldırı içerikli söylemlerde bulundukları için onları bu duruma düşüren çirkin sözleri ayakta duramayan dayanıksız ağaca benzetilmiştir ki, böyle bir ağaç ancak ateşe odun olur."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Baksana; Allah nasıl bir benzetme yapıyor? Güzel bir söz kökü yerin derinliklerinde sabit dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-24c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği nimetlerden alabildiğine faydalanan insanın O’na karşı inkâr ve isyan içerikli ifadelerde bulunması nihai etkisi bakımından insanı inkâra götürebilmektedir. Bu durumda olan insanlar ne kadar güzel ve faydalı işlerle uğraştıklarını zannetseler de Allah’la olan dikey ilişkilerini kesecek derecede isyan ve başkaldırı içerikli söylemlerde bulundukları için onları bu duruma düşüren çirkin sözleri ayakta duramayan dayanıksız ağaca benzetilmiştir ki, böyle bir ağaç ancak ateşe odun olur."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Baksana; Allah nasıl bir benzetme yapıyor? Güzel bir söz kökü yerin derinliklerinde sabit dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-23c.mp3","commentary_text":"Allah’ın verdiği nimetlerden alabildiğine faydalanan insanın O’na karşı inkâr ve isyan içerikli ifadelerde bulunması nihai etkisi bakımından insanı inkâra götürebilmektedir. Bu durumda olan insanlar ne kadar güzel ve faydalı işlerle uğraştıklarını zannetseler de Allah’la olan dikey ilişkilerini kesecek derecede isyan ve başkaldırı içerikli söylemlerde bulundukları için onları bu duruma düşüren çirkin sözleri ayakta duramayan dayanıksız ağaca benzetilmiştir ki, böyle bir ağaç ancak ateşe odun olur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.","arabic_text":"تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-25c.mp3","commentary_text":"Burada “dosdoğru söz” den kastedilen Kur’an’dır.  Kur’an Allah’ın kelâmıdır, Cebrail vasıtasıyla elçisine gönderdiği ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir sözdür. “Muhakkak bu Kur'an (Allah katında) kerim olan bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.” (Tekvir 81/19) “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka 69/41) İnsanların hem dünya hayatında hem de ahirette ayakta kalmaları bu doğru sözün anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı gaflet uykusundan uyandıracak, aklını başına devşirecek, vicdanını harekete geçirecek ve bu sayede ona erdemli bir kişilik kazandıracak olan Kur’an’dır. Bu kelâm/söz sayesinde insan yaratılış safiyetine dönecek ve fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşayacaktır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.","arabic_text":"تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-25c.mp3","commentary_text":"Burada “dosdoğru söz” den kastedilen Kur’an’dır.  Kur’an Allah’ın kelâmıdır, Cebrail vasıtasıyla elçisine gönderdiği ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir sözdür. “Muhakkak bu Kur'an (Allah katında) kerim olan bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.” (Tekvir 81/19) “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka 69/41) İnsanların hem dünya hayatında hem de ahirette ayakta kalmaları bu doğru sözün anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı gaflet uykusundan uyandıracak, aklını başına devşirecek, vicdanını harekete geçirecek ve bu sayede ona erdemli bir kişilik kazandıracak olan Kur’an’dır. Bu kelâm/söz sayesinde insan yaratılış safiyetine dönecek ve fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşayacaktır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.","arabic_text":"تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-25c.mp3","commentary_text":"Burada “dosdoğru söz” den kastedilen Kur’an’dır.  Kur’an Allah’ın kelâmıdır, Cebrail vasıtasıyla elçisine gönderdiği ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir sözdür. “Muhakkak bu Kur'an (Allah katında) kerim olan bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.” (Tekvir 81/19) “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka 69/41) İnsanların hem dünya hayatında hem de ahirette ayakta kalmaları bu doğru sözün anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı gaflet uykusundan uyandıracak, aklını başına devşirecek, vicdanını harekete geçirecek ve bu sayede ona erdemli bir kişilik kazandıracak olan Kur’an’dır. Bu kelâm/söz sayesinde insan yaratılış safiyetine dönecek ve fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşayacaktır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O ağaç) Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah öğüt almaları için insanlara böyle benzetmeler yapar.","arabic_text":"تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-24c.mp3","commentary_text":"Burada “dosdoğru söz” den kastedilen Kur’an’dır.  Kur’an Allah’ın kelâmıdır, Cebrail vasıtasıyla elçisine gönderdiği ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir sözdür. “Muhakkak bu Kur'an (Allah katında) kerim olan bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.” (Tekvir 81/19) “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka 69/41) İnsanların hem dünya hayatında hem de ahirette ayakta kalmaları bu doğru sözün anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı gaflet uykusundan uyandıracak, aklını başına devşirecek, vicdanını harekete geçirecek ve bu sayede ona erdemli bir kişilik kazandıracak olan Kur’an’dır. Bu kelâm/söz sayesinde insan yaratılış safiyetine dönecek ve fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşayacaktır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Küfür ifade eden) kötü bir sözün durumu da kökü toprağın üzerine çıkarılmış ayakta durma imkânı olmayan ağacın durumu gibidir.","arabic_text":"وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Küfür ifade eden) kötü bir sözün durumu da kökü toprağın üzerine çıkarılmış ayakta durma imkânı olmayan ağacın durumu gibidir.","arabic_text":"وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Küfür ifade eden) kötü bir sözün durumu da kökü toprağın üzerine çıkarılmış ayakta durma imkânı olmayan ağacın durumu gibidir.","arabic_text":"وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Küfür ifade eden) kötü bir sözün durumu da kökü toprağın üzerine çıkarılmış ayakta durma imkânı olmayan ağacın durumu gibidir.","arabic_text":"وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ","related_links":[],"audio_path":"13/13-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah inananların durumunu dosdoğru bir sözle hem dünya hayatında hem de ahirette (dimdik ayakta kalmalarını) sağlar. Allah (inkârcı) zalimleri de (kötü niyetleri ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"يُثَبِّتُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَيُضِلُّ اللّٰهُ الظَّالِم۪ينَ وَيَفْعَلُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-27c.mp3","commentary_text":"İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah inananların durumunu dosdoğru bir sözle hem dünya hayatında hem de ahirette (dimdik ayakta kalmalarını) sağlar. Allah (inkârcı) zalimleri de (kötü niyetleri ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"يُثَبِّتُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَيُضِلُّ اللّٰهُ الظَّالِم۪ينَ وَيَفْعَلُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-27c.mp3","commentary_text":"İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah inananların durumunu dosdoğru bir sözle hem dünya hayatında hem de ahirette (dimdik ayakta kalmalarını) sağlar. Allah (inkârcı) zalimleri de (kötü niyetleri ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"يُثَبِّتُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَيُضِلُّ اللّٰهُ الظَّالِم۪ينَ وَيَفْعَلُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-27c.mp3","commentary_text":"İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah inananların durumunu dosdoğru bir sözle hem dünya hayatında hem de ahirette (dimdik ayakta kalmalarını) sağlar. Allah (inkârcı) zalimleri de (kötü niyetleri ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"يُثَبِّتُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَيُضِلُّ اللّٰهُ الظَّالِم۪ينَ وَيَفْعَلُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-26c.mp3","commentary_text":"İnsanları, Allah’ın kendisine has olan özelliklerini bir kısım insanlara yakıştırarak, Allah’ın dışında otoriteler kabul ederek onlar üzerinden saptırdılar. Eski zamanlarda insanlar putlar yaparak Allah’a eş koşarlardı. Onun için putperestler “put” bulmakta bayağı zorlanırdı. Çünkü pişmiş topraktan ya da kaliteli taştan yapılacak heykeller için yetenekli ustalar gerekiyordu. Ama günümüzde artık putların yerini insanlar aldığı için böyle bir problem yok! Çünkü insanlar tapmak için kendi aralarından bir zavallı çıkarıyorlar ve onu kutsamaya başlıyorlar, o da kısa zamanda “Put”a dönüşüyor. Ya da makama, şöhrete, paraya taparak onları putlaştırıyorlar. Anlayacağınız, eskiye göre putperestlik kolaylaşmıştır! Onun için putperestlerin sayısı her geçen gün artmaktadır."},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık verenleri ve kavimlerini de yıkım ve azap yurduna (cehenneme) sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orası ne kötü bir karargâhtır.","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْرًا وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık verenleri ve kavimlerini de yıkım ve azap yurduna (cehenneme) sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orası ne kötü bir karargâhtır.","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْرًا وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık verenleri ve kavimlerini de yıkım ve azap yurduna (cehenneme) sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orası ne kötü bir karargâhtır.","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْرًا وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Allah’ın nimetine nankörlükle karşılık verenleri ve kavimlerini de yıkım ve azap yurduna (cehenneme) sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orası ne kötü bir karargâhtır.","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْرًا وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Onlar insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعُوا فَاِنَّ مَص۪يرَكُمْ اِلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Onlar insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعُوا فَاِنَّ مَص۪يرَكُمْ اِلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Onlar insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعُوا فَاِنَّ مَص۪يرَكُمْ اِلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Onlar insanları) Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koştular. De ki: “(dünyada istediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü varacağınız yer ateştir.”","arabic_text":"وَجَعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعُوا فَاِنَّ مَص۪يرَكُمْ اِلَى النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ve) inananlara söyle: Hiçbir pazarlığın dostluğun arkadaşlığın olmayacağı o gün gelip çatmadan önce namaza devamlı ve duyarlı olsunlar kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli açık versinler.","arabic_text":"قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-31c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in “güvenli kıl” diye hakkında dua ettiği yer Mekke’dir. Allah Hz. İbrahim’in duasını kabul etmiş ve Mekke’yi her bakımdan güvenli bir belde kılmıştır. “Kâbe'yi insanların sevap kazanmaları için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık.” (Bakara 2/125) “Oraya giren emniyette olur.” (A. İmran 3/97) Yukarı Mezopotamya’da Urfa’da doğan Hz. İbrahim kendisine peygamberlik verildikten sonra ilk iş olarak putlara savaş açtı. Kral Nemrut tarafından ateşe atılan ve fakat Allah’ın korumasıyla ateşten kurtulan Hz. İbrahim kardeşi Harân’ın oğlu (yeğeni) Lût’u ve ailesini de yanına alarak Mısır’a gitti. Bir süre Mısır’da kalan Hz. İbrahim daha sonra Filistin’e yerleşti. Karısı Sare’nin çocuğu olmadığı için cariyesi olan Hacer’le evlendi. Hacer’den İsmail dünyaya geldi. Daha sonra Sare’den de İshak adını verdiği ikinci oğlu oldu. Hz. İbrahim, aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden oğlu İsmail’i de yanına alarak Mekke yöresine yerleşti. İşte bu ayetler Hz. İbrahim’in Mekke’ye yerleştikten sonraki hayat hikâyesini anlatmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ve) inananlara söyle: Hiçbir pazarlığın dostluğun arkadaşlığın olmayacağı o gün gelip çatmadan önce namaza devamlı ve duyarlı olsunlar kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli açık versinler.","arabic_text":"قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-31c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in “güvenli kıl” diye hakkında dua ettiği yer Mekke’dir. Allah Hz. İbrahim’in duasını kabul etmiş ve Mekke’yi her bakımdan güvenli bir belde kılmıştır. “Kâbe'yi insanların sevap kazanmaları için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık.” (Bakara 2/125) “Oraya giren emniyette olur.” (A. İmran 3/97) Yukarı Mezopotamya’da Urfa’da doğan Hz. İbrahim kendisine peygamberlik verildikten sonra ilk iş olarak putlara savaş açtı. Kral Nemrut tarafından ateşe atılan ve fakat Allah’ın korumasıyla ateşten kurtulan Hz. İbrahim kardeşi Harân’ın oğlu (yeğeni) Lût’u ve ailesini de yanına alarak Mısır’a gitti. Bir süre Mısır’da kalan Hz. İbrahim daha sonra Filistin’e yerleşti. Karısı Sare’nin çocuğu olmadığı için cariyesi olan Hacer’le evlendi. Hacer’den İsmail dünyaya geldi. Daha sonra Sare’den de İshak adını verdiği ikinci oğlu oldu. Hz. İbrahim, aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden oğlu İsmail’i de yanına alarak Mekke yöresine yerleşti. İşte bu ayetler Hz. İbrahim’in Mekke’ye yerleştikten sonraki hayat hikâyesini anlatmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ve) inananlara söyle: Hiçbir pazarlığın dostluğun arkadaşlığın olmayacağı o gün gelip çatmadan önce namaza devamlı ve duyarlı olsunlar kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli açık versinler.","arabic_text":"قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-31c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in “güvenli kıl” diye hakkında dua ettiği yer Mekke’dir. Allah Hz. İbrahim’in duasını kabul etmiş ve Mekke’yi her bakımdan güvenli bir belde kılmıştır. “Kâbe'yi insanların sevap kazanmaları için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık.” (Bakara 2/125) “Oraya giren emniyette olur.” (A. İmran 3/97) Yukarı Mezopotamya’da Urfa’da doğan Hz. İbrahim kendisine peygamberlik verildikten sonra ilk iş olarak putlara savaş açtı. Kral Nemrut tarafından ateşe atılan ve fakat Allah’ın korumasıyla ateşten kurtulan Hz. İbrahim kardeşi Harân’ın oğlu (yeğeni) Lût’u ve ailesini de yanına alarak Mısır’a gitti. Bir süre Mısır’da kalan Hz. İbrahim daha sonra Filistin’e yerleşti. Karısı Sare’nin çocuğu olmadığı için cariyesi olan Hacer’le evlendi. Hacer’den İsmail dünyaya geldi. Daha sonra Sare’den de İshak adını verdiği ikinci oğlu oldu. Hz. İbrahim, aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden oğlu İsmail’i de yanına alarak Mekke yöresine yerleşti. İşte bu ayetler Hz. İbrahim’in Mekke’ye yerleştikten sonraki hayat hikâyesini anlatmaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ve) inananlara söyle: Hiçbir pazarlığın dostluğun arkadaşlığın olmayacağı o gün gelip çatmadan önce namaza devamlı ve duyarlı olsunlar kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli açık versinler.","arabic_text":"قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-30c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in “güvenli kıl” diye hakkında dua ettiği yer Mekke’dir. Allah Hz. İbrahim’in duasını kabul etmiş ve Mekke’yi her bakımdan güvenli bir belde kılmıştır. “Kâbe'yi insanların sevap kazanmaları için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık.” (Bakara 2/125) “Oraya giren emniyette olur.” (A. İmran 3/97) Yukarı Mezopotamya’da Urfa’da doğan Hz. İbrahim kendisine peygamberlik verildikten sonra ilk iş olarak putlara savaş açtı. Kral Nemrut tarafından ateşe atılan ve fakat Allah’ın korumasıyla ateşten kurtulan Hz. İbrahim kardeşi Harân’ın oğlu (yeğeni) Lût’u ve ailesini de yanına alarak Mısır’a gitti. Bir süre Mısır’da kalan Hz. İbrahim daha sonra Filistin’e yerleşti. Karısı Sare’nin çocuğu olmadığı için cariyesi olan Hacer’le evlendi. Hacer’den İsmail dünyaya geldi. Daha sonra Sare’den de İshak adını verdiği ikinci oğlu oldu. Hz. İbrahim, aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden oğlu İsmail’i de yanına alarak Mekke yöresine yerleşti. İşte bu ayetler Hz. İbrahim’in Mekke’ye yerleştikten sonraki hayat hikâyesini anlatmaktadır."},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri yaratan gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri hizmetinize veren nehirleri de (yararlanmanız için) akıtandır. Devamlı olarak yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı sizin emrinize veren geceyi ve gündüzü de sizin yararınıza sunandır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ ﴿٢﴾ اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri yaratan gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri hizmetinize veren nehirleri de (yararlanmanız için) akıtandır. Devamlı olarak yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı sizin emrinize veren geceyi ve gündüzü de sizin yararınıza sunandır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ ﴿٢﴾ اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri yaratan gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri hizmetinize veren nehirleri de (yararlanmanız için) akıtandır. Devamlı olarak yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı sizin emrinize veren geceyi ve gündüzü de sizin yararınıza sunandır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ ﴿٢﴾ اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri yaratan gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri hizmetinize veren nehirleri de (yararlanmanız için) akıtandır. Devamlı olarak yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı sizin emrinize veren geceyi ve gündüzü de sizin yararınıza sunandır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ ﴿٢﴾ اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olursanız onları saymakla bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.","arabic_text":"وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olursanız onları saymakla bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.","arabic_text":"وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olursanız onları saymakla bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.","arabic_text":"وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olursanız onları saymakla bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.","arabic_text":"وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bir zamanlar İbrahim demişti ki: “Rabbim bu beldeyi güvenli kıl beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bir zamanlar İbrahim demişti ki: “Rabbim bu beldeyi güvenli kıl beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bir zamanlar İbrahim demişti ki: “Rabbim bu beldeyi güvenli kıl beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bir zamanlar İbrahim demişti ki: “Rabbim bu beldeyi güvenli kıl beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Rabbim çünkü onlar (tapınma nesneleri ve müşrikler) insanlardan birçoğunu baştan çıkardılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır). Şüphesiz sen çok bağışlayan çok merhamet edensin.”","arabic_text":"رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِۚ فَمَنْ تَبِعَن۪ي فَاِنَّهُ مِنّ۪يۚ وَمَنْ عَصَان۪ي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-36c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame edenlerden kıl.” Yani “şirkten arınmış, tevhidi bir bilinçle sana yönelen ve seninle irtibatını koparmayan kimselerden eyle.” Bu ayetten de anlıyoruz ki; tevhidi bir şuurla Allah’a yönelmenin adı olan namaz, bütün toplumlarda farklı usullerle ikame ediliyordu. Ancak namazın bizden önceki toplumlarda nasıl eda edildiği konusunda kesin ve detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Kur’an da namazın nasıl eda edileceği konusunda detay vermemiş, Hz. Peygamberin icra şekli tevatür yoluyla bize intikal etmiştir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Rabbim çünkü onlar (tapınma nesneleri ve müşrikler) insanlardan birçoğunu baştan çıkardılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır). Şüphesiz sen çok bağışlayan çok merhamet edensin.”","arabic_text":"رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِۚ فَمَنْ تَبِعَن۪ي فَاِنَّهُ مِنّ۪يۚ وَمَنْ عَصَان۪ي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-36c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame edenlerden kıl.” Yani “şirkten arınmış, tevhidi bir bilinçle sana yönelen ve seninle irtibatını koparmayan kimselerden eyle.” Bu ayetten de anlıyoruz ki; tevhidi bir şuurla Allah’a yönelmenin adı olan namaz, bütün toplumlarda farklı usullerle ikame ediliyordu. Ancak namazın bizden önceki toplumlarda nasıl eda edildiği konusunda kesin ve detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Kur’an da namazın nasıl eda edileceği konusunda detay vermemiş, Hz. Peygamberin icra şekli tevatür yoluyla bize intikal etmiştir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Rabbim çünkü onlar (tapınma nesneleri ve müşrikler) insanlardan birçoğunu baştan çıkardılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır). Şüphesiz sen çok bağışlayan çok merhamet edensin.”","arabic_text":"رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِۚ فَمَنْ تَبِعَن۪ي فَاِنَّهُ مِنّ۪يۚ وَمَنْ عَصَان۪ي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-36c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame edenlerden kıl.” Yani “şirkten arınmış, tevhidi bir bilinçle sana yönelen ve seninle irtibatını koparmayan kimselerden eyle.” Bu ayetten de anlıyoruz ki; tevhidi bir şuurla Allah’a yönelmenin adı olan namaz, bütün toplumlarda farklı usullerle ikame ediliyordu. Ancak namazın bizden önceki toplumlarda nasıl eda edildiği konusunda kesin ve detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Kur’an da namazın nasıl eda edileceği konusunda detay vermemiş, Hz. Peygamberin icra şekli tevatür yoluyla bize intikal etmiştir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Rabbim çünkü onlar (tapınma nesneleri ve müşrikler) insanlardan birçoğunu baştan çıkardılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır). Şüphesiz sen çok bağışlayan çok merhamet edensin.”","arabic_text":"رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِۚ فَمَنْ تَبِعَن۪ي فَاِنَّهُ مِنّ۪يۚ وَمَنْ عَصَان۪ي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"13/13-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-35c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame edenlerden kıl.” Yani “şirkten arınmış, tevhidi bir bilinçle sana yönelen ve seninle irtibatını koparmayan kimselerden eyle.” Bu ayetten de anlıyoruz ki; tevhidi bir şuurla Allah’a yönelmenin adı olan namaz, bütün toplumlarda farklı usullerle ikame ediliyordu. Ancak namazın bizden önceki toplumlarda nasıl eda edildiği konusunda kesin ve detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Kur’an da namazın nasıl eda edileceği konusunda detay vermemiş, Hz. Peygamberin icra şekli tevatür yoluyla bize intikal etmiştir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Gerçekten ben çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim/bıraktım. Rabbimiz! Namazı ikame etsinler diye (böyle yaptım). Sen de insanlardan bazılarının kalplerini onlara meylettir (yanlarına varıp Kâbe’yi ziyaret etsinler) ve onlara verimli bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Gerçekten ben çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim/bıraktım. Rabbimiz! Namazı ikame etsinler diye (böyle yaptım). Sen de insanlardan bazılarının kalplerini onlara meylettir (yanlarına varıp Kâbe’yi ziyaret etsinler) ve onlara verimli bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Gerçekten ben çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim/bıraktım. Rabbimiz! Namazı ikame etsinler diye (böyle yaptım). Sen de insanlardan bazılarının kalplerini onlara meylettir (yanlarına varıp Kâbe’yi ziyaret etsinler) ve onlara verimli bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Gerçekten ben çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim/bıraktım. Rabbimiz! Namazı ikame etsinler diye (böyle yaptım). Sen de insanlardan bazılarının kalplerini onlara meylettir (yanlarına varıp Kâbe’yi ziyaret etsinler) ve onlara verimli bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Rabbimiz! Doğrusu sen gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Rabbimiz! Doğrusu sen gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Rabbimiz! Doğrusu sen gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Rabbimiz! Doğrusu sen gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.","arabic_text":"رَبَّنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Bana yaşlılığımda İsmail ile İshak’ı bağışlayan Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki Rabbim (bütün yakarışları bütün) duaları işiten (ve kabul eden)dir.”","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَهَبَ ل۪ي عَلَى الْكِبَرِ اِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَسَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Bana yaşlılığımda İsmail ile İshak’ı bağışlayan Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki Rabbim (bütün yakarışları bütün) duaları işiten (ve kabul eden)dir.”","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَهَبَ ل۪ي عَلَى الْكِبَرِ اِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَسَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Bana yaşlılığımda İsmail ile İshak’ı bağışlayan Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki Rabbim (bütün yakarışları bütün) duaları işiten (ve kabul eden)dir.”","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَهَبَ ل۪ي عَلَى الْكِبَرِ اِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَسَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"“Bana yaşlılığımda İsmail ile İshak’ı bağışlayan Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki Rabbim (bütün yakarışları bütün) duaları işiten (ve kabul eden)dir.”","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَهَبَ ل۪ي عَلَى الْكِبَرِ اِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَسَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan (gelenleri) de namazı ikame edenlerden eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle!”","arabic_text":"رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan (gelenleri) de namazı ikame edenlerden eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle!”","arabic_text":"رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan (gelenleri) de namazı ikame edenlerden eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle!”","arabic_text":"رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan (gelenleri) de namazı ikame edenlerden eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul eyle!”","arabic_text":"رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni anamı babamı ve müminleri bağışla!”","arabic_text":"رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-41c.mp3","commentary_text":"Kendilerinden önce yaşamış ve fakat kendilerini kötü duruma düşürmüş Âd ve Semûd kavimlerinin zalimlerinin yaşadığı felâketler hatırlatılarak onların durumundan ders çıkarmaları isteniyor. Aynı durum bugün için de geçerlidir. Dünyanın geldiği noktada eski Karun ve Firavun toplumlarındaki zulümlerin, isyanların, karşı çıkmaların, Allah’a meydan okumaların benzeri daha katmerli bir şekilde uygulanmaktadır. Başta kirletmek ve bozmak yoluyla doğaya yapılan ihanetle, hayvanların yaşam haklarının ellerinden alınarak dünyanın dengesini bozmakla ve insan fıtratıyla çelişen davranışlar sergilemekle, şirkle, inkârla, isyanla, yaratılışın gayesini unutmakla, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmakla Allah’a meydan okumak her geçen gün artarak devam ediyor. Toplum ve kişi haklarına tecavüz ediliyor, özgürlükler alabildiğine kısıtlanıyor, haksızlık ve adaletsizlik her geçen gün artıyor, zalim keyifle zulmünü devam ettiriyor, mazluma sahip çıkmak yerine zalim alkışlanıyor. Ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kimseler sahip çıkılmayı beklerken birileri çıkarları için dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Devlet otoritelerinin fertlere ve toplumlara yaptıkları zulümler, haksızlıklar, işkenceler kimseyi ilgilendirmiyor. Sorumlu yaratılan insan sorumsuzluğu ilke edinmiş, sadece kendi egosunu tatmin için çırpınıyor. Dünya nüfusunun büyük bir kesiminin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşaması kimsenin dikkatini çekmiyor. Toplumlarda her türlü fuhşiyatın, cinsel sömürünün, sapık ilişkilerin yaygınlaşmasını dünya hayretle ve taktirle seyrediyor. Toplumsal çözülmenin ve yozlaşmanın önüne geçmek için namus, iffet ve ahlak gibi yüce değerleri güçlendirmek uğruna sorumluluk alanların önleri kesiliyor, hayat hakları ellerinden alınıyor. Bu da gösteriyor ki; insanoğlu aklını başına devşirmez ve bu gidişattan rahatsızlık duyarak sorumluluk almazsa geçmiş milletlerin başına gelen felaketlere hazır olmalıdır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni anamı babamı ve müminleri bağışla!”","arabic_text":"رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-41c.mp3","commentary_text":"Kendilerinden önce yaşamış ve fakat kendilerini kötü duruma düşürmüş Âd ve Semûd kavimlerinin zalimlerinin yaşadığı felâketler hatırlatılarak onların durumundan ders çıkarmaları isteniyor. Aynı durum bugün için de geçerlidir. Dünyanın geldiği noktada eski Karun ve Firavun toplumlarındaki zulümlerin, isyanların, karşı çıkmaların, Allah’a meydan okumaların benzeri daha katmerli bir şekilde uygulanmaktadır. Başta kirletmek ve bozmak yoluyla doğaya yapılan ihanetle, hayvanların yaşam haklarının ellerinden alınarak dünyanın dengesini bozmakla ve insan fıtratıyla çelişen davranışlar sergilemekle, şirkle, inkârla, isyanla, yaratılışın gayesini unutmakla, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmakla Allah’a meydan okumak her geçen gün artarak devam ediyor. Toplum ve kişi haklarına tecavüz ediliyor, özgürlükler alabildiğine kısıtlanıyor, haksızlık ve adaletsizlik her geçen gün artıyor, zalim keyifle zulmünü devam ettiriyor, mazluma sahip çıkmak yerine zalim alkışlanıyor. Ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kimseler sahip çıkılmayı beklerken birileri çıkarları için dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Devlet otoritelerinin fertlere ve toplumlara yaptıkları zulümler, haksızlıklar, işkenceler kimseyi ilgilendirmiyor. Sorumlu yaratılan insan sorumsuzluğu ilke edinmiş, sadece kendi egosunu tatmin için çırpınıyor. Dünya nüfusunun büyük bir kesiminin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşaması kimsenin dikkatini çekmiyor. Toplumlarda her türlü fuhşiyatın, cinsel sömürünün, sapık ilişkilerin yaygınlaşmasını dünya hayretle ve taktirle seyrediyor. Toplumsal çözülmenin ve yozlaşmanın önüne geçmek için namus, iffet ve ahlak gibi yüce değerleri güçlendirmek uğruna sorumluluk alanların önleri kesiliyor, hayat hakları ellerinden alınıyor. Bu da gösteriyor ki; insanoğlu aklını başına devşirmez ve bu gidişattan rahatsızlık duyarak sorumluluk almazsa geçmiş milletlerin başına gelen felaketlere hazır olmalıdır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni anamı babamı ve müminleri bağışla!”","arabic_text":"رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-41c.mp3","commentary_text":"Kendilerinden önce yaşamış ve fakat kendilerini kötü duruma düşürmüş Âd ve Semûd kavimlerinin zalimlerinin yaşadığı felâketler hatırlatılarak onların durumundan ders çıkarmaları isteniyor. Aynı durum bugün için de geçerlidir. Dünyanın geldiği noktada eski Karun ve Firavun toplumlarındaki zulümlerin, isyanların, karşı çıkmaların, Allah’a meydan okumaların benzeri daha katmerli bir şekilde uygulanmaktadır. Başta kirletmek ve bozmak yoluyla doğaya yapılan ihanetle, hayvanların yaşam haklarının ellerinden alınarak dünyanın dengesini bozmakla ve insan fıtratıyla çelişen davranışlar sergilemekle, şirkle, inkârla, isyanla, yaratılışın gayesini unutmakla, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmakla Allah’a meydan okumak her geçen gün artarak devam ediyor. Toplum ve kişi haklarına tecavüz ediliyor, özgürlükler alabildiğine kısıtlanıyor, haksızlık ve adaletsizlik her geçen gün artıyor, zalim keyifle zulmünü devam ettiriyor, mazluma sahip çıkmak yerine zalim alkışlanıyor. Ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kimseler sahip çıkılmayı beklerken birileri çıkarları için dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Devlet otoritelerinin fertlere ve toplumlara yaptıkları zulümler, haksızlıklar, işkenceler kimseyi ilgilendirmiyor. Sorumlu yaratılan insan sorumsuzluğu ilke edinmiş, sadece kendi egosunu tatmin için çırpınıyor. Dünya nüfusunun büyük bir kesiminin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşaması kimsenin dikkatini çekmiyor. Toplumlarda her türlü fuhşiyatın, cinsel sömürünün, sapık ilişkilerin yaygınlaşmasını dünya hayretle ve taktirle seyrediyor. Toplumsal çözülmenin ve yozlaşmanın önüne geçmek için namus, iffet ve ahlak gibi yüce değerleri güçlendirmek uğruna sorumluluk alanların önleri kesiliyor, hayat hakları ellerinden alınıyor. Bu da gösteriyor ki; insanoğlu aklını başına devşirmez ve bu gidişattan rahatsızlık duyarak sorumluluk almazsa geçmiş milletlerin başına gelen felaketlere hazır olmalıdır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni anamı babamı ve müminleri bağışla!”","arabic_text":"رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟","related_links":[],"audio_path":"13/13-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-40c.mp3","commentary_text":"Kendilerinden önce yaşamış ve fakat kendilerini kötü duruma düşürmüş Âd ve Semûd kavimlerinin zalimlerinin yaşadığı felâketler hatırlatılarak onların durumundan ders çıkarmaları isteniyor. Aynı durum bugün için de geçerlidir. Dünyanın geldiği noktada eski Karun ve Firavun toplumlarındaki zulümlerin, isyanların, karşı çıkmaların, Allah’a meydan okumaların benzeri daha katmerli bir şekilde uygulanmaktadır. Başta kirletmek ve bozmak yoluyla doğaya yapılan ihanetle, hayvanların yaşam haklarının ellerinden alınarak dünyanın dengesini bozmakla ve insan fıtratıyla çelişen davranışlar sergilemekle, şirkle, inkârla, isyanla, yaratılışın gayesini unutmakla, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkmakla Allah’a meydan okumak her geçen gün artarak devam ediyor. Toplum ve kişi haklarına tecavüz ediliyor, özgürlükler alabildiğine kısıtlanıyor, haksızlık ve adaletsizlik her geçen gün artıyor, zalim keyifle zulmünü devam ettiriyor, mazluma sahip çıkmak yerine zalim alkışlanıyor. Ezilen, sömürülen ve hakları çiğnenen mazlum ve çaresiz kimseler sahip çıkılmayı beklerken birileri çıkarları için dünyayı ateşe vermeye çalışıyor. Devlet otoritelerinin fertlere ve toplumlara yaptıkları zulümler, haksızlıklar, işkenceler kimseyi ilgilendirmiyor. Sorumlu yaratılan insan sorumsuzluğu ilke edinmiş, sadece kendi egosunu tatmin için çırpınıyor. Dünya nüfusunun büyük bir kesiminin açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşaması kimsenin dikkatini çekmiyor. Toplumlarda her türlü fuhşiyatın, cinsel sömürünün, sapık ilişkilerin yaygınlaşmasını dünya hayretle ve taktirle seyrediyor. Toplumsal çözülmenin ve yozlaşmanın önüne geçmek için namus, iffet ve ahlak gibi yüce değerleri güçlendirmek uğruna sorumluluk alanların önleri kesiliyor, hayat hakları ellerinden alınıyor. Bu da gösteriyor ki; insanoğlu aklını başına devşirmez ve bu gidişattan rahatsızlık duyarak sorumluluk almazsa geçmiş milletlerin başına gelen felaketlere hazır olmalıdır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Ey Resul!) Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece onlarla hesaplaşmayı korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-42c.mp3","commentary_text":"İnkâra şartlanmış olanların İslam’a karşı ortaya koyacakları hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun, velev ki dağları yerinden oynatacak kadar kurgulanmış güçlü ve kuvvetli olsun Allah izin vermedikten sonra onların kimseye bir zarar vermesi düşünülemez. Zira inkârcılar, kemiyet ve keyfiyet bakımından çok güçlü de olsa, o gücün kullanılmasında ortaya konacak olan irade tamamıyla Allah’ın elindedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Ey Resul!) Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece onlarla hesaplaşmayı korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-42c.mp3","commentary_text":"İnkâra şartlanmış olanların İslam’a karşı ortaya koyacakları hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun, velev ki dağları yerinden oynatacak kadar kurgulanmış güçlü ve kuvvetli olsun Allah izin vermedikten sonra onların kimseye bir zarar vermesi düşünülemez. Zira inkârcılar, kemiyet ve keyfiyet bakımından çok güçlü de olsa, o gücün kullanılmasında ortaya konacak olan irade tamamıyla Allah’ın elindedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Ey Resul!) Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece onlarla hesaplaşmayı korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-42c.mp3","commentary_text":"İnkâra şartlanmış olanların İslam’a karşı ortaya koyacakları hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun, velev ki dağları yerinden oynatacak kadar kurgulanmış güçlü ve kuvvetli olsun Allah izin vermedikten sonra onların kimseye bir zarar vermesi düşünülemez. Zira inkârcılar, kemiyet ve keyfiyet bakımından çok güçlü de olsa, o gücün kullanılmasında ortaya konacak olan irade tamamıyla Allah’ın elindedir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Ey Resul!) Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece onlarla hesaplaşmayı korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.","arabic_text":"وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-41c.mp3","commentary_text":"İnkâra şartlanmış olanların İslam’a karşı ortaya koyacakları hile ve entrikalar ne kadar güçlü olursa olsun, velev ki dağları yerinden oynatacak kadar kurgulanmış güçlü ve kuvvetli olsun Allah izin vermedikten sonra onların kimseye bir zarar vermesi düşünülemez. Zira inkârcılar, kemiyet ve keyfiyet bakımından çok güçlü de olsa, o gücün kullanılmasında ortaya konacak olan irade tamamıyla Allah’ın elindedir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Bunun içindir ki) insanları kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar! O gün zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver ki senin çağrına icabet edelim resullere uyup arkalarından gidelim” diyecekler. (Onlara şöyle denilecek:) “Daha önce siz sonunuzun gelmeyeceğine dair yemin etmemiş miydiniz?”","arabic_text":"وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-44c.mp3","commentary_text":"Göklerin ve yerin değişmesi, bilinen evrenin yeniden değişikliğe uğramasından kaynaklanacak. Ahiret âlemi dediğimiz başka bir evren kurulacak. Oranın kendine has arzı ve kendine özel gökleri olacak. İşte o zaman bütün insanlar o âlemin fertleri olarak yeniden hayata gelecek ve dünyadaki durumlarına göre sınıflara ayrılarak cennete ya da cehenneme sevk edilecekler."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Bunun içindir ki) insanları kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar! O gün zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver ki senin çağrına icabet edelim resullere uyup arkalarından gidelim” diyecekler. (Onlara şöyle denilecek:) “Daha önce siz sonunuzun gelmeyeceğine dair yemin etmemiş miydiniz?”","arabic_text":"وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-44c.mp3","commentary_text":"Göklerin ve yerin değişmesi, bilinen evrenin yeniden değişikliğe uğramasından kaynaklanacak. Ahiret âlemi dediğimiz başka bir evren kurulacak. Oranın kendine has arzı ve kendine özel gökleri olacak. İşte o zaman bütün insanlar o âlemin fertleri olarak yeniden hayata gelecek ve dünyadaki durumlarına göre sınıflara ayrılarak cennete ya da cehenneme sevk edilecekler."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Bunun içindir ki) insanları kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar! O gün zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver ki senin çağrına icabet edelim resullere uyup arkalarından gidelim” diyecekler. (Onlara şöyle denilecek:) “Daha önce siz sonunuzun gelmeyeceğine dair yemin etmemiş miydiniz?”","arabic_text":"وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-44c.mp3","commentary_text":"Göklerin ve yerin değişmesi, bilinen evrenin yeniden değişikliğe uğramasından kaynaklanacak. Ahiret âlemi dediğimiz başka bir evren kurulacak. Oranın kendine has arzı ve kendine özel gökleri olacak. İşte o zaman bütün insanlar o âlemin fertleri olarak yeniden hayata gelecek ve dünyadaki durumlarına göre sınıflara ayrılarak cennete ya da cehenneme sevk edilecekler."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Bunun içindir ki) insanları kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar! O gün zulmedenler: “Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver ki senin çağrına icabet edelim resullere uyup arkalarından gidelim” diyecekler. (Onlara şöyle denilecek:) “Daha önce siz sonunuzun gelmeyeceğine dair yemin etmemiş miydiniz?”","arabic_text":"وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ","related_links":[],"audio_path":"13/13-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"13/13-43c.mp3","commentary_text":"Göklerin ve yerin değişmesi, bilinen evrenin yeniden değişikliğe uğramasından kaynaklanacak. Ahiret âlemi dediğimiz başka bir evren kurulacak. Oranın kendine has arzı ve kendine özel gökleri olacak. İşte o zaman bütün insanlar o âlemin fertleri olarak yeniden hayata gelecek ve dünyadaki durumlarına göre sınıflara ayrılarak cennete ya da cehenneme sevk edilecekler."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Oysa) siz daha önce (Âd ve Semûd kavimleri gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında yaşadınız onlara ne yaptığımızı açıkça öğrendiniz size bu konuda çeşitli örnekler de verdik (ama siz aklınızı işletmediniz).","arabic_text":"وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Oysa) siz daha önce (Âd ve Semûd kavimleri gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında yaşadınız onlara ne yaptığımızı açıkça öğrendiniz size bu konuda çeşitli örnekler de verdik (ama siz aklınızı işletmediniz).","arabic_text":"وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Oysa) siz daha önce (Âd ve Semûd kavimleri gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında yaşadınız onlara ne yaptığımızı açıkça öğrendiniz size bu konuda çeşitli örnekler de verdik (ama siz aklınızı işletmediniz).","arabic_text":"وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Oysa) siz daha önce (Âd ve Semûd kavimleri gibi) kendilerine zulmetmiş olanların yurtlarında yaşadınız onlara ne yaptığımızı açıkça öğrendiniz size bu konuda çeşitli örnekler de verdik (ama siz aklınızı işletmediniz).","arabic_text":"وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ","related_links":[],"audio_path":"13/13-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Gerçekten onlar (İslam’a karşı) tuzaklar kurdular. Oysa onların tuzakları dağları yerlerinden oynatacak nitelikte de olsa Allah’ın denetimi altındadır (O’nun iznine tabidir).","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Gerçekten onlar (İslam’a karşı) tuzaklar kurdular. Oysa onların tuzakları dağları yerlerinden oynatacak nitelikte de olsa Allah’ın denetimi altındadır (O’nun iznine tabidir).","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Gerçekten onlar (İslam’a karşı) tuzaklar kurdular. Oysa onların tuzakları dağları yerlerinden oynatacak nitelikte de olsa Allah’ın denetimi altındadır (O’nun iznine tabidir).","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Gerçekten onlar (İslam’a karşı) tuzaklar kurdular. Oysa onların tuzakları dağları yerlerinden oynatacak nitelikte de olsa Allah’ın denetimi altındadır (O’nun iznine tabidir).","arabic_text":"وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ","related_links":[],"audio_path":"13/13-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) asla Allah’ın resullerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah mutlak galiptir intikam sahibidir (hakkı teslim edendir).","arabic_text":"فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) asla Allah’ın resullerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah mutlak galiptir intikam sahibidir (hakkı teslim edendir).","arabic_text":"فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) asla Allah’ın resullerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah mutlak galiptir intikam sahibidir (hakkı teslim edendir).","arabic_text":"فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) asla Allah’ın resullerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah mutlak galiptir intikam sahibidir (hakkı teslim edendir).","arabic_text":"فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍۜ","related_links":[],"audio_path":"13/13-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün yer başka bir yere gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.","arabic_text":"يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتُ وَبَرَزُوا لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün yer başka bir yere gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.","arabic_text":"يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتُ وَبَرَزُوا لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün yer başka bir yere gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.","arabic_text":"يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتُ وَبَرَزُوا لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün yer başka bir yere gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.","arabic_text":"يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتُ وَبَرَزُوا لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"O gün suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.","arabic_text":"سَرَاب۪يلُهُمْ مِنْ قَطِرَانٍ وَتَغْشٰى وُجُوهَهُمُ النَّارُۙ ﴿٢﴾ وَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"O gün suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.","arabic_text":"سَرَاب۪يلُهُمْ مِنْ قَطِرَانٍ وَتَغْشٰى وُجُوهَهُمُ النَّارُۙ ﴿٢﴾ وَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"O gün suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.","arabic_text":"سَرَاب۪يلُهُمْ مِنْ قَطِرَانٍ وَتَغْشٰى وُجُوهَهُمُ النَّارُۙ ﴿٢﴾ وَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"O gün suçluların zincirlerle birbirine bağlanmış olduğunu göreceksin. Onların giysileri katrandan olacak ve yüzlerini ateş bürüyecektir.","arabic_text":"سَرَاب۪يلُهُمْ مِنْ قَطِرَانٍ وَتَغْشٰى وُجُوهَهُمُ النَّارُۙ ﴿٢﴾ وَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"13/13-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın herkese yaptığının karşılığını verecek olmasındandır. Şüphe yok ki Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ كُلَّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın herkese yaptığının karşılığını verecek olmasındandır. Şüphe yok ki Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ كُلَّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın herkese yaptığının karşılığını verecek olmasındandır. Şüphe yok ki Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ كُلَّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Bütün bunlar) Allah’ın herkese yaptığının karşılığını verecek olmasındandır. Şüphe yok ki Allah hesabı çok çabuk görendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ كُلَّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu (Kur’an) tüm insanlara yönelik bir çağrıdır/tebliğdir. Artık (zalimler) onunla uyarılsın herkes Allah’ın tek olduğunu öğrensin aklı ve vicdanı temiz olan kimseler onun ibret derslerinden öğüt alsın!","arabic_text":"هٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِه۪ وَلِيَعْلَمُٓوا اَنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu (Kur’an) tüm insanlara yönelik bir çağrıdır/tebliğdir. Artık (zalimler) onunla uyarılsın herkes Allah’ın tek olduğunu öğrensin aklı ve vicdanı temiz olan kimseler onun ibret derslerinden öğüt alsın!","arabic_text":"هٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِه۪ وَلِيَعْلَمُٓوا اَنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu (Kur’an) tüm insanlara yönelik bir çağrıdır/tebliğdir. Artık (zalimler) onunla uyarılsın herkes Allah’ın tek olduğunu öğrensin aklı ve vicdanı temiz olan kimseler onun ibret derslerinden öğüt alsın!","arabic_text":"هٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِه۪ وَلِيَعْلَمُٓوا اَنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bu (Kur’an) tüm insanlara yönelik bir çağrıdır/tebliğdir. Artık (zalimler) onunla uyarılsın herkes Allah’ın tek olduğunu öğrensin aklı ve vicdanı temiz olan kimseler onun ibret derslerinden öğüt alsın!","arabic_text":"هٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِه۪ وَلِيَعْلَمُٓوا اَنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"13/13-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":15,"name":"HİCR SÛRESİ","description":"Hicr suresi Mekke döneminde inmiş olup 99 ayettir. Sure adını 80. ayette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr Medine’nin kuzeyinde, vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir bölgenin adıdır. Sûrede; Mahşer gününde inkârcıların neden “Müslüman olmadık” diye vahlanacağı, Kur’an’ın her türlü tahrifattan korunacağı, her ümmet için bir ecel belirlendiği ve bunun asla değişmeyeceği, Hz. Peygambere iftira atanların çabalarının karşılık bulmayacağı, peygamberlere iftira edenlerin kötü akıbetlere uğradığı, cinlerin ve şeytanların Allah’ın koruması altında bulunduğu için göklerin ötesinden vahiy getirmeye güç yetiremeyecekleri, Allah’ın tabiat olayları üzerindeki kudreti ve her şeyi belli bir ölçü ile yaratması, gökyüzünün burçlarla süslendiği,  ilk insanın yaratılışı ve meleklerin onun önünde saygı ile eğilmesi, şeytanın ilk defa Allah’a karşı gelmesi, bazı peygamberlerin hayat hikâyeleri, Hicr toplumunun peygamberleri inkâr etmeleri yüzünden helâk edildiği ve kendilerini korumak için dağ yamaçlarında kayaları oyarak yaptıkları evlerin kendilerini kurtarmaya yetmediği anlatılır.","sura_intro_audio":"14/14-a.mp3","verse_count":99,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (okuna)nlar Kitap’ın ve (her şeyi) açıklayan ve apaçık olan Kuran’ın ayetleridir.","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (okuna)nlar Kitap’ın ve (her şeyi) açıklayan ve apaçık olan Kuran’ın ayetleridir.","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (okuna)nlar Kitap’ın ve (her şeyi) açıklayan ve apaçık olan Kuran’ın ayetleridir.","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-1c.mp3","commentary_text":"“Elif-Lâm-Râ harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz"},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Râ. Bu (okuna)nlar Kitap’ın ve (her şeyi) açıklayan ve apaçık olan Kuran’ın ayetleridir.","arabic_text":"الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ","related_links":["2/1"],"audio_path":"14/14-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/tefsir_1781_1772842603.mp3","commentary_text":"Elif-Lâm-Râ harfleriyle ilgili Bakara suresinin 1. ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kıyamet günü) inkârcılar keşke (dünya hayatındayken) Müslüman olsaydık diyecekler.","arabic_text":"رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kıyamet günü) inkârcılar keşke (dünya hayatındayken) Müslüman olsaydık diyecekler.","arabic_text":"رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kıyamet günü) inkârcılar keşke (dünya hayatındayken) Müslüman olsaydık diyecekler.","arabic_text":"رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kıyamet günü) inkârcılar keşke (dünya hayatındayken) Müslüman olsaydık diyecekler.","arabic_text":"رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Şimdi) kendi hallerine bırak onları yesinler geçici hazlarla avunsunlar ihtiraslarıyla oyalansınlar; nasıl olsa günü gelince (neyin doğru neyin yanlış olduğunu) öğrenecekler (ama iş işten geçmiş olacak).","arabic_text":"رْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":["77/46"],"audio_path":"14/14-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Şimdi) kendi hallerine bırak onları yesinler geçici hazlarla avunsunlar ihtiraslarıyla oyalansınlar; nasıl olsa günü gelince (neyin doğru neyin yanlış olduğunu) öğrenecekler (ama iş işten geçmiş olacak).","arabic_text":"رْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":["77/46"],"audio_path":"14/14-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Şimdi) kendi hallerine bırak onları yesinler geçici hazlarla avunsunlar ihtiraslarıyla oyalansınlar; nasıl olsa günü gelince (neyin doğru neyin yanlış olduğunu) öğrenecekler (ama iş işten geçmiş olacak).","arabic_text":"رْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":["77/46"],"audio_path":"14/14-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Şimdi) kendi hallerine bırak onları yesinler geçici hazlarla avunsunlar ihtiraslarıyla oyalansınlar; nasıl olsa günü gelince (neyin doğru neyin yanlış olduğunu) öğrenecekler (ama iş işten geçmiş olacak).","arabic_text":"رْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":["77/46"],"audio_path":"14/14-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi/toplumu (önceden) bütünüyle bilinip anlaşılan ilahi bir kelama (ilahi yasalara) muhatap etmeden helak etmedik.","arabic_text":"وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-4c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; Allah’ın elçi göndermediği toplumlar zulüm, haksızlık, adaletsizlik gibi vicdana ve fıtrata aykırılıklar dışında kalan dini emir ve ibadetlerden sorumlu tutulmaz. Bir topluma resul gönderilmemişse o topluma elçi gerekmiyor ve o toplum genel anlamda helâki hak edecek zulüm işlemiyor demektir.  Eğer bir toplum da helâk edilmişse o topluma mutlaka elçi gelmiş ve o toplumun geneli kötülüğü ve zulmü kalıcı hale getirmiş demektir. Bu ayetteki gerçeğe; “…Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz.” (İsra 17/15) “Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.” (Şuara 26/208) gibi farklı formlarla da vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi/toplumu (önceden) bütünüyle bilinip anlaşılan ilahi bir kelama (ilahi yasalara) muhatap etmeden helak etmedik.","arabic_text":"وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-4c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; Allah’ın elçi göndermediği toplumlar zulüm, haksızlık, adaletsizlik gibi vicdana ve fıtrata aykırılıklar dışında kalan dini emir ve ibadetlerden sorumlu tutulmaz. Bir topluma resul gönderilmemişse o topluma elçi gerekmiyor ve o toplum genel anlamda helâki hak edecek zulüm işlemiyor demektir.  Eğer bir toplum da helâk edilmişse o topluma mutlaka elçi gelmiş ve o toplumun geneli kötülüğü ve zulmü kalıcı hale getirmiş demektir. Bu ayetteki gerçeğe; “…Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz.” (İsra 17/15) “Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.” (Şuara 26/208) gibi farklı formlarla da vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi/toplumu (önceden) bütünüyle bilinip anlaşılan ilahi bir kelama (ilahi yasalara) muhatap etmeden helak etmedik.","arabic_text":"وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-4c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; Allah’ın elçi göndermediği toplumlar zulüm, haksızlık, adaletsizlik gibi vicdana ve fıtrata aykırılıklar dışında kalan dini emir ve ibadetlerden sorumlu tutulmaz. Bir topluma resul gönderilmemişse o topluma elçi gerekmiyor ve o toplum genel anlamda helâki hak edecek zulüm işlemiyor demektir.  Eğer bir toplum da helâk edilmişse o topluma mutlaka elçi gelmiş ve o toplumun geneli kötülüğü ve zulmü kalıcı hale getirmiş demektir. Bu ayetteki gerçeğe; “…Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz.” (İsra 17/15) “Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.” (Şuara 26/208) gibi farklı formlarla da vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi/toplumu (önceden) bütünüyle bilinip anlaşılan ilahi bir kelama (ilahi yasalara) muhatap etmeden helak etmedik.","arabic_text":"وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-3c.mp3","commentary_text":"Buradan anlıyoruz ki; Allah’ın elçi göndermediği toplumlar zulüm, haksızlık, adaletsizlik gibi vicdana ve fıtrata aykırılıklar dışında kalan dini emir ve ibadetlerden sorumlu tutulmaz. Bir topluma resul gönderilmemişse o topluma elçi gerekmiyor ve o toplum genel anlamda helâki hak edecek zulüm işlemiyor demektir.  Eğer bir toplum da helâk edilmişse o topluma mutlaka elçi gelmiş ve o toplumun geneli kötülüğü ve zulmü kalıcı hale getirmiş demektir. Bu ayetteki gerçeğe; “…Biz, peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz.” (İsra 17/15) “Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.” (Şuara 26/208) gibi farklı formlarla da vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hiçbir ümmet kendisi için (Allah tarafından) belirlenmiş ecelinin ne önüne geçebilir ne de ondan geri kalabilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hiçbir ümmet kendisi için (Allah tarafından) belirlenmiş ecelinin ne önüne geçebilir ne de ondan geri kalabilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hiçbir ümmet kendisi için (Allah tarafından) belirlenmiş ecelinin ne önüne geçebilir ne de ondan geri kalabilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hiçbir ümmet kendisi için (Allah tarafından) belirlenmiş ecelinin ne önüne geçebilir ne de ondan geri kalabilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"(Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur’an inen kimse sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”","arabic_text":"لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"(Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur’an inen kimse sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”","arabic_text":"لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"(Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur’an inen kimse sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”","arabic_text":"لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"(Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur’an inen kimse sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”","arabic_text":"لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet gereği) indiririz o zaman da onlara mühlet verilmez (gerekli azaba çarpılırlar).","arabic_text":"مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-8c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın zamana ve şartlara bağlı olarak tedrici bir şekilde nüzulü, kalplere ve kafalara oturması ve inananların imanını güçlendirmesi (Enfal, 8/2) bakımından büyük önem arz etmektedir. Hz. Muhammed’in karşıtları, Kur’an’ın bir defada değil de parça parça inmesinden dolayı ilahi kaynaklı olmayacağını ileri sürmüşlerdi (Furkan, 25/32). Kur’an’ın Allah tarafından korunacak olması; Kur’an metninin tahrifattan, ilave ve kısaltmalardan uzak tutulacağı anlamına gelmektedir. Yani Allah, imanlarıyla iradelerini güçlendireceği mü’min kullarının samimi gayretleriyle Kitabını hayata yayacak ve onu tahrif edilmekten koruyacaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet gereği) indiririz o zaman da onlara mühlet verilmez (gerekli azaba çarpılırlar).","arabic_text":"مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-8c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın zamana ve şartlara bağlı olarak tedrici bir şekilde nüzulü, kalplere ve kafalara oturması ve inananların imanını güçlendirmesi (Enfal, 8/2) bakımından büyük önem arz etmektedir. Hz. Muhammed’in karşıtları, Kur’an’ın bir defada değil de parça parça inmesinden dolayı ilahi kaynaklı olmayacağını ileri sürmüşlerdi (Furkan, 25/32). Kur’an’ın Allah tarafından korunacak olması; Kur’an metninin tahrifattan, ilave ve kısaltmalardan uzak tutulacağı anlamına gelmektedir. Yani Allah, imanlarıyla iradelerini güçlendireceği mü’min kullarının samimi gayretleriyle Kitabını hayata yayacak ve onu tahrif edilmekten koruyacaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet gereği) indiririz o zaman da onlara mühlet verilmez (gerekli azaba çarpılırlar).","arabic_text":"مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-8c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın zamana ve şartlara bağlı olarak tedrici bir şekilde nüzulü, kalplere ve kafalara oturması ve inananların imanını güçlendirmesi (Enfal, 8/2) bakımından büyük önem arz etmektedir. Hz. Muhammed’in karşıtları, Kur’an’ın bir defada değil de parça parça inmesinden dolayı ilahi kaynaklı olmayacağını ileri sürmüşlerdi (Furkan, 25/32). Kur’an’ın Allah tarafından korunacak olması; Kur’an metninin tahrifattan, ilave ve kısaltmalardan uzak tutulacağı anlamına gelmektedir. Yani Allah, imanlarıyla iradelerini güçlendireceği mü’min kullarının samimi gayretleriyle Kitabını hayata yayacak ve onu tahrif edilmekten koruyacaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet gereği) indiririz o zaman da onlara mühlet verilmez (gerekli azaba çarpılırlar).","arabic_text":"مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-7c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın zamana ve şartlara bağlı olarak tedrici bir şekilde nüzulü, kalplere ve kafalara oturması ve inananların imanını güçlendirmesi (Enfal, 8/2) bakımından büyük önem arz etmektedir. Hz. Muhammed’in karşıtları, Kur’an’ın bir defada değil de parça parça inmesinden dolayı ilahi kaynaklı olmayacağını ileri sürmüşlerdi (Furkan, 25/32). Kur’an’ın Allah tarafından korunacak olması; Kur’an metninin tahrifattan, ilave ve kısaltmalardan uzak tutulacağı anlamına gelmektedir. Yani Allah, imanlarıyla iradelerini güçlendireceği mü’min kullarının samimi gayretleriyle Kitabını hayata yayacak ve onu tahrif edilmekten koruyacaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bu Kur’an’ı gerçekten biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":["2/23"],"audio_path":"14/14-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bu Kur’an’ı gerçekten biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":["2/23"],"audio_path":"14/14-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bu Kur’an’ı gerçekten biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":["2/23"],"audio_path":"14/14-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bu Kur’an’ı gerçekten biz indirdik ve onu koruyacak olan da biziz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ","related_links":["2/23"],"audio_path":"14/14-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önceki topluluklara da elçiler gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önceki topluluklara da elçiler gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önceki topluluklara da elçiler gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önceki topluluklara da elçiler gönderdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmesinler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-11c.mp3","commentary_text":"Yani kitabın doğru olduğunu kalpleriyle bilirler ama buna çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden dolayı bir türlü kendilerini inandırmak istemezler ve bu gerçeği dile getiremezler. Çünkü onların zulümleri, isyanları, kasıtlı ve alaylı tavırları yüzünden Allah onların kalplerini mühürlemiştir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmesinler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-11c.mp3","commentary_text":"Yani kitabın doğru olduğunu kalpleriyle bilirler ama buna çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden dolayı bir türlü kendilerini inandırmak istemezler ve bu gerçeği dile getiremezler. Çünkü onların zulümleri, isyanları, kasıtlı ve alaylı tavırları yüzünden Allah onların kalplerini mühürlemiştir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmesinler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-11c.mp3","commentary_text":"Yani kitabın doğru olduğunu kalpleriyle bilirler ama buna çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden dolayı bir türlü kendilerini inandırmak istemezler ve bu gerçeği dile getiremezler. Çünkü onların zulümleri, isyanları, kasıtlı ve alaylı tavırları yüzünden Allah onların kalplerini mühürlemiştir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmesinler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-10c.mp3","commentary_text":"Yani kitabın doğru olduğunu kalpleriyle bilirler ama buna çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden dolayı bir türlü kendilerini inandırmak istemezler ve bu gerçeği dile getiremezler. Çünkü onların zulümleri, isyanları, kasıtlı ve alaylı tavırları yüzünden Allah onların kalplerini mühürlemiştir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece biz (mesajımızdan yana bu alaycı tutumu) o günaha gömülüp gitmiş olan kimselerin kalplerine sokarız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece biz (mesajımızdan yana bu alaycı tutumu) o günaha gömülüp gitmiş olan kimselerin kalplerine sokarız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece biz (mesajımızdan yana bu alaycı tutumu) o günaha gömülüp gitmiş olan kimselerin kalplerine sokarız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece biz (mesajımızdan yana bu alaycı tutumu) o günaha gömülüp gitmiş olan kimselerin kalplerine sokarız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde onlar yine de inanmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde onlar yine de inanmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde onlar yine de inanmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde onlar yine de inanmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Hatta o inkârcılara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine: “Gözlerimiz hayal görüyor herhalde birileri (bize) sihir yaptı” derler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Hatta o inkârcılara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine: “Gözlerimiz hayal görüyor herhalde birileri (bize) sihir yaptı” derler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Hatta o inkârcılara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine: “Gözlerimiz hayal görüyor herhalde birileri (bize) sihir yaptı” derler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15","turkish_text":"Hatta o inkârcılara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine: “Gözlerimiz hayal görüyor herhalde birileri (bize) sihir yaptı” derler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"14/14-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Andolsun ki biz gökyüzüne burçlar (yıldız kümeleri) serpiştirdik ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik. Biz onları kovulmuş her şeytandan koruduk (oraya yaklaşamazlar).","arabic_text":"وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Andolsun ki biz gökyüzüne burçlar (yıldız kümeleri) serpiştirdik ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik. Biz onları kovulmuş her şeytandan koruduk (oraya yaklaşamazlar).","arabic_text":"وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Andolsun ki biz gökyüzüne burçlar (yıldız kümeleri) serpiştirdik ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik. Biz onları kovulmuş her şeytandan koruduk (oraya yaklaşamazlar).","arabic_text":"وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Andolsun ki biz gökyüzüne burçlar (yıldız kümeleri) serpiştirdik ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik. Biz onları kovulmuş her şeytandan koruduk (oraya yaklaşamazlar).","arabic_text":"وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen biri olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen biri olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen biri olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ancak (göğün sırlarını çalmak için) dinleme hırsızlığına yeltenen biri olursa onu (akıp yakan) parlak ışıklı bir alev kovalar.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-18c.mp3","commentary_text":"“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik” ifadesi, rüzgârın bitkiler üzerinde hem tozlaşmada büyük rol oynadığını hem de onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle aşılanmasında büyük etken olduğunu ortaya koymaktadır. Ayetin son cümlesinde kaynak sularını oluşturan ilahi kanuna işaret ediliyor. Yağmurla inen suyun yüzeye yakın havuzlarda depolandığı, asitli ve zararlı maddelerden arıtılarak canlıların istifadesine sunulduğu anlatılıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-19c.mp3","commentary_text":"“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik” ifadesi, rüzgârın bitkiler üzerinde hem tozlaşmada büyük rol oynadığını hem de onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle aşılanmasında büyük etken olduğunu ortaya koymaktadır. Ayetin son cümlesinde kaynak sularını oluşturan ilahi kanuna işaret ediliyor. Yağmurla inen suyun yüzeye yakın havuzlarda depolandığı, asitli ve zararlı maddelerden arıtılarak canlıların istifadesine sunulduğu anlatılıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-19c.mp3","commentary_text":"“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik” ifadesi, rüzgârın bitkiler üzerinde hem tozlaşmada büyük rol oynadığını hem de onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle aşılanmasında büyük etken olduğunu ortaya koymaktadır. Ayetin son cümlesinde kaynak sularını oluşturan ilahi kanuna işaret ediliyor. Yağmurla inen suyun yüzeye yakın havuzlarda depolandığı, asitli ve zararlı maddelerden arıtılarak canlıların istifadesine sunulduğu anlatılıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Yeryüzünü yayıp üzerine yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-19c.mp3","commentary_text":"“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik” ifadesi, rüzgârın bitkiler üzerinde hem tozlaşmada büyük rol oynadığını hem de onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle aşılanmasında büyük etken olduğunu ortaya koymaktadır. Ayetin son cümlesinde kaynak sularını oluşturan ilahi kanuna işaret ediliyor. Yağmurla inen suyun yüzeye yakın havuzlarda depolandığı, asitli ve zararlı maddelerden arıtılarak canlıların istifadesine sunulduğu anlatılıyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Evrende kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-20c.mp3","commentary_text":"“Sizden önce dünyaya gelip gidenleri, ne kadar ve nerede yaşadıklarını da biliriz, sizden sonra gelecek olanları nerede ve ne kadar yaşayacaklarını da biliriz.”"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Evrende kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-21c.mp3","commentary_text":"“Sizden önce dünyaya gelip gidenleri, ne kadar ve nerede yaşadıklarını da biliriz, sizden sonra gelecek olanları nerede ve ne kadar yaşayacaklarını da biliriz.”"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Evrende kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-21c.mp3","commentary_text":"“Sizden önce dünyaya gelip gidenleri, ne kadar ve nerede yaşadıklarını da biliriz, sizden sonra gelecek olanları nerede ve ne kadar yaşayacaklarını da biliriz.”"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Evrende kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-21c.mp3","commentary_text":"“Sizden önce dünyaya gelip gidenleri, ne kadar ve nerede yaşadıklarını da biliriz, sizden sonra gelecek olanları nerede ve ne kadar yaşayacaklarını da biliriz.”"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz (bitki ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz (bitki ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz (bitki ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz (bitki ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve muhakkak ki hayatı bahşeden de ölüme hükmeden de biziz. (Fani olan her şey göçüp gittikten sonra) her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz!","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve muhakkak ki hayatı bahşeden de ölüme hükmeden de biziz. (Fani olan her şey göçüp gittikten sonra) her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz!","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve muhakkak ki hayatı bahşeden de ölüme hükmeden de biziz. (Fani olan her şey göçüp gittikten sonra) her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz!","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve muhakkak ki hayatı bahşeden de ölüme hükmeden de biziz. (Fani olan her şey göçüp gittikten sonra) her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz!","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki biz sizden önce gelip geçenleri de biliriz sonraya kalanları da.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki biz sizden önce gelip geçenleri de biliriz sonraya kalanları da.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki biz sizden önce gelip geçenleri de biliriz sonraya kalanları da.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Andolsun ki biz sizden önce gelip geçenleri de biliriz sonraya kalanları da.","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hiç kuşkusuz senin Rabbin onları (diriltip) mahşerde bir araya getirecektir. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hiç kuşkusuz senin Rabbin onları (diriltip) mahşerde bir araya getirecektir. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hiç kuşkusuz senin Rabbin onları (diriltip) mahşerde bir araya getirecektir. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hiç kuşkusuz senin Rabbin onları (diriltip) mahşerde bir araya getirecektir. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir ve (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun ki biz (ilk) insanı kuru bir çamurdan şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun ki biz (ilk) insanı kuru bir çamurdan şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun ki biz (ilk) insanı kuru bir çamurdan şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun ki biz (ilk) insanı kuru bir çamurdan şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.","arabic_text":"وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.","arabic_text":"وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.","arabic_text":"وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.","arabic_text":"وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere (şöyle demişti:) “Ben kuru çamurdan şekillenmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde secdeye kapanın!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere (şöyle demişti:) “Ben kuru çamurdan şekillenmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde secdeye kapanın!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere (şöyle demişti:) “Ben kuru çamurdan şekillenmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde secdeye kapanın!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere (şöyle demişti:) “Ben kuru çamurdan şekillenmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde secdeye kapanın!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine İblis hariç bütün melekler secdeye kapandılar. O ise kibirlenip secde edenler arasında yer almadı.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine İblis hariç bütün melekler secdeye kapandılar. O ise kibirlenip secde edenler arasında yer almadı.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine İblis hariç bütün melekler secdeye kapandılar. O ise kibirlenip secde edenler arasında yer almadı.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine İblis hariç bütün melekler secdeye kapandılar. O ise kibirlenip secde edenler arasında yer almadı.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ﴿٢﴾ فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Allah:) “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmamandaki maksadın nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Allah:) “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmamandaki maksadın nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Allah:) “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmamandaki maksadın nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Allah:) “Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmamandaki maksadın nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İblis dedi ki: “Benim kuru bir çamurdan şekillenmiş balçıktan yarattığın bir varlığın önünde saygı ile eğilmem bana yakışık almaz.”","arabic_text":"قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İblis dedi ki: “Benim kuru bir çamurdan şekillenmiş balçıktan yarattığın bir varlığın önünde saygı ile eğilmem bana yakışık almaz.”","arabic_text":"قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İblis dedi ki: “Benim kuru bir çamurdan şekillenmiş balçıktan yarattığın bir varlığın önünde saygı ile eğilmem bana yakışık almaz.”","arabic_text":"قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İblis dedi ki: “Benim kuru bir çamurdan şekillenmiş balçıktan yarattığın bir varlığın önünde saygı ile eğilmem bana yakışık almaz.”","arabic_text":"قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise oradan çık git! Artık kovuldun!","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise oradan çık git! Artık kovuldun!","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise oradan çık git! Artık kovuldun!","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Öyle ise oradan çık git! Artık kovuldun!","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve bil ki hesap gününe kadar lanetim üzerinde olacak!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve bil ki hesap gününe kadar lanetim üzerinde olacak!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve bil ki hesap gününe kadar lanetim üzerinde olacak!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve bil ki hesap gününe kadar lanetim üzerinde olacak!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İblis: “Ey Rabbim o halde insanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana yaşama süresi tanı” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İblis: “Ey Rabbim o halde insanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana yaşama süresi tanı” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İblis: “Ey Rabbim o halde insanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana yaşama süresi tanı” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İblis: “Ey Rabbim o halde insanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana yaşama süresi tanı” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37-38","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Öyleyse sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen (kıyamet) gün (ün)e kadar mühlet verilenlerdensin.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37-38","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Öyleyse sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen (kıyamet) gün (ün)e kadar mühlet verilenlerdensin.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37-38","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Öyleyse sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen (kıyamet) gün (ün)e kadar mühlet verilenlerdensin.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37-38","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “Öyleyse sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen (kıyamet) gün (ün)e kadar mühlet verilenlerdensin.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(İblis) dedi ki: “Ey Rabbim! (Yaptığım saygısızlık yüzünden) beni azdırmana karşılık Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(İblis) dedi ki: “Ey Rabbim! (Yaptığım saygısızlık yüzünden) beni azdırmana karşılık Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(İblis) dedi ki: “Ey Rabbim! (Yaptığım saygısızlık yüzünden) beni azdırmana karşılık Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(İblis) dedi ki: “Ey Rabbim! (Yaptığım saygısızlık yüzünden) beni azdırmana karşılık Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak içlerinden (sana yürekten bağlanan) kulların hariç","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “(Bu bahsettiğin samimi kullarımın izlediği yol var ya) işte dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-41c.mp3","commentary_text":"Dünyada birbirine incinmiş olan mü’minlerin kalplerindeki “kin” çıkarılır ve kardeş olarak birlikte cennette yaşamaları sağlanır. Ayrıca kalplerdeki kinin sökülüp atılması, karşılıklı helalleşmenin sağlanmasında da büyük katkı sağlar ve üzerinde kul hakkı bulunan kişi bu yolla affedilebilir. Tabii ki bu yorum kul hakkı konusunda bizi rahatlatmamalı. Nihayetinde Hak, Hak sahibini ve en nihayetinde sahibimiz olan Rabbimizi bağlar. Biz sadece Allah’ın affına sığınarak O’nun rahmetinin zenginliğinden istifade etmenin yollarını arıyoruz. Bu konuda tek yetkili Allah’tır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “(Bu bahsettiğin samimi kullarımın izlediği yol var ya) işte dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-40c.mp3","commentary_text":"Dünyada birbirine incinmiş olan mü’minlerin kalplerindeki “kin” çıkarılır ve kardeş olarak birlikte cennette yaşamaları sağlanır. Ayrıca kalplerdeki kinin sökülüp atılması, karşılıklı helalleşmenin sağlanmasında da büyük katkı sağlar ve üzerinde kul hakkı bulunan kişi bu yolla affedilebilir. Tabii ki bu yorum kul hakkı konusunda bizi rahatlatmamalı. Nihayetinde Hak, Hak sahibini ve en nihayetinde sahibimiz olan Rabbimizi bağlar. Biz sadece Allah’ın affına sığınarak O’nun rahmetinin zenginliğinden istifade etmenin yollarını arıyoruz. Bu konuda tek yetkili Allah’tır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “(Bu bahsettiğin samimi kullarımın izlediği yol var ya) işte dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-41c.mp3","commentary_text":"Dünyada birbirine incinmiş olan mü’minlerin kalplerindeki “kin” çıkarılır ve kardeş olarak birlikte cennette yaşamaları sağlanır. Ayrıca kalplerdeki kinin sökülüp atılması, karşılıklı helalleşmenin sağlanmasında da büyük katkı sağlar ve üzerinde kul hakkı bulunan kişi bu yolla affedilebilir. Tabii ki bu yorum kul hakkı konusunda bizi rahatlatmamalı. Nihayetinde Hak, Hak sahibini ve en nihayetinde sahibimiz olan Rabbimizi bağlar. Biz sadece Allah’ın affına sığınarak O’nun rahmetinin zenginliğinden istifade etmenin yollarını arıyoruz. Bu konuda tek yetkili Allah’tır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “(Bu bahsettiğin samimi kullarımın izlediği yol var ya) işte dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"14/14-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-41c.mp3","commentary_text":"Dünyada birbirine incinmiş olan mü’minlerin kalplerindeki “kin” çıkarılır ve kardeş olarak birlikte cennette yaşamaları sağlanır. Ayrıca kalplerdeki kinin sökülüp atılması, karşılıklı helalleşmenin sağlanmasında da büyük katkı sağlar ve üzerinde kul hakkı bulunan kişi bu yolla affedilebilir. Tabii ki bu yorum kul hakkı konusunda bizi rahatlatmamalı. Nihayetinde Hak, Hak sahibini ve en nihayetinde sahibimiz olan Rabbimizi bağlar. Biz sadece Allah’ın affına sığınarak O’nun rahmetinin zenginliğinden istifade etmenin yollarını arıyoruz. Bu konuda tek yetkili Allah’tır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bilesin ki) sana uyan azgınlar dışında kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bilesin ki) sana uyan azgınlar dışında kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bilesin ki) sana uyan azgınlar dışında kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bilesin ki) sana uyan azgınlar dışında kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ve (senin peşinden gidecek olanların) hepsinin varacağı yer kesinlikle cehennem olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ve (senin peşinden gidecek olanların) hepsinin varacağı yer kesinlikle cehennem olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ve (senin peşinden gidecek olanların) hepsinin varacağı yer kesinlikle cehennem olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Ve (senin peşinden gidecek olanların) hepsinin varacağı yer kesinlikle cehennem olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O (cehennem)in yedi kapısı/tabakası vardır. Onlardan her bir tabakasında da o (şeytana uyanlardan günahlarına göre) yerleştirilmiş gruplar vardır.","arabic_text":"لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O (cehennem)in yedi kapısı/tabakası vardır. Onlardan her bir tabakasında da o (şeytana uyanlardan günahlarına göre) yerleştirilmiş gruplar vardır.","arabic_text":"لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O (cehennem)in yedi kapısı/tabakası vardır. Onlardan her bir tabakasında da o (şeytana uyanlardan günahlarına göre) yerleştirilmiş gruplar vardır.","arabic_text":"لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O (cehennem)in yedi kapısı/tabakası vardır. Onlardan her bir tabakasında da o (şeytana uyanlardan günahlarına göre) yerleştirilmiş gruplar vardır.","arabic_text":"لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseler cennetler içinde ve pınarlar başındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseler cennetler içinde ve pınarlar başındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseler cennetler içinde ve pınarlar başındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseler cennetler içinde ve pınarlar başındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (cennete ehil ola)nlara: “Esenlikle ve güven içinde oraya giriniz” denecektir.","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (cennete ehil ola)nlara: “Esenlikle ve güven içinde oraya giriniz” denecektir.","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (cennete ehil ola)nlara: “Esenlikle ve güven içinde oraya giriniz” denecektir.","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (cennete ehil ola)nlara: “Esenlikle ve güven içinde oraya giriniz” denecektir.","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Biz onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Biz onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Biz onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Biz onların gönüllerindeki kini söküp atmışızdır. Onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar orada bıkkınlık hissetmezler oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar orada bıkkınlık hissetmezler oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar orada bıkkınlık hissetmezler oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlar orada bıkkınlık hissetmezler oradan çıkarılmaları da söz konusu değildir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Kullarıma benim çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğumu haber ver.","arabic_text":"نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Kullarıma benim çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğumu haber ver.","arabic_text":"نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Kullarıma benim çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğumu haber ver.","arabic_text":"نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Ey Resul!) Kullarıma benim çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olduğumu haber ver.","arabic_text":"نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bununla beraber kullarıma) azabımın da çok acıklı bir azap olduğunu bildir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bununla beraber kullarıma) azabımın da çok acıklı bir azap olduğunu bildir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bununla beraber kullarıma) azabımın da çok acıklı bir azap olduğunu bildir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bununla beraber kullarıma) azabımın da çok acıklı bir azap olduğunu bildir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"14/14-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"14/14-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"14/14-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"14/14-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Korkma! Biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Korkma! Biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Korkma! Biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Korkma! Biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? O halde neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-54c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber kalması tamamen yaptıkları yüzündendir. Tahrim 66/10. ayetinde “Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı” buyrularak Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber neden kalması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? O halde neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-53c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber kalması tamamen yaptıkları yüzündendir. Tahrim 66/10. ayetinde “Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı” buyrularak Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber neden kalması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? O halde neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-54c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber kalması tamamen yaptıkları yüzündendir. Tahrim 66/10. ayetinde “Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı” buyrularak Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber neden kalması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? O halde neye dayanarak müjde veriyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-54c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber kalması tamamen yaptıkları yüzündendir. Tahrim 66/10. ayetinde “Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı” buyrularak Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber neden kalması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz sakın umutsuzlardan olma!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz sakın umutsuzlardan olma!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz sakın umutsuzlardan olma!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz sakın umutsuzlardan olma!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?”","arabic_text":"قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?”","arabic_text":"قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?”","arabic_text":"قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?”","arabic_text":"قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar: “Biz suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik;","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar: “Biz suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik;","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar: “Biz suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik;","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar: “Biz suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik;","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Yalnız Lût'un ailesi müstesna; onların hepsini kurtaracağız.","arabic_text":"اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Yalnız Lût'un ailesi müstesna; onların hepsini kurtaracağız.","arabic_text":"اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Yalnız Lût'un ailesi müstesna; onların hepsini kurtaracağız.","arabic_text":"اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Yalnız Lût'un ailesi müstesna; onların hepsini kurtaracağız.","arabic_text":"اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ama karısını değil. Zira eşinin (yaptıkları yüzünden) suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük” dediler.","arabic_text":"اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ama karısını değil. Zira eşinin (yaptıkları yüzünden) suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük” dediler.","arabic_text":"اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ama karısını değil. Zira eşinin (yaptıkları yüzünden) suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük” dediler.","arabic_text":"اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ama karısını değil. Zira eşinin (yaptıkları yüzünden) suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük” dediler.","arabic_text":"اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61-62","turkish_text":"Nihâyet elçiler Lût ailesine geldiğinde (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış kimselersiniz.” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ﴿٢﴾ فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61-62","turkish_text":"Nihâyet elçiler Lût ailesine geldiğinde (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış kimselersiniz.” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ﴿٢﴾ فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61-62","turkish_text":"Nihâyet elçiler Lût ailesine geldiğinde (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış kimselersiniz.” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ﴿٢﴾ فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61-62","turkish_text":"Nihâyet elçiler Lût ailesine geldiğinde (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış kimselersiniz.” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ﴿٢﴾ فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Evet biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Evet biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Evet biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Onlar da) dediler ki: “Evet biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki biz doğruyu söylüyoruz.","arabic_text":"وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki biz doğruyu söylüyoruz.","arabic_text":"وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki biz doğruyu söylüyoruz.","arabic_text":"وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki biz doğruyu söylüyoruz.","arabic_text":"وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Bu arada (Sodom) şehrinin (sapık) halkı (misafirlere zarar vermek için) sevinerek (Lut’un evine) geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Bu arada (Sodom) şehrinin (sapık) halkı (misafirlere zarar vermek için) sevinerek (Lut’un evine) geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Bu arada (Sodom) şehrinin (sapık) halkı (misafirlere zarar vermek için) sevinerek (Lut’un evine) geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Bu arada (Sodom) şehrinin (sapık) halkı (misafirlere zarar vermek için) sevinerek (Lut’un evine) geldiler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Lut şöyle) seslendi: “Bakın bunlar benim konuklarımdır sakın beni utandırmayın!","arabic_text":"قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Lut şöyle) seslendi: “Bakın bunlar benim konuklarımdır sakın beni utandırmayın!","arabic_text":"قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Lut şöyle) seslendi: “Bakın bunlar benim konuklarımdır sakın beni utandırmayın!","arabic_text":"قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Lut şöyle) seslendi: “Bakın bunlar benim konuklarımdır sakın beni utandırmayın!","arabic_text":"قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakının beni rezil etmeyin!” dedi.","arabic_text":"وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-69c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen “işlek olan yol”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakının beni rezil etmeyin!” dedi.","arabic_text":"وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-68c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen “işlek olan yol”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakının beni rezil etmeyin!” dedi.","arabic_text":"وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-69c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen “işlek olan yol”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakının beni rezil etmeyin!” dedi.","arabic_text":"وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ","related_links":[],"audio_path":"14/14-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-69c.mp3","commentary_text":"Ayette sözü edilen “işlek olan yol”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar: “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar: “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar: “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlar: “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Lût:) “Eğer bir şey yapacaksanız işte size kızlarım (onlarla sizi nikâhlayayım)!” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ","related_links":["11/78","26/165"],"audio_path":"14/14-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-71c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın gönderildiği Medyen halkı ormanlık bölgede yaşadıklarından onlara Eyke halkı denmiştir. “Eyke” sözlük olarak ormanlık alan demektir. Medyen, Filistin ile Hicaz arasında, Kızıldeniz sahiline yakın bir yerdir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Lût:) “Eğer bir şey yapacaksanız işte size kızlarım (onlarla sizi nikâhlayayım)!” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ","related_links":["11/78","26/165"],"audio_path":"14/14-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-70c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın gönderildiği Medyen halkı ormanlık bölgede yaşadıklarından onlara Eyke halkı denmiştir. “Eyke” sözlük olarak ormanlık alan demektir. Medyen, Filistin ile Hicaz arasında, Kızıldeniz sahiline yakın bir yerdir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Lût:) “Eğer bir şey yapacaksanız işte size kızlarım (onlarla sizi nikâhlayayım)!” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ","related_links":["11/78","26/165"],"audio_path":"14/14-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-71c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın gönderildiği Medyen halkı ormanlık bölgede yaşadıklarından onlara Eyke halkı denmiştir. “Eyke” sözlük olarak ormanlık alan demektir. Medyen, Filistin ile Hicaz arasında, Kızıldeniz sahiline yakın bir yerdir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Lût:) “Eğer bir şey yapacaksanız işte size kızlarım (onlarla sizi nikâhlayayım)!” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ","related_links":["11/78","26/165"],"audio_path":"14/14-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-71c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın gönderildiği Medyen halkı ormanlık bölgede yaşadıklarından onlara Eyke halkı denmiştir. “Eyke” sözlük olarak ormanlık alan demektir. Medyen, Filistin ile Hicaz arasında, Kızıldeniz sahiline yakın bir yerdir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.","arabic_text":"لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.","arabic_text":"لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.","arabic_text":"لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.","arabic_text":"لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve derken güneşin doğuşu sırasında onları korkunç bir ses yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve derken güneşin doğuşu sırasında onları korkunç bir ses yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve derken güneşin doğuşu sırasında onları korkunç bir ses yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ve derken güneşin doğuşu sırasında onları korkunç bir ses yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve bir anda (yaşadıkları yerin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve bir anda (yaşadıkları yerin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve bir anda (yaşadıkları yerin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve bir anda (yaşadıkları yerin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şüphesiz bütün bunlarda (kavrama kabiliyeti olan) düşünceli kimseler için alınacak nice dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şüphesiz bütün bunlarda (kavrama kabiliyeti olan) düşünceli kimseler için alınacak nice dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şüphesiz bütün bunlarda (kavrama kabiliyeti olan) düşünceli kimseler için alınacak nice dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Şüphesiz bütün bunlarda (kavrama kabiliyeti olan) düşünceli kimseler için alınacak nice dersler vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Bu (beldenin yıkıntıları) hâlâ (herkesin çok rahat görebileceği) işlek olan bir yol üzerindedir.","arabic_text":"وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Bu (beldenin yıkıntıları) hâlâ (herkesin çok rahat görebileceği) işlek olan bir yol üzerindedir.","arabic_text":"وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Bu (beldenin yıkıntıları) hâlâ (herkesin çok rahat görebileceği) işlek olan bir yol üzerindedir.","arabic_text":"وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Bu (beldenin yıkıntıları) hâlâ (herkesin çok rahat görebileceği) işlek olan bir yol üzerindedir.","arabic_text":"وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"14/14-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Şuayb’ın kavmi olan) Eyke halkı da doğrusu ıslah olmaz zalim kimselerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Şuayb’ın kavmi olan) Eyke halkı da doğrusu ıslah olmaz zalim kimselerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Şuayb’ın kavmi olan) Eyke halkı da doğrusu ıslah olmaz zalim kimselerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Şuayb’ın kavmi olan) Eyke halkı da doğrusu ıslah olmaz zalim kimselerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlardan intikam aldık (Sodom ve Eyke halklarına hak ettikleri cezayı verdik). Bu her ikisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayip kavminin yaşadığı Eyke herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlardan intikam aldık (Sodom ve Eyke halklarına hak ettikleri cezayı verdik). Bu her ikisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayip kavminin yaşadığı Eyke herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlardan intikam aldık (Sodom ve Eyke halklarına hak ettikleri cezayı verdik). Bu her ikisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayip kavminin yaşadığı Eyke herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlardan intikam aldık (Sodom ve Eyke halklarına hak ettikleri cezayı verdik). Bu her ikisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayip kavminin yaşadığı Eyke herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟","related_links":[],"audio_path":"14/14-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Andolsun ki (benzer biçimde Salih’in gönderildiği Semud kavmi olan) Hicr halkı da (bizim) gönderdiğimiz (peygamberleri) yalanlamışlardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-80c.mp3","commentary_text":"“Seb’ul Mesânî” ifadesi, “yedi” anlamına gelen “seb’” kelimesiyle “katlanmak, tekrarlanmak, takviye edilmek, iki katını almak…” anlamındaki “mesnâ” kelimesinin çoğulu olan “mesâni” den oluşmuştur.  Ağırlıklı olarak tercih edilen görüş, bu ifadenin Fatiha suresini işaret ettiği yönündedir. Ancak âyetin bütünlüğünde değerlendirirsek “Seb’i Mesânî (yedi defa tekrarlanan)” ifadesi ile Fâtiha suresi kastedilmiş olsaydı, bu ayette “seb-i mesâni”nin Kur’an’ın önünde değil, arkasında gelmesi gerekirdi. Zira Fâtiha Kur’an’ın sadece bir bölümüdür, bölüm bütünün önünde değil, arkasında olur. Bu ifadeden; Hz. Peygambere, Kur'an'la birlikte verilmiş, şahsı ile ilgili, kendisini başarıya götüren nimetler kastedilmiş olabilir. “Sana seb'ül mesânî'yi ve Kur'an-ı indirdik” demiyor, “verdik” diyor. Bundan da anlaşılıyor ki; “(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.” (Kevser 108/1) âyetinde olduğu gibi Kur’an’ın dışında Hz. Peygambere bazı özel nimetler verilmiştir. Bunların ne olduğuyla alakalı olarak “Hurufi Mukattaa” da olduğu gibi kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Kur’an incelendiğinde diğer bazı sayılarda olduğu gibi yedi sayısının da farklı bir konumda olduğu göze çarpmaktadır. Örneğin; yedi kat sema (Bakara 2/29), yedi gün oruç (Bakara 2/196), yedi başak (Bakara 2/261), yedi zayıf inek yedi semiz inek (Yusuf 12/43), yedi yeşil başak yedi kuru başak (Yusuf 12/43), yedi sene ekin ekip biçmek (Yusuf 12/47), yedi yıl kıtlık ve yedi yıl bolluk (Yusuf 12/48), cehennemin yedi kapısı/tabakası (Hicr 15/44), yedi yol (Müminun 23/17), yedi deniz ((Lokman 31/27), yedi kat gökle yedi yer (Talak 65/12), fırtınanın yedi gece devamı (Hakka 69/7) sapasağlam yedi gök (Nebe 78/12). Yedi rakamı bunların bazılarında bilgi amacıyla verilmiş olsa da bazılarında mübalağa için kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu ayette Hz. Peygambere Kur’an’la birlikte verilen her ne ise onun büyüklüğü, güzelliği, bereketi ve etkisi hatırlatılarak moral ve motivasyon desteği verilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Andolsun ki (benzer biçimde Salih’in gönderildiği Semud kavmi olan) Hicr halkı da (bizim) gönderdiğimiz (peygamberleri) yalanlamışlardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-79c.mp3","commentary_text":"“Seb’ul Mesânî” ifadesi, “yedi” anlamına gelen “seb’” kelimesiyle “katlanmak, tekrarlanmak, takviye edilmek, iki katını almak…” anlamındaki “mesnâ” kelimesinin çoğulu olan “mesâni” den oluşmuştur.  Ağırlıklı olarak tercih edilen görüş, bu ifadenin Fatiha suresini işaret ettiği yönündedir. Ancak âyetin bütünlüğünde değerlendirirsek “Seb’i Mesânî (yedi defa tekrarlanan)” ifadesi ile Fâtiha suresi kastedilmiş olsaydı, bu ayette “seb-i mesâni”nin Kur’an’ın önünde değil, arkasında gelmesi gerekirdi. Zira Fâtiha Kur’an’ın sadece bir bölümüdür, bölüm bütünün önünde değil, arkasında olur. Bu ifadeden; Hz. Peygambere, Kur'an'la birlikte verilmiş, şahsı ile ilgili, kendisini başarıya götüren nimetler kastedilmiş olabilir. “Sana seb'ül mesânî'yi ve Kur'an-ı indirdik” demiyor, “verdik” diyor. Bundan da anlaşılıyor ki; “(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.” (Kevser 108/1) âyetinde olduğu gibi Kur’an’ın dışında Hz. Peygambere bazı özel nimetler verilmiştir. Bunların ne olduğuyla alakalı olarak “Hurufi Mukattaa” da olduğu gibi kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Kur’an incelendiğinde diğer bazı sayılarda olduğu gibi yedi sayısının da farklı bir konumda olduğu göze çarpmaktadır. Örneğin; yedi kat sema (Bakara 2/29), yedi gün oruç (Bakara 2/196), yedi başak (Bakara 2/261), yedi zayıf inek yedi semiz inek (Yusuf 12/43), yedi yeşil başak yedi kuru başak (Yusuf 12/43), yedi sene ekin ekip biçmek (Yusuf 12/47), yedi yıl kıtlık ve yedi yıl bolluk (Yusuf 12/48), cehennemin yedi kapısı/tabakası (Hicr 15/44), yedi yol (Müminun 23/17), yedi deniz ((Lokman 31/27), yedi kat gökle yedi yer (Talak 65/12), fırtınanın yedi gece devamı (Hakka 69/7) sapasağlam yedi gök (Nebe 78/12). Yedi rakamı bunların bazılarında bilgi amacıyla verilmiş olsa da bazılarında mübalağa için kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu ayette Hz. Peygambere Kur’an’la birlikte verilen her ne ise onun büyüklüğü, güzelliği, bereketi ve etkisi hatırlatılarak moral ve motivasyon desteği verilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Andolsun ki (benzer biçimde Salih’in gönderildiği Semud kavmi olan) Hicr halkı da (bizim) gönderdiğimiz (peygamberleri) yalanlamışlardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-80c.mp3","commentary_text":"“Seb’ul Mesânî” ifadesi, “yedi” anlamına gelen “seb’” kelimesiyle “katlanmak, tekrarlanmak, takviye edilmek, iki katını almak…” anlamındaki “mesnâ” kelimesinin çoğulu olan “mesâni” den oluşmuştur.  Ağırlıklı olarak tercih edilen görüş, bu ifadenin Fatiha suresini işaret ettiği yönündedir. Ancak âyetin bütünlüğünde değerlendirirsek “Seb’i Mesânî (yedi defa tekrarlanan)” ifadesi ile Fâtiha suresi kastedilmiş olsaydı, bu ayette “seb-i mesâni”nin Kur’an’ın önünde değil, arkasında gelmesi gerekirdi. Zira Fâtiha Kur’an’ın sadece bir bölümüdür, bölüm bütünün önünde değil, arkasında olur. Bu ifadeden; Hz. Peygambere, Kur'an'la birlikte verilmiş, şahsı ile ilgili, kendisini başarıya götüren nimetler kastedilmiş olabilir. “Sana seb'ül mesânî'yi ve Kur'an-ı indirdik” demiyor, “verdik” diyor. Bundan da anlaşılıyor ki; “(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.” (Kevser 108/1) âyetinde olduğu gibi Kur’an’ın dışında Hz. Peygambere bazı özel nimetler verilmiştir. Bunların ne olduğuyla alakalı olarak “Hurufi Mukattaa” da olduğu gibi kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Kur’an incelendiğinde diğer bazı sayılarda olduğu gibi yedi sayısının da farklı bir konumda olduğu göze çarpmaktadır. Örneğin; yedi kat sema (Bakara 2/29), yedi gün oruç (Bakara 2/196), yedi başak (Bakara 2/261), yedi zayıf inek yedi semiz inek (Yusuf 12/43), yedi yeşil başak yedi kuru başak (Yusuf 12/43), yedi sene ekin ekip biçmek (Yusuf 12/47), yedi yıl kıtlık ve yedi yıl bolluk (Yusuf 12/48), cehennemin yedi kapısı/tabakası (Hicr 15/44), yedi yol (Müminun 23/17), yedi deniz ((Lokman 31/27), yedi kat gökle yedi yer (Talak 65/12), fırtınanın yedi gece devamı (Hakka 69/7) sapasağlam yedi gök (Nebe 78/12). Yedi rakamı bunların bazılarında bilgi amacıyla verilmiş olsa da bazılarında mübalağa için kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu ayette Hz. Peygambere Kur’an’la birlikte verilen her ne ise onun büyüklüğü, güzelliği, bereketi ve etkisi hatırlatılarak moral ve motivasyon desteği verilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Andolsun ki (benzer biçimde Salih’in gönderildiği Semud kavmi olan) Hicr halkı da (bizim) gönderdiğimiz (peygamberleri) yalanlamışlardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"14/14-80c.mp3","commentary_text":"“Seb’ul Mesânî” ifadesi, “yedi” anlamına gelen “seb’” kelimesiyle “katlanmak, tekrarlanmak, takviye edilmek, iki katını almak…” anlamındaki “mesnâ” kelimesinin çoğulu olan “mesâni” den oluşmuştur.  Ağırlıklı olarak tercih edilen görüş, bu ifadenin Fatiha suresini işaret ettiği yönündedir. Ancak âyetin bütünlüğünde değerlendirirsek “Seb’i Mesânî (yedi defa tekrarlanan)” ifadesi ile Fâtiha suresi kastedilmiş olsaydı, bu ayette “seb-i mesâni”nin Kur’an’ın önünde değil, arkasında gelmesi gerekirdi. Zira Fâtiha Kur’an’ın sadece bir bölümüdür, bölüm bütünün önünde değil, arkasında olur. Bu ifadeden; Hz. Peygambere, Kur'an'la birlikte verilmiş, şahsı ile ilgili, kendisini başarıya götüren nimetler kastedilmiş olabilir. “Sana seb'ül mesânî'yi ve Kur'an-ı indirdik” demiyor, “verdik” diyor. Bundan da anlaşılıyor ki; “(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.” (Kevser 108/1) âyetinde olduğu gibi Kur’an’ın dışında Hz. Peygambere bazı özel nimetler verilmiştir. Bunların ne olduğuyla alakalı olarak “Hurufi Mukattaa” da olduğu gibi kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Kur’an incelendiğinde diğer bazı sayılarda olduğu gibi yedi sayısının da farklı bir konumda olduğu göze çarpmaktadır. Örneğin; yedi kat sema (Bakara 2/29), yedi gün oruç (Bakara 2/196), yedi başak (Bakara 2/261), yedi zayıf inek yedi semiz inek (Yusuf 12/43), yedi yeşil başak yedi kuru başak (Yusuf 12/43), yedi sene ekin ekip biçmek (Yusuf 12/47), yedi yıl kıtlık ve yedi yıl bolluk (Yusuf 12/48), cehennemin yedi kapısı/tabakası (Hicr 15/44), yedi yol (Müminun 23/17), yedi deniz ((Lokman 31/27), yedi kat gökle yedi yer (Talak 65/12), fırtınanın yedi gece devamı (Hakka 69/7) sapasağlam yedi gök (Nebe 78/12). Yedi rakamı bunların bazılarında bilgi amacıyla verilmiş olsa da bazılarında mübalağa için kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu ayette Hz. Peygambere Kur’an’la birlikte verilen her ne ise onun büyüklüğü, güzelliği, bereketi ve etkisi hatırlatılarak moral ve motivasyon desteği verilmektedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Halbuki biz onlara ayetlerimizi (mucizelerimizi) vermiştik de (onlar) yine de yüz çevirmişlerdi.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Halbuki biz onlara ayetlerimizi (mucizelerimizi) vermiştik de (onlar) yine de yüz çevirmişlerdi.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Halbuki biz onlara ayetlerimizi (mucizelerimizi) vermiştik de (onlar) yine de yüz çevirmişlerdi.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Halbuki biz onlara ayetlerimizi (mucizelerimizi) vermiştik de (onlar) yine de yüz çevirmişlerdi.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Onlar tehlikelere karşı kendilerini korumak için) dağları oyup güya güvenli köşkler yapıyorlardı.","arabic_text":"وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Onlar tehlikelere karşı kendilerini korumak için) dağları oyup güya güvenli köşkler yapıyorlardı.","arabic_text":"وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Onlar tehlikelere karşı kendilerini korumak için) dağları oyup güya güvenli köşkler yapıyorlardı.","arabic_text":"وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Onlar tehlikelere karşı kendilerini korumak için) dağları oyup güya güvenli köşkler yapıyorlardı.","arabic_text":"وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onları da sabaha girerlerken (yaptıkları yüzünden) korkunç bir gürültü yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onları da sabaha girerlerken (yaptıkları yüzünden) korkunç bir gürültü yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onları da sabaha girerlerken (yaptıkları yüzünden) korkunç bir gürültü yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onları da sabaha girerlerken (yaptıkları yüzünden) korkunç bir gürültü yakalayıverdi.","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"14/14-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. O halde onların küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. O halde onların küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. O halde onların küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasındakileri gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. O halde onların küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin her şeyi yaratandır ve her şeyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin her şeyi yaratandır ve her şeyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin her şeyi yaratandır ve her şeyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin her şeyi yaratandır ve her şeyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur’an’ı verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur’an’ı verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur’an’ı verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Gerçekten sana sürekli tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur’an’ı verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkârcılardan bazılarına verdiğimiz (dünyalık) zenginliklere gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) onlar için üzülme! İnananlara kol kanat ger (onlara karşı mütevazı ol kendilerini himayene al).","arabic_text":"لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkârcılardan bazılarına verdiğimiz (dünyalık) zenginliklere gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) onlar için üzülme! İnananlara kol kanat ger (onlara karşı mütevazı ol kendilerini himayene al).","arabic_text":"لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkârcılardan bazılarına verdiğimiz (dünyalık) zenginliklere gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) onlar için üzülme! İnananlara kol kanat ger (onlara karşı mütevazı ol kendilerini himayene al).","arabic_text":"لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkârcılardan bazılarına verdiğimiz (dünyalık) zenginliklere gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) onlar için üzülme! İnananlara kol kanat ger (onlara karşı mütevazı ol kendilerini himayene al).","arabic_text":"لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Gerçekten ben apaçık bir uyarıcıyım” de!","arabic_text":"وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Gerçekten ben apaçık bir uyarıcıyım” de!","arabic_text":"وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Gerçekten ben apaçık bir uyarıcıyım” de!","arabic_text":"وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Gerçekten ben apaçık bir uyarıcıyım” de!","arabic_text":"وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ","related_links":[],"audio_path":"14/14-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!","arabic_text":"كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!","arabic_text":"كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!","arabic_text":"كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!","arabic_text":"كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar ki (bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar ki (bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar ki (bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar ki (bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Rabbin hakkı için onların tümünü muhakkak sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Rabbin hakkı için onların tümünü muhakkak sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Rabbin hakkı için onların tümünü muhakkak sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Rabbin hakkı için onların tümünü muhakkak sorguya çekeceğiz.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutacağız.","arabic_text":"عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutacağız.","arabic_text":"عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutacağız.","arabic_text":"عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutacağız.","arabic_text":"عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık sen sana emredilen şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir (onlara itibar etme)!","arabic_text":"فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık sen sana emredilen şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir (onlara itibar etme)!","arabic_text":"فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık sen sana emredilen şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir (onlara itibar etme)!","arabic_text":"فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık sen sana emredilen şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir (onlara itibar etme)!","arabic_text":"فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seninle ve sana vahyedilenlerle) alay edenlere karşı biz sana yeteriz.","arabic_text":"اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seninle ve sana vahyedilenlerle) alay edenlere karşı biz sana yeteriz.","arabic_text":"اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seninle ve sana vahyedilenlerle) alay edenlere karşı biz sana yeteriz.","arabic_text":"اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Seninle ve sana vahyedilenlerle) alay edenlere karşı biz sana yeteriz.","arabic_text":"اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlar ki Allah’la beraber başka tanrısal güçlerin de varlığını benimsiyorlar. (Gerçeğin ne olduğunu) yakında bilecekler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlar ki Allah’la beraber başka tanrısal güçlerin de varlığını benimsiyorlar. (Gerçeğin ne olduğunu) yakında bilecekler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlar ki Allah’la beraber başka tanrısal güçlerin de varlığını benimsiyorlar. (Gerçeğin ne olduğunu) yakında bilecekler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Onlar ki Allah’la beraber başka tanrısal güçlerin de varlığını benimsiyorlar. (Gerçeğin ne olduğunu) yakında bilecekler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"14/14-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Şimdi sen Rabbinin yüceliğini sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an ve sadece O’na secde edenlerden ol!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Şimdi sen Rabbinin yüceliğini sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an ve sadece O’na secde edenlerden ol!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Şimdi sen Rabbinin yüceliğini sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an ve sadece O’na secde edenlerden ol!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Şimdi sen Rabbinin yüceliğini sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an ve sadece O’na secde edenlerden ol!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"14/14-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!","arabic_text":"وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!","arabic_text":"وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!","arabic_text":"وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!","arabic_text":"وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"14/14-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":16,"name":"NAHL SÛRESİ","description":"Nahl Suresi, Mekke döneminde inmiş olup 128 ayettir. Sure adını 68. ayette geçen ve “Bal arısı” anlamına gelen “Nahl” kelimesinden almıştır. Sûrede, Allah’tan başka ilahın olmadığının ispatı için tabiatın yaratılışından, konseptinden ve işleyişinden örnekler verilir. Bu örnekler arasında evcil hayvanların yararları, su ve su sayesinde yetişen besinler, yer küresinin uzay içindeki konumu, güneşin ve ayın insanların hizmetine verilmesi, denizler ve dağlar, nehirler ve yollar anlatılır. Hz. Muhammed’e indirilen kitapla dinî ihtilâfların ortadan kaldırılması, inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisinin olmaması işlenir. Süt veren hayvanlar, hurma, üzüm ve özellikle arıya vahyedilmesi ve arının yaptığı balın şifa olması konu edilir. İnsana lütfedilen eş, oğullar ve torunlardan söz edilir. Surede ayrıca ahiret gününde inkârcılarla müşriklerin karşılaşacağı kötü durumlara temas edilir. Surenin sonunda Allah, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapan erdemli kimselerle beraber olacağını müjdeler.","sura_intro_audio":"15/15-a.mp3","verse_count":128,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın (kıyamet ve azapla ilgili) emri mutlaka gelip çatacaktır. Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin! Allah müşriklerin koştuğu ortaklardan uzaktır yücedir.","arabic_text":"اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-1c.mp3","commentary_text":"Ayetin başında, “geldi” anlamındaki “etâ” fiilinin dili geçmiş zaman olmasının rağmen: “kesin gelecek, gelmesinde hiç şüphe yoktur” anlamındadır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın (kıyamet ve azapla ilgili) emri mutlaka gelip çatacaktır. Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin! Allah müşriklerin koştuğu ortaklardan uzaktır yücedir.","arabic_text":"اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-0c.mp3","commentary_text":"Ayetin başında, “geldi” anlamındaki “etâ” fiilinin dili geçmiş zaman olmasının rağmen: “kesin gelecek, gelmesinde hiç şüphe yoktur” anlamındadır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın (kıyamet ve azapla ilgili) emri mutlaka gelip çatacaktır. Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin! Allah müşriklerin koştuğu ortaklardan uzaktır yücedir.","arabic_text":"اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-1c.mp3","commentary_text":"Ayetin başında, “geldi” anlamındaki “etâ” fiilinin dili geçmiş zaman olmasının rağmen: “kesin gelecek, gelmesinde hiç şüphe yoktur” anlamındadır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın (kıyamet ve azapla ilgili) emri mutlaka gelip çatacaktır. Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin! Allah müşriklerin koştuğu ortaklardan uzaktır yücedir.","arabic_text":"اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-1c.mp3","commentary_text":"Ayetin başında, “geldi” anlamındaki “etâ” fiilinin dili geçmiş zaman olmasının rağmen: “kesin gelecek, gelmesinde hiç şüphe yoktur” anlamındadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh ile melekleri gönderir.","arabic_text":"يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-2c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da genelde “can”, “ilham” ve “vahiy” anlamlarında kullanılan “ruh” kavramı burada tevhid inancının bir gereği olarak ölü olan kalbe vahiy ile hayat vermek anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda da insanı ayakta tutan (Hakk) yöneliş ile yıkımına yol veren (Batıl) yöneliş arasındaki yol ayrımını ortaya koymuştur. Nitekim Şua 42/52’de “İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik” buyrularak vahyin aynı zamanda insana hayat veren bir ruh olduğuna vurgu yapılmıştır. Dolaysıyla bu ayetteki “ruh” da Allah’tan gelen Kur’an’ı işaret etmektedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh ile melekleri gönderir.","arabic_text":"يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-1c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da genelde “can”, “ilham” ve “vahiy” anlamlarında kullanılan “ruh” kavramı burada tevhid inancının bir gereği olarak ölü olan kalbe vahiy ile hayat vermek anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda da insanı ayakta tutan (Hakk) yöneliş ile yıkımına yol veren (Batıl) yöneliş arasındaki yol ayrımını ortaya koymuştur. Nitekim Şua 42/52’de “İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik” buyrularak vahyin aynı zamanda insana hayat veren bir ruh olduğuna vurgu yapılmıştır. Dolaysıyla bu ayetteki “ruh” da Allah’tan gelen Kur’an’ı işaret etmektedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh ile melekleri gönderir.","arabic_text":"يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-2c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da genelde “can”, “ilham” ve “vahiy” anlamlarında kullanılan “ruh” kavramı burada tevhid inancının bir gereği olarak ölü olan kalbe vahiy ile hayat vermek anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda da insanı ayakta tutan (Hakk) yöneliş ile yıkımına yol veren (Batıl) yöneliş arasındaki yol ayrımını ortaya koymuştur. Nitekim Şua 42/52’de “İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik” buyrularak vahyin aynı zamanda insana hayat veren bir ruh olduğuna vurgu yapılmıştır. Dolaysıyla bu ayetteki “ruh” da Allah’tan gelen Kur’an’ı işaret etmektedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh ile melekleri gönderir.","arabic_text":"يُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-2c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da genelde “can”, “ilham” ve “vahiy” anlamlarında kullanılan “ruh” kavramı burada tevhid inancının bir gereği olarak ölü olan kalbe vahiy ile hayat vermek anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda da insanı ayakta tutan (Hakk) yöneliş ile yıkımına yol veren (Batıl) yöneliş arasındaki yol ayrımını ortaya koymuştur. Nitekim Şua 42/52’de “İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik” buyrularak vahyin aynı zamanda insana hayat veren bir ruh olduğuna vurgu yapılmıştır. Dolaysıyla bu ayetteki “ruh” da Allah’tan gelen Kur’an’ı işaret etmektedir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) gökleri ve yeri hak (bir nizam) ile yarattı. O (müşriklerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["53/31"],"audio_path":"15/15-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-3c.mp3","commentary_text":"Bu âyet aynı zamanda; “Varlık birdir, o da Hakk’ın varlığıdır. Allah’tan başka varlık diye bilinen ne varsa Allah’ın gölgesidir” iddiasında bulunan vahdet-i vücud inancını reddetmektedir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) gökleri ve yeri hak (bir nizam) ile yarattı. O (müşriklerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["53/31"],"audio_path":"15/15-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-2c.mp3","commentary_text":"Bu âyet aynı zamanda; “Varlık birdir, o da Hakk’ın varlığıdır. Allah’tan başka varlık diye bilinen ne varsa Allah’ın gölgesidir” iddiasında bulunan vahdet-i vücud inancını reddetmektedir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) gökleri ve yeri hak (bir nizam) ile yarattı. O (müşriklerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["53/31"],"audio_path":"15/15-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-3c.mp3","commentary_text":"Bu âyet aynı zamanda; “Varlık birdir, o da Hakk’ın varlığıdır. Allah’tan başka varlık diye bilinen ne varsa Allah’ın gölgesidir” iddiasında bulunan vahdet-i vücud inancını reddetmektedir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah) gökleri ve yeri hak (bir nizam) ile yarattı. O (müşriklerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":["53/31"],"audio_path":"15/15-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-3c.mp3","commentary_text":"Bu âyet aynı zamanda; “Varlık birdir, o da Hakk’ın varlığıdır. Allah’tan başka varlık diye bilinen ne varsa Allah’ın gölgesidir” iddiasında bulunan vahdet-i vücud inancını reddetmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insanı meni(deki sperma)dan yarattı. (Böyle iken) bir de bakarsın o (insan Rabbine karşı) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insanı meni(deki sperma)dan yarattı. (Böyle iken) bir de bakarsın o (insan Rabbine karşı) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insanı meni(deki sperma)dan yarattı. (Böyle iken) bir de bakarsın o (insan Rabbine karşı) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insanı meni(deki sperma)dan yarattı. (Böyle iken) bir de bakarsın o (insan Rabbine karşı) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hayvanları da (O) yarattı. Onlardan pek çok yararları yanında sizi ısıtan giysiler besleyen yiyecekler elde edersiniz.","arabic_text":"وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hayvanları da (O) yarattı. Onlardan pek çok yararları yanında sizi ısıtan giysiler besleyen yiyecekler elde edersiniz.","arabic_text":"وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hayvanları da (O) yarattı. Onlardan pek çok yararları yanında sizi ısıtan giysiler besleyen yiyecekler elde edersiniz.","arabic_text":"وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Hayvanları da (O) yarattı. Onlardan pek çok yararları yanında sizi ısıtan giysiler besleyen yiyecekler elde edersiniz.","arabic_text":"وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Onları) akşamleyin getirirken sabahleyin (otlamaya) salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا جَمَالٌ ح۪ينَ تُر۪يحُونَ وَح۪ينَ تَسْرَحُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Onları) akşamleyin getirirken sabahleyin (otlamaya) salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا جَمَالٌ ح۪ينَ تُر۪يحُونَ وَح۪ينَ تَسْرَحُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Onları) akşamleyin getirirken sabahleyin (otlamaya) salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا جَمَالٌ ح۪ينَ تُر۪يحُونَ وَح۪ينَ تَسْرَحُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Onları) akşamleyin getirirken sabahleyin (otlamaya) salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا جَمَالٌ ح۪ينَ تُر۪يحُونَ وَح۪ينَ تَسْرَحُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"15/15-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlardan bazıları) ağırlıklarınızı sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlardan bazıları) ağırlıklarınızı sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlardan bazıları) ağırlıklarınızı sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlardan bazıları) ağırlıklarınızı sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah) atları katırları eşekleri hem kendilerine binmeniz için hem de süs hayvanı olarak yarattı. O sizin bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır.","arabic_text":"وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَم۪يرَ لِتَرْكَبُوهَا وَز۪ينَةًۜ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-8c.mp3","commentary_text":"“Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır” şeklindeki Kur’anî ifade ise, bilmediğimiz ama zamanla görebileceğimiz daha nice şeylerin yaratıldığına ya da yaratılacağına işaret etmektedir. Uygarlık tarihinin birbirini izleyen her safhası, hayal bile edilemeyen yeni buluşlar ortaya koymaktadır. Bu buluşlarla bizden öncekilerin fark edemediği onlarca, yüzlerce hatta binlerce yeni varlığın keşfi gerçekleşmektedir. Meydana gelen bu buluşlar, keşifler hiç şüphesiz Allah’ın insana lütfettiği zekâ ve istidat sayesinde olmaktadır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah) atları katırları eşekleri hem kendilerine binmeniz için hem de süs hayvanı olarak yarattı. O sizin bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır.","arabic_text":"وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَم۪يرَ لِتَرْكَبُوهَا وَز۪ينَةًۜ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-7c.mp3","commentary_text":"“Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır” şeklindeki Kur’anî ifade ise, bilmediğimiz ama zamanla görebileceğimiz daha nice şeylerin yaratıldığına ya da yaratılacağına işaret etmektedir. Uygarlık tarihinin birbirini izleyen her safhası, hayal bile edilemeyen yeni buluşlar ortaya koymaktadır. Bu buluşlarla bizden öncekilerin fark edemediği onlarca, yüzlerce hatta binlerce yeni varlığın keşfi gerçekleşmektedir. Meydana gelen bu buluşlar, keşifler hiç şüphesiz Allah’ın insana lütfettiği zekâ ve istidat sayesinde olmaktadır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah) atları katırları eşekleri hem kendilerine binmeniz için hem de süs hayvanı olarak yarattı. O sizin bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır.","arabic_text":"وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَم۪يرَ لِتَرْكَبُوهَا وَز۪ينَةًۜ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-8c.mp3","commentary_text":"“Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır” şeklindeki Kur’anî ifade ise, bilmediğimiz ama zamanla görebileceğimiz daha nice şeylerin yaratıldığına ya da yaratılacağına işaret etmektedir. Uygarlık tarihinin birbirini izleyen her safhası, hayal bile edilemeyen yeni buluşlar ortaya koymaktadır. Bu buluşlarla bizden öncekilerin fark edemediği onlarca, yüzlerce hatta binlerce yeni varlığın keşfi gerçekleşmektedir. Meydana gelen bu buluşlar, keşifler hiç şüphesiz Allah’ın insana lütfettiği zekâ ve istidat sayesinde olmaktadır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah) atları katırları eşekleri hem kendilerine binmeniz için hem de süs hayvanı olarak yarattı. O sizin bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır.","arabic_text":"وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَم۪يرَ لِتَرْكَبُوهَا وَز۪ينَةًۜ وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-8c.mp3","commentary_text":"“Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratmaktadır” şeklindeki Kur’anî ifade ise, bilmediğimiz ama zamanla görebileceğimiz daha nice şeylerin yaratıldığına ya da yaratılacağına işaret etmektedir. Uygarlık tarihinin birbirini izleyen her safhası, hayal bile edilemeyen yeni buluşlar ortaya koymaktadır. Bu buluşlarla bizden öncekilerin fark edemediği onlarca, yüzlerce hatta binlerce yeni varlığın keşfi gerçekleşmektedir. Meydana gelen bu buluşlar, keşifler hiç şüphesiz Allah’ın insana lütfettiği zekâ ve istidat sayesinde olmaktadır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Doğru yolu bildirmek Allah’a aittir. Ama o yoldan sapan da vardır. Allah dileseydi (doğru yolu bulmayı iradenize bırakmasaydı) hepinizi doğru yola iletirdi.","arabic_text":"وَعَلَى اللّٰهِ قَصْدُ السَّب۪يلِ وَمِنْهَا جَٓائِرٌۜ وَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-9c.mp3","commentary_text":"İnsanları bütün donanımlarıyla Allah yarattığına göre elbette ki insanın gideceği yolu göstermek de Allah’a düşer. Ancak hikmetine binaen hayat tarzını özgürce oluşturma konusunda insanı iradesiyle baş başa bıraktı. Allah dileseydi insana seçme hakkı tanımayarak ve ona özgür irade vermeyerek onu zorunlu olarak hidayete iletirdi. Ama bunu yapmadı, çünkü insan ancak kendi özgür iradesiyle doğru yolu seçtiği taktirde gerçek anlamda hidayete ermiş, yaptığı işin de ancak bu şekilde bir kıymeti olmuş olurdu."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Doğru yolu bildirmek Allah’a aittir. Ama o yoldan sapan da vardır. Allah dileseydi (doğru yolu bulmayı iradenize bırakmasaydı) hepinizi doğru yola iletirdi.","arabic_text":"وَعَلَى اللّٰهِ قَصْدُ السَّب۪يلِ وَمِنْهَا جَٓائِرٌۜ وَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-8c.mp3","commentary_text":"İnsanları bütün donanımlarıyla Allah yarattığına göre elbette ki insanın gideceği yolu göstermek de Allah’a düşer. Ancak hikmetine binaen hayat tarzını özgürce oluşturma konusunda insanı iradesiyle baş başa bıraktı. Allah dileseydi insana seçme hakkı tanımayarak ve ona özgür irade vermeyerek onu zorunlu olarak hidayete iletirdi. Ama bunu yapmadı, çünkü insan ancak kendi özgür iradesiyle doğru yolu seçtiği taktirde gerçek anlamda hidayete ermiş, yaptığı işin de ancak bu şekilde bir kıymeti olmuş olurdu."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Doğru yolu bildirmek Allah’a aittir. Ama o yoldan sapan da vardır. Allah dileseydi (doğru yolu bulmayı iradenize bırakmasaydı) hepinizi doğru yola iletirdi.","arabic_text":"وَعَلَى اللّٰهِ قَصْدُ السَّب۪يلِ وَمِنْهَا جَٓائِرٌۜ وَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-9c.mp3","commentary_text":"İnsanları bütün donanımlarıyla Allah yarattığına göre elbette ki insanın gideceği yolu göstermek de Allah’a düşer. Ancak hikmetine binaen hayat tarzını özgürce oluşturma konusunda insanı iradesiyle baş başa bıraktı. Allah dileseydi insana seçme hakkı tanımayarak ve ona özgür irade vermeyerek onu zorunlu olarak hidayete iletirdi. Ama bunu yapmadı, çünkü insan ancak kendi özgür iradesiyle doğru yolu seçtiği taktirde gerçek anlamda hidayete ermiş, yaptığı işin de ancak bu şekilde bir kıymeti olmuş olurdu."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Doğru yolu bildirmek Allah’a aittir. Ama o yoldan sapan da vardır. Allah dileseydi (doğru yolu bulmayı iradenize bırakmasaydı) hepinizi doğru yola iletirdi.","arabic_text":"وَعَلَى اللّٰهِ قَصْدُ السَّب۪يلِ وَمِنْهَا جَٓائِرٌۜ وَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰيكُمْ اَجْمَع۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-9c.mp3","commentary_text":"İnsanları bütün donanımlarıyla Allah yarattığına göre elbette ki insanın gideceği yolu göstermek de Allah’a düşer. Ancak hikmetine binaen hayat tarzını özgürce oluşturma konusunda insanı iradesiyle baş başa bıraktı. Allah dileseydi insana seçme hakkı tanımayarak ve ona özgür irade vermeyerek onu zorunlu olarak hidayete iletirdi. Ama bunu yapmadı, çünkü insan ancak kendi özgür iradesiyle doğru yolu seçtiği taktirde gerçek anlamda hidayete ermiş, yaptığı işin de ancak bu şekilde bir kıymeti olmuş olurdu."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizin için gökten su indiren O’dur. Hem içecekleriniz ondan oluşur hem de hayvanlarınızı otlattığınız çayır çimen (ondan meydana gelir).","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizin için gökten su indiren O’dur. Hem içecekleriniz ondan oluşur hem de hayvanlarınızı otlattığınız çayır çimen (ondan meydana gelir).","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizin için gökten su indiren O’dur. Hem içecekleriniz ondan oluşur hem de hayvanlarınızı otlattığınız çayır çimen (ondan meydana gelir).","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sizin için gökten su indiren O’dur. Hem içecekleriniz ondan oluşur hem de hayvanlarınızı otlattığınız çayır çimen (ondan meydana gelir).","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onunla sizin için ekin zeytin hurmalıklar üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ibret vardır.","arabic_text":"يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onunla sizin için ekin zeytin hurmalıklar üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ibret vardır.","arabic_text":"يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onunla sizin için ekin zeytin hurmalıklar üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ibret vardır.","arabic_text":"يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onunla sizin için ekin zeytin hurmalıklar üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir topluluk için ibret vardır.","arabic_text":"يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını işleten bir toplum için deliller vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını işleten bir toplum için deliller vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını işleten bir toplum için deliller vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını işleten bir toplum için deliller vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengârenk (güzel) şeyler vardır. İşte bunlarda da ibret almasını bilen kimseler için elbette çıkarılacak bir ders vardır.","arabic_text":"وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-13c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde milyonlarca bitki türü vardır. Bunların her birinin modeli, rengi, biçimi, deseni ve kokusu ayrı ayrıdır ama beslendikleri toprak aynıdır. Bir metrekarelik topraktan farklı kokulara ve desenlere sahip yüzlerce renkte bitki yetiştirilebilmektedir. Toprakta da çeşitli renkte ve özellikte madenler vardır. Bunlar da aynı toprakta bulundukları halde birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler. İşte bu varlıklar Allah’ın yeryüzünde yarattığı ve kullanmasını insana bıraktığı nimetlerdir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengârenk (güzel) şeyler vardır. İşte bunlarda da ibret almasını bilen kimseler için elbette çıkarılacak bir ders vardır.","arabic_text":"وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-12c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde milyonlarca bitki türü vardır. Bunların her birinin modeli, rengi, biçimi, deseni ve kokusu ayrı ayrıdır ama beslendikleri toprak aynıdır. Bir metrekarelik topraktan farklı kokulara ve desenlere sahip yüzlerce renkte bitki yetiştirilebilmektedir. Toprakta da çeşitli renkte ve özellikte madenler vardır. Bunlar da aynı toprakta bulundukları halde birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler. İşte bu varlıklar Allah’ın yeryüzünde yarattığı ve kullanmasını insana bıraktığı nimetlerdir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengârenk (güzel) şeyler vardır. İşte bunlarda da ibret almasını bilen kimseler için elbette çıkarılacak bir ders vardır.","arabic_text":"وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-13c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde milyonlarca bitki türü vardır. Bunların her birinin modeli, rengi, biçimi, deseni ve kokusu ayrı ayrıdır ama beslendikleri toprak aynıdır. Bir metrekarelik topraktan farklı kokulara ve desenlere sahip yüzlerce renkte bitki yetiştirilebilmektedir. Toprakta da çeşitli renkte ve özellikte madenler vardır. Bunlar da aynı toprakta bulundukları halde birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler. İşte bu varlıklar Allah’ın yeryüzünde yarattığı ve kullanmasını insana bıraktığı nimetlerdir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengârenk (güzel) şeyler vardır. İşte bunlarda da ibret almasını bilen kimseler için elbette çıkarılacak bir ders vardır.","arabic_text":"وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-13c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde milyonlarca bitki türü vardır. Bunların her birinin modeli, rengi, biçimi, deseni ve kokusu ayrı ayrıdır ama beslendikleri toprak aynıdır. Bir metrekarelik topraktan farklı kokulara ve desenlere sahip yüzlerce renkte bitki yetiştirilebilmektedir. Toprakta da çeşitli renkte ve özellikte madenler vardır. Bunlar da aynı toprakta bulundukları halde birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler. İşte bu varlıklar Allah’ın yeryüzünde yarattığı ve kullanmasını insana bıraktığı nimetlerdir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"O yemeniz için taze et (su ürünü) takınmanız için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi emrinize verendir. Gemilerin orada suyu yararak gittiğini görürsün. (Bütün bunlar Allah’ın) lütfundan nasip arayasınız ve O’na şükredesiniz diyedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-14c.mp3","commentary_text":"Ayette “balık” yerine “taze et” ifadesinin kullanılması, deniz ürünlerinden sadece balığın değil, diğerlerinin de yenilebileceği anlamına gelir. Fatır, 35/12. ayetinde de balık yerine “taze et” ifadesi kullanılmıştır. Bundan da anlıyoruz ki balıkların dışındaki deniz ürünlerinden yemek caizdir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"O yemeniz için taze et (su ürünü) takınmanız için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi emrinize verendir. Gemilerin orada suyu yararak gittiğini görürsün. (Bütün bunlar Allah’ın) lütfundan nasip arayasınız ve O’na şükredesiniz diyedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-13c.mp3","commentary_text":"Ayette “balık” yerine “taze et” ifadesinin kullanılması, deniz ürünlerinden sadece balığın değil, diğerlerinin de yenilebileceği anlamına gelir. Fatır, 35/12. ayetinde de balık yerine “taze et” ifadesi kullanılmıştır. Bundan da anlıyoruz ki balıkların dışındaki deniz ürünlerinden yemek caizdir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"O yemeniz için taze et (su ürünü) takınmanız için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi emrinize verendir. Gemilerin orada suyu yararak gittiğini görürsün. (Bütün bunlar Allah’ın) lütfundan nasip arayasınız ve O’na şükredesiniz diyedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-14c.mp3","commentary_text":"Ayette “balık” yerine “taze et” ifadesinin kullanılması, deniz ürünlerinden sadece balığın değil, diğerlerinin de yenilebileceği anlamına gelir. Fatır, 35/12. ayetinde de balık yerine “taze et” ifadesi kullanılmıştır. Bundan da anlıyoruz ki balıkların dışındaki deniz ürünlerinden yemek caizdir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"O yemeniz için taze et (su ürünü) takınmanız için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi emrinize verendir. Gemilerin orada suyu yararak gittiğini görürsün. (Bütün bunlar Allah’ın) lütfundan nasip arayasınız ve O’na şükredesiniz diyedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-14c.mp3","commentary_text":"Ayette “balık” yerine “taze et” ifadesinin kullanılması, deniz ürünlerinden sadece balığın değil, diğerlerinin de yenilebileceği anlamına gelir. Fatır, 35/12. ayetinde de balık yerine “taze et” ifadesi kullanılmıştır. Bundan da anlıyoruz ki balıkların dışındaki deniz ürünlerinden yemek caizdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah) yeryüzünde sarsılmayasınız diye sağlam dağlar yolunuzu şaşırmayasınız diye nehirler ve yollar ve nice işaretler meydana getirdi.","arabic_text":"وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":["21/31","79/32"],"audio_path":"15/15-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah) yeryüzünde sarsılmayasınız diye sağlam dağlar yolunuzu şaşırmayasınız diye nehirler ve yollar ve nice işaretler meydana getirdi.","arabic_text":"وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":["21/31","79/32"],"audio_path":"15/15-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah) yeryüzünde sarsılmayasınız diye sağlam dağlar yolunuzu şaşırmayasınız diye nehirler ve yollar ve nice işaretler meydana getirdi.","arabic_text":"وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":["21/31","79/32"],"audio_path":"15/15-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Allah) yeryüzünde sarsılmayasınız diye sağlam dağlar yolunuzu şaşırmayasınız diye nehirler ve yollar ve nice işaretler meydana getirdi.","arabic_text":"وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ","related_links":["21/31","79/32"],"audio_path":"15/15-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah) daha nice alâmetler/işaretler yaratmıştır. (Özellikle denizde veya çölde geceleyin) yıldızlar sayesinde yollarını bulabilirler.","arabic_text":"وَعَلَامَاتٍۜ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-16c.mp3","commentary_text":"Önceki ayette “siz” çoğul zamiri ile insana hitap edilirken, burada yıldızlar ve diğer daha farklı işaretler mevzu bahis olunca “onlar” çoğul zamiri ile genel bir ifade kullanılmıştır. Bu da insanın dışındaki canlıların, örneğin farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren göçmen kuşların, düzenli periyotlarla göç eden bazı balıkların ve daha pek çok hayvanın yön bulabilmeleri için yıldızlardan ve başka işaretlerden faydalandıklarını göstermektedir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah) daha nice alâmetler/işaretler yaratmıştır. (Özellikle denizde veya çölde geceleyin) yıldızlar sayesinde yollarını bulabilirler.","arabic_text":"وَعَلَامَاتٍۜ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-15c.mp3","commentary_text":"Önceki ayette “siz” çoğul zamiri ile insana hitap edilirken, burada yıldızlar ve diğer daha farklı işaretler mevzu bahis olunca “onlar” çoğul zamiri ile genel bir ifade kullanılmıştır. Bu da insanın dışındaki canlıların, örneğin farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren göçmen kuşların, düzenli periyotlarla göç eden bazı balıkların ve daha pek çok hayvanın yön bulabilmeleri için yıldızlardan ve başka işaretlerden faydalandıklarını göstermektedir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah) daha nice alâmetler/işaretler yaratmıştır. (Özellikle denizde veya çölde geceleyin) yıldızlar sayesinde yollarını bulabilirler.","arabic_text":"وَعَلَامَاتٍۜ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-16c.mp3","commentary_text":"Önceki ayette “siz” çoğul zamiri ile insana hitap edilirken, burada yıldızlar ve diğer daha farklı işaretler mevzu bahis olunca “onlar” çoğul zamiri ile genel bir ifade kullanılmıştır. Bu da insanın dışındaki canlıların, örneğin farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren göçmen kuşların, düzenli periyotlarla göç eden bazı balıkların ve daha pek çok hayvanın yön bulabilmeleri için yıldızlardan ve başka işaretlerden faydalandıklarını göstermektedir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah) daha nice alâmetler/işaretler yaratmıştır. (Özellikle denizde veya çölde geceleyin) yıldızlar sayesinde yollarını bulabilirler.","arabic_text":"وَعَلَامَاتٍۜ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-16c.mp3","commentary_text":"Önceki ayette “siz” çoğul zamiri ile insana hitap edilirken, burada yıldızlar ve diğer daha farklı işaretler mevzu bahis olunca “onlar” çoğul zamiri ile genel bir ifade kullanılmıştır. Bu da insanın dışındaki canlıların, örneğin farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren göçmen kuşların, düzenli periyotlarla göç eden bazı balıkların ve daha pek çok hayvanın yön bulabilmeleri için yıldızlardan ve başka işaretlerden faydalandıklarını göstermektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hiç yaratan yaratamayan gibi olur mu? Artık siz (hala aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-17c.mp3","commentary_text":"Hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olan ya da yaratılmışlar tarafında inşa edilen o putlar, bunca varlığı yoktan var eden Allah'a denk tutulur mu?"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hiç yaratan yaratamayan gibi olur mu? Artık siz (hala aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-16c.mp3","commentary_text":"Hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olan ya da yaratılmışlar tarafında inşa edilen o putlar, bunca varlığı yoktan var eden Allah'a denk tutulur mu?"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hiç yaratan yaratamayan gibi olur mu? Artık siz (hala aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-17c.mp3","commentary_text":"Hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olan ya da yaratılmışlar tarafında inşa edilen o putlar, bunca varlığı yoktan var eden Allah'a denk tutulur mu?"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hiç yaratan yaratamayan gibi olur mu? Artık siz (hala aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-17c.mp3","commentary_text":"Hiçbir şey yaratamayan ve kendileri de yaratılmış olan ya da yaratılmışlar tarafında inşa edilen o putlar, bunca varlığı yoktan var eden Allah'a denk tutulur mu?"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız asla böyle bir işin altından kalkamazsınız! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın nimetlerini gördüğünüz halde ona kulluk konusunda üzerinize düşeni yapamadıysanız, vakit geçmiş sayılmaz, aklınızı başınıza devşirin ve derhal tevbe ederek yeni bir sayfa açın. Bundan sonraki hayatınızda Allah’ın istediği şekilde yaşayacağınıza dair söz verirseniz Allah geçmiş bütün günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir. “De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere (günah işleyerek) aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder…” (Zümer 39/53)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız asla böyle bir işin altından kalkamazsınız! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-17c.mp3","commentary_text":"Allah’ın nimetlerini gördüğünüz halde ona kulluk konusunda üzerinize düşeni yapamadıysanız, vakit geçmiş sayılmaz, aklınızı başınıza devşirin ve derhal tevbe ederek yeni bir sayfa açın. Bundan sonraki hayatınızda Allah’ın istediği şekilde yaşayacağınıza dair söz verirseniz Allah geçmiş bütün günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir. “De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere (günah işleyerek) aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder…” (Zümer 39/53)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız asla böyle bir işin altından kalkamazsınız! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın nimetlerini gördüğünüz halde ona kulluk konusunda üzerinize düşeni yapamadıysanız, vakit geçmiş sayılmaz, aklınızı başınıza devşirin ve derhal tevbe ederek yeni bir sayfa açın. Bundan sonraki hayatınızda Allah’ın istediği şekilde yaşayacağınıza dair söz verirseniz Allah geçmiş bütün günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir. “De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere (günah işleyerek) aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder…” (Zümer 39/53)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız asla böyle bir işin altından kalkamazsınız! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-18c.mp3","commentary_text":"Allah’ın nimetlerini gördüğünüz halde ona kulluk konusunda üzerinize düşeni yapamadıysanız, vakit geçmiş sayılmaz, aklınızı başınıza devşirin ve derhal tevbe ederek yeni bir sayfa açın. Bundan sonraki hayatınızda Allah’ın istediği şekilde yaşayacağınıza dair söz verirseniz Allah geçmiş bütün günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir. “De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere (günah işleyerek) aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder…” (Zümer 39/53)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Müşriklerin Allah’tan başka taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۜ","related_links":["16/73"],"audio_path":"15/15-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Müşriklerin Allah’tan başka taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۜ","related_links":["16/73"],"audio_path":"15/15-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Müşriklerin Allah’tan başka taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۜ","related_links":["16/73"],"audio_path":"15/15-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Müşriklerin Allah’tan başka taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَۜ","related_links":["16/73"],"audio_path":"15/15-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler.","arabic_text":"اَمْوَاتٌ غَيْرُ اَحْيَٓاءٍۚ وَمَا يَشْعُرُونَۙ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ۟","related_links":["37/95"],"audio_path":"15/15-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler.","arabic_text":"اَمْوَاتٌ غَيْرُ اَحْيَٓاءٍۚ وَمَا يَشْعُرُونَۙ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ۟","related_links":["37/95"],"audio_path":"15/15-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler.","arabic_text":"اَمْوَاتٌ غَيْرُ اَحْيَٓاءٍۚ وَمَا يَشْعُرُونَۙ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ۟","related_links":["37/95"],"audio_path":"15/15-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler.","arabic_text":"اَمْوَاتٌ غَيْرُ اَحْيَٓاءٍۚ وَمَا يَشْعُرُونَۙ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ۟","related_links":["37/95"],"audio_path":"15/15-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Fakat ahirete inanmayanların kalpleri bu gerçeği inkâr eder. Onlar büyüklük taslayan (Allah’ın birliğini ve ahirete imanı gururlarına yediremeyen)lerdir.","arabic_text":"اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Fakat ahirete inanmayanların kalpleri bu gerçeği inkâr eder. Onlar büyüklük taslayan (Allah’ın birliğini ve ahirete imanı gururlarına yediremeyen)lerdir.","arabic_text":"اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Fakat ahirete inanmayanların kalpleri bu gerçeği inkâr eder. Onlar büyüklük taslayan (Allah’ın birliğini ve ahirete imanı gururlarına yediremeyen)lerdir.","arabic_text":"اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Fakat ahirete inanmayanların kalpleri bu gerçeği inkâr eder. Onlar büyüklük taslayan (Allah’ın birliğini ve ahirete imanı gururlarına yediremeyen)lerdir.","arabic_text":"اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da (çok iyi) bilir. O büyüklük taslayanları hiç sevmez.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da (çok iyi) bilir. O büyüklük taslayanları hiç sevmez.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da (çok iyi) bilir. O büyüklük taslayanları hiç sevmez.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da (çok iyi) bilir. O büyüklük taslayanları hiç sevmez.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Eskilerin masallarını” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۙ قَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":["25/5","83/13"],"audio_path":"15/15-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Eskilerin masallarını” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۙ قَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":["25/5","83/13"],"audio_path":"15/15-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Eskilerin masallarını” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۙ قَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":["25/5","83/13"],"audio_path":"15/15-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Eskilerin masallarını” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۙ قَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":["25/5","83/13"],"audio_path":"15/15-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Böylece kıyamet günü hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler. Dikkat et yüklendikleri şey ne kötüdür!","arabic_text":"لِيَحْمِلُٓوا اَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۙ وَمِنْ اَوْزَارِ الَّذ۪ينَ يُضِلُّونَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-25c.mp3","commentary_text":"“Sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarını yüklenirler” şeklindeki Kur’anî deyiş, işlenen günahın etki alanına göre katlanarak kişiye döneceğini ortaya koymaktadır. İnsan bir günah işler ve işlediği o günah için tevbe eder, bağışlanma diler, bir daha yapmamak üzere söz verir ve hayatını düzeltir. Ancak işlenen günah topluma sirayet edecek, sosyal anlamda cemiyetin ahlakını bozacak, değerlerini yaralayacak düzeyde bir virüs özelliğinde ise işte o zaman bilgisizce başkalarını da aynı günahın içine çekmiş olur. Böylece sapıklıklarına ve günah işlemelerine sebep olduğu kimselerin günahlarına da ortak olmuş olur. Bu “başkalarının işlediği günahları kendi üzerine alır ve onları günahlardan temizlemiş olur” anlamına gelmez. “Diğerlerinin irtikâp ettiği günahlara sebep olduğu için daha da günahkâr olmuş olur” anlamına gelir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Böylece kıyamet günü hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler. Dikkat et yüklendikleri şey ne kötüdür!","arabic_text":"لِيَحْمِلُٓوا اَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۙ وَمِنْ اَوْزَارِ الَّذ۪ينَ يُضِلُّونَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-24c.mp3","commentary_text":"“Sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarını yüklenirler” şeklindeki Kur’anî deyiş, işlenen günahın etki alanına göre katlanarak kişiye döneceğini ortaya koymaktadır. İnsan bir günah işler ve işlediği o günah için tevbe eder, bağışlanma diler, bir daha yapmamak üzere söz verir ve hayatını düzeltir. Ancak işlenen günah topluma sirayet edecek, sosyal anlamda cemiyetin ahlakını bozacak, değerlerini yaralayacak düzeyde bir virüs özelliğinde ise işte o zaman bilgisizce başkalarını da aynı günahın içine çekmiş olur. Böylece sapıklıklarına ve günah işlemelerine sebep olduğu kimselerin günahlarına da ortak olmuş olur. Bu “başkalarının işlediği günahları kendi üzerine alır ve onları günahlardan temizlemiş olur” anlamına gelmez. “Diğerlerinin irtikâp ettiği günahlara sebep olduğu için daha da günahkâr olmuş olur” anlamına gelir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Böylece kıyamet günü hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler. Dikkat et yüklendikleri şey ne kötüdür!","arabic_text":"لِيَحْمِلُٓوا اَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۙ وَمِنْ اَوْزَارِ الَّذ۪ينَ يُضِلُّونَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-25c.mp3","commentary_text":"“Sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarını yüklenirler” şeklindeki Kur’anî deyiş, işlenen günahın etki alanına göre katlanarak kişiye döneceğini ortaya koymaktadır. İnsan bir günah işler ve işlediği o günah için tevbe eder, bağışlanma diler, bir daha yapmamak üzere söz verir ve hayatını düzeltir. Ancak işlenen günah topluma sirayet edecek, sosyal anlamda cemiyetin ahlakını bozacak, değerlerini yaralayacak düzeyde bir virüs özelliğinde ise işte o zaman bilgisizce başkalarını da aynı günahın içine çekmiş olur. Böylece sapıklıklarına ve günah işlemelerine sebep olduğu kimselerin günahlarına da ortak olmuş olur. Bu “başkalarının işlediği günahları kendi üzerine alır ve onları günahlardan temizlemiş olur” anlamına gelmez. “Diğerlerinin irtikâp ettiği günahlara sebep olduğu için daha da günahkâr olmuş olur” anlamına gelir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Böylece kıyamet günü hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarının bir bölümünü yüklenirler. Dikkat et yüklendikleri şey ne kötüdür!","arabic_text":"لِيَحْمِلُٓوا اَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۙ وَمِنْ اَوْزَارِ الَّذ۪ينَ يُضِلُّونَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-25c.mp3","commentary_text":"“Sapıklığa sürükledikleri kimselerin günahlarını yüklenirler” şeklindeki Kur’anî deyiş, işlenen günahın etki alanına göre katlanarak kişiye döneceğini ortaya koymaktadır. İnsan bir günah işler ve işlediği o günah için tevbe eder, bağışlanma diler, bir daha yapmamak üzere söz verir ve hayatını düzeltir. Ancak işlenen günah topluma sirayet edecek, sosyal anlamda cemiyetin ahlakını bozacak, değerlerini yaralayacak düzeyde bir virüs özelliğinde ise işte o zaman bilgisizce başkalarını da aynı günahın içine çekmiş olur. Böylece sapıklıklarına ve günah işlemelerine sebep olduğu kimselerin günahlarına da ortak olmuş olur. Bu “başkalarının işlediği günahları kendi üzerine alır ve onları günahlardan temizlemiş olur” anlamına gelmez. “Diğerlerinin irtikâp ettiği günahlara sebep olduğu için daha da günahkâr olmuş olur” anlamına gelir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) hile ve tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah binalarını temellerinden yıkmıştı da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.","arabic_text":"قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) hile ve tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah binalarını temellerinden yıkmıştı da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.","arabic_text":"قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) hile ve tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah binalarını temellerinden yıkmıştı da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.","arabic_text":"قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) hile ve tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah binalarını temellerinden yıkmıştı da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.","arabic_text":"قَدْ مَكَرَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتَى اللّٰهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra kıyamet günü (Allah) onları rezil edecek ve diyecek ki: “Kendileri için (inanan kullarımla) kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” (Kendilerine) ilim verilen (mü’min)ler de şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”","arabic_text":"ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُخْز۪يهِمْ وَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تُشَٓاقُّونَ ف۪يهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّٓوءَ عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra kıyamet günü (Allah) onları rezil edecek ve diyecek ki: “Kendileri için (inanan kullarımla) kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” (Kendilerine) ilim verilen (mü’min)ler de şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”","arabic_text":"ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُخْز۪يهِمْ وَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تُشَٓاقُّونَ ف۪يهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّٓوءَ عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra kıyamet günü (Allah) onları rezil edecek ve diyecek ki: “Kendileri için (inanan kullarımla) kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” (Kendilerine) ilim verilen (mü’min)ler de şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”","arabic_text":"ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُخْز۪يهِمْ وَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تُشَٓاقُّونَ ف۪يهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّٓوءَ عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra kıyamet günü (Allah) onları rezil edecek ve diyecek ki: “Kendileri için (inanan kullarımla) kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” (Kendilerine) ilim verilen (mü’min)ler de şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”","arabic_text":"ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُخْز۪يهِمْ وَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تُشَٓاقُّونَ ف۪يهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اِنَّ الْخِزْيَ الْيَوْمَ وَالسُّٓوءَ عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah’a karşı gelerek işledikleri günahlar yüzünden) kendilerine zulmederken (ansızın) meleklerin canlarını aldıkları inkârcılar: “Biz hiçbir kötülük yapmamıştık” diyerek (ölüm meleklerine) kolayca teslim olurlar. Hayır öyle değil. Allah sizin neler yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["6/22","58/18"],"audio_path":"15/15-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-28c.mp3","commentary_text":"Surenin akışı içinde; hem kıyamet adımından bir önceki adım yani kişinin kendi kıyameti ele alınarak kötülük yapanların ölüm anındaki halleri sahneleniyor, hem de büyük kıyamette yaşayacakları rezilliklere dikkat çekiliyor. Ölüm melekleri, şirk ve isyan içinde eceli gelenlerin canlarını alırken, karşılarına çıkacak tablo ile kendilerine nasıl zulmettiklerinin farkına varacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Onun için Allah, elinde yaşama imkânı ve önünde tevbe edecek zamanı olan insanın kendisini düzeltmesi için, hayat hakkı elinden alındıktan sonra başına gelebilecekleri farklı şekillerde tasvir ediyor ki insan aklını işletsin ve cehennem ehli değil cennetin varisi olsun."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah’a karşı gelerek işledikleri günahlar yüzünden) kendilerine zulmederken (ansızın) meleklerin canlarını aldıkları inkârcılar: “Biz hiçbir kötülük yapmamıştık” diyerek (ölüm meleklerine) kolayca teslim olurlar. Hayır öyle değil. Allah sizin neler yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["6/22","58/18"],"audio_path":"15/15-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-27c.mp3","commentary_text":"Surenin akışı içinde; hem kıyamet adımından bir önceki adım yani kişinin kendi kıyameti ele alınarak kötülük yapanların ölüm anındaki halleri sahneleniyor, hem de büyük kıyamette yaşayacakları rezilliklere dikkat çekiliyor. Ölüm melekleri, şirk ve isyan içinde eceli gelenlerin canlarını alırken, karşılarına çıkacak tablo ile kendilerine nasıl zulmettiklerinin farkına varacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Onun için Allah, elinde yaşama imkânı ve önünde tevbe edecek zamanı olan insanın kendisini düzeltmesi için, hayat hakkı elinden alındıktan sonra başına gelebilecekleri farklı şekillerde tasvir ediyor ki insan aklını işletsin ve cehennem ehli değil cennetin varisi olsun."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah’a karşı gelerek işledikleri günahlar yüzünden) kendilerine zulmederken (ansızın) meleklerin canlarını aldıkları inkârcılar: “Biz hiçbir kötülük yapmamıştık” diyerek (ölüm meleklerine) kolayca teslim olurlar. Hayır öyle değil. Allah sizin neler yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["6/22","58/18"],"audio_path":"15/15-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-28c.mp3","commentary_text":"Surenin akışı içinde; hem kıyamet adımından bir önceki adım yani kişinin kendi kıyameti ele alınarak kötülük yapanların ölüm anındaki halleri sahneleniyor, hem de büyük kıyamette yaşayacakları rezilliklere dikkat çekiliyor. Ölüm melekleri, şirk ve isyan içinde eceli gelenlerin canlarını alırken, karşılarına çıkacak tablo ile kendilerine nasıl zulmettiklerinin farkına varacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Onun için Allah, elinde yaşama imkânı ve önünde tevbe edecek zamanı olan insanın kendisini düzeltmesi için, hayat hakkı elinden alındıktan sonra başına gelebilecekleri farklı şekillerde tasvir ediyor ki insan aklını işletsin ve cehennem ehli değil cennetin varisi olsun."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah’a karşı gelerek işledikleri günahlar yüzünden) kendilerine zulmederken (ansızın) meleklerin canlarını aldıkları inkârcılar: “Biz hiçbir kötülük yapmamıştık” diyerek (ölüm meleklerine) kolayca teslim olurlar. Hayır öyle değil. Allah sizin neler yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["6/22","58/18"],"audio_path":"15/15-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-28c.mp3","commentary_text":"Surenin akışı içinde; hem kıyamet adımından bir önceki adım yani kişinin kendi kıyameti ele alınarak kötülük yapanların ölüm anındaki halleri sahneleniyor, hem de büyük kıyamette yaşayacakları rezilliklere dikkat çekiliyor. Ölüm melekleri, şirk ve isyan içinde eceli gelenlerin canlarını alırken, karşılarına çıkacak tablo ile kendilerine nasıl zulmettiklerinin farkına varacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Onun için Allah, elinde yaşama imkânı ve önünde tevbe edecek zamanı olan insanın kendisini düzeltmesi için, hayat hakkı elinden alındıktan sonra başına gelebilecekleri farklı şekillerde tasvir ediyor ki insan aklını işletsin ve cehennem ehli değil cennetin varisi olsun."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Haydi içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”","arabic_text":"فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Haydi içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”","arabic_text":"فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Haydi içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”","arabic_text":"فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Haydi içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”","arabic_text":"فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda: “İyilik indirdi” derler. Bu dünyada iyi davrananlar iyilik görürler. Ahiret ise onlar için daha hayırlıdır. Allah’ın emirlerine uyanların yurdu gerçekten de ne güzeldir.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْرًاۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda: “İyilik indirdi” derler. Bu dünyada iyi davrananlar iyilik görürler. Ahiret ise onlar için daha hayırlıdır. Allah’ın emirlerine uyanların yurdu gerçekten de ne güzeldir.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْرًاۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda: “İyilik indirdi” derler. Bu dünyada iyi davrananlar iyilik görürler. Ahiret ise onlar için daha hayırlıdır. Allah’ın emirlerine uyanların yurdu gerçekten de ne güzeldir.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْرًاۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda: “İyilik indirdi” derler. Bu dünyada iyi davrananlar iyilik görürler. Ahiret ise onlar için daha hayırlıdır. Allah’ın emirlerine uyanların yurdu gerçekten de ne güzeldir.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْرًاۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onların girecekleri yer altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada diledikleri her şey kendilerine verilir. İşte Allah emirlerine uygun yaşayanları böyle ödüllendirir.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onların girecekleri yer altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada diledikleri her şey kendilerine verilir. İşte Allah emirlerine uygun yaşayanları böyle ödüllendirir.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onların girecekleri yer altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada diledikleri her şey kendilerine verilir. İşte Allah emirlerine uygun yaşayanları böyle ödüllendirir.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onların girecekleri yer altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada diledikleri her şey kendilerine verilir. İşte Allah emirlerine uygun yaşayanları böyle ödüllendirir.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ كَذٰلِكَ يَجْزِي اللّٰهُ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunlar meleklerin iyi insanlar olarak canlarını aldıkları kimselerdir. (Melekler onlara:) “Selam üzerinize olsun yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak cennete giriniz” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-32c.mp3","commentary_text":"Ayette iyi insanların gerek canları çıkarken ve ruhları teslim alınırken gerekse teslim alındıktan sonraki durumu ortaya konuyor. Gelen elçiler önce Allah’ın selamıyla işe başlıyor ve devamında “Haydi Cennete!” diyerek ruhu güzel ve hoş bir âleme götürmek üzere teslim alıyorlar. Burada Allah, meleklerin, kimleri selamla karşılayacağını ve cennetle müjdeleyeceğini bildiriyor. “Ölürken yanında Kur’an okunan kişinin canı selamla alınır” demiyor, hayatını Kur’an’ın öğretileriyle geçirmiş iyi ve erdemli kişinin canı selamla alınır ve cennetle müjdelenir diyor. Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah’ın istekleri doğrultusunda fıtratına uygun yaşayan iyi ve erdemli insanlar öldükten sonra kıyamete kadar toprağın altında değil, Allah’ın takdir edeceği cennet diye ifade edilen güzel yerlerde hayatlarına devam edeceklerdir. “Ona: ‘Cennete gir’ denildi, o da: ‘Keşke benim kavmim de (bu durumu) bir bilseydi (görseydi).’ dedi.” (Yâsîn, 36/26) Bu ayet, ölen kişinin ruhunun cennete doğru yola girdiğini ve bir cennet ortamında hayatına devam ettiğini göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunlar meleklerin iyi insanlar olarak canlarını aldıkları kimselerdir. (Melekler onlara:) “Selam üzerinize olsun yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak cennete giriniz” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-31c.mp3","commentary_text":"Ayette iyi insanların gerek canları çıkarken ve ruhları teslim alınırken gerekse teslim alındıktan sonraki durumu ortaya konuyor. Gelen elçiler önce Allah’ın selamıyla işe başlıyor ve devamında “Haydi Cennete!” diyerek ruhu güzel ve hoş bir âleme götürmek üzere teslim alıyorlar. Burada Allah, meleklerin, kimleri selamla karşılayacağını ve cennetle müjdeleyeceğini bildiriyor. “Ölürken yanında Kur’an okunan kişinin canı selamla alınır” demiyor, hayatını Kur’an’ın öğretileriyle geçirmiş iyi ve erdemli kişinin canı selamla alınır ve cennetle müjdelenir diyor. Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah’ın istekleri doğrultusunda fıtratına uygun yaşayan iyi ve erdemli insanlar öldükten sonra kıyamete kadar toprağın altında değil, Allah’ın takdir edeceği cennet diye ifade edilen güzel yerlerde hayatlarına devam edeceklerdir. “Ona: ‘Cennete gir’ denildi, o da: ‘Keşke benim kavmim de (bu durumu) bir bilseydi (görseydi).’ dedi.” (Yâsîn, 36/26) Bu ayet, ölen kişinin ruhunun cennete doğru yola girdiğini ve bir cennet ortamında hayatına devam ettiğini göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunlar meleklerin iyi insanlar olarak canlarını aldıkları kimselerdir. (Melekler onlara:) “Selam üzerinize olsun yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak cennete giriniz” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-32c.mp3","commentary_text":"Ayette iyi insanların gerek canları çıkarken ve ruhları teslim alınırken gerekse teslim alındıktan sonraki durumu ortaya konuyor. Gelen elçiler önce Allah’ın selamıyla işe başlıyor ve devamında “Haydi Cennete!” diyerek ruhu güzel ve hoş bir âleme götürmek üzere teslim alıyorlar. Burada Allah, meleklerin, kimleri selamla karşılayacağını ve cennetle müjdeleyeceğini bildiriyor. “Ölürken yanında Kur’an okunan kişinin canı selamla alınır” demiyor, hayatını Kur’an’ın öğretileriyle geçirmiş iyi ve erdemli kişinin canı selamla alınır ve cennetle müjdelenir diyor. Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah’ın istekleri doğrultusunda fıtratına uygun yaşayan iyi ve erdemli insanlar öldükten sonra kıyamete kadar toprağın altında değil, Allah’ın takdir edeceği cennet diye ifade edilen güzel yerlerde hayatlarına devam edeceklerdir. “Ona: ‘Cennete gir’ denildi, o da: ‘Keşke benim kavmim de (bu durumu) bir bilseydi (görseydi).’ dedi.” (Yâsîn, 36/26) Bu ayet, ölen kişinin ruhunun cennete doğru yola girdiğini ve bir cennet ortamında hayatına devam ettiğini göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunlar meleklerin iyi insanlar olarak canlarını aldıkları kimselerdir. (Melekler onlara:) “Selam üzerinize olsun yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak cennete giriniz” derler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-32c.mp3","commentary_text":"Ayette iyi insanların gerek canları çıkarken ve ruhları teslim alınırken gerekse teslim alındıktan sonraki durumu ortaya konuyor. Gelen elçiler önce Allah’ın selamıyla işe başlıyor ve devamında “Haydi Cennete!” diyerek ruhu güzel ve hoş bir âleme götürmek üzere teslim alıyorlar. Burada Allah, meleklerin, kimleri selamla karşılayacağını ve cennetle müjdeleyeceğini bildiriyor. “Ölürken yanında Kur’an okunan kişinin canı selamla alınır” demiyor, hayatını Kur’an’ın öğretileriyle geçirmiş iyi ve erdemli kişinin canı selamla alınır ve cennetle müjdelenir diyor. Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah’ın istekleri doğrultusunda fıtratına uygun yaşayan iyi ve erdemli insanlar öldükten sonra kıyamete kadar toprağın altında değil, Allah’ın takdir edeceği cennet diye ifade edilen güzel yerlerde hayatlarına devam edeceklerdir. “Ona: ‘Cennete gir’ denildi, o da: ‘Keşke benim kavmim de (bu durumu) bir bilseydi (görseydi).’ dedi.” (Yâsîn, 36/26) Bu ayet, ölen kişinin ruhunun cennete doğru yola girdiğini ve bir cennet ortamında hayatına devam ettiğini göstermektedir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(O inkârcılar) yalnızca meleklerin kendilerine gelmesini ya da Rabbinin nihai yargısının (azap emrinin) gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen toplumlar da böyle yapmışlardı. Allah (hak etmiş oldukları cezayı vermekle) onlara zulmetmedi fakat onlar (bile bile kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(O inkârcılar) yalnızca meleklerin kendilerine gelmesini ya da Rabbinin nihai yargısının (azap emrinin) gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen toplumlar da böyle yapmışlardı. Allah (hak etmiş oldukları cezayı vermekle) onlara zulmetmedi fakat onlar (bile bile kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(O inkârcılar) yalnızca meleklerin kendilerine gelmesini ya da Rabbinin nihai yargısının (azap emrinin) gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen toplumlar da böyle yapmışlardı. Allah (hak etmiş oldukları cezayı vermekle) onlara zulmetmedi fakat onlar (bile bile kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(O inkârcılar) yalnızca meleklerin kendilerine gelmesini ya da Rabbinin nihai yargısının (azap emrinin) gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen toplumlar da böyle yapmışlardı. Allah (hak etmiş oldukları cezayı vermekle) onlara zulmetmedi fakat onlar (bile bile kötülüğü tercih ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ يَأْتِيَ اَمْرُ رَبِّكَۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Öyle ki işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Öyle ki işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Öyle ki işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Öyle ki işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı (kendi suçlarını Allah’a yüklemişlerdi). Peygamberlere düşen açık bir tebliğden başkası değildir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا عَبَدْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍ نَحْنُ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı (kendi suçlarını Allah’a yüklemişlerdi). Peygamberlere düşen açık bir tebliğden başkası değildir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا عَبَدْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍ نَحْنُ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı (kendi suçlarını Allah’a yüklemişlerdi). Peygamberlere düşen açık bir tebliğden başkası değildir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا عَبَدْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍ نَحْنُ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar dediler ki: “Allah dileseydi ne biz ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de yasaklamazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı (kendi suçlarını Allah’a yüklemişlerdi). Peygamberlere düşen açık bir tebliğden başkası değildir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا عَبَدْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍ نَحْنُ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ فَهَلْ عَلَى الرُّسُلِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki biz her topluma: “(Yalnızca) Allah’a kulluk edin tağûta (şirk ve zulüm sistemini kurumsallaştırmaya çalışan zalim ve inkârcılara) kulluk etmekten sakının” diyen bir elçi gönderdik. (Onların) kimini Allah (iyi niyet ve gayretlerine göre) doğru yola iletti kimi de (inatları yüzünden) sapıklığı hak etti. Yeryüzünde geziniz de (ayetlerimizi) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz!","arabic_text":"وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki biz her topluma: “(Yalnızca) Allah’a kulluk edin tağûta (şirk ve zulüm sistemini kurumsallaştırmaya çalışan zalim ve inkârcılara) kulluk etmekten sakının” diyen bir elçi gönderdik. (Onların) kimini Allah (iyi niyet ve gayretlerine göre) doğru yola iletti kimi de (inatları yüzünden) sapıklığı hak etti. Yeryüzünde geziniz de (ayetlerimizi) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz!","arabic_text":"وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki biz her topluma: “(Yalnızca) Allah’a kulluk edin tağûta (şirk ve zulüm sistemini kurumsallaştırmaya çalışan zalim ve inkârcılara) kulluk etmekten sakının” diyen bir elçi gönderdik. (Onların) kimini Allah (iyi niyet ve gayretlerine göre) doğru yola iletti kimi de (inatları yüzünden) sapıklığı hak etti. Yeryüzünde geziniz de (ayetlerimizi) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz!","arabic_text":"وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki biz her topluma: “(Yalnızca) Allah’a kulluk edin tağûta (şirk ve zulüm sistemini kurumsallaştırmaya çalışan zalim ve inkârcılara) kulluk etmekten sakının” diyen bir elçi gönderdik. (Onların) kimini Allah (iyi niyet ve gayretlerine göre) doğru yola iletti kimi de (inatları yüzünden) sapıklığı hak etti. Yeryüzünde geziniz de (ayetlerimizi) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz!","arabic_text":"وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.","arabic_text":"اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hâlbuki bu ölüleri diriltmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُۜ بَلٰى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-38c.mp3","commentary_text":"Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din” dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaşadıklarına yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hâlbuki bu ölüleri diriltmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُۜ بَلٰى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-37c.mp3","commentary_text":"Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din” dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaşadıklarına yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hâlbuki bu ölüleri diriltmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُۜ بَلٰى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-38c.mp3","commentary_text":"Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din” dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaşadıklarına yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar: “Ölen kimseyi Allah tekrar diriltmez” diyerek olanca güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hâlbuki bu ölüleri diriltmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir vaadidir. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُۜ بَلٰى وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-38c.mp3","commentary_text":"Ayette; disiplinli, düzenli ve güvenli bir dünya için ahirete imanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ölen kimsenin tekrar dirilmeyeceği konusunda ısrar edenler, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederek ısrarlarında haklı olduklarını göstermeye çalışıyorlar. Oysa ahiretin varlığına imanın olmadığı bir yerde insanların iradelerini zapturapt altına almak mümkün olmaz. Yapılan onca haksızlığın, hırsızlığın, zulmün, aldatmanın, gıybetin, iffetsizliğin, yalanın, talanın, adam öldürmenin hesabının sorulacağı Allah’ın nihai yargısı olmayacaksa insanlar ne ile kontrol altına alınacaklar? Evet, insanın fıtratına üflenen “ruh”, ondaki olması gereken bütün güzel hasletleri ihtiva ediyor ancak aynı insan şer dürtüleri de bünyesinde barındıran bir varlıktır. Dolaysıyla fıtrat bozulması yaşandığı ve şer dürtülerin baskın çıktığı bir zamanda insanı kontrol altına alacak ve aslına döndürecek bir kuvvet olmalı ki bu da “din” dir. Dinin temel özelliği; insan eğitimine Allah’a ve Ahirete imanla başlamasıdır. Allah’a inanmak ne kadar önemliyse ahiretin varlığına yani insanların dünyada yaşadıklarına yaptıklarına karşılık olarak başka bir âlemde yeniden dirilerek hayatlarına devam edeceğine inanmak da bir o kadar önemlidir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştükleri konular (Allah tarafından) açıklığa kavuşturulsun ve inkârcılar yalan söylediklerini öğrensinler diye (Allah onları diriltilecektir).","arabic_text":"لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذ۪ي يَخْتَلِفُونَ ف۪يهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştükleri konular (Allah tarafından) açıklığa kavuşturulsun ve inkârcılar yalan söylediklerini öğrensinler diye (Allah onları diriltilecektir).","arabic_text":"لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذ۪ي يَخْتَلِفُونَ ف۪يهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştükleri konular (Allah tarafından) açıklığa kavuşturulsun ve inkârcılar yalan söylediklerini öğrensinler diye (Allah onları diriltilecektir).","arabic_text":"لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذ۪ي يَخْتَلِفُونَ ف۪يهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştükleri konular (Allah tarafından) açıklığa kavuşturulsun ve inkârcılar yalan söylediklerini öğrensinler diye (Allah onları diriltilecektir).","arabic_text":"لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذ۪ي يَخْتَلِفُونَ ف۪يهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz ona sadece “Ol” dememizdir. O da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ اِذَٓا اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz ona sadece “Ol” dememizdir. O da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ اِذَٓا اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz ona sadece “Ol” dememizdir. O da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ اِذَٓا اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz ona sadece “Ol” dememizdir. O da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ اِذَٓا اَرَدْنَاهُ اَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-42c.mp3","commentary_text":"Her konuda Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Allah, merhametin, güvenin, sevginin ve tüm güzelliklerin kaynağı olduğu için insan bütünüyle Allah’a dayanmalı ve ona kayıtsız şartsız teslim olmalıdır. Ancak insanın Allah’a güven duyduktan sonra onun desteğini alabilmesi için kendisi de güvenilir olmalı. Zira mü’min, inanan, güvenen ve güvenilen kişi demektir. “…Mü’minler yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar!” (Teğabun 64/13)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-41c.mp3","commentary_text":"Her konuda Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Allah, merhametin, güvenin, sevginin ve tüm güzelliklerin kaynağı olduğu için insan bütünüyle Allah’a dayanmalı ve ona kayıtsız şartsız teslim olmalıdır. Ancak insanın Allah’a güven duyduktan sonra onun desteğini alabilmesi için kendisi de güvenilir olmalı. Zira mü’min, inanan, güvenen ve güvenilen kişi demektir. “…Mü’minler yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar!” (Teğabun 64/13)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-42c.mp3","commentary_text":"Her konuda Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Allah, merhametin, güvenin, sevginin ve tüm güzelliklerin kaynağı olduğu için insan bütünüyle Allah’a dayanmalı ve ona kayıtsız şartsız teslim olmalıdır. Ancak insanın Allah’a güven duyduktan sonra onun desteğini alabilmesi için kendisi de güvenilir olmalı. Zira mü’min, inanan, güvenen ve güvenilen kişi demektir. “…Mü’minler yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar!” (Teğabun 64/13)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar (eziyetlere) sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-42c.mp3","commentary_text":"Her konuda Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Allah, merhametin, güvenin, sevginin ve tüm güzelliklerin kaynağı olduğu için insan bütünüyle Allah’a dayanmalı ve ona kayıtsız şartsız teslim olmalıdır. Ancak insanın Allah’a güven duyduktan sonra onun desteğini alabilmesi için kendisi de güvenilir olmalı. Zira mü’min, inanan, güvenen ve güvenilen kişi demektir. “…Mü’minler yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar!” (Teğabun 64/13)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız zikir ehline sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ","related_links":["12/109","21/7"],"audio_path":"15/15-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-43c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir. Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız zikir ehline sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ","related_links":["12/109","21/7"],"audio_path":"15/15-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-42c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir. Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız zikir ehline sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ","related_links":["12/109","21/7"],"audio_path":"15/15-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-43c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir. Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız zikir ehline sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ","related_links":["12/109","21/7"],"audio_path":"15/15-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-43c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir. Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.","arabic_text":"بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["17/93","18/110","21/8","25/20"],"audio_path":"15/15-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Kur’an, başından beri indirilen ayetleri açıklamıştır. İnsanların saadeti ve huzuru için ana hatları vahyedilen ama anlaşılması zamana bırakılan bazı ayetler daha sonraki zamanlarda gönderilen ayetlerle açıklığa kavuşturulmuştur. Yani Kur’an yine Kur’an’la anlaşılmış ve bu işin rehberliğini ve öncülüğünü Hz. Peygamber yapmıştır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.","arabic_text":"بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["17/93","18/110","21/8","25/20"],"audio_path":"15/15-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Kur’an, başından beri indirilen ayetleri açıklamıştır. İnsanların saadeti ve huzuru için ana hatları vahyedilen ama anlaşılması zamana bırakılan bazı ayetler daha sonraki zamanlarda gönderilen ayetlerle açıklığa kavuşturulmuştur. Yani Kur’an yine Kur’an’la anlaşılmış ve bu işin rehberliğini ve öncülüğünü Hz. Peygamber yapmıştır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.","arabic_text":"بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["17/93","18/110","21/8","25/20"],"audio_path":"15/15-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Kur’an, başından beri indirilen ayetleri açıklamıştır. İnsanların saadeti ve huzuru için ana hatları vahyedilen ama anlaşılması zamana bırakılan bazı ayetler daha sonraki zamanlarda gönderilen ayetlerle açıklığa kavuşturulmuştur. Yani Kur’an yine Kur’an’la anlaşılmış ve bu işin rehberliğini ve öncülüğünü Hz. Peygamber yapmıştır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.","arabic_text":"بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["17/93","18/110","21/8","25/20"],"audio_path":"15/15-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlaşılıyor ki; Kur’an, başından beri indirilen ayetleri açıklamıştır. İnsanların saadeti ve huzuru için ana hatları vahyedilen ama anlaşılması zamana bırakılan bazı ayetler daha sonraki zamanlarda gönderilen ayetlerle açıklığa kavuşturulmuştur. Yani Kur’an yine Kur’an’la anlaşılmış ve bu işin rehberliğini ve öncülüğünü Hz. Peygamber yapmıştır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":["67/16"],"audio_path":"15/15-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":["67/16"],"audio_path":"15/15-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":["67/16"],"audio_path":"15/15-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?","arabic_text":"اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":["67/16"],"audio_path":"15/15-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahut dönüp dolaşırlarken (azabın) kendilerini yakalamasına karşı (korunabileceklerine dair bir yerlerden garanti mi aldılar)? Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahut dönüp dolaşırlarken (azabın) kendilerini yakalamasına karşı (korunabileceklerine dair bir yerlerden garanti mi aldılar)? Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahut dönüp dolaşırlarken (azabın) kendilerini yakalamasına karşı (korunabileceklerine dair bir yerlerden garanti mi aldılar)? Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yahut dönüp dolaşırlarken (azabın) kendilerini yakalamasına karşı (korunabileceklerine dair bir yerlerden garanti mi aldılar)? Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da ilahi azabın korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلٰى تَخَوُّفٍۜ فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da ilahi azabın korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلٰى تَخَوُّفٍۜ فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da ilahi azabın korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلٰى تَخَوُّفٍۜ فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da ilahi azabın korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir çok merhametlidir.","arabic_text":"اَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلٰى تَخَوُّفٍۜ فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(İnkârcılar) Allah’ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri (bile Allah’ın kudretine) bütünüyle boyun eğerek Allah’a secde eder olduğu halde sağda ve solda yer değiştirir(ler).","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ","related_links":["13/15"],"audio_path":"15/15-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-48c.mp3","commentary_text":"“Gölgeler bile Allah’a secde ederler” ifadesi, gölgelerin sahibine değil ışığın geldiği noktanın ters istikametine düşer ve hep onun zıddına göre hareket eder. Bu da gösteriyor ki gölgeler bile sahiplerine değil, Allah’a secde ediyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(İnkârcılar) Allah’ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri (bile Allah’ın kudretine) bütünüyle boyun eğerek Allah’a secde eder olduğu halde sağda ve solda yer değiştirir(ler).","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ","related_links":["13/15"],"audio_path":"15/15-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-47c.mp3","commentary_text":"“Gölgeler bile Allah’a secde ederler” ifadesi, gölgelerin sahibine değil ışığın geldiği noktanın ters istikametine düşer ve hep onun zıddına göre hareket eder. Bu da gösteriyor ki gölgeler bile sahiplerine değil, Allah’a secde ediyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(İnkârcılar) Allah’ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri (bile Allah’ın kudretine) bütünüyle boyun eğerek Allah’a secde eder olduğu halde sağda ve solda yer değiştirir(ler).","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ","related_links":["13/15"],"audio_path":"15/15-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-48c.mp3","commentary_text":"“Gölgeler bile Allah’a secde ederler” ifadesi, gölgelerin sahibine değil ışığın geldiği noktanın ters istikametine düşer ve hep onun zıddına göre hareket eder. Bu da gösteriyor ki gölgeler bile sahiplerine değil, Allah’a secde ediyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(İnkârcılar) Allah’ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri (bile Allah’ın kudretine) bütünüyle boyun eğerek Allah’a secde eder olduğu halde sağda ve solda yer değiştirir(ler).","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ","related_links":["13/15"],"audio_path":"15/15-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-48c.mp3","commentary_text":"“Gölgeler bile Allah’a secde ederler” ifadesi, gölgelerin sahibine değil ışığın geldiği noktanın ters istikametine düşer ve hep onun zıddına göre hareket eder. Bu da gösteriyor ki gölgeler bile sahiplerine değil, Allah’a secde ediyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayrıca göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygı ve tazimle secde ederler.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"15/15-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayrıca göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygı ve tazimle secde ederler.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"15/15-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayrıca göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygı ve tazimle secde ederler.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"15/15-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ayrıca göklerde ve yerde olan her şey ve melekler kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmadan Allah için saygı ve tazimle secde ederler.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"15/15-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.","arabic_text":"يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.","arabic_text":"يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.","arabic_text":"يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar üzerlerinde (egemen) bulunan Rablerinin (azabından) sakınırlar ve kendilerine emredileni yaparlar.","arabic_text":"يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “İki (ya da daha fazla) ilah edinmeyin; O ancak tek bir ilahtır. Öyleyse benden yalnızca bana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُٓوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِۚ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-51c.mp3","commentary_text":"“İki ilah” kavramından sonra “iki” teriminin tekrar kullanılması, çokluktan kinaye olarak tek olan Allah’tan başkasına kulluk etmek konusundaki mutlak yasaklamayı güçlendirmek içindir. Yasaktan sonra bir de “ancak” kavramı kullanılarak şirkten sakınmak konusunda ne kadar dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “İki (ya da daha fazla) ilah edinmeyin; O ancak tek bir ilahtır. Öyleyse benden yalnızca bana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُٓوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِۚ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-50c.mp3","commentary_text":"“İki ilah” kavramından sonra “iki” teriminin tekrar kullanılması, çokluktan kinaye olarak tek olan Allah’tan başkasına kulluk etmek konusundaki mutlak yasaklamayı güçlendirmek içindir. Yasaktan sonra bir de “ancak” kavramı kullanılarak şirkten sakınmak konusunda ne kadar dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “İki (ya da daha fazla) ilah edinmeyin; O ancak tek bir ilahtır. Öyleyse benden yalnızca bana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُٓوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِۚ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-51c.mp3","commentary_text":"“İki ilah” kavramından sonra “iki” teriminin tekrar kullanılması, çokluktan kinaye olarak tek olan Allah’tan başkasına kulluk etmek konusundaki mutlak yasaklamayı güçlendirmek içindir. Yasaktan sonra bir de “ancak” kavramı kullanılarak şirkten sakınmak konusunda ne kadar dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “İki (ya da daha fazla) ilah edinmeyin; O ancak tek bir ilahtır. Öyleyse benden yalnızca bana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُٓوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِۚ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-51c.mp3","commentary_text":"“İki ilah” kavramından sonra “iki” teriminin tekrar kullanılması, çokluktan kinaye olarak tek olan Allah’tan başkasına kulluk etmek konusundaki mutlak yasaklamayı güçlendirmek içindir. Yasaktan sonra bir de “ancak” kavramı kullanılarak şirkten sakınmak konusunda ne kadar dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O’nundur. (O halde) kulluk ve itaat de daima O’na olmalıdır. Hal böyleyken yine de Allah’tan başkasından mı sakınıyor (da Allah’ın emirlerini ciddiye almıyor)sunuz?","arabic_text":"وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O’nundur. (O halde) kulluk ve itaat de daima O’na olmalıdır. Hal böyleyken yine de Allah’tan başkasından mı sakınıyor (da Allah’ın emirlerini ciddiye almıyor)sunuz?","arabic_text":"وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O’nundur. (O halde) kulluk ve itaat de daima O’na olmalıdır. Hal böyleyken yine de Allah’tan başkasından mı sakınıyor (da Allah’ın emirlerini ciddiye almıyor)sunuz?","arabic_text":"وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O’nundur. (O halde) kulluk ve itaat de daima O’na olmalıdır. Hal böyleyken yine de Allah’tan başkasından mı sakınıyor (da Allah’ın emirlerini ciddiye almıyor)sunuz?","arabic_text":"وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yararlandığınız her nimet Allah’tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O’na yalvarırsınız.","arabic_text":"وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yararlandığınız her nimet Allah’tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O’na yalvarırsınız.","arabic_text":"وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yararlandığınız her nimet Allah’tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O’na yalvarırsınız.","arabic_text":"وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Yararlandığınız her nimet Allah’tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O’na yalvarırsınız.","arabic_text":"وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Arkasından sıkıntınızı giderince içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşarlar (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Arkasından sıkıntınızı giderince içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşarlar (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Arkasından sıkıntınızı giderince içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşarlar (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Arkasından sıkıntınızı giderince içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşarlar (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a Andolsun ki uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يبًا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-56c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde koyu bir bilgisizlik içinde bulunan Araplar, hayvanlarından ve ekinlerinden bir kısmını Allah ile tanrısal nitelikler yakıştırdıkları putları arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve konuklara harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak olan ayinlerde kullanırlardı. Hâlbuki Sahte ilahları için harcadıkları rızıklar, kendilerini tevhide çağıran, onların başka varlıkları kendisine ortak koştukları Allah’ın verdiği nimetlerdir. Günümüzde yatırlara sunulan kurbanlar, ağaçlara, türbelere bağlanan çaputlar, yakılan mumlar da aynı özelliği taşımaktadır. Yani o günün müşrikleriyle bugünün müşrikleri arasında sadece versiyon farkı vardır. Yaptıkları iş ve durumları aynıdır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a Andolsun ki uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يبًا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-56c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde koyu bir bilgisizlik içinde bulunan Araplar, hayvanlarından ve ekinlerinden bir kısmını Allah ile tanrısal nitelikler yakıştırdıkları putları arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve konuklara harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak olan ayinlerde kullanırlardı. Hâlbuki Sahte ilahları için harcadıkları rızıklar, kendilerini tevhide çağıran, onların başka varlıkları kendisine ortak koştukları Allah’ın verdiği nimetlerdir. Günümüzde yatırlara sunulan kurbanlar, ağaçlara, türbelere bağlanan çaputlar, yakılan mumlar da aynı özelliği taşımaktadır. Yani o günün müşrikleriyle bugünün müşrikleri arasında sadece versiyon farkı vardır. Yaptıkları iş ve durumları aynıdır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a Andolsun ki uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يبًا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-55c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde koyu bir bilgisizlik içinde bulunan Araplar, hayvanlarından ve ekinlerinden bir kısmını Allah ile tanrısal nitelikler yakıştırdıkları putları arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve konuklara harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak olan ayinlerde kullanırlardı. Hâlbuki Sahte ilahları için harcadıkları rızıklar, kendilerini tevhide çağıran, onların başka varlıkları kendisine ortak koştukları Allah’ın verdiği nimetlerdir. Günümüzde yatırlara sunulan kurbanlar, ağaçlara, türbelere bağlanan çaputlar, yakılan mumlar da aynı özelliği taşımaktadır. Yani o günün müşrikleriyle bugünün müşrikleri arasında sadece versiyon farkı vardır. Yaptıkları iş ve durumları aynıdır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a Andolsun ki uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يبًا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-56c.mp3","commentary_text":"Cahiliye döneminde koyu bir bilgisizlik içinde bulunan Araplar, hayvanlarından ve ekinlerinden bir kısmını Allah ile tanrısal nitelikler yakıştırdıkları putları arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve konuklara harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak olan ayinlerde kullanırlardı. Hâlbuki Sahte ilahları için harcadıkları rızıklar, kendilerini tevhide çağıran, onların başka varlıkları kendisine ortak koştukları Allah’ın verdiği nimetlerdir. Günümüzde yatırlara sunulan kurbanlar, ağaçlara, türbelere bağlanan çaputlar, yakılan mumlar da aynı özelliği taşımaktadır. Yani o günün müşrikleriyle bugünün müşrikleri arasında sadece versiyon farkı vardır. Yaptıkları iş ve durumları aynıdır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar) kızları Allah’a nispet ediyorlar. Hâşâ! O bundan (çocuğu olmaktan) münezzehtir. Hoşlandıkları (erkek çocukları)nı ise kendilerine yakıştırıyorlar.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ","related_links":["2/116","5/17","9/30","17/40","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"15/15-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-57c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler kendi kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken “melekler Allah’ın kızlarıdır” (Zuhruf 43/19) diyorlar ve hiçbir işe yaramadığına inandıkları kız çocuklarını Allah’a ait görüyorlardı. Hatta taptıkları putlarından “Allah’ın sevgilileri” gözüyle baktıkları Lat ve Uzza birer dişi suretindeydi. Onlara göre Allah (hâşâ) yazı Uzza ile kışı da Lat ile geçiriyordu."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar) kızları Allah’a nispet ediyorlar. Hâşâ! O bundan (çocuğu olmaktan) münezzehtir. Hoşlandıkları (erkek çocukları)nı ise kendilerine yakıştırıyorlar.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ","related_links":["2/116","5/17","9/30","17/40","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"15/15-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-57c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler kendi kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken “melekler Allah’ın kızlarıdır” (Zuhruf 43/19) diyorlar ve hiçbir işe yaramadığına inandıkları kız çocuklarını Allah’a ait görüyorlardı. Hatta taptıkları putlarından “Allah’ın sevgilileri” gözüyle baktıkları Lat ve Uzza birer dişi suretindeydi. Onlara göre Allah (hâşâ) yazı Uzza ile kışı da Lat ile geçiriyordu."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar) kızları Allah’a nispet ediyorlar. Hâşâ! O bundan (çocuğu olmaktan) münezzehtir. Hoşlandıkları (erkek çocukları)nı ise kendilerine yakıştırıyorlar.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ","related_links":["2/116","5/17","9/30","17/40","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"15/15-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-56c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler kendi kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken “melekler Allah’ın kızlarıdır” (Zuhruf 43/19) diyorlar ve hiçbir işe yaramadığına inandıkları kız çocuklarını Allah’a ait görüyorlardı. Hatta taptıkları putlarından “Allah’ın sevgilileri” gözüyle baktıkları Lat ve Uzza birer dişi suretindeydi. Onlara göre Allah (hâşâ) yazı Uzza ile kışı da Lat ile geçiriyordu."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar) kızları Allah’a nispet ediyorlar. Hâşâ! O bundan (çocuğu olmaktan) münezzehtir. Hoşlandıkları (erkek çocukları)nı ise kendilerine yakıştırıyorlar.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ","related_links":["2/116","5/17","9/30","17/40","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"15/15-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-57c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler kendi kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken “melekler Allah’ın kızlarıdır” (Zuhruf 43/19) diyorlar ve hiçbir işe yaramadığına inandıkları kız çocuklarını Allah’a ait görüyorlardı. Hatta taptıkları putlarından “Allah’ın sevgilileri” gözüyle baktıkları Lat ve Uzza birer dişi suretindeydi. Onlara göre Allah (hâşâ) yazı Uzza ile kışı da Lat ile geçiriyordu."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(O kadar ki) ne zaman biri bir kız çocuğu ile müjdelense hemen yüzü kararır içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(O kadar ki) ne zaman biri bir kız çocuğu ile müjdelense hemen yüzü kararır içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(O kadar ki) ne zaman biri bir kız çocuğu ile müjdelense hemen yüzü kararır içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(O kadar ki) ne zaman biri bir kız çocuğu ile müjdelense hemen yüzü kararır içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Aşağılanmaya katlanarak onu alıkoysun mu yoksa toprağa mı gömsün diye düşünür. Baksana ne kötü hüküm veriyorlar!","arabic_text":"يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Aşağılanmaya katlanarak onu alıkoysun mu yoksa toprağa mı gömsün diye düşünür. Baksana ne kötü hüküm veriyorlar!","arabic_text":"يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Aşağılanmaya katlanarak onu alıkoysun mu yoksa toprağa mı gömsün diye düşünür. Baksana ne kötü hüküm veriyorlar!","arabic_text":"يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Aşağılanmaya katlanarak onu alıkoysun mu yoksa toprağa mı gömsün diye düşünür. Baksana ne kötü hüküm veriyorlar!","arabic_text":"يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ahirete inanmayanlar için (böyle nice) kötü örnekler vardır. En yüce sıfatlar Allah’ındır. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ahirete inanmayanlar için (böyle nice) kötü örnekler vardır. En yüce sıfatlar Allah’ındır. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ahirete inanmayanlar için (böyle nice) kötü örnekler vardır. En yüce sıfatlar Allah’ındır. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ahirete inanmayanlar için (böyle nice) kötü örnekler vardır. En yüce sıfatlar Allah’ındır. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer Allah insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","10/49","63/11"],"audio_path":"15/15-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-61c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” ifadesi yeryüzünde yaşayan canlıların insan için yaşadığını göstermektedir. Çünkü insanların yaptığı kötülükler yüzünden helâk olması gereken biri varsa o da insan olmalıdır. Diğer canlıların da insanla beraber yok olması demek insanın olmadığı dünyada diğer canlıların yaşamasının bir anlamı olmadığıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer Allah insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","10/49","63/11"],"audio_path":"15/15-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-61c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” ifadesi yeryüzünde yaşayan canlıların insan için yaşadığını göstermektedir. Çünkü insanların yaptığı kötülükler yüzünden helâk olması gereken biri varsa o da insan olmalıdır. Diğer canlıların da insanla beraber yok olması demek insanın olmadığı dünyada diğer canlıların yaşamasının bir anlamı olmadığıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer Allah insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","10/49","63/11"],"audio_path":"15/15-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-60c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” ifadesi yeryüzünde yaşayan canlıların insan için yaşadığını göstermektedir. Çünkü insanların yaptığı kötülükler yüzünden helâk olması gereken biri varsa o da insan olmalıdır. Diğer canlıların da insanla beraber yok olması demek insanın olmadığı dünyada diğer canlıların yaşamasının bir anlamı olmadığıdır."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Eğer Allah insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandırsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ","related_links":["7/34","10/49","63/11"],"audio_path":"15/15-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-61c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” ifadesi yeryüzünde yaşayan canlıların insan için yaşadığını göstermektedir. Çünkü insanların yaptığı kötülükler yüzünden helâk olması gereken biri varsa o da insan olmalıdır. Diğer canlıların da insanla beraber yok olması demek insanın olmadığı dünyada diğer canlıların yaşamasının bir anlamı olmadığıdır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlar hoşlanmadıklarını Allah’a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Oysa hiç kuşku yok ki onların yeri cehennemdir oraya en önde gireceklerdir.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-62c.mp3","commentary_text":"Hoşlanmadıkları ya da başaramadıkları şeyleri “ne yapalım kaderimiz böyleydi” diyerek Allah’a isnat ederler. Ama güzel bir iş yaptıklarında bunu kendi başarıları ve marifetleri olarak görerek “dişimizle tırnağımızla çalışıp bugünler geldik” dedikleri anlatılmaktadır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlar hoşlanmadıklarını Allah’a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Oysa hiç kuşku yok ki onların yeri cehennemdir oraya en önde gireceklerdir.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-62c.mp3","commentary_text":"Hoşlanmadıkları ya da başaramadıkları şeyleri “ne yapalım kaderimiz böyleydi” diyerek Allah’a isnat ederler. Ama güzel bir iş yaptıklarında bunu kendi başarıları ve marifetleri olarak görerek “dişimizle tırnağımızla çalışıp bugünler geldik” dedikleri anlatılmaktadır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlar hoşlanmadıklarını Allah’a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Oysa hiç kuşku yok ki onların yeri cehennemdir oraya en önde gireceklerdir.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-61c.mp3","commentary_text":"Hoşlanmadıkları ya da başaramadıkları şeyleri “ne yapalım kaderimiz böyleydi” diyerek Allah’a isnat ederler. Ama güzel bir iş yaptıklarında bunu kendi başarıları ve marifetleri olarak görerek “dişimizle tırnağımızla çalışıp bugünler geldik” dedikleri anlatılmaktadır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Onlar hoşlanmadıklarını Allah’a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Oysa hiç kuşku yok ki onların yeri cehennemdir oraya en önde gireceklerdir.","arabic_text":"وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-62c.mp3","commentary_text":"Hoşlanmadıkları ya da başaramadıkları şeyleri “ne yapalım kaderimiz böyleydi” diyerek Allah’a isnat ederler. Ama güzel bir iş yaptıklarında bunu kendi başarıları ve marifetleri olarak görerek “dişimizle tırnağımızla çalışıp bugünler geldik” dedikleri anlatılmaktadır."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’a Andolsun ki senden önce de çeşitli ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O bugün de onların (inkârcıların) dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’a Andolsun ki senden önce de çeşitli ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O bugün de onların (inkârcıların) dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’a Andolsun ki senden önce de çeşitli ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O bugün de onların (inkârcıların) dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’a Andolsun ki senden önce de çeşitli ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan onlara yaptıkları kötülükleri güzel gösterdi. O bugün de onların (inkârcıların) dostudur. Onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"اللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz sana bu kitabı insanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklayasın inananlara yol gösterici ve rahmet kaynağı olsun diye indirdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ اِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا ف۪يهِۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-64c.mp3","commentary_text":"“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın hakemliğini istiyor. Kur’an hem yol göstericidir hem rahmet kaynağıdır ve hem de hakemdir. Hz. Muhammed’in bu konudaki rolü; Allah’tan aldığı öğretilerle süreci yönetmesidir, önder ve rehber olmasıdır, örnek yaşantısıyla bütün insanlık için bir yaşam modeli olmasıdır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz sana bu kitabı insanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklayasın inananlara yol gösterici ve rahmet kaynağı olsun diye indirdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ اِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا ف۪يهِۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-64c.mp3","commentary_text":"“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın hakemliğini istiyor. Kur’an hem yol göstericidir hem rahmet kaynağıdır ve hem de hakemdir. Hz. Muhammed’in bu konudaki rolü; Allah’tan aldığı öğretilerle süreci yönetmesidir, önder ve rehber olmasıdır, örnek yaşantısıyla bütün insanlık için bir yaşam modeli olmasıdır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz sana bu kitabı insanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklayasın inananlara yol gösterici ve rahmet kaynağı olsun diye indirdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ اِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا ف۪يهِۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-64c.mp3","commentary_text":"“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın hakemliğini istiyor. Kur’an hem yol göstericidir hem rahmet kaynağıdır ve hem de hakemdir. Hz. Muhammed’in bu konudaki rolü; Allah’tan aldığı öğretilerle süreci yönetmesidir, önder ve rehber olmasıdır, örnek yaşantısıyla bütün insanlık için bir yaşam modeli olmasıdır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Biz sana bu kitabı insanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklayasın inananlara yol gösterici ve rahmet kaynağı olsun diye indirdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ اِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُوا ف۪يهِۙ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-63c.mp3","commentary_text":"“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın hakemliğini istiyor. Kur’an hem yol göstericidir hem rahmet kaynağıdır ve hem de hakemdir. Hz. Muhammed’in bu konudaki rolü; Allah’tan aldığı öğretilerle süreci yönetmesidir, önder ve rehber olmasıdır, örnek yaşantısıyla bütün insanlık için bir yaşam modeli olmasıdır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Allah gökten su indirerek onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda (aklını başına alarak) dinleyen toplum için bir ibret vardır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Allah gökten su indirerek onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda (aklını başına alarak) dinleyen toplum için bir ibret vardır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Allah gökten su indirerek onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda (aklını başına alarak) dinleyen toplum için bir ibret vardır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Allah gökten su indirerek onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda (aklını başına alarak) dinleyen toplum için bir ibret vardır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizin için süt veren hayvanlarda da bir ibret vardır. Onların karınlarındaki (fışkı) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizin için süt veren hayvanlarda da bir ibret vardır. Onların karınlarındaki (fışkı) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizin için süt veren hayvanlarda da bir ibret vardır. Onların karınlarındaki (fışkı) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizin için süt veren hayvanlarda da bir ibret vardır. Onların karınlarındaki (fışkı) posa ile kan arasından size halis ve tatlı içimli bir besin kaynağı olan sütü içiririz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ve hurma ağaçlarının ve asmaların ürününden hem sarhoşluk veren (zararlı) içkiler hem de güzel temiz rızıklar elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan kimseler için bir ders vardır.","arabic_text":"وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-67c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “sarhoşluk veren içki” ile “güzel ve temiz rızık” ifadelerinin örtüşmediği görülse de burada dikkat çekilen ve vurgulanmak istenen husus içkinin kendisi değil, hurma ve üzümden hem temiz ve hem de zararlı içeceklerin elde edilebilmesidir. Bu ayet Mekke’de nazil olduğu zaman sarhoş eden içki henüz haram kılınmamıştı ama ona rağmen güzel ve temiz rızıklardan ayrı tutulmuştur. Bundan da anlıyoruz ki Kur’an içkiye hiçbir zaman sıcak bakmamış ama onu yasaklamak konusunda bu ayette olduğu gibi insanları hazırlamıştır. “Sarhoşluk veren” ifadesi, içkinin zararlı olduğunu gösterir. Yani geçici olarak da olsa insanın aklını başından alan ve işlevini ortadan kaldıran içki ne yaptığını bilemeyecek kadar insanı etkilemekte, sarhoşluk durumunda sayısız kötülükler işlenmesine sebep olmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ve hurma ağaçlarının ve asmaların ürününden hem sarhoşluk veren (zararlı) içkiler hem de güzel temiz rızıklar elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan kimseler için bir ders vardır.","arabic_text":"وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-67c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “sarhoşluk veren içki” ile “güzel ve temiz rızık” ifadelerinin örtüşmediği görülse de burada dikkat çekilen ve vurgulanmak istenen husus içkinin kendisi değil, hurma ve üzümden hem temiz ve hem de zararlı içeceklerin elde edilebilmesidir. Bu ayet Mekke’de nazil olduğu zaman sarhoş eden içki henüz haram kılınmamıştı ama ona rağmen güzel ve temiz rızıklardan ayrı tutulmuştur. Bundan da anlıyoruz ki Kur’an içkiye hiçbir zaman sıcak bakmamış ama onu yasaklamak konusunda bu ayette olduğu gibi insanları hazırlamıştır. “Sarhoşluk veren” ifadesi, içkinin zararlı olduğunu gösterir. Yani geçici olarak da olsa insanın aklını başından alan ve işlevini ortadan kaldıran içki ne yaptığını bilemeyecek kadar insanı etkilemekte, sarhoşluk durumunda sayısız kötülükler işlenmesine sebep olmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ve hurma ağaçlarının ve asmaların ürününden hem sarhoşluk veren (zararlı) içkiler hem de güzel temiz rızıklar elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan kimseler için bir ders vardır.","arabic_text":"وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-67c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “sarhoşluk veren içki” ile “güzel ve temiz rızık” ifadelerinin örtüşmediği görülse de burada dikkat çekilen ve vurgulanmak istenen husus içkinin kendisi değil, hurma ve üzümden hem temiz ve hem de zararlı içeceklerin elde edilebilmesidir. Bu ayet Mekke’de nazil olduğu zaman sarhoş eden içki henüz haram kılınmamıştı ama ona rağmen güzel ve temiz rızıklardan ayrı tutulmuştur. Bundan da anlıyoruz ki Kur’an içkiye hiçbir zaman sıcak bakmamış ama onu yasaklamak konusunda bu ayette olduğu gibi insanları hazırlamıştır. “Sarhoşluk veren” ifadesi, içkinin zararlı olduğunu gösterir. Yani geçici olarak da olsa insanın aklını başından alan ve işlevini ortadan kaldıran içki ne yaptığını bilemeyecek kadar insanı etkilemekte, sarhoşluk durumunda sayısız kötülükler işlenmesine sebep olmaktadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ve hurma ağaçlarının ve asmaların ürününden hem sarhoşluk veren (zararlı) içkiler hem de güzel temiz rızıklar elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan kimseler için bir ders vardır.","arabic_text":"وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-66c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “sarhoşluk veren içki” ile “güzel ve temiz rızık” ifadelerinin örtüşmediği görülse de burada dikkat çekilen ve vurgulanmak istenen husus içkinin kendisi değil, hurma ve üzümden hem temiz ve hem de zararlı içeceklerin elde edilebilmesidir. Bu ayet Mekke’de nazil olduğu zaman sarhoş eden içki henüz haram kılınmamıştı ama ona rağmen güzel ve temiz rızıklardan ayrı tutulmuştur. Bundan da anlıyoruz ki Kur’an içkiye hiçbir zaman sıcak bakmamış ama onu yasaklamak konusunda bu ayette olduğu gibi insanları hazırlamıştır. “Sarhoşluk veren” ifadesi, içkinin zararlı olduğunu gösterir. Yani geçici olarak da olsa insanın aklını başından alan ve işlevini ortadan kaldıran içki ne yaptığını bilemeyecek kadar insanı etkilemekte, sarhoşluk durumunda sayısız kötülükler işlenmesine sebep olmaktadır."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Senin Rabbin bal arasına da şöyle vahyetti: “Dağlardan ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.”","arabic_text":"وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-68c.mp3","commentary_text":"Vahiy, “Allah’ın, irade ettiği bilgileri insanlar arasından seçtiği peygamberlerine kelâm, söz ve mana olarak bildirmesi” dir. Kur’an ayetlerine baktığımızda, “vahiy” terimi peygamberlerin dışında da kullanılmıştır ki biz buna genelde ilham diyoruz. Gökyüzüne (Fussılet, 41/12), yeryüzüne (Zilzal, 99/5), Meleklere (Enfal, 8/12) Burada görüldüğü gibi arıya (Nahl, 16/68), Hz. Musa’nın annesine (Kasas, 28/7) ve Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) de vahyedilmiştir. Ayrıca Kur’an’da sözü edilen bir başka vahiy şekli ise, şeytanların insanlara vahyetmesidir (Enam, 6/121)."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Senin Rabbin bal arasına da şöyle vahyetti: “Dağlardan ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.”","arabic_text":"وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-68c.mp3","commentary_text":"Vahiy, “Allah’ın, irade ettiği bilgileri insanlar arasından seçtiği peygamberlerine kelâm, söz ve mana olarak bildirmesi” dir. Kur’an ayetlerine baktığımızda, “vahiy” terimi peygamberlerin dışında da kullanılmıştır ki biz buna genelde ilham diyoruz. Gökyüzüne (Fussılet, 41/12), yeryüzüne (Zilzal, 99/5), Meleklere (Enfal, 8/12) Burada görüldüğü gibi arıya (Nahl, 16/68), Hz. Musa’nın annesine (Kasas, 28/7) ve Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) de vahyedilmiştir. Ayrıca Kur’an’da sözü edilen bir başka vahiy şekli ise, şeytanların insanlara vahyetmesidir (Enam, 6/121)."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Senin Rabbin bal arasına da şöyle vahyetti: “Dağlardan ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.”","arabic_text":"وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-68c.mp3","commentary_text":"Vahiy, “Allah’ın, irade ettiği bilgileri insanlar arasından seçtiği peygamberlerine kelâm, söz ve mana olarak bildirmesi” dir. Kur’an ayetlerine baktığımızda, “vahiy” terimi peygamberlerin dışında da kullanılmıştır ki biz buna genelde ilham diyoruz. Gökyüzüne (Fussılet, 41/12), yeryüzüne (Zilzal, 99/5), Meleklere (Enfal, 8/12) Burada görüldüğü gibi arıya (Nahl, 16/68), Hz. Musa’nın annesine (Kasas, 28/7) ve Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) de vahyedilmiştir. Ayrıca Kur’an’da sözü edilen bir başka vahiy şekli ise, şeytanların insanlara vahyetmesidir (Enam, 6/121)."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Senin Rabbin bal arasına da şöyle vahyetti: “Dağlardan ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.”","arabic_text":"وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-67c.mp3","commentary_text":"Vahiy, “Allah’ın, irade ettiği bilgileri insanlar arasından seçtiği peygamberlerine kelâm, söz ve mana olarak bildirmesi” dir. Kur’an ayetlerine baktığımızda, “vahiy” terimi peygamberlerin dışında da kullanılmıştır ki biz buna genelde ilham diyoruz. Gökyüzüne (Fussılet, 41/12), yeryüzüne (Zilzal, 99/5), Meleklere (Enfal, 8/12) Burada görüldüğü gibi arıya (Nahl, 16/68), Hz. Musa’nın annesine (Kasas, 28/7) ve Hz. İsa’nın Havarilerine (Maide, 5/111) de vahyedilmiştir. Ayrıca Kur’an’da sözü edilen bir başka vahiy şekli ise, şeytanların insanlara vahyetmesidir (Enam, 6/121)."},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sonra meyvelerin (ve çiçeklerin) hepsinden ye de Rabbinin (bal yapımı için) sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bir içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünecek bir (toplum) için bir ders vardır.","arabic_text":"ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-69c.mp3","commentary_text":"Bal arılarının diğer böceklerden farklı tarafı, onlar içgüdüleriyle değil de tamamen sevk-i ilahi ile hareket ederler. Yani bal arısının bal yapacağı çiçeği bilmesi ve bulması ve bunun için çok uzaklara kadar gitmesi bir içgüdünün değil, ilahi sevkin neticesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sonra meyvelerin (ve çiçeklerin) hepsinden ye de Rabbinin (bal yapımı için) sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bir içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünecek bir (toplum) için bir ders vardır.","arabic_text":"ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-69c.mp3","commentary_text":"Bal arılarının diğer böceklerden farklı tarafı, onlar içgüdüleriyle değil de tamamen sevk-i ilahi ile hareket ederler. Yani bal arısının bal yapacağı çiçeği bilmesi ve bulması ve bunun için çok uzaklara kadar gitmesi bir içgüdünün değil, ilahi sevkin neticesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sonra meyvelerin (ve çiçeklerin) hepsinden ye de Rabbinin (bal yapımı için) sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bir içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünecek bir (toplum) için bir ders vardır.","arabic_text":"ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-69c.mp3","commentary_text":"Bal arılarının diğer böceklerden farklı tarafı, onlar içgüdüleriyle değil de tamamen sevk-i ilahi ile hareket ederler. Yani bal arısının bal yapacağı çiçeği bilmesi ve bulması ve bunun için çok uzaklara kadar gitmesi bir içgüdünün değil, ilahi sevkin neticesidir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sonra meyvelerin (ve çiçeklerin) hepsinden ye de Rabbinin (bal yapımı için) sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.” Onların karınlarından çeşitli renklerde bir içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünecek bir (toplum) için bir ders vardır.","arabic_text":"ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًاۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-68c.mp3","commentary_text":"Bal arılarının diğer böceklerden farklı tarafı, onlar içgüdüleriyle değil de tamamen sevk-i ilahi ile hareket ederler. Yani bal arısının bal yapacağı çiçeği bilmesi ve bulması ve bunun için çok uzaklara kadar gitmesi bir içgüdünün değil, ilahi sevkin neticesidir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ve sizi Allah yarattı günü gelince de (yine sizi O) öldürecek. Ve içinizden kimilerinin ömrü uzatılır da adam vaktiyle bildiklerinin hiçbirini bilmez olur. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ve sizi Allah yarattı günü gelince de (yine sizi O) öldürecek. Ve içinizden kimilerinin ömrü uzatılır da adam vaktiyle bildiklerinin hiçbirini bilmez olur. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ve sizi Allah yarattı günü gelince de (yine sizi O) öldürecek. Ve içinizden kimilerinin ömrü uzatılır da adam vaktiyle bildiklerinin hiçbirini bilmez olur. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ve sizi Allah yarattı günü gelince de (yine sizi O) öldürecek. Ve içinizden kimilerinin ömrü uzatılır da adam vaktiyle bildiklerinin hiçbirini bilmez olur. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı (bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Rızık bakımından üstün kılınanlar ellerinin altında bulunan (kölelere hizmetçilere ve çalışanlara)lara kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede) vermezler. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Durum böyleyken (verdiği nimetlerden paylaşmayı ve infak etmeyi reddederek) Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-71c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bazılarına bazılarından fazla vermesi, Allah öyle uygun gördüğü içindir. Yoksa fazla alanlar bunu iyi niyetlerinden dolayı hak etti ya da çok çalıştılar da kazandılar diye değil. “Ellerinin altında bulunanlar” ifadesini sadece hizmetçi ve köle olarak yorumlarsak bu ayet maksadına ulaşmış olamaz. Çünkü bugün artık kölelik devri kapanmış durumdadır. Bu ifadeden “rızıkları sizin aracılığınızla verilen kimseler” kastedilmektedir. Bugün ne acıdır ki; kölelere gösterilmesi gereken hassasiyet maalesef çalışanlara gösterilmiyor. Allah kölelerin haklarını ve hayat standartlarını iyileştirirken; milyonları kazanarak zevk-u safa içinde modern şatolarda, ihtişamlı saraylarda, görkemli yalılarda, muhteşem villalarda yaşayan, lüks ve şatafatlı arabalara binerek caka ve fiyaka satan nice sözüm ona zenginler vardır ki üzerlerinden para kazandığı çalışanları açlık sınırının altında hayatlarını sürdürmektedir. İnfaktan yararlanmak bir yana emeklerinin karşılığını dahi alamamaktadır bu insanlar. İşte ayetin son cümlesinde infaktan ve paylaşmaktan uzak duranların Allah’ın nimetine nankörlük etmiş sayılacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı (bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Rızık bakımından üstün kılınanlar ellerinin altında bulunan (kölelere hizmetçilere ve çalışanlara)lara kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede) vermezler. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Durum böyleyken (verdiği nimetlerden paylaşmayı ve infak etmeyi reddederek) Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-71c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bazılarına bazılarından fazla vermesi, Allah öyle uygun gördüğü içindir. Yoksa fazla alanlar bunu iyi niyetlerinden dolayı hak etti ya da çok çalıştılar da kazandılar diye değil. “Ellerinin altında bulunanlar” ifadesini sadece hizmetçi ve köle olarak yorumlarsak bu ayet maksadına ulaşmış olamaz. Çünkü bugün artık kölelik devri kapanmış durumdadır. Bu ifadeden “rızıkları sizin aracılığınızla verilen kimseler” kastedilmektedir. Bugün ne acıdır ki; kölelere gösterilmesi gereken hassasiyet maalesef çalışanlara gösterilmiyor. Allah kölelerin haklarını ve hayat standartlarını iyileştirirken; milyonları kazanarak zevk-u safa içinde modern şatolarda, ihtişamlı saraylarda, görkemli yalılarda, muhteşem villalarda yaşayan, lüks ve şatafatlı arabalara binerek caka ve fiyaka satan nice sözüm ona zenginler vardır ki üzerlerinden para kazandığı çalışanları açlık sınırının altında hayatlarını sürdürmektedir. İnfaktan yararlanmak bir yana emeklerinin karşılığını dahi alamamaktadır bu insanlar. İşte ayetin son cümlesinde infaktan ve paylaşmaktan uzak duranların Allah’ın nimetine nankörlük etmiş sayılacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı (bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Rızık bakımından üstün kılınanlar ellerinin altında bulunan (kölelere hizmetçilere ve çalışanlara)lara kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede) vermezler. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Durum böyleyken (verdiği nimetlerden paylaşmayı ve infak etmeyi reddederek) Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-71c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bazılarına bazılarından fazla vermesi, Allah öyle uygun gördüğü içindir. Yoksa fazla alanlar bunu iyi niyetlerinden dolayı hak etti ya da çok çalıştılar da kazandılar diye değil. “Ellerinin altında bulunanlar” ifadesini sadece hizmetçi ve köle olarak yorumlarsak bu ayet maksadına ulaşmış olamaz. Çünkü bugün artık kölelik devri kapanmış durumdadır. Bu ifadeden “rızıkları sizin aracılığınızla verilen kimseler” kastedilmektedir. Bugün ne acıdır ki; kölelere gösterilmesi gereken hassasiyet maalesef çalışanlara gösterilmiyor. Allah kölelerin haklarını ve hayat standartlarını iyileştirirken; milyonları kazanarak zevk-u safa içinde modern şatolarda, ihtişamlı saraylarda, görkemli yalılarda, muhteşem villalarda yaşayan, lüks ve şatafatlı arabalara binerek caka ve fiyaka satan nice sözüm ona zenginler vardır ki üzerlerinden para kazandığı çalışanları açlık sınırının altında hayatlarını sürdürmektedir. İnfaktan yararlanmak bir yana emeklerinin karşılığını dahi alamamaktadır bu insanlar. İşte ayetin son cümlesinde infaktan ve paylaşmaktan uzak duranların Allah’ın nimetine nankörlük etmiş sayılacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Allah rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı (bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Rızık bakımından üstün kılınanlar ellerinin altında bulunan (kölelere hizmetçilere ve çalışanlara)lara kendi rızıklarından (kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede) vermezler. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Durum böyleyken (verdiği nimetlerden paylaşmayı ve infak etmeyi reddederek) Allah’ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-70c.mp3","commentary_text":"Allah’ın bazılarına bazılarından fazla vermesi, Allah öyle uygun gördüğü içindir. Yoksa fazla alanlar bunu iyi niyetlerinden dolayı hak etti ya da çok çalıştılar da kazandılar diye değil. “Ellerinin altında bulunanlar” ifadesini sadece hizmetçi ve köle olarak yorumlarsak bu ayet maksadına ulaşmış olamaz. Çünkü bugün artık kölelik devri kapanmış durumdadır. Bu ifadeden “rızıkları sizin aracılığınızla verilen kimseler” kastedilmektedir. Bugün ne acıdır ki; kölelere gösterilmesi gereken hassasiyet maalesef çalışanlara gösterilmiyor. Allah kölelerin haklarını ve hayat standartlarını iyileştirirken; milyonları kazanarak zevk-u safa içinde modern şatolarda, ihtişamlı saraylarda, görkemli yalılarda, muhteşem villalarda yaşayan, lüks ve şatafatlı arabalara binerek caka ve fiyaka satan nice sözüm ona zenginler vardır ki üzerlerinden para kazandığı çalışanları açlık sınırının altında hayatlarını sürdürmektedir. İnfaktan yararlanmak bir yana emeklerinin karşılığını dahi alamamaktadır bu insanlar. İşte ayetin son cümlesinde infaktan ve paylaşmaktan uzak duranların Allah’ın nimetine nankörlük etmiş sayılacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden de çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Hal böyleyken insanlar yine de asılsız boş şeylere inanıp Allah’ın nimetine karşı nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden de çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Hal böyleyken insanlar yine de asılsız boş şeylere inanıp Allah’ın nimetine karşı nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden de çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Hal böyleyken insanlar yine de asılsız boş şeylere inanıp Allah’ın nimetine karşı nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Allah size kendi cinsinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden de çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Hal böyleyken insanlar yine de asılsız boş şeylere inanıp Allah’ın nimetine karşı nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Onlar) Allah’la beraber onlar için göklerden ve yerden herhangi bir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere mi tapıyorlar?","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Onlar) Allah’la beraber onlar için göklerden ve yerden herhangi bir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere mi tapıyorlar?","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Onlar) Allah’la beraber onlar için göklerden ve yerden herhangi bir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere mi tapıyorlar?","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Onlar) Allah’la beraber onlar için göklerden ve yerden herhangi bir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere mi tapıyorlar?","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Artık Allah’a hiçbir şeyi benzetmeyin (birtakım varlıkları yüceltip O’na denk hale getirmeyin)! Çünkü (her şeyin hakikatini ve hikmetini) Allah bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"فَلَا تَضْرِبُوا لِلّٰهِ الْاَمْثَالَۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Artık Allah’a hiçbir şeyi benzetmeyin (birtakım varlıkları yüceltip O’na denk hale getirmeyin)! Çünkü (her şeyin hakikatini ve hikmetini) Allah bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"فَلَا تَضْرِبُوا لِلّٰهِ الْاَمْثَالَۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Artık Allah’a hiçbir şeyi benzetmeyin (birtakım varlıkları yüceltip O’na denk hale getirmeyin)! Çünkü (her şeyin hakikatini ve hikmetini) Allah bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"فَلَا تَضْرِبُوا لِلّٰهِ الْاَمْثَالَۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Artık Allah’a hiçbir şeyi benzetmeyin (birtakım varlıkları yüceltip O’na denk hale getirmeyin)! Çünkü (her şeyin hakikatini ve hikmetini) Allah bilir siz bilmezsiniz.","arabic_text":"فَلَا تَضْرِبُوا لِلّٰهِ الْاَمْثَالَۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Doğrusu bütün övgüler Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًاۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Doğrusu bütün övgüler Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًاۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Doğrusu bütün övgüler Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًاۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Doğrusu bütün övgüler Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًاۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah bir de şu iki adamı örnek verir: Adamlardan biri dilsizdir hiçbir şey yapamaz efendisine yüktür gönderildiği hiçbir yerden başarı ile dönmez. Şimdi bu adamla hakikati bilen adaleti dile getirip gerçekleştiren dosdoğru yol üzere ilerleyen kimse eşit olur mu?","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah bir de şu iki adamı örnek verir: Adamlardan biri dilsizdir hiçbir şey yapamaz efendisine yüktür gönderildiği hiçbir yerden başarı ile dönmez. Şimdi bu adamla hakikati bilen adaleti dile getirip gerçekleştiren dosdoğru yol üzere ilerleyen kimse eşit olur mu?","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah bir de şu iki adamı örnek verir: Adamlardan biri dilsizdir hiçbir şey yapamaz efendisine yüktür gönderildiği hiçbir yerden başarı ile dönmez. Şimdi bu adamla hakikati bilen adaleti dile getirip gerçekleştiren dosdoğru yol üzere ilerleyen kimse eşit olur mu?","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah bir de şu iki adamı örnek verir: Adamlardan biri dilsizdir hiçbir şey yapamaz efendisine yüktür gönderildiği hiçbir yerden başarı ile dönmez. Şimdi bu adamla hakikati bilen adaleti dile getirip gerçekleştiren dosdoğru yol üzere ilerleyen kimse eşit olur mu?","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Göklere ve yere ilişkin bilinmezlerin ilmi yalnızca Allah’a aittir. Kıyametin kopması ise ancak bir göz kırpması kadar yahut bundan da kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Şüphe yok ki Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَٓا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلَّا كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-77c.mp3","commentary_text":"İlgili ayetlerde, varlık âleminde akıllara durgunluk veren her şeyin ilahi bir plan ve programa göre yaratıldığı, insanın bu âlemde Allah’ın dışındaki varlıklara değerleri kadar kıymet vermesi ve bu varlıkların yegâne sahibinin Allah olduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiği anlatılıyor. Makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi hassas bir denge ile yoktan var eden; var ettiklerini kusursuz bir şekilde yaşatan, eğiten ve terbiye eden Allah’ın, hayatın pratik sorunlarının çözümünde insanın önünü açacak yegâne kudretin tek sahibi olduğu ortaya konuyor. Kıyametin kopma sürecinin göz kırpması örneğiyle insanlara anlayacağı dilden örnek verilerek çok kısa bir zamanda gerçekleşeceği, Allah’ın kıyametle ilgili iradesi tahakkuk ettikten sonra kimsenin tevbe edip ahiret için hazırlık yapma fırsatı bulamayacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Göklere ve yere ilişkin bilinmezlerin ilmi yalnızca Allah’a aittir. Kıyametin kopması ise ancak bir göz kırpması kadar yahut bundan da kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Şüphe yok ki Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَٓا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلَّا كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-77c.mp3","commentary_text":"İlgili ayetlerde, varlık âleminde akıllara durgunluk veren her şeyin ilahi bir plan ve programa göre yaratıldığı, insanın bu âlemde Allah’ın dışındaki varlıklara değerleri kadar kıymet vermesi ve bu varlıkların yegâne sahibinin Allah olduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiği anlatılıyor. Makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi hassas bir denge ile yoktan var eden; var ettiklerini kusursuz bir şekilde yaşatan, eğiten ve terbiye eden Allah’ın, hayatın pratik sorunlarının çözümünde insanın önünü açacak yegâne kudretin tek sahibi olduğu ortaya konuyor. Kıyametin kopma sürecinin göz kırpması örneğiyle insanlara anlayacağı dilden örnek verilerek çok kısa bir zamanda gerçekleşeceği, Allah’ın kıyametle ilgili iradesi tahakkuk ettikten sonra kimsenin tevbe edip ahiret için hazırlık yapma fırsatı bulamayacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Göklere ve yere ilişkin bilinmezlerin ilmi yalnızca Allah’a aittir. Kıyametin kopması ise ancak bir göz kırpması kadar yahut bundan da kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Şüphe yok ki Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَٓا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلَّا كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-77c.mp3","commentary_text":"İlgili ayetlerde, varlık âleminde akıllara durgunluk veren her şeyin ilahi bir plan ve programa göre yaratıldığı, insanın bu âlemde Allah’ın dışındaki varlıklara değerleri kadar kıymet vermesi ve bu varlıkların yegâne sahibinin Allah olduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiği anlatılıyor. Makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi hassas bir denge ile yoktan var eden; var ettiklerini kusursuz bir şekilde yaşatan, eğiten ve terbiye eden Allah’ın, hayatın pratik sorunlarının çözümünde insanın önünü açacak yegâne kudretin tek sahibi olduğu ortaya konuyor. Kıyametin kopma sürecinin göz kırpması örneğiyle insanlara anlayacağı dilden örnek verilerek çok kısa bir zamanda gerçekleşeceği, Allah’ın kıyametle ilgili iradesi tahakkuk ettikten sonra kimsenin tevbe edip ahiret için hazırlık yapma fırsatı bulamayacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Göklere ve yere ilişkin bilinmezlerin ilmi yalnızca Allah’a aittir. Kıyametin kopması ise ancak bir göz kırpması kadar yahut bundan da kısa bir zamanda gerçekleşecektir. Şüphe yok ki Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَٓا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلَّا كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-76c.mp3","commentary_text":"İlgili ayetlerde, varlık âleminde akıllara durgunluk veren her şeyin ilahi bir plan ve programa göre yaratıldığı, insanın bu âlemde Allah’ın dışındaki varlıklara değerleri kadar kıymet vermesi ve bu varlıkların yegâne sahibinin Allah olduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiği anlatılıyor. Makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi hassas bir denge ile yoktan var eden; var ettiklerini kusursuz bir şekilde yaşatan, eğiten ve terbiye eden Allah’ın, hayatın pratik sorunlarının çözümünde insanın önünü açacak yegâne kudretin tek sahibi olduğu ortaya konuyor. Kıyametin kopma sürecinin göz kırpması örneğiyle insanlara anlayacağı dilden örnek verilerek çok kısa bir zamanda gerçekleşeceği, Allah’ın kıyametle ilgili iradesi tahakkuk ettikten sonra kimsenin tevbe edip ahiret için hazırlık yapma fırsatı bulamayacağı vurgulanıyor."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah sizi analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar gözler ve kalpler verdi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah sizi analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar gözler ve kalpler verdi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah sizi analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar gözler ve kalpler verdi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah sizi analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar gözler ve kalpler verdi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar gök boşluğunda süzülen kuşları görmüyorlar mı? Onları dengede tutan Allah’tan başkası değildir. Bu olayda inanacak bir toplum için nice ibretler vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ مُسَخَّرَاتٍ ف۪ي جَوِّ السَّمَٓاءِۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا اللّٰهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-79c.mp3","commentary_text":"Allah’ın kuşlardan örnek vermesi anlamlıdır. Nitekim bu örnek verildiği zaman insanoğlu henüz havada uçabilen bir araç yapmamıştı. Bugün geldiğimiz noktada havacılık sanayii öylesine gelişti ki insanlar kendileriyle beraber artık eşyalarını da gökten taşıyabiliyorlar. Fakat bunun için asırlarca yürütülen ortak çalışma ile beraber milyarları harcamak zorunda kalıyorlar. Ayrıca bütün bu çalışmalardan netice alabilmek için de Allah’ın gökyüzüne verdiği özelliklerden faydalanıyorlar. Hava akışının küçük bir bozulması nedeniyle oluşan türbülansları hatırlayalım! Ya Allah gökyüzünü uçuşa elverişli yaratmasaydı bütün bu eserler olacak mıydı? Elbette ki hayır. Ama insanların birçoğu hem gökyüzünün ibretlik hassas bir denge ile yaratılışına hem de orada süzülüp giden kuşların uçuşuna bakıp maalesef Allah’ı ve onun kudretini hatırlamıyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar gök boşluğunda süzülen kuşları görmüyorlar mı? Onları dengede tutan Allah’tan başkası değildir. Bu olayda inanacak bir toplum için nice ibretler vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ مُسَخَّرَاتٍ ف۪ي جَوِّ السَّمَٓاءِۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا اللّٰهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-79c.mp3","commentary_text":"Allah’ın kuşlardan örnek vermesi anlamlıdır. Nitekim bu örnek verildiği zaman insanoğlu henüz havada uçabilen bir araç yapmamıştı. Bugün geldiğimiz noktada havacılık sanayii öylesine gelişti ki insanlar kendileriyle beraber artık eşyalarını da gökten taşıyabiliyorlar. Fakat bunun için asırlarca yürütülen ortak çalışma ile beraber milyarları harcamak zorunda kalıyorlar. Ayrıca bütün bu çalışmalardan netice alabilmek için de Allah’ın gökyüzüne verdiği özelliklerden faydalanıyorlar. Hava akışının küçük bir bozulması nedeniyle oluşan türbülansları hatırlayalım! Ya Allah gökyüzünü uçuşa elverişli yaratmasaydı bütün bu eserler olacak mıydı? Elbette ki hayır. Ama insanların birçoğu hem gökyüzünün ibretlik hassas bir denge ile yaratılışına hem de orada süzülüp giden kuşların uçuşuna bakıp maalesef Allah’ı ve onun kudretini hatırlamıyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar gök boşluğunda süzülen kuşları görmüyorlar mı? Onları dengede tutan Allah’tan başkası değildir. Bu olayda inanacak bir toplum için nice ibretler vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ مُسَخَّرَاتٍ ف۪ي جَوِّ السَّمَٓاءِۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا اللّٰهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-79c.mp3","commentary_text":"Allah’ın kuşlardan örnek vermesi anlamlıdır. Nitekim bu örnek verildiği zaman insanoğlu henüz havada uçabilen bir araç yapmamıştı. Bugün geldiğimiz noktada havacılık sanayii öylesine gelişti ki insanlar kendileriyle beraber artık eşyalarını da gökten taşıyabiliyorlar. Fakat bunun için asırlarca yürütülen ortak çalışma ile beraber milyarları harcamak zorunda kalıyorlar. Ayrıca bütün bu çalışmalardan netice alabilmek için de Allah’ın gökyüzüne verdiği özelliklerden faydalanıyorlar. Hava akışının küçük bir bozulması nedeniyle oluşan türbülansları hatırlayalım! Ya Allah gökyüzünü uçuşa elverişli yaratmasaydı bütün bu eserler olacak mıydı? Elbette ki hayır. Ama insanların birçoğu hem gökyüzünün ibretlik hassas bir denge ile yaratılışına hem de orada süzülüp giden kuşların uçuşuna bakıp maalesef Allah’ı ve onun kudretini hatırlamıyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Onlar gök boşluğunda süzülen kuşları görmüyorlar mı? Onları dengede tutan Allah’tan başkası değildir. Bu olayda inanacak bir toplum için nice ibretler vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ مُسَخَّرَاتٍ ف۪ي جَوِّ السَّمَٓاءِۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا اللّٰهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-78c.mp3","commentary_text":"Allah’ın kuşlardan örnek vermesi anlamlıdır. Nitekim bu örnek verildiği zaman insanoğlu henüz havada uçabilen bir araç yapmamıştı. Bugün geldiğimiz noktada havacılık sanayii öylesine gelişti ki insanlar kendileriyle beraber artık eşyalarını da gökten taşıyabiliyorlar. Fakat bunun için asırlarca yürütülen ortak çalışma ile beraber milyarları harcamak zorunda kalıyorlar. Ayrıca bütün bu çalışmalardan netice alabilmek için de Allah’ın gökyüzüne verdiği özelliklerden faydalanıyorlar. Hava akışının küçük bir bozulması nedeniyle oluşan türbülansları hatırlayalım! Ya Allah gökyüzünü uçuşa elverişli yaratmasaydı bütün bu eserler olacak mıydı? Elbette ki hayır. Ama insanların birçoğu hem gökyüzünün ibretlik hassas bir denge ile yaratılışına hem de orada süzülüp giden kuşların uçuşuna bakıp maalesef Allah’ı ve onun kudretini hatırlamıyor."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göç günlerinizde gerekse beldelerinizde oturduğunuz günlerde kolayca taşıyabileceğiniz evler (çadırlar); yünlerinden tüylerinden ve kıllarından yaşama sürenizin bitimine kadar yararlanabileceğiniz çeşitli giyim ve kullanım eşyası yapmanızı sağladı.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثًا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göç günlerinizde gerekse beldelerinizde oturduğunuz günlerde kolayca taşıyabileceğiniz evler (çadırlar); yünlerinden tüylerinden ve kıllarından yaşama sürenizin bitimine kadar yararlanabileceğiniz çeşitli giyim ve kullanım eşyası yapmanızı sağladı.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثًا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göç günlerinizde gerekse beldelerinizde oturduğunuz günlerde kolayca taşıyabileceğiniz evler (çadırlar); yünlerinden tüylerinden ve kıllarından yaşama sürenizin bitimine kadar yararlanabileceğiniz çeşitli giyim ve kullanım eşyası yapmanızı sağladı.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثًا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Yine sizin için hayvanların derilerinden gerek göç günlerinizde gerekse beldelerinizde oturduğunuz günlerde kolayca taşıyabileceğiniz evler (çadırlar); yünlerinden tüylerinden ve kıllarından yaşama sürenizin bitimine kadar yararlanabileceğiniz çeşitli giyim ve kullanım eşyası yapmanızı sağladı.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثًا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı dağlarda sığınacağınız barınaklar var etti sizin için sıcaktan koruyacak elbiseler savaşta muhafaza edecek zırhlar var etti. Allah size nimetini böyle tamamlıyor ki O’na teslim olur (kurtulur)sunuz.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-81c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralananların bazıları insanlar tarafından yapıldığı için akla şöyle bir soru gelebilir: Dağlarda doğal barınaklar olmakla beraber insanlar kendileri için yaşam yerleri oluşturuyor, giydiği elbiseleri kendisi yapıyor, savaş zırhlarını yine kendisi üretiyor. Hal böyle iken bunlar ilahi nimet olarak neden sıralanıyor? Evet bütün bunlarda insanın emeği çoktur ama imkânları yaratan, yasaları koyan, aklı ve zekâyı veren, iradeyi yöneten Allah’tır. Onun için “Rabbiniz odur ki, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler, filolar yürütüyor.” (İsra 17/66) buyrulmuştur. Burada da aynı derinlik mevzu bahistir. Gemileri inşa edecek zekayı ve iradeyi lütfeden, suya tutma kuvvetini veren, rüzgârı estiren ve bütün bunların kanunlarını koyan Allah’tır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı dağlarda sığınacağınız barınaklar var etti sizin için sıcaktan koruyacak elbiseler savaşta muhafaza edecek zırhlar var etti. Allah size nimetini böyle tamamlıyor ki O’na teslim olur (kurtulur)sunuz.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-81c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralananların bazıları insanlar tarafından yapıldığı için akla şöyle bir soru gelebilir: Dağlarda doğal barınaklar olmakla beraber insanlar kendileri için yaşam yerleri oluşturuyor, giydiği elbiseleri kendisi yapıyor, savaş zırhlarını yine kendisi üretiyor. Hal böyle iken bunlar ilahi nimet olarak neden sıralanıyor? Evet bütün bunlarda insanın emeği çoktur ama imkânları yaratan, yasaları koyan, aklı ve zekâyı veren, iradeyi yöneten Allah’tır. Onun için “Rabbiniz odur ki, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler, filolar yürütüyor.” (İsra 17/66) buyrulmuştur. Burada da aynı derinlik mevzu bahistir. Gemileri inşa edecek zekayı ve iradeyi lütfeden, suya tutma kuvvetini veren, rüzgârı estiren ve bütün bunların kanunlarını koyan Allah’tır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı dağlarda sığınacağınız barınaklar var etti sizin için sıcaktan koruyacak elbiseler savaşta muhafaza edecek zırhlar var etti. Allah size nimetini böyle tamamlıyor ki O’na teslim olur (kurtulur)sunuz.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-81c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralananların bazıları insanlar tarafından yapıldığı için akla şöyle bir soru gelebilir: Dağlarda doğal barınaklar olmakla beraber insanlar kendileri için yaşam yerleri oluşturuyor, giydiği elbiseleri kendisi yapıyor, savaş zırhlarını yine kendisi üretiyor. Hal böyle iken bunlar ilahi nimet olarak neden sıralanıyor? Evet bütün bunlarda insanın emeği çoktur ama imkânları yaratan, yasaları koyan, aklı ve zekâyı veren, iradeyi yöneten Allah’tır. Onun için “Rabbiniz odur ki, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler, filolar yürütüyor.” (İsra 17/66) buyrulmuştur. Burada da aynı derinlik mevzu bahistir. Gemileri inşa edecek zekayı ve iradeyi lütfeden, suya tutma kuvvetini veren, rüzgârı estiren ve bütün bunların kanunlarını koyan Allah’tır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı dağlarda sığınacağınız barınaklar var etti sizin için sıcaktan koruyacak elbiseler savaşta muhafaza edecek zırhlar var etti. Allah size nimetini böyle tamamlıyor ki O’na teslim olur (kurtulur)sunuz.","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-80c.mp3","commentary_text":"Ayette sıralananların bazıları insanlar tarafından yapıldığı için akla şöyle bir soru gelebilir: Dağlarda doğal barınaklar olmakla beraber insanlar kendileri için yaşam yerleri oluşturuyor, giydiği elbiseleri kendisi yapıyor, savaş zırhlarını yine kendisi üretiyor. Hal böyle iken bunlar ilahi nimet olarak neden sıralanıyor? Evet bütün bunlarda insanın emeği çoktur ama imkânları yaratan, yasaları koyan, aklı ve zekâyı veren, iradeyi yöneten Allah’tır. Onun için “Rabbiniz odur ki, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler, filolar yürütüyor.” (İsra 17/66) buyrulmuştur. Burada da aynı derinlik mevzu bahistir. Gemileri inşa edecek zekayı ve iradeyi lütfeden, suya tutma kuvvetini veren, rüzgârı estiren ve bütün bunların kanunlarını koyan Allah’tır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah’a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme bundan sen sorumlu değilsin) sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah’a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme bundan sen sorumlu değilsin) sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah’a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme bundan sen sorumlu değilsin) sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah’a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme bundan sen sorumlu değilsin) sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"15/15-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlar hem Allah’ın nimetini bilirler (hem de O’ndan başkasına tanrısal nitelikler yüklemek suretiyle) Allah’a nankörlük ederler. Onların çoğu inkârcı kimselerdir.","arabic_text":"يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlar hem Allah’ın nimetini bilirler (hem de O’ndan başkasına tanrısal nitelikler yüklemek suretiyle) Allah’a nankörlük ederler. Onların çoğu inkârcı kimselerdir.","arabic_text":"يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlar hem Allah’ın nimetini bilirler (hem de O’ndan başkasına tanrısal nitelikler yüklemek suretiyle) Allah’a nankörlük ederler. Onların çoğu inkârcı kimselerdir.","arabic_text":"يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Onlar hem Allah’ın nimetini bilirler (hem de O’ndan başkasına tanrısal nitelikler yüklemek suretiyle) Allah’a nankörlük ederler. Onların çoğu inkârcı kimselerdir.","arabic_text":"يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-84c.mp3","commentary_text":"“Her ümmetten bir şahidin gelmesi” peygamberlerin gelmesi demektir.  Nitekim Bakara 2/143 ve Nisa 4/41 ayetleri de bunu doğrulamaktadır. İlgili ayetlere baktığımız zaman görüyoruz ki, ahirette her peygamber kendi kavmi için tanık olacak. İnkârcılar, mazeret öne sürdükçe, onlara doğru yolu gösterip göstermedikleri sorulacak. Haklı olmadıkları ortaya çıktıktan sonra özür dilemeleri için kendilerine fırsat verilmeyecek."},{"verse_number":"84","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-84c.mp3","commentary_text":"“Her ümmetten bir şahidin gelmesi” peygamberlerin gelmesi demektir.  Nitekim Bakara 2/143 ve Nisa 4/41 ayetleri de bunu doğrulamaktadır. İlgili ayetlere baktığımız zaman görüyoruz ki, ahirette her peygamber kendi kavmi için tanık olacak. İnkârcılar, mazeret öne sürdükçe, onlara doğru yolu gösterip göstermedikleri sorulacak. Haklı olmadıkları ortaya çıktıktan sonra özür dilemeleri için kendilerine fırsat verilmeyecek."},{"verse_number":"84","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-84c.mp3","commentary_text":"“Her ümmetten bir şahidin gelmesi” peygamberlerin gelmesi demektir.  Nitekim Bakara 2/143 ve Nisa 4/41 ayetleri de bunu doğrulamaktadır. İlgili ayetlere baktığımız zaman görüyoruz ki, ahirette her peygamber kendi kavmi için tanık olacak. İnkârcılar, mazeret öne sürdükçe, onlara doğru yolu gösterip göstermedikleri sorulacak. Haklı olmadıkları ortaya çıktıktan sonra özür dilemeleri için kendilerine fırsat verilmeyecek."},{"verse_number":"84","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-83c.mp3","commentary_text":"“Her ümmetten bir şahidin gelmesi” peygamberlerin gelmesi demektir.  Nitekim Bakara 2/143 ve Nisa 4/41 ayetleri de bunu doğrulamaktadır. İlgili ayetlere baktığımız zaman görüyoruz ki, ahirette her peygamber kendi kavmi için tanık olacak. İnkârcılar, mazeret öne sürdükçe, onlara doğru yolu gösterip göstermedikleri sorulacak. Haklı olmadıkları ortaya çıktıktan sonra özür dilemeleri için kendilerine fırsat verilmeyecek."},{"verse_number":"85","turkish_text":"O zalimler (kötülüğe ve haksızlığa şartlanmış olanlar) azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmeyecek ve kendilerine mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O zalimler (kötülüğe ve haksızlığa şartlanmış olanlar) azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmeyecek ve kendilerine mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O zalimler (kötülüğe ve haksızlığa şartlanmış olanlar) azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmeyecek ve kendilerine mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O zalimler (kötülüğe ve haksızlığa şartlanmış olanlar) azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmeyecek ve kendilerine mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’a ortak koşanlar koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"15/15-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Böylelikle) onlar o gün tamamıyla Allah’a teslim olacak ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolacaktır.","arabic_text":"وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-87c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Allah’ın bazı niteliklerini insanlara isnat ederek onları Allah’a ulaşmak için aracı tutanlar da müşrik kategorisinde değerlendirilecek, kutsadıkları ve kendilerini kayırabileceklerine inandıkları kişiler tarafından yüzüstü bırakılacaklardır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Böylelikle) onlar o gün tamamıyla Allah’a teslim olacak ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolacaktır.","arabic_text":"وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-87c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Allah’ın bazı niteliklerini insanlara isnat ederek onları Allah’a ulaşmak için aracı tutanlar da müşrik kategorisinde değerlendirilecek, kutsadıkları ve kendilerini kayırabileceklerine inandıkları kişiler tarafından yüzüstü bırakılacaklardır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Böylelikle) onlar o gün tamamıyla Allah’a teslim olacak ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolacaktır.","arabic_text":"وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-87c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Allah’ın bazı niteliklerini insanlara isnat ederek onları Allah’a ulaşmak için aracı tutanlar da müşrik kategorisinde değerlendirilecek, kutsadıkları ve kendilerini kayırabileceklerine inandıkları kişiler tarafından yüzüstü bırakılacaklardır."},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Böylelikle) onlar o gün tamamıyla Allah’a teslim olacak ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolacaktır.","arabic_text":"وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-86c.mp3","commentary_text":"Bu ayetlerden anlıyoruz ki; Allah’ın bazı niteliklerini insanlara isnat ederek onları Allah’a ulaşmak için aracı tutanlar da müşrik kategorisinde değerlendirilecek, kutsadıkları ve kendilerini kayırabileceklerine inandıkları kişiler tarafından yüzüstü bırakılacaklardır."},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkâr eden ve (insanları) Allah’ın yolundan (İslam’dan) alıkoyanların bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ زِدْنَاهُمْ عَذَابًا فَوْقَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يُفْسِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-88c.mp3","commentary_text":"“Azaplarına azap ekleriz” ifadesi, ilk bakışta En’am 6/160 “Kötülükle gelene yaptığı kadarından fazla ceza verilmez” ifadesiyle çelişir gibi görülse de Nisa 4/85’te “Kim, bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır”, Furkan 25/69 “Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır” ayetleriyle desteklenmektedir. Bu ayette, kötülüğü doğuran ve yanlışa yol açan bütün eylemlerin katlanarak kişinin hesabına kaydedileceği Kur’anî bir anlatımla vurgulanmıştır. Bu konuda ayrıca 25/69 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkâr eden ve (insanları) Allah’ın yolundan (İslam’dan) alıkoyanların bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ زِدْنَاهُمْ عَذَابًا فَوْقَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يُفْسِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-88c.mp3","commentary_text":"“Azaplarına azap ekleriz” ifadesi, ilk bakışta En’am 6/160 “Kötülükle gelene yaptığı kadarından fazla ceza verilmez” ifadesiyle çelişir gibi görülse de Nisa 4/85’te “Kim, bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır”, Furkan 25/69 “Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır” ayetleriyle desteklenmektedir. Bu ayette, kötülüğü doğuran ve yanlışa yol açan bütün eylemlerin katlanarak kişinin hesabına kaydedileceği Kur’anî bir anlatımla vurgulanmıştır. Bu konuda ayrıca 25/69 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkâr eden ve (insanları) Allah’ın yolundan (İslam’dan) alıkoyanların bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ زِدْنَاهُمْ عَذَابًا فَوْقَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يُفْسِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-88c.mp3","commentary_text":"“Azaplarına azap ekleriz” ifadesi, ilk bakışta En’am 6/160 “Kötülükle gelene yaptığı kadarından fazla ceza verilmez” ifadesiyle çelişir gibi görülse de Nisa 4/85’te “Kim, bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır”, Furkan 25/69 “Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır” ayetleriyle desteklenmektedir. Bu ayette, kötülüğü doğuran ve yanlışa yol açan bütün eylemlerin katlanarak kişinin hesabına kaydedileceği Kur’anî bir anlatımla vurgulanmıştır. Bu konuda ayrıca 25/69 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"88","turkish_text":"İnkâr eden ve (insanları) Allah’ın yolundan (İslam’dan) alıkoyanların bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ زِدْنَاهُمْ عَذَابًا فَوْقَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يُفْسِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-87c.mp3","commentary_text":"“Azaplarına azap ekleriz” ifadesi, ilk bakışta En’am 6/160 “Kötülükle gelene yaptığı kadarından fazla ceza verilmez” ifadesiyle çelişir gibi görülse de Nisa 4/85’te “Kim, bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır”, Furkan 25/69 “Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır” ayetleriyle desteklenmektedir. Bu ayette, kötülüğü doğuran ve yanlışa yol açan bütün eylemlerin katlanarak kişinin hesabına kaydedileceği Kur’anî bir anlatımla vurgulanmıştır. Bu konuda ayrıca 25/69 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"89","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmete kendilerinden bir şahit (peygamber) göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bu (mesajın muhatabı olan) insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi bir rahmet kaynağı ve Allah’a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak indirdik.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَه۪يدًا عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmete kendilerinden bir şahit (peygamber) göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bu (mesajın muhatabı olan) insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi bir rahmet kaynağı ve Allah’a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak indirdik.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَه۪يدًا عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmete kendilerinden bir şahit (peygamber) göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bu (mesajın muhatabı olan) insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi bir rahmet kaynağı ve Allah’a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak indirdik.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَه۪يدًا عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"O gün (kıyamette) her ümmete kendilerinden bir şahit (peygamber) göndeririz ve seni de (Ey Muhammed!) bu (mesajın muhatabı olan) insanlar üzerine şahit olarak getiririz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için bir doğru yol rehberi bir rahmet kaynağı ve Allah’a yürekten teslim olanlara bir müjde olarak indirdik.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَه۪يدًا عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Muhakkak ki Allah adaleti iyilik yapmayı akrabaya/yakınlara bakmayı emreder; ahlaksızlığı/hayasızlığı fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size öğüt verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-90c.mp3","commentary_text":"Bu ayet Allah’ın emirlerini ve yasaklarını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır. Allah, insanlara karşı adil olmayı, her şeyi doğru ve yerli yerince yapmayı, hukuku gözetmeyi ve hakkı teslim etmeyi emrediyor. “Adil olunuz! (Her bakımdan) kendinizi korumak için en uygun olan budur.” (Maide 5/8) İhsanı; iyilik etmeyi, yapılanı en güzel yapmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, hoşgörülü, nazik ve lütufkâr davranmayı, empati kurmayı, kendisi için sevdiğini başkası için de sevmeyi, kendisi için istemediğini başkası için de istememeyi emrediyor. Akrabaya vermeyi; yakında bulunan dost, komşu, arkadaş kim varsa vermeye onlardan başlamayı ve onlara ikramda bulunmayı, infak etmeyi, onların acılarına, mutluluklarına ortak olmayı, onlarla sürekli ve samimi bir dostluk kurmayı emrediyor. “Akraba” terimi, çoğunlukla bireyleri, kan bağları, evlilik ya da evlat edinme yoluyla birbirine bağlayan bir ilişki olarak görülse de ayetin genel anlam örgüsü içinde, kişinin manevi ve ahlaki anlamdaki bütün yakınlarını, ait olduğu cemiyetin bütün bireylerini, yaşadığı mahallenin bütün fertlerini işaret etmektedir. Buna karşılık; zinayı, gayri meşru ilişkileri ve her türlü utanç verici hareketleri, selim akla ve sağduyuya aykırı, Kur’an’ın asla onaylamayacağı edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri, ahlaksızlıkları, kamu vicdanının tasvip etmediği davranışları ve zulmü, hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlıkları yasaklıyor!"},{"verse_number":"90","turkish_text":"Muhakkak ki Allah adaleti iyilik yapmayı akrabaya/yakınlara bakmayı emreder; ahlaksızlığı/hayasızlığı fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size öğüt verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-90c.mp3","commentary_text":"Bu ayet Allah’ın emirlerini ve yasaklarını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır. Allah, insanlara karşı adil olmayı, her şeyi doğru ve yerli yerince yapmayı, hukuku gözetmeyi ve hakkı teslim etmeyi emrediyor. “Adil olunuz! (Her bakımdan) kendinizi korumak için en uygun olan budur.” (Maide 5/8) İhsanı; iyilik etmeyi, yapılanı en güzel yapmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, hoşgörülü, nazik ve lütufkâr davranmayı, empati kurmayı, kendisi için sevdiğini başkası için de sevmeyi, kendisi için istemediğini başkası için de istememeyi emrediyor. Akrabaya vermeyi; yakında bulunan dost, komşu, arkadaş kim varsa vermeye onlardan başlamayı ve onlara ikramda bulunmayı, infak etmeyi, onların acılarına, mutluluklarına ortak olmayı, onlarla sürekli ve samimi bir dostluk kurmayı emrediyor. “Akraba” terimi, çoğunlukla bireyleri, kan bağları, evlilik ya da evlat edinme yoluyla birbirine bağlayan bir ilişki olarak görülse de ayetin genel anlam örgüsü içinde, kişinin manevi ve ahlaki anlamdaki bütün yakınlarını, ait olduğu cemiyetin bütün bireylerini, yaşadığı mahallenin bütün fertlerini işaret etmektedir. Buna karşılık; zinayı, gayri meşru ilişkileri ve her türlü utanç verici hareketleri, selim akla ve sağduyuya aykırı, Kur’an’ın asla onaylamayacağı edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri, ahlaksızlıkları, kamu vicdanının tasvip etmediği davranışları ve zulmü, hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlıkları yasaklıyor!"},{"verse_number":"90","turkish_text":"Muhakkak ki Allah adaleti iyilik yapmayı akrabaya/yakınlara bakmayı emreder; ahlaksızlığı/hayasızlığı fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size öğüt verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-90c.mp3","commentary_text":"Bu ayet Allah’ın emirlerini ve yasaklarını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır. Allah, insanlara karşı adil olmayı, her şeyi doğru ve yerli yerince yapmayı, hukuku gözetmeyi ve hakkı teslim etmeyi emrediyor. “Adil olunuz! (Her bakımdan) kendinizi korumak için en uygun olan budur.” (Maide 5/8) İhsanı; iyilik etmeyi, yapılanı en güzel yapmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, hoşgörülü, nazik ve lütufkâr davranmayı, empati kurmayı, kendisi için sevdiğini başkası için de sevmeyi, kendisi için istemediğini başkası için de istememeyi emrediyor. Akrabaya vermeyi; yakında bulunan dost, komşu, arkadaş kim varsa vermeye onlardan başlamayı ve onlara ikramda bulunmayı, infak etmeyi, onların acılarına, mutluluklarına ortak olmayı, onlarla sürekli ve samimi bir dostluk kurmayı emrediyor. “Akraba” terimi, çoğunlukla bireyleri, kan bağları, evlilik ya da evlat edinme yoluyla birbirine bağlayan bir ilişki olarak görülse de ayetin genel anlam örgüsü içinde, kişinin manevi ve ahlaki anlamdaki bütün yakınlarını, ait olduğu cemiyetin bütün bireylerini, yaşadığı mahallenin bütün fertlerini işaret etmektedir. Buna karşılık; zinayı, gayri meşru ilişkileri ve her türlü utanç verici hareketleri, selim akla ve sağduyuya aykırı, Kur’an’ın asla onaylamayacağı edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri, ahlaksızlıkları, kamu vicdanının tasvip etmediği davranışları ve zulmü, hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlıkları yasaklıyor!"},{"verse_number":"90","turkish_text":"Muhakkak ki Allah adaleti iyilik yapmayı akrabaya/yakınlara bakmayı emreder; ahlaksızlığı/hayasızlığı fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. İyice anlayıp tutasınız diye size öğüt verir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-89c.mp3","commentary_text":"Bu ayet Allah’ın emirlerini ve yasaklarını ana hatlarıyla ortaya koymaktadır. Allah, insanlara karşı adil olmayı, her şeyi doğru ve yerli yerince yapmayı, hukuku gözetmeyi ve hakkı teslim etmeyi emrediyor. “Adil olunuz! (Her bakımdan) kendinizi korumak için en uygun olan budur.” (Maide 5/8) İhsanı; iyilik etmeyi, yapılanı en güzel yapmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, hoşgörülü, nazik ve lütufkâr davranmayı, empati kurmayı, kendisi için sevdiğini başkası için de sevmeyi, kendisi için istemediğini başkası için de istememeyi emrediyor. Akrabaya vermeyi; yakında bulunan dost, komşu, arkadaş kim varsa vermeye onlardan başlamayı ve onlara ikramda bulunmayı, infak etmeyi, onların acılarına, mutluluklarına ortak olmayı, onlarla sürekli ve samimi bir dostluk kurmayı emrediyor. “Akraba” terimi, çoğunlukla bireyleri, kan bağları, evlilik ya da evlat edinme yoluyla birbirine bağlayan bir ilişki olarak görülse de ayetin genel anlam örgüsü içinde, kişinin manevi ve ahlaki anlamdaki bütün yakınlarını, ait olduğu cemiyetin bütün bireylerini, yaşadığı mahallenin bütün fertlerini işaret etmektedir. Buna karşılık; zinayı, gayri meşru ilişkileri ve her türlü utanç verici hareketleri, selim akla ve sağduyuya aykırı, Kur’an’ın asla onaylamayacağı edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri, ahlaksızlıkları, kamu vicdanının tasvip etmediği davranışları ve zulmü, hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlıkları yasaklıyor!"},{"verse_number":"91","turkish_text":"Antlaşma yaptığınız zaman Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin! Pekiştirdiğiniz yeminlerinizi bozmayın! Çünkü söylediklerinize Allah’ı şahit tutmuşsunuz. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَاَوْفُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ اِذَا عَاهَدْتُمْ وَلَا تَنْقُضُوا الْاَيْمَانَ بَعْدَ تَوْك۪يدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّٰهَ عَلَيْكُمْ كَف۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Antlaşma yaptığınız zaman Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin! Pekiştirdiğiniz yeminlerinizi bozmayın! Çünkü söylediklerinize Allah’ı şahit tutmuşsunuz. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَاَوْفُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ اِذَا عَاهَدْتُمْ وَلَا تَنْقُضُوا الْاَيْمَانَ بَعْدَ تَوْك۪يدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّٰهَ عَلَيْكُمْ كَف۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Antlaşma yaptığınız zaman Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin! Pekiştirdiğiniz yeminlerinizi bozmayın! Çünkü söylediklerinize Allah’ı şahit tutmuşsunuz. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَاَوْفُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ اِذَا عَاهَدْتُمْ وَلَا تَنْقُضُوا الْاَيْمَانَ بَعْدَ تَوْك۪يدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّٰهَ عَلَيْكُمْ كَف۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Antlaşma yaptığınız zaman Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin! Pekiştirdiğiniz yeminlerinizi bozmayın! Çünkü söylediklerinize Allah’ı şahit tutmuşsunuz. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَاَوْفُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ اِذَا عَاهَدْتُمْ وَلَا تَنْقُضُوا الْاَيْمَانَ بَعْدَ تَوْك۪يدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّٰهَ عَلَيْكُمْ كَف۪يلًاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Böylece eğirdiği yünü sağlam iplik haline getirdikten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın! Allah sizi bu yolla sınavdan geçiriyor. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثًاۜ تَتَّخِذُونَ اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ اَنْ تَكُونَ اُمَّةٌ هِيَ اَرْبٰى مِنْ اُمَّةٍۜ اِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللّٰهُ بِه۪ۜ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Böylece eğirdiği yünü sağlam iplik haline getirdikten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın! Allah sizi bu yolla sınavdan geçiriyor. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثًاۜ تَتَّخِذُونَ اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ اَنْ تَكُونَ اُمَّةٌ هِيَ اَرْبٰى مِنْ اُمَّةٍۜ اِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللّٰهُ بِه۪ۜ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Böylece eğirdiği yünü sağlam iplik haline getirdikten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın! Allah sizi bu yolla sınavdan geçiriyor. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثًاۜ تَتَّخِذُونَ اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ اَنْ تَكُونَ اُمَّةٌ هِيَ اَرْبٰى مِنْ اُمَّةٍۜ اِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللّٰهُ بِه۪ۜ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Böylece eğirdiği yünü sağlam iplik haline getirdikten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın! Allah sizi bu yolla sınavdan geçiriyor. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثًاۜ تَتَّخِذُونَ اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ اَنْ تَكُونَ اُمَّةٌ هِيَ اَرْبٰى مِنْ اُمَّةٍۜ اِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللّٰهُ بِه۪ۜ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O (doğru yoldan uzaklaşmak) isteyeni sapıklıkta bırakır (gerçeğe ulaşmak) isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın ki sizler yaptığınız işlerden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O (doğru yoldan uzaklaşmak) isteyeni sapıklıkta bırakır (gerçeğe ulaşmak) isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın ki sizler yaptığınız işlerden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O (doğru yoldan uzaklaşmak) isteyeni sapıklıkta bırakır (gerçeğe ulaşmak) isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın ki sizler yaptığınız işlerden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O (doğru yoldan uzaklaşmak) isteyeni sapıklıkta bırakır (gerçeğe ulaşmak) isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın ki sizler yaptığınız işlerden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa (doğru yolda) sapasağlam duran ayaklarınız kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonucunu) tatmak zorunda kalırsınız. Ayrıca ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.","arabic_text":"وَلَا تَتَّخِذُٓوا اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّٓوءَ بِمَا صَدَدْتُمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-94c.mp3","commentary_text":"“Ayaklarınız kayar” ifadesi, Allah’ın hak yoluna girdikten sonra batıla düşmek, yoldan çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu ifadeden anlıyoruz ki; yalan yere yemin ederek insanları aldatmaya kalkmak ya da yemini hile aracı kullanarak insanları yanıltmaya çalışmak doğru yoldan kayacak kadar tehlikelidir. Demek yalan yere yapılan yeminler çoğaldıkça insanın doğru yolda kalma durumu o derece tehlikeye girmektedir. Sadece bir yemin için insanın ödemesi gereken keffaret (bedel) Maide 5/89. ayetinde detaylı anlatılmaktadır. Toplum olarak o kadar yemin ediyoruz ki; bu ayete göre neredeyse ömrümüz yemek yedirmekle ya da oruç tutmakla geçse yine de yaptığımız yeminlerin keffaretini ödemiş sayılmayacağız."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa (doğru yolda) sapasağlam duran ayaklarınız kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonucunu) tatmak zorunda kalırsınız. Ayrıca ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.","arabic_text":"وَلَا تَتَّخِذُٓوا اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّٓوءَ بِمَا صَدَدْتُمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-94c.mp3","commentary_text":"“Ayaklarınız kayar” ifadesi, Allah’ın hak yoluna girdikten sonra batıla düşmek, yoldan çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu ifadeden anlıyoruz ki; yalan yere yemin ederek insanları aldatmaya kalkmak ya da yemini hile aracı kullanarak insanları yanıltmaya çalışmak doğru yoldan kayacak kadar tehlikelidir. Demek yalan yere yapılan yeminler çoğaldıkça insanın doğru yolda kalma durumu o derece tehlikeye girmektedir. Sadece bir yemin için insanın ödemesi gereken keffaret (bedel) Maide 5/89. ayetinde detaylı anlatılmaktadır. Toplum olarak o kadar yemin ediyoruz ki; bu ayete göre neredeyse ömrümüz yemek yedirmekle ya da oruç tutmakla geçse yine de yaptığımız yeminlerin keffaretini ödemiş sayılmayacağız."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa (doğru yolda) sapasağlam duran ayaklarınız kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonucunu) tatmak zorunda kalırsınız. Ayrıca ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.","arabic_text":"وَلَا تَتَّخِذُٓوا اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّٓوءَ بِمَا صَدَدْتُمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-94c.mp3","commentary_text":"“Ayaklarınız kayar” ifadesi, Allah’ın hak yoluna girdikten sonra batıla düşmek, yoldan çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu ifadeden anlıyoruz ki; yalan yere yemin ederek insanları aldatmaya kalkmak ya da yemini hile aracı kullanarak insanları yanıltmaya çalışmak doğru yoldan kayacak kadar tehlikelidir. Demek yalan yere yapılan yeminler çoğaldıkça insanın doğru yolda kalma durumu o derece tehlikeye girmektedir. Sadece bir yemin için insanın ödemesi gereken keffaret (bedel) Maide 5/89. ayetinde detaylı anlatılmaktadır. Toplum olarak o kadar yemin ediyoruz ki; bu ayete göre neredeyse ömrümüz yemek yedirmekle ya da oruç tutmakla geçse yine de yaptığımız yeminlerin keffaretini ödemiş sayılmayacağız."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa (doğru yolda) sapasağlam duran ayaklarınız kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonucunu) tatmak zorunda kalırsınız. Ayrıca ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.","arabic_text":"وَلَا تَتَّخِذُٓوا اَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّٓوءَ بِمَا صَدَدْتُمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۚ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-93c.mp3","commentary_text":"“Ayaklarınız kayar” ifadesi, Allah’ın hak yoluna girdikten sonra batıla düşmek, yoldan çıkmak anlamında kullanılmıştır. Bu ifadeden anlıyoruz ki; yalan yere yemin ederek insanları aldatmaya kalkmak ya da yemini hile aracı kullanarak insanları yanıltmaya çalışmak doğru yoldan kayacak kadar tehlikelidir. Demek yalan yere yapılan yeminler çoğaldıkça insanın doğru yolda kalma durumu o derece tehlikeye girmektedir. Sadece bir yemin için insanın ödemesi gereken keffaret (bedel) Maide 5/89. ayetinde detaylı anlatılmaktadır. Toplum olarak o kadar yemin ediyoruz ki; bu ayete göre neredeyse ömrümüz yemek yedirmekle ya da oruç tutmakla geçse yine de yaptığımız yeminlerin keffaretini ödemiş sayılmayacağız."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Allah’a verdiğiniz sözü değersiz bir (dünyalık) menfaat karşılığında satmayın/değişmeyin! Eğer bilirseniz sizin için en hayırlısı sadece Allah’ın katında olan (sonsuz nimetler)dir.","arabic_text":"وَلَا تَشْتَرُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اِنَّمَا عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-95c.mp3","commentary_text":"Yani dünyalık iğreti menfaatler için Allah adına verdiğiniz sözü değiştirerek hem Allah’ın adını yere düşürmeyin hem de ebedi cennetteki Allah’ın sizin için hazırladığı sonsuz ve sınırsız nimetlerden mahrum kalmayın denilmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Allah’a verdiğiniz sözü değersiz bir (dünyalık) menfaat karşılığında satmayın/değişmeyin! Eğer bilirseniz sizin için en hayırlısı sadece Allah’ın katında olan (sonsuz nimetler)dir.","arabic_text":"وَلَا تَشْتَرُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اِنَّمَا عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-95c.mp3","commentary_text":"Yani dünyalık iğreti menfaatler için Allah adına verdiğiniz sözü değiştirerek hem Allah’ın adını yere düşürmeyin hem de ebedi cennetteki Allah’ın sizin için hazırladığı sonsuz ve sınırsız nimetlerden mahrum kalmayın denilmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Allah’a verdiğiniz sözü değersiz bir (dünyalık) menfaat karşılığında satmayın/değişmeyin! Eğer bilirseniz sizin için en hayırlısı sadece Allah’ın katında olan (sonsuz nimetler)dir.","arabic_text":"وَلَا تَشْتَرُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اِنَّمَا عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-95c.mp3","commentary_text":"Yani dünyalık iğreti menfaatler için Allah adına verdiğiniz sözü değiştirerek hem Allah’ın adını yere düşürmeyin hem de ebedi cennetteki Allah’ın sizin için hazırladığı sonsuz ve sınırsız nimetlerden mahrum kalmayın denilmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Allah’a verdiğiniz sözü değersiz bir (dünyalık) menfaat karşılığında satmayın/değişmeyin! Eğer bilirseniz sizin için en hayırlısı sadece Allah’ın katında olan (sonsuz nimetler)dir.","arabic_text":"وَلَا تَشْتَرُوا بِعَهْدِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ اِنَّمَا عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-94.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-94c.mp3","commentary_text":"Yani dünyalık iğreti menfaatler için Allah adına verdiğiniz sözü değiştirerek hem Allah’ın adını yere düşürmeyin hem de ebedi cennetteki Allah’ın sizin için hazırladığı sonsuz ve sınırsız nimetlerden mahrum kalmayın denilmektedir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Sizin yanınızda bulunanlar (eninde sonunda) tükenecektir ama Allah katındakiler asla tükenmez. Üstelik (dünyanın geçici nimetlerine aldanmadan doğru yaşamak ve doğruyu hayatta tutmak için) direnenlere mükâfatlarını yaptıklarının daha güzeli ile mutlaka ödeyeceğiz.","arabic_text":"مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Sizin yanınızda bulunanlar (eninde sonunda) tükenecektir ama Allah katındakiler asla tükenmez. Üstelik (dünyanın geçici nimetlerine aldanmadan doğru yaşamak ve doğruyu hayatta tutmak için) direnenlere mükâfatlarını yaptıklarının daha güzeli ile mutlaka ödeyeceğiz.","arabic_text":"مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Sizin yanınızda bulunanlar (eninde sonunda) tükenecektir ama Allah katındakiler asla tükenmez. Üstelik (dünyanın geçici nimetlerine aldanmadan doğru yaşamak ve doğruyu hayatta tutmak için) direnenlere mükâfatlarını yaptıklarının daha güzeli ile mutlaka ödeyeceğiz.","arabic_text":"مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Sizin yanınızda bulunanlar (eninde sonunda) tükenecektir ama Allah katındakiler asla tükenmez. Üstelik (dünyanın geçici nimetlerine aldanmadan doğru yaşamak ve doğruyu hayatta tutmak için) direnenlere mükâfatlarını yaptıklarının daha güzeli ile mutlaka ödeyeceğiz.","arabic_text":"مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍۜ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُٓوا اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun her kim (Allah’a ve âhiret gününe) inanmış olarak faydalı bir iş yaparsa ona (hem dünyada hem de ahirette) mutlu ve huzurlu bir hayat yaşatacağız. Böylelerini yaptıkları işlerin en güzeli neyse ona göre ödüllendireceğiz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-97c.mp3","commentary_text":"Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun her kim (Allah’a ve âhiret gününe) inanmış olarak faydalı bir iş yaparsa ona (hem dünyada hem de ahirette) mutlu ve huzurlu bir hayat yaşatacağız. Böylelerini yaptıkları işlerin en güzeli neyse ona göre ödüllendireceğiz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-97c.mp3","commentary_text":"Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun her kim (Allah’a ve âhiret gününe) inanmış olarak faydalı bir iş yaparsa ona (hem dünyada hem de ahirette) mutlu ve huzurlu bir hayat yaşatacağız. Böylelerini yaptıkları işlerin en güzeli neyse ona göre ödüllendireceğiz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-97c.mp3","commentary_text":"Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Erkek olsun kadın olsun her kim (Allah’a ve âhiret gününe) inanmış olarak faydalı bir iş yaparsa ona (hem dünyada hem de ahirette) mutlu ve huzurlu bir hayat yaşatacağız. Böylelerini yaptıkları işlerin en güzeli neyse ona göre ödüllendireceğiz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-96.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-96c.mp3","commentary_text":"Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-98c.mp3","commentary_text":"Ayette, şeytandan korunmanın tek yolunun iradeyi ortaya koyduktan sonra Allah’a sığınmak olduğu ifade ediliyor. İnsan, doğası gereği, her zaman manevî ve ahlakî ölçülerin gerçek değerini sorgulama ya da onlara şüpheyle yaklaşma eğilimindedir. Bunun içindir ki, inanan kişi Kur’an’dan bir ayet ya da bir bölüm okuyacağı ve onun üzerinde düşüneceği zaman, Allah’a yani Allah’ın gönderdiği diğer âyetlere de baş vurmalı ve onların desteğini de alarak şeytanın ve şeytani düşüncelerin etkisinden korunmaya çalışmalıdır. Çünkü bazı ayetler mücmel, bazıları mufassaldır. Mücmel ayetleri mufassal ayetler üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. Aksi takdirde şer dürtülerin kuşatmasıyla İlahi Kelamla ilgili inancını yaralayacak gereksiz ve anlamsız şeyler düşünebilir. Bu ayetten ayrıca Kur’an okuyacağımız ya da Mushaf’a tutacağımız zaman abdestli olmak gibi bir şartın olmadığını da anlamış oluyoruz. Zira Maide, 5/6 ayetinde “Namaza duracağınız zaman…” diye başlayan bir hitap var ve arkasından da abdest alma zorunluluğu getiriliyor. Aynı şart Kur’an okumak ya da Mushaf’a tutmak için olsaydı burada da “Kur’an okumaya başlayacağınız zaman…” hitabıyla abdest zorunluluğu getirilir ve arkasından şeytandan sığınma önerilirdi. Ayrıca “Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” maktan kasıt her türlü ön yargılardan, geleneksel bilgi ve düşüncelerden, Kuran dışındaki yanlış algı ve tasavvurlardan sıyrılarak adeta Rabbimizin terbiyesine girerek hikmetlerinden faydalanmak, samimi bir kul olarak okuma yapmak demektir."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-98c.mp3","commentary_text":"Ayette, şeytandan korunmanın tek yolunun iradeyi ortaya koyduktan sonra Allah’a sığınmak olduğu ifade ediliyor. İnsan, doğası gereği, her zaman manevî ve ahlakî ölçülerin gerçek değerini sorgulama ya da onlara şüpheyle yaklaşma eğilimindedir. Bunun içindir ki, inanan kişi Kur’an’dan bir ayet ya da bir bölüm okuyacağı ve onun üzerinde düşüneceği zaman, Allah’a yani Allah’ın gönderdiği diğer âyetlere de baş vurmalı ve onların desteğini de alarak şeytanın ve şeytani düşüncelerin etkisinden korunmaya çalışmalıdır. Çünkü bazı ayetler mücmel, bazıları mufassaldır. Mücmel ayetleri mufassal ayetler üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. Aksi takdirde şer dürtülerin kuşatmasıyla İlahi Kelamla ilgili inancını yaralayacak gereksiz ve anlamsız şeyler düşünebilir. Bu ayetten ayrıca Kur’an okuyacağımız ya da Mushaf’a tutacağımız zaman abdestli olmak gibi bir şartın olmadığını da anlamış oluyoruz. Zira Maide, 5/6 ayetinde “Namaza duracağınız zaman…” diye başlayan bir hitap var ve arkasından da abdest alma zorunluluğu getiriliyor. Aynı şart Kur’an okumak ya da Mushaf’a tutmak için olsaydı burada da “Kur’an okumaya başlayacağınız zaman…” hitabıyla abdest zorunluluğu getirilir ve arkasından şeytandan sığınma önerilirdi. Ayrıca “Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” maktan kasıt her türlü ön yargılardan, geleneksel bilgi ve düşüncelerden, Kuran dışındaki yanlış algı ve tasavvurlardan sıyrılarak adeta Rabbimizin terbiyesine girerek hikmetlerinden faydalanmak, samimi bir kul olarak okuma yapmak demektir."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-98c.mp3","commentary_text":"Ayette, şeytandan korunmanın tek yolunun iradeyi ortaya koyduktan sonra Allah’a sığınmak olduğu ifade ediliyor. İnsan, doğası gereği, her zaman manevî ve ahlakî ölçülerin gerçek değerini sorgulama ya da onlara şüpheyle yaklaşma eğilimindedir. Bunun içindir ki, inanan kişi Kur’an’dan bir ayet ya da bir bölüm okuyacağı ve onun üzerinde düşüneceği zaman, Allah’a yani Allah’ın gönderdiği diğer âyetlere de baş vurmalı ve onların desteğini de alarak şeytanın ve şeytani düşüncelerin etkisinden korunmaya çalışmalıdır. Çünkü bazı ayetler mücmel, bazıları mufassaldır. Mücmel ayetleri mufassal ayetler üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. Aksi takdirde şer dürtülerin kuşatmasıyla İlahi Kelamla ilgili inancını yaralayacak gereksiz ve anlamsız şeyler düşünebilir. Bu ayetten ayrıca Kur’an okuyacağımız ya da Mushaf’a tutacağımız zaman abdestli olmak gibi bir şartın olmadığını da anlamış oluyoruz. Zira Maide, 5/6 ayetinde “Namaza duracağınız zaman…” diye başlayan bir hitap var ve arkasından da abdest alma zorunluluğu getiriliyor. Aynı şart Kur’an okumak ya da Mushaf’a tutmak için olsaydı burada da “Kur’an okumaya başlayacağınız zaman…” hitabıyla abdest zorunluluğu getirilir ve arkasından şeytandan sığınma önerilirdi. Ayrıca “Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” maktan kasıt her türlü ön yargılardan, geleneksel bilgi ve düşüncelerden, Kuran dışındaki yanlış algı ve tasavvurlardan sıyrılarak adeta Rabbimizin terbiyesine girerek hikmetlerinden faydalanmak, samimi bir kul olarak okuma yapmak demektir."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"15/15-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-97c.mp3","commentary_text":"Ayette, şeytandan korunmanın tek yolunun iradeyi ortaya koyduktan sonra Allah’a sığınmak olduğu ifade ediliyor. İnsan, doğası gereği, her zaman manevî ve ahlakî ölçülerin gerçek değerini sorgulama ya da onlara şüpheyle yaklaşma eğilimindedir. Bunun içindir ki, inanan kişi Kur’an’dan bir ayet ya da bir bölüm okuyacağı ve onun üzerinde düşüneceği zaman, Allah’a yani Allah’ın gönderdiği diğer âyetlere de baş vurmalı ve onların desteğini de alarak şeytanın ve şeytani düşüncelerin etkisinden korunmaya çalışmalıdır. Çünkü bazı ayetler mücmel, bazıları mufassaldır. Mücmel ayetleri mufassal ayetler üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. Aksi takdirde şer dürtülerin kuşatmasıyla İlahi Kelamla ilgili inancını yaralayacak gereksiz ve anlamsız şeyler düşünebilir. Bu ayetten ayrıca Kur’an okuyacağımız ya da Mushaf’a tutacağımız zaman abdestli olmak gibi bir şartın olmadığını da anlamış oluyoruz. Zira Maide, 5/6 ayetinde “Namaza duracağınız zaman…” diye başlayan bir hitap var ve arkasından da abdest alma zorunluluğu getiriliyor. Aynı şart Kur’an okumak ya da Mushaf’a tutmak için olsaydı burada da “Kur’an okumaya başlayacağınız zaman…” hitabıyla abdest zorunluluğu getirilir ve arkasından şeytandan sığınma önerilirdi. Ayrıca “Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” maktan kasıt her türlü ön yargılardan, geleneksel bilgi ve düşüncelerden, Kuran dışındaki yanlış algı ve tasavvurlardan sıyrılarak adeta Rabbimizin terbiyesine girerek hikmetlerinden faydalanmak, samimi bir kul olarak okuma yapmak demektir."},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.","arabic_text":"اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.","arabic_text":"اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.","arabic_text":"اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.","arabic_text":"اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onun zorlayıcı gücü kendisini dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.","arabic_text":"اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onun zorlayıcı gücü kendisini dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.","arabic_text":"اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onun zorlayıcı gücü kendisini dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.","arabic_text":"اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onun zorlayıcı gücü kendisini dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.","arabic_text":"اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/106"],"audio_path":"15/15-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/106"],"audio_path":"15/15-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/106"],"audio_path":"15/15-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.","arabic_text":"وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/106"],"audio_path":"15/15-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey Muhammed!) de ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) O Kur’an’ı inananların imanlarını sağlamlaştırmak Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.”","arabic_text":"قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey Muhammed!) de ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) O Kur’an’ı inananların imanlarını sağlamlaştırmak Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.”","arabic_text":"قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey Muhammed!) de ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) O Kur’an’ı inananların imanlarını sağlamlaştırmak Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.”","arabic_text":"قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Ey Muhammed!) de ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) O Kur’an’ı inananların imanlarını sağlamlaştırmak Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Rabbinden hak olarak indirmiştir.”","arabic_text":"قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Andolsun ki biz onların: “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır (Rumcadır). Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيٌّ وَهٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-103c.mp3","commentary_text":"İnkârcılardan bazıları Kur’an’da dile getirilen mesajlara Hz. Peygamberin kendi “uydurmaları” gözüyle bakarken, bazıları da bunların ona Cebra veya Yaiş isminde Rum ve Hıristiyan olan bir köle tarafından öğretildiğini düşünüyordu. Bu tahminler bütünüyle spekülatif nitelikte olup herhangi bir değer ifade etmemektedir. Çünkü Kur’an’ın fesahat ve belagati karşısında hayretlerini gizleyemeyen Arap edip ve şairleri de çok iyi biliyorlar ki, ümmî olan yani daha önce herhangi bir ilahi kitap üzerinde çalışma yapmamış bulunan bir peygamberin ya da Arapça bilmeyen ve Rumca konuşan yabancı bir adamın böyle mükemmel ifadeler kullanması, cümleler kurması asla mümkün değildir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Andolsun ki biz onların: “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır (Rumcadır). Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيٌّ وَهٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-103c.mp3","commentary_text":"İnkârcılardan bazıları Kur’an’da dile getirilen mesajlara Hz. Peygamberin kendi “uydurmaları” gözüyle bakarken, bazıları da bunların ona Cebra veya Yaiş isminde Rum ve Hıristiyan olan bir köle tarafından öğretildiğini düşünüyordu. Bu tahminler bütünüyle spekülatif nitelikte olup herhangi bir değer ifade etmemektedir. Çünkü Kur’an’ın fesahat ve belagati karşısında hayretlerini gizleyemeyen Arap edip ve şairleri de çok iyi biliyorlar ki, ümmî olan yani daha önce herhangi bir ilahi kitap üzerinde çalışma yapmamış bulunan bir peygamberin ya da Arapça bilmeyen ve Rumca konuşan yabancı bir adamın böyle mükemmel ifadeler kullanması, cümleler kurması asla mümkün değildir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Andolsun ki biz onların: “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır (Rumcadır). Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيٌّ وَهٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-103c.mp3","commentary_text":"İnkârcılardan bazıları Kur’an’da dile getirilen mesajlara Hz. Peygamberin kendi “uydurmaları” gözüyle bakarken, bazıları da bunların ona Cebra veya Yaiş isminde Rum ve Hıristiyan olan bir köle tarafından öğretildiğini düşünüyordu. Bu tahminler bütünüyle spekülatif nitelikte olup herhangi bir değer ifade etmemektedir. Çünkü Kur’an’ın fesahat ve belagati karşısında hayretlerini gizleyemeyen Arap edip ve şairleri de çok iyi biliyorlar ki, ümmî olan yani daha önce herhangi bir ilahi kitap üzerinde çalışma yapmamış bulunan bir peygamberin ya da Arapça bilmeyen ve Rumca konuşan yabancı bir adamın böyle mükemmel ifadeler kullanması, cümleler kurması asla mümkün değildir."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Andolsun ki biz onların: “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır (Rumcadır). Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيٌّ وَهٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-102.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-102c.mp3","commentary_text":"İnkârcılardan bazıları Kur’an’da dile getirilen mesajlara Hz. Peygamberin kendi “uydurmaları” gözüyle bakarken, bazıları da bunların ona Cebra veya Yaiş isminde Rum ve Hıristiyan olan bir köle tarafından öğretildiğini düşünüyordu. Bu tahminler bütünüyle spekülatif nitelikte olup herhangi bir değer ifade etmemektedir. Çünkü Kur’an’ın fesahat ve belagati karşısında hayretlerini gizleyemeyen Arap edip ve şairleri de çok iyi biliyorlar ki, ümmî olan yani daha önce herhangi bir ilahi kitap üzerinde çalışma yapmamış bulunan bir peygamberin ya da Arapça bilmeyen ve Rumca konuşan yabancı bir adamın böyle mükemmel ifadeler kullanması, cümleler kurması asla mümkün değildir."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Allah’ın ayetlerine inanmayanları (ve inanmamakta da ısrar edenleri) Allah elbette ki doğru yola iletmez. Üstelik onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Allah’ın ayetlerine inanmayanları (ve inanmamakta da ısrar edenleri) Allah elbette ki doğru yola iletmez. Üstelik onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Allah’ın ayetlerine inanmayanları (ve inanmamakta da ısrar edenleri) Allah elbette ki doğru yola iletmez. Üstelik onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Allah’ın ayetlerine inanmayanları (ve inanmamakta da ısrar edenleri) Allah elbette ki doğru yola iletmez. Üstelik onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kalbi imanla dolu olduğu halde (dinden dönmeye) zorlananların dışında her kim inandıktan sonra Allah’ı bırakıp göğsünü (kalbini) küfre açarsa işte Allah’ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kalbi imanla dolu olduğu halde (dinden dönmeye) zorlananların dışında her kim inandıktan sonra Allah’ı bırakıp göğsünü (kalbini) küfre açarsa işte Allah’ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kalbi imanla dolu olduğu halde (dinden dönmeye) zorlananların dışında her kim inandıktan sonra Allah’ı bırakıp göğsünü (kalbini) küfre açarsa işte Allah’ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kalbi imanla dolu olduğu halde (dinden dönmeye) zorlananların dışında her kim inandıktan sonra Allah’ı bırakıp göğsünü (kalbini) küfre açarsa işte Allah’ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih etmişlerdir ve Allah inkârcıları (inatları yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اسْتَحَبُّوا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-107c.mp3","commentary_text":"Burada, mü’min olduğu halde zorla müşrik yapılmaya çalışılan fakat müşrik olmak istemediği halde baskılara dayanamayarak karşı tarafı yanıltmak için sadece diliyle inkâr ettiğini söyleyenlerin özel durumundan bahsediliyor. Rivayet edilir ki; Kureyş müşrikleri sahabelerden Yâsir ailesini zorla dinlerinden döndürmeye çalışır. Onlar imanlarından taviz vermeyince Yasir’i hemen oracıkta, anası Sümeyye’yi de ters istikamete giden iki ayrı deveye bağlayarak öldürürler. Bu duruma şahit olan oğlu Ammar daha fazla işkencelere dayanamayarak diliyle onların istediği şekilde inkâr eder. Bunun üzerine bu iki ayet arka arkaya nazil olur. O halde ne zaman ve nerede olursa olsun aynı durum söz konusu olursa Ammar’ın yaptığı gibi kişi diliyle taviz vererek işkence görmek ya da öldürülmekten kurtulabilir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih etmişlerdir ve Allah inkârcıları (inatları yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اسْتَحَبُّوا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-107c.mp3","commentary_text":"Burada, mü’min olduğu halde zorla müşrik yapılmaya çalışılan fakat müşrik olmak istemediği halde baskılara dayanamayarak karşı tarafı yanıltmak için sadece diliyle inkâr ettiğini söyleyenlerin özel durumundan bahsediliyor. Rivayet edilir ki; Kureyş müşrikleri sahabelerden Yâsir ailesini zorla dinlerinden döndürmeye çalışır. Onlar imanlarından taviz vermeyince Yasir’i hemen oracıkta, anası Sümeyye’yi de ters istikamete giden iki ayrı deveye bağlayarak öldürürler. Bu duruma şahit olan oğlu Ammar daha fazla işkencelere dayanamayarak diliyle onların istediği şekilde inkâr eder. Bunun üzerine bu iki ayet arka arkaya nazil olur. O halde ne zaman ve nerede olursa olsun aynı durum söz konusu olursa Ammar’ın yaptığı gibi kişi diliyle taviz vererek işkence görmek ya da öldürülmekten kurtulabilir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih etmişlerdir ve Allah inkârcıları (inatları yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اسْتَحَبُّوا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-107c.mp3","commentary_text":"Burada, mü’min olduğu halde zorla müşrik yapılmaya çalışılan fakat müşrik olmak istemediği halde baskılara dayanamayarak karşı tarafı yanıltmak için sadece diliyle inkâr ettiğini söyleyenlerin özel durumundan bahsediliyor. Rivayet edilir ki; Kureyş müşrikleri sahabelerden Yâsir ailesini zorla dinlerinden döndürmeye çalışır. Onlar imanlarından taviz vermeyince Yasir’i hemen oracıkta, anası Sümeyye’yi de ters istikamete giden iki ayrı deveye bağlayarak öldürürler. Bu duruma şahit olan oğlu Ammar daha fazla işkencelere dayanamayarak diliyle onların istediği şekilde inkâr eder. Bunun üzerine bu iki ayet arka arkaya nazil olur. O halde ne zaman ve nerede olursa olsun aynı durum söz konusu olursa Ammar’ın yaptığı gibi kişi diliyle taviz vererek işkence görmek ya da öldürülmekten kurtulabilir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih etmişlerdir ve Allah inkârcıları (inatları yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اسْتَحَبُّوا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-106.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-106c.mp3","commentary_text":"Burada, mü’min olduğu halde zorla müşrik yapılmaya çalışılan fakat müşrik olmak istemediği halde baskılara dayanamayarak karşı tarafı yanıltmak için sadece diliyle inkâr ettiğini söyleyenlerin özel durumundan bahsediliyor. Rivayet edilir ki; Kureyş müşrikleri sahabelerden Yâsir ailesini zorla dinlerinden döndürmeye çalışır. Onlar imanlarından taviz vermeyince Yasir’i hemen oracıkta, anası Sümeyye’yi de ters istikamete giden iki ayrı deveye bağlayarak öldürürler. Bu duruma şahit olan oğlu Ammar daha fazla işkencelere dayanamayarak diliyle onların istediği şekilde inkâr eder. Bunun üzerine bu iki ayet arka arkaya nazil olur. O halde ne zaman ve nerede olursa olsun aynı durum söz konusu olursa Ammar’ın yaptığı gibi kişi diliyle taviz vererek işkence görmek ya da öldürülmekten kurtulabilir."},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte onlar (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın kalplerini işitme ve görme duyularını mühürlediği kimselerdir. İşte umursamazlık içinde hakkı göremeyen gafiller bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte onlar (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın kalplerini işitme ve görme duyularını mühürlediği kimselerdir. İşte umursamazlık içinde hakkı göremeyen gafiller bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte onlar (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın kalplerini işitme ve görme duyularını mühürlediği kimselerdir. İşte umursamazlık içinde hakkı göremeyen gafiller bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"İşte onlar (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın kalplerini işitme ve görme duyularını mühürlediği kimselerdir. İşte umursamazlık içinde hakkı göremeyen gafiller bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Hiç kuşkusuz ahirette hüsrana uğrayacaklar da bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Hiç kuşkusuz ahirette hüsrana uğrayacaklar da bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Hiç kuşkusuz ahirette hüsrana uğrayacaklar da bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Hiç kuşkusuz ahirette hüsrana uğrayacaklar da bunlar olacaktır.","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin eziyet edildikten sonra hicret eden sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ هَاجَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا ثُمَّ جَاهَدُوا وَصَبَرُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-110c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesindeki “min ba’diha/bundan sonra” ifadesi, hem bu ayet nazil olduktan sonra İslam’ı kabul ederek mü’minlerin safında yer alan erdemli insanlar için hem de kıyamete kadar gelecek olan mü’minler için kullanılmıştır. Yani inananlar, inandıklarını hayata geçirerek Kur’ânî bir hayat yaşadığı müddetçe Allah’ın her zaman onlar için hem bağışlayıcı hem de rahmet edici olacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin eziyet edildikten sonra hicret eden sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ هَاجَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا ثُمَّ جَاهَدُوا وَصَبَرُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-110c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesindeki “min ba’diha/bundan sonra” ifadesi, hem bu ayet nazil olduktan sonra İslam’ı kabul ederek mü’minlerin safında yer alan erdemli insanlar için hem de kıyamete kadar gelecek olan mü’minler için kullanılmıştır. Yani inananlar, inandıklarını hayata geçirerek Kur’ânî bir hayat yaşadığı müddetçe Allah’ın her zaman onlar için hem bağışlayıcı hem de rahmet edici olacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin eziyet edildikten sonra hicret eden sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ هَاجَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا ثُمَّ جَاهَدُوا وَصَبَرُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-110c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesindeki “min ba’diha/bundan sonra” ifadesi, hem bu ayet nazil olduktan sonra İslam’ı kabul ederek mü’minlerin safında yer alan erdemli insanlar için hem de kıyamete kadar gelecek olan mü’minler için kullanılmıştır. Yani inananlar, inandıklarını hayata geçirerek Kur’ânî bir hayat yaşadığı müddetçe Allah’ın her zaman onlar için hem bağışlayıcı hem de rahmet edici olacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"110","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin eziyet edildikten sonra hicret eden sonra (Allah yolunda) cihada devam eden ve (böylelikle) güçlüklere göğüs gerenlerin yardımcısıdır. Hiç kuşkusuz Rabbin bundan sonra da (iman edecekler için) çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ هَاجَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا ثُمَّ جَاهَدُوا وَصَبَرُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-109.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-109c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesindeki “min ba’diha/bundan sonra” ifadesi, hem bu ayet nazil olduktan sonra İslam’ı kabul ederek mü’minlerin safında yer alan erdemli insanlar için hem de kıyamete kadar gelecek olan mü’minler için kullanılmıştır. Yani inananlar, inandıklarını hayata geçirerek Kur’ânî bir hayat yaşadığı müddetçe Allah’ın her zaman onlar için hem bağışlayıcı hem de rahmet edici olacağı ifade edilmektedir."},{"verse_number":"111","turkish_text":"O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَأْت۪ي كُلُّ نَفْسٍ تُجَادِلُ عَنْ نَفْسِهَا وَتُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَأْت۪ي كُلُّ نَفْسٍ تُجَادِلُ عَنْ نَفْسِهَا وَتُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَأْت۪ي كُلُّ نَفْسٍ تُجَادِلُ عَنْ نَفْسِهَا وَتُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَأْت۪ي كُلُّ نَفْسٍ تُجَادِلُ عَنْ نَفْسِهَا وَتُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Allah (ibret için) şöyle bir şehri misal verir: (Bir şehir vardı) O (şehir halkı) güven ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızık akıyordu. Sonra onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-112c.mp3","commentary_text":"“Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı” ifadesi açlığı ve korkuyu somutlaştırarak giysi şeklinde tasvir ediyor. Yani korku ve açlık onları bütünüyle kuşattı ne yiyecek bir şey bulabildiler ne de korkudan emin olabildiler. Bu temsil, Allah’ın insana bahşettiği sınırsız nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın direktiflerine bilerek karşı çıkmanın, O’na meydan okumanın insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da büyük felaketler getireceğini gösteriyor. Tefsir otoritelerinin çoğu bu şehrin Mekke olduğunu söylemektedir. Çünkü Mekke halkı Hz. Peygamberi yalanladılar, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük ettiler. Hz. Peygamberin ve inananların Medine’ye hicretinden sonra uzun zaman kıtlık yaşadılar."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Allah (ibret için) şöyle bir şehri misal verir: (Bir şehir vardı) O (şehir halkı) güven ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızık akıyordu. Sonra onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-112c.mp3","commentary_text":"“Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı” ifadesi açlığı ve korkuyu somutlaştırarak giysi şeklinde tasvir ediyor. Yani korku ve açlık onları bütünüyle kuşattı ne yiyecek bir şey bulabildiler ne de korkudan emin olabildiler. Bu temsil, Allah’ın insana bahşettiği sınırsız nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın direktiflerine bilerek karşı çıkmanın, O’na meydan okumanın insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da büyük felaketler getireceğini gösteriyor. Tefsir otoritelerinin çoğu bu şehrin Mekke olduğunu söylemektedir. Çünkü Mekke halkı Hz. Peygamberi yalanladılar, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük ettiler. Hz. Peygamberin ve inananların Medine’ye hicretinden sonra uzun zaman kıtlık yaşadılar."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Allah (ibret için) şöyle bir şehri misal verir: (Bir şehir vardı) O (şehir halkı) güven ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızık akıyordu. Sonra onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-112c.mp3","commentary_text":"“Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı” ifadesi açlığı ve korkuyu somutlaştırarak giysi şeklinde tasvir ediyor. Yani korku ve açlık onları bütünüyle kuşattı ne yiyecek bir şey bulabildiler ne de korkudan emin olabildiler. Bu temsil, Allah’ın insana bahşettiği sınırsız nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın direktiflerine bilerek karşı çıkmanın, O’na meydan okumanın insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da büyük felaketler getireceğini gösteriyor. Tefsir otoritelerinin çoğu bu şehrin Mekke olduğunu söylemektedir. Çünkü Mekke halkı Hz. Peygamberi yalanladılar, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük ettiler. Hz. Peygamberin ve inananların Medine’ye hicretinden sonra uzun zaman kıtlık yaşadılar."},{"verse_number":"112","turkish_text":"Allah (ibret için) şöyle bir şehri misal verir: (Bir şehir vardı) O (şehir halkı) güven ve huzur içindeydi. Oraya her taraftan bolca rızık akıyordu. Sonra onlar Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-111.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-111c.mp3","commentary_text":"“Allah kendilerine, yaptıkları şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/karmaşasını tattırdı” ifadesi açlığı ve korkuyu somutlaştırarak giysi şeklinde tasvir ediyor. Yani korku ve açlık onları bütünüyle kuşattı ne yiyecek bir şey bulabildiler ne de korkudan emin olabildiler. Bu temsil, Allah’ın insana bahşettiği sınırsız nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah’ın direktiflerine bilerek karşı çıkmanın, O’na meydan okumanın insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da büyük felaketler getireceğini gösteriyor. Tefsir otoritelerinin çoğu bu şehrin Mekke olduğunu söylemektedir. Çünkü Mekke halkı Hz. Peygamberi yalanladılar, Allah’ın verdiği nimetlere nankörlük ettiler. Hz. Peygamberin ve inananların Medine’ye hicretinden sonra uzun zaman kıtlık yaşadılar."},{"verse_number":"113","turkish_text":"Andolsun ki onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap (Bedir savaşı ile) onları yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Andolsun ki onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap (Bedir savaşı ile) onları yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Andolsun ki onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap (Bedir savaşı ile) onları yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Andolsun ki onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap (Bedir savaşı ile) onları yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Artık Allah’ın size rızık olarak bahşettiği helal ve temiz olan nimetlerden yiyin. Eğer yalnızca O’na kulluk ediyorsanız o zaman nimetinden ötürü (söz ve davranışlarınızla) Allah’a şükredin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88"],"audio_path":"15/15-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Artık Allah’ın size rızık olarak bahşettiği helal ve temiz olan nimetlerden yiyin. Eğer yalnızca O’na kulluk ediyorsanız o zaman nimetinden ötürü (söz ve davranışlarınızla) Allah’a şükredin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88"],"audio_path":"15/15-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Artık Allah’ın size rızık olarak bahşettiği helal ve temiz olan nimetlerden yiyin. Eğer yalnızca O’na kulluk ediyorsanız o zaman nimetinden ötürü (söz ve davranışlarınızla) Allah’a şükredin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88"],"audio_path":"15/15-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Artık Allah’ın size rızık olarak bahşettiği helal ve temiz olan nimetlerden yiyin. Eğer yalnızca O’na kulluk ediyorsanız o zaman nimetinden ötürü (söz ve davranışlarınızla) Allah’a şükredin.","arabic_text":"فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ","related_links":["2/168","3/92","5/88"],"audio_path":"15/15-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"O size ancak ölüyü kanı domuz etini bir de Allah’tan başkası için kesilmiş olanı haram kıldı. Ancak kim de çaresiz kalırsa; (başkalarını tehlikeye düşürecek biçimde onların hakkına) saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (isteksiz olarak bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/173","5/3","6/118"],"audio_path":"15/15-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-115c.mp3","commentary_text":"Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Eğer kesilen hayvan herhangi bir kişi adına ya da türbe namına kesiliyorsa Allah’ın adı da anılsa haramdır. Bir şey haramsa onu keserken ya da yerken Allah’ın adını anmak onu helal kılmaz. Kişiler adına kurban kesilemez. Ayet yoruma gerek duyulmayacak kadar açıktır. “Kim çaresiz kalırsa” ifadesi ölmeyecek kadar ya da baskı karşısında zoru aşıncaya kadar yemeğe ruhsat veriyor. “Nasıl olsa ruhsatlık fırsat oluştu” deyip ölçüyü kaçırmamak gerekir. Zira bu konuda sınırı aşmak da haramdır. Evet” zaruretler haramları mubah kılar”, ancak zarurette esas olan zorunluluktur. Zorunlu olanın dışında ölçüyü kaçırmak da haramdır"},{"verse_number":"115","turkish_text":"O size ancak ölüyü kanı domuz etini bir de Allah’tan başkası için kesilmiş olanı haram kıldı. Ancak kim de çaresiz kalırsa; (başkalarını tehlikeye düşürecek biçimde onların hakkına) saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (isteksiz olarak bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/173","5/3","6/118"],"audio_path":"15/15-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-115c.mp3","commentary_text":"Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Eğer kesilen hayvan herhangi bir kişi adına ya da türbe namına kesiliyorsa Allah’ın adı da anılsa haramdır. Bir şey haramsa onu keserken ya da yerken Allah’ın adını anmak onu helal kılmaz. Kişiler adına kurban kesilemez. Ayet yoruma gerek duyulmayacak kadar açıktır. “Kim çaresiz kalırsa” ifadesi ölmeyecek kadar ya da baskı karşısında zoru aşıncaya kadar yemeğe ruhsat veriyor. “Nasıl olsa ruhsatlık fırsat oluştu” deyip ölçüyü kaçırmamak gerekir. Zira bu konuda sınırı aşmak da haramdır. Evet” zaruretler haramları mubah kılar”, ancak zarurette esas olan zorunluluktur. Zorunlu olanın dışında ölçüyü kaçırmak da haramdır"},{"verse_number":"115","turkish_text":"O size ancak ölüyü kanı domuz etini bir de Allah’tan başkası için kesilmiş olanı haram kıldı. Ancak kim de çaresiz kalırsa; (başkalarını tehlikeye düşürecek biçimde onların hakkına) saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (isteksiz olarak bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/173","5/3","6/118"],"audio_path":"15/15-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-115c.mp3","commentary_text":"Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Eğer kesilen hayvan herhangi bir kişi adına ya da türbe namına kesiliyorsa Allah’ın adı da anılsa haramdır. Bir şey haramsa onu keserken ya da yerken Allah’ın adını anmak onu helal kılmaz. Kişiler adına kurban kesilemez. Ayet yoruma gerek duyulmayacak kadar açıktır. “Kim çaresiz kalırsa” ifadesi ölmeyecek kadar ya da baskı karşısında zoru aşıncaya kadar yemeğe ruhsat veriyor. “Nasıl olsa ruhsatlık fırsat oluştu” deyip ölçüyü kaçırmamak gerekir. Zira bu konuda sınırı aşmak da haramdır. Evet” zaruretler haramları mubah kılar”, ancak zarurette esas olan zorunluluktur. Zorunlu olanın dışında ölçüyü kaçırmak da haramdır"},{"verse_number":"115","turkish_text":"O size ancak ölüyü kanı domuz etini bir de Allah’tan başkası için kesilmiş olanı haram kıldı. Ancak kim de çaresiz kalırsa; (başkalarını tehlikeye düşürecek biçimde onların hakkına) saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla (isteksiz olarak bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/173","5/3","6/118"],"audio_path":"15/15-114.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-114c.mp3","commentary_text":"Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Eğer kesilen hayvan herhangi bir kişi adına ya da türbe namına kesiliyorsa Allah’ın adı da anılsa haramdır. Bir şey haramsa onu keserken ya da yerken Allah’ın adını anmak onu helal kılmaz. Kişiler adına kurban kesilemez. Ayet yoruma gerek duyulmayacak kadar açıktır. “Kim çaresiz kalırsa” ifadesi ölmeyecek kadar ya da baskı karşısında zoru aşıncaya kadar yemeğe ruhsat veriyor. “Nasıl olsa ruhsatlık fırsat oluştu” deyip ölçüyü kaçırmamak gerekir. Zira bu konuda sınırı aşmak da haramdır. Evet” zaruretler haramları mubah kılar”, ancak zarurette esas olan zorunluluktur. Zorunlu olanın dışında ölçüyü kaçırmak da haramdır"},{"verse_number":"116","turkish_text":"Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir bu da haramdır” demeyin çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-116c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı uyarı bugün olduğu gibi bütün zaman ve toplumlar için de geçerlidir. Bir şeyin helal ya da haram olması tamamen Allah’ın yetkisindedir. Kimse Allah’ın helal kıldığını haram, haram  kıldığını da helal edemez. Bu hadsizlik aynı zamanda Allah adına hüküm koymak anlamına gelir ki bu hem şirk olur hem de küfür. Onun için bu hadsizliği yapanların kurtuluşa eremeyeceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir bu da haramdır” demeyin çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-116c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı uyarı bugün olduğu gibi bütün zaman ve toplumlar için de geçerlidir. Bir şeyin helal ya da haram olması tamamen Allah’ın yetkisindedir. Kimse Allah’ın helal kıldığını haram, haram  kıldığını da helal edemez. Bu hadsizlik aynı zamanda Allah adına hüküm koymak anlamına gelir ki bu hem şirk olur hem de küfür. Onun için bu hadsizliği yapanların kurtuluşa eremeyeceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir bu da haramdır” demeyin çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-116c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı uyarı bugün olduğu gibi bütün zaman ve toplumlar için de geçerlidir. Bir şeyin helal ya da haram olması tamamen Allah’ın yetkisindedir. Kimse Allah’ın helal kıldığını haram, haram  kıldığını da helal edemez. Bu hadsizlik aynı zamanda Allah adına hüküm koymak anlamına gelir ki bu hem şirk olur hem de küfür. Onun için bu hadsizliği yapanların kurtuluşa eremeyeceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"116","turkish_text":"Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir bu da haramdır” demeyin çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.","arabic_text":"وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-115c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı uyarı bugün olduğu gibi bütün zaman ve toplumlar için de geçerlidir. Bir şeyin helal ya da haram olması tamamen Allah’ın yetkisindedir. Kimse Allah’ın helal kıldığını haram, haram  kıldığını da helal edemez. Bu hadsizlik aynı zamanda Allah adına hüküm koymak anlamına gelir ki bu hem şirk olur hem de küfür. Onun için bu hadsizliği yapanların kurtuluşa eremeyeceği ifade ediliyor."},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Uydurulan yalanlarla elde edilen dünyalık menfaatler) az ve geçici bir avuntudan ibarettir. (Ahirette ise) onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Uydurulan yalanlarla elde edilen dünyalık menfaatler) az ve geçici bir avuntudan ibarettir. (Ahirette ise) onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Uydurulan yalanlarla elde edilen dünyalık menfaatler) az ve geçici bir avuntudan ibarettir. (Ahirette ise) onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Uydurulan yalanlarla elde edilen dünyalık menfaatler) az ve geçici bir avuntudan ibarettir. (Ahirette ise) onlara acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"15/15-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Yahudilere de sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُۚ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["4/160","6/146"],"audio_path":"15/15-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-118c.mp3","commentary_text":"“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Yahudilere de sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُۚ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["4/160","6/146"],"audio_path":"15/15-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-118c.mp3","commentary_text":"“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Yahudilere de sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُۚ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["4/160","6/146"],"audio_path":"15/15-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-118c.mp3","commentary_text":"“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı."},{"verse_number":"118","turkish_text":"Yahudilere de sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُۚ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":["4/160","6/146"],"audio_path":"15/15-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-117c.mp3","commentary_text":"“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı."},{"verse_number":"119","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin cahillik sebebiyle kötülük yapan sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzelten kimseler için de (bağışlayıcıdır). Şüphesiz Rabbin bundan sonra da (tevbe edenler için) elbette çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin cahillik sebebiyle kötülük yapan sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzelten kimseler için de (bağışlayıcıdır). Şüphesiz Rabbin bundan sonra da (tevbe edenler için) elbette çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin cahillik sebebiyle kötülük yapan sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzelten kimseler için de (bağışlayıcıdır). Şüphesiz Rabbin bundan sonra da (tevbe edenler için) elbette çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Sonra (bilmiş ol ki) muhakkak senin Rabbin cahillik sebebiyle kötülük yapan sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzelten kimseler için de (bağışlayıcıdır). Şüphesiz Rabbin bundan sonra da (tevbe edenler için) elbette çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"15/15-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Hiç kuşkusuz İbrahim yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ı birleyen O’na yürekten bağlanan ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir önderdi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتًا لِلّٰهِ حَن۪يفًاۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Hiç kuşkusuz İbrahim yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ı birleyen O’na yürekten bağlanan ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir önderdi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتًا لِلّٰهِ حَن۪يفًاۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Hiç kuşkusuz İbrahim yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ı birleyen O’na yürekten bağlanan ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir önderdi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتًا لِلّٰهِ حَن۪يفًاۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Hiç kuşkusuz İbrahim yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ı birleyen O’na yürekten bağlanan ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir önderdi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.","arabic_text":"اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتًا لِلّٰهِ حَن۪يفًاۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"15/15-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"O kendisini (peygamber) seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah’ın) nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükreden bir kuldu.","arabic_text":"شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"O kendisini (peygamber) seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah’ın) nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükreden bir kuldu.","arabic_text":"شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"O kendisini (peygamber) seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah’ın) nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükreden bir kuldu.","arabic_text":"شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"O kendisini (peygamber) seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah’ın) nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükreden bir kuldu.","arabic_text":"شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"15/15-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o (yaptıklarından dolayı) ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-122c.mp3","commentary_text":"Kur’an Hz. İbrahim’den sürekli övgüyle bahseder. Onun şirke karşı dik ve onurlu, inkârcılara karşı tavizsiz ve korkusuz, ilahi emirlere karşı kararlı ve sadakatli duruşu ve erdemli kişiliği mü’minler için örnek verilir. (Mümtehine 60/4) Ne var ki, başta Yahudiler ve Hıristiyanlar olmak üzere Müslümanlar da dahil hep Hz. İbrahim’le iftihar ettiler ama birçoğu onun inancına ve sadakatine maalesef bir türlü sahip olamadı."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o (yaptıklarından dolayı) ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-122c.mp3","commentary_text":"Kur’an Hz. İbrahim’den sürekli övgüyle bahseder. Onun şirke karşı dik ve onurlu, inkârcılara karşı tavizsiz ve korkusuz, ilahi emirlere karşı kararlı ve sadakatli duruşu ve erdemli kişiliği mü’minler için örnek verilir. (Mümtehine 60/4) Ne var ki, başta Yahudiler ve Hıristiyanlar olmak üzere Müslümanlar da dahil hep Hz. İbrahim’le iftihar ettiler ama birçoğu onun inancına ve sadakatine maalesef bir türlü sahip olamadı."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o (yaptıklarından dolayı) ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-122c.mp3","commentary_text":"Kur’an Hz. İbrahim’den sürekli övgüyle bahseder. Onun şirke karşı dik ve onurlu, inkârcılara karşı tavizsiz ve korkusuz, ilahi emirlere karşı kararlı ve sadakatli duruşu ve erdemli kişiliği mü’minler için örnek verilir. (Mümtehine 60/4) Ne var ki, başta Yahudiler ve Hıristiyanlar olmak üzere Müslümanlar da dahil hep Hz. İbrahim’le iftihar ettiler ama birçoğu onun inancına ve sadakatine maalesef bir türlü sahip olamadı."},{"verse_number":"122","turkish_text":"Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o (yaptıklarından dolayı) ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"15/15-121.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-121c.mp3","commentary_text":"Kur’an Hz. İbrahim’den sürekli övgüyle bahseder. Onun şirke karşı dik ve onurlu, inkârcılara karşı tavizsiz ve korkusuz, ilahi emirlere karşı kararlı ve sadakatli duruşu ve erdemli kişiliği mü’minler için örnek verilir. (Mümtehine 60/4) Ne var ki, başta Yahudiler ve Hıristiyanlar olmak üzere Müslümanlar da dahil hep Hz. İbrahim’le iftihar ettiler ama birçoğu onun inancına ve sadakatine maalesef bir türlü sahip olamadı."},{"verse_number":"123","turkish_text":"Sonra da sana da vahyettik ki: “(Her türlü şirkten ve batıl inançtan uzak durarak) Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy! Zira o (hiçbir zaman) Allah’tan başkalarına ilâhlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"ثُمَّ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ اَنِ اتَّبِعْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Sonra da sana da vahyettik ki: “(Her türlü şirkten ve batıl inançtan uzak durarak) Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy! Zira o (hiçbir zaman) Allah’tan başkalarına ilâhlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"ثُمَّ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ اَنِ اتَّبِعْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Sonra da sana da vahyettik ki: “(Her türlü şirkten ve batıl inançtan uzak durarak) Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy! Zira o (hiçbir zaman) Allah’tan başkalarına ilâhlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"ثُمَّ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ اَنِ اتَّبِعْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Sonra da sana da vahyettik ki: “(Her türlü şirkten ve batıl inançtan uzak durarak) Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy! Zira o (hiçbir zaman) Allah’tan başkalarına ilâhlık yakıştıranlardan olmadı.”","arabic_text":"ثُمَّ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ اَنِ اتَّبِعْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Cumartesi (tatili) ancak (İbadetle emrolundukları Cuma’ya itiraz edip) bu konuda anlaşmazlığa düşen (Yahudiler) için farz kılındı. Elbette Rabbin onların ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا جُعِلَ السَّبْتُ عَلَى الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-124c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin çoğu, Hz. İbrahim’in soyundan gelmiş olmalarına dayanarak kendilerinin “Allah tarafından seçilmiş kavim” olduklarını ileri sürmek suretiyle Hz. İbrahim’in gerçek dininden sapmışlardı. Kur’an’da sık sık işaret edildiği gibi bu sapmışlık; sadece İsrailoğullarına has olmak üzere birtakım özel yükümlülükler, yasaklar ve kısıtlamalar getirmişti. İşte bu yükümlülüklerden biri de cumartesi günü her türlü işten, alışverişten uzak tutulmalarıydı."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Cumartesi (tatili) ancak (İbadetle emrolundukları Cuma’ya itiraz edip) bu konuda anlaşmazlığa düşen (Yahudiler) için farz kılındı. Elbette Rabbin onların ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا جُعِلَ السَّبْتُ عَلَى الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-124c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin çoğu, Hz. İbrahim’in soyundan gelmiş olmalarına dayanarak kendilerinin “Allah tarafından seçilmiş kavim” olduklarını ileri sürmek suretiyle Hz. İbrahim’in gerçek dininden sapmışlardı. Kur’an’da sık sık işaret edildiği gibi bu sapmışlık; sadece İsrailoğullarına has olmak üzere birtakım özel yükümlülükler, yasaklar ve kısıtlamalar getirmişti. İşte bu yükümlülüklerden biri de cumartesi günü her türlü işten, alışverişten uzak tutulmalarıydı."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Cumartesi (tatili) ancak (İbadetle emrolundukları Cuma’ya itiraz edip) bu konuda anlaşmazlığa düşen (Yahudiler) için farz kılındı. Elbette Rabbin onların ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا جُعِلَ السَّبْتُ عَلَى الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-124c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin çoğu, Hz. İbrahim’in soyundan gelmiş olmalarına dayanarak kendilerinin “Allah tarafından seçilmiş kavim” olduklarını ileri sürmek suretiyle Hz. İbrahim’in gerçek dininden sapmışlardı. Kur’an’da sık sık işaret edildiği gibi bu sapmışlık; sadece İsrailoğullarına has olmak üzere birtakım özel yükümlülükler, yasaklar ve kısıtlamalar getirmişti. İşte bu yükümlülüklerden biri de cumartesi günü her türlü işten, alışverişten uzak tutulmalarıydı."},{"verse_number":"124","turkish_text":"Cumartesi (tatili) ancak (İbadetle emrolundukları Cuma’ya itiraz edip) bu konuda anlaşmazlığa düşen (Yahudiler) için farz kılındı. Elbette Rabbin onların ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"اِنَّمَا جُعِلَ السَّبْتُ عَلَى الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-123.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-123c.mp3","commentary_text":"Yahudilerin çoğu, Hz. İbrahim’in soyundan gelmiş olmalarına dayanarak kendilerinin “Allah tarafından seçilmiş kavim” olduklarını ileri sürmek suretiyle Hz. İbrahim’in gerçek dininden sapmışlardı. Kur’an’da sık sık işaret edildiği gibi bu sapmışlık; sadece İsrailoğullarına has olmak üzere birtakım özel yükümlülükler, yasaklar ve kısıtlamalar getirmişti. İşte bu yükümlülüklerden biri de cumartesi günü her türlü işten, alışverişten uzak tutulmalarıydı."},{"verse_number":"125","turkish_text":"(Ey Resul! İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et! Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yolda olanları da en iyi bilendir.","arabic_text":"دْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-125c.mp3","commentary_text":"Güzel olan, güzel anlatılmalıdır. Din güzeldir, o halde güzel kelimelerle ve güzel üslupla anlatılmalıdır. Hz. Muhammed ve arkadaşları da öyle yapmışlardır. O, irşadında da ikazında da asla hiddet ve şiddet göstermemiştir. Zihinlerde oluşan şüphe ve tereddütleri her zaman büyük bir sabır ve anlayışla gidermeye çalışmıştır. Mekke’nin ele geçirilmesinden sonra bile nezaketi ve nezaheti elden bırakmamış, mütevazı tavrıyla, vakarlı duruşuyla binlerce insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Onun için tebliğde esas doğru yöntem uygulamak ve temsildir. Temsil de güzel ahlaktır ve erdemli olmaktır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"(Ey Resul! İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et! Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yolda olanları da en iyi bilendir.","arabic_text":"دْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-125c.mp3","commentary_text":"Güzel olan, güzel anlatılmalıdır. Din güzeldir, o halde güzel kelimelerle ve güzel üslupla anlatılmalıdır. Hz. Muhammed ve arkadaşları da öyle yapmışlardır. O, irşadında da ikazında da asla hiddet ve şiddet göstermemiştir. Zihinlerde oluşan şüphe ve tereddütleri her zaman büyük bir sabır ve anlayışla gidermeye çalışmıştır. Mekke’nin ele geçirilmesinden sonra bile nezaketi ve nezaheti elden bırakmamış, mütevazı tavrıyla, vakarlı duruşuyla binlerce insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Onun için tebliğde esas doğru yöntem uygulamak ve temsildir. Temsil de güzel ahlaktır ve erdemli olmaktır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"(Ey Resul! İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et! Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yolda olanları da en iyi bilendir.","arabic_text":"دْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-125c.mp3","commentary_text":"Güzel olan, güzel anlatılmalıdır. Din güzeldir, o halde güzel kelimelerle ve güzel üslupla anlatılmalıdır. Hz. Muhammed ve arkadaşları da öyle yapmışlardır. O, irşadında da ikazında da asla hiddet ve şiddet göstermemiştir. Zihinlerde oluşan şüphe ve tereddütleri her zaman büyük bir sabır ve anlayışla gidermeye çalışmıştır. Mekke’nin ele geçirilmesinden sonra bile nezaketi ve nezaheti elden bırakmamış, mütevazı tavrıyla, vakarlı duruşuyla binlerce insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Onun için tebliğde esas doğru yöntem uygulamak ve temsildir. Temsil de güzel ahlaktır ve erdemli olmaktır."},{"verse_number":"125","turkish_text":"(Ey Resul! İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et! Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yolda olanları da en iyi bilendir.","arabic_text":"دْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-124.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"15/15-124c.mp3","commentary_text":"Güzel olan, güzel anlatılmalıdır. Din güzeldir, o halde güzel kelimelerle ve güzel üslupla anlatılmalıdır. Hz. Muhammed ve arkadaşları da öyle yapmışlardır. O, irşadında da ikazında da asla hiddet ve şiddet göstermemiştir. Zihinlerde oluşan şüphe ve tereddütleri her zaman büyük bir sabır ve anlayışla gidermeye çalışmıştır. Mekke’nin ele geçirilmesinden sonra bile nezaketi ve nezaheti elden bırakmamış, mütevazı tavrıyla, vakarlı duruşuyla binlerce insanın Müslüman olmasına vesile olmuştur. Onun için tebliğde esas doğru yöntem uygulamak ve temsildir. Temsil de güzel ahlaktır ve erdemli olmaktır."},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Ey inananlar!) Eğer (bir kimseyi) cezalandıracaksanız size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabreder (ceza vermekten vazgeçer)seniz elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِه۪ۜ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Ey inananlar!) Eğer (bir kimseyi) cezalandıracaksanız size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabreder (ceza vermekten vazgeçer)seniz elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِه۪ۜ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Ey inananlar!) Eğer (bir kimseyi) cezalandıracaksanız size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabreder (ceza vermekten vazgeçer)seniz elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِه۪ۜ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Ey inananlar!) Eğer (bir kimseyi) cezalandıracaksanız size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabreder (ceza vermekten vazgeçer)seniz elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِه۪ۜ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resul! İnkârcıların yaptıklarına) sabret! (Bunun için Rabbinle irtibatını koparma! Çünkü) senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. İnkârcılardan yana (inanmıyorlar diye de) üzülme! Tuzak kurmalarından dolayı da kaygılanma (çünkü tuzaklarını Allah boşa çıkaracaktır)!","arabic_text":"وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resul! İnkârcıların yaptıklarına) sabret! (Bunun için Rabbinle irtibatını koparma! Çünkü) senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. İnkârcılardan yana (inanmıyorlar diye de) üzülme! Tuzak kurmalarından dolayı da kaygılanma (çünkü tuzaklarını Allah boşa çıkaracaktır)!","arabic_text":"وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resul! İnkârcıların yaptıklarına) sabret! (Bunun için Rabbinle irtibatını koparma! Çünkü) senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. İnkârcılardan yana (inanmıyorlar diye de) üzülme! Tuzak kurmalarından dolayı da kaygılanma (çünkü tuzaklarını Allah boşa çıkaracaktır)!","arabic_text":"وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"(Ey Resul! İnkârcıların yaptıklarına) sabret! (Bunun için Rabbinle irtibatını koparma! Çünkü) senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. İnkârcılardan yana (inanmıyorlar diye de) üzülme! Tuzak kurmalarından dolayı da kaygılanma (çünkü tuzaklarını Allah boşa çıkaracaktır)!","arabic_text":"وَاصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ اِلَّا بِاللّٰهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Muhakkak ki Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve iyilik yapanlarla beraberdir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَالَّذ۪ينَ هُمْ مُحْسِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"15/15-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":17,"name":"İSRÂ SÛRESİ","description":"İsra suresi Mekke döneminde inmiş olup 111 ayettir. 26, 32, 33, 57 ve 73-80. ayetler Medine döneminde nazil olmuştur. Sure adını, birinci ayette geçen ve “Geceleyin yürümek” anlamına gelen “İsra” kelimesinden almıştır. Ayrıca surenin 2-8 ve 101-104. ayetlerinde İsrailoğullarından söz edildiği için sureye İsrailoğulları anlamına gelen “Beni İsrail” suresi de denmektedir. Sûrede İsrâ hadisesinden bahsedilir ve İsrailoğullarının yaptığı azgınlıkların ve arkasından yaşayacakları felaketlerin üzerinde durulur. Her insanın yaptığı işlerin kıyamet gününde açık olarak önüne konulacağı, hiç kimsenin bir başkasının günahını yüklenmeyeceği anlatılır. Yalnız Allah’a kulluk etme, anaya babaya iyi davranma, akrabaya, yoksullara ve yolda kalmışlara haklarını verme, cimrilikten ve israftan kaçınma gibi konular işlenir. Fakirlik korkusuyla çocukların öldürülmemesi, zinadan kaçınılması, cana haksız yere kıyılmaması, yetim malına yaklaşılmaması, ölçü ve tartıda hile yapılmaması, yeryüzünde kibirle yürünmemesi gerektiği ifade edilerek bunların Allah katında hoş görülmeyen davranışlardan olduğu bildirilir. Yine Sûrede İblîs’in Âdem’e secde etmekten yüz çevirip Allah’ın emrine karşı gelmesi ve kıyamete kadar insanları Allah’a imandan vazgeçirme isteği anlatılır, ancak onun erdemli kullara dokunamayacağı vurgulanır. Bütün insanların ve cinlerin birlik olsalar bile Kur’an’ın bir benzerini ortaya koyamayacakları anlatılır.","sura_intro_audio":"16/16-a.mp3","verse_count":111,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulu (Muhammed’)i bir gece kendisine bazı ayetleri göstermek için Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Muhakkak ki O (evet) O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"16/16-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-1c.mp3","commentary_text":"“İsra” sözcüğü “geçmek, gitmek, geceleyin yürümek” anlamındaki \"s-r-y\" kökünden gelir ve “gece yürütmek” demektir. “Ayetler” terimi, Kur’an’da tekil ve çoğul olarak çok sık kullanılan bir terimdir. Kur’an’daki sureleri oluşturan kelime ya da cümlelere ayet ismi verilse de burada kendisiyle bir başka şeyin varlığına ya da niteliklerine hükmedilen delil, açık alamet, simge, veri veya işaret anlamında kullanılmıştır. “Aksa” sözcüğü, Kur’an’daki diğer örneklerde (Enfal 8/42, Meryem 19/22, Kasas 28/20, Yâsîn 36/20) olduğu gibi kenarında, uzak, dışında, öbür ucunda anlamlarına gelmektedir. Buna göre Mescid-i Aksa, Mekke Şehrinin dışında, uzağında, kenarında bir Mescid demektir. Buradaki “Mescid-i Aksa” ifadesi Kudüs’teki mescidi işaret etmiş olamaz. Çünkü, bu ayet nazil olduğu zaman Kudüs’teki mescidin adı “Beytü’l-Makdis” ti. Yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan Kudüs’ü fethedince mescidin ismini “Mescid-i Aksa” olarak değiştirmiştir. Ayette bahsedilen göstergeler, mahiyetini ve detayını bizim bilmediğimiz özel delillerdir. İsra, Hz. Peygambere sanıldığı ve iddia edildiği gibi bedeniyle değil İsra 17/60. ayette de açıklandığı gibi rüyasında, ruhuyla yaptırılan bir yolculuktur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulu (Muhammed’)i bir gece kendisine bazı ayetleri göstermek için Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Muhakkak ki O (evet) O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"16/16-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-1c.mp3","commentary_text":"“İsra” sözcüğü “geçmek, gitmek, geceleyin yürümek” anlamındaki \"s-r-y\" kökünden gelir ve “gece yürütmek” demektir. “Ayetler” terimi, Kur’an’da tekil ve çoğul olarak çok sık kullanılan bir terimdir. Kur’an’daki sureleri oluşturan kelime ya da cümlelere ayet ismi verilse de burada kendisiyle bir başka şeyin varlığına ya da niteliklerine hükmedilen delil, açık alamet, simge, veri veya işaret anlamında kullanılmıştır. “Aksa” sözcüğü, Kur’an’daki diğer örneklerde (Enfal 8/42, Meryem 19/22, Kasas 28/20, Yâsîn 36/20) olduğu gibi kenarında, uzak, dışında, öbür ucunda anlamlarına gelmektedir. Buna göre Mescid-i Aksa, Mekke Şehrinin dışında, uzağında, kenarında bir Mescid demektir. Buradaki “Mescid-i Aksa” ifadesi Kudüs’teki mescidi işaret etmiş olamaz. Çünkü, bu ayet nazil olduğu zaman Kudüs’teki mescidin adı “Beytü’l-Makdis” ti. Yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan Kudüs’ü fethedince mescidin ismini “Mescid-i Aksa” olarak değiştirmiştir. Ayette bahsedilen göstergeler, mahiyetini ve detayını bizim bilmediğimiz özel delillerdir. İsra, Hz. Peygambere sanıldığı ve iddia edildiği gibi bedeniyle değil İsra 17/60. ayette de açıklandığı gibi rüyasında, ruhuyla yaptırılan bir yolculuktur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulu (Muhammed’)i bir gece kendisine bazı ayetleri göstermek için Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Muhakkak ki O (evet) O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"16/16-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-1c.mp3","commentary_text":"“İsra” sözcüğü “geçmek, gitmek, geceleyin yürümek” anlamındaki \"s-r-y\" kökünden gelir ve “gece yürütmek” demektir. “Ayetler” terimi, Kur’an’da tekil ve çoğul olarak çok sık kullanılan bir terimdir. Kur’an’daki sureleri oluşturan kelime ya da cümlelere ayet ismi verilse de burada kendisiyle bir başka şeyin varlığına ya da niteliklerine hükmedilen delil, açık alamet, simge, veri veya işaret anlamında kullanılmıştır. “Aksa” sözcüğü, Kur’an’daki diğer örneklerde (Enfal 8/42, Meryem 19/22, Kasas 28/20, Yâsîn 36/20) olduğu gibi kenarında, uzak, dışında, öbür ucunda anlamlarına gelmektedir. Buna göre Mescid-i Aksa, Mekke Şehrinin dışında, uzağında, kenarında bir Mescid demektir. Buradaki “Mescid-i Aksa” ifadesi Kudüs’teki mescidi işaret etmiş olamaz. Çünkü, bu ayet nazil olduğu zaman Kudüs’teki mescidin adı “Beytü’l-Makdis” ti. Yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan Kudüs’ü fethedince mescidin ismini “Mescid-i Aksa” olarak değiştirmiştir. Ayette bahsedilen göstergeler, mahiyetini ve detayını bizim bilmediğimiz özel delillerdir. İsra, Hz. Peygambere sanıldığı ve iddia edildiği gibi bedeniyle değil İsra 17/60. ayette de açıklandığı gibi rüyasında, ruhuyla yaptırılan bir yolculuktur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulu (Muhammed’)i bir gece kendisine bazı ayetleri göstermek için Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Muhakkak ki O (evet) O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"16/16-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/tefsir_2001_1772663218.mp3","commentary_text":"“İsra” sözcüğü “geçmek, gitmek, geceleyin yürümek” anlamındaki \"s-r-y\" kökünden gelir ve “gece yürütmek” demektir. “Ayetler” terimi, Kur’an’da tekil ve çoğul olarak çok sık kullanılan bir terimdir. Kur’an’daki sureleri oluşturan kelime ya da cümlelere ayet ismi verilse de burada kendisiyle bir başka şeyin varlığına ya da niteliklerine hükmedilen delil, açık alamet, simge, veri veya işaret anlamında kullanılmıştır. “Aksa” sözcüğü, Kur’an’daki diğer örneklerde (Enfal 8/42, Meryem 19/22, Kasas 28/20, Yâsîn 36/20) olduğu gibi kenarında, uzak, dışında, öbür ucunda anlamlarına gelmektedir. Buna göre Mescid-i Aksa, Mekke Şehrinin dışında, uzağında, kenarında bir Mescid demektir. Buradaki “Mescid-i Aksa” ifadesi Kudüs’teki mescidi işaret etmiş olamaz. Çünkü, bu ayet nazil olduğu zaman Kudüs’teki mescidin adı “Beytü’l-Makdis” ti. Yaklaşık 50 yıl sonra Abdülmelik b. Mervan Kudüs’ü fethedince mescidin ismini “Mescid-i Aksa” olarak değiştirmiştir. Ayette bahsedilen göstergeler, mahiyetini ve detayını bizim bilmediğimiz özel delillerdir. İsra, Hz. Peygambere sanıldığı ve iddia edildiği gibi bedeniyle değil İsra 17/60. ayette de açıklandığı gibi rüyasında, ruhuyla yaptırılan bir yolculuktur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu “Benden başkasını vekil (Rab) edinmeyin!” diyerek İsrailoğullarına doğru yol kılavuzu yaptık.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu “Benden başkasını vekil (Rab) edinmeyin!” diyerek İsrailoğullarına doğru yol kılavuzu yaptık.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu “Benden başkasını vekil (Rab) edinmeyin!” diyerek İsrailoğullarına doğru yol kılavuzu yaptık.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu “Benden başkasını vekil (Rab) edinmeyin!” diyerek İsrailoğullarına doğru yol kılavuzu yaptık.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey) kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın evlatları! Gerçek şu ki (Nuh) çok şükreden bir kuldu.","arabic_text":"ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey) kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın evlatları! Gerçek şu ki (Nuh) çok şükreden bir kuldu.","arabic_text":"ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey) kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın evlatları! Gerçek şu ki (Nuh) çok şükreden bir kuldu.","arabic_text":"ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey) kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın evlatları! Gerçek şu ki (Nuh) çok şükreden bir kuldu.","arabic_text":"ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz İsrailoğullarına kitapta (Tevrat’ta) hükmettik ki: “Muhakkak ki siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracak ve küstahça böbürlenip azgınlık yapacaksınız!”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz İsrailoğullarına kitapta (Tevrat’ta) hükmettik ki: “Muhakkak ki siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracak ve küstahça böbürlenip azgınlık yapacaksınız!”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz İsrailoğullarına kitapta (Tevrat’ta) hükmettik ki: “Muhakkak ki siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracak ve küstahça böbürlenip azgınlık yapacaksınız!”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz İsrailoğullarına kitapta (Tevrat’ta) hükmettik ki: “Muhakkak ki siz yeryüzünde iki defa bozgunculuk çıkaracak ve küstahça böbürlenip azgınlık yapacaksınız!”","arabic_text":"وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet bu iki bozgunculuktan birincisinin vakti gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize pek güçlü olan bazı kullarımızdan gönderdik. Onlar (sizi yakalamak için) evlerinizin arasına kadar sokuldular. (Bu) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُو۫لٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَنَٓا اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِۜ وَكَانَ وَعْدًا مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-5c.mp3","commentary_text":"“Güçlü olan bazı kullarımız” ifadesi, M.Ö. 7. yüzyılda Filistin’i istila eden Asurlular veya onlardan yüz yıl kadar sonra Tevrat’ı ve Mescid-i Aksâ’yı yakıp İsrailoğullarının âlimlerini öldüren ve on binlerce insanı da tutsak alarak yurtlarından çıkaran Babilliler ile ilgili olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet bu iki bozgunculuktan birincisinin vakti gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize pek güçlü olan bazı kullarımızdan gönderdik. Onlar (sizi yakalamak için) evlerinizin arasına kadar sokuldular. (Bu) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُو۫لٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَنَٓا اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِۜ وَكَانَ وَعْدًا مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-5c.mp3","commentary_text":"“Güçlü olan bazı kullarımız” ifadesi, M.Ö. 7. yüzyılda Filistin’i istila eden Asurlular veya onlardan yüz yıl kadar sonra Tevrat’ı ve Mescid-i Aksâ’yı yakıp İsrailoğullarının âlimlerini öldüren ve on binlerce insanı da tutsak alarak yurtlarından çıkaran Babilliler ile ilgili olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet bu iki bozgunculuktan birincisinin vakti gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize pek güçlü olan bazı kullarımızdan gönderdik. Onlar (sizi yakalamak için) evlerinizin arasına kadar sokuldular. (Bu) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُو۫لٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَنَٓا اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِۜ وَكَانَ وَعْدًا مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-5c.mp3","commentary_text":"“Güçlü olan bazı kullarımız” ifadesi, M.Ö. 7. yüzyılda Filistin’i istila eden Asurlular veya onlardan yüz yıl kadar sonra Tevrat’ı ve Mescid-i Aksâ’yı yakıp İsrailoğullarının âlimlerini öldüren ve on binlerce insanı da tutsak alarak yurtlarından çıkaran Babilliler ile ilgili olabilir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet bu iki bozgunculuktan birincisinin vakti gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize pek güçlü olan bazı kullarımızdan gönderdik. Onlar (sizi yakalamak için) evlerinizin arasına kadar sokuldular. (Bu) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُو۫لٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَنَٓا اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِۜ وَكَانَ وَعْدًا مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-4c.mp3","commentary_text":"“Güçlü olan bazı kullarımız” ifadesi, M.Ö. 7. yüzyılda Filistin’i istila eden Asurlular veya onlardan yüz yıl kadar sonra Tevrat’ı ve Mescid-i Aksâ’yı yakıp İsrailoğullarının âlimlerini öldüren ve on binlerce insanı da tutsak alarak yurtlarından çıkaran Babilliler ile ilgili olabilir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik ve sayınızı daha da çoğalttık.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-6c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, İsrailoğulları M.Ö.6. yüzyılın sonlarına doğru Babil esaretinden kurtulup, özgürlüklerine yeniden kavuşmuşlar ve kendi devletlerini kurmuşlardır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik ve sayınızı daha da çoğalttık.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-6c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, İsrailoğulları M.Ö.6. yüzyılın sonlarına doğru Babil esaretinden kurtulup, özgürlüklerine yeniden kavuşmuşlar ve kendi devletlerini kurmuşlardır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik ve sayınızı daha da çoğalttık.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-6c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, İsrailoğulları M.Ö.6. yüzyılın sonlarına doğru Babil esaretinden kurtulup, özgürlüklerine yeniden kavuşmuşlar ve kendi devletlerini kurmuşlardır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik ve sayınızı daha da çoğalttık.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَا لَكُمُ الْكَرَّةَ عَلَيْهِمْ وَاَمْدَدْنَاكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَجَعَلْنَاكُمْ اَكْثَرَ نَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-5c.mp3","commentary_text":"Ayetten anlaşıldığına göre, İsrailoğulları M.Ö.6. yüzyılın sonlarına doğru Babil esaretinden kurtulup, özgürlüklerine yeniden kavuşmuşlar ve kendi devletlerini kurmuşlardır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer iyilik ederseniz kendiniz için edersiniz eğer kötülük ederseniz o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız diğer (ikinci) kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescide (Beyt’ül-Makdis’e) girerler ve ele geçirdikleri her şeyi yerle bir ederler.","arabic_text":"اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ikinci sefer”, M.Ö. 168 yılında Beyt-i Makdis’in (Süleyman Mabedi’nin) Romalılar tarafından ya da M.S. 70’li yılında Titus tarafından yakılıp yıkılmasını ima etmektedir. Zira Titus katliamında mabed yerle bir edilmiş, geriye bugün “ağlama duvarı” diye anılan yarım bir duvar kalmıştı. Kudüs, M.S. 638 yılında Hz. Ömer tarafından fethedilmiştir. Kudüs, II. İslam Halifesi Hz. Ömer tarafından fethedildiğinde Bizans hâkimiyeti altında bulunuyordu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer iyilik ederseniz kendiniz için edersiniz eğer kötülük ederseniz o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız diğer (ikinci) kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescide (Beyt’ül-Makdis’e) girerler ve ele geçirdikleri her şeyi yerle bir ederler.","arabic_text":"اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ikinci sefer”, M.Ö. 168 yılında Beyt-i Makdis’in (Süleyman Mabedi’nin) Romalılar tarafından ya da M.S. 70’li yılında Titus tarafından yakılıp yıkılmasını ima etmektedir. Zira Titus katliamında mabed yerle bir edilmiş, geriye bugün “ağlama duvarı” diye anılan yarım bir duvar kalmıştı. Kudüs, M.S. 638 yılında Hz. Ömer tarafından fethedilmiştir. Kudüs, II. İslam Halifesi Hz. Ömer tarafından fethedildiğinde Bizans hâkimiyeti altında bulunuyordu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer iyilik ederseniz kendiniz için edersiniz eğer kötülük ederseniz o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız diğer (ikinci) kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescide (Beyt’ül-Makdis’e) girerler ve ele geçirdikleri her şeyi yerle bir ederler.","arabic_text":"اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ikinci sefer”, M.Ö. 168 yılında Beyt-i Makdis’in (Süleyman Mabedi’nin) Romalılar tarafından ya da M.S. 70’li yılında Titus tarafından yakılıp yıkılmasını ima etmektedir. Zira Titus katliamında mabed yerle bir edilmiş, geriye bugün “ağlama duvarı” diye anılan yarım bir duvar kalmıştı. Kudüs, M.S. 638 yılında Hz. Ömer tarafından fethedilmiştir. Kudüs, II. İslam Halifesi Hz. Ömer tarafından fethedildiğinde Bizans hâkimiyeti altında bulunuyordu."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer iyilik ederseniz kendiniz için edersiniz eğer kötülük ederseniz o da kendiniz içindir. Çıkaracağınız diğer (ikinci) kargaşaya ilişkin cezanın vadesi gelince üzerinize salacağımız başka saldırganlar acınızın yüzlerinize yansımasına yol açarlar. İlk seferinde gelenlerin yaptıkları gibi Mescide (Beyt’ül-Makdis’e) girerler ve ele geçirdikleri her şeyi yerle bir ederler.","arabic_text":"اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-6c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ikinci sefer”, M.Ö. 168 yılında Beyt-i Makdis’in (Süleyman Mabedi’nin) Romalılar tarafından ya da M.S. 70’li yılında Titus tarafından yakılıp yıkılmasını ima etmektedir. Zira Titus katliamında mabed yerle bir edilmiş, geriye bugün “ağlama duvarı” diye anılan yarım bir duvar kalmıştı. Kudüs, M.S. 638 yılında Hz. Ömer tarafından fethedilmiştir. Kudüs, II. İslam Halifesi Hz. Ömer tarafından fethedildiğinde Bizans hâkimiyeti altında bulunuyordu."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Tevbe ederseniz) umulur ki Rabbiniz size merhamet eder fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi inkârcılar için bir zindan kıldık.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يَرْحَمَكُمْۚ وَاِنْ عُدْتُمْ عُدْنَاۢ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ حَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Tevbe ederseniz) umulur ki Rabbiniz size merhamet eder fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi inkârcılar için bir zindan kıldık.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يَرْحَمَكُمْۚ وَاِنْ عُدْتُمْ عُدْنَاۢ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ حَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Tevbe ederseniz) umulur ki Rabbiniz size merhamet eder fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi inkârcılar için bir zindan kıldık.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يَرْحَمَكُمْۚ وَاِنْ عُدْتُمْ عُدْنَاۢ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ حَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Tevbe ederseniz) umulur ki Rabbiniz size merhamet eder fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi cezalandırmaya) döneriz. Biz cehennemi inkârcılar için bir zindan kıldık.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يَرْحَمَكُمْۚ وَاِنْ عُدْتُمْ عُدْنَاۢ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ حَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçekten bu Kur’an (insanları) en doğru yola götürür dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü’minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçekten bu Kur’an (insanları) en doğru yola götürür dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü’minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçekten bu Kur’an (insanları) en doğru yola götürür dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü’minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçekten bu Kur’an (insanları) en doğru yola götürür dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü’minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ahirete inanmayanlara da kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı (bildirir).","arabic_text":"وَاَنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ahirete inanmayanlara da kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı (bildirir).","arabic_text":"وَاَنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ahirete inanmayanlara da kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı (bildirir).","arabic_text":"وَاَنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ahirete inanmayanlara da kendileri için can yakıcı bir azap hazırladığımızı (bildirir).","arabic_text":"وَاَنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnsan (çoğu zaman) iyilik için dua ediyormuşçasına (kendi aleyhine olacak şekilde kızarak ya da anlamadan) kötülük için dua eder. Çünkü insan (işin derinliğini düşünmeyecek kadar) acelecidir.","arabic_text":"وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا","related_links":["2/216","10/11","21/37"],"audio_path":"16/16-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-11c.mp3","commentary_text":"İnsan fıtratı gereği acelecidir (Enbiya, 21/37). Öfkelendiği ya da sıkıldığı zaman kıyametleri koparır. Zorluklara karşı direneceği yerde teslim olur. Yaptığı duanın hemen karşılık bulmasını bekler. Hakkında hayırlı olsa bile hoşuna gitmeyen bir şeyi felaket olarak değerlendirir. Hayrı şer, şerri hayır zannederek iyiyle kötüyü birbirine karıştırır. Gereksiz ve zamansız beddualar ederek deşarj olmaya çalışır. Ticarette olduğu gibi peşin olanı sever. Bu yüzden her zaman dünya nimetlerini ahirete tercih eder.  Dünyevileşmede o kadar ölçüyü kaçırır ki; Evrendeki mükemmel işleyişi görmesine rağmen ahiret nimetlerine şüphe ile yaklaşır ve onları sadece bir hayal gibi düşünür. Onun için de en büyük ve ebedi mükâfatların bulunduğu ahireti bırakır da dünyalık geçici ve oyuncak misali nimetlere değer verir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnsan (çoğu zaman) iyilik için dua ediyormuşçasına (kendi aleyhine olacak şekilde kızarak ya da anlamadan) kötülük için dua eder. Çünkü insan (işin derinliğini düşünmeyecek kadar) acelecidir.","arabic_text":"وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا","related_links":["2/216","10/11","21/37"],"audio_path":"16/16-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-11c.mp3","commentary_text":"İnsan fıtratı gereği acelecidir (Enbiya, 21/37). Öfkelendiği ya da sıkıldığı zaman kıyametleri koparır. Zorluklara karşı direneceği yerde teslim olur. Yaptığı duanın hemen karşılık bulmasını bekler. Hakkında hayırlı olsa bile hoşuna gitmeyen bir şeyi felaket olarak değerlendirir. Hayrı şer, şerri hayır zannederek iyiyle kötüyü birbirine karıştırır. Gereksiz ve zamansız beddualar ederek deşarj olmaya çalışır. Ticarette olduğu gibi peşin olanı sever. Bu yüzden her zaman dünya nimetlerini ahirete tercih eder.  Dünyevileşmede o kadar ölçüyü kaçırır ki; Evrendeki mükemmel işleyişi görmesine rağmen ahiret nimetlerine şüphe ile yaklaşır ve onları sadece bir hayal gibi düşünür. Onun için de en büyük ve ebedi mükâfatların bulunduğu ahireti bırakır da dünyalık geçici ve oyuncak misali nimetlere değer verir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnsan (çoğu zaman) iyilik için dua ediyormuşçasına (kendi aleyhine olacak şekilde kızarak ya da anlamadan) kötülük için dua eder. Çünkü insan (işin derinliğini düşünmeyecek kadar) acelecidir.","arabic_text":"وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا","related_links":["2/216","10/11","21/37"],"audio_path":"16/16-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-11c.mp3","commentary_text":"İnsan fıtratı gereği acelecidir (Enbiya, 21/37). Öfkelendiği ya da sıkıldığı zaman kıyametleri koparır. Zorluklara karşı direneceği yerde teslim olur. Yaptığı duanın hemen karşılık bulmasını bekler. Hakkında hayırlı olsa bile hoşuna gitmeyen bir şeyi felaket olarak değerlendirir. Hayrı şer, şerri hayır zannederek iyiyle kötüyü birbirine karıştırır. Gereksiz ve zamansız beddualar ederek deşarj olmaya çalışır. Ticarette olduğu gibi peşin olanı sever. Bu yüzden her zaman dünya nimetlerini ahirete tercih eder.  Dünyevileşmede o kadar ölçüyü kaçırır ki; Evrendeki mükemmel işleyişi görmesine rağmen ahiret nimetlerine şüphe ile yaklaşır ve onları sadece bir hayal gibi düşünür. Onun için de en büyük ve ebedi mükâfatların bulunduğu ahireti bırakır da dünyalık geçici ve oyuncak misali nimetlere değer verir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnsan (çoğu zaman) iyilik için dua ediyormuşçasına (kendi aleyhine olacak şekilde kızarak ya da anlamadan) kötülük için dua eder. Çünkü insan (işin derinliğini düşünmeyecek kadar) acelecidir.","arabic_text":"وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا","related_links":["2/216","10/11","21/37"],"audio_path":"16/16-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-10c.mp3","commentary_text":"İnsan fıtratı gereği acelecidir (Enbiya, 21/37). Öfkelendiği ya da sıkıldığı zaman kıyametleri koparır. Zorluklara karşı direneceği yerde teslim olur. Yaptığı duanın hemen karşılık bulmasını bekler. Hakkında hayırlı olsa bile hoşuna gitmeyen bir şeyi felaket olarak değerlendirir. Hayrı şer, şerri hayır zannederek iyiyle kötüyü birbirine karıştırır. Gereksiz ve zamansız beddualar ederek deşarj olmaya çalışır. Ticarette olduğu gibi peşin olanı sever. Bu yüzden her zaman dünya nimetlerini ahirete tercih eder.  Dünyevileşmede o kadar ölçüyü kaçırır ki; Evrendeki mükemmel işleyişi görmesine rağmen ahiret nimetlerine şüphe ile yaklaşır ve onları sadece bir hayal gibi düşünür. Onun için de en büyük ve ebedi mükâfatların bulunduğu ahireti bırakır da dünyalık geçici ve oyuncak misali nimetlere değer verir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz gece ile gündüzü varlığımızın ve yetkin gücümüzün iki somut göstergesi olarak yarattık. Sonra Rabbinizin lütfu peşinde koşasınız ve yılların sayısı ile takvim hesabını bilesiniz diye geceyi karartarak gündüzü aydınlık yaptık. İşte biz her şeyi ayrıntılı biçimde anlattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلً","related_links":["25/61","28/71","36/37"],"audio_path":"16/16-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-12c.mp3","commentary_text":"Yani “gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını ve hesabını yapabilesiniz.” Güneşe bakarak saatin kaç olduğunu, aya bakarak hangi ayda olduğunuzu, mevsimlere bakarak da yılların sayısını bilebiliriz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz gece ile gündüzü varlığımızın ve yetkin gücümüzün iki somut göstergesi olarak yarattık. Sonra Rabbinizin lütfu peşinde koşasınız ve yılların sayısı ile takvim hesabını bilesiniz diye geceyi karartarak gündüzü aydınlık yaptık. İşte biz her şeyi ayrıntılı biçimde anlattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلً","related_links":["25/61","28/71","36/37"],"audio_path":"16/16-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-12c.mp3","commentary_text":"Yani “gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını ve hesabını yapabilesiniz.” Güneşe bakarak saatin kaç olduğunu, aya bakarak hangi ayda olduğunuzu, mevsimlere bakarak da yılların sayısını bilebiliriz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz gece ile gündüzü varlığımızın ve yetkin gücümüzün iki somut göstergesi olarak yarattık. Sonra Rabbinizin lütfu peşinde koşasınız ve yılların sayısı ile takvim hesabını bilesiniz diye geceyi karartarak gündüzü aydınlık yaptık. İşte biz her şeyi ayrıntılı biçimde anlattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلً","related_links":["25/61","28/71","36/37"],"audio_path":"16/16-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-12c.mp3","commentary_text":"Yani “gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını ve hesabını yapabilesiniz.” Güneşe bakarak saatin kaç olduğunu, aya bakarak hangi ayda olduğunuzu, mevsimlere bakarak da yılların sayısını bilebiliriz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz gece ile gündüzü varlığımızın ve yetkin gücümüzün iki somut göstergesi olarak yarattık. Sonra Rabbinizin lütfu peşinde koşasınız ve yılların sayısı ile takvim hesabını bilesiniz diye geceyi karartarak gündüzü aydınlık yaptık. İşte biz her şeyi ayrıntılı biçimde anlattık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلً","related_links":["25/61","28/71","36/37"],"audio_path":"16/16-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-11c.mp3","commentary_text":"Yani “gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını ve hesabını yapabilesiniz.” Güneşe bakarak saatin kaç olduğunu, aya bakarak hangi ayda olduğunuzu, mevsimlere bakarak da yılların sayısını bilebiliriz."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.","arabic_text":"وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا","related_links":["4/123","23/62","52/16","75/12","99/7"],"audio_path":"16/16-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-13c.mp3","commentary_text":"Aslında ayetin ilk cümlesi “her insanın kuşunu, kendisinin boynuna bağladık.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirdi, ancak daha iyi anlaşılsın diye biz bu şekilde tercüme ettik. Çünkü Cahiliye döneminde insanlar kuşların uçuşlarından kaderlerinin belirlendiğine inanırlardı. Kur’an bu batıl inancı yıkarak onların anlayacağı üslupla her insanın kaderinin kendi çabasına bağlı olduğunu ve herkesin ancak kendi yaptıklarına göre muamele göreceğini bildiriyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.","arabic_text":"وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا","related_links":["4/123","23/62","52/16","75/12","99/7"],"audio_path":"16/16-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-13c.mp3","commentary_text":"Aslında ayetin ilk cümlesi “her insanın kuşunu, kendisinin boynuna bağladık.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirdi, ancak daha iyi anlaşılsın diye biz bu şekilde tercüme ettik. Çünkü Cahiliye döneminde insanlar kuşların uçuşlarından kaderlerinin belirlendiğine inanırlardı. Kur’an bu batıl inancı yıkarak onların anlayacağı üslupla her insanın kaderinin kendi çabasına bağlı olduğunu ve herkesin ancak kendi yaptıklarına göre muamele göreceğini bildiriyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.","arabic_text":"وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا","related_links":["4/123","23/62","52/16","75/12","99/7"],"audio_path":"16/16-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-13c.mp3","commentary_text":"Aslında ayetin ilk cümlesi “her insanın kuşunu, kendisinin boynuna bağladık.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirdi, ancak daha iyi anlaşılsın diye biz bu şekilde tercüme ettik. Çünkü Cahiliye döneminde insanlar kuşların uçuşlarından kaderlerinin belirlendiğine inanırlardı. Kur’an bu batıl inancı yıkarak onların anlayacağı üslupla her insanın kaderinin kendi çabasına bağlı olduğunu ve herkesin ancak kendi yaptıklarına göre muamele göreceğini bildiriyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.","arabic_text":"وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا","related_links":["4/123","23/62","52/16","75/12","99/7"],"audio_path":"16/16-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-12c.mp3","commentary_text":"Aslında ayetin ilk cümlesi “her insanın kuşunu, kendisinin boynuna bağladık.” şeklinde tercüme edilmesi gerekirdi, ancak daha iyi anlaşılsın diye biz bu şekilde tercüme ettik. Çünkü Cahiliye döneminde insanlar kuşların uçuşlarından kaderlerinin belirlendiğine inanırlardı. Kur’an bu batıl inancı yıkarak onların anlayacağı üslupla her insanın kaderinin kendi çabasına bağlı olduğunu ve herkesin ancak kendi yaptıklarına göre muamele göreceğini bildiriyor."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin görecek durumdasın!”","arabic_text":"اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin görecek durumdasın!”","arabic_text":"اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin görecek durumdasın!”","arabic_text":"اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin görecek durumdasın!”","arabic_text":"اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim doğru yolu bulmuşsa ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa yine kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr bir başkasının suç (ve günah) yükünü yüklenmez (ve onunla yargılanarak azap görmez). Ve biz (uyarıcı olarak) bir resul göndermeden (günahları sebebiyle hiçbir kimseye ve hiçbir topluma) azap etmeyiz.","arabic_text":"مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَمَا كُنَّا مُعَذِّب۪ينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولً","related_links":["16/25","29/13","35/18"],"audio_path":"16/16-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-15c.mp3","commentary_text":"Allah’ın Peygamber göndermediği toplumlar var mı? “…Hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.” (Fatır 35/24) Bu uyarıcı kimselerin illa da Kur’an’da adı geçen ya da tarihte peygamber olarak bilinen kimselerden olması gerekmez. Bir toplumun içinden iyiyi ve kötüyü anlatan, zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışan ve toplumun huzuru için erdemli çalışmalar ortaya koyan birileri çıkmışsa onlar da Allah’ın dininin yardımcılarıdır. Allah’ın yasalarının savunucusu olmak, kötülüğü engellemek ve hayır adına topluma istikamet vermek için illa da peygamber olmak gerekmez. Nitekim bütün iradeleri yöneten ve yönlendiren Allah’tır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim doğru yolu bulmuşsa ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa yine kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr bir başkasının suç (ve günah) yükünü yüklenmez (ve onunla yargılanarak azap görmez). Ve biz (uyarıcı olarak) bir resul göndermeden (günahları sebebiyle hiçbir kimseye ve hiçbir topluma) azap etmeyiz.","arabic_text":"مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَمَا كُنَّا مُعَذِّب۪ينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولً","related_links":["16/25","29/13","35/18"],"audio_path":"16/16-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-15c.mp3","commentary_text":"Allah’ın Peygamber göndermediği toplumlar var mı? “…Hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.” (Fatır 35/24) Bu uyarıcı kimselerin illa da Kur’an’da adı geçen ya da tarihte peygamber olarak bilinen kimselerden olması gerekmez. Bir toplumun içinden iyiyi ve kötüyü anlatan, zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışan ve toplumun huzuru için erdemli çalışmalar ortaya koyan birileri çıkmışsa onlar da Allah’ın dininin yardımcılarıdır. Allah’ın yasalarının savunucusu olmak, kötülüğü engellemek ve hayır adına topluma istikamet vermek için illa da peygamber olmak gerekmez. Nitekim bütün iradeleri yöneten ve yönlendiren Allah’tır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim doğru yolu bulmuşsa ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa yine kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr bir başkasının suç (ve günah) yükünü yüklenmez (ve onunla yargılanarak azap görmez). Ve biz (uyarıcı olarak) bir resul göndermeden (günahları sebebiyle hiçbir kimseye ve hiçbir topluma) azap etmeyiz.","arabic_text":"مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَمَا كُنَّا مُعَذِّب۪ينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولً","related_links":["16/25","29/13","35/18"],"audio_path":"16/16-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-15c.mp3","commentary_text":"Allah’ın Peygamber göndermediği toplumlar var mı? “…Hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.” (Fatır 35/24) Bu uyarıcı kimselerin illa da Kur’an’da adı geçen ya da tarihte peygamber olarak bilinen kimselerden olması gerekmez. Bir toplumun içinden iyiyi ve kötüyü anlatan, zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışan ve toplumun huzuru için erdemli çalışmalar ortaya koyan birileri çıkmışsa onlar da Allah’ın dininin yardımcılarıdır. Allah’ın yasalarının savunucusu olmak, kötülüğü engellemek ve hayır adına topluma istikamet vermek için illa da peygamber olmak gerekmez. Nitekim bütün iradeleri yöneten ve yönlendiren Allah’tır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Kim doğru yolu bulmuşsa ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa yine kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr bir başkasının suç (ve günah) yükünü yüklenmez (ve onunla yargılanarak azap görmez). Ve biz (uyarıcı olarak) bir resul göndermeden (günahları sebebiyle hiçbir kimseye ve hiçbir topluma) azap etmeyiz.","arabic_text":"مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَمَا كُنَّا مُعَذِّب۪ينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولً","related_links":["16/25","29/13","35/18"],"audio_path":"16/16-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-14c.mp3","commentary_text":"Allah’ın Peygamber göndermediği toplumlar var mı? “…Hiçbir toplum yoktur ki içlerinden bir uyarıcı çıkmamış olsun.” (Fatır 35/24) Bu uyarıcı kimselerin illa da Kur’an’da adı geçen ya da tarihte peygamber olarak bilinen kimselerden olması gerekmez. Bir toplumun içinden iyiyi ve kötüyü anlatan, zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışan ve toplumun huzuru için erdemli çalışmalar ortaya koyan birileri çıkmışsa onlar da Allah’ın dininin yardımcılarıdır. Allah’ın yasalarının savunucusu olmak, kötülüğü engellemek ve hayır adına topluma istikamet vermek için illa da peygamber olmak gerekmez. Nitekim bütün iradeleri yöneten ve yönlendiren Allah’tır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz bir toplumu (yaptıkları yüzünden) helak etmek istediğimizde o toplumun servet ve nimetle şımarmış seçkinlerini yöneticiler yaparız da onlar orada bozgunculuk çıkarırlar. Böylece o toplum cezayı hak eder bunun ardında biz de orayı yerle bir ederiz.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz bir toplumu (yaptıkları yüzünden) helak etmek istediğimizde o toplumun servet ve nimetle şımarmış seçkinlerini yöneticiler yaparız da onlar orada bozgunculuk çıkarırlar. Böylece o toplum cezayı hak eder bunun ardında biz de orayı yerle bir ederiz.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz bir toplumu (yaptıkları yüzünden) helak etmek istediğimizde o toplumun servet ve nimetle şımarmış seçkinlerini yöneticiler yaparız da onlar orada bozgunculuk çıkarırlar. Böylece o toplum cezayı hak eder bunun ardında biz de orayı yerle bir ederiz.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz bir toplumu (yaptıkları yüzünden) helak etmek istediğimizde o toplumun servet ve nimetle şımarmış seçkinlerini yöneticiler yaparız da onlar orada bozgunculuk çıkarırlar. Böylece o toplum cezayı hak eder bunun ardında biz de orayı yerle bir ederiz.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Biz Nuh’tan sonra gelen nice nesilleri (yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Biz Nuh’tan sonra gelen nice nesilleri (yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Biz Nuh’tan sonra gelen nice nesilleri (yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Biz Nuh’tan sonra gelen nice nesilleri (yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız o da horlanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız o da horlanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız o da horlanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız o da horlanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kim(ler) de inanmış olarak ahireti ister ve orası için gereği gibi çalışırsa işte onlar da çalışmalarının karşılığını tam olarak göreceklerdir!","arabic_text":"وَمَنْ اَرَادَ الْاٰخِرَةَ وَسَعٰى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-19c.mp3","commentary_text":"Bu arada hatırlatmak gerekir ki; dünya için çalışanlara dünyalıkları verilirken, âhiret için çalışanlar dünya nimetlerinden mahrum kalmayacaktır. Onlar dünya-ahiret dengesini gözeterek hem dünya hem de ahiret nimetlerinden yararlanacaklardır. Öyle olsaydı “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da âhirette de iyilikler ver…!” (Bakara 2/201) diye dua etmezdik."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kim(ler) de inanmış olarak ahireti ister ve orası için gereği gibi çalışırsa işte onlar da çalışmalarının karşılığını tam olarak göreceklerdir!","arabic_text":"وَمَنْ اَرَادَ الْاٰخِرَةَ وَسَعٰى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-19c.mp3","commentary_text":"Bu arada hatırlatmak gerekir ki; dünya için çalışanlara dünyalıkları verilirken, âhiret için çalışanlar dünya nimetlerinden mahrum kalmayacaktır. Onlar dünya-ahiret dengesini gözeterek hem dünya hem de ahiret nimetlerinden yararlanacaklardır. Öyle olsaydı “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da âhirette de iyilikler ver…!” (Bakara 2/201) diye dua etmezdik."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kim(ler) de inanmış olarak ahireti ister ve orası için gereği gibi çalışırsa işte onlar da çalışmalarının karşılığını tam olarak göreceklerdir!","arabic_text":"وَمَنْ اَرَادَ الْاٰخِرَةَ وَسَعٰى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-19c.mp3","commentary_text":"Bu arada hatırlatmak gerekir ki; dünya için çalışanlara dünyalıkları verilirken, âhiret için çalışanlar dünya nimetlerinden mahrum kalmayacaktır. Onlar dünya-ahiret dengesini gözeterek hem dünya hem de ahiret nimetlerinden yararlanacaklardır. Öyle olsaydı “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da âhirette de iyilikler ver…!” (Bakara 2/201) diye dua etmezdik."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kim(ler) de inanmış olarak ahireti ister ve orası için gereği gibi çalışırsa işte onlar da çalışmalarının karşılığını tam olarak göreceklerdir!","arabic_text":"وَمَنْ اَرَادَ الْاٰخِرَةَ وَسَعٰى لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-18c.mp3","commentary_text":"Bu arada hatırlatmak gerekir ki; dünya için çalışanlara dünyalıkları verilirken, âhiret için çalışanlar dünya nimetlerinden mahrum kalmayacaktır. Onlar dünya-ahiret dengesini gözeterek hem dünya hem de ahiret nimetlerinden yararlanacaklardır. Öyle olsaydı “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da âhirette de iyilikler ver…!” (Bakara 2/201) diye dua etmezdik."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Rabbinin lütfundan her birine; (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) veririz. Rabbinin lütfu (kimseden) kısıtlanmış değildir (kim ne isterse ve ne için çalışırsa karşılığını alır).","arabic_text":"كُلًّا نُمِدُّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مِنْ عَطَٓاءِ رَبِّكَۜ وَمَا كَانَ عَطَٓاءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Rabbinin lütfundan her birine; (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) veririz. Rabbinin lütfu (kimseden) kısıtlanmış değildir (kim ne isterse ve ne için çalışırsa karşılığını alır).","arabic_text":"كُلًّا نُمِدُّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مِنْ عَطَٓاءِ رَبِّكَۜ وَمَا كَانَ عَطَٓاءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Rabbinin lütfundan her birine; (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) veririz. Rabbinin lütfu (kimseden) kısıtlanmış değildir (kim ne isterse ve ne için çalışırsa karşılığını alır).","arabic_text":"كُلًّا نُمِدُّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مِنْ عَطَٓاءِ رَبِّكَۜ وَمَا كَانَ عَطَٓاءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Rabbinin lütfundan her birine; (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) veririz. Rabbinin lütfu (kimseden) kısıtlanmış değildir (kim ne isterse ve ne için çalışırsa karşılığını alır).","arabic_text":"كُلًّا نُمِدُّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مِنْ عَطَٓاءِ رَبِّكَۜ وَمَا كَانَ عَطَٓاءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bak onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Muhakkak ahiret ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-21c.mp3","commentary_text":"“Faddale” terimi Kur’an’da çok sık tekrarlanır. Genelde üstün kılmak ve kıymet vermek anlamlarına gelen “Faddale” kelimesi burada, dünya hayatında “rızık ve makam bakımından farklı ve üstün olmak” anlamında kullanılmıştır. Ayetin ikinci cümlesinde ulaşılacak dereceler ve elde edilecek faziletler bakımından esas üstünlüğün basit, değersiz ve iğreti dünya nimetleri konusunda değil, Allah’tan başka kimsenin sınırlarını ve hususiyetini bilemediği tahayyül dahi edemeyeceğimiz nitelikte güzel nimetlerin ahirette olduğuna vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bak onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Muhakkak ahiret ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-21c.mp3","commentary_text":"“Faddale” terimi Kur’an’da çok sık tekrarlanır. Genelde üstün kılmak ve kıymet vermek anlamlarına gelen “Faddale” kelimesi burada, dünya hayatında “rızık ve makam bakımından farklı ve üstün olmak” anlamında kullanılmıştır. Ayetin ikinci cümlesinde ulaşılacak dereceler ve elde edilecek faziletler bakımından esas üstünlüğün basit, değersiz ve iğreti dünya nimetleri konusunda değil, Allah’tan başka kimsenin sınırlarını ve hususiyetini bilemediği tahayyül dahi edemeyeceğimiz nitelikte güzel nimetlerin ahirette olduğuna vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bak onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Muhakkak ahiret ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-21c.mp3","commentary_text":"“Faddale” terimi Kur’an’da çok sık tekrarlanır. Genelde üstün kılmak ve kıymet vermek anlamlarına gelen “Faddale” kelimesi burada, dünya hayatında “rızık ve makam bakımından farklı ve üstün olmak” anlamında kullanılmıştır. Ayetin ikinci cümlesinde ulaşılacak dereceler ve elde edilecek faziletler bakımından esas üstünlüğün basit, değersiz ve iğreti dünya nimetleri konusunda değil, Allah’tan başka kimsenin sınırlarını ve hususiyetini bilemediği tahayyül dahi edemeyeceğimiz nitelikte güzel nimetlerin ahirette olduğuna vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bak onların kimini kimine (rızık ve makam bakımından) nasıl üstün kıldık. Muhakkak ahiret ulaşılacak dereceler bakımından daha büyüktür elde edilecek faziletler bakımından da daha üstündür.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-20c.mp3","commentary_text":"“Faddale” terimi Kur’an’da çok sık tekrarlanır. Genelde üstün kılmak ve kıymet vermek anlamlarına gelen “Faddale” kelimesi burada, dünya hayatında “rızık ve makam bakımından farklı ve üstün olmak” anlamında kullanılmıştır. Ayetin ikinci cümlesinde ulaşılacak dereceler ve elde edilecek faziletler bakımından esas üstünlüğün basit, değersiz ve iğreti dünya nimetleri konusunda değil, Allah’tan başka kimsenin sınırlarını ve hususiyetini bilemediği tahayyül dahi edemeyeceğimiz nitelikte güzel nimetlerin ahirette olduğuna vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’la beraber başka (varlıkları) ilah edinme yapayalnız ve horlanmış olarak oturup kalmayasın!","arabic_text":"لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَخْذُولًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-22c.mp3","commentary_text":"Burada hitap Hz. Peygamberin şahsında bütün insan soyunadır. Yani Allah’a inandığın halde ondan başka varlıklara Allah’ın özelliklerini yükleyerek kulluk etme! “Benim gibi zavallı, günahkâr bir kişiyi Allah huzuruna nasıl kabul eder?” deyip de Allah’la direkt diyaloğa geçmek yerine araya başka şeyleri ya da başkalarını sokma!  Allah senin içindedir. Sen sadece onun kulusun. İyi de olsan kötü de olsan seni Allah’a senden başka kimse yaklaştıramaz, günahlarının affedilmesine kimsenin gücü yetmez, bağışlanmana kimselerin iltiması katkı sağlayamaz. Bu konuda kararlı olacak, adımını atacak, elini uzatacak, yüreğini açacak, tutarlı duruş sergileyecek olan sensin."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’la beraber başka (varlıkları) ilah edinme yapayalnız ve horlanmış olarak oturup kalmayasın!","arabic_text":"لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَخْذُولًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-22c.mp3","commentary_text":"Burada hitap Hz. Peygamberin şahsında bütün insan soyunadır. Yani Allah’a inandığın halde ondan başka varlıklara Allah’ın özelliklerini yükleyerek kulluk etme! “Benim gibi zavallı, günahkâr bir kişiyi Allah huzuruna nasıl kabul eder?” deyip de Allah’la direkt diyaloğa geçmek yerine araya başka şeyleri ya da başkalarını sokma!  Allah senin içindedir. Sen sadece onun kulusun. İyi de olsan kötü de olsan seni Allah’a senden başka kimse yaklaştıramaz, günahlarının affedilmesine kimsenin gücü yetmez, bağışlanmana kimselerin iltiması katkı sağlayamaz. Bu konuda kararlı olacak, adımını atacak, elini uzatacak, yüreğini açacak, tutarlı duruş sergileyecek olan sensin."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’la beraber başka (varlıkları) ilah edinme yapayalnız ve horlanmış olarak oturup kalmayasın!","arabic_text":"لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَخْذُولًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-22c.mp3","commentary_text":"Burada hitap Hz. Peygamberin şahsında bütün insan soyunadır. Yani Allah’a inandığın halde ondan başka varlıklara Allah’ın özelliklerini yükleyerek kulluk etme! “Benim gibi zavallı, günahkâr bir kişiyi Allah huzuruna nasıl kabul eder?” deyip de Allah’la direkt diyaloğa geçmek yerine araya başka şeyleri ya da başkalarını sokma!  Allah senin içindedir. Sen sadece onun kulusun. İyi de olsan kötü de olsan seni Allah’a senden başka kimse yaklaştıramaz, günahlarının affedilmesine kimsenin gücü yetmez, bağışlanmana kimselerin iltiması katkı sağlayamaz. Bu konuda kararlı olacak, adımını atacak, elini uzatacak, yüreğini açacak, tutarlı duruş sergileyecek olan sensin."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’la beraber başka (varlıkları) ilah edinme yapayalnız ve horlanmış olarak oturup kalmayasın!","arabic_text":"لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُومًا مَخْذُولًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-21c.mp3","commentary_text":"Burada hitap Hz. Peygamberin şahsında bütün insan soyunadır. Yani Allah’a inandığın halde ondan başka varlıklara Allah’ın özelliklerini yükleyerek kulluk etme! “Benim gibi zavallı, günahkâr bir kişiyi Allah huzuruna nasıl kabul eder?” deyip de Allah’la direkt diyaloğa geçmek yerine araya başka şeyleri ya da başkalarını sokma!  Allah senin içindedir. Sen sadece onun kulusun. İyi de olsan kötü de olsan seni Allah’a senden başka kimse yaklaştıramaz, günahlarının affedilmesine kimsenin gücü yetmez, bağışlanmana kimselerin iltiması katkı sağlayamaz. Bu konuda kararlı olacak, adımını atacak, elini uzatacak, yüreğini açacak, tutarlı duruş sergileyecek olan sensin."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni ve ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf!” bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara hep güzel ve iç açıcı sözler söyle!","arabic_text":"وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni ve ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf!” bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara hep güzel ve iç açıcı sözler söyle!","arabic_text":"وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni ve ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf!” bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara hep güzel ve iç açıcı sözler söyle!","arabic_text":"وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni ve ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara “öf!” bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara hep güzel ve iç açıcı sözler söyle!","arabic_text":"وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”","arabic_text":"وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”","arabic_text":"وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”","arabic_text":"وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”","arabic_text":"وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bu öğütlere karşı) içinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden tevbe edenlere karşı son derece bağışlayıcıdır.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ي نُفُوسِكُمْۜ اِنْ تَكُونُوا صَالِح۪ينَ فَاِنَّهُ كَانَ لِلْاَوَّاب۪ينَ غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bu öğütlere karşı) içinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden tevbe edenlere karşı son derece bağışlayıcıdır.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ي نُفُوسِكُمْۜ اِنْ تَكُونُوا صَالِح۪ينَ فَاِنَّهُ كَانَ لِلْاَوَّاب۪ينَ غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bu öğütlere karşı) içinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden tevbe edenlere karşı son derece bağışlayıcıdır.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ي نُفُوسِكُمْۜ اِنْ تَكُونُوا صَالِح۪ينَ فَاِنَّهُ كَانَ لِلْاَوَّاب۪ينَ غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bu öğütlere karşı) içinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer dürüst ve erdemli kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden tevbe edenlere karşı son derece bağışlayıcıdır.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ي نُفُوسِكُمْۜ اِنْ تَكُونُوا صَالِح۪ينَ فَاِنَّهُ كَانَ لِلْاَوَّاب۪ينَ غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Akrabaya (yakınında bulunanlara) yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma!","arabic_text":"وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Akrabaya (yakınında bulunanlara) yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma!","arabic_text":"وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Akrabaya (yakınında bulunanlara) yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma!","arabic_text":"وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Akrabaya (yakınında bulunanlara) yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma!","arabic_text":"وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Servetlerini zamanlarını imkân ve yeteneklerini) boş yere saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Unutmayın ki Şeytan Rabbine karşı nankörlük etmiştir (böyle yapmakla siz de Rabbinize karşı nankörlük etmiş olursunuz).","arabic_text":"اِنَّ الْمُبَذِّر۪ينَ كَانُٓوا اِخْوَانَ الشَّيَاط۪ينِۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّه۪ كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Servetlerini zamanlarını imkân ve yeteneklerini) boş yere saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Unutmayın ki Şeytan Rabbine karşı nankörlük etmiştir (böyle yapmakla siz de Rabbinize karşı nankörlük etmiş olursunuz).","arabic_text":"اِنَّ الْمُبَذِّر۪ينَ كَانُٓوا اِخْوَانَ الشَّيَاط۪ينِۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّه۪ كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Servetlerini zamanlarını imkân ve yeteneklerini) boş yere saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Unutmayın ki Şeytan Rabbine karşı nankörlük etmiştir (böyle yapmakla siz de Rabbinize karşı nankörlük etmiş olursunuz).","arabic_text":"اِنَّ الْمُبَذِّر۪ينَ كَانُٓوا اِخْوَانَ الشَّيَاط۪ينِۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّه۪ كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Servetlerini zamanlarını imkân ve yeteneklerini) boş yere saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Unutmayın ki Şeytan Rabbine karşı nankörlük etmiştir (böyle yapmakla siz de Rabbinize karşı nankörlük etmiş olursunuz).","arabic_text":"اِنَّ الْمُبَذِّر۪ينَ كَانُٓوا اِخْوَانَ الشَّيَاط۪ينِۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّه۪ كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbinden gelecek olan bir rahmeti (darlık ve sıkıntı içindeyken) beklerken (ihtiyaç sahiplerine) ilgi gösteremeyecek durumda isen; o zaman hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle.","arabic_text":"وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-28c.mp3","commentary_text":"Fakir ve yoksul olan sahabelerden bazıları, kendi gelirleri kâfi gelmediği için Hz. Peygamberden de ek destek alırlardı. Hz. Peygamber bazen onlara verecek bir şey bulamazdı ve utancından yüzünü başka tarafa çevirip görmemezlikten gelerek mahcubiyetini gizlemeye çalışırdı. Onlar da bunu Hz. Peygamberin kendilerinden usandığının bir ifadesi olarak yorumlarlardı. Ayette geçen “onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle” ifadesi sadece Peygamberimize değil aynı zamanda bütün insanlara bir mesajdır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbinden gelecek olan bir rahmeti (darlık ve sıkıntı içindeyken) beklerken (ihtiyaç sahiplerine) ilgi gösteremeyecek durumda isen; o zaman hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle.","arabic_text":"وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-28c.mp3","commentary_text":"Fakir ve yoksul olan sahabelerden bazıları, kendi gelirleri kâfi gelmediği için Hz. Peygamberden de ek destek alırlardı. Hz. Peygamber bazen onlara verecek bir şey bulamazdı ve utancından yüzünü başka tarafa çevirip görmemezlikten gelerek mahcubiyetini gizlemeye çalışırdı. Onlar da bunu Hz. Peygamberin kendilerinden usandığının bir ifadesi olarak yorumlarlardı. Ayette geçen “onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle” ifadesi sadece Peygamberimize değil aynı zamanda bütün insanlara bir mesajdır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbinden gelecek olan bir rahmeti (darlık ve sıkıntı içindeyken) beklerken (ihtiyaç sahiplerine) ilgi gösteremeyecek durumda isen; o zaman hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle.","arabic_text":"وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-28c.mp3","commentary_text":"Fakir ve yoksul olan sahabelerden bazıları, kendi gelirleri kâfi gelmediği için Hz. Peygamberden de ek destek alırlardı. Hz. Peygamber bazen onlara verecek bir şey bulamazdı ve utancından yüzünü başka tarafa çevirip görmemezlikten gelerek mahcubiyetini gizlemeye çalışırdı. Onlar da bunu Hz. Peygamberin kendilerinden usandığının bir ifadesi olarak yorumlarlardı. Ayette geçen “onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle” ifadesi sadece Peygamberimize değil aynı zamanda bütün insanlara bir mesajdır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbinden gelecek olan bir rahmeti (darlık ve sıkıntı içindeyken) beklerken (ihtiyaç sahiplerine) ilgi gösteremeyecek durumda isen; o zaman hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle.","arabic_text":"وَاِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ابْتِغَٓاءَ رَحْمَةٍ مِنْ رَبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-27c.mp3","commentary_text":"Fakir ve yoksul olan sahabelerden bazıları, kendi gelirleri kâfi gelmediği için Hz. Peygamberden de ek destek alırlardı. Hz. Peygamber bazen onlara verecek bir şey bulamazdı ve utancından yüzünü başka tarafa çevirip görmemezlikten gelerek mahcubiyetini gizlemeye çalışırdı. Onlar da bunu Hz. Peygamberin kendilerinden usandığının bir ifadesi olarak yorumlarlardı. Ayette geçen “onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle” ifadesi sadece Peygamberimize değil aynı zamanda bütün insanlara bir mesajdır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا","related_links":["25/67"],"audio_path":"16/16-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-29c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşman ve infak etmen gerekirken cimri olma! Hesapsız ve düşüncesiz harcamalar yaparak savurganca davranma ve infak ederken de elindekileri sıfırlama! Cimrilik edersen kınanırsın, savurganca davranırsan pişman olursun, infak adına da olsa her şeyini bağışlarsan çaresiz kalırsın. İyisi mi, her konuda olduğu gibi orta yolu tercih etmek, aşırılıklara, ifrat ve tefrite düşmemek bir Müslümana yakışacak en güzel davranıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا","related_links":["25/67"],"audio_path":"16/16-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-29c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşman ve infak etmen gerekirken cimri olma! Hesapsız ve düşüncesiz harcamalar yaparak savurganca davranma ve infak ederken de elindekileri sıfırlama! Cimrilik edersen kınanırsın, savurganca davranırsan pişman olursun, infak adına da olsa her şeyini bağışlarsan çaresiz kalırsın. İyisi mi, her konuda olduğu gibi orta yolu tercih etmek, aşırılıklara, ifrat ve tefrite düşmemek bir Müslümana yakışacak en güzel davranıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا","related_links":["25/67"],"audio_path":"16/16-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-29c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşman ve infak etmen gerekirken cimri olma! Hesapsız ve düşüncesiz harcamalar yaparak savurganca davranma ve infak ederken de elindekileri sıfırlama! Cimrilik edersen kınanırsın, savurganca davranırsan pişman olursun, infak adına da olsa her şeyini bağışlarsan çaresiz kalırsın. İyisi mi, her konuda olduğu gibi orta yolu tercih etmek, aşırılıklara, ifrat ve tefrite düşmemek bir Müslümana yakışacak en güzel davranıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا","related_links":["25/67"],"audio_path":"16/16-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-28c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşman ve infak etmen gerekirken cimri olma! Hesapsız ve düşüncesiz harcamalar yaparak savurganca davranma ve infak ederken de elindekileri sıfırlama! Cimrilik edersen kınanırsın, savurganca davranırsan pişman olursun, infak adına da olsa her şeyini bağışlarsan çaresiz kalırsın. İyisi mi, her konuda olduğu gibi orta yolu tercih etmek, aşırılıklara, ifrat ve tefrite düşmemek bir Müslümana yakışacak en güzel davranıştır."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kuşkusuz Rabbin dilediğine rızkı bolca verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O gerçekten kullarından haberdardır onların hallerini görendir (kime ne için ne kadar vereceğini ve bundaki hikmeti bilendir).","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kuşkusuz Rabbin dilediğine rızkı bolca verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O gerçekten kullarından haberdardır onların hallerini görendir (kime ne için ne kadar vereceğini ve bundaki hikmeti bilendir).","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kuşkusuz Rabbin dilediğine rızkı bolca verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O gerçekten kullarından haberdardır onların hallerini görendir (kime ne için ne kadar vereceğini ve bundaki hikmeti bilendir).","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Kuşkusuz Rabbin dilediğine rızkı bolca verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O gerçekten kullarından haberdardır onların hallerini görendir (kime ne için ne kadar vereceğini ve bundaki hikmeti bilendir).","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakirlik korkusu ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da size de rızkı biz veririz. Kuşkusuz onları öldürmek büyük bir günahtır/suçtur.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْۜ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; ekonomik sıkıntılar sebebiyle, yoksulluk ve fakirlik endişesiyle; “bakamam, okutamam, mutlu edemem, üstesinden gelemem ya da rahatım, düzenim ve güzelliğim bozulur, gençliğim elden gider” kaygısıyla kürtaj gibi doğru olmayan yollarla çocukların dünyaya gelmesini engellemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade ederek inananları ikaz etmektedir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakirlik korkusu ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da size de rızkı biz veririz. Kuşkusuz onları öldürmek büyük bir günahtır/suçtur.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْۜ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; ekonomik sıkıntılar sebebiyle, yoksulluk ve fakirlik endişesiyle; “bakamam, okutamam, mutlu edemem, üstesinden gelemem ya da rahatım, düzenim ve güzelliğim bozulur, gençliğim elden gider” kaygısıyla kürtaj gibi doğru olmayan yollarla çocukların dünyaya gelmesini engellemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade ederek inananları ikaz etmektedir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakirlik korkusu ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da size de rızkı biz veririz. Kuşkusuz onları öldürmek büyük bir günahtır/suçtur.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْۜ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; ekonomik sıkıntılar sebebiyle, yoksulluk ve fakirlik endişesiyle; “bakamam, okutamam, mutlu edemem, üstesinden gelemem ya da rahatım, düzenim ve güzelliğim bozulur, gençliğim elden gider” kaygısıyla kürtaj gibi doğru olmayan yollarla çocukların dünyaya gelmesini engellemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade ederek inananları ikaz etmektedir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakirlik korkusu ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da size de rızkı biz veririz. Kuşkusuz onları öldürmek büyük bir günahtır/suçtur.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْۜ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـًٔا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-30c.mp3","commentary_text":"Bu ayet; ekonomik sıkıntılar sebebiyle, yoksulluk ve fakirlik endişesiyle; “bakamam, okutamam, mutlu edemem, üstesinden gelemem ya da rahatım, düzenim ve güzelliğim bozulur, gençliğim elden gider” kaygısıyla kürtaj gibi doğru olmayan yollarla çocukların dünyaya gelmesini engellemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade ederek inananları ikaz etmektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-32c.mp3","commentary_text":"“Zinaya yaklaşmayın” ifadesiyle bu ayet, yalnız zinayı değil, aynı zamanda zinaya zemin oluşturan, cinsel arzuları körükleyen ortamlarda bulunmayı ve cinsel iştahı kabartacak davranışlar sergilemeyi de yasaklayarak zinaya sevk edici sebepleri tümden ortadan kaldırmayı amaçlamıştır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-32c.mp3","commentary_text":"“Zinaya yaklaşmayın” ifadesiyle bu ayet, yalnız zinayı değil, aynı zamanda zinaya zemin oluşturan, cinsel arzuları körükleyen ortamlarda bulunmayı ve cinsel iştahı kabartacak davranışlar sergilemeyi de yasaklayarak zinaya sevk edici sebepleri tümden ortadan kaldırmayı amaçlamıştır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-32c.mp3","commentary_text":"“Zinaya yaklaşmayın” ifadesiyle bu ayet, yalnız zinayı değil, aynı zamanda zinaya zemin oluşturan, cinsel arzuları körükleyen ortamlarda bulunmayı ve cinsel iştahı kabartacak davranışlar sergilemeyi de yasaklayarak zinaya sevk edici sebepleri tümden ortadan kaldırmayı amaçlamıştır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-31c.mp3","commentary_text":"“Zinaya yaklaşmayın” ifadesiyle bu ayet, yalnız zinayı değil, aynı zamanda zinaya zemin oluşturan, cinsel arzuları körükleyen ortamlarda bulunmayı ve cinsel iştahı kabartacak davranışlar sergilemeyi de yasaklayarak zinaya sevk edici sebepleri tümden ortadan kaldırmayı amaçlamıştır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın! Kim haksızlığa uğramış olarak öldürülürse biz onun aile temsilcisini (kısas hakkını istemeye) yetkili kıldık. Ama o da “cana karşılık can” sınırlarını aşmasın! Çünkü (dinin verdiği yetki ile) kendisine zaten yardım edilmiştir.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَانًا فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-33c.mp3","commentary_text":"Öldürülen kişinin velisi katilin öldürülmesini talep edebilir. Ancak ona mahkeme yoluyla devletin karar vermesi gerekir. Yoksa herkes katili öldürmeye ve kendi intikamını almaya kalkarsa kan davaları başlar, düzen bozulur ve anarşi çıkar. “Cana karşılık can sınırlarının aşılmaması” katil bulunamadı diye yakınlarından herhangi birinin öldürülmemesidir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın! Kim haksızlığa uğramış olarak öldürülürse biz onun aile temsilcisini (kısas hakkını istemeye) yetkili kıldık. Ama o da “cana karşılık can” sınırlarını aşmasın! Çünkü (dinin verdiği yetki ile) kendisine zaten yardım edilmiştir.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَانًا فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-33c.mp3","commentary_text":"Öldürülen kişinin velisi katilin öldürülmesini talep edebilir. Ancak ona mahkeme yoluyla devletin karar vermesi gerekir. Yoksa herkes katili öldürmeye ve kendi intikamını almaya kalkarsa kan davaları başlar, düzen bozulur ve anarşi çıkar. “Cana karşılık can sınırlarının aşılmaması” katil bulunamadı diye yakınlarından herhangi birinin öldürülmemesidir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın! Kim haksızlığa uğramış olarak öldürülürse biz onun aile temsilcisini (kısas hakkını istemeye) yetkili kıldık. Ama o da “cana karşılık can” sınırlarını aşmasın! Çünkü (dinin verdiği yetki ile) kendisine zaten yardım edilmiştir.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَانًا فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-33c.mp3","commentary_text":"Öldürülen kişinin velisi katilin öldürülmesini talep edebilir. Ancak ona mahkeme yoluyla devletin karar vermesi gerekir. Yoksa herkes katili öldürmeye ve kendi intikamını almaya kalkarsa kan davaları başlar, düzen bozulur ve anarşi çıkar. “Cana karşılık can sınırlarının aşılmaması” katil bulunamadı diye yakınlarından herhangi birinin öldürülmemesidir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın! Kim haksızlığa uğramış olarak öldürülürse biz onun aile temsilcisini (kısas hakkını istemeye) yetkili kıldık. Ama o da “cana karşılık can” sınırlarını aşmasın! Çünkü (dinin verdiği yetki ile) kendisine zaten yardım edilmiştir.","arabic_text":"وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَانًا فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-32c.mp3","commentary_text":"Öldürülen kişinin velisi katilin öldürülmesini talep edebilir. Ancak ona mahkeme yoluyla devletin karar vermesi gerekir. Yoksa herkes katili öldürmeye ve kendi intikamını almaya kalkarsa kan davaları başlar, düzen bozulur ve anarşi çıkar. “Cana karşılık can sınırlarının aşılmaması” katil bulunamadı diye yakınlarından herhangi birinin öldürülmemesidir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin malına ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) niyetlerin en güzeli ile yaklaşın. Ahde vefa gösterin (sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun)! Çünkü (verdiğiniz sözlerden yaptığınız sözleşmelerden) muhakkak sorguya çekileceksiniz.","arabic_text":"وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı sonuç bakımından daha güzeldir.","arabic_text":"وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı sonuç bakımından daha güzeldir.","arabic_text":"وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı sonuç bakımından daha güzeldir.","arabic_text":"وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı sonuç bakımından daha güzeldir.","arabic_text":"وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak göz ve kalp bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumlu tutulacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا","related_links":["49/12"],"audio_path":"16/16-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak göz ve kalp bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumlu tutulacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا","related_links":["49/12"],"audio_path":"16/16-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak göz ve kalp bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumlu tutulacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا","related_links":["49/12"],"audio_path":"16/16-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Çünkü kulak göz ve kalp bunların hepsi ondan (o peşine düştüğün şeyden) sorumlu tutulacaktır.","arabic_text":"وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا","related_links":["49/12"],"audio_path":"16/16-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.","arabic_text":"وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.","arabic_text":"وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.","arabic_text":"وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.","arabic_text":"وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bütün bu (sayıla)nlar Rabbinin katında asla hoş görülmeyen (çirkin) davranışlardır.","arabic_text":"كُلُّ ذٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِنْدَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bütün bu (sayıla)nlar Rabbinin katında asla hoş görülmeyen (çirkin) davranışlardır.","arabic_text":"كُلُّ ذٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِنْدَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bütün bu (sayıla)nlar Rabbinin katında asla hoş görülmeyen (çirkin) davranışlardır.","arabic_text":"كُلُّ ذٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِنْدَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bütün bu (sayıla)nlar Rabbinin katında asla hoş görülmeyen (çirkin) davranışlardır.","arabic_text":"كُلُّ ذٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِنْدَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunlar Rabbinin sana doğrunun ve eğrinin ne olduğuna dair vahiy (yoluyla) bildirdiği hikmetlerdendir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme! Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunlar Rabbinin sana doğrunun ve eğrinin ne olduğuna dair vahiy (yoluyla) bildirdiği hikmetlerdendir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme! Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunlar Rabbinin sana doğrunun ve eğrinin ne olduğuna dair vahiy (yoluyla) bildirdiği hikmetlerdendir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme! Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunlar Rabbinin sana doğrunun ve eğrinin ne olduğuna dair vahiy (yoluyla) bildirdiği hikmetlerdendir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme! Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.","arabic_text":"ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük (ve çirkin) bir söz söylüyorsunuz.","arabic_text":"اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثًاۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظ۪يمًا۟","related_links":["2/116","5/17","9/30","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"16/16-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük (ve çirkin) bir söz söylüyorsunuz.","arabic_text":"اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثًاۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظ۪يمًا۟","related_links":["2/116","5/17","9/30","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"16/16-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük (ve çirkin) bir söz söylüyorsunuz.","arabic_text":"اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثًاۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظ۪يمًا۟","related_links":["2/116","5/17","9/30","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"16/16-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük (ve çirkin) bir söz söylüyorsunuz.","arabic_text":"اَفَاَصْفٰيكُمْ رَبُّكُمْ بِالْبَن۪ينَ وَاتَّخَذَ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ اِنَاثًاۜ اِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظ۪يمًا۟","related_links":["2/116","5/17","9/30","19/88","43/15","53/21"],"audio_path":"16/16-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun ki biz onlar düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kur’an’da farklı şekillerde gerçekleri açıkladık. Fakat (inatları yüzünden) bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِيَذَّكَّرُواۜ وَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا نُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun ki biz onlar düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kur’an’da farklı şekillerde gerçekleri açıkladık. Fakat (inatları yüzünden) bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِيَذَّكَّرُواۜ وَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا نُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun ki biz onlar düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kur’an’da farklı şekillerde gerçekleri açıkladık. Fakat (inatları yüzünden) bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِيَذَّكَّرُواۜ وَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا نُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun ki biz onlar düşünüp öğüt alsınlar diye bu Kur’an’da farklı şekillerde gerçekleri açıkladık. Fakat (inatları yüzünden) bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِيَذَّكَّرُواۜ وَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا نُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı o zaman bu ilahlar Arş’ın sahibi olan Allah ile boy ölçüşmenin yolunu arayacaklardı.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ مَعَهُٓ اٰلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ اِذًا لَابْتَغَوْا اِلٰى ذِي الْعَرْشِ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı o zaman bu ilahlar Arş’ın sahibi olan Allah ile boy ölçüşmenin yolunu arayacaklardı.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ مَعَهُٓ اٰلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ اِذًا لَابْتَغَوْا اِلٰى ذِي الْعَرْشِ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı o zaman bu ilahlar Arş’ın sahibi olan Allah ile boy ölçüşmenin yolunu arayacaklardı.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ مَعَهُٓ اٰلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ اِذًا لَابْتَغَوْا اِلٰى ذِي الْعَرْشِ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı o zaman bu ilahlar Arş’ın sahibi olan Allah ile boy ölçüşmenin yolunu arayacaklardı.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ مَعَهُٓ اٰلِهَةٌ كَمَا يَقُولُونَ اِذًا لَابْتَغَوْا اِلٰى ذِي الْعَرْشِ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah her türlü eksiklikten uzaktır onların söylediklerinin ötesindedir yücedir.","arabic_text":"سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah her türlü eksiklikten uzaktır onların söylediklerinin ötesindedir yücedir.","arabic_text":"سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah her türlü eksiklikten uzaktır onların söylediklerinin ötesindedir yücedir.","arabic_text":"سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Allah her türlü eksiklikten uzaktır onların söylediklerinin ötesindedir yücedir.","arabic_text":"سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yedi kat gök yer ve buralardaki varlıkların tümü O’nu tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra eder). Evrendeki her varlık O’nu överek tesbih eder (aldığı görevi yerine getirir) fakat siz bu varlıkların tesbihini (ne yaptıklarını) anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O kullarına karşı çok müsamahalıdır (ceza vermekte acele etmez) çok bağışlayandır.","arabic_text":"تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":["2/29","7/206","21/20","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"16/16-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-44c.mp3","commentary_text":"“Tesbih etmek”, sadece “suphanallah, elhamdülillah, Allah’u ekber” şeklinde zikretmek anlamına gelmez. Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Allah’ın verdiği görevi ifa eden her varlık tesbih halindedir. Güneşin doğuşu, dünyanın dönüşü, yıldızların kayışı, şimşeğin çakışı, bülbülün ötüşü, bulutların çöküşü, yağmurun yağışı, suyun akışı, ağaçların duruşu, horozların ötüşü, köpeklerin havlayışı ve hatta kıyametin kopuşu, ölüm meleğinin can alışı bile bir tesbihtir. Kendi doğal ortamlarında vazifelerini icra eden bütün bu varlıklar, ortaya koydukları performansla hem tesbih ederler ve hem de Allah’ın büyüklüğü konusunda insanlara mesaj verirler. Yani burada konu edilen tesbih: bütün canlıların sorumluluklarını kusursuz olarak yerine getirdiğidir. İnsana da düşen bu kusursuz düzen içerisinde diğer canlılar gibi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek, Rabbini tesbih etmektir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yedi kat gök yer ve buralardaki varlıkların tümü O’nu tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra eder). Evrendeki her varlık O’nu överek tesbih eder (aldığı görevi yerine getirir) fakat siz bu varlıkların tesbihini (ne yaptıklarını) anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O kullarına karşı çok müsamahalıdır (ceza vermekte acele etmez) çok bağışlayandır.","arabic_text":"تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":["2/29","7/206","21/20","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"16/16-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-44c.mp3","commentary_text":"“Tesbih etmek”, sadece “suphanallah, elhamdülillah, Allah’u ekber” şeklinde zikretmek anlamına gelmez. Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Allah’ın verdiği görevi ifa eden her varlık tesbih halindedir. Güneşin doğuşu, dünyanın dönüşü, yıldızların kayışı, şimşeğin çakışı, bülbülün ötüşü, bulutların çöküşü, yağmurun yağışı, suyun akışı, ağaçların duruşu, horozların ötüşü, köpeklerin havlayışı ve hatta kıyametin kopuşu, ölüm meleğinin can alışı bile bir tesbihtir. Kendi doğal ortamlarında vazifelerini icra eden bütün bu varlıklar, ortaya koydukları performansla hem tesbih ederler ve hem de Allah’ın büyüklüğü konusunda insanlara mesaj verirler. Yani burada konu edilen tesbih: bütün canlıların sorumluluklarını kusursuz olarak yerine getirdiğidir. İnsana da düşen bu kusursuz düzen içerisinde diğer canlılar gibi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek, Rabbini tesbih etmektir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yedi kat gök yer ve buralardaki varlıkların tümü O’nu tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra eder). Evrendeki her varlık O’nu överek tesbih eder (aldığı görevi yerine getirir) fakat siz bu varlıkların tesbihini (ne yaptıklarını) anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O kullarına karşı çok müsamahalıdır (ceza vermekte acele etmez) çok bağışlayandır.","arabic_text":"تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":["2/29","7/206","21/20","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"16/16-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-44c.mp3","commentary_text":"“Tesbih etmek”, sadece “suphanallah, elhamdülillah, Allah’u ekber” şeklinde zikretmek anlamına gelmez. Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Allah’ın verdiği görevi ifa eden her varlık tesbih halindedir. Güneşin doğuşu, dünyanın dönüşü, yıldızların kayışı, şimşeğin çakışı, bülbülün ötüşü, bulutların çöküşü, yağmurun yağışı, suyun akışı, ağaçların duruşu, horozların ötüşü, köpeklerin havlayışı ve hatta kıyametin kopuşu, ölüm meleğinin can alışı bile bir tesbihtir. Kendi doğal ortamlarında vazifelerini icra eden bütün bu varlıklar, ortaya koydukları performansla hem tesbih ederler ve hem de Allah’ın büyüklüğü konusunda insanlara mesaj verirler. Yani burada konu edilen tesbih: bütün canlıların sorumluluklarını kusursuz olarak yerine getirdiğidir. İnsana da düşen bu kusursuz düzen içerisinde diğer canlılar gibi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek, Rabbini tesbih etmektir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yedi kat gök yer ve buralardaki varlıkların tümü O’nu tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra eder). Evrendeki her varlık O’nu överek tesbih eder (aldığı görevi yerine getirir) fakat siz bu varlıkların tesbihini (ne yaptıklarını) anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O kullarına karşı çok müsamahalıdır (ceza vermekte acele etmez) çok bağışlayandır.","arabic_text":"تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":["2/29","7/206","21/20","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"16/16-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-43c.mp3","commentary_text":"“Tesbih etmek”, sadece “suphanallah, elhamdülillah, Allah’u ekber” şeklinde zikretmek anlamına gelmez. Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Allah’ın verdiği görevi ifa eden her varlık tesbih halindedir. Güneşin doğuşu, dünyanın dönüşü, yıldızların kayışı, şimşeğin çakışı, bülbülün ötüşü, bulutların çöküşü, yağmurun yağışı, suyun akışı, ağaçların duruşu, horozların ötüşü, köpeklerin havlayışı ve hatta kıyametin kopuşu, ölüm meleğinin can alışı bile bir tesbihtir. Kendi doğal ortamlarında vazifelerini icra eden bütün bu varlıklar, ortaya koydukları performansla hem tesbih ederler ve hem de Allah’ın büyüklüğü konusunda insanlara mesaj verirler. Yani burada konu edilen tesbih: bütün canlıların sorumluluklarını kusursuz olarak yerine getirdiğidir. İnsana da düşen bu kusursuz düzen içerisinde diğer canlılar gibi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek, Rabbini tesbih etmektir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle ahirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.","arabic_text":"وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle ahirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.","arabic_text":"وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle ahirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.","arabic_text":"وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Kur’an okuduğun zaman (hakkı anlamaya niyetli olmadıkları için) seninle ahirete inanmayanların arasına (gözle) görünmeyen (manevi) bir perde çekeriz.","arabic_text":"وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kılıfla kaplarız ve kulaklarının işitme yeteneğini zayıflatırız. Bu yüzden Kur’an okurken ne zaman Rabbinin tek bir ilah olduğundan söz etsen nefretle arkalarını dönüp giderler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا","related_links":["6/25","39/45"],"audio_path":"16/16-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-46c.mp3","commentary_text":"Hakka karşı inkâra şartlanmış ve küfrü tercih etmiş olanların, inanmamakta direnmeleri, onların gerçekleri duymak konusunda kulaklarında bir ağırlık ve Hakkı kavramak mevzuunda kalplerinde bir basiretsizlik oluşturur. Bu inatçı yaklaşımları onların ilahi mesajları kavramalarına engel olur. Hakikate karşı kör ve sağır davranmaları onlar için mazeret değildir, aksine kendi tercihlerinin doğal bir uzantısıdır. Buradaki ayetler aslında bu durumu dile getiriyor. Kalplerinin, kulaklarının bu anlamda iş görmez duruma gelmesi onların tavırlarından kaynaklanmaktadır. Yoksa onlar hakkı kavramaktan mahrum kalsınlar diye Allah onlara maksatlı bir şekilde akıl tutulması ve basiret bağlanması yaşatmaz."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kılıfla kaplarız ve kulaklarının işitme yeteneğini zayıflatırız. Bu yüzden Kur’an okurken ne zaman Rabbinin tek bir ilah olduğundan söz etsen nefretle arkalarını dönüp giderler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا","related_links":["6/25","39/45"],"audio_path":"16/16-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-46c.mp3","commentary_text":"Hakka karşı inkâra şartlanmış ve küfrü tercih etmiş olanların, inanmamakta direnmeleri, onların gerçekleri duymak konusunda kulaklarında bir ağırlık ve Hakkı kavramak mevzuunda kalplerinde bir basiretsizlik oluşturur. Bu inatçı yaklaşımları onların ilahi mesajları kavramalarına engel olur. Hakikate karşı kör ve sağır davranmaları onlar için mazeret değildir, aksine kendi tercihlerinin doğal bir uzantısıdır. Buradaki ayetler aslında bu durumu dile getiriyor. Kalplerinin, kulaklarının bu anlamda iş görmez duruma gelmesi onların tavırlarından kaynaklanmaktadır. Yoksa onlar hakkı kavramaktan mahrum kalsınlar diye Allah onlara maksatlı bir şekilde akıl tutulması ve basiret bağlanması yaşatmaz."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kılıfla kaplarız ve kulaklarının işitme yeteneğini zayıflatırız. Bu yüzden Kur’an okurken ne zaman Rabbinin tek bir ilah olduğundan söz etsen nefretle arkalarını dönüp giderler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا","related_links":["6/25","39/45"],"audio_path":"16/16-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-46c.mp3","commentary_text":"Hakka karşı inkâra şartlanmış ve küfrü tercih etmiş olanların, inanmamakta direnmeleri, onların gerçekleri duymak konusunda kulaklarında bir ağırlık ve Hakkı kavramak mevzuunda kalplerinde bir basiretsizlik oluşturur. Bu inatçı yaklaşımları onların ilahi mesajları kavramalarına engel olur. Hakikate karşı kör ve sağır davranmaları onlar için mazeret değildir, aksine kendi tercihlerinin doğal bir uzantısıdır. Buradaki ayetler aslında bu durumu dile getiriyor. Kalplerinin, kulaklarının bu anlamda iş görmez duruma gelmesi onların tavırlarından kaynaklanmaktadır. Yoksa onlar hakkı kavramaktan mahrum kalsınlar diye Allah onlara maksatlı bir şekilde akıl tutulması ve basiret bağlanması yaşatmaz."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kılıfla kaplarız ve kulaklarının işitme yeteneğini zayıflatırız. Bu yüzden Kur’an okurken ne zaman Rabbinin tek bir ilah olduğundan söz etsen nefretle arkalarını dönüp giderler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا","related_links":["6/25","39/45"],"audio_path":"16/16-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-45c.mp3","commentary_text":"Hakka karşı inkâra şartlanmış ve küfrü tercih etmiş olanların, inanmamakta direnmeleri, onların gerçekleri duymak konusunda kulaklarında bir ağırlık ve Hakkı kavramak mevzuunda kalplerinde bir basiretsizlik oluşturur. Bu inatçı yaklaşımları onların ilahi mesajları kavramalarına engel olur. Hakikate karşı kör ve sağır davranmaları onlar için mazeret değildir, aksine kendi tercihlerinin doğal bir uzantısıdır. Buradaki ayetler aslında bu durumu dile getiriyor. Kalplerinin, kulaklarının bu anlamda iş görmez duruma gelmesi onların tavırlarından kaynaklanmaktadır. Yoksa onlar hakkı kavramaktan mahrum kalsınlar diye Allah onlara maksatlı bir şekilde akıl tutulması ve basiret bağlanması yaşatmaz."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin (senin hakkında): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِه۪ٓ اِذْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ يَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":["21/3","41/26"],"audio_path":"16/16-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin (senin hakkında): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِه۪ٓ اِذْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ يَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":["21/3","41/26"],"audio_path":"16/16-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin (senin hakkında): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِه۪ٓ اِذْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ يَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":["21/3","41/26"],"audio_path":"16/16-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin (senin hakkında): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِه۪ٓ اِذْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ يَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":["21/3","41/26"],"audio_path":"16/16-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Bak senin için (sihirbaz kâhin mecnun gibi) ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık onların doğru yolu bulmaya güçleri kalmamıştır.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":["25/9"],"audio_path":"16/16-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Bak senin için (sihirbaz kâhin mecnun gibi) ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık onların doğru yolu bulmaya güçleri kalmamıştır.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":["25/9"],"audio_path":"16/16-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Bak senin için (sihirbaz kâhin mecnun gibi) ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık onların doğru yolu bulmaya güçleri kalmamıştır.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":["25/9"],"audio_path":"16/16-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Bak senin için (sihirbaz kâhin mecnun gibi) ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık onların doğru yolu bulmaya güçleri kalmamıştır.","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":["25/9"],"audio_path":"16/16-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onlar (bir de şöyle) dediler: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?”","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onlar (bir de şöyle) dediler: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?”","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onlar (bir de şöyle) dediler: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?”","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve onlar (bir de şöyle) dediler: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?”","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir (mutlaka yeniden yaratılacaksınız)!","arabic_text":"قُلْ كُونُوا حِجَارَةً اَوْ حَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir (mutlaka yeniden yaratılacaksınız)!","arabic_text":"قُلْ كُونُوا حِجَارَةً اَوْ حَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir (mutlaka yeniden yaratılacaksınız)!","arabic_text":"قُلْ كُونُوا حِجَارَةً اَوْ حَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir (mutlaka yeniden yaratılacaksınız)!","arabic_text":"قُلْ كُونُوا حِجَارَةً اَوْ حَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Yahut aklınızca diriltilmesi daha da imkânsız gibi gelen başka bir varlık olun (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse O döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”","arabic_text":"اَوْ خَلْقًا مِمَّا يَكْبُرُ ف۪ي صُدُورِكُمْۚ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُع۪يدُنَاۜ قُلِ الَّذ۪ي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَۜ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Yahut aklınızca diriltilmesi daha da imkânsız gibi gelen başka bir varlık olun (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse O döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”","arabic_text":"اَوْ خَلْقًا مِمَّا يَكْبُرُ ف۪ي صُدُورِكُمْۚ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُع۪يدُنَاۜ قُلِ الَّذ۪ي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَۜ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Yahut aklınızca diriltilmesi daha da imkânsız gibi gelen başka bir varlık olun (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse O döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”","arabic_text":"اَوْ خَلْقًا مِمَّا يَكْبُرُ ف۪ي صُدُورِكُمْۚ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُع۪يدُنَاۜ قُلِ الَّذ۪ي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَۜ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Yahut aklınızca diriltilmesi daha da imkânsız gibi gelen başka bir varlık olun (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan (kimse O döndürecek)!” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”","arabic_text":"اَوْ خَلْقًا مِمَّا يَكْبُرُ ف۪ي صُدُورِكُمْۚ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُع۪يدُنَاۜ قُلِ الَّذ۪ي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَۜ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O’nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَج۪يبُونَ بِحَمْدِه۪ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":["23/112"],"audio_path":"16/16-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O’nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَج۪يبُونَ بِحَمْدِه۪ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":["23/112"],"audio_path":"16/16-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O’nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَج۪يبُونَ بِحَمْدِه۪ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":["23/112"],"audio_path":"16/16-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün (Allah) sizi çağıracak ve siz de O’nun çağrısına saygıyla uyacaksınız ve (dünyada) çok az bir süre kalmış olduğunuzu sanacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَج۪يبُونَ بِحَمْدِه۪ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":["23/112"],"audio_path":"16/16-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Mü’min) kullarıma söyle: “(İnancı ne olursa olsun insanlara) sözün en güzel olanını söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Muhakkak ki şeytan insanın apaçık düşmanıdır!","arabic_text":"وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Mü’min) kullarıma söyle: “(İnancı ne olursa olsun insanlara) sözün en güzel olanını söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Muhakkak ki şeytan insanın apaçık düşmanıdır!","arabic_text":"وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Mü’min) kullarıma söyle: “(İnancı ne olursa olsun insanlara) sözün en güzel olanını söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Muhakkak ki şeytan insanın apaçık düşmanıdır!","arabic_text":"وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Mü’min) kullarıma söyle: “(İnancı ne olursa olsun insanlara) sözün en güzel olanını söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Muhakkak ki şeytan insanın apaçık düşmanıdır!","arabic_text":"وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُوًّا مُب۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder dilerse sizi cezalandırır. (Resulüm!) Biz seni onlara (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder dilerse sizi cezalandırır. (Resulüm!) Biz seni onlara (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder dilerse sizi cezalandırır. (Resulüm!) Biz seni onlara (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder dilerse sizi cezalandırır. (Resulüm!) Biz seni onlara (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.","arabic_text":"رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ve Rabbin göklerde ve yerde bulunan kimseleri çok iyi bilmektedir. Andolsun peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler verdik. Tıpkı Davud’a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) Zebur’u verdiğimiz gibi.","arabic_text":"وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيّ۪نَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا","related_links":["2/136","2/285","3/84"],"audio_path":"16/16-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-54c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde bulunan kimseler” ifadesi, dünyanın dışındaki gezegenlerde de hayatın olabileceğine ve oralarda da bizim gibi varlıkların yaşayabileceğine işaret etmektedir. “Peygamberlerin bir kısmının bir kısmına üstün kılınması”, aldıkları vahyin ağırlığına, yüklendikleri misyonun etki sahasına göre farklıdır. Mesela Hz. Peygamberin dışındaki peygamberler zamana ve bölgeye peygamber olarak gönderilmiş iken Hz. Muhammed bütün âleme ve sonunu bilemediğimiz bir zamana peygamber olarak gelmiştir. “Ulu’l-azm” dediğimiz büyük peygamberler, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Hz. Muhammed bu özellikleriyle diğer peygamberlerden farklıdırlar. Hatta ayetin sonunda geçen “Davud’a da Zebur’u verdik” ifadesi bu hususu teyit etmektedir. Ancak ümmetlere düşen, peygamberleri farklılıklarıyla ve özellikleriyle yarıştırmak değil, onların tebliğ ettikleri ve örnekliğiyle onlar gibi yaşamaya çalışmaktır. Hz. Davud, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hem peygamberdi hem de hükümdar. Soy bakımından Yakup Peygamberin Yehûda adlı oğluna dayanır. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğdu ve orada yaşadı. Kendisine İbrani dilinde Zebur kitabı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur’an’da on altı yerde geçmektedir. Ayette özellikle Hz. Davud’un ve Zebur’un zikredilmesi. Kureyş kabilesi Hz. Peygamberle mücadelede Yahudilerden yardım isteyince, onlar da “Musa’dan sonra peygamber, Tevrat’tan sonra da kitap gelmemiştir.” demelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu özel ifade hem peygamber hem de hükümdar olan Hz. Davud’un hükümdarlığına değil de Zebur’e dikkatlerin çekilmesi, üstünlüğün makamda, servette, mülkte, şöhrette değil ilim ve hikmette olduğunu göstermektedir. Bu konuda Nisa suresi 4/163 ayetine ve açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ve Rabbin göklerde ve yerde bulunan kimseleri çok iyi bilmektedir. Andolsun peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler verdik. Tıpkı Davud’a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) Zebur’u verdiğimiz gibi.","arabic_text":"وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيّ۪نَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا","related_links":["2/136","2/285","3/84"],"audio_path":"16/16-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-55c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde bulunan kimseler” ifadesi, dünyanın dışındaki gezegenlerde de hayatın olabileceğine ve oralarda da bizim gibi varlıkların yaşayabileceğine işaret etmektedir. “Peygamberlerin bir kısmının bir kısmına üstün kılınması”, aldıkları vahyin ağırlığına, yüklendikleri misyonun etki sahasına göre farklıdır. Mesela Hz. Peygamberin dışındaki peygamberler zamana ve bölgeye peygamber olarak gönderilmiş iken Hz. Muhammed bütün âleme ve sonunu bilemediğimiz bir zamana peygamber olarak gelmiştir. “Ulu’l-azm” dediğimiz büyük peygamberler, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Hz. Muhammed bu özellikleriyle diğer peygamberlerden farklıdırlar. Hatta ayetin sonunda geçen “Davud’a da Zebur’u verdik” ifadesi bu hususu teyit etmektedir. Ancak ümmetlere düşen, peygamberleri farklılıklarıyla ve özellikleriyle yarıştırmak değil, onların tebliğ ettikleri ve örnekliğiyle onlar gibi yaşamaya çalışmaktır. Hz. Davud, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hem peygamberdi hem de hükümdar. Soy bakımından Yakup Peygamberin Yehûda adlı oğluna dayanır. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğdu ve orada yaşadı. Kendisine İbrani dilinde Zebur kitabı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur’an’da on altı yerde geçmektedir. Ayette özellikle Hz. Davud’un ve Zebur’un zikredilmesi. Kureyş kabilesi Hz. Peygamberle mücadelede Yahudilerden yardım isteyince, onlar da “Musa’dan sonra peygamber, Tevrat’tan sonra da kitap gelmemiştir.” demelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu özel ifade hem peygamber hem de hükümdar olan Hz. Davud’un hükümdarlığına değil de Zebur’e dikkatlerin çekilmesi, üstünlüğün makamda, servette, mülkte, şöhrette değil ilim ve hikmette olduğunu göstermektedir. Bu konuda Nisa suresi 4/163 ayetine ve açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ve Rabbin göklerde ve yerde bulunan kimseleri çok iyi bilmektedir. Andolsun peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler verdik. Tıpkı Davud’a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) Zebur’u verdiğimiz gibi.","arabic_text":"وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيّ۪نَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا","related_links":["2/136","2/285","3/84"],"audio_path":"16/16-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-55c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde bulunan kimseler” ifadesi, dünyanın dışındaki gezegenlerde de hayatın olabileceğine ve oralarda da bizim gibi varlıkların yaşayabileceğine işaret etmektedir. “Peygamberlerin bir kısmının bir kısmına üstün kılınması”, aldıkları vahyin ağırlığına, yüklendikleri misyonun etki sahasına göre farklıdır. Mesela Hz. Peygamberin dışındaki peygamberler zamana ve bölgeye peygamber olarak gönderilmiş iken Hz. Muhammed bütün âleme ve sonunu bilemediğimiz bir zamana peygamber olarak gelmiştir. “Ulu’l-azm” dediğimiz büyük peygamberler, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Hz. Muhammed bu özellikleriyle diğer peygamberlerden farklıdırlar. Hatta ayetin sonunda geçen “Davud’a da Zebur’u verdik” ifadesi bu hususu teyit etmektedir. Ancak ümmetlere düşen, peygamberleri farklılıklarıyla ve özellikleriyle yarıştırmak değil, onların tebliğ ettikleri ve örnekliğiyle onlar gibi yaşamaya çalışmaktır. Hz. Davud, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hem peygamberdi hem de hükümdar. Soy bakımından Yakup Peygamberin Yehûda adlı oğluna dayanır. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğdu ve orada yaşadı. Kendisine İbrani dilinde Zebur kitabı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur’an’da on altı yerde geçmektedir. Ayette özellikle Hz. Davud’un ve Zebur’un zikredilmesi. Kureyş kabilesi Hz. Peygamberle mücadelede Yahudilerden yardım isteyince, onlar da “Musa’dan sonra peygamber, Tevrat’tan sonra da kitap gelmemiştir.” demelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu özel ifade hem peygamber hem de hükümdar olan Hz. Davud’un hükümdarlığına değil de Zebur’e dikkatlerin çekilmesi, üstünlüğün makamda, servette, mülkte, şöhrette değil ilim ve hikmette olduğunu göstermektedir. Bu konuda Nisa suresi 4/163 ayetine ve açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ve Rabbin göklerde ve yerde bulunan kimseleri çok iyi bilmektedir. Andolsun peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler verdik. Tıpkı Davud’a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) Zebur’u verdiğimiz gibi.","arabic_text":"وَرَبُّكَ اَعْلَمُ بِمَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ النَّبِيّ۪نَ عَلٰى بَعْضٍ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا","related_links":["2/136","2/285","3/84"],"audio_path":"16/16-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-55c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde bulunan kimseler” ifadesi, dünyanın dışındaki gezegenlerde de hayatın olabileceğine ve oralarda da bizim gibi varlıkların yaşayabileceğine işaret etmektedir. “Peygamberlerin bir kısmının bir kısmına üstün kılınması”, aldıkları vahyin ağırlığına, yüklendikleri misyonun etki sahasına göre farklıdır. Mesela Hz. Peygamberin dışındaki peygamberler zamana ve bölgeye peygamber olarak gönderilmiş iken Hz. Muhammed bütün âleme ve sonunu bilemediğimiz bir zamana peygamber olarak gelmiştir. “Ulu’l-azm” dediğimiz büyük peygamberler, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Hz. Muhammed bu özellikleriyle diğer peygamberlerden farklıdırlar. Hatta ayetin sonunda geçen “Davud’a da Zebur’u verdik” ifadesi bu hususu teyit etmektedir. Ancak ümmetlere düşen, peygamberleri farklılıklarıyla ve özellikleriyle yarıştırmak değil, onların tebliğ ettikleri ve örnekliğiyle onlar gibi yaşamaya çalışmaktır. Hz. Davud, İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir. Hem peygamberdi hem de hükümdar. Soy bakımından Yakup Peygamberin Yehûda adlı oğluna dayanır. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğdu ve orada yaşadı. Kendisine İbrani dilinde Zebur kitabı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur’an’da on altı yerde geçmektedir. Ayette özellikle Hz. Davud’un ve Zebur’un zikredilmesi. Kureyş kabilesi Hz. Peygamberle mücadelede Yahudilerden yardım isteyince, onlar da “Musa’dan sonra peygamber, Tevrat’tan sonra da kitap gelmemiştir.” demelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu özel ifade hem peygamber hem de hükümdar olan Hz. Davud’un hükümdarlığına değil de Zebur’e dikkatlerin çekilmesi, üstünlüğün makamda, servette, mülkte, şöhrette değil ilim ve hikmette olduğunu göstermektedir. Bu konuda Nisa suresi 4/163 ayetine ve açıklamasına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"56","turkish_text":"De ki: “O’ndan başka kendilerine tanrısal özellikler vehmettiğiniz (ve Allah yerine onlardan yardım dilendiğiniz) varlıkları çağırın. (Göreceksiniz ki) onlar başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilecek ne de değiştirebilecekler.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِه۪ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْو۪يلً","related_links":["27/59","34/22"],"audio_path":"16/16-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"De ki: “O’ndan başka kendilerine tanrısal özellikler vehmettiğiniz (ve Allah yerine onlardan yardım dilendiğiniz) varlıkları çağırın. (Göreceksiniz ki) onlar başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilecek ne de değiştirebilecekler.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِه۪ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْو۪يلً","related_links":["27/59","34/22"],"audio_path":"16/16-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"De ki: “O’ndan başka kendilerine tanrısal özellikler vehmettiğiniz (ve Allah yerine onlardan yardım dilendiğiniz) varlıkları çağırın. (Göreceksiniz ki) onlar başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilecek ne de değiştirebilecekler.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِه۪ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْو۪يلً","related_links":["27/59","34/22"],"audio_path":"16/16-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"De ki: “O’ndan başka kendilerine tanrısal özellikler vehmettiğiniz (ve Allah yerine onlardan yardım dilendiğiniz) varlıkları çağırın. (Göreceksiniz ki) onlar başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilecek ne de değiştirebilecekler.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِه۪ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْو۪يلً","related_links":["27/59","34/22"],"audio_path":"16/16-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Onların yalvardıkları (Mesih ve Üzeyir gibi daha sonradan da azizleştirilmiş) kim varsa hepsi “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar O’nun rahmetini umarlar azabından korkarlar. Çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken korkunç bir şeydir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَس۪يلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۜ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-56c.mp3","commentary_text":"“Vesile aramak” araya birilerini sokmak değil, Allah’a daha yakın olmak için onun rızasını kazanacak bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Onların yalvardıkları (Mesih ve Üzeyir gibi daha sonradan da azizleştirilmiş) kim varsa hepsi “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar O’nun rahmetini umarlar azabından korkarlar. Çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken korkunç bir şeydir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَس۪يلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۜ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-57c.mp3","commentary_text":"“Vesile aramak” araya birilerini sokmak değil, Allah’a daha yakın olmak için onun rızasını kazanacak bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Onların yalvardıkları (Mesih ve Üzeyir gibi daha sonradan da azizleştirilmiş) kim varsa hepsi “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar O’nun rahmetini umarlar azabından korkarlar. Çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken korkunç bir şeydir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَس۪يلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۜ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-57c.mp3","commentary_text":"“Vesile aramak” araya birilerini sokmak değil, Allah’a daha yakın olmak için onun rızasını kazanacak bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Onların yalvardıkları (Mesih ve Üzeyir gibi daha sonradan da azizleştirilmiş) kim varsa hepsi “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar O’nun rahmetini umarlar azabından korkarlar. Çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken korkunç bir şeydir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَس۪يلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۜ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-57c.mp3","commentary_text":"“Vesile aramak” araya birilerini sokmak değil, Allah’a daha yakın olmak için onun rızasını kazanacak bir iş yapmak, sorumluluk bilinciyle onun isteklerini hayata geçirmek, Allah’ı memnun edecek bir faaliyette bulunmak, doğaya, çevreye ve insanlığa faydalı bir eser meydana getirmektir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Yoldan çıkmış) ne kadar millet/toplum varsa hepsini kıyamet gününden önce (günahkârca gidişinden ötürü) ya ortadan kaldıracağız ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. Bu hüküm varlık kanunlarının kaydedildiği kitapta evrensel bir yasa olarak yazılmıştır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَد۪يدًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Yoldan çıkmış) ne kadar millet/toplum varsa hepsini kıyamet gününden önce (günahkârca gidişinden ötürü) ya ortadan kaldıracağız ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. Bu hüküm varlık kanunlarının kaydedildiği kitapta evrensel bir yasa olarak yazılmıştır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَد۪يدًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Yoldan çıkmış) ne kadar millet/toplum varsa hepsini kıyamet gününden önce (günahkârca gidişinden ötürü) ya ortadan kaldıracağız ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. Bu hüküm varlık kanunlarının kaydedildiği kitapta evrensel bir yasa olarak yazılmıştır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَد۪يدًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Yoldan çıkmış) ne kadar millet/toplum varsa hepsini kıyamet gününden önce (günahkârca gidişinden ötürü) ya ortadan kaldıracağız ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. Bu hüküm varlık kanunlarının kaydedildiği kitapta evrensel bir yasa olarak yazılmıştır.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَد۪يدًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Kureyş toplumunun iman etmek için istediği) o mucizeleri göndermekten bizi alıkoyan da yoktur. Ancak bu mucizeleri evvelki ümmetler yalanladılar (yine imana gelmediler). Biz Semûd kavmine açık bir mucize olarak o dişi deveyi verdik ve (onu öldürdüler de) bu yüzden zalim oldular. Hâlbuki biz o mucizeleri ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفًا","related_links":["7/73","26/141"],"audio_path":"16/16-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Kureyş toplumunun iman etmek için istediği) o mucizeleri göndermekten bizi alıkoyan da yoktur. Ancak bu mucizeleri evvelki ümmetler yalanladılar (yine imana gelmediler). Biz Semûd kavmine açık bir mucize olarak o dişi deveyi verdik ve (onu öldürdüler de) bu yüzden zalim oldular. Hâlbuki biz o mucizeleri ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفًا","related_links":["7/73","26/141"],"audio_path":"16/16-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Kureyş toplumunun iman etmek için istediği) o mucizeleri göndermekten bizi alıkoyan da yoktur. Ancak bu mucizeleri evvelki ümmetler yalanladılar (yine imana gelmediler). Biz Semûd kavmine açık bir mucize olarak o dişi deveyi verdik ve (onu öldürdüler de) bu yüzden zalim oldular. Hâlbuki biz o mucizeleri ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفًا","related_links":["7/73","26/141"],"audio_path":"16/16-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Kureyş toplumunun iman etmek için istediği) o mucizeleri göndermekten bizi alıkoyan da yoktur. Ancak bu mucizeleri evvelki ümmetler yalanladılar (yine imana gelmediler). Biz Semûd kavmine açık bir mucize olarak o dişi deveyi verdik ve (onu öldürdüler de) bu yüzden zalim oldular. Hâlbuki biz o mucizeleri ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفًا","related_links":["7/73","26/141"],"audio_path":"16/16-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani (peygamberliğin ilk yıllarında) sana demiştik ki: “Muhakkak Rabbin (ilmiyle kudretiyle) insanları çepeçevre kuşatmıştır (kimsenin sana zarar vermesine müsaade etmeyecektir)!” Sana gösterdiğimiz o rüyayı/müşahedeyi de Kur’an’da lânetlenmiş bulunan ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları (o ağaçla) korkutuyoruz. Fakat bu sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırıyor.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لَكَ اِنَّ رَبَّكَ اَحَاطَ بِالنَّاسِۜ وَمَا جَعَلْنَا الرُّءْيَا الَّت۪ٓي اَرَيْنَاكَ اِلَّا فِتْنَةً لِلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْاٰنِۜ وَنُخَوِّفُهُمْۙ فَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا طُغْيَانًا كَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-60c.mp3","commentary_text":"Burada bahsi geçen rüya/müşahede, 1. ayette geçen ve “Gece Yolculuğu” nu izleyen İsra olayında Hz. Peygambere bazı ayetlerin gösterilmesidir. Ancak İsra olayındaki bu müşahedenin bedenle gerçekleştiğini iddia etmek yanlış olur. Çünkü ayette “rü’ya” kelimesi kullanılıyor ki bu kelime “müşahede, rüya, temaşa anlamlarına gelmektedir. Nitekim bazı ayetler Hz. Peygambere uykudayken vahyolunmuştur. Bu hadiseden sonra Hz. Peygambere iman edenlerin bir kısmı dinden dönmüş, bir kısmı ise imanını arttırmıştı. Nesnel realitesi bakımından mahiyeti itibariyle birtakım şüphelere yol açma özelliği taşıdığı için “insanları sınamak” ifadesiyle Allah bu olayı bir imtihan vesilesi yapmıştır. Ancak Hz. Peygamberin bu olayda bedeniyle seyahat ettiğini iddia etmek dinden dönenlerin sayısını daha da artıracaktır. Kur’an’da lânetlenen ağaç” ise, Saffat 37/62, Duhan 44/43 ve Vakia 56/52 surelerinde cehennemin tezahürlerinden biri olarak sözü geçen “Zakkum” ağacıdır. Ayetteki anlam örgüsü içinde ağaç, açıkça cehennemin kendisini simgelediği için, “lanetli” yahut “lânetlenmiş” ağaç olarak nitelendirilmektedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani (peygamberliğin ilk yıllarında) sana demiştik ki: “Muhakkak Rabbin (ilmiyle kudretiyle) insanları çepeçevre kuşatmıştır (kimsenin sana zarar vermesine müsaade etmeyecektir)!” Sana gösterdiğimiz o rüyayı/müşahedeyi de Kur’an’da lânetlenmiş bulunan ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları (o ağaçla) korkutuyoruz. Fakat bu sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırıyor.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لَكَ اِنَّ رَبَّكَ اَحَاطَ بِالنَّاسِۜ وَمَا جَعَلْنَا الرُّءْيَا الَّت۪ٓي اَرَيْنَاكَ اِلَّا فِتْنَةً لِلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْاٰنِۜ وَنُخَوِّفُهُمْۙ فَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا طُغْيَانًا كَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-59c.mp3","commentary_text":"Burada bahsi geçen rüya/müşahede, 1. ayette geçen ve “Gece Yolculuğu” nu izleyen İsra olayında Hz. Peygambere bazı ayetlerin gösterilmesidir. Ancak İsra olayındaki bu müşahedenin bedenle gerçekleştiğini iddia etmek yanlış olur. Çünkü ayette “rü’ya” kelimesi kullanılıyor ki bu kelime “müşahede, rüya, temaşa anlamlarına gelmektedir. Nitekim bazı ayetler Hz. Peygambere uykudayken vahyolunmuştur. Bu hadiseden sonra Hz. Peygambere iman edenlerin bir kısmı dinden dönmüş, bir kısmı ise imanını arttırmıştı. Nesnel realitesi bakımından mahiyeti itibariyle birtakım şüphelere yol açma özelliği taşıdığı için “insanları sınamak” ifadesiyle Allah bu olayı bir imtihan vesilesi yapmıştır. Ancak Hz. Peygamberin bu olayda bedeniyle seyahat ettiğini iddia etmek dinden dönenlerin sayısını daha da artıracaktır. Kur’an’da lânetlenen ağaç” ise, Saffat 37/62, Duhan 44/43 ve Vakia 56/52 surelerinde cehennemin tezahürlerinden biri olarak sözü geçen “Zakkum” ağacıdır. Ayetteki anlam örgüsü içinde ağaç, açıkça cehennemin kendisini simgelediği için, “lanetli” yahut “lânetlenmiş” ağaç olarak nitelendirilmektedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani (peygamberliğin ilk yıllarında) sana demiştik ki: “Muhakkak Rabbin (ilmiyle kudretiyle) insanları çepeçevre kuşatmıştır (kimsenin sana zarar vermesine müsaade etmeyecektir)!” Sana gösterdiğimiz o rüyayı/müşahedeyi de Kur’an’da lânetlenmiş bulunan ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları (o ağaçla) korkutuyoruz. Fakat bu sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırıyor.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لَكَ اِنَّ رَبَّكَ اَحَاطَ بِالنَّاسِۜ وَمَا جَعَلْنَا الرُّءْيَا الَّت۪ٓي اَرَيْنَاكَ اِلَّا فِتْنَةً لِلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْاٰنِۜ وَنُخَوِّفُهُمْۙ فَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا طُغْيَانًا كَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-60c.mp3","commentary_text":"Burada bahsi geçen rüya/müşahede, 1. ayette geçen ve “Gece Yolculuğu” nu izleyen İsra olayında Hz. Peygambere bazı ayetlerin gösterilmesidir. Ancak İsra olayındaki bu müşahedenin bedenle gerçekleştiğini iddia etmek yanlış olur. Çünkü ayette “rü’ya” kelimesi kullanılıyor ki bu kelime “müşahede, rüya, temaşa anlamlarına gelmektedir. Nitekim bazı ayetler Hz. Peygambere uykudayken vahyolunmuştur. Bu hadiseden sonra Hz. Peygambere iman edenlerin bir kısmı dinden dönmüş, bir kısmı ise imanını arttırmıştı. Nesnel realitesi bakımından mahiyeti itibariyle birtakım şüphelere yol açma özelliği taşıdığı için “insanları sınamak” ifadesiyle Allah bu olayı bir imtihan vesilesi yapmıştır. Ancak Hz. Peygamberin bu olayda bedeniyle seyahat ettiğini iddia etmek dinden dönenlerin sayısını daha da artıracaktır. Kur’an’da lânetlenen ağaç” ise, Saffat 37/62, Duhan 44/43 ve Vakia 56/52 surelerinde cehennemin tezahürlerinden biri olarak sözü geçen “Zakkum” ağacıdır. Ayetteki anlam örgüsü içinde ağaç, açıkça cehennemin kendisini simgelediği için, “lanetli” yahut “lânetlenmiş” ağaç olarak nitelendirilmektedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani (peygamberliğin ilk yıllarında) sana demiştik ki: “Muhakkak Rabbin (ilmiyle kudretiyle) insanları çepeçevre kuşatmıştır (kimsenin sana zarar vermesine müsaade etmeyecektir)!” Sana gösterdiğimiz o rüyayı/müşahedeyi de Kur’an’da lânetlenmiş bulunan ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları (o ağaçla) korkutuyoruz. Fakat bu sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırıyor.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لَكَ اِنَّ رَبَّكَ اَحَاطَ بِالنَّاسِۜ وَمَا جَعَلْنَا الرُّءْيَا الَّت۪ٓي اَرَيْنَاكَ اِلَّا فِتْنَةً لِلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْاٰنِۜ وَنُخَوِّفُهُمْۙ فَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا طُغْيَانًا كَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-60c.mp3","commentary_text":"Burada bahsi geçen rüya/müşahede, 1. ayette geçen ve “Gece Yolculuğu” nu izleyen İsra olayında Hz. Peygambere bazı ayetlerin gösterilmesidir. Ancak İsra olayındaki bu müşahedenin bedenle gerçekleştiğini iddia etmek yanlış olur. Çünkü ayette “rü’ya” kelimesi kullanılıyor ki bu kelime “müşahede, rüya, temaşa anlamlarına gelmektedir. Nitekim bazı ayetler Hz. Peygambere uykudayken vahyolunmuştur. Bu hadiseden sonra Hz. Peygambere iman edenlerin bir kısmı dinden dönmüş, bir kısmı ise imanını arttırmıştı. Nesnel realitesi bakımından mahiyeti itibariyle birtakım şüphelere yol açma özelliği taşıdığı için “insanları sınamak” ifadesiyle Allah bu olayı bir imtihan vesilesi yapmıştır. Ancak Hz. Peygamberin bu olayda bedeniyle seyahat ettiğini iddia etmek dinden dönenlerin sayısını daha da artıracaktır. Kur’an’da lânetlenen ağaç” ise, Saffat 37/62, Duhan 44/43 ve Vakia 56/52 surelerinde cehennemin tezahürlerinden biri olarak sözü geçen “Zakkum” ağacıdır. Ayetteki anlam örgüsü içinde ağaç, açıkça cehennemin kendisini simgelediği için, “lanetli” yahut “lânetlenmiş” ağaç olarak nitelendirilmektedir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik onlar da secde etmişlerdi. Yalnız İblis secde etmemiş ve “Hiç ben çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim?” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪ينًاۚ","related_links":["2/34","7/12","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"16/16-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik onlar da secde etmişlerdi. Yalnız İblis secde etmemiş ve “Hiç ben çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim?” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪ينًاۚ","related_links":["2/34","7/12","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"16/16-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik onlar da secde etmişlerdi. Yalnız İblis secde etmemiş ve “Hiç ben çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim?” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪ينًاۚ","related_links":["2/34","7/12","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"16/16-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Hani meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik onlar da secde etmişlerdi. Yalnız İblis secde etmemiş ve “Hiç ben çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim?” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪ينًاۚ","related_links":["2/34","7/12","18/50","20/116","38/76"],"audio_path":"16/16-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İblis dedi ki: “Şu benden üstün kıldığına da bir bak. Yemin ederim ki eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek az bir bölümü dışında kontrolüm altına alacağım.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ي كَرَّمْتَ عَلَيَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İblis dedi ki: “Şu benden üstün kıldığına da bir bak. Yemin ederim ki eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek az bir bölümü dışında kontrolüm altına alacağım.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ي كَرَّمْتَ عَلَيَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İblis dedi ki: “Şu benden üstün kıldığına da bir bak. Yemin ederim ki eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek az bir bölümü dışında kontrolüm altına alacağım.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ي كَرَّمْتَ عَلَيَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İblis dedi ki: “Şu benden üstün kıldığına da bir bak. Yemin ederim ki eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek az bir bölümü dışında kontrolüm altına alacağım.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ي كَرَّمْتَ عَلَيَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Defol git! Ancak haberin olsun ki onlardan sana uyanlarla beraber hepinizi bekleyen ceza yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere cehennem olacaktır!”","arabic_text":"قَالَ اذْهَبْ فَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَاِنَّ جَهَنَّمَ جَزَٓاؤُ۬كُمْ جَزَٓاءً مَوْفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Defol git! Ancak haberin olsun ki onlardan sana uyanlarla beraber hepinizi bekleyen ceza yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere cehennem olacaktır!”","arabic_text":"قَالَ اذْهَبْ فَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَاِنَّ جَهَنَّمَ جَزَٓاؤُ۬كُمْ جَزَٓاءً مَوْفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Defol git! Ancak haberin olsun ki onlardan sana uyanlarla beraber hepinizi bekleyen ceza yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere cehennem olacaktır!”","arabic_text":"قَالَ اذْهَبْ فَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَاِنَّ جَهَنَّمَ جَزَٓاؤُ۬كُمْ جَزَٓاءً مَوْفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Defol git! Ancak haberin olsun ki onlardan sana uyanlarla beraber hepinizi bekleyen ceza yaptıklarınızın tam karşılığı olmak üzere cehennem olacaktır!”","arabic_text":"قَالَ اذْهَبْ فَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَاِنَّ جَهَنَّمَ جَزَٓاؤُ۬كُمْ جَزَٓاءً مَوْفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Haydi) “Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol. Onlara (yalan yere) vaatlerde bulun.” Zaten Şeytanın vadettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.","arabic_text":"وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَاَجْلِبْ عَلَيْهِمْ بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ وَعِدْهُمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-64c.mp3","commentary_text":"“Sesinle” ifadesi “vesvese ve fısıldama” anlamlarında kullanılmıştır. Şeytanların insanların göğsüne seslenmesi vesvese ve fısıldama şeklinde anlatılmıştır. “İnsanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınırım.” (Nas 114/4-5) “Atlıların ve adamlarınla onların üzerine yürü” demek; “var gücünle ve bütün entrikalarınla yüklen” demektir. “Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol.” Yani servetlerini haram yollardan, haksız kazançtan elde etmeleri için çaba sarfet, evlatlarını da haram yollara sevk etmek için onları ayart anlamındadır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Haydi) “Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol. Onlara (yalan yere) vaatlerde bulun.” Zaten Şeytanın vadettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.","arabic_text":"وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَاَجْلِبْ عَلَيْهِمْ بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ وَعِدْهُمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-63c.mp3","commentary_text":"“Sesinle” ifadesi “vesvese ve fısıldama” anlamlarında kullanılmıştır. Şeytanların insanların göğsüne seslenmesi vesvese ve fısıldama şeklinde anlatılmıştır. “İnsanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınırım.” (Nas 114/4-5) “Atlıların ve adamlarınla onların üzerine yürü” demek; “var gücünle ve bütün entrikalarınla yüklen” demektir. “Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol.” Yani servetlerini haram yollardan, haksız kazançtan elde etmeleri için çaba sarfet, evlatlarını da haram yollara sevk etmek için onları ayart anlamındadır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Haydi) “Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol. Onlara (yalan yere) vaatlerde bulun.” Zaten Şeytanın vadettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.","arabic_text":"وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَاَجْلِبْ عَلَيْهِمْ بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ وَعِدْهُمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-64c.mp3","commentary_text":"“Sesinle” ifadesi “vesvese ve fısıldama” anlamlarında kullanılmıştır. Şeytanların insanların göğsüne seslenmesi vesvese ve fısıldama şeklinde anlatılmıştır. “İnsanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınırım.” (Nas 114/4-5) “Atlıların ve adamlarınla onların üzerine yürü” demek; “var gücünle ve bütün entrikalarınla yüklen” demektir. “Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol.” Yani servetlerini haram yollardan, haksız kazançtan elde etmeleri için çaba sarfet, evlatlarını da haram yollara sevk etmek için onları ayart anlamındadır."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Haydi) “Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol. Onlara (yalan yere) vaatlerde bulun.” Zaten Şeytanın vadettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.","arabic_text":"وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَاَجْلِبْ عَلَيْهِمْ بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ وَعِدْهُمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-64c.mp3","commentary_text":"“Sesinle” ifadesi “vesvese ve fısıldama” anlamlarında kullanılmıştır. Şeytanların insanların göğsüne seslenmesi vesvese ve fısıldama şeklinde anlatılmıştır. “İnsanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınırım.” (Nas 114/4-5) “Atlıların ve adamlarınla onların üzerine yürü” demek; “var gücünle ve bütün entrikalarınla yüklen” demektir. “Servet ve evlat edinirken onlara ortak ol.” Yani servetlerini haram yollardan, haksız kazançtan elde etmeleri için çaba sarfet, evlatlarını da haram yollara sevk etmek için onları ayart anlamındadır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلً","related_links":["15/40"],"audio_path":"16/16-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-65c.mp3","commentary_text":"Şeytanın etkisi sadece kendisine uyanlar için geçerlidir. Bu da şeytana uyanların iradelerinin zayıflığından ve niyetlerinin kötülüğünden kaynaklanmaktadır. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr 15/42) “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99)"},{"verse_number":"65","turkish_text":"“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلً","related_links":["15/40"],"audio_path":"16/16-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-64c.mp3","commentary_text":"Şeytanın etkisi sadece kendisine uyanlar için geçerlidir. Bu da şeytana uyanların iradelerinin zayıflığından ve niyetlerinin kötülüğünden kaynaklanmaktadır. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr 15/42) “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99)"},{"verse_number":"65","turkish_text":"“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلً","related_links":["15/40"],"audio_path":"16/16-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-65c.mp3","commentary_text":"Şeytanın etkisi sadece kendisine uyanlar için geçerlidir. Bu da şeytana uyanların iradelerinin zayıflığından ve niyetlerinin kötülüğünden kaynaklanmaktadır. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr 15/42) “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99)"},{"verse_number":"65","turkish_text":"“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”","arabic_text":"اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلً","related_links":["15/40"],"audio_path":"16/16-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-65c.mp3","commentary_text":"Şeytanın etkisi sadece kendisine uyanlar için geçerlidir. Bu da şeytana uyanların iradelerinin zayıflığından ve niyetlerinin kötülüğünden kaynaklanmaktadır. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr 15/42) “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99)"},{"verse_number":"66","turkish_text":"Rabbiniz odur ki lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütüyor. O size karşı gerçekten çok merhametlidir.","arabic_text":"رَبُّكُمُ الَّذ۪ي يُزْج۪ي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Rabbiniz odur ki lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütüyor. O size karşı gerçekten çok merhametlidir.","arabic_text":"رَبُّكُمُ الَّذ۪ي يُزْج۪ي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Rabbiniz odur ki lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütüyor. O size karşı gerçekten çok merhametlidir.","arabic_text":"رَبُّكُمُ الَّذ۪ي يُزْج۪ي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Rabbiniz odur ki lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütüyor. O size karşı gerçekten çok merhametlidir.","arabic_text":"رَبُّكُمُ الَّذ۪ي يُزْج۪ي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur yalnız Allah kalır (size yardım edecek). Fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فِي الْبَحْرِ ضَلَّ مَنْ تَدْعُونَ اِلَّٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا نَجّٰيكُمْ اِلَى الْبَرِّ اَعْرَضْتُمْۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ كَفُورًا","related_links":["3/191","4/103","10/12","39/8"],"audio_path":"16/16-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-67c.mp3","commentary_text":"“Bütün taptıklarınız kaybolur” ifadesi, Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız hiçbir varlığın size herhangi bir yardımının olamayacağı anlamına gelir. “Yalnız Allah kalır (size yardım edecek)” ifadesinin de “Yetiş ya Gavs…, Medet yâ…, Şefaat yâ…” gibi yakarışların şirk koşmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını îma eder."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur yalnız Allah kalır (size yardım edecek). Fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فِي الْبَحْرِ ضَلَّ مَنْ تَدْعُونَ اِلَّٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا نَجّٰيكُمْ اِلَى الْبَرِّ اَعْرَضْتُمْۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ كَفُورًا","related_links":["3/191","4/103","10/12","39/8"],"audio_path":"16/16-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-66c.mp3","commentary_text":"“Bütün taptıklarınız kaybolur” ifadesi, Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız hiçbir varlığın size herhangi bir yardımının olamayacağı anlamına gelir. “Yalnız Allah kalır (size yardım edecek)” ifadesinin de “Yetiş ya Gavs…, Medet yâ…, Şefaat yâ…” gibi yakarışların şirk koşmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını îma eder."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur yalnız Allah kalır (size yardım edecek). Fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فِي الْبَحْرِ ضَلَّ مَنْ تَدْعُونَ اِلَّٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا نَجّٰيكُمْ اِلَى الْبَرِّ اَعْرَضْتُمْۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ كَفُورًا","related_links":["3/191","4/103","10/12","39/8"],"audio_path":"16/16-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-67c.mp3","commentary_text":"“Bütün taptıklarınız kaybolur” ifadesi, Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız hiçbir varlığın size herhangi bir yardımının olamayacağı anlamına gelir. “Yalnız Allah kalır (size yardım edecek)” ifadesinin de “Yetiş ya Gavs…, Medet yâ…, Şefaat yâ…” gibi yakarışların şirk koşmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını îma eder."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur yalnız Allah kalır (size yardım edecek). Fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فِي الْبَحْرِ ضَلَّ مَنْ تَدْعُونَ اِلَّٓا اِيَّاهُۚ فَلَمَّا نَجّٰيكُمْ اِلَى الْبَرِّ اَعْرَضْتُمْۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ كَفُورًا","related_links":["3/191","4/103","10/12","39/8"],"audio_path":"16/16-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-67c.mp3","commentary_text":"“Bütün taptıklarınız kaybolur” ifadesi, Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız hiçbir varlığın size herhangi bir yardımının olamayacağı anlamına gelir. “Yalnız Allah kalır (size yardım edecek)” ifadesinin de “Yetiş ya Gavs…, Medet yâ…, Şefaat yâ…” gibi yakarışların şirk koşmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını îma eder."},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Acaba denizden çıktıktan sonra) kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.","arabic_text":"اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Acaba denizden çıktıktan sonra) kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.","arabic_text":"اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Acaba denizden çıktıktan sonra) kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.","arabic_text":"اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Acaba denizden çıktıktan sonra) kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.","arabic_text":"اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yahut O’nun sizi bir kez daha denize gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bundan dolayı sizin adınıza bize hesap soracak hiç kimse de bulamazsınız.","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ اَنْ يُع۪يدَكُمْ ف۪يهِ تَارَةً اُخْرٰى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرّ۪يحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ عَلَيْنَا بِه۪ تَب۪يعً","related_links":[],"audio_path":"16/16-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yahut O’nun sizi bir kez daha denize gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bundan dolayı sizin adınıza bize hesap soracak hiç kimse de bulamazsınız.","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ اَنْ يُع۪يدَكُمْ ف۪يهِ تَارَةً اُخْرٰى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرّ۪يحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ عَلَيْنَا بِه۪ تَب۪يعً","related_links":[],"audio_path":"16/16-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yahut O’nun sizi bir kez daha denize gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bundan dolayı sizin adınıza bize hesap soracak hiç kimse de bulamazsınız.","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ اَنْ يُع۪يدَكُمْ ف۪يهِ تَارَةً اُخْرٰى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرّ۪يحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ عَلَيْنَا بِه۪ تَب۪يعً","related_links":[],"audio_path":"16/16-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Yahut O’nun sizi bir kez daha denize gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bundan dolayı sizin adınıza bize hesap soracak hiç kimse de bulamazsınız.","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ اَنْ يُع۪يدَكُمْ ف۪يهِ تَارَةً اُخْرٰى فَيُرْسِلَ عَلَيْكُمْ قَاصِفًا مِنَ الرّ۪يحِ فَيُغْرِقَكُمْ بِمَا كَفَرْتُمْۙ ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ عَلَيْنَا بِه۪ تَب۪يعً","related_links":[],"audio_path":"16/16-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki biz Âdemoğlunu (pek çok meziyetlerle donatarak) üstün konuma getirdik. Ona karada ve denizde (çeşitli araçlarla yolculuk yapma imkânı) bahşettik. Onu tertemiz besinlerle rızıklandırdık ve onu yarattığımız akıllı varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ٓي اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَث۪يرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْض۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-70c.mp3","commentary_text":"Allah burada insanoğluna bir hatırlatma yapıyor: “Diğer canlılardan çok daha farklı meziyetlerle donatıldın, ulaşım konusunda hiçbir canlıya lütfedilmeyen yetenekler sana verildi, özel ve temiz besinlerle rızıklandırıldın, her bakımdan akıllı varlıkların en üstünü kılındın. Güneş, yıldızlar, ay, dünya ve dünyadaki bütün canlı cansız varlıklar senin emrine âmâde edildi.” Acaba neden? Bütün bunlar sana hizmet ederken senin yapman gereken hiçbir şey yok mu? Eğer sadece yemek-içmekse, gezmek tozmaksa, çoğalıp yaşamaksa maksadın bunu hayvanlar zaten yapıyor. Böyle bir maksat için Allah sana bu kadar değer vermişse o taktirde diğer canlılara haksızlık yapmış (hâşâ) demektir. Öyle ya, diğer canlılarda olduğu gibi amaçsız, ilkesiz, sorumsuz, bilinçsiz bir hayatın olacak ama her şeyin tasarruf hakkı sana verilecek ve bütün canlılar sana hizmet edecek. İnsanoğlu hiç zaman kaybetmeden başını iki elinin arasına alarak hızlıca düşünmeli ve yaratılışıyla örtüşen bir kişilik ortaya koyarak diğer canlılardan farkını ispat etmelidir ki Rabbimizin nazarında bir önemi, değeri olsun."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki biz Âdemoğlunu (pek çok meziyetlerle donatarak) üstün konuma getirdik. Ona karada ve denizde (çeşitli araçlarla yolculuk yapma imkânı) bahşettik. Onu tertemiz besinlerle rızıklandırdık ve onu yarattığımız akıllı varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ٓي اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَث۪يرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْض۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-69c.mp3","commentary_text":"Allah burada insanoğluna bir hatırlatma yapıyor: “Diğer canlılardan çok daha farklı meziyetlerle donatıldın, ulaşım konusunda hiçbir canlıya lütfedilmeyen yetenekler sana verildi, özel ve temiz besinlerle rızıklandırıldın, her bakımdan akıllı varlıkların en üstünü kılındın. Güneş, yıldızlar, ay, dünya ve dünyadaki bütün canlı cansız varlıklar senin emrine âmâde edildi.” Acaba neden? Bütün bunlar sana hizmet ederken senin yapman gereken hiçbir şey yok mu? Eğer sadece yemek-içmekse, gezmek tozmaksa, çoğalıp yaşamaksa maksadın bunu hayvanlar zaten yapıyor. Böyle bir maksat için Allah sana bu kadar değer vermişse o taktirde diğer canlılara haksızlık yapmış (hâşâ) demektir. Öyle ya, diğer canlılarda olduğu gibi amaçsız, ilkesiz, sorumsuz, bilinçsiz bir hayatın olacak ama her şeyin tasarruf hakkı sana verilecek ve bütün canlılar sana hizmet edecek. İnsanoğlu hiç zaman kaybetmeden başını iki elinin arasına alarak hızlıca düşünmeli ve yaratılışıyla örtüşen bir kişilik ortaya koyarak diğer canlılardan farkını ispat etmelidir ki Rabbimizin nazarında bir önemi, değeri olsun."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki biz Âdemoğlunu (pek çok meziyetlerle donatarak) üstün konuma getirdik. Ona karada ve denizde (çeşitli araçlarla yolculuk yapma imkânı) bahşettik. Onu tertemiz besinlerle rızıklandırdık ve onu yarattığımız akıllı varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ٓي اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَث۪يرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْض۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-70c.mp3","commentary_text":"Allah burada insanoğluna bir hatırlatma yapıyor: “Diğer canlılardan çok daha farklı meziyetlerle donatıldın, ulaşım konusunda hiçbir canlıya lütfedilmeyen yetenekler sana verildi, özel ve temiz besinlerle rızıklandırıldın, her bakımdan akıllı varlıkların en üstünü kılındın. Güneş, yıldızlar, ay, dünya ve dünyadaki bütün canlı cansız varlıklar senin emrine âmâde edildi.” Acaba neden? Bütün bunlar sana hizmet ederken senin yapman gereken hiçbir şey yok mu? Eğer sadece yemek-içmekse, gezmek tozmaksa, çoğalıp yaşamaksa maksadın bunu hayvanlar zaten yapıyor. Böyle bir maksat için Allah sana bu kadar değer vermişse o taktirde diğer canlılara haksızlık yapmış (hâşâ) demektir. Öyle ya, diğer canlılarda olduğu gibi amaçsız, ilkesiz, sorumsuz, bilinçsiz bir hayatın olacak ama her şeyin tasarruf hakkı sana verilecek ve bütün canlılar sana hizmet edecek. İnsanoğlu hiç zaman kaybetmeden başını iki elinin arasına alarak hızlıca düşünmeli ve yaratılışıyla örtüşen bir kişilik ortaya koyarak diğer canlılardan farkını ispat etmelidir ki Rabbimizin nazarında bir önemi, değeri olsun."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Andolsun ki biz Âdemoğlunu (pek çok meziyetlerle donatarak) üstün konuma getirdik. Ona karada ve denizde (çeşitli araçlarla yolculuk yapma imkânı) bahşettik. Onu tertemiz besinlerle rızıklandırdık ve onu yarattığımız akıllı varlıkların pek çoğundan üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ٓي اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَث۪يرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْض۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-70c.mp3","commentary_text":"Allah burada insanoğluna bir hatırlatma yapıyor: “Diğer canlılardan çok daha farklı meziyetlerle donatıldın, ulaşım konusunda hiçbir canlıya lütfedilmeyen yetenekler sana verildi, özel ve temiz besinlerle rızıklandırıldın, her bakımdan akıllı varlıkların en üstünü kılındın. Güneş, yıldızlar, ay, dünya ve dünyadaki bütün canlı cansız varlıklar senin emrine âmâde edildi.” Acaba neden? Bütün bunlar sana hizmet ederken senin yapman gereken hiçbir şey yok mu? Eğer sadece yemek-içmekse, gezmek tozmaksa, çoğalıp yaşamaksa maksadın bunu hayvanlar zaten yapıyor. Böyle bir maksat için Allah sana bu kadar değer vermişse o taktirde diğer canlılara haksızlık yapmış (hâşâ) demektir. Öyle ya, diğer canlılarda olduğu gibi amaçsız, ilkesiz, sorumsuz, bilinçsiz bir hayatın olacak ama her şeyin tasarruf hakkı sana verilecek ve bütün canlılar sana hizmet edecek. İnsanoğlu hiç zaman kaybetmeden başını iki elinin arasına alarak hızlıca düşünmeli ve yaratılışıyla örtüşen bir kişilik ortaya koyarak diğer canlılardan farkını ispat etmelidir ki Rabbimizin nazarında bir önemi, değeri olsun."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Biz o gün bütün insanları önderleri ile birlikte (huzurumuza) çağıracağız. Kimin kitabı (Hard Diski) sağ taraftan verilirse onlar kitaplarını sevinerek okurlar (seyrederler) ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.","arabic_text":"يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْۚ فَمَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَقْرَؤُ۫نَ كِتَابَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Biz o gün bütün insanları önderleri ile birlikte (huzurumuza) çağıracağız. Kimin kitabı (Hard Diski) sağ taraftan verilirse onlar kitaplarını sevinerek okurlar (seyrederler) ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.","arabic_text":"يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْۚ فَمَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَقْرَؤُ۫نَ كِتَابَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Biz o gün bütün insanları önderleri ile birlikte (huzurumuza) çağıracağız. Kimin kitabı (Hard Diski) sağ taraftan verilirse onlar kitaplarını sevinerek okurlar (seyrederler) ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.","arabic_text":"يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْۚ فَمَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَقْرَؤُ۫نَ كِتَابَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Biz o gün bütün insanları önderleri ile birlikte (huzurumuza) çağıracağız. Kimin kitabı (Hard Diski) sağ taraftan verilirse onlar kitaplarını sevinerek okurlar (seyrederler) ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.","arabic_text":"يَوْمَ نَدْعُوا كُلَّ اُنَاسٍ بِاِمَامِهِمْۚ فَمَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَقْرَؤُ۫نَ كِتَابَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak.","arabic_text":"وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا","related_links":["20/124"],"audio_path":"16/16-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak.","arabic_text":"وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا","related_links":["20/124"],"audio_path":"16/16-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak.","arabic_text":"وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا","related_links":["20/124"],"audio_path":"16/16-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak.","arabic_text":"وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا","related_links":["20/124"],"audio_path":"16/16-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu inkârcılar) az kalsın sana vahyettiğimiz (Kur’an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur’an’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۗ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-73c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, müşriklerin Hz. Peygambere karşı hazırladıkları entrikaları dile getiriyor. Bu entrikaların başında onların Hz. Peygamberi Allah’ın kendisine vahyettiği gerçeklerden saptırıp, O’nun adına iftirada bulunmasını sağlamaktı.  Kureyş müşrikleri, Hz. Peygambere bir uzlaşma teklifinde bulunarak, onların kabile tanrılarını tanımasını ve bu tanımayı da Allah’a dayandırmasını istiyorlardı. Buna karşılık da onun peygamberliğini kabul edeceklerini vaad ediyorlardı."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu inkârcılar) az kalsın sana vahyettiğimiz (Kur’an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur’an’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۗ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-72c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, müşriklerin Hz. Peygambere karşı hazırladıkları entrikaları dile getiriyor. Bu entrikaların başında onların Hz. Peygamberi Allah’ın kendisine vahyettiği gerçeklerden saptırıp, O’nun adına iftirada bulunmasını sağlamaktı.  Kureyş müşrikleri, Hz. Peygambere bir uzlaşma teklifinde bulunarak, onların kabile tanrılarını tanımasını ve bu tanımayı da Allah’a dayandırmasını istiyorlardı. Buna karşılık da onun peygamberliğini kabul edeceklerini vaad ediyorlardı."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu inkârcılar) az kalsın sana vahyettiğimiz (Kur’an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur’an’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۗ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-73c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, müşriklerin Hz. Peygambere karşı hazırladıkları entrikaları dile getiriyor. Bu entrikaların başında onların Hz. Peygamberi Allah’ın kendisine vahyettiği gerçeklerden saptırıp, O’nun adına iftirada bulunmasını sağlamaktı.  Kureyş müşrikleri, Hz. Peygambere bir uzlaşma teklifinde bulunarak, onların kabile tanrılarını tanımasını ve bu tanımayı da Allah’a dayandırmasını istiyorlardı. Buna karşılık da onun peygamberliğini kabul edeceklerini vaad ediyorlardı."},{"verse_number":"73","turkish_text":"(Bu inkârcılar) az kalsın sana vahyettiğimiz (Kur’an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur’an’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۗ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"16/16-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-73c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, müşriklerin Hz. Peygambere karşı hazırladıkları entrikaları dile getiriyor. Bu entrikaların başında onların Hz. Peygamberi Allah’ın kendisine vahyettiği gerçeklerden saptırıp, O’nun adına iftirada bulunmasını sağlamaktı.  Kureyş müşrikleri, Hz. Peygambere bir uzlaşma teklifinde bulunarak, onların kabile tanrılarını tanımasını ve bu tanımayı da Allah’a dayandırmasını istiyorlardı. Buna karşılık da onun peygamberliğini kabul edeceklerini vaad ediyorlardı."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Eğer senin imanını perçinlememiş olsaydık belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ اِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَل۪يلًاۗ","related_links":[],"audio_path":"16/16-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi hedef alan bu ayetlere bakıldığında vahiyden uzak kalan insanın Hak yoldan kopmasının ne kadar kolay olabileceği anlaşılıyor. Öyle ya vahiy ile beslenen ve doğrudan Allah’tan direktif alan bir peygamberin bile müşriklere meyletme tehlikesi varsa, ya sıradan bir insanın eğilim göstermesi çok daha kolay olmaz mı? Demek ki aynı imana sahip olmak için Hz. Peygamberi besleyen Kur’an’la beslenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Eğer besin kaynağımız aynı olursa duruşumuz, tavrımız ve kararlılığımız da aynı olur."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Eğer senin imanını perçinlememiş olsaydık belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ اِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَل۪يلًاۗ","related_links":[],"audio_path":"16/16-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-73c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi hedef alan bu ayetlere bakıldığında vahiyden uzak kalan insanın Hak yoldan kopmasının ne kadar kolay olabileceği anlaşılıyor. Öyle ya vahiy ile beslenen ve doğrudan Allah’tan direktif alan bir peygamberin bile müşriklere meyletme tehlikesi varsa, ya sıradan bir insanın eğilim göstermesi çok daha kolay olmaz mı? Demek ki aynı imana sahip olmak için Hz. Peygamberi besleyen Kur’an’la beslenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Eğer besin kaynağımız aynı olursa duruşumuz, tavrımız ve kararlılığımız da aynı olur."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Eğer senin imanını perçinlememiş olsaydık belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ اِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَل۪يلًاۗ","related_links":[],"audio_path":"16/16-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi hedef alan bu ayetlere bakıldığında vahiyden uzak kalan insanın Hak yoldan kopmasının ne kadar kolay olabileceği anlaşılıyor. Öyle ya vahiy ile beslenen ve doğrudan Allah’tan direktif alan bir peygamberin bile müşriklere meyletme tehlikesi varsa, ya sıradan bir insanın eğilim göstermesi çok daha kolay olmaz mı? Demek ki aynı imana sahip olmak için Hz. Peygamberi besleyen Kur’an’la beslenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Eğer besin kaynağımız aynı olursa duruşumuz, tavrımız ve kararlılığımız da aynı olur."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Eğer senin imanını perçinlememiş olsaydık belki de onlara biraz olsun eğilim gösterecektin.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ اِلَيْهِمْ شَيْـًٔا قَل۪يلًاۗ","related_links":[],"audio_path":"16/16-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi hedef alan bu ayetlere bakıldığında vahiyden uzak kalan insanın Hak yoldan kopmasının ne kadar kolay olabileceği anlaşılıyor. Öyle ya vahiy ile beslenen ve doğrudan Allah’tan direktif alan bir peygamberin bile müşriklere meyletme tehlikesi varsa, ya sıradan bir insanın eğilim göstermesi çok daha kolay olmaz mı? Demek ki aynı imana sahip olmak için Hz. Peygamberi besleyen Kur’an’la beslenmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak gerekir. Eğer besin kaynağımız aynı olursa duruşumuz, tavrımız ve kararlılığımız da aynı olur."},{"verse_number":"75","turkish_text":"O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.","arabic_text":"اِذًا لَاَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيٰوةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.","arabic_text":"اِذًا لَاَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيٰوةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.","arabic_text":"اِذًا لَاَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيٰوةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.","arabic_text":"اِذًا لَاَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيٰوةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Seni (ikna edemediklerini görünce) o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için taciz etmeye çalışacaklar. Bu durumda onların kendileri de orada pek fazla kalamayacaklar (helak olacaklar).","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْاَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَاِذًا لَا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Seni (ikna edemediklerini görünce) o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için taciz etmeye çalışacaklar. Bu durumda onların kendileri de orada pek fazla kalamayacaklar (helak olacaklar).","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْاَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَاِذًا لَا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Seni (ikna edemediklerini görünce) o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için taciz etmeye çalışacaklar. Bu durumda onların kendileri de orada pek fazla kalamayacaklar (helak olacaklar).","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْاَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَاِذًا لَا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Seni (ikna edemediklerini görünce) o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için taciz etmeye çalışacaklar. Bu durumda onların kendileri de orada pek fazla kalamayacaklar (helak olacaklar).","arabic_text":"وَاِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْاَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَاِذًا لَا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resullerimiz için izlediğimiz yol da buydu (onları da yerlerinden çıkaranlar helak olmuştu). Bizim kanunlarımızın uygulanmasında hiçbir sapma ve bozulma bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْو۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resullerimiz için izlediğimiz yol da buydu (onları da yerlerinden çıkaranlar helak olmuştu). Bizim kanunlarımızın uygulanmasında hiçbir sapma ve bozulma bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْو۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resullerimiz için izlediğimiz yol da buydu (onları da yerlerinden çıkaranlar helak olmuştu). Bizim kanunlarımızın uygulanmasında hiçbir sapma ve bozulma bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْو۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resullerimiz için izlediğimiz yol da buydu (onları da yerlerinden çıkaranlar helak olmuştu). Bizim kanunlarımızın uygulanmasında hiçbir sapma ve bozulma bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْو۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Güneşin (tepe noktasına gelip batıya doğru) kaymasından gecenin kararmasına kadar (belli vakitlerde) gereği gibi namazı ikame et. Bir de şafak ışığının toplandığı vakitte sabah (namazı) okuyuşunu unutma ki sabah okuyuşu (insanı her tür mânevî) algıya açık hâle getirir.","arabic_text":"اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا","related_links":["2/238","11/114","30/17"],"audio_path":"16/16-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-78c.mp3","commentary_text":"Ayette belirtilen beş vakit namazdır. “Güneşin zevalinden sonra” öğle ve ikindi namazları, “gecenin kararmasına kadar” akşam ve yatsı namazları, şafağın ışığının toplandığı vakitte sabah namazı işaret edilmektedir. Bu ayet, beş vakit namazı anlatırken aynı zamanda; “gün boyu, daima Rabbini hatırda tutarak, O’dan kopmadan, O’nun çizdiği yoldan ayrılmadan, yörüngesinden çıkmadan hayatına devam et” mesajı vermektedir. İnsan üzerinde etkileri olması bakımından bu zaman dilimlerinin kendilerine has hususiyetleri vardır. Çünkü gecenin gelişi ve karanlığın çöküşü, aydınlığın doğuşu ve karanlığın açılması, güneşin tepe noktasına gelip Batıya kayması insan kalbini ürpertir. Bütün bu durumlarda insan evrenin şaşmayan yasaları üzerinde düşünüp, değerlendirme yapar. Şafak ışığının toplandığı vakitte, fecrin aydınlığında, ruhu okşayan meltemleri de daha sakindir ve daha vecd içindedir. Onun için bu vakitlerde ikame edilen namazlar çok bereketli olur ve insan üzerinde derin etkiler bırakır. Tefsircilerin çoğunun ifadesine göre sabah namazının meşhûd (şahitli) oluşu, gece ve gündüz meleklerinin bu namazın kılınışında hazır bulunmalarındandır. Gece melekleri bu namaza hazır bulunduktan sonra görevlerini gündüz meleklerine devrederler. Ayrıca “açık ve net” anlamına da gelen “meşhûd” sözcüğü, sabaha yakın zaman diliminde insan duyularının mânevî hazzını almaya en açık ve duruca düşünmeye en hazır olduğunu anlatır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Güneşin (tepe noktasına gelip batıya doğru) kaymasından gecenin kararmasına kadar (belli vakitlerde) gereği gibi namazı ikame et. Bir de şafak ışığının toplandığı vakitte sabah (namazı) okuyuşunu unutma ki sabah okuyuşu (insanı her tür mânevî) algıya açık hâle getirir.","arabic_text":"اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا","related_links":["2/238","11/114","30/17"],"audio_path":"16/16-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-77c.mp3","commentary_text":"Ayette belirtilen beş vakit namazdır. “Güneşin zevalinden sonra” öğle ve ikindi namazları, “gecenin kararmasına kadar” akşam ve yatsı namazları, şafağın ışığının toplandığı vakitte sabah namazı işaret edilmektedir. Bu ayet, beş vakit namazı anlatırken aynı zamanda; “gün boyu, daima Rabbini hatırda tutarak, O’dan kopmadan, O’nun çizdiği yoldan ayrılmadan, yörüngesinden çıkmadan hayatına devam et” mesajı vermektedir. İnsan üzerinde etkileri olması bakımından bu zaman dilimlerinin kendilerine has hususiyetleri vardır. Çünkü gecenin gelişi ve karanlığın çöküşü, aydınlığın doğuşu ve karanlığın açılması, güneşin tepe noktasına gelip Batıya kayması insan kalbini ürpertir. Bütün bu durumlarda insan evrenin şaşmayan yasaları üzerinde düşünüp, değerlendirme yapar. Şafak ışığının toplandığı vakitte, fecrin aydınlığında, ruhu okşayan meltemleri de daha sakindir ve daha vecd içindedir. Onun için bu vakitlerde ikame edilen namazlar çok bereketli olur ve insan üzerinde derin etkiler bırakır. Tefsircilerin çoğunun ifadesine göre sabah namazının meşhûd (şahitli) oluşu, gece ve gündüz meleklerinin bu namazın kılınışında hazır bulunmalarındandır. Gece melekleri bu namaza hazır bulunduktan sonra görevlerini gündüz meleklerine devrederler. Ayrıca “açık ve net” anlamına da gelen “meşhûd” sözcüğü, sabaha yakın zaman diliminde insan duyularının mânevî hazzını almaya en açık ve duruca düşünmeye en hazır olduğunu anlatır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Güneşin (tepe noktasına gelip batıya doğru) kaymasından gecenin kararmasına kadar (belli vakitlerde) gereği gibi namazı ikame et. Bir de şafak ışığının toplandığı vakitte sabah (namazı) okuyuşunu unutma ki sabah okuyuşu (insanı her tür mânevî) algıya açık hâle getirir.","arabic_text":"اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا","related_links":["2/238","11/114","30/17"],"audio_path":"16/16-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-78c.mp3","commentary_text":"Ayette belirtilen beş vakit namazdır. “Güneşin zevalinden sonra” öğle ve ikindi namazları, “gecenin kararmasına kadar” akşam ve yatsı namazları, şafağın ışığının toplandığı vakitte sabah namazı işaret edilmektedir. Bu ayet, beş vakit namazı anlatırken aynı zamanda; “gün boyu, daima Rabbini hatırda tutarak, O’dan kopmadan, O’nun çizdiği yoldan ayrılmadan, yörüngesinden çıkmadan hayatına devam et” mesajı vermektedir. İnsan üzerinde etkileri olması bakımından bu zaman dilimlerinin kendilerine has hususiyetleri vardır. Çünkü gecenin gelişi ve karanlığın çöküşü, aydınlığın doğuşu ve karanlığın açılması, güneşin tepe noktasına gelip Batıya kayması insan kalbini ürpertir. Bütün bu durumlarda insan evrenin şaşmayan yasaları üzerinde düşünüp, değerlendirme yapar. Şafak ışığının toplandığı vakitte, fecrin aydınlığında, ruhu okşayan meltemleri de daha sakindir ve daha vecd içindedir. Onun için bu vakitlerde ikame edilen namazlar çok bereketli olur ve insan üzerinde derin etkiler bırakır. Tefsircilerin çoğunun ifadesine göre sabah namazının meşhûd (şahitli) oluşu, gece ve gündüz meleklerinin bu namazın kılınışında hazır bulunmalarındandır. Gece melekleri bu namaza hazır bulunduktan sonra görevlerini gündüz meleklerine devrederler. Ayrıca “açık ve net” anlamına da gelen “meşhûd” sözcüğü, sabaha yakın zaman diliminde insan duyularının mânevî hazzını almaya en açık ve duruca düşünmeye en hazır olduğunu anlatır."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Güneşin (tepe noktasına gelip batıya doğru) kaymasından gecenin kararmasına kadar (belli vakitlerde) gereği gibi namazı ikame et. Bir de şafak ışığının toplandığı vakitte sabah (namazı) okuyuşunu unutma ki sabah okuyuşu (insanı her tür mânevî) algıya açık hâle getirir.","arabic_text":"اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا","related_links":["2/238","11/114","30/17"],"audio_path":"16/16-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-78c.mp3","commentary_text":"Ayette belirtilen beş vakit namazdır. “Güneşin zevalinden sonra” öğle ve ikindi namazları, “gecenin kararmasına kadar” akşam ve yatsı namazları, şafağın ışığının toplandığı vakitte sabah namazı işaret edilmektedir. Bu ayet, beş vakit namazı anlatırken aynı zamanda; “gün boyu, daima Rabbini hatırda tutarak, O’dan kopmadan, O’nun çizdiği yoldan ayrılmadan, yörüngesinden çıkmadan hayatına devam et” mesajı vermektedir. İnsan üzerinde etkileri olması bakımından bu zaman dilimlerinin kendilerine has hususiyetleri vardır. Çünkü gecenin gelişi ve karanlığın çöküşü, aydınlığın doğuşu ve karanlığın açılması, güneşin tepe noktasına gelip Batıya kayması insan kalbini ürpertir. Bütün bu durumlarda insan evrenin şaşmayan yasaları üzerinde düşünüp, değerlendirme yapar. Şafak ışığının toplandığı vakitte, fecrin aydınlığında, ruhu okşayan meltemleri de daha sakindir ve daha vecd içindedir. Onun için bu vakitlerde ikame edilen namazlar çok bereketli olur ve insan üzerinde derin etkiler bırakır. Tefsircilerin çoğunun ifadesine göre sabah namazının meşhûd (şahitli) oluşu, gece ve gündüz meleklerinin bu namazın kılınışında hazır bulunmalarındandır. Gece melekleri bu namaza hazır bulunduktan sonra görevlerini gündüz meleklerine devrederler. Ayrıca “açık ve net” anlamına da gelen “meşhûd” sözcüğü, sabaha yakın zaman diliminde insan duyularının mânevî hazzını almaya en açık ve duruca düşünmeye en hazır olduğunu anlatır."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Geceleyin yalnız sana mahsus bir armağan olarak (uykuna ara vererek) namaz ikame et. Umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yükseltir.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِه۪ نَافِلَةً لَكَۗ عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا","related_links":["73/20","76/26"],"audio_path":"16/16-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-79c.mp3","commentary_text":"“Teheccüd” sözlükte, “uykuyu terk etmek, uyuduktan sonra uyanıp kalkmak” anlamında bir kelimedir. Gece uykusu bölünerek, gece yarısından sonra kalkıp kılınan namazlara “Teheccüd namazı” denir. “Teheccüd namazı” Hz. Peygamber için vacip, bizim için nafile bir ibadettir. “Makâm-ı Mahmud, övülmüş makam” dan kasıt, Hz. Muhammed’e Allah tarafından vatan olarak tahsis edilen Yesrib (Medine’) dir. Zira “makam” sözcüğü Kur’an’da genelde “konaklama, yaşama ve ikamet yeri” olarak geçmektedir. “…Orası ne kötü bir konaklama yeridir.” (Furkan 25/66), “Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.” (Furkan 25/76) “Kuşkusuz takva sahipleri güvenli bir yerde olacaklardır” (Duhan 44/51) “O münafıklardan bir grup da demişti ki: \"Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası sizin için durulacak makam (yer) değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün! ...”  (Ahzab 33/13) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki; Hz. Peygambere vaad edilen yer Medine’dir ve Allah’ın vaadi daha sonraki zamanda gerçekleşmiş ve Medine Hz. Peygamberin övülmeyi hak eden vatanı olmuştur. Nitekim bu düşünceyi bir sonraki ayet de teyit etmektedir."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Geceleyin yalnız sana mahsus bir armağan olarak (uykuna ara vererek) namaz ikame et. Umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yükseltir.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِه۪ نَافِلَةً لَكَۗ عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا","related_links":["73/20","76/26"],"audio_path":"16/16-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-78c.mp3","commentary_text":"“Teheccüd” sözlükte, “uykuyu terk etmek, uyuduktan sonra uyanıp kalkmak” anlamında bir kelimedir. Gece uykusu bölünerek, gece yarısından sonra kalkıp kılınan namazlara “Teheccüd namazı” denir. “Teheccüd namazı” Hz. Peygamber için vacip, bizim için nafile bir ibadettir. “Makâm-ı Mahmud, övülmüş makam” dan kasıt, Hz. Muhammed’e Allah tarafından vatan olarak tahsis edilen Yesrib (Medine’) dir. Zira “makam” sözcüğü Kur’an’da genelde “konaklama, yaşama ve ikamet yeri” olarak geçmektedir. “…Orası ne kötü bir konaklama yeridir.” (Furkan 25/66), “Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.” (Furkan 25/76) “Kuşkusuz takva sahipleri güvenli bir yerde olacaklardır” (Duhan 44/51) “O münafıklardan bir grup da demişti ki: \"Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası sizin için durulacak makam (yer) değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün! ...”  (Ahzab 33/13) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki; Hz. Peygambere vaad edilen yer Medine’dir ve Allah’ın vaadi daha sonraki zamanda gerçekleşmiş ve Medine Hz. Peygamberin övülmeyi hak eden vatanı olmuştur. Nitekim bu düşünceyi bir sonraki ayet de teyit etmektedir."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Geceleyin yalnız sana mahsus bir armağan olarak (uykuna ara vererek) namaz ikame et. Umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yükseltir.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِه۪ نَافِلَةً لَكَۗ عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا","related_links":["73/20","76/26"],"audio_path":"16/16-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-79c.mp3","commentary_text":"“Teheccüd” sözlükte, “uykuyu terk etmek, uyuduktan sonra uyanıp kalkmak” anlamında bir kelimedir. Gece uykusu bölünerek, gece yarısından sonra kalkıp kılınan namazlara “Teheccüd namazı” denir. “Teheccüd namazı” Hz. Peygamber için vacip, bizim için nafile bir ibadettir. “Makâm-ı Mahmud, övülmüş makam” dan kasıt, Hz. Muhammed’e Allah tarafından vatan olarak tahsis edilen Yesrib (Medine’) dir. Zira “makam” sözcüğü Kur’an’da genelde “konaklama, yaşama ve ikamet yeri” olarak geçmektedir. “…Orası ne kötü bir konaklama yeridir.” (Furkan 25/66), “Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.” (Furkan 25/76) “Kuşkusuz takva sahipleri güvenli bir yerde olacaklardır” (Duhan 44/51) “O münafıklardan bir grup da demişti ki: \"Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası sizin için durulacak makam (yer) değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün! ...”  (Ahzab 33/13) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki; Hz. Peygambere vaad edilen yer Medine’dir ve Allah’ın vaadi daha sonraki zamanda gerçekleşmiş ve Medine Hz. Peygamberin övülmeyi hak eden vatanı olmuştur. Nitekim bu düşünceyi bir sonraki ayet de teyit etmektedir."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Geceleyin yalnız sana mahsus bir armağan olarak (uykuna ara vererek) namaz ikame et. Umulur ki Rabbin seni övgüye değer bir makama yükseltir.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِه۪ نَافِلَةً لَكَۗ عَسٰٓى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا","related_links":["73/20","76/26"],"audio_path":"16/16-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-79c.mp3","commentary_text":"“Teheccüd” sözlükte, “uykuyu terk etmek, uyuduktan sonra uyanıp kalkmak” anlamında bir kelimedir. Gece uykusu bölünerek, gece yarısından sonra kalkıp kılınan namazlara “Teheccüd namazı” denir. “Teheccüd namazı” Hz. Peygamber için vacip, bizim için nafile bir ibadettir. “Makâm-ı Mahmud, övülmüş makam” dan kasıt, Hz. Muhammed’e Allah tarafından vatan olarak tahsis edilen Yesrib (Medine’) dir. Zira “makam” sözcüğü Kur’an’da genelde “konaklama, yaşama ve ikamet yeri” olarak geçmektedir. “…Orası ne kötü bir konaklama yeridir.” (Furkan 25/66), “Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.” (Furkan 25/76) “Kuşkusuz takva sahipleri güvenli bir yerde olacaklardır” (Duhan 44/51) “O münafıklardan bir grup da demişti ki: \"Ey Yesrib (Medine) halkı! Artık burası sizin için durulacak makam (yer) değil, haydi (hemen ayrılıp evlerinize) dönün! ...”  (Ahzab 33/13) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki; Hz. Peygambere vaad edilen yer Medine’dir ve Allah’ın vaadi daha sonraki zamanda gerçekleşmiş ve Medine Hz. Peygamberin övülmeyi hak eden vatanı olmuştur. Nitekim bu düşünceyi bir sonraki ayet de teyit etmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ve şöyle niyaz et: “Ey Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla! (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar! Katından bana yardımcı bir kuvvet ver!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ve şöyle niyaz et: “Ey Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla! (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar! Katından bana yardımcı bir kuvvet ver!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ve şöyle niyaz et: “Ey Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla! (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar! Katından bana yardımcı bir kuvvet ver!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ve şöyle niyaz et: “Ey Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla! (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar! Katından bana yardımcı bir kuvvet ver!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”","arabic_text":"وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”","arabic_text":"وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”","arabic_text":"وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”","arabic_text":"وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Biz Kur’an’dan inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O (Kur’an inatları yüzünden) zalimlerin ancak yıkımını artırıyor.","arabic_text":"وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا","related_links":["9/125","10/57","41/44"],"audio_path":"16/16-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Biz Kur’an’dan inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O (Kur’an inatları yüzünden) zalimlerin ancak yıkımını artırıyor.","arabic_text":"وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا","related_links":["9/125","10/57","41/44"],"audio_path":"16/16-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Biz Kur’an’dan inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O (Kur’an inatları yüzünden) zalimlerin ancak yıkımını artırıyor.","arabic_text":"وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا","related_links":["9/125","10/57","41/44"],"audio_path":"16/16-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Biz Kur’an’dan inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. O (Kur’an inatları yüzünden) zalimlerin ancak yıkımını artırıyor.","arabic_text":"وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا","related_links":["9/125","10/57","41/44"],"audio_path":"16/16-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫سًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫سًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫سًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫سًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar. Şu hâlde içinizden kimlerin en doğru yolda olduğunu bilen (ve hangi yolun izlenmesi gerektiğine karar veren) Rabbinizdir.”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِه۪ۜ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَب۪يلًا۟","related_links":["11/121"],"audio_path":"16/16-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar. Şu hâlde içinizden kimlerin en doğru yolda olduğunu bilen (ve hangi yolun izlenmesi gerektiğine karar veren) Rabbinizdir.”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِه۪ۜ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَب۪يلًا۟","related_links":["11/121"],"audio_path":"16/16-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar. Şu hâlde içinizden kimlerin en doğru yolda olduğunu bilen (ve hangi yolun izlenmesi gerektiğine karar veren) Rabbinizdir.”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِه۪ۜ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَب۪يلًا۟","related_links":["11/121"],"audio_path":"16/16-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar. Şu hâlde içinizden kimlerin en doğru yolda olduğunu bilen (ve hangi yolun izlenmesi gerektiğine karar veren) Rabbinizdir.”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلٰى شَاكِلَتِه۪ۜ فَرَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ اَهْدٰى سَب۪يلًا۟","related_links":["11/121"],"audio_path":"16/16-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh Rabbimin emrindedir. (Onun hakkında) size çok az bilgi verilmiştir.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh Rabbimin emrindedir. (Onun hakkında) size çok az bilgi verilmiştir.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh Rabbimin emrindedir. (Onun hakkında) size çok az bilgi verilmiştir.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh Rabbimin emrindedir. (Onun hakkında) size çok az bilgi verilmiştir.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Andolsun ki eğer isteseydik sana vahyettiğimizin tamamını giderirdik (senin hafızandan silerdik) ve onun sana tekrar verilmesi için (bize hesap soracak) bir kimse de bulamazdın.","arabic_text":"وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِه۪ عَلَيْنَا وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Andolsun ki eğer isteseydik sana vahyettiğimizin tamamını giderirdik (senin hafızandan silerdik) ve onun sana tekrar verilmesi için (bize hesap soracak) bir kimse de bulamazdın.","arabic_text":"وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِه۪ عَلَيْنَا وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Andolsun ki eğer isteseydik sana vahyettiğimizin tamamını giderirdik (senin hafızandan silerdik) ve onun sana tekrar verilmesi için (bize hesap soracak) bir kimse de bulamazdın.","arabic_text":"وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِه۪ عَلَيْنَا وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Andolsun ki eğer isteseydik sana vahyettiğimizin tamamını giderirdik (senin hafızandan silerdik) ve onun sana tekrar verilmesi için (bize hesap soracak) bir kimse de bulamazdın.","arabic_text":"وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِه۪ عَلَيْنَا وَك۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu ve ihsanı büyüktür.","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu ve ihsanı büyüktür.","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu ve ihsanı büyüktür.","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu ve ihsanı büyüktür.","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Andolsun ki görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar yine onun benzerini getiremezler.”","arabic_text":"قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا","related_links":["2/23","10/38","11/13"],"audio_path":"16/16-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-88c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede  fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor."},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Andolsun ki görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar yine onun benzerini getiremezler.”","arabic_text":"قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا","related_links":["2/23","10/38","11/13"],"audio_path":"16/16-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-87c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede  fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor."},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Andolsun ki görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar yine onun benzerini getiremezler.”","arabic_text":"قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا","related_links":["2/23","10/38","11/13"],"audio_path":"16/16-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-88c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede  fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor."},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Andolsun ki görünen ve görünmeyen bütün iradeli varlıklar bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar yine onun benzerini getiremezler.”","arabic_text":"قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا","related_links":["2/23","10/38","11/13"],"audio_path":"16/16-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-88c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’ın inkârcıları âciz bırakmanın ve onlara meydan okumanın en kapsamlı ifadesidir. Burada Kur’an’ın sadece bilinen edebi şekillerden farklı olması, hiçbir beşerin ulaşamayacağı derecede  fesâhat ve belâğatin zirvesinde olan bir nazım, tertip ve telif güzelliğine sahip olması kastedilmiyor, aynı zamanda Kur’an’ın işlediği konular, ortaya koyduğu üslup, muhteva zenginliği, bilim ve akılla çelişmemesi, ilmi hakikatleri ortaya koyması, insan idrakini aşan geçmiş ve geleceğe ait haberler ihtiva etmesi ve bunların doğru çıkması, kalplerde meydana getirdiği deruni ve manevi tesirli öğretileri, insanın ferdi, sosyal, manevi ve ahlaki bütün problemlerine çözüm getirmesi ve bunlar gibi daha pek çok özelliği kastediliyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-90c.mp3","commentary_text":"Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-89c.mp3","commentary_text":"Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-90c.mp3","commentary_text":"Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-90c.mp3","commentary_text":"Allah inkârcıların inanması için yerden su kaynakları fışkırtmaya gerek duymadı ama Hz. Peygambere inananlar asırlarca sonra onun parmaklarının arasından su fışkırtmasını başardı. Hz. Peygamberin böyle uydurma mucizelere ihtiyacı yok. Peygamberimizin mucizesi Allah’ın ona gönderdiği Kur’an’dır ve o da bütün zenginliğiyle aramızdadır. Kur’an’a inananların başka mucizeye ihtiyacı yoktur."},{"verse_number":"91","turkish_text":"“Ya da sana ait hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı ve bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْج۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"“Ya da sana ait hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı ve bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْج۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"“Ya da sana ait hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı ve bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْج۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"“Ya da sana ait hurmalıkların ve üzüm bağların olmalı ve bunların arasından ırmaklar akıtmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْج۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"“Veya iddia ettiğin gibi göğü parçalara ayırıp başımıza düşürmelisin ya da Allah’ı ve melekleri kefil (olarak karşımıza) çıkarmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تُسْقِطَ السَّمَٓاءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا اَوْ تَأْتِيَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"“Veya iddia ettiğin gibi göğü parçalara ayırıp başımıza düşürmelisin ya da Allah’ı ve melekleri kefil (olarak karşımıza) çıkarmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تُسْقِطَ السَّمَٓاءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا اَوْ تَأْتِيَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"“Veya iddia ettiğin gibi göğü parçalara ayırıp başımıza düşürmelisin ya da Allah’ı ve melekleri kefil (olarak karşımıza) çıkarmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تُسْقِطَ السَّمَٓاءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا اَوْ تَأْتِيَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"“Veya iddia ettiğin gibi göğü parçalara ayırıp başımıza düşürmelisin ya da Allah’ı ve melekleri kefil (olarak karşımıza) çıkarmalısın.”","arabic_text":"اَوْ تُسْقِطَ السَّمَٓاءَ كَمَا زَعَمْتَ عَلَيْنَا كِسَفًا اَوْ تَأْتِيَ بِاللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ قَب۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?”","arabic_text":"اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَرًا رَسُولً","related_links":["25/7","26/187"],"audio_path":"16/16-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?”","arabic_text":"اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَرًا رَسُولً","related_links":["25/7","26/187"],"audio_path":"16/16-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?”","arabic_text":"اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَرًا رَسُولً","related_links":["25/7","26/187"],"audio_path":"16/16-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Yahut altından bir köşkün olmalı veya göğe çıkmalısın. Ancak (gökten) okuyacağımız bir kitabı bize indirmedikçe senin göğe çıktığına asla inanmayız!” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece Resul olan bir beşerden başka ne olabilirim ki?”","arabic_text":"اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَابًا نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَرًا رَسُولً","related_links":["25/7","26/187"],"audio_path":"16/16-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"İnsanlara doğru yol rehberi (olan Kur’an) geldikten sonra ona inanmamalarının tek gerekçesi onların: “Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” demeleri olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-94c.mp3","commentary_text":"“Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” ifadesi, aynı zamanda Hz. Peygamberi hayattan koparıp bulutların üzerine taşıyan ve onu insanüstü bir varlık olarak gören bir kısım Müslümana da bir mesajdır. Fussılet 41/6 ve Kehf 18/110. ayetlerinde “De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım...’” buyruğu da bu manada dikkate alınmalıdır. Allah’ın insanlara göndereceği elçinin insan olmasından ve onların arasından çıkmasından daha doğru ne olabilir? Hz. Peygamberi hem bir model ve hem de arkadaş bir peygamber olarak göremeyen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed’i fevkalbeşer bir varlık olarak gördükleri için maalesef ondan ve onun getirdiği mesajdan gerektiği gibi faydalanamamıştır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"İnsanlara doğru yol rehberi (olan Kur’an) geldikten sonra ona inanmamalarının tek gerekçesi onların: “Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” demeleri olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-93c.mp3","commentary_text":"“Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” ifadesi, aynı zamanda Hz. Peygamberi hayattan koparıp bulutların üzerine taşıyan ve onu insanüstü bir varlık olarak gören bir kısım Müslümana da bir mesajdır. Fussılet 41/6 ve Kehf 18/110. ayetlerinde “De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım...’” buyruğu da bu manada dikkate alınmalıdır. Allah’ın insanlara göndereceği elçinin insan olmasından ve onların arasından çıkmasından daha doğru ne olabilir? Hz. Peygamberi hem bir model ve hem de arkadaş bir peygamber olarak göremeyen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed’i fevkalbeşer bir varlık olarak gördükleri için maalesef ondan ve onun getirdiği mesajdan gerektiği gibi faydalanamamıştır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"İnsanlara doğru yol rehberi (olan Kur’an) geldikten sonra ona inanmamalarının tek gerekçesi onların: “Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” demeleri olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-94c.mp3","commentary_text":"“Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” ifadesi, aynı zamanda Hz. Peygamberi hayattan koparıp bulutların üzerine taşıyan ve onu insanüstü bir varlık olarak gören bir kısım Müslümana da bir mesajdır. Fussılet 41/6 ve Kehf 18/110. ayetlerinde “De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım...’” buyruğu da bu manada dikkate alınmalıdır. Allah’ın insanlara göndereceği elçinin insan olmasından ve onların arasından çıkmasından daha doğru ne olabilir? Hz. Peygamberi hem bir model ve hem de arkadaş bir peygamber olarak göremeyen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed’i fevkalbeşer bir varlık olarak gördükleri için maalesef ondan ve onun getirdiği mesajdan gerektiği gibi faydalanamamıştır."},{"verse_number":"94","turkish_text":"İnsanlara doğru yol rehberi (olan Kur’an) geldikten sonra ona inanmamalarının tek gerekçesi onların: “Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” demeleri olmuştur.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-94c.mp3","commentary_text":"“Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?” ifadesi, aynı zamanda Hz. Peygamberi hayattan koparıp bulutların üzerine taşıyan ve onu insanüstü bir varlık olarak gören bir kısım Müslümana da bir mesajdır. Fussılet 41/6 ve Kehf 18/110. ayetlerinde “De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım...’” buyruğu da bu manada dikkate alınmalıdır. Allah’ın insanlara göndereceği elçinin insan olmasından ve onların arasından çıkmasından daha doğru ne olabilir? Hz. Peygamberi hem bir model ve hem de arkadaş bir peygamber olarak göremeyen bazı Müslümanlar Hz. Muhammed’i fevkalbeşer bir varlık olarak gördükleri için maalesef ondan ve onun getirdiği mesajdan gerektiği gibi faydalanamamıştır."},{"verse_number":"95","turkish_text":"De ki: “Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْاَرْضِ مَلٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنّ۪ينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَلَكًا رَسُولً","related_links":["6/9","23/24"],"audio_path":"16/16-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"De ki: “Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْاَرْضِ مَلٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنّ۪ينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَلَكًا رَسُولً","related_links":["6/9","23/24"],"audio_path":"16/16-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"De ki: “Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْاَرْضِ مَلٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنّ۪ينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَلَكًا رَسُولً","related_links":["6/9","23/24"],"audio_path":"16/16-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"De ki: “Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْاَرْضِ مَلٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنّ۪ينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَلَكًا رَسُولً","related_links":["6/9","23/24"],"audio_path":"16/16-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O kullarından hakkıyla haberdardır onları hakkıyla görendir.”","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-96c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde Hz. Peygamberden istenilenler; sağlıksız, tutarsız, sorumsuz, menfi bir zihinsel tutumu yansıtmaktadır. Talep edilenlerin hiçbiri iyi niyete dayalı değil, tamamen inadına Hakka karşı direnme ile alakalıdır. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde açıkça dile getirilen inkârcıların bu tutumu yalnızca belli bir tarihsel döneme has olmayıp bütün zamanlar için geçerlidir. Nitekim Hz. Peygamber’den önceki peygamberlere karşı da aynı alaycı ve inatçı tavırlar sergilenmiştir. Hatta Kur’an’ın pek çok yerinde ifade buyrulduğu gibi çok sayıda peygamber isyankâr toplumlar tarafından katledilmiştir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O kullarından hakkıyla haberdardır onları hakkıyla görendir.”","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-95c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde Hz. Peygamberden istenilenler; sağlıksız, tutarsız, sorumsuz, menfi bir zihinsel tutumu yansıtmaktadır. Talep edilenlerin hiçbiri iyi niyete dayalı değil, tamamen inadına Hakka karşı direnme ile alakalıdır. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde açıkça dile getirilen inkârcıların bu tutumu yalnızca belli bir tarihsel döneme has olmayıp bütün zamanlar için geçerlidir. Nitekim Hz. Peygamber’den önceki peygamberlere karşı da aynı alaycı ve inatçı tavırlar sergilenmiştir. Hatta Kur’an’ın pek çok yerinde ifade buyrulduğu gibi çok sayıda peygamber isyankâr toplumlar tarafından katledilmiştir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O kullarından hakkıyla haberdardır onları hakkıyla görendir.”","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-96c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde Hz. Peygamberden istenilenler; sağlıksız, tutarsız, sorumsuz, menfi bir zihinsel tutumu yansıtmaktadır. Talep edilenlerin hiçbiri iyi niyete dayalı değil, tamamen inadına Hakka karşı direnme ile alakalıdır. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde açıkça dile getirilen inkârcıların bu tutumu yalnızca belli bir tarihsel döneme has olmayıp bütün zamanlar için geçerlidir. Nitekim Hz. Peygamber’den önceki peygamberlere karşı da aynı alaycı ve inatçı tavırlar sergilenmiştir. Hatta Kur’an’ın pek çok yerinde ifade buyrulduğu gibi çok sayıda peygamber isyankâr toplumlar tarafından katledilmiştir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O kullarından hakkıyla haberdardır onları hakkıyla görendir.”","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرًا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-96c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde Hz. Peygamberden istenilenler; sağlıksız, tutarsız, sorumsuz, menfi bir zihinsel tutumu yansıtmaktadır. Talep edilenlerin hiçbiri iyi niyete dayalı değil, tamamen inadına Hakka karşı direnme ile alakalıdır. Kur’an’ın başka muhtelif yerlerinde açıkça dile getirilen inkârcıların bu tutumu yalnızca belli bir tarihsel döneme has olmayıp bütün zamanlar için geçerlidir. Nitekim Hz. Peygamber’den önceki peygamberlere karşı da aynı alaycı ve inatçı tavırlar sergilenmiştir. Hatta Kur’an’ın pek çok yerinde ifade buyrulduğu gibi çok sayıda peygamber isyankâr toplumlar tarafından katledilmiştir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah (niyet ve eylemlerine göre) kimi doğru yola iletirse işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü dirilteceğiz. (Onların) varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe onlar için çılgın ateşi canlandıracağız.","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّاۜ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah (niyet ve eylemlerine göre) kimi doğru yola iletirse işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü dirilteceğiz. (Onların) varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe onlar için çılgın ateşi canlandıracağız.","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّاۜ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah (niyet ve eylemlerine göre) kimi doğru yola iletirse işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü dirilteceğiz. (Onların) varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe onlar için çılgın ateşi canlandıracağız.","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّاۜ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Allah (niyet ve eylemlerine göre) kimi doğru yola iletirse işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü dirilteceğiz. (Onların) varacakları yer cehennemdir. Onun ateşi dindikçe onlar için çılgın ateşi canlandıracağız.","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّاۜ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"İşte onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanladılar ve: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"İşte onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanladılar ve: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"İşte onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanladılar ve: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"İşte onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanladılar ve: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا وَقَالُٓوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَد۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın onları kendi suretleri (eşkâlleri) üzere yeniden yaratacak güce sahip olduğunu ve onları yeniden diriltmek için bir gün sona ereceğinde kuşku bulunmayan bir süre koyduğunu kavrayamıyorlar mı?  Ama zalimler inkârcılıktan başkasını kabullenmez.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ اَجَلًا لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَاَبَى الظَّالِمُونَ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın onları kendi suretleri (eşkâlleri) üzere yeniden yaratacak güce sahip olduğunu ve onları yeniden diriltmek için bir gün sona ereceğinde kuşku bulunmayan bir süre koyduğunu kavrayamıyorlar mı?  Ama zalimler inkârcılıktan başkasını kabullenmez.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ اَجَلًا لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَاَبَى الظَّالِمُونَ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın onları kendi suretleri (eşkâlleri) üzere yeniden yaratacak güce sahip olduğunu ve onları yeniden diriltmek için bir gün sona ereceğinde kuşku bulunmayan bir süre koyduğunu kavrayamıyorlar mı?  Ama zalimler inkârcılıktan başkasını kabullenmez.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ اَجَلًا لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَاَبَى الظَّالِمُونَ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın onları kendi suretleri (eşkâlleri) üzere yeniden yaratacak güce sahip olduğunu ve onları yeniden diriltmek için bir gün sona ereceğinde kuşku bulunmayan bir süre koyduğunu kavrayamıyorlar mı?  Ama zalimler inkârcılıktan başkasını kabullenmez.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ اَجَلًا لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَاَبَى الظَّالِمُونَ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlara de ki: “Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder (kimseye bir şey vermez)diniz. Zaten insan son derece cimridir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذًا لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-100c.mp3","commentary_text":"Çevremiz bu ayete uyan örneklerle doludur. Adam, yedi nesline yetecek varlığa sahip ama hala toplamanın ve biriktirmenin peşinde. Üstelik helal haram demeden… Yaş seksenlere merdiven dayamış ama torununu, torununun çocuklarını düşünecek kadar sözüm ona duyarlı. Etrafında yüzlerce insan açlık sınırının altında yaşarken o hâlâ devşirmeye devam ediyor. Oysa kendisine emanet edilenler, torunlarına bırakılsın diye verilmemiş, yakınlarından başlayarak fakirlere, yoksullara, dara düşmüş kimsesizlere verilsin diye emanet edilmiş ama o bu emaneti sahiplerine teslim etmek yerine torunlarına bırakmayı düşünüyor. Oysa bu emanete ihanettir, fakirin hakkını gasp etmektir, dara düşmüş garibanı sırtından vurmaktır, en önemlisi nimetin gerçek sahibi olan Allah’a saygısızlıktır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlara de ki: “Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder (kimseye bir şey vermez)diniz. Zaten insan son derece cimridir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذًا لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-99c.mp3","commentary_text":"Çevremiz bu ayete uyan örneklerle doludur. Adam, yedi nesline yetecek varlığa sahip ama hala toplamanın ve biriktirmenin peşinde. Üstelik helal haram demeden… Yaş seksenlere merdiven dayamış ama torununu, torununun çocuklarını düşünecek kadar sözüm ona duyarlı. Etrafında yüzlerce insan açlık sınırının altında yaşarken o hâlâ devşirmeye devam ediyor. Oysa kendisine emanet edilenler, torunlarına bırakılsın diye verilmemiş, yakınlarından başlayarak fakirlere, yoksullara, dara düşmüş kimsesizlere verilsin diye emanet edilmiş ama o bu emaneti sahiplerine teslim etmek yerine torunlarına bırakmayı düşünüyor. Oysa bu emanete ihanettir, fakirin hakkını gasp etmektir, dara düşmüş garibanı sırtından vurmaktır, en önemlisi nimetin gerçek sahibi olan Allah’a saygısızlıktır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlara de ki: “Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder (kimseye bir şey vermez)diniz. Zaten insan son derece cimridir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذًا لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-100c.mp3","commentary_text":"Çevremiz bu ayete uyan örneklerle doludur. Adam, yedi nesline yetecek varlığa sahip ama hala toplamanın ve biriktirmenin peşinde. Üstelik helal haram demeden… Yaş seksenlere merdiven dayamış ama torununu, torununun çocuklarını düşünecek kadar sözüm ona duyarlı. Etrafında yüzlerce insan açlık sınırının altında yaşarken o hâlâ devşirmeye devam ediyor. Oysa kendisine emanet edilenler, torunlarına bırakılsın diye verilmemiş, yakınlarından başlayarak fakirlere, yoksullara, dara düşmüş kimsesizlere verilsin diye emanet edilmiş ama o bu emaneti sahiplerine teslim etmek yerine torunlarına bırakmayı düşünüyor. Oysa bu emanete ihanettir, fakirin hakkını gasp etmektir, dara düşmüş garibanı sırtından vurmaktır, en önemlisi nimetin gerçek sahibi olan Allah’a saygısızlıktır."},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlara de ki: “Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder (kimseye bir şey vermez)diniz. Zaten insan son derece cimridir.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذًا لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"16/16-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-100c.mp3","commentary_text":"Çevremiz bu ayete uyan örneklerle doludur. Adam, yedi nesline yetecek varlığa sahip ama hala toplamanın ve biriktirmenin peşinde. Üstelik helal haram demeden… Yaş seksenlere merdiven dayamış ama torununu, torununun çocuklarını düşünecek kadar sözüm ona duyarlı. Etrafında yüzlerce insan açlık sınırının altında yaşarken o hâlâ devşirmeye devam ediyor. Oysa kendisine emanet edilenler, torunlarına bırakılsın diye verilmemiş, yakınlarından başlayarak fakirlere, yoksullara, dara düşmüş kimsesizlere verilsin diye emanet edilmiş ama o bu emaneti sahiplerine teslim etmek yerine torunlarına bırakmayı düşünüyor. Oysa bu emanete ihanettir, fakirin hakkını gasp etmektir, dara düşmüş garibanı sırtından vurmaktır, en önemlisi nimetin gerçek sahibi olan Allah’a saygısızlıktır."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-101c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27/12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26/32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26/33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26/63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7/160, Bakara 2/60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2/63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2/57, Taha 20/80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20/25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7/133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7/130)."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-100c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27/12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26/32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26/33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26/63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7/160, Bakara 2/60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2/63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2/57, Taha 20/80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20/25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7/133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7/130)."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-101c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27/12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26/32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26/33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26/63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7/160, Bakara 2/60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2/63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2/57, Taha 20/80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20/25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7/133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7/130)."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-100.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-101c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27/12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26/32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26/33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26/63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7/160, Bakara 2/60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2/63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2/57, Taha 20/80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20/25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7/133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7/130)."},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Musa Firavuna dedi ki:) “Bu mucizelerin göklerin ve yerin Rabbi tarafından gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle bütünüyle ziyan içinde olduğunu biliyorum!”.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Musa Firavuna dedi ki:) “Bu mucizelerin göklerin ve yerin Rabbi tarafından gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle bütünüyle ziyan içinde olduğunu biliyorum!”.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Musa Firavuna dedi ki:) “Bu mucizelerin göklerin ve yerin Rabbi tarafından gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle bütünüyle ziyan içinde olduğunu biliyorum!”.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(Musa Firavuna dedi ki:) “Bu mucizelerin göklerin ve yerin Rabbi tarafından gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle bütünüyle ziyan içinde olduğunu biliyorum!”.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُورًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Bunun üzerine (Firavun) onları yurtlarından sürmek istedi biz de onu yanındakiler ile birlikte (yaptıkları yüzünden) denizde boğduk.","arabic_text":"فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Bunun üzerine (Firavun) onları yurtlarından sürmek istedi biz de onu yanındakiler ile birlikte (yaptıkları yüzünden) denizde boğduk.","arabic_text":"فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Bunun üzerine (Firavun) onları yurtlarından sürmek istedi biz de onu yanındakiler ile birlikte (yaptıkları yüzünden) denizde boğduk.","arabic_text":"فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Bunun üzerine (Firavun) onları yurtlarından sürmek istedi biz de onu yanındakiler ile birlikte (yaptıkları yüzünden) denizde boğduk.","arabic_text":"فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-104c.mp3","commentary_text":"“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-103c.mp3","commentary_text":"“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-104c.mp3","commentary_text":"“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”","arabic_text":"وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفًاۜ","related_links":[],"audio_path":"16/16-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-104c.mp3","commentary_text":"“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir."},{"verse_number":"105","turkish_text":"Biz Kur’an’ı hakça bir düzeni gerçekleştirmek için indirdik. O da bütün hakikatleri ihtiva ederek (ihtiyaçlara cevap verecek şekilde) muhatabına ulaştı. Seni de (bu Kur’an ile) ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۢ","related_links":["2/119","25/56","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"16/16-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Biz Kur’an’ı hakça bir düzeni gerçekleştirmek için indirdik. O da bütün hakikatleri ihtiva ederek (ihtiyaçlara cevap verecek şekilde) muhatabına ulaştı. Seni de (bu Kur’an ile) ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۢ","related_links":["2/119","25/56","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"16/16-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Biz Kur’an’ı hakça bir düzeni gerçekleştirmek için indirdik. O da bütün hakikatleri ihtiva ederek (ihtiyaçlara cevap verecek şekilde) muhatabına ulaştı. Seni de (bu Kur’an ile) ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۢ","related_links":["2/119","25/56","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"16/16-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Biz Kur’an’ı hakça bir düzeni gerçekleştirmek için indirdik. O da bütün hakikatleri ihtiva ederek (ihtiyaçlara cevap verecek şekilde) muhatabına ulaştı. Seni de (bu Kur’an ile) ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۢ","related_links":["2/119","25/56","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"16/16-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kur’an’ı insanlara sindire sindire (ağır ağır) okuyasın diye bölümlere ayırdık ve (gerektikçe) bölüm bölüm indirdik.","arabic_text":"وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلًا","related_links":["25/32"],"audio_path":"16/16-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-106c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Kur’an’ın hakikatleri ihtiva etmek konusunda yeterli olmadığını ve aynı zamanda anlaşılmasının imkânsız olduğunu iddia edenlere bir cevaptır. Allah, hem “bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım” (Maide, 5/3) diyecek hem de eksik kitap gönderecek. Kamer, 54/17’da “Andolsun Biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık…”ve Meryem 19/97’de “Biz onu senin dilinle kolaylaştırdık…” buyuracak hem de anlaşılmayan bir mesaj gönderecek. Olacak iş midir? Herkes Kur’an’ı olması gerektiği gibi anlayamayabilir ama Kur’an her sınıftan insana yolunu gösterecek, imanını güçlendirecek, ahlakını zenginleştirecek ve manevi olgunluğa ulaştıracak sadelikte gelmiştir. Arapça gelmiş olması anlaşılması için bir problem değildir. Kur’an’ın ilk muhatapları Arapça konuştuğu için Arapça gönderilmiştir. Yusuf sûresi 12/2’de “mubîn” ifadesi kullanılıyor. Kur’an’ın “mubîn” olması, mesajın hem rahat anlaşılması ve hem de her dile dönüştürülebilir olmasıdır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kur’an’ı insanlara sindire sindire (ağır ağır) okuyasın diye bölümlere ayırdık ve (gerektikçe) bölüm bölüm indirdik.","arabic_text":"وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلًا","related_links":["25/32"],"audio_path":"16/16-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-105c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Kur’an’ın hakikatleri ihtiva etmek konusunda yeterli olmadığını ve aynı zamanda anlaşılmasının imkânsız olduğunu iddia edenlere bir cevaptır. Allah, hem “bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım” (Maide, 5/3) diyecek hem de eksik kitap gönderecek. Kamer, 54/17’da “Andolsun Biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık…”ve Meryem 19/97’de “Biz onu senin dilinle kolaylaştırdık…” buyuracak hem de anlaşılmayan bir mesaj gönderecek. Olacak iş midir? Herkes Kur’an’ı olması gerektiği gibi anlayamayabilir ama Kur’an her sınıftan insana yolunu gösterecek, imanını güçlendirecek, ahlakını zenginleştirecek ve manevi olgunluğa ulaştıracak sadelikte gelmiştir. Arapça gelmiş olması anlaşılması için bir problem değildir. Kur’an’ın ilk muhatapları Arapça konuştuğu için Arapça gönderilmiştir. Yusuf sûresi 12/2’de “mubîn” ifadesi kullanılıyor. Kur’an’ın “mubîn” olması, mesajın hem rahat anlaşılması ve hem de her dile dönüştürülebilir olmasıdır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kur’an’ı insanlara sindire sindire (ağır ağır) okuyasın diye bölümlere ayırdık ve (gerektikçe) bölüm bölüm indirdik.","arabic_text":"وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلًا","related_links":["25/32"],"audio_path":"16/16-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-106c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Kur’an’ın hakikatleri ihtiva etmek konusunda yeterli olmadığını ve aynı zamanda anlaşılmasının imkânsız olduğunu iddia edenlere bir cevaptır. Allah, hem “bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım” (Maide, 5/3) diyecek hem de eksik kitap gönderecek. Kamer, 54/17’da “Andolsun Biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık…”ve Meryem 19/97’de “Biz onu senin dilinle kolaylaştırdık…” buyuracak hem de anlaşılmayan bir mesaj gönderecek. Olacak iş midir? Herkes Kur’an’ı olması gerektiği gibi anlayamayabilir ama Kur’an her sınıftan insana yolunu gösterecek, imanını güçlendirecek, ahlakını zenginleştirecek ve manevi olgunluğa ulaştıracak sadelikte gelmiştir. Arapça gelmiş olması anlaşılması için bir problem değildir. Kur’an’ın ilk muhatapları Arapça konuştuğu için Arapça gönderilmiştir. Yusuf sûresi 12/2’de “mubîn” ifadesi kullanılıyor. Kur’an’ın “mubîn” olması, mesajın hem rahat anlaşılması ve hem de her dile dönüştürülebilir olmasıdır."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kur’an’ı insanlara sindire sindire (ağır ağır) okuyasın diye bölümlere ayırdık ve (gerektikçe) bölüm bölüm indirdik.","arabic_text":"وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلًا","related_links":["25/32"],"audio_path":"16/16-105.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"16/16-106c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Kur’an’ın hakikatleri ihtiva etmek konusunda yeterli olmadığını ve aynı zamanda anlaşılmasının imkânsız olduğunu iddia edenlere bir cevaptır. Allah, hem “bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım” (Maide, 5/3) diyecek hem de eksik kitap gönderecek. Kamer, 54/17’da “Andolsun Biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık…”ve Meryem 19/97’de “Biz onu senin dilinle kolaylaştırdık…” buyuracak hem de anlaşılmayan bir mesaj gönderecek. Olacak iş midir? Herkes Kur’an’ı olması gerektiği gibi anlayamayabilir ama Kur’an her sınıftan insana yolunu gösterecek, imanını güçlendirecek, ahlakını zenginleştirecek ve manevi olgunluğa ulaştıracak sadelikte gelmiştir. Arapça gelmiş olması anlaşılması için bir problem değildir. Kur’an’ın ilk muhatapları Arapça konuştuğu için Arapça gönderilmiştir. Yusuf sûresi 12/2’de “mubîn” ifadesi kullanılıyor. Kur’an’ın “mubîn” olması, mesajın hem rahat anlaşılması ve hem de her dile dönüştürülebilir olmasıdır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın (bu tutumunuz Kur’an’ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki (bu Kur’an’ı tanımadan) daha önce kendilerine ilim verilmiş olan (dürüst ve erdemli Yahudi ve Hıristiyan)lara Kur’an (ayetleri) okunduğu zaman derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.","arabic_text":"قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın (bu tutumunuz Kur’an’ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki (bu Kur’an’ı tanımadan) daha önce kendilerine ilim verilmiş olan (dürüst ve erdemli Yahudi ve Hıristiyan)lara Kur’an (ayetleri) okunduğu zaman derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.","arabic_text":"قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın (bu tutumunuz Kur’an’ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki (bu Kur’an’ı tanımadan) daha önce kendilerine ilim verilmiş olan (dürüst ve erdemli Yahudi ve Hıristiyan)lara Kur’an (ayetleri) okunduğu zaman derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.","arabic_text":"قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"De ki: “Ona ister inanın ister inanmayın (bu tutumunuz Kur’an’ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki (bu Kur’an’ı tanımadan) daha önce kendilerine ilim verilmiş olan (dürüst ve erdemli Yahudi ve Hıristiyan)lara Kur’an (ayetleri) okunduğu zaman derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.","arabic_text":"قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"16/16-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve derler ki “Rabbimizin şanı yücedir O’nun verdiği söz (elçinin gelmesi ve Kur’an’ın inmesi) kesinlikle gerçekleşmiştir.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve derler ki “Rabbimizin şanı yücedir O’nun verdiği söz (elçinin gelmesi ve Kur’an’ın inmesi) kesinlikle gerçekleşmiştir.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve derler ki “Rabbimizin şanı yücedir O’nun verdiği söz (elçinin gelmesi ve Kur’an’ın inmesi) kesinlikle gerçekleşmiştir.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Ve derler ki “Rabbimizin şanı yücedir O’nun verdiği söz (elçinin gelmesi ve Kur’an’ın inmesi) kesinlikle gerçekleşmiştir.”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"16/16-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte (böyle) ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve (Kur’an okuyarak Allah’tan yana gösterdikleri bilinç ve duyarlılık) onların saygı ve sakınmasını artırır.","arabic_text":"وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَز۪يدُهُمْ خُشُوعًا ۩","related_links":[],"audio_path":"16/16-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte (böyle) ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve (Kur’an okuyarak Allah’tan yana gösterdikleri bilinç ve duyarlılık) onların saygı ve sakınmasını artırır.","arabic_text":"وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَز۪يدُهُمْ خُشُوعًا ۩","related_links":[],"audio_path":"16/16-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte (böyle) ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve (Kur’an okuyarak Allah’tan yana gösterdikleri bilinç ve duyarlılık) onların saygı ve sakınmasını artırır.","arabic_text":"وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَز۪يدُهُمْ خُشُوعًا ۩","related_links":[],"audio_path":"16/16-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"İşte (böyle) ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve (Kur’an okuyarak Allah’tan yana gösterdikleri bilinç ve duyarlılık) onların saygı ve sakınmasını artırır.","arabic_text":"وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَز۪يدُهُمْ خُشُوعًا ۩","related_links":[],"audio_path":"16/16-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “(Rabbinize) ister ‘Allah’ diye dua edin ister ‘Rahman’ diye yalvarın. Hangisiyle dua ederseniz edin (yeter ki dualarınıza birilerini karıştırmayın) nihayet (O birdir ve) en güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” Duanda sesini pek yükseltme çok da kısma. İkisi arasında bir yol tut.","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَۜ اَيًّا مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “(Rabbinize) ister ‘Allah’ diye dua edin ister ‘Rahman’ diye yalvarın. Hangisiyle dua ederseniz edin (yeter ki dualarınıza birilerini karıştırmayın) nihayet (O birdir ve) en güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” Duanda sesini pek yükseltme çok da kısma. İkisi arasında bir yol tut.","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَۜ اَيًّا مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “(Rabbinize) ister ‘Allah’ diye dua edin ister ‘Rahman’ diye yalvarın. Hangisiyle dua ederseniz edin (yeter ki dualarınıza birilerini karıştırmayın) nihayet (O birdir ve) en güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” Duanda sesini pek yükseltme çok da kısma. İkisi arasında bir yol tut.","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَۜ اَيًّا مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “(Rabbinize) ister ‘Allah’ diye dua edin ister ‘Rahman’ diye yalvarın. Hangisiyle dua ederseniz edin (yeter ki dualarınıza birilerini karıştırmayın) nihayet (O birdir ve) en güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” Duanda sesini pek yükseltme çok da kısma. İkisi arasında bir yol tut.","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَۜ اَيًّا مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ve de ki: “Bütün övgüler çocuk edinmeyen egemenliğinde ortağı bulunmayan acizlikten ötürü herhangi bir yardıma yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah’a mahsustur.” İşte O’nu (hep böyle) yücelterek an!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ve de ki: “Bütün övgüler çocuk edinmeyen egemenliğinde ortağı bulunmayan acizlikten ötürü herhangi bir yardıma yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah’a mahsustur.” İşte O’nu (hep böyle) yücelterek an!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ve de ki: “Bütün övgüler çocuk edinmeyen egemenliğinde ortağı bulunmayan acizlikten ötürü herhangi bir yardıma yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah’a mahsustur.” İşte O’nu (hep böyle) yücelterek an!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ve de ki: “Bütün övgüler çocuk edinmeyen egemenliğinde ortağı bulunmayan acizlikten ötürü herhangi bir yardıma yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah’a mahsustur.” İşte O’nu (hep böyle) yücelterek an!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"16/16-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":18,"name":"KEHF SÛRESİ","description":"Kehf sûresi Mekke döneminde inmiş olup 110 ayettir. Sure adını dokuzuncu ve diğer ayetlerde geçen ve “mağara arkadaşları” anlamına gelen “Ashâb-ı Kehf” den almıştır. Sûrede insanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit için yeryüzünün çekici hale getirildiği anlatılmakta, putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten korkup bir mağaraya sığınan birkaç gençle ilgili Ashâb-ı Kehf kıssası yer almaktadır. Allah’ın meleklere Âdem’e secde etmeleri yönündeki buyruğuna İblîs’in uymadığı, Mûsâ ile kendisine rahmet ve hikmet verilmiş olan bir kişinin kıssası anlatılmaktadır. Zülkarneyn kıssasına da yer verilen sûrede Ye’cûc ve Me’cûc gibi saldırgan ve zalim toplulukların kıyamette azapla karşılanacağına temas edilmektedir. Allah’ı ve âhireti inkâr edenlerin, Allah’ın ayetlerini ve elçilerini alaya alanların dünyadaki çabalarının boşa gideceği ve ahirette acıklı bir azaba uğrayacakları, iman edip iyi davranışlarda bulunanların ise Adn ve Firdevs cennetlerine girecekleri bildirilmektedir.","sura_intro_audio":"17/17-a.mp3","verse_count":110,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler Allah’ın hakkıdır. O (Allah) ki kuluna bu Kitabı indirdi ve onun anlaşılmasını zorlaştıracak hiçbir tutarsızlığa yer vermedi.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler Allah’ın hakkıdır. O (Allah) ki kuluna bu Kitabı indirdi ve onun anlaşılmasını zorlaştıracak hiçbir tutarsızlığa yer vermedi.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler Allah’ın hakkıdır. O (Allah) ki kuluna bu Kitabı indirdi ve onun anlaşılmasını zorlaştıracak hiçbir tutarsızlığa yer vermedi.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler Allah’ın hakkıdır. O (Allah) ki kuluna bu Kitabı indirdi ve onun anlaşılmasını zorlaştıracak hiçbir tutarsızlığa yer vermedi.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak faydalı eylemlerde bulunan mü’minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak faydalı eylemlerde bulunan mü’minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak faydalı eylemlerde bulunan mü’minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Allah onu) katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak faydalı eylemlerde bulunan mü’minleri içlerinde ebedi kalacakları güzel mükâfat yurdu olan (cennet) ile müjdelemek ve “Allah bir çocuk edindi” diyenleri de (korkutup) sakındırmak için dosdoğru bir kitap kıldı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.","arabic_text":"مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِاٰبَٓائِهِمْۜ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۜ اِنْ يَقُولُونَ اِلَّا كَذِبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.","arabic_text":"مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِاٰبَٓائِهِمْۜ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۜ اِنْ يَقُولُونَ اِلَّا كَذِبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.","arabic_text":"مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِاٰبَٓائِهِمْۜ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۜ اِنْ يَقُولُونَ اِلَّا كَذِبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.","arabic_text":"مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِاٰبَٓائِهِمْۜ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۜ اِنْ يَقُولُونَ اِلَّا كَذِبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şimdi onlar bu söze (Kur’an’a) inanmıyorlar diye üzülerek kendini helâk mi edeceksin?","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şimdi onlar bu söze (Kur’an’a) inanmıyorlar diye üzülerek kendini helâk mi edeceksin?","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şimdi onlar bu söze (Kur’an’a) inanmıyorlar diye üzülerek kendini helâk mi edeceksin?","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şimdi onlar bu söze (Kur’an’a) inanmıyorlar diye üzülerek kendini helâk mi edeceksin?","arabic_text":"فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit edelim diye yeryüzünde olan şeyleri ona süs yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-7c.mp3","commentary_text":"“Kehf, dağda bulunan mağara, “rakım” ise içinde mağara bulunan dağ ya da vadi demektir. Menkıbeye göre, Allah’ın varlığına ve birliğine inanan ve bu inançlarını açıkça dile getirip putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten korkan Efesli bir grup genç, inançlarıyla örtüşen bir hayat sürdürmek için köpekleriyle beraber insan gözünden ırak bir mağaraya sığınır ve orada yatar uyurlar. 25. ayette de görüldüğü gibi 309 yıl civarında mucizevî bir uykuya daldıkları söylense de bu konuda 26. âyette “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir…” ifadesi mağarada ne kadar kaldıklarıyla ilgili kesin bir şey söylemenin doğru olmayacağını göstermektedir. Ama anlatılan kıssadan ve alışveriş için verdikleri paradan da anlaşılıyor ki 300 yıl civarında mağarada kalmışlardır. Ne kadar sürdüğünün farkında olmadıkları bu uykudan uzun bir zaman geçtikten sonra uyanırlar ve içlerinden birini yiyecek bir şeyler satın alması için şehre gönderirler. Genç adamın alışveriş için kullanmak istediği paranın üzerindeki Dekyanus’un resmini gören şehir halkı adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler ve böylece Mağara İnsanlarının ve mucizevî hayatlarının serüveni ortaya çıkmış olur. İşte bu mağara adamlarının hayat hikayesini anlatan ayetler: …"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit edelim diye yeryüzünde olan şeyleri ona süs yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-6c.mp3","commentary_text":"“Kehf, dağda bulunan mağara, “rakım” ise içinde mağara bulunan dağ ya da vadi demektir. Menkıbeye göre, Allah’ın varlığına ve birliğine inanan ve bu inançlarını açıkça dile getirip putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten korkan Efesli bir grup genç, inançlarıyla örtüşen bir hayat sürdürmek için köpekleriyle beraber insan gözünden ırak bir mağaraya sığınır ve orada yatar uyurlar. 25. ayette de görüldüğü gibi 309 yıl civarında mucizevî bir uykuya daldıkları söylense de bu konuda 26. âyette “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir…” ifadesi mağarada ne kadar kaldıklarıyla ilgili kesin bir şey söylemenin doğru olmayacağını göstermektedir. Ama anlatılan kıssadan ve alışveriş için verdikleri paradan da anlaşılıyor ki 300 yıl civarında mağarada kalmışlardır. Ne kadar sürdüğünün farkında olmadıkları bu uykudan uzun bir zaman geçtikten sonra uyanırlar ve içlerinden birini yiyecek bir şeyler satın alması için şehre gönderirler. Genç adamın alışveriş için kullanmak istediği paranın üzerindeki Dekyanus’un resmini gören şehir halkı adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler ve böylece Mağara İnsanlarının ve mucizevî hayatlarının serüveni ortaya çıkmış olur. İşte bu mağara adamlarının hayat hikayesini anlatan ayetler: …"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit edelim diye yeryüzünde olan şeyleri ona süs yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-7c.mp3","commentary_text":"“Kehf, dağda bulunan mağara, “rakım” ise içinde mağara bulunan dağ ya da vadi demektir. Menkıbeye göre, Allah’ın varlığına ve birliğine inanan ve bu inançlarını açıkça dile getirip putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten korkan Efesli bir grup genç, inançlarıyla örtüşen bir hayat sürdürmek için köpekleriyle beraber insan gözünden ırak bir mağaraya sığınır ve orada yatar uyurlar. 25. ayette de görüldüğü gibi 309 yıl civarında mucizevî bir uykuya daldıkları söylense de bu konuda 26. âyette “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir…” ifadesi mağarada ne kadar kaldıklarıyla ilgili kesin bir şey söylemenin doğru olmayacağını göstermektedir. Ama anlatılan kıssadan ve alışveriş için verdikleri paradan da anlaşılıyor ki 300 yıl civarında mağarada kalmışlardır. Ne kadar sürdüğünün farkında olmadıkları bu uykudan uzun bir zaman geçtikten sonra uyanırlar ve içlerinden birini yiyecek bir şeyler satın alması için şehre gönderirler. Genç adamın alışveriş için kullanmak istediği paranın üzerindeki Dekyanus’un resmini gören şehir halkı adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler ve böylece Mağara İnsanlarının ve mucizevî hayatlarının serüveni ortaya çıkmış olur. İşte bu mağara adamlarının hayat hikayesini anlatan ayetler: …"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsanların hangisinin eylem bakımından daha güzel olduğunu tespit edelim diye yeryüzünde olan şeyleri ona süs yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-7c.mp3","commentary_text":"“Kehf, dağda bulunan mağara, “rakım” ise içinde mağara bulunan dağ ya da vadi demektir. Menkıbeye göre, Allah’ın varlığına ve birliğine inanan ve bu inançlarını açıkça dile getirip putperestliğe karşı çıkan ve öldürülmekten korkan Efesli bir grup genç, inançlarıyla örtüşen bir hayat sürdürmek için köpekleriyle beraber insan gözünden ırak bir mağaraya sığınır ve orada yatar uyurlar. 25. ayette de görüldüğü gibi 309 yıl civarında mucizevî bir uykuya daldıkları söylense de bu konuda 26. âyette “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir…” ifadesi mağarada ne kadar kaldıklarıyla ilgili kesin bir şey söylemenin doğru olmayacağını göstermektedir. Ama anlatılan kıssadan ve alışveriş için verdikleri paradan da anlaşılıyor ki 300 yıl civarında mağarada kalmışlardır. Ne kadar sürdüğünün farkında olmadıkları bu uykudan uzun bir zaman geçtikten sonra uyanırlar ve içlerinden birini yiyecek bir şeyler satın alması için şehre gönderirler. Genç adamın alışveriş için kullanmak istediği paranın üzerindeki Dekyanus’un resmini gören şehir halkı adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler ve böylece Mağara İnsanlarının ve mucizevî hayatlarının serüveni ortaya çıkmış olur. İşte bu mağara adamlarının hayat hikayesini anlatan ayetler: …"},{"verse_number":"8","turkish_text":"Muhakkak ki biz zamanı gelince yeryüzünün bütün göz alıcı yeşilliklerini kesinlikle kupkuru bir toprak haline getireceğiz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَع۪يدًا جُرُزًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Muhakkak ki biz zamanı gelince yeryüzünün bütün göz alıcı yeşilliklerini kesinlikle kupkuru bir toprak haline getireceğiz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَع۪يدًا جُرُزًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Muhakkak ki biz zamanı gelince yeryüzünün bütün göz alıcı yeşilliklerini kesinlikle kupkuru bir toprak haline getireceğiz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَع۪يدًا جُرُزًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Muhakkak ki biz zamanı gelince yeryüzünün bütün göz alıcı yeşilliklerini kesinlikle kupkuru bir toprak haline getireceğiz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَع۪يدًا جُرُزًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ne o (Ey Resul!) yoksa sen (sadece) Ashâb-ı Kehf ve Rakım’ı mı bizim ibret verici delillerimizden sandın?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ne o (Ey Resul!) yoksa sen (sadece) Ashâb-ı Kehf ve Rakım’ı mı bizim ibret verici delillerimizden sandın?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ne o (Ey Resul!) yoksa sen (sadece) Ashâb-ı Kehf ve Rakım’ı mı bizim ibret verici delillerimizden sandın?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ne o (Ey Resul!) yoksa sen (sadece) Ashâb-ı Kehf ve Rakım’ı mı bizim ibret verici delillerimizden sandın?","arabic_text":"اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-10c.mp3","commentary_text":"Bu iki grup, inananlar ve inkârcılardır. Bütün bu yaşananlardan ilahi kudretin tecellisine tanık olan mü’minler imanlarını artıracak, Allah’ın varlığına, kudretine, ahiretin geleceğine ve insanların hesap vermek ve ebedi bir hayata başlamak üzere yeniden dirileceğine inanmayan kişiler de akıllarını işletme ve Allah’ı anlama konusunda yeniden düşünme imkânı bulacak."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-9c.mp3","commentary_text":"Bu iki grup, inananlar ve inkârcılardır. Bütün bu yaşananlardan ilahi kudretin tecellisine tanık olan mü’minler imanlarını artıracak, Allah’ın varlığına, kudretine, ahiretin geleceğine ve insanların hesap vermek ve ebedi bir hayata başlamak üzere yeniden dirileceğine inanmayan kişiler de akıllarını işletme ve Allah’ı anlama konusunda yeniden düşünme imkânı bulacak."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-10c.mp3","commentary_text":"Bu iki grup, inananlar ve inkârcılardır. Bütün bu yaşananlardan ilahi kudretin tecellisine tanık olan mü’minler imanlarını artıracak, Allah’ın varlığına, kudretine, ahiretin geleceğine ve insanların hesap vermek ve ebedi bir hayata başlamak üzere yeniden dirileceğine inanmayan kişiler de akıllarını işletme ve Allah’ı anlama konusunda yeniden düşünme imkânı bulacak."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hani o genç yiğitler mağaraya sığınmışlardı da “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluşa ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-10c.mp3","commentary_text":"Bu iki grup, inananlar ve inkârcılardır. Bütün bu yaşananlardan ilahi kudretin tecellisine tanık olan mü’minler imanlarını artıracak, Allah’ın varlığına, kudretine, ahiretin geleceğine ve insanların hesap vermek ve ebedi bir hayata başlamak üzere yeniden dirileceğine inanmayan kişiler de akıllarını işletme ve Allah’ı anlama konusunda yeniden düşünme imkânı bulacak."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk.","arabic_text":"فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِن۪ينَ عَدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk.","arabic_text":"فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِن۪ينَ عَدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk.","arabic_text":"فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِن۪ينَ عَدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmış ve onları uyutmuştuk.","arabic_text":"فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِن۪ينَ عَدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sonra iki gruptan hangisinin ne kadar uyuduklarını doğru olarak hesap edebileceğini belirlemek üzere onları uyandırmıştık.","arabic_text":"ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz (şimdi) sana onların kıssalarını doğru olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine inanmış bir grup gençti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَاَهُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّهُمْ فِتْيَةٌ اٰمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًىۗ","related_links":[],"audio_path":"17/17-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz (şimdi) sana onların kıssalarını doğru olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine inanmış bir grup gençti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَاَهُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّهُمْ فِتْيَةٌ اٰمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًىۗ","related_links":[],"audio_path":"17/17-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz (şimdi) sana onların kıssalarını doğru olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine inanmış bir grup gençti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَاَهُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّهُمْ فِتْيَةٌ اٰمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًىۗ","related_links":[],"audio_path":"17/17-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz (şimdi) sana onların kıssalarını doğru olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine inanmış bir grup gençti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.","arabic_text":"نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَاَهُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّهُمْ فِتْيَةٌ اٰمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًىۗ","related_links":[],"audio_path":"17/17-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O’ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz yalvarıp yakarmayacağız (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”","arabic_text":"وَرَبَطْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ۬ا مِنْ دُونِه۪ٓ اِلٰهًا لَقَدْ قُلْنَٓا اِذًا شَطَطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-14c.mp3","commentary_text":"“Mirfak” terimi burada “yararlanılan, destek alınan şey” anlamında kullanılmıştır. Ama yararlanılan şey maddi değil, manevidir. Çünkü genç adamlar, Allah’tan başka varlıkları ve dünyalıkları bütünüyle terk edip inzivaya çekilmek istemişlerdir. Dolaysıyla burada yararlanılan şeyin maddeden çok mana ile ilgisi vardır. Yani Allah, ülfetten uzlete çekilen genç adamlara rahmetini lütfederek işlerini kolaylaştırmıştır. Ashâb-ı Kehf, aralarında geçen bu konuşmadan sonra uzun zaman sürecek olan uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki ayetler onların uykudaki hâllerini tasvir etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O’ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz yalvarıp yakarmayacağız (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”","arabic_text":"وَرَبَطْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ۬ا مِنْ دُونِه۪ٓ اِلٰهًا لَقَدْ قُلْنَٓا اِذًا شَطَطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-13c.mp3","commentary_text":"“Mirfak” terimi burada “yararlanılan, destek alınan şey” anlamında kullanılmıştır. Ama yararlanılan şey maddi değil, manevidir. Çünkü genç adamlar, Allah’tan başka varlıkları ve dünyalıkları bütünüyle terk edip inzivaya çekilmek istemişlerdir. Dolaysıyla burada yararlanılan şeyin maddeden çok mana ile ilgisi vardır. Yani Allah, ülfetten uzlete çekilen genç adamlara rahmetini lütfederek işlerini kolaylaştırmıştır. Ashâb-ı Kehf, aralarında geçen bu konuşmadan sonra uzun zaman sürecek olan uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki ayetler onların uykudaki hâllerini tasvir etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O’ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz yalvarıp yakarmayacağız (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”","arabic_text":"وَرَبَطْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ۬ا مِنْ دُونِه۪ٓ اِلٰهًا لَقَدْ قُلْنَٓا اِذًا شَطَطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-14c.mp3","commentary_text":"“Mirfak” terimi burada “yararlanılan, destek alınan şey” anlamında kullanılmıştır. Ama yararlanılan şey maddi değil, manevidir. Çünkü genç adamlar, Allah’tan başka varlıkları ve dünyalıkları bütünüyle terk edip inzivaya çekilmek istemişlerdir. Dolaysıyla burada yararlanılan şeyin maddeden çok mana ile ilgisi vardır. Yani Allah, ülfetten uzlete çekilen genç adamlara rahmetini lütfederek işlerini kolaylaştırmıştır. Ashâb-ı Kehf, aralarında geçen bu konuşmadan sonra uzun zaman sürecek olan uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki ayetler onların uykudaki hâllerini tasvir etmektedir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kalplerini öyle sağlamlaştırmıştık ki doğrulup (birbirlerine): “Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz asla O’ndan başkasına kulluk etmeyeceğiz yalvarıp yakarmayacağız (eğer böyle bir şey yaparsak) çok çirkin bir şey yapmış oluruz!”","arabic_text":"وَرَبَطْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اِذْ قَامُوا فَقَالُوا رَبُّنَا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ۬ا مِنْ دُونِه۪ٓ اِلٰهًا لَقَدْ قُلْنَٓا اِذًا شَطَطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-14c.mp3","commentary_text":"“Mirfak” terimi burada “yararlanılan, destek alınan şey” anlamında kullanılmıştır. Ama yararlanılan şey maddi değil, manevidir. Çünkü genç adamlar, Allah’tan başka varlıkları ve dünyalıkları bütünüyle terk edip inzivaya çekilmek istemişlerdir. Dolaysıyla burada yararlanılan şeyin maddeden çok mana ile ilgisi vardır. Yani Allah, ülfetten uzlete çekilen genç adamlara rahmetini lütfederek işlerini kolaylaştırmıştır. Ashâb-ı Kehf, aralarında geçen bu konuşmadan sonra uzun zaman sürecek olan uykuya dalmışlardır. Bundan sonraki ayetler onların uykudaki hâllerini tasvir etmektedir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Şu bizim halkımız var ya işte onlar O’ndan (Allah’tan) başka tanrılar edindiler. Onların tanrı olduklarına dair açık (ve ikna edici bir) delil göstermeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”","arabic_text":"هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ لَوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِمْ بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍۜ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Şu bizim halkımız var ya işte onlar O’ndan (Allah’tan) başka tanrılar edindiler. Onların tanrı olduklarına dair açık (ve ikna edici bir) delil göstermeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”","arabic_text":"هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ لَوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِمْ بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍۜ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Şu bizim halkımız var ya işte onlar O’ndan (Allah’tan) başka tanrılar edindiler. Onların tanrı olduklarına dair açık (ve ikna edici bir) delil göstermeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”","arabic_text":"هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ لَوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِمْ بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍۜ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Şu bizim halkımız var ya işte onlar O’ndan (Allah’tan) başka tanrılar edindiler. Onların tanrı olduklarına dair açık (ve ikna edici bir) delil göstermeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”","arabic_text":"هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ لَوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِمْ بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍۜ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:)” Mademki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz hadi mağaraya sığının ki Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!”","arabic_text":"وَاِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ فَأْوُ۫ٓا اِلَى الْكَهْفِ يَنْشُرْ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيُهَيِّئْ لَكُمْ مِنْ اَمْرِكُمْ مِرْفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:)” Mademki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz hadi mağaraya sığının ki Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!”","arabic_text":"وَاِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ فَأْوُ۫ٓا اِلَى الْكَهْفِ يَنْشُرْ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيُهَيِّئْ لَكُمْ مِنْ اَمْرِكُمْ مِرْفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:)” Mademki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz hadi mağaraya sığının ki Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!”","arabic_text":"وَاِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ فَأْوُ۫ٓا اِلَى الْكَهْفِ يَنْشُرْ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيُهَيِّئْ لَكُمْ مِنْ اَمْرِكُمْ مِرْفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(İçlerinden biri dedi ki:)” Mademki onlardan ve Allah dışındaki taptıklarınızdan yüz çevirip kenara çekildiniz hadi mağaraya sığının ki Rabbiniz rahmetini size ulaştırsın ve sizi durumunuza göre ruhlarınızın ihtiyaç duyabileceği şeylerle donatsın!”","arabic_text":"وَاِذِ اعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ فَأْوُ۫ٓا اِلَى الْكَهْفِ يَنْشُرْ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيُهَيِّئْ لَكُمْ مِنْ اَمْرِكُمْ مِرْفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Eğer orada olsaydın) görecektin ki doğan güneş mağaralarının sağına sapıyor batan güneş ise sol tarafa kayıyordu. Böylece mağara tabanının geniş bir alanına dağılmış olarak uyudukları halde güneşten rahatsız olmuyorlardı. Bu olay Allah’ın mucizelerinden biridir. Allah kimi (iyi niyetinden dolayı) doğru yola iletirse o doğru yolu bulur. O kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onun için asla yol gösteren bir dost bulamazsın.","arabic_text":"وَتَرَى الشَّمْسَ اِذَا طَلَعَتْ تَزَاوَرُ عَنْ كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَاِذَا غَرَبَتْ تَقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ ف۪ي فَجْوَةٍ مِنْهُۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِۜ مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُرْشِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-17c.mp3","commentary_text":"“Aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik” ifadesi; A. İmran 3/27; Enam, 6/95; Yunus, 10/31; Rum, 30/19 ayetlerinde “(Allah) Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır” söylemiyle aynı anlamda; hayatı yaratmayı, onu ortadan kaldırmayı ve daha sonra yeniden var etmeyi planlayanı işaret etmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Eğer orada olsaydın) görecektin ki doğan güneş mağaralarının sağına sapıyor batan güneş ise sol tarafa kayıyordu. Böylece mağara tabanının geniş bir alanına dağılmış olarak uyudukları halde güneşten rahatsız olmuyorlardı. Bu olay Allah’ın mucizelerinden biridir. Allah kimi (iyi niyetinden dolayı) doğru yola iletirse o doğru yolu bulur. O kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onun için asla yol gösteren bir dost bulamazsın.","arabic_text":"وَتَرَى الشَّمْسَ اِذَا طَلَعَتْ تَزَاوَرُ عَنْ كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَاِذَا غَرَبَتْ تَقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ ف۪ي فَجْوَةٍ مِنْهُۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِۜ مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُرْشِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-16c.mp3","commentary_text":"“Aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik” ifadesi; A. İmran 3/27; Enam, 6/95; Yunus, 10/31; Rum, 30/19 ayetlerinde “(Allah) Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır” söylemiyle aynı anlamda; hayatı yaratmayı, onu ortadan kaldırmayı ve daha sonra yeniden var etmeyi planlayanı işaret etmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Eğer orada olsaydın) görecektin ki doğan güneş mağaralarının sağına sapıyor batan güneş ise sol tarafa kayıyordu. Böylece mağara tabanının geniş bir alanına dağılmış olarak uyudukları halde güneşten rahatsız olmuyorlardı. Bu olay Allah’ın mucizelerinden biridir. Allah kimi (iyi niyetinden dolayı) doğru yola iletirse o doğru yolu bulur. O kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onun için asla yol gösteren bir dost bulamazsın.","arabic_text":"وَتَرَى الشَّمْسَ اِذَا طَلَعَتْ تَزَاوَرُ عَنْ كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَاِذَا غَرَبَتْ تَقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ ف۪ي فَجْوَةٍ مِنْهُۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِۜ مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُرْشِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-17c.mp3","commentary_text":"“Aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik” ifadesi; A. İmran 3/27; Enam, 6/95; Yunus, 10/31; Rum, 30/19 ayetlerinde “(Allah) Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır” söylemiyle aynı anlamda; hayatı yaratmayı, onu ortadan kaldırmayı ve daha sonra yeniden var etmeyi planlayanı işaret etmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Eğer orada olsaydın) görecektin ki doğan güneş mağaralarının sağına sapıyor batan güneş ise sol tarafa kayıyordu. Böylece mağara tabanının geniş bir alanına dağılmış olarak uyudukları halde güneşten rahatsız olmuyorlardı. Bu olay Allah’ın mucizelerinden biridir. Allah kimi (iyi niyetinden dolayı) doğru yola iletirse o doğru yolu bulur. O kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onun için asla yol gösteren bir dost bulamazsın.","arabic_text":"وَتَرَى الشَّمْسَ اِذَا طَلَعَتْ تَزَاوَرُ عَنْ كَهْفِهِمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَاِذَا غَرَبَتْ تَقْرِضُهُمْ ذَاتَ الشِّمَالِ وَهُمْ ف۪ي فَجْوَةٍ مِنْهُۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِۜ مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ وَلِيًّا مُرْشِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-17c.mp3","commentary_text":"“Aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik” ifadesi; A. İmran 3/27; Enam, 6/95; Yunus, 10/31; Rum, 30/19 ayetlerinde “(Allah) Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır” söylemiyle aynı anlamda; hayatı yaratmayı, onu ortadan kaldırmayı ve daha sonra yeniden var etmeyi planlayanı işaret etmektedir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onların sağa sola dönmesini sağlıyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu (ön ayaklarını) uzatmış (yatmakta idi.) Onlarla aniden karşılaşsaydın (heybetlerinden dolayı) mutlaka yüz çevirip kaçardın ve (gördüklerin yüzünden) için korku ile dolardı.","arabic_text":"وَتَحْسَبُهُمْ اَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌۗ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَذَاتَ الشِّمَالِۗ وَكَلْبُهُمْ بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَص۪يدِۜ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onların sağa sola dönmesini sağlıyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu (ön ayaklarını) uzatmış (yatmakta idi.) Onlarla aniden karşılaşsaydın (heybetlerinden dolayı) mutlaka yüz çevirip kaçardın ve (gördüklerin yüzünden) için korku ile dolardı.","arabic_text":"وَتَحْسَبُهُمْ اَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌۗ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَذَاتَ الشِّمَالِۗ وَكَلْبُهُمْ بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَص۪يدِۜ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onların sağa sola dönmesini sağlıyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu (ön ayaklarını) uzatmış (yatmakta idi.) Onlarla aniden karşılaşsaydın (heybetlerinden dolayı) mutlaka yüz çevirip kaçardın ve (gördüklerin yüzünden) için korku ile dolardı.","arabic_text":"وَتَحْسَبُهُمْ اَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌۗ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَذَاتَ الشِّمَالِۗ وَكَلْبُهُمْ بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَص۪يدِۜ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onların sağa sola dönmesini sağlıyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu (ön ayaklarını) uzatmış (yatmakta idi.) Onlarla aniden karşılaşsaydın (heybetlerinden dolayı) mutlaka yüz çevirip kaçardın ve (gördüklerin yüzünden) için korku ile dolardı.","arabic_text":"وَتَحْسَبُهُمْ اَيْقَاظًا وَهُمْ رُقُودٌۗ وَنُقَلِّبُهُمْ ذَاتَ الْيَم۪ينِ وَذَاتَ الشِّمَالِۗ وَكَلْبُهُمْ بَاسِطٌ ذِرَاعَيْهِ بِالْوَص۪يدِۜ لَوِ اطَّلَعْتَ عَلَيْهِمْ لَوَلَّيْتَ مِنْهُمْ فِرَارًا وَلَمُلِئْتَ مِنْهُمْ رُعْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Böylece aralarında bir sorgulama yapsınlar (ve diğer insanlara ibret olsunlar) diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: “Ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık.” Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi(n bulunduğunuz yer)i hiç kimseye sezdirmesin.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَٓاءَلُوا بَيْنَهُمْۜ قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْۜ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُٓوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِه۪ٓ اِلَى الْمَد۪ينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-19c.mp3","commentary_text":"Hâlbuki anıt yapmayı düşünmek ya da mescid yapmaya teşebbüs etmek yerine bu insanların hayat hikayesini düşünüp ibret alarak, asırlarca önce ölmüş olan insanların yeniden diriltileceği günün muhasebesini yapmak çok daha doğru olacaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Böylece aralarında bir sorgulama yapsınlar (ve diğer insanlara ibret olsunlar) diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: “Ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık.” Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi(n bulunduğunuz yer)i hiç kimseye sezdirmesin.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَٓاءَلُوا بَيْنَهُمْۜ قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْۜ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُٓوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِه۪ٓ اِلَى الْمَد۪ينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-18c.mp3","commentary_text":"Hâlbuki anıt yapmayı düşünmek ya da mescid yapmaya teşebbüs etmek yerine bu insanların hayat hikayesini düşünüp ibret alarak, asırlarca önce ölmüş olan insanların yeniden diriltileceği günün muhasebesini yapmak çok daha doğru olacaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Böylece aralarında bir sorgulama yapsınlar (ve diğer insanlara ibret olsunlar) diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: “Ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık.” Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi(n bulunduğunuz yer)i hiç kimseye sezdirmesin.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَٓاءَلُوا بَيْنَهُمْۜ قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْۜ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُٓوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِه۪ٓ اِلَى الْمَد۪ينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-19c.mp3","commentary_text":"Hâlbuki anıt yapmayı düşünmek ya da mescid yapmaya teşebbüs etmek yerine bu insanların hayat hikayesini düşünüp ibret alarak, asırlarca önce ölmüş olan insanların yeniden diriltileceği günün muhasebesini yapmak çok daha doğru olacaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Böylece aralarında bir sorgulama yapsınlar (ve diğer insanlara ibret olsunlar) diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: “Ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık.” Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi(n bulunduğunuz yer)i hiç kimseye sezdirmesin.”","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ بَعَثْنَاهُمْ لِيَتَسَٓاءَلُوا بَيْنَهُمْۜ قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْۜ قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالُوا رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَابْعَثُٓوا اَحَدَكُمْ بِوَرِقِكُمْ هٰذِه۪ٓ اِلَى الْمَد۪ينَةِ فَلْيَنْظُرْ اَيُّهَٓا اَزْكٰى طَعَامًا فَلْيَأْتِكُمْ بِرِزْقٍ مِنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-19c.mp3","commentary_text":"Hâlbuki anıt yapmayı düşünmek ya da mescid yapmaya teşebbüs etmek yerine bu insanların hayat hikayesini düşünüp ibret alarak, asırlarca önce ölmüş olan insanların yeniden diriltileceği günün muhasebesini yapmak çok daha doğru olacaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya öldüresiye taşlarlar yahut kendi inanç sistemlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”","arabic_text":"اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُع۪يدُوكُمْ ف۪ي مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُٓوا اِذًا اَبَدً","related_links":[],"audio_path":"17/17-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-20c.mp3","commentary_text":"Burada esas olan Ashâb-ı Kehf ‘in sayılarını, kimliklerini, zamanını, şartlarını bilmek değil; onlar üzerinden anlatılan kıssa ile hayatı, ölümü, ölümden sonraki yeniden dirilmeyi düşünmek ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafiliğini dile getiren bu mesajdan ders çıkarmaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya öldüresiye taşlarlar yahut kendi inanç sistemlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”","arabic_text":"اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُع۪يدُوكُمْ ف۪ي مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُٓوا اِذًا اَبَدً","related_links":[],"audio_path":"17/17-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-19c.mp3","commentary_text":"Burada esas olan Ashâb-ı Kehf ‘in sayılarını, kimliklerini, zamanını, şartlarını bilmek değil; onlar üzerinden anlatılan kıssa ile hayatı, ölümü, ölümden sonraki yeniden dirilmeyi düşünmek ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafiliğini dile getiren bu mesajdan ders çıkarmaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya öldüresiye taşlarlar yahut kendi inanç sistemlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”","arabic_text":"اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُع۪يدُوكُمْ ف۪ي مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُٓوا اِذًا اَبَدً","related_links":[],"audio_path":"17/17-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-20c.mp3","commentary_text":"Burada esas olan Ashâb-ı Kehf ‘in sayılarını, kimliklerini, zamanını, şartlarını bilmek değil; onlar üzerinden anlatılan kıssa ile hayatı, ölümü, ölümden sonraki yeniden dirilmeyi düşünmek ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafiliğini dile getiren bu mesajdan ders çıkarmaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya öldüresiye taşlarlar yahut kendi inanç sistemlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”","arabic_text":"اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُع۪يدُوكُمْ ف۪ي مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُٓوا اِذًا اَبَدً","related_links":[],"audio_path":"17/17-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-20c.mp3","commentary_text":"Burada esas olan Ashâb-ı Kehf ‘in sayılarını, kimliklerini, zamanını, şartlarını bilmek değil; onlar üzerinden anlatılan kıssa ile hayatı, ölümü, ölümden sonraki yeniden dirilmeyi düşünmek ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafiliğini dile getiren bu mesajdan ders çıkarmaktır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Böylece (insanları) onların durumundan haberdar ettik ki Allah’ın (insanları yeniden yaratacağı) sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilmeyeceğini bilsinler. (Fakat onlar meseleyi böyle ele alacakları yerde) kendi aralarında o (mağarada uyuyanların) durumunu tartışmaya başladılar. Bazıları: “Onların üzerine (hatırasına) bir bina (anıt) yapın. Çünkü (onların durumunu biz bilemeyiz) Rableri onları daha iyi bilir” dediler. Fakat görüşleri ağır basanlar ise: “Mutlaka onların üstüne (hatırasına) bir mescid yapacağız” dediler (ve mağaranın kapısının önünde bir mescid yaptılar).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَانًاۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Böylece (insanları) onların durumundan haberdar ettik ki Allah’ın (insanları yeniden yaratacağı) sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilmeyeceğini bilsinler. (Fakat onlar meseleyi böyle ele alacakları yerde) kendi aralarında o (mağarada uyuyanların) durumunu tartışmaya başladılar. Bazıları: “Onların üzerine (hatırasına) bir bina (anıt) yapın. Çünkü (onların durumunu biz bilemeyiz) Rableri onları daha iyi bilir” dediler. Fakat görüşleri ağır basanlar ise: “Mutlaka onların üstüne (hatırasına) bir mescid yapacağız” dediler (ve mağaranın kapısının önünde bir mescid yaptılar).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَانًاۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Böylece (insanları) onların durumundan haberdar ettik ki Allah’ın (insanları yeniden yaratacağı) sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilmeyeceğini bilsinler. (Fakat onlar meseleyi böyle ele alacakları yerde) kendi aralarında o (mağarada uyuyanların) durumunu tartışmaya başladılar. Bazıları: “Onların üzerine (hatırasına) bir bina (anıt) yapın. Çünkü (onların durumunu biz bilemeyiz) Rableri onları daha iyi bilir” dediler. Fakat görüşleri ağır basanlar ise: “Mutlaka onların üstüne (hatırasına) bir mescid yapacağız” dediler (ve mağaranın kapısının önünde bir mescid yaptılar).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَانًاۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Böylece (insanları) onların durumundan haberdar ettik ki Allah’ın (insanları yeniden yaratacağı) sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilmeyeceğini bilsinler. (Fakat onlar meseleyi böyle ele alacakları yerde) kendi aralarında o (mağarada uyuyanların) durumunu tartışmaya başladılar. Bazıları: “Onların üzerine (hatırasına) bir bina (anıt) yapın. Çünkü (onların durumunu biz bilemeyiz) Rableri onları daha iyi bilir” dediler. Fakat görüşleri ağır basanlar ise: “Mutlaka onların üstüne (hatırasına) bir mescid yapacağız” dediler (ve mağaranın kapısının önünde bir mescid yaptılar).","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَانًاۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kimileri (Ashâb-ı Kehf ’in sayıları hakkında): “Onlar üç kişi idi dördüncüleri köpekleridir” diyecekler kimileri “beş kişi idiler altıncıları köpekleridir” diyecekler. (Bu sözler) karanlığa taş atmaktır. Kimileri de “yedi kişi idiler sekizincileri köpekleridir” diyeceklerdir. De ki: “Onların sayısını hepimizden daha iyi Rabbim bilir. Onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” O hâlde onlar hakkında (Kur’an’ın sana aktardığının) dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!","arabic_text":"سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-22c.mp3","commentary_text":"“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kimileri (Ashâb-ı Kehf ’in sayıları hakkında): “Onlar üç kişi idi dördüncüleri köpekleridir” diyecekler kimileri “beş kişi idiler altıncıları köpekleridir” diyecekler. (Bu sözler) karanlığa taş atmaktır. Kimileri de “yedi kişi idiler sekizincileri köpekleridir” diyeceklerdir. De ki: “Onların sayısını hepimizden daha iyi Rabbim bilir. Onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” O hâlde onlar hakkında (Kur’an’ın sana aktardığının) dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!","arabic_text":"سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-21c.mp3","commentary_text":"“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kimileri (Ashâb-ı Kehf ’in sayıları hakkında): “Onlar üç kişi idi dördüncüleri köpekleridir” diyecekler kimileri “beş kişi idiler altıncıları köpekleridir” diyecekler. (Bu sözler) karanlığa taş atmaktır. Kimileri de “yedi kişi idiler sekizincileri köpekleridir” diyeceklerdir. De ki: “Onların sayısını hepimizden daha iyi Rabbim bilir. Onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” O hâlde onlar hakkında (Kur’an’ın sana aktardığının) dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!","arabic_text":"سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-22c.mp3","commentary_text":"“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kimileri (Ashâb-ı Kehf ’in sayıları hakkında): “Onlar üç kişi idi dördüncüleri köpekleridir” diyecekler kimileri “beş kişi idiler altıncıları köpekleridir” diyecekler. (Bu sözler) karanlığa taş atmaktır. Kimileri de “yedi kişi idiler sekizincileri köpekleridir” diyeceklerdir. De ki: “Onların sayısını hepimizden daha iyi Rabbim bilir. Onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” O hâlde onlar hakkında (Kur’an’ın sana aktardığının) dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!","arabic_text":"سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-22c.mp3","commentary_text":"“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme!","arabic_text":"وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme!","arabic_text":"وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme!","arabic_text":"وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme!","arabic_text":"وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.","arabic_text":"اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۘ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.","arabic_text":"اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۘ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.","arabic_text":"اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۘ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.","arabic_text":"اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۘ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bazıları) onların mağaralarında üç yüz yıl kaldı(ğını) söyledi bazıları da buna dokuz yıl daha ilâve etti.","arabic_text":"وَلَبِثُوا ف۪ي كَهْفِهِمْ ثَلٰثَ مِائَةٍ سِن۪ينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bazıları) onların mağaralarında üç yüz yıl kaldı(ğını) söyledi bazıları da buna dokuz yıl daha ilâve etti.","arabic_text":"وَلَبِثُوا ف۪ي كَهْفِهِمْ ثَلٰثَ مِائَةٍ سِن۪ينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bazıları) onların mağaralarında üç yüz yıl kaldı(ğını) söyledi bazıları da buna dokuz yıl daha ilâve etti.","arabic_text":"وَلَبِثُوا ف۪ي كَهْفِهِمْ ثَلٰثَ مِائَةٍ سِن۪ينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Bazıları) onların mağaralarında üç yüz yıl kaldı(ğını) söyledi bazıları da buna dokuz yıl daha ilâve etti.","arabic_text":"وَلَبِثُوا ف۪ي كَهْفِهِمْ ثَلٰثَ مِائَةٍ سِن۪ينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gizli gerçekleri (yalnızca) O’nun elindedir. O ne güzel görür ne güzel işitir! Onların O’ndan başka koruyucusu kayırıcısı yoktur. O egemenliğine hiç kimseyi ortak etmez!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثُواۚ لَهُ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَبْصِرْ بِه۪ وَاَسْمِعْۜ مَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّۘ وَلَا يُشْرِكُ ف۪ي حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-26c.mp3","commentary_text":"Sırf Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvaran fakirleri, mazlumları, yoksulları ve zayıf mü’minleri inkârcılar istiyor diye yanından uzaklaştırma! Bu dava maddiyat, menfaat davası değil gönül davasıdır, bu dava servet davası değil sadakat davasıdır, bu dava şöhret davası değil sohbet davasıdır. Garip müminleri yanından uzaklaştırdığın takdirde sana iman edeceklerini söyleyen bu kendini beğenmiş inkârcı ekâbir takımının teklifine uyma ve böyle bir şeyi de asla düşünme! “… (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana bir sorumluluk düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun. (En’am 6/52)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gizli gerçekleri (yalnızca) O’nun elindedir. O ne güzel görür ne güzel işitir! Onların O’ndan başka koruyucusu kayırıcısı yoktur. O egemenliğine hiç kimseyi ortak etmez!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثُواۚ لَهُ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَبْصِرْ بِه۪ وَاَسْمِعْۜ مَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّۘ وَلَا يُشْرِكُ ف۪ي حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-25c.mp3","commentary_text":"Sırf Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvaran fakirleri, mazlumları, yoksulları ve zayıf mü’minleri inkârcılar istiyor diye yanından uzaklaştırma! Bu dava maddiyat, menfaat davası değil gönül davasıdır, bu dava servet davası değil sadakat davasıdır, bu dava şöhret davası değil sohbet davasıdır. Garip müminleri yanından uzaklaştırdığın takdirde sana iman edeceklerini söyleyen bu kendini beğenmiş inkârcı ekâbir takımının teklifine uyma ve böyle bir şeyi de asla düşünme! “… (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana bir sorumluluk düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun. (En’am 6/52)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gizli gerçekleri (yalnızca) O’nun elindedir. O ne güzel görür ne güzel işitir! Onların O’ndan başka koruyucusu kayırıcısı yoktur. O egemenliğine hiç kimseyi ortak etmez!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثُواۚ لَهُ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَبْصِرْ بِه۪ وَاَسْمِعْۜ مَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّۘ وَلَا يُشْرِكُ ف۪ي حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-26c.mp3","commentary_text":"Sırf Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvaran fakirleri, mazlumları, yoksulları ve zayıf mü’minleri inkârcılar istiyor diye yanından uzaklaştırma! Bu dava maddiyat, menfaat davası değil gönül davasıdır, bu dava servet davası değil sadakat davasıdır, bu dava şöhret davası değil sohbet davasıdır. Garip müminleri yanından uzaklaştırdığın takdirde sana iman edeceklerini söyleyen bu kendini beğenmiş inkârcı ekâbir takımının teklifine uyma ve böyle bir şeyi de asla düşünme! “… (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana bir sorumluluk düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun. (En’am 6/52)"},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onların (orada) ne kadar kaldığını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gizli gerçekleri (yalnızca) O’nun elindedir. O ne güzel görür ne güzel işitir! Onların O’ndan başka koruyucusu kayırıcısı yoktur. O egemenliğine hiç kimseyi ortak etmez!”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا لَبِثُواۚ لَهُ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اَبْصِرْ بِه۪ وَاَسْمِعْۜ مَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّۘ وَلَا يُشْرِكُ ف۪ي حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-26c.mp3","commentary_text":"Sırf Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O'na yalvaran fakirleri, mazlumları, yoksulları ve zayıf mü’minleri inkârcılar istiyor diye yanından uzaklaştırma! Bu dava maddiyat, menfaat davası değil gönül davasıdır, bu dava servet davası değil sadakat davasıdır, bu dava şöhret davası değil sohbet davasıdır. Garip müminleri yanından uzaklaştırdığın takdirde sana iman edeceklerini söyleyen bu kendini beğenmiş inkârcı ekâbir takımının teklifine uyma ve böyle bir şeyi de asla düşünme! “… (Sen fakirlerle berabersin diye ekâbir takımı iman etmese de) onların hesabından sana bir sorumluluk düşmez ve senin hesabından da onlara bir şey düşmez. Bu yüzden onları kovarsan zalimlerden olursun. (En’am 6/52)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sana vahyedilen Rabbinin kitabını oku. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’nun dışında sığınabileceğin başka bir kimse de bulamazsın.","arabic_text":"وَاتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sana vahyedilen Rabbinin kitabını oku. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’nun dışında sığınabileceğin başka bir kimse de bulamazsın.","arabic_text":"وَاتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sana vahyedilen Rabbinin kitabını oku. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’nun dışında sığınabileceğin başka bir kimse de bulamazsın.","arabic_text":"وَاتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sana vahyedilen Rabbinin kitabını oku. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’nun dışında sığınabileceğin başka bir kimse de bulamazsın.","arabic_text":"وَاتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O’na dua eden (mazlum dışlanmış ezilmiş fakir ve fakat erdemli kimse)lerle beraber sen de candan sabret ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma! (İyi ve güzel olanı terk ederek yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız işinde aşırı giden kimseye uyma!","arabic_text":"وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O’na dua eden (mazlum dışlanmış ezilmiş fakir ve fakat erdemli kimse)lerle beraber sen de candan sabret ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma! (İyi ve güzel olanı terk ederek yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız işinde aşırı giden kimseye uyma!","arabic_text":"وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O’na dua eden (mazlum dışlanmış ezilmiş fakir ve fakat erdemli kimse)lerle beraber sen de candan sabret ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma! (İyi ve güzel olanı terk ederek yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız işinde aşırı giden kimseye uyma!","arabic_text":"وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve Rablerinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O’na dua eden (mazlum dışlanmış ezilmiş fakir ve fakat erdemli kimse)lerle beraber sen de candan sabret ve dünya hayatının cazibesine kapılıp da sakın gözlerini onların üzerinden ayırma! (İyi ve güzel olanı terk ederek yalnızca) bencil arzularının peşine düştüğü için kalbini zikrimize karşı duyarsız kıldığımız işinde aşırı giden kimseye uyma!","arabic_text":"وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve de ki: “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir Haktır. Artık dileyen iman etsin dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilecektir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْيَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاۜ وَاِنْ يَسْتَغ۪يثُوا يُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَۜ بِئْسَ الشَّرَابُۜ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-29c.mp3","commentary_text":"Ahiret konusunda bütün Kur’ânî tasvirlerde olduğu gibi, burada da inananlara verilecek olan cennet nimetlerini betimleyen bir temsil vardır. Dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları dürüst ve erdemli çalışmaların karşılığında, Tevbe 9/111, Zümer 39/35, Nahl 16/96, Nur 24/38, Necm 53/31 ve daha pek çok ayette de ifade buyrulduğu gibi inananlara kendi emeklerinin üstünde nimetler bahşedilecektir. Yani yapılan iyiliğin durumuna göre Allah onlarca hatta yüzlerce kat fazlasıyla karşılık verecektir. Nitekim Bakara, 2/261 “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir…”  Enam, 6/160 “Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve de ki: “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir Haktır. Artık dileyen iman etsin dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilecektir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْيَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاۜ وَاِنْ يَسْتَغ۪يثُوا يُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَۜ بِئْسَ الشَّرَابُۜ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-28c.mp3","commentary_text":"Ahiret konusunda bütün Kur’ânî tasvirlerde olduğu gibi, burada da inananlara verilecek olan cennet nimetlerini betimleyen bir temsil vardır. Dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları dürüst ve erdemli çalışmaların karşılığında, Tevbe 9/111, Zümer 39/35, Nahl 16/96, Nur 24/38, Necm 53/31 ve daha pek çok ayette de ifade buyrulduğu gibi inananlara kendi emeklerinin üstünde nimetler bahşedilecektir. Yani yapılan iyiliğin durumuna göre Allah onlarca hatta yüzlerce kat fazlasıyla karşılık verecektir. Nitekim Bakara, 2/261 “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir…”  Enam, 6/160 “Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve de ki: “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir Haktır. Artık dileyen iman etsin dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilecektir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْيَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاۜ وَاِنْ يَسْتَغ۪يثُوا يُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَۜ بِئْسَ الشَّرَابُۜ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-29c.mp3","commentary_text":"Ahiret konusunda bütün Kur’ânî tasvirlerde olduğu gibi, burada da inananlara verilecek olan cennet nimetlerini betimleyen bir temsil vardır. Dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları dürüst ve erdemli çalışmaların karşılığında, Tevbe 9/111, Zümer 39/35, Nahl 16/96, Nur 24/38, Necm 53/31 ve daha pek çok ayette de ifade buyrulduğu gibi inananlara kendi emeklerinin üstünde nimetler bahşedilecektir. Yani yapılan iyiliğin durumuna göre Allah onlarca hatta yüzlerce kat fazlasıyla karşılık verecektir. Nitekim Bakara, 2/261 “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir…”  Enam, 6/160 “Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve de ki: “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir Haktır. Artık dileyen iman etsin dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilecektir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!","arabic_text":"وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْيَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاۜ وَاِنْ يَسْتَغ۪يثُوا يُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَۜ بِئْسَ الشَّرَابُۜ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-29c.mp3","commentary_text":"Ahiret konusunda bütün Kur’ânî tasvirlerde olduğu gibi, burada da inananlara verilecek olan cennet nimetlerini betimleyen bir temsil vardır. Dünya hayatında inançlarının gereği olarak ortaya koydukları dürüst ve erdemli çalışmaların karşılığında, Tevbe 9/111, Zümer 39/35, Nahl 16/96, Nur 24/38, Necm 53/31 ve daha pek çok ayette de ifade buyrulduğu gibi inananlara kendi emeklerinin üstünde nimetler bahşedilecektir. Yani yapılan iyiliğin durumuna göre Allah onlarca hatta yüzlerce kat fazlasıyla karşılık verecektir. Nitekim Bakara, 2/261 “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir…”  Enam, 6/160 “Kim (Allah’a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse sadece misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat iman edip de imanın gereklerini yerine getiren dürüst ve erdemli davrananlara gelince; elbette biz güzel iş yapanların mükâfatını asla zayi etmeyeceğiz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat iman edip de imanın gereklerini yerine getiren dürüst ve erdemli davrananlara gelince; elbette biz güzel iş yapanların mükâfatını asla zayi etmeyeceğiz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat iman edip de imanın gereklerini yerine getiren dürüst ve erdemli davrananlara gelince; elbette biz güzel iş yapanların mükâfatını asla zayi etmeyeceğiz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat iman edip de imanın gereklerini yerine getiren dürüst ve erdemli davrananlara gelince; elbette biz güzel iş yapanların mükâfatını asla zayi etmeyeceğiz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte bu kimseler için; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek tahtlar üzerinde otururlar. O ne güzel bir ödüldür ve orası ne güzel bir barınaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte bu kimseler için; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek tahtlar üzerinde otururlar. O ne güzel bir ödüldür ve orası ne güzel bir barınaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte bu kimseler için; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek tahtlar üzerinde otururlar. O ne güzel bir ödüldür ve orası ne güzel bir barınaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte bu kimseler için; altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerek tahtlar üzerinde otururlar. O ne güzel bir ödüldür ve orası ne güzel bir barınaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara şu iki adamı örnek olarak anlat: Adamlardan birine iki üzüm bağı vermiştik bağlarını hurma ağaçları ile çevirmiş ve iki bağın arasına bir tahıl tarlası koymuştuk.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا رَجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِاَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ اَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-32c.mp3","commentary_text":"Bu söylem günümüz zenginlerinin söylemlerine ne kadar da benziyor. Servete ve şöhrete sahip olanların refah seviyesi düşük olanlara karşı kasıla kasıla zenginliklerini göstermeleri, evlerinden, arabalarından, adamlarından, sosyal ilişkilerinden bahsetmeleri, yazlıklarını, kışlıklarını, yatırımlarını dillendirmeleri, geldikleri durum sanki kendi başarılarıymış gibi hayat hikâyelerini, ballandıra ballandıra anlatmalarını, çalışmalarından övgüyle ve iftiharla söz etmeleri ve kendilerini devamlı üstün görmeleri bu ayetteki benzetmeyle birebir örtüşüyor. Bir bakalım böylelerinin âkibetleri ile ilgili Allah ne buyuruyor?"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara şu iki adamı örnek olarak anlat: Adamlardan birine iki üzüm bağı vermiştik bağlarını hurma ağaçları ile çevirmiş ve iki bağın arasına bir tahıl tarlası koymuştuk.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا رَجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِاَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ اَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-31c.mp3","commentary_text":"Bu söylem günümüz zenginlerinin söylemlerine ne kadar da benziyor. Servete ve şöhrete sahip olanların refah seviyesi düşük olanlara karşı kasıla kasıla zenginliklerini göstermeleri, evlerinden, arabalarından, adamlarından, sosyal ilişkilerinden bahsetmeleri, yazlıklarını, kışlıklarını, yatırımlarını dillendirmeleri, geldikleri durum sanki kendi başarılarıymış gibi hayat hikâyelerini, ballandıra ballandıra anlatmalarını, çalışmalarından övgüyle ve iftiharla söz etmeleri ve kendilerini devamlı üstün görmeleri bu ayetteki benzetmeyle birebir örtüşüyor. Bir bakalım böylelerinin âkibetleri ile ilgili Allah ne buyuruyor?"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara şu iki adamı örnek olarak anlat: Adamlardan birine iki üzüm bağı vermiştik bağlarını hurma ağaçları ile çevirmiş ve iki bağın arasına bir tahıl tarlası koymuştuk.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا رَجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِاَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ اَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-32c.mp3","commentary_text":"Bu söylem günümüz zenginlerinin söylemlerine ne kadar da benziyor. Servete ve şöhrete sahip olanların refah seviyesi düşük olanlara karşı kasıla kasıla zenginliklerini göstermeleri, evlerinden, arabalarından, adamlarından, sosyal ilişkilerinden bahsetmeleri, yazlıklarını, kışlıklarını, yatırımlarını dillendirmeleri, geldikleri durum sanki kendi başarılarıymış gibi hayat hikâyelerini, ballandıra ballandıra anlatmalarını, çalışmalarından övgüyle ve iftiharla söz etmeleri ve kendilerini devamlı üstün görmeleri bu ayetteki benzetmeyle birebir örtüşüyor. Bir bakalım böylelerinin âkibetleri ile ilgili Allah ne buyuruyor?"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara şu iki adamı örnek olarak anlat: Adamlardan birine iki üzüm bağı vermiştik bağlarını hurma ağaçları ile çevirmiş ve iki bağın arasına bir tahıl tarlası koymuştuk.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا رَجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِاَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ اَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-32c.mp3","commentary_text":"Bu söylem günümüz zenginlerinin söylemlerine ne kadar da benziyor. Servete ve şöhrete sahip olanların refah seviyesi düşük olanlara karşı kasıla kasıla zenginliklerini göstermeleri, evlerinden, arabalarından, adamlarından, sosyal ilişkilerinden bahsetmeleri, yazlıklarını, kışlıklarını, yatırımlarını dillendirmeleri, geldikleri durum sanki kendi başarılarıymış gibi hayat hikâyelerini, ballandıra ballandıra anlatmalarını, çalışmalarından övgüyle ve iftiharla söz etmeleri ve kendilerini devamlı üstün görmeleri bu ayetteki benzetmeyle birebir örtüşüyor. Bir bakalım böylelerinin âkibetleri ile ilgili Allah ne buyuruyor?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.","arabic_text":"كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ اٰتَتْ اُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِمْ مِنْهُ شَيْـًٔاۙ وَفَجَّرْنَا خِلَالَهُمَا نَهَرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-33c.mp3","commentary_text":"Çağımızın bazı zenginlerinin kendileriyle beraber servetlerinin de bir gün yok olacağına inanmadığı gibi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.","arabic_text":"كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ اٰتَتْ اُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِمْ مِنْهُ شَيْـًٔاۙ وَفَجَّرْنَا خِلَالَهُمَا نَهَرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-32c.mp3","commentary_text":"Çağımızın bazı zenginlerinin kendileriyle beraber servetlerinin de bir gün yok olacağına inanmadığı gibi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.","arabic_text":"كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ اٰتَتْ اُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِمْ مِنْهُ شَيْـًٔاۙ وَفَجَّرْنَا خِلَالَهُمَا نَهَرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-33c.mp3","commentary_text":"Çağımızın bazı zenginlerinin kendileriyle beraber servetlerinin de bir gün yok olacağına inanmadığı gibi."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.","arabic_text":"كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ اٰتَتْ اُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِمْ مِنْهُ شَيْـًٔاۙ وَفَجَّرْنَا خِلَالَهُمَا نَهَرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-33c.mp3","commentary_text":"Çağımızın bazı zenginlerinin kendileriyle beraber servetlerinin de bir gün yok olacağına inanmadığı gibi."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu adamın ayrıca) başka geliri de vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla tartışırken ederken (kibirli bir eda ile): “Ben senden daha zenginim ve çoluk çocuğum kalabalık kabilem güçlü kuvvetli adamlarımla nüfus olarak da daha güçlüyüm!” dedi. (Ve böyle konuşarak bahçelerine vardılar.)","arabic_text":"وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌۚ فَقَالَ لِصَاحِبِه۪ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَنَا۬ اَكْثَرُ مِنْكَ مَالًا وَاَعَزُّ نَفَرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu adamın ayrıca) başka geliri de vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla tartışırken ederken (kibirli bir eda ile): “Ben senden daha zenginim ve çoluk çocuğum kalabalık kabilem güçlü kuvvetli adamlarımla nüfus olarak da daha güçlüyüm!” dedi. (Ve böyle konuşarak bahçelerine vardılar.)","arabic_text":"وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌۚ فَقَالَ لِصَاحِبِه۪ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَنَا۬ اَكْثَرُ مِنْكَ مَالًا وَاَعَزُّ نَفَرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu adamın ayrıca) başka geliri de vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla tartışırken ederken (kibirli bir eda ile): “Ben senden daha zenginim ve çoluk çocuğum kalabalık kabilem güçlü kuvvetli adamlarımla nüfus olarak da daha güçlüyüm!” dedi. (Ve böyle konuşarak bahçelerine vardılar.)","arabic_text":"وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌۚ فَقَالَ لِصَاحِبِه۪ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَنَا۬ اَكْثَرُ مِنْكَ مَالًا وَاَعَزُّ نَفَرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu adamın ayrıca) başka geliri de vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla tartışırken ederken (kibirli bir eda ile): “Ben senden daha zenginim ve çoluk çocuğum kalabalık kabilem güçlü kuvvetli adamlarımla nüfus olarak da daha güçlüyüm!” dedi. (Ve böyle konuşarak bahçelerine vardılar.)","arabic_text":"وَكَانَ لَهُ ثَمَرٌۚ فَقَالَ لِصَاحِبِه۪ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَنَا۬ اَكْثَرُ مِنْكَ مَالًا وَاَعَزُّ نَفَرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Böylece zenginliğiyle övünen ve küstahça davranışıyla) kendisine zulmeden bu adam bağına girdi ve dedi ki: “Bu bahçenin bir gün yok olacağını asla düşünmüyorum!”","arabic_text":"وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ قَالَ مَٓا اَظُنُّ اَنْ تَب۪يدَ هٰذِه۪ٓ اَبَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Böylece zenginliğiyle övünen ve küstahça davranışıyla) kendisine zulmeden bu adam bağına girdi ve dedi ki: “Bu bahçenin bir gün yok olacağını asla düşünmüyorum!”","arabic_text":"وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ قَالَ مَٓا اَظُنُّ اَنْ تَب۪يدَ هٰذِه۪ٓ اَبَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Böylece zenginliğiyle övünen ve küstahça davranışıyla) kendisine zulmeden bu adam bağına girdi ve dedi ki: “Bu bahçenin bir gün yok olacağını asla düşünmüyorum!”","arabic_text":"وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ قَالَ مَٓا اَظُنُّ اَنْ تَب۪يدَ هٰذِه۪ٓ اَبَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Böylece zenginliğiyle övünen ve küstahça davranışıyla) kendisine zulmeden bu adam bağına girdi ve dedi ki: “Bu bahçenin bir gün yok olacağını asla düşünmüyorum!”","arabic_text":"وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ قَالَ مَٓا اَظُنُّ اَنْ تَب۪يدَ هٰذِه۪ٓ اَبَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Kıyametin kopacağını (insanların yeniden dirilip hesaba çekileceğini ve yeni bir hayatın başlayacağını) da sanmıyorum. (Ama iddia ettikleri gibi yeniden dirilerek) Rabbime döndürülsem bile Andolsun bundan daha iyisini bulurum” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُدِدْتُ اِلٰى رَبّ۪ي لَاَجِدَنَّ خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-36c.mp3","commentary_text":"“Benim Rabbimdir” yani beni koyduğu kanunlarla, gönderdiği öğretilerle terbiye eden, bana rızık veren, hayatta kalmamı sağlayan, koruyan, ömrümü takdir eden, benim için ahireti yaratan ve bana ebedi nimetler lütfedendir. “Rabbime kimseyi ortak koşmam” yani her şeyi ondan beklerim, kulluğumu ona yaparım, duamı ona ederim, derdimi ona anlatırım, sorunlarımın çözümünü ondan beklerim, sadece ona güvenir ve ondan yardım dilenirim."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Kıyametin kopacağını (insanların yeniden dirilip hesaba çekileceğini ve yeni bir hayatın başlayacağını) da sanmıyorum. (Ama iddia ettikleri gibi yeniden dirilerek) Rabbime döndürülsem bile Andolsun bundan daha iyisini bulurum” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُدِدْتُ اِلٰى رَبّ۪ي لَاَجِدَنَّ خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-35c.mp3","commentary_text":"“Benim Rabbimdir” yani beni koyduğu kanunlarla, gönderdiği öğretilerle terbiye eden, bana rızık veren, hayatta kalmamı sağlayan, koruyan, ömrümü takdir eden, benim için ahireti yaratan ve bana ebedi nimetler lütfedendir. “Rabbime kimseyi ortak koşmam” yani her şeyi ondan beklerim, kulluğumu ona yaparım, duamı ona ederim, derdimi ona anlatırım, sorunlarımın çözümünü ondan beklerim, sadece ona güvenir ve ondan yardım dilenirim."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Kıyametin kopacağını (insanların yeniden dirilip hesaba çekileceğini ve yeni bir hayatın başlayacağını) da sanmıyorum. (Ama iddia ettikleri gibi yeniden dirilerek) Rabbime döndürülsem bile Andolsun bundan daha iyisini bulurum” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُدِدْتُ اِلٰى رَبّ۪ي لَاَجِدَنَّ خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-36c.mp3","commentary_text":"“Benim Rabbimdir” yani beni koyduğu kanunlarla, gönderdiği öğretilerle terbiye eden, bana rızık veren, hayatta kalmamı sağlayan, koruyan, ömrümü takdir eden, benim için ahireti yaratan ve bana ebedi nimetler lütfedendir. “Rabbime kimseyi ortak koşmam” yani her şeyi ondan beklerim, kulluğumu ona yaparım, duamı ona ederim, derdimi ona anlatırım, sorunlarımın çözümünü ondan beklerim, sadece ona güvenir ve ondan yardım dilenirim."},{"verse_number":"36","turkish_text":"“Kıyametin kopacağını (insanların yeniden dirilip hesaba çekileceğini ve yeni bir hayatın başlayacağını) da sanmıyorum. (Ama iddia ettikleri gibi yeniden dirilerek) Rabbime döndürülsem bile Andolsun bundan daha iyisini bulurum” dedi.","arabic_text":"وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُدِدْتُ اِلٰى رَبّ۪ي لَاَجِدَنَّ خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-36c.mp3","commentary_text":"“Benim Rabbimdir” yani beni koyduğu kanunlarla, gönderdiği öğretilerle terbiye eden, bana rızık veren, hayatta kalmamı sağlayan, koruyan, ömrümü takdir eden, benim için ahireti yaratan ve bana ebedi nimetler lütfedendir. “Rabbime kimseyi ortak koşmam” yani her şeyi ondan beklerim, kulluğumu ona yaparım, duamı ona ederim, derdimi ona anlatırım, sorunlarımın çözümünü ondan beklerim, sadece ona güvenir ve ondan yardım dilenirim."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni (insanı önce) topraktan sonra bir damla sudan yaratan sonra da (aşamadan aşamaya geçirerek) seni düzgün (eli ayağı tutan gücü kuvveti yerinde) bir insan şeklinde düzenleyene nankörlük mü ediyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَكَفَرْتَ بِالَّذ۪ي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ سَوّٰيكَ رَجُلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-37c.mp3","commentary_text":"“Maşaallah-Allah böyle diledi” Yani Allah böyle murad ettiği için böyle olmuştur. Allah neyi nasıl dilerse öyle yapar. Kime neyin ne kadar ve nasıl verileceğine o karar verir. Dolaysıyla bu konuda tek yetkili Allah’tır. Bunu bilen ve buna inanan insan kıskanç olamaz, haset edemez, filim eviremez, entrika yapamaz, çalamaz, çırpamaz, hilekâr, düzenbaz olamaz. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe hiç kimse bir şeye sahip olamaz. Vücut güzelliği, üstün zekâ, müstesna kabiliyet, servet, sağlık, çalışkanlık, potansiyel, hamle gücü, enerji… bütün bunlar Allah dilemesiyle olur. Sağlıklı ve dengeli bir hayat için kime neyin ne kadar verileceğine o karar verir. “Herkes kendi yapısına (fıtrat tarzına) göre iş yapar...” (İsra 17/84) Hatta başkalarını kıskanmayı, haset etmeyi, çalmayı Allah’ın takdir ettiği şeye karşı çıkmak olacağı için Allah’a karşı gelmek ve onun işine karışmak gibi düşünür.İnanır ki; Allah bir şeyi murad ettiyse onda mutlaka bir hayır vardır ve Allah adildir, adaletindeki incelikleri biz göremesek de O, asla haksızlık etmez, dünya ahiret dengesini koruyarak kulları arasında gerçek eşitliği sağlar."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni (insanı önce) topraktan sonra bir damla sudan yaratan sonra da (aşamadan aşamaya geçirerek) seni düzgün (eli ayağı tutan gücü kuvveti yerinde) bir insan şeklinde düzenleyene nankörlük mü ediyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَكَفَرْتَ بِالَّذ۪ي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ سَوّٰيكَ رَجُلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-36c.mp3","commentary_text":"“Maşaallah-Allah böyle diledi” Yani Allah böyle murad ettiği için böyle olmuştur. Allah neyi nasıl dilerse öyle yapar. Kime neyin ne kadar ve nasıl verileceğine o karar verir. Dolaysıyla bu konuda tek yetkili Allah’tır. Bunu bilen ve buna inanan insan kıskanç olamaz, haset edemez, filim eviremez, entrika yapamaz, çalamaz, çırpamaz, hilekâr, düzenbaz olamaz. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe hiç kimse bir şeye sahip olamaz. Vücut güzelliği, üstün zekâ, müstesna kabiliyet, servet, sağlık, çalışkanlık, potansiyel, hamle gücü, enerji… bütün bunlar Allah dilemesiyle olur. Sağlıklı ve dengeli bir hayat için kime neyin ne kadar verileceğine o karar verir. “Herkes kendi yapısına (fıtrat tarzına) göre iş yapar...” (İsra 17/84) Hatta başkalarını kıskanmayı, haset etmeyi, çalmayı Allah’ın takdir ettiği şeye karşı çıkmak olacağı için Allah’a karşı gelmek ve onun işine karışmak gibi düşünür.İnanır ki; Allah bir şeyi murad ettiyse onda mutlaka bir hayır vardır ve Allah adildir, adaletindeki incelikleri biz göremesek de O, asla haksızlık etmez, dünya ahiret dengesini koruyarak kulları arasında gerçek eşitliği sağlar."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni (insanı önce) topraktan sonra bir damla sudan yaratan sonra da (aşamadan aşamaya geçirerek) seni düzgün (eli ayağı tutan gücü kuvveti yerinde) bir insan şeklinde düzenleyene nankörlük mü ediyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَكَفَرْتَ بِالَّذ۪ي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ سَوّٰيكَ رَجُلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-37c.mp3","commentary_text":"“Maşaallah-Allah böyle diledi” Yani Allah böyle murad ettiği için böyle olmuştur. Allah neyi nasıl dilerse öyle yapar. Kime neyin ne kadar ve nasıl verileceğine o karar verir. Dolaysıyla bu konuda tek yetkili Allah’tır. Bunu bilen ve buna inanan insan kıskanç olamaz, haset edemez, filim eviremez, entrika yapamaz, çalamaz, çırpamaz, hilekâr, düzenbaz olamaz. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe hiç kimse bir şeye sahip olamaz. Vücut güzelliği, üstün zekâ, müstesna kabiliyet, servet, sağlık, çalışkanlık, potansiyel, hamle gücü, enerji… bütün bunlar Allah dilemesiyle olur. Sağlıklı ve dengeli bir hayat için kime neyin ne kadar verileceğine o karar verir. “Herkes kendi yapısına (fıtrat tarzına) göre iş yapar...” (İsra 17/84) Hatta başkalarını kıskanmayı, haset etmeyi, çalmayı Allah’ın takdir ettiği şeye karşı çıkmak olacağı için Allah’a karşı gelmek ve onun işine karışmak gibi düşünür.İnanır ki; Allah bir şeyi murad ettiyse onda mutlaka bir hayır vardır ve Allah adildir, adaletindeki incelikleri biz göremesek de O, asla haksızlık etmez, dünya ahiret dengesini koruyarak kulları arasında gerçek eşitliği sağlar."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: “Seni (insanı önce) topraktan sonra bir damla sudan yaratan sonra da (aşamadan aşamaya geçirerek) seni düzgün (eli ayağı tutan gücü kuvveti yerinde) bir insan şeklinde düzenleyene nankörlük mü ediyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُٓ اَكَفَرْتَ بِالَّذ۪ي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ سَوّٰيكَ رَجُلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-37c.mp3","commentary_text":"“Maşaallah-Allah böyle diledi” Yani Allah böyle murad ettiği için böyle olmuştur. Allah neyi nasıl dilerse öyle yapar. Kime neyin ne kadar ve nasıl verileceğine o karar verir. Dolaysıyla bu konuda tek yetkili Allah’tır. Bunu bilen ve buna inanan insan kıskanç olamaz, haset edemez, filim eviremez, entrika yapamaz, çalamaz, çırpamaz, hilekâr, düzenbaz olamaz. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe hiç kimse bir şeye sahip olamaz. Vücut güzelliği, üstün zekâ, müstesna kabiliyet, servet, sağlık, çalışkanlık, potansiyel, hamle gücü, enerji… bütün bunlar Allah dilemesiyle olur. Sağlıklı ve dengeli bir hayat için kime neyin ne kadar verileceğine o karar verir. “Herkes kendi yapısına (fıtrat tarzına) göre iş yapar...” (İsra 17/84) Hatta başkalarını kıskanmayı, haset etmeyi, çalmayı Allah’ın takdir ettiği şeye karşı çıkmak olacağı için Allah’a karşı gelmek ve onun işine karışmak gibi düşünür.İnanır ki; Allah bir şeyi murad ettiyse onda mutlaka bir hayır vardır ve Allah adildir, adaletindeki incelikleri biz göremesek de O, asla haksızlık etmez, dünya ahiret dengesini koruyarak kulları arasında gerçek eşitliği sağlar."},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Bana gelince (ben biliyorum ki) O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi (serveti kibri bencilliği) ortak koşmam.”","arabic_text":"لٰكِنَّا۬ هُوَ اللّٰهُ رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Bana gelince (ben biliyorum ki) O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi (serveti kibri bencilliği) ortak koşmam.”","arabic_text":"لٰكِنَّا۬ هُوَ اللّٰهُ رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Bana gelince (ben biliyorum ki) O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi (serveti kibri bencilliği) ortak koşmam.”","arabic_text":"لٰكِنَّا۬ هُوَ اللّٰهُ رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Bana gelince (ben biliyorum ki) O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi (serveti kibri bencilliği) ortak koşmam.”","arabic_text":"لٰكِنَّا۬ هُوَ اللّٰهُ رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40-41","turkish_text":"“Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah’ın dilediği olur) bütün güç sadece Allah’ındır’ demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40-41","turkish_text":"“Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah’ın dilediği olur) bütün güç sadece Allah’ındır’ demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40-41","turkish_text":"“Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah’ın dilediği olur) bütün güç sadece Allah’ındır’ demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40-41","turkish_text":"“Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah’ın dilediği olur) bütün güç sadece Allah’ındır’ demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi çoluk çocuğumu bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”","arabic_text":"وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-42c.mp3","commentary_text":"Mallar ve evlatlar sadece dünyanın süsü olmakla kalmıyor, onlara gösterilen ilgi ve onlarla olan münasebet aynı zamanda insanla Allah arasını açabiliyor. Bu tehlikeyi bilen Allah, mala ve evlada yapılan yatırımda ve gösterilen ilgide ölçüyü kaçırmama konusunda insanların daha hassas olmaları gerektiğine dikkat çekiyor: “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (O'nun için çalışmaktan) alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihan vesilesidir; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabûn, 64/15)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi çoluk çocuğumu bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”","arabic_text":"وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-41c.mp3","commentary_text":"Mallar ve evlatlar sadece dünyanın süsü olmakla kalmıyor, onlara gösterilen ilgi ve onlarla olan münasebet aynı zamanda insanla Allah arasını açabiliyor. Bu tehlikeyi bilen Allah, mala ve evlada yapılan yatırımda ve gösterilen ilgide ölçüyü kaçırmama konusunda insanların daha hassas olmaları gerektiğine dikkat çekiyor: “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (O'nun için çalışmaktan) alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihan vesilesidir; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabûn, 64/15)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi çoluk çocuğumu bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”","arabic_text":"وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-42c.mp3","commentary_text":"Mallar ve evlatlar sadece dünyanın süsü olmakla kalmıyor, onlara gösterilen ilgi ve onlarla olan münasebet aynı zamanda insanla Allah arasını açabiliyor. Bu tehlikeyi bilen Allah, mala ve evlada yapılan yatırımda ve gösterilen ilgide ölçüyü kaçırmama konusunda insanların daha hassas olmaları gerektiğine dikkat çekiyor: “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (O'nun için çalışmaktan) alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihan vesilesidir; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabûn, 64/15)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi çoluk çocuğumu bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”","arabic_text":"وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-42c.mp3","commentary_text":"Mallar ve evlatlar sadece dünyanın süsü olmakla kalmıyor, onlara gösterilen ilgi ve onlarla olan münasebet aynı zamanda insanla Allah arasını açabiliyor. Bu tehlikeyi bilen Allah, mala ve evlada yapılan yatırımda ve gösterilen ilgide ölçüyü kaçırmama konusunda insanların daha hassas olmaları gerektiğine dikkat çekiyor: “Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (O'nun için çalışmaktan) alıkoymasın. Kim böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanlardır.” (Münafikûn 63/9) “Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihan vesilesidir; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabûn, 64/15)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onun Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.","arabic_text":"وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-43c.mp3","commentary_text":"“Dümdüz göreceksin” ifadesi, “içindekileri dışarı atmış, açığa çıkarmış” demektir. Âyetin son cümlesindeki “tüm insanları toplayacağız” söylemi bunu teyit etmektedir. Yani kıyamet kopunca insanlar yeniden dirilmiş olacak ve bir tek kişi dışarda kalmamak kaydıyla bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaktır. “O gün, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim 14/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onun Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.","arabic_text":"وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-42c.mp3","commentary_text":"“Dümdüz göreceksin” ifadesi, “içindekileri dışarı atmış, açığa çıkarmış” demektir. Âyetin son cümlesindeki “tüm insanları toplayacağız” söylemi bunu teyit etmektedir. Yani kıyamet kopunca insanlar yeniden dirilmiş olacak ve bir tek kişi dışarda kalmamak kaydıyla bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaktır. “O gün, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim 14/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onun Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.","arabic_text":"وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-43c.mp3","commentary_text":"“Dümdüz göreceksin” ifadesi, “içindekileri dışarı atmış, açığa çıkarmış” demektir. Âyetin son cümlesindeki “tüm insanları toplayacağız” söylemi bunu teyit etmektedir. Yani kıyamet kopunca insanlar yeniden dirilmiş olacak ve bir tek kişi dışarda kalmamak kaydıyla bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaktır. “O gün, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim 14/48)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"Onun Allah’tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.","arabic_text":"وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-43c.mp3","commentary_text":"“Dümdüz göreceksin” ifadesi, “içindekileri dışarı atmış, açığa çıkarmış” demektir. Âyetin son cümlesindeki “tüm insanları toplayacağız” söylemi bunu teyit etmektedir. Yani kıyamet kopunca insanlar yeniden dirilmiş olacak ve bir tek kişi dışarda kalmamak kaydıyla bütün insanlar Allah’ın huzurunda toplanacaktır. “O gün, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve (insanlar) her şeyin üzerinde yegâne hâkim olan Allah'ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim 14/48)"},{"verse_number":"44","turkish_text":"İşte bunun içindir ki; koruyucu yardımcı güç bütünüyle tek ve gerçek ilah olan Allah’a aittir. En iyi mükâfatı da en güzel sonucu da veren O’dur.","arabic_text":"هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّۜ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا۟","related_links":["10/90","40/84"],"audio_path":"17/17-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"İşte bunun içindir ki; koruyucu yardımcı güç bütünüyle tek ve gerçek ilah olan Allah’a aittir. En iyi mükâfatı da en güzel sonucu da veren O’dur.","arabic_text":"هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّۜ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا۟","related_links":["10/90","40/84"],"audio_path":"17/17-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"İşte bunun içindir ki; koruyucu yardımcı güç bütünüyle tek ve gerçek ilah olan Allah’a aittir. En iyi mükâfatı da en güzel sonucu da veren O’dur.","arabic_text":"هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّۜ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا۟","related_links":["10/90","40/84"],"audio_path":"17/17-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"İşte bunun içindir ki; koruyucu yardımcı güç bütünüyle tek ve gerçek ilah olan Allah’a aittir. En iyi mükâfatı da en güzel sonucu da veren O’dur.","arabic_text":"هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّۜ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا۟","related_links":["10/90","40/84"],"audio_path":"17/17-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar ama (bütün bu canlılık çeşitlilik sonunda) rüzgârın savurup götürdüğü çer çöpe döner. Hiç kuşkusuz Allah’ın gücü her şeyi yapmaya yeter.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِرًا","related_links":["10/24","39/21","57/20"],"audio_path":"17/17-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-45c.mp3","commentary_text":"İnsanların bütün yaptıklarının kaydedildiği manevi aygıt ne ise, Kur’an’da sürekli “kitap” olarak geçer ve yapılanların kaydedilmesi de “yazmak” sözcüğü ile ifade edilir. Gerek Kur’an’ın ilk muhataplarının yaşadığı devirde ve gerekse daha sonraki zamanlarda insanların yaptıkları kalemle yazılır ve yazılanlar da kitap haline getirilirdi. “Kitap” ve “yazmak” kelimeleri insanların anlaması için bu anlamda en uygun seçimdi. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada bu konunun daha iyi kavranması için “kitap” ve “yazmak” yerine “kamera” ve “Hard Disk” kelimelerini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira esas olan kelimelere takılmak değil, maksadın anlaşılmasını sağlamaktır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar ama (bütün bu canlılık çeşitlilik sonunda) rüzgârın savurup götürdüğü çer çöpe döner. Hiç kuşkusuz Allah’ın gücü her şeyi yapmaya yeter.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِرًا","related_links":["10/24","39/21","57/20"],"audio_path":"17/17-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-44c.mp3","commentary_text":"İnsanların bütün yaptıklarının kaydedildiği manevi aygıt ne ise, Kur’an’da sürekli “kitap” olarak geçer ve yapılanların kaydedilmesi de “yazmak” sözcüğü ile ifade edilir. Gerek Kur’an’ın ilk muhataplarının yaşadığı devirde ve gerekse daha sonraki zamanlarda insanların yaptıkları kalemle yazılır ve yazılanlar da kitap haline getirilirdi. “Kitap” ve “yazmak” kelimeleri insanların anlaması için bu anlamda en uygun seçimdi. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada bu konunun daha iyi kavranması için “kitap” ve “yazmak” yerine “kamera” ve “Hard Disk” kelimelerini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira esas olan kelimelere takılmak değil, maksadın anlaşılmasını sağlamaktır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar ama (bütün bu canlılık çeşitlilik sonunda) rüzgârın savurup götürdüğü çer çöpe döner. Hiç kuşkusuz Allah’ın gücü her şeyi yapmaya yeter.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِرًا","related_links":["10/24","39/21","57/20"],"audio_path":"17/17-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-45c.mp3","commentary_text":"İnsanların bütün yaptıklarının kaydedildiği manevi aygıt ne ise, Kur’an’da sürekli “kitap” olarak geçer ve yapılanların kaydedilmesi de “yazmak” sözcüğü ile ifade edilir. Gerek Kur’an’ın ilk muhataplarının yaşadığı devirde ve gerekse daha sonraki zamanlarda insanların yaptıkları kalemle yazılır ve yazılanlar da kitap haline getirilirdi. “Kitap” ve “yazmak” kelimeleri insanların anlaması için bu anlamda en uygun seçimdi. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada bu konunun daha iyi kavranması için “kitap” ve “yazmak” yerine “kamera” ve “Hard Disk” kelimelerini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira esas olan kelimelere takılmak değil, maksadın anlaşılmasını sağlamaktır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar ama (bütün bu canlılık çeşitlilik sonunda) rüzgârın savurup götürdüğü çer çöpe döner. Hiç kuşkusuz Allah’ın gücü her şeyi yapmaya yeter.","arabic_text":"وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِرًا","related_links":["10/24","39/21","57/20"],"audio_path":"17/17-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-45c.mp3","commentary_text":"İnsanların bütün yaptıklarının kaydedildiği manevi aygıt ne ise, Kur’an’da sürekli “kitap” olarak geçer ve yapılanların kaydedilmesi de “yazmak” sözcüğü ile ifade edilir. Gerek Kur’an’ın ilk muhataplarının yaşadığı devirde ve gerekse daha sonraki zamanlarda insanların yaptıkları kalemle yazılır ve yazılanlar da kitap haline getirilirdi. “Kitap” ve “yazmak” kelimeleri insanların anlaması için bu anlamda en uygun seçimdi. Ancak bugün teknolojinin geldiği noktada bu konunun daha iyi kavranması için “kitap” ve “yazmak” yerine “kamera” ve “Hard Disk” kelimelerini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira esas olan kelimelere takılmak değil, maksadın anlaşılmasını sağlamaktır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Ürünü kalıcı olan dürüst ve erdemli davranışlar ise karşılığı bakımından Rabbinin katında daha değerli ve bir ümit kaynağı olarak daha verimlidir.","arabic_text":"اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ اَمَلًا","related_links":["3/14","19/76","34/37","64/14"],"audio_path":"17/17-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Ürünü kalıcı olan dürüst ve erdemli davranışlar ise karşılığı bakımından Rabbinin katında daha değerli ve bir ümit kaynağı olarak daha verimlidir.","arabic_text":"اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ اَمَلًا","related_links":["3/14","19/76","34/37","64/14"],"audio_path":"17/17-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Ürünü kalıcı olan dürüst ve erdemli davranışlar ise karşılığı bakımından Rabbinin katında daha değerli ve bir ümit kaynağı olarak daha verimlidir.","arabic_text":"اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ اَمَلًا","related_links":["3/14","19/76","34/37","64/14"],"audio_path":"17/17-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Ürünü kalıcı olan dürüst ve erdemli davranışlar ise karşılığı bakımından Rabbinin katında daha değerli ve bir ümit kaynağı olarak daha verimlidir.","arabic_text":"اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ اَمَلًا","related_links":["3/14","19/76","34/37","64/14"],"audio_path":"17/17-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O gün dağları (yerlerinden) yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz göreceksin. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları (mahşerde) toplayacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةًۙ وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًاۚ","related_links":["20/107","101/5","27/88","101/5"],"audio_path":"17/17-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O gün dağları (yerlerinden) yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz göreceksin. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları (mahşerde) toplayacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةًۙ وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًاۚ","related_links":["20/107","101/5","27/88","101/5"],"audio_path":"17/17-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O gün dağları (yerlerinden) yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz göreceksin. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları (mahşerde) toplayacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةًۙ وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًاۚ","related_links":["20/107","101/5","27/88","101/5"],"audio_path":"17/17-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O gün dağları (yerlerinden) yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz göreceksin. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları (mahşerde) toplayacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةًۙ وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًاۚ","related_links":["20/107","101/5","27/88","101/5"],"audio_path":"17/17-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.","arabic_text":"وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّاۜ لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۘ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-48c.mp3","commentary_text":"“Benim ortaklarım olduğunu sandığınız” söylemi doğrudan, Allah’a ulaşmak ve yakarışların Allah’a ulaştırılmasını sağlamak için araya bir takım hayal ürünü düzmece varlıkları, tapınırcasına yüceltilen kişileri sokmaya çalışan sefil müşriklere hitaptır.  “Aralarında aşılmaz uçurumun olması” söylemi ise, kendilerini putlaştırmaya çalışan ve akıl tutulması yaşayan müşrik ruhlu insanların bu tavırlarına seyirci kalan ve hatta bundan hoşlanarak destek veren sözde büyük zatların (!) da azap göreceğine işarettir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.","arabic_text":"وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّاۜ لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۘ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-47c.mp3","commentary_text":"“Benim ortaklarım olduğunu sandığınız” söylemi doğrudan, Allah’a ulaşmak ve yakarışların Allah’a ulaştırılmasını sağlamak için araya bir takım hayal ürünü düzmece varlıkları, tapınırcasına yüceltilen kişileri sokmaya çalışan sefil müşriklere hitaptır.  “Aralarında aşılmaz uçurumun olması” söylemi ise, kendilerini putlaştırmaya çalışan ve akıl tutulması yaşayan müşrik ruhlu insanların bu tavırlarına seyirci kalan ve hatta bundan hoşlanarak destek veren sözde büyük zatların (!) da azap göreceğine işarettir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.","arabic_text":"وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّاۜ لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۘ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-48c.mp3","commentary_text":"“Benim ortaklarım olduğunu sandığınız” söylemi doğrudan, Allah’a ulaşmak ve yakarışların Allah’a ulaştırılmasını sağlamak için araya bir takım hayal ürünü düzmece varlıkları, tapınırcasına yüceltilen kişileri sokmaya çalışan sefil müşriklere hitaptır.  “Aralarında aşılmaz uçurumun olması” söylemi ise, kendilerini putlaştırmaya çalışan ve akıl tutulması yaşayan müşrik ruhlu insanların bu tavırlarına seyirci kalan ve hatta bundan hoşlanarak destek veren sözde büyük zatların (!) da azap göreceğine işarettir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"(O gün) sıralar halinde hepsi Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar. Onlara: “Andolsun sizi ilk önce yarattığımız gibi (şimdi de çırılçıplak olarak hiçbir şeyiniz olmaksızın) bize geldiniz. Oysa siz sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız değil mi” denecek.","arabic_text":"وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّاۜ لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۘ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-48c.mp3","commentary_text":"“Benim ortaklarım olduğunu sandığınız” söylemi doğrudan, Allah’a ulaşmak ve yakarışların Allah’a ulaştırılmasını sağlamak için araya bir takım hayal ürünü düzmece varlıkları, tapınırcasına yüceltilen kişileri sokmaya çalışan sefil müşriklere hitaptır.  “Aralarında aşılmaz uçurumun olması” söylemi ise, kendilerini putlaştırmaya çalışan ve akıl tutulması yaşayan müşrik ruhlu insanların bu tavırlarına seyirci kalan ve hatta bundan hoşlanarak destek veren sözde büyük zatların (!) da azap göreceğine işarettir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Amellerin bulunduğu) kitap (Hard Disk) ortaya konur. Suçluları kitabın (Hard Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.","arabic_text":"وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَا لِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاۜ وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًا۟","related_links":["45/28"],"audio_path":"17/17-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Amellerin bulunduğu) kitap (Hard Disk) ortaya konur. Suçluları kitabın (Hard Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.","arabic_text":"وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَا لِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاۜ وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًا۟","related_links":["45/28"],"audio_path":"17/17-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Amellerin bulunduğu) kitap (Hard Disk) ortaya konur. Suçluları kitabın (Hard Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.","arabic_text":"وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَا لِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاۜ وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًا۟","related_links":["45/28"],"audio_path":"17/17-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Amellerin bulunduğu) kitap (Hard Disk) ortaya konur. Suçluları kitabın (Hard Diskin) içindekilerden dolayı korkuya kapılmış görürsün. Bir yandan da: “Vay başımıza gelenlere! Ne biçim kitapmış bu; küçük büyük hiçbir davranışımızı atlamamış” derler. Onlar (bütün) yaptıklarını (en ince detayına kadar önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.","arabic_text":"وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَا لِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاۜ وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًا۟","related_links":["45/28"],"audio_path":"17/17-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis’i ve neslini kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu zalimler için ne kötü bir değiştirmedir/takastır/bedeldir!","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلًا","related_links":["2/34","7/12","15/28","17/61","20/116","38/76"],"audio_path":"17/17-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-50c.mp3","commentary_text":"Muhatabı etkilemek ve akılda kalıcılığı sağlamak için dolaylı anlatım tarzı olarak örnek/misal verilir. Kur’an diliyle biz buna “misal getirmek” diyoruz. Kur’an’da peygamberlerin hayat hikâyelerinde olduğu gibi mesajların etkisini artırmak için verilen örnekler de oldukça fazla yer almaktadır. Bu bakımdan müşrikler “bu nasıl ilahi bir kitaptır ki; çiçekten, böcekten, sinekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Kur’an’daki misallerle alay ediyorlardı. “İşte Biz insanlara böyle (ibret içerikli) örnekler veriyoruz ki; (ruhen ve zihnen aydınlanmaları için) düşünüp öğüt alsınlar.” (Haşr 59/21) Allah ilahi hakikatleri değişik örneklerle insanların algılarına sunarak anlamalarını sağladıktan sonra bu mesajları ruhlarına ve zihinlerine iyice kazımak istiyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis’i ve neslini kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu zalimler için ne kötü bir değiştirmedir/takastır/bedeldir!","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلًا","related_links":["2/34","7/12","15/28","17/61","20/116","38/76"],"audio_path":"17/17-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-49c.mp3","commentary_text":"Muhatabı etkilemek ve akılda kalıcılığı sağlamak için dolaylı anlatım tarzı olarak örnek/misal verilir. Kur’an diliyle biz buna “misal getirmek” diyoruz. Kur’an’da peygamberlerin hayat hikâyelerinde olduğu gibi mesajların etkisini artırmak için verilen örnekler de oldukça fazla yer almaktadır. Bu bakımdan müşrikler “bu nasıl ilahi bir kitaptır ki; çiçekten, böcekten, sinekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Kur’an’daki misallerle alay ediyorlardı. “İşte Biz insanlara böyle (ibret içerikli) örnekler veriyoruz ki; (ruhen ve zihnen aydınlanmaları için) düşünüp öğüt alsınlar.” (Haşr 59/21) Allah ilahi hakikatleri değişik örneklerle insanların algılarına sunarak anlamalarını sağladıktan sonra bu mesajları ruhlarına ve zihinlerine iyice kazımak istiyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis’i ve neslini kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu zalimler için ne kötü bir değiştirmedir/takastır/bedeldir!","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلًا","related_links":["2/34","7/12","15/28","17/61","20/116","38/76"],"audio_path":"17/17-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-50c.mp3","commentary_text":"Muhatabı etkilemek ve akılda kalıcılığı sağlamak için dolaylı anlatım tarzı olarak örnek/misal verilir. Kur’an diliyle biz buna “misal getirmek” diyoruz. Kur’an’da peygamberlerin hayat hikâyelerinde olduğu gibi mesajların etkisini artırmak için verilen örnekler de oldukça fazla yer almaktadır. Bu bakımdan müşrikler “bu nasıl ilahi bir kitaptır ki; çiçekten, böcekten, sinekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Kur’an’daki misallerle alay ediyorlardı. “İşte Biz insanlara böyle (ibret içerikli) örnekler veriyoruz ki; (ruhen ve zihnen aydınlanmaları için) düşünüp öğüt alsınlar.” (Haşr 59/21) Allah ilahi hakikatleri değişik örneklerle insanların algılarına sunarak anlamalarını sağladıktan sonra bu mesajları ruhlarına ve zihinlerine iyice kazımak istiyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis’i ve neslini kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu zalimler için ne kötü bir değiştirmedir/takastır/bedeldir!","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلًا","related_links":["2/34","7/12","15/28","17/61","20/116","38/76"],"audio_path":"17/17-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-50c.mp3","commentary_text":"Muhatabı etkilemek ve akılda kalıcılığı sağlamak için dolaylı anlatım tarzı olarak örnek/misal verilir. Kur’an diliyle biz buna “misal getirmek” diyoruz. Kur’an’da peygamberlerin hayat hikâyelerinde olduğu gibi mesajların etkisini artırmak için verilen örnekler de oldukça fazla yer almaktadır. Bu bakımdan müşrikler “bu nasıl ilahi bir kitaptır ki; çiçekten, böcekten, sinekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Kur’an’daki misallerle alay ediyorlardı. “İşte Biz insanlara böyle (ibret içerikli) örnekler veriyoruz ki; (ruhen ve zihnen aydınlanmaları için) düşünüp öğüt alsınlar.” (Haşr 59/21) Allah ilahi hakikatleri değişik örneklerle insanların algılarına sunarak anlamalarını sağladıktan sonra bu mesajları ruhlarına ve zihinlerine iyice kazımak istiyor."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ben onları göklerin ve yerin yaratılışına tanık etmediğim gibi kendi yaratılışlarına da (şahit kılmadım). Ayrıca yoldan çıkan ve çıkaran kimseleri hiçbir zaman iş gören olarak da tutmam.","arabic_text":"مَٓا اَشْهَدْتُهُمْ خَلْقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلّ۪ينَ عَضُدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ben onları göklerin ve yerin yaratılışına tanık etmediğim gibi kendi yaratılışlarına da (şahit kılmadım). Ayrıca yoldan çıkan ve çıkaran kimseleri hiçbir zaman iş gören olarak da tutmam.","arabic_text":"مَٓا اَشْهَدْتُهُمْ خَلْقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلّ۪ينَ عَضُدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ben onları göklerin ve yerin yaratılışına tanık etmediğim gibi kendi yaratılışlarına da (şahit kılmadım). Ayrıca yoldan çıkan ve çıkaran kimseleri hiçbir zaman iş gören olarak da tutmam.","arabic_text":"مَٓا اَشْهَدْتُهُمْ خَلْقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلّ۪ينَ عَضُدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ben onları göklerin ve yerin yaratılışına tanık etmediğim gibi kendi yaratılışlarına da (şahit kılmadım). Ayrıca yoldan çıkan ve çıkaran kimseleri hiçbir zaman iş gören olarak da tutmam.","arabic_text":"مَٓا اَشْهَدْتُهُمْ خَلْقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَا خَلْقَ اَنْفُسِهِمْۖ وَمَا كُنْتُ مُتَّخِذَ الْمُضِلّ۪ينَ عَضُدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve o gün (Allah müşriklere): “(Şimdi) çağırın bakalım benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!” diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar ama berikiler (çağrılanlar) onlara bir karşılık vermeyecek. Çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ مَوْبِقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve o gün (Allah müşriklere): “(Şimdi) çağırın bakalım benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!” diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar ama berikiler (çağrılanlar) onlara bir karşılık vermeyecek. Çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ مَوْبِقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve o gün (Allah müşriklere): “(Şimdi) çağırın bakalım benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!” diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar ama berikiler (çağrılanlar) onlara bir karşılık vermeyecek. Çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ مَوْبِقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve o gün (Allah müşriklere): “(Şimdi) çağırın bakalım benim ortaklarım olduğunu sandığınız varlıkları!” diyecek. Bunun üzerine onları çağıracaklar ama berikiler (çağrılanlar) onlara bir karşılık vermeyecek. Çünkü onlarla ötekiler arasına aşılmaz bir uçurum koyacağız.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ مَوْبِقًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O gün suçlular cehennem ateşini görünce oraya atılacaklarını anlayacaklar (Kurtulmak için çırpınacaklar) ama oradan dönüp gidecek başka bir yer de bulamayacaklar.","arabic_text":"وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O gün suçlular cehennem ateşini görünce oraya atılacaklarını anlayacaklar (Kurtulmak için çırpınacaklar) ama oradan dönüp gidecek başka bir yer de bulamayacaklar.","arabic_text":"وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O gün suçlular cehennem ateşini görünce oraya atılacaklarını anlayacaklar (Kurtulmak için çırpınacaklar) ama oradan dönüp gidecek başka bir yer de bulamayacaklar.","arabic_text":"وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O gün suçlular cehennem ateşini görünce oraya atılacaklarını anlayacaklar (Kurtulmak için çırpınacaklar) ama oradan dönüp gidecek başka bir yer de bulamayacaklar.","arabic_text":"وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Andolsun ki biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kendilerine doğru yolu gösteren (peygamber ve Kur’an) geldiği halde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey ancak (onların) önceki (günahkâr) toplumlara uygulanan sürecin (bela ve musibetlerin) kendilerine de uygulanmasını ya da (nihai) azabın ahirette başlarına gelmesini beklemeleridir.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kendilerine doğru yolu gösteren (peygamber ve Kur’an) geldiği halde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey ancak (onların) önceki (günahkâr) toplumlara uygulanan sürecin (bela ve musibetlerin) kendilerine de uygulanmasını ya da (nihai) azabın ahirette başlarına gelmesini beklemeleridir.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kendilerine doğru yolu gösteren (peygamber ve Kur’an) geldiği halde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey ancak (onların) önceki (günahkâr) toplumlara uygulanan sürecin (bela ve musibetlerin) kendilerine de uygulanmasını ya da (nihai) azabın ahirette başlarına gelmesini beklemeleridir.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kendilerine doğru yolu gösteren (peygamber ve Kur’an) geldiği halde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey ancak (onların) önceki (günahkâr) toplumlara uygulanan sürecin (bela ve musibetlerin) kendilerine de uygulanmasını ya da (nihai) azabın ahirette başlarına gelmesini beklemeleridir.","arabic_text":"وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz peygamberleri; sadece (cenneti) müjdeleyici ve (azaba karşı) uyarıcılar olarak göndeririz. İnkârcılar ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Onlar benim ayetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ وَيُجَادِلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَمَٓا اُنْذِرُوا هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “genç arkadaşın” Hz. Yuşa olduğu söylenmektedir. “İki denizin birleştiği yer” in hangi denizler olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Bunların Kızıl Deniz ile Hint Okyanusu’nun, Cebel-i Tarık’ta Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nun ya da Karadeniz ve Marmara Denizi’nin birleştiği İstanbul Boğazı’nın olabileceği ifade edilmektedir. Beydâvî, “iki denizin birleştiği yer” le ilgili temsîlî bir açıklama getirerek, “iki deniz” in iki tür bilgi kaynağını ya da bilgi akışını yani, haricî olay ve olgulara ilişkin gözlem ve muhakemeler yoluyla elde edilen zahirî bilgi ile mistik sezgi ve müşahedeler yoluyla elde edilen batınî bilgiyi simgelediğini söylemektedir. Bu görüşe göre, Hz. Musa’nın arayışının gerçek amacı zahirî ve batınî bilginin buluştuğu sınıra varmaktır. Burada esas olan iki denizin birleştiği yerin neresi olduğunu ve bu olayı yaşayan iki kişinin kimler olduğunu bilmek değil, eşyanın çift kutuplu olarak yaratıldığına inanmak ve gördüğümüz her şeyin mutlaka bir görünen bir de görünmeyen tarafının olduğunu anlamaktır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz peygamberleri; sadece (cenneti) müjdeleyici ve (azaba karşı) uyarıcılar olarak göndeririz. İnkârcılar ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Onlar benim ayetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ وَيُجَادِلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَمَٓا اُنْذِرُوا هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-55c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “genç arkadaşın” Hz. Yuşa olduğu söylenmektedir. “İki denizin birleştiği yer” in hangi denizler olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Bunların Kızıl Deniz ile Hint Okyanusu’nun, Cebel-i Tarık’ta Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nun ya da Karadeniz ve Marmara Denizi’nin birleştiği İstanbul Boğazı’nın olabileceği ifade edilmektedir. Beydâvî, “iki denizin birleştiği yer” le ilgili temsîlî bir açıklama getirerek, “iki deniz” in iki tür bilgi kaynağını ya da bilgi akışını yani, haricî olay ve olgulara ilişkin gözlem ve muhakemeler yoluyla elde edilen zahirî bilgi ile mistik sezgi ve müşahedeler yoluyla elde edilen batınî bilgiyi simgelediğini söylemektedir. Bu görüşe göre, Hz. Musa’nın arayışının gerçek amacı zahirî ve batınî bilginin buluştuğu sınıra varmaktır. Burada esas olan iki denizin birleştiği yerin neresi olduğunu ve bu olayı yaşayan iki kişinin kimler olduğunu bilmek değil, eşyanın çift kutuplu olarak yaratıldığına inanmak ve gördüğümüz her şeyin mutlaka bir görünen bir de görünmeyen tarafının olduğunu anlamaktır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz peygamberleri; sadece (cenneti) müjdeleyici ve (azaba karşı) uyarıcılar olarak göndeririz. İnkârcılar ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Onlar benim ayetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ وَيُجَادِلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَمَٓا اُنْذِرُوا هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “genç arkadaşın” Hz. Yuşa olduğu söylenmektedir. “İki denizin birleştiği yer” in hangi denizler olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Bunların Kızıl Deniz ile Hint Okyanusu’nun, Cebel-i Tarık’ta Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nun ya da Karadeniz ve Marmara Denizi’nin birleştiği İstanbul Boğazı’nın olabileceği ifade edilmektedir. Beydâvî, “iki denizin birleştiği yer” le ilgili temsîlî bir açıklama getirerek, “iki deniz” in iki tür bilgi kaynağını ya da bilgi akışını yani, haricî olay ve olgulara ilişkin gözlem ve muhakemeler yoluyla elde edilen zahirî bilgi ile mistik sezgi ve müşahedeler yoluyla elde edilen batınî bilgiyi simgelediğini söylemektedir. Bu görüşe göre, Hz. Musa’nın arayışının gerçek amacı zahirî ve batınî bilginin buluştuğu sınıra varmaktır. Burada esas olan iki denizin birleştiği yerin neresi olduğunu ve bu olayı yaşayan iki kişinin kimler olduğunu bilmek değil, eşyanın çift kutuplu olarak yaratıldığına inanmak ve gördüğümüz her şeyin mutlaka bir görünen bir de görünmeyen tarafının olduğunu anlamaktır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz peygamberleri; sadece (cenneti) müjdeleyici ve (azaba karşı) uyarıcılar olarak göndeririz. İnkârcılar ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Onlar benim ayetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.","arabic_text":"وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ وَيُجَادِلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَمَٓا اُنْذِرُوا هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-56c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “genç arkadaşın” Hz. Yuşa olduğu söylenmektedir. “İki denizin birleştiği yer” in hangi denizler olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Bunların Kızıl Deniz ile Hint Okyanusu’nun, Cebel-i Tarık’ta Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nun ya da Karadeniz ve Marmara Denizi’nin birleştiği İstanbul Boğazı’nın olabileceği ifade edilmektedir. Beydâvî, “iki denizin birleştiği yer” le ilgili temsîlî bir açıklama getirerek, “iki deniz” in iki tür bilgi kaynağını ya da bilgi akışını yani, haricî olay ve olgulara ilişkin gözlem ve muhakemeler yoluyla elde edilen zahirî bilgi ile mistik sezgi ve müşahedeler yoluyla elde edilen batınî bilgiyi simgelediğini söylemektedir. Bu görüşe göre, Hz. Musa’nın arayışının gerçek amacı zahirî ve batınî bilginin buluştuğu sınıra varmaktır. Burada esas olan iki denizin birleştiği yerin neresi olduğunu ve bu olayı yaşayan iki kişinin kimler olduğunu bilmek değil, eşyanın çift kutuplu olarak yaratıldığına inanmak ve gördüğümüz her şeyin mutlaka bir görünen bir de görünmeyen tarafının olduğunu anlamaktır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Allah’ın ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde onlara sırt çevirenden ve işlediği kötülükleri unutandan daha zalim kim olabilir? Biz de (bu sebepten dolayı) onların kalplerini o (Kur’an’)ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde perdeledik ve kulaklarını (gerçekleri duymamak konusunda) sağırlaştırdık. Bu yüzden sen onları doğru yola çağırsan da onlar ebediyen doğru yola gelmezler.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذًا اَبَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Allah’ın ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde onlara sırt çevirenden ve işlediği kötülükleri unutandan daha zalim kim olabilir? Biz de (bu sebepten dolayı) onların kalplerini o (Kur’an’)ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde perdeledik ve kulaklarını (gerçekleri duymamak konusunda) sağırlaştırdık. Bu yüzden sen onları doğru yola çağırsan da onlar ebediyen doğru yola gelmezler.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذًا اَبَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Allah’ın ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde onlara sırt çevirenden ve işlediği kötülükleri unutandan daha zalim kim olabilir? Biz de (bu sebepten dolayı) onların kalplerini o (Kur’an’)ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde perdeledik ve kulaklarını (gerçekleri duymamak konusunda) sağırlaştırdık. Bu yüzden sen onları doğru yola çağırsan da onlar ebediyen doğru yola gelmezler.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذًا اَبَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Allah’ın ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde onlara sırt çevirenden ve işlediği kötülükleri unutandan daha zalim kim olabilir? Biz de (bu sebepten dolayı) onların kalplerini o (Kur’an’)ı anlamalarına engel oluşturacak biçimde perdeledik ve kulaklarını (gerçekleri duymamak konusunda) sağırlaştırdık. Bu yüzden sen onları doğru yola çağırsan da onlar ebediyen doğru yola gelmezler.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرًاۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذًا اَبَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ama senin Rabbin (her şeye rağmen) çok bağışlayandır çok merhamet edendir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı elbette azaplarını çarçabuk verirdi (imana gelirler diye onlara mühlet veriyor). Ama onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) o (Allah’ın azabı)ndan kaçıp sığınacak bir yer bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ama senin Rabbin (her şeye rağmen) çok bağışlayandır çok merhamet edendir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı elbette azaplarını çarçabuk verirdi (imana gelirler diye onlara mühlet veriyor). Ama onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) o (Allah’ın azabı)ndan kaçıp sığınacak bir yer bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ama senin Rabbin (her şeye rağmen) çok bağışlayandır çok merhamet edendir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı elbette azaplarını çarçabuk verirdi (imana gelirler diye onlara mühlet veriyor). Ama onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) o (Allah’ın azabı)ndan kaçıp sığınacak bir yer bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ama senin Rabbin (her şeye rağmen) çok bağışlayandır çok merhamet edendir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı elbette azaplarını çarçabuk verirdi (imana gelirler diye onlara mühlet veriyor). Ama onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) o (Allah’ın azabı)ndan kaçıp sığınacak bir yer bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُو الرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte (size) zulmettikleri için yok ettiğimiz geçmiş (medeniyetler) memleketler! (Onlara da) helâk etmeden önce belli bir zaman vermiştik (fakat zulmetmekten vazgeçmedikleri için biz de onları helak etmiştik).","arabic_text":"وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-59c.mp3","commentary_text":"Onların unuttukları “balık”; muhtemelen, semboliktir ve zahirî ve batınî bilginin nihaî kaynağının Allah olduğu gerçeğini ifade eden bir söylemdir. Bir sonraki ayet de bu görüşü destekler niteliktedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte (size) zulmettikleri için yok ettiğimiz geçmiş (medeniyetler) memleketler! (Onlara da) helâk etmeden önce belli bir zaman vermiştik (fakat zulmetmekten vazgeçmedikleri için biz de onları helak etmiştik).","arabic_text":"وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte (size) zulmettikleri için yok ettiğimiz geçmiş (medeniyetler) memleketler! (Onlara da) helâk etmeden önce belli bir zaman vermiştik (fakat zulmetmekten vazgeçmedikleri için biz de onları helak etmiştik).","arabic_text":"وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-59c.mp3","commentary_text":"Onların unuttukları “balık”; muhtemelen, semboliktir ve zahirî ve batınî bilginin nihaî kaynağının Allah olduğu gerçeğini ifade eden bir söylemdir. Bir sonraki ayet de bu görüşü destekler niteliktedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte (size) zulmettikleri için yok ettiğimiz geçmiş (medeniyetler) memleketler! (Onlara da) helâk etmeden önce belli bir zaman vermiştik (fakat zulmetmekten vazgeçmedikleri için biz de onları helak etmiştik).","arabic_text":"وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-59c.mp3","commentary_text":"Onların unuttukları “balık”; muhtemelen, semboliktir ve zahirî ve batınî bilginin nihaî kaynağının Allah olduğu gerçeğini ifade eden bir söylemdir. Bir sonraki ayet de bu görüşü destekler niteliktedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani Musa hizmetinde bulunan genç arkadaşına: “İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim. İsterse (oraya varmam) yıllarımı alsın” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani Musa hizmetinde bulunan genç arkadaşına: “İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim. İsterse (oraya varmam) yıllarımı alsın” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani Musa hizmetinde bulunan genç arkadaşına: “İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim. İsterse (oraya varmam) yıllarımı alsın” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Hani Musa hizmetinde bulunan genç arkadaşına: “İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim. İsterse (oraya varmam) yıllarımı alsın” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular o da bir yolunu bularak denize kaçtı.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-61c.mp3","commentary_text":"“Kullarımızdan bir kul” söylemindeki “kul” ifadesinin kim için kullanıldığıyla alakalı kesin bir şey söyleyemeyiz. Ayette ibadet ve ubudiyet makamının yüceliği ifade edilen bu kişi, tefsir otoritelerinin çoğuna göre, insanî normları aşan, kendisine ilahi bilgi ve hikmet öğretilen temsilî bir kişiliktir. Buna ister Hızır deyin isterse başka bir şey, aşağıdaki ayetlerdeki kanıtlara bakıldığında onun beşerî yasalara tâbi olmayan melek veya başka bir ruhanî varlık olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an bu kişinin kim olduğu ile ilgili herhangi bir şey söylememektedir. “Ayette geçen “ledün” sözcüğü, “nezd, taraf, huzur” anlamlarına gelen bir kelimedir. Yani ona Allah tarafından ilim öğretilmiştir. Tıpkı; Allah’ın Hz. Âdem’e bütün varlıkların isimlerini, sıfatlarını, özelliklerini, kanunlarını öğrettiği gibi (Bakara 2/31). “Ledün” kelimesinin Kur’an’da geçtiği yerler: (Nisa 4/67, Meryem 19/13, Taha 20/99, Enbiya 21/17 ve Kasas 28/57) “Katımızdan ilim öğrettiğimiz” cümlesini insanlar için kullanmak, çalışmadan Allah tarafından kalbine ilham edilen özel bilgiler olarak değerlendirmek, dini nesnel kaygılarına alet eden din tüccarlarının ekmeğine yağ sürmek olur. Bazıları bu âyeti istedikleri şekilde yorumlayarak kendilerine has bir ilim dalı icat etmişler ve buna da “ilm-i ledün” demişler. Onlara göre, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün vardır ki bu da vehbî bir ilimdir. Bu da okuyarak öğrenilemeyen, çalışarak elde edilemeyen Allah’ın ihsanı ile kalbe ilham edilen, olayların iç yüzlerine vakıf olmayı sağlayan Allah tarafından özel olarak lütfedilen ilahi sırlara ait bir ilimdir. Bu ilim yoluyla elde edilenler, görünüşte akla ve nakle zıt gelebilir ama arka planında mutlaka bilinmeyen bir derinlik, sırrına vakıf olunamayan bir hikmet vardır. İlm-i ledün sahibi olanlar, hadiselerdeki gizli sırları ve hikmetleri de bilirler. İşte önce böyle bir ilim dalı icad ediyorlar ve bunu da Kur’an’a (bu âyete) dayandırarak insanların önüne koyuyorlar, ondan sonra da ver elini evliya, ulema, fukeha, suleha, kübera... Arkasından bu yolla Allah adına aldatılmış milyonlarca cahil cühela…"},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular o da bir yolunu bularak denize kaçtı.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-60c.mp3","commentary_text":"“Kullarımızdan bir kul” söylemindeki “kul” ifadesinin kim için kullanıldığıyla alakalı kesin bir şey söyleyemeyiz. Ayette ibadet ve ubudiyet makamının yüceliği ifade edilen bu kişi, tefsir otoritelerinin çoğuna göre, insanî normları aşan, kendisine ilahi bilgi ve hikmet öğretilen temsilî bir kişiliktir. Buna ister Hızır deyin isterse başka bir şey, aşağıdaki ayetlerdeki kanıtlara bakıldığında onun beşerî yasalara tâbi olmayan melek veya başka bir ruhanî varlık olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an bu kişinin kim olduğu ile ilgili herhangi bir şey söylememektedir. “Ayette geçen “ledün” sözcüğü, “nezd, taraf, huzur” anlamlarına gelen bir kelimedir. Yani ona Allah tarafından ilim öğretilmiştir. Tıpkı; Allah’ın Hz. Âdem’e bütün varlıkların isimlerini, sıfatlarını, özelliklerini, kanunlarını öğrettiği gibi (Bakara 2/31). “Ledün” kelimesinin Kur’an’da geçtiği yerler: (Nisa 4/67, Meryem 19/13, Taha 20/99, Enbiya 21/17 ve Kasas 28/57) “Katımızdan ilim öğrettiğimiz” cümlesini insanlar için kullanmak, çalışmadan Allah tarafından kalbine ilham edilen özel bilgiler olarak değerlendirmek, dini nesnel kaygılarına alet eden din tüccarlarının ekmeğine yağ sürmek olur. Bazıları bu âyeti istedikleri şekilde yorumlayarak kendilerine has bir ilim dalı icat etmişler ve buna da “ilm-i ledün” demişler. Onlara göre, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün vardır ki bu da vehbî bir ilimdir. Bu da okuyarak öğrenilemeyen, çalışarak elde edilemeyen Allah’ın ihsanı ile kalbe ilham edilen, olayların iç yüzlerine vakıf olmayı sağlayan Allah tarafından özel olarak lütfedilen ilahi sırlara ait bir ilimdir. Bu ilim yoluyla elde edilenler, görünüşte akla ve nakle zıt gelebilir ama arka planında mutlaka bilinmeyen bir derinlik, sırrına vakıf olunamayan bir hikmet vardır. İlm-i ledün sahibi olanlar, hadiselerdeki gizli sırları ve hikmetleri de bilirler. İşte önce böyle bir ilim dalı icad ediyorlar ve bunu da Kur’an’a (bu âyete) dayandırarak insanların önüne koyuyorlar, ondan sonra da ver elini evliya, ulema, fukeha, suleha, kübera... Arkasından bu yolla Allah adına aldatılmış milyonlarca cahil cühela…"},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular o da bir yolunu bularak denize kaçtı.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-61c.mp3","commentary_text":"“Kullarımızdan bir kul” söylemindeki “kul” ifadesinin kim için kullanıldığıyla alakalı kesin bir şey söyleyemeyiz. Ayette ibadet ve ubudiyet makamının yüceliği ifade edilen bu kişi, tefsir otoritelerinin çoğuna göre, insanî normları aşan, kendisine ilahi bilgi ve hikmet öğretilen temsilî bir kişiliktir. Buna ister Hızır deyin isterse başka bir şey, aşağıdaki ayetlerdeki kanıtlara bakıldığında onun beşerî yasalara tâbi olmayan melek veya başka bir ruhanî varlık olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an bu kişinin kim olduğu ile ilgili herhangi bir şey söylememektedir. “Ayette geçen “ledün” sözcüğü, “nezd, taraf, huzur” anlamlarına gelen bir kelimedir. Yani ona Allah tarafından ilim öğretilmiştir. Tıpkı; Allah’ın Hz. Âdem’e bütün varlıkların isimlerini, sıfatlarını, özelliklerini, kanunlarını öğrettiği gibi (Bakara 2/31). “Ledün” kelimesinin Kur’an’da geçtiği yerler: (Nisa 4/67, Meryem 19/13, Taha 20/99, Enbiya 21/17 ve Kasas 28/57) “Katımızdan ilim öğrettiğimiz” cümlesini insanlar için kullanmak, çalışmadan Allah tarafından kalbine ilham edilen özel bilgiler olarak değerlendirmek, dini nesnel kaygılarına alet eden din tüccarlarının ekmeğine yağ sürmek olur. Bazıları bu âyeti istedikleri şekilde yorumlayarak kendilerine has bir ilim dalı icat etmişler ve buna da “ilm-i ledün” demişler. Onlara göre, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün vardır ki bu da vehbî bir ilimdir. Bu da okuyarak öğrenilemeyen, çalışarak elde edilemeyen Allah’ın ihsanı ile kalbe ilham edilen, olayların iç yüzlerine vakıf olmayı sağlayan Allah tarafından özel olarak lütfedilen ilahi sırlara ait bir ilimdir. Bu ilim yoluyla elde edilenler, görünüşte akla ve nakle zıt gelebilir ama arka planında mutlaka bilinmeyen bir derinlik, sırrına vakıf olunamayan bir hikmet vardır. İlm-i ledün sahibi olanlar, hadiselerdeki gizli sırları ve hikmetleri de bilirler. İşte önce böyle bir ilim dalı icad ediyorlar ve bunu da Kur’an’a (bu âyete) dayandırarak insanların önüne koyuyorlar, ondan sonra da ver elini evliya, ulema, fukeha, suleha, kübera... Arkasından bu yolla Allah adına aldatılmış milyonlarca cahil cühela…"},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular o da bir yolunu bularak denize kaçtı.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-61c.mp3","commentary_text":"“Kullarımızdan bir kul” söylemindeki “kul” ifadesinin kim için kullanıldığıyla alakalı kesin bir şey söyleyemeyiz. Ayette ibadet ve ubudiyet makamının yüceliği ifade edilen bu kişi, tefsir otoritelerinin çoğuna göre, insanî normları aşan, kendisine ilahi bilgi ve hikmet öğretilen temsilî bir kişiliktir. Buna ister Hızır deyin isterse başka bir şey, aşağıdaki ayetlerdeki kanıtlara bakıldığında onun beşerî yasalara tâbi olmayan melek veya başka bir ruhanî varlık olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an bu kişinin kim olduğu ile ilgili herhangi bir şey söylememektedir. “Ayette geçen “ledün” sözcüğü, “nezd, taraf, huzur” anlamlarına gelen bir kelimedir. Yani ona Allah tarafından ilim öğretilmiştir. Tıpkı; Allah’ın Hz. Âdem’e bütün varlıkların isimlerini, sıfatlarını, özelliklerini, kanunlarını öğrettiği gibi (Bakara 2/31). “Ledün” kelimesinin Kur’an’da geçtiği yerler: (Nisa 4/67, Meryem 19/13, Taha 20/99, Enbiya 21/17 ve Kasas 28/57) “Katımızdan ilim öğrettiğimiz” cümlesini insanlar için kullanmak, çalışmadan Allah tarafından kalbine ilham edilen özel bilgiler olarak değerlendirmek, dini nesnel kaygılarına alet eden din tüccarlarının ekmeğine yağ sürmek olur. Bazıları bu âyeti istedikleri şekilde yorumlayarak kendilerine has bir ilim dalı icat etmişler ve buna da “ilm-i ledün” demişler. Onlara göre, duyu, akıl ve tecrübe dışında, bir de ilm-i ledün vardır ki bu da vehbî bir ilimdir. Bu da okuyarak öğrenilemeyen, çalışarak elde edilemeyen Allah’ın ihsanı ile kalbe ilham edilen, olayların iç yüzlerine vakıf olmayı sağlayan Allah tarafından özel olarak lütfedilen ilahi sırlara ait bir ilimdir. Bu ilim yoluyla elde edilenler, görünüşte akla ve nakle zıt gelebilir ama arka planında mutlaka bilinmeyen bir derinlik, sırrına vakıf olunamayan bir hikmet vardır. İlm-i ledün sahibi olanlar, hadiselerdeki gizli sırları ve hikmetleri de bilirler. İşte önce böyle bir ilim dalı icad ediyorlar ve bunu da Kur’an’a (bu âyete) dayandırarak insanların önüne koyuyorlar, ondan sonra da ver elini evliya, ulema, fukeha, suleha, kübera... Arkasından bu yolla Allah adına aldatılmış milyonlarca cahil cühela…"},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde (Musa) genç arkadaşına: “Azığımızı getir bakalım gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde (Musa) genç arkadaşına: “Azığımızı getir bakalım gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde (Musa) genç arkadaşına: “Azığımızı getir bakalım gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İki denizin birleştiği yeri) geçtiklerinde (Musa) genç arkadaşına: “Azığımızı getir bakalım gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Genç arkadaşı Musa’ya) dedi ki: “Gördün mü kayaya sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Genç arkadaşı Musa’ya) dedi ki: “Gördün mü kayaya sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/tefsir_2170_1772873397.mp3","commentary_text":"Onların unuttukları “balık”; muhtemelen, semboliktir ve zahirî ve batınî bilginin nihaî kaynağının Allah olduğu gerçeğini ifade eden bir söylemdir. Bir sonraki ayet de bu görüşü destekler niteliktedir."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Genç arkadaşı Musa’ya) dedi ki: “Gördün mü kayaya sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Genç arkadaşı Musa’ya) dedi ki: “Gördün mü kayaya sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası bana unutturmadı. Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitti.","arabic_text":"قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَبً","related_links":[],"audio_path":"17/17-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Musa: “İşte bizim de aradığımız buydu” dedi. Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisingeri (kayanın yanına) vardılar.","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Musa: “İşte bizim de aradığımız buydu” dedi. Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisingeri (kayanın yanına) vardılar.","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Musa: “İşte bizim de aradığımız buydu” dedi. Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisingeri (kayanın yanına) vardılar.","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Musa: “İşte bizim de aradığımız buydu” dedi. Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisingeri (kayanın yanına) vardılar.","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Orada kendisine tarafımızdan rahmet sunduğumuz ve katımızdan ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.","arabic_text":"فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Orada kendisine tarafımızdan rahmet sunduğumuz ve katımızdan ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.","arabic_text":"فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Orada kendisine tarafımızdan rahmet sunduğumuz ve katımızdan ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.","arabic_text":"فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Orada kendisine tarafımızdan rahmet sunduğumuz ve katımızdan ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.","arabic_text":"فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa ona: “Doğruyu anlamak konusunda sana öğretilen ilimden bana da öğretmen için peşinden gelebilir miyim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa ona: “Doğruyu anlamak konusunda sana öğretilen ilimden bana da öğretmen için peşinden gelebilir miyim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa ona: “Doğruyu anlamak konusunda sana öğretilen ilimden bana da öğretmen için peşinden gelebilir miyim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa ona: “Doğruyu anlamak konusunda sana öğretilen ilimden bana da öğretmen için peşinden gelebilir miyim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"(Kul) şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin ki?”","arabic_text":"وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْرًا ﴿٢﴾ قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرً","related_links":[],"audio_path":"17/17-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"(Kul) şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin ki?”","arabic_text":"وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْرًا ﴿٢﴾ قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرً","related_links":[],"audio_path":"17/17-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"(Kul) şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin ki?”","arabic_text":"وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْرًا ﴿٢﴾ قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرً","related_links":[],"audio_path":"17/17-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"(Kul) şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin ki?”","arabic_text":"وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْرًا ﴿٢﴾ قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرً","related_links":[],"audio_path":"17/17-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Musa:) “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِرًا وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Musa:) “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِرًا وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Musa:) “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِرًا وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Musa:) “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim” dedi.","arabic_text":"قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِرًا وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(O da) şöyle dedi: “O halde bana uyacaksan; ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında soru sormayacaksın.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(O da) şöyle dedi: “O halde bana uyacaksan; ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında soru sormayacaksın.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(O da) şöyle dedi: “O halde bana uyacaksan; ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında soru sormayacaksın.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(O da) şöyle dedi: “O halde bana uyacaksan; ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında soru sormayacaksın.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Kul:) “Sen benimle beraber (olacaklara) asla tahammül edemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Kul:) “Sen benimle beraber (olacaklara) asla tahammül edemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Kul:) “Sen benimle beraber (olacaklara) asla tahammül edemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Kul:) “Sen benimle beraber (olacaklara) asla tahammül edemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Musa (özür dileyerek): “Unuttuğum için bana çıkışma! Gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Musa (özür dileyerek): “Unuttuğum için bana çıkışma! Gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Musa (özür dileyerek): “Unuttuğum için bana çıkışma! Gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Musa (özür dileyerek): “Unuttuğum için bana çıkışma! Gücümün yetmediği şeyden beni sorumlu tutma!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Derken yollarına devam ettiler. Sonunda bir erkek çocuğa rastladılar. O (kul) erkek çocuğu öldürdü. Musa: “Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz masum bir canı mı öldürdün? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Derken yollarına devam ettiler. Sonunda bir erkek çocuğa rastladılar. O (kul) erkek çocuğu öldürdü. Musa: “Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz masum bir canı mı öldürdün? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Derken yollarına devam ettiler. Sonunda bir erkek çocuğa rastladılar. O (kul) erkek çocuğu öldürdü. Musa: “Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz masum bir canı mı öldürdün? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Derken yollarına devam ettiler. Sonunda bir erkek çocuğa rastladılar. O (kul) erkek çocuğu öldürdü. Musa: “Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz masum bir canı mı öldürdün? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Kul yine:) “Ben sana benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Kul yine:) “Ben sana benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Kul yine:) “Ben sana benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(Kul yine:) “Ben sana benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin demedim mi?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Musa tekrar özür dileyerek:) “Bundan sonra sana bir şey soracak olursam benimle arkadaşlık etme. Artık özür dileyemeyecek hale geldim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-76c.mp3","commentary_text":"Tamamıyla ilahi hikmetlerle dolu bu kıssayı anlamakta zorlanabiliriz. İnsanın kendi entelektüel tecrübelerinde bir eşdeğeri, bir karşılığı olmayan şeyleri bütün gerçeğiyle kavrama imkânı olmadığı bazı işlerin zahiri kısmı şer gibi görülse de altında yatan hayır fark edilememektedir. Ayette geçen üç olayda da insanın dünyada karşılaşabileceği değişik hadiselerde ilahi hikmetin nasıl tecelli edeceğinin bilinemeyeceği farklı örneklerle tasvir edilmiştir. Örneğin erken yaşta ölen çocukların neden daha hayatlarının baharında öldüğünü merak ederiz ama içyüzünü bilemeyiz. Bazıları zengin, bazıları fakir olur sebebini, hikmetini kestiremeyiz. Bazılarının çocukları erkek olur, bazılarının kız, bazılarının her ikisi de bazılarının hiç olmaz, bu konuda Allah’ın muradının ne olduğunu anlayamayız. Bazıları sakat doğar, bazıları kör, bazıları topal, bazıları zeki, bazıları gabi, aklımız bunu bir türlü almaz ama buradaki ilahi gizemi çözemeyiz, altında yatan derinliği kavrayamayız. Bütün bunlara dünya-ahiret bütünlüğünü idrak edemeden ve en önemlisi beşerî ölçülerle sınır çizilemeyen Allah’ın adaletine kayıtsız şartsız güvenmeden dünyevi algıların perspektifinden bakarak tatminkâr bir netice alamayız. Kıssada anlatılan kul, “Bütün bunları kendiliğimden yapmadım” diyerek, yaptığı her şeyi eşyanın dış görünüşünün ötesindeki hakikatle temasını sağlayan ve onu Allah’ın insan idrâkini aşan planının şuurlu bir parçası olduğunu îma ediyor. Bu surenin anlam akışı içinde, bu kıssa ile Eshab-ı Kehf kıssası (Kehf, 18/9-26); insanın algı ve tasavvur alanının ötesinde kalan meselelerin yüce Allah’a has kılınması gerektiği noktasında birleşiyor."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Musa tekrar özür dileyerek:) “Bundan sonra sana bir şey soracak olursam benimle arkadaşlık etme. Artık özür dileyemeyecek hale geldim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-76c.mp3","commentary_text":"Tamamıyla ilahi hikmetlerle dolu bu kıssayı anlamakta zorlanabiliriz. İnsanın kendi entelektüel tecrübelerinde bir eşdeğeri, bir karşılığı olmayan şeyleri bütün gerçeğiyle kavrama imkânı olmadığı bazı işlerin zahiri kısmı şer gibi görülse de altında yatan hayır fark edilememektedir. Ayette geçen üç olayda da insanın dünyada karşılaşabileceği değişik hadiselerde ilahi hikmetin nasıl tecelli edeceğinin bilinemeyeceği farklı örneklerle tasvir edilmiştir. Örneğin erken yaşta ölen çocukların neden daha hayatlarının baharında öldüğünü merak ederiz ama içyüzünü bilemeyiz. Bazıları zengin, bazıları fakir olur sebebini, hikmetini kestiremeyiz. Bazılarının çocukları erkek olur, bazılarının kız, bazılarının her ikisi de bazılarının hiç olmaz, bu konuda Allah’ın muradının ne olduğunu anlayamayız. Bazıları sakat doğar, bazıları kör, bazıları topal, bazıları zeki, bazıları gabi, aklımız bunu bir türlü almaz ama buradaki ilahi gizemi çözemeyiz, altında yatan derinliği kavrayamayız. Bütün bunlara dünya-ahiret bütünlüğünü idrak edemeden ve en önemlisi beşerî ölçülerle sınır çizilemeyen Allah’ın adaletine kayıtsız şartsız güvenmeden dünyevi algıların perspektifinden bakarak tatminkâr bir netice alamayız. Kıssada anlatılan kul, “Bütün bunları kendiliğimden yapmadım” diyerek, yaptığı her şeyi eşyanın dış görünüşünün ötesindeki hakikatle temasını sağlayan ve onu Allah’ın insan idrâkini aşan planının şuurlu bir parçası olduğunu îma ediyor. Bu surenin anlam akışı içinde, bu kıssa ile Eshab-ı Kehf kıssası (Kehf, 18/9-26); insanın algı ve tasavvur alanının ötesinde kalan meselelerin yüce Allah’a has kılınması gerektiği noktasında birleşiyor."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Musa tekrar özür dileyerek:) “Bundan sonra sana bir şey soracak olursam benimle arkadaşlık etme. Artık özür dileyemeyecek hale geldim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-75c.mp3","commentary_text":"Tamamıyla ilahi hikmetlerle dolu bu kıssayı anlamakta zorlanabiliriz. İnsanın kendi entelektüel tecrübelerinde bir eşdeğeri, bir karşılığı olmayan şeyleri bütün gerçeğiyle kavrama imkânı olmadığı bazı işlerin zahiri kısmı şer gibi görülse de altında yatan hayır fark edilememektedir. Ayette geçen üç olayda da insanın dünyada karşılaşabileceği değişik hadiselerde ilahi hikmetin nasıl tecelli edeceğinin bilinemeyeceği farklı örneklerle tasvir edilmiştir. Örneğin erken yaşta ölen çocukların neden daha hayatlarının baharında öldüğünü merak ederiz ama içyüzünü bilemeyiz. Bazıları zengin, bazıları fakir olur sebebini, hikmetini kestiremeyiz. Bazılarının çocukları erkek olur, bazılarının kız, bazılarının her ikisi de bazılarının hiç olmaz, bu konuda Allah’ın muradının ne olduğunu anlayamayız. Bazıları sakat doğar, bazıları kör, bazıları topal, bazıları zeki, bazıları gabi, aklımız bunu bir türlü almaz ama buradaki ilahi gizemi çözemeyiz, altında yatan derinliği kavrayamayız. Bütün bunlara dünya-ahiret bütünlüğünü idrak edemeden ve en önemlisi beşerî ölçülerle sınır çizilemeyen Allah’ın adaletine kayıtsız şartsız güvenmeden dünyevi algıların perspektifinden bakarak tatminkâr bir netice alamayız. Kıssada anlatılan kul, “Bütün bunları kendiliğimden yapmadım” diyerek, yaptığı her şeyi eşyanın dış görünüşünün ötesindeki hakikatle temasını sağlayan ve onu Allah’ın insan idrâkini aşan planının şuurlu bir parçası olduğunu îma ediyor. Bu surenin anlam akışı içinde, bu kıssa ile Eshab-ı Kehf kıssası (Kehf, 18/9-26); insanın algı ve tasavvur alanının ötesinde kalan meselelerin yüce Allah’a has kılınması gerektiği noktasında birleşiyor."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Musa tekrar özür dileyerek:) “Bundan sonra sana bir şey soracak olursam benimle arkadaşlık etme. Artık özür dileyemeyecek hale geldim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-76c.mp3","commentary_text":"Tamamıyla ilahi hikmetlerle dolu bu kıssayı anlamakta zorlanabiliriz. İnsanın kendi entelektüel tecrübelerinde bir eşdeğeri, bir karşılığı olmayan şeyleri bütün gerçeğiyle kavrama imkânı olmadığı bazı işlerin zahiri kısmı şer gibi görülse de altında yatan hayır fark edilememektedir. Ayette geçen üç olayda da insanın dünyada karşılaşabileceği değişik hadiselerde ilahi hikmetin nasıl tecelli edeceğinin bilinemeyeceği farklı örneklerle tasvir edilmiştir. Örneğin erken yaşta ölen çocukların neden daha hayatlarının baharında öldüğünü merak ederiz ama içyüzünü bilemeyiz. Bazıları zengin, bazıları fakir olur sebebini, hikmetini kestiremeyiz. Bazılarının çocukları erkek olur, bazılarının kız, bazılarının her ikisi de bazılarının hiç olmaz, bu konuda Allah’ın muradının ne olduğunu anlayamayız. Bazıları sakat doğar, bazıları kör, bazıları topal, bazıları zeki, bazıları gabi, aklımız bunu bir türlü almaz ama buradaki ilahi gizemi çözemeyiz, altında yatan derinliği kavrayamayız. Bütün bunlara dünya-ahiret bütünlüğünü idrak edemeden ve en önemlisi beşerî ölçülerle sınır çizilemeyen Allah’ın adaletine kayıtsız şartsız güvenmeden dünyevi algıların perspektifinden bakarak tatminkâr bir netice alamayız. Kıssada anlatılan kul, “Bütün bunları kendiliğimden yapmadım” diyerek, yaptığı her şeyi eşyanın dış görünüşünün ötesindeki hakikatle temasını sağlayan ve onu Allah’ın insan idrâkini aşan planının şuurlu bir parçası olduğunu îma ediyor. Bu surenin anlam akışı içinde, bu kıssa ile Eshab-ı Kehf kıssası (Kehf, 18/9-26); insanın algı ve tasavvur alanının ötesinde kalan meselelerin yüce Allah’a has kılınması gerektiği noktasında birleşiyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir köye vardılar. Köylüden yemek istediler fakat köylü onları konuk etmek istemedi. Az sonra yıkılmaya yüz tutmuş bir duvarla karşılaştılar. O kulumuz hemen onu inşa etti. Musa ona: “Eğer isteseydin bu yaptığın işe karşılık bir ücret alabilirdin” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَارًا يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-77c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Zülkarneyn kıssası anlatılmaktadır. Buradaki anlatıma göre Zülkarneyn, Allah’ın lütfuyla kendisine verilen büyük güç ve geniş imkânlar sayesinde dünyanın doğusuna ve batısına iki sefer düzenlemiştir. Batı istikametindeki seferinde karşılaştığı zalim ve müşrik bir halka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşama konusunda manevi ve ahlâkî anlamda bir tebliğde bulunmuştur. Ardından bu defa doğu istikametinde farklı bir sefere çıkmış ve bu sefer sırasında kendilerini güneşten koruyacak giyim-kuşamları ve evleri dahi olmayan başka bir milletle karşılaşmış ve onlara ilahi hakikatleri anlatmıştır. Daha sonra da farklı bir istikamete doğru sefere çıkmış bu defa Ye’cûc ve Me’cûc diye anılan fesatçı ve saldırgan bir kavimden şikâyetçi olan bir toplumla karşılaşmış, onların isteği üzerine Ye’cûc ve Me’cûc’e karşı bölgedeki bir geçide demir kütleler ve bakırı eritmek suretiyle sağlam bir set inşa etmiştir. Bu set sayesinde o toplum Ye’cûc ve Me’cûc’ün saldırısından kendilerini korumuştur"},{"verse_number":"77","turkish_text":"Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir köye vardılar. Köylüden yemek istediler fakat köylü onları konuk etmek istemedi. Az sonra yıkılmaya yüz tutmuş bir duvarla karşılaştılar. O kulumuz hemen onu inşa etti. Musa ona: “Eğer isteseydin bu yaptığın işe karşılık bir ücret alabilirdin” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَارًا يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-77c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Zülkarneyn kıssası anlatılmaktadır. Buradaki anlatıma göre Zülkarneyn, Allah’ın lütfuyla kendisine verilen büyük güç ve geniş imkânlar sayesinde dünyanın doğusuna ve batısına iki sefer düzenlemiştir. Batı istikametindeki seferinde karşılaştığı zalim ve müşrik bir halka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşama konusunda manevi ve ahlâkî anlamda bir tebliğde bulunmuştur. Ardından bu defa doğu istikametinde farklı bir sefere çıkmış ve bu sefer sırasında kendilerini güneşten koruyacak giyim-kuşamları ve evleri dahi olmayan başka bir milletle karşılaşmış ve onlara ilahi hakikatleri anlatmıştır. Daha sonra da farklı bir istikamete doğru sefere çıkmış bu defa Ye’cûc ve Me’cûc diye anılan fesatçı ve saldırgan bir kavimden şikâyetçi olan bir toplumla karşılaşmış, onların isteği üzerine Ye’cûc ve Me’cûc’e karşı bölgedeki bir geçide demir kütleler ve bakırı eritmek suretiyle sağlam bir set inşa etmiştir. Bu set sayesinde o toplum Ye’cûc ve Me’cûc’ün saldırısından kendilerini korumuştur"},{"verse_number":"77","turkish_text":"Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir köye vardılar. Köylüden yemek istediler fakat köylü onları konuk etmek istemedi. Az sonra yıkılmaya yüz tutmuş bir duvarla karşılaştılar. O kulumuz hemen onu inşa etti. Musa ona: “Eğer isteseydin bu yaptığın işe karşılık bir ücret alabilirdin” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَارًا يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-76c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Zülkarneyn kıssası anlatılmaktadır. Buradaki anlatıma göre Zülkarneyn, Allah’ın lütfuyla kendisine verilen büyük güç ve geniş imkânlar sayesinde dünyanın doğusuna ve batısına iki sefer düzenlemiştir. Batı istikametindeki seferinde karşılaştığı zalim ve müşrik bir halka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşama konusunda manevi ve ahlâkî anlamda bir tebliğde bulunmuştur. Ardından bu defa doğu istikametinde farklı bir sefere çıkmış ve bu sefer sırasında kendilerini güneşten koruyacak giyim-kuşamları ve evleri dahi olmayan başka bir milletle karşılaşmış ve onlara ilahi hakikatleri anlatmıştır. Daha sonra da farklı bir istikamete doğru sefere çıkmış bu defa Ye’cûc ve Me’cûc diye anılan fesatçı ve saldırgan bir kavimden şikâyetçi olan bir toplumla karşılaşmış, onların isteği üzerine Ye’cûc ve Me’cûc’e karşı bölgedeki bir geçide demir kütleler ve bakırı eritmek suretiyle sağlam bir set inşa etmiştir. Bu set sayesinde o toplum Ye’cûc ve Me’cûc’ün saldırısından kendilerini korumuştur"},{"verse_number":"77","turkish_text":"Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir köye vardılar. Köylüden yemek istediler fakat köylü onları konuk etmek istemedi. Az sonra yıkılmaya yüz tutmuş bir duvarla karşılaştılar. O kulumuz hemen onu inşa etti. Musa ona: “Eğer isteseydin bu yaptığın işe karşılık bir ücret alabilirdin” dedi.","arabic_text":"فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَارًا يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-77c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten itibaren Zülkarneyn kıssası anlatılmaktadır. Buradaki anlatıma göre Zülkarneyn, Allah’ın lütfuyla kendisine verilen büyük güç ve geniş imkânlar sayesinde dünyanın doğusuna ve batısına iki sefer düzenlemiştir. Batı istikametindeki seferinde karşılaştığı zalim ve müşrik bir halka Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşama konusunda manevi ve ahlâkî anlamda bir tebliğde bulunmuştur. Ardından bu defa doğu istikametinde farklı bir sefere çıkmış ve bu sefer sırasında kendilerini güneşten koruyacak giyim-kuşamları ve evleri dahi olmayan başka bir milletle karşılaşmış ve onlara ilahi hakikatleri anlatmıştır. Daha sonra da farklı bir istikamete doğru sefere çıkmış bu defa Ye’cûc ve Me’cûc diye anılan fesatçı ve saldırgan bir kavimden şikâyetçi olan bir toplumla karşılaşmış, onların isteği üzerine Ye’cûc ve Me’cûc’e karşı bölgedeki bir geçide demir kütleler ve bakırı eritmek suretiyle sağlam bir set inşa etmiştir. Bu set sayesinde o toplum Ye’cûc ve Me’cûc’ün saldırısından kendilerini korumuştur"},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Bunun üzerine kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-78c.mp3","commentary_text":"Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Bunun üzerine kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-78c.mp3","commentary_text":"Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Bunun üzerine kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-77c.mp3","commentary_text":"Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Bunun üzerine kul:) “İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir. Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-78c.mp3","commentary_text":"Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz."},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O gemi denizde çalışan birtakım yoksul kimselere aitti. Onu yaralamak istedim çünkü onların ilerisinde her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”","arabic_text":"اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-79c.mp3","commentary_text":"Gerek bu ayetin son cümlesinde Zülkarneyn’e yapılan hitap gerekse diğer ayetlerde Zülkarneyn ‘in peygamberlere özgü bir dil ve üslûpla konuşur biçimde tanıtılması onun peygamber olabileceğini göstermektedir. Ancak Kur’an ondan bir peygamber olarak değil de erdemli bir insan olarak bahsediyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O gemi denizde çalışan birtakım yoksul kimselere aitti. Onu yaralamak istedim çünkü onların ilerisinde her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”","arabic_text":"اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-79c.mp3","commentary_text":"Gerek bu ayetin son cümlesinde Zülkarneyn’e yapılan hitap gerekse diğer ayetlerde Zülkarneyn ‘in peygamberlere özgü bir dil ve üslûpla konuşur biçimde tanıtılması onun peygamber olabileceğini göstermektedir. Ancak Kur’an ondan bir peygamber olarak değil de erdemli bir insan olarak bahsediyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O gemi denizde çalışan birtakım yoksul kimselere aitti. Onu yaralamak istedim çünkü onların ilerisinde her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”","arabic_text":"اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-78c.mp3","commentary_text":"Gerek bu ayetin son cümlesinde Zülkarneyn’e yapılan hitap gerekse diğer ayetlerde Zülkarneyn ‘in peygamberlere özgü bir dil ve üslûpla konuşur biçimde tanıtılması onun peygamber olabileceğini göstermektedir. Ancak Kur’an ondan bir peygamber olarak değil de erdemli bir insan olarak bahsediyor."},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O gemi denizde çalışan birtakım yoksul kimselere aitti. Onu yaralamak istedim çünkü onların ilerisinde her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”","arabic_text":"اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-79c.mp3","commentary_text":"Gerek bu ayetin son cümlesinde Zülkarneyn’e yapılan hitap gerekse diğer ayetlerde Zülkarneyn ‘in peygamberlere özgü bir dil ve üslûpla konuşur biçimde tanıtılması onun peygamber olabileceğini göstermektedir. Ancak Kur’an ondan bir peygamber olarak değil de erdemli bir insan olarak bahsediyor."},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"“Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü’min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece Rablerinin onlara bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”","arabic_text":"فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْمًا ﴿٢﴾ وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"“Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü’min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece Rablerinin onlara bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”","arabic_text":"فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْمًا ﴿٢﴾ وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"“Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü’min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece Rablerinin onlara bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”","arabic_text":"فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْمًا ﴿٢﴾ وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"“Oğlan çocuğa gelince; onun anne ve babası mü’min kimselerdi. (Bu çocuğun) onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Ve böylece Rablerinin onlara bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.”","arabic_text":"فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْمًا ﴿٢﴾ وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَانًا وَكُفْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"17/17-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Ve duvara gelince: O duvar kasabada yaşayan iki yetim oğlana aitti ve altında onlar için saklanmış bir hazine vardı. Onların babası dürüst ve erdemli biriydi. Bunun içindir ki Rabbin onların erginlik çağına eriştiklerinde o hazineyi Rabbinden bir bağış olarak kazıp çıkarmalarını istedi. Ben (bütün) bunları kendiliğimden yapmadım. Senin sabır göstermediğin (olayların) iç yüzünün gerçek anlamı işte budur.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًاۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-82c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşıldığına göre; Zülkarneyn doğudaki gelişmiş bütün toplumları ziyaret ettikten sonra medeniyetin olmadığı vahşi ve güneşe karşı giyim-kuşam bilmeyen ev yapmayı dahi beceremeyen bir kavimle karşılaşmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Ve duvara gelince: O duvar kasabada yaşayan iki yetim oğlana aitti ve altında onlar için saklanmış bir hazine vardı. Onların babası dürüst ve erdemli biriydi. Bunun içindir ki Rabbin onların erginlik çağına eriştiklerinde o hazineyi Rabbinden bir bağış olarak kazıp çıkarmalarını istedi. Ben (bütün) bunları kendiliğimden yapmadım. Senin sabır göstermediğin (olayların) iç yüzünün gerçek anlamı işte budur.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًاۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-82c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşıldığına göre; Zülkarneyn doğudaki gelişmiş bütün toplumları ziyaret ettikten sonra medeniyetin olmadığı vahşi ve güneşe karşı giyim-kuşam bilmeyen ev yapmayı dahi beceremeyen bir kavimle karşılaşmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Ve duvara gelince: O duvar kasabada yaşayan iki yetim oğlana aitti ve altında onlar için saklanmış bir hazine vardı. Onların babası dürüst ve erdemli biriydi. Bunun içindir ki Rabbin onların erginlik çağına eriştiklerinde o hazineyi Rabbinden bir bağış olarak kazıp çıkarmalarını istedi. Ben (bütün) bunları kendiliğimden yapmadım. Senin sabır göstermediğin (olayların) iç yüzünün gerçek anlamı işte budur.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًاۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-81c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşıldığına göre; Zülkarneyn doğudaki gelişmiş bütün toplumları ziyaret ettikten sonra medeniyetin olmadığı vahşi ve güneşe karşı giyim-kuşam bilmeyen ev yapmayı dahi beceremeyen bir kavimle karşılaşmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Ve duvara gelince: O duvar kasabada yaşayan iki yetim oğlana aitti ve altında onlar için saklanmış bir hazine vardı. Onların babası dürüst ve erdemli biriydi. Bunun içindir ki Rabbin onların erginlik çağına eriştiklerinde o hazineyi Rabbinden bir bağış olarak kazıp çıkarmalarını istedi. Ben (bütün) bunları kendiliğimden yapmadım. Senin sabır göstermediğin (olayların) iç yüzünün gerçek anlamı işte budur.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًاۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"17/17-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-82c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşıldığına göre; Zülkarneyn doğudaki gelişmiş bütün toplumları ziyaret ettikten sonra medeniyetin olmadığı vahşi ve güneşe karşı giyim-kuşam bilmeyen ev yapmayı dahi beceremeyen bir kavimle karşılaşmıştır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ey Resul!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan öğüt ve hatırlatma olarak (bazı bilgiler) vereceğim.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ey Resul!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan öğüt ve hatırlatma olarak (bazı bilgiler) vereceğim.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ey Resul!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan öğüt ve hatırlatma olarak (bazı bilgiler) vereceğim.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ey Resul!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan öğüt ve hatırlatma olarak (bazı bilgiler) vereceğim.”","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Nihayet güneşin battığı yere (Batıda varabileceği en uzak noktaya) varınca güneşi adeta kara bir balçıkta suya batar (gibi) buldu. Ve orada (kötülüğün her çeşidini işleyen) bir kavme rastladı. Ona: “Ey Zülkarneyn! Ya (hakka karşı direndikleri için onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْمًاۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْنًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Nihayet güneşin battığı yere (Batıda varabileceği en uzak noktaya) varınca güneşi adeta kara bir balçıkta suya batar (gibi) buldu. Ve orada (kötülüğün her çeşidini işleyen) bir kavme rastladı. Ona: “Ey Zülkarneyn! Ya (hakka karşı direndikleri için onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْمًاۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْنًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Nihayet güneşin battığı yere (Batıda varabileceği en uzak noktaya) varınca güneşi adeta kara bir balçıkta suya batar (gibi) buldu. Ve orada (kötülüğün her çeşidini işleyen) bir kavme rastladı. Ona: “Ey Zülkarneyn! Ya (hakka karşı direndikleri için onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْمًاۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْنًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Nihayet güneşin battığı yere (Batıda varabileceği en uzak noktaya) varınca güneşi adeta kara bir balçıkta suya batar (gibi) buldu. Ve orada (kötülüğün her çeşidini işleyen) bir kavme rastladı. Ona: “Ey Zülkarneyn! Ya (hakka karşı direndikleri için onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْمًاۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْنًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Zülkarneyn) dedi ki: “Her kim zulmederse biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmedik şiddetli bir azap ile azap eder.”.","arabic_text":"قَالَ اَمَّا مَنْ ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُ ثُمَّ يُرَدُّ اِلٰى رَبِّه۪ فَيُعَذِّبُهُ عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Zülkarneyn) dedi ki: “Her kim zulmederse biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmedik şiddetli bir azap ile azap eder.”.","arabic_text":"قَالَ اَمَّا مَنْ ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُ ثُمَّ يُرَدُّ اِلٰى رَبِّه۪ فَيُعَذِّبُهُ عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Zülkarneyn) dedi ki: “Her kim zulmederse biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmedik şiddetli bir azap ile azap eder.”.","arabic_text":"قَالَ اَمَّا مَنْ ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُ ثُمَّ يُرَدُّ اِلٰى رَبِّه۪ فَيُعَذِّبُهُ عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Zülkarneyn) dedi ki: “Her kim zulmederse biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmedik şiddetli bir azap ile azap eder.”.","arabic_text":"قَالَ اَمَّا مَنْ ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُ ثُمَّ يُرَدُّ اِلٰى رَبِّه۪ فَيُعَذِّبُهُ عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“Her kim de inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlarda bulunursa böyle birine mükâfat olarak daha güzeli vardır. Ve üstelik ona (yalnızca) emrimizden (yerine getirilmesi) kolay olanı söyleyeceğiz.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُ جَزَٓاءًۨ الْحُسْنٰىۚ وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ اَمْرِنَا يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“Her kim de inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlarda bulunursa böyle birine mükâfat olarak daha güzeli vardır. Ve üstelik ona (yalnızca) emrimizden (yerine getirilmesi) kolay olanı söyleyeceğiz.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُ جَزَٓاءًۨ الْحُسْنٰىۚ وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ اَمْرِنَا يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“Her kim de inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlarda bulunursa böyle birine mükâfat olarak daha güzeli vardır. Ve üstelik ona (yalnızca) emrimizden (yerine getirilmesi) kolay olanı söyleyeceğiz.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُ جَزَٓاءًۨ الْحُسْنٰىۚ وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ اَمْرِنَا يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“Her kim de inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlarda bulunursa böyle birine mükâfat olarak daha güzeli vardır. Ve üstelik ona (yalnızca) emrimizden (yerine getirilmesi) kolay olanı söyleyeceğiz.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُ جَزَٓاءًۨ الْحُسْنٰىۚ وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ اَمْرِنَا يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89-90","turkish_text":"(Zülkarneyn) sonra (Doğu’ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89-90","turkish_text":"(Zülkarneyn) sonra (Doğu’ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89-90","turkish_text":"(Zülkarneyn) sonra (Doğu’ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89-90","turkish_text":"(Zülkarneyn) sonra (Doğu’ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"17/17-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"İşte (Zülkarneyn ’in) kudret ve saltanatı böyleydi. Andolsun biz Zülkarneyn ’in maddi ve manevi yönden nelere sahip olduğunu biliyorduk.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَقَدْ اَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"İşte (Zülkarneyn ’in) kudret ve saltanatı böyleydi. Andolsun biz Zülkarneyn ’in maddi ve manevi yönden nelere sahip olduğunu biliyorduk.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَقَدْ اَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"İşte (Zülkarneyn ’in) kudret ve saltanatı böyleydi. Andolsun biz Zülkarneyn ’in maddi ve manevi yönden nelere sahip olduğunu biliyorduk.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَقَدْ اَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"İşte (Zülkarneyn ’in) kudret ve saltanatı böyleydi. Andolsun biz Zülkarneyn ’in maddi ve manevi yönden nelere sahip olduğunu biliyorduk.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَقَدْ اَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92-93","turkish_text":"Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْمًاۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلً ﴿٢﴾ ثُمَّ اَتْبَعَ سَبَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92-93","turkish_text":"Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْمًاۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلً ﴿٢﴾ ثُمَّ اَتْبَعَ سَبَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92-93","turkish_text":"Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْمًاۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلً ﴿٢﴾ ثُمَّ اَتْبَعَ سَبَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92-93","turkish_text":"Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu. Sonunda iki dağ arasına varınca setlerin eteğinde konuştukları dilden anlamayan (farklı dilde konuşan) bir topluluk buldu.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِنْ دُونِهِمَا قَوْمًاۙ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلً ﴿٢﴾ ثُمَّ اَتْبَعَ سَبَبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar (Tercümanları aracılığıyla) “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cûc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Sana bir miktar vergi versek karşılığında onlar ile aramızda bir set (engel) yapar mısın?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا","related_links":["21/96"],"audio_path":"17/17-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar (Tercümanları aracılığıyla) “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cûc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Sana bir miktar vergi versek karşılığında onlar ile aramızda bir set (engel) yapar mısın?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا","related_links":["21/96"],"audio_path":"17/17-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar (Tercümanları aracılığıyla) “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cûc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Sana bir miktar vergi versek karşılığında onlar ile aramızda bir set (engel) yapar mısın?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا","related_links":["21/96"],"audio_path":"17/17-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar (Tercümanları aracılığıyla) “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cûc bu ülkede bozgunculuk yapıyor. Sana bir miktar vergi versek karşılığında onlar ile aramızda bir set (engel) yapar mısın?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا","related_links":["21/96"],"audio_path":"17/17-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Zülkarneyn: “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-95c.mp3","commentary_text":"Şiştikten sonra patlamak anlamına gelen “habita” kelimesi, 103-104- ve 105 ayetlerin anlam akışına uygun olarak çok parlak görünen işlerin sonunda patlayıp işe yaramaz hale geleceği anlamında kullanılmıştır. Bakara 217 “İçinizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünyaya ve âhirete yönelik tüm yaptıkları boşa gidecektir” ayeti de bu konuda insanların dikkatli olması gerektiğine vurgu yapmaktadır."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Zülkarneyn: “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-95c.mp3","commentary_text":"Şiştikten sonra patlamak anlamına gelen “habita” kelimesi, 103-104- ve 105 ayetlerin anlam akışına uygun olarak çok parlak görünen işlerin sonunda patlayıp işe yaramaz hale geleceği anlamında kullanılmıştır. Bakara 217 “İçinizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünyaya ve âhirete yönelik tüm yaptıkları boşa gidecektir” ayeti de bu konuda insanların dikkatli olması gerektiğine vurgu yapmaktadır."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Zülkarneyn: “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-95c.mp3","commentary_text":"Şiştikten sonra patlamak anlamına gelen “habita” kelimesi, 103-104- ve 105 ayetlerin anlam akışına uygun olarak çok parlak görünen işlerin sonunda patlayıp işe yaramaz hale geleceği anlamında kullanılmıştır. Bakara 217 “İçinizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünyaya ve âhirete yönelik tüm yaptıkları boşa gidecektir” ayeti de bu konuda insanların dikkatli olması gerektiğine vurgu yapmaktadır."},{"verse_number":"95","turkish_text":"Zülkarneyn: “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-94c.mp3","commentary_text":"Şiştikten sonra patlamak anlamına gelen “habita” kelimesi, 103-104- ve 105 ayetlerin anlam akışına uygun olarak çok parlak görünen işlerin sonunda patlayıp işe yaramaz hale geleceği anlamında kullanılmıştır. Bakara 217 “İçinizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünyaya ve âhirete yönelik tüm yaptıkları boşa gidecektir” ayeti de bu konuda insanların dikkatli olması gerektiğine vurgu yapmaktadır."},{"verse_number":"96","turkish_text":"“Bana (yeterince) demir (kütleleri) getirin”. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince “körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca da: “Bana erimiş bakır getirin bunun üzerine boşaltayım” dedi.","arabic_text":"اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"“Bana (yeterince) demir (kütleleri) getirin”. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince “körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca da: “Bana erimiş bakır getirin bunun üzerine boşaltayım” dedi.","arabic_text":"اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"“Bana (yeterince) demir (kütleleri) getirin”. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince “körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca da: “Bana erimiş bakır getirin bunun üzerine boşaltayım” dedi.","arabic_text":"اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"“Bana (yeterince) demir (kütleleri) getirin”. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince “körükleyin!” dedi. Sonunda demir akkor halini alınca da: “Bana erimiş bakır getirin bunun üzerine boşaltayım” dedi.","arabic_text":"اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Ve böylece (set inşa edilmiş oldu öyle ki) artık onların düşmanları (Ye’cüc ve Me’cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.","arabic_text":"فَمَا اسْطَاعُٓوا اَنْ يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Ve böylece (set inşa edilmiş oldu öyle ki) artık onların düşmanları (Ye’cüc ve Me’cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.","arabic_text":"فَمَا اسْطَاعُٓوا اَنْ يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Ve böylece (set inşa edilmiş oldu öyle ki) artık onların düşmanları (Ye’cüc ve Me’cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.","arabic_text":"فَمَا اسْطَاعُٓوا اَنْ يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Ve böylece (set inşa edilmiş oldu öyle ki) artık onların düşmanları (Ye’cüc ve Me’cûc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.","arabic_text":"فَمَا اسْطَاعُٓوا اَنْ يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Zülkarneyn:) “Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (olan kıyametin kopma vakti) gelince o (yapılan engel)i yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا رَحْمَةٌ مِنْ رَبّ۪يۚ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ رَبّ۪ي جَعَلَهُ دَكَّٓاءَۚ وَكَانَ وَعْدُ رَبّ۪ي حَقًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Zülkarneyn:) “Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (olan kıyametin kopma vakti) gelince o (yapılan engel)i yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا رَحْمَةٌ مِنْ رَبّ۪يۚ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ رَبّ۪ي جَعَلَهُ دَكَّٓاءَۚ وَكَانَ وَعْدُ رَبّ۪ي حَقًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Zülkarneyn:) “Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (olan kıyametin kopma vakti) gelince o (yapılan engel)i yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا رَحْمَةٌ مِنْ رَبّ۪يۚ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ رَبّ۪ي جَعَلَهُ دَكَّٓاءَۚ وَكَانَ وَعْدُ رَبّ۪ي حَقًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Zülkarneyn:) “Bu Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (olan kıyametin kopma vakti) gelince o (yapılan engel)i yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ هٰذَا رَحْمَةٌ مِنْ رَبّ۪يۚ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ رَبّ۪ي جَعَلَهُ دَكَّٓاءَۚ وَكَانَ وَعْدُ رَبّ۪ي حَقًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"O (birinci kez sûra üflenmesiyle kıyametin koptuğu) gün biz onları bırakırız dalgalar halinde birbirlerine girerler. (İkinci kez yeniden yaratılış için) sûra üflenince hepsini bir araya toplarız.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ ف۪ي بَعْضٍ وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-99c.mp3","commentary_text":"“Rabbimin sözleri” deyimi, “takdir edilmiş hüküm” demektir ve Allah’ın sonsuz ilmini, hikmetini, gücünü, “ol” emriyle başlattığı oluş süreçlerini, bütün isim ve sıfatlarının tecellilerini, insan idrâkini aşan bütün konuları anlatmaktadır. Burada akıllara durgunluk verecek güzel bir örnekle Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki fark ortaya konulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"O (birinci kez sûra üflenmesiyle kıyametin koptuğu) gün biz onları bırakırız dalgalar halinde birbirlerine girerler. (İkinci kez yeniden yaratılış için) sûra üflenince hepsini bir araya toplarız.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ ف۪ي بَعْضٍ وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-99c.mp3","commentary_text":"“Rabbimin sözleri” deyimi, “takdir edilmiş hüküm” demektir ve Allah’ın sonsuz ilmini, hikmetini, gücünü, “ol” emriyle başlattığı oluş süreçlerini, bütün isim ve sıfatlarının tecellilerini, insan idrâkini aşan bütün konuları anlatmaktadır. Burada akıllara durgunluk verecek güzel bir örnekle Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki fark ortaya konulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"O (birinci kez sûra üflenmesiyle kıyametin koptuğu) gün biz onları bırakırız dalgalar halinde birbirlerine girerler. (İkinci kez yeniden yaratılış için) sûra üflenince hepsini bir araya toplarız.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ ف۪ي بَعْضٍ وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-99c.mp3","commentary_text":"“Rabbimin sözleri” deyimi, “takdir edilmiş hüküm” demektir ve Allah’ın sonsuz ilmini, hikmetini, gücünü, “ol” emriyle başlattığı oluş süreçlerini, bütün isim ve sıfatlarının tecellilerini, insan idrâkini aşan bütün konuları anlatmaktadır. Burada akıllara durgunluk verecek güzel bir örnekle Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki fark ortaya konulmaktadır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"O (birinci kez sûra üflenmesiyle kıyametin koptuğu) gün biz onları bırakırız dalgalar halinde birbirlerine girerler. (İkinci kez yeniden yaratılış için) sûra üflenince hepsini bir araya toplarız.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ ف۪ي بَعْضٍ وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"17/17-98c.mp3","commentary_text":"“Rabbimin sözleri” deyimi, “takdir edilmiş hüküm” demektir ve Allah’ın sonsuz ilmini, hikmetini, gücünü, “ol” emriyle başlattığı oluş süreçlerini, bütün isim ve sıfatlarının tecellilerini, insan idrâkini aşan bütün konuları anlatmaktadır. Burada akıllara durgunluk verecek güzel bir örnekle Yaratanın sonsuz ilmiyle yaratılanların sınırlı bilgisi arasındaki fark ortaya konulmaktadır."},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"O gün cehennemi hakikati görmek hususunda gözleri perdeli olan (Kur’an’ı) dinlemeye tahammül edemeyen inkârcıların karşısına dikeceğiz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَانَتْ اَعْيُنُهُمْ ف۪ي غِطَٓاءٍ عَنْ ذِكْر۪ي وَكَانُوا لَا يَسْتَط۪يعُونَ سَمْعًا۟ ﴿٢﴾ وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِلْكَافِر۪ينَ عَرْضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"O gün cehennemi hakikati görmek hususunda gözleri perdeli olan (Kur’an’ı) dinlemeye tahammül edemeyen inkârcıların karşısına dikeceğiz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَانَتْ اَعْيُنُهُمْ ف۪ي غِطَٓاءٍ عَنْ ذِكْر۪ي وَكَانُوا لَا يَسْتَط۪يعُونَ سَمْعًا۟ ﴿٢﴾ وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِلْكَافِر۪ينَ عَرْضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"O gün cehennemi hakikati görmek hususunda gözleri perdeli olan (Kur’an’ı) dinlemeye tahammül edemeyen inkârcıların karşısına dikeceğiz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَانَتْ اَعْيُنُهُمْ ف۪ي غِطَٓاءٍ عَنْ ذِكْر۪ي وَكَانُوا لَا يَسْتَط۪يعُونَ سَمْعًا۟ ﴿٢﴾ وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِلْكَافِر۪ينَ عَرْضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"O gün cehennemi hakikati görmek hususunda gözleri perdeli olan (Kur’an’ı) dinlemeye tahammül edemeyen inkârcıların karşısına dikeceğiz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَانَتْ اَعْيُنُهُمْ ف۪ي غِطَٓاءٍ عَنْ ذِكْر۪ي وَكَانُوا لَا يَسْتَط۪يعُونَ سَمْعًا۟ ﴿٢﴾ وَعَرَضْنَا جَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ لِلْكَافِر۪ينَ عَرْضًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İnkârcılar benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.","arabic_text":"اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İnkârcılar benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.","arabic_text":"اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İnkârcılar benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.","arabic_text":"اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"İnkârcılar benim kullarım(dan herhangi birini) bana karşı (kendilerine) dost koruyucu edinebileceklerini mi sandılar? Biz cehennemi hakkı inkâr edenler için bir konak yeri olarak hazırladık.","arabic_text":"اَفَحَسِبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ يَتَّخِذُوا عِبَاد۪ي مِنْ دُون۪ٓي اَوْلِيَٓاءَۜ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ نُزُلً","related_links":[],"audio_path":"17/17-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"De ki: “Size yaptıklarında en büyük kayba uğrayan kimseleri haber vereyim mi?","arabic_text":"قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْاَخْسَر۪ينَ اَعْمَالًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"De ki: “Size yaptıklarında en büyük kayba uğrayan kimseleri haber vereyim mi?","arabic_text":"قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْاَخْسَر۪ينَ اَعْمَالًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"De ki: “Size yaptıklarında en büyük kayba uğrayan kimseleri haber vereyim mi?","arabic_text":"قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْاَخْسَر۪ينَ اَعْمَالًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"De ki: “Size yaptıklarında en büyük kayba uğrayan kimseleri haber vereyim mi?","arabic_text":"قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْاَخْسَر۪ينَ اَعْمَالًاۜ","related_links":[],"audio_path":"17/17-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlar; iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlar; iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlar; iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Onlar; iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar Rablerinin ayetlerini ve O’nun huzuruna çıkacaklarını inkâr edenlerdir. Bu yüzden onların iyi işleri geçersiz olmuştur. Kıyamet günü onların yaptıklarını tartıya (bile) almayız kendilerine değer vermeyiz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَٓائِه۪ فَحَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَلَا نُق۪يمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنً","related_links":[],"audio_path":"17/17-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar Rablerinin ayetlerini ve O’nun huzuruna çıkacaklarını inkâr edenlerdir. Bu yüzden onların iyi işleri geçersiz olmuştur. Kıyamet günü onların yaptıklarını tartıya (bile) almayız kendilerine değer vermeyiz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَٓائِه۪ فَحَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَلَا نُق۪يمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنً","related_links":[],"audio_path":"17/17-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar Rablerinin ayetlerini ve O’nun huzuruna çıkacaklarını inkâr edenlerdir. Bu yüzden onların iyi işleri geçersiz olmuştur. Kıyamet günü onların yaptıklarını tartıya (bile) almayız kendilerine değer vermeyiz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَٓائِه۪ فَحَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَلَا نُق۪يمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنً","related_links":[],"audio_path":"17/17-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Onlar Rablerinin ayetlerini ve O’nun huzuruna çıkacaklarını inkâr edenlerdir. Bu yüzden onların iyi işleri geçersiz olmuştur. Kıyamet günü onların yaptıklarını tartıya (bile) almayız kendilerine değer vermeyiz.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَٓائِه۪ فَحَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَلَا نُق۪يمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنً","related_links":[],"audio_path":"17/17-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"İşte hem inkâr ettikleri hem de ayetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَرُسُل۪ي هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"İşte hem inkâr ettikleri hem de ayetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَرُسُل۪ي هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"İşte hem inkâr ettikleri hem de ayetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَرُسُل۪ي هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"İşte hem inkâr ettikleri hem de ayetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَرُسُل۪ي هُزُوًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlara gelince; onlara da konak yeri olarak Firdevs cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlara gelince; onlara da konak yeri olarak Firdevs cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlara gelince; onlara da konak yeri olarak Firdevs cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlara gelince; onlara da konak yeri olarak Firdevs cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"17/17-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"De ki: “Rabbimin sözlerini (ilmini) yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere denizler katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"De ki: “Rabbimin sözlerini (ilmini) yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere denizler katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"De ki: “Rabbimin sözlerini (ilmini) yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere denizler katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"De ki: “Rabbimin sözlerini (ilmini) yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere denizler katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.”","arabic_text":"قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “Ben de sizin gibi ancak (ölümlü) bir insanım. (Ne var ki) bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolundu. Öyleyse artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi hiçbir şeyi (O’na) ortak koşmasın!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “Ben de sizin gibi ancak (ölümlü) bir insanım. (Ne var ki) bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolundu. Öyleyse artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi hiçbir şeyi (O’na) ortak koşmasın!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “Ben de sizin gibi ancak (ölümlü) bir insanım. (Ne var ki) bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolundu. Öyleyse artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi hiçbir şeyi (O’na) ortak koşmasın!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"De ki: “Ben de sizin gibi ancak (ölümlü) bir insanım. (Ne var ki) bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolundu. Öyleyse artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi hiçbir şeyi (O’na) ortak koşmasın!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"17/17-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":19,"name":"MERYEM SÛRESİ","description":"Meryem Suresi Mekke döneminde inmiş olup 98 ayettir. 58 ve 71. ayetlerin Medine döneminde indiğini söyleyenler de vardır. Sure, Hz. Meryem’in, oğlu İsa’yı dünyaya nasıl getirdiğini anlattığı için “Meryem” adını almıştır. Diğer pek çok sûrede olduğu gibi bu sûrede de tevhid inancı, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve amellerin karşılığına dair konular yer almaktadır. Hıristiyanlığın temel ilkelerinden bahseden ilk sûre Meryem sûresidir. Sûrede peygamber kıssaları ile beraber daha şaşırtıcı ve mûcizevî olan Hz. Meryem ve İsa kıssası yer alır. Hz. Meryem’in İsa’ya hamile kalışı, İsa’nın babasız olarak dünyaya gelmesi, Meryem’in kendi kavmi tarafından kınanması, İsa’nın beşikte iken konuşması ve kendisinin Allah’ın kulu olduğunu söylemesi anlatılır. Bütün peygamberlerin insanları tevhid inancına çağırdığına işaret edilen sûrede bazı kıyamet sahnelerine de yer verilir, Hz. İsa’dan sonraki Hıristiyanların inançlarında düştükleri yanlışlar izah edilir. Ayrıca Hz. Zekeriya ile oğlu Yahya kıssasına yer verilen sûrede Zekeriya’nın ilerlemiş yaşına rağmen bir evlatla müjdelenişi ve Hz. Yahya’nın mûcizevî bir doğumla dünyaya gelişi anlatılır. Sûrede Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu yakıştırmasının çok çirkin bir iddia olduğu belirtilir. Hıristiyanlara saptıkları bu yanlış inançtan dönmeleri için yol gösterilir. Yahudilere de Hz. İsa ve annesine karşı yaptıkları çirkin yakıştırmalar konusunda cevap verilir. Sûrede Hz. İbrahim ile babası arasında geçen şirk ve tevhid mücadelesine de yer verilir. Hz. Peygamberden önce gelmiş geçmiş Hz. Mûsâ, İsmail ve İdris’e de işaret edilerek onların da aynı tebliğle görevlendirildiği, namaz ve zekâtla emrolunduğu ifade edilir. Sûrede öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden, Allah’a evlât ve ortak izâfe eden Mekkeli müşrikler sert bir şekilde eleştirililirken, müminlere inkârcıların bütün çabalarına rağmen kendilerinin başarılı olacakları müjdesi verilir. İman ettikten sonra imanın gereklerini yerine getirenlere Allah’ın sevgi bahşedeceğini ve Kur’an’ın Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için bir müjde ve inatçı toplumlar için uyarı vesilesi olduğu anlatılır.","sura_intro_audio":"18/18-a.mp3","verse_count":98,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.","arabic_text":"كٓهٰيٰعٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"18/18-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.","arabic_text":"كٓهٰيٰعٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"18/18-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.","arabic_text":"كٓهٰيٰعٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"18/18-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.","arabic_text":"كٓهٰيٰعٓصٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"18/18-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu (ayetlerde) Rabbinin kulu Zekeriya’ya yönelik rahmeti hatırlatılıyor/anlatılıyor.","arabic_text":"ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Zekeriya, İsrail oğullarından gönderilen bir peygamberdir. Peygamber olmadan önce uzun zaman İsrailoğullarına danışmanlık yapmış ve onların başkanı olmuştur. Soyu Hz. Süleyman'a uzanmaktadır.  Hz. Zekeriya dostu İmran’ın kızı Elisa ile evlenmiştir. Elisa ile Hz. Meryem kız kardeştir. İmran önce Elîsa’nın annesi ile sonra başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hunne, Hazret-i Meryem’in annesidir. Hz. Zekeriya, Hz. İsa’nın annesini yetiştiren ve onun terbiyesini üstlenen bir şahsiyettir. Hz. İsa’yı ve onun hayatını doğru anlamak için Hz. Zekeriya’nın hayat hikâyesini de iyi anlamak gerekiyor. Hz. Yahya peygamberin babası da olan Hz. Zekeriya putperestler tarafından hunharca öldürülmüştür."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu (ayetlerde) Rabbinin kulu Zekeriya’ya yönelik rahmeti hatırlatılıyor/anlatılıyor.","arabic_text":"ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Zekeriya, İsrail oğullarından gönderilen bir peygamberdir. Peygamber olmadan önce uzun zaman İsrailoğullarına danışmanlık yapmış ve onların başkanı olmuştur. Soyu Hz. Süleyman'a uzanmaktadır.  Hz. Zekeriya dostu İmran’ın kızı Elisa ile evlenmiştir. Elisa ile Hz. Meryem kız kardeştir. İmran önce Elîsa’nın annesi ile sonra başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hunne, Hazret-i Meryem’in annesidir. Hz. Zekeriya, Hz. İsa’nın annesini yetiştiren ve onun terbiyesini üstlenen bir şahsiyettir. Hz. İsa’yı ve onun hayatını doğru anlamak için Hz. Zekeriya’nın hayat hikâyesini de iyi anlamak gerekiyor. Hz. Yahya peygamberin babası da olan Hz. Zekeriya putperestler tarafından hunharca öldürülmüştür."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu (ayetlerde) Rabbinin kulu Zekeriya’ya yönelik rahmeti hatırlatılıyor/anlatılıyor.","arabic_text":"ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Zekeriya, İsrail oğullarından gönderilen bir peygamberdir. Peygamber olmadan önce uzun zaman İsrailoğullarına danışmanlık yapmış ve onların başkanı olmuştur. Soyu Hz. Süleyman'a uzanmaktadır.  Hz. Zekeriya dostu İmran’ın kızı Elisa ile evlenmiştir. Elisa ile Hz. Meryem kız kardeştir. İmran önce Elîsa’nın annesi ile sonra başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hunne, Hazret-i Meryem’in annesidir. Hz. Zekeriya, Hz. İsa’nın annesini yetiştiren ve onun terbiyesini üstlenen bir şahsiyettir. Hz. İsa’yı ve onun hayatını doğru anlamak için Hz. Zekeriya’nın hayat hikâyesini de iyi anlamak gerekiyor. Hz. Yahya peygamberin babası da olan Hz. Zekeriya putperestler tarafından hunharca öldürülmüştür."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu (ayetlerde) Rabbinin kulu Zekeriya’ya yönelik rahmeti hatırlatılıyor/anlatılıyor.","arabic_text":"ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-1c.mp3","commentary_text":"Hz. Zekeriya, İsrail oğullarından gönderilen bir peygamberdir. Peygamber olmadan önce uzun zaman İsrailoğullarına danışmanlık yapmış ve onların başkanı olmuştur. Soyu Hz. Süleyman'a uzanmaktadır.  Hz. Zekeriya dostu İmran’ın kızı Elisa ile evlenmiştir. Elisa ile Hz. Meryem kız kardeştir. İmran önce Elîsa’nın annesi ile sonra başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hunne, Hazret-i Meryem’in annesidir. Hz. Zekeriya, Hz. İsa’nın annesini yetiştiren ve onun terbiyesini üstlenen bir şahsiyettir. Hz. İsa’yı ve onun hayatını doğru anlamak için Hz. Zekeriya’nın hayat hikâyesini de iyi anlamak gerekiyor. Hz. Yahya peygamberin babası da olan Hz. Zekeriya putperestler tarafından hunharca öldürülmüştür."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَٓاءً خَفِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَٓاءً خَفِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَٓاءً خَفِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَٓاءً خَفِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim zayıfladı saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim zayıfladı saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim zayıfladı saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ey Rabbim! Doğrusu artık kemiklerim zayıfladı saçlarım ağardı. Ey Rabbim! (Şimdiye kadar) sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّ۪ي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَٓائِكَ رَبِّ شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Doğrusu ben arkamdan gelecek yakınlarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana kendi tarafından bir çocuk ver!","arabic_text":"وَاِنّ۪ي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاء۪ي وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا فَهَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Doğrusu ben arkamdan gelecek yakınlarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana kendi tarafından bir çocuk ver!","arabic_text":"وَاِنّ۪ي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاء۪ي وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا فَهَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Doğrusu ben arkamdan gelecek yakınlarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana kendi tarafından bir çocuk ver!","arabic_text":"وَاِنّ۪ي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاء۪ي وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا فَهَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Doğrusu ben arkamdan gelecek yakınlarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana kendi tarafından bir çocuk ver!","arabic_text":"وَاِنّ۪ي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاء۪ي وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا فَهَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Vereceğin çocuk) bana da varis olsun Yakupoğulları’na (İsrailoğullarına) da varis olsun. Ey Rabbim! Hem de onu rızana layık (olanlardan) kıl!”","arabic_text":"يَرِثُن۪ي وَيَرِثُ مِنْ اٰلِ يَعْقُوبَۗ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Vereceğin çocuk) bana da varis olsun Yakupoğulları’na (İsrailoğullarına) da varis olsun. Ey Rabbim! Hem de onu rızana layık (olanlardan) kıl!”","arabic_text":"يَرِثُن۪ي وَيَرِثُ مِنْ اٰلِ يَعْقُوبَۗ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Vereceğin çocuk) bana da varis olsun Yakupoğulları’na (İsrailoğullarına) da varis olsun. Ey Rabbim! Hem de onu rızana layık (olanlardan) kıl!”","arabic_text":"يَرِثُن۪ي وَيَرِثُ مِنْ اٰلِ يَعْقُوبَۗ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Vereceğin çocuk) bana da varis olsun Yakupoğulları’na (İsrailoğullarına) da varis olsun. Ey Rabbim! Hem de onu rızana layık (olanlardan) kıl!”","arabic_text":"يَرِثُن۪ي وَيَرِثُ مِنْ اٰلِ يَعْقُوبَۗ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”","arabic_text":"يَا زَكَرِيَّٓا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍۨ اسْمُهُ يَحْيٰىۙ لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا","related_links":["3/39"],"audio_path":"18/18-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-7c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da beş yerde (A. İmran, 3/39; Enam, 26/85; Meryem, 19/7; Meryem, 19/12; Enbiya, 21/90) geçen Yahya ismi, “yaşayacak” demektir. Yani, manevî erdemleriyle hep canlı kalacak, örnek alınacak, her zaman yâd edilecek anlamındadır. Bu ismin Hz. Yahya için Allah tarafından bizzat seçilerek verilmesi ilahî vaade eş değer müstesna bir payedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”","arabic_text":"يَا زَكَرِيَّٓا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍۨ اسْمُهُ يَحْيٰىۙ لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا","related_links":["3/39"],"audio_path":"18/18-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-7c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da beş yerde (A. İmran, 3/39; Enam, 26/85; Meryem, 19/7; Meryem, 19/12; Enbiya, 21/90) geçen Yahya ismi, “yaşayacak” demektir. Yani, manevî erdemleriyle hep canlı kalacak, örnek alınacak, her zaman yâd edilecek anlamındadır. Bu ismin Hz. Yahya için Allah tarafından bizzat seçilerek verilmesi ilahî vaade eş değer müstesna bir payedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”","arabic_text":"يَا زَكَرِيَّٓا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍۨ اسْمُهُ يَحْيٰىۙ لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا","related_links":["3/39"],"audio_path":"18/18-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-7c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da beş yerde (A. İmran, 3/39; Enam, 26/85; Meryem, 19/7; Meryem, 19/12; Enbiya, 21/90) geçen Yahya ismi, “yaşayacak” demektir. Yani, manevî erdemleriyle hep canlı kalacak, örnek alınacak, her zaman yâd edilecek anlamındadır. Bu ismin Hz. Yahya için Allah tarafından bizzat seçilerek verilmesi ilahî vaade eş değer müstesna bir payedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.”","arabic_text":"يَا زَكَرِيَّٓا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍۨ اسْمُهُ يَحْيٰىۙ لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا","related_links":["3/39"],"audio_path":"18/18-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-6c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da beş yerde (A. İmran, 3/39; Enam, 26/85; Meryem, 19/7; Meryem, 19/12; Enbiya, 21/90) geçen Yahya ismi, “yaşayacak” demektir. Yani, manevî erdemleriyle hep canlı kalacak, örnek alınacak, her zaman yâd edilecek anlamındadır. Bu ismin Hz. Yahya için Allah tarafından bizzat seçilerek verilmesi ilahî vaade eş değer müstesna bir payedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken benim nasıl çocuğum olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken benim nasıl çocuğum olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken benim nasıl çocuğum olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Zekeriya:) “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken benim nasıl çocuğum olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ona gelen melek:) “Öyledir” dedi. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: “Bunu yapmak bana pek kolay! Nitekim daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yaratmıştım.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَۚ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا","related_links":[],"audio_path":"18/18-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ona gelen melek:) “Öyledir” dedi. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: “Bunu yapmak bana pek kolay! Nitekim daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yaratmıştım.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَۚ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا","related_links":[],"audio_path":"18/18-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ona gelen melek:) “Öyledir” dedi. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: “Bunu yapmak bana pek kolay! Nitekim daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yaratmıştım.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَۚ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا","related_links":[],"audio_path":"18/18-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ona gelen melek:) “Öyledir” dedi. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: “Bunu yapmak bana pek kolay! Nitekim daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yaratmıştım.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَۚ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا","related_links":[],"audio_path":"18/18-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Zekeriya:) “Ya Rabbi bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا","related_links":["3/41"],"audio_path":"18/18-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Zekeriya:) “Ya Rabbi bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا","related_links":["3/41"],"audio_path":"18/18-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Zekeriya:) “Ya Rabbi bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا","related_links":["3/41"],"audio_path":"18/18-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Zekeriya:) “Ya Rabbi bunun için bana bir belirti göster” dedi. (Allah:) “Bunun belirtisi sapasağlam olduğun halde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır (dilinin tutulmasıdır)” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا","related_links":["3/41"],"audio_path":"18/18-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Derken Zekeriya mescitten ayrılıp halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi fakat konuşamadı) ve onlara: Sabah akşam Allah’ı tesbih edin (insan olarak yapmanız gerekeni yerine getirin)” diye işaret diliyle konuştu.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Derken Zekeriya mescitten ayrılıp halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi fakat konuşamadı) ve onlara: Sabah akşam Allah’ı tesbih edin (insan olarak yapmanız gerekeni yerine getirin)” diye işaret diliyle konuştu.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Derken Zekeriya mescitten ayrılıp halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi fakat konuşamadı) ve onlara: Sabah akşam Allah’ı tesbih edin (insan olarak yapmanız gerekeni yerine getirin)” diye işaret diliyle konuştu.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Derken Zekeriya mescitten ayrılıp halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi fakat konuşamadı) ve onlara: Sabah akşam Allah’ı tesbih edin (insan olarak yapmanız gerekeni yerine getirin)” diye işaret diliyle konuştu.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.","arabic_text":"يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Yahya’nın Peygamber olacağı daha doğmadan babası Hz. Zekeriya’ya bildirilmişti. “Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak, tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeliyor.” (A. İmran 3/39) “Ona hikmetin verilmesi”, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma kabiliyeti, sağlıklı düşünme yeteneği, yerinde ve uygun olanı bulma kapasitesi, en doğru yöntemle sorunları çözme melekesi, hadiseleri önceden sezme feraseti, bilgelik, anlayış lütfedilmesi demektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.","arabic_text":"يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Yahya’nın Peygamber olacağı daha doğmadan babası Hz. Zekeriya’ya bildirilmişti. “Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak, tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeliyor.” (A. İmran 3/39) “Ona hikmetin verilmesi”, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma kabiliyeti, sağlıklı düşünme yeteneği, yerinde ve uygun olanı bulma kapasitesi, en doğru yöntemle sorunları çözme melekesi, hadiseleri önceden sezme feraseti, bilgelik, anlayış lütfedilmesi demektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.","arabic_text":"يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Yahya’nın Peygamber olacağı daha doğmadan babası Hz. Zekeriya’ya bildirilmişti. “Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak, tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeliyor.” (A. İmran 3/39) “Ona hikmetin verilmesi”, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma kabiliyeti, sağlıklı düşünme yeteneği, yerinde ve uygun olanı bulma kapasitesi, en doğru yöntemle sorunları çözme melekesi, hadiseleri önceden sezme feraseti, bilgelik, anlayış lütfedilmesi demektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yahya büyüyünce kendisini peygamber yaptık ve:) “Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!” (diye ona öğüt verdik). O daha küçük bir çocukken biz ona hikmeti vermiştik.","arabic_text":"يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-11c.mp3","commentary_text":"Hz. Yahya’nın Peygamber olacağı daha doğmadan babası Hz. Zekeriya’ya bildirilmişti. “Zekeriya mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana, kendi katından bir sözün gerçekliğini doğrulayacak, insanlar arasında seçkin bir yere sahip olacak, tam bir iffet sahibi, dürüst ve erdemli bir peygamber olacak olan Yahya'yı müjdeliyor.” (A. İmran 3/39) “Ona hikmetin verilmesi”, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma kabiliyeti, sağlıklı düşünme yeteneği, yerinde ve uygun olanı bulma kapasitesi, en doğru yöntemle sorunları çözme melekesi, hadiseleri önceden sezme feraseti, bilgelik, anlayış lütfedilmesi demektir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ona kendi katımızdan bir sevecenlik ve kendini yetiştirme yeteneği bahşetmiştik. Dahası o Allah’a karşı gelmekten sakınan birisiydi.","arabic_text":"وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ona kendi katımızdan bir sevecenlik ve kendini yetiştirme yeteneği bahşetmiştik. Dahası o Allah’a karşı gelmekten sakınan birisiydi.","arabic_text":"وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ona kendi katımızdan bir sevecenlik ve kendini yetiştirme yeteneği bahşetmiştik. Dahası o Allah’a karşı gelmekten sakınan birisiydi.","arabic_text":"وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ona kendi katımızdan bir sevecenlik ve kendini yetiştirme yeteneği bahşetmiştik. Dahası o Allah’a karşı gelmekten sakınan birisiydi.","arabic_text":"وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O anne babasına iyi davranan bir kimse idi. Zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi değildi.","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O anne babasına iyi davranan bir kimse idi. Zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi değildi.","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O anne babasına iyi davranan bir kimse idi. Zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi değildi.","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O anne babasına iyi davranan bir kimse idi. Zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi değildi.","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bunun içindir ki doğduğu gün de öldüğü gün de (Allah’ın) selamı onun üzerindeydi ve diriltileceği gün de (aynen öyle olacaktır)!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bunun içindir ki doğduğu gün de öldüğü gün de (Allah’ın) selamı onun üzerindeydi ve diriltileceği gün de (aynen öyle olacaktır)!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bunun içindir ki doğduğu gün de öldüğü gün de (Allah’ın) selamı onun üzerindeydi ve diriltileceği gün de (aynen öyle olacaktır)!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bunun içindir ki doğduğu gün de öldüğü gün de (Allah’ın) selamı onun üzerindeydi ve diriltileceği gün de (aynen öyle olacaktır)!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitapta Meryem (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Hani o ailesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitapta Meryem (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Hani o ailesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitapta Meryem (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Hani o ailesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitapta Meryem (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Hani o ailesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Komşuları ile arasına bir perde germişti. Bu sırada ona vahiy meleğimizi (Cebrail’i) göndermiştik de (o) ona düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.","arabic_text":"فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا","related_links":["26/193"],"audio_path":"18/18-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-17c.mp3","commentary_text":"“Ruh” kelimesi Kur’an’da genelde “vahiy” ya da “ilham” olarak kullanılır. Bunun yanında, çok nadir de olsa bu ayette olduğu gibi vahyi ya da ilhamı Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran elçiyi yani meleği işaret için de kullanılır. Nitekim burada da Ruh, melek Cebrail için kullanılmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Komşuları ile arasına bir perde germişti. Bu sırada ona vahiy meleğimizi (Cebrail’i) göndermiştik de (o) ona düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.","arabic_text":"فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا","related_links":["26/193"],"audio_path":"18/18-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-17c.mp3","commentary_text":"“Ruh” kelimesi Kur’an’da genelde “vahiy” ya da “ilham” olarak kullanılır. Bunun yanında, çok nadir de olsa bu ayette olduğu gibi vahyi ya da ilhamı Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran elçiyi yani meleği işaret için de kullanılır. Nitekim burada da Ruh, melek Cebrail için kullanılmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Komşuları ile arasına bir perde germişti. Bu sırada ona vahiy meleğimizi (Cebrail’i) göndermiştik de (o) ona düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.","arabic_text":"فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا","related_links":["26/193"],"audio_path":"18/18-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-17c.mp3","commentary_text":"“Ruh” kelimesi Kur’an’da genelde “vahiy” ya da “ilham” olarak kullanılır. Bunun yanında, çok nadir de olsa bu ayette olduğu gibi vahyi ya da ilhamı Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran elçiyi yani meleği işaret için de kullanılır. Nitekim burada da Ruh, melek Cebrail için kullanılmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Komşuları ile arasına bir perde germişti. Bu sırada ona vahiy meleğimizi (Cebrail’i) göndermiştik de (o) ona düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.","arabic_text":"فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا","related_links":["26/193"],"audio_path":"18/18-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-16c.mp3","commentary_text":"“Ruh” kelimesi Kur’an’da genelde “vahiy” ya da “ilham” olarak kullanılır. Bunun yanında, çok nadir de olsa bu ayette olduğu gibi vahyi ya da ilhamı Allah’ın seçtiği kimseye ulaştıran elçiyi yani meleği işaret için de kullanılır. Nitekim burada da Ruh, melek Cebrail için kullanılmıştır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Meryem onu görünce:) “Senden O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Meryem onu görünce:) “Senden O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Meryem onu görünce:) “Senden O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Meryem onu görünce:) “Senden O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cebrail:) “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cebrail:) “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cebrail:) “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cebrail:) “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Meryem Cebrail’e:) “Benim nasıl oğlum olabilir? Bana herhangi bir insan dokunmadı. Ben bir kahpe de değilim” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Meryem Cebrail’e:) “Benim nasıl oğlum olabilir? Bana herhangi bir insan dokunmadı. Ben bir kahpe de değilim” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Meryem Cebrail’e:) “Benim nasıl oğlum olabilir? Bana herhangi bir insan dokunmadı. Ben bir kahpe de değilim” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Meryem Cebrail’e:) “Benim nasıl oğlum olabilir? Bana herhangi bir insan dokunmadı. Ben bir kahpe de değilim” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/ayet_2230_1772875069.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Cebrail:) “Evet öyle Rabbin diyor ki: “Bu iş benim için kolaydır. Bu olayı insanlara (gücümüzü) kanıtlayan bir mucize ve oğlunu da onlara rahmet kaynağı olarak sunmak istiyoruz. Bu iş artık hükme bağlanmış olup bitmiştir.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْرًا مَقْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Cebrail:) “Evet öyle Rabbin diyor ki: “Bu iş benim için kolaydır. Bu olayı insanlara (gücümüzü) kanıtlayan bir mucize ve oğlunu da onlara rahmet kaynağı olarak sunmak istiyoruz. Bu iş artık hükme bağlanmış olup bitmiştir.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْرًا مَقْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Cebrail:) “Evet öyle Rabbin diyor ki: “Bu iş benim için kolaydır. Bu olayı insanlara (gücümüzü) kanıtlayan bir mucize ve oğlunu da onlara rahmet kaynağı olarak sunmak istiyoruz. Bu iş artık hükme bağlanmış olup bitmiştir.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْرًا مَقْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Cebrail:) “Evet öyle Rabbin diyor ki: “Bu iş benim için kolaydır. Bu olayı insanlara (gücümüzü) kanıtlayan bir mucize ve oğlunu da onlara rahmet kaynağı olarak sunmak istiyoruz. Bu iş artık hükme bağlanmış olup bitmiştir.”","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْرًا مَقْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece Meryem oğluna (İsa’ya) gebe kaldı. Bundan dolayı da (insanların gözünden) uzak kuytu bir köşeye çekildi.","arabic_text":"فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece Meryem oğluna (İsa’ya) gebe kaldı. Bundan dolayı da (insanların gözünden) uzak kuytu bir köşeye çekildi.","arabic_text":"فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece Meryem oğluna (İsa’ya) gebe kaldı. Bundan dolayı da (insanların gözünden) uzak kuytu bir köşeye çekildi.","arabic_text":"فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Böylece Meryem oğluna (İsa’ya) gebe kaldı. Bundan dolayı da (insanların gözünden) uzak kuytu bir köşeye çekildi.","arabic_text":"فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.","arabic_text":"فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.","arabic_text":"فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.","arabic_text":"فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir süre sonra doğum sancıları tutunca bir hurma ağacının altına sığınmak zorunda kaldı ve “Keşke daha önce ölmüş ve hafızalardan silinmiş olsaydım” dedi.","arabic_text":"فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Sakın üzülme! Rabbin senin alt yanında olanı şerefli kılmıştır.","arabic_text":"فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا","related_links":["23/50"],"audio_path":"18/18-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-24c.mp3","commentary_text":"“Seriyy” sözcüğü su, arak, dere, su yolu anlamlarına geldiği gibi, soylu, şerefli, seçkin, önder, cömert anlamlarına da gelir. Çevirilerde genelde “su” anlamı verilerek “Rabbin senin alt yanında bir su arkı yarattı.” şeklinde tercüme yapılmış olsa da aşağıdaki ayetlerden de anlaşılacağız üzere Hz. Meryem’i teselli edecek ve ona destek olacak en uygun ifadenin: “Sakın üzülme, sen çok değerli, şerefli, toplumuna önder olacak bir çocuk dünyaya getiriyorsun” şeklinde de anlaşılabilir. Bize göre bu daha doğrudur. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Sakın üzülme! Rabbin senin alt yanında olanı şerefli kılmıştır.","arabic_text":"فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا","related_links":["23/50"],"audio_path":"18/18-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-24c.mp3","commentary_text":"“Seriyy” sözcüğü su, arak, dere, su yolu anlamlarına geldiği gibi, soylu, şerefli, seçkin, önder, cömert anlamlarına da gelir. Çevirilerde genelde “su” anlamı verilerek “Rabbin senin alt yanında bir su arkı yarattı.” şeklinde tercüme yapılmış olsa da aşağıdaki ayetlerden de anlaşılacağız üzere Hz. Meryem’i teselli edecek ve ona destek olacak en uygun ifadenin: “Sakın üzülme, sen çok değerli, şerefli, toplumuna önder olacak bir çocuk dünyaya getiriyorsun” şeklinde de anlaşılabilir. Bize göre bu daha doğrudur. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Sakın üzülme! Rabbin senin alt yanında olanı şerefli kılmıştır.","arabic_text":"فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا","related_links":["23/50"],"audio_path":"18/18-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-24c.mp3","commentary_text":"“Seriyy” sözcüğü su, arak, dere, su yolu anlamlarına geldiği gibi, soylu, şerefli, seçkin, önder, cömert anlamlarına da gelir. Çevirilerde genelde “su” anlamı verilerek “Rabbin senin alt yanında bir su arkı yarattı.” şeklinde tercüme yapılmış olsa da aşağıdaki ayetlerden de anlaşılacağız üzere Hz. Meryem’i teselli edecek ve ona destek olacak en uygun ifadenin: “Sakın üzülme, sen çok değerli, şerefli, toplumuna önder olacak bir çocuk dünyaya getiriyorsun” şeklinde de anlaşılabilir. Bize göre bu daha doğrudur. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Sakın üzülme! Rabbin senin alt yanında olanı şerefli kılmıştır.","arabic_text":"فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا","related_links":["23/50"],"audio_path":"18/18-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-23c.mp3","commentary_text":"“Seriyy” sözcüğü su, arak, dere, su yolu anlamlarına geldiği gibi, soylu, şerefli, seçkin, önder, cömert anlamlarına da gelir. Çevirilerde genelde “su” anlamı verilerek “Rabbin senin alt yanında bir su arkı yarattı.” şeklinde tercüme yapılmış olsa da aşağıdaki ayetlerden de anlaşılacağız üzere Hz. Meryem’i teselli edecek ve ona destek olacak en uygun ifadenin: “Sakın üzülme, sen çok değerli, şerefli, toplumuna önder olacak bir çocuk dünyaya getiriyorsun” şeklinde de anlaşılabilir. Bize göre bu daha doğrudur. En doğrusunu Allah bilir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Haydi hurmanın dalını kendine doğru çekerek silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”","arabic_text":"وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ","related_links":[],"audio_path":"18/18-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-25c.mp3","commentary_text":"Allah istese hurmalar kendiliğinden de dökülür ama bu Sünnetüllah’a ters düşer. Nitekim hayatın devam etmesi için Allah’ın koyduğu kanunların da işlemesi gerekiyor. Hz. Meryem’in beslenmesi için en azından hurma dalını silkeleyerek hurmaları dökmesi icap ediyor. Hurmaları yaratmak Allah’tan, dalına ulaşıp silkeleyerek toplamak Meryem’den. Burada Hz. Meryem’in hayat hikâyesiyle beraber bir anlamda sebeplere baş vurmadan tevekkülün olmayacağı mesajı da veriliyor."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Haydi hurmanın dalını kendine doğru çekerek silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”","arabic_text":"وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ","related_links":[],"audio_path":"18/18-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-25c.mp3","commentary_text":"Allah istese hurmalar kendiliğinden de dökülür ama bu Sünnetüllah’a ters düşer. Nitekim hayatın devam etmesi için Allah’ın koyduğu kanunların da işlemesi gerekiyor. Hz. Meryem’in beslenmesi için en azından hurma dalını silkeleyerek hurmaları dökmesi icap ediyor. Hurmaları yaratmak Allah’tan, dalına ulaşıp silkeleyerek toplamak Meryem’den. Burada Hz. Meryem’in hayat hikâyesiyle beraber bir anlamda sebeplere baş vurmadan tevekkülün olmayacağı mesajı da veriliyor."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Haydi hurmanın dalını kendine doğru çekerek silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”","arabic_text":"وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ","related_links":[],"audio_path":"18/18-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-25c.mp3","commentary_text":"Allah istese hurmalar kendiliğinden de dökülür ama bu Sünnetüllah’a ters düşer. Nitekim hayatın devam etmesi için Allah’ın koyduğu kanunların da işlemesi gerekiyor. Hz. Meryem’in beslenmesi için en azından hurma dalını silkeleyerek hurmaları dökmesi icap ediyor. Hurmaları yaratmak Allah’tan, dalına ulaşıp silkeleyerek toplamak Meryem’den. Burada Hz. Meryem’in hayat hikâyesiyle beraber bir anlamda sebeplere baş vurmadan tevekkülün olmayacağı mesajı da veriliyor."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Haydi hurmanın dalını kendine doğru çekerek silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”","arabic_text":"وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ","related_links":[],"audio_path":"18/18-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-24c.mp3","commentary_text":"Allah istese hurmalar kendiliğinden de dökülür ama bu Sünnetüllah’a ters düşer. Nitekim hayatın devam etmesi için Allah’ın koyduğu kanunların da işlemesi gerekiyor. Hz. Meryem’in beslenmesi için en azından hurma dalını silkeleyerek hurmaları dökmesi icap ediyor. Hurmaları yaratmak Allah’tan, dalına ulaşıp silkeleyerek toplamak Meryem’den. Burada Hz. Meryem’in hayat hikâyesiyle beraber bir anlamda sebeplere baş vurmadan tevekkülün olmayacağı mesajı da veriliyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Ye iç gözün aydın (gönlün rahat) olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birini görürsen ona (beden dilini kullanarak) de ki: “Ben Rahman (olan Allah) için (susma) orucu adadım bu yüzden bugün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım.”","arabic_text":"فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْنًاۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَدًاۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْمًا فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Ye iç gözün aydın (gönlün rahat) olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birini görürsen ona (beden dilini kullanarak) de ki: “Ben Rahman (olan Allah) için (susma) orucu adadım bu yüzden bugün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım.”","arabic_text":"فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْنًاۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَدًاۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْمًا فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Ye iç gözün aydın (gönlün rahat) olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birini görürsen ona (beden dilini kullanarak) de ki: “Ben Rahman (olan Allah) için (susma) orucu adadım bu yüzden bugün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım.”","arabic_text":"فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْنًاۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَدًاۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْمًا فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Ye iç gözün aydın (gönlün rahat) olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birini görürsen ona (beden dilini kullanarak) de ki: “Ben Rahman (olan Allah) için (susma) orucu adadım bu yüzden bugün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım.”","arabic_text":"فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْنًاۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَدًاۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْمًا فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bir süre sonra bebeğini kucağına alıp yakınlarının yanına döndü. (Bebekle döndüğünü gören yakınları) dediler ki: “Ey Meryem sen çok utandırıcı bir suç işledin.”","arabic_text":"فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bir süre sonra bebeğini kucağına alıp yakınlarının yanına döndü. (Bebekle döndüğünü gören yakınları) dediler ki: “Ey Meryem sen çok utandırıcı bir suç işledin.”","arabic_text":"فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bir süre sonra bebeğini kucağına alıp yakınlarının yanına döndü. (Bebekle döndüğünü gören yakınları) dediler ki: “Ey Meryem sen çok utandırıcı bir suç işledin.”","arabic_text":"فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Bir süre sonra bebeğini kucağına alıp yakınlarının yanına döndü. (Bebekle döndüğünü gören yakınları) dediler ki: “Ey Meryem sen çok utandırıcı bir suç işledin.”","arabic_text":"فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Ey Harun’un (soyundan gelen) kız kardeşi! Senin baban fena bir kişi değildi anan da iffetsiz ve hayâsız bir kadın değildi.”","arabic_text":"يَٓا اُخْتَ هٰرُونَ مَا كَانَ اَبُوكِ امْرَاَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ اُمُّكِ بَغِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in yaşadığı zamanda -bugün bile hala örneklerine şahit olduğumuz- kişinin ismi zaman zaman geldiği soyun geçmiş büyüklerinden birinin ya da ilk atası olarak bilinen kimsenin adıyla alınırdı. Hz. Meryem de geldiği soyun büyüklerinden ve meşhurlarından olan Harun ismindeki zatın ailesine mensubiyetinden dolayı çoğu zaman “Harun’un kız kardeşi” olarak çağrılıyordu. Yani bu ifade “Harun ailesine” mensubiyetten kinayedir. Meryem’in teyzesi olan Hz. Zekeriya’nın karısı Elisa da “Harun’un bacılarından biri” olarak anılırdı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Ey Harun’un (soyundan gelen) kız kardeşi! Senin baban fena bir kişi değildi anan da iffetsiz ve hayâsız bir kadın değildi.”","arabic_text":"يَٓا اُخْتَ هٰرُونَ مَا كَانَ اَبُوكِ امْرَاَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ اُمُّكِ بَغِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in yaşadığı zamanda -bugün bile hala örneklerine şahit olduğumuz- kişinin ismi zaman zaman geldiği soyun geçmiş büyüklerinden birinin ya da ilk atası olarak bilinen kimsenin adıyla alınırdı. Hz. Meryem de geldiği soyun büyüklerinden ve meşhurlarından olan Harun ismindeki zatın ailesine mensubiyetinden dolayı çoğu zaman “Harun’un kız kardeşi” olarak çağrılıyordu. Yani bu ifade “Harun ailesine” mensubiyetten kinayedir. Meryem’in teyzesi olan Hz. Zekeriya’nın karısı Elisa da “Harun’un bacılarından biri” olarak anılırdı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Ey Harun’un (soyundan gelen) kız kardeşi! Senin baban fena bir kişi değildi anan da iffetsiz ve hayâsız bir kadın değildi.”","arabic_text":"يَٓا اُخْتَ هٰرُونَ مَا كَانَ اَبُوكِ امْرَاَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ اُمُّكِ بَغِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in yaşadığı zamanda -bugün bile hala örneklerine şahit olduğumuz- kişinin ismi zaman zaman geldiği soyun geçmiş büyüklerinden birinin ya da ilk atası olarak bilinen kimsenin adıyla alınırdı. Hz. Meryem de geldiği soyun büyüklerinden ve meşhurlarından olan Harun ismindeki zatın ailesine mensubiyetinden dolayı çoğu zaman “Harun’un kız kardeşi” olarak çağrılıyordu. Yani bu ifade “Harun ailesine” mensubiyetten kinayedir. Meryem’in teyzesi olan Hz. Zekeriya’nın karısı Elisa da “Harun’un bacılarından biri” olarak anılırdı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Ey Harun’un (soyundan gelen) kız kardeşi! Senin baban fena bir kişi değildi anan da iffetsiz ve hayâsız bir kadın değildi.”","arabic_text":"يَٓا اُخْتَ هٰرُونَ مَا كَانَ اَبُوكِ امْرَاَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ اُمُّكِ بَغِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-27c.mp3","commentary_text":"Hz. Meryem’in yaşadığı zamanda -bugün bile hala örneklerine şahit olduğumuz- kişinin ismi zaman zaman geldiği soyun geçmiş büyüklerinden birinin ya da ilk atası olarak bilinen kimsenin adıyla alınırdı. Hz. Meryem de geldiği soyun büyüklerinden ve meşhurlarından olan Harun ismindeki zatın ailesine mensubiyetinden dolayı çoğu zaman “Harun’un kız kardeşi” olarak çağrılıyordu. Yani bu ifade “Harun ailesine” mensubiyetten kinayedir. Meryem’in teyzesi olan Hz. Zekeriya’nın karısı Elisa da “Harun’un bacılarından biri” olarak anılırdı."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Meryem) eli ile (beşikteki) oğlunu göstererek onunla konuşmalarını önerdi. Onlar da: “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?” dediler.","arabic_text":"فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Meryem) eli ile (beşikteki) oğlunu göstererek onunla konuşmalarını önerdi. Onlar da: “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?” dediler.","arabic_text":"فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Meryem) eli ile (beşikteki) oğlunu göstererek onunla konuşmalarını önerdi. Onlar da: “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?” dediler.","arabic_text":"فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Meryem) eli ile (beşikteki) oğlunu göstererek onunla konuşmalarını önerdi. Onlar da: “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?” dediler.","arabic_text":"فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana Kitab’ı (İncil’i) vermeyi hükme bağladı. Benim peygamber olmamı takdir etti.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ۠ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana Kitab’ı (İncil’i) vermeyi hükme bağladı. Benim peygamber olmamı takdir etti.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ۠ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana Kitab’ı (İncil’i) vermeyi hükme bağladı. Benim peygamber olmamı takdir etti.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ۠ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana Kitab’ı (İncil’i) vermeyi hükme bağladı. Benim peygamber olmamı takdir etti.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ۠ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Nerede olursam olayım beni insanlara faydalı kıldı ve bana yaşadığım sürece salatı ve zekâtı öğütledi.”","arabic_text":"وَجَعَلَن۪ي مُبَارَكًا اَيْنَ مَا كُنْتُۖ وَاَوْصَان۪ي بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِ مَا دُمْتُ حَيًّاۖ","related_links":[],"audio_path":"18/18-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-31c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak Haktan yana yer almaktır. Yani şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi, yaratılış safiyetini koruyarak bütün kötülüklerden uzak durmayı, kötülüğün yayılmaması için mücadele vermeyi, ruhen, kalben, manen ve ahlaken temiz kalmayı öğütledi."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Nerede olursam olayım beni insanlara faydalı kıldı ve bana yaşadığım sürece salatı ve zekâtı öğütledi.”","arabic_text":"وَجَعَلَن۪ي مُبَارَكًا اَيْنَ مَا كُنْتُۖ وَاَوْصَان۪ي بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِ مَا دُمْتُ حَيًّاۖ","related_links":[],"audio_path":"18/18-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-31c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak Haktan yana yer almaktır. Yani şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi, yaratılış safiyetini koruyarak bütün kötülüklerden uzak durmayı, kötülüğün yayılmaması için mücadele vermeyi, ruhen, kalben, manen ve ahlaken temiz kalmayı öğütledi."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Nerede olursam olayım beni insanlara faydalı kıldı ve bana yaşadığım sürece salatı ve zekâtı öğütledi.”","arabic_text":"وَجَعَلَن۪ي مُبَارَكًا اَيْنَ مَا كُنْتُۖ وَاَوْصَان۪ي بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِ مَا دُمْتُ حَيًّاۖ","related_links":[],"audio_path":"18/18-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-31c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak Haktan yana yer almaktır. Yani şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi, yaratılış safiyetini koruyarak bütün kötülüklerden uzak durmayı, kötülüğün yayılmaması için mücadele vermeyi, ruhen, kalben, manen ve ahlaken temiz kalmayı öğütledi."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Nerede olursam olayım beni insanlara faydalı kıldı ve bana yaşadığım sürece salatı ve zekâtı öğütledi.”","arabic_text":"وَجَعَلَن۪ي مُبَارَكًا اَيْنَ مَا كُنْتُۖ وَاَوْصَان۪ي بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِ مَا دُمْتُ حَيًّاۖ","related_links":[],"audio_path":"18/18-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-30c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak Haktan yana yer almaktır. Yani şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi, yaratılış safiyetini koruyarak bütün kötülüklerden uzak durmayı, kötülüğün yayılmaması için mücadele vermeyi, ruhen, kalben, manen ve ahlaken temiz kalmayı öğütledi."},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Beni anneme saygılı ve iyilik edici kıldı ve beni zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi yapmadı.”","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Beni anneme saygılı ve iyilik edici kıldı ve beni zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi yapmadı.”","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Beni anneme saygılı ve iyilik edici kıldı ve beni zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi yapmadı.”","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Beni anneme saygılı ve iyilik edici kıldı ve beni zorluk çıkaran dik kafalı saygısız birisi yapmadı.”","arabic_text":"وَبَرًّا بِوَالِدَت۪يۘ وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Bunun için doğduğum gün selam benim üzerimdeydi öleceğim gün ve tekrar diriltileceğim gün (Allah’ın selamı yine benimle olacaktır).”","arabic_text":"وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Bunun için doğduğum gün selam benim üzerimdeydi öleceğim gün ve tekrar diriltileceğim gün (Allah’ın selamı yine benimle olacaktır).”","arabic_text":"وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Bunun için doğduğum gün selam benim üzerimdeydi öleceğim gün ve tekrar diriltileceğim gün (Allah’ın selamı yine benimle olacaktır).”","arabic_text":"وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Bunun için doğduğum gün selam benim üzerimdeydi öleceğim gün ve tekrar diriltileceğim gün (Allah’ın selamı yine benimle olacaktır).”","arabic_text":"وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte hakkında şüpheye düşüp tartıştıkları Meryem oğlu İsa ile ilgili (Allah’ın) gerçek olan sözü budur.","arabic_text":"ذٰلِكَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَۚ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذ۪ي ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte hakkında şüpheye düşüp tartıştıkları Meryem oğlu İsa ile ilgili (Allah’ın) gerçek olan sözü budur.","arabic_text":"ذٰلِكَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَۚ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذ۪ي ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte hakkında şüpheye düşüp tartıştıkları Meryem oğlu İsa ile ilgili (Allah’ın) gerçek olan sözü budur.","arabic_text":"ذٰلِكَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَۚ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذ۪ي ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte hakkında şüpheye düşüp tartıştıkları Meryem oğlu İsa ile ilgili (Allah’ın) gerçek olan sözü budur.","arabic_text":"ذٰلِكَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَۚ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذ۪ي ف۪يهِ يَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O bundan yücedir uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der ve o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"18/18-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O bundan yücedir uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der ve o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"18/18-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O bundan yücedir uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der ve o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"18/18-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O bundan yücedir uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “Ol!” der ve o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ","related_links":["3/47","6/73","16/40","36/82","40/68"],"audio_path":"18/18-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İsa onlara:) “Gerçek şu ki Allah benim de Rabbim/sahibim sizin de Rabbiniz/sahibinizdir. Öyleyse sadece O’na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"وَاِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":["3/51","5/110","43/64"],"audio_path":"18/18-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İsa onlara:) “Gerçek şu ki Allah benim de Rabbim/sahibim sizin de Rabbiniz/sahibinizdir. Öyleyse sadece O’na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"وَاِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":["3/51","5/110","43/64"],"audio_path":"18/18-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İsa onlara:) “Gerçek şu ki Allah benim de Rabbim/sahibim sizin de Rabbiniz/sahibinizdir. Öyleyse sadece O’na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"وَاِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":["3/51","5/110","43/64"],"audio_path":"18/18-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İsa onlara:) “Gerçek şu ki Allah benim de Rabbim/sahibim sizin de Rabbiniz/sahibinizdir. Öyleyse sadece O’na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”","arabic_text":"وَاِنَّ اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":["3/51","5/110","43/64"],"audio_path":"18/18-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Çeşitli gruplara ayrılan insanlar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-37c.mp3","commentary_text":"Aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, Yahudiler ile Hristiyanlar veya Hristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğu söylenmektedir.  Hz. İsa’nın hak dini tebliğ ettiği insanlar, zamanla tevhid inancından saparak yüzlerce farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrılmışlardır. Öyle ki; yeryüzünde başka hiçbir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı mezheplere ayrılmamış ve din savaşlarına girmemiştir. Tevhid inancına sahip olanlarla beraber Hıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi “İsa, Allah’ın oğlu olmakla üç Allah’tan üçüncüsüdür” demiş, kimileri de Mormonlar gibi “çok tanrıcılığı” kabul etmiş ve bu inanç sistemleri altında yüzlerce mezhebe bölünmüşlerdir. Yahudiler de kendi aralarında onlarca farklı mezhep oluşturmuşlar. Hıristiyanlık öncesi, İslâm sonrası ve Çağdaş dönem günümüz Yahudileri olarak onlarca farklı mezhebe ayrılmışlardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Çeşitli gruplara ayrılan insanlar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-37c.mp3","commentary_text":"Aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, Yahudiler ile Hristiyanlar veya Hristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğu söylenmektedir.  Hz. İsa’nın hak dini tebliğ ettiği insanlar, zamanla tevhid inancından saparak yüzlerce farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrılmışlardır. Öyle ki; yeryüzünde başka hiçbir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı mezheplere ayrılmamış ve din savaşlarına girmemiştir. Tevhid inancına sahip olanlarla beraber Hıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi “İsa, Allah’ın oğlu olmakla üç Allah’tan üçüncüsüdür” demiş, kimileri de Mormonlar gibi “çok tanrıcılığı” kabul etmiş ve bu inanç sistemleri altında yüzlerce mezhebe bölünmüşlerdir. Yahudiler de kendi aralarında onlarca farklı mezhep oluşturmuşlar. Hıristiyanlık öncesi, İslâm sonrası ve Çağdaş dönem günümüz Yahudileri olarak onlarca farklı mezhebe ayrılmışlardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Çeşitli gruplara ayrılan insanlar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-37c.mp3","commentary_text":"Aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, Yahudiler ile Hristiyanlar veya Hristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğu söylenmektedir.  Hz. İsa’nın hak dini tebliğ ettiği insanlar, zamanla tevhid inancından saparak yüzlerce farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrılmışlardır. Öyle ki; yeryüzünde başka hiçbir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı mezheplere ayrılmamış ve din savaşlarına girmemiştir. Tevhid inancına sahip olanlarla beraber Hıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi “İsa, Allah’ın oğlu olmakla üç Allah’tan üçüncüsüdür” demiş, kimileri de Mormonlar gibi “çok tanrıcılığı” kabul etmiş ve bu inanç sistemleri altında yüzlerce mezhebe bölünmüşlerdir. Yahudiler de kendi aralarında onlarca farklı mezhep oluşturmuşlar. Hıristiyanlık öncesi, İslâm sonrası ve Çağdaş dönem günümüz Yahudileri olarak onlarca farklı mezhebe ayrılmışlardır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Çeşitli gruplara ayrılan insanlar kendi aralarında görüş ayrılığına düştüler. Artık gerçeğin meydana çıkacağı o mühim günün duruşmasında vay o inkârcıların başına geleceklere!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ مَشْهَدِ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-36c.mp3","commentary_text":"Aralarında ayrılığa düşen bu gurupların, Yahudiler ile Hristiyanlar veya Hristiyanların kendi içindeki mezhepler olduğu söylenmektedir.  Hz. İsa’nın hak dini tebliğ ettiği insanlar, zamanla tevhid inancından saparak yüzlerce farklı mezheplere ve hattâ düşman gruplara ayrılmışlardır. Öyle ki; yeryüzünde başka hiçbir dinin mensupları Hıristiyanlar kadar farklı mezheplere ayrılmamış ve din savaşlarına girmemiştir. Tevhid inancına sahip olanlarla beraber Hıristiyanların kimi, “İsa, Allah’ın oğludur”, kimi, “İsa, bir ilâhtır”, kimi “İsa, Allah’ın oğlu olmakla üç Allah’tan üçüncüsüdür” demiş, kimileri de Mormonlar gibi “çok tanrıcılığı” kabul etmiş ve bu inanç sistemleri altında yüzlerce mezhebe bölünmüşlerdir. Yahudiler de kendi aralarında onlarca farklı mezhep oluşturmuşlar. Hıristiyanlık öncesi, İslâm sonrası ve Çağdaş dönem günümüz Yahudileri olarak onlarca farklı mezhebe ayrılmışlardır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) apaçık sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَسْمِعْ بِهِمْ وَاَبْصِرْۙ يَوْمَ يَأْتُونَنَاۚ لٰكِنِ الظَّالِمُونَ الْيَوْمَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) apaçık sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَسْمِعْ بِهِمْ وَاَبْصِرْۙ يَوْمَ يَأْتُونَنَاۚ لٰكِنِ الظَّالِمُونَ الْيَوْمَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) apaçık sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَسْمِعْ بِهِمْ وَاَبْصِرْۙ يَوْمَ يَأْتُونَنَاۚ لٰكِنِ الظَّالِمُونَ الْيَوْمَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyacaklar ve ne iyi görecekler (bir bilsen)! Fakat o zalimler (buna rağmen) bugün (hâlâ) apaçık sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَسْمِعْ بِهِمْ وَاَبْصِرْۙ يَوْمَ يَأْتُونَنَاۚ لٰكِنِ الظَّالِمُونَ الْيَوْمَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"18/18-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İman etmemekte ısrar eden ve gaflet içinde bulunan bu insanları hükmün verileceği o pişmanlık gününe karşı (şimdiden) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِ اِذْ قُضِيَ الْاَمْرُۚ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İman etmemekte ısrar eden ve gaflet içinde bulunan bu insanları hükmün verileceği o pişmanlık gününe karşı (şimdiden) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِ اِذْ قُضِيَ الْاَمْرُۚ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İman etmemekte ısrar eden ve gaflet içinde bulunan bu insanları hükmün verileceği o pişmanlık gününe karşı (şimdiden) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِ اِذْ قُضِيَ الْاَمْرُۚ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İman etmemekte ısrar eden ve gaflet içinde bulunan bu insanları hükmün verileceği o pişmanlık gününe karşı (şimdiden) uyar!","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِ اِذْ قُضِيَ الْاَمْرُۚ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"18/18-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşku yok ki yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize dönecekler.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-40c.mp3","commentary_text":"Her şey ve herkes fânidir, varlık âleminin ve bu alemde bulunan bütün varlıkların tek sahibi yalnız Bâki olan Allah’tır. Allah’ın dışındaki varlıklar süreli bir ömre sahip olduğu için hepsinin hayatı vadesi gelince sona erer; hesap vermek ve yeni bir hayata başlamak üzere herkes Allah’ın huzuruna çıkar."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşku yok ki yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize dönecekler.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-40c.mp3","commentary_text":"Her şey ve herkes fânidir, varlık âleminin ve bu alemde bulunan bütün varlıkların tek sahibi yalnız Bâki olan Allah’tır. Allah’ın dışındaki varlıklar süreli bir ömre sahip olduğu için hepsinin hayatı vadesi gelince sona erer; hesap vermek ve yeni bir hayata başlamak üzere herkes Allah’ın huzuruna çıkar."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşku yok ki yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize dönecekler.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-40c.mp3","commentary_text":"Her şey ve herkes fânidir, varlık âleminin ve bu alemde bulunan bütün varlıkların tek sahibi yalnız Bâki olan Allah’tır. Allah’ın dışındaki varlıklar süreli bir ömre sahip olduğu için hepsinin hayatı vadesi gelince sona erer; hesap vermek ve yeni bir hayata başlamak üzere herkes Allah’ın huzuruna çıkar."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşku yok ki yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize dönecekler.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-39c.mp3","commentary_text":"Her şey ve herkes fânidir, varlık âleminin ve bu alemde bulunan bütün varlıkların tek sahibi yalnız Bâki olan Allah’tır. Allah’ın dışındaki varlıklar süreli bir ömre sahip olduğu için hepsinin hayatı vadesi gelince sona erer; hesap vermek ve yeni bir hayata başlamak üzere herkes Allah’ın huzuruna çıkar."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kitapta İbrahim (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla/hatırlat! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِبْرٰه۪يمَۜ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-41c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, İsmail ve İshak peygamberlerin babasıdır. Oğulları İshak’ın soyundan İsrailoğulları peygamberleri gelmiş, İsmail’in soyundan ise Hz. Muhammed peygamber olmuştur. Hz. İbrahim’e 10 sayfa indirilmiştir. Keldani halkına peygamber olarak gelen Hz. İbrahim, halkına kendi heykelini yaptırıp taptıran Babil hükümdarı Nemrut’a karşı çıktığı için Nemrut tarafından ateşe atılmıştır. Fakat Allah’ın izni ile ateşten korunmuştur. Bu ayetten itibaren, Allah tasavvurunun ve tevhid inancının inşâsında azimli, kararlı, tutarlı, tavizsiz ve ilkeli bir duruş sergileyen; doğru söyleyen, özü sözü bir olan, erdemli ve metanetli kişiliğiyle insanları hayran bırakan Hz. İbrahim’in hayat hikâyesinden kesitler yer almaktadır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kitapta İbrahim (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla/hatırlat! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِبْرٰه۪يمَۜ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-41c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, İsmail ve İshak peygamberlerin babasıdır. Oğulları İshak’ın soyundan İsrailoğulları peygamberleri gelmiş, İsmail’in soyundan ise Hz. Muhammed peygamber olmuştur. Hz. İbrahim’e 10 sayfa indirilmiştir. Keldani halkına peygamber olarak gelen Hz. İbrahim, halkına kendi heykelini yaptırıp taptıran Babil hükümdarı Nemrut’a karşı çıktığı için Nemrut tarafından ateşe atılmıştır. Fakat Allah’ın izni ile ateşten korunmuştur. Bu ayetten itibaren, Allah tasavvurunun ve tevhid inancının inşâsında azimli, kararlı, tutarlı, tavizsiz ve ilkeli bir duruş sergileyen; doğru söyleyen, özü sözü bir olan, erdemli ve metanetli kişiliğiyle insanları hayran bırakan Hz. İbrahim’in hayat hikâyesinden kesitler yer almaktadır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kitapta İbrahim (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla/hatırlat! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِبْرٰه۪يمَۜ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-41c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, İsmail ve İshak peygamberlerin babasıdır. Oğulları İshak’ın soyundan İsrailoğulları peygamberleri gelmiş, İsmail’in soyundan ise Hz. Muhammed peygamber olmuştur. Hz. İbrahim’e 10 sayfa indirilmiştir. Keldani halkına peygamber olarak gelen Hz. İbrahim, halkına kendi heykelini yaptırıp taptıran Babil hükümdarı Nemrut’a karşı çıktığı için Nemrut tarafından ateşe atılmıştır. Fakat Allah’ın izni ile ateşten korunmuştur. Bu ayetten itibaren, Allah tasavvurunun ve tevhid inancının inşâsında azimli, kararlı, tutarlı, tavizsiz ve ilkeli bir duruş sergileyen; doğru söyleyen, özü sözü bir olan, erdemli ve metanetli kişiliğiyle insanları hayran bırakan Hz. İbrahim’in hayat hikâyesinden kesitler yer almaktadır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kitapta İbrahim (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla/hatırlat! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِبْرٰه۪يمَۜ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-40c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, İsmail ve İshak peygamberlerin babasıdır. Oğulları İshak’ın soyundan İsrailoğulları peygamberleri gelmiş, İsmail’in soyundan ise Hz. Muhammed peygamber olmuştur. Hz. İbrahim’e 10 sayfa indirilmiştir. Keldani halkına peygamber olarak gelen Hz. İbrahim, halkına kendi heykelini yaptırıp taptıran Babil hükümdarı Nemrut’a karşı çıktığı için Nemrut tarafından ateşe atılmıştır. Fakat Allah’ın izni ile ateşten korunmuştur. Bu ayetten itibaren, Allah tasavvurunun ve tevhid inancının inşâsında azimli, kararlı, tutarlı, tavizsiz ve ilkeli bir duruş sergileyen; doğru söyleyen, özü sözü bir olan, erdemli ve metanetli kişiliğiyle insanları hayran bırakan Hz. İbrahim’in hayat hikâyesinden kesitler yer almaktadır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْن۪ي عَنْكَ شَيْـًٔا","related_links":["6/74","43/26"],"audio_path":"18/18-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْن۪ي عَنْكَ شَيْـًٔا","related_links":["6/74","43/26"],"audio_path":"18/18-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْن۪ي عَنْكَ شَيْـًٔا","related_links":["6/74","43/26"],"audio_path":"18/18-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Hani babasına şöyle demişti: “Babacığım! İşitmeyen görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”","arabic_text":"قَالَ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْن۪ي عَنْكَ شَيْـًٔا","related_links":["6/74","43/26"],"audio_path":"18/18-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola ileteyim.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola ileteyim.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola ileteyim.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola ileteyim.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Ey babacığım! Sakın şeytana kulluk etme! Çünkü o rahmeti bol olan Allah’a başkaldırmıştır.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Ey babacığım! Sakın şeytana kulluk etme! Çünkü o rahmeti bol olan Allah’a başkaldırmıştır.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Ey babacığım! Sakın şeytana kulluk etme! Çünkü o rahmeti bol olan Allah’a başkaldırmıştır.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Ey babacığım! Sakın şeytana kulluk etme! Çünkü o rahmeti bol olan Allah’a başkaldırmıştır.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Ey babacığım! Gerçekten ben senin Rahman (olan Allah)’tan gelecek bir azaba çarptırılarak şeytanın dostu olacağından korkuyorum.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Ey babacığım! Gerçekten ben senin Rahman (olan Allah)’tan gelecek bir azaba çarptırılarak şeytanın dostu olacağından korkuyorum.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Ey babacığım! Gerçekten ben senin Rahman (olan Allah)’tan gelecek bir azaba çarptırılarak şeytanın dostu olacağından korkuyorum.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Ey babacığım! Gerçekten ben senin Rahman (olan Allah)’tan gelecek bir azaba çarptırılarak şeytanın dostu olacağından korkuyorum.”","arabic_text":"يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Babası) dedi ki: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni öldüresiye taşa tutarım. Haydi şimdi gözümün önünden kaybol.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Babası) dedi ki: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni öldüresiye taşa tutarım. Haydi şimdi gözümün önünden kaybol.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Babası) dedi ki: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni öldüresiye taşa tutarım. Haydi şimdi gözümün önünden kaybol.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Babası) dedi ki: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni öldüresiye taşa tutarım. Haydi şimdi gözümün önünden kaybol.”","arabic_text":"قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”","arabic_text":"قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِيًّا","related_links":["9/114","26/86","60/4"],"audio_path":"18/18-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-47c.mp3","commentary_text":"Yusuf suresi 97 ve 98. ayetlerde Hz. Yakup’un oğulları için Allah’tan af dilemesinden bahsediliyor ve baba şefkatinden örnekler veriliyor. Burada da tam tersi Hz. İbrahim ‘in babası için af dilemesinden bahsedilerek evladın babaya şefkati gösteriliyor. Nitekim İsra 1/24. ayetinde “Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; ’Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!’” buyrulmaktadır. Hz. İbrahim ‘in duası babasının hidayete ermesine ve doğru yolu bulmasına yöneliktir. Hani İbrahim babasına: “Yalnız İbrahim'in, (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” (Mümtehine 60/4) şeklinde dua sözü vermişti. Buradaki dua da o sözün devamı niteliğindedir. Ancak yapılan bu dua Allah tarafından kabul görmemiştir. Demek insan peygamber de olsa, hele Hz. İbrahim gibi tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik etmiş bir kişi de olsa babasına dahi şefaat edemiyor. Ancak insanlar özellikle aileleri için şefkat ve merhametle doludurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak Hz. İbrahim’in babasının hidayeti için dua etmesi gayet normaldir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”","arabic_text":"قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِيًّا","related_links":["9/114","26/86","60/4"],"audio_path":"18/18-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-47c.mp3","commentary_text":"Yusuf suresi 97 ve 98. ayetlerde Hz. Yakup’un oğulları için Allah’tan af dilemesinden bahsediliyor ve baba şefkatinden örnekler veriliyor. Burada da tam tersi Hz. İbrahim ‘in babası için af dilemesinden bahsedilerek evladın babaya şefkati gösteriliyor. Nitekim İsra 1/24. ayetinde “Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; ’Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!’” buyrulmaktadır. Hz. İbrahim ‘in duası babasının hidayete ermesine ve doğru yolu bulmasına yöneliktir. Hani İbrahim babasına: “Yalnız İbrahim'in, (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” (Mümtehine 60/4) şeklinde dua sözü vermişti. Buradaki dua da o sözün devamı niteliğindedir. Ancak yapılan bu dua Allah tarafından kabul görmemiştir. Demek insan peygamber de olsa, hele Hz. İbrahim gibi tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik etmiş bir kişi de olsa babasına dahi şefaat edemiyor. Ancak insanlar özellikle aileleri için şefkat ve merhametle doludurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak Hz. İbrahim’in babasının hidayeti için dua etmesi gayet normaldir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”","arabic_text":"قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِيًّا","related_links":["9/114","26/86","60/4"],"audio_path":"18/18-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-47c.mp3","commentary_text":"Yusuf suresi 97 ve 98. ayetlerde Hz. Yakup’un oğulları için Allah’tan af dilemesinden bahsediliyor ve baba şefkatinden örnekler veriliyor. Burada da tam tersi Hz. İbrahim ‘in babası için af dilemesinden bahsedilerek evladın babaya şefkati gösteriliyor. Nitekim İsra 1/24. ayetinde “Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; ’Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!’” buyrulmaktadır. Hz. İbrahim ‘in duası babasının hidayete ermesine ve doğru yolu bulmasına yöneliktir. Hani İbrahim babasına: “Yalnız İbrahim'in, (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” (Mümtehine 60/4) şeklinde dua sözü vermişti. Buradaki dua da o sözün devamı niteliğindedir. Ancak yapılan bu dua Allah tarafından kabul görmemiştir. Demek insan peygamber de olsa, hele Hz. İbrahim gibi tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik etmiş bir kişi de olsa babasına dahi şefaat edemiyor. Ancak insanlar özellikle aileleri için şefkat ve merhametle doludurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak Hz. İbrahim’in babasının hidayeti için dua etmesi gayet normaldir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”","arabic_text":"قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِيًّا","related_links":["9/114","26/86","60/4"],"audio_path":"18/18-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-46c.mp3","commentary_text":"Yusuf suresi 97 ve 98. ayetlerde Hz. Yakup’un oğulları için Allah’tan af dilemesinden bahsediliyor ve baba şefkatinden örnekler veriliyor. Burada da tam tersi Hz. İbrahim ‘in babası için af dilemesinden bahsedilerek evladın babaya şefkati gösteriliyor. Nitekim İsra 1/24. ayetinde “Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; ’Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!’” buyrulmaktadır. Hz. İbrahim ‘in duası babasının hidayete ermesine ve doğru yolu bulmasına yöneliktir. Hani İbrahim babasına: “Yalnız İbrahim'in, (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” (Mümtehine 60/4) şeklinde dua sözü vermişti. Buradaki dua da o sözün devamı niteliğindedir. Ancak yapılan bu dua Allah tarafından kabul görmemiştir. Demek insan peygamber de olsa, hele Hz. İbrahim gibi tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik etmiş bir kişi de olsa babasına dahi şefaat edemiyor. Ancak insanlar özellikle aileleri için şefkat ve merhametle doludurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak Hz. İbrahim’in babasının hidayeti için dua etmesi gayet normaldir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sizden ve sizin Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”","arabic_text":"وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sizden ve sizin Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”","arabic_text":"وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sizden ve sizin Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”","arabic_text":"وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sizden ve sizin Allah’tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”","arabic_text":"وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve böylece onlardan ve onların Allah’tan başka tapındıkları şeylerden uzaklaşınca ona (önce oğlu) İshak’ı ve (daha sonra torunu) Yakup’u bahşettik ve bunların her birini peygamber yaptık.","arabic_text":"فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-49c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Sâre ile evli iken çocukları olmayınca Hacer’le evlendi, ondan Hz. İsmail dünyaya geldi. Daha sonra hanımı Sâre’den de Hz. İshak meydana geldi. Hz. İshak’ın da bilahare Yakup isminde bir oğlu dünyaya geldi. Hz. İbrahim, oğulları İsmail ve İshak, Torunu Yakup ve Yakup’un oğlu Yusuf Allah’ın elçileri olarak vazifelendirilmişlerdir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve böylece onlardan ve onların Allah’tan başka tapındıkları şeylerden uzaklaşınca ona (önce oğlu) İshak’ı ve (daha sonra torunu) Yakup’u bahşettik ve bunların her birini peygamber yaptık.","arabic_text":"فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-49c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Sâre ile evli iken çocukları olmayınca Hacer’le evlendi, ondan Hz. İsmail dünyaya geldi. Daha sonra hanımı Sâre’den de Hz. İshak meydana geldi. Hz. İshak’ın da bilahare Yakup isminde bir oğlu dünyaya geldi. Hz. İbrahim, oğulları İsmail ve İshak, Torunu Yakup ve Yakup’un oğlu Yusuf Allah’ın elçileri olarak vazifelendirilmişlerdir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve böylece onlardan ve onların Allah’tan başka tapındıkları şeylerden uzaklaşınca ona (önce oğlu) İshak’ı ve (daha sonra torunu) Yakup’u bahşettik ve bunların her birini peygamber yaptık.","arabic_text":"فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-49c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Sâre ile evli iken çocukları olmayınca Hacer’le evlendi, ondan Hz. İsmail dünyaya geldi. Daha sonra hanımı Sâre’den de Hz. İshak meydana geldi. Hz. İshak’ın da bilahare Yakup isminde bir oğlu dünyaya geldi. Hz. İbrahim, oğulları İsmail ve İshak, Torunu Yakup ve Yakup’un oğlu Yusuf Allah’ın elçileri olarak vazifelendirilmişlerdir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ve böylece onlardan ve onların Allah’tan başka tapındıkları şeylerden uzaklaşınca ona (önce oğlu) İshak’ı ve (daha sonra torunu) Yakup’u bahşettik ve bunların her birini peygamber yaptık.","arabic_text":"فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-48c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, Sâre ile evli iken çocukları olmayınca Hacer’le evlendi, ondan Hz. İsmail dünyaya geldi. Daha sonra hanımı Sâre’den de Hz. İshak meydana geldi. Hz. İshak’ın da bilahare Yakup isminde bir oğlu dünyaya geldi. Hz. İbrahim, oğulları İsmail ve İshak, Torunu Yakup ve Yakup’un oğlu Yusuf Allah’ın elçileri olarak vazifelendirilmişlerdir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve onlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve onlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve onlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve onlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o seçkin bir insandı. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi (yani hem nebiydi hem de resul).","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مُوسٰىۘ اِنَّهُ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o seçkin bir insandı. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi (yani hem nebiydi hem de resul).","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مُوسٰىۘ اِنَّهُ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o seçkin bir insandı. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi (yani hem nebiydi hem de resul).","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مُوسٰىۘ اِنَّهُ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) Musa (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o seçkin bir insandı. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi (yani hem nebiydi hem de resul).","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مُوسٰىۘ اِنَّهُ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani ona Tur (Sina) Dağı’nın sağ yamacından seslenmiş ve kendisiyle özel olarak konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırmıştık.","arabic_text":"وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-52c.mp3","commentary_text":"Tur (Sina) Dağı; Hz. Musa Peygamberin öncülüğündeki İsrailoğullarının (İbraniler) Mısır'dan çıkarken durdukları ve Hz. Musa'nın Allah ile farklı yollarla konuştuğu ve Allah tarafından iki taş levhaya oyularak yazılan On Emir'i aldığı yer olarak bilinmektedir. Bu on temel emir İsrailoğullarının (İbranilerin) ahlaki ve dini hayatlarının temelini oluşturur. Hz. Musa daha sonra bütün bu emir ve öğretileri bir kitap haline getirmiştir. Bu gizemli dağ; Mısır ile Medyen arasında bulunmakta olup Tih (Sina) Çölü’nün hemen yanındadır. Maide suresi 5/26. ayetine göre; peygamberlerine karşı gelmelerinden dolayı Allah’ın İsrailoğullarını bu dağın bulunduğu Tih (Sina) çölünde ve çevresinde kırk yıl dolaşmaya mahkûm etmiştir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani ona Tur (Sina) Dağı’nın sağ yamacından seslenmiş ve kendisiyle özel olarak konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırmıştık.","arabic_text":"وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-52c.mp3","commentary_text":"Tur (Sina) Dağı; Hz. Musa Peygamberin öncülüğündeki İsrailoğullarının (İbraniler) Mısır'dan çıkarken durdukları ve Hz. Musa'nın Allah ile farklı yollarla konuştuğu ve Allah tarafından iki taş levhaya oyularak yazılan On Emir'i aldığı yer olarak bilinmektedir. Bu on temel emir İsrailoğullarının (İbranilerin) ahlaki ve dini hayatlarının temelini oluşturur. Hz. Musa daha sonra bütün bu emir ve öğretileri bir kitap haline getirmiştir. Bu gizemli dağ; Mısır ile Medyen arasında bulunmakta olup Tih (Sina) Çölü’nün hemen yanındadır. Maide suresi 5/26. ayetine göre; peygamberlerine karşı gelmelerinden dolayı Allah’ın İsrailoğullarını bu dağın bulunduğu Tih (Sina) çölünde ve çevresinde kırk yıl dolaşmaya mahkûm etmiştir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani ona Tur (Sina) Dağı’nın sağ yamacından seslenmiş ve kendisiyle özel olarak konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırmıştık.","arabic_text":"وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-52c.mp3","commentary_text":"Tur (Sina) Dağı; Hz. Musa Peygamberin öncülüğündeki İsrailoğullarının (İbraniler) Mısır'dan çıkarken durdukları ve Hz. Musa'nın Allah ile farklı yollarla konuştuğu ve Allah tarafından iki taş levhaya oyularak yazılan On Emir'i aldığı yer olarak bilinmektedir. Bu on temel emir İsrailoğullarının (İbranilerin) ahlaki ve dini hayatlarının temelini oluşturur. Hz. Musa daha sonra bütün bu emir ve öğretileri bir kitap haline getirmiştir. Bu gizemli dağ; Mısır ile Medyen arasında bulunmakta olup Tih (Sina) Çölü’nün hemen yanındadır. Maide suresi 5/26. ayetine göre; peygamberlerine karşı gelmelerinden dolayı Allah’ın İsrailoğullarını bu dağın bulunduğu Tih (Sina) çölünde ve çevresinde kırk yıl dolaşmaya mahkûm etmiştir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani ona Tur (Sina) Dağı’nın sağ yamacından seslenmiş ve kendisiyle özel olarak konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırmıştık.","arabic_text":"وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-51c.mp3","commentary_text":"Tur (Sina) Dağı; Hz. Musa Peygamberin öncülüğündeki İsrailoğullarının (İbraniler) Mısır'dan çıkarken durdukları ve Hz. Musa'nın Allah ile farklı yollarla konuştuğu ve Allah tarafından iki taş levhaya oyularak yazılan On Emir'i aldığı yer olarak bilinmektedir. Bu on temel emir İsrailoğullarının (İbranilerin) ahlaki ve dini hayatlarının temelini oluşturur. Hz. Musa daha sonra bütün bu emir ve öğretileri bir kitap haline getirmiştir. Bu gizemli dağ; Mısır ile Medyen arasında bulunmakta olup Tih (Sina) Çölü’nün hemen yanındadır. Maide suresi 5/26. ayetine göre; peygamberlerine karşı gelmelerinden dolayı Allah’ın İsrailoğullarını bu dağın bulunduğu Tih (Sina) çölünde ve çevresinde kırk yıl dolaşmaya mahkûm etmiştir."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun’u da peygamber olarak armağan etmiştik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَٓا اَخَاهُ هٰرُونَ نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun’u da peygamber olarak armağan etmiştik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَٓا اَخَاهُ هٰرُونَ نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun’u da peygamber olarak armağan etmiştik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَٓا اَخَاهُ هٰرُونَ نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun’u da peygamber olarak armağan etmiştik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُ مِنْ رَحْمَتِنَٓا اَخَاهُ هٰرُونَ نَبِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İsmail (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o sözünde duran bir kimse idi. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِسْمٰع۪يلَۘ اِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّاۚ","related_links":["37/102"],"audio_path":"18/18-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-54c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İsmail’in en bilinen özelliği zemzem suyu ve babası ile yaşadığı adaklık durumudur. Adaklık mevzusunda babasının gördüğü rüyaya karşı kararlı tutumuna verdiği tepki ile Allah’a teslimiyetin örnek şahsiyetlerinden olmuştur."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İsmail (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o sözünde duran bir kimse idi. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِسْمٰع۪يلَۘ اِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّاۚ","related_links":["37/102"],"audio_path":"18/18-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-54c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İsmail’in en bilinen özelliği zemzem suyu ve babası ile yaşadığı adaklık durumudur. Adaklık mevzusunda babasının gördüğü rüyaya karşı kararlı tutumuna verdiği tepki ile Allah’a teslimiyetin örnek şahsiyetlerinden olmuştur."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İsmail (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o sözünde duran bir kimse idi. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِسْمٰع۪يلَۘ اِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّاۚ","related_links":["37/102"],"audio_path":"18/18-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-54c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İsmail’in en bilinen özelliği zemzem suyu ve babası ile yaşadığı adaklık durumudur. Adaklık mevzusunda babasının gördüğü rüyaya karşı kararlı tutumuna verdiği tepki ile Allah’a teslimiyetin örnek şahsiyetlerinden olmuştur."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İsmail (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! Şüphesiz o sözünde duran bir kimse idi. O da vahiy yoluyla haber alan elçilerden biriydi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِسْمٰع۪يلَۘ اِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّاۚ","related_links":["37/102"],"audio_path":"18/18-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-53c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İsmail’in en bilinen özelliği zemzem suyu ve babası ile yaşadığı adaklık durumudur. Adaklık mevzusunda babasının gördüğü rüyaya karşı kararlı tutumuna verdiği tepki ile Allah’a teslimiyetin örnek şahsiyetlerinden olmuştur."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ailesine ve yakınlarına salatı ve zekâtı emrederdi. Ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.","arabic_text":"وَكَانَ يَأْمُرُ اَهْلَهُ بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِۖ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّه۪ مَرْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-55c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen 31. ayette Hz. İsa’nın söyleminde olduğu gibi namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında durarak Hakkın ve haklının yanında yer almaktır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ailesine ve yakınlarına salatı ve zekâtı emrederdi. Ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.","arabic_text":"وَكَانَ يَأْمُرُ اَهْلَهُ بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِۖ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّه۪ مَرْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-55c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen 31. ayette Hz. İsa’nın söyleminde olduğu gibi namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında durarak Hakkın ve haklının yanında yer almaktır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ailesine ve yakınlarına salatı ve zekâtı emrederdi. Ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.","arabic_text":"وَكَانَ يَأْمُرُ اَهْلَهُ بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِۖ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّه۪ مَرْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-55c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen 31. ayette Hz. İsa’nın söyleminde olduğu gibi namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında durarak Hakkın ve haklının yanında yer almaktır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Ailesine ve yakınlarına salatı ve zekâtı emrederdi. Ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.","arabic_text":"وَكَانَ يَأْمُرُ اَهْلَهُ بِالصَّلٰوةِ وَالزَّكٰوةِۖ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّه۪ مَرْضِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-54c.mp3","commentary_text":"Burada “salat” sözcüğünden kastedilen 31. ayette Hz. İsa’nın söyleminde olduğu gibi namaz kılmak, ibadet etmek, zulmün ve zalimin karşısında durarak Hakkın ve haklının yanında yer almaktır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İdris (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِدْر۪يسَۘ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّاۗ","related_links":[],"audio_path":"18/18-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-56c.mp3","commentary_text":"Hz. İdris, Hz. Şit’in oğludur. Hz. Adem'in altıncı kuşaktan torunudur. Kur’an’a göre İnsanoğluna Allah tarafından gönderilen üçüncü peygamberdir. Allah ona otuz sahife vermiştir. Kabiloğullarına peygamber olarak gönderilmiş, kavminden Allah’a itaat etmelerini, şeytana karşı çıkmalarını istemiş, fakat kavmi onu dinlememiştir. Bu ayetlerde Hz. İbrahim’in doğruluğu ve ödünsüzlüğü, Hz. Musa’nın mücadelesi ve sabrı, Hz. İsmail’in özünün sözünün bir olması ve sadakati, Hz. İdris’in vefası ve dürüstlüğü gibi daha pek çok güzel vasıfları hatırlatılarak inananlara ahlâkî anlamda mesaj veriliyor."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İdris (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِدْر۪يسَۘ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّاۗ","related_links":[],"audio_path":"18/18-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-56c.mp3","commentary_text":"Hz. İdris, Hz. Şit’in oğludur. Hz. Adem'in altıncı kuşaktan torunudur. Kur’an’a göre İnsanoğluna Allah tarafından gönderilen üçüncü peygamberdir. Allah ona otuz sahife vermiştir. Kabiloğullarına peygamber olarak gönderilmiş, kavminden Allah’a itaat etmelerini, şeytana karşı çıkmalarını istemiş, fakat kavmi onu dinlememiştir. Bu ayetlerde Hz. İbrahim’in doğruluğu ve ödünsüzlüğü, Hz. Musa’nın mücadelesi ve sabrı, Hz. İsmail’in özünün sözünün bir olması ve sadakati, Hz. İdris’in vefası ve dürüstlüğü gibi daha pek çok güzel vasıfları hatırlatılarak inananlara ahlâkî anlamda mesaj veriliyor."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İdris (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِدْر۪يسَۘ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّاۗ","related_links":[],"audio_path":"18/18-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-56c.mp3","commentary_text":"Hz. İdris, Hz. Şit’in oğludur. Hz. Adem'in altıncı kuşaktan torunudur. Kur’an’a göre İnsanoğluna Allah tarafından gönderilen üçüncü peygamberdir. Allah ona otuz sahife vermiştir. Kabiloğullarına peygamber olarak gönderilmiş, kavminden Allah’a itaat etmelerini, şeytana karşı çıkmalarını istemiş, fakat kavmi onu dinlememiştir. Bu ayetlerde Hz. İbrahim’in doğruluğu ve ödünsüzlüğü, Hz. Musa’nın mücadelesi ve sabrı, Hz. İsmail’in özünün sözünün bir olması ve sadakati, Hz. İdris’in vefası ve dürüstlüğü gibi daha pek çok güzel vasıfları hatırlatılarak inananlara ahlâkî anlamda mesaj veriliyor."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kitapta (Kur’an’da) İdris (hakkında anlattıklarımızı da) hatırla! O son derece doğru sözlü ve dürüst bir nebi idi.","arabic_text":"وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِدْر۪يسَۘ اِنَّهُ كَانَ صِدّ۪يقًا نَبِيًّاۗ","related_links":[],"audio_path":"18/18-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-55c.mp3","commentary_text":"Hz. İdris, Hz. Şit’in oğludur. Hz. Adem'in altıncı kuşaktan torunudur. Kur’an’a göre İnsanoğluna Allah tarafından gönderilen üçüncü peygamberdir. Allah ona otuz sahife vermiştir. Kabiloğullarına peygamber olarak gönderilmiş, kavminden Allah’a itaat etmelerini, şeytana karşı çıkmalarını istemiş, fakat kavmi onu dinlememiştir. Bu ayetlerde Hz. İbrahim’in doğruluğu ve ödünsüzlüğü, Hz. Musa’nın mücadelesi ve sabrı, Hz. İsmail’in özünün sözünün bir olması ve sadakati, Hz. İdris’in vefası ve dürüstlüğü gibi daha pek çok güzel vasıfları hatırlatılarak inananlara ahlâkî anlamda mesaj veriliyor."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve Biz onu da yüce bir makama yükselttik.","arabic_text":"وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve Biz onu da yüce bir makama yükselttik.","arabic_text":"وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve Biz onu da yüce bir makama yükselttik.","arabic_text":"وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ve Biz onu da yüce bir makama yükselttik.","arabic_text":"وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İşte bunlar Âdem’in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan İbrahim’in İsrail’in (Yakup’un) ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓاء۪يلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩","related_links":[],"audio_path":"18/18-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İşte bunlar Âdem’in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan İbrahim’in İsrail’in (Yakup’un) ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓاء۪يلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩","related_links":[],"audio_path":"18/18-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İşte bunlar Âdem’in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan İbrahim’in İsrail’in (Yakup’un) ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓاء۪يلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩","related_links":[],"audio_path":"18/18-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İşte bunlar Âdem’in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan İbrahim’in İsrail’in (Yakup’un) ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓاء۪يلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩","related_links":[],"audio_path":"18/18-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan ibadet etmeyen Allah’tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O’nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan ibadet etmeyen Allah’tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O’nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan ibadet etmeyen Allah’tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O’nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Sonra onların arkasından salatı umursamayan (namaz kılmayan ibadet etmeyen Allah’tan yana olduklarını söylemelerine rağmen O’nun emirlerine uymayan) ve ihtiraslarına tutsak olan nesiller geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.","arabic_text":"فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ancak pişman olup Allah’a yönelen inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ancak pişman olup Allah’a yönelen inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ancak pişman olup Allah’a yönelen inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ancak pişman olup Allah’a yönelen inanıp dürüst ve erdemli çalışmalar ortaya koyanlar bunun dışındadır. İşte bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan cennete girecek olanlardır.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Evet onlar Rahman (olan Allah)’ın kullarına her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği (dünyada iken görmeksizin inandıkları) Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَأْتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Evet onlar Rahman (olan Allah)’ın kullarına her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği (dünyada iken görmeksizin inandıkları) Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَأْتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Evet onlar Rahman (olan Allah)’ın kullarına her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği (dünyada iken görmeksizin inandıkları) Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَأْتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Evet onlar Rahman (olan Allah)’ın kullarına her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği (dünyada iken görmeksizin inandıkları) Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah’ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَأْتِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Orada onlar boş söz işitmezler. Yalnızca “selâm!” (sözünü) işitirler. Orada rızıkları sabah akşam kendilerine sunulacaktır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاۜ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ ف۪يهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-62c.mp3","commentary_text":"“Selam”, selamet, esenlik, huzur, güvenlik sözlerini işitirler. Yani devamlı onları mutlu edecek, huzurlarını artıracak sözlerle hayatlarına devam ederler. “Sabah akşam” bir deyimdir ve “sürekli, aralıksız, her zaman” anlamına gelmektedir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Orada onlar boş söz işitmezler. Yalnızca “selâm!” (sözünü) işitirler. Orada rızıkları sabah akşam kendilerine sunulacaktır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاۜ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ ف۪يهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-62c.mp3","commentary_text":"“Selam”, selamet, esenlik, huzur, güvenlik sözlerini işitirler. Yani devamlı onları mutlu edecek, huzurlarını artıracak sözlerle hayatlarına devam ederler. “Sabah akşam” bir deyimdir ve “sürekli, aralıksız, her zaman” anlamına gelmektedir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Orada onlar boş söz işitmezler. Yalnızca “selâm!” (sözünü) işitirler. Orada rızıkları sabah akşam kendilerine sunulacaktır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاۜ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ ف۪يهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-62c.mp3","commentary_text":"“Selam”, selamet, esenlik, huzur, güvenlik sözlerini işitirler. Yani devamlı onları mutlu edecek, huzurlarını artıracak sözlerle hayatlarına devam ederler. “Sabah akşam” bir deyimdir ve “sürekli, aralıksız, her zaman” anlamına gelmektedir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Orada onlar boş söz işitmezler. Yalnızca “selâm!” (sözünü) işitirler. Orada rızıkları sabah akşam kendilerine sunulacaktır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاۜ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ ف۪يهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-61.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-61c.mp3","commentary_text":"“Selam”, selamet, esenlik, huzur, güvenlik sözlerini işitirler. Yani devamlı onları mutlu edecek, huzurlarını artıracak sözlerle hayatlarına devam ederler. “Sabah akşam” bir deyimdir ve “sürekli, aralıksız, her zaman” anlamına gelmektedir."},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte bu kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.","arabic_text":"تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte bu kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.","arabic_text":"تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte bu kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.","arabic_text":"تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte bu kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.","arabic_text":"تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Cebrail Muhammed’e dedi ki:) “Biz (melekler) ancak Rabbinin izni ile (yeryüzüne) ineriz. Geleceğimiz geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O’nun tasarrufundadır. Senin Rabbin (seni) unutmuş değildir.","arabic_text":"وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-64c.mp3","commentary_text":"Rivayet edildiğine göre; bazen uzun zaman geçmesine rağmen vahiy gelmezdi ve Hz. Peygamber de sebebini merak ederek buna üzülürdü. Bir gün Hz. Peygamberin Cebrail’den daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine Allah bu ayeti göndermiş ve “Rabbin seni unutmuş değildir” ifadesiyle de peygamberimizi teselli etmiştir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Cebrail Muhammed’e dedi ki:) “Biz (melekler) ancak Rabbinin izni ile (yeryüzüne) ineriz. Geleceğimiz geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O’nun tasarrufundadır. Senin Rabbin (seni) unutmuş değildir.","arabic_text":"وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-64c.mp3","commentary_text":"Rivayet edildiğine göre; bazen uzun zaman geçmesine rağmen vahiy gelmezdi ve Hz. Peygamber de sebebini merak ederek buna üzülürdü. Bir gün Hz. Peygamberin Cebrail’den daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine Allah bu ayeti göndermiş ve “Rabbin seni unutmuş değildir” ifadesiyle de peygamberimizi teselli etmiştir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Cebrail Muhammed’e dedi ki:) “Biz (melekler) ancak Rabbinin izni ile (yeryüzüne) ineriz. Geleceğimiz geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O’nun tasarrufundadır. Senin Rabbin (seni) unutmuş değildir.","arabic_text":"وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-64c.mp3","commentary_text":"Rivayet edildiğine göre; bazen uzun zaman geçmesine rağmen vahiy gelmezdi ve Hz. Peygamber de sebebini merak ederek buna üzülürdü. Bir gün Hz. Peygamberin Cebrail’den daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine Allah bu ayeti göndermiş ve “Rabbin seni unutmuş değildir” ifadesiyle de peygamberimizi teselli etmiştir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Cebrail Muhammed’e dedi ki:) “Biz (melekler) ancak Rabbinin izni ile (yeryüzüne) ineriz. Geleceğimiz geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O’nun tasarrufundadır. Senin Rabbin (seni) unutmuş değildir.","arabic_text":"وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-63c.mp3","commentary_text":"Rivayet edildiğine göre; bazen uzun zaman geçmesine rağmen vahiy gelmezdi ve Hz. Peygamber de sebebini merak ederek buna üzülürdü. Bir gün Hz. Peygamberin Cebrail’den daha sık vahiy istemesi ve buna engelin ne olduğunu sorması üzerine Allah bu ayeti göndermiş ve “Rabbin seni unutmuş değildir” ifadesiyle de peygamberimizi teselli etmiştir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"“(Allah) göklerin yerin ve bu ikisi arasındaki tüm varlıkların Rabbidir. O halde sırf O’na kulluk et ve bu kulluk için sabırlı ve metanetli ol. Hiç ismi O’nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَاعْبُدْهُ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِه۪ۜ هَلْ تَعْلَمُ لَهُ سَمِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"“(Allah) göklerin yerin ve bu ikisi arasındaki tüm varlıkların Rabbidir. O halde sırf O’na kulluk et ve bu kulluk için sabırlı ve metanetli ol. Hiç ismi O’nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَاعْبُدْهُ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِه۪ۜ هَلْ تَعْلَمُ لَهُ سَمِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"“(Allah) göklerin yerin ve bu ikisi arasındaki tüm varlıkların Rabbidir. O halde sırf O’na kulluk et ve bu kulluk için sabırlı ve metanetli ol. Hiç ismi O’nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَاعْبُدْهُ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِه۪ۜ هَلْ تَعْلَمُ لَهُ سَمِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"“(Allah) göklerin yerin ve bu ikisi arasındaki tüm varlıkların Rabbidir. O halde sırf O’na kulluk et ve bu kulluk için sabırlı ve metanetli ol. Hiç ismi O’nunla birlikte anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun?”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَاعْبُدْهُ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِه۪ۜ هَلْ تَعْلَمُ لَهُ سَمِيًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İnsan: “Ben öldükten sonra mı yeniden diriltileceğim?” der.","arabic_text":"وَيَقُولُ الْاِنْسَانُ ءَاِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ اُخْرَجُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İnsan: “Ben öldükten sonra mı yeniden diriltileceğim?” der.","arabic_text":"وَيَقُولُ الْاِنْسَانُ ءَاِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ اُخْرَجُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İnsan: “Ben öldükten sonra mı yeniden diriltileceğim?” der.","arabic_text":"وَيَقُولُ الْاِنْسَانُ ءَاِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ اُخْرَجُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İnsan: “Ben öldükten sonra mı yeniden diriltileceğim?” der.","arabic_text":"وَيَقُولُ الْاِنْسَانُ ءَاِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ اُخْرَجُ حَيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnsan daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?","arabic_text":"اَوَلَا يَذْكُرُ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا","related_links":["76/1"],"audio_path":"18/18-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnsan daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?","arabic_text":"اَوَلَا يَذْكُرُ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا","related_links":["76/1"],"audio_path":"18/18-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnsan daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?","arabic_text":"اَوَلَا يَذْكُرُ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا","related_links":["76/1"],"audio_path":"18/18-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnsan daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?","arabic_text":"اَوَلَا يَذْكُرُ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا","related_links":["76/1"],"audio_path":"18/18-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbinin yüceliği hakkı için onları (peşlerinden gittikleri) şeytanlarla birlikte mahşerde bir araya getireceğiz. Sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbinin yüceliği hakkı için onları (peşlerinden gittikleri) şeytanlarla birlikte mahşerde bir araya getireceğiz. Sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbinin yüceliği hakkı için onları (peşlerinden gittikleri) şeytanlarla birlikte mahşerde bir araya getireceğiz. Sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbinin yüceliği hakkı için onları (peşlerinden gittikleri) şeytanlarla birlikte mahşerde bir araya getireceğiz. Sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.","arabic_text":"فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Sonra her (günahkâr) topluluktan rahmeti bol olan Allah’a baş kaldırmada ileri giden küstahları ayıracağız.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-69c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’a baş kaldırmada, zulümde, isyanda, kötülükte öncü olanlar, bilinçli ve planlı olarak Allah’a meydan okuyanlar, toplumu fesada uğratanlar cehennem ehlinden ayrılarak farklı kategoride değerlendirilecektir. Yaptıkları kötülüğe göre azap görecekler ve bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi cehenneme önce onlar yerleştirilecektir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Sonra her (günahkâr) topluluktan rahmeti bol olan Allah’a baş kaldırmada ileri giden küstahları ayıracağız.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-69c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’a baş kaldırmada, zulümde, isyanda, kötülükte öncü olanlar, bilinçli ve planlı olarak Allah’a meydan okuyanlar, toplumu fesada uğratanlar cehennem ehlinden ayrılarak farklı kategoride değerlendirilecektir. Yaptıkları kötülüğe göre azap görecekler ve bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi cehenneme önce onlar yerleştirilecektir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Sonra her (günahkâr) topluluktan rahmeti bol olan Allah’a baş kaldırmada ileri giden küstahları ayıracağız.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-69c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’a baş kaldırmada, zulümde, isyanda, kötülükte öncü olanlar, bilinçli ve planlı olarak Allah’a meydan okuyanlar, toplumu fesada uğratanlar cehennem ehlinden ayrılarak farklı kategoride değerlendirilecektir. Yaptıkları kötülüğe göre azap görecekler ve bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi cehenneme önce onlar yerleştirilecektir."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Sonra her (günahkâr) topluluktan rahmeti bol olan Allah’a baş kaldırmada ileri giden küstahları ayıracağız.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-68c.mp3","commentary_text":"Yani Allah’a baş kaldırmada, zulümde, isyanda, kötülükte öncü olanlar, bilinçli ve planlı olarak Allah’a meydan okuyanlar, toplumu fesada uğratanlar cehennem ehlinden ayrılarak farklı kategoride değerlendirilecektir. Yaptıkları kötülüğe göre azap görecekler ve bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi cehenneme önce onlar yerleştirilecektir."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Muhakkak ki biz onlardan hangilerinin öncelikle cehenneme gireceğini herkesten iyi biliriz.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذ۪ينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Muhakkak ki biz onlardan hangilerinin öncelikle cehenneme gireceğini herkesten iyi biliriz.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذ۪ينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Muhakkak ki biz onlardan hangilerinin öncelikle cehenneme gireceğini herkesten iyi biliriz.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذ۪ينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Muhakkak ki biz onlardan hangilerinin öncelikle cehenneme gireceğini herkesten iyi biliriz.","arabic_text":"ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذ۪ينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-71c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21/102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır.  Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3/101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6/126, A’râf 7/86, İbrahim 14/1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-71c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21/102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır.  Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3/101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6/126, A’râf 7/86, İbrahim 14/1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-71c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21/102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır.  Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3/101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6/126, A’râf 7/86, İbrahim 14/1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir."},{"verse_number":"71","turkish_text":"İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.","arabic_text":"وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-70c.mp3","commentary_text":"Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21/102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır.  Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3/101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6/126, A’râf 7/86, İbrahim 14/1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Sonra da (günahları olduğu halde) Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde cehennemde bırakırız.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-72c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bütün insanlar için değerlendirmek doğru olmaz. Bu da cehennem ehlini anlatan ayetlerin devamı niteliğindedir. Burada günahkâr olduğu halde bilinçsizce ve maksatsız günah işleyenlerin zalimlerden ve kötülük yapma densizliğini inadına devam ettirenlerden ayrılarak Allah’ın affıyla cehenneme girmekten kurtulabileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Sonra da (günahları olduğu halde) Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde cehennemde bırakırız.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-72c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bütün insanlar için değerlendirmek doğru olmaz. Bu da cehennem ehlini anlatan ayetlerin devamı niteliğindedir. Burada günahkâr olduğu halde bilinçsizce ve maksatsız günah işleyenlerin zalimlerden ve kötülük yapma densizliğini inadına devam ettirenlerden ayrılarak Allah’ın affıyla cehenneme girmekten kurtulabileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Sonra da (günahları olduğu halde) Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde cehennemde bırakırız.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-72c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bütün insanlar için değerlendirmek doğru olmaz. Bu da cehennem ehlini anlatan ayetlerin devamı niteliğindedir. Burada günahkâr olduğu halde bilinçsizce ve maksatsız günah işleyenlerin zalimlerden ve kötülük yapma densizliğini inadına devam ettirenlerden ayrılarak Allah’ın affıyla cehenneme girmekten kurtulabileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Sonra da (günahları olduğu halde) Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde cehennemde bırakırız.","arabic_text":"ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِيًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-71c.mp3","commentary_text":"Bu ayeti bütün insanlar için değerlendirmek doğru olmaz. Bu da cehennem ehlini anlatan ayetlerin devamı niteliğindedir. Burada günahkâr olduğu halde bilinçsizce ve maksatsız günah işleyenlerin zalimlerden ve kötülük yapma densizliğini inadına devam ettirenlerden ayrılarak Allah’ın affıyla cehenneme girmekten kurtulabileceği anlatılmaktadır."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman inkârcılar inananlara: “(Bu) iki topluluktan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü hangisi daha seçkindir?” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓواۙ اَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ خَيْرٌ مَقَامًا وَاَحْسَنُ نَدِيًّا","related_links":["6/53","26/111","46/11"],"audio_path":"18/18-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-73c.mp3","commentary_text":"İki gurup: “Biri yoksul, geri kalmış dünyalık servetleri olmayan müminler, diğeri varlıklı, itibarlı, zengin ve sayıca çok müşrikler. Müşriklerin toplandığı yer Dar’ün-Nedve, Müslümanların toplandığı yer ise Dar’ül-Erkam."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman inkârcılar inananlara: “(Bu) iki topluluktan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü hangisi daha seçkindir?” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓواۙ اَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ خَيْرٌ مَقَامًا وَاَحْسَنُ نَدِيًّا","related_links":["6/53","26/111","46/11"],"audio_path":"18/18-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-73c.mp3","commentary_text":"İki gurup: “Biri yoksul, geri kalmış dünyalık servetleri olmayan müminler, diğeri varlıklı, itibarlı, zengin ve sayıca çok müşrikler. Müşriklerin toplandığı yer Dar’ün-Nedve, Müslümanların toplandığı yer ise Dar’ül-Erkam."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman inkârcılar inananlara: “(Bu) iki topluluktan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü hangisi daha seçkindir?” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓواۙ اَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ خَيْرٌ مَقَامًا وَاَحْسَنُ نَدِيًّا","related_links":["6/53","26/111","46/11"],"audio_path":"18/18-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-73c.mp3","commentary_text":"İki gurup: “Biri yoksul, geri kalmış dünyalık servetleri olmayan müminler, diğeri varlıklı, itibarlı, zengin ve sayıca çok müşrikler. Müşriklerin toplandığı yer Dar’ün-Nedve, Müslümanların toplandığı yer ise Dar’ül-Erkam."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman inkârcılar inananlara: “(Bu) iki topluluktan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü hangisi daha seçkindir?” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓواۙ اَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ خَيْرٌ مَقَامًا وَاَحْسَنُ نَدِيًّا","related_links":["6/53","26/111","46/11"],"audio_path":"18/18-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-72c.mp3","commentary_text":"İki gurup: “Biri yoksul, geri kalmış dünyalık servetleri olmayan müminler, diğeri varlıklı, itibarlı, zengin ve sayıca çok müşrikler. Müşriklerin toplandığı yer Dar’ün-Nedve, Müslümanların toplandığı yer ise Dar’ül-Erkam."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlardan önce serveti ve görüntüsü daha güzel nice nesilleri helâk ettik.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَحْسَنُ اَثَاثًا وَرِءْيًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlardan önce serveti ve görüntüsü daha güzel nice nesilleri helâk ettik.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَحْسَنُ اَثَاثًا وَرِءْيًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlardan önce serveti ve görüntüsü daha güzel nice nesilleri helâk ettik.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَحْسَنُ اَثَاثًا وَرِءْيًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlardan önce serveti ve görüntüsü daha güzel nice nesilleri helâk ettik.","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَحْسَنُ اَثَاثًا وَرِءْيًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahman (olan Allah) ona istenildiği kadar süre versin (ne çıkar). Nihayet kendilerine vaad olunan azabı ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş kimin taraftarları daha zayıfmış görecekler/bilecekler!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّاۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَۜ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahman (olan Allah) ona istenildiği kadar süre versin (ne çıkar). Nihayet kendilerine vaad olunan azabı ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş kimin taraftarları daha zayıfmış görecekler/bilecekler!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّاۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَۜ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahman (olan Allah) ona istenildiği kadar süre versin (ne çıkar). Nihayet kendilerine vaad olunan azabı ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş kimin taraftarları daha zayıfmış görecekler/bilecekler!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّاۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَۜ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"De ki: “Kim sapıklık içinde ise Rahman (olan Allah) ona istenildiği kadar süre versin (ne çıkar). Nihayet kendilerine vaad olunan azabı ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş kimin taraftarları daha zayıfmış görecekler/bilecekler!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّاۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَۜ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah doğruya erenlerin hidayetini (iman gücünü) artırır. Kalıcı olan yararlı işler Rabbinin yanında hem mükâfat bakımından hem de varılacak yer bakımından daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَرَدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah doğruya erenlerin hidayetini (iman gücünü) artırır. Kalıcı olan yararlı işler Rabbinin yanında hem mükâfat bakımından hem de varılacak yer bakımından daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَرَدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah doğruya erenlerin hidayetini (iman gücünü) artırır. Kalıcı olan yararlı işler Rabbinin yanında hem mükâfat bakımından hem de varılacak yer bakımından daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَرَدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Allah doğruya erenlerin hidayetini (iman gücünü) artırır. Kalıcı olan yararlı işler Rabbinin yanında hem mükâfat bakımından hem de varılacak yer bakımından daha hayırlıdır.","arabic_text":"وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَرَدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: “Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek” diyen adamı hiç düşündün mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: “Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek” diyen adamı hiç düşündün mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: “Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek” diyen adamı hiç düşündün mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu ayetlerimizi inkâr eden ve: “Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek” diyen adamı hiç düşündün mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı girdi? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yaptı?","arabic_text":"اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-78c.mp3","commentary_text":"Bu iki âyetin müşriklerden Âs b. Vâil hakkında indiği söylenir. Rivayete göre, ashaptan Habbâb b. Eret, müşriklerden olan Âs b. Vâil’deki alacağını istemiş, öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmadığı Âs b. Vâil de: “Siz öldükten sonra diriltileceğinize, altınların, gümüşlerin bulunduğu cennette hayatınıza devam edeceğinize inanıyorsunuz ya, işte sana olan borcumu orada ödeyeceğim. Çünkü öte dünyada bana da zenginlik ve güç verilecektir” şeklinde alay etmişti."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı girdi? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yaptı?","arabic_text":"اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-78c.mp3","commentary_text":"Bu iki âyetin müşriklerden Âs b. Vâil hakkında indiği söylenir. Rivayete göre, ashaptan Habbâb b. Eret, müşriklerden olan Âs b. Vâil’deki alacağını istemiş, öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmadığı Âs b. Vâil de: “Siz öldükten sonra diriltileceğinize, altınların, gümüşlerin bulunduğu cennette hayatınıza devam edeceğinize inanıyorsunuz ya, işte sana olan borcumu orada ödeyeceğim. Çünkü öte dünyada bana da zenginlik ve güç verilecektir” şeklinde alay etmişti."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı girdi? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yaptı?","arabic_text":"اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-78c.mp3","commentary_text":"Bu iki âyetin müşriklerden Âs b. Vâil hakkında indiği söylenir. Rivayete göre, ashaptan Habbâb b. Eret, müşriklerden olan Âs b. Vâil’deki alacağını istemiş, öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmadığı Âs b. Vâil de: “Siz öldükten sonra diriltileceğinize, altınların, gümüşlerin bulunduğu cennette hayatınıza devam edeceğinize inanıyorsunuz ya, işte sana olan borcumu orada ödeyeceğim. Çünkü öte dünyada bana da zenginlik ve güç verilecektir” şeklinde alay etmişti."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı girdi? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yaptı?","arabic_text":"اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-77c.mp3","commentary_text":"Bu iki âyetin müşriklerden Âs b. Vâil hakkında indiği söylenir. Rivayete göre, ashaptan Habbâb b. Eret, müşriklerden olan Âs b. Vâil’deki alacağını istemiş, öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmadığı Âs b. Vâil de: “Siz öldükten sonra diriltileceğinize, altınların, gümüşlerin bulunduğu cennette hayatınıza devam edeceğinize inanıyorsunuz ya, işte sana olan borcumu orada ödeyeceğim. Çünkü öte dünyada bana da zenginlik ve güç verilecektir” şeklinde alay etmişti."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Hayır (hiç de onun dediği gibi değil) onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve (ayetlerimizle alay ettiği için) onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzattıkça uzatacağız.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Hayır (hiç de onun dediği gibi değil) onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve (ayetlerimizle alay ettiği için) onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzattıkça uzatacağız.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Hayır (hiç de onun dediği gibi değil) onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve (ayetlerimizle alay ettiği için) onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzattıkça uzatacağız.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Hayır (hiç de onun dediği gibi değil) onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve (ayetlerimizle alay ettiği için) onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzattıkça uzatacağız.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri hep elinden alacağız ve o bize tek başına (malsız ve evlatsız olarak) gelecek.","arabic_text":"وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri hep elinden alacağız ve o bize tek başına (malsız ve evlatsız olarak) gelecek.","arabic_text":"وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri hep elinden alacağız ve o bize tek başına (malsız ve evlatsız olarak) gelecek.","arabic_text":"وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri hep elinden alacağız ve o bize tek başına (malsız ve evlatsız olarak) gelecek.","arabic_text":"وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Onlar kendileri için bir şeref kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye Allah’tan başkalarını da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزًّاۙ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22","60/1"],"audio_path":"18/18-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Onlar kendileri için bir şeref kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye Allah’tan başkalarını da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزًّاۙ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22","60/1"],"audio_path":"18/18-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Onlar kendileri için bir şeref kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye Allah’tan başkalarını da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزًّاۙ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22","60/1"],"audio_path":"18/18-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Onlar kendileri için bir şeref kuvvet ve statü (kaynağı) olsunlar diye Allah’tan başkalarını da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزًّاۙ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22","60/1"],"audio_path":"18/18-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkâr edecekler ve onlara azılı düşman kesilecekler.","arabic_text":"كَلَّاۜ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا۟","related_links":[],"audio_path":"18/18-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Görmüyor musun ki biz inkârcılara (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) şeytanları musallat ediyoruz (onlar da günaha ve azgınlığa teşvik ederek) onları oynatıp duruyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّٓا اَرْسَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ عَلَى الْكَافِر۪ينَ تَؤُزُّهُمْ اَزًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Görmüyor musun ki biz inkârcılara (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) şeytanları musallat ediyoruz (onlar da günaha ve azgınlığa teşvik ederek) onları oynatıp duruyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّٓا اَرْسَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ عَلَى الْكَافِر۪ينَ تَؤُزُّهُمْ اَزًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Görmüyor musun ki biz inkârcılara (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) şeytanları musallat ediyoruz (onlar da günaha ve azgınlığa teşvik ederek) onları oynatıp duruyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّٓا اَرْسَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ عَلَى الْكَافِر۪ينَ تَؤُزُّهُمْ اَزًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Görmüyor musun ki biz inkârcılara (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) şeytanları musallat ediyoruz (onlar da günaha ve azgınlığa teşvik ederek) onları oynatıp duruyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّٓا اَرْسَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ عَلَى الْكَافِر۪ينَ تَؤُزُّهُمْ اَزًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu hâlde onların azaba uğramalarını istemekte acele etme! Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz.","arabic_text":"فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu hâlde onların azaba uğramalarını istemekte acele etme! Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz.","arabic_text":"فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu hâlde onların azaba uğramalarını istemekte acele etme! Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz.","arabic_text":"فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Ey Resul!) Şu hâlde onların azaba uğramalarını istemekte acele etme! Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz.","arabic_text":"فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"18/18-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O gün kötülükten sakınanları seçkin konuklara yaraşır bir saygınlıkla Rahman’ın huzurunda bir araya getireceğiz.","arabic_text":"يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O gün kötülükten sakınanları seçkin konuklara yaraşır bir saygınlıkla Rahman’ın huzurunda bir araya getireceğiz.","arabic_text":"يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O gün kötülükten sakınanları seçkin konuklara yaraşır bir saygınlıkla Rahman’ın huzurunda bir araya getireceğiz.","arabic_text":"يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"O gün kötülükten sakınanları seçkin konuklara yaraşır bir saygınlıkla Rahman’ın huzurunda bir araya getireceğiz.","arabic_text":"يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.","arabic_text":"وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًاۢ","related_links":[],"audio_path":"18/18-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.","arabic_text":"وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًاۢ","related_links":[],"audio_path":"18/18-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.","arabic_text":"وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًاۢ","related_links":[],"audio_path":"18/18-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.","arabic_text":"وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًاۢ","related_links":[],"audio_path":"18/18-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecek.","arabic_text":"لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۢ","related_links":["2/123","10/3","20/109","34/23"],"audio_path":"18/18-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-87c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusundaki ayetleri değerlendirirken çıkış yolumuz; “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir.” (Zümer 39/44) ayeti olursa konuyu anlamakta zorlanmayız ve ona buna şefaat yetkisi vererek başkalarına kulluk etmeye ve böylece kendimizi kandırmaya kalkmayız. “Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 2/48) “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) Herkesin şefaatçisi kendi amelleridir. Herkes yaşadıklarının karşılığını alacaktır. “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.” (Necm 53/39-41) “Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur, kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Casiye 45/15) “Kim zerre miktarı bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 99/7-8) “O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah'a aittir.” (İnfitâr 82/19)"},{"verse_number":"87","turkish_text":"Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecek.","arabic_text":"لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۢ","related_links":["2/123","10/3","20/109","34/23"],"audio_path":"18/18-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-87c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusundaki ayetleri değerlendirirken çıkış yolumuz; “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir.” (Zümer 39/44) ayeti olursa konuyu anlamakta zorlanmayız ve ona buna şefaat yetkisi vererek başkalarına kulluk etmeye ve böylece kendimizi kandırmaya kalkmayız. “Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 2/48) “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) Herkesin şefaatçisi kendi amelleridir. Herkes yaşadıklarının karşılığını alacaktır. “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.” (Necm 53/39-41) “Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur, kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Casiye 45/15) “Kim zerre miktarı bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 99/7-8) “O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah'a aittir.” (İnfitâr 82/19)"},{"verse_number":"87","turkish_text":"Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecek.","arabic_text":"لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۢ","related_links":["2/123","10/3","20/109","34/23"],"audio_path":"18/18-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-87c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusundaki ayetleri değerlendirirken çıkış yolumuz; “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir.” (Zümer 39/44) ayeti olursa konuyu anlamakta zorlanmayız ve ona buna şefaat yetkisi vererek başkalarına kulluk etmeye ve böylece kendimizi kandırmaya kalkmayız. “Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 2/48) “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) Herkesin şefaatçisi kendi amelleridir. Herkes yaşadıklarının karşılığını alacaktır. “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.” (Necm 53/39-41) “Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur, kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Casiye 45/15) “Kim zerre miktarı bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 99/7-8) “O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah'a aittir.” (İnfitâr 82/19)"},{"verse_number":"87","turkish_text":"Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecek.","arabic_text":"لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۢ","related_links":["2/123","10/3","20/109","34/23"],"audio_path":"18/18-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-86c.mp3","commentary_text":"Şefaat konusundaki ayetleri değerlendirirken çıkış yolumuz; “Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a aittir.” (Zümer 39/44) ayeti olursa konuyu anlamakta zorlanmayız ve ona buna şefaat yetkisi vererek başkalarına kulluk etmeye ve böylece kendimizi kandırmaya kalkmayız. “Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 2/48) “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) Herkesin şefaatçisi kendi amelleridir. Herkes yaşadıklarının karşılığını alacaktır. “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir. Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.” (Necm 53/39-41) “Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur, kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Casiye 45/15) “Kim zerre miktarı bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.” (Zilzal 99/7-8) “O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah'a aittir.” (İnfitâr 82/19)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Onlar:) “Rahman (olan Allah) bir çocuk edindi” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Onlar:) “Rahman (olan Allah) bir çocuk edindi” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Onlar:) “Rahman (olan Allah) bir çocuk edindi” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"(Onlar:) “Rahman (olan Allah) bir çocuk edindi” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki (bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.","arabic_text":"لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا اِدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki (bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.","arabic_text":"لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا اِدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki (bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.","arabic_text":"لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا اِدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Andolsun ki (bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.","arabic_text":"لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا اِدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Rahman’a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler yarılacak yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.","arabic_text":"اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَدًاۚ ﴿٢﴾ تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Rahman’a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler yarılacak yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.","arabic_text":"اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَدًاۚ ﴿٢﴾ تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Rahman’a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler yarılacak yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.","arabic_text":"اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَدًاۚ ﴿٢﴾ تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Rahman’a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler yarılacak yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.","arabic_text":"اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَدًاۚ ﴿٢﴾ تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"18/18-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Oysa çocuk edinmek Rahman’ın şanına yakışmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Oysa çocuk edinmek Rahman’ın şanına yakışmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Oysa çocuk edinmek Rahman’ın şanına yakışmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Oysa çocuk edinmek Rahman’ın şanına yakışmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan herkes Rahman (olan Allah’ın) huzuruna birer kul olarak gelecektir.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اِلَّٓا اٰتِي الرَّحْمٰنِ عَبْدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan herkes Rahman (olan Allah’ın) huzuruna birer kul olarak gelecektir.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اِلَّٓا اٰتِي الرَّحْمٰنِ عَبْدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan herkes Rahman (olan Allah’ın) huzuruna birer kul olarak gelecektir.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اِلَّٓا اٰتِي الرَّحْمٰنِ عَبْدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan herkes Rahman (olan Allah’ın) huzuruna birer kul olarak gelecektir.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اِلَّٓا اٰتِي الرَّحْمٰنِ عَبْدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"18/18-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Andolsun ki O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış sayılarını tespit etmiştir.","arabic_text":"لَقَدْ اَحْصٰيهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّاۜ","related_links":["10/68"],"audio_path":"18/18-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-94c.mp3","commentary_text":"Bu demektir ki; o gün herkes sadece kendi yaşadıklarıyla ve yalnız kendi biriktirdikleriyle Allah’ın huzuruna tek başına çıkacak ve değerlendirilmesi ve yerleştirilmesi de amellerine göre yapılacaktır. Öyle ki; başkaları yük olur ya da sıkıntı verir kaygısıyla kişi tek başına kalmak isteyecektir. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak.” (Abese 80/34-36)"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Andolsun ki O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış sayılarını tespit etmiştir.","arabic_text":"لَقَدْ اَحْصٰيهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّاۜ","related_links":["10/68"],"audio_path":"18/18-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-94c.mp3","commentary_text":"Bu demektir ki; o gün herkes sadece kendi yaşadıklarıyla ve yalnız kendi biriktirdikleriyle Allah’ın huzuruna tek başına çıkacak ve değerlendirilmesi ve yerleştirilmesi de amellerine göre yapılacaktır. Öyle ki; başkaları yük olur ya da sıkıntı verir kaygısıyla kişi tek başına kalmak isteyecektir. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak.” (Abese 80/34-36)"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Andolsun ki O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış sayılarını tespit etmiştir.","arabic_text":"لَقَدْ اَحْصٰيهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّاۜ","related_links":["10/68"],"audio_path":"18/18-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-94c.mp3","commentary_text":"Bu demektir ki; o gün herkes sadece kendi yaşadıklarıyla ve yalnız kendi biriktirdikleriyle Allah’ın huzuruna tek başına çıkacak ve değerlendirilmesi ve yerleştirilmesi de amellerine göre yapılacaktır. Öyle ki; başkaları yük olur ya da sıkıntı verir kaygısıyla kişi tek başına kalmak isteyecektir. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak.” (Abese 80/34-36)"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Andolsun ki O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış sayılarını tespit etmiştir.","arabic_text":"لَقَدْ اَحْصٰيهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّاۜ","related_links":["10/68"],"audio_path":"18/18-92.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"18/18-93c.mp3","commentary_text":"Bu demektir ki; o gün herkes sadece kendi yaşadıklarıyla ve yalnız kendi biriktirdikleriyle Allah’ın huzuruna tek başına çıkacak ve değerlendirilmesi ve yerleştirilmesi de amellerine göre yapılacaktır. Öyle ki; başkaları yük olur ya da sıkıntı verir kaygısıyla kişi tek başına kalmak isteyecektir. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak.” (Abese 80/34-36)"},{"verse_number":"95","turkish_text":"Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.","arabic_text":"وَكُلُّهُمْ اٰت۪يهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.","arabic_text":"وَكُلُّهُمْ اٰت۪يهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.","arabic_text":"وَكُلُّهُمْ اٰت۪يهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir.","arabic_text":"وَكُلُّهُمْ اٰت۪يهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْدًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman (olan Allah kalplerde) bir sevgi yaratarak (onları herkese) sevdirecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman (olan Allah kalplerde) bir sevgi yaratarak (onları herkese) sevdirecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman (olan Allah kalplerde) bir sevgi yaratarak (onları herkese) sevdirecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman (olan Allah kalplerde) bir sevgi yaratarak (onları herkese) sevdirecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا","related_links":[],"audio_path":"18/18-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin inat eden bir topluluğu da uyarasın diye onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّق۪ينَ وَتُنْذِرَ بِه۪ قَوْمًا لُدًّا","related_links":["54/17"],"audio_path":"18/18-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin inat eden bir topluluğu da uyarasın diye onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّق۪ينَ وَتُنْذِرَ بِه۪ قَوْمًا لُدًّا","related_links":["54/17"],"audio_path":"18/18-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin inat eden bir topluluğu da uyarasın diye onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّق۪ينَ وَتُنْذِرَ بِه۪ قَوْمًا لُدًّا","related_links":["54/17"],"audio_path":"18/18-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz Allah’a karşı gelmekten sakınanları Kur’an ile müjdeleyesin inat eden bir topluluğu da uyarasın diye onu senin dilinle (Arapça indirip) kolaylaştırdık.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّق۪ينَ وَتُنْذِرَ بِه۪ قَوْمًا لُدًّا","related_links":["54/17"],"audio_path":"18/18-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Biz bu inatçılardan önce nice kuşakları yok ettik. Şimdi onların hiçbirini ortalıkta görüyor ya da onlardan gelen en küçük bir ses duyuyor musun?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Biz bu inatçılardan önce nice kuşakları yok ettik. Şimdi onların hiçbirini ortalıkta görüyor ya da onlardan gelen en küçük bir ses duyuyor musun?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Biz bu inatçılardan önce nice kuşakları yok ettik. Şimdi onların hiçbirini ortalıkta görüyor ya da onlardan gelen en küçük bir ses duyuyor musun?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Biz bu inatçılardan önce nice kuşakları yok ettik. Şimdi onların hiçbirini ortalıkta görüyor ya da onlardan gelen en küçük bir ses duyuyor musun?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا","related_links":[],"audio_path":"18/18-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":20,"name":"TÂHÂ SÛRESİ","description":"Taha suresi Mekke döneminde inmiş olup 135 ayettir. Sure ismini Birinci ayetteki “Ta-ha” harflerinden almıştır. Sûrede Hz. Mûsâ’ya peygamberliğin verildiği, Hz. Mûsâ’nın Firavun’la mücadelesi, ona hak dini tebliğ etmesi ve işkenceye mâruz kalan İsrailoğullarını serbest bırakması için Firavun’dan talepte bulunması, Hz. Musa’nın kardeşi Harun’un kendisine yardımcı olarak verilmesini talep etmesi ve talebinin yerine getirilmesi anlatılır. Hz. Musa’nın asasıyla mucize gösterdiği, büyük bir kalabalığın önünde asâsının bir yılana dönüşüp sihirbazların halka yılan şeklinde gösterdikleri ipleri ve sopaları yuttuğu ve bunun üzerine sihirbazların secdeye kapanarak, iman etmeleri ifade edilir. Bunun üzerine Firavun’un ağır baskı ve tehditlerine rağmen sihirbazların imanlarından dönmedikleri, çeşitli baskılardan sonra Mısır’ı terk etmek zorunda kalan İsrailoğullarının bir mucize olarak Kızıldeniz’den karşıya geçtikleri fakat onları takip eden Firavun’un onların geçtiği denizde askerleriyle birlikte boğulduğu anlatılır. Geçmiş ümmetlere ait haberlerin ibret alınması için nakledildiği sûrede kıyametin kopmasından itibaren âhiret gününün bazı safhalarına etkileyici bir üslûpla temas edilir. Vahiy devam ederken Kur’an âyetlerini acele ile telaffuza çalışmaması hususunda Hz. Peygamber uyarılır. Hz. Âdem’i etkilemesiyle Âdem ile Havva’nın yasak meyveden yemeleri ve bu sebeple cennetten çıkarıldıkları anlatılır. Sûrede ayrıca Allah’a bağlanmaktan yüz çevirenlerin âhirette oradaki nimetleri göremeyecek kadar kör olarak yaratılacağı beyan edilir. Hz. Peygamber’den sabırlı olması istenir; bazı kalbi kararmış kimselere verilen dünya nimetlerine özenmemesi tavsiye edilir, zorluklara katlanabilmesi için gece ve gündüz etrafındakilerle birlikte namaza, hamd ve tesbihe devam etmesi emredilir.","sura_intro_audio":"19/19-a.mp3","verse_count":135,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Hâ.","arabic_text":"طٰهٰۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Hâ.","arabic_text":"طٰهٰۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Hâ.","arabic_text":"طٰهٰۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Hâ.","arabic_text":"طٰهٰۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Biz sana bu Kur’an’ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca (Allah’a karşı gelmekten) sakınanlara bir öğüt bir uyarı olsun diye (indirdik).","arabic_text":"اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ ﴿٢﴾ مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Biz sana bu Kur’an’ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca (Allah’a karşı gelmekten) sakınanlara bir öğüt bir uyarı olsun diye (indirdik).","arabic_text":"اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ ﴿٢﴾ مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Biz sana bu Kur’an’ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca (Allah’a karşı gelmekten) sakınanlara bir öğüt bir uyarı olsun diye (indirdik).","arabic_text":"اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ ﴿٢﴾ مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Biz sana bu Kur’an’ı sıkıntıya düşesin diye indirmedik. Yalnızca (Allah’a karşı gelmekten) sakınanlara bir öğüt bir uyarı olsun diye (indirdik).","arabic_text":"اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ ﴿٢﴾ مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Bu Kur’an) yeri ve yüksek gökleri yaratan (Allah) tarafından peyderpey indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-3c.mp3","commentary_text":"“İstivâ etmek”: “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi manalara gelir. Yarattığı evrenin her türlü idaresini hükmü altına alarak bütün işleri yürütmek ve yönetmek üzere hükmünü ve saltanatını icra ediyor anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Bu Kur’an) yeri ve yüksek gökleri yaratan (Allah) tarafından peyderpey indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-4c.mp3","commentary_text":"“İstivâ etmek”: “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi manalara gelir. Yarattığı evrenin her türlü idaresini hükmü altına alarak bütün işleri yürütmek ve yönetmek üzere hükmünü ve saltanatını icra ediyor anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Bu Kur’an) yeri ve yüksek gökleri yaratan (Allah) tarafından peyderpey indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-4c.mp3","commentary_text":"“İstivâ etmek”: “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi manalara gelir. Yarattığı evrenin her türlü idaresini hükmü altına alarak bütün işleri yürütmek ve yönetmek üzere hükmünü ve saltanatını icra ediyor anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Bu Kur’an) yeri ve yüksek gökleri yaratan (Allah) tarafından peyderpey indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-4c.mp3","commentary_text":"“İstivâ etmek”: “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi manalara gelir. Yarattığı evrenin her türlü idaresini hükmü altına alarak bütün işleri yürütmek ve yönetmek üzere hükmünü ve saltanatını icra ediyor anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Rahman (olan Allah) Arş’a istiva etti: yarattığı her şeyin kanununu koymuş ve onlar üzerinde egemenlik tahtına kurulmuştur.","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Rahman (olan Allah) Arş’a istiva etti: yarattığı her şeyin kanununu koymuş ve onlar üzerinde egemenlik tahtına kurulmuştur.","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Rahman (olan Allah) Arş’a istiva etti: yarattığı her şeyin kanununu koymuş ve onlar üzerinde egemenlik tahtına kurulmuştur.","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Rahman (olan Allah) Arş’a istiva etti: yarattığı her şeyin kanununu koymuş ve onlar üzerinde egemenlik tahtına kurulmuştur.","arabic_text":"اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Göklerde yerde bu ikisi arasında ve toprağın altında olanların tümü O’nundur.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Göklerde yerde bu ikisi arasında ve toprağın altında olanların tümü O’nundur.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Göklerde yerde bu ikisi arasında ve toprağın altında olanların tümü O’nundur.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Göklerde yerde bu ikisi arasında ve toprağın altında olanların tümü O’nundur.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sen sözü açığa vursan da gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O gizliyi de bilir ondan daha gizli olanı da.","arabic_text":"وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sen sözü açığa vursan da gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O gizliyi de bilir ondan daha gizli olanı da.","arabic_text":"وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sen sözü açığa vursan da gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O gizliyi de bilir ondan daha gizli olanı da.","arabic_text":"وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Sen sözü açığa vursan da gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O gizliyi de bilir ondan daha gizli olanı da.","arabic_text":"وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina’da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.","arabic_text":"اِذْ رَاٰ نَارًا فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى ﴿٢﴾ وَهَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"19/19-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina’da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.","arabic_text":"اِذْ رَاٰ نَارًا فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى ﴿٢﴾ وَهَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"19/19-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina’da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.","arabic_text":"اِذْ رَاٰ نَارًا فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى ﴿٢﴾ وَهَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"19/19-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina’da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.","arabic_text":"اِذْ رَاٰ نَارًا فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى ﴿٢﴾ وَهَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"19/19-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Musa ateşin yanına varınca ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَۚ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۜ ﴿٢﴾ فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Musa ateşin yanına varınca ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَۚ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۜ ﴿٢﴾ فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Musa ateşin yanına varınca ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَۚ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۜ ﴿٢﴾ فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Musa ateşin yanına varınca ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَۚ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۜ ﴿٢﴾ فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Ben seni (resul olarak) seçtim. Şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle!” ","arabic_text":"وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Ben seni (resul olarak) seçtim. Şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle!” ","arabic_text":"وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Ben seni (resul olarak) seçtim. Şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle!” ","arabic_text":"وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Ben seni (resul olarak) seçtim. Şimdi (sana) vahyolunacak şeyleri dinle!” ","arabic_text":"وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. O halde sadece bana kulluk/ibadet et ve vahyin (öğüdümün) duyurulması/anlaşılması için salatı ikame et/gerekli desteği ver!”","arabic_text":"اِنَّن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. O halde sadece bana kulluk/ibadet et ve vahyin (öğüdümün) duyurulması/anlaşılması için salatı ikame et/gerekli desteği ver!”","arabic_text":"اِنَّن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. O halde sadece bana kulluk/ibadet et ve vahyin (öğüdümün) duyurulması/anlaşılması için salatı ikame et/gerekli desteği ver!”","arabic_text":"اِنَّن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben Allah’ım. Ben’den başka ilah yoktur. O halde sadece bana kulluk/ibadet et ve vahyin (öğüdümün) duyurulması/anlaşılması için salatı ikame et/gerekli desteği ver!”","arabic_text":"اِنَّن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye kıyamet mutlaka gelecektir. Neredeyse onu gizleyecek ve geleceğinden hiç söz etmeyecektim (ki herkes her an ahirete hazır olsun).”","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ اَكَادُ اُخْف۪يهَا لِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye kıyamet mutlaka gelecektir. Neredeyse onu gizleyecek ve geleceğinden hiç söz etmeyecektim (ki herkes her an ahirete hazır olsun).”","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ اَكَادُ اُخْف۪يهَا لِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye kıyamet mutlaka gelecektir. Neredeyse onu gizleyecek ve geleceğinden hiç söz etmeyecektim (ki herkes her an ahirete hazır olsun).”","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ اَكَادُ اُخْف۪يهَا لِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye kıyamet mutlaka gelecektir. Neredeyse onu gizleyecek ve geleceğinden hiç söz etmeyecektim (ki herkes her an ahirete hazır olsun).”","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ اَكَادُ اُخْف۪يهَا لِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”","arabic_text":"فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”","arabic_text":"فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”","arabic_text":"فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”","arabic_text":"فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Şu sağ elindeki nedir ey Musa?”","arabic_text":"وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Şu sağ elindeki nedir ey Musa?”","arabic_text":"وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Şu sağ elindeki nedir ey Musa?”","arabic_text":"وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Şu sağ elindeki nedir ey Musa?”","arabic_text":"وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”","arabic_text":"قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”","arabic_text":"قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”","arabic_text":"قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”","arabic_text":"قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah “Onu yere at ey Musa!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah “Onu yere at ey Musa!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah “Onu yere at ey Musa!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah “Onu yere at ey Musa!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”","arabic_text":"قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”","arabic_text":"قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”","arabic_text":"قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”","arabic_text":"قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Elini koynuna sok bir başka mucize olarak lekesiz bembeyaz çıksın.”","arabic_text":"وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Elini koynuna sok bir başka mucize olarak lekesiz bembeyaz çıksın.”","arabic_text":"وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Elini koynuna sok bir başka mucize olarak lekesiz bembeyaz çıksın.”","arabic_text":"وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Elini koynuna sok bir başka mucize olarak lekesiz bembeyaz çıksın.”","arabic_text":"وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Böylece sana en büyük mucizelerimizden birini göstermek istiyoruz.”","arabic_text":"لِنُرِيَكَ مِنْ اٰيَاتِنَا الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Böylece sana en büyük mucizelerimizden birini göstermek istiyoruz.”","arabic_text":"لِنُرِيَكَ مِنْ اٰيَاتِنَا الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Böylece sana en büyük mucizelerimizden birini göstermek istiyoruz.”","arabic_text":"لِنُرِيَكَ مِنْ اٰيَاتِنَا الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Böylece sana en büyük mucizelerimizden birini göstermek istiyoruz.”","arabic_text":"لِنُرِيَكَ مِنْ اٰيَاتِنَا الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Firavuna git çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Firavuna git çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Firavuna git çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Firavuna git çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"İşimi bana kolaylaştır.","arabic_text":"وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"İşimi bana kolaylaştır.","arabic_text":"وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"İşimi bana kolaylaştır.","arabic_text":"وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"İşimi bana kolaylaştır.","arabic_text":"وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Dilimin bağını (düğümünü) çöz (dilimdeki anlatım zorluğunu gider)!.","arabic_text":"وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-27c.mp3","commentary_text":"Firavun’un karşısında güçlü durabilmek için hitabet, psikoloji ve manevi destek gerekiyor."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Dilimin bağını (düğümünü) çöz (dilimdeki anlatım zorluğunu gider)!.","arabic_text":"وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Dilimin bağını (düğümünü) çöz (dilimdeki anlatım zorluğunu gider)!.","arabic_text":"وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-27c.mp3","commentary_text":"Firavun’un karşısında güçlü durabilmek için hitabet, psikoloji ve manevi destek gerekiyor."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Dilimin bağını (düğümünü) çöz (dilimdeki anlatım zorluğunu gider)!.","arabic_text":"وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-27c.mp3","commentary_text":"Firavun’un karşısında güçlü durabilmek için hitabet, psikoloji ve manevi destek gerekiyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Böylelikle) sözümü iyi anlasınlar.”","arabic_text":"يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Böylelikle) sözümü iyi anlasınlar.”","arabic_text":"يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Böylelikle) sözümü iyi anlasınlar.”","arabic_text":"يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Böylelikle) sözümü iyi anlasınlar.”","arabic_text":"يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29-30","turkish_text":"Bana ailemden kardeşim Harun’u yardımcı yap.","arabic_text":"هٰرُونَ اَخ۪يۚ ﴿٢﴾ وَاجْعَلْ ل۪ي وَز۪يرًا مِنْ اَهْل۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29-30","turkish_text":"Bana ailemden kardeşim Harun’u yardımcı yap.","arabic_text":"هٰرُونَ اَخ۪يۚ ﴿٢﴾ وَاجْعَلْ ل۪ي وَز۪يرًا مِنْ اَهْل۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29-30","turkish_text":"Bana ailemden kardeşim Harun’u yardımcı yap.","arabic_text":"هٰرُونَ اَخ۪يۚ ﴿٢﴾ وَاجْعَلْ ل۪ي وَز۪يرًا مِنْ اَهْل۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29-30","turkish_text":"Bana ailemden kardeşim Harun’u yardımcı yap.","arabic_text":"هٰرُونَ اَخ۪يۚ ﴿٢﴾ وَاجْعَلْ ل۪ي وَز۪يرًا مِنْ اَهْل۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Beni onunla destekle/güçlendir.","arabic_text":"اُشْدُدْ بِه۪ٓ اَزْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Beni onunla destekle/güçlendir.","arabic_text":"اُشْدُدْ بِه۪ٓ اَزْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/tefsir_2334_1772873635.mp3","commentary_text":"Firavun’un karşısında güçlü durabilmek için hitabet, psikoloji ve manevi destek gerekiyor."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Beni onunla destekle/güçlendir.","arabic_text":"اُشْدُدْ بِه۪ٓ اَزْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Beni onunla destekle/güçlendir.","arabic_text":"اُشْدُدْ بِه۪ٓ اَزْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onu görevimde bana ortak et.","arabic_text":"وَاَشْرِكْهُ ف۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onu görevimde bana ortak et.","arabic_text":"وَاَشْرِكْهُ ف۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onu görevimde bana ortak et.","arabic_text":"وَاَشْرِكْهُ ف۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onu görevimde bana ortak et.","arabic_text":"وَاَشْرِكْهُ ف۪ٓي اَمْر۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Böylece Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkarmak için çalışalım.","arabic_text":"كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Böylece Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkarmak için çalışalım.","arabic_text":"كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Böylece Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkarmak için çalışalım.","arabic_text":"كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Böylece Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkarmak için çalışalım.","arabic_text":"كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Seni(n dinini) çokça anlatalım","arabic_text":"وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Seni(n dinini) çokça anlatalım","arabic_text":"وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Seni(n dinini) çokça anlatalım","arabic_text":"وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve Seni(n dinini) çokça anlatalım","arabic_text":"وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki sen bizi hakkıyla görmektesin (ne yaptığımızı bilensin).”","arabic_text":"اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-35c.mp3","commentary_text":"Musa doğduğu sırada Mısır'da İsrailoğulları köle olarak en ağır işlerde çalıştırılıyordu. Firavun gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından doğan bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve kendi saltanatını sarsacağını gördü ve bunu önlemek için İsrailoğullarının doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayının yakınına götürdü. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı ve çocuğu evlat edindi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki sen bizi hakkıyla görmektesin (ne yaptığımızı bilensin).”","arabic_text":"اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-34c.mp3","commentary_text":"Musa doğduğu sırada Mısır'da İsrailoğulları köle olarak en ağır işlerde çalıştırılıyordu. Firavun gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından doğan bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve kendi saltanatını sarsacağını gördü ve bunu önlemek için İsrailoğullarının doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayının yakınına götürdü. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı ve çocuğu evlat edindi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki sen bizi hakkıyla görmektesin (ne yaptığımızı bilensin).”","arabic_text":"اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-35c.mp3","commentary_text":"Musa doğduğu sırada Mısır'da İsrailoğulları köle olarak en ağır işlerde çalıştırılıyordu. Firavun gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından doğan bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve kendi saltanatını sarsacağını gördü ve bunu önlemek için İsrailoğullarının doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayının yakınına götürdü. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı ve çocuğu evlat edindi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki sen bizi hakkıyla görmektesin (ne yaptığımızı bilensin).”","arabic_text":"اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-35c.mp3","commentary_text":"Musa doğduğu sırada Mısır'da İsrailoğulları köle olarak en ağır işlerde çalıştırılıyordu. Firavun gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından doğan bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve kendi saltanatını sarsacağını gördü ve bunu önlemek için İsrailoğullarının doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayının yakınına götürdü. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı ve çocuğu evlat edindi."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “İstediğin sana verildi ey Musa!","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُو۫ت۪يتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-36c.mp3","commentary_text":"Asiye çocuğu evlat edinmesine edinir ama daha sonra çocuğun İbrani (İsrailoğullarından) olduğu anlaşılır. Firavun bir İbranî olduğu gerekçesiyle çocuğu istemez, ancak daha sonra bu durumu kabullenir. Derken çocuğa süt annesi ararlar, bunun üzerine Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür. Böylece Musa Firavun’un sarayında büyür. Olgunluk yaşına henüz gelmişken bir kavgaya karışarak kazaen birinin ölümüne sebep olur ve böylece Mısır’dan Medyen’e kaçmak zorunda kalır. Orada Hz. Şuayb’ in kızıyla evlenir ve daha sonra Mısır’a peygamber olarak geri döner."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “İstediğin sana verildi ey Musa!","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُو۫ت۪يتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-35c.mp3","commentary_text":"Asiye çocuğu evlat edinmesine edinir ama daha sonra çocuğun İbrani (İsrailoğullarından) olduğu anlaşılır. Firavun bir İbranî olduğu gerekçesiyle çocuğu istemez, ancak daha sonra bu durumu kabullenir. Derken çocuğa süt annesi ararlar, bunun üzerine Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür. Böylece Musa Firavun’un sarayında büyür. Olgunluk yaşına henüz gelmişken bir kavgaya karışarak kazaen birinin ölümüne sebep olur ve böylece Mısır’dan Medyen’e kaçmak zorunda kalır. Orada Hz. Şuayb’ in kızıyla evlenir ve daha sonra Mısır’a peygamber olarak geri döner."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “İstediğin sana verildi ey Musa!","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُو۫ت۪يتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-36c.mp3","commentary_text":"Asiye çocuğu evlat edinmesine edinir ama daha sonra çocuğun İbrani (İsrailoğullarından) olduğu anlaşılır. Firavun bir İbranî olduğu gerekçesiyle çocuğu istemez, ancak daha sonra bu durumu kabullenir. Derken çocuğa süt annesi ararlar, bunun üzerine Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür. Böylece Musa Firavun’un sarayında büyür. Olgunluk yaşına henüz gelmişken bir kavgaya karışarak kazaen birinin ölümüne sebep olur ve böylece Mısır’dan Medyen’e kaçmak zorunda kalır. Orada Hz. Şuayb’ in kızıyla evlenir ve daha sonra Mısır’a peygamber olarak geri döner."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “İstediğin sana verildi ey Musa!","arabic_text":"قَالَ قَدْ اُو۫ت۪يتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-36c.mp3","commentary_text":"Asiye çocuğu evlat edinmesine edinir ama daha sonra çocuğun İbrani (İsrailoğullarından) olduğu anlaşılır. Firavun bir İbranî olduğu gerekçesiyle çocuğu istemez, ancak daha sonra bu durumu kabullenir. Derken çocuğa süt annesi ararlar, bunun üzerine Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür. Böylece Musa Firavun’un sarayında büyür. Olgunluk yaşına henüz gelmişken bir kavgaya karışarak kazaen birinin ölümüne sebep olur ve böylece Mısır’dan Medyen’e kaçmak zorunda kalır. Orada Hz. Şuayb’ in kızıyla evlenir ve daha sonra Mısır’a peygamber olarak geri döner."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Andolsun ki biz sana bir kere daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk:","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Andolsun ki biz sana bir kere daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk:","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Andolsun ki biz sana bir kere daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk:","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Andolsun ki biz sana bir kere daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk:","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.","arabic_text":"اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.","arabic_text":"اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.","arabic_text":"اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.","arabic_text":"اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Annene ilham etmiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa’yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil’e) bırak ki nehir onu kıyıya atsın da kendisini hem bana düşman hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Seni de ey Musa sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye sempatik kılmıştım.”","arabic_text":"اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ","related_links":["28/7"],"audio_path":"19/19-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-39c.mp3","commentary_text":"Tebliğde esas olan, Allah’ın mesajının, ruhlara tesir edecek şekilde muhataplarına inanç ve tutumlarını, kabiliyet ve yeteneklerini dikkate alarak samimi bir tavır içerisinde ulaştırılmasıdır. Tarihsel süreçte tevhid gerçeğini toplumsal yaşama yaymakla ve kitlelere ulaştırmakla sorumlu kılınan bütün peygamberler bu esasa dikkat etmişlerdir. Bu ayetlerde görüldüğü gibi Firavuna gönderilen Hz. Musa ve Harun’a da aynı yolu takip etmeleri tavsiye edilmektedir. Nitekim yozlaşmanın ve yanlış algıların tavan yaptığı cahiliye çağında hayatının her safhasını mücadele ile geçiren Hz. Peygambere izleyeceği yol konusunda da “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et!” (Nahl, 16/125) emri verilmiştir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Annene ilham etmiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa’yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil’e) bırak ki nehir onu kıyıya atsın da kendisini hem bana düşman hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Seni de ey Musa sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye sempatik kılmıştım.”","arabic_text":"اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ","related_links":["28/7"],"audio_path":"19/19-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-38c.mp3","commentary_text":"Tebliğde esas olan, Allah’ın mesajının, ruhlara tesir edecek şekilde muhataplarına inanç ve tutumlarını, kabiliyet ve yeteneklerini dikkate alarak samimi bir tavır içerisinde ulaştırılmasıdır. Tarihsel süreçte tevhid gerçeğini toplumsal yaşama yaymakla ve kitlelere ulaştırmakla sorumlu kılınan bütün peygamberler bu esasa dikkat etmişlerdir. Bu ayetlerde görüldüğü gibi Firavuna gönderilen Hz. Musa ve Harun’a da aynı yolu takip etmeleri tavsiye edilmektedir. Nitekim yozlaşmanın ve yanlış algıların tavan yaptığı cahiliye çağında hayatının her safhasını mücadele ile geçiren Hz. Peygambere izleyeceği yol konusunda da “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et!” (Nahl, 16/125) emri verilmiştir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Annene ilham etmiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa’yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil’e) bırak ki nehir onu kıyıya atsın da kendisini hem bana düşman hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Seni de ey Musa sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye sempatik kılmıştım.”","arabic_text":"اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ","related_links":["28/7"],"audio_path":"19/19-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-39c.mp3","commentary_text":"Tebliğde esas olan, Allah’ın mesajının, ruhlara tesir edecek şekilde muhataplarına inanç ve tutumlarını, kabiliyet ve yeteneklerini dikkate alarak samimi bir tavır içerisinde ulaştırılmasıdır. Tarihsel süreçte tevhid gerçeğini toplumsal yaşama yaymakla ve kitlelere ulaştırmakla sorumlu kılınan bütün peygamberler bu esasa dikkat etmişlerdir. Bu ayetlerde görüldüğü gibi Firavuna gönderilen Hz. Musa ve Harun’a da aynı yolu takip etmeleri tavsiye edilmektedir. Nitekim yozlaşmanın ve yanlış algıların tavan yaptığı cahiliye çağında hayatının her safhasını mücadele ile geçiren Hz. Peygambere izleyeceği yol konusunda da “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et!” (Nahl, 16/125) emri verilmiştir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Annene ilham etmiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa’yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil’e) bırak ki nehir onu kıyıya atsın da kendisini hem bana düşman hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Seni de ey Musa sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye sempatik kılmıştım.”","arabic_text":"اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ","related_links":["28/7"],"audio_path":"19/19-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-39c.mp3","commentary_text":"Tebliğde esas olan, Allah’ın mesajının, ruhlara tesir edecek şekilde muhataplarına inanç ve tutumlarını, kabiliyet ve yeteneklerini dikkate alarak samimi bir tavır içerisinde ulaştırılmasıdır. Tarihsel süreçte tevhid gerçeğini toplumsal yaşama yaymakla ve kitlelere ulaştırmakla sorumlu kılınan bütün peygamberler bu esasa dikkat etmişlerdir. Bu ayetlerde görüldüğü gibi Firavuna gönderilen Hz. Musa ve Harun’a da aynı yolu takip etmeleri tavsiye edilmektedir. Nitekim yozlaşmanın ve yanlış algıların tavan yaptığı cahiliye çağında hayatının her safhasını mücadele ile geçiren Hz. Peygambere izleyeceği yol konusunda da “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel yöntemlerle mücadele et!” (Nahl, 16/125) emri verilmiştir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidip de onlara: “Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?’ demişti. Böylece seni yeniden annene kavuşturmuştuk ki onun yüzü gülsün ve (artık o) üzülmesin. Ve (büyüyüp belli bir yaşa vardığın zaman) birini (kazaen) öldürmüştün. Fakat biz seni (bu yüzden içine gömüldüğün) tasadan kurtarmış ve seni çeşitli imtihanlardan geçirmiştik. (Bu olaydan) sonra yıllarca Medyen halkı arasında yaşadın ve sonunda (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur’a) geldin ey Musa.","arabic_text":"اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى","related_links":["28/15"],"audio_path":"19/19-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidip de onlara: “Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?’ demişti. Böylece seni yeniden annene kavuşturmuştuk ki onun yüzü gülsün ve (artık o) üzülmesin. Ve (büyüyüp belli bir yaşa vardığın zaman) birini (kazaen) öldürmüştün. Fakat biz seni (bu yüzden içine gömüldüğün) tasadan kurtarmış ve seni çeşitli imtihanlardan geçirmiştik. (Bu olaydan) sonra yıllarca Medyen halkı arasında yaşadın ve sonunda (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur’a) geldin ey Musa.","arabic_text":"اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى","related_links":["28/15"],"audio_path":"19/19-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidip de onlara: “Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?’ demişti. Böylece seni yeniden annene kavuşturmuştuk ki onun yüzü gülsün ve (artık o) üzülmesin. Ve (büyüyüp belli bir yaşa vardığın zaman) birini (kazaen) öldürmüştün. Fakat biz seni (bu yüzden içine gömüldüğün) tasadan kurtarmış ve seni çeşitli imtihanlardan geçirmiştik. (Bu olaydan) sonra yıllarca Medyen halkı arasında yaşadın ve sonunda (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur’a) geldin ey Musa.","arabic_text":"اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى","related_links":["28/15"],"audio_path":"19/19-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidip de onlara: “Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?’ demişti. Böylece seni yeniden annene kavuşturmuştuk ki onun yüzü gülsün ve (artık o) üzülmesin. Ve (büyüyüp belli bir yaşa vardığın zaman) birini (kazaen) öldürmüştün. Fakat biz seni (bu yüzden içine gömüldüğün) tasadan kurtarmış ve seni çeşitli imtihanlardan geçirmiştik. (Bu olaydan) sonra yıllarca Medyen halkı arasında yaşadın ve sonunda (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur’a) geldin ey Musa.","arabic_text":"اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى","related_links":["28/15"],"audio_path":"19/19-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ben seni kendim için seçip yetiştirdim.","arabic_text":"وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْس۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ben seni kendim için seçip yetiştirdim.","arabic_text":"وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْس۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ben seni kendim için seçip yetiştirdim.","arabic_text":"وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْس۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Ben seni kendim için seçip yetiştirdim.","arabic_text":"وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْس۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Şimdi) sen ve kardeşin artık benim ayetlerimle/mucizelerimle yola çıkın ve sakın beni (ve dinimi) anlatmakta gevşeklik göstermeyin!","arabic_text":"اِذْهَبْ اَنْتَ وَاَخُوكَ بِاٰيَات۪ي وَلَا تَنِيَا ف۪ي ذِكْر۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Şimdi) sen ve kardeşin artık benim ayetlerimle/mucizelerimle yola çıkın ve sakın beni (ve dinimi) anlatmakta gevşeklik göstermeyin!","arabic_text":"اِذْهَبْ اَنْتَ وَاَخُوكَ بِاٰيَات۪ي وَلَا تَنِيَا ف۪ي ذِكْر۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Şimdi) sen ve kardeşin artık benim ayetlerimle/mucizelerimle yola çıkın ve sakın beni (ve dinimi) anlatmakta gevşeklik göstermeyin!","arabic_text":"اِذْهَبْ اَنْتَ وَاَخُوكَ بِاٰيَات۪ي وَلَا تَنِيَا ف۪ي ذِكْر۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Şimdi) sen ve kardeşin artık benim ayetlerimle/mucizelerimle yola çıkın ve sakın beni (ve dinimi) anlatmakta gevşeklik göstermeyin!","arabic_text":"اِذْهَبْ اَنْتَ وَاَخُوكَ بِاٰيَات۪ي وَلَا تَنِيَا ف۪ي ذِكْر۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43-44","turkish_text":"Firavuna gidin. Çünkü o azmıştır. Onunla yumuşak bir dille konuşun ki o zaman belki öğüt alır yahut ürperir.”","arabic_text":"فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى ﴿٢﴾ اِذْهَبَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43-44","turkish_text":"Firavuna gidin. Çünkü o azmıştır. Onunla yumuşak bir dille konuşun ki o zaman belki öğüt alır yahut ürperir.”","arabic_text":"فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى ﴿٢﴾ اِذْهَبَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43-44","turkish_text":"Firavuna gidin. Çünkü o azmıştır. Onunla yumuşak bir dille konuşun ki o zaman belki öğüt alır yahut ürperir.”","arabic_text":"فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى ﴿٢﴾ اِذْهَبَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43-44","turkish_text":"Firavuna gidin. Çünkü o azmıştır. Onunla yumuşak bir dille konuşun ki o zaman belki öğüt alır yahut ürperir.”","arabic_text":"فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى ﴿٢﴾ اِذْهَبَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”","arabic_text":"قَالَا رَبَّنَٓا اِنَّنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Korkmayın! Çünkü (ben her şeyi) işiterek ve görerek sizin yanınızda olacağım.","arabic_text":"قَالَ لَا تَخَافَٓا اِنَّن۪ي مَعَكُمَٓا اَسْمَعُ وَاَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Korkmayın! Çünkü (ben her şeyi) işiterek ve görerek sizin yanınızda olacağım.","arabic_text":"قَالَ لَا تَخَافَٓا اِنَّن۪ي مَعَكُمَٓا اَسْمَعُ وَاَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Korkmayın! Çünkü (ben her şeyi) işiterek ve görerek sizin yanınızda olacağım.","arabic_text":"قَالَ لَا تَخَافَٓا اِنَّن۪ي مَعَكُمَٓا اَسْمَعُ وَاَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Korkmayın! Çünkü (ben her şeyi) işiterek ve görerek sizin yanınızda olacağım.","arabic_text":"قَالَ لَا تَخَافَٓا اِنَّن۪ي مَعَكُمَٓا اَسْمَعُ وَاَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Hemen ona gidiniz ve deyiniz ki: “Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır’dan ayrılmalarına izin ver! Onlara işkence etme! Sana Rabbinden doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca O’nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır.","arabic_text":"فَأْتِيَاهُ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْۜ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَۜ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Hemen ona gidiniz ve deyiniz ki: “Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır’dan ayrılmalarına izin ver! Onlara işkence etme! Sana Rabbinden doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca O’nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır.","arabic_text":"فَأْتِيَاهُ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْۜ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَۜ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Hemen ona gidiniz ve deyiniz ki: “Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır’dan ayrılmalarına izin ver! Onlara işkence etme! Sana Rabbinden doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca O’nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır.","arabic_text":"فَأْتِيَاهُ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْۜ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَۜ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Hemen ona gidiniz ve deyiniz ki: “Biz Rabbinin sana gönderdiği elçileriz. İsrailoğullarının bizimle birlikte Mısır’dan ayrılmalarına izin ver! Onlara işkence etme! Sana Rabbinden doğru söylediğimizi kanıtlayacak mucizeler ile geldik. Nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca O’nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır.","arabic_text":"فَأْتِيَاهُ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْۜ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَۜ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Bize gelen vahye göre Allah’ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”","arabic_text":"اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Bize gelen vahye göre Allah’ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”","arabic_text":"اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Bize gelen vahye göre Allah’ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”","arabic_text":"اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Bize gelen vahye göre Allah’ın ayetlerini yalanlayarak gerçeğe sırt çevirenler azaba uğrayacaklardır.”","arabic_text":"اِنَّا قَدْ اُوحِيَ اِلَيْنَٓا اَنَّ الْعَذَابَ عَلٰى مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Allah’tan aldıkları direktifi aktardıklarında Firavun onlara) dedi ki: “Sizin Rabbiniz kim ey Musa?”","arabic_text":"قَالَ فَمَنْ رَبُّكُمَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Allah’tan aldıkları direktifi aktardıklarında Firavun onlara) dedi ki: “Sizin Rabbiniz kim ey Musa?”","arabic_text":"قَالَ فَمَنْ رَبُّكُمَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Allah’tan aldıkları direktifi aktardıklarında Firavun onlara) dedi ki: “Sizin Rabbiniz kim ey Musa?”","arabic_text":"قَالَ فَمَنْ رَبُّكُمَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Allah’tan aldıkları direktifi aktardıklarında Firavun onlara) dedi ki: “Sizin Rabbiniz kim ey Musa?”","arabic_text":"قَالَ فَمَنْ رَبُّكُمَا يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Musa:) “Bizim Rabbimiz her varlığı (kendi yaratılışındaki amaç ve hikmete) uygun niteliklerle donatarak yaratan sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah’tır” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّنَا الَّذ۪ٓي اَعْطٰى كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-50c.mp3","commentary_text":"İnsan bedeninin topraktan yaratıldığı; A. İmran 3/47; En’am 6/2, 73; Hicr 15/26; Kehf 18/37; Hac 22/5; Rum 30/20; Fatır 35/11; Saffat 37/11; Mü’min 40/67; ayetlerinde de açık olarak ifade edilmiştir. Ölen insanın bedeninin toprağa dönmesi, kendisini meydana getiren organik ve inorganik unsurlarına ayrılıp dağılması anlamınadır. Ayrıca bu ayette, insanın dünyadaki hayatının kısa ve geçici olduğuna ve ahirette yeniden dirildikten sonra uzun ve kalıcı bir hayatı olacağına zımni bir mesaj vardır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Musa:) “Bizim Rabbimiz her varlığı (kendi yaratılışındaki amaç ve hikmete) uygun niteliklerle donatarak yaratan sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah’tır” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّنَا الَّذ۪ٓي اَعْطٰى كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-49c.mp3","commentary_text":"İnsan bedeninin topraktan yaratıldığı; A. İmran 3/47; En’am 6/2, 73; Hicr 15/26; Kehf 18/37; Hac 22/5; Rum 30/20; Fatır 35/11; Saffat 37/11; Mü’min 40/67; ayetlerinde de açık olarak ifade edilmiştir. Ölen insanın bedeninin toprağa dönmesi, kendisini meydana getiren organik ve inorganik unsurlarına ayrılıp dağılması anlamınadır. Ayrıca bu ayette, insanın dünyadaki hayatının kısa ve geçici olduğuna ve ahirette yeniden dirildikten sonra uzun ve kalıcı bir hayatı olacağına zımni bir mesaj vardır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Musa:) “Bizim Rabbimiz her varlığı (kendi yaratılışındaki amaç ve hikmete) uygun niteliklerle donatarak yaratan sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah’tır” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّنَا الَّذ۪ٓي اَعْطٰى كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-50c.mp3","commentary_text":"İnsan bedeninin topraktan yaratıldığı; A. İmran 3/47; En’am 6/2, 73; Hicr 15/26; Kehf 18/37; Hac 22/5; Rum 30/20; Fatır 35/11; Saffat 37/11; Mü’min 40/67; ayetlerinde de açık olarak ifade edilmiştir. Ölen insanın bedeninin toprağa dönmesi, kendisini meydana getiren organik ve inorganik unsurlarına ayrılıp dağılması anlamınadır. Ayrıca bu ayette, insanın dünyadaki hayatının kısa ve geçici olduğuna ve ahirette yeniden dirildikten sonra uzun ve kalıcı bir hayatı olacağına zımni bir mesaj vardır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Musa:) “Bizim Rabbimiz her varlığı (kendi yaratılışındaki amaç ve hikmete) uygun niteliklerle donatarak yaratan sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah’tır” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّنَا الَّذ۪ٓي اَعْطٰى كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-50c.mp3","commentary_text":"İnsan bedeninin topraktan yaratıldığı; A. İmran 3/47; En’am 6/2, 73; Hicr 15/26; Kehf 18/37; Hac 22/5; Rum 30/20; Fatır 35/11; Saffat 37/11; Mü’min 40/67; ayetlerinde de açık olarak ifade edilmiştir. Ölen insanın bedeninin toprağa dönmesi, kendisini meydana getiren organik ve inorganik unsurlarına ayrılıp dağılması anlamınadır. Ayrıca bu ayette, insanın dünyadaki hayatının kısa ve geçici olduğuna ve ahirette yeniden dirildikten sonra uzun ve kalıcı bir hayatı olacağına zımni bir mesaj vardır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Firavun:) “Öyle ise önceki toplumların hali ne olacak (anlattıklarınıza göre onlar cehenneme mi gidecek)?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Firavun:) “Öyle ise önceki toplumların hali ne olacak (anlattıklarınıza göre onlar cehenneme mi gidecek)?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Firavun:) “Öyle ise önceki toplumların hali ne olacak (anlattıklarınıza göre onlar cehenneme mi gidecek)?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Firavun:) “Öyle ise önceki toplumların hali ne olacak (anlattıklarınıza göre onlar cehenneme mi gidecek)?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Onlara ilişkin bilgi Rabbimin katındaki kitapta yazılıdır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur.”","arabic_text":"قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪ي ف۪ي كِتَابٍۚ لَا يَضِلُّ رَبّ۪ي وَلَا يَنْسٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"19/19-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Onlara ilişkin bilgi Rabbimin katındaki kitapta yazılıdır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur.”","arabic_text":"قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪ي ف۪ي كِتَابٍۚ لَا يَضِلُّ رَبّ۪ي وَلَا يَنْسٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"19/19-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Onlara ilişkin bilgi Rabbimin katındaki kitapta yazılıdır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur.”","arabic_text":"قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪ي ف۪ي كِتَابٍۚ لَا يَضِلُّ رَبّ۪ي وَلَا يَنْسٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"19/19-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Onlara ilişkin bilgi Rabbimin katındaki kitapta yazılıdır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur.”","arabic_text":"قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪ي ف۪ي كِتَابٍۚ لَا يَضِلُّ رَبّ۪ي وَلَا يَنْسٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"19/19-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Sizin için yeryüzünü bir beşik yapan onun üzerinde yollar açan gökten su (yağmur) indiren O’dur.” (Allah buyurdu ki:) “Biz o su ile (topraktan) türlü türlü bitkiler çıkarmaktayız.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Sizin için yeryüzünü bir beşik yapan onun üzerinde yollar açan gökten su (yağmur) indiren O’dur.” (Allah buyurdu ki:) “Biz o su ile (topraktan) türlü türlü bitkiler çıkarmaktayız.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Sizin için yeryüzünü bir beşik yapan onun üzerinde yollar açan gökten su (yağmur) indiren O’dur.” (Allah buyurdu ki:) “Biz o su ile (topraktan) türlü türlü bitkiler çıkarmaktayız.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Sizin için yeryüzünü bir beşik yapan onun üzerinde yollar açan gökten su (yağmur) indiren O’dur.” (Allah buyurdu ki:) “Biz o su ile (topraktan) türlü türlü bitkiler çıkarmaktayız.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“(Bu bitkilerden) hem yiyiniz hem de hayvanlarınızı otlatınız. Gerçekten akıl sahiplerinin bu olaylardan alacakları pek çok dersler vardır.”","arabic_text":"كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“(Bu bitkilerden) hem yiyiniz hem de hayvanlarınızı otlatınız. Gerçekten akıl sahiplerinin bu olaylardan alacakları pek çok dersler vardır.”","arabic_text":"كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“(Bu bitkilerden) hem yiyiniz hem de hayvanlarınızı otlatınız. Gerçekten akıl sahiplerinin bu olaylardan alacakları pek çok dersler vardır.”","arabic_text":"كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“(Bu bitkilerden) hem yiyiniz hem de hayvanlarınızı otlatınız. Gerçekten akıl sahiplerinin bu olaylardan alacakları pek çok dersler vardır.”","arabic_text":"كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.”","arabic_text":"مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-55c.mp3","commentary_text":"Böylece Firavun dönüp gitti, danışma meclisini topladı, Mûsâ’ya karşı yapacağı entrikaları kararlaştırdı ve çevresindeki en usta büyücülerini topladı, büyü malzemeleriyle birlikte buluşma yerine gelerek Hz. Musa’nın karşısına çıktı. Hz. Musa da kardeşi Harun ile birlikte gelen sihirbazların neler yapacağını merakla bekliyordu."},{"verse_number":"55","turkish_text":"“(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.”","arabic_text":"مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-54c.mp3","commentary_text":"Böylece Firavun dönüp gitti, danışma meclisini topladı, Mûsâ’ya karşı yapacağı entrikaları kararlaştırdı ve çevresindeki en usta büyücülerini topladı, büyü malzemeleriyle birlikte buluşma yerine gelerek Hz. Musa’nın karşısına çıktı. Hz. Musa da kardeşi Harun ile birlikte gelen sihirbazların neler yapacağını merakla bekliyordu."},{"verse_number":"55","turkish_text":"“(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.”","arabic_text":"مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-55c.mp3","commentary_text":"Böylece Firavun dönüp gitti, danışma meclisini topladı, Mûsâ’ya karşı yapacağı entrikaları kararlaştırdı ve çevresindeki en usta büyücülerini topladı, büyü malzemeleriyle birlikte buluşma yerine gelerek Hz. Musa’nın karşısına çıktı. Hz. Musa da kardeşi Harun ile birlikte gelen sihirbazların neler yapacağını merakla bekliyordu."},{"verse_number":"55","turkish_text":"“(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.”","arabic_text":"مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-55c.mp3","commentary_text":"Böylece Firavun dönüp gitti, danışma meclisini topladı, Mûsâ’ya karşı yapacağı entrikaları kararlaştırdı ve çevresindeki en usta büyücülerini topladı, büyü malzemeleriyle birlikte buluşma yerine gelerek Hz. Musa’nın karşısına çıktı. Hz. Musa da kardeşi Harun ile birlikte gelen sihirbazların neler yapacağını merakla bekliyordu."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Andolsun ki biz ona (Firavuna) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Andolsun ki biz ona (Firavuna) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Andolsun ki biz ona (Firavuna) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Andolsun ki biz ona (Firavuna) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Firavun Musa’ya şöyle) dedi: “Ey Musa! Sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin?","arabic_text":"قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Firavun Musa’ya şöyle) dedi: “Ey Musa! Sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin?","arabic_text":"قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Firavun Musa’ya şöyle) dedi: “Ey Musa! Sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin?","arabic_text":"قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Firavun Musa’ya şöyle) dedi: “Ey Musa! Sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin?","arabic_text":"قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"O halde biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”","arabic_text":"فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَانًا سُوًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"O halde biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”","arabic_text":"فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَانًا سُوًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"O halde biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”","arabic_text":"فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَانًا سُوًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"O halde biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”","arabic_text":"فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَانًا سُوًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Musa: “Buluşma zamanı (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Musa: “Buluşma zamanı (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Musa: “Buluşma zamanı (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Musa: “Buluşma zamanı (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.","arabic_text":"قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى","related_links":[],"audio_path":"19/19-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Derken Firavun dönüp gitti hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya topladı sonra geldi.","arabic_text":"فَتَوَلّٰى فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُ ثُمَّ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Derken Firavun dönüp gitti hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya topladı sonra geldi.","arabic_text":"فَتَوَلّٰى فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُ ثُمَّ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Derken Firavun dönüp gitti hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya topladı sonra geldi.","arabic_text":"فَتَوَلّٰى فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُ ثُمَّ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Derken Firavun dönüp gitti hileli düzenini (yürütecek büyücüleri) bir araya topladı sonra geldi.","arabic_text":"فَتَوَلّٰى فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُ ثُمَّ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Musa (karşısındaki sihirbazları uyarmak için) onlara şöyle dedi: “(Sırf Firavun’un gönlü olsun diye sihir yaparsanız) yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran perişan olur.”","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Musa (karşısındaki sihirbazları uyarmak için) onlara şöyle dedi: “(Sırf Firavun’un gönlü olsun diye sihir yaparsanız) yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran perişan olur.”","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Musa (karşısındaki sihirbazları uyarmak için) onlara şöyle dedi: “(Sırf Firavun’un gönlü olsun diye sihir yaparsanız) yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran perişan olur.”","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Musa (karşısındaki sihirbazları uyarmak için) onlara şöyle dedi: “(Sırf Firavun’un gönlü olsun diye sihir yaparsanız) yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran perişan olur.”","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bunun üzerine büyücüler aralarında gizlice fısıldaşarak durumlarını tartıştılar.","arabic_text":"فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bunun üzerine büyücüler aralarında gizlice fısıldaşarak durumlarını tartıştılar.","arabic_text":"فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bunun üzerine büyücüler aralarında gizlice fısıldaşarak durumlarını tartıştılar.","arabic_text":"فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bunun üzerine büyücüler aralarında gizlice fısıldaşarak durumlarını tartıştılar.","arabic_text":"فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Ve (Musa ve Harun’u göstererek) dediler ki: “Bu iki adam büyücüdür sizleri büyüleyerek yurdunuzdan çıkarmak sizin örnek yaşam tarzınızı ortadan kaldırmak istiyorlar.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Ve (Musa ve Harun’u göstererek) dediler ki: “Bu iki adam büyücüdür sizleri büyüleyerek yurdunuzdan çıkarmak sizin örnek yaşam tarzınızı ortadan kaldırmak istiyorlar.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Ve (Musa ve Harun’u göstererek) dediler ki: “Bu iki adam büyücüdür sizleri büyüleyerek yurdunuzdan çıkarmak sizin örnek yaşam tarzınızı ortadan kaldırmak istiyorlar.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Ve (Musa ve Harun’u göstererek) dediler ki: “Bu iki adam büyücüdür sizleri büyüleyerek yurdunuzdan çıkarmak sizin örnek yaşam tarzınızı ortadan kaldırmak istiyorlar.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Öyleyse hünerlerinizi bir araya getirin sonra gruplar halinde buluşma yerine gelin. Bugün üstün gelen kazanmıştır.”","arabic_text":"فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّاۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Öyleyse hünerlerinizi bir araya getirin sonra gruplar halinde buluşma yerine gelin. Bugün üstün gelen kazanmıştır.”","arabic_text":"فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّاۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Öyleyse hünerlerinizi bir araya getirin sonra gruplar halinde buluşma yerine gelin. Bugün üstün gelen kazanmıştır.”","arabic_text":"فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّاۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Öyleyse hünerlerinizi bir araya getirin sonra gruplar halinde buluşma yerine gelin. Bugün üstün gelen kazanmıştır.”","arabic_text":"فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّاۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Büyücüler) Musa’ya: “Ey Musa! (Önce) sen mi atacaksın (değneğini) yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Büyücüler) Musa’ya: “Ey Musa! (Önce) sen mi atacaksın (değneğini) yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Büyücüler) Musa’ya: “Ey Musa! (Önce) sen mi atacaksın (değneğini) yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Büyücüler) Musa’ya: “Ey Musa! (Önce) sen mi atacaksın (değneğini) yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa: “Yok (önce) siz atın!” dedi. Bir de ne görsün onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine gerçekten yürüyorlarmış gibi geldi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-66c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hilaf” sözcüğüne “ters, çaprazlama” anlamı vermek yerine “döneklik yapmak, ters çıkmak” manası vermek daha doğru olur. Çünkü Firavun sihirbazlardan söz almıştı ve onları çok iyi hazırlatmıştı. Böyle bir şey hiç beklemediği gibi onların başarısız olacağını da ummuyordu. Ona göre sihirbazlar döneklik yapmış ve kendisini yarı yolda bırakmışlardı. Firavun’un onları cezalandırması gerekiyordu. Bunun için onlara ellerinin ve ayaklarının yani işlerinin ve seyahat özgürlüklerinin ellerinden alınacağını, arkasından da -ibreti âlem olsun diye- hurma ağaçlarına asılacaklarını söylüyordu. Böyle yapacaktı ki diğer insanlara ibret olsun ve Musa’nın taraftarları çoğalmasın."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa: “Yok (önce) siz atın!” dedi. Bir de ne görsün onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine gerçekten yürüyorlarmış gibi geldi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-65c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hilaf” sözcüğüne “ters, çaprazlama” anlamı vermek yerine “döneklik yapmak, ters çıkmak” manası vermek daha doğru olur. Çünkü Firavun sihirbazlardan söz almıştı ve onları çok iyi hazırlatmıştı. Böyle bir şey hiç beklemediği gibi onların başarısız olacağını da ummuyordu. Ona göre sihirbazlar döneklik yapmış ve kendisini yarı yolda bırakmışlardı. Firavun’un onları cezalandırması gerekiyordu. Bunun için onlara ellerinin ve ayaklarının yani işlerinin ve seyahat özgürlüklerinin ellerinden alınacağını, arkasından da -ibreti âlem olsun diye- hurma ağaçlarına asılacaklarını söylüyordu. Böyle yapacaktı ki diğer insanlara ibret olsun ve Musa’nın taraftarları çoğalmasın."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa: “Yok (önce) siz atın!” dedi. Bir de ne görsün onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine gerçekten yürüyorlarmış gibi geldi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-66c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hilaf” sözcüğüne “ters, çaprazlama” anlamı vermek yerine “döneklik yapmak, ters çıkmak” manası vermek daha doğru olur. Çünkü Firavun sihirbazlardan söz almıştı ve onları çok iyi hazırlatmıştı. Böyle bir şey hiç beklemediği gibi onların başarısız olacağını da ummuyordu. Ona göre sihirbazlar döneklik yapmış ve kendisini yarı yolda bırakmışlardı. Firavun’un onları cezalandırması gerekiyordu. Bunun için onlara ellerinin ve ayaklarının yani işlerinin ve seyahat özgürlüklerinin ellerinden alınacağını, arkasından da -ibreti âlem olsun diye- hurma ağaçlarına asılacaklarını söylüyordu. Böyle yapacaktı ki diğer insanlara ibret olsun ve Musa’nın taraftarları çoğalmasın."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Musa: “Yok (önce) siz atın!” dedi. Bir de ne görsün onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine gerçekten yürüyorlarmış gibi geldi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-66c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hilaf” sözcüğüne “ters, çaprazlama” anlamı vermek yerine “döneklik yapmak, ters çıkmak” manası vermek daha doğru olur. Çünkü Firavun sihirbazlardan söz almıştı ve onları çok iyi hazırlatmıştı. Böyle bir şey hiç beklemediği gibi onların başarısız olacağını da ummuyordu. Ona göre sihirbazlar döneklik yapmış ve kendisini yarı yolda bırakmışlardı. Firavun’un onları cezalandırması gerekiyordu. Bunun için onlara ellerinin ve ayaklarının yani işlerinin ve seyahat özgürlüklerinin ellerinden alınacağını, arkasından da -ibreti âlem olsun diye- hurma ağaçlarına asılacaklarını söylüyordu. Böyle yapacaktı ki diğer insanlara ibret olsun ve Musa’nın taraftarları çoğalmasın."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Musa’nın içine bir korku düştü.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ ف۪ي نَفْسِه۪ خ۪يفَةً مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Musa’nın içine bir korku düştü.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ ف۪ي نَفْسِه۪ خ۪يفَةً مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Musa’nın içine bir korku düştü.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ ف۪ي نَفْسِه۪ خ۪يفَةً مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Musa’nın içine bir korku düştü.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ ف۪ي نَفْسِه۪ خ۪يفَةً مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa’ya) “Korkma! Üstün gelecek olan kesinlikle sensin” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا لَا تَخَفْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa’ya) “Korkma! Üstün gelecek olan kesinlikle sensin” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا لَا تَخَفْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa’ya) “Korkma! Üstün gelecek olan kesinlikle sensin” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا لَا تَخَفْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa’ya) “Korkma! Üstün gelecek olan kesinlikle sensin” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا لَا تَخَفْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَعْلٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sağ elindekini (değneğini) at ki onların yaptıklarını silip süpürsün. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir (gözbağcılığıdır). Sihirbaz ise nereye varırsa varsın hiçbir yerde iflah olmaz (gerçek başarıya ulaşamaz).”","arabic_text":"وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-69c.mp3","commentary_text":"“Orada ne ölür ne de yaşar” ifadesi, cehennemin dehşetini anlatmaktadır. Cehennemin ateşi ne kadar öldürücü olursa olsun, cehennem ehli ölmeyecek ve o azabı çekmeye devam edecektir. Sürekli yanan ve yandıkça yakılan bir insan için yaşamdan, hayattan elbette ki söz edilemez. Onun için cehennem ehli ölmek isteyecek fakat ölemeyecek. Yaşamak isteyecek fakat cehennemde yaşamak azaptan ibaret olduğu için yaşamak ölmekten beter olacaktır. “O en büyük ateşe atılacak ve sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.” (Â’la 87/12-13)"},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sağ elindekini (değneğini) at ki onların yaptıklarını silip süpürsün. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir (gözbağcılığıdır). Sihirbaz ise nereye varırsa varsın hiçbir yerde iflah olmaz (gerçek başarıya ulaşamaz).”","arabic_text":"وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-68c.mp3","commentary_text":"“Orada ne ölür ne de yaşar” ifadesi, cehennemin dehşetini anlatmaktadır. Cehennemin ateşi ne kadar öldürücü olursa olsun, cehennem ehli ölmeyecek ve o azabı çekmeye devam edecektir. Sürekli yanan ve yandıkça yakılan bir insan için yaşamdan, hayattan elbette ki söz edilemez. Onun için cehennem ehli ölmek isteyecek fakat ölemeyecek. Yaşamak isteyecek fakat cehennemde yaşamak azaptan ibaret olduğu için yaşamak ölmekten beter olacaktır. “O en büyük ateşe atılacak ve sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.” (Â’la 87/12-13)"},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sağ elindekini (değneğini) at ki onların yaptıklarını silip süpürsün. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir (gözbağcılığıdır). Sihirbaz ise nereye varırsa varsın hiçbir yerde iflah olmaz (gerçek başarıya ulaşamaz).”","arabic_text":"وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-69c.mp3","commentary_text":"“Orada ne ölür ne de yaşar” ifadesi, cehennemin dehşetini anlatmaktadır. Cehennemin ateşi ne kadar öldürücü olursa olsun, cehennem ehli ölmeyecek ve o azabı çekmeye devam edecektir. Sürekli yanan ve yandıkça yakılan bir insan için yaşamdan, hayattan elbette ki söz edilemez. Onun için cehennem ehli ölmek isteyecek fakat ölemeyecek. Yaşamak isteyecek fakat cehennemde yaşamak azaptan ibaret olduğu için yaşamak ölmekten beter olacaktır. “O en büyük ateşe atılacak ve sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.” (Â’la 87/12-13)"},{"verse_number":"69","turkish_text":"“Sağ elindekini (değneğini) at ki onların yaptıklarını silip süpürsün. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir (gözbağcılığıdır). Sihirbaz ise nereye varırsa varsın hiçbir yerde iflah olmaz (gerçek başarıya ulaşamaz).”","arabic_text":"وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-69c.mp3","commentary_text":"“Orada ne ölür ne de yaşar” ifadesi, cehennemin dehşetini anlatmaktadır. Cehennemin ateşi ne kadar öldürücü olursa olsun, cehennem ehli ölmeyecek ve o azabı çekmeye devam edecektir. Sürekli yanan ve yandıkça yakılan bir insan için yaşamdan, hayattan elbette ki söz edilemez. Onun için cehennem ehli ölmek isteyecek fakat ölemeyecek. Yaşamak isteyecek fakat cehennemde yaşamak azaptan ibaret olduğu için yaşamak ölmekten beter olacaktır. “O en büyük ateşe atılacak ve sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.” (Â’la 87/12-13)"},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yere atılan Musa’nın değneği sihirbazların ipleriyle değneklerini silip süpürünce) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve: “Harun’un ve Musa’nın Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yere atılan Musa’nın değneği sihirbazların ipleriyle değneklerini silip süpürünce) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve: “Harun’un ve Musa’nın Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yere atılan Musa’nın değneği sihirbazların ipleriyle değneklerini silip süpürünce) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve: “Harun’un ve Musa’nın Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Yere atılan Musa’nın değneği sihirbazların ipleriyle değneklerini silip süpürünce) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve: “Harun’un ve Musa’nın Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inandınız ha! O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdır. Andolsun ki bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/yetkilerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (sonra da) hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu öğreneceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّنَٓا اَشَدُّ عَذَابًا وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inandınız ha! O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdır. Andolsun ki bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/yetkilerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (sonra da) hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu öğreneceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّنَٓا اَشَدُّ عَذَابًا وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inandınız ha! O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdır. Andolsun ki bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/yetkilerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (sonra da) hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu öğreneceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّنَٓا اَشَدُّ عَذَابًا وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inandınız ha! O size büyücülüğü öğreten elebaşınızdır. Andolsun ki bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/yetkilerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (sonra da) hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu öğreneceksiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّنَٓا اَشَدُّ عَذَابًا وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Sihirbazlar:) “Biz seni bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَٓاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذ۪ي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَٓا اَنْتَ قَاضٍۜ اِنَّمَا تَقْض۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Sihirbazlar:) “Biz seni bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَٓاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذ۪ي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَٓا اَنْتَ قَاضٍۜ اِنَّمَا تَقْض۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Sihirbazlar:) “Biz seni bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَٓاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذ۪ي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَٓا اَنْتَ قَاضٍۜ اِنَّمَا تَقْض۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Sihirbazlar:) “Biz seni bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَٓاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذ۪ي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَٓا اَنْتَ قَاضٍۜ اِنَّمَا تَقْض۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"“Biz Rabbimize inandık. O bize zorla yaptırdığın sihirlerden dolayı işlediğimiz günahlarımızı ve hatalarımızı bağışlayacaktır. Allah’ın ödülü herkesinkinden daha üstün ve daha kalıcıdır” dediler.","arabic_text":"اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"“Biz Rabbimize inandık. O bize zorla yaptırdığın sihirlerden dolayı işlediğimiz günahlarımızı ve hatalarımızı bağışlayacaktır. Allah’ın ödülü herkesinkinden daha üstün ve daha kalıcıdır” dediler.","arabic_text":"اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"“Biz Rabbimize inandık. O bize zorla yaptırdığın sihirlerden dolayı işlediğimiz günahlarımızı ve hatalarımızı bağışlayacaktır. Allah’ın ödülü herkesinkinden daha üstün ve daha kalıcıdır” dediler.","arabic_text":"اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"“Biz Rabbimize inandık. O bize zorla yaptırdığın sihirlerden dolayı işlediğimiz günahlarımızı ve hatalarımızı bağışlayacaktır. Allah’ın ödülü herkesinkinden daha üstün ve daha kalıcıdır” dediler.","arabic_text":"اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphesiz her kim (hesap gününde) Rabbine suçlu olarak varırsa kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.","arabic_text":"اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِمًا فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphesiz her kim (hesap gününde) Rabbine suçlu olarak varırsa kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.","arabic_text":"اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِمًا فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphesiz her kim (hesap gününde) Rabbine suçlu olarak varırsa kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.","arabic_text":"اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِمًا فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphesiz her kim (hesap gününde) Rabbine suçlu olarak varırsa kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.","arabic_text":"اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِمًا فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kim(ler) de O’na (Rabbine) iyi işler yapmış erdemli bir mü’min olarak gelirse; işte onlar için yüksek dereceler vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-75c.mp3","commentary_text":"Allah, Mısır’dan çıktıktan sonra Sina Çölü’ndeki yolculuk günlerinde İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın bahşetmesine atıfta bulunarak onları nankörlük etmemeleri konusunda uyarıyor. Bundan çok daha önemlisi dünya hayatlarını kurtardıktan sonra ebedî hayatlarını kurtarmaları için “Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık” ifadesiyle verdikleri sözü hatırlatarak akıllarını başlarına almalarını istiyor. “Hani, (Ey İsrailoğulları! Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden kesin söz almıştık, (sonra sözünüzü tutmadınız. Yeniden söz veresiniz diye) Tûr dağını tepenize dikerek: “Size verdiğimiz hükümlere kuvvetle sarılın, onun içindekileri düşünün” (demiştik.)” (Bakara 2/63) “Bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız, namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve zekâtı vereceksiniz…” (Bakara 2/83)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kim(ler) de O’na (Rabbine) iyi işler yapmış erdemli bir mü’min olarak gelirse; işte onlar için yüksek dereceler vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-74c.mp3","commentary_text":"Allah, Mısır’dan çıktıktan sonra Sina Çölü’ndeki yolculuk günlerinde İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın bahşetmesine atıfta bulunarak onları nankörlük etmemeleri konusunda uyarıyor. Bundan çok daha önemlisi dünya hayatlarını kurtardıktan sonra ebedî hayatlarını kurtarmaları için “Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık” ifadesiyle verdikleri sözü hatırlatarak akıllarını başlarına almalarını istiyor. “Hani, (Ey İsrailoğulları! Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden kesin söz almıştık, (sonra sözünüzü tutmadınız. Yeniden söz veresiniz diye) Tûr dağını tepenize dikerek: “Size verdiğimiz hükümlere kuvvetle sarılın, onun içindekileri düşünün” (demiştik.)” (Bakara 2/63) “Bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız, namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve zekâtı vereceksiniz…” (Bakara 2/83)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kim(ler) de O’na (Rabbine) iyi işler yapmış erdemli bir mü’min olarak gelirse; işte onlar için yüksek dereceler vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-75c.mp3","commentary_text":"Allah, Mısır’dan çıktıktan sonra Sina Çölü’ndeki yolculuk günlerinde İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın bahşetmesine atıfta bulunarak onları nankörlük etmemeleri konusunda uyarıyor. Bundan çok daha önemlisi dünya hayatlarını kurtardıktan sonra ebedî hayatlarını kurtarmaları için “Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık” ifadesiyle verdikleri sözü hatırlatarak akıllarını başlarına almalarını istiyor. “Hani, (Ey İsrailoğulları! Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden kesin söz almıştık, (sonra sözünüzü tutmadınız. Yeniden söz veresiniz diye) Tûr dağını tepenize dikerek: “Size verdiğimiz hükümlere kuvvetle sarılın, onun içindekileri düşünün” (demiştik.)” (Bakara 2/63) “Bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız, namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve zekâtı vereceksiniz…” (Bakara 2/83)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Kim(ler) de O’na (Rabbine) iyi işler yapmış erdemli bir mü’min olarak gelirse; işte onlar için yüksek dereceler vardır.","arabic_text":"وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-75c.mp3","commentary_text":"Allah, Mısır’dan çıktıktan sonra Sina Çölü’ndeki yolculuk günlerinde İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın bahşetmesine atıfta bulunarak onları nankörlük etmemeleri konusunda uyarıyor. Bundan çok daha önemlisi dünya hayatlarını kurtardıktan sonra ebedî hayatlarını kurtarmaları için “Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık” ifadesiyle verdikleri sözü hatırlatarak akıllarını başlarına almalarını istiyor. “Hani, (Ey İsrailoğulları! Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden kesin söz almıştık, (sonra sözünüzü tutmadınız. Yeniden söz veresiniz diye) Tûr dağını tepenize dikerek: “Size verdiğimiz hükümlere kuvvetle sarılın, onun içindekileri düşünün” (demiştik.)” (Bakara 2/63) “Bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: “Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlarla güzellikle konuşacaksınız, namazlarınızda dikkatli ve devamlı olacaksınız ve zekâtı vereceksiniz…” (Bakara 2/83)"},{"verse_number":"76","turkish_text":"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (iyi işler yaparak Allah’ın huzuruna gelenlerindir). İşte bu günahlardan arınmış olanların mükâfatıdır.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (iyi işler yaparak Allah’ın huzuruna gelenlerindir). İşte bu günahlardan arınmış olanların mükâfatıdır.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (iyi işler yaparak Allah’ın huzuruna gelenlerindir). İşte bu günahlardan arınmış olanların mükâfatıdır.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (iyi işler yaparak Allah’ın huzuruna gelenlerindir). İşte bu günahlardan arınmış olanların mükâfatıdır.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Andolsun ki; Musa’ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (Düşmanların yetişmesinden) korkma (ve boğulmaktan da) endişe etme!”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ي فَاضْرِبْ لَهُمْ طَر۪يقًا فِي الْبَحْرِ يَبَسًاۚ لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشٰى","related_links":["26/52","44/23"],"audio_path":"19/19-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Andolsun ki; Musa’ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (Düşmanların yetişmesinden) korkma (ve boğulmaktan da) endişe etme!”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ي فَاضْرِبْ لَهُمْ طَر۪يقًا فِي الْبَحْرِ يَبَسًاۚ لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشٰى","related_links":["26/52","44/23"],"audio_path":"19/19-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Andolsun ki; Musa’ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (Düşmanların yetişmesinden) korkma (ve boğulmaktan da) endişe etme!”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ي فَاضْرِبْ لَهُمْ طَر۪يقًا فِي الْبَحْرِ يَبَسًاۚ لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشٰى","related_links":["26/52","44/23"],"audio_path":"19/19-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Andolsun ki; Musa’ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (Düşmanların yetişmesinden) korkma (ve boğulmaktan da) endişe etme!”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ي فَاضْرِبْ لَهُمْ طَر۪يقًا فِي الْبَحْرِ يَبَسًاۚ لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشٰى","related_links":["26/52","44/23"],"audio_path":"19/19-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu.","arabic_text":"فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِه۪ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْۜ","related_links":["2/50","40/84","43/55"],"audio_path":"19/19-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu.","arabic_text":"فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِه۪ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْۜ","related_links":["2/50","40/84","43/55"],"audio_path":"19/19-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu.","arabic_text":"فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِه۪ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْۜ","related_links":["2/50","40/84","43/55"],"audio_path":"19/19-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu.","arabic_text":"فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِه۪ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْۜ","related_links":["2/50","40/84","43/55"],"audio_path":"19/19-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun halkını saptırdı onların doğru yolu bulmasına engel oldu.","arabic_text":"وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun halkını saptırdı onların doğru yolu bulmasına engel oldu.","arabic_text":"وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun halkını saptırdı onların doğru yolu bulmasına engel oldu.","arabic_text":"وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Firavun halkını saptırdı onların doğru yolu bulmasına engel oldu.","arabic_text":"وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirmiştik.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى","related_links":["2/57","7/160"],"audio_path":"19/19-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-80c.mp3","commentary_text":"Samiri, İsrailoğullarının Samire kabilesine mensup, Hz. Musa’nın dinini benimseyen ve Mısır’dan çıkışlarında İsrailoğullarına katılan biridir. Bu kişi, Mısır dinindeki Apis figürünün bir uzantısı olarak bir altın buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin etmişti. Hz. Musa’nın arkasından İsrailoğullarından bir kısmı, aralarında Hz. Harun olmasına rağmen Samiri’nin yaptığı altın buzağıya tapmaya başlamıştı. Burada alınacak en önemli ders; insanların inançlarında samimi olmaları, maddi çıkarlar uğruna inandıklarından taviz vermemeleri gerektiğidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirmiştik.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى","related_links":["2/57","7/160"],"audio_path":"19/19-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-79c.mp3","commentary_text":"Samiri, İsrailoğullarının Samire kabilesine mensup, Hz. Musa’nın dinini benimseyen ve Mısır’dan çıkışlarında İsrailoğullarına katılan biridir. Bu kişi, Mısır dinindeki Apis figürünün bir uzantısı olarak bir altın buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin etmişti. Hz. Musa’nın arkasından İsrailoğullarından bir kısmı, aralarında Hz. Harun olmasına rağmen Samiri’nin yaptığı altın buzağıya tapmaya başlamıştı. Burada alınacak en önemli ders; insanların inançlarında samimi olmaları, maddi çıkarlar uğruna inandıklarından taviz vermemeleri gerektiğidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirmiştik.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى","related_links":["2/57","7/160"],"audio_path":"19/19-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-80c.mp3","commentary_text":"Samiri, İsrailoğullarının Samire kabilesine mensup, Hz. Musa’nın dinini benimseyen ve Mısır’dan çıkışlarında İsrailoğullarına katılan biridir. Bu kişi, Mısır dinindeki Apis figürünün bir uzantısı olarak bir altın buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin etmişti. Hz. Musa’nın arkasından İsrailoğullarından bir kısmı, aralarında Hz. Harun olmasına rağmen Samiri’nin yaptığı altın buzağıya tapmaya başlamıştı. Burada alınacak en önemli ders; insanların inançlarında samimi olmaları, maddi çıkarlar uğruna inandıklarından taviz vermemeleri gerektiğidir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur Dağı’nın sağ yanında sizden söz almıştık. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirmiştik.","arabic_text":"يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ قَدْ اَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوٰعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْاَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰى","related_links":["2/57","7/160"],"audio_path":"19/19-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-80c.mp3","commentary_text":"Samiri, İsrailoğullarının Samire kabilesine mensup, Hz. Musa’nın dinini benimseyen ve Mısır’dan çıkışlarında İsrailoğullarına katılan biridir. Bu kişi, Mısır dinindeki Apis figürünün bir uzantısı olarak bir altın buzağı heykeli yapmış ve çevresindekilere onun tanrı olduğunu telkin etmişti. Hz. Musa’nın arkasından İsrailoğullarından bir kısmı, aralarında Hz. Harun olmasına rağmen Samiri’nin yaptığı altın buzağıya tapmaya başlamıştı. Burada alınacak en önemli ders; insanların inançlarında samimi olmaları, maddi çıkarlar uğruna inandıklarından taviz vermemeleri gerektiğidir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyiniz ve bu hususta taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyiniz! Yoksa gazabıma uğrarsınız. Her kim ki gazabıma uğrarsa o kimse gerçekten kendini bütünüyle yıkıma sürüklemiştir!","arabic_text":"كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا ف۪يهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَب۪يۚ وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَب۪ي فَقَدْ هَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyiniz ve bu hususta taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyiniz! Yoksa gazabıma uğrarsınız. Her kim ki gazabıma uğrarsa o kimse gerçekten kendini bütünüyle yıkıma sürüklemiştir!","arabic_text":"كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا ف۪يهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَب۪يۚ وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَب۪ي فَقَدْ هَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyiniz ve bu hususta taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyiniz! Yoksa gazabıma uğrarsınız. Her kim ki gazabıma uğrarsa o kimse gerçekten kendini bütünüyle yıkıma sürüklemiştir!","arabic_text":"كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا ف۪يهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَب۪يۚ وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَب۪ي فَقَدْ هَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyiniz ve bu hususta taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyiniz! Yoksa gazabıma uğrarsınız. Her kim ki gazabıma uğrarsa o kimse gerçekten kendini bütünüyle yıkıma sürüklemiştir!","arabic_text":"كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا ف۪يهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَب۪يۚ وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَب۪ي فَقَدْ هَوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Şüphe yok ki ben tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.","arabic_text":"وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-82c.mp3","commentary_text":"Mısırlıların mücevheratı dedikleri altınlar, Firavun ve askerlerinin denizde boğulduktan sonra elde edilen ganimetler. Yoksa söylendiği gibi İsrailoğulları Mısır’dan çıkacakları gece, “Yarın bizim bayramımızdır” diyerek yerli halktan ödünç olarak aldığı altınlar değildir. Kimse ülkesini terk edeceğini söyleyen ve bir daha dönme ihtimali olmayan kişilere ödünç bir şey vermez. Hele ki bunlar köleleştirilmiş ve aldığını geri veremeyecek kadar fakir olan İsrailoğulları ise hiç vermez."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Şüphe yok ki ben tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.","arabic_text":"وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-81c.mp3","commentary_text":"Mısırlıların mücevheratı dedikleri altınlar, Firavun ve askerlerinin denizde boğulduktan sonra elde edilen ganimetler. Yoksa söylendiği gibi İsrailoğulları Mısır’dan çıkacakları gece, “Yarın bizim bayramımızdır” diyerek yerli halktan ödünç olarak aldığı altınlar değildir. Kimse ülkesini terk edeceğini söyleyen ve bir daha dönme ihtimali olmayan kişilere ödünç bir şey vermez. Hele ki bunlar köleleştirilmiş ve aldığını geri veremeyecek kadar fakir olan İsrailoğulları ise hiç vermez."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Şüphe yok ki ben tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.","arabic_text":"وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-82c.mp3","commentary_text":"Mısırlıların mücevheratı dedikleri altınlar, Firavun ve askerlerinin denizde boğulduktan sonra elde edilen ganimetler. Yoksa söylendiği gibi İsrailoğulları Mısır’dan çıkacakları gece, “Yarın bizim bayramımızdır” diyerek yerli halktan ödünç olarak aldığı altınlar değildir. Kimse ülkesini terk edeceğini söyleyen ve bir daha dönme ihtimali olmayan kişilere ödünç bir şey vermez. Hele ki bunlar köleleştirilmiş ve aldığını geri veremeyecek kadar fakir olan İsrailoğulları ise hiç vermez."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Şüphe yok ki ben tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.","arabic_text":"وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-82c.mp3","commentary_text":"Mısırlıların mücevheratı dedikleri altınlar, Firavun ve askerlerinin denizde boğulduktan sonra elde edilen ganimetler. Yoksa söylendiği gibi İsrailoğulları Mısır’dan çıkacakları gece, “Yarın bizim bayramımızdır” diyerek yerli halktan ödünç olarak aldığı altınlar değildir. Kimse ülkesini terk edeceğini söyleyen ve bir daha dönme ihtimali olmayan kişilere ödünç bir şey vermez. Hele ki bunlar köleleştirilmiş ve aldığını geri veremeyecek kadar fakir olan İsrailoğulları ise hiç vermez."},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ve Allah Musa’ya:) “Seni alelacele (Tür dağında Tevrat’ı almak için yola çıktığında) kavminden öne geçiren nedir?” diye sordu.","arabic_text":"وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ve Allah Musa’ya:) “Seni alelacele (Tür dağında Tevrat’ı almak için yola çıktığında) kavminden öne geçiren nedir?” diye sordu.","arabic_text":"وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ve Allah Musa’ya:) “Seni alelacele (Tür dağında Tevrat’ı almak için yola çıktığında) kavminden öne geçiren nedir?” diye sordu.","arabic_text":"وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Ve Allah Musa’ya:) “Seni alelacele (Tür dağında Tevrat’ı almak için yola çıktığında) kavminden öne geçiren nedir?” diye sordu.","arabic_text":"وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa şöyle cevap verdi: “İşte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Senin rızanı kazanmak için acele ettim.”","arabic_text":"قَالَ هُمْ اُو۬لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَر۪ي وَعَجِلْتُ اِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa şöyle cevap verdi: “İşte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Senin rızanı kazanmak için acele ettim.”","arabic_text":"قَالَ هُمْ اُو۬لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَر۪ي وَعَجِلْتُ اِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa şöyle cevap verdi: “İşte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Senin rızanı kazanmak için acele ettim.”","arabic_text":"قَالَ هُمْ اُو۬لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَر۪ي وَعَجِلْتُ اِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Musa şöyle cevap verdi: “İşte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Senin rızanı kazanmak için acele ettim.”","arabic_text":"قَالَ هُمْ اُو۬لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَر۪ي وَعَجِلْتُ اِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ","related_links":["2/51","7/150"],"audio_path":"19/19-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ","related_links":["2/51","7/150"],"audio_path":"19/19-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ","related_links":["2/51","7/150"],"audio_path":"19/19-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Sen öyle biliyorsun ama onlar senin izinde değiller. Zira biz senin ayrılmandan sonra halkını sınadık ve Samiri onları yoldan çıkardı.”","arabic_text":"قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ","related_links":["2/51","7/150"],"audio_path":"19/19-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bunun üzerine Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevhid inancından sapmadığınız müddetçe size her türli nimeti bahşedeceğine dair) güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”","arabic_text":"فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًاۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bunun üzerine Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevhid inancından sapmadığınız müddetçe size her türli nimeti bahşedeceğine dair) güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”","arabic_text":"فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًاۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bunun üzerine Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevhid inancından sapmadığınız müddetçe size her türli nimeti bahşedeceğine dair) güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”","arabic_text":"فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًاۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bunun üzerine Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevhid inancından sapmadığınız müddetçe size her türli nimeti bahşedeceğine dair) güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”","arabic_text":"فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفًاۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًاۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat biz o halkın (Mısırlıların) mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları (eritmek için) ateşe attık. (Aynı şekilde) Samiri de kendi mücevherlerini attı.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلٰكِنَّا حُمِّلْنَٓا اَوْزَارًا مِنْ ز۪ينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذٰلِكَ اَلْقَى السَّامِرِيُّۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat biz o halkın (Mısırlıların) mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları (eritmek için) ateşe attık. (Aynı şekilde) Samiri de kendi mücevherlerini attı.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلٰكِنَّا حُمِّلْنَٓا اَوْزَارًا مِنْ ز۪ينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذٰلِكَ اَلْقَى السَّامِرِيُّۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat biz o halkın (Mısırlıların) mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları (eritmek için) ateşe attık. (Aynı şekilde) Samiri de kendi mücevherlerini attı.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلٰكِنَّا حُمِّلْنَٓا اَوْزَارًا مِنْ ز۪ينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذٰلِكَ اَلْقَى السَّامِرِيُّۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Dediler ki: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat biz o halkın (Mısırlıların) mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları (eritmek için) ateşe attık. (Aynı şekilde) Samiri de kendi mücevherlerini attı.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلٰكِنَّا حُمِّلْنَٓا اَوْزَارًا مِنْ ز۪ينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذٰلِكَ اَلْقَى السَّامِرِيُّۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Samiri o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa’nın ilahı budur fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler.","arabic_text":"فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Samiri o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa’nın ilahı budur fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler.","arabic_text":"فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Samiri o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa’nın ilahı budur fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler.","arabic_text":"فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Samiri o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa’nın ilahı budur fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler.","arabic_text":"فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِيَۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Peki onlar o buzağı heykelinin kendilerine cevap veremediğini ne zarar ve ne de fayda sağlayamadığını görmediler mi?","arabic_text":"اَفَلَا يَرَوْنَ اَلَّا يَرْجِعُ اِلَيْهِمْ قَوْلًاۙ وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-89c.mp3","commentary_text":"Hz. Harun, aynı zamanda peygamberi olan ağabeyine; olayın üzerine sert bir yöntemle gittiği takdirde İsrailoğullarının bir kısmının Samiri’nin yaptığı buzağıya tapanlar, bir kısmının da kendisinin öğüdünden yana olanlar olarak ikiye bölünmesinden korktuğunu dile getiriyor. Çünkü abisi onu İsrailoğullarını kollaması için görevlendirmişti. Oda kendine göre bu görevi yerine getirmiş ve İsrailoğullarının bölünmesini önlemişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette görüldüğü gibi Hz. Musa Samiri’ye yönelerek bu işteki amacını soruyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Peki onlar o buzağı heykelinin kendilerine cevap veremediğini ne zarar ve ne de fayda sağlayamadığını görmediler mi?","arabic_text":"اَفَلَا يَرَوْنَ اَلَّا يَرْجِعُ اِلَيْهِمْ قَوْلًاۙ وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-88c.mp3","commentary_text":"Hz. Harun, aynı zamanda peygamberi olan ağabeyine; olayın üzerine sert bir yöntemle gittiği takdirde İsrailoğullarının bir kısmının Samiri’nin yaptığı buzağıya tapanlar, bir kısmının da kendisinin öğüdünden yana olanlar olarak ikiye bölünmesinden korktuğunu dile getiriyor. Çünkü abisi onu İsrailoğullarını kollaması için görevlendirmişti. Oda kendine göre bu görevi yerine getirmiş ve İsrailoğullarının bölünmesini önlemişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette görüldüğü gibi Hz. Musa Samiri’ye yönelerek bu işteki amacını soruyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Peki onlar o buzağı heykelinin kendilerine cevap veremediğini ne zarar ve ne de fayda sağlayamadığını görmediler mi?","arabic_text":"اَفَلَا يَرَوْنَ اَلَّا يَرْجِعُ اِلَيْهِمْ قَوْلًاۙ وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-89c.mp3","commentary_text":"Hz. Harun, aynı zamanda peygamberi olan ağabeyine; olayın üzerine sert bir yöntemle gittiği takdirde İsrailoğullarının bir kısmının Samiri’nin yaptığı buzağıya tapanlar, bir kısmının da kendisinin öğüdünden yana olanlar olarak ikiye bölünmesinden korktuğunu dile getiriyor. Çünkü abisi onu İsrailoğullarını kollaması için görevlendirmişti. Oda kendine göre bu görevi yerine getirmiş ve İsrailoğullarının bölünmesini önlemişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette görüldüğü gibi Hz. Musa Samiri’ye yönelerek bu işteki amacını soruyor."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Peki onlar o buzağı heykelinin kendilerine cevap veremediğini ne zarar ve ne de fayda sağlayamadığını görmediler mi?","arabic_text":"اَفَلَا يَرَوْنَ اَلَّا يَرْجِعُ اِلَيْهِمْ قَوْلًاۙ وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-89c.mp3","commentary_text":"Hz. Harun, aynı zamanda peygamberi olan ağabeyine; olayın üzerine sert bir yöntemle gittiği takdirde İsrailoğullarının bir kısmının Samiri’nin yaptığı buzağıya tapanlar, bir kısmının da kendisinin öğüdünden yana olanlar olarak ikiye bölünmesinden korktuğunu dile getiriyor. Çünkü abisi onu İsrailoğullarını kollaması için görevlendirmişti. Oda kendine göre bu görevi yerine getirmiş ve İsrailoğullarının bölünmesini önlemişti. Bunun üzerine, bir sonraki ayette görüldüğü gibi Hz. Musa Samiri’ye yönelerek bu işteki amacını soruyor."},{"verse_number":"90","turkish_text":"Andolsun ki Harun da onlara önceden: “Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah’tır. Bana uyun emrime itaat edin (sakın Samiri’ye uyarak buzağıya tapmayın)” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِه۪ۚ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُون۪ي وَاَط۪يعُٓوا اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Andolsun ki Harun da onlara önceden: “Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah’tır. Bana uyun emrime itaat edin (sakın Samiri’ye uyarak buzağıya tapmayın)” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِه۪ۚ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُون۪ي وَاَط۪يعُٓوا اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Andolsun ki Harun da onlara önceden: “Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah’tır. Bana uyun emrime itaat edin (sakın Samiri’ye uyarak buzağıya tapmayın)” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِه۪ۚ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُون۪ي وَاَط۪يعُٓوا اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Andolsun ki Harun da onlara önceden: “Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah’tır. Bana uyun emrime itaat edin (sakın Samiri’ye uyarak buzağıya tapmayın)” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِه۪ۚ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُون۪ي وَاَط۪يعُٓوا اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar da (Harun’un uyarılarına hiç kulak asmadan): “Musa bize dönünceye kadar buzağıya tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar da (Harun’un uyarılarına hiç kulak asmadan): “Musa bize dönünceye kadar buzağıya tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar da (Harun’un uyarılarına hiç kulak asmadan): “Musa bize dönünceye kadar buzağıya tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Onlar da (Harun’un uyarılarına hiç kulak asmadan): “Musa bize dönünceye kadar buzağıya tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Ve Musa Tur Dağından döndüğünde kardeşine:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde (bunları engellemek konusunda) seni tutan ne oldu?","arabic_text":"قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-92c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade buyrulduğu gibi, Hz. Musa’nın: “Sen hayatın boyunca yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın” şeklindeki söyleminden sonra Samiri, ağır bir bulaşıcı hastalığa yakalanmış ve bu hastalık sebebiyle herkesten uzak durmak ve toplumdan soyutlanmak zorunda kalmıştı. Hayatta en ağır cezalardan bir tanesi de kişiyi toplumdan soyutlamak ve onu yalnız yaşamaya mahkûm etmektir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır, yalnız yaşamak ve münferit takılmak insanın doğasına uygun değildir. Onun için hapishanelerde verilen en ağır ceza hücre cezasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Ve Musa Tur Dağından döndüğünde kardeşine:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde (bunları engellemek konusunda) seni tutan ne oldu?","arabic_text":"قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-91c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade buyrulduğu gibi, Hz. Musa’nın: “Sen hayatın boyunca yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın” şeklindeki söyleminden sonra Samiri, ağır bir bulaşıcı hastalığa yakalanmış ve bu hastalık sebebiyle herkesten uzak durmak ve toplumdan soyutlanmak zorunda kalmıştı. Hayatta en ağır cezalardan bir tanesi de kişiyi toplumdan soyutlamak ve onu yalnız yaşamaya mahkûm etmektir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır, yalnız yaşamak ve münferit takılmak insanın doğasına uygun değildir. Onun için hapishanelerde verilen en ağır ceza hücre cezasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Ve Musa Tur Dağından döndüğünde kardeşine:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde (bunları engellemek konusunda) seni tutan ne oldu?","arabic_text":"قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-92c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade buyrulduğu gibi, Hz. Musa’nın: “Sen hayatın boyunca yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın” şeklindeki söyleminden sonra Samiri, ağır bir bulaşıcı hastalığa yakalanmış ve bu hastalık sebebiyle herkesten uzak durmak ve toplumdan soyutlanmak zorunda kalmıştı. Hayatta en ağır cezalardan bir tanesi de kişiyi toplumdan soyutlamak ve onu yalnız yaşamaya mahkûm etmektir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır, yalnız yaşamak ve münferit takılmak insanın doğasına uygun değildir. Onun için hapishanelerde verilen en ağır ceza hücre cezasıdır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(Ve Musa Tur Dağından döndüğünde kardeşine:) “Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde (bunları engellemek konusunda) seni tutan ne oldu?","arabic_text":"قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-86.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-92c.mp3","commentary_text":"Ayette ifade buyrulduğu gibi, Hz. Musa’nın: “Sen hayatın boyunca yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın” şeklindeki söyleminden sonra Samiri, ağır bir bulaşıcı hastalığa yakalanmış ve bu hastalık sebebiyle herkesten uzak durmak ve toplumdan soyutlanmak zorunda kalmıştı. Hayatta en ağır cezalardan bir tanesi de kişiyi toplumdan soyutlamak ve onu yalnız yaşamaya mahkûm etmektir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır, yalnız yaşamak ve münferit takılmak insanın doğasına uygun değildir. Onun için hapishanelerde verilen en ağır ceza hücre cezasıdır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"Niye bana uymadın emrime baş mı kaldırdın?” dedi (ve saçından sakalından tutup çekmeye başladı).","arabic_text":"اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Niye bana uymadın emrime baş mı kaldırdın?” dedi (ve saçından sakalından tutup çekmeye başladı).","arabic_text":"اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Niye bana uymadın emrime baş mı kaldırdın?” dedi (ve saçından sakalından tutup çekmeye başladı).","arabic_text":"اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Niye bana uymadın emrime baş mı kaldırdın?” dedi (ve saçından sakalından tutup çekmeye başladı).","arabic_text":"اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Harun:) “Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Doğrusu ben senin: ‘İsrailoğullarının arasını açtın sözüme uymadın’ diyeceğinden korktum” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-94c.mp3","commentary_text":"“Zikr” sözcüğü Kur’an’da en çok geçen kelimelerdendir. Kuran, kendi işlevini ifade et mek için de zaman zaman “zikr” kelimesini kullanmıştır. Bu ayette kullanılan “zikr” teriminin yanına ister doğrudan Kur’an diyelim isterse kullanım kipine uygun olarak “öğüt veren, düşündüren, uyaran” anlamlarını verelim ayetteki maksat anlaşılacaktır. Çünkü Kur’an eğiten, yetiştiren, öğreten, uyaran, müjdeleyen, yönlendiren ilahi öğretileri ihtiva etmektedir. “Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi zikirle (Kur'an'la) uyarmaktan vaz mı geçelim?” (Zuhruf 43/5) Bu ayet bu gerçeği açıkça ifade etmektedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Harun:) “Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Doğrusu ben senin: ‘İsrailoğullarının arasını açtın sözüme uymadın’ diyeceğinden korktum” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-93c.mp3","commentary_text":"“Zikr” sözcüğü Kur’an’da en çok geçen kelimelerdendir. Kuran, kendi işlevini ifade et mek için de zaman zaman “zikr” kelimesini kullanmıştır. Bu ayette kullanılan “zikr” teriminin yanına ister doğrudan Kur’an diyelim isterse kullanım kipine uygun olarak “öğüt veren, düşündüren, uyaran” anlamlarını verelim ayetteki maksat anlaşılacaktır. Çünkü Kur’an eğiten, yetiştiren, öğreten, uyaran, müjdeleyen, yönlendiren ilahi öğretileri ihtiva etmektedir. “Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi zikirle (Kur'an'la) uyarmaktan vaz mı geçelim?” (Zuhruf 43/5) Bu ayet bu gerçeği açıkça ifade etmektedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Harun:) “Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Doğrusu ben senin: ‘İsrailoğullarının arasını açtın sözüme uymadın’ diyeceğinden korktum” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-94c.mp3","commentary_text":"“Zikr” sözcüğü Kur’an’da en çok geçen kelimelerdendir. Kuran, kendi işlevini ifade et mek için de zaman zaman “zikr” kelimesini kullanmıştır. Bu ayette kullanılan “zikr” teriminin yanına ister doğrudan Kur’an diyelim isterse kullanım kipine uygun olarak “öğüt veren, düşündüren, uyaran” anlamlarını verelim ayetteki maksat anlaşılacaktır. Çünkü Kur’an eğiten, yetiştiren, öğreten, uyaran, müjdeleyen, yönlendiren ilahi öğretileri ihtiva etmektedir. “Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi zikirle (Kur'an'la) uyarmaktan vaz mı geçelim?” (Zuhruf 43/5) Bu ayet bu gerçeği açıkça ifade etmektedir."},{"verse_number":"94","turkish_text":"(Harun:) “Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Doğrusu ben senin: ‘İsrailoğullarının arasını açtın sözüme uymadın’ diyeceğinden korktum” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-94c.mp3","commentary_text":"“Zikr” sözcüğü Kur’an’da en çok geçen kelimelerdendir. Kuran, kendi işlevini ifade et mek için de zaman zaman “zikr” kelimesini kullanmıştır. Bu ayette kullanılan “zikr” teriminin yanına ister doğrudan Kur’an diyelim isterse kullanım kipine uygun olarak “öğüt veren, düşündüren, uyaran” anlamlarını verelim ayetteki maksat anlaşılacaktır. Çünkü Kur’an eğiten, yetiştiren, öğreten, uyaran, müjdeleyen, yönlendiren ilahi öğretileri ihtiva etmektedir. “Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi zikirle (Kur'an'la) uyarmaktan vaz mı geçelim?” (Zuhruf 43/5) Bu ayet bu gerçeği açıkça ifade etmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Musa bu defa Samiri’ye dönerek) “Ey Samiri! Senin bu yaptığın nedir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ","related_links":[],"audio_path":"19/19-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Musa bu defa Samiri’ye dönerek) “Ey Samiri! Senin bu yaptığın nedir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ","related_links":[],"audio_path":"19/19-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Musa bu defa Samiri’ye dönerek) “Ey Samiri! Senin bu yaptığın nedir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ","related_links":[],"audio_path":"19/19-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Musa bu defa Samiri’ye dönerek) “Ey Samiri! Senin bu yaptığın nedir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ","related_links":[],"audio_path":"19/19-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Samiri) dedi ki: “Ben onların görmediklerini gördüm. Bana gelen ilahi elçinin (Cebrail’in) ayak izlerinden avucumu doldurarak onu erimiş altın külçesinin bulunduğu potaya attım. Böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.”","arabic_text":"قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِه۪ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ اَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذٰلِكَ سَوَّلَتْ ل۪ي نَفْس۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Samiri) dedi ki: “Ben onların görmediklerini gördüm. Bana gelen ilahi elçinin (Cebrail’in) ayak izlerinden avucumu doldurarak onu erimiş altın külçesinin bulunduğu potaya attım. Böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.”","arabic_text":"قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِه۪ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ اَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذٰلِكَ سَوَّلَتْ ل۪ي نَفْس۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Samiri) dedi ki: “Ben onların görmediklerini gördüm. Bana gelen ilahi elçinin (Cebrail’in) ayak izlerinden avucumu doldurarak onu erimiş altın külçesinin bulunduğu potaya attım. Böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.”","arabic_text":"قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِه۪ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ اَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذٰلِكَ سَوَّلَتْ ل۪ي نَفْس۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Samiri) dedi ki: “Ben onların görmediklerini gördüm. Bana gelen ilahi elçinin (Cebrail’in) ayak izlerinden avucumu doldurarak onu erimiş altın külçesinin bulunduğu potaya attım. Böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.”","arabic_text":"قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِه۪ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ اَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذٰلِكَ سَوَّلَتْ ل۪ي نَفْس۪ي","related_links":[],"audio_path":"19/19-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Musa: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) ‘bana dokunmayın benden uzak durun!’ diyeceksin yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız sonra da ufalayıp denize savuracağız” dedi.","arabic_text":"الَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Musa: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) ‘bana dokunmayın benden uzak durun!’ diyeceksin yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız sonra da ufalayıp denize savuracağız” dedi.","arabic_text":"الَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Musa: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) ‘bana dokunmayın benden uzak durun!’ diyeceksin yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız sonra da ufalayıp denize savuracağız” dedi.","arabic_text":"الَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Musa: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) ‘bana dokunmayın benden uzak durun!’ diyeceksin yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın. Ayrıca senin asla kurtulamayacağın bir ceza günü var. Şimdi tapınıp durduğun tanrına bak! Biz onu yakacağız sonra da ufalayıp denize savuracağız” dedi.","arabic_text":"الَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اِلٰهُكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اِلٰهُكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اِلٰهُكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اِلٰهُكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan öğüt (ve uyarılarla dolu olan Kur’an’ı) verdik.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ مَا قَدْ سَبَقَۚ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan öğüt (ve uyarılarla dolu olan Kur’an’ı) verdik.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ مَا قَدْ سَبَقَۚ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan öğüt (ve uyarılarla dolu olan Kur’an’ı) verdik.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ مَا قَدْ سَبَقَۚ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan öğüt (ve uyarılarla dolu olan Kur’an’ı) verdik.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ مَا قَدْ سَبَقَۚ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim bundan yüz çevirirse hiç şüphesiz kıyamet günü o ağır bir günah yüklenerek gelecektir.","arabic_text":"مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim bundan yüz çevirirse hiç şüphesiz kıyamet günü o ağır bir günah yüklenerek gelecektir.","arabic_text":"مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim bundan yüz çevirirse hiç şüphesiz kıyamet günü o ağır bir günah yüklenerek gelecektir.","arabic_text":"مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Kim bundan yüz çevirirse hiç şüphesiz kıyamet günü o ağır bir günah yüklenerek gelecektir.","arabic_text":"مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlar o yükün altında (azabı içinde) ebedi olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük onlar için ne ağır bir yük olacak!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهِۜ وَسَٓاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlar o yükün altında (azabı içinde) ebedi olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük onlar için ne ağır bir yük olacak!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهِۜ وَسَٓاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlar o yükün altında (azabı içinde) ebedi olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük onlar için ne ağır bir yük olacak!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهِۜ وَسَٓاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Onlar o yükün altında (azabı içinde) ebedi olarak kalacaklardır. Kıyamet günü bu yük onlar için ne ağır bir yük olacak!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهِۜ وَسَٓاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(İkinci kez) Sur’a üflendiği (ve yeniden diriliş gerçekleştiği) o gün günahkârları korkudan ağarmış gözlerle bir araya toplayacağız.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(İkinci kez) Sur’a üflendiği (ve yeniden diriliş gerçekleştiği) o gün günahkârları korkudan ağarmış gözlerle bir araya toplayacağız.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(İkinci kez) Sur’a üflendiği (ve yeniden diriliş gerçekleştiği) o gün günahkârları korkudan ağarmış gözlerle bir araya toplayacağız.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"(İkinci kez) Sur’a üflendiği (ve yeniden diriliş gerçekleştiği) o gün günahkârları korkudan ağarmış gözlerle bir araya toplayacağız.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"19/19-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kendi aralarında: “Siz (dünyada) on (gün) den fazla kalmadınız (değil mi)?” diye gizli gizli fısıldaşacaklar.","arabic_text":"يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْرًا","related_links":["23/113","30/55","79/46"],"audio_path":"19/19-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kendi aralarında: “Siz (dünyada) on (gün) den fazla kalmadınız (değil mi)?” diye gizli gizli fısıldaşacaklar.","arabic_text":"يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْرًا","related_links":["23/113","30/55","79/46"],"audio_path":"19/19-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kendi aralarında: “Siz (dünyada) on (gün) den fazla kalmadınız (değil mi)?” diye gizli gizli fısıldaşacaklar.","arabic_text":"يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْرًا","related_links":["23/113","30/55","79/46"],"audio_path":"19/19-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kendi aralarında: “Siz (dünyada) on (gün) den fazla kalmadınız (değil mi)?” diye gizli gizli fısıldaşacaklar.","arabic_text":"يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْرًا","related_links":["23/113","30/55","79/46"],"audio_path":"19/19-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Aralarındaki konuşmaları biz herkesten daha iyi biliriz. O vakit içlerinden en aklı başında olanları ise: “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecekler.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَر۪يقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْمًا۟","related_links":["10/45","23/112"],"audio_path":"19/19-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-104c.mp3","commentary_text":"Âyet: “Rahman’ın hoşnut olduğu ve izin verdiği kimseye şefaat/yardım edilecek.” diyor. Diğer bir anlatımla şefaat edecek kimselerden değil, şefaate mazhar olacak, bağışlanacak kimselerden bahsediyor ki bunlar daha pek çok ayette de ifade edildiği gibi iman eden, imanın gereklerini yerinde getiren ve Allah’ın razı olduğu kimseler olacaktır. “Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler.” (Enbiya 21/28) Özetle ifade etmek gerekirse; bu ayette Allah’ın kimlere yardım edeceğinden ve kimlerin işlerini kolaylaştıracağından söz ediliyor. Bu ve bunun gibi ayetlerle “birileri şefaat edecektir” düşüncesiyle kimse kendisini kandırarak başkalarına kulluk etmesin ve birilerine Allah’ın niteliklerini yükleyerek şirke bulaşmasın! Şefaat bütünüyle Allah’a aittir. (Zümer 39/44) Allah’a ait olan bir şeyi yine Allah’ın gönderdiği ayetleri çarpıtarak başkalarına transfer etmeye kalkmak hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Aralarındaki konuşmaları biz herkesten daha iyi biliriz. O vakit içlerinden en aklı başında olanları ise: “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecekler.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَر۪يقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْمًا۟","related_links":["10/45","23/112"],"audio_path":"19/19-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-103c.mp3","commentary_text":"Âyet: “Rahman’ın hoşnut olduğu ve izin verdiği kimseye şefaat/yardım edilecek.” diyor. Diğer bir anlatımla şefaat edecek kimselerden değil, şefaate mazhar olacak, bağışlanacak kimselerden bahsediyor ki bunlar daha pek çok ayette de ifade edildiği gibi iman eden, imanın gereklerini yerinde getiren ve Allah’ın razı olduğu kimseler olacaktır. “Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler.” (Enbiya 21/28) Özetle ifade etmek gerekirse; bu ayette Allah’ın kimlere yardım edeceğinden ve kimlerin işlerini kolaylaştıracağından söz ediliyor. Bu ve bunun gibi ayetlerle “birileri şefaat edecektir” düşüncesiyle kimse kendisini kandırarak başkalarına kulluk etmesin ve birilerine Allah’ın niteliklerini yükleyerek şirke bulaşmasın! Şefaat bütünüyle Allah’a aittir. (Zümer 39/44) Allah’a ait olan bir şeyi yine Allah’ın gönderdiği ayetleri çarpıtarak başkalarına transfer etmeye kalkmak hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Aralarındaki konuşmaları biz herkesten daha iyi biliriz. O vakit içlerinden en aklı başında olanları ise: “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecekler.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَر۪يقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْمًا۟","related_links":["10/45","23/112"],"audio_path":"19/19-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-104c.mp3","commentary_text":"Âyet: “Rahman’ın hoşnut olduğu ve izin verdiği kimseye şefaat/yardım edilecek.” diyor. Diğer bir anlatımla şefaat edecek kimselerden değil, şefaate mazhar olacak, bağışlanacak kimselerden bahsediyor ki bunlar daha pek çok ayette de ifade edildiği gibi iman eden, imanın gereklerini yerinde getiren ve Allah’ın razı olduğu kimseler olacaktır. “Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler.” (Enbiya 21/28) Özetle ifade etmek gerekirse; bu ayette Allah’ın kimlere yardım edeceğinden ve kimlerin işlerini kolaylaştıracağından söz ediliyor. Bu ve bunun gibi ayetlerle “birileri şefaat edecektir” düşüncesiyle kimse kendisini kandırarak başkalarına kulluk etmesin ve birilerine Allah’ın niteliklerini yükleyerek şirke bulaşmasın! Şefaat bütünüyle Allah’a aittir. (Zümer 39/44) Allah’a ait olan bir şeyi yine Allah’ın gönderdiği ayetleri çarpıtarak başkalarına transfer etmeye kalkmak hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Aralarındaki konuşmaları biz herkesten daha iyi biliriz. O vakit içlerinden en aklı başında olanları ise: “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecekler.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَر۪يقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْمًا۟","related_links":["10/45","23/112"],"audio_path":"19/19-98.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-104c.mp3","commentary_text":"Âyet: “Rahman’ın hoşnut olduğu ve izin verdiği kimseye şefaat/yardım edilecek.” diyor. Diğer bir anlatımla şefaat edecek kimselerden değil, şefaate mazhar olacak, bağışlanacak kimselerden bahsediyor ki bunlar daha pek çok ayette de ifade edildiği gibi iman eden, imanın gereklerini yerinde getiren ve Allah’ın razı olduğu kimseler olacaktır. “Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler.” (Enbiya 21/28) Özetle ifade etmek gerekirse; bu ayette Allah’ın kimlere yardım edeceğinden ve kimlerin işlerini kolaylaştıracağından söz ediliyor. Bu ve bunun gibi ayetlerle “birileri şefaat edecektir” düşüncesiyle kimse kendisini kandırarak başkalarına kulluk etmesin ve birilerine Allah’ın niteliklerini yükleyerek şirke bulaşmasın! Şefaat bütünüyle Allah’a aittir. (Zümer 39/44) Allah’a ait olan bir şeyi yine Allah’ın gönderdiği ayetleri çarpıtarak başkalarına transfer etmeye kalkmak hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ","related_links":["18/47","101/5"],"audio_path":"19/19-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ","related_links":["18/47","101/5"],"audio_path":"19/19-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ","related_links":["18/47","101/5"],"audio_path":"19/19-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.","arabic_text":"وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ","related_links":["18/47","101/5"],"audio_path":"19/19-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.","arabic_text":"فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.","arabic_text":"فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.","arabic_text":"فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.","arabic_text":"فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"19/19-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.","arabic_text":"لَا تَرٰى ف۪يهَا عِوَجًا وَلَٓا اَمْتًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.","arabic_text":"لَا تَرٰى ف۪يهَا عِوَجًا وَلَٓا اَمْتًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.","arabic_text":"لَا تَرٰى ف۪يهَا عِوَجًا وَلَٓا اَمْتًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.","arabic_text":"لَا تَرٰى ف۪يهَا عِوَجًا وَلَٓا اَمْتًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"O gün (herkes) kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۚ وَخَشَعَتِ الْاَصْوَاتُ لِلرَّحْمٰنِ فَلَا تَسْمَعُ اِلَّا هَمْسًا","related_links":["11/105","19/38","42/7","54/8","78/38"],"audio_path":"19/19-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"O gün (herkes) kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۚ وَخَشَعَتِ الْاَصْوَاتُ لِلرَّحْمٰنِ فَلَا تَسْمَعُ اِلَّا هَمْسًا","related_links":["11/105","19/38","42/7","54/8","78/38"],"audio_path":"19/19-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"O gün (herkes) kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۚ وَخَشَعَتِ الْاَصْوَاتُ لِلرَّحْمٰنِ فَلَا تَسْمَعُ اِلَّا هَمْسًا","related_links":["11/105","19/38","42/7","54/8","78/38"],"audio_path":"19/19-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"O gün (herkes) kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۚ وَخَشَعَتِ الْاَصْوَاتُ لِلرَّحْمٰنِ فَلَا تَسْمَعُ اِلَّا هَمْسًا","related_links":["11/105","19/38","42/7","54/8","78/38"],"audio_path":"19/19-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse(ler)den başkasına şefaat fayda vermez. Bkz.2/123 255 6/51 70 10/3 21/28 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلً","related_links":[],"audio_path":"19/19-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-109c.mp3","commentary_text":"“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!"},{"verse_number":"109","turkish_text":"O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse(ler)den başkasına şefaat fayda vermez. Bkz.2/123 255 6/51 70 10/3 21/28 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلً","related_links":[],"audio_path":"19/19-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-108c.mp3","commentary_text":"“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!"},{"verse_number":"109","turkish_text":"O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse(ler)den başkasına şefaat fayda vermez. Bkz.2/123 255 6/51 70 10/3 21/28 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلً","related_links":[],"audio_path":"19/19-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-109c.mp3","commentary_text":"“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!"},{"verse_number":"109","turkish_text":"O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse(ler)den başkasına şefaat fayda vermez. Bkz.2/123 255 6/51 70 10/3 21/28 34/23 ve dipnotu 53/26","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلً","related_links":[],"audio_path":"19/19-103.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-109c.mp3","commentary_text":"“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!"},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir. Onların (sınırlı) bilgisi O’nu(n bilgisini) asla kavrayamaz.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُح۪يطُونَ بِه۪ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir. Onların (sınırlı) bilgisi O’nu(n bilgisini) asla kavrayamaz.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُح۪يطُونَ بِه۪ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir. Onların (sınırlı) bilgisi O’nu(n bilgisini) asla kavrayamaz.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُح۪يطُونَ بِه۪ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"(Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir. Onların (sınırlı) bilgisi O’nu(n bilgisini) asla kavrayamaz.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُح۪يطُونَ بِه۪ عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(O gün) bütün yüzler diri ve hayatın ve hâkimiyetin tam sahibi olan Allah’a boyun eğecektir. Zulüm yüklenerek gelen gerçekten perişan olacaktır.","arabic_text":"وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِۜ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(O gün) bütün yüzler diri ve hayatın ve hâkimiyetin tam sahibi olan Allah’a boyun eğecektir. Zulüm yüklenerek gelen gerçekten perişan olacaktır.","arabic_text":"وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِۜ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(O gün) bütün yüzler diri ve hayatın ve hâkimiyetin tam sahibi olan Allah’a boyun eğecektir. Zulüm yüklenerek gelen gerçekten perişan olacaktır.","arabic_text":"وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِۜ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"(O gün) bütün yüzler diri ve hayatın ve hâkimiyetin tam sahibi olan Allah’a boyun eğecektir. Zulüm yüklenerek gelen gerçekten perişan olacaktır.","arabic_text":"وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِۜ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim de inanmış olarak faydalı eylemlerde bulunursa böyle birinin haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiğini) alamamaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim de inanmış olarak faydalı eylemlerde bulunursa böyle birinin haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiğini) alamamaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim de inanmış olarak faydalı eylemlerde bulunursa böyle birinin haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiğini) alamamaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Kim de inanmış olarak faydalı eylemlerde bulunursa böyle birinin haksızlığa uğramaktan ya da (hak ettiğini) alamamaktan korkmasına hiçbir sebep yoktur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا ف۪يهِ مِنَ الْوَع۪يدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا ف۪يهِ مِنَ الْوَع۪يدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا ف۪يهِ مِنَ الْوَع۪يدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا ف۪يهِ مِنَ الْوَع۪يدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Resul!) Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme! “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Resul!) Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme! “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Resul!) Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme! “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Resul!) Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme! “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْمًا","related_links":[],"audio_path":"19/19-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Biz vaktiyle Âdem’e (o yasak ağacın meyvesinden) yememesini tembih ettik. Fakat (o bu tembihimizi) unuttu. (Biz) onda güçlü irade bulamadık (bir isyan kastı ve emrimizde sebat da bulmadık).","arabic_text":"وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Biz vaktiyle Âdem’e (o yasak ağacın meyvesinden) yememesini tembih ettik. Fakat (o bu tembihimizi) unuttu. (Biz) onda güçlü irade bulamadık (bir isyan kastı ve emrimizde sebat da bulmadık).","arabic_text":"وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Biz vaktiyle Âdem’e (o yasak ağacın meyvesinden) yememesini tembih ettik. Fakat (o bu tembihimizi) unuttu. (Biz) onda güçlü irade bulamadık (bir isyan kastı ve emrimizde sebat da bulmadık).","arabic_text":"وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"Biz vaktiyle Âdem’e (o yasak ağacın meyvesinden) yememesini tembih ettik. Fakat (o bu tembihimizi) unuttu. (Biz) onda güçlü irade bulamadık (bir isyan kastı ve emrimizde sebat da bulmadık).","arabic_text":"وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik İblis’in dışında (hepsi) yere kapanmış o ise yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى","related_links":["2/34","7/12","17/61","18/50","38/76"],"audio_path":"19/19-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik İblis’in dışında (hepsi) yere kapanmış o ise yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى","related_links":["2/34","7/12","17/61","18/50","38/76"],"audio_path":"19/19-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik İblis’in dışında (hepsi) yere kapanmış o ise yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى","related_links":["2/34","7/12","17/61","18/50","38/76"],"audio_path":"19/19-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Hani biz meleklere: “Âdem’e secde edin (onun önünde hürmetle eğilin)” demiştik İblis’in dışında (hepsi) yere kapanmış o ise yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى","related_links":["2/34","7/12","17/61","18/50","38/76"],"audio_path":"19/19-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117-118-119","turkish_text":"Biz de Âdem’e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın güneşin harareti de dokunmaz sana.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"19/19-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117-118-119","turkish_text":"Biz de Âdem’e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın güneşin harareti de dokunmaz sana.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"19/19-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117-118-119","turkish_text":"Biz de Âdem’e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın güneşin harareti de dokunmaz sana.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"19/19-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117-118-119","turkish_text":"Biz de Âdem’e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın güneşin harareti de dokunmaz sana.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"19/19-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle demişti: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette cennette kalacağın) ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ اِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَٓا اٰدَمُ هَلْ اَدُلُّكَ عَلٰى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَا يَبْلٰى","related_links":["7/20"],"audio_path":"19/19-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle demişti: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette cennette kalacağın) ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ اِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَٓا اٰدَمُ هَلْ اَدُلُّكَ عَلٰى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَا يَبْلٰى","related_links":["7/20"],"audio_path":"19/19-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle demişti: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette cennette kalacağın) ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ اِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَٓا اٰدَمُ هَلْ اَدُلُّكَ عَلٰى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَا يَبْلٰى","related_links":["7/20"],"audio_path":"19/19-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle demişti: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette cennette kalacağın) ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”","arabic_text":"فَوَسْوَسَ اِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَٓا اٰدَمُ هَلْ اَدُلُّكَ عَلٰى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَا يَبْلٰى","related_links":["7/20"],"audio_path":"19/19-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Meyveyi tadar tatmaz (avret yerleri ortaya çıkınca) çıplaklıklarının farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. (Böylece) Âdem (yanılarak da olsa) Rabbine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.","arabic_text":"فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Meyveyi tadar tatmaz (avret yerleri ortaya çıkınca) çıplaklıklarının farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. (Böylece) Âdem (yanılarak da olsa) Rabbine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.","arabic_text":"فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Meyveyi tadar tatmaz (avret yerleri ortaya çıkınca) çıplaklıklarının farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. (Böylece) Âdem (yanılarak da olsa) Rabbine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.","arabic_text":"فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yediler. Meyveyi tadar tatmaz (avret yerleri ortaya çıkınca) çıplaklıklarının farkına vardılar. Bunun üzerine cennetteki ağaçların yaprakları ile örtünmeye koyuldular. (Böylece) Âdem (yanılarak da olsa) Rabbine karşı geldi ve şaşırıp kaldı.","arabic_text":"فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"19/19-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Sonra (hatasını anlayıp yalvarmaya başladı) Rabbi onu seçkin kıldı (arıtıp temizledi) de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.","arabic_text":"ثُمَّ اجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Sonra (hatasını anlayıp yalvarmaya başladı) Rabbi onu seçkin kıldı (arıtıp temizledi) de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.","arabic_text":"ثُمَّ اجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Sonra (hatasını anlayıp yalvarmaya başladı) Rabbi onu seçkin kıldı (arıtıp temizledi) de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.","arabic_text":"ثُمَّ اجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Sonra (hatasını anlayıp yalvarmaya başladı) Rabbi onu seçkin kıldı (arıtıp temizledi) de tevbesini kabul buyurdu ve ona doğru yolu gösterdi.","arabic_text":"ثُمَّ اجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Bu arada Allah) şöyle buyurdu: “(Şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin (yeryüzüne göç edin!). Bununla beraber tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber/kitap) geldiğinde kim benim yol göstericime uyarsa artık o ne sapar ne de sıkıntı çeker.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى","related_links":["2/34","7/24"],"audio_path":"19/19-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-123c.mp3","commentary_text":"“Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et” ifadesinden namaz anlaşılmaktadır. Güneşin doğuşundan önce sabah namazı, batışından önce ikindi namazı, gece vakitlerinde akşam ve yatsı namazı, gündüzün uçlarında (tepe noktasında) da öğle namazı kastedilerek günün beş ayrı vaktinde namaz ikame etmeye ve namazda sürekliliğe işaret edilmektedir. İnsanlar ya namaz kılıyor ya da kılmıyor. Kılanların çoğu beş vakit kılıyor, kılmayanlar da hiçbir vakit kılmıyor. Hâlbuki; her namaz kendi başına bir namazdır ve kendi vaktinde değerlidir. Hiçbir namaz bir diğerine bağlı değildir. Kişi ne kadar namaz kılarsa o kadar feyiz alır. Onun için beş vakti kılamayanlar hiç olmasa bir vakit kılsın, daha sonra ikiye çıkarsın, daha sonra üçe… Ama hiç olmazsa her gün bir vakit de olsa Allah’ın huzuruna çıksın. Zira âyetin son cümlesinde, hoşnut olmanın ve esenliğe ermenin ancak namazla mümkün olabileceği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Bu arada Allah) şöyle buyurdu: “(Şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin (yeryüzüne göç edin!). Bununla beraber tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber/kitap) geldiğinde kim benim yol göstericime uyarsa artık o ne sapar ne de sıkıntı çeker.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى","related_links":["2/34","7/24"],"audio_path":"19/19-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-122c.mp3","commentary_text":"“Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et” ifadesinden namaz anlaşılmaktadır. Güneşin doğuşundan önce sabah namazı, batışından önce ikindi namazı, gece vakitlerinde akşam ve yatsı namazı, gündüzün uçlarında (tepe noktasında) da öğle namazı kastedilerek günün beş ayrı vaktinde namaz ikame etmeye ve namazda sürekliliğe işaret edilmektedir. İnsanlar ya namaz kılıyor ya da kılmıyor. Kılanların çoğu beş vakit kılıyor, kılmayanlar da hiçbir vakit kılmıyor. Hâlbuki; her namaz kendi başına bir namazdır ve kendi vaktinde değerlidir. Hiçbir namaz bir diğerine bağlı değildir. Kişi ne kadar namaz kılarsa o kadar feyiz alır. Onun için beş vakti kılamayanlar hiç olmasa bir vakit kılsın, daha sonra ikiye çıkarsın, daha sonra üçe… Ama hiç olmazsa her gün bir vakit de olsa Allah’ın huzuruna çıksın. Zira âyetin son cümlesinde, hoşnut olmanın ve esenliğe ermenin ancak namazla mümkün olabileceği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Bu arada Allah) şöyle buyurdu: “(Şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin (yeryüzüne göç edin!). Bununla beraber tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber/kitap) geldiğinde kim benim yol göstericime uyarsa artık o ne sapar ne de sıkıntı çeker.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى","related_links":["2/34","7/24"],"audio_path":"19/19-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-123c.mp3","commentary_text":"“Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et” ifadesinden namaz anlaşılmaktadır. Güneşin doğuşundan önce sabah namazı, batışından önce ikindi namazı, gece vakitlerinde akşam ve yatsı namazı, gündüzün uçlarında (tepe noktasında) da öğle namazı kastedilerek günün beş ayrı vaktinde namaz ikame etmeye ve namazda sürekliliğe işaret edilmektedir. İnsanlar ya namaz kılıyor ya da kılmıyor. Kılanların çoğu beş vakit kılıyor, kılmayanlar da hiçbir vakit kılmıyor. Hâlbuki; her namaz kendi başına bir namazdır ve kendi vaktinde değerlidir. Hiçbir namaz bir diğerine bağlı değildir. Kişi ne kadar namaz kılarsa o kadar feyiz alır. Onun için beş vakti kılamayanlar hiç olmasa bir vakit kılsın, daha sonra ikiye çıkarsın, daha sonra üçe… Ama hiç olmazsa her gün bir vakit de olsa Allah’ın huzuruna çıksın. Zira âyetin son cümlesinde, hoşnut olmanın ve esenliğe ermenin ancak namazla mümkün olabileceği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"123","turkish_text":"(Bu arada Allah) şöyle buyurdu: “(Şeytan ve siz) birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin (yeryüzüne göç edin!). Bununla beraber tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber/kitap) geldiğinde kim benim yol göstericime uyarsa artık o ne sapar ne de sıkıntı çeker.”","arabic_text":"قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى","related_links":["2/34","7/24"],"audio_path":"19/19-115.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"19/19-123c.mp3","commentary_text":"“Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et” ifadesinden namaz anlaşılmaktadır. Güneşin doğuşundan önce sabah namazı, batışından önce ikindi namazı, gece vakitlerinde akşam ve yatsı namazı, gündüzün uçlarında (tepe noktasında) da öğle namazı kastedilerek günün beş ayrı vaktinde namaz ikame etmeye ve namazda sürekliliğe işaret edilmektedir. İnsanlar ya namaz kılıyor ya da kılmıyor. Kılanların çoğu beş vakit kılıyor, kılmayanlar da hiçbir vakit kılmıyor. Hâlbuki; her namaz kendi başına bir namazdır ve kendi vaktinde değerlidir. Hiçbir namaz bir diğerine bağlı değildir. Kişi ne kadar namaz kılarsa o kadar feyiz alır. Onun için beş vakti kılamayanlar hiç olmasa bir vakit kılsın, daha sonra ikiye çıkarsın, daha sonra üçe… Ama hiç olmazsa her gün bir vakit de olsa Allah’ın huzuruna çıksın. Zira âyetin son cümlesinde, hoşnut olmanın ve esenliğe ermenin ancak namazla mümkün olabileceği mesajı verilmektedir."},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Kim de benim zikrimden (öğüdümden) yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.”","arabic_text":"وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى","related_links":["17/72"],"audio_path":"19/19-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Kim de benim zikrimden (öğüdümden) yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.”","arabic_text":"وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى","related_links":["17/72"],"audio_path":"19/19-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Kim de benim zikrimden (öğüdümden) yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.”","arabic_text":"وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى","related_links":["17/72"],"audio_path":"19/19-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"“Kim de benim zikrimden (öğüdümden) yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz.”","arabic_text":"وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى","related_links":["17/72"],"audio_path":"19/19-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde niçin beni kör olarak yarattın?”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا","related_links":["17/97"],"audio_path":"19/19-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde niçin beni kör olarak yarattın?”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا","related_links":["17/97"],"audio_path":"19/19-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde niçin beni kör olarak yarattın?”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا","related_links":["17/97"],"audio_path":"19/19-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde niçin beni kör olarak yarattın?”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪ٓي اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا","related_links":["17/97"],"audio_path":"19/19-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Allah da:) “Evet öyle. Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun ve bugün de sen unutuldun!” buyurur.","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Allah da:) “Evet öyle. Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun ve bugün de sen unutuldun!” buyurur.","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Allah da:) “Evet öyle. Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun ve bugün de sen unutuldun!” buyurur.","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"(Allah da:) “Evet öyle. Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun ve bugün de sen unutuldun!” buyurur.","arabic_text":"قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İşte biz haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve böylelerinin ahirette çekeceği azap gerçekten de (azapların) en zorlusu ve en kalıcısı olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İşte biz haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve böylelerinin ahirette çekeceği azap gerçekten de (azapların) en zorlusu ve en kalıcısı olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İşte biz haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve böylelerinin ahirette çekeceği azap gerçekten de (azapların) en zorlusu ve en kalıcısı olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"İşte biz haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ve böylelerinin ahirette çekeceği azap gerçekten de (azapların) en zorlusu ve en kalıcısı olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmiş olmamız onları doğruya yöneltmedi mi? (Oysa bugün kendileri) onlardan kalan tarihi kalıntılar üzerinede gezinip duruyorlar. Şüphesiz bunda aklıselim sahipleri için ibretler vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmiş olmamız onları doğruya yöneltmedi mi? (Oysa bugün kendileri) onlardan kalan tarihi kalıntılar üzerinede gezinip duruyorlar. Şüphesiz bunda aklıselim sahipleri için ibretler vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmiş olmamız onları doğruya yöneltmedi mi? (Oysa bugün kendileri) onlardan kalan tarihi kalıntılar üzerinede gezinip duruyorlar. Şüphesiz bunda aklıselim sahipleri için ibretler vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmiş olmamız onları doğruya yöneltmedi mi? (Oysa bugün kendileri) onlardan kalan tarihi kalıntılar üzerinede gezinip duruyorlar. Şüphesiz bunda aklıselim sahipleri için ibretler vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟","related_links":[],"audio_path":"19/19-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı (onların) yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı (onların) yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı (onların) yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Eğer Rabbinin daha önce verilmiş bir hükmü ve belirlenmiş bir vadesi olmasaydı (onların) yok edilmeleri kaçınılmaz olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ","related_links":[],"audio_path":"19/19-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(Ey Resul!) O hâlde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki ilahi hoşnutluğa esenliğe eresin.","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(Ey Resul!) O hâlde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki ilahi hoşnutluğa esenliğe eresin.","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(Ey Resul!) O hâlde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki ilahi hoşnutluğa esenliğe eresin.","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"(Ey Resul!) O hâlde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini övgüyle tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki ilahi hoşnutluğa esenliğe eresin.","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"O inkârcılardan kendilerini denemek için dünya hayatının (makam para ve çoluk çocuk gibi) süsleriyle yararlandırdığımız kimselere gözlerini dikme! Rabbinin nimeti çok daha yararlı ve çok daha kalıcıdır.","arabic_text":"وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"O inkârcılardan kendilerini denemek için dünya hayatının (makam para ve çoluk çocuk gibi) süsleriyle yararlandırdığımız kimselere gözlerini dikme! Rabbinin nimeti çok daha yararlı ve çok daha kalıcıdır.","arabic_text":"وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"O inkârcılardan kendilerini denemek için dünya hayatının (makam para ve çoluk çocuk gibi) süsleriyle yararlandırdığımız kimselere gözlerini dikme! Rabbinin nimeti çok daha yararlı ve çok daha kalıcıdır.","arabic_text":"وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"O inkârcılardan kendilerini denemek için dünya hayatının (makam para ve çoluk çocuk gibi) süsleriyle yararlandırdığımız kimselere gözlerini dikme! Rabbinin nimeti çok daha yararlı ve çok daha kalıcıdır.","arabic_text":"وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Ailene/ümmetine namazı/duayı özendir ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimselerin olacaktır.","arabic_text":"وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًاۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Ailene/ümmetine namazı/duayı özendir ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimselerin olacaktır.","arabic_text":"وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًاۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Ailene/ümmetine namazı/duayı özendir ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimselerin olacaktır.","arabic_text":"وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًاۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"Ailene/ümmetine namazı/duayı özendir ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimselerin olacaktır.","arabic_text":"وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًاۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"(İnkâr edenler:) “(Muhammed) Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” dediler. İyi de daha önceki kitapların içeriğinde (bu ilahi mesajın doğruluğunu gösteren) deliller kendilerine ulaşmadı mı?","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا يَأْت۪ينَا بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ اَوَلَمْ تَأْتِهِمْ بَيِّنَةُ مَا فِي الصُّحُفِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"(İnkâr edenler:) “(Muhammed) Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” dediler. İyi de daha önceki kitapların içeriğinde (bu ilahi mesajın doğruluğunu gösteren) deliller kendilerine ulaşmadı mı?","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا يَأْت۪ينَا بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ اَوَلَمْ تَأْتِهِمْ بَيِّنَةُ مَا فِي الصُّحُفِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"(İnkâr edenler:) “(Muhammed) Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” dediler. İyi de daha önceki kitapların içeriğinde (bu ilahi mesajın doğruluğunu gösteren) deliller kendilerine ulaşmadı mı?","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا يَأْت۪ينَا بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ اَوَلَمْ تَأْتِهِمْ بَيِّنَةُ مَا فِي الصُّحُفِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"(İnkâr edenler:) “(Muhammed) Rabbinden bize bir mucize getirmeli değil miydi?” dediler. İyi de daha önceki kitapların içeriğinde (bu ilahi mesajın doğruluğunu gösteren) deliller kendilerine ulaşmadı mı?","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا يَأْت۪ينَا بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ اَوَلَمْ تَأْتِهِمْ بَيِّنَةُ مَا فِي الصُّحُفِ الْاُولٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Eğer biz onları elçi (gönderme)den önce bir azap ile helâk etseydik (o zaman da:) “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin de (böyle) alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Eğer biz onları elçi (gönderme)den önce bir azap ile helâk etseydik (o zaman da:) “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin de (böyle) alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Eğer biz onları elçi (gönderme)den önce bir azap ile helâk etseydik (o zaman da:) “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin de (böyle) alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134","turkish_text":"Eğer biz onları elçi (gönderme)den önce bir azap ile helâk etseydik (o zaman da:) “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin de (böyle) alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık” diyeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Herkes beklemektedir; siz de bekleyin bakalım. Yakında doğru yolu seçenlerin kimler olduğunu ve (bu tercih sonucunda Allah’ın) kimleri doğru yola yönelttiğini öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Herkes beklemektedir; siz de bekleyin bakalım. Yakında doğru yolu seçenlerin kimler olduğunu ve (bu tercih sonucunda Allah’ın) kimleri doğru yola yönelttiğini öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Herkes beklemektedir; siz de bekleyin bakalım. Yakında doğru yolu seçenlerin kimler olduğunu ve (bu tercih sonucunda Allah’ın) kimleri doğru yola yönelttiğini öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"De ki: “Herkes beklemektedir; siz de bekleyin bakalım. Yakında doğru yolu seçenlerin kimler olduğunu ve (bu tercih sonucunda Allah’ın) kimleri doğru yola yönelttiğini öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ كُلٌّ مُتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ اَصْحَابُ الصِّرَاطِ السَّوِيِّ وَمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"19/19-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":21,"name":"ENBİYÂ SÛRESİ","description":"Enbiya Suresi Mekke döneminde inmiş olup 112 ayettir. “Enbiya” peygamberler demektir. Surede bazı peygamberlerden ve onların kavimlerinden bahsedildiği için sureye “Enbiya” adı verilmiştir. Sûrede insanlar için hesap verme vaktinin yaklaştığı halde gaflet içinde hâlâ gerçeğe yüz çevirdikleri vurgulanıyor. Rablerinden kendilerine ne zaman bir öğüt gelse onu alaya alan müşriklerin kendi aralarında yaptıkları gizli konuşmalarda Hz. Peygamberin bir şair, Kur’an’ın da onun uydurması olduğunu söyledikleri haber veriliyor. Sûrede Hz. Muhammed’in diğer peygamberler gibi bir beşer olduğu ve ona ait mucizenin maddî değil aklî, ilmî ve evrensel olduğu, gök, yer ve ikisi arasındaki varlıkların bir oyun ve eğlence olsun diye yaratılmadığı, hak-bâtıl mücadelesinde zalimlerin daima yenilgiye uğradığı ve uğrayacağı anlatılıyor. Önceki vahiylerden haberdar olan kimselerin Kur’an’ı inkâr edişlerinin yadırgandığı sûrede Hz. İbrahim’in tevhid mücadelesine ve onun ateşe atıldığı halde ilâhî bir himayenin sonucu olarak yanmadığına, Hz. Lût, İshak, Yakup, Nuh, Davud, Süleyman, Eyüp, İsmail, İdris, Zülkifl, Zünnûn (Yunus), Zekeriya ve Yahya’nın hayat hikâyelerine temas ediliyor. Bütün toplumların tek bir ümmet olduğuna, bütün nebilere gelen dinin de tek olduğuna ve insanların inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara ayrıldığına ama sonunda hepsinin Allah’ın huzuruna birlikte çıkarılacağına vurgu yapılır. Sûrenin sonlarına doğru tevhid inancı pekiştiriliyor, iyilerle kötülerin âkibetleri tasvir ediliyor, kötülükleri yüzünden helâk olmalarına hükmedilenlerin kurtuluşlarının mümkün olmadığı ve yeryüzüne daima iyilerin vâris olacağı ilkesi hatırlatılır. Hz. Muhammed’in Rabbimizin rahmetinin bir vesilesi olarak âlemlere gönderilmiş bir elçi olduğu, mü’minlerin cehennemin hışıltısını dahi duymayacağı ve canlarının istediği nimetler içinde cennette ebedi olarak kalacakları anlatılıyor.","sura_intro_audio":"20/20-a.mp3","verse_count":112,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanlar için hesap görme vakti yaklaştığı halde onlar hâlâ gaflet içinde gerçeğe yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hesap görme vakti” sadece hesap vermeyi anlatmıyor, aynı zamanda hesabın arkasından gelecek olan acıyı da anımsatıyor. İnsanın dünyadaki hesabıyla ahiretteki hesabı çok farklıdır. Dünyada haksızlık yapanların bir gün aynı haksızlıkları yaşayacakları cari bir sünnettir. Tarihe bakıldığı zaman bu sünnetin işlediği çok açık bir şekilde görülmektedir. Hesabın ahiret boyutu ise çok daha farklıdır. Bu konuda Allah’ın rahmetinin hangi yönde tecelli edeceğini bizim bilmemiz mümkün değildir. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da dünyaya kıyasla ahiretteki hesabın çok daha ağır olacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanlar için hesap görme vakti yaklaştığı halde onlar hâlâ gaflet içinde gerçeğe yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hesap görme vakti” sadece hesap vermeyi anlatmıyor, aynı zamanda hesabın arkasından gelecek olan acıyı da anımsatıyor. İnsanın dünyadaki hesabıyla ahiretteki hesabı çok farklıdır. Dünyada haksızlık yapanların bir gün aynı haksızlıkları yaşayacakları cari bir sünnettir. Tarihe bakıldığı zaman bu sünnetin işlediği çok açık bir şekilde görülmektedir. Hesabın ahiret boyutu ise çok daha farklıdır. Bu konuda Allah’ın rahmetinin hangi yönde tecelli edeceğini bizim bilmemiz mümkün değildir. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da dünyaya kıyasla ahiretteki hesabın çok daha ağır olacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanlar için hesap görme vakti yaklaştığı halde onlar hâlâ gaflet içinde gerçeğe yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-0c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hesap görme vakti” sadece hesap vermeyi anlatmıyor, aynı zamanda hesabın arkasından gelecek olan acıyı da anımsatıyor. İnsanın dünyadaki hesabıyla ahiretteki hesabı çok farklıdır. Dünyada haksızlık yapanların bir gün aynı haksızlıkları yaşayacakları cari bir sünnettir. Tarihe bakıldığı zaman bu sünnetin işlediği çok açık bir şekilde görülmektedir. Hesabın ahiret boyutu ise çok daha farklıdır. Bu konuda Allah’ın rahmetinin hangi yönde tecelli edeceğini bizim bilmemiz mümkün değildir. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da dünyaya kıyasla ahiretteki hesabın çok daha ağır olacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanlar için hesap görme vakti yaklaştığı halde onlar hâlâ gaflet içinde gerçeğe yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “hesap görme vakti” sadece hesap vermeyi anlatmıyor, aynı zamanda hesabın arkasından gelecek olan acıyı da anımsatıyor. İnsanın dünyadaki hesabıyla ahiretteki hesabı çok farklıdır. Dünyada haksızlık yapanların bir gün aynı haksızlıkları yaşayacakları cari bir sünnettir. Tarihe bakıldığı zaman bu sünnetin işlediği çok açık bir şekilde görülmektedir. Hesabın ahiret boyutu ise çok daha farklıdır. Bu konuda Allah’ın rahmetinin hangi yönde tecelli edeceğini bizim bilmemiz mümkün değildir. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da dünyaya kıyasla ahiretteki hesabın çok daha ağır olacağıdır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir öğüt (ve ihtar) gelse onlar bunu alaya alarak dinlerler.","arabic_text":"مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir öğüt (ve ihtar) gelse onlar bunu alaya alarak dinlerler.","arabic_text":"مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir öğüt (ve ihtar) gelse onlar bunu alaya alarak dinlerler.","arabic_text":"مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir öğüt (ve ihtar) gelse onlar bunu alaya alarak dinlerler.","arabic_text":"مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zulme sapanlar kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed) sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”","arabic_text":"اهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ","related_links":["17/47","41/26"],"audio_path":"20/20-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zulme sapanlar kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed) sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”","arabic_text":"اهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ","related_links":["17/47","41/26"],"audio_path":"20/20-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zulme sapanlar kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed) sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”","arabic_text":"اهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ","related_links":["17/47","41/26"],"audio_path":"20/20-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zulme sapanlar kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed) sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”","arabic_text":"اهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ","related_links":["17/47","41/26"],"audio_path":"20/20-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Resul onlara) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"20/20-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Resul onlara) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"20/20-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Resul onlara) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"20/20-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Resul onlara) dedi ki: “Rabbim gökte ve yerde konuşulan her sözü bilir. O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ي يَعْلَمُ الْقَوْلَ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"20/20-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Hayır Muhammed’in söyledikleri karmakarışık düşlerdir bu sözler onun uydurmasıdır. Hayır o bir şairdir. Öyle değilse bize daha önceki resullerin gösterdiklerine benzer bir mucize göstersin.”","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰيهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْيَأْتِنَا بِاٰيَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Hayır Muhammed’in söyledikleri karmakarışık düşlerdir bu sözler onun uydurmasıdır. Hayır o bir şairdir. Öyle değilse bize daha önceki resullerin gösterdiklerine benzer bir mucize göstersin.”","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰيهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْيَأْتِنَا بِاٰيَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Hayır Muhammed’in söyledikleri karmakarışık düşlerdir bu sözler onun uydurmasıdır. Hayır o bir şairdir. Öyle değilse bize daha önceki resullerin gösterdiklerine benzer bir mucize göstersin.”","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰيهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْيَأْتِنَا بِاٰيَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Hayır Muhammed’in söyledikleri karmakarışık düşlerdir bu sözler onun uydurmasıdır. Hayır o bir şairdir. Öyle değilse bize daha önceki resullerin gösterdiklerine benzer bir mucize göstersin.”","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰيهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْيَأْتِنَا بِاٰيَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlardan önce (yaptıkları yüzünden) helâk ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecek?","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlardan önce (yaptıkları yüzünden) helâk ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecek?","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlardan önce (yaptıkları yüzünden) helâk ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecek?","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlardan önce (yaptıkları yüzünden) helâk ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecek?","arabic_text":"مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları/erkekleri resul olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["12/109","16/43"],"audio_path":"20/20-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları/erkekleri resul olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["12/109","16/43"],"audio_path":"20/20-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları/erkekleri resul olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["12/109","16/43"],"audio_path":"20/20-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları/erkekleri resul olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun!","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":["12/109","16/43"],"audio_path":"20/20-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz onları yemek yemeyen cesetler olarak yaratmadık. Onlar (dünyada) ebedi kalıcı da (ölümsüz de) değillerdi.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz onları yemek yemeyen cesetler olarak yaratmadık. Onlar (dünyada) ebedi kalıcı da (ölümsüz de) değillerdi.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz onları yemek yemeyen cesetler olarak yaratmadık. Onlar (dünyada) ebedi kalıcı da (ölümsüz de) değillerdi.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz onları yemek yemeyen cesetler olarak yaratmadık. Onlar (dünyada) ebedi kalıcı da (ölümsüz de) değillerdi.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hem kendilerini hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık. (Hakka karşı direnmede) haddi aşanları ise helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz içinde (ihtiyaç duyduğunuz ilahi öğretileri barındıran) size şeref ve itibar kazandıran bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullan(arak ondan yararlan)mayacak mısınız?","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ كِتَابًا ف۪يهِ ذِكْرُكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz içinde (ihtiyaç duyduğunuz ilahi öğretileri barındıran) size şeref ve itibar kazandıran bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullan(arak ondan yararlan)mayacak mısınız?","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ كِتَابًا ف۪يهِ ذِكْرُكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz içinde (ihtiyaç duyduğunuz ilahi öğretileri barındıran) size şeref ve itibar kazandıran bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullan(arak ondan yararlan)mayacak mısınız?","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ كِتَابًا ف۪يهِ ذِكْرُكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz içinde (ihtiyaç duyduğunuz ilahi öğretileri barındıran) size şeref ve itibar kazandıran bir kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kullan(arak ondan yararlan)mayacak mısınız?","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ كِتَابًا ف۪يهِ ذِكْرُكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz zulmeden nice toplumları/medeniyetleri (yaptıkları yüzünden) kırıp geçirdik ve onlardan sonra da başka toplumlar meydana getirdik.","arabic_text":"وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-11c.mp3","commentary_text":"Yani siz Allah için vazgeçilmez değilsiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıyorsunuz ve dünyayı yaşanmaz hale getiriyorsunuz diye sizi bir anda yok edebilir. “Dilerse (yaptıklarınız yüzünden) sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu yaratır. (En’am 6/133) Bu ayetle Nahl 16/61 ve Fatır 35/45 âyetlerini karşılaştırmalıyız: “Eğer Allah, insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler…” Burada ki “belirli bir süreye kadar erteler” ifadesi, “onlara uyarıcılar gönderir, vahiy indirir, bu yolla yaptıklarının yanlış olduğunu, bu yanlışa devam ettikleri sürece başlarına büyük bir felaketin geleceğini anlatır, ondan sonra da onları yok eder” demektir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz zulmeden nice toplumları/medeniyetleri (yaptıkları yüzünden) kırıp geçirdik ve onlardan sonra da başka toplumlar meydana getirdik.","arabic_text":"وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-11c.mp3","commentary_text":"Yani siz Allah için vazgeçilmez değilsiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıyorsunuz ve dünyayı yaşanmaz hale getiriyorsunuz diye sizi bir anda yok edebilir. “Dilerse (yaptıklarınız yüzünden) sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu yaratır. (En’am 6/133) Bu ayetle Nahl 16/61 ve Fatır 35/45 âyetlerini karşılaştırmalıyız: “Eğer Allah, insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler…” Burada ki “belirli bir süreye kadar erteler” ifadesi, “onlara uyarıcılar gönderir, vahiy indirir, bu yolla yaptıklarının yanlış olduğunu, bu yanlışa devam ettikleri sürece başlarına büyük bir felaketin geleceğini anlatır, ondan sonra da onları yok eder” demektir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz zulmeden nice toplumları/medeniyetleri (yaptıkları yüzünden) kırıp geçirdik ve onlardan sonra da başka toplumlar meydana getirdik.","arabic_text":"وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-10c.mp3","commentary_text":"Yani siz Allah için vazgeçilmez değilsiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıyorsunuz ve dünyayı yaşanmaz hale getiriyorsunuz diye sizi bir anda yok edebilir. “Dilerse (yaptıklarınız yüzünden) sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu yaratır. (En’am 6/133) Bu ayetle Nahl 16/61 ve Fatır 35/45 âyetlerini karşılaştırmalıyız: “Eğer Allah, insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler…” Burada ki “belirli bir süreye kadar erteler” ifadesi, “onlara uyarıcılar gönderir, vahiy indirir, bu yolla yaptıklarının yanlış olduğunu, bu yanlışa devam ettikleri sürece başlarına büyük bir felaketin geleceğini anlatır, ondan sonra da onları yok eder” demektir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz zulmeden nice toplumları/medeniyetleri (yaptıkları yüzünden) kırıp geçirdik ve onlardan sonra da başka toplumlar meydana getirdik.","arabic_text":"وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-11c.mp3","commentary_text":"Yani siz Allah için vazgeçilmez değilsiniz, yeryüzünde kargaşa çıkarıyorsunuz ve dünyayı yaşanmaz hale getiriyorsunuz diye sizi bir anda yok edebilir. “Dilerse (yaptıklarınız yüzünden) sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu yaratır. (En’am 6/133) Bu ayetle Nahl 16/61 ve Fatır 35/45 âyetlerini karşılaştırmalıyız: “Eğer Allah, insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler…” Burada ki “belirli bir süreye kadar erteler” ifadesi, “onlara uyarıcılar gönderir, vahiy indirir, bu yolla yaptıklarının yanlış olduğunu, bu yanlışa devam ettikleri sürece başlarına büyük bir felaketin geleceğini anlatır, ondan sonra da onları yok eder” demektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَأْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَأْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَأْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَأْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَرْكُضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Onlara:) “Kaçmayın o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz” (denildi).","arabic_text":"لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ ف۪يهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Onlara:) “Kaçmayın o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz” (denildi).","arabic_text":"لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ ف۪يهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Onlara:) “Kaçmayın o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz” (denildi).","arabic_text":"لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ ف۪يهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Onlara:) “Kaçmayın o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz” (denildi).","arabic_text":"لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ ف۪يهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-14c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler, Allah’ın gazaba uğrattığı toplumların psikolojik durumunu sembolize etmektedir. Bu toplumların kimliğini, yaşadıkları yeri ve tarihi bilmek gerekmiyor. Ayrıca illa da böyle bir toplumun olması da gerekmiyor. Zira Kur’an bir hidayet mesajıdır. İnsanları hidayete götüren enstrümanların mutlaka yaşanmış olması da gerekmiyor. Kur’an’ın metafor, teşbih, istiare gibi farklı anlatım şekilleri de vardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-14c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler, Allah’ın gazaba uğrattığı toplumların psikolojik durumunu sembolize etmektedir. Bu toplumların kimliğini, yaşadıkları yeri ve tarihi bilmek gerekmiyor. Ayrıca illa da böyle bir toplumun olması da gerekmiyor. Zira Kur’an bir hidayet mesajıdır. İnsanları hidayete götüren enstrümanların mutlaka yaşanmış olması da gerekmiyor. Kur’an’ın metafor, teşbih, istiare gibi farklı anlatım şekilleri de vardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-14c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler, Allah’ın gazaba uğrattığı toplumların psikolojik durumunu sembolize etmektedir. Bu toplumların kimliğini, yaşadıkları yeri ve tarihi bilmek gerekmiyor. Ayrıca illa da böyle bir toplumun olması da gerekmiyor. Zira Kur’an bir hidayet mesajıdır. İnsanları hidayete götüren enstrümanların mutlaka yaşanmış olması da gerekmiyor. Kur’an’ın metafor, teşbih, istiare gibi farklı anlatım şekilleri de vardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-13c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler, Allah’ın gazaba uğrattığı toplumların psikolojik durumunu sembolize etmektedir. Bu toplumların kimliğini, yaşadıkları yeri ve tarihi bilmek gerekmiyor. Ayrıca illa da böyle bir toplumun olması da gerekmiyor. Zira Kur’an bir hidayet mesajıdır. İnsanları hidayete götüren enstrümanların mutlaka yaşanmış olması da gerekmiyor. Kur’an’ın metafor, teşbih, istiare gibi farklı anlatım şekilleri de vardır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların bu feryatları biz onları biçilmiş ekin sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.","arabic_text":"فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَص۪يدًا خَامِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların bu feryatları biz onları biçilmiş ekin sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.","arabic_text":"فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَص۪يدًا خَامِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların bu feryatları biz onları biçilmiş ekin sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.","arabic_text":"فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَص۪يدًا خَامِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların bu feryatları biz onları biçilmiş ekin sönmüş bir ateş (kül) haline getirinceye kadar devam etti.","arabic_text":"فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰيهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَص۪يدًا خَامِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasındaki varlıkları bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["38/27","44/38"],"audio_path":"20/20-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-16c.mp3","commentary_text":"Yani gök, yer ve her ikisi arasındaki varlıklar gayesiz ve anlamsız yaratılmamıştır. Yunus, 10/5. ayetinde “Yaratılanların hiçbirini Allah bir anlam ve gayeden yoksun yaratmamıştır” buyruluyor. Buradaki oyun ve eğlenceyi Enam, 6/32 ve Ankebût, 29/64 ayetlerindeki oyun ve eğlence ile karıştırmamak lazım. Bu ayetlerde dünya hayatının bir eğlence ve oyun olarak anlatılması, onun ehemmiyetsiz olduğu anlamına gelmez. Her iki ayette de sonraki cümleler ahiret hayatının daha hayırlı ve ehemmiyetli olduğunu anlatıyor. Yani “ahiret hayatının yanında dünya hayatı sadece bir oyalanmadır” demek isteniyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasındaki varlıkları bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["38/27","44/38"],"audio_path":"20/20-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-16c.mp3","commentary_text":"Yani gök, yer ve her ikisi arasındaki varlıklar gayesiz ve anlamsız yaratılmamıştır. Yunus, 10/5. ayetinde “Yaratılanların hiçbirini Allah bir anlam ve gayeden yoksun yaratmamıştır” buyruluyor. Buradaki oyun ve eğlenceyi Enam, 6/32 ve Ankebût, 29/64 ayetlerindeki oyun ve eğlence ile karıştırmamak lazım. Bu ayetlerde dünya hayatının bir eğlence ve oyun olarak anlatılması, onun ehemmiyetsiz olduğu anlamına gelmez. Her iki ayette de sonraki cümleler ahiret hayatının daha hayırlı ve ehemmiyetli olduğunu anlatıyor. Yani “ahiret hayatının yanında dünya hayatı sadece bir oyalanmadır” demek isteniyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasındaki varlıkları bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["38/27","44/38"],"audio_path":"20/20-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-16c.mp3","commentary_text":"Yani gök, yer ve her ikisi arasındaki varlıklar gayesiz ve anlamsız yaratılmamıştır. Yunus, 10/5. ayetinde “Yaratılanların hiçbirini Allah bir anlam ve gayeden yoksun yaratmamıştır” buyruluyor. Buradaki oyun ve eğlenceyi Enam, 6/32 ve Ankebût, 29/64 ayetlerindeki oyun ve eğlence ile karıştırmamak lazım. Bu ayetlerde dünya hayatının bir eğlence ve oyun olarak anlatılması, onun ehemmiyetsiz olduğu anlamına gelmez. Her iki ayette de sonraki cümleler ahiret hayatının daha hayırlı ve ehemmiyetli olduğunu anlatıyor. Yani “ahiret hayatının yanında dünya hayatı sadece bir oyalanmadır” demek isteniyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasındaki varlıkları bir oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["38/27","44/38"],"audio_path":"20/20-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-15c.mp3","commentary_text":"Yani gök, yer ve her ikisi arasındaki varlıklar gayesiz ve anlamsız yaratılmamıştır. Yunus, 10/5. ayetinde “Yaratılanların hiçbirini Allah bir anlam ve gayeden yoksun yaratmamıştır” buyruluyor. Buradaki oyun ve eğlenceyi Enam, 6/32 ve Ankebût, 29/64 ayetlerindeki oyun ve eğlence ile karıştırmamak lazım. Bu ayetlerde dünya hayatının bir eğlence ve oyun olarak anlatılması, onun ehemmiyetsiz olduğu anlamına gelmez. Her iki ayette de sonraki cümleler ahiret hayatının daha hayırlı ve ehemmiyetli olduğunu anlatıyor. Yani “ahiret hayatının yanında dünya hayatı sadece bir oyalanmadır” demek isteniyor."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızda edinirdik. Ne var ki biz bunu yapmadık.","arabic_text":"لَوْ اَرَدْنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّاۗ اِنْ كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":["30/8","38/27","44/39"],"audio_path":"20/20-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızda edinirdik. Ne var ki biz bunu yapmadık.","arabic_text":"لَوْ اَرَدْنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّاۗ اِنْ كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":["30/8","38/27","44/39"],"audio_path":"20/20-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızda edinirdik. Ne var ki biz bunu yapmadık.","arabic_text":"لَوْ اَرَدْنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّاۗ اِنْ كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":["30/8","38/27","44/39"],"audio_path":"20/20-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızda edinirdik. Ne var ki biz bunu yapmadık.","arabic_text":"لَوْ اَرَدْنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّاۗ اِنْ كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":["30/8","38/27","44/39"],"audio_path":"20/20-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hayır Biz Hakkı batılın üzerine fırlatırız da onu paramparça eder (Hak-batıl mücadelesinde batılın işi biter); bir de bakarsın ki batıl yok oluvermiştir. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size (ey müşrikler)!","arabic_text":"بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌۜ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-18c.mp3","commentary_text":"Burada Haktan kastedilen, mutlak doğruluk demek olan Kur’an ve Kur’an’daki ilahi öğretiler ve evrensel temel insani ilkeleri, bâtılla kastedilen ise, kötülük ve eğrilik temeline dayalı olan tüm şeytani düşünceler ve eylemlerdir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hayır Biz Hakkı batılın üzerine fırlatırız da onu paramparça eder (Hak-batıl mücadelesinde batılın işi biter); bir de bakarsın ki batıl yok oluvermiştir. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size (ey müşrikler)!","arabic_text":"بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌۜ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-18c.mp3","commentary_text":"Burada Haktan kastedilen, mutlak doğruluk demek olan Kur’an ve Kur’an’daki ilahi öğretiler ve evrensel temel insani ilkeleri, bâtılla kastedilen ise, kötülük ve eğrilik temeline dayalı olan tüm şeytani düşünceler ve eylemlerdir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hayır Biz Hakkı batılın üzerine fırlatırız da onu paramparça eder (Hak-batıl mücadelesinde batılın işi biter); bir de bakarsın ki batıl yok oluvermiştir. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size (ey müşrikler)!","arabic_text":"بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌۜ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-18c.mp3","commentary_text":"Burada Haktan kastedilen, mutlak doğruluk demek olan Kur’an ve Kur’an’daki ilahi öğretiler ve evrensel temel insani ilkeleri, bâtılla kastedilen ise, kötülük ve eğrilik temeline dayalı olan tüm şeytani düşünceler ve eylemlerdir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hayır Biz Hakkı batılın üzerine fırlatırız da onu paramparça eder (Hak-batıl mücadelesinde batılın işi biter); bir de bakarsın ki batıl yok oluvermiştir. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size (ey müşrikler)!","arabic_text":"بَلْ نَقْذِفُ بِالْحَقِّ عَلَى الْبَاطِلِ فَيَدْمَغُهُ فَاِذَا هُوَ زَاهِقٌۜ وَلَكُمُ الْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/tefsir_2453_1772873772.mp3","commentary_text":"Burada Haktan kastedilen, mutlak doğruluk demek olan Kur’an ve Kur’an’daki ilahi öğretiler ve evrensel temel insani ilkeleri, bâtılla kastedilen ise, kötülük ve eğrilik temeline dayalı olan tüm şeytani düşünceler ve eylemlerdir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa O’na aittir. Ve O’nun katındakiler O’na ibadet etmekten (O’nun verdiği vazifeyi icra etmekten) ne büyüklüğe kapılırlar ne de yorulurlar.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa O’na aittir. Ve O’nun katındakiler O’na ibadet etmekten (O’nun verdiği vazifeyi icra etmekten) ne büyüklüğe kapılırlar ne de yorulurlar.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa O’na aittir. Ve O’nun katındakiler O’na ibadet etmekten (O’nun verdiği vazifeyi icra etmekten) ne büyüklüğe kapılırlar ne de yorulurlar.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Göklerde ve yerde kim varsa O’na aittir. Ve O’nun katındakiler O’na ibadet etmekten (O’nun verdiği vazifeyi icra etmekten) ne büyüklüğe kapılırlar ne de yorulurlar.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَنْ عِنْدَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hiç ara vermeksizin gece gündüz O’nu tesbih ederler (O’nun verdiği vazifeyi icra ederler).","arabic_text":"يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hiç ara vermeksizin gece gündüz O’nu tesbih ederler (O’nun verdiği vazifeyi icra ederler).","arabic_text":"يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hiç ara vermeksizin gece gündüz O’nu tesbih ederler (O’nun verdiği vazifeyi icra ederler).","arabic_text":"يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hiç ara vermeksizin gece gündüz O’nu tesbih ederler (O’nun verdiği vazifeyi icra ederler).","arabic_text":"يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecek?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُٓوا اٰلِهَةً مِنَ الْاَرْضِ هُمْ يُنْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecek?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُٓوا اٰلِهَةً مِنَ الْاَرْضِ هُمْ يُنْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecek?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُٓوا اٰلِهَةً مِنَ الْاَرْضِ هُمْ يُنْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecek?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُٓوا اٰلِهَةً مِنَ الْاَرْضِ هُمْ يُنْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu. İşte bunun içindir ki O mutlak hükümranlık tahtının Efendisi O sınırsız yücelik ve kudret sahibi olan Allah onların niteleme ve tasvir yoluyla kendisine yakıştırdığı her şeyden uzaktır her şeyden yücedir. Bkz.23/91","arabic_text":"لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-22c.mp3","commentary_text":"Küçücük devletler bile iki adamla yönetilemezken varlık âlemi nasıl birkaç ilahla yönetilebilir? Arı kovanının bile tek anası varken, âlemin birkaç ilahı olabilir mi?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu. İşte bunun içindir ki O mutlak hükümranlık tahtının Efendisi O sınırsız yücelik ve kudret sahibi olan Allah onların niteleme ve tasvir yoluyla kendisine yakıştırdığı her şeyden uzaktır her şeyden yücedir. Bkz.23/91","arabic_text":"لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-22c.mp3","commentary_text":"Küçücük devletler bile iki adamla yönetilemezken varlık âlemi nasıl birkaç ilahla yönetilebilir? Arı kovanının bile tek anası varken, âlemin birkaç ilahı olabilir mi?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu. İşte bunun içindir ki O mutlak hükümranlık tahtının Efendisi O sınırsız yücelik ve kudret sahibi olan Allah onların niteleme ve tasvir yoluyla kendisine yakıştırdığı her şeyden uzaktır her şeyden yücedir. Bkz.23/91","arabic_text":"لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-22c.mp3","commentary_text":"Küçücük devletler bile iki adamla yönetilemezken varlık âlemi nasıl birkaç ilahla yönetilebilir? Arı kovanının bile tek anası varken, âlemin birkaç ilahı olabilir mi?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu. İşte bunun içindir ki O mutlak hükümranlık tahtının Efendisi O sınırsız yücelik ve kudret sahibi olan Allah onların niteleme ve tasvir yoluyla kendisine yakıştırdığı her şeyden uzaktır her şeyden yücedir. Bkz.23/91","arabic_text":"لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-21c.mp3","commentary_text":"Küçücük devletler bile iki adamla yönetilemezken varlık âlemi nasıl birkaç ilahla yönetilebilir? Arı kovanının bile tek anası varken, âlemin birkaç ilahı olabilir mi?"},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah) yaptıklarından sorumlu tutulmaz (O’na kimse hesap soramaz) oysa onlar (yaptıkları yüzünden) sorguya çekilirler.","arabic_text":"لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ","related_links":["15/92","23/88"],"audio_path":"20/20-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah) yaptıklarından sorumlu tutulmaz (O’na kimse hesap soramaz) oysa onlar (yaptıkları yüzünden) sorguya çekilirler.","arabic_text":"لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ","related_links":["15/92","23/88"],"audio_path":"20/20-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah) yaptıklarından sorumlu tutulmaz (O’na kimse hesap soramaz) oysa onlar (yaptıkları yüzünden) sorguya çekilirler.","arabic_text":"لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ","related_links":["15/92","23/88"],"audio_path":"20/20-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah) yaptıklarından sorumlu tutulmaz (O’na kimse hesap soramaz) oysa onlar (yaptıkları yüzünden) sorguya çekilirler.","arabic_text":"لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ","related_links":["15/92","23/88"],"audio_path":"20/20-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bu gerçeğe rağmen) onlar yine de düzmece tanrılar mı ediniyorlar? Onlara de ki: “Bu konudaki delilinizi ortaya koyun! Bu kitap gerek benimle birlikteki inananlara yönelik direktifleri ve gerekse benden önceki resullere ilişkin bilgileri içeriyor.” Hayır onların çoğu gerçeğin ne olduğunu bilmeksizin ona sırt çeviriyorlar.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۙ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bu gerçeğe rağmen) onlar yine de düzmece tanrılar mı ediniyorlar? Onlara de ki: “Bu konudaki delilinizi ortaya koyun! Bu kitap gerek benimle birlikteki inananlara yönelik direktifleri ve gerekse benden önceki resullere ilişkin bilgileri içeriyor.” Hayır onların çoğu gerçeğin ne olduğunu bilmeksizin ona sırt çeviriyorlar.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۙ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bu gerçeğe rağmen) onlar yine de düzmece tanrılar mı ediniyorlar? Onlara de ki: “Bu konudaki delilinizi ortaya koyun! Bu kitap gerek benimle birlikteki inananlara yönelik direktifleri ve gerekse benden önceki resullere ilişkin bilgileri içeriyor.” Hayır onların çoğu gerçeğin ne olduğunu bilmeksizin ona sırt çeviriyorlar.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۙ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bu gerçeğe rağmen) onlar yine de düzmece tanrılar mı ediniyorlar? Onlara de ki: “Bu konudaki delilinizi ortaya koyun! Bu kitap gerek benimle birlikteki inananlara yönelik direktifleri ve gerekse benden önceki resullere ilişkin bilgileri içeriyor.” Hayır onların çoğu gerçeğin ne olduğunu bilmeksizin ona sırt çeviriyorlar.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْۚ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْل۪يۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۙ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona: “Şüphesiz benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana kulluk edin!” diye vahyetmiş olmayalım.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ","related_links":["16/36","43/45"],"audio_path":"20/20-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona: “Şüphesiz benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana kulluk edin!” diye vahyetmiş olmayalım.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ","related_links":["16/36","43/45"],"audio_path":"20/20-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona: “Şüphesiz benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana kulluk edin!” diye vahyetmiş olmayalım.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ","related_links":["16/36","43/45"],"audio_path":"20/20-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona: “Şüphesiz benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana kulluk edin!” diye vahyetmiş olmayalım.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوح۪ٓي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ","related_links":["16/36","43/45"],"audio_path":"20/20-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri Allah’ın şerefli kullarıdır.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri Allah’ın şerefli kullarıdır.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri Allah’ın şerefli kullarıdır.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri Allah’ın şerefli kullarıdır.","arabic_text":"وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُۜ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar O’ndan önce (Allah kendilerine konuşma hakkı vermeden) söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.","arabic_text":"لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِاَمْرِه۪ يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-27c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler meleklerin Allah’ın kızları olduğunu düşünüyorlardı, Yahudiler Hz. Üzeyir’in, Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa peygamberler sadece Allah’tan aldıkları vahyi iletmekle, melekler ise yalnızca kendilerine verilen talimatı yerine getirmekle yükümlüdür."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar O’ndan önce (Allah kendilerine konuşma hakkı vermeden) söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.","arabic_text":"لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِاَمْرِه۪ يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-27c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler meleklerin Allah’ın kızları olduğunu düşünüyorlardı, Yahudiler Hz. Üzeyir’in, Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa peygamberler sadece Allah’tan aldıkları vahyi iletmekle, melekler ise yalnızca kendilerine verilen talimatı yerine getirmekle yükümlüdür."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar O’ndan önce (Allah kendilerine konuşma hakkı vermeden) söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.","arabic_text":"لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِاَمْرِه۪ يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-27c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler meleklerin Allah’ın kızları olduğunu düşünüyorlardı, Yahudiler Hz. Üzeyir’in, Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa peygamberler sadece Allah’tan aldıkları vahyi iletmekle, melekler ise yalnızca kendilerine verilen talimatı yerine getirmekle yükümlüdür."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar O’ndan önce (Allah kendilerine konuşma hakkı vermeden) söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.","arabic_text":"لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِاَمْرِه۪ يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-26c.mp3","commentary_text":"Mekkeli müşrikler meleklerin Allah’ın kızları olduğunu düşünüyorlardı, Yahudiler Hz. Üzeyir’in, Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa peygamberler sadece Allah’tan aldıkları vahyi iletmekle, melekler ise yalnızca kendilerine verilen talimatı yerine getirmekle yükümlüdür."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’na olan saygılarından titrerler.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ","related_links":["2/123","2/254","2/255","6/51","6/70","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"20/20-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-28c.mp3","commentary_text":"“O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler” söylemindeki “şefaat” ifadesi cennet ehli için söylenmiş olmalı. Çünkü Allah’ın razı olduğu kişilerin varacağı yer cennettir. Cennetteki şefaat, cennet ehlinin bir araya gelmesi konusunda görevli meleklerin Allah’a durumu arz etmesi bizim şu anda bilemediğimiz, anlam veremediğimiz şekillerle ve yollarla olabilir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’na olan saygılarından titrerler.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ","related_links":["2/123","2/254","2/255","6/51","6/70","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"20/20-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-28c.mp3","commentary_text":"“O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler” söylemindeki “şefaat” ifadesi cennet ehli için söylenmiş olmalı. Çünkü Allah’ın razı olduğu kişilerin varacağı yer cennettir. Cennetteki şefaat, cennet ehlinin bir araya gelmesi konusunda görevli meleklerin Allah’a durumu arz etmesi bizim şu anda bilemediğimiz, anlam veremediğimiz şekillerle ve yollarla olabilir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’na olan saygılarından titrerler.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ","related_links":["2/123","2/254","2/255","6/51","6/70","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"20/20-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-28c.mp3","commentary_text":"“O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler” söylemindeki “şefaat” ifadesi cennet ehli için söylenmiş olmalı. Çünkü Allah’ın razı olduğu kişilerin varacağı yer cennettir. Cennetteki şefaat, cennet ehlinin bir araya gelmesi konusunda görevli meleklerin Allah’a durumu arz etmesi bizim şu anda bilemediğimiz, anlam veremediğimiz şekillerle ve yollarla olabilir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’na olan saygılarından titrerler.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ","related_links":["2/123","2/254","2/255","6/51","6/70","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"20/20-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-27c.mp3","commentary_text":"“O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler” söylemindeki “şefaat” ifadesi cennet ehli için söylenmiş olmalı. Çünkü Allah’ın razı olduğu kişilerin varacağı yer cennettir. Cennetteki şefaat, cennet ehlinin bir araya gelmesi konusunda görevli meleklerin Allah’a durumu arz etmesi bizim şu anda bilemediğimiz, anlam veremediğimiz şekillerle ve yollarla olabilir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"İçlerinden her kim “Allah’tan başka ben de şüphesiz bir ilahım” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنّ۪ٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِه۪ فَذٰلِكَ نَجْز۪يهِ جَهَنَّمَۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İçlerinden her kim “Allah’tan başka ben de şüphesiz bir ilahım” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنّ۪ٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِه۪ فَذٰلِكَ نَجْز۪يهِ جَهَنَّمَۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İçlerinden her kim “Allah’tan başka ben de şüphesiz bir ilahım” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنّ۪ٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِه۪ فَذٰلِكَ نَجْز۪يهِ جَهَنَّمَۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İçlerinden her kim “Allah’tan başka ben de şüphesiz bir ilahım” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.","arabic_text":"وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنّ۪ٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِه۪ فَذٰلِكَ نَجْز۪يهِ جَهَنَّمَۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnkârcılar göklerin ve yerin (başlangıçta bir madde halinde) tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu (büyük bir patlama ile) ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-30c.mp3","commentary_text":"Astrofizikçilerin henüz elde edebildikleri bazı bilgiler şaşırtıcı bir biçimde bundan on dört asır önce Kur’an tarafından ibretlik bir şekilde ortaya konmuştur. Kur’an, evrenin başlangıçta tek bir elementten, yani hidrojenden meydana gelen bir gaz kütlesi olduğunu ve bu kütlenin sonradan merkezi çekim yüzünden büzüşüp muhtelif noktalarda yoğunlaştığını ve böylece zaman içinde galaksi ve güneş sistemlerine ve bunlardan da giderek yıldızlara, gezegenlere ve onların uydularına dönüştüğünü ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnkârcılar göklerin ve yerin (başlangıçta bir madde halinde) tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu (büyük bir patlama ile) ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-30c.mp3","commentary_text":"Astrofizikçilerin henüz elde edebildikleri bazı bilgiler şaşırtıcı bir biçimde bundan on dört asır önce Kur’an tarafından ibretlik bir şekilde ortaya konmuştur. Kur’an, evrenin başlangıçta tek bir elementten, yani hidrojenden meydana gelen bir gaz kütlesi olduğunu ve bu kütlenin sonradan merkezi çekim yüzünden büzüşüp muhtelif noktalarda yoğunlaştığını ve böylece zaman içinde galaksi ve güneş sistemlerine ve bunlardan da giderek yıldızlara, gezegenlere ve onların uydularına dönüştüğünü ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnkârcılar göklerin ve yerin (başlangıçta bir madde halinde) tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu (büyük bir patlama ile) ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-30c.mp3","commentary_text":"Astrofizikçilerin henüz elde edebildikleri bazı bilgiler şaşırtıcı bir biçimde bundan on dört asır önce Kur’an tarafından ibretlik bir şekilde ortaya konmuştur. Kur’an, evrenin başlangıçta tek bir elementten, yani hidrojenden meydana gelen bir gaz kütlesi olduğunu ve bu kütlenin sonradan merkezi çekim yüzünden büzüşüp muhtelif noktalarda yoğunlaştığını ve böylece zaman içinde galaksi ve güneş sistemlerine ve bunlardan da giderek yıldızlara, gezegenlere ve onların uydularına dönüştüğünü ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnkârcılar göklerin ve yerin (başlangıçta bir madde halinde) tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu (büyük bir patlama ile) ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاۜ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّۜ اَفَلَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-29c.mp3","commentary_text":"Astrofizikçilerin henüz elde edebildikleri bazı bilgiler şaşırtıcı bir biçimde bundan on dört asır önce Kur’an tarafından ibretlik bir şekilde ortaya konmuştur. Kur’an, evrenin başlangıçta tek bir elementten, yani hidrojenden meydana gelen bir gaz kütlesi olduğunu ve bu kütlenin sonradan merkezi çekim yüzünden büzüşüp muhtelif noktalarda yoğunlaştığını ve böylece zaman içinde galaksi ve güneş sistemlerine ve bunlardan da giderek yıldızlara, gezegenlere ve onların uydularına dönüştüğünü ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş vadiler açtık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":["16/15","41/11","79/32"],"audio_path":"20/20-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş vadiler açtık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":["16/15","41/11","79/32"],"audio_path":"20/20-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş vadiler açtık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":["16/15","41/11","79/32"],"audio_path":"20/20-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik. Yolu bulmaları için onda geniş vadiler açtık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":["16/15","41/11","79/32"],"audio_path":"20/20-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki (Allah’ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًاۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ","related_links":["12/105","50/6","51/47","91/5"],"audio_path":"20/20-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-32c.mp3","commentary_text":"“Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık” ifadesi dünyayı saran ve onu her türlü zararlı maddelerden koruyan atmosferi ve onun tabakalarını işaret etmektedir. Çünkü ayette “gökleri” demiyor, “gökyüzünü” diyor. Tabii ki bu yorum sadece bugün için yapılmış bir yorumdur. Uzayda yer alan sistemler üzerindeki çalışmalar bize bazı bilgiler verdikçe biz de Kur’an’ın o bilgilerle alakalı ipuçlarına bakıyoruz. Havadaki ses ve görüntüyü taşıyan elektromanyetik dalgaların sesi ve görüntüyü değişen frekanslarla bozulmadan hedeflenen noktaya ulaştırması da gökyüzünün ne kadar korunaklı olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki (Allah’ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًاۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ","related_links":["12/105","50/6","51/47","91/5"],"audio_path":"20/20-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-32c.mp3","commentary_text":"“Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık” ifadesi dünyayı saran ve onu her türlü zararlı maddelerden koruyan atmosferi ve onun tabakalarını işaret etmektedir. Çünkü ayette “gökleri” demiyor, “gökyüzünü” diyor. Tabii ki bu yorum sadece bugün için yapılmış bir yorumdur. Uzayda yer alan sistemler üzerindeki çalışmalar bize bazı bilgiler verdikçe biz de Kur’an’ın o bilgilerle alakalı ipuçlarına bakıyoruz. Havadaki ses ve görüntüyü taşıyan elektromanyetik dalgaların sesi ve görüntüyü değişen frekanslarla bozulmadan hedeflenen noktaya ulaştırması da gökyüzünün ne kadar korunaklı olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki (Allah’ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًاۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ","related_links":["12/105","50/6","51/47","91/5"],"audio_path":"20/20-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-32c.mp3","commentary_text":"“Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık” ifadesi dünyayı saran ve onu her türlü zararlı maddelerden koruyan atmosferi ve onun tabakalarını işaret etmektedir. Çünkü ayette “gökleri” demiyor, “gökyüzünü” diyor. Tabii ki bu yorum sadece bugün için yapılmış bir yorumdur. Uzayda yer alan sistemler üzerindeki çalışmalar bize bazı bilgiler verdikçe biz de Kur’an’ın o bilgilerle alakalı ipuçlarına bakıyoruz. Havadaki ses ve görüntüyü taşıyan elektromanyetik dalgaların sesi ve görüntüyü değişen frekanslarla bozulmadan hedeflenen noktaya ulaştırması da gökyüzünün ne kadar korunaklı olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki (Allah’ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًاۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ","related_links":["12/105","50/6","51/47","91/5"],"audio_path":"20/20-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-31c.mp3","commentary_text":"“Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık” ifadesi dünyayı saran ve onu her türlü zararlı maddelerden koruyan atmosferi ve onun tabakalarını işaret etmektedir. Çünkü ayette “gökleri” demiyor, “gökyüzünü” diyor. Tabii ki bu yorum sadece bugün için yapılmış bir yorumdur. Uzayda yer alan sistemler üzerindeki çalışmalar bize bazı bilgiler verdikçe biz de Kur’an’ın o bilgilerle alakalı ipuçlarına bakıyoruz. Havadaki ses ve görüntüyü taşıyan elektromanyetik dalgaların sesi ve görüntüyü değişen frekanslarla bozulmadan hedeflenen noktaya ulaştırması da gökyüzünün ne kadar korunaklı olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı yaratandır. (Onların) her biri bir yörüngede yüzmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı yaratandır. (Onların) her biri bir yörüngede yüzmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı yaratandır. (Onların) her biri bir yörüngede yüzmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O geceyi gündüzü güneşi ve ayı yaratandır. (Onların) her biri bir yörüngede yüzmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsün de (senin ölümünü heyecanla bekleyen) o inkârcılar ebedi mi kalacaklar?","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayette; Hz. İlyas’ın da İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü ve o gün için Hz. Peygamberin de günü gelince öleceği yani onun da bir fani olduğu ifade edilmektedir. Uhud Savaşına Hz. Peygamberin ölüm haberi gelince mü’minler dağılmaya yüz tutmuştu. Bunun üzerine “Muhammed, sadece bir Peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz?..) (A. İmran 3/144) ayeti nazil olmuştu. Nitekim 7 sene gibi bir zaman geçtikten sonra Hz. Peygamber vefat etmişti. Ama aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen Müslümanların bazıları Hz. Muhammed’in ölmediğini ve onun her daim Müslümanlarla beraber olduğunu ve Müslümanları teftiş ettiğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bunun gibi mesnetsiz iddialara cevap vermektedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsün de (senin ölümünü heyecanla bekleyen) o inkârcılar ebedi mi kalacaklar?","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayette; Hz. İlyas’ın da İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü ve o gün için Hz. Peygamberin de günü gelince öleceği yani onun da bir fani olduğu ifade edilmektedir. Uhud Savaşına Hz. Peygamberin ölüm haberi gelince mü’minler dağılmaya yüz tutmuştu. Bunun üzerine “Muhammed, sadece bir Peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz?..) (A. İmran 3/144) ayeti nazil olmuştu. Nitekim 7 sene gibi bir zaman geçtikten sonra Hz. Peygamber vefat etmişti. Ama aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen Müslümanların bazıları Hz. Muhammed’in ölmediğini ve onun her daim Müslümanlarla beraber olduğunu ve Müslümanları teftiş ettiğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bunun gibi mesnetsiz iddialara cevap vermektedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsün de (senin ölümünü heyecanla bekleyen) o inkârcılar ebedi mi kalacaklar?","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-34c.mp3","commentary_text":"Bu ayette; Hz. İlyas’ın da İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü ve o gün için Hz. Peygamberin de günü gelince öleceği yani onun da bir fani olduğu ifade edilmektedir. Uhud Savaşına Hz. Peygamberin ölüm haberi gelince mü’minler dağılmaya yüz tutmuştu. Bunun üzerine “Muhammed, sadece bir Peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz?..) (A. İmran 3/144) ayeti nazil olmuştu. Nitekim 7 sene gibi bir zaman geçtikten sonra Hz. Peygamber vefat etmişti. Ama aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen Müslümanların bazıları Hz. Muhammed’in ölmediğini ve onun her daim Müslümanlarla beraber olduğunu ve Müslümanları teftiş ettiğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bunun gibi mesnetsiz iddialara cevap vermektedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Sen ölürsün de (senin ölümünü heyecanla bekleyen) o inkârcılar ebedi mi kalacaklar?","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-33c.mp3","commentary_text":"Bu ayette; Hz. İlyas’ın da İsa’nın da diğer insanlar gibi öldüğü ve o gün için Hz. Peygamberin de günü gelince öleceği yani onun da bir fani olduğu ifade edilmektedir. Uhud Savaşına Hz. Peygamberin ölüm haberi gelince mü’minler dağılmaya yüz tutmuştu. Bunun üzerine “Muhammed, sadece bir Peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz?..) (A. İmran 3/144) ayeti nazil olmuştu. Nitekim 7 sene gibi bir zaman geçtikten sonra Hz. Peygamber vefat etmişti. Ama aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen Müslümanların bazıları Hz. Muhammed’in ölmediğini ve onun her daim Müslümanlarla beraber olduğunu ve Müslümanları teftiş ettiğini iddia ediyor. Bu ayet aynı zamanda bunun gibi mesnetsiz iddialara cevap vermektedir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Her nefis ölümü tadacaktır. Ne var ki (hayatın) iyi ve kötü tezahürleriyle karşı karşıya getirerek sizi deniyoruz ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["2/214","3/185","29/57"],"audio_path":"20/20-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Her nefis ölümü tadacaktır. Ne var ki (hayatın) iyi ve kötü tezahürleriyle karşı karşıya getirerek sizi deniyoruz ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["2/214","3/185","29/57"],"audio_path":"20/20-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Her nefis ölümü tadacaktır. Ne var ki (hayatın) iyi ve kötü tezahürleriyle karşı karşıya getirerek sizi deniyoruz ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["2/214","3/185","29/57"],"audio_path":"20/20-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Her nefis ölümü tadacaktır. Ne var ki (hayatın) iyi ve kötü tezahürleriyle karşı karşıya getirerek sizi deniyoruz ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["2/214","3/185","29/57"],"audio_path":"20/20-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar: “Bu mudur ilahlarınızı diline dolayan?” derler. İşte Rahman (olan Allah)’ın kitabını inkâr edenler de onlardır.","arabic_text":"وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar: “Bu mudur ilahlarınızı diline dolayan?” derler. İşte Rahman (olan Allah)’ın kitabını inkâr edenler de onlardır.","arabic_text":"وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar: “Bu mudur ilahlarınızı diline dolayan?” derler. İşte Rahman (olan Allah)’ın kitabını inkâr edenler de onlardır.","arabic_text":"وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar: “Bu mudur ilahlarınızı diline dolayan?” derler. İşte Rahman (olan Allah)’ın kitabını inkâr edenler de onlardır.","arabic_text":"وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"İnsan çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Size yakında mesajlarımı(n işaret ettiği azap gerçeğini) göstereceğim. Şimdi benden (azabın) acele gelmesini istemeyin!","arabic_text":"خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"İnsan çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Size yakında mesajlarımı(n işaret ettiği azap gerçeğini) göstereceğim. Şimdi benden (azabın) acele gelmesini istemeyin!","arabic_text":"خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"İnsan çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Size yakında mesajlarımı(n işaret ettiği azap gerçeğini) göstereceğim. Şimdi benden (azabın) acele gelmesini istemeyin!","arabic_text":"خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"İnsan çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Size yakında mesajlarımı(n işaret ettiği azap gerçeğini) göstereceğim. Şimdi benden (azabın) acele gelmesini istemeyin!","arabic_text":"خُلِقَ الْاِنْسَانُ مِنْ عَجَلٍۜ سَاُر۪يكُمْ اٰيَات۪ي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bir de: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bir de: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bir de: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bir de: “Eğer doğru sözlü kimselerseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkârcılar yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vazgeçselerdi)!","arabic_text":"لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkârcılar yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vazgeçselerdi)!","arabic_text":"لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkârcılar yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vazgeçselerdi)!","arabic_text":"لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkârcılar yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vazgeçselerdi)!","arabic_text":"لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Doğrusu o (son saat) ansızın gelip çatacak ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"بَلْ تَأْت۪يهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Doğrusu o (son saat) ansızın gelip çatacak ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"بَلْ تَأْت۪يهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Doğrusu o (son saat) ansızın gelip çatacak ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"بَلْ تَأْت۪يهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Doğrusu o (son saat) ansızın gelip çatacak ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.","arabic_text":"بَلْ تَأْت۪يهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önce de birçok resullerle alay edildi de içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önce de birçok resullerle alay edildi de içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önce de birçok resullerle alay edildi de içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul!) Andolsun ki senden önce de birçok resullerle alay edildi de içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Gece ve gündüz sizi Rahman’dan (bütün yaratılmış âlemin tek ve biricik koruyucusu olan Allah’ın azabından) kim koruyabilir?” Buna rağmen onlar yine de Rablerinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَكْلَؤُ۬كُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمٰنِۜ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Gece ve gündüz sizi Rahman’dan (bütün yaratılmış âlemin tek ve biricik koruyucusu olan Allah’ın azabından) kim koruyabilir?” Buna rağmen onlar yine de Rablerinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَكْلَؤُ۬كُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمٰنِۜ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Gece ve gündüz sizi Rahman’dan (bütün yaratılmış âlemin tek ve biricik koruyucusu olan Allah’ın azabından) kim koruyabilir?” Buna rağmen onlar yine de Rablerinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَكْلَؤُ۬كُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمٰنِۜ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Gece ve gündüz sizi Rahman’dan (bütün yaratılmış âlemin tek ve biricik koruyucusu olan Allah’ın azabından) kim koruyabilir?” Buna rağmen onlar yine de Rablerinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَكْلَؤُ۬كُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ مِنَ الرَّحْمٰنِۜ بَلْ هُمْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa onların kendilerini (azabımızdan) koruyacak bizim dışımızda başka ilahları mı var? O sözde ilahlar kendilerine bile yardım edecek güçte olmadıkları gibi bizden de destek göremezler.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-43c.mp3","commentary_text":"“Bizden de destek göremezler” ifadesi, tapılan varlıkların canlı olduğuna işarettir. Hani insanların azaptan korunmak için kul köle oldukları, karşılarında el pençe durdukları, Allah’ın rızasından çok onları memnun etmek için mücadele verdikleri, dünyada ve ahirette şefaatlerini, himmetlerini bekledikleri, kendilerini Allah’ın azabına karşı Allah’tan koruyabileceklerine inandıkları kimseler var ya; işte onlara zımni bir atıf vardır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa onların kendilerini (azabımızdan) koruyacak bizim dışımızda başka ilahları mı var? O sözde ilahlar kendilerine bile yardım edecek güçte olmadıkları gibi bizden de destek göremezler.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-43c.mp3","commentary_text":"“Bizden de destek göremezler” ifadesi, tapılan varlıkların canlı olduğuna işarettir. Hani insanların azaptan korunmak için kul köle oldukları, karşılarında el pençe durdukları, Allah’ın rızasından çok onları memnun etmek için mücadele verdikleri, dünyada ve ahirette şefaatlerini, himmetlerini bekledikleri, kendilerini Allah’ın azabına karşı Allah’tan koruyabileceklerine inandıkları kimseler var ya; işte onlara zımni bir atıf vardır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa onların kendilerini (azabımızdan) koruyacak bizim dışımızda başka ilahları mı var? O sözde ilahlar kendilerine bile yardım edecek güçte olmadıkları gibi bizden de destek göremezler.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-43c.mp3","commentary_text":"“Bizden de destek göremezler” ifadesi, tapılan varlıkların canlı olduğuna işarettir. Hani insanların azaptan korunmak için kul köle oldukları, karşılarında el pençe durdukları, Allah’ın rızasından çok onları memnun etmek için mücadele verdikleri, dünyada ve ahirette şefaatlerini, himmetlerini bekledikleri, kendilerini Allah’ın azabına karşı Allah’tan koruyabileceklerine inandıkları kimseler var ya; işte onlara zımni bir atıf vardır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa onların kendilerini (azabımızdan) koruyacak bizim dışımızda başka ilahları mı var? O sözde ilahlar kendilerine bile yardım edecek güçte olmadıkları gibi bizden de destek göremezler.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-42c.mp3","commentary_text":"“Bizden de destek göremezler” ifadesi, tapılan varlıkların canlı olduğuna işarettir. Hani insanların azaptan korunmak için kul köle oldukları, karşılarında el pençe durdukları, Allah’ın rızasından çok onları memnun etmek için mücadele verdikleri, dünyada ve ahirette şefaatlerini, himmetlerini bekledikleri, kendilerini Allah’ın azabına karşı Allah’tan koruyabileceklerine inandıkları kimseler var ya; işte onlara zımni bir atıf vardır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Doğrusu biz onlara ve atalarına geniş geçim imkânları bağışladık da uzun yıllar refah içinde yaşadılar. Ama artık görmüyorlar mı ki biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? Durum böyle iken onlar nasıl galip gelebilirler?","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-44c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz” ifadesini iki şekilde yorumlayabiliriz. Bunlardan birincisi; inkârcıların yaşadığı yerlerin inananlar tarafından ele geçirilmesi yani tebliğ yoluyla gerek keyfiyet ve kemiyet bakımından gerekse coğrafi konum itibariyle mü’minlerin etki alanının büyümesidir. İkincisi ise erozyonla yer kabuğunun üzerindeki toprakların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle aşınıp yerinden kopması, bir yerden başka bir yere taşınması ve biriktirilmesi yoluyla dünyada yaşam alanlarının küçülmesidir. Ayetin anlam akışı içinde birinci yorumun daha uygun olacağını düşünebiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Doğrusu biz onlara ve atalarına geniş geçim imkânları bağışladık da uzun yıllar refah içinde yaşadılar. Ama artık görmüyorlar mı ki biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? Durum böyle iken onlar nasıl galip gelebilirler?","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-44c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz” ifadesini iki şekilde yorumlayabiliriz. Bunlardan birincisi; inkârcıların yaşadığı yerlerin inananlar tarafından ele geçirilmesi yani tebliğ yoluyla gerek keyfiyet ve kemiyet bakımından gerekse coğrafi konum itibariyle mü’minlerin etki alanının büyümesidir. İkincisi ise erozyonla yer kabuğunun üzerindeki toprakların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle aşınıp yerinden kopması, bir yerden başka bir yere taşınması ve biriktirilmesi yoluyla dünyada yaşam alanlarının küçülmesidir. Ayetin anlam akışı içinde birinci yorumun daha uygun olacağını düşünebiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Doğrusu biz onlara ve atalarına geniş geçim imkânları bağışladık da uzun yıllar refah içinde yaşadılar. Ama artık görmüyorlar mı ki biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? Durum böyle iken onlar nasıl galip gelebilirler?","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-44c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz” ifadesini iki şekilde yorumlayabiliriz. Bunlardan birincisi; inkârcıların yaşadığı yerlerin inananlar tarafından ele geçirilmesi yani tebliğ yoluyla gerek keyfiyet ve kemiyet bakımından gerekse coğrafi konum itibariyle mü’minlerin etki alanının büyümesidir. İkincisi ise erozyonla yer kabuğunun üzerindeki toprakların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle aşınıp yerinden kopması, bir yerden başka bir yere taşınması ve biriktirilmesi yoluyla dünyada yaşam alanlarının küçülmesidir. Ayetin anlam akışı içinde birinci yorumun daha uygun olacağını düşünebiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Doğrusu biz onlara ve atalarına geniş geçim imkânları bağışladık da uzun yıllar refah içinde yaşadılar. Ama artık görmüyorlar mı ki biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? Durum böyle iken onlar nasıl galip gelebilirler?","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-43c.mp3","commentary_text":"“Yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz” ifadesini iki şekilde yorumlayabiliriz. Bunlardan birincisi; inkârcıların yaşadığı yerlerin inananlar tarafından ele geçirilmesi yani tebliğ yoluyla gerek keyfiyet ve kemiyet bakımından gerekse coğrafi konum itibariyle mü’minlerin etki alanının büyümesidir. İkincisi ise erozyonla yer kabuğunun üzerindeki toprakların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etkenlerle aşınıp yerinden kopması, bir yerden başka bir yere taşınması ve biriktirilmesi yoluyla dünyada yaşam alanlarının küçülmesidir. Ayetin anlam akışı içinde birinci yorumun daha uygun olacağını düşünebiliriz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"De ki: “Ben sizi (kendi düşüncelerimle değil) ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ama (ne var ki gerçeklere kulaklarını tıkayan) sağırlar ne kadar uyarılsalar da çağrıyı işitmezler.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"De ki: “Ben sizi (kendi düşüncelerimle değil) ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ama (ne var ki gerçeklere kulaklarını tıkayan) sağırlar ne kadar uyarılsalar da çağrıyı işitmezler.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"De ki: “Ben sizi (kendi düşüncelerimle değil) ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ama (ne var ki gerçeklere kulaklarını tıkayan) sağırlar ne kadar uyarılsalar da çağrıyı işitmezler.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"De ki: “Ben sizi (kendi düşüncelerimle değil) ancak vahiy ile uyarıyorum.” Ama (ne var ki gerçeklere kulaklarını tıkayan) sağırlar ne kadar uyarılsalar da çağrıyı işitmezler.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa hiç tartışmasız; “Yazıklar olsun bize! Gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa hiç tartışmasız; “Yazıklar olsun bize! Gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa hiç tartışmasız; “Yazıklar olsun bize! Gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa hiç tartışmasız; “Yazıklar olsun bize! Gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet günü (öyle) doğru (öyle hassas) teraziler kuracağız ki kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.","arabic_text":"وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet günü (öyle) doğru (öyle hassas) teraziler kuracağız ki kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.","arabic_text":"وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet günü (öyle) doğru (öyle hassas) teraziler kuracağız ki kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.","arabic_text":"وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet günü (öyle) doğru (öyle hassas) teraziler kuracağız ki kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.","arabic_text":"وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔاۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran karanlıkları aydınlatan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için doğruyu eğriden ayıran bir kitap (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْرًا لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-48c.mp3","commentary_text":"Kur’an için de kullanılan “Furkan” sıfatı “hakkı batıldan, imanı küfürden, helalı haramdan, doğruyu eğriden, hayrı şerden ayıran ve bunlara dair ölçüler getiren şey” demektir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran karanlıkları aydınlatan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için doğruyu eğriden ayıran bir kitap (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْرًا لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-48c.mp3","commentary_text":"Kur’an için de kullanılan “Furkan” sıfatı “hakkı batıldan, imanı küfürden, helalı haramdan, doğruyu eğriden, hayrı şerden ayıran ve bunlara dair ölçüler getiren şey” demektir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran karanlıkları aydınlatan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için doğruyu eğriden ayıran bir kitap (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْرًا لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-48c.mp3","commentary_text":"Kur’an için de kullanılan “Furkan” sıfatı “hakkı batıldan, imanı küfürden, helalı haramdan, doğruyu eğriden, hayrı şerden ayıran ve bunlara dair ölçüler getiren şey” demektir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa ve Harun’a hakkı batıldan ayıran karanlıkları aydınlatan Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için doğruyu eğriden ayıran bir kitap (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى وَهٰرُونَ الْفُرْقَانَ وَضِيَٓاءً وَذِكْرًا لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-47c.mp3","commentary_text":"Kur’an için de kullanılan “Furkan” sıfatı “hakkı batıldan, imanı küfürden, helalı haramdan, doğruyu eğriden, hayrı şerden ayıran ve bunlara dair ölçüler getiren şey” demektir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"O (Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O (Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O (Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O (Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaya)nlar algı ve tasavvurlarının ötesinde olmasına rağmen Rablerin(in azabın)dan korkarlar. Onlar kıyamet gününden de ürperirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereketli ve faydalı bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"وَهٰذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ اَنْزَلْنَاهُۜ اَفَاَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-50c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın bereketli olması”, onun mesajının her devirde ve her toplumda farklı güzelliklerle anlaşılmasıdır. Okundukça toprağa atılan tohum gibi bilinçaltına yerleşen mesajlar okuyucuya her defasında farklı perspektif kazandıracaktır. “Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir…” (Bakara 2/261) örneğinde olduğu gibi okunan bir ayetin diğer ayetlerle bağlantısı kurulacağı ve bu ayetler kişiyi manevi ve ahlaki anlamda kemale erdireceği için Kur’an’ın bereketi tecelli etmiş olacak. “Kadir Gecesi” ne bin aydan daha hayırlı olma özelliği Kur’an kaynaklıdır. Kur’an bütün ağırlığıyla ve bereketiyle o gecede nazil olmaya başladığı ve muhatabıyla buluştuğu için o gece müstesna kılınmıştır. Bu da Kur’an’ın bereketini farklı bir anlatımla ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereketli ve faydalı bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"وَهٰذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ اَنْزَلْنَاهُۜ اَفَاَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-50c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın bereketli olması”, onun mesajının her devirde ve her toplumda farklı güzelliklerle anlaşılmasıdır. Okundukça toprağa atılan tohum gibi bilinçaltına yerleşen mesajlar okuyucuya her defasında farklı perspektif kazandıracaktır. “Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir…” (Bakara 2/261) örneğinde olduğu gibi okunan bir ayetin diğer ayetlerle bağlantısı kurulacağı ve bu ayetler kişiyi manevi ve ahlaki anlamda kemale erdireceği için Kur’an’ın bereketi tecelli etmiş olacak. “Kadir Gecesi” ne bin aydan daha hayırlı olma özelliği Kur’an kaynaklıdır. Kur’an bütün ağırlığıyla ve bereketiyle o gecede nazil olmaya başladığı ve muhatabıyla buluştuğu için o gece müstesna kılınmıştır. Bu da Kur’an’ın bereketini farklı bir anlatımla ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereketli ve faydalı bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"وَهٰذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ اَنْزَلْنَاهُۜ اَفَاَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-50c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın bereketli olması”, onun mesajının her devirde ve her toplumda farklı güzelliklerle anlaşılmasıdır. Okundukça toprağa atılan tohum gibi bilinçaltına yerleşen mesajlar okuyucuya her defasında farklı perspektif kazandıracaktır. “Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir…” (Bakara 2/261) örneğinde olduğu gibi okunan bir ayetin diğer ayetlerle bağlantısı kurulacağı ve bu ayetler kişiyi manevi ve ahlaki anlamda kemale erdireceği için Kur’an’ın bereketi tecelli etmiş olacak. “Kadir Gecesi” ne bin aydan daha hayırlı olma özelliği Kur’an kaynaklıdır. Kur’an bütün ağırlığıyla ve bereketiyle o gecede nazil olmaya başladığı ve muhatabıyla buluştuğu için o gece müstesna kılınmıştır. Bu da Kur’an’ın bereketini farklı bir anlatımla ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereketli ve faydalı bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?","arabic_text":"وَهٰذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ اَنْزَلْنَاهُۜ اَفَاَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-49c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın bereketli olması”, onun mesajının her devirde ve her toplumda farklı güzelliklerle anlaşılmasıdır. Okundukça toprağa atılan tohum gibi bilinçaltına yerleşen mesajlar okuyucuya her defasında farklı perspektif kazandıracaktır. “Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir…” (Bakara 2/261) örneğinde olduğu gibi okunan bir ayetin diğer ayetlerle bağlantısı kurulacağı ve bu ayetler kişiyi manevi ve ahlaki anlamda kemale erdireceği için Kur’an’ın bereketi tecelli etmiş olacak. “Kadir Gecesi” ne bin aydan daha hayırlı olma özelliği Kur’an kaynaklıdır. Kur’an bütün ağırlığıyla ve bereketiyle o gecede nazil olmaya başladığı ve muhatabıyla buluştuğu için o gece müstesna kılınmıştır. Bu da Kur’an’ın bereketini farklı bir anlatımla ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz daha önce İbrahim’e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik. Zaten biz onu(n nebiliğe ehil olduğunu) daha baştan biliyorduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰه۪يمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه۪ عَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-51c.mp3","commentary_text":"Ayette, “yetenek, yeterlilik” anlamındaki “rüşd” terimi; Hz. İbrahim’in nebi olmadan önce hidayet ve doğruluk yolunda Allah’ın kudretini, eşsiz ve benzersiz büyüklüğünü kavrayabilecek yüksek kişisel, sezgisel, zihinsel özelliğe sahip olduğunu göstermek için kullanılmıştır. “Doğru yolu bulmak, mâkul davranmak” gibi manalara gelen “Rüşd” kavramının Kur’an’da farklı anlamlarda kullanıldığı da görülmektedir. İman, hak ve hidayet (Bakara, 2/250), fayda (Cin, 72/21), hayır (Cin, 72/10), doğru yol (Kehf, 18/66), çıkış ve kurtuluş yolu (Kehf, 18/10) akıl ve olgunluk (Nisa, 4/6)."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz daha önce İbrahim’e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik. Zaten biz onu(n nebiliğe ehil olduğunu) daha baştan biliyorduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰه۪يمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه۪ عَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-51c.mp3","commentary_text":"Ayette, “yetenek, yeterlilik” anlamındaki “rüşd” terimi; Hz. İbrahim’in nebi olmadan önce hidayet ve doğruluk yolunda Allah’ın kudretini, eşsiz ve benzersiz büyüklüğünü kavrayabilecek yüksek kişisel, sezgisel, zihinsel özelliğe sahip olduğunu göstermek için kullanılmıştır. “Doğru yolu bulmak, mâkul davranmak” gibi manalara gelen “Rüşd” kavramının Kur’an’da farklı anlamlarda kullanıldığı da görülmektedir. İman, hak ve hidayet (Bakara, 2/250), fayda (Cin, 72/21), hayır (Cin, 72/10), doğru yol (Kehf, 18/66), çıkış ve kurtuluş yolu (Kehf, 18/10) akıl ve olgunluk (Nisa, 4/6)."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz daha önce İbrahim’e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik. Zaten biz onu(n nebiliğe ehil olduğunu) daha baştan biliyorduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰه۪يمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه۪ عَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-51c.mp3","commentary_text":"Ayette, “yetenek, yeterlilik” anlamındaki “rüşd” terimi; Hz. İbrahim’in nebi olmadan önce hidayet ve doğruluk yolunda Allah’ın kudretini, eşsiz ve benzersiz büyüklüğünü kavrayabilecek yüksek kişisel, sezgisel, zihinsel özelliğe sahip olduğunu göstermek için kullanılmıştır. “Doğru yolu bulmak, mâkul davranmak” gibi manalara gelen “Rüşd” kavramının Kur’an’da farklı anlamlarda kullanıldığı da görülmektedir. İman, hak ve hidayet (Bakara, 2/250), fayda (Cin, 72/21), hayır (Cin, 72/10), doğru yol (Kehf, 18/66), çıkış ve kurtuluş yolu (Kehf, 18/10) akıl ve olgunluk (Nisa, 4/6)."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz daha önce İbrahim’e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik. Zaten biz onu(n nebiliğe ehil olduğunu) daha baştan biliyorduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَٓا اِبْرٰه۪يمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِه۪ عَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-50c.mp3","commentary_text":"Ayette, “yetenek, yeterlilik” anlamındaki “rüşd” terimi; Hz. İbrahim’in nebi olmadan önce hidayet ve doğruluk yolunda Allah’ın kudretini, eşsiz ve benzersiz büyüklüğünü kavrayabilecek yüksek kişisel, sezgisel, zihinsel özelliğe sahip olduğunu göstermek için kullanılmıştır. “Doğru yolu bulmak, mâkul davranmak” gibi manalara gelen “Rüşd” kavramının Kur’an’da farklı anlamlarda kullanıldığı da görülmektedir. İman, hak ve hidayet (Bakara, 2/250), fayda (Cin, 72/21), hayır (Cin, 72/10), doğru yol (Kehf, 18/66), çıkış ve kurtuluş yolu (Kehf, 18/10) akıl ve olgunluk (Nisa, 4/6)."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا لَهَا عَابِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا لَهَا عَابِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا لَهَا عَابِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا لَهَا عَابِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim:) “Yemin ederim ki siz de atalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim:) “Yemin ederim ki siz de atalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim:) “Yemin ederim ki siz de atalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim:) “Yemin ederim ki siz de atalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar:) “Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ اَمْ اَنْتَ مِنَ اللَّاعِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar:) “Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ اَمْ اَنْتَ مِنَ اللَّاعِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar:) “Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ اَمْ اَنْتَ مِنَ اللَّاعِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar:) “Bize gerçeği mi getirdin yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا بِالْحَقِّ اَمْ اَنْتَ مِنَ اللَّاعِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“Hayır” dedi (İbrahim). “Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin rabbidir. Onları O yaratmıştır ve ben de bu gerçeğe tanıklık edenlerden biriyim.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الَّذ۪ي فَطَرَهُنَّۘ وَاَنَا۬ عَلٰى ذٰلِكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“Hayır” dedi (İbrahim). “Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin rabbidir. Onları O yaratmıştır ve ben de bu gerçeğe tanıklık edenlerden biriyim.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الَّذ۪ي فَطَرَهُنَّۘ وَاَنَا۬ عَلٰى ذٰلِكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“Hayır” dedi (İbrahim). “Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin rabbidir. Onları O yaratmıştır ve ben de bu gerçeğe tanıklık edenlerden biriyim.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الَّذ۪ي فَطَرَهُنَّۘ وَاَنَا۬ عَلٰى ذٰلِكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"“Hayır” dedi (İbrahim). “Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin rabbidir. Onları O yaratmıştır ve ben de bu gerçeğe tanıklık edenlerden biriyim.”","arabic_text":"قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الَّذ۪ي فَطَرَهُنَّۘ وَاَنَا۬ عَلٰى ذٰلِكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Allah’a yemin ederim ki siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınız için tasarladığım tuzağı mutlaka gerçekleştireceğim.”","arabic_text":"وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Allah’a yemin ederim ki siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınız için tasarladığım tuzağı mutlaka gerçekleştireceğim.”","arabic_text":"وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Allah’a yemin ederim ki siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınız için tasarladığım tuzağı mutlaka gerçekleştireceğim.”","arabic_text":"وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"“Allah’a yemin ederim ki siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınız için tasarladığım tuzağı mutlaka gerçekleştireceğim.”","arabic_text":"وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Arkasından o putları kırıp paramparça etti fakat bilgisine başvursunlar diye en büyük putu sağlam bıraktı.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَب۪يرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-58c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, putperestleri putçuluktan kurtarmak için tamamen görsel ve pratik anlamda öğretmeye matuf bir uygulama yapmak istiyordu. Amacı kavga etmek, kargaşa çıkarmak, çekişmek değildi. Dinlerini sorgulama cesareti bulamayan putperestleri etkilemek, ikna etmek ve inandırmak için güzel ama zor ve tehlikeli bir eylem yapacaktı. İşte bunun için putperestlerin olmadığı zamanı fırsat bilerek eline aldığı bir baltayla sadece bir tanesi hariç bütün putları yere sermişti. Sonra da baltayı ayakta bırakıp yıkmadığı putun omuzuna asmıştı. Geri dönen putperestler gördükleri manzara karşısında deliye dönmüşlerdi. Bunun üzerine Hz. İbrahim’le aralarında aşağıdaki ayetlerde olduğu gibi tartışma başlamıştı:"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Arkasından o putları kırıp paramparça etti fakat bilgisine başvursunlar diye en büyük putu sağlam bıraktı.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَب۪يرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-58c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, putperestleri putçuluktan kurtarmak için tamamen görsel ve pratik anlamda öğretmeye matuf bir uygulama yapmak istiyordu. Amacı kavga etmek, kargaşa çıkarmak, çekişmek değildi. Dinlerini sorgulama cesareti bulamayan putperestleri etkilemek, ikna etmek ve inandırmak için güzel ama zor ve tehlikeli bir eylem yapacaktı. İşte bunun için putperestlerin olmadığı zamanı fırsat bilerek eline aldığı bir baltayla sadece bir tanesi hariç bütün putları yere sermişti. Sonra da baltayı ayakta bırakıp yıkmadığı putun omuzuna asmıştı. Geri dönen putperestler gördükleri manzara karşısında deliye dönmüşlerdi. Bunun üzerine Hz. İbrahim’le aralarında aşağıdaki ayetlerde olduğu gibi tartışma başlamıştı:"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Arkasından o putları kırıp paramparça etti fakat bilgisine başvursunlar diye en büyük putu sağlam bıraktı.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَب۪يرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-58c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, putperestleri putçuluktan kurtarmak için tamamen görsel ve pratik anlamda öğretmeye matuf bir uygulama yapmak istiyordu. Amacı kavga etmek, kargaşa çıkarmak, çekişmek değildi. Dinlerini sorgulama cesareti bulamayan putperestleri etkilemek, ikna etmek ve inandırmak için güzel ama zor ve tehlikeli bir eylem yapacaktı. İşte bunun için putperestlerin olmadığı zamanı fırsat bilerek eline aldığı bir baltayla sadece bir tanesi hariç bütün putları yere sermişti. Sonra da baltayı ayakta bırakıp yıkmadığı putun omuzuna asmıştı. Geri dönen putperestler gördükleri manzara karşısında deliye dönmüşlerdi. Bunun üzerine Hz. İbrahim’le aralarında aşağıdaki ayetlerde olduğu gibi tartışma başlamıştı:"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Arkasından o putları kırıp paramparça etti fakat bilgisine başvursunlar diye en büyük putu sağlam bıraktı.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَب۪يرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-57c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim, putperestleri putçuluktan kurtarmak için tamamen görsel ve pratik anlamda öğretmeye matuf bir uygulama yapmak istiyordu. Amacı kavga etmek, kargaşa çıkarmak, çekişmek değildi. Dinlerini sorgulama cesareti bulamayan putperestleri etkilemek, ikna etmek ve inandırmak için güzel ama zor ve tehlikeli bir eylem yapacaktı. İşte bunun için putperestlerin olmadığı zamanı fırsat bilerek eline aldığı bir baltayla sadece bir tanesi hariç bütün putları yere sermişti. Sonra da baltayı ayakta bırakıp yıkmadığı putun omuzuna asmıştı. Geri dönen putperestler gördükleri manzara karşısında deliye dönmüşlerdi. Bunun üzerine Hz. İbrahim’le aralarında aşağıdaki ayetlerde olduğu gibi tartışma başlamıştı:"},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Onlar dönünce:) “Kim yaptı bunu ilahlarımıza? (Her kimse) muhakkak o zalimlerden biridir!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا مَنْ فَعَلَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَٓا اِنَّهُ لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Onlar dönünce:) “Kim yaptı bunu ilahlarımıza? (Her kimse) muhakkak o zalimlerden biridir!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا مَنْ فَعَلَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَٓا اِنَّهُ لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Onlar dönünce:) “Kim yaptı bunu ilahlarımıza? (Her kimse) muhakkak o zalimlerden biridir!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا مَنْ فَعَلَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَٓا اِنَّهُ لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Onlar dönünce:) “Kim yaptı bunu ilahlarımıza? (Her kimse) muhakkak o zalimlerden biridir!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا مَنْ فَعَلَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَٓا اِنَّهُ لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bir kısmı:) “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُٓ اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bir kısmı:) “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُٓ اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bir kısmı:) “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُٓ اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bir kısmı:) “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُٓ اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"“Haydi getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"“Haydi getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"“Haydi getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"“Haydi getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.","arabic_text":"قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İbrahim gelince) “Ey İbrahim! Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza?” diye sordular.","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İbrahim gelince) “Ey İbrahim! Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza?” diye sordular.","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İbrahim gelince) “Ey İbrahim! Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza?” diye sordular.","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(İbrahim gelince) “Ey İbrahim! Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza?” diye sordular.","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(İbrahim:) “Belki şu büyük olan yapmıştır. En iyisi siz kendilerine sorun; tabii eğer konuşmasını biliyorlarsa!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ فَعَلَهُۗ كَب۪يرُهُمْ هٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(İbrahim:) “Belki şu büyük olan yapmıştır. En iyisi siz kendilerine sorun; tabii eğer konuşmasını biliyorlarsa!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ فَعَلَهُۗ كَب۪يرُهُمْ هٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(İbrahim:) “Belki şu büyük olan yapmıştır. En iyisi siz kendilerine sorun; tabii eğer konuşmasını biliyorlarsa!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ فَعَلَهُۗ كَب۪يرُهُمْ هٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(İbrahim:) “Belki şu büyük olan yapmıştır. En iyisi siz kendilerine sorun; tabii eğer konuşmasını biliyorlarsa!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ بَلْ فَعَلَهُۗ كَب۪يرُهُمْ هٰذَا فَسْـَٔلُوهُمْ اِنْ كَانُوا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.","arabic_text":"فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-64c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in bu sözleri putperestlerin sağlıklı düşünmesinin önünü açtı. Bunun üzerine vicdanlarının sesini dinleyerek kendi kendilerine “gerçekten bu delikanlı doğru söylüyor, kendilerini bile korumaktan aciz olan bu taş ve metal parçalarına biz nasıl kulluk etmişiz? Kendilerine bile faydası olmayan zavallıların bize nasıl bir faydası olabilir? Bizim yaptığımız saçmalıktan başka bir şey değil. Asıl yanlış yapan, haddi aşan, kendine zulmeden biziz.” dediler."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.","arabic_text":"فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-64c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in bu sözleri putperestlerin sağlıklı düşünmesinin önünü açtı. Bunun üzerine vicdanlarının sesini dinleyerek kendi kendilerine “gerçekten bu delikanlı doğru söylüyor, kendilerini bile korumaktan aciz olan bu taş ve metal parçalarına biz nasıl kulluk etmişiz? Kendilerine bile faydası olmayan zavallıların bize nasıl bir faydası olabilir? Bizim yaptığımız saçmalıktan başka bir şey değil. Asıl yanlış yapan, haddi aşan, kendine zulmeden biziz.” dediler."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.","arabic_text":"فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-64c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in bu sözleri putperestlerin sağlıklı düşünmesinin önünü açtı. Bunun üzerine vicdanlarının sesini dinleyerek kendi kendilerine “gerçekten bu delikanlı doğru söylüyor, kendilerini bile korumaktan aciz olan bu taş ve metal parçalarına biz nasıl kulluk etmişiz? Kendilerine bile faydası olmayan zavallıların bize nasıl bir faydası olabilir? Bizim yaptığımız saçmalıktan başka bir şey değil. Asıl yanlış yapan, haddi aşan, kendine zulmeden biziz.” dediler."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (içlerinden kendi kendilerine): “Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz” dediler.","arabic_text":"فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-63c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in bu sözleri putperestlerin sağlıklı düşünmesinin önünü açtı. Bunun üzerine vicdanlarının sesini dinleyerek kendi kendilerine “gerçekten bu delikanlı doğru söylüyor, kendilerini bile korumaktan aciz olan bu taş ve metal parçalarına biz nasıl kulluk etmişiz? Kendilerine bile faydası olmayan zavallıların bize nasıl bir faydası olabilir? Bizim yaptığımız saçmalıktan başka bir şey değil. Asıl yanlış yapan, haddi aşan, kendine zulmeden biziz.” dediler."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Fakat sonra yine eski dik kafalılıklarına dönerek İbrahim’e: “Sen de iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Fakat sonra yine eski dik kafalılıklarına dönerek İbrahim’e: “Sen de iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Fakat sonra yine eski dik kafalılıklarına dönerek İbrahim’e: “Sen de iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Fakat sonra yine eski dik kafalılıklarına dönerek İbrahim’e: “Sen de iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ نُكِسُوا عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66-67","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim) dedi ki: “Öyle ise siz (hâlâ) Allah’la beraber size fayda ve zarar veremeyecek olan şeylere de mi tapıyorsunuz? Size de Allah’tan başka taptıklarınıza da yuh olsun! Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?”","arabic_text":"اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66-67","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim) dedi ki: “Öyle ise siz (hâlâ) Allah’la beraber size fayda ve zarar veremeyecek olan şeylere de mi tapıyorsunuz? Size de Allah’tan başka taptıklarınıza da yuh olsun! Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?”","arabic_text":"اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66-67","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim) dedi ki: “Öyle ise siz (hâlâ) Allah’la beraber size fayda ve zarar veremeyecek olan şeylere de mi tapıyorsunuz? Size de Allah’tan başka taptıklarınıza da yuh olsun! Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?”","arabic_text":"اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66-67","turkish_text":"(Bunun üzerine İbrahim) dedi ki: “Öyle ise siz (hâlâ) Allah’la beraber size fayda ve zarar veremeyecek olan şeylere de mi tapıyorsunuz? Size de Allah’tan başka taptıklarınıza da yuh olsun! Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?”","arabic_text":"اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكُمْ شَيْـًٔا وَلَا يَضُرُّكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa o da bunu (İbrahim’i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":["29/24"],"audio_path":"20/20-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa o da bunu (İbrahim’i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":["29/24"],"audio_path":"20/20-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa o da bunu (İbrahim’i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":["29/24"],"audio_path":"20/20-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa o da bunu (İbrahim’i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ","related_links":["29/24"],"audio_path":"20/20-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Biz de:) “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا يَا نَارُ كُون۪ي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Biz de:) “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا يَا نَارُ كُون۪ي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Biz de:) “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا يَا نَارُ كُون۪ي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Biz de:) “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” dedik.","arabic_text":"قُلْنَا يَا نَارُ كُون۪ي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ona böyle bir düzen kurmak istediler. Fakat biz düzenlerini bozarak onları en rezil duruma düşürdük.","arabic_text":"وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ona böyle bir düzen kurmak istediler. Fakat biz düzenlerini bozarak onları en rezil duruma düşürdük.","arabic_text":"وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ona böyle bir düzen kurmak istediler. Fakat biz düzenlerini bozarak onları en rezil duruma düşürdük.","arabic_text":"وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ona böyle bir düzen kurmak istediler. Fakat biz düzenlerini bozarak onları en rezil duruma düşürdük.","arabic_text":"وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"O’nu da (kardeşinin oğlu) Lût’u da gelecek bütün çağlar için bereketli kıldığımız bir beldeye ulaştırıp kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-71c.mp3","commentary_text":"Genel görüşe göre Hz. İbrahim ve Hz. Lût Irak’ta yaşıyorlardı. Allah’ın lütfuyla Şam’a hicret ettiler. Hz. İbrahim oradan Filistin’e, Hz. Lût ise Kızıl Denizin kuzeyinde kurulmuş olan Sodom şehrine yerleşti ve orada kendisine nebilik verildi. Hz. İshak İbrahim peygamberin oğludur ve Hz. İsmail’in baba bir anne ayrı kardeşidir. Hz. Yakup da Hz. İshak’ın oğludur ve İbrahim Peygamberin torunudur."},{"verse_number":"71","turkish_text":"O’nu da (kardeşinin oğlu) Lût’u da gelecek bütün çağlar için bereketli kıldığımız bir beldeye ulaştırıp kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-71c.mp3","commentary_text":"Genel görüşe göre Hz. İbrahim ve Hz. Lût Irak’ta yaşıyorlardı. Allah’ın lütfuyla Şam’a hicret ettiler. Hz. İbrahim oradan Filistin’e, Hz. Lût ise Kızıl Denizin kuzeyinde kurulmuş olan Sodom şehrine yerleşti ve orada kendisine nebilik verildi. Hz. İshak İbrahim peygamberin oğludur ve Hz. İsmail’in baba bir anne ayrı kardeşidir. Hz. Yakup da Hz. İshak’ın oğludur ve İbrahim Peygamberin torunudur."},{"verse_number":"71","turkish_text":"O’nu da (kardeşinin oğlu) Lût’u da gelecek bütün çağlar için bereketli kıldığımız bir beldeye ulaştırıp kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-71c.mp3","commentary_text":"Genel görüşe göre Hz. İbrahim ve Hz. Lût Irak’ta yaşıyorlardı. Allah’ın lütfuyla Şam’a hicret ettiler. Hz. İbrahim oradan Filistin’e, Hz. Lût ise Kızıl Denizin kuzeyinde kurulmuş olan Sodom şehrine yerleşti ve orada kendisine nebilik verildi. Hz. İshak İbrahim peygamberin oğludur ve Hz. İsmail’in baba bir anne ayrı kardeşidir. Hz. Yakup da Hz. İshak’ın oğludur ve İbrahim Peygamberin torunudur."},{"verse_number":"71","turkish_text":"O’nu da (kardeşinin oğlu) Lût’u da gelecek bütün çağlar için bereketli kıldığımız bir beldeye ulaştırıp kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-70c.mp3","commentary_text":"Genel görüşe göre Hz. İbrahim ve Hz. Lût Irak’ta yaşıyorlardı. Allah’ın lütfuyla Şam’a hicret ettiler. Hz. İbrahim oradan Filistin’e, Hz. Lût ise Kızıl Denizin kuzeyinde kurulmuş olan Sodom şehrine yerleşti ve orada kendisine nebilik verildi. Hz. İshak İbrahim peygamberin oğludur ve Hz. İsmail’in baba bir anne ayrı kardeşidir. Hz. Yakup da Hz. İshak’ın oğludur ve İbrahim Peygamberin torunudur."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Ona İshak’ı ve bir de fazladan Yakup’u bağışladık ve onların hepsinin dürüst ve erdemli insanlar olmalarını sağladık.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَۜ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةًۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-72c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame etmek, zekâtı vermek” terkibi, namaz ve zekâtın daha önceki toplumlarda da olduğunu gösteriyor. “Zekât” terimi Kur’an’ın pek çok yerinde temizlenmek, aklanmak, arınmak (Bakara 2/151, A. İmran 3/77, Tevbe 9/103, Taha 20/76) gibi anlamlara gelse de burada paranın ya da malın belli bir oranının sadaka olarak verilmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Ona İshak’ı ve bir de fazladan Yakup’u bağışladık ve onların hepsinin dürüst ve erdemli insanlar olmalarını sağladık.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَۜ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةًۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-72c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame etmek, zekâtı vermek” terkibi, namaz ve zekâtın daha önceki toplumlarda da olduğunu gösteriyor. “Zekât” terimi Kur’an’ın pek çok yerinde temizlenmek, aklanmak, arınmak (Bakara 2/151, A. İmran 3/77, Tevbe 9/103, Taha 20/76) gibi anlamlara gelse de burada paranın ya da malın belli bir oranının sadaka olarak verilmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Ona İshak’ı ve bir de fazladan Yakup’u bağışladık ve onların hepsinin dürüst ve erdemli insanlar olmalarını sağladık.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَۜ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةًۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-72c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame etmek, zekâtı vermek” terkibi, namaz ve zekâtın daha önceki toplumlarda da olduğunu gösteriyor. “Zekât” terimi Kur’an’ın pek çok yerinde temizlenmek, aklanmak, arınmak (Bakara 2/151, A. İmran 3/77, Tevbe 9/103, Taha 20/76) gibi anlamlara gelse de burada paranın ya da malın belli bir oranının sadaka olarak verilmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Ona İshak’ı ve bir de fazladan Yakup’u bağışladık ve onların hepsinin dürüst ve erdemli insanlar olmalarını sağladık.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَۜ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةًۜ وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-71c.mp3","commentary_text":"“Namazı ikame etmek, zekâtı vermek” terkibi, namaz ve zekâtın daha önceki toplumlarda da olduğunu gösteriyor. “Zekât” terimi Kur’an’ın pek çok yerinde temizlenmek, aklanmak, arınmak (Bakara 2/151, A. İmran 3/77, Tevbe 9/103, Taha 20/76) gibi anlamlara gelse de burada paranın ya da malın belli bir oranının sadaka olarak verilmesi anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi namazı ikame etmeyi zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kullardı (Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmazlardı).","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi namazı ikame etmeyi zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kullardı (Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmazlardı).","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi namazı ikame etmeyi zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kullardı (Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmazlardı).","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi namazı ikame etmeyi zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kullardı (Allah’tan başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmazlardı).","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Lût’a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.","arabic_text":"وَلُوطًا اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un nebi olarak gönderildiği Sodom halkı, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı icra ediyor, erkeklerle eş-cinsel buluşması uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve Allah’ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğine karşı çıktılar ve hiç aldırış etmeden sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Lût’un kavmi, Kur’an’ın farklı yerlerinde anlatıldığı gibi korkunç bir felaketle helâk oldu."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Lût’a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.","arabic_text":"وَلُوطًا اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un nebi olarak gönderildiği Sodom halkı, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı icra ediyor, erkeklerle eş-cinsel buluşması uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve Allah’ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğine karşı çıktılar ve hiç aldırış etmeden sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Lût’un kavmi, Kur’an’ın farklı yerlerinde anlatıldığı gibi korkunç bir felaketle helâk oldu."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Lût’a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.","arabic_text":"وَلُوطًا اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un nebi olarak gönderildiği Sodom halkı, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı icra ediyor, erkeklerle eş-cinsel buluşması uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve Allah’ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğine karşı çıktılar ve hiç aldırış etmeden sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Lût’un kavmi, Kur’an’ın farklı yerlerinde anlatıldığı gibi korkunç bir felaketle helâk oldu."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Lût’a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.","arabic_text":"وَلُوطًا اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-73c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un nebi olarak gönderildiği Sodom halkı, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı icra ediyor, erkeklerle eş-cinsel buluşması uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve Allah’ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğine karşı çıktılar ve hiç aldırış etmeden sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Lût’un kavmi, Kur’an’ın farklı yerlerinde anlatıldığı gibi korkunç bir felaketle helâk oldu."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Ve onu (Lût’u) rahmetimizle kuşattık. Çünkü o gerçekten dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar. Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”   (Nuh 71/26-27)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Ve onu (Lût’u) rahmetimizle kuşattık. Çünkü o gerçekten dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar. Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”   (Nuh 71/26-27)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Ve onu (Lût’u) rahmetimizle kuşattık. Çünkü o gerçekten dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-75c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar. Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”   (Nuh 71/26-27)"},{"verse_number":"75","turkish_text":"Ve onu (Lût’u) rahmetimizle kuşattık. Çünkü o gerçekten dürüst ve erdemli kimselerdendi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"20/20-73.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-74c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar. Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”   (Nuh 71/26-27)"},{"verse_number":"76","turkish_text":"Nuh’u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık.","arabic_text":"وَنُوحًا اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Nuh’u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık.","arabic_text":"وَنُوحًا اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Nuh’u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık.","arabic_text":"وَنُوحًا اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Nuh’u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık.","arabic_text":"وَنُوحًا اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğmuştuk.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-77c.mp3","commentary_text":"Hz. Davut ve Hz. Süleyman zamanında koyun sürüsü sahibi ile ekin sahibi arasında çıkan davada her ikisi de hakemlik yapmıştı. Fakat bu hakemlikte ortaya koydukları hüküm farklı olmuştu. Hz. Davut, koyunların ekin sahibine verilerek zararın ödenmesine hükmetmişti. Hz. Süleyman ise, ekin tarlası koyun sahibine verilmeli, tarla eski bakımlı haline gelinceye kadar koyunların sütünden, yününden istifade etmeli ve böylece elde edilecek olan gelirle zarar tazmin edilmeli diye hükmetmişti. Hz. Davut, oğlu Süleyman’ın bu içtihadını beğenerek kendi görüşünden vazgeçmişti."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğmuştuk.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-77c.mp3","commentary_text":"Hz. Davut ve Hz. Süleyman zamanında koyun sürüsü sahibi ile ekin sahibi arasında çıkan davada her ikisi de hakemlik yapmıştı. Fakat bu hakemlikte ortaya koydukları hüküm farklı olmuştu. Hz. Davut, koyunların ekin sahibine verilerek zararın ödenmesine hükmetmişti. Hz. Süleyman ise, ekin tarlası koyun sahibine verilmeli, tarla eski bakımlı haline gelinceye kadar koyunların sütünden, yününden istifade etmeli ve böylece elde edilecek olan gelirle zarar tazmin edilmeli diye hükmetmişti. Hz. Davut, oğlu Süleyman’ın bu içtihadını beğenerek kendi görüşünden vazgeçmişti."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğmuştuk.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-77c.mp3","commentary_text":"Hz. Davut ve Hz. Süleyman zamanında koyun sürüsü sahibi ile ekin sahibi arasında çıkan davada her ikisi de hakemlik yapmıştı. Fakat bu hakemlikte ortaya koydukları hüküm farklı olmuştu. Hz. Davut, koyunların ekin sahibine verilerek zararın ödenmesine hükmetmişti. Hz. Süleyman ise, ekin tarlası koyun sahibine verilmeli, tarla eski bakımlı haline gelinceye kadar koyunların sütünden, yününden istifade etmeli ve böylece elde edilecek olan gelirle zarar tazmin edilmeli diye hükmetmişti. Hz. Davut, oğlu Süleyman’ın bu içtihadını beğenerek kendi görüşünden vazgeçmişti."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğmuştuk.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-76c.mp3","commentary_text":"Hz. Davut ve Hz. Süleyman zamanında koyun sürüsü sahibi ile ekin sahibi arasında çıkan davada her ikisi de hakemlik yapmıştı. Fakat bu hakemlikte ortaya koydukları hüküm farklı olmuştu. Hz. Davut, koyunların ekin sahibine verilerek zararın ödenmesine hükmetmişti. Hz. Süleyman ise, ekin tarlası koyun sahibine verilmeli, tarla eski bakımlı haline gelinceye kadar koyunların sütünden, yününden istifade etmeli ve böylece elde edilecek olan gelirle zarar tazmin edilmeli diye hükmetmişti. Hz. Davut, oğlu Süleyman’ın bu içtihadını beğenerek kendi görüşünden vazgeçmişti."},{"verse_number":"78","turkish_text":"Davut ve Süleyman’ı da hatırla! Hani bir vakit bir kavmin koyunlarının yayıldığı ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı ve biz de onların hükmüne şahittik.","arabic_text":"وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ ف۪يهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Davut ve Süleyman’ı da hatırla! Hani bir vakit bir kavmin koyunlarının yayıldığı ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı ve biz de onların hükmüne şahittik.","arabic_text":"وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ ف۪يهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Davut ve Süleyman’ı da hatırla! Hani bir vakit bir kavmin koyunlarının yayıldığı ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı ve biz de onların hükmüne şahittik.","arabic_text":"وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ ف۪يهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Davut ve Süleyman’ı da hatırla! Hani bir vakit bir kavmin koyunlarının yayıldığı ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı ve biz de onların hükmüne şahittik.","arabic_text":"وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ ف۪يهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Biz çözüm getirecek hükmü Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümdarlık ve ilim vermiştik. Davud’a dağları ve kuşları boyun eğdirmiştik onunla beraber tesbih ediyorlardı (vazifelerini yapıyorlardı). Bunları yapan bizdik.","arabic_text":"فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Biz çözüm getirecek hükmü Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümdarlık ve ilim vermiştik. Davud’a dağları ve kuşları boyun eğdirmiştik onunla beraber tesbih ediyorlardı (vazifelerini yapıyorlardı). Bunları yapan bizdik.","arabic_text":"فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Biz çözüm getirecek hükmü Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümdarlık ve ilim vermiştik. Davud’a dağları ve kuşları boyun eğdirmiştik onunla beraber tesbih ediyorlardı (vazifelerini yapıyorlardı). Bunları yapan bizdik.","arabic_text":"فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Biz çözüm getirecek hükmü Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümdarlık ve ilim vermiştik. Davud’a dağları ve kuşları boyun eğdirmiştik onunla beraber tesbih ediyorlardı (vazifelerini yapıyorlardı). Bunları yapan bizdik.","arabic_text":"فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bir de Davud’a savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?","arabic_text":"وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-80c.mp3","commentary_text":"Kaynaklarda Hz. Süleyman’ın gemi filolarını yürüttüğü bu yerin Peygamberler diyarı Filistin ya da o günün ticaret merkezlerinden Şam bölgesi olduğu belirtilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bir de Davud’a savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?","arabic_text":"وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-80c.mp3","commentary_text":"Kaynaklarda Hz. Süleyman’ın gemi filolarını yürüttüğü bu yerin Peygamberler diyarı Filistin ya da o günün ticaret merkezlerinden Şam bölgesi olduğu belirtilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bir de Davud’a savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?","arabic_text":"وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-80c.mp3","commentary_text":"Kaynaklarda Hz. Süleyman’ın gemi filolarını yürüttüğü bu yerin Peygamberler diyarı Filistin ya da o günün ticaret merkezlerinden Şam bölgesi olduğu belirtilmektedir."},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bir de Davud’a savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?","arabic_text":"وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-79c.mp3","commentary_text":"Kaynaklarda Hz. Süleyman’ın gemi filolarını yürüttüğü bu yerin Peygamberler diyarı Filistin ya da o günün ticaret merkezlerinden Şam bölgesi olduğu belirtilmektedir."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Bereketli kıldığımız yere doğru esip onun emriyle (çalışan gemileri) yürütsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman’ın hizmetine verdik. İşte böyle şeyin yasasını bilen biziz.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-81c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın emrine verilen “şeytanlar”, Hz. Süleyman yaşamış kural tanımayan, sorumsuz, ilkesiz, statüsüz yaşayan, Haktan uzak bir karakteristik yapıya sahip yabancı, vahşi kabileler olabileceği gibi Hz. Süleyman’ın denetim altına alıp yararlandığı tabiat güçleri de olabilir. Her (türlü) yapı ustası ve dalgıç olan şeytanları (cinleri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlere vurulmuş diğer yaratıkları da (Süleyman’ın emrine verdik). (Sâd 38/37-38)"},{"verse_number":"81","turkish_text":"Bereketli kıldığımız yere doğru esip onun emriyle (çalışan gemileri) yürütsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman’ın hizmetine verdik. İşte böyle şeyin yasasını bilen biziz.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-81c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın emrine verilen “şeytanlar”, Hz. Süleyman yaşamış kural tanımayan, sorumsuz, ilkesiz, statüsüz yaşayan, Haktan uzak bir karakteristik yapıya sahip yabancı, vahşi kabileler olabileceği gibi Hz. Süleyman’ın denetim altına alıp yararlandığı tabiat güçleri de olabilir. Her (türlü) yapı ustası ve dalgıç olan şeytanları (cinleri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlere vurulmuş diğer yaratıkları da (Süleyman’ın emrine verdik). (Sâd 38/37-38)"},{"verse_number":"81","turkish_text":"Bereketli kıldığımız yere doğru esip onun emriyle (çalışan gemileri) yürütsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman’ın hizmetine verdik. İşte böyle şeyin yasasını bilen biziz.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-81c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın emrine verilen “şeytanlar”, Hz. Süleyman yaşamış kural tanımayan, sorumsuz, ilkesiz, statüsüz yaşayan, Haktan uzak bir karakteristik yapıya sahip yabancı, vahşi kabileler olabileceği gibi Hz. Süleyman’ın denetim altına alıp yararlandığı tabiat güçleri de olabilir. Her (türlü) yapı ustası ve dalgıç olan şeytanları (cinleri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlere vurulmuş diğer yaratıkları da (Süleyman’ın emrine verdik). (Sâd 38/37-38)"},{"verse_number":"81","turkish_text":"Bereketli kıldığımız yere doğru esip onun emriyle (çalışan gemileri) yürütsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman’ın hizmetine verdik. İşte böyle şeyin yasasını bilen biziz.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-80c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın emrine verilen “şeytanlar”, Hz. Süleyman yaşamış kural tanımayan, sorumsuz, ilkesiz, statüsüz yaşayan, Haktan uzak bir karakteristik yapıya sahip yabancı, vahşi kabileler olabileceği gibi Hz. Süleyman’ın denetim altına alıp yararlandığı tabiat güçleri de olabilir. Her (türlü) yapı ustası ve dalgıç olan şeytanları (cinleri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlere vurulmuş diğer yaratıkları da (Süleyman’ın emrine verdik). (Sâd 38/37-38)"},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ayrıca (inci için) derin sulara dalan ve başka işler yapan kural tanımayan bazı dik başlı kimseleri de Süleyman’ın emrine verdik. Bu güçleri kontrol altında tutan yine bizdik.","arabic_text":"وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ayrıca (inci için) derin sulara dalan ve başka işler yapan kural tanımayan bazı dik başlı kimseleri de Süleyman’ın emrine verdik. Bu güçleri kontrol altında tutan yine bizdik.","arabic_text":"وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ayrıca (inci için) derin sulara dalan ve başka işler yapan kural tanımayan bazı dik başlı kimseleri de Süleyman’ın emrine verdik. Bu güçleri kontrol altında tutan yine bizdik.","arabic_text":"وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ayrıca (inci için) derin sulara dalan ve başka işler yapan kural tanımayan bazı dik başlı kimseleri de Süleyman’ın emrine verdik. Bu güçleri kontrol altında tutan yine bizdik.","arabic_text":"وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"20/20-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve Eyyub’u (da hatırla ki) o: “Ey Rabbim! Bir derde yakalandım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub’un rahatsızlığı ile ilgili, hiçbir Kur’anî dayanağı bulunmayan birbirinden farklı asılsız ve mesnetsiz yorumlar yapılmaktadır. Hz. Eyyub, varlıklı, itibarlı ve aile fertleri geniş bir kişiydi. Evinin yıkılması sonucu aile fertlerinden bazılarını kaybetmiş ve servetinin çoğu elinden gitmişti. Uzun yıllar ağır bir cilt/beden hastalığına yakalanmıştı. Ama o bütün bu felaketlere rağmen şikâyetçi olmamıştı. Onun şikayetçi olduğu ve çare bulmak istediği hastalık maneviydi. Nitekim Sâd suresi 38/41. ayetinde: “(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da hatırla! Hani o, Rabbine: “Doğrusu şeytan bana bir dert ve azap (olacak vesvese) dokundurdu” diye seslenmişti.” buyrulmaktadır. Buda gösteriyor ki Hz. Eyyub’un derdi kalbine düşen vesveseyi ortadan kaldırmaktı. Bu yakarışına karşı Allah da duasını kabul etmiş kalbindeki hastalığı gidermişti. “Yakınlarını geri vermesi” ifadesi, ölen yakınları yerine sonradan neslinden gelen çocukları işaret etmektedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve Eyyub’u (da hatırla ki) o: “Ey Rabbim! Bir derde yakalandım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub’un rahatsızlığı ile ilgili, hiçbir Kur’anî dayanağı bulunmayan birbirinden farklı asılsız ve mesnetsiz yorumlar yapılmaktadır. Hz. Eyyub, varlıklı, itibarlı ve aile fertleri geniş bir kişiydi. Evinin yıkılması sonucu aile fertlerinden bazılarını kaybetmiş ve servetinin çoğu elinden gitmişti. Uzun yıllar ağır bir cilt/beden hastalığına yakalanmıştı. Ama o bütün bu felaketlere rağmen şikâyetçi olmamıştı. Onun şikayetçi olduğu ve çare bulmak istediği hastalık maneviydi. Nitekim Sâd suresi 38/41. ayetinde: “(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da hatırla! Hani o, Rabbine: “Doğrusu şeytan bana bir dert ve azap (olacak vesvese) dokundurdu” diye seslenmişti.” buyrulmaktadır. Buda gösteriyor ki Hz. Eyyub’un derdi kalbine düşen vesveseyi ortadan kaldırmaktı. Bu yakarışına karşı Allah da duasını kabul etmiş kalbindeki hastalığı gidermişti. “Yakınlarını geri vermesi” ifadesi, ölen yakınları yerine sonradan neslinden gelen çocukları işaret etmektedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve Eyyub’u (da hatırla ki) o: “Ey Rabbim! Bir derde yakalandım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-83c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub’un rahatsızlığı ile ilgili, hiçbir Kur’anî dayanağı bulunmayan birbirinden farklı asılsız ve mesnetsiz yorumlar yapılmaktadır. Hz. Eyyub, varlıklı, itibarlı ve aile fertleri geniş bir kişiydi. Evinin yıkılması sonucu aile fertlerinden bazılarını kaybetmiş ve servetinin çoğu elinden gitmişti. Uzun yıllar ağır bir cilt/beden hastalığına yakalanmıştı. Ama o bütün bu felaketlere rağmen şikâyetçi olmamıştı. Onun şikayetçi olduğu ve çare bulmak istediği hastalık maneviydi. Nitekim Sâd suresi 38/41. ayetinde: “(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da hatırla! Hani o, Rabbine: “Doğrusu şeytan bana bir dert ve azap (olacak vesvese) dokundurdu” diye seslenmişti.” buyrulmaktadır. Buda gösteriyor ki Hz. Eyyub’un derdi kalbine düşen vesveseyi ortadan kaldırmaktı. Bu yakarışına karşı Allah da duasını kabul etmiş kalbindeki hastalığı gidermişti. “Yakınlarını geri vermesi” ifadesi, ölen yakınları yerine sonradan neslinden gelen çocukları işaret etmektedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ve Eyyub’u (da hatırla ki) o: “Ey Rabbim! Bir derde yakalandım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-82c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub’un rahatsızlığı ile ilgili, hiçbir Kur’anî dayanağı bulunmayan birbirinden farklı asılsız ve mesnetsiz yorumlar yapılmaktadır. Hz. Eyyub, varlıklı, itibarlı ve aile fertleri geniş bir kişiydi. Evinin yıkılması sonucu aile fertlerinden bazılarını kaybetmiş ve servetinin çoğu elinden gitmişti. Uzun yıllar ağır bir cilt/beden hastalığına yakalanmıştı. Ama o bütün bu felaketlere rağmen şikâyetçi olmamıştı. Onun şikayetçi olduğu ve çare bulmak istediği hastalık maneviydi. Nitekim Sâd suresi 38/41. ayetinde: “(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da hatırla! Hani o, Rabbine: “Doğrusu şeytan bana bir dert ve azap (olacak vesvese) dokundurdu” diye seslenmişti.” buyrulmaktadır. Buda gösteriyor ki Hz. Eyyub’un derdi kalbine düşen vesveseyi ortadan kaldırmaktı. Bu yakarışına karşı Allah da duasını kabul etmiş kalbindeki hastalığı gidermişti. “Yakınlarını geri vermesi” ifadesi, ölen yakınları yerine sonradan neslinden gelen çocukları işaret etmektedir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve gereği gibi kullukta bulunanlar için bir ibret olmak üzere ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِد۪ينَ","related_links":["38/41"],"audio_path":"20/20-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve gereği gibi kullukta bulunanlar için bir ibret olmak üzere ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِد۪ينَ","related_links":["38/41"],"audio_path":"20/20-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve gereği gibi kullukta bulunanlar için bir ibret olmak üzere ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِد۪ينَ","related_links":["38/41"],"audio_path":"20/20-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve gereği gibi kullukta bulunanlar için bir ibret olmak üzere ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِد۪ينَ","related_links":["38/41"],"audio_path":"20/20-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"İsmail’i İdris’i ve Zülkifl’i de (hatırla! Bunların) hepsi de zorluklara direnenlerdendi.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَا الْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"İsmail’i İdris’i ve Zülkifl’i de (hatırla! Bunların) hepsi de zorluklara direnenlerdendi.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَا الْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"İsmail’i İdris’i ve Zülkifl’i de (hatırla! Bunların) hepsi de zorluklara direnenlerdendi.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَا الْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"İsmail’i İdris’i ve Zülkifl’i de (hatırla! Bunların) hepsi de zorluklara direnenlerdendi.","arabic_text":"وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِدْر۪يسَ وَذَا الْكِفْلِۜ كُلٌّ مِنَ الصَّابِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu yüzden de onları rahmetimizle kuşattık. Gerçekten de onlar dürüst ve erdemli kimselerdi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-86c.mp3","commentary_text":"“Balık sahibi” demek olan “Zünnûn” burada Hz. Yunus için kullanılmıştır. Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova ’ya gönderilen nebi idi. Hz. Yunus nebi olarak gönderildiği Ninova halkının yola gelmemesi üzerine ümitsizlik ve bıkkınlıkla, adeta pes ederek onları terk etmek için yola koyulmuştu. Bir gemi yolculuğunda, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için çekilen kura sonucu Hz. Yunus’un denize atılmasına karar verilmiş ve Hz. Yunus denize atılmıştı. Denize atılan Hz. Yunus’u bir balık yutmuştu. İşte kendisini yutan balığın karnında ayette geçen bu duayı yapmıştı. Duanın kabul edilmesiyle balık Hz. Yunus’u sahile bırakmıştı."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu yüzden de onları rahmetimizle kuşattık. Gerçekten de onlar dürüst ve erdemli kimselerdi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-86c.mp3","commentary_text":"“Balık sahibi” demek olan “Zünnûn” burada Hz. Yunus için kullanılmıştır. Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova ’ya gönderilen nebi idi. Hz. Yunus nebi olarak gönderildiği Ninova halkının yola gelmemesi üzerine ümitsizlik ve bıkkınlıkla, adeta pes ederek onları terk etmek için yola koyulmuştu. Bir gemi yolculuğunda, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için çekilen kura sonucu Hz. Yunus’un denize atılmasına karar verilmiş ve Hz. Yunus denize atılmıştı. Denize atılan Hz. Yunus’u bir balık yutmuştu. İşte kendisini yutan balığın karnında ayette geçen bu duayı yapmıştı. Duanın kabul edilmesiyle balık Hz. Yunus’u sahile bırakmıştı."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu yüzden de onları rahmetimizle kuşattık. Gerçekten de onlar dürüst ve erdemli kimselerdi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-86c.mp3","commentary_text":"“Balık sahibi” demek olan “Zünnûn” burada Hz. Yunus için kullanılmıştır. Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova ’ya gönderilen nebi idi. Hz. Yunus nebi olarak gönderildiği Ninova halkının yola gelmemesi üzerine ümitsizlik ve bıkkınlıkla, adeta pes ederek onları terk etmek için yola koyulmuştu. Bir gemi yolculuğunda, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için çekilen kura sonucu Hz. Yunus’un denize atılmasına karar verilmiş ve Hz. Yunus denize atılmıştı. Denize atılan Hz. Yunus’u bir balık yutmuştu. İşte kendisini yutan balığın karnında ayette geçen bu duayı yapmıştı. Duanın kabul edilmesiyle balık Hz. Yunus’u sahile bırakmıştı."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu yüzden de onları rahmetimizle kuşattık. Gerçekten de onlar dürüst ve erdemli kimselerdi.","arabic_text":"وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-85c.mp3","commentary_text":"“Balık sahibi” demek olan “Zünnûn” burada Hz. Yunus için kullanılmıştır. Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova ’ya gönderilen nebi idi. Hz. Yunus nebi olarak gönderildiği Ninova halkının yola gelmemesi üzerine ümitsizlik ve bıkkınlıkla, adeta pes ederek onları terk etmek için yola koyulmuştu. Bir gemi yolculuğunda, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için çekilen kura sonucu Hz. Yunus’un denize atılmasına karar verilmiş ve Hz. Yunus denize atılmıştı. Denize atılan Hz. Yunus’u bir balık yutmuştu. İşte kendisini yutan balığın karnında ayette geçen bu duayı yapmıştı. Duanın kabul edilmesiyle balık Hz. Yunus’u sahile bırakmıştı."},{"verse_number":"87","turkish_text":"Zünnûn’u (balık sahibi/Yunus’u) da (hatırla!) Hani öfkelenerek (ve görev yerini terk ederek halkından ayrılıp) gitmişti de bizim kendisini (cezalandırıp) güç durumda bırakmayacağımızı sanmıştı. Derken (balığın karnında) karanlıklar içinde: “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin üstündesin! Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":["37/139","68/48"],"audio_path":"20/20-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Zünnûn’u (balık sahibi/Yunus’u) da (hatırla!) Hani öfkelenerek (ve görev yerini terk ederek halkından ayrılıp) gitmişti de bizim kendisini (cezalandırıp) güç durumda bırakmayacağımızı sanmıştı. Derken (balığın karnında) karanlıklar içinde: “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin üstündesin! Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":["37/139","68/48"],"audio_path":"20/20-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Zünnûn’u (balık sahibi/Yunus’u) da (hatırla!) Hani öfkelenerek (ve görev yerini terk ederek halkından ayrılıp) gitmişti de bizim kendisini (cezalandırıp) güç durumda bırakmayacağımızı sanmıştı. Derken (balığın karnında) karanlıklar içinde: “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin üstündesin! Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":["37/139","68/48"],"audio_path":"20/20-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Zünnûn’u (balık sahibi/Yunus’u) da (hatırla!) Hani öfkelenerek (ve görev yerini terk ederek halkından ayrılıp) gitmişti de bizim kendisini (cezalandırıp) güç durumda bırakmayacağımızı sanmıştı. Derken (balığın karnında) karanlıklar içinde: “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin üstündesin! Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ","related_links":["37/139","68/48"],"audio_path":"20/20-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Biz de duasını kabul edip kendisini kederden kurtarmıştık. İşte biz inananları böyle kurtarırız.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["37/139"],"audio_path":"20/20-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Biz de duasını kabul edip kendisini kederden kurtarmıştık. İşte biz inananları böyle kurtarırız.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["37/139"],"audio_path":"20/20-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Biz de duasını kabul edip kendisini kederden kurtarmıştık. İşte biz inananları böyle kurtarırız.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["37/139"],"audio_path":"20/20-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Biz de duasını kabul edip kendisini kederden kurtarmıştık. İşte biz inananları böyle kurtarırız.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":["37/139"],"audio_path":"20/20-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Zekeriya’yı da hatırla! Hani o Rabbine: “Rabbim! Beni tek başıma (çocuksuz) bırakma! (Gerçi) en hayırlı mirasçı sensin herkes göçüp gittikten sonra kalacak olan tek varlık sensin” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْن۪ي فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Zekeriya’yı da hatırla! Hani o Rabbine: “Rabbim! Beni tek başıma (çocuksuz) bırakma! (Gerçi) en hayırlı mirasçı sensin herkes göçüp gittikten sonra kalacak olan tek varlık sensin” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْن۪ي فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Zekeriya’yı da hatırla! Hani o Rabbine: “Rabbim! Beni tek başıma (çocuksuz) bırakma! (Gerçi) en hayırlı mirasçı sensin herkes göçüp gittikten sonra kalacak olan tek varlık sensin” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْن۪ي فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Zekeriya’yı da hatırla! Hani o Rabbine: “Rabbim! Beni tek başıma (çocuksuz) bırakma! (Gerçi) en hayırlı mirasçı sensin herkes göçüp gittikten sonra kalacak olan tek varlık sensin” diye yalvarmıştı.","arabic_text":"وَزَكَرِيَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْن۪ي فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul etmiş eşini de kendisi için (doğurmaya) elverişli hale getirerek ona Yahya’yı bağışlamıştık. Gerçekten onlar hayır işlerinde koşuşurlar (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًاۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul etmiş eşini de kendisi için (doğurmaya) elverişli hale getirerek ona Yahya’yı bağışlamıştık. Gerçekten onlar hayır işlerinde koşuşurlar (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًاۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul etmiş eşini de kendisi için (doğurmaya) elverişli hale getirerek ona Yahya’yı bağışlamıştık. Gerçekten onlar hayır işlerinde koşuşurlar (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًاۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Biz de onun duasını kabul etmiş eşini de kendisi için (doğurmaya) elverişli hale getirerek ona Yahya’yı bağışlamıştık. Gerçekten onlar hayır işlerinde koşuşurlar (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.","arabic_text":"فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًاۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Irzını korumuş olan kadını (Meryem’i) de hatırla! Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de oğlunu da âlemlere (sonsuz kudretimizi gösteren) apaçık bir delil kılmıştık.","arabic_text":"وَالَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-91c.mp3","commentary_text":"Hayat hikâyelerinden alıntılar verilen bütün bu peygamberler tevhid inancını yerleştirmek ve ümmet birliğini sağlamak için vazifelendirilmişlerdir. Bu ayet, aynı zamanda İslam’ın insanlığın tüm zamanlardaki dininin ortak adı olduğunu ve bugün hangi adla anılırsa anılsın bu dine mensup olanların da Müslüman olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Irzını korumuş olan kadını (Meryem’i) de hatırla! Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de oğlunu da âlemlere (sonsuz kudretimizi gösteren) apaçık bir delil kılmıştık.","arabic_text":"وَالَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-91c.mp3","commentary_text":"Hayat hikâyelerinden alıntılar verilen bütün bu peygamberler tevhid inancını yerleştirmek ve ümmet birliğini sağlamak için vazifelendirilmişlerdir. Bu ayet, aynı zamanda İslam’ın insanlığın tüm zamanlardaki dininin ortak adı olduğunu ve bugün hangi adla anılırsa anılsın bu dine mensup olanların da Müslüman olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Irzını korumuş olan kadını (Meryem’i) de hatırla! Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de oğlunu da âlemlere (sonsuz kudretimizi gösteren) apaçık bir delil kılmıştık.","arabic_text":"وَالَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-91c.mp3","commentary_text":"Hayat hikâyelerinden alıntılar verilen bütün bu peygamberler tevhid inancını yerleştirmek ve ümmet birliğini sağlamak için vazifelendirilmişlerdir. Bu ayet, aynı zamanda İslam’ın insanlığın tüm zamanlardaki dininin ortak adı olduğunu ve bugün hangi adla anılırsa anılsın bu dine mensup olanların da Müslüman olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"91","turkish_text":"Irzını korumuş olan kadını (Meryem’i) de hatırla! Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de oğlunu da âlemlere (sonsuz kudretimizi gösteren) apaçık bir delil kılmıştık.","arabic_text":"وَالَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-89.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-90c.mp3","commentary_text":"Hayat hikâyelerinden alıntılar verilen bütün bu peygamberler tevhid inancını yerleştirmek ve ümmet birliğini sağlamak için vazifelendirilmişlerdir. Bu ayet, aynı zamanda İslam’ın insanlığın tüm zamanlardaki dininin ortak adı olduğunu ve bugün hangi adla anılırsa anılsın bu dine mensup olanların da Müslüman olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"92","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Ben de (sizin) Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Ben de (sizin) Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Ben de (sizin) Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Ben de (sizin) Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ","related_links":[],"audio_path":"20/20-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Fakat insanlar inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara bölündüler. Ama hepsi sonunda bize döneceklerdir.","arabic_text":"وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟","related_links":["23/53"],"audio_path":"20/20-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Fakat insanlar inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara bölündüler. Ama hepsi sonunda bize döneceklerdir.","arabic_text":"وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟","related_links":["23/53"],"audio_path":"20/20-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Fakat insanlar inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara bölündüler. Ama hepsi sonunda bize döneceklerdir.","arabic_text":"وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟","related_links":["23/53"],"audio_path":"20/20-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Fakat insanlar inanç birliğinden ayrılarak çeşitli gruplara bölündüler. Ama hepsi sonunda bize döneceklerdir.","arabic_text":"وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟","related_links":["23/53"],"audio_path":"20/20-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık her kim bir mü’min olarak güzel ve faydalı davranışlar ortaya koyarsa onun bu çabası asla ziyan edilmeyecektir. Çünkü Biz bütün yapılanları bir bir kaydetmekteyiz.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık her kim bir mü’min olarak güzel ve faydalı davranışlar ortaya koyarsa onun bu çabası asla ziyan edilmeyecektir. Çünkü Biz bütün yapılanları bir bir kaydetmekteyiz.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık her kim bir mü’min olarak güzel ve faydalı davranışlar ortaya koyarsa onun bu çabası asla ziyan edilmeyecektir. Çünkü Biz bütün yapılanları bir bir kaydetmekteyiz.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Artık her kim bir mü’min olarak güzel ve faydalı davranışlar ortaya koyarsa onun bu çabası asla ziyan edilmeyecektir. Çünkü Biz bütün yapılanları bir bir kaydetmekteyiz.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.","arabic_text":"وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-95c.mp3","commentary_text":"Kehf suresi 18/949-99, ayetlerinde Hz. Zülkarneyn ’in mazlum kavimleri şerlerinden koruduğu Ye’cüc ve Me’cûc diye adlandırılan hak tanımaz, hukuk bilmez, önüne çıkanı ezip geçen zalimlerle ilgili Kur’an’da herhangi bir detay bulunmamaktadır. Ancak bu ayetten anlaşılıyor ki; Ye’cüc ve Me’cûc ifadesi “Tağût” sözcüğünde olduğu gibi zamana ve bölgeye bağlı olmadan bütün siyasi, ekonomik ve askeri güçleriyle hakkı ve adaleti gözetmeden toplumlara zarar veren küresel güçleri de işaret etmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.","arabic_text":"وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-95c.mp3","commentary_text":"Kehf suresi 18/949-99, ayetlerinde Hz. Zülkarneyn ’in mazlum kavimleri şerlerinden koruduğu Ye’cüc ve Me’cûc diye adlandırılan hak tanımaz, hukuk bilmez, önüne çıkanı ezip geçen zalimlerle ilgili Kur’an’da herhangi bir detay bulunmamaktadır. Ancak bu ayetten anlaşılıyor ki; Ye’cüc ve Me’cûc ifadesi “Tağût” sözcüğünde olduğu gibi zamana ve bölgeye bağlı olmadan bütün siyasi, ekonomik ve askeri güçleriyle hakkı ve adaleti gözetmeden toplumlara zarar veren küresel güçleri de işaret etmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.","arabic_text":"وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-95c.mp3","commentary_text":"Kehf suresi 18/949-99, ayetlerinde Hz. Zülkarneyn ’in mazlum kavimleri şerlerinden koruduğu Ye’cüc ve Me’cûc diye adlandırılan hak tanımaz, hukuk bilmez, önüne çıkanı ezip geçen zalimlerle ilgili Kur’an’da herhangi bir detay bulunmamaktadır. Ancak bu ayetten anlaşılıyor ki; Ye’cüc ve Me’cûc ifadesi “Tağût” sözcüğünde olduğu gibi zamana ve bölgeye bağlı olmadan bütün siyasi, ekonomik ve askeri güçleriyle hakkı ve adaleti gözetmeden toplumlara zarar veren küresel güçleri de işaret etmektedir."},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) helak et(meye hükmet)tiğimiz bir toplum için (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar (iman etmek ve doğruyu yaşamak için hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir.","arabic_text":"وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-93.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-94c.mp3","commentary_text":"Kehf suresi 18/949-99, ayetlerinde Hz. Zülkarneyn ’in mazlum kavimleri şerlerinden koruduğu Ye’cüc ve Me’cûc diye adlandırılan hak tanımaz, hukuk bilmez, önüne çıkanı ezip geçen zalimlerle ilgili Kur’an’da herhangi bir detay bulunmamaktadır. Ancak bu ayetten anlaşılıyor ki; Ye’cüc ve Me’cûc ifadesi “Tağût” sözcüğünde olduğu gibi zamana ve bölgeye bağlı olmadan bütün siyasi, ekonomik ve askeri güçleriyle hakkı ve adaleti gözetmeden toplumlara zarar veren küresel güçleri de işaret etmektedir."},{"verse_number":"96","turkish_text":"Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ","related_links":["18/94"],"audio_path":"20/20-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ","related_links":["18/94"],"audio_path":"20/20-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ","related_links":["18/94"],"audio_path":"20/20-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ","related_links":["18/94"],"audio_path":"20/20-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Gerçek vaadin eşiğine gelindiğinde inkârcıların bakışları dehşetten donakalacak ve “Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz bu ana karşı hep umursamazlık göstermiştik. Biz gerçekten kendimize zulmeden kimselerden olduk” (diyecekler).","arabic_text":"وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-97c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Allah’tan başka kulluk ettikleriniz ve siz cehennem yakıtısınız” ifadesi, kulluk edenlerin de edilenlerin de insan olduğuna işarettir. Put, sadece cahiliye döneminde olduğu gibi elle yapılan yontma taşlar değil, aynı zamanda gerek Allah’a ulaşmak için aracı edilen ve gerekse dünyalık menfaat için karşılarında sus pus durulan, sorgulamadan, düşünmeden biat edilen bütün varlıklardır. İnsanın putu tanıması için sadakat gösterdiği varlığın alnına put yazması gerekmiyor. Kişiyi Allah’tan koparan ve Ondan daha sevimli gelen ya da Allah’ın nitelikleriyle anılan, eş değer görülen her şey puttur. Eğer bir insan parayı her şeyin başı olarak görüyorsa para onun ilahıdır. Eğer bir insan şifa veren olarak doktoru düşünüyorsa şirke giriyor demektir. Eğer bir insan işverenini rızık veren olarak düşünüyorsa patronu putlaştırılmış demektir. Yine bir insan servetini, eşini, çocuklarını, annesini babasını Allah’ın önüne geçiriyorsa bu da şirktir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi insanlara tanrısal nitelikler yükleyerek onların önünde eğilmek yani kula kulluk etmek putçuluğun farklı bir versiyonudur. Allah’la beraber tapınılan bütün objeler sadece sahte tapınma nesnelerini değil, aynı zamanda düzmece dinî otoriteler tarafından uydurulan sahte ahlakî değerleri de ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Gerçek vaadin eşiğine gelindiğinde inkârcıların bakışları dehşetten donakalacak ve “Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz bu ana karşı hep umursamazlık göstermiştik. Biz gerçekten kendimize zulmeden kimselerden olduk” (diyecekler).","arabic_text":"وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-97c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Allah’tan başka kulluk ettikleriniz ve siz cehennem yakıtısınız” ifadesi, kulluk edenlerin de edilenlerin de insan olduğuna işarettir. Put, sadece cahiliye döneminde olduğu gibi elle yapılan yontma taşlar değil, aynı zamanda gerek Allah’a ulaşmak için aracı edilen ve gerekse dünyalık menfaat için karşılarında sus pus durulan, sorgulamadan, düşünmeden biat edilen bütün varlıklardır. İnsanın putu tanıması için sadakat gösterdiği varlığın alnına put yazması gerekmiyor. Kişiyi Allah’tan koparan ve Ondan daha sevimli gelen ya da Allah’ın nitelikleriyle anılan, eş değer görülen her şey puttur. Eğer bir insan parayı her şeyin başı olarak görüyorsa para onun ilahıdır. Eğer bir insan şifa veren olarak doktoru düşünüyorsa şirke giriyor demektir. Eğer bir insan işverenini rızık veren olarak düşünüyorsa patronu putlaştırılmış demektir. Yine bir insan servetini, eşini, çocuklarını, annesini babasını Allah’ın önüne geçiriyorsa bu da şirktir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi insanlara tanrısal nitelikler yükleyerek onların önünde eğilmek yani kula kulluk etmek putçuluğun farklı bir versiyonudur. Allah’la beraber tapınılan bütün objeler sadece sahte tapınma nesnelerini değil, aynı zamanda düzmece dinî otoriteler tarafından uydurulan sahte ahlakî değerleri de ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Gerçek vaadin eşiğine gelindiğinde inkârcıların bakışları dehşetten donakalacak ve “Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz bu ana karşı hep umursamazlık göstermiştik. Biz gerçekten kendimize zulmeden kimselerden olduk” (diyecekler).","arabic_text":"وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-97c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Allah’tan başka kulluk ettikleriniz ve siz cehennem yakıtısınız” ifadesi, kulluk edenlerin de edilenlerin de insan olduğuna işarettir. Put, sadece cahiliye döneminde olduğu gibi elle yapılan yontma taşlar değil, aynı zamanda gerek Allah’a ulaşmak için aracı edilen ve gerekse dünyalık menfaat için karşılarında sus pus durulan, sorgulamadan, düşünmeden biat edilen bütün varlıklardır. İnsanın putu tanıması için sadakat gösterdiği varlığın alnına put yazması gerekmiyor. Kişiyi Allah’tan koparan ve Ondan daha sevimli gelen ya da Allah’ın nitelikleriyle anılan, eş değer görülen her şey puttur. Eğer bir insan parayı her şeyin başı olarak görüyorsa para onun ilahıdır. Eğer bir insan şifa veren olarak doktoru düşünüyorsa şirke giriyor demektir. Eğer bir insan işverenini rızık veren olarak düşünüyorsa patronu putlaştırılmış demektir. Yine bir insan servetini, eşini, çocuklarını, annesini babasını Allah’ın önüne geçiriyorsa bu da şirktir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi insanlara tanrısal nitelikler yükleyerek onların önünde eğilmek yani kula kulluk etmek putçuluğun farklı bir versiyonudur. Allah’la beraber tapınılan bütün objeler sadece sahte tapınma nesnelerini değil, aynı zamanda düzmece dinî otoriteler tarafından uydurulan sahte ahlakî değerleri de ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"97","turkish_text":"Gerçek vaadin eşiğine gelindiğinde inkârcıların bakışları dehşetten donakalacak ve “Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz bu ana karşı hep umursamazlık göstermiştik. Biz gerçekten kendimize zulmeden kimselerden olduk” (diyecekler).","arabic_text":"وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-96c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Allah’tan başka kulluk ettikleriniz ve siz cehennem yakıtısınız” ifadesi, kulluk edenlerin de edilenlerin de insan olduğuna işarettir. Put, sadece cahiliye döneminde olduğu gibi elle yapılan yontma taşlar değil, aynı zamanda gerek Allah’a ulaşmak için aracı edilen ve gerekse dünyalık menfaat için karşılarında sus pus durulan, sorgulamadan, düşünmeden biat edilen bütün varlıklardır. İnsanın putu tanıması için sadakat gösterdiği varlığın alnına put yazması gerekmiyor. Kişiyi Allah’tan koparan ve Ondan daha sevimli gelen ya da Allah’ın nitelikleriyle anılan, eş değer görülen her şey puttur. Eğer bir insan parayı her şeyin başı olarak görüyorsa para onun ilahıdır. Eğer bir insan şifa veren olarak doktoru düşünüyorsa şirke giriyor demektir. Eğer bir insan işverenini rızık veren olarak düşünüyorsa patronu putlaştırılmış demektir. Yine bir insan servetini, eşini, çocuklarını, annesini babasını Allah’ın önüne geçiriyorsa bu da şirktir. Bu anlam örgüsü içinde, önceki ve sonraki ayetlerde de görüldüğü gibi insanlara tanrısal nitelikler yükleyerek onların önünde eğilmek yani kula kulluk etmek putçuluğun farklı bir versiyonudur. Allah’la beraber tapınılan bütün objeler sadece sahte tapınma nesnelerini değil, aynı zamanda düzmece dinî otoriteler tarafından uydurulan sahte ahlakî değerleri de ihtiva etmektedir."},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Onlara da) “Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız. Siz (hep beraber) oraya varacaksınız.” (denecek)","arabic_text":"اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَۜ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Onlara da) “Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız. Siz (hep beraber) oraya varacaksınız.” (denecek)","arabic_text":"اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَۜ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Onlara da) “Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız. Siz (hep beraber) oraya varacaksınız.” (denecek)","arabic_text":"اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَۜ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"(Onlara da) “Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız. Siz (hep beraber) oraya varacaksınız.” (denecek)","arabic_text":"اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَۜ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada kalacaklardır.","arabic_text":"لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَاۜ وَكُلٌّ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada kalacaklardır.","arabic_text":"لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَاۜ وَكُلٌّ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada kalacaklardır.","arabic_text":"لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَاۜ وَكُلٌّ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada kalacaklardır.","arabic_text":"لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَاۜ وَكُلٌّ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar için orada bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada hiçbir şey duymayacaklardır.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَهُمْ ف۪يهَا لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar için orada bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada hiçbir şey duymayacaklardır.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَهُمْ ف۪يهَا لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar için orada bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada hiçbir şey duymayacaklardır.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَهُمْ ف۪يهَا لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"Onlar için orada bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada hiçbir şey duymayacaklardır.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا زَف۪يرٌ وَهُمْ ف۪يهَا لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Güzel ve faydalı eylemlerinden dolayı) katımızdan kendilerine iyilik ve güzellik ihsan ettiğimiz kimselere gelince: işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ","related_links":["11/106"],"audio_path":"20/20-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Güzel ve faydalı eylemlerinden dolayı) katımızdan kendilerine iyilik ve güzellik ihsan ettiğimiz kimselere gelince: işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ","related_links":["11/106"],"audio_path":"20/20-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Güzel ve faydalı eylemlerinden dolayı) katımızdan kendilerine iyilik ve güzellik ihsan ettiğimiz kimselere gelince: işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ","related_links":["11/106"],"audio_path":"20/20-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"(Güzel ve faydalı eylemlerinden dolayı) katımızdan kendilerine iyilik ve güzellik ihsan ettiğimiz kimselere gelince: işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ","related_links":["11/106"],"audio_path":"20/20-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar onun (cehennemin) hışıltısını bile duymayacaklar. Canlarının istediği nimetler içinde (orada) temelli kalacaklardır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar onun (cehennemin) hışıltısını bile duymayacaklar. Canlarının istediği nimetler içinde (orada) temelli kalacaklardır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar onun (cehennemin) hışıltısını bile duymayacaklar. Canlarının istediği nimetler içinde (orada) temelli kalacaklardır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Onlar onun (cehennemin) hışıltısını bile duymayacaklar. Canlarının istediği nimetler içinde (orada) temelli kalacaklardır.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"20/20-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük dehşet bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaadedilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaktır.","arabic_text":"لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük dehşet bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaadedilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaktır.","arabic_text":"لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük dehşet bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaadedilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaktır.","arabic_text":"لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük dehşet bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaadedilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaktır.","arabic_text":"لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O gün göğü kitabın sayfalarını dürer gibi düreceğiz. (Sonra) ilkin başlayıp yarattığımız gibi yeniden yaratacağız ki bu bizim için verilmiş bir sözdür. Biz (bunu) mutlaka yapacağız.","arabic_text":"يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O gün göğü kitabın sayfalarını dürer gibi düreceğiz. (Sonra) ilkin başlayıp yarattığımız gibi yeniden yaratacağız ki bu bizim için verilmiş bir sözdür. Biz (bunu) mutlaka yapacağız.","arabic_text":"يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O gün göğü kitabın sayfalarını dürer gibi düreceğiz. (Sonra) ilkin başlayıp yarattığımız gibi yeniden yaratacağız ki bu bizim için verilmiş bir sözdür. Biz (bunu) mutlaka yapacağız.","arabic_text":"يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"O gün göğü kitabın sayfalarını dürer gibi düreceğiz. (Sonra) ilkin başlayıp yarattığımız gibi yeniden yaratacağız ki bu bizim için verilmiş bir sözdür. Biz (bunu) mutlaka yapacağız.","arabic_text":"يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Andolsun Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da: “Yeryüzüne (dünyaya) muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Andolsun Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da: “Yeryüzüne (dünyaya) muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Andolsun Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da: “Yeryüzüne (dünyaya) muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Andolsun Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da: “Yeryüzüne (dünyaya) muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي هٰذَا لَبَلَاغًا لِقَوْمٍ عَابِد۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-106c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” terimi peygamberimizin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. “Rahmet” terimi Kur’an’da 73 yerde geçer. Geçen bu yerlerin çoğunda peygamberlik görevi, peygamberlere lütfedilen mucizeler, kitaplar ve farklı lütuflar için kullanılır. Mesela; Hud, 11/63; Duhan, 44//5-6 de peygamberlik görevi için; Hud, 11/17 de peygamber lütfedilen mucizeler için; A’râf, 7/52 de ve Nahl, 16/64 de kitaplar için; Hud 11/58 de lütuf için kullanılmıştır. Zuhruf suresinin 43/31-32. ayetleri de Kur’an’ın doğrudan bir rahmet olduğunu anlatmaktadır. Eğer söylendiği gibi Hz. Peygamberin şahsı için kullanılmış ise aynı ifade Hud suresi 11/63 de Hz. Salih için de kullanılmıştır. Yani Peygamberlik bir rahmet makamıdır. Allah insanlara rahmet ve merhamet ettiği için peygamber gönderir ve peygamberler rahmetin vesilesi olur. Buradan da anlıyoruz ki; peygamberlerin kendi şahıslarını rahmet olarak değerlendirmek doğru değildir. Hele Hz. Peygamber için; “o olmasaydı âlemler yaratılmazdı, onun hatırı için Allah âlemleri yarattı ve biz de onun yüzü suyu hürmetine yaratıldık” gibi yanlış ve şirk içerikli ifadelerle Hz. Muhammed’i rahmetin kaynağı ve sebebi olarak görmek şirk olur."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي هٰذَا لَبَلَاغًا لِقَوْمٍ عَابِد۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-106c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” terimi peygamberimizin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. “Rahmet” terimi Kur’an’da 73 yerde geçer. Geçen bu yerlerin çoğunda peygamberlik görevi, peygamberlere lütfedilen mucizeler, kitaplar ve farklı lütuflar için kullanılır. Mesela; Hud, 11/63; Duhan, 44//5-6 de peygamberlik görevi için; Hud, 11/17 de peygamber lütfedilen mucizeler için; A’râf, 7/52 de ve Nahl, 16/64 de kitaplar için; Hud 11/58 de lütuf için kullanılmıştır. Zuhruf suresinin 43/31-32. ayetleri de Kur’an’ın doğrudan bir rahmet olduğunu anlatmaktadır. Eğer söylendiği gibi Hz. Peygamberin şahsı için kullanılmış ise aynı ifade Hud suresi 11/63 de Hz. Salih için de kullanılmıştır. Yani Peygamberlik bir rahmet makamıdır. Allah insanlara rahmet ve merhamet ettiği için peygamber gönderir ve peygamberler rahmetin vesilesi olur. Buradan da anlıyoruz ki; peygamberlerin kendi şahıslarını rahmet olarak değerlendirmek doğru değildir. Hele Hz. Peygamber için; “o olmasaydı âlemler yaratılmazdı, onun hatırı için Allah âlemleri yarattı ve biz de onun yüzü suyu hürmetine yaratıldık” gibi yanlış ve şirk içerikli ifadelerle Hz. Muhammed’i rahmetin kaynağı ve sebebi olarak görmek şirk olur."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي هٰذَا لَبَلَاغًا لِقَوْمٍ عَابِد۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-106c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” terimi peygamberimizin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. “Rahmet” terimi Kur’an’da 73 yerde geçer. Geçen bu yerlerin çoğunda peygamberlik görevi, peygamberlere lütfedilen mucizeler, kitaplar ve farklı lütuflar için kullanılır. Mesela; Hud, 11/63; Duhan, 44//5-6 de peygamberlik görevi için; Hud, 11/17 de peygamber lütfedilen mucizeler için; A’râf, 7/52 de ve Nahl, 16/64 de kitaplar için; Hud 11/58 de lütuf için kullanılmıştır. Zuhruf suresinin 43/31-32. ayetleri de Kur’an’ın doğrudan bir rahmet olduğunu anlatmaktadır. Eğer söylendiği gibi Hz. Peygamberin şahsı için kullanılmış ise aynı ifade Hud suresi 11/63 de Hz. Salih için de kullanılmıştır. Yani Peygamberlik bir rahmet makamıdır. Allah insanlara rahmet ve merhamet ettiği için peygamber gönderir ve peygamberler rahmetin vesilesi olur. Buradan da anlıyoruz ki; peygamberlerin kendi şahıslarını rahmet olarak değerlendirmek doğru değildir. Hele Hz. Peygamber için; “o olmasaydı âlemler yaratılmazdı, onun hatırı için Allah âlemleri yarattı ve biz de onun yüzü suyu hürmetine yaratıldık” gibi yanlış ve şirk içerikli ifadelerle Hz. Muhammed’i rahmetin kaynağı ve sebebi olarak görmek şirk olur."},{"verse_number":"106","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي هٰذَا لَبَلَاغًا لِقَوْمٍ عَابِد۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"20/20-104.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"20/20-105c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “rahmet” terimi peygamberimizin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. “Rahmet” terimi Kur’an’da 73 yerde geçer. Geçen bu yerlerin çoğunda peygamberlik görevi, peygamberlere lütfedilen mucizeler, kitaplar ve farklı lütuflar için kullanılır. Mesela; Hud, 11/63; Duhan, 44//5-6 de peygamberlik görevi için; Hud, 11/17 de peygamber lütfedilen mucizeler için; A’râf, 7/52 de ve Nahl, 16/64 de kitaplar için; Hud 11/58 de lütuf için kullanılmıştır. Zuhruf suresinin 43/31-32. ayetleri de Kur’an’ın doğrudan bir rahmet olduğunu anlatmaktadır. Eğer söylendiği gibi Hz. Peygamberin şahsı için kullanılmış ise aynı ifade Hud suresi 11/63 de Hz. Salih için de kullanılmıştır. Yani Peygamberlik bir rahmet makamıdır. Allah insanlara rahmet ve merhamet ettiği için peygamber gönderir ve peygamberler rahmetin vesilesi olur. Buradan da anlıyoruz ki; peygamberlerin kendi şahıslarını rahmet olarak değerlendirmek doğru değildir. Hele Hz. Peygamber için; “o olmasaydı âlemler yaratılmazdı, onun hatırı için Allah âlemleri yarattı ve biz de onun yüzü suyu hürmetine yaratıldık” gibi yanlış ve şirk içerikli ifadelerle Hz. Muhammed’i rahmetin kaynağı ve sebebi olarak görmek şirk olur."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (bunun içindir ki ey Resul!) biz seni yalnızca âlemlere (insanlara) rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (bunun içindir ki ey Resul!) biz seni yalnızca âlemlere (insanlara) rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (bunun içindir ki ey Resul!) biz seni yalnızca âlemlere (insanlara) rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Ve (bunun içindir ki ey Resul!) biz seni yalnızca âlemlere (insanlara) rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Bana ancak ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Hala Hakka teslim ol(up putperestliği bırak)mayacak mısınız?”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Bana ancak ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Hala Hakka teslim ol(up putperestliği bırak)mayacak mısınız?”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Bana ancak ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Hala Hakka teslim ol(up putperestliği bırak)mayacak mısınız?”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"De ki: “Bana ancak ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyolunuyor. Hala Hakka teslim ol(up putperestliği bırak)mayacak mısınız?”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size (her şeyi) yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin (hesap gününün) yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size (her şeyi) yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin (hesap gününün) yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size (her şeyi) yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin (hesap gününün) yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size (her şeyi) yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin (hesap gününün) yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”","arabic_text":"فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Şüphesiz O (Allah) sözün açığa vurulanını da bilir gizlediklerinizi de bilir.”","arabic_text":"اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Şüphesiz O (Allah) sözün açığa vurulanını da bilir gizlediklerinizi de bilir.”","arabic_text":"اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Şüphesiz O (Allah) sözün açığa vurulanını da bilir gizlediklerinizi de bilir.”","arabic_text":"اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“Şüphesiz O (Allah) sözün açığa vurulanını da bilir gizlediklerinizi de bilir.”","arabic_text":"اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"“Bilmiyorum! Belki bu (hesap gününün gecikmesi) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”","arabic_text":"وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"“Bilmiyorum! Belki bu (hesap gününün gecikmesi) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”","arabic_text":"وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"“Bilmiyorum! Belki bu (hesap gününün gecikmesi) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”","arabic_text":"وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"“Bilmiyorum! Belki bu (hesap gününün gecikmesi) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır.”","arabic_text":"وَاِنْ اَدْر۪ي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"20/20-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)’dır.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّۜ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)’dır.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّۜ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)’dır.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّۜ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)’dır.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّۜ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"20/20-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":22,"name":"HAC SÛRESİ","description":"Hac suresinin ayetlerinin çoğu Mekke döneminde, bazıları da Medine döneminde inmiş olup 78 ayettir. 25. ayet ve devamında Kâbe’yi tavaf, hac ve bunlarla ilgili bazı ritüellerden bahsedildiği için sureye “Hac” adı verilmiştir. Sûrede Müslümanlara Allah’ın öngördüğü şekilde yaşama emri veriliyor. Kıyametin korkunç bir sarsıntıyla kopacağı ve o gün insanların dehşete kapılacağı farklı örneklerle anlatılıyor. Allah’ın ölüleri dirilteceğinde şüphesi olanlara bir insanın yaratılışındaki aşamalar hatırlatılıyor. Allah’ın ölü toprağa yağmurla nasıl hayat verdiyse üstün kudretiyle ölüleri de öylece dirilteceği ifade ediliyor. Putlara tapmanın anlamsızlığına dikkat çekilirken Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayan inkârcılara hem dünyada rezil olacakları hem de âhirette yakıcı bir azaba uğrayacakları ihtar ediliyor. Allah’a güvenmenin ve O’na sığınmanın önemi vurgulanıyor ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlara cennete girecekleri müjdeleniyor. Müşriklerin inkârla yetinmeyip insanları Allah yolundan saptırmak ve haccı engellemek suretiyle küfür ve zulümde ileri gittikleri anlatılan sûrede Kâbe’nin yapılışında gözetilen tevhid akidesi gibi kutsal amaçlar ve haccın sağladığı dünyevî ve uhrevî faydalarla kurban konusu da ele alınıyor. Allah’ın koyduğu kurallara ve yasaklara saygılı davranmanın önemi üzerinde durularak asıl amacın kalplerde takvayı pekiştirmek olduğu vurgulanıyor. Takvanın, Allah tarafından konulan din ve ahlâk kurallarına gönülden saygı göstermek ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak anlamına geldiği bildiriliyor. Allah’ın kanunlarına saygılı olmaktan, putperestlikten uzaklaşmaktan, yalancı şahitlikten kaçınmaktan, tevhide bağlanmaktan ve İslâm’ın alâmetleri olan temel değerlere tazim göstermekten söz ediliyor. Müslümanlara ilk defa müşriklere karşı silahlı mücadeleye (savaşa) izin verildiği sûrede Müslümanların mescitleriyle birlikte manastırlar, kiliseler ve havraların da dokunulmazlığına işaret ediliyor. Allah’tan başka tapınılan putların hepsi bir araya gelse dahi bir sinek bile yaratmaya güçlerinin yetmeyeceği ifade edilerek putperestlere mesaj veriliyor.","sura_intro_audio":"21/21-a.mp3","verse_count":78,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey İnsanlar! Rabbinizin öngördüğü şekilde yaşayın. Çünkü son saatin (kıyametin) sarsıntısı pek büyük bir şeydir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["56/4","69/14","99/1"],"audio_path":"21/21-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey İnsanlar! Rabbinizin öngördüğü şekilde yaşayın. Çünkü son saatin (kıyametin) sarsıntısı pek büyük bir şeydir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["56/4","69/14","99/1"],"audio_path":"21/21-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey İnsanlar! Rabbinizin öngördüğü şekilde yaşayın. Çünkü son saatin (kıyametin) sarsıntısı pek büyük bir şeydir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["56/4","69/14","99/1"],"audio_path":"21/21-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey İnsanlar! Rabbinizin öngördüğü şekilde yaşayın. Çünkü son saatin (kıyametin) sarsıntısı pek büyük bir şeydir!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ","related_links":["56/4","69/14","99/1"],"audio_path":"21/21-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu göreceğiniz gün her emzikli (kadın) emzirmekte olduğu bebeğini unutur ve her hamile (kadın) karnındaki bebeğini düşürür. (O gün) insanları sarhoş (gibi) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Lâkin Allah’ın azabı(ndaki dehşet akıllarını başlarından alacak kadar) çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu göreceğiniz gün her emzikli (kadın) emzirmekte olduğu bebeğini unutur ve her hamile (kadın) karnındaki bebeğini düşürür. (O gün) insanları sarhoş (gibi) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Lâkin Allah’ın azabı(ndaki dehşet akıllarını başlarından alacak kadar) çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu göreceğiniz gün her emzikli (kadın) emzirmekte olduğu bebeğini unutur ve her hamile (kadın) karnındaki bebeğini düşürür. (O gün) insanları sarhoş (gibi) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Lâkin Allah’ın azabı(ndaki dehşet akıllarını başlarından alacak kadar) çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu göreceğiniz gün her emzikli (kadın) emzirmekte olduğu bebeğini unutur ve her hamile (kadın) karnındaki bebeğini düşürür. (O gün) insanları sarhoş (gibi) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Lâkin Allah’ın azabı(ndaki dehşet akıllarını başlarından alacak kadar) çok şiddetlidir.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışmaya girer ve (bu konuda) her kaypak şeytanın peşinden gider.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-3c.mp3","commentary_text":"Şeytan terimi Kur’an’da çoğu zaman doğru ve iyi olan her şeye karşı çıkan güç ya da etki anlamında kullanılmaktadır. Bu itibarla, şeytan tabiri, en geniş ve soyut anlamıyla, meşru ve geçerli olan ahlakî prensiplere aykırı her türlü kuvvet ve dürtüyü ifade eden bir kavramdır. İnsanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu manevi ve ahlakî değerlerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve güdünün genel adıdır şeytan."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışmaya girer ve (bu konuda) her kaypak şeytanın peşinden gider.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-3c.mp3","commentary_text":"Şeytan terimi Kur’an’da çoğu zaman doğru ve iyi olan her şeye karşı çıkan güç ya da etki anlamında kullanılmaktadır. Bu itibarla, şeytan tabiri, en geniş ve soyut anlamıyla, meşru ve geçerli olan ahlakî prensiplere aykırı her türlü kuvvet ve dürtüyü ifade eden bir kavramdır. İnsanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu manevi ve ahlakî değerlerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve güdünün genel adıdır şeytan."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışmaya girer ve (bu konuda) her kaypak şeytanın peşinden gider.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-3c.mp3","commentary_text":"Şeytan terimi Kur’an’da çoğu zaman doğru ve iyi olan her şeye karşı çıkan güç ya da etki anlamında kullanılmaktadır. Bu itibarla, şeytan tabiri, en geniş ve soyut anlamıyla, meşru ve geçerli olan ahlakî prensiplere aykırı her türlü kuvvet ve dürtüyü ifade eden bir kavramdır. İnsanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu manevi ve ahlakî değerlerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve güdünün genel adıdır şeytan."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanlardan öylesi vardır ki Allah hakkında bilgisizce tartışmaya girer ve (bu konuda) her kaypak şeytanın peşinden gider.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-2c.mp3","commentary_text":"Şeytan terimi Kur’an’da çoğu zaman doğru ve iyi olan her şeye karşı çıkan güç ya da etki anlamında kullanılmaktadır. Bu itibarla, şeytan tabiri, en geniş ve soyut anlamıyla, meşru ve geçerli olan ahlakî prensiplere aykırı her türlü kuvvet ve dürtüyü ifade eden bir kavramdır. İnsanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu manevi ve ahlakî değerlerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve güdünün genel adıdır şeytan."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: “Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler.”","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: “Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler.”","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: “Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler.”","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: “Her kim onu dost edinirse mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler.”","arabic_text":"كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şayet öldükten sonra tekrar dirilmek konusunda şüphede iseniz (bilin ki) biz sizi topraktan (ilk insan olarak yarattıktan) sonra (sırasıyla) az bir sudan (meniden/spermden) sonra bir “alaka”dan genetik yapı embriyodan/pıhtılaşmış kandan sonra (temel unsurları) tamamlanmış ama (bütün öğeleriyle) henüz tamamlanmamış bir mudga’dan (canlı et parçasından) yarattık ki size (öldükten sonra dirilmenin nasıl olabileceğini) apaçık gösterelim. Dilediğimizi (hayata getirmek için) belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor sonra da tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz). İçinizden (erken) ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki (daha önce pek çok şey) bilirken (daha sonra bebek gibi) hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır ve her güzel çiftten nice bitkiler bitirir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ","related_links":["23/1439"],"audio_path":"21/21-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-5c.mp3","commentary_text":"Öldükten sonra dirilmeyi insanların daha rahat idrâk edebilmesi için Kur’an’ın daha pek çok yerinde görüldüğü gibi bu ayette de Allah, insanın yaratılış aşamasından yeryüzündeki bitkilerin kuruduktan sonra yeniden canlanmasına kadar farklı örnekler vermektedir. İlk insanın topraktan yaratılmasından sonraki neslin devamı için Allah’ın takdir ettiği aşama düşünmeye değerdir. Erkeğin spermlerden biri kadının rahim tüplerindeki yumurta hücresi ile birleşince “döllenme” gerçekleşir ve ayette de ifade edildiği gibi anne rahminde belli merhalelerden geçerek vücut tam şeklini alır. Daha sonra kendisine ruh verilir (Müminun 23/14) ve böylece insan nesli devam eder gider."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şayet öldükten sonra tekrar dirilmek konusunda şüphede iseniz (bilin ki) biz sizi topraktan (ilk insan olarak yarattıktan) sonra (sırasıyla) az bir sudan (meniden/spermden) sonra bir “alaka”dan genetik yapı embriyodan/pıhtılaşmış kandan sonra (temel unsurları) tamamlanmış ama (bütün öğeleriyle) henüz tamamlanmamış bir mudga’dan (canlı et parçasından) yarattık ki size (öldükten sonra dirilmenin nasıl olabileceğini) apaçık gösterelim. Dilediğimizi (hayata getirmek için) belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor sonra da tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz). İçinizden (erken) ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki (daha önce pek çok şey) bilirken (daha sonra bebek gibi) hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır ve her güzel çiftten nice bitkiler bitirir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ","related_links":["23/1439"],"audio_path":"21/21-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-5c.mp3","commentary_text":"Öldükten sonra dirilmeyi insanların daha rahat idrâk edebilmesi için Kur’an’ın daha pek çok yerinde görüldüğü gibi bu ayette de Allah, insanın yaratılış aşamasından yeryüzündeki bitkilerin kuruduktan sonra yeniden canlanmasına kadar farklı örnekler vermektedir. İlk insanın topraktan yaratılmasından sonraki neslin devamı için Allah’ın takdir ettiği aşama düşünmeye değerdir. Erkeğin spermlerden biri kadının rahim tüplerindeki yumurta hücresi ile birleşince “döllenme” gerçekleşir ve ayette de ifade edildiği gibi anne rahminde belli merhalelerden geçerek vücut tam şeklini alır. Daha sonra kendisine ruh verilir (Müminun 23/14) ve böylece insan nesli devam eder gider."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şayet öldükten sonra tekrar dirilmek konusunda şüphede iseniz (bilin ki) biz sizi topraktan (ilk insan olarak yarattıktan) sonra (sırasıyla) az bir sudan (meniden/spermden) sonra bir “alaka”dan genetik yapı embriyodan/pıhtılaşmış kandan sonra (temel unsurları) tamamlanmış ama (bütün öğeleriyle) henüz tamamlanmamış bir mudga’dan (canlı et parçasından) yarattık ki size (öldükten sonra dirilmenin nasıl olabileceğini) apaçık gösterelim. Dilediğimizi (hayata getirmek için) belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor sonra da tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz). İçinizden (erken) ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki (daha önce pek çok şey) bilirken (daha sonra bebek gibi) hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır ve her güzel çiftten nice bitkiler bitirir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ","related_links":["23/1439"],"audio_path":"21/21-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-5c.mp3","commentary_text":"Öldükten sonra dirilmeyi insanların daha rahat idrâk edebilmesi için Kur’an’ın daha pek çok yerinde görüldüğü gibi bu ayette de Allah, insanın yaratılış aşamasından yeryüzündeki bitkilerin kuruduktan sonra yeniden canlanmasına kadar farklı örnekler vermektedir. İlk insanın topraktan yaratılmasından sonraki neslin devamı için Allah’ın takdir ettiği aşama düşünmeye değerdir. Erkeğin spermlerden biri kadının rahim tüplerindeki yumurta hücresi ile birleşince “döllenme” gerçekleşir ve ayette de ifade edildiği gibi anne rahminde belli merhalelerden geçerek vücut tam şeklini alır. Daha sonra kendisine ruh verilir (Müminun 23/14) ve böylece insan nesli devam eder gider."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şayet öldükten sonra tekrar dirilmek konusunda şüphede iseniz (bilin ki) biz sizi topraktan (ilk insan olarak yarattıktan) sonra (sırasıyla) az bir sudan (meniden/spermden) sonra bir “alaka”dan genetik yapı embriyodan/pıhtılaşmış kandan sonra (temel unsurları) tamamlanmış ama (bütün öğeleriyle) henüz tamamlanmamış bir mudga’dan (canlı et parçasından) yarattık ki size (öldükten sonra dirilmenin nasıl olabileceğini) apaçık gösterelim. Dilediğimizi (hayata getirmek için) belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor sonra da tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz). İçinizden (erken) ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki (daha önce pek çok şey) bilirken (daha sonra bebek gibi) hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır ve her güzel çiftten nice bitkiler bitirir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ","related_links":["23/1439"],"audio_path":"21/21-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-4c.mp3","commentary_text":"Öldükten sonra dirilmeyi insanların daha rahat idrâk edebilmesi için Kur’an’ın daha pek çok yerinde görüldüğü gibi bu ayette de Allah, insanın yaratılış aşamasından yeryüzündeki bitkilerin kuruduktan sonra yeniden canlanmasına kadar farklı örnekler vermektedir. İlk insanın topraktan yaratılmasından sonraki neslin devamı için Allah’ın takdir ettiği aşama düşünmeye değerdir. Erkeğin spermlerden biri kadının rahim tüplerindeki yumurta hücresi ile birleşince “döllenme” gerçekleşir ve ayette de ifade edildiği gibi anne rahminde belli merhalelerden geçerek vücut tam şeklini alır. Daha sonra kendisine ruh verilir (Müminun 23/14) ve böylece insan nesli devam eder gider."},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte böyle; şüphesiz Allah Hakk’ın kendisidir/nihai gerçektir ve şüphesiz O’dur ölüleri dirilten ve gerçekten her şeye gücü yeten.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte böyle; şüphesiz Allah Hakk’ın kendisidir/nihai gerçektir ve şüphesiz O’dur ölüleri dirilten ve gerçekten her şeye gücü yeten.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte böyle; şüphesiz Allah Hakk’ın kendisidir/nihai gerçektir ve şüphesiz O’dur ölüleri dirilten ve gerçekten her şeye gücü yeten.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte böyle; şüphesiz Allah Hakk’ın kendisidir/nihai gerçektir ve şüphesiz O’dur ölüleri dirilten ve gerçekten her şeye gücü yeten.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ve kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah (o gün) kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-7c.mp3","commentary_text":"Burada “kabirlerde olanların dirilmesinden” kasıt; insanın “acbuz-zenep” denen, çürümeyen ve kaybolup gitmeyen özünün bulunduğu yerden dirilecek olmasıdır. Yoksa bizim bildiğimiz mezardan çıkacak olsaydı o zaman cesedini yaktırıp külünü sağa sola attıranlar, hayvanlar tarafından parçalanıp cesedi bulunmayanlar, denizde kaybolup balıklar tarafından yenenler yani kabri olmayanlar yeniden dirilecek olmazdı. Ayrıca “kabirlerde olan kimseler” ifadesinden genel manada ölen herkes kastedilmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ve kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah (o gün) kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-7c.mp3","commentary_text":"Burada “kabirlerde olanların dirilmesinden” kasıt; insanın “acbuz-zenep” denen, çürümeyen ve kaybolup gitmeyen özünün bulunduğu yerden dirilecek olmasıdır. Yoksa bizim bildiğimiz mezardan çıkacak olsaydı o zaman cesedini yaktırıp külünü sağa sola attıranlar, hayvanlar tarafından parçalanıp cesedi bulunmayanlar, denizde kaybolup balıklar tarafından yenenler yani kabri olmayanlar yeniden dirilecek olmazdı. Ayrıca “kabirlerde olan kimseler” ifadesinden genel manada ölen herkes kastedilmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ve kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah (o gün) kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-7c.mp3","commentary_text":"Burada “kabirlerde olanların dirilmesinden” kasıt; insanın “acbuz-zenep” denen, çürümeyen ve kaybolup gitmeyen özünün bulunduğu yerden dirilecek olmasıdır. Yoksa bizim bildiğimiz mezardan çıkacak olsaydı o zaman cesedini yaktırıp külünü sağa sola attıranlar, hayvanlar tarafından parçalanıp cesedi bulunmayanlar, denizde kaybolup balıklar tarafından yenenler yani kabri olmayanlar yeniden dirilecek olmazdı. Ayrıca “kabirlerde olan kimseler” ifadesinden genel manada ölen herkes kastedilmektedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ve kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah (o gün) kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-6c.mp3","commentary_text":"Burada “kabirlerde olanların dirilmesinden” kasıt; insanın “acbuz-zenep” denen, çürümeyen ve kaybolup gitmeyen özünün bulunduğu yerden dirilecek olmasıdır. Yoksa bizim bildiğimiz mezardan çıkacak olsaydı o zaman cesedini yaktırıp külünü sağa sola attıranlar, hayvanlar tarafından parçalanıp cesedi bulunmayanlar, denizde kaybolup balıklar tarafından yenenler yani kabri olmayanlar yeniden dirilecek olmazdı. Ayrıca “kabirlerde olan kimseler” ifadesinden genel manada ölen herkes kastedilmektedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye hiçbir delile ve hiçbir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ","related_links":["4/61","31/20","38/39","63/5"],"audio_path":"21/21-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye hiçbir delile ve hiçbir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ","related_links":["4/61","31/20","38/39","63/5"],"audio_path":"21/21-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye hiçbir delile ve hiçbir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ","related_links":["4/61","31/20","38/39","63/5"],"audio_path":"21/21-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Hal böyleyken öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye hiçbir delile ve hiçbir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır durur.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ","related_links":["4/61","31/20","38/39","63/5"],"audio_path":"21/21-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için (Hakka sırt çevirerek) renkten renge girer. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattıracağız.","arabic_text":"ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için (Hakka sırt çevirerek) renkten renge girer. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattıracağız.","arabic_text":"ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için (Hakka sırt çevirerek) renkten renge girer. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattıracağız.","arabic_text":"ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için (Hakka sırt çevirerek) renkten renge girer. Ona dünya hayatında rezillik vardır. Kıyamet günü de ona (cehennemin) can yakıcı azabını tattıracağız.","arabic_text":"ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Kıyamet günü ona şöyle denir:) “Bu senin kendi elinle önceden hazırladığın şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (suçsuz yere onları cezalandırmaz).”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Kıyamet günü ona şöyle denir:) “Bu senin kendi elinle önceden hazırladığın şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (suçsuz yere onları cezalandırmaz).”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Kıyamet günü ona şöyle denir:) “Bu senin kendi elinle önceden hazırladığın şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (suçsuz yere onları cezalandırmaz).”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Kıyamet günü ona şöyle denir:) “Bu senin kendi elinle önceden hazırladığın şeydir. Çünkü Allah kullarına asla en küçük bir haksızlık yapmaz (suçsuz yere onları cezalandırmaz).”","arabic_text":"ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine insanlardan öylesi de vardır ki Allah’a (dinin tamamına inanmadığı halde iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder. Öyle ki eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur şayet başına (hastalık fakirlik ve musibet gibi) bir kötülük gelirse gerisingeri dönüverir (Allah’tan şikâyetçi olur). O dünyayı da kaybetmiştir ahireti de. İşte bu apaçık hüsranın ta kendisidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-11c.mp3","commentary_text":"“Sınırda kulluk eder” demek, inkârla imanın kesiştiği çizgide yer alır. Yani dinin tamamına değil de işine gelen ve menfaatine uyan bölümlerine inanır. Bu da imanın sadece taklit seviyesinde kaldığını ve menfaate yönelik olduğunu gösterir. Küfre bütünüyle saplanmaz ama küfür derecesinde günah işler. Allah’ın yasakladığı fiilleri hiç çekinmeden gönül rahatlığıyla işler. Pişman olup af dilemek ve tevbe etmek aklından geçmez. Bu da kişinin küfür çizgisine yakın olduğunu ve geri dönüşü zor olan bir batağa saplandığı gösterir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine insanlardan öylesi de vardır ki Allah’a (dinin tamamına inanmadığı halde iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder. Öyle ki eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur şayet başına (hastalık fakirlik ve musibet gibi) bir kötülük gelirse gerisingeri dönüverir (Allah’tan şikâyetçi olur). O dünyayı da kaybetmiştir ahireti de. İşte bu apaçık hüsranın ta kendisidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-11c.mp3","commentary_text":"“Sınırda kulluk eder” demek, inkârla imanın kesiştiği çizgide yer alır. Yani dinin tamamına değil de işine gelen ve menfaatine uyan bölümlerine inanır. Bu da imanın sadece taklit seviyesinde kaldığını ve menfaate yönelik olduğunu gösterir. Küfre bütünüyle saplanmaz ama küfür derecesinde günah işler. Allah’ın yasakladığı fiilleri hiç çekinmeden gönül rahatlığıyla işler. Pişman olup af dilemek ve tevbe etmek aklından geçmez. Bu da kişinin küfür çizgisine yakın olduğunu ve geri dönüşü zor olan bir batağa saplandığı gösterir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine insanlardan öylesi de vardır ki Allah’a (dinin tamamına inanmadığı halde iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder. Öyle ki eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur şayet başına (hastalık fakirlik ve musibet gibi) bir kötülük gelirse gerisingeri dönüverir (Allah’tan şikâyetçi olur). O dünyayı da kaybetmiştir ahireti de. İşte bu apaçık hüsranın ta kendisidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-11c.mp3","commentary_text":"“Sınırda kulluk eder” demek, inkârla imanın kesiştiği çizgide yer alır. Yani dinin tamamına değil de işine gelen ve menfaatine uyan bölümlerine inanır. Bu da imanın sadece taklit seviyesinde kaldığını ve menfaate yönelik olduğunu gösterir. Küfre bütünüyle saplanmaz ama küfür derecesinde günah işler. Allah’ın yasakladığı fiilleri hiç çekinmeden gönül rahatlığıyla işler. Pişman olup af dilemek ve tevbe etmek aklından geçmez. Bu da kişinin küfür çizgisine yakın olduğunu ve geri dönüşü zor olan bir batağa saplandığı gösterir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yine insanlardan öylesi de vardır ki Allah’a (dinin tamamına inanmadığı halde iman ve küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder. Öyle ki eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur şayet başına (hastalık fakirlik ve musibet gibi) bir kötülük gelirse gerisingeri dönüverir (Allah’tan şikâyetçi olur). O dünyayı da kaybetmiştir ahireti de. İşte bu apaçık hüsranın ta kendisidir.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-10c.mp3","commentary_text":"“Sınırda kulluk eder” demek, inkârla imanın kesiştiği çizgide yer alır. Yani dinin tamamına değil de işine gelen ve menfaatine uyan bölümlerine inanır. Bu da imanın sadece taklit seviyesinde kaldığını ve menfaate yönelik olduğunu gösterir. Küfre bütünüyle saplanmaz ama küfür derecesinde günah işler. Allah’ın yasakladığı fiilleri hiç çekinmeden gönül rahatlığıyla işler. Pişman olup af dilemek ve tevbe etmek aklından geçmez. Bu da kişinin küfür çizgisine yakın olduğunu ve geri dönüşü zor olan bir batağa saplandığı gösterir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O kimse Allah dışında kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.","arabic_text":"يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-12c.mp3","commentary_text":"Bu ayetleri gördükten sonra hâlâ türbelere, yatırlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. O kararında da takdirinde de yalnızdır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O kimse Allah dışında kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.","arabic_text":"يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-12c.mp3","commentary_text":"Bu ayetleri gördükten sonra hâlâ türbelere, yatırlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. O kararında da takdirinde de yalnızdır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O kimse Allah dışında kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.","arabic_text":"يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-12c.mp3","commentary_text":"Bu ayetleri gördükten sonra hâlâ türbelere, yatırlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. O kararında da takdirinde de yalnızdır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"O kimse Allah dışında kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.","arabic_text":"يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetleri gördükten sonra hâlâ türbelere, yatırlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. O kararında da takdirinde de yalnızdır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olan kimseye yalvarıp yakarır. Gerçekten de o (yalvarıp yakardığı) ne berbat bir dosttur ne kötü bir efendidir!","arabic_text":"يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-13c.mp3","commentary_text":"Sürekli para ile beslenen ve hizmetle desteklenen insan putları bunlardandır. İnsanlar bunlara hem para verip hizmetlerinde bulunur hem de Allah’a ulaşmak için teveccüh göstermelerini bekler. Ve böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan daha da uzaklaştırıldıkları için fayda yerine zarar görürler. Ayet bu azim tehlikeye vurgu yapıyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olan kimseye yalvarıp yakarır. Gerçekten de o (yalvarıp yakardığı) ne berbat bir dosttur ne kötü bir efendidir!","arabic_text":"يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-13c.mp3","commentary_text":"Sürekli para ile beslenen ve hizmetle desteklenen insan putları bunlardandır. İnsanlar bunlara hem para verip hizmetlerinde bulunur hem de Allah’a ulaşmak için teveccüh göstermelerini bekler. Ve böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan daha da uzaklaştırıldıkları için fayda yerine zarar görürler. Ayet bu azim tehlikeye vurgu yapıyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olan kimseye yalvarıp yakarır. Gerçekten de o (yalvarıp yakardığı) ne berbat bir dosttur ne kötü bir efendidir!","arabic_text":"يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-13c.mp3","commentary_text":"Sürekli para ile beslenen ve hizmetle desteklenen insan putları bunlardandır. İnsanlar bunlara hem para verip hizmetlerinde bulunur hem de Allah’a ulaşmak için teveccüh göstermelerini bekler. Ve böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan daha da uzaklaştırıldıkları için fayda yerine zarar görürler. Ayet bu azim tehlikeye vurgu yapıyor."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olan kimseye yalvarıp yakarır. Gerçekten de o (yalvarıp yakardığı) ne berbat bir dosttur ne kötü bir efendidir!","arabic_text":"يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-12c.mp3","commentary_text":"Sürekli para ile beslenen ve hizmetle desteklenen insan putları bunlardandır. İnsanlar bunlara hem para verip hizmetlerinde bulunur hem de Allah’a ulaşmak için teveccüh göstermelerini bekler. Ve böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan daha da uzaklaştırıldıkları için fayda yerine zarar görürler. Ayet bu azim tehlikeye vurgu yapıyor."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Muhakkak ki Allah iman ettikten sonra faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Muhakkak ki Allah iman ettikten sonra faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Muhakkak ki Allah iman ettikten sonra faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Muhakkak ki Allah iman ettikten sonra faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim kendisine Allah’ın dünyada ve ahirette yeterli yardımı yapmayacağını düşünerek (Allah’tan başka varlıklardan yardım dilenirse) bir sebeple (tefekkür ederek) hemen semaya yönelsin (Allah’tan yardım istesin) sonra da (manevi anlamda dünya ile irtibatını) kessin de bir baksın; (kendisine kurduğu şirk) tuzağı onun (Allah’tan başka varlıklardan destek görerek) sıkıntısını giderecek mi?","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-14c.mp3","commentary_text":"Birinci cümledeki “hû” zamirinin Hz. Muhammed’i işaret ettiğini söyleyenler olsa da yukarıdan itibaren ayetlerin anlam akışına dikkat edilirse, Allah’tan başka varlıklardan yardım dileyen kişinin hatasına dikkat çekiliyor. Dolaysıyla ayetin ilk cümlesindeki “hû” zamirinin; Allah’tan yeterli yardımı alıp alamayacağı konusunda kuşku duyan kişiyi imâ ettiğini düşünmek daha doğru olur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim kendisine Allah’ın dünyada ve ahirette yeterli yardımı yapmayacağını düşünerek (Allah’tan başka varlıklardan yardım dilenirse) bir sebeple (tefekkür ederek) hemen semaya yönelsin (Allah’tan yardım istesin) sonra da (manevi anlamda dünya ile irtibatını) kessin de bir baksın; (kendisine kurduğu şirk) tuzağı onun (Allah’tan başka varlıklardan destek görerek) sıkıntısını giderecek mi?","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-15c.mp3","commentary_text":"Birinci cümledeki “hû” zamirinin Hz. Muhammed’i işaret ettiğini söyleyenler olsa da yukarıdan itibaren ayetlerin anlam akışına dikkat edilirse, Allah’tan başka varlıklardan yardım dileyen kişinin hatasına dikkat çekiliyor. Dolaysıyla ayetin ilk cümlesindeki “hû” zamirinin; Allah’tan yeterli yardımı alıp alamayacağı konusunda kuşku duyan kişiyi imâ ettiğini düşünmek daha doğru olur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim kendisine Allah’ın dünyada ve ahirette yeterli yardımı yapmayacağını düşünerek (Allah’tan başka varlıklardan yardım dilenirse) bir sebeple (tefekkür ederek) hemen semaya yönelsin (Allah’tan yardım istesin) sonra da (manevi anlamda dünya ile irtibatını) kessin de bir baksın; (kendisine kurduğu şirk) tuzağı onun (Allah’tan başka varlıklardan destek görerek) sıkıntısını giderecek mi?","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-15c.mp3","commentary_text":"Birinci cümledeki “hû” zamirinin Hz. Muhammed’i işaret ettiğini söyleyenler olsa da yukarıdan itibaren ayetlerin anlam akışına dikkat edilirse, Allah’tan başka varlıklardan yardım dileyen kişinin hatasına dikkat çekiliyor. Dolaysıyla ayetin ilk cümlesindeki “hû” zamirinin; Allah’tan yeterli yardımı alıp alamayacağı konusunda kuşku duyan kişiyi imâ ettiğini düşünmek daha doğru olur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim kendisine Allah’ın dünyada ve ahirette yeterli yardımı yapmayacağını düşünerek (Allah’tan başka varlıklardan yardım dilenirse) bir sebeple (tefekkür ederek) hemen semaya yönelsin (Allah’tan yardım istesin) sonra da (manevi anlamda dünya ile irtibatını) kessin de bir baksın; (kendisine kurduğu şirk) tuzağı onun (Allah’tan başka varlıklardan destek görerek) sıkıntısını giderecek mi?","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-15c.mp3","commentary_text":"Birinci cümledeki “hû” zamirinin Hz. Muhammed’i işaret ettiğini söyleyenler olsa da yukarıdan itibaren ayetlerin anlam akışına dikkat edilirse, Allah’tan başka varlıklardan yardım dileyen kişinin hatasına dikkat çekiliyor. Dolaysıyla ayetin ilk cümlesindeki “hû” zamirinin; Allah’tan yeterli yardımı alıp alamayacağı konusunda kuşku duyan kişiyi imâ ettiğini düşünmek daha doğru olur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte biz (bir kin ve muhalefet karşısında insanların irşadı için) Kur’an’ı böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-15c.mp3","commentary_text":"Kur’an, kendisini “mubin/açık ve açıklayan” olarak ifade etmesine rağmen insanların onu anlaşılmaz olarak görmesi Ona yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Ancak bu demek değildir ki her ayetini ve her suresini bağlamlarına bakmadan, geliş sebeplerini araştırmadan ve Kur’an’ın genel anlam örgüsü üzerinden yorumlamadan münferit olarak anlayacağız. Kur’an’ın anlaşılması için ciddi gayret ve emek sarfetmek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte biz (bir kin ve muhalefet karşısında insanların irşadı için) Kur’an’ı böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, kendisini “mubin/açık ve açıklayan” olarak ifade etmesine rağmen insanların onu anlaşılmaz olarak görmesi Ona yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Ancak bu demek değildir ki her ayetini ve her suresini bağlamlarına bakmadan, geliş sebeplerini araştırmadan ve Kur’an’ın genel anlam örgüsü üzerinden yorumlamadan münferit olarak anlayacağız. Kur’an’ın anlaşılması için ciddi gayret ve emek sarfetmek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte biz (bir kin ve muhalefet karşısında insanların irşadı için) Kur’an’ı böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, kendisini “mubin/açık ve açıklayan” olarak ifade etmesine rağmen insanların onu anlaşılmaz olarak görmesi Ona yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Ancak bu demek değildir ki her ayetini ve her suresini bağlamlarına bakmadan, geliş sebeplerini araştırmadan ve Kur’an’ın genel anlam örgüsü üzerinden yorumlamadan münferit olarak anlayacağız. Kur’an’ın anlaşılması için ciddi gayret ve emek sarfetmek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte biz (bir kin ve muhalefet karşısında insanların irşadı için) Kur’an’ı böyle apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, kendisini “mubin/açık ve açıklayan” olarak ifade etmesine rağmen insanların onu anlaşılmaz olarak görmesi Ona yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Ancak bu demek değildir ki her ayetini ve her suresini bağlamlarına bakmadan, geliş sebeplerini araştırmadan ve Kur’an’ın genel anlam örgüsü üzerinden yorumlamadan münferit olarak anlayacağız. Kur’an’ın anlaşılması için ciddi gayret ve emek sarfetmek gerekir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"İman edenler Yahudiler Sabiîler Hıristiyanlar Mecusîler ve şirke sapanlar arasında Allah kıyamet günü ayrım yapacaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-16c.mp3","commentary_text":"“Sabiiler”le ilgili farklı yorumlar yapılmaktadır. Bu konuda Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna bakabilirsiniz. “Mecûsiler” ise, Güneş’e ve Ay’a tapanlar, Ateşe tapanlar olarak açıklanmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"İman edenler Yahudiler Sabiîler Hıristiyanlar Mecusîler ve şirke sapanlar arasında Allah kıyamet günü ayrım yapacaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-17c.mp3","commentary_text":"“Sabiiler”le ilgili farklı yorumlar yapılmaktadır. Bu konuda Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna bakabilirsiniz. “Mecûsiler” ise, Güneş’e ve Ay’a tapanlar, Ateşe tapanlar olarak açıklanmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"İman edenler Yahudiler Sabiîler Hıristiyanlar Mecusîler ve şirke sapanlar arasında Allah kıyamet günü ayrım yapacaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-17c.mp3","commentary_text":"“Sabiiler”le ilgili farklı yorumlar yapılmaktadır. Bu konuda Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna bakabilirsiniz. “Mecûsiler” ise, Güneş’e ve Ay’a tapanlar, Ateşe tapanlar olarak açıklanmıştır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"İman edenler Yahudiler Sabiîler Hıristiyanlar Mecusîler ve şirke sapanlar arasında Allah kıyamet günü ayrım yapacaktır. Şüphesiz Allah her şeye şahittir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-17c.mp3","commentary_text":"“Sabiiler”le ilgili farklı yorumlar yapılmaktadır. Bu konuda Bakara suresi 62. ayetin dipnotuna bakabilirsiniz. “Mecûsiler” ise, Güneş’e ve Ay’a tapanlar, Ateşe tapanlar olarak açıklanmıştır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Görmedin mi ki gerçekten göklerde ve yerde olanlar güneş ay yıldızlar dağlar ağaçlar hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’ın emrine âmâde olurlar. (Ancak insanlardan) birçoğunun üzerinde (yaptıkları yüzünden) azap hak olmuştur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden) aşağılık kılarsa artık onun için bir yüceltici yoktur. Hiç şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩","related_links":[],"audio_path":"21/21-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-17c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerdeki varlıklar istisnasız Allah’ın emrine âmâde olurken insanın özel olarak azabı hak edecek davranışlar sergilediğinin zikredilmesi onun taşıdığı irade ile alakalıdır. Diğer varlıkların Allah’ın iradesinin dışına çıkması düşünülemez. Ama insana verilen irade diğer varlıklardan farklı olarak Allah’ın emrinde olmakla beraber aynı zamanda özgürdür. Yani belli sınırları olsa da insan iradesinde serbesttir. Nitekim “Birçoğu” diye ayırım yapılarak bazı insanların kulluk vazifesini icra konusunda yan çizdiği anlatılıyor. Demek şerefli olmaya müsait bir varlık olduğu kadar, yaratılanlar arasında âlemin en yaramaz, en istikrarsız ve en isyankâr varlığı da insandır. O halde insan, şerefli bir varlık olacak ve haysiyetini ayakta tutacak çalışmalar yapmalı ve Allah’ın yarattığı diğer varlıklar karşısında mahcup duruma düşmemeli."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Görmedin mi ki gerçekten göklerde ve yerde olanlar güneş ay yıldızlar dağlar ağaçlar hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’ın emrine âmâde olurlar. (Ancak insanlardan) birçoğunun üzerinde (yaptıkları yüzünden) azap hak olmuştur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden) aşağılık kılarsa artık onun için bir yüceltici yoktur. Hiç şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩","related_links":[],"audio_path":"21/21-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-18c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerdeki varlıklar istisnasız Allah’ın emrine âmâde olurken insanın özel olarak azabı hak edecek davranışlar sergilediğinin zikredilmesi onun taşıdığı irade ile alakalıdır. Diğer varlıkların Allah’ın iradesinin dışına çıkması düşünülemez. Ama insana verilen irade diğer varlıklardan farklı olarak Allah’ın emrinde olmakla beraber aynı zamanda özgürdür. Yani belli sınırları olsa da insan iradesinde serbesttir. Nitekim “Birçoğu” diye ayırım yapılarak bazı insanların kulluk vazifesini icra konusunda yan çizdiği anlatılıyor. Demek şerefli olmaya müsait bir varlık olduğu kadar, yaratılanlar arasında âlemin en yaramaz, en istikrarsız ve en isyankâr varlığı da insandır. O halde insan, şerefli bir varlık olacak ve haysiyetini ayakta tutacak çalışmalar yapmalı ve Allah’ın yarattığı diğer varlıklar karşısında mahcup duruma düşmemeli."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Görmedin mi ki gerçekten göklerde ve yerde olanlar güneş ay yıldızlar dağlar ağaçlar hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’ın emrine âmâde olurlar. (Ancak insanlardan) birçoğunun üzerinde (yaptıkları yüzünden) azap hak olmuştur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden) aşağılık kılarsa artık onun için bir yüceltici yoktur. Hiç şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩","related_links":[],"audio_path":"21/21-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-18c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerdeki varlıklar istisnasız Allah’ın emrine âmâde olurken insanın özel olarak azabı hak edecek davranışlar sergilediğinin zikredilmesi onun taşıdığı irade ile alakalıdır. Diğer varlıkların Allah’ın iradesinin dışına çıkması düşünülemez. Ama insana verilen irade diğer varlıklardan farklı olarak Allah’ın emrinde olmakla beraber aynı zamanda özgürdür. Yani belli sınırları olsa da insan iradesinde serbesttir. Nitekim “Birçoğu” diye ayırım yapılarak bazı insanların kulluk vazifesini icra konusunda yan çizdiği anlatılıyor. Demek şerefli olmaya müsait bir varlık olduğu kadar, yaratılanlar arasında âlemin en yaramaz, en istikrarsız ve en isyankâr varlığı da insandır. O halde insan, şerefli bir varlık olacak ve haysiyetini ayakta tutacak çalışmalar yapmalı ve Allah’ın yarattığı diğer varlıklar karşısında mahcup duruma düşmemeli."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Görmedin mi ki gerçekten göklerde ve yerde olanlar güneş ay yıldızlar dağlar ağaçlar hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’ın emrine âmâde olurlar. (Ancak insanlardan) birçoğunun üzerinde (yaptıkları yüzünden) azap hak olmuştur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden) aşağılık kılarsa artık onun için bir yüceltici yoktur. Hiç şüphesiz Allah dilediğini yapar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩","related_links":[],"audio_path":"21/21-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-18c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerdeki varlıklar istisnasız Allah’ın emrine âmâde olurken insanın özel olarak azabı hak edecek davranışlar sergilediğinin zikredilmesi onun taşıdığı irade ile alakalıdır. Diğer varlıkların Allah’ın iradesinin dışına çıkması düşünülemez. Ama insana verilen irade diğer varlıklardan farklı olarak Allah’ın emrinde olmakla beraber aynı zamanda özgürdür. Yani belli sınırları olsa da insan iradesinde serbesttir. Nitekim “Birçoğu” diye ayırım yapılarak bazı insanların kulluk vazifesini icra konusunda yan çizdiği anlatılıyor. Demek şerefli olmaya müsait bir varlık olduğu kadar, yaratılanlar arasında âlemin en yaramaz, en istikrarsız ve en isyankâr varlığı da insandır. O halde insan, şerefli bir varlık olacak ve haysiyetini ayakta tutacak çalışmalar yapmalı ve Allah’ın yarattığı diğer varlıklar karşısında mahcup duruma düşmemeli."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.","arabic_text":"هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا ف۪ي رَبِّهِمْۘ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍۜ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَم۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.","arabic_text":"هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا ف۪ي رَبِّهِمْۘ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍۜ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَم۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.","arabic_text":"هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا ف۪ي رَبِّهِمْۘ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍۜ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَم۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.","arabic_text":"هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا ف۪ي رَبِّهِمْۘ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍۜ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَم۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu kaynar su ile karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.","arabic_text":"يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ","related_links":[],"audio_path":"21/21-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu kaynar su ile karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.","arabic_text":"يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ","related_links":[],"audio_path":"21/21-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu kaynar su ile karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.","arabic_text":"يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ","related_links":[],"audio_path":"21/21-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu kaynar su ile karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.","arabic_text":"يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ","related_links":[],"audio_path":"21/21-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır.","arabic_text":"وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.","arabic_text":"كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.","arabic_text":"كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.","arabic_text":"كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.","arabic_text":"كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz Allah iman edip faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacak orada altından bileziklerle ve incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz Allah iman edip faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacak orada altından bileziklerle ve incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz Allah iman edip faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacak orada altından bileziklerle ve incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz Allah iman edip faydalı işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacak orada altından bileziklerle ve incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar (dünyada) sözün en güzeline en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.","arabic_text":"وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-24c.mp3","commentary_text":"“Sözün en güzeli” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları bunun “Kelime-i tevhid” ya da “Kelime-i şehadet” olduğunu, bazıları bu ifadeden “Kur’an” ı anlamak gerektiğini, bazıları ise “Hamd, bize yaptığı vaadi gerçekleştiren Allah’a mahsustur” sözü olduğunu söylemektedir. Bize göre en doğrusu “Kur’an” dır. Zira Kur’an’ın “en doğru söz” olduğu yine Kur’an’da vurgulanmaktadır: “Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür.” (Hakka 69/40, Tekvir 81/19)"},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar (dünyada) sözün en güzeline en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.","arabic_text":"وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-23c.mp3","commentary_text":"“Sözün en güzeli” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları bunun “Kelime-i tevhid” ya da “Kelime-i şehadet” olduğunu, bazıları bu ifadeden “Kur’an” ı anlamak gerektiğini, bazıları ise “Hamd, bize yaptığı vaadi gerçekleştiren Allah’a mahsustur” sözü olduğunu söylemektedir. Bize göre en doğrusu “Kur’an” dır. Zira Kur’an’ın “en doğru söz” olduğu yine Kur’an’da vurgulanmaktadır: “Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür.” (Hakka 69/40, Tekvir 81/19)"},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar (dünyada) sözün en güzeline en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.","arabic_text":"وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-24c.mp3","commentary_text":"“Sözün en güzeli” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları bunun “Kelime-i tevhid” ya da “Kelime-i şehadet” olduğunu, bazıları bu ifadeden “Kur’an” ı anlamak gerektiğini, bazıları ise “Hamd, bize yaptığı vaadi gerçekleştiren Allah’a mahsustur” sözü olduğunu söylemektedir. Bize göre en doğrusu “Kur’an” dır. Zira Kur’an’ın “en doğru söz” olduğu yine Kur’an’da vurgulanmaktadır: “Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür.” (Hakka 69/40, Tekvir 81/19)"},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar (dünyada) sözün en güzeline en tutarlısına eriştirilmişler ve onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın dosdoğru yoluna iletilmeyi hak etmişlerdi.","arabic_text":"وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-24c.mp3","commentary_text":"“Sözün en güzeli” konusunda farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları bunun “Kelime-i tevhid” ya da “Kelime-i şehadet” olduğunu, bazıları bu ifadeden “Kur’an” ı anlamak gerektiğini, bazıları ise “Hamd, bize yaptığı vaadi gerçekleştiren Allah’a mahsustur” sözü olduğunu söylemektedir. Bize göre en doğrusu “Kur’an” dır. Zira Kur’an’ın “en doğru söz” olduğu yine Kur’an’da vurgulanmaktadır: “Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür.” (Hakka 69/40, Tekvir 81/19)"},{"verse_number":"25","turkish_text":"İnkâr edenlerle (insanları) Allah’ın yolundan çevirmeye; (keza) hem orada yaşayan hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram’dan alıkoymaya çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara çok can yakıcı bir azap tattıracağız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hudeybiye Barış anlaşmasından önce Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamberin ve arkadaşlarının Mescid-i Harama gitmelerini engellemeleri üzerine nâzil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"İnkâr edenlerle (insanları) Allah’ın yolundan çevirmeye; (keza) hem orada yaşayan hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram’dan alıkoymaya çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara çok can yakıcı bir azap tattıracağız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-24c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hudeybiye Barış anlaşmasından önce Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamberin ve arkadaşlarının Mescid-i Harama gitmelerini engellemeleri üzerine nâzil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"İnkâr edenlerle (insanları) Allah’ın yolundan çevirmeye; (keza) hem orada yaşayan hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram’dan alıkoymaya çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara çok can yakıcı bir azap tattıracağız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hudeybiye Barış anlaşmasından önce Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamberin ve arkadaşlarının Mescid-i Harama gitmelerini engellemeleri üzerine nâzil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"İnkâr edenlerle (insanları) Allah’ın yolundan çevirmeye; (keza) hem orada yaşayan hem de dışarıdan gelen bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i Haram’dan alıkoymaya çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara çok can yakıcı bir azap tattıracağız.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-25c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, Hudeybiye Barış anlaşmasından önce Mekkeli müşriklerin Hz. Peygamberin ve arkadaşlarının Mescid-i Harama gitmelerini engellemeleri üzerine nâzil olmuştur."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hani Biz İbrahim’in (inşa etmesi) için İbadet Evi’nin kurulacağı yeri gösterdiğimiz zaman; “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi Mabedimi de tavaf edecekler ve (ona doğru) kıyama durup rükû ve secdeye kapanacaklar için (şirkten) temiz tutacaksın!” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mabedimi temiz tutacaksın!” ifadesinin ilk bakışta Kâbe’yi maddi kirlerden temizlemek için verilmiş bir buyruk olduğu düşünülse de aslında bu emir cümlesinin mânevi temizliği hedeflediği anlaşılmaktadır. “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi” söylemiyle aynı karede yer alması; Hz. İbrahim’e verilen direktifin “Kâbe’yi putlardan temizlemesi ve oranın bir tapınma nesnesi haline dönüşmemesi” için verildiği anlaşılmalıdır. Yani “sen nasıl şirkten uzak durarak temiz kaldıysan, Kâbe’yi de öylece temiz tutacaksın.” demektir. “Tahhara” sözcüğü her zaman maddi kirlerden temizlenmeyi ifade etmez. Tevbe suresi 9/108. ayetinde olduğu gibi şirkten ve günahlardan arınmayı da ifade eder."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hani Biz İbrahim’in (inşa etmesi) için İbadet Evi’nin kurulacağı yeri gösterdiğimiz zaman; “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi Mabedimi de tavaf edecekler ve (ona doğru) kıyama durup rükû ve secdeye kapanacaklar için (şirkten) temiz tutacaksın!” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-25c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mabedimi temiz tutacaksın!” ifadesinin ilk bakışta Kâbe’yi maddi kirlerden temizlemek için verilmiş bir buyruk olduğu düşünülse de aslında bu emir cümlesinin mânevi temizliği hedeflediği anlaşılmaktadır. “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi” söylemiyle aynı karede yer alması; Hz. İbrahim’e verilen direktifin “Kâbe’yi putlardan temizlemesi ve oranın bir tapınma nesnesi haline dönüşmemesi” için verildiği anlaşılmalıdır. Yani “sen nasıl şirkten uzak durarak temiz kaldıysan, Kâbe’yi de öylece temiz tutacaksın.” demektir. “Tahhara” sözcüğü her zaman maddi kirlerden temizlenmeyi ifade etmez. Tevbe suresi 9/108. ayetinde olduğu gibi şirkten ve günahlardan arınmayı da ifade eder."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hani Biz İbrahim’in (inşa etmesi) için İbadet Evi’nin kurulacağı yeri gösterdiğimiz zaman; “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi Mabedimi de tavaf edecekler ve (ona doğru) kıyama durup rükû ve secdeye kapanacaklar için (şirkten) temiz tutacaksın!” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mabedimi temiz tutacaksın!” ifadesinin ilk bakışta Kâbe’yi maddi kirlerden temizlemek için verilmiş bir buyruk olduğu düşünülse de aslında bu emir cümlesinin mânevi temizliği hedeflediği anlaşılmaktadır. “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi” söylemiyle aynı karede yer alması; Hz. İbrahim’e verilen direktifin “Kâbe’yi putlardan temizlemesi ve oranın bir tapınma nesnesi haline dönüşmemesi” için verildiği anlaşılmalıdır. Yani “sen nasıl şirkten uzak durarak temiz kaldıysan, Kâbe’yi de öylece temiz tutacaksın.” demektir. “Tahhara” sözcüğü her zaman maddi kirlerden temizlenmeyi ifade etmez. Tevbe suresi 9/108. ayetinde olduğu gibi şirkten ve günahlardan arınmayı da ifade eder."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hani Biz İbrahim’in (inşa etmesi) için İbadet Evi’nin kurulacağı yeri gösterdiğimiz zaman; “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi Mabedimi de tavaf edecekler ve (ona doğru) kıyama durup rükû ve secdeye kapanacaklar için (şirkten) temiz tutacaksın!” (demiştik).","arabic_text":"وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-26c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “mabedimi temiz tutacaksın!” ifadesinin ilk bakışta Kâbe’yi maddi kirlerden temizlemek için verilmiş bir buyruk olduğu düşünülse de aslında bu emir cümlesinin mânevi temizliği hedeflediği anlaşılmaktadır. “Bana hiçbir şeyi ortak koşmadığın gibi” söylemiyle aynı karede yer alması; Hz. İbrahim’e verilen direktifin “Kâbe’yi putlardan temizlemesi ve oranın bir tapınma nesnesi haline dönüşmemesi” için verildiği anlaşılmalıdır. Yani “sen nasıl şirkten uzak durarak temiz kaldıysan, Kâbe’yi de öylece temiz tutacaksın.” demektir. “Tahhara” sözcüğü her zaman maddi kirlerden temizlenmeyi ifade etmez. Tevbe suresi 9/108. ayetinde olduğu gibi şirkten ve günahlardan arınmayı da ifade eder."},{"verse_number":"27-28","turkish_text":"(Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah’ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz yoksullara da yediriniz!”","arabic_text":"لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ﴿٢﴾ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27-28","turkish_text":"(Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah’ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz yoksullara da yediriniz!”","arabic_text":"لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ﴿٢﴾ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27-28","turkish_text":"(Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah’ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz yoksullara da yediriniz!”","arabic_text":"لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ﴿٢﴾ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27-28","turkish_text":"(Ey Resul!) İnsanlara haccı ilân et (onları hacca çağır). Gerek yaya olarak ve gerekse uzak yolları aşmak için hızlı yol alma yeteneğine sahip ulaşım araçlarına binerek senin çağrına gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar. Bir de belirli günlerde kendilerine verdiğimiz hayvanlardan Allah’ın adını anarak kurban kessinler. Bu kurbanlardan yiyiniz yoksullara da yediriniz!”","arabic_text":"لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ﴿٢﴾ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Haccı tamamladıktan) sonra uymak zorunda oldukları (temizlenmek kurban kesmek tıraş olmak ihramdan çıkmak gibi) birtakım kısıtlamalara son versinler. (Varsa) adaklarını yerine getirsinler ve bu tarihi özgürlük evini (Kâbe’yi) tavaf etsinler.","arabic_text":"ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-29c.mp3","commentary_text":"Yalan söylemenin, birer soyut pislik olan putlara tapmakla aynı karede zikredilmiş olması, yalanın ne kadar iğrenç ve bayağı bir şey olduğu mesajını vermektedir. O halde putlara tapmayı ne kadar aşağılık bir eylem olarak görüyorsa insan, yalan söylemeyi de o kadar rezil bir fiil olarak görmelidir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Haccı tamamladıktan) sonra uymak zorunda oldukları (temizlenmek kurban kesmek tıraş olmak ihramdan çıkmak gibi) birtakım kısıtlamalara son versinler. (Varsa) adaklarını yerine getirsinler ve bu tarihi özgürlük evini (Kâbe’yi) tavaf etsinler.","arabic_text":"ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-28c.mp3","commentary_text":"Yalan söylemenin, birer soyut pislik olan putlara tapmakla aynı karede zikredilmiş olması, yalanın ne kadar iğrenç ve bayağı bir şey olduğu mesajını vermektedir. O halde putlara tapmayı ne kadar aşağılık bir eylem olarak görüyorsa insan, yalan söylemeyi de o kadar rezil bir fiil olarak görmelidir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Haccı tamamladıktan) sonra uymak zorunda oldukları (temizlenmek kurban kesmek tıraş olmak ihramdan çıkmak gibi) birtakım kısıtlamalara son versinler. (Varsa) adaklarını yerine getirsinler ve bu tarihi özgürlük evini (Kâbe’yi) tavaf etsinler.","arabic_text":"ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-29c.mp3","commentary_text":"Yalan söylemenin, birer soyut pislik olan putlara tapmakla aynı karede zikredilmiş olması, yalanın ne kadar iğrenç ve bayağı bir şey olduğu mesajını vermektedir. O halde putlara tapmayı ne kadar aşağılık bir eylem olarak görüyorsa insan, yalan söylemeyi de o kadar rezil bir fiil olarak görmelidir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Haccı tamamladıktan) sonra uymak zorunda oldukları (temizlenmek kurban kesmek tıraş olmak ihramdan çıkmak gibi) birtakım kısıtlamalara son versinler. (Varsa) adaklarını yerine getirsinler ve bu tarihi özgürlük evini (Kâbe’yi) tavaf etsinler.","arabic_text":"ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-29c.mp3","commentary_text":"Yalan söylemenin, birer soyut pislik olan putlara tapmakla aynı karede zikredilmiş olması, yalanın ne kadar iğrenç ve bayağı bir şey olduğu mesajını vermektedir. O halde putlara tapmayı ne kadar aşağılık bir eylem olarak görüyorsa insan, yalan söylemeyi de o kadar rezil bir fiil olarak görmelidir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte böyle; her kim Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse bu tutum Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Yasak oldukları) size okunanlar (bildirilenler) dışında (kurban etmek ve etinden yemek üzere) bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten de kaçının.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-30c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi, Allah’a yönelirken araya sokulmak istenen bütün objeleri reddeder. Yani “Her türlü batıl inançtan arınarak doğrudan Allah’ın kendisine ulaşın, O’nunla dolaylı değil direkt iletişime geçin; araya hiç kimseyi ve hiçbir şeyi sokmayın” demektir. Verilen örnekler de çok manidardır. “Gökten yere düşmüş ve kuşlara yem olmuş” demek, “leşe dönmüş ve akbabalara yem olmuş demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte böyle; her kim Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse bu tutum Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Yasak oldukları) size okunanlar (bildirilenler) dışında (kurban etmek ve etinden yemek üzere) bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten de kaçının.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-29c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi, Allah’a yönelirken araya sokulmak istenen bütün objeleri reddeder. Yani “Her türlü batıl inançtan arınarak doğrudan Allah’ın kendisine ulaşın, O’nunla dolaylı değil direkt iletişime geçin; araya hiç kimseyi ve hiçbir şeyi sokmayın” demektir. Verilen örnekler de çok manidardır. “Gökten yere düşmüş ve kuşlara yem olmuş” demek, “leşe dönmüş ve akbabalara yem olmuş demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte böyle; her kim Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse bu tutum Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Yasak oldukları) size okunanlar (bildirilenler) dışında (kurban etmek ve etinden yemek üzere) bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten de kaçının.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-30c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi, Allah’a yönelirken araya sokulmak istenen bütün objeleri reddeder. Yani “Her türlü batıl inançtan arınarak doğrudan Allah’ın kendisine ulaşın, O’nunla dolaylı değil direkt iletişime geçin; araya hiç kimseyi ve hiçbir şeyi sokmayın” demektir. Verilen örnekler de çok manidardır. “Gökten yere düşmüş ve kuşlara yem olmuş” demek, “leşe dönmüş ve akbabalara yem olmuş demektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"İşte böyle; her kim Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse bu tutum Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Yasak oldukları) size okunanlar (bildirilenler) dışında (kurban etmek ve etinden yemek üzere) bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan ve yalan söz söylemekten de kaçının.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-30c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi, Allah’a yönelirken araya sokulmak istenen bütün objeleri reddeder. Yani “Her türlü batıl inançtan arınarak doğrudan Allah’ın kendisine ulaşın, O’nunla dolaylı değil direkt iletişime geçin; araya hiç kimseyi ve hiçbir şeyi sokmayın” demektir. Verilen örnekler de çok manidardır. “Gökten yere düşmüş ve kuşlara yem olmuş” demek, “leşe dönmüş ve akbabalara yem olmuş demektir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hiçbir şeyi O’na ortak koşmadan yalnızca Allah’a yönelen kimseler olun! Kim Allah’a ortak koşarsa sanki gökten yere düşmüş de kuşlara yem olmuş ya da rüzgâr tarafından sürüklenerek ıssız bir köşeye atılmış gibi olur.","arabic_text":"حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ","related_links":["4/48","6/71","5/17"],"audio_path":"21/21-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-31c.mp3","commentary_text":"Burada “şe’air” ile kastedilen hâc ritüeli ile ilgili ihram, kurban ve namaz gibi hükümlerdir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hiçbir şeyi O’na ortak koşmadan yalnızca Allah’a yönelen kimseler olun! Kim Allah’a ortak koşarsa sanki gökten yere düşmüş de kuşlara yem olmuş ya da rüzgâr tarafından sürüklenerek ıssız bir köşeye atılmış gibi olur.","arabic_text":"حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ","related_links":["4/48","6/71","5/17"],"audio_path":"21/21-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-30c.mp3","commentary_text":"Burada “şe’air” ile kastedilen hâc ritüeli ile ilgili ihram, kurban ve namaz gibi hükümlerdir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hiçbir şeyi O’na ortak koşmadan yalnızca Allah’a yönelen kimseler olun! Kim Allah’a ortak koşarsa sanki gökten yere düşmüş de kuşlara yem olmuş ya da rüzgâr tarafından sürüklenerek ıssız bir köşeye atılmış gibi olur.","arabic_text":"حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ","related_links":["4/48","6/71","5/17"],"audio_path":"21/21-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-31c.mp3","commentary_text":"Burada “şe’air” ile kastedilen hâc ritüeli ile ilgili ihram, kurban ve namaz gibi hükümlerdir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hiçbir şeyi O’na ortak koşmadan yalnızca Allah’a yönelen kimseler olun! Kim Allah’a ortak koşarsa sanki gökten yere düşmüş de kuşlara yem olmuş ya da rüzgâr tarafından sürüklenerek ıssız bir köşeye atılmış gibi olur.","arabic_text":"حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ","related_links":["4/48","6/71","5/17"],"audio_path":"21/21-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-31c.mp3","commentary_text":"Burada “şe’air” ile kastedilen hâc ritüeli ile ilgili ihram, kurban ve namaz gibi hükümlerdir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte böyle…  Her kim Allah’ın şe’airine (hükümlerine) saygı gösterirse şüphesiz (kişinin) bu (davranışı) Allah’a karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte böyle…  Her kim Allah’ın şe’airine (hükümlerine) saygı gösterirse şüphesiz (kişinin) bu (davranışı) Allah’a karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte böyle…  Her kim Allah’ın şe’airine (hükümlerine) saygı gösterirse şüphesiz (kişinin) bu (davranışı) Allah’a karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İşte böyle…  Her kim Allah’ın şe’airine (hükümlerine) saygı gösterirse şüphesiz (kişinin) bu (davranışı) Allah’a karşı sorumluluk bilincinin oluşmasındandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sizin için o (kurbanlık hayva)nlarda belirli bir süreye kadar (kurban zamanına kadar yün ve sütlerinden) yararlanmak yoluyla birtakım menfaatler vardır. Sonra varacakları yer o tarihi özgürlük evidir (Kâbe’dir ve orada kurban edilirler).","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sizin için o (kurbanlık hayva)nlarda belirli bir süreye kadar (kurban zamanına kadar yün ve sütlerinden) yararlanmak yoluyla birtakım menfaatler vardır. Sonra varacakları yer o tarihi özgürlük evidir (Kâbe’dir ve orada kurban edilirler).","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sizin için o (kurbanlık hayva)nlarda belirli bir süreye kadar (kurban zamanına kadar yün ve sütlerinden) yararlanmak yoluyla birtakım menfaatler vardır. Sonra varacakları yer o tarihi özgürlük evidir (Kâbe’dir ve orada kurban edilirler).","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sizin için o (kurbanlık hayva)nlarda belirli bir süreye kadar (kurban zamanına kadar yün ve sütlerinden) yararlanmak yoluyla birtakım menfaatler vardır. Sonra varacakları yer o tarihi özgürlük evidir (Kâbe’dir ve orada kurban edilirler).","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bunun gibi) biz her ümmet için kurban kesmeyi bir kulluk vazifesi olarak öngördük. (Bu amaçla) kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanları keserken Allah’ın ismini ansınlar (onları Allah için kessinler). İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Öyleyse bütün varlığınızla kendinizi O’na teslim edin. Ve sen de (ey resul) tüm iyi yürekli alçak gönüllü kimseleri (Allah’ın hoşnutluğuyla) müjdele!","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-34c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığın tarifini almak istiyorsak, bu iki ayete bakmalıyız. Müslüman öncelikle bütünüyle Allah’a teslim olmalı ve bu teslimiyetini tevazu ile beslemeli, onurlu duruşuyla, ilkeli ve erdemli çalışmalarıyla desteklemeli, gösterişsiz bir hayat yaşayarak kulluğunu ortaya koymalıdır. Yanında Allah anıldığı zaman sıradan bir varlıktan bahsediliyormuş gibi dikkatsiz ve samimiyetsiz davranmamalı, kalbi ürpermeli, O’na karşı sorumluluk bilinci depreşmeli, emirlerine sımsıkı sarılma ihtiyacı canlanmalı, varlığın gayesini O’nda aramalı. Zorluklara ve sıkıntılara karşı direnmeli, sabretmesini ve mücadele vermesini bilmeli, sorunlara çareler aramalı ve bütün esbaba başvurduktan sonra yalnızca Allah’a sığınmalı. Namazında devamlı, duyarlı ve kararlı olmalı, kendisine emanet edilen nimetlere ipotek koymamalı, bencil davranmamalı, başkalarıyla paylaşmasını bilmeli, infakı olmazsa olmaz bir vecibe olarak görmelidir…"},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bunun gibi) biz her ümmet için kurban kesmeyi bir kulluk vazifesi olarak öngördük. (Bu amaçla) kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanları keserken Allah’ın ismini ansınlar (onları Allah için kessinler). İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Öyleyse bütün varlığınızla kendinizi O’na teslim edin. Ve sen de (ey resul) tüm iyi yürekli alçak gönüllü kimseleri (Allah’ın hoşnutluğuyla) müjdele!","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-33c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığın tarifini almak istiyorsak, bu iki ayete bakmalıyız. Müslüman öncelikle bütünüyle Allah’a teslim olmalı ve bu teslimiyetini tevazu ile beslemeli, onurlu duruşuyla, ilkeli ve erdemli çalışmalarıyla desteklemeli, gösterişsiz bir hayat yaşayarak kulluğunu ortaya koymalıdır. Yanında Allah anıldığı zaman sıradan bir varlıktan bahsediliyormuş gibi dikkatsiz ve samimiyetsiz davranmamalı, kalbi ürpermeli, O’na karşı sorumluluk bilinci depreşmeli, emirlerine sımsıkı sarılma ihtiyacı canlanmalı, varlığın gayesini O’nda aramalı. Zorluklara ve sıkıntılara karşı direnmeli, sabretmesini ve mücadele vermesini bilmeli, sorunlara çareler aramalı ve bütün esbaba başvurduktan sonra yalnızca Allah’a sığınmalı. Namazında devamlı, duyarlı ve kararlı olmalı, kendisine emanet edilen nimetlere ipotek koymamalı, bencil davranmamalı, başkalarıyla paylaşmasını bilmeli, infakı olmazsa olmaz bir vecibe olarak görmelidir…"},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bunun gibi) biz her ümmet için kurban kesmeyi bir kulluk vazifesi olarak öngördük. (Bu amaçla) kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanları keserken Allah’ın ismini ansınlar (onları Allah için kessinler). İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Öyleyse bütün varlığınızla kendinizi O’na teslim edin. Ve sen de (ey resul) tüm iyi yürekli alçak gönüllü kimseleri (Allah’ın hoşnutluğuyla) müjdele!","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-34c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığın tarifini almak istiyorsak, bu iki ayete bakmalıyız. Müslüman öncelikle bütünüyle Allah’a teslim olmalı ve bu teslimiyetini tevazu ile beslemeli, onurlu duruşuyla, ilkeli ve erdemli çalışmalarıyla desteklemeli, gösterişsiz bir hayat yaşayarak kulluğunu ortaya koymalıdır. Yanında Allah anıldığı zaman sıradan bir varlıktan bahsediliyormuş gibi dikkatsiz ve samimiyetsiz davranmamalı, kalbi ürpermeli, O’na karşı sorumluluk bilinci depreşmeli, emirlerine sımsıkı sarılma ihtiyacı canlanmalı, varlığın gayesini O’nda aramalı. Zorluklara ve sıkıntılara karşı direnmeli, sabretmesini ve mücadele vermesini bilmeli, sorunlara çareler aramalı ve bütün esbaba başvurduktan sonra yalnızca Allah’a sığınmalı. Namazında devamlı, duyarlı ve kararlı olmalı, kendisine emanet edilen nimetlere ipotek koymamalı, bencil davranmamalı, başkalarıyla paylaşmasını bilmeli, infakı olmazsa olmaz bir vecibe olarak görmelidir…"},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bunun gibi) biz her ümmet için kurban kesmeyi bir kulluk vazifesi olarak öngördük. (Bu amaçla) kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanları keserken Allah’ın ismini ansınlar (onları Allah için kessinler). İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Öyleyse bütün varlığınızla kendinizi O’na teslim edin. Ve sen de (ey resul) tüm iyi yürekli alçak gönüllü kimseleri (Allah’ın hoşnutluğuyla) müjdele!","arabic_text":"وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-34c.mp3","commentary_text":"Müslümanlığın tarifini almak istiyorsak, bu iki ayete bakmalıyız. Müslüman öncelikle bütünüyle Allah’a teslim olmalı ve bu teslimiyetini tevazu ile beslemeli, onurlu duruşuyla, ilkeli ve erdemli çalışmalarıyla desteklemeli, gösterişsiz bir hayat yaşayarak kulluğunu ortaya koymalıdır. Yanında Allah anıldığı zaman sıradan bir varlıktan bahsediliyormuş gibi dikkatsiz ve samimiyetsiz davranmamalı, kalbi ürpermeli, O’na karşı sorumluluk bilinci depreşmeli, emirlerine sımsıkı sarılma ihtiyacı canlanmalı, varlığın gayesini O’nda aramalı. Zorluklara ve sıkıntılara karşı direnmeli, sabretmesini ve mücadele vermesini bilmeli, sorunlara çareler aramalı ve bütün esbaba başvurduktan sonra yalnızca Allah’a sığınmalı. Namazında devamlı, duyarlı ve kararlı olmalı, kendisine emanet edilen nimetlere ipotek koymamalı, bencil davranmamalı, başkalarıyla paylaşmasını bilmeli, infakı olmazsa olmaz bir vecibe olarak görmelidir…"},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren namazı ikame eden ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah’ın rızası doğrultusunda) harcayanlardır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren namazı ikame eden ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah’ın rızası doğrultusunda) harcayanlardır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren namazı ikame eden ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah’ın rızası doğrultusunda) harcayanlardır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren namazı ikame eden ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah’ın rızası doğrultusunda) harcayanlardır.","arabic_text":"لَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Büyükbaş hayvanları kurban etmeyi de Allah’ın size emrettiği ibadet biçimlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayaklarını bağlayarak onları boğazlarken Allah’ın adını anınız (onları Allah için kesiniz). Yan üstü düşüp canları çıktığı zaman da etlerinden hem kendiniz yiyiniz hem de isteyen fakire de istemeyen fakire de yediriniz. Şükredesiniz diye o hayvanları böylece yararınıza sunduk.","arabic_text":"وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-36c.mp3","commentary_text":"Allah için yapılan her şeyin temelinde ihlas ve samimiyet olmalıdır. Allah’ın rızasını gözetmeden onlarca kurban kesilse ve yüzlerce fakire dağıtılsa, samimi niyetle ve Allah rızası için infak edilen maddi değeri çok küçük bir bağış kadar değerli olamaz. Çünkü her şeyde esas olan Allah’ın rızasıdır. “Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür.” (Tevbe 9/72) Ayetin ilk cümlesindeki “Allah’a ulaşmaz” ifadesi mecâzi olup eğer kesilen kurbanlarda Allah rızası yoksa “Allah tarafından değerlendirilmeye alınmaz” demektir. Allah’a her şey ulaşıyor ama ulaşan şeyler kalitesine göre değerlendiriliyor. Allah’ın hoşnutluğunun olmadığı her şey sahte marka ile ve fason olarak ona gönderilmiş demektir. Onun için Allah’ın onayından geçmeden yapılan her şey değersizdir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Büyükbaş hayvanları kurban etmeyi de Allah’ın size emrettiği ibadet biçimlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayaklarını bağlayarak onları boğazlarken Allah’ın adını anınız (onları Allah için kesiniz). Yan üstü düşüp canları çıktığı zaman da etlerinden hem kendiniz yiyiniz hem de isteyen fakire de istemeyen fakire de yediriniz. Şükredesiniz diye o hayvanları böylece yararınıza sunduk.","arabic_text":"وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-35c.mp3","commentary_text":"Allah için yapılan her şeyin temelinde ihlas ve samimiyet olmalıdır. Allah’ın rızasını gözetmeden onlarca kurban kesilse ve yüzlerce fakire dağıtılsa, samimi niyetle ve Allah rızası için infak edilen maddi değeri çok küçük bir bağış kadar değerli olamaz. Çünkü her şeyde esas olan Allah’ın rızasıdır. “Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür.” (Tevbe 9/72) Ayetin ilk cümlesindeki “Allah’a ulaşmaz” ifadesi mecâzi olup eğer kesilen kurbanlarda Allah rızası yoksa “Allah tarafından değerlendirilmeye alınmaz” demektir. Allah’a her şey ulaşıyor ama ulaşan şeyler kalitesine göre değerlendiriliyor. Allah’ın hoşnutluğunun olmadığı her şey sahte marka ile ve fason olarak ona gönderilmiş demektir. Onun için Allah’ın onayından geçmeden yapılan her şey değersizdir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Büyükbaş hayvanları kurban etmeyi de Allah’ın size emrettiği ibadet biçimlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayaklarını bağlayarak onları boğazlarken Allah’ın adını anınız (onları Allah için kesiniz). Yan üstü düşüp canları çıktığı zaman da etlerinden hem kendiniz yiyiniz hem de isteyen fakire de istemeyen fakire de yediriniz. Şükredesiniz diye o hayvanları böylece yararınıza sunduk.","arabic_text":"وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-36c.mp3","commentary_text":"Allah için yapılan her şeyin temelinde ihlas ve samimiyet olmalıdır. Allah’ın rızasını gözetmeden onlarca kurban kesilse ve yüzlerce fakire dağıtılsa, samimi niyetle ve Allah rızası için infak edilen maddi değeri çok küçük bir bağış kadar değerli olamaz. Çünkü her şeyde esas olan Allah’ın rızasıdır. “Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür.” (Tevbe 9/72) Ayetin ilk cümlesindeki “Allah’a ulaşmaz” ifadesi mecâzi olup eğer kesilen kurbanlarda Allah rızası yoksa “Allah tarafından değerlendirilmeye alınmaz” demektir. Allah’a her şey ulaşıyor ama ulaşan şeyler kalitesine göre değerlendiriliyor. Allah’ın hoşnutluğunun olmadığı her şey sahte marka ile ve fason olarak ona gönderilmiş demektir. Onun için Allah’ın onayından geçmeden yapılan her şey değersizdir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Büyükbaş hayvanları kurban etmeyi de Allah’ın size emrettiği ibadet biçimlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Ön ayaklarını bağlayarak onları boğazlarken Allah’ın adını anınız (onları Allah için kesiniz). Yan üstü düşüp canları çıktığı zaman da etlerinden hem kendiniz yiyiniz hem de isteyen fakire de istemeyen fakire de yediriniz. Şükredesiniz diye o hayvanları böylece yararınıza sunduk.","arabic_text":"وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-36c.mp3","commentary_text":"Allah için yapılan her şeyin temelinde ihlas ve samimiyet olmalıdır. Allah’ın rızasını gözetmeden onlarca kurban kesilse ve yüzlerce fakire dağıtılsa, samimi niyetle ve Allah rızası için infak edilen maddi değeri çok küçük bir bağış kadar değerli olamaz. Çünkü her şeyde esas olan Allah’ın rızasıdır. “Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür.” (Tevbe 9/72) Ayetin ilk cümlesindeki “Allah’a ulaşmaz” ifadesi mecâzi olup eğer kesilen kurbanlarda Allah rızası yoksa “Allah tarafından değerlendirilmeye alınmaz” demektir. Allah’a her şey ulaşıyor ama ulaşan şeyler kalitesine göre değerlendiriliyor. Allah’ın hoşnutluğunun olmadığı her şey sahte marka ile ve fason olarak ona gönderilmiş demektir. Onun için Allah’ın onayından geçmeden yapılan her şey değersizdir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Unutmayın ki) o (kurban)ların etleri de kanları da asla Allah’a ulaşacak değildir. Lakin O’na ulaşan yalnızca sizin O’na karşı göstereceğiniz bilinç ve duyarlıktır. O bu hayvanları sizin emrinize vermiştir ki sizi doğru yola eriştirdiği için O’nun yüceliğini saygıyla anasınız. (Ey Resul!) Güzel davrananları ve iyilik yapanları müjdele!","arabic_text":"لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْۜ وَبَشِّرِ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Unutmayın ki) o (kurban)ların etleri de kanları da asla Allah’a ulaşacak değildir. Lakin O’na ulaşan yalnızca sizin O’na karşı göstereceğiniz bilinç ve duyarlıktır. O bu hayvanları sizin emrinize vermiştir ki sizi doğru yola eriştirdiği için O’nun yüceliğini saygıyla anasınız. (Ey Resul!) Güzel davrananları ve iyilik yapanları müjdele!","arabic_text":"لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْۜ وَبَشِّرِ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Unutmayın ki) o (kurban)ların etleri de kanları da asla Allah’a ulaşacak değildir. Lakin O’na ulaşan yalnızca sizin O’na karşı göstereceğiniz bilinç ve duyarlıktır. O bu hayvanları sizin emrinize vermiştir ki sizi doğru yola eriştirdiği için O’nun yüceliğini saygıyla anasınız. (Ey Resul!) Güzel davrananları ve iyilik yapanları müjdele!","arabic_text":"لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْۜ وَبَشِّرِ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Unutmayın ki) o (kurban)ların etleri de kanları da asla Allah’a ulaşacak değildir. Lakin O’na ulaşan yalnızca sizin O’na karşı göstereceğiniz bilinç ve duyarlıktır. O bu hayvanları sizin emrinize vermiştir ki sizi doğru yola eriştirdiği için O’nun yüceliğini saygıyla anasınız. (Ey Resul!) Güzel davrananları ve iyilik yapanları müjdele!","arabic_text":"لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْۜ وَبَشِّرِ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz Allah (inkârcıların saldırı ve sinsi tuzaklarına karşı yükümlülüklerini yerine getiren) inananları koruyacaktır. Çünkü Allah (emanete) ihanet eden (nimetlerine karşı) nankörce davranan kimseleri sevmez (ve sevmediği kimselerin başarılı olmasına da müsaade etmez).","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-38c.mp3","commentary_text":"İslam’da ilk savunma savaşı Bedir Gazvesidir. Bu savaş, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verilmesinden yani Kur’an’ın inmeye başlamasından yaklaşık 14 yıl sonra vuku bulmuştur. Demek, müşriklerin onca işkence ve dayatmasına rağmen Müslümanlara savaş izni verilmemiş, sadece direnme ve mücadele ile yetinmeleri öngörülmüştür. İslam’a göre, düşman güçlere karşı verilecek savaşın gerekçesinin mutlaka makul ve haklı sebepleri olmalıdır. Kur’an’ın öğretisine göre, insanlar yurtlarından çıkarılmadıkça, can, mal, din ve namus güvenliği tehdit edilmedikçe savaşamazlar. Müşrikler, Müslümanları yurtlarından çıkarmalarına rağmen hala peşlerini bırakmayarak onların malını, canını, dinini ve namusunu tehdit eden sürekli bir gayret içinde olunca Allah Müslümanlara savaşa izin vermiştir. İlk savunma savaşı Bedir Muharebesidir. M. 624 (H. 2)’de gerçekleşmiştir. Hz. Peygamberin bizzat başında bulunduğu savaş sayısı 27’dir. Hz. Peygamber dönemi savaşların tamamında ölen insan sayısı her iki taraf -mü’min-müşrik-için 400 civarındadır. Ama Hz. Peygamberin irtihalinden sonra Kur’an mesajından koparılan Müslümanlar kendi aralarında birbirleriyle savaşarak binlerce Müslümanın ölümüne sebep olmuşlardır. Bugün dünyanın geldiği noktada Hiroşima örneğinde olduğu gibi küçük bir bomba ile on binlerce insan öldürülebilmektedir. Tarihe bakıldığında görülecektir ki; Müslümanlar her zaman kendilerini savunmak için savaşmışlardır ve barış için atılan en küçük bir adımı değerlendirerek hep sulhtan yana olmuşlardır. “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş!..” (Enfal 8/61) Öyle söylendiği ve iddia edildiği gibi İslâm bir savaş dini, Hz. Peygamber ve Müslümanlar da savaşçı değildir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz Allah (inkârcıların saldırı ve sinsi tuzaklarına karşı yükümlülüklerini yerine getiren) inananları koruyacaktır. Çünkü Allah (emanete) ihanet eden (nimetlerine karşı) nankörce davranan kimseleri sevmez (ve sevmediği kimselerin başarılı olmasına da müsaade etmez).","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-37c.mp3","commentary_text":"İslam’da ilk savunma savaşı Bedir Gazvesidir. Bu savaş, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verilmesinden yani Kur’an’ın inmeye başlamasından yaklaşık 14 yıl sonra vuku bulmuştur. Demek, müşriklerin onca işkence ve dayatmasına rağmen Müslümanlara savaş izni verilmemiş, sadece direnme ve mücadele ile yetinmeleri öngörülmüştür. İslam’a göre, düşman güçlere karşı verilecek savaşın gerekçesinin mutlaka makul ve haklı sebepleri olmalıdır. Kur’an’ın öğretisine göre, insanlar yurtlarından çıkarılmadıkça, can, mal, din ve namus güvenliği tehdit edilmedikçe savaşamazlar. Müşrikler, Müslümanları yurtlarından çıkarmalarına rağmen hala peşlerini bırakmayarak onların malını, canını, dinini ve namusunu tehdit eden sürekli bir gayret içinde olunca Allah Müslümanlara savaşa izin vermiştir. İlk savunma savaşı Bedir Muharebesidir. M. 624 (H. 2)’de gerçekleşmiştir. Hz. Peygamberin bizzat başında bulunduğu savaş sayısı 27’dir. Hz. Peygamber dönemi savaşların tamamında ölen insan sayısı her iki taraf -mü’min-müşrik-için 400 civarındadır. Ama Hz. Peygamberin irtihalinden sonra Kur’an mesajından koparılan Müslümanlar kendi aralarında birbirleriyle savaşarak binlerce Müslümanın ölümüne sebep olmuşlardır. Bugün dünyanın geldiği noktada Hiroşima örneğinde olduğu gibi küçük bir bomba ile on binlerce insan öldürülebilmektedir. Tarihe bakıldığında görülecektir ki; Müslümanlar her zaman kendilerini savunmak için savaşmışlardır ve barış için atılan en küçük bir adımı değerlendirerek hep sulhtan yana olmuşlardır. “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş!..” (Enfal 8/61) Öyle söylendiği ve iddia edildiği gibi İslâm bir savaş dini, Hz. Peygamber ve Müslümanlar da savaşçı değildir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz Allah (inkârcıların saldırı ve sinsi tuzaklarına karşı yükümlülüklerini yerine getiren) inananları koruyacaktır. Çünkü Allah (emanete) ihanet eden (nimetlerine karşı) nankörce davranan kimseleri sevmez (ve sevmediği kimselerin başarılı olmasına da müsaade etmez).","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-38c.mp3","commentary_text":"İslam’da ilk savunma savaşı Bedir Gazvesidir. Bu savaş, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verilmesinden yani Kur’an’ın inmeye başlamasından yaklaşık 14 yıl sonra vuku bulmuştur. Demek, müşriklerin onca işkence ve dayatmasına rağmen Müslümanlara savaş izni verilmemiş, sadece direnme ve mücadele ile yetinmeleri öngörülmüştür. İslam’a göre, düşman güçlere karşı verilecek savaşın gerekçesinin mutlaka makul ve haklı sebepleri olmalıdır. Kur’an’ın öğretisine göre, insanlar yurtlarından çıkarılmadıkça, can, mal, din ve namus güvenliği tehdit edilmedikçe savaşamazlar. Müşrikler, Müslümanları yurtlarından çıkarmalarına rağmen hala peşlerini bırakmayarak onların malını, canını, dinini ve namusunu tehdit eden sürekli bir gayret içinde olunca Allah Müslümanlara savaşa izin vermiştir. İlk savunma savaşı Bedir Muharebesidir. M. 624 (H. 2)’de gerçekleşmiştir. Hz. Peygamberin bizzat başında bulunduğu savaş sayısı 27’dir. Hz. Peygamber dönemi savaşların tamamında ölen insan sayısı her iki taraf -mü’min-müşrik-için 400 civarındadır. Ama Hz. Peygamberin irtihalinden sonra Kur’an mesajından koparılan Müslümanlar kendi aralarında birbirleriyle savaşarak binlerce Müslümanın ölümüne sebep olmuşlardır. Bugün dünyanın geldiği noktada Hiroşima örneğinde olduğu gibi küçük bir bomba ile on binlerce insan öldürülebilmektedir. Tarihe bakıldığında görülecektir ki; Müslümanlar her zaman kendilerini savunmak için savaşmışlardır ve barış için atılan en küçük bir adımı değerlendirerek hep sulhtan yana olmuşlardır. “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş!..” (Enfal 8/61) Öyle söylendiği ve iddia edildiği gibi İslâm bir savaş dini, Hz. Peygamber ve Müslümanlar da savaşçı değildir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz Allah (inkârcıların saldırı ve sinsi tuzaklarına karşı yükümlülüklerini yerine getiren) inananları koruyacaktır. Çünkü Allah (emanete) ihanet eden (nimetlerine karşı) nankörce davranan kimseleri sevmez (ve sevmediği kimselerin başarılı olmasına da müsaade etmez).","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-38c.mp3","commentary_text":"İslam’da ilk savunma savaşı Bedir Gazvesidir. Bu savaş, Hz. Muhammed’e peygamberliğin verilmesinden yani Kur’an’ın inmeye başlamasından yaklaşık 14 yıl sonra vuku bulmuştur. Demek, müşriklerin onca işkence ve dayatmasına rağmen Müslümanlara savaş izni verilmemiş, sadece direnme ve mücadele ile yetinmeleri öngörülmüştür. İslam’a göre, düşman güçlere karşı verilecek savaşın gerekçesinin mutlaka makul ve haklı sebepleri olmalıdır. Kur’an’ın öğretisine göre, insanlar yurtlarından çıkarılmadıkça, can, mal, din ve namus güvenliği tehdit edilmedikçe savaşamazlar. Müşrikler, Müslümanları yurtlarından çıkarmalarına rağmen hala peşlerini bırakmayarak onların malını, canını, dinini ve namusunu tehdit eden sürekli bir gayret içinde olunca Allah Müslümanlara savaşa izin vermiştir. İlk savunma savaşı Bedir Muharebesidir. M. 624 (H. 2)’de gerçekleşmiştir. Hz. Peygamberin bizzat başında bulunduğu savaş sayısı 27’dir. Hz. Peygamber dönemi savaşların tamamında ölen insan sayısı her iki taraf -mü’min-müşrik-için 400 civarındadır. Ama Hz. Peygamberin irtihalinden sonra Kur’an mesajından koparılan Müslümanlar kendi aralarında birbirleriyle savaşarak binlerce Müslümanın ölümüne sebep olmuşlardır. Bugün dünyanın geldiği noktada Hiroşima örneğinde olduğu gibi küçük bir bomba ile on binlerce insan öldürülebilmektedir. Tarihe bakıldığında görülecektir ki; Müslümanlar her zaman kendilerini savunmak için savaşmışlardır ve barış için atılan en küçük bir adımı değerlendirerek hep sulhtan yana olmuşlardır. “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş!..” (Enfal 8/61) Öyle söylendiği ve iddia edildiği gibi İslâm bir savaş dini, Hz. Peygamber ve Müslümanlar da savaşçı değildir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Kendilerine haksız yere savaş açılan (mü’min)lere zulme uğradıklarından dolayı (artık savaş için) izin verildi ve şüphesiz ki Allah (zulmü ortadan kaldırmak için mücadele veren mü’minleri zafere ulaştırmak üzere) onlara yardım ulaştıracak güçtedir.","arabic_text":"اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ","related_links":["3/13","8/6"],"audio_path":"21/21-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-39c.mp3","commentary_text":"“Defetmesi, yenilgiye uğratması” demek “bir kısmını diğer bir kısmıyla savunması” demektir. Yani bir grup insan ölmek pahasına da olsa zalimlerin karşısına çıkarak hak ve özgürlüklerin korunması, zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için savaşmasaydı dünyada kötülük egemen olur, yeryüzü fesada uğrardı. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü ortadan kalkar Allah’ın isminin anıldığı mabedler bile yerle bir edilirdi. Ayrıca bu âyetten anlıyoruz ki; hangi isimle adlandırılırsa adlandırılsın Allah'ın isminin anıldığı bütün mâbedler korunmalıdır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Kendilerine haksız yere savaş açılan (mü’min)lere zulme uğradıklarından dolayı (artık savaş için) izin verildi ve şüphesiz ki Allah (zulmü ortadan kaldırmak için mücadele veren mü’minleri zafere ulaştırmak üzere) onlara yardım ulaştıracak güçtedir.","arabic_text":"اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ","related_links":["3/13","8/6"],"audio_path":"21/21-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-38c.mp3","commentary_text":"“Defetmesi, yenilgiye uğratması” demek “bir kısmını diğer bir kısmıyla savunması” demektir. Yani bir grup insan ölmek pahasına da olsa zalimlerin karşısına çıkarak hak ve özgürlüklerin korunması, zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için savaşmasaydı dünyada kötülük egemen olur, yeryüzü fesada uğrardı. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü ortadan kalkar Allah’ın isminin anıldığı mabedler bile yerle bir edilirdi. Ayrıca bu âyetten anlıyoruz ki; hangi isimle adlandırılırsa adlandırılsın Allah'ın isminin anıldığı bütün mâbedler korunmalıdır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Kendilerine haksız yere savaş açılan (mü’min)lere zulme uğradıklarından dolayı (artık savaş için) izin verildi ve şüphesiz ki Allah (zulmü ortadan kaldırmak için mücadele veren mü’minleri zafere ulaştırmak üzere) onlara yardım ulaştıracak güçtedir.","arabic_text":"اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ","related_links":["3/13","8/6"],"audio_path":"21/21-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-39c.mp3","commentary_text":"“Defetmesi, yenilgiye uğratması” demek “bir kısmını diğer bir kısmıyla savunması” demektir. Yani bir grup insan ölmek pahasına da olsa zalimlerin karşısına çıkarak hak ve özgürlüklerin korunması, zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için savaşmasaydı dünyada kötülük egemen olur, yeryüzü fesada uğrardı. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü ortadan kalkar Allah’ın isminin anıldığı mabedler bile yerle bir edilirdi. Ayrıca bu âyetten anlıyoruz ki; hangi isimle adlandırılırsa adlandırılsın Allah'ın isminin anıldığı bütün mâbedler korunmalıdır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Kendilerine haksız yere savaş açılan (mü’min)lere zulme uğradıklarından dolayı (artık savaş için) izin verildi ve şüphesiz ki Allah (zulmü ortadan kaldırmak için mücadele veren mü’minleri zafere ulaştırmak üzere) onlara yardım ulaştıracak güçtedir.","arabic_text":"اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ","related_links":["3/13","8/6"],"audio_path":"21/21-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-39c.mp3","commentary_text":"“Defetmesi, yenilgiye uğratması” demek “bir kısmını diğer bir kısmıyla savunması” demektir. Yani bir grup insan ölmek pahasına da olsa zalimlerin karşısına çıkarak hak ve özgürlüklerin korunması, zulmün ve haksızlığın ortadan kaldırılması için savaşmasaydı dünyada kötülük egemen olur, yeryüzü fesada uğrardı. Böylece inanç ve düşünce özgürlüğü ortadan kalkar Allah’ın isminin anıldığı mabedler bile yerle bir edilirdi. Ayrıca bu âyetten anlıyoruz ki; hangi isimle adlandırılırsa adlandırılsın Allah'ın isminin anıldığı bütün mâbedler korunmalıdır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"O (mü’min) kimseler yalnızca: “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından sürgün edildiler. Eğer Allah’ın insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı Allah’ın isminin çokça anıldığı nice manastırlar kiliseler havralar ve mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) kuvvetlidir her şeye galiptir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":["1/4","3/104","9/31","41/30"],"audio_path":"21/21-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-40c.mp3","commentary_text":"Yani iktidar oldular diye şımararak namaz kılmayı, zekât vermeyi, iyilik yapmayı, kötülükten sakınmayı bırakmazlar ve bütün bunları da Allah için yaparlar. Zira bilirler ki; her işin sonu Allah’a varacaktır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"O (mü’min) kimseler yalnızca: “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından sürgün edildiler. Eğer Allah’ın insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı Allah’ın isminin çokça anıldığı nice manastırlar kiliseler havralar ve mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) kuvvetlidir her şeye galiptir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":["1/4","3/104","9/31","41/30"],"audio_path":"21/21-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-39c.mp3","commentary_text":"Yani iktidar oldular diye şımararak namaz kılmayı, zekât vermeyi, iyilik yapmayı, kötülükten sakınmayı bırakmazlar ve bütün bunları da Allah için yaparlar. Zira bilirler ki; her işin sonu Allah’a varacaktır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"O (mü’min) kimseler yalnızca: “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından sürgün edildiler. Eğer Allah’ın insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı Allah’ın isminin çokça anıldığı nice manastırlar kiliseler havralar ve mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) kuvvetlidir her şeye galiptir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":["1/4","3/104","9/31","41/30"],"audio_path":"21/21-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-40c.mp3","commentary_text":"Yani iktidar oldular diye şımararak namaz kılmayı, zekât vermeyi, iyilik yapmayı, kötülükten sakınmayı bırakmazlar ve bütün bunları da Allah için yaparlar. Zira bilirler ki; her işin sonu Allah’a varacaktır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"O (mü’min) kimseler yalnızca: “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı haksız yere yurtlarından sürgün edildiler. Eğer Allah’ın insanların bir kısmıyla bir kısmını defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı Allah’ın isminin çokça anıldığı nice manastırlar kiliseler havralar ve mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi (dini)ne yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah (her şeyi hükmü altında tutacak kadar) kuvvetlidir her şeye galiptir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":["1/4","3/104","9/31","41/30"],"audio_path":"21/21-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-40c.mp3","commentary_text":"Yani iktidar oldular diye şımararak namaz kılmayı, zekât vermeyi, iyilik yapmayı, kötülükten sakınmayı bırakmazlar ve bütün bunları da Allah için yaparlar. Zira bilirler ki; her işin sonu Allah’a varacaktır."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek namazı dosdoğru kılarlar zekâtı verirler iyiliği yayarlar ve kötülükten sakındırırlar. Her işin sonu Allah’a varacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek namazı dosdoğru kılarlar zekâtı verirler iyiliği yayarlar ve kötülükten sakındırırlar. Her işin sonu Allah’a varacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek namazı dosdoğru kılarlar zekâtı verirler iyiliği yayarlar ve kötülükten sakındırırlar. Her işin sonu Allah’a varacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek namazı dosdoğru kılarlar zekâtı verirler iyiliği yayarlar ve kötülükten sakındırırlar. Her işin sonu Allah’a varacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nuh Ad ve Semûd kavimleri İbrahim kavmi Lût kavmi ve (Şuayip’in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"21/21-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nuh Ad ve Semûd kavimleri İbrahim kavmi Lût kavmi ve (Şuayip’in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"21/21-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nuh Ad ve Semûd kavimleri İbrahim kavmi Lût kavmi ve (Şuayip’in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"21/21-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nuh Ad ve Semûd kavimleri İbrahim kavmi Lût kavmi ve (Şuayip’in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"21/21-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Halkı zalim olan nice şehirleri yok ettik. Öyle ki yapılarının duvarları yere inen tavan yıkıntılarının üzerine çökmüştü. Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş kalmıştı.","arabic_text":"فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Halkı zalim olan nice şehirleri yok ettik. Öyle ki yapılarının duvarları yere inen tavan yıkıntılarının üzerine çökmüştü. Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş kalmıştı.","arabic_text":"فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Halkı zalim olan nice şehirleri yok ettik. Öyle ki yapılarının duvarları yere inen tavan yıkıntılarının üzerine çökmüştü. Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş kalmıştı.","arabic_text":"فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Halkı zalim olan nice şehirleri yok ettik. Öyle ki yapılarının duvarları yere inen tavan yıkıntılarının üzerine çökmüştü. Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş kalmıştı.","arabic_text":"فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki orada olup biteni kalpleri kavrasın ve (anlatılanları) kulakları işitsin? Ne var ki onlarda kör olan gözler değil; kör olan göğüslerdeki kalplerdir!","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-46c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin “Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım” demesi, getirdiği mesajın apaçık olduğunu gösterir. Çünkü o, uyarılarını gelen ayetlerle yapmış, öğütlerini vahiyle vermiştir. Nitekim Hz. Peygambere hitaben indirilen “Biz seni hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik” (Bakara, 2/159), “Sen Kur’an’la öğüt ver” (Kaf, 50 4/45) ayetleri de bu gerçeği ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki orada olup biteni kalpleri kavrasın ve (anlatılanları) kulakları işitsin? Ne var ki onlarda kör olan gözler değil; kör olan göğüslerdeki kalplerdir!","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-45c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin “Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım” demesi, getirdiği mesajın apaçık olduğunu gösterir. Çünkü o, uyarılarını gelen ayetlerle yapmış, öğütlerini vahiyle vermiştir. Nitekim Hz. Peygambere hitaben indirilen “Biz seni hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik” (Bakara, 2/159), “Sen Kur’an’la öğüt ver” (Kaf, 50 4/45) ayetleri de bu gerçeği ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki orada olup biteni kalpleri kavrasın ve (anlatılanları) kulakları işitsin? Ne var ki onlarda kör olan gözler değil; kör olan göğüslerdeki kalplerdir!","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-46c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin “Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım” demesi, getirdiği mesajın apaçık olduğunu gösterir. Çünkü o, uyarılarını gelen ayetlerle yapmış, öğütlerini vahiyle vermiştir. Nitekim Hz. Peygambere hitaben indirilen “Biz seni hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik” (Bakara, 2/159), “Sen Kur’an’la öğüt ver” (Kaf, 50 4/45) ayetleri de bu gerçeği ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki orada olup biteni kalpleri kavrasın ve (anlatılanları) kulakları işitsin? Ne var ki onlarda kör olan gözler değil; kör olan göğüslerdeki kalplerdir!","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-46c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin “Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım” demesi, getirdiği mesajın apaçık olduğunu gösterir. Çünkü o, uyarılarını gelen ayetlerle yapmış, öğütlerini vahiyle vermiştir. Nitekim Hz. Peygambere hitaben indirilen “Biz seni hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik” (Bakara, 2/159), “Sen Kur’an’la öğüt ver” (Kaf, 50 4/45) ayetleri de bu gerçeği ortaya koymaktadır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Bir de kalkmış (inanmadıkları için) azabın bir an önce gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["32/5","70/4"],"audio_path":"21/21-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Bir de kalkmış (inanmadıkları için) azabın bir an önce gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["32/5","70/4"],"audio_path":"21/21-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Bir de kalkmış (inanmadıkları için) azabın bir an önce gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["32/5","70/4"],"audio_path":"21/21-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Bir de kalkmış (inanmadıkları için) azabın bir an önce gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["32/5","70/4"],"audio_path":"21/21-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Nice kentlerin halkına zalim oldukları halde (onlara iman etmeleri ve doğru yolu bulmaları için) mühlet verdim ve sonra (kötülükten vazgeçmedikleri için) onları kıskıvrak yakaladım. (Herkes bilsin ki) son dönüş Bana olacaktır.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟","related_links":["2/156"],"audio_path":"21/21-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Nice kentlerin halkına zalim oldukları halde (onlara iman etmeleri ve doğru yolu bulmaları için) mühlet verdim ve sonra (kötülükten vazgeçmedikleri için) onları kıskıvrak yakaladım. (Herkes bilsin ki) son dönüş Bana olacaktır.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟","related_links":["2/156"],"audio_path":"21/21-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Nice kentlerin halkına zalim oldukları halde (onlara iman etmeleri ve doğru yolu bulmaları için) mühlet verdim ve sonra (kötülükten vazgeçmedikleri için) onları kıskıvrak yakaladım. (Herkes bilsin ki) son dönüş Bana olacaktır.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟","related_links":["2/156"],"audio_path":"21/21-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Nice kentlerin halkına zalim oldukları halde (onlara iman etmeleri ve doğru yolu bulmaları için) mühlet verdim ve sonra (kötülükten vazgeçmedikleri için) onları kıskıvrak yakaladım. (Herkes bilsin ki) son dönüş Bana olacaktır.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟","related_links":["2/156"],"audio_path":"21/21-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-49c.mp3","commentary_text":"Bu âyet “nebi” ile “resul” un aynı olmadığını göstermektedir. “Her resul nebidir, fakat her nebi resul değildir” söylemi Kur’an’a göre doğru değildir. Doğru olan her nebinin resul olduğudur. “İsmail'e, Elyesa’ya, Yunus'a ve Lût’a da doğru yolu ihsan ettik…” (En’am 6/86) “Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir.” (En’am 6/89) Onlara vahiy gediğine göre demek onlar da resuldür ama biz onları sadece nebi olarak biliyoruz. “… Allah müjdeci ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi… Onlara dosdoğru hükmetmek üzere kitap indirdi…” (Bakara 2/213) Burada da nebilere vahyin geldiği anlatılıyor. Demek her nebi resuldür ama her resul nebi olmayabilir. Madem her resul nebidir o halde Kur’an resuller için neden “hem resuldü hem de nebi” ifadesini kullanıyor? “Muhammed hem Allah’ın resulü hem de nebilerin sonuncusudur…” (Ahzab 33/40) “Musa da… hem nebi hem de resuldü.” (Meryem 19/51) “İsmail’i de… hem nebi hem de resuldü.”  (Meryem 19/54)"},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-48c.mp3","commentary_text":"Bu âyet “nebi” ile “resul” un aynı olmadığını göstermektedir. “Her resul nebidir, fakat her nebi resul değildir” söylemi Kur’an’a göre doğru değildir. Doğru olan her nebinin resul olduğudur. “İsmail'e, Elyesa’ya, Yunus'a ve Lût’a da doğru yolu ihsan ettik…” (En’am 6/86) “Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir.” (En’am 6/89) Onlara vahiy gediğine göre demek onlar da resuldür ama biz onları sadece nebi olarak biliyoruz. “… Allah müjdeci ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi… Onlara dosdoğru hükmetmek üzere kitap indirdi…” (Bakara 2/213) Burada da nebilere vahyin geldiği anlatılıyor. Demek her nebi resuldür ama her resul nebi olmayabilir. Madem her resul nebidir o halde Kur’an resuller için neden “hem resuldü hem de nebi” ifadesini kullanıyor? “Muhammed hem Allah’ın resulü hem de nebilerin sonuncusudur…” (Ahzab 33/40) “Musa da… hem nebi hem de resuldü.” (Meryem 19/51) “İsmail’i de… hem nebi hem de resuldü.”  (Meryem 19/54)"},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-49c.mp3","commentary_text":"Bu âyet “nebi” ile “resul” un aynı olmadığını göstermektedir. “Her resul nebidir, fakat her nebi resul değildir” söylemi Kur’an’a göre doğru değildir. Doğru olan her nebinin resul olduğudur. “İsmail'e, Elyesa’ya, Yunus'a ve Lût’a da doğru yolu ihsan ettik…” (En’am 6/86) “Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir.” (En’am 6/89) Onlara vahiy gediğine göre demek onlar da resuldür ama biz onları sadece nebi olarak biliyoruz. “… Allah müjdeci ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi… Onlara dosdoğru hükmetmek üzere kitap indirdi…” (Bakara 2/213) Burada da nebilere vahyin geldiği anlatılıyor. Demek her nebi resuldür ama her resul nebi olmayabilir. Madem her resul nebidir o halde Kur’an resuller için neden “hem resuldü hem de nebi” ifadesini kullanıyor? “Muhammed hem Allah’ın resulü hem de nebilerin sonuncusudur…” (Ahzab 33/40) “Musa da… hem nebi hem de resuldü.” (Meryem 19/51) “İsmail’i de… hem nebi hem de resuldü.”  (Meryem 19/54)"},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-49c.mp3","commentary_text":"Bu âyet “nebi” ile “resul” un aynı olmadığını göstermektedir. “Her resul nebidir, fakat her nebi resul değildir” söylemi Kur’an’a göre doğru değildir. Doğru olan her nebinin resul olduğudur. “İsmail'e, Elyesa’ya, Yunus'a ve Lût’a da doğru yolu ihsan ettik…” (En’am 6/86) “Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir.” (En’am 6/89) Onlara vahiy gediğine göre demek onlar da resuldür ama biz onları sadece nebi olarak biliyoruz. “… Allah müjdeci ve uyarıcı olarak nebiler gönderdi… Onlara dosdoğru hükmetmek üzere kitap indirdi…” (Bakara 2/213) Burada da nebilere vahyin geldiği anlatılıyor. Demek her nebi resuldür ama her resul nebi olmayabilir. Madem her resul nebidir o halde Kur’an resuller için neden “hem resuldü hem de nebi” ifadesini kullanıyor? “Muhammed hem Allah’ın resulü hem de nebilerin sonuncusudur…” (Ahzab 33/40) “Musa da… hem nebi hem de resuldü.” (Meryem 19/51) “İsmail’i de… hem nebi hem de resuldü.”  (Meryem 19/54)"},{"verse_number":"50","turkish_text":"İman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar için bir bağışlanma ve güzel bir nimet (cennet) vardır.","arabic_text":"فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar için bir bağışlanma ve güzel bir nimet (cennet) vardır.","arabic_text":"فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar için bir bağışlanma ve güzel bir nimet (cennet) vardır.","arabic_text":"فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlar için bir bağışlanma ve güzel bir nimet (cennet) vardır.","arabic_text":"فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya işte onlar cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya işte onlar cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya işte onlar cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya işte onlar cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"21/21-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki o bir dilekte bulunduğu zaman onun dileğine karşı şeytan (insanların kalbine) bir şüphe düşürmüş olmasın. Ama Allah şeytanın düşürdüğü şüpheleri derhal giderir sonra da mesajlarını kendi içlerinde açık ve anlaşılır kılar ve birbirleriyle açıklar. Çünkü (yalnızca) Allah’tır her şeyi bilen her hükmünde tam isabet kaydeden.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ ف۪ٓي اُمْنِيَّتِه۪ۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki o bir dilekte bulunduğu zaman onun dileğine karşı şeytan (insanların kalbine) bir şüphe düşürmüş olmasın. Ama Allah şeytanın düşürdüğü şüpheleri derhal giderir sonra da mesajlarını kendi içlerinde açık ve anlaşılır kılar ve birbirleriyle açıklar. Çünkü (yalnızca) Allah’tır her şeyi bilen her hükmünde tam isabet kaydeden.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ ف۪ٓي اُمْنِيَّتِه۪ۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki o bir dilekte bulunduğu zaman onun dileğine karşı şeytan (insanların kalbine) bir şüphe düşürmüş olmasın. Ama Allah şeytanın düşürdüğü şüpheleri derhal giderir sonra da mesajlarını kendi içlerinde açık ve anlaşılır kılar ve birbirleriyle açıklar. Çünkü (yalnızca) Allah’tır her şeyi bilen her hükmünde tam isabet kaydeden.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ ف۪ٓي اُمْنِيَّتِه۪ۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Biz senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki o bir dilekte bulunduğu zaman onun dileğine karşı şeytan (insanların kalbine) bir şüphe düşürmüş olmasın. Ama Allah şeytanın düşürdüğü şüpheleri derhal giderir sonra da mesajlarını kendi içlerinde açık ve anlaşılır kılar ve birbirleriyle açıklar. Çünkü (yalnızca) Allah’tır her şeyi bilen her hükmünde tam isabet kaydeden.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ ف۪ٓي اُمْنِيَّتِه۪ۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Allah böyle yapar ki) Şeytanın düşürdüğü şüpheyi kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.","arabic_text":"لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Allah böyle yapar ki) Şeytanın düşürdüğü şüpheyi kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.","arabic_text":"لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Allah böyle yapar ki) Şeytanın düşürdüğü şüpheyi kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.","arabic_text":"لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Allah böyle yapar ki) Şeytanın düşürdüğü şüpheyi kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.","arabic_text":"لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"21/21-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bir de kendilerine ilim verilenler onun (Kur’an’ın) Rabbinden gelen bir hak olduğunu bilip ona inansın ve böylece kalpleri ona saygı duysun diye (Allah böyle yapar). Hiç şüphe yok ki Allah inananları doğru yola iletir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bir de kendilerine ilim verilenler onun (Kur’an’ın) Rabbinden gelen bir hak olduğunu bilip ona inansın ve böylece kalpleri ona saygı duysun diye (Allah böyle yapar). Hiç şüphe yok ki Allah inananları doğru yola iletir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bir de kendilerine ilim verilenler onun (Kur’an’ın) Rabbinden gelen bir hak olduğunu bilip ona inansın ve böylece kalpleri ona saygı duysun diye (Allah böyle yapar). Hiç şüphe yok ki Allah inananları doğru yola iletir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Bir de kendilerine ilim verilenler onun (Kur’an’ın) Rabbinden gelen bir hak olduğunu bilip ona inansın ve böylece kalpleri ona saygı duysun diye (Allah böyle yapar). Hiç şüphe yok ki Allah inananları doğru yola iletir.","arabic_text":"وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"İnkâr edenler ise kendilerine ansızın o saat (ölüm ya da kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.","arabic_text":"وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يم","related_links":[],"audio_path":"21/21-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"İnkâr edenler ise kendilerine ansızın o saat (ölüm ya da kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.","arabic_text":"وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يم","related_links":[],"audio_path":"21/21-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"İnkâr edenler ise kendilerine ansızın o saat (ölüm ya da kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.","arabic_text":"وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يم","related_links":[],"audio_path":"21/21-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"İnkâr edenler ise kendilerine ansızın o saat (ölüm ya da kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.","arabic_text":"وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يم","related_links":[],"audio_path":"21/21-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte o gün (insanların iradeleri bütünüyle ellerinden alınacak) hükümranlık bütünüyle Allah’ın elinde olacaktır. O (bütün insanları) yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. İman ettikten sonra dürüst ve erdemli davrananlar kendilerini nimetlerle dolu cennetlerde bulacaktır.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":["25/26","82/19"],"audio_path":"21/21-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte o gün (insanların iradeleri bütünüyle ellerinden alınacak) hükümranlık bütünüyle Allah’ın elinde olacaktır. O (bütün insanları) yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. İman ettikten sonra dürüst ve erdemli davrananlar kendilerini nimetlerle dolu cennetlerde bulacaktır.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":["25/26","82/19"],"audio_path":"21/21-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte o gün (insanların iradeleri bütünüyle ellerinden alınacak) hükümranlık bütünüyle Allah’ın elinde olacaktır. O (bütün insanları) yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. İman ettikten sonra dürüst ve erdemli davrananlar kendilerini nimetlerle dolu cennetlerde bulacaktır.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":["25/26","82/19"],"audio_path":"21/21-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte o gün (insanların iradeleri bütünüyle ellerinden alınacak) hükümranlık bütünüyle Allah’ın elinde olacaktır. O (bütün insanları) yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. İman ettikten sonra dürüst ve erdemli davrananlar kendilerini nimetlerle dolu cennetlerde bulacaktır.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":["25/26","82/19"],"audio_path":"21/21-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ama inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-57c.mp3","commentary_text":"“Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır” ifadesi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyenler için affetmek ve bağışlamak konusunda bir hatırlatma yapıyor. Nitekim Allah mü’min kullarının özelliklerinden bahsederken; “… Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler…” (A. İmran 3/134) buyuruyor. Allah’ın koyduğu sistem zaten kusursuz ve mükemmel bir şekilde işliyor. Kötülük yapanlara siz ceza verseniz de vermeseniz de dünyada da ahirette de onlar yaptıklarının karşılığını alacaklardır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ama inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-56c.mp3","commentary_text":"“Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır” ifadesi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyenler için affetmek ve bağışlamak konusunda bir hatırlatma yapıyor. Nitekim Allah mü’min kullarının özelliklerinden bahsederken; “… Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler…” (A. İmran 3/134) buyuruyor. Allah’ın koyduğu sistem zaten kusursuz ve mükemmel bir şekilde işliyor. Kötülük yapanlara siz ceza verseniz de vermeseniz de dünyada da ahirette de onlar yaptıklarının karşılığını alacaklardır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ama inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-57c.mp3","commentary_text":"“Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır” ifadesi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyenler için affetmek ve bağışlamak konusunda bir hatırlatma yapıyor. Nitekim Allah mü’min kullarının özelliklerinden bahsederken; “… Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler…” (A. İmran 3/134) buyuruyor. Allah’ın koyduğu sistem zaten kusursuz ve mükemmel bir şekilde işliyor. Kötülük yapanlara siz ceza verseniz de vermeseniz de dünyada da ahirette de onlar yaptıklarının karşılığını alacaklardır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ama inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-57c.mp3","commentary_text":"“Tekrar saldırı durumunda Allah ona yardım eder” deniyor, “bu durumda siz de yeniden karşılık verin” demiyor. Çünkü Allah, aşırı gitmeyi, kavgayı sürdürmeyi, kin ve intikam peşinde koşmayı ve düşmanlığı devam ettirmeyi istemiyor. Müslümanlardan yapılan haksızlığı mümkünse bağışlamalarını istiyor. Ama illa da cezalandırmak istiyorsanız “ancak yaptığı kötülüğe denk ceza verin” diyor. Ayetin son cümlesindeki “Allah çok affedendir, çok bağışlayandır” ifadesi Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyenler için affetmek ve bağışlamak konusunda bir hatırlatma yapıyor. Nitekim Allah mü’min kullarının özelliklerinden bahsederken; “… Onlar ki öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler…” (A. İmran 3/134) buyuruyor. Allah’ın koyduğu sistem zaten kusursuz ve mükemmel bir şekilde işliyor. Kötülük yapanlara siz ceza verseniz de vermeseniz de dünyada da ahirette de onlar yaptıklarının karşılığını alacaklardır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah (ahirette) onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; gecenin ve gündüzün uzaması ve kısalması, (güneşin doğuşu ve batışı) örneğinde olduğu gibi iyilikler ve kötülükler artarak ve eksilerek aralıksız devam edecektir. Ama Allah olup biten her şeye hâkim olduğu için O’nun koyduğu kanunlar gereği insan yapılan bütün fiillerinin karşılığını hem dünyada hem de ahirette mutlaka bulacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah (ahirette) onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-57c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; gecenin ve gündüzün uzaması ve kısalması, (güneşin doğuşu ve batışı) örneğinde olduğu gibi iyilikler ve kötülükler artarak ve eksilerek aralıksız devam edecektir. Ama Allah olup biten her şeye hâkim olduğu için O’nun koyduğu kanunlar gereği insan yapılan bütün fiillerinin karşılığını hem dünyada hem de ahirette mutlaka bulacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah (ahirette) onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; gecenin ve gündüzün uzaması ve kısalması, (güneşin doğuşu ve batışı) örneğinde olduğu gibi iyilikler ve kötülükler artarak ve eksilerek aralıksız devam edecektir. Ama Allah olup biten her şeye hâkim olduğu için O’nun koyduğu kanunlar gereği insan yapılan bütün fiillerinin karşılığını hem dünyada hem de ahirette mutlaka bulacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah (ahirette) onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-58c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; gecenin ve gündüzün uzaması ve kısalması, (güneşin doğuşu ve batışı) örneğinde olduğu gibi iyilikler ve kötülükler artarak ve eksilerek aralıksız devam edecektir. Ama Allah olup biten her şeye hâkim olduğu için O’nun koyduğu kanunlar gereği insan yapılan bütün fiillerinin karşılığını hem dünyada hem de ahirette mutlaka bulacaktır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah) onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Hiç kuşkusuz Allah (kimin neyi hak ettiğini) en iyi bilendir (isyankâr kullarını cezalandırmada da) acele etmeyendir!","arabic_text":"لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah) onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Hiç kuşkusuz Allah (kimin neyi hak ettiğini) en iyi bilendir (isyankâr kullarını cezalandırmada da) acele etmeyendir!","arabic_text":"لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah) onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Hiç kuşkusuz Allah (kimin neyi hak ettiğini) en iyi bilendir (isyankâr kullarını cezalandırmada da) acele etmeyendir!","arabic_text":"لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Allah) onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Hiç kuşkusuz Allah (kimin neyi hak ettiğini) en iyi bilendir (isyankâr kullarını cezalandırmada da) acele etmeyendir!","arabic_text":"لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’ın Kanunu) işte böyledir. Kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlığa denk gelecek kadar karşılık verdikten sonra (tekrar) saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’ın Kanunu) işte böyledir. Kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlığa denk gelecek kadar karşılık verdikten sonra (tekrar) saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’ın Kanunu) işte böyledir. Kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlığa denk gelecek kadar karşılık verdikten sonra (tekrar) saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’ın Kanunu) işte böyledir. Kim kendine haksızlık yapanlara gördüğü haksızlığa denk gelecek kadar karşılık verdikten sonra (tekrar) saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Zira Allah (öylesine sınırsız kudret sahibidir ki) gündüzü kısaltarak geceyi uzatır geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. Muhakkak Allah olup biten her şeyi işiten ve görendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-61c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde var olan her şeyin Allah’a ait olduğu” hatırlatmasını yapan bu ayet; öncelikle kibirde ve kendini beğenmişlikte ileri giden, iradesi altındaki dünyalıkları sadece kendi emeğiyle kazanmış gibi düşünen ve bunlarla caka ve fiyaka satarak etrafındaki ihtiyaç sahiplerini küçümseyen, Kârunlaşmaya doğru hızlıca ilerleyen (Kasas, 28/78) kendini beğenmiş şımarıklara ciddi mesaj vermektedir. Dünyada insana ait hiçbir şey yoktur, sadece insana emanet edilen nimetler vardır. Bu emanetlerin sahiplerine ulaştırılması konusunda insan kepçe misali sadece aracıdır. Onun için insan ne kadar zenginim, bugünlere kendi emeğimle, alın terimle, tırnaklarımla geldim dese de onun geldiği yeri takdir eden Allah’tır. O nimetlerin dağılımında ve kullanılmasında insan sadece bir kepçe mesabesindedir. Onun için aldığını kendi kabına ya da çocuklarının kabına değil yakınlarından başlayarak doldurması gereken bütün kaplara aktarmalıdır. Hatırlatmak gerekir ki; sadece geçici olarak bize emanet edilen nimetlerin değil, aynı zamanda kendimizle alakalı tasarruf yetkisinin bile sadece bize ait olmadığını görmekteyiz. Nitekim Bakara sûresi 2/156’da “Doğrusu biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki dönüşümüz de O’nadır.”"},{"verse_number":"61","turkish_text":"Zira Allah (öylesine sınırsız kudret sahibidir ki) gündüzü kısaltarak geceyi uzatır geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. Muhakkak Allah olup biten her şeyi işiten ve görendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-60c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde var olan her şeyin Allah’a ait olduğu” hatırlatmasını yapan bu ayet; öncelikle kibirde ve kendini beğenmişlikte ileri giden, iradesi altındaki dünyalıkları sadece kendi emeğiyle kazanmış gibi düşünen ve bunlarla caka ve fiyaka satarak etrafındaki ihtiyaç sahiplerini küçümseyen, Kârunlaşmaya doğru hızlıca ilerleyen (Kasas, 28/78) kendini beğenmiş şımarıklara ciddi mesaj vermektedir. Dünyada insana ait hiçbir şey yoktur, sadece insana emanet edilen nimetler vardır. Bu emanetlerin sahiplerine ulaştırılması konusunda insan kepçe misali sadece aracıdır. Onun için insan ne kadar zenginim, bugünlere kendi emeğimle, alın terimle, tırnaklarımla geldim dese de onun geldiği yeri takdir eden Allah’tır. O nimetlerin dağılımında ve kullanılmasında insan sadece bir kepçe mesabesindedir. Onun için aldığını kendi kabına ya da çocuklarının kabına değil yakınlarından başlayarak doldurması gereken bütün kaplara aktarmalıdır. Hatırlatmak gerekir ki; sadece geçici olarak bize emanet edilen nimetlerin değil, aynı zamanda kendimizle alakalı tasarruf yetkisinin bile sadece bize ait olmadığını görmekteyiz. Nitekim Bakara sûresi 2/156’da “Doğrusu biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki dönüşümüz de O’nadır.”"},{"verse_number":"61","turkish_text":"Zira Allah (öylesine sınırsız kudret sahibidir ki) gündüzü kısaltarak geceyi uzatır geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. Muhakkak Allah olup biten her şeyi işiten ve görendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-61c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde var olan her şeyin Allah’a ait olduğu” hatırlatmasını yapan bu ayet; öncelikle kibirde ve kendini beğenmişlikte ileri giden, iradesi altındaki dünyalıkları sadece kendi emeğiyle kazanmış gibi düşünen ve bunlarla caka ve fiyaka satarak etrafındaki ihtiyaç sahiplerini küçümseyen, Kârunlaşmaya doğru hızlıca ilerleyen (Kasas, 28/78) kendini beğenmiş şımarıklara ciddi mesaj vermektedir. Dünyada insana ait hiçbir şey yoktur, sadece insana emanet edilen nimetler vardır. Bu emanetlerin sahiplerine ulaştırılması konusunda insan kepçe misali sadece aracıdır. Onun için insan ne kadar zenginim, bugünlere kendi emeğimle, alın terimle, tırnaklarımla geldim dese de onun geldiği yeri takdir eden Allah’tır. O nimetlerin dağılımında ve kullanılmasında insan sadece bir kepçe mesabesindedir. Onun için aldığını kendi kabına ya da çocuklarının kabına değil yakınlarından başlayarak doldurması gereken bütün kaplara aktarmalıdır. Hatırlatmak gerekir ki; sadece geçici olarak bize emanet edilen nimetlerin değil, aynı zamanda kendimizle alakalı tasarruf yetkisinin bile sadece bize ait olmadığını görmekteyiz. Nitekim Bakara sûresi 2/156’da “Doğrusu biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki dönüşümüz de O’nadır.”"},{"verse_number":"61","turkish_text":"Zira Allah (öylesine sınırsız kudret sahibidir ki) gündüzü kısaltarak geceyi uzatır geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. Muhakkak Allah olup biten her şeyi işiten ve görendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-61c.mp3","commentary_text":"“Göklerde ve yerde var olan her şeyin Allah’a ait olduğu” hatırlatmasını yapan bu ayet; öncelikle kibirde ve kendini beğenmişlikte ileri giden, iradesi altındaki dünyalıkları sadece kendi emeğiyle kazanmış gibi düşünen ve bunlarla caka ve fiyaka satarak etrafındaki ihtiyaç sahiplerini küçümseyen, Kârunlaşmaya doğru hızlıca ilerleyen (Kasas, 28/78) kendini beğenmiş şımarıklara ciddi mesaj vermektedir. Dünyada insana ait hiçbir şey yoktur, sadece insana emanet edilen nimetler vardır. Bu emanetlerin sahiplerine ulaştırılması konusunda insan kepçe misali sadece aracıdır. Onun için insan ne kadar zenginim, bugünlere kendi emeğimle, alın terimle, tırnaklarımla geldim dese de onun geldiği yeri takdir eden Allah’tır. O nimetlerin dağılımında ve kullanılmasında insan sadece bir kepçe mesabesindedir. Onun için aldığını kendi kabına ya da çocuklarının kabına değil yakınlarından başlayarak doldurması gereken bütün kaplara aktarmalıdır. Hatırlatmak gerekir ki; sadece geçici olarak bize emanet edilen nimetlerin değil, aynı zamanda kendimizle alakalı tasarruf yetkisinin bile sadece bize ait olmadığını görmekteyiz. Nitekim Bakara sûresi 2/156’da “Doğrusu biz Allah’a aitiz ve muhakkak ki dönüşümüz de O’nadır.”"},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu böyledir! Çünkü Allah mutlak (doğrunun hayrın ve) Hakikatin tâ kendisidir. Onların (müşriklerin) O’ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın tâ kendisidir. Ve gerçek yücelik ve büyüklük yalnızca Allah’a aittir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-62c.mp3","commentary_text":"Burada “gökten” kasıt, Allah’ın koyduğu kozmik yasalara bağlı kalarak yörüngelerinde dönüp duran bütün gök cisimleridir. Yani düşmesin diye tutulan yıldızlar, gezegenler vb.dir. Bu arada insanların yaptığı uçak, helikopter, planör, zeplin, balon gibi hava taşıtlarını da havada tutan Allah’ın koyduğu kozmik yasalardır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu böyledir! Çünkü Allah mutlak (doğrunun hayrın ve) Hakikatin tâ kendisidir. Onların (müşriklerin) O’ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın tâ kendisidir. Ve gerçek yücelik ve büyüklük yalnızca Allah’a aittir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-61c.mp3","commentary_text":"Burada “gökten” kasıt, Allah’ın koyduğu kozmik yasalara bağlı kalarak yörüngelerinde dönüp duran bütün gök cisimleridir. Yani düşmesin diye tutulan yıldızlar, gezegenler vb.dir. Bu arada insanların yaptığı uçak, helikopter, planör, zeplin, balon gibi hava taşıtlarını da havada tutan Allah’ın koyduğu kozmik yasalardır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu böyledir! Çünkü Allah mutlak (doğrunun hayrın ve) Hakikatin tâ kendisidir. Onların (müşriklerin) O’ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın tâ kendisidir. Ve gerçek yücelik ve büyüklük yalnızca Allah’a aittir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-62c.mp3","commentary_text":"Burada “gökten” kasıt, Allah’ın koyduğu kozmik yasalara bağlı kalarak yörüngelerinde dönüp duran bütün gök cisimleridir. Yani düşmesin diye tutulan yıldızlar, gezegenler vb.dir. Bu arada insanların yaptığı uçak, helikopter, planör, zeplin, balon gibi hava taşıtlarını da havada tutan Allah’ın koyduğu kozmik yasalardır."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu böyledir! Çünkü Allah mutlak (doğrunun hayrın ve) Hakikatin tâ kendisidir. Onların (müşriklerin) O’ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın tâ kendisidir. Ve gerçek yücelik ve büyüklük yalnızca Allah’a aittir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-62c.mp3","commentary_text":"Burada “gökten” kasıt, Allah’ın koyduğu kozmik yasalara bağlı kalarak yörüngelerinde dönüp duran bütün gök cisimleridir. Yani düşmesin diye tutulan yıldızlar, gezegenler vb.dir. Bu arada insanların yaptığı uçak, helikopter, planör, zeplin, balon gibi hava taşıtlarını da havada tutan Allah’ın koyduğu kozmik yasalardır."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah çok lütufkârdır her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah çok lütufkârdır her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah çok lütufkârdır her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah çok lütufkârdır her şeyden haberdardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey O’na aittir. Şüphesiz ki Allah elbet O kendi kendine yeterli olandır ve her tür övgüye lâyık olandır.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-64c.mp3","commentary_text":"“Mensek” sözcüğü mimli mastar olduğu için “ibadet, yol ve yöntem, ibadetin yeri ve zamanı” gibi anlamlara gelir. Yukarıdaki ayetlerin anlam akışını dikkate alırsak “yol ve yöntem” manası vererek “her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir şeriat belirledik” şeklinde anlamak daha doğru olur. Zira “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır. Yani senden önceki peygamberler kendi zamanlarında nasıl bir hayat tarzı getirdiyse, sen de öyle bir hayat tarzı getiriyorsun. O gün insanlar o peygamberlerin getirdiklerine uyuyordu, bugün de senin getirdiklerine uyacaklar. Çünkü kulluk esasına dayalı o günkü hayat tarzını da bugünkü hayat tarzını da belirleyen Allah’tır. Hayat tarzlarınız farklı olsa da hepiniz aynı inanç ve ahlaki değerler etrafında birleşen tek bir milletsiniz. Fakat furuatta -dinin esasında olmayan içtihada açık meselelerde- her ümmetin kendi zamanına, şartlarına, yapısına, ihtiyaçlarına uygun bölgesel ve geçici hükümler koymuşuz. Şimdi de Kur’an’ı göndererek kıyamete kadar geçerli olacak olan inanç ve ahlak sistemini ortaya koyuyoruz. Bu konuda anlamsız tartışmalara girerek inancınızı kaybetmeyin ve ahlakınızı bozmayın!"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey O’na aittir. Şüphesiz ki Allah elbet O kendi kendine yeterli olandır ve her tür övgüye lâyık olandır.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-63c.mp3","commentary_text":"“Mensek” sözcüğü mimli mastar olduğu için “ibadet, yol ve yöntem, ibadetin yeri ve zamanı” gibi anlamlara gelir. Yukarıdaki ayetlerin anlam akışını dikkate alırsak “yol ve yöntem” manası vererek “her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir şeriat belirledik” şeklinde anlamak daha doğru olur. Zira “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır. Yani senden önceki peygamberler kendi zamanlarında nasıl bir hayat tarzı getirdiyse, sen de öyle bir hayat tarzı getiriyorsun. O gün insanlar o peygamberlerin getirdiklerine uyuyordu, bugün de senin getirdiklerine uyacaklar. Çünkü kulluk esasına dayalı o günkü hayat tarzını da bugünkü hayat tarzını da belirleyen Allah’tır. Hayat tarzlarınız farklı olsa da hepiniz aynı inanç ve ahlaki değerler etrafında birleşen tek bir milletsiniz. Fakat furuatta -dinin esasında olmayan içtihada açık meselelerde- her ümmetin kendi zamanına, şartlarına, yapısına, ihtiyaçlarına uygun bölgesel ve geçici hükümler koymuşuz. Şimdi de Kur’an’ı göndererek kıyamete kadar geçerli olacak olan inanç ve ahlak sistemini ortaya koyuyoruz. Bu konuda anlamsız tartışmalara girerek inancınızı kaybetmeyin ve ahlakınızı bozmayın!"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey O’na aittir. Şüphesiz ki Allah elbet O kendi kendine yeterli olandır ve her tür övgüye lâyık olandır.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-64c.mp3","commentary_text":"“Mensek” sözcüğü mimli mastar olduğu için “ibadet, yol ve yöntem, ibadetin yeri ve zamanı” gibi anlamlara gelir. Yukarıdaki ayetlerin anlam akışını dikkate alırsak “yol ve yöntem” manası vererek “her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir şeriat belirledik” şeklinde anlamak daha doğru olur. Zira “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır. Yani senden önceki peygamberler kendi zamanlarında nasıl bir hayat tarzı getirdiyse, sen de öyle bir hayat tarzı getiriyorsun. O gün insanlar o peygamberlerin getirdiklerine uyuyordu, bugün de senin getirdiklerine uyacaklar. Çünkü kulluk esasına dayalı o günkü hayat tarzını da bugünkü hayat tarzını da belirleyen Allah’tır. Hayat tarzlarınız farklı olsa da hepiniz aynı inanç ve ahlaki değerler etrafında birleşen tek bir milletsiniz. Fakat furuatta -dinin esasında olmayan içtihada açık meselelerde- her ümmetin kendi zamanına, şartlarına, yapısına, ihtiyaçlarına uygun bölgesel ve geçici hükümler koymuşuz. Şimdi de Kur’an’ı göndererek kıyamete kadar geçerli olacak olan inanç ve ahlak sistemini ortaya koyuyoruz. Bu konuda anlamsız tartışmalara girerek inancınızı kaybetmeyin ve ahlakınızı bozmayın!"},{"verse_number":"64","turkish_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey O’na aittir. Şüphesiz ki Allah elbet O kendi kendine yeterli olandır ve her tür övgüye lâyık olandır.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-60.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-64c.mp3","commentary_text":"“Mensek” sözcüğü mimli mastar olduğu için “ibadet, yol ve yöntem, ibadetin yeri ve zamanı” gibi anlamlara gelir. Yukarıdaki ayetlerin anlam akışını dikkate alırsak “yol ve yöntem” manası vererek “her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir şeriat belirledik” şeklinde anlamak daha doğru olur. Zira “…Her biriniz için bir şeriat, bir yol tayin ettik…” (Maide 5/48) buyrulmaktadır. Yani senden önceki peygamberler kendi zamanlarında nasıl bir hayat tarzı getirdiyse, sen de öyle bir hayat tarzı getiriyorsun. O gün insanlar o peygamberlerin getirdiklerine uyuyordu, bugün de senin getirdiklerine uyacaklar. Çünkü kulluk esasına dayalı o günkü hayat tarzını da bugünkü hayat tarzını da belirleyen Allah’tır. Hayat tarzlarınız farklı olsa da hepiniz aynı inanç ve ahlaki değerler etrafında birleşen tek bir milletsiniz. Fakat furuatta -dinin esasında olmayan içtihada açık meselelerde- her ümmetin kendi zamanına, şartlarına, yapısına, ihtiyaçlarına uygun bölgesel ve geçici hükümler koymuşuz. Şimdi de Kur’an’ı göndererek kıyamete kadar geçerli olacak olan inanç ve ahlak sistemini ortaya koyuyoruz. Bu konuda anlamsız tartışmalara girerek inancınızı kaybetmeyin ve ahlakınızı bozmayın!"},{"verse_number":"65","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizi yaratan sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O’dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَحْيَاكُمْۘ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ","related_links":["2/28"],"audio_path":"21/21-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizi yaratan sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O’dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَحْيَاكُمْۘ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ","related_links":["2/28"],"audio_path":"21/21-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizi yaratan sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O’dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَحْيَاكُمْۘ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ","related_links":["2/28"],"audio_path":"21/21-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sizi yaratan sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O’dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَحْيَاكُمْۘ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ","related_links":["2/28"],"audio_path":"21/21-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Biz her ümmete kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir ibadet tarzı (şeriat) belirledik. O halde onlar din işinde asla seninle tartışmasınlar. Sen insanları Rabbine çağır! Hiç kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَۜ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberle mücadele edenlerin yaptıklarının, yapacaklarının; göklerde ve yerde olup biten her şeyin “Allah’ın koyduğu yasalarla kayıt altına alınmış olması”, hem yaşananların kaydedildiği hem de yaşanacakların daha önceden Allah tarafında bilindiği için kayıt altına alındığı anlamına gelir. “Levh-i Mahfuz” (Burûc, 85/22) diye adlandırılan bu “kitaptan” kasıt, Allah’ın koyduğu yasalarla her şeyin kayıtlı olması ve bilinmesidir. Yani olup bitenleri Allah’ın daha önceden bilmesidir. Yoksa Allah, bütün bu yaşananları bildiği için bunlar olmuyor. Olup bitenler olacağı için Allah bütün bunları biliyor ve bu bilinenleri de “Levh-i Mahfuz” olarak ifade ediyor. “O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir…” (Hac 22/76) Zaten kişinin yarın ne yapıp yapmayacağını eğer Allah bilemiyorsa bu Allah’ın kudretinin (hâşâ) zayıf olduğunu gösterir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Biz her ümmete kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir ibadet tarzı (şeriat) belirledik. O halde onlar din işinde asla seninle tartışmasınlar. Sen insanları Rabbine çağır! Hiç kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَۜ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-66c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberle mücadele edenlerin yaptıklarının, yapacaklarının; göklerde ve yerde olup biten her şeyin “Allah’ın koyduğu yasalarla kayıt altına alınmış olması”, hem yaşananların kaydedildiği hem de yaşanacakların daha önceden Allah tarafında bilindiği için kayıt altına alındığı anlamına gelir. “Levh-i Mahfuz” (Burûc, 85/22) diye adlandırılan bu “kitaptan” kasıt, Allah’ın koyduğu yasalarla her şeyin kayıtlı olması ve bilinmesidir. Yani olup bitenleri Allah’ın daha önceden bilmesidir. Yoksa Allah, bütün bu yaşananları bildiği için bunlar olmuyor. Olup bitenler olacağı için Allah bütün bunları biliyor ve bu bilinenleri de “Levh-i Mahfuz” olarak ifade ediyor. “O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir…” (Hac 22/76) Zaten kişinin yarın ne yapıp yapmayacağını eğer Allah bilemiyorsa bu Allah’ın kudretinin (hâşâ) zayıf olduğunu gösterir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Biz her ümmete kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir ibadet tarzı (şeriat) belirledik. O halde onlar din işinde asla seninle tartışmasınlar. Sen insanları Rabbine çağır! Hiç kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَۜ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberle mücadele edenlerin yaptıklarının, yapacaklarının; göklerde ve yerde olup biten her şeyin “Allah’ın koyduğu yasalarla kayıt altına alınmış olması”, hem yaşananların kaydedildiği hem de yaşanacakların daha önceden Allah tarafında bilindiği için kayıt altına alındığı anlamına gelir. “Levh-i Mahfuz” (Burûc, 85/22) diye adlandırılan bu “kitaptan” kasıt, Allah’ın koyduğu yasalarla her şeyin kayıtlı olması ve bilinmesidir. Yani olup bitenleri Allah’ın daha önceden bilmesidir. Yoksa Allah, bütün bu yaşananları bildiği için bunlar olmuyor. Olup bitenler olacağı için Allah bütün bunları biliyor ve bu bilinenleri de “Levh-i Mahfuz” olarak ifade ediyor. “O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir…” (Hac 22/76) Zaten kişinin yarın ne yapıp yapmayacağını eğer Allah bilemiyorsa bu Allah’ın kudretinin (hâşâ) zayıf olduğunu gösterir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Biz her ümmete kulluklarını göstermeleri için (farklı) bir ibadet tarzı (şeriat) belirledik. O halde onlar din işinde asla seninle tartışmasınlar. Sen insanları Rabbine çağır! Hiç kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَۜ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-67c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberle mücadele edenlerin yaptıklarının, yapacaklarının; göklerde ve yerde olup biten her şeyin “Allah’ın koyduğu yasalarla kayıt altına alınmış olması”, hem yaşananların kaydedildiği hem de yaşanacakların daha önceden Allah tarafında bilindiği için kayıt altına alındığı anlamına gelir. “Levh-i Mahfuz” (Burûc, 85/22) diye adlandırılan bu “kitaptan” kasıt, Allah’ın koyduğu yasalarla her şeyin kayıtlı olması ve bilinmesidir. Yani olup bitenleri Allah’ın daha önceden bilmesidir. Yoksa Allah, bütün bu yaşananları bildiği için bunlar olmuyor. Olup bitenler olacağı için Allah bütün bunları biliyor ve bu bilinenleri de “Levh-i Mahfuz” olarak ifade ediyor. “O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir…” (Hac 22/76) Zaten kişinin yarın ne yapıp yapmayacağını eğer Allah bilemiyorsa bu Allah’ın kudretinin (hâşâ) zayıf olduğunu gösterir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Eğer seninle mücadele ederlerse de ki: “Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Eğer seninle mücadele ederlerse de ki: “Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Eğer seninle mücadele ederlerse de ki: “Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Eğer seninle mücadele ederlerse de ki: “Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.”","arabic_text":"وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah ihtilafa düştüğünüz şeylerde kıyamet günü aranızda hükmedecektir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah ihtilafa düştüğünüz şeylerde kıyamet günü aranızda hükmedecektir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah ihtilafa düştüğünüz şeylerde kıyamet günü aranızda hükmedecektir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah ihtilafa düştüğünüz şeylerde kıyamet günü aranızda hükmedecektir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"21/21-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah’ın göklerde ve yerde olup biten her şeyi (bütün detaylarıyla) bildiğini bilmiyor musun? Bütün bunlar (Allah’ın koyduğu yasalarla) bir bir kayıt altına alınmıştır. Şüphesiz ki bunlar Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah’ın göklerde ve yerde olup biten her şeyi (bütün detaylarıyla) bildiğini bilmiyor musun? Bütün bunlar (Allah’ın koyduğu yasalarla) bir bir kayıt altına alınmıştır. Şüphesiz ki bunlar Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah’ın göklerde ve yerde olup biten her şeyi (bütün detaylarıyla) bildiğini bilmiyor musun? Bütün bunlar (Allah’ın koyduğu yasalarla) bir bir kayıt altına alınmıştır. Şüphesiz ki bunlar Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah’ın göklerde ve yerde olup biten her şeyi (bütün detaylarıyla) bildiğini bilmiyor musun? Bütün bunlar (Allah’ın koyduğu yasalarla) bir bir kayıt altına alınmıştır. Şüphesiz ki bunlar Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği ve gerçekte kendilerinin de haklarında pek bir şey bilmediği başka varlıklara kulluk edip duruyorlar. (Bu şekilde başkalarına ilahlık yakıştıran) zalimler kendilerine asla yardımcı bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-71c.mp3","commentary_text":"“Onlar, Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayamadılar” ifadesi, “Onlar, Allah’ın kıymetini idrâk edemediler” demektir. Yani Allah’ın büyüklüğünü, azametini, kudretini tanıyarak O’nun kuvvetinden, ilminden, desteğinden, rahmet deryasından yararlanamadılar. O’na gerektiği gibi iman ederek ve güvenerek ebedi saadeti elde etmek yerine; inanç dünyalarını sahte tanrılarla körelterek azaba müstahak oldular. Cennete varis olmak yerine, cehennemin yerlisi olmayı yeğlediler. Böylece kendilerine zulmettiler. İnananların bazıları da sadece Allah’a inanmakla, Hz. Peygamberi tanımakla ve Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu bilmekle mü’min olunacağını sandılar. İlahi mesajın ön gördüğü prensipler doğrultusunda Hz. Peygamberi örnek alan bir hayat tarzı ortaya koymadılar. Kur’an’ın sunduğu dini yaşamak yerine gelenekleri din haline getirerek onlarla hayatlarına devam ettiler. Battıkça battılar, kan gölünde boğuldular, savaşsız ve kavgasız günleri olmadı, huzuru ve barışı lügatlarından çıkardılar ama bu duruma neden geldiklerini merak etmediler. Araştırmayı, sorgulamayı, yüzleşmeyi, detaya inmeyi, tefekkür etmeyi bir vecibe olarak değil küfür olarak gördüler. Öyle ki uydurulan hadislerle, menkıbelerle, hurafelerle Kur’an’dan ve Hz. Peygamberin hayatından uzaklaştırıldılar. Kur’an’ı kutsal bir Mushaf, Hz. Peygamberi de itibar ve iftiharlarına vesile olarak gördüler. Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerle doğru ve erdemli yaşamak yerine tutarsız, ilkesiz, gayesiz ve sorumsuz bir hayat ortaya koydular. Kurtuluşlarını kendi amellerine değil, başkalarının himmetine ve şefaatine bağladılar."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği ve gerçekte kendilerinin de haklarında pek bir şey bilmediği başka varlıklara kulluk edip duruyorlar. (Bu şekilde başkalarına ilahlık yakıştıran) zalimler kendilerine asla yardımcı bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-70c.mp3","commentary_text":"“Onlar, Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayamadılar” ifadesi, “Onlar, Allah’ın kıymetini idrâk edemediler” demektir. Yani Allah’ın büyüklüğünü, azametini, kudretini tanıyarak O’nun kuvvetinden, ilminden, desteğinden, rahmet deryasından yararlanamadılar. O’na gerektiği gibi iman ederek ve güvenerek ebedi saadeti elde etmek yerine; inanç dünyalarını sahte tanrılarla körelterek azaba müstahak oldular. Cennete varis olmak yerine, cehennemin yerlisi olmayı yeğlediler. Böylece kendilerine zulmettiler. İnananların bazıları da sadece Allah’a inanmakla, Hz. Peygamberi tanımakla ve Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu bilmekle mü’min olunacağını sandılar. İlahi mesajın ön gördüğü prensipler doğrultusunda Hz. Peygamberi örnek alan bir hayat tarzı ortaya koymadılar. Kur’an’ın sunduğu dini yaşamak yerine gelenekleri din haline getirerek onlarla hayatlarına devam ettiler. Battıkça battılar, kan gölünde boğuldular, savaşsız ve kavgasız günleri olmadı, huzuru ve barışı lügatlarından çıkardılar ama bu duruma neden geldiklerini merak etmediler. Araştırmayı, sorgulamayı, yüzleşmeyi, detaya inmeyi, tefekkür etmeyi bir vecibe olarak değil küfür olarak gördüler. Öyle ki uydurulan hadislerle, menkıbelerle, hurafelerle Kur’an’dan ve Hz. Peygamberin hayatından uzaklaştırıldılar. Kur’an’ı kutsal bir Mushaf, Hz. Peygamberi de itibar ve iftiharlarına vesile olarak gördüler. Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerle doğru ve erdemli yaşamak yerine tutarsız, ilkesiz, gayesiz ve sorumsuz bir hayat ortaya koydular. Kurtuluşlarını kendi amellerine değil, başkalarının himmetine ve şefaatine bağladılar."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği ve gerçekte kendilerinin de haklarında pek bir şey bilmediği başka varlıklara kulluk edip duruyorlar. (Bu şekilde başkalarına ilahlık yakıştıran) zalimler kendilerine asla yardımcı bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-71c.mp3","commentary_text":"“Onlar, Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayamadılar” ifadesi, “Onlar, Allah’ın kıymetini idrâk edemediler” demektir. Yani Allah’ın büyüklüğünü, azametini, kudretini tanıyarak O’nun kuvvetinden, ilminden, desteğinden, rahmet deryasından yararlanamadılar. O’na gerektiği gibi iman ederek ve güvenerek ebedi saadeti elde etmek yerine; inanç dünyalarını sahte tanrılarla körelterek azaba müstahak oldular. Cennete varis olmak yerine, cehennemin yerlisi olmayı yeğlediler. Böylece kendilerine zulmettiler. İnananların bazıları da sadece Allah’a inanmakla, Hz. Peygamberi tanımakla ve Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu bilmekle mü’min olunacağını sandılar. İlahi mesajın ön gördüğü prensipler doğrultusunda Hz. Peygamberi örnek alan bir hayat tarzı ortaya koymadılar. Kur’an’ın sunduğu dini yaşamak yerine gelenekleri din haline getirerek onlarla hayatlarına devam ettiler. Battıkça battılar, kan gölünde boğuldular, savaşsız ve kavgasız günleri olmadı, huzuru ve barışı lügatlarından çıkardılar ama bu duruma neden geldiklerini merak etmediler. Araştırmayı, sorgulamayı, yüzleşmeyi, detaya inmeyi, tefekkür etmeyi bir vecibe olarak değil küfür olarak gördüler. Öyle ki uydurulan hadislerle, menkıbelerle, hurafelerle Kur’an’dan ve Hz. Peygamberin hayatından uzaklaştırıldılar. Kur’an’ı kutsal bir Mushaf, Hz. Peygamberi de itibar ve iftiharlarına vesile olarak gördüler. Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerle doğru ve erdemli yaşamak yerine tutarsız, ilkesiz, gayesiz ve sorumsuz bir hayat ortaya koydular. Kurtuluşlarını kendi amellerine değil, başkalarının himmetine ve şefaatine bağladılar."},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar Allah’tan başka O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği ve gerçekte kendilerinin de haklarında pek bir şey bilmediği başka varlıklara kulluk edip duruyorlar. (Bu şekilde başkalarına ilahlık yakıştıran) zalimler kendilerine asla yardımcı bulamayacaklardır.","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"21/21-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-71c.mp3","commentary_text":"“Onlar, Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayamadılar” ifadesi, “Onlar, Allah’ın kıymetini idrâk edemediler” demektir. Yani Allah’ın büyüklüğünü, azametini, kudretini tanıyarak O’nun kuvvetinden, ilminden, desteğinden, rahmet deryasından yararlanamadılar. O’na gerektiği gibi iman ederek ve güvenerek ebedi saadeti elde etmek yerine; inanç dünyalarını sahte tanrılarla körelterek azaba müstahak oldular. Cennete varis olmak yerine, cehennemin yerlisi olmayı yeğlediler. Böylece kendilerine zulmettiler. İnananların bazıları da sadece Allah’a inanmakla, Hz. Peygamberi tanımakla ve Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu bilmekle mü’min olunacağını sandılar. İlahi mesajın ön gördüğü prensipler doğrultusunda Hz. Peygamberi örnek alan bir hayat tarzı ortaya koymadılar. Kur’an’ın sunduğu dini yaşamak yerine gelenekleri din haline getirerek onlarla hayatlarına devam ettiler. Battıkça battılar, kan gölünde boğuldular, savaşsız ve kavgasız günleri olmadı, huzuru ve barışı lügatlarından çıkardılar ama bu duruma neden geldiklerini merak etmediler. Araştırmayı, sorgulamayı, yüzleşmeyi, detaya inmeyi, tefekkür etmeyi bir vecibe olarak değil küfür olarak gördüler. Öyle ki uydurulan hadislerle, menkıbelerle, hurafelerle Kur’an’dan ve Hz. Peygamberin hayatından uzaklaştırıldılar. Kur’an’ı kutsal bir Mushaf, Hz. Peygamberi de itibar ve iftiharlarına vesile olarak gördüler. Kur’an’daki evrensel ahlaki değerlerle doğru ve erdemli yaşamak yerine tutarsız, ilkesiz, gayesiz ve sorumsuz bir hayat ortaya koydular. Kurtuluşlarını kendi amellerine değil, başkalarının himmetine ve şefaatine bağladılar."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-72c.mp3","commentary_text":"Meleklerden seçilen elçiler ilâhî vahyi Peygamberlere getirir, peygamberler de onları size tebliğ eder. Ama bunların Allah’ın tasarrufunda en küçük bir dahli olamaz. Egemenlik bütünüyle Allah’a aittir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-71c.mp3","commentary_text":"Meleklerden seçilen elçiler ilâhî vahyi Peygamberlere getirir, peygamberler de onları size tebliğ eder. Ama bunların Allah’ın tasarrufunda en küçük bir dahli olamaz. Egemenlik bütünüyle Allah’a aittir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-72c.mp3","commentary_text":"Meleklerden seçilen elçiler ilâhî vahyi Peygamberlere getirir, peygamberler de onları size tebliğ eder. Ama bunların Allah’ın tasarrufunda en küçük bir dahli olamaz. Egemenlik bütünüyle Allah’a aittir."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"21/21-68.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-72c.mp3","commentary_text":"Meleklerden seçilen elçiler ilâhî vahyi Peygamberlere getirir, peygamberler de onları size tebliğ eder. Ama bunların Allah’ın tasarrufunda en küçük bir dahli olamaz. Egemenlik bütünüyle Allah’a aittir."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu iyi dinleyin: Sizin Allah’la beraber (Allah’ın dışında) taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz (kendisinden) istenen de.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu iyi dinleyin: Sizin Allah’la beraber (Allah’ın dışında) taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz (kendisinden) istenen de.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu iyi dinleyin: Sizin Allah’la beraber (Allah’ın dışında) taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz (kendisinden) istenen de.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu iyi dinleyin: Sizin Allah’la beraber (Allah’ın dışında) taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz (kendisinden) istenen de.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayıp değerlendiremediler. Muhakkak ki Allah her şeyi hükmü altında tutan en yüce iktidar sahibidir.","arabic_text":"مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayıp değerlendiremediler. Muhakkak ki Allah her şeyi hükmü altında tutan en yüce iktidar sahibidir.","arabic_text":"مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayıp değerlendiremediler. Muhakkak ki Allah her şeyi hükmü altında tutan en yüce iktidar sahibidir.","arabic_text":"مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayıp değerlendiremediler. Muhakkak ki Allah her şeyi hükmü altında tutan en yüce iktidar sahibidir.","arabic_text":"مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"21/21-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah meleklerden de elçiler seçer insanlardan da. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَصْطَف۪ي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-75c.mp3","commentary_text":"Ayette, bütün ilahi dinlerin temelde bir olup, ortak adlarının İslam olduğu ifade edilmektedir. İslam, teslim olmak demektir. “Müslim” hakka teslimiyeti ifade eder. Bu ismi ilk kullanan Hz. İbrahim’dir. Nitekim Kur’an’ın birçok yerinde Hz. İbrahim’den övgüyle bahsedilirken “Müslüman” ifadesi kullanılmaktadır. Daha sonra bu isim, Hz. Muhammed’in ümmetine “özel isim” olmuştur. Ancak Müslümanların bu ismi kimlik olarak kullanmak yerine Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed gibi gerçek manada Müslüman olmaları ve onların yolundan samimiyetle gitmeleri gerekir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah meleklerden de elçiler seçer insanlardan da. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَصْطَف۪ي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-74c.mp3","commentary_text":"Ayette, bütün ilahi dinlerin temelde bir olup, ortak adlarının İslam olduğu ifade edilmektedir. İslam, teslim olmak demektir. “Müslim” hakka teslimiyeti ifade eder. Bu ismi ilk kullanan Hz. İbrahim’dir. Nitekim Kur’an’ın birçok yerinde Hz. İbrahim’den övgüyle bahsedilirken “Müslüman” ifadesi kullanılmaktadır. Daha sonra bu isim, Hz. Muhammed’in ümmetine “özel isim” olmuştur. Ancak Müslümanların bu ismi kimlik olarak kullanmak yerine Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed gibi gerçek manada Müslüman olmaları ve onların yolundan samimiyetle gitmeleri gerekir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah meleklerden de elçiler seçer insanlardan da. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَصْطَف۪ي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-75c.mp3","commentary_text":"Ayette, bütün ilahi dinlerin temelde bir olup, ortak adlarının İslam olduğu ifade edilmektedir. İslam, teslim olmak demektir. “Müslim” hakka teslimiyeti ifade eder. Bu ismi ilk kullanan Hz. İbrahim’dir. Nitekim Kur’an’ın birçok yerinde Hz. İbrahim’den övgüyle bahsedilirken “Müslüman” ifadesi kullanılmaktadır. Daha sonra bu isim, Hz. Muhammed’in ümmetine “özel isim” olmuştur. Ancak Müslümanların bu ismi kimlik olarak kullanmak yerine Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed gibi gerçek manada Müslüman olmaları ve onların yolundan samimiyetle gitmeleri gerekir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah meleklerden de elçiler seçer insanlardan da. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَصْطَف۪ي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"21/21-75c.mp3","commentary_text":"Ayette, bütün ilahi dinlerin temelde bir olup, ortak adlarının İslam olduğu ifade edilmektedir. İslam, teslim olmak demektir. “Müslim” hakka teslimiyeti ifade eder. Bu ismi ilk kullanan Hz. İbrahim’dir. Nitekim Kur’an’ın birçok yerinde Hz. İbrahim’den övgüyle bahsedilirken “Müslüman” ifadesi kullanılmaktadır. Daha sonra bu isim, Hz. Muhammed’in ümmetine “özel isim” olmuştur. Ancak Müslümanların bu ismi kimlik olarak kullanmak yerine Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed gibi gerçek manada Müslüman olmaları ve onların yolundan samimiyetle gitmeleri gerekir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"O onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülür.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"O onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülür.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"O onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülür.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"O onların yaptıklarını da yapacaklarını da olanı da olacağı da bilir. Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülür.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ey inananlar! Rükû edin secde edin ve Rabbinize kulluk edin! Faydalı ve erdemli işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ey inananlar! Rükû edin secde edin ve Rabbinize kulluk edin! Faydalı ve erdemli işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ey inananlar! Rükû edin secde edin ve Rabbinize kulluk edin! Faydalı ve erdemli işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Ey inananlar! Rükû edin secde edin ve Rabbinize kulluk edin! Faydalı ve erdemli işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"21/21-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah yolunda üstün çaba sarfederek gereği gibi mücadele edin! O (mesajının muhatabı ve tebliğcisi olarak) sizi seçti ve din konusunda da üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Atanız İbrahim’in dinine uyun! Allah sizi hem daha önce(ki kitaplarda) hem de bu (Kur’an’)da Müslüman/kendini yürekten Allah’a teslim eden diye isimlendirdi. (Bunu) resul size model/örnek olsun siz de diğer insanlara model/örnek olasınız diye (yaptı). Artık namazı dosdoğru kılın zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin koruyucunuzdur. (Allah) ne güzel koruyucu ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah yolunda üstün çaba sarfederek gereği gibi mücadele edin! O (mesajının muhatabı ve tebliğcisi olarak) sizi seçti ve din konusunda da üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Atanız İbrahim’in dinine uyun! Allah sizi hem daha önce(ki kitaplarda) hem de bu (Kur’an’)da Müslüman/kendini yürekten Allah’a teslim eden diye isimlendirdi. (Bunu) resul size model/örnek olsun siz de diğer insanlara model/örnek olasınız diye (yaptı). Artık namazı dosdoğru kılın zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin koruyucunuzdur. (Allah) ne güzel koruyucu ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah yolunda üstün çaba sarfederek gereği gibi mücadele edin! O (mesajının muhatabı ve tebliğcisi olarak) sizi seçti ve din konusunda da üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Atanız İbrahim’in dinine uyun! Allah sizi hem daha önce(ki kitaplarda) hem de bu (Kur’an’)da Müslüman/kendini yürekten Allah’a teslim eden diye isimlendirdi. (Bunu) resul size model/örnek olsun siz de diğer insanlara model/örnek olasınız diye (yaptı). Artık namazı dosdoğru kılın zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin koruyucunuzdur. (Allah) ne güzel koruyucu ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Allah yolunda üstün çaba sarfederek gereği gibi mücadele edin! O (mesajının muhatabı ve tebliğcisi olarak) sizi seçti ve din konusunda da üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Atanız İbrahim’in dinine uyun! Allah sizi hem daha önce(ki kitaplarda) hem de bu (Kur’an’)da Müslüman/kendini yürekten Allah’a teslim eden diye isimlendirdi. (Bunu) resul size model/örnek olsun siz de diğer insanlara model/örnek olasınız diye (yaptı). Artık namazı dosdoğru kılın zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O sizin koruyucunuzdur. (Allah) ne güzel koruyucu ve ne güzel yardımcıdır!","arabic_text":"وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"21/21-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":23,"name":"MÜ'MİNÛN SÛRESİ","description":"Mü’minun sûresi Mekke döneminde inmiş olup 118 ayettir. Sûre adını birinci ayette geçen ve “Mü’minler demek olan “Mü’minun” kelimesinden almıştır. Sûrede insanların, iman ettikten sonra alçak gönüllülükle yaşadıkları, boş ve anlamsız şeylerden uzak durdukları, iffetlerini korudukları, emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterdikleri, Haktan ve haklıdan yana durdukları takdirde hakiki mü’minler olarak hem kurtuluşa erecekleri hem de Firdevs cennetlerine varis olacakları müjdeleniyor. Hz. Nuh’tan başlamak üzere peygamberler tarihi boyunca devam eden Hak-batıl mücadelesinin anlatıldığı sûrede bütün peygamberlerin temel ilkeleri ortak olan ilâhî mesajları tevhidi bir anlayışla insanlara iletmesine rağmen toplumların farklı inanç ve ideolojilere bölündüğü ve herkesin kendini haklı gördüğü ifade ediliyor. İnkârcıların âhirette suçlarını itiraf edip cehennemden çıkarılmayı talep edecekleri fakat dünyada müminlere yaşattıkları densiz davranışlarının cezasının benzer şekilde kendilerine uygulanacağı belirtilmektedir. Sûre Hz. Peygambere tavsiye edilen şu dua ile sona ermektedir: “Rabbim, affet, merhamet et! Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın”","sura_intro_audio":"22/22-a.mp3","verse_count":118,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hakiki mü’minler gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hakiki mü’minler gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hakiki mü’minler gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hakiki mü’minler gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar namazlarında derin bir saygı huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-2c.mp3","commentary_text":"Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme anlamına gelen namaz aynı zamanda bir alıp-verme ameliyesidir. Allah vermek için namaza çağırmış, kul da almak için namaza durmuş. Dolaysıyla bu alış-verişin ve huzurda kalmanın huşu, edep, hürmet ve minnet içinde geçmesi gerekir. Zira namaz, saygının, samimiyetin ve alçakgönüllüğün tavan yapması gereken yerdir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar namazlarında derin bir saygı huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-1c.mp3","commentary_text":"Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme anlamına gelen namaz aynı zamanda bir alıp-verme ameliyesidir. Allah vermek için namaza çağırmış, kul da almak için namaza durmuş. Dolaysıyla bu alış-verişin ve huzurda kalmanın huşu, edep, hürmet ve minnet içinde geçmesi gerekir. Zira namaz, saygının, samimiyetin ve alçakgönüllüğün tavan yapması gereken yerdir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar namazlarında derin bir saygı huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-2c.mp3","commentary_text":"Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme anlamına gelen namaz aynı zamanda bir alıp-verme ameliyesidir. Allah vermek için namaza çağırmış, kul da almak için namaza durmuş. Dolaysıyla bu alış-verişin ve huzurda kalmanın huşu, edep, hürmet ve minnet içinde geçmesi gerekir. Zira namaz, saygının, samimiyetin ve alçakgönüllüğün tavan yapması gereken yerdir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar namazlarında derin bir saygı huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-2c.mp3","commentary_text":"Ayette “huşu” ile “salat” terimi birlikte zikredilince “salat” terimini “namaz” olarak almak daha doğru olur. Çünkü Allah’la ahitleşme ve akitleşme anlamına gelen namaz aynı zamanda bir alıp-verme ameliyesidir. Allah vermek için namaza çağırmış, kul da almak için namaza durmuş. Dolaysıyla bu alış-verişin ve huzurda kalmanın huşu, edep, hürmet ve minnet içinde geçmesi gerekir. Zira namaz, saygının, samimiyetin ve alçakgönüllüğün tavan yapması gereken yerdir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ","related_links":["25/72"],"audio_path":"22/22-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ","related_links":["25/72"],"audio_path":"22/22-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ","related_links":["25/72"],"audio_path":"22/22-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar boş ve anlamsız şeylerden uzak dururlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ","related_links":["25/72"],"audio_path":"22/22-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar zekât vermek için çalışırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-4c.mp3","commentary_text":"“Onlar, zekât vermek için çalışırlar” söylemi; “Mü’minler, mallarını, ruh ve bedenlerini arındıran; dayanışmaya, kaynaşmaya, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek ve bu yolla hayırlara vesile olmak, vicdanları temizlemek, uhuvvet duygularını geliştirmek için çaba harcarlar” demektir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar zekât vermek için çalışırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-3c.mp3","commentary_text":"“Onlar, zekât vermek için çalışırlar” söylemi; “Mü’minler, mallarını, ruh ve bedenlerini arındıran; dayanışmaya, kaynaşmaya, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek ve bu yolla hayırlara vesile olmak, vicdanları temizlemek, uhuvvet duygularını geliştirmek için çaba harcarlar” demektir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar zekât vermek için çalışırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-4c.mp3","commentary_text":"“Onlar, zekât vermek için çalışırlar” söylemi; “Mü’minler, mallarını, ruh ve bedenlerini arındıran; dayanışmaya, kaynaşmaya, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek ve bu yolla hayırlara vesile olmak, vicdanları temizlemek, uhuvvet duygularını geliştirmek için çaba harcarlar” demektir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onlar zekât vermek için çalışırlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-4c.mp3","commentary_text":"“Onlar, zekât vermek için çalışırlar” söylemi; “Mü’minler, mallarını, ruh ve bedenlerini arındıran; dayanışmaya, kaynaşmaya, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek ve bu yolla hayırlara vesile olmak, vicdanları temizlemek, uhuvvet duygularını geliştirmek için çaba harcarlar” demektir."},{"verse_number":"5-6-7","turkish_text":"Onlar iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse işte onlar haddi aşanlardır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6-7","turkish_text":"Onlar iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse işte onlar haddi aşanlardır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6-7","turkish_text":"Onlar iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse işte onlar haddi aşanlardır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6-7","turkish_text":"Onlar iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse işte onlar haddi aşanlardır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ","related_links":["70/34"],"audio_path":"22/22-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ","related_links":["70/34"],"audio_path":"22/22-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ","related_links":["70/34"],"audio_path":"22/22-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ","related_links":["70/34"],"audio_path":"22/22-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"İşte onlar temelli kalacakları Firdevs cennetlerine varis olanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿٢﴾ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"İşte onlar temelli kalacakları Firdevs cennetlerine varis olanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿٢﴾ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"İşte onlar temelli kalacakları Firdevs cennetlerine varis olanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿٢﴾ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"İşte onlar temelli kalacakları Firdevs cennetlerine varis olanlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ﴿٢﴾ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz insan türünü süzme çamurdan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz insan türünü süzme çamurdan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz insan türünü süzme çamurdan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz insan türünü süzme çamurdan yarattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra(ki yaratılışlarda) onu sperm hâlinde sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-13c.mp3","commentary_text":"Yaratılış, ölüm ve ölümden sonraki diriliş aşamalarına dikkat ettiyseniz “kabir hayatı” diye bir şey geçmiyor. Yani öyle “kabre girilecek, sual melekleri gelip hesaba çekecek, sonra işkence başlayacak” gibi iddiaların herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Zira daha mizan kurulmamış, haklı haksız, suçlu suçsuz ortaya çıkmamıştır ki bir cezalandırma söz konusu olsun."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra(ki yaratılışlarda) onu sperm hâlinde sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-12c.mp3","commentary_text":"Yaratılış, ölüm ve ölümden sonraki diriliş aşamalarına dikkat ettiyseniz “kabir hayatı” diye bir şey geçmiyor. Yani öyle “kabre girilecek, sual melekleri gelip hesaba çekecek, sonra işkence başlayacak” gibi iddiaların herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Zira daha mizan kurulmamış, haklı haksız, suçlu suçsuz ortaya çıkmamıştır ki bir cezalandırma söz konusu olsun."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra(ki yaratılışlarda) onu sperm hâlinde sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-13c.mp3","commentary_text":"Yaratılış, ölüm ve ölümden sonraki diriliş aşamalarına dikkat ettiyseniz “kabir hayatı” diye bir şey geçmiyor. Yani öyle “kabre girilecek, sual melekleri gelip hesaba çekecek, sonra işkence başlayacak” gibi iddiaların herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Zira daha mizan kurulmamış, haklı haksız, suçlu suçsuz ortaya çıkmamıştır ki bir cezalandırma söz konusu olsun."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra(ki yaratılışlarda) onu sperm hâlinde sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-13c.mp3","commentary_text":"Yaratılış, ölüm ve ölümden sonraki diriliş aşamalarına dikkat ettiyseniz “kabir hayatı” diye bir şey geçmiyor. Yani öyle “kabre girilecek, sual melekleri gelip hesaba çekecek, sonra işkence başlayacak” gibi iddiaların herhangi Kur’ânî bir dayanağı yoktur. Zira daha mizan kurulmamış, haklı haksız, suçlu suçsuz ortaya çıkmamıştır ki bir cezalandırma söz konusu olsun."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra bu spermi döllenmiş yumurta yaptık rahim duvarına yerleşen bu yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Sonra da kemiklere et giydirip başka bir yaratılışla (ruh vererek) insan haline getirdik. Yaratanların en iyisi olan Allah’ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ","related_links":["22/5","39/6"],"audio_path":"22/22-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-14c.mp3","commentary_text":"“Yedi yol” ifadesi, güneş sisteminde yer alan görülebilir gezegenlerin yörüngelerine işaret edebileceği gibi “yedi kat gök” ya da “gökteki yedi yıldız sistemi” olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca “yedi” sayısını çokluktan kinaye olarak düşünürsek “çeşitli yollar” anlamında da değerlendirebiliriz."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra bu spermi döllenmiş yumurta yaptık rahim duvarına yerleşen bu yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Sonra da kemiklere et giydirip başka bir yaratılışla (ruh vererek) insan haline getirdik. Yaratanların en iyisi olan Allah’ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ","related_links":["22/5","39/6"],"audio_path":"22/22-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-13c.mp3","commentary_text":"“Yedi yol” ifadesi, güneş sisteminde yer alan görülebilir gezegenlerin yörüngelerine işaret edebileceği gibi “yedi kat gök” ya da “gökteki yedi yıldız sistemi” olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca “yedi” sayısını çokluktan kinaye olarak düşünürsek “çeşitli yollar” anlamında da değerlendirebiliriz."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra bu spermi döllenmiş yumurta yaptık rahim duvarına yerleşen bu yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Sonra da kemiklere et giydirip başka bir yaratılışla (ruh vererek) insan haline getirdik. Yaratanların en iyisi olan Allah’ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ","related_links":["22/5","39/6"],"audio_path":"22/22-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-14c.mp3","commentary_text":"“Yedi yol” ifadesi, güneş sisteminde yer alan görülebilir gezegenlerin yörüngelerine işaret edebileceği gibi “yedi kat gök” ya da “gökteki yedi yıldız sistemi” olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca “yedi” sayısını çokluktan kinaye olarak düşünürsek “çeşitli yollar” anlamında da değerlendirebiliriz."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra bu spermi döllenmiş yumurta yaptık rahim duvarına yerleşen bu yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Sonra da kemiklere et giydirip başka bir yaratılışla (ruh vererek) insan haline getirdik. Yaratanların en iyisi olan Allah’ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاۗ ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَۜ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَۜ","related_links":["22/5","39/6"],"audio_path":"22/22-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-14c.mp3","commentary_text":"“Yedi yol” ifadesi, güneş sisteminde yer alan görülebilir gezegenlerin yörüngelerine işaret edebileceği gibi “yedi kat gök” ya da “gökteki yedi yıldız sistemi” olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca “yedi” sayısını çokluktan kinaye olarak düşünürsek “çeşitli yollar” anlamında da değerlendirebiliriz."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sonra siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَيِّتُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sonra siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَيِّتُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sonra siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَيِّتُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sonra siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَيِّتُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra siz kıyamet gününde muhakkak (tekrar) diriltileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ تُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-16c.mp3","commentary_text":"Bütün bu bağ ve bahçelerin meydana gelmesi, beslenmesi, meyve vermesi ve hayatlarını devam ettirmesi tamamen yağmurla ve güneşle gerçekleşmektedir. Yağmurun olmadığı yerlerde sulama kanallarıyla yapılan bu işlem çok büyük paralara mal olmaktadır. O kanallar vasıtasıyla taşınan sular da Allah’ın gökten indirdiği sudur. Eğer Allah’ın gönderdiği yağmur ve aşılayıcı rüzgârlar olmasaydı (Hicr 15/22) ve bu meyveler ve sebzeler kanal suyuyla beslenseydi halimiz ne olurdu? Bir de o suyun acı ve tuzlu olduğunu düşünün! Nerede ve nasıl arıtılarak faydalı hale getirilecekti? “Eğer isteseydik, onu tuzlu su yapardık. Artık şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakia 56/70)"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra siz kıyamet gününde muhakkak (tekrar) diriltileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ تُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-15c.mp3","commentary_text":"Bütün bu bağ ve bahçelerin meydana gelmesi, beslenmesi, meyve vermesi ve hayatlarını devam ettirmesi tamamen yağmurla ve güneşle gerçekleşmektedir. Yağmurun olmadığı yerlerde sulama kanallarıyla yapılan bu işlem çok büyük paralara mal olmaktadır. O kanallar vasıtasıyla taşınan sular da Allah’ın gökten indirdiği sudur. Eğer Allah’ın gönderdiği yağmur ve aşılayıcı rüzgârlar olmasaydı (Hicr 15/22) ve bu meyveler ve sebzeler kanal suyuyla beslenseydi halimiz ne olurdu? Bir de o suyun acı ve tuzlu olduğunu düşünün! Nerede ve nasıl arıtılarak faydalı hale getirilecekti? “Eğer isteseydik, onu tuzlu su yapardık. Artık şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakia 56/70)"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra siz kıyamet gününde muhakkak (tekrar) diriltileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ تُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-16c.mp3","commentary_text":"Bütün bu bağ ve bahçelerin meydana gelmesi, beslenmesi, meyve vermesi ve hayatlarını devam ettirmesi tamamen yağmurla ve güneşle gerçekleşmektedir. Yağmurun olmadığı yerlerde sulama kanallarıyla yapılan bu işlem çok büyük paralara mal olmaktadır. O kanallar vasıtasıyla taşınan sular da Allah’ın gökten indirdiği sudur. Eğer Allah’ın gönderdiği yağmur ve aşılayıcı rüzgârlar olmasaydı (Hicr 15/22) ve bu meyveler ve sebzeler kanal suyuyla beslenseydi halimiz ne olurdu? Bir de o suyun acı ve tuzlu olduğunu düşünün! Nerede ve nasıl arıtılarak faydalı hale getirilecekti? “Eğer isteseydik, onu tuzlu su yapardık. Artık şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakia 56/70)"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra siz kıyamet gününde muhakkak (tekrar) diriltileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ تُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-16c.mp3","commentary_text":"Bütün bu bağ ve bahçelerin meydana gelmesi, beslenmesi, meyve vermesi ve hayatlarını devam ettirmesi tamamen yağmurla ve güneşle gerçekleşmektedir. Yağmurun olmadığı yerlerde sulama kanallarıyla yapılan bu işlem çok büyük paralara mal olmaktadır. O kanallar vasıtasıyla taşınan sular da Allah’ın gökten indirdiği sudur. Eğer Allah’ın gönderdiği yağmur ve aşılayıcı rüzgârlar olmasaydı (Hicr 15/22) ve bu meyveler ve sebzeler kanal suyuyla beslenseydi halimiz ne olurdu? Bir de o suyun acı ve tuzlu olduğunu düşünün! Nerede ve nasıl arıtılarak faydalı hale getirilecekti? “Eğer isteseydik, onu tuzlu su yapardık. Artık şükretmeniz gerekmez mi?” (Vakia 56/70)"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Gerçekten biz sizin üzerinizde yedi yol (yörünge) yarattık ve şüphesiz biz yarattığımız âlemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":["2/29","17/44","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"22/22-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Gerçekten biz sizin üzerinizde yedi yol (yörünge) yarattık ve şüphesiz biz yarattığımız âlemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":["2/29","17/44","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"22/22-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Gerçekten biz sizin üzerinizde yedi yol (yörünge) yarattık ve şüphesiz biz yarattığımız âlemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":["2/29","17/44","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"22/22-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Gerçekten biz sizin üzerinizde yedi yol (yörünge) yarattık ve şüphesiz biz yarattığımız âlemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":["2/29","17/44","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"22/22-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göl yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.","arabic_text":"فَاَنْشَأْنَا لَكُمْ بِه۪ جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍۢ لَكُمْ ف۪يهَا فَوَاكِهُ۬ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.","arabic_text":"فَاَنْشَأْنَا لَكُمْ بِه۪ جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍۢ لَكُمْ ف۪يهَا فَوَاكِهُ۬ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.","arabic_text":"فَاَنْشَأْنَا لَكُمْ بِه۪ جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍۢ لَكُمْ ف۪يهَا فَوَاكِهُ۬ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yersiniz.","arabic_text":"فَاَنْشَأْنَا لَكُمْ بِه۪ جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍۢ لَكُمْ ف۪يهَا فَوَاكِهُ۬ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine o su ile Tur-i Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesi) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.","arabic_text":"وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine o su ile Tur-i Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesi) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.","arabic_text":"وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine o su ile Tur-i Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesi) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.","arabic_text":"وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine o su ile Tur-i Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesi) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.","arabic_text":"وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَٓاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve etlerinden de yersiniz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve etlerinden de yersiniz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve etlerinden de yersiniz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve etlerinden de yersiniz.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hem onlarla hem de gemilerle taşınırsınız.","arabic_text":"وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hem onlarla hem de gemilerle taşınırsınız.","arabic_text":"وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hem onlarla hem de gemilerle taşınırsınız.","arabic_text":"وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hem onlarla hem de gemilerle taşınırsınız.","arabic_text":"وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kendi kavmine (resul olarak) gönderdik de onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kendi kavmine (resul olarak) gönderdik de onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kendi kavmine (resul olarak) gönderdik de onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u kendi kavmine (resul olarak) gönderdik de onlara dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların önde gelenleri dediler ki: “Bu sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah dileseydi bize bir melek gönderirdi. Onun söylediklerini eski atalarımızdan hiç duymamıştık.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-24c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, sadece dua ile sorunların çözülemeyeceğinin en büyük delilidir. Allah, Hz. Nuh’a yapılmış bir gemi göndermiyor, gemi yapmasını emrediyor. Yani kişi ister nebi olsun isterse sıradan bir insan, amacına ulaşması için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra Allah’a tevekkül edecek. Hz. Peygamberin ve ona tabi olanların Mekke’den Medine’ye hicreti, “Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah'ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.”  (Ankebût 29/56) ve Bedir Savaşında Hz. Peygamberin elindeki kumu düşman üzerine atması “… (Ey Resulüm! Avucundaki kumu) attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı)…” (Enfal 8/17) konuyu anlamak anlamında önemli örneklerdir. Ayette; “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Gemi yapmak” insanın rolünü, “tandırı kaynatmak/suyu fışkırtmak” Allah’ın gücünü anlatıyor. Eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır ama Allah’ın kulunu desteklemesi için kul önce vazifesini yapmalı ondan sonra işi Allah’a bırakmalıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların önde gelenleri dediler ki: “Bu sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah dileseydi bize bir melek gönderirdi. Onun söylediklerini eski atalarımızdan hiç duymamıştık.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-23c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, sadece dua ile sorunların çözülemeyeceğinin en büyük delilidir. Allah, Hz. Nuh’a yapılmış bir gemi göndermiyor, gemi yapmasını emrediyor. Yani kişi ister nebi olsun isterse sıradan bir insan, amacına ulaşması için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra Allah’a tevekkül edecek. Hz. Peygamberin ve ona tabi olanların Mekke’den Medine’ye hicreti, “Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah'ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.”  (Ankebût 29/56) ve Bedir Savaşında Hz. Peygamberin elindeki kumu düşman üzerine atması “… (Ey Resulüm! Avucundaki kumu) attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı)…” (Enfal 8/17) konuyu anlamak anlamında önemli örneklerdir. Ayette; “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Gemi yapmak” insanın rolünü, “tandırı kaynatmak/suyu fışkırtmak” Allah’ın gücünü anlatıyor. Eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır ama Allah’ın kulunu desteklemesi için kul önce vazifesini yapmalı ondan sonra işi Allah’a bırakmalıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların önde gelenleri dediler ki: “Bu sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah dileseydi bize bir melek gönderirdi. Onun söylediklerini eski atalarımızdan hiç duymamıştık.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-24c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, sadece dua ile sorunların çözülemeyeceğinin en büyük delilidir. Allah, Hz. Nuh’a yapılmış bir gemi göndermiyor, gemi yapmasını emrediyor. Yani kişi ister nebi olsun isterse sıradan bir insan, amacına ulaşması için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra Allah’a tevekkül edecek. Hz. Peygamberin ve ona tabi olanların Mekke’den Medine’ye hicreti, “Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah'ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.”  (Ankebût 29/56) ve Bedir Savaşında Hz. Peygamberin elindeki kumu düşman üzerine atması “… (Ey Resulüm! Avucundaki kumu) attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı)…” (Enfal 8/17) konuyu anlamak anlamında önemli örneklerdir. Ayette; “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Gemi yapmak” insanın rolünü, “tandırı kaynatmak/suyu fışkırtmak” Allah’ın gücünü anlatıyor. Eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır ama Allah’ın kulunu desteklemesi için kul önce vazifesini yapmalı ondan sonra işi Allah’a bırakmalıdır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine kavminden inkârcıların önde gelenleri dediler ki: “Bu sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah dileseydi bize bir melek gönderirdi. Onun söylediklerini eski atalarımızdan hiç duymamıştık.”","arabic_text":"فَقَالَ الْمَلَؤُ۬ا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-24c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, sadece dua ile sorunların çözülemeyeceğinin en büyük delilidir. Allah, Hz. Nuh’a yapılmış bir gemi göndermiyor, gemi yapmasını emrediyor. Yani kişi ister nebi olsun isterse sıradan bir insan, amacına ulaşması için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra Allah’a tevekkül edecek. Hz. Peygamberin ve ona tabi olanların Mekke’den Medine’ye hicreti, “Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah'ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.”  (Ankebût 29/56) ve Bedir Savaşında Hz. Peygamberin elindeki kumu düşman üzerine atması “… (Ey Resulüm! Avucundaki kumu) attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı)…” (Enfal 8/17) konuyu anlamak anlamında önemli örneklerdir. Ayette; “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap” ifadesiyle Sünnetüllah’ın tecellisinden bahsediliyor. Eylemlerin bir insana bakan tarafı vardır, bir de Allah’a bakan tarafı. “Gemi yapmak” insanın rolünü, “tandırı kaynatmak/suyu fışkırtmak” Allah’ın gücünü anlatıyor. Eylemleri sonuçlarıyla beraber yaratan Allah’tır ama Allah’ın kulunu desteklemesi için kul önce vazifesini yapmalı ondan sonra işi Allah’a bırakmalıdır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِه۪ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِه۪ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِه۪ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِه۪ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِه۪ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِه۪ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Bu adam bir deliden başka bir şey değildir. Bir süre için onu gözetim altında tutunuz.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِه۪ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِه۪ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Nuh:) “Ey Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” diye dua etti.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-26c.mp3","commentary_text":"“Beni güvenli ve kutlu bir yere indir.” ifadesi, “Nuh Tufanı” diye adlandırılan çevrenin su ile kaplanması olayının bölgesel olduğunu göstermektedir. Nuh Tufanı öyle iddia edildiği gibi bütün dünyayı kapsamış bir felâket değildir. Sadece Hz. Nuh’un toplumundan ona iman etmeyen ve zalimliklerine devam eden kimseleri kapsayan ve onların ölümüne sebep olan bir felakettir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Nuh:) “Ey Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” diye dua etti.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-25c.mp3","commentary_text":"“Beni güvenli ve kutlu bir yere indir.” ifadesi, “Nuh Tufanı” diye adlandırılan çevrenin su ile kaplanması olayının bölgesel olduğunu göstermektedir. Nuh Tufanı öyle iddia edildiği gibi bütün dünyayı kapsamış bir felâket değildir. Sadece Hz. Nuh’un toplumundan ona iman etmeyen ve zalimliklerine devam eden kimseleri kapsayan ve onların ölümüne sebep olan bir felakettir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Nuh:) “Ey Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” diye dua etti.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-26c.mp3","commentary_text":"“Beni güvenli ve kutlu bir yere indir.” ifadesi, “Nuh Tufanı” diye adlandırılan çevrenin su ile kaplanması olayının bölgesel olduğunu göstermektedir. Nuh Tufanı öyle iddia edildiği gibi bütün dünyayı kapsamış bir felâket değildir. Sadece Hz. Nuh’un toplumundan ona iman etmeyen ve zalimliklerine devam eden kimseleri kapsayan ve onların ölümüne sebep olan bir felakettir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Nuh:) “Ey Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” diye dua etti.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-26c.mp3","commentary_text":"“Beni güvenli ve kutlu bir yere indir.” ifadesi, “Nuh Tufanı” diye adlandırılan çevrenin su ile kaplanması olayının bölgesel olduğunu göstermektedir. Nuh Tufanı öyle iddia edildiği gibi bütün dünyayı kapsamış bir felâket değildir. Sadece Hz. Nuh’un toplumundan ona iman etmeyen ve zalimliklerine devam eden kimseleri kapsayan ve onların ölümüne sebep olan bir felakettir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona vahiy yoluyla bildirdik ki: “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynadığı (yeryüzünde suların coşup fışkırdığı) zaman her cinsten birer çift ile haklarında azap hükmü takdir edilmiş olanlar dışında kalan aile halkını yanına al! Zalimler(in kurtulması) için sakın bana başvurma! Çünkü onlar boğulmayı hak etmişlerdir.”","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":["11/40","54/11"],"audio_path":"22/22-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-27c.mp3","commentary_text":"Hz. Âdem’le başlayıp Hz. İbrahim’le zirveleşen ve Hz. Muhammed’le doruk noktasına ulaşan tevhid mücadelesinin içyüzü Kur’an’da hem farklı ilahi öğretilerle hem de kıssalar yoluyla insanlara anlatılmıştır. Meydana gelen hadiselerin sebeplerini iyi tespit edip aynı hataya bir daha düşmemek için kıssalardan ibret almak gerekir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona vahiy yoluyla bildirdik ki: “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynadığı (yeryüzünde suların coşup fışkırdığı) zaman her cinsten birer çift ile haklarında azap hükmü takdir edilmiş olanlar dışında kalan aile halkını yanına al! Zalimler(in kurtulması) için sakın bana başvurma! Çünkü onlar boğulmayı hak etmişlerdir.”","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":["11/40","54/11"],"audio_path":"22/22-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-26c.mp3","commentary_text":"Hz. Âdem’le başlayıp Hz. İbrahim’le zirveleşen ve Hz. Muhammed’le doruk noktasına ulaşan tevhid mücadelesinin içyüzü Kur’an’da hem farklı ilahi öğretilerle hem de kıssalar yoluyla insanlara anlatılmıştır. Meydana gelen hadiselerin sebeplerini iyi tespit edip aynı hataya bir daha düşmemek için kıssalardan ibret almak gerekir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona vahiy yoluyla bildirdik ki: “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynadığı (yeryüzünde suların coşup fışkırdığı) zaman her cinsten birer çift ile haklarında azap hükmü takdir edilmiş olanlar dışında kalan aile halkını yanına al! Zalimler(in kurtulması) için sakın bana başvurma! Çünkü onlar boğulmayı hak etmişlerdir.”","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":["11/40","54/11"],"audio_path":"22/22-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-27c.mp3","commentary_text":"Hz. Âdem’le başlayıp Hz. İbrahim’le zirveleşen ve Hz. Muhammed’le doruk noktasına ulaşan tevhid mücadelesinin içyüzü Kur’an’da hem farklı ilahi öğretilerle hem de kıssalar yoluyla insanlara anlatılmıştır. Meydana gelen hadiselerin sebeplerini iyi tespit edip aynı hataya bir daha düşmemek için kıssalardan ibret almak gerekir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona vahiy yoluyla bildirdik ki: “Bizim gözetimimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Emrimiz gelip tandır kaynadığı (yeryüzünde suların coşup fışkırdığı) zaman her cinsten birer çift ile haklarında azap hükmü takdir edilmiş olanlar dışında kalan aile halkını yanına al! Zalimler(in kurtulması) için sakın bana başvurma! Çünkü onlar boğulmayı hak etmişlerdir.”","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ","related_links":["11/40","54/11"],"audio_path":"22/22-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-27c.mp3","commentary_text":"Hz. Âdem’le başlayıp Hz. İbrahim’le zirveleşen ve Hz. Muhammed’le doruk noktasına ulaşan tevhid mücadelesinin içyüzü Kur’an’da hem farklı ilahi öğretilerle hem de kıssalar yoluyla insanlara anlatılmıştır. Meydana gelen hadiselerin sebeplerini iyi tespit edip aynı hataya bir daha düşmemek için kıssalardan ibret almak gerekir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Sen ve beraberindeki kimseler gemiye bindiğiniz zaman: “Bütün övgüler bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a aittir” de.","arabic_text":"فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-28c.mp3","commentary_text":"Yemen ile Umman arasında yaşayan Âd kavmi kendi bölgelerinde gerek siyasi gerek ekonomik açıdan büyük bir güçtü! Öyle ki; yeryüzünde kendilerinden daha güçlü hiçbir kavmin bulunmadığını iddia ediyorlardı. Heykellere (putlara) tapan Âd kavmi, zorbalıkta ve zulümde de ileri gitmişti. Kendi içlerinden Hz. Hûd’a peygamberlik görevi verildiğinde, aralarında büyük bir mücadele başlamıştı. Hz. Hûd, putlara tapmanın Allah’a karşı büyük bir saygısızlık olduğunu, zulmün ve zorbalığın insan doğasıyla örtüşmediğini ve gittikleri yolun doğru olmadığını söylüyordu. Bu tebliğ karşısında Âd kavminin ileri gelenleri, ulusal çıkarlarını bahane ederek, ona karşı amansız bir kampanya başlatmışlardı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Sen ve beraberindeki kimseler gemiye bindiğiniz zaman: “Bütün övgüler bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a aittir” de.","arabic_text":"فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-27c.mp3","commentary_text":"Yemen ile Umman arasında yaşayan Âd kavmi kendi bölgelerinde gerek siyasi gerek ekonomik açıdan büyük bir güçtü! Öyle ki; yeryüzünde kendilerinden daha güçlü hiçbir kavmin bulunmadığını iddia ediyorlardı. Heykellere (putlara) tapan Âd kavmi, zorbalıkta ve zulümde de ileri gitmişti. Kendi içlerinden Hz. Hûd’a peygamberlik görevi verildiğinde, aralarında büyük bir mücadele başlamıştı. Hz. Hûd, putlara tapmanın Allah’a karşı büyük bir saygısızlık olduğunu, zulmün ve zorbalığın insan doğasıyla örtüşmediğini ve gittikleri yolun doğru olmadığını söylüyordu. Bu tebliğ karşısında Âd kavminin ileri gelenleri, ulusal çıkarlarını bahane ederek, ona karşı amansız bir kampanya başlatmışlardı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Sen ve beraberindeki kimseler gemiye bindiğiniz zaman: “Bütün övgüler bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a aittir” de.","arabic_text":"فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-28c.mp3","commentary_text":"Yemen ile Umman arasında yaşayan Âd kavmi kendi bölgelerinde gerek siyasi gerek ekonomik açıdan büyük bir güçtü! Öyle ki; yeryüzünde kendilerinden daha güçlü hiçbir kavmin bulunmadığını iddia ediyorlardı. Heykellere (putlara) tapan Âd kavmi, zorbalıkta ve zulümde de ileri gitmişti. Kendi içlerinden Hz. Hûd’a peygamberlik görevi verildiğinde, aralarında büyük bir mücadele başlamıştı. Hz. Hûd, putlara tapmanın Allah’a karşı büyük bir saygısızlık olduğunu, zulmün ve zorbalığın insan doğasıyla örtüşmediğini ve gittikleri yolun doğru olmadığını söylüyordu. Bu tebliğ karşısında Âd kavminin ileri gelenleri, ulusal çıkarlarını bahane ederek, ona karşı amansız bir kampanya başlatmışlardı."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Sen ve beraberindeki kimseler gemiye bindiğiniz zaman: “Bütün övgüler bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a aittir” de.","arabic_text":"فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-28c.mp3","commentary_text":"Yemen ile Umman arasında yaşayan Âd kavmi kendi bölgelerinde gerek siyasi gerek ekonomik açıdan büyük bir güçtü! Öyle ki; yeryüzünde kendilerinden daha güçlü hiçbir kavmin bulunmadığını iddia ediyorlardı. Heykellere (putlara) tapan Âd kavmi, zorbalıkta ve zulümde de ileri gitmişti. Kendi içlerinden Hz. Hûd’a peygamberlik görevi verildiğinde, aralarında büyük bir mücadele başlamıştı. Hz. Hûd, putlara tapmanın Allah’a karşı büyük bir saygısızlık olduğunu, zulmün ve zorbalığın insan doğasıyla örtüşmediğini ve gittikleri yolun doğru olmadığını söylüyordu. Bu tebliğ karşısında Âd kavminin ileri gelenleri, ulusal çıkarlarını bahane ederek, ona karşı amansız bir kampanya başlatmışlardı."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yine de ki: “Ya Rabbi! Beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuk ağırlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":["11/40","43/12"],"audio_path":"22/22-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yine de ki: “Ya Rabbi! Beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuk ağırlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":["11/40","43/12"],"audio_path":"22/22-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yine de ki: “Ya Rabbi! Beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuk ağırlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":["11/40","43/12"],"audio_path":"22/22-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yine de ki: “Ya Rabbi! Beni güvenli ve kutlu bir yere indir. Çünkü sen konuk ağırlayanların en hayırlısısın.”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ","related_links":["11/40","43/12"],"audio_path":"22/22-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan etmekteyiz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan etmekteyiz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan etmekteyiz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan etmekteyiz.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesli (Âd kavmini) dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesli (Âd kavmini) dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesli (Âd kavmini) dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesli (Âd kavmini) dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara da: “Allah’a kulluk ediniz O’ndan başka bir ilahınız yoktur O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” diyen kendilerinden bir Resul (olan Hûd’u) gönderdik.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara da: “Allah’a kulluk ediniz O’ndan başka bir ilahınız yoktur O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” diyen kendilerinden bir Resul (olan Hûd’u) gönderdik.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara da: “Allah’a kulluk ediniz O’ndan başka bir ilahınız yoktur O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” diyen kendilerinden bir Resul (olan Hûd’u) gönderdik.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onlara da: “Allah’a kulluk ediniz O’ndan başka bir ilahınız yoktur O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” diyen kendilerinden bir Resul (olan Hûd’u) gönderdik.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O Resulün kavminden Allah’ı inkâr eden ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor içtiklerinizden içiyor.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O Resulün kavminden Allah’ı inkâr eden ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor içtiklerinizden içiyor.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O Resulün kavminden Allah’ı inkâr eden ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor içtiklerinizden içiyor.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"O Resulün kavminden Allah’ı inkâr eden ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bolca nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Yediklerinizden yiyor içtiklerinizden içiyor.”","arabic_text":"وَقَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Hal böyleyken kalkar da kendiniz gibi ölümlü birine tabi olursanız o takdirde kaybeden mutlaka siz olursunuz.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-34c.mp3","commentary_text":"Yani kimi ömrünü tamamlar yok olur gider, kimi de ömrünü tamamlamak üzere doğar hayata gelir ve bu hayat serüveni böyle sürer gider."},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Hal böyleyken kalkar da kendiniz gibi ölümlü birine tabi olursanız o takdirde kaybeden mutlaka siz olursunuz.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-33c.mp3","commentary_text":"Yani kimi ömrünü tamamlar yok olur gider, kimi de ömrünü tamamlamak üzere doğar hayata gelir ve bu hayat serüveni böyle sürer gider."},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Hal böyleyken kalkar da kendiniz gibi ölümlü birine tabi olursanız o takdirde kaybeden mutlaka siz olursunuz.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-34c.mp3","commentary_text":"Yani kimi ömrünü tamamlar yok olur gider, kimi de ömrünü tamamlamak üzere doğar hayata gelir ve bu hayat serüveni böyle sürer gider."},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Hal böyleyken kalkar da kendiniz gibi ölümlü birine tabi olursanız o takdirde kaybeden mutlaka siz olursunuz.”","arabic_text":"وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَرًا مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذًا لَخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-34c.mp3","commentary_text":"Yani kimi ömrünü tamamlar yok olur gider, kimi de ömrünü tamamlamak üzere doğar hayata gelir ve bu hayat serüveni böyle sürer gider."},{"verse_number":"35","turkish_text":"“(Bu adam) size ölüp toprağa karıştıktan ve iskelete döndükten sonra yeniden dirileceğinizi mi vaat ediyor?”","arabic_text":"اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“(Bu adam) size ölüp toprağa karıştıktan ve iskelete döndükten sonra yeniden dirileceğinizi mi vaat ediyor?”","arabic_text":"اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“(Bu adam) size ölüp toprağa karıştıktan ve iskelete döndükten sonra yeniden dirileceğinizi mi vaat ediyor?”","arabic_text":"اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“(Bu adam) size ölüp toprağa karıştıktan ve iskelete döndükten sonra yeniden dirileceğinizi mi vaat ediyor?”","arabic_text":"اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَابًا وَعِظَامًا اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“O tehdit edildiğiniz (öldükten sonra dirilmek) çok uzak gerçekten çok uzak (olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatlerdir)!”","arabic_text":"هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“O tehdit edildiğiniz (öldükten sonra dirilmek) çok uzak gerçekten çok uzak (olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatlerdir)!”","arabic_text":"هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“O tehdit edildiğiniz (öldükten sonra dirilmek) çok uzak gerçekten çok uzak (olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatlerdir)!”","arabic_text":"هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“O tehdit edildiğiniz (öldükten sonra dirilmek) çok uzak gerçekten çok uzak (olacak iş değil size söylenen bu vaatler boş vaatlerdir)!”","arabic_text":"هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz (kimimiz) yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz (kimimiz) yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz (kimimiz) yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"“Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz (kimimiz) yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَۖ","related_links":[],"audio_path":"22/22-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"“O Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌۨ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-38c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetler; Ad kavmine gönderilen Hz. Hûd için gelmiş olsa da pek çok peygamberin hayatında görülen ortak öğeleri dile getirdiği için genel bir anlam taşımaktadır. Allah, ibret olması bakımından, burada olduğu gibi Kur’an’ın daha pek çok yerinde peygamberlerin, peygamber olarak kavimleriyle yaşadıkları tecrübelerde tekrarlanan benzer yaşanmışlıkları tablolaştırarak insanlara sunmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"“O Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌۨ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-37c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetler; Ad kavmine gönderilen Hz. Hûd için gelmiş olsa da pek çok peygamberin hayatında görülen ortak öğeleri dile getirdiği için genel bir anlam taşımaktadır. Allah, ibret olması bakımından, burada olduğu gibi Kur’an’ın daha pek çok yerinde peygamberlerin, peygamber olarak kavimleriyle yaşadıkları tecrübelerde tekrarlanan benzer yaşanmışlıkları tablolaştırarak insanlara sunmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"“O Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌۨ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-38c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetler; Ad kavmine gönderilen Hz. Hûd için gelmiş olsa da pek çok peygamberin hayatında görülen ortak öğeleri dile getirdiği için genel bir anlam taşımaktadır. Allah, ibret olması bakımından, burada olduğu gibi Kur’an’ın daha pek çok yerinde peygamberlerin, peygamber olarak kavimleriyle yaşadıkları tecrübelerde tekrarlanan benzer yaşanmışlıkları tablolaştırarak insanlara sunmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"“O Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.”","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌۨ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-38c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetler; Ad kavmine gönderilen Hz. Hûd için gelmiş olsa da pek çok peygamberin hayatında görülen ortak öğeleri dile getirdiği için genel bir anlam taşımaktadır. Allah, ibret olması bakımından, burada olduğu gibi Kur’an’ın daha pek çok yerinde peygamberlerin, peygamber olarak kavimleriyle yaşadıkları tecrübelerde tekrarlanan benzer yaşanmışlıkları tablolaştırarak insanlara sunmaktadır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Resul) dedi ki: “Ya Rabbi! Bunların yalanlamaları karşısında bana yardım et.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Resul) dedi ki: “Ya Rabbi! Bunların yalanlamaları karşısında bana yardım et.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Resul) dedi ki: “Ya Rabbi! Bunların yalanlamaları karşısında bana yardım et.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Resul) dedi ki: “Ya Rabbi! Bunların yalanlamaları karşısında bana yardım et.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah:) “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ عَمَّا قَل۪يلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah:) “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ عَمَّا قَل۪يلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah:) “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ عَمَّا قَل۪يلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah:) “Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!” buyurdu.","arabic_text":"قَالَ عَمَّا قَل۪يلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Derken onları korkunç bir ses kıskıvrak yakalayıverdi. Böylece onları çerçöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Derken onları korkunç bir ses kıskıvrak yakalayıverdi. Böylece onları çerçöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Derken onları korkunç bir ses kıskıvrak yakalayıverdi. Böylece onları çerçöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Derken onları korkunç bir ses kıskıvrak yakalayıverdi. Böylece onları çerçöp yığını hâline getirdik. Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ بِالْحَقِّ فَجَعَلْنَاهُمْ غُثَٓاءًۚ فَبُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sonra onların arkalarından (Salih Lût ve Şuayb’ın kavimleri gibi) başka kavimler dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sonra onların arkalarından (Salih Lût ve Şuayb’ın kavimleri gibi) başka kavimler dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sonra onların arkalarından (Salih Lût ve Şuayb’ın kavimleri gibi) başka kavimler dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sonra onların arkalarından (Salih Lût ve Şuayb’ın kavimleri gibi) başka kavimler dünyaya getirdik.","arabic_text":"ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiçbir ümmet/millet kendi süresini ne öne alabilir ve ne de geciktirebilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-43c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “Firavun” kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmek için kullanılmıştır. Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır Hz. Musa ve Harun’un mücadele ettiği ve ilahlık iddiasında bulunan Firavun, Musa’nın tanrısına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, gerçeklere sırt çeviren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, yaptığı katliamlarla insanlık tarihinin en büyük katillerinden ve zalimlerinden olan ve zulmü ana rahimlerine kadar uzanan bir kral olarak tasvir edilmektedir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiçbir ümmet/millet kendi süresini ne öne alabilir ve ne de geciktirebilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-42c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “Firavun” kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmek için kullanılmıştır. Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır Hz. Musa ve Harun’un mücadele ettiği ve ilahlık iddiasında bulunan Firavun, Musa’nın tanrısına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, gerçeklere sırt çeviren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, yaptığı katliamlarla insanlık tarihinin en büyük katillerinden ve zalimlerinden olan ve zulmü ana rahimlerine kadar uzanan bir kral olarak tasvir edilmektedir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiçbir ümmet/millet kendi süresini ne öne alabilir ve ne de geciktirebilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-43c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “Firavun” kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmek için kullanılmıştır. Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır Hz. Musa ve Harun’un mücadele ettiği ve ilahlık iddiasında bulunan Firavun, Musa’nın tanrısına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, gerçeklere sırt çeviren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, yaptığı katliamlarla insanlık tarihinin en büyük katillerinden ve zalimlerinden olan ve zulmü ana rahimlerine kadar uzanan bir kral olarak tasvir edilmektedir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Hiçbir ümmet/millet kendi süresini ne öne alabilir ve ne de geciktirebilir.","arabic_text":"مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-43c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “Firavun” kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmek için kullanılmıştır. Hz. Yusuf devrindeki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır Hz. Musa ve Harun’un mücadele ettiği ve ilahlık iddiasında bulunan Firavun, Musa’nın tanrısına ulaşmak için kuleler yaptıracak kadar taşkınlık gösteren, gerçeklere sırt çeviren, halkını küçümseyip zayıfları ezen, yaptığı katliamlarla insanlık tarihinin en büyük katillerinden ve zalimlerinden olan ve zulmü ana rahimlerine kadar uzanan bir kral olarak tasvir edilmektedir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Sonra arka arkaya resullerimizi gönderdik. Hangi ümmete resul geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) birbiri ardından helâk ettik ve onları birer (ibretlik) efsane yaptık. İnanmayanlar toplumu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"ثُمَّ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَاۜ كُلَّمَا جَٓاءَ اُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَاَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَۚ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Sonra arka arkaya resullerimizi gönderdik. Hangi ümmete resul geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) birbiri ardından helâk ettik ve onları birer (ibretlik) efsane yaptık. İnanmayanlar toplumu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"ثُمَّ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَاۜ كُلَّمَا جَٓاءَ اُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَاَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَۚ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Sonra arka arkaya resullerimizi gönderdik. Hangi ümmete resul geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) birbiri ardından helâk ettik ve onları birer (ibretlik) efsane yaptık. İnanmayanlar toplumu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"ثُمَّ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَاۜ كُلَّمَا جَٓاءَ اُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَاَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَۚ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Sonra arka arkaya resullerimizi gönderdik. Hangi ümmete resul geldiyse onu yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) birbiri ardından helâk ettik ve onları birer (ibretlik) efsane yaptık. İnanmayanlar toplumu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!","arabic_text":"ثُمَّ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَاۜ كُلَّمَا جَٓاءَ اُمَّةً رَسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَاَتْبَعْنَا بَعْضَهُمْ بَعْضًا وَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَۚ فَبُعْدًا لِقَوْمٍ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Sonra Musa ve (kardeşi) Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَال۪ينَۚ ﴿٢﴾ ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Sonra Musa ve (kardeşi) Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَال۪ينَۚ ﴿٢﴾ ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Sonra Musa ve (kardeşi) Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَال۪ينَۚ ﴿٢﴾ ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Sonra Musa ve (kardeşi) Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا عَال۪ينَۚ ﴿٢﴾ ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Dediler ki: “Kendi kavimleri (olan İsrailoğulları) bize kölelik ederlerken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?”","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-47c.mp3","commentary_text":"Diğer resulleri de ihtiva eden “Ey resuller” hitabı, peygamberlerin de diğer insanlar gibi yiyip içen ölümlü varlıklar olduklarını vurgulamak ve böylece inkârcıların; “Allah, bizim gibi ölümlü birini resul olarak seçmiş olamaz” mealindeki karşı duruşlarını çürütmek içindir. Bir sonraki ayet de bu hitabın diğer peygamberleri de içine alan bir muhtevaya sahip olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Dediler ki: “Kendi kavimleri (olan İsrailoğulları) bize kölelik ederlerken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?”","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-46c.mp3","commentary_text":"Diğer resulleri de ihtiva eden “Ey resuller” hitabı, peygamberlerin de diğer insanlar gibi yiyip içen ölümlü varlıklar olduklarını vurgulamak ve böylece inkârcıların; “Allah, bizim gibi ölümlü birini resul olarak seçmiş olamaz” mealindeki karşı duruşlarını çürütmek içindir. Bir sonraki ayet de bu hitabın diğer peygamberleri de içine alan bir muhtevaya sahip olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Dediler ki: “Kendi kavimleri (olan İsrailoğulları) bize kölelik ederlerken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?”","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-47c.mp3","commentary_text":"Diğer resulleri de ihtiva eden “Ey resuller” hitabı, peygamberlerin de diğer insanlar gibi yiyip içen ölümlü varlıklar olduklarını vurgulamak ve böylece inkârcıların; “Allah, bizim gibi ölümlü birini resul olarak seçmiş olamaz” mealindeki karşı duruşlarını çürütmek içindir. Bir sonraki ayet de bu hitabın diğer peygamberleri de içine alan bir muhtevaya sahip olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Dediler ki: “Kendi kavimleri (olan İsrailoğulları) bize kölelik ederlerken şimdi kalkıp bizim gibi beşer olan bu iki adama mı inanacağız?”","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-47c.mp3","commentary_text":"Diğer resulleri de ihtiva eden “Ey resuller” hitabı, peygamberlerin de diğer insanlar gibi yiyip içen ölümlü varlıklar olduklarını vurgulamak ve böylece inkârcıların; “Allah, bizim gibi ölümlü birini resul olarak seçmiş olamaz” mealindeki karşı duruşlarını çürütmek içindir. Bir sonraki ayet de bu hitabın diğer peygamberleri de içine alan bir muhtevaya sahip olduğunu göstermektedir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece ikisini de yalanladılar bu yüzden de yıkıma uğrayanlardan oldular.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-48c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ümmet” sözcüğünü “din” olarak alanlar da “ümmet” olarak alanlar da vardır. Her iki durumda da anlıyoruz ki; dinin esasını oluşturan vahiy aynı kaynaktan geliyor o mesaja iman edenler de tek bir ümmet olarak nitelendiriliyor. Bir olan dinin farklı şeriatlara ayrılması peygamberlere indirilen ilave ve özel hükümlerle gerçekleşmiştir. Bu durum dinin farklı olduğunu ve her millete ayrı bir dinin geldiğini göstermez. Tevhid dininin adı “İslam” dır ve bütün peygamberler ve onlara tabi olanlar Müslümandır. Aralarında din ve inanç ayrılığı yoktur. Bugün bu toplumların farklı adlarla anılmaları kendilerinin yakıştırmalarıdır. Hz. Musa zamanında Yahudilik diye bir şey yoktu, herkes Müslümandı. Hz. İsa ve havarileri Müslümandı, Yahudilik ve Hıristiyanlık daha sonradan icat edildi. Kur’an’ın Yahudiler için “Yahûdiyyen”, Hıristiyanlar için “Nesrânîyyen” ifadelerini kullanması (A. İmran 3/67) ya da “Yahudileri “Hâdû”, Hıristiyanları “Nesârâ” şeklinde anması (Bakara 2&62) o toplumların kökeninin ve etnik yapısının bilinmesi içindir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece ikisini de yalanladılar bu yüzden de yıkıma uğrayanlardan oldular.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ümmet” sözcüğünü “din” olarak alanlar da “ümmet” olarak alanlar da vardır. Her iki durumda da anlıyoruz ki; dinin esasını oluşturan vahiy aynı kaynaktan geliyor o mesaja iman edenler de tek bir ümmet olarak nitelendiriliyor. Bir olan dinin farklı şeriatlara ayrılması peygamberlere indirilen ilave ve özel hükümlerle gerçekleşmiştir. Bu durum dinin farklı olduğunu ve her millete ayrı bir dinin geldiğini göstermez. Tevhid dininin adı “İslam” dır ve bütün peygamberler ve onlara tabi olanlar Müslümandır. Aralarında din ve inanç ayrılığı yoktur. Bugün bu toplumların farklı adlarla anılmaları kendilerinin yakıştırmalarıdır. Hz. Musa zamanında Yahudilik diye bir şey yoktu, herkes Müslümandı. Hz. İsa ve havarileri Müslümandı, Yahudilik ve Hıristiyanlık daha sonradan icat edildi. Kur’an’ın Yahudiler için “Yahûdiyyen”, Hıristiyanlar için “Nesrânîyyen” ifadelerini kullanması (A. İmran 3/67) ya da “Yahudileri “Hâdû”, Hıristiyanları “Nesârâ” şeklinde anması (Bakara 2&62) o toplumların kökeninin ve etnik yapısının bilinmesi içindir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece ikisini de yalanladılar bu yüzden de yıkıma uğrayanlardan oldular.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-48c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ümmet” sözcüğünü “din” olarak alanlar da “ümmet” olarak alanlar da vardır. Her iki durumda da anlıyoruz ki; dinin esasını oluşturan vahiy aynı kaynaktan geliyor o mesaja iman edenler de tek bir ümmet olarak nitelendiriliyor. Bir olan dinin farklı şeriatlara ayrılması peygamberlere indirilen ilave ve özel hükümlerle gerçekleşmiştir. Bu durum dinin farklı olduğunu ve her millete ayrı bir dinin geldiğini göstermez. Tevhid dininin adı “İslam” dır ve bütün peygamberler ve onlara tabi olanlar Müslümandır. Aralarında din ve inanç ayrılığı yoktur. Bugün bu toplumların farklı adlarla anılmaları kendilerinin yakıştırmalarıdır. Hz. Musa zamanında Yahudilik diye bir şey yoktu, herkes Müslümandı. Hz. İsa ve havarileri Müslümandı, Yahudilik ve Hıristiyanlık daha sonradan icat edildi. Kur’an’ın Yahudiler için “Yahûdiyyen”, Hıristiyanlar için “Nesrânîyyen” ifadelerini kullanması (A. İmran 3/67) ya da “Yahudileri “Hâdû”, Hıristiyanları “Nesârâ” şeklinde anması (Bakara 2&62) o toplumların kökeninin ve etnik yapısının bilinmesi içindir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece ikisini de yalanladılar bu yüzden de yıkıma uğrayanlardan oldular.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-48c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ümmet” sözcüğünü “din” olarak alanlar da “ümmet” olarak alanlar da vardır. Her iki durumda da anlıyoruz ki; dinin esasını oluşturan vahiy aynı kaynaktan geliyor o mesaja iman edenler de tek bir ümmet olarak nitelendiriliyor. Bir olan dinin farklı şeriatlara ayrılması peygamberlere indirilen ilave ve özel hükümlerle gerçekleşmiştir. Bu durum dinin farklı olduğunu ve her millete ayrı bir dinin geldiğini göstermez. Tevhid dininin adı “İslam” dır ve bütün peygamberler ve onlara tabi olanlar Müslümandır. Aralarında din ve inanç ayrılığı yoktur. Bugün bu toplumların farklı adlarla anılmaları kendilerinin yakıştırmalarıdır. Hz. Musa zamanında Yahudilik diye bir şey yoktu, herkes Müslümandı. Hz. İsa ve havarileri Müslümandı, Yahudilik ve Hıristiyanlık daha sonradan icat edildi. Kur’an’ın Yahudiler için “Yahûdiyyen”, Hıristiyanlar için “Nesrânîyyen” ifadelerini kullanması (A. İmran 3/67) ya da “Yahudileri “Hâdû”, Hıristiyanları “Nesârâ” şeklinde anması (Bakara 2&62) o toplumların kökeninin ve etnik yapısının bilinmesi içindir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Daha sonra İsrailoğulları) doğru yolu bulsunlar diye Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Daha sonra İsrailoğulları) doğru yolu bulsunlar diye Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Daha sonra İsrailoğulları) doğru yolu bulsunlar diye Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Daha sonra İsrailoğulları) doğru yolu bulsunlar diye Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Meryem’in oğlunu (İsa’yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟","related_links":["19/24"],"audio_path":"22/22-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Meryem’in oğlunu (İsa’yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟","related_links":["19/24"],"audio_path":"22/22-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Meryem’in oğlunu (İsa’yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟","related_links":["19/24"],"audio_path":"22/22-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Meryem’in oğlunu (İsa’yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟","related_links":["19/24"],"audio_path":"22/22-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey Resuller! Temiz olan şeylerden yiyin güzel ve erdemli işler yapın! Gerçekten ben yaptıklarınızı hakkıyla bilenim.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-51c.mp3","commentary_text":"Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar?"},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey Resuller! Temiz olan şeylerden yiyin güzel ve erdemli işler yapın! Gerçekten ben yaptıklarınızı hakkıyla bilenim.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-50c.mp3","commentary_text":"Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar?"},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey Resuller! Temiz olan şeylerden yiyin güzel ve erdemli işler yapın! Gerçekten ben yaptıklarınızı hakkıyla bilenim.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-51c.mp3","commentary_text":"Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar?"},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ey Resuller! Temiz olan şeylerden yiyin güzel ve erdemli işler yapın! Gerçekten ben yaptıklarınızı hakkıyla bilenim.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-51c.mp3","commentary_text":"Yani, kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, Allah’ın onlara özel muamele ettiğini mi sanıyorlar? Bu nimetlerden bir gün gelip hesaba çekilmeyeceklerini ve istedikleri gibi savurganca yaşayabileceklerini mi düşünüyorlar? (Tekâsür 102/8) Verilen çocukların hangi mefkûreye göre yetiştirildiğinin, hangi inanç sistemine göre hayat tarzlarının oluşturulduğunun ve hangi ahlaki meziyetlerle terbiye edildiğinin sorulmayacağını mı sanıyorlar?"},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Öyle ise emirlerime uygun yaşayıp azabımdan sakının!","arabic_text":"وَاِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ","related_links":["21/92"],"audio_path":"22/22-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Öyle ise emirlerime uygun yaşayıp azabımdan sakının!","arabic_text":"وَاِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ","related_links":["21/92"],"audio_path":"22/22-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Öyle ise emirlerime uygun yaşayıp azabımdan sakının!","arabic_text":"وَاِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ","related_links":["21/92"],"audio_path":"22/22-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir (tevhid dini bütün nebilerde tek bir dindir). Öyle ise emirlerime uygun yaşayıp azabımdan sakının!","arabic_text":"وَاِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاتَّقُونِ","related_links":["21/92"],"audio_path":"22/22-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi inanç sistemi ile övündü.","arabic_text":"فَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":["21/93"],"audio_path":"22/22-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi inanç sistemi ile övündü.","arabic_text":"فَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":["21/93"],"audio_path":"22/22-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi inanç sistemi ile övündü.","arabic_text":"فَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":["21/93"],"audio_path":"22/22-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi inanç sistemi ile övündü.","arabic_text":"فَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":["21/93"],"audio_path":"22/22-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-54c.mp3","commentary_text":"Yapılan bütün faaliyetlerin bireysel ve toplumsal olarak elektronik ortamda internet üzerinden kaydedildiği nasıl beşerî birtakım sistemler varsa; kıyası kabil olmayan, nasıl olacağını bilemeyeceğimiz bir şekilde bu sistemlerden çok daha gelişmiş olarak bireysel ve toplumsal anlamda etkinliklerin depolandığı ilahi bir sistem mutlaka bulunmaktadır. Bunun bireysel olanına “amel defteri”, toplu olanına da ayette ifade edildiği gibi “Kitap” diyoruz. “Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.” (İsra 17/13)"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-53c.mp3","commentary_text":"Yapılan bütün faaliyetlerin bireysel ve toplumsal olarak elektronik ortamda internet üzerinden kaydedildiği nasıl beşerî birtakım sistemler varsa; kıyası kabil olmayan, nasıl olacağını bilemeyeceğimiz bir şekilde bu sistemlerden çok daha gelişmiş olarak bireysel ve toplumsal anlamda etkinliklerin depolandığı ilahi bir sistem mutlaka bulunmaktadır. Bunun bireysel olanına “amel defteri”, toplu olanına da ayette ifade edildiği gibi “Kitap” diyoruz. “Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.” (İsra 17/13)"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-54c.mp3","commentary_text":"Yapılan bütün faaliyetlerin bireysel ve toplumsal olarak elektronik ortamda internet üzerinden kaydedildiği nasıl beşerî birtakım sistemler varsa; kıyası kabil olmayan, nasıl olacağını bilemeyeceğimiz bir şekilde bu sistemlerden çok daha gelişmiş olarak bireysel ve toplumsal anlamda etkinliklerin depolandığı ilahi bir sistem mutlaka bulunmaktadır. Bunun bireysel olanına “amel defteri”, toplu olanına da ayette ifade edildiği gibi “Kitap” diyoruz. “Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.” (İsra 17/13)"},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-54c.mp3","commentary_text":"Yapılan bütün faaliyetlerin bireysel ve toplumsal olarak elektronik ortamda internet üzerinden kaydedildiği nasıl beşerî birtakım sistemler varsa; kıyası kabil olmayan, nasıl olacağını bilemeyeceğimiz bir şekilde bu sistemlerden çok daha gelişmiş olarak bireysel ve toplumsal anlamda etkinliklerin depolandığı ilahi bir sistem mutlaka bulunmaktadır. Bunun bireysel olanına “amel defteri”, toplu olanına da ayette ifade edildiği gibi “Kitap” diyoruz. “Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.” (İsra 17/13)"},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır onlar ne yaptıklarının farkında değiller!","arabic_text":"نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ ﴿٢﴾ اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır onlar ne yaptıklarının farkında değiller!","arabic_text":"نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ ﴿٢﴾ اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır onlar ne yaptıklarının farkında değiller!","arabic_text":"نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ ﴿٢﴾ اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır onlar ne yaptıklarının farkında değiller!","arabic_text":"نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ ﴿٢﴾ اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57-58-59","turkish_text":"Rablerine olan saygılarından dolayı kötülükten sakınanlar ve Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57-58-59","turkish_text":"Rablerine olan saygılarından dolayı kötülükten sakınanlar ve Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57-58-59","turkish_text":"Rablerine olan saygılarından dolayı kötülükten sakınanlar ve Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57-58-59","turkish_text":"Rablerine olan saygılarından dolayı kötülükten sakınanlar ve Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"22/22-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Rablerine döneceklerini bildikleri için verdiklerini kalpleri ürpererek/gönülden verenler işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Rablerine döneceklerini bildikleri için verdiklerini kalpleri ürpererek/gönülden verenler işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Rablerine döneceklerini bildikleri için verdiklerini kalpleri ürpererek/gönülden verenler işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Rablerine döneceklerini bildikleri için verdiklerini kalpleri ürpererek/gönülden verenler işte onlardır iyilikte yarışanlar ve bu yarışı önde götürenler.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَهُمْ لَهَا سَابِقُونَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda doğruyu söyleyen (ve herkesin yaptıklarının kaydedildiği) bir kitap vardır. (Onun için) onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["18/49"],"audio_path":"22/22-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda doğruyu söyleyen (ve herkesin yaptıklarının kaydedildiği) bir kitap vardır. (Onun için) onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["18/49"],"audio_path":"22/22-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda doğruyu söyleyen (ve herkesin yaptıklarının kaydedildiği) bir kitap vardır. (Onun için) onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["18/49"],"audio_path":"22/22-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda doğruyu söyleyen (ve herkesin yaptıklarının kaydedildiği) bir kitap vardır. (Onun için) onlar haksızlığa uğratılmazlar.","arabic_text":"وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَابٌ يَنْطِقُ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":["18/49"],"audio_path":"22/22-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Din ve inanç birliğini bozanlara gelince) onların kalpleri bu (ilahi kayıt işlemine karşı) bütünüyle ciddi bir aymazlık içindedir! Onların bozgunculuktan başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de vardır ve onlar bu tür eylemlere devam edip gideceklerdir.","arabic_text":"بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Din ve inanç birliğini bozanlara gelince) onların kalpleri bu (ilahi kayıt işlemine karşı) bütünüyle ciddi bir aymazlık içindedir! Onların bozgunculuktan başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de vardır ve onlar bu tür eylemlere devam edip gideceklerdir.","arabic_text":"بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Din ve inanç birliğini bozanlara gelince) onların kalpleri bu (ilahi kayıt işlemine karşı) bütünüyle ciddi bir aymazlık içindedir! Onların bozgunculuktan başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de vardır ve onlar bu tür eylemlere devam edip gideceklerdir.","arabic_text":"بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Din ve inanç birliğini bozanlara gelince) onların kalpleri bu (ilahi kayıt işlemine karşı) bütünüyle ciddi bir aymazlık içindedir! Onların bozgunculuktan başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de vardır ve onlar bu tür eylemlere devam edip gideceklerdir.","arabic_text":"بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Nihayet (onların) refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذْنَا مُتْرَف۪يهِمْ بِالْعَذَابِ اِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Nihayet (onların) refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذْنَا مُتْرَف۪يهِمْ بِالْعَذَابِ اِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Nihayet (onların) refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذْنَا مُتْرَف۪يهِمْ بِالْعَذَابِ اِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Nihayet (onların) refah ve bolluk içinde olanlarını azapla kıskıvrak yakaladığımız zaman bakmışsın ki feryat edip duruyorlar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذْنَا مُتْرَف۪يهِمْ بِالْعَذَابِ اِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Boşuna feryat edip durmayın bugün! Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.","arabic_text":"لَا تَجْـَٔرُوا الْيَوْمَ اِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Boşuna feryat edip durmayın bugün! Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.","arabic_text":"لَا تَجْـَٔرُوا الْيَوْمَ اِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Boşuna feryat edip durmayın bugün! Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.","arabic_text":"لَا تَجْـَٔرُوا الْيَوْمَ اِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Boşuna feryat edip durmayın bugün! Zira bizden yardım görmeyeceksiniz.","arabic_text":"لَا تَجْـَٔرُوا الْيَوْمَ اِنَّكُمْ مِنَّا لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Vaktinde ayetlerimiz size okunduğunda siz onları hiçe sayıyordunuz (onları kabulden yüz çeviriyordunuz).","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ تَنْكِصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Size bahşettiğim zenginlikle) ona karşı böbürlenerek geceleri toplanıp hezeyanlar savuruyordunuz.","arabic_text":"مُسْتَكْبِر۪ينَ بِه۪ۗ سَامِرًا تَهْجُرُونَ","related_links":["40/12"],"audio_path":"22/22-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Size bahşettiğim zenginlikle) ona karşı böbürlenerek geceleri toplanıp hezeyanlar savuruyordunuz.","arabic_text":"مُسْتَكْبِر۪ينَ بِه۪ۗ سَامِرًا تَهْجُرُونَ","related_links":["40/12"],"audio_path":"22/22-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Size bahşettiğim zenginlikle) ona karşı böbürlenerek geceleri toplanıp hezeyanlar savuruyordunuz.","arabic_text":"مُسْتَكْبِر۪ينَ بِه۪ۗ سَامِرًا تَهْجُرُونَ","related_links":["40/12"],"audio_path":"22/22-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"(Size bahşettiğim zenginlikle) ona karşı böbürlenerek geceleri toplanıp hezeyanlar savuruyordunuz.","arabic_text":"مُسْتَكْبِر۪ينَ بِه۪ۗ سَامِرًا تَهْجُرُونَ","related_links":["40/12"],"audio_path":"22/22-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Peki onlar (Allah’ın) sözünü (Kur’an’ı) anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut kendilerine daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen (azap görmeyeceklerine dair) bir şey mi geldi?","arabic_text":"اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Peki onlar (Allah’ın) sözünü (Kur’an’ı) anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut kendilerine daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen (azap görmeyeceklerine dair) bir şey mi geldi?","arabic_text":"اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Peki onlar (Allah’ın) sözünü (Kur’an’ı) anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut kendilerine daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen (azap görmeyeceklerine dair) bir şey mi geldi?","arabic_text":"اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Peki onlar (Allah’ın) sözünü (Kur’an’ı) anlamaya hiç çalışmadılar mı? Yahut kendilerine daha önce geçmişteki atalarına gelmeyen (azap görmeyeceklerine dair) bir şey mi geldi?","arabic_text":"اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ya da onlar henüz kendi resullerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ya da onlar henüz kendi resullerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ya da onlar henüz kendi resullerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ya da onlar henüz kendi resullerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"22/22-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Yoksa “onda delilik var” mı diyorlar? Hayır! O onlara hakkı getirdi. (Ne var ki) onların pek çoğu Hak’tan hoşlanmamaktadır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلْ جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَاَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Yoksa “onda delilik var” mı diyorlar? Hayır! O onlara hakkı getirdi. (Ne var ki) onların pek çoğu Hak’tan hoşlanmamaktadır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلْ جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَاَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Yoksa “onda delilik var” mı diyorlar? Hayır! O onlara hakkı getirdi. (Ne var ki) onların pek çoğu Hak’tan hoşlanmamaktadır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلْ جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَاَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Yoksa “onda delilik var” mı diyorlar? Hayır! O onlara hakkı getirdi. (Ne var ki) onların pek çoğu Hak’tan hoşlanmamaktadır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلْ جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ وَاَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer Hak onların istek ve arzularına uysaydı muhakkak ki göklerin yerin ve gökler ile yerde bulunan tüm varlıkların düzeni bozulurdu. Biz onlara şereflerine vesile olacak olan Kur’an’ı ulaştırdık onlar ise kendilerine şeref verecek bu Kur’an’dan yüz çevirdiler.","arabic_text":"وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer Hak onların istek ve arzularına uysaydı muhakkak ki göklerin yerin ve gökler ile yerde bulunan tüm varlıkların düzeni bozulurdu. Biz onlara şereflerine vesile olacak olan Kur’an’ı ulaştırdık onlar ise kendilerine şeref verecek bu Kur’an’dan yüz çevirdiler.","arabic_text":"وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer Hak onların istek ve arzularına uysaydı muhakkak ki göklerin yerin ve gökler ile yerde bulunan tüm varlıkların düzeni bozulurdu. Biz onlara şereflerine vesile olacak olan Kur’an’ı ulaştırdık onlar ise kendilerine şeref verecek bu Kur’an’dan yüz çevirdiler.","arabic_text":"وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Eğer Hak onların istek ve arzularına uysaydı muhakkak ki göklerin yerin ve gökler ile yerde bulunan tüm varlıkların düzeni bozulurdu. Biz onlara şereflerine vesile olacak olan Kur’an’ı ulaştırdık onlar ise kendilerine şeref verecek bu Kur’an’dan yüz çevirdiler.","arabic_text":"وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"22/22-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa sen onlardan (inanmaları için) bir vergi/ücret mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۗ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":["6/90","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"22/22-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa sen onlardan (inanmaları için) bir vergi/ücret mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۗ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":["6/90","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"22/22-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa sen onlardan (inanmaları için) bir vergi/ücret mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۗ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":["6/90","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"22/22-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa sen onlardan (inanmaları için) bir vergi/ücret mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌۗ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":["6/90","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"22/22-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"22/22-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Fakat ahirete inanmayanlar ısrarla bu yoldan sapıyorlar.","arabic_text":"وَاِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Fakat ahirete inanmayanlar ısrarla bu yoldan sapıyorlar.","arabic_text":"وَاِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Fakat ahirete inanmayanlar ısrarla bu yoldan sapıyorlar.","arabic_text":"وَاِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Fakat ahirete inanmayanlar ısrarla bu yoldan sapıyorlar.","arabic_text":"وَاِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ عَنِ الصِّرَاطِ لَنَاكِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak saplandıkları inkâr bataklığında azgınlıklarına büsbütün devam edeceklerdi.","arabic_text":"وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Andolsun biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (bağışlanmak için) yalvarıp yakarmadılar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Andolsun biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (bağışlanmak için) yalvarıp yakarmadılar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Andolsun biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (bağışlanmak için) yalvarıp yakarmadılar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Andolsun biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (bağışlanmak için) yalvarıp yakarmadılar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَد۪يدٍ اِذَا هُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَد۪يدٍ اِذَا هُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَد۪يدٍ اِذَا هُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Sonunda üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَد۪يدٍ اِذَا هُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Hâlbuki O sizin için kulakları gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Hâlbuki O sizin için kulakları gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Hâlbuki O sizin için kulakları gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Hâlbuki O sizin için kulakları gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sizi yeryüzünde yaratıp türeten/yayan O’dur ve O’nun huzurunda (diriltilip) toplanacaksınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sizi yeryüzünde yaratıp türeten/yayan O’dur ve O’nun huzurunda (diriltilip) toplanacaksınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sizi yeryüzünde yaratıp türeten/yayan O’dur ve O’nun huzurunda (diriltilip) toplanacaksınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Sizi yeryüzünde yaratıp türeten/yayan O’dur ve O’nun huzurunda (diriltilip) toplanacaksınız.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O yaşatandır öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O yaşatandır öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O yaşatandır öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O yaşatandır öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُ وَلَهُ اخْتِلَافُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen) onlar yine de öncekilerin söyledikleri gibi sözler ettiler.","arabic_text":"بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-81c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığına göre, inkârcı ya da müşrik diye adlandırılan kesim Allah’ı inkâr etmiyor. O’na ve O’nun yaratıcılığına, kudretine, büyüklüğüne inanıyor ama Peygambere ve ona gönderilen vahye iman etmiyor. Demek sadece “Lâ ilâhe illellâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) demek Müslüman olmak için yetmiyor. Kelime-i tevhidin içinde şirkten tamamen arındıktan sonra, ahirete iman, Hz. Peygamber’i kabul ve ona indirilen Kitab’ı tasdik olmalıdır. Başka bir deyişle, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran, Kur’an mesajını kısmen veya tamamen devre dışı bırakarak onun hayata müdahalesine karşı çıkan ve Hz. Peygamber’i dışlayan ya da görmezlikten gelen bir zihniyet, İslâm inanç ve tasavvuruyla asla bağdaşamaz. Kur’an inanç temelli mesajların ve evrensel ahlâkî değerlerin bulunduğu bir hayat kitabıdır, hayata geçirilenler Kur’an’ın tasvibinden geçmelidir. Hz. Peygamber bir modeldir, hayat rehberidir, ahlak örneğidir, yaşananlar ana hatlarıyla Hz. Peygamberin hayatıyla örtüşmelidir. O nasıl Kur’an ahlakıyla yani Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmışsa ona tabi olan Müslümanlar da öylece Kur’an ahlakıyla ahlaklanmalıdır. Hayatında Kur’an ahlakı olmayanların Müslüman olduğunu söylemeleri İslam adına bir şey ifade etmez ve sadece dil ile söylenen bir iddiadan ibaret kalır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen) onlar yine de öncekilerin söyledikleri gibi sözler ettiler.","arabic_text":"بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-81c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığına göre, inkârcı ya da müşrik diye adlandırılan kesim Allah’ı inkâr etmiyor. O’na ve O’nun yaratıcılığına, kudretine, büyüklüğüne inanıyor ama Peygambere ve ona gönderilen vahye iman etmiyor. Demek sadece “Lâ ilâhe illellâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) demek Müslüman olmak için yetmiyor. Kelime-i tevhidin içinde şirkten tamamen arındıktan sonra, ahirete iman, Hz. Peygamber’i kabul ve ona indirilen Kitab’ı tasdik olmalıdır. Başka bir deyişle, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran, Kur’an mesajını kısmen veya tamamen devre dışı bırakarak onun hayata müdahalesine karşı çıkan ve Hz. Peygamber’i dışlayan ya da görmezlikten gelen bir zihniyet, İslâm inanç ve tasavvuruyla asla bağdaşamaz. Kur’an inanç temelli mesajların ve evrensel ahlâkî değerlerin bulunduğu bir hayat kitabıdır, hayata geçirilenler Kur’an’ın tasvibinden geçmelidir. Hz. Peygamber bir modeldir, hayat rehberidir, ahlak örneğidir, yaşananlar ana hatlarıyla Hz. Peygamberin hayatıyla örtüşmelidir. O nasıl Kur’an ahlakıyla yani Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmışsa ona tabi olan Müslümanlar da öylece Kur’an ahlakıyla ahlaklanmalıdır. Hayatında Kur’an ahlakı olmayanların Müslüman olduğunu söylemeleri İslam adına bir şey ifade etmez ve sadece dil ile söylenen bir iddiadan ibaret kalır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen) onlar yine de öncekilerin söyledikleri gibi sözler ettiler.","arabic_text":"بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-80c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığına göre, inkârcı ya da müşrik diye adlandırılan kesim Allah’ı inkâr etmiyor. O’na ve O’nun yaratıcılığına, kudretine, büyüklüğüne inanıyor ama Peygambere ve ona gönderilen vahye iman etmiyor. Demek sadece “Lâ ilâhe illellâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) demek Müslüman olmak için yetmiyor. Kelime-i tevhidin içinde şirkten tamamen arındıktan sonra, ahirete iman, Hz. Peygamber’i kabul ve ona indirilen Kitab’ı tasdik olmalıdır. Başka bir deyişle, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran, Kur’an mesajını kısmen veya tamamen devre dışı bırakarak onun hayata müdahalesine karşı çıkan ve Hz. Peygamber’i dışlayan ya da görmezlikten gelen bir zihniyet, İslâm inanç ve tasavvuruyla asla bağdaşamaz. Kur’an inanç temelli mesajların ve evrensel ahlâkî değerlerin bulunduğu bir hayat kitabıdır, hayata geçirilenler Kur’an’ın tasvibinden geçmelidir. Hz. Peygamber bir modeldir, hayat rehberidir, ahlak örneğidir, yaşananlar ana hatlarıyla Hz. Peygamberin hayatıyla örtüşmelidir. O nasıl Kur’an ahlakıyla yani Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmışsa ona tabi olan Müslümanlar da öylece Kur’an ahlakıyla ahlaklanmalıdır. Hayatında Kur’an ahlakı olmayanların Müslüman olduğunu söylemeleri İslam adına bir şey ifade etmez ve sadece dil ile söylenen bir iddiadan ibaret kalır."},{"verse_number":"81","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen) onlar yine de öncekilerin söyledikleri gibi sözler ettiler.","arabic_text":"بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-81c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerden anlaşıldığına göre, inkârcı ya da müşrik diye adlandırılan kesim Allah’ı inkâr etmiyor. O’na ve O’nun yaratıcılığına, kudretine, büyüklüğüne inanıyor ama Peygambere ve ona gönderilen vahye iman etmiyor. Demek sadece “Lâ ilâhe illellâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) demek Müslüman olmak için yetmiyor. Kelime-i tevhidin içinde şirkten tamamen arındıktan sonra, ahirete iman, Hz. Peygamber’i kabul ve ona indirilen Kitab’ı tasdik olmalıdır. Başka bir deyişle, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıran, Kur’an mesajını kısmen veya tamamen devre dışı bırakarak onun hayata müdahalesine karşı çıkan ve Hz. Peygamber’i dışlayan ya da görmezlikten gelen bir zihniyet, İslâm inanç ve tasavvuruyla asla bağdaşamaz. Kur’an inanç temelli mesajların ve evrensel ahlâkî değerlerin bulunduğu bir hayat kitabıdır, hayata geçirilenler Kur’an’ın tasvibinden geçmelidir. Hz. Peygamber bir modeldir, hayat rehberidir, ahlak örneğidir, yaşananlar ana hatlarıyla Hz. Peygamberin hayatıyla örtüşmelidir. O nasıl Kur’an ahlakıyla yani Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmışsa ona tabi olan Müslümanlar da öylece Kur’an ahlakıyla ahlaklanmalıdır. Hayatında Kur’an ahlakı olmayanların Müslüman olduğunu söylemeleri İslam adına bir şey ifade etmez ve sadece dil ile söylenen bir iddiadan ibaret kalır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Dediler ki: “Gerçekten biz ölüp toza toprağa karışmış bir iskelet hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Dediler ki: “Gerçekten biz ölüp toza toprağa karışmış bir iskelet hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Dediler ki: “Gerçekten biz ölüp toza toprağa karışmış bir iskelet hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Dediler ki: “Gerçekten biz ölüp toza toprağa karışmış bir iskelet hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yemin olsun ki bu tehdit şimdi bize yöneltildiği gibi daha önce atalarımıza da yöneltilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا هٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-83c.mp3","commentary_text":"Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlardı, Hıristiyanlar ise “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur” iddiasında bulunuyorlardı. Bu âyet aynı zamanda onlara da cevap niteliğindedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yemin olsun ki bu tehdit şimdi bize yöneltildiği gibi daha önce atalarımıza da yöneltilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا هٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-83c.mp3","commentary_text":"Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlardı, Hıristiyanlar ise “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur” iddiasında bulunuyorlardı. Bu âyet aynı zamanda onlara da cevap niteliğindedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yemin olsun ki bu tehdit şimdi bize yöneltildiği gibi daha önce atalarımıza da yöneltilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا هٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-82c.mp3","commentary_text":"Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlardı, Hıristiyanlar ise “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur” iddiasında bulunuyorlardı. Bu âyet aynı zamanda onlara da cevap niteliğindedir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"Yemin olsun ki bu tehdit şimdi bize yöneltildiği gibi daha önce atalarımıza da yöneltilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا هٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-74.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-83c.mp3","commentary_text":"Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlardı, Hıristiyanlar ise “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur” iddiasında bulunuyorlardı. Bu âyet aynı zamanda onlara da cevap niteliğindedir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin): Yeryüzü ve orada bulunanlar kimindir?”","arabic_text":"قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin): Yeryüzü ve orada bulunanlar kimindir?”","arabic_text":"قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin): Yeryüzü ve orada bulunanlar kimindir?”","arabic_text":"قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin): Yeryüzü ve orada bulunanlar kimindir?”","arabic_text":"قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Diyecekler ki: “Allah’ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Diyecekler ki: “Allah’ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Diyecekler ki: “Allah’ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Diyecekler ki: “Allah’ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"De ki: “Peki kimdir yedi kat göğü yerinde tutan ve yüce kudret tahtında hükümran olan?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"De ki: “Peki kimdir yedi kat göğü yerinde tutan ve yüce kudret tahtında hükümran olan?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"De ki: “Peki kimdir yedi kat göğü yerinde tutan ve yüce kudret tahtında hükümran olan?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"De ki: “Peki kimdir yedi kat göğü yerinde tutan ve yüce kudret tahtında hükümran olan?”","arabic_text":"قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ السَّبْعِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Allah’tır” diyecekler. De ki: “Artık O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Allah’tır” diyecekler. De ki: “Artık O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Allah’tır” diyecekler. De ki: “Artık O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Allah’tır” diyecekler. De ki: “Artık O’na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız (söyleyin)!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-88c.mp3","commentary_text":"“Kötülüğün en iyi yolla savulması” hoşgörülü ve bağışlayıcı olmayı, kötülüğe iyilikle mukabele etmeyi de işaret eder. Nitekim Allah kötülüklere karşılık vermeye, kısasa müsaade eder ama bağışlamanın daha erdemli bir davranış olduğunu bildirir ve bu konuda kendi ahlakına vurgu yapar. “Hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız, bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Teğâbûn 64/14) “Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al! ...” (A’râf Sûresi,199) “… Sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir. (Fussılet 41/34)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız (söyleyin)!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-88c.mp3","commentary_text":"“Kötülüğün en iyi yolla savulması” hoşgörülü ve bağışlayıcı olmayı, kötülüğe iyilikle mukabele etmeyi de işaret eder. Nitekim Allah kötülüklere karşılık vermeye, kısasa müsaade eder ama bağışlamanın daha erdemli bir davranış olduğunu bildirir ve bu konuda kendi ahlakına vurgu yapar. “Hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız, bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Teğâbûn 64/14) “Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al! ...” (A’râf Sûresi,199) “… Sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir. (Fussılet 41/34)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız (söyleyin)!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-87c.mp3","commentary_text":"“Kötülüğün en iyi yolla savulması” hoşgörülü ve bağışlayıcı olmayı, kötülüğe iyilikle mukabele etmeyi de işaret eder. Nitekim Allah kötülüklere karşılık vermeye, kısasa müsaade eder ama bağışlamanın daha erdemli bir davranış olduğunu bildirir ve bu konuda kendi ahlakına vurgu yapar. “Hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız, bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Teğâbûn 64/14) “Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al! ...” (A’râf Sûresi,199) “… Sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir. (Fussılet 41/34)"},{"verse_number":"88","turkish_text":"De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız (söyleyin)!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-88c.mp3","commentary_text":"“Kötülüğün en iyi yolla savulması” hoşgörülü ve bağışlayıcı olmayı, kötülüğe iyilikle mukabele etmeyi de işaret eder. Nitekim Allah kötülüklere karşılık vermeye, kısasa müsaade eder ama bağışlamanın daha erdemli bir davranış olduğunu bildirir ve bu konuda kendi ahlakına vurgu yapar. “Hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız, bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Teğâbûn 64/14) “Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al! ...” (A’râf Sûresi,199) “… Sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir. (Fussılet 41/34)"},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Sana) “Bu yetki Allah’a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Sana) “Bu yetki Allah’a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Sana) “Bu yetki Allah’a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(Sana) “Bu yetki Allah’a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”","arabic_text":"سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Aslında biz onlara gerçeği sunduk fakat onlar hala yalan söylüyorlar.","arabic_text":"بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِالْحَقِّ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Aslında biz onlara gerçeği sunduk fakat onlar hala yalan söylüyorlar.","arabic_text":"بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِالْحَقِّ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Aslında biz onlara gerçeği sunduk fakat onlar hala yalan söylüyorlar.","arabic_text":"بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِالْحَقِّ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Aslında biz onlara gerçeği sunduk fakat onlar hala yalan söylüyorlar.","arabic_text":"بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِالْحَقِّ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Allah asla evlat edinmemiştir ve O’nun beraberinde bir başka ilah da yoktur. (Olsaydı) o zaman her ilah kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından uzaktır.","arabic_text":"مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذًا لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":["21/22"],"audio_path":"22/22-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Allah asla evlat edinmemiştir ve O’nun beraberinde bir başka ilah da yoktur. (Olsaydı) o zaman her ilah kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından uzaktır.","arabic_text":"مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذًا لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":["21/22"],"audio_path":"22/22-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Allah asla evlat edinmemiştir ve O’nun beraberinde bir başka ilah da yoktur. (Olsaydı) o zaman her ilah kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından uzaktır.","arabic_text":"مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذًا لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":["21/22"],"audio_path":"22/22-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Allah asla evlat edinmemiştir ve O’nun beraberinde bir başka ilah da yoktur. (Olsaydı) o zaman her ilah kendi yaratıklarını otoritesi altına alıp bir yana gider ve biri öbürüne karşı üstünlük kurmaya çalışırdı. Allah onların bu asılsız yakıştırmalarından uzaktır.","arabic_text":"مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذًا لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":["21/22"],"audio_path":"22/22-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"(O) insanların algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de onların akıl ve duyu yoluyla tanıklık edebildikleri şeyleri de bilir. O müşriklerin koştukları ortaklardan çok yücedir.","arabic_text":"عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-92c.mp3","commentary_text":"Ölüm vakti gelen kişi tam ruhunu teslim ederken gideceği yeri görecektir. İyi işler yapmış erdemli kişilere ruhları teslim alınırken melekler şu müjdeyi verir: “‘Selam üzerinize olsun, yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak Cennete giriniz.’ derler.” (Nahl, 16/32) Fakat zulmederek ve kötülük yaparak ölenler için ise şöyle söylenir: “Meleklerin, inkârcıların/vefasızların/zalimlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vurarak (onlara): ‘Yakıp kavuran azabı tadın bakalım! (dediğini) bir görseydin!’” (Enfal, 8/50) Demek iyi kimseler ölüm anıdan cennetle müjdelenecek, inkârcı kötü kimseler de cehennemdeki yerlerinden haberdar olacaktır. İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani ruhun tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin inancını da reddetmektedir."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(O) insanların algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de onların akıl ve duyu yoluyla tanıklık edebildikleri şeyleri de bilir. O müşriklerin koştukları ortaklardan çok yücedir.","arabic_text":"عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-92c.mp3","commentary_text":"Ölüm vakti gelen kişi tam ruhunu teslim ederken gideceği yeri görecektir. İyi işler yapmış erdemli kişilere ruhları teslim alınırken melekler şu müjdeyi verir: “‘Selam üzerinize olsun, yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak Cennete giriniz.’ derler.” (Nahl, 16/32) Fakat zulmederek ve kötülük yaparak ölenler için ise şöyle söylenir: “Meleklerin, inkârcıların/vefasızların/zalimlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vurarak (onlara): ‘Yakıp kavuran azabı tadın bakalım! (dediğini) bir görseydin!’” (Enfal, 8/50) Demek iyi kimseler ölüm anıdan cennetle müjdelenecek, inkârcı kötü kimseler de cehennemdeki yerlerinden haberdar olacaktır. İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani ruhun tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin inancını da reddetmektedir."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(O) insanların algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de onların akıl ve duyu yoluyla tanıklık edebildikleri şeyleri de bilir. O müşriklerin koştukları ortaklardan çok yücedir.","arabic_text":"عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-92c.mp3","commentary_text":"Ölüm vakti gelen kişi tam ruhunu teslim ederken gideceği yeri görecektir. İyi işler yapmış erdemli kişilere ruhları teslim alınırken melekler şu müjdeyi verir: “‘Selam üzerinize olsun, yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak Cennete giriniz.’ derler.” (Nahl, 16/32) Fakat zulmederek ve kötülük yaparak ölenler için ise şöyle söylenir: “Meleklerin, inkârcıların/vefasızların/zalimlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vurarak (onlara): ‘Yakıp kavuran azabı tadın bakalım! (dediğini) bir görseydin!’” (Enfal, 8/50) Demek iyi kimseler ölüm anıdan cennetle müjdelenecek, inkârcı kötü kimseler de cehennemdeki yerlerinden haberdar olacaktır. İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani ruhun tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin inancını da reddetmektedir."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(O) insanların algı ve tasavvurlarının erişemediği şeyleri de onların akıl ve duyu yoluyla tanıklık edebildikleri şeyleri de bilir. O müşriklerin koştukları ortaklardan çok yücedir.","arabic_text":"عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"22/22-83.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-91c.mp3","commentary_text":"Ölüm vakti gelen kişi tam ruhunu teslim ederken gideceği yeri görecektir. İyi işler yapmış erdemli kişilere ruhları teslim alınırken melekler şu müjdeyi verir: “‘Selam üzerinize olsun, yapmış olduğunuz iyiliklerin karşılığı olarak Cennete giriniz.’ derler.” (Nahl, 16/32) Fakat zulmederek ve kötülük yaparak ölenler için ise şöyle söylenir: “Meleklerin, inkârcıların/vefasızların/zalimlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vurarak (onlara): ‘Yakıp kavuran azabı tadın bakalım! (dediğini) bir görseydin!’” (Enfal, 8/50) Demek iyi kimseler ölüm anıdan cennetle müjdelenecek, inkârcı kötü kimseler de cehennemdeki yerlerinden haberdar olacaktır. İki şey arasında bulunan engel, geçit, mesafe anlamlarına gelen “berzah” terimi burada, ölüm ile başlayıp, yeniden dirilmeye kadar geçen süreyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu ayet aynı zamanda reenkarnasyon, yani ruhun tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin inancını da reddetmektedir."},{"verse_number":"93","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Onlara vaad edilen o azabı bana mutlaka göstereceksen (ben hayatta iken onları cezalandıracaksan)","arabic_text":"قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنّ۪ي مَا يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Onlara vaad edilen o azabı bana mutlaka göstereceksen (ben hayatta iken onları cezalandıracaksan)","arabic_text":"قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنّ۪ي مَا يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Onlara vaad edilen o azabı bana mutlaka göstereceksen (ben hayatta iken onları cezalandıracaksan)","arabic_text":"قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنّ۪ي مَا يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Onlara vaad edilen o azabı bana mutlaka göstereceksen (ben hayatta iken onları cezalandıracaksan)","arabic_text":"قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنّ۪ي مَا يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Rabbim! Beni o zalimler topluluğu içinde bırakma!”","arabic_text":"رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-94c.mp3","commentary_text":"Burada sadece bir emeklilik ve sonrası için 40-45 sene çalışan ve fakat ebedi hayatı ciddiye almayan insanlara da bir mesaj vardır. Garantisi olmayan 20-30 yıllık bir hayat için uzun yıllar sermaye biriktirmeniz gerekiyor da ebedi cennet için bir şey gerekmez mi? Dünyada ev araba gibi değerli şeyleri alabilmek için iyi bir kredi skoruna ihtiyaç duyuyorsunuz da ahirette iyi bir hayat yaşamanız için itibarlı bir kredi skoruna ihtiyacınız olmayacak mı?"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Rabbim! Beni o zalimler topluluğu içinde bırakma!”","arabic_text":"رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-94c.mp3","commentary_text":"Burada sadece bir emeklilik ve sonrası için 40-45 sene çalışan ve fakat ebedi hayatı ciddiye almayan insanlara da bir mesaj vardır. Garantisi olmayan 20-30 yıllık bir hayat için uzun yıllar sermaye biriktirmeniz gerekiyor da ebedi cennet için bir şey gerekmez mi? Dünyada ev araba gibi değerli şeyleri alabilmek için iyi bir kredi skoruna ihtiyaç duyuyorsunuz da ahirette iyi bir hayat yaşamanız için itibarlı bir kredi skoruna ihtiyacınız olmayacak mı?"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Rabbim! Beni o zalimler topluluğu içinde bırakma!”","arabic_text":"رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-94c.mp3","commentary_text":"Burada sadece bir emeklilik ve sonrası için 40-45 sene çalışan ve fakat ebedi hayatı ciddiye almayan insanlara da bir mesaj vardır. Garantisi olmayan 20-30 yıllık bir hayat için uzun yıllar sermaye biriktirmeniz gerekiyor da ebedi cennet için bir şey gerekmez mi? Dünyada ev araba gibi değerli şeyleri alabilmek için iyi bir kredi skoruna ihtiyaç duyuyorsunuz da ahirette iyi bir hayat yaşamanız için itibarlı bir kredi skoruna ihtiyacınız olmayacak mı?"},{"verse_number":"94","turkish_text":"Rabbim! Beni o zalimler topluluğu içinde bırakma!”","arabic_text":"رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-85.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-93c.mp3","commentary_text":"Burada sadece bir emeklilik ve sonrası için 40-45 sene çalışan ve fakat ebedi hayatı ciddiye almayan insanlara da bir mesaj vardır. Garantisi olmayan 20-30 yıllık bir hayat için uzun yıllar sermaye biriktirmeniz gerekiyor da ebedi cennet için bir şey gerekmez mi? Dünyada ev araba gibi değerli şeyleri alabilmek için iyi bir kredi skoruna ihtiyaç duyuyorsunuz da ahirette iyi bir hayat yaşamanız için itibarlı bir kredi skoruna ihtiyacınız olmayacak mı?"},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"(Ey Resul!) Bizim onlara vaad ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette gücümüz yeter.","arabic_text":"وَاِنَّا عَلٰٓى اَنْ نُرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar sen yine de onların işlediği) kötülüğü en iyi yol hangisi ise onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz.","arabic_text":"اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ السَّيِّئَةَۜ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar sen yine de onların işlediği) kötülüğü en iyi yol hangisi ise onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz.","arabic_text":"اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ السَّيِّئَةَۜ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar sen yine de onların işlediği) kötülüğü en iyi yol hangisi ise onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz.","arabic_text":"اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ السَّيِّئَةَۜ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar sen yine de onların işlediği) kötülüğü en iyi yol hangisi ise onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz.","arabic_text":"اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ السَّيِّئَةَۜ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden (telkinlerinden) sana sığınırım!","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden (telkinlerinden) sana sığınırım!","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden (telkinlerinden) sana sığınırım!","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden (telkinlerinden) sana sığınırım!","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım!”","arabic_text":"وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ","related_links":["7/200","41/36"],"audio_path":"22/22-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım!”","arabic_text":"وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ","related_links":["7/200","41/36"],"audio_path":"22/22-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım!”","arabic_text":"وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ","related_links":["7/200","41/36"],"audio_path":"22/22-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım!”","arabic_text":"وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ","related_links":["7/200","41/36"],"audio_path":"22/22-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Sonunda onlardan biri ölümün eşiğine geldiğinde der ki: “Ya Rabbi beni geri gönderin!","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Sonunda onlardan biri ölümün eşiğine geldiğinde der ki: “Ya Rabbi beni geri gönderin!","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Sonunda onlardan biri ölümün eşiğine geldiğinde der ki: “Ya Rabbi beni geri gönderin!","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"Sonunda onlardan biri ölümün eşiğine geldiğinde der ki: “Ya Rabbi beni geri gönderin!","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"22/22-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Gönderin ki) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.","arabic_text":"لَعَلّ۪ٓي اَعْمَلُ صَالِحًا ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَاۜ وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Gönderin ki) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.","arabic_text":"لَعَلّ۪ٓي اَعْمَلُ صَالِحًا ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَاۜ وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Gönderin ki) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.","arabic_text":"لَعَلّ۪ٓي اَعْمَلُ صَالِحًا ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَاۜ وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"(Gönderin ki) arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım.” Hayır hayır! Bu onun söylediği anlamsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde (kıyamette) tekrar diriltilecekleri güne kadar (geri gelmelerine mâni olacak) bir berzah vardır.","arabic_text":"لَعَلّ۪ٓي اَعْمَلُ صَالِحًا ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ اِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَٓائِلُهَاۜ وَمِنْ وَرَٓائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ve sonra (kıyamet için) sura üflendiği zaman o gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine soru sorabileceklerdir.","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَٓا اَنْسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ve sonra (kıyamet için) sura üflendiği zaman o gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine soru sorabileceklerdir.","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَٓا اَنْسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ve sonra (kıyamet için) sura üflendiği zaman o gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine soru sorabileceklerdir.","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَٓا اَنْسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Ve sonra (kıyamet için) sura üflendiği zaman o gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine soru sorabileceklerdir.","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَٓا اَنْسَابَ بَيْنَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse işte onlar zafere kavuşacaklardır.","arabic_text":"فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse işte onlar zafere kavuşacaklardır.","arabic_text":"فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse işte onlar zafere kavuşacaklardır.","arabic_text":"فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"O zaman kimin tartıları (iyilikleri) ağır gelirse işte onlar zafere kavuşacaklardır.","arabic_text":"فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar da kendilerini ziyana uğratanlardır. Onlar cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ ف۪ي جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar da kendilerini ziyana uğratanlardır. Onlar cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ ف۪ي جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar da kendilerini ziyana uğratanlardır. Onlar cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ ف۪ي جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar da kendilerini ziyana uğratanlardır. Onlar cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ ف۪ي جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ateş onların yüzlerini yalayarak yakacak bu yüzden dudakları kasılacak ve dişleri sırıtacaktır.","arabic_text":"تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ","related_links":["14/50","21/39"],"audio_path":"22/22-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-104c.mp3","commentary_text":"Azap görecek olan insanlarla Allah arasında geçecek olan bu temsili diyalog, Kur’an’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Yani O’nun varlığı belli bir zamanla sınırlı olmadığı gibi belli bir mekâna da bağlı değildir. Zira zaman ve mekân yaratılmıştır, Allah ise her şeyi yaratandır. (En’am 6/102) Dolayısıyla O yaratılmışlara has özelliklerden beridir. Başka bir ifadeyle Allah, ezelde de ebedde de sonsuza dek bütün zamanların ötesinde bir varlıktır. Çünkü Allah varken ne zaman vardı ne de mekân. Bu itibarla Allah için yön, zaman, mekân mevzubahis değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar zamana bağlı oldukları için Kur’an’da verilen örnekler zaman kavramıyla ifade edilmiştir. Burada zaman konusundaki diyalogla verilmek istenen mesaj, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ateş onların yüzlerini yalayarak yakacak bu yüzden dudakları kasılacak ve dişleri sırıtacaktır.","arabic_text":"تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ","related_links":["14/50","21/39"],"audio_path":"22/22-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-104c.mp3","commentary_text":"Azap görecek olan insanlarla Allah arasında geçecek olan bu temsili diyalog, Kur’an’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Yani O’nun varlığı belli bir zamanla sınırlı olmadığı gibi belli bir mekâna da bağlı değildir. Zira zaman ve mekân yaratılmıştır, Allah ise her şeyi yaratandır. (En’am 6/102) Dolayısıyla O yaratılmışlara has özelliklerden beridir. Başka bir ifadeyle Allah, ezelde de ebedde de sonsuza dek bütün zamanların ötesinde bir varlıktır. Çünkü Allah varken ne zaman vardı ne de mekân. Bu itibarla Allah için yön, zaman, mekân mevzubahis değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar zamana bağlı oldukları için Kur’an’da verilen örnekler zaman kavramıyla ifade edilmiştir. Burada zaman konusundaki diyalogla verilmek istenen mesaj, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ateş onların yüzlerini yalayarak yakacak bu yüzden dudakları kasılacak ve dişleri sırıtacaktır.","arabic_text":"تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ","related_links":["14/50","21/39"],"audio_path":"22/22-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-104c.mp3","commentary_text":"Azap görecek olan insanlarla Allah arasında geçecek olan bu temsili diyalog, Kur’an’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Yani O’nun varlığı belli bir zamanla sınırlı olmadığı gibi belli bir mekâna da bağlı değildir. Zira zaman ve mekân yaratılmıştır, Allah ise her şeyi yaratandır. (En’am 6/102) Dolayısıyla O yaratılmışlara has özelliklerden beridir. Başka bir ifadeyle Allah, ezelde de ebedde de sonsuza dek bütün zamanların ötesinde bir varlıktır. Çünkü Allah varken ne zaman vardı ne de mekân. Bu itibarla Allah için yön, zaman, mekân mevzubahis değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar zamana bağlı oldukları için Kur’an’da verilen örnekler zaman kavramıyla ifade edilmiştir. Burada zaman konusundaki diyalogla verilmek istenen mesaj, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığıdır."},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ateş onların yüzlerini yalayarak yakacak bu yüzden dudakları kasılacak ve dişleri sırıtacaktır.","arabic_text":"تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ ف۪يهَا كَالِحُونَ","related_links":["14/50","21/39"],"audio_path":"22/22-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"22/22-103c.mp3","commentary_text":"Azap görecek olan insanlarla Allah arasında geçecek olan bu temsili diyalog, Kur’an’ın başka yerlerinde de görülmektedir. Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Yani O’nun varlığı belli bir zamanla sınırlı olmadığı gibi belli bir mekâna da bağlı değildir. Zira zaman ve mekân yaratılmıştır, Allah ise her şeyi yaratandır. (En’am 6/102) Dolayısıyla O yaratılmışlara has özelliklerden beridir. Başka bir ifadeyle Allah, ezelde de ebedde de sonsuza dek bütün zamanların ötesinde bir varlıktır. Çünkü Allah varken ne zaman vardı ne de mekân. Bu itibarla Allah için yön, zaman, mekân mevzubahis değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar zamana bağlı oldukları için Kur’an’da verilen örnekler zaman kavramıyla ifade edilmiştir. Burada zaman konusundaki diyalogla verilmek istenen mesaj, ahirete kıyasla dünya hayatının kısalığıdır."},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “Karşınızda (bu azabı haber veren uyarıcı) ayetlerim okunurken onları yalanlayan sizler değil miydiniz?”","arabic_text":"اَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “Karşınızda (bu azabı haber veren uyarıcı) ayetlerim okunurken onları yalanlayan sizler değil miydiniz?”","arabic_text":"اَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “Karşınızda (bu azabı haber veren uyarıcı) ayetlerim okunurken onları yalanlayan sizler değil miydiniz?”","arabic_text":"اَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “Karşınızda (bu azabı haber veren uyarıcı) ayetlerim okunurken onları yalanlayan sizler değil miydiniz?”","arabic_text":"اَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"(Onlar şöyle) diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk. Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ﴿٢﴾ قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"(Onlar şöyle) diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk. Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ﴿٢﴾ قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"(Onlar şöyle) diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk. Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ﴿٢﴾ قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106-107","turkish_text":"(Onlar şöyle) diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk. Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz.”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْهَا فَاِنْ عُدْنَا فَاِنَّا ظَالِمُونَ ﴿٢﴾ قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَٓالّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Allah buyuracak:) “Kalın kaldığınız yerde! Ve benimle bir daha asla konuşmayın!”","arabic_text":"قَالَ اخْسَؤُ۫ا ف۪يهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Allah buyuracak:) “Kalın kaldığınız yerde! Ve benimle bir daha asla konuşmayın!”","arabic_text":"قَالَ اخْسَؤُ۫ا ف۪يهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Allah buyuracak:) “Kalın kaldığınız yerde! Ve benimle bir daha asla konuşmayın!”","arabic_text":"قَالَ اخْسَؤُ۫ا ف۪يهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"(Allah buyuracak:) “Kalın kaldığınız yerde! Ve benimle bir daha asla konuşmayın!”","arabic_text":"قَالَ اخْسَؤُ۫ا ف۪يهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık bizi bağışla bize merhamet et sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!’ diye dua ediyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْ عِبَاد۪ي يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık bizi bağışla bize merhamet et sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!’ diye dua ediyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْ عِبَاد۪ي يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık bizi bağışla bize merhamet et sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!’ diye dua ediyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْ عِبَاد۪ي يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık bizi bağışla bize merhamet et sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!’ diye dua ediyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْ عِبَاد۪ي يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"22/22-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.","arabic_text":"اتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْر۪ي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.","arabic_text":"اتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْر۪ي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.","arabic_text":"اتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْر۪ي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.","arabic_text":"اتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْر۪ي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ama ben (vaktiyle hor gördüğünüz bu insanları) sabretmeleri sebebiyle bugün mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”","arabic_text":"اِنّ۪ي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ama ben (vaktiyle hor gördüğünüz bu insanları) sabretmeleri sebebiyle bugün mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”","arabic_text":"اِنّ۪ي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ama ben (vaktiyle hor gördüğünüz bu insanları) sabretmeleri sebebiyle bugün mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”","arabic_text":"اِنّ۪ي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Ama ben (vaktiyle hor gördüğünüz bu insanları) sabretmeleri sebebiyle bugün mükâfatlandırdım. Şüphesiz onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”","arabic_text":"اِنّ۪ي جَزَيْتُهُمُ الْيَوْمَ بِمَا صَبَرُٓواۙ اَنَّهُمْ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Allah inkârcılara:) “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye soracak.","arabic_text":"قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْاَرْضِ عَدَدَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Allah inkârcılara:) “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye soracak.","arabic_text":"قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْاَرْضِ عَدَدَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Allah inkârcılara:) “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye soracak.","arabic_text":"قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْاَرْضِ عَدَدَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Allah inkârcılara:) “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye soracak.","arabic_text":"قَالَ كَمْ لَبِثْتُمْ فِي الْاَرْضِ عَدَدَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Onlar:) “Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık tam olarak hesap tutan (melek)lere sor (bizim gün sayacak halimiz kalmadı)!” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Onlar:) “Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık tam olarak hesap tutan (melek)lere sor (bizim gün sayacak halimiz kalmadı)!” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Onlar:) “Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık tam olarak hesap tutan (melek)lere sor (bizim gün sayacak halimiz kalmadı)!” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"(Onlar:) “Bir gün ya da günün bir kısmı kadar kaldık tam olarak hesap tutan (melek)lere sor (bizim gün sayacak halimiz kalmadı)!” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا لَبِثْنَا يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ فَسْـَٔلِ الْعَٓادّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"(Allah şöyle) buyuracak: “(Dünyada) çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"(Allah şöyle) buyuracak: “(Dünyada) çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"(Allah şöyle) buyuracak: “(Dünyada) çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"(Allah şöyle) buyuracak: “(Dünyada) çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”","arabic_text":"قَالَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا لَوْ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah yüceler yücesidir mutlak hüküm sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur. Yüce arşın sahibi O’dur!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah yüceler yücesidir mutlak hüküm sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur. Yüce arşın sahibi O’dur!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah yüceler yücesidir mutlak hüküm sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur. Yüce arşın sahibi O’dur!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Allah yüceler yücesidir mutlak hüküm sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur. Yüce arşın sahibi O’dur!","arabic_text":"فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"22/22-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah’ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk ederse onun hesabını Rabbi görecektir. Şüphesiz inkârcılar asla kurtuluşa eremezler","arabic_text":"وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah’ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk ederse onun hesabını Rabbi görecektir. Şüphesiz inkârcılar asla kurtuluşa eremezler","arabic_text":"وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah’ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk ederse onun hesabını Rabbi görecektir. Şüphesiz inkârcılar asla kurtuluşa eremezler","arabic_text":"وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Kim kanıtlayıcı bir delile dayanmadığı halde Allah’ın yanı sıra başka bir ilaha kulluk ederse onun hesabını Rabbi görecektir. Şüphesiz inkârcılar asla kurtuluşa eremezler","arabic_text":"وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِه۪ۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Bağışla merhamet et! Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Bağışla merhamet et! Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Bağışla merhamet et! Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"De ki: “Ey Rabbim! Bağışla merhamet et! Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!”","arabic_text":"وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"22/22-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":24,"name":"NÛR SÛRESİ","description":"Nur suresi Medine döneminde inmiş olup 64 ayettir. 35. ayette geçen ve Allah’ın, gökleri ve yeri aydınlatan “nur” undan bahsedildiği için “Nur suresi” adını almıştır. Bireysel ve toplumsal hayatla ilgili çeşitli hüküm ve prensiplerin ve aile hayatına dair esasların yer aldığı sûrede zina edenlerle ilgili hükümlere yer verilmiş ve eşler arasında zina isnadı probleminin çözümüne dair açıklamalar yapılmıştır. “İfk Hadisesi” diye adlandırılan ve “Benî Mustali? Gazvesi” dönüşünde ihtiyacı sebebiyle İslâm Ordusundan kısa bir zaman geri kalan Hz. Ayşe’ye yapılan iftira konu edilmiş ve bunun büyük bir bühtan olduğu belirtilmiştir. Kadınların örtünmesinin de işlendiği sûrede iffetli kadınlara zina iftirasında bulunanların ispat yükümlülüğü, cezası ve lânetleşme usulü getirilmiş, ispat edemeyenlerin dünyada ve âhirette lânete uğrayacakları ifade edilmiştir. Mahrem olmayan kadınlarla erkeklerin birbirlerine karşı davranışlarında riayet edecekleri kurallara değinilmiş, evlenme arzusu kalmamış (çocuktan kesilmiş) cinsel arzu duymayacak kadar yaşlanmış kadınların dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca olmadığı belirtilmiştir. İman, küfür ve nifak konularına temas edilen sûrede; tabiatın işleyişinden misaller verilerek Allah’ın varlığı, birliği ve yetkin sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. İman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar için hâkimiyet döneminin yaklaştığı ifade edilen sûrede Hz. Peygambere karşı Müslümanların uymaları gereken edep ve görgü kurallarına değinilmiş, peygamberin emirlerine muhalefet edenlerin elem verici bir azaba uğratılacağı uyarısında bulunulmuştur.","sura_intro_audio":"23/23-a.mp3","verse_count":64,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.","arabic_text":"سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.","arabic_text":"سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.","arabic_text":"سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.","arabic_text":"سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek (sopa) vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın hükmünü uygulamada acıma hissi sakın sizi etkisi altına (alarak bu cezayı uygulamadan) alıkoymasın. Onların cezalandırılmalarında mü’minlerden bir grup da şahit olsunlar (ki bu uygulamanın bir de caydırıcılığı olsun)!","arabic_text":"اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۚ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَٓائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek (sopa) vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın hükmünü uygulamada acıma hissi sakın sizi etkisi altına (alarak bu cezayı uygulamadan) alıkoymasın. Onların cezalandırılmalarında mü’minlerden bir grup da şahit olsunlar (ki bu uygulamanın bir de caydırıcılığı olsun)!","arabic_text":"اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۚ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَٓائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek (sopa) vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın hükmünü uygulamada acıma hissi sakın sizi etkisi altına (alarak bu cezayı uygulamadan) alıkoymasın. Onların cezalandırılmalarında mü’minlerden bir grup da şahit olsunlar (ki bu uygulamanın bir de caydırıcılığı olsun)!","arabic_text":"اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۚ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَٓائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek (sopa) vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın hükmünü uygulamada acıma hissi sakın sizi etkisi altına (alarak bu cezayı uygulamadan) alıkoymasın. Onların cezalandırılmalarında mü’minlerden bir grup da şahit olsunlar (ki bu uygulamanın bir de caydırıcılığı olsun)!","arabic_text":"اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۚ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَٓائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zina eden (ve bunu hayat tarzı haline getiren) bir erkek (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir kadınla nikâhlanabilir; zina eden (ve bunu alışkanlık haline getiren) bir kadın da (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir erkekle nikâhlanabilir. Böyle (gayri meşru ilişkileri âdet haline getiren insanlarla evlenmek) mü’minlere yasaklanmıştır.","arabic_text":"اَلزَّان۪ي لَا يَنْكِحُ اِلَّا زَانِيَةً اَوْ مُشْرِكَةًۘ وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَٓا اِلَّا زَانٍ اَوْ مُشْرِكٌۚ وَحُرِّمَ ذٰلِكَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zina eden (ve bunu hayat tarzı haline getiren) bir erkek (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir kadınla nikâhlanabilir; zina eden (ve bunu alışkanlık haline getiren) bir kadın da (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir erkekle nikâhlanabilir. Böyle (gayri meşru ilişkileri âdet haline getiren insanlarla evlenmek) mü’minlere yasaklanmıştır.","arabic_text":"اَلزَّان۪ي لَا يَنْكِحُ اِلَّا زَانِيَةً اَوْ مُشْرِكَةًۘ وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَٓا اِلَّا زَانٍ اَوْ مُشْرِكٌۚ وَحُرِّمَ ذٰلِكَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zina eden (ve bunu hayat tarzı haline getiren) bir erkek (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir kadınla nikâhlanabilir; zina eden (ve bunu alışkanlık haline getiren) bir kadın da (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir erkekle nikâhlanabilir. Böyle (gayri meşru ilişkileri âdet haline getiren insanlarla evlenmek) mü’minlere yasaklanmıştır.","arabic_text":"اَلزَّان۪ي لَا يَنْكِحُ اِلَّا زَانِيَةً اَوْ مُشْرِكَةًۘ وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَٓا اِلَّا زَانٍ اَوْ مُشْرِكٌۚ وَحُرِّمَ ذٰلِكَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Zina eden (ve bunu hayat tarzı haline getiren) bir erkek (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir kadınla nikâhlanabilir; zina eden (ve bunu alışkanlık haline getiren) bir kadın da (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir erkekle nikâhlanabilir. Böyle (gayri meşru ilişkileri âdet haline getiren insanlarla evlenmek) mü’minlere yasaklanmıştır.","arabic_text":"اَلزَّان۪ي لَا يَنْكِحُ اِلَّا زَانِيَةً اَوْ مُشْرِكَةًۘ وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَٓا اِلَّا زَانٍ اَوْ مُشْرِكٌۚ وَحُرِّمَ ذٰلِكَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek (sopa) vurun! Artık (bundan böyle) onların şahitliğini asla kabul etmeyin! İşte bunlar yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَان۪ينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً اَبَدًاۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek (sopa) vurun! Artık (bundan böyle) onların şahitliğini asla kabul etmeyin! İşte bunlar yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَان۪ينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً اَبَدًاۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek (sopa) vurun! Artık (bundan böyle) onların şahitliğini asla kabul etmeyin! İşte bunlar yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَان۪ينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً اَبَدًاۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek (sopa) vurun! Artık (bundan böyle) onların şahitliğini asla kabul etmeyin! İşte bunlar yoldan çıkmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَان۪ينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً اَبَدًاۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُواۚ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُواۚ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُواۚ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ancak bunun ardından tevbe edip kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُواۚ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse tek başlarına yaptıkları bu şahitlik dört şahit yerine geçer. Beşinci (yemin) ise eğer yalan söyleyenlerdense Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir (“Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةُ اَنَّ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ اَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَٓاءُ اِلَّٓا اَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ اَحَدِهِمْ اَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse tek başlarına yaptıkları bu şahitlik dört şahit yerine geçer. Beşinci (yemin) ise eğer yalan söyleyenlerdense Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir (“Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةُ اَنَّ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ اَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَٓاءُ اِلَّٓا اَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ اَحَدِهِمْ اَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse tek başlarına yaptıkları bu şahitlik dört şahit yerine geçer. Beşinci (yemin) ise eğer yalan söyleyenlerdense Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir (“Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةُ اَنَّ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ اَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَٓاءُ اِلَّٓا اَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ اَحَدِهِمْ اَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Eşlerini zina etmekle suçlayan ve bu konuda kendilerinden başka şahit gösteremeyen erkekler eğer Allah hakkı için doğru söylediklerine ilişkin dört kez yemin ederlerse tek başlarına yaptıkları bu şahitlik dört şahit yerine geçer. Beşinci (yemin) ise eğer yalan söyleyenlerdense Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir (“Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةُ اَنَّ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ اَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَٓاءُ اِلَّٓا اَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ اَحَدِهِمْ اَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Kadının da kocasının gerçekten yalancı olduğuna dair Allah’ı şahit tutarak dört defa yemin etmesi kendisinden cezayı kaldırır. Beşinci defada kocasının söylediğinin doğru olması halinde Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir (“Eğer kocamın söylediği doğru ise Allah’ın gazabı üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةَ اَنَّ غَضَبَ اللّٰهِ عَلَيْهَٓا اِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Kadının da kocasının gerçekten yalancı olduğuna dair Allah’ı şahit tutarak dört defa yemin etmesi kendisinden cezayı kaldırır. Beşinci defada kocasının söylediğinin doğru olması halinde Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir (“Eğer kocamın söylediği doğru ise Allah’ın gazabı üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةَ اَنَّ غَضَبَ اللّٰهِ عَلَيْهَٓا اِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Kadının da kocasının gerçekten yalancı olduğuna dair Allah’ı şahit tutarak dört defa yemin etmesi kendisinden cezayı kaldırır. Beşinci defada kocasının söylediğinin doğru olması halinde Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir (“Eğer kocamın söylediği doğru ise Allah’ın gazabı üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةَ اَنَّ غَضَبَ اللّٰهِ عَلَيْهَٓا اِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Kadının da kocasının gerçekten yalancı olduğuna dair Allah’ı şahit tutarak dört defa yemin etmesi kendisinden cezayı kaldırır. Beşinci defada kocasının söylediğinin doğru olması halinde Allah’ın gazabının kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir (“Eğer kocamın söylediği doğru ise Allah’ın gazabı üzerime olsun” demesidir).","arabic_text":"وَالْخَامِسَةَ اَنَّ غَضَبَ اللّٰهِ عَلَيْهَٓا اِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ﴿٢﴾ وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Düşünsenize) Ya Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve merhameti bulunmasaydı (ne yapardınız)? Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vazgeçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Müslümanların asla vurdumduymaz olamayacağını, araştırma yapmadan her söylenene inanmayacağını, dedikodulara kendilerini kaptırarak sorumsuz davranamayacağını, oyuna gelmeyeceğini, aldatılmayacağını ve her konuda duyarlı, hassas ve sorumlu davranması gerektiğini ortaya koyuyor. “Ey inananlar! Size fâsık birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât 49/6)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Düşünsenize) Ya Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve merhameti bulunmasaydı (ne yapardınız)? Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vazgeçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Müslümanların asla vurdumduymaz olamayacağını, araştırma yapmadan her söylenene inanmayacağını, dedikodulara kendilerini kaptırarak sorumsuz davranamayacağını, oyuna gelmeyeceğini, aldatılmayacağını ve her konuda duyarlı, hassas ve sorumlu davranması gerektiğini ortaya koyuyor. “Ey inananlar! Size fâsık birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât 49/6)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Düşünsenize) Ya Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve merhameti bulunmasaydı (ne yapardınız)? Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vazgeçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Müslümanların asla vurdumduymaz olamayacağını, araştırma yapmadan her söylenene inanmayacağını, dedikodulara kendilerini kaptırarak sorumsuz davranamayacağını, oyuna gelmeyeceğini, aldatılmayacağını ve her konuda duyarlı, hassas ve sorumlu davranması gerektiğini ortaya koyuyor. “Ey inananlar! Size fâsık birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât 49/6)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Düşünsenize) Ya Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve merhameti bulunmasaydı (ne yapardınız)? Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vazgeçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ حَك۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Müslümanların asla vurdumduymaz olamayacağını, araştırma yapmadan her söylenene inanmayacağını, dedikodulara kendilerini kaptırarak sorumsuz davranamayacağını, oyuna gelmeyeceğini, aldatılmayacağını ve her konuda duyarlı, hassas ve sorumlu davranması gerektiğini ortaya koyuyor. “Ey inananlar! Size fâsık birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât 49/6)"},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Resul’ün eşi Ayşe’yi) iffetsizlikle suçlayanlar (ona iftira atanlar) içinizden bir gruptur. Siz (ey bu iftiranın mağdurları)! Bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine (iftiraya uğramanız) belki sizin için hayırdır! (İftiracılara gelince) onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır ve onlardan bu (günahın) işlenmesinde başı çekeni vahim bir azap beklemektedir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Resul’ün eşi Ayşe’yi) iffetsizlikle suçlayanlar (ona iftira atanlar) içinizden bir gruptur. Siz (ey bu iftiranın mağdurları)! Bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine (iftiraya uğramanız) belki sizin için hayırdır! (İftiracılara gelince) onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır ve onlardan bu (günahın) işlenmesinde başı çekeni vahim bir azap beklemektedir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Resul’ün eşi Ayşe’yi) iffetsizlikle suçlayanlar (ona iftira atanlar) içinizden bir gruptur. Siz (ey bu iftiranın mağdurları)! Bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine (iftiraya uğramanız) belki sizin için hayırdır! (İftiracılara gelince) onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır ve onlardan bu (günahın) işlenmesinde başı çekeni vahim bir azap beklemektedir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Resul’ün eşi Ayşe’yi) iffetsizlikle suçlayanlar (ona iftira atanlar) içinizden bir gruptur. Siz (ey bu iftiranın mağdurları)! Bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın! Tersine (iftiraya uğramanız) belki sizin için hayırdır! (İftiracılara gelince) onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır ve onlardan bu (günahın) işlenmesinde başı çekeni vahim bir azap beklemektedir!","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman mü’min erkekler ve mü’min kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman mü’min erkekler ve mü’min kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman mü’min erkekler ve mü’min kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman mü’min erkekler ve mü’min kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-13c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem iftiranın hem de dedikodunun ne kadar büyük bir felâket olduğunu anlatıyor. İftira bir fitnedir, dedikodu bu fitnenin fesada dönüşmesidir, fitne ise adam öldürmekten daha büyük bir felâkettir. “… Fitne adam öldürmekten daha kötüdür…” (Bakara 2/191, 217)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-13c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem iftiranın hem de dedikodunun ne kadar büyük bir felâket olduğunu anlatıyor. İftira bir fitnedir, dedikodu bu fitnenin fesada dönüşmesidir, fitne ise adam öldürmekten daha büyük bir felâkettir. “… Fitne adam öldürmekten daha kötüdür…” (Bakara 2/191, 217)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-13c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem iftiranın hem de dedikodunun ne kadar büyük bir felâket olduğunu anlatıyor. İftira bir fitnedir, dedikodu bu fitnenin fesada dönüşmesidir, fitne ise adam öldürmekten daha büyük bir felâkettir. “… Fitne adam öldürmekten daha kötüdür…” (Bakara 2/191, 217)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Şahitleri getirmediklerine göre artık onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir.","arabic_text":"لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-12c.mp3","commentary_text":"Bu âyet hem iftiranın hem de dedikodunun ne kadar büyük bir felâket olduğunu anlatıyor. İftira bir fitnedir, dedikodu bu fitnenin fesada dönüşmesidir, fitne ise adam öldürmekten daha büyük bir felâkettir. “… Fitne adam öldürmekten daha kötüdür…” (Bakara 2/191, 217)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı içine daldığınız dedikodudan dolayı büyük bir azaba çarpılırdınız.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı içine daldığınız dedikodudan dolayı büyük bir azaba çarpılırdınız.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı içine daldığınız dedikodudan dolayı büyük bir azaba çarpılırdınız.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı içine daldığınız dedikodudan dolayı büyük bir azaba çarpılırdınız.","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor işin aslına dair bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda söylüyor ve bunu basit önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًاۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor işin aslına dair bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda söylüyor ve bunu basit önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًاۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor işin aslına dair bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda söylüyor ve bunu basit önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًاۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor işin aslına dair bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda söylüyor ve bunu basit önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًاۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Bu iftirayı işittiğiniz zaman: “Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah’ım) sen yücesin! Bu büyük bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Bu iftirayı işittiğiniz zaman: “Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah’ım) sen yücesin! Bu büyük bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Bu iftirayı işittiğiniz zaman: “Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah’ım) sen yücesin! Bu büyük bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Bu iftirayı işittiğiniz zaman: “Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah’ım) sen yücesin! Bu büyük bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi?","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer inanıyorsanız o (iftira)nın benzerine bir daha ebediyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.","arabic_text":"يَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِه۪ٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer inanıyorsanız o (iftira)nın benzerine bir daha ebediyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.","arabic_text":"يَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِه۪ٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer inanıyorsanız o (iftira)nın benzerine bir daha ebediyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.","arabic_text":"يَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِه۪ٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer inanıyorsanız o (iftira)nın benzerine bir daha ebediyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.","arabic_text":"يَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِه۪ٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"23/23-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor. Zira Allah her şeyi tam bilen her işi hikmetle yapandır.","arabic_text":"وَيُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor. Zira Allah her şeyi tam bilen her işi hikmetle yapandır.","arabic_text":"وَيُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor. Zira Allah her şeyi tam bilen her işi hikmetle yapandır.","arabic_text":"وَيُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah mesajlarını size apaçık bildiriyor. Zira Allah her şeyi tam bilen her işi hikmetle yapandır.","arabic_text":"وَيُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Mü’minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah her şeyi bilir ama siz bilmezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Mü’minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah her şeyi bilir ama siz bilmezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Mü’minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah her şeyi bilir ama siz bilmezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Mü’minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah her şeyi bilir ama siz bilmezsiniz.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve merhameti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli bulunmasaydı (başınıza müthiş bir azap gelirdi).","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-20c.mp3","commentary_text":"Hz. Ayşe’ye atılan iftiraya inananlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı çok fakir olan teyzesinin oğlu Mistah’tı. Mistah’ın iftira edenlerle beraber hareket ettiğinin farkına varan Hz. Ebu Bekir, bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Oysa Mistah’ın bu konuda kötü bir niyeti yoktu. Kendisi hem muhacirlerdendi ve hem de Bedir savaşına katılanlardandı. Bu sebepten dolayı bu ayet inmiş oldu ve Mistah gibi tevbe edenlerin affedilmesinin uygun olacağı ve aynı zamanda infak konusunda yakınları gözetirken onların ilgisine, tavrına, duruşuna ve saygısına bakarak değil, ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerektiği bildirildi. Allah “infak etmeye yakınlarınızdan başlayın” diyor. “Size yakınlık edenlerden” değil. “Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver…” (Rum 30/38) Onun için eğer yakınımızda ihtiyaç sahibi birileri varsa ve velev ki bizimle ilişkileri iyi de değilse, hatta bizim hakkımızda iyi de düşünmüyorlarsa infak etmeye yine de onlardan başlamak zorundayız. Zira Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak bunu gerektirir. Allah rızık verirken insanların imanına ve sevgisine göre verseydi insanların çoğu açlıktan ölürdü. Bu konu hakkında ayrıca Bakara 2/83, 177, Nisa 4/34, Nahl 16/90 âyetlerine de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve merhameti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli bulunmasaydı (başınıza müthiş bir azap gelirdi).","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-20c.mp3","commentary_text":"Hz. Ayşe’ye atılan iftiraya inananlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı çok fakir olan teyzesinin oğlu Mistah’tı. Mistah’ın iftira edenlerle beraber hareket ettiğinin farkına varan Hz. Ebu Bekir, bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Oysa Mistah’ın bu konuda kötü bir niyeti yoktu. Kendisi hem muhacirlerdendi ve hem de Bedir savaşına katılanlardandı. Bu sebepten dolayı bu ayet inmiş oldu ve Mistah gibi tevbe edenlerin affedilmesinin uygun olacağı ve aynı zamanda infak konusunda yakınları gözetirken onların ilgisine, tavrına, duruşuna ve saygısına bakarak değil, ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerektiği bildirildi. Allah “infak etmeye yakınlarınızdan başlayın” diyor. “Size yakınlık edenlerden” değil. “Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver…” (Rum 30/38) Onun için eğer yakınımızda ihtiyaç sahibi birileri varsa ve velev ki bizimle ilişkileri iyi de değilse, hatta bizim hakkımızda iyi de düşünmüyorlarsa infak etmeye yine de onlardan başlamak zorundayız. Zira Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak bunu gerektirir. Allah rızık verirken insanların imanına ve sevgisine göre verseydi insanların çoğu açlıktan ölürdü. Bu konu hakkında ayrıca Bakara 2/83, 177, Nisa 4/34, Nahl 16/90 âyetlerine de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve merhameti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli bulunmasaydı (başınıza müthiş bir azap gelirdi).","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-20c.mp3","commentary_text":"Hz. Ayşe’ye atılan iftiraya inananlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı çok fakir olan teyzesinin oğlu Mistah’tı. Mistah’ın iftira edenlerle beraber hareket ettiğinin farkına varan Hz. Ebu Bekir, bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Oysa Mistah’ın bu konuda kötü bir niyeti yoktu. Kendisi hem muhacirlerdendi ve hem de Bedir savaşına katılanlardandı. Bu sebepten dolayı bu ayet inmiş oldu ve Mistah gibi tevbe edenlerin affedilmesinin uygun olacağı ve aynı zamanda infak konusunda yakınları gözetirken onların ilgisine, tavrına, duruşuna ve saygısına bakarak değil, ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerektiği bildirildi. Allah “infak etmeye yakınlarınızdan başlayın” diyor. “Size yakınlık edenlerden” değil. “Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver…” (Rum 30/38) Onun için eğer yakınımızda ihtiyaç sahibi birileri varsa ve velev ki bizimle ilişkileri iyi de değilse, hatta bizim hakkımızda iyi de düşünmüyorlarsa infak etmeye yine de onlardan başlamak zorundayız. Zira Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak bunu gerektirir. Allah rızık verirken insanların imanına ve sevgisine göre verseydi insanların çoğu açlıktan ölürdü. Bu konu hakkında ayrıca Bakara 2/83, 177, Nisa 4/34, Nahl 16/90 âyetlerine de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve merhameti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli bulunmasaydı (başınıza müthiş bir azap gelirdi).","arabic_text":"وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-19c.mp3","commentary_text":"Hz. Ayşe’ye atılan iftiraya inananlardan biri de Hz. Ebu Bekir’in, himayesini ve bakımını üzerine aldığı çok fakir olan teyzesinin oğlu Mistah’tı. Mistah’ın iftira edenlerle beraber hareket ettiğinin farkına varan Hz. Ebu Bekir, bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmişti. Oysa Mistah’ın bu konuda kötü bir niyeti yoktu. Kendisi hem muhacirlerdendi ve hem de Bedir savaşına katılanlardandı. Bu sebepten dolayı bu ayet inmiş oldu ve Mistah gibi tevbe edenlerin affedilmesinin uygun olacağı ve aynı zamanda infak konusunda yakınları gözetirken onların ilgisine, tavrına, duruşuna ve saygısına bakarak değil, ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerektiği bildirildi. Allah “infak etmeye yakınlarınızdan başlayın” diyor. “Size yakınlık edenlerden” değil. “Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver…” (Rum 30/38) Onun için eğer yakınımızda ihtiyaç sahibi birileri varsa ve velev ki bizimle ilişkileri iyi de değilse, hatta bizim hakkımızda iyi de düşünmüyorlarsa infak etmeye yine de onlardan başlamak zorundayız. Zira Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak bunu gerektirir. Allah rızık verirken insanların imanına ve sevgisine göre verseydi insanların çoğu açlıktan ölürdü. Bu konu hakkında ayrıca Bakara 2/83, 177, Nisa 4/34, Nahl 16/90 âyetlerine de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın şeytanın adımlarını izlemeyin (onun yolundan gitmeyin)! Kim şeytanın adımlarını izler (ve onun yolundan gider)se (bilsin ki) o edepsizliği ahlâksızlığı ve çirkin davranışları (size) emreder (de sizin yoldan çıkmanızı sağlar). Eğer Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdınız. Ama Allah (kullarından) dileyeni kötülüklerden arındırır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَدًاۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın şeytanın adımlarını izlemeyin (onun yolundan gitmeyin)! Kim şeytanın adımlarını izler (ve onun yolundan gider)se (bilsin ki) o edepsizliği ahlâksızlığı ve çirkin davranışları (size) emreder (de sizin yoldan çıkmanızı sağlar). Eğer Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdınız. Ama Allah (kullarından) dileyeni kötülüklerden arındırır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَدًاۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın şeytanın adımlarını izlemeyin (onun yolundan gitmeyin)! Kim şeytanın adımlarını izler (ve onun yolundan gider)se (bilsin ki) o edepsizliği ahlâksızlığı ve çirkin davranışları (size) emreder (de sizin yoldan çıkmanızı sağlar). Eğer Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdınız. Ama Allah (kullarından) dileyeni kötülüklerden arındırır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَدًاۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ey inananlar! Sakın şeytanın adımlarını izlemeyin (onun yolundan gitmeyin)! Kim şeytanın adımlarını izler (ve onun yolundan gider)se (bilsin ki) o edepsizliği ahlâksızlığı ve çirkin davranışları (size) emreder (de sizin yoldan çıkmanızı sağlar). Eğer Allah’ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdınız. Ama Allah (kullarından) dileyeni kötülüklerden arındırır. Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَدًاۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İçinizden erdemli ve servet sahibi kimseler yakınlarına düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَا يَأْتَلِ اُو۬لُوا الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ اَنْ يُؤْتُٓوا اُو۬لِي الْقُرْبٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُواۜ اَلَا تُحِبُّونَ اَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İçinizden erdemli ve servet sahibi kimseler yakınlarına düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَا يَأْتَلِ اُو۬لُوا الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ اَنْ يُؤْتُٓوا اُو۬لِي الْقُرْبٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُواۜ اَلَا تُحِبُّونَ اَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İçinizden erdemli ve servet sahibi kimseler yakınlarına düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَا يَأْتَلِ اُو۬لُوا الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ اَنْ يُؤْتُٓوا اُو۬لِي الْقُرْبٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُواۜ اَلَا تُحِبُّونَ اَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İçinizden erdemli ve servet sahibi kimseler yakınlarına düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَا يَأْتَلِ اُو۬لُوا الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ اَنْ يُؤْتُٓوا اُو۬لِي الْقُرْبٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُواۜ اَلَا تُحِبُّونَ اَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiç şüphesiz (haklarında uydurulan) fenalıklardan habersiz iffetli/namuslu mü’min kadınlara (zina suçu) isnat eden (ve yaptıklarından dolayı tevbe etmeyen)ler var ya; işte onlar dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiç şüphesiz (haklarında uydurulan) fenalıklardan habersiz iffetli/namuslu mü’min kadınlara (zina suçu) isnat eden (ve yaptıklarından dolayı tevbe etmeyen)ler var ya; işte onlar dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiç şüphesiz (haklarında uydurulan) fenalıklardan habersiz iffetli/namuslu mü’min kadınlara (zina suçu) isnat eden (ve yaptıklarından dolayı tevbe etmeyen)ler var ya; işte onlar dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hiç şüphesiz (haklarında uydurulan) fenalıklardan habersiz iffetli/namuslu mü’min kadınlara (zina suçu) isnat eden (ve yaptıklarından dolayı tevbe etmeyen)ler var ya; işte onlar dünyada da ahirette de lanete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün (kıyamette); kendi dilleri elleri ve ayakları (dünyada) yapmış oldukları şeylere tanıklık edecektir.","arabic_text":"يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ اَلْسِنَتُهُمْ وَاَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün (kıyamette); kendi dilleri elleri ve ayakları (dünyada) yapmış oldukları şeylere tanıklık edecektir.","arabic_text":"يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ اَلْسِنَتُهُمْ وَاَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün (kıyamette); kendi dilleri elleri ve ayakları (dünyada) yapmış oldukları şeylere tanıklık edecektir.","arabic_text":"يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ اَلْسِنَتُهُمْ وَاَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün (kıyamette); kendi dilleri elleri ve ayakları (dünyada) yapmış oldukları şeylere tanıklık edecektir.","arabic_text":"يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ اَلْسِنَتُهُمْ وَاَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün Allah onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve nihai gerçeğin yalnızca Allah olduğunu (böylece) bileceklerdir.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يُوَفّ۪يهِمُ اللّٰهُ د۪ينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-25c.mp3","commentary_text":"İnsanların huzur ve güven içinde yaşadıkları meskenler onların aynı zamanda mahrem mekânlarıdır. Konut mahremiyeti ile ilgili gelen bu yasaklama tamamıyla bireyi ve aileyi korumaya matuftur. Kişilerin malları ve canları ne kadar önemliyse özel ve ailevi hayatlarının mahremiyeti de o kadar önemlidir. Cahiliye döneminde özellikle bedevi Araplar evlere sormadan ve ses çıkarmadan pervasızca girerdi. Bu ve bundan sonraki ayetler, cahiliye kültüründen kalan bu âdete son vermek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün Allah onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve nihai gerçeğin yalnızca Allah olduğunu (böylece) bileceklerdir.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يُوَفّ۪يهِمُ اللّٰهُ د۪ينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-25c.mp3","commentary_text":"İnsanların huzur ve güven içinde yaşadıkları meskenler onların aynı zamanda mahrem mekânlarıdır. Konut mahremiyeti ile ilgili gelen bu yasaklama tamamıyla bireyi ve aileyi korumaya matuftur. Kişilerin malları ve canları ne kadar önemliyse özel ve ailevi hayatlarının mahremiyeti de o kadar önemlidir. Cahiliye döneminde özellikle bedevi Araplar evlere sormadan ve ses çıkarmadan pervasızca girerdi. Bu ve bundan sonraki ayetler, cahiliye kültüründen kalan bu âdete son vermek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün Allah onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve nihai gerçeğin yalnızca Allah olduğunu (böylece) bileceklerdir.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يُوَفّ۪يهِمُ اللّٰهُ د۪ينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-25c.mp3","commentary_text":"İnsanların huzur ve güven içinde yaşadıkları meskenler onların aynı zamanda mahrem mekânlarıdır. Konut mahremiyeti ile ilgili gelen bu yasaklama tamamıyla bireyi ve aileyi korumaya matuftur. Kişilerin malları ve canları ne kadar önemliyse özel ve ailevi hayatlarının mahremiyeti de o kadar önemlidir. Cahiliye döneminde özellikle bedevi Araplar evlere sormadan ve ses çıkarmadan pervasızca girerdi. Bu ve bundan sonraki ayetler, cahiliye kültüründen kalan bu âdete son vermek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün Allah onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve nihai gerçeğin yalnızca Allah olduğunu (böylece) bileceklerdir.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يُوَفّ۪يهِمُ اللّٰهُ د۪ينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-24c.mp3","commentary_text":"İnsanların huzur ve güven içinde yaşadıkları meskenler onların aynı zamanda mahrem mekânlarıdır. Konut mahremiyeti ile ilgili gelen bu yasaklama tamamıyla bireyi ve aileyi korumaya matuftur. Kişilerin malları ve canları ne kadar önemliyse özel ve ailevi hayatlarının mahremiyeti de o kadar önemlidir. Cahiliye döneminde özellikle bedevi Araplar evlere sormadan ve ses çıkarmadan pervasızca girerdi. Bu ve bundan sonraki ayetler, cahiliye kültüründen kalan bu âdete son vermek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Kural olarak) kötü kadınlar kötü erkekler için; kötü erkekler de kötü kadınlar içindir. İyi kadınlar iyi erkekler için; iyi erkekler de iyi kadınlar içindir. Bunlar (Ayşe ve Safvan) o iftiracıların dediklerinden uzaktır. Ve onlar için (iftiraya uğradıklarından dolayı) bağışlanma ve (cennette) tükenmez bir rızık vardır.","arabic_text":"اَلْخَب۪يثَاتُ لِلْخَب۪يث۪ينَ وَالْخَب۪يثُونَ لِلْخَب۪يثَاتِۚ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِۚ اُو۬لٰٓئِكَ مُبَرَّؤُ۫نَ مِمَّا يَقُولُونَۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Kural olarak) kötü kadınlar kötü erkekler için; kötü erkekler de kötü kadınlar içindir. İyi kadınlar iyi erkekler için; iyi erkekler de iyi kadınlar içindir. Bunlar (Ayşe ve Safvan) o iftiracıların dediklerinden uzaktır. Ve onlar için (iftiraya uğradıklarından dolayı) bağışlanma ve (cennette) tükenmez bir rızık vardır.","arabic_text":"اَلْخَب۪يثَاتُ لِلْخَب۪يث۪ينَ وَالْخَب۪يثُونَ لِلْخَب۪يثَاتِۚ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِۚ اُو۬لٰٓئِكَ مُبَرَّؤُ۫نَ مِمَّا يَقُولُونَۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Kural olarak) kötü kadınlar kötü erkekler için; kötü erkekler de kötü kadınlar içindir. İyi kadınlar iyi erkekler için; iyi erkekler de iyi kadınlar içindir. Bunlar (Ayşe ve Safvan) o iftiracıların dediklerinden uzaktır. Ve onlar için (iftiraya uğradıklarından dolayı) bağışlanma ve (cennette) tükenmez bir rızık vardır.","arabic_text":"اَلْخَب۪يثَاتُ لِلْخَب۪يث۪ينَ وَالْخَب۪يثُونَ لِلْخَب۪يثَاتِۚ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِۚ اُو۬لٰٓئِكَ مُبَرَّؤُ۫نَ مِمَّا يَقُولُونَۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Kural olarak) kötü kadınlar kötü erkekler için; kötü erkekler de kötü kadınlar içindir. İyi kadınlar iyi erkekler için; iyi erkekler de iyi kadınlar içindir. Bunlar (Ayşe ve Safvan) o iftiracıların dediklerinden uzaktır. Ve onlar için (iftiraya uğradıklarından dolayı) bağışlanma ve (cennette) tükenmez bir rızık vardır.","arabic_text":"اَلْخَب۪يثَاتُ لِلْخَب۪يث۪ينَ وَالْخَب۪يثُونَ لِلْخَب۪يثَاتِۚ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِۚ اُو۬لٰٓئِكَ مُبَرَّؤُ۫نَ مِمَّا يَقُولُونَۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere (sahipleriyle) yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin! Bu (konuda hassasiyet göstermeniz) sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böylece öğüt veriliyor.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere (sahipleriyle) yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin! Bu (konuda hassasiyet göstermeniz) sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böylece öğüt veriliyor.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere (sahipleriyle) yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin! Bu (konuda hassasiyet göstermeniz) sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böylece öğüt veriliyor.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere (sahipleriyle) yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin! Bu (konuda hassasiyet göstermeniz) sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böylece öğüt veriliyor.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Eğer evde kimseyi bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin! Eğer size: “Geri dönün” denirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için olması gereken daha nezih bir davranıştır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Eğer evde kimseyi bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin! Eğer size: “Geri dönün” denirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için olması gereken daha nezih bir davranıştır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Eğer evde kimseyi bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin! Eğer size: “Geri dönün” denirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için olması gereken daha nezih bir davranıştır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Eğer evde kimseyi bulamazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin! Eğer size: “Geri dönün” denirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için olması gereken daha nezih bir davranıştır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hayat olmayan (oturulmayan) ve içinde eşyanızın bulunduğu evlere izinsiz girmenizde bir sakınca yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da gizli tuttuklarınızı da bilir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-29c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayette mü’min erkek ve mü’min kadının her ikisine de gözlerini haramdan sakınmaları ve ırzlarını (iffet ve namuslarını) korumaları konusunda uyarı vardır. İnsan uzuvlarının hareketinde gözün rolü çok büyüktür. “Göz görmeyince gönül katlanır”, “Göz görür, gönül ister” gibi veciz sözler de bunu doğrular. Onun için Allah, korunmaya gözden yani bakıştan başlamak gerektiğini vurguluyor. Bu uyarılara bağlı olarak, kadına yapılan uyarının erkeğe nispetle daha fazla olduğunu görmekteyiz. Çünkü gerek yaratılışlarından gelen gerekse sonradan kazanılan özellikleri bakımından kadın erkeğe nispetle daha farklı konumdadır. Kadını farklı kılan bu özelliğin temelinde, ona karşı ilgisi bulunan erkeğin cinsel tacizinden kadını korumaktır. “Himar” sözcüğü geniş anlamlı bir kelime olup örtü manasına gelir. Klasik müfessirlere göre “Himar” hem İslam’dan önce ve hem de İslam’dan sonra Arap kadınlarının geleneksel olarak başlarına örttükleri ve zaman zaman süs giysisi olarak da kullandıkları bir örtüdür. Eski Arap dilinde herhangi bir şeyi örtmek için yere konulan ve masaya örtülen örtü için de “Himar” sözcüğü kullanılırdı. Ayette geçen “Himar” da asıl olan Ahzab 33/59. ayetinde ifade buyrulduğu gibi “Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: ‘Tanınmaları ve eziyete uğramamaları için bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler!’” şeklinde kadının hür ve özgür olduğunu belli etmesi, cazibesini örtmesi ve rahatsız edilmemesi için tedbir almasıdır. Bugün bunun aksine bazı kadınlar kötü niyetli olmasa da daha cazip görünmek ve dikkatleri üzerlerine çekmek için farklı renklerde ve desenlerde örtüler kullanarak sözde İslam’ın emrini yerine getiriyorlar. Üstelik saçtan çok daha cazip olan vücutlarının diğer yerlerini dikkate şayan bir şekilde bütün cazibesiyle ortaya koyuyorlar. Sanki Kur’an örtünme emrini sadece baş için vermiş. Hâlbuki örtünmeye, karşı cinsin dikkatini çekebilecek ve şehevi hisleri tahrik edebilecek diğer uzuvlardan başlamak lazım. Bu manada günümüz Müslüman kadınının yaptığı vahyin gönderiliş amacına terstir ve asla İslami bir davranış değildir. Bilinmelidir ki Tesettür; cinselliği örtü ile daha cazip hale getirmek için değil, ortaya çıkan cazibeyi örtü ile gizlemektir. Cahiliye döneminde ve İslam öncesi toplumlarda hiçbir hakkı, hukuku ve değeri olmayan, zilletin kaynağı ve günahın membaı olarak görülen kadın pazarlarda bir meta gibi alınıp satılırdı. Kim hür kim köle, kim sahipli kim sahipsiz, kim satılık kim değil bilinmezdi. Önüne gelen kişi, kadınlara saatlik, günlük, haftalık, aylık… birlikte yaşama teklifinde bulunurdu. Bu da kadını tamamen cinsel arzuların tatmini için kullanılan bir objeye dönüştürmüştü. İslam, kadının alınıp satılabilen bir meta olmadığını göstermek ve haddini ve edebini bilmeyen erkeklerin eziyetine maruz bırakmamak için onun örtünerek bir ailesi olduğunu ve ticari bir meta olmadığını göstermesini istiyor. Ancak dünyanın geldiği noktada bugünün kadını için böyle aşağılayıcı bir durum sözkonusu değildir. Dolaysıyla örtünmekle alakalı bu ve Ahzab 33/59. âyetlerini çok iyi analiz etmeli ve asla ifrat ve tefride düşmemeliyiz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hayat olmayan (oturulmayan) ve içinde eşyanızın bulunduğu evlere izinsiz girmenizde bir sakınca yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da gizli tuttuklarınızı da bilir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-29c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayette mü’min erkek ve mü’min kadının her ikisine de gözlerini haramdan sakınmaları ve ırzlarını (iffet ve namuslarını) korumaları konusunda uyarı vardır. İnsan uzuvlarının hareketinde gözün rolü çok büyüktür. “Göz görmeyince gönül katlanır”, “Göz görür, gönül ister” gibi veciz sözler de bunu doğrular. Onun için Allah, korunmaya gözden yani bakıştan başlamak gerektiğini vurguluyor. Bu uyarılara bağlı olarak, kadına yapılan uyarının erkeğe nispetle daha fazla olduğunu görmekteyiz. Çünkü gerek yaratılışlarından gelen gerekse sonradan kazanılan özellikleri bakımından kadın erkeğe nispetle daha farklı konumdadır. Kadını farklı kılan bu özelliğin temelinde, ona karşı ilgisi bulunan erkeğin cinsel tacizinden kadını korumaktır. “Himar” sözcüğü geniş anlamlı bir kelime olup örtü manasına gelir. Klasik müfessirlere göre “Himar” hem İslam’dan önce ve hem de İslam’dan sonra Arap kadınlarının geleneksel olarak başlarına örttükleri ve zaman zaman süs giysisi olarak da kullandıkları bir örtüdür. Eski Arap dilinde herhangi bir şeyi örtmek için yere konulan ve masaya örtülen örtü için de “Himar” sözcüğü kullanılırdı. Ayette geçen “Himar” da asıl olan Ahzab 33/59. ayetinde ifade buyrulduğu gibi “Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: ‘Tanınmaları ve eziyete uğramamaları için bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler!’” şeklinde kadının hür ve özgür olduğunu belli etmesi, cazibesini örtmesi ve rahatsız edilmemesi için tedbir almasıdır. Bugün bunun aksine bazı kadınlar kötü niyetli olmasa da daha cazip görünmek ve dikkatleri üzerlerine çekmek için farklı renklerde ve desenlerde örtüler kullanarak sözde İslam’ın emrini yerine getiriyorlar. Üstelik saçtan çok daha cazip olan vücutlarının diğer yerlerini dikkate şayan bir şekilde bütün cazibesiyle ortaya koyuyorlar. Sanki Kur’an örtünme emrini sadece baş için vermiş. Hâlbuki örtünmeye, karşı cinsin dikkatini çekebilecek ve şehevi hisleri tahrik edebilecek diğer uzuvlardan başlamak lazım. Bu manada günümüz Müslüman kadınının yaptığı vahyin gönderiliş amacına terstir ve asla İslami bir davranış değildir. Bilinmelidir ki Tesettür; cinselliği örtü ile daha cazip hale getirmek için değil, ortaya çıkan cazibeyi örtü ile gizlemektir. Cahiliye döneminde ve İslam öncesi toplumlarda hiçbir hakkı, hukuku ve değeri olmayan, zilletin kaynağı ve günahın membaı olarak görülen kadın pazarlarda bir meta gibi alınıp satılırdı. Kim hür kim köle, kim sahipli kim sahipsiz, kim satılık kim değil bilinmezdi. Önüne gelen kişi, kadınlara saatlik, günlük, haftalık, aylık… birlikte yaşama teklifinde bulunurdu. Bu da kadını tamamen cinsel arzuların tatmini için kullanılan bir objeye dönüştürmüştü. İslam, kadının alınıp satılabilen bir meta olmadığını göstermek ve haddini ve edebini bilmeyen erkeklerin eziyetine maruz bırakmamak için onun örtünerek bir ailesi olduğunu ve ticari bir meta olmadığını göstermesini istiyor. Ancak dünyanın geldiği noktada bugünün kadını için böyle aşağılayıcı bir durum sözkonusu değildir. Dolaysıyla örtünmekle alakalı bu ve Ahzab 33/59. âyetlerini çok iyi analiz etmeli ve asla ifrat ve tefride düşmemeliyiz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hayat olmayan (oturulmayan) ve içinde eşyanızın bulunduğu evlere izinsiz girmenizde bir sakınca yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da gizli tuttuklarınızı da bilir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-29c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayette mü’min erkek ve mü’min kadının her ikisine de gözlerini haramdan sakınmaları ve ırzlarını (iffet ve namuslarını) korumaları konusunda uyarı vardır. İnsan uzuvlarının hareketinde gözün rolü çok büyüktür. “Göz görmeyince gönül katlanır”, “Göz görür, gönül ister” gibi veciz sözler de bunu doğrular. Onun için Allah, korunmaya gözden yani bakıştan başlamak gerektiğini vurguluyor. Bu uyarılara bağlı olarak, kadına yapılan uyarının erkeğe nispetle daha fazla olduğunu görmekteyiz. Çünkü gerek yaratılışlarından gelen gerekse sonradan kazanılan özellikleri bakımından kadın erkeğe nispetle daha farklı konumdadır. Kadını farklı kılan bu özelliğin temelinde, ona karşı ilgisi bulunan erkeğin cinsel tacizinden kadını korumaktır. “Himar” sözcüğü geniş anlamlı bir kelime olup örtü manasına gelir. Klasik müfessirlere göre “Himar” hem İslam’dan önce ve hem de İslam’dan sonra Arap kadınlarının geleneksel olarak başlarına örttükleri ve zaman zaman süs giysisi olarak da kullandıkları bir örtüdür. Eski Arap dilinde herhangi bir şeyi örtmek için yere konulan ve masaya örtülen örtü için de “Himar” sözcüğü kullanılırdı. Ayette geçen “Himar” da asıl olan Ahzab 33/59. ayetinde ifade buyrulduğu gibi “Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: ‘Tanınmaları ve eziyete uğramamaları için bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler!’” şeklinde kadının hür ve özgür olduğunu belli etmesi, cazibesini örtmesi ve rahatsız edilmemesi için tedbir almasıdır. Bugün bunun aksine bazı kadınlar kötü niyetli olmasa da daha cazip görünmek ve dikkatleri üzerlerine çekmek için farklı renklerde ve desenlerde örtüler kullanarak sözde İslam’ın emrini yerine getiriyorlar. Üstelik saçtan çok daha cazip olan vücutlarının diğer yerlerini dikkate şayan bir şekilde bütün cazibesiyle ortaya koyuyorlar. Sanki Kur’an örtünme emrini sadece baş için vermiş. Hâlbuki örtünmeye, karşı cinsin dikkatini çekebilecek ve şehevi hisleri tahrik edebilecek diğer uzuvlardan başlamak lazım. Bu manada günümüz Müslüman kadınının yaptığı vahyin gönderiliş amacına terstir ve asla İslami bir davranış değildir. Bilinmelidir ki Tesettür; cinselliği örtü ile daha cazip hale getirmek için değil, ortaya çıkan cazibeyi örtü ile gizlemektir. Cahiliye döneminde ve İslam öncesi toplumlarda hiçbir hakkı, hukuku ve değeri olmayan, zilletin kaynağı ve günahın membaı olarak görülen kadın pazarlarda bir meta gibi alınıp satılırdı. Kim hür kim köle, kim sahipli kim sahipsiz, kim satılık kim değil bilinmezdi. Önüne gelen kişi, kadınlara saatlik, günlük, haftalık, aylık… birlikte yaşama teklifinde bulunurdu. Bu da kadını tamamen cinsel arzuların tatmini için kullanılan bir objeye dönüştürmüştü. İslam, kadının alınıp satılabilen bir meta olmadığını göstermek ve haddini ve edebini bilmeyen erkeklerin eziyetine maruz bırakmamak için onun örtünerek bir ailesi olduğunu ve ticari bir meta olmadığını göstermesini istiyor. Ancak dünyanın geldiği noktada bugünün kadını için böyle aşağılayıcı bir durum sözkonusu değildir. Dolaysıyla örtünmekle alakalı bu ve Ahzab 33/59. âyetlerini çok iyi analiz etmeli ve asla ifrat ve tefride düşmemeliyiz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hayat olmayan (oturulmayan) ve içinde eşyanızın bulunduğu evlere izinsiz girmenizde bir sakınca yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da gizli tuttuklarınızı da bilir.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ ف۪يهَا مَتَاعٌ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-28c.mp3","commentary_text":"Bu iki ayette mü’min erkek ve mü’min kadının her ikisine de gözlerini haramdan sakınmaları ve ırzlarını (iffet ve namuslarını) korumaları konusunda uyarı vardır. İnsan uzuvlarının hareketinde gözün rolü çok büyüktür. “Göz görmeyince gönül katlanır”, “Göz görür, gönül ister” gibi veciz sözler de bunu doğrular. Onun için Allah, korunmaya gözden yani bakıştan başlamak gerektiğini vurguluyor. Bu uyarılara bağlı olarak, kadına yapılan uyarının erkeğe nispetle daha fazla olduğunu görmekteyiz. Çünkü gerek yaratılışlarından gelen gerekse sonradan kazanılan özellikleri bakımından kadın erkeğe nispetle daha farklı konumdadır. Kadını farklı kılan bu özelliğin temelinde, ona karşı ilgisi bulunan erkeğin cinsel tacizinden kadını korumaktır. “Himar” sözcüğü geniş anlamlı bir kelime olup örtü manasına gelir. Klasik müfessirlere göre “Himar” hem İslam’dan önce ve hem de İslam’dan sonra Arap kadınlarının geleneksel olarak başlarına örttükleri ve zaman zaman süs giysisi olarak da kullandıkları bir örtüdür. Eski Arap dilinde herhangi bir şeyi örtmek için yere konulan ve masaya örtülen örtü için de “Himar” sözcüğü kullanılırdı. Ayette geçen “Himar” da asıl olan Ahzab 33/59. ayetinde ifade buyrulduğu gibi “Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: ‘Tanınmaları ve eziyete uğramamaları için bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler!’” şeklinde kadının hür ve özgür olduğunu belli etmesi, cazibesini örtmesi ve rahatsız edilmemesi için tedbir almasıdır. Bugün bunun aksine bazı kadınlar kötü niyetli olmasa da daha cazip görünmek ve dikkatleri üzerlerine çekmek için farklı renklerde ve desenlerde örtüler kullanarak sözde İslam’ın emrini yerine getiriyorlar. Üstelik saçtan çok daha cazip olan vücutlarının diğer yerlerini dikkate şayan bir şekilde bütün cazibesiyle ortaya koyuyorlar. Sanki Kur’an örtünme emrini sadece baş için vermiş. Hâlbuki örtünmeye, karşı cinsin dikkatini çekebilecek ve şehevi hisleri tahrik edebilecek diğer uzuvlardan başlamak lazım. Bu manada günümüz Müslüman kadınının yaptığı vahyin gönderiliş amacına terstir ve asla İslami bir davranış değildir. Bilinmelidir ki Tesettür; cinselliği örtü ile daha cazip hale getirmek için değil, ortaya çıkan cazibeyi örtü ile gizlemektir. Cahiliye döneminde ve İslam öncesi toplumlarda hiçbir hakkı, hukuku ve değeri olmayan, zilletin kaynağı ve günahın membaı olarak görülen kadın pazarlarda bir meta gibi alınıp satılırdı. Kim hür kim köle, kim sahipli kim sahipsiz, kim satılık kim değil bilinmezdi. Önüne gelen kişi, kadınlara saatlik, günlük, haftalık, aylık… birlikte yaşama teklifinde bulunurdu. Bu da kadını tamamen cinsel arzuların tatmini için kullanılan bir objeye dönüştürmüştü. İslam, kadının alınıp satılabilen bir meta olmadığını göstermek ve haddini ve edebini bilmeyen erkeklerin eziyetine maruz bırakmamak için onun örtünerek bir ailesi olduğunu ve ticari bir meta olmadığını göstermesini istiyor. Ancak dünyanın geldiği noktada bugünün kadını için böyle aşağılayıcı bir durum sözkonusu değildir. Dolaysıyla örtünmekle alakalı bu ve Ahzab 33/59. âyetlerini çok iyi analiz etmeli ve asla ifrat ve tefride düşmemeliyiz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mü’min erkeklere söyle bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar. Bu onlar için en uygun arınma yoludur. Şüphe yok ki Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mü’min erkeklere söyle bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar. Bu onlar için en uygun arınma yoludur. Şüphe yok ki Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mü’min erkeklere söyle bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar. Bu onlar için en uygun arınma yoludur. Şüphe yok ki Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mü’min erkeklere söyle bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar. Bu onlar için en uygun arınma yoludur. Şüphe yok ki Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnanan kadınlara da söyle (onlar da) bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar ve açığa çıkanlardan (el yüz ve ayaklar) hariç ziynetlerini (cazibeyi artıracak süslerini mahrem olmayan kimselere) göstermesinler ve (başlarına alacakları) örtülerini yakalarının üzerinden aşağıya doğru salsınlar. Süslerini kocalarından babalarından kayınpederlerinden oğullarından üvey oğullarından kardeşlerinden erkek kardeşlerinin ya da kız kardeşlerinin oğullarından kendi (mü’min) kadınlarından yahut yasal olarak sahip oldukları cariyelerinden veya kendilerine bağlı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkek hizmetçilerinden ya da kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye (dikkat çekmek için) ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Hepiniz topluca günahkârca davranışlardan dönüp Allah’a yönelin ki kurtuluşa esenliğe erişesiniz!","arabic_text":"وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["33/32","33/59"],"audio_path":"23/23-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-31c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İslam, sosyal bir vakıa olarak kölelik problemini çözmek ve köleleri hürriyetlerine kavuşturmak için birçok yol göstermiştir. Mü’minin kazaen bir mü’mini öldürmesi (Nisa 4/92), Kasten yapılan yeminin bağışlanması (Maide, 5/89), Eşlerine zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp sonra söylediklerinden dönmesi (Mücadele, 58/3) gibi birçok günahın keffaretini köleleri azat etmeye bağlayan İslam dini, Bakara 2/177. ayette olduğu gibi zekâtın verilebileceği kişilerden birini de özgürlüğüne kavuşmak isteyen kölelerden seçmiştir. “Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin!” ifadesi, ellerinde bulunan servete ipotek koyan, değil paylaşmayı koklatmayı bile fazla gören zenginlere her şeyin mutlak sahibinin Allah olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yani servetinizden onlara mutlaka verin çünkü o servetin gerçek sahibi siz değilsiniz, Allah’tır. Siz sadece bir emanetçisiniz, bekçisiniz. Allah’ın verdiği maldan vereceksiniz, kendi malınızdan değil. O halde size emanet edilen ve tamamı Allah’a ait olan mallardan verin, köleliği bitirin, eşitsizliği ortadan kaldırın, yoksulluğu azaltın, sosyal adaleti sağlayın, anarşiyi ortadan kaldırın ve insanca yaşamayı gerçekleştirin!"},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnanan kadınlara da söyle (onlar da) bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar ve açığa çıkanlardan (el yüz ve ayaklar) hariç ziynetlerini (cazibeyi artıracak süslerini mahrem olmayan kimselere) göstermesinler ve (başlarına alacakları) örtülerini yakalarının üzerinden aşağıya doğru salsınlar. Süslerini kocalarından babalarından kayınpederlerinden oğullarından üvey oğullarından kardeşlerinden erkek kardeşlerinin ya da kız kardeşlerinin oğullarından kendi (mü’min) kadınlarından yahut yasal olarak sahip oldukları cariyelerinden veya kendilerine bağlı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkek hizmetçilerinden ya da kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye (dikkat çekmek için) ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Hepiniz topluca günahkârca davranışlardan dönüp Allah’a yönelin ki kurtuluşa esenliğe erişesiniz!","arabic_text":"وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["33/32","33/59"],"audio_path":"23/23-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-31c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İslam, sosyal bir vakıa olarak kölelik problemini çözmek ve köleleri hürriyetlerine kavuşturmak için birçok yol göstermiştir. Mü’minin kazaen bir mü’mini öldürmesi (Nisa 4/92), Kasten yapılan yeminin bağışlanması (Maide, 5/89), Eşlerine zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp sonra söylediklerinden dönmesi (Mücadele, 58/3) gibi birçok günahın keffaretini köleleri azat etmeye bağlayan İslam dini, Bakara 2/177. ayette olduğu gibi zekâtın verilebileceği kişilerden birini de özgürlüğüne kavuşmak isteyen kölelerden seçmiştir. “Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin!” ifadesi, ellerinde bulunan servete ipotek koyan, değil paylaşmayı koklatmayı bile fazla gören zenginlere her şeyin mutlak sahibinin Allah olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yani servetinizden onlara mutlaka verin çünkü o servetin gerçek sahibi siz değilsiniz, Allah’tır. Siz sadece bir emanetçisiniz, bekçisiniz. Allah’ın verdiği maldan vereceksiniz, kendi malınızdan değil. O halde size emanet edilen ve tamamı Allah’a ait olan mallardan verin, köleliği bitirin, eşitsizliği ortadan kaldırın, yoksulluğu azaltın, sosyal adaleti sağlayın, anarşiyi ortadan kaldırın ve insanca yaşamayı gerçekleştirin!"},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnanan kadınlara da söyle (onlar da) bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar ve açığa çıkanlardan (el yüz ve ayaklar) hariç ziynetlerini (cazibeyi artıracak süslerini mahrem olmayan kimselere) göstermesinler ve (başlarına alacakları) örtülerini yakalarının üzerinden aşağıya doğru salsınlar. Süslerini kocalarından babalarından kayınpederlerinden oğullarından üvey oğullarından kardeşlerinden erkek kardeşlerinin ya da kız kardeşlerinin oğullarından kendi (mü’min) kadınlarından yahut yasal olarak sahip oldukları cariyelerinden veya kendilerine bağlı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkek hizmetçilerinden ya da kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye (dikkat çekmek için) ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Hepiniz topluca günahkârca davranışlardan dönüp Allah’a yönelin ki kurtuluşa esenliğe erişesiniz!","arabic_text":"وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["33/32","33/59"],"audio_path":"23/23-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-31c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İslam, sosyal bir vakıa olarak kölelik problemini çözmek ve köleleri hürriyetlerine kavuşturmak için birçok yol göstermiştir. Mü’minin kazaen bir mü’mini öldürmesi (Nisa 4/92), Kasten yapılan yeminin bağışlanması (Maide, 5/89), Eşlerine zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp sonra söylediklerinden dönmesi (Mücadele, 58/3) gibi birçok günahın keffaretini köleleri azat etmeye bağlayan İslam dini, Bakara 2/177. ayette olduğu gibi zekâtın verilebileceği kişilerden birini de özgürlüğüne kavuşmak isteyen kölelerden seçmiştir. “Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin!” ifadesi, ellerinde bulunan servete ipotek koyan, değil paylaşmayı koklatmayı bile fazla gören zenginlere her şeyin mutlak sahibinin Allah olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yani servetinizden onlara mutlaka verin çünkü o servetin gerçek sahibi siz değilsiniz, Allah’tır. Siz sadece bir emanetçisiniz, bekçisiniz. Allah’ın verdiği maldan vereceksiniz, kendi malınızdan değil. O halde size emanet edilen ve tamamı Allah’a ait olan mallardan verin, köleliği bitirin, eşitsizliği ortadan kaldırın, yoksulluğu azaltın, sosyal adaleti sağlayın, anarşiyi ortadan kaldırın ve insanca yaşamayı gerçekleştirin!"},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnanan kadınlara da söyle (onlar da) bakışlarını haramdan sakınsınlar ırzlarını (iffet ve namuslarını) korusunlar ve açığa çıkanlardan (el yüz ve ayaklar) hariç ziynetlerini (cazibeyi artıracak süslerini mahrem olmayan kimselere) göstermesinler ve (başlarına alacakları) örtülerini yakalarının üzerinden aşağıya doğru salsınlar. Süslerini kocalarından babalarından kayınpederlerinden oğullarından üvey oğullarından kardeşlerinden erkek kardeşlerinin ya da kız kardeşlerinin oğullarından kendi (mü’min) kadınlarından yahut yasal olarak sahip oldukları cariyelerinden veya kendilerine bağlı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkek hizmetçilerinden ya da kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye (dikkat çekmek için) ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Hepiniz topluca günahkârca davranışlardan dönüp Allah’a yönelin ki kurtuluşa esenliğe erişesiniz!","arabic_text":"وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":["33/32","33/59"],"audio_path":"23/23-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-30c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi İslam, sosyal bir vakıa olarak kölelik problemini çözmek ve köleleri hürriyetlerine kavuşturmak için birçok yol göstermiştir. Mü’minin kazaen bir mü’mini öldürmesi (Nisa 4/92), Kasten yapılan yeminin bağışlanması (Maide, 5/89), Eşlerine zıhar yaparak onlardan ayrılmaya kalkıp sonra söylediklerinden dönmesi (Mücadele, 58/3) gibi birçok günahın keffaretini köleleri azat etmeye bağlayan İslam dini, Bakara 2/177. ayette olduğu gibi zekâtın verilebileceği kişilerden birini de özgürlüğüne kavuşmak isteyen kölelerden seçmiştir. “Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin!” ifadesi, ellerinde bulunan servete ipotek koyan, değil paylaşmayı koklatmayı bile fazla gören zenginlere her şeyin mutlak sahibinin Allah olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yani servetinizden onlara mutlaka verin çünkü o servetin gerçek sahibi siz değilsiniz, Allah’tır. Siz sadece bir emanetçisiniz, bekçisiniz. Allah’ın verdiği maldan vereceksiniz, kendi malınızdan değil. O halde size emanet edilen ve tamamı Allah’a ait olan mallardan verin, köleliği bitirin, eşitsizliği ortadan kaldırın, yoksulluğu azaltın, sosyal adaleti sağlayın, anarşiyi ortadan kaldırın ve insanca yaşamayı gerçekleştirin!"},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Ey Müslümanlar!) İçinizden evli olmayan (dul veya bekâr olan)ları kölelerinizden ve cariyelerinizden (fikrî ve ahlaki olgunluğa ulaşmış evlenmesi) uygun olanlara evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler (korkmasınlar çünkü rızkı veren) Allah onları lütfuyla destekleyecektir (iradelerini güçlendirerek önlerini açacak ve onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir). Çünkü Allah lütfu ve ihsanı geniş olandır O (her şeyi) bilendir.","arabic_text":"وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Ey Müslümanlar!) İçinizden evli olmayan (dul veya bekâr olan)ları kölelerinizden ve cariyelerinizden (fikrî ve ahlaki olgunluğa ulaşmış evlenmesi) uygun olanlara evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler (korkmasınlar çünkü rızkı veren) Allah onları lütfuyla destekleyecektir (iradelerini güçlendirerek önlerini açacak ve onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir). Çünkü Allah lütfu ve ihsanı geniş olandır O (her şeyi) bilendir.","arabic_text":"وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Ey Müslümanlar!) İçinizden evli olmayan (dul veya bekâr olan)ları kölelerinizden ve cariyelerinizden (fikrî ve ahlaki olgunluğa ulaşmış evlenmesi) uygun olanlara evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler (korkmasınlar çünkü rızkı veren) Allah onları lütfuyla destekleyecektir (iradelerini güçlendirerek önlerini açacak ve onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir). Çünkü Allah lütfu ve ihsanı geniş olandır O (her şeyi) bilendir.","arabic_text":"وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Ey Müslümanlar!) İçinizden evli olmayan (dul veya bekâr olan)ları kölelerinizden ve cariyelerinizden (fikrî ve ahlaki olgunluğa ulaşmış evlenmesi) uygun olanlara evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler (korkmasınlar çünkü rızkı veren) Allah onları lütfuyla destekleyecektir (iradelerini güçlendirerek önlerini açacak ve onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir). Çünkü Allah lütfu ve ihsanı geniş olandır O (her şeyi) bilendir.","arabic_text":"وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen yine de) evlenmeye imkân bulamayanlar (çalışarak) Allah’ın lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslu kalmaya özen göstersinler (zinadan sakınsınlar)! (Ey köle sahibi Müslümanlar!) Ödeyecekleri belirli bir bedel karşılığında özgürlüklerine kavuşmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen elinizin altındaki köle ve cariyelerle eğer onlar için bir hayır görüyorsanız hemen sözleşme yapın! Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin! Namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi dünyalık çıkarlarınız uğruna fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlar (zinaya mecbur eder)se bilsin ki zorlanmaları sebebiyle Allah (onlar için) çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتّٰى يُغْنِيَهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالَّذ۪ينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ اِنْ عَلِمْتُمْ ف۪يهِمْ خَيْرًاۗ وَاٰتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اٰتٰيكُمْۜ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَٓاءِ اِنْ اَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَاِنَّ اللّٰهَ مِنْ بَعْدِ اِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["4/25"],"audio_path":"23/23-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-33c.mp3","commentary_text":"“Allah göklerin ve yerin nurudur” söylemi üzerinde çok farklı yorumlar yapılmıştır. “Allah, göklerle yeri güneşle aydınlatıp karanlık perdesini ortadan kaldırmıştır” şeklinde yorumlayanlar olduğu gibi, “Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi nuruyla doğru yola ileticidir” şeklinde fikir beyan edenler de olmuştur. Otoritelerin çoğuna göre bu ifade, ayetin kendi içindeki anlam bütünlüğüne bağlı olarak Allah’ın yaratma ve yönetmedeki kudretini anlatmaktadır. Ancak bir sonraki ayetle bağlantısı kurulduğunda görülüyor ki bu söylem, insanı aydınlatan ilahi gücün ortaya çıkmasından yani vahyin hayata müdahalesinden bahsediyor."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen yine de) evlenmeye imkân bulamayanlar (çalışarak) Allah’ın lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslu kalmaya özen göstersinler (zinadan sakınsınlar)! (Ey köle sahibi Müslümanlar!) Ödeyecekleri belirli bir bedel karşılığında özgürlüklerine kavuşmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen elinizin altındaki köle ve cariyelerle eğer onlar için bir hayır görüyorsanız hemen sözleşme yapın! Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin! Namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi dünyalık çıkarlarınız uğruna fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlar (zinaya mecbur eder)se bilsin ki zorlanmaları sebebiyle Allah (onlar için) çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتّٰى يُغْنِيَهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالَّذ۪ينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ اِنْ عَلِمْتُمْ ف۪يهِمْ خَيْرًاۗ وَاٰتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اٰتٰيكُمْۜ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَٓاءِ اِنْ اَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَاِنَّ اللّٰهَ مِنْ بَعْدِ اِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["4/25"],"audio_path":"23/23-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-33c.mp3","commentary_text":"“Allah göklerin ve yerin nurudur” söylemi üzerinde çok farklı yorumlar yapılmıştır. “Allah, göklerle yeri güneşle aydınlatıp karanlık perdesini ortadan kaldırmıştır” şeklinde yorumlayanlar olduğu gibi, “Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi nuruyla doğru yola ileticidir” şeklinde fikir beyan edenler de olmuştur. Otoritelerin çoğuna göre bu ifade, ayetin kendi içindeki anlam bütünlüğüne bağlı olarak Allah’ın yaratma ve yönetmedeki kudretini anlatmaktadır. Ancak bir sonraki ayetle bağlantısı kurulduğunda görülüyor ki bu söylem, insanı aydınlatan ilahi gücün ortaya çıkmasından yani vahyin hayata müdahalesinden bahsediyor."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen yine de) evlenmeye imkân bulamayanlar (çalışarak) Allah’ın lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslu kalmaya özen göstersinler (zinadan sakınsınlar)! (Ey köle sahibi Müslümanlar!) Ödeyecekleri belirli bir bedel karşılığında özgürlüklerine kavuşmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen elinizin altındaki köle ve cariyelerle eğer onlar için bir hayır görüyorsanız hemen sözleşme yapın! Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin! Namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi dünyalık çıkarlarınız uğruna fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlar (zinaya mecbur eder)se bilsin ki zorlanmaları sebebiyle Allah (onlar için) çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتّٰى يُغْنِيَهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالَّذ۪ينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ اِنْ عَلِمْتُمْ ف۪يهِمْ خَيْرًاۗ وَاٰتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اٰتٰيكُمْۜ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَٓاءِ اِنْ اَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَاِنَّ اللّٰهَ مِنْ بَعْدِ اِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["4/25"],"audio_path":"23/23-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-33c.mp3","commentary_text":"“Allah göklerin ve yerin nurudur” söylemi üzerinde çok farklı yorumlar yapılmıştır. “Allah, göklerle yeri güneşle aydınlatıp karanlık perdesini ortadan kaldırmıştır” şeklinde yorumlayanlar olduğu gibi, “Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi nuruyla doğru yola ileticidir” şeklinde fikir beyan edenler de olmuştur. Otoritelerin çoğuna göre bu ifade, ayetin kendi içindeki anlam bütünlüğüne bağlı olarak Allah’ın yaratma ve yönetmedeki kudretini anlatmaktadır. Ancak bir sonraki ayetle bağlantısı kurulduğunda görülüyor ki bu söylem, insanı aydınlatan ilahi gücün ortaya çıkmasından yani vahyin hayata müdahalesinden bahsediyor."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Bütün bunlara rağmen yine de) evlenmeye imkân bulamayanlar (çalışarak) Allah’ın lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslu kalmaya özen göstersinler (zinadan sakınsınlar)! (Ey köle sahibi Müslümanlar!) Ödeyecekleri belirli bir bedel karşılığında özgürlüklerine kavuşmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen elinizin altındaki köle ve cariyelerle eğer onlar için bir hayır görüyorsanız hemen sözleşme yapın! Allah’ın size (emanet) verdiği mallardan onlara da verin! Namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi dünyalık çıkarlarınız uğruna fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlar (zinaya mecbur eder)se bilsin ki zorlanmaları sebebiyle Allah (onlar için) çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتّٰى يُغْنِيَهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالَّذ۪ينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ اِنْ عَلِمْتُمْ ف۪يهِمْ خَيْرًاۗ وَاٰتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اٰتٰيكُمْۜ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَٓاءِ اِنْ اَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَاِنَّ اللّٰهَ مِنْ بَعْدِ اِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["4/25"],"audio_path":"23/23-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-32c.mp3","commentary_text":"“Allah göklerin ve yerin nurudur” söylemi üzerinde çok farklı yorumlar yapılmıştır. “Allah, göklerle yeri güneşle aydınlatıp karanlık perdesini ortadan kaldırmıştır” şeklinde yorumlayanlar olduğu gibi, “Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi nuruyla doğru yola ileticidir” şeklinde fikir beyan edenler de olmuştur. Otoritelerin çoğuna göre bu ifade, ayetin kendi içindeki anlam bütünlüğüne bağlı olarak Allah’ın yaratma ve yönetmedeki kudretini anlatmaktadır. Ancak bir sonraki ayetle bağlantısı kurulduğunda görülüyor ki bu söylem, insanı aydınlatan ilahi gücün ortaya çıkmasından yani vahyin hayata müdahalesinden bahsediyor."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki Biz size hakikati açık ve net olarak dile getiren mesajlar sizden önce gelip geçenlerden örnekler (kıssalar) ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenler için öğüt(ler) indirdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-34c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “evler” ifadesini sadece Allah’a ibadet edilen mescitler olarak değil aynı zamanda Kur’an evleri, sohbet mekânları, lokaller, dernekler, vakıf odaları hatta sohbet toplantılarının yapıldığı evler olarak da düşünebiliriz. Zira İslam’da ibadet mekânları sadece mabetlerden ibaret değildir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki Biz size hakikati açık ve net olarak dile getiren mesajlar sizden önce gelip geçenlerden örnekler (kıssalar) ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenler için öğüt(ler) indirdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-34c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “evler” ifadesini sadece Allah’a ibadet edilen mescitler olarak değil aynı zamanda Kur’an evleri, sohbet mekânları, lokaller, dernekler, vakıf odaları hatta sohbet toplantılarının yapıldığı evler olarak da düşünebiliriz. Zira İslam’da ibadet mekânları sadece mabetlerden ibaret değildir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki Biz size hakikati açık ve net olarak dile getiren mesajlar sizden önce gelip geçenlerden örnekler (kıssalar) ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenler için öğüt(ler) indirdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-34c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “evler” ifadesini sadece Allah’a ibadet edilen mescitler olarak değil aynı zamanda Kur’an evleri, sohbet mekânları, lokaller, dernekler, vakıf odaları hatta sohbet toplantılarının yapıldığı evler olarak da düşünebiliriz. Zira İslam’da ibadet mekânları sadece mabetlerden ibaret değildir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun ki Biz size hakikati açık ve net olarak dile getiren mesajlar sizden önce gelip geçenlerden örnekler (kıssalar) ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenler için öğüt(ler) indirdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-33c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “evler” ifadesini sadece Allah’a ibadet edilen mescitler olarak değil aynı zamanda Kur’an evleri, sohbet mekânları, lokaller, dernekler, vakıf odaları hatta sohbet toplantılarının yapıldığı evler olarak da düşünebiliriz. Zira İslam’da ibadet mekânları sadece mabetlerden ibaret değildir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah göklerin ve yerin nurudur (her şeyin aydınlığını verendir). O’nun nuru içinde kandil bulunan bir oyuk(tan yayılan ışığa) benzer. O kandil ki bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki onun yakıtı doğuda da batıda da eşine rastlanmayan mübarek/bereketli bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ona ateş değmese bile neredeyse yağı ışık verecek. (Bu da) nur üstüne nurdur (ışığı pırıl pırıldır). Allah dileyeni nuruna kavuşturur. Allah (gerçeği anlamaları için) insanlara örnekler verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah göklerin ve yerin nurudur (her şeyin aydınlığını verendir). O’nun nuru içinde kandil bulunan bir oyuk(tan yayılan ışığa) benzer. O kandil ki bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki onun yakıtı doğuda da batıda da eşine rastlanmayan mübarek/bereketli bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ona ateş değmese bile neredeyse yağı ışık verecek. (Bu da) nur üstüne nurdur (ışığı pırıl pırıldır). Allah dileyeni nuruna kavuşturur. Allah (gerçeği anlamaları için) insanlara örnekler verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah göklerin ve yerin nurudur (her şeyin aydınlığını verendir). O’nun nuru içinde kandil bulunan bir oyuk(tan yayılan ışığa) benzer. O kandil ki bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki onun yakıtı doğuda da batıda da eşine rastlanmayan mübarek/bereketli bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ona ateş değmese bile neredeyse yağı ışık verecek. (Bu da) nur üstüne nurdur (ışığı pırıl pırıldır). Allah dileyeni nuruna kavuşturur. Allah (gerçeği anlamaları için) insanlara örnekler verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Allah göklerin ve yerin nurudur (her şeyin aydınlığını verendir). O’nun nuru içinde kandil bulunan bir oyuk(tan yayılan ışığa) benzer. O kandil ki bir cam içindedir. Cam sanki inci gibi parıldayan bir yıldızdır ki onun yakıtı doğuda da batıda da eşine rastlanmayan mübarek/bereketli bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ona ateş değmese bile neredeyse yağı ışık verecek. (Bu da) nur üstüne nurdur (ışığı pırıl pırıldır). Allah dileyeni nuruna kavuşturur. Allah (gerçeği anlamaları için) insanlara örnekler verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪ٓيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ يَهْدِي اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İşte bu nur) Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde/mescitlerdedir. Bu evlerde sabah akşam O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini tesbih ederler.","arabic_text":"ف۪ي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُۙ يُسَبِّحُ لَهُ ف۪يهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِۙ","related_links":["4/174","6/122","39/22","57/19"],"audio_path":"23/23-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-36c.mp3","commentary_text":"“Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.” Bu konuda kimse Allah’a hesap soramaz ve Onu neden verdin diye de yargılayamaz. Rızık takdir etmek ve ne kadar takdir edeceğine karar vermek tamamen Allah’ın iradesindedir. O, rızkı verirken kimsenin eğitim durumuna, aklı melekesine, bilgisine, ahlakına, idrakine, imanına, mefkûresine, vefasına, kabiliyetine, karakterine, kapasitesine bakmaz. Bakmayın serveti olanların “buralara kolay gelmedik, bu serveti kolay edinmedik” demelerine. Kimsenin kendiliğinden bir yere geldiği ve bir şey edindiği yok. Her şey Allah’ın takdiri ve dilemesiyle olmaktadır. Elbette ki çalışmadan bir yerlere gelinmez ama sadece çalışmakla olsaydı hamallar milyoner olurdu. Yine sadece zekâ ile zenginlik olunsaydı bilim adamları, filozoflar milyarder olurdu. “Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için gerçekten ibretler vardır.” (Zümer 39/52) İnanan bir toplum için bu işte ibret olması, Allah’ın takdirine imanın gereğidir. Bu konuda yorum yapamayız ve Allah’ı sorgulayamayız. Zira Allah’ın adil ve merhametli olduğuna inanırız. Demek “bizim bilemediğimiz ve mahiyetini kavrayamadığımız bir sebebi vardır” deriz ve çalışmaya devam eder, neticeyi Allah’a bırakırız."},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İşte bu nur) Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde/mescitlerdedir. Bu evlerde sabah akşam O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini tesbih ederler.","arabic_text":"ف۪ي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُۙ يُسَبِّحُ لَهُ ف۪يهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِۙ","related_links":["4/174","6/122","39/22","57/19"],"audio_path":"23/23-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-36c.mp3","commentary_text":"“Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.” Bu konuda kimse Allah’a hesap soramaz ve Onu neden verdin diye de yargılayamaz. Rızık takdir etmek ve ne kadar takdir edeceğine karar vermek tamamen Allah’ın iradesindedir. O, rızkı verirken kimsenin eğitim durumuna, aklı melekesine, bilgisine, ahlakına, idrakine, imanına, mefkûresine, vefasına, kabiliyetine, karakterine, kapasitesine bakmaz. Bakmayın serveti olanların “buralara kolay gelmedik, bu serveti kolay edinmedik” demelerine. Kimsenin kendiliğinden bir yere geldiği ve bir şey edindiği yok. Her şey Allah’ın takdiri ve dilemesiyle olmaktadır. Elbette ki çalışmadan bir yerlere gelinmez ama sadece çalışmakla olsaydı hamallar milyoner olurdu. Yine sadece zekâ ile zenginlik olunsaydı bilim adamları, filozoflar milyarder olurdu. “Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için gerçekten ibretler vardır.” (Zümer 39/52) İnanan bir toplum için bu işte ibret olması, Allah’ın takdirine imanın gereğidir. Bu konuda yorum yapamayız ve Allah’ı sorgulayamayız. Zira Allah’ın adil ve merhametli olduğuna inanırız. Demek “bizim bilemediğimiz ve mahiyetini kavrayamadığımız bir sebebi vardır” deriz ve çalışmaya devam eder, neticeyi Allah’a bırakırız."},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İşte bu nur) Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde/mescitlerdedir. Bu evlerde sabah akşam O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini tesbih ederler.","arabic_text":"ف۪ي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُۙ يُسَبِّحُ لَهُ ف۪يهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِۙ","related_links":["4/174","6/122","39/22","57/19"],"audio_path":"23/23-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-36c.mp3","commentary_text":"“Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.” Bu konuda kimse Allah’a hesap soramaz ve Onu neden verdin diye de yargılayamaz. Rızık takdir etmek ve ne kadar takdir edeceğine karar vermek tamamen Allah’ın iradesindedir. O, rızkı verirken kimsenin eğitim durumuna, aklı melekesine, bilgisine, ahlakına, idrakine, imanına, mefkûresine, vefasına, kabiliyetine, karakterine, kapasitesine bakmaz. Bakmayın serveti olanların “buralara kolay gelmedik, bu serveti kolay edinmedik” demelerine. Kimsenin kendiliğinden bir yere geldiği ve bir şey edindiği yok. Her şey Allah’ın takdiri ve dilemesiyle olmaktadır. Elbette ki çalışmadan bir yerlere gelinmez ama sadece çalışmakla olsaydı hamallar milyoner olurdu. Yine sadece zekâ ile zenginlik olunsaydı bilim adamları, filozoflar milyarder olurdu. “Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için gerçekten ibretler vardır.” (Zümer 39/52) İnanan bir toplum için bu işte ibret olması, Allah’ın takdirine imanın gereğidir. Bu konuda yorum yapamayız ve Allah’ı sorgulayamayız. Zira Allah’ın adil ve merhametli olduğuna inanırız. Demek “bizim bilemediğimiz ve mahiyetini kavrayamadığımız bir sebebi vardır” deriz ve çalışmaya devam eder, neticeyi Allah’a bırakırız."},{"verse_number":"36","turkish_text":"(İşte bu nur) Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde/mescitlerdedir. Bu evlerde sabah akşam O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini tesbih ederler.","arabic_text":"ف۪ي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُۙ يُسَبِّحُ لَهُ ف۪يهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِۙ","related_links":["4/174","6/122","39/22","57/19"],"audio_path":"23/23-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-35c.mp3","commentary_text":"“Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.” Bu konuda kimse Allah’a hesap soramaz ve Onu neden verdin diye de yargılayamaz. Rızık takdir etmek ve ne kadar takdir edeceğine karar vermek tamamen Allah’ın iradesindedir. O, rızkı verirken kimsenin eğitim durumuna, aklı melekesine, bilgisine, ahlakına, idrakine, imanına, mefkûresine, vefasına, kabiliyetine, karakterine, kapasitesine bakmaz. Bakmayın serveti olanların “buralara kolay gelmedik, bu serveti kolay edinmedik” demelerine. Kimsenin kendiliğinden bir yere geldiği ve bir şey edindiği yok. Her şey Allah’ın takdiri ve dilemesiyle olmaktadır. Elbette ki çalışmadan bir yerlere gelinmez ama sadece çalışmakla olsaydı hamallar milyoner olurdu. Yine sadece zekâ ile zenginlik olunsaydı bilim adamları, filozoflar milyarder olurdu. “Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için gerçekten ibretler vardır.” (Zümer 39/52) İnanan bir toplum için bu işte ibret olması, Allah’ın takdirine imanın gereğidir. Bu konuda yorum yapamayız ve Allah’ı sorgulayamayız. Zira Allah’ın adil ve merhametli olduğuna inanırız. Demek “bizim bilemediğimiz ve mahiyetini kavrayamadığımız bir sebebi vardır” deriz ve çalışmaya devam eder, neticeyi Allah’a bırakırız."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Öyle kimseler vardır ki) onları ne ticaret ne de alışveriş Allah’ı zikretmekten (O’nunla beraber olduğu bilinciyle yaşamaktan) namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin donakalacağı bir günün dehşetinden sakınırlar.","arabic_text":"رِجَالٌۙ لَا تُلْه۪يهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ ف۪يهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Öyle kimseler vardır ki) onları ne ticaret ne de alışveriş Allah’ı zikretmekten (O’nunla beraber olduğu bilinciyle yaşamaktan) namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin donakalacağı bir günün dehşetinden sakınırlar.","arabic_text":"رِجَالٌۙ لَا تُلْه۪يهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ ف۪يهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Öyle kimseler vardır ki) onları ne ticaret ne de alışveriş Allah’ı zikretmekten (O’nunla beraber olduğu bilinciyle yaşamaktan) namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin donakalacağı bir günün dehşetinden sakınırlar.","arabic_text":"رِجَالٌۙ لَا تُلْه۪يهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ ف۪يهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"23/23-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Öyle kimseler vardır ki) onları ne ticaret ne de alışveriş Allah’ı zikretmekten (O’nunla beraber olduğu bilinciyle yaşamaktan) namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin donakalacağı bir günün dehşetinden sakınırlar.","arabic_text":"رِجَالٌۙ لَا تُلْه۪يهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءِ الزَّكٰوةِۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ ف۪يهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُۙ","related_links":[],"audio_path":"23/ayet_2765_1772873883.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Allah onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecektir ve (üstelik) onların mükâfatlarını kendi lütfundan artırarak verecektir. Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":["6/160","16/31","25/16","39/34"],"audio_path":"23/23-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Allah onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecektir ve (üstelik) onların mükâfatlarını kendi lütfundan artırarak verecektir. Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":["6/160","16/31","25/16","39/34"],"audio_path":"23/23-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Allah onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecektir ve (üstelik) onların mükâfatlarını kendi lütfundan artırarak verecektir. Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":["6/160","16/31","25/16","39/34"],"audio_path":"23/23-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Allah onlara yaptıklarına karşılık en güzel mükâfatı verecektir ve (üstelik) onların mükâfatlarını kendi lütfundan artırarak verecektir. Allah (hikmetine binaen) dilediğine hesapsız rızık verir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":["6/160","16/31","25/16","39/34"],"audio_path":"23/23-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince; onların (iyi sandıkları) eylemleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu (uzaktan) su sanır yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (İşte bunun gibi inkârcı da kıyamet günü yaptıklarından bir sevap bulamaz) yanında sadece Allah’ı bulur. O da onun hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِق۪يعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَٓاءًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰيهُ حِسَابَهُۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِۙ","related_links":["18/104","88/2"],"audio_path":"23/23-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-39c.mp3","commentary_text":"Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Her yaratılmışın kendine özgü duası ve kendine has bir görevi vardır. Allah’ın verdiği vazifeyi kendi koşulları içerisinde icra eden her varlık tesbih etmektedir. Güneşin, Ay’ın ve yıldızların kendi yörüngelerindeki hareketleri ve bu hareketlere bağlı olarak faydalı işlevlerde bulunmaları bir tesbihtir. Atın, devenin, eşeğin, filin yük taşıması, köpeğin koruması ve sadakati, ineğin, koyunun, keçinin yün, et ve süt vermesi, arının bal yapması, tavuğun keneleri, böcekleri temizlemesi ve yumurtlaması, horozun ötmesi, akbabanın, sırtlanın leş yemesi, yılanın, akrebin zehir toplaması, solucanın toprağı temizlemesi hep birer tesbihtir. Kısacası tesbih fıtratın gereklerini yerine getirmektir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince; onların (iyi sandıkları) eylemleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu (uzaktan) su sanır yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (İşte bunun gibi inkârcı da kıyamet günü yaptıklarından bir sevap bulamaz) yanında sadece Allah’ı bulur. O da onun hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِق۪يعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَٓاءًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰيهُ حِسَابَهُۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِۙ","related_links":["18/104","88/2"],"audio_path":"23/23-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-39c.mp3","commentary_text":"Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Her yaratılmışın kendine özgü duası ve kendine has bir görevi vardır. Allah’ın verdiği vazifeyi kendi koşulları içerisinde icra eden her varlık tesbih etmektedir. Güneşin, Ay’ın ve yıldızların kendi yörüngelerindeki hareketleri ve bu hareketlere bağlı olarak faydalı işlevlerde bulunmaları bir tesbihtir. Atın, devenin, eşeğin, filin yük taşıması, köpeğin koruması ve sadakati, ineğin, koyunun, keçinin yün, et ve süt vermesi, arının bal yapması, tavuğun keneleri, böcekleri temizlemesi ve yumurtlaması, horozun ötmesi, akbabanın, sırtlanın leş yemesi, yılanın, akrebin zehir toplaması, solucanın toprağı temizlemesi hep birer tesbihtir. Kısacası tesbih fıtratın gereklerini yerine getirmektir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince; onların (iyi sandıkları) eylemleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu (uzaktan) su sanır yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (İşte bunun gibi inkârcı da kıyamet günü yaptıklarından bir sevap bulamaz) yanında sadece Allah’ı bulur. O da onun hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِق۪يعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَٓاءًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰيهُ حِسَابَهُۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِۙ","related_links":["18/104","88/2"],"audio_path":"23/23-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-39c.mp3","commentary_text":"Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Her yaratılmışın kendine özgü duası ve kendine has bir görevi vardır. Allah’ın verdiği vazifeyi kendi koşulları içerisinde icra eden her varlık tesbih etmektedir. Güneşin, Ay’ın ve yıldızların kendi yörüngelerindeki hareketleri ve bu hareketlere bağlı olarak faydalı işlevlerde bulunmaları bir tesbihtir. Atın, devenin, eşeğin, filin yük taşıması, köpeğin koruması ve sadakati, ineğin, koyunun, keçinin yün, et ve süt vermesi, arının bal yapması, tavuğun keneleri, böcekleri temizlemesi ve yumurtlaması, horozun ötmesi, akbabanın, sırtlanın leş yemesi, yılanın, akrebin zehir toplaması, solucanın toprağı temizlemesi hep birer tesbihtir. Kısacası tesbih fıtratın gereklerini yerine getirmektir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince; onların (iyi sandıkları) eylemleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu (uzaktan) su sanır yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (İşte bunun gibi inkârcı da kıyamet günü yaptıklarından bir sevap bulamaz) yanında sadece Allah’ı bulur. O da onun hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِق۪يعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَٓاءًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰيهُ حِسَابَهُۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِۙ","related_links":["18/104","88/2"],"audio_path":"23/23-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-38c.mp3","commentary_text":"Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Her yaratılmışın kendine özgü duası ve kendine has bir görevi vardır. Allah’ın verdiği vazifeyi kendi koşulları içerisinde icra eden her varlık tesbih etmektedir. Güneşin, Ay’ın ve yıldızların kendi yörüngelerindeki hareketleri ve bu hareketlere bağlı olarak faydalı işlevlerde bulunmaları bir tesbihtir. Atın, devenin, eşeğin, filin yük taşıması, köpeğin koruması ve sadakati, ineğin, koyunun, keçinin yün, et ve süt vermesi, arının bal yapması, tavuğun keneleri, böcekleri temizlemesi ve yumurtlaması, horozun ötmesi, akbabanın, sırtlanın leş yemesi, yılanın, akrebin zehir toplaması, solucanın toprağı temizlemesi hep birer tesbihtir. Kısacası tesbih fıtratın gereklerini yerine getirmektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yahut (inkârcıların küfür içindeki eylemleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor üstünde de bulutlar var ve böylece karanlıklar üstüne karanlıklar (oluşmuş). (Orada bulunan kimse) elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. (İnkârcılar kalplerindeki koyu karanlık sebebiyle hakkı göremez ve hidayete eremezler.) Bir kimseye (kötü niyet ve eyleminden dolayı) Allah nur vermemiş ise artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.","arabic_text":"اَوْ كَظُلُمَاتٍ ف۪ي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ سَحَابٌۜ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍۜ اِذَٓا اَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرٰيهَاۜ وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yahut (inkârcıların küfür içindeki eylemleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor üstünde de bulutlar var ve böylece karanlıklar üstüne karanlıklar (oluşmuş). (Orada bulunan kimse) elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. (İnkârcılar kalplerindeki koyu karanlık sebebiyle hakkı göremez ve hidayete eremezler.) Bir kimseye (kötü niyet ve eyleminden dolayı) Allah nur vermemiş ise artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.","arabic_text":"اَوْ كَظُلُمَاتٍ ف۪ي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ سَحَابٌۜ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍۜ اِذَٓا اَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرٰيهَاۜ وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yahut (inkârcıların küfür içindeki eylemleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor üstünde de bulutlar var ve böylece karanlıklar üstüne karanlıklar (oluşmuş). (Orada bulunan kimse) elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. (İnkârcılar kalplerindeki koyu karanlık sebebiyle hakkı göremez ve hidayete eremezler.) Bir kimseye (kötü niyet ve eyleminden dolayı) Allah nur vermemiş ise artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.","arabic_text":"اَوْ كَظُلُمَاتٍ ف۪ي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ سَحَابٌۜ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍۜ اِذَٓا اَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرٰيهَاۜ وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Yahut (inkârcıların küfür içindeki eylemleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor üstünde de bulutlar var ve böylece karanlıklar üstüne karanlıklar (oluşmuş). (Orada bulunan kimse) elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. (İnkârcılar kalplerindeki koyu karanlık sebebiyle hakkı göremez ve hidayete eremezler.) Bir kimseye (kötü niyet ve eyleminden dolayı) Allah nur vermemiş ise artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.","arabic_text":"اَوْ كَظُلُمَاتٍ ف۪ي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ سَحَابٌۜ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍۜ اِذَٓا اَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرٰيهَاۜ وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlarla havada sürüler halinde (uçan) kuşların (kulluklarının bir gereği olarak) Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirerek görevlerini icra ettiklerini görmüyor musun? Bu varlıkların her biri Allah’a nasıl yönelip niyaz edeceğini kendine özgü tesbihini/vazifesini bilir. Allah da onların ne yaptığını tam olarak bilir.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlarla havada sürüler halinde (uçan) kuşların (kulluklarının bir gereği olarak) Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirerek görevlerini icra ettiklerini görmüyor musun? Bu varlıkların her biri Allah’a nasıl yönelip niyaz edeceğini kendine özgü tesbihini/vazifesini bilir. Allah da onların ne yaptığını tam olarak bilir.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlarla havada sürüler halinde (uçan) kuşların (kulluklarının bir gereği olarak) Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirerek görevlerini icra ettiklerini görmüyor musun? Bu varlıkların her biri Allah’a nasıl yönelip niyaz edeceğini kendine özgü tesbihini/vazifesini bilir. Allah da onların ne yaptığını tam olarak bilir.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlarla havada sürüler halinde (uçan) kuşların (kulluklarının bir gereği olarak) Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirerek görevlerini icra ettiklerini görmüyor musun? Bu varlıkların her biri Allah’a nasıl yönelip niyaz edeceğini kendine özgü tesbihini/vazifesini bilir. Allah da onların ne yaptığını tam olarak bilir.","arabic_text":"لَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır ve herkes Allah’a dönecektir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["3/189","4/126","5/120","57/2","85/9"],"audio_path":"23/23-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-42c.mp3","commentary_text":"Dünya güneşin etrafında dönerken aynı zamanda kendi ekseni etrafında da döner. İşte, bunun sonucunda gece ve gündüz meydana gelir. Dünyanın küresel bir şekle sahip olmasından dolayı dünyanın her yerinde aynı anda gece ve gündüz yaşanmaz. Dünya kendi etrafında döndüğünden güneşin önüne gelen kısım gündüzü yaşarken, güneşin arkasında kalan yerlerde geceyi yaşar. Dünya bu dönüşünü 24 saatte tamamladığı için bir gün 24 saattir. Bu 24 saatin ne kadarının gündüz ne kadarının gece olduğu ise mevsimden mevsime değişiklik gösterir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır ve herkes Allah’a dönecektir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["3/189","4/126","5/120","57/2","85/9"],"audio_path":"23/23-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-42c.mp3","commentary_text":"Dünya güneşin etrafında dönerken aynı zamanda kendi ekseni etrafında da döner. İşte, bunun sonucunda gece ve gündüz meydana gelir. Dünyanın küresel bir şekle sahip olmasından dolayı dünyanın her yerinde aynı anda gece ve gündüz yaşanmaz. Dünya kendi etrafında döndüğünden güneşin önüne gelen kısım gündüzü yaşarken, güneşin arkasında kalan yerlerde geceyi yaşar. Dünya bu dönüşünü 24 saatte tamamladığı için bir gün 24 saattir. Bu 24 saatin ne kadarının gündüz ne kadarının gece olduğu ise mevsimden mevsime değişiklik gösterir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır ve herkes Allah’a dönecektir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["3/189","4/126","5/120","57/2","85/9"],"audio_path":"23/23-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-42c.mp3","commentary_text":"Dünya güneşin etrafında dönerken aynı zamanda kendi ekseni etrafında da döner. İşte, bunun sonucunda gece ve gündüz meydana gelir. Dünyanın küresel bir şekle sahip olmasından dolayı dünyanın her yerinde aynı anda gece ve gündüz yaşanmaz. Dünya kendi etrafında döndüğünden güneşin önüne gelen kısım gündüzü yaşarken, güneşin arkasında kalan yerlerde geceyi yaşar. Dünya bu dönüşünü 24 saatte tamamladığı için bir gün 24 saattir. Bu 24 saatin ne kadarının gündüz ne kadarının gece olduğu ise mevsimden mevsime değişiklik gösterir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır ve herkes Allah’a dönecektir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["3/189","4/126","5/120","57/2","85/9"],"audio_path":"23/23-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-41c.mp3","commentary_text":"Dünya güneşin etrafında dönerken aynı zamanda kendi ekseni etrafında da döner. İşte, bunun sonucunda gece ve gündüz meydana gelir. Dünyanın küresel bir şekle sahip olmasından dolayı dünyanın her yerinde aynı anda gece ve gündüz yaşanmaz. Dünya kendi etrafında döndüğünden güneşin önüne gelen kısım gündüzü yaşarken, güneşin arkasında kalan yerlerde geceyi yaşar. Dünya bu dönüşünü 24 saatte tamamladığı için bir gün 24 saattir. Bu 24 saatin ne kadarının gündüz ne kadarının gece olduğu ise mevsimden mevsime değişiklik gösterir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bulutları oradan oraya sürüyor sonra birleştiriyor sonra üst üste yığıyor (yoğunlaştırıyor). Arkasından aralarından yağmur yağdığını görürsün. (Yine Allah) gökten dağlar gibi yüklü bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğine (hak ettiği için musibet) verir ve dilediğinden de (o musibeti) uzak tutar. (Bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kör eder.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُزْج۪ي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ جِبَالٍ ف۪يهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَٓاءُۜ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْاَبْصَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-43c.mp3","commentary_text":"Her canlının sudan yaratıldığı bilimsel araştırmalarla da ispatlanmıştır. Hayatın tamamı suda maddelerin bir eriyiği olan protoplazmada oluşur, bununla korunur ve bununla devamlılığını sağlar. Susuz hiçbir protoplazma olmayacağı gibi protoplazmasız da hayat oluşmaz. Onun için ayette sadece insanın değil, bütün canlıların sudan yaratıldığı ifade ediliyor. “… Biz her şeyi sudan yarattık…” (Enbiya 21/30) Küçük iyonlardan, aminoasitlerden ve ayrıca protein, lipit ve polisakkarit gibi makro moleküllerin karışımından oluşan protoplazmanın kaynağında da Allah’ın kudreti vardır. Bu kendiliğinden olmuyor yani herşey sudan yaratılırken suyu meydana getiren unsurları da Allah yaratıyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bulutları oradan oraya sürüyor sonra birleştiriyor sonra üst üste yığıyor (yoğunlaştırıyor). Arkasından aralarından yağmur yağdığını görürsün. (Yine Allah) gökten dağlar gibi yüklü bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğine (hak ettiği için musibet) verir ve dilediğinden de (o musibeti) uzak tutar. (Bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kör eder.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُزْج۪ي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ جِبَالٍ ف۪يهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَٓاءُۜ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْاَبْصَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-43c.mp3","commentary_text":"Her canlının sudan yaratıldığı bilimsel araştırmalarla da ispatlanmıştır. Hayatın tamamı suda maddelerin bir eriyiği olan protoplazmada oluşur, bununla korunur ve bununla devamlılığını sağlar. Susuz hiçbir protoplazma olmayacağı gibi protoplazmasız da hayat oluşmaz. Onun için ayette sadece insanın değil, bütün canlıların sudan yaratıldığı ifade ediliyor. “… Biz her şeyi sudan yarattık…” (Enbiya 21/30) Küçük iyonlardan, aminoasitlerden ve ayrıca protein, lipit ve polisakkarit gibi makro moleküllerin karışımından oluşan protoplazmanın kaynağında da Allah’ın kudreti vardır. Bu kendiliğinden olmuyor yani herşey sudan yaratılırken suyu meydana getiren unsurları da Allah yaratıyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bulutları oradan oraya sürüyor sonra birleştiriyor sonra üst üste yığıyor (yoğunlaştırıyor). Arkasından aralarından yağmur yağdığını görürsün. (Yine Allah) gökten dağlar gibi yüklü bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğine (hak ettiği için musibet) verir ve dilediğinden de (o musibeti) uzak tutar. (Bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kör eder.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُزْج۪ي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ جِبَالٍ ف۪يهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَٓاءُۜ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْاَبْصَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-43c.mp3","commentary_text":"Her canlının sudan yaratıldığı bilimsel araştırmalarla da ispatlanmıştır. Hayatın tamamı suda maddelerin bir eriyiği olan protoplazmada oluşur, bununla korunur ve bununla devamlılığını sağlar. Susuz hiçbir protoplazma olmayacağı gibi protoplazmasız da hayat oluşmaz. Onun için ayette sadece insanın değil, bütün canlıların sudan yaratıldığı ifade ediliyor. “… Biz her şeyi sudan yarattık…” (Enbiya 21/30) Küçük iyonlardan, aminoasitlerden ve ayrıca protein, lipit ve polisakkarit gibi makro moleküllerin karışımından oluşan protoplazmanın kaynağında da Allah’ın kudreti vardır. Bu kendiliğinden olmuyor yani herşey sudan yaratılırken suyu meydana getiren unsurları da Allah yaratıyor."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Görmüyor musun ki Allah bulutları oradan oraya sürüyor sonra birleştiriyor sonra üst üste yığıyor (yoğunlaştırıyor). Arkasından aralarından yağmur yağdığını görürsün. (Yine Allah) gökten dağlar gibi yüklü bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğine (hak ettiği için musibet) verir ve dilediğinden de (o musibeti) uzak tutar. (Bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kör eder.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُزْج۪ي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ جِبَالٍ ف۪يهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَٓاءُۜ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْاَبْصَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-42c.mp3","commentary_text":"Her canlının sudan yaratıldığı bilimsel araştırmalarla da ispatlanmıştır. Hayatın tamamı suda maddelerin bir eriyiği olan protoplazmada oluşur, bununla korunur ve bununla devamlılığını sağlar. Susuz hiçbir protoplazma olmayacağı gibi protoplazmasız da hayat oluşmaz. Onun için ayette sadece insanın değil, bütün canlıların sudan yaratıldığı ifade ediliyor. “… Biz her şeyi sudan yarattık…” (Enbiya 21/30) Küçük iyonlardan, aminoasitlerden ve ayrıca protein, lipit ve polisakkarit gibi makro moleküllerin karışımından oluşan protoplazmanın kaynağında da Allah’ın kudreti vardır. Bu kendiliğinden olmuyor yani herşey sudan yaratılırken suyu meydana getiren unsurları da Allah yaratıyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah (uzatıp kısaltarak) geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.","arabic_text":"يُقَلِّبُ اللّٰهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"23/23-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah (uzatıp kısaltarak) geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.","arabic_text":"يُقَلِّبُ اللّٰهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"23/23-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah (uzatıp kısaltarak) geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.","arabic_text":"يُقَلِّبُ اللّٰهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"23/23-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah (uzatıp kısaltarak) geceyi gündüze ve gündüzü geceye dönüştürür. Hiç kuşkusuz dikkatli gözlemcilerin bu olaydan alacakları dersler vardır.","arabic_text":"يُقَلِّبُ اللّٰهُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"23/23-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah her canlıyı sudan (nutfeden) yaratmıştır. Onlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür bir kısmı iki ayak üzerinde yürür bir kısmı da dört ayak üzerinde hayatına devam eder. Allah dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى بَطْنِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى رِجْلَيْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰٓى اَرْبَعٍۜ يَخْلُقُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-45c.mp3","commentary_text":"Bunun örneklerini daha çok sadece kimlik Müslümanı olarak yaşayanlarda görmek mümkün. Bu ayet, inandığını iddia eden ve fakat neye inandığını bilmeyen, Hz. Allah’ın insandan nasıl bir hayat yaşamasını istediğini araştırmayan ve hayatına Allah’ın müdahalesini istemeyen, Hz. Kur’an’a inanan ama onun nelerden bahsettiğini, hangi konuları ihtiva ettiğini, muhatabından neleri istediğini merak etmeyen, Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul eden ama onun hayatını, misyonunu, mücadelesini, erdemli duruşunu düşünmeyen ve sadece “kelime-i şahadet” le Müslüman olunacağını ve kafasına göre yaşayabileceğini zanneden insanlara bir hatırlatma yapmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah her canlıyı sudan (nutfeden) yaratmıştır. Onlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür bir kısmı iki ayak üzerinde yürür bir kısmı da dört ayak üzerinde hayatına devam eder. Allah dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى بَطْنِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى رِجْلَيْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰٓى اَرْبَعٍۜ يَخْلُقُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-45c.mp3","commentary_text":"Bunun örneklerini daha çok sadece kimlik Müslümanı olarak yaşayanlarda görmek mümkün. Bu ayet, inandığını iddia eden ve fakat neye inandığını bilmeyen, Hz. Allah’ın insandan nasıl bir hayat yaşamasını istediğini araştırmayan ve hayatına Allah’ın müdahalesini istemeyen, Hz. Kur’an’a inanan ama onun nelerden bahsettiğini, hangi konuları ihtiva ettiğini, muhatabından neleri istediğini merak etmeyen, Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul eden ama onun hayatını, misyonunu, mücadelesini, erdemli duruşunu düşünmeyen ve sadece “kelime-i şahadet” le Müslüman olunacağını ve kafasına göre yaşayabileceğini zanneden insanlara bir hatırlatma yapmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah her canlıyı sudan (nutfeden) yaratmıştır. Onlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür bir kısmı iki ayak üzerinde yürür bir kısmı da dört ayak üzerinde hayatına devam eder. Allah dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى بَطْنِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى رِجْلَيْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰٓى اَرْبَعٍۜ يَخْلُقُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-45c.mp3","commentary_text":"Bunun örneklerini daha çok sadece kimlik Müslümanı olarak yaşayanlarda görmek mümkün. Bu ayet, inandığını iddia eden ve fakat neye inandığını bilmeyen, Hz. Allah’ın insandan nasıl bir hayat yaşamasını istediğini araştırmayan ve hayatına Allah’ın müdahalesini istemeyen, Hz. Kur’an’a inanan ama onun nelerden bahsettiğini, hangi konuları ihtiva ettiğini, muhatabından neleri istediğini merak etmeyen, Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul eden ama onun hayatını, misyonunu, mücadelesini, erdemli duruşunu düşünmeyen ve sadece “kelime-i şahadet” le Müslüman olunacağını ve kafasına göre yaşayabileceğini zanneden insanlara bir hatırlatma yapmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Allah her canlıyı sudan (nutfeden) yaratmıştır. Onlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür bir kısmı iki ayak üzerinde yürür bir kısmı da dört ayak üzerinde hayatına devam eder. Allah dilediğini (dilediği şekilde) yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى بَطْنِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰى رِجْلَيْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْش۪ي عَلٰٓى اَرْبَعٍۜ يَخْلُقُ اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-44c.mp3","commentary_text":"Bunun örneklerini daha çok sadece kimlik Müslümanı olarak yaşayanlarda görmek mümkün. Bu ayet, inandığını iddia eden ve fakat neye inandığını bilmeyen, Hz. Allah’ın insandan nasıl bir hayat yaşamasını istediğini araştırmayan ve hayatına Allah’ın müdahalesini istemeyen, Hz. Kur’an’a inanan ama onun nelerden bahsettiğini, hangi konuları ihtiva ettiğini, muhatabından neleri istediğini merak etmeyen, Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul eden ama onun hayatını, misyonunu, mücadelesini, erdemli duruşunu düşünmeyen ve sadece “kelime-i şahadet” le Müslüman olunacağını ve kafasına göre yaşayabileceğini zanneden insanlara bir hatırlatma yapmaktadır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun ki biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirdik. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"23/23-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun ki biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirdik. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"23/23-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun ki biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirdik. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"23/23-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun ki biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirdik. Allah dileyeni doğru yola iletir.","arabic_text":"لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"23/23-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Öyleleri de vardır ki:) “Allah’a ve resule inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik” derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. İşte onlar inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Öyleleri de vardır ki:) “Allah’a ve resule inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik” derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. İşte onlar inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Öyleleri de vardır ki:) “Allah’a ve resule inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik” derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. İşte onlar inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Öyleleri de vardır ki:) “Allah’a ve resule inandık ve direktiflerine uymayı kabul ettik” derler. Fakat bazıları bu sözlerinden sonra sırt çevirirler. İşte onlar inanmış değillerdir.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالرَّسُولِ وَاَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Aralarında hüküm vermesi için Allah’(ın mesajın)a ve resulün (davetine) çağırıldıkları zaman bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.","arabic_text":"وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Aralarında hüküm vermesi için Allah’(ın mesajın)a ve resulün (davetine) çağırıldıkları zaman bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.","arabic_text":"وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Aralarında hüküm vermesi için Allah’(ın mesajın)a ve resulün (davetine) çağırıldıkları zaman bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.","arabic_text":"وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Aralarında hüküm vermesi için Allah’(ın mesajın)a ve resulün (davetine) çağırıldıkları zaman bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.","arabic_text":"وَاِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ama verilen hüküm kendi lehlerinde ise boyun eğerek ona gelirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-49c.mp3","commentary_text":"Onların “duyduk ve itaat ettik” demeleri, duyduklarımızı kabul ettik ve hayata geçireceğiz demektir. Bir emre itaat, o emri layıkıyla yerine getirmekle olur. 53. Ayette de görüldüğü gibi Allah sadece itaat ettik demeyi değil, itaat edeceklerine dair yemin etmeyi bile doğru bulmuyor ve “sizden istenene münasip şekilde uyun” diyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ama verilen hüküm kendi lehlerinde ise boyun eğerek ona gelirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-49c.mp3","commentary_text":"Onların “duyduk ve itaat ettik” demeleri, duyduklarımızı kabul ettik ve hayata geçireceğiz demektir. Bir emre itaat, o emri layıkıyla yerine getirmekle olur. 53. Ayette de görüldüğü gibi Allah sadece itaat ettik demeyi değil, itaat edeceklerine dair yemin etmeyi bile doğru bulmuyor ve “sizden istenene münasip şekilde uyun” diyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ama verilen hüküm kendi lehlerinde ise boyun eğerek ona gelirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-49c.mp3","commentary_text":"Onların “duyduk ve itaat ettik” demeleri, duyduklarımızı kabul ettik ve hayata geçireceğiz demektir. Bir emre itaat, o emri layıkıyla yerine getirmekle olur. 53. Ayette de görüldüğü gibi Allah sadece itaat ettik demeyi değil, itaat edeceklerine dair yemin etmeyi bile doğru bulmuyor ve “sizden istenene münasip şekilde uyun” diyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ama verilen hüküm kendi lehlerinde ise boyun eğerek ona gelirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُٓوا اِلَيْهِ مُذْعِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"23/23-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-48c.mp3","commentary_text":"Onların “duyduk ve itaat ettik” demeleri, duyduklarımızı kabul ettik ve hayata geçireceğiz demektir. Bir emre itaat, o emri layıkıyla yerine getirmekle olur. 53. Ayette de görüldüğü gibi Allah sadece itaat ettik demeyi değil, itaat edeceklerine dair yemin etmeyi bile doğru bulmuyor ve “sizden istenene münasip şekilde uyun” diyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır (kendilerine) haksızlık yapan onların kendileridir!","arabic_text":"اَف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ يَخَافُونَ اَنْ يَح۪يفَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۜ بَلْ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır (kendilerine) haksızlık yapan onların kendileridir!","arabic_text":"اَف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ يَخَافُونَ اَنْ يَح۪يفَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۜ بَلْ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır (kendilerine) haksızlık yapan onların kendileridir!","arabic_text":"اَف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ يَخَافُونَ اَنْ يَح۪يفَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۜ بَلْ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır (kendilerine) haksızlık yapan onların kendileridir!","arabic_text":"اَف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ يَخَافُونَ اَنْ يَح۪يفَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۜ بَلْ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Aralarında hüküm verilmesi için Allah’a ve Resulüne dâvet edilen mü’minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Aralarında hüküm verilmesi için Allah’a ve Resulüne dâvet edilen mü’minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Aralarında hüküm verilmesi için Allah’a ve Resulüne dâvet edilen mü’minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Aralarında hüküm verilmesi için Allah’a ve Resulüne dâvet edilen mü’minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resulüne itaat eder Allah’ın azabından korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa işte onlar kurtuluşa ve mutluluğa erenlerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-52c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resulüne itaat eder Allah’ın azabından korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa işte onlar kurtuluşa ve mutluluğa erenlerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-52c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resulüne itaat eder Allah’ın azabından korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa işte onlar kurtuluşa ve mutluluğa erenlerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-52c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kim(ler) Allah’a ve Resulüne itaat eder Allah’ın azabından korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa işte onlar kurtuluşa ve mutluluğa erenlerdir.","arabic_text":"وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-51c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-53c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın yolu; ayetin muhatabının iman ettikten sonra ilahi direktifleri dikkate alarak Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer. Bu ayete ne kadar muhatap olup olmadığımızı merak ediyorsak, Allah’ın verdiği söze mazhar olup olmadığımıza bakmalıyız."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-53c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın yolu; ayetin muhatabının iman ettikten sonra ilahi direktifleri dikkate alarak Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer. Bu ayete ne kadar muhatap olup olmadığımızı merak ediyorsak, Allah’ın verdiği söze mazhar olup olmadığımıza bakmalıyız."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-53c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın yolu; ayetin muhatabının iman ettikten sonra ilahi direktifleri dikkate alarak Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer. Bu ayete ne kadar muhatap olup olmadığımızı merak ediyorsak, Allah’ın verdiği söze mazhar olup olmadığımıza bakmalıyız."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-52c.mp3","commentary_text":"Bu ayette, inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın yolu; ayetin muhatabının iman ettikten sonra ilahi direktifleri dikkate alarak Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer. Bu ayete ne kadar muhatap olup olmadığımızı merak ediyorsak, Allah’ın verdiği söze mazhar olup olmadığımıza bakmalıyız."},{"verse_number":"54","turkish_text":"De ki: “Allah’a itaat edin resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-54c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın merhameti üç şarta bağlanıyor. Allah’ın lütfuna mazhar olmak, rahmet ve bereketinden faydalanmak, iyi bir insan olma yolunda Yaratıcıyla iletişime geçmek için namazı ikame etmek; sosyal sorumluluk gereği, gönülden gelerek, severek ve isteyerek başkalarının da mutluluğunu düşünerek -ki gerçek mutluluğun yolu başkalarını mutlu etmekten geçer- zekât vermek; tebliğ ettiği öğretilerin aydınlığından, evrensel ahlaki değerleri pratik hayatta uygulama modelinden, erdemli bir insan olmak yolunda örnekliğinden istifade etmek için Hz. Peygambere itaat etmek."},{"verse_number":"54","turkish_text":"De ki: “Allah’a itaat edin resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-54c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın merhameti üç şarta bağlanıyor. Allah’ın lütfuna mazhar olmak, rahmet ve bereketinden faydalanmak, iyi bir insan olma yolunda Yaratıcıyla iletişime geçmek için namazı ikame etmek; sosyal sorumluluk gereği, gönülden gelerek, severek ve isteyerek başkalarının da mutluluğunu düşünerek -ki gerçek mutluluğun yolu başkalarını mutlu etmekten geçer- zekât vermek; tebliğ ettiği öğretilerin aydınlığından, evrensel ahlaki değerleri pratik hayatta uygulama modelinden, erdemli bir insan olmak yolunda örnekliğinden istifade etmek için Hz. Peygambere itaat etmek."},{"verse_number":"54","turkish_text":"De ki: “Allah’a itaat edin resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-54c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın merhameti üç şarta bağlanıyor. Allah’ın lütfuna mazhar olmak, rahmet ve bereketinden faydalanmak, iyi bir insan olma yolunda Yaratıcıyla iletişime geçmek için namazı ikame etmek; sosyal sorumluluk gereği, gönülden gelerek, severek ve isteyerek başkalarının da mutluluğunu düşünerek -ki gerçek mutluluğun yolu başkalarını mutlu etmekten geçer- zekât vermek; tebliğ ettiği öğretilerin aydınlığından, evrensel ahlaki değerleri pratik hayatta uygulama modelinden, erdemli bir insan olmak yolunda örnekliğinden istifade etmek için Hz. Peygambere itaat etmek."},{"verse_number":"54","turkish_text":"De ki: “Allah’a itaat edin resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.","arabic_text":"قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"23/23-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-53c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın merhameti üç şarta bağlanıyor. Allah’ın lütfuna mazhar olmak, rahmet ve bereketinden faydalanmak, iyi bir insan olma yolunda Yaratıcıyla iletişime geçmek için namazı ikame etmek; sosyal sorumluluk gereği, gönülden gelerek, severek ve isteyerek başkalarının da mutluluğunu düşünerek -ki gerçek mutluluğun yolu başkalarını mutlu etmekten geçer- zekât vermek; tebliğ ettiği öğretilerin aydınlığından, evrensel ahlaki değerleri pratik hayatta uygulama modelinden, erdemli bir insan olmak yolunda örnekliğinden istifade etmek için Hz. Peygambere itaat etmek."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Allah iman edip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara tıpkı kendilerinden önce gelip geçen (bazı toplumları) egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Onlar yalnızca bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi asla ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim(ler) inkâr ederse işte onlar günahkârların ta kendileridir.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْنًاۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـًٔاۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Allah iman edip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara tıpkı kendilerinden önce gelip geçen (bazı toplumları) egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Onlar yalnızca bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi asla ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim(ler) inkâr ederse işte onlar günahkârların ta kendileridir.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْنًاۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـًٔاۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Allah iman edip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara tıpkı kendilerinden önce gelip geçen (bazı toplumları) egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Onlar yalnızca bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi asla ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim(ler) inkâr ederse işte onlar günahkârların ta kendileridir.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْنًاۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـًٔاۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Allah iman edip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara tıpkı kendilerinden önce gelip geçen (bazı toplumları) egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Onlar yalnızca bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi asla ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim(ler) inkâr ederse işte onlar günahkârların ta kendileridir.","arabic_text":"وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْنًاۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـًٔاۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin resule itaat edin ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-56c.mp3","commentary_text":"Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin resule itaat edin ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-56c.mp3","commentary_text":"Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin resule itaat edin ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-56c.mp3","commentary_text":"Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Namazı ikame edin zekâtı verin resule itaat edin ki size merhamet edilsin.","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"23/23-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-55c.mp3","commentary_text":"Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"İnkârcıların (Allah’ı) dünyada aciz bırakacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İnkârcıların (Allah’ı) dünyada aciz bırakacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İnkârcıların (Allah’ı) dünyada aciz bırakacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İnkârcıların (Allah’ı) dünyada aciz bırakacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!","arabic_text":"لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken) gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذ۪ينَ مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلٰثَ مَرَّاتٍۜ مِنْ قَبْلِ صَلٰوةِ الْفَجْرِ وَح۪ينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّه۪يرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلٰوةِ الْعِشَٓاءِ۠ ثَلٰثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّۜ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-58c.mp3","commentary_text":"Kur’an, toplumun çekirdeğini oluşturan kadın ve erkeği inançlarındaki ve ahlakî gelişimlerindeki mükemmelliği esas alarak namuslu, iffetli ve ahlaklı olmaları konusunda eğitmektedir. Her iki tarafı da “şehevi hisleri tahrik edecek ve cinsel arzuları harekete geçirecek davranışlardan uzak durmaları konusunda uyarmaktadır. Ayette, “evlenme arzu ve ümidi kalmamış (ihtiyar) kadınların” dikkat çekmeyecekleri için kılık kıyafet konusunda diğer kadınlara nazaran daha rahat olabilecekleri vurgulanmaktadır. Ziynet yerlerinden kasıt, kadınların cinselliklerini ön plana çıkaran ve erkeklerin şehevi hislerini tahrik eden uzuvlarıdır. Kadın, dişiliğine değil, kişiliğine önem vermelidir. İffetin muhafazası ve ırzın korunması Kur’ânî bir emirdir. Nur, 24/31. ayetine bakıldığında bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken) gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذ۪ينَ مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلٰثَ مَرَّاتٍۜ مِنْ قَبْلِ صَلٰوةِ الْفَجْرِ وَح۪ينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّه۪يرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلٰوةِ الْعِشَٓاءِ۠ ثَلٰثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّۜ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-58c.mp3","commentary_text":"Kur’an, toplumun çekirdeğini oluşturan kadın ve erkeği inançlarındaki ve ahlakî gelişimlerindeki mükemmelliği esas alarak namuslu, iffetli ve ahlaklı olmaları konusunda eğitmektedir. Her iki tarafı da “şehevi hisleri tahrik edecek ve cinsel arzuları harekete geçirecek davranışlardan uzak durmaları konusunda uyarmaktadır. Ayette, “evlenme arzu ve ümidi kalmamış (ihtiyar) kadınların” dikkat çekmeyecekleri için kılık kıyafet konusunda diğer kadınlara nazaran daha rahat olabilecekleri vurgulanmaktadır. Ziynet yerlerinden kasıt, kadınların cinselliklerini ön plana çıkaran ve erkeklerin şehevi hislerini tahrik eden uzuvlarıdır. Kadın, dişiliğine değil, kişiliğine önem vermelidir. İffetin muhafazası ve ırzın korunması Kur’ânî bir emirdir. Nur, 24/31. ayetine bakıldığında bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken) gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذ۪ينَ مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلٰثَ مَرَّاتٍۜ مِنْ قَبْلِ صَلٰوةِ الْفَجْرِ وَح۪ينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّه۪يرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلٰوةِ الْعِشَٓاءِ۠ ثَلٰثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّۜ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-58c.mp3","commentary_text":"Kur’an, toplumun çekirdeğini oluşturan kadın ve erkeği inançlarındaki ve ahlakî gelişimlerindeki mükemmelliği esas alarak namuslu, iffetli ve ahlaklı olmaları konusunda eğitmektedir. Her iki tarafı da “şehevi hisleri tahrik edecek ve cinsel arzuları harekete geçirecek davranışlardan uzak durmaları konusunda uyarmaktadır. Ayette, “evlenme arzu ve ümidi kalmamış (ihtiyar) kadınların” dikkat çekmeyecekleri için kılık kıyafet konusunda diğer kadınlara nazaran daha rahat olabilecekleri vurgulanmaktadır. Ziynet yerlerinden kasıt, kadınların cinselliklerini ön plana çıkaran ve erkeklerin şehevi hislerini tahrik eden uzuvlarıdır. Kadın, dişiliğine değil, kişiliğine önem vermelidir. İffetin muhafazası ve ırzın korunması Kur’ânî bir emirdir. Nur, 24/31. ayetine bakıldığında bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken) gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذ۪ينَ مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلٰثَ مَرَّاتٍۜ مِنْ قَبْلِ صَلٰوةِ الْفَجْرِ وَح۪ينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّه۪يرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلٰوةِ الْعِشَٓاءِ۠ ثَلٰثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّۜ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-57c.mp3","commentary_text":"Kur’an, toplumun çekirdeğini oluşturan kadın ve erkeği inançlarındaki ve ahlakî gelişimlerindeki mükemmelliği esas alarak namuslu, iffetli ve ahlaklı olmaları konusunda eğitmektedir. Her iki tarafı da “şehevi hisleri tahrik edecek ve cinsel arzuları harekete geçirecek davranışlardan uzak durmaları konusunda uyarmaktadır. Ayette, “evlenme arzu ve ümidi kalmamış (ihtiyar) kadınların” dikkat çekmeyecekleri için kılık kıyafet konusunda diğer kadınlara nazaran daha rahat olabilecekleri vurgulanmaktadır. Ziynet yerlerinden kasıt, kadınların cinselliklerini ön plana çıkaran ve erkeklerin şehevi hislerini tahrik eden uzuvlarıdır. Kadın, dişiliğine değil, kişiliğine önem vermelidir. İffetin muhafazası ve ırzın korunması Kur’ânî bir emirdir. Nur, 24/31. ayetine bakıldığında bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde kendilerinden önceki (büyük)lerin yaptığı gibi onlar da (yatak odalarına girmek için) izin istesinler. İşte Allah (ahlaki kuralları içeren) ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah (yarattığı insanı herkesten çok daha) iyi bilen ve buna göre hüküm verendir.","arabic_text":"وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-59c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını özürleri sebebiyle geride kalan kör, topal ya da hasta olan kardeşlerine bırakırlardı. Bunlar da koruma görevini üzerlerine aldıkları evlerde yemek yemekten çekinirlerdi. Ayet, bunda bir sakıncanın olmayacağını ifade etmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde kendilerinden önceki (büyük)lerin yaptığı gibi onlar da (yatak odalarına girmek için) izin istesinler. İşte Allah (ahlaki kuralları içeren) ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah (yarattığı insanı herkesten çok daha) iyi bilen ve buna göre hüküm verendir.","arabic_text":"وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-59c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını özürleri sebebiyle geride kalan kör, topal ya da hasta olan kardeşlerine bırakırlardı. Bunlar da koruma görevini üzerlerine aldıkları evlerde yemek yemekten çekinirlerdi. Ayet, bunda bir sakıncanın olmayacağını ifade etmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde kendilerinden önceki (büyük)lerin yaptığı gibi onlar da (yatak odalarına girmek için) izin istesinler. İşte Allah (ahlaki kuralları içeren) ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah (yarattığı insanı herkesten çok daha) iyi bilen ve buna göre hüküm verendir.","arabic_text":"وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-59c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını özürleri sebebiyle geride kalan kör, topal ya da hasta olan kardeşlerine bırakırlardı. Bunlar da koruma görevini üzerlerine aldıkları evlerde yemek yemekten çekinirlerdi. Ayet, bunda bir sakıncanın olmayacağını ifade etmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde kendilerinden önceki (büyük)lerin yaptığı gibi onlar da (yatak odalarına girmek için) izin istesinler. İşte Allah (ahlaki kuralları içeren) ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah (yarattığı insanı herkesten çok daha) iyi bilen ve buna göre hüküm verendir.","arabic_text":"وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-58c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını özürleri sebebiyle geride kalan kör, topal ya da hasta olan kardeşlerine bırakırlardı. Bunlar da koruma görevini üzerlerine aldıkları evlerde yemek yemekten çekinirlerdi. Ayet, bunda bir sakıncanın olmayacağını ifade etmektedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Evlenme arzu ve ümidi kalmamış (çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların ziynet yerlerini teşhir etmeksizin dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber sakınmaları (örtünmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Zira Allah (konuşulan) her şeyi işiten (kalplerde olan) her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ اَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِز۪ينَةٍۜ وَاَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-60c.mp3","commentary_text":"Burada hem sosyal meselelerde hem de Hz. Peygambere karşı saygıda inananların sorumsuz davranamayacağı vurgulanıyor. Hem Hz. Peygambere tabi olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de onun konuştuğu, sorulara cevap bulmaya çalıştığı, problemlerin çözümü için gayret gösterdiği meclisinden haberi olmadan çekip gideceksiniz, hem sosyal bir sorumluluk gereği cihadın farz olduğunu söyleyeceksiniz hem de toplumu ilgilendiren meselelere kayıtsız kalarak alıp başınızı gideceksiniz. İşte mü’minin tanımında böyle bir rahatlık ve sorumsuzluk söz konusu değildir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Evlenme arzu ve ümidi kalmamış (çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların ziynet yerlerini teşhir etmeksizin dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber sakınmaları (örtünmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Zira Allah (konuşulan) her şeyi işiten (kalplerde olan) her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ اَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِز۪ينَةٍۜ وَاَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-60c.mp3","commentary_text":"Burada hem sosyal meselelerde hem de Hz. Peygambere karşı saygıda inananların sorumsuz davranamayacağı vurgulanıyor. Hem Hz. Peygambere tabi olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de onun konuştuğu, sorulara cevap bulmaya çalıştığı, problemlerin çözümü için gayret gösterdiği meclisinden haberi olmadan çekip gideceksiniz, hem sosyal bir sorumluluk gereği cihadın farz olduğunu söyleyeceksiniz hem de toplumu ilgilendiren meselelere kayıtsız kalarak alıp başınızı gideceksiniz. İşte mü’minin tanımında böyle bir rahatlık ve sorumsuzluk söz konusu değildir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Evlenme arzu ve ümidi kalmamış (çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların ziynet yerlerini teşhir etmeksizin dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber sakınmaları (örtünmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Zira Allah (konuşulan) her şeyi işiten (kalplerde olan) her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ اَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِز۪ينَةٍۜ وَاَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-60c.mp3","commentary_text":"Burada hem sosyal meselelerde hem de Hz. Peygambere karşı saygıda inananların sorumsuz davranamayacağı vurgulanıyor. Hem Hz. Peygambere tabi olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de onun konuştuğu, sorulara cevap bulmaya çalıştığı, problemlerin çözümü için gayret gösterdiği meclisinden haberi olmadan çekip gideceksiniz, hem sosyal bir sorumluluk gereği cihadın farz olduğunu söyleyeceksiniz hem de toplumu ilgilendiren meselelere kayıtsız kalarak alıp başınızı gideceksiniz. İşte mü’minin tanımında böyle bir rahatlık ve sorumsuzluk söz konusu değildir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"Evlenme arzu ve ümidi kalmamış (çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların ziynet yerlerini teşhir etmeksizin dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber sakınmaları (örtünmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Zira Allah (konuşulan) her şeyi işiten (kalplerde olan) her şeyi bilendir.","arabic_text":"وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ اَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِز۪ينَةٍۜ وَاَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-59c.mp3","commentary_text":"Burada hem sosyal meselelerde hem de Hz. Peygambere karşı saygıda inananların sorumsuz davranamayacağı vurgulanıyor. Hem Hz. Peygambere tabi olduğunuzu söyleyeceksiniz hem de onun konuştuğu, sorulara cevap bulmaya çalıştığı, problemlerin çözümü için gayret gösterdiği meclisinden haberi olmadan çekip gideceksiniz, hem sosyal bir sorumluluk gereği cihadın farz olduğunu söyleyeceksiniz hem de toplumu ilgilendiren meselelere kayıtsız kalarak alıp başınızı gideceksiniz. İşte mü’minin tanımında böyle bir rahatlık ve sorumsuzluk söz konusu değildir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için de bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde babalarınızın evlerinde annelerinizin evlerinde erkek kardeşlerinizin evlerinde kız kardeşlerinizin evlerinde amcalarınızın evlerinde halalarınızın evlerinde dayılarınızın evlerinde teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu olarak isterse ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. İşte Allah aklınızı işletesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-61c.mp3","commentary_text":"Müslümanın hayatında Peygamberin yeri diğer insanlara nazaran çok daha farklıdır. “Resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın” ifadesi, Kur’ânî ilkenin bir uzantısı olarak, gerek Hz. Muhammed’i çağırmada, gerekse onun çağrısına icabet etmede Müslümanın hassas olması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayette geçen; “Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar” ifadesi Hz. Muhammed’in tamamıyla Kur’an’dan beslenen hayatını/sünnetini ciddiye almayanlar için uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için de bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde babalarınızın evlerinde annelerinizin evlerinde erkek kardeşlerinizin evlerinde kız kardeşlerinizin evlerinde amcalarınızın evlerinde halalarınızın evlerinde dayılarınızın evlerinde teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu olarak isterse ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. İşte Allah aklınızı işletesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-61c.mp3","commentary_text":"Müslümanın hayatında Peygamberin yeri diğer insanlara nazaran çok daha farklıdır. “Resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın” ifadesi, Kur’ânî ilkenin bir uzantısı olarak, gerek Hz. Muhammed’i çağırmada, gerekse onun çağrısına icabet etmede Müslümanın hassas olması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayette geçen; “Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar” ifadesi Hz. Muhammed’in tamamıyla Kur’an’dan beslenen hayatını/sünnetini ciddiye almayanlar için uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için de bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde babalarınızın evlerinde annelerinizin evlerinde erkek kardeşlerinizin evlerinde kız kardeşlerinizin evlerinde amcalarınızın evlerinde halalarınızın evlerinde dayılarınızın evlerinde teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu olarak isterse ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. İşte Allah aklınızı işletesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-61c.mp3","commentary_text":"Müslümanın hayatında Peygamberin yeri diğer insanlara nazaran çok daha farklıdır. “Resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın” ifadesi, Kur’ânî ilkenin bir uzantısı olarak, gerek Hz. Muhammed’i çağırmada, gerekse onun çağrısına icabet etmede Müslümanın hassas olması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayette geçen; “Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar” ifadesi Hz. Muhammed’in tamamıyla Kur’an’dan beslenen hayatını/sünnetini ciddiye almayanlar için uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için de bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde babalarınızın evlerinde annelerinizin evlerinde erkek kardeşlerinizin evlerinde kız kardeşlerinizin evlerinde amcalarınızın evlerinde halalarınızın evlerinde dayılarınızın evlerinde teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu olarak isterse ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. İşte Allah aklınızı işletesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعًا اَوْ اَشْتَاتًاۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"23/23-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"23/23-60c.mp3","commentary_text":"Müslümanın hayatında Peygamberin yeri diğer insanlara nazaran çok daha farklıdır. “Resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın” ifadesi, Kur’ânî ilkenin bir uzantısı olarak, gerek Hz. Muhammed’i çağırmada, gerekse onun çağrısına icabet etmede Müslümanın hassas olması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayette geçen; “Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar” ifadesi Hz. Muhammed’in tamamıyla Kur’an’dan beslenen hayatını/sünnetini ciddiye almayanlar için uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Mü’minler ancak Allah’a ve Resulüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o resulle birlikte toplumu ilgilendiren bir işle meşgulken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler hakikaten Allah’a ve resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise bazı işleri için senden izin istediklerinde sen de onlardan uygun gördüğüne izin ver. Onlar için Allah’tan bağış dile! Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ فَاِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["9/44"],"audio_path":"23/23-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Mü’minler ancak Allah’a ve Resulüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o resulle birlikte toplumu ilgilendiren bir işle meşgulken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler hakikaten Allah’a ve resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise bazı işleri için senden izin istediklerinde sen de onlardan uygun gördüğüne izin ver. Onlar için Allah’tan bağış dile! Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ فَاِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["9/44"],"audio_path":"23/23-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Mü’minler ancak Allah’a ve Resulüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o resulle birlikte toplumu ilgilendiren bir işle meşgulken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler hakikaten Allah’a ve resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise bazı işleri için senden izin istediklerinde sen de onlardan uygun gördüğüne izin ver. Onlar için Allah’tan bağış dile! Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ فَاِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["9/44"],"audio_path":"23/23-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Mü’minler ancak Allah’a ve Resulüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o resulle birlikte toplumu ilgilendiren bir işle meşgulken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler hakikaten Allah’a ve resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise bazı işleri için senden izin istediklerinde sen de onlardan uygun gördüğüne izin ver. Onlar için Allah’tan bağış dile! Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلٰٓى اَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ فَاِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["9/44"],"audio_path":"23/23-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Ey inananlar!) resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (saygıyla davetine koşun ve size izin verinceye kadar yanından ayrılmayın). Allah arkadaşlarını siper ederek gizlice resulün yanından sıvışanları iyi bilir. Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar.","arabic_text":"ا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاۜ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Ey inananlar!) resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (saygıyla davetine koşun ve size izin verinceye kadar yanından ayrılmayın). Allah arkadaşlarını siper ederek gizlice resulün yanından sıvışanları iyi bilir. Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar.","arabic_text":"ا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاۜ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Ey inananlar!) resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (saygıyla davetine koşun ve size izin verinceye kadar yanından ayrılmayın). Allah arkadaşlarını siper ederek gizlice resulün yanından sıvışanları iyi bilir. Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar.","arabic_text":"ا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاۜ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Ey inananlar!) resulün (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (saygıyla davetine koşun ve size izin verinceye kadar yanından ayrılmayın). Allah arkadaşlarını siper ederek gizlice resulün yanından sıvışanları iyi bilir. Onun emrini çiğneyenler ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar.","arabic_text":"ا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاۜ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bilmiş olun ki göklerde ve yerde olan her şey şüphesiz Allah’ındır. O içinde bulunduğunuz durumu (ne yaptığınızı ne yapmak istediğinizi nasıl bir niyet taşıdığınızı) çok iyi bilmektedir. (Yaşayan herkes) bir gün O’na döndürülecek ve o zaman O (hayattayken) yaptıkları her şeyi kendilerine haber verecektir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِۜ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bilmiş olun ki göklerde ve yerde olan her şey şüphesiz Allah’ındır. O içinde bulunduğunuz durumu (ne yaptığınızı ne yapmak istediğinizi nasıl bir niyet taşıdığınızı) çok iyi bilmektedir. (Yaşayan herkes) bir gün O’na döndürülecek ve o zaman O (hayattayken) yaptıkları her şeyi kendilerine haber verecektir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِۜ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bilmiş olun ki göklerde ve yerde olan her şey şüphesiz Allah’ındır. O içinde bulunduğunuz durumu (ne yaptığınızı ne yapmak istediğinizi nasıl bir niyet taşıdığınızı) çok iyi bilmektedir. (Yaşayan herkes) bir gün O’na döndürülecek ve o zaman O (hayattayken) yaptıkları her şeyi kendilerine haber verecektir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِۜ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bilmiş olun ki göklerde ve yerde olan her şey şüphesiz Allah’ındır. O içinde bulunduğunuz durumu (ne yaptığınızı ne yapmak istediğinizi nasıl bir niyet taşıdığınızı) çok iyi bilmektedir. (Yaşayan herkes) bir gün O’na döndürülecek ve o zaman O (hayattayken) yaptıkları her şeyi kendilerine haber verecektir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِۜ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"23/23-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":25,"name":"FURKÂN SÛRESİ","description":"Furkan Suresi, Mekke döneminde inmiş olup 77 ayettir. 68-70 ayetlerin Medine döneminde indiği söylenmektedir. Sure adını ilk ayette geçen ve “Hak ile batılı birbirinden ayıran” anlamına gelen “Furkan” kelimesinden almıştır. Sûrede, kuluna Furkan’ı indiren Allah’ın aynı zamanda gökleri ve yeri yarattığını ve göklerde ayrı tanrılar, yeryüzünde ayrı tanrılar bulunmadığını ortaya koyarak inkârcıları kendisine inanmaya, öğretilerine itaat etmeye ve peygamberine tabi olmaya davet eder. İnkârcıların, inat ve inkârları yüzünden âhirette uğrayacakları âkibet hakkında bilgi verilerek uyarılarda bulunulur. Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğunu bildiren âyetlere yer verilir. Müşriklerin iftiralarına karşı Hz. Peygamberi teselli etmek maksadıyla geçmiş peygamberlerin de bu tür düşmanca davranışlara mâruz kaldıklarına dair misaller getirilir. “Rahman’ın kulları” diye taltif edilen Allah’ın has kullarının iman, ibadet ve ahlâka dair güzel hasletlerinden, israftan, Allah’tan başkasına boyun eğmekten, cana kıymaktan, zinadan, yalan söylemekten ve yalan yere şahitlik etmekten uzak durmalarından örnekler verilir ve bunların âhirette elde edecekleri mutluluktan bahsedilir. Kur’an’ın neden toptan indirilmeyip parçalar halinde âyet âyet nâzil olduğunun da anlatıldığı sûrede kozmolojik delillerden bazı örnekler verilerek dünyanın da âhiretin de tek hâkiminin Allah olduğu anlatılır. Allah’a inanmanın, O’na güvenmenin insana gerek bu dünyada gerekse âhirette neler kazandırdığına temas edilir.","sura_intro_audio":"24/24-a.mp3","verse_count":77,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı (Hak ile Batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) indiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِه۪ لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı (Hak ile Batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) indiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِه۪ لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı (Hak ile Batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) indiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِه۪ لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı (Hak ile Batılı birbirinden ayıran Kur’an’ı) indiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِه۪ لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin egemenliği O’na aittir. Soy sop edinmemiştir. Egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur. Her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir ölçüye göre düzene koyan O’dur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْد۪يرًا","related_links":["54/49","55/7","87/3"],"audio_path":"24/24-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin egemenliği O’na aittir. Soy sop edinmemiştir. Egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur. Her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir ölçüye göre düzene koyan O’dur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْد۪يرًا","related_links":["54/49","55/7","87/3"],"audio_path":"24/24-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin egemenliği O’na aittir. Soy sop edinmemiştir. Egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur. Her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir ölçüye göre düzene koyan O’dur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْد۪يرًا","related_links":["54/49","55/7","87/3"],"audio_path":"24/24-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin egemenliği O’na aittir. Soy sop edinmemiştir. Egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur. Her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir ölçüye göre düzene koyan O’dur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْد۪يرًا","related_links":["54/49","55/7","87/3"],"audio_path":"24/24-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Müşrikler Allah’a inanmakla beraber) O’ndan başka hiçbir şey yaratamayan ve zaten kendileri de yaratılmış olan; üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan öldürmeye yaşatmaya ve ölüleri diriltip çıkarmaya güçleri yetmeyen varlıkları da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Müşrikler Allah’a inanmakla beraber) O’ndan başka hiçbir şey yaratamayan ve zaten kendileri de yaratılmış olan; üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan öldürmeye yaşatmaya ve ölüleri diriltip çıkarmaya güçleri yetmeyen varlıkları da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Müşrikler Allah’a inanmakla beraber) O’ndan başka hiçbir şey yaratamayan ve zaten kendileri de yaratılmış olan; üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan öldürmeye yaşatmaya ve ölüleri diriltip çıkarmaya güçleri yetmeyen varlıkları da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Müşrikler Allah’a inanmakla beraber) O’ndan başka hiçbir şey yaratamayan ve zaten kendileri de yaratılmış olan; üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan öldürmeye yaşatmaya ve ölüleri diriltip çıkarmaya güçleri yetmeyen varlıkları da ilâhlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inkârcılar: “Bu Kur’an onun (Muhammed’in) uydurmasıdır ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْمًا وَزُورًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-4c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların alışılagelmiş iftiralarının en popüleri; “Kur’an mesajının Hz. Muhammed tarafından uydurulduğu ya da bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onu birilerinin yardımıyla hazırladığı” iddiasıdır. “(Ey Resul!) Sen bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin (Ankebût 29/48)”, “Andolsun ki biz onların, Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır (Nahl 16/103)” ayetleri de onların bu iddialarına cevap vermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inkârcılar: “Bu Kur’an onun (Muhammed’in) uydurmasıdır ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْمًا وَزُورًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-4c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların alışılagelmiş iftiralarının en popüleri; “Kur’an mesajının Hz. Muhammed tarafından uydurulduğu ya da bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onu birilerinin yardımıyla hazırladığı” iddiasıdır. “(Ey Resul!) Sen bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin (Ankebût 29/48)”, “Andolsun ki biz onların, Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır (Nahl 16/103)” ayetleri de onların bu iddialarına cevap vermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inkârcılar: “Bu Kur’an onun (Muhammed’in) uydurmasıdır ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْمًا وَزُورًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-4c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların alışılagelmiş iftiralarının en popüleri; “Kur’an mesajının Hz. Muhammed tarafından uydurulduğu ya da bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onu birilerinin yardımıyla hazırladığı” iddiasıdır. “(Ey Resul!) Sen bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin (Ankebût 29/48)”, “Andolsun ki biz onların, Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır (Nahl 16/103)” ayetleri de onların bu iddialarına cevap vermektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inkârcılar: “Bu Kur’an onun (Muhammed’in) uydurmasıdır ona başka bir topluluk yardım etmiştir” diyerek yalan söyleyip zulmettiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْمًا وَزُورًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-3c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların alışılagelmiş iftiralarının en popüleri; “Kur’an mesajının Hz. Muhammed tarafından uydurulduğu ya da bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onu birilerinin yardımıyla hazırladığı” iddiasıdır. “(Ey Resul!) Sen bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin (Ankebût 29/48)”, “Andolsun ki biz onların, Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır (Nahl 16/103)” ayetleri de onların bu iddialarına cevap vermektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ve Kur’an ayetleri öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar (ezberlemesi için) sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلٰى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ve Kur’an ayetleri öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar (ezberlemesi için) sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلٰى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ve Kur’an ayetleri öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar (ezberlemesi için) sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلٰى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ve Kur’an ayetleri öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar (ezberlemesi için) sabah-akşam kendisine okunmaktadır” dediler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلٰى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi! Doğrusu O çok bağışlayan çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi! Doğrusu O çok bağışlayan çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi! Doğrusu O çok bağışlayan çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Onu göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi! Doğrusu O çok bağışlayan çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim resuldür ki (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!”","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-7c.mp3","commentary_text":"İsra suresinin 17/94. ayetiyle bu ayetin muhtevası aynıdır. Peygamber hayatın içinde olmasaydı insanlara nasıl rehberlik ederdi? İnsanlarla aynı ortamı paylaşmayan, onların yediğinden yemeyen, giydiğinden giymeyen, onlarla beraber tasalanmayan, mutlu olmayan, vahyin uygulanmasında rol almayan bir insan nasıl peygamber olabilirdi? Peygamberlerin diğer insanlardan tek farkı elçi olarak seçilmiş olmaları ve Allah’tan vahiy almalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan farklı olmamalı ki insanlara örnek olabilsin. Normal insanlardan farklı ya da üstün bir insan ümmetine nasıl örnek olabilir?"},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim resuldür ki (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!”","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-7c.mp3","commentary_text":"İsra suresinin 17/94. ayetiyle bu ayetin muhtevası aynıdır. Peygamber hayatın içinde olmasaydı insanlara nasıl rehberlik ederdi? İnsanlarla aynı ortamı paylaşmayan, onların yediğinden yemeyen, giydiğinden giymeyen, onlarla beraber tasalanmayan, mutlu olmayan, vahyin uygulanmasında rol almayan bir insan nasıl peygamber olabilirdi? Peygamberlerin diğer insanlardan tek farkı elçi olarak seçilmiş olmaları ve Allah’tan vahiy almalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan farklı olmamalı ki insanlara örnek olabilsin. Normal insanlardan farklı ya da üstün bir insan ümmetine nasıl örnek olabilir?"},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim resuldür ki (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!”","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-7c.mp3","commentary_text":"İsra suresinin 17/94. ayetiyle bu ayetin muhtevası aynıdır. Peygamber hayatın içinde olmasaydı insanlara nasıl rehberlik ederdi? İnsanlarla aynı ortamı paylaşmayan, onların yediğinden yemeyen, giydiğinden giymeyen, onlarla beraber tasalanmayan, mutlu olmayan, vahyin uygulanmasında rol almayan bir insan nasıl peygamber olabilirdi? Peygamberlerin diğer insanlardan tek farkı elçi olarak seçilmiş olmaları ve Allah’tan vahiy almalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan farklı olmamalı ki insanlara örnek olabilsin. Normal insanlardan farklı ya da üstün bir insan ümmetine nasıl örnek olabilir?"},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yine onlar) dediler ki: “Bu ne biçim resuldür ki (bizim gibi) yemek yiyor ve çarşıda pazarda geziyor? Ona kendisi ile birlikte uyarma görevi yürüten bir melek indirilseydi ya!”","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-6c.mp3","commentary_text":"İsra suresinin 17/94. ayetiyle bu ayetin muhtevası aynıdır. Peygamber hayatın içinde olmasaydı insanlara nasıl rehberlik ederdi? İnsanlarla aynı ortamı paylaşmayan, onların yediğinden yemeyen, giydiğinden giymeyen, onlarla beraber tasalanmayan, mutlu olmayan, vahyin uygulanmasında rol almayan bir insan nasıl peygamber olabilirdi? Peygamberlerin diğer insanlardan tek farkı elçi olarak seçilmiş olmaları ve Allah’tan vahiy almalarıdır. Peygamberler diğer insanlardan farklı olmamalı ki insanlara örnek olabilsin. Normal insanlardan farklı ya da üstün bir insan ümmetine nasıl örnek olabilir?"},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı!” (Ayrıca) bu zalimler (müminlere:) “Sizler büyülenmiş akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.","arabic_text":"اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَاۜ وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı!” (Ayrıca) bu zalimler (müminlere:) “Sizler büyülenmiş akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.","arabic_text":"اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَاۜ وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı!” (Ayrıca) bu zalimler (müminlere:) “Sizler büyülenmiş akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.","arabic_text":"اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَاۜ وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı!” (Ayrıca) bu zalimler (müminlere:) “Sizler büyülenmiş akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.","arabic_text":"اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَاۜ وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-9c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber hakkında inkârcılar, kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazen düzenbaz, bazen şair, bazen kâhin bazen mecnun gibi birbirleriyle çelişen vasıflar uydurarak peygamberimizin moralini bozmaya çalışıyorlardı. Ama Allah bütün bu iftiralarına karşı: “(Ey Resulüm!) Sen (iftiralara aldırmadan) irşad ve nasihatine devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin.” (Tûr 52/29) “Sen pek yüksek bir ahlâk üzerindesin! Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler!” (Kalem 68/4-6) şeklinde Hz. Peygamberi teselli etmiştir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-9c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber hakkında inkârcılar, kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazen düzenbaz, bazen şair, bazen kâhin bazen mecnun gibi birbirleriyle çelişen vasıflar uydurarak peygamberimizin moralini bozmaya çalışıyorlardı. Ama Allah bütün bu iftiralarına karşı: “(Ey Resulüm!) Sen (iftiralara aldırmadan) irşad ve nasihatine devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin.” (Tûr 52/29) “Sen pek yüksek bir ahlâk üzerindesin! Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler!” (Kalem 68/4-6) şeklinde Hz. Peygamberi teselli etmiştir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-9c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber hakkında inkârcılar, kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazen düzenbaz, bazen şair, bazen kâhin bazen mecnun gibi birbirleriyle çelişen vasıflar uydurarak peygamberimizin moralini bozmaya çalışıyorlardı. Ama Allah bütün bu iftiralarına karşı: “(Ey Resulüm!) Sen (iftiralara aldırmadan) irşad ve nasihatine devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin.” (Tûr 52/29) “Sen pek yüksek bir ahlâk üzerindesin! Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler!” (Kalem 68/4-6) şeklinde Hz. Peygamberi teselli etmiştir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar!","arabic_text":"اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-8c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber hakkında inkârcılar, kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazen düzenbaz, bazen şair, bazen kâhin bazen mecnun gibi birbirleriyle çelişen vasıflar uydurarak peygamberimizin moralini bozmaya çalışıyorlardı. Ama Allah bütün bu iftiralarına karşı: “(Ey Resulüm!) Sen (iftiralara aldırmadan) irşad ve nasihatine devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin.” (Tûr 52/29) “Sen pek yüksek bir ahlâk üzerindesin! Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler!” (Kalem 68/4-6) şeklinde Hz. Peygamberi teselli etmiştir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şanı yüce ve cömert olan (Allah) dilediği takdirde senin için bu (dediklerin)den daha hayırlı olan altından ırmaklar akan cennetler var eder; yine senin için (orada) köşkler yalılar inşa eder.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ٓي اِنْ شَٓاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şanı yüce ve cömert olan (Allah) dilediği takdirde senin için bu (dediklerin)den daha hayırlı olan altından ırmaklar akan cennetler var eder; yine senin için (orada) köşkler yalılar inşa eder.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ٓي اِنْ شَٓاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şanı yüce ve cömert olan (Allah) dilediği takdirde senin için bu (dediklerin)den daha hayırlı olan altından ırmaklar akan cennetler var eder; yine senin için (orada) köşkler yalılar inşa eder.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ٓي اِنْ شَٓاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şanı yüce ve cömert olan (Allah) dilediği takdirde senin için bu (dediklerin)den daha hayırlı olan altından ırmaklar akan cennetler var eder; yine senin için (orada) köşkler yalılar inşa eder.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ٓي اِنْ شَٓاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır onlar kıyameti de yalanladılar. Biz ise o kıyameti yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırlamışız.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَاَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَع۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır onlar kıyameti de yalanladılar. Biz ise o kıyameti yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırlamışız.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَاَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَع۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır onlar kıyameti de yalanladılar. Biz ise o kıyameti yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırlamışız.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَاَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَع۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır onlar kıyameti de yalanladılar. Biz ise o kıyameti yalanlayanlara çılgın alevli bir ateş hazırlamışız.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَاَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَع۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.","arabic_text":"اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.","arabic_text":"اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.","arabic_text":"اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar onun gazaplı öfkesini ve uğultusunu işitecekler.","arabic_text":"اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَف۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Elleri boyunlarına bağlanmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isteyecekler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّن۪ينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Elleri boyunlarına bağlanmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isteyecekler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّن۪ينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Elleri boyunlarına bağlanmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isteyecekler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّن۪ينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Elleri boyunlarına bağlanmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isteyecekler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّن۪ينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Orada kendilerine:) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin birçok kere yok olmayı isteyin!” (denecek).","arabic_text":"لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَث۪يرًا","related_links":["4/56","14/21","20/74","52/16","87/13"],"audio_path":"24/24-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-14c.mp3","commentary_text":"“Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” söylemi, vurguyu güçlendirmek için, tarifsiz acı ve kedere bağlı olarak nihai selamete duyulan özlemi dile getiren mecazi bir ifadedir. Tarifsiz acı bir taraftan cennete duyulan özlemi hatırlatırken, diğer taraftan da çaresizce ölme ve yok olma isteğini canlandıracaktır. Ama nafile. “Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve her şahıs ellerinin önden gönderdiği şeylere bakacak ve inkârcı (yaptıklarını gördükten ve azabı hak ettiğini anladıktan sonra): “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek. (Nebe 78/40)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Orada kendilerine:) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin birçok kere yok olmayı isteyin!” (denecek).","arabic_text":"لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَث۪يرًا","related_links":["4/56","14/21","20/74","52/16","87/13"],"audio_path":"24/24-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-14c.mp3","commentary_text":"“Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” söylemi, vurguyu güçlendirmek için, tarifsiz acı ve kedere bağlı olarak nihai selamete duyulan özlemi dile getiren mecazi bir ifadedir. Tarifsiz acı bir taraftan cennete duyulan özlemi hatırlatırken, diğer taraftan da çaresizce ölme ve yok olma isteğini canlandıracaktır. Ama nafile. “Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve her şahıs ellerinin önden gönderdiği şeylere bakacak ve inkârcı (yaptıklarını gördükten ve azabı hak ettiğini anladıktan sonra): “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek. (Nebe 78/40)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Orada kendilerine:) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin birçok kere yok olmayı isteyin!” (denecek).","arabic_text":"لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَث۪يرًا","related_links":["4/56","14/21","20/74","52/16","87/13"],"audio_path":"24/24-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-14c.mp3","commentary_text":"“Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” söylemi, vurguyu güçlendirmek için, tarifsiz acı ve kedere bağlı olarak nihai selamete duyulan özlemi dile getiren mecazi bir ifadedir. Tarifsiz acı bir taraftan cennete duyulan özlemi hatırlatırken, diğer taraftan da çaresizce ölme ve yok olma isteğini canlandıracaktır. Ama nafile. “Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve her şahıs ellerinin önden gönderdiği şeylere bakacak ve inkârcı (yaptıklarını gördükten ve azabı hak ettiğini anladıktan sonra): “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek. (Nebe 78/40)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Orada kendilerine:) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin birçok kere yok olmayı isteyin!” (denecek).","arabic_text":"لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَث۪يرًا","related_links":["4/56","14/21","20/74","52/16","87/13"],"audio_path":"24/24-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-13c.mp3","commentary_text":"“Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” söylemi, vurguyu güçlendirmek için, tarifsiz acı ve kedere bağlı olarak nihai selamete duyulan özlemi dile getiren mecazi bir ifadedir. Tarifsiz acı bir taraftan cennete duyulan özlemi hatırlatırken, diğer taraftan da çaresizce ölme ve yok olma isteğini canlandıracaktır. Ama nafile. “Biz, gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve her şahıs ellerinin önden gönderdiği şeylere bakacak ve inkârcı (yaptıklarını gördükten ve azabı hak ettiğini anladıktan sonra): “Ah ne olurdu, keşke toprak olaydım!” diyecek. (Nebe 78/40)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”","arabic_text":"قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”","arabic_text":"قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”","arabic_text":"قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”","arabic_text":"قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ebedî olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu Rabbinin istenmeye değer bir vaadidir.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَ خَالِد۪ينَۜ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْؤُ۫لً","related_links":[],"audio_path":"24/24-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ebedî olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu Rabbinin istenmeye değer bir vaadidir.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَ خَالِد۪ينَۜ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْؤُ۫لً","related_links":[],"audio_path":"24/24-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ebedî olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu Rabbinin istenmeye değer bir vaadidir.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَ خَالِد۪ينَۜ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْؤُ۫لً","related_links":[],"audio_path":"24/24-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ebedî olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu Rabbinin istenmeye değer bir vaadidir.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا مَا يَشَٓاؤُ۫نَ خَالِد۪ينَۜ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْؤُ۫لً","related_links":[],"audio_path":"24/24-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Rabbin) onları ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri de bir araya getireceği gün (kendilerine tanrısal nitelikler yakıştırılan bu varlıklara:) “Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı yoksa onlar kendileri mi saptılar” diye soracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَاد۪ي هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-17c.mp3","commentary_text":"“Şirk en büyük zulümdür…” (Lokman, 31/13). “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz.” (Nisa, 4/48). Tevhid inancı İslam dininin temelini oluşturur. İman ve tevhid fıtridir. Bu anlamda dış etkenlerden korunarak yaratılış safiyetinin muhafaza edilmesi gerekir. Tevhid huzurun ve güvenin kaynağıdır. Şirk ise korkunun ve ümitsizliğin membaıdır. Şirk insanlık için bir zillettir, zulümdür, sefalettir, fıtratından kopmaktır, değersizleşerek yok olup gitmektir. Şirkin olduğu yerde iman olmaz, imanın bulunmadığı yerde din olmaz, kalpler bir atmaz, birlik olunmaz, rahmet tecelli etmez. İttihadın ve ittifakın olması Allah’ın etrafında birleşmekle, tevhid dininde birlik olmakla ve şirkten bütünüyle arınmakla mümkün olur. Tevhid, Allah’ı birlemek değil, bir olan Allah’ta birleşmektir, Allah’ın belirlediği şekilde yaşam birliği oluşturmaktır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Rabbin) onları ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri de bir araya getireceği gün (kendilerine tanrısal nitelikler yakıştırılan bu varlıklara:) “Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı yoksa onlar kendileri mi saptılar” diye soracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَاد۪ي هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-17c.mp3","commentary_text":"“Şirk en büyük zulümdür…” (Lokman, 31/13). “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz.” (Nisa, 4/48). Tevhid inancı İslam dininin temelini oluşturur. İman ve tevhid fıtridir. Bu anlamda dış etkenlerden korunarak yaratılış safiyetinin muhafaza edilmesi gerekir. Tevhid huzurun ve güvenin kaynağıdır. Şirk ise korkunun ve ümitsizliğin membaıdır. Şirk insanlık için bir zillettir, zulümdür, sefalettir, fıtratından kopmaktır, değersizleşerek yok olup gitmektir. Şirkin olduğu yerde iman olmaz, imanın bulunmadığı yerde din olmaz, kalpler bir atmaz, birlik olunmaz, rahmet tecelli etmez. İttihadın ve ittifakın olması Allah’ın etrafında birleşmekle, tevhid dininde birlik olmakla ve şirkten bütünüyle arınmakla mümkün olur. Tevhid, Allah’ı birlemek değil, bir olan Allah’ta birleşmektir, Allah’ın belirlediği şekilde yaşam birliği oluşturmaktır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Rabbin) onları ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri de bir araya getireceği gün (kendilerine tanrısal nitelikler yakıştırılan bu varlıklara:) “Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı yoksa onlar kendileri mi saptılar” diye soracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَاد۪ي هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-17c.mp3","commentary_text":"“Şirk en büyük zulümdür…” (Lokman, 31/13). “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz.” (Nisa, 4/48). Tevhid inancı İslam dininin temelini oluşturur. İman ve tevhid fıtridir. Bu anlamda dış etkenlerden korunarak yaratılış safiyetinin muhafaza edilmesi gerekir. Tevhid huzurun ve güvenin kaynağıdır. Şirk ise korkunun ve ümitsizliğin membaıdır. Şirk insanlık için bir zillettir, zulümdür, sefalettir, fıtratından kopmaktır, değersizleşerek yok olup gitmektir. Şirkin olduğu yerde iman olmaz, imanın bulunmadığı yerde din olmaz, kalpler bir atmaz, birlik olunmaz, rahmet tecelli etmez. İttihadın ve ittifakın olması Allah’ın etrafında birleşmekle, tevhid dininde birlik olmakla ve şirkten bütünüyle arınmakla mümkün olur. Tevhid, Allah’ı birlemek değil, bir olan Allah’ta birleşmektir, Allah’ın belirlediği şekilde yaşam birliği oluşturmaktır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Rabbin) onları ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri de bir araya getireceği gün (kendilerine tanrısal nitelikler yakıştırılan bu varlıklara:) “Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı yoksa onlar kendileri mi saptılar” diye soracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَاد۪ي هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّب۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-16c.mp3","commentary_text":"“Şirk en büyük zulümdür…” (Lokman, 31/13). “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz.” (Nisa, 4/48). Tevhid inancı İslam dininin temelini oluşturur. İman ve tevhid fıtridir. Bu anlamda dış etkenlerden korunarak yaratılış safiyetinin muhafaza edilmesi gerekir. Tevhid huzurun ve güvenin kaynağıdır. Şirk ise korkunun ve ümitsizliğin membaıdır. Şirk insanlık için bir zillettir, zulümdür, sefalettir, fıtratından kopmaktır, değersizleşerek yok olup gitmektir. Şirkin olduğu yerde iman olmaz, imanın bulunmadığı yerde din olmaz, kalpler bir atmaz, birlik olunmaz, rahmet tecelli etmez. İttihadın ve ittifakın olması Allah’ın etrafında birleşmekle, tevhid dininde birlik olmakla ve şirkten bütünüyle arınmakla mümkün olur. Tevhid, Allah’ı birlemek değil, bir olan Allah’ta birleşmektir, Allah’ın belirlediği şekilde yaşam birliği oluşturmaktır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar şöyle cevap verecekler: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle seni tenzih ederiz! Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; (onlar azıtıp) sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmayı hak eden bir topluluk oldular.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar şöyle cevap verecekler: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle seni tenzih ederiz! Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; (onlar azıtıp) sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmayı hak eden bir topluluk oldular.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar şöyle cevap verecekler: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle seni tenzih ederiz! Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; (onlar azıtıp) sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmayı hak eden bir topluluk oldular.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Onlar şöyle cevap verecekler: “Sınırsız kudret ve yüceliğinle seni tenzih ederiz! Senin dışında başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; (onlar azıtıp) sonunda seni anmayı unuttular ve yok olmayı hak eden bir topluluk oldular.”","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah müşriklere şöyle diyecek:) “İşte (sizin tanrı yerine koyduğunuz kimseler geçmişte) ileri sürdüğünüz iddiaların yalan olduğunu ortaya koydular” diyecek “artık ne (hak ettiğiniz azabı) başınızdan savabilirsiniz ne de kendinize bir destek bulabilirsiniz! Çünkü içinizden her kim (böyle bir) kötülük işlemişse ona büyük bir azap tattıracağız!”","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَۙ فَمَا تَسْتَط۪يعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًاۚ وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah müşriklere şöyle diyecek:) “İşte (sizin tanrı yerine koyduğunuz kimseler geçmişte) ileri sürdüğünüz iddiaların yalan olduğunu ortaya koydular” diyecek “artık ne (hak ettiğiniz azabı) başınızdan savabilirsiniz ne de kendinize bir destek bulabilirsiniz! Çünkü içinizden her kim (böyle bir) kötülük işlemişse ona büyük bir azap tattıracağız!”","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَۙ فَمَا تَسْتَط۪يعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًاۚ وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah müşriklere şöyle diyecek:) “İşte (sizin tanrı yerine koyduğunuz kimseler geçmişte) ileri sürdüğünüz iddiaların yalan olduğunu ortaya koydular” diyecek “artık ne (hak ettiğiniz azabı) başınızdan savabilirsiniz ne de kendinize bir destek bulabilirsiniz! Çünkü içinizden her kim (böyle bir) kötülük işlemişse ona büyük bir azap tattıracağız!”","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَۙ فَمَا تَسْتَط۪يعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًاۚ وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bunun üzerine Allah müşriklere şöyle diyecek:) “İşte (sizin tanrı yerine koyduğunuz kimseler geçmişte) ileri sürdüğünüz iddiaların yalan olduğunu ortaya koydular” diyecek “artık ne (hak ettiğiniz azabı) başınızdan savabilirsiniz ne de kendinize bir destek bulabilirsiniz! Çünkü içinizden her kim (böyle bir) kötülük işlemişse ona büyük bir azap tattıracağız!”","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَۙ فَمَا تَسْتَط۪يعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًاۚ وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz bütün resuller de şüphesiz yemek yerler çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık ki (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّٓا اِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْاَسْوَاقِۜ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةًۜ اَتَصْبِرُونَۚ وَكَانَ رَبُّكَ بَص۪يرًا۟","related_links":["12/109","18/110","21/8","46/9"],"audio_path":"24/24-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-20c.mp3","commentary_text":"“Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık” Yani sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım “Allah ne yaparsa en doğrusunu yapar” diyerek mahiyetini bilemediğiniz konularda sabretmesini bilecek misiniz? Bazınıza zenginlik bazınıza fakirlik veririz. Zengin kibir, bencillik ve cimrilik gibi duygulara kapılıp fakiri görmezden mi gelecek, yoksa; “ben sadece bir emanetçiyim” diyerek fakirin hakkını mı gözetecek? Fakir, isyan, haset, kıskançlık ve düşmanlık gibi duygulara mı kapılacak, yoksa; “Allah böyle murad ettiyse vardır bunda bir hayır” diyerek Allah’a olan teslimiyetini mi gösterecek? Bazınıza evlat veririz bazınıza vermeyiz. Evladı olanlar çocuklarıyla övünecek mi, yoksa “çocuklar bize emanettir, esas olan hayırlı ve erdemli olmalarıdır” diyerek çocuklarını Allah’ın emanetleri olarak mı görecek? Evladı olmayanlar da olanlara kem gözle mi bakacak, yoksa “tevhidi inanışta bütün çocuklar bizimdir yeter ki ahlaklı ve erdemli olsunlar” diyerek Allah’ın takdirine rıza mı gösterecek? Daha pek çok konuda insanlar birbirleriyle denenmektedir. Peygamberler geldikleri toplumlarla imtihan olmuş ve sabrederek imtihanı kazanmışlardır. Hz. Meryem çevresiyle imtihan olmuş ve gördüğü ağır hakaret ve baskılara sabrederek imtihanı kazanmıştır. Firavun’un karısı Hz. Asiye inancı uğrunda gördüğü işkencelere sabretmiş ve imtihanı kazanmıştır. İnsanların birbirleriyle sınanması sadece çevresiyle değil aynı zamanda aile içinde de devam etmektedir. Hz. Nuh karısıyla ve oğluyla imtihan olmuş, Nuh kazanmış, diğerleri kaybetmiştir. Hz. Lût karısıyla imtihan olmuş, Lût kazanmış, karısı imtihanı kaybetmiştir. Hz. Yakup oğlu Yusuf’la, Yusuf da kardeşleriyle imtihan olmuş, her ikisi de imtihanı kazanmıştır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz bütün resuller de şüphesiz yemek yerler çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık ki (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّٓا اِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْاَسْوَاقِۜ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةًۜ اَتَصْبِرُونَۚ وَكَانَ رَبُّكَ بَص۪يرًا۟","related_links":["12/109","18/110","21/8","46/9"],"audio_path":"24/24-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-20c.mp3","commentary_text":"“Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık” Yani sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım “Allah ne yaparsa en doğrusunu yapar” diyerek mahiyetini bilemediğiniz konularda sabretmesini bilecek misiniz? Bazınıza zenginlik bazınıza fakirlik veririz. Zengin kibir, bencillik ve cimrilik gibi duygulara kapılıp fakiri görmezden mi gelecek, yoksa; “ben sadece bir emanetçiyim” diyerek fakirin hakkını mı gözetecek? Fakir, isyan, haset, kıskançlık ve düşmanlık gibi duygulara mı kapılacak, yoksa; “Allah böyle murad ettiyse vardır bunda bir hayır” diyerek Allah’a olan teslimiyetini mi gösterecek? Bazınıza evlat veririz bazınıza vermeyiz. Evladı olanlar çocuklarıyla övünecek mi, yoksa “çocuklar bize emanettir, esas olan hayırlı ve erdemli olmalarıdır” diyerek çocuklarını Allah’ın emanetleri olarak mı görecek? Evladı olmayanlar da olanlara kem gözle mi bakacak, yoksa “tevhidi inanışta bütün çocuklar bizimdir yeter ki ahlaklı ve erdemli olsunlar” diyerek Allah’ın takdirine rıza mı gösterecek? Daha pek çok konuda insanlar birbirleriyle denenmektedir. Peygamberler geldikleri toplumlarla imtihan olmuş ve sabrederek imtihanı kazanmışlardır. Hz. Meryem çevresiyle imtihan olmuş ve gördüğü ağır hakaret ve baskılara sabrederek imtihanı kazanmıştır. Firavun’un karısı Hz. Asiye inancı uğrunda gördüğü işkencelere sabretmiş ve imtihanı kazanmıştır. İnsanların birbirleriyle sınanması sadece çevresiyle değil aynı zamanda aile içinde de devam etmektedir. Hz. Nuh karısıyla ve oğluyla imtihan olmuş, Nuh kazanmış, diğerleri kaybetmiştir. Hz. Lût karısıyla imtihan olmuş, Lût kazanmış, karısı imtihanı kaybetmiştir. Hz. Yakup oğlu Yusuf’la, Yusuf da kardeşleriyle imtihan olmuş, her ikisi de imtihanı kazanmıştır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz bütün resuller de şüphesiz yemek yerler çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık ki (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّٓا اِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْاَسْوَاقِۜ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةًۜ اَتَصْبِرُونَۚ وَكَانَ رَبُّكَ بَص۪يرًا۟","related_links":["12/109","18/110","21/8","46/9"],"audio_path":"24/24-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-20c.mp3","commentary_text":"“Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık” Yani sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım “Allah ne yaparsa en doğrusunu yapar” diyerek mahiyetini bilemediğiniz konularda sabretmesini bilecek misiniz? Bazınıza zenginlik bazınıza fakirlik veririz. Zengin kibir, bencillik ve cimrilik gibi duygulara kapılıp fakiri görmezden mi gelecek, yoksa; “ben sadece bir emanetçiyim” diyerek fakirin hakkını mı gözetecek? Fakir, isyan, haset, kıskançlık ve düşmanlık gibi duygulara mı kapılacak, yoksa; “Allah böyle murad ettiyse vardır bunda bir hayır” diyerek Allah’a olan teslimiyetini mi gösterecek? Bazınıza evlat veririz bazınıza vermeyiz. Evladı olanlar çocuklarıyla övünecek mi, yoksa “çocuklar bize emanettir, esas olan hayırlı ve erdemli olmalarıdır” diyerek çocuklarını Allah’ın emanetleri olarak mı görecek? Evladı olmayanlar da olanlara kem gözle mi bakacak, yoksa “tevhidi inanışta bütün çocuklar bizimdir yeter ki ahlaklı ve erdemli olsunlar” diyerek Allah’ın takdirine rıza mı gösterecek? Daha pek çok konuda insanlar birbirleriyle denenmektedir. Peygamberler geldikleri toplumlarla imtihan olmuş ve sabrederek imtihanı kazanmışlardır. Hz. Meryem çevresiyle imtihan olmuş ve gördüğü ağır hakaret ve baskılara sabrederek imtihanı kazanmıştır. Firavun’un karısı Hz. Asiye inancı uğrunda gördüğü işkencelere sabretmiş ve imtihanı kazanmıştır. İnsanların birbirleriyle sınanması sadece çevresiyle değil aynı zamanda aile içinde de devam etmektedir. Hz. Nuh karısıyla ve oğluyla imtihan olmuş, Nuh kazanmış, diğerleri kaybetmiştir. Hz. Lût karısıyla imtihan olmuş, Lût kazanmış, karısı imtihanı kaybetmiştir. Hz. Yakup oğlu Yusuf’la, Yusuf da kardeşleriyle imtihan olmuş, her ikisi de imtihanı kazanmıştır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz bütün resuller de şüphesiz yemek yerler çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık ki (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّٓا اِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْاَسْوَاقِۜ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةًۜ اَتَصْبِرُونَۚ وَكَانَ رَبُّكَ بَص۪يرًا۟","related_links":["12/109","18/110","21/8","46/9"],"audio_path":"24/24-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-19c.mp3","commentary_text":"“Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık” Yani sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım “Allah ne yaparsa en doğrusunu yapar” diyerek mahiyetini bilemediğiniz konularda sabretmesini bilecek misiniz? Bazınıza zenginlik bazınıza fakirlik veririz. Zengin kibir, bencillik ve cimrilik gibi duygulara kapılıp fakiri görmezden mi gelecek, yoksa; “ben sadece bir emanetçiyim” diyerek fakirin hakkını mı gözetecek? Fakir, isyan, haset, kıskançlık ve düşmanlık gibi duygulara mı kapılacak, yoksa; “Allah böyle murad ettiyse vardır bunda bir hayır” diyerek Allah’a olan teslimiyetini mi gösterecek? Bazınıza evlat veririz bazınıza vermeyiz. Evladı olanlar çocuklarıyla övünecek mi, yoksa “çocuklar bize emanettir, esas olan hayırlı ve erdemli olmalarıdır” diyerek çocuklarını Allah’ın emanetleri olarak mı görecek? Evladı olmayanlar da olanlara kem gözle mi bakacak, yoksa “tevhidi inanışta bütün çocuklar bizimdir yeter ki ahlaklı ve erdemli olsunlar” diyerek Allah’ın takdirine rıza mı gösterecek? Daha pek çok konuda insanlar birbirleriyle denenmektedir. Peygamberler geldikleri toplumlarla imtihan olmuş ve sabrederek imtihanı kazanmışlardır. Hz. Meryem çevresiyle imtihan olmuş ve gördüğü ağır hakaret ve baskılara sabrederek imtihanı kazanmıştır. Firavun’un karısı Hz. Asiye inancı uğrunda gördüğü işkencelere sabretmiş ve imtihanı kazanmıştır. İnsanların birbirleriyle sınanması sadece çevresiyle değil aynı zamanda aile içinde de devam etmektedir. Hz. Nuh karısıyla ve oğluyla imtihan olmuş, Nuh kazanmış, diğerleri kaybetmiştir. Hz. Lût karısıyla imtihan olmuş, Lût kazanmış, karısı imtihanı kaybetmiştir. Hz. Yakup oğlu Yusuf’la, Yusuf da kardeşleriyle imtihan olmuş, her ikisi de imtihanı kazanmıştır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bize kavuşmayı (hesap günü huzurumuza gelmeyi) ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” dediler. Andolsun ki onlar kendilerini büyük görerek azgınlıkta son derece ileri gittiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَب۪يرًا","related_links":["6/124","15/7","17/92"],"audio_path":"24/24-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bize kavuşmayı (hesap günü huzurumuza gelmeyi) ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” dediler. Andolsun ki onlar kendilerini büyük görerek azgınlıkta son derece ileri gittiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَب۪يرًا","related_links":["6/124","15/7","17/92"],"audio_path":"24/24-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bize kavuşmayı (hesap günü huzurumuza gelmeyi) ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” dediler. Andolsun ki onlar kendilerini büyük görerek azgınlıkta son derece ileri gittiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَب۪يرًا","related_links":["6/124","15/7","17/92"],"audio_path":"24/24-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Bize kavuşmayı (hesap günü huzurumuza gelmeyi) ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik” dediler. Andolsun ki onlar kendilerini büyük görerek azgınlıkta son derece ileri gittiler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُوًّا كَب۪يرًا","related_links":["6/124","15/7","17/92"],"audio_path":"24/24-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Melekleri görecekleri günde o günahkârlara hiçbir müjdeli haber yoktur. Ve o gün (melekler onlara:) “Sevinmek size haramdır haram!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Melekleri görecekleri günde o günahkârlara hiçbir müjdeli haber yoktur. Ve o gün (melekler onlara:) “Sevinmek size haramdır haram!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Melekleri görecekleri günde o günahkârlara hiçbir müjdeli haber yoktur. Ve o gün (melekler onlara:) “Sevinmek size haramdır haram!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Melekleri görecekleri günde o günahkârlara hiçbir müjdeli haber yoktur. Ve o gün (melekler onlara:) “Sevinmek size haramdır haram!” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onların (dünyada hayır namına) yaptıkları her işin üzerine varıp hepsini toz duman edeceğiz (çünkü iman olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur).","arabic_text":"وَقَدِمْنَٓا اِلٰى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَٓاءً مَنْثُورًا","related_links":["2/264","14/18","24/39"],"audio_path":"24/24-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onların (dünyada hayır namına) yaptıkları her işin üzerine varıp hepsini toz duman edeceğiz (çünkü iman olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur).","arabic_text":"وَقَدِمْنَٓا اِلٰى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَٓاءً مَنْثُورًا","related_links":["2/264","14/18","24/39"],"audio_path":"24/24-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onların (dünyada hayır namına) yaptıkları her işin üzerine varıp hepsini toz duman edeceğiz (çünkü iman olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur).","arabic_text":"وَقَدِمْنَٓا اِلٰى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَٓاءً مَنْثُورًا","related_links":["2/264","14/18","24/39"],"audio_path":"24/24-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onların (dünyada hayır namına) yaptıkları her işin üzerine varıp hepsini toz duman edeceğiz (çünkü iman olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur).","arabic_text":"وَقَدِمْنَٓا اِلٰى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَٓاءً مَنْثُورًا","related_links":["2/264","14/18","24/39"],"audio_path":"24/24-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün cennet halkının kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer de pek güzel olacak.","arabic_text":"اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَاَحْسَنُ مَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün cennet halkının kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer de pek güzel olacak.","arabic_text":"اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَاَحْسَنُ مَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün cennet halkının kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer de pek güzel olacak.","arabic_text":"اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَاَحْسَنُ مَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün cennet halkının kalacakları yer çok huzurlu ve dinlenecekleri yer de pek güzel olacak.","arabic_text":"اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَاَحْسَنُ مَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün gök parçalanarak beyaz bulut kümelerine dönüşecek ve melekler gruplar halinde inecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَٓاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلٰٓئِكَةُ تَنْز۪يلًا","related_links":["2/210"],"audio_path":"24/24-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün gök parçalanarak beyaz bulut kümelerine dönüşecek ve melekler gruplar halinde inecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَٓاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلٰٓئِكَةُ تَنْز۪يلًا","related_links":["2/210"],"audio_path":"24/24-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün gök parçalanarak beyaz bulut kümelerine dönüşecek ve melekler gruplar halinde inecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَٓاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلٰٓئِكَةُ تَنْز۪يلًا","related_links":["2/210"],"audio_path":"24/24-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün gök parçalanarak beyaz bulut kümelerine dönüşecek ve melekler gruplar halinde inecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَٓاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلٰٓئِكَةُ تَنْز۪يلًا","related_links":["2/210"],"audio_path":"24/24-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O gün gerçek egemenliğin (yalnızca) Rahman (olan Allah)’a ait olduğu (bütün açıklığıyla ortaya çıkacak) ve inkârcılar için çok zor bir gün olacak.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّ لِلرَّحْمٰنِۜ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِر۪ينَ عَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O gün gerçek egemenliğin (yalnızca) Rahman (olan Allah)’a ait olduğu (bütün açıklığıyla ortaya çıkacak) ve inkârcılar için çok zor bir gün olacak.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّ لِلرَّحْمٰنِۜ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِر۪ينَ عَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O gün gerçek egemenliğin (yalnızca) Rahman (olan Allah)’a ait olduğu (bütün açıklığıyla ortaya çıkacak) ve inkârcılar için çok zor bir gün olacak.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّ لِلرَّحْمٰنِۜ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِر۪ينَ عَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O gün gerçek egemenliğin (yalnızca) Rahman (olan Allah)’a ait olduğu (bütün açıklığıyla ortaya çıkacak) ve inkârcılar için çok zor bir gün olacak.","arabic_text":"اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّ لِلرَّحْمٰنِۜ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِر۪ينَ عَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O gün; zalim kimse parmaklarını ısırarak: “Ne olurdu (bana) ben de Resul’le beraber bir yol tutsaydım diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O gün; zalim kimse parmaklarını ısırarak: “Ne olurdu (bana) ben de Resul’le beraber bir yol tutsaydım diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O gün; zalim kimse parmaklarını ısırarak: “Ne olurdu (bana) ben de Resul’le beraber bir yol tutsaydım diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O gün; zalim kimse parmaklarını ısırarak: “Ne olurdu (bana) ben de Resul’le beraber bir yol tutsaydım diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim (diye vahlanacak)!”","arabic_text":"يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَانًا خَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim (diye vahlanacak)!”","arabic_text":"يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَانًا خَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim (diye vahlanacak)!”","arabic_text":"يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَانًا خَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim (diye vahlanacak)!”","arabic_text":"يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَانًا خَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Andolsun ki Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.","arabic_text":"لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولً","related_links":["33/66"],"audio_path":"24/24-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Andolsun ki Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.","arabic_text":"لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولً","related_links":["33/66"],"audio_path":"24/24-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Andolsun ki Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.","arabic_text":"لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولً","related_links":["33/66"],"audio_path":"24/24-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Andolsun ki Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.","arabic_text":"لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولً","related_links":["33/66"],"audio_path":"24/24-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Resul de: “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek.","arabic_text":"وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-29c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “terk edilmiş/dışlanmış” ifadesi, zamanın değişen şartlarına karşı Kur’an’ı, geçerliliğini yitirmiş bir kitap olarak düşünen ya da dünyalık tutkuların tatminine karşı çıkan ilahi bir öğreti olarak görenler için kullanılmıştır. Başka bir ifade ile “terkedilmiş” yakıştırması, itibar görmeyen, ilgi duyulmayan, danışılmayan, ciddiye alınmayan demektir ki bu konuda Kur’an’ı metruk bir eve benzetebiliriz. 1400 sene önce itibar görülen, danışılan, hayat prensiplerinden alabildiğine faydalanılan, kılavuz kabul edilen, hayat kitabı olarak görülen Kur’an asırlar sonra tarihi bir müze gibi sadece değer verilen, Mushaf’ıyla korunan, kutsanan, ziyaret edilen, baş tacı yapılan, toz kondurulmayan, abdestsiz dahi tutulamayan, hatta “Kur’an çarpsın” gibi yeminlere malzeme olan ama faydalanılmayan, aktif hale getirilmeyen bir esere dönüştürülmüş. Buradaki “kavmim” deyişi, Müslümanların tamamını değil, kimlik olarak Müslüman olup da gerçekte Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle ya da kısmen yitirmiş kimseleri işaret etmektedir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Resul de: “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek.","arabic_text":"وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “terk edilmiş/dışlanmış” ifadesi, zamanın değişen şartlarına karşı Kur’an’ı, geçerliliğini yitirmiş bir kitap olarak düşünen ya da dünyalık tutkuların tatminine karşı çıkan ilahi bir öğreti olarak görenler için kullanılmıştır. Başka bir ifade ile “terkedilmiş” yakıştırması, itibar görmeyen, ilgi duyulmayan, danışılmayan, ciddiye alınmayan demektir ki bu konuda Kur’an’ı metruk bir eve benzetebiliriz. 1400 sene önce itibar görülen, danışılan, hayat prensiplerinden alabildiğine faydalanılan, kılavuz kabul edilen, hayat kitabı olarak görülen Kur’an asırlar sonra tarihi bir müze gibi sadece değer verilen, Mushaf’ıyla korunan, kutsanan, ziyaret edilen, baş tacı yapılan, toz kondurulmayan, abdestsiz dahi tutulamayan, hatta “Kur’an çarpsın” gibi yeminlere malzeme olan ama faydalanılmayan, aktif hale getirilmeyen bir esere dönüştürülmüş. Buradaki “kavmim” deyişi, Müslümanların tamamını değil, kimlik olarak Müslüman olup da gerçekte Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle ya da kısmen yitirmiş kimseleri işaret etmektedir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Resul de: “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek.","arabic_text":"وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “terk edilmiş/dışlanmış” ifadesi, zamanın değişen şartlarına karşı Kur’an’ı, geçerliliğini yitirmiş bir kitap olarak düşünen ya da dünyalık tutkuların tatminine karşı çıkan ilahi bir öğreti olarak görenler için kullanılmıştır. Başka bir ifade ile “terkedilmiş” yakıştırması, itibar görmeyen, ilgi duyulmayan, danışılmayan, ciddiye alınmayan demektir ki bu konuda Kur’an’ı metruk bir eve benzetebiliriz. 1400 sene önce itibar görülen, danışılan, hayat prensiplerinden alabildiğine faydalanılan, kılavuz kabul edilen, hayat kitabı olarak görülen Kur’an asırlar sonra tarihi bir müze gibi sadece değer verilen, Mushaf’ıyla korunan, kutsanan, ziyaret edilen, baş tacı yapılan, toz kondurulmayan, abdestsiz dahi tutulamayan, hatta “Kur’an çarpsın” gibi yeminlere malzeme olan ama faydalanılmayan, aktif hale getirilmeyen bir esere dönüştürülmüş. Buradaki “kavmim” deyişi, Müslümanların tamamını değil, kimlik olarak Müslüman olup da gerçekte Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle ya da kısmen yitirmiş kimseleri işaret etmektedir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Resul de: “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış bir şey haline getirdi” diyecek.","arabic_text":"وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “terk edilmiş/dışlanmış” ifadesi, zamanın değişen şartlarına karşı Kur’an’ı, geçerliliğini yitirmiş bir kitap olarak düşünen ya da dünyalık tutkuların tatminine karşı çıkan ilahi bir öğreti olarak görenler için kullanılmıştır. Başka bir ifade ile “terkedilmiş” yakıştırması, itibar görmeyen, ilgi duyulmayan, danışılmayan, ciddiye alınmayan demektir ki bu konuda Kur’an’ı metruk bir eve benzetebiliriz. 1400 sene önce itibar görülen, danışılan, hayat prensiplerinden alabildiğine faydalanılan, kılavuz kabul edilen, hayat kitabı olarak görülen Kur’an asırlar sonra tarihi bir müze gibi sadece değer verilen, Mushaf’ıyla korunan, kutsanan, ziyaret edilen, baş tacı yapılan, toz kondurulmayan, abdestsiz dahi tutulamayan, hatta “Kur’an çarpsın” gibi yeminlere malzeme olan ama faydalanılmayan, aktif hale getirilmeyen bir esere dönüştürülmüş. Buradaki “kavmim” deyişi, Müslümanların tamamını değil, kimlik olarak Müslüman olup da gerçekte Kur’an mesajına olan inancını bütünüyle ya da kısmen yitirmiş kimseleri işaret etmektedir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte (Ey Resûl sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَص۪يرًا","related_links":["6/112"],"audio_path":"24/24-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-30c.mp3","commentary_text":"“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40/31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte (Ey Resûl sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَص۪يرًا","related_links":["6/112"],"audio_path":"24/24-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-31c.mp3","commentary_text":"“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40/31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte (Ey Resûl sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَص۪يرًا","related_links":["6/112"],"audio_path":"24/24-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-31c.mp3","commentary_text":"“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40/31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır."},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte (Ey Resûl sana Mekkeli müşrikleri) böylece düşman yaptığımız gibi (senden önce de) her nebinin karşısına suçlulardan bir düşman çıkarmıştık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin (sana) yeter.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَص۪يرًا","related_links":["6/112"],"audio_path":"24/24-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-31c.mp3","commentary_text":"“Her nebinin karşısına bir düşman çıkarmıştık” ifadesi, insanların iradesini ellerinden alarak, sadece peygamberi ve toplumunu sınamak için düşman haline getirdik demek değildir. Allah, insanlara özgür iradelerini kullanarak kendi tercihlerini seçme özelliği vermiştir. Zaten böyle bir irade vermeyip tercihi kendisine bıraksaydı kimsenin zalim olmasına müsaade etmezdi. Nitekim “(Kul kendine zulmetmedikten sonra,) Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mü’min 40/31) buyrulmuştur. “Düşman çıkarmak” söylemi, “her nebinin karşısına düşman olarak birileri mutlaka çıkmıştır” demektir. Çünkü nebi bozulan düzeni değiştirmek için gelmiştir. Bu da demektir ki nebi doğrudan ve ilk muhatap olarak düşmanın karşısına çıkarılmıştır. Yani düşman zaten vardı, hazır olan düşmanın karşısına mücadele verecek ve gerekirse savaşacak bir elçi gönderilmiştir. Ayrıca bu elçinin işi o kadar zor ki, taraftarını da askerini de düşmanın içinden seçip çıkaracaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnkârcılar: “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Oysa Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek (ve insanların kavramasını kolayca sağlamak) için tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde ayet ayet sûre sûre okuduk/indirdik.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِه۪ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْت۪يلً","related_links":["17/106"],"audio_path":"24/24-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnkârcılar: “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Oysa Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek (ve insanların kavramasını kolayca sağlamak) için tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde ayet ayet sûre sûre okuduk/indirdik.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِه۪ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْت۪يلً","related_links":["17/106"],"audio_path":"24/24-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnkârcılar: “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Oysa Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek (ve insanların kavramasını kolayca sağlamak) için tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde ayet ayet sûre sûre okuduk/indirdik.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِه۪ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْت۪يلً","related_links":["17/106"],"audio_path":"24/24-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnkârcılar: “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Oysa Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek (ve insanların kavramasını kolayca sağlamak) için tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde ayet ayet sûre sûre okuduk/indirdik.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِه۪ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْت۪يلً","related_links":["17/106"],"audio_path":"24/24-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı/doğruyu ve çok daha güzel olan açıklamayı getirmiş olmayalım.","arabic_text":"وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ اِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاَحْسَنَ تَفْس۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı/doğruyu ve çok daha güzel olan açıklamayı getirmiş olmayalım.","arabic_text":"وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ اِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاَحْسَنَ تَفْس۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı/doğruyu ve çok daha güzel olan açıklamayı getirmiş olmayalım.","arabic_text":"وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ اِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاَحْسَنَ تَفْس۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı/doğruyu ve çok daha güzel olan açıklamayı getirmiş olmayalım.","arabic_text":"وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ اِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاَحْسَنَ تَفْس۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O yüzüstü (süründürülerek) cehenneme atılacak olanlar var ya; işte en kötü yer onların yeridir ve en sapık yol da onların yoludur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُحْشَرُونَ عَلٰى وُجُوهِهِمْ اِلٰى جَهَنَّمَۙ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"24/24-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O yüzüstü (süründürülerek) cehenneme atılacak olanlar var ya; işte en kötü yer onların yeridir ve en sapık yol da onların yoludur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُحْشَرُونَ عَلٰى وُجُوهِهِمْ اِلٰى جَهَنَّمَۙ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"24/24-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O yüzüstü (süründürülerek) cehenneme atılacak olanlar var ya; işte en kötü yer onların yeridir ve en sapık yol da onların yoludur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُحْشَرُونَ عَلٰى وُجُوهِهِمْ اِلٰى جَهَنَّمَۙ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"24/24-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O yüzüstü (süründürülerek) cehenneme atılacak olanlar var ya; işte en kötü yer onların yeridir ve en sapık yol da onların yoludur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُحْشَرُونَ عَلٰى وُجُوهِهِمْ اِلٰى جَهَنَّمَۙ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"24/24-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u görevinde ona yardımcı kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u görevinde ona yardımcı kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u görevinde ona yardımcı kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u görevinde ona yardımcı kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun’un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.","arabic_text":"فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun’un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.","arabic_text":"فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun’un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.","arabic_text":"فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun’un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.","arabic_text":"فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"24/24-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Nuh kavmini de resullerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Nuh kavmini de resullerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Nuh kavmini de resullerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Nuh kavmini de resullerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"24/24-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semud toplumunu da Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (isyankâr) nesilleri de (yaptıkları yüzünden topluca cezalandırdık).","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-38c.mp3","commentary_text":"“Ad”, Hz. Hud’un, “Semud” ise Hz. Salih’in kavmidir. “Ress” halkı konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. “Ress halkı”, taşlarla örülmüş büyük kuyuların etrafında yerleşen topluluk demektir. Bunların Hz. Şuayip’in gönderildiği putperest bir kavim, ya da Yemâme yöresinde kendilerine gönderilen peygamberi öldüren azgın bir kasaba halkı olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semud toplumunu da Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (isyankâr) nesilleri de (yaptıkları yüzünden topluca cezalandırdık).","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-37c.mp3","commentary_text":"“Ad”, Hz. Hud’un, “Semud” ise Hz. Salih’in kavmidir. “Ress” halkı konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. “Ress halkı”, taşlarla örülmüş büyük kuyuların etrafında yerleşen topluluk demektir. Bunların Hz. Şuayip’in gönderildiği putperest bir kavim, ya da Yemâme yöresinde kendilerine gönderilen peygamberi öldüren azgın bir kasaba halkı olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semud toplumunu da Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (isyankâr) nesilleri de (yaptıkları yüzünden topluca cezalandırdık).","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-38c.mp3","commentary_text":"“Ad”, Hz. Hud’un, “Semud” ise Hz. Salih’in kavmidir. “Ress” halkı konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. “Ress halkı”, taşlarla örülmüş büyük kuyuların etrafında yerleşen topluluk demektir. Bunların Hz. Şuayip’in gönderildiği putperest bir kavim, ya da Yemâme yöresinde kendilerine gönderilen peygamberi öldüren azgın bir kasaba halkı olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semud toplumunu da Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (isyankâr) nesilleri de (yaptıkları yüzünden topluca cezalandırdık).","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَاَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذٰلِكَ كَث۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-38c.mp3","commentary_text":"“Ad”, Hz. Hud’un, “Semud” ise Hz. Salih’in kavmidir. “Ress” halkı konusunda farklı yorumlar yapılmaktadır. “Ress halkı”, taşlarla örülmüş büyük kuyuların etrafında yerleşen topluluk demektir. Bunların Hz. Şuayip’in gönderildiği putperest bir kavim, ya da Yemâme yöresinde kendilerine gönderilen peygamberi öldüren azgın bir kasaba halkı olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların her birine (akıllarını başlarına alsınlar diye eskilerden) misaller getirdik. (Fakat öğüt almayarak inadına küfürde ısrar ettikleri için) hepsini kırıp geçirdik.","arabic_text":"وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَۘ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların her birine (akıllarını başlarına alsınlar diye eskilerden) misaller getirdik. (Fakat öğüt almayarak inadına küfürde ısrar ettikleri için) hepsini kırıp geçirdik.","arabic_text":"وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَۘ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların her birine (akıllarını başlarına alsınlar diye eskilerden) misaller getirdik. (Fakat öğüt almayarak inadına küfürde ısrar ettikleri için) hepsini kırıp geçirdik.","arabic_text":"وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَۘ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların her birine (akıllarını başlarına alsınlar diye eskilerden) misaller getirdik. (Fakat öğüt almayarak inadına küfürde ısrar ettikleri için) hepsini kırıp geçirdik.","arabic_text":"وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَۘ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-40c.mp3","commentary_text":"“Bela yağmuruna tutulup yok edilen belde” büyük bir ihtimalle “Lût” kavminin yaşadığı kasabadır. Mekkeli müşrikler ticaret için gittikleri Şam seferleri esnasında helak edilen “Lût” kavminin kalıntılarını görmüşlerdi. Ayette, müşriklerin gördükleri bu tablodan ibret almaları gerektiğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-39c.mp3","commentary_text":"“Bela yağmuruna tutulup yok edilen belde” büyük bir ihtimalle “Lût” kavminin yaşadığı kasabadır. Mekkeli müşrikler ticaret için gittikleri Şam seferleri esnasında helak edilen “Lût” kavminin kalıntılarını görmüşlerdi. Ayette, müşriklerin gördükleri bu tablodan ibret almaları gerektiğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-40c.mp3","commentary_text":"“Bela yağmuruna tutulup yok edilen belde” büyük bir ihtimalle “Lût” kavminin yaşadığı kasabadır. Mekkeli müşrikler ticaret için gittikleri Şam seferleri esnasında helak edilen “Lût” kavminin kalıntılarını görmüşlerdi. Ayette, müşriklerin gördükleri bu tablodan ibret almaları gerektiğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki (Kureyş müşrikleri ticaret için Şam’a giderken) bela yağmuruna tutulan (Lût kavminin Sodom) şehrine de uğramışlardı. Peki orada olup biteni (ibret için) fark etmediler mi? Doğrusu onlar öldükten sonra diriltileceklerini hiç düşünmezler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-40c.mp3","commentary_text":"“Bela yağmuruna tutulup yok edilen belde” büyük bir ihtimalle “Lût” kavminin yaşadığı kasabadır. Mekkeli müşrikler ticaret için gittikleri Şam seferleri esnasında helak edilen “Lût” kavminin kalıntılarını görmüşlerdi. Ayette, müşriklerin gördükleri bu tablodan ibret almaları gerektiğine vurgu yapılmaktadır."},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Seni gördükleri zaman seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah’ın resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!","arabic_text":"اِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ اٰلِهَتِنَا لَوْلَٓا اَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَاۜ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ح۪ينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ اَضَلُّ سَب۪يلًا ﴿٢﴾ وَاِذَا رَاَوْكَ اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي بَعَثَ اللّٰهُ رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Seni gördükleri zaman seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah’ın resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!","arabic_text":"اِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ اٰلِهَتِنَا لَوْلَٓا اَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَاۜ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ح۪ينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ اَضَلُّ سَب۪يلًا ﴿٢﴾ وَاِذَا رَاَوْكَ اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي بَعَثَ اللّٰهُ رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Seni gördükleri zaman seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah’ın resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!","arabic_text":"اِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ اٰلِهَتِنَا لَوْلَٓا اَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَاۜ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ح۪ينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ اَضَلُّ سَب۪يلًا ﴿٢﴾ وَاِذَا رَاَوْكَ اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي بَعَثَ اللّٰهُ رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Seni gördükleri zaman seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah’ın resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!","arabic_text":"اِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ اٰلِهَتِنَا لَوْلَٓا اَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَاۜ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ح۪ينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ اَضَلُّ سَب۪يلًا ﴿٢﴾ وَاِذَا رَاَوْكَ اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي بَعَثَ اللّٰهُ رَسُولًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-43c.mp3","commentary_text":"Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur. Yani nasıl ki hayvanlar ilkesiz, sorumsuz, statüsüz ve manevi ahlaki değerlerden yoksun varlıklarsa bunlar da hayvanlar gibi sadece gezip tozan, gününü gün eden, yiyip içen ama herhangi bir amacı olmayan sorumsuz varlıklardır. Ancak “yol bakımından hayvanlardan daha şaşkın olmaları” arzularının tatmininde hayvanlardan da öte doyumsuz olmalarındandır. Nefsini tanrı edinen insanların hiçbir konuda doyuma ulaştıkları görülmemiştir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-42c.mp3","commentary_text":"Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur. Yani nasıl ki hayvanlar ilkesiz, sorumsuz, statüsüz ve manevi ahlaki değerlerden yoksun varlıklarsa bunlar da hayvanlar gibi sadece gezip tozan, gününü gün eden, yiyip içen ama herhangi bir amacı olmayan sorumsuz varlıklardır. Ancak “yol bakımından hayvanlardan daha şaşkın olmaları” arzularının tatmininde hayvanlardan da öte doyumsuz olmalarındandır. Nefsini tanrı edinen insanların hiçbir konuda doyuma ulaştıkları görülmemiştir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-43c.mp3","commentary_text":"Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur. Yani nasıl ki hayvanlar ilkesiz, sorumsuz, statüsüz ve manevi ahlaki değerlerden yoksun varlıklarsa bunlar da hayvanlar gibi sadece gezip tozan, gününü gün eden, yiyip içen ama herhangi bir amacı olmayan sorumsuz varlıklardır. Ancak “yol bakımından hayvanlardan daha şaşkın olmaları” arzularının tatmininde hayvanlardan da öte doyumsuz olmalarındandır. Nefsini tanrı edinen insanların hiçbir konuda doyuma ulaştıkları görülmemiştir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine sen mi vekil olacaksın (da onu Allah’ın azabından koruyacaksın)?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَك۪يلً","related_links":[],"audio_path":"24/24-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-43c.mp3","commentary_text":"Hayvanlar sadece tabii ihtiyaçlarının sevkine bağlı, ahlakî sorumlulukları olmayan varlıklar olduğu için böyle bir benzetmede bulunulmuştur. Yani nasıl ki hayvanlar ilkesiz, sorumsuz, statüsüz ve manevi ahlaki değerlerden yoksun varlıklarsa bunlar da hayvanlar gibi sadece gezip tozan, gününü gün eden, yiyip içen ama herhangi bir amacı olmayan sorumsuz varlıklardır. Ancak “yol bakımından hayvanlardan daha şaşkın olmaları” arzularının tatmininde hayvanlardan da öte doyumsuz olmalarındandır. Nefsini tanrı edinen insanların hiçbir konuda doyuma ulaştıkları görülmemiştir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler belki yol bakımından onlardan daha şaşkındırlar.","arabic_text":"اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":["7/179"],"audio_path":"24/24-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-44c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de Allah’ın kâinata koyduğu tabiat kanunlarına işaret edilirken bir yandan da o yasaların arkasındaki İlâhî iradeye dikkat çekilmektedir. “Güneşin delil kılınması” ise, onunla yeryüzünde sayısız gölgeleri oluşturan, sınırsız varlığa hayat veren İlâhî kudret ve iradenin eserlerini insanın hayaline sunmaktır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler belki yol bakımından onlardan daha şaşkındırlar.","arabic_text":"اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":["7/179"],"audio_path":"24/24-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-43c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de Allah’ın kâinata koyduğu tabiat kanunlarına işaret edilirken bir yandan da o yasaların arkasındaki İlâhî iradeye dikkat çekilmektedir. “Güneşin delil kılınması” ise, onunla yeryüzünde sayısız gölgeleri oluşturan, sınırsız varlığa hayat veren İlâhî kudret ve iradenin eserlerini insanın hayaline sunmaktır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler belki yol bakımından onlardan daha şaşkındırlar.","arabic_text":"اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":["7/179"],"audio_path":"24/24-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-44c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de Allah’ın kâinata koyduğu tabiat kanunlarına işaret edilirken bir yandan da o yasaların arkasındaki İlâhî iradeye dikkat çekilmektedir. “Güneşin delil kılınması” ise, onunla yeryüzünde sayısız gölgeleri oluşturan, sınırsız varlığa hayat veren İlâhî kudret ve iradenin eserlerini insanın hayaline sunmaktır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler belki yol bakımından onlardan daha şaşkındırlar.","arabic_text":"اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلًا۟","related_links":["7/179"],"audio_path":"24/24-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-44c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de Allah’ın kâinata koyduğu tabiat kanunlarına işaret edilirken bir yandan da o yasaların arkasındaki İlâhî iradeye dikkat çekilmektedir. “Güneşin delil kılınması” ise, onunla yeryüzünde sayısız gölgeleri oluşturan, sınırsız varlığa hayat veren İlâhî kudret ve iradenin eserlerini insanın hayaline sunmaktır."},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Görmez misin Rabbin gölgeyi (koyduğu tabiat yasalarına bağlı olarak akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu da yaşanmaz hale getirirdi). Sonra biz güneşi de o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).","arabic_text":"ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضًا يَس۪يرًا ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلٰى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّۚ وَلَوْ شَٓاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًاۚ ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Görmez misin Rabbin gölgeyi (koyduğu tabiat yasalarına bağlı olarak akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu da yaşanmaz hale getirirdi). Sonra biz güneşi de o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).","arabic_text":"ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضًا يَس۪يرًا ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلٰى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّۚ وَلَوْ شَٓاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًاۚ ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Görmez misin Rabbin gölgeyi (koyduğu tabiat yasalarına bağlı olarak akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu da yaşanmaz hale getirirdi). Sonra biz güneşi de o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).","arabic_text":"ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضًا يَس۪يرًا ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلٰى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّۚ وَلَوْ شَٓاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًاۚ ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Görmez misin Rabbin gölgeyi (koyduğu tabiat yasalarına bağlı olarak akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu da yaşanmaz hale getirirdi). Sonra biz güneşi de o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).","arabic_text":"ثُمَّ قَبَضْنَاهُ اِلَيْنَا قَبْضًا يَس۪يرًا ﴿٢﴾ اَلَمْ تَرَ اِلٰى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّۚ وَلَوْ شَٓاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًاۚ ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O geceyi size bir örtü uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا","related_links":["28/73","78/9"],"audio_path":"24/24-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O geceyi size bir örtü uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا","related_links":["28/73","78/9"],"audio_path":"24/24-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O geceyi size bir örtü uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا","related_links":["28/73","78/9"],"audio_path":"24/24-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O geceyi size bir örtü uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا","related_links":["28/73","78/9"],"audio_path":"24/24-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Evet böylece gökten tertemiz suyu biz indiriyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Evet böylece gökten tertemiz suyu biz indiriyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Evet böylece gökten tertemiz suyu biz indiriyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Evet böylece gökten tertemiz suyu biz indiriyoruz.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Yağmuru yağdırmaktaki amacımız) bu su ile ölü (kupkuru) bir yöreyi canlandırmak yarattığımız çok sayıda hayvanın ve insanın su ihtiyacını karşılamaktır.","arabic_text":"لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَامًا وَاَنَاسِيَّ","related_links":[],"audio_path":"24/24-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-49c.mp3","commentary_text":"Yani isteseydik ve irademizin tecellisine de uygun olsaydı geçmişte olduğu gibi elbette her topluma ayrı bir peygamber gönderirdik. Bu ayet aynı zamanda evrensel doğruların ve ahlaki değerlerin kıyamete kadar birileri tarafından bütün toplumlara ulaştırılacağının bir işaretidir. İyilik ve doğruluk konusunda insanlara öncülük eden, rehber olan, zulmün ve haksızlığın önüne geçmek, hak ve özgürlükleri egemen kılmak için sorumluluk alan örnek insanların illa da peygamber olması gerekmiyor. Bu konuda önder olan insanları donanımlı yaratan ve onlara özel kabiliyetler lütfeden de yine Allah’tır. Nice peygamberler vardır ki bir kişiyi dahi imana getiremeden hayata veda etmiştir ama öyle erdemli insanlar vardır ki peygamber olmadığı halde binlerce insanı irşad etmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Yağmuru yağdırmaktaki amacımız) bu su ile ölü (kupkuru) bir yöreyi canlandırmak yarattığımız çok sayıda hayvanın ve insanın su ihtiyacını karşılamaktır.","arabic_text":"لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَامًا وَاَنَاسِيَّ","related_links":[],"audio_path":"24/24-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-48c.mp3","commentary_text":"Yani isteseydik ve irademizin tecellisine de uygun olsaydı geçmişte olduğu gibi elbette her topluma ayrı bir peygamber gönderirdik. Bu ayet aynı zamanda evrensel doğruların ve ahlaki değerlerin kıyamete kadar birileri tarafından bütün toplumlara ulaştırılacağının bir işaretidir. İyilik ve doğruluk konusunda insanlara öncülük eden, rehber olan, zulmün ve haksızlığın önüne geçmek, hak ve özgürlükleri egemen kılmak için sorumluluk alan örnek insanların illa da peygamber olması gerekmiyor. Bu konuda önder olan insanları donanımlı yaratan ve onlara özel kabiliyetler lütfeden de yine Allah’tır. Nice peygamberler vardır ki bir kişiyi dahi imana getiremeden hayata veda etmiştir ama öyle erdemli insanlar vardır ki peygamber olmadığı halde binlerce insanı irşad etmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Yağmuru yağdırmaktaki amacımız) bu su ile ölü (kupkuru) bir yöreyi canlandırmak yarattığımız çok sayıda hayvanın ve insanın su ihtiyacını karşılamaktır.","arabic_text":"لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَامًا وَاَنَاسِيَّ","related_links":[],"audio_path":"24/24-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-49c.mp3","commentary_text":"Yani isteseydik ve irademizin tecellisine de uygun olsaydı geçmişte olduğu gibi elbette her topluma ayrı bir peygamber gönderirdik. Bu ayet aynı zamanda evrensel doğruların ve ahlaki değerlerin kıyamete kadar birileri tarafından bütün toplumlara ulaştırılacağının bir işaretidir. İyilik ve doğruluk konusunda insanlara öncülük eden, rehber olan, zulmün ve haksızlığın önüne geçmek, hak ve özgürlükleri egemen kılmak için sorumluluk alan örnek insanların illa da peygamber olması gerekmiyor. Bu konuda önder olan insanları donanımlı yaratan ve onlara özel kabiliyetler lütfeden de yine Allah’tır. Nice peygamberler vardır ki bir kişiyi dahi imana getiremeden hayata veda etmiştir ama öyle erdemli insanlar vardır ki peygamber olmadığı halde binlerce insanı irşad etmiştir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Yağmuru yağdırmaktaki amacımız) bu su ile ölü (kupkuru) bir yöreyi canlandırmak yarattığımız çok sayıda hayvanın ve insanın su ihtiyacını karşılamaktır.","arabic_text":"لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَامًا وَاَنَاسِيَّ","related_links":[],"audio_path":"24/24-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-49c.mp3","commentary_text":"Yani isteseydik ve irademizin tecellisine de uygun olsaydı geçmişte olduğu gibi elbette her topluma ayrı bir peygamber gönderirdik. Bu ayet aynı zamanda evrensel doğruların ve ahlaki değerlerin kıyamete kadar birileri tarafından bütün toplumlara ulaştırılacağının bir işaretidir. İyilik ve doğruluk konusunda insanlara öncülük eden, rehber olan, zulmün ve haksızlığın önüne geçmek, hak ve özgürlükleri egemen kılmak için sorumluluk alan örnek insanların illa da peygamber olması gerekmiyor. Bu konuda önder olan insanları donanımlı yaratan ve onlara özel kabiliyetler lütfeden de yine Allah’tır. Nice peygamberler vardır ki bir kişiyi dahi imana getiremeden hayata veda etmiştir ama öyle erdemli insanlar vardır ki peygamber olmadığı halde binlerce insanı irşad etmiştir."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki o (yağmur)u memleketler arasında taksim ettik ki (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki o (yağmur)u memleketler arasında taksim ettik ki (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki o (yağmur)u memleketler arasında taksim ettik ki (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki o (yağmur)u memleketler arasında taksim ettik ki (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Resul!) Dileseydik her memlekete/kasabaya bir uyarıcı gönderirdik (ve böylece yükünü hafifletirdik).","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ","related_links":[],"audio_path":"24/24-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Resul!) Dileseydik her memlekete/kasabaya bir uyarıcı gönderirdik (ve böylece yükünü hafifletirdik).","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ","related_links":[],"audio_path":"24/24-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Resul!) Dileseydik her memlekete/kasabaya bir uyarıcı gönderirdik (ve böylece yükünü hafifletirdik).","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ","related_links":[],"audio_path":"24/24-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Resul!) Dileseydik her memlekete/kasabaya bir uyarıcı gönderirdik (ve böylece yükünü hafifletirdik).","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ","related_links":[],"audio_path":"24/24-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Ama seni âlemlere rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik) o halde sakın inkârcılara boyun eğme! (Kur’an’a dayanarak) olanca gücünle onlarla mücadele et!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَجَاهِدْهُمْ بِه۪ جِهَادًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Ama seni âlemlere rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik) o halde sakın inkârcılara boyun eğme! (Kur’an’a dayanarak) olanca gücünle onlarla mücadele et!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَجَاهِدْهُمْ بِه۪ جِهَادًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Ama seni âlemlere rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik) o halde sakın inkârcılara boyun eğme! (Kur’an’a dayanarak) olanca gücünle onlarla mücadele et!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَجَاهِدْهُمْ بِه۪ جِهَادًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Ama seni âlemlere rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik) o halde sakın inkârcılara boyun eğme! (Kur’an’a dayanarak) olanca gücünle onlarla mücadele et!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَجَاهِدْهُمْ بِه۪ جِهَادًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O birinin suyu lezzetli ve tatlı diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۚ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":["16/14","27/61","35/12","55/19"],"audio_path":"24/24-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-53c.mp3","commentary_text":"Aslında Rablerine sırtlarını dönmeleri O’nu inkâr etmelerinden ya da O’na güvenmemelerinden değil, başkalarını araya sokarak yakınlıklarını artırmak ve ulaşmayı kolaylaştırmak düşüncesindendir. Oysa Allah’tan başka varlıkları aracı kılan ya da mutlak itaat makamına yücelten kişi, bunu Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyor olsa bile gerçekte Rabbine karşı isyan etmiş demektir. “(O müşrikler) biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz (derler).” (Zümer 39/3) “Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka ilahlar edindiler. Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.” (Yasin 36/34-35)"},{"verse_number":"53","turkish_text":"O birinin suyu lezzetli ve tatlı diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۚ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":["16/14","27/61","35/12","55/19"],"audio_path":"24/24-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-52c.mp3","commentary_text":"Aslında Rablerine sırtlarını dönmeleri O’nu inkâr etmelerinden ya da O’na güvenmemelerinden değil, başkalarını araya sokarak yakınlıklarını artırmak ve ulaşmayı kolaylaştırmak düşüncesindendir. Oysa Allah’tan başka varlıkları aracı kılan ya da mutlak itaat makamına yücelten kişi, bunu Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyor olsa bile gerçekte Rabbine karşı isyan etmiş demektir. “(O müşrikler) biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz (derler).” (Zümer 39/3) “Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka ilahlar edindiler. Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.” (Yasin 36/34-35)"},{"verse_number":"53","turkish_text":"O birinin suyu lezzetli ve tatlı diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۚ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":["16/14","27/61","35/12","55/19"],"audio_path":"24/24-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-53c.mp3","commentary_text":"Aslında Rablerine sırtlarını dönmeleri O’nu inkâr etmelerinden ya da O’na güvenmemelerinden değil, başkalarını araya sokarak yakınlıklarını artırmak ve ulaşmayı kolaylaştırmak düşüncesindendir. Oysa Allah’tan başka varlıkları aracı kılan ya da mutlak itaat makamına yücelten kişi, bunu Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyor olsa bile gerçekte Rabbine karşı isyan etmiş demektir. “(O müşrikler) biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz (derler).” (Zümer 39/3) “Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka ilahlar edindiler. Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.” (Yasin 36/34-35)"},{"verse_number":"53","turkish_text":"O birinin suyu lezzetli ve tatlı diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۚ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا","related_links":["16/14","27/61","35/12","55/19"],"audio_path":"24/24-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-53c.mp3","commentary_text":"Aslında Rablerine sırtlarını dönmeleri O’nu inkâr etmelerinden ya da O’na güvenmemelerinden değil, başkalarını araya sokarak yakınlıklarını artırmak ve ulaşmayı kolaylaştırmak düşüncesindendir. Oysa Allah’tan başka varlıkları aracı kılan ya da mutlak itaat makamına yücelten kişi, bunu Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasını kazanmak için yapıyor olsa bile gerçekte Rabbine karşı isyan etmiş demektir. “(O müşrikler) biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz (derler).” (Zümer 39/3) “Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka ilahlar edindiler. Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.” (Yasin 36/34-35)"},{"verse_number":"54","turkish_text":"İnsanı (nutfe olarak) sudan yaratıp da ondan soy sop ve hısımlık meydana getiren O’dur. Senin Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًاۜ وَكَانَ رَبُّكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İnsanı (nutfe olarak) sudan yaratıp da ondan soy sop ve hısımlık meydana getiren O’dur. Senin Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًاۜ وَكَانَ رَبُّكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İnsanı (nutfe olarak) sudan yaratıp da ondan soy sop ve hısımlık meydana getiren O’dur. Senin Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًاۜ وَكَانَ رَبُّكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İnsanı (nutfe olarak) sudan yaratıp da ondan soy sop ve hısımlık meydana getiren O’dur. Senin Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًاۜ وَكَانَ رَبُّكَ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ama yine de bazıları) Allah’tan başka kendilerine yarar sağlamayacak zarar da veremeyecek şeylere de tapınıp dururlar. (Zaten gerçek) kâfir Rabbine karşı sırtını dönen kişidir!","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْۜ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلٰى رَبِّه۪ ظَه۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-55c.mp3","commentary_text":"“Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum” cümlesi, tebliğ hizmetinin bedelsiz ve karşılıksız olması gerektiğini anlatıyor. Şuara 26/109, 127, 145, 164 ve 180. ayetlerinde Hz. Nuh, Hud, Salih, Lût ve Şuayip peygamberlerin “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” Söylemleri de Allah için yapılan hizmetin herhangi bir maddi karşılık olmadan yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Hiçbir peygamber, dini geçim kaynağı yapmamış ve peygamber oldu diye kendini maaşa da bağlamamış. Her peygamberin toplumun diğer fertleri gibi bir mesleği vardı. Peygamber olmadan önce hangi mesleği icra ediyordu ise peygamber olduktan sonra da tebliğ vazifesiyle beraber aynı mesleği icra etmeye ve geçimini o meslekten sürdürmeye devam etmiştir. Bu şekilde hayatın içinde olan peygamber vazifesini de kolayca icra etmiştir Hayatın içinde olmayan insanların, hayatın gerçeklerini bilmedikleri için Allah’ın dinini anlaması ve anlatması zordur. Onun için dini anlatmayı ve “Hayat Kitabı” olan Kur’an’ı tanıtmayı kendine vazife edinen kişiler hayatın içinde olmalıdır. Hayattan kopuk, toplumdan uzak ve sadece mektep sıralarında tedrisat görerek ve kitap okuyarak öğrenilen bir dinle topluma istikamet vermek ve örnek olmak mümkün değildir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ama yine de bazıları) Allah’tan başka kendilerine yarar sağlamayacak zarar da veremeyecek şeylere de tapınıp dururlar. (Zaten gerçek) kâfir Rabbine karşı sırtını dönen kişidir!","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْۜ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلٰى رَبِّه۪ ظَه۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-54c.mp3","commentary_text":"“Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum” cümlesi, tebliğ hizmetinin bedelsiz ve karşılıksız olması gerektiğini anlatıyor. Şuara 26/109, 127, 145, 164 ve 180. ayetlerinde Hz. Nuh, Hud, Salih, Lût ve Şuayip peygamberlerin “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” Söylemleri de Allah için yapılan hizmetin herhangi bir maddi karşılık olmadan yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Hiçbir peygamber, dini geçim kaynağı yapmamış ve peygamber oldu diye kendini maaşa da bağlamamış. Her peygamberin toplumun diğer fertleri gibi bir mesleği vardı. Peygamber olmadan önce hangi mesleği icra ediyordu ise peygamber olduktan sonra da tebliğ vazifesiyle beraber aynı mesleği icra etmeye ve geçimini o meslekten sürdürmeye devam etmiştir. Bu şekilde hayatın içinde olan peygamber vazifesini de kolayca icra etmiştir Hayatın içinde olmayan insanların, hayatın gerçeklerini bilmedikleri için Allah’ın dinini anlaması ve anlatması zordur. Onun için dini anlatmayı ve “Hayat Kitabı” olan Kur’an’ı tanıtmayı kendine vazife edinen kişiler hayatın içinde olmalıdır. Hayattan kopuk, toplumdan uzak ve sadece mektep sıralarında tedrisat görerek ve kitap okuyarak öğrenilen bir dinle topluma istikamet vermek ve örnek olmak mümkün değildir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ama yine de bazıları) Allah’tan başka kendilerine yarar sağlamayacak zarar da veremeyecek şeylere de tapınıp dururlar. (Zaten gerçek) kâfir Rabbine karşı sırtını dönen kişidir!","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْۜ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلٰى رَبِّه۪ ظَه۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-55c.mp3","commentary_text":"“Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum” cümlesi, tebliğ hizmetinin bedelsiz ve karşılıksız olması gerektiğini anlatıyor. Şuara 26/109, 127, 145, 164 ve 180. ayetlerinde Hz. Nuh, Hud, Salih, Lût ve Şuayip peygamberlerin “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” Söylemleri de Allah için yapılan hizmetin herhangi bir maddi karşılık olmadan yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Hiçbir peygamber, dini geçim kaynağı yapmamış ve peygamber oldu diye kendini maaşa da bağlamamış. Her peygamberin toplumun diğer fertleri gibi bir mesleği vardı. Peygamber olmadan önce hangi mesleği icra ediyordu ise peygamber olduktan sonra da tebliğ vazifesiyle beraber aynı mesleği icra etmeye ve geçimini o meslekten sürdürmeye devam etmiştir. Bu şekilde hayatın içinde olan peygamber vazifesini de kolayca icra etmiştir Hayatın içinde olmayan insanların, hayatın gerçeklerini bilmedikleri için Allah’ın dinini anlaması ve anlatması zordur. Onun için dini anlatmayı ve “Hayat Kitabı” olan Kur’an’ı tanıtmayı kendine vazife edinen kişiler hayatın içinde olmalıdır. Hayattan kopuk, toplumdan uzak ve sadece mektep sıralarında tedrisat görerek ve kitap okuyarak öğrenilen bir dinle topluma istikamet vermek ve örnek olmak mümkün değildir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ama yine de bazıları) Allah’tan başka kendilerine yarar sağlamayacak zarar da veremeyecek şeylere de tapınıp dururlar. (Zaten gerçek) kâfir Rabbine karşı sırtını dönen kişidir!","arabic_text":"وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْۜ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلٰى رَبِّه۪ ظَه۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-55c.mp3","commentary_text":"“Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum” cümlesi, tebliğ hizmetinin bedelsiz ve karşılıksız olması gerektiğini anlatıyor. Şuara 26/109, 127, 145, 164 ve 180. ayetlerinde Hz. Nuh, Hud, Salih, Lût ve Şuayip peygamberlerin “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” Söylemleri de Allah için yapılan hizmetin herhangi bir maddi karşılık olmadan yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Hiçbir peygamber, dini geçim kaynağı yapmamış ve peygamber oldu diye kendini maaşa da bağlamamış. Her peygamberin toplumun diğer fertleri gibi bir mesleği vardı. Peygamber olmadan önce hangi mesleği icra ediyordu ise peygamber olduktan sonra da tebliğ vazifesiyle beraber aynı mesleği icra etmeye ve geçimini o meslekten sürdürmeye devam etmiştir. Bu şekilde hayatın içinde olan peygamber vazifesini de kolayca icra etmiştir Hayatın içinde olmayan insanların, hayatın gerçeklerini bilmedikleri için Allah’ın dinini anlaması ve anlatması zordur. Onun için dini anlatmayı ve “Hayat Kitabı” olan Kur’an’ı tanıtmayı kendine vazife edinen kişiler hayatın içinde olmalıdır. Hayattan kopuk, toplumdan uzak ve sadece mektep sıralarında tedrisat görerek ve kitap okuyarak öğrenilen bir dinle topluma istikamet vermek ve örnek olmak mümkün değildir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًا","related_links":["2/119","17/105","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"24/24-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًا","related_links":["2/119","17/105","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"24/24-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًا","related_links":["2/119","17/105","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"24/24-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًا","related_links":["2/119","17/105","33/45","34/28","35/24","48/8"],"audio_path":"24/24-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا","related_links":["6/90","23/72","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"24/24-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا","related_links":["6/90","23/72","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"24/24-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا","related_links":["6/90","23/72","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"24/24-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا","related_links":["6/90","23/72","34/47","36/21","38/86","42/23"],"audio_path":"24/24-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Öyleyse hiç ölmeyen daima diri olan (Allah’a) güven ve O’nu övgüyle tesbih et (O’nun istediği gibi yaşa)! Kimse kullarının günahlarından O’nun kadar haberdar değildir.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Öyleyse hiç ölmeyen daima diri olan (Allah’a) güven ve O’nu övgüyle tesbih et (O’nun istediği gibi yaşa)! Kimse kullarının günahlarından O’nun kadar haberdar değildir.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Öyleyse hiç ölmeyen daima diri olan (Allah’a) güven ve O’nu övgüyle tesbih et (O’nun istediği gibi yaşa)! Kimse kullarının günahlarından O’nun kadar haberdar değildir.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Öyleyse hiç ölmeyen daima diri olan (Allah’a) güven ve O’nu övgüyle tesbih et (O’nun istediği gibi yaşa)! Kimse kullarının günahlarından O’nun kadar haberdar değildir.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يرًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"24/24-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yaratan sonra da yarattıklarının kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran O’dur. O’nun rahmeti boldur. O halde sen her ne isteyeceksen her şeyden haberdar olan (Allah’)tan iste!","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا","related_links":["7/54","10/3","11/7","32/4","50/38","57/4"],"audio_path":"24/24-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yaratan sonra da yarattıklarının kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran O’dur. O’nun rahmeti boldur. O halde sen her ne isteyeceksen her şeyden haberdar olan (Allah’)tan iste!","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا","related_links":["7/54","10/3","11/7","32/4","50/38","57/4"],"audio_path":"24/24-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yaratan sonra da yarattıklarının kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran O’dur. O’nun rahmeti boldur. O halde sen her ne isteyeceksen her şeyden haberdar olan (Allah’)tan iste!","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا","related_links":["7/54","10/3","11/7","32/4","50/38","57/4"],"audio_path":"24/24-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yaratan sonra da yarattıklarının kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran O’dur. O’nun rahmeti boldur. O halde sen her ne isteyeceksen her şeyden haberdar olan (Allah’)tan iste!","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۚۛ اَلرَّحْمٰنُ فَسْـَٔلْ بِه۪ خَب۪يرًا","related_links":["7/54","10/3","11/7","32/4","50/38","57/4"],"audio_path":"24/24-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا۟ ۩","related_links":[],"audio_path":"24/24-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا۟ ۩","related_links":[],"audio_path":"24/24-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا۟ ۩","related_links":[],"audio_path":"24/24-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا۟ ۩","related_links":[],"audio_path":"24/24-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Göğe burçlar (takımyıldızları) yerleştiren orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratan (Allah) ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُن۪يرًا","related_links":["15/16","17/12","28/71","36/37"],"audio_path":"24/24-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Göğe burçlar (takımyıldızları) yerleştiren orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratan (Allah) ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُن۪يرًا","related_links":["15/16","17/12","28/71","36/37"],"audio_path":"24/24-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Göğe burçlar (takımyıldızları) yerleştiren orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratan (Allah) ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُن۪يرًا","related_links":["15/16","17/12","28/71","36/37"],"audio_path":"24/24-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Göğe burçlar (takımyıldızları) yerleştiren orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratan (Allah) ne yüce bir bereket kaynağıdır.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُن۪يرًا","related_links":["15/16","17/12","28/71","36/37"],"audio_path":"24/24-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"O öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-62c.mp3","commentary_text":"“Yebîtûne” fiili geçtiği diğer yerlerde “gecenin bir kısmında” anlamında kullanılmıştır: “… O münafıklardan bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan komplolar kurarlar.” (Nisa 4/81) Burada münafıkların planı gecenin bir bölümünde yapılırdı sabahlara kadar değil. Çünkü ertesi günü planlarını uygulayacak zamanları ve takatları olmalıydı. “…Oysa Allah’ın razı olmadığı sözü, geceleyin planlarken Allah onlarla beraberdir…” (Nisa 4/108) Burada da planlamayı geçenini bir kısmında yaparlardı, tamamında değil. Yani burada bahsedilen münafıkların komplolarının ve palanlarının gecenin bir bölümünde yapılmasıdır. Eğer bu ayeti “Onlar gecelerini Rablerine ibadet ederek geçirirlerdi” şeklinde yorumlayacak olursak; “Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı?” (Neml 27/86) “O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır…” (Yunus 10/67) ayetlerini nasıl yorumlayacağız? Burada mü’minlerin hayatından bahsedilirken “onlar aynı zamanda gecenin bir kısmında da Rableriyle ilişkilerine devam ederek Ona secde ederler ve Onun huzurunda kıyama dururlar” ifadesiyle onların erdemli duruşlarından bahsediliyor."},{"verse_number":"62","turkish_text":"O öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-61c.mp3","commentary_text":"“Yebîtûne” fiili geçtiği diğer yerlerde “gecenin bir kısmında” anlamında kullanılmıştır: “… O münafıklardan bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan komplolar kurarlar.” (Nisa 4/81) Burada münafıkların planı gecenin bir bölümünde yapılırdı sabahlara kadar değil. Çünkü ertesi günü planlarını uygulayacak zamanları ve takatları olmalıydı. “…Oysa Allah’ın razı olmadığı sözü, geceleyin planlarken Allah onlarla beraberdir…” (Nisa 4/108) Burada da planlamayı geçenini bir kısmında yaparlardı, tamamında değil. Yani burada bahsedilen münafıkların komplolarının ve palanlarının gecenin bir bölümünde yapılmasıdır. Eğer bu ayeti “Onlar gecelerini Rablerine ibadet ederek geçirirlerdi” şeklinde yorumlayacak olursak; “Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı?” (Neml 27/86) “O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır…” (Yunus 10/67) ayetlerini nasıl yorumlayacağız? Burada mü’minlerin hayatından bahsedilirken “onlar aynı zamanda gecenin bir kısmında da Rableriyle ilişkilerine devam ederek Ona secde ederler ve Onun huzurunda kıyama dururlar” ifadesiyle onların erdemli duruşlarından bahsediliyor."},{"verse_number":"62","turkish_text":"O öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-62c.mp3","commentary_text":"“Yebîtûne” fiili geçtiği diğer yerlerde “gecenin bir kısmında” anlamında kullanılmıştır: “… O münafıklardan bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan komplolar kurarlar.” (Nisa 4/81) Burada münafıkların planı gecenin bir bölümünde yapılırdı sabahlara kadar değil. Çünkü ertesi günü planlarını uygulayacak zamanları ve takatları olmalıydı. “…Oysa Allah’ın razı olmadığı sözü, geceleyin planlarken Allah onlarla beraberdir…” (Nisa 4/108) Burada da planlamayı geçenini bir kısmında yaparlardı, tamamında değil. Yani burada bahsedilen münafıkların komplolarının ve palanlarının gecenin bir bölümünde yapılmasıdır. Eğer bu ayeti “Onlar gecelerini Rablerine ibadet ederek geçirirlerdi” şeklinde yorumlayacak olursak; “Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı?” (Neml 27/86) “O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır…” (Yunus 10/67) ayetlerini nasıl yorumlayacağız? Burada mü’minlerin hayatından bahsedilirken “onlar aynı zamanda gecenin bir kısmında da Rableriyle ilişkilerine devam ederek Ona secde ederler ve Onun huzurunda kıyama dururlar” ifadesiyle onların erdemli duruşlarından bahsediliyor."},{"verse_number":"62","turkish_text":"O öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-62c.mp3","commentary_text":"“Yebîtûne” fiili geçtiği diğer yerlerde “gecenin bir kısmında” anlamında kullanılmıştır: “… O münafıklardan bir grubu yanından ayrıldıktan sonra geceleyin aleyhinde sana verdikleri sözle bağdaşmayan komplolar kurarlar.” (Nisa 4/81) Burada münafıkların planı gecenin bir bölümünde yapılırdı sabahlara kadar değil. Çünkü ertesi günü planlarını uygulayacak zamanları ve takatları olmalıydı. “…Oysa Allah’ın razı olmadığı sözü, geceleyin planlarken Allah onlarla beraberdir…” (Nisa 4/108) Burada da planlamayı geçenini bir kısmında yaparlardı, tamamında değil. Yani burada bahsedilen münafıkların komplolarının ve palanlarının gecenin bir bölümünde yapılmasıdır. Eğer bu ayeti “Onlar gecelerini Rablerine ibadet ederek geçirirlerdi” şeklinde yorumlayacak olursak; “Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı?” (Neml 27/86) “O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise (çalışıp kazanmanız için) aydınlık kılandır…” (Yunus 10/67) ayetlerini nasıl yorumlayacağız? Burada mü’minlerin hayatından bahsedilirken “onlar aynı zamanda gecenin bir kısmında da Rableriyle ilişkilerine devam ederek Ona secde ederler ve Onun huzurunda kıyama dururlar” ifadesiyle onların erdemli duruşlarından bahsediliyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"Rahman’ın has kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler (hayatlarını gösterişten uzak yaşarlar). Cahiller onlara laf attığı zaman (tartışmadan) “selâm!” der (geçer)ler.","arabic_text":"وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Rahman’ın has kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler (hayatlarını gösterişten uzak yaşarlar). Cahiller onlara laf attığı zaman (tartışmadan) “selâm!” der (geçer)ler.","arabic_text":"وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Rahman’ın has kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler (hayatlarını gösterişten uzak yaşarlar). Cahiller onlara laf attığı zaman (tartışmadan) “selâm!” der (geçer)ler.","arabic_text":"وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Rahman’ın has kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler (hayatlarını gösterişten uzak yaşarlar). Cahiller onlara laf attığı zaman (tartışmadan) “selâm!” der (geçer)ler.","arabic_text":"وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar gecelerin(in bir kısmını) Rablerine secde ederek ve kıyama durarak (namaz kılarak) geçirirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar gecelerin(in bir kısmını) Rablerine secde ederek ve kıyama durarak (namaz kılarak) geçirirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar gecelerin(in bir kısmını) Rablerine secde ederek ve kıyama durarak (namaz kılarak) geçirirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onlar gecelerin(in bir kısmını) Rablerine secde ederek ve kıyama durarak (namaz kılarak) geçirirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onlar şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onlar şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onlar şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onlar şöyle yakarırlar: “Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır gerçekten onun azabı ebedi bir felakettir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şüphesiz ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”","arabic_text":"اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şüphesiz ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”","arabic_text":"اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şüphesiz ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”","arabic_text":"اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Şüphesiz ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.”","arabic_text":"اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Onlar harcadıkları zaman saçıp savurmadıkları gibi cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا","related_links":["17/29"],"audio_path":"24/24-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-67c.mp3","commentary_text":"“Azabın katlanarak artırılması”, işlenen suçun/günahın büyüklüğüne bağlıdır. Kur’an’da “yapılan kötülükler misliyle cezalandırılır” (En’am, 6/160) diye bir hüküm vardır. Sevaplarda olduğu gibi günahlarda da az-çok, küçük-büyük ayırımı vardır. Bunların neye ve hangi kriterlere göre değerlendirildiğini biz bilemeyiz. Allah’a eş koşmak, adam öldürmek, iffetli bir kadının ırzına tecavüz etmek, aklı baştan çıkaran içki içmek, kumar oynamak, zulmetmek, hak yemek, iftira atmak, gıybet etmek, fesat çıkarmak, hile ve tuzak kurmak, kıskançlık, alay etmek, kibirlenmek, kendini beğenmek, bencil olmak, israf etmek, emanete ihanet etmek, başkalarını küçük görmek, kötü zanda bulunmak, vefasızlık etmek, başkalarının özel hayatına müdahale etmek, yalan söylemek, hırsızlık vb. büyük günahlardan olduğu için bunların cezası da o nispette büyük olacaktır. Yani katlanarak büyüyen günahın cezası da katlanarak verilecektir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Onlar harcadıkları zaman saçıp savurmadıkları gibi cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا","related_links":["17/29"],"audio_path":"24/24-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-66c.mp3","commentary_text":"“Azabın katlanarak artırılması”, işlenen suçun/günahın büyüklüğüne bağlıdır. Kur’an’da “yapılan kötülükler misliyle cezalandırılır” (En’am, 6/160) diye bir hüküm vardır. Sevaplarda olduğu gibi günahlarda da az-çok, küçük-büyük ayırımı vardır. Bunların neye ve hangi kriterlere göre değerlendirildiğini biz bilemeyiz. Allah’a eş koşmak, adam öldürmek, iffetli bir kadının ırzına tecavüz etmek, aklı baştan çıkaran içki içmek, kumar oynamak, zulmetmek, hak yemek, iftira atmak, gıybet etmek, fesat çıkarmak, hile ve tuzak kurmak, kıskançlık, alay etmek, kibirlenmek, kendini beğenmek, bencil olmak, israf etmek, emanete ihanet etmek, başkalarını küçük görmek, kötü zanda bulunmak, vefasızlık etmek, başkalarının özel hayatına müdahale etmek, yalan söylemek, hırsızlık vb. büyük günahlardan olduğu için bunların cezası da o nispette büyük olacaktır. Yani katlanarak büyüyen günahın cezası da katlanarak verilecektir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Onlar harcadıkları zaman saçıp savurmadıkları gibi cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا","related_links":["17/29"],"audio_path":"24/24-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-67c.mp3","commentary_text":"“Azabın katlanarak artırılması”, işlenen suçun/günahın büyüklüğüne bağlıdır. Kur’an’da “yapılan kötülükler misliyle cezalandırılır” (En’am, 6/160) diye bir hüküm vardır. Sevaplarda olduğu gibi günahlarda da az-çok, küçük-büyük ayırımı vardır. Bunların neye ve hangi kriterlere göre değerlendirildiğini biz bilemeyiz. Allah’a eş koşmak, adam öldürmek, iffetli bir kadının ırzına tecavüz etmek, aklı baştan çıkaran içki içmek, kumar oynamak, zulmetmek, hak yemek, iftira atmak, gıybet etmek, fesat çıkarmak, hile ve tuzak kurmak, kıskançlık, alay etmek, kibirlenmek, kendini beğenmek, bencil olmak, israf etmek, emanete ihanet etmek, başkalarını küçük görmek, kötü zanda bulunmak, vefasızlık etmek, başkalarının özel hayatına müdahale etmek, yalan söylemek, hırsızlık vb. büyük günahlardan olduğu için bunların cezası da o nispette büyük olacaktır. Yani katlanarak büyüyen günahın cezası da katlanarak verilecektir."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Onlar harcadıkları zaman saçıp savurmadıkları gibi cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا","related_links":["17/29"],"audio_path":"24/24-64.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-67c.mp3","commentary_text":"“Azabın katlanarak artırılması”, işlenen suçun/günahın büyüklüğüne bağlıdır. Kur’an’da “yapılan kötülükler misliyle cezalandırılır” (En’am, 6/160) diye bir hüküm vardır. Sevaplarda olduğu gibi günahlarda da az-çok, küçük-büyük ayırımı vardır. Bunların neye ve hangi kriterlere göre değerlendirildiğini biz bilemeyiz. Allah’a eş koşmak, adam öldürmek, iffetli bir kadının ırzına tecavüz etmek, aklı baştan çıkaran içki içmek, kumar oynamak, zulmetmek, hak yemek, iftira atmak, gıybet etmek, fesat çıkarmak, hile ve tuzak kurmak, kıskançlık, alay etmek, kibirlenmek, kendini beğenmek, bencil olmak, israf etmek, emanete ihanet etmek, başkalarını küçük görmek, kötü zanda bulunmak, vefasızlık etmek, başkalarının özel hayatına müdahale etmek, yalan söylemek, hırsızlık vb. büyük günahlardan olduğu için bunların cezası da o nispette büyük olacaktır. Yani katlanarak büyüyen günahın cezası da katlanarak verilecektir."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. (Allah’ın yasakladığı bu fiillerden) herhangi birini yapan kimse günahının cezasını bulur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًاۙ","related_links":["17/33"],"audio_path":"24/24-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-68c.mp3","commentary_text":"Burada güzelliğe dönüştürülen kötülükler değil, kötülüklerin yerini dürüst ve erdemli davranışların almasıdır. Yani Allah, böylelerinin kötü gidişatını iyi gidişata tebdil eder ve onlara tertemiz bir hayat nasip eder."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. (Allah’ın yasakladığı bu fiillerden) herhangi birini yapan kimse günahının cezasını bulur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًاۙ","related_links":["17/33"],"audio_path":"24/24-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-67c.mp3","commentary_text":"Burada güzelliğe dönüştürülen kötülükler değil, kötülüklerin yerini dürüst ve erdemli davranışların almasıdır. Yani Allah, böylelerinin kötü gidişatını iyi gidişata tebdil eder ve onlara tertemiz bir hayat nasip eder."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. (Allah’ın yasakladığı bu fiillerden) herhangi birini yapan kimse günahının cezasını bulur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًاۙ","related_links":["17/33"],"audio_path":"24/24-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-68c.mp3","commentary_text":"Burada güzelliğe dönüştürülen kötülükler değil, kötülüklerin yerini dürüst ve erdemli davranışların almasıdır. Yani Allah, böylelerinin kötü gidişatını iyi gidişata tebdil eder ve onlara tertemiz bir hayat nasip eder."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. (Allah’ın yasakladığı bu fiillerden) herhangi birini yapan kimse günahının cezasını bulur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًاۙ","related_links":["17/33"],"audio_path":"24/24-65.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-68c.mp3","commentary_text":"Burada güzelliğe dönüştürülen kötülükler değil, kötülüklerin yerini dürüst ve erdemli davranışların almasıdır. Yani Allah, böylelerinin kötü gidişatını iyi gidişata tebdil eder ve onlara tertemiz bir hayat nasip eder."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada horlanmış olarak tek başına kalakalır.","arabic_text":"يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada horlanmış olarak tek başına kalakalır.","arabic_text":"يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada horlanmış olarak tek başına kalakalır.","arabic_text":"يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada horlanmış olarak tek başına kalakalır.","arabic_text":"يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪ مُهَانًاۗ","related_links":[],"audio_path":"24/24-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ancak (kötülüklerinden) tevbe edip doğru yola dönen iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseler bunun dışındadır. Allah böylelerinin kötülüklerini güzelliğe dönüştürür. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ancak (kötülüklerinden) tevbe edip doğru yola dönen iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseler bunun dışındadır. Allah böylelerinin kötülüklerini güzelliğe dönüştürür. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ancak (kötülüklerinden) tevbe edip doğru yola dönen iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseler bunun dışındadır. Allah böylelerinin kötülüklerini güzelliğe dönüştürür. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Ancak (kötülüklerinden) tevbe edip doğru yola dönen iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseler bunun dışındadır. Allah böylelerinin kötülüklerini güzelliğe dönüştürür. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Her kim tevbe edip sorumlu davranır ve faydalı işler yaparsa şüphesiz o Allah’a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.","arabic_text":"وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاِنَّهُ يَتُوبُ اِلَى اللّٰهِ مَتَابًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Her kim tevbe edip sorumlu davranır ve faydalı işler yaparsa şüphesiz o Allah’a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.","arabic_text":"وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاِنَّهُ يَتُوبُ اِلَى اللّٰهِ مَتَابًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Her kim tevbe edip sorumlu davranır ve faydalı işler yaparsa şüphesiz o Allah’a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.","arabic_text":"وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاِنَّهُ يَتُوبُ اِلَى اللّٰهِ مَتَابًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Her kim tevbe edip sorumlu davranır ve faydalı işler yaparsa şüphesiz o Allah’a tevbesi kabul edilmiş olarak döner.","arabic_text":"وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاِنَّهُ يَتُوبُ اِلَى اللّٰهِ مَتَابًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar öyle kişilerdir ki yalan yere şahitlik etmezler boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselerle) karşılaştıkları zaman yanlarından vakarla geçip giderler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَۙ وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا","related_links":["28/55"],"audio_path":"24/24-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar öyle kişilerdir ki yalan yere şahitlik etmezler boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselerle) karşılaştıkları zaman yanlarından vakarla geçip giderler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَۙ وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا","related_links":["28/55"],"audio_path":"24/24-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar öyle kişilerdir ki yalan yere şahitlik etmezler boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselerle) karşılaştıkları zaman yanlarından vakarla geçip giderler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَۙ وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا","related_links":["28/55"],"audio_path":"24/24-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar öyle kişilerdir ki yalan yere şahitlik etmezler boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselerle) karşılaştıkları zaman yanlarından vakarla geçip giderler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَۙ وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا","related_links":["28/55"],"audio_path":"24/24-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler onlara ilgisiz kalmazlar).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا","related_links":["2/18"],"audio_path":"24/24-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler onlara ilgisiz kalmazlar).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا","related_links":["2/18"],"audio_path":"24/24-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler onlara ilgisiz kalmazlar).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا","related_links":["2/18"],"audio_path":"24/24-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler onlara ilgisiz kalmazlar).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا","related_links":["2/18"],"audio_path":"24/24-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere önder eyle!” diye dua ederler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere önder eyle!” diye dua ederler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere önder eyle!” diye dua ederler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak isteyenlere önder eyle!” diye dua ederler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"İşte onlar sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileğiyle ve selâmla karşılanacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-75c.mp3","commentary_text":"Bu ayette hitap tamamen inanmayanlaradır. Öyle sanıldığı gibi birinci cümlesi “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” şeklinde mü’minlere, ikinci cümlesi “Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.” Şeklinde inkârcılara. Bu doğru değildir. “Ya’be’u” kelimesi, “yapmak, etmek, harekete geçirmek” anlamındaki “ab’” kökünden türemiştir. Buna “değer, kıymet” manası vermek doğru olmaz. Doğru olan; “Şayet başkalarına kulluk etmezseniz Rabbim size ne diye azap etsin ki!” Yani “Allah size azap edecekse, şirk koştuğunuz için edecek” demektir. Bu ayetin, Nisa suresi 4/147 ayetiyle bağlantısını kurarsak konuyu daha iyi anlarız: “Eğer görevlerinizi yerine getirir ve inanıp güvenirseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah, kıymet bilendir, her şeyi bilir.” 70. Ayetten itibaren mü’minlerin vasıflarından ve elde edecekleri nimetlerden bahsedilirken sonunda şirkten uzak durmaları konusunda inkârcılara da bir hatırlatma yapılıyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"İşte onlar sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileğiyle ve selâmla karşılanacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-74c.mp3","commentary_text":"Bu ayette hitap tamamen inanmayanlaradır. Öyle sanıldığı gibi birinci cümlesi “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” şeklinde mü’minlere, ikinci cümlesi “Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.” Şeklinde inkârcılara. Bu doğru değildir. “Ya’be’u” kelimesi, “yapmak, etmek, harekete geçirmek” anlamındaki “ab’” kökünden türemiştir. Buna “değer, kıymet” manası vermek doğru olmaz. Doğru olan; “Şayet başkalarına kulluk etmezseniz Rabbim size ne diye azap etsin ki!” Yani “Allah size azap edecekse, şirk koştuğunuz için edecek” demektir. Bu ayetin, Nisa suresi 4/147 ayetiyle bağlantısını kurarsak konuyu daha iyi anlarız: “Eğer görevlerinizi yerine getirir ve inanıp güvenirseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah, kıymet bilendir, her şeyi bilir.” 70. Ayetten itibaren mü’minlerin vasıflarından ve elde edecekleri nimetlerden bahsedilirken sonunda şirkten uzak durmaları konusunda inkârcılara da bir hatırlatma yapılıyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"İşte onlar sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileğiyle ve selâmla karşılanacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-75c.mp3","commentary_text":"Bu ayette hitap tamamen inanmayanlaradır. Öyle sanıldığı gibi birinci cümlesi “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” şeklinde mü’minlere, ikinci cümlesi “Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.” Şeklinde inkârcılara. Bu doğru değildir. “Ya’be’u” kelimesi, “yapmak, etmek, harekete geçirmek” anlamındaki “ab’” kökünden türemiştir. Buna “değer, kıymet” manası vermek doğru olmaz. Doğru olan; “Şayet başkalarına kulluk etmezseniz Rabbim size ne diye azap etsin ki!” Yani “Allah size azap edecekse, şirk koştuğunuz için edecek” demektir. Bu ayetin, Nisa suresi 4/147 ayetiyle bağlantısını kurarsak konuyu daha iyi anlarız: “Eğer görevlerinizi yerine getirir ve inanıp güvenirseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah, kıymet bilendir, her şeyi bilir.” 70. Ayetten itibaren mü’minlerin vasıflarından ve elde edecekleri nimetlerden bahsedilirken sonunda şirkten uzak durmaları konusunda inkârcılara da bir hatırlatma yapılıyor."},{"verse_number":"75","turkish_text":"İşte onlar sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileğiyle ve selâmla karşılanacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًاۙ","related_links":[],"audio_path":"24/24-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"24/24-75c.mp3","commentary_text":"Bu ayette hitap tamamen inanmayanlaradır. Öyle sanıldığı gibi birinci cümlesi “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!” şeklinde mü’minlere, ikinci cümlesi “Sizler Allah'ın ayetlerini yalanladığınız için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.” Şeklinde inkârcılara. Bu doğru değildir. “Ya’be’u” kelimesi, “yapmak, etmek, harekete geçirmek” anlamındaki “ab’” kökünden türemiştir. Buna “değer, kıymet” manası vermek doğru olmaz. Doğru olan; “Şayet başkalarına kulluk etmezseniz Rabbim size ne diye azap etsin ki!” Yani “Allah size azap edecekse, şirk koştuğunuz için edecek” demektir. Bu ayetin, Nisa suresi 4/147 ayetiyle bağlantısını kurarsak konuyu daha iyi anlarız: “Eğer görevlerinizi yerine getirir ve inanıp güvenirseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah, kıymet bilendir, her şeyi bilir.” 70. Ayetten itibaren mü’minlerin vasıflarından ve elde edecekleri nimetlerden bahsedilirken sonunda şirkten uzak durmaları konusunda inkârcılara da bir hatırlatma yapılıyor."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlar orada (ebedi olarak) kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh (ne güzel) bir ikametgâhtır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlar orada (ebedi olarak) kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh (ne güzel) bir ikametgâhtır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlar orada (ebedi olarak) kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh (ne güzel) bir ikametgâhtır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlar orada (ebedi olarak) kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh (ne güzel) bir ikametgâhtır!","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: “(Allah’tan başkasına) kulluk etmezseniz (şirk koşmazsanız) Rabbim size ne diye (azap) etsin ki! Ama sizler (Allah’ın ayetlerini ve elçilerini) yalanladınız inkâr ettiniz. Bunun için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: “(Allah’tan başkasına) kulluk etmezseniz (şirk koşmazsanız) Rabbim size ne diye (azap) etsin ki! Ama sizler (Allah’ın ayetlerini ve elçilerini) yalanladınız inkâr ettiniz. Bunun için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: “(Allah’tan başkasına) kulluk etmezseniz (şirk koşmazsanız) Rabbim size ne diye (azap) etsin ki! Ama sizler (Allah’ın ayetlerini ve elçilerini) yalanladınız inkâr ettiniz. Bunun için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"De ki: “(Allah’tan başkasına) kulluk etmezseniz (şirk koşmazsanız) Rabbim size ne diye (azap) etsin ki! Ama sizler (Allah’ın ayetlerini ve elçilerini) yalanladınız inkâr ettiniz. Bunun için azap hiçbir zaman yakanızı bırakmayacaktır.”","arabic_text":"قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا","related_links":[],"audio_path":"24/24-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":26,"name":"ŞU'ARÂ SÛRESİ","description":"Şuara suresi Mekke döneminde inmiş olup 227 ayettir. 224-227. ayetlerin Medine döneminde indiği söylenmektedir. Sure adını 224. ayette geçen ve “Şairler” anlamına gelen “eş-Şuara” kelimesinden almıştır. Sûrede Kur’an ayetlerinin kendi içinde apaçık ve tutarlı oldukları ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koydukları bildirilmiştir. Hz. Muhammed’e inkârcılar inanmıyorlar diye kendini yıpratmaması konusunda telkinde bulunulmuştur. Hz. Mûsâ ile kardeşi Harun’un Firavuna karşı verdikleri mücadelenin geniş şekilde anlatıldığı sûrede ibret alınması için zikredilen tarihi hadiseler kronolojik sıraya göre değil, muhataplarca daha çok bilinip ilgi gösterilen, yaşadıkları yakın bölgelerdeki olaylara göre sıralanmış ve Hz. İbrahim’in babasına ve kavmine, Hz. Nuh, Hûd, Sâlih, Lût ve Şuayb peygamberlerin toplumlarına davetine de yer verilmiştir. Hz. Peygambere, müminlere merhamet kanatlarını germesinin emredildiği sûrede, Müslüman oldukları halde eski hal ve yaşayışlarına devam edenlere karşı: “Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” demesi ve Allah’a güvenmesi telkin edilmiştir.","sura_intro_audio":"25/25-a.mp3","verse_count":227,"verses":[{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar kendi içinde apaçık ve tutarlı olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kelamın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar kendi içinde apaçık ve tutarlı olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kelamın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar kendi içinde apaçık ve tutarlı olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kelamın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar kendi içinde apaçık ve tutarlı olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kelamın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar diye neredeyse kendini tüketeceksin!","arabic_text":"لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["15/97","18/6","35/8"],"audio_path":"25/25-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar diye neredeyse kendini tüketeceksin!","arabic_text":"لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["15/97","18/6","35/8"],"audio_path":"25/25-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar diye neredeyse kendini tüketeceksin!","arabic_text":"لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["15/97","18/6","35/8"],"audio_path":"25/25-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar diye neredeyse kendini tüketeceksin!","arabic_text":"لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["15/97","18/6","35/8"],"audio_path":"25/25-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz (onların zorla iman etmesini) murad etseydik onlara gökten (dehşet verici) bir mucize indirirdik de ona (toptan) boyun eğmek zorunda kalırlardı (ama buna gerek duymadık).","arabic_text":"اِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz (onların zorla iman etmesini) murad etseydik onlara gökten (dehşet verici) bir mucize indirirdik de ona (toptan) boyun eğmek zorunda kalırlardı (ama buna gerek duymadık).","arabic_text":"اِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz (onların zorla iman etmesini) murad etseydik onlara gökten (dehşet verici) bir mucize indirirdik de ona (toptan) boyun eğmek zorunda kalırlardı (ama buna gerek duymadık).","arabic_text":"اِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz (onların zorla iman etmesini) murad etseydik onlara gökten (dehşet verici) bir mucize indirirdik de ona (toptan) boyun eğmek zorunda kalırlardı (ama buna gerek duymadık).","arabic_text":"اِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ama onlar ne zaman Rahman’dan yeni bir öğüt gelse kesinlikle ondan yüz çevirirler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ama onlar ne zaman Rahman’dan yeni bir öğüt gelse kesinlikle ondan yüz çevirirler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ama onlar ne zaman Rahman’dan yeni bir öğüt gelse kesinlikle ondan yüz çevirirler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ama onlar ne zaman Rahman’dan yeni bir öğüt gelse kesinlikle ondan yüz çevirirler.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar (Allah’tan gelen ayetleri) yalanladılar. Fakat alay konusu ettikleri şeyin (azap) haberleri ile yakında yüz yüze geleceklerdir.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar (Allah’tan gelen ayetleri) yalanladılar. Fakat alay konusu ettikleri şeyin (azap) haberleri ile yakında yüz yüze geleceklerdir.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar (Allah’tan gelen ayetleri) yalanladılar. Fakat alay konusu ettikleri şeyin (azap) haberleri ile yakında yüz yüze geleceklerdir.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar (Allah’tan gelen ayetleri) yalanladılar. Fakat alay konusu ettikleri şeyin (azap) haberleri ile yakında yüz yüze geleceklerdir.","arabic_text":"فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her çeşitten nice güzel bitkiler çıkarmışız?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her çeşitten nice güzel bitkiler çıkarmışız?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her çeşitten nice güzel bitkiler çıkarmışız?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar yeryüzüne hiç bakmazlar mı? Biz orada her çeşitten nice güzel bitkiler çıkarmışız?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şüphesiz bunların her birinde (Allah’ın kudretine işaret eden merhametini gözler önüne seren apaçık) bir delil vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/67"],"audio_path":"25/25-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şüphesiz bunların her birinde (Allah’ın kudretine işaret eden merhametini gözler önüne seren apaçık) bir delil vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/67"],"audio_path":"25/25-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şüphesiz bunların her birinde (Allah’ın kudretine işaret eden merhametini gözler önüne seren apaçık) bir delil vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/67"],"audio_path":"25/25-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şüphesiz bunların her birinde (Allah’ın kudretine işaret eden merhametini gözler önüne seren apaçık) bir delil vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/67"],"audio_path":"25/25-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin elbette O mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin elbette O mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin elbette O mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Muhakkak ki senin Rabbin elbette O mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zulmetmekte olan kavme git! Firavunun toplumuna git. Hâlâ Allah’a karşı gelmekten sakınmayacaklar mı (diye sor)?”","arabic_text":"قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zulmetmekte olan kavme git! Firavunun toplumuna git. Hâlâ Allah’a karşı gelmekten sakınmayacaklar mı (diye sor)?”","arabic_text":"قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zulmetmekte olan kavme git! Firavunun toplumuna git. Hâlâ Allah’a karşı gelmekten sakınmayacaklar mı (diye sor)?”","arabic_text":"قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10-11","turkish_text":"Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zulmetmekte olan kavme git! Firavunun toplumuna git. Hâlâ Allah’a karşı gelmekten sakınmayacaklar mı (diye sor)?”","arabic_text":"قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Musa şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bundan dolayı) içim daralır akıcı konuşamam. Onun için Harun’a da resullük ver (ve onu bana yardımcı yap)!","arabic_text":"وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bundan dolayı) içim daralır akıcı konuşamam. Onun için Harun’a da resullük ver (ve onu bana yardımcı yap)!","arabic_text":"وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bundan dolayı) içim daralır akıcı konuşamam. Onun için Harun’a da resullük ver (ve onu bana yardımcı yap)!","arabic_text":"وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Bundan dolayı) içim daralır akıcı konuşamam. Onun için Harun’a da resullük ver (ve onu bana yardımcı yap)!","arabic_text":"وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (genç yaşımda Kıpti’nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden de korkuyorum.”","arabic_text":"وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِۚ","related_links":["20/25","28/14"],"audio_path":"25/25-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (genç yaşımda Kıpti’nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden de korkuyorum.”","arabic_text":"وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِۚ","related_links":["20/25","28/14"],"audio_path":"25/25-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (genç yaşımda Kıpti’nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden de korkuyorum.”","arabic_text":"وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِۚ","related_links":["20/25","28/14"],"audio_path":"25/25-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (genç yaşımda Kıpti’nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden de korkuyorum.”","arabic_text":"وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِۚ","related_links":["20/25","28/14"],"audio_path":"25/25-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Hayır (korkma)! İkinizde mesajlarımızla gidiniz. Çünkü (yapacağınız çağrıyı) izlemek ve (konuşulanları) dinlemek için Biz de sizinle beraber olacağız.”","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ","related_links":["20/46","28/35"],"audio_path":"25/25-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Hayır (korkma)! İkinizde mesajlarımızla gidiniz. Çünkü (yapacağınız çağrıyı) izlemek ve (konuşulanları) dinlemek için Biz de sizinle beraber olacağız.”","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ","related_links":["20/46","28/35"],"audio_path":"25/25-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Hayır (korkma)! İkinizde mesajlarımızla gidiniz. Çünkü (yapacağınız çağrıyı) izlemek ve (konuşulanları) dinlemek için Biz de sizinle beraber olacağız.”","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ","related_links":["20/46","28/35"],"audio_path":"25/25-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah buyurdu ki: “Hayır (korkma)! İkinizde mesajlarımızla gidiniz. Çünkü (yapacağınız çağrıyı) izlemek ve (konuşulanları) dinlemek için Biz de sizinle beraber olacağız.”","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ","related_links":["20/46","28/35"],"audio_path":"25/25-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Gecikmeksizin Firavun’a gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder!”","arabic_text":"اَنْ اَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ﴿٢﴾ فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Gecikmeksizin Firavun’a gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder!”","arabic_text":"اَنْ اَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ﴿٢﴾ فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Gecikmeksizin Firavun’a gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder!”","arabic_text":"اَنْ اَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ﴿٢﴾ فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16-17","turkish_text":"Gecikmeksizin Firavun’a gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder!”","arabic_text":"اَنْ اَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ﴿٢﴾ فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Firavun:) “Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik? Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin?","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ ف۪ينَا وَل۪يدًا وَلَبِثْتَ ف۪ينَا مِنْ عُمُرِكَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Firavun:) “Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik? Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin?","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ ف۪ينَا وَل۪يدًا وَلَبِثْتَ ف۪ينَا مِنْ عُمُرِكَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Firavun:) “Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik? Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin?","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ ف۪ينَا وَل۪يدًا وَلَبِثْتَ ف۪ينَا مِنْ عُمُرِكَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Firavun:) “Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik? Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin?","arabic_text":"قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ ف۪ينَا وَل۪يدًا وَلَبِثْتَ ف۪ينَا مِنْ عُمُرِكَ سِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonunda yapacağını yaptın (adam öldürdün) ve nankör biri olduğunu gösterdin!” dedi.","arabic_text":"وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّت۪ي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonunda yapacağını yaptın (adam öldürdün) ve nankör biri olduğunu gösterdin!” dedi.","arabic_text":"وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّت۪ي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonunda yapacağını yaptın (adam öldürdün) ve nankör biri olduğunu gösterdin!” dedi.","arabic_text":"وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّت۪ي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonunda yapacağını yaptın (adam öldürdün) ve nankör biri olduğunu gösterdin!” dedi.","arabic_text":"وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّت۪ي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ben onu o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım.","arabic_text":"قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا۬ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ","related_links":["20/40","28/15"],"audio_path":"25/25-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-20c.mp3","commentary_text":"Yani: “İsrailoğullarını köleleştirip sömürdün ve onların sırtından zenginlik edindin. Şimdi de onları köle edinmiş olmayı bir lütufmuş gibi başıma kakıyorsun. Eğer İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmeseydin, annem beni korkup Nil nehrine bırakmayacaktı ve böylece senin sarayında değil, kendi evimde büyüyecektim. Aslında her ne kadar sarayda yaşamış olsam da sen beni ailemden koparmakla bana iyilik değil zulmettin.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ben onu o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım.","arabic_text":"قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا۬ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ","related_links":["20/40","28/15"],"audio_path":"25/25-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-19c.mp3","commentary_text":"Yani: “İsrailoğullarını köleleştirip sömürdün ve onların sırtından zenginlik edindin. Şimdi de onları köle edinmiş olmayı bir lütufmuş gibi başıma kakıyorsun. Eğer İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmeseydin, annem beni korkup Nil nehrine bırakmayacaktı ve böylece senin sarayında değil, kendi evimde büyüyecektim. Aslında her ne kadar sarayda yaşamış olsam da sen beni ailemden koparmakla bana iyilik değil zulmettin.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ben onu o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım.","arabic_text":"قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا۬ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ","related_links":["20/40","28/15"],"audio_path":"25/25-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-20c.mp3","commentary_text":"Yani: “İsrailoğullarını köleleştirip sömürdün ve onların sırtından zenginlik edindin. Şimdi de onları köle edinmiş olmayı bir lütufmuş gibi başıma kakıyorsun. Eğer İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmeseydin, annem beni korkup Nil nehrine bırakmayacaktı ve böylece senin sarayında değil, kendi evimde büyüyecektim. Aslında her ne kadar sarayda yaşamış olsam da sen beni ailemden koparmakla bana iyilik değil zulmettin.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ben onu o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım.","arabic_text":"قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا۬ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ","related_links":["20/40","28/15"],"audio_path":"25/25-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-20c.mp3","commentary_text":"Yani: “İsrailoğullarını köleleştirip sömürdün ve onların sırtından zenginlik edindin. Şimdi de onları köle edinmiş olmayı bir lütufmuş gibi başıma kakıyorsun. Eğer İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmeseydin, annem beni korkup Nil nehrine bırakmayacaktı ve böylece senin sarayında değil, kendi evimde büyüyecektim. Aslında her ne kadar sarayda yaşamış olsam da sen beni ailemden koparmakla bana iyilik değil zulmettin.”"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni resullerden biri yaptı.","arabic_text":"فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni resullerden biri yaptı.","arabic_text":"فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni resullerden biri yaptı.","arabic_text":"فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni resullerden biri yaptı.","arabic_text":"فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Başıma kaktığın o iyilik İsrailoğullarını kendine köle yapman yüzündendir.”","arabic_text":"وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-22c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi olması, egemenliğin bütünüyle Allah’a ait olması demektir. Yani kâinattaki her şeyin tasarrufunu elinde bulunduran Allah’ın varlık âleminin sistemli işlemesi için kanunlar koyması, bu kanunlara göre canlılar yaratması, onlara ömür takdir etmesi, onları sahiplenmesi, terbiye etmesi, rızıklarını ve sorumluluklarını üzerine alması, yönetmesi, gelecek takdir etmesi demektir. Bu bakımdan Allah’ın İlahlığını kabul eden herkesin O’nun isteklerine göre hayatını düzene koyması ve O’nun direktiflerine göre yaşaması gerekir. Allah’ın yöneticiliğini kabul edip de dışarda efendi arayanlar, Onun hayata müdahalesine inanıp da kafasına göre takılanlar, Onun indirdiği Kitaba sadece saygı duyup sorumsuzca yaşayanlar, Onun gönderdiği resule şehadet edip de yolundan gitmeyenler vefasızlık etmiş olur ki bunun adı da küfürdür."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Başıma kaktığın o iyilik İsrailoğullarını kendine köle yapman yüzündendir.”","arabic_text":"وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-21c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi olması, egemenliğin bütünüyle Allah’a ait olması demektir. Yani kâinattaki her şeyin tasarrufunu elinde bulunduran Allah’ın varlık âleminin sistemli işlemesi için kanunlar koyması, bu kanunlara göre canlılar yaratması, onlara ömür takdir etmesi, onları sahiplenmesi, terbiye etmesi, rızıklarını ve sorumluluklarını üzerine alması, yönetmesi, gelecek takdir etmesi demektir. Bu bakımdan Allah’ın İlahlığını kabul eden herkesin O’nun isteklerine göre hayatını düzene koyması ve O’nun direktiflerine göre yaşaması gerekir. Allah’ın yöneticiliğini kabul edip de dışarda efendi arayanlar, Onun hayata müdahalesine inanıp da kafasına göre takılanlar, Onun indirdiği Kitaba sadece saygı duyup sorumsuzca yaşayanlar, Onun gönderdiği resule şehadet edip de yolundan gitmeyenler vefasızlık etmiş olur ki bunun adı da küfürdür."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Başıma kaktığın o iyilik İsrailoğullarını kendine köle yapman yüzündendir.”","arabic_text":"وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-22c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi olması, egemenliğin bütünüyle Allah’a ait olması demektir. Yani kâinattaki her şeyin tasarrufunu elinde bulunduran Allah’ın varlık âleminin sistemli işlemesi için kanunlar koyması, bu kanunlara göre canlılar yaratması, onlara ömür takdir etmesi, onları sahiplenmesi, terbiye etmesi, rızıklarını ve sorumluluklarını üzerine alması, yönetmesi, gelecek takdir etmesi demektir. Bu bakımdan Allah’ın İlahlığını kabul eden herkesin O’nun isteklerine göre hayatını düzene koyması ve O’nun direktiflerine göre yaşaması gerekir. Allah’ın yöneticiliğini kabul edip de dışarda efendi arayanlar, Onun hayata müdahalesine inanıp da kafasına göre takılanlar, Onun indirdiği Kitaba sadece saygı duyup sorumsuzca yaşayanlar, Onun gönderdiği resule şehadet edip de yolundan gitmeyenler vefasızlık etmiş olur ki bunun adı da küfürdür."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Başıma kaktığın o iyilik İsrailoğullarını kendine köle yapman yüzündendir.”","arabic_text":"وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-22c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi olması, egemenliğin bütünüyle Allah’a ait olması demektir. Yani kâinattaki her şeyin tasarrufunu elinde bulunduran Allah’ın varlık âleminin sistemli işlemesi için kanunlar koyması, bu kanunlara göre canlılar yaratması, onlara ömür takdir etmesi, onları sahiplenmesi, terbiye etmesi, rızıklarını ve sorumluluklarını üzerine alması, yönetmesi, gelecek takdir etmesi demektir. Bu bakımdan Allah’ın İlahlığını kabul eden herkesin O’nun isteklerine göre hayatını düzene koyması ve O’nun direktiflerine göre yaşaması gerekir. Allah’ın yöneticiliğini kabul edip de dışarda efendi arayanlar, Onun hayata müdahalesine inanıp da kafasına göre takılanlar, Onun indirdiği Kitaba sadece saygı duyup sorumsuzca yaşayanlar, Onun gönderdiği resule şehadet edip de yolundan gitmeyenler vefasızlık etmiş olur ki bunun adı da küfürdür."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Firavun ona: “Âlemlerin Rabbi ne demektir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Firavun ona: “Âlemlerin Rabbi ne demektir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Firavun ona: “Âlemlerin Rabbi ne demektir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Firavun ona: “Âlemlerin Rabbi ne demektir?” diye sordu.","arabic_text":"قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Musa:) “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi demektir!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Musa:) “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi demektir!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Musa:) “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi demektir!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Musa:) “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi demektir!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Firavun) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-25c.mp3","commentary_text":"“Size gönderilen bu elçi” ifadesiyle Firavun aklınca Hz. Musa ile alay ediyordu."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Firavun) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-24c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Firavun) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-25c.mp3","commentary_text":"“Size gönderilen bu elçi” ifadesiyle Firavun aklınca Hz. Musa ile alay ediyordu."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Firavun) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.","arabic_text":"قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-25c.mp3","commentary_text":"“Size gönderilen bu elçi” ifadesiyle Firavun aklınca Hz. Musa ile alay ediyordu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ve Musa:) “O sizin de Rabbinizdir göçüp gitmiş atalarınızın da Rabbidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ve Musa:) “O sizin de Rabbinizdir göçüp gitmiş atalarınızın da Rabbidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ve Musa:) “O sizin de Rabbinizdir göçüp gitmiş atalarınızın da Rabbidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ve Musa:) “O sizin de Rabbinizdir göçüp gitmiş atalarınızın da Rabbidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Firavun etrafındakilere:) “Dikkat edin! Size gönderilen bu elçi kesinlikle bir delidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"25/25-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Firavun etrafındakilere:) “Dikkat edin! Size gönderilen bu elçi kesinlikle bir delidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"25/25-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/tefsir_2891_1772874212.mp3","commentary_text":"“Size gönderilen bu elçi” ifadesiyle Firavun aklınca Hz. Musa ile alay ediyordu."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Firavun etrafındakilere:) “Dikkat edin! Size gönderilen bu elçi kesinlikle bir delidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"25/25-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Firavun etrafındakilere:) “Dikkat edin! Size gönderilen bu elçi kesinlikle bir delidir!” dedi.","arabic_text":"قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"25/25-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa:) “O doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer aklınız varsa anlarsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa:) “O doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer aklınız varsa anlarsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa:) “O doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer aklınız varsa anlarsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa:) “O doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer aklınız varsa anlarsınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki seni hapse attırırım” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki seni hapse attırırım” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki seni hapse attırırım” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki seni hapse attırırım” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa:) “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa:) “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa:) “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa:) “Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer doğru sözlü biriysen haydi çıkar ortaya o dediğini!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer doğru sözlü biriysen haydi çıkar ortaya o dediğini!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer doğru sözlü biriysen haydi çıkar ortaya o dediğini!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Firavun:) “Eğer doğru sözlü biriysen haydi çıkar ortaya o dediğini!” diye cevap verdi.","arabic_text":"قَالَ فَأْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi bir de (ne görsünler) o açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi bir de (ne görsünler) o açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi bir de (ne görsünler) o açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi bir de (ne görsünler) o açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.","arabic_text":"فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ve elini (koynundan) çekip çıkardı ki bakanların gözlerini kamaştıracak kadar bembeyaz (olmuş)!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":["7/108","28/32"],"audio_path":"25/25-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ve elini (koynundan) çekip çıkardı ki bakanların gözlerini kamaştıracak kadar bembeyaz (olmuş)!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":["7/108","28/32"],"audio_path":"25/25-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ve elini (koynundan) çekip çıkardı ki bakanların gözlerini kamaştıracak kadar bembeyaz (olmuş)!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":["7/108","28/32"],"audio_path":"25/25-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ve elini (koynundan) çekip çıkardı ki bakanların gözlerini kamaştıracak kadar bembeyaz (olmuş)!","arabic_text":"وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟","related_links":["7/108","28/32"],"audio_path":"25/25-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır.","arabic_text":"قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır.","arabic_text":"قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır.","arabic_text":"قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Firavun) çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır.","arabic_text":"قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sizi yaptığı sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” dedi.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sizi yaptığı sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” dedi.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sizi yaptığı sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” dedi.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sizi yaptığı sihirle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” dedi.","arabic_text":"يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Onlar da:) “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy bu arada şehirlere haberciler gönder.","arabic_text":"قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Onlar da:) “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy bu arada şehirlere haberciler gönder.","arabic_text":"قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Onlar da:) “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy bu arada şehirlere haberciler gönder.","arabic_text":"قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Onlar da:) “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy bu arada şehirlere haberciler gönder.","arabic_text":"قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler” dediler.","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler” dediler.","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler” dediler.","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sana bütün usta sihirbazları getirsinler” dediler.","arabic_text":"يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Böylece sihirbazlar belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.","arabic_text":"فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Böylece sihirbazlar belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.","arabic_text":"فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Böylece sihirbazlar belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.","arabic_text":"فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Böylece sihirbazlar belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.","arabic_text":"فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve insanlara da: “Haydi siz de toplanın” denildi.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve insanlara da: “Haydi siz de toplanın” denildi.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve insanlara da: “Haydi siz de toplanın” denildi.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ve insanlara da: “Haydi siz de toplanın” denildi.","arabic_text":"وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız” dediler.","arabic_text":"لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız” dediler.","arabic_text":"لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız” dediler.","arabic_text":"لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız” dediler.","arabic_text":"لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sihirbazlar geldiklerinde Firavuna: “Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir ödül var mı?” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sihirbazlar geldiklerinde Firavuna: “Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir ödül var mı?” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sihirbazlar geldiklerinde Firavuna: “Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir ödül var mı?” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sihirbazlar geldiklerinde Firavuna: “Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir ödül var mı?” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Firavun:) “Elbette hem o takdirde gerçekten de bana yakın olanlar arasında yer alacaksınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Firavun:) “Elbette hem o takdirde gerçekten de bana yakın olanlar arasında yer alacaksınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Firavun:) “Elbette hem o takdirde gerçekten de bana yakın olanlar arasında yer alacaksınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Firavun:) “Elbette hem o takdirde gerçekten de bana yakın olanlar arasında yer alacaksınız” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Musa onlara: “Ne atacaksanız atın!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Musa onlara: “Ne atacaksanız atın!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Musa onlara: “Ne atacaksanız atın!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Musa onlara: “Ne atacaksanız atın!” dedi.","arabic_text":"قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve: “Firavun ’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.","arabic_text":"فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-44c.mp3","commentary_text":"“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve: “Firavun ’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.","arabic_text":"فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-43c.mp3","commentary_text":"“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve: “Firavun ’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.","arabic_text":"فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-44c.mp3","commentary_text":"“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve: “Firavun ’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler.","arabic_text":"فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-44c.mp3","commentary_text":"“Âlemin” terimi hem maddî hem de manevî anlamdaki bütün varlık kategorilerini gösterir. “Bütün âlemlerin Rabbi” ifadesi, doğrudan doğruya var olan her şeyi Rububiyyeti ile talim, terbiye ve idare eden Allah’ı anlatmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını bırakıverdi. Bir de (gördüler ki) o bütün uydurduklarını yutuyor!","arabic_text":"فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını bırakıverdi. Bir de (gördüler ki) o bütün uydurduklarını yutuyor!","arabic_text":"فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını bırakıverdi. Bir de (gördüler ki) o bütün uydurduklarını yutuyor!","arabic_text":"فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Bunun üzerine Musa asasını bırakıverdi. Bir de (gördüler ki) o bütün uydurduklarını yutuyor!","arabic_text":"فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46-47-48","turkish_text":"Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46-47-48","turkish_text":"Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46-47-48","turkish_text":"Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46-47-48","turkish_text":"Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun yakında bileceksiniz bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/mesleklerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (daha sonra da ibret olması için) hepinizi asacağım” dedi.","arabic_text":"الَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun yakında bileceksiniz bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/mesleklerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (daha sonra da ibret olması için) hepinizi asacağım” dedi.","arabic_text":"الَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun yakında bileceksiniz bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/mesleklerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (daha sonra da ibret olması için) hepinizi asacağım” dedi.","arabic_text":"الَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Firavun: “Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz öyle mi?” diye çıkıştı. “Doğrusu o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun yakında bileceksiniz bana karşı gelip döneklik yapmanız yüzünden işlerinizi/mesleklerinizi ellerinizden alacağım özgürlüğünüzü kısıtlayıp sizi tutuklayacağım ve (daha sonra da ibret olması için) hepinizi asacağım” dedi.","arabic_text":"الَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(O iman edenler) dediler ki: “Zararı yok nasıl olsa biz Rabbimize döndürüleceğiz.","arabic_text":"قَالُوا لَا ضَيْرَۘ اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(O iman edenler) dediler ki: “Zararı yok nasıl olsa biz Rabbimize döndürüleceğiz.","arabic_text":"قَالُوا لَا ضَيْرَۘ اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(O iman edenler) dediler ki: “Zararı yok nasıl olsa biz Rabbimize döndürüleceğiz.","arabic_text":"قَالُوا لَا ضَيْرَۘ اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(O iman edenler) dediler ki: “Zararı yok nasıl olsa biz Rabbimize döndürüleceğiz.","arabic_text":"قَالُوا لَا ضَيْرَۘ اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz (Musa’ya) inananların öncüleri olduğumuz için Rabbimizin kusurlarımızı bağışlayacağını umarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz (Musa’ya) inananların öncüleri olduğumuz için Rabbimizin kusurlarımızı bağışlayacağını umarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz (Musa’ya) inananların öncüleri olduğumuz için Rabbimizin kusurlarımızı bağışlayacağını umarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz (Musa’ya) inananların öncüleri olduğumuz için Rabbimizin kusurlarımızı bağışlayacağını umarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Arkasından) Musa’ya: “Bana inanan kullarımı geceleyin yola çıkar; (şunu da bilin ki Firavun ve askerleri) mutlaka sizi takip edecekler” diye vahyettik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Arkasından) Musa’ya: “Bana inanan kullarımı geceleyin yola çıkar; (şunu da bilin ki Firavun ve askerleri) mutlaka sizi takip edecekler” diye vahyettik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Arkasından) Musa’ya: “Bana inanan kullarımı geceleyin yola çıkar; (şunu da bilin ki Firavun ve askerleri) mutlaka sizi takip edecekler” diye vahyettik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Arkasından) Musa’ya: “Bana inanan kullarımı geceleyin yola çıkar; (şunu da bilin ki Firavun ve askerleri) mutlaka sizi takip edecekler” diye vahyettik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Firavun bütün şehirlere toplayıcılar (propagandacılar) gönderdi. (Şöyle diyorlardı:)","arabic_text":"فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Firavun bütün şehirlere toplayıcılar (propagandacılar) gönderdi. (Şöyle diyorlardı:)","arabic_text":"فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Firavun bütün şehirlere toplayıcılar (propagandacılar) gönderdi. (Şöyle diyorlardı:)","arabic_text":"فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Firavun bütün şehirlere toplayıcılar (propagandacılar) gönderdi. (Şöyle diyorlardı:)","arabic_text":"فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“Bunlar (Musa’ya iman eden İsrailoğulları) muhakkak ki (bize nispetle) başıbozuk bir azınlıktır.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“Bunlar (Musa’ya iman eden İsrailoğulları) muhakkak ki (bize nispetle) başıbozuk bir azınlıktır.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“Bunlar (Musa’ya iman eden İsrailoğulları) muhakkak ki (bize nispetle) başıbozuk bir azınlıktır.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"“Bunlar (Musa’ya iman eden İsrailoğulları) muhakkak ki (bize nispetle) başıbozuk bir azınlıktır.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Böyle olmalarına rağmen onlar bize kin duyuyorlar kafa tutuyorlar.”","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Böyle olmalarına rağmen onlar bize kin duyuyorlar kafa tutuyorlar.”","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Böyle olmalarına rağmen onlar bize kin duyuyorlar kafa tutuyorlar.”","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Böyle olmalarına rağmen onlar bize kin duyuyorlar kafa tutuyorlar.”","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz ise onların yapacaklarına karşı iyi donanımlı uyanık bir topluluğuz.”","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz ise onların yapacaklarına karşı iyi donanımlı uyanık bir topluluğuz.”","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz ise onların yapacaklarına karşı iyi donanımlı uyanık bir topluluğuz.”","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Biz ise onların yapacaklarına karşı iyi donanımlı uyanık bir topluluğuz.”","arabic_text":"وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onları (Firavun ve kavmini yaptıkları yüzünden Mısır’daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onları (Firavun ve kavmini yaptıkları yüzünden Mısır’daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onları (Firavun ve kavmini yaptıkları yüzünden Mısır’daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onları (Firavun ve kavmini yaptıkları yüzünden Mısır’daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.","arabic_text":"وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.","arabic_text":"وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.","arabic_text":"وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.","arabic_text":"وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte böylece İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte böylece İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte böylece İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"İşte böylece İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Firavun ve adamları) gün doğarken (Musa ve ashabını yakalamak için) onları takibe koyuldular.","arabic_text":"فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Firavun ve adamları) gün doğarken (Musa ve ashabını yakalamak için) onları takibe koyuldular.","arabic_text":"فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Firavun ve adamları) gün doğarken (Musa ve ashabını yakalamak için) onları takibe koyuldular.","arabic_text":"فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Firavun ve adamları) gün doğarken (Musa ve ashabını yakalamak için) onları takibe koyuldular.","arabic_text":"فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki topluluk birbirini görünce Musa’nın adamları: “Eyvah yakalandık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki topluluk birbirini görünce Musa’nın adamları: “Eyvah yakalandık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki topluluk birbirini görünce Musa’nın adamları: “Eyvah yakalandık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"İki topluluk birbirini görünce Musa’nın adamları: “Eyvah yakalandık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Musa:) “Hayır! Rabbim şüphesiz benimle beraberdir mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Musa:) “Hayır! Rabbim şüphesiz benimle beraberdir mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Musa:) “Hayır! Rabbim şüphesiz benimle beraberdir mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Musa:) “Hayır! Rabbim şüphesiz benimle beraberdir mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir” dedi.","arabic_text":"قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"25/25-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O sırada Musa’ya: “Değneğinle denize vur” diye vahyettik. Bunun üzerine (deniz) hemen yarıldı ve her parçası koca bir dağ gibi oldu.","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O sırada Musa’ya: “Değneğinle denize vur” diye vahyettik. Bunun üzerine (deniz) hemen yarıldı ve her parçası koca bir dağ gibi oldu.","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O sırada Musa’ya: “Değneğinle denize vur” diye vahyettik. Bunun üzerine (deniz) hemen yarıldı ve her parçası koca bir dağ gibi oldu.","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O sırada Musa’ya: “Değneğinle denize vur” diye vahyettik. Bunun üzerine (deniz) hemen yarıldı ve her parçası koca bir dağ gibi oldu.","arabic_text":"فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).","arabic_text":"وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).","arabic_text":"وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).","arabic_text":"وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Ötekileri de oraya yaklaştırdık (onlar da yarılan denize girdiler).","arabic_text":"وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Musa ve beraberinde bulunanların hepsini (yarıktan geçirerek) kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Musa ve beraberinde bulunanların hepsini (yarıktan geçirerek) kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Musa ve beraberinde bulunanların hepsini (yarıktan geçirerek) kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Musa ve beraberinde bulunanların hepsini (yarıktan geçirerek) kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sonra ötekileri (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sonra ötekileri (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sonra ötekileri (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Sonra ötekileri (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara İbrahim’in haberini (kıssasını) da anlat!","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"25/25-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara İbrahim’in haberini (kıssasını) da anlat!","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"25/25-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara İbrahim’in haberini (kıssasını) da anlat!","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"25/25-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlara İbrahim’in haberini (kıssasını) da anlat!","arabic_text":"وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"25/25-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Hani o babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Onlar da:) “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Onlar da:) “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Onlar da:) “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(Onlar da:) “Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz” demişlerdi.","arabic_text":"قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"İbrahim: “O putlar kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi duyuyor mu?","arabic_text":"قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"İbrahim: “O putlar kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi duyuyor mu?","arabic_text":"قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"İbrahim: “O putlar kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi duyuyor mu?","arabic_text":"قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"İbrahim: “O putlar kendilerini imdada çağırdığınızda sesinizi duyuyor mu?","arabic_text":"قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Yahut (ihtiyacınız olduğu zaman) size faydaları olur ya da (kötülük yaptığınız zaman) zararları dokunuyor mu?” diye sordu.","arabic_text":"اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Yahut (ihtiyacınız olduğu zaman) size faydaları olur ya da (kötülük yaptığınız zaman) zararları dokunuyor mu?” diye sordu.","arabic_text":"اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Yahut (ihtiyacınız olduğu zaman) size faydaları olur ya da (kötülük yaptığınız zaman) zararları dokunuyor mu?” diye sordu.","arabic_text":"اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Yahut (ihtiyacınız olduğu zaman) size faydaları olur ya da (kötülük yaptığınız zaman) zararları dokunuyor mu?” diye sordu.","arabic_text":"اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Onlar da:) “Hayır ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Onlar da:) “Hayır ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Onlar da:) “Hayır ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Onlar da:) “Hayır ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler.","arabic_text":"قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75-76","turkish_text":"(İbrahim:) “Şimdi gördünüz mü siz ve geçmişteki atalarınız neye kulluk ediyormuşsunuz?” dedi.","arabic_text":"اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75-76","turkish_text":"(İbrahim:) “Şimdi gördünüz mü siz ve geçmişteki atalarınız neye kulluk ediyormuşsunuz?” dedi.","arabic_text":"اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75-76","turkish_text":"(İbrahim:) “Şimdi gördünüz mü siz ve geçmişteki atalarınız neye kulluk ediyormuşsunuz?” dedi.","arabic_text":"اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75-76","turkish_text":"(İbrahim:) “Şimdi gördünüz mü siz ve geçmişteki atalarınız neye kulluk ediyormuşsunuz?” dedi.","arabic_text":"اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ ﴿٢﴾ قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(İbrahim:) “Şüphesiz ki onlar benim için birer düşmandır. Ancak âlemlerin Rabbi (olan Allah) benim dostumdur.”","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(İbrahim:) “Şüphesiz ki onlar benim için birer düşmandır. Ancak âlemlerin Rabbi (olan Allah) benim dostumdur.”","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(İbrahim:) “Şüphesiz ki onlar benim için birer düşmandır. Ancak âlemlerin Rabbi (olan Allah) benim dostumdur.”","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(İbrahim:) “Şüphesiz ki onlar benim için birer düşmandır. Ancak âlemlerin Rabbi (olan Allah) benim dostumdur.”","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“O (Rab ki) beni yoktan var eden ve bana doğru yolu gösterendir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“O (Rab ki) beni yoktan var eden ve bana doğru yolu gösterendir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“O (Rab ki) beni yoktan var eden ve bana doğru yolu gösterendir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“O (Rab ki) beni yoktan var eden ve bana doğru yolu gösterendir.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O beni yediren (doyuran) ve içirendir.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim “hayırla anılmak” konusunda dilekte bulunuyor ve onun bu duasını Allah bize aktarıyorsa demek bu konu da mutlaka dikkate alınmalıdır. Yalnız burada esas olan, Allah’ın rızasını gözetmeksizin sadece reklama ve gösterişe matuf çıkar ilişkileri kurarak, gönülleri hoş tutmak için gerçeklerden, îmâni ve ahlaki değerlerden taviz vererek yâd edilmek değil, tıpkı Hz. İbrahim örneğinde olduğu gibi Allah’ın istediği istikamette hakkın ve haklının yanında yer alarak, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak tevhidi inanışın egemen olması yolunda tavizsiz bir hayat sergileyerek anılmaktır. “Gerçekten İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardır.” (Mümtehine 60/4)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O beni yediren (doyuran) ve içirendir.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-78c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim “hayırla anılmak” konusunda dilekte bulunuyor ve onun bu duasını Allah bize aktarıyorsa demek bu konu da mutlaka dikkate alınmalıdır. Yalnız burada esas olan, Allah’ın rızasını gözetmeksizin sadece reklama ve gösterişe matuf çıkar ilişkileri kurarak, gönülleri hoş tutmak için gerçeklerden, îmâni ve ahlaki değerlerden taviz vererek yâd edilmek değil, tıpkı Hz. İbrahim örneğinde olduğu gibi Allah’ın istediği istikamette hakkın ve haklının yanında yer alarak, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak tevhidi inanışın egemen olması yolunda tavizsiz bir hayat sergileyerek anılmaktır. “Gerçekten İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardır.” (Mümtehine 60/4)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O beni yediren (doyuran) ve içirendir.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim “hayırla anılmak” konusunda dilekte bulunuyor ve onun bu duasını Allah bize aktarıyorsa demek bu konu da mutlaka dikkate alınmalıdır. Yalnız burada esas olan, Allah’ın rızasını gözetmeksizin sadece reklama ve gösterişe matuf çıkar ilişkileri kurarak, gönülleri hoş tutmak için gerçeklerden, îmâni ve ahlaki değerlerden taviz vererek yâd edilmek değil, tıpkı Hz. İbrahim örneğinde olduğu gibi Allah’ın istediği istikamette hakkın ve haklının yanında yer alarak, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak tevhidi inanışın egemen olması yolunda tavizsiz bir hayat sergileyerek anılmaktır. “Gerçekten İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardır.” (Mümtehine 60/4)"},{"verse_number":"79","turkish_text":"“O beni yediren (doyuran) ve içirendir.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-79c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim “hayırla anılmak” konusunda dilekte bulunuyor ve onun bu duasını Allah bize aktarıyorsa demek bu konu da mutlaka dikkate alınmalıdır. Yalnız burada esas olan, Allah’ın rızasını gözetmeksizin sadece reklama ve gösterişe matuf çıkar ilişkileri kurarak, gönülleri hoş tutmak için gerçeklerden, îmâni ve ahlaki değerlerden taviz vererek yâd edilmek değil, tıpkı Hz. İbrahim örneğinde olduğu gibi Allah’ın istediği istikamette hakkın ve haklının yanında yer alarak, şirkin, zulmün ve zalimin karşısında dik durarak tevhidi inanışın egemen olması yolunda tavizsiz bir hayat sergileyerek anılmaktır. “Gerçekten İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardır.” (Mümtehine 60/4)"},{"verse_number":"80","turkish_text":"“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”","arabic_text":"وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"25/25-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”","arabic_text":"وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"25/25-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”","arabic_text":"وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"25/25-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”","arabic_text":"وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"25/25-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Ve beni öldürecek sonra (da) beni diriltecek olan yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Ve beni öldürecek sonra (da) beni diriltecek olan yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Ve beni öldürecek sonra (da) beni diriltecek olan yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"“Ve beni öldürecek sonra (da) beni diriltecek olan yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana (doğruyla eğrinin ne olduğuna) hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-83c.mp3","commentary_text":"Burada sadece mala ve evlada yatırım yapanlara ve onlarla övünenlere ciddi bir uyarı vardır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana (doğruyla eğrinin ne olduğuna) hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-82c.mp3","commentary_text":"Burada sadece mala ve evlada yatırım yapanlara ve onlarla övünenlere ciddi bir uyarı vardır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana (doğruyla eğrinin ne olduğuna) hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-83c.mp3","commentary_text":"Burada sadece mala ve evlada yatırım yapanlara ve onlarla övünenlere ciddi bir uyarı vardır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana (doğruyla eğrinin ne olduğuna) hükmedebilme bilgi ve yeteneğini bağışla ve beni dürüst ve erdemli insanların arasına kat!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-76.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-83c.mp3","commentary_text":"Burada sadece mala ve evlada yatırım yapanlara ve onlarla övünenlere ciddi bir uyarı vardır."},{"verse_number":"84","turkish_text":"“Benden sonra gelecek ümmetler içinde hayırla anılmayı bana nasip et!”","arabic_text":"وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"“Benden sonra gelecek ümmetler içinde hayırla anılmayı bana nasip et!”","arabic_text":"وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"“Benden sonra gelecek ümmetler içinde hayırla anılmayı bana nasip et!”","arabic_text":"وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"“Benden sonra gelecek ümmetler içinde hayırla anılmayı bana nasip et!”","arabic_text":"وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"“Beni nimetlerinle dolu cennetin mirasçılarından kıl!”","arabic_text":"وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"“Beni nimetlerinle dolu cennetin mirasçılarından kıl!”","arabic_text":"وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"“Beni nimetlerinle dolu cennetin mirasçılarından kıl!”","arabic_text":"وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"“Beni nimetlerinle dolu cennetin mirasçılarından kıl!”","arabic_text":"وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”","arabic_text":"وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":["9/114","19/47","60/4"],"audio_path":"25/25-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”","arabic_text":"وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":["9/114","19/47","60/4"],"audio_path":"25/25-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”","arabic_text":"وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":["9/114","19/47","60/4"],"audio_path":"25/25-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”","arabic_text":"وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":["9/114","19/47","60/4"],"audio_path":"25/25-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(İnsanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!”","arabic_text":"وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(İnsanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!”","arabic_text":"وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(İnsanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!”","arabic_text":"وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(İnsanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!”","arabic_text":"وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“O gün ne malın bir faydası olur ne de evlâdın.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“O gün ne malın bir faydası olur ne de evlâdın.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“O gün ne malın bir faydası olur ne de evlâdın.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"“O gün ne malın bir faydası olur ne de evlâdın.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(O gün) yalnızca Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaklardır)!”","arabic_text":"مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(O gün) yalnızca Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaklardır)!”","arabic_text":"مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(O gün) yalnızca Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaklardır)!”","arabic_text":"مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"(O gün) yalnızca Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaklardır)!”","arabic_text":"مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(O gün) Cennet Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(O gün) Cennet Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(O gün) Cennet Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"(O gün) Cennet Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Cehennem de azgınların (Allah’tan başka varlıkları ilah edinenlerin) karşısına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Cehennem de azgınların (Allah’tan başka varlıkları ilah edinenlerin) karşısına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Cehennem de azgınların (Allah’tan başka varlıkları ilah edinenlerin) karşısına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"Cehennem de azgınların (Allah’tan başka varlıkları ilah edinenlerin) karşısına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Onlara şöyle seslenilecek: “tapınıp durduklarınız hani nerededir?”","arabic_text":"وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Onlara şöyle seslenilecek: “tapınıp durduklarınız hani nerededir?”","arabic_text":"وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Onlara şöyle seslenilecek: “tapınıp durduklarınız hani nerededir?”","arabic_text":"وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Onlara şöyle seslenilecek: “tapınıp durduklarınız hani nerededir?”","arabic_text":"وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Allah’tan başka ilah edindiğiniz putlar şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?”","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Allah’tan başka ilah edindiğiniz putlar şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?”","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Allah’tan başka ilah edindiğiniz putlar şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?”","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"“Allah’tan başka ilah edindiğiniz putlar şimdi size yardım edebiliyorlar ya da kendilerini kurtarabiliyorlar mı?”","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar ve azgınlar tepe taklak oraya atılırlar.","arabic_text":"فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar ve azgınlar tepe taklak oraya atılırlar.","arabic_text":"فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar ve azgınlar tepe taklak oraya atılırlar.","arabic_text":"فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Onlar ve azgınlar tepe taklak oraya atılırlar.","arabic_text":"فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ve İblisin orduları da hep birlikte (cehenneme atılır).","arabic_text":"وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ve İblisin orduları da hep birlikte (cehenneme atılır).","arabic_text":"وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ve İblisin orduları da hep birlikte (cehenneme atılır).","arabic_text":"وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Ve İblisin orduları da hep birlikte (cehenneme atılır).","arabic_text":"وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Orada onlar (taptıklarıyla) çekişerek şöyle diyecekler:","arabic_text":"قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Orada onlar (taptıklarıyla) çekişerek şöyle diyecekler:","arabic_text":"قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Orada onlar (taptıklarıyla) çekişerek şöyle diyecekler:","arabic_text":"قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Orada onlar (taptıklarıyla) çekişerek şöyle diyecekler:","arabic_text":"قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"“Allah’a Andolsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.","arabic_text":"تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"“Allah’a Andolsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.","arabic_text":"تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"“Allah’a Andolsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.","arabic_text":"تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"“Allah’a Andolsun ki biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.","arabic_text":"تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”","arabic_text":"اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-98c.mp3","commentary_text":"İman etmek için vakit geçmiş sayılmaz. Tevbe ederek ve inanarak Allah’ın rahmetine sığındıkları takdirde Allah onları bağışlayacaktır."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”","arabic_text":"اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-98c.mp3","commentary_text":"İman etmek için vakit geçmiş sayılmaz. Tevbe ederek ve inanarak Allah’ın rahmetine sığındıkları takdirde Allah onları bağışlayacaktır."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”","arabic_text":"اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-97c.mp3","commentary_text":"İman etmek için vakit geçmiş sayılmaz. Tevbe ederek ve inanarak Allah’ın rahmetine sığındıkları takdirde Allah onları bağışlayacaktır."},{"verse_number":"98","turkish_text":"Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”","arabic_text":"اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-91.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-98c.mp3","commentary_text":"İman etmek için vakit geçmiş sayılmaz. Tevbe ederek ve inanarak Allah’ın rahmetine sığındıkları takdirde Allah onları bağışlayacaktır."},{"verse_number":"99","turkish_text":"“Bizi yoldan çıkaran o suçlulardan başkası değildi.”","arabic_text":"وَمَٓا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"“Bizi yoldan çıkaran o suçlulardan başkası değildi.”","arabic_text":"وَمَٓا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"“Bizi yoldan çıkaran o suçlulardan başkası değildi.”","arabic_text":"وَمَٓا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"“Bizi yoldan çıkaran o suçlulardan başkası değildi.”","arabic_text":"وَمَٓا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"“İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”","arabic_text":"وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ ﴿٢﴾ فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"“İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”","arabic_text":"وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ ﴿٢﴾ فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"“İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”","arabic_text":"وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ ﴿٢﴾ فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100-101","turkish_text":"“İşte bu yüzden artık bizim için ne şefaatçiler var ne de yakın bir dost.”","arabic_text":"وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ ﴿٢﴾ فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"“Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de mü’minlerden olabilsek.”","arabic_text":"فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"“Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de mü’minlerden olabilsek.”","arabic_text":"فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"“Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de mü’minlerden olabilsek.”","arabic_text":"فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"“Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de mü’minlerden olabilsek.”","arabic_text":"فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Şüphesiz bu anlatılanlarda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/8"],"audio_path":"25/25-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Şüphesiz bu anlatılanlarda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/8"],"audio_path":"25/25-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Şüphesiz bu anlatılanlarda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/8"],"audio_path":"25/25-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Şüphesiz bu anlatılanlarda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["26/8"],"audio_path":"25/25-95.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin güçlüdür ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin güçlüdür ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin güçlüdür ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin güçlüdür ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Nuh’un kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Nuh’un kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Nuh’un kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"105","turkish_text":"Nuh’un kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-97.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: “(Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-107c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un inkârcılara verdiği cevaptan anlıyoruz ki; kimse kimsenin inancı ve inancında rol oynayan sebepler hakkında kafasına göre hüküm veremez. İnsanın iç dünyasını ancak Allah bilir. Toplum yalnızca zahire göre hükmeder ki, bu da kişinin ortaya koyduğu ifade ve davranış ile sınırlıdır. Bunun içindir ki, biri “inanıyorum” diyor ve sözleri ve davranışları inandıklarıyla örtüşüyorsa toplum o kişiyi mü’min olarak görmek zorundadır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-107c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un inkârcılara verdiği cevaptan anlıyoruz ki; kimse kimsenin inancı ve inancında rol oynayan sebepler hakkında kafasına göre hüküm veremez. İnsanın iç dünyasını ancak Allah bilir. Toplum yalnızca zahire göre hükmeder ki, bu da kişinin ortaya koyduğu ifade ve davranış ile sınırlıdır. Bunun içindir ki, biri “inanıyorum” diyor ve sözleri ve davranışları inandıklarıyla örtüşüyorsa toplum o kişiyi mü’min olarak görmek zorundadır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-107c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un inkârcılara verdiği cevaptan anlıyoruz ki; kimse kimsenin inancı ve inancında rol oynayan sebepler hakkında kafasına göre hüküm veremez. İnsanın iç dünyasını ancak Allah bilir. Toplum yalnızca zahire göre hükmeder ki, bu da kişinin ortaya koyduğu ifade ve davranış ile sınırlıdır. Bunun içindir ki, biri “inanıyorum” diyor ve sözleri ve davranışları inandıklarıyla örtüşüyorsa toplum o kişiyi mü’min olarak görmek zorundadır."},{"verse_number":"107","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-99.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-106c.mp3","commentary_text":"Hz. Nuh’un inkârcılara verdiği cevaptan anlıyoruz ki; kimse kimsenin inancı ve inancında rol oynayan sebepler hakkında kafasına göre hüküm veremez. İnsanın iç dünyasını ancak Allah bilir. Toplum yalnızca zahire göre hükmeder ki, bu da kişinin ortaya koyduğu ifade ve davranış ile sınırlıdır. Bunun içindir ki, biri “inanıyorum” diyor ve sözleri ve davranışları inandıklarıyla örtüşüyorsa toplum o kişiyi mü’min olarak görmek zorundadır."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-101.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110","turkish_text":"“O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Dediler ki: “Sana hep sıradan kimseler uymuş iken biz sana inanır mıyız hiç?”","arabic_text":"قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Dediler ki: “Sana hep sıradan kimseler uymuş iken biz sana inanır mıyız hiç?”","arabic_text":"قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Dediler ki: “Sana hep sıradan kimseler uymuş iken biz sana inanır mıyız hiç?”","arabic_text":"قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"111","turkish_text":"Dediler ki: “Sana hep sıradan kimseler uymuş iken biz sana inanır mıyız hiç?”","arabic_text":"قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok.","arabic_text":"قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok.","arabic_text":"قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok.","arabic_text":"قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"(Nuh) dedi ki: “Onların öteden beri yaptıkları hakkında benim bir bilgim yok.","arabic_text":"قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız!”","arabic_text":"اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız!”","arabic_text":"اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız!”","arabic_text":"اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil sadece Rabbime düşer. Keşke bu gerçeğin bilincinde olsanız!”","arabic_text":"اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"“Ben inananları kovacak değilim.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"“Ben inananları kovacak değilim.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"“Ben inananları kovacak değilim.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"“Ben inananları kovacak değilim.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Onlar:) “Ey Nuh! Eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen taşa tutulup öldürülenlerden olacaksın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Onlar:) “Ey Nuh! Eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen taşa tutulup öldürülenlerden olacaksın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Onlar:) “Ey Nuh! Eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen taşa tutulup öldürülenlerden olacaksın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"(Onlar:) “Ey Nuh! Eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen taşa tutulup öldürülenlerden olacaksın!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Nuh) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanlıyor.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Nuh) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanlıyor.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Nuh) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanlıyor.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"(Nuh) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanlıyor.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”","arabic_text":"فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”","arabic_text":"فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”","arabic_text":"فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”","arabic_text":"فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-110.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Bunun üzerine biz onu da beraberindekileri de o yüklü gemi ile kurtardık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Bunun üzerine biz onu da beraberindekileri de o yüklü gemi ile kurtardık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Bunun üzerine biz onu da beraberindekileri de o yüklü gemi ile kurtardık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Bunun üzerine biz onu da beraberindekileri de o yüklü gemi ile kurtardık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sonra da geride kalanları (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sonra da geride kalanları (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sonra da geride kalanları (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"Sonra da geride kalanları (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"122","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Âd kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Âd kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Âd kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123","turkish_text":"Âd kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"124","turkish_text":"Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-117.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Sizler her yüksek tepede gösteriş amaçlı bir anıt (tapınak) dikerek boş işlerle mi uğraşacaksınız?”","arabic_text":"اَتَبْنُونَ بِكُلِّ ر۪يعٍ اٰيَةً تَعْبَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Sizler her yüksek tepede gösteriş amaçlı bir anıt (tapınak) dikerek boş işlerle mi uğraşacaksınız?”","arabic_text":"اَتَبْنُونَ بِكُلِّ ر۪يعٍ اٰيَةً تَعْبَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Sizler her yüksek tepede gösteriş amaçlı bir anıt (tapınak) dikerek boş işlerle mi uğraşacaksınız?”","arabic_text":"اَتَبْنُونَ بِكُلِّ ر۪يعٍ اٰيَةً تَعْبَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"“Sizler her yüksek tepede gösteriş amaçlı bir anıt (tapınak) dikerek boş işlerle mi uğraşacaksınız?”","arabic_text":"اَتَبْنُونَ بِكُلِّ ر۪يعٍ اٰيَةً تَعْبَثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-120.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı edineceksiniz?”","arabic_text":"وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı edineceksiniz?”","arabic_text":"وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı edineceksiniz?”","arabic_text":"وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"“İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı edineceksiniz?”","arabic_text":"وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde (başkalarının hukukuna) tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?”","arabic_text":"وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde (başkalarının hukukuna) tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?”","arabic_text":"وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde (başkalarının hukukuna) tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?”","arabic_text":"وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde (başkalarının hukukuna) tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?”","arabic_text":"وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah’)ın (azabından) sakının.”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah’)ın (azabından) sakının.”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah’)ın (azabından) sakının.”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"132","turkish_text":"“Düşünebileceğiniz bütün (nimetleri) size sağlayan (Allah’)ın (azabından) sakının.”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133-134","turkish_text":"“(O) Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bağlar bahçeler ve pınarlar (lütfetti).”","arabic_text":"وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ ﴿٢﴾ مَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133-134","turkish_text":"“(O) Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bağlar bahçeler ve pınarlar (lütfetti).”","arabic_text":"وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ ﴿٢﴾ مَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133-134","turkish_text":"“(O) Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bağlar bahçeler ve pınarlar (lütfetti).”","arabic_text":"وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ ﴿٢﴾ مَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133-134","turkish_text":"“(O) Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bağlar bahçeler ve pınarlar (lütfetti).”","arabic_text":"وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ ﴿٢﴾ مَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"135","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen öğüt versen de öğüt vermesen de bizim için birdir (alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyeceğiz).”","arabic_text":"قَالُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَوَعَظْتَ اَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen öğüt versen de öğüt vermesen de bizim için birdir (alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyeceğiz).”","arabic_text":"قَالُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَوَعَظْتَ اَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen öğüt versen de öğüt vermesen de bizim için birdir (alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyeceğiz).”","arabic_text":"قَالُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَوَعَظْتَ اَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"136","turkish_text":"(Onlar) dediler ki: “Sen öğüt versen de öğüt vermesen de bizim için birdir (alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyeceğiz).”","arabic_text":"قَالُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَوَعَظْتَ اَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"“Bizim bu (durumumuz) öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"“Bizim bu (durumumuz) öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"“Bizim bu (durumumuz) öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137","turkish_text":"“Bizim bu (durumumuz) öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Biz azaba uğratılacak da değiliz.”","arabic_text":"وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Biz azaba uğratılacak da değiliz.”","arabic_text":"وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Biz azaba uğratılacak da değiliz.”","arabic_text":"وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"138","turkish_text":"Biz azaba uğratılacak da değiliz.”","arabic_text":"وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Böylece onu (Hud’u) yalanladılar; biz de (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda alınacak bir ders vardır fakat (buna rağmen) onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Böylece onu (Hud’u) yalanladılar; biz de (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda alınacak bir ders vardır fakat (buna rağmen) onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Böylece onu (Hud’u) yalanladılar; biz de (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda alınacak bir ders vardır fakat (buna rağmen) onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Böylece onu (Hud’u) yalanladılar; biz de (yaptıkları yüzünden) kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda alınacak bir ders vardır fakat (buna rağmen) onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Semûd (kavmi) de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Semûd (kavmi) de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Semûd (kavmi) de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"141","turkish_text":"Semûd (kavmi) de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"142","turkish_text":"Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"“Ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"“Ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"“Ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"143","turkish_text":"“Ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"144","turkish_text":"Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146-147-148","turkish_text":"“Siz burada bahçelerin pınarların içinde ekinlerin salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146-147-148","turkish_text":"“Siz burada bahçelerin pınarların içinde ekinlerin salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146-147-148","turkish_text":"“Siz burada bahçelerin pınarların içinde ekinlerin salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146-147-148","turkish_text":"“Siz burada bahçelerin pınarların içinde ekinlerin salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"“Bir de dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapacağınızı (mı sanıyorsunuz)?”","arabic_text":"وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِه۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"“Bir de dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapacağınızı (mı sanıyorsunuz)?”","arabic_text":"وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِه۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"“Bir de dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapacağınızı (mı sanıyorsunuz)?”","arabic_text":"وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِه۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"“Bir de dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapacağınızı (mı sanıyorsunuz)?”","arabic_text":"وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِه۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"“Yeryüzünde azıtmışların çağrısına uymayın!”","arabic_text":"وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"“Yeryüzünde azıtmışların çağrısına uymayın!”","arabic_text":"وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"“Yeryüzünde azıtmışların çağrısına uymayın!”","arabic_text":"وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151","turkish_text":"“Yeryüzünde azıtmışların çağrısına uymayın!”","arabic_text":"وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"“Onlar barışa karşı durup fesat çıkarırlar”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"“Onlar barışa karşı durup fesat çıkarırlar”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"“Onlar barışa karşı durup fesat çıkarırlar”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"152","turkish_text":"“Onlar barışa karşı durup fesat çıkarırlar”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Semûdoğulları dediler ki: “Sen ancak büyülenmiş kişilerdensin.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Semûdoğulları dediler ki: “Sen ancak büyülenmiş kişilerdensin.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Semûdoğulları dediler ki: “Sen ancak büyülenmiş kişilerdensin.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"Semûdoğulları dediler ki: “Sen ancak büyülenmiş kişilerdensin.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!”","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!”","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!”","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!”","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Salih) şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”","arabic_text":"قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Salih) şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”","arabic_text":"قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Salih) şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”","arabic_text":"قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"(Salih) şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”","arabic_text":"قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın! Sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.”","arabic_text":"وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın! Sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.”","arabic_text":"وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın! Sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.”","arabic_text":"وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın! Sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.”","arabic_text":"وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157-158","turkish_text":"Derken onu kestiler fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157-158","turkish_text":"Derken onu kestiler fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157-158","turkish_text":"Derken onu kestiler fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157-158","turkish_text":"Derken onu kestiler fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.","arabic_text":"فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-159c.mp3","commentary_text":"“Yaşlı kadın” ifadesiyle Hz. Lût’un karısı kastedilmiştir. Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karıları “ibreti âlem” kocalarına ihanet ettikleri için Allah’ın azabına uğramışlardır."},{"verse_number":"159","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-159c.mp3","commentary_text":"“Yaşlı kadın” ifadesiyle Hz. Lût’un karısı kastedilmiştir. Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karıları “ibreti âlem” kocalarına ihanet ettikleri için Allah’ın azabına uğramışlardır."},{"verse_number":"159","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-159c.mp3","commentary_text":"“Yaşlı kadın” ifadesiyle Hz. Lût’un karısı kastedilmiştir. Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karıları “ibreti âlem” kocalarına ihanet ettikleri için Allah’ın azabına uğramışlardır."},{"verse_number":"159","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-147.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-158c.mp3","commentary_text":"“Yaşlı kadın” ifadesiyle Hz. Lût’un karısı kastedilmiştir. Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karıları “ibreti âlem” kocalarına ihanet ettikleri için Allah’ın azabına uğramışlardır."},{"verse_number":"160","turkish_text":"Lût kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Lût kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Lût kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Lût kavmi de resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161","turkish_text":"Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"162","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165-166","turkish_text":"“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”","arabic_text":"وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ﴿٢﴾ اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165-166","turkish_text":"“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”","arabic_text":"وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ﴿٢﴾ اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165-166","turkish_text":"“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”","arabic_text":"وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ﴿٢﴾ اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165-166","turkish_text":"“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”","arabic_text":"وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ﴿٢﴾ اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!”","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!”","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!”","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167","turkish_text":"Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!”","arabic_text":"قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"Lût dedi ki: “Doğrusu ben sizin bu sapık davranışınızdan tiksinenlerdenim.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَال۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"Lût dedi ki: “Doğrusu ben sizin bu sapık davranışınızdan tiksinenlerdenim.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَال۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"Lût dedi ki: “Doğrusu ben sizin bu sapık davranışınızdan tiksinenlerdenim.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَال۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"168","turkish_text":"Lût dedi ki: “Doğrusu ben sizin bu sapık davranışınızdan tiksinenlerdenim.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَال۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar!”","arabic_text":"رَبِّ نَجِّن۪ي وَاَهْل۪ي مِمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar!”","arabic_text":"رَبِّ نَجِّن۪ي وَاَهْل۪ي مِمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar!”","arabic_text":"رَبِّ نَجِّن۪ي وَاَهْل۪ي مِمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"169","turkish_text":"“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar!”","arabic_text":"رَبِّ نَجِّن۪ي وَاَهْل۪ي مِمَّا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170-171","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.","arabic_text":"اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِر۪ينَۚ ﴿٢﴾ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170-171","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.","arabic_text":"اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِر۪ينَۚ ﴿٢﴾ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170-171","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.","arabic_text":"اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِر۪ينَۚ ﴿٢﴾ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170-171","turkish_text":"Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.","arabic_text":"اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِر۪ينَۚ ﴿٢﴾ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Sonra (Lut’un karısıyla) diğerlerini helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Sonra (Lut’un karısıyla) diğerlerini helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Sonra (Lut’un karısıyla) diğerlerini helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"172","turkish_text":"Sonra (Lut’un karısıyla) diğerlerini helâk ettik.","arabic_text":"ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Üzerlerine (dehşetli) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür.","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Üzerlerine (dehşetli) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür.","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Üzerlerine (dehşetli) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür.","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"Üzerlerine (dehşetli) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür.","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Ve yine kuşku yok ki senin Rabbin mutlak galiptir çok merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eyke halkı da resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَ اَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eyke halkı da resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَ اَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eyke halkı da resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَ اَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Eyke halkı da resulleri yalanladı.","arabic_text":"كَذَّبَ اَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-162.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Hani Şuayb onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-177c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın kavmi yedi gün şiddetli ve dayanılmaz bir cehennem sıcağına maruz kalmıştı. Bu yakıcı sıcaklardan sonra gökte kara kara bulutlar belirmiş ve bu bulutların gölgelerine sığınmışlardı. Sığındıkları bu bulutları tam bir kurtarıcı olarak düşünmüşlerdi ki, Allah, bulutlardan üzerlerine ateş yağdırarak onları helak etmişti."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Hani Şuayb onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-177c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın kavmi yedi gün şiddetli ve dayanılmaz bir cehennem sıcağına maruz kalmıştı. Bu yakıcı sıcaklardan sonra gökte kara kara bulutlar belirmiş ve bu bulutların gölgelerine sığınmışlardı. Sığındıkları bu bulutları tam bir kurtarıcı olarak düşünmüşlerdi ki, Allah, bulutlardan üzerlerine ateş yağdırarak onları helak etmişti."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Hani Şuayb onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-177c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın kavmi yedi gün şiddetli ve dayanılmaz bir cehennem sıcağına maruz kalmıştı. Bu yakıcı sıcaklardan sonra gökte kara kara bulutlar belirmiş ve bu bulutların gölgelerine sığınmışlardı. Sığındıkları bu bulutları tam bir kurtarıcı olarak düşünmüşlerdi ki, Allah, bulutlardan üzerlerine ateş yağdırarak onları helak etmişti."},{"verse_number":"177","turkish_text":"Hani Şuayb onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-163.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-176c.mp3","commentary_text":"Hz. Şuayb’ın kavmi yedi gün şiddetli ve dayanılmaz bir cehennem sıcağına maruz kalmıştı. Bu yakıcı sıcaklardan sonra gökte kara kara bulutlar belirmiş ve bu bulutların gölgelerine sığınmışlardı. Sığındıkları bu bulutları tam bir kurtarıcı olarak düşünmüşlerdi ki, Allah, bulutlardan üzerlerine ateş yağdırarak onları helak etmişti."},{"verse_number":"178","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm.","arabic_text":"اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-164.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-165.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi takdir etmek ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”","arabic_text":"وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-166.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.","arabic_text":"اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.","arabic_text":"اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.","arabic_text":"اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.","arabic_text":"اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-167.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Doğru terazi ile tartın.","arabic_text":"وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Doğru terazi ile tartın.","arabic_text":"وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Doğru terazi ile tartın.","arabic_text":"وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Doğru terazi ile tartın.","arabic_text":"وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-168.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"İnsanların mallarına düşük değer biçmeyin! Yeryüzünde kargaşa çıkarıp düzeni bozmayın!”","arabic_text":"وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"İnsanların mallarına düşük değer biçmeyin! Yeryüzünde kargaşa çıkarıp düzeni bozmayın!”","arabic_text":"وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"İnsanların mallarına düşük değer biçmeyin! Yeryüzünde kargaşa çıkarıp düzeni bozmayın!”","arabic_text":"وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"183","turkish_text":"İnsanların mallarına düşük değer biçmeyin! Yeryüzünde kargaşa çıkarıp düzeni bozmayın!”","arabic_text":"وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-169.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"“Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"“Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"“Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"184","turkish_text":"“Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının!”","arabic_text":"وَاتَّقُوا الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-170.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin!”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin!”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin!”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"185","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin!”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-171.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"186","turkish_text":"“Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-186c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın müşriklerin kalplerine sokulması”, kendi dilleriyle onu anlamalarına, algılamalarına, idrâk etmelerine imkân sağlanması demektir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"“Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-186c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın müşriklerin kalplerine sokulması”, kendi dilleriyle onu anlamalarına, algılamalarına, idrâk etmelerine imkân sağlanması demektir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"“Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-186c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın müşriklerin kalplerine sokulması”, kendi dilleriyle onu anlamalarına, algılamalarına, idrâk etmelerine imkân sağlanması demektir."},{"verse_number":"186","turkish_text":"“Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.”","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-172.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-185c.mp3","commentary_text":"“Kur’an’ın müşriklerin kalplerine sokulması”, kendi dilleriyle onu anlamalarına, algılamalarına, idrâk etmelerine imkân sağlanması demektir."},{"verse_number":"187","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi gökten üzerimize bir parça düşür (de görelim)!”","arabic_text":"فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"187","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi gökten üzerimize bir parça düşür (de görelim)!”","arabic_text":"فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"187","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi gökten üzerimize bir parça düşür (de görelim)!”","arabic_text":"فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"187","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi gökten üzerimize bir parça düşür (de görelim)!”","arabic_text":"فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-173.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Bunun üzerine Şuayb:) “Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Bunun üzerine Şuayb:) “Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Bunun üzerine Şuayb:) “Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"188","turkish_text":"(Bunun üzerine Şuayb:) “Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-174.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"(Eykeliler) Şuayb’ı yalanladılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten ne dehşet gündü o felaket günü!","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"(Eykeliler) Şuayb’ı yalanladılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten ne dehşet gündü o felaket günü!","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"(Eykeliler) Şuayb’ı yalanladılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten ne dehşet gündü o felaket günü!","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"189","turkish_text":"(Eykeliler) Şuayb’ı yalanladılar. Bunun üzerine o gölge gününün azabı onları bastırıverdi. Gerçekten ne dehşet gündü o felaket günü!","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"25/25-175.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmediler.","arabic_text":"نَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmediler.","arabic_text":"نَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmediler.","arabic_text":"نَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"190","turkish_text":"Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmediler.","arabic_text":"نَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-176.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Ve kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Ve kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Ve kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"191","turkish_text":"Ve kuşku yok ki senin Rabbin üstün iradeli ve merhametlidir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"25/25-177.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hiç kuşkusuz Kur’an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَنْز۪يلُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hiç kuşkusuz Kur’an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَنْز۪يلُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hiç kuşkusuz Kur’an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَنْز۪يلُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"192","turkish_text":"Hiç kuşkusuz Kur’an âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَنْز۪يلُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-178.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"193","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onu güvenilir Ruh (adıyla da bilinen ve daha önceki bütün peygamberlere ilâhî mesajı getirmiş olan vahiy meleği Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-179.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-193c.mp3","commentary_text":"İnsan ne zaman ruhi hakikatlerden uzaklaşarak Allah’ın sisteminden sapmışsa, hayatın işleyişini kendi ihtiras ve bilgisizliğine bırakmışsa işte o zaman parçalanma, şiddet ve zorbalık baş göstermiştir. “Şüphesiz ki Allah insanlara bir şeyle zulmetmez. Fakat insanlar (Haktan uzaklaşarak) kendilerine zulmederler. (Yunus, 10/44)"},{"verse_number":"193","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onu güvenilir Ruh (adıyla da bilinen ve daha önceki bütün peygamberlere ilâhî mesajı getirmiş olan vahiy meleği Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-179.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-193c.mp3","commentary_text":"İnsan ne zaman ruhi hakikatlerden uzaklaşarak Allah’ın sisteminden sapmışsa, hayatın işleyişini kendi ihtiras ve bilgisizliğine bırakmışsa işte o zaman parçalanma, şiddet ve zorbalık baş göstermiştir. “Şüphesiz ki Allah insanlara bir şeyle zulmetmez. Fakat insanlar (Haktan uzaklaşarak) kendilerine zulmederler. (Yunus, 10/44)"},{"verse_number":"193","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onu güvenilir Ruh (adıyla da bilinen ve daha önceki bütün peygamberlere ilâhî mesajı getirmiş olan vahiy meleği Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-179.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-193c.mp3","commentary_text":"İnsan ne zaman ruhi hakikatlerden uzaklaşarak Allah’ın sisteminden sapmışsa, hayatın işleyişini kendi ihtiras ve bilgisizliğine bırakmışsa işte o zaman parçalanma, şiddet ve zorbalık baş göstermiştir. “Şüphesiz ki Allah insanlara bir şeyle zulmetmez. Fakat insanlar (Haktan uzaklaşarak) kendilerine zulmederler. (Yunus, 10/44)"},{"verse_number":"193","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onu güvenilir Ruh (adıyla da bilinen ve daha önceki bütün peygamberlere ilâhî mesajı getirmiş olan vahiy meleği Cebrail) indirmiştir.","arabic_text":"نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-179.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-192c.mp3","commentary_text":"İnsan ne zaman ruhi hakikatlerden uzaklaşarak Allah’ın sisteminden sapmışsa, hayatın işleyişini kendi ihtiras ve bilgisizliğine bırakmışsa işte o zaman parçalanma, şiddet ve zorbalık baş göstermiştir. “Şüphesiz ki Allah insanlara bir şeyle zulmetmez. Fakat insanlar (Haktan uzaklaşarak) kendilerine zulmederler. (Yunus, 10/44)"},{"verse_number":"194-195","turkish_text":"Uyaran nebilerden olman için onu açık ve anlaşılır bir Arapça ile senin kalbine indirmiştir.","arabic_text":"بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُب۪ينٍۜ ﴿٢﴾ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194-195","turkish_text":"Uyaran nebilerden olman için onu açık ve anlaşılır bir Arapça ile senin kalbine indirmiştir.","arabic_text":"بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُب۪ينٍۜ ﴿٢﴾ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194-195","turkish_text":"Uyaran nebilerden olman için onu açık ve anlaşılır bir Arapça ile senin kalbine indirmiştir.","arabic_text":"بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُب۪ينٍۜ ﴿٢﴾ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"194-195","turkish_text":"Uyaran nebilerden olman için onu açık ve anlaşılır bir Arapça ile senin kalbine indirmiştir.","arabic_text":"بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُب۪ينٍۜ ﴿٢﴾ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-180.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"196","turkish_text":"Şüphesiz bu (Kur’an’daki mesajlar) önceki (peygamber)lerin hikmet yüklü kitaplarında da yer almaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَف۪ي زُبُرِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-196c.mp3","commentary_text":"Öğüt vermeye en yakından başlamak gerekir ki uyarının diğer insanlara tesiri kolay olsun. Yakınların aldığı mesajla hayatlarında oluşacak değişiklik hiç şüphesiz çevredeki insanların dikkatini çekecek ve onların merakını artıracaktır. Bu da uyarının karşı tarafta kabul görmesini kolaylaştıracak ve insanların kısa zamanda hidayetine vesile olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber de tebliğ işine en yakınlarından başlamıştır."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Şüphesiz bu (Kur’an’daki mesajlar) önceki (peygamber)lerin hikmet yüklü kitaplarında da yer almaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَف۪ي زُبُرِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-196c.mp3","commentary_text":"Öğüt vermeye en yakından başlamak gerekir ki uyarının diğer insanlara tesiri kolay olsun. Yakınların aldığı mesajla hayatlarında oluşacak değişiklik hiç şüphesiz çevredeki insanların dikkatini çekecek ve onların merakını artıracaktır. Bu da uyarının karşı tarafta kabul görmesini kolaylaştıracak ve insanların kısa zamanda hidayetine vesile olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber de tebliğ işine en yakınlarından başlamıştır."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Şüphesiz bu (Kur’an’daki mesajlar) önceki (peygamber)lerin hikmet yüklü kitaplarında da yer almaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَف۪ي زُبُرِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-196c.mp3","commentary_text":"Öğüt vermeye en yakından başlamak gerekir ki uyarının diğer insanlara tesiri kolay olsun. Yakınların aldığı mesajla hayatlarında oluşacak değişiklik hiç şüphesiz çevredeki insanların dikkatini çekecek ve onların merakını artıracaktır. Bu da uyarının karşı tarafta kabul görmesini kolaylaştıracak ve insanların kısa zamanda hidayetine vesile olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber de tebliğ işine en yakınlarından başlamıştır."},{"verse_number":"196","turkish_text":"Şüphesiz bu (Kur’an’daki mesajlar) önceki (peygamber)lerin hikmet yüklü kitaplarında da yer almaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَف۪ي زُبُرِ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-181.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"25/25-195c.mp3","commentary_text":"Öğüt vermeye en yakından başlamak gerekir ki uyarının diğer insanlara tesiri kolay olsun. Yakınların aldığı mesajla hayatlarında oluşacak değişiklik hiç şüphesiz çevredeki insanların dikkatini çekecek ve onların merakını artıracaktır. Bu da uyarının karşı tarafta kabul görmesini kolaylaştıracak ve insanların kısa zamanda hidayetine vesile olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber de tebliğ işine en yakınlarından başlamıştır."},{"verse_number":"197","turkish_text":"İsrailoğullarına mensup âlimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ اٰيَةً اَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمٰٓؤُ۬ا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"İsrailoğullarına mensup âlimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ اٰيَةً اَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمٰٓؤُ۬ا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"İsrailoğullarına mensup âlimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ اٰيَةً اَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمٰٓؤُ۬ا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"197","turkish_text":"İsrailoğullarına mensup âlimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ اٰيَةً اَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمٰٓؤُ۬ا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-182.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198-199","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı yine ona iman etmezlerdi.","arabic_text":"فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ ﴿٢﴾ وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198-199","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı yine ona iman etmezlerdi.","arabic_text":"فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ ﴿٢﴾ وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198-199","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı yine ona iman etmezlerdi.","arabic_text":"فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ ﴿٢﴾ وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"198-199","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı yine ona iman etmezlerdi.","arabic_text":"فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ ﴿٢﴾ وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-183.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"İşte böylece biz o Kur’an’ı (kendi dilleriyle okuyarak) o günahkârların kalplerine soktuk.","arabic_text":"كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"İşte böylece biz o Kur’an’ı (kendi dilleriyle okuyarak) o günahkârların kalplerine soktuk.","arabic_text":"كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"İşte böylece biz o Kur’an’ı (kendi dilleriyle okuyarak) o günahkârların kalplerine soktuk.","arabic_text":"كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"200","turkish_text":"İşte böylece biz o Kur’an’ı (kendi dilleriyle okuyarak) o günahkârların kalplerine soktuk.","arabic_text":"كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-184.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Ama onlar yine de o can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.","arabic_text":"لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-185.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Ama onlar yine de o can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.","arabic_text":"لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-185.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Ama onlar yine de o can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.","arabic_text":"لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-185.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"201","turkish_text":"Ama onlar yine de o can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.","arabic_text":"لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-185.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte hiç farkında olmadıkları bir sırada o azap ansızın kendilerine gelecek","arabic_text":"فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte hiç farkında olmadıkları bir sırada o azap ansızın kendilerine gelecek","arabic_text":"فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte hiç farkında olmadıkları bir sırada o azap ansızın kendilerine gelecek","arabic_text":"فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"202","turkish_text":"İşte hiç farkında olmadıkları bir sırada o azap ansızın kendilerine gelecek","arabic_text":"فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-186.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.","arabic_text":"فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.","arabic_text":"فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.","arabic_text":"فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"203","turkish_text":"Ve o zaman: “Acaba bize mühlet verilecek mi?” diye soracaklar.","arabic_text":"فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-187.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"(Buna rağmen) hala bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"(Buna rağmen) hala bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"(Buna rağmen) hala bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"204","turkish_text":"(Buna rağmen) hala bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-188.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205-206","turkish_text":"Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse","arabic_text":"ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَۙ ﴿٢﴾ اَفَرَاَيْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205-206","turkish_text":"Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse","arabic_text":"ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَۙ ﴿٢﴾ اَفَرَاَيْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205-206","turkish_text":"Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse","arabic_text":"ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَۙ ﴿٢﴾ اَفَرَاَيْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"205-206","turkish_text":"Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse","arabic_text":"ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَۙ ﴿٢﴾ اَفَرَاَيْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-189.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"Kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatlar onlara hiçbir fayda sağlamaz.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"Kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatlar onlara hiçbir fayda sağlamaz.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"Kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatlar onlara hiçbir fayda sağlamaz.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"207","turkish_text":"Kendilerine vaktiyle verilmiş olan fırsatlar onlara hiçbir fayda sağlamaz.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-190.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"208-209","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.","arabic_text":"ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ","related_links":[],"audio_path":"25/25-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"208-209","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.","arabic_text":"ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ","related_links":[],"audio_path":"25/25-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"208-209","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.","arabic_text":"ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ","related_links":[],"audio_path":"25/25-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"208-209","turkish_text":"Biz hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.","arabic_text":"ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ﴿٢﴾ وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ","related_links":[],"audio_path":"25/25-191.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210-211-212","turkish_text":"O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların harcı da değildir; zaten buna güçleri de yetmez. Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210-211-212","turkish_text":"O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların harcı da değildir; zaten buna güçleri de yetmez. Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210-211-212","turkish_text":"O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların harcı da değildir; zaten buna güçleri de yetmez. Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"210-211-212","turkish_text":"O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların harcı da değildir; zaten buna güçleri de yetmez. Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"25/25-192.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"213","turkish_text":"Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme/başvurma! Sonra azaba uğratılanlardan olursun!","arabic_text":"فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"213","turkish_text":"Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme/başvurma! Sonra azaba uğratılanlardan olursun!","arabic_text":"فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"213","turkish_text":"Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme/başvurma! Sonra azaba uğratılanlardan olursun!","arabic_text":"فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"213","turkish_text":"Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etme/başvurma! Sonra azaba uğratılanlardan olursun!","arabic_text":"فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-193.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"214","turkish_text":"“Artık yakınlarından başlayarak (erişebildiğin) herkesi uyar!”","arabic_text":"وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"214","turkish_text":"“Artık yakınlarından başlayarak (erişebildiğin) herkesi uyar!”","arabic_text":"وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"214","turkish_text":"“Artık yakınlarından başlayarak (erişebildiğin) herkesi uyar!”","arabic_text":"وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"214","turkish_text":"“Artık yakınlarından başlayarak (erişebildiğin) herkesi uyar!”","arabic_text":"وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-194.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana uyan mü’minlere kol kanat ger!","arabic_text":"وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana uyan mü’minlere kol kanat ger!","arabic_text":"وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana uyan mü’minlere kol kanat ger!","arabic_text":"وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"215","turkish_text":"Sana uyan mü’minlere kol kanat ger!","arabic_text":"وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-195.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"216","turkish_text":"(Müslüman oldukları halde eski hal ve yaşayışlarına devam ederek) sana karşı gelirlerse: “Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” de.","arabic_text":"فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"216","turkish_text":"(Müslüman oldukları halde eski hal ve yaşayışlarına devam ederek) sana karşı gelirlerse: “Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” de.","arabic_text":"فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"216","turkish_text":"(Müslüman oldukları halde eski hal ve yaşayışlarına devam ederek) sana karşı gelirlerse: “Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” de.","arabic_text":"فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"216","turkish_text":"(Müslüman oldukları halde eski hal ve yaşayışlarına devam ederek) sana karşı gelirlerse: “Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim” de.","arabic_text":"فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"25/25-196.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"217","turkish_text":"Ve bu yolda çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven!","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"217","turkish_text":"Ve bu yolda çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven!","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"217","turkish_text":"Ve bu yolda çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven!","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"217","turkish_text":"Ve bu yolda çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven!","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-197.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"O (Allah) ki nerede olursan ol seni (Allah için ayakta kalmaya çalışırken) görüyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَرٰيكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"O (Allah) ki nerede olursan ol seni (Allah için ayakta kalmaya çalışırken) görüyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَرٰيكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"O (Allah) ki nerede olursan ol seni (Allah için ayakta kalmaya çalışırken) görüyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَرٰيكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"218","turkish_text":"O (Allah) ki nerede olursan ol seni (Allah için ayakta kalmaya çalışırken) görüyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَرٰيكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-198.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"219","turkish_text":"Saygı ile secde edenler arasında yer aldığını da (görüyor).","arabic_text":"وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"219","turkish_text":"Saygı ile secde edenler arasında yer aldığını da (görüyor).","arabic_text":"وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"219","turkish_text":"Saygı ile secde edenler arasında yer aldığını da (görüyor).","arabic_text":"وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"219","turkish_text":"Saygı ile secde edenler arasında yer aldığını da (görüyor).","arabic_text":"وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-199.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"25/25-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"25/25-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"25/25-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"220","turkish_text":"Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"25/25-200.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"Size o şeytani güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?","arabic_text":"هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاط۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"Size o şeytani güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?","arabic_text":"هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاط۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"Size o şeytani güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?","arabic_text":"هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاط۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"221","turkish_text":"Size o şeytani güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?","arabic_text":"هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاط۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-201.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"222","turkish_text":"Onlar nerede kendi kendini aldatan bir günahkâr ve yalancı varsa ona iner.","arabic_text":"تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"222","turkish_text":"Onlar nerede kendi kendini aldatan bir günahkâr ve yalancı varsa ona iner.","arabic_text":"تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"222","turkish_text":"Onlar nerede kendi kendini aldatan bir günahkâr ve yalancı varsa ona iner.","arabic_text":"تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"222","turkish_text":"Onlar nerede kendi kendini aldatan bir günahkâr ve yalancı varsa ona iner.","arabic_text":"تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-202.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"223","turkish_text":"Onlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.","arabic_text":"يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"223","turkish_text":"Onlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.","arabic_text":"يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"223","turkish_text":"Onlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.","arabic_text":"يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"223","turkish_text":"Onlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.","arabic_text":"يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-203.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"(İslam karşıtı) şairler var ya bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!","arabic_text":"وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-204.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"(İslam karşıtı) şairler var ya bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!","arabic_text":"وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-204.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"(İslam karşıtı) şairler var ya bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!","arabic_text":"وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-204.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"224","turkish_text":"(İslam karşıtı) şairler var ya bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!","arabic_text":"وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ","related_links":[],"audio_path":"25/25-204.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"225","turkish_text":"Görmez misin onların her sahada (hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ ف۪ي كُلِّ وَادٍ يَه۪يمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-205.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"225","turkish_text":"Görmez misin onların her sahada (hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ ف۪ي كُلِّ وَادٍ يَه۪يمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-205.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"225","turkish_text":"Görmez misin onların her sahada (hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ ف۪ي كُلِّ وَادٍ يَه۪يمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-205.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"225","turkish_text":"Görmez misin onların her sahada (hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ ف۪ي كُلِّ وَادٍ يَه۪يمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-205.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Ve yapamayacakları şeyleri söyleyip durduklarını?","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Ve yapamayacakları şeyleri söyleyip durduklarını?","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Ve yapamayacakları şeyleri söyleyip durduklarını?","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"226","turkish_text":"Ve yapamayacakları şeyleri söyleyip durduklarını?","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"25/25-206.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Yalnız iman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar Allah’ı çokça ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler ne acı bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-207.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Yalnız iman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar Allah’ı çokça ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler ne acı bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-207.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Yalnız iman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar Allah’ı çokça ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler ne acı bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-207.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"227","turkish_text":"Yalnız iman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar Allah’ı çokça ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler ne acı bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.","arabic_text":"لَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"25/25-207.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":27,"name":"NEML SÛRESİ","description":"Neml suresi Mekke döneminde inmiş olup 93 ayettir. Sure adını, 18. ayette geçen ve “Karınca” anlamına gelen “Neml” kelimesinden almıştır. Sûrede Kur’an’a inananlar; namazı ikame edenler, zekâtı verenler ve ahirete inananlar olarak tanıtılıyor. Peygamber kıssalarının yer aldığı sûrede Hz. Mûsâ’nın tebliğ hayatından kısa bir kesit veriliyor. Firavun ile taraftarlarına apaçık mucizeler gösterildiği halde sırf zulüm ve kibir yüzünden inkâr ettikleri anlatılıyor. Hz. Süleyman’ın peygamberlik ve hükümdarlığının anlatıldığı sûrede onun cinlere, insanlara ve kuşlara hükmettiğinden söz ediliyor. Ayrıca Sebe melikesi (Belkıs) ile olan haberleşmesi ve sonunda onun Süleyman’ın yanına gelerek hak dini kabul etmesi anlatılıyor. Hz. Salih ile Lût’un kendi kavimlerine yönelik tebliğlerine temas ediliyor. Her iki topluluğun ilâhî daveti kabul etmeyip peygamberlerine kötü muamelede bulundukları ve sonunda helâk edildikleri anlatılıyor. Allah’a şirk koşma saplantısının insan onuruyla bağdaşmadığının anlatıldığı sûrede tabiatın yaratılışı, işleyişi, insan hayatıyla uyumlu ve ona yararlı hale getirilişine dair örnekler veriliyor. Dağların bulutlar gibi yürütüldüğü yani dünyanın diğer gezegenler gibi döndüğü ifade ediliyor. Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceğinin dile getirildiği sûrede âhiret inancını reddedenlere uyarılarda bulunuluyor. Kur’an’ın, Kitap ehlinin anlaşmazlığa düştüğü konuların çoğunu açıklığa kavuşturduğu, inanmak isteyenler için hidayet ve rahmet vesilesi olduğu ifade ediliyor. Sûrede, ayrıca inanıp inanmamanın insanların iradesine bağlı olduğu ve Hz. Peygamberin sadece bir uyarıcı konumunda bulunduğu anlatılıyor.","sura_intro_audio":"26/26-a.mp3","verse_count":93,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ta sin. Bu (okuna)nlar Kur’an’ın ve (hakikatleri) apaçık (bildiren) Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-0c.mp3","commentary_text":"“Ta-Sin” harfleri ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ta sin. Bu (okuna)nlar Kur’an’ın ve (hakikatleri) apaçık (bildiren) Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-1c.mp3","commentary_text":"“Ta-Sin” harfleri ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ta sin. Bu (okuna)nlar Kur’an’ın ve (hakikatleri) apaçık (bildiren) Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-1c.mp3","commentary_text":"“Ta-Sin” harfleri ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ta sin. Bu (okuna)nlar Kur’an’ın ve (hakikatleri) apaçık (bildiren) Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-1c.mp3","commentary_text":"“Ta-Sin” harfleri ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O kitap) inananlar için bir yol gösterici ve bir müjdedir;","arabic_text":"هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O kitap) inananlar için bir yol gösterici ve bir müjdedir;","arabic_text":"هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O kitap) inananlar için bir yol gösterici ve bir müjdedir;","arabic_text":"هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O kitap) inananlar için bir yol gösterici ve bir müjdedir;","arabic_text":"هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki namazı özenerek ikame ederler zekâtı verirler ve ahirete gönülden inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki namazı özenerek ikame ederler zekâtı verirler ve ahirete gönülden inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki namazı özenerek ikame ederler zekâtı verirler ve ahirete gönülden inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar ki namazı özenerek ikame ederler zekâtı verirler ve ahirete gönülden inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçek şu ki; ahirete inanmayanların (kötü) amellerini biz (yaptıkları yüzünden) kendilerine süslü püslü gösterdik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçek şu ki; ahirete inanmayanların (kötü) amellerini biz (yaptıkları yüzünden) kendilerine süslü püslü gösterdik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçek şu ki; ahirete inanmayanların (kötü) amellerini biz (yaptıkları yüzünden) kendilerine süslü püslü gösterdik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçek şu ki; ahirete inanmayanların (kötü) amellerini biz (yaptıkları yüzünden) kendilerine süslü püslü gösterdik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlara çetin bir azap vardır. Ahirette en çok ziyana uğrayanlar yine onlar olacaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَهُمْ سُٓوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlara çetin bir azap vardır. Ahirette en çok ziyana uğrayanlar yine onlar olacaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَهُمْ سُٓوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlara çetin bir azap vardır. Ahirette en çok ziyana uğrayanlar yine onlar olacaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَهُمْ سُٓوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlara çetin bir azap vardır. Ahirette en çok ziyana uğrayanlar yine onlar olacaktır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَهُمْ سُٓوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz ki bu Kur’an sana hüküm ve hikmet sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen Allah tarafından ulaştırılmaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz ki bu Kur’an sana hüküm ve hikmet sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen Allah tarafından ulaştırılmaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz ki bu Kur’an sana hüküm ve hikmet sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen Allah tarafından ulaştırılmaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz ki bu Kur’an sana hüküm ve hikmet sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen Allah tarafından ulaştırılmaktadır.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani bir zamanlar Musa ailesine: “Bakın gözüme ateş türü ışık gibi bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ مُوسٰى لِاَهْلِه۪ٓ اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًاۜ سَاٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اٰت۪يكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani bir zamanlar Musa ailesine: “Bakın gözüme ateş türü ışık gibi bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ مُوسٰى لِاَهْلِه۪ٓ اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًاۜ سَاٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اٰت۪يكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani bir zamanlar Musa ailesine: “Bakın gözüme ateş türü ışık gibi bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ مُوسٰى لِاَهْلِه۪ٓ اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًاۜ سَاٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اٰت۪يكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani bir zamanlar Musa ailesine: “Bakın gözüme ateş türü ışık gibi bir şey ilişti; belki ondan size bir haber veya bir ateş koru getiririm de ısınırsınız” demişti.","arabic_text":"اِذْ قَالَ مُوسٰى لِاَهْلِه۪ٓ اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًاۜ سَاٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اٰت۪يكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-8c.mp3","commentary_text":"Burada ateşten kastedilen Allah’ın nurudur."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-7c.mp3","commentary_text":"Burada ateşten kastedilen Allah’ın nurudur."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-8c.mp3","commentary_text":"Burada ateşten kastedilen Allah’ın nurudur."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-8c.mp3","commentary_text":"Burada ateşten kastedilen Allah’ın nurudur."},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Musa! Kesin olarak bil ki ben mutlak güç sahibi hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım”","arabic_text":"يَا مُوسٰٓى اِنَّهُٓ اَنَا۬ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Musa! Kesin olarak bil ki ben mutlak güç sahibi hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım”","arabic_text":"يَا مُوسٰٓى اِنَّهُٓ اَنَا۬ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Musa! Kesin olarak bil ki ben mutlak güç sahibi hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım”","arabic_text":"يَا مُوسٰٓى اِنَّهُٓ اَنَا۬ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Ey Musa! Kesin olarak bil ki ben mutlak güç sahibi hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım”","arabic_text":"يَا مُوسٰٓى اِنَّهُٓ اَنَا۬ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Değneğini at.” (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah şöyle buyurdu:) “Ey Musa korkma! Benim katımda resuller korkmazlar.”","arabic_text":"وَاَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّ۪ي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"26/26-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Değneğini at.” (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah şöyle buyurdu:) “Ey Musa korkma! Benim katımda resuller korkmazlar.”","arabic_text":"وَاَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّ۪ي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"26/26-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Değneğini at.” (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah şöyle buyurdu:) “Ey Musa korkma! Benim katımda resuller korkmazlar.”","arabic_text":"وَاَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّ۪ي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"26/26-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Değneğini at.” (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah şöyle buyurdu:) “Ey Musa korkma! Benim katımda resuller korkmazlar.”","arabic_text":"وَاَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّ۪ي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"26/26-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayanım çok merhamet edenim.”","arabic_text":"اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayanım çok merhamet edenim.”","arabic_text":"اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayanım çok merhamet edenim.”","arabic_text":"اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayanım çok merhamet edenim.”","arabic_text":"اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Ve şimdi de) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz (parıl parıl) çıksın. (Bu da) Firavun ve onun kavmine (göstereceğin) dokuz mucize içindedir. Çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış bir toplumdur!”","arabic_text":"وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-12c.mp3","commentary_text":"Bu emir, peygamberlik süresi boyunca Firavun ve onun seçkinler çevresine karşı ortaya konan dokuz mucizeden sadece bir tanesini anlatmaktadır. Dokuz mucize ile ilgili olarak 17/101 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Ve şimdi de) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz (parıl parıl) çıksın. (Bu da) Firavun ve onun kavmine (göstereceğin) dokuz mucize içindedir. Çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış bir toplumdur!”","arabic_text":"وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-11c.mp3","commentary_text":"Bu emir, peygamberlik süresi boyunca Firavun ve onun seçkinler çevresine karşı ortaya konan dokuz mucizeden sadece bir tanesini anlatmaktadır. Dokuz mucize ile ilgili olarak 17/101 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Ve şimdi de) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz (parıl parıl) çıksın. (Bu da) Firavun ve onun kavmine (göstereceğin) dokuz mucize içindedir. Çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış bir toplumdur!”","arabic_text":"وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-12c.mp3","commentary_text":"Bu emir, peygamberlik süresi boyunca Firavun ve onun seçkinler çevresine karşı ortaya konan dokuz mucizeden sadece bir tanesini anlatmaktadır. Dokuz mucize ile ilgili olarak 17/101 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Ve şimdi de) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz (parıl parıl) çıksın. (Bu da) Firavun ve onun kavmine (göstereceğin) dokuz mucize içindedir. Çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış bir toplumdur!”","arabic_text":"وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-12c.mp3","commentary_text":"Bu emir, peygamberlik süresi boyunca Firavun ve onun seçkinler çevresine karşı ortaya konan dokuz mucizeden sadece bir tanesini anlatmaktadır. Dokuz mucize ile ilgili olarak 17/101 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve vicdanları bunların doğruluğuna kesin bir kanaat getirdiği halde sırf gerçeği çarpıtma ve büyüklenmelerinden dolayı bile bile inkâra saptılar. Ama bir bak ki o bozguncuların sonu nasıl oldu!","arabic_text":"وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve vicdanları bunların doğruluğuna kesin bir kanaat getirdiği halde sırf gerçeği çarpıtma ve büyüklenmelerinden dolayı bile bile inkâra saptılar. Ama bir bak ki o bozguncuların sonu nasıl oldu!","arabic_text":"وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve vicdanları bunların doğruluğuna kesin bir kanaat getirdiği halde sırf gerçeği çarpıtma ve büyüklenmelerinden dolayı bile bile inkâra saptılar. Ama bir bak ki o bozguncuların sonu nasıl oldu!","arabic_text":"وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve vicdanları bunların doğruluğuna kesin bir kanaat getirdiği halde sırf gerçeği çarpıtma ve büyüklenmelerinden dolayı bile bile inkâra saptılar. Ama bir bak ki o bozguncuların sonu nasıl oldu!","arabic_text":"وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun! Biz Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar da: “Bizi mü’min kullarından birçoğuna (bazı özelliklerle) farklı kılan Allah’a hamd olsun” dediler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْمًاۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın “mü’min kullara farklı kılınma” ifadesi hem hükümdar ve hem de peygamber olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman’ın kendilerine verilen hususi bazı özellikleri işaret etmektedir. Mesela, Hz. Davud’a geniş bir hükümdarlığın yanında ilim ve hikmetin verilmesi, onun için demirin yumuşatılması yani demiri işlemenin öğretilmesi (Sebe, 34/10-11), Demiri işleyip zırh yapması (Enbiya, 21/80) gibi farklı özellikleri vardı. Hz. Süleyman’ın da başta cinlere hükmetmesi, aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi kuşlarla anlaşma mantığını kavraması ve cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan büyük bir ordu kurması, rüzgârı kullanması gibi birçok farklı özelliği vardı. Baba oğul olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman burada sadece birkaçını saydığımız bazı özellikleriyle diğer mü’minlerden farklıydı."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun! Biz Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar da: “Bizi mü’min kullarından birçoğuna (bazı özelliklerle) farklı kılan Allah’a hamd olsun” dediler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْمًاۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-14c.mp3","commentary_text":"Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın “mü’min kullara farklı kılınma” ifadesi hem hükümdar ve hem de peygamber olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman’ın kendilerine verilen hususi bazı özellikleri işaret etmektedir. Mesela, Hz. Davud’a geniş bir hükümdarlığın yanında ilim ve hikmetin verilmesi, onun için demirin yumuşatılması yani demiri işlemenin öğretilmesi (Sebe, 34/10-11), Demiri işleyip zırh yapması (Enbiya, 21/80) gibi farklı özellikleri vardı. Hz. Süleyman’ın da başta cinlere hükmetmesi, aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi kuşlarla anlaşma mantığını kavraması ve cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan büyük bir ordu kurması, rüzgârı kullanması gibi birçok farklı özelliği vardı. Baba oğul olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman burada sadece birkaçını saydığımız bazı özellikleriyle diğer mü’minlerden farklıydı."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun! Biz Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar da: “Bizi mü’min kullarından birçoğuna (bazı özelliklerle) farklı kılan Allah’a hamd olsun” dediler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْمًاۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın “mü’min kullara farklı kılınma” ifadesi hem hükümdar ve hem de peygamber olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman’ın kendilerine verilen hususi bazı özellikleri işaret etmektedir. Mesela, Hz. Davud’a geniş bir hükümdarlığın yanında ilim ve hikmetin verilmesi, onun için demirin yumuşatılması yani demiri işlemenin öğretilmesi (Sebe, 34/10-11), Demiri işleyip zırh yapması (Enbiya, 21/80) gibi farklı özellikleri vardı. Hz. Süleyman’ın da başta cinlere hükmetmesi, aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi kuşlarla anlaşma mantığını kavraması ve cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan büyük bir ordu kurması, rüzgârı kullanması gibi birçok farklı özelliği vardı. Baba oğul olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman burada sadece birkaçını saydığımız bazı özellikleriyle diğer mü’minlerden farklıydı."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun! Biz Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar da: “Bizi mü’min kullarından birçoğuna (bazı özelliklerle) farklı kılan Allah’a hamd olsun” dediler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْمًاۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın “mü’min kullara farklı kılınma” ifadesi hem hükümdar ve hem de peygamber olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman’ın kendilerine verilen hususi bazı özellikleri işaret etmektedir. Mesela, Hz. Davud’a geniş bir hükümdarlığın yanında ilim ve hikmetin verilmesi, onun için demirin yumuşatılması yani demiri işlemenin öğretilmesi (Sebe, 34/10-11), Demiri işleyip zırh yapması (Enbiya, 21/80) gibi farklı özellikleri vardı. Hz. Süleyman’ın da başta cinlere hükmetmesi, aşağıdaki ayetlerde de görüleceği gibi kuşlarla anlaşma mantığını kavraması ve cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan büyük bir ordu kurması, rüzgârı kullanması gibi birçok farklı özelliği vardı. Baba oğul olan Hz. Davut ve Hz. Süleyman burada sadece birkaçını saydığımız bazı özellikleriyle diğer mü’minlerden farklıydı."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Süleyman Davud’un yerine geçince dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşlarla anlaşma mantığı kavratıldı ve her şey bolca verildi kuşku yok ki bu apaçık bir lütuftur.”","arabic_text":"وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"26/26-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Süleyman Davud’un yerine geçince dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşlarla anlaşma mantığı kavratıldı ve her şey bolca verildi kuşku yok ki bu apaçık bir lütuftur.”","arabic_text":"وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"26/26-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Süleyman Davud’un yerine geçince dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşlarla anlaşma mantığı kavratıldı ve her şey bolca verildi kuşku yok ki bu apaçık bir lütuftur.”","arabic_text":"وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"26/26-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Süleyman Davud’un yerine geçince dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuşlarla anlaşma mantığı kavratıldı ve her şey bolca verildi kuşku yok ki bu apaçık bir lütuftur.”","arabic_text":"وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"26/26-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve Süleyman’ın cinlerden insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları onun önünde toplandı ve hep birlikte saflar halinde yürüyüşe geçtiler.","arabic_text":"وَحُشِرَ لِسُلَيْمٰنَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve Süleyman’ın cinlerden insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları onun önünde toplandı ve hep birlikte saflar halinde yürüyüşe geçtiler.","arabic_text":"وَحُشِرَ لِسُلَيْمٰنَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve Süleyman’ın cinlerden insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları onun önünde toplandı ve hep birlikte saflar halinde yürüyüşe geçtiler.","arabic_text":"وَحُشِرَ لِسُلَيْمٰنَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve Süleyman’ın cinlerden insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları onun önünde toplandı ve hep birlikte saflar halinde yürüyüşe geçtiler.","arabic_text":"وَحُشِرَ لِسُلَيْمٰنَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde (dişi) bir karınca: “Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi ezip geçmesin!” diye bağırdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde (dişi) bir karınca: “Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi ezip geçmesin!” diye bağırdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde (dişi) bir karınca: “Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi ezip geçmesin!” diye bağırdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde (dişi) bir karınca: “Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi ezip geçmesin!” diye bağırdı.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Süleyman karıncanın sesini duyunca gülümseyerek dedi ki: “Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle! Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”","arabic_text":"فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Süleyman karıncanın sesini duyunca gülümseyerek dedi ki: “Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle! Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”","arabic_text":"فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Süleyman karıncanın sesini duyunca gülümseyerek dedi ki: “Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle! Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”","arabic_text":"فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Süleyman karıncanın sesini duyunca gülümseyerek dedi ki: “Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle! Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”","arabic_text":"فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Süleyman ordusunun kuşlardan oluşan birliğini denetlerken dedi ki: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum yoksa kayıplara mı karıştı?”","arabic_text":"وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَٓا اَرَى الْهُدْهُدَۘ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Süleyman ordusunun kuşlardan oluşan birliğini denetlerken dedi ki: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum yoksa kayıplara mı karıştı?”","arabic_text":"وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَٓا اَرَى الْهُدْهُدَۘ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Süleyman ordusunun kuşlardan oluşan birliğini denetlerken dedi ki: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum yoksa kayıplara mı karıştı?”","arabic_text":"وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَٓا اَرَى الْهُدْهُدَۘ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Süleyman ordusunun kuşlardan oluşan birliğini denetlerken dedi ki: “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum yoksa kayıplara mı karıştı?”","arabic_text":"وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَٓا اَرَى الْهُدْهُدَۘ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”","arabic_text":"عَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَد۪يدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”","arabic_text":"عَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَد۪يدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”","arabic_text":"عَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَد۪يدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim.”","arabic_text":"عَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَد۪يدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنّ۪ي بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hüdhüd) çok geçmeden çıkageldi ve dedi ki: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim sana Sebe’den çok önemli bir haber getirdim.”","arabic_text":"فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَاٍ بِنَبَاٍ يَق۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-22c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlettir. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Marib Barajı’dır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hüdhüd) çok geçmeden çıkageldi ve dedi ki: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim sana Sebe’den çok önemli bir haber getirdim.”","arabic_text":"فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَاٍ بِنَبَاٍ يَق۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-21c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlettir. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Marib Barajı’dır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hüdhüd) çok geçmeden çıkageldi ve dedi ki: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim sana Sebe’den çok önemli bir haber getirdim.”","arabic_text":"فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَاٍ بِنَبَاٍ يَق۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-22c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlettir. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Marib Barajı’dır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Hüdhüd) çok geçmeden çıkageldi ve dedi ki: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim sana Sebe’den çok önemli bir haber getirdim.”","arabic_text":"فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَاٍ بِنَبَاٍ يَق۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-22c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlettir. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Marib Barajı’dır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Ben o yörenin halkını yöneten bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey bolca verilmiş görkemli bir tahtı var.”","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Ben o yörenin halkını yöneten bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey bolca verilmiş görkemli bir tahtı var.”","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Ben o yörenin halkını yöneten bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey bolca verilmiş görkemli bir tahtı var.”","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“Ben o yörenin halkını yöneten bir kadınla karşılaştım. Kendisine her şey bolca verilmiş görkemli bir tahtı var.”","arabic_text":"اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onu da halkını da Allah’ı bırakıp güneşe tapınırken gördüm. Anlaşılan şeytan onlara bu yaptıklarını güzel gösterip kendilerini yoldan çıkarmış. Onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”","arabic_text":"وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onu da halkını da Allah’ı bırakıp güneşe tapınırken gördüm. Anlaşılan şeytan onlara bu yaptıklarını güzel gösterip kendilerini yoldan çıkarmış. Onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”","arabic_text":"وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onu da halkını da Allah’ı bırakıp güneşe tapınırken gördüm. Anlaşılan şeytan onlara bu yaptıklarını güzel gösterip kendilerini yoldan çıkarmış. Onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”","arabic_text":"وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onu da halkını da Allah’ı bırakıp güneşe tapınırken gördüm. Anlaşılan şeytan onlara bu yaptıklarını güzel gösterip kendilerini yoldan çıkarmış. Onlar da bu yüzden doğru yolu bulamıyorlar.”","arabic_text":"وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“(Şeytanın amacı) onları göklerde ve yerde gizli bulunan şeyleri meydana çıkaran (nefislerinin) gerek saklı tuttukları ve gerekse açığa vurdukları tüm duygularını bilen Allah’a secde etmelerini engellemektir.”","arabic_text":"اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"26/26-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“(Şeytanın amacı) onları göklerde ve yerde gizli bulunan şeyleri meydana çıkaran (nefislerinin) gerek saklı tuttukları ve gerekse açığa vurdukları tüm duygularını bilen Allah’a secde etmelerini engellemektir.”","arabic_text":"اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"26/26-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“(Şeytanın amacı) onları göklerde ve yerde gizli bulunan şeyleri meydana çıkaran (nefislerinin) gerek saklı tuttukları ve gerekse açığa vurdukları tüm duygularını bilen Allah’a secde etmelerini engellemektir.”","arabic_text":"اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"26/26-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“(Şeytanın amacı) onları göklerde ve yerde gizli bulunan şeyleri meydana çıkaran (nefislerinin) gerek saklı tuttukları ve gerekse açığa vurdukları tüm duygularını bilen Allah’a secde etmelerini engellemektir.”","arabic_text":"اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"26/26-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur O en yüce hükümranlığın arşın Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur O en yüce hükümranlığın arşın Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur O en yüce hükümranlığın arşın Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur O en yüce hükümranlığın arşın Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Süleyman Hüdhüd’e) şöyle dedi: “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan mısın göreceğiz! (derhal yazdığı mektubu Hüdhüd’e verip):”","arabic_text":"قَالَ سَنَنْظُرُ اَصَدَقْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Süleyman Hüdhüd’e) şöyle dedi: “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan mısın göreceğiz! (derhal yazdığı mektubu Hüdhüd’e verip):”","arabic_text":"قَالَ سَنَنْظُرُ اَصَدَقْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Süleyman Hüdhüd’e) şöyle dedi: “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan mısın göreceğiz! (derhal yazdığı mektubu Hüdhüd’e verip):”","arabic_text":"قَالَ سَنَنْظُرُ اَصَدَقْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Süleyman Hüdhüd’e) şöyle dedi: “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalancılardan mısın göreceğiz! (derhal yazdığı mektubu Hüdhüd’e verip):”","arabic_text":"قَالَ سَنَنْظُرُ اَصَدَقْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”","arabic_text":"اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”","arabic_text":"اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”","arabic_text":"اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Al bu mektubumu onlara götür; sonra bir kenara çekilip onları kendi hallerine bırak ve bak bakalım (kendi aralarında ne konuşacaklar ve) nasıl bir sonuca varacaklar?”","arabic_text":"اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Hüdhüd ’ün götürdüğü mektubu alan Sebe kraliçesi) dedi ki; “Ey devletin ileri gelenleri bana çok önemli bir mektup bırakıldı.”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اِنّ۪ٓي اُلْقِيَ اِلَيَّ كِتَابٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Hüdhüd ’ün götürdüğü mektubu alan Sebe kraliçesi) dedi ki; “Ey devletin ileri gelenleri bana çok önemli bir mektup bırakıldı.”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اِنّ۪ٓي اُلْقِيَ اِلَيَّ كِتَابٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Hüdhüd ’ün götürdüğü mektubu alan Sebe kraliçesi) dedi ki; “Ey devletin ileri gelenleri bana çok önemli bir mektup bırakıldı.”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اِنّ۪ٓي اُلْقِيَ اِلَيَّ كِتَابٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Hüdhüd ’ün götürdüğü mektubu alan Sebe kraliçesi) dedi ki; “Ey devletin ileri gelenleri bana çok önemli bir mektup bırakıldı.”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اِنّ۪ٓي اُلْقِيَ اِلَيَّ كِتَابٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mektup Süleyman’dan geliyor ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlıyor.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mektup Süleyman’dan geliyor ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlıyor.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mektup Süleyman’dan geliyor ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlıyor.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Mektup Süleyman’dan geliyor ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlıyor.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İçinde “Bana karşı büyüklük taslamayınız boyun eğerek huzuruma geliniz.” diye yazıyor.","arabic_text":"اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İçinde “Bana karşı büyüklük taslamayınız boyun eğerek huzuruma geliniz.” diye yazıyor.","arabic_text":"اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İçinde “Bana karşı büyüklük taslamayınız boyun eğerek huzuruma geliniz.” diye yazıyor.","arabic_text":"اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İçinde “Bana karşı büyüklük taslamayınız boyun eğerek huzuruma geliniz.” diye yazıyor.","arabic_text":"اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça (ve kararımı onaylamadıkça) hiçbir işe kesin olarak karar vermem (dedi).”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَفْتُون۪ي ف۪ٓي اَمْر۪يۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَةً اَمْرًا حَتّٰى تَشْهَدُونِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça (ve kararımı onaylamadıkça) hiçbir işe kesin olarak karar vermem (dedi).”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَفْتُون۪ي ف۪ٓي اَمْر۪يۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَةً اَمْرًا حَتّٰى تَشْهَدُونِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça (ve kararımı onaylamadıkça) hiçbir işe kesin olarak karar vermem (dedi).”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَفْتُون۪ي ف۪ٓي اَمْر۪يۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَةً اَمْرًا حَتّٰى تَشْهَدُونِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça (ve kararımı onaylamadıkça) hiçbir işe kesin olarak karar vermem (dedi).”","arabic_text":"قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَفْتُون۪ي ف۪ٓي اَمْر۪يۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَةً اَمْرًا حَتّٰى تَشْهَدُونِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Sebeliler) dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve zorlu savaşçılarız. Emir senindir (istersen Süleyman’ın ordusunun karşısına çıkar savaşın hakkını veririz). Ama yine de emir senindir (düşün taşın ve kararını bize bildir)!”","arabic_text":"قَالُوا نَحْنُ اُو۬لُوا قُوَّةٍ وَاُو۬لُوا بَأْسٍ شَد۪يدٍ وَالْاَمْرُ اِلَيْكِ فَانْظُر۪ي مَاذَا تَأْمُر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Sebeliler) dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve zorlu savaşçılarız. Emir senindir (istersen Süleyman’ın ordusunun karşısına çıkar savaşın hakkını veririz). Ama yine de emir senindir (düşün taşın ve kararını bize bildir)!”","arabic_text":"قَالُوا نَحْنُ اُو۬لُوا قُوَّةٍ وَاُو۬لُوا بَأْسٍ شَد۪يدٍ وَالْاَمْرُ اِلَيْكِ فَانْظُر۪ي مَاذَا تَأْمُر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Sebeliler) dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve zorlu savaşçılarız. Emir senindir (istersen Süleyman’ın ordusunun karşısına çıkar savaşın hakkını veririz). Ama yine de emir senindir (düşün taşın ve kararını bize bildir)!”","arabic_text":"قَالُوا نَحْنُ اُو۬لُوا قُوَّةٍ وَاُو۬لُوا بَأْسٍ شَد۪يدٍ وَالْاَمْرُ اِلَيْكِ فَانْظُر۪ي مَاذَا تَأْمُر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Sebeliler) dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve zorlu savaşçılarız. Emir senindir (istersen Süleyman’ın ordusunun karşısına çıkar savaşın hakkını veririz). Ama yine de emir senindir (düşün taşın ve kararını bize bildir)!”","arabic_text":"قَالُوا نَحْنُ اُو۬لُوا قُوَّةٍ وَاُو۬لُوا بَأْسٍ شَد۪يدٍ وَالْاَمْرُ اِلَيْكِ فَانْظُر۪ي مَاذَا تَأْمُر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar!","arabic_text":"قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوكَ اِذَا دَخَلُوا قَرْيَةً اَفْسَدُوهَا وَجَعَلُٓوا اَعِزَّةَ اَهْلِهَٓا اَذِلَّةًۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-34c.mp3","commentary_text":"“Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor. “Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler” ifadesi de zorbalığı doğrulayan bir söylemdir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar!","arabic_text":"قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوكَ اِذَا دَخَلُوا قَرْيَةً اَفْسَدُوهَا وَجَعَلُٓوا اَعِزَّةَ اَهْلِهَٓا اَذِلَّةًۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-33c.mp3","commentary_text":"“Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor. “Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler” ifadesi de zorbalığı doğrulayan bir söylemdir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar!","arabic_text":"قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوكَ اِذَا دَخَلُوا قَرْيَةً اَفْسَدُوهَا وَجَعَلُٓوا اَعِزَّةَ اَهْلِهَٓا اَذِلَّةًۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-34c.mp3","commentary_text":"“Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor. “Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler” ifadesi de zorbalığı doğrulayan bir söylemdir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar!","arabic_text":"قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوكَ اِذَا دَخَلُوا قَرْيَةً اَفْسَدُوهَا وَجَعَلُٓوا اَعِزَّةَ اَهْلِهَٓا اَذِلَّةًۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-34c.mp3","commentary_text":"“Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor. “Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler” ifadesi de zorbalığı doğrulayan bir söylemdir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Bu yüzden meseleyi barış yoluyla çözmek için) ben onlara bir hediye gönderip elçilerinin getirecekleri cevabı bekleyeceğim!”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Bu yüzden meseleyi barış yoluyla çözmek için) ben onlara bir hediye gönderip elçilerinin getirecekleri cevabı bekleyeceğim!”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Bu yüzden meseleyi barış yoluyla çözmek için) ben onlara bir hediye gönderip elçilerinin getirecekleri cevabı bekleyeceğim!”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Bu yüzden meseleyi barış yoluyla çözmek için) ben onlara bir hediye gönderip elçilerinin getirecekleri cevabı bekleyeceğim!”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Kraliçenin elçisi hediyelerle) gelince Süleyman (ona) dedi ki: “Beni mal ile mi kandıracaksınız? (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın bana bağışladığı ayrıcalıklar size verdiği (gelip geçici dünyalık zenginli)klerden daha üstündür. Siz bu hediyenizle övünebilirsiniz?","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ سُلَيْمٰنَ قَالَ اَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍۘ فَمَٓا اٰتٰينِ‌يَ اللّٰهُ خَيْرٌ مِمَّٓا اٰتٰيكُمْۚ بَلْ اَنْتُمْ بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Kraliçenin elçisi hediyelerle) gelince Süleyman (ona) dedi ki: “Beni mal ile mi kandıracaksınız? (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın bana bağışladığı ayrıcalıklar size verdiği (gelip geçici dünyalık zenginli)klerden daha üstündür. Siz bu hediyenizle övünebilirsiniz?","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ سُلَيْمٰنَ قَالَ اَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍۘ فَمَٓا اٰتٰينِ‌يَ اللّٰهُ خَيْرٌ مِمَّٓا اٰتٰيكُمْۚ بَلْ اَنْتُمْ بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Kraliçenin elçisi hediyelerle) gelince Süleyman (ona) dedi ki: “Beni mal ile mi kandıracaksınız? (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın bana bağışladığı ayrıcalıklar size verdiği (gelip geçici dünyalık zenginli)klerden daha üstündür. Siz bu hediyenizle övünebilirsiniz?","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ سُلَيْمٰنَ قَالَ اَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍۘ فَمَٓا اٰتٰينِ‌يَ اللّٰهُ خَيْرٌ مِمَّٓا اٰتٰيكُمْۚ بَلْ اَنْتُمْ بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(Kraliçenin elçisi hediyelerle) gelince Süleyman (ona) dedi ki: “Beni mal ile mi kandıracaksınız? (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın bana bağışladığı ayrıcalıklar size verdiği (gelip geçici dünyalık zenginli)klerden daha üstündür. Siz bu hediyenizle övünebilirsiniz?","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَ سُلَيْمٰنَ قَالَ اَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍۘ فَمَٓا اٰتٰينِ‌يَ اللّٰهُ خَيْرٌ مِمَّٓا اٰتٰيكُمْۚ بَلْ اَنْتُمْ بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen (getirdiğin bu hediyeleri de al ve) onlara dön! (Ve onlara de ki; taşkınlıklarına devam ederlerse) Andolsun Biz onların üzerlerine karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz ve hepsini aşağılık ve perişan bir hâlde oradan sürüp çıkaracağız!”","arabic_text":"رْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın kudretini ve kararlı tutumunu gören elçi ülkesine dönüp durumu kraliçe Belkıs’a bildirdi ve “böylesine kararlı bir hükümdarla ve güçlü ordusuyla karşı karşıya gelmenin kendileri için büyük bir hezimet olacağını” söyledi. Bunun üzerine Kraliçe Hz. Süleyman’ın isteklerini görüşmek üzere Kudüs’e geleceğini bildirdi."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen (getirdiğin bu hediyeleri de al ve) onlara dön! (Ve onlara de ki; taşkınlıklarına devam ederlerse) Andolsun Biz onların üzerlerine karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz ve hepsini aşağılık ve perişan bir hâlde oradan sürüp çıkaracağız!”","arabic_text":"رْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-36c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın kudretini ve kararlı tutumunu gören elçi ülkesine dönüp durumu kraliçe Belkıs’a bildirdi ve “böylesine kararlı bir hükümdarla ve güçlü ordusuyla karşı karşıya gelmenin kendileri için büyük bir hezimet olacağını” söyledi. Bunun üzerine Kraliçe Hz. Süleyman’ın isteklerini görüşmek üzere Kudüs’e geleceğini bildirdi."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen (getirdiğin bu hediyeleri de al ve) onlara dön! (Ve onlara de ki; taşkınlıklarına devam ederlerse) Andolsun Biz onların üzerlerine karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz ve hepsini aşağılık ve perişan bir hâlde oradan sürüp çıkaracağız!”","arabic_text":"رْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın kudretini ve kararlı tutumunu gören elçi ülkesine dönüp durumu kraliçe Belkıs’a bildirdi ve “böylesine kararlı bir hükümdarla ve güçlü ordusuyla karşı karşıya gelmenin kendileri için büyük bir hezimet olacağını” söyledi. Bunun üzerine Kraliçe Hz. Süleyman’ın isteklerini görüşmek üzere Kudüs’e geleceğini bildirdi."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sen (getirdiğin bu hediyeleri de al ve) onlara dön! (Ve onlara de ki; taşkınlıklarına devam ederlerse) Andolsun Biz onların üzerlerine karşı koyamayacakları ordularla yürüyeceğiz ve hepsini aşağılık ve perişan bir hâlde oradan sürüp çıkaracağız!”","arabic_text":"رْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın kudretini ve kararlı tutumunu gören elçi ülkesine dönüp durumu kraliçe Belkıs’a bildirdi ve “böylesine kararlı bir hükümdarla ve güçlü ordusuyla karşı karşıya gelmenin kendileri için büyük bir hezimet olacağını” söyledi. Bunun üzerine Kraliçe Hz. Süleyman’ın isteklerini görüşmek üzere Kudüs’e geleceğini bildirdi."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Süleyman: “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun tahtını getirebilir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْت۪ين۪ي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Süleyman: “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun tahtını getirebilir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْت۪ين۪ي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Süleyman: “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun tahtını getirebilir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْت۪ين۪ي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Süleyman: “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun tahtını getirebilir?” dedi.","arabic_text":"قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْت۪ين۪ي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Cinlerin elebaşlarından bir ifrit (kuvvetli bir cin): “Sen şu oturduğun yerden kalkmadan önce o tahtı sana getiririm. Hem bu işi başaracak gücüm var ve hem de bu konuda güvenilir bir kişiyim (bana inanabilirsin)” dedi.","arabic_text":"قَالَ عِفْر۪يتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّ۪ي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Cinlerin elebaşlarından bir ifrit (kuvvetli bir cin): “Sen şu oturduğun yerden kalkmadan önce o tahtı sana getiririm. Hem bu işi başaracak gücüm var ve hem de bu konuda güvenilir bir kişiyim (bana inanabilirsin)” dedi.","arabic_text":"قَالَ عِفْر۪يتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّ۪ي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Cinlerin elebaşlarından bir ifrit (kuvvetli bir cin): “Sen şu oturduğun yerden kalkmadan önce o tahtı sana getiririm. Hem bu işi başaracak gücüm var ve hem de bu konuda güvenilir bir kişiyim (bana inanabilirsin)” dedi.","arabic_text":"قَالَ عِفْر۪يتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّ۪ي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Cinlerin elebaşlarından bir ifrit (kuvvetli bir cin): “Sen şu oturduğun yerden kalkmadan önce o tahtı sana getiririm. Hem bu işi başaracak gücüm var ve hem de bu konuda güvenilir bir kişiyim (bana inanabilirsin)” dedi.","arabic_text":"قَالَ عِفْر۪يتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّ۪ي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَم۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kendisine vahiy ile bilgi verilen kimse (Süleyman demek sen o tahtı ben yerimden kalkmadan bana getirebilirsin öyle mi?): “Gözünü açıp kapamadan o tahtı sana getireyim” dedi. (Süleyman daha sözünü bitirmeden) tahtı önünde kurulu bir biçimde görünce: “Bu şükür mü edeceğim yoksa nankörce mi davranacağım diye beni sınavdan geçirmek isteyen Rabbimin bana yönelik bir lütfudur. Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki yüce Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bağışı karşılıksızdır” dedi.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın yaşadığı Filistin ile Sebe/Yemen arasındaki mesafe yaklaşık iki bin kilometredir. Allah bir mucize olarak kraliçenin tahtını o uzak mesafeden getirme imkânını ona lütfetmiştir. Kim olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmayan vahiy ile bilgilendirilen bir zat, bugünün ses ve görüntü naklinin çok ötesinde bir hızla göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmiştir. Vahiy ile bilgilendirilen kişinin, kim olduğu hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Hz. Cebrail, Hz. Süleyman’ın Veziri olan Asaf b. Berhiya, ya da Hz. Süleyman’ın emrine verilmiş herhangi bir cin ya da melek olabileceği söylenmektedir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kendisine vahiy ile bilgi verilen kimse (Süleyman demek sen o tahtı ben yerimden kalkmadan bana getirebilirsin öyle mi?): “Gözünü açıp kapamadan o tahtı sana getireyim” dedi. (Süleyman daha sözünü bitirmeden) tahtı önünde kurulu bir biçimde görünce: “Bu şükür mü edeceğim yoksa nankörce mi davranacağım diye beni sınavdan geçirmek isteyen Rabbimin bana yönelik bir lütfudur. Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki yüce Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bağışı karşılıksızdır” dedi.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-39c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın yaşadığı Filistin ile Sebe/Yemen arasındaki mesafe yaklaşık iki bin kilometredir. Allah bir mucize olarak kraliçenin tahtını o uzak mesafeden getirme imkânını ona lütfetmiştir. Kim olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmayan vahiy ile bilgilendirilen bir zat, bugünün ses ve görüntü naklinin çok ötesinde bir hızla göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmiştir. Vahiy ile bilgilendirilen kişinin, kim olduğu hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Hz. Cebrail, Hz. Süleyman’ın Veziri olan Asaf b. Berhiya, ya da Hz. Süleyman’ın emrine verilmiş herhangi bir cin ya da melek olabileceği söylenmektedir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kendisine vahiy ile bilgi verilen kimse (Süleyman demek sen o tahtı ben yerimden kalkmadan bana getirebilirsin öyle mi?): “Gözünü açıp kapamadan o tahtı sana getireyim” dedi. (Süleyman daha sözünü bitirmeden) tahtı önünde kurulu bir biçimde görünce: “Bu şükür mü edeceğim yoksa nankörce mi davranacağım diye beni sınavdan geçirmek isteyen Rabbimin bana yönelik bir lütfudur. Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki yüce Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bağışı karşılıksızdır” dedi.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın yaşadığı Filistin ile Sebe/Yemen arasındaki mesafe yaklaşık iki bin kilometredir. Allah bir mucize olarak kraliçenin tahtını o uzak mesafeden getirme imkânını ona lütfetmiştir. Kim olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmayan vahiy ile bilgilendirilen bir zat, bugünün ses ve görüntü naklinin çok ötesinde bir hızla göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmiştir. Vahiy ile bilgilendirilen kişinin, kim olduğu hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Hz. Cebrail, Hz. Süleyman’ın Veziri olan Asaf b. Berhiya, ya da Hz. Süleyman’ın emrine verilmiş herhangi bir cin ya da melek olabileceği söylenmektedir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kendisine vahiy ile bilgi verilen kimse (Süleyman demek sen o tahtı ben yerimden kalkmadan bana getirebilirsin öyle mi?): “Gözünü açıp kapamadan o tahtı sana getireyim” dedi. (Süleyman daha sözünü bitirmeden) tahtı önünde kurulu bir biçimde görünce: “Bu şükür mü edeceğim yoksa nankörce mi davranacağım diye beni sınavdan geçirmek isteyen Rabbimin bana yönelik bir lütfudur. Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki yüce Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bağışı karşılıksızdır” dedi.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"26/26-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’ın yaşadığı Filistin ile Sebe/Yemen arasındaki mesafe yaklaşık iki bin kilometredir. Allah bir mucize olarak kraliçenin tahtını o uzak mesafeden getirme imkânını ona lütfetmiştir. Kim olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmayan vahiy ile bilgilendirilen bir zat, bugünün ses ve görüntü naklinin çok ötesinde bir hızla göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmiştir. Vahiy ile bilgilendirilen kişinin, kim olduğu hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Hz. Cebrail, Hz. Süleyman’ın Veziri olan Asaf b. Berhiya, ya da Hz. Süleyman’ın emrine verilmiş herhangi bir cin ya da melek olabileceği söylenmektedir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Süleyman yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-41c.mp3","commentary_text":"Ayette, “doğru yolu bulmak” anlamına gelen “tehtedî” kelimesinin kullanılması manidardır. Çünkü Belkıs için esas olan tahtını tanıyıp tanıyamayacağıdır. Buradaki anlatımdan anlıyoruz ki; Belkıs tedrici bir şekilde hidayete doğru yol almaktadır. Yani tahtını tanıdıktan ve olup bitenleri gördükten sonra hidayete erecektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Süleyman yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-40c.mp3","commentary_text":"Ayette, “doğru yolu bulmak” anlamına gelen “tehtedî” kelimesinin kullanılması manidardır. Çünkü Belkıs için esas olan tahtını tanıyıp tanıyamayacağıdır. Buradaki anlatımdan anlıyoruz ki; Belkıs tedrici bir şekilde hidayete doğru yol almaktadır. Yani tahtını tanıdıktan ve olup bitenleri gördükten sonra hidayete erecektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Süleyman yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-41c.mp3","commentary_text":"Ayette, “doğru yolu bulmak” anlamına gelen “tehtedî” kelimesinin kullanılması manidardır. Çünkü Belkıs için esas olan tahtını tanıyıp tanıyamayacağıdır. Buradaki anlatımdan anlıyoruz ki; Belkıs tedrici bir şekilde hidayete doğru yol almaktadır. Yani tahtını tanıdıktan ve olup bitenleri gördükten sonra hidayete erecektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Süleyman yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.","arabic_text":"قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-41c.mp3","commentary_text":"Ayette, “doğru yolu bulmak” anlamına gelen “tehtedî” kelimesinin kullanılması manidardır. Çünkü Belkıs için esas olan tahtını tanıyıp tanıyamayacağıdır. Buradaki anlatımdan anlıyoruz ki; Belkıs tedrici bir şekilde hidayete doğru yol almaktadır. Yani tahtını tanıdıktan ve olup bitenleri gördükten sonra hidayete erecektir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kraliçe) gelince kendisine: “Bu senin tahtın mıdır?” diye soruldu. O da dedi ki; “Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmişti ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kraliçe) gelince kendisine: “Bu senin tahtın mıdır?” diye soruldu. O da dedi ki; “Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmişti ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kraliçe) gelince kendisine: “Bu senin tahtın mıdır?” diye soruldu. O da dedi ki; “Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmişti ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kraliçe) gelince kendisine: “Bu senin tahtın mıdır?” diye soruldu. O da dedi ki; “Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmişti ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.”","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o da inkârcı toplumun bir üyesiydi.","arabic_text":"وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o da inkârcı toplumun bir üyesiydi.","arabic_text":"وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o da inkârcı toplumun bir üyesiydi.","arabic_text":"وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Bundan önce) onu (Kraliçeyi) Allah’tan başka tapmakta olduğu şeyler (Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünkü o da inkârcı toplumun bir üyesiydi.","arabic_text":"وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ona: “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(n zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona: “Bu (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! (Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime zulmettim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum!” dedi.","arabic_text":"ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ona: “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(n zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona: “Bu (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! (Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime zulmettim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum!” dedi.","arabic_text":"ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ona: “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(n zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona: “Bu (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! (Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime zulmettim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum!” dedi.","arabic_text":"ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ona: “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu(n zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman ona: “Bu (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs: “Ey Rabbim! (Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime zulmettim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum!” dedi.","arabic_text":"ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz “Yalnız Allah’a kulluk edin (ve O’nun belirlediği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!” desin) diye Semûd kavmine soydaşları Salih’i resul olarak göndermiştik. Buna rağmen onlar kısa sürede birbiriyle çekişen (inanan ve inanmayan) iki grup olmuşlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz “Yalnız Allah’a kulluk edin (ve O’nun belirlediği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!” desin) diye Semûd kavmine soydaşları Salih’i resul olarak göndermiştik. Buna rağmen onlar kısa sürede birbiriyle çekişen (inanan ve inanmayan) iki grup olmuşlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz “Yalnız Allah’a kulluk edin (ve O’nun belirlediği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!” desin) diye Semûd kavmine soydaşları Salih’i resul olarak göndermiştik. Buna rağmen onlar kısa sürede birbiriyle çekişen (inanan ve inanmayan) iki grup olmuşlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz “Yalnız Allah’a kulluk edin (ve O’nun belirlediği ilkeler doğrultusunda hayatınızı düzenleyin!” desin) diye Semûd kavmine soydaşları Salih’i resul olarak göndermiştik. Buna rağmen onlar kısa sürede birbiriyle çekişen (inanan ve inanmayan) iki grup olmuşlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَر۪يقَانِ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Salih onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!”","arabic_text":"الَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Salih onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!”","arabic_text":"الَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Salih onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!”","arabic_text":"الَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Salih onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!”","arabic_text":"الَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar Ey Salih!) “Sen ve beraberindeki (mü’min)ler yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih ise:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz (başınıza gelenlerle) imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالُوا اطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَۜ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar Ey Salih!) “Sen ve beraberindeki (mü’min)ler yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih ise:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz (başınıza gelenlerle) imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالُوا اطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَۜ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar Ey Salih!) “Sen ve beraberindeki (mü’min)ler yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih ise:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz (başınıza gelenlerle) imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالُوا اطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَۜ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar Ey Salih!) “Sen ve beraberindeki (mü’min)ler yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih ise:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz (başınıza gelenlerle) imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.","arabic_text":"قَالُوا اطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَۜ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O şehirde (insanlar arasında) dokuz çete vardı ki bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz ülkede bozgunculuk ve fesat çıkarıp dururlardı.","arabic_text":"وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-48c.mp3","commentary_text":"Zulüm düzenini sürdürmek ve halkı sömürmek üzere fikren ve fiilen iş birliği yapan servet ve iktidar sahibi, şehir eşkıyası da denebilecek bu dokuz kişi ya da çete ile ilgili herhangi kesin bir bilgi yoktur."},{"verse_number":"48","turkish_text":"O şehirde (insanlar arasında) dokuz çete vardı ki bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz ülkede bozgunculuk ve fesat çıkarıp dururlardı.","arabic_text":"وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-47c.mp3","commentary_text":"Zulüm düzenini sürdürmek ve halkı sömürmek üzere fikren ve fiilen iş birliği yapan servet ve iktidar sahibi, şehir eşkıyası da denebilecek bu dokuz kişi ya da çete ile ilgili herhangi kesin bir bilgi yoktur."},{"verse_number":"48","turkish_text":"O şehirde (insanlar arasında) dokuz çete vardı ki bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz ülkede bozgunculuk ve fesat çıkarıp dururlardı.","arabic_text":"وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-48c.mp3","commentary_text":"Zulüm düzenini sürdürmek ve halkı sömürmek üzere fikren ve fiilen iş birliği yapan servet ve iktidar sahibi, şehir eşkıyası da denebilecek bu dokuz kişi ya da çete ile ilgili herhangi kesin bir bilgi yoktur."},{"verse_number":"48","turkish_text":"O şehirde (insanlar arasında) dokuz çete vardı ki bunlar iyiliğe hiç yanaşmaz ülkede bozgunculuk ve fesat çıkarıp dururlardı.","arabic_text":"وَكَانَ فِي الْمَد۪ينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-48c.mp3","commentary_text":"Zulüm düzenini sürdürmek ve halkı sömürmek üzere fikren ve fiilen iş birliği yapan servet ve iktidar sahibi, şehir eşkıyası da denebilecek bu dokuz kişi ya da çete ile ilgili herhangi kesin bir bilgi yoktur."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Aralarında Allah adına yemin ederek (gizlice) şöyle dediler: “Ona (Salih’e) ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (öldürelim) sonra da (intikamını almak isteyen) akrabalarına: ‘Biz onun ve yakınlarının öldürülmesine karışmadık. (Bu konuda bize inanın zira) biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’ deriz.”","arabic_text":"قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّه۪ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِه۪ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-49c.mp3","commentary_text":"Semud toplumu, Allah’ın peygamberini ve o peygamberin yakınlarını öldürmek için Allah adına yemin ediyor. Bu da gösteriyor ki; bu insanlar Allah kavramıyla tanışıktır, ama bu kavram aşırı kibir ve küstahça eğilimlerle iyice örtülmüş ve manevî değerini bütünüyle yitirmiştir. Aşağıdaki ayetlerde görüldüğü gibi kurdukları tuzaklardan dolayı adına yemin ettikleri Allah tarafından yerle bir ediliyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorum demek yetmiyor, O’nun resulüne ve ona gönderilen kitaba inanmak ve o kitapta Allah’ın belirlediği ilkeler doğrultusunda yaşamak gerekiyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Aralarında Allah adına yemin ederek (gizlice) şöyle dediler: “Ona (Salih’e) ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (öldürelim) sonra da (intikamını almak isteyen) akrabalarına: ‘Biz onun ve yakınlarının öldürülmesine karışmadık. (Bu konuda bize inanın zira) biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’ deriz.”","arabic_text":"قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّه۪ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِه۪ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-48c.mp3","commentary_text":"Semud toplumu, Allah’ın peygamberini ve o peygamberin yakınlarını öldürmek için Allah adına yemin ediyor. Bu da gösteriyor ki; bu insanlar Allah kavramıyla tanışıktır, ama bu kavram aşırı kibir ve küstahça eğilimlerle iyice örtülmüş ve manevî değerini bütünüyle yitirmiştir. Aşağıdaki ayetlerde görüldüğü gibi kurdukları tuzaklardan dolayı adına yemin ettikleri Allah tarafından yerle bir ediliyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorum demek yetmiyor, O’nun resulüne ve ona gönderilen kitaba inanmak ve o kitapta Allah’ın belirlediği ilkeler doğrultusunda yaşamak gerekiyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Aralarında Allah adına yemin ederek (gizlice) şöyle dediler: “Ona (Salih’e) ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (öldürelim) sonra da (intikamını almak isteyen) akrabalarına: ‘Biz onun ve yakınlarının öldürülmesine karışmadık. (Bu konuda bize inanın zira) biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’ deriz.”","arabic_text":"قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّه۪ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِه۪ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-49c.mp3","commentary_text":"Semud toplumu, Allah’ın peygamberini ve o peygamberin yakınlarını öldürmek için Allah adına yemin ediyor. Bu da gösteriyor ki; bu insanlar Allah kavramıyla tanışıktır, ama bu kavram aşırı kibir ve küstahça eğilimlerle iyice örtülmüş ve manevî değerini bütünüyle yitirmiştir. Aşağıdaki ayetlerde görüldüğü gibi kurdukları tuzaklardan dolayı adına yemin ettikleri Allah tarafından yerle bir ediliyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorum demek yetmiyor, O’nun resulüne ve ona gönderilen kitaba inanmak ve o kitapta Allah’ın belirlediği ilkeler doğrultusunda yaşamak gerekiyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Aralarında Allah adına yemin ederek (gizlice) şöyle dediler: “Ona (Salih’e) ve yakınlarına geceleyin baskın yapıp (öldürelim) sonra da (intikamını almak isteyen) akrabalarına: ‘Biz onun ve yakınlarının öldürülmesine karışmadık. (Bu konuda bize inanın zira) biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’ deriz.”","arabic_text":"قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّه۪ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِه۪ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-49c.mp3","commentary_text":"Semud toplumu, Allah’ın peygamberini ve o peygamberin yakınlarını öldürmek için Allah adına yemin ediyor. Bu da gösteriyor ki; bu insanlar Allah kavramıyla tanışıktır, ama bu kavram aşırı kibir ve küstahça eğilimlerle iyice örtülmüş ve manevî değerini bütünüyle yitirmiştir. Aşağıdaki ayetlerde görüldüğü gibi kurdukları tuzaklardan dolayı adına yemin ettikleri Allah tarafından yerle bir ediliyorlar. Demek ki Allah’a inanıyorum demek yetmiyor, O’nun resulüne ve ona gönderilen kitaba inanmak ve o kitapta Allah’ın belirlediği ilkeler doğrultusunda yaşamak gerekiyor."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-50c.mp3","commentary_text":"Yani “onların Hz. Salih ve yakınlarına kurduklarını zannettikleri tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Böylelikle farkında olmadan onlar, kendi sonlarını hazırlamış oldular.”"},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-49c.mp3","commentary_text":"Yani “onların Hz. Salih ve yakınlarına kurduklarını zannettikleri tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Böylelikle farkında olmadan onlar, kendi sonlarını hazırlamış oldular.”"},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-50c.mp3","commentary_text":"Yani “onların Hz. Salih ve yakınlarına kurduklarını zannettikleri tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Böylelikle farkında olmadan onlar, kendi sonlarını hazırlamış oldular.”"},{"verse_number":"50","turkish_text":"Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-50c.mp3","commentary_text":"Yani “onların Hz. Salih ve yakınlarına kurduklarını zannettikleri tuzaklarını, kendi helâklerinin sebebi kıldık. Böylelikle farkında olmadan onlar, kendi sonlarını hazırlamış oldular.”"},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve sonra bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu? Onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte onların yaşadığı evler işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda) ibret anlamak isteyen bir toplum için mutlaka bir ders vardır.","arabic_text":"فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte onların yaşadığı evler işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda) ibret anlamak isteyen bir toplum için mutlaka bir ders vardır.","arabic_text":"فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte onların yaşadığı evler işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda) ibret anlamak isteyen bir toplum için mutlaka bir ders vardır.","arabic_text":"فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte onların yaşadığı evler işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda) ibret anlamak isteyen bir toplum için mutlaka bir ders vardır.","arabic_text":"فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Öğretilerimize yürekten) inanan ve (inandıklarının gereklerini yerine getirerek) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle hayatlarına devam eden erdemli kimseleri ise kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Öğretilerimize yürekten) inanan ve (inandıklarının gereklerini yerine getirerek) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle hayatlarına devam eden erdemli kimseleri ise kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Öğretilerimize yürekten) inanan ve (inandıklarının gereklerini yerine getirerek) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle hayatlarına devam eden erdemli kimseleri ise kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Öğretilerimize yürekten) inanan ve (inandıklarının gereklerini yerine getirerek) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle hayatlarına devam eden erdemli kimseleri ise kurtardık.","arabic_text":"وَاَنْجَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût’u da (Sodom halkına resul olarak gönderdik.) Hani o kavmine şöyle demişti: “Göz göre göre (insanın yapısına ve yaratılışına aykırı olan) o çirkin işi mi yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût’u da (Sodom halkına resul olarak gönderdik.) Hani o kavmine şöyle demişti: “Göz göre göre (insanın yapısına ve yaratılışına aykırı olan) o çirkin işi mi yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût’u da (Sodom halkına resul olarak gönderdik.) Hani o kavmine şöyle demişti: “Göz göre göre (insanın yapısına ve yaratılışına aykırı olan) o çirkin işi mi yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût’u da (Sodom halkına resul olarak gönderdik.) Hani o kavmine şöyle demişti: “Göz göre göre (insanın yapısına ve yaratılışına aykırı olan) o çirkin işi mi yapıyorsunuz?”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz!”","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz!”","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz!”","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz!”","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek olmuştu: “Lût’un ailesini (kendisiyle beraber inananları) memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar (bizden uzak durup) temiz kalmak isteyen insanlarmış (!)”","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek olmuştu: “Lût’un ailesini (kendisiyle beraber inananları) memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar (bizden uzak durup) temiz kalmak isteyen insanlarmış (!)”","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek olmuştu: “Lût’un ailesini (kendisiyle beraber inananları) memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar (bizden uzak durup) temiz kalmak isteyen insanlarmış (!)”","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek olmuştu: “Lût’un ailesini (kendisiyle beraber inananları) memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar (bizden uzak durup) temiz kalmak isteyen insanlarmış (!)”","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onu ve ehlini (kendisiyle beraber inananları) kurtardık yalnız karısının geride kalarak azaba uğrayanlardan olmasını takdir ettik.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onu ve ehlini (kendisiyle beraber inananları) kurtardık yalnız karısının geride kalarak azaba uğrayanlardan olmasını takdir ettik.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onu ve ehlini (kendisiyle beraber inananları) kurtardık yalnız karısının geride kalarak azaba uğrayanlardan olmasını takdir ettik.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Biz de onu ve ehlini (kendisiyle beraber inananları) kurtardık yalnız karısının geride kalarak azaba uğrayanlardan olmasını takdir ettik.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onların üzerine (taş gibi) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenler üzerine inen yağmur da ne kötüdür!","arabic_text":"وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Allah’a hamd olsun ve seçip beğendiği kullarına da selam olsun. Allah mı daha iyidir yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?”","arabic_text":"قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذ۪ينَ اصْطَفٰىۜ آٰللّٰهُ خَيْرٌ اَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-59c.mp3","commentary_text":"“Allah mı daha iyidir, yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?” Bu ifadeyle, sadece ilahlaştırılan canlı-cansız varlıklara, değil, aynı zamanda, âdet ve geleneklerin dinî bir kutsallık kazandırdığı toplumsal ve ahlakî değerlere de işaret edilmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Allah’a hamd olsun ve seçip beğendiği kullarına da selam olsun. Allah mı daha iyidir yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?”","arabic_text":"قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذ۪ينَ اصْطَفٰىۜ آٰللّٰهُ خَيْرٌ اَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-58c.mp3","commentary_text":"“Allah mı daha iyidir, yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?” Bu ifadeyle, sadece ilahlaştırılan canlı-cansız varlıklara, değil, aynı zamanda, âdet ve geleneklerin dinî bir kutsallık kazandırdığı toplumsal ve ahlakî değerlere de işaret edilmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Allah’a hamd olsun ve seçip beğendiği kullarına da selam olsun. Allah mı daha iyidir yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?”","arabic_text":"قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذ۪ينَ اصْطَفٰىۜ آٰللّٰهُ خَيْرٌ اَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-59c.mp3","commentary_text":"“Allah mı daha iyidir, yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?” Bu ifadeyle, sadece ilahlaştırılan canlı-cansız varlıklara, değil, aynı zamanda, âdet ve geleneklerin dinî bir kutsallık kazandırdığı toplumsal ve ahlakî değerlere de işaret edilmektedir."},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Allah’a hamd olsun ve seçip beğendiği kullarına da selam olsun. Allah mı daha iyidir yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?”","arabic_text":"قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذ۪ينَ اصْطَفٰىۜ آٰللّٰهُ خَيْرٌ اَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-58.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-59c.mp3","commentary_text":"“Allah mı daha iyidir, yoksa onların Allah’a ortak koştukları şeyler mi?” Bu ifadeyle, sadece ilahlaştırılan canlı-cansız varlıklara, değil, aynı zamanda, âdet ve geleneklerin dinî bir kutsallık kazandırdığı toplumsal ve ahlakî değerlere de işaret edilmektedir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa gökleri ve yeri yaratan gökten size su indiren (Allah) mı? Biz o su sayesinde bir tek ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmeyeceği alımlı bahçeler bitirdik. Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Hayır (böyle bir iddiada bulunan) onlar sapıklıkta devam eden bir toplumdur!","arabic_text":"اَمَّنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَنْبَتْنَا بِه۪ حَدَٓائِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۚ مَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُنْبِتُوا شَجَرَهَاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ يَعْدِلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa gökleri ve yeri yaratan gökten size su indiren (Allah) mı? Biz o su sayesinde bir tek ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmeyeceği alımlı bahçeler bitirdik. Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Hayır (böyle bir iddiada bulunan) onlar sapıklıkta devam eden bir toplumdur!","arabic_text":"اَمَّنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَنْبَتْنَا بِه۪ حَدَٓائِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۚ مَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُنْبِتُوا شَجَرَهَاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ يَعْدِلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa gökleri ve yeri yaratan gökten size su indiren (Allah) mı? Biz o su sayesinde bir tek ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmeyeceği alımlı bahçeler bitirdik. Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Hayır (böyle bir iddiada bulunan) onlar sapıklıkta devam eden bir toplumdur!","arabic_text":"اَمَّنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَنْبَتْنَا بِه۪ حَدَٓائِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۚ مَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُنْبِتُوا شَجَرَهَاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ يَعْدِلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa gökleri ve yeri yaratan gökten size su indiren (Allah) mı? Biz o su sayesinde bir tek ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmeyeceği alımlı bahçeler bitirdik. Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Hayır (böyle bir iddiada bulunan) onlar sapıklıkta devam eden bir toplumdur!","arabic_text":"اَمَّنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَنْبَتْنَا بِه۪ حَدَٓائِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۚ مَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُنْبِتُوا شَجَرَهَاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ يَعْدِلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa yeryüzünü dengeli bir yaşama alanı yapan kara parçaları üzerinde nehirler akıtan yeryüzünde köklü dağlar yükselten ve farklı yoğunluktaki iki deniz arasına set koyan (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Hayır onların çoğu (bu gerçekleri bilmedikleri için ne söylediklerini de) bilmiyorlar!","arabic_text":"مَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَالَهَٓا اَنْهَارًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِيَ وَجَعَلَ بَيْنَ الْبَحْرَيْنِ حَاجِزًاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa yeryüzünü dengeli bir yaşama alanı yapan kara parçaları üzerinde nehirler akıtan yeryüzünde köklü dağlar yükselten ve farklı yoğunluktaki iki deniz arasına set koyan (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Hayır onların çoğu (bu gerçekleri bilmedikleri için ne söylediklerini de) bilmiyorlar!","arabic_text":"مَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَالَهَٓا اَنْهَارًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِيَ وَجَعَلَ بَيْنَ الْبَحْرَيْنِ حَاجِزًاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa yeryüzünü dengeli bir yaşama alanı yapan kara parçaları üzerinde nehirler akıtan yeryüzünde köklü dağlar yükselten ve farklı yoğunluktaki iki deniz arasına set koyan (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Hayır onların çoğu (bu gerçekleri bilmedikleri için ne söylediklerini de) bilmiyorlar!","arabic_text":"مَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَالَهَٓا اَنْهَارًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِيَ وَجَعَلَ بَيْنَ الْبَحْرَيْنِ حَاجِزًاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa yeryüzünü dengeli bir yaşama alanı yapan kara parçaları üzerinde nehirler akıtan yeryüzünde köklü dağlar yükselten ve farklı yoğunluktaki iki deniz arasına set koyan (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Hayır onların çoğu (bu gerçekleri bilmedikleri için ne söylediklerini de) bilmiyorlar!","arabic_text":"مَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَالَهَٓا اَنْهَارًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِيَ وَجَعَلَ بَيْنَ الْبَحْرَيْنِ حَاجِزًاۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yoksa sıkıntıya düşene kendisine yalvardığı takdirde cevap vererek sıkıntısını gideren ve sizi kuşaklar halinde yeryüzüne egemen kılan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yoksa sıkıntıya düşene kendisine yalvardığı takdirde cevap vererek sıkıntısını gideren ve sizi kuşaklar halinde yeryüzüne egemen kılan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yoksa sıkıntıya düşene kendisine yalvardığı takdirde cevap vererek sıkıntısını gideren ve sizi kuşaklar halinde yeryüzüne egemen kılan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yoksa sıkıntıya düşene kendisine yalvardığı takdirde cevap vererek sıkıntısını gideren ve sizi kuşaklar halinde yeryüzüne egemen kılan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!","arabic_text":"اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve (yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.","arabic_text":"اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve (yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.","arabic_text":"اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve (yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.","arabic_text":"اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Allah’a ortak koştuklarınız şeyler mi daha iyidir) yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve (yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen (Allah) mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.","arabic_text":"اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"26/26-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa canlıları ilk kez yaratan ve ölüleri yeniden diriltecek olan gökten ve yerden size besin kaynakları sağlayan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi açıkça koyun ortaya!”","arabic_text":"اَمَّنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَمَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa canlıları ilk kez yaratan ve ölüleri yeniden diriltecek olan gökten ve yerden size besin kaynakları sağlayan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi açıkça koyun ortaya!”","arabic_text":"اَمَّنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَمَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa canlıları ilk kez yaratan ve ölüleri yeniden diriltecek olan gökten ve yerden size besin kaynakları sağlayan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi açıkça koyun ortaya!”","arabic_text":"اَمَّنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَمَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"(Allah’a ortak koştukları şeyler mi daha iyidir) yoksa canlıları ilk kez yaratan ve ölüleri yeniden diriltecek olan gökten ve yerden size besin kaynakları sağlayan (Allah) mı? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah mı var? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi açıkça koyun ortaya!”","arabic_text":"اَمَّنْ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَمَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Göklerde ve yerde olan hiç kimse yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez. (Bütün bunları bilen ancak) Allah’tır. Onlar (ne zaman öleceklerini bilemedikleri gibi) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.”","arabic_text":"قُلْ لَا يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُۜ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Göklerde ve yerde olan hiç kimse yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez. (Bütün bunları bilen ancak) Allah’tır. Onlar (ne zaman öleceklerini bilemedikleri gibi) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.”","arabic_text":"قُلْ لَا يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُۜ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Göklerde ve yerde olan hiç kimse yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez. (Bütün bunları bilen ancak) Allah’tır. Onlar (ne zaman öleceklerini bilemedikleri gibi) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.”","arabic_text":"قُلْ لَا يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُۜ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Göklerde ve yerde olan hiç kimse yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri bilemez. (Bütün bunları bilen ancak) Allah’tır. Onlar (ne zaman öleceklerini bilemedikleri gibi) öldükten sonra ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.”","arabic_text":"قُلْ لَا يَعْلَمُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُۜ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ahiret hakkında bilgi (resuller aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.","arabic_text":"بَلِ ادَّارَكَ عِلْمُهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ۠ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْهَا۠ بَلْ هُمْ مِنْهَا عَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ahiret hakkında bilgi (resuller aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.","arabic_text":"بَلِ ادَّارَكَ عِلْمُهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ۠ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْهَا۠ بَلْ هُمْ مِنْهَا عَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ahiret hakkında bilgi (resuller aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.","arabic_text":"بَلِ ادَّارَكَ عِلْمُهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ۠ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْهَا۠ بَلْ هُمْ مِنْهَا عَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ahiret hakkında bilgi (resuller aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.","arabic_text":"بَلِ ادَّارَكَ عِلْمُهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ۠ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْهَا۠ بَلْ هُمْ مِنْهَا عَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Andolsun bize ve atalarımıza bu vaad önceden de yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا هٰذَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Andolsun bize ve atalarımıza bu vaad önceden de yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا هٰذَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Andolsun bize ve atalarımıza bu vaad önceden de yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا هٰذَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"“Andolsun bize ve atalarımıza bu vaad önceden de yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”","arabic_text":"لَقَدْ وُعِدْنَا هٰذَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Yeryüzünde (yaptıkları yüzünden helâk edilen medeniyetlerin yerle bir olmuş harabeleri) dolaşın ve suçluların sonunun nasıl olduğuna bir görün!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Yeryüzünde (yaptıkları yüzünden helâk edilen medeniyetlerin yerle bir olmuş harabeleri) dolaşın ve suçluların sonunun nasıl olduğuna bir görün!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Yeryüzünde (yaptıkları yüzünden helâk edilen medeniyetlerin yerle bir olmuş harabeleri) dolaşın ve suçluların sonunun nasıl olduğuna bir görün!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Onlara) de ki: “Yeryüzünde (yaptıkları yüzünden helâk edilen medeniyetlerin yerle bir olmuş harabeleri) dolaşın ve suçluların sonunun nasıl olduğuna bir görün!”","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için (inanmıyorlar ve çirkin davranışlar sergiliyorlar diye) üzme kendini! İleri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma (sen sadece üzerine düşen tebliğ görevini yap)!","arabic_text":"وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için (inanmıyorlar ve çirkin davranışlar sergiliyorlar diye) üzme kendini! İleri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma (sen sadece üzerine düşen tebliğ görevini yap)!","arabic_text":"وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için (inanmıyorlar ve çirkin davranışlar sergiliyorlar diye) üzme kendini! İleri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma (sen sadece üzerine düşen tebliğ görevini yap)!","arabic_text":"وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Ey Resul!) Onlar için (inanmıyorlar ve çirkin davranışlar sergiliyorlar diye) üzme kendini! İleri sürdükleri asılsız iddialardan ötürü de canını sıkma (sen sadece üzerine düşen tebliğ görevini yap)!","arabic_text":"وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُنْ ف۪ي ضَيْقٍ مِمَّا يَمْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Eğer doğru söyleyen (kimseler) iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlara de ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı belki de başınıza gelmek üzeredir.”","arabic_text":"قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-72c.mp3","commentary_text":"Acele gelmesini istedikleri azabın bir kısmı Bedir’de başlarına gelmiştir. Bu ayetten anlıyoruz ki; yapılan kötülüklerin karşılığı sadece ahirette değil dünya da gerçekleşecektir. İşin ahiret boyutu Allah’la alakalıdır. O’nun cezası ne kadardır, neye göre ve nasıl takdir edilecektir ona O karar verecektir.  Allah’ın koyduğu kanunlar doğrultusunda zalim zulmünün bedelini ödemeden ölmeyecek. İnsanlar yaptıkları kötülükleri yaşamadan hayatları son bulmayacak. Alay eden alay edilmeden, hor gören hor görülmeden, küçümseyen küçümsenmeden, zarar veren zarar görmeden, fitne çıkaran fitneye kurban olmadan, iftira atan iftiraya uğramadan, haksızlık yapan haksızlığı yaşamadan ölüm gerçekleşmeyecek."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlara de ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı belki de başınıza gelmek üzeredir.”","arabic_text":"قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-71c.mp3","commentary_text":"Acele gelmesini istedikleri azabın bir kısmı Bedir’de başlarına gelmiştir. Bu ayetten anlıyoruz ki; yapılan kötülüklerin karşılığı sadece ahirette değil dünya da gerçekleşecektir. İşin ahiret boyutu Allah’la alakalıdır. O’nun cezası ne kadardır, neye göre ve nasıl takdir edilecektir ona O karar verecektir.  Allah’ın koyduğu kanunlar doğrultusunda zalim zulmünün bedelini ödemeden ölmeyecek. İnsanlar yaptıkları kötülükleri yaşamadan hayatları son bulmayacak. Alay eden alay edilmeden, hor gören hor görülmeden, küçümseyen küçümsenmeden, zarar veren zarar görmeden, fitne çıkaran fitneye kurban olmadan, iftira atan iftiraya uğramadan, haksızlık yapan haksızlığı yaşamadan ölüm gerçekleşmeyecek."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlara de ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı belki de başınıza gelmek üzeredir.”","arabic_text":"قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-72c.mp3","commentary_text":"Acele gelmesini istedikleri azabın bir kısmı Bedir’de başlarına gelmiştir. Bu ayetten anlıyoruz ki; yapılan kötülüklerin karşılığı sadece ahirette değil dünya da gerçekleşecektir. İşin ahiret boyutu Allah’la alakalıdır. O’nun cezası ne kadardır, neye göre ve nasıl takdir edilecektir ona O karar verecektir.  Allah’ın koyduğu kanunlar doğrultusunda zalim zulmünün bedelini ödemeden ölmeyecek. İnsanlar yaptıkları kötülükleri yaşamadan hayatları son bulmayacak. Alay eden alay edilmeden, hor gören hor görülmeden, küçümseyen küçümsenmeden, zarar veren zarar görmeden, fitne çıkaran fitneye kurban olmadan, iftira atan iftiraya uğramadan, haksızlık yapan haksızlığı yaşamadan ölüm gerçekleşmeyecek."},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlara de ki: “Acele gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı belki de başınıza gelmek üzeredir.”","arabic_text":"قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ رَدِفَ لَكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-72c.mp3","commentary_text":"Acele gelmesini istedikleri azabın bir kısmı Bedir’de başlarına gelmiştir. Bu ayetten anlıyoruz ki; yapılan kötülüklerin karşılığı sadece ahirette değil dünya da gerçekleşecektir. İşin ahiret boyutu Allah’la alakalıdır. O’nun cezası ne kadardır, neye göre ve nasıl takdir edilecektir ona O karar verecektir.  Allah’ın koyduğu kanunlar doğrultusunda zalim zulmünün bedelini ödemeden ölmeyecek. İnsanlar yaptıkları kötülükleri yaşamadan hayatları son bulmayacak. Alay eden alay edilmeden, hor gören hor görülmeden, küçümseyen küçümsenmeden, zarar veren zarar görmeden, fitne çıkaran fitneye kurban olmadan, iftira atan iftiraya uğramadan, haksızlık yapan haksızlığı yaşamadan ölüm gerçekleşmeyecek."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Doğrusu senin Rabbin insanlara karşı büyük lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu O’na şükretmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-73c.mp3","commentary_text":"Allah’ın en büyük lütfu insanların bozulan fıtratlarını düzeltmek için onlara peygamber ve kitap göndermesidir. Peygambere ve kitaba rağmen insanların kötülüğe devam ettikten sonra onların tevbe etmelerine ve doğru yola dönmelerine fırsat tanıyarak azabı geciktirmesi ve tekrar tekrar ayetler göndermesi de ayrı bir lütuftur. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.” (Ali İmran, 3/74), “Allah, kullarına çok lütufkârdır…” (Şûra, 42/19)."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Doğrusu senin Rabbin insanlara karşı büyük lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu O’na şükretmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-72c.mp3","commentary_text":"Allah’ın en büyük lütfu insanların bozulan fıtratlarını düzeltmek için onlara peygamber ve kitap göndermesidir. Peygambere ve kitaba rağmen insanların kötülüğe devam ettikten sonra onların tevbe etmelerine ve doğru yola dönmelerine fırsat tanıyarak azabı geciktirmesi ve tekrar tekrar ayetler göndermesi de ayrı bir lütuftur. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.” (Ali İmran, 3/74), “Allah, kullarına çok lütufkârdır…” (Şûra, 42/19)."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Doğrusu senin Rabbin insanlara karşı büyük lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu O’na şükretmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-73c.mp3","commentary_text":"Allah’ın en büyük lütfu insanların bozulan fıtratlarını düzeltmek için onlara peygamber ve kitap göndermesidir. Peygambere ve kitaba rağmen insanların kötülüğe devam ettikten sonra onların tevbe etmelerine ve doğru yola dönmelerine fırsat tanıyarak azabı geciktirmesi ve tekrar tekrar ayetler göndermesi de ayrı bir lütuftur. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.” (Ali İmran, 3/74), “Allah, kullarına çok lütufkârdır…” (Şûra, 42/19)."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Doğrusu senin Rabbin insanlara karşı büyük lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu O’na şükretmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-73c.mp3","commentary_text":"Allah’ın en büyük lütfu insanların bozulan fıtratlarını düzeltmek için onlara peygamber ve kitap göndermesidir. Peygambere ve kitaba rağmen insanların kötülüğe devam ettikten sonra onların tevbe etmelerine ve doğru yola dönmelerine fırsat tanıyarak azabı geciktirmesi ve tekrar tekrar ayetler göndermesi de ayrı bir lütuftur. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.” (Ali İmran, 3/74), “Allah, kullarına çok lütufkârdır…” (Şûra, 42/19)."},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve şüphesiz senin Rabbin onların gönüllerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve şüphesiz senin Rabbin onların gönüllerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve şüphesiz senin Rabbin onların gönüllerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ve şüphesiz senin Rabbin onların gönüllerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.","arabic_text":"وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Gökte ve yerde saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki kâinatın kayıt sicilinde (Allah’ın) kanunlar ve ilkeler kitabında Levh-i Mahfuz’da (bilgi işlem merkezinde) yazılı olmasın.","arabic_text":"وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Gökte ve yerde saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki kâinatın kayıt sicilinde (Allah’ın) kanunlar ve ilkeler kitabında Levh-i Mahfuz’da (bilgi işlem merkezinde) yazılı olmasın.","arabic_text":"وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Gökte ve yerde saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki kâinatın kayıt sicilinde (Allah’ın) kanunlar ve ilkeler kitabında Levh-i Mahfuz’da (bilgi işlem merkezinde) yazılı olmasın.","arabic_text":"وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Gökte ve yerde saklı-gizli hiçbir şey yoktur ki kâinatın kayıt sicilinde (Allah’ın) kanunlar ve ilkeler kitabında Levh-i Mahfuz’da (bilgi işlem merkezinde) yazılı olmasın.","arabic_text":"وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"26/26-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Kuşku yok ki bu Kur’an İsrailoğullarına hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çoğunu açıkça anlatmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَقُصُّ عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَكْثَرَ الَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Kuşku yok ki bu Kur’an İsrailoğullarına hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çoğunu açıkça anlatmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَقُصُّ عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَكْثَرَ الَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Kuşku yok ki bu Kur’an İsrailoğullarına hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çoğunu açıkça anlatmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَقُصُّ عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَكْثَرَ الَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Kuşku yok ki bu Kur’an İsrailoğullarına hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çoğunu açıkça anlatmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَقُصُّ عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَكْثَرَ الَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) inananlar (ve inanmak isteyenler) için gerçek bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) inananlar (ve inanmak isteyenler) için gerçek bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) inananlar (ve inanmak isteyenler) için gerçek bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) inananlar (ve inanmak isteyenler) için gerçek bir yol gösterici ve bir rahmettir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin onların arasında hükmünü verecektir. O mutlak güç sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ بِحُكْمِه۪ۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin onların arasında hükmünü verecektir. O mutlak güç sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ بِحُكْمِه۪ۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin onların arasında hükmünü verecektir. O mutlak güç sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ بِحُكْمِه۪ۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Şüphesiz senin Rabbin onların arasında hükmünü verecektir. O mutlak güç sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ بِحُكْمِه۪ۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"26/26-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Öyleyse (yalnızca) Allah’a güven! Çünkü inandığın şey doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.","arabic_text":"فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Öyleyse (yalnızca) Allah’a güven! Çünkü inandığın şey doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.","arabic_text":"فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Öyleyse (yalnızca) Allah’a güven! Çünkü inandığın şey doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.","arabic_text":"فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Öyleyse (yalnızca) Allah’a güven! Çünkü inandığın şey doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.","arabic_text":"فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"26/26-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bilmiş ol ki sen ölülere işittiremezsin arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-80c.mp3","commentary_text":"Onların umursamazlıkları ölülerin duyması gibidir. Ölüye ne kadar anlatmaya çalışsan da işittiremezsin. Hem dönüp kaçan hem de sağır olana zaten duyuramazsın. Bu ayetin muhatapları sadece inkârcılar değil aynı zamanda Müslüman olduğunu söylese de Kur’an’ı umursamayanlar, onun mesajına sağır kesilenler ve sırtını dönüp gidenlerdir. Bu ayette ayrıca kabre konan ölüye, sözde sorgu meleklerine vereceği cevabı öğretmek veya anımsatmak yani bir çeşit kopya vermek (telkin yapmak) isteyenlere de bir mesaj vardır. “Ey telkin yapan imam efendi! Kişi ölmeden neredeydin? Tebliğ vazifeni o kişi hayattayken yapman gerekmez miydi? Şimdi hangi yüzle Kur’an “sen ölüye duyuramazsın” demesine rağmen ona duyurmaya çalışıyorsun, kopya veriyorsun? Üstelik kopyayı bilmediği bir dilde veriyorsun. Bu saçmalığı daha ne kadar devam ettireceksin? Bir insana hayattayken anlayıp uygulamadığı şeyler öldükten sonra kelime tekrarı ile üstelik işitmediği halde nasıl fayda verebilir?"},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bilmiş ol ki sen ölülere işittiremezsin arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-79c.mp3","commentary_text":"Onların umursamazlıkları ölülerin duyması gibidir. Ölüye ne kadar anlatmaya çalışsan da işittiremezsin. Hem dönüp kaçan hem de sağır olana zaten duyuramazsın. Bu ayetin muhatapları sadece inkârcılar değil aynı zamanda Müslüman olduğunu söylese de Kur’an’ı umursamayanlar, onun mesajına sağır kesilenler ve sırtını dönüp gidenlerdir. Bu ayette ayrıca kabre konan ölüye, sözde sorgu meleklerine vereceği cevabı öğretmek veya anımsatmak yani bir çeşit kopya vermek (telkin yapmak) isteyenlere de bir mesaj vardır. “Ey telkin yapan imam efendi! Kişi ölmeden neredeydin? Tebliğ vazifeni o kişi hayattayken yapman gerekmez miydi? Şimdi hangi yüzle Kur’an “sen ölüye duyuramazsın” demesine rağmen ona duyurmaya çalışıyorsun, kopya veriyorsun? Üstelik kopyayı bilmediği bir dilde veriyorsun. Bu saçmalığı daha ne kadar devam ettireceksin? Bir insana hayattayken anlayıp uygulamadığı şeyler öldükten sonra kelime tekrarı ile üstelik işitmediği halde nasıl fayda verebilir?"},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bilmiş ol ki sen ölülere işittiremezsin arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-80c.mp3","commentary_text":"Onların umursamazlıkları ölülerin duyması gibidir. Ölüye ne kadar anlatmaya çalışsan da işittiremezsin. Hem dönüp kaçan hem de sağır olana zaten duyuramazsın. Bu ayetin muhatapları sadece inkârcılar değil aynı zamanda Müslüman olduğunu söylese de Kur’an’ı umursamayanlar, onun mesajına sağır kesilenler ve sırtını dönüp gidenlerdir. Bu ayette ayrıca kabre konan ölüye, sözde sorgu meleklerine vereceği cevabı öğretmek veya anımsatmak yani bir çeşit kopya vermek (telkin yapmak) isteyenlere de bir mesaj vardır. “Ey telkin yapan imam efendi! Kişi ölmeden neredeydin? Tebliğ vazifeni o kişi hayattayken yapman gerekmez miydi? Şimdi hangi yüzle Kur’an “sen ölüye duyuramazsın” demesine rağmen ona duyurmaya çalışıyorsun, kopya veriyorsun? Üstelik kopyayı bilmediği bir dilde veriyorsun. Bu saçmalığı daha ne kadar devam ettireceksin? Bir insana hayattayken anlayıp uygulamadığı şeyler öldükten sonra kelime tekrarı ile üstelik işitmediği halde nasıl fayda verebilir?"},{"verse_number":"80","turkish_text":"Bilmiş ol ki sen ölülere işittiremezsin arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-80c.mp3","commentary_text":"Onların umursamazlıkları ölülerin duyması gibidir. Ölüye ne kadar anlatmaya çalışsan da işittiremezsin. Hem dönüp kaçan hem de sağır olana zaten duyuramazsın. Bu ayetin muhatapları sadece inkârcılar değil aynı zamanda Müslüman olduğunu söylese de Kur’an’ı umursamayanlar, onun mesajına sağır kesilenler ve sırtını dönüp gidenlerdir. Bu ayette ayrıca kabre konan ölüye, sözde sorgu meleklerine vereceği cevabı öğretmek veya anımsatmak yani bir çeşit kopya vermek (telkin yapmak) isteyenlere de bir mesaj vardır. “Ey telkin yapan imam efendi! Kişi ölmeden neredeydin? Tebliğ vazifeni o kişi hayattayken yapman gerekmez miydi? Şimdi hangi yüzle Kur’an “sen ölüye duyuramazsın” demesine rağmen ona duyurmaya çalışıyorsun, kopya veriyorsun? Üstelik kopyayı bilmediği bir dilde veriyorsun. Bu saçmalığı daha ne kadar devam ettireceksin? Bir insana hayattayken anlayıp uygulamadığı şeyler öldükten sonra kelime tekrarı ile üstelik işitmediği halde nasıl fayda verebilir?"},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sen (Hakkı görmek istemeyen) körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rablerine boyun eğmiş Müslümanlara söz dinletebilirsin.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":["7/179","35/22"],"audio_path":"26/26-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sen (Hakkı görmek istemeyen) körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rablerine boyun eğmiş Müslümanlara söz dinletebilirsin.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":["7/179","35/22"],"audio_path":"26/26-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sen (Hakkı görmek istemeyen) körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rablerine boyun eğmiş Müslümanlara söz dinletebilirsin.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":["7/179","35/22"],"audio_path":"26/26-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sen (Hakkı görmek istemeyen) körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rablerine boyun eğmiş Müslümanlara söz dinletebilirsin.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ","related_links":["7/179","35/22"],"audio_path":"26/26-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman onların karşısına yerden kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.","arabic_text":"وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-82c.mp3","commentary_text":"“Dâbbe” sözcüğü “hareket eden, debelenen, yeryüzünde yürüyen” demektir. Daha çok haşere türünden canlılar için kullanılan bu kelime dört ayaklı hayvanlar ve insanlar için de kullanılır. Bu âyette “dâbbe” kelimesi müteşabih bir kavramdır. “Dâbbeten mine-l-ardi”, “yerden çıkan canlı” demektir. Burada esas üzerinde durulması gereken husus âyette de belirtildiği gibi “dâbbe”nin insanlara, “Allah’ın mesajlarına gerçekten iman etmediklerini” söylemesi ve onları uyarıp hakka davet etmesidir. Konuşma özelliğinden dolayı buradaki “dâbbe” nin insan olacağı söylenmiş olsa da mesajın illa da dille konuşarak verilmesi gerekmez. Yaşadığımız gezegendeki olağanüstü bir durumla da olabilir. Örneğin (Allah korusun!) Firavun ve kavmini istila eden bit, çekirge ve kurbağa felâketi gibi, Ebrehe ve ordusunu helâk eden kuşlar gibi insanların akıllarını başlarına getirebilecek herhangi doğal bir felâket de olabilir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman onların karşısına yerden kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.","arabic_text":"وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-81c.mp3","commentary_text":"“Dâbbe” sözcüğü “hareket eden, debelenen, yeryüzünde yürüyen” demektir. Daha çok haşere türünden canlılar için kullanılan bu kelime dört ayaklı hayvanlar ve insanlar için de kullanılır. Bu âyette “dâbbe” kelimesi müteşabih bir kavramdır. “Dâbbeten mine-l-ardi”, “yerden çıkan canlı” demektir. Burada esas üzerinde durulması gereken husus âyette de belirtildiği gibi “dâbbe”nin insanlara, “Allah’ın mesajlarına gerçekten iman etmediklerini” söylemesi ve onları uyarıp hakka davet etmesidir. Konuşma özelliğinden dolayı buradaki “dâbbe” nin insan olacağı söylenmiş olsa da mesajın illa da dille konuşarak verilmesi gerekmez. Yaşadığımız gezegendeki olağanüstü bir durumla da olabilir. Örneğin (Allah korusun!) Firavun ve kavmini istila eden bit, çekirge ve kurbağa felâketi gibi, Ebrehe ve ordusunu helâk eden kuşlar gibi insanların akıllarını başlarına getirebilecek herhangi doğal bir felâket de olabilir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman onların karşısına yerden kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.","arabic_text":"وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-82c.mp3","commentary_text":"“Dâbbe” sözcüğü “hareket eden, debelenen, yeryüzünde yürüyen” demektir. Daha çok haşere türünden canlılar için kullanılan bu kelime dört ayaklı hayvanlar ve insanlar için de kullanılır. Bu âyette “dâbbe” kelimesi müteşabih bir kavramdır. “Dâbbeten mine-l-ardi”, “yerden çıkan canlı” demektir. Burada esas üzerinde durulması gereken husus âyette de belirtildiği gibi “dâbbe”nin insanlara, “Allah’ın mesajlarına gerçekten iman etmediklerini” söylemesi ve onları uyarıp hakka davet etmesidir. Konuşma özelliğinden dolayı buradaki “dâbbe” nin insan olacağı söylenmiş olsa da mesajın illa da dille konuşarak verilmesi gerekmez. Yaşadığımız gezegendeki olağanüstü bir durumla da olabilir. Örneğin (Allah korusun!) Firavun ve kavmini istila eden bit, çekirge ve kurbağa felâketi gibi, Ebrehe ve ordusunu helâk eden kuşlar gibi insanların akıllarını başlarına getirebilecek herhangi doğal bir felâket de olabilir."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Ve (Kıyamet hakkında) onlara verilen söz gerçekleştiği zaman onların karşısına yerden kendilerine insanların mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.","arabic_text":"وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"26/26-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-82c.mp3","commentary_text":"“Dâbbe” sözcüğü “hareket eden, debelenen, yeryüzünde yürüyen” demektir. Daha çok haşere türünden canlılar için kullanılan bu kelime dört ayaklı hayvanlar ve insanlar için de kullanılır. Bu âyette “dâbbe” kelimesi müteşabih bir kavramdır. “Dâbbeten mine-l-ardi”, “yerden çıkan canlı” demektir. Burada esas üzerinde durulması gereken husus âyette de belirtildiği gibi “dâbbe”nin insanlara, “Allah’ın mesajlarına gerçekten iman etmediklerini” söylemesi ve onları uyarıp hakka davet etmesidir. Konuşma özelliğinden dolayı buradaki “dâbbe” nin insan olacağı söylenmiş olsa da mesajın illa da dille konuşarak verilmesi gerekmez. Yaşadığımız gezegendeki olağanüstü bir durumla da olabilir. Örneğin (Allah korusun!) Firavun ve kavmini istila eden bit, çekirge ve kurbağa felâketi gibi, Ebrehe ve ordusunu helâk eden kuşlar gibi insanların akıllarını başlarına getirebilecek herhangi doğal bir felâket de olabilir."},{"verse_number":"83","turkish_text":"O büyük (buluşma ve duruşma) günü her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan birer zümre toplarız onlar bir araya getirilip (hesap yerine) sevk edilirler.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"O büyük (buluşma ve duruşma) günü her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan birer zümre toplarız onlar bir araya getirilip (hesap yerine) sevk edilirler.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"O büyük (buluşma ve duruşma) günü her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan birer zümre toplarız onlar bir araya getirilip (hesap yerine) sevk edilirler.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"O büyük (buluşma ve duruşma) günü her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan birer zümre toplarız onlar bir araya getirilip (hesap yerine) sevk edilirler.","arabic_text":"وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi ki?”","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫ قَالَ اَكَذَّبْتُمْ بِاٰيَات۪ي وَلَمْ تُح۪يطُوا بِهَا عِلْمًا اَمَّاذَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi ki?”","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫ قَالَ اَكَذَّبْتُمْ بِاٰيَات۪ي وَلَمْ تُح۪يطُوا بِهَا عِلْمًا اَمَّاذَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi ki?”","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫ قَالَ اَكَذَّبْتُمْ بِاٰيَات۪ي وَلَمْ تُح۪يطُوا بِهَا عِلْمًا اَمَّاذَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi ki?”","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫ قَالَ اَكَذَّبْتُمْ بِاٰيَات۪ي وَلَمْ تُح۪يطُوا بِهَا عِلْمًا اَمَّاذَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zalimliklerinden dolayı hak ettikleri o (azap) sözü onlar üzerine kesinleşmiştir. Bu yüzden artık onlar konuşamazlar.","arabic_text":"وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zalimliklerinden dolayı hak ettikleri o (azap) sözü onlar üzerine kesinleşmiştir. Bu yüzden artık onlar konuşamazlar.","arabic_text":"وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zalimliklerinden dolayı hak ettikleri o (azap) sözü onlar üzerine kesinleşmiştir. Bu yüzden artık onlar konuşamazlar.","arabic_text":"وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Zalimliklerinden dolayı hak ettikleri o (azap) sözü onlar üzerine kesinleşmiştir. Bu yüzden artık onlar konuşamazlar.","arabic_text":"وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? İşte bunda inanan (ve inanmak isteyen) bir toplum için elbette alınacak dersler vardır.","arabic_text":"لَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? İşte bunda inanan (ve inanmak isteyen) bir toplum için elbette alınacak dersler vardır.","arabic_text":"لَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? İşte bunda inanan (ve inanmak isteyen) bir toplum için elbette alınacak dersler vardır.","arabic_text":"لَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? İşte bunda inanan (ve inanmak isteyen) bir toplum için elbette alınacak dersler vardır.","arabic_text":"لَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üflendiği gün Allah’ın dilediği (mü’min) kimseler dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşete kapılır ve her biri boyun eğerek O’nun huzuruna gelir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِعَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üflendiği gün Allah’ın dilediği (mü’min) kimseler dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşete kapılır ve her biri boyun eğerek O’nun huzuruna gelir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِعَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üflendiği gün Allah’ın dilediği (mü’min) kimseler dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşete kapılır ve her biri boyun eğerek O’nun huzuruna gelir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِعَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"(Diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üflendiği gün Allah’ın dilediği (mü’min) kimseler dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşete kapılır ve her biri boyun eğerek O’nun huzuruna gelir.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِعَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek yaratan Allah’ın ustalığıdır. Hiç kuşkusuz O yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-88c.mp3","commentary_text":"“Dağların bulutlar gibi hareket ettiği” ifadesi, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü anlatmaktadır. Kur’an’da, Nahl suresi 15. ayette “Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar yarattık”, Nebe suresi 7. ayette “dağları birer kazık yaptık”, Enbiya suresi 31. ayette “sabit dağlar yarattık” şeklinde dağların yerlerinde durduğunu anlatan ayetler bulunmaktadır. Dağların yerlerinde sabit olduğu açıkça anlatılırken, bu ayette “hareket ettikleri” ifade ediliyorsa, demek dağların bağlı bulunduğu dünya dönüyor ve hareket ediyor ki onlar da dünya ile beraber dönüyor ve hareket ediyor. Dünyanın döndüğüne işaret eden bu ayet aynı zamanda Kur’an’ın bilimsel mucizelerinden biridir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek yaratan Allah’ın ustalığıdır. Hiç kuşkusuz O yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-87c.mp3","commentary_text":"“Dağların bulutlar gibi hareket ettiği” ifadesi, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü anlatmaktadır. Kur’an’da, Nahl suresi 15. ayette “Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar yarattık”, Nebe suresi 7. ayette “dağları birer kazık yaptık”, Enbiya suresi 31. ayette “sabit dağlar yarattık” şeklinde dağların yerlerinde durduğunu anlatan ayetler bulunmaktadır. Dağların yerlerinde sabit olduğu açıkça anlatılırken, bu ayette “hareket ettikleri” ifade ediliyorsa, demek dağların bağlı bulunduğu dünya dönüyor ve hareket ediyor ki onlar da dünya ile beraber dönüyor ve hareket ediyor. Dünyanın döndüğüne işaret eden bu ayet aynı zamanda Kur’an’ın bilimsel mucizelerinden biridir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek yaratan Allah’ın ustalığıdır. Hiç kuşkusuz O yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-88c.mp3","commentary_text":"“Dağların bulutlar gibi hareket ettiği” ifadesi, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü anlatmaktadır. Kur’an’da, Nahl suresi 15. ayette “Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar yarattık”, Nebe suresi 7. ayette “dağları birer kazık yaptık”, Enbiya suresi 31. ayette “sabit dağlar yarattık” şeklinde dağların yerlerinde durduğunu anlatan ayetler bulunmaktadır. Dağların yerlerinde sabit olduğu açıkça anlatılırken, bu ayette “hareket ettikleri” ifade ediliyorsa, demek dağların bağlı bulunduğu dünya dönüyor ve hareket ediyor ki onlar da dünya ile beraber dönüyor ve hareket ediyor. Dünyanın döndüğüne işaret eden bu ayet aynı zamanda Kur’an’ın bilimsel mucizelerinden biridir."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek yaratan Allah’ın ustalığıdır. Hiç kuşkusuz O yaptığınız her şeyden haberdardır.","arabic_text":"وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"26/26-88c.mp3","commentary_text":"“Dağların bulutlar gibi hareket ettiği” ifadesi, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü anlatmaktadır. Kur’an’da, Nahl suresi 15. ayette “Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar yarattık”, Nebe suresi 7. ayette “dağları birer kazık yaptık”, Enbiya suresi 31. ayette “sabit dağlar yarattık” şeklinde dağların yerlerinde durduğunu anlatan ayetler bulunmaktadır. Dağların yerlerinde sabit olduğu açıkça anlatılırken, bu ayette “hareket ettikleri” ifade ediliyorsa, demek dağların bağlı bulunduğu dünya dönüyor ve hareket ediyor ki onlar da dünya ile beraber dönüyor ve hareket ediyor. Dünyanın döndüğüne işaret eden bu ayet aynı zamanda Kur’an’ın bilimsel mucizelerinden biridir."},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kim (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kim (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kim (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Kim (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-88.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kim de (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) kötülükle gelirse (onlar) yüzleri üstüne ateşe atılırlar. (Onlara:) “Yaptıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaktınız?” (denir).","arabic_text":"وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِۜ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kim de (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) kötülükle gelirse (onlar) yüzleri üstüne ateşe atılırlar. (Onlara:) “Yaptıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaktınız?” (denir).","arabic_text":"وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِۜ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kim de (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) kötülükle gelirse (onlar) yüzleri üstüne ateşe atılırlar. (Onlara:) “Yaptıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaktınız?” (denir).","arabic_text":"وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِۜ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Kim de (Allah’ın huzuruna ahiret yurduna) kötülükle gelirse (onlar) yüzleri üstüne ateşe atılırlar. (Onlara:) “Yaptıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaktınız?” (denir).","arabic_text":"وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِۜ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O’nundur. Yine bana Müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”","arabic_text":"وَاَنْ اَتْلُوَ۬ا الْقُرْاٰنَۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَقُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذ۪ي حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَيْءٍۘ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O’nundur. Yine bana Müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”","arabic_text":"وَاَنْ اَتْلُوَ۬ا الْقُرْاٰنَۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَقُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذ۪ي حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَيْءٍۘ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/ayet_3166_1772755986.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O’nundur. Yine bana Müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”","arabic_text":"وَاَنْ اَتْلُوَ۬ا الْقُرْاٰنَۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَقُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذ۪ي حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَيْءٍۘ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91-92","turkish_text":"(Ey Muhammed de ki:) “Bana sırf bu şehrin Rabbine kulluk etmem emredildi. O bu şehri dokunulmaz kıldı. Her şey O’nundur. Yine bana Müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa (yine kendi aleyhine sapar). De ki: “Ben sadece uyarıcılardan biriyim.”","arabic_text":"وَاَنْ اَتْلُوَ۬ا الْقُرْاٰنَۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَقُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذ۪ي حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَيْءٍۘ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"26/26-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Ve yine de ki: “Hamd olsun Allah’a! O size ayetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir!”","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Ve yine de ki: “Hamd olsun Allah’a! O size ayetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir!”","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Ve yine de ki: “Hamd olsun Allah’a! O size ayetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir!”","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Ve yine de ki: “Hamd olsun Allah’a! O size ayetlerini gösterecek siz de onları tanıyacaksınız. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir!”","arabic_text":"وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"26/26-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":28,"name":"KASAS SÛRESİ","description":"Kasas suresi Mekke döneminde inmiş olup 88 ayettir. 85. ayetin, Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında Cuhfe denen bir yerde nazil olduğu söylenmektedir. Sure adını 25. ayette geçen ve “Kıssalar (ibretlik hikâyeler)” anlamına gelen “Kasas” kelimesinden almıştır. Sûrede, Kur’an’da anlatılan kıssaların anlatım amacına paralel olarak bazı önemli uyarılara ve öğütlere yer verilmektedir. Firavun’un gücü ve iktidarı karşısında Hz. Musa ve doğru yol temsilcilerinin inanmaları ve gayret göstermeleri halinde başarıya ulaşacakları anlatılmaktadır. Hz. Mûsâ ile Hz. Muhammed’in tebliğleri arasındaki ortak noktaya dikkat çekilen sûrede Hz. Mûsâ ile Firavun arasında meydana gelen çatışmanın benzerinin Hz. Peygamber ile Mekke müşrikleri arasında cereyan ettiğine temas edilmektedir. Dünya hayatının geçiciliğine vurgu yapılan sûrede kıyamet gününün bazı sahneleri tasvir edilmekte ve Allah’ın varlığıyla ilgili kevnî delillere yer verilmektedir. Sûrede ayrıca Hz. Mûsâ’nın kavminden olup büyük bir servete sahip olan Kârun’un zenginliğine güvenerek böbürlendiği ve sonunda servetiyle birlikte yerin dibine geçirildiği anlatılmaktadır. Dünya malının geçiciliğine vurgu yapılan sûrede Allah’ın vereceği mükâfatın dünya malından daha değerli olduğu bildirilmektedir. Yine sûrede iyilik yapanlara yaptıklarının daha güzeliyle karşılık verileceği, kötülük yapanların da işlediklerinin dengiyle cezalandırılacağı belirtilmektedir.","sura_intro_audio":"27/27-a.mp3","verse_count":88,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Sîn Mîm.","arabic_text":"طٰسٓمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"27/27-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Sîn Mîm.","arabic_text":"طٰسٓمٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"27/27-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Sîn Mîm.","arabic_text":"طٰسٓمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"27/27-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tâ Sîn Mîm.","arabic_text":"طٰسٓمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"27/27-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar (barışın huzurun ve kurtuluşun yollarını gösteren) gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kitabın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar (barışın huzurun ve kurtuluşun yollarını gösteren) gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kitabın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar (barışın huzurun ve kurtuluşun yollarını gösteren) gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kitabın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bunlar (barışın huzurun ve kurtuluşun yollarını gösteren) gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahi kitabın ayetleridir.","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) İman edecek bir topluma aktarman için Musa ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.","arabic_text":"نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) İman edecek bir topluma aktarman için Musa ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.","arabic_text":"نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) İman edecek bir topluma aktarman için Musa ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.","arabic_text":"نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) İman edecek bir topluma aktarman için Musa ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.","arabic_text":"نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Firavun o yerde (Mısır’da) büyüklük taslayarak zorbalığa kalkmıştı. (Saltanatını sürdürebilmek için) halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir topluluğu (İsrailoğullarını) zayıflatıyor oğullarını kesiyor kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardan biriydi.","arabic_text":"اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-4c.mp3","commentary_text":"Firavun’un yok etmek istediği topluluk İsrailoğullarıydı. Çünkü bir kâhin, Firavun’a Yakup’un oğullarından (İsrailoğullarından) bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve onun eliyle saltanatının yıkılacağını söylemişti. Bunun için de Firavun kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile kalmaları halinde doğumlarını takip etmelerini ve doğan çocuklar erkek olduğu takdirde öldürülmelerini emretmişti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Firavun o yerde (Mısır’da) büyüklük taslayarak zorbalığa kalkmıştı. (Saltanatını sürdürebilmek için) halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir topluluğu (İsrailoğullarını) zayıflatıyor oğullarını kesiyor kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardan biriydi.","arabic_text":"اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-3c.mp3","commentary_text":"Firavun’un yok etmek istediği topluluk İsrailoğullarıydı. Çünkü bir kâhin, Firavun’a Yakup’un oğullarından (İsrailoğullarından) bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve onun eliyle saltanatının yıkılacağını söylemişti. Bunun için de Firavun kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile kalmaları halinde doğumlarını takip etmelerini ve doğan çocuklar erkek olduğu takdirde öldürülmelerini emretmişti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Firavun o yerde (Mısır’da) büyüklük taslayarak zorbalığa kalkmıştı. (Saltanatını sürdürebilmek için) halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir topluluğu (İsrailoğullarını) zayıflatıyor oğullarını kesiyor kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardan biriydi.","arabic_text":"اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-4c.mp3","commentary_text":"Firavun’un yok etmek istediği topluluk İsrailoğullarıydı. Çünkü bir kâhin, Firavun’a Yakup’un oğullarından (İsrailoğullarından) bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve onun eliyle saltanatının yıkılacağını söylemişti. Bunun için de Firavun kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile kalmaları halinde doğumlarını takip etmelerini ve doğan çocuklar erkek olduğu takdirde öldürülmelerini emretmişti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Firavun o yerde (Mısır’da) büyüklük taslayarak zorbalığa kalkmıştı. (Saltanatını sürdürebilmek için) halkını çeşitli sınıflara bölmüştü. Onlardan bir topluluğu (İsrailoğullarını) zayıflatıyor oğullarını kesiyor kızlarını sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardan biriydi.","arabic_text":"اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-4c.mp3","commentary_text":"Firavun’un yok etmek istediği topluluk İsrailoğullarıydı. Çünkü bir kâhin, Firavun’a Yakup’un oğullarından (İsrailoğullarından) bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve onun eliyle saltanatının yıkılacağını söylemişti. Bunun için de Firavun kadın-erkek bütün casus ve ispiyoncularına İsrailoğullarının kadınlarını dikkatle izlemelerini, hamile kalmaları halinde doğumlarını takip etmelerini ve doğan çocuklar erkek olduğu takdirde öldürülmelerini emretmişti."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Biz de istiyorduk ki o yerde zayıf düşürül(mek isten)enlere ihsanda bulunalım onları (hayır hizmetinde) önderler yapalım onları (diğerlerinin yerine) mirasçı kılalım.","arabic_text":"وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Biz de istiyorduk ki o yerde zayıf düşürül(mek isten)enlere ihsanda bulunalım onları (hayır hizmetinde) önderler yapalım onları (diğerlerinin yerine) mirasçı kılalım.","arabic_text":"وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Biz de istiyorduk ki o yerde zayıf düşürül(mek isten)enlere ihsanda bulunalım onları (hayır hizmetinde) önderler yapalım onları (diğerlerinin yerine) mirasçı kılalım.","arabic_text":"وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Biz de istiyorduk ki o yerde zayıf düşürül(mek isten)enlere ihsanda bulunalım onları (hayır hizmetinde) önderler yapalım onları (diğerlerinin yerine) mirasçı kılalım.","arabic_text":"وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu (veziri) Hâmân’ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).","arabic_text":"وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu (veziri) Hâmân’ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).","arabic_text":"وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu (veziri) Hâmân’ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).","arabic_text":"وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu (veziri) Hâmân’ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).","arabic_text":"وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Musa’nın annesine: “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) suya (Nil’e) bırak! Korkma ve (ayrı kalmana) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız!” diye (ilham yoluyla) bildirdik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-7c.mp3","commentary_text":"“Evheyna” kelimesi, “ona vahyettik, değil de ona “ilham ettik/bildirdik” anlamı taşır. Çünkü İslami Istılahta vahiy, sadece peygamberlere has bir keyfiyet içerir. “Vahiy” terimiyle anlatılan “İlham” ise; insanın kalbine gelen ilham, meleklere yapılan ilham, hatta arıya yapılan ilham gibi daha umumi bir karakter taşır. İlham, Allah’ın iyilik telkin eden bilgileri, mana ve fikirleri insanın kalbine ulaştırmasıdır. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkündür ancak ilhama dayalı bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşıdığı için bunlar dini konularda delil olarak kullanılmaz. Kur’an’da “ilham” kelimesi sadece Şems 91/8. ayetinde geçer."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Musa’nın annesine: “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) suya (Nil’e) bırak! Korkma ve (ayrı kalmana) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız!” diye (ilham yoluyla) bildirdik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-6c.mp3","commentary_text":"“Evheyna” kelimesi, “ona vahyettik, değil de ona “ilham ettik/bildirdik” anlamı taşır. Çünkü İslami Istılahta vahiy, sadece peygamberlere has bir keyfiyet içerir. “Vahiy” terimiyle anlatılan “İlham” ise; insanın kalbine gelen ilham, meleklere yapılan ilham, hatta arıya yapılan ilham gibi daha umumi bir karakter taşır. İlham, Allah’ın iyilik telkin eden bilgileri, mana ve fikirleri insanın kalbine ulaştırmasıdır. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkündür ancak ilhama dayalı bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşıdığı için bunlar dini konularda delil olarak kullanılmaz. Kur’an’da “ilham” kelimesi sadece Şems 91/8. ayetinde geçer."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Musa’nın annesine: “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) suya (Nil’e) bırak! Korkma ve (ayrı kalmana) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız!” diye (ilham yoluyla) bildirdik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-7c.mp3","commentary_text":"“Evheyna” kelimesi, “ona vahyettik, değil de ona “ilham ettik/bildirdik” anlamı taşır. Çünkü İslami Istılahta vahiy, sadece peygamberlere has bir keyfiyet içerir. “Vahiy” terimiyle anlatılan “İlham” ise; insanın kalbine gelen ilham, meleklere yapılan ilham, hatta arıya yapılan ilham gibi daha umumi bir karakter taşır. İlham, Allah’ın iyilik telkin eden bilgileri, mana ve fikirleri insanın kalbine ulaştırmasıdır. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkündür ancak ilhama dayalı bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşıdığı için bunlar dini konularda delil olarak kullanılmaz. Kur’an’da “ilham” kelimesi sadece Şems 91/8. ayetinde geçer."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Musa’nın annesine: “Çocuğu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkuyorsan (bir sandık içinde) suya (Nil’e) bırak! Korkma ve (ayrı kalmana) üzülme! Çünkü biz onu tekrar sana kavuşturacağız ve onu peygamberlerden biri yapacağız!” diye (ilham yoluyla) bildirdik.","arabic_text":"وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِع۪يهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَاَلْق۪يهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَاف۪ي وَلَا تَحْزَن۪يۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-7c.mp3","commentary_text":"“Evheyna” kelimesi, “ona vahyettik, değil de ona “ilham ettik/bildirdik” anlamı taşır. Çünkü İslami Istılahta vahiy, sadece peygamberlere has bir keyfiyet içerir. “Vahiy” terimiyle anlatılan “İlham” ise; insanın kalbine gelen ilham, meleklere yapılan ilham, hatta arıya yapılan ilham gibi daha umumi bir karakter taşır. İlham, Allah’ın iyilik telkin eden bilgileri, mana ve fikirleri insanın kalbine ulaştırmasıdır. İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkündür ancak ilhama dayalı bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşıdığı için bunlar dini konularda delil olarak kullanılmaz. Kur’an’da “ilham” kelimesi sadece Şems 91/8. ayetinde geçer."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet (annesi Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.","arabic_text":"فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet (annesi Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.","arabic_text":"فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet (annesi Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.","arabic_text":"فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet (annesi Musa’yı Nil Nehri’ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.","arabic_text":"فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun ’un (kendisinden çocuğu olmayan) karısı (sandıkta bir çocuk olduğunu görünce kocasına) şöyle dedi: “Bana da sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Hâlbuki onlar (işin sonunun) farkında değillerdi.","arabic_text":"وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun ’un (kendisinden çocuğu olmayan) karısı (sandıkta bir çocuk olduğunu görünce kocasına) şöyle dedi: “Bana da sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Hâlbuki onlar (işin sonunun) farkında değillerdi.","arabic_text":"وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun ’un (kendisinden çocuğu olmayan) karısı (sandıkta bir çocuk olduğunu görünce kocasına) şöyle dedi: “Bana da sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Hâlbuki onlar (işin sonunun) farkında değillerdi.","arabic_text":"وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun ’un (kendisinden çocuğu olmayan) karısı (sandıkta bir çocuk olduğunu görünce kocasına) şöyle dedi: “Bana da sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Hâlbuki onlar (işin sonunun) farkında değillerdi.","arabic_text":"وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Musa’nın annesi gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Musa’nın annesi gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Musa’nın annesi gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Musa’nın annesi gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Annesi Musa’nın) ablasına: “Onun izini takip et!” diye talimat verdi. O da kimse farkına varmadan uzaktan (kardeşi) Musa’yı gözetledi.","arabic_text":"وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Annesi Musa’nın) ablasına: “Onun izini takip et!” diye talimat verdi. O da kimse farkına varmadan uzaktan (kardeşi) Musa’yı gözetledi.","arabic_text":"وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Annesi Musa’nın) ablasına: “Onun izini takip et!” diye talimat verdi. O da kimse farkına varmadan uzaktan (kardeşi) Musa’yı gözetledi.","arabic_text":"وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Annesi Musa’nın) ablasına: “Onun izini takip et!” diye talimat verdi. O da kimse farkına varmadan uzaktan (kardeşi) Musa’yı gözetledi.","arabic_text":"وَقَالَتْ لِاُخْتِه۪ قُصّ۪يهِۘ فَبَصُرَتْ بِه۪ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz (Musa’nın annesi gelmeden) onun diğer sütannelerin sütünü emmemesini sağladık. (Musa’nın ablası onların yanına gelerek:) “Size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi.","arabic_text":"وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-12c.mp3","commentary_text":"Mûsâ acıktığı için sürekli ağlıyor, fakat kendisini emzirmeye çalışan annesinden başkalarının sütünü kabul etmiyordu. Bu fırsatı çok iyi değerlendiren Mûsâ’nın ablası, ayette de ifade edildiği gibi annesini göstererek Allah’ın yardımıyla bebek Musa ile annesini buluşturuyordu."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz (Musa’nın annesi gelmeden) onun diğer sütannelerin sütünü emmemesini sağladık. (Musa’nın ablası onların yanına gelerek:) “Size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi.","arabic_text":"وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-11c.mp3","commentary_text":"Mûsâ acıktığı için sürekli ağlıyor, fakat kendisini emzirmeye çalışan annesinden başkalarının sütünü kabul etmiyordu. Bu fırsatı çok iyi değerlendiren Mûsâ’nın ablası, ayette de ifade edildiği gibi annesini göstererek Allah’ın yardımıyla bebek Musa ile annesini buluşturuyordu."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz (Musa’nın annesi gelmeden) onun diğer sütannelerin sütünü emmemesini sağladık. (Musa’nın ablası onların yanına gelerek:) “Size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi.","arabic_text":"وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-12c.mp3","commentary_text":"Mûsâ acıktığı için sürekli ağlıyor, fakat kendisini emzirmeye çalışan annesinden başkalarının sütünü kabul etmiyordu. Bu fırsatı çok iyi değerlendiren Mûsâ’nın ablası, ayette de ifade edildiği gibi annesini göstererek Allah’ın yardımıyla bebek Musa ile annesini buluşturuyordu."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Biz (Musa’nın annesi gelmeden) onun diğer sütannelerin sütünü emmemesini sağladık. (Musa’nın ablası onların yanına gelerek:) “Size onun bakımını sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?” dedi.","arabic_text":"وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-12c.mp3","commentary_text":"Mûsâ acıktığı için sürekli ağlıyor, fakat kendisini emzirmeye çalışan annesinden başkalarının sütünü kabul etmiyordu. Bu fırsatı çok iyi değerlendiren Mûsâ’nın ablası, ayette de ifade edildiği gibi annesini göstererek Allah’ın yardımıyla bebek Musa ile annesini buluşturuyordu."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun tasalanmasın ve Allah’ın vadinin gerçek olduğunu fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.","arabic_text":"فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun tasalanmasın ve Allah’ın vadinin gerçek olduğunu fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.","arabic_text":"فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun tasalanmasın ve Allah’ın vadinin gerçek olduğunu fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.","arabic_text":"فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun tasalanmasın ve Allah’ın vadinin gerçek olduğunu fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.","arabic_text":"فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Derken (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca kendisine güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyiliğe yatkın olanları işte böyle mükâfatlandırırız!","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Derken (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca kendisine güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyiliğe yatkın olanları işte böyle mükâfatlandırırız!","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Derken (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca kendisine güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyiliğe yatkın olanları işte böyle mükâfatlandırırız!","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Derken (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca kendisine güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyiliğe yatkın olanları işte böyle mükâfatlandırırız!","arabic_text":"وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Musa halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve iki adamı kavga eder buldu. Biri kendi tarafından (İsrailoğullarından) diğeri de düşman tarafından (Mısırlı bir Kipti) idi. Kendi tarafından olan adam düşmana karşı Musa’dan yardım istedi. Musa da ona (düşman tarafından olana) bir yumruk vurdu derken adam öldü. Musa: “Bu (olsa olsa) şeytanın işindendir. Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır” dedi.","arabic_text":"وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, Firavunun görkemli sarayında Allah’ın takdiri ve planı doğrultusunda annesinin sütüyle yetişip büyüdü. Olgunluk çağına geldiği zaman kasıtlı olmaksızın Firavunun adamlarından Mısırlı bir kiptiyi öldürdü. Mısır’dan kaçmak zorunda kalan Hz. Musa, Sina çölünü aşarak Medyen şehrine geldi. Burada yaşayan Hz. Şuayb’ın kızlarından birisiyle evlendi. 28 yaşındayken kendisine peygamberlik vazifesi verildi. Hz. Musa, Firavun ve ordusunu İslam’a davet etmek için Mısır’a geri döndü."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Musa halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve iki adamı kavga eder buldu. Biri kendi tarafından (İsrailoğullarından) diğeri de düşman tarafından (Mısırlı bir Kipti) idi. Kendi tarafından olan adam düşmana karşı Musa’dan yardım istedi. Musa da ona (düşman tarafından olana) bir yumruk vurdu derken adam öldü. Musa: “Bu (olsa olsa) şeytanın işindendir. Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır” dedi.","arabic_text":"وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-14c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, Firavunun görkemli sarayında Allah’ın takdiri ve planı doğrultusunda annesinin sütüyle yetişip büyüdü. Olgunluk çağına geldiği zaman kasıtlı olmaksızın Firavunun adamlarından Mısırlı bir kiptiyi öldürdü. Mısır’dan kaçmak zorunda kalan Hz. Musa, Sina çölünü aşarak Medyen şehrine geldi. Burada yaşayan Hz. Şuayb’ın kızlarından birisiyle evlendi. 28 yaşındayken kendisine peygamberlik vazifesi verildi. Hz. Musa, Firavun ve ordusunu İslam’a davet etmek için Mısır’a geri döndü."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Musa halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve iki adamı kavga eder buldu. Biri kendi tarafından (İsrailoğullarından) diğeri de düşman tarafından (Mısırlı bir Kipti) idi. Kendi tarafından olan adam düşmana karşı Musa’dan yardım istedi. Musa da ona (düşman tarafından olana) bir yumruk vurdu derken adam öldü. Musa: “Bu (olsa olsa) şeytanın işindendir. Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır” dedi.","arabic_text":"وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, Firavunun görkemli sarayında Allah’ın takdiri ve planı doğrultusunda annesinin sütüyle yetişip büyüdü. Olgunluk çağına geldiği zaman kasıtlı olmaksızın Firavunun adamlarından Mısırlı bir kiptiyi öldürdü. Mısır’dan kaçmak zorunda kalan Hz. Musa, Sina çölünü aşarak Medyen şehrine geldi. Burada yaşayan Hz. Şuayb’ın kızlarından birisiyle evlendi. 28 yaşındayken kendisine peygamberlik vazifesi verildi. Hz. Musa, Firavun ve ordusunu İslam’a davet etmek için Mısır’a geri döndü."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Musa halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve iki adamı kavga eder buldu. Biri kendi tarafından (İsrailoğullarından) diğeri de düşman tarafından (Mısırlı bir Kipti) idi. Kendi tarafından olan adam düşmana karşı Musa’dan yardım istedi. Musa da ona (düşman tarafından olana) bir yumruk vurdu derken adam öldü. Musa: “Bu (olsa olsa) şeytanın işindendir. Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır” dedi.","arabic_text":"وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, Firavunun görkemli sarayında Allah’ın takdiri ve planı doğrultusunda annesinin sütüyle yetişip büyüdü. Olgunluk çağına geldiği zaman kasıtlı olmaksızın Firavunun adamlarından Mısırlı bir kiptiyi öldürdü. Mısır’dan kaçmak zorunda kalan Hz. Musa, Sina çölünü aşarak Medyen şehrine geldi. Burada yaşayan Hz. Şuayb’ın kızlarından birisiyle evlendi. 28 yaşındayken kendisine peygamberlik vazifesi verildi. Hz. Musa, Firavun ve ordusunu İslam’a davet etmek için Mısır’a geri döndü."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa haklı haksız bakmaksızın kendi soyundan olan kişinin tarafında yer almakla yani haklıya karşı haksızı savunmakla yanlış yapmıştır. Bir sonraki ayetten de Musa’nın yanında yer aldığı kişinin suçlu olduğunu anlıyoruz. Zira suçludan yana taraf tutmak ve suçluya yardımcı olmak da suçtur. Onun için Hz. Musa pişmanlık duyarak Allah’tan af talebinde bulunuyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa haklı haksız bakmaksızın kendi soyundan olan kişinin tarafında yer almakla yani haklıya karşı haksızı savunmakla yanlış yapmıştır. Bir sonraki ayetten de Musa’nın yanında yer aldığı kişinin suçlu olduğunu anlıyoruz. Zira suçludan yana taraf tutmak ve suçluya yardımcı olmak da suçtur. Onun için Hz. Musa pişmanlık duyarak Allah’tan af talebinde bulunuyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa haklı haksız bakmaksızın kendi soyundan olan kişinin tarafında yer almakla yani haklıya karşı haksızı savunmakla yanlış yapmıştır. Bir sonraki ayetten de Musa’nın yanında yer aldığı kişinin suçlu olduğunu anlıyoruz. Zira suçludan yana taraf tutmak ve suçluya yardımcı olmak da suçtur. Onun için Hz. Musa pişmanlık duyarak Allah’tan af talebinde bulunuyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet!” diye dua etti. Allah da onu affetti. Şüphesiz O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa haklı haksız bakmaksızın kendi soyundan olan kişinin tarafında yer almakla yani haklıya karşı haksızı savunmakla yanlış yapmıştır. Bir sonraki ayetten de Musa’nın yanında yer aldığı kişinin suçlu olduğunu anlıyoruz. Zira suçludan yana taraf tutmak ve suçluya yardımcı olmak da suçtur. Onun için Hz. Musa pişmanlık duyarak Allah’tan af talebinde bulunuyor."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Bana verdiğin nimetlerin hakkı için (kim olursa olsun) bir daha suçlulara asla yardımcı olmayacağım!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يرًا لِلْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Bana verdiğin nimetlerin hakkı için (kim olursa olsun) bir daha suçlulara asla yardımcı olmayacağım!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يرًا لِلْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Bana verdiğin nimetlerin hakkı için (kim olursa olsun) bir daha suçlulara asla yardımcı olmayacağım!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يرًا لِلْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Musa:) “Rabbim! Bana verdiğin nimetlerin hakkı için (kim olursa olsun) bir daha suçlulara asla yardımcı olmayacağım!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يرًا لِلْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen adam (başka bir Kipti ‘ye karşı) yine kendisinden yardım istiyor. Musa ona: “Belli ki sen (ona buna sataşan problem) bir azgınsın!” dedi.","arabic_text":"فَاَصْبَحَ فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُ فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen adam (başka bir Kipti ‘ye karşı) yine kendisinden yardım istiyor. Musa ona: “Belli ki sen (ona buna sataşan problem) bir azgınsın!” dedi.","arabic_text":"فَاَصْبَحَ فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُ فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen adam (başka bir Kipti ‘ye karşı) yine kendisinden yardım istiyor. Musa ona: “Belli ki sen (ona buna sataşan problem) bir azgınsın!” dedi.","arabic_text":"فَاَصْبَحَ فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُ فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Musa) şehirde korku içinde etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen adam (başka bir Kipti ‘ye karşı) yine kendisinden yardım istiyor. Musa ona: “Belli ki sen (ona buna sataşan problem) bir azgınsın!” dedi.","arabic_text":"فَاَصْبَحَ فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُ فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Musa kavga edenleri ayırmak için) ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun. (Demek) sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun arabuluculardan olmak istemiyorsun!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ اَرَادَ اَنْ يَبْطِشَ بِالَّذ۪ي هُوَ عَدُوٌّ لَهُمَاۙ قَالَ يَا مُوسٰٓى اَتُر۪يدُ اَنْ تَقْتُلَن۪ي كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًا بِالْاَمْسِۗ اِنْ تُر۪يدُ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ جَبَّارًا فِي الْاَرْضِ وَمَا تُر۪يدُ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-19c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki Musa’nın Firavun’un sarayında büyümesi pek bir işe yaramamış. Saraya bebek yaşta girmiş olsa da zaten köleleştirilmiş bir toplumdan geliyordu, o halde iyi bir terbiye alması için bir başka yerde eğitimden geçmesi gerekiyordu. İşte bunun için Firavun’un etki ve hakimiyet alanı dışında kalan Medyen’e gidiyor ve orada Hz. Şuayb’ın yanında uzun zaman kalıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Musa kavga edenleri ayırmak için) ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun. (Demek) sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun arabuluculardan olmak istemiyorsun!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ اَرَادَ اَنْ يَبْطِشَ بِالَّذ۪ي هُوَ عَدُوٌّ لَهُمَاۙ قَالَ يَا مُوسٰٓى اَتُر۪يدُ اَنْ تَقْتُلَن۪ي كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًا بِالْاَمْسِۗ اِنْ تُر۪يدُ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ جَبَّارًا فِي الْاَرْضِ وَمَا تُر۪يدُ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-18c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki Musa’nın Firavun’un sarayında büyümesi pek bir işe yaramamış. Saraya bebek yaşta girmiş olsa da zaten köleleştirilmiş bir toplumdan geliyordu, o halde iyi bir terbiye alması için bir başka yerde eğitimden geçmesi gerekiyordu. İşte bunun için Firavun’un etki ve hakimiyet alanı dışında kalan Medyen’e gidiyor ve orada Hz. Şuayb’ın yanında uzun zaman kalıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Musa kavga edenleri ayırmak için) ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun. (Demek) sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun arabuluculardan olmak istemiyorsun!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ اَرَادَ اَنْ يَبْطِشَ بِالَّذ۪ي هُوَ عَدُوٌّ لَهُمَاۙ قَالَ يَا مُوسٰٓى اَتُر۪يدُ اَنْ تَقْتُلَن۪ي كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًا بِالْاَمْسِۗ اِنْ تُر۪يدُ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ جَبَّارًا فِي الْاَرْضِ وَمَا تُر۪يدُ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-19c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki Musa’nın Firavun’un sarayında büyümesi pek bir işe yaramamış. Saraya bebek yaşta girmiş olsa da zaten köleleştirilmiş bir toplumdan geliyordu, o halde iyi bir terbiye alması için bir başka yerde eğitimden geçmesi gerekiyordu. İşte bunun için Firavun’un etki ve hakimiyet alanı dışında kalan Medyen’e gidiyor ve orada Hz. Şuayb’ın yanında uzun zaman kalıyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Musa kavga edenleri ayırmak için) ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam: “Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun. (Demek) sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun arabuluculardan olmak istemiyorsun!” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَنْ اَرَادَ اَنْ يَبْطِشَ بِالَّذ۪ي هُوَ عَدُوٌّ لَهُمَاۙ قَالَ يَا مُوسٰٓى اَتُر۪يدُ اَنْ تَقْتُلَن۪ي كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًا بِالْاَمْسِۗ اِنْ تُر۪يدُ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ جَبَّارًا فِي الْاَرْضِ وَمَا تُر۪يدُ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْمُصْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-19c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki Musa’nın Firavun’un sarayında büyümesi pek bir işe yaramamış. Saraya bebek yaşta girmiş olsa da zaten köleleştirilmiş bir toplumdan geliyordu, o halde iyi bir terbiye alması için bir başka yerde eğitimden geçmesi gerekiyordu. İşte bunun için Firavun’un etki ve hakimiyet alanı dışında kalan Medyen’e gidiyor ve orada Hz. Şuayb’ın yanında uzun zaman kalıyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"(O sırada) Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi: “Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık! Şüphesiz ben senin iyiliğini isteyenlerdenim!” dedi.","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ يَسْعٰىۘ قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّ۪ي لَكَ مِنَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(O sırada) Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi: “Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık! Şüphesiz ben senin iyiliğini isteyenlerdenim!” dedi.","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ يَسْعٰىۘ قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّ۪ي لَكَ مِنَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(O sırada) Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi: “Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık! Şüphesiz ben senin iyiliğini isteyenlerdenim!” dedi.","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ يَسْعٰىۘ قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّ۪ي لَكَ مِنَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(O sırada) Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi: “Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık! Şüphesiz ben senin iyiliğini isteyenlerdenim!” dedi.","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ يَسْعٰىۘ قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّ۪ي لَكَ مِنَ النَّاصِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa) korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar!” diye dua etti.","arabic_text":"فَخَرَجَ مِنْهَا خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُۘ قَالَ رَبِّ نَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa) korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar!” diye dua etti.","arabic_text":"فَخَرَجَ مِنْهَا خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُۘ قَالَ رَبِّ نَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa) korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar!” diye dua etti.","arabic_text":"فَخَرَجَ مِنْهَا خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُۘ قَالَ رَبِّ نَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Bunun üzerine Musa) korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar!” diye dua etti.","arabic_text":"فَخَرَجَ مِنْهَا خَٓائِفًا يَتَرَقَّبُۘ قَالَ رَبِّ نَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Musa şehirden çıkıp) Medyen’e doğru yöneldiğinde: “Umarım Rabbim bana doğru yolu gösterir!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-22c.mp3","commentary_text":"‘Medyen” Hz. Musa ve Şuayb’ın hayat hikayeleri dolaysıyla Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Medyen, Arap yarımadasının güneyinden ve özellikle Yemen’den gelip kuzeye, Filistin ve Suriye’ye giden ticaret kervanlarının göç yolu üstündeydi. Kervanların geçtiği bir yer olduğu için halkı çok zengindi. Hicaz yarım adasının en zengin şehirlerinden birisiydi. Medyen halkı “Midianlılar-Midyânîler” adıyla anılan bir kavimdir. Bugünkü Suriye'nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz'ın kuzeyine denk gelen bölgede yaşadıkları söylenmektedir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Musa şehirden çıkıp) Medyen’e doğru yöneldiğinde: “Umarım Rabbim bana doğru yolu gösterir!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-21c.mp3","commentary_text":"‘Medyen” Hz. Musa ve Şuayb’ın hayat hikayeleri dolaysıyla Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Medyen, Arap yarımadasının güneyinden ve özellikle Yemen’den gelip kuzeye, Filistin ve Suriye’ye giden ticaret kervanlarının göç yolu üstündeydi. Kervanların geçtiği bir yer olduğu için halkı çok zengindi. Hicaz yarım adasının en zengin şehirlerinden birisiydi. Medyen halkı “Midianlılar-Midyânîler” adıyla anılan bir kavimdir. Bugünkü Suriye'nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz'ın kuzeyine denk gelen bölgede yaşadıkları söylenmektedir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Musa şehirden çıkıp) Medyen’e doğru yöneldiğinde: “Umarım Rabbim bana doğru yolu gösterir!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-22c.mp3","commentary_text":"‘Medyen” Hz. Musa ve Şuayb’ın hayat hikayeleri dolaysıyla Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Medyen, Arap yarımadasının güneyinden ve özellikle Yemen’den gelip kuzeye, Filistin ve Suriye’ye giden ticaret kervanlarının göç yolu üstündeydi. Kervanların geçtiği bir yer olduğu için halkı çok zengindi. Hicaz yarım adasının en zengin şehirlerinden birisiydi. Medyen halkı “Midianlılar-Midyânîler” adıyla anılan bir kavimdir. Bugünkü Suriye'nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz'ın kuzeyine denk gelen bölgede yaşadıkları söylenmektedir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Musa şehirden çıkıp) Medyen’e doğru yöneldiğinde: “Umarım Rabbim bana doğru yolu gösterir!” dedi.","arabic_text":"وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-22c.mp3","commentary_text":"‘Medyen” Hz. Musa ve Şuayb’ın hayat hikayeleri dolaysıyla Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Medyen, Arap yarımadasının güneyinden ve özellikle Yemen’den gelip kuzeye, Filistin ve Suriye’ye giden ticaret kervanlarının göç yolu üstündeydi. Kervanların geçtiği bir yer olduğu için halkı çok zengindi. Hicaz yarım adasının en zengin şehirlerinden birisiydi. Medyen halkı “Midianlılar-Midyânîler” adıyla anılan bir kavimdir. Bugünkü Suriye'nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz'ın kuzeyine denk gelen bölgede yaşadıkları söylenmektedir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Hz. Musa uzun ve tehlikeli bir yolculuğun ardından) Medyen(‘in meşhur) su kuyusuna vardığında kuyunun başında insanların (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Ayrıca onlardan başka (hayvanlarını) sudan uzak tutmaya çalışan iki genç kıza tanık oldu. (Yanlarına yaklaşarak) onlara: “Derdiniz nedir (siz neden hayvanlarınızı sudan uzak tutuyorsunuz)?” diye sordu. Onlar da: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz onların içine sokulup hayvanlarımızı sulamayız (onlarla başa çıkacak gücümüz de yok). Babamız çok yaşlıdır (onun için bu işi biz yapıyoruz)” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Hz. Musa uzun ve tehlikeli bir yolculuğun ardından) Medyen(‘in meşhur) su kuyusuna vardığında kuyunun başında insanların (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Ayrıca onlardan başka (hayvanlarını) sudan uzak tutmaya çalışan iki genç kıza tanık oldu. (Yanlarına yaklaşarak) onlara: “Derdiniz nedir (siz neden hayvanlarınızı sudan uzak tutuyorsunuz)?” diye sordu. Onlar da: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz onların içine sokulup hayvanlarımızı sulamayız (onlarla başa çıkacak gücümüz de yok). Babamız çok yaşlıdır (onun için bu işi biz yapıyoruz)” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Hz. Musa uzun ve tehlikeli bir yolculuğun ardından) Medyen(‘in meşhur) su kuyusuna vardığında kuyunun başında insanların (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Ayrıca onlardan başka (hayvanlarını) sudan uzak tutmaya çalışan iki genç kıza tanık oldu. (Yanlarına yaklaşarak) onlara: “Derdiniz nedir (siz neden hayvanlarınızı sudan uzak tutuyorsunuz)?” diye sordu. Onlar da: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz onların içine sokulup hayvanlarımızı sulamayız (onlarla başa çıkacak gücümüz de yok). Babamız çok yaşlıdır (onun için bu işi biz yapıyoruz)” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Hz. Musa uzun ve tehlikeli bir yolculuğun ardından) Medyen(‘in meşhur) su kuyusuna vardığında kuyunun başında insanların (hayvanlarını) suladıklarını gördü. Ayrıca onlardan başka (hayvanlarını) sudan uzak tutmaya çalışan iki genç kıza tanık oldu. (Yanlarına yaklaşarak) onlara: “Derdiniz nedir (siz neden hayvanlarınızı sudan uzak tutuyorsunuz)?” diye sordu. Onlar da: “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz onların içine sokulup hayvanlarımızı sulamayız (onlarla başa çıkacak gücümüz de yok). Babamız çok yaşlıdır (onun için bu işi biz yapıyoruz)” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) onların hayvanlarını suladı sonra da gölgeye çekilip: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” dedi.","arabic_text":"فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-24c.mp3","commentary_text":"Firavun’un sarayında bolluk ve zenginlik içinde yaşayan Hz. Musa günlerce durup dinlenmeden yol yürümüş, aç kalmış ve iyice bitkin düşmüştü. Ne verilse yiyecek ve ne istenirse yapacak durumdaydı. Ayrıca geldiği yerde hem barınacak bir yere hem de derdini anlatacak birilerine ihtiyacı vardı. Onun için “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” şeklinde Allah’a dua ediyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) onların hayvanlarını suladı sonra da gölgeye çekilip: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” dedi.","arabic_text":"فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-23c.mp3","commentary_text":"Firavun’un sarayında bolluk ve zenginlik içinde yaşayan Hz. Musa günlerce durup dinlenmeden yol yürümüş, aç kalmış ve iyice bitkin düşmüştü. Ne verilse yiyecek ve ne istenirse yapacak durumdaydı. Ayrıca geldiği yerde hem barınacak bir yere hem de derdini anlatacak birilerine ihtiyacı vardı. Onun için “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” şeklinde Allah’a dua ediyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) onların hayvanlarını suladı sonra da gölgeye çekilip: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” dedi.","arabic_text":"فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-24c.mp3","commentary_text":"Firavun’un sarayında bolluk ve zenginlik içinde yaşayan Hz. Musa günlerce durup dinlenmeden yol yürümüş, aç kalmış ve iyice bitkin düşmüştü. Ne verilse yiyecek ve ne istenirse yapacak durumdaydı. Ayrıca geldiği yerde hem barınacak bir yere hem de derdini anlatacak birilerine ihtiyacı vardı. Onun için “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” şeklinde Allah’a dua ediyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunun üzerine (Musa) onların hayvanlarını suladı sonra da gölgeye çekilip: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” dedi.","arabic_text":"فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"27/27-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-24c.mp3","commentary_text":"Firavun’un sarayında bolluk ve zenginlik içinde yaşayan Hz. Musa günlerce durup dinlenmeden yol yürümüş, aç kalmış ve iyice bitkin düşmüştü. Ne verilse yiyecek ve ne istenirse yapacak durumdaydı. Ayrıca geldiği yerde hem barınacak bir yere hem de derdini anlatacak birilerine ihtiyacı vardı. Onun için “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım!” şeklinde Allah’a dua ediyordu."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa kuyunun başında çaresizlik içinde beklerken) o iki kızdan biri utana sıkıla Musa’nın yanına geldi ve: “Babam (Şuayb) sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor” dedi. (Musa Şuayb’ın) yanına gelerek başından geçen olayları anlatınca (Şuayb): “Korkma (artık) o zalim kavimden kurtuldun!” dedi.","arabic_text":"فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-25c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, başından geçenleri Hz. Şuayb’e anlatınca, Hz. Şuayb, Mısır’da yaşanan kötülükleri anlamakta gecikmedi ve: “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” diyerek Hz. Musa’yı teselli etti. Böylece 21. ayette geçen: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar” şeklindeki Musa’nın duasının kabul olduğu anlaşılmış oldu. Hz. Şuayb yaşadığı süre boyunca damadı Musa’ya her zaman destek olmuş, birçok tavsiyelerde bulunmuş ve Musa da onun tavsiyelerini dikkate almış ve ona saygıda kusur etmemiştir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa kuyunun başında çaresizlik içinde beklerken) o iki kızdan biri utana sıkıla Musa’nın yanına geldi ve: “Babam (Şuayb) sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor” dedi. (Musa Şuayb’ın) yanına gelerek başından geçen olayları anlatınca (Şuayb): “Korkma (artık) o zalim kavimden kurtuldun!” dedi.","arabic_text":"فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-24c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, başından geçenleri Hz. Şuayb’e anlatınca, Hz. Şuayb, Mısır’da yaşanan kötülükleri anlamakta gecikmedi ve: “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” diyerek Hz. Musa’yı teselli etti. Böylece 21. ayette geçen: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar” şeklindeki Musa’nın duasının kabul olduğu anlaşılmış oldu. Hz. Şuayb yaşadığı süre boyunca damadı Musa’ya her zaman destek olmuş, birçok tavsiyelerde bulunmuş ve Musa da onun tavsiyelerini dikkate almış ve ona saygıda kusur etmemiştir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa kuyunun başında çaresizlik içinde beklerken) o iki kızdan biri utana sıkıla Musa’nın yanına geldi ve: “Babam (Şuayb) sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor” dedi. (Musa Şuayb’ın) yanına gelerek başından geçen olayları anlatınca (Şuayb): “Korkma (artık) o zalim kavimden kurtuldun!” dedi.","arabic_text":"فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-25c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, başından geçenleri Hz. Şuayb’e anlatınca, Hz. Şuayb, Mısır’da yaşanan kötülükleri anlamakta gecikmedi ve: “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” diyerek Hz. Musa’yı teselli etti. Böylece 21. ayette geçen: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar” şeklindeki Musa’nın duasının kabul olduğu anlaşılmış oldu. Hz. Şuayb yaşadığı süre boyunca damadı Musa’ya her zaman destek olmuş, birçok tavsiyelerde bulunmuş ve Musa da onun tavsiyelerini dikkate almış ve ona saygıda kusur etmemiştir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa kuyunun başında çaresizlik içinde beklerken) o iki kızdan biri utana sıkıla Musa’nın yanına geldi ve: “Babam (Şuayb) sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor” dedi. (Musa Şuayb’ın) yanına gelerek başından geçen olayları anlatınca (Şuayb): “Korkma (artık) o zalim kavimden kurtuldun!” dedi.","arabic_text":"فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-25c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, başından geçenleri Hz. Şuayb’e anlatınca, Hz. Şuayb, Mısır’da yaşanan kötülükleri anlamakta gecikmedi ve: “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” diyerek Hz. Musa’yı teselli etti. Böylece 21. ayette geçen: “Rabbim! Beni zalimler topluluğundan kurtar” şeklindeki Musa’nın duasının kabul olduğu anlaşılmış oldu. Hz. Şuayb yaşadığı süre boyunca damadı Musa’ya her zaman destek olmuş, birçok tavsiyelerde bulunmuş ve Musa da onun tavsiyelerini dikkate almış ve ona saygıda kusur etmemiştir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Kızlardan biri: “Babacığım! Onu ücretle (çoban olarak) tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en iyisi güçlü ve güvenilir olanı bu adam olacaktır” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَم۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Kızlardan biri: “Babacığım! Onu ücretle (çoban olarak) tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en iyisi güçlü ve güvenilir olanı bu adam olacaktır” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَم۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Kızlardan biri: “Babacığım! Onu ücretle (çoban olarak) tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en iyisi güçlü ve güvenilir olanı bu adam olacaktır” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَم۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Kızlardan biri: “Babacığım! Onu ücretle (çoban olarak) tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en iyisi güçlü ve güvenilir olanı bu adam olacaktır” dedi.","arabic_text":"قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَم۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"27/27-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Şuayb Musa’ya dedi ki:) “Bak seni sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık bu iki kızımdan biriyle evlendirmek istiyorum. Şayet süreyi on yıla çıkarırsan o da senin ikramın olur. Ben seni zahmete sokmak istemem. İnşallah benim dürüst bir insan olduğumu göreceksin.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ اُنْكِحَكَ اِحْدَى ابْنَتَيَّ هَاتَيْنِ عَلٰٓى اَنْ تَأْجُرَن۪ي ثَمَانِيَ حِجَجٍۚ فَاِنْ اَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِنْدِكَۚ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اَشُقَّ عَلَيْكَۜ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-27c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten; Hz. Şuayip’in şeriatında mehir olarak işçiliğin caiz olduğunu ve beğenilen bekâr erkeğe adamın kendi kızını nikâhlaması için teklifte bulunabileceğini de anlıyoruz."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Şuayb Musa’ya dedi ki:) “Bak seni sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık bu iki kızımdan biriyle evlendirmek istiyorum. Şayet süreyi on yıla çıkarırsan o da senin ikramın olur. Ben seni zahmete sokmak istemem. İnşallah benim dürüst bir insan olduğumu göreceksin.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ اُنْكِحَكَ اِحْدَى ابْنَتَيَّ هَاتَيْنِ عَلٰٓى اَنْ تَأْجُرَن۪ي ثَمَانِيَ حِجَجٍۚ فَاِنْ اَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِنْدِكَۚ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اَشُقَّ عَلَيْكَۜ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-26c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten; Hz. Şuayip’in şeriatında mehir olarak işçiliğin caiz olduğunu ve beğenilen bekâr erkeğe adamın kendi kızını nikâhlaması için teklifte bulunabileceğini de anlıyoruz."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Şuayb Musa’ya dedi ki:) “Bak seni sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık bu iki kızımdan biriyle evlendirmek istiyorum. Şayet süreyi on yıla çıkarırsan o da senin ikramın olur. Ben seni zahmete sokmak istemem. İnşallah benim dürüst bir insan olduğumu göreceksin.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ اُنْكِحَكَ اِحْدَى ابْنَتَيَّ هَاتَيْنِ عَلٰٓى اَنْ تَأْجُرَن۪ي ثَمَانِيَ حِجَجٍۚ فَاِنْ اَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِنْدِكَۚ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اَشُقَّ عَلَيْكَۜ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-27c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten; Hz. Şuayip’in şeriatında mehir olarak işçiliğin caiz olduğunu ve beğenilen bekâr erkeğe adamın kendi kızını nikâhlaması için teklifte bulunabileceğini de anlıyoruz."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Şuayb Musa’ya dedi ki:) “Bak seni sekiz yıl yanımda çalışmana karşılık bu iki kızımdan biriyle evlendirmek istiyorum. Şayet süreyi on yıla çıkarırsan o da senin ikramın olur. Ben seni zahmete sokmak istemem. İnşallah benim dürüst bir insan olduğumu göreceksin.”","arabic_text":"قَالَ اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ اُنْكِحَكَ اِحْدَى ابْنَتَيَّ هَاتَيْنِ عَلٰٓى اَنْ تَأْجُرَن۪ي ثَمَانِيَ حِجَجٍۚ فَاِنْ اَتْمَمْتَ عَشْرًا فَمِنْ عِنْدِكَۚ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اَشُقَّ عَلَيْكَۜ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-27c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten; Hz. Şuayip’in şeriatında mehir olarak işçiliğin caiz olduğunu ve beğenilen bekâr erkeğe adamın kendi kızını nikâhlaması için teklifte bulunabileceğini de anlıyoruz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Bu seninle benim aramda bir antlaşmadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım bana kızıp darılmak yok. Allah söylediklerimize vekildir.”","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, kayınpederi olacak Hz. Şuayip’in önerdiği teklifi kabul ediyor. Hiç kuşkusuz bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilinde bir hikmet doğrultusunda oluyor. On yıl önce kovulmuş biri olarak geldiği yollardan geri dönen Hz. Musa yolda hiç beklemediği çok önemli bir olayla karşılaşıyor. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Rabbi kendisine seslenerek bir görev yüklüyor. Demek Allah ona yükleyeceği sorumluluğun üstesinden gelmesi için onu Hz. Şuayip’in yanında korumaya alıyor, terbiye ediyor ve eğitiyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Bu seninle benim aramda bir antlaşmadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım bana kızıp darılmak yok. Allah söylediklerimize vekildir.”","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-27c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, kayınpederi olacak Hz. Şuayip’in önerdiği teklifi kabul ediyor. Hiç kuşkusuz bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilinde bir hikmet doğrultusunda oluyor. On yıl önce kovulmuş biri olarak geldiği yollardan geri dönen Hz. Musa yolda hiç beklemediği çok önemli bir olayla karşılaşıyor. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Rabbi kendisine seslenerek bir görev yüklüyor. Demek Allah ona yükleyeceği sorumluluğun üstesinden gelmesi için onu Hz. Şuayip’in yanında korumaya alıyor, terbiye ediyor ve eğitiyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Bu seninle benim aramda bir antlaşmadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım bana kızıp darılmak yok. Allah söylediklerimize vekildir.”","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, kayınpederi olacak Hz. Şuayip’in önerdiği teklifi kabul ediyor. Hiç kuşkusuz bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilinde bir hikmet doğrultusunda oluyor. On yıl önce kovulmuş biri olarak geldiği yollardan geri dönen Hz. Musa yolda hiç beklemediği çok önemli bir olayla karşılaşıyor. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Rabbi kendisine seslenerek bir görev yüklüyor. Demek Allah ona yükleyeceği sorumluluğun üstesinden gelmesi için onu Hz. Şuayip’in yanında korumaya alıyor, terbiye ediyor ve eğitiyor."},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Bu seninle benim aramda bir antlaşmadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlayayım bana kızıp darılmak yok. Allah söylediklerimize vekildir.”","arabic_text":"قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa, kayınpederi olacak Hz. Şuayip’in önerdiği teklifi kabul ediyor. Hiç kuşkusuz bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilinde bir hikmet doğrultusunda oluyor. On yıl önce kovulmuş biri olarak geldiği yollardan geri dönen Hz. Musa yolda hiç beklemediği çok önemli bir olayla karşılaşıyor. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Rabbi kendisine seslenerek bir görev yüklüyor. Demek Allah ona yükleyeceği sorumluluğun üstesinden gelmesi için onu Hz. Şuayip’in yanında korumaya alıyor, terbiye ediyor ve eğitiyor."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Musa (aralarında konuşulan) süreyi tamamlayıp (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır’a doğru) yola çıkınca Tur’un (sağ) tarafında ateş türü bir şey gördü. Ailesine: “Siz burada kalın ben ateş gibi bir şey gördüm (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِه۪ٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًاۚ قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın yanında kaldığı sekiz yıllık zaman onun için tam bir tekâmül dönemi olmuştur. Adeta Hz. Şuayb’ın yanında eğitim görerek Mısır’da vereceği mücadelenin ön hazırlığını yapmıştır. Allah’ın surette tecelli eden nurunun bir ateş şeklinde gözükerek Musa’ya seslenmesi, keyfiyeti bilinmeyen, doğrudan kalbe inen ve ruha hitap eden bir sestir. Yaşananlar farklı olsa da vahyin başlangıcında Hz. Muhammed için Nur Dağı ne ise Hz. Musa için Tur Dağı da odur."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Musa (aralarında konuşulan) süreyi tamamlayıp (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır’a doğru) yola çıkınca Tur’un (sağ) tarafında ateş türü bir şey gördü. Ailesine: “Siz burada kalın ben ateş gibi bir şey gördüm (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِه۪ٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًاۚ قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın yanında kaldığı sekiz yıllık zaman onun için tam bir tekâmül dönemi olmuştur. Adeta Hz. Şuayb’ın yanında eğitim görerek Mısır’da vereceği mücadelenin ön hazırlığını yapmıştır. Allah’ın surette tecelli eden nurunun bir ateş şeklinde gözükerek Musa’ya seslenmesi, keyfiyeti bilinmeyen, doğrudan kalbe inen ve ruha hitap eden bir sestir. Yaşananlar farklı olsa da vahyin başlangıcında Hz. Muhammed için Nur Dağı ne ise Hz. Musa için Tur Dağı da odur."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Musa (aralarında konuşulan) süreyi tamamlayıp (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır’a doğru) yola çıkınca Tur’un (sağ) tarafında ateş türü bir şey gördü. Ailesine: “Siz burada kalın ben ateş gibi bir şey gördüm (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِه۪ٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًاۚ قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın yanında kaldığı sekiz yıllık zaman onun için tam bir tekâmül dönemi olmuştur. Adeta Hz. Şuayb’ın yanında eğitim görerek Mısır’da vereceği mücadelenin ön hazırlığını yapmıştır. Allah’ın surette tecelli eden nurunun bir ateş şeklinde gözükerek Musa’ya seslenmesi, keyfiyeti bilinmeyen, doğrudan kalbe inen ve ruha hitap eden bir sestir. Yaşananlar farklı olsa da vahyin başlangıcında Hz. Muhammed için Nur Dağı ne ise Hz. Musa için Tur Dağı da odur."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Musa (aralarında konuşulan) süreyi tamamlayıp (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır’a doğru) yola çıkınca Tur’un (sağ) tarafında ateş türü bir şey gördü. Ailesine: “Siz burada kalın ben ateş gibi bir şey gördüm (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِه۪ٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًاۚ قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın yanında kaldığı sekiz yıllık zaman onun için tam bir tekâmül dönemi olmuştur. Adeta Hz. Şuayb’ın yanında eğitim görerek Mısır’da vereceği mücadelenin ön hazırlığını yapmıştır. Allah’ın surette tecelli eden nurunun bir ateş şeklinde gözükerek Musa’ya seslenmesi, keyfiyeti bilinmeyen, doğrudan kalbe inen ve ruha hitap eden bir sestir. Yaşananlar farklı olsa da vahyin başlangıcında Hz. Muhammed için Nur Dağı ne ise Hz. Musa için Tur Dağı da odur."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa) ateşin yanına varınca o mübarek yerdeki vadinin sağ yanında bulunan bir ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz ben evet ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-30c.mp3","commentary_text":"“Allah, bir insanla ancak (mesajını doğrudan kalbine ileterek) vahiy yoluyla yahut perde arkasından (ona seslenerek) konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder…” (Şura 42/51) Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah, hiçbir beşerle doğrudan konuşmaz. Burada anlatılan vahiy perde arkasından yani ağaç üzerinden yapılan vahiydir. İlahi vahyin önce ağaçta tecelli etmesi, Hz. Musa’yı vahye alıştırmak ve vahyin havasını tedricen yaşatmak için olabilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa) ateşin yanına varınca o mübarek yerdeki vadinin sağ yanında bulunan bir ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz ben evet ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-29c.mp3","commentary_text":"“Allah, bir insanla ancak (mesajını doğrudan kalbine ileterek) vahiy yoluyla yahut perde arkasından (ona seslenerek) konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder…” (Şura 42/51) Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah, hiçbir beşerle doğrudan konuşmaz. Burada anlatılan vahiy perde arkasından yani ağaç üzerinden yapılan vahiydir. İlahi vahyin önce ağaçta tecelli etmesi, Hz. Musa’yı vahye alıştırmak ve vahyin havasını tedricen yaşatmak için olabilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa) ateşin yanına varınca o mübarek yerdeki vadinin sağ yanında bulunan bir ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz ben evet ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-30c.mp3","commentary_text":"“Allah, bir insanla ancak (mesajını doğrudan kalbine ileterek) vahiy yoluyla yahut perde arkasından (ona seslenerek) konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder…” (Şura 42/51) Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah, hiçbir beşerle doğrudan konuşmaz. Burada anlatılan vahiy perde arkasından yani ağaç üzerinden yapılan vahiydir. İlahi vahyin önce ağaçta tecelli etmesi, Hz. Musa’yı vahye alıştırmak ve vahyin havasını tedricen yaşatmak için olabilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Musa) ateşin yanına varınca o mübarek yerdeki vadinin sağ yanında bulunan bir ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz ben evet ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım!”","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-30c.mp3","commentary_text":"“Allah, bir insanla ancak (mesajını doğrudan kalbine ileterek) vahiy yoluyla yahut perde arkasından (ona seslenerek) konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder…” (Şura 42/51) Bu ayetten anlıyoruz ki; Allah, hiçbir beşerle doğrudan konuşmaz. Burada anlatılan vahiy perde arkasından yani ağaç üzerinden yapılan vahiydir. İlahi vahyin önce ağaçta tecelli etmesi, Hz. Musa’yı vahye alıştırmak ve vahyin havasını tedricen yaşatmak için olabilir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Musa’ya:) “Asanı (yere) bırak!” (denildi). Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Bu defa da:) “Ey Musa! Geri gel korkma sen güvende olanlardansın” denildi.","arabic_text":"وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰٓى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ۠ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Musa’ya:) “Asanı (yere) bırak!” (denildi). Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Bu defa da:) “Ey Musa! Geri gel korkma sen güvende olanlardansın” denildi.","arabic_text":"وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰٓى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ۠ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Musa’ya:) “Asanı (yere) bırak!” (denildi). Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Bu defa da:) “Ey Musa! Geri gel korkma sen güvende olanlardansın” denildi.","arabic_text":"وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰٓى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ۠ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Musa’ya:) “Asanı (yere) bırak!” (denildi). Bıraktığı asasının çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Bu defa da:) “Ey Musa! Geri gel korkma sen güvende olanlardansın” denildi.","arabic_text":"وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰٓى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ۠ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Şimdi) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz çıksın! Korkudan (dolayı) açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi (yılana dönüşen asa ve parlayan el) Firavuna ve onun ileri gelenlerine karşı Rabbinin (sana) verdiği iki (büyük) mucizedir. Çünkü onlar (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkmış ve yozlaşmış bir topluluk olmuşlardır.”","arabic_text":"سْلُكْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍۘ وَاضْمُمْ اِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِنْ رَبِّكَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Şimdi) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz çıksın! Korkudan (dolayı) açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi (yılana dönüşen asa ve parlayan el) Firavuna ve onun ileri gelenlerine karşı Rabbinin (sana) verdiği iki (büyük) mucizedir. Çünkü onlar (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkmış ve yozlaşmış bir topluluk olmuşlardır.”","arabic_text":"سْلُكْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍۘ وَاضْمُمْ اِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِنْ رَبِّكَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Şimdi) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz çıksın! Korkudan (dolayı) açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi (yılana dönüşen asa ve parlayan el) Firavuna ve onun ileri gelenlerine karşı Rabbinin (sana) verdiği iki (büyük) mucizedir. Çünkü onlar (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkmış ve yozlaşmış bir topluluk olmuşlardır.”","arabic_text":"سْلُكْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍۘ وَاضْمُمْ اِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِنْ رَبِّكَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Şimdi) elini koynuna sok kusursuz olarak bembeyaz çıksın! Korkudan (dolayı) açılan kanatlarını (kollarını) kendine çek (göğsünde birleştir ki korkudan emin olasın). İşte bu ikisi (yılana dönüşen asa ve parlayan el) Firavuna ve onun ileri gelenlerine karşı Rabbinin (sana) verdiği iki (büyük) mucizedir. Çünkü onlar (yaptıkları kötülükler ve işledikleri zulümler yüzünden) yoldan çıkmış ve yozlaşmış bir topluluk olmuşlardır.”","arabic_text":"سْلُكْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍۘ وَاضْمُمْ اِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِنْ رَبِّكَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًا فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًا فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًا فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Musa) dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي قَتَلْتُ مِنْهُمْ نَفْسًا فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاَخ۪ي هٰرُونُ هُوَ اَفْصَحُ مِنّ۪ي لِسَانًا فَاَرْسِلْهُ مَعِيَ رِدْءًا يُصَدِّقُن۪يۘ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاَخ۪ي هٰرُونُ هُوَ اَفْصَحُ مِنّ۪ي لِسَانًا فَاَرْسِلْهُ مَعِيَ رِدْءًا يُصَدِّقُن۪يۘ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاَخ۪ي هٰرُونُ هُوَ اَفْصَحُ مِنّ۪ي لِسَانًا فَاَرْسِلْهُ مَعِيَ رِدْءًا يُصَدِّقُن۪يۘ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”","arabic_text":"وَاَخ۪ي هٰرُونُ هُوَ اَفْصَحُ مِنّ۪ي لِسَانًا فَاَرْسِلْهُ مَعِيَ رِدْءًا يُصَدِّقُن۪يۘ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِ","related_links":[],"audio_path":"27/27-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Seni kardeşinle destekleyeceğiz size öyle bir kudret vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde onlar size el uzatamayacaklar. Siz de size tâbi olanlar da mutlaka galip geleceksiniz!”","arabic_text":"قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخ۪يكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَانًا فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَاۚ اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Seni kardeşinle destekleyeceğiz size öyle bir kudret vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde onlar size el uzatamayacaklar. Siz de size tâbi olanlar da mutlaka galip geleceksiniz!”","arabic_text":"قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخ۪يكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَانًا فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَاۚ اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Seni kardeşinle destekleyeceğiz size öyle bir kudret vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde onlar size el uzatamayacaklar. Siz de size tâbi olanlar da mutlaka galip geleceksiniz!”","arabic_text":"قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخ۪يكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَانًا فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَاۚ اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Allah) şöyle buyurdu: “Seni kardeşinle destekleyeceğiz size öyle bir kudret vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde onlar size el uzatamayacaklar. Siz de size tâbi olanlar da mutlaka galip geleceksiniz!”","arabic_text":"قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخ۪يكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَانًا فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَاۚ اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Musa apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Musa apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Musa apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Musa apaçık mucizelerimizle onlara geldiğinde: “Bu ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmişteki atalarımızdan böylesini duymamıştık” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Buna karşılık) Musa dedi ki: “Onun katından hidayeti getirenin kim olduğunu ve hayırlı sonun kime nasip olacağını en iyi Rabbim bilir. (Bilinen bir şey vardır ki) Zalimler asla kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِه۪ وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa verdiği bu cevapla sadece meseleyi işaret ediyor ve açıklama gereği duymuyor. Bu cevap, Hak-batıl mücadelesinde Hakkın mutlaka galip geleceğine güvenin bir göstergesidir. Zalimlerin mutlaka hüsrana uğrayacağı Allah’ın değişmez yasasıdır. Hz. Musa’nın bu edep ve güven dolu sözleri karşısında Firavunun cevabı ise sadece alay etmek oluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Buna karşılık) Musa dedi ki: “Onun katından hidayeti getirenin kim olduğunu ve hayırlı sonun kime nasip olacağını en iyi Rabbim bilir. (Bilinen bir şey vardır ki) Zalimler asla kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِه۪ وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa verdiği bu cevapla sadece meseleyi işaret ediyor ve açıklama gereği duymuyor. Bu cevap, Hak-batıl mücadelesinde Hakkın mutlaka galip geleceğine güvenin bir göstergesidir. Zalimlerin mutlaka hüsrana uğrayacağı Allah’ın değişmez yasasıdır. Hz. Musa’nın bu edep ve güven dolu sözleri karşısında Firavunun cevabı ise sadece alay etmek oluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Buna karşılık) Musa dedi ki: “Onun katından hidayeti getirenin kim olduğunu ve hayırlı sonun kime nasip olacağını en iyi Rabbim bilir. (Bilinen bir şey vardır ki) Zalimler asla kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِه۪ وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-36c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa verdiği bu cevapla sadece meseleyi işaret ediyor ve açıklama gereği duymuyor. Bu cevap, Hak-batıl mücadelesinde Hakkın mutlaka galip geleceğine güvenin bir göstergesidir. Zalimlerin mutlaka hüsrana uğrayacağı Allah’ın değişmez yasasıdır. Hz. Musa’nın bu edep ve güven dolu sözleri karşısında Firavunun cevabı ise sadece alay etmek oluyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Buna karşılık) Musa dedi ki: “Onun katından hidayeti getirenin kim olduğunu ve hayırlı sonun kime nasip olacağını en iyi Rabbim bilir. (Bilinen bir şey vardır ki) Zalimler asla kurtuluşa eremezler.”","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰى رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِه۪ وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa verdiği bu cevapla sadece meseleyi işaret ediyor ve açıklama gereği duymuyor. Bu cevap, Hak-batıl mücadelesinde Hakkın mutlaka galip geleceğine güvenin bir göstergesidir. Zalimlerin mutlaka hüsrana uğrayacağı Allah’ın değişmez yasasıdır. Hz. Musa’nın bu edep ve güven dolu sözleri karşısında Firavunun cevabı ise sadece alay etmek oluyor."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa’nın ilâhına çıkar bakarım (!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan biri olduğunu sanıyorum” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ مَا عَلِمْتُ لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْر۪يۚ فَاَوْقِدْ ل۪ي يَا هَامَانُ عَلَى الطّ۪ينِ فَاجْعَلْ ل۪ي صَرْحًا لَعَلّ۪ٓي اَطَّلِعُ اِلٰٓى اِلٰهِ مُوسٰىۙ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-38c.mp3","commentary_text":"Firavunun yüksek bir kule inşa ettirmek istemesi, Hz. Musa ve onun anlattıkları ile bir istihza olduğu gibi, köleleştirdiği zavallı halkına, Musa’nın tanrısının yeryüzüne değil gökyüzüne egemen olduğunu ve yeryüzünün hâkimiyetinin kendisine ait olduğunu anlatmak içindi. Gerçi Firavunun tanrı olmadığını kendisi de zavallı halkı da biliyordu ama tuğyan içindeki zorba düzeninin bozulmasını istemiyordu. Ve hükmettiği insanların tek sorumlusunun kendisi olduğunu iddia ediyordu. Nitekim Nâziât 79/24 ayetinde buyrulduğu gibi (Firavun toplumuna;) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” diyordu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa’nın ilâhına çıkar bakarım (!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan biri olduğunu sanıyorum” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ مَا عَلِمْتُ لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْر۪يۚ فَاَوْقِدْ ل۪ي يَا هَامَانُ عَلَى الطّ۪ينِ فَاجْعَلْ ل۪ي صَرْحًا لَعَلّ۪ٓي اَطَّلِعُ اِلٰٓى اِلٰهِ مُوسٰىۙ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-38c.mp3","commentary_text":"Firavunun yüksek bir kule inşa ettirmek istemesi, Hz. Musa ve onun anlattıkları ile bir istihza olduğu gibi, köleleştirdiği zavallı halkına, Musa’nın tanrısının yeryüzüne değil gökyüzüne egemen olduğunu ve yeryüzünün hâkimiyetinin kendisine ait olduğunu anlatmak içindi. Gerçi Firavunun tanrı olmadığını kendisi de zavallı halkı da biliyordu ama tuğyan içindeki zorba düzeninin bozulmasını istemiyordu. Ve hükmettiği insanların tek sorumlusunun kendisi olduğunu iddia ediyordu. Nitekim Nâziât 79/24 ayetinde buyrulduğu gibi (Firavun toplumuna;) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” diyordu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa’nın ilâhına çıkar bakarım (!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan biri olduğunu sanıyorum” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ مَا عَلِمْتُ لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْر۪يۚ فَاَوْقِدْ ل۪ي يَا هَامَانُ عَلَى الطّ۪ينِ فَاجْعَلْ ل۪ي صَرْحًا لَعَلّ۪ٓي اَطَّلِعُ اِلٰٓى اِلٰهِ مُوسٰىۙ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-37c.mp3","commentary_text":"Firavunun yüksek bir kule inşa ettirmek istemesi, Hz. Musa ve onun anlattıkları ile bir istihza olduğu gibi, köleleştirdiği zavallı halkına, Musa’nın tanrısının yeryüzüne değil gökyüzüne egemen olduğunu ve yeryüzünün hâkimiyetinin kendisine ait olduğunu anlatmak içindi. Gerçi Firavunun tanrı olmadığını kendisi de zavallı halkı da biliyordu ama tuğyan içindeki zorba düzeninin bozulmasını istemiyordu. Ve hükmettiği insanların tek sorumlusunun kendisi olduğunu iddia ediyordu. Nitekim Nâziât 79/24 ayetinde buyrulduğu gibi (Firavun toplumuna;) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” diyordu."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Firavun: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa’nın ilâhına çıkar bakarım (!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan biri olduğunu sanıyorum” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَاُ مَا عَلِمْتُ لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْر۪يۚ فَاَوْقِدْ ل۪ي يَا هَامَانُ عَلَى الطّ۪ينِ فَاجْعَلْ ل۪ي صَرْحًا لَعَلّ۪ٓي اَطَّلِعُ اِلٰٓى اِلٰهِ مُوسٰىۙ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-38c.mp3","commentary_text":"Firavunun yüksek bir kule inşa ettirmek istemesi, Hz. Musa ve onun anlattıkları ile bir istihza olduğu gibi, köleleştirdiği zavallı halkına, Musa’nın tanrısının yeryüzüne değil gökyüzüne egemen olduğunu ve yeryüzünün hâkimiyetinin kendisine ait olduğunu anlatmak içindi. Gerçi Firavunun tanrı olmadığını kendisi de zavallı halkı da biliyordu ama tuğyan içindeki zorba düzeninin bozulmasını istemiyordu. Ve hükmettiği insanların tek sorumlusunun kendisi olduğunu iddia ediyordu. Nitekim Nâziât 79/24 ayetinde buyrulduğu gibi (Firavun toplumuna;) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” diyordu."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Böylece o (Firavun) ve kurmayları ülkelerinde haksız yere büyüklük taslayıp serkeşlik zorbalık ederek iktidarda kaldılar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilmeyeceklerini zannettiler.","arabic_text":"وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Böylece o (Firavun) ve kurmayları ülkelerinde haksız yere büyüklük taslayıp serkeşlik zorbalık ederek iktidarda kaldılar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilmeyeceklerini zannettiler.","arabic_text":"وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Böylece o (Firavun) ve kurmayları ülkelerinde haksız yere büyüklük taslayıp serkeşlik zorbalık ederek iktidarda kaldılar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilmeyeceklerini zannettiler.","arabic_text":"وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Böylece o (Firavun) ve kurmayları ülkelerinde haksız yere büyüklük taslayıp serkeşlik zorbalık ederek iktidarda kaldılar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilmeyeceklerini zannettiler.","arabic_text":"وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ve bu yüzden onu ve onun buyruğunda olanları kıskıvrak yakalayıp denize gömdük (orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ve bu yüzden onu ve onun buyruğunda olanları kıskıvrak yakalayıp denize gömdük (orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ve bu yüzden onu ve onun buyruğunda olanları kıskıvrak yakalayıp denize gömdük (orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ve bu yüzden onu ve onun buyruğunda olanları kıskıvrak yakalayıp denize gömdük (orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Böylece biz onları (Allah’a meydan okuyan zalimleri) ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler (ve kötülüğün sembolleri) yaptık. (Onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak ve) kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir!","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Böylece biz onları (Allah’a meydan okuyan zalimleri) ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler (ve kötülüğün sembolleri) yaptık. (Onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak ve) kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir!","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Böylece biz onları (Allah’a meydan okuyan zalimleri) ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler (ve kötülüğün sembolleri) yaptık. (Onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak ve) kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir!","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Böylece biz onları (Allah’a meydan okuyan zalimleri) ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler (ve kötülüğün sembolleri) yaptık. (Onların yolundan gidenler de onlarla aynı sonu paylaşacak ve) kıyamet günü böylelerine asla yardım edilmeyecektir!","arabic_text":"وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Bu dünyada onlar hep lânete anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.","arabic_text":"وَاَتْبَعْنَاهُمْ ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةًۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Bu dünyada onlar hep lânete anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.","arabic_text":"وَاَتْبَعْنَاهُمْ ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةًۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Bu dünyada onlar hep lânete anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.","arabic_text":"وَاَتْبَعْنَاهُمْ ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةًۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Bu dünyada onlar hep lânete anılacaklar. Kıyamet gününde de onlar nefret edilen kimselerden olacaklardır.","arabic_text":"وَاَتْبَعْنَاهُمْ ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةًۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Andolsun ki biz ilk devir nesillerini (Nuh Hud Salih ve Lut’un kavimleri gibi nice toplumları yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettikten sonra Musa’ya düşünüp ibret alsınlar diye insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi bir rahmet olarak Kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَٓائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Andolsun ki biz ilk devir nesillerini (Nuh Hud Salih ve Lut’un kavimleri gibi nice toplumları yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettikten sonra Musa’ya düşünüp ibret alsınlar diye insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi bir rahmet olarak Kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَٓائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Andolsun ki biz ilk devir nesillerini (Nuh Hud Salih ve Lut’un kavimleri gibi nice toplumları yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettikten sonra Musa’ya düşünüp ibret alsınlar diye insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi bir rahmet olarak Kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَٓائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Andolsun ki biz ilk devir nesillerini (Nuh Hud Salih ve Lut’un kavimleri gibi nice toplumları yaptıkları kötülükler yüzünden) helak ettikten sonra Musa’ya düşünüp ibret alsınlar diye insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi bir rahmet olarak Kitabı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَٓائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz zaman sen mukaddes vadinin batı tarafında bulunmuyordun onu görenlerden de değildin.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الْغَرْبِيِّ اِذْ قَضَيْنَٓا اِلٰى مُوسَى الْاَمْرَ وَمَا كُنْتَ مِنَ الشَّاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Musa kıssasının Kur’an’ın dışında herhangi bir yolla Hz. Peygambere intikal etmiş olmayacağını gösteriyor. Yani bu bilgiler sana tamamen vahiy yoluyla gelmiştir. Yoksa sen bunları nereden ve nasıl bilecektin? Ayrıca hüküm içerikli diğer ayetler nasıl şüphe götürmez ve tartışılmaz derecede vahiy ürünü ise bu kıssada anlatılanlar da aynı derecede şüphe götürmez vahiy ürünüdür."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz zaman sen mukaddes vadinin batı tarafında bulunmuyordun onu görenlerden de değildin.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الْغَرْبِيِّ اِذْ قَضَيْنَٓا اِلٰى مُوسَى الْاَمْرَ وَمَا كُنْتَ مِنَ الشَّاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Musa kıssasının Kur’an’ın dışında herhangi bir yolla Hz. Peygambere intikal etmiş olmayacağını gösteriyor. Yani bu bilgiler sana tamamen vahiy yoluyla gelmiştir. Yoksa sen bunları nereden ve nasıl bilecektin? Ayrıca hüküm içerikli diğer ayetler nasıl şüphe götürmez ve tartışılmaz derecede vahiy ürünü ise bu kıssada anlatılanlar da aynı derecede şüphe götürmez vahiy ürünüdür."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz zaman sen mukaddes vadinin batı tarafında bulunmuyordun onu görenlerden de değildin.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الْغَرْبِيِّ اِذْ قَضَيْنَٓا اِلٰى مُوسَى الْاَمْرَ وَمَا كُنْتَ مِنَ الشَّاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Musa kıssasının Kur’an’ın dışında herhangi bir yolla Hz. Peygambere intikal etmiş olmayacağını gösteriyor. Yani bu bilgiler sana tamamen vahiy yoluyla gelmiştir. Yoksa sen bunları nereden ve nasıl bilecektin? Ayrıca hüküm içerikli diğer ayetler nasıl şüphe götürmez ve tartışılmaz derecede vahiy ürünü ise bu kıssada anlatılanlar da aynı derecede şüphe götürmez vahiy ürünüdür."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Musa’ya emrimizi vahyettiğimiz zaman sen mukaddes vadinin batı tarafında bulunmuyordun onu görenlerden de değildin.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الْغَرْبِيِّ اِذْ قَضَيْنَٓا اِلٰى مُوسَى الْاَمْرَ وَمَا كُنْتَ مِنَ الشَّاهِد۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"27/27-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Hz. Musa kıssasının Kur’an’ın dışında herhangi bir yolla Hz. Peygambere intikal etmiş olmayacağını gösteriyor. Yani bu bilgiler sana tamamen vahiy yoluyla gelmiştir. Yoksa sen bunları nereden ve nasıl bilecektin? Ayrıca hüküm içerikli diğer ayetler nasıl şüphe götürmez ve tartışılmaz derecede vahiy ürünü ise bu kıssada anlatılanlar da aynı derecede şüphe götürmez vahiy ürünüdür."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Fakat biz (Musa’dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.","arabic_text":"وَلٰكِنَّٓا اَنْشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۚ وَمَا كُنْتَ ثَاوِيًا ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۙ وَلٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Fakat biz (Musa’dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.","arabic_text":"وَلٰكِنَّٓا اَنْشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۚ وَمَا كُنْتَ ثَاوِيًا ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۙ وَلٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Fakat biz (Musa’dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.","arabic_text":"وَلٰكِنَّٓا اَنْشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۚ وَمَا كُنْتَ ثَاوِيًا ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۙ وَلٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Fakat biz (Musa’dan sonra) nice nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Ancak (bu bilgileri sana) gönderen biziz.","arabic_text":"وَلٰكِنَّٓا اَنْشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۚ وَمَا كُنْتَ ثَاوِيًا ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۙ وَلٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yine biz (Musa’ya) seslendiğimiz zaman Tur’un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak senden önce kendilerine (uzun zamandır) hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yine biz (Musa’ya) seslendiğimiz zaman Tur’un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak senden önce kendilerine (uzun zamandır) hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yine biz (Musa’ya) seslendiğimiz zaman Tur’un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak senden önce kendilerine (uzun zamandır) hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yine biz (Musa’ya) seslendiğimiz zaman Tur’un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak senden önce kendilerine (uzun zamandır) hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kendi yaptıkları (günahlar) yüzünden başlarına bir musibet gelip de: “Ey Rabbimiz! Bize bir resul gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve müminlerden olsaydık” demesinler diye seni resul olarak gönderdik.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kendi yaptıkları (günahlar) yüzünden başlarına bir musibet gelip de: “Ey Rabbimiz! Bize bir resul gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve müminlerden olsaydık” demesinler diye seni resul olarak gönderdik.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kendi yaptıkları (günahlar) yüzünden başlarına bir musibet gelip de: “Ey Rabbimiz! Bize bir resul gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve müminlerden olsaydık” demesinler diye seni resul olarak gönderdik.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kendi yaptıkları (günahlar) yüzünden başlarına bir musibet gelip de: “Ey Rabbimiz! Bize bir resul gönderseydin de ayetlerine uysaydık ve müminlerden olsaydık” demesinler diye seni resul olarak gönderdik.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Fakat onlara katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa’ya verilmiş olan (mucize)lerin bir benzeri verilmedi?” derler. Fakat böyleleri bundan önce Musa’ya verilen (bütün mucizeler)i de inkâr etmemişler miydi? (Nitekim şimdi de) “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği! Biz topunu birden reddediyoruz!” diyorlar.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠ وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-48c.mp3","commentary_text":"Maksatları inanmak olmayan ve sadece Hz. Muhammed’i zor duruma düşürmek isteyen bazı sözde Yahudiler, Hz. Muhammed’e haber göndererek, Hz. Musa’nın gösterdiği mucize gibi bir mucize göstermesini istedi. Oysa onlar Hz. Musa’yı da yalanlıyordu çünkü hem Hz. Musa’nın mucizesini istiyorlar hem de her ikisi için yani Hz. Muhammed’in ve Hz. Musa’nın getirdikleri için “birbirini destekleyen iki aldatmaca” diyorlardı. Kur’an, Yahudilerin bu tip tutarsızlıklara son verip ciddi olmalarını ve Hakka dönmelerini öneriyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Fakat onlara katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa’ya verilmiş olan (mucize)lerin bir benzeri verilmedi?” derler. Fakat böyleleri bundan önce Musa’ya verilen (bütün mucizeler)i de inkâr etmemişler miydi? (Nitekim şimdi de) “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği! Biz topunu birden reddediyoruz!” diyorlar.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠ وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-48c.mp3","commentary_text":"Maksatları inanmak olmayan ve sadece Hz. Muhammed’i zor duruma düşürmek isteyen bazı sözde Yahudiler, Hz. Muhammed’e haber göndererek, Hz. Musa’nın gösterdiği mucize gibi bir mucize göstermesini istedi. Oysa onlar Hz. Musa’yı da yalanlıyordu çünkü hem Hz. Musa’nın mucizesini istiyorlar hem de her ikisi için yani Hz. Muhammed’in ve Hz. Musa’nın getirdikleri için “birbirini destekleyen iki aldatmaca” diyorlardı. Kur’an, Yahudilerin bu tip tutarsızlıklara son verip ciddi olmalarını ve Hakka dönmelerini öneriyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Fakat onlara katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa’ya verilmiş olan (mucize)lerin bir benzeri verilmedi?” derler. Fakat böyleleri bundan önce Musa’ya verilen (bütün mucizeler)i de inkâr etmemişler miydi? (Nitekim şimdi de) “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği! Biz topunu birden reddediyoruz!” diyorlar.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠ وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-47c.mp3","commentary_text":"Maksatları inanmak olmayan ve sadece Hz. Muhammed’i zor duruma düşürmek isteyen bazı sözde Yahudiler, Hz. Muhammed’e haber göndererek, Hz. Musa’nın gösterdiği mucize gibi bir mucize göstermesini istedi. Oysa onlar Hz. Musa’yı da yalanlıyordu çünkü hem Hz. Musa’nın mucizesini istiyorlar hem de her ikisi için yani Hz. Muhammed’in ve Hz. Musa’nın getirdikleri için “birbirini destekleyen iki aldatmaca” diyorlardı. Kur’an, Yahudilerin bu tip tutarsızlıklara son verip ciddi olmalarını ve Hakka dönmelerini öneriyor."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Fakat onlara katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa’ya verilmiş olan (mucize)lerin bir benzeri verilmedi?” derler. Fakat böyleleri bundan önce Musa’ya verilen (bütün mucizeler)i de inkâr etmemişler miydi? (Nitekim şimdi de) “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği! Biz topunu birden reddediyoruz!” diyorlar.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠ وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-48c.mp3","commentary_text":"Maksatları inanmak olmayan ve sadece Hz. Muhammed’i zor duruma düşürmek isteyen bazı sözde Yahudiler, Hz. Muhammed’e haber göndererek, Hz. Musa’nın gösterdiği mucize gibi bir mucize göstermesini istedi. Oysa onlar Hz. Musa’yı da yalanlıyordu çünkü hem Hz. Musa’nın mucizesini istiyorlar hem de her ikisi için yani Hz. Muhammed’in ve Hz. Musa’nın getirdikleri için “birbirini destekleyen iki aldatmaca” diyorlardı. Kur’an, Yahudilerin bu tip tutarsızlıklara son verip ciddi olmalarını ve Hakka dönmelerini öneriyor."},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Sen de onlara) de ki: “(Demek Kur’an’ı da diğer ilahi kitapları da inkâr ediyorsunuz) Eğer iddianızda samimi iseniz Allah katından bu ikisinden (Tevrat ve Kur’an’dan) hidayete götürecek daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!”","arabic_text":"قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ هُوَ اَهْدٰى مِنْهُمَٓا اَتَّبِعْهُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Sen de onlara) de ki: “(Demek Kur’an’ı da diğer ilahi kitapları da inkâr ediyorsunuz) Eğer iddianızda samimi iseniz Allah katından bu ikisinden (Tevrat ve Kur’an’dan) hidayete götürecek daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!”","arabic_text":"قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ هُوَ اَهْدٰى مِنْهُمَٓا اَتَّبِعْهُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Sen de onlara) de ki: “(Demek Kur’an’ı da diğer ilahi kitapları da inkâr ediyorsunuz) Eğer iddianızda samimi iseniz Allah katından bu ikisinden (Tevrat ve Kur’an’dan) hidayete götürecek daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!”","arabic_text":"قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ هُوَ اَهْدٰى مِنْهُمَٓا اَتَّبِعْهُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Sen de onlara) de ki: “(Demek Kur’an’ı da diğer ilahi kitapları da inkâr ediyorsunuz) Eğer iddianızda samimi iseniz Allah katından bu ikisinden (Tevrat ve Kur’an’dan) hidayete götürecek daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!”","arabic_text":"قُلْ فَأْتُوا بِكِتَابٍ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ هُوَ اَهْدٰى مِنْهُمَٓا اَتَّبِعْهُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer (bu tartışmadan sonra) çağrına (makul) bir cevap vermezlerse artık bil ki onlar sadece kendi iğreti arzularına uyuyorlar. Allah tarafından doğru bir delil olmaksızın sırf kendi arzularına uyanlardan daha sapık kim olabilir? Şüphesiz ki Allah zulmü kendine yol edinen toplumu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ اَهْوَٓاءَهُمْۜ وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ هَوٰيهُ بِغَيْرِ هُدًى مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer (bu tartışmadan sonra) çağrına (makul) bir cevap vermezlerse artık bil ki onlar sadece kendi iğreti arzularına uyuyorlar. Allah tarafından doğru bir delil olmaksızın sırf kendi arzularına uyanlardan daha sapık kim olabilir? Şüphesiz ki Allah zulmü kendine yol edinen toplumu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ اَهْوَٓاءَهُمْۜ وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ هَوٰيهُ بِغَيْرِ هُدًى مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer (bu tartışmadan sonra) çağrına (makul) bir cevap vermezlerse artık bil ki onlar sadece kendi iğreti arzularına uyuyorlar. Allah tarafından doğru bir delil olmaksızın sırf kendi arzularına uyanlardan daha sapık kim olabilir? Şüphesiz ki Allah zulmü kendine yol edinen toplumu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ اَهْوَٓاءَهُمْۜ وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ هَوٰيهُ بِغَيْرِ هُدًى مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eğer (bu tartışmadan sonra) çağrına (makul) bir cevap vermezlerse artık bil ki onlar sadece kendi iğreti arzularına uyuyorlar. Allah tarafından doğru bir delil olmaksızın sırf kendi arzularına uyanlardan daha sapık kim olabilir? Şüphesiz ki Allah zulmü kendine yol edinen toplumu doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ اَهْوَٓاءَهُمْۜ وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ هَوٰيهُ بِغَيْرِ هُدًى مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz düşünüp öğüt alsınlar diye sözü (vahyi) birbiri ardınca (kesintisiz bir şekilde) ulaştırdık.","arabic_text":"وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-51c.mp3","commentary_text":"Kur’an ayetlerinin zamana, şartlara ve gündeme bağlı olarak tedrici bir şekilde inmesi hem iyi anlaşılması hem hayata geçirilmesinin daha kolay olması hem de kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere cevap verebilmesi bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz düşünüp öğüt alsınlar diye sözü (vahyi) birbiri ardınca (kesintisiz bir şekilde) ulaştırdık.","arabic_text":"وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-51c.mp3","commentary_text":"Kur’an ayetlerinin zamana, şartlara ve gündeme bağlı olarak tedrici bir şekilde inmesi hem iyi anlaşılması hem hayata geçirilmesinin daha kolay olması hem de kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere cevap verebilmesi bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz düşünüp öğüt alsınlar diye sözü (vahyi) birbiri ardınca (kesintisiz bir şekilde) ulaştırdık.","arabic_text":"وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-51c.mp3","commentary_text":"Kur’an ayetlerinin zamana, şartlara ve gündeme bağlı olarak tedrici bir şekilde inmesi hem iyi anlaşılması hem hayata geçirilmesinin daha kolay olması hem de kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere cevap verebilmesi bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki biz düşünüp öğüt alsınlar diye sözü (vahyi) birbiri ardınca (kesintisiz bir şekilde) ulaştırdık.","arabic_text":"وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-50c.mp3","commentary_text":"Kur’an ayetlerinin zamana, şartlara ve gündeme bağlı olarak tedrici bir şekilde inmesi hem iyi anlaşılması hem hayata geçirilmesinin daha kolay olması hem de kıyamete kadar cereyan edecek hadiselere cevap verebilmesi bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kendilerine bu (Kur’an)dan önce kitap verdiğimiz kimselere gelince onlardan samimi ve insaflı olanlar bu Kur’an’a da derhal inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kendilerine bu (Kur’an)dan önce kitap verdiğimiz kimselere gelince onlardan samimi ve insaflı olanlar bu Kur’an’a da derhal inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kendilerine bu (Kur’an)dan önce kitap verdiğimiz kimselere gelince onlardan samimi ve insaflı olanlar bu Kur’an’a da derhal inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Kendilerine bu (Kur’an)dan önce kitap verdiğimiz kimselere gelince onlardan samimi ve insaflı olanlar bu Kur’an’a da derhal inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Kur’an kendilerine okunduğu zaman: “Ona inandık şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na (Allah’a) yürekten boyun eğen kimselerdik (Müslümandık)!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-53c.mp3","commentary_text":"“Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na yürekten boyun eğen kimselerdik!” ifadesi, Tevrat ve İncil’i iyi bilen, tevhid ilkesini bozmadan Allah’a inanan Hz. Musa’yı ve İsa’yı Allah’ın elçisi ve kulu olarak kabul eden Yahudi ve Hıristiyanları işaret etmektedir. “Biz zaten Müslümandık” ifadesi “Müslüman” teriminin kendi zamanlarında tüm vahiylere iman etmiş kimseleri kapsadığını ve Allah’ın dininin tek ve adının “İslâm” olduğunu ve bu dine mensup kimselerin de “Müslüman” olduğunu göstermektedir. Ancak Müslüman olmanın şartının da Allah’a kayıtsız şartsız itaat etmek ve onun emirleri doğrultusunda yaşamak olduğunu bilmek gerekir. Onun için Müslüman olmanın şartını beşe indirgemek diye bir şey asla söz konusu bile olamaz. Vahiy ile emredilen bütün öğretilerin kabul edilmesi ve hayata geçirilmesi Müslüman olmanın şartıdır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Kur’an kendilerine okunduğu zaman: “Ona inandık şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na (Allah’a) yürekten boyun eğen kimselerdik (Müslümandık)!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-53c.mp3","commentary_text":"“Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na yürekten boyun eğen kimselerdik!” ifadesi, Tevrat ve İncil’i iyi bilen, tevhid ilkesini bozmadan Allah’a inanan Hz. Musa’yı ve İsa’yı Allah’ın elçisi ve kulu olarak kabul eden Yahudi ve Hıristiyanları işaret etmektedir. “Biz zaten Müslümandık” ifadesi “Müslüman” teriminin kendi zamanlarında tüm vahiylere iman etmiş kimseleri kapsadığını ve Allah’ın dininin tek ve adının “İslâm” olduğunu ve bu dine mensup kimselerin de “Müslüman” olduğunu göstermektedir. Ancak Müslüman olmanın şartının da Allah’a kayıtsız şartsız itaat etmek ve onun emirleri doğrultusunda yaşamak olduğunu bilmek gerekir. Onun için Müslüman olmanın şartını beşe indirgemek diye bir şey asla söz konusu bile olamaz. Vahiy ile emredilen bütün öğretilerin kabul edilmesi ve hayata geçirilmesi Müslüman olmanın şartıdır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Kur’an kendilerine okunduğu zaman: “Ona inandık şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na (Allah’a) yürekten boyun eğen kimselerdik (Müslümandık)!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-53c.mp3","commentary_text":"“Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na yürekten boyun eğen kimselerdik!” ifadesi, Tevrat ve İncil’i iyi bilen, tevhid ilkesini bozmadan Allah’a inanan Hz. Musa’yı ve İsa’yı Allah’ın elçisi ve kulu olarak kabul eden Yahudi ve Hıristiyanları işaret etmektedir. “Biz zaten Müslümandık” ifadesi “Müslüman” teriminin kendi zamanlarında tüm vahiylere iman etmiş kimseleri kapsadığını ve Allah’ın dininin tek ve adının “İslâm” olduğunu ve bu dine mensup kimselerin de “Müslüman” olduğunu göstermektedir. Ancak Müslüman olmanın şartının da Allah’a kayıtsız şartsız itaat etmek ve onun emirleri doğrultusunda yaşamak olduğunu bilmek gerekir. Onun için Müslüman olmanın şartını beşe indirgemek diye bir şey asla söz konusu bile olamaz. Vahiy ile emredilen bütün öğretilerin kabul edilmesi ve hayata geçirilmesi Müslüman olmanın şartıdır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Kur’an kendilerine okunduğu zaman: “Ona inandık şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na (Allah’a) yürekten boyun eğen kimselerdik (Müslümandık)!” derler.","arabic_text":"وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-52c.mp3","commentary_text":"“Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O’na yürekten boyun eğen kimselerdik!” ifadesi, Tevrat ve İncil’i iyi bilen, tevhid ilkesini bozmadan Allah’a inanan Hz. Musa’yı ve İsa’yı Allah’ın elçisi ve kulu olarak kabul eden Yahudi ve Hıristiyanları işaret etmektedir. “Biz zaten Müslümandık” ifadesi “Müslüman” teriminin kendi zamanlarında tüm vahiylere iman etmiş kimseleri kapsadığını ve Allah’ın dininin tek ve adının “İslâm” olduğunu ve bu dine mensup kimselerin de “Müslüman” olduğunu göstermektedir. Ancak Müslüman olmanın şartının da Allah’a kayıtsız şartsız itaat etmek ve onun emirleri doğrultusunda yaşamak olduğunu bilmek gerekir. Onun için Müslüman olmanın şartını beşe indirgemek diye bir şey asla söz konusu bile olamaz. Vahiy ile emredilen bütün öğretilerin kabul edilmesi ve hayata geçirilmesi Müslüman olmanın şartıdır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte onlara sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında mükâfatları iki kez verilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-54c.mp3","commentary_text":"Onlar içinde yaşadıkları kültürün ve geleneksel yaşam tarzının etkisine rağmen Allah’ın gönderdiği önceki ve sonraki mesajlara yürekten inandıkları ve bu mesajların gereklerini yerine getirdikleri için mükafatları kendilerine iki kat verilecektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte onlara sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında mükâfatları iki kez verilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-54c.mp3","commentary_text":"Onlar içinde yaşadıkları kültürün ve geleneksel yaşam tarzının etkisine rağmen Allah’ın gönderdiği önceki ve sonraki mesajlara yürekten inandıkları ve bu mesajların gereklerini yerine getirdikleri için mükafatları kendilerine iki kat verilecektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte onlara sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında mükâfatları iki kez verilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-54c.mp3","commentary_text":"Onlar içinde yaşadıkları kültürün ve geleneksel yaşam tarzının etkisine rağmen Allah’ın gönderdiği önceki ve sonraki mesajlara yürekten inandıkları ve bu mesajların gereklerini yerine getirdikleri için mükafatları kendilerine iki kat verilecektir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte onlara sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında mükâfatları iki kez verilecektir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-53c.mp3","commentary_text":"Onlar içinde yaşadıkları kültürün ve geleneksel yaşam tarzının etkisine rağmen Allah’ın gönderdiği önceki ve sonraki mesajlara yürekten inandıkları ve bu mesajların gereklerini yerine getirdikleri için mükafatları kendilerine iki kat verilecektir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlar ki boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip: “Bizim yaptıklarımızın hesabını biz vereceğiz sizin yaptıklarınızın hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun. Biz (doğru ile yanlışı ayırt edemeyen) cahillerle arkadaşlık etmeyiz” derler.","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-55c.mp3","commentary_text":"“Size selam olsun” söylemi; “bizden uzak durun, yolunuz açık olsun, Allah size hidayet lütfetsin, siz yolunuza, biz yolumuza” demektir. Yani hırsıyla hareket eden, tutarsız ve saygısız davranan, Allah’tan uzak, doğrudan gafil olan kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz; siz kendi hayatınızı yaşayın, biz de kendi inandıklarımızı yaşayalım anlamındadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlar ki boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip: “Bizim yaptıklarımızın hesabını biz vereceğiz sizin yaptıklarınızın hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun. Biz (doğru ile yanlışı ayırt edemeyen) cahillerle arkadaşlık etmeyiz” derler.","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-55c.mp3","commentary_text":"“Size selam olsun” söylemi; “bizden uzak durun, yolunuz açık olsun, Allah size hidayet lütfetsin, siz yolunuza, biz yolumuza” demektir. Yani hırsıyla hareket eden, tutarsız ve saygısız davranan, Allah’tan uzak, doğrudan gafil olan kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz; siz kendi hayatınızı yaşayın, biz de kendi inandıklarımızı yaşayalım anlamındadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlar ki boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip: “Bizim yaptıklarımızın hesabını biz vereceğiz sizin yaptıklarınızın hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun. Biz (doğru ile yanlışı ayırt edemeyen) cahillerle arkadaşlık etmeyiz” derler.","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-55c.mp3","commentary_text":"“Size selam olsun” söylemi; “bizden uzak durun, yolunuz açık olsun, Allah size hidayet lütfetsin, siz yolunuza, biz yolumuza” demektir. Yani hırsıyla hareket eden, tutarsız ve saygısız davranan, Allah’tan uzak, doğrudan gafil olan kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz; siz kendi hayatınızı yaşayın, biz de kendi inandıklarımızı yaşayalım anlamındadır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onlar ki boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip: “Bizim yaptıklarımızın hesabını biz vereceğiz sizin yaptıklarınızın hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun. Biz (doğru ile yanlışı ayırt edemeyen) cahillerle arkadaşlık etmeyiz” derler.","arabic_text":"وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-54c.mp3","commentary_text":"“Size selam olsun” söylemi; “bizden uzak durun, yolunuz açık olsun, Allah size hidayet lütfetsin, siz yolunuza, biz yolumuza” demektir. Yani hırsıyla hareket eden, tutarsız ve saygısız davranan, Allah’tan uzak, doğrudan gafil olan kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz; siz kendi hayatınızı yaşayın, biz de kendi inandıklarımızı yaşayalım anlamındadır."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah dileyen kimseyi (iyi niyet ve gayretine göre) doğru yola eriştirir. O doğru yola erişecek olanları daha iyi bilir.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":["42/52"],"audio_path":"27/27-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin amcası Ebu Talip, son saatlerini yaşıyordu. Peygamberimiz onu ziyaret ederek tevhid inancı üzere ölmesini sağlamak için ondan Müslüman olmasını istiyordu. Fakat Ebu Cehil ’in baskısından ve Kureyş halkının kendini kınamasından korktuğu için Hz. Peygamberin bu talebini yerine getirememişti. Hz. Peygamber, çok sevdiği, zor zamanlarda ciddi desteğini gördüğü amcasının bu durumuna çok üzüldü. Bunun üzerine hem Sünnetüllah’ın hatırlatılması ve hem de Hz. Muhammed’in teselli edilmesi için bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah dileyen kimseyi (iyi niyet ve gayretine göre) doğru yola eriştirir. O doğru yola erişecek olanları daha iyi bilir.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":["42/52"],"audio_path":"27/27-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin amcası Ebu Talip, son saatlerini yaşıyordu. Peygamberimiz onu ziyaret ederek tevhid inancı üzere ölmesini sağlamak için ondan Müslüman olmasını istiyordu. Fakat Ebu Cehil ’in baskısından ve Kureyş halkının kendini kınamasından korktuğu için Hz. Peygamberin bu talebini yerine getirememişti. Hz. Peygamber, çok sevdiği, zor zamanlarda ciddi desteğini gördüğü amcasının bu durumuna çok üzüldü. Bunun üzerine hem Sünnetüllah’ın hatırlatılması ve hem de Hz. Muhammed’in teselli edilmesi için bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah dileyen kimseyi (iyi niyet ve gayretine göre) doğru yola eriştirir. O doğru yola erişecek olanları daha iyi bilir.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":["42/52"],"audio_path":"27/27-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-56c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin amcası Ebu Talip, son saatlerini yaşıyordu. Peygamberimiz onu ziyaret ederek tevhid inancı üzere ölmesini sağlamak için ondan Müslüman olmasını istiyordu. Fakat Ebu Cehil ’in baskısından ve Kureyş halkının kendini kınamasından korktuğu için Hz. Peygamberin bu talebini yerine getirememişti. Hz. Peygamber, çok sevdiği, zor zamanlarda ciddi desteğini gördüğü amcasının bu durumuna çok üzüldü. Bunun üzerine hem Sünnetüllah’ın hatırlatılması ve hem de Hz. Muhammed’in teselli edilmesi için bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah dileyen kimseyi (iyi niyet ve gayretine göre) doğru yola eriştirir. O doğru yola erişecek olanları daha iyi bilir.","arabic_text":"اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":["42/52"],"audio_path":"27/27-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-55c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin amcası Ebu Talip, son saatlerini yaşıyordu. Peygamberimiz onu ziyaret ederek tevhid inancı üzere ölmesini sağlamak için ondan Müslüman olmasını istiyordu. Fakat Ebu Cehil ’in baskısından ve Kureyş halkının kendini kınamasından korktuğu için Hz. Peygamberin bu talebini yerine getirememişti. Hz. Peygamber, çok sevdiği, zor zamanlarda ciddi desteğini gördüğü amcasının bu durumuna çok üzüldü. Bunun üzerine hem Sünnetüllah’ın hatırlatılması ve hem de Hz. Muhammed’in teselli edilmesi için bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar:) “Biz seninle beraber hidayete uyacak olursak yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün toplanıp getirildiği güvenli dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (verilen bu nimetin kıymetini) bilmezler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ نَتَّبِعِ الْهُدٰى مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ اَرْضِنَاۜ اَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ حَرَمًا اٰمِنًا يُجْبٰٓى اِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَيْءٍ رِزْقًا مِنْ لَدُنَّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/272","12/103"],"audio_path":"27/27-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar:) “Biz seninle beraber hidayete uyacak olursak yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün toplanıp getirildiği güvenli dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (verilen bu nimetin kıymetini) bilmezler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ نَتَّبِعِ الْهُدٰى مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ اَرْضِنَاۜ اَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ حَرَمًا اٰمِنًا يُجْبٰٓى اِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَيْءٍ رِزْقًا مِنْ لَدُنَّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/272","12/103"],"audio_path":"27/27-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar:) “Biz seninle beraber hidayete uyacak olursak yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün toplanıp getirildiği güvenli dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (verilen bu nimetin kıymetini) bilmezler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ نَتَّبِعِ الْهُدٰى مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ اَرْضِنَاۜ اَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ حَرَمًا اٰمِنًا يُجْبٰٓى اِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَيْءٍ رِزْقًا مِنْ لَدُنَّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/272","12/103"],"audio_path":"27/27-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Onlar:) “Biz seninle beraber hidayete uyacak olursak yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün toplanıp getirildiği güvenli dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (verilen bu nimetin kıymetini) bilmezler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ نَتَّبِعِ الْهُدٰى مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ اَرْضِنَاۜ اَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ حَرَمًا اٰمِنًا يُجْبٰٓى اِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَيْءٍ رِزْقًا مِنْ لَدُنَّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":["2/272","12/103"],"audio_path":"27/27-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Oysa biz varlık ve refahtan ötürü şımarıp azmış nice toplumları helak ettik. İşte onların yaşadıkları yerler! Onlardan sonra oralarda pek az insanın dışında kimse yerleşmedi. Onların tamamına biz varis olduk (çünkü herkes göçüp gittikten sonra ebediyen kalacak olan yalnızca biziz).","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَع۪يشَتَهَاۚ فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَل۪يلًاۜ وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Oysa biz varlık ve refahtan ötürü şımarıp azmış nice toplumları helak ettik. İşte onların yaşadıkları yerler! Onlardan sonra oralarda pek az insanın dışında kimse yerleşmedi. Onların tamamına biz varis olduk (çünkü herkes göçüp gittikten sonra ebediyen kalacak olan yalnızca biziz).","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَع۪يشَتَهَاۚ فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَل۪يلًاۜ وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Oysa biz varlık ve refahtan ötürü şımarıp azmış nice toplumları helak ettik. İşte onların yaşadıkları yerler! Onlardan sonra oralarda pek az insanın dışında kimse yerleşmedi. Onların tamamına biz varis olduk (çünkü herkes göçüp gittikten sonra ebediyen kalacak olan yalnızca biziz).","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَع۪يشَتَهَاۚ فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَل۪يلًاۜ وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Oysa biz varlık ve refahtan ötürü şımarıp azmış nice toplumları helak ettik. İşte onların yaşadıkları yerler! Onlardan sonra oralarda pek az insanın dışında kimse yerleşmedi. Onların tamamına biz varis olduk (çünkü herkes göçüp gittikten sonra ebediyen kalacak olan yalnızca biziz).","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَع۪يشَتَهَاۚ فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَل۪يلًاۜ وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِث۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Bununla birlikte yine de senin Rabbin hiçbir memleketi/medeniyeti ana merkezlerine kendilerine mesajlarımızı okuyup açıklayacak bir elçi göndermedikçe helâk etmez. Ve zaten Biz hiçbir toplumu fertleri birbirlerine zulmetmedikçe helâk etmeyiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ","related_links":["17/15","42/7","46/27"],"audio_path":"27/27-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Bununla birlikte yine de senin Rabbin hiçbir memleketi/medeniyeti ana merkezlerine kendilerine mesajlarımızı okuyup açıklayacak bir elçi göndermedikçe helâk etmez. Ve zaten Biz hiçbir toplumu fertleri birbirlerine zulmetmedikçe helâk etmeyiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ","related_links":["17/15","42/7","46/27"],"audio_path":"27/27-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Bununla birlikte yine de senin Rabbin hiçbir memleketi/medeniyeti ana merkezlerine kendilerine mesajlarımızı okuyup açıklayacak bir elçi göndermedikçe helâk etmez. Ve zaten Biz hiçbir toplumu fertleri birbirlerine zulmetmedikçe helâk etmeyiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ","related_links":["17/15","42/7","46/27"],"audio_path":"27/27-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Bununla birlikte yine de senin Rabbin hiçbir memleketi/medeniyeti ana merkezlerine kendilerine mesajlarımızı okuyup açıklayacak bir elçi göndermedikçe helâk etmez. Ve zaten Biz hiçbir toplumu fertleri birbirlerine zulmetmedikçe helâk etmeyiz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ","related_links":["17/15","42/7","46/27"],"audio_path":"27/27-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Size verilen her şey dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah’ın katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَز۪ينَتُهَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Size verilen her şey dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah’ın katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَز۪ينَتُهَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Size verilen her şey dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah’ın katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَز۪ينَتُهَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Size verilen her şey dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah’ın katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَز۪ينَتُهَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve sonunda o vaade (cennete) kavuşan kimsenin durumu kendisine dünya hayatının tadımlık hazlarını tattırdığımız ve sonra kıyamet günü (azap görmek üzere) huzura getirilen kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ وَعَدْنَاهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَاق۪يهِ كَمَنْ مَتَّعْنَاهُ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve sonunda o vaade (cennete) kavuşan kimsenin durumu kendisine dünya hayatının tadımlık hazlarını tattırdığımız ve sonra kıyamet günü (azap görmek üzere) huzura getirilen kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ وَعَدْنَاهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَاق۪يهِ كَمَنْ مَتَّعْنَاهُ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve sonunda o vaade (cennete) kavuşan kimsenin durumu kendisine dünya hayatının tadımlık hazlarını tattırdığımız ve sonra kıyamet günü (azap görmek üzere) huzura getirilen kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ وَعَدْنَاهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَاق۪يهِ كَمَنْ مَتَّعْنَاهُ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve sonunda o vaade (cennete) kavuşan kimsenin durumu kendisine dünya hayatının tadımlık hazlarını tattırdığımız ve sonra kıyamet günü (azap görmek üzere) huzura getirilen kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ وَعَدْنَاهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَاق۪يهِ كَمَنْ مَتَّعْنَاهُ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah o gün onlara (şöyle) seslenecek: “Bana eş olarak kurguladığınız (beşerî otoriteler himmetine güvendiğiniz şefaatini umduğunuz önderler servetiniz şöhretiniz evlatlarınız yok olup gitmeyeceğini sandığınız saraylarınız putlaştırdığınız makamlarınız) nerededir?” Bkz.2/167 16/27 34/22 37/22-24","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah o gün onlara (şöyle) seslenecek: “Bana eş olarak kurguladığınız (beşerî otoriteler himmetine güvendiğiniz şefaatini umduğunuz önderler servetiniz şöhretiniz evlatlarınız yok olup gitmeyeceğini sandığınız saraylarınız putlaştırdığınız makamlarınız) nerededir?” Bkz.2/167 16/27 34/22 37/22-24","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah o gün onlara (şöyle) seslenecek: “Bana eş olarak kurguladığınız (beşerî otoriteler himmetine güvendiğiniz şefaatini umduğunuz önderler servetiniz şöhretiniz evlatlarınız yok olup gitmeyeceğini sandığınız saraylarınız putlaştırdığınız makamlarınız) nerededir?” Bkz.2/167 16/27 34/22 37/22-24","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah o gün onlara (şöyle) seslenecek: “Bana eş olarak kurguladığınız (beşerî otoriteler himmetine güvendiğiniz şefaatini umduğunuz önderler servetiniz şöhretiniz evlatlarınız yok olup gitmeyeceğini sandığınız saraylarınız putlaştırdığınız makamlarınız) nerededir?” Bkz.2/167 16/27 34/22 37/22-24","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Bunun üzerine) haklarında azap hükmü gerçekleşen (o saptırıcı önder)ler: “Ey Rabbimiz! İşte bunları sapıklığa sürükleyen biziz. Evet biz kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık (fakat onlar da kendi iradeleriyle peşimizden geldi). Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyor (kendi istek ve arzularına tapıyor)lardı” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ","related_links":["25/43","10/28"],"audio_path":"27/27-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-63c.mp3","commentary_text":"Yani; bizden öncekiler yanlış dini telkinlerle bizi nasıl yoldan çıkardılarsa, biz de atalarımızdan devraldığımız şekilde, hurafelerle ve yanlış dini telkinlerle onları öylece yoldan çıkardık. Üstelik onları yoldan çıkarabilmek için senin dinini de olduğundan farklı aktardık."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Bunun üzerine) haklarında azap hükmü gerçekleşen (o saptırıcı önder)ler: “Ey Rabbimiz! İşte bunları sapıklığa sürükleyen biziz. Evet biz kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık (fakat onlar da kendi iradeleriyle peşimizden geldi). Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyor (kendi istek ve arzularına tapıyor)lardı” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ","related_links":["25/43","10/28"],"audio_path":"27/27-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-63c.mp3","commentary_text":"Yani; bizden öncekiler yanlış dini telkinlerle bizi nasıl yoldan çıkardılarsa, biz de atalarımızdan devraldığımız şekilde, hurafelerle ve yanlış dini telkinlerle onları öylece yoldan çıkardık. Üstelik onları yoldan çıkarabilmek için senin dinini de olduğundan farklı aktardık."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Bunun üzerine) haklarında azap hükmü gerçekleşen (o saptırıcı önder)ler: “Ey Rabbimiz! İşte bunları sapıklığa sürükleyen biziz. Evet biz kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık (fakat onlar da kendi iradeleriyle peşimizden geldi). Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyor (kendi istek ve arzularına tapıyor)lardı” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ","related_links":["25/43","10/28"],"audio_path":"27/27-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-63c.mp3","commentary_text":"Yani; bizden öncekiler yanlış dini telkinlerle bizi nasıl yoldan çıkardılarsa, biz de atalarımızdan devraldığımız şekilde, hurafelerle ve yanlış dini telkinlerle onları öylece yoldan çıkardık. Üstelik onları yoldan çıkarabilmek için senin dinini de olduğundan farklı aktardık."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Bunun üzerine) haklarında azap hükmü gerçekleşen (o saptırıcı önder)ler: “Ey Rabbimiz! İşte bunları sapıklığa sürükleyen biziz. Evet biz kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık (fakat onlar da kendi iradeleriyle peşimizden geldi). Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyor (kendi istek ve arzularına tapıyor)lardı” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ","related_links":["25/43","10/28"],"audio_path":"27/27-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-62c.mp3","commentary_text":"Yani; bizden öncekiler yanlış dini telkinlerle bizi nasıl yoldan çıkardılarsa, biz de atalarımızdan devraldığımız şekilde, hurafelerle ve yanlış dini telkinlerle onları öylece yoldan çıkardık. Üstelik onları yoldan çıkarabilmek için senin dinini de olduğundan farklı aktardık."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Sonra (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!","arabic_text":"وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Sonra (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!","arabic_text":"وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Sonra (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!","arabic_text":"وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Sonra (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah’a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!","arabic_text":"وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün böylelerine seslenilip: “Size gönderilen elçilere nasıl bir tepki gösterdiniz?” diye sorulacak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün böylelerine seslenilip: “Size gönderilen elçilere nasıl bir tepki gösterdiniz?” diye sorulacak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün böylelerine seslenilip: “Size gönderilen elçilere nasıl bir tepki gösterdiniz?” diye sorulacak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün böylelerine seslenilip: “Size gönderilen elçilere nasıl bir tepki gösterdiniz?” diye sorulacak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ne var ki o gün geçmişte olup bitenler hakkında açıklama yapmak için önlerindeki bütün yolların kapalı olduğunu görecekler ve bu konuda birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklar.","arabic_text":"فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ الْاَنْبَٓاءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ne var ki o gün geçmişte olup bitenler hakkında açıklama yapmak için önlerindeki bütün yolların kapalı olduğunu görecekler ve bu konuda birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklar.","arabic_text":"فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ الْاَنْبَٓاءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ne var ki o gün geçmişte olup bitenler hakkında açıklama yapmak için önlerindeki bütün yolların kapalı olduğunu görecekler ve bu konuda birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklar.","arabic_text":"فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ الْاَنْبَٓاءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Ne var ki o gün geçmişte olup bitenler hakkında açıklama yapmak için önlerindeki bütün yolların kapalı olduğunu görecekler ve bu konuda birbirlerine de herhangi bir şey soramayacaklar.","arabic_text":"فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ الْاَنْبَٓاءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ancak kim (bu dünyada) pişman olup doğru yola döner ve inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarsa böyle birinin kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَعَسٰٓى اَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُفْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-67c.mp3","commentary_text":"Gerek Müslüman olmadan önce yaptığı kötülüklere Müslüman olduktan sonra tevbe ederek ve gerekse Müslüman olduğu halde yaptığı yanlışlardan dönüş yaparak samimi niyet ve gayretle faydalı işler yapan, iyiliğin ve adaletin hâkim olması ve kötülüğün engellenmesi için çalışan erdemli insanlar umulur ki kurtuluşa erecektir. “İnananlar (ve imanın gereklerini yerine getirenler) gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.” (Mü’minun 23/1)"},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ancak kim (bu dünyada) pişman olup doğru yola döner ve inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarsa böyle birinin kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَعَسٰٓى اَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُفْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-67c.mp3","commentary_text":"Gerek Müslüman olmadan önce yaptığı kötülüklere Müslüman olduktan sonra tevbe ederek ve gerekse Müslüman olduğu halde yaptığı yanlışlardan dönüş yaparak samimi niyet ve gayretle faydalı işler yapan, iyiliğin ve adaletin hâkim olması ve kötülüğün engellenmesi için çalışan erdemli insanlar umulur ki kurtuluşa erecektir. “İnananlar (ve imanın gereklerini yerine getirenler) gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.” (Mü’minun 23/1)"},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ancak kim (bu dünyada) pişman olup doğru yola döner ve inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarsa böyle birinin kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَعَسٰٓى اَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُفْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-67c.mp3","commentary_text":"Gerek Müslüman olmadan önce yaptığı kötülüklere Müslüman olduktan sonra tevbe ederek ve gerekse Müslüman olduğu halde yaptığı yanlışlardan dönüş yaparak samimi niyet ve gayretle faydalı işler yapan, iyiliğin ve adaletin hâkim olması ve kötülüğün engellenmesi için çalışan erdemli insanlar umulur ki kurtuluşa erecektir. “İnananlar (ve imanın gereklerini yerine getirenler) gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.” (Mü’minun 23/1)"},{"verse_number":"67","turkish_text":"Ancak kim (bu dünyada) pişman olup doğru yola döner ve inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyarsa böyle birinin kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَعَسٰٓى اَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُفْلِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-66.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-66c.mp3","commentary_text":"Gerek Müslüman olmadan önce yaptığı kötülüklere Müslüman olduktan sonra tevbe ederek ve gerekse Müslüman olduğu halde yaptığı yanlışlardan dönüş yaparak samimi niyet ve gayretle faydalı işler yapan, iyiliğin ve adaletin hâkim olması ve kötülüğün engellenmesi için çalışan erdemli insanlar umulur ki kurtuluşa erecektir. “İnananlar (ve imanın gereklerini yerine getirenler) gerçekten kurtuluşa ereceklerdir.” (Mü’minun 23/1)"},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbin dilediğini yaratır ve (elçi olarak) seçer. Onların (elçi) seçme hakkı yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her varlığın mutlak olarak üstündedir!","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-68c.mp3","commentary_text":"“Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer.” Yani, kimi yaratacağına ve yaratılanlardan kimin peygamber olacağına Allah karar verir. Peygamberler seçimle değil, atamayla gelir. Bu atama tamamıyla Allah’ın tasarrufundadır. Bu konuda insanların söz ve seçim hakkı yoktur. Hz. Muhammed’in peygamberliği konusunda dedikodu yapan müşrikler kendi aralarında Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğire veya Tâif’in ileri gelenlerinden Urve es-Sakafî gibi soylu ve itibarlı büyük adamlar dururken peygamberliğin Hz. Muhammed’e verilmesinin yanlış olduğunu konuşuyorlardı. “Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler. (Zuhruf 43/31) Kaldı ki Hz. Muhammed soy itibariyle de onların ortaya attığı isimlerden çok ilerdeydi. Sadece anneden öksüz babadan yetim kalmıştı, onlar gibi zengin de değildi ama hem güvenilir hem de saygın bir kişiliğe sahipti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbin dilediğini yaratır ve (elçi olarak) seçer. Onların (elçi) seçme hakkı yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her varlığın mutlak olarak üstündedir!","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-68c.mp3","commentary_text":"“Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer.” Yani, kimi yaratacağına ve yaratılanlardan kimin peygamber olacağına Allah karar verir. Peygamberler seçimle değil, atamayla gelir. Bu atama tamamıyla Allah’ın tasarrufundadır. Bu konuda insanların söz ve seçim hakkı yoktur. Hz. Muhammed’in peygamberliği konusunda dedikodu yapan müşrikler kendi aralarında Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğire veya Tâif’in ileri gelenlerinden Urve es-Sakafî gibi soylu ve itibarlı büyük adamlar dururken peygamberliğin Hz. Muhammed’e verilmesinin yanlış olduğunu konuşuyorlardı. “Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler. (Zuhruf 43/31) Kaldı ki Hz. Muhammed soy itibariyle de onların ortaya attığı isimlerden çok ilerdeydi. Sadece anneden öksüz babadan yetim kalmıştı, onlar gibi zengin de değildi ama hem güvenilir hem de saygın bir kişiliğe sahipti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbin dilediğini yaratır ve (elçi olarak) seçer. Onların (elçi) seçme hakkı yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her varlığın mutlak olarak üstündedir!","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-68c.mp3","commentary_text":"“Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer.” Yani, kimi yaratacağına ve yaratılanlardan kimin peygamber olacağına Allah karar verir. Peygamberler seçimle değil, atamayla gelir. Bu atama tamamıyla Allah’ın tasarrufundadır. Bu konuda insanların söz ve seçim hakkı yoktur. Hz. Muhammed’in peygamberliği konusunda dedikodu yapan müşrikler kendi aralarında Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğire veya Tâif’in ileri gelenlerinden Urve es-Sakafî gibi soylu ve itibarlı büyük adamlar dururken peygamberliğin Hz. Muhammed’e verilmesinin yanlış olduğunu konuşuyorlardı. “Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler. (Zuhruf 43/31) Kaldı ki Hz. Muhammed soy itibariyle de onların ortaya attığı isimlerden çok ilerdeydi. Sadece anneden öksüz babadan yetim kalmıştı, onlar gibi zengin de değildi ama hem güvenilir hem de saygın bir kişiliğe sahipti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"68","turkish_text":"Rabbin dilediğini yaratır ve (elçi olarak) seçer. Onların (elçi) seçme hakkı yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her varlığın mutlak olarak üstündedir!","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-67.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-67c.mp3","commentary_text":"“Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer.” Yani, kimi yaratacağına ve yaratılanlardan kimin peygamber olacağına Allah karar verir. Peygamberler seçimle değil, atamayla gelir. Bu atama tamamıyla Allah’ın tasarrufundadır. Bu konuda insanların söz ve seçim hakkı yoktur. Hz. Muhammed’in peygamberliği konusunda dedikodu yapan müşrikler kendi aralarında Mekke’nin zenginlerinden Velid b. Muğire veya Tâif’in ileri gelenlerinden Urve es-Sakafî gibi soylu ve itibarlı büyük adamlar dururken peygamberliğin Hz. Muhammed’e verilmesinin yanlış olduğunu konuşuyorlardı. “Bu Kur'an, iki şehirden (Mekke ve Tâif'ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler. (Zuhruf 43/31) Kaldı ki Hz. Muhammed soy itibariyle de onların ortaya attığı isimlerden çok ilerdeydi. Sadece anneden öksüz babadan yetim kalmıştı, onlar gibi zengin de değildi ama hem güvenilir hem de saygın bir kişiliğe sahipti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ve senin Rabbin onların içlerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ve senin Rabbin onların içlerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ve senin Rabbin onların içlerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ve senin Rabbin onların içlerinde gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da bilir.","arabic_text":"وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah odur ki; O’ndan başka ilah yoktur. Dünyada da ahirette de tüm övgüler O’na mahsustur. Nihai yargı sadece O’na aittir. Ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْحَمْدُ فِي الْاُو۫لٰى وَالْاٰخِرَةِۘ وَلَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah odur ki; O’ndan başka ilah yoktur. Dünyada da ahirette de tüm övgüler O’na mahsustur. Nihai yargı sadece O’na aittir. Ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْحَمْدُ فِي الْاُو۫لٰى وَالْاٰخِرَةِۘ وَلَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah odur ki; O’ndan başka ilah yoktur. Dünyada da ahirette de tüm övgüler O’na mahsustur. Nihai yargı sadece O’na aittir. Ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْحَمْدُ فِي الْاُو۫لٰى وَالْاٰخِرَةِۘ وَلَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Allah odur ki; O’ndan başka ilah yoktur. Dünyada da ahirette de tüm övgüler O’na mahsustur. Nihai yargı sadece O’na aittir. Ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"وَهُوَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْحَمْدُ فِي الْاُو۫لٰى وَالْاٰخِرَةِۘ وَلَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ الَّيْلَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِضِيَٓاءٍۜ اَفَلَا تَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-71c.mp3","commentary_text":"Gecenin karanlığını azaltmak için asırlardır insanlar çalışıyor. Allah’ın ilhamıyla icat edilen ampulden sonra aydınlatma teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve elektrikle çalışan farklı aygıtlar yapılarak karanlığı aydınlığa dönüştürme konusunda ciddi başarılar ortaya konmuştur. Ancak Allah’ın yarattığı düzende jeotermik, güneş, hidrolik, nükleer, su, rüzgâr ve gelgit enerjileri gibi değişik doğal enerjilerden faydalanılmasına rağmen yine de dünyanın milyonda biri aydınlatılamamıştır. Üstelik bu aydınlatma işinde milyonlarca insanın emeği ve alın teri vardır. Dünyada açlık sınırının altında yaşayan insanların açlığını giderecek ve refah düzeylerini dengeleyecek seviyede milyarlarca para harcanmıştır. Bütün dünya ayağa kalksa ve sermayelerini birleştirerek bir bütçe oluştursa yine de sadece bir geceyi gündüze dönüştürecek enerji elde edemezler. Etseler bile enerjilerinin kaynağı yine Allah’ın yarattığı varlıklardan olacaktır. Onun için ayetin son cümlesinde “artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?” buyruluyor."},{"verse_number":"71","turkish_text":"De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ الَّيْلَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِضِيَٓاءٍۜ اَفَلَا تَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-71c.mp3","commentary_text":"Gecenin karanlığını azaltmak için asırlardır insanlar çalışıyor. Allah’ın ilhamıyla icat edilen ampulden sonra aydınlatma teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve elektrikle çalışan farklı aygıtlar yapılarak karanlığı aydınlığa dönüştürme konusunda ciddi başarılar ortaya konmuştur. Ancak Allah’ın yarattığı düzende jeotermik, güneş, hidrolik, nükleer, su, rüzgâr ve gelgit enerjileri gibi değişik doğal enerjilerden faydalanılmasına rağmen yine de dünyanın milyonda biri aydınlatılamamıştır. Üstelik bu aydınlatma işinde milyonlarca insanın emeği ve alın teri vardır. Dünyada açlık sınırının altında yaşayan insanların açlığını giderecek ve refah düzeylerini dengeleyecek seviyede milyarlarca para harcanmıştır. Bütün dünya ayağa kalksa ve sermayelerini birleştirerek bir bütçe oluştursa yine de sadece bir geceyi gündüze dönüştürecek enerji elde edemezler. Etseler bile enerjilerinin kaynağı yine Allah’ın yarattığı varlıklardan olacaktır. Onun için ayetin son cümlesinde “artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?” buyruluyor."},{"verse_number":"71","turkish_text":"De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ الَّيْلَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِضِيَٓاءٍۜ اَفَلَا تَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-71c.mp3","commentary_text":"Gecenin karanlığını azaltmak için asırlardır insanlar çalışıyor. Allah’ın ilhamıyla icat edilen ampulden sonra aydınlatma teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve elektrikle çalışan farklı aygıtlar yapılarak karanlığı aydınlığa dönüştürme konusunda ciddi başarılar ortaya konmuştur. Ancak Allah’ın yarattığı düzende jeotermik, güneş, hidrolik, nükleer, su, rüzgâr ve gelgit enerjileri gibi değişik doğal enerjilerden faydalanılmasına rağmen yine de dünyanın milyonda biri aydınlatılamamıştır. Üstelik bu aydınlatma işinde milyonlarca insanın emeği ve alın teri vardır. Dünyada açlık sınırının altında yaşayan insanların açlığını giderecek ve refah düzeylerini dengeleyecek seviyede milyarlarca para harcanmıştır. Bütün dünya ayağa kalksa ve sermayelerini birleştirerek bir bütçe oluştursa yine de sadece bir geceyi gündüze dönüştürecek enerji elde edemezler. Etseler bile enerjilerinin kaynağı yine Allah’ın yarattığı varlıklardan olacaktır. Onun için ayetin son cümlesinde “artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?” buyruluyor."},{"verse_number":"71","turkish_text":"De ki: “Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? O halde artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ الَّيْلَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِضِيَٓاءٍۜ اَفَلَا تَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-70.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-70c.mp3","commentary_text":"Gecenin karanlığını azaltmak için asırlardır insanlar çalışıyor. Allah’ın ilhamıyla icat edilen ampulden sonra aydınlatma teknolojisinde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Ve elektrikle çalışan farklı aygıtlar yapılarak karanlığı aydınlığa dönüştürme konusunda ciddi başarılar ortaya konmuştur. Ancak Allah’ın yarattığı düzende jeotermik, güneş, hidrolik, nükleer, su, rüzgâr ve gelgit enerjileri gibi değişik doğal enerjilerden faydalanılmasına rağmen yine de dünyanın milyonda biri aydınlatılamamıştır. Üstelik bu aydınlatma işinde milyonlarca insanın emeği ve alın teri vardır. Dünyada açlık sınırının altında yaşayan insanların açlığını giderecek ve refah düzeylerini dengeleyecek seviyede milyarlarca para harcanmıştır. Bütün dünya ayağa kalksa ve sermayelerini birleştirerek bir bütçe oluştursa yine de sadece bir geceyi gündüze dönüştürecek enerji elde edemezler. Etseler bile enerjilerinin kaynağı yine Allah’ın yarattığı varlıklardan olacaktır. Onun için ayetin son cümlesinde “artık (gerçeğin sesine) (hâlâ) kulak vermeyecek misiniz?” buyruluyor."},{"verse_number":"72","turkish_text":"De ki: “Ne dersiniz? Allah üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılacak olsa Allah’tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilirdi? Hâlâ gerçekleri görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ ف۪يهِۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-72c.mp3","commentary_text":"Bu konunun canlı örnekleri kutuplarda yaşanmaktadır. Gerek kuzey gerekse güney kutbunda senenin altı ayı gündüz, altı ayı gecedir. Kutuplarda olduğu gibi dünyanın her yerinde sadece gece ya da gündüz olsaydı elbette ki dünya da yaşanmaz bir yer olacaktı.  Ayette belirtildiği gibi dünya sadece gündüz olsaydı bitkilerin fotosentez yapması zorlaşırdı. Gece olmayacağı için beyin dinlenemez ve sürekli bir yorgunluk hali olurdu. Hava her zaman sıcak kalır, tarım ürünleri sürekli güneş gördüğünden kurur ve zarar görürdü. Yıldızları göremezdik, ayın evrelerine tanık olamazdık. Dünya sıcaktan kavrulacağı için buzullar erir su seviyesi yükselirdi."},{"verse_number":"72","turkish_text":"De ki: “Ne dersiniz? Allah üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılacak olsa Allah’tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilirdi? Hâlâ gerçekleri görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ ف۪يهِۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-72c.mp3","commentary_text":"Bu konunun canlı örnekleri kutuplarda yaşanmaktadır. Gerek kuzey gerekse güney kutbunda senenin altı ayı gündüz, altı ayı gecedir. Kutuplarda olduğu gibi dünyanın her yerinde sadece gece ya da gündüz olsaydı elbette ki dünya da yaşanmaz bir yer olacaktı.  Ayette belirtildiği gibi dünya sadece gündüz olsaydı bitkilerin fotosentez yapması zorlaşırdı. Gece olmayacağı için beyin dinlenemez ve sürekli bir yorgunluk hali olurdu. Hava her zaman sıcak kalır, tarım ürünleri sürekli güneş gördüğünden kurur ve zarar görürdü. Yıldızları göremezdik, ayın evrelerine tanık olamazdık. Dünya sıcaktan kavrulacağı için buzullar erir su seviyesi yükselirdi."},{"verse_number":"72","turkish_text":"De ki: “Ne dersiniz? Allah üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılacak olsa Allah’tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilirdi? Hâlâ gerçekleri görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ ف۪يهِۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-72c.mp3","commentary_text":"Bu konunun canlı örnekleri kutuplarda yaşanmaktadır. Gerek kuzey gerekse güney kutbunda senenin altı ayı gündüz, altı ayı gecedir. Kutuplarda olduğu gibi dünyanın her yerinde sadece gece ya da gündüz olsaydı elbette ki dünya da yaşanmaz bir yer olacaktı.  Ayette belirtildiği gibi dünya sadece gündüz olsaydı bitkilerin fotosentez yapması zorlaşırdı. Gece olmayacağı için beyin dinlenemez ve sürekli bir yorgunluk hali olurdu. Hava her zaman sıcak kalır, tarım ürünleri sürekli güneş gördüğünden kurur ve zarar görürdü. Yıldızları göremezdik, ayın evrelerine tanık olamazdık. Dünya sıcaktan kavrulacağı için buzullar erir su seviyesi yükselirdi."},{"verse_number":"72","turkish_text":"De ki: “Ne dersiniz? Allah üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılacak olsa Allah’tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilirdi? Hâlâ gerçekleri görmeyecek misiniz?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ جَعَلَ اللّٰهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ ف۪يهِۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-71.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-71c.mp3","commentary_text":"Bu konunun canlı örnekleri kutuplarda yaşanmaktadır. Gerek kuzey gerekse güney kutbunda senenin altı ayı gündüz, altı ayı gecedir. Kutuplarda olduğu gibi dünyanın her yerinde sadece gece ya da gündüz olsaydı elbette ki dünya da yaşanmaz bir yer olacaktı.  Ayette belirtildiği gibi dünya sadece gündüz olsaydı bitkilerin fotosentez yapması zorlaşırdı. Gece olmayacağı için beyin dinlenemez ve sürekli bir yorgunluk hali olurdu. Hava her zaman sıcak kalır, tarım ürünleri sürekli güneş gördüğünden kurur ve zarar görürdü. Yıldızları göremezdik, ayın evrelerine tanık olamazdık. Dünya sıcaktan kavrulacağı için buzullar erir su seviyesi yükselirdi."},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rahmetinin eseri olarak gece ile gündüzü var etti ki geceleyin istirahat edesiniz gündüzün de hayatta kalabilmeniz için çalışıp Allah’ın lütfundan nasibinizi arayasınız ve O’nun nimetlerine şükredesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ رَحْمَتِه۪ جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rahmetinin eseri olarak gece ile gündüzü var etti ki geceleyin istirahat edesiniz gündüzün de hayatta kalabilmeniz için çalışıp Allah’ın lütfundan nasibinizi arayasınız ve O’nun nimetlerine şükredesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ رَحْمَتِه۪ جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rahmetinin eseri olarak gece ile gündüzü var etti ki geceleyin istirahat edesiniz gündüzün de hayatta kalabilmeniz için çalışıp Allah’ın lütfundan nasibinizi arayasınız ve O’nun nimetlerine şükredesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ رَحْمَتِه۪ جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rahmetinin eseri olarak gece ile gündüzü var etti ki geceleyin istirahat edesiniz gündüzün de hayatta kalabilmeniz için çalışıp Allah’ın lütfundan nasibinizi arayasınız ve O’nun nimetlerine şükredesiniz.","arabic_text":"وَمِنْ رَحْمَتِه۪ جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O gün (Allah) onlara seslenecek: “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz varlıklar hani nerededir?”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O gün (Allah) onlara seslenecek: “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz varlıklar hani nerededir?”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O gün (Allah) onlara seslenecek: “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz varlıklar hani nerededir?”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"O gün (Allah) onlara seslenecek: “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz varlıklar hani nerededir?”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ اَيْنَ شُرَكَٓاءِيَ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(O gün) her topluluktan (peygamberlerini) birer şahit olarak çıkaracağız (ve onlara diyeceğiz ki): “(Geçmişte öne sürdüğünüz batıl iddialarınızı ispatlayan) delillerinizi getirin (bakalım)!” O zaman gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilecekler ve uydurdukları şeylerin kendilerini yüzüstü bırakıp kaçtığını anlayacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُٓوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(O gün) her topluluktan (peygamberlerini) birer şahit olarak çıkaracağız (ve onlara diyeceğiz ki): “(Geçmişte öne sürdüğünüz batıl iddialarınızı ispatlayan) delillerinizi getirin (bakalım)!” O zaman gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilecekler ve uydurdukları şeylerin kendilerini yüzüstü bırakıp kaçtığını anlayacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُٓوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(O gün) her topluluktan (peygamberlerini) birer şahit olarak çıkaracağız (ve onlara diyeceğiz ki): “(Geçmişte öne sürdüğünüz batıl iddialarınızı ispatlayan) delillerinizi getirin (bakalım)!” O zaman gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilecekler ve uydurdukları şeylerin kendilerini yüzüstü bırakıp kaçtığını anlayacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُٓوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"(O gün) her topluluktan (peygamberlerini) birer şahit olarak çıkaracağız (ve onlara diyeceğiz ki): “(Geçmişte öne sürdüğünüz batıl iddialarınızı ispatlayan) delillerinizi getirin (bakalım)!” O zaman gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilecekler ve uydurdukları şeylerin kendilerini yüzüstü bırakıp kaçtığını anlayacaklar.","arabic_text":"وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُٓوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Gerçek şu ki; Karun Musa’nın kavminden (amcasının oğlu) idi. Ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki sadece anahtarlarını/mal stokunu (taşımak bile) güçlü bir mangaya ağır gelirdi. Hani kavmi ona demişti ki: “Böbürlenme! Çünkü Allah böbürlenip şımaranları sevmez.”","arabic_text":"اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓواُ بِالْعُصْبَةِ اُ۬ولِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-76c.mp3","commentary_text":"Ayette, çokluktan kinaye olarak “ağırlık” ifadesi mecazen kullanılmıştır. “Mefâtih” ismi hem “anahtar” anlamına gelen “miftah” kelimesinin hem de “mal stoku” anlamına gelen “meftah” kelimesinin çoğuludur ki, ayetteki anlam örgüsüne uygun düşen de mal stokudur."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Gerçek şu ki; Karun Musa’nın kavminden (amcasının oğlu) idi. Ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki sadece anahtarlarını/mal stokunu (taşımak bile) güçlü bir mangaya ağır gelirdi. Hani kavmi ona demişti ki: “Böbürlenme! Çünkü Allah böbürlenip şımaranları sevmez.”","arabic_text":"اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓواُ بِالْعُصْبَةِ اُ۬ولِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-76c.mp3","commentary_text":"Ayette, çokluktan kinaye olarak “ağırlık” ifadesi mecazen kullanılmıştır. “Mefâtih” ismi hem “anahtar” anlamına gelen “miftah” kelimesinin hem de “mal stoku” anlamına gelen “meftah” kelimesinin çoğuludur ki, ayetteki anlam örgüsüne uygun düşen de mal stokudur."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Gerçek şu ki; Karun Musa’nın kavminden (amcasının oğlu) idi. Ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki sadece anahtarlarını/mal stokunu (taşımak bile) güçlü bir mangaya ağır gelirdi. Hani kavmi ona demişti ki: “Böbürlenme! Çünkü Allah böbürlenip şımaranları sevmez.”","arabic_text":"اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓواُ بِالْعُصْبَةِ اُ۬ولِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-76c.mp3","commentary_text":"Ayette, çokluktan kinaye olarak “ağırlık” ifadesi mecazen kullanılmıştır. “Mefâtih” ismi hem “anahtar” anlamına gelen “miftah” kelimesinin hem de “mal stoku” anlamına gelen “meftah” kelimesinin çoğuludur ki, ayetteki anlam örgüsüne uygun düşen de mal stokudur."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Gerçek şu ki; Karun Musa’nın kavminden (amcasının oğlu) idi. Ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki sadece anahtarlarını/mal stokunu (taşımak bile) güçlü bir mangaya ağır gelirdi. Hani kavmi ona demişti ki: “Böbürlenme! Çünkü Allah böbürlenip şımaranları sevmez.”","arabic_text":"اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓواُ بِالْعُصْبَةِ اُ۬ولِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-75c.mp3","commentary_text":"Ayette, çokluktan kinaye olarak “ağırlık” ifadesi mecazen kullanılmıştır. “Mefâtih” ismi hem “anahtar” anlamına gelen “miftah” kelimesinin hem de “mal stoku” anlamına gelen “meftah” kelimesinin çoğuludur ki, ayetteki anlam örgüsüne uygun düşen de mal stokudur."},{"verse_number":"77","turkish_text":"“Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara! Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme! Çünkü Allah bozguncuları sevmez!”","arabic_text":"وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"“Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara! Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme! Çünkü Allah bozguncuları sevmez!”","arabic_text":"وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"“Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara! Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme! Çünkü Allah bozguncuları sevmez!”","arabic_text":"وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"“Allah’ın sana verdiklerinden yararlanarak ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara! Dünyadan da nasibini unutma! Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme! Çünkü Allah bozguncuları sevmez!”","arabic_text":"وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Kavminin bu öğütlerine karşı Karun:) “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum.” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri (nankörlük ve vefasızlık yaptıkları için) helâk etmişti? Artık suçlulara günahlarının ne olduğu sorulmaz (cezaları verilir).","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعًاۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-78c.mp3","commentary_text":"Burada zengin diye tabir ettiğimiz kodamanlara da bir uyarı vardır. Kimse elinin altındaki varlıkları kendinin zannetmemeli. 20-30 saniyelik bir depremde ya da başka bir felakette insan bir anda dünyanın en fakir, en muhtaç ve en çaresiz kişisi olabilmektedir. Varlıkların tek sahibi Allah’tır. İnsanın elindeki geçici nimetler ne kadar çok olursa, o derece sadece sorumluluğu artar ve hesabı zorlaşır. Onun için varlıklı insanlar, savurganca yaşamak, modern villalarda hayat sürdürmek, pahalı ve lüks arabalara binmek, caka satmak ve fiyaka atmak yerine sosyal adaletin tesisi adına infak etmeyi ve paylaşmayı düşünmelidir. Ayrıca servet sahibi insanlardan en çok duyduğumuz; “bu işin eğitimini aldık, zekamızı, maharetimizi ortaya koyduk, dişimizden tırnağımızdan artırarak bugünlere geldik” gibi söylemler Kârun’un söyledikleriyle örtüşmektedir. Onun için varlıklı mü’minlerin özellikle bu tür söylemlerden uzak durarak Kârun’a özenmek yerine Harun gibi olmayı arzulamaları gerekir."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Kavminin bu öğütlerine karşı Karun:) “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum.” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri (nankörlük ve vefasızlık yaptıkları için) helâk etmişti? Artık suçlulara günahlarının ne olduğu sorulmaz (cezaları verilir).","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعًاۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-78c.mp3","commentary_text":"Burada zengin diye tabir ettiğimiz kodamanlara da bir uyarı vardır. Kimse elinin altındaki varlıkları kendinin zannetmemeli. 20-30 saniyelik bir depremde ya da başka bir felakette insan bir anda dünyanın en fakir, en muhtaç ve en çaresiz kişisi olabilmektedir. Varlıkların tek sahibi Allah’tır. İnsanın elindeki geçici nimetler ne kadar çok olursa, o derece sadece sorumluluğu artar ve hesabı zorlaşır. Onun için varlıklı insanlar, savurganca yaşamak, modern villalarda hayat sürdürmek, pahalı ve lüks arabalara binmek, caka satmak ve fiyaka atmak yerine sosyal adaletin tesisi adına infak etmeyi ve paylaşmayı düşünmelidir. Ayrıca servet sahibi insanlardan en çok duyduğumuz; “bu işin eğitimini aldık, zekamızı, maharetimizi ortaya koyduk, dişimizden tırnağımızdan artırarak bugünlere geldik” gibi söylemler Kârun’un söyledikleriyle örtüşmektedir. Onun için varlıklı mü’minlerin özellikle bu tür söylemlerden uzak durarak Kârun’a özenmek yerine Harun gibi olmayı arzulamaları gerekir."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Kavminin bu öğütlerine karşı Karun:) “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum.” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri (nankörlük ve vefasızlık yaptıkları için) helâk etmişti? Artık suçlulara günahlarının ne olduğu sorulmaz (cezaları verilir).","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعًاۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-78c.mp3","commentary_text":"Burada zengin diye tabir ettiğimiz kodamanlara da bir uyarı vardır. Kimse elinin altındaki varlıkları kendinin zannetmemeli. 20-30 saniyelik bir depremde ya da başka bir felakette insan bir anda dünyanın en fakir, en muhtaç ve en çaresiz kişisi olabilmektedir. Varlıkların tek sahibi Allah’tır. İnsanın elindeki geçici nimetler ne kadar çok olursa, o derece sadece sorumluluğu artar ve hesabı zorlaşır. Onun için varlıklı insanlar, savurganca yaşamak, modern villalarda hayat sürdürmek, pahalı ve lüks arabalara binmek, caka satmak ve fiyaka atmak yerine sosyal adaletin tesisi adına infak etmeyi ve paylaşmayı düşünmelidir. Ayrıca servet sahibi insanlardan en çok duyduğumuz; “bu işin eğitimini aldık, zekamızı, maharetimizi ortaya koyduk, dişimizden tırnağımızdan artırarak bugünlere geldik” gibi söylemler Kârun’un söyledikleriyle örtüşmektedir. Onun için varlıklı mü’minlerin özellikle bu tür söylemlerden uzak durarak Kârun’a özenmek yerine Harun gibi olmayı arzulamaları gerekir."},{"verse_number":"78","turkish_text":"(Kavminin bu öğütlerine karşı Karun:) “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum.” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri (nankörlük ve vefasızlık yaptıkları için) helâk etmişti? Artık suçlulara günahlarının ne olduğu sorulmaz (cezaları verilir).","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعًاۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-77.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-77c.mp3","commentary_text":"Burada zengin diye tabir ettiğimiz kodamanlara da bir uyarı vardır. Kimse elinin altındaki varlıkları kendinin zannetmemeli. 20-30 saniyelik bir depremde ya da başka bir felakette insan bir anda dünyanın en fakir, en muhtaç ve en çaresiz kişisi olabilmektedir. Varlıkların tek sahibi Allah’tır. İnsanın elindeki geçici nimetler ne kadar çok olursa, o derece sadece sorumluluğu artar ve hesabı zorlaşır. Onun için varlıklı insanlar, savurganca yaşamak, modern villalarda hayat sürdürmek, pahalı ve lüks arabalara binmek, caka satmak ve fiyaka atmak yerine sosyal adaletin tesisi adına infak etmeyi ve paylaşmayı düşünmelidir. Ayrıca servet sahibi insanlardan en çok duyduğumuz; “bu işin eğitimini aldık, zekamızı, maharetimizi ortaya koyduk, dişimizden tırnağımızdan artırarak bugünlere geldik” gibi söylemler Kârun’un söyledikleriyle örtüşmektedir. Onun için varlıklı mü’minlerin özellikle bu tür söylemlerden uzak durarak Kârun’a özenmek yerine Harun gibi olmayı arzulamaları gerekir."},{"verse_number":"79","turkish_text":"Derken (Karun bir gün) bütün ihtişam ve şatafatıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Derken (Karun bir gün) bütün ihtişam ve şatafatıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Derken (Karun bir gün) bütün ihtişam ve şatafatıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Derken (Karun bir gün) bütün ihtişam ve şatafatıyla kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler: “Keşke Karun’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.","arabic_text":"فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kendilerine doğru ve güvenilir bilgi verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۚ وَلَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الصَّابِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kendilerine doğru ve güvenilir bilgi verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۚ وَلَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الصَّابِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kendilerine doğru ve güvenilir bilgi verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۚ وَلَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الصَّابِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Kendilerine doğru ve güvenilir bilgi verilmiş olanlar ise: “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۚ وَلَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الصَّابِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O kendisini kurtarabilecek durumda da değildi (zaten).","arabic_text":"فَخَسَفْنَا بِه۪ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۗ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنْتَصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-81c.mp3","commentary_text":"Kârun servetini sadece bir güç olarak Firavun’un kurduğu sistemin yaşaması ve muktedir olması için kullanıyor ve Allah’ın verdiği maddi güçle Hz. Musa ve Harun’a muhalefet ederek âdeta Allah’a karşı mücadele veriyordu. Dolaysıyla Kârun’un cezalandırılması serveti yüzünden değil, servetin verdiği şımarıklık ve taşkınlık yüzünden olmuştur."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O kendisini kurtarabilecek durumda da değildi (zaten).","arabic_text":"فَخَسَفْنَا بِه۪ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۗ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنْتَصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-81c.mp3","commentary_text":"Kârun servetini sadece bir güç olarak Firavun’un kurduğu sistemin yaşaması ve muktedir olması için kullanıyor ve Allah’ın verdiği maddi güçle Hz. Musa ve Harun’a muhalefet ederek âdeta Allah’a karşı mücadele veriyordu. Dolaysıyla Kârun’un cezalandırılması serveti yüzünden değil, servetin verdiği şımarıklık ve taşkınlık yüzünden olmuştur."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O kendisini kurtarabilecek durumda da değildi (zaten).","arabic_text":"فَخَسَفْنَا بِه۪ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۗ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنْتَصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-81c.mp3","commentary_text":"Kârun servetini sadece bir güç olarak Firavun’un kurduğu sistemin yaşaması ve muktedir olması için kullanıyor ve Allah’ın verdiği maddi güçle Hz. Musa ve Harun’a muhalefet ederek âdeta Allah’a karşı mücadele veriyordu. Dolaysıyla Kârun’un cezalandırılması serveti yüzünden değil, servetin verdiği şımarıklık ve taşkınlık yüzünden olmuştur."},{"verse_number":"81","turkish_text":"Sonunda (yaptıkları yüzünden) biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı ona yardım edebilecek bir topluluk da olmadı (ve olamazdı da). O kendisini kurtarabilecek durumda da değildi (zaten).","arabic_text":"فَخَسَفْنَا بِه۪ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۗ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنْتَصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-80.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-80c.mp3","commentary_text":"Kârun servetini sadece bir güç olarak Firavun’un kurduğu sistemin yaşaması ve muktedir olması için kullanıyor ve Allah’ın verdiği maddi güçle Hz. Musa ve Harun’a muhalefet ederek âdeta Allah’a karşı mücadele veriyordu. Dolaysıyla Kârun’un cezalandırılması serveti yüzünden değil, servetin verdiği şımarıklık ve taşkınlık yüzünden olmuştur."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Daha dün(e kadar) onun yerinde olmayı arzu edenler: “Vay canına! Demek ki Allah kullarından (hikmetine binaen) dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah bize lütfetmemiş olsaydı bizi de yerin dibine geçirmişti. Demek ki nankörler iflah olmayacak” demeye başladılar.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ الَّذ۪ينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْاَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَاَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُۚ لَوْلَٓا اَنْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَاۜ وَيْكَاَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-82c.mp3","commentary_text":"Son cümlede “inkârcılar” yerine özellikle “nankörler” olarak tercüme etmeyi uygun gördük çünkü Kârun Allah’ın verdiği servetle kendisine yapılan zenginliğe vefasızlık göstererek Allah’a nankörlük etmiş ve servetini kötü yolda kullanmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Daha dün(e kadar) onun yerinde olmayı arzu edenler: “Vay canına! Demek ki Allah kullarından (hikmetine binaen) dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah bize lütfetmemiş olsaydı bizi de yerin dibine geçirmişti. Demek ki nankörler iflah olmayacak” demeye başladılar.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ الَّذ۪ينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْاَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَاَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُۚ لَوْلَٓا اَنْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَاۜ وَيْكَاَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-82c.mp3","commentary_text":"Son cümlede “inkârcılar” yerine özellikle “nankörler” olarak tercüme etmeyi uygun gördük çünkü Kârun Allah’ın verdiği servetle kendisine yapılan zenginliğe vefasızlık göstererek Allah’a nankörlük etmiş ve servetini kötü yolda kullanmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Daha dün(e kadar) onun yerinde olmayı arzu edenler: “Vay canına! Demek ki Allah kullarından (hikmetine binaen) dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah bize lütfetmemiş olsaydı bizi de yerin dibine geçirmişti. Demek ki nankörler iflah olmayacak” demeye başladılar.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ الَّذ۪ينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْاَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَاَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُۚ لَوْلَٓا اَنْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَاۜ وَيْكَاَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-82c.mp3","commentary_text":"Son cümlede “inkârcılar” yerine özellikle “nankörler” olarak tercüme etmeyi uygun gördük çünkü Kârun Allah’ın verdiği servetle kendisine yapılan zenginliğe vefasızlık göstererek Allah’a nankörlük etmiş ve servetini kötü yolda kullanmıştır."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Daha dün(e kadar) onun yerinde olmayı arzu edenler: “Vay canına! Demek ki Allah kullarından (hikmetine binaen) dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah bize lütfetmemiş olsaydı bizi de yerin dibine geçirmişti. Demek ki nankörler iflah olmayacak” demeye başladılar.","arabic_text":"وَاَصْبَحَ الَّذ۪ينَ تَمَنَّوْا مَكَانَهُ بِالْاَمْسِ يَقُولُونَ وَيْكَاَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُۚ لَوْلَٓا اَنْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا لَخَسَفَ بِنَاۜ وَيْكَاَنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"27/27-81.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-81c.mp3","commentary_text":"Son cümlede “inkârcılar” yerine özellikle “nankörler” olarak tercüme etmeyi uygun gördük çünkü Kârun Allah’ın verdiği servetle kendisine yapılan zenginliğe vefasızlık göstererek Allah’a nankörlük etmiş ve servetini kötü yolda kullanmıştır."},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte ahiret yurdu. Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.","arabic_text":"تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte ahiret yurdu. Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.","arabic_text":"تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte ahiret yurdu. Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.","arabic_text":"تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"İşte ahiret yurdu. Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara veririz. Güzel sonuç Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır.","arabic_text":"تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Kim ki iyilik yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa daha iyisini daha üstününü bulacaktır. Kim de kötülük yaparak çıkarsa (bilsin ki) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Kim ki iyilik yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa daha iyisini daha üstününü bulacaktır. Kim de kötülük yaparak çıkarsa (bilsin ki) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Kim ki iyilik yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa daha iyisini daha üstününü bulacaktır. Kim de kötülük yaparak çıkarsa (bilsin ki) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Kim ki iyilik yaparak (Allah’ın huzuruna) çıkarsa daha iyisini daha üstününü bulacaktır. Kim de kötülük yaparak çıkarsa (bilsin ki) kötülük yapanlar yalnızca yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.","arabic_text":"مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ جَٓاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذ۪ينَ عَمِلُوا السَّيِّـَٔاتِ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"27/27-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Okumayı/Kur’an’ı sana farz kılan Allah şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَٓادُّكَ اِلٰى مَعَادٍۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ مَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-85c.mp3","commentary_text":"İlk gelen ve “oku” emriyle başlayan Âlak suresinin ilk ayetindeki “ikra’” kelimesi ile “Kur’an” aynı kökten geldiği için buradaki “Kur’an” terimini hem “okumak” hem de “Kur’an” olarak alabiliriz. Her iki durumda da insana okumayı farz kılan bir emir söz konusudur. Zira Kur’an okunmadan anlaşılamaz. İnsan da okumadan tekâmül edemez. Bu “okuma”dan illa da yazı ile yazılanı okumayı anlamamalıyız. Ay’ın Güneş’i okuyarak ışık saçması gibi (Şems 91/2) hayatı okumak, varlık alemini okumak, insanın kendisini okuması, temaşa ettiği herşeyi okuması bu kapsamda değerlendirilebilir.  “Kur’an’ın Peygamberimize farz kılınması” demek, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü hayat düsturlarıyla yaşam biçimi oluşturmak, hayatın pratik sorunlarını Kur’an’la çözmek; aymazlığa ve umursamazlığa düşmeden, hidayet yolunda dolu, doğru, adil, ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir hayat ortaya koymaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Okumayı/Kur’an’ı sana farz kılan Allah şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَٓادُّكَ اِلٰى مَعَادٍۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ مَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-85c.mp3","commentary_text":"İlk gelen ve “oku” emriyle başlayan Âlak suresinin ilk ayetindeki “ikra’” kelimesi ile “Kur’an” aynı kökten geldiği için buradaki “Kur’an” terimini hem “okumak” hem de “Kur’an” olarak alabiliriz. Her iki durumda da insana okumayı farz kılan bir emir söz konusudur. Zira Kur’an okunmadan anlaşılamaz. İnsan da okumadan tekâmül edemez. Bu “okuma”dan illa da yazı ile yazılanı okumayı anlamamalıyız. Ay’ın Güneş’i okuyarak ışık saçması gibi (Şems 91/2) hayatı okumak, varlık alemini okumak, insanın kendisini okuması, temaşa ettiği herşeyi okuması bu kapsamda değerlendirilebilir.  “Kur’an’ın Peygamberimize farz kılınması” demek, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü hayat düsturlarıyla yaşam biçimi oluşturmak, hayatın pratik sorunlarını Kur’an’la çözmek; aymazlığa ve umursamazlığa düşmeden, hidayet yolunda dolu, doğru, adil, ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir hayat ortaya koymaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Okumayı/Kur’an’ı sana farz kılan Allah şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَٓادُّكَ اِلٰى مَعَادٍۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ مَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-85c.mp3","commentary_text":"İlk gelen ve “oku” emriyle başlayan Âlak suresinin ilk ayetindeki “ikra’” kelimesi ile “Kur’an” aynı kökten geldiği için buradaki “Kur’an” terimini hem “okumak” hem de “Kur’an” olarak alabiliriz. Her iki durumda da insana okumayı farz kılan bir emir söz konusudur. Zira Kur’an okunmadan anlaşılamaz. İnsan da okumadan tekâmül edemez. Bu “okuma”dan illa da yazı ile yazılanı okumayı anlamamalıyız. Ay’ın Güneş’i okuyarak ışık saçması gibi (Şems 91/2) hayatı okumak, varlık alemini okumak, insanın kendisini okuması, temaşa ettiği herşeyi okuması bu kapsamda değerlendirilebilir.  “Kur’an’ın Peygamberimize farz kılınması” demek, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü hayat düsturlarıyla yaşam biçimi oluşturmak, hayatın pratik sorunlarını Kur’an’la çözmek; aymazlığa ve umursamazlığa düşmeden, hidayet yolunda dolu, doğru, adil, ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir hayat ortaya koymaktır."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Okumayı/Kur’an’ı sana farz kılan Allah şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَٓادُّكَ اِلٰى مَعَادٍۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ مَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"27/27-84.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"27/27-84c.mp3","commentary_text":"İlk gelen ve “oku” emriyle başlayan Âlak suresinin ilk ayetindeki “ikra’” kelimesi ile “Kur’an” aynı kökten geldiği için buradaki “Kur’an” terimini hem “okumak” hem de “Kur’an” olarak alabiliriz. Her iki durumda da insana okumayı farz kılan bir emir söz konusudur. Zira Kur’an okunmadan anlaşılamaz. İnsan da okumadan tekâmül edemez. Bu “okuma”dan illa da yazı ile yazılanı okumayı anlamamalıyız. Ay’ın Güneş’i okuyarak ışık saçması gibi (Şems 91/2) hayatı okumak, varlık alemini okumak, insanın kendisini okuması, temaşa ettiği herşeyi okuması bu kapsamda değerlendirilebilir.  “Kur’an’ın Peygamberimize farz kılınması” demek, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü hayat düsturlarıyla yaşam biçimi oluşturmak, hayatın pratik sorunlarını Kur’an’la çözmek; aymazlığa ve umursamazlığa düşmeden, hidayet yolunda dolu, doğru, adil, ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir hayat ortaya koymaktır."},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu kitabın senin kalbine indirileceğini ümit etmiş değildin. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak indirilmiş)tir. O halde (gevşeklik göstererek ya da ödün vererek) sakın inkârcılara arka çıkma!","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَه۪يرًا لِلْكَافِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"27/27-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu kitabın senin kalbine indirileceğini ümit etmiş değildin. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak indirilmiş)tir. O halde (gevşeklik göstererek ya da ödün vererek) sakın inkârcılara arka çıkma!","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَه۪يرًا لِلْكَافِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"27/27-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu kitabın senin kalbine indirileceğini ümit etmiş değildin. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak indirilmiş)tir. O halde (gevşeklik göstererek ya da ödün vererek) sakın inkârcılara arka çıkma!","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَه۪يرًا لِلْكَافِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"27/27-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Bu kitabın senin kalbine indirileceğini ümit etmiş değildin. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak indirilmiş)tir. O halde (gevşeklik göstererek ya da ödün vererek) sakın inkârcılara arka çıkma!","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَه۪يرًا لِلْكَافِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"27/27-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ve Allah’ın ayetleri sana indikten sonra sakın seni onlardan alıkoymasınlar! Rabbine (Allah’ın dinine) davet et! Sakın Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlardan olma!","arabic_text":"وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَيْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"27/27-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ve Allah’ın ayetleri sana indikten sonra sakın seni onlardan alıkoymasınlar! Rabbine (Allah’ın dinine) davet et! Sakın Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlardan olma!","arabic_text":"وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَيْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"27/27-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ve Allah’ın ayetleri sana indikten sonra sakın seni onlardan alıkoymasınlar! Rabbine (Allah’ın dinine) davet et! Sakın Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlardan olma!","arabic_text":"وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَيْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"27/27-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"Ve Allah’ın ayetleri sana indikten sonra sakın seni onlardan alıkoymasınlar! Rabbine (Allah’ın dinine) davet et! Sakın Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlardan olma!","arabic_text":"وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَيْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"27/27-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Allah ile beraber başka varlıklara yalvarıp yakarma! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["55/26"],"audio_path":"27/27-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Allah ile beraber başka varlıklara yalvarıp yakarma! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["55/26"],"audio_path":"27/27-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Allah ile beraber başka varlıklara yalvarıp yakarma! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["55/26"],"audio_path":"27/27-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Allah ile beraber başka varlıklara yalvarıp yakarma! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["55/26"],"audio_path":"27/27-87.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":29,"name":"ANKEBÛT SÛRESİ","description":"Ankebût suresi Mekke döneminde inmiş olup 69 ayettir. Sure adını 41. ayette geçen ve “Örümcek” anlamına gelen “Ankebût” kelimesinden almıştır. Sûrede, yalnızca “iman ettik” demekle insanların kurtulamayacakları ve mutlaka imtihan edilecekleri, müminlerin dünya hayatında inançları uğruna çektikleri sıkıntılarının da birer imtihan olduğu ve onlara amellerinin daha güzeli ile karşılık verileceği, kâfirlere ise yaptıklarının hesabının sorulacağı ve cezalandırılacakları bildiriliyor. Allah’ın yaratmaya nasıl başladığına, sonra onu nasıl tekrarladığına ve O’nun hükmünden kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığına dikkat çekiliyor. Hz. Nuh, İbrahim ve Lût gibi bazı peygamberlerin hayat hikâyelerine temas edilen sûrede mü’minlere güven ve ümit verilirken, inkârcılara ve zalimlere başlarına gelecek felaketler hatırlatılıyor. Müminlerin, Allah için çektikleri cefa ve baskıdan dolayı yurtlarından ayrıldıkları takdirde geçim sıkıntısı ve açlık korkusuna kapılmayacakları bildiriliyor. Allah’a ve âhiret gününe iman edenlerin bu dünyanın geçici olduğunu bildikleri için daima Hakk’ın rızasını gözeterek âhiret hayatına önem verdikleri; darda kaldıkları zaman Allah’a yalvaran, rahata kavuştukları anda Allah’ı bırakıp putlara tapanlara benzemedikleri anlatılıyor. Sûrede, Allah’a inanan ve Allah yolunda sıkıntılara göğüs geren gerçek müminlerin Allah’ın himayesinde oldukları ve Allah katında yüksek bir mevkiye sahip bulundukları müjdeleniyor.","sura_intro_audio":"28/28-a.mp3","verse_count":69,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"28/28-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak Bakara suresinin birinci ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"28/28-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak Bakara suresinin birinci ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"28/28-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak Bakara suresinin birinci ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"28/28-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/tefsir_3256_1772878911.mp3","commentary_text":"Elif-Lâm-Mîm harfleriyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanlar (sadece) “İnandık!” demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sanıyorlar?","arabic_text":"اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ","related_links":["2/214","3/142","21/35"],"audio_path":"28/28-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanlar (sadece) “İnandık!” demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sanıyorlar?","arabic_text":"اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ","related_links":["2/214","3/142","21/35"],"audio_path":"28/28-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanlar (sadece) “İnandık!” demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sanıyorlar?","arabic_text":"اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ","related_links":["2/214","3/142","21/35"],"audio_path":"28/28-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanlar (sadece) “İnandık!” demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sanıyorlar?","arabic_text":"اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ","related_links":["2/214","3/142","21/35"],"audio_path":"28/28-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Elbette Allah doğru davrananları (özü sözü ve davranışı bir olanları) ortaya çıkaracak ve Haktan yana olduklarını söyledikleri halde batıldan yana olanların kim olduğunu da gösterecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Elbette Allah doğru davrananları (özü sözü ve davranışı bir olanları) ortaya çıkaracak ve Haktan yana olduklarını söyledikleri halde batıldan yana olanların kim olduğunu da gösterecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Elbette Allah doğru davrananları (özü sözü ve davranışı bir olanları) ortaya çıkaracak ve Haktan yana olduklarını söyledikleri halde batıldan yana olanların kim olduğunu da gösterecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Andolsun biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Elbette Allah doğru davrananları (özü sözü ve davranışı bir olanları) ortaya çıkaracak ve Haktan yana olduklarını söyledikleri halde batıldan yana olanların kim olduğunu da gösterecektir.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa (gizli de olsa) kötülük yapanlar bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü bir yargıya varıyorlar öyle!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَسْبِقُونَاۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa (gizli de olsa) kötülük yapanlar bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü bir yargıya varıyorlar öyle!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَسْبِقُونَاۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa (gizli de olsa) kötülük yapanlar bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü bir yargıya varıyorlar öyle!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَسْبِقُونَاۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa (gizli de olsa) kötülük yapanlar bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü bir yargıya varıyorlar öyle!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَسْبِقُونَاۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kim Allah’a kavuşmayı özlüyorsa bilsin ki (bu buluşma için) Allah’ın belirlediği vakit kesinlikle gelecektir. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kim Allah’a kavuşmayı özlüyorsa bilsin ki (bu buluşma için) Allah’ın belirlediği vakit kesinlikle gelecektir. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kim Allah’a kavuşmayı özlüyorsa bilsin ki (bu buluşma için) Allah’ın belirlediği vakit kesinlikle gelecektir. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kim Allah’a kavuşmayı özlüyorsa bilsin ki (bu buluşma için) Allah’ın belirlediği vakit kesinlikle gelecektir. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yine kim (Allah yolunda) üstün gayret gösterirse bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur. Şüphesiz ki Allah âlemlerden hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin ameline kulluğuna ibadetine ihtiyacı yoktur. Kim ne yapıyorsa kendisi için yapıyordur)!","arabic_text":"وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yine kim (Allah yolunda) üstün gayret gösterirse bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur. Şüphesiz ki Allah âlemlerden hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin ameline kulluğuna ibadetine ihtiyacı yoktur. Kim ne yapıyorsa kendisi için yapıyordur)!","arabic_text":"وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yine kim (Allah yolunda) üstün gayret gösterirse bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur. Şüphesiz ki Allah âlemlerden hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin ameline kulluğuna ibadetine ihtiyacı yoktur. Kim ne yapıyorsa kendisi için yapıyordur)!","arabic_text":"وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yine kim (Allah yolunda) üstün gayret gösterirse bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur. Şüphesiz ki Allah âlemlerden hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin ameline kulluğuna ibadetine ihtiyacı yoktur. Kim ne yapıyorsa kendisi için yapıyordur)!","arabic_text":"وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların (geçmişteki) kötülüklerini elbette örteceğiz ve mutlaka onları yaptıklarının karşılığı olarak (hak ettiklerinin) daha güzeliyle ödüllendireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-7c.mp3","commentary_text":"“Lenükeffirenne” terimi “örtmek, nankörlük etmek ve inkâr etmek” anlamlarındaki “kefere” fiilinden türemiştir. Kur’an’da “kefere” fiilinin ismi faili olan “kâfir” sözcüğü genelde “inkâr eden, gerçeğin üstünü örten, hakikati yalanlayan” anlamlarında kullanıldığı gibi bazen de “nankörlük eden” anlamında kullanılmıştır. Burada “kötülükleri örtmek” anlamında kullanılmıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki; kötülükler salt bir istiğfarla temizlenmez. Kötülüğün tahrip ettiği güzellikler daha hayırlı çalışmalarla hayata geçirilmeli ki kötülükler egemen olmasın. Örneğin yakılan bir ormanın yerine yeniden ağaçlar dikilmeli ki zarar tazmin edilmiş olsun. Ormanı yakanın özür dilemesi ne o ormanı geri getirebilir ne de fonksiyonunu icra edebilir. Onun için “Kötülükleri ancak iyilikler ortadan kaldırır.” (Hûd 11/114) buyrulmuştur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların (geçmişteki) kötülüklerini elbette örteceğiz ve mutlaka onları yaptıklarının karşılığı olarak (hak ettiklerinin) daha güzeliyle ödüllendireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-7c.mp3","commentary_text":"“Lenükeffirenne” terimi “örtmek, nankörlük etmek ve inkâr etmek” anlamlarındaki “kefere” fiilinden türemiştir. Kur’an’da “kefere” fiilinin ismi faili olan “kâfir” sözcüğü genelde “inkâr eden, gerçeğin üstünü örten, hakikati yalanlayan” anlamlarında kullanıldığı gibi bazen de “nankörlük eden” anlamında kullanılmıştır. Burada “kötülükleri örtmek” anlamında kullanılmıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki; kötülükler salt bir istiğfarla temizlenmez. Kötülüğün tahrip ettiği güzellikler daha hayırlı çalışmalarla hayata geçirilmeli ki kötülükler egemen olmasın. Örneğin yakılan bir ormanın yerine yeniden ağaçlar dikilmeli ki zarar tazmin edilmiş olsun. Ormanı yakanın özür dilemesi ne o ormanı geri getirebilir ne de fonksiyonunu icra edebilir. Onun için “Kötülükleri ancak iyilikler ortadan kaldırır.” (Hûd 11/114) buyrulmuştur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların (geçmişteki) kötülüklerini elbette örteceğiz ve mutlaka onları yaptıklarının karşılığı olarak (hak ettiklerinin) daha güzeliyle ödüllendireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-7c.mp3","commentary_text":"“Lenükeffirenne” terimi “örtmek, nankörlük etmek ve inkâr etmek” anlamlarındaki “kefere” fiilinden türemiştir. Kur’an’da “kefere” fiilinin ismi faili olan “kâfir” sözcüğü genelde “inkâr eden, gerçeğin üstünü örten, hakikati yalanlayan” anlamlarında kullanıldığı gibi bazen de “nankörlük eden” anlamında kullanılmıştır. Burada “kötülükleri örtmek” anlamında kullanılmıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki; kötülükler salt bir istiğfarla temizlenmez. Kötülüğün tahrip ettiği güzellikler daha hayırlı çalışmalarla hayata geçirilmeli ki kötülükler egemen olmasın. Örneğin yakılan bir ormanın yerine yeniden ağaçlar dikilmeli ki zarar tazmin edilmiş olsun. Ormanı yakanın özür dilemesi ne o ormanı geri getirebilir ne de fonksiyonunu icra edebilir. Onun için “Kötülükleri ancak iyilikler ortadan kaldırır.” (Hûd 11/114) buyrulmuştur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların (geçmişteki) kötülüklerini elbette örteceğiz ve mutlaka onları yaptıklarının karşılığı olarak (hak ettiklerinin) daha güzeliyle ödüllendireceğiz.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-6c.mp3","commentary_text":"“Lenükeffirenne” terimi “örtmek, nankörlük etmek ve inkâr etmek” anlamlarındaki “kefere” fiilinden türemiştir. Kur’an’da “kefere” fiilinin ismi faili olan “kâfir” sözcüğü genelde “inkâr eden, gerçeğin üstünü örten, hakikati yalanlayan” anlamlarında kullanıldığı gibi bazen de “nankörlük eden” anlamında kullanılmıştır. Burada “kötülükleri örtmek” anlamında kullanılmıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki; kötülükler salt bir istiğfarla temizlenmez. Kötülüğün tahrip ettiği güzellikler daha hayırlı çalışmalarla hayata geçirilmeli ki kötülükler egemen olmasın. Örneğin yakılan bir ormanın yerine yeniden ağaçlar dikilmeli ki zarar tazmin edilmiş olsun. Ormanı yakanın özür dilemesi ne o ormanı geri getirebilir ne de fonksiyonunu icra edebilir. Onun için “Kötülükleri ancak iyilikler ortadan kaldırır.” (Hûd 11/114) buyrulmuştur."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz insana ana-babasına güzel davranmasını (ve iyilik etmesini) emrettik. Buna rağmen eğer onlar hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa (bu hususta) onlara uyma! (Unutma ki bir gün hesap vermek üzere) dönüşünüz ancak bana olacaktır ve işte o zaman Ben dünyadayken yapıp ettiğiniz her şeyi en ince ayrıntısına kadar size bildireceğim.","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["31/15"],"audio_path":"28/28-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz insana ana-babasına güzel davranmasını (ve iyilik etmesini) emrettik. Buna rağmen eğer onlar hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa (bu hususta) onlara uyma! (Unutma ki bir gün hesap vermek üzere) dönüşünüz ancak bana olacaktır ve işte o zaman Ben dünyadayken yapıp ettiğiniz her şeyi en ince ayrıntısına kadar size bildireceğim.","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["31/15"],"audio_path":"28/28-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz insana ana-babasına güzel davranmasını (ve iyilik etmesini) emrettik. Buna rağmen eğer onlar hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa (bu hususta) onlara uyma! (Unutma ki bir gün hesap vermek üzere) dönüşünüz ancak bana olacaktır ve işte o zaman Ben dünyadayken yapıp ettiğiniz her şeyi en ince ayrıntısına kadar size bildireceğim.","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["31/15"],"audio_path":"28/28-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz insana ana-babasına güzel davranmasını (ve iyilik etmesini) emrettik. Buna rağmen eğer onlar hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa (bu hususta) onlara uyma! (Unutma ki bir gün hesap vermek üzere) dönüşünüz ancak bana olacaktır ve işte o zaman Ben dünyadayken yapıp ettiğiniz her şeyi en ince ayrıntısına kadar size bildireceğim.","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["31/15"],"audio_path":"28/28-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapmış olanları mutlaka dürüst ve erdemlilerin arasına koyacağız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapmış olanları mutlaka dürüst ve erdemlilerin arasına koyacağız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapmış olanları mutlaka dürüst ve erdemlilerin arasına koyacağız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapmış olanları mutlaka dürüst ve erdemlilerin arasına koyacağız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi görürler (ve zalimlerin safında yer alırlar). Andolsun ki (inananlara) Rabbinden bir yardım (ve zafer) gelecek olsa (münafıklar) mutlaka: “Biz (her ne kadar inkârcıların yanında yer almış gözüksek) de (aslında) sizinle beraberdik” derler (ve bu sözlerle sizi kandırmaya çalışırlar). Hâlbuki ki Allah bütün yaratılmışların kalplerinden geçenleri en iyi bilen değil midir?","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi görürler (ve zalimlerin safında yer alırlar). Andolsun ki (inananlara) Rabbinden bir yardım (ve zafer) gelecek olsa (münafıklar) mutlaka: “Biz (her ne kadar inkârcıların yanında yer almış gözüksek) de (aslında) sizinle beraberdik” derler (ve bu sözlerle sizi kandırmaya çalışırlar). Hâlbuki ki Allah bütün yaratılmışların kalplerinden geçenleri en iyi bilen değil midir?","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi görürler (ve zalimlerin safında yer alırlar). Andolsun ki (inananlara) Rabbinden bir yardım (ve zafer) gelecek olsa (münafıklar) mutlaka: “Biz (her ne kadar inkârcıların yanında yer almış gözüksek) de (aslında) sizinle beraberdik” derler (ve bu sözlerle sizi kandırmaya çalışırlar). Hâlbuki ki Allah bütün yaratılmışların kalplerinden geçenleri en iyi bilen değil midir?","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi görürler (ve zalimlerin safında yer alırlar). Andolsun ki (inananlara) Rabbinden bir yardım (ve zafer) gelecek olsa (münafıklar) mutlaka: “Biz (her ne kadar inkârcıların yanında yer almış gözüksek) de (aslında) sizinle beraberdik” derler (ve bu sözlerle sizi kandırmaya çalışırlar). Hâlbuki ki Allah bütün yaratılmışların kalplerinden geçenleri en iyi bilen değil midir?","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah elbette (gönülden) iman edenleri de bilir (samimi olmayan) münafıkları da bilir.","arabic_text":"وَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah elbette (gönülden) iman edenleri de bilir (samimi olmayan) münafıkları da bilir.","arabic_text":"وَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah elbette (gönülden) iman edenleri de bilir (samimi olmayan) münafıkları da bilir.","arabic_text":"وَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah elbette (gönülden) iman edenleri de bilir (samimi olmayan) münafıkları da bilir.","arabic_text":"وَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve İnkârcılar inananlara: “(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun günahlarınızı üzerimize alalım!” derler. Hâlbuki onlar (yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenemezler. Şüphesiz ki onlar yalancıdırlar!","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve İnkârcılar inananlara: “(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun günahlarınızı üzerimize alalım!” derler. Hâlbuki onlar (yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenemezler. Şüphesiz ki onlar yalancıdırlar!","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve İnkârcılar inananlara: “(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun günahlarınızı üzerimize alalım!” derler. Hâlbuki onlar (yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenemezler. Şüphesiz ki onlar yalancıdırlar!","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve İnkârcılar inananlara: “(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun günahlarınızı üzerimize alalım!” derler. Hâlbuki onlar (yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenemezler. Şüphesiz ki onlar yalancıdırlar!","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç kuşkusuz onlar hem kendi yüklerini (günahlarını) hem de kendi yükleriyle beraber (inkârlarına ya da günah işlemelerine sebep oldukları) nice (kişilerin günah) yüklerini taşıyacaklardır. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.","arabic_text":"وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالًا مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-13c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu iki ayet arasında tenakuz olduğu göze çarpabilir. Çünkü 12. ayette “onlar başkalarının günahını yüklenemezler”, 13. ayette ise “onlar kendi yükleriyle birlikte başkalarının yüklerini de yüklenecekler” manasına gelen ifadeler bulunmaktadır. Elbette ki herkes yaptığının cezasını çekecek ve kimse bir başkasına herhangi bir sorumluluk transfer edemeyecektir. “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, onun yakın akrabası dahi olsa kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez…” (Fâtır 35/18) Ancak eğer kişi işlediği günahı başkalarına sirayet ettirirse ve başkalarını da aynı günahı işlemeye zorlar ya da teşvik ederse veya insanların günah işlemesine sebep olacak eylemler ortaya koyarsa işte o zaman vesile olduğu günahların sorumluluğunu taşıyacak ve bunun da bedelini de ödeyecektir. “… Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır…” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç kuşkusuz onlar hem kendi yüklerini (günahlarını) hem de kendi yükleriyle beraber (inkârlarına ya da günah işlemelerine sebep oldukları) nice (kişilerin günah) yüklerini taşıyacaklardır. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.","arabic_text":"وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالًا مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-13c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu iki ayet arasında tenakuz olduğu göze çarpabilir. Çünkü 12. ayette “onlar başkalarının günahını yüklenemezler”, 13. ayette ise “onlar kendi yükleriyle birlikte başkalarının yüklerini de yüklenecekler” manasına gelen ifadeler bulunmaktadır. Elbette ki herkes yaptığının cezasını çekecek ve kimse bir başkasına herhangi bir sorumluluk transfer edemeyecektir. “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, onun yakın akrabası dahi olsa kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez…” (Fâtır 35/18) Ancak eğer kişi işlediği günahı başkalarına sirayet ettirirse ve başkalarını da aynı günahı işlemeye zorlar ya da teşvik ederse veya insanların günah işlemesine sebep olacak eylemler ortaya koyarsa işte o zaman vesile olduğu günahların sorumluluğunu taşıyacak ve bunun da bedelini de ödeyecektir. “… Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır…” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç kuşkusuz onlar hem kendi yüklerini (günahlarını) hem de kendi yükleriyle beraber (inkârlarına ya da günah işlemelerine sebep oldukları) nice (kişilerin günah) yüklerini taşıyacaklardır. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.","arabic_text":"وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالًا مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-13c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu iki ayet arasında tenakuz olduğu göze çarpabilir. Çünkü 12. ayette “onlar başkalarının günahını yüklenemezler”, 13. ayette ise “onlar kendi yükleriyle birlikte başkalarının yüklerini de yüklenecekler” manasına gelen ifadeler bulunmaktadır. Elbette ki herkes yaptığının cezasını çekecek ve kimse bir başkasına herhangi bir sorumluluk transfer edemeyecektir. “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, onun yakın akrabası dahi olsa kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez…” (Fâtır 35/18) Ancak eğer kişi işlediği günahı başkalarına sirayet ettirirse ve başkalarını da aynı günahı işlemeye zorlar ya da teşvik ederse veya insanların günah işlemesine sebep olacak eylemler ortaya koyarsa işte o zaman vesile olduğu günahların sorumluluğunu taşıyacak ve bunun da bedelini de ödeyecektir. “… Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır…” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç kuşkusuz onlar hem kendi yüklerini (günahlarını) hem de kendi yükleriyle beraber (inkârlarına ya da günah işlemelerine sebep oldukları) nice (kişilerin günah) yüklerini taşıyacaklardır. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.","arabic_text":"وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالًا مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-12c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu iki ayet arasında tenakuz olduğu göze çarpabilir. Çünkü 12. ayette “onlar başkalarının günahını yüklenemezler”, 13. ayette ise “onlar kendi yükleriyle birlikte başkalarının yüklerini de yüklenecekler” manasına gelen ifadeler bulunmaktadır. Elbette ki herkes yaptığının cezasını çekecek ve kimse bir başkasına herhangi bir sorumluluk transfer edemeyecektir. “Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, onun yakın akrabası dahi olsa kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez…” (Fâtır 35/18) Ancak eğer kişi işlediği günahı başkalarına sirayet ettirirse ve başkalarını da aynı günahı işlemeye zorlar ya da teşvik ederse veya insanların günah işlemesine sebep olacak eylemler ortaya koyarsa işte o zaman vesile olduğu günahların sorumluluğunu taşıyacak ve bunun da bedelini de ödeyecektir. “… Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay/vebal vardır…” (Nisa 4/85)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Andolsun ki biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuz yüz elli yıl) onların içlerinde kaldı. Sonunda (onlar yola gelmeyip) zalimliklerini sürdürmeye devam ederken tufan kendilerini yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَلَبِثَ ف۪يهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْس۪ينَ عَامًاۜ فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Andolsun ki biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuz yüz elli yıl) onların içlerinde kaldı. Sonunda (onlar yola gelmeyip) zalimliklerini sürdürmeye devam ederken tufan kendilerini yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَلَبِثَ ف۪يهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْس۪ينَ عَامًاۜ فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Andolsun ki biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuz yüz elli yıl) onların içlerinde kaldı. Sonunda (onlar yola gelmeyip) zalimliklerini sürdürmeye devam ederken tufan kendilerini yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَلَبِثَ ف۪يهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْس۪ينَ عَامًاۜ فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Andolsun ki biz Nuh’u kavmine (nebi olarak) gönderdik. Bin seneden elli yıl eksik (dokuz yüz elli yıl) onların içlerinde kaldı. Sonunda (onlar yola gelmeyip) zalimliklerini sürdürmeye devam ederken tufan kendilerini yakalayıverdi.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ فَلَبِثَ ف۪يهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْس۪ينَ عَامًاۜ فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz de onu (Nuh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّف۪ينَةِ وَجَعَلْنَاهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz de onu (Nuh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّف۪ينَةِ وَجَعَلْنَاهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz de onu (Nuh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّف۪ينَةِ وَجَعَلْنَاهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz de onu (Nuh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.","arabic_text":"فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّف۪ينَةِ وَجَعَلْنَاهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İbrahim’i de (nebi olarak) gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır.”","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İbrahim’i de (nebi olarak) gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır.”","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İbrahim’i de (nebi olarak) gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır.”","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"İbrahim’i de (nebi olarak) gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır.”","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Sizler Allah’tan başka birtakım putlara da tapıyor düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah’tan başka taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O’na kulluk ediniz O’na şükrediniz. Çünkü sonunda siz O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًا وَتَخْلُقُونَ اِفْكًاۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Sizler Allah’tan başka birtakım putlara da tapıyor düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah’tan başka taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O’na kulluk ediniz O’na şükrediniz. Çünkü sonunda siz O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًا وَتَخْلُقُونَ اِفْكًاۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Sizler Allah’tan başka birtakım putlara da tapıyor düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah’tan başka taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O’na kulluk ediniz O’na şükrediniz. Çünkü sonunda siz O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًا وَتَخْلُقُونَ اِفْكًاۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Sizler Allah’tan başka birtakım putlara da tapıyor düzmece iddialar ortaya atıyorsunuz. Allah’tan başka taptığınız putlar size rızık veremezler. Rızkınızı Allah katında arayınız ve O’na kulluk ediniz O’na şükrediniz. Çünkü sonunda siz O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًا وَتَخْلُقُونَ اِفْكًاۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Eğer siz (resulümü) yalanlarsanız bilin ki sizden önce geçen birtakım ümmetler de (resullerimi) yalanlamışlardı (fakat onların yalanlamaları bana değil onlara kaybettirmişti). (Şunu bilin ki;) Resulün görevi apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِنْ تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ اُمَمٌ مِنْ قَبْلِكُمْۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Eğer siz (resulümü) yalanlarsanız bilin ki sizden önce geçen birtakım ümmetler de (resullerimi) yalanlamışlardı (fakat onların yalanlamaları bana değil onlara kaybettirmişti). (Şunu bilin ki;) Resulün görevi apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِنْ تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ اُمَمٌ مِنْ قَبْلِكُمْۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Eğer siz (resulümü) yalanlarsanız bilin ki sizden önce geçen birtakım ümmetler de (resullerimi) yalanlamışlardı (fakat onların yalanlamaları bana değil onlara kaybettirmişti). (Şunu bilin ki;) Resulün görevi apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِنْ تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ اُمَمٌ مِنْ قَبْلِكُمْۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Eğer siz (resulümü) yalanlarsanız bilin ki sizden önce geçen birtakım ümmetler de (resullerimi) yalanlamışlardı (fakat onların yalanlamaları bana değil onlara kaybettirmişti). (Şunu bilin ki;) Resulün görevi apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”","arabic_text":"وَاِنْ تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ اُمَمٌ مِنْ قَبْلِكُمْۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Peki onlar Allah’ın (varlıkları) yaratmaya nasıl başladığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Hiç şüphe yok ki bu Allah’a göre kolaydır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-19c.mp3","commentary_text":"“Yubdiu” fiiliyle ifade edilen “Allah’ın varlıkları yaratmaya başlaması” Allah’ın varlık âlemindeki eşyayı ve mevcudatı benzersiz ve modelsiz bir şekilde yoktan var etmesi demektir. Örneğin; insanın modelsiz ve benzersiz bir şekilde olduğu gibi yani onun yüzünün, göz renginin, parmak izlerinin, sesinin, ses tonunun, burnunun, kulaklarının, kollarının, ayaklarının, hatta saç yapısının yaratılmasıdır. “Yaratmayı tekrarlamak” ifadesi, iki ayrı anlama gelebilir. Birincisi; kâinattaki yaratma olayının aralıksız devam etmesi. Yani belli surette yaratılan canlıların sürekli üremesi, hayatlarının sona ermesi, yerlerine başkalarının yaratılması, yeniden üreme süreci ve bu sürecin devam etmesidir. Örneğin; bir insanın suretinin ana hatları, yani vücudundaki aza ve organları bir kalıp ve model olarak devam eder. Aynı durum diğer canlılar için de geçerlidir. İşte bu, hayatın tekrar etmesidir ki bir sonraki ayette de görüleceği gibi buna “inşa” denmektedir.   İkincisi ise; öldükten sonra insanların yeniden dirilmesi ve yeni bir hayatın başlamasıdır. Ancak, ayette geçen: “Yaratmayı nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?” ifadesi, öldükten sonra dirilme işini henüz yaşamamış olan insanlara hitap olduğu için birinci yorum daha doğru olur. İster yeniden dirilme inancını desteklemek için olsun, isterse yaratma ve yaratılanlarda hayatı devam ettirme eylemi için kullanılmış olsun, burada verilmek istenen mesaj, bir Yaratıcının varlığının ve büyüklüğünün anlaşılmasıdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Peki onlar Allah’ın (varlıkları) yaratmaya nasıl başladığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Hiç şüphe yok ki bu Allah’a göre kolaydır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-19c.mp3","commentary_text":"“Yubdiu” fiiliyle ifade edilen “Allah’ın varlıkları yaratmaya başlaması” Allah’ın varlık âlemindeki eşyayı ve mevcudatı benzersiz ve modelsiz bir şekilde yoktan var etmesi demektir. Örneğin; insanın modelsiz ve benzersiz bir şekilde olduğu gibi yani onun yüzünün, göz renginin, parmak izlerinin, sesinin, ses tonunun, burnunun, kulaklarının, kollarının, ayaklarının, hatta saç yapısının yaratılmasıdır. “Yaratmayı tekrarlamak” ifadesi, iki ayrı anlama gelebilir. Birincisi; kâinattaki yaratma olayının aralıksız devam etmesi. Yani belli surette yaratılan canlıların sürekli üremesi, hayatlarının sona ermesi, yerlerine başkalarının yaratılması, yeniden üreme süreci ve bu sürecin devam etmesidir. Örneğin; bir insanın suretinin ana hatları, yani vücudundaki aza ve organları bir kalıp ve model olarak devam eder. Aynı durum diğer canlılar için de geçerlidir. İşte bu, hayatın tekrar etmesidir ki bir sonraki ayette de görüleceği gibi buna “inşa” denmektedir.   İkincisi ise; öldükten sonra insanların yeniden dirilmesi ve yeni bir hayatın başlamasıdır. Ancak, ayette geçen: “Yaratmayı nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?” ifadesi, öldükten sonra dirilme işini henüz yaşamamış olan insanlara hitap olduğu için birinci yorum daha doğru olur. İster yeniden dirilme inancını desteklemek için olsun, isterse yaratma ve yaratılanlarda hayatı devam ettirme eylemi için kullanılmış olsun, burada verilmek istenen mesaj, bir Yaratıcının varlığının ve büyüklüğünün anlaşılmasıdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Peki onlar Allah’ın (varlıkları) yaratmaya nasıl başladığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Hiç şüphe yok ki bu Allah’a göre kolaydır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-19c.mp3","commentary_text":"“Yubdiu” fiiliyle ifade edilen “Allah’ın varlıkları yaratmaya başlaması” Allah’ın varlık âlemindeki eşyayı ve mevcudatı benzersiz ve modelsiz bir şekilde yoktan var etmesi demektir. Örneğin; insanın modelsiz ve benzersiz bir şekilde olduğu gibi yani onun yüzünün, göz renginin, parmak izlerinin, sesinin, ses tonunun, burnunun, kulaklarının, kollarının, ayaklarının, hatta saç yapısının yaratılmasıdır. “Yaratmayı tekrarlamak” ifadesi, iki ayrı anlama gelebilir. Birincisi; kâinattaki yaratma olayının aralıksız devam etmesi. Yani belli surette yaratılan canlıların sürekli üremesi, hayatlarının sona ermesi, yerlerine başkalarının yaratılması, yeniden üreme süreci ve bu sürecin devam etmesidir. Örneğin; bir insanın suretinin ana hatları, yani vücudundaki aza ve organları bir kalıp ve model olarak devam eder. Aynı durum diğer canlılar için de geçerlidir. İşte bu, hayatın tekrar etmesidir ki bir sonraki ayette de görüleceği gibi buna “inşa” denmektedir.   İkincisi ise; öldükten sonra insanların yeniden dirilmesi ve yeni bir hayatın başlamasıdır. Ancak, ayette geçen: “Yaratmayı nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?” ifadesi, öldükten sonra dirilme işini henüz yaşamamış olan insanlara hitap olduğu için birinci yorum daha doğru olur. İster yeniden dirilme inancını desteklemek için olsun, isterse yaratma ve yaratılanlarda hayatı devam ettirme eylemi için kullanılmış olsun, burada verilmek istenen mesaj, bir Yaratıcının varlığının ve büyüklüğünün anlaşılmasıdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Peki onlar Allah’ın (varlıkları) yaratmaya nasıl başladığını sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Hiç şüphe yok ki bu Allah’a göre kolaydır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-18c.mp3","commentary_text":"“Yubdiu” fiiliyle ifade edilen “Allah’ın varlıkları yaratmaya başlaması” Allah’ın varlık âlemindeki eşyayı ve mevcudatı benzersiz ve modelsiz bir şekilde yoktan var etmesi demektir. Örneğin; insanın modelsiz ve benzersiz bir şekilde olduğu gibi yani onun yüzünün, göz renginin, parmak izlerinin, sesinin, ses tonunun, burnunun, kulaklarının, kollarının, ayaklarının, hatta saç yapısının yaratılmasıdır. “Yaratmayı tekrarlamak” ifadesi, iki ayrı anlama gelebilir. Birincisi; kâinattaki yaratma olayının aralıksız devam etmesi. Yani belli surette yaratılan canlıların sürekli üremesi, hayatlarının sona ermesi, yerlerine başkalarının yaratılması, yeniden üreme süreci ve bu sürecin devam etmesidir. Örneğin; bir insanın suretinin ana hatları, yani vücudundaki aza ve organları bir kalıp ve model olarak devam eder. Aynı durum diğer canlılar için de geçerlidir. İşte bu, hayatın tekrar etmesidir ki bir sonraki ayette de görüleceği gibi buna “inşa” denmektedir.   İkincisi ise; öldükten sonra insanların yeniden dirilmesi ve yeni bir hayatın başlamasıdır. Ancak, ayette geçen: “Yaratmayı nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı?” ifadesi, öldükten sonra dirilme işini henüz yaşamamış olan insanlara hitap olduğu için birinci yorum daha doğru olur. İster yeniden dirilme inancını desteklemek için olsun, isterse yaratma ve yaratılanlarda hayatı devam ettirme eylemi için kullanılmış olsun, burada verilmek istenen mesaj, bir Yaratıcının varlığının ve büyüklüğünün anlaşılmasıdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara de ki: “Yeryüzünde geziniz de Allah’ın canlıları ilk kez nasıl yarattığını görünüz.” Allah bu yaratma işlemini ilerde bir kere daha tekrarlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara de ki: “Yeryüzünde geziniz de Allah’ın canlıları ilk kez nasıl yarattığını görünüz.” Allah bu yaratma işlemini ilerde bir kere daha tekrarlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara de ki: “Yeryüzünde geziniz de Allah’ın canlıları ilk kez nasıl yarattığını görünüz.” Allah bu yaratma işlemini ilerde bir kere daha tekrarlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara de ki: “Yeryüzünde geziniz de Allah’ın canlıları ilk kez nasıl yarattığını görünüz.” Allah bu yaratma işlemini ilerde bir kere daha tekrarlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah’ın her şeye gücü yeter.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Allah) dilediğine (yaptıkları yüzünden) azap eder dilediğine de (yaşadıklarına bakarak) merhamet eder. (Hepiniz) ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْحَمُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَاِلَيْهِ تُقْلَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Allah) dilediğine (yaptıkları yüzünden) azap eder dilediğine de (yaşadıklarına bakarak) merhamet eder. (Hepiniz) ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْحَمُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَاِلَيْهِ تُقْلَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Allah) dilediğine (yaptıkları yüzünden) azap eder dilediğine de (yaşadıklarına bakarak) merhamet eder. (Hepiniz) ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْحَمُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَاِلَيْهِ تُقْلَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Allah) dilediğine (yaptıkları yüzünden) azap eder dilediğine de (yaşadıklarına bakarak) merhamet eder. (Hepiniz) ancak O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْحَمُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَاِلَيْهِ تُقْلَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Siz ne yerde ne de gökte (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz (O’nun yapacaklarına engel olamazsınız). Ayrıca kendinize O’ndan başka ne bir dost bulabilirsiniz ne de bir yardımcı!","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Siz ne yerde ne de gökte (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz (O’nun yapacaklarına engel olamazsınız). Ayrıca kendinize O’ndan başka ne bir dost bulabilirsiniz ne de bir yardımcı!","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Siz ne yerde ne de gökte (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz (O’nun yapacaklarına engel olamazsınız). Ayrıca kendinize O’ndan başka ne bir dost bulabilirsiniz ne de bir yardımcı!","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Siz ne yerde ne de gökte (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz (O’nun yapacaklarına engel olamazsınız). Ayrıca kendinize O’ndan başka ne bir dost bulabilirsiniz ne de bir yardımcı!","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın ayetlerini (yalanlayan) ve (diriliş gününde) O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın ayetlerini (yalanlayan) ve (diriliş gününde) O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın ayetlerini (yalanlayan) ve (diriliş gününde) O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın ayetlerini (yalanlayan) ve (diriliş gününde) O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَٓائِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَت۪ي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kavminin (İbrahim’e) cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi onu tam yakacaktı ki) Allah da onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kavminin (İbrahim’e) cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi onu tam yakacaktı ki) Allah da onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kavminin (İbrahim’e) cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi onu tam yakacaktı ki) Allah da onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kavminin (İbrahim’e) cevabı: “Onu öldürün veya onu (ateşte) yakın!” demekten başka bir şey olmadı. (Kavmi onu tam yakacaktı ki) Allah da onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.","arabic_text":"فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(İbrahim onlara) dedi ki: “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’tan başka putları da ilah edindiniz. Ama ilerde kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennem olacak ve orada size yardım edecek kimseler bulamayacaksınız.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًاۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(İbrahim onlara) dedi ki: “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’tan başka putları da ilah edindiniz. Ama ilerde kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennem olacak ve orada size yardım edecek kimseler bulamayacaksınız.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًاۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(İbrahim onlara) dedi ki: “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’tan başka putları da ilah edindiniz. Ama ilerde kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennem olacak ve orada size yardım edecek kimseler bulamayacaksınız.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًاۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(İbrahim onlara) dedi ki: “Sizler dünya hayatında birbirinizin hatırı için Allah’tan başka putları da ilah edindiniz. Ama ilerde kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennem olacak ve orada size yardım edecek kimseler bulamayacaksınız.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًاۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bunun üzerine (önce yeğeni) Lût ona (İbrahim’e) iman etti. Ve İbrahim dedi ki: “Ben Rabbime hicret ediyorum. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فَاٰمَنَ لَهُ لُوطٌۢ وَقَالَ اِنّ۪ي مُهَاجِرٌ اِلٰى رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-26c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim peygamberin kardeşinin oğludur. Hz. İbrahim, amcasının kızı ve aynı zamanda karısı olan Sâre ve yeğeni Hz. Lût ile birlikte önce Harran’a, oradan da Şam’a hicret edip Filistin’e yerleştiği ve Hz. Lût’un da Sodom’a hicret ettiği rivayet edilmektedir. Hz. İbrahim’in “Ben, Rabbime hicret ediyorum.” demesi, rahat yaşamak ve menfaat elde etmek için herhangi bir bölgeye yerleşmek yahut ticari amaç gütmek için değil, sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun Tevhid dinine hizmet etmek için her şeyiyle Rabbine yöneldiği anlamına geliyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bunun üzerine (önce yeğeni) Lût ona (İbrahim’e) iman etti. Ve İbrahim dedi ki: “Ben Rabbime hicret ediyorum. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فَاٰمَنَ لَهُ لُوطٌۢ وَقَالَ اِنّ۪ي مُهَاجِرٌ اِلٰى رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-26c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim peygamberin kardeşinin oğludur. Hz. İbrahim, amcasının kızı ve aynı zamanda karısı olan Sâre ve yeğeni Hz. Lût ile birlikte önce Harran’a, oradan da Şam’a hicret edip Filistin’e yerleştiği ve Hz. Lût’un da Sodom’a hicret ettiği rivayet edilmektedir. Hz. İbrahim’in “Ben, Rabbime hicret ediyorum.” demesi, rahat yaşamak ve menfaat elde etmek için herhangi bir bölgeye yerleşmek yahut ticari amaç gütmek için değil, sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun Tevhid dinine hizmet etmek için her şeyiyle Rabbine yöneldiği anlamına geliyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bunun üzerine (önce yeğeni) Lût ona (İbrahim’e) iman etti. Ve İbrahim dedi ki: “Ben Rabbime hicret ediyorum. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فَاٰمَنَ لَهُ لُوطٌۢ وَقَالَ اِنّ۪ي مُهَاجِرٌ اِلٰى رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-26c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim peygamberin kardeşinin oğludur. Hz. İbrahim, amcasının kızı ve aynı zamanda karısı olan Sâre ve yeğeni Hz. Lût ile birlikte önce Harran’a, oradan da Şam’a hicret edip Filistin’e yerleştiği ve Hz. Lût’un da Sodom’a hicret ettiği rivayet edilmektedir. Hz. İbrahim’in “Ben, Rabbime hicret ediyorum.” demesi, rahat yaşamak ve menfaat elde etmek için herhangi bir bölgeye yerleşmek yahut ticari amaç gütmek için değil, sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun Tevhid dinine hizmet etmek için her şeyiyle Rabbine yöneldiği anlamına geliyor."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bunun üzerine (önce yeğeni) Lût ona (İbrahim’e) iman etti. Ve İbrahim dedi ki: “Ben Rabbime hicret ediyorum. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"فَاٰمَنَ لَهُ لُوطٌۢ وَقَالَ اِنّ۪ي مُهَاجِرٌ اِلٰى رَبّ۪يۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-25c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût, İbrahim peygamberin kardeşinin oğludur. Hz. İbrahim, amcasının kızı ve aynı zamanda karısı olan Sâre ve yeğeni Hz. Lût ile birlikte önce Harran’a, oradan da Şam’a hicret edip Filistin’e yerleştiği ve Hz. Lût’un da Sodom’a hicret ettiği rivayet edilmektedir. Hz. İbrahim’in “Ben, Rabbime hicret ediyorum.” demesi, rahat yaşamak ve menfaat elde etmek için herhangi bir bölgeye yerleşmek yahut ticari amaç gütmek için değil, sırf Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nun Tevhid dinine hizmet etmek için her şeyiyle Rabbine yöneldiği anlamına geliyor."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona (oğlu İsmail’den sonra) İshak’ı da Yakup’u da bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Dünyada ona mükâfatını da verdik. Şüphesiz o ahirette de iyi kimselerden olacaktır.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَاٰتَيْنَاهُ اَجْرَهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-27c.mp3","commentary_text":"Ayette de ifade buyrulduğu gibi Hz. İbrahim’in soyundan gelen pek çok peygamber bulunmaktadır. İki oğlu, Hz. İsmail ve İshak peygamberdir. Kardeşi Harran’ın oğlu yeğeni Hz. Lût peygamberdir. Torunları İshak’ın oğlu Hz. Yakup, Yakup’un oğlu Hz. Yusuf peygamberdir. “Kitap verdik” ifadesi, Hz. İbrahim’den sonra gelen Tevrât, İncil ve Kur’an gibi kitapları işaret etmektedir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona (oğlu İsmail’den sonra) İshak’ı da Yakup’u da bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Dünyada ona mükâfatını da verdik. Şüphesiz o ahirette de iyi kimselerden olacaktır.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَاٰتَيْنَاهُ اَجْرَهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-27c.mp3","commentary_text":"Ayette de ifade buyrulduğu gibi Hz. İbrahim’in soyundan gelen pek çok peygamber bulunmaktadır. İki oğlu, Hz. İsmail ve İshak peygamberdir. Kardeşi Harran’ın oğlu yeğeni Hz. Lût peygamberdir. Torunları İshak’ın oğlu Hz. Yakup, Yakup’un oğlu Hz. Yusuf peygamberdir. “Kitap verdik” ifadesi, Hz. İbrahim’den sonra gelen Tevrât, İncil ve Kur’an gibi kitapları işaret etmektedir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona (oğlu İsmail’den sonra) İshak’ı da Yakup’u da bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Dünyada ona mükâfatını da verdik. Şüphesiz o ahirette de iyi kimselerden olacaktır.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَاٰتَيْنَاهُ اَجْرَهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-27c.mp3","commentary_text":"Ayette de ifade buyrulduğu gibi Hz. İbrahim’in soyundan gelen pek çok peygamber bulunmaktadır. İki oğlu, Hz. İsmail ve İshak peygamberdir. Kardeşi Harran’ın oğlu yeğeni Hz. Lût peygamberdir. Torunları İshak’ın oğlu Hz. Yakup, Yakup’un oğlu Hz. Yusuf peygamberdir. “Kitap verdik” ifadesi, Hz. İbrahim’den sonra gelen Tevrât, İncil ve Kur’an gibi kitapları işaret etmektedir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz ona (oğlu İsmail’den sonra) İshak’ı da Yakup’u da bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Dünyada ona mükâfatını da verdik. Şüphesiz o ahirette de iyi kimselerden olacaktır.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَاٰتَيْنَاهُ اَجْرَهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-26c.mp3","commentary_text":"Ayette de ifade buyrulduğu gibi Hz. İbrahim’in soyundan gelen pek çok peygamber bulunmaktadır. İki oğlu, Hz. İsmail ve İshak peygamberdir. Kardeşi Harran’ın oğlu yeğeni Hz. Lût peygamberdir. Torunları İshak’ın oğlu Hz. Yakup, Yakup’un oğlu Hz. Yusuf peygamberdir. “Kitap verdik” ifadesi, Hz. İbrahim’den sonra gelen Tevrât, İncil ve Kur’an gibi kitapları işaret etmektedir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Lût’u da (halkına nebi olarak) gönderdik. Onlara dedi ki: “Gerçekten siz sizden önce geçen milletlerden hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَۘ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-28c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in yeğeni olan Hz. Lût, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşamış olup Hz. İbrahim’e komşu olan Sodom halkına elçi olarak gönderilmiştir. Kızıldeniz’in kuzeyinde yaşayan bu kavim, Kuran’da da belirtildiği gibi, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir iğrençliği, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ona karşı çıktılar, onun peygamberliğini ve getirdiği öğretileri kabul etmediler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Kur’an’ın pek çok yerinde görüldüğü gibi Lût kavmi korkunç bir felaketle helâk edildi."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Lût’u da (halkına nebi olarak) gönderdik. Onlara dedi ki: “Gerçekten siz sizden önce geçen milletlerden hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَۘ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-28c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in yeğeni olan Hz. Lût, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşamış olup Hz. İbrahim’e komşu olan Sodom halkına elçi olarak gönderilmiştir. Kızıldeniz’in kuzeyinde yaşayan bu kavim, Kuran’da da belirtildiği gibi, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir iğrençliği, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ona karşı çıktılar, onun peygamberliğini ve getirdiği öğretileri kabul etmediler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Kur’an’ın pek çok yerinde görüldüğü gibi Lût kavmi korkunç bir felaketle helâk edildi."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Lût’u da (halkına nebi olarak) gönderdik. Onlara dedi ki: “Gerçekten siz sizden önce geçen milletlerden hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَۘ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-28c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in yeğeni olan Hz. Lût, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşamış olup Hz. İbrahim’e komşu olan Sodom halkına elçi olarak gönderilmiştir. Kızıldeniz’in kuzeyinde yaşayan bu kavim, Kuran’da da belirtildiği gibi, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir iğrençliği, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ona karşı çıktılar, onun peygamberliğini ve getirdiği öğretileri kabul etmediler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Kur’an’ın pek çok yerinde görüldüğü gibi Lût kavmi korkunç bir felaketle helâk edildi."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Lût’u da (halkına nebi olarak) gönderdik. Onlara dedi ki: “Gerçekten siz sizden önce geçen milletlerden hiç kimsenin yapmadığı pek iğrenç bir şey yapıyorsunuz.”","arabic_text":"وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَۘ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-27c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in yeğeni olan Hz. Lût, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşamış olup Hz. İbrahim’e komşu olan Sodom halkına elçi olarak gönderilmiştir. Kızıldeniz’in kuzeyinde yaşayan bu kavim, Kuran’da da belirtildiği gibi, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir iğrençliği, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lût, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ona karşı çıktılar, onun peygamberliğini ve getirdiği öğretileri kabul etmediler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da Kur’an’ın pek çok yerinde görüldüğü gibi Lût kavmi korkunç bir felaketle helâk edildi."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Siz hâlâ (kadınları bırakıp) erkeklere yanaşacak (neslin çoğalma) yol(unu) kesecek ve üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz gruplar halinde yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını getir bize!” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّب۪يلَ وَتَأْتُونَ ف۪ي نَاد۪يكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Siz hâlâ (kadınları bırakıp) erkeklere yanaşacak (neslin çoğalma) yol(unu) kesecek ve üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz gruplar halinde yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını getir bize!” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّب۪يلَ وَتَأْتُونَ ف۪ي نَاد۪يكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Siz hâlâ (kadınları bırakıp) erkeklere yanaşacak (neslin çoğalma) yol(unu) kesecek ve üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz gruplar halinde yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını getir bize!” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّب۪يلَ وَتَأْتُونَ ف۪ي نَاد۪يكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Siz hâlâ (kadınları bırakıp) erkeklere yanaşacak (neslin çoğalma) yol(unu) kesecek ve üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz gruplar halinde yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını getir bize!” demekten başka bir şey olmadı.","arabic_text":"اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّب۪يلَ وَتَأْتُونَ ف۪ي نَاد۪يكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Lût: “Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Lût: “Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Lût: “Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Lût: “Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِد۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Bu arada insan suretinde birer melek olarak gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (oğlu İshak ve torunu Yakup’u) müjdelemek üzere geldiklerinde: “Biz (Lût’un getirdiklerine karşı çıkan) bu memleket halkını helâk edeceğiz çünkü onlar zulüm haksızlık ve fuhuşta gerçekten çok ileri gitmişlerdir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Bu arada insan suretinde birer melek olarak gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (oğlu İshak ve torunu Yakup’u) müjdelemek üzere geldiklerinde: “Biz (Lût’un getirdiklerine karşı çıkan) bu memleket halkını helâk edeceğiz çünkü onlar zulüm haksızlık ve fuhuşta gerçekten çok ileri gitmişlerdir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Bu arada insan suretinde birer melek olarak gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (oğlu İshak ve torunu Yakup’u) müjdelemek üzere geldiklerinde: “Biz (Lût’un getirdiklerine karşı çıkan) bu memleket halkını helâk edeceğiz çünkü onlar zulüm haksızlık ve fuhuşta gerçekten çok ileri gitmişlerdir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Bu arada insan suretinde birer melek olarak gönderdiğimiz) elçilerimiz İbrahim’e (oğlu İshak ve torunu Yakup’u) müjdelemek üzere geldiklerinde: “Biz (Lût’un getirdiklerine karşı çıkan) bu memleket halkını helâk edeceğiz çünkü onlar zulüm haksızlık ve fuhuşta gerçekten çok ileri gitmişlerdir” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İbrahim: “Ama orada Lût var” deyince elçiler şöyle dediler: “Biz orada kimlerin olduğunu elbette ki çok iyi biliyoruz. Lût’u ve yakınlarını (Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّ ف۪يهَا لُوطًاۜ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ ف۪يهَاۘ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-32c.mp3","commentary_text":"Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. “Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısıyla Lût'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara ihanet etmişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: ‘Cehenneme girenlerle beraber siz de girin’ denildi.” (Tahrîm 66/10)"},{"verse_number":"32","turkish_text":"İbrahim: “Ama orada Lût var” deyince elçiler şöyle dediler: “Biz orada kimlerin olduğunu elbette ki çok iyi biliyoruz. Lût’u ve yakınlarını (Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّ ف۪يهَا لُوطًاۜ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ ف۪يهَاۘ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-32c.mp3","commentary_text":"Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. “Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısıyla Lût'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara ihanet etmişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: ‘Cehenneme girenlerle beraber siz de girin’ denildi.” (Tahrîm 66/10)"},{"verse_number":"32","turkish_text":"İbrahim: “Ama orada Lût var” deyince elçiler şöyle dediler: “Biz orada kimlerin olduğunu elbette ki çok iyi biliyoruz. Lût’u ve yakınlarını (Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّ ف۪يهَا لُوطًاۜ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ ف۪يهَاۘ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-32c.mp3","commentary_text":"Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. “Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısıyla Lût'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara ihanet etmişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: ‘Cehenneme girenlerle beraber siz de girin’ denildi.” (Tahrîm 66/10)"},{"verse_number":"32","turkish_text":"İbrahim: “Ama orada Lût var” deyince elçiler şöyle dediler: “Biz orada kimlerin olduğunu elbette ki çok iyi biliyoruz. Lût’u ve yakınlarını (Allah’ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّ ف۪يهَا لُوطًاۜ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ ف۪يهَاۘ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-31c.mp3","commentary_text":"Bilindiği üzere, Hz. Lût’un karısı, Hz. Nuh’un karısı gibi kocasına ihanet ederek, kötü ve iğrenç alışkanlıkları olan Lût kavminden yana tavırlar sergilemişti. “Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısıyla Lût'un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikahı altında iken onlara ihanet etmişlerdi de iki peygamber Allah'tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: ‘Cehenneme girenlerle beraber siz de girin’ denildi.” (Tahrîm 66/10)"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde Lût onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma endişe etme! Biz karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın geride kalıp helâk olanlardan olacaktır.”","arabic_text":"وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde Lût onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma endişe etme! Biz karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın geride kalıp helâk olanlardan olacaktır.”","arabic_text":"وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde Lût onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma endişe etme! Biz karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın geride kalıp helâk olanlardan olacaktır.”","arabic_text":"وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde Lût onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma endişe etme! Biz karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın geride kalıp helâk olanlardan olacaktır.”","arabic_text":"وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Haberin olsun ki biz bu kasaba halkı üzerine yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azap indireceğiz” dediler.","arabic_text":"اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Haberin olsun ki biz bu kasaba halkı üzerine yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azap indireceğiz” dediler.","arabic_text":"اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Haberin olsun ki biz bu kasaba halkı üzerine yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azap indireceğiz” dediler.","arabic_text":"اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"“Haberin olsun ki biz bu kasaba halkı üzerine yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azap indireceğiz” dediler.","arabic_text":"اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki Biz aklını işletecek bir toplum için o (helak ettiğimiz) memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-35c.mp3","commentary_text":"Saffat suresi 37/137-138 ayetlerinde de zikredilen ibret alınacak yer, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in (Lût Gölü’nün) kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yolun etrafındaki harabelerdir. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla da doğrulanmıştır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki Biz aklını işletecek bir toplum için o (helak ettiğimiz) memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-35c.mp3","commentary_text":"Saffat suresi 37/137-138 ayetlerinde de zikredilen ibret alınacak yer, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in (Lût Gölü’nün) kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yolun etrafındaki harabelerdir. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla da doğrulanmıştır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki Biz aklını işletecek bir toplum için o (helak ettiğimiz) memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-35c.mp3","commentary_text":"Saffat suresi 37/137-138 ayetlerinde de zikredilen ibret alınacak yer, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in (Lût Gölü’nün) kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yolun etrafındaki harabelerdir. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla da doğrulanmıştır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Andolsun ki Biz aklını işletecek bir toplum için o (helak ettiğimiz) memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-34c.mp3","commentary_text":"Saffat suresi 37/137-138 ayetlerinde de zikredilen ibret alınacak yer, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in (Lût Gölü’nün) kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yolun etrafındaki harabelerdir. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla da doğrulanmıştır."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Ahiret günü(nün mükâfatına) umut bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!” dedi.","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۙ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Ahiret günü(nün mükâfatına) umut bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!” dedi.","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۙ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Ahiret günü(nün mükâfatına) umut bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!” dedi.","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۙ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (nebi olarak) gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Ahiret günü(nün mükâfatına) umut bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!” dedi.","arabic_text":"وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۙ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kavmi onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"28/28-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kavmi onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"28/28-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kavmi onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"28/28-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Kavmi onu yalanladı (zulüm ve taşkınlıklarına devam etti). Bunun üzerine kendilerini şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (öldüler).","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"28/28-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semûd (kavimleri)ni de (yaptıkları yüzünden) helâk ettik. Bunu vaktiyle oturdukları evlerin yıkıntıları size açıkça göstermektedir. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri güzel göstererek kendilerini yoldan çıkardı. Hâlbuki onlar (gerçeği görebilecek kadar) aklı fikri yerinde gözü açık kimselerdi.","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَقَدْ تَبَيَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْ۠ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-38c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud’un gönderildiği Âd kavmi, Samed, Samud, Sada ve Heba adlı putlara tapıyor, zayıf ve kimsesizlere ağır zulümler yapıyorlardı. Zevklerinin tatmini için insanları yüksek binaların üzerinden aşağı atarak eğleniyorlardı. Elli seneden fazla bir zaman Hz. Hud, bu azgın kavmi imana ve insanca yaşamaya çağırdı. İman etmeye yanaşmadıkları gibi azgınlıklarına da devam ettiler. Bunun üzerine şiddetli bir rüzgârla helak oldular. Hz. Salih’in gönderildiği Samud Kavmi de aynı Âd Kavmi gibi Allah’ın uyarılarını dikkate almamış, zulüm ve taşkınlıklarına devam etmiş ve bunun sonucunda da helak olmuştur. Ayette bahsedilen Âd ve Semud Kavimleriyle ilgili, bugün, birçok arkeolojik bulguya rastlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semûd (kavimleri)ni de (yaptıkları yüzünden) helâk ettik. Bunu vaktiyle oturdukları evlerin yıkıntıları size açıkça göstermektedir. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri güzel göstererek kendilerini yoldan çıkardı. Hâlbuki onlar (gerçeği görebilecek kadar) aklı fikri yerinde gözü açık kimselerdi.","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَقَدْ تَبَيَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْ۠ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-38c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud’un gönderildiği Âd kavmi, Samed, Samud, Sada ve Heba adlı putlara tapıyor, zayıf ve kimsesizlere ağır zulümler yapıyorlardı. Zevklerinin tatmini için insanları yüksek binaların üzerinden aşağı atarak eğleniyorlardı. Elli seneden fazla bir zaman Hz. Hud, bu azgın kavmi imana ve insanca yaşamaya çağırdı. İman etmeye yanaşmadıkları gibi azgınlıklarına da devam ettiler. Bunun üzerine şiddetli bir rüzgârla helak oldular. Hz. Salih’in gönderildiği Samud Kavmi de aynı Âd Kavmi gibi Allah’ın uyarılarını dikkate almamış, zulüm ve taşkınlıklarına devam etmiş ve bunun sonucunda da helak olmuştur. Ayette bahsedilen Âd ve Semud Kavimleriyle ilgili, bugün, birçok arkeolojik bulguya rastlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semûd (kavimleri)ni de (yaptıkları yüzünden) helâk ettik. Bunu vaktiyle oturdukları evlerin yıkıntıları size açıkça göstermektedir. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri güzel göstererek kendilerini yoldan çıkardı. Hâlbuki onlar (gerçeği görebilecek kadar) aklı fikri yerinde gözü açık kimselerdi.","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَقَدْ تَبَيَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْ۠ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-38c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud’un gönderildiği Âd kavmi, Samed, Samud, Sada ve Heba adlı putlara tapıyor, zayıf ve kimsesizlere ağır zulümler yapıyorlardı. Zevklerinin tatmini için insanları yüksek binaların üzerinden aşağı atarak eğleniyorlardı. Elli seneden fazla bir zaman Hz. Hud, bu azgın kavmi imana ve insanca yaşamaya çağırdı. İman etmeye yanaşmadıkları gibi azgınlıklarına da devam ettiler. Bunun üzerine şiddetli bir rüzgârla helak oldular. Hz. Salih’in gönderildiği Samud Kavmi de aynı Âd Kavmi gibi Allah’ın uyarılarını dikkate almamış, zulüm ve taşkınlıklarına devam etmiş ve bunun sonucunda da helak olmuştur. Ayette bahsedilen Âd ve Semud Kavimleriyle ilgili, bugün, birçok arkeolojik bulguya rastlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ad ve Semûd (kavimleri)ni de (yaptıkları yüzünden) helâk ettik. Bunu vaktiyle oturdukları evlerin yıkıntıları size açıkça göstermektedir. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri güzel göstererek kendilerini yoldan çıkardı. Hâlbuki onlar (gerçeği görebilecek kadar) aklı fikri yerinde gözü açık kimselerdi.","arabic_text":"وَعَادًا وَثَمُودَا۬ وَقَدْ تَبَيَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْ۠ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-37c.mp3","commentary_text":"Hz. Hud’un gönderildiği Âd kavmi, Samed, Samud, Sada ve Heba adlı putlara tapıyor, zayıf ve kimsesizlere ağır zulümler yapıyorlardı. Zevklerinin tatmini için insanları yüksek binaların üzerinden aşağı atarak eğleniyorlardı. Elli seneden fazla bir zaman Hz. Hud, bu azgın kavmi imana ve insanca yaşamaya çağırdı. İman etmeye yanaşmadıkları gibi azgınlıklarına da devam ettiler. Bunun üzerine şiddetli bir rüzgârla helak oldular. Hz. Salih’in gönderildiği Samud Kavmi de aynı Âd Kavmi gibi Allah’ın uyarılarını dikkate almamış, zulüm ve taşkınlıklarına devam etmiş ve bunun sonucunda da helak olmuştur. Ayette bahsedilen Âd ve Semud Kavimleriyle ilgili, bugün, birçok arkeolojik bulguya rastlanmaktadır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Karun’u Firavunu ve Hâman’ı da (yaptıkları yüzünden helâk ettik). Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.","arabic_text":"وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِق۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Karun’u Firavunu ve Hâman’ı da (yaptıkları yüzünden helâk ettik). Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.","arabic_text":"وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِق۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Karun’u Firavunu ve Hâman’ı da (yaptıkları yüzünden helâk ettik). Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.","arabic_text":"وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِق۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Karun’u Firavunu ve Hâman’ı da (yaptıkları yüzünden helâk ettik). Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Hâlbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.","arabic_text":"وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِق۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"28/28-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. (Yaptıkları yüzünden) onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları kötülüklerle) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"فَكُلًّا اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًاۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا بِهِ الْاَرْضَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un kavmi üzerlerine taş yağdırılarak, Âd kavmi şiddetli kasırga ile, Semûd kavmi korkunç bir ses ve gök gürültüsüyle, Kârun ve toplumu yerin dibine geçirilerek, Nuh ve Firavun’un kavimleri ise suda boğularak helâk edilmiştir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. (Yaptıkları yüzünden) onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları kötülüklerle) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"فَكُلًّا اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًاۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا بِهِ الْاَرْضَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un kavmi üzerlerine taş yağdırılarak, Âd kavmi şiddetli kasırga ile, Semûd kavmi korkunç bir ses ve gök gürültüsüyle, Kârun ve toplumu yerin dibine geçirilerek, Nuh ve Firavun’un kavimleri ise suda boğularak helâk edilmiştir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. (Yaptıkları yüzünden) onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları kötülüklerle) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"فَكُلًّا اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًاۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا بِهِ الْاَرْضَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-40c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un kavmi üzerlerine taş yağdırılarak, Âd kavmi şiddetli kasırga ile, Semûd kavmi korkunç bir ses ve gök gürültüsüyle, Kârun ve toplumu yerin dibine geçirilerek, Nuh ve Firavun’un kavimleri ise suda boğularak helâk edilmiştir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. (Yaptıkları yüzünden) onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları kötülüklerle) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"فَكُلًّا اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًاۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا بِهِ الْاَرْضَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-39c.mp3","commentary_text":"Hz. Lût’un kavmi üzerlerine taş yağdırılarak, Âd kavmi şiddetli kasırga ile, Semûd kavmi korkunç bir ses ve gök gürültüsüyle, Kârun ve toplumu yerin dibine geçirilerek, Nuh ve Firavun’un kavimleri ise suda boğularak helâk edilmiştir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları ve güçleri) dost/sığınacak tanrı edinenlerin durumu kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Hâlbuki evlerin en çürüğü örümcek ağıdır. Keşke bunu bilselerdi!","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتًاۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları ve güçleri) dost/sığınacak tanrı edinenlerin durumu kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Hâlbuki evlerin en çürüğü örümcek ağıdır. Keşke bunu bilselerdi!","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتًاۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları ve güçleri) dost/sığınacak tanrı edinenlerin durumu kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Hâlbuki evlerin en çürüğü örümcek ağıdır. Keşke bunu bilselerdi!","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتًاۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları ve güçleri) dost/sığınacak tanrı edinenlerin durumu kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Hâlbuki evlerin en çürüğü örümcek ağıdır. Keşke bunu bilselerdi!","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِۚ اِتَّخَذَتْ بَيْتًاۜ وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şüphesiz Allah onların Kendisinden başka hangi varlıkları tanrılaştırıp yalvardıklarını elbette çok iyi bilir. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şüphesiz Allah onların Kendisinden başka hangi varlıkları tanrılaştırıp yalvardıklarını elbette çok iyi bilir. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şüphesiz Allah onların Kendisinden başka hangi varlıkları tanrılaştırıp yalvardıklarını elbette çok iyi bilir. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şüphesiz Allah onların Kendisinden başka hangi varlıkları tanrılaştırıp yalvardıklarını elbette çok iyi bilir. Hiç kuşkusuz O mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مِنْ شَيْءٍۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"28/28-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte biz bu misalleri insanlar için (ibret alsınlar diye) getiriyoruz. Onların anlamını ancak ibret almasını bilenler kavrayabilir.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِۚ وَمَا يَعْقِلُهَٓا اِلَّا الْعَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-43c.mp3","commentary_text":"Kureyş’in ekâbir (!) takımı, “Muhammed’in Rabbi, gönderdiği kitapta sinekten, inekten, çiçekten, böcekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Müslümanlarla alay ediyordu. Oysa ibret almasını bilenler için bu örnekler çok büyük manalar taşımaktadır. Varlık âlemini kudretiyle yöneten Allah’ın dostluğu ve yardımı dururken, insanın, kendisi gibi dünyada fani olan varlıklara sırtını dayaması, onlardan medet umması, onları Allah’a ulaşmak için aracı olarak kullanması yuvaların en zayıfı olan örümcek yuvasına sığınmaya teşbih ediliyor ki bu benzetme her kesimden insanın çok rahat anlayabileceği seviyededir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte biz bu misalleri insanlar için (ibret alsınlar diye) getiriyoruz. Onların anlamını ancak ibret almasını bilenler kavrayabilir.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِۚ وَمَا يَعْقِلُهَٓا اِلَّا الْعَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-43c.mp3","commentary_text":"Kureyş’in ekâbir (!) takımı, “Muhammed’in Rabbi, gönderdiği kitapta sinekten, inekten, çiçekten, böcekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Müslümanlarla alay ediyordu. Oysa ibret almasını bilenler için bu örnekler çok büyük manalar taşımaktadır. Varlık âlemini kudretiyle yöneten Allah’ın dostluğu ve yardımı dururken, insanın, kendisi gibi dünyada fani olan varlıklara sırtını dayaması, onlardan medet umması, onları Allah’a ulaşmak için aracı olarak kullanması yuvaların en zayıfı olan örümcek yuvasına sığınmaya teşbih ediliyor ki bu benzetme her kesimden insanın çok rahat anlayabileceği seviyededir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte biz bu misalleri insanlar için (ibret alsınlar diye) getiriyoruz. Onların anlamını ancak ibret almasını bilenler kavrayabilir.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِۚ وَمَا يَعْقِلُهَٓا اِلَّا الْعَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-43c.mp3","commentary_text":"Kureyş’in ekâbir (!) takımı, “Muhammed’in Rabbi, gönderdiği kitapta sinekten, inekten, çiçekten, böcekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Müslümanlarla alay ediyordu. Oysa ibret almasını bilenler için bu örnekler çok büyük manalar taşımaktadır. Varlık âlemini kudretiyle yöneten Allah’ın dostluğu ve yardımı dururken, insanın, kendisi gibi dünyada fani olan varlıklara sırtını dayaması, onlardan medet umması, onları Allah’a ulaşmak için aracı olarak kullanması yuvaların en zayıfı olan örümcek yuvasına sığınmaya teşbih ediliyor ki bu benzetme her kesimden insanın çok rahat anlayabileceği seviyededir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte biz bu misalleri insanlar için (ibret alsınlar diye) getiriyoruz. Onların anlamını ancak ibret almasını bilenler kavrayabilir.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِۚ وَمَا يَعْقِلُهَٓا اِلَّا الْعَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-42c.mp3","commentary_text":"Kureyş’in ekâbir (!) takımı, “Muhammed’in Rabbi, gönderdiği kitapta sinekten, inekten, çiçekten, böcekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Müslümanlarla alay ediyordu. Oysa ibret almasını bilenler için bu örnekler çok büyük manalar taşımaktadır. Varlık âlemini kudretiyle yöneten Allah’ın dostluğu ve yardımı dururken, insanın, kendisi gibi dünyada fani olan varlıklara sırtını dayaması, onlardan medet umması, onları Allah’a ulaşmak için aracı olarak kullanması yuvaların en zayıfı olan örümcek yuvasına sığınmaya teşbih ediliyor ki bu benzetme her kesimden insanın çok rahat anlayabileceği seviyededir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmetle gerçek bir gaye için yarattı. Elbette bunda iman edecek kimseler için alınacak bir ders vardır.","arabic_text":"خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmetle gerçek bir gaye için yarattı. Elbette bunda iman edecek kimseler için alınacak bir ders vardır.","arabic_text":"خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmetle gerçek bir gaye için yarattı. Elbette bunda iman edecek kimseler için alınacak bir ders vardır.","arabic_text":"خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmetle gerçek bir gaye için yarattı. Elbette bunda iman edecek kimseler için alınacak bir ders vardır.","arabic_text":"خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitaptan sana vahyolunanı oku namazı da ikame et! Çünkü namaz (doğru ve bilinçli eda edildiği takdirde) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. (Namazı ikame ederek) Allah’la hasbıhal etmek en büyük (buluşma)dır. Allah (sadece namazda değil her daim) yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-45c.mp3","commentary_text":"Bilinçli bir şekilde eda edilen namaz insanı her türlü kötülükten ve her çeşit hayasızlıktan alıkoyar. Çünkü namazda insan Allah’la buluşur, Onun huzur ve rahmet alanına girerek Ona kötülük ve hayasızlık yapmayacağına dair defalarca söz verir ve bu sözü günün belli aralıklarında tekrar eder. Böyle bir insanın sözüne ihanet etmesi ve Allah’ı dikkate almaması düşünülemez. Tabii ki namazı ikame eden kişi, kıldığı namazdan bir şey anlıyorsa ne dediğini ve ne istediğini biliyorsa, verdiği sözün farkında oluyorsa, namazı niyaza dönüştürecek bir ahitleşme ortaya koyuyorsa yani namazın hakkını veriyorsa bu namaz koruyucu olur. Kıldığımız namazlar bizi kötülüklerden alıkoymuyor ve Allah’a yaklaştırmıyorsa, filmlerde rol icabı namaz kılanlardan ne farkımız kalır? Anlamadan ve derinliğini kavramadan kıldığımız namazla biz de sadece verilen rolü oynamış ve “âdet yerini bulsun” demiş olmuyor muyuz?"},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitaptan sana vahyolunanı oku namazı da ikame et! Çünkü namaz (doğru ve bilinçli eda edildiği takdirde) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. (Namazı ikame ederek) Allah’la hasbıhal etmek en büyük (buluşma)dır. Allah (sadece namazda değil her daim) yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-45c.mp3","commentary_text":"Bilinçli bir şekilde eda edilen namaz insanı her türlü kötülükten ve her çeşit hayasızlıktan alıkoyar. Çünkü namazda insan Allah’la buluşur, Onun huzur ve rahmet alanına girerek Ona kötülük ve hayasızlık yapmayacağına dair defalarca söz verir ve bu sözü günün belli aralıklarında tekrar eder. Böyle bir insanın sözüne ihanet etmesi ve Allah’ı dikkate almaması düşünülemez. Tabii ki namazı ikame eden kişi, kıldığı namazdan bir şey anlıyorsa ne dediğini ve ne istediğini biliyorsa, verdiği sözün farkında oluyorsa, namazı niyaza dönüştürecek bir ahitleşme ortaya koyuyorsa yani namazın hakkını veriyorsa bu namaz koruyucu olur. Kıldığımız namazlar bizi kötülüklerden alıkoymuyor ve Allah’a yaklaştırmıyorsa, filmlerde rol icabı namaz kılanlardan ne farkımız kalır? Anlamadan ve derinliğini kavramadan kıldığımız namazla biz de sadece verilen rolü oynamış ve “âdet yerini bulsun” demiş olmuyor muyuz?"},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitaptan sana vahyolunanı oku namazı da ikame et! Çünkü namaz (doğru ve bilinçli eda edildiği takdirde) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. (Namazı ikame ederek) Allah’la hasbıhal etmek en büyük (buluşma)dır. Allah (sadece namazda değil her daim) yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-45c.mp3","commentary_text":"Bilinçli bir şekilde eda edilen namaz insanı her türlü kötülükten ve her çeşit hayasızlıktan alıkoyar. Çünkü namazda insan Allah’la buluşur, Onun huzur ve rahmet alanına girerek Ona kötülük ve hayasızlık yapmayacağına dair defalarca söz verir ve bu sözü günün belli aralıklarında tekrar eder. Böyle bir insanın sözüne ihanet etmesi ve Allah’ı dikkate almaması düşünülemez. Tabii ki namazı ikame eden kişi, kıldığı namazdan bir şey anlıyorsa ne dediğini ve ne istediğini biliyorsa, verdiği sözün farkında oluyorsa, namazı niyaza dönüştürecek bir ahitleşme ortaya koyuyorsa yani namazın hakkını veriyorsa bu namaz koruyucu olur. Kıldığımız namazlar bizi kötülüklerden alıkoymuyor ve Allah’a yaklaştırmıyorsa, filmlerde rol icabı namaz kılanlardan ne farkımız kalır? Anlamadan ve derinliğini kavramadan kıldığımız namazla biz de sadece verilen rolü oynamış ve “âdet yerini bulsun” demiş olmuyor muyuz?"},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Ey Resul!) Kitaptan sana vahyolunanı oku namazı da ikame et! Çünkü namaz (doğru ve bilinçli eda edildiği takdirde) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. (Namazı ikame ederek) Allah’la hasbıhal etmek en büyük (buluşma)dır. Allah (sadece namazda değil her daim) yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"اُتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَۜ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-44c.mp3","commentary_text":"Bilinçli bir şekilde eda edilen namaz insanı her türlü kötülükten ve her çeşit hayasızlıktan alıkoyar. Çünkü namazda insan Allah’la buluşur, Onun huzur ve rahmet alanına girerek Ona kötülük ve hayasızlık yapmayacağına dair defalarca söz verir ve bu sözü günün belli aralıklarında tekrar eder. Böyle bir insanın sözüne ihanet etmesi ve Allah’ı dikkate almaması düşünülemez. Tabii ki namazı ikame eden kişi, kıldığı namazdan bir şey anlıyorsa ne dediğini ve ne istediğini biliyorsa, verdiği sözün farkında oluyorsa, namazı niyaza dönüştürecek bir ahitleşme ortaya koyuyorsa yani namazın hakkını veriyorsa bu namaz koruyucu olur. Kıldığımız namazlar bizi kötülüklerden alıkoymuyor ve Allah’a yaklaştırmıyorsa, filmlerde rol icabı namaz kılanlardan ne farkımız kalır? Anlamadan ve derinliğini kavramadan kıldığımız namazla biz de sadece verilen rolü oynamış ve “âdet yerini bulsun” demiş olmuyor muyuz?"},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)la haksızlık ve taşkınlık etmedikleri müddetçe en güzel şekilde tartışın ve (onlara) deyin ki: “Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz. Çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O’na teslim olmuşuz (siz de Müslümansınız biz de Müslümanız).”","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-46c.mp3","commentary_text":"Yahudi ve Hıristiyanlarla dinî konuları tartışırken, dünyevi meseleleri mütalaa ederken, siyasi ve ticari mevzuları konuşurken kaba ve kırıcı davranmayı, nefreti körükleyecek ve düşmanlığın önünü açacak saygıdan uzak, incitici ve rencide edici tavır ve davranışlar sergilemeyi Allah yasaklıyor.Burada “size indirilmiş olana da inanıyoruz” dan kastedilen, önceki vahiyler olgusuna ve o vahiylerin tahrif edilmemiş metinlerine inanmaktır. Yoksa Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi önceden vahyedilmiş kitapların asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine inanmak değil.  Esas vurgulanmak istenen mesaj ayetin son cümlesi ile veriliyor ki o da “bir olan Allah’a teslim olmak yani Müslüman olmak ve Allah’ın birliği etrafında hayatı şekillendirmektir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)la haksızlık ve taşkınlık etmedikleri müddetçe en güzel şekilde tartışın ve (onlara) deyin ki: “Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz. Çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O’na teslim olmuşuz (siz de Müslümansınız biz de Müslümanız).”","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-46c.mp3","commentary_text":"Yahudi ve Hıristiyanlarla dinî konuları tartışırken, dünyevi meseleleri mütalaa ederken, siyasi ve ticari mevzuları konuşurken kaba ve kırıcı davranmayı, nefreti körükleyecek ve düşmanlığın önünü açacak saygıdan uzak, incitici ve rencide edici tavır ve davranışlar sergilemeyi Allah yasaklıyor.Burada “size indirilmiş olana da inanıyoruz” dan kastedilen, önceki vahiyler olgusuna ve o vahiylerin tahrif edilmemiş metinlerine inanmaktır. Yoksa Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi önceden vahyedilmiş kitapların asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine inanmak değil.  Esas vurgulanmak istenen mesaj ayetin son cümlesi ile veriliyor ki o da “bir olan Allah’a teslim olmak yani Müslüman olmak ve Allah’ın birliği etrafında hayatı şekillendirmektir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)la haksızlık ve taşkınlık etmedikleri müddetçe en güzel şekilde tartışın ve (onlara) deyin ki: “Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz. Çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O’na teslim olmuşuz (siz de Müslümansınız biz de Müslümanız).”","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-46c.mp3","commentary_text":"Yahudi ve Hıristiyanlarla dinî konuları tartışırken, dünyevi meseleleri mütalaa ederken, siyasi ve ticari mevzuları konuşurken kaba ve kırıcı davranmayı, nefreti körükleyecek ve düşmanlığın önünü açacak saygıdan uzak, incitici ve rencide edici tavır ve davranışlar sergilemeyi Allah yasaklıyor.Burada “size indirilmiş olana da inanıyoruz” dan kastedilen, önceki vahiyler olgusuna ve o vahiylerin tahrif edilmemiş metinlerine inanmaktır. Yoksa Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi önceden vahyedilmiş kitapların asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine inanmak değil.  Esas vurgulanmak istenen mesaj ayetin son cümlesi ile veriliyor ki o da “bir olan Allah’a teslim olmak yani Müslüman olmak ve Allah’ın birliği etrafında hayatı şekillendirmektir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kitap ehli (Yahudi ve Hristiyanlar)la haksızlık ve taşkınlık etmedikleri müddetçe en güzel şekilde tartışın ve (onlara) deyin ki: “Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz. Çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O’na teslim olmuşuz (siz de Müslümansınız biz de Müslümanız).”","arabic_text":"وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-45c.mp3","commentary_text":"Yahudi ve Hıristiyanlarla dinî konuları tartışırken, dünyevi meseleleri mütalaa ederken, siyasi ve ticari mevzuları konuşurken kaba ve kırıcı davranmayı, nefreti körükleyecek ve düşmanlığın önünü açacak saygıdan uzak, incitici ve rencide edici tavır ve davranışlar sergilemeyi Allah yasaklıyor.Burada “size indirilmiş olana da inanıyoruz” dan kastedilen, önceki vahiyler olgusuna ve o vahiylerin tahrif edilmemiş metinlerine inanmaktır. Yoksa Kur’an’da sıkça ifade edildiği gibi önceden vahyedilmiş kitapların asıl metinlerinin kapsamlı bir tahrifata uğramasının sonucu olan bugünkü şekillerine inanmak değil.  Esas vurgulanmak istenen mesaj ayetin son cümlesi ile veriliyor ki o da “bir olan Allah’a teslim olmak yani Müslüman olmak ve Allah’ın birliği etrafında hayatı şekillendirmektir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Onlardan da ona iman edecek olanlar vardır. Hakkı inkâra şartlanmış olanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَۜ فَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۚ وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Onlardan da ona iman edecek olanlar vardır. Hakkı inkâra şartlanmış olanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَۜ فَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۚ وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Onlardan da ona iman edecek olanlar vardır. Hakkı inkâra şartlanmış olanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَۜ فَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۚ وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Onlardan da ona iman edecek olanlar vardır. Hakkı inkâra şartlanmış olanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَۜ فَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۚ وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنْ يُؤْمِنُ بِه۪ۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen Bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin. Şayet böyle olmasaydı (okumuş ya da yazmış olsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar (o Kur’an’ı başka yerden okudun ya da yazdın diye) şüpheye düşerlerdi.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِه۪ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَم۪ينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen Bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin. Şayet böyle olmasaydı (okumuş ya da yazmış olsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar (o Kur’an’ı başka yerden okudun ya da yazdın diye) şüpheye düşerlerdi.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِه۪ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَم۪ينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen Bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin. Şayet böyle olmasaydı (okumuş ya da yazmış olsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar (o Kur’an’ı başka yerden okudun ya da yazdın diye) şüpheye düşerlerdi.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِه۪ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَم۪ينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen Bundan önce herhangi bir ilahi kelamı okumuş ya da onu kendi elinle yazmış değildin. Şayet böyle olmasaydı (okumuş ya da yazmış olsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar (o Kur’an’ı başka yerden okudun ya da yazdın diye) şüpheye düşerlerdi.","arabic_text":"وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِه۪ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَم۪ينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Hayır o (Kur’an doğrudan Allah tarafından gönderilen) kendilerine ilim verilen (mü’min)lerin kalplerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak (inatçı ve bencil olan) zalimler inkâr eder.","arabic_text":"بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ ف۪ي صُدُورِ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Hayır o (Kur’an doğrudan Allah tarafından gönderilen) kendilerine ilim verilen (mü’min)lerin kalplerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak (inatçı ve bencil olan) zalimler inkâr eder.","arabic_text":"بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ ف۪ي صُدُورِ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Hayır o (Kur’an doğrudan Allah tarafından gönderilen) kendilerine ilim verilen (mü’min)lerin kalplerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak (inatçı ve bencil olan) zalimler inkâr eder.","arabic_text":"بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ ف۪ي صُدُورِ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Hayır o (Kur’an doğrudan Allah tarafından gönderilen) kendilerine ilim verilen (mü’min)lerin kalplerinde (yer eden) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak (inatçı ve bencil olan) zalimler inkâr eder.","arabic_text":"بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ ف۪ي صُدُورِ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(İnkârcılar) dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(İnkârcılar) dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(İnkârcılar) dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(İnkârcılar) dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-51c.mp3","commentary_text":"“Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?” söylemi; “vahyin içeriği, ilahi kökeninden gelen şaşırtıcı kanıtları ve Kur’an ayetlerinin hadiselere ışık tutacak şekilde arka arkaya gelmesi senin elçiliğini kanıtlamaya yeterli olmuyor mu?” demektir. Bu ayet aynı zamanda Kur’an mucizesinin dışında Hz. Peygambere atfedilen uydurma mucizeleri de reddediyor. Ayrıca Hz. Peygamberin irtihalinden bin dört yüz sene geçtikten sonra Hz. Muhammed’e isnat edilen mucizelerin insanlığın hidayeti için nasıl bir katkısı olabilir? Olur olmaz mucizeler isnat ederek Hz. Peygamberi diğer peygamberlerle yarıştırmanın İslam’a ve Müslümanlara ne gibi bir faydası bulunabilir? Peygamberler hayattayken Allah’ın elçileri olduklarını kanıtlamak üzere Allah tarafından kendilerine mucize verilirdi. Bu mucizeler peygamberlerin büyüklüğünü değil düşmanların acizliğini ortaya koyacak Allah’ın fiilleriydi. Dolaysıyla peygamberleri mucizeleriyle yarıştırmak ve onlara mucizelerine göre büyüklük atfetmek hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-51c.mp3","commentary_text":"“Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?” söylemi; “vahyin içeriği, ilahi kökeninden gelen şaşırtıcı kanıtları ve Kur’an ayetlerinin hadiselere ışık tutacak şekilde arka arkaya gelmesi senin elçiliğini kanıtlamaya yeterli olmuyor mu?” demektir. Bu ayet aynı zamanda Kur’an mucizesinin dışında Hz. Peygambere atfedilen uydurma mucizeleri de reddediyor. Ayrıca Hz. Peygamberin irtihalinden bin dört yüz sene geçtikten sonra Hz. Muhammed’e isnat edilen mucizelerin insanlığın hidayeti için nasıl bir katkısı olabilir? Olur olmaz mucizeler isnat ederek Hz. Peygamberi diğer peygamberlerle yarıştırmanın İslam’a ve Müslümanlara ne gibi bir faydası bulunabilir? Peygamberler hayattayken Allah’ın elçileri olduklarını kanıtlamak üzere Allah tarafından kendilerine mucize verilirdi. Bu mucizeler peygamberlerin büyüklüğünü değil düşmanların acizliğini ortaya koyacak Allah’ın fiilleriydi. Dolaysıyla peygamberleri mucizeleriyle yarıştırmak ve onlara mucizelerine göre büyüklük atfetmek hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-51c.mp3","commentary_text":"“Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?” söylemi; “vahyin içeriği, ilahi kökeninden gelen şaşırtıcı kanıtları ve Kur’an ayetlerinin hadiselere ışık tutacak şekilde arka arkaya gelmesi senin elçiliğini kanıtlamaya yeterli olmuyor mu?” demektir. Bu ayet aynı zamanda Kur’an mucizesinin dışında Hz. Peygambere atfedilen uydurma mucizeleri de reddediyor. Ayrıca Hz. Peygamberin irtihalinden bin dört yüz sene geçtikten sonra Hz. Muhammed’e isnat edilen mucizelerin insanlığın hidayeti için nasıl bir katkısı olabilir? Olur olmaz mucizeler isnat ederek Hz. Peygamberi diğer peygamberlerle yarıştırmanın İslam’a ve Müslümanlara ne gibi bir faydası bulunabilir? Peygamberler hayattayken Allah’ın elçileri olduklarını kanıtlamak üzere Allah tarafından kendilerine mucize verilirdi. Bu mucizeler peygamberlerin büyüklüğünü değil düşmanların acizliğini ortaya koyacak Allah’ın fiilleriydi. Dolaysıyla peygamberleri mucizeleriyle yarıştırmak ve onlara mucizelerine göre büyüklük atfetmek hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-50c.mp3","commentary_text":"“Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu?” söylemi; “vahyin içeriği, ilahi kökeninden gelen şaşırtıcı kanıtları ve Kur’an ayetlerinin hadiselere ışık tutacak şekilde arka arkaya gelmesi senin elçiliğini kanıtlamaya yeterli olmuyor mu?” demektir. Bu ayet aynı zamanda Kur’an mucizesinin dışında Hz. Peygambere atfedilen uydurma mucizeleri de reddediyor. Ayrıca Hz. Peygamberin irtihalinden bin dört yüz sene geçtikten sonra Hz. Muhammed’e isnat edilen mucizelerin insanlığın hidayeti için nasıl bir katkısı olabilir? Olur olmaz mucizeler isnat ederek Hz. Peygamberi diğer peygamberlerle yarıştırmanın İslam’a ve Müslümanlara ne gibi bir faydası bulunabilir? Peygamberler hayattayken Allah’ın elçileri olduklarını kanıtlamak üzere Allah tarafından kendilerine mucize verilirdi. Bu mucizeler peygamberlerin büyüklüğünü değil düşmanların acizliğini ortaya koyacak Allah’ın fiilleriydi. Dolaysıyla peygamberleri mucizeleriyle yarıştırmak ve onlara mucizelerine göre büyüklük atfetmek hem şirktir hem de küfürdür."},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya işte hüsrana uğrayanlar onlardır!","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يدًاۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya işte hüsrana uğrayanlar onlardır!","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يدًاۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya işte hüsrana uğrayanlar onlardır!","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يدًاۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya işte hüsrana uğrayanlar onlardır!","arabic_text":"قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يدًاۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer önceden belirlenmiş bir süre olmasaydı azap onlara mutlaka gelirdi. Fakat hiç farkında olmadıkları bir sırada elbette o (azap) ansızın kendilerine gelecektir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer önceden belirlenmiş bir süre olmasaydı azap onlara mutlaka gelirdi. Fakat hiç farkında olmadıkları bir sırada elbette o (azap) ansızın kendilerine gelecektir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer önceden belirlenmiş bir süre olmasaydı azap onlara mutlaka gelirdi. Fakat hiç farkında olmadıkları bir sırada elbette o (azap) ansızın kendilerine gelecektir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer önceden belirlenmiş bir süre olmasaydı azap onlara mutlaka gelirdi. Fakat hiç farkında olmadıkları bir sırada elbette o (azap) ansızın kendilerine gelecektir.","arabic_text":"وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Evet) senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki cehennem o inkârcıları kuşatıp durmaktadır.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-54c.mp3","commentary_text":"Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Evet) senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki cehennem o inkârcıları kuşatıp durmaktadır.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-54c.mp3","commentary_text":"Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Evet) senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki cehennem o inkârcıları kuşatıp durmaktadır.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-54c.mp3","commentary_text":"Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Evet) senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki cehennem o inkârcıları kuşatıp durmaktadır.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمُح۪يطَةٌ بِالْكَافِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-53c.mp3","commentary_text":"Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır."},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ahiretteki cehennem azabına gelince;) o gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacak. Ve Allah onlara: “Yaptıklarınızı tadın bakalım!” diyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَغْشٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["7/41","21/39","39/16"],"audio_path":"28/28-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ahiretteki cehennem azabına gelince;) o gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacak. Ve Allah onlara: “Yaptıklarınızı tadın bakalım!” diyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَغْشٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["7/41","21/39","39/16"],"audio_path":"28/28-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ahiretteki cehennem azabına gelince;) o gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacak. Ve Allah onlara: “Yaptıklarınızı tadın bakalım!” diyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَغْشٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["7/41","21/39","39/16"],"audio_path":"28/28-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Ahiretteki cehennem azabına gelince;) o gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacak. Ve Allah onlara: “Yaptıklarınızı tadın bakalım!” diyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَغْشٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":["7/41","21/39","39/16"],"audio_path":"28/28-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah’ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.","arabic_text":"يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ اَرْض۪ي وَاسِعَةٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُونِ","related_links":["39/10"],"audio_path":"28/28-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-56c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hicreti önermektedir. İnsan Allah’a kulluk etmek ve faydalı eylemler üretmek için yaratılmıştır. Eğer bulunduğu yerde ya da yaşadığı ortamda bunları icra edemiyorsa, icra edeceği bir yer bulmalı ve oraya göçerek yaratılış gayesine matuf çalışmalar ortaya koymalıdır. Bir sonraki ayette, “her canlının ölümlü bir varlık olduğu ve öldükten sonra Allah’a döndürüleceği” anlatılarak, insanın yaşadıklarını gözden geçirmesi ve hayatına çeki düzen vermesi istenmektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah’ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.","arabic_text":"يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ اَرْض۪ي وَاسِعَةٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُونِ","related_links":["39/10"],"audio_path":"28/28-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-56c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hicreti önermektedir. İnsan Allah’a kulluk etmek ve faydalı eylemler üretmek için yaratılmıştır. Eğer bulunduğu yerde ya da yaşadığı ortamda bunları icra edemiyorsa, icra edeceği bir yer bulmalı ve oraya göçerek yaratılış gayesine matuf çalışmalar ortaya koymalıdır. Bir sonraki ayette, “her canlının ölümlü bir varlık olduğu ve öldükten sonra Allah’a döndürüleceği” anlatılarak, insanın yaşadıklarını gözden geçirmesi ve hayatına çeki düzen vermesi istenmektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah’ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.","arabic_text":"يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ اَرْض۪ي وَاسِعَةٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُونِ","related_links":["39/10"],"audio_path":"28/28-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-56c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hicreti önermektedir. İnsan Allah’a kulluk etmek ve faydalı eylemler üretmek için yaratılmıştır. Eğer bulunduğu yerde ya da yaşadığı ortamda bunları icra edemiyorsa, icra edeceği bir yer bulmalı ve oraya göçerek yaratılış gayesine matuf çalışmalar ortaya koymalıdır. Bir sonraki ayette, “her canlının ölümlü bir varlık olduğu ve öldükten sonra Allah’a döndürüleceği” anlatılarak, insanın yaşadıklarını gözden geçirmesi ve hayatına çeki düzen vermesi istenmektedir."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ey inanmış kullarım! Benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde (Allah’ın istediği şekilde yaşamak için) güven içinde olacağınız yere gidip yalnız bana kulluk ediniz.","arabic_text":"يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ اَرْض۪ي وَاسِعَةٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُونِ","related_links":["39/10"],"audio_path":"28/28-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-55c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, hicreti önermektedir. İnsan Allah’a kulluk etmek ve faydalı eylemler üretmek için yaratılmıştır. Eğer bulunduğu yerde ya da yaşadığı ortamda bunları icra edemiyorsa, icra edeceği bir yer bulmalı ve oraya göçerek yaratılış gayesine matuf çalışmalar ortaya koymalıdır. Bir sonraki ayette, “her canlının ölümlü bir varlık olduğu ve öldükten sonra Allah’a döndürüleceği” anlatılarak, insanın yaşadıklarını gözden geçirmesi ve hayatına çeki düzen vermesi istenmektedir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Her nefis/can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["3/185","21/35"],"audio_path":"28/28-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Her nefis/can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["3/185","21/35"],"audio_path":"28/28-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Her nefis/can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["3/185","21/35"],"audio_path":"28/28-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Her nefis/can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ","related_links":["3/185","21/35"],"audio_path":"28/28-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz. Katma değer üretenlerin ödülü ne güzeldir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz. Katma değer üretenlerin ödülü ne güzeldir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz. Katma değer üretenlerin ödülü ne güzeldir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz. Katma değer üretenlerin ödülü ne güzeldir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ","related_links":[],"audio_path":"28/28-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onlar zorluklara karşı direnirler ve yalnızca Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onlar zorluklara karşı direnirler ve yalnızca Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onlar zorluklara karşı direnirler ve yalnızca Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onlar zorluklara karşı direnirler ve yalnızca Rablerine güvenip dayanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki hiçbir geçim endişesi taşımaz. Onların da sizin de rızkınızı Allah sağlar. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَاۗ اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":["11/6"],"audio_path":"28/28-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-60c.mp3","commentary_text":"Bu ayete tanık olduktan sonra, insanların hakkına tecavüz ederek, fakiri ve yoksulu görmezden gelerek yedi neslini bakacak kadar servet biriktirenlere sormak lazım; “sizler hangi hakla ve cesaretle rızık verme yetkisini Allah’ın elinden almaya kalkıyorsunuz? Sizin servet bırakmak için çırpınıp durduğunuz neslinize eğer Allah rızık takdir etmemişse bıraktığınız miras onların elinden çıkıp gidecektir. Çünkü 62. ayette de görüldüğü gibi kime ne kadar rızık verileceğine siz değil Allah karar verecektir. Size rızık veren Allah, unutmayın ki onlara da az ya da çok rızık verecektir. Sizin çok miras bırakmanızla Allah onlara çok rızık verecek değildir. Size düşen Allah’ın verdiklerinden vermek, fakirin, yoksulun ve ihtiyaç sahibinin hakkını teslim etmektir.”"},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki hiçbir geçim endişesi taşımaz. Onların da sizin de rızkınızı Allah sağlar. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَاۗ اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":["11/6"],"audio_path":"28/28-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-60c.mp3","commentary_text":"Bu ayete tanık olduktan sonra, insanların hakkına tecavüz ederek, fakiri ve yoksulu görmezden gelerek yedi neslini bakacak kadar servet biriktirenlere sormak lazım; “sizler hangi hakla ve cesaretle rızık verme yetkisini Allah’ın elinden almaya kalkıyorsunuz? Sizin servet bırakmak için çırpınıp durduğunuz neslinize eğer Allah rızık takdir etmemişse bıraktığınız miras onların elinden çıkıp gidecektir. Çünkü 62. ayette de görüldüğü gibi kime ne kadar rızık verileceğine siz değil Allah karar verecektir. Size rızık veren Allah, unutmayın ki onlara da az ya da çok rızık verecektir. Sizin çok miras bırakmanızla Allah onlara çok rızık verecek değildir. Size düşen Allah’ın verdiklerinden vermek, fakirin, yoksulun ve ihtiyaç sahibinin hakkını teslim etmektir.”"},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki hiçbir geçim endişesi taşımaz. Onların da sizin de rızkınızı Allah sağlar. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَاۗ اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":["11/6"],"audio_path":"28/28-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-60c.mp3","commentary_text":"Bu ayete tanık olduktan sonra, insanların hakkına tecavüz ederek, fakiri ve yoksulu görmezden gelerek yedi neslini bakacak kadar servet biriktirenlere sormak lazım; “sizler hangi hakla ve cesaretle rızık verme yetkisini Allah’ın elinden almaya kalkıyorsunuz? Sizin servet bırakmak için çırpınıp durduğunuz neslinize eğer Allah rızık takdir etmemişse bıraktığınız miras onların elinden çıkıp gidecektir. Çünkü 62. ayette de görüldüğü gibi kime ne kadar rızık verileceğine siz değil Allah karar verecektir. Size rızık veren Allah, unutmayın ki onlara da az ya da çok rızık verecektir. Sizin çok miras bırakmanızla Allah onlara çok rızık verecek değildir. Size düşen Allah’ın verdiklerinden vermek, fakirin, yoksulun ve ihtiyaç sahibinin hakkını teslim etmektir.”"},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki hiçbir geçim endişesi taşımaz. Onların da sizin de rızkınızı Allah sağlar. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ دَٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَاۗ اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْۘ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":["11/6"],"audio_path":"28/28-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-59c.mp3","commentary_text":"Bu ayete tanık olduktan sonra, insanların hakkına tecavüz ederek, fakiri ve yoksulu görmezden gelerek yedi neslini bakacak kadar servet biriktirenlere sormak lazım; “sizler hangi hakla ve cesaretle rızık verme yetkisini Allah’ın elinden almaya kalkıyorsunuz? Sizin servet bırakmak için çırpınıp durduğunuz neslinize eğer Allah rızık takdir etmemişse bıraktığınız miras onların elinden çıkıp gidecektir. Çünkü 62. ayette de görüldüğü gibi kime ne kadar rızık verileceğine siz değil Allah karar verecektir. Size rızık veren Allah, unutmayın ki onlara da az ya da çok rızık verecektir. Sizin çok miras bırakmanızla Allah onlara çok rızık verecek değildir. Size düşen Allah’ın verdiklerinden vermek, fakirin, yoksulun ve ihtiyaç sahibinin hakkını teslim etmektir.”"},{"verse_number":"61","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı güneşi ve ayı hizmetinize kim sundu?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. O halde nasıl (Allah’ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek Hak’tan) döndürülüyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı güneşi ve ayı hizmetinize kim sundu?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. O halde nasıl (Allah’ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek Hak’tan) döndürülüyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı güneşi ve ayı hizmetinize kim sundu?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. O halde nasıl (Allah’ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek Hak’tan) döndürülüyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı güneşi ve ayı hizmetinize kim sundu?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. O halde nasıl (Allah’ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek Hak’tan) döndürülüyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah (hikmetine binaen) kullarından dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah (hikmetine binaen) kullarından dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah (hikmetine binaen) kullarından dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah (hikmetine binaen) kullarından dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"28/28-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. (Sen de) de ki: “Bütün övgüler Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanıp da bu apaçık gerçeği anlamaya yanaşmazlar.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. (Sen de) de ki: “Bütün övgüler Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanıp da bu apaçık gerçeği anlamaya yanaşmazlar.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. (Sen de) de ki: “Bütün övgüler Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanıp da bu apaçık gerçeği anlamaya yanaşmazlar.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Andolsun eğer onlara: “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. (Sen de) de ki: “Bütün övgüler Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanıp da bu apaçık gerçeği anlamaya yanaşmazlar.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"28/28-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ebedî ahiret diyarı ise hayatın ta kendisidir. Keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-64c.mp3","commentary_text":"Kişi dünya hayatının geçici ve oyuncak olduğunu, gerçek ve kalıcı hayatın ölümle başladığını bildiği halde yatırımını sadece dünyaya yapıyor ve ölümden korkuyorsa tümden cahildir. Yapılması gereken dünya-ahiret dengesini sağlayarak ölümden sonraki hayata hazırlanmaktır. Korkulması gerekense ölüm değil, yapılan kötülüklerin hesabının öldükten sonra verilecek olmasıdır. O halde hesabını veremeyeceğimiz işlere kalkışmayalım ve altından kalkamayacağımız kötülüklere bulaşmayalım. Unutmayalım ki; ölümden sonraki hayatımız, dünyada yaptıklarımızla şekillenecektir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ebedî ahiret diyarı ise hayatın ta kendisidir. Keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-64c.mp3","commentary_text":"Kişi dünya hayatının geçici ve oyuncak olduğunu, gerçek ve kalıcı hayatın ölümle başladığını bildiği halde yatırımını sadece dünyaya yapıyor ve ölümden korkuyorsa tümden cahildir. Yapılması gereken dünya-ahiret dengesini sağlayarak ölümden sonraki hayata hazırlanmaktır. Korkulması gerekense ölüm değil, yapılan kötülüklerin hesabının öldükten sonra verilecek olmasıdır. O halde hesabını veremeyeceğimiz işlere kalkışmayalım ve altından kalkamayacağımız kötülüklere bulaşmayalım. Unutmayalım ki; ölümden sonraki hayatımız, dünyada yaptıklarımızla şekillenecektir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ebedî ahiret diyarı ise hayatın ta kendisidir. Keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-64c.mp3","commentary_text":"Kişi dünya hayatının geçici ve oyuncak olduğunu, gerçek ve kalıcı hayatın ölümle başladığını bildiği halde yatırımını sadece dünyaya yapıyor ve ölümden korkuyorsa tümden cahildir. Yapılması gereken dünya-ahiret dengesini sağlayarak ölümden sonraki hayata hazırlanmaktır. Korkulması gerekense ölüm değil, yapılan kötülüklerin hesabının öldükten sonra verilecek olmasıdır. O halde hesabını veremeyeceğimiz işlere kalkışmayalım ve altından kalkamayacağımız kötülüklere bulaşmayalım. Unutmayalım ki; ölümden sonraki hayatımız, dünyada yaptıklarımızla şekillenecektir."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ebedî ahiret diyarı ise hayatın ta kendisidir. Keşke bunu bilselerdi.","arabic_text":"وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"28/28-63c.mp3","commentary_text":"Kişi dünya hayatının geçici ve oyuncak olduğunu, gerçek ve kalıcı hayatın ölümle başladığını bildiği halde yatırımını sadece dünyaya yapıyor ve ölümden korkuyorsa tümden cahildir. Yapılması gereken dünya-ahiret dengesini sağlayarak ölümden sonraki hayata hazırlanmaktır. Korkulması gerekense ölüm değil, yapılan kötülüklerin hesabının öldükten sonra verilecek olmasıdır. O halde hesabını veremeyeceğimiz işlere kalkışmayalım ve altından kalkamayacağımız kötülüklere bulaşmayalım. Unutmayalım ki; ölümden sonraki hayatımız, dünyada yaptıklarımızla şekillenecektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman içten bir inançla yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında bir bakmışsın bazı hayali güçleri O’na ortak koşuyorlar.","arabic_text":"فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman içten bir inançla yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında bir bakmışsın bazı hayali güçleri O’na ortak koşuyorlar.","arabic_text":"فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman içten bir inançla yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında bir bakmışsın bazı hayali güçleri O’na ortak koşuyorlar.","arabic_text":"فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman içten bir inançla yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında bir bakmışsın bazı hayali güçleri O’na ortak koşuyorlar.","arabic_text":"فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"28/28-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! (Yaptıkları yüzünden başlarına gelecekleri) ileride anlayacaklar!","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki çevrelerindeki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken Biz onların yurtlarını (Mekke’yi) güvenilir kıldık! Yine de onlar batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki çevrelerindeki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken Biz onların yurtlarını (Mekke’yi) güvenilir kıldık! Yine de onlar batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki çevrelerindeki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken Biz onların yurtlarını (Mekke’yi) güvenilir kıldık! Yine de onlar batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki çevrelerindeki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken Biz onların yurtlarını (Mekke’yi) güvenilir kıldık! Yine de onlar batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uyduran yahut kendisine Hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) hakikati inkâr edenler için cehennem (en uygun) yer değil mi?","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uyduran yahut kendisine Hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) hakikati inkâr edenler için cehennem (en uygun) yer değil mi?","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uyduran yahut kendisine Hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) hakikati inkâr edenler için cehennem (en uygun) yer değil mi?","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Allah’a karşı yalan uyduran yahut kendisine Hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) hakikati inkâr edenler için cehennem (en uygun) yer değil mi?","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"28/28-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ama bizim uğrumuzda üstün gayret gösterenleri elbette bize varan yollara eriştireceğiz. Allah kuşkusuz iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ7","related_links":[],"audio_path":"28/28-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ama bizim uğrumuzda üstün gayret gösterenleri elbette bize varan yollara eriştireceğiz. Allah kuşkusuz iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ7","related_links":[],"audio_path":"28/28-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ama bizim uğrumuzda üstün gayret gösterenleri elbette bize varan yollara eriştireceğiz. Allah kuşkusuz iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ7","related_links":[],"audio_path":"28/28-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ama bizim uğrumuzda üstün gayret gösterenleri elbette bize varan yollara eriştireceğiz. Allah kuşkusuz iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ7","related_links":[],"audio_path":"28/28-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":30,"name":"RÛM SÛRESİ","description":"Rûm suresi Mekke döneminde inmiş olup 60 ayettir. İkinci ayette, İranlılarla yapılan savaşta yenilmiş olan Rumların (Bizanslıların), tekrar galip gelecekleri anlatıldığından sureye “Rûm” adı verilmiştir. Ehli Kitap olan Romalıların (Bizans’ın), putperest olan İranlılara (Pers İmparatorluğuna) Allah’ın yardımıyla galip geleceğinin müjdelendiği sûrede Allah’ın birliğine ve âhirete inanmanın önemi vurgulanır. Gökler ve yerin insan için, insanın da Allah’a kul olmak için yaratıldığı ve ahiretin varlığının zaruri olduğu üzerinde durulur.  Tabiatın yaratılışı ve işleyişinden çeşitli örnekler verilerek tevhid inancı pekiştiriliyor. İnsan hayatı için elverişli olan güneş sisteminin düzeninin Allah’ın emrinde olduğu ve zamanı gelince bu düzeni bozup ikinci hayatı başlatacak olanın da Allah olduğu bildiriliyor. Hz. Peygambere hitap edilerek ondan müşriklere iltifat etmemesi ve Allah’ın insan türünün fıtratına yerleştirdiği dosdoğru dinin gereklerini yerine getirmesi isteniyor. İnsanın dünyaya gelişinden itibaren geçirdiği merhalelere işaret edilerek kıyametin geleceğinden bahsedilir.  Kıyamet gününde günahkârların ve özellikle zalimlerin kabul edilecek hiçbir mazeretlerinin olmayacağı, hiçbir temennilerinin karşılık bulmayacağı bildiriliyor. Hz. Peygambere hitap dilerek hakkın galip geleceği konusundaki ilâhî vaadin bir gün mutlaka gerçekleşeceği, onun için sabretmesi ve düşmanların baskılarından etkilenmemesi gerektiği belirtiliyor.","sura_intro_audio":"29/29-a.mp3","verse_count":60,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"29/29-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"29/29-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"29/29-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"29/29-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rumlar (Doğu Romalılar/Bizanslılar İranlılara/Pers İmparatorluğuna) yenildiler.","arabic_text":"غُلِبَتِ الرُّومُۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rumlar (Doğu Romalılar/Bizanslılar İranlılara/Pers İmparatorluğuna) yenildiler.","arabic_text":"غُلِبَتِ الرُّومُۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rumlar (Doğu Romalılar/Bizanslılar İranlılara/Pers İmparatorluğuna) yenildiler.","arabic_text":"غُلِبَتِ الرُّومُۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rumlar (Doğu Romalılar/Bizanslılar İranlılara/Pers İmparatorluğuna) yenildiler.","arabic_text":"غُلِبَتِ الرُّومُۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ama onlar yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler.","arabic_text":"ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-3c.mp3","commentary_text":"Şam ve Kudüs’ün İranlılara geçmesiyle sonuçlanan savaşın cereyan ettiği Lût Gölü bölgesi Araplara yakın bir yer olduğu gibi, karaların en alçak noktasını teşkil etmekte ve deniz seviyesinin 395 metre aşağısındadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ama onlar yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler.","arabic_text":"ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-3c.mp3","commentary_text":"Şam ve Kudüs’ün İranlılara geçmesiyle sonuçlanan savaşın cereyan ettiği Lût Gölü bölgesi Araplara yakın bir yer olduğu gibi, karaların en alçak noktasını teşkil etmekte ve deniz seviyesinin 395 metre aşağısındadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ama onlar yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler.","arabic_text":"ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-3c.mp3","commentary_text":"Şam ve Kudüs’ün İranlılara geçmesiyle sonuçlanan savaşın cereyan ettiği Lût Gölü bölgesi Araplara yakın bir yer olduğu gibi, karaların en alçak noktasını teşkil etmekte ve deniz seviyesinin 395 metre aşağısındadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ama onlar yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler.","arabic_text":"ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-2c.mp3","commentary_text":"Şam ve Kudüs’ün İranlılara geçmesiyle sonuçlanan savaşın cereyan ettiği Lût Gölü bölgesi Araplara yakın bir yer olduğu gibi, karaların en alçak noktasını teşkil etmekte ve deniz seviyesinin 395 metre aşağısındadır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ve bu galibiyet) birkaç yıl içinde (gerçekleşecektir). Karar yetkisi bundan önce (olduğu gibi bundan) sonra da Allah’a aittir. (Şimdi müşrikler sevindiği gibi) o gün de mü’minler sevineceklerdir.","arabic_text":"ف۪ي بِضْعِ سِن۪ينَۜ لِلّٰهِ الْاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُۜ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ve bu galibiyet) birkaç yıl içinde (gerçekleşecektir). Karar yetkisi bundan önce (olduğu gibi bundan) sonra da Allah’a aittir. (Şimdi müşrikler sevindiği gibi) o gün de mü’minler sevineceklerdir.","arabic_text":"ف۪ي بِضْعِ سِن۪ينَۜ لِلّٰهِ الْاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُۜ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ve bu galibiyet) birkaç yıl içinde (gerçekleşecektir). Karar yetkisi bundan önce (olduğu gibi bundan) sonra da Allah’a aittir. (Şimdi müşrikler sevindiği gibi) o gün de mü’minler sevineceklerdir.","arabic_text":"ف۪ي بِضْعِ سِن۪ينَۜ لِلّٰهِ الْاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُۜ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ve bu galibiyet) birkaç yıl içinde (gerçekleşecektir). Karar yetkisi bundan önce (olduğu gibi bundan) sonra da Allah’a aittir. (Şimdi müşrikler sevindiği gibi) o gün de mü’minler sevineceklerdir.","arabic_text":"ف۪ي بِضْعِ سِن۪ينَۜ لِلّٰهِ الْاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُۜ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Her şey) Allah’ın yardımıyla(dır)… (Allah iyi niyet ve eylemlerinden dolayı) dilediğine yardım eder. Çünkü O mutlak güç sahibidir (haksızlığa uğrayanlara karşı) çok merhametlidir.","arabic_text":"بِنَصْرِ اللّٰهِۜ يَنْصُرُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-4c.mp3","commentary_text":"Hicretten yaklaşık yedi yıl önce 615 veya 616 yılında ehli kitap olan Romalılar (Bizanslılar) ile Mecusi olan İranlılar (Pers İmparatorluğu) arasında kanlı bir savaş yaşanmış ve bu savaşta Romalılar yenilgiye uğramıştı. Mekke müşrikleri kendileri gibi putperest ve Mecusi olan İranlıların galip gelmesine sevinmişti. Romalılar ehli kitap olduğu için onların yenilmesine de mü’minler üzülmüştü. Müşrikler: “Eğer Allah, sizin inandığınız gibi güçlü olsaydı kendisine inananlara yardım eder ve onlar galip gelirdi” gibi sözler söyleyerek mü’minlerle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Kur’an bir mucize olarak, birkaç yıl içinde bu iki devlet arasında tekrar savaş olacağını ve bu defa Romalıların galip geleceğini haber verdi. Nitekim Kur’an’ın haber verdiği gibi 622 yılında başlayan yeni savaş Bizanslılar lehine gelişti. 624 yılında Romalılar İran’a girerek Pers ordusunu bozguna uğrattı. Aynı dönemde mü’minler de Bedir’de önemli bir zafer elde etti."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Her şey) Allah’ın yardımıyla(dır)… (Allah iyi niyet ve eylemlerinden dolayı) dilediğine yardım eder. Çünkü O mutlak güç sahibidir (haksızlığa uğrayanlara karşı) çok merhametlidir.","arabic_text":"بِنَصْرِ اللّٰهِۜ يَنْصُرُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-5c.mp3","commentary_text":"Hicretten yaklaşık yedi yıl önce 615 veya 616 yılında ehli kitap olan Romalılar (Bizanslılar) ile Mecusi olan İranlılar (Pers İmparatorluğu) arasında kanlı bir savaş yaşanmış ve bu savaşta Romalılar yenilgiye uğramıştı. Mekke müşrikleri kendileri gibi putperest ve Mecusi olan İranlıların galip gelmesine sevinmişti. Romalılar ehli kitap olduğu için onların yenilmesine de mü’minler üzülmüştü. Müşrikler: “Eğer Allah, sizin inandığınız gibi güçlü olsaydı kendisine inananlara yardım eder ve onlar galip gelirdi” gibi sözler söyleyerek mü’minlerle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Kur’an bir mucize olarak, birkaç yıl içinde bu iki devlet arasında tekrar savaş olacağını ve bu defa Romalıların galip geleceğini haber verdi. Nitekim Kur’an’ın haber verdiği gibi 622 yılında başlayan yeni savaş Bizanslılar lehine gelişti. 624 yılında Romalılar İran’a girerek Pers ordusunu bozguna uğrattı. Aynı dönemde mü’minler de Bedir’de önemli bir zafer elde etti."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Her şey) Allah’ın yardımıyla(dır)… (Allah iyi niyet ve eylemlerinden dolayı) dilediğine yardım eder. Çünkü O mutlak güç sahibidir (haksızlığa uğrayanlara karşı) çok merhametlidir.","arabic_text":"بِنَصْرِ اللّٰهِۜ يَنْصُرُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-5c.mp3","commentary_text":"Hicretten yaklaşık yedi yıl önce 615 veya 616 yılında ehli kitap olan Romalılar (Bizanslılar) ile Mecusi olan İranlılar (Pers İmparatorluğu) arasında kanlı bir savaş yaşanmış ve bu savaşta Romalılar yenilgiye uğramıştı. Mekke müşrikleri kendileri gibi putperest ve Mecusi olan İranlıların galip gelmesine sevinmişti. Romalılar ehli kitap olduğu için onların yenilmesine de mü’minler üzülmüştü. Müşrikler: “Eğer Allah, sizin inandığınız gibi güçlü olsaydı kendisine inananlara yardım eder ve onlar galip gelirdi” gibi sözler söyleyerek mü’minlerle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Kur’an bir mucize olarak, birkaç yıl içinde bu iki devlet arasında tekrar savaş olacağını ve bu defa Romalıların galip geleceğini haber verdi. Nitekim Kur’an’ın haber verdiği gibi 622 yılında başlayan yeni savaş Bizanslılar lehine gelişti. 624 yılında Romalılar İran’a girerek Pers ordusunu bozguna uğrattı. Aynı dönemde mü’minler de Bedir’de önemli bir zafer elde etti."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Her şey) Allah’ın yardımıyla(dır)… (Allah iyi niyet ve eylemlerinden dolayı) dilediğine yardım eder. Çünkü O mutlak güç sahibidir (haksızlığa uğrayanlara karşı) çok merhametlidir.","arabic_text":"بِنَصْرِ اللّٰهِۜ يَنْصُرُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-5c.mp3","commentary_text":"Hicretten yaklaşık yedi yıl önce 615 veya 616 yılında ehli kitap olan Romalılar (Bizanslılar) ile Mecusi olan İranlılar (Pers İmparatorluğu) arasında kanlı bir savaş yaşanmış ve bu savaşta Romalılar yenilgiye uğramıştı. Mekke müşrikleri kendileri gibi putperest ve Mecusi olan İranlıların galip gelmesine sevinmişti. Romalılar ehli kitap olduğu için onların yenilmesine de mü’minler üzülmüştü. Müşrikler: “Eğer Allah, sizin inandığınız gibi güçlü olsaydı kendisine inananlara yardım eder ve onlar galip gelirdi” gibi sözler söyleyerek mü’minlerle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Kur’an bir mucize olarak, birkaç yıl içinde bu iki devlet arasında tekrar savaş olacağını ve bu defa Romalıların galip geleceğini haber verdi. Nitekim Kur’an’ın haber verdiği gibi 622 yılında başlayan yeni savaş Bizanslılar lehine gelişti. 624 yılında Romalılar İran’a girerek Pers ordusunu bozguna uğrattı. Aynı dönemde mü’minler de Bedir’de önemli bir zafer elde etti."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bu zafer) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-5c.mp3","commentary_text":"Doğa Romalılar yani Bizans İmparatorluğu, İranlılara karşı çok ciddi bir yenilgi almışlardı. Bizans İmparatorluğunun parçalanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat bu ayetler geldikten yaklaşık 7-8 sene sonra Bizans ordusu yeniden toparlanarak Pers İmparatorluğuna karşı beklenmedik bir saldırı gerçekleştirdi. Bir yıl süren mücadelede Bizans İmparatorluğu galip gelerek İranlılardan kaybettikleri bütün toprakları geri aldılar. Böylece Allah’ın vaadi gerçekleşmiş oldu. Bu hadise de Kur’an’ın farklı bir mucizesidir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bu zafer) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-6c.mp3","commentary_text":"Doğa Romalılar yani Bizans İmparatorluğu, İranlılara karşı çok ciddi bir yenilgi almışlardı. Bizans İmparatorluğunun parçalanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat bu ayetler geldikten yaklaşık 7-8 sene sonra Bizans ordusu yeniden toparlanarak Pers İmparatorluğuna karşı beklenmedik bir saldırı gerçekleştirdi. Bir yıl süren mücadelede Bizans İmparatorluğu galip gelerek İranlılardan kaybettikleri bütün toprakları geri aldılar. Böylece Allah’ın vaadi gerçekleşmiş oldu. Bu hadise de Kur’an’ın farklı bir mucizesidir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bu zafer) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-6c.mp3","commentary_text":"Doğa Romalılar yani Bizans İmparatorluğu, İranlılara karşı çok ciddi bir yenilgi almışlardı. Bizans İmparatorluğunun parçalanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat bu ayetler geldikten yaklaşık 7-8 sene sonra Bizans ordusu yeniden toparlanarak Pers İmparatorluğuna karşı beklenmedik bir saldırı gerçekleştirdi. Bir yıl süren mücadelede Bizans İmparatorluğu galip gelerek İranlılardan kaybettikleri bütün toprakları geri aldılar. Böylece Allah’ın vaadi gerçekleşmiş oldu. Bu hadise de Kur’an’ın farklı bir mucizesidir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bu zafer) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-6c.mp3","commentary_text":"Doğa Romalılar yani Bizans İmparatorluğu, İranlılara karşı çok ciddi bir yenilgi almışlardı. Bizans İmparatorluğunun parçalanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat bu ayetler geldikten yaklaşık 7-8 sene sonra Bizans ordusu yeniden toparlanarak Pers İmparatorluğuna karşı beklenmedik bir saldırı gerçekleştirdi. Bir yıl süren mücadelede Bizans İmparatorluğu galip gelerek İranlılardan kaybettikleri bütün toprakları geri aldılar. Böylece Allah’ın vaadi gerçekleşmiş oldu. Bu hadise de Kur’an’ın farklı bir mucizesidir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar dünya hayatının yalnız görünen yüzünü tanırlar ebedi ve nihai olandan ise tamamen habersizdirler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar dünya hayatının yalnız görünen yüzünü tanırlar ebedi ve nihai olandan ise tamamen habersizdirler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar dünya hayatının yalnız görünen yüzünü tanırlar ebedi ve nihai olandan ise tamamen habersizdirler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar dünya hayatının yalnız görünen yüzünü tanırlar ebedi ve nihai olandan ise tamamen habersizdirler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın göklerde yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-7c.mp3","commentary_text":"“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38/27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21/16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın göklerde yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-8c.mp3","commentary_text":"“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38/27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21/16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın göklerde yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-8c.mp3","commentary_text":"“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38/27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21/16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın göklerde yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-8c.mp3","commentary_text":"“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38/27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21/16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar ki daha kudretliydiler yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi. Onlara da resulleri apaçık deliller getirmişti. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları yüzünden) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"29/29-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar ki daha kudretliydiler yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi. Onlara da resulleri apaçık deliller getirmişti. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları yüzünden) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"29/29-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar ki daha kudretliydiler yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi. Onlara da resulleri apaçık deliller getirmişti. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları yüzünden) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"29/29-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar ki daha kudretliydiler yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha iyi imar etmişlerdi. Onlara da resulleri apaçık deliller getirmişti. Allah onlara zulmetmiyordu fakat onlar (yaptıkları yüzünden) kendilerine zulmediyordu.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"29/29-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sonra Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sonra Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sonra Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sonra Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah varlıkları ilkin yarattığı gibi sonra bu (yaratışı) tekrarlayacak (dirilişi gerçekleştirecek). En sonunda hepiniz O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-10c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemini yoktan var ederek ilk yaratmayı gerçekleştirmiştir. Sonra da bu yaratılış olgusunu bütün canlılar için sürekli hale getirerek hayatı devam ettirmiştir. Kıyamet koptuktan sonra âhiret alemi için yeniden dirilişi gerçekleştirerek hayatı devam ettirecektir. Bu konuda ayrıca Ankebût suresi 29/19 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah varlıkları ilkin yarattığı gibi sonra bu (yaratışı) tekrarlayacak (dirilişi gerçekleştirecek). En sonunda hepiniz O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-11c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemini yoktan var ederek ilk yaratmayı gerçekleştirmiştir. Sonra da bu yaratılış olgusunu bütün canlılar için sürekli hale getirerek hayatı devam ettirmiştir. Kıyamet koptuktan sonra âhiret alemi için yeniden dirilişi gerçekleştirerek hayatı devam ettirecektir. Bu konuda ayrıca Ankebût suresi 29/19 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah varlıkları ilkin yarattığı gibi sonra bu (yaratışı) tekrarlayacak (dirilişi gerçekleştirecek). En sonunda hepiniz O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-11c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemini yoktan var ederek ilk yaratmayı gerçekleştirmiştir. Sonra da bu yaratılış olgusunu bütün canlılar için sürekli hale getirerek hayatı devam ettirmiştir. Kıyamet koptuktan sonra âhiret alemi için yeniden dirilişi gerçekleştirerek hayatı devam ettirecektir. Bu konuda ayrıca Ankebût suresi 29/19 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah varlıkları ilkin yarattığı gibi sonra bu (yaratışı) tekrarlayacak (dirilişi gerçekleştirecek). En sonunda hepiniz O’na döndürüleceksiniz.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-11c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemini yoktan var ederek ilk yaratmayı gerçekleştirmiştir. Sonra da bu yaratılış olgusunu bütün canlılar için sürekli hale getirerek hayatı devam ettirmiştir. Kıyamet koptuktan sonra âhiret alemi için yeniden dirilişi gerçekleştirerek hayatı devam ettirecektir. Bu konuda ayrıca Ankebût suresi 29/19 açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman suçlular ümitlerini bütünüyle yitirecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar Allah’a ortak koştukları varlıkların hiçbirinden bir destek göremeyecekler; oysa ki onlar ortak koştukları varlıklar yüzünden kâfir olmuşlardı.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ شُفَعٰٓؤُ۬ا وَكَانُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-12c.mp3","commentary_text":"Demek Allah’tan başka varlıklara tanrısal özellikler yükleyerek hangi adla ve düşünce ile olursa olsun onlardan medet ummak hem küfürdür hem de şirktir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar Allah’a ortak koştukları varlıkların hiçbirinden bir destek göremeyecekler; oysa ki onlar ortak koştukları varlıklar yüzünden kâfir olmuşlardı.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ شُفَعٰٓؤُ۬ا وَكَانُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-13c.mp3","commentary_text":"Demek Allah’tan başka varlıklara tanrısal özellikler yükleyerek hangi adla ve düşünce ile olursa olsun onlardan medet ummak hem küfürdür hem de şirktir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar Allah’a ortak koştukları varlıkların hiçbirinden bir destek göremeyecekler; oysa ki onlar ortak koştukları varlıklar yüzünden kâfir olmuşlardı.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ شُفَعٰٓؤُ۬ا وَكَانُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-13c.mp3","commentary_text":"Demek Allah’tan başka varlıklara tanrısal özellikler yükleyerek hangi adla ve düşünce ile olursa olsun onlardan medet ummak hem küfürdür hem de şirktir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onlar Allah’a ortak koştukları varlıkların hiçbirinden bir destek göremeyecekler; oysa ki onlar ortak koştukları varlıklar yüzünden kâfir olmuşlardı.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ شُفَعٰٓؤُ۬ا وَكَانُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-13c.mp3","commentary_text":"Demek Allah’tan başka varlıklara tanrısal özellikler yükleyerek hangi adla ve düşünce ile olursa olsun onlardan medet ummak hem küfürdür hem de şirktir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve hesap günü geldiği gün (ilâhi adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar halinde toplanacaktır.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve hesap günü geldiği gün (ilâhi adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar halinde toplanacaktır.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve hesap günü geldiği gün (ilâhi adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar halinde toplanacaktır.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ve hesap günü geldiği gün (ilâhi adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar halinde toplanacaktır.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnandıktan sonra sâlih amel işleyenler cennet bahçelerinde sevinç ve neşe içinde keyif süreceklerdir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ ف۪ي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnandıktan sonra sâlih amel işleyenler cennet bahçelerinde sevinç ve neşe içinde keyif süreceklerdir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ ف۪ي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnandıktan sonra sâlih amel işleyenler cennet bahçelerinde sevinç ve neşe içinde keyif süreceklerdir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ ف۪ي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnandıktan sonra sâlih amel işleyenler cennet bahçelerinde sevinç ve neşe içinde keyif süreceklerdir.","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ ف۪ي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince işte onlar azabın içine atılacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince işte onlar azabın içine atılacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince işte onlar azabın içine atılacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince işte onlar azabın içine atılacaklardır.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓائِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah’ın sınırsız şanını yüceltin (namaz ikame edin).","arabic_text":"فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah’ın sınırsız şanını yüceltin (namaz ikame edin).","arabic_text":"فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah’ın sınırsız şanını yüceltin (namaz ikame edin).","arabic_text":"فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah’ın sınırsız şanını yüceltin (namaz ikame edin).","arabic_text":"فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. İkindi vaktinde de öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını icra ederek Allah’ı tesbih edin).","arabic_text":"وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-18c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesindeki “övgü ve yüceliğin” sadece Allah’a has kılınmasının hatırlatılması, O’nun dışındaki varlıklara tanrısal niteliklerin yüklenmemesi konusunda uyarı niteliğindedir. Her iki ayette de zikredilen hamd ve tesbih ifadeleri, genel mahiyetteki öğüdün dışında, günün belli bölümlerinde lütfedilen beş vakit namaza işaret etmektedir. 17. ayette geçen “akşam vaktine girdiğinizde” akşamla yatsı namazını “sabah vaktine vardığınızda” ise sabah namazını işaret etmektedir. 18. ayette geçen “ikindi vaktinde” ikindi namazını, “öğleye girdiğiniz vakitte” ise öğle namazını anlatmaktadır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. İkindi vaktinde de öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını icra ederek Allah’ı tesbih edin).","arabic_text":"وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-17c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesindeki “övgü ve yüceliğin” sadece Allah’a has kılınmasının hatırlatılması, O’nun dışındaki varlıklara tanrısal niteliklerin yüklenmemesi konusunda uyarı niteliğindedir. Her iki ayette de zikredilen hamd ve tesbih ifadeleri, genel mahiyetteki öğüdün dışında, günün belli bölümlerinde lütfedilen beş vakit namaza işaret etmektedir. 17. ayette geçen “akşam vaktine girdiğinizde” akşamla yatsı namazını “sabah vaktine vardığınızda” ise sabah namazını işaret etmektedir. 18. ayette geçen “ikindi vaktinde” ikindi namazını, “öğleye girdiğiniz vakitte” ise öğle namazını anlatmaktadır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. İkindi vaktinde de öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını icra ederek Allah’ı tesbih edin).","arabic_text":"وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-18c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesindeki “övgü ve yüceliğin” sadece Allah’a has kılınmasının hatırlatılması, O’nun dışındaki varlıklara tanrısal niteliklerin yüklenmemesi konusunda uyarı niteliğindedir. Her iki ayette de zikredilen hamd ve tesbih ifadeleri, genel mahiyetteki öğüdün dışında, günün belli bölümlerinde lütfedilen beş vakit namaza işaret etmektedir. 17. ayette geçen “akşam vaktine girdiğinizde” akşamla yatsı namazını “sabah vaktine vardığınızda” ise sabah namazını işaret etmektedir. 18. ayette geçen “ikindi vaktinde” ikindi namazını, “öğleye girdiğiniz vakitte” ise öğle namazını anlatmaktadır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Göklerde ve yerde her türlü övgü ve yücelik sadece O’nun hakkıdır ve yalnızca O’na yaraşır. İkindi vaktinde de öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını icra ederek Allah’ı tesbih edin).","arabic_text":"وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-18c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesindeki “övgü ve yüceliğin” sadece Allah’a has kılınmasının hatırlatılması, O’nun dışındaki varlıklara tanrısal niteliklerin yüklenmemesi konusunda uyarı niteliğindedir. Her iki ayette de zikredilen hamd ve tesbih ifadeleri, genel mahiyetteki öğüdün dışında, günün belli bölümlerinde lütfedilen beş vakit namaza işaret etmektedir. 17. ayette geçen “akşam vaktine girdiğinizde” akşamla yatsı namazını “sabah vaktine vardığınızda” ise sabah namazını işaret etmektedir. 18. ayette geçen “ikindi vaktinde” ikindi namazını, “öğleye girdiğiniz vakitte” ise öğle namazını anlatmaktadır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"O ölüden diriyi meydana getirir diriden de ölüyü meydana getirir. Toprağı öldükten sonra yeniden canlandıran O’dur. İşte sizler de (ölümden hayata) böyle çıkarılacaksınız.","arabic_text":"يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-19c.mp3","commentary_text":"Ayette, yeryüzündeki sürekli yenilenme olayına işaret edilerek yeniden yaratılışın nasıl gerçekleşeceği somut örnekle ve gerçek hayatla tasvir ediliyor. Bu konuda en küçük bir tereddüdü olan insanın sadece dört mevsimi gözlemesi, özellikle güz döneminde ağaçların yapraklarını dökerek çırılçıplak oluşunu, baharda yeniden yeşile bürünerek hayata dönmelerini yaz boyu hayatı dolu dolu yaşamalarını, kışın dünyanın pek çok yerinde karın yağmasıyla beyaza bürünmelerini izlemesi yeterlidir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"O ölüden diriyi meydana getirir diriden de ölüyü meydana getirir. Toprağı öldükten sonra yeniden canlandıran O’dur. İşte sizler de (ölümden hayata) böyle çıkarılacaksınız.","arabic_text":"يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-18c.mp3","commentary_text":"Ayette, yeryüzündeki sürekli yenilenme olayına işaret edilerek yeniden yaratılışın nasıl gerçekleşeceği somut örnekle ve gerçek hayatla tasvir ediliyor. Bu konuda en küçük bir tereddüdü olan insanın sadece dört mevsimi gözlemesi, özellikle güz döneminde ağaçların yapraklarını dökerek çırılçıplak oluşunu, baharda yeniden yeşile bürünerek hayata dönmelerini yaz boyu hayatı dolu dolu yaşamalarını, kışın dünyanın pek çok yerinde karın yağmasıyla beyaza bürünmelerini izlemesi yeterlidir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"O ölüden diriyi meydana getirir diriden de ölüyü meydana getirir. Toprağı öldükten sonra yeniden canlandıran O’dur. İşte sizler de (ölümden hayata) böyle çıkarılacaksınız.","arabic_text":"يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-19c.mp3","commentary_text":"Ayette, yeryüzündeki sürekli yenilenme olayına işaret edilerek yeniden yaratılışın nasıl gerçekleşeceği somut örnekle ve gerçek hayatla tasvir ediliyor. Bu konuda en küçük bir tereddüdü olan insanın sadece dört mevsimi gözlemesi, özellikle güz döneminde ağaçların yapraklarını dökerek çırılçıplak oluşunu, baharda yeniden yeşile bürünerek hayata dönmelerini yaz boyu hayatı dolu dolu yaşamalarını, kışın dünyanın pek çok yerinde karın yağmasıyla beyaza bürünmelerini izlemesi yeterlidir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"O ölüden diriyi meydana getirir diriden de ölüyü meydana getirir. Toprağı öldükten sonra yeniden canlandıran O’dur. İşte sizler de (ölümden hayata) böyle çıkarılacaksınız.","arabic_text":"يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-19c.mp3","commentary_text":"Ayette, yeryüzündeki sürekli yenilenme olayına işaret edilerek yeniden yaratılışın nasıl gerçekleşeceği somut örnekle ve gerçek hayatla tasvir ediliyor. Bu konuda en küçük bir tereddüdü olan insanın sadece dört mevsimi gözlemesi, özellikle güz döneminde ağaçların yapraklarını dökerek çırılçıplak oluşunu, baharda yeniden yeşile bürünerek hayata dönmelerini yaz boyu hayatı dolu dolu yaşamalarını, kışın dünyanın pek çok yerinde karın yağmasıyla beyaza bürünmelerini izlemesi yeterlidir."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sizi topraktan yaratması O’nun mucizevi işaretlerinden biridir. (Yaratıldıktan) sonra birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız (beşeriyet olursunuz).","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sizi topraktan yaratması O’nun mucizevi işaretlerinden biridir. (Yaratıldıktan) sonra birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız (beşeriyet olursunuz).","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sizi topraktan yaratması O’nun mucizevi işaretlerinden biridir. (Yaratıldıktan) sonra birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız (beşeriyet olursunuz).","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sizi topraktan yaratması O’nun mucizevi işaretlerinden biridir. (Yaratıldıktan) sonra birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız (beşeriyet olursunuz).","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-21c.mp3","commentary_text":"“Size kendi cinsinizden eşler yarattı” ifadesi, kadının, söylendiği gibi erkeğin sol kaburga kemiğinden değil, erkeğin kendi cinsinden yani insan cinsinden ve yaratıldığı maddeden yaratıldığını göstermektedir. Nisa 4/1, Fatır 35/11 ve Zümer 39/6.  âyetlerinde erkek türü neden yaratıldıysa, kadın türünün de ondan yaratıldığı açıkça anlatılmaktadır. Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılması inancı, tahrif edilen Kitab-i Mukaddes’in Tekvin bölümünden bize intikal etmiş, biz de bunu hiç sorgulamadan ve Kur’an ayetlerine bakmadan hemen sahiplenmişiz."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-20c.mp3","commentary_text":"“Size kendi cinsinizden eşler yarattı” ifadesi, kadının, söylendiği gibi erkeğin sol kaburga kemiğinden değil, erkeğin kendi cinsinden yani insan cinsinden ve yaratıldığı maddeden yaratıldığını göstermektedir. Nisa 4/1, Fatır 35/11 ve Zümer 39/6.  âyetlerinde erkek türü neden yaratıldıysa, kadın türünün de ondan yaratıldığı açıkça anlatılmaktadır. Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılması inancı, tahrif edilen Kitab-i Mukaddes’in Tekvin bölümünden bize intikal etmiş, biz de bunu hiç sorgulamadan ve Kur’an ayetlerine bakmadan hemen sahiplenmişiz."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-21c.mp3","commentary_text":"“Size kendi cinsinizden eşler yarattı” ifadesi, kadının, söylendiği gibi erkeğin sol kaburga kemiğinden değil, erkeğin kendi cinsinden yani insan cinsinden ve yaratıldığı maddeden yaratıldığını göstermektedir. Nisa 4/1, Fatır 35/11 ve Zümer 39/6.  âyetlerinde erkek türü neden yaratıldıysa, kadın türünün de ondan yaratıldığı açıkça anlatılmaktadır. Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılması inancı, tahrif edilen Kitab-i Mukaddes’in Tekvin bölümünden bize intikal etmiş, biz de bunu hiç sorgulamadan ve Kur’an ayetlerine bakmadan hemen sahiplenmişiz."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-21c.mp3","commentary_text":"“Size kendi cinsinizden eşler yarattı” ifadesi, kadının, söylendiği gibi erkeğin sol kaburga kemiğinden değil, erkeğin kendi cinsinden yani insan cinsinden ve yaratıldığı maddeden yaratıldığını göstermektedir. Nisa 4/1, Fatır 35/11 ve Zümer 39/6.  âyetlerinde erkek türü neden yaratıldıysa, kadın türünün de ondan yaratıldığı açıkça anlatılmaktadır. Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılması inancı, tahrif edilen Kitab-i Mukaddes’in Tekvin bölümünden bize intikal etmiş, biz de bunu hiç sorgulamadan ve Kur’an ayetlerine bakmadan hemen sahiplenmişiz."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hem gece hem de gündüz uyuyabilmeniz ve O’nun lütuf ve nimetlerini araştırıp bul(abileceğiniz imkân ve yeteneklere sahip ol)manız da O’nun sonsuz ilim kudret ve merhametinin delillerindendir. Bunda kuşkusuz dinley(ip anlamak istey)enler için mesajlar vardır!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ مَنَامُكُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hem gece hem de gündüz uyuyabilmeniz ve O’nun lütuf ve nimetlerini araştırıp bul(abileceğiniz imkân ve yeteneklere sahip ol)manız da O’nun sonsuz ilim kudret ve merhametinin delillerindendir. Bunda kuşkusuz dinley(ip anlamak istey)enler için mesajlar vardır!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ مَنَامُكُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hem gece hem de gündüz uyuyabilmeniz ve O’nun lütuf ve nimetlerini araştırıp bul(abileceğiniz imkân ve yeteneklere sahip ol)manız da O’nun sonsuz ilim kudret ve merhametinin delillerindendir. Bunda kuşkusuz dinley(ip anlamak istey)enler için mesajlar vardır!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ مَنَامُكُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hem gece hem de gündüz uyuyabilmeniz ve O’nun lütuf ve nimetlerini araştırıp bul(abileceğiniz imkân ve yeteneklere sahip ol)manız da O’nun sonsuz ilim kudret ve merhametinin delillerindendir. Bunda kuşkusuz dinley(ip anlamak istey)enler için mesajlar vardır!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ مَنَامُكُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını işleten bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını işleten bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını işleten bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi O’nun delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını işleten bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Göklerin ve yerin O’nun buyruğu altında sapasağlam durması da O’nun delillerindendir. Sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında hepiniz (yargılanmak ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) ortaya çıkacaksınız.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ تَقُومَ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ بِاَمْرِه۪ۜ ثُمَّ اِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِنَ الْاَرْضِ اِذَٓا اَنْتُمْ تَخْرُجُونَ","related_links":["22/65","30/25","35/41"],"audio_path":"29/29-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Göklerin ve yerin O’nun buyruğu altında sapasağlam durması da O’nun delillerindendir. Sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında hepiniz (yargılanmak ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) ortaya çıkacaksınız.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ تَقُومَ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ بِاَمْرِه۪ۜ ثُمَّ اِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِنَ الْاَرْضِ اِذَٓا اَنْتُمْ تَخْرُجُونَ","related_links":["22/65","30/25","35/41"],"audio_path":"29/29-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Göklerin ve yerin O’nun buyruğu altında sapasağlam durması da O’nun delillerindendir. Sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında hepiniz (yargılanmak ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) ortaya çıkacaksınız.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ تَقُومَ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ بِاَمْرِه۪ۜ ثُمَّ اِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِنَ الْاَرْضِ اِذَٓا اَنْتُمْ تَخْرُجُونَ","related_links":["22/65","30/25","35/41"],"audio_path":"29/29-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Göklerin ve yerin O’nun buyruğu altında sapasağlam durması da O’nun delillerindendir. Sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında hepiniz (yargılanmak ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) ortaya çıkacaksınız.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ تَقُومَ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ بِاَمْرِه۪ۜ ثُمَّ اِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِنَ الْاَرْضِ اِذَٓا اَنْتُمْ تَخْرُجُونَ","related_links":["22/65","30/25","35/41"],"audio_path":"29/29-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ama bilin ki) göklerde ve yerde olan her şey O’na aittir ve hepsi O’nun iradesine tabidir.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-26c.mp3","commentary_text":"Dünyada iken sizin olduğunu düşündüğünüz ve kalıcı zannettiğiniz, sürekli artırmak ve genişletmek için mücadele verdiğiniz dünyalık mallarınız, servetiniz, çoluk çocuğunuz artık sizin için bir şey ifade etmeyecek. Çünkü her şey, dünyada olduğu gibi şimdi de Allah’a aittir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ama bilin ki) göklerde ve yerde olan her şey O’na aittir ve hepsi O’nun iradesine tabidir.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-25c.mp3","commentary_text":"Dünyada iken sizin olduğunu düşündüğünüz ve kalıcı zannettiğiniz, sürekli artırmak ve genişletmek için mücadele verdiğiniz dünyalık mallarınız, servetiniz, çoluk çocuğunuz artık sizin için bir şey ifade etmeyecek. Çünkü her şey, dünyada olduğu gibi şimdi de Allah’a aittir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ama bilin ki) göklerde ve yerde olan her şey O’na aittir ve hepsi O’nun iradesine tabidir.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-26c.mp3","commentary_text":"Dünyada iken sizin olduğunu düşündüğünüz ve kalıcı zannettiğiniz, sürekli artırmak ve genişletmek için mücadele verdiğiniz dünyalık mallarınız, servetiniz, çoluk çocuğunuz artık sizin için bir şey ifade etmeyecek. Çünkü her şey, dünyada olduğu gibi şimdi de Allah’a aittir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ama bilin ki) göklerde ve yerde olan her şey O’na aittir ve hepsi O’nun iradesine tabidir.","arabic_text":"وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-26c.mp3","commentary_text":"Dünyada iken sizin olduğunu düşündüğünüz ve kalıcı zannettiğiniz, sürekli artırmak ve genişletmek için mücadele verdiğiniz dünyalık mallarınız, servetiniz, çoluk çocuğunuz artık sizin için bir şey ifade etmeyecek. Çünkü her şey, dünyada olduğu gibi şimdi de Allah’a aittir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Mahlûkatı) yoktan var eden (öldükten) sonra onu yeniden vücuda getirecek olan O’dur. Bu O’nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce örnekler O’na aittir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-27c.mp3","commentary_text":"Evet insanoğlu da dünyanın imarı ve toplumun refahı için Allah’ın verdiği yetenekle ve yine Allah’ın yoktan var ettiği imkânlarla bazı faydalı çalışmalar yaparak güzel örnekler ortaya koymuştur ama bunların hiçbiri Allah’ın yarattıklarına denk olamaz. “… Yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir! (Mü’minun 23/14)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Mahlûkatı) yoktan var eden (öldükten) sonra onu yeniden vücuda getirecek olan O’dur. Bu O’nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce örnekler O’na aittir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-26c.mp3","commentary_text":"Evet insanoğlu da dünyanın imarı ve toplumun refahı için Allah’ın verdiği yetenekle ve yine Allah’ın yoktan var ettiği imkânlarla bazı faydalı çalışmalar yaparak güzel örnekler ortaya koymuştur ama bunların hiçbiri Allah’ın yarattıklarına denk olamaz. “… Yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir! (Mü’minun 23/14)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Mahlûkatı) yoktan var eden (öldükten) sonra onu yeniden vücuda getirecek olan O’dur. Bu O’nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce örnekler O’na aittir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-27c.mp3","commentary_text":"Evet insanoğlu da dünyanın imarı ve toplumun refahı için Allah’ın verdiği yetenekle ve yine Allah’ın yoktan var ettiği imkânlarla bazı faydalı çalışmalar yaparak güzel örnekler ortaya koymuştur ama bunların hiçbiri Allah’ın yarattıklarına denk olamaz. “… Yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir! (Mü’minun 23/14)"},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Mahlûkatı) yoktan var eden (öldükten) sonra onu yeniden vücuda getirecek olan O’dur. Bu O’nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce örnekler O’na aittir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-27c.mp3","commentary_text":"Evet insanoğlu da dünyanın imarı ve toplumun refahı için Allah’ın verdiği yetenekle ve yine Allah’ın yoktan var ettiği imkânlarla bazı faydalı çalışmalar yaparak güzel örnekler ortaya koymuştur ama bunların hiçbiri Allah’ın yarattıklarına denk olamaz. “… Yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir! (Mü’minun 23/14)"},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah mülkünde ortaksız olduğunu anlatmak için) size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden size verdiğimiz (kullanma ve harcama) konusunda sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız (ve sözünü dinleyeceğiniz) kimseler var mı?  İşte biz aklını işleten bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.","arabic_text":"ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلًا مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah mülkünde ortaksız olduğunu anlatmak için) size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden size verdiğimiz (kullanma ve harcama) konusunda sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız (ve sözünü dinleyeceğiniz) kimseler var mı?  İşte biz aklını işleten bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.","arabic_text":"ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلًا مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah mülkünde ortaksız olduğunu anlatmak için) size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden size verdiğimiz (kullanma ve harcama) konusunda sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız (ve sözünü dinleyeceğiniz) kimseler var mı?  İşte biz aklını işleten bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.","arabic_text":"ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلًا مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah mülkünde ortaksız olduğunu anlatmak için) size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Elinizin altındaki köle ve hizmetçilerinizden size verdiğimiz (kullanma ve harcama) konusunda sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız (ve sözünü dinleyeceğiniz) kimseler var mı?  İşte biz aklını işleten bir toplum için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.","arabic_text":"ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلًا مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!","arabic_text":"بَلِ اتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ فَمَنْ يَهْد۪ي مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!","arabic_text":"بَلِ اتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ فَمَنْ يَهْد۪ي مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!","arabic_text":"بَلِ اتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ فَمَنْ يَهْد۪ي مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Fakat (inkâr ederek nefsine) zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heveslerine uymuşlardır. (İnatları yüzünden) Allah’ın sapıklıkta bıraktığı kimseyi kim doğru yola iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!","arabic_text":"بَلِ اتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ فَمَنْ يَهْد۪ي مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sen batıl olan her şeyden uzaklaşarak yönünü istikametini tevhid dinine çevir. Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın! İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۜ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّت۪ي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَاۜ لَا تَبْد۪يلَ لِخَلْقِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُۗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"29/29-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Hanif” terimi, “doğru hedefe yöneldi” anlamındaki “hanefe” fiilinden türetilmiş olup, İslam öncesinde tevhidi bir muhtevaya sahipti ve günahtan, dünyevi zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran bir insanı tanımlamak için kullanılırdı. “İstikametin tevhid dinine çevrilmesi”; fıtrata uygun yasalar doğrultusunda hayatın tanzim edilmesi demektir. Çünkü İslâm, insan fıtratındaki değerleri korur, onların canlı kalmasını sağlar. Bozulmaya ve yozlaşmaya yüz tutan değerleri açığa çıkartarak yeniden üretilmesine ve hayatla bütünleştirilmesine katkıda bulunur. “Fıtrata uygun davranılması”; insanın yaratılıştaki safiyetini koruması ve onun şer etkenler tarafından bozulmasına izin vermemesi ve doğuştan edindiği sezgisel yeteneği kullanarak özünde sahip olduğu değerler doğrultusunda ömrünü sürdürmesi demektir. Bilgisayar programlarına sirayet eden virüsü temizlemek için nasıl format atmak gerekiyorsa, “fıtrat bozulması” yaşayan toplumlara da Allah peygamberler göndererek takviye kitapla/şeriatla format atmıştır. Onun için en sık peygamber gelen toplumlar -tarihteki İsrailoğulları örneğinde olduğu gibi- en çok fıtrat bozulması yaşayan toplumlar olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, dindar toplumlara nazaran daha az fıtrat bozulması yaşayan ve fakat evrensel ahlâkî değerlere saygılı deist toplumlar, yanlış dini telkinler yüzünden ahlakını kaybetmiş sözde dindar toplumlardan çok daha iyi durumdadır. İnsanın önünde iki seçenek vardır: Ya yaratılış safiyetini koruyarak Allah’ın dinini bozmadan yaşayacak ya da yaşadıklarını din olarak görecek. Dini yaşıyorsa ne âlâ, ama yaşadıklarını din olarak görüyorsa, işte o zaman inandığı dinin isminin bir anlamı kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sen batıl olan her şeyden uzaklaşarak yönünü istikametini tevhid dinine çevir. Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın! İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۜ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّت۪ي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَاۜ لَا تَبْد۪يلَ لِخَلْقِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُۗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"29/29-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-29c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Hanif” terimi, “doğru hedefe yöneldi” anlamındaki “hanefe” fiilinden türetilmiş olup, İslam öncesinde tevhidi bir muhtevaya sahipti ve günahtan, dünyevi zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran bir insanı tanımlamak için kullanılırdı. “İstikametin tevhid dinine çevrilmesi”; fıtrata uygun yasalar doğrultusunda hayatın tanzim edilmesi demektir. Çünkü İslâm, insan fıtratındaki değerleri korur, onların canlı kalmasını sağlar. Bozulmaya ve yozlaşmaya yüz tutan değerleri açığa çıkartarak yeniden üretilmesine ve hayatla bütünleştirilmesine katkıda bulunur. “Fıtrata uygun davranılması”; insanın yaratılıştaki safiyetini koruması ve onun şer etkenler tarafından bozulmasına izin vermemesi ve doğuştan edindiği sezgisel yeteneği kullanarak özünde sahip olduğu değerler doğrultusunda ömrünü sürdürmesi demektir. Bilgisayar programlarına sirayet eden virüsü temizlemek için nasıl format atmak gerekiyorsa, “fıtrat bozulması” yaşayan toplumlara da Allah peygamberler göndererek takviye kitapla/şeriatla format atmıştır. Onun için en sık peygamber gelen toplumlar -tarihteki İsrailoğulları örneğinde olduğu gibi- en çok fıtrat bozulması yaşayan toplumlar olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, dindar toplumlara nazaran daha az fıtrat bozulması yaşayan ve fakat evrensel ahlâkî değerlere saygılı deist toplumlar, yanlış dini telkinler yüzünden ahlakını kaybetmiş sözde dindar toplumlardan çok daha iyi durumdadır. İnsanın önünde iki seçenek vardır: Ya yaratılış safiyetini koruyarak Allah’ın dinini bozmadan yaşayacak ya da yaşadıklarını din olarak görecek. Dini yaşıyorsa ne âlâ, ama yaşadıklarını din olarak görüyorsa, işte o zaman inandığı dinin isminin bir anlamı kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sen batıl olan her şeyden uzaklaşarak yönünü istikametini tevhid dinine çevir. Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın! İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۜ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّت۪ي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَاۜ لَا تَبْد۪يلَ لِخَلْقِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُۗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"29/29-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Hanif” terimi, “doğru hedefe yöneldi” anlamındaki “hanefe” fiilinden türetilmiş olup, İslam öncesinde tevhidi bir muhtevaya sahipti ve günahtan, dünyevi zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran bir insanı tanımlamak için kullanılırdı. “İstikametin tevhid dinine çevrilmesi”; fıtrata uygun yasalar doğrultusunda hayatın tanzim edilmesi demektir. Çünkü İslâm, insan fıtratındaki değerleri korur, onların canlı kalmasını sağlar. Bozulmaya ve yozlaşmaya yüz tutan değerleri açığa çıkartarak yeniden üretilmesine ve hayatla bütünleştirilmesine katkıda bulunur. “Fıtrata uygun davranılması”; insanın yaratılıştaki safiyetini koruması ve onun şer etkenler tarafından bozulmasına izin vermemesi ve doğuştan edindiği sezgisel yeteneği kullanarak özünde sahip olduğu değerler doğrultusunda ömrünü sürdürmesi demektir. Bilgisayar programlarına sirayet eden virüsü temizlemek için nasıl format atmak gerekiyorsa, “fıtrat bozulması” yaşayan toplumlara da Allah peygamberler göndererek takviye kitapla/şeriatla format atmıştır. Onun için en sık peygamber gelen toplumlar -tarihteki İsrailoğulları örneğinde olduğu gibi- en çok fıtrat bozulması yaşayan toplumlar olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, dindar toplumlara nazaran daha az fıtrat bozulması yaşayan ve fakat evrensel ahlâkî değerlere saygılı deist toplumlar, yanlış dini telkinler yüzünden ahlakını kaybetmiş sözde dindar toplumlardan çok daha iyi durumdadır. İnsanın önünde iki seçenek vardır: Ya yaratılış safiyetini koruyarak Allah’ın dinini bozmadan yaşayacak ya da yaşadıklarını din olarak görecek. Dini yaşıyorsa ne âlâ, ama yaşadıklarını din olarak görüyorsa, işte o zaman inandığı dinin isminin bir anlamı kalmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sen batıl olan her şeyden uzaklaşarak yönünü istikametini tevhid dinine çevir. Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın! İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفًاۜ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّت۪ي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَاۜ لَا تَبْد۪يلَ لِخَلْقِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُۗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۗ","related_links":[],"audio_path":"29/29-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-30c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Hanif” terimi, “doğru hedefe yöneldi” anlamındaki “hanefe” fiilinden türetilmiş olup, İslam öncesinde tevhidi bir muhtevaya sahipti ve günahtan, dünyevi zevklerden ve bütün şüpheli inançlardan, özellikle de puta tapıcılıktan uzak duran bir insanı tanımlamak için kullanılırdı. “İstikametin tevhid dinine çevrilmesi”; fıtrata uygun yasalar doğrultusunda hayatın tanzim edilmesi demektir. Çünkü İslâm, insan fıtratındaki değerleri korur, onların canlı kalmasını sağlar. Bozulmaya ve yozlaşmaya yüz tutan değerleri açığa çıkartarak yeniden üretilmesine ve hayatla bütünleştirilmesine katkıda bulunur. “Fıtrata uygun davranılması”; insanın yaratılıştaki safiyetini koruması ve onun şer etkenler tarafından bozulmasına izin vermemesi ve doğuştan edindiği sezgisel yeteneği kullanarak özünde sahip olduğu değerler doğrultusunda ömrünü sürdürmesi demektir. Bilgisayar programlarına sirayet eden virüsü temizlemek için nasıl format atmak gerekiyorsa, “fıtrat bozulması” yaşayan toplumlara da Allah peygamberler göndererek takviye kitapla/şeriatla format atmıştır. Onun için en sık peygamber gelen toplumlar -tarihteki İsrailoğulları örneğinde olduğu gibi- en çok fıtrat bozulması yaşayan toplumlar olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, dindar toplumlara nazaran daha az fıtrat bozulması yaşayan ve fakat evrensel ahlâkî değerlere saygılı deist toplumlar, yanlış dini telkinler yüzünden ahlakını kaybetmiş sözde dindar toplumlardan çok daha iyi durumdadır. İnsanın önünde iki seçenek vardır: Ya yaratılış safiyetini koruyarak Allah’ın dinini bozmadan yaşayacak ya da yaşadıklarını din olarak görecek. Dini yaşıyorsa ne âlâ, ama yaşadıklarını din olarak görüyorsa, işte o zaman inandığı dinin isminin bir anlamı kalmaz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O’na yönelin! O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Namazınızı ikame edin! O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayın!","arabic_text":"مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O’na yönelin! O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Namazınızı ikame edin! O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayın!","arabic_text":"مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O’na yönelin! O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Namazınızı ikame edin! O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayın!","arabic_text":"مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O’na yönelin! O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Namazınızı ikame edin! O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayın!","arabic_text":"مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bir de birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bir de birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bir de birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bir de birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!","arabic_text":"مِنَ الَّذ۪ينَ فَرَّقُوا د۪ينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًاۜ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33-34","turkish_text":"İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri onlara kendinden bir rahmet tattırınca içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33-34","turkish_text":"İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri onlara kendinden bir rahmet tattırınca içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33-34","turkish_text":"İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri onlara kendinden bir rahmet tattırınca içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33-34","turkish_text":"İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri onlara kendinden bir rahmet tattırınca içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.","arabic_text":"لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yoksa Biz onlara bizden başkasına kulluk yapmalarını söyleyen bir vahiy mi gönderdik?","arabic_text":"اَمْ اَنْزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا بِه۪ يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-35c.mp3","commentary_text":"“Kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yoksa Biz onlara bizden başkasına kulluk yapmalarını söyleyen bir vahiy mi gönderdik?","arabic_text":"اَمْ اَنْزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا بِه۪ يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-34c.mp3","commentary_text":"“Kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yoksa Biz onlara bizden başkasına kulluk yapmalarını söyleyen bir vahiy mi gönderdik?","arabic_text":"اَمْ اَنْزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا بِه۪ يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-35c.mp3","commentary_text":"“Kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Yoksa Biz onlara bizden başkasına kulluk yapmalarını söyleyen bir vahiy mi gönderdik?","arabic_text":"اَمْ اَنْزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا بِه۪ يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-35c.mp3","commentary_text":"“Kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına kötülüğün gelmesi” ifadesi Sünnetüllah’ın kusursuz ve adil bir şekilde işlediğini, canlılar arasında hassas bir düzenin bulunduğunu ve bu düzenin ilahi kanunlarla korunduğunu ve bu sayede yapılan kötülüklerin sahiplerine kötülük olarak döndüğünü ve güzelliklerin de faillerine güzellik olarak geri döndüğünü göstermektedir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Fakat kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelince de (Allah’ı unutup) ümitsizliğe düşerler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Fakat kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelince de (Allah’ı unutup) ümitsizliğe düşerler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Fakat kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelince de (Allah’ı unutup) ümitsizliğe düşerler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Fakat kendi işledikleri (günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelince de (Allah’ı unutup) ümitsizliğe düşerler.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar (hikmetine binaen) Allah’ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda kuşkusuz inanacak bir toplum için dersler vardır!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar (hikmetine binaen) Allah’ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda kuşkusuz inanacak bir toplum için dersler vardır!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar (hikmetine binaen) Allah’ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda kuşkusuz inanacak bir toplum için dersler vardır!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar (hikmetine binaen) Allah’ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda kuşkusuz inanacak bir toplum için dersler vardır!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Öyle ise akrabaya yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Öyle ise akrabaya yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Öyle ise akrabaya yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Öyle ise akrabaya yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Zekât veren kimseler (dünyada mallarının bereketini ahirette ise sevaplarını) kat kat artıranlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Zekât veren kimseler (dünyada mallarının bereketini ahirette ise sevaplarını) kat kat artıranlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Zekât veren kimseler (dünyada mallarının bereketini ahirette ise sevaplarını) kat kat artıranlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât böyle değildir. Zekât veren kimseler (dünyada mallarının bereketini ahirette ise sevaplarını) kat kat artıranlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا ف۪ٓي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِۚ وَمَٓا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sizi yaratan sonra size rızık veren sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olan Allah’tır. (O’na) ortak koştuklarınız içinde bunlardan herhangi birini yapabilen var mıdır? O onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-40c.mp3","commentary_text":"Ayet, insanın yerküredeki tabii dengeyi bozacak bazı yanlışlar yaptığını ortaya koymaktadır. Yaşadığımız gezegende herşey bir denge üzerine kuruludur. Sürdürülebilir yaşam da sürdürülebilir bir ekolojik denge ile mümkündür. Dünyamızdaki teknolojik gelişmeler, para hırsı, rekabet ve lüks yaşama tutkusu, bencillik duygusu insanları fütursuz ve dengesiz bir yaşamaya ve çalışmaya itmektedir. Bunun bir neticesi olarak toprağın doğal yapısında bitkileri ve onlardan istifade eden canlıları tehdit edecek ciddi bozulmalar, nehirlerde ve denizlerde hayatı olumsuz yönde etkileyecek çok ciddi kirlenmeler görülmektedir. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengesini bozarak küresel ısınmaya yol açıyor. Topraklar, yanlış tarımsal uygulamalar, endüstriyel atıkların kullanımı gibi nedenlerden ötürü her geçen gün daha fazla kirlenirken, bu kirlilik hem toprak yapısının zarar görmesine hem de iklim değişikliğine neden oluyor. Bu da canlı türleri için tehlike arzediyor. Hava ve gürültü kirliliği, doğanın tahrip edilmesi ve çarpık kentleşme gibi insanlığın çevreye verdiği diğer zararların artması da canlı türlerinin nesli açısından ciddi riskler oluşturuyor. Bütün bu olup bitenlere hem öncülük eden ve hem de seyirci kalan insan, bugün dünyada genetik bozulmalara kadar giden çok daha büyük yıkımlara imza atıyor ve kendi sonunu da getirecek olan bu felaketi maalesef bir marifetmiş gibi görüyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sizi yaratan sonra size rızık veren sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olan Allah’tır. (O’na) ortak koştuklarınız içinde bunlardan herhangi birini yapabilen var mıdır? O onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-39c.mp3","commentary_text":"Ayet, insanın yerküredeki tabii dengeyi bozacak bazı yanlışlar yaptığını ortaya koymaktadır. Yaşadığımız gezegende herşey bir denge üzerine kuruludur. Sürdürülebilir yaşam da sürdürülebilir bir ekolojik denge ile mümkündür. Dünyamızdaki teknolojik gelişmeler, para hırsı, rekabet ve lüks yaşama tutkusu, bencillik duygusu insanları fütursuz ve dengesiz bir yaşamaya ve çalışmaya itmektedir. Bunun bir neticesi olarak toprağın doğal yapısında bitkileri ve onlardan istifade eden canlıları tehdit edecek ciddi bozulmalar, nehirlerde ve denizlerde hayatı olumsuz yönde etkileyecek çok ciddi kirlenmeler görülmektedir. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengesini bozarak küresel ısınmaya yol açıyor. Topraklar, yanlış tarımsal uygulamalar, endüstriyel atıkların kullanımı gibi nedenlerden ötürü her geçen gün daha fazla kirlenirken, bu kirlilik hem toprak yapısının zarar görmesine hem de iklim değişikliğine neden oluyor. Bu da canlı türleri için tehlike arzediyor. Hava ve gürültü kirliliği, doğanın tahrip edilmesi ve çarpık kentleşme gibi insanlığın çevreye verdiği diğer zararların artması da canlı türlerinin nesli açısından ciddi riskler oluşturuyor. Bütün bu olup bitenlere hem öncülük eden ve hem de seyirci kalan insan, bugün dünyada genetik bozulmalara kadar giden çok daha büyük yıkımlara imza atıyor ve kendi sonunu da getirecek olan bu felaketi maalesef bir marifetmiş gibi görüyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sizi yaratan sonra size rızık veren sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olan Allah’tır. (O’na) ortak koştuklarınız içinde bunlardan herhangi birini yapabilen var mıdır? O onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-40c.mp3","commentary_text":"Ayet, insanın yerküredeki tabii dengeyi bozacak bazı yanlışlar yaptığını ortaya koymaktadır. Yaşadığımız gezegende herşey bir denge üzerine kuruludur. Sürdürülebilir yaşam da sürdürülebilir bir ekolojik denge ile mümkündür. Dünyamızdaki teknolojik gelişmeler, para hırsı, rekabet ve lüks yaşama tutkusu, bencillik duygusu insanları fütursuz ve dengesiz bir yaşamaya ve çalışmaya itmektedir. Bunun bir neticesi olarak toprağın doğal yapısında bitkileri ve onlardan istifade eden canlıları tehdit edecek ciddi bozulmalar, nehirlerde ve denizlerde hayatı olumsuz yönde etkileyecek çok ciddi kirlenmeler görülmektedir. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengesini bozarak küresel ısınmaya yol açıyor. Topraklar, yanlış tarımsal uygulamalar, endüstriyel atıkların kullanımı gibi nedenlerden ötürü her geçen gün daha fazla kirlenirken, bu kirlilik hem toprak yapısının zarar görmesine hem de iklim değişikliğine neden oluyor. Bu da canlı türleri için tehlike arzediyor. Hava ve gürültü kirliliği, doğanın tahrip edilmesi ve çarpık kentleşme gibi insanlığın çevreye verdiği diğer zararların artması da canlı türlerinin nesli açısından ciddi riskler oluşturuyor. Bütün bu olup bitenlere hem öncülük eden ve hem de seyirci kalan insan, bugün dünyada genetik bozulmalara kadar giden çok daha büyük yıkımlara imza atıyor ve kendi sonunu da getirecek olan bu felaketi maalesef bir marifetmiş gibi görüyor."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sizi yaratan sonra size rızık veren sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olan Allah’tır. (O’na) ortak koştuklarınız içinde bunlardan herhangi birini yapabilen var mıdır? O onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-40c.mp3","commentary_text":"Ayet, insanın yerküredeki tabii dengeyi bozacak bazı yanlışlar yaptığını ortaya koymaktadır. Yaşadığımız gezegende herşey bir denge üzerine kuruludur. Sürdürülebilir yaşam da sürdürülebilir bir ekolojik denge ile mümkündür. Dünyamızdaki teknolojik gelişmeler, para hırsı, rekabet ve lüks yaşama tutkusu, bencillik duygusu insanları fütursuz ve dengesiz bir yaşamaya ve çalışmaya itmektedir. Bunun bir neticesi olarak toprağın doğal yapısında bitkileri ve onlardan istifade eden canlıları tehdit edecek ciddi bozulmalar, nehirlerde ve denizlerde hayatı olumsuz yönde etkileyecek çok ciddi kirlenmeler görülmektedir. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengesini bozarak küresel ısınmaya yol açıyor. Topraklar, yanlış tarımsal uygulamalar, endüstriyel atıkların kullanımı gibi nedenlerden ötürü her geçen gün daha fazla kirlenirken, bu kirlilik hem toprak yapısının zarar görmesine hem de iklim değişikliğine neden oluyor. Bu da canlı türleri için tehlike arzediyor. Hava ve gürültü kirliliği, doğanın tahrip edilmesi ve çarpık kentleşme gibi insanlığın çevreye verdiği diğer zararların artması da canlı türlerinin nesli açısından ciddi riskler oluşturuyor. Bütün bu olup bitenlere hem öncülük eden ve hem de seyirci kalan insan, bugün dünyada genetik bozulmalara kadar giden çok daha büyük yıkımlara imza atıyor ve kendi sonunu da getirecek olan bu felaketi maalesef bir marifetmiş gibi görüyor."},{"verse_number":"41","turkish_text":"İnsanların bizzat kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulmalar olmuştur. (Kötü yoldan) dönmeleri için Allah yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.","arabic_text":"ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İnsanların bizzat kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulmalar olmuştur. (Kötü yoldan) dönmeleri için Allah yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.","arabic_text":"ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İnsanların bizzat kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulmalar olmuştur. (Kötü yoldan) dönmeleri için Allah yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.","arabic_text":"ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İnsanların bizzat kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulmalar olmuştur. (Kötü yoldan) dönmeleri için Allah yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.","arabic_text":"ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-42c.mp3","commentary_text":"“O gün insanlar gruplara ayrılacaktır” yani, insanlar dünyada yaşadıklarına göre ya kötülere katılarak inkârcılar grubunda cehennem tarafına geçecek ya da erdemlilere katılarak mü’minler grubunda cennet tarafına geçecek. “Hesap günü geldiği zaman, (ilâhî adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar hâlinde toplanacaktır.” (Rûm 30/14)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-41c.mp3","commentary_text":"“O gün insanlar gruplara ayrılacaktır” yani, insanlar dünyada yaşadıklarına göre ya kötülere katılarak inkârcılar grubunda cehennem tarafına geçecek ya da erdemlilere katılarak mü’minler grubunda cennet tarafına geçecek. “Hesap günü geldiği zaman, (ilâhî adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar hâlinde toplanacaktır.” (Rûm 30/14)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-42c.mp3","commentary_text":"“O gün insanlar gruplara ayrılacaktır” yani, insanlar dünyada yaşadıklarına göre ya kötülere katılarak inkârcılar grubunda cehennem tarafına geçecek ya da erdemlilere katılarak mü’minler grubunda cennet tarafına geçecek. “Hesap günü geldiği zaman, (ilâhî adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar hâlinde toplanacaktır.” (Rûm 30/14)"},{"verse_number":"42","turkish_text":"De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.","arabic_text":"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-42c.mp3","commentary_text":"“O gün insanlar gruplara ayrılacaktır” yani, insanlar dünyada yaşadıklarına göre ya kötülere katılarak inkârcılar grubunda cehennem tarafına geçecek ya da erdemlilere katılarak mü’minler grubunda cennet tarafına geçecek. “Hesap günü geldiği zaman, (ilâhî adâlet tam olarak tecelli edecek ve iyilerle kötüler birbirlerinden ayrılarak) gruplar hâlinde toplanacaktır.” (Rûm 30/14)"},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyleyse Allah tarafından o geri dönüşü mümkün olmayan gün gelmeden önce sen yüzünü (özünü) dosdoğru dine (İslam’a) yönelt! O gün insanlar gruplara ayrılacaklardır.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyleyse Allah tarafından o geri dönüşü mümkün olmayan gün gelmeden önce sen yüzünü (özünü) dosdoğru dine (İslam’a) yönelt! O gün insanlar gruplara ayrılacaklardır.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyleyse Allah tarafından o geri dönüşü mümkün olmayan gün gelmeden önce sen yüzünü (özünü) dosdoğru dine (İslam’a) yönelt! O gün insanlar gruplara ayrılacaklardır.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyleyse Allah tarafından o geri dönüşü mümkün olmayan gün gelmeden önce sen yüzünü (özünü) dosdoğru dine (İslam’a) yönelt! O gün insanlar gruplara ayrılacaklardır.","arabic_text":"فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(İşte o zaman) kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. Kim de faydalı bir eylemde bulunursa kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(İşte o zaman) kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. Kim de faydalı bir eylemde bulunursa kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(İşte o zaman) kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. Kim de faydalı bir eylemde bulunursa kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(İşte o zaman) kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir. Kim de faydalı bir eylemde bulunursa kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.","arabic_text":"مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِاَنْفُسِهِمْ يَمْهَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"29/29-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü (Allah) inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz O inkârcıları sevmez.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü (Allah) inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz O inkârcıları sevmez.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü (Allah) inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz O inkârcıları sevmez.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü (Allah) inanıp doğru işler yapanları kendi lütfuyla ödüllendirecektir. Şüphesiz O inkârcıları sevmez.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rüzgârları (yağmurun) müjdecileri olarak göndermesi de Onun ayetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki bütün bunlara şükredersiniz.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ يُرْسِلَ الرِّيَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِيُذ۪يقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rüzgârları (yağmurun) müjdecileri olarak göndermesi de Onun ayetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki bütün bunlara şükredersiniz.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ يُرْسِلَ الرِّيَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِيُذ۪يقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rüzgârları (yağmurun) müjdecileri olarak göndermesi de Onun ayetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki bütün bunlara şükredersiniz.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ يُرْسِلَ الرِّيَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِيُذ۪يقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rüzgârları (yağmurun) müjdecileri olarak göndermesi de Onun ayetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki bütün bunlara şükredersiniz.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ يُرْسِلَ الرِّيَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِيُذ۪يقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَلِتَجْرِيَ الْفُلْكُ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve Andolsun ki senden önce biz nice resulleri kendi kavimlerine gönderdik ve onlara apaçık mucizeler getirdiler. (Buna rağmen hakka karşı direnmeye devam ederek) suç işleyenlerden biz de intikam aldık.(Yaptıklarına karşılık) inananları desteklemek bize düşen bir sorumluluktur.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُواۜ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-47c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah tarafından verilen hizmetin hikmetleri anlatılarak insanların Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaları gerektiğine dikkat çekilmek isteniyor. Bütün bu hizmetler insanlar tarafından yapılmak zorunda olsaydı acaba bir bulutun oluşturulması, bir yerden bir başka yere nakli ve içindeki suyun doldurulması ve boşaltılması neye mal olurdu? Yapay yağmur için yağmur bombası ile mevcut buluttan yağış elde etmek bile büyük maliyetlere mal olurken Allah’ın lütfu ile aynı anda binlerce bölgede günlerce yağmur yağabilmektedir. Kar yağdırmak ve yağan karı günlerce yerde muhafaza edebilmek ne dersiniz kolay olur muydu? Karın hiç yağmadığı bazı sıcak ülkelerde milyarlar harcanarak suni kar yağdırıyorlar ve çok büyük bir marifetmiş gibi bununla da iftihar ediyorlar. Oysa Allah sadece bir “ol” emriyle dünyanın pek çok yerini aynı anda karla kaplayabiliyor. İnsan sormadan edemiyor: “Havanın yağmurlu ya da güneşli olup olmadığını bile tam olarak tahmin etmekte zorlanan insanı, Allah’ın sınırsız rahmeti karşısında binlerce defa secdeye götürmekten alıkoyan nedir?”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve Andolsun ki senden önce biz nice resulleri kendi kavimlerine gönderdik ve onlara apaçık mucizeler getirdiler. (Buna rağmen hakka karşı direnmeye devam ederek) suç işleyenlerden biz de intikam aldık.(Yaptıklarına karşılık) inananları desteklemek bize düşen bir sorumluluktur.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُواۜ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-46c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah tarafından verilen hizmetin hikmetleri anlatılarak insanların Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaları gerektiğine dikkat çekilmek isteniyor. Bütün bu hizmetler insanlar tarafından yapılmak zorunda olsaydı acaba bir bulutun oluşturulması, bir yerden bir başka yere nakli ve içindeki suyun doldurulması ve boşaltılması neye mal olurdu? Yapay yağmur için yağmur bombası ile mevcut buluttan yağış elde etmek bile büyük maliyetlere mal olurken Allah’ın lütfu ile aynı anda binlerce bölgede günlerce yağmur yağabilmektedir. Kar yağdırmak ve yağan karı günlerce yerde muhafaza edebilmek ne dersiniz kolay olur muydu? Karın hiç yağmadığı bazı sıcak ülkelerde milyarlar harcanarak suni kar yağdırıyorlar ve çok büyük bir marifetmiş gibi bununla da iftihar ediyorlar. Oysa Allah sadece bir “ol” emriyle dünyanın pek çok yerini aynı anda karla kaplayabiliyor. İnsan sormadan edemiyor: “Havanın yağmurlu ya da güneşli olup olmadığını bile tam olarak tahmin etmekte zorlanan insanı, Allah’ın sınırsız rahmeti karşısında binlerce defa secdeye götürmekten alıkoyan nedir?”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve Andolsun ki senden önce biz nice resulleri kendi kavimlerine gönderdik ve onlara apaçık mucizeler getirdiler. (Buna rağmen hakka karşı direnmeye devam ederek) suç işleyenlerden biz de intikam aldık.(Yaptıklarına karşılık) inananları desteklemek bize düşen bir sorumluluktur.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُواۜ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-47c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah tarafından verilen hizmetin hikmetleri anlatılarak insanların Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaları gerektiğine dikkat çekilmek isteniyor. Bütün bu hizmetler insanlar tarafından yapılmak zorunda olsaydı acaba bir bulutun oluşturulması, bir yerden bir başka yere nakli ve içindeki suyun doldurulması ve boşaltılması neye mal olurdu? Yapay yağmur için yağmur bombası ile mevcut buluttan yağış elde etmek bile büyük maliyetlere mal olurken Allah’ın lütfu ile aynı anda binlerce bölgede günlerce yağmur yağabilmektedir. Kar yağdırmak ve yağan karı günlerce yerde muhafaza edebilmek ne dersiniz kolay olur muydu? Karın hiç yağmadığı bazı sıcak ülkelerde milyarlar harcanarak suni kar yağdırıyorlar ve çok büyük bir marifetmiş gibi bununla da iftihar ediyorlar. Oysa Allah sadece bir “ol” emriyle dünyanın pek çok yerini aynı anda karla kaplayabiliyor. İnsan sormadan edemiyor: “Havanın yağmurlu ya da güneşli olup olmadığını bile tam olarak tahmin etmekte zorlanan insanı, Allah’ın sınırsız rahmeti karşısında binlerce defa secdeye götürmekten alıkoyan nedir?”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve Andolsun ki senden önce biz nice resulleri kendi kavimlerine gönderdik ve onlara apaçık mucizeler getirdiler. (Buna rağmen hakka karşı direnmeye devam ederek) suç işleyenlerden biz de intikam aldık.(Yaptıklarına karşılık) inananları desteklemek bize düşen bir sorumluluktur.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُواۜ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-47c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah tarafından verilen hizmetin hikmetleri anlatılarak insanların Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaları gerektiğine dikkat çekilmek isteniyor. Bütün bu hizmetler insanlar tarafından yapılmak zorunda olsaydı acaba bir bulutun oluşturulması, bir yerden bir başka yere nakli ve içindeki suyun doldurulması ve boşaltılması neye mal olurdu? Yapay yağmur için yağmur bombası ile mevcut buluttan yağış elde etmek bile büyük maliyetlere mal olurken Allah’ın lütfu ile aynı anda binlerce bölgede günlerce yağmur yağabilmektedir. Kar yağdırmak ve yağan karı günlerce yerde muhafaza edebilmek ne dersiniz kolay olur muydu? Karın hiç yağmadığı bazı sıcak ülkelerde milyarlar harcanarak suni kar yağdırıyorlar ve çok büyük bir marifetmiş gibi bununla da iftihar ediyorlar. Oysa Allah sadece bir “ol” emriyle dünyanın pek çok yerini aynı anda karla kaplayabiliyor. İnsan sormadan edemiyor: “Havanın yağmurlu ya da güneşli olup olmadığını bile tam olarak tahmin etmekte zorlanan insanı, Allah’ın sınırsız rahmeti karşısında binlerce defa secdeye götürmekten alıkoyan nedir?”"},{"verse_number":"48","turkish_text":"Rüzgârları gönderip bulutları yürüten onları gökte dilediği gibi yayan ve yığan Allah’tır. Sen (sadece) aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırınca hemen sevinirler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَٓاءِ كَيْفَ يَشَٓاءُ وَيَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Rüzgârları gönderip bulutları yürüten onları gökte dilediği gibi yayan ve yığan Allah’tır. Sen (sadece) aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırınca hemen sevinirler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَٓاءِ كَيْفَ يَشَٓاءُ وَيَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Rüzgârları gönderip bulutları yürüten onları gökte dilediği gibi yayan ve yığan Allah’tır. Sen (sadece) aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırınca hemen sevinirler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَٓاءِ كَيْفَ يَشَٓاءُ وَيَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Rüzgârları gönderip bulutları yürüten onları gökte dilediği gibi yayan ve yığan Allah’tır. Sen (sadece) aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırınca hemen sevinirler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَٓاءِ كَيْفَ يَشَٓاءُ وَيَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.","arabic_text":"وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمُبْلِس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.","arabic_text":"وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمُبْلِس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.","arabic_text":"وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمُبْلِس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.","arabic_text":"وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمُبْلِس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey insanoğlu!) Allah’ın rahmetinin işaretlerine bir bak! Nasıl yeri ölümden sonra diriltiyor? Şüphe yok ki O ölüleri (de öyle) diriltecek. O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"29/29-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey insanoğlu!) Allah’ın rahmetinin işaretlerine bir bak! Nasıl yeri ölümden sonra diriltiyor? Şüphe yok ki O ölüleri (de öyle) diriltecek. O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"29/29-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey insanoğlu!) Allah’ın rahmetinin işaretlerine bir bak! Nasıl yeri ölümden sonra diriltiyor? Şüphe yok ki O ölüleri (de öyle) diriltecek. O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"29/29-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey insanoğlu!) Allah’ın rahmetinin işaretlerine bir bak! Nasıl yeri ölümden sonra diriltiyor? Şüphe yok ki O ölüleri (de öyle) diriltecek. O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"29/29-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgâr göndersek ve (böylece) ekinlerinin sararmaya başladığını görseler hemen (kudretimizi ve rahmetimizi) inkâr etmeye kalkışırlar!","arabic_text":"وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا ر۪يحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِه۪ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgâr göndersek ve (böylece) ekinlerinin sararmaya başladığını görseler hemen (kudretimizi ve rahmetimizi) inkâr etmeye kalkışırlar!","arabic_text":"وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا ر۪يحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِه۪ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgâr göndersek ve (böylece) ekinlerinin sararmaya başladığını görseler hemen (kudretimizi ve rahmetimizi) inkâr etmeye kalkışırlar!","arabic_text":"وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا ر۪يحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِه۪ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgâr göndersek ve (böylece) ekinlerinin sararmaya başladığını görseler hemen (kudretimizi ve rahmetimizi) inkâr etmeye kalkışırlar!","arabic_text":"وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا ر۪يحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِه۪ يَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.","arabic_text":"فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.","arabic_text":"فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.","arabic_text":"فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz sen (manen) ölülere söz dinletemezsin; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramazsın.","arabic_text":"فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ve sen (kalp gözleri kapalı) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) iman edenlere dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-53c.mp3","commentary_text":"İnsanın aciz bir varlık olarak dünyaya gelişine ve gelişerek büyüme safhalarına dikkat çekiliyor. İnsan, bebekliğinden ergenlik çağına, ergenliğinden olgunluk dönemine, olgunluğundan yorgunluk zamanına hele çocukluğundan daha beter olan aşırı ihtiyarlık dönemine şöyle bir göz attığı zaman, biyolojik anlamda çok aciz bir varlık olduğunu görecektir. İşte bu acziyetini ortadan kaldırarak izzete dönüştürecek ve en önemlisi onu varlık âleminin halifesi, saadet âleminin varisi yapacak olan tek şey, Allah’a iman ve o iman temeli üzerinde inşa edilen doğru ve faydalı hayat yaşamaktır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ve sen (kalp gözleri kapalı) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) iman edenlere dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-52c.mp3","commentary_text":"İnsanın aciz bir varlık olarak dünyaya gelişine ve gelişerek büyüme safhalarına dikkat çekiliyor. İnsan, bebekliğinden ergenlik çağına, ergenliğinden olgunluk dönemine, olgunluğundan yorgunluk zamanına hele çocukluğundan daha beter olan aşırı ihtiyarlık dönemine şöyle bir göz attığı zaman, biyolojik anlamda çok aciz bir varlık olduğunu görecektir. İşte bu acziyetini ortadan kaldırarak izzete dönüştürecek ve en önemlisi onu varlık âleminin halifesi, saadet âleminin varisi yapacak olan tek şey, Allah’a iman ve o iman temeli üzerinde inşa edilen doğru ve faydalı hayat yaşamaktır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ve sen (kalp gözleri kapalı) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) iman edenlere dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-53c.mp3","commentary_text":"İnsanın aciz bir varlık olarak dünyaya gelişine ve gelişerek büyüme safhalarına dikkat çekiliyor. İnsan, bebekliğinden ergenlik çağına, ergenliğinden olgunluk dönemine, olgunluğundan yorgunluk zamanına hele çocukluğundan daha beter olan aşırı ihtiyarlık dönemine şöyle bir göz attığı zaman, biyolojik anlamda çok aciz bir varlık olduğunu görecektir. İşte bu acziyetini ortadan kaldırarak izzete dönüştürecek ve en önemlisi onu varlık âleminin halifesi, saadet âleminin varisi yapacak olan tek şey, Allah’a iman ve o iman temeli üzerinde inşa edilen doğru ve faydalı hayat yaşamaktır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ve sen (kalp gözleri kapalı) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) iman edenlere dinletebilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"29/29-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-53c.mp3","commentary_text":"İnsanın aciz bir varlık olarak dünyaya gelişine ve gelişerek büyüme safhalarına dikkat çekiliyor. İnsan, bebekliğinden ergenlik çağına, ergenliğinden olgunluk dönemine, olgunluğundan yorgunluk zamanına hele çocukluğundan daha beter olan aşırı ihtiyarlık dönemine şöyle bir göz attığı zaman, biyolojik anlamda çok aciz bir varlık olduğunu görecektir. İşte bu acziyetini ortadan kaldırarak izzete dönüştürecek ve en önemlisi onu varlık âleminin halifesi, saadet âleminin varisi yapacak olan tek şey, Allah’a iman ve o iman temeli üzerinde inşa edilen doğru ve faydalı hayat yaşamaktır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Allah sizi güçsüz olarak yaratan sonra güçsüzlüğün ardından bir güç takdir eden sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O her şeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Allah sizi güçsüz olarak yaratan sonra güçsüzlüğün ardından bir güç takdir eden sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O her şeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Allah sizi güçsüz olarak yaratan sonra güçsüzlüğün ardından bir güç takdir eden sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O her şeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Allah sizi güçsüz olarak yaratan sonra güçsüzlüğün ardından bir güç takdir eden sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O her şeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"29/29-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kıyamet koptuğu gün suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kıyamet koptuğu gün suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kıyamet koptuğu gün suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Kıyamet koptuğu gün suçlular dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar (dünyada da) aldatılıp haktan böyle döndürülüyorlardı.","arabic_text":"وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ilim ve iman nasip olanlar ise onlara şöyle diyecekler: “Allah Kitabı’nda ne kadar kalmanızı takdir buyurmuşsa dirilme gününe değin o kadar kaldınız. İşte bugün de dirilme günüdür fakat siz bu hususta hiçbir zaman (istemediğiniz için) gerçek bilgi sahibi olamadınız.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَالْا۪يمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ اِلٰى يَوْمِ الْبَعْثِۘ فَهٰذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلٰكِنَّكُمْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ilim ve iman nasip olanlar ise onlara şöyle diyecekler: “Allah Kitabı’nda ne kadar kalmanızı takdir buyurmuşsa dirilme gününe değin o kadar kaldınız. İşte bugün de dirilme günüdür fakat siz bu hususta hiçbir zaman (istemediğiniz için) gerçek bilgi sahibi olamadınız.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَالْا۪يمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ اِلٰى يَوْمِ الْبَعْثِۘ فَهٰذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلٰكِنَّكُمْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ilim ve iman nasip olanlar ise onlara şöyle diyecekler: “Allah Kitabı’nda ne kadar kalmanızı takdir buyurmuşsa dirilme gününe değin o kadar kaldınız. İşte bugün de dirilme günüdür fakat siz bu hususta hiçbir zaman (istemediğiniz için) gerçek bilgi sahibi olamadınız.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَالْا۪يمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ اِلٰى يَوْمِ الْبَعْثِۘ فَهٰذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلٰكِنَّكُمْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ilim ve iman nasip olanlar ise onlara şöyle diyecekler: “Allah Kitabı’nda ne kadar kalmanızı takdir buyurmuşsa dirilme gününe değin o kadar kaldınız. İşte bugün de dirilme günüdür fakat siz bu hususta hiçbir zaman (istemediğiniz için) gerçek bilgi sahibi olamadınız.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَالْا۪يمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ اِلٰى يَوْمِ الْبَعْثِۘ فَهٰذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلٰكِنَّكُمْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Zulmedenlere o gün mazeretleri bir fayda vermez dertlerinin çaresine de bakılmaz.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-57c.mp3","commentary_text":"Burada “ayet” sözcüğünü mucize olarak değil de doğrudan Kur’an ayetlerinden misal içeren bir “ayet” olarak almak daha doğru olur. Çünkü bir sonraki cümlede “düzmece iddialardan” bahsedilmektedir. Oysa mucize düzmece bir iddia değil, inkârı kabil olmayan doğrudan Allah’ın fiilidir. “Andolsun ki, biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” (Kehf 18/54)"},{"verse_number":"57","turkish_text":"Zulmedenlere o gün mazeretleri bir fayda vermez dertlerinin çaresine de bakılmaz.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-56c.mp3","commentary_text":"Burada “ayet” sözcüğünü mucize olarak değil de doğrudan Kur’an ayetlerinden misal içeren bir “ayet” olarak almak daha doğru olur. Çünkü bir sonraki cümlede “düzmece iddialardan” bahsedilmektedir. Oysa mucize düzmece bir iddia değil, inkârı kabil olmayan doğrudan Allah’ın fiilidir. “Andolsun ki, biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” (Kehf 18/54)"},{"verse_number":"57","turkish_text":"Zulmedenlere o gün mazeretleri bir fayda vermez dertlerinin çaresine de bakılmaz.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-57c.mp3","commentary_text":"Burada “ayet” sözcüğünü mucize olarak değil de doğrudan Kur’an ayetlerinden misal içeren bir “ayet” olarak almak daha doğru olur. Çünkü bir sonraki cümlede “düzmece iddialardan” bahsedilmektedir. Oysa mucize düzmece bir iddia değil, inkârı kabil olmayan doğrudan Allah’ın fiilidir. “Andolsun ki, biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” (Kehf 18/54)"},{"verse_number":"57","turkish_text":"Zulmedenlere o gün mazeretleri bir fayda vermez dertlerinin çaresine de bakılmaz.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"29/29-57c.mp3","commentary_text":"Burada “ayet” sözcüğünü mucize olarak değil de doğrudan Kur’an ayetlerinden misal içeren bir “ayet” olarak almak daha doğru olur. Çünkü bir sonraki cümlede “düzmece iddialardan” bahsedilmektedir. Oysa mucize düzmece bir iddia değil, inkârı kabil olmayan doğrudan Allah’ın fiilidir. “Andolsun ki, biz, bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” (Kehf 18/54)"},{"verse_number":"58","turkish_text":"Gerçekten biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun ki eğer onlara (bu türden misal içeren) bir âyet getirsen o inkâr edenler yine: “Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!” derler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِاٰيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Gerçekten biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun ki eğer onlara (bu türden misal içeren) bir âyet getirsen o inkâr edenler yine: “Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!” derler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِاٰيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Gerçekten biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun ki eğer onlara (bu türden misal içeren) bir âyet getirsen o inkâr edenler yine: “Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!” derler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِاٰيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Gerçekten biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun ki eğer onlara (bu türden misal içeren) bir âyet getirsen o inkâr edenler yine: “Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!” derler.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِاٰيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Allah (Hakk’ın kıymetini) bilmeyenlerin (ve bilmek istemeyenlerin) kalplerini (inatları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Allah (Hakk’ın kıymetini) bilmeyenlerin (ve bilmek istemeyenlerin) kalplerini (inatları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Allah (Hakk’ın kıymetini) bilmeyenlerin (ve bilmek istemeyenlerin) kalplerini (inatları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Allah (Hakk’ın kıymetini) bilmeyenlerin (ve bilmek istemeyenlerin) kalplerini (inatları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah’ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah’ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah’ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"O halde (Ey Resul! Sıkıntılara ve inkârcıların direnmelerine karşı) sen sabret! Allah’ın (kıyamet günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. İmanı kemale ermemiş olanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"29/29-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":31,"name":"LOKMÂN SÛRESİ","description":"Lokman suresi Mekke döneminde inmiş olup 34 ayettir. Surede Hz. Lokman’ın kıssası anlatıldığı ve 12. ve 13. ayetlerde “Lokman” ismi geçtiği için bu adı almıştır. Sûrede Kur’an’ın iyi davrananlar için hikmet, hidayet ve rahmet kaynağı olduğu belirtildikten sonra iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar cennetlerle müjdeleniyor. Hz. Lokman’ın oğluna; “Allah’a şirk koşma! Ona şirk koşmak büyük bir zulümdür, namaz kıl, sorumluluk al, iyilik için çalış, sabret, küçümseyerek insanlardan yüz çevirme, mütevazi ol!” gibi dinî ve ahlâkî konularda ödevleri yer alıyor. İnsana, anne babasına iyi davranmasının emredildiği sûrede Mekke müşriklerinin İslâm ve Müslümanlar karşısındaki karakteristik tutumları özetlenerek kendileri sapkın oldukları gibi başkalarını da Allah yolundan saptırmaya çalıştıkları anlatılıyor. İyilik yaparak kendini Allah’a teslim edenin en sağlam kulpa tutunmuş olacağı ifade ediliyor. Kıyamet gününde kimsenin kimseye fayda veremeyeceği belirtilen sûrede müminlere geçici dünya hayatının aldatıcılığına kendilerini kaptırmamaları yönünde uyarılar yer alıyor. Sûrede Allah’ın ilminin ve kudretinin mükemmelliği özetlenirken kıyametin kopuş saati, kimin ne zaman ve nerede öleceği gibi konularda Allah’ın bilgisiyle insan bilgisi arasındaki büyük farkı ortaya koyan ifadeler bulunuyor.","sura_intro_audio":"30/30-a.mp3","verse_count":34,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lam Mim.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"30/30-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lam Mim.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"30/30-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/tefsir_3384_1772879064.mp3","commentary_text":"Elif-Lâm-Mîm harfleriyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lam Mim.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"30/30-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lam Mim.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"30/30-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Bunlar güzel davrananlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş hikmet dolu Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Bunlar güzel davrananlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş hikmet dolu Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Bunlar güzel davrananlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş hikmet dolu Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Bunlar güzel davrananlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş hikmet dolu Kitab’ın ayetleridir.","arabic_text":"هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَك۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (güzel davrana)nlar; namazı ikame ederler zekâtı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"30/30-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (güzel davrana)nlar; namazı ikame ederler zekâtı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"30/30-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (güzel davrana)nlar; namazı ikame ederler zekâtı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"30/30-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O (güzel davrana)nlar; namazı ikame ederler zekâtı verirler ve onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"30/30-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-5c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, sadece hurafelerle İslam’ı bozmaya kalkanlara değil aynı zamanda Kur’an ayetlerini anlamlarından uzaklaştırmak yoluyla Allah’ın dinini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara dehşetli bir uyarı vardır. Onların maksadı kendi menfaatlerini korumak ve otoritelerini devam ettirmek için Kur’an’ı susturmak ya da onun doğru anlaşılmasının önüne geçmektir. Benzer ayetler için Bkz. 17/47, 21/3, 41/26"},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-4c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, sadece hurafelerle İslam’ı bozmaya kalkanlara değil aynı zamanda Kur’an ayetlerini anlamlarından uzaklaştırmak yoluyla Allah’ın dinini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara dehşetli bir uyarı vardır. Onların maksadı kendi menfaatlerini korumak ve otoritelerini devam ettirmek için Kur’an’ı susturmak ya da onun doğru anlaşılmasının önüne geçmektir. Benzer ayetler için Bkz. 17/47, 21/3, 41/26"},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-5c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, sadece hurafelerle İslam’ı bozmaya kalkanlara değil aynı zamanda Kur’an ayetlerini anlamlarından uzaklaştırmak yoluyla Allah’ın dinini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara dehşetli bir uyarı vardır. Onların maksadı kendi menfaatlerini korumak ve otoritelerini devam ettirmek için Kur’an’ı susturmak ya da onun doğru anlaşılmasının önüne geçmektir. Benzer ayetler için Bkz. 17/47, 21/3, 41/26"},{"verse_number":"5","turkish_text":"İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-5c.mp3","commentary_text":"Bu âyette, sadece hurafelerle İslam’ı bozmaya kalkanlara değil aynı zamanda Kur’an ayetlerini anlamlarından uzaklaştırmak yoluyla Allah’ın dinini olduğundan farklı göstermeye çalışanlara dehşetli bir uyarı vardır. Onların maksadı kendi menfaatlerini korumak ve otoritelerini devam ettirmek için Kur’an’ı susturmak ya da onun doğru anlaşılmasının önüne geçmektir. Benzer ayetler için Bkz. 17/47, 21/3, 41/26"},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki bilgisizce (başkalarını) Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için (ilahi mesajlar üzerinden) kelime oyunu oynamaya kalkışır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki bilgisizce (başkalarını) Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için (ilahi mesajlar üzerinden) kelime oyunu oynamaya kalkışır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki bilgisizce (başkalarını) Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için (ilahi mesajlar üzerinden) kelime oyunu oynamaya kalkışır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İnsanlardan öyleleri vardır ki bilgisizce (başkalarını) Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için (ilahi mesajlar üzerinden) kelime oyunu oynamaya kalkışır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ayetlerimiz ona okunduğu zaman sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْرًاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ayetlerimiz ona okunduğu zaman sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْرًاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ayetlerimiz ona okunduğu zaman sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْرًاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ayetlerimiz ona okunduğu zaman sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْرًاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Buna karşılık) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Buna karşılık) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Buna karşılık) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Buna karşılık) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"30/30-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Orada Allah’ın şaşmaz vaadine uygun olarak kalacaklar. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-9c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zevc” terimi Şuara suresinin 7. ayetinde olduğu gibi “tür/çeşit” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Orada Allah’ın şaşmaz vaadine uygun olarak kalacaklar. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-8c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zevc” terimi Şuara suresinin 7. ayetinde olduğu gibi “tür/çeşit” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Orada Allah’ın şaşmaz vaadine uygun olarak kalacaklar. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-9c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zevc” terimi Şuara suresinin 7. ayetinde olduğu gibi “tür/çeşit” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Orada Allah’ın şaşmaz vaadine uygun olarak kalacaklar. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-9c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zevc” terimi Şuara suresinin 7. ayetinde olduğu gibi “tür/çeşit” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gökleri görünür destekler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Yine Biz gökyüzünden yağmuru indiririz ve onunla yeryüzünde her türlü faydalı bitkiyi yetiştiririz.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gökleri görünür destekler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Yine Biz gökyüzünden yağmuru indiririz ve onunla yeryüzünde her türlü faydalı bitkiyi yetiştiririz.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gökleri görünür destekler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Yine Biz gökyüzünden yağmuru indiririz ve onunla yeryüzünde her türlü faydalı bitkiyi yetiştiririz.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gökleri görünür destekler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Yine Biz gökyüzünden yağmuru indiririz ve onunla yeryüzünde her türlü faydalı bitkiyi yetiştiririz.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte (bunlar) Allah’ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana Allah’ın dışındakiler ne yaratmıştır? Doğrusu zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.","arabic_text":"هٰذَا خَلْقُ اللّٰهِ فَاَرُون۪ي مَاذَا خَلَقَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ بَلِ الظَّالِمُونَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte (bunlar) Allah’ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana Allah’ın dışındakiler ne yaratmıştır? Doğrusu zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.","arabic_text":"هٰذَا خَلْقُ اللّٰهِ فَاَرُون۪ي مَاذَا خَلَقَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ بَلِ الظَّالِمُونَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte (bunlar) Allah’ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana Allah’ın dışındakiler ne yaratmıştır? Doğrusu zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.","arabic_text":"هٰذَا خَلْقُ اللّٰهِ فَاَرُون۪ي مَاذَا خَلَقَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ بَلِ الظَّالِمُونَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte (bunlar) Allah’ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana Allah’ın dışındakiler ne yaratmıştır? Doğrusu zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.","arabic_text":"هٰذَا خَلْقُ اللّٰهِ فَاَرُون۪ي مَاذَا خَلَقَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ بَلِ الظَّالِمُونَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz Lokman’a: “(karşılığında) Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim (Allah’ın nimetlerine) şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur) övülmeye lâyıktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz Lokman’a: “(karşılığında) Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim (Allah’ın nimetlerine) şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur) övülmeye lâyıktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz Lokman’a: “(karşılığında) Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim (Allah’ın nimetlerine) şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur) övülmeye lâyıktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki biz Lokman’a: “(karşılığında) Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim (Allah’ın nimetlerine) şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur) övülmeye lâyıktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hani Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Ey Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü O’na ortak koşmak şüphesiz büyük bir zulümdür.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-13c.mp3","commentary_text":"Allah’a şükretmekle anne-babaya teşekkür etmenin aynı cümlede birlikte yer alması, anne-babaya hizmetin ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Bu söylemden ayrıca anlıyoruz ki; kişinin hayata gelişinin sebebi olan anne babasına karşı şükran duyması, varlığının nihaî kaynağı olan Allah’a şükretmesinin bir benzeri olarak zikredilmiştir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hani Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Ey Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü O’na ortak koşmak şüphesiz büyük bir zulümdür.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-12c.mp3","commentary_text":"Allah’a şükretmekle anne-babaya teşekkür etmenin aynı cümlede birlikte yer alması, anne-babaya hizmetin ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Bu söylemden ayrıca anlıyoruz ki; kişinin hayata gelişinin sebebi olan anne babasına karşı şükran duyması, varlığının nihaî kaynağı olan Allah’a şükretmesinin bir benzeri olarak zikredilmiştir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hani Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Ey Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü O’na ortak koşmak şüphesiz büyük bir zulümdür.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-13c.mp3","commentary_text":"Allah’a şükretmekle anne-babaya teşekkür etmenin aynı cümlede birlikte yer alması, anne-babaya hizmetin ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Bu söylemden ayrıca anlıyoruz ki; kişinin hayata gelişinin sebebi olan anne babasına karşı şükran duyması, varlığının nihaî kaynağı olan Allah’a şükretmesinin bir benzeri olarak zikredilmiştir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hani Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Ey Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Çünkü O’na ortak koşmak şüphesiz büyük bir zulümdür.”","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-13c.mp3","commentary_text":"Allah’a şükretmekle anne-babaya teşekkür etmenin aynı cümlede birlikte yer alması, anne-babaya hizmetin ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Bu söylemden ayrıca anlıyoruz ki; kişinin hayata gelişinin sebebi olan anne babasına karşı şükran duyması, varlığının nihaî kaynağı olan Allah’a şükretmesinin bir benzeri olarak zikredilmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"İnsana da anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Hem bana ve hem de anne babana şükret! Dönüş yalnız banadır.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İnsana da anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Hem bana ve hem de anne babana şükret! Dönüş yalnız banadır.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İnsana da anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Hem bana ve hem de anne babana şükret! Dönüş yalnız banadır.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İnsana da anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Hem bana ve hem de anne babana şükret! Dönüş yalnız banadır.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Yine Allah:) “Şayet onlar (annen ya da baban) Ben’den başka ilâhın olamayacağı bilgine rağmen herhangi bir şeyi Bana ortak tanıman için seni zorlayacak olurlarsa bu hususta onlara itaat etme! Dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana gönülden yönelenlerin yolunu tut! Sonra dönüşünüz yine banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” (buyurur)","arabic_text":"وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًاۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Yine Allah:) “Şayet onlar (annen ya da baban) Ben’den başka ilâhın olamayacağı bilgine rağmen herhangi bir şeyi Bana ortak tanıman için seni zorlayacak olurlarsa bu hususta onlara itaat etme! Dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana gönülden yönelenlerin yolunu tut! Sonra dönüşünüz yine banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” (buyurur)","arabic_text":"وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًاۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Yine Allah:) “Şayet onlar (annen ya da baban) Ben’den başka ilâhın olamayacağı bilgine rağmen herhangi bir şeyi Bana ortak tanıman için seni zorlayacak olurlarsa bu hususta onlara itaat etme! Dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana gönülden yönelenlerin yolunu tut! Sonra dönüşünüz yine banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” (buyurur)","arabic_text":"وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًاۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Yine Allah:) “Şayet onlar (annen ya da baban) Ben’den başka ilâhın olamayacağı bilgine rağmen herhangi bir şeyi Bana ortak tanıman için seni zorlayacak olurlarsa bu hususta onlara itaat etme! Dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana gönülden yönelenlerin yolunu tut! Sonra dönüşünüz yine banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” (buyurur)","arabic_text":"وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًاۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Lokman:) “Yavrucuğum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında da olsa bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin altında da bulunsa Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-16c.mp3","commentary_text":"“Doğru ve yararlı olanı hayata geçirmek” konusunda duyarlı olmak ve sorumluluk almak gerektiği vurgulanıyor. Bir insanın tek başına iyi olmaya çalışması doğru ve erdemli olmak için yeterli değil. Allah’ın emirleri doğrultusunda bir yol takip etmek, güvenilir olmak, ahde vefa göstermek, en önemlisi iyiliğin hâkim olması için sorumluluk almak, iyi bir çevre, güzel ve faydalı bir toplum için mücadele vermek, Hak'kın ve haklının yanında yer almak, adil ve özgür bir dünya için gayret göstermek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Lokman:) “Yavrucuğum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında da olsa bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin altında da bulunsa Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-15c.mp3","commentary_text":"“Doğru ve yararlı olanı hayata geçirmek” konusunda duyarlı olmak ve sorumluluk almak gerektiği vurgulanıyor. Bir insanın tek başına iyi olmaya çalışması doğru ve erdemli olmak için yeterli değil. Allah’ın emirleri doğrultusunda bir yol takip etmek, güvenilir olmak, ahde vefa göstermek, en önemlisi iyiliğin hâkim olması için sorumluluk almak, iyi bir çevre, güzel ve faydalı bir toplum için mücadele vermek, Hak'kın ve haklının yanında yer almak, adil ve özgür bir dünya için gayret göstermek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Lokman:) “Yavrucuğum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında da olsa bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin altında da bulunsa Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-16c.mp3","commentary_text":"“Doğru ve yararlı olanı hayata geçirmek” konusunda duyarlı olmak ve sorumluluk almak gerektiği vurgulanıyor. Bir insanın tek başına iyi olmaya çalışması doğru ve erdemli olmak için yeterli değil. Allah’ın emirleri doğrultusunda bir yol takip etmek, güvenilir olmak, ahde vefa göstermek, en önemlisi iyiliğin hâkim olması için sorumluluk almak, iyi bir çevre, güzel ve faydalı bir toplum için mücadele vermek, Hak'kın ve haklının yanında yer almak, adil ve özgür bir dünya için gayret göstermek gerekir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Lokman:) “Yavrucuğum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında da olsa bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin altında da bulunsa Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-16c.mp3","commentary_text":"“Doğru ve yararlı olanı hayata geçirmek” konusunda duyarlı olmak ve sorumluluk almak gerektiği vurgulanıyor. Bir insanın tek başına iyi olmaya çalışması doğru ve erdemli olmak için yeterli değil. Allah’ın emirleri doğrultusunda bir yol takip etmek, güvenilir olmak, ahde vefa göstermek, en önemlisi iyiliğin hâkim olması için sorumluluk almak, iyi bir çevre, güzel ve faydalı bir toplum için mücadele vermek, Hak'kın ve haklının yanında yer almak, adil ve özgür bir dünya için gayret göstermek gerekir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Lokman öğüdüne devam ederek şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Namazını ikame et doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış (sorumluluk al) kötü ve eğriden vazgeçir başına gelebilecek her belaya sabırla katlan! Doğrusu bütün bunlar azim ve kararlılıkla yapılması gereken şeylerdir.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَۜ اِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-17c.mp3","commentary_text":"“Böbürlenerek yürüme!” Yani, kibirli olma, insanlar üzerinde sahte bir imaj oluşturmak için farklı markalar giyinerek gösteriş yapma, pahalı ve lüks arabalara binerek caka satma, kendini olduğundan farklı göstermeye çalışarak yetersizlik duygusuna, aşağılık kompleksine kapılma! Böyle yaparsan Allah’ın sevmediği insanlardan olursun!"},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Lokman öğüdüne devam ederek şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Namazını ikame et doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış (sorumluluk al) kötü ve eğriden vazgeçir başına gelebilecek her belaya sabırla katlan! Doğrusu bütün bunlar azim ve kararlılıkla yapılması gereken şeylerdir.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَۜ اِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-16c.mp3","commentary_text":"“Böbürlenerek yürüme!” Yani, kibirli olma, insanlar üzerinde sahte bir imaj oluşturmak için farklı markalar giyinerek gösteriş yapma, pahalı ve lüks arabalara binerek caka satma, kendini olduğundan farklı göstermeye çalışarak yetersizlik duygusuna, aşağılık kompleksine kapılma! Böyle yaparsan Allah’ın sevmediği insanlardan olursun!"},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Lokman öğüdüne devam ederek şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Namazını ikame et doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış (sorumluluk al) kötü ve eğriden vazgeçir başına gelebilecek her belaya sabırla katlan! Doğrusu bütün bunlar azim ve kararlılıkla yapılması gereken şeylerdir.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَۜ اِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-17c.mp3","commentary_text":"“Böbürlenerek yürüme!” Yani, kibirli olma, insanlar üzerinde sahte bir imaj oluşturmak için farklı markalar giyinerek gösteriş yapma, pahalı ve lüks arabalara binerek caka satma, kendini olduğundan farklı göstermeye çalışarak yetersizlik duygusuna, aşağılık kompleksine kapılma! Böyle yaparsan Allah’ın sevmediği insanlardan olursun!"},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Lokman öğüdüne devam ederek şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Namazını ikame et doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış (sorumluluk al) kötü ve eğriden vazgeçir başına gelebilecek her belaya sabırla katlan! Doğrusu bütün bunlar azim ve kararlılıkla yapılması gereken şeylerdir.”","arabic_text":"يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَۜ اِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-17c.mp3","commentary_text":"“Böbürlenerek yürüme!” Yani, kibirli olma, insanlar üzerinde sahte bir imaj oluşturmak için farklı markalar giyinerek gösteriş yapma, pahalı ve lüks arabalara binerek caka satma, kendini olduğundan farklı göstermeye çalışarak yetersizlik duygusuna, aşağılık kompleksine kapılma! Böyle yaparsan Allah’ın sevmediği insanlardan olursun!"},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez!”","arabic_text":"وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-18c.mp3","commentary_text":"Ayetteki üslup çok manidardır. Allah, “sesinizi eşeklerin sesi gibi yükseltmeyin” demiyor. Sadece “sesinizi yükseltmeyin” buyuruyor. Ve “seslerin en çirkininin eşeğin anırması” olduğunu söyleyerek güzel bir benzetme ile bağırarak konuşan insanın, daha dikkatli ve sakin olması gerektiğine dikkat çekiyor."},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez!”","arabic_text":"وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-17c.mp3","commentary_text":"Ayetteki üslup çok manidardır. Allah, “sesinizi eşeklerin sesi gibi yükseltmeyin” demiyor. Sadece “sesinizi yükseltmeyin” buyuruyor. Ve “seslerin en çirkininin eşeğin anırması” olduğunu söyleyerek güzel bir benzetme ile bağırarak konuşan insanın, daha dikkatli ve sakin olması gerektiğine dikkat çekiyor."},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez!”","arabic_text":"وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-18c.mp3","commentary_text":"Ayetteki üslup çok manidardır. Allah, “sesinizi eşeklerin sesi gibi yükseltmeyin” demiyor. Sadece “sesinizi yükseltmeyin” buyuruyor. Ve “seslerin en çirkininin eşeğin anırması” olduğunu söyleyerek güzel bir benzetme ile bağırarak konuşan insanın, daha dikkatli ve sakin olması gerektiğine dikkat çekiyor."},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez!”","arabic_text":"وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"30/30-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-18c.mp3","commentary_text":"Ayetteki üslup çok manidardır. Allah, “sesinizi eşeklerin sesi gibi yükseltmeyin” demiyor. Sadece “sesinizi yükseltmeyin” buyuruyor. Ve “seslerin en çirkininin eşeğin anırması” olduğunu söyleyerek güzel bir benzetme ile bağırarak konuşan insanın, daha dikkatli ve sakin olması gerektiğine dikkat çekiyor."},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Yürüyüşünde mütevazı ol sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”","arabic_text":"وَاقْصِدْ ف۪ي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَم۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Yürüyüşünde mütevazı ol sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”","arabic_text":"وَاقْصِدْ ف۪ي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَم۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Yürüyüşünde mütevazı ol sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”","arabic_text":"وَاقْصِدْ ف۪ي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَم۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Yürüyüşünde mütevazı ol sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”","arabic_text":"وَاقْصِدْ ف۪ي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَم۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini açık ve gizli (görebildiğiniz ve göremediğiniz) nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Yine de öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini açık ve gizli (görebildiğiniz ve göremediğiniz) nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Yine de öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini açık ve gizli (görebildiğiniz ve göremediğiniz) nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Yine de öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini açık ve gizli (görebildiğiniz ve göremediğiniz) nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Yine de öyle insanlar vardır ki hiçbir bilgiye yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun!” dense: “Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (ona uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun!” dense: “Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (ona uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun!” dense: “Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (ona uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun!” dense: “Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (ona uyacaklar)?","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. Bütün işlerin sonu ancak Allah’a varır.","arabic_text":"وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. Bütün işlerin sonu ancak Allah’a varır.","arabic_text":"وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. Bütün işlerin sonu ancak Allah’a varır.","arabic_text":"وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. Bütün işlerin sonu ancak Allah’a varır.","arabic_text":"وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Her kim de inkârda diretirse onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) nihayetinde onlar bize dönecek. Biz de onlara yaptıklarını bir bir haber vereceğiz. Allah (sadece yapılanları değil) kalplerde saklı tutulan (niyet ve düşünceleri) de çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Her kim de inkârda diretirse onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) nihayetinde onlar bize dönecek. Biz de onlara yaptıklarını bir bir haber vereceğiz. Allah (sadece yapılanları değil) kalplerde saklı tutulan (niyet ve düşünceleri) de çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Her kim de inkârda diretirse onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) nihayetinde onlar bize dönecek. Biz de onlara yaptıklarını bir bir haber vereceğiz. Allah (sadece yapılanları değil) kalplerde saklı tutulan (niyet ve düşünceleri) de çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Her kim de inkârda diretirse onun inkârına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) nihayetinde onlar bize dönecek. Biz de onlara yaptıklarını bir bir haber vereceğiz. Allah (sadece yapılanları değil) kalplerde saklı tutulan (niyet ve düşünceleri) de çok iyi bilendir.","arabic_text":"وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"30/30-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.","arabic_text":"نُمَتِّعُهُمْ قَل۪يلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.","arabic_text":"نُمَتِّعُهُمْ قَل۪يلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.","arabic_text":"نُمَتِّعُهُمْ قَل۪يلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlara kısa bir süre hayatın zevkini yaşatırız ama sonunda (yaptıkları yüzünden) onları şiddetli bir azaba sürükleriz.","arabic_text":"نُمَتِّعُهُمْ قَل۪يلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan hiç tartışmasız: “Allah” diyecekler. De ki: “(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah’a mahsustur!” Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmezler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-25c.mp3","commentary_text":"“Şüphesiz Allah zengindir” yani, O hiçbir şeye muhtaç değil ve hiçbir zaman da olmayacaktır ama her şey her zaman O’na muhtaçtır ve muhtaç olmaya da devam edecektir. Bir insan günde ortalama yetmiş bin defa nefes alıp vermektedir. Demek sadece soluk alıp vermek için bir günde yetmiş bin defa Allah ihtiyacımızı karşılıyor. Diğer ihtiyaçları da buna kattığımız zaman kimin neye ne kadar muhtaç olduğunu çok iyi anlarız."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan hiç tartışmasız: “Allah” diyecekler. De ki: “(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah’a mahsustur!” Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmezler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-24c.mp3","commentary_text":"“Şüphesiz Allah zengindir” yani, O hiçbir şeye muhtaç değil ve hiçbir zaman da olmayacaktır ama her şey her zaman O’na muhtaçtır ve muhtaç olmaya da devam edecektir. Bir insan günde ortalama yetmiş bin defa nefes alıp vermektedir. Demek sadece soluk alıp vermek için bir günde yetmiş bin defa Allah ihtiyacımızı karşılıyor. Diğer ihtiyaçları da buna kattığımız zaman kimin neye ne kadar muhtaç olduğunu çok iyi anlarız."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan hiç tartışmasız: “Allah” diyecekler. De ki: “(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah’a mahsustur!” Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmezler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-25c.mp3","commentary_text":"“Şüphesiz Allah zengindir” yani, O hiçbir şeye muhtaç değil ve hiçbir zaman da olmayacaktır ama her şey her zaman O’na muhtaçtır ve muhtaç olmaya da devam edecektir. Bir insan günde ortalama yetmiş bin defa nefes alıp vermektedir. Demek sadece soluk alıp vermek için bir günde yetmiş bin defa Allah ihtiyacımızı karşılıyor. Diğer ihtiyaçları da buna kattığımız zaman kimin neye ne kadar muhtaç olduğunu çok iyi anlarız."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan hiç tartışmasız: “Allah” diyecekler. De ki: “(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah’a mahsustur!” Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmezler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"30/30-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-25c.mp3","commentary_text":"“Şüphesiz Allah zengindir” yani, O hiçbir şeye muhtaç değil ve hiçbir zaman da olmayacaktır ama her şey her zaman O’na muhtaçtır ve muhtaç olmaya da devam edecektir. Bir insan günde ortalama yetmiş bin defa nefes alıp vermektedir. Demek sadece soluk alıp vermek için bir günde yetmiş bin defa Allah ihtiyacımızı karşılıyor. Diğer ihtiyaçları da buna kattığımız zaman kimin neye ne kadar muhtaç olduğunu çok iyi anlarız."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. Şüphesiz Allah zengindir (kimsenin övgüsüne muhtaç değildir ama) bütün övgüler yalnız O’na mahsustur!","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-26c.mp3","commentary_text":"“Yedi kat deniz” ifadesi çokluktan kinayedir. Yani yeryüzündeki okyanuslar (mürekkep) olsa, sonra bunlara pek çok okyanus daha eklense yine de Allah’ı anlatmaya yetmezdi. “Allah’ın kelimeleri” deyimi; Allah’ın “ol emri” ile yarattığı her şeyi ve onların hayatlarının devam etmesi, koyduğu kanunları ve yaratma gücünü ifade etmektedir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. Şüphesiz Allah zengindir (kimsenin övgüsüne muhtaç değildir ama) bütün övgüler yalnız O’na mahsustur!","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-25c.mp3","commentary_text":"“Yedi kat deniz” ifadesi çokluktan kinayedir. Yani yeryüzündeki okyanuslar (mürekkep) olsa, sonra bunlara pek çok okyanus daha eklense yine de Allah’ı anlatmaya yetmezdi. “Allah’ın kelimeleri” deyimi; Allah’ın “ol emri” ile yarattığı her şeyi ve onların hayatlarının devam etmesi, koyduğu kanunları ve yaratma gücünü ifade etmektedir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. Şüphesiz Allah zengindir (kimsenin övgüsüne muhtaç değildir ama) bütün övgüler yalnız O’na mahsustur!","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-26c.mp3","commentary_text":"“Yedi kat deniz” ifadesi çokluktan kinayedir. Yani yeryüzündeki okyanuslar (mürekkep) olsa, sonra bunlara pek çok okyanus daha eklense yine de Allah’ı anlatmaya yetmezdi. “Allah’ın kelimeleri” deyimi; Allah’ın “ol emri” ile yarattığı her şeyi ve onların hayatlarının devam etmesi, koyduğu kanunları ve yaratma gücünü ifade etmektedir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. Şüphesiz Allah zengindir (kimsenin övgüsüne muhtaç değildir ama) bütün övgüler yalnız O’na mahsustur!","arabic_text":"لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-26c.mp3","commentary_text":"“Yedi kat deniz” ifadesi çokluktan kinayedir. Yani yeryüzündeki okyanuslar (mürekkep) olsa, sonra bunlara pek çok okyanus daha eklense yine de Allah’ı anlatmaya yetmezdi. “Allah’ın kelimeleri” deyimi; Allah’ın “ol emri” ile yarattığı her şeyi ve onların hayatlarının devam etmesi, koyduğu kanunları ve yaratma gücünü ifade etmektedir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Yeryüzündeki bütün ağaçlar (birer) kalem denizler de (mürekkep olsa) sonra (bunlara) yedi (kat daha) deniz (mürekkep olarak) eklense (bunlar yazmakla tükenir ama) Allah’ın (ilmini kudretini nimetlerini merhametini yazgılarını ifade eden) kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Çünkü Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ مَا فِي الْاَرْضِ مِنْ شَجَرَةٍ اَقْلَامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِنْ بَعْدِه۪ سَبْعَةُ اَبْحُرٍ مَا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Yeryüzündeki bütün ağaçlar (birer) kalem denizler de (mürekkep olsa) sonra (bunlara) yedi (kat daha) deniz (mürekkep olarak) eklense (bunlar yazmakla tükenir ama) Allah’ın (ilmini kudretini nimetlerini merhametini yazgılarını ifade eden) kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Çünkü Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ مَا فِي الْاَرْضِ مِنْ شَجَرَةٍ اَقْلَامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِنْ بَعْدِه۪ سَبْعَةُ اَبْحُرٍ مَا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Yeryüzündeki bütün ağaçlar (birer) kalem denizler de (mürekkep olsa) sonra (bunlara) yedi (kat daha) deniz (mürekkep olarak) eklense (bunlar yazmakla tükenir ama) Allah’ın (ilmini kudretini nimetlerini merhametini yazgılarını ifade eden) kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Çünkü Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ مَا فِي الْاَرْضِ مِنْ شَجَرَةٍ اَقْلَامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِنْ بَعْدِه۪ سَبْعَةُ اَبْحُرٍ مَا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Yeryüzündeki bütün ağaçlar (birer) kalem denizler de (mürekkep olsa) sonra (bunlara) yedi (kat daha) deniz (mürekkep olarak) eklense (bunlar yazmakla tükenir ama) Allah’ın (ilmini kudretini nimetlerini merhametini yazgılarını ifade eden) kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Çünkü Allah mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ مَا فِي الْاَرْضِ مِنْ شَجَرَةٍ اَقْلَامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِنْ بَعْدِه۪ سَبْعَةُ اَبْحُرٍ مَا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah’tır. O her biri belirlenmiş bir vade içinde (kendi ekseni etrafında) hareketini sürdüren Güneş’i ve Ay’ı (kendi yasalarına) tabi kılmıştır. Ve bilmez misiniz ki Allah yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar iyi biliyor!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah’tır. O her biri belirlenmiş bir vade içinde (kendi ekseni etrafında) hareketini sürdüren Güneş’i ve Ay’ı (kendi yasalarına) tabi kılmıştır. Ve bilmez misiniz ki Allah yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar iyi biliyor!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah’tır. O her biri belirlenmiş bir vade içinde (kendi ekseni etrafında) hareketini sürdüren Güneş’i ve Ay’ı (kendi yasalarına) tabi kılmıştır. Ve bilmez misiniz ki Allah yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar iyi biliyor!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah’tır. O her biri belirlenmiş bir vade içinde (kendi ekseni etrafında) hareketini sürdüren Güneş’i ve Ay’ı (kendi yasalarına) tabi kılmıştır. Ve bilmez misiniz ki Allah yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar iyi biliyor!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Gerçek budur. Yalnızca Allah Mutlak hakikattir ve insanların O’nun dışında yalvarıp yakardığı her şey bütünüyle batıldır. Gerçekten Allah çok yücedir çok büyüktür!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Gerçek budur. Yalnızca Allah Mutlak hakikattir ve insanların O’nun dışında yalvarıp yakardığı her şey bütünüyle batıldır. Gerçekten Allah çok yücedir çok büyüktür!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Gerçek budur. Yalnızca Allah Mutlak hakikattir ve insanların O’nun dışında yalvarıp yakardığı her şey bütünüyle batıldır. Gerçekten Allah çok yücedir çok büyüktür!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Gerçek budur. Yalnızca Allah Mutlak hakikattir ve insanların O’nun dışında yalvarıp yakardığı her şey bütünüyle batıldır. Gerçekten Allah çok yücedir çok büyüktür!","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"30/30-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Allah’ın) âyetlerinden bazılarını size göstermesi (ve işlerinizi kolaylaştırması) için Allah’ın lütfuyla denizde akıp giden gemileri görmüyor musun? Elbette bunda sıkıntılara göğüs geren ve (Allah’a karşı) derin bir şükran duygusu taşıyan herkes için mesajlar vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Allah’ın) âyetlerinden bazılarını size göstermesi (ve işlerinizi kolaylaştırması) için Allah’ın lütfuyla denizde akıp giden gemileri görmüyor musun? Elbette bunda sıkıntılara göğüs geren ve (Allah’a karşı) derin bir şükran duygusu taşıyan herkes için mesajlar vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Allah’ın) âyetlerinden bazılarını size göstermesi (ve işlerinizi kolaylaştırması) için Allah’ın lütfuyla denizde akıp giden gemileri görmüyor musun? Elbette bunda sıkıntılara göğüs geren ve (Allah’a karşı) derin bir şükran duygusu taşıyan herkes için mesajlar vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Allah’ın) âyetlerinden bazılarını size göstermesi (ve işlerinizi kolaylaştırması) için Allah’ın lütfuyla denizde akıp giden gemileri görmüyor musun? Elbette bunda sıkıntılara göğüs geren ve (Allah’a karşı) derin bir şükran duygusu taşıyan herkes için mesajlar vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Güvenli ortamlarda Allah’ı unutanlar denizde gemilerle seyahat ederlerken) onları kara bulutlar gibi dalgalar kuşattığı zaman (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman içlerinden bir kısmı yolun ortasında (inanmakla inkâr etmek arasında) bocalar. Zaten Bizim ayetlerimiz karşısında zulüm ve nankörlükte sınır tanımayanlardan başkası ayak diremez.","arabic_text":"وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-32c.mp3","commentary_text":"“Kimsenin kimseye faydasının dokunamayacağı günden sakınmak” sadece o günün dehşetinden korkmakla ya da salt bir ahiret inancıyla olmaz. Kimseden şefaat ve medet devşirme imkânının olmayacağı, herkesin sadece kendi yaptıklarına göre değerlendirileceği bilinciyle o güne hazırlık yapmakla olur. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak!” (Abese 80/34-36) “… O gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!” (Mü’minun 23/101) Bu ayetler o gün, kişinin ne kadar yalnız kalacağını göstermeye yeter. Birileri ne kadar şefaat ve himmet reklamcılığı yaparsa yapsın mahşerde insan sadece yaptıklarıyla ve yalnız başına Allah’ın huzurunda olacaktır. Allah’tan başka ona hiç kimsenin yardım etmek hakkı ve yetkisi olmayacaktır. “Şeytanın Allah’la aldatması”; “Allah affedicidir, Allah’ın rahmeti geniştir, O her türlü günahı bağışlar, nasıl olsa bir gün tevbe edersin” gibi aldatmacalarla şeytanın insanları günaha teşvik etmesidir. Daha özet bir ifade ile; şeytanın Allah’ın affediciliğini istismar ederek insanları aldatmasıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Güvenli ortamlarda Allah’ı unutanlar denizde gemilerle seyahat ederlerken) onları kara bulutlar gibi dalgalar kuşattığı zaman (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman içlerinden bir kısmı yolun ortasında (inanmakla inkâr etmek arasında) bocalar. Zaten Bizim ayetlerimiz karşısında zulüm ve nankörlükte sınır tanımayanlardan başkası ayak diremez.","arabic_text":"وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-31c.mp3","commentary_text":"“Kimsenin kimseye faydasının dokunamayacağı günden sakınmak” sadece o günün dehşetinden korkmakla ya da salt bir ahiret inancıyla olmaz. Kimseden şefaat ve medet devşirme imkânının olmayacağı, herkesin sadece kendi yaptıklarına göre değerlendirileceği bilinciyle o güne hazırlık yapmakla olur. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak!” (Abese 80/34-36) “… O gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!” (Mü’minun 23/101) Bu ayetler o gün, kişinin ne kadar yalnız kalacağını göstermeye yeter. Birileri ne kadar şefaat ve himmet reklamcılığı yaparsa yapsın mahşerde insan sadece yaptıklarıyla ve yalnız başına Allah’ın huzurunda olacaktır. Allah’tan başka ona hiç kimsenin yardım etmek hakkı ve yetkisi olmayacaktır. “Şeytanın Allah’la aldatması”; “Allah affedicidir, Allah’ın rahmeti geniştir, O her türlü günahı bağışlar, nasıl olsa bir gün tevbe edersin” gibi aldatmacalarla şeytanın insanları günaha teşvik etmesidir. Daha özet bir ifade ile; şeytanın Allah’ın affediciliğini istismar ederek insanları aldatmasıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Güvenli ortamlarda Allah’ı unutanlar denizde gemilerle seyahat ederlerken) onları kara bulutlar gibi dalgalar kuşattığı zaman (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman içlerinden bir kısmı yolun ortasında (inanmakla inkâr etmek arasında) bocalar. Zaten Bizim ayetlerimiz karşısında zulüm ve nankörlükte sınır tanımayanlardan başkası ayak diremez.","arabic_text":"وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-32c.mp3","commentary_text":"“Kimsenin kimseye faydasının dokunamayacağı günden sakınmak” sadece o günün dehşetinden korkmakla ya da salt bir ahiret inancıyla olmaz. Kimseden şefaat ve medet devşirme imkânının olmayacağı, herkesin sadece kendi yaptıklarına göre değerlendirileceği bilinciyle o güne hazırlık yapmakla olur. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak!” (Abese 80/34-36) “… O gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!” (Mü’minun 23/101) Bu ayetler o gün, kişinin ne kadar yalnız kalacağını göstermeye yeter. Birileri ne kadar şefaat ve himmet reklamcılığı yaparsa yapsın mahşerde insan sadece yaptıklarıyla ve yalnız başına Allah’ın huzurunda olacaktır. Allah’tan başka ona hiç kimsenin yardım etmek hakkı ve yetkisi olmayacaktır. “Şeytanın Allah’la aldatması”; “Allah affedicidir, Allah’ın rahmeti geniştir, O her türlü günahı bağışlar, nasıl olsa bir gün tevbe edersin” gibi aldatmacalarla şeytanın insanları günaha teşvik etmesidir. Daha özet bir ifade ile; şeytanın Allah’ın affediciliğini istismar ederek insanları aldatmasıdır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Güvenli ortamlarda Allah’ı unutanlar denizde gemilerle seyahat ederlerken) onları kara bulutlar gibi dalgalar kuşattığı zaman (o anda) bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman içlerinden bir kısmı yolun ortasında (inanmakla inkâr etmek arasında) bocalar. Zaten Bizim ayetlerimiz karşısında zulüm ve nankörlükte sınır tanımayanlardan başkası ayak diremez.","arabic_text":"وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"30/30-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-32c.mp3","commentary_text":"“Kimsenin kimseye faydasının dokunamayacağı günden sakınmak” sadece o günün dehşetinden korkmakla ya da salt bir ahiret inancıyla olmaz. Kimseden şefaat ve medet devşirme imkânının olmayacağı, herkesin sadece kendi yaptıklarına göre değerlendirileceği bilinciyle o güne hazırlık yapmakla olur. “O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak!” (Abese 80/34-36) “… O gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!” (Mü’minun 23/101) Bu ayetler o gün, kişinin ne kadar yalnız kalacağını göstermeye yeter. Birileri ne kadar şefaat ve himmet reklamcılığı yaparsa yapsın mahşerde insan sadece yaptıklarıyla ve yalnız başına Allah’ın huzurunda olacaktır. Allah’tan başka ona hiç kimsenin yardım etmek hakkı ve yetkisi olmayacaktır. “Şeytanın Allah’la aldatması”; “Allah affedicidir, Allah’ın rahmeti geniştir, O her türlü günahı bağışlar, nasıl olsa bir gün tevbe edersin” gibi aldatmacalarla şeytanın insanları günaha teşvik etmesidir. Daha özet bir ifade ile; şeytanın Allah’ın affediciliğini istismar ederek insanları aldatmasıdır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının (ona göre hazırlık yapın)! Şüphesiz Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! O aldatıcı (şeytan) da Allah’ın affına güvendirerek sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۘ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-33c.mp3","commentary_text":"Bunlara, “Mugayyebât-ı Hamse” yani “insanların bilemediği beş şey” denmiştir. “Kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olacağını, kişinin yarın ne kazanacağını ve kişinin nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilmez” denmiştir. Oysa ayette, “yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin dişi mi erkek mi olacağını siz bilemezsiniz” demiyor. “Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir” diyor. Rahimlerdekinin bilgisi cinsiyet içerikli de değildir. Onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol alabileceği hususlarını da kapsıyor. Ama diğer üçüyle ilgili olarak; “kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnızca Allah’a aittir”, “hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez” ve “hiç kimse nerede öleceğini de bilmez” buyuruyor. Dolayısıyla havanın yarın nasıl olabileceğini tahminle ve rahimlerdeki çocukların cinsiyetlerini ultrasonografi yoluyla tespitle kimse Kur’an’ın aciz bırakılacağını düşünmesin! Dünya yaşlandıkça Kur’an gençleşecektir ve her geçen gün Allah’ın mucizesi olduğu daha da iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının (ona göre hazırlık yapın)! Şüphesiz Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! O aldatıcı (şeytan) da Allah’ın affına güvendirerek sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۘ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-32c.mp3","commentary_text":"Bunlara, “Mugayyebât-ı Hamse” yani “insanların bilemediği beş şey” denmiştir. “Kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olacağını, kişinin yarın ne kazanacağını ve kişinin nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilmez” denmiştir. Oysa ayette, “yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin dişi mi erkek mi olacağını siz bilemezsiniz” demiyor. “Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir” diyor. Rahimlerdekinin bilgisi cinsiyet içerikli de değildir. Onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol alabileceği hususlarını da kapsıyor. Ama diğer üçüyle ilgili olarak; “kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnızca Allah’a aittir”, “hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez” ve “hiç kimse nerede öleceğini de bilmez” buyuruyor. Dolayısıyla havanın yarın nasıl olabileceğini tahminle ve rahimlerdeki çocukların cinsiyetlerini ultrasonografi yoluyla tespitle kimse Kur’an’ın aciz bırakılacağını düşünmesin! Dünya yaşlandıkça Kur’an gençleşecektir ve her geçen gün Allah’ın mucizesi olduğu daha da iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının (ona göre hazırlık yapın)! Şüphesiz Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! O aldatıcı (şeytan) da Allah’ın affına güvendirerek sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۘ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-33c.mp3","commentary_text":"Bunlara, “Mugayyebât-ı Hamse” yani “insanların bilemediği beş şey” denmiştir. “Kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olacağını, kişinin yarın ne kazanacağını ve kişinin nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilmez” denmiştir. Oysa ayette, “yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin dişi mi erkek mi olacağını siz bilemezsiniz” demiyor. “Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir” diyor. Rahimlerdekinin bilgisi cinsiyet içerikli de değildir. Onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol alabileceği hususlarını da kapsıyor. Ama diğer üçüyle ilgili olarak; “kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnızca Allah’a aittir”, “hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez” ve “hiç kimse nerede öleceğini de bilmez” buyuruyor. Dolayısıyla havanın yarın nasıl olabileceğini tahminle ve rahimlerdeki çocukların cinsiyetlerini ultrasonografi yoluyla tespitle kimse Kur’an’ın aciz bırakılacağını düşünmesin! Dünya yaşlandıkça Kur’an gençleşecektir ve her geçen gün Allah’ın mucizesi olduğu daha da iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının (ona göre hazırlık yapın)! Şüphesiz Allah’ın vadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! O aldatıcı (şeytan) da Allah’ın affına güvendirerek sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۘ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"30/30-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"30/30-33c.mp3","commentary_text":"Bunlara, “Mugayyebât-ı Hamse” yani “insanların bilemediği beş şey” denmiştir. “Kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin erkek mi dişi mi olacağını, kişinin yarın ne kazanacağını ve kişinin nerede öleceğini Allah’tan başka kimse bilmez” denmiştir. Oysa ayette, “yağmurun ne zaman yağacağını, rahimlerdekinin dişi mi erkek mi olacağını siz bilemezsiniz” demiyor. “Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir” diyor. Rahimlerdekinin bilgisi cinsiyet içerikli de değildir. Onun doğup doğmayacağı, doğarsa fıtrî yeteneklerinin ve vasıflarının nasıl olacağı, ayrıca hayatta nasıl bir rol alabileceği hususlarını da kapsıyor. Ama diğer üçüyle ilgili olarak; “kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi yalnızca Allah’a aittir”, “hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez” ve “hiç kimse nerede öleceğini de bilmez” buyuruyor. Dolayısıyla havanın yarın nasıl olabileceğini tahminle ve rahimlerdeki çocukların cinsiyetlerini ultrasonografi yoluyla tespitle kimse Kur’an’ın aciz bırakılacağını düşünmesin! Dünya yaşlandıkça Kur’an gençleşecektir ve her geçen gün Allah’ın mucizesi olduğu daha da iyi anlaşılacaktır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi sadece Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette her şeyi hakkıyla bilendir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi sadece Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette her şeyi hakkıyla bilendir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi sadece Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette her şeyi hakkıyla bilendir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Şüphesiz ki kıyametin kopuş saatiyle ilgili bilgi sadece Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette her şeyi hakkıyla bilendir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاۜ وَمَا تَدْر۪ي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"30/30-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":32,"name":"SECDE SÛRESİ","description":"Secde suresi Mekke döneminde inmiş olup 30 ayettir. Sure adını, mü’minlerin Allah’a (c.c) secde etmelerini konu alan 15. ayetinden almıştır. Sûrede Kur’an’ın insanları uyarmak maksadıyla indirilmiş vahiy ürünü bir kitap olduğu, göklerin, yerin ve her ikisi arasında bulunanların altı evrede yaratıldığı anlatılıyor. İnsanın Allah’tan başka gerçek bir dostunun ve yardımcısının bulunmamasına rağmen Allah’a şükredenlerin sayısının pek az olduğu belirtiliyor. Allah’ın nimetleriyle dünyada refah içerisinde yaşayan fakat Allah’a kavuşmayı arzu etmeyen vefasızların âhirette karşılaşacakları kötü duruma temas ediliyor. Ancak Allah’ın âyetlerine iman eden, dinin hükümlerine karşı büyüklük taslamayan, ellerindeki imkânlardan başkalarını faydalandıran kimselerin tasavvur edilemeyecek nimetlere kavuşturulacağı ifade ediliyor. Müminle kâfirin eşit olamayacağı belirtilerek her iki zümrenin âhiret alemindeki hayatlarına değinilerek inkârcıların âhiretin büyük azabından önce dünyada da sıkıntı ve yenilgiye uğrayacağı haber veriliyor. Sûrede ayrıca Hz. Mûsâ ve kavmi örnek gösterilerek geçmiş milletlerden ibret alınması gerektiği üzerinde duruluyor. Kupkuru yerlere ulaştırılan su ile insanların gerek kendilerinin gerekse hayvanlarının gıdasının sağlandığı, bitki ve ekinlerin çıkarıldığı hatırlatılarak Allah’ın kudretine vurgu yapılıyor.","sura_intro_audio":"31/31-a.mp3","verse_count":30,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"31/31-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":["2/1"],"audio_path":"31/31-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/tefsir_3417_1772879110.mp3","commentary_text":"Elif-Lâm-Mîm harfleriyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"31/31-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Elif Lâm Mîm.","arabic_text":"الٓمٓ۠","related_links":[],"audio_path":"31/31-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendisinde şüphe olmayan (bu) Kitab’ın indirilişi âlemlerin Rabbi (olan Allah tarafı)ndandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"31/31-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendisinde şüphe olmayan (bu) Kitab’ın indirilişi âlemlerin Rabbi (olan Allah tarafı)ndandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"31/31-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendisinde şüphe olmayan (bu) Kitab’ın indirilişi âlemlerin Rabbi (olan Allah tarafı)ndandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"31/31-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendisinde şüphe olmayan (bu) Kitab’ın indirilişi âlemlerin Rabbi (olan Allah tarafı)ndandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"31/31-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksa: “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-3c.mp3","commentary_text":"“Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplum” ifadesi öyle iddia edildiği gibi 600 sene gibi bir zaman (fetret devri) peygamberin gelmediği anlamına gelmez. Öyle olsaydı “Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arası kesildiğinde: “(Kıyamette:): “Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz diye, işte size, gerçekleri açıklayan, müjdeleyici ve uyarıcı elçimiz gelmiştir…” (Maide 5/19) buyrulmazdı. “… Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fatır 35/24)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksa: “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-2c.mp3","commentary_text":"“Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplum” ifadesi öyle iddia edildiği gibi 600 sene gibi bir zaman (fetret devri) peygamberin gelmediği anlamına gelmez. Öyle olsaydı “Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arası kesildiğinde: “(Kıyamette:): “Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz diye, işte size, gerçekleri açıklayan, müjdeleyici ve uyarıcı elçimiz gelmiştir…” (Maide 5/19) buyrulmazdı. “… Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fatır 35/24)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksa: “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-3c.mp3","commentary_text":"“Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplum” ifadesi öyle iddia edildiği gibi 600 sene gibi bir zaman (fetret devri) peygamberin gelmediği anlamına gelmez. Öyle olsaydı “Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arası kesildiğinde: “(Kıyamette:): “Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz diye, işte size, gerçekleri açıklayan, müjdeleyici ve uyarıcı elçimiz gelmiştir…” (Maide 5/19) buyrulmazdı. “… Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fatır 35/24)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksa: “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu doğru yola gelsinler diye uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-3c.mp3","commentary_text":"“Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir toplum” ifadesi öyle iddia edildiği gibi 600 sene gibi bir zaman (fetret devri) peygamberin gelmediği anlamına gelmez. Öyle olsaydı “Ey Ehl-i Kitap! Peygamberlerin arası kesildiğinde: “(Kıyamette:): “Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demeyesiniz diye, işte size, gerçekleri açıklayan, müjdeleyici ve uyarıcı elçimiz gelmiştir…” (Maide 5/19) buyrulmazdı. “… Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fatır 35/24)"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasında ne varsa hepsini altı evrede yaratan ve yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. (Hal böyleyken) hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":["7/54","13/2","36/38"],"audio_path":"31/31-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasında ne varsa hepsini altı evrede yaratan ve yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. (Hal böyleyken) hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":["7/54","13/2","36/38"],"audio_path":"31/31-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasında ne varsa hepsini altı evrede yaratan ve yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. (Hal böyleyken) hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":["7/54","13/2","36/38"],"audio_path":"31/31-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gökleri yeri ve ikisi arasında ne varsa hepsini altı evrede yaratan ve yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kuran Allah’tır. O’ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. (Hal böyleyken) hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":["7/54","13/2","36/38"],"audio_path":"31/31-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökten yere kadar olan bütün işleri (kanunlarını koyarak) düzenleyip yönetir. Sonra da olup biten her şey bir günde/bir anda O’na ulaşır ki bu sizin saydığınız senelerden bin seneye denktir.","arabic_text":"يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["22/47","70/4"],"audio_path":"31/31-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-5c.mp3","commentary_text":"Buradaki “bin yıl” ifadesi, uzun bir zamandan kinaye olup, hesap gününün yargılanacaklar için hiç bitmeyecekmiş gibi uzun geçeceği şeklinde yorumlanmıştır. Mearic suresi 70/4. ayetinde de arşın büyüklüğü ve azameti anlatılırken, “Melekler ve Ruh (Cebrail) miktarı elli bin yıl olan bir günde oraya çıkarlar” şeklinde mecâzi bir ifade kullanılmıştır. Eski Arap deyimlerinde “uzun” gün, acıklı ve üzüntülü geçen günler için, “kısa” gün ise mutlu günler için kullanılır. Aynı deyimler bugün için de geçerlidir. Zor ve çetin geçen günler için “çok uzun bir gün oldu” ama güzel ve mutlu geçen günler için ise “hiçbir şey anlamadan geçti gitti” deriz."},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökten yere kadar olan bütün işleri (kanunlarını koyarak) düzenleyip yönetir. Sonra da olup biten her şey bir günde/bir anda O’na ulaşır ki bu sizin saydığınız senelerden bin seneye denktir.","arabic_text":"يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["22/47","70/4"],"audio_path":"31/31-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-4c.mp3","commentary_text":"Buradaki “bin yıl” ifadesi, uzun bir zamandan kinaye olup, hesap gününün yargılanacaklar için hiç bitmeyecekmiş gibi uzun geçeceği şeklinde yorumlanmıştır. Mearic suresi 70/4. ayetinde de arşın büyüklüğü ve azameti anlatılırken, “Melekler ve Ruh (Cebrail) miktarı elli bin yıl olan bir günde oraya çıkarlar” şeklinde mecâzi bir ifade kullanılmıştır. Eski Arap deyimlerinde “uzun” gün, acıklı ve üzüntülü geçen günler için, “kısa” gün ise mutlu günler için kullanılır. Aynı deyimler bugün için de geçerlidir. Zor ve çetin geçen günler için “çok uzun bir gün oldu” ama güzel ve mutlu geçen günler için ise “hiçbir şey anlamadan geçti gitti” deriz."},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökten yere kadar olan bütün işleri (kanunlarını koyarak) düzenleyip yönetir. Sonra da olup biten her şey bir günde/bir anda O’na ulaşır ki bu sizin saydığınız senelerden bin seneye denktir.","arabic_text":"يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["22/47","70/4"],"audio_path":"31/31-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-5c.mp3","commentary_text":"Buradaki “bin yıl” ifadesi, uzun bir zamandan kinaye olup, hesap gününün yargılanacaklar için hiç bitmeyecekmiş gibi uzun geçeceği şeklinde yorumlanmıştır. Mearic suresi 70/4. ayetinde de arşın büyüklüğü ve azameti anlatılırken, “Melekler ve Ruh (Cebrail) miktarı elli bin yıl olan bir günde oraya çıkarlar” şeklinde mecâzi bir ifade kullanılmıştır. Eski Arap deyimlerinde “uzun” gün, acıklı ve üzüntülü geçen günler için, “kısa” gün ise mutlu günler için kullanılır. Aynı deyimler bugün için de geçerlidir. Zor ve çetin geçen günler için “çok uzun bir gün oldu” ama güzel ve mutlu geçen günler için ise “hiçbir şey anlamadan geçti gitti” deriz."},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökten yere kadar olan bütün işleri (kanunlarını koyarak) düzenleyip yönetir. Sonra da olup biten her şey bir günde/bir anda O’na ulaşır ki bu sizin saydığınız senelerden bin seneye denktir.","arabic_text":"يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ","related_links":["22/47","70/4"],"audio_path":"31/31-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-5c.mp3","commentary_text":"Buradaki “bin yıl” ifadesi, uzun bir zamandan kinaye olup, hesap gününün yargılanacaklar için hiç bitmeyecekmiş gibi uzun geçeceği şeklinde yorumlanmıştır. Mearic suresi 70/4. ayetinde de arşın büyüklüğü ve azameti anlatılırken, “Melekler ve Ruh (Cebrail) miktarı elli bin yıl olan bir günde oraya çıkarlar” şeklinde mecâzi bir ifade kullanılmıştır. Eski Arap deyimlerinde “uzun” gün, acıklı ve üzüntülü geçen günler için, “kısa” gün ise mutlu günler için kullanılır. Aynı deyimler bugün için de geçerlidir. Zor ve çetin geçen günler için “çok uzun bir gün oldu” ama güzel ve mutlu geçen günler için ise “hiçbir şey anlamadan geçti gitti” deriz."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O yaratılmışların algı ve tasavvur alanının ötesindeki şeyleri de duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"31/31-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O yaratılmışların algı ve tasavvur alanının ötesindeki şeyleri de duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"31/31-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O yaratılmışların algı ve tasavvur alanının ötesindeki şeyleri de duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"31/31-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O yaratılmışların algı ve tasavvur alanının ötesindeki şeyleri de duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen mutlak güç sahibidir çok merhametlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"31/31-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratan ve (ilk) insanı yaratmaya da çamurdan başlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratan ve (ilk) insanı yaratmaya da çamurdan başlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratan ve (ilk) insanı yaratmaya da çamurdan başlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratan ve (ilk) insanı yaratmaya da çamurdan başlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ ط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra onun neslini bir sıvıdan hakir bir suyun özünden çoğaltandır.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra onun neslini bir sıvıdan hakir bir suyun özünden çoğaltandır.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra onun neslini bir sıvıdan hakir bir suyun özünden çoğaltandır.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra onun neslini bir sıvıdan hakir bir suyun özünden çoğaltandır.","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra ona biçim verip kendi ruhundan üfleyen ve (böylece) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatandır. (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra ona biçim verip kendi ruhundan üfleyen ve (böylece) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatandır. (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra ona biçim verip kendi ruhundan üfleyen ve (böylece) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatandır. (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Sonra ona biçim verip kendi ruhundan üfleyen ve (böylece) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatandır. (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!","arabic_text":"ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Biz toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” derler. Gerçek şu ki; onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Biz toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” derler. Gerçek şu ki; onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Biz toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” derler. Gerçek şu ki; onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(İnkârcılar:) “Biz toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?” derler. Gerçek şu ki; onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟","related_links":["6/61","16/32"],"audio_path":"31/31-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’da ölüm meleği ile ilgili geçen tek ayettir. Kur’an’da Azrail diye bir melekten bahsedilmez, sadece ölüm meleği diye geçer ki bu da kişinin ölümü anında görevlendirilen herhangi bir melektir. “Melek-ul mevt” ifadesindeki “melek” kelimesi ma’rife değil nekredir. Yani bilinen bir melek değil, herhangi bir melektir. “Melek” kelimesinin başında “el” takısı yani belirlilik takısı olmadığı için bunu “Azrail” gibi özel adla anmak ve başından beri bütün insanların canını aynı meleğin aldığını iddia etmek doğru olmaz. Rabbe dönecek olan ruh olduğu için ruhu teslim almaya gelen melekler vardır ki bunların herhangi bir adları yoktur ve bunlar Kur’an’da Allah’ın elçileri diye geçerler. “Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler.” (En’am suresi 6/61)"},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟","related_links":["6/61","16/32"],"audio_path":"31/31-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’da ölüm meleği ile ilgili geçen tek ayettir. Kur’an’da Azrail diye bir melekten bahsedilmez, sadece ölüm meleği diye geçer ki bu da kişinin ölümü anında görevlendirilen herhangi bir melektir. “Melek-ul mevt” ifadesindeki “melek” kelimesi ma’rife değil nekredir. Yani bilinen bir melek değil, herhangi bir melektir. “Melek” kelimesinin başında “el” takısı yani belirlilik takısı olmadığı için bunu “Azrail” gibi özel adla anmak ve başından beri bütün insanların canını aynı meleğin aldığını iddia etmek doğru olmaz. Rabbe dönecek olan ruh olduğu için ruhu teslim almaya gelen melekler vardır ki bunların herhangi bir adları yoktur ve bunlar Kur’an’da Allah’ın elçileri diye geçerler. “Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler.” (En’am suresi 6/61)"},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟","related_links":["6/61","16/32"],"audio_path":"31/31-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’da ölüm meleği ile ilgili geçen tek ayettir. Kur’an’da Azrail diye bir melekten bahsedilmez, sadece ölüm meleği diye geçer ki bu da kişinin ölümü anında görevlendirilen herhangi bir melektir. “Melek-ul mevt” ifadesindeki “melek” kelimesi ma’rife değil nekredir. Yani bilinen bir melek değil, herhangi bir melektir. “Melek” kelimesinin başında “el” takısı yani belirlilik takısı olmadığı için bunu “Azrail” gibi özel adla anmak ve başından beri bütün insanların canını aynı meleğin aldığını iddia etmek doğru olmaz. Rabbe dönecek olan ruh olduğu için ruhu teslim almaya gelen melekler vardır ki bunların herhangi bir adları yoktur ve bunlar Kur’an’da Allah’ın elçileri diye geçerler. “Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler.” (En’am suresi 6/61)"},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟","related_links":["6/61","16/32"],"audio_path":"31/31-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Kur’an’da ölüm meleği ile ilgili geçen tek ayettir. Kur’an’da Azrail diye bir melekten bahsedilmez, sadece ölüm meleği diye geçer ki bu da kişinin ölümü anında görevlendirilen herhangi bir melektir. “Melek-ul mevt” ifadesindeki “melek” kelimesi ma’rife değil nekredir. Yani bilinen bir melek değil, herhangi bir melektir. “Melek” kelimesinin başında “el” takısı yani belirlilik takısı olmadığı için bunu “Azrail” gibi özel adla anmak ve başından beri bütün insanların canını aynı meleğin aldığını iddia etmek doğru olmaz. Rabbe dönecek olan ruh olduğu için ruhu teslim almaya gelen melekler vardır ki bunların herhangi bir adları yoktur ve bunlar Kur’an’da Allah’ın elçileri diye geçerler. “Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler.” (En’am suresi 6/61)"},{"verse_number":"12","turkish_text":"Suçluları Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de iyi işler yapalım. Gerçekten biz kesin olarak inandık” derlerken bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Suçluları Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de iyi işler yapalım. Gerçekten biz kesin olarak inandık” derlerken bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Suçluları Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de iyi işler yapalım. Gerçekten biz kesin olarak inandık” derlerken bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Suçluları Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz! Gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de iyi işler yapalım. Gerçekten biz kesin olarak inandık” derlerken bir görsen!","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer dileseydik her insanı (dünyada zorla) doğru yola ulaştırırdık (ancak iyilerle kötüleri ayırt etmek için herkesi kendi iradesine bıraktık). Fakat: “Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” şeklindeki sözüm gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰيهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّ۪ي لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-13c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatı sadece bir kemâle erme yeri değil, aynı zamanda bir imtihan âlemidir. Zorluğun, sıkıntının, acının, ıstırabın olmadığı yerde başarı olamaz, olgunlaşmadan söz edilemez. Yürüdüğünüz yolda barikatlar, hendekler ve bazı engeller yoksa o yol sizi başarıya götüremez. Ebedi nimetlerden yararlanmanın ve bu nimetleri ikram eden yaratıcının mülkünde söz sahibi olmanın bir bedeli olmalı. Herkes nihai kurtuluşa, esenliğe erebilecek iradeye ve özgürlüğe sahiptir. Allah, doğru yolu kullarına zorla empoze etseydi, o zaman, insanı doğru ile yanlış arasında tercih yapma yeteneğinden ve dolayısıyla bütün ahlakî sorumluluğundan alıkoymuş olacaktı. Ama öyle yapmadı, herkesi kendi özgür iradesiyle baş başa bıraktı. “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın…” (Kehf 18/29)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer dileseydik her insanı (dünyada zorla) doğru yola ulaştırırdık (ancak iyilerle kötüleri ayırt etmek için herkesi kendi iradesine bıraktık). Fakat: “Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” şeklindeki sözüm gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰيهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّ۪ي لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-12c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatı sadece bir kemâle erme yeri değil, aynı zamanda bir imtihan âlemidir. Zorluğun, sıkıntının, acının, ıstırabın olmadığı yerde başarı olamaz, olgunlaşmadan söz edilemez. Yürüdüğünüz yolda barikatlar, hendekler ve bazı engeller yoksa o yol sizi başarıya götüremez. Ebedi nimetlerden yararlanmanın ve bu nimetleri ikram eden yaratıcının mülkünde söz sahibi olmanın bir bedeli olmalı. Herkes nihai kurtuluşa, esenliğe erebilecek iradeye ve özgürlüğe sahiptir. Allah, doğru yolu kullarına zorla empoze etseydi, o zaman, insanı doğru ile yanlış arasında tercih yapma yeteneğinden ve dolayısıyla bütün ahlakî sorumluluğundan alıkoymuş olacaktı. Ama öyle yapmadı, herkesi kendi özgür iradesiyle baş başa bıraktı. “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın…” (Kehf 18/29)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer dileseydik her insanı (dünyada zorla) doğru yola ulaştırırdık (ancak iyilerle kötüleri ayırt etmek için herkesi kendi iradesine bıraktık). Fakat: “Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” şeklindeki sözüm gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰيهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّ۪ي لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-13c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatı sadece bir kemâle erme yeri değil, aynı zamanda bir imtihan âlemidir. Zorluğun, sıkıntının, acının, ıstırabın olmadığı yerde başarı olamaz, olgunlaşmadan söz edilemez. Yürüdüğünüz yolda barikatlar, hendekler ve bazı engeller yoksa o yol sizi başarıya götüremez. Ebedi nimetlerden yararlanmanın ve bu nimetleri ikram eden yaratıcının mülkünde söz sahibi olmanın bir bedeli olmalı. Herkes nihai kurtuluşa, esenliğe erebilecek iradeye ve özgürlüğe sahiptir. Allah, doğru yolu kullarına zorla empoze etseydi, o zaman, insanı doğru ile yanlış arasında tercih yapma yeteneğinden ve dolayısıyla bütün ahlakî sorumluluğundan alıkoymuş olacaktı. Ama öyle yapmadı, herkesi kendi özgür iradesiyle baş başa bıraktı. “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın…” (Kehf 18/29)"},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer dileseydik her insanı (dünyada zorla) doğru yola ulaştırırdık (ancak iyilerle kötüleri ayırt etmek için herkesi kendi iradesine bıraktık). Fakat: “Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” şeklindeki sözüm gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰيهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّ۪ي لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-13c.mp3","commentary_text":"Dünya hayatı sadece bir kemâle erme yeri değil, aynı zamanda bir imtihan âlemidir. Zorluğun, sıkıntının, acının, ıstırabın olmadığı yerde başarı olamaz, olgunlaşmadan söz edilemez. Yürüdüğünüz yolda barikatlar, hendekler ve bazı engeller yoksa o yol sizi başarıya götüremez. Ebedi nimetlerden yararlanmanın ve bu nimetleri ikram eden yaratıcının mülkünde söz sahibi olmanın bir bedeli olmalı. Herkes nihai kurtuluşa, esenliğe erebilecek iradeye ve özgürlüğe sahiptir. Allah, doğru yolu kullarına zorla empoze etseydi, o zaman, insanı doğru ile yanlış arasında tercih yapma yeteneğinden ve dolayısıyla bütün ahlakî sorumluluğundan alıkoymuş olacaktı. Ama öyle yapmadı, herkesi kendi özgür iradesiyle baş başa bıraktı. “(Kur’an) Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın…” (Kehf 18/29)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”","arabic_text":"فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-14c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “unuttuk” terimi umursamamak anlamında mecâzi bir ifadedir. Yani “nasıl siz ahirete kavuşmayı umursamadıysanız, biz de sizin azap görmenizi umursamıyoruz” demektir. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade; Allah’ın kulunu azaba terk etmesi, onun bu durumunu umursamaması demektir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”","arabic_text":"فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-13c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “unuttuk” terimi umursamamak anlamında mecâzi bir ifadedir. Yani “nasıl siz ahirete kavuşmayı umursamadıysanız, biz de sizin azap görmenizi umursamıyoruz” demektir. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade; Allah’ın kulunu azaba terk etmesi, onun bu durumunu umursamaması demektir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”","arabic_text":"فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-14c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “unuttuk” terimi umursamamak anlamında mecâzi bir ifadedir. Yani “nasıl siz ahirete kavuşmayı umursamadıysanız, biz de sizin azap görmenizi umursamıyoruz” demektir. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade; Allah’ın kulunu azaba terk etmesi, onun bu durumunu umursamaması demektir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”","arabic_text":"فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-14c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “unuttuk” terimi umursamamak anlamında mecâzi bir ifadedir. Yani “nasıl siz ahirete kavuşmayı umursamadıysanız, biz de sizin azap görmenizi umursamıyoruz” demektir. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade; Allah’ın kulunu azaba terk etmesi, onun bu durumunu umursamaması demektir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bizim mesajlarımıza ancak kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenler Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlar inanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"31/31-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bizim mesajlarımıza ancak kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenler Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlar inanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"31/31-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bizim mesajlarımıza ancak kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenler Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlar inanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"31/31-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Bizim mesajlarımıza ancak kendilerine tebliğ edildiği zaman önünde derin bir hayranlık ve saygıyla eğilenler Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltenler ve asla büyüklük taslamayanlar inanırlar.","arabic_text":"اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"31/31-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar) ibadet etmek için (geceleyin) yataklarından kalkarlar. Rablerine (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua ederler.  Verdiğimiz rızıklardan da (Allah için) karşılıksız verirler.","arabic_text":"تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-16c.mp3","commentary_text":"“Verdiğimiz rızıklardan karşılıksız verirler” ifadesi, halis mü’minlerin bir özelliği olarak vurgulanıyor. Hem sosyal bir sorumluluk olarak Allah için verirler hem de verdikleri kişilerden karşılık beklemezler. Yani ihtiyaç sahibinin hakkını teslim ederken ondan minnet beklemezler. Çünkü verdiklerinin kendilerine ait olmadığını, sadece Allah’ın emaneti olduğunu bilirler."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar) ibadet etmek için (geceleyin) yataklarından kalkarlar. Rablerine (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua ederler.  Verdiğimiz rızıklardan da (Allah için) karşılıksız verirler.","arabic_text":"تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-15c.mp3","commentary_text":"“Verdiğimiz rızıklardan karşılıksız verirler” ifadesi, halis mü’minlerin bir özelliği olarak vurgulanıyor. Hem sosyal bir sorumluluk olarak Allah için verirler hem de verdikleri kişilerden karşılık beklemezler. Yani ihtiyaç sahibinin hakkını teslim ederken ondan minnet beklemezler. Çünkü verdiklerinin kendilerine ait olmadığını, sadece Allah’ın emaneti olduğunu bilirler."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar) ibadet etmek için (geceleyin) yataklarından kalkarlar. Rablerine (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua ederler.  Verdiğimiz rızıklardan da (Allah için) karşılıksız verirler.","arabic_text":"تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-16c.mp3","commentary_text":"“Verdiğimiz rızıklardan karşılıksız verirler” ifadesi, halis mü’minlerin bir özelliği olarak vurgulanıyor. Hem sosyal bir sorumluluk olarak Allah için verirler hem de verdikleri kişilerden karşılık beklemezler. Yani ihtiyaç sahibinin hakkını teslim ederken ondan minnet beklemezler. Çünkü verdiklerinin kendilerine ait olmadığını, sadece Allah’ın emaneti olduğunu bilirler."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Onlar) ibadet etmek için (geceleyin) yataklarından kalkarlar. Rablerine (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua ederler.  Verdiğimiz rızıklardan da (Allah için) karşılıksız verirler.","arabic_text":"تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-16c.mp3","commentary_text":"“Verdiğimiz rızıklardan karşılıksız verirler” ifadesi, halis mü’minlerin bir özelliği olarak vurgulanıyor. Hem sosyal bir sorumluluk olarak Allah için verirler hem de verdikleri kişilerden karşılık beklemezler. Yani ihtiyaç sahibinin hakkını teslim ederken ondan minnet beklemezler. Çünkü verdiklerinin kendilerine ait olmadığını, sadece Allah’ın emaneti olduğunu bilirler."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yaptıklarına karşılık onlar için (ahirette) nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.","arabic_text":"فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-17c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, cennet nimetlerinin sınırsızlığını ve güzelliğini anlatmaktadır. Hiç kimse kendisi için hazırlanan nimetlerin mahiyetini ve güzelliğini bilemez. Çünkü bu nimetler, dünya algısı ile tasavvur edilemeyecek kadar mükemmeldir. Kur’an zaman zaman bedevi toplumunun algısını da dikkate alarak dünyanın doğal güzellikleriyle cenneti tasvir eden tablolar sunsa da aslında dünya algısıyla cenneti gerçek manada anlamamız mümkün değildir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yaptıklarına karşılık onlar için (ahirette) nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.","arabic_text":"فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, cennet nimetlerinin sınırsızlığını ve güzelliğini anlatmaktadır. Hiç kimse kendisi için hazırlanan nimetlerin mahiyetini ve güzelliğini bilemez. Çünkü bu nimetler, dünya algısı ile tasavvur edilemeyecek kadar mükemmeldir. Kur’an zaman zaman bedevi toplumunun algısını da dikkate alarak dünyanın doğal güzellikleriyle cenneti tasvir eden tablolar sunsa da aslında dünya algısıyla cenneti gerçek manada anlamamız mümkün değildir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yaptıklarına karşılık onlar için (ahirette) nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.","arabic_text":"فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-17c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, cennet nimetlerinin sınırsızlığını ve güzelliğini anlatmaktadır. Hiç kimse kendisi için hazırlanan nimetlerin mahiyetini ve güzelliğini bilemez. Çünkü bu nimetler, dünya algısı ile tasavvur edilemeyecek kadar mükemmeldir. Kur’an zaman zaman bedevi toplumunun algısını da dikkate alarak dünyanın doğal güzellikleriyle cenneti tasvir eden tablolar sunsa da aslında dünya algısıyla cenneti gerçek manada anlamamız mümkün değildir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yaptıklarına karşılık onlar için (ahirette) nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez.","arabic_text":"فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-17c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, cennet nimetlerinin sınırsızlığını ve güzelliğini anlatmaktadır. Hiç kimse kendisi için hazırlanan nimetlerin mahiyetini ve güzelliğini bilemez. Çünkü bu nimetler, dünya algısı ile tasavvur edilemeyecek kadar mükemmeldir. Kur’an zaman zaman bedevi toplumunun algısını da dikkate alarak dünyanın doğal güzellikleriyle cenneti tasvir eden tablolar sunsa da aslında dünya algısıyla cenneti gerçek manada anlamamız mümkün değildir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiç inanan kimse yoldan çıkan kimse gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmaz.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiç inanan kimse yoldan çıkan kimse gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmaz.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiç inanan kimse yoldan çıkan kimse gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmaz.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiç inanan kimse yoldan çıkan kimse gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmaz.","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; onlar için yapmış oldukları işlere karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.","arabic_text":"اَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوٰىۘ نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; onlar için yapmış oldukları işlere karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.","arabic_text":"اَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوٰىۘ نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; onlar için yapmış oldukları işlere karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.","arabic_text":"اَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوٰىۘ نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; onlar için yapmış oldukları işlere karşılık olarak barınacakları cennet konakları vardır.","arabic_text":"اَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَأْوٰىۘ نُزُلًا بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yoldan çıkmış olanların varacağı yer ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler tekrar oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yalanladığınız ateş azabını tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَق۪يلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yoldan çıkmış olanların varacağı yer ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler tekrar oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yalanladığınız ateş azabını tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَق۪يلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yoldan çıkmış olanların varacağı yer ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler tekrar oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yalanladığınız ateş azabını tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَق۪يلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yoldan çıkmış olanların varacağı yer ateştir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler tekrar oraya geri döndürülürler ve onlara: “Yalanladığınız ateş azabını tadın bakalım!” denir.","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ فَسَقُوا فَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَٓا اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَق۪يلَ لَهُمْ ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da (dünyada açlık korku esaret zillet musibet deprem afet gibi) tattıracağız.","arabic_text":"وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da (dünyada açlık korku esaret zillet musibet deprem afet gibi) tattıracağız.","arabic_text":"وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da (dünyada açlık korku esaret zillet musibet deprem afet gibi) tattıracağız.","arabic_text":"وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da (dünyada açlık korku esaret zillet musibet deprem afet gibi) tattıracağız.","arabic_text":"وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"31/31-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-22c.mp3","commentary_text":"Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yani ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"31/31-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-21c.mp3","commentary_text":"Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yani ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"31/31-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-22c.mp3","commentary_text":"Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yani ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Kendisine Rabbinin mesajları aktarıldığında onlara sırtını dönenden daha zalim kim olabilir? (Bu şekilde) günaha batmış olanlardan mutlaka intikam alacağız (onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz)!","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"31/31-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-22c.mp3","commentary_text":"Ayetteki ifadeye bakıldığında anlaşılıyor ki, Allah’ın mesajlarına sırt çevirmek yani ilahi direktifleri dışlayan bir hayat tarzı oluşturmak, Kur’an’ın öngördüğü kurallara uymayan bir yaşam biçimi ortaya koymak, nefsin istek ve arzularına uyarak, tâğûtî bir sistemin askeri olmak ve şeytanın safında yer almak en büyük zulümdür. Nitekim Kur’an’daki ayetler, insanın doğru, tutarlı, istikrarlı, düzenli, disiplinli ve âdil bir hayat yaşaması için gönderilmiştir. Zira Kur’an’ın egemen olduğu toplumlarda ezilmekten, sömürülmekten, hakların çiğnenmesinden, adaletsizlikten, çaresizlikten, açlıktan, yoksulluktan, sevgisizlikten, düşmanlıktan söz edilemez. Eğer bu olumsuzluklardan söz ediliyorsa o toplumun hayatında Mushaf vardır ama Kur’an yoktur. Unutmayalım ki İslam toplumlarında düzenlenen Kur’an ziyafetleri, Kur’an okuma yarışmaları, tecvid, kıraat ve tashih-i huruf çalışmaları tamamen Mushaf’ta yazılı bulunan ayetlerin manasıyla değil metinleriyle alakalıdır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun ki Biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. (Musa’ya verdiğimiz) o kitabı İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-23c.mp3","commentary_text":"Yani, “daha önce İsrailoğullarına rehberlik etsin diye Musa’ya verdiğimiz gibi şimdi de inananlara rehberlik etsin diye sana kitap veriyoruz. Hiç şüphen olmasın ki vahiy aralıksız devam edecek ve Kur’an mutlaka tamamlanacaktır.”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun ki Biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. (Musa’ya verdiğimiz) o kitabı İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-22c.mp3","commentary_text":"Yani, “daha önce İsrailoğullarına rehberlik etsin diye Musa’ya verdiğimiz gibi şimdi de inananlara rehberlik etsin diye sana kitap veriyoruz. Hiç şüphen olmasın ki vahiy aralıksız devam edecek ve Kur’an mutlaka tamamlanacaktır.”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun ki Biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. (Musa’ya verdiğimiz) o kitabı İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-23c.mp3","commentary_text":"Yani, “daha önce İsrailoğullarına rehberlik etsin diye Musa’ya verdiğimiz gibi şimdi de inananlara rehberlik etsin diye sana kitap veriyoruz. Hiç şüphen olmasın ki vahiy aralıksız devam edecek ve Kur’an mutlaka tamamlanacaktır.”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Andolsun ki Biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. (Musa’ya verdiğimiz) o kitabı İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ","related_links":[],"audio_path":"31/31-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-23c.mp3","commentary_text":"Yani, “daha önce İsrailoğullarına rehberlik etsin diye Musa’ya verdiğimiz gibi şimdi de inananlara rehberlik etsin diye sana kitap veriyoruz. Hiç şüphen olmasın ki vahiy aralıksız devam edecek ve Kur’an mutlaka tamamlanacaktır.”"},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat’taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe Biz emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-24c.mp3","commentary_text":"Yani, “İşte Ey Muhammed ve ona tabi olanlar! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize sahip çıkarsanız sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat’taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe Biz emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-23c.mp3","commentary_text":"Yani, “İşte Ey Muhammed ve ona tabi olanlar! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize sahip çıkarsanız sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat’taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe Biz emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-24c.mp3","commentary_text":"Yani, “İşte Ey Muhammed ve ona tabi olanlar! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize sahip çıkarsanız sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat’taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe Biz emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"31/31-24c.mp3","commentary_text":"Yani, “İşte Ey Muhammed ve ona tabi olanlar! Siz de aynı kararlılığı gösterir ve ayetlerimize sahip çıkarsanız sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılarız."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin kıyamet gününde ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmedecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin kıyamet gününde ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmedecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin kıyamet gününde ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmedecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphe yok ki Rabbin kıyamet gününde ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmedecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bugün yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice kuşakları (yaptıkları yüzünden) helak etmiş olmamız (yola gelmeleri için) onlara bir şey anlatmıyor mu? Hiç kuşkusuz bunda aklını kullanan insanlar için nice ibretler ve deliller vardır; hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bugün yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice kuşakları (yaptıkları yüzünden) helak etmiş olmamız (yola gelmeleri için) onlara bir şey anlatmıyor mu? Hiç kuşkusuz bunda aklını kullanan insanlar için nice ibretler ve deliller vardır; hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bugün yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice kuşakları (yaptıkları yüzünden) helak etmiş olmamız (yola gelmeleri için) onlara bir şey anlatmıyor mu? Hiç kuşkusuz bunda aklını kullanan insanlar için nice ibretler ve deliller vardır; hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Bugün yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice kuşakları (yaptıkları yüzünden) helak etmiş olmamız (yola gelmeleri için) onlara bir şey anlatmıyor mu? Hiç kuşkusuz bunda aklını kullanan insanlar için nice ibretler ve deliller vardır; hâlâ gerçeğin sesine kulak vermeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz çorak toprağa suyu gönderiyoruz da onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yiyeceği ekini yetiştiriyoruz. Hâlâ (gerçekleri) görmeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz çorak toprağa suyu gönderiyoruz da onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yiyeceği ekini yetiştiriyoruz. Hâlâ (gerçekleri) görmeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz çorak toprağa suyu gönderiyoruz da onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yiyeceği ekini yetiştiriyoruz. Hâlâ (gerçekleri) görmeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Görmüyorlar mı ki; biz çorak toprağa suyu gönderiyoruz da onunla hem hayvanlarının hem de kendilerinin yiyeceği ekini yetiştiriyoruz. Hâlâ (gerçekleri) görmeyecekler mi?","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bir de diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (bahsi geçen) kesin hüküm ne zaman verilecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bir de diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (bahsi geçen) kesin hüküm ne zaman verilecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bir de diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (bahsi geçen) kesin hüküm ne zaman verilecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bir de diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (bahsi geçen) kesin hüküm ne zaman verilecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kesin hükmün verileceği gün (hayatları boyunca) inkârda ısrar edenlere ne iman etmeleri fayda verecek ne de kendilerine mühlet verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ا۪يمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kesin hükmün verileceği gün (hayatları boyunca) inkârda ısrar edenlere ne iman etmeleri fayda verecek ne de kendilerine mühlet verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ا۪يمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kesin hükmün verileceği gün (hayatları boyunca) inkârda ısrar edenlere ne iman etmeleri fayda verecek ne de kendilerine mühlet verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ا۪يمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “Kesin hükmün verileceği gün (hayatları boyunca) inkârda ısrar edenlere ne iman etmeleri fayda verecek ne de kendilerine mühlet verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا يَنْفَعُ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ا۪يمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"31/31-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ","related_links":["11/93","44/59","52/30"],"audio_path":"31/31-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ","related_links":["11/93","44/59","52/30"],"audio_path":"31/31-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ","related_links":["11/93","44/59","52/30"],"audio_path":"31/31-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ","related_links":["11/93","44/59","52/30"],"audio_path":"31/31-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":33,"name":"AHZÂB SÛRESİ","description":"Ahzab suresi, Medine döneminde inmiş olup 73 ayettir. Sure adını 20 ve 22. ayetlerde geçen ve “Gruplar” anlamına gelen “Ahzab” kelimesinden almıştır. “Ahzab” “Hizb” kelimesinin çoğuludur. “Hizb” topluluk, grup, parti anlamlarına gelmektedir. Sûrede Hz. Peygamberin, kâfirlerin ve münafıkların dedikodularına değil, Allah’tan gelen vahye uyması, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşaması ve sadece O’na güvenmesi emrediliyor. Hz. Peygamberin mü’minlerin canlarından daha önce geldiği ve onun eşlerinin inananların anneleri durumunda olduğu anlatılıyor ve Müslümanların dost ve kardeş oldukları, birbirlerine karşı eşit ve aynı haklara sahip bulundukları ancak akraba olanların miras hususunda muhacirlerden ve Ensar’dan daha yakın olduğu belirtiliyor. Sûrede müttefik düşman kuvvetlerin Medine’ye hücumu, buna karşı münafıklarla korkakların tavrı ve müminlerin bu savaşla imtihan edilmeleri dile getiriliyor. Hz. Peygamberin örnek aile hayatının ortaya konduğu sûrede Hendek Savaşından sonra iktisadî durumları düzelen Müslümanların refah seviyelerini yükselttiklerini gören Peygamber hanımlarının bu refahtan nasiplerini almak istemeleri üzerine Hz. Peygamberin onları boşayıp istedikleri şeyleri kendilerine verebileceği belirtiliyor. Hz. Peygamberin Zeynep ile evlenmesinin ve bu evlilikten elde edilen sonuçların anlatıldığı sûrede müminlerin evlâtlıklarının boşadığı kadınlarla evlenebileceği anlatılıyor. Hz. Peygamber’in yalnızca iman ve ibadet konularında değil, aile hayatında ve sosyal ilişkilerde de örnek bir şahsiyet olduğuna işaret ediliyor. Sûrede mü’minlere, Hz. Mûsâ’yı üzen Yahudilerle münafıklara benzememeleri, Allah’ın emirlerine uygun yaşamaları ve her zaman doğruyu konuşmaları emrediliyor.","sura_intro_audio":"32/32-a.mp3","verse_count":73,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşa! İnkârcıların ve münafıklar(ın dedikoduları)a uyma! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşa! İnkârcıların ve münafıklar(ın dedikoduları)a uyma! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşa! İnkârcıların ve münafıklar(ın dedikoduları)a uyma! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşa! İnkârcıların ve münafıklar(ın dedikoduları)a uyma! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbinden sana vahyolunana uy! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbinden sana vahyolunana uy! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbinden sana vahyolunana uy! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbinden sana vahyolunana uy! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Sadece) Allah’a güven! (Bil ki) koruyucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Sadece) Allah’a güven! (Bil ki) koruyucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Sadece) Allah’a güven! (Bil ki) koruyucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Sadece) Allah’a güven! (Bil ki) koruyucu olarak Allah yeter.","arabic_text":"وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır. (Aynen böyle) kendilerine zihâr yaptığınız (vücutlarını annelerinizin vücudu gibi haram saydığınız) eşlerinizi de hiçbir zaman sizin gerçek anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz boş ve anlamsız sözlerden ibarettir. Allah (mutlak) doğruyu söyler ve (size) doğru yolu ancak O gösterir.","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ ف۪ي جَوْفِه۪ۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓـ۪ٔي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْۜ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْۜ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-4c.mp3","commentary_text":"“Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır” ifadesi, kalplerin sadece Allah’a has kılınması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bir kalpte hem Allah sevgisi hem dünya tutkusu hem Allah’a itaat hem şeytana bağlılık olamaz. İnsan dünyalık evleri bile iki ayrı kişiye kiraya veremezken kalbini nasıl aynı anda hem Allah’a hem şeytana tahsis edebilir? “Zıhar”, bir kimsenin eşine “Sen, bana anamın sırtı gibisin” demek suretiyle onu kendisine haram kılması demektir. İslam öncesi Arap geleneğine göre koca, eşini, sadece “Sen benim için artık annemin sırtı gibisin” demek suretiyle boşayabiliyordu. Müşrik Arap toplumunda bu boşama şekli kesin ve geri dönülmez görülürdü; üstelik bu şekilde boşanan kadın yeniden evlenemez ve ölünceye kadar eski kocasının kontrolünde kalmaya mahkûm olurdu. Bu ayet, cahiliye döneminden kalan bu tip saçmalıklara son vermiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır. (Aynen böyle) kendilerine zihâr yaptığınız (vücutlarını annelerinizin vücudu gibi haram saydığınız) eşlerinizi de hiçbir zaman sizin gerçek anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz boş ve anlamsız sözlerden ibarettir. Allah (mutlak) doğruyu söyler ve (size) doğru yolu ancak O gösterir.","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ ف۪ي جَوْفِه۪ۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓـ۪ٔي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْۜ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْۜ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-3c.mp3","commentary_text":"“Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır” ifadesi, kalplerin sadece Allah’a has kılınması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bir kalpte hem Allah sevgisi hem dünya tutkusu hem Allah’a itaat hem şeytana bağlılık olamaz. İnsan dünyalık evleri bile iki ayrı kişiye kiraya veremezken kalbini nasıl aynı anda hem Allah’a hem şeytana tahsis edebilir? “Zıhar”, bir kimsenin eşine “Sen, bana anamın sırtı gibisin” demek suretiyle onu kendisine haram kılması demektir. İslam öncesi Arap geleneğine göre koca, eşini, sadece “Sen benim için artık annemin sırtı gibisin” demek suretiyle boşayabiliyordu. Müşrik Arap toplumunda bu boşama şekli kesin ve geri dönülmez görülürdü; üstelik bu şekilde boşanan kadın yeniden evlenemez ve ölünceye kadar eski kocasının kontrolünde kalmaya mahkûm olurdu. Bu ayet, cahiliye döneminden kalan bu tip saçmalıklara son vermiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır. (Aynen böyle) kendilerine zihâr yaptığınız (vücutlarını annelerinizin vücudu gibi haram saydığınız) eşlerinizi de hiçbir zaman sizin gerçek anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz boş ve anlamsız sözlerden ibarettir. Allah (mutlak) doğruyu söyler ve (size) doğru yolu ancak O gösterir.","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ ف۪ي جَوْفِه۪ۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓـ۪ٔي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْۜ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْۜ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-4c.mp3","commentary_text":"“Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır” ifadesi, kalplerin sadece Allah’a has kılınması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bir kalpte hem Allah sevgisi hem dünya tutkusu hem Allah’a itaat hem şeytana bağlılık olamaz. İnsan dünyalık evleri bile iki ayrı kişiye kiraya veremezken kalbini nasıl aynı anda hem Allah’a hem şeytana tahsis edebilir? “Zıhar”, bir kimsenin eşine “Sen, bana anamın sırtı gibisin” demek suretiyle onu kendisine haram kılması demektir. İslam öncesi Arap geleneğine göre koca, eşini, sadece “Sen benim için artık annemin sırtı gibisin” demek suretiyle boşayabiliyordu. Müşrik Arap toplumunda bu boşama şekli kesin ve geri dönülmez görülürdü; üstelik bu şekilde boşanan kadın yeniden evlenemez ve ölünceye kadar eski kocasının kontrolünde kalmaya mahkûm olurdu. Bu ayet, cahiliye döneminden kalan bu tip saçmalıklara son vermiştir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır. (Aynen böyle) kendilerine zihâr yaptığınız (vücutlarını annelerinizin vücudu gibi haram saydığınız) eşlerinizi de hiçbir zaman sizin gerçek anneleriniz kılmamış ve evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz boş ve anlamsız sözlerden ibarettir. Allah (mutlak) doğruyu söyler ve (size) doğru yolu ancak O gösterir.","arabic_text":"مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ ف۪ي جَوْفِه۪ۚ وَمَا جَعَلَ اَزْوَاجَكُمُ الّٰٓـ۪ٔي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ اُمَّهَاتِكُمْۚ وَمَا جَعَلَ اَدْعِيَٓاءَكُمْ اَبْنَٓاءَكُمْۜ ذٰلِكُمْ قَوْلُكُمْ بِاَفْوَاهِكُمْۜ وَاللّٰهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-4c.mp3","commentary_text":"“Allah hiç kimseye tek bedende iki kalp yaratmamıştır” ifadesi, kalplerin sadece Allah’a has kılınması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bir kalpte hem Allah sevgisi hem dünya tutkusu hem Allah’a itaat hem şeytana bağlılık olamaz. İnsan dünyalık evleri bile iki ayrı kişiye kiraya veremezken kalbini nasıl aynı anda hem Allah’a hem şeytana tahsis edebilir? “Zıhar”, bir kimsenin eşine “Sen, bana anamın sırtı gibisin” demek suretiyle onu kendisine haram kılması demektir. İslam öncesi Arap geleneğine göre koca, eşini, sadece “Sen benim için artık annemin sırtı gibisin” demek suretiyle boşayabiliyordu. Müşrik Arap toplumunda bu boşama şekli kesin ve geri dönülmez görülürdü; üstelik bu şekilde boşanan kadın yeniden evlenemez ve ölünceye kadar eski kocasının kontrolünde kalmaya mahkûm olurdu. Bu ayet, cahiliye döneminden kalan bu tip saçmalıklara son vermiştir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince:) Onları (gerçek) babalarına nispet ederek çağırın. Bu Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-5c.mp3","commentary_text":"Böyle yaparak onların soylarını ve gerçek kimliklerini koruyun ve kişiliklerini rencide etmeyin! Yani, evlatlıklarınızla aidiyetlerini ve neseplerini gizleyerek ilişki kurmaya çalışmayın!"},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince:) Onları (gerçek) babalarına nispet ederek çağırın. Bu Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-4c.mp3","commentary_text":"Böyle yaparak onların soylarını ve gerçek kimliklerini koruyun ve kişiliklerini rencide etmeyin! Yani, evlatlıklarınızla aidiyetlerini ve neseplerini gizleyerek ilişki kurmaya çalışmayın!"},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince:) Onları (gerçek) babalarına nispet ederek çağırın. Bu Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-5c.mp3","commentary_text":"Böyle yaparak onların soylarını ve gerçek kimliklerini koruyun ve kişiliklerini rencide etmeyin! Yani, evlatlıklarınızla aidiyetlerini ve neseplerini gizleyerek ilişki kurmaya çalışmayın!"},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Evlatlık aldığınız çocuklara gelince:) Onları (gerçek) babalarına nispet ederek çağırın. Bu Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-5c.mp3","commentary_text":"Böyle yaparak onların soylarını ve gerçek kimliklerini koruyun ve kişiliklerini rencide etmeyin! Yani, evlatlıklarınızla aidiyetlerini ve neseplerini gizleyerek ilişki kurmaya çalışmayın!"},{"verse_number":"6","turkish_text":"Nebi mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Akraba olanlar miras hususunda Allah’ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve Ensar’dan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.","arabic_text":"اَلنَّبِيُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِن۪ينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ اِلَّٓا اَنْ تَفْعَلُٓوا اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ مَعْرُوفًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayet inmeden önce birbirlerini kardeş edinen Ensar ile Muhacirler yani Mekke’den hicret eden Müslümanlarla Medine’de onlara yardımcı olan ve birçok şeylerini onlarla paylaşan mü’minler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Bu ayetin gelmesiyle bu uygulamaya son verilmiş, mirasın sadece kan bağı olanların birbirleri arasında olması gerektiğini ortaya koymuştur."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Nebi mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Akraba olanlar miras hususunda Allah’ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve Ensar’dan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.","arabic_text":"اَلنَّبِيُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِن۪ينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ اِلَّٓا اَنْ تَفْعَلُٓوا اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ مَعْرُوفًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-5c.mp3","commentary_text":"Bu ayet inmeden önce birbirlerini kardeş edinen Ensar ile Muhacirler yani Mekke’den hicret eden Müslümanlarla Medine’de onlara yardımcı olan ve birçok şeylerini onlarla paylaşan mü’minler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Bu ayetin gelmesiyle bu uygulamaya son verilmiş, mirasın sadece kan bağı olanların birbirleri arasında olması gerektiğini ortaya koymuştur."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Nebi mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Akraba olanlar miras hususunda Allah’ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve Ensar’dan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.","arabic_text":"اَلنَّبِيُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِن۪ينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ اِلَّٓا اَنْ تَفْعَلُٓوا اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ مَعْرُوفًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayet inmeden önce birbirlerini kardeş edinen Ensar ile Muhacirler yani Mekke’den hicret eden Müslümanlarla Medine’de onlara yardımcı olan ve birçok şeylerini onlarla paylaşan mü’minler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Bu ayetin gelmesiyle bu uygulamaya son verilmiş, mirasın sadece kan bağı olanların birbirleri arasında olması gerektiğini ortaya koymuştur."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Nebi mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır. Akraba olanlar miras hususunda Allah’ın kitabına göre birbirlerine muhacirlerden ve Ensar’dan daha yakındır. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bunlar kitapta yazılmıştır.","arabic_text":"اَلنَّبِيُّ اَوْلٰى بِالْمُؤْمِن۪ينَ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَاَزْوَاجُهُٓ اُمَّهَاتُهُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُهَاجِر۪ينَ اِلَّٓا اَنْ تَفْعَلُٓوا اِلٰٓى اَوْلِيَٓائِكُمْ مَعْرُوفًاۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-6c.mp3","commentary_text":"Bu ayet inmeden önce birbirlerini kardeş edinen Ensar ile Muhacirler yani Mekke’den hicret eden Müslümanlarla Medine’de onlara yardımcı olan ve birçok şeylerini onlarla paylaşan mü’minler birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Bu ayetin gelmesiyle bu uygulamaya son verilmiş, mirasın sadece kan bağı olanların birbirleri arasında olması gerektiğini ortaya koymuştur."},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden Nuh’tan İbrahim’den Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan. Evet biz onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah) hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.","arabic_text":"لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ وَاِذْ اَخَذْنَا مِنَ النَّبِيّ۪نَ م۪يثَاقَهُمْ وَمِنْكَ وَمِنْ نُوحٍ وَاِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۖ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden Nuh’tan İbrahim’den Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan. Evet biz onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah) hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.","arabic_text":"لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ وَاِذْ اَخَذْنَا مِنَ النَّبِيّ۪نَ م۪يثَاقَهُمْ وَمِنْكَ وَمِنْ نُوحٍ وَاِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۖ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden Nuh’tan İbrahim’den Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan. Evet biz onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah) hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.","arabic_text":"لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ وَاِذْ اَخَذْنَا مِنَ النَّبِيّ۪نَ م۪يثَاقَهُمْ وَمِنْكَ وَمِنْ نُوحٍ وَاِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۖ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7-8","turkish_text":"Hani Biz (verdiğimiz elçilik görevini yapmak hususunda) bir zamanlar nebilerden söz almıştık. Senden Nuh’tan İbrahim’den Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan. Evet biz onlardan sapa sağlam bir söz aldık ki vakti gelince (Allah) hepsine bu görevlerini sadakatle yerine getirip getirmediklerini sorsun! Gerçekleri örtbas eden inkârcılara ise korkunç bir azap hazırlanmıştır.","arabic_text":"لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا اَل۪يمًا۟ وَاِذْ اَخَذْنَا مِنَ النَّبِيّ۪نَ م۪يثَاقَهُمْ وَمِنْكَ وَمِنْ نُوحٍ وَاِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۖ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için düşman) ordular size gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا وَجُنُودًا لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için düşman) ordular size gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا وَجُنُودًا لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için düşman) ordular size gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا وَجُنُودًا لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Hani (Hendek savaşında sizi yok etmek için düşman) ordular size gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz (meleklerden) ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا وَجُنُودًا لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yukarıdan (vadinin doğusundan) ve aşağıdan (vadinin batısından) üzerinize geldiklerinde ve gözler kaymış yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında (yardım edip etmeyeceğine dair türlü) zanlarda bulunuyordunuz!","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yukarıdan (vadinin doğusundan) ve aşağıdan (vadinin batısından) üzerinize geldiklerinde ve gözler kaymış yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında (yardım edip etmeyeceğine dair türlü) zanlarda bulunuyordunuz!","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yukarıdan (vadinin doğusundan) ve aşağıdan (vadinin batısından) üzerinize geldiklerinde ve gözler kaymış yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında (yardım edip etmeyeceğine dair türlü) zanlarda bulunuyordunuz!","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yukarıdan (vadinin doğusundan) ve aşağıdan (vadinin batısından) üzerinize geldiklerinde ve gözler kaymış yürekler ağızlara gelmişti. Allah hakkında (yardım edip etmeyeceğine dair türlü) zanlarda bulunuyordunuz!","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte orada müminler imtihan edilmişler ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte orada müminler imtihan edilmişler ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte orada müminler imtihan edilmişler ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte orada müminler imtihan edilmişler ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.","arabic_text":"اِذْ جَٓاؤُ۫كُمْ مِنْ فَوْقِكُمْ وَمِنْ اَسْفَلَ مِنْكُمْ وَاِذْ زَاغَتِ الْاَبْصَارُ وَبَلَغَتِ الْقُلُوبُ الْحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِاللّٰهِ الظُّنُونَا","related_links":[],"audio_path":"32/32-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar (birbirlerine): “Allah ve Resulü bize ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-12c.mp3","commentary_text":"Müslümanların tarafında savaşan münafıklar, sürekli bahaneler uydurarak cepheden çekilmek istiyordu. Aslında onların maksadı, böyle kritik bir zamanda ordudan ayrılarak İslam ordusunu zayıf duruma düşürmek ve Müslümanlara yenilgi yaşatmaktı. Allah, gönderdiği bu âyetle münafıkların durumunu peygamberine haber veriyor. Münafıkların bu tavrı Müslümanların moralini bozamamış, aksine gayretlerini daha da artırmıştı. Çünkü eninde sonunda Allah’ın yardımıyla galip geleceklerine inanıyorlardı. Onlara göre zamanın uzamasının mutlaka kavrayamadıkları bir hikmeti vardı. Sıkıntısız netice almanın mümkün olmayacağını ama Allah yolunda çekilen sıkıntıların kendileri için bereket olacağını biliyorlardı. Ancak diğer savaşlarda olduğu gibi bu savaşta da Müslümanlar şiddetli bir sarsıntıyla ciddi bir imtihandan geçmişti."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar (birbirlerine): “Allah ve Resulü bize ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-11c.mp3","commentary_text":"Müslümanların tarafında savaşan münafıklar, sürekli bahaneler uydurarak cepheden çekilmek istiyordu. Aslında onların maksadı, böyle kritik bir zamanda ordudan ayrılarak İslam ordusunu zayıf duruma düşürmek ve Müslümanlara yenilgi yaşatmaktı. Allah, gönderdiği bu âyetle münafıkların durumunu peygamberine haber veriyor. Münafıkların bu tavrı Müslümanların moralini bozamamış, aksine gayretlerini daha da artırmıştı. Çünkü eninde sonunda Allah’ın yardımıyla galip geleceklerine inanıyorlardı. Onlara göre zamanın uzamasının mutlaka kavrayamadıkları bir hikmeti vardı. Sıkıntısız netice almanın mümkün olmayacağını ama Allah yolunda çekilen sıkıntıların kendileri için bereket olacağını biliyorlardı. Ancak diğer savaşlarda olduğu gibi bu savaşta da Müslümanlar şiddetli bir sarsıntıyla ciddi bir imtihandan geçmişti."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar (birbirlerine): “Allah ve Resulü bize ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-12c.mp3","commentary_text":"Müslümanların tarafında savaşan münafıklar, sürekli bahaneler uydurarak cepheden çekilmek istiyordu. Aslında onların maksadı, böyle kritik bir zamanda ordudan ayrılarak İslam ordusunu zayıf duruma düşürmek ve Müslümanlara yenilgi yaşatmaktı. Allah, gönderdiği bu âyetle münafıkların durumunu peygamberine haber veriyor. Münafıkların bu tavrı Müslümanların moralini bozamamış, aksine gayretlerini daha da artırmıştı. Çünkü eninde sonunda Allah’ın yardımıyla galip geleceklerine inanıyorlardı. Onlara göre zamanın uzamasının mutlaka kavrayamadıkları bir hikmeti vardı. Sıkıntısız netice almanın mümkün olmayacağını ama Allah yolunda çekilen sıkıntıların kendileri için bereket olacağını biliyorlardı. Ancak diğer savaşlarda olduğu gibi bu savaşta da Müslümanlar şiddetli bir sarsıntıyla ciddi bir imtihandan geçmişti."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar (birbirlerine): “Allah ve Resulü bize ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-12c.mp3","commentary_text":"Müslümanların tarafında savaşan münafıklar, sürekli bahaneler uydurarak cepheden çekilmek istiyordu. Aslında onların maksadı, böyle kritik bir zamanda ordudan ayrılarak İslam ordusunu zayıf duruma düşürmek ve Müslümanlara yenilgi yaşatmaktı. Allah, gönderdiği bu âyetle münafıkların durumunu peygamberine haber veriyor. Münafıkların bu tavrı Müslümanların moralini bozamamış, aksine gayretlerini daha da artırmıştı. Çünkü eninde sonunda Allah’ın yardımıyla galip geleceklerine inanıyorlardı. Onlara göre zamanın uzamasının mutlaka kavrayamadıkları bir hikmeti vardı. Sıkıntısız netice almanın mümkün olmayacağını ama Allah yolunda çekilen sıkıntıların kendileri için bereket olacağını biliyorlardı. Ancak diğer savaşlarda olduğu gibi bu savaşta da Müslümanlar şiddetli bir sarsıntıyla ciddi bir imtihandan geçmişti."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve (hatırla) içlerinden bazısı: “Ey Yesribliler (Medineliler)! Burada düşmana karşı koyamazsınız mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!” diyordu. Onlardan bir başka bölük: “Evlerimiz korunmasız!” diyerek nebiden izin istiyordu. Hâlbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer Medine’nin etrafından üzerlerine gelinseydi sonra da (düşman tarafından) kendilerinden kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi (münafıklar) hiç tereddüt etmeden bunu yapacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَٓا اِلَّا يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer Medine’nin etrafından üzerlerine gelinseydi sonra da (düşman tarafından) kendilerinden kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi (münafıklar) hiç tereddüt etmeden bunu yapacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَٓا اِلَّا يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer Medine’nin etrafından üzerlerine gelinseydi sonra da (düşman tarafından) kendilerinden kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi (münafıklar) hiç tereddüt etmeden bunu yapacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَٓا اِلَّا يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Eğer Medine’nin etrafından üzerlerine gelinseydi sonra da (düşman tarafından) kendilerinden kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi (münafıklar) hiç tereddüt etmeden bunu yapacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَٓا اِلَّا يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hâlbuki onlar daha önce (Müslümanlarla birlikte savaşacaklarına ve) geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. (Ama unutmasınlar ki) Allah’a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hâlbuki onlar daha önce (Müslümanlarla birlikte savaşacaklarına ve) geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. (Ama unutmasınlar ki) Allah’a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hâlbuki onlar daha önce (Müslümanlarla birlikte savaşacaklarına ve) geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. (Ama unutmasınlar ki) Allah’a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hâlbuki onlar daha önce (Müslümanlarla birlikte savaşacaklarına ve) geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. (Ama unutmasınlar ki) Allah’a verilen sözün hesabı mutlaka sorulacaktır.","arabic_text":"وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmak size asla fayda vermeyecektir. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın zaten) pek az bir süre (eceliniz gelinceye kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”","arabic_text":"قُلْ لَنْ يَنْفَعَكُمُ الْفِرَارُ اِنْ فَرَرْتُمْ مِنَ الْمَوْتِ اَوِ الْقَتْلِ وَاِذًا لَا تُمَتَّعُونَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"32/32-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmak size asla fayda vermeyecektir. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın zaten) pek az bir süre (eceliniz gelinceye kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”","arabic_text":"قُلْ لَنْ يَنْفَعَكُمُ الْفِرَارُ اِنْ فَرَرْتُمْ مِنَ الْمَوْتِ اَوِ الْقَتْلِ وَاِذًا لَا تُمَتَّعُونَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"32/32-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmak size asla fayda vermeyecektir. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın zaten) pek az bir süre (eceliniz gelinceye kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”","arabic_text":"قُلْ لَنْ يَنْفَعَكُمُ الْفِرَارُ اِنْ فَرَرْتُمْ مِنَ الْمَوْتِ اَوِ الْقَتْلِ وَاِذًا لَا تُمَتَّعُونَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"32/32-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız kaçmak size asla fayda vermeyecektir. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın zaten) pek az bir süre (eceliniz gelinceye kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”","arabic_text":"قُلْ لَنْ يَنْفَعَكُمُ الْفِرَارُ اِنْ فَرَرْتُمْ مِنَ الْمَوْتِ اَوِ الْقَتْلِ وَاِذًا لَا تُمَتَّعُونَ اِلَّا قَل۪يلًا","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"32/32-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese Allah’tan sizi koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَ بِكُمْ سُٓوءًا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةًۜ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese Allah’tan sizi koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَ بِكُمْ سُٓوءًا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةًۜ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese Allah’tan sizi koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَ بِكُمْ سُٓوءًا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةًۜ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese Allah’tan sizi koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar.","arabic_text":"قُلْ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَعْصِمُكُمْ مِنَ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَ بِكُمْ سُٓوءًا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ رَحْمَةًۜ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine: “Bize katılın (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri de elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Öte yandan (savaşta) tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.","arabic_text":"اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا ﴿٢﴾ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine: “Bize katılın (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri de elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Öte yandan (savaşta) tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.","arabic_text":"اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا ﴿٢﴾ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine: “Bize katılın (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri de elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Öte yandan (savaşta) tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.","arabic_text":"اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا ﴿٢﴾ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine: “Bize katılın (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri de elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Öte yandan (savaşta) tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.","arabic_text":"اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا ﴿٢﴾ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Savaştan kaçıp evlerine saklanan bu münafıkların korku yüreklerine öylesine sinmişti ki Medine’yi kuşatan birleşik) düşman kuvvetlerinin halâ (Medine’den) çekip gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o kuvvetler bir daha geri dönecek olsaydı (Medine’yi savunmak yerine) gönülden isterler ki çöldeki bedevîler arasında bulunsunlar ve savaştaki durumunuzla ilgili haberleri uzaktan sorup öğrensinler. Gerçi aranızda bulunmuş olsalardı bile göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmazlardı.","arabic_text":"يَحْسَبُونَ الْاَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُواۚ وَاِنْ يَأْتِ الْاَحْزَابُ يَوَدُّوا لَوْ اَنَّهُمْ بَادُونَ فِي الْاَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ اَنْبَٓائِكُمْۜ وَلَوْ كَانُوا ف۪يكُمْ مَا قَاتَلُٓوا اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Savaştan kaçıp evlerine saklanan bu münafıkların korku yüreklerine öylesine sinmişti ki Medine’yi kuşatan birleşik) düşman kuvvetlerinin halâ (Medine’den) çekip gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o kuvvetler bir daha geri dönecek olsaydı (Medine’yi savunmak yerine) gönülden isterler ki çöldeki bedevîler arasında bulunsunlar ve savaştaki durumunuzla ilgili haberleri uzaktan sorup öğrensinler. Gerçi aranızda bulunmuş olsalardı bile göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmazlardı.","arabic_text":"يَحْسَبُونَ الْاَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُواۚ وَاِنْ يَأْتِ الْاَحْزَابُ يَوَدُّوا لَوْ اَنَّهُمْ بَادُونَ فِي الْاَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ اَنْبَٓائِكُمْۜ وَلَوْ كَانُوا ف۪يكُمْ مَا قَاتَلُٓوا اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Savaştan kaçıp evlerine saklanan bu münafıkların korku yüreklerine öylesine sinmişti ki Medine’yi kuşatan birleşik) düşman kuvvetlerinin halâ (Medine’den) çekip gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o kuvvetler bir daha geri dönecek olsaydı (Medine’yi savunmak yerine) gönülden isterler ki çöldeki bedevîler arasında bulunsunlar ve savaştaki durumunuzla ilgili haberleri uzaktan sorup öğrensinler. Gerçi aranızda bulunmuş olsalardı bile göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmazlardı.","arabic_text":"يَحْسَبُونَ الْاَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُواۚ وَاِنْ يَأْتِ الْاَحْزَابُ يَوَدُّوا لَوْ اَنَّهُمْ بَادُونَ فِي الْاَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ اَنْبَٓائِكُمْۜ وَلَوْ كَانُوا ف۪يكُمْ مَا قَاتَلُٓوا اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Savaştan kaçıp evlerine saklanan bu münafıkların korku yüreklerine öylesine sinmişti ki Medine’yi kuşatan birleşik) düşman kuvvetlerinin halâ (Medine’den) çekip gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o kuvvetler bir daha geri dönecek olsaydı (Medine’yi savunmak yerine) gönülden isterler ki çöldeki bedevîler arasında bulunsunlar ve savaştaki durumunuzla ilgili haberleri uzaktan sorup öğrensinler. Gerçi aranızda bulunmuş olsalardı bile göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmazlardı.","arabic_text":"يَحْسَبُونَ الْاَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُواۚ وَاِنْ يَأْتِ الْاَحْزَابُ يَوَدُّوا لَوْ اَنَّهُمْ بَادُونَ فِي الْاَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ اَنْبَٓائِكُمْۜ وَلَوْ كَانُوا ف۪يكُمْ مَا قَاتَلُٓوا اِلَّا قَل۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve ahiretin saadetini arzu eden ve Allah’ı sürekli hatırda tutan (her an O’nunla beraber olduğu bilinciyle hayatına devam eden) kimseler için Allah’ın Resulü pek güzel bir örnektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪ي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve ahiretin saadetini arzu eden ve Allah’ı sürekli hatırda tutan (her an O’nunla beraber olduğu bilinciyle hayatına devam eden) kimseler için Allah’ın Resulü pek güzel bir örnektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪ي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve ahiretin saadetini arzu eden ve Allah’ı sürekli hatırda tutan (her an O’nunla beraber olduğu bilinciyle hayatına devam eden) kimseler için Allah’ın Resulü pek güzel bir örnektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪ي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve ahiretin saadetini arzu eden ve Allah’ı sürekli hatırda tutan (her an O’nunla beraber olduğu bilinciyle hayatına devam eden) kimseler için Allah’ın Resulü pek güzel bir örnektir.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪ي رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَث۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Mü’minler (Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman) birliklerini görünce: “İşte bu Allah’ın ve Resulünün bize haber verdiği ve vaatte bulunduğu şeydir. Allah ve Resulü verdikleri her haber ve yaptıkları her vaatte elbette doğruyu söylerler.” Bu durum onların (sadece) imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.","arabic_text":"وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَانًا وَتَسْل۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Mü’minler (Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman) birliklerini görünce: “İşte bu Allah’ın ve Resulünün bize haber verdiği ve vaatte bulunduğu şeydir. Allah ve Resulü verdikleri her haber ve yaptıkları her vaatte elbette doğruyu söylerler.” Bu durum onların (sadece) imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.","arabic_text":"وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَانًا وَتَسْل۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Mü’minler (Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman) birliklerini görünce: “İşte bu Allah’ın ve Resulünün bize haber verdiği ve vaatte bulunduğu şeydir. Allah ve Resulü verdikleri her haber ve yaptıkları her vaatte elbette doğruyu söylerler.” Bu durum onların (sadece) imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.","arabic_text":"وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَانًا وَتَسْل۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Mü’minler (Peygamberin kendilerine önceden haber verdiği düşman) birliklerini görünce: “İşte bu Allah’ın ve Resulünün bize haber verdiği ve vaatte bulunduğu şeydir. Allah ve Resulü verdikleri her haber ve yaptıkları her vaatte elbette doğruyu söylerler.” Bu durum onların (sadece) imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.","arabic_text":"وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَانًا وَتَسْل۪يمًاۜ","related_links":[],"audio_path":"32/32-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Mü’minler arasında Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını imanına şahit tutarak şehit oldu) kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.","arabic_text":"مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Mü’minler arasında Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını imanına şahit tutarak şehit oldu) kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.","arabic_text":"مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Mü’minler arasında Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını imanına şahit tutarak şehit oldu) kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.","arabic_text":"مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Mü’minler arasında Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler vardır. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını imanına şahit tutarak şehit oldu) kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.","arabic_text":"مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Allah böylece sadık kalanları doğruluklarına karşılık ödüllendirecek ikiyüzlüleri de dilerse (yaptıkları yüzünden) azaba uğratacak veya tevbe nasip edip tevbelerini kabul buyuracak. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ الصَّادِق۪ينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ اِنْ شَٓاءَ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Ehl-i Kitap” o günün Yahudilerinden Kurayzaoğullarıdır. Bu kabile, müşrikler Medine’ye saldıracak olurlarsa İslam ordusunun yanında yer alıp düşmana karşı savaşacaklarına dair Hz. Muhammed’le bir antlaşma yapmışlardı. Ne zamanki müttefik düşman kuvvetleri Medine’yi kuşattı Kurayza oğulları düşmanla iş birliği yaparak onların safına geçti. Hendek savaşının hemen ertesi günü Müslümanlar Medine’ye döner dönmez Hz. Peygamber, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozup hainlik eden Beni Kurayza adlı Yahudi kabilesine savaş ilan etti. Müslümanlar 25 gün kadar bir süre Kurayzalıların kalesini kuşattı. Sonunda kale Müslümanların eline geçerek zafer elde edildi."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Allah böylece sadık kalanları doğruluklarına karşılık ödüllendirecek ikiyüzlüleri de dilerse (yaptıkları yüzünden) azaba uğratacak veya tevbe nasip edip tevbelerini kabul buyuracak. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ الصَّادِق۪ينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ اِنْ شَٓاءَ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Ehl-i Kitap” o günün Yahudilerinden Kurayzaoğullarıdır. Bu kabile, müşrikler Medine’ye saldıracak olurlarsa İslam ordusunun yanında yer alıp düşmana karşı savaşacaklarına dair Hz. Muhammed’le bir antlaşma yapmışlardı. Ne zamanki müttefik düşman kuvvetleri Medine’yi kuşattı Kurayza oğulları düşmanla iş birliği yaparak onların safına geçti. Hendek savaşının hemen ertesi günü Müslümanlar Medine’ye döner dönmez Hz. Peygamber, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozup hainlik eden Beni Kurayza adlı Yahudi kabilesine savaş ilan etti. Müslümanlar 25 gün kadar bir süre Kurayzalıların kalesini kuşattı. Sonunda kale Müslümanların eline geçerek zafer elde edildi."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Allah böylece sadık kalanları doğruluklarına karşılık ödüllendirecek ikiyüzlüleri de dilerse (yaptıkları yüzünden) azaba uğratacak veya tevbe nasip edip tevbelerini kabul buyuracak. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ الصَّادِق۪ينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ اِنْ شَٓاءَ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-23c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Ehl-i Kitap” o günün Yahudilerinden Kurayzaoğullarıdır. Bu kabile, müşrikler Medine’ye saldıracak olurlarsa İslam ordusunun yanında yer alıp düşmana karşı savaşacaklarına dair Hz. Muhammed’le bir antlaşma yapmışlardı. Ne zamanki müttefik düşman kuvvetleri Medine’yi kuşattı Kurayza oğulları düşmanla iş birliği yaparak onların safına geçti. Hendek savaşının hemen ertesi günü Müslümanlar Medine’ye döner dönmez Hz. Peygamber, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozup hainlik eden Beni Kurayza adlı Yahudi kabilesine savaş ilan etti. Müslümanlar 25 gün kadar bir süre Kurayzalıların kalesini kuşattı. Sonunda kale Müslümanların eline geçerek zafer elde edildi."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Allah böylece sadık kalanları doğruluklarına karşılık ödüllendirecek ikiyüzlüleri de dilerse (yaptıkları yüzünden) azaba uğratacak veya tevbe nasip edip tevbelerini kabul buyuracak. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ اللّٰهُ الصَّادِق۪ينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ اِنْ شَٓاءَ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَح۪يمًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-24c.mp3","commentary_text":"Buradaki “Ehl-i Kitap” o günün Yahudilerinden Kurayzaoğullarıdır. Bu kabile, müşrikler Medine’ye saldıracak olurlarsa İslam ordusunun yanında yer alıp düşmana karşı savaşacaklarına dair Hz. Muhammed’le bir antlaşma yapmışlardı. Ne zamanki müttefik düşman kuvvetleri Medine’yi kuşattı Kurayza oğulları düşmanla iş birliği yaparak onların safına geçti. Hendek savaşının hemen ertesi günü Müslümanlar Medine’ye döner dönmez Hz. Peygamber, Müslümanlarla olan antlaşmalarını bozup hainlik eden Beni Kurayza adlı Yahudi kabilesine savaş ilan etti. Müslümanlar 25 gün kadar bir süre Kurayzalıların kalesini kuşattı. Sonunda kale Müslümanların eline geçerek zafer elde edildi."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah (Hendek savaşında) inkârcıları hiçbir şey elde edemeden bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı. Çünkü Allah’ın yardımı savaşta mü’minlere yetti. Allah güçlüdür mutlak galiptir.","arabic_text":"وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًاۜ وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَۜ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah (Hendek savaşında) inkârcıları hiçbir şey elde edemeden bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı. Çünkü Allah’ın yardımı savaşta mü’minlere yetti. Allah güçlüdür mutlak galiptir.","arabic_text":"وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًاۜ وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَۜ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah (Hendek savaşında) inkârcıları hiçbir şey elde edemeden bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı. Çünkü Allah’ın yardımı savaşta mü’minlere yetti. Allah güçlüdür mutlak galiptir.","arabic_text":"وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًاۜ وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَۜ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah (Hendek savaşında) inkârcıları hiçbir şey elde edemeden bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı. Çünkü Allah’ın yardımı savaşta mü’minlere yetti. Allah güçlüdür mutlak galiptir.","arabic_text":"وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًاۜ وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَۜ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) Ehl-i Kitaptan olup da (Hendek savaşında) saldırganlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. (Öyle ki) siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz bir kısmını ise esir alıyordunuz.","arabic_text":"وَاَنْزَلَ الَّذ۪ينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاص۪يهِمْ وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَر۪يقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَر۪يقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-26c.mp3","commentary_text":"İslamiyet bütün Arabistan’a yayılmış, Müslümanlar biraz daha evlerine çekilme ve dünyalık işlere yoğunlaşma fırsatı bulmuştu. Ayrıca savaş ganimetleri ve zengin tarımsal toprakların ele geçirilmesiyle İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Böylece inananların iktisadi durumu bir nebze olsun düzelmiş, refah seviyeleri yükselmişti. Bunu fırsat bilen bazı Müslümanlar rahata ermiş, dünyaya ve dünyalıklara yönelmişti. Bu durum, Hz. Muhammed’in eşlerini de etkilemişti. Onlar da diğer Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan ve bolluktan faydalanarak refah seviyelerini yükseltmek istiyorlardı. Bundan rahatsız olan Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri gerektiğini, Allah’ın Resulü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden farklı olmaması icap ettiğini, dolayısıyla eşlerinin bu tarz taleplerinin karşılanmayacağını kendilerine bildirmişti. Bunun üzerine 28 ve 29. ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) Ehl-i Kitaptan olup da (Hendek savaşında) saldırganlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. (Öyle ki) siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz bir kısmını ise esir alıyordunuz.","arabic_text":"وَاَنْزَلَ الَّذ۪ينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاص۪يهِمْ وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَر۪يقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَر۪يقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-26c.mp3","commentary_text":"İslamiyet bütün Arabistan’a yayılmış, Müslümanlar biraz daha evlerine çekilme ve dünyalık işlere yoğunlaşma fırsatı bulmuştu. Ayrıca savaş ganimetleri ve zengin tarımsal toprakların ele geçirilmesiyle İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Böylece inananların iktisadi durumu bir nebze olsun düzelmiş, refah seviyeleri yükselmişti. Bunu fırsat bilen bazı Müslümanlar rahata ermiş, dünyaya ve dünyalıklara yönelmişti. Bu durum, Hz. Muhammed’in eşlerini de etkilemişti. Onlar da diğer Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan ve bolluktan faydalanarak refah seviyelerini yükseltmek istiyorlardı. Bundan rahatsız olan Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri gerektiğini, Allah’ın Resulü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden farklı olmaması icap ettiğini, dolayısıyla eşlerinin bu tarz taleplerinin karşılanmayacağını kendilerine bildirmişti. Bunun üzerine 28 ve 29. ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) Ehl-i Kitaptan olup da (Hendek savaşında) saldırganlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. (Öyle ki) siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz bir kısmını ise esir alıyordunuz.","arabic_text":"وَاَنْزَلَ الَّذ۪ينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاص۪يهِمْ وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَر۪يقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَر۪يقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-25c.mp3","commentary_text":"İslamiyet bütün Arabistan’a yayılmış, Müslümanlar biraz daha evlerine çekilme ve dünyalık işlere yoğunlaşma fırsatı bulmuştu. Ayrıca savaş ganimetleri ve zengin tarımsal toprakların ele geçirilmesiyle İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Böylece inananların iktisadi durumu bir nebze olsun düzelmiş, refah seviyeleri yükselmişti. Bunu fırsat bilen bazı Müslümanlar rahata ermiş, dünyaya ve dünyalıklara yönelmişti. Bu durum, Hz. Muhammed’in eşlerini de etkilemişti. Onlar da diğer Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan ve bolluktan faydalanarak refah seviyelerini yükseltmek istiyorlardı. Bundan rahatsız olan Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri gerektiğini, Allah’ın Resulü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden farklı olmaması icap ettiğini, dolayısıyla eşlerinin bu tarz taleplerinin karşılanmayacağını kendilerine bildirmişti. Bunun üzerine 28 ve 29. ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) Ehl-i Kitaptan olup da (Hendek savaşında) saldırganlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. (Öyle ki) siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz bir kısmını ise esir alıyordunuz.","arabic_text":"وَاَنْزَلَ الَّذ۪ينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاص۪يهِمْ وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَر۪يقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَر۪يقًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-26c.mp3","commentary_text":"İslamiyet bütün Arabistan’a yayılmış, Müslümanlar biraz daha evlerine çekilme ve dünyalık işlere yoğunlaşma fırsatı bulmuştu. Ayrıca savaş ganimetleri ve zengin tarımsal toprakların ele geçirilmesiyle İslam toplumu daha rahat bir safhaya ulaşmıştı. Böylece inananların iktisadi durumu bir nebze olsun düzelmiş, refah seviyeleri yükselmişti. Bunu fırsat bilen bazı Müslümanlar rahata ermiş, dünyaya ve dünyalıklara yönelmişti. Bu durum, Hz. Muhammed’in eşlerini de etkilemişti. Onlar da diğer Müslüman hanımların yaşadığı rahatlıktan ve bolluktan faydalanarak refah seviyelerini yükseltmek istiyorlardı. Bundan rahatsız olan Hz. Peygamber, her zaman olduğu gibi, kendisi ve ailesinin en sade hayatı sürdürmeleri gerektiğini, Allah’ın Resulü’nün ve ailesinin hayat standardının yoksul müminlerinkinden farklı olmaması icap ettiğini, dolayısıyla eşlerinin bu tarz taleplerinin karşılanmayacağını kendilerine bildirmişti. Bunun üzerine 28 ve 29. ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Böylece Allah) sizi onların topraklarına yurtlarına mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara mirasçı yaptı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاَوْرَثَكُمْ اَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ وَاَرْضًا لَمْ تَطَؤُ۫هَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Böylece Allah) sizi onların topraklarına yurtlarına mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara mirasçı yaptı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاَوْرَثَكُمْ اَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ وَاَرْضًا لَمْ تَطَؤُ۫هَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Böylece Allah) sizi onların topraklarına yurtlarına mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara mirasçı yaptı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاَوْرَثَكُمْ اَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ وَاَرْضًا لَمْ تَطَؤُ۫هَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Böylece Allah) sizi onların topraklarına yurtlarına mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara mirasçı yaptı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاَوْرَثَكُمْ اَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ وَاَرْضًا لَمْ تَطَؤُ۫هَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-28c.mp3","commentary_text":"Yani sizler hem peygamberin eşleri olmanız itibariyle sosyal statü bakımından farklısınız hem de mü’minlerin anneleri konumunda bulunmanız açısından örnek hanımlarsınız. Nasıl ki örfe göre kölelere nispetle hür insanlara uygulanan ceza iki katsa sizin cezanız da diğer insanlara göre iki kattır. Zira toplumun itibar ettiği saygın insanların yaptığı yanlış kötü örnek olması bakımından diğer insanları da yanlışa teşvik eder."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-28c.mp3","commentary_text":"Yani sizler hem peygamberin eşleri olmanız itibariyle sosyal statü bakımından farklısınız hem de mü’minlerin anneleri konumunda bulunmanız açısından örnek hanımlarsınız. Nasıl ki örfe göre kölelere nispetle hür insanlara uygulanan ceza iki katsa sizin cezanız da diğer insanlara göre iki kattır. Zira toplumun itibar ettiği saygın insanların yaptığı yanlış kötü örnek olması bakımından diğer insanları da yanlışa teşvik eder."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-28c.mp3","commentary_text":"Yani sizler hem peygamberin eşleri olmanız itibariyle sosyal statü bakımından farklısınız hem de mü’minlerin anneleri konumunda bulunmanız açısından örnek hanımlarsınız. Nasıl ki örfe göre kölelere nispetle hür insanlara uygulanan ceza iki katsa sizin cezanız da diğer insanlara göre iki kattır. Zira toplumun itibar ettiği saygın insanların yaptığı yanlış kötü örnek olması bakımından diğer insanları da yanlışa teşvik eder."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız gelin size istediğinizi (boşanma bedellerinizi) vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım (boşayayım).”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-27c.mp3","commentary_text":"Yani sizler hem peygamberin eşleri olmanız itibariyle sosyal statü bakımından farklısınız hem de mü’minlerin anneleri konumunda bulunmanız açısından örnek hanımlarsınız. Nasıl ki örfe göre kölelere nispetle hür insanlara uygulanan ceza iki katsa sizin cezanız da diğer insanlara göre iki kattır. Zira toplumun itibar ettiği saygın insanların yaptığı yanlış kötü örnek olması bakımından diğer insanları da yanlışa teşvik eder."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Yok eğer Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-29c.mp3","commentary_text":"“Yararlı iş yapanların iki kat ödüllendirilmesi” ifadesi, En’am 6/160 “Kim Allah’a bir iyilikle gelirse ona on katı verilir” ifadesiyle örtüşen bir muhtevaya sahiptir. Ayrıca bu ayet, Nisa 4/85’te “Kim, bir iyiliğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir nasip vardır” ayetiyle de destek görmektedir. Çünkü bu ayetten anlıyoruz ki; iyiliğin önünü açan ve iyiliğe destek veren bütün eylemler katlanarak kişinin hesabına kaydedilecektir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Yok eğer Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-29c.mp3","commentary_text":"“Yararlı iş yapanların iki kat ödüllendirilmesi” ifadesi, En’am 6/160 “Kim Allah’a bir iyilikle gelirse ona on katı verilir” ifadesiyle örtüşen bir muhtevaya sahiptir. Ayrıca bu ayet, Nisa 4/85’te “Kim, bir iyiliğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir nasip vardır” ayetiyle de destek görmektedir. Çünkü bu ayetten anlıyoruz ki; iyiliğin önünü açan ve iyiliğe destek veren bütün eylemler katlanarak kişinin hesabına kaydedilecektir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Yok eğer Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-29c.mp3","commentary_text":"“Yararlı iş yapanların iki kat ödüllendirilmesi” ifadesi, En’am 6/160 “Kim Allah’a bir iyilikle gelirse ona on katı verilir” ifadesiyle örtüşen bir muhtevaya sahiptir. Ayrıca bu ayet, Nisa 4/85’te “Kim, bir iyiliğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir nasip vardır” ayetiyle de destek görmektedir. Çünkü bu ayetten anlıyoruz ki; iyiliğin önünü açan ve iyiliğe destek veren bütün eylemler katlanarak kişinin hesabına kaydedilecektir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Yok eğer Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”","arabic_text":"وَاِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْاٰخِرَةَ فَاِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ اَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-28c.mp3","commentary_text":"“Yararlı iş yapanların iki kat ödüllendirilmesi” ifadesi, En’am 6/160 “Kim Allah’a bir iyilikle gelirse ona on katı verilir” ifadesiyle örtüşen bir muhtevaya sahiptir. Ayrıca bu ayet, Nisa 4/85’te “Kim, bir iyiliğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir nasip vardır” ayetiyle de destek görmektedir. Çünkü bu ayetten anlıyoruz ki; iyiliğin önünü açan ve iyiliğe destek veren bütün eylemler katlanarak kişinin hesabına kaydedilecektir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Sizden kim açık bir edepsizlik yaparsa onun cezası iki kat olur. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ مَنْ يَأْتِ مِنْكُنَّ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ يُضَاعَفْ لَهَا الْعَذَابُ ضِعْفَيْنِۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-30c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda diğer bütün kadınlara yapılmış demektir. Kadınların sadece örtünmeleri yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslami olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınarak pratik hayatta karşılık bulmasına bağlıdır. Ancak bu ayetten kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamında bir sonuç çıkarmak doğru olmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Sizden kim açık bir edepsizlik yaparsa onun cezası iki kat olur. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ مَنْ يَأْتِ مِنْكُنَّ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ يُضَاعَفْ لَهَا الْعَذَابُ ضِعْفَيْنِۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-30c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda diğer bütün kadınlara yapılmış demektir. Kadınların sadece örtünmeleri yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslami olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınarak pratik hayatta karşılık bulmasına bağlıdır. Ancak bu ayetten kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamında bir sonuç çıkarmak doğru olmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Sizden kim açık bir edepsizlik yaparsa onun cezası iki kat olur. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ مَنْ يَأْتِ مِنْكُنَّ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ يُضَاعَفْ لَهَا الْعَذَابُ ضِعْفَيْنِۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-30c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda diğer bütün kadınlara yapılmış demektir. Kadınların sadece örtünmeleri yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslami olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınarak pratik hayatta karşılık bulmasına bağlıdır. Ancak bu ayetten kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamında bir sonuç çıkarmak doğru olmaz."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Sizden kim açık bir edepsizlik yaparsa onun cezası iki kat olur. Bu Allah için çok kolaydır.","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ مَنْ يَأْتِ مِنْكُنَّ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ يُضَاعَفْ لَهَا الْعَذَابُ ضِعْفَيْنِۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in eşlerine yapılan bu tavsiye aynı zamanda diğer bütün kadınlara yapılmış demektir. Kadınların sadece örtünmeleri yetmiyor, aynı zamanda konuşmaları, davranışları, ilişkileri ve en önemlisi iç dünyaları da vahye uygun olmalıdır. Hiçbir kadın, “onlar peygamberin eşleriydi” deyip kendi vakarını ve onurunu çiğneyemez. Nasıl ki Hz. Muhammed Müslümanlar için bir örnekse onun eşleri de Müslüman kadınlar için öylece birer örnektir. Hayatın İslami olması, Kur’an’la şekillenen bu örneklerin dikkate alınarak pratik hayatta karşılık bulmasına bağlıdır. Ancak bu ayetten kadın sesinin erkeklere tamamen haram olduğu anlamında bir sonuç çıkarmak doğru olmaz."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat hanginiz Allah’a ve Resulüne samimiyetle itaat eder doğru ve yararlı işler yaparsa onu iki kat ödüllendiririz ve onun için (cennette de) en muhteşem rızıkları hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحًا نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-31c.mp3","commentary_text":"Yani “ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde İslâm öncesi Cahiliye dönemi kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılarak, süslerinizi ve ziynetlerinizi göstererek kırıta kırıta etrafta dolaşmayın!”"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat hanginiz Allah’a ve Resulüne samimiyetle itaat eder doğru ve yararlı işler yaparsa onu iki kat ödüllendiririz ve onun için (cennette de) en muhteşem rızıkları hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحًا نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-31c.mp3","commentary_text":"Yani “ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde İslâm öncesi Cahiliye dönemi kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılarak, süslerinizi ve ziynetlerinizi göstererek kırıta kırıta etrafta dolaşmayın!”"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat hanginiz Allah’a ve Resulüne samimiyetle itaat eder doğru ve yararlı işler yaparsa onu iki kat ödüllendiririz ve onun için (cennette de) en muhteşem rızıkları hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحًا نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-31c.mp3","commentary_text":"Yani “ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde İslâm öncesi Cahiliye dönemi kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılarak, süslerinizi ve ziynetlerinizi göstererek kırıta kırıta etrafta dolaşmayın!”"},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat hanginiz Allah’a ve Resulüne samimiyetle itaat eder doğru ve yararlı işler yaparsa onu iki kat ödüllendiririz ve onun için (cennette de) en muhteşem rızıkları hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحًا نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-30c.mp3","commentary_text":"Yani “ihtiyaç için dışarı çıkmanız gerektiğinde İslâm öncesi Cahiliye dönemi kadınlarının yaptığı gibi açılıp saçılarak, süslerinizi ve ziynetlerinizi göstererek kırıta kırıta etrafta dolaşmayın!”"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Siz (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken) tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde (şehvetten arız) hastalık olan kimse (size) arzu duymasın! Daima yerinde ve uygun şekilde konuşun!","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَٓاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذ۪ي ف۪ي قَلْبِه۪ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-32c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ayetlerini ve hikmetini düşünmek” Kur’an çalışması yapmak demektir. Bu ayet evlerde günün belli saatlerinde meal çalışması yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Yani, “Kur’an çalışması yaparak dininizle tanışın, Allah’ın kanunlarını öğrenin, emir, ilke ve kurallarını görün, yasaklarını bilin. Hayatı nasıl yaşayacağınız ve nasıl erdemli kişi olup cennete varis olacağınızı anlayın!”"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Siz (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken) tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde (şehvetten arız) hastalık olan kimse (size) arzu duymasın! Daima yerinde ve uygun şekilde konuşun!","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَٓاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذ۪ي ف۪ي قَلْبِه۪ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-32c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ayetlerini ve hikmetini düşünmek” Kur’an çalışması yapmak demektir. Bu ayet evlerde günün belli saatlerinde meal çalışması yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Yani, “Kur’an çalışması yaparak dininizle tanışın, Allah’ın kanunlarını öğrenin, emir, ilke ve kurallarını görün, yasaklarını bilin. Hayatı nasıl yaşayacağınız ve nasıl erdemli kişi olup cennete varis olacağınızı anlayın!”"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Siz (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken) tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde (şehvetten arız) hastalık olan kimse (size) arzu duymasın! Daima yerinde ve uygun şekilde konuşun!","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَٓاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذ۪ي ف۪ي قَلْبِه۪ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-32c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ayetlerini ve hikmetini düşünmek” Kur’an çalışması yapmak demektir. Bu ayet evlerde günün belli saatlerinde meal çalışması yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Yani, “Kur’an çalışması yaparak dininizle tanışın, Allah’ın kanunlarını öğrenin, emir, ilke ve kurallarını görün, yasaklarını bilin. Hayatı nasıl yaşayacağınız ve nasıl erdemli kişi olup cennete varis olacağınızı anlayın!”"},{"verse_number":"32","turkish_text":"Ey nebinin hanımları! Siz (diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (namahrem erkeklerle konuşurken) tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde (şehvetten arız) hastalık olan kimse (size) arzu duymasın! Daima yerinde ve uygun şekilde konuşun!","arabic_text":"يَا نِسَٓاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَٓاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذ۪ي ف۪ي قَلْبِه۪ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-31c.mp3","commentary_text":"“Allah’ın ayetlerini ve hikmetini düşünmek” Kur’an çalışması yapmak demektir. Bu ayet evlerde günün belli saatlerinde meal çalışması yapılması gerektiğini anlatmaktadır. Yani, “Kur’an çalışması yaparak dininizle tanışın, Allah’ın kanunlarını öğrenin, emir, ilke ve kurallarını görün, yasaklarını bilin. Hayatı nasıl yaşayacağınız ve nasıl erdemli kişi olup cennete varis olacağınızı anlayın!”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Evlerinizde vakarınızı (ağırbaşlılığınızı) koruyun! Önceki cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikame edin zekâtı verin Allah’a ve Resulüne itaat edin! Ey (Peygamber’in) ev halkı Allah sizden yalnızca kiri (günahı) gidermek ve sizi (günahlardan) temizlemek istiyor.","arabic_text":"وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰت۪ينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Evlerinizde vakarınızı (ağırbaşlılığınızı) koruyun! Önceki cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikame edin zekâtı verin Allah’a ve Resulüne itaat edin! Ey (Peygamber’in) ev halkı Allah sizden yalnızca kiri (günahı) gidermek ve sizi (günahlardan) temizlemek istiyor.","arabic_text":"وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰت۪ينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Evlerinizde vakarınızı (ağırbaşlılığınızı) koruyun! Önceki cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikame edin zekâtı verin Allah’a ve Resulüne itaat edin! Ey (Peygamber’in) ev halkı Allah sizden yalnızca kiri (günahı) gidermek ve sizi (günahlardan) temizlemek istiyor.","arabic_text":"وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰت۪ينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Evlerinizde vakarınızı (ağırbaşlılığınızı) koruyun! Önceki cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın! Namazı ikame edin zekâtı verin Allah’a ve Resulüne itaat edin! Ey (Peygamber’in) ev halkı Allah sizden yalnızca kiri (günahı) gidermek ve sizi (günahlardan) temizlemek istiyor.","arabic_text":"وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰت۪ينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"32/32-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve (O’nun) hikmetini düşünün! Şüphesiz Allah her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.","arabic_text":"وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلٰى ف۪ي بُيُوتِكُنَّ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ وَالْحِكْمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ لَط۪يفًا خَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber halasının kızı Zeynep Binti Cahş’ı azatlı kölesi ve evlatlığı olan Hz. Zeyd ile evlendirmek istemişti. Onlardan her ikisi de bu evliliğe sıcak bakmayarak bu karara karşı çıkmışlardı. Bunun üzerine, bu ayeti kerime nazil oldu ve onlar da evlendiler."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve (O’nun) hikmetini düşünün! Şüphesiz Allah her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.","arabic_text":"وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلٰى ف۪ي بُيُوتِكُنَّ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ وَالْحِكْمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ لَط۪يفًا خَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber halasının kızı Zeynep Binti Cahş’ı azatlı kölesi ve evlatlığı olan Hz. Zeyd ile evlendirmek istemişti. Onlardan her ikisi de bu evliliğe sıcak bakmayarak bu karara karşı çıkmışlardı. Bunun üzerine, bu ayeti kerime nazil oldu ve onlar da evlendiler."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve (O’nun) hikmetini düşünün! Şüphesiz Allah her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.","arabic_text":"وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلٰى ف۪ي بُيُوتِكُنَّ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ وَالْحِكْمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ لَط۪يفًا خَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber halasının kızı Zeynep Binti Cahş’ı azatlı kölesi ve evlatlığı olan Hz. Zeyd ile evlendirmek istemişti. Onlardan her ikisi de bu evliliğe sıcak bakmayarak bu karara karşı çıkmışlardı. Bunun üzerine, bu ayeti kerime nazil oldu ve onlar da evlendiler."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve (O’nun) hikmetini düşünün! Şüphesiz Allah her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.","arabic_text":"وَاذْكُرْنَ مَا يُتْلٰى ف۪ي بُيُوتِكُنَّ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ وَالْحِكْمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ لَط۪يفًا خَب۪يرًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-33c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber halasının kızı Zeynep Binti Cahş’ı azatlı kölesi ve evlatlığı olan Hz. Zeyd ile evlendirmek istemişti. Onlardan her ikisi de bu evliliğe sıcak bakmayarak bu karara karşı çıkmışlardı. Bunun üzerine, bu ayeti kerime nazil oldu ve onlar da evlendiler."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar mü’min erkekler ve mü’min kadınlar itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar doğru erkekler ve doğru kadınlar sabreden erkekler ve sabreden kadınlar mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar Allah’ı sürekli hatırda tutan erkekler ve Allah’ı sürekli hatırda tutan kadınlar; işte Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-35c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da adı geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise’dir. Hz. Muhammed Peygamber olmadan yıllar önce eşi Hatice, kabile savaşlarında esir düşen çocuk yaşta Zeyd adında bir köleyi satın alarak ona hediye etmişti. Daha sonra Hz. Peygamber onu azat edip evlat edinmişti. Hz. Muhammed’e Peygamberlik verildiğinde, ona ilk inananlardan biri de Zeyd olmuştu. Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamber, Zeyd’i kendi öz halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendirmek istemişti. Oysa Zeynep, Hz. Peygamberi onun haberi olmadan çocukluğundan beri seviyordu. Onun için bu evlenme teklifine sıcak bakmamıştı. Ancak Hz. Peygamberin ısrarına dayanamayarak bu teklifi kabul etmiş ve Zeynep’in Zeyd ile evliliği sağlanmıştı. Fakat Zeyd’le Zeynep bir türlü anlaşamamışlardı ve Hicretin 5. yılında boşandılar. Kısa bir süre sonra da Hz. Peygamber, geçmişteki mutsuzluğundan dolayı üzerinde hissettiği ahlakî sorumluluğu telafi etmek ve değişmesi gereken bir âdeti ortadan kaldırmak için Allah’ın izniyle Zeynep’i nikâhına aldı. O günkü geleneklere göre, bir kişinin evlatlığı aynen öz evladı gibi kabul edildiği için evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek çirkin bir davranış olarak görülüyordu. Ama Allah bu yanlış geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. İşte bu ayetle İslâm’dan önce yerleşen bu gelenek de yıkılmış oldu."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar mü’min erkekler ve mü’min kadınlar itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar doğru erkekler ve doğru kadınlar sabreden erkekler ve sabreden kadınlar mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar Allah’ı sürekli hatırda tutan erkekler ve Allah’ı sürekli hatırda tutan kadınlar; işte Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-35c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da adı geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise’dir. Hz. Muhammed Peygamber olmadan yıllar önce eşi Hatice, kabile savaşlarında esir düşen çocuk yaşta Zeyd adında bir köleyi satın alarak ona hediye etmişti. Daha sonra Hz. Peygamber onu azat edip evlat edinmişti. Hz. Muhammed’e Peygamberlik verildiğinde, ona ilk inananlardan biri de Zeyd olmuştu. Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamber, Zeyd’i kendi öz halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendirmek istemişti. Oysa Zeynep, Hz. Peygamberi onun haberi olmadan çocukluğundan beri seviyordu. Onun için bu evlenme teklifine sıcak bakmamıştı. Ancak Hz. Peygamberin ısrarına dayanamayarak bu teklifi kabul etmiş ve Zeynep’in Zeyd ile evliliği sağlanmıştı. Fakat Zeyd’le Zeynep bir türlü anlaşamamışlardı ve Hicretin 5. yılında boşandılar. Kısa bir süre sonra da Hz. Peygamber, geçmişteki mutsuzluğundan dolayı üzerinde hissettiği ahlakî sorumluluğu telafi etmek ve değişmesi gereken bir âdeti ortadan kaldırmak için Allah’ın izniyle Zeynep’i nikâhına aldı. O günkü geleneklere göre, bir kişinin evlatlığı aynen öz evladı gibi kabul edildiği için evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek çirkin bir davranış olarak görülüyordu. Ama Allah bu yanlış geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. İşte bu ayetle İslâm’dan önce yerleşen bu gelenek de yıkılmış oldu."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar mü’min erkekler ve mü’min kadınlar itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar doğru erkekler ve doğru kadınlar sabreden erkekler ve sabreden kadınlar mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar Allah’ı sürekli hatırda tutan erkekler ve Allah’ı sürekli hatırda tutan kadınlar; işte Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-35c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da adı geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise’dir. Hz. Muhammed Peygamber olmadan yıllar önce eşi Hatice, kabile savaşlarında esir düşen çocuk yaşta Zeyd adında bir köleyi satın alarak ona hediye etmişti. Daha sonra Hz. Peygamber onu azat edip evlat edinmişti. Hz. Muhammed’e Peygamberlik verildiğinde, ona ilk inananlardan biri de Zeyd olmuştu. Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamber, Zeyd’i kendi öz halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendirmek istemişti. Oysa Zeynep, Hz. Peygamberi onun haberi olmadan çocukluğundan beri seviyordu. Onun için bu evlenme teklifine sıcak bakmamıştı. Ancak Hz. Peygamberin ısrarına dayanamayarak bu teklifi kabul etmiş ve Zeynep’in Zeyd ile evliliği sağlanmıştı. Fakat Zeyd’le Zeynep bir türlü anlaşamamışlardı ve Hicretin 5. yılında boşandılar. Kısa bir süre sonra da Hz. Peygamber, geçmişteki mutsuzluğundan dolayı üzerinde hissettiği ahlakî sorumluluğu telafi etmek ve değişmesi gereken bir âdeti ortadan kaldırmak için Allah’ın izniyle Zeynep’i nikâhına aldı. O günkü geleneklere göre, bir kişinin evlatlığı aynen öz evladı gibi kabul edildiği için evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek çirkin bir davranış olarak görülüyordu. Ama Allah bu yanlış geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. İşte bu ayetle İslâm’dan önce yerleşen bu gelenek de yıkılmış oldu."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Şüphe yok ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar mü’min erkekler ve mü’min kadınlar itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar doğru erkekler ve doğru kadınlar sabreden erkekler ve sabreden kadınlar mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar Allah’ı sürekli hatırda tutan erkekler ve Allah’ı sürekli hatırda tutan kadınlar; işte Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-34c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da adı geçen tek sahabe Hz. Zeyd b. Harise’dir. Hz. Muhammed Peygamber olmadan yıllar önce eşi Hatice, kabile savaşlarında esir düşen çocuk yaşta Zeyd adında bir köleyi satın alarak ona hediye etmişti. Daha sonra Hz. Peygamber onu azat edip evlat edinmişti. Hz. Muhammed’e Peygamberlik verildiğinde, ona ilk inananlardan biri de Zeyd olmuştu. Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamber, Zeyd’i kendi öz halasının kızı Zeynep binti Cahş ile evlendirmek istemişti. Oysa Zeynep, Hz. Peygamberi onun haberi olmadan çocukluğundan beri seviyordu. Onun için bu evlenme teklifine sıcak bakmamıştı. Ancak Hz. Peygamberin ısrarına dayanamayarak bu teklifi kabul etmiş ve Zeynep’in Zeyd ile evliliği sağlanmıştı. Fakat Zeyd’le Zeynep bir türlü anlaşamamışlardı ve Hicretin 5. yılında boşandılar. Kısa bir süre sonra da Hz. Peygamber, geçmişteki mutsuzluğundan dolayı üzerinde hissettiği ahlakî sorumluluğu telafi etmek ve değişmesi gereken bir âdeti ortadan kaldırmak için Allah’ın izniyle Zeynep’i nikâhına aldı. O günkü geleneklere göre, bir kişinin evlatlığı aynen öz evladı gibi kabul edildiği için evlatlığın boşadığı kadınla evlenmek çirkin bir davranış olarak görülüyordu. Ama Allah bu yanlış geleneği kökünden kaldırmak istiyordu. İşte bu ayetle İslâm’dan önce yerleşen bu gelenek de yıkılmış oldu."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadının işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَمْرًا اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُب۪ينًا","related_links":["3/32","3/132","8/1","58/13"],"audio_path":"32/32-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadının işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَمْرًا اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُب۪ينًا","related_links":["3/32","3/132","8/1","58/13"],"audio_path":"32/32-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadının işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَمْرًا اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُب۪ينًا","related_links":["3/32","3/132","8/1","58/13"],"audio_path":"32/32-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadının işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَمْرًا اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُب۪ينًا","related_links":["3/32","3/132","8/1","58/13"],"audio_path":"32/32-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye: “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın!” diyordun. İçinde Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.","arabic_text":"وَاِذْ تَقُولُ لِلَّذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًاۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"32/32-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye: “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın!” diyordun. İçinde Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.","arabic_text":"وَاِذْ تَقُولُ لِلَّذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًاۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"32/32-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye: “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın!” diyordun. İçinde Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.","arabic_text":"وَاِذْ تَقُولُ لِلَّذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًاۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"32/32-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye: “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın!” diyordun. İçinde Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.","arabic_text":"وَاِذْ تَقُولُ لِلَّذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًاۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولً","related_links":[],"audio_path":"32/32-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nebi üzerinde Allah’ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri kesinleşmiş bir hükümdür.","arabic_text":"مَا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ ف۪يمَا فَرَضَ اللّٰهُ لَهُۜ سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ قَدَرًا مَقْدُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-38c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. (Ali İmran 3/144, Muhammed 47/2, Fetih 48/29) Ayrıca bu ayetle Hz. Peygamberin nebilerin en sonuncusu olduğu vurgulanmaktadır. “Hâtem” kelimesine ister “mühür” isterse “sonuncu” anlamı verilsin, her iki durumda da Hz. Peygamberin son nebi olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Muhammed evlatlığı Zeyd’in boşadığı Zeynep’le evlenince, münafıklar: “Muhammed oğlunun karısıyla evlendi” şeklinde dedikodu yaymaya başlamışlardı. Bunun üzerine yukarıdaki ayet nazil oldu. Bu âyete göre ne Zeyd Hz. Muhammed’in oğludur ne de Zeynep Hz. Muhammed’in gelinidir. Böyle olunca da Zeyd’in boşadığı kadınla evlenmesi haram değildir. Ayrıca aynı Sûrenin 4. âyetinde “…Evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır…” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nebi üzerinde Allah’ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri kesinleşmiş bir hükümdür.","arabic_text":"مَا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ ف۪يمَا فَرَضَ اللّٰهُ لَهُۜ سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ قَدَرًا مَقْدُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-38c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. (Ali İmran 3/144, Muhammed 47/2, Fetih 48/29) Ayrıca bu ayetle Hz. Peygamberin nebilerin en sonuncusu olduğu vurgulanmaktadır. “Hâtem” kelimesine ister “mühür” isterse “sonuncu” anlamı verilsin, her iki durumda da Hz. Peygamberin son nebi olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Muhammed evlatlığı Zeyd’in boşadığı Zeynep’le evlenince, münafıklar: “Muhammed oğlunun karısıyla evlendi” şeklinde dedikodu yaymaya başlamışlardı. Bunun üzerine yukarıdaki ayet nazil oldu. Bu âyete göre ne Zeyd Hz. Muhammed’in oğludur ne de Zeynep Hz. Muhammed’in gelinidir. Böyle olunca da Zeyd’in boşadığı kadınla evlenmesi haram değildir. Ayrıca aynı Sûrenin 4. âyetinde “…Evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır…” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nebi üzerinde Allah’ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri kesinleşmiş bir hükümdür.","arabic_text":"مَا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ ف۪يمَا فَرَضَ اللّٰهُ لَهُۜ سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ قَدَرًا مَقْدُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-38c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. (Ali İmran 3/144, Muhammed 47/2, Fetih 48/29) Ayrıca bu ayetle Hz. Peygamberin nebilerin en sonuncusu olduğu vurgulanmaktadır. “Hâtem” kelimesine ister “mühür” isterse “sonuncu” anlamı verilsin, her iki durumda da Hz. Peygamberin son nebi olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Muhammed evlatlığı Zeyd’in boşadığı Zeynep’le evlenince, münafıklar: “Muhammed oğlunun karısıyla evlendi” şeklinde dedikodu yaymaya başlamışlardı. Bunun üzerine yukarıdaki ayet nazil oldu. Bu âyete göre ne Zeyd Hz. Muhammed’in oğludur ne de Zeynep Hz. Muhammed’in gelinidir. Böyle olunca da Zeyd’in boşadığı kadınla evlenmesi haram değildir. Ayrıca aynı Sûrenin 4. âyetinde “…Evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır…” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Nebi üzerinde Allah’ın onun için takdir edip gerekli kıldığı şeyde bir vebal ve sakınca yoktur. Daha önce gelip geçen (nebi)ler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın emri kesinleşmiş bir hükümdür.","arabic_text":"مَا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ ف۪يمَا فَرَضَ اللّٰهُ لَهُۜ سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ قَدَرًا مَقْدُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-37c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. (Ali İmran 3/144, Muhammed 47/2, Fetih 48/29) Ayrıca bu ayetle Hz. Peygamberin nebilerin en sonuncusu olduğu vurgulanmaktadır. “Hâtem” kelimesine ister “mühür” isterse “sonuncu” anlamı verilsin, her iki durumda da Hz. Peygamberin son nebi olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Muhammed evlatlığı Zeyd’in boşadığı Zeynep’le evlenince, münafıklar: “Muhammed oğlunun karısıyla evlendi” şeklinde dedikodu yaymaya başlamışlardı. Bunun üzerine yukarıdaki ayet nazil oldu. Bu âyete göre ne Zeyd Hz. Muhammed’in oğludur ne de Zeynep Hz. Muhammed’in gelinidir. Böyle olunca da Zeyd’in boşadığı kadınla evlenmesi haram değildir. Ayrıca aynı Sûrenin 4. âyetinde “…Evlatlıklarınızı da sizin gerçek çocuklarınız saymamıştır…” buyrulmaktadır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Daha önce gelip geçen o resuller Allah’ın vahiylerini tebliğ eden Allah’tan sayıp çekinen başka hiç kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَدًا اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-39c.mp3","commentary_text":"Eğer Allah sürekli hatırda tutulursa O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayat devam edeceği için kötülük yapılmaz, şeytana fırsat verilmez, gizli ve sakıncalı işlere bulaşılmaz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Daha önce gelip geçen o resuller Allah’ın vahiylerini tebliğ eden Allah’tan sayıp çekinen başka hiç kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَدًا اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-39c.mp3","commentary_text":"Eğer Allah sürekli hatırda tutulursa O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayat devam edeceği için kötülük yapılmaz, şeytana fırsat verilmez, gizli ve sakıncalı işlere bulaşılmaz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Daha önce gelip geçen o resuller Allah’ın vahiylerini tebliğ eden Allah’tan sayıp çekinen başka hiç kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَدًا اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-39c.mp3","commentary_text":"Eğer Allah sürekli hatırda tutulursa O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayat devam edeceği için kötülük yapılmaz, şeytana fırsat verilmez, gizli ve sakıncalı işlere bulaşılmaz."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Daha önce gelip geçen o resuller Allah’ın vahiylerini tebliğ eden Allah’tan sayıp çekinen başka hiç kimseden çekinmeyen kimselerdir. Hesap görücü olarak Allah yeter.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَدًا اِلَّا اللّٰهَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-38c.mp3","commentary_text":"Eğer Allah sürekli hatırda tutulursa O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayat devam edeceği için kötülük yapılmaz, şeytana fırsat verilmez, gizli ve sakıncalı işlere bulaşılmaz."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّ۪نَۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّ۪نَۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّ۪نَۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَا كَانَ مُحَمَّدٌ اَبَٓا اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللّٰهِ وَخَاتَمَ النَّبِيّ۪نَۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Ey inananlar Allah’ı sürekli hatırda tutun! Ve sabah akşam (devamlı) O’nu tesbih edin (şanını yüceltin noksan sıfatlardan tenzih edin).","arabic_text":"وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلً ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْرًا كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Ey inananlar Allah’ı sürekli hatırda tutun! Ve sabah akşam (devamlı) O’nu tesbih edin (şanını yüceltin noksan sıfatlardan tenzih edin).","arabic_text":"وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلً ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْرًا كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Ey inananlar Allah’ı sürekli hatırda tutun! Ve sabah akşam (devamlı) O’nu tesbih edin (şanını yüceltin noksan sıfatlardan tenzih edin).","arabic_text":"وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلً ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْرًا كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"Ey inananlar Allah’ı sürekli hatırda tutun! Ve sabah akşam (devamlı) O’nu tesbih edin (şanını yüceltin noksan sıfatlardan tenzih edin).","arabic_text":"وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلً ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْرًا كَث۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutar ki bu sayede sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. O mü’minler için sınırsız bir rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutar ki bu sayede sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. O mü’minler için sınırsız bir rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutar ki bu sayede sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. O mü’minler için sınırsız bir rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutar ki bu sayede sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. O mü’minler için sınırsız bir rahmet kaynağıdır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Gerçek mü’minler) Allah’a kavuşacakları gün: “Selâm!” iltifatı ile karşılanırlar. O onlara pek değerli ve cömertçe bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌۚ وَاَعَدَّ لَهُمْ اَجْرًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Gerçek mü’minler) Allah’a kavuşacakları gün: “Selâm!” iltifatı ile karşılanırlar. O onlara pek değerli ve cömertçe bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌۚ وَاَعَدَّ لَهُمْ اَجْرًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Gerçek mü’minler) Allah’a kavuşacakları gün: “Selâm!” iltifatı ile karşılanırlar. O onlara pek değerli ve cömertçe bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌۚ وَاَعَدَّ لَهُمْ اَجْرًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Gerçek mü’minler) Allah’a kavuşacakları gün: “Selâm!” iltifatı ile karşılanırlar. O onlara pek değerli ve cömertçe bir mükâfat hazırlamıştır.","arabic_text":"تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌۚ وَاَعَدَّ لَهُمْ اَجْرًا كَر۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Ey nebi! Unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi bir müjdeleyici bir uyarıcı hem de Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve (gönülleri) aydınlatan bir kandil olarak gönderdik.","arabic_text":"وَدَاعِيًا اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Ey nebi! Unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi bir müjdeleyici bir uyarıcı hem de Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve (gönülleri) aydınlatan bir kandil olarak gönderdik.","arabic_text":"وَدَاعِيًا اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Ey nebi! Unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi bir müjdeleyici bir uyarıcı hem de Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve (gönülleri) aydınlatan bir kandil olarak gönderdik.","arabic_text":"وَدَاعِيًا اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Ey nebi! Unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi bir müjdeleyici bir uyarıcı hem de Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve (gönülleri) aydınlatan bir kandil olarak gönderdik.","arabic_text":"وَدَاعِيًا اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِه۪ وَسِرَاجًا مُن۪يرًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Mü’minlere kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!","arabic_text":"وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-47c.mp3","commentary_text":"Yeniden nikâh akdine ve mehir tespitine gerek duymaksızın, kadının iddet müddetiyle sınırlı olarak, geri dönme imkânı veren talaka “Ric’i talak” denir. Talak-ı ric’i, açık boşamadır. Mesela seni boşadım denirse, talakı ric’i olur. Böyle bir boşamadan sonra istediği zaman, eski nikâhına dönebilir. Ric’i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Mü’minlere kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!","arabic_text":"وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-47c.mp3","commentary_text":"Yeniden nikâh akdine ve mehir tespitine gerek duymaksızın, kadının iddet müddetiyle sınırlı olarak, geri dönme imkânı veren talaka “Ric’i talak” denir. Talak-ı ric’i, açık boşamadır. Mesela seni boşadım denirse, talakı ric’i olur. Böyle bir boşamadan sonra istediği zaman, eski nikâhına dönebilir. Ric’i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Mü’minlere kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!","arabic_text":"وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-47c.mp3","commentary_text":"Yeniden nikâh akdine ve mehir tespitine gerek duymaksızın, kadının iddet müddetiyle sınırlı olarak, geri dönme imkânı veren talaka “Ric’i talak” denir. Talak-ı ric’i, açık boşamadır. Mesela seni boşadım denirse, talakı ric’i olur. Böyle bir boşamadan sonra istediği zaman, eski nikâhına dönebilir. Ric’i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Mü’minlere kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!","arabic_text":"وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-46c.mp3","commentary_text":"Yeniden nikâh akdine ve mehir tespitine gerek duymaksızın, kadının iddet müddetiyle sınırlı olarak, geri dönme imkânı veren talaka “Ric’i talak” denir. Talak-ı ric’i, açık boşamadır. Mesela seni boşadım denirse, talakı ric’i olur. Böyle bir boşamadan sonra istediği zaman, eski nikâhına dönebilir. Ric’i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Kâfirlere ve münafıklara uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a güven. Vekil olarak Allah yeter!","arabic_text":"وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-48c.mp3","commentary_text":"Bu ayet geldiği zaman Hz. Peygamberin dokuz eşi bulunmaktaydı. Gelen bu ayetle evlilik ve boşama kapısı Hz. Muhammed’e kapanmıştır. Şartlar ne olursa olsun, ister güzelliği ön planda olsun, isterse çok iyi bir konumda bulunsun, Hz. Muhammed’in yeni bir kadınla evliliği yasaklanmış ve elinin altındaki hanımlarından herhangi birini -mehirini verse ve kendisini razı etse bile- boşaması uygun görülmemiştir. Hanımlarını boşayamamasının sebebi: Eğer hanımlarından herhangi birini boşayacak olursa, boşanan hanım ortada kalacak ve kimseyle evlenemeyecekti. Çünkü peygamberin hanımları müminlerin anaları sayıldığı için (Ahzab, 33/6) bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi onlarla Müslümanların evlenmesi helâl değildi. Kadına cinsel bir obje olarak bakılmadığı müddetçe bu konuların anlaşılması kolay olacaktır. Ancak kadına sadece cinsel bir obje olarak bakar ve onu cinselliği ile değerlendirirsek işte o zaman kadınla ilgili verilen hükümleri anlamakta zorlanırız."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Kâfirlere ve münafıklara uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a güven. Vekil olarak Allah yeter!","arabic_text":"وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-48c.mp3","commentary_text":"Bu ayet geldiği zaman Hz. Peygamberin dokuz eşi bulunmaktaydı. Gelen bu ayetle evlilik ve boşama kapısı Hz. Muhammed’e kapanmıştır. Şartlar ne olursa olsun, ister güzelliği ön planda olsun, isterse çok iyi bir konumda bulunsun, Hz. Muhammed’in yeni bir kadınla evliliği yasaklanmış ve elinin altındaki hanımlarından herhangi birini -mehirini verse ve kendisini razı etse bile- boşaması uygun görülmemiştir. Hanımlarını boşayamamasının sebebi: Eğer hanımlarından herhangi birini boşayacak olursa, boşanan hanım ortada kalacak ve kimseyle evlenemeyecekti. Çünkü peygamberin hanımları müminlerin anaları sayıldığı için (Ahzab, 33/6) bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi onlarla Müslümanların evlenmesi helâl değildi. Kadına cinsel bir obje olarak bakılmadığı müddetçe bu konuların anlaşılması kolay olacaktır. Ancak kadına sadece cinsel bir obje olarak bakar ve onu cinselliği ile değerlendirirsek işte o zaman kadınla ilgili verilen hükümleri anlamakta zorlanırız."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Kâfirlere ve münafıklara uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a güven. Vekil olarak Allah yeter!","arabic_text":"وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-48c.mp3","commentary_text":"Bu ayet geldiği zaman Hz. Peygamberin dokuz eşi bulunmaktaydı. Gelen bu ayetle evlilik ve boşama kapısı Hz. Muhammed’e kapanmıştır. Şartlar ne olursa olsun, ister güzelliği ön planda olsun, isterse çok iyi bir konumda bulunsun, Hz. Muhammed’in yeni bir kadınla evliliği yasaklanmış ve elinin altındaki hanımlarından herhangi birini -mehirini verse ve kendisini razı etse bile- boşaması uygun görülmemiştir. Hanımlarını boşayamamasının sebebi: Eğer hanımlarından herhangi birini boşayacak olursa, boşanan hanım ortada kalacak ve kimseyle evlenemeyecekti. Çünkü peygamberin hanımları müminlerin anaları sayıldığı için (Ahzab, 33/6) bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi onlarla Müslümanların evlenmesi helâl değildi. Kadına cinsel bir obje olarak bakılmadığı müddetçe bu konuların anlaşılması kolay olacaktır. Ancak kadına sadece cinsel bir obje olarak bakar ve onu cinselliği ile değerlendirirsek işte o zaman kadınla ilgili verilen hükümleri anlamakta zorlanırız."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Kâfirlere ve münafıklara uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a güven. Vekil olarak Allah yeter!","arabic_text":"وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-47c.mp3","commentary_text":"Bu ayet geldiği zaman Hz. Peygamberin dokuz eşi bulunmaktaydı. Gelen bu ayetle evlilik ve boşama kapısı Hz. Muhammed’e kapanmıştır. Şartlar ne olursa olsun, ister güzelliği ön planda olsun, isterse çok iyi bir konumda bulunsun, Hz. Muhammed’in yeni bir kadınla evliliği yasaklanmış ve elinin altındaki hanımlarından herhangi birini -mehirini verse ve kendisini razı etse bile- boşaması uygun görülmemiştir. Hanımlarını boşayamamasının sebebi: Eğer hanımlarından herhangi birini boşayacak olursa, boşanan hanım ortada kalacak ve kimseyle evlenemeyecekti. Çünkü peygamberin hanımları müminlerin anaları sayıldığı için (Ahzab, 33/6) bir sonraki ayette de ifade edildiği gibi onlarla Müslümanların evlenmesi helâl değildi. Kadına cinsel bir obje olarak bakılmadığı müddetçe bu konuların anlaşılması kolay olacaktır. Ancak kadına sadece cinsel bir obje olarak bakar ve onu cinselliği ile değerlendirirsek işte o zaman kadınla ilgili verilen hükümleri anlamakta zorlanırız."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınları nikâh-layıp da henüz dokunmadan onları boşarsanız onları iddet müddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَاۚ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınları nikâh-layıp da henüz dokunmadan onları boşarsanız onları iddet müddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَاۚ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınları nikâh-layıp da henüz dokunmadan onları boşarsanız onları iddet müddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَاۚ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınları nikâh-layıp da henüz dokunmadan onları boşarsanız onları iddet müddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَاۚ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ey Nebi! Mehirlerini verdiğin eşlerini Allah’ın sana harp esiri olarak verdiği cariyeleri seninle beraber (Mekke’den Medine’ye) hicret (ederek İslâm’a bağlılıklarını kanıtlamış) amca kızlarını hala kızlarını dayı ve teyze kızlarını bir de (evlilik bedeli olan mehir hakkından feragat ederek) kendisini nebiye hibe eden ve nebinin de kendisini nikâhlamak istediği mü’min kadını da (sana helâl kıldık). (Bütün bu hükümler) diğer müminlere değil sadece sana mahsus bir ayrıcalıktır. Biz eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında mü’minlere ne farz kıldığımızı biliyoruz. (Seni bu hususta istisna ettik) ki senin için hiçbir darlık olmasın. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ey Nebi! Mehirlerini verdiğin eşlerini Allah’ın sana harp esiri olarak verdiği cariyeleri seninle beraber (Mekke’den Medine’ye) hicret (ederek İslâm’a bağlılıklarını kanıtlamış) amca kızlarını hala kızlarını dayı ve teyze kızlarını bir de (evlilik bedeli olan mehir hakkından feragat ederek) kendisini nebiye hibe eden ve nebinin de kendisini nikâhlamak istediği mü’min kadını da (sana helâl kıldık). (Bütün bu hükümler) diğer müminlere değil sadece sana mahsus bir ayrıcalıktır. Biz eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında mü’minlere ne farz kıldığımızı biliyoruz. (Seni bu hususta istisna ettik) ki senin için hiçbir darlık olmasın. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ey Nebi! Mehirlerini verdiğin eşlerini Allah’ın sana harp esiri olarak verdiği cariyeleri seninle beraber (Mekke’den Medine’ye) hicret (ederek İslâm’a bağlılıklarını kanıtlamış) amca kızlarını hala kızlarını dayı ve teyze kızlarını bir de (evlilik bedeli olan mehir hakkından feragat ederek) kendisini nebiye hibe eden ve nebinin de kendisini nikâhlamak istediği mü’min kadını da (sana helâl kıldık). (Bütün bu hükümler) diğer müminlere değil sadece sana mahsus bir ayrıcalıktır. Biz eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında mü’minlere ne farz kıldığımızı biliyoruz. (Seni bu hususta istisna ettik) ki senin için hiçbir darlık olmasın. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Ey Nebi! Mehirlerini verdiğin eşlerini Allah’ın sana harp esiri olarak verdiği cariyeleri seninle beraber (Mekke’den Medine’ye) hicret (ederek İslâm’a bağlılıklarını kanıtlamış) amca kızlarını hala kızlarını dayı ve teyze kızlarını bir de (evlilik bedeli olan mehir hakkından feragat ederek) kendisini nebiye hibe eden ve nebinin de kendisini nikâhlamak istediği mü’min kadını da (sana helâl kıldık). (Bütün bu hükümler) diğer müminlere değil sadece sana mahsus bir ayrıcalıktır. Biz eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında mü’minlere ne farz kıldığımızı biliyoruz. (Seni bu hususta istisna ettik) ki senin için hiçbir darlık olmasın. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın dilediğini yanında tutarsın. (Ric’i talakla boşayıp) ayırdığını da tutmak istersen bunda sana bir günah yoktur. Bu onların sevinmeleri üzülmemeleri yaptığın muameleden hepsinin hoşnut olmaları yönünden daha münasiptir. Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir ve müsamahası bol olandır.","arabic_text":"تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın dilediğini yanında tutarsın. (Ric’i talakla boşayıp) ayırdığını da tutmak istersen bunda sana bir günah yoktur. Bu onların sevinmeleri üzülmemeleri yaptığın muameleden hepsinin hoşnut olmaları yönünden daha münasiptir. Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir ve müsamahası bol olandır.","arabic_text":"تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın dilediğini yanında tutarsın. (Ric’i talakla boşayıp) ayırdığını da tutmak istersen bunda sana bir günah yoktur. Bu onların sevinmeleri üzülmemeleri yaptığın muameleden hepsinin hoşnut olmaları yönünden daha münasiptir. Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir ve müsamahası bol olandır.","arabic_text":"تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın dilediğini yanında tutarsın. (Ric’i talakla boşayıp) ayırdığını da tutmak istersen bunda sana bir günah yoktur. Bu onların sevinmeleri üzülmemeleri yaptığın muameleden hepsinin hoşnut olmaları yönünden daha münasiptir. Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir ve müsamahası bol olandır.","arabic_text":"تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُـْٔو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bundan sonra güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi görüp gözetleyendir.","arabic_text":"لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يبًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-52c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yusallûne” fiili “desteklerler” anlamında kullanılmıştır. “Allah ve melekleri peygamberi desteklediği gibi ey mü’minler siz de onu destekleyin, onun davasına omuz verin, onunla beraber Allah’ın dinini tebliğ edin, gelen vahyin hayata geçirilmesi ve diğer insanlara ulaşması için gayret gösterin” demektir. “Peygamberi övün, şanını yüceltin, onu tazim edin, onun adını anın!” demek değildir. 43. ayette mü’minlere hitaben; “O (Allah), sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutuyor…” buyruluyor. Burada da aynı kelime (“yusallî”) destek anlamında kullanılmıştır. “Övgü, yüceltme, tazim ve anma” gibi anlamlar verilseydi bu ayet “O sizi melekleri eşliğinde övüyor, tazim ediyor, yüceltiyor ve sizi anıyor” demek olurdu ki bu Allah’ın şanına yakışmaz. Bu kelimeye “dua ediyorlar” anlamı da veremeyiz çünkü duanın doğrudan muhatabı olan Allah’ın resulüne dua etmesi de düşünülemez. Dolaysıyla “salat” terimi burada destek anlamında kullanılmıştır. Bu âyetin doğrudan muhatapları olan günümüz Müslümanları maalesef Hz. Peygambere salavat okumayı alışkanlık haline getirerek onun davasına verilmesi gereken fiili desteği dua desteğine dönüştürmüştür. Oysa Allah vahiy göndererek peygambere verilmesi gereken desteği zaten vermiştir, Müslümanların Allah’tan aynı desteği istemesi anlamsız bir tekrardır. Salavat diye adlandırdığımız cümlede Allah’ın mü’minlere peygamberlerine destek verme emri varken, mü’minlerin bu işi Allah’a havale etmesi ciddi bir saygısızlıktır. Mü’minlere düşen Hz. Peygambere salavat okumak değil, onun davasına destek vermektir. Nitekim ayetin son cümlesinde “tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!” buyrularak mü’minlerden desteklemeleri gereken davada Hz. Peygamberin rehberliğine teslim olmaları emrediliyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bundan sonra güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi görüp gözetleyendir.","arabic_text":"لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يبًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-52c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yusallûne” fiili “desteklerler” anlamında kullanılmıştır. “Allah ve melekleri peygamberi desteklediği gibi ey mü’minler siz de onu destekleyin, onun davasına omuz verin, onunla beraber Allah’ın dinini tebliğ edin, gelen vahyin hayata geçirilmesi ve diğer insanlara ulaşması için gayret gösterin” demektir. “Peygamberi övün, şanını yüceltin, onu tazim edin, onun adını anın!” demek değildir. 43. ayette mü’minlere hitaben; “O (Allah), sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutuyor…” buyruluyor. Burada da aynı kelime (“yusallî”) destek anlamında kullanılmıştır. “Övgü, yüceltme, tazim ve anma” gibi anlamlar verilseydi bu ayet “O sizi melekleri eşliğinde övüyor, tazim ediyor, yüceltiyor ve sizi anıyor” demek olurdu ki bu Allah’ın şanına yakışmaz. Bu kelimeye “dua ediyorlar” anlamı da veremeyiz çünkü duanın doğrudan muhatabı olan Allah’ın resulüne dua etmesi de düşünülemez. Dolaysıyla “salat” terimi burada destek anlamında kullanılmıştır. Bu âyetin doğrudan muhatapları olan günümüz Müslümanları maalesef Hz. Peygambere salavat okumayı alışkanlık haline getirerek onun davasına verilmesi gereken fiili desteği dua desteğine dönüştürmüştür. Oysa Allah vahiy göndererek peygambere verilmesi gereken desteği zaten vermiştir, Müslümanların Allah’tan aynı desteği istemesi anlamsız bir tekrardır. Salavat diye adlandırdığımız cümlede Allah’ın mü’minlere peygamberlerine destek verme emri varken, mü’minlerin bu işi Allah’a havale etmesi ciddi bir saygısızlıktır. Mü’minlere düşen Hz. Peygambere salavat okumak değil, onun davasına destek vermektir. Nitekim ayetin son cümlesinde “tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!” buyrularak mü’minlerden desteklemeleri gereken davada Hz. Peygamberin rehberliğine teslim olmaları emrediliyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bundan sonra güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi görüp gözetleyendir.","arabic_text":"لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يبًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-52c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yusallûne” fiili “desteklerler” anlamında kullanılmıştır. “Allah ve melekleri peygamberi desteklediği gibi ey mü’minler siz de onu destekleyin, onun davasına omuz verin, onunla beraber Allah’ın dinini tebliğ edin, gelen vahyin hayata geçirilmesi ve diğer insanlara ulaşması için gayret gösterin” demektir. “Peygamberi övün, şanını yüceltin, onu tazim edin, onun adını anın!” demek değildir. 43. ayette mü’minlere hitaben; “O (Allah), sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutuyor…” buyruluyor. Burada da aynı kelime (“yusallî”) destek anlamında kullanılmıştır. “Övgü, yüceltme, tazim ve anma” gibi anlamlar verilseydi bu ayet “O sizi melekleri eşliğinde övüyor, tazim ediyor, yüceltiyor ve sizi anıyor” demek olurdu ki bu Allah’ın şanına yakışmaz. Bu kelimeye “dua ediyorlar” anlamı da veremeyiz çünkü duanın doğrudan muhatabı olan Allah’ın resulüne dua etmesi de düşünülemez. Dolaysıyla “salat” terimi burada destek anlamında kullanılmıştır. Bu âyetin doğrudan muhatapları olan günümüz Müslümanları maalesef Hz. Peygambere salavat okumayı alışkanlık haline getirerek onun davasına verilmesi gereken fiili desteği dua desteğine dönüştürmüştür. Oysa Allah vahiy göndererek peygambere verilmesi gereken desteği zaten vermiştir, Müslümanların Allah’tan aynı desteği istemesi anlamsız bir tekrardır. Salavat diye adlandırdığımız cümlede Allah’ın mü’minlere peygamberlerine destek verme emri varken, mü’minlerin bu işi Allah’a havale etmesi ciddi bir saygısızlıktır. Mü’minlere düşen Hz. Peygambere salavat okumak değil, onun davasına destek vermektir. Nitekim ayetin son cümlesinde “tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!” buyrularak mü’minlerden desteklemeleri gereken davada Hz. Peygamberin rehberliğine teslim olmaları emrediliyor."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Bundan sonra güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi görüp gözetleyendir.","arabic_text":"لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يبًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-47.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-51c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yusallûne” fiili “desteklerler” anlamında kullanılmıştır. “Allah ve melekleri peygamberi desteklediği gibi ey mü’minler siz de onu destekleyin, onun davasına omuz verin, onunla beraber Allah’ın dinini tebliğ edin, gelen vahyin hayata geçirilmesi ve diğer insanlara ulaşması için gayret gösterin” demektir. “Peygamberi övün, şanını yüceltin, onu tazim edin, onun adını anın!” demek değildir. 43. ayette mü’minlere hitaben; “O (Allah), sizi melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği (vahiyle) destekleyip dimdik ayakta tutuyor…” buyruluyor. Burada da aynı kelime (“yusallî”) destek anlamında kullanılmıştır. “Övgü, yüceltme, tazim ve anma” gibi anlamlar verilseydi bu ayet “O sizi melekleri eşliğinde övüyor, tazim ediyor, yüceltiyor ve sizi anıyor” demek olurdu ki bu Allah’ın şanına yakışmaz. Bu kelimeye “dua ediyorlar” anlamı da veremeyiz çünkü duanın doğrudan muhatabı olan Allah’ın resulüne dua etmesi de düşünülemez. Dolaysıyla “salat” terimi burada destek anlamında kullanılmıştır. Bu âyetin doğrudan muhatapları olan günümüz Müslümanları maalesef Hz. Peygambere salavat okumayı alışkanlık haline getirerek onun davasına verilmesi gereken fiili desteği dua desteğine dönüştürmüştür. Oysa Allah vahiy göndererek peygambere verilmesi gereken desteği zaten vermiştir, Müslümanların Allah’tan aynı desteği istemesi anlamsız bir tekrardır. Salavat diye adlandırdığımız cümlede Allah’ın mü’minlere peygamberlerine destek verme emri varken, mü’minlerin bu işi Allah’a havale etmesi ciddi bir saygısızlıktır. Mü’minlere düşen Hz. Peygambere salavat okumak değil, onun davasına destek vermektir. Nitekim ayetin son cümlesinde “tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!” buyrularak mü’minlerden desteklemeleri gereken davada Hz. Peygamberin rehberliğine teslim olmaları emrediliyor."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ey inananlar! Yemek için çağrılmaksızın ve vaktine de bakmaksızın (vakitli vakitsiz) nebinin evlerine/odalarına (rasgele) girmeyin. (Erkenden gelip peygamberi rahatsız edecek şekilde beklemeyin yemeğin hazırlanmasını ya da toplantının başlamasını beklemeyin!) Çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın söze dalıp eğleşmeyin. Çünkü bu (davranışınız) nebiyi rahatsız eder fakat o size (bir şey) söylemekten çekinir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Bir de peygamberin) hanımlarından bir şey isteyeceğiniz (kendilerine bir şey soracağınız) zaman perde arkasından isteyin (odalarına öyle gelişigüzel dalmayın). Böyle davranmanız hem sizin kalplerinizin hem de onların kalplerinin temiz kalması için en uygun davranış şeklidir. (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın resulünü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle evlenmeniz de size asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah katında çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّٓا اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِر۪ينَ اِنٰيهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُع۪يتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِس۪ينَ لِحَد۪يثٍۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْي۪ مِنْكُمْۘ وَاللّٰهُ لَا يَسْتَحْي۪ مِنَ الْحَقِّۜ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍۜ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّۜ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِه۪ٓ اَبَدًاۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-53c.mp3","commentary_text":"Allah’ı incitmek tabiri, mecazidir. Bu ifade Allah hakkında ileri geri konuşan, Allah’ın hoşlanmayacağı işler yapan anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ey inananlar! Yemek için çağrılmaksızın ve vaktine de bakmaksızın (vakitli vakitsiz) nebinin evlerine/odalarına (rasgele) girmeyin. (Erkenden gelip peygamberi rahatsız edecek şekilde beklemeyin yemeğin hazırlanmasını ya da toplantının başlamasını beklemeyin!) Çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın söze dalıp eğleşmeyin. Çünkü bu (davranışınız) nebiyi rahatsız eder fakat o size (bir şey) söylemekten çekinir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Bir de peygamberin) hanımlarından bir şey isteyeceğiniz (kendilerine bir şey soracağınız) zaman perde arkasından isteyin (odalarına öyle gelişigüzel dalmayın). Böyle davranmanız hem sizin kalplerinizin hem de onların kalplerinin temiz kalması için en uygun davranış şeklidir. (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın resulünü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle evlenmeniz de size asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah katında çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّٓا اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِر۪ينَ اِنٰيهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُع۪يتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِس۪ينَ لِحَد۪يثٍۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْي۪ مِنْكُمْۘ وَاللّٰهُ لَا يَسْتَحْي۪ مِنَ الْحَقِّۜ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍۜ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّۜ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِه۪ٓ اَبَدًاۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-53c.mp3","commentary_text":"Allah’ı incitmek tabiri, mecazidir. Bu ifade Allah hakkında ileri geri konuşan, Allah’ın hoşlanmayacağı işler yapan anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ey inananlar! Yemek için çağrılmaksızın ve vaktine de bakmaksızın (vakitli vakitsiz) nebinin evlerine/odalarına (rasgele) girmeyin. (Erkenden gelip peygamberi rahatsız edecek şekilde beklemeyin yemeğin hazırlanmasını ya da toplantının başlamasını beklemeyin!) Çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın söze dalıp eğleşmeyin. Çünkü bu (davranışınız) nebiyi rahatsız eder fakat o size (bir şey) söylemekten çekinir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Bir de peygamberin) hanımlarından bir şey isteyeceğiniz (kendilerine bir şey soracağınız) zaman perde arkasından isteyin (odalarına öyle gelişigüzel dalmayın). Böyle davranmanız hem sizin kalplerinizin hem de onların kalplerinin temiz kalması için en uygun davranış şeklidir. (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın resulünü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle evlenmeniz de size asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah katında çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّٓا اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِر۪ينَ اِنٰيهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُع۪يتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِس۪ينَ لِحَد۪يثٍۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْي۪ مِنْكُمْۘ وَاللّٰهُ لَا يَسْتَحْي۪ مِنَ الْحَقِّۜ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍۜ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّۜ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِه۪ٓ اَبَدًاۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-53c.mp3","commentary_text":"Allah’ı incitmek tabiri, mecazidir. Bu ifade Allah hakkında ileri geri konuşan, Allah’ın hoşlanmayacağı işler yapan anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Ey inananlar! Yemek için çağrılmaksızın ve vaktine de bakmaksızın (vakitli vakitsiz) nebinin evlerine/odalarına (rasgele) girmeyin. (Erkenden gelip peygamberi rahatsız edecek şekilde beklemeyin yemeğin hazırlanmasını ya da toplantının başlamasını beklemeyin!) Çağrıldığınız zaman girin ve yemeği yiyince de hemen dağılın söze dalıp eğleşmeyin. Çünkü bu (davranışınız) nebiyi rahatsız eder fakat o size (bir şey) söylemekten çekinir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. (Bir de peygamberin) hanımlarından bir şey isteyeceğiniz (kendilerine bir şey soracağınız) zaman perde arkasından isteyin (odalarına öyle gelişigüzel dalmayın). Böyle davranmanız hem sizin kalplerinizin hem de onların kalplerinin temiz kalması için en uygun davranış şeklidir. (Şunu iyi bilin ki) Allah’ın resulünü (herhangi bir şekilde) incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle evlenmeniz de size asla helâl değildir. Böyle bir şey yapmanız Allah katında çok büyük bir günahtır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّٓا اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَيْرَ نَاظِر۪ينَ اِنٰيهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُع۪يتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَأْنِس۪ينَ لِحَد۪يثٍۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِي النَّبِيَّ فَيَسْتَحْي۪ مِنْكُمْۘ وَاللّٰهُ لَا يَسْتَحْي۪ مِنَ الْحَقِّۜ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍۜ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّۜ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِه۪ٓ اَبَدًاۜ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-52c.mp3","commentary_text":"Allah’ı incitmek tabiri, mecazidir. Bu ifade Allah hakkında ileri geri konuşan, Allah’ın hoşlanmayacağı işler yapan anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yaptığınız herhangi) bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (unutmayın ki Allah onun hesabını soracaktır). Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا شَيْـًٔا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yaptığınız herhangi) bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (unutmayın ki Allah onun hesabını soracaktır). Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا شَيْـًٔا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yaptığınız herhangi) bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (unutmayın ki Allah onun hesabını soracaktır). Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا شَيْـًٔا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Yaptığınız herhangi) bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de (unutmayın ki Allah onun hesabını soracaktır). Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تُبْدُوا شَيْـًٔا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onların (peygamber eşlerinin) babalarına oğullarına kardeşlerine erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına kadın hizmetçilerine yahut ellerinin (altında) sahip oldukları (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. (Ey Peygamber eşleri!) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın! Çünkü Allah her şeye hakkıyla şahit olandır.","arabic_text":"لَا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ ف۪ٓي اٰبَٓائِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓائِهِنَّ وَلَٓا اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَٓائِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّۚ وَاتَّق۪ينَ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-55c.mp3","commentary_text":"Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “Cilbab” dır. “Cilbab”, Arapçada gömlek, elbise gibi üste alınan ya da giyilen, vücut hatlarını örten giysileri ifade eden bir kelimedir. O günün toplumunda iffetli, edepli, vakarlı oluşu ifade eden bir dış kıyafet, bir çeşit üstlük demektir. Bunu özel bir kıyafet ya da üniforma olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu, başla beraber üste alınan bir örtü de olabilir, pardösü de olabilir, çarşaf da olabilir ve herhangi benzeri bir elbise de olabilir. Buradaki örtünme emri, zamanın ve sosyal çevrenin sürekli değişmesi karşısında uyulması gerekli ahlakî bir rehber anlamı taşıdığı için örtünmenin şekli, rengi, deseni de değişebilir. Önemli olan kadının incitilmemesini sağlayacak, ağırbaşlı ve saygın bir hanımefendi olduğunu zahiri anlamda ima edecek ve cinsel arzuları hedef almayacak ve cinselliği ön plana çıkarmayacak bir elbisenin giyinmesidir. Nitekim “Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.” ifadesi örtünmenin gerekçesini ortaya koyuyor. Yani o günün toplumunda kadınların iffetli olduklarının bilinmesi ve sarkıntılık yapılarak incitilmemesi örtünmelerini gerekli kılmıştır. Bu konuda Nur sûresi 24/31. âyetin açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onların (peygamber eşlerinin) babalarına oğullarına kardeşlerine erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına kadın hizmetçilerine yahut ellerinin (altında) sahip oldukları (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. (Ey Peygamber eşleri!) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın! Çünkü Allah her şeye hakkıyla şahit olandır.","arabic_text":"لَا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ ف۪ٓي اٰبَٓائِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓائِهِنَّ وَلَٓا اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَٓائِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّۚ وَاتَّق۪ينَ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-55c.mp3","commentary_text":"Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “Cilbab” dır. “Cilbab”, Arapçada gömlek, elbise gibi üste alınan ya da giyilen, vücut hatlarını örten giysileri ifade eden bir kelimedir. O günün toplumunda iffetli, edepli, vakarlı oluşu ifade eden bir dış kıyafet, bir çeşit üstlük demektir. Bunu özel bir kıyafet ya da üniforma olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu, başla beraber üste alınan bir örtü de olabilir, pardösü de olabilir, çarşaf da olabilir ve herhangi benzeri bir elbise de olabilir. Buradaki örtünme emri, zamanın ve sosyal çevrenin sürekli değişmesi karşısında uyulması gerekli ahlakî bir rehber anlamı taşıdığı için örtünmenin şekli, rengi, deseni de değişebilir. Önemli olan kadının incitilmemesini sağlayacak, ağırbaşlı ve saygın bir hanımefendi olduğunu zahiri anlamda ima edecek ve cinsel arzuları hedef almayacak ve cinselliği ön plana çıkarmayacak bir elbisenin giyinmesidir. Nitekim “Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.” ifadesi örtünmenin gerekçesini ortaya koyuyor. Yani o günün toplumunda kadınların iffetli olduklarının bilinmesi ve sarkıntılık yapılarak incitilmemesi örtünmelerini gerekli kılmıştır. Bu konuda Nur sûresi 24/31. âyetin açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onların (peygamber eşlerinin) babalarına oğullarına kardeşlerine erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına kadın hizmetçilerine yahut ellerinin (altında) sahip oldukları (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. (Ey Peygamber eşleri!) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın! Çünkü Allah her şeye hakkıyla şahit olandır.","arabic_text":"لَا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ ف۪ٓي اٰبَٓائِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓائِهِنَّ وَلَٓا اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَٓائِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّۚ وَاتَّق۪ينَ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-55c.mp3","commentary_text":"Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “Cilbab” dır. “Cilbab”, Arapçada gömlek, elbise gibi üste alınan ya da giyilen, vücut hatlarını örten giysileri ifade eden bir kelimedir. O günün toplumunda iffetli, edepli, vakarlı oluşu ifade eden bir dış kıyafet, bir çeşit üstlük demektir. Bunu özel bir kıyafet ya da üniforma olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu, başla beraber üste alınan bir örtü de olabilir, pardösü de olabilir, çarşaf da olabilir ve herhangi benzeri bir elbise de olabilir. Buradaki örtünme emri, zamanın ve sosyal çevrenin sürekli değişmesi karşısında uyulması gerekli ahlakî bir rehber anlamı taşıdığı için örtünmenin şekli, rengi, deseni de değişebilir. Önemli olan kadının incitilmemesini sağlayacak, ağırbaşlı ve saygın bir hanımefendi olduğunu zahiri anlamda ima edecek ve cinsel arzuları hedef almayacak ve cinselliği ön plana çıkarmayacak bir elbisenin giyinmesidir. Nitekim “Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.” ifadesi örtünmenin gerekçesini ortaya koyuyor. Yani o günün toplumunda kadınların iffetli olduklarının bilinmesi ve sarkıntılık yapılarak incitilmemesi örtünmelerini gerekli kılmıştır. Bu konuda Nur sûresi 24/31. âyetin açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Onların (peygamber eşlerinin) babalarına oğullarına kardeşlerine erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına kadın hizmetçilerine yahut ellerinin (altında) sahip oldukları (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. (Ey Peygamber eşleri!) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın! Çünkü Allah her şeye hakkıyla şahit olandır.","arabic_text":"لَا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ ف۪ٓي اٰبَٓائِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓائِهِنَّ وَلَٓا اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَٓائِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّۚ وَاتَّق۪ينَ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-54c.mp3","commentary_text":"Bu ayetin anlaşılmasında kilit kelime “Cilbab” dır. “Cilbab”, Arapçada gömlek, elbise gibi üste alınan ya da giyilen, vücut hatlarını örten giysileri ifade eden bir kelimedir. O günün toplumunda iffetli, edepli, vakarlı oluşu ifade eden bir dış kıyafet, bir çeşit üstlük demektir. Bunu özel bir kıyafet ya da üniforma olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu, başla beraber üste alınan bir örtü de olabilir, pardösü de olabilir, çarşaf da olabilir ve herhangi benzeri bir elbise de olabilir. Buradaki örtünme emri, zamanın ve sosyal çevrenin sürekli değişmesi karşısında uyulması gerekli ahlakî bir rehber anlamı taşıdığı için örtünmenin şekli, rengi, deseni de değişebilir. Önemli olan kadının incitilmemesini sağlayacak, ağırbaşlı ve saygın bir hanımefendi olduğunu zahiri anlamda ima edecek ve cinsel arzuları hedef almayacak ve cinselliği ön plana çıkarmayacak bir elbisenin giyinmesidir. Nitekim “Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur.” ifadesi örtünmenin gerekçesini ortaya koyuyor. Yani o günün toplumunda kadınların iffetli olduklarının bilinmesi ve sarkıntılık yapılarak incitilmemesi örtünmelerini gerekli kılmıştır. Bu konuda Nur sûresi 24/31. âyetin açıklamasına bakabilirsiniz."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah ve melekleri Peygambere destek veriyor. Ey inananlar! Onu siz de destekleyin ve tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah ve melekleri Peygambere destek veriyor. Ey inananlar! Onu siz de destekleyin ve tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah ve melekleri Peygambere destek veriyor. Ey inananlar! Onu siz de destekleyin ve tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Şüphe yok ki Allah ve melekleri Peygambere destek veriyor. Ey inananlar! Onu siz de destekleyin ve tam bir teslimiyetle onun rehberliğine teslim olun!","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah’ı ve Resulünü incitenlere Allah dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-57c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlık âleminde mevcut olan her şey için koyduğu ve evrendeki bütün olaylarla beraber insanın eğilimlerinin tabi olduğu tabiat kanununa Kur’an terminolojisinde “Sünnetullah” denmektedir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah’ı ve Resulünü incitenlere Allah dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-57c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlık âleminde mevcut olan her şey için koyduğu ve evrendeki bütün olaylarla beraber insanın eğilimlerinin tabi olduğu tabiat kanununa Kur’an terminolojisinde “Sünnetullah” denmektedir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah’ı ve Resulünü incitenlere Allah dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-57c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlık âleminde mevcut olan her şey için koyduğu ve evrendeki bütün olaylarla beraber insanın eğilimlerinin tabi olduğu tabiat kanununa Kur’an terminolojisinde “Sünnetullah” denmektedir."},{"verse_number":"57","turkish_text":"Hiç şüphesiz Allah’ı ve Resulünü incitenlere Allah dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُه۪ينًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-56c.mp3","commentary_text":"Allah’ın varlık âleminde mevcut olan her şey için koyduğu ve evrendeki bütün olaylarla beraber insanın eğilimlerinin tabi olduğu tabiat kanununa Kur’an terminolojisinde “Sünnetullah” denmektedir."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara hak etmedikleri (yapmadıkları) bir şeyden dolayı eziyet edenler ise gerçekten bir iftira(da bulunmuş) ve açık bir günah yüklenmişlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara hak etmedikleri (yapmadıkları) bir şeyden dolayı eziyet edenler ise gerçekten bir iftira(da bulunmuş) ve açık bir günah yüklenmişlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara hak etmedikleri (yapmadıkları) bir şeyden dolayı eziyet edenler ise gerçekten bir iftira(da bulunmuş) ve açık bir günah yüklenmişlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara hak etmedikleri (yapmadıkları) bir şeyden dolayı eziyet edenler ise gerçekten bir iftira(da bulunmuş) ve açık bir günah yüklenmişlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا۟","related_links":[],"audio_path":"32/32-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey Nebi! Hanımlarına kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle (dışarı çıkacakları zaman) bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":["24/31","33/33"],"audio_path":"32/32-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey Nebi! Hanımlarına kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle (dışarı çıkacakları zaman) bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":["24/31","33/33"],"audio_path":"32/32-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey Nebi! Hanımlarına kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle (dışarı çıkacakları zaman) bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":["24/31","33/33"],"audio_path":"32/32-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Ey Nebi! Hanımlarına kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle (dışarı çıkacakları zaman) bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":["24/31","33/33"],"audio_path":"32/32-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Andolsun ki eğer münafıklar kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa gerçekten seni onlara saldırtırız sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler.","arabic_text":"مَلْعُون۪ينَۚۛ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْت۪يلً ﴿٢﴾ لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"32/32-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Andolsun ki eğer münafıklar kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa gerçekten seni onlara saldırtırız sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler.","arabic_text":"مَلْعُون۪ينَۚۛ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْت۪يلً ﴿٢﴾ لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"32/32-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Andolsun ki eğer münafıklar kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa gerçekten seni onlara saldırtırız sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler.","arabic_text":"مَلْعُون۪ينَۚۛ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْت۪يلً ﴿٢﴾ لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"32/32-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60-61","turkish_text":"Andolsun ki eğer münafıklar kalplerinde (ahlaksızlıktan) bir hastalık olanlar ve şehirde dedikodu yapa(rak fesat çıkara)nlar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa gerçekten seni onlara saldırtırız sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. Onlar lanete uğramışlardır. Nerede ele geçirilirlerse yakalanırlar ve hemen öldürülürler.","arabic_text":"مَلْعُون۪ينَۚۛ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْت۪يلً ﴿٢﴾ لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلًاۚۛ","related_links":[],"audio_path":"32/32-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah’ın daha önceki (münafık)lar için geçerli olan uygulaması budur. Ve sen Allah’ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":["48/23"],"audio_path":"32/32-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-62c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları çırılçıplak olarak bir arada yıkanırlardı. Hz. Musa ise tenha bir yere çekilir, üzerine peştamal benzeri bir şey alarak yıkanırdı. Hz. Musa’nın bu durumunu görenler onun uzvi bir hastalığı bulunduğunu ve kusurlu olduğunu söyleyerek onu incitirlerdi. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken peştamalını rüzgâr savurunca avret yerlerini taşla örterek kavminin yanına geldi ve onu görenler, uzvi bir hastalığının olmadığını anlamış oldu. Bu ayetin nüzulü ile ilgili farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları Hz. Peygamberin Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine nazil olduğunu söylemiş, bazıları da İfk hadisesiyle Hz. Aişe ’ye atılan iftira olayından sonra nazil olduğunu ileri sürmüştür. Her iki durumda da Hz. Peygamberi üzen söylentiler, dedikodular vuku bulmuş ve Hz. Peygamber incitilmiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah’ın daha önceki (münafık)lar için geçerli olan uygulaması budur. Ve sen Allah’ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":["48/23"],"audio_path":"32/32-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-62c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları çırılçıplak olarak bir arada yıkanırlardı. Hz. Musa ise tenha bir yere çekilir, üzerine peştamal benzeri bir şey alarak yıkanırdı. Hz. Musa’nın bu durumunu görenler onun uzvi bir hastalığı bulunduğunu ve kusurlu olduğunu söyleyerek onu incitirlerdi. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken peştamalını rüzgâr savurunca avret yerlerini taşla örterek kavminin yanına geldi ve onu görenler, uzvi bir hastalığının olmadığını anlamış oldu. Bu ayetin nüzulü ile ilgili farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları Hz. Peygamberin Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine nazil olduğunu söylemiş, bazıları da İfk hadisesiyle Hz. Aişe ’ye atılan iftira olayından sonra nazil olduğunu ileri sürmüştür. Her iki durumda da Hz. Peygamberi üzen söylentiler, dedikodular vuku bulmuş ve Hz. Peygamber incitilmiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah’ın daha önceki (münafık)lar için geçerli olan uygulaması budur. Ve sen Allah’ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":["48/23"],"audio_path":"32/32-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-62c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları çırılçıplak olarak bir arada yıkanırlardı. Hz. Musa ise tenha bir yere çekilir, üzerine peştamal benzeri bir şey alarak yıkanırdı. Hz. Musa’nın bu durumunu görenler onun uzvi bir hastalığı bulunduğunu ve kusurlu olduğunu söyleyerek onu incitirlerdi. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken peştamalını rüzgâr savurunca avret yerlerini taşla örterek kavminin yanına geldi ve onu görenler, uzvi bir hastalığının olmadığını anlamış oldu. Bu ayetin nüzulü ile ilgili farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları Hz. Peygamberin Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine nazil olduğunu söylemiş, bazıları da İfk hadisesiyle Hz. Aişe ’ye atılan iftira olayından sonra nazil olduğunu ileri sürmüştür. Her iki durumda da Hz. Peygamberi üzen söylentiler, dedikodular vuku bulmuş ve Hz. Peygamber incitilmiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah’ın daha önceki (münafık)lar için geçerli olan uygulaması budur. Ve sen Allah’ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":["48/23"],"audio_path":"32/32-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"32/32-61c.mp3","commentary_text":"İsrailoğulları çırılçıplak olarak bir arada yıkanırlardı. Hz. Musa ise tenha bir yere çekilir, üzerine peştamal benzeri bir şey alarak yıkanırdı. Hz. Musa’nın bu durumunu görenler onun uzvi bir hastalığı bulunduğunu ve kusurlu olduğunu söyleyerek onu incitirlerdi. Bir gün Hz. Musa tek başına yıkanırken peştamalını rüzgâr savurunca avret yerlerini taşla örterek kavminin yanına geldi ve onu görenler, uzvi bir hastalığının olmadığını anlamış oldu. Bu ayetin nüzulü ile ilgili farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları Hz. Peygamberin Zeynep’le evlenmesinden dolayı yapılan dedikodular üzerine nazil olduğunu söylemiş, bazıları da İfk hadisesiyle Hz. Aişe ’ye atılan iftira olayından sonra nazil olduğunu ileri sürmüştür. Her iki durumda da Hz. Peygamberi üzen söylentiler, dedikodular vuku bulmuş ve Hz. Peygamber incitilmiştir."},{"verse_number":"63","turkish_text":"İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin belki de kıyamet yakında gerçekleşir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin belki de kıyamet yakında gerçekleşir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin belki de kıyamet yakında gerçekleşir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin belki de kıyamet yakında gerçekleşir.","arabic_text":"يَسْـَٔلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Yüzleri ateşe çevrildiği gün: “Keşke Allah’a itaat etseydik keşke resule itaat etseydik” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِ يَقُولُونَ يَا لَيْتَنَٓا اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Yüzleri ateşe çevrildiği gün: “Keşke Allah’a itaat etseydik keşke resule itaat etseydik” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِ يَقُولُونَ يَا لَيْتَنَٓا اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Yüzleri ateşe çevrildiği gün: “Keşke Allah’a itaat etseydik keşke resule itaat etseydik” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِ يَقُولُونَ يَا لَيْتَنَٓا اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Yüzleri ateşe çevrildiği gün: “Keşke Allah’a itaat etseydik keşke resule itaat etseydik” diyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِ يَقُولُونَ يَا لَيْتَنَٓا اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar. Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden mahrum et!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَب۪يرًا۟ ﴿٢﴾ وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar. Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden mahrum et!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَب۪يرًا۟ ﴿٢﴾ وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar. Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden mahrum et!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَب۪يرًا۟ ﴿٢﴾ وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67-68","turkish_text":"Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar. Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden mahrum et!”","arabic_text":"رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَب۪يرًا۟ ﴿٢﴾ وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّب۪يلَ","related_links":[],"audio_path":"32/32-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ey inananlar! Siz de Musa’ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ey inananlar! Siz de Musa’ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ey inananlar! Siz de Musa’ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Ey inananlar! Siz de Musa’ya (iftira ederek) eziyet edenler gibi olmayın! Allah onu onların dedikleri şeyden temize çıkardı. O Allah katında itibarlı bir kimse idi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اٰذَوْا مُوسٰى فَبَرَّاَهُ اللّٰهُ مِمَّا قَالُواۜ وَكَانَ عِنْدَ اللّٰهِ وَج۪يهًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70-71","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ve (her zaman) doğruyu konuşun doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi yoluna koysun (değerli kılsın) ve günahlarınızı affetsin. Ve (bilin ki) kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.","arabic_text":"يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظ۪يمًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70-71","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ve (her zaman) doğruyu konuşun doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi yoluna koysun (değerli kılsın) ve günahlarınızı affetsin. Ve (bilin ki) kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.","arabic_text":"يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظ۪يمًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70-71","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ve (her zaman) doğruyu konuşun doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi yoluna koysun (değerli kılsın) ve günahlarınızı affetsin. Ve (bilin ki) kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.","arabic_text":"يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظ۪يمًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70-71","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın emirlerine uygun yaşayın ve (her zaman) doğruyu konuşun doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi yoluna koysun (değerli kılsın) ve günahlarınızı affetsin. Ve (bilin ki) kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.","arabic_text":"يُصْلِحْ لَكُمْ اَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظ۪يمًا ﴿٢﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَد۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçek şu ki biz emaneti (akıl ve iradeyi) göklere yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar sorumluluğundan korktular. Onu pek zalim ve cahil olduğu halde insan yüklendi.","arabic_text":"اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçek şu ki biz emaneti (akıl ve iradeyi) göklere yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar sorumluluğundan korktular. Onu pek zalim ve cahil olduğu halde insan yüklendi.","arabic_text":"اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçek şu ki biz emaneti (akıl ve iradeyi) göklere yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar sorumluluğundan korktular. Onu pek zalim ve cahil olduğu halde insan yüklendi.","arabic_text":"اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Gerçek şu ki biz emaneti (akıl ve iradeyi) göklere yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar sorumluluğundan korktular. Onu pek zalim ve cahil olduğu halde insan yüklendi.","arabic_text":"اِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُۜ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًاۙ","related_links":[],"audio_path":"32/32-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap edecek mü’min erkeklerle mü’min kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap edecek mü’min erkeklerle mü’min kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap edecek mü’min erkeklerle mü’min kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap edecek mü’min erkeklerle mü’min kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Çünkü Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"32/32-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":34,"name":"SEBE' SÛRESİ","description":"Sebe suresi, Mekke döneminde inmiş olup 54 ayettir. Sure, adını 15. ayette geçen ve Yemen’de bulunan Sebe halkını anlatan “Sebe” kelimesinden almıştır. Sûrede müşriklerin ahireti inkâr etmeleri, Hz. Davud ve Süleyman Peygamberlerin hayat hikâyeleri ve müşriklerin Hz. Muhammed’in peygamberliği hakkındaki bazı şüpheleri anlatılıyor. Ardından Sebe halkının müreffeh hayatı kısaca tasvir ediliyor, ancak şımarıklıkları ve hakka karşı direnmeleri yüzünden sel felâketiyle helâk edildikleri konu ediliyor. Tevhid inancının karşıtı olan şirk telakkisinin mâkul ve tutarlı bir dayanağının bulunmadığı, Hz. Peygamberin bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı bir elçi olarak gönderildiği belirtiliyor. Mal ve evlat zenginliğinin kişiyi kurtuluşa eriştirmeyeceği ve Allah’a yaklaştıramayacağı vurgulanıyor. Kur’an ayetlerini geçersiz kılmaya çalışanların çabalarına karşı elem dolu, çok kötü bir azaba çarptırılacakları anlatılıyor. Hz. Peygambere; risâlet görevine karşılık hiçbir bedel talep etmediğini ve hakkın eninde sonunda üstün geleceğini muhataplarına bildirmesinin emredildiği sûrede hakikati inkâr edenlerin kıyamet gününde korku ve telâş içinde ilâhî vahye inandıklarını söyleyecekleri fakat bunun kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağı ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"33/33-a.mp3","verse_count":54,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait olan Allah’a aittir. Ahirette de hamd O’na mahsustur. O tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait olan Allah’a aittir. Ahirette de hamd O’na mahsustur. O tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait olan Allah’a aittir. Ahirette de hamd O’na mahsustur. O tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Bütün övgüler göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait olan Allah’a aittir. Ahirette de hamd O’na mahsustur. O tam hüküm ve hikmet sahibidir her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O toprağa giren ve ondan çıkan gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. O çok merhamet edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ الرَّح۪يمُ الْغَفُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-2c.mp3","commentary_text":"“Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen” söylemini farklı şekillerde düşünebiliriz. Toprağa giren tohumların nebatat olarak geri dönmesi, nebatatın tekrar toprağa dönerek kömür ve petrol gibi yeraltı maden zenginliklerine dönüşmesi; öldükten sonra insan ve hayvan cesetlerinin çürüyüp başka canlılar için beslenme kaynağı olması, başka canlıların da insana ve hayvana hizmet etmesi; yere giren yağmurun, nehirlerde akan, denizlerde biriken suyun buharlaşarak gökyüzüne çıkması ve oradan da tekrar rahmet olarak arza inmesi, böylece yeryüzünün neşv-ü nema bulması; İlahi vahyin semadan gelmesi ve bu yolla olgunlaşan insanın yüce yaratıcısına dua etmesi ve yapılan bu duaların Allah’a ulaşması…bütün bunlar Allah’ın ilmi dahilindedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O toprağa giren ve ondan çıkan gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. O çok merhamet edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ الرَّح۪يمُ الْغَفُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-2c.mp3","commentary_text":"“Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen” söylemini farklı şekillerde düşünebiliriz. Toprağa giren tohumların nebatat olarak geri dönmesi, nebatatın tekrar toprağa dönerek kömür ve petrol gibi yeraltı maden zenginliklerine dönüşmesi; öldükten sonra insan ve hayvan cesetlerinin çürüyüp başka canlılar için beslenme kaynağı olması, başka canlıların da insana ve hayvana hizmet etmesi; yere giren yağmurun, nehirlerde akan, denizlerde biriken suyun buharlaşarak gökyüzüne çıkması ve oradan da tekrar rahmet olarak arza inmesi, böylece yeryüzünün neşv-ü nema bulması; İlahi vahyin semadan gelmesi ve bu yolla olgunlaşan insanın yüce yaratıcısına dua etmesi ve yapılan bu duaların Allah’a ulaşması…bütün bunlar Allah’ın ilmi dahilindedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O toprağa giren ve ondan çıkan gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. O çok merhamet edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ الرَّح۪يمُ الْغَفُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-2c.mp3","commentary_text":"“Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen” söylemini farklı şekillerde düşünebiliriz. Toprağa giren tohumların nebatat olarak geri dönmesi, nebatatın tekrar toprağa dönerek kömür ve petrol gibi yeraltı maden zenginliklerine dönüşmesi; öldükten sonra insan ve hayvan cesetlerinin çürüyüp başka canlılar için beslenme kaynağı olması, başka canlıların da insana ve hayvana hizmet etmesi; yere giren yağmurun, nehirlerde akan, denizlerde biriken suyun buharlaşarak gökyüzüne çıkması ve oradan da tekrar rahmet olarak arza inmesi, böylece yeryüzünün neşv-ü nema bulması; İlahi vahyin semadan gelmesi ve bu yolla olgunlaşan insanın yüce yaratıcısına dua etmesi ve yapılan bu duaların Allah’a ulaşması…bütün bunlar Allah’ın ilmi dahilindedir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O toprağa giren ve ondan çıkan gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. O çok merhamet edendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ الرَّح۪يمُ الْغَفُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-1c.mp3","commentary_text":"“Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen” söylemini farklı şekillerde düşünebiliriz. Toprağa giren tohumların nebatat olarak geri dönmesi, nebatatın tekrar toprağa dönerek kömür ve petrol gibi yeraltı maden zenginliklerine dönüşmesi; öldükten sonra insan ve hayvan cesetlerinin çürüyüp başka canlılar için beslenme kaynağı olması, başka canlıların da insana ve hayvana hizmet etmesi; yere giren yağmurun, nehirlerde akan, denizlerde biriken suyun buharlaşarak gökyüzüne çıkması ve oradan da tekrar rahmet olarak arza inmesi, böylece yeryüzünün neşv-ü nema bulması; İlahi vahyin semadan gelmesi ve bu yolla olgunlaşan insanın yüce yaratıcısına dua etmesi ve yapılan bu duaların Allah’a ulaşması…bütün bunlar Allah’ın ilmi dahilindedir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnkârcılar: “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey O’ndan gizli kalmaz. Ve bundan daha küçük veya daha büyük (mikro âlemden makro âleme) hiçbir şey yoktur ki (O’nun) apaçık fermanında (bilgisinde) yer almasın.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnkârcılar: “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey O’ndan gizli kalmaz. Ve bundan daha küçük veya daha büyük (mikro âlemden makro âleme) hiçbir şey yoktur ki (O’nun) apaçık fermanında (bilgisinde) yer almasın.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnkârcılar: “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey O’ndan gizli kalmaz. Ve bundan daha küçük veya daha büyük (mikro âlemden makro âleme) hiçbir şey yoktur ki (O’nun) apaçık fermanında (bilgisinde) yer almasın.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnkârcılar: “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey O’ndan gizli kalmaz. Ve bundan daha küçük veya daha büyük (mikro âlemden makro âleme) hiçbir şey yoktur ki (O’nun) apaçık fermanında (bilgisinde) yer almasın.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Çünkü (Allah o gün) iman edip güzel ve makbul işler yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bir bağışlanma ve onurlu bir rızık vardır.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Çünkü (Allah o gün) iman edip güzel ve makbul işler yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bir bağışlanma ve onurlu bir rızık vardır.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Çünkü (Allah o gün) iman edip güzel ve makbul işler yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bir bağışlanma ve onurlu bir rızık vardır.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Çünkü (Allah o gün) iman edip güzel ve makbul işler yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bir bağışlanma ve onurlu bir rızık vardır.","arabic_text":"لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için de elem dolu çok kötü bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ","related_links":[],"audio_path":"33/33-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için de elem dolu çok kötü bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ","related_links":[],"audio_path":"33/33-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için de elem dolu çok kötü bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ","related_links":[],"audio_path":"33/33-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için de elem dolu çok kötü bir azap vardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ","related_links":[],"audio_path":"33/33-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar görüyorlar ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) hakikatin ta kendisidir. O kuvvetinde sınır olmayan her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yolunu gösteriyor.","arabic_text":"وَيَرَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّۙ وَيَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar görüyorlar ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) hakikatin ta kendisidir. O kuvvetinde sınır olmayan her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yolunu gösteriyor.","arabic_text":"وَيَرَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّۙ وَيَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar görüyorlar ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) hakikatin ta kendisidir. O kuvvetinde sınır olmayan her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yolunu gösteriyor.","arabic_text":"وَيَرَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّۙ وَيَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar görüyorlar ki Rabbinden sana indirilen (Kur’an) hakikatin ta kendisidir. O kuvvetinde sınır olmayan her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yolunu gösteriyor.","arabic_text":"وَيَرَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ هُوَ الْحَقَّۙ وَيَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Buna karşılık inkârcılar (kendileri ile aynı zihniyette olanlara) şöyle derler:” Siz paramparça olup dağıldıktan sonra size yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adam gösterelim mi?","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۙ اِنَّكُمْ لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Buna karşılık inkârcılar (kendileri ile aynı zihniyette olanlara) şöyle derler:” Siz paramparça olup dağıldıktan sonra size yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adam gösterelim mi?","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۙ اِنَّكُمْ لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Buna karşılık inkârcılar (kendileri ile aynı zihniyette olanlara) şöyle derler:” Siz paramparça olup dağıldıktan sonra size yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adam gösterelim mi?","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۙ اِنَّكُمْ لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Buna karşılık inkârcılar (kendileri ile aynı zihniyette olanlara) şöyle derler:” Siz paramparça olup dağıldıktan sonra size yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adam gösterelim mi?","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۙ اِنَّكُمْ لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Bu adam Allah adına yalan mı uyduruyor yoksa deli midir?” Hayır aslında ahirete inanmayanlar koyu bir sapıklığın ve azabın pençesindedir.","arabic_text":"اَفْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَمْ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلِ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ فِي الْعَذَابِ وَالضَّلَالِ الْبَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Bu adam Allah adına yalan mı uyduruyor yoksa deli midir?” Hayır aslında ahirete inanmayanlar koyu bir sapıklığın ve azabın pençesindedir.","arabic_text":"اَفْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَمْ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلِ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ فِي الْعَذَابِ وَالضَّلَالِ الْبَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Bu adam Allah adına yalan mı uyduruyor yoksa deli midir?” Hayır aslında ahirete inanmayanlar koyu bir sapıklığın ve azabın pençesindedir.","arabic_text":"اَفْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَمْ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلِ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ فِي الْعَذَابِ وَالضَّلَالِ الْبَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Bu adam Allah adına yalan mı uyduruyor yoksa deli midir?” Hayır aslında ahirete inanmayanlar koyu bir sapıklığın ve azabın pençesindedir.","arabic_text":"اَفْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا اَمْ بِه۪ جِنَّةٌۜ بَلِ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ فِي الْعَذَابِ وَالضَّلَالِ الْبَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize (ibret nazarıyla) bakmazlar mı? Biz dileseydik onları (korkunç bir deprem sel felâketiyle) yerin dibine batırır yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda (pişmanlık duyarak) O’na yönelen her kul için bir ders vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-9c.mp3","commentary_text":"Âyetin ilk cümlesi, Allah’ın bilgisinin kuşatıcılığına kıyasla insanın güçsüzlüğünü ortaya koymaktadır. Bu ayet, Allah’ın sünnetinin yasaları içinde gökte ve yerde cereyan eden ve fakat önceden kestirilemeyen jeolojik ve kozmik olaylara bir atıf olduğu gibi her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın insanı başıboş bırakmayacağını gerek dünyada ve gerekse âhirette yaptıklarının hesabını mutlaka soracağını, koyduğu kanunlarla iradesinin tecellisine uygun olarak hak ettiği taktirde onu yerin dibine batırabileceğini ya da gökten başına felâket yağdırabileceğini anlatmaktadır. Hesap sormak illa da karşılıklı olarak bir şeyin muhasebesini yapmak değil, yapılan bir şeyin karşılığının yaşanması hesabın görülmesi anlamına da gelmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize (ibret nazarıyla) bakmazlar mı? Biz dileseydik onları (korkunç bir deprem sel felâketiyle) yerin dibine batırır yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda (pişmanlık duyarak) O’na yönelen her kul için bir ders vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-9c.mp3","commentary_text":"Âyetin ilk cümlesi, Allah’ın bilgisinin kuşatıcılığına kıyasla insanın güçsüzlüğünü ortaya koymaktadır. Bu ayet, Allah’ın sünnetinin yasaları içinde gökte ve yerde cereyan eden ve fakat önceden kestirilemeyen jeolojik ve kozmik olaylara bir atıf olduğu gibi her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın insanı başıboş bırakmayacağını gerek dünyada ve gerekse âhirette yaptıklarının hesabını mutlaka soracağını, koyduğu kanunlarla iradesinin tecellisine uygun olarak hak ettiği taktirde onu yerin dibine batırabileceğini ya da gökten başına felâket yağdırabileceğini anlatmaktadır. Hesap sormak illa da karşılıklı olarak bir şeyin muhasebesini yapmak değil, yapılan bir şeyin karşılığının yaşanması hesabın görülmesi anlamına da gelmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize (ibret nazarıyla) bakmazlar mı? Biz dileseydik onları (korkunç bir deprem sel felâketiyle) yerin dibine batırır yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda (pişmanlık duyarak) O’na yönelen her kul için bir ders vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-9c.mp3","commentary_text":"Âyetin ilk cümlesi, Allah’ın bilgisinin kuşatıcılığına kıyasla insanın güçsüzlüğünü ortaya koymaktadır. Bu ayet, Allah’ın sünnetinin yasaları içinde gökte ve yerde cereyan eden ve fakat önceden kestirilemeyen jeolojik ve kozmik olaylara bir atıf olduğu gibi her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın insanı başıboş bırakmayacağını gerek dünyada ve gerekse âhirette yaptıklarının hesabını mutlaka soracağını, koyduğu kanunlarla iradesinin tecellisine uygun olarak hak ettiği taktirde onu yerin dibine batırabileceğini ya da gökten başına felâket yağdırabileceğini anlatmaktadır. Hesap sormak illa da karşılıklı olarak bir şeyin muhasebesini yapmak değil, yapılan bir şeyin karşılığının yaşanması hesabın görülmesi anlamına da gelmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize (ibret nazarıyla) bakmazlar mı? Biz dileseydik onları (korkunç bir deprem sel felâketiyle) yerin dibine batırır yahut göğü başlarına geçirirdik? Bütün bunlarda (pişmanlık duyarak) O’na yönelen her kul için bir ders vardır.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-8c.mp3","commentary_text":"Âyetin ilk cümlesi, Allah’ın bilgisinin kuşatıcılığına kıyasla insanın güçsüzlüğünü ortaya koymaktadır. Bu ayet, Allah’ın sünnetinin yasaları içinde gökte ve yerde cereyan eden ve fakat önceden kestirilemeyen jeolojik ve kozmik olaylara bir atıf olduğu gibi her şeyi mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyen Allah’ın insanı başıboş bırakmayacağını gerek dünyada ve gerekse âhirette yaptıklarının hesabını mutlaka soracağını, koyduğu kanunlarla iradesinin tecellisine uygun olarak hak ettiği taktirde onu yerin dibine batırabileceğini ya da gökten başına felâket yağdırabileceğini anlatmaktadır. Hesap sormak illa da karşılıklı olarak bir şeyin muhasebesini yapmak değil, yapılan bir şeyin karşılığının yaşanması hesabın görülmesi anlamına da gelmektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz Davud’a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O Allah’ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin (onunla beraber Allah’ın istediği gibi vazifenizi yapın)!” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلًاۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ","related_links":["21/79","38/18"],"audio_path":"33/33-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-10c.mp3","commentary_text":"“Demiri onun için yumuşattık” cümlesindeki “hadid” kelimesini mecâzi anlamda kullanarak “ondaki sertliği yumuşattık” şeklinde tercüme etmek doğru olmaz. Zira hem bir sonraki ayette hem de Enbiya sûresi 21/78. âyette Hz. Davud’a demirden zırh yapma sanatı öğretilmiştir. Bu da gösteriyor ki; Allah Hz. Davud’a demiri kullanmanın yollarını öğretmiştir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz Davud’a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O Allah’ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin (onunla beraber Allah’ın istediği gibi vazifenizi yapın)!” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلًاۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ","related_links":["21/79","38/18"],"audio_path":"33/33-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-10c.mp3","commentary_text":"“Demiri onun için yumuşattık” cümlesindeki “hadid” kelimesini mecâzi anlamda kullanarak “ondaki sertliği yumuşattık” şeklinde tercüme etmek doğru olmaz. Zira hem bir sonraki ayette hem de Enbiya sûresi 21/78. âyette Hz. Davud’a demirden zırh yapma sanatı öğretilmiştir. Bu da gösteriyor ki; Allah Hz. Davud’a demiri kullanmanın yollarını öğretmiştir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz Davud’a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O Allah’ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin (onunla beraber Allah’ın istediği gibi vazifenizi yapın)!” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلًاۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ","related_links":["21/79","38/18"],"audio_path":"33/33-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-10c.mp3","commentary_text":"“Demiri onun için yumuşattık” cümlesindeki “hadid” kelimesini mecâzi anlamda kullanarak “ondaki sertliği yumuşattık” şeklinde tercüme etmek doğru olmaz. Zira hem bir sonraki ayette hem de Enbiya sûresi 21/78. âyette Hz. Davud’a demirden zırh yapma sanatı öğretilmiştir. Bu da gösteriyor ki; Allah Hz. Davud’a demiri kullanmanın yollarını öğretmiştir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Andolsun ki biz Davud’a kendi katımızdan bir üstünlük verdik. “Ey dağlar ve kuşlar! O Allah’ın yüceliğini terennüm ettikçe siz de edin (onunla beraber Allah’ın istediği gibi vazifenizi yapın)!” dedik. Ayrıca demiri onun için yumuşattık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ مِنَّا فَضْلًاۜ يَا جِبَالُ اَوِّب۪ي مَعَهُ وَالطَّيْرَۚ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَۙ","related_links":["21/79","38/18"],"audio_path":"33/33-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-9c.mp3","commentary_text":"“Demiri onun için yumuşattık” cümlesindeki “hadid” kelimesini mecâzi anlamda kullanarak “ondaki sertliği yumuşattık” şeklinde tercüme etmek doğru olmaz. Zira hem bir sonraki ayette hem de Enbiya sûresi 21/78. âyette Hz. Davud’a demirden zırh yapma sanatı öğretilmiştir. Bu da gösteriyor ki; Allah Hz. Davud’a demiri kullanmanın yollarını öğretmiştir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ona: “İnsan vücudunu iyice saracak geniş zırhlar yap ve zırhların parçalarını birbirine ölçülü biçimde tak” dedik. “(Ey Davut hanedanı!) İyi işler yapın! Çünkü ben yaptıklarınızı görüyorum” diye (vahyettik).","arabic_text":"اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["21/80"],"audio_path":"33/33-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ona: “İnsan vücudunu iyice saracak geniş zırhlar yap ve zırhların parçalarını birbirine ölçülü biçimde tak” dedik. “(Ey Davut hanedanı!) İyi işler yapın! Çünkü ben yaptıklarınızı görüyorum” diye (vahyettik).","arabic_text":"اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["21/80"],"audio_path":"33/33-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ona: “İnsan vücudunu iyice saracak geniş zırhlar yap ve zırhların parçalarını birbirine ölçülü biçimde tak” dedik. “(Ey Davut hanedanı!) İyi işler yapın! Çünkü ben yaptıklarınızı görüyorum” diye (vahyettik).","arabic_text":"اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["21/80"],"audio_path":"33/33-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ona: “İnsan vücudunu iyice saracak geniş zırhlar yap ve zırhların parçalarını birbirine ölçülü biçimde tak” dedik. “(Ey Davut hanedanı!) İyi işler yapın! Çünkü ben yaptıklarınızı görüyorum” diye (vahyettik).","arabic_text":"اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًاۜ اِنّ۪ي بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["21/80"],"audio_path":"33/33-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Süleyman’ın emrine de sabahleyin esince bir aylık uzağa giden akşamleyin de bir aylık mesafeyi aşarak geri gelen rüzgârı verdik. (Onun için) erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı (da) Rablerinin izniyle onun için çalış(maya mecbur kılın)dılar. Onlardan hangisi emrimizden çıkarsa ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’a mucizevi bir şekilde Allah’ın yardımıyla o güne kadar, hatta belki de günümüze kadar kimseye nasip olmamış olan ilim ve teknoloji öğretilmiştir. Ona lütfedilen bu nimetlerden bir tanesi de deniz yolunu çok iyi kullanmasıdır. Rakiplerinin uzun zamanda ulaşabildikleri mesafeye o kendisine lütfedilen özel teknoloji ile ürettiği gemilerle rüzgârın gücünü de kullanarak kısa zamanda ulaşabiliyordu. Ayetin ilk cümlesi, Hz. Süleyman’ın inşâ ettirdiği deniz ticaret filolarına atıf olsa gerektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Süleyman’ın emrine de sabahleyin esince bir aylık uzağa giden akşamleyin de bir aylık mesafeyi aşarak geri gelen rüzgârı verdik. (Onun için) erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı (da) Rablerinin izniyle onun için çalış(maya mecbur kılın)dılar. Onlardan hangisi emrimizden çıkarsa ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’a mucizevi bir şekilde Allah’ın yardımıyla o güne kadar, hatta belki de günümüze kadar kimseye nasip olmamış olan ilim ve teknoloji öğretilmiştir. Ona lütfedilen bu nimetlerden bir tanesi de deniz yolunu çok iyi kullanmasıdır. Rakiplerinin uzun zamanda ulaşabildikleri mesafeye o kendisine lütfedilen özel teknoloji ile ürettiği gemilerle rüzgârın gücünü de kullanarak kısa zamanda ulaşabiliyordu. Ayetin ilk cümlesi, Hz. Süleyman’ın inşâ ettirdiği deniz ticaret filolarına atıf olsa gerektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Süleyman’ın emrine de sabahleyin esince bir aylık uzağa giden akşamleyin de bir aylık mesafeyi aşarak geri gelen rüzgârı verdik. (Onun için) erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı (da) Rablerinin izniyle onun için çalış(maya mecbur kılın)dılar. Onlardan hangisi emrimizden çıkarsa ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-12c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’a mucizevi bir şekilde Allah’ın yardımıyla o güne kadar, hatta belki de günümüze kadar kimseye nasip olmamış olan ilim ve teknoloji öğretilmiştir. Ona lütfedilen bu nimetlerden bir tanesi de deniz yolunu çok iyi kullanmasıdır. Rakiplerinin uzun zamanda ulaşabildikleri mesafeye o kendisine lütfedilen özel teknoloji ile ürettiği gemilerle rüzgârın gücünü de kullanarak kısa zamanda ulaşabiliyordu. Ayetin ilk cümlesi, Hz. Süleyman’ın inşâ ettirdiği deniz ticaret filolarına atıf olsa gerektir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Süleyman’ın emrine de sabahleyin esince bir aylık uzağa giden akşamleyin de bir aylık mesafeyi aşarak geri gelen rüzgârı verdik. (Onun için) erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Cinlerden bir kısmı (da) Rablerinin izniyle onun için çalış(maya mecbur kılın)dılar. Onlardan hangisi emrimizden çıkarsa ona çılgın bir ateşin azabını tattırıyorduk.","arabic_text":"وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-11c.mp3","commentary_text":"Hz. Süleyman’a mucizevi bir şekilde Allah’ın yardımıyla o güne kadar, hatta belki de günümüze kadar kimseye nasip olmamış olan ilim ve teknoloji öğretilmiştir. Ona lütfedilen bu nimetlerden bir tanesi de deniz yolunu çok iyi kullanmasıdır. Rakiplerinin uzun zamanda ulaşabildikleri mesafeye o kendisine lütfedilen özel teknoloji ile ürettiği gemilerle rüzgârın gücünü de kullanarak kısa zamanda ulaşabiliyordu. Ayetin ilk cümlesi, Hz. Süleyman’ın inşâ ettirdiği deniz ticaret filolarına atıf olsa gerektir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Cinler Süleyman’a) dilediği şekilde kaleler heykeller havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. “Ey Davud ailesi! (Allah’a) şükrederek çalışın!” Kullarımdan (layıkıyla) şükredenler azdır.","arabic_text":"يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَٓاءُ مِنْ مَحَار۪يبَ وَتَمَاث۪يلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَاسِيَاتٍۜ اِعْمَلُٓوا اٰلَ دَاوُ۫دَ شُكْرًاۜ وَقَل۪يلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-13c.mp3","commentary_text":"“Havuz büyüklüğünde çanaklar” ifadesinden anlıyoruz ki Hz. Süleyman uyduyu çok iyi kullanmış ve bu yolla zengin bir haber ağı kurarak uluslararası arenada gücünü kanıtlamıştır. Çanakların büyüklüğüne ve havuz şeklinde yapıldığına dikkat çekiliyor. Zira uydudan gelen sinyallerin belli bir noktada kaliteli bir şekilde kısa zamanda toplanması için çanağın büyüklüğü ve geometrisi çok önemlidir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Cinler Süleyman’a) dilediği şekilde kaleler heykeller havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. “Ey Davud ailesi! (Allah’a) şükrederek çalışın!” Kullarımdan (layıkıyla) şükredenler azdır.","arabic_text":"يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَٓاءُ مِنْ مَحَار۪يبَ وَتَمَاث۪يلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَاسِيَاتٍۜ اِعْمَلُٓوا اٰلَ دَاوُ۫دَ شُكْرًاۜ وَقَل۪يلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-13c.mp3","commentary_text":"“Havuz büyüklüğünde çanaklar” ifadesinden anlıyoruz ki Hz. Süleyman uyduyu çok iyi kullanmış ve bu yolla zengin bir haber ağı kurarak uluslararası arenada gücünü kanıtlamıştır. Çanakların büyüklüğüne ve havuz şeklinde yapıldığına dikkat çekiliyor. Zira uydudan gelen sinyallerin belli bir noktada kaliteli bir şekilde kısa zamanda toplanması için çanağın büyüklüğü ve geometrisi çok önemlidir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Cinler Süleyman’a) dilediği şekilde kaleler heykeller havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. “Ey Davud ailesi! (Allah’a) şükrederek çalışın!” Kullarımdan (layıkıyla) şükredenler azdır.","arabic_text":"يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَٓاءُ مِنْ مَحَار۪يبَ وَتَمَاث۪يلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَاسِيَاتٍۜ اِعْمَلُٓوا اٰلَ دَاوُ۫دَ شُكْرًاۜ وَقَل۪يلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-13c.mp3","commentary_text":"“Havuz büyüklüğünde çanaklar” ifadesinden anlıyoruz ki Hz. Süleyman uyduyu çok iyi kullanmış ve bu yolla zengin bir haber ağı kurarak uluslararası arenada gücünü kanıtlamıştır. Çanakların büyüklüğüne ve havuz şeklinde yapıldığına dikkat çekiliyor. Zira uydudan gelen sinyallerin belli bir noktada kaliteli bir şekilde kısa zamanda toplanması için çanağın büyüklüğü ve geometrisi çok önemlidir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Cinler Süleyman’a) dilediği şekilde kaleler heykeller havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. “Ey Davud ailesi! (Allah’a) şükrederek çalışın!” Kullarımdan (layıkıyla) şükredenler azdır.","arabic_text":"يَعْمَلُونَ لَهُ مَا يَشَٓاءُ مِنْ مَحَار۪يبَ وَتَمَاث۪يلَ وَجِفَانٍ كَالْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَاسِيَاتٍۜ اِعْمَلُٓوا اٰلَ دَاوُ۫دَ شُكْرًاۜ وَقَل۪يلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-12c.mp3","commentary_text":"“Havuz büyüklüğünde çanaklar” ifadesinden anlıyoruz ki Hz. Süleyman uyduyu çok iyi kullanmış ve bu yolla zengin bir haber ağı kurarak uluslararası arenada gücünü kanıtlamıştır. Çanakların büyüklüğüne ve havuz şeklinde yapıldığına dikkat çekiliyor. Zira uydudan gelen sinyallerin belli bir noktada kaliteli bir şekilde kısa zamanda toplanması için çanağın büyüklüğü ve geometrisi çok önemlidir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. Artık o yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-14c.mp3","commentary_text":"Ayette, cinler için kullanılan “aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı” söylemi, kendi istekleri olmadan zor işlerde çalıştırıldıkları ve bu nedenle kendilerini aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak gördükleri için kullanılmıştır. Yoksa onların yaptığı iş onları aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir iş değildi. Cinler, Hz. Süleyman’ın ölümünü anlamadıkları için çalışmaya devam etmişlerdi. Ağaç kurdunun değneği yemesi ve değneğin kırılması sebebiyle Süleyman yere düşünce, anlaşıldı ki, eğer cinler Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilmiş olsalardı o yorucu çalışmaya devam etmezlerdi. Ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilemeyen cinler asla gaybı bilemezler."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. Artık o yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-14c.mp3","commentary_text":"Ayette, cinler için kullanılan “aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı” söylemi, kendi istekleri olmadan zor işlerde çalıştırıldıkları ve bu nedenle kendilerini aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak gördükleri için kullanılmıştır. Yoksa onların yaptığı iş onları aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir iş değildi. Cinler, Hz. Süleyman’ın ölümünü anlamadıkları için çalışmaya devam etmişlerdi. Ağaç kurdunun değneği yemesi ve değneğin kırılması sebebiyle Süleyman yere düşünce, anlaşıldı ki, eğer cinler Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilmiş olsalardı o yorucu çalışmaya devam etmezlerdi. Ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilemeyen cinler asla gaybı bilemezler."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. Artık o yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-14c.mp3","commentary_text":"Ayette, cinler için kullanılan “aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı” söylemi, kendi istekleri olmadan zor işlerde çalıştırıldıkları ve bu nedenle kendilerini aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak gördükleri için kullanılmıştır. Yoksa onların yaptığı iş onları aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir iş değildi. Cinler, Hz. Süleyman’ın ölümünü anlamadıkları için çalışmaya devam etmişlerdi. Ağaç kurdunun değneği yemesi ve değneğin kırılması sebebiyle Süleyman yere düşünce, anlaşıldı ki, eğer cinler Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilmiş olsalardı o yorucu çalışmaya devam etmezlerdi. Ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilemeyen cinler asla gaybı bilemezler."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir ağaç kurdu gösterdi. Artık o yere yıkılıp düşünce açıkça ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azap içinde kalıp yaşamazlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-13c.mp3","commentary_text":"Ayette, cinler için kullanılan “aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı” söylemi, kendi istekleri olmadan zor işlerde çalıştırıldıkları ve bu nedenle kendilerini aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak gördükleri için kullanılmıştır. Yoksa onların yaptığı iş onları aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir iş değildi. Cinler, Hz. Süleyman’ın ölümünü anlamadıkları için çalışmaya devam etmişlerdi. Ağaç kurdunun değneği yemesi ve değneğin kırılması sebebiyle Süleyman yere düşünce, anlaşıldı ki, eğer cinler Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilmiş olsalardı o yorucu çalışmaya devam etmezlerdi. Ayetten de anlaşılıyor ki; Hz. Süleyman’ın öldüğünü bilemeyen cinler asla gaybı bilemezler."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun ki bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen’deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لِسَبَاٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-15c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar, bozgunculuk yaparak insanlara zulmetmişlerdir. Kedilerini uyarmak için görevlendirilen peygamberlere de itaat etmemişler ve onlara karşı da isyanlarına devam etmişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun ki bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen’deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لِسَبَاٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-15c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar, bozgunculuk yaparak insanlara zulmetmişlerdir. Kedilerini uyarmak için görevlendirilen peygamberlere de itaat etmemişler ve onlara karşı da isyanlarına devam etmişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun ki bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen’deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لِسَبَاٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-15c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar, bozgunculuk yaparak insanlara zulmetmişlerdir. Kedilerini uyarmak için görevlendirilen peygamberlere de itaat etmemişler ve onlara karşı da isyanlarına devam etmişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Andolsun ki bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş (Yemen’deki) Sebe yurdundan da alınacak ibret vardır. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. (Beldeniz) güzel bir belde Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لِسَبَاٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-14c.mp3","commentary_text":"“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Hz. Süleyman tarafından İslam topraklarına katılmıştır. Sebe halkı, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Kendilerine birkaç peygamber gönderilmiş ise de refah düzeylerinin yüksek olması sebebiyle şımarmışlar, bozgunculuk yaparak insanlara zulmetmişlerdir. Kedilerini uyarmak için görevlendirilen peygamberlere de itaat etmemişler ve onlara karşı da isyanlarına devam etmişlerdir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ancak onlar (Allah’ın doğru yola davetini kabul etmeyerek) yüz çevirdiler böylece biz de onlara (barajlarını yerle bir eden) Arîm selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini buruk (ekşi) yemişli acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.","arabic_text":"فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-16c.mp3","commentary_text":"“Arim seli”, şiddetli yağmur sularının su setlerini yıkmasıyla meydana gelen sel felâketi demektir. Topraklarının bolluğu, meyvelerinin çokluğu ve refah seviyelerinin yüksekliği sebebiyle şımaran, nankörleşen, sağa sola sataşan, fesat çıkaran, güçsüzlere zulmeden Sebe halkını cezalandırmak üzere meydana gelen şiddetli yağmurların sebep olduğu sel felaketine “Arîm” seli denmiştir. “Ma’rib Barajı” nın patlamasına da sebep olan bu “Arîm Seli” ile o güzelim evler yerle bir olmuş, bağlar bahçeler yıkılmış, her taraf tanınmaz hale gelmiş ve her şey enkaza dönmüştür."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ancak onlar (Allah’ın doğru yola davetini kabul etmeyerek) yüz çevirdiler böylece biz de onlara (barajlarını yerle bir eden) Arîm selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini buruk (ekşi) yemişli acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.","arabic_text":"فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-16c.mp3","commentary_text":"“Arim seli”, şiddetli yağmur sularının su setlerini yıkmasıyla meydana gelen sel felâketi demektir. Topraklarının bolluğu, meyvelerinin çokluğu ve refah seviyelerinin yüksekliği sebebiyle şımaran, nankörleşen, sağa sola sataşan, fesat çıkaran, güçsüzlere zulmeden Sebe halkını cezalandırmak üzere meydana gelen şiddetli yağmurların sebep olduğu sel felaketine “Arîm” seli denmiştir. “Ma’rib Barajı” nın patlamasına da sebep olan bu “Arîm Seli” ile o güzelim evler yerle bir olmuş, bağlar bahçeler yıkılmış, her taraf tanınmaz hale gelmiş ve her şey enkaza dönmüştür."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ancak onlar (Allah’ın doğru yola davetini kabul etmeyerek) yüz çevirdiler böylece biz de onlara (barajlarını yerle bir eden) Arîm selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini buruk (ekşi) yemişli acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.","arabic_text":"فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-16c.mp3","commentary_text":"“Arim seli”, şiddetli yağmur sularının su setlerini yıkmasıyla meydana gelen sel felâketi demektir. Topraklarının bolluğu, meyvelerinin çokluğu ve refah seviyelerinin yüksekliği sebebiyle şımaran, nankörleşen, sağa sola sataşan, fesat çıkaran, güçsüzlere zulmeden Sebe halkını cezalandırmak üzere meydana gelen şiddetli yağmurların sebep olduğu sel felaketine “Arîm” seli denmiştir. “Ma’rib Barajı” nın patlamasına da sebep olan bu “Arîm Seli” ile o güzelim evler yerle bir olmuş, bağlar bahçeler yıkılmış, her taraf tanınmaz hale gelmiş ve her şey enkaza dönmüştür."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ancak onlar (Allah’ın doğru yola davetini kabul etmeyerek) yüz çevirdiler böylece biz de onlara (barajlarını yerle bir eden) Arîm selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini buruk (ekşi) yemişli acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.","arabic_text":"فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-15c.mp3","commentary_text":"“Arim seli”, şiddetli yağmur sularının su setlerini yıkmasıyla meydana gelen sel felâketi demektir. Topraklarının bolluğu, meyvelerinin çokluğu ve refah seviyelerinin yüksekliği sebebiyle şımaran, nankörleşen, sağa sola sataşan, fesat çıkaran, güçsüzlere zulmeden Sebe halkını cezalandırmak üzere meydana gelen şiddetli yağmurların sebep olduğu sel felaketine “Arîm” seli denmiştir. “Ma’rib Barajı” nın patlamasına da sebep olan bu “Arîm Seli” ile o güzelim evler yerle bir olmuş, bağlar bahçeler yıkılmış, her taraf tanınmaz hale gelmiş ve her şey enkaza dönmüştür."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(İşte) verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُواۜ وَهَلْ نُجَاز۪ٓي اِلَّا الْكَفُورَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-17c.mp3","commentary_text":"Onlar Allah’ın kendilerine verdiği nimetle Allah’a savaş açtılar, peygamberlerine meydan okudular, insanları sömürdüler, hak ve özgürlükleri kıstılar onun için azabı hak ettiler. Yoksa Allah sadece nimete nankörlük edeni helâk etmez. Nimetle zulmedeni, şımararak zıvanadan çıkanı, taşkınlık yapanı, yeryüzünü fesada uğratanı, isyan edeni, haksızlık yapanı helâk eder."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(İşte) verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُواۜ وَهَلْ نُجَاز۪ٓي اِلَّا الْكَفُورَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-17c.mp3","commentary_text":"Onlar Allah’ın kendilerine verdiği nimetle Allah’a savaş açtılar, peygamberlerine meydan okudular, insanları sömürdüler, hak ve özgürlükleri kıstılar onun için azabı hak ettiler. Yoksa Allah sadece nimete nankörlük edeni helâk etmez. Nimetle zulmedeni, şımararak zıvanadan çıkanı, taşkınlık yapanı, yeryüzünü fesada uğratanı, isyan edeni, haksızlık yapanı helâk eder."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(İşte) verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُواۜ وَهَلْ نُجَاز۪ٓي اِلَّا الْكَفُورَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-17c.mp3","commentary_text":"Onlar Allah’ın kendilerine verdiği nimetle Allah’a savaş açtılar, peygamberlerine meydan okudular, insanları sömürdüler, hak ve özgürlükleri kıstılar onun için azabı hak ettiler. Yoksa Allah sadece nimete nankörlük edeni helâk etmez. Nimetle zulmedeni, şımararak zıvanadan çıkanı, taşkınlık yapanı, yeryüzünü fesada uğratanı, isyan edeni, haksızlık yapanı helâk eder."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(İşte) verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُواۜ وَهَلْ نُجَاز۪ٓي اِلَّا الْكَفُورَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-16c.mp3","commentary_text":"Onlar Allah’ın kendilerine verdiği nimetle Allah’a savaş açtılar, peygamberlerine meydan okudular, insanları sömürdüler, hak ve özgürlükleri kıstılar onun için azabı hak ettiler. Yoksa Allah sadece nimete nankörlük edeni helâk etmez. Nimetle zulmedeni, şımararak zıvanadan çıkanı, taşkınlık yapanı, yeryüzünü fesada uğratanı, isyan edeni, haksızlık yapanı helâk eder."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kendileriyle içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın!” (dedik).","arabic_text":"وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّامًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kendileriyle içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın!” (dedik).","arabic_text":"وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّامًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kendileriyle içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın!” (dedik).","arabic_text":"وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّامًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kendileriyle içlerinde bereketler kıldığımız memleketler arasında (biri diğerinden) görünebilen kasabalar var ettik ve orada yürüme (imkânlarını) takdir ettik. “Bu (topraklarda) hem geceleri hem de gündüzleri güven içinde gezin/dolaşın!” (dedik).","arabic_text":"وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّامًا اٰمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Fakat onlar (İsyankâr bir eda ile): “Ey Rabbimiz! (Çok kâr edebilmemiz için bulunduğumuz şehirle mal getirdiğimiz o şehir arasındaki mesafeyi) seferlerimizin arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları (kendilerinden sonra gelenlerin dillerinde dolaşan) masallara çevirdik ve kendilerini (başka yerlere göç suretiyle) dağıttık. Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-19c.mp3","commentary_text":"Ticaretteki başarılarıyla öyle şımardılar ki; daha çok kazanma hırsıyla hem konaklama sayısını çoğaltarak oralardaki insanları soymak ve sömürmek hem de ticareti herkesin kolayca yapamayacağı bir duruma getirmek için ithalat ve ihracat yerlerinin arasındaki mesafenin daha da uzun olmasını istediler."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Fakat onlar (İsyankâr bir eda ile): “Ey Rabbimiz! (Çok kâr edebilmemiz için bulunduğumuz şehirle mal getirdiğimiz o şehir arasındaki mesafeyi) seferlerimizin arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları (kendilerinden sonra gelenlerin dillerinde dolaşan) masallara çevirdik ve kendilerini (başka yerlere göç suretiyle) dağıttık. Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-19c.mp3","commentary_text":"Ticaretteki başarılarıyla öyle şımardılar ki; daha çok kazanma hırsıyla hem konaklama sayısını çoğaltarak oralardaki insanları soymak ve sömürmek hem de ticareti herkesin kolayca yapamayacağı bir duruma getirmek için ithalat ve ihracat yerlerinin arasındaki mesafenin daha da uzun olmasını istediler."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Fakat onlar (İsyankâr bir eda ile): “Ey Rabbimiz! (Çok kâr edebilmemiz için bulunduğumuz şehirle mal getirdiğimiz o şehir arasındaki mesafeyi) seferlerimizin arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları (kendilerinden sonra gelenlerin dillerinde dolaşan) masallara çevirdik ve kendilerini (başka yerlere göç suretiyle) dağıttık. Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-19c.mp3","commentary_text":"Ticaretteki başarılarıyla öyle şımardılar ki; daha çok kazanma hırsıyla hem konaklama sayısını çoğaltarak oralardaki insanları soymak ve sömürmek hem de ticareti herkesin kolayca yapamayacağı bir duruma getirmek için ithalat ve ihracat yerlerinin arasındaki mesafenin daha da uzun olmasını istediler."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Fakat onlar (İsyankâr bir eda ile): “Ey Rabbimiz! (Çok kâr edebilmemiz için bulunduğumuz şehirle mal getirdiğimiz o şehir arasındaki mesafeyi) seferlerimizin arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları (kendilerinden sonra gelenlerin dillerinde dolaşan) masallara çevirdik ve kendilerini (başka yerlere göç suretiyle) dağıttık. Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-18c.mp3","commentary_text":"Ticaretteki başarılarıyla öyle şımardılar ki; daha çok kazanma hırsıyla hem konaklama sayısını çoğaltarak oralardaki insanları soymak ve sömürmek hem de ticareti herkesin kolayca yapamayacağı bir duruma getirmek için ithalat ve ihracat yerlerinin arasındaki mesafenin daha da uzun olmasını istediler."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Andolsun ki İblis onlara ilişkin beklentisini gerçekleştirmiş ve bir grup mü’minin dışında hepsi ona uymuştu.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْل۪يسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-20c.mp3","commentary_text":"Evet, şeytanın insanlardan beklentisi: “Ey Rabbim! Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlaslı olan kulların hariç, onların hepsini azdıracağım. “Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç!” (Hicr 15/39-40)"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Andolsun ki İblis onlara ilişkin beklentisini gerçekleştirmiş ve bir grup mü’minin dışında hepsi ona uymuştu.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْل۪يسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-20c.mp3","commentary_text":"Evet, şeytanın insanlardan beklentisi: “Ey Rabbim! Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlaslı olan kulların hariç, onların hepsini azdıracağım. “Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç!” (Hicr 15/39-40)"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Andolsun ki İblis onlara ilişkin beklentisini gerçekleştirmiş ve bir grup mü’minin dışında hepsi ona uymuştu.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْل۪يسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-20c.mp3","commentary_text":"Evet, şeytanın insanlardan beklentisi: “Ey Rabbim! Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlaslı olan kulların hariç, onların hepsini azdıracağım. “Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç!” (Hicr 15/39-40)"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Andolsun ki İblis onlara ilişkin beklentisini gerçekleştirmiş ve bir grup mü’minin dışında hepsi ona uymuştu.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْل۪يسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-19c.mp3","commentary_text":"Evet, şeytanın insanlardan beklentisi: “Ey Rabbim! Andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlaslı olan kulların hariç, onların hepsini azdıracağım. “Ancak içlerinden, Sana yürekten bağlanan samîmî kulların hariç!” (Hicr 15/39-40)"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Aslında şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ama biz ahirete inananları o konuda kuşku içinde olanlardan ayırmak istedik. Her şey senin Rabbinin gözetimi altındadır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Aslında şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ama biz ahirete inananları o konuda kuşku içinde olanlardan ayırmak istedik. Her şey senin Rabbinin gözetimi altındadır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Aslında şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ama biz ahirete inananları o konuda kuşku içinde olanlardan ayırmak istedik. Her şey senin Rabbinin gözetimi altındadır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Aslında şeytanın onlar üzerinde hiçbir nüfuzu hiçbir yaptırım gücü yoktu. Ama biz ahirete inananları o konuda kuşku içinde olanlardan ayırmak istedik. Her şey senin Rabbinin gözetimi altındadır.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Müşriklere de ki:) “Allah dışında ilâh olduklarını iddia ettiğiniz putları imdada çağırınız bakalım! Onlar göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların bu ikisinde hiçbir ortaklığı olmadığı gibi Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Müşriklere de ki:) “Allah dışında ilâh olduklarını iddia ettiğiniz putları imdada çağırınız bakalım! Onlar göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların bu ikisinde hiçbir ortaklığı olmadığı gibi Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Müşriklere de ki:) “Allah dışında ilâh olduklarını iddia ettiğiniz putları imdada çağırınız bakalım! Onlar göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların bu ikisinde hiçbir ortaklığı olmadığı gibi Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Müşriklere de ki:) “Allah dışında ilâh olduklarını iddia ettiğiniz putları imdada çağırınız bakalım! Onlar göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların bu ikisinde hiçbir ortaklığı olmadığı gibi Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”","arabic_text":"قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah katında) O’nun izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. (Şefaat bekleyenlerin) kalplerinden korku giderilince diğerleri onlara “Rabbiniz ne buyurdu (nasıl hüküm verdi)?” diye sorar. Onlar da “Her zamanki gibi gerçeği.” diye cevap verirler. O her şeyden yücedir her şeyden büyüktür.","arabic_text":"وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-23c.mp3","commentary_text":"“Şefaat” terimi en yanlış anlaşılan Kur’an kavramlarından biridir. Aracılık, arabuluculuk, tavassut, iltimas gibi anlamlara gelen şefaat; insanların cennete gitmesi için peygamberlere, “Allah dostlarına”, Kur’an talebelerine ve şehitlere verilen bir yetki olarak yorumlanır. Bu yaygın inanç, insanlara ilahi buyruklarla hayatlarını inşa etmek yerine -sözde- ehil olan insanların şefaatine sığınarak kolay yoldan cennete girme rahatlığını verir. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Ayrıca Bakara 2/254 ve 255’te “ahirette hiçbir şekilde şefaatin olmayacağı ve bütün yetkinin Allah’ın elinde olacağı” açıkça anlatılır. İnfitar 82/19 “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.”, Secde 32/4 “Allah’tan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur.”  Necm 53/39 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” Meryem, 19/95 öğretileriyle Kur’an, cennete gitmek için insanın şefaatçisinin kendi eylemlerinin olacağını açıkça belirtir. Ayrıca Şuara 26/86’da Hz. İbrahim’in babası için, Hud 11/45’te Hz. Nuh’un oğlu için yaptığı isteğin karşılık bulmaması da şefaat konusundaki yanlış algıyı ortadan kaldırmaktadır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). Bu ayetten de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah katında) O’nun izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. (Şefaat bekleyenlerin) kalplerinden korku giderilince diğerleri onlara “Rabbiniz ne buyurdu (nasıl hüküm verdi)?” diye sorar. Onlar da “Her zamanki gibi gerçeği.” diye cevap verirler. O her şeyden yücedir her şeyden büyüktür.","arabic_text":"وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-23c.mp3","commentary_text":"“Şefaat” terimi en yanlış anlaşılan Kur’an kavramlarından biridir. Aracılık, arabuluculuk, tavassut, iltimas gibi anlamlara gelen şefaat; insanların cennete gitmesi için peygamberlere, “Allah dostlarına”, Kur’an talebelerine ve şehitlere verilen bir yetki olarak yorumlanır. Bu yaygın inanç, insanlara ilahi buyruklarla hayatlarını inşa etmek yerine -sözde- ehil olan insanların şefaatine sığınarak kolay yoldan cennete girme rahatlığını verir. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Ayrıca Bakara 2/254 ve 255’te “ahirette hiçbir şekilde şefaatin olmayacağı ve bütün yetkinin Allah’ın elinde olacağı” açıkça anlatılır. İnfitar 82/19 “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.”, Secde 32/4 “Allah’tan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur.”  Necm 53/39 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” Meryem, 19/95 öğretileriyle Kur’an, cennete gitmek için insanın şefaatçisinin kendi eylemlerinin olacağını açıkça belirtir. Ayrıca Şuara 26/86’da Hz. İbrahim’in babası için, Hud 11/45’te Hz. Nuh’un oğlu için yaptığı isteğin karşılık bulmaması da şefaat konusundaki yanlış algıyı ortadan kaldırmaktadır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). Bu ayetten de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah katında) O’nun izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. (Şefaat bekleyenlerin) kalplerinden korku giderilince diğerleri onlara “Rabbiniz ne buyurdu (nasıl hüküm verdi)?” diye sorar. Onlar da “Her zamanki gibi gerçeği.” diye cevap verirler. O her şeyden yücedir her şeyden büyüktür.","arabic_text":"وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-23c.mp3","commentary_text":"“Şefaat” terimi en yanlış anlaşılan Kur’an kavramlarından biridir. Aracılık, arabuluculuk, tavassut, iltimas gibi anlamlara gelen şefaat; insanların cennete gitmesi için peygamberlere, “Allah dostlarına”, Kur’an talebelerine ve şehitlere verilen bir yetki olarak yorumlanır. Bu yaygın inanç, insanlara ilahi buyruklarla hayatlarını inşa etmek yerine -sözde- ehil olan insanların şefaatine sığınarak kolay yoldan cennete girme rahatlığını verir. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Ayrıca Bakara 2/254 ve 255’te “ahirette hiçbir şekilde şefaatin olmayacağı ve bütün yetkinin Allah’ın elinde olacağı” açıkça anlatılır. İnfitar 82/19 “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.”, Secde 32/4 “Allah’tan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur.”  Necm 53/39 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” Meryem, 19/95 öğretileriyle Kur’an, cennete gitmek için insanın şefaatçisinin kendi eylemlerinin olacağını açıkça belirtir. Ayrıca Şuara 26/86’da Hz. İbrahim’in babası için, Hud 11/45’te Hz. Nuh’un oğlu için yaptığı isteğin karşılık bulmaması da şefaat konusundaki yanlış algıyı ortadan kaldırmaktadır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). Bu ayetten de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah katında) O’nun izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. (Şefaat bekleyenlerin) kalplerinden korku giderilince diğerleri onlara “Rabbiniz ne buyurdu (nasıl hüküm verdi)?” diye sorar. Onlar da “Her zamanki gibi gerçeği.” diye cevap verirler. O her şeyden yücedir her şeyden büyüktür.","arabic_text":"وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-22c.mp3","commentary_text":"“Şefaat” terimi en yanlış anlaşılan Kur’an kavramlarından biridir. Aracılık, arabuluculuk, tavassut, iltimas gibi anlamlara gelen şefaat; insanların cennete gitmesi için peygamberlere, “Allah dostlarına”, Kur’an talebelerine ve şehitlere verilen bir yetki olarak yorumlanır. Bu yaygın inanç, insanlara ilahi buyruklarla hayatlarını inşa etmek yerine -sözde- ehil olan insanların şefaatine sığınarak kolay yoldan cennete girme rahatlığını verir. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Ayrıca Bakara 2/254 ve 255’te “ahirette hiçbir şekilde şefaatin olmayacağı ve bütün yetkinin Allah’ın elinde olacağı” açıkça anlatılır. İnfitar 82/19 “O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır.”, Secde 32/4 “Allah’tan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur.”  Necm 53/39 “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” Meryem, 19/95 öğretileriyle Kur’an, cennete gitmek için insanın şefaatçisinin kendi eylemlerinin olacağını açıkça belirtir. Ayrıca Şuara 26/86’da Hz. İbrahim’in babası için, Hud 11/45’te Hz. Nuh’un oğlu için yaptığı isteğin karşılık bulmaması da şefaat konusundaki yanlış algıyı ortadan kaldırmaktadır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). Bu ayetten de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Söyle onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır! O halde ya bizden yahut sizden biri doğru yolda (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۙ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Söyle onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır! O halde ya bizden yahut sizden biri doğru yolda (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۙ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Söyle onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır! O halde ya bizden yahut sizden biri doğru yolda (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۙ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Söyle onlara: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır! O halde ya bizden yahut sizden biri doğru yolda (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!”","arabic_text":"قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قُلِ اللّٰهُۙ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”","arabic_text":"قُلْ لَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّٓا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”","arabic_text":"قُلْ لَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّٓا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”","arabic_text":"قُلْ لَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّٓا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”","arabic_text":"قُلْ لَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّٓا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O gerçeği apaçık ortaya koyan her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّۜ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O gerçeği apaçık ortaya koyan her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّۜ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O gerçeği apaçık ortaya koyan her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّۜ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O gerçeği apaçık ortaya koyan her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّۜ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"De ki: “Allah’a koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım! Olacak şey değil bu! Doğrusu O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ اَرُونِيَ الَّذ۪ينَ اَلْحَقْتُمْ بِه۪ شُرَكَٓاءَ كَلَّاۜ بَلْ هُوَ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"De ki: “Allah’a koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım! Olacak şey değil bu! Doğrusu O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ اَرُونِيَ الَّذ۪ينَ اَلْحَقْتُمْ بِه۪ شُرَكَٓاءَ كَلَّاۜ بَلْ هُوَ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"De ki: “Allah’a koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım! Olacak şey değil bu! Doğrusu O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ اَرُونِيَ الَّذ۪ينَ اَلْحَقْتُمْ بِه۪ شُرَكَٓاءَ كَلَّاۜ بَلْ هُوَ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"De ki: “Allah’a koştuğunuz ortakları bana gösterin bakalım! Olacak şey değil bu! Doğrusu O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.”","arabic_text":"قُلْ اَرُونِيَ الَّذ۪ينَ اَلْحَقْتُمْ بِه۪ شُرَكَٓاءَ كَلَّاۜ بَلْ هُوَ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz.”","arabic_text":"قُلْ لَكُمْ م۪يعَادُ يَوْمٍ لَا تَسْتَأْخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz.”","arabic_text":"قُلْ لَكُمْ م۪يعَادُ يَوْمٍ لَا تَسْتَأْخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz.”","arabic_text":"قُلْ لَكُمْ م۪يعَادُ يَوْمٍ لَا تَسْتَأْخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “Sizin için belirlenen bir gün vardır ki ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz.”","arabic_text":"قُلْ لَكُمْ م۪يعَادُ يَوْمٍ لَا تَسْتَأْخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkârcılar: “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman o zalimleri birbirlerine laf atıp tutarken bir görsen! (Yeryüzünde) güçsüz olanlar (vaktiyle körü körüne itaat ettikleri) o büyüklük taslayan (patron)lara: “Siz olmasaydınız biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkârcılar: “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman o zalimleri birbirlerine laf atıp tutarken bir görsen! (Yeryüzünde) güçsüz olanlar (vaktiyle körü körüne itaat ettikleri) o büyüklük taslayan (patron)lara: “Siz olmasaydınız biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkârcılar: “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman o zalimleri birbirlerine laf atıp tutarken bir görsen! (Yeryüzünde) güçsüz olanlar (vaktiyle körü körüne itaat ettikleri) o büyüklük taslayan (patron)lara: “Siz olmasaydınız biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkârcılar: “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman o zalimleri birbirlerine laf atıp tutarken bir görsen! (Yeryüzünde) güçsüz olanlar (vaktiyle körü körüne itaat ettikleri) o büyüklük taslayan (patron)lara: “Siz olmasaydınız biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar güçsüzlere (Al-lah’ı bırakıp kendilerine kulluk edenlere): “Nasıl olur? Size doğru yolu açıkça gösteren (Kur’an) geldikten sonra (siz ona iman edecektiniz de) biz mi sizi (zorla) ondan alıkoyduk? Hayır suçlu olan sizdiniz!” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُٓوا اَنَحْنُ صَدَدْنَاكُمْ عَنِ الْهُدٰى بَعْدَ اِذْ جَٓاءَكُمْ بَلْ كُنْتُمْ مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar güçsüzlere (Al-lah’ı bırakıp kendilerine kulluk edenlere): “Nasıl olur? Size doğru yolu açıkça gösteren (Kur’an) geldikten sonra (siz ona iman edecektiniz de) biz mi sizi (zorla) ondan alıkoyduk? Hayır suçlu olan sizdiniz!” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُٓوا اَنَحْنُ صَدَدْنَاكُمْ عَنِ الْهُدٰى بَعْدَ اِذْ جَٓاءَكُمْ بَلْ كُنْتُمْ مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar güçsüzlere (Al-lah’ı bırakıp kendilerine kulluk edenlere): “Nasıl olur? Size doğru yolu açıkça gösteren (Kur’an) geldikten sonra (siz ona iman edecektiniz de) biz mi sizi (zorla) ondan alıkoyduk? Hayır suçlu olan sizdiniz!” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُٓوا اَنَحْنُ صَدَدْنَاكُمْ عَنِ الْهُدٰى بَعْدَ اِذْ جَٓاءَكُمْ بَلْ كُنْتُمْ مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar güçsüzlere (Al-lah’ı bırakıp kendilerine kulluk edenlere): “Nasıl olur? Size doğru yolu açıkça gösteren (Kur’an) geldikten sonra (siz ona iman edecektiniz de) biz mi sizi (zorla) ondan alıkoyduk? Hayır suçlu olan sizdiniz!” diyecekler.","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُٓوا اَنَحْنُ صَدَدْنَاكُمْ عَنِ الْهُدٰى بَعْدَ اِذْ جَٓاءَكُمْ بَلْ كُنْتُمْ مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bunun üzerine güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Hayır bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardı. Çünkü siz bize Allah’a nankörlük etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkârcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bunun üzerine güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Hayır bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardı. Çünkü siz bize Allah’a nankörlük etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkârcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bunun üzerine güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Hayır bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardı. Çünkü siz bize Allah’a nankörlük etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkârcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bunun üzerine güçsüzler büyüklük taslayanlara: “Hayır bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardı. Çünkü siz bize Allah’a nankörlük etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkârcıların boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Biz ne zaman bir topluma bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri: “Biz sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah’ın emirlerini) inkâr ediyoruz.” demişlerdir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Biz ne zaman bir topluma bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri: “Biz sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah’ın emirlerini) inkâr ediyoruz.” demişlerdir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Biz ne zaman bir topluma bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri: “Biz sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah’ın emirlerini) inkâr ediyoruz.” demişlerdir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Biz ne zaman bir topluma bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri: “Biz sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah’ın emirlerini) inkâr ediyoruz.” demişlerdir.","arabic_text":"وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve yine “Bizim malımız da evlâdımız da sizinkinden daha fazla sizden daha güçlüyüz. Biz öyle azap falan da görecek değiliz!” diye karşı çıkmışlardır.","arabic_text":"وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-35c.mp3","commentary_text":"Yani “biz gerek ekonomik gerek sosyal gerekse nüfuz ve nüfus bakımından sizden ilerdeyiz. Bu da gösteriyor ki doğru yolda olan biziz, siz değilsiniz. Siz doğru yolda olsaydınız bu nimetlere biz değil siz sahip olurdunuz.” diyorlar. İşte cevabı Allah veriyor:"},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve yine “Bizim malımız da evlâdımız da sizinkinden daha fazla sizden daha güçlüyüz. Biz öyle azap falan da görecek değiliz!” diye karşı çıkmışlardır.","arabic_text":"وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-35c.mp3","commentary_text":"Yani “biz gerek ekonomik gerek sosyal gerekse nüfuz ve nüfus bakımından sizden ilerdeyiz. Bu da gösteriyor ki doğru yolda olan biziz, siz değilsiniz. Siz doğru yolda olsaydınız bu nimetlere biz değil siz sahip olurdunuz.” diyorlar. İşte cevabı Allah veriyor:"},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve yine “Bizim malımız da evlâdımız da sizinkinden daha fazla sizden daha güçlüyüz. Biz öyle azap falan da görecek değiliz!” diye karşı çıkmışlardır.","arabic_text":"وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-35c.mp3","commentary_text":"Yani “biz gerek ekonomik gerek sosyal gerekse nüfuz ve nüfus bakımından sizden ilerdeyiz. Bu da gösteriyor ki doğru yolda olan biziz, siz değilsiniz. Siz doğru yolda olsaydınız bu nimetlere biz değil siz sahip olurdunuz.” diyorlar. İşte cevabı Allah veriyor:"},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ve yine “Bizim malımız da evlâdımız da sizinkinden daha fazla sizden daha güçlüyüz. Biz öyle azap falan da görecek değiliz!” diye karşı çıkmışlardır.","arabic_text":"وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-34c.mp3","commentary_text":"Yani “biz gerek ekonomik gerek sosyal gerekse nüfuz ve nüfus bakımından sizden ilerdeyiz. Bu da gösteriyor ki doğru yolda olan biziz, siz değilsiniz. Siz doğru yolda olsaydınız bu nimetlere biz değil siz sahip olurdunuz.” diyorlar. İşte cevabı Allah veriyor:"},{"verse_number":"36","turkish_text":"De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu (Allah’ın yol ve yöntemlerini) bilmezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-36c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, kullarına farklı oranlarda rızık vermesi, tamamen O’nun seçimi ve takdiriyle alakalı bir durumdur. Bu konuda bizim söyleyebilecek hiçbir sözümüz yoktur. Kişinin entelektüel seviyesi, kültürü, eğitimi, bilgisi, tecrübesi, mahareti, zekâsı, çalışkanlığı hangi seviyede olursa olsun Allah takdir etmedikçe -toplum diliyle- zengin olamaz. Eğer bir insana Allah bol rızık takdir etmişse, – aptal da olsa- ona da kimse mâni olamaz. Bu demek değildir ki nasıl olsa Allah’ın takdir ettiği tecelli edecek, o halde insan yan gelip yatsın. Elbette ki insan sürekli çalışmalı, araştırmalı, buluş yapmalı, üretmeli, yetiştirmeli, istihdam sağlamalı ama bütün bunların karşılığını almada işi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Kişi çok kazanıyor diye şımarmamalı, yoldan çıkmamalı, aslını inkâr etmemeli, geçmişini unutmamalı, nimeti kendinden bilmemeli, Allah’a vefasızlık etmemeli, insanları küçük görmemeli. Yine kişi zengin olamıyor, çok kazanamıyor, modern evlerde yaşayamıyor, lüks arabalar binemiyor, yazlıklar kışlıklar alamıyor, çocuklarını özel okullarda okutamıyor, uzun soluklu tatillere çıkamıyor diye de kahrolmamalı. Zira hayat sadece dünyadan ibaret değildir. Allah isterse, kırk sene çalıştırır bir yıllık verir, isterse bir yıl çalıştırır kırk yıllık verir. Bazen de kırk yılda verdiğini bir ayda belki bir anda geri alır. Ama her çalışana geçimini temin edecek kadar rızık mutlaka verir. Biz Allah’a neden böyle yapıyorsun diye de soramayız. Allah öyle takdir ediyorsa vardır onda bir hikmet ve hayır. “… Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. (Hakkınızda neyin hayır neyin şer olacağını) Allah bilir, siz bilemezsiniz. (Bakara 2/216) Durum böyledir diye zenginliği ve yoksulluğu, asla Allah’ın lütfunun veya cezasının bir işareti olarak görmemek gerekir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu (Allah’ın yol ve yöntemlerini) bilmezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-36c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, kullarına farklı oranlarda rızık vermesi, tamamen O’nun seçimi ve takdiriyle alakalı bir durumdur. Bu konuda bizim söyleyebilecek hiçbir sözümüz yoktur. Kişinin entelektüel seviyesi, kültürü, eğitimi, bilgisi, tecrübesi, mahareti, zekâsı, çalışkanlığı hangi seviyede olursa olsun Allah takdir etmedikçe -toplum diliyle- zengin olamaz. Eğer bir insana Allah bol rızık takdir etmişse, – aptal da olsa- ona da kimse mâni olamaz. Bu demek değildir ki nasıl olsa Allah’ın takdir ettiği tecelli edecek, o halde insan yan gelip yatsın. Elbette ki insan sürekli çalışmalı, araştırmalı, buluş yapmalı, üretmeli, yetiştirmeli, istihdam sağlamalı ama bütün bunların karşılığını almada işi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Kişi çok kazanıyor diye şımarmamalı, yoldan çıkmamalı, aslını inkâr etmemeli, geçmişini unutmamalı, nimeti kendinden bilmemeli, Allah’a vefasızlık etmemeli, insanları küçük görmemeli. Yine kişi zengin olamıyor, çok kazanamıyor, modern evlerde yaşayamıyor, lüks arabalar binemiyor, yazlıklar kışlıklar alamıyor, çocuklarını özel okullarda okutamıyor, uzun soluklu tatillere çıkamıyor diye de kahrolmamalı. Zira hayat sadece dünyadan ibaret değildir. Allah isterse, kırk sene çalıştırır bir yıllık verir, isterse bir yıl çalıştırır kırk yıllık verir. Bazen de kırk yılda verdiğini bir ayda belki bir anda geri alır. Ama her çalışana geçimini temin edecek kadar rızık mutlaka verir. Biz Allah’a neden böyle yapıyorsun diye de soramayız. Allah öyle takdir ediyorsa vardır onda bir hikmet ve hayır. “… Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. (Hakkınızda neyin hayır neyin şer olacağını) Allah bilir, siz bilemezsiniz. (Bakara 2/216) Durum böyledir diye zenginliği ve yoksulluğu, asla Allah’ın lütfunun veya cezasının bir işareti olarak görmemek gerekir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu (Allah’ın yol ve yöntemlerini) bilmezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-36c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, kullarına farklı oranlarda rızık vermesi, tamamen O’nun seçimi ve takdiriyle alakalı bir durumdur. Bu konuda bizim söyleyebilecek hiçbir sözümüz yoktur. Kişinin entelektüel seviyesi, kültürü, eğitimi, bilgisi, tecrübesi, mahareti, zekâsı, çalışkanlığı hangi seviyede olursa olsun Allah takdir etmedikçe -toplum diliyle- zengin olamaz. Eğer bir insana Allah bol rızık takdir etmişse, – aptal da olsa- ona da kimse mâni olamaz. Bu demek değildir ki nasıl olsa Allah’ın takdir ettiği tecelli edecek, o halde insan yan gelip yatsın. Elbette ki insan sürekli çalışmalı, araştırmalı, buluş yapmalı, üretmeli, yetiştirmeli, istihdam sağlamalı ama bütün bunların karşılığını almada işi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Kişi çok kazanıyor diye şımarmamalı, yoldan çıkmamalı, aslını inkâr etmemeli, geçmişini unutmamalı, nimeti kendinden bilmemeli, Allah’a vefasızlık etmemeli, insanları küçük görmemeli. Yine kişi zengin olamıyor, çok kazanamıyor, modern evlerde yaşayamıyor, lüks arabalar binemiyor, yazlıklar kışlıklar alamıyor, çocuklarını özel okullarda okutamıyor, uzun soluklu tatillere çıkamıyor diye de kahrolmamalı. Zira hayat sadece dünyadan ibaret değildir. Allah isterse, kırk sene çalıştırır bir yıllık verir, isterse bir yıl çalıştırır kırk yıllık verir. Bazen de kırk yılda verdiğini bir ayda belki bir anda geri alır. Ama her çalışana geçimini temin edecek kadar rızık mutlaka verir. Biz Allah’a neden böyle yapıyorsun diye de soramayız. Allah öyle takdir ediyorsa vardır onda bir hikmet ve hayır. “… Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. (Hakkınızda neyin hayır neyin şer olacağını) Allah bilir, siz bilemezsiniz. (Bakara 2/216) Durum böyledir diye zenginliği ve yoksulluğu, asla Allah’ın lütfunun veya cezasının bir işareti olarak görmemek gerekir."},{"verse_number":"36","turkish_text":"De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu (Allah’ın yol ve yöntemlerini) bilmezler.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-35c.mp3","commentary_text":"Allah’ın, kullarına farklı oranlarda rızık vermesi, tamamen O’nun seçimi ve takdiriyle alakalı bir durumdur. Bu konuda bizim söyleyebilecek hiçbir sözümüz yoktur. Kişinin entelektüel seviyesi, kültürü, eğitimi, bilgisi, tecrübesi, mahareti, zekâsı, çalışkanlığı hangi seviyede olursa olsun Allah takdir etmedikçe -toplum diliyle- zengin olamaz. Eğer bir insana Allah bol rızık takdir etmişse, – aptal da olsa- ona da kimse mâni olamaz. Bu demek değildir ki nasıl olsa Allah’ın takdir ettiği tecelli edecek, o halde insan yan gelip yatsın. Elbette ki insan sürekli çalışmalı, araştırmalı, buluş yapmalı, üretmeli, yetiştirmeli, istihdam sağlamalı ama bütün bunların karşılığını almada işi Allah’ın takdirine bırakmalıdır. Kişi çok kazanıyor diye şımarmamalı, yoldan çıkmamalı, aslını inkâr etmemeli, geçmişini unutmamalı, nimeti kendinden bilmemeli, Allah’a vefasızlık etmemeli, insanları küçük görmemeli. Yine kişi zengin olamıyor, çok kazanamıyor, modern evlerde yaşayamıyor, lüks arabalar binemiyor, yazlıklar kışlıklar alamıyor, çocuklarını özel okullarda okutamıyor, uzun soluklu tatillere çıkamıyor diye de kahrolmamalı. Zira hayat sadece dünyadan ibaret değildir. Allah isterse, kırk sene çalıştırır bir yıllık verir, isterse bir yıl çalıştırır kırk yıllık verir. Bazen de kırk yılda verdiğini bir ayda belki bir anda geri alır. Ama her çalışana geçimini temin edecek kadar rızık mutlaka verir. Biz Allah’a neden böyle yapıyorsun diye de soramayız. Allah öyle takdir ediyorsa vardır onda bir hikmet ve hayır. “… Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için iyi, hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. (Hakkınızda neyin hayır neyin şer olacağını) Allah bilir, siz bilemezsiniz. (Bakara 2/216) Durum böyledir diye zenginliği ve yoksulluğu, asla Allah’ın lütfunun veya cezasının bir işareti olarak görmemek gerekir."},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizi bize yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. Yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar (bize yakın olabilirler). İşte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۘ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَٓاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizi bize yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. Yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar (bize yakın olabilirler). İşte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۘ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَٓاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizi bize yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. Yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar (bize yakın olabilirler). İşte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۘ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَٓاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(Ey insanlar!) Sizi bize yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de çocuklarınız. Yalnızca iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar (bize yakın olabilirler). İşte onlar için yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰٓى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًاۘ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَٓاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak (onları etkisiz hale getirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak (onları etkisiz hale getirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak (onları etkisiz hale getirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ayetlerimizi geçersiz kılmak (onları etkisiz hale getirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Siz (Allah yolunda hayır için) her ne harcarsanız (Allah) onun yerine başka (daha iyi)sini verir. Zira O her zaman en hayırlı rızk veren ve rızk vermede tam yetkili olandır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Siz (Allah yolunda hayır için) her ne harcarsanız (Allah) onun yerine başka (daha iyi)sini verir. Zira O her zaman en hayırlı rızk veren ve rızk vermede tam yetkili olandır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Siz (Allah yolunda hayır için) her ne harcarsanız (Allah) onun yerine başka (daha iyi)sini verir. Zira O her zaman en hayırlı rızk veren ve rızk vermede tam yetkili olandır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Siz (Allah yolunda hayır için) her ne harcarsanız (Allah) onun yerine başka (daha iyi)sini verir. Zira O her zaman en hayırlı rızk veren ve rızk vermede tam yetkili olandır.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah) o gün (kıyamette) onların hepsini bir araya toplayacak sonra da meleklere: “Bunlar mı size tapıyorlardı?” diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah) o gün (kıyamette) onların hepsini bir araya toplayacak sonra da meleklere: “Bunlar mı size tapıyorlardı?” diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah) o gün (kıyamette) onların hepsini bir araya toplayacak sonra da meleklere: “Bunlar mı size tapıyorlardı?” diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Allah) o gün (kıyamette) onların hepsini bir araya toplayacak sonra da meleklere: “Bunlar mı size tapıyorlardı?” diyecek.","arabic_text":"وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Melekler de:) “Senin şanın yücedir. Bizim koruyucumuz onlar değil sensin. Hayır onlar bize değil cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Melekler de:) “Senin şanın yücedir. Bizim koruyucumuz onlar değil sensin. Hayır onlar bize değil cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Melekler de:) “Senin şanın yücedir. Bizim koruyucumuz onlar değil sensin. Hayır onlar bize değil cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Melekler de:) “Senin şanın yücedir. Bizim koruyucumuz onlar değil sensin. Hayır onlar bize değil cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken (Allah şöyle buyuracak): “Bugün birbirinize ne faydalı olabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz!” Ve o gün (Allah’a ortak koşarak ve haddini aşarak kendilerine zulmetmiş olan) o zalimlere şöyle sesleniriz; “(Dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken (Allah şöyle buyuracak): “Bugün birbirinize ne faydalı olabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz!” Ve o gün (Allah’a ortak koşarak ve haddini aşarak kendilerine zulmetmiş olan) o zalimlere şöyle sesleniriz; “(Dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken (Allah şöyle buyuracak): “Bugün birbirinize ne faydalı olabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz!” Ve o gün (Allah’a ortak koşarak ve haddini aşarak kendilerine zulmetmiş olan) o zalimlere şöyle sesleniriz; “(Dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Derken (Allah şöyle buyuracak): “Bugün birbirinize ne faydalı olabilirsiniz ne de zarar verebilirsiniz!” Ve o gün (Allah’a ortak koşarak ve haddini aşarak kendilerine zulmetmiş olan) o zalimlere şöyle sesleniriz; “(Dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın bakalım!”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"33/33-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğu zaman: “Bu adamın tek istediği şey sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir” ve (yine): “Bu (Kur’an) düzmece bir yalandan başka bir şey değil” dediler. İnkârcılar kendilerine ulaşan hakikat için “bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değildir” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğu zaman: “Bu adamın tek istediği şey sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir” ve (yine): “Bu (Kur’an) düzmece bir yalandan başka bir şey değil” dediler. İnkârcılar kendilerine ulaşan hakikat için “bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değildir” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğu zaman: “Bu adamın tek istediği şey sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir” ve (yine): “Bu (Kur’an) düzmece bir yalandan başka bir şey değil” dediler. İnkârcılar kendilerine ulaşan hakikat için “bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değildir” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğu zaman: “Bu adamın tek istediği şey sizi atalarınızın taptığı putlardan vazgeçirmektir” ve (yine): “Bu (Kur’an) düzmece bir yalandan başka bir şey değil” dediler. İnkârcılar kendilerine ulaşan hakikat için “bu açıkça büyüleyici bir sözden başka bir şey değildir” dediler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Oysa biz onlara (Kur’an’dan önce) okuyup mütalâa ettikleri bir kitap vermedik (ki Kitabın ne olduğunu bilip Kur’an hakkında ileri geri konuşsunlar). Ayrıca senden önce onları uyarmakla görevli bir uyarıcı da göndermedik (ki seni bir yalancı olmakla suçlayabilsinler).","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذ۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"33/33-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Oysa biz onlara (Kur’an’dan önce) okuyup mütalâa ettikleri bir kitap vermedik (ki Kitabın ne olduğunu bilip Kur’an hakkında ileri geri konuşsunlar). Ayrıca senden önce onları uyarmakla görevli bir uyarıcı da göndermedik (ki seni bir yalancı olmakla suçlayabilsinler).","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذ۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"33/33-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Oysa biz onlara (Kur’an’dan önce) okuyup mütalâa ettikleri bir kitap vermedik (ki Kitabın ne olduğunu bilip Kur’an hakkında ileri geri konuşsunlar). Ayrıca senden önce onları uyarmakla görevli bir uyarıcı da göndermedik (ki seni bir yalancı olmakla suçlayabilsinler).","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذ۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"33/33-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Oysa biz onlara (Kur’an’dan önce) okuyup mütalâa ettikleri bir kitap vermedik (ki Kitabın ne olduğunu bilip Kur’an hakkında ileri geri konuşsunlar). Ayrıca senden önce onları uyarmakla görevli bir uyarıcı da göndermedik (ki seni bir yalancı olmakla suçlayabilsinler).","arabic_text":"وَمَٓا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذ۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"33/33-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (hakikati böyle) yalanlamışlardı. (Sakın servetlerine güçlerine güvenmesinler) Zira bunlar onlara verdiğimiz (güç ve kuvvetin) onda birine bile ulaşamamışlardır. (Evet onlara bahşettiğimiz bunca nimete rağmen) resullerimi yalanladılar. Fakat sonunda Bana meydan okumak nasıl olurmuş gördüler!","arabic_text":"وَكَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُل۪ي۠ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (hakikati böyle) yalanlamışlardı. (Sakın servetlerine güçlerine güvenmesinler) Zira bunlar onlara verdiğimiz (güç ve kuvvetin) onda birine bile ulaşamamışlardır. (Evet onlara bahşettiğimiz bunca nimete rağmen) resullerimi yalanladılar. Fakat sonunda Bana meydan okumak nasıl olurmuş gördüler!","arabic_text":"وَكَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُل۪ي۠ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (hakikati böyle) yalanlamışlardı. (Sakın servetlerine güçlerine güvenmesinler) Zira bunlar onlara verdiğimiz (güç ve kuvvetin) onda birine bile ulaşamamışlardır. (Evet onlara bahşettiğimiz bunca nimete rağmen) resullerimi yalanladılar. Fakat sonunda Bana meydan okumak nasıl olurmuş gördüler!","arabic_text":"وَكَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُل۪ي۠ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (hakikati böyle) yalanlamışlardı. (Sakın servetlerine güçlerine güvenmesinler) Zira bunlar onlara verdiğimiz (güç ve kuvvetin) onda birine bile ulaşamamışlardır. (Evet onlara bahşettiğimiz bunca nimete rağmen) resullerimi yalanladılar. Fakat sonunda Bana meydan okumak nasıl olurmuş gördüler!","arabic_text":"وَكَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُل۪ي۠ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"33/33-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara de ki: “(Ey müşrikler!) Size bir tek öğüdüm var: Allah için ikişer ikişer teker teker kalkın sonra da iyice düşünün!” Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَعِظُكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara de ki: “(Ey müşrikler!) Size bir tek öğüdüm var: Allah için ikişer ikişer teker teker kalkın sonra da iyice düşünün!” Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَعِظُكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara de ki: “(Ey müşrikler!) Size bir tek öğüdüm var: Allah için ikişer ikişer teker teker kalkın sonra da iyice düşünün!” Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَعِظُكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara de ki: “(Ey müşrikler!) Size bir tek öğüdüm var: Allah için ikişer ikişer teker teker kalkın sonra da iyice düşünün!” Arkadaşınızda cinnetten eser yok! O şiddetli bir azap öncesinde sizi uyaran bir kişiden başkası değil.","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَعِظُكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"33/33-45c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “İkişer ikişer, teker teker kalkın, sonra da iyice düşünün” ifadesi, insanın hem sosyal sorumluluğunu hem de kişisel tavrını ihtiva eden ve tefekkürü ve muhakemeyi esas alması gerektiğine vurgu yapan bir söylemdir. Tefekkürün, muhakemenin sosyal ve psikolojik anlamda insan üzerinde çok büyük etkisi vardır. Eğer insan düşünürse, düşündükleri de vahiy eksenli ve vicdan yörüngeli olursa, nereden geldiğini, neden yaratıldığını, niçin yaşadığını, nasıl yaşaması gerektiğini ve nereye gittiğini, her şeyin onun emrine niçin verildiğini ve nihai nimetlerin onun için neden hazırlandığını mutlaka anlayacaktır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim mükâfatımı verecek olan ancak Allah’tır. O her şeye hakkıyla şahittir.”","arabic_text":"قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim mükâfatımı verecek olan ancak Allah’tır. O her şeye hakkıyla şahittir.”","arabic_text":"قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim mükâfatımı verecek olan ancak Allah’tır. O her şeye hakkıyla şahittir.”","arabic_text":"قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim mükâfatımı verecek olan ancak Allah’tır. O her şeye hakkıyla şahittir.”","arabic_text":"قُلْ مَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"De ki: “Rabbim kuşkusuz (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır. O yaratılmışların bilmediği her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"De ki: “Rabbim kuşkusuz (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır. O yaratılmışların bilmediği her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"De ki: “Rabbim kuşkusuz (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır. O yaratılmışların bilmediği her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"De ki: “Rabbim kuşkusuz (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır. O yaratılmışların bilmediği her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ","related_links":[],"audio_path":"33/33-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Değişmez gerçek (bütün açıklığıyla) ortaya çıkmıştır (yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur). Çünkü sahte ve yalan ne yeni bir şey getirebilir ne de (geçmiş olanı) geri döndürebilir”.","arabic_text":"قُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Değişmez gerçek (bütün açıklığıyla) ortaya çıkmıştır (yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur). Çünkü sahte ve yalan ne yeni bir şey getirebilir ne de (geçmiş olanı) geri döndürebilir”.","arabic_text":"قُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Değişmez gerçek (bütün açıklığıyla) ortaya çıkmıştır (yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur). Çünkü sahte ve yalan ne yeni bir şey getirebilir ne de (geçmiş olanı) geri döndürebilir”.","arabic_text":"قُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Değişmez gerçek (bütün açıklığıyla) ortaya çıkmıştır (yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur). Çünkü sahte ve yalan ne yeni bir şey getirebilir ne de (geçmiş olanı) geri döndürebilir”.","arabic_text":"قُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُع۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"33/33-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Ben eğer sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir kullarına çok yakındır.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَٓا اَضِلُّ عَلٰى نَفْس۪يۚ وَاِنِ اهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوح۪ٓي اِلَيَّ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Ben eğer sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir kullarına çok yakındır.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَٓا اَضِلُّ عَلٰى نَفْس۪يۚ وَاِنِ اهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوح۪ٓي اِلَيَّ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Ben eğer sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir kullarına çok yakındır.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَٓا اَضِلُّ عَلٰى نَفْس۪يۚ وَاِنِ اهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوح۪ٓي اِلَيَّ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"De ki: “Ben eğer sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir kullarına çok yakındır.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَٓا اَضِلُّ عَلٰى نَفْس۪يۚ وَاِنِ اهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوح۪ٓي اِلَيَّ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"33/33-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onları bir de paniğe kapıldıklarında görsen! Kaçacakları hiçbir yer yok. (Cehennemin) yakınında yakayı ele vermişlerdir.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onları bir de paniğe kapıldıklarında görsen! Kaçacakları hiçbir yer yok. (Cehennemin) yakınında yakayı ele vermişlerdir.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onları bir de paniğe kapıldıklarında görsen! Kaçacakları hiçbir yer yok. (Cehennemin) yakınında yakayı ele vermişlerdir.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Onları bir de paniğe kapıldıklarında görsen! Kaçacakları hiçbir yer yok. (Cehennemin) yakınında yakayı ele vermişlerdir.","arabic_text":"وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"33/33-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Azabı gördükleri zaman:) “Biz O’na inandık” derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar?","arabic_text":"وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Azabı gördükleri zaman:) “Biz O’na inandık” derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar?","arabic_text":"وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Azabı gördükleri zaman:) “Biz O’na inandık” derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar?","arabic_text":"وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Azabı gördükleri zaman:) “Biz O’na inandık” derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar?","arabic_text":"وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"33/33-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hâlbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.","arabic_text":"وَقَدْ كَفَرُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۚ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hâlbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.","arabic_text":"وَقَدْ كَفَرُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۚ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hâlbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.","arabic_text":"وَقَدْ كَفَرُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۚ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hâlbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.","arabic_text":"وَقَدْ كَفَرُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۚ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azap ve kıyamet hakkında) derin bir şüphe içinde idiler.","arabic_text":"وَح۪يلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا ف۪ي شَكٍّ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azap ve kıyamet hakkında) derin bir şüphe içinde idiler.","arabic_text":"وَح۪يلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا ف۪ي شَكٍّ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azap ve kıyamet hakkında) derin bir şüphe içinde idiler.","arabic_text":"وَح۪يلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا ف۪ي شَكٍّ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azap ve kıyamet hakkında) derin bir şüphe içinde idiler.","arabic_text":"وَح۪يلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا ف۪ي شَكٍّ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"33/33-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":35,"name":"FÂTIR SÛRESİ","description":"Fatır suresi, Mekke döneminde inmiş olup 45 ayettir. Sure, birinci ayette geçen ve “Yaratan, yoktan vareden” anlamlarına gelen “Fatır” kelimesinden almıştır. Sûrede meleklerin Allah tarafından yaratılmış özel varlıklar olduğu ve Allah’ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirildikleri bildiriliyor. İnsanların kendilerini beğenmelerinin, geçici dünya zevklerine düşkün olmalarının, şeytana uyup kötü işler yapmalarının Haktan yüz çevirmelerinden kaynaklandığı anlatılıyor. İnsanların ve diğer canlıların üreyip uzun veya kısa bir ömür sürmelerinin Allah’ın ilim ve kudretiyle gerçekleştiği ifade edildiği sûrede insanoğlunun Allah karşısındaki aczi ve her bakımdan O’na olan ihtiyacı dile getiriliyor. Mânevî arınmanın, her ferdin şahsî kararı ve iradesiyle Allah’ın istediği istikamete çevirmesiyle mümkün olabileceği ifade ediliyor. Sûrede ayrıca Allah’ın kitabını okuyanların, namazı ikame edenlerin, servetlerinden infak edenlerin Allah’ın lütuf ve keremine nâil olacakları müjdeleniyor. İnsanlar inanç, tutum ve davranışlarına göre mü’minler ve kâfirler olmak üzere iki gruba ayrılıyor ve her iki grubun âhiretteki hayatları özlü biçimde tasvir ediliyor.","sura_intro_audio":"34/34-a.mp3","verse_count":45,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O yarattıklarından istediğine dilediği kadar özellikler verir. Hiç kuşkusuz O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-1c.mp3","commentary_text":"“Kanat” terimine, “Cenah” kelimesinin Arapçadaki farklı anlamları olan, güç, yön ve kuvvet manalarını verirsek daha doğru olur. Çünkü “Kanat sayılarının” çokluğunu ifade eden iki, üç, dört rakamları, gücü ve hızı sembolize eden misal kabilinden mecâzi bir söylemdir. Zira melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değillerdir. Esas vurgu Rabbimizin güç ve azametinedir. Burada, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini anlatan mecaz bir ifade kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O yarattıklarından istediğine dilediği kadar özellikler verir. Hiç kuşkusuz O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-1c.mp3","commentary_text":"“Kanat” terimine, “Cenah” kelimesinin Arapçadaki farklı anlamları olan, güç, yön ve kuvvet manalarını verirsek daha doğru olur. Çünkü “Kanat sayılarının” çokluğunu ifade eden iki, üç, dört rakamları, gücü ve hızı sembolize eden misal kabilinden mecâzi bir söylemdir. Zira melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değillerdir. Esas vurgu Rabbimizin güç ve azametinedir. Burada, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini anlatan mecaz bir ifade kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O yarattıklarından istediğine dilediği kadar özellikler verir. Hiç kuşkusuz O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-1c.mp3","commentary_text":"“Kanat” terimine, “Cenah” kelimesinin Arapçadaki farklı anlamları olan, güç, yön ve kuvvet manalarını verirsek daha doğru olur. Çünkü “Kanat sayılarının” çokluğunu ifade eden iki, üç, dört rakamları, gücü ve hızı sembolize eden misal kabilinden mecâzi bir söylemdir. Zira melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değillerdir. Esas vurgu Rabbimizin güç ve azametinedir. Burada, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini anlatan mecaz bir ifade kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Her türlü övgü göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O yarattıklarından istediğine dilediği kadar özellikler verir. Hiç kuşkusuz O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-0c.mp3","commentary_text":"“Kanat” terimine, “Cenah” kelimesinin Arapçadaki farklı anlamları olan, güç, yön ve kuvvet manalarını verirsek daha doğru olur. Çünkü “Kanat sayılarının” çokluğunu ifade eden iki, üç, dört rakamları, gücü ve hızı sembolize eden misal kabilinden mecâzi bir söylemdir. Zira melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değillerdir. Esas vurgu Rabbimizin güç ve azametinedir. Burada, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini anlatan mecaz bir ifade kullanılmıştır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah’ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz ve O’nun kapattığını da kimse açamaz. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَاۚ وَمَا يُمْسِكْۙ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah’ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz ve O’nun kapattığını da kimse açamaz. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَاۚ وَمَا يُمْسِكْۙ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah’ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz ve O’nun kapattığını da kimse açamaz. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَاۚ وَمَا يُمْسِكْۙ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah’ın insanlar için açacağı rahmet kapısını kimse kapatamaz ve O’nun kapattığını da kimse açamaz. O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"مَا يَفْتَحِ اللّٰهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَاۚ وَمَا يُمْسِكْۙ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan çevriliyor (başka varlıkları kendinize ilah ediniyor)sunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۜ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan çevriliyor (başka varlıkları kendinize ilah ediniyor)sunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۜ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan çevriliyor (başka varlıkları kendinize ilah ediniyor)sunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۜ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın! Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan çevriliyor (başka varlıkları kendinize ilah ediniyor)sunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۜ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer (Kur’an’a çağırdığın kimseler) seni yalanlıyorlarsa (ümitsizliğe kapılma ve) bil ki senden önce de nice peygamberler yalanlanmıştı. (Fakat sonunda kazanan hep peygamberler olmuştu. Unutma ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer (Kur’an’a çağırdığın kimseler) seni yalanlıyorlarsa (ümitsizliğe kapılma ve) bil ki senden önce de nice peygamberler yalanlanmıştı. (Fakat sonunda kazanan hep peygamberler olmuştu. Unutma ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer (Kur’an’a çağırdığın kimseler) seni yalanlıyorlarsa (ümitsizliğe kapılma ve) bil ki senden önce de nice peygamberler yalanlanmıştı. (Fakat sonunda kazanan hep peygamberler olmuştu. Unutma ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer (Kur’an’a çağırdığın kimseler) seni yalanlıyorlarsa (ümitsizliğe kapılma ve) bil ki senden önce de nice peygamberler yalanlanmıştı. (Fakat sonunda kazanan hep peygamberler olmuştu. Unutma ki) bütün işler Allah’a döndürülecektir.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın çok aldatıcı (şeytan) Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek de sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın çok aldatıcı (şeytan) Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek de sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın çok aldatıcı (şeytan) Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek de sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın çok aldatıcı (şeytan) Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek de sizi aldatmasın!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠ وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman olarak görün. Çünkü o kendi yandaşlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.","arabic_text":"اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۜ اِنَّمَا يَدْعُوا حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ اَصْحَابِ السَّع۪يرِۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman olarak görün. Çünkü o kendi yandaşlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.","arabic_text":"اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۜ اِنَّمَا يَدْعُوا حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ اَصْحَابِ السَّع۪يرِۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman olarak görün. Çünkü o kendi yandaşlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.","arabic_text":"اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۜ اِنَّمَا يَدْعُوا حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ اَصْحَابِ السَّع۪يرِۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki şeytan sizin apaçık düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman olarak görün. Çünkü o kendi yandaşlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.","arabic_text":"اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّاۜ اِنَّمَا يَدْعُوا حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ اَصْحَابِ السَّع۪يرِۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkâr edenler için gerçekten çetin bir azap vardır. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları da bağışlanma ve büyük bir mükâfat beklemektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkâr edenler için gerçekten çetin bir azap vardır. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları da bağışlanma ve büyük bir mükâfat beklemektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkâr edenler için gerçekten çetin bir azap vardır. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları da bağışlanma ve büyük bir mükâfat beklemektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkâr edenler için gerçekten çetin bir azap vardır. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları da bağışlanma ve büyük bir mükâfat beklemektedir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kötü işleri kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse de mi (iman edip faydalı işler yapanlar gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dileyeni şaşırtır dileyeni de doğru yola iletir. O halde onların yaptıklarından dolayı içini parçalayarak kendini harap etme! Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَنًاۜ فَاِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۘ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَاتٍۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kötü işleri kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse de mi (iman edip faydalı işler yapanlar gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dileyeni şaşırtır dileyeni de doğru yola iletir. O halde onların yaptıklarından dolayı içini parçalayarak kendini harap etme! Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَنًاۜ فَاِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۘ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَاتٍۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kötü işleri kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse de mi (iman edip faydalı işler yapanlar gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dileyeni şaşırtır dileyeni de doğru yola iletir. O halde onların yaptıklarından dolayı içini parçalayarak kendini harap etme! Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَنًاۜ فَاِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۘ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَاتٍۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kötü işleri kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse de mi (iman edip faydalı işler yapanlar gibi olacak)? Şüphe yok ki Allah dileyeni şaşırtır dileyeni de doğru yola iletir. O halde onların yaptıklarından dolayı içini parçalayarak kendini harap etme! Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَنًاۜ فَاِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۘ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَاتٍۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَصْنَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah rüzgârları gönderir onlar da (yağmur yüklü) bulutları hareket ettirir. Derken biz onu ölü bir bölgeye sevk ederiz ve onunla ölümünden sonra yeri (yeşertir) canlandırırız. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَسُقْنَاهُ اِلٰى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَحْيَيْنَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ كَذٰلِكَ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-9c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yarattığı her varlığın ve varlıklar için koyduğu her yasanın bilimsel bir izahı vardır. Hiçbir şey oldu-bitti ile meydana gelmedi ve hiçbir şey de tesadüfen hayatına devam etmiyor. Her şey Allah’ın buyruğu ile var oluyor ve yine O’nun irade ve tasarrufu ile hayatına devam ediyor. Ayette anlatılan rüzgârların gönderilmesi ve yağmur yüklü bulutların farklı bölgelere sevk edilmesi tamamen meteorolojik olaylar sonucunda oluşuyor. Havadaki buhar taneciklerinin rüzgârların etkisiyle yerden kalkan toz parçacıklarına tutunarak su damlalarına dönüşmesi, bunların birleşerek bulutları oluşturması ve sonrasında bulut içerisinde önemli bir reaksiyonun meydana gelmesiyle yağmurun yağması tamamıyla Allah’ın koyduğu tabiat yasalarıyla gerçekleşmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah rüzgârları gönderir onlar da (yağmur yüklü) bulutları hareket ettirir. Derken biz onu ölü bir bölgeye sevk ederiz ve onunla ölümünden sonra yeri (yeşertir) canlandırırız. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَسُقْنَاهُ اِلٰى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَحْيَيْنَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ كَذٰلِكَ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-9c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yarattığı her varlığın ve varlıklar için koyduğu her yasanın bilimsel bir izahı vardır. Hiçbir şey oldu-bitti ile meydana gelmedi ve hiçbir şey de tesadüfen hayatına devam etmiyor. Her şey Allah’ın buyruğu ile var oluyor ve yine O’nun irade ve tasarrufu ile hayatına devam ediyor. Ayette anlatılan rüzgârların gönderilmesi ve yağmur yüklü bulutların farklı bölgelere sevk edilmesi tamamen meteorolojik olaylar sonucunda oluşuyor. Havadaki buhar taneciklerinin rüzgârların etkisiyle yerden kalkan toz parçacıklarına tutunarak su damlalarına dönüşmesi, bunların birleşerek bulutları oluşturması ve sonrasında bulut içerisinde önemli bir reaksiyonun meydana gelmesiyle yağmurun yağması tamamıyla Allah’ın koyduğu tabiat yasalarıyla gerçekleşmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah rüzgârları gönderir onlar da (yağmur yüklü) bulutları hareket ettirir. Derken biz onu ölü bir bölgeye sevk ederiz ve onunla ölümünden sonra yeri (yeşertir) canlandırırız. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَسُقْنَاهُ اِلٰى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَحْيَيْنَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ كَذٰلِكَ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-9c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yarattığı her varlığın ve varlıklar için koyduğu her yasanın bilimsel bir izahı vardır. Hiçbir şey oldu-bitti ile meydana gelmedi ve hiçbir şey de tesadüfen hayatına devam etmiyor. Her şey Allah’ın buyruğu ile var oluyor ve yine O’nun irade ve tasarrufu ile hayatına devam ediyor. Ayette anlatılan rüzgârların gönderilmesi ve yağmur yüklü bulutların farklı bölgelere sevk edilmesi tamamen meteorolojik olaylar sonucunda oluşuyor. Havadaki buhar taneciklerinin rüzgârların etkisiyle yerden kalkan toz parçacıklarına tutunarak su damlalarına dönüşmesi, bunların birleşerek bulutları oluşturması ve sonrasında bulut içerisinde önemli bir reaksiyonun meydana gelmesiyle yağmurun yağması tamamıyla Allah’ın koyduğu tabiat yasalarıyla gerçekleşmektedir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah rüzgârları gönderir onlar da (yağmur yüklü) bulutları hareket ettirir. Derken biz onu ölü bir bölgeye sevk ederiz ve onunla ölümünden sonra yeri (yeşertir) canlandırırız. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَابًا فَسُقْنَاهُ اِلٰى بَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَحْيَيْنَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ كَذٰلِكَ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-8c.mp3","commentary_text":"Allah’ın yarattığı her varlığın ve varlıklar için koyduğu her yasanın bilimsel bir izahı vardır. Hiçbir şey oldu-bitti ile meydana gelmedi ve hiçbir şey de tesadüfen hayatına devam etmiyor. Her şey Allah’ın buyruğu ile var oluyor ve yine O’nun irade ve tasarrufu ile hayatına devam ediyor. Ayette anlatılan rüzgârların gönderilmesi ve yağmur yüklü bulutların farklı bölgelere sevk edilmesi tamamen meteorolojik olaylar sonucunda oluşuyor. Havadaki buhar taneciklerinin rüzgârların etkisiyle yerden kalkan toz parçacıklarına tutunarak su damlalarına dönüşmesi, bunların birleşerek bulutları oluşturması ve sonrasında bulut içerisinde önemli bir reaksiyonun meydana gelmesiyle yağmurun yağması tamamıyla Allah’ın koyduğu tabiat yasalarıyla gerçekleşmektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Bütün güzel sözler O’na yükselir; bütün doğru ve yararlı işleri O yüceltir. Kötülük tasarlayanlar için ise şiddetli bir azap vardır. Öylelerinin tuzakları boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَم۪يعًاۜ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُۜ وَالَّذ۪ينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Bütün güzel sözler O’na yükselir; bütün doğru ve yararlı işleri O yüceltir. Kötülük tasarlayanlar için ise şiddetli bir azap vardır. Öylelerinin tuzakları boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَم۪يعًاۜ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُۜ وَالَّذ۪ينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Bütün güzel sözler O’na yükselir; bütün doğru ve yararlı işleri O yüceltir. Kötülük tasarlayanlar için ise şiddetli bir azap vardır. Öylelerinin tuzakları boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَم۪يعًاۜ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُۜ وَالَّذ۪ينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Bütün güzel sözler O’na yükselir; bütün doğru ve yararlı işleri O yüceltir. Kötülük tasarlayanlar için ise şiddetli bir azap vardır. Öylelerinin tuzakları boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَم۪يعًاۜ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُۜ وَالَّذ۪ينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah sizi (önce) topraktan sonra bir damla sudan (meniden) yarattı. Sonra da iki cinsten birisi (erkek ya da dişi) yaptı. O’nun bilgisi olmaksızın hiçbir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Dahası hiçbir hayat sahibi O’nun kayıtlı yasası dışında ne ömrünü uzatabilir ne de kısaltabilir. Kuşkusuz bütün bunlar Allah’a göre çok kolaydır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجًاۜ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِه۪ٓ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah sizi (önce) topraktan sonra bir damla sudan (meniden) yarattı. Sonra da iki cinsten birisi (erkek ya da dişi) yaptı. O’nun bilgisi olmaksızın hiçbir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Dahası hiçbir hayat sahibi O’nun kayıtlı yasası dışında ne ömrünü uzatabilir ne de kısaltabilir. Kuşkusuz bütün bunlar Allah’a göre çok kolaydır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجًاۜ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِه۪ٓ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah sizi (önce) topraktan sonra bir damla sudan (meniden) yarattı. Sonra da iki cinsten birisi (erkek ya da dişi) yaptı. O’nun bilgisi olmaksızın hiçbir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Dahası hiçbir hayat sahibi O’nun kayıtlı yasası dışında ne ömrünü uzatabilir ne de kısaltabilir. Kuşkusuz bütün bunlar Allah’a göre çok kolaydır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجًاۜ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِه۪ٓ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah sizi (önce) topraktan sonra bir damla sudan (meniden) yarattı. Sonra da iki cinsten birisi (erkek ya da dişi) yaptı. O’nun bilgisi olmaksızın hiçbir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Dahası hiçbir hayat sahibi O’nun kayıtlı yasası dışında ne ömrünü uzatabilir ne de kısaltabilir. Kuşkusuz bütün bunlar Allah’a göre çok kolaydır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجًاۜ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِه۪ٓ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İki deniz aynı olamaz. Birisi tatlı susuzluğu giderici içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et (su ürünü) yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız. İki denizin üzerinde de Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْبَحْرَانِۗ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَٓائِغٌ شَرَابُهُ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۜ وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ ف۪يهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-12c.mp3","commentary_text":"“Suyu tatlı ve acı olan iki deniz” örneği mü’min ve kâfiri anlatmak için verilebilecek en güzel örnektir. Zira denizler ve nehirler görüntüleri aynı olmakla beraber birbirine nasıl eşit değilse, inanan insanla inanmayan insan da dış görüntüleri itibarıyla birbirine benzese de temel özellikleri bakımından birbirlerine eşit değillerdir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İki deniz aynı olamaz. Birisi tatlı susuzluğu giderici içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et (su ürünü) yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız. İki denizin üzerinde de Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْبَحْرَانِۗ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَٓائِغٌ شَرَابُهُ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۜ وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ ف۪يهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-12c.mp3","commentary_text":"“Suyu tatlı ve acı olan iki deniz” örneği mü’min ve kâfiri anlatmak için verilebilecek en güzel örnektir. Zira denizler ve nehirler görüntüleri aynı olmakla beraber birbirine nasıl eşit değilse, inanan insanla inanmayan insan da dış görüntüleri itibarıyla birbirine benzese de temel özellikleri bakımından birbirlerine eşit değillerdir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İki deniz aynı olamaz. Birisi tatlı susuzluğu giderici içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et (su ürünü) yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız. İki denizin üzerinde de Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْبَحْرَانِۗ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَٓائِغٌ شَرَابُهُ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۜ وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ ف۪يهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-12c.mp3","commentary_text":"“Suyu tatlı ve acı olan iki deniz” örneği mü’min ve kâfiri anlatmak için verilebilecek en güzel örnektir. Zira denizler ve nehirler görüntüleri aynı olmakla beraber birbirine nasıl eşit değilse, inanan insanla inanmayan insan da dış görüntüleri itibarıyla birbirine benzese de temel özellikleri bakımından birbirlerine eşit değillerdir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"İki deniz aynı olamaz. Birisi tatlı susuzluğu giderici içimi güzel iken ötekisi tuzlu ve acıdır. Fakat her ikisinden de taze et (su ürünü) yersiniz ve (ikisinden de) süs takıları çıkarırsınız. İki denizin üzerinde de Allah’ın lütfundan nasibinizi aramanızı ve böylece şükredenlerden olmanızı sağlayan gemilerin dalgaları yararak ilerlediklerini görürsün.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْبَحْرَانِۗ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَٓائِغٌ شَرَابُهُ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۜ وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ ف۪يهِ مَوَاخِرَ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"34/34-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-11c.mp3","commentary_text":"“Suyu tatlı ve acı olan iki deniz” örneği mü’min ve kâfiri anlatmak için verilebilecek en güzel örnektir. Zira denizler ve nehirler görüntüleri aynı olmakla beraber birbirine nasıl eşit değilse, inanan insanla inanmayan insan da dış görüntüleri itibarıyla birbirine benzese de temel özellikleri bakımından birbirlerine eşit değillerdir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. O güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi kılmıştır her biri (O’nun) belirlediği bir zaman içinde akıp gider. İşte (bunların hepsini yapan) Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka yalvarıp durduklarınız ise bir hurma çekirdeğinin zarı kadar bile bir şeye sahip değillerdir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۙ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْم۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. O güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi kılmıştır her biri (O’nun) belirlediği bir zaman içinde akıp gider. İşte (bunların hepsini yapan) Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka yalvarıp durduklarınız ise bir hurma çekirdeğinin zarı kadar bile bir şeye sahip değillerdir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۙ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْم۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. O güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi kılmıştır her biri (O’nun) belirlediği bir zaman içinde akıp gider. İşte (bunların hepsini yapan) Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka yalvarıp durduklarınız ise bir hurma çekirdeğinin zarı kadar bile bir şeye sahip değillerdir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۙ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْم۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatır. O güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi kılmıştır her biri (O’nun) belirlediği bir zaman içinde akıp gider. İşte (bunların hepsini yapan) Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka yalvarıp durduklarınız ise bir hurma çekirdeğinin zarı kadar bile bir şeye sahip değillerdir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۙ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْم۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şayet onlara (el açıp) dua etseniz duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar sizin (kendilerini Allah’a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَٓاءَكُمْۚ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْۜ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْۜ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَب۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şayet onlara (el açıp) dua etseniz duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar sizin (kendilerini Allah’a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَٓاءَكُمْۚ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْۜ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْۜ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَب۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şayet onlara (el açıp) dua etseniz duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar sizin (kendilerini Allah’a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَٓاءَكُمْۚ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْۜ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْۜ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَب۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şayet onlara (el açıp) dua etseniz duanızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremez ve dileğinizi yerine getiremezler (çünkü böyle bir kapasiteleri yok). Kıyamet günü onlar sizin (kendilerini Allah’a) eş tutmanızı asla kabul etmeyecekler. (Bu gerçekleri) sana her şeyden hakkıyla haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.","arabic_text":"اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَٓاءَكُمْۚ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْۜ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْۜ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَب۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) ve övülmeye hakkıyla lâyık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) ve övülmeye hakkıyla lâyık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) ve övülmeye hakkıyla lâyık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir) ve övülmeye hakkıyla lâyık olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Eğer Allah dilerse sizi ortadan kaldırır ve (yerinize) yeni bir halk getirir.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Eğer Allah dilerse sizi ortadan kaldırır ve (yerinize) yeni bir halk getirir.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Eğer Allah dilerse sizi ortadan kaldırır ve (yerinize) yeni bir halk getirir.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Eğer Allah dilerse sizi ortadan kaldırır ve (yerinize) yeni bir halk getirir.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve bunu yapmak Allah için hiç de zor değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"34/34-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve bunu yapmak Allah için hiç de zor değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"34/34-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve bunu yapmak Allah için hiç de zor değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"34/34-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ve bunu yapmak Allah için hiç de zor değildir.","arabic_text":"وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ","related_links":[],"audio_path":"34/34-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası dahi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. Sen ancak (gözleriyle) görmediği halde Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ve namazı ikame edenleri uyarabilirsin. (Zaten) her kim (şirk ve günah kirlerinden) temizlenirse sırf kendisi için temizlenmiş olur. (Unutmayın ki) sonunda dönüş yalnız Allah’adır.","arabic_text":"وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir. Ancak işlenen günahlar başkalarının günah işlemesinin önünü açacak şekilde örnek teşkil edecekse o takdirde sorumluluk bir kat daha artacak ve günahlar da ikiye katlanmış olacaktır. Aynı şey güzellikler için de geçerlidir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası dahi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. Sen ancak (gözleriyle) görmediği halde Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ve namazı ikame edenleri uyarabilirsin. (Zaten) her kim (şirk ve günah kirlerinden) temizlenirse sırf kendisi için temizlenmiş olur. (Unutmayın ki) sonunda dönüş yalnız Allah’adır.","arabic_text":"وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir. Ancak işlenen günahlar başkalarının günah işlemesinin önünü açacak şekilde örnek teşkil edecekse o takdirde sorumluluk bir kat daha artacak ve günahlar da ikiye katlanmış olacaktır. Aynı şey güzellikler için de geçerlidir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası dahi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. Sen ancak (gözleriyle) görmediği halde Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ve namazı ikame edenleri uyarabilirsin. (Zaten) her kim (şirk ve günah kirlerinden) temizlenirse sırf kendisi için temizlenmiş olur. (Unutmayın ki) sonunda dönüş yalnız Allah’adır.","arabic_text":"وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir. Ancak işlenen günahlar başkalarının günah işlemesinin önünü açacak şekilde örnek teşkil edecekse o takdirde sorumluluk bir kat daha artacak ve günahlar da ikiye katlanmış olacaktır. Aynı şey güzellikler için de geçerlidir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü kendi üzerine alamaz. (Günah) yükü ağır gelen kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa (bu çağırdığı kişi) onun yakın akrabası dahi olsa onun hiçbir günahını üzerine alamaz. Sen ancak (gözleriyle) görmediği halde Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ve namazı ikame edenleri uyarabilirsin. (Zaten) her kim (şirk ve günah kirlerinden) temizlenirse sırf kendisi için temizlenmiş olur. (Unutmayın ki) sonunda dönüş yalnız Allah’adır.","arabic_text":"وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"34/34-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-17c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; bazı Hıristiyanların “Hz. Âdem’in işlediği günahtan dolayı onun soyundan gelenlerin de günahkâr olarak dünyaya geldiği ve Âdem’in suçundan bir miktar taşıdığı ve bu suçun nesilden nesile geçtiği ve insanlığı bu suçtan kurtaranın çarmıhta can vererek kendisini feda eden Hz. İsa olduğu” şeklindeki asılsız iddiası, hem Hz. İsa’ya atılan acımasız bir iftira, hem de Allah’ın adâleti konusunda insanları şüpheye düşüren bir aldatmacadır. Ayetten anlaşıldığına göre, ahlakî sorumluluğun bir başkasıyla paylaşılmasının imkânsız olduğu hesap gününde, en yakın akraba bile olsa kimsenin kimseden bir şeyler transfer etmesi ya da birinin bir başkasının günah yükünü yüklenmesi mümkün olmayacaktır. İnsanların işlediği günahlar ve bu günahların sorumluluğu yalnız kendilerine aittir. Ancak işlenen günahlar başkalarının günah işlemesinin önünü açacak şekilde örnek teşkil edecekse o takdirde sorumluluk bir kat daha artacak ve günahlar da ikiye katlanmış olacaktır. Aynı şey güzellikler için de geçerlidir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kör ile gören bir değildir.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kör ile gören bir değildir.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kör ile gören bir değildir.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kör ile gören bir değildir.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.","arabic_text":"وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.","arabic_text":"وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.","arabic_text":"وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.","arabic_text":"وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Gölge ile sıcaklık aynı değil.","arabic_text":"وَلَا الظِّلُّ وَلَا الْحَرُورُۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Gölge ile sıcaklık aynı değil.","arabic_text":"وَلَا الظِّلُّ وَلَا الْحَرُورُۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Gölge ile sıcaklık aynı değil.","arabic_text":"وَلَا الظِّلُّ وَلَا الْحَرُورُۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Gölge ile sıcaklık aynı değil.","arabic_text":"وَلَا الظِّلُّ وَلَا الْحَرُورُۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Dirilerle ölüler de eşit olamaz. Allah dileyene (gerçeği) işittirir. Sen (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere işittiremezsin.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-21c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kabirde bulunanlara işittiremezsin” ifadesi, hakkı inkâra şartlanmış olanların kabirlerdeki cesetler gibi ölü durumda olduklarına vurgu yapıyor. Yani ölüye nasıl ki -duyuramadığın için- bir şey yaptıramazsan onlara da inanmaları için bir şey anlatamazsın çünkü onlar seni duymuyor. Ayrıca bu ifadeden, kabirlerde bulunan insan cesetlerinin dışarıda konuşulanları duyamayacağı da anlaşılmaktadır. Ancak bazı din adamları cenaze gömüldükten hemen sonra ve -sözde- sual melekleri gelmeden hemen önce defnedilen insanın imanını kurtarmak için imdadına yetişerek ona telkinde bulunmaktadır. Hiçbir Kur’ânî ve İslâmî dayanağı olmayan bu tip uygulamaların ölen kişiye hiçbir faydası olmadığı gibi dinimizi de gülünç duruma düşürmektedir. Ruhlarla ilgili İsra suresinin 17/85. ayetine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Dirilerle ölüler de eşit olamaz. Allah dileyene (gerçeği) işittirir. Sen (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere işittiremezsin.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-22c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kabirde bulunanlara işittiremezsin” ifadesi, hakkı inkâra şartlanmış olanların kabirlerdeki cesetler gibi ölü durumda olduklarına vurgu yapıyor. Yani ölüye nasıl ki -duyuramadığın için- bir şey yaptıramazsan onlara da inanmaları için bir şey anlatamazsın çünkü onlar seni duymuyor. Ayrıca bu ifadeden, kabirlerde bulunan insan cesetlerinin dışarıda konuşulanları duyamayacağı da anlaşılmaktadır. Ancak bazı din adamları cenaze gömüldükten hemen sonra ve -sözde- sual melekleri gelmeden hemen önce defnedilen insanın imanını kurtarmak için imdadına yetişerek ona telkinde bulunmaktadır. Hiçbir Kur’ânî ve İslâmî dayanağı olmayan bu tip uygulamaların ölen kişiye hiçbir faydası olmadığı gibi dinimizi de gülünç duruma düşürmektedir. Ruhlarla ilgili İsra suresinin 17/85. ayetine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Dirilerle ölüler de eşit olamaz. Allah dileyene (gerçeği) işittirir. Sen (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere işittiremezsin.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-22c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kabirde bulunanlara işittiremezsin” ifadesi, hakkı inkâra şartlanmış olanların kabirlerdeki cesetler gibi ölü durumda olduklarına vurgu yapıyor. Yani ölüye nasıl ki -duyuramadığın için- bir şey yaptıramazsan onlara da inanmaları için bir şey anlatamazsın çünkü onlar seni duymuyor. Ayrıca bu ifadeden, kabirlerde bulunan insan cesetlerinin dışarıda konuşulanları duyamayacağı da anlaşılmaktadır. Ancak bazı din adamları cenaze gömüldükten hemen sonra ve -sözde- sual melekleri gelmeden hemen önce defnedilen insanın imanını kurtarmak için imdadına yetişerek ona telkinde bulunmaktadır. Hiçbir Kur’ânî ve İslâmî dayanağı olmayan bu tip uygulamaların ölen kişiye hiçbir faydası olmadığı gibi dinimizi de gülünç duruma düşürmektedir. Ruhlarla ilgili İsra suresinin 17/85. ayetine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Dirilerle ölüler de eşit olamaz. Allah dileyene (gerçeği) işittirir. Sen (cesetleri) kabirde bulunan (ölü)lere işittiremezsin.","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-22c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kabirde bulunanlara işittiremezsin” ifadesi, hakkı inkâra şartlanmış olanların kabirlerdeki cesetler gibi ölü durumda olduklarına vurgu yapıyor. Yani ölüye nasıl ki -duyuramadığın için- bir şey yaptıramazsan onlara da inanmaları için bir şey anlatamazsın çünkü onlar seni duymuyor. Ayrıca bu ifadeden, kabirlerde bulunan insan cesetlerinin dışarıda konuşulanları duyamayacağı da anlaşılmaktadır. Ancak bazı din adamları cenaze gömüldükten hemen sonra ve -sözde- sual melekleri gelmeden hemen önce defnedilen insanın imanını kurtarmak için imdadına yetişerek ona telkinde bulunmaktadır. Hiçbir Kur’ânî ve İslâmî dayanağı olmayan bu tip uygulamaların ölen kişiye hiçbir faydası olmadığı gibi dinimizi de gülünç duruma düşürmektedir. Ruhlarla ilgili İsra suresinin 17/85. ayetine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sen sadece bir uyarıcısın!","arabic_text":"اِنْ اَنْتَ اِلَّا نَذ۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sen sadece bir uyarıcısın!","arabic_text":"اِنْ اَنْتَ اِلَّا نَذ۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sen sadece bir uyarıcısın!","arabic_text":"اِنْ اَنْتَ اِلَّا نَذ۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Sen sadece bir uyarıcısın!","arabic_text":"اِنْ اَنْتَ اِلَّا نَذ۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak Hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۜ وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا ف۪يهَا نَذ۪يرٌ","related_links":["2/119","13/7","16/36","17/105","25/56","33/45","34/28","48/8"],"audio_path":"34/34-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak Hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۜ وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا ف۪يهَا نَذ۪يرٌ","related_links":["2/119","13/7","16/36","17/105","25/56","33/45","34/28","48/8"],"audio_path":"34/34-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak Hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۜ وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا ف۪يهَا نَذ۪يرٌ","related_links":["2/119","13/7","16/36","17/105","25/56","33/45","34/28","48/8"],"audio_path":"34/34-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak Hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۜ وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا ف۪يهَا نَذ۪يرٌ","related_links":["2/119","13/7","16/36","17/105","25/56","33/45","34/28","48/8"],"audio_path":"34/34-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":["16/44"],"audio_path":"34/34-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-24c.mp3","commentary_text":"“Zubur”; Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim gibi peygamberlere gönderilen sahifelerdir. “Kitap” ise; Hz. Musa’ya indirilenlerin bütünü olan Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur gibi kitaplardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":["16/44"],"audio_path":"34/34-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-25c.mp3","commentary_text":"“Zubur”; Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim gibi peygamberlere gönderilen sahifelerdir. “Kitap” ise; Hz. Musa’ya indirilenlerin bütünü olan Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur gibi kitaplardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":["16/44"],"audio_path":"34/34-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-25c.mp3","commentary_text":"“Zubur”; Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim gibi peygamberlere gönderilen sahifelerdir. “Kitap” ise; Hz. Musa’ya indirilenlerin bütünü olan Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur gibi kitaplardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.","arabic_text":"وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۚ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالزُّبُرِ وَبِالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ","related_links":["16/44"],"audio_path":"34/34-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-25c.mp3","commentary_text":"“Zubur”; Hz. Âdem, İdris, Şit ve İbrahim gibi peygamberlere gönderilen sahifelerdir. “Kitap” ise; Hz. Musa’ya indirilenlerin bütünü olan Tevrat, Hz. İsa’ya indirilen İncil ve Hz. Davud’a indirilen Zebur gibi kitaplardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra ben o inkâr ede(rek zulmede)nleri tutup yakaladım. O zaman benim gözden çıkarmam/azabım nasıl oldu (gördüler)!","arabic_text":"ثُمَّ اَخَذْتُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra ben o inkâr ede(rek zulmede)nleri tutup yakaladım. O zaman benim gözden çıkarmam/azabım nasıl oldu (gördüler)!","arabic_text":"ثُمَّ اَخَذْتُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra ben o inkâr ede(rek zulmede)nleri tutup yakaladım. O zaman benim gözden çıkarmam/azabım nasıl oldu (gördüler)!","arabic_text":"ثُمَّ اَخَذْتُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra ben o inkâr ede(rek zulmede)nleri tutup yakaladım. O zaman benim gözden çıkarmam/azabım nasıl oldu (gördüler)!","arabic_text":"ثُمَّ اَخَذْتُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirdiğini görmüyor musun? Derken o su ile türlü renkte meyveler yetiştirdik. Dağlarda da (toprağın durumuna ve bitki örtüsüne göre) beyaz kırmızı çeşitli renklerde ve kapkara katmanlar/damarlar meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-26c.mp3","commentary_text":"“Kapkara katmanlar/damarla meydana getirdik” ifadesi, farklı renklerde ve değişik özelliklerde jeolojik katmanlara ve arkeolojik kalıntılara bir işarettir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirdiğini görmüyor musun? Derken o su ile türlü renkte meyveler yetiştirdik. Dağlarda da (toprağın durumuna ve bitki örtüsüne göre) beyaz kırmızı çeşitli renklerde ve kapkara katmanlar/damarlar meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-27c.mp3","commentary_text":"“Kapkara katmanlar/damarla meydana getirdik” ifadesi, farklı renklerde ve değişik özelliklerde jeolojik katmanlara ve arkeolojik kalıntılara bir işarettir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirdiğini görmüyor musun? Derken o su ile türlü renkte meyveler yetiştirdik. Dağlarda da (toprağın durumuna ve bitki örtüsüne göre) beyaz kırmızı çeşitli renklerde ve kapkara katmanlar/damarlar meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-27c.mp3","commentary_text":"“Kapkara katmanlar/damarla meydana getirdik” ifadesi, farklı renklerde ve değişik özelliklerde jeolojik katmanlara ve arkeolojik kalıntılara bir işarettir."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirdiğini görmüyor musun? Derken o su ile türlü renkte meyveler yetiştirdik. Dağlarda da (toprağın durumuna ve bitki örtüsüne göre) beyaz kırmızı çeşitli renklerde ve kapkara katmanlar/damarlar meydana getirdik.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-27c.mp3","commentary_text":"“Kapkara katmanlar/damarla meydana getirdik” ifadesi, farklı renklerde ve değişik özelliklerde jeolojik katmanlara ve arkeolojik kalıntılara bir işarettir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnsanlardan (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. İşte (Allah’a karşı kulluk da farklılıkta) böyledir. Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar. Hiç şüphe yok Allah üstün güç sahibidir bağışlayandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-27c.mp3","commentary_text":"“Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın ve kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar.” cümlesi insanı Allah’ı anlamak ve tanımak konusunda gayret göstermeye davet ediyor. İnsan bir şeyi ne kadar bilirse ona o kadar değer verir ve o derece saygı duyar. Allah’a hakkıyla saygı duymak O’nu tanımakla alakalıdır. Örneğin Kur’an’ın pek çok yerinde Allah’ın rahmetinden, bağışlayıcılığından, tevbeleri kabul edişinden bahsedilirken, sadece azap ayetlerine bakarak ve cehennemini hayal ederek Allah’ı tanımaya kalkarsak o zaman Allah’tan sadece korkar ve O’na ulaşmak için araya aracılar sokmaya kalkarız ve böylece iyice yanlışa düşeriz. Ama O’nun rahmetinin enginliğini düşünerek, dünya ve âhiret nimetlerini tefekkür ederek O’nu anlamaya çalışırsak işte o zaman O’nu severiz ve sayarız. O’na doğrudan ulaşmak ve O’nun istediği gibi bir hayat ortaya koymak isteriz. O’nun rızasını kazanacak çalışmalar yapar ve O’nun istediği gibi erdemli bir duruş sergileriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnsanlardan (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. İşte (Allah’a karşı kulluk da farklılıkta) böyledir. Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar. Hiç şüphe yok Allah üstün güç sahibidir bağışlayandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-28c.mp3","commentary_text":"“Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın ve kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar.” cümlesi insanı Allah’ı anlamak ve tanımak konusunda gayret göstermeye davet ediyor. İnsan bir şeyi ne kadar bilirse ona o kadar değer verir ve o derece saygı duyar. Allah’a hakkıyla saygı duymak O’nu tanımakla alakalıdır. Örneğin Kur’an’ın pek çok yerinde Allah’ın rahmetinden, bağışlayıcılığından, tevbeleri kabul edişinden bahsedilirken, sadece azap ayetlerine bakarak ve cehennemini hayal ederek Allah’ı tanımaya kalkarsak o zaman Allah’tan sadece korkar ve O’na ulaşmak için araya aracılar sokmaya kalkarız ve böylece iyice yanlışa düşeriz. Ama O’nun rahmetinin enginliğini düşünerek, dünya ve âhiret nimetlerini tefekkür ederek O’nu anlamaya çalışırsak işte o zaman O’nu severiz ve sayarız. O’na doğrudan ulaşmak ve O’nun istediği gibi bir hayat ortaya koymak isteriz. O’nun rızasını kazanacak çalışmalar yapar ve O’nun istediği gibi erdemli bir duruş sergileriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnsanlardan (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. İşte (Allah’a karşı kulluk da farklılıkta) böyledir. Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar. Hiç şüphe yok Allah üstün güç sahibidir bağışlayandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-28c.mp3","commentary_text":"“Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın ve kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar.” cümlesi insanı Allah’ı anlamak ve tanımak konusunda gayret göstermeye davet ediyor. İnsan bir şeyi ne kadar bilirse ona o kadar değer verir ve o derece saygı duyar. Allah’a hakkıyla saygı duymak O’nu tanımakla alakalıdır. Örneğin Kur’an’ın pek çok yerinde Allah’ın rahmetinden, bağışlayıcılığından, tevbeleri kabul edişinden bahsedilirken, sadece azap ayetlerine bakarak ve cehennemini hayal ederek Allah’ı tanımaya kalkarsak o zaman Allah’tan sadece korkar ve O’na ulaşmak için araya aracılar sokmaya kalkarız ve böylece iyice yanlışa düşeriz. Ama O’nun rahmetinin enginliğini düşünerek, dünya ve âhiret nimetlerini tefekkür ederek O’nu anlamaya çalışırsak işte o zaman O’nu severiz ve sayarız. O’na doğrudan ulaşmak ve O’nun istediği gibi bir hayat ortaya koymak isteriz. O’nun rızasını kazanacak çalışmalar yapar ve O’nun istediği gibi erdemli bir duruş sergileriz."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnsanlardan (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. İşte (Allah’a karşı kulluk da farklılıkta) böyledir. Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar. Hiç şüphe yok Allah üstün güç sahibidir bağışlayandır.","arabic_text":"وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-28c.mp3","commentary_text":"“Allah’a kulları içinde yalnızca (yaratılışın ve kulluğun amacını) bilenler hakkıyla saygı duyarlar.” cümlesi insanı Allah’ı anlamak ve tanımak konusunda gayret göstermeye davet ediyor. İnsan bir şeyi ne kadar bilirse ona o kadar değer verir ve o derece saygı duyar. Allah’a hakkıyla saygı duymak O’nu tanımakla alakalıdır. Örneğin Kur’an’ın pek çok yerinde Allah’ın rahmetinden, bağışlayıcılığından, tevbeleri kabul edişinden bahsedilirken, sadece azap ayetlerine bakarak ve cehennemini hayal ederek Allah’ı tanımaya kalkarsak o zaman Allah’tan sadece korkar ve O’na ulaşmak için araya aracılar sokmaya kalkarız ve böylece iyice yanlışa düşeriz. Ama O’nun rahmetinin enginliğini düşünerek, dünya ve âhiret nimetlerini tefekkür ederek O’nu anlamaya çalışırsak işte o zaman O’nu severiz ve sayarız. O’na doğrudan ulaşmak ve O’nun istediği gibi bir hayat ortaya koymak isteriz. O’nun rızasını kazanacak çalışmalar yapar ve O’nun istediği gibi erdemli bir duruş sergileriz."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’ın kitabını okuyarak ona uyanlar namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’ın kitabını okuyarak ona uyanlar namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’ın kitabını okuyarak ona uyanlar namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah’ın kitabını okuyarak ona uyanlar namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Çünkü Allah onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O affedendir şükredenlere karşılığını bolca verendir.","arabic_text":"لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Çünkü Allah onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O affedendir şükredenlere karşılığını bolca verendir.","arabic_text":"لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Çünkü Allah onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O affedendir şükredenlere karşılığını bolca verendir.","arabic_text":"لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Çünkü Allah onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O affedendir şükredenlere karşılığını bolca verendir.","arabic_text":"لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kitaplar içinde o sana vahyettiğimiz ilahi kelam önceki vahiylerden kendisine kadar ulaşmış olanları doğrulayan hakikatin ta kendisidir. Muhakkak ki Allah kullarından haberdardır her şeyi görüp gözetendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِه۪ لَخَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kitaplar içinde o sana vahyettiğimiz ilahi kelam önceki vahiylerden kendisine kadar ulaşmış olanları doğrulayan hakikatin ta kendisidir. Muhakkak ki Allah kullarından haberdardır her şeyi görüp gözetendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِه۪ لَخَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kitaplar içinde o sana vahyettiğimiz ilahi kelam önceki vahiylerden kendisine kadar ulaşmış olanları doğrulayan hakikatin ta kendisidir. Muhakkak ki Allah kullarından haberdardır her şeyi görüp gözetendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِه۪ لَخَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kitaplar içinde o sana vahyettiğimiz ilahi kelam önceki vahiylerden kendisine kadar ulaşmış olanları doğrulayan hakikatin ta kendisidir. Muhakkak ki Allah kullarından haberdardır her şeyi görüp gözetendir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِه۪ لَخَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Resulden) sonra o Kitab’ı (Kur’an’ı) kullarımızdan (tebliğ için) seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı (onun ilkelerine uymayı terk ederek) kendilerine zulmeder bazısı orta yolu tercih eder bazıları da Allah’ın izniyle (Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden olur ki işte bu en büyük fazilettir.","arabic_text":"ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-32c.mp3","commentary_text":"“İnsanın kendine zulmetmesi”, kendine haksızlık etmesi demektir. Bir insan, isyan ederek, günah işleyerek ve fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyerek Allah’tan uzaklaşır ve cehenneme yaklaşırsa bu insan kendine zulmetmiş demektir. Çünkü onu cehennemden uzaklaştıracak ve layık olduğu cennete varis kılacak irade ve bu iradeyi besleyen ilahi mesajlar kendine verilmiştir. Kur’an’ın öğretisine göre insan, Allah’ın özel olarak yarattığı cennete (ebedi nimetlere) layık bir varlıktır ve cennet de onun hakkıdır. Hakkı olan bir şeyi kendi iradesiyle kaybetmesi ve buna karşı kendisine cehennemi dayatması büyük bir zulümdür. “(Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden” olmak her Müslümanın hedefi olmalıdır. Zira bu iş doğrudan peygamberlerin işidir. Nitekim âyetin ilk cümlesinde de “Kur’an (kendisine hizmetle) seçkin hâle gelmiş erdemli insanlara miras olarak bırakılmıştır” buyruluyor. Hz. Peygamberden sonra peygamber gelmeyeceğine göre bu görevi birileri üstlenmelidir. Hz. Peygamberin son ve alemlere peygamber olarak geldiğini söylemek kolay ama onun mirasçısı olmak o kadar kolay değil. Doğru olan, kolay olmayan bu göreve talip olmaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Resulden) sonra o Kitab’ı (Kur’an’ı) kullarımızdan (tebliğ için) seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı (onun ilkelerine uymayı terk ederek) kendilerine zulmeder bazısı orta yolu tercih eder bazıları da Allah’ın izniyle (Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden olur ki işte bu en büyük fazilettir.","arabic_text":"ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-31c.mp3","commentary_text":"“İnsanın kendine zulmetmesi”, kendine haksızlık etmesi demektir. Bir insan, isyan ederek, günah işleyerek ve fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyerek Allah’tan uzaklaşır ve cehenneme yaklaşırsa bu insan kendine zulmetmiş demektir. Çünkü onu cehennemden uzaklaştıracak ve layık olduğu cennete varis kılacak irade ve bu iradeyi besleyen ilahi mesajlar kendine verilmiştir. Kur’an’ın öğretisine göre insan, Allah’ın özel olarak yarattığı cennete (ebedi nimetlere) layık bir varlıktır ve cennet de onun hakkıdır. Hakkı olan bir şeyi kendi iradesiyle kaybetmesi ve buna karşı kendisine cehennemi dayatması büyük bir zulümdür. “(Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden” olmak her Müslümanın hedefi olmalıdır. Zira bu iş doğrudan peygamberlerin işidir. Nitekim âyetin ilk cümlesinde de “Kur’an (kendisine hizmetle) seçkin hâle gelmiş erdemli insanlara miras olarak bırakılmıştır” buyruluyor. Hz. Peygamberden sonra peygamber gelmeyeceğine göre bu görevi birileri üstlenmelidir. Hz. Peygamberin son ve alemlere peygamber olarak geldiğini söylemek kolay ama onun mirasçısı olmak o kadar kolay değil. Doğru olan, kolay olmayan bu göreve talip olmaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Resulden) sonra o Kitab’ı (Kur’an’ı) kullarımızdan (tebliğ için) seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı (onun ilkelerine uymayı terk ederek) kendilerine zulmeder bazısı orta yolu tercih eder bazıları da Allah’ın izniyle (Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden olur ki işte bu en büyük fazilettir.","arabic_text":"ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-32c.mp3","commentary_text":"“İnsanın kendine zulmetmesi”, kendine haksızlık etmesi demektir. Bir insan, isyan ederek, günah işleyerek ve fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyerek Allah’tan uzaklaşır ve cehenneme yaklaşırsa bu insan kendine zulmetmiş demektir. Çünkü onu cehennemden uzaklaştıracak ve layık olduğu cennete varis kılacak irade ve bu iradeyi besleyen ilahi mesajlar kendine verilmiştir. Kur’an’ın öğretisine göre insan, Allah’ın özel olarak yarattığı cennete (ebedi nimetlere) layık bir varlıktır ve cennet de onun hakkıdır. Hakkı olan bir şeyi kendi iradesiyle kaybetmesi ve buna karşı kendisine cehennemi dayatması büyük bir zulümdür. “(Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden” olmak her Müslümanın hedefi olmalıdır. Zira bu iş doğrudan peygamberlerin işidir. Nitekim âyetin ilk cümlesinde de “Kur’an (kendisine hizmetle) seçkin hâle gelmiş erdemli insanlara miras olarak bırakılmıştır” buyruluyor. Hz. Peygamberden sonra peygamber gelmeyeceğine göre bu görevi birileri üstlenmelidir. Hz. Peygamberin son ve alemlere peygamber olarak geldiğini söylemek kolay ama onun mirasçısı olmak o kadar kolay değil. Doğru olan, kolay olmayan bu göreve talip olmaktır."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Resulden) sonra o Kitab’ı (Kur’an’ı) kullarımızdan (tebliğ için) seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı (onun ilkelerine uymayı terk ederek) kendilerine zulmeder bazısı orta yolu tercih eder bazıları da Allah’ın izniyle (Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden olur ki işte bu en büyük fazilettir.","arabic_text":"ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذ۪ينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَاۚ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ۚ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۚ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"34/34-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-32c.mp3","commentary_text":"“İnsanın kendine zulmetmesi”, kendine haksızlık etmesi demektir. Bir insan, isyan ederek, günah işleyerek ve fıtratıyla çelişen davranışlar sergileyerek Allah’tan uzaklaşır ve cehenneme yaklaşırsa bu insan kendine zulmetmiş demektir. Çünkü onu cehennemden uzaklaştıracak ve layık olduğu cennete varis kılacak irade ve bu iradeyi besleyen ilahi mesajlar kendine verilmiştir. Kur’an’ın öğretisine göre insan, Allah’ın özel olarak yarattığı cennete (ebedi nimetlere) layık bir varlıktır ve cennet de onun hakkıdır. Hakkı olan bir şeyi kendi iradesiyle kaybetmesi ve buna karşı kendisine cehennemi dayatması büyük bir zulümdür. “(Kur’an’dan ilham alarak) iyilikte başı çekenlerden” olmak her Müslümanın hedefi olmalıdır. Zira bu iş doğrudan peygamberlerin işidir. Nitekim âyetin ilk cümlesinde de “Kur’an (kendisine hizmetle) seçkin hâle gelmiş erdemli insanlara miras olarak bırakılmıştır” buyruluyor. Hz. Peygamberden sonra peygamber gelmeyeceğine göre bu görevi birileri üstlenmelidir. Hz. Peygamberin son ve alemlere peygamber olarak geldiğini söylemek kolay ama onun mirasçısı olmak o kadar kolay değil. Doğru olan, kolay olmayan bu göreve talip olmaktır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İşte) bunlar sonsuz mutluluk cennetlerine girerler orada altın bilezikler ve inciler takınırlar ve ipekten elbiseler giyerler.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۚ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪ي","related_links":[],"audio_path":"34/34-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İşte) bunlar sonsuz mutluluk cennetlerine girerler orada altın bilezikler ve inciler takınırlar ve ipekten elbiseler giyerler.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۚ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪ي","related_links":[],"audio_path":"34/34-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İşte) bunlar sonsuz mutluluk cennetlerine girerler orada altın bilezikler ve inciler takınırlar ve ipekten elbiseler giyerler.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۚ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪ي","related_links":[],"audio_path":"34/34-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İşte) bunlar sonsuz mutluluk cennetlerine girerler orada altın bilezikler ve inciler takınırlar ve ipekten elbiseler giyerler.","arabic_text":"جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۚ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪ي","related_links":[],"audio_path":"34/34-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ve şöyle) derler: “Bütün övgüler bize acı ve üzüntü tattırmayan Allah’a mahsustur. Rabbimiz gerçekten çok bağışlayandır şükrün karşılığını anında verendir.”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَۜ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ve şöyle) derler: “Bütün övgüler bize acı ve üzüntü tattırmayan Allah’a mahsustur. Rabbimiz gerçekten çok bağışlayandır şükrün karşılığını anında verendir.”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَۜ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ve şöyle) derler: “Bütün övgüler bize acı ve üzüntü tattırmayan Allah’a mahsustur. Rabbimiz gerçekten çok bağışlayandır şükrün karşılığını anında verendir.”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَۜ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Ve şöyle) derler: “Bütün övgüler bize acı ve üzüntü tattırmayan Allah’a mahsustur. Rabbimiz gerçekten çok bağışlayandır şükrün karşılığını anında verendir.”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَۜ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“O bizi lütfuyla içinde sürekli kalacağımız bir yurda yerleştirdi. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve bir bıkkınlık da gelmeyecek.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه۪ۚ لَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا لُغُوبٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“O bizi lütfuyla içinde sürekli kalacağımız bir yurda yerleştirdi. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve bir bıkkınlık da gelmeyecek.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه۪ۚ لَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا لُغُوبٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“O bizi lütfuyla içinde sürekli kalacağımız bir yurda yerleştirdi. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve bir bıkkınlık da gelmeyecek.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه۪ۚ لَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا لُغُوبٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“O bizi lütfuyla içinde sürekli kalacağımız bir yurda yerleştirdi. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve bir bıkkınlık da gelmeyecek.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه۪ۚ لَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا لُغُوبٌ","related_links":[],"audio_path":"34/34-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onlar için cehennem ateşi vardır. (Orada) ne hayatlarına son vermek için hükmedilir ne de içine atıldıkları o (ateşin) azabı hafifletilir. İşte biz nankörlük yapanları böyle cezalandırırız!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَۚ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي كُلَّ كَفُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onlar için cehennem ateşi vardır. (Orada) ne hayatlarına son vermek için hükmedilir ne de içine atıldıkları o (ateşin) azabı hafifletilir. İşte biz nankörlük yapanları böyle cezalandırırız!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَۚ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي كُلَّ كَفُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onlar için cehennem ateşi vardır. (Orada) ne hayatlarına son vermek için hükmedilir ne de içine atıldıkları o (ateşin) azabı hafifletilir. İşte biz nankörlük yapanları böyle cezalandırırız!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَۚ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي كُلَّ كَفُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnkârcılara gelince; onlar için cehennem ateşi vardır. (Orada) ne hayatlarına son vermek için hükmedilir ne de içine atıldıkları o (ateşin) azabı hafifletilir. İşte biz nankörlük yapanları böyle cezalandırırız!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَۚ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي كُلَّ كَفُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"34/34-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar cehennemde şöyle feryat ederler: “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı iyi işler yapalım!” (Bu isteklerine karşı onlara şöyle denir:) “Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi (dünyada) yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti. Şimdi (yaptıklarınıza karşılık) azabı tadınız bakalım! Zalimlerin hiçbir zaman yardımcısı olmayacaktır.”","arabic_text":"وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ ف۪يهَاۚ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ ف۪يهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذ۪يرُۜ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar cehennemde şöyle feryat ederler: “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı iyi işler yapalım!” (Bu isteklerine karşı onlara şöyle denir:) “Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi (dünyada) yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti. Şimdi (yaptıklarınıza karşılık) azabı tadınız bakalım! Zalimlerin hiçbir zaman yardımcısı olmayacaktır.”","arabic_text":"وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ ف۪يهَاۚ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ ف۪يهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذ۪يرُۜ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar cehennemde şöyle feryat ederler: “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı iyi işler yapalım!” (Bu isteklerine karşı onlara şöyle denir:) “Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi (dünyada) yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti. Şimdi (yaptıklarınıza karşılık) azabı tadınız bakalım! Zalimlerin hiçbir zaman yardımcısı olmayacaktır.”","arabic_text":"وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ ف۪يهَاۚ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ ف۪يهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذ۪يرُۜ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar cehennemde şöyle feryat ederler: “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı iyi işler yapalım!” (Bu isteklerine karşı onlara şöyle denir:) “Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi (dünyada) yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti. Şimdi (yaptıklarınıza karşılık) azabı tadınız bakalım! Zalimlerin hiçbir zaman yardımcısı olmayacaktır.”","arabic_text":"وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ ف۪يهَاۚ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ ف۪يهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذ۪يرُۜ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ۟","related_links":[],"audio_path":"34/34-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şüphesiz ki Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını (insanların göremediklerini ve bilemediklerini) bilir (ve) doğrusu O (insanların) kalplerindekini de tam bilendir.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"34/34-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yeryüzünde sizleri daha önceki kuşakların yerine geçirip egemen kılan O’dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir. İnkârcıların küfrü yalnız Rablerinin kendilerine olan gazabını artırır ve yine inkârcıların küfrü onların sadece zararlarını fazlalaştırır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِۜ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۜ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِلَّا مَقْتًاۚ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ اِلَّا خَسَارًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yeryüzünde sizleri daha önceki kuşakların yerine geçirip egemen kılan O’dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir. İnkârcıların küfrü yalnız Rablerinin kendilerine olan gazabını artırır ve yine inkârcıların küfrü onların sadece zararlarını fazlalaştırır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِۜ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۜ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِلَّا مَقْتًاۚ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ اِلَّا خَسَارًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yeryüzünde sizleri daha önceki kuşakların yerine geçirip egemen kılan O’dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir. İnkârcıların küfrü yalnız Rablerinin kendilerine olan gazabını artırır ve yine inkârcıların küfrü onların sadece zararlarını fazlalaştırır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِۜ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۜ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِلَّا مَقْتًاۚ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ اِلَّا خَسَارًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yeryüzünde sizleri daha önceki kuşakların yerine geçirip egemen kılan O’dur. Kim inkâr ederse onun küfrü kendi aleyhinedir. İnkârcıların küfrü yalnız Rablerinin kendilerine olan gazabını artırır ve yine inkârcıların küfrü onların sadece zararlarını fazlalaştırır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِۜ فَمَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۜ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِلَّا مَقْتًاۚ وَلَا يَز۪يدُ الْكَافِر۪ينَ كُفْرُهُمْ اِلَّا خَسَارًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Bir baksanıza Allah’a ortak tutup O’ndan başka ilâh diye yalvardığınız şu varlıklara! Gösterin bana onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır o zalimler birbirlerini aldatmadan başka hiçbir şey vaat etmezler!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Bir baksanıza Allah’a ortak tutup O’ndan başka ilâh diye yalvardığınız şu varlıklara! Gösterin bana onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır o zalimler birbirlerini aldatmadan başka hiçbir şey vaat etmezler!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Bir baksanıza Allah’a ortak tutup O’ndan başka ilâh diye yalvardığınız şu varlıklara! Gösterin bana onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır o zalimler birbirlerini aldatmadan başka hiçbir şey vaat etmezler!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"De ki: “Bir baksanıza Allah’a ortak tutup O’ndan başka ilâh diye yalvardığınız şu varlıklara! Gösterin bana onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde mi bir ortaklığı var ya da kendilerine bir kitap vermişiz de ondan açık bir delil mi var ellerinde? Hayır o zalimler birbirlerini aldatmadan başka hiçbir şey vaat etmezler!","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O’ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O Halimdir (mühlet verendir cezalandırmada aceleci değildir) çok bağışlayandır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَاۚ وَلَئِنْ زَالَتَٓا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-41c.mp3","commentary_text":"“Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır” ifadesi, Evrende var olan hareketin sadece Güneş sistemimizde veya üç-beş yıldızda değil tüm varlık âleminde bulunduğunu anlatarak Allah’ın kudretini ortaya koymaktadır. Tüm galaksiler galaksi olarak hareket ederken, bu galaksilerin yıldızları kendi yolunda giderken, gezegenler elips yörüngelerinde yıldızların çevresinde, uydular da gezegenlerin etrafında hareket ederken her şeyin muntazam bir şekilde hayatlarına devam etmesi sadece İlahi bir kudrete dayanmaktadır. Ayrıca varlık âlemindeki bu düzenin bu şekilde anlatılması da Kur’an’ın ayrı bir mucizesidir. “Halim” Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. “Hiddetten uzak, sabırlı, yumuşak huylu, mühlet veren” demektir. “Halim” kelimesi Kur’an’da hem Allah’ın sıfatı olarak hem de bazı peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında “ceza vermekte aceleci olmayan, mühlet veren, isyanlarla öfkelenmeyen”, Peygamberler için kullanıldığında “yumuşak huylu ve anlayışlı” anlamlarına gelir. Peygamberler için kullanıldığı yerlere Bkz. Hud 11/75, 87, Tevbe 9/114, Saffat 37/101"},{"verse_number":"41","turkish_text":"Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O’ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O Halimdir (mühlet verendir cezalandırmada aceleci değildir) çok bağışlayandır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَاۚ وَلَئِنْ زَالَتَٓا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-40c.mp3","commentary_text":"“Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır” ifadesi, Evrende var olan hareketin sadece Güneş sistemimizde veya üç-beş yıldızda değil tüm varlık âleminde bulunduğunu anlatarak Allah’ın kudretini ortaya koymaktadır. Tüm galaksiler galaksi olarak hareket ederken, bu galaksilerin yıldızları kendi yolunda giderken, gezegenler elips yörüngelerinde yıldızların çevresinde, uydular da gezegenlerin etrafında hareket ederken her şeyin muntazam bir şekilde hayatlarına devam etmesi sadece İlahi bir kudrete dayanmaktadır. Ayrıca varlık âlemindeki bu düzenin bu şekilde anlatılması da Kur’an’ın ayrı bir mucizesidir. “Halim” Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. “Hiddetten uzak, sabırlı, yumuşak huylu, mühlet veren” demektir. “Halim” kelimesi Kur’an’da hem Allah’ın sıfatı olarak hem de bazı peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında “ceza vermekte aceleci olmayan, mühlet veren, isyanlarla öfkelenmeyen”, Peygamberler için kullanıldığında “yumuşak huylu ve anlayışlı” anlamlarına gelir. Peygamberler için kullanıldığı yerlere Bkz. Hud 11/75, 87, Tevbe 9/114, Saffat 37/101"},{"verse_number":"41","turkish_text":"Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O’ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O Halimdir (mühlet verendir cezalandırmada aceleci değildir) çok bağışlayandır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَاۚ وَلَئِنْ زَالَتَٓا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-41c.mp3","commentary_text":"“Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır” ifadesi, Evrende var olan hareketin sadece Güneş sistemimizde veya üç-beş yıldızda değil tüm varlık âleminde bulunduğunu anlatarak Allah’ın kudretini ortaya koymaktadır. Tüm galaksiler galaksi olarak hareket ederken, bu galaksilerin yıldızları kendi yolunda giderken, gezegenler elips yörüngelerinde yıldızların çevresinde, uydular da gezegenlerin etrafında hareket ederken her şeyin muntazam bir şekilde hayatlarına devam etmesi sadece İlahi bir kudrete dayanmaktadır. Ayrıca varlık âlemindeki bu düzenin bu şekilde anlatılması da Kur’an’ın ayrı bir mucizesidir. “Halim” Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. “Hiddetten uzak, sabırlı, yumuşak huylu, mühlet veren” demektir. “Halim” kelimesi Kur’an’da hem Allah’ın sıfatı olarak hem de bazı peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında “ceza vermekte aceleci olmayan, mühlet veren, isyanlarla öfkelenmeyen”, Peygamberler için kullanıldığında “yumuşak huylu ve anlayışlı” anlamlarına gelir. Peygamberler için kullanıldığı yerlere Bkz. Hud 11/75, 87, Tevbe 9/114, Saffat 37/101"},{"verse_number":"41","turkish_text":"Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O’ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O Halimdir (mühlet verendir cezalandırmada aceleci değildir) çok bağışlayandır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَاۚ وَلَئِنْ زَالَتَٓا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"34/34-41c.mp3","commentary_text":"“Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır” ifadesi, Evrende var olan hareketin sadece Güneş sistemimizde veya üç-beş yıldızda değil tüm varlık âleminde bulunduğunu anlatarak Allah’ın kudretini ortaya koymaktadır. Tüm galaksiler galaksi olarak hareket ederken, bu galaksilerin yıldızları kendi yolunda giderken, gezegenler elips yörüngelerinde yıldızların çevresinde, uydular da gezegenlerin etrafında hareket ederken her şeyin muntazam bir şekilde hayatlarına devam etmesi sadece İlahi bir kudrete dayanmaktadır. Ayrıca varlık âlemindeki bu düzenin bu şekilde anlatılması da Kur’an’ın ayrı bir mucizesidir. “Halim” Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. “Hiddetten uzak, sabırlı, yumuşak huylu, mühlet veren” demektir. “Halim” kelimesi Kur’an’da hem Allah’ın sıfatı olarak hem de bazı peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında “ceza vermekte aceleci olmayan, mühlet veren, isyanlarla öfkelenmeyen”, Peygamberler için kullanıldığında “yumuşak huylu ve anlayışlı” anlamlarına gelir. Peygamberler için kullanıldığı yerlere Bkz. Hud 11/75, 87, Tevbe 9/114, Saffat 37/101"},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar eğer kendilerine bir uyarıcı (ne-bi) gelirse bütün topluluklardan daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Ne var ki bekledikleri uyarıcı gelince bu onların (Hak Din’e karşı) sadece nefretlerini arttırdı.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar eğer kendilerine bir uyarıcı (ne-bi) gelirse bütün topluluklardan daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Ne var ki bekledikleri uyarıcı gelince bu onların (Hak Din’e karşı) sadece nefretlerini arttırdı.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar eğer kendilerine bir uyarıcı (ne-bi) gelirse bütün topluluklardan daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Ne var ki bekledikleri uyarıcı gelince bu onların (Hak Din’e karşı) sadece nefretlerini arttırdı.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar eğer kendilerine bir uyarıcı (ne-bi) gelirse bütün topluluklardan daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Ne var ki bekledikleri uyarıcı gelince bu onların (Hak Din’e karşı) sadece nefretlerini arttırdı.","arabic_text":"وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"34/34-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Bunun sebebi ise; yeryüzünde büyüklük taslamaları ve hileli düzen kurmalarıdır. Oysa kötülük planları ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer). Onlar evvelkilerin (başlarına gelen azap) kanunundan başka bir akıbet mi bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler kanunlar bütününde) asla bir değişiklik göremezsin! Allah’ın yol ve yönteminde herhangi bir sapma da bulamazsın!","arabic_text":"اِسْتِكْبَارًا فِي الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِۜ وَلَا يَح۪يقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ اِلَّا بِاَهْلِه۪ۜ فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّل۪ينَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Bunun sebebi ise; yeryüzünde büyüklük taslamaları ve hileli düzen kurmalarıdır. Oysa kötülük planları ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer). Onlar evvelkilerin (başlarına gelen azap) kanunundan başka bir akıbet mi bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler kanunlar bütününde) asla bir değişiklik göremezsin! Allah’ın yol ve yönteminde herhangi bir sapma da bulamazsın!","arabic_text":"اِسْتِكْبَارًا فِي الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِۜ وَلَا يَح۪يقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ اِلَّا بِاَهْلِه۪ۜ فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّل۪ينَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Bunun sebebi ise; yeryüzünde büyüklük taslamaları ve hileli düzen kurmalarıdır. Oysa kötülük planları ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer). Onlar evvelkilerin (başlarına gelen azap) kanunundan başka bir akıbet mi bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler kanunlar bütününde) asla bir değişiklik göremezsin! Allah’ın yol ve yönteminde herhangi bir sapma da bulamazsın!","arabic_text":"اِسْتِكْبَارًا فِي الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِۜ وَلَا يَح۪يقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ اِلَّا بِاَهْلِه۪ۜ فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّل۪ينَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Bunun sebebi ise; yeryüzünde büyüklük taslamaları ve hileli düzen kurmalarıdır. Oysa kötülük planları ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer). Onlar evvelkilerin (başlarına gelen azap) kanunundan başka bir akıbet mi bekliyorlar? Allah’ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler kanunlar bütününde) asla bir değişiklik göremezsin! Allah’ın yol ve yönteminde herhangi bir sapma da bulamazsın!","arabic_text":"اِسْتِكْبَارًا فِي الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِۜ وَلَا يَح۪يقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ اِلَّا بِاَهْلِه۪ۜ فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّل۪ينَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًاۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْو۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey Allah’ı âciz bırakamaz. Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla bilendir gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يمًا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey Allah’ı âciz bırakamaz. Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla bilendir gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يمًا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey Allah’ı âciz bırakamaz. Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla bilendir gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يمًا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey Allah’ı âciz bırakamaz. Hiç kuşkusuz O (her şeyi) hakkıyla bilendir gücü her şeye yetendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يمًا قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Eğer Allah insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince (gerekeni yapacak). Çünkü Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Eğer Allah insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince (gerekeni yapacak). Çünkü Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Eğer Allah insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince (gerekeni yapacak). Çünkü Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Eğer Allah insanları yaptıkları (kötülükler) yüzünden (hemen hesaba çekip) cezalandıracak olsaydı yer üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince (gerekeni yapacak). Çünkü Allah kullarını hakkıyla görendir.","arabic_text":"وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"34/34-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":36,"name":"YÂSÎN SÛRESİ","description":"Yasin Suresi Mekke döneminde inmiş olup 83 ayettir. Sure adını birinci ayeti oluşturan “Ya-Sin” harflerinden almıştır. Sûrede Hz. Peygamberi yalanlayan Kureyş kabilesi, Antakya halkına gönderilen elçiler, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, öldükten sonra dirilme ve insanın ahlâkî sorumlulukları konu ediliyor. İslâm akaidinin üç esasını teşkil eden tevhid, nübüvvet ve âhiret konuları işleniyor. Tabiatın mükemmel kuruluşu ve işleyişinden deliller getiriliyor. Hz. Peygamberin nübüvvetinin ispatı ve Kur’an’ın vahiy ürünü olduğu ve Kur’an’ın gafletten kurtulamayan kitleleri uyarmak amacıyla Allah tarafından gönderildiği ifade ediliyor. Kalplerini ilâhî gerçeklere açmak istemeyen insanların bütün uyarılara rağmen iman etmeyecekleri bildiriliyor. Ayrıca sûrede yeryüzünün besleyici özelliğine, gece ile gündüze, güneşle ay arasındaki düzene, yeryüzündeki bitki örtüsüne, canlılar arasındaki tozlaşma ve döllenmeye, gemilerin denizde batmadan yürütülmesine temas edilerek Allah’ın kudretine dikkat çekiliyor. Kur’an’ın ölüleri değil, hayatta olanları uyarmak için geldiği ve onun bir şair sözü değil vahiy ürünü olduğu zikrediliyor. Kıyametin ansızın kopacağı bildirildikten sonra cennetten bazı tasvirler veriliyor, cehennemliklerin bedbahtlığına dikkat çekiliyor.","sura_intro_audio":"35/35-a.mp3","verse_count":83,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yâ Sîn.","arabic_text":"يٰسٓۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-1c.mp3","commentary_text":"“Ya-Sin” harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yâ Sîn.","arabic_text":"يٰسٓۜ","related_links":["36/1"],"audio_path":"35/35-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/tefsir_3610_1772879253.mp3","commentary_text":"“Ya-Sin” harfleriyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yâ Sîn.","arabic_text":"يٰسٓۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-1c.mp3","commentary_text":"“Ya-Sin” harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yâ Sîn.","arabic_text":"يٰسٓۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-1c.mp3","commentary_text":"“Ya-Sin” harfleriyle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a yemin olsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"35/35-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a yemin olsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"35/35-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a yemin olsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"35/35-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3-4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a yemin olsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"35/35-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Bu (Kur’an yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için mutlak güç sahibi rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.","arabic_text":"لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ﴿٢﴾ تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Bu (Kur’an yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için mutlak güç sahibi rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.","arabic_text":"لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ﴿٢﴾ تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Bu (Kur’an yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için mutlak güç sahibi rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.","arabic_text":"لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ﴿٢﴾ تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Bu (Kur’an yakın) ataları (ve kendileri) uyarılmadığı için doğru ile eğrinin ne olduğundan habersiz kalmış bir toplumu uyarman için mutlak güç sahibi rahmeti bol olan (Allah tarafından) sana indirilmiştir.","arabic_text":"لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ﴿٢﴾ تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki onların çoğu üzerine (inkârda diretmeleri ve isyana devam etmeleri yüzünden) o söz (azap emri) hak olmuştur. Artık onlar (uyarsan da uyarmasan da) iman etmezler.","arabic_text":"لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki onların çoğu üzerine (inkârda diretmeleri ve isyana devam etmeleri yüzünden) o söz (azap emri) hak olmuştur. Artık onlar (uyarsan da uyarmasan da) iman etmezler.","arabic_text":"لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki onların çoğu üzerine (inkârda diretmeleri ve isyana devam etmeleri yüzünden) o söz (azap emri) hak olmuştur. Artık onlar (uyarsan da uyarmasan da) iman etmezler.","arabic_text":"لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Andolsun ki onların çoğu üzerine (inkârda diretmeleri ve isyana devam etmeleri yüzünden) o söz (azap emri) hak olmuştur. Artık onlar (uyarsan da uyarmasan da) iman etmezler.","arabic_text":"لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) onların boyunlarına çenelere kadar dayanan halkalar geçirdik. Bu sebeple başları (ve burunları) yukarıya kalkıktır (küstahça böbürlenmeleri yüzünden Hakka boyun eğmezler).","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) onların boyunlarına çenelere kadar dayanan halkalar geçirdik. Bu sebeple başları (ve burunları) yukarıya kalkıktır (küstahça böbürlenmeleri yüzünden Hakka boyun eğmezler).","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) onların boyunlarına çenelere kadar dayanan halkalar geçirdik. Bu sebeple başları (ve burunları) yukarıya kalkıktır (küstahça böbürlenmeleri yüzünden Hakka boyun eğmezler).","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) onların boyunlarına çenelere kadar dayanan halkalar geçirdik. Bu sebeple başları (ve burunları) yukarıya kalkıktır (küstahça böbürlenmeleri yüzünden Hakka boyun eğmezler).","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَا ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالًا فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Biz onların (âdeta) önlerine bir set ve arkalarına bir set koyduk böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (gerçekleri) görmezler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; insan için, öldükten sonra da geride bıraktığı faydalı ve zararlı eserler, insanlığa örnek teşkil edecek olumlu ya da olumsuz davranışlar sevap ya da günah kaynağı olmaya devam ediyor. Yani arkada bırakılan eser; hastane, huzur evi, çeşme, okul, yurt, cami, yol, köprü vs. gibi insanların ihtiyaçlarına hizmet ediyorsa sevap kazandırmaya; kötülük ve şer üretiyorsa o takdirde de günah kazandırmaya devam ediyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Biz onların (âdeta) önlerine bir set ve arkalarına bir set koyduk böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (gerçekleri) görmezler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-8c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; insan için, öldükten sonra da geride bıraktığı faydalı ve zararlı eserler, insanlığa örnek teşkil edecek olumlu ya da olumsuz davranışlar sevap ya da günah kaynağı olmaya devam ediyor. Yani arkada bırakılan eser; hastane, huzur evi, çeşme, okul, yurt, cami, yol, köprü vs. gibi insanların ihtiyaçlarına hizmet ediyorsa sevap kazandırmaya; kötülük ve şer üretiyorsa o takdirde de günah kazandırmaya devam ediyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Biz onların (âdeta) önlerine bir set ve arkalarına bir set koyduk böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (gerçekleri) görmezler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; insan için, öldükten sonra da geride bıraktığı faydalı ve zararlı eserler, insanlığa örnek teşkil edecek olumlu ya da olumsuz davranışlar sevap ya da günah kaynağı olmaya devam ediyor. Yani arkada bırakılan eser; hastane, huzur evi, çeşme, okul, yurt, cami, yol, köprü vs. gibi insanların ihtiyaçlarına hizmet ediyorsa sevap kazandırmaya; kötülük ve şer üretiyorsa o takdirde de günah kazandırmaya devam ediyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Biz onların (âdeta) önlerine bir set ve arkalarına bir set koyduk böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (gerçekleri) görmezler.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; insan için, öldükten sonra da geride bıraktığı faydalı ve zararlı eserler, insanlığa örnek teşkil edecek olumlu ya da olumsuz davranışlar sevap ya da günah kaynağı olmaya devam ediyor. Yani arkada bırakılan eser; hastane, huzur evi, çeşme, okul, yurt, cami, yol, köprü vs. gibi insanların ihtiyaçlarına hizmet ediyorsa sevap kazandırmaya; kötülük ve şer üretiyorsa o takdirde de günah kazandırmaya devam ediyor."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir inanmazlar.","arabic_text":"وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir inanmazlar.","arabic_text":"وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir inanmazlar.","arabic_text":"وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir inanmazlar.","arabic_text":"وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyan ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah’)a yürekten saygı duyan kişiyi uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!","arabic_text":"اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-11c.mp3","commentary_text":"Müfessirler, bu kasabanın kimliği konusunda çeşitli yorumlar yapmışlardır. Oranın Antakya olduğunu söyleyenler olduğu gibi, kıssanın tamamen bir temsil olarak anlatılmış olabileceğini yorumlayanlar da vardır. Kur’an’da mevcut kıssaların çoğunda olduğu gibi yerleri ve hitap edilen insanları bilinmeyen bu kıssadan amaç da tarihî bilgi vermek değil, içinde barındırdığı ve tüm insanlığa ışık tutacak ibret dolu mesajlardır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyan ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah’)a yürekten saygı duyan kişiyi uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!","arabic_text":"اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-10c.mp3","commentary_text":"Müfessirler, bu kasabanın kimliği konusunda çeşitli yorumlar yapmışlardır. Oranın Antakya olduğunu söyleyenler olduğu gibi, kıssanın tamamen bir temsil olarak anlatılmış olabileceğini yorumlayanlar da vardır. Kur’an’da mevcut kıssaların çoğunda olduğu gibi yerleri ve hitap edilen insanları bilinmeyen bu kıssadan amaç da tarihî bilgi vermek değil, içinde barındırdığı ve tüm insanlığa ışık tutacak ibret dolu mesajlardır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyan ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah’)a yürekten saygı duyan kişiyi uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!","arabic_text":"اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-11c.mp3","commentary_text":"Müfessirler, bu kasabanın kimliği konusunda çeşitli yorumlar yapmışlardır. Oranın Antakya olduğunu söyleyenler olduğu gibi, kıssanın tamamen bir temsil olarak anlatılmış olabileceğini yorumlayanlar da vardır. Kur’an’da mevcut kıssaların çoğunda olduğu gibi yerleri ve hitap edilen insanları bilinmeyen bu kıssadan amaç da tarihî bilgi vermek değil, içinde barındırdığı ve tüm insanlığa ışık tutacak ibret dolu mesajlardır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyan ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman (olan Allah’)a yürekten saygı duyan kişiyi uyarabilirsin. İşte o kimseyi bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele!","arabic_text":"اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-11c.mp3","commentary_text":"Müfessirler, bu kasabanın kimliği konusunda çeşitli yorumlar yapmışlardır. Oranın Antakya olduğunu söyleyenler olduğu gibi, kıssanın tamamen bir temsil olarak anlatılmış olabileceğini yorumlayanlar da vardır. Kur’an’da mevcut kıssaların çoğunda olduğu gibi yerleri ve hitap edilen insanları bilinmeyen bu kıssadan amaç da tarihî bilgi vermek değil, içinde barındırdığı ve tüm insanlığa ışık tutacak ibret dolu mesajlardır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz biz ölüyü yeniden hayata döndüreceğiz ve onların gelecek için yaptıkları her türlü (eylemi) ve geride bıraktıkları bütün (iyi ve kötü) işleri kayda geçireceğiz. Zira biz her şeyin kaydını tarifsiz ve emsali olmayan bir ana (bellek)te tutuyoruz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz biz ölüyü yeniden hayata döndüreceğiz ve onların gelecek için yaptıkları her türlü (eylemi) ve geride bıraktıkları bütün (iyi ve kötü) işleri kayda geçireceğiz. Zira biz her şeyin kaydını tarifsiz ve emsali olmayan bir ana (bellek)te tutuyoruz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz biz ölüyü yeniden hayata döndüreceğiz ve onların gelecek için yaptıkları her türlü (eylemi) ve geride bıraktıkları bütün (iyi ve kötü) işleri kayda geçireceğiz. Zira biz her şeyin kaydını tarifsiz ve emsali olmayan bir ana (bellek)te tutuyoruz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz biz ölüyü yeniden hayata döndüreceğiz ve onların gelecek için yaptıkları her türlü (eylemi) ve geride bıraktıkları bütün (iyi ve kötü) işleri kayda geçireceğiz. Zira biz her şeyin kaydını tarifsiz ve emsali olmayan bir ana (bellek)te tutuyoruz.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Resûl!) Onlara elçilerin geldiği o şehir halkını örnek ver.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Resûl!) Onlara elçilerin geldiği o şehir halkını örnek ver.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Resûl!) Onlara elçilerin geldiği o şehir halkını örnek ver.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Resûl!) Onlara elçilerin geldiği o şehir halkını örnek ver.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Biz onlara iki (elçi) gönderdik onları yalanladılar. Bunun üzerine (onları) üçüncü bir (elçi) ile destekledik. Bu (elçi)ler: “Bakın biz size (Allah tarafından) gönderilen elçileriz” dediler.","arabic_text":"اِذْ اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Biz onlara iki (elçi) gönderdik onları yalanladılar. Bunun üzerine (onları) üçüncü bir (elçi) ile destekledik. Bu (elçi)ler: “Bakın biz size (Allah tarafından) gönderilen elçileriz” dediler.","arabic_text":"اِذْ اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Biz onlara iki (elçi) gönderdik onları yalanladılar. Bunun üzerine (onları) üçüncü bir (elçi) ile destekledik. Bu (elçi)ler: “Bakın biz size (Allah tarafından) gönderilen elçileriz” dediler.","arabic_text":"اِذْ اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Biz onlara iki (elçi) gönderdik onları yalanladılar. Bunun üzerine (onları) üçüncü bir (elçi) ile destekledik. Bu (elçi)ler: “Bakın biz size (Allah tarafından) gönderilen elçileriz” dediler.","arabic_text":"اِذْ اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۙ وَمَٓا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۙ وَمَٓا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۙ وَمَٓا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”","arabic_text":"قَالُوا مَٓا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۙ وَمَٓا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Elçiler ise:) “Rabbimiz biliyor ki hakikaten biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.","arabic_text":"قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Elçiler ise:) “Rabbimiz biliyor ki hakikaten biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.","arabic_text":"قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Elçiler ise:) “Rabbimiz biliyor ki hakikaten biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.","arabic_text":"قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Elçiler ise:) “Rabbimiz biliyor ki hakikaten biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.","arabic_text":"قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bizim üzerimize düşen yalnızca apaçık tebliğdir” dediler.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْنَٓا اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bizim üzerimize düşen yalnızca apaçık tebliğdir” dediler.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْنَٓا اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bizim üzerimize düşen yalnızca apaçık tebliğdir” dediler.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْنَٓا اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bizim üzerimize düşen yalnızca apaçık tebliğdir” dediler.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْنَٓا اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Bunun üzerine şehirliler) dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işe bir son vermezseniz sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-18c.mp3","commentary_text":"Burada elçiler, elçilere karşı gelenler ve elçileri destekleyenler olmak üzere üç sınıf insandan bahsedilmektedir. Bu kıssadan anlıyoruz ki içinde yaşadığımız toplum Kur’an’ın mesajından habersiz yaşıyorsa derhal elçi görevi üstlenmeliyiz. Elçi olamıyorsak bu görevi üstlenenlere destek vermeliyiz. Birileri mutlaka düşman olarak karşımıza çıkacaktır ama bıkmadan, korkmadan, geri adım atmadan, kararlı ve tutarlı bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Zira bu yol bize Hz. Peygamberden miras kalmıştır ve bu yolun en büyük destekçisi ve koruyucusu Allah’tır. O’nun desteğinin olduğu yerde kaybetme, geri adım atma, endişe, kaygı, hezimet yoktur. Eğer doğru yolda olduğumuzu düşünerek hezimetler yaşıyorsak ya imanımızda ya gittiğimiz yolda ya da amellerimizde bir problem vardır. Unutmayalım ki; Hz. Peygamberin ve dava arkadaşlarının hayatında -yaptıkları ufak tefek hatalar yüzünden bazı kayıpların dışında- hezimet hiç olmamıştır. Ayrıca bilmeliyiz ki; her durumda haktan yana yer almamız gerekirken hakla batıl arasında bir çizgide yer alırsak işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz."},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Bunun üzerine şehirliler) dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işe bir son vermezseniz sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-17c.mp3","commentary_text":"Burada elçiler, elçilere karşı gelenler ve elçileri destekleyenler olmak üzere üç sınıf insandan bahsedilmektedir. Bu kıssadan anlıyoruz ki içinde yaşadığımız toplum Kur’an’ın mesajından habersiz yaşıyorsa derhal elçi görevi üstlenmeliyiz. Elçi olamıyorsak bu görevi üstlenenlere destek vermeliyiz. Birileri mutlaka düşman olarak karşımıza çıkacaktır ama bıkmadan, korkmadan, geri adım atmadan, kararlı ve tutarlı bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Zira bu yol bize Hz. Peygamberden miras kalmıştır ve bu yolun en büyük destekçisi ve koruyucusu Allah’tır. O’nun desteğinin olduğu yerde kaybetme, geri adım atma, endişe, kaygı, hezimet yoktur. Eğer doğru yolda olduğumuzu düşünerek hezimetler yaşıyorsak ya imanımızda ya gittiğimiz yolda ya da amellerimizde bir problem vardır. Unutmayalım ki; Hz. Peygamberin ve dava arkadaşlarının hayatında -yaptıkları ufak tefek hatalar yüzünden bazı kayıpların dışında- hezimet hiç olmamıştır. Ayrıca bilmeliyiz ki; her durumda haktan yana yer almamız gerekirken hakla batıl arasında bir çizgide yer alırsak işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz."},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Bunun üzerine şehirliler) dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işe bir son vermezseniz sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-18c.mp3","commentary_text":"Burada elçiler, elçilere karşı gelenler ve elçileri destekleyenler olmak üzere üç sınıf insandan bahsedilmektedir. Bu kıssadan anlıyoruz ki içinde yaşadığımız toplum Kur’an’ın mesajından habersiz yaşıyorsa derhal elçi görevi üstlenmeliyiz. Elçi olamıyorsak bu görevi üstlenenlere destek vermeliyiz. Birileri mutlaka düşman olarak karşımıza çıkacaktır ama bıkmadan, korkmadan, geri adım atmadan, kararlı ve tutarlı bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Zira bu yol bize Hz. Peygamberden miras kalmıştır ve bu yolun en büyük destekçisi ve koruyucusu Allah’tır. O’nun desteğinin olduğu yerde kaybetme, geri adım atma, endişe, kaygı, hezimet yoktur. Eğer doğru yolda olduğumuzu düşünerek hezimetler yaşıyorsak ya imanımızda ya gittiğimiz yolda ya da amellerimizde bir problem vardır. Unutmayalım ki; Hz. Peygamberin ve dava arkadaşlarının hayatında -yaptıkları ufak tefek hatalar yüzünden bazı kayıpların dışında- hezimet hiç olmamıştır. Ayrıca bilmeliyiz ki; her durumda haktan yana yer almamız gerekirken hakla batıl arasında bir çizgide yer alırsak işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz."},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Bunun üzerine şehirliler) dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işe bir son vermezseniz sizi öldüresiye taşa tutar ve sizi keyfimizce şiddetli bir biçimde cezalandırırız.”","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-18c.mp3","commentary_text":"Burada elçiler, elçilere karşı gelenler ve elçileri destekleyenler olmak üzere üç sınıf insandan bahsedilmektedir. Bu kıssadan anlıyoruz ki içinde yaşadığımız toplum Kur’an’ın mesajından habersiz yaşıyorsa derhal elçi görevi üstlenmeliyiz. Elçi olamıyorsak bu görevi üstlenenlere destek vermeliyiz. Birileri mutlaka düşman olarak karşımıza çıkacaktır ama bıkmadan, korkmadan, geri adım atmadan, kararlı ve tutarlı bir şekilde yolumuza devam etmeliyiz. Zira bu yol bize Hz. Peygamberden miras kalmıştır ve bu yolun en büyük destekçisi ve koruyucusu Allah’tır. O’nun desteğinin olduğu yerde kaybetme, geri adım atma, endişe, kaygı, hezimet yoktur. Eğer doğru yolda olduğumuzu düşünerek hezimetler yaşıyorsak ya imanımızda ya gittiğimiz yolda ya da amellerimizde bir problem vardır. Unutmayalım ki; Hz. Peygamberin ve dava arkadaşlarının hayatında -yaptıkları ufak tefek hatalar yüzünden bazı kayıpların dışında- hezimet hiç olmamıştır. Ayrıca bilmeliyiz ki; her durumda haktan yana yer almamız gerekirken hakla batıl arasında bir çizgide yer alırsak işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Elçiler de: “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz haddi aşan bir kavimsiniz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Elçiler de: “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz haddi aşan bir kavimsiniz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Elçiler de: “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz haddi aşan bir kavimsiniz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Elçiler de: “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz haddi aşan bir kavimsiniz!” dediler.","arabic_text":"قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken şehrin en ileri gelenlerinden bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk bu elçilere uyunuz!”","arabic_text":"وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken şehrin en ileri gelenlerinden bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk bu elçilere uyunuz!”","arabic_text":"وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken şehrin en ileri gelenlerinden bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk bu elçilere uyunuz!”","arabic_text":"وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken şehrin en ileri gelenlerinden bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk bu elçilere uyunuz!”","arabic_text":"وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“(Vazifelerine karşılık) sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun! Onlar doğru yoldadır.”","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“(Vazifelerine karşılık) sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun! Onlar doğru yoldadır.”","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“(Vazifelerine karşılık) sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun! Onlar doğru yoldadır.”","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“(Vazifelerine karşılık) sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun! Onlar doğru yoldadır.”","arabic_text":"اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Hem ben ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Hem ben ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Hem ben ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Hem ben ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese onların arka çıkması bana hiçbir fayda sağlamaz ve (onlar) beni kurtaramazlar.”","arabic_text":"ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنْقِذُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese onların arka çıkması bana hiçbir fayda sağlamaz ve (onlar) beni kurtaramazlar.”","arabic_text":"ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنْقِذُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese onların arka çıkması bana hiçbir fayda sağlamaz ve (onlar) beni kurtaramazlar.”","arabic_text":"ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنْقِذُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese onların arka çıkması bana hiçbir fayda sağlamaz ve (onlar) beni kurtaramazlar.”","arabic_text":"ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنْقِذُونِۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“(Eğer böyle yaparsam) o vakit ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin Rabbinize inandım. Gelin beni dinleyin!”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin Rabbinize inandım. Gelin beni dinleyin!”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin Rabbinize inandım. Gelin beni dinleyin!”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Doğrusu ben sizin Rabbinize inandım. Gelin beni dinleyin!”","arabic_text":"اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Kavmi tarafından taşlanarak ölüme giden o kimseye:) “Cennete gir” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin beni bağışladığını ve cennetle ikram edilenlerden kıldığını kavmim bilseydi!” dedi.","arabic_text":"بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ ﴿٢﴾ ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Kavmi tarafından taşlanarak ölüme giden o kimseye:) “Cennete gir” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin beni bağışladığını ve cennetle ikram edilenlerden kıldığını kavmim bilseydi!” dedi.","arabic_text":"بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ ﴿٢﴾ ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Kavmi tarafından taşlanarak ölüme giden o kimseye:) “Cennete gir” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin beni bağışladığını ve cennetle ikram edilenlerden kıldığını kavmim bilseydi!” dedi.","arabic_text":"بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ ﴿٢﴾ ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"(Kavmi tarafından taşlanarak ölüme giden o kimseye:) “Cennete gir” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin beni bağışladığını ve cennetle ikram edilenlerden kıldığını kavmim bilseydi!” dedi.","arabic_text":"بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ ﴿٢﴾ ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve o(nun öldürülmesin)den sonra kavminin üzerine (onları yok etmek için) gökten bir ordu indirmedik indirme gereği de duymadık.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve o(nun öldürülmesin)den sonra kavminin üzerine (onları yok etmek için) gökten bir ordu indirmedik indirme gereği de duymadık.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve o(nun öldürülmesin)den sonra kavminin üzerine (onları yok etmek için) gökten bir ordu indirmedik indirme gereği de duymadık.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ve o(nun öldürülmesin)den sonra kavminin üzerine (onları yok etmek için) gökten bir ordu indirmedik indirme gereği de duymadık.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses oldu hemen sönüp gittiler (onlardan hiçbir eser kalmadı).","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses oldu hemen sönüp gittiler (onlardan hiçbir eser kalmadı).","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses oldu hemen sönüp gittiler (onlardan hiçbir eser kalmadı).","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses oldu hemen sönüp gittiler (onlardan hiçbir eser kalmadı).","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yazıklar olsun şu kullara ki kendilerine ne zaman bir resul gelecek olsa onu alaya alırlardı.","arabic_text":"يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yazıklar olsun şu kullara ki kendilerine ne zaman bir resul gelecek olsa onu alaya alırlardı.","arabic_text":"يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yazıklar olsun şu kullara ki kendilerine ne zaman bir resul gelecek olsa onu alaya alırlardı.","arabic_text":"يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yazıklar olsun şu kullara ki kendilerine ne zaman bir resul gelecek olsa onu alaya alırlardı.","arabic_text":"يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Görmedi mi onlar kendilerinden evvel nice nesilleri helâk etmişiz; gidenlerin de hiçbiri onlara geri dönmemiş.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Görmedi mi onlar kendilerinden evvel nice nesilleri helâk etmişiz; gidenlerin de hiçbiri onlara geri dönmemiş.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Görmedi mi onlar kendilerinden evvel nice nesilleri helâk etmişiz; gidenlerin de hiçbiri onlara geri dönmemiş.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Görmedi mi onlar kendilerinden evvel nice nesilleri helâk etmişiz; gidenlerin de hiçbiri onlara geri dönmemiş.","arabic_text":"اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılmasına) bir delil de şudur ki (bitki örtüsü tamamen kuruyup) ölmüş olan yeryüzünü (yeniden) diriltiyor ve oradan canlıların besin kaynağı olan (çeşitli) ekinler çıkarıyoruz.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-33c.mp3","commentary_text":"“Güneş, kendi yörüngesinde akıp gitmektedir” ifadesi, Güneş’in sadece kendi ekseni etrafında dönmediğini, Samanyolu ile birlikte döndüğünü ve aynı zamanda uzayda bir boşluğa doğru gittiğini haber veriyor. Güneş de diğer gök cisimleri gibi kendi ekseni etrafında dönmektedir. Fakat güneş bir gaz kütlesi olduğundan her bölgesindeki dönme hızı birbirinden farklıdır. Dönme yönü, yerin kendi ekseni etrafındaki dönme yönü gibi soldan sağa doğrudur. Kendi ekseni etrafındaki hareketinin ekvatorunda 24,65 gün, 40 ° enlemlerde 27,50 gün, kutuplarda ise 34 gün olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, yapılan gözlemler sonucunda Güneş Sisteminin Vega Yıldızına doğru 19,5 km/sn.lik bir hızla yaklaştığı tespit edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılmasına) bir delil de şudur ki (bitki örtüsü tamamen kuruyup) ölmüş olan yeryüzünü (yeniden) diriltiyor ve oradan canlıların besin kaynağı olan (çeşitli) ekinler çıkarıyoruz.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-32c.mp3","commentary_text":"“Güneş, kendi yörüngesinde akıp gitmektedir” ifadesi, Güneş’in sadece kendi ekseni etrafında dönmediğini, Samanyolu ile birlikte döndüğünü ve aynı zamanda uzayda bir boşluğa doğru gittiğini haber veriyor. Güneş de diğer gök cisimleri gibi kendi ekseni etrafında dönmektedir. Fakat güneş bir gaz kütlesi olduğundan her bölgesindeki dönme hızı birbirinden farklıdır. Dönme yönü, yerin kendi ekseni etrafındaki dönme yönü gibi soldan sağa doğrudur. Kendi ekseni etrafındaki hareketinin ekvatorunda 24,65 gün, 40 ° enlemlerde 27,50 gün, kutuplarda ise 34 gün olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, yapılan gözlemler sonucunda Güneş Sisteminin Vega Yıldızına doğru 19,5 km/sn.lik bir hızla yaklaştığı tespit edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılmasına) bir delil de şudur ki (bitki örtüsü tamamen kuruyup) ölmüş olan yeryüzünü (yeniden) diriltiyor ve oradan canlıların besin kaynağı olan (çeşitli) ekinler çıkarıyoruz.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-33c.mp3","commentary_text":"“Güneş, kendi yörüngesinde akıp gitmektedir” ifadesi, Güneş’in sadece kendi ekseni etrafında dönmediğini, Samanyolu ile birlikte döndüğünü ve aynı zamanda uzayda bir boşluğa doğru gittiğini haber veriyor. Güneş de diğer gök cisimleri gibi kendi ekseni etrafında dönmektedir. Fakat güneş bir gaz kütlesi olduğundan her bölgesindeki dönme hızı birbirinden farklıdır. Dönme yönü, yerin kendi ekseni etrafındaki dönme yönü gibi soldan sağa doğrudur. Kendi ekseni etrafındaki hareketinin ekvatorunda 24,65 gün, 40 ° enlemlerde 27,50 gün, kutuplarda ise 34 gün olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, yapılan gözlemler sonucunda Güneş Sisteminin Vega Yıldızına doğru 19,5 km/sn.lik bir hızla yaklaştığı tespit edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılmasına) bir delil de şudur ki (bitki örtüsü tamamen kuruyup) ölmüş olan yeryüzünü (yeniden) diriltiyor ve oradan canlıların besin kaynağı olan (çeşitli) ekinler çıkarıyoruz.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-33c.mp3","commentary_text":"“Güneş, kendi yörüngesinde akıp gitmektedir” ifadesi, Güneş’in sadece kendi ekseni etrafında dönmediğini, Samanyolu ile birlikte döndüğünü ve aynı zamanda uzayda bir boşluğa doğru gittiğini haber veriyor. Güneş de diğer gök cisimleri gibi kendi ekseni etrafında dönmektedir. Fakat güneş bir gaz kütlesi olduğundan her bölgesindeki dönme hızı birbirinden farklıdır. Dönme yönü, yerin kendi ekseni etrafındaki dönme yönü gibi soldan sağa doğrudur. Kendi ekseni etrafındaki hareketinin ekvatorunda 24,65 gün, 40 ° enlemlerde 27,50 gün, kutuplarda ise 34 gün olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, yapılan gözlemler sonucunda Güneş Sisteminin Vega Yıldızına doğru 19,5 km/sn.lik bir hızla yaklaştığı tespit edilmiştir."},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ ﴿٢﴾ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ ﴿٢﴾ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ ﴿٢﴾ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye biz orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler var ettik; (onların) içlerinde de pınarlar fışkırttık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ ﴿٢﴾ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yerin bitirdiği bitkilerden (hayvanlardan) insanların (bizzat) kendilerinden ve (evrende birbirini tamamlayan daha) bilemedikleri (nice) şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah’)ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yerin bitirdiği bitkilerden (hayvanlardan) insanların (bizzat) kendilerinden ve (evrende birbirini tamamlayan daha) bilemedikleri (nice) şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah’)ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yerin bitirdiği bitkilerden (hayvanlardan) insanların (bizzat) kendilerinden ve (evrende birbirini tamamlayan daha) bilemedikleri (nice) şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah’)ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yerin bitirdiği bitkilerden (hayvanlardan) insanların (bizzat) kendilerinden ve (evrende birbirini tamamlayan daha) bilemedikleri (nice) şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah’)ın şanı ne yücedir!","arabic_text":"سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece de onlar için (Allah’ın kudretini kanıtlayan) bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الَّيْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-37c.mp3","commentary_text":"“Daha nice binekler yarattık” ifadesini sadece hayvanlara has kılarak at, deve, fil, eşek, katır vs.  gibi hayvanlar olarak yorumlamak doğru olmaz. Burada, gemiye benzeyen bineklerin, yolcu nakil vasıtalarından tren, otobüs, uçak gibi ulaşım vasıtaları olduğunu düşünmek lazım. Bunları doğrudan Allah yaratmamış olsa da bu araçları meydana getiren iradeyi, aklı, kabiliyeti, beyni veren, insana bu donanımı, kapasiteyi lütfeden, onu dünyanın egemen gücü yapan, yaratılanlar üzerinde otorite kılan Allah’tır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece de onlar için (Allah’ın kudretini kanıtlayan) bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الَّيْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-36c.mp3","commentary_text":"“Daha nice binekler yarattık” ifadesini sadece hayvanlara has kılarak at, deve, fil, eşek, katır vs.  gibi hayvanlar olarak yorumlamak doğru olmaz. Burada, gemiye benzeyen bineklerin, yolcu nakil vasıtalarından tren, otobüs, uçak gibi ulaşım vasıtaları olduğunu düşünmek lazım. Bunları doğrudan Allah yaratmamış olsa da bu araçları meydana getiren iradeyi, aklı, kabiliyeti, beyni veren, insana bu donanımı, kapasiteyi lütfeden, onu dünyanın egemen gücü yapan, yaratılanlar üzerinde otorite kılan Allah’tır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece de onlar için (Allah’ın kudretini kanıtlayan) bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الَّيْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-37c.mp3","commentary_text":"“Daha nice binekler yarattık” ifadesini sadece hayvanlara has kılarak at, deve, fil, eşek, katır vs.  gibi hayvanlar olarak yorumlamak doğru olmaz. Burada, gemiye benzeyen bineklerin, yolcu nakil vasıtalarından tren, otobüs, uçak gibi ulaşım vasıtaları olduğunu düşünmek lazım. Bunları doğrudan Allah yaratmamış olsa da bu araçları meydana getiren iradeyi, aklı, kabiliyeti, beyni veren, insana bu donanımı, kapasiteyi lütfeden, onu dünyanın egemen gücü yapan, yaratılanlar üzerinde otorite kılan Allah’tır."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece de onlar için (Allah’ın kudretini kanıtlayan) bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمُ الَّيْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-37c.mp3","commentary_text":"“Daha nice binekler yarattık” ifadesini sadece hayvanlara has kılarak at, deve, fil, eşek, katır vs.  gibi hayvanlar olarak yorumlamak doğru olmaz. Burada, gemiye benzeyen bineklerin, yolcu nakil vasıtalarından tren, otobüs, uçak gibi ulaşım vasıtaları olduğunu düşünmek lazım. Bunları doğrudan Allah yaratmamış olsa da bu araçları meydana getiren iradeyi, aklı, kabiliyeti, beyni veren, insana bu donanımı, kapasiteyi lütfeden, onu dünyanın egemen gücü yapan, yaratılanlar üzerinde otorite kılan Allah’tır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu da mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen (ve yöneten Allah’)ın iradesinin ortaya koyduğu bir düzendir.","arabic_text":"وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ","related_links":["7/54","13/2"],"audio_path":"35/35-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu da mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen (ve yöneten Allah’)ın iradesinin ortaya koyduğu bir düzendir.","arabic_text":"وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ","related_links":["7/54","13/2"],"audio_path":"35/35-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu da mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen (ve yöneten Allah’)ın iradesinin ortaya koyduğu bir düzendir.","arabic_text":"وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ","related_links":["7/54","13/2"],"audio_path":"35/35-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu da mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen (ve yöneten Allah’)ın iradesinin ortaya koyduğu bir düzendir.","arabic_text":"وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ","related_links":["7/54","13/2"],"audio_path":"35/35-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ay’a da (dünyanın etrafında günlük seyri için) birtakım evreler tayin ettik. O (her aylık seyrinin) sonunda (eski) hurma salkımının eğri çöpü gibi (hilal olur da geri) döner.","arabic_text":"وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"35/35-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-39c.mp3","commentary_text":"Bugün, bu anlamda insanları inkâra götüren en yaygın söylemlerden birisi de: “Allah’ın acımadığına sen mi acıyacaksın, yani Allah’ın vermediğine sen mi vereceksin?” ifadesidir. Bu ifade hem Kur’an’ın sosyal adaletin tesisi yolundaki direktiflerine ters düşer, hem de bir imtihan vesilesi olan rızık bakımından insanlar arasındaki farklılıkları ilahi bir merhametsizlik ya da adaletsizlik olarak görmek olur ki bu da küfürdür. Allah elbette ki herkesi eşit şartlarda rızıklandırırdı. Daha pek çok konuda olduğu gibi rızık dağılımı konusunda da insanların tekâmül etmesi için bir sistem getirdi. Bu sistemle insanları birbirleriyle hem denemek hem kaynaştırmak hem de sınavdan geçirmeyi murad etti. Bu konuda en zor sınav rızkı bol olanlarındır. Zira az olanlar isyan etmez ve Allah’ın verdiğine kanaat getirirse sınavı geçer ama rızkı bol olanlar elindekilerin ihtiyaçtan fazlasını vermezse -ki bu çok zordur- işte o zaman imtihanı kaybederler."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ay’a da (dünyanın etrafında günlük seyri için) birtakım evreler tayin ettik. O (her aylık seyrinin) sonunda (eski) hurma salkımının eğri çöpü gibi (hilal olur da geri) döner.","arabic_text":"وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"35/35-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/tefsir_3643_1772879429.mp3","commentary_text":"Ay bir ışık kaynağı değildir. Yani Ay’ın kendine özgü bir ışık kaynağı yoktur. Işığını tamamen Güneş’ten alır. (Şems 91/2) Güneş ise Ay’ın sadece bir tarafını aydınlatır ve bu durumda Ay’ın Güneş’e bakan kısmı aydınlık olur. Ay’ın evreleri, Güneş ve Dünya ile ilgili konumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Ay, Dünya›nın etrafında hareket ederken, Ay'ın yüzeyinin parlak kısmı farklı açılarda görülür. Bunlara ise Ay'ın evreleri denir. Buna göre, Ay’a ait 8 evre bulunmaktadır. Ay’ın evrelerini tamamlaması süresi 29 gün 12 saattir. Ay Dünya gibi sürekli hareket eden bir yapıdadır. Bu bağlamda, Ay’ın üç hareketi bulunur. Kendi etrafında, Güneş’in çevresinde ve Dünya’nın çevresinde döner. Ay’ın Dünya ekseninde dönme hareketi ile kendi etrafında bir turu tamamlaması aynı anda biter. Ay, Dünya’nın etrafındaki bir turunu 27 gün 8 saatte tamamlar. Ay’ın Güneş çevresindeki bir turu ise Dünya ile aynı zaman diliminde tamamlanır. Yani Ay, 365 gün ve 6 saatte Güneş’in etrafındaki bir turun sonuna gelir."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ay’a da (dünyanın etrafında günlük seyri için) birtakım evreler tayin ettik. O (her aylık seyrinin) sonunda (eski) hurma salkımının eğri çöpü gibi (hilal olur da geri) döner.","arabic_text":"وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"35/35-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-39c.mp3","commentary_text":"Bugün, bu anlamda insanları inkâra götüren en yaygın söylemlerden birisi de: “Allah’ın acımadığına sen mi acıyacaksın, yani Allah’ın vermediğine sen mi vereceksin?” ifadesidir. Bu ifade hem Kur’an’ın sosyal adaletin tesisi yolundaki direktiflerine ters düşer, hem de bir imtihan vesilesi olan rızık bakımından insanlar arasındaki farklılıkları ilahi bir merhametsizlik ya da adaletsizlik olarak görmek olur ki bu da küfürdür. Allah elbette ki herkesi eşit şartlarda rızıklandırırdı. Daha pek çok konuda olduğu gibi rızık dağılımı konusunda da insanların tekâmül etmesi için bir sistem getirdi. Bu sistemle insanları birbirleriyle hem denemek hem kaynaştırmak hem de sınavdan geçirmeyi murad etti. Bu konuda en zor sınav rızkı bol olanlarındır. Zira az olanlar isyan etmez ve Allah’ın verdiğine kanaat getirirse sınavı geçer ama rızkı bol olanlar elindekilerin ihtiyaçtan fazlasını vermezse -ki bu çok zordur- işte o zaman imtihanı kaybederler."},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ay’a da (dünyanın etrafında günlük seyri için) birtakım evreler tayin ettik. O (her aylık seyrinin) sonunda (eski) hurma salkımının eğri çöpü gibi (hilal olur da geri) döner.","arabic_text":"وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"35/35-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-39c.mp3","commentary_text":"Bugün, bu anlamda insanları inkâra götüren en yaygın söylemlerden birisi de: “Allah’ın acımadığına sen mi acıyacaksın, yani Allah’ın vermediğine sen mi vereceksin?” ifadesidir. Bu ifade hem Kur’an’ın sosyal adaletin tesisi yolundaki direktiflerine ters düşer, hem de bir imtihan vesilesi olan rızık bakımından insanlar arasındaki farklılıkları ilahi bir merhametsizlik ya da adaletsizlik olarak görmek olur ki bu da küfürdür. Allah elbette ki herkesi eşit şartlarda rızıklandırırdı. Daha pek çok konuda olduğu gibi rızık dağılımı konusunda da insanların tekâmül etmesi için bir sistem getirdi. Bu sistemle insanları birbirleriyle hem denemek hem kaynaştırmak hem de sınavdan geçirmeyi murad etti. Bu konuda en zor sınav rızkı bol olanlarındır. Zira az olanlar isyan etmez ve Allah’ın verdiğine kanaat getirirse sınavı geçer ama rızkı bol olanlar elindekilerin ihtiyaçtan fazlasını vermezse -ki bu çok zordur- işte o zaman imtihanı kaybederler."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzü yok edebilir. Hepsi uzayda (İlahi yasalar doğrultusunda) bir felekte (yörüngede) akıp giderler.","arabic_text":"لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzü yok edebilir. Hepsi uzayda (İlahi yasalar doğrultusunda) bir felekte (yörüngede) akıp giderler.","arabic_text":"لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzü yok edebilir. Hepsi uzayda (İlahi yasalar doğrultusunda) bir felekte (yörüngede) akıp giderler.","arabic_text":"لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ne güneş aya erişebilir ne de gece gündüzü yok edebilir. Hepsi uzayda (İlahi yasalar doğrultusunda) bir felekte (yörüngede) akıp giderler.","arabic_text":"لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için (Allah’ın varlığına ve rahmetine) bir delildir.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için (Allah’ın varlığına ve rahmetine) bir delildir.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için (Allah’ın varlığına ve rahmetine) bir delildir.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için (Allah’ın varlığına ve rahmetine) bir delildir.","arabic_text":"وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Biz onlar için gemiye benzer daha nice binekler yarattık.","arabic_text":"وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Biz onlar için gemiye benzer daha nice binekler yarattık.","arabic_text":"وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Biz onlar için gemiye benzer daha nice binekler yarattık.","arabic_text":"وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Biz onlar için gemiye benzer daha nice binekler yarattık.","arabic_text":"وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur ne de kurtarılırlar.","arabic_text":"وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur ne de kurtarılırlar.","arabic_text":"وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur ne de kurtarılırlar.","arabic_text":"وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur ne de kurtarılırlar.","arabic_text":"وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).","arabic_text":"اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlara: “önünüzden (dünyada Allah’a karşı gelmekten) ve geleceğinizden (ahiret azabından) sakının ki belki merhamet olunursunuz!” dendiği zaman yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlara: “önünüzden (dünyada Allah’a karşı gelmekten) ve geleceğinizden (ahiret azabından) sakının ki belki merhamet olunursunuz!” dendiği zaman yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlara: “önünüzden (dünyada Allah’a karşı gelmekten) ve geleceğinizden (ahiret azabından) sakının ki belki merhamet olunursunuz!” dendiği zaman yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Onlara: “önünüzden (dünyada Allah’a karşı gelmekten) ve geleceğinizden (ahiret azabından) sakının ki belki merhamet olunursunuz!” dendiği zaman yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ne zaman kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse ondan yüz çevirir (ve bunun yerine kendilerinin ve atalarının uydurduğu yolları izler)ler.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ne zaman kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse ondan yüz çevirir (ve bunun yerine kendilerinin ve atalarının uydurduğu yolları izler)ler.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ne zaman kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse ondan yüz çevirir (ve bunun yerine kendilerinin ve atalarının uydurduğu yolları izler)ler.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Ne zaman kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse ondan yüz çevirir (ve bunun yerine kendilerinin ve atalarının uydurduğu yolları izler)ler.","arabic_text":"وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın” denilince inkâr edenler inananlara: “Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın” denilince inkâr edenler inananlara: “Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın” denilince inkâr edenler inananlara: “Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onlara: “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın” denilince inkâr edenler inananlara: “Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?” derler.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Bir de şöyle) derler: “Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit (yeniden dirilme ve yargılanma) ne zaman gerçekleşecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Bir de şöyle) derler: “Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit (yeniden dirilme ve yargılanma) ne zaman gerçekleşecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Bir de şöyle) derler: “Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit (yeniden dirilme ve yargılanma) ne zaman gerçekleşecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Bir de şöyle) derler: “Eğer doğru söyleyenlerseniz bu tehdit (yeniden dirilme ve yargılanma) ne zaman gerçekleşecek?”","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlar birbirleriyle çekişip dururlarken (aslında) kendilerini ansızın yakalayacak bir sesi bekliyorlar (fakat farkında değiller)!","arabic_text":"مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlar birbirleriyle çekişip dururlarken (aslında) kendilerini ansızın yakalayacak bir sesi bekliyorlar (fakat farkında değiller)!","arabic_text":"مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlar birbirleriyle çekişip dururlarken (aslında) kendilerini ansızın yakalayacak bir sesi bekliyorlar (fakat farkında değiller)!","arabic_text":"مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Onlar birbirleriyle çekişip dururlarken (aslında) kendilerini ansızın yakalayacak bir sesi bekliyorlar (fakat farkında değiller)!","arabic_text":"مَا يَنْظُرُونَ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler!","arabic_text":"فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler!","arabic_text":"فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler!","arabic_text":"فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Artık (o zaman) ne birbirlerine tavsiyede bulunabilecekler ne de ailelerine dönebilecekler!","arabic_text":"فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve (sonra yeniden diriliş) Sur’una üfürülünce mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَاِذَا هُمْ مِنَ الْاَجْدَاثِ اِلٰى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve (sonra yeniden diriliş) Sur’una üfürülünce mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَاِذَا هُمْ مِنَ الْاَجْدَاثِ اِلٰى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve (sonra yeniden diriliş) Sur’una üfürülünce mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَاِذَا هُمْ مِنَ الْاَجْدَاثِ اِلٰى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ve (sonra yeniden diriliş) Sur’una üfürülünce mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَاِذَا هُمْ مِنَ الْاَجْدَاثِ اِلٰى رَبِّهِمْ يَنْسِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bizi bulunduğunuz yerden (ölüm uykumuzdan) kim diriltti? Bu Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Demek resuller doğru söylemişler.”","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَاۢ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bizi bulunduğunuz yerden (ölüm uykumuzdan) kim diriltti? Bu Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Demek resuller doğru söylemişler.”","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَاۢ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bizi bulunduğunuz yerden (ölüm uykumuzdan) kim diriltti? Bu Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Demek resuller doğru söylemişler.”","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَاۢ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şöyle diyecekler: “Vay başımıza gelene! Bizi bulunduğunuz yerden (ölüm uykumuzdan) kim diriltti? Bu Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Demek resuller doğru söylemişler.”","arabic_text":"قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَاۢ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses/patlama olur. Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuzda hazır olmuşlardır.","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses/patlama olur. Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuzda hazır olmuşlardır.","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses/patlama olur. Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuzda hazır olmuşlardır.","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Sadece korkunç bir ses/patlama olur. Bir de bakarsın hepsi birden toplanıp huzurumuzda hazır olmuşlardır.","arabic_text":"اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ جَم۪يعٌ لَدَيْنَا مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ve onlara şöyle denilecek:) “Artık bugün hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmeyecek. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ve onlara şöyle denilecek:) “Artık bugün hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmeyecek. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ve onlara şöyle denilecek:) “Artık bugün hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmeyecek. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"(Ve onlara şöyle denilecek:) “Artık bugün hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmeyecek. Sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklar.”","arabic_text":"اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklar.”","arabic_text":"اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklar.”","arabic_text":"اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"“Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklar.”","arabic_text":"اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.","arabic_text":"هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.","arabic_text":"هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.","arabic_text":"هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.","arabic_text":"هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.","arabic_text":"لَهُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا يَدَّعُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"35/35-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bütün bunlardan daha üstün bir nîmet olarak) Sonsuz Merhamet Sahibi olan Rab’(lerin)den kendilerine bir “Selâm” sözü vardır.","arabic_text":"سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bütün bunlardan daha üstün bir nîmet olarak) Sonsuz Merhamet Sahibi olan Rab’(lerin)den kendilerine bir “Selâm” sözü vardır.","arabic_text":"سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bütün bunlardan daha üstün bir nîmet olarak) Sonsuz Merhamet Sahibi olan Rab’(lerin)den kendilerine bir “Selâm” sözü vardır.","arabic_text":"سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bütün bunlardan daha üstün bir nîmet olarak) Sonsuz Merhamet Sahibi olan Rab’(lerin)den kendilerine bir “Selâm” sözü vardır.","arabic_text":"سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"35/35-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârcılara ise şöyle denecek:) “Ey suçlular! Ayrılın bugün!”","arabic_text":"وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârcılara ise şöyle denecek:) “Ey suçlular! Ayrılın bugün!”","arabic_text":"وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârcılara ise şöyle denecek:) “Ey suçlular! Ayrılın bugün!”","arabic_text":"وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârcılara ise şöyle denecek:) “Ey suçlular! Ayrılın bugün!”","arabic_text":"وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Ey Âdemoğulları! Ben size demedim mi şeytana kulluk etmeyin o sizin apaçık düşmanınızdır!","arabic_text":"اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-60c.mp3","commentary_text":"“Ağızların mühürlenmesi” mecâzi bir ifade olup, inkârcıların kendilerini savunacak yüzlerinin ve güçlerinin kalmayacağı anlamındadır. İnsanın “ellerinin konuşması, ayaklarının tanıklık etmesi”; Fussılet 41/21 örneğinde görüldüğü gibi “derisinin şahit olması”; Nur 24/24 ayetinde “dillerin, ellerin ve ayakların yapılanları şahitlik ederek kanıtlaması”, video kamera ile kasete çekilen bir insanın eylemlerinin daha sonradan seyredilmesi gibidir. Yani insanın hayat filminin kaydedildiği Hard Disk ortaya konacak ve bütün yaşananlar oradan seyredilecektir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Ey Âdemoğulları! Ben size demedim mi şeytana kulluk etmeyin o sizin apaçık düşmanınızdır!","arabic_text":"اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-59c.mp3","commentary_text":"“Ağızların mühürlenmesi” mecâzi bir ifade olup, inkârcıların kendilerini savunacak yüzlerinin ve güçlerinin kalmayacağı anlamındadır. İnsanın “ellerinin konuşması, ayaklarının tanıklık etmesi”; Fussılet 41/21 örneğinde görüldüğü gibi “derisinin şahit olması”; Nur 24/24 ayetinde “dillerin, ellerin ve ayakların yapılanları şahitlik ederek kanıtlaması”, video kamera ile kasete çekilen bir insanın eylemlerinin daha sonradan seyredilmesi gibidir. Yani insanın hayat filminin kaydedildiği Hard Disk ortaya konacak ve bütün yaşananlar oradan seyredilecektir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Ey Âdemoğulları! Ben size demedim mi şeytana kulluk etmeyin o sizin apaçık düşmanınızdır!","arabic_text":"اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-60c.mp3","commentary_text":"“Ağızların mühürlenmesi” mecâzi bir ifade olup, inkârcıların kendilerini savunacak yüzlerinin ve güçlerinin kalmayacağı anlamındadır. İnsanın “ellerinin konuşması, ayaklarının tanıklık etmesi”; Fussılet 41/21 örneğinde görüldüğü gibi “derisinin şahit olması”; Nur 24/24 ayetinde “dillerin, ellerin ve ayakların yapılanları şahitlik ederek kanıtlaması”, video kamera ile kasete çekilen bir insanın eylemlerinin daha sonradan seyredilmesi gibidir. Yani insanın hayat filminin kaydedildiği Hard Disk ortaya konacak ve bütün yaşananlar oradan seyredilecektir."},{"verse_number":"60","turkish_text":"“Ey Âdemoğulları! Ben size demedim mi şeytana kulluk etmeyin o sizin apaçık düşmanınızdır!","arabic_text":"اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-60c.mp3","commentary_text":"“Ağızların mühürlenmesi” mecâzi bir ifade olup, inkârcıların kendilerini savunacak yüzlerinin ve güçlerinin kalmayacağı anlamındadır. İnsanın “ellerinin konuşması, ayaklarının tanıklık etmesi”; Fussılet 41/21 örneğinde görüldüğü gibi “derisinin şahit olması”; Nur 24/24 ayetinde “dillerin, ellerin ve ayakların yapılanları şahitlik ederek kanıtlaması”, video kamera ile kasete çekilen bir insanın eylemlerinin daha sonradan seyredilmesi gibidir. Yani insanın hayat filminin kaydedildiği Hard Disk ortaya konacak ve bütün yaşananlar oradan seyredilecektir."},{"verse_number":"61","turkish_text":"Bana kulluk edin doğru yol budur” diye.","arabic_text":"وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Bana kulluk edin doğru yol budur” diye.","arabic_text":"وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Bana kulluk edin doğru yol budur” diye.","arabic_text":"وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Bana kulluk edin doğru yol budur” diye.","arabic_text":"وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Andolsun ki o (şeytan) sizden pek çok nesli saptırmıştı. (Bunu gördüğünüz halde) neden aklınızı kullanmadınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَث۪يرًاۜ اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Andolsun ki o (şeytan) sizden pek çok nesli saptırmıştı. (Bunu gördüğünüz halde) neden aklınızı kullanmadınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَث۪يرًاۜ اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Andolsun ki o (şeytan) sizden pek çok nesli saptırmıştı. (Bunu gördüğünüz halde) neden aklınızı kullanmadınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَث۪يرًاۜ اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"“Andolsun ki o (şeytan) sizden pek çok nesli saptırmıştı. (Bunu gördüğünüz halde) neden aklınızı kullanmadınız?”","arabic_text":"وَلَقَدْ اَضَلَّ مِنْكُمْ جِبِلًّا كَث۪يرًاۜ اَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"“İşte bu (dünyada iken elçilerim tarafından) uyarıldığınız cehennem.”","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"“İşte bu (dünyada iken elçilerim tarafından) uyarıldığınız cehennem.”","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"“İşte bu (dünyada iken elçilerim tarafından) uyarıldığınız cehennem.”","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"“İşte bu (dünyada iken elçilerim tarafından) uyarıldığınız cehennem.”","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“İnkâr etmenize (ve inatla fesat çıkarmanıza) karşılık bugün girin bakalım oraya!”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“İnkâr etmenize (ve inatla fesat çıkarmanıza) karşılık bugün girin bakalım oraya!”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“İnkâr etmenize (ve inatla fesat çıkarmanıza) karşılık bugün girin bakalım oraya!”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"“İnkâr etmenize (ve inatla fesat çıkarmanıza) karşılık bugün girin bakalım oraya!”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün biz onların ağızlarını mühürleyeceğiz. Elleri bize konuşacak ayakları da (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecek.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":["24/24","41/22"],"audio_path":"35/35-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-65c.mp3","commentary_text":"Daha çok cenazelerde ve cenaze evlerinde ölülere faydası olur ümidiyle okunan Yasin suresindeki bu ayet; Kur’an mesajının hayatta olanları uyarmak için gönderildiğini vurgulayan en etkili ayetlerdendir. Yasin sûresinde ölüleri ilgilendiren ve onlara fayda sağlayan herhangi bir mesaj bulunmamasına rağmen bu sûre asırlardan beri ölülere okunmaktadır. Bu ve bunun gibi ayetlerle tanıştıktan sonra anlıyoruz ki; İslâm toplumu bu tür yanlış gelenekler yüzünden Kur’an’ın gerçek yüzüyle tanışamamıştır. Yani Müslümanlar öğretileriyle istikamet bulması gereken ve ahlakıyla ahlaklanması icabeden ama kendi ellerinde âdeta esir hayatı yaşatılan bir kitabın sadece Arapça metinlerini okuyarak aldanmış ve oyalanmıştır. Böylece Müslümanlar hayat kitabı olan Kur’an’ın hayat hakkını elinden alarak onu ölülere teslim etmiştir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün biz onların ağızlarını mühürleyeceğiz. Elleri bize konuşacak ayakları da (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecek.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":["24/24","41/22"],"audio_path":"35/35-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-64c.mp3","commentary_text":"Daha çok cenazelerde ve cenaze evlerinde ölülere faydası olur ümidiyle okunan Yasin suresindeki bu ayet; Kur’an mesajının hayatta olanları uyarmak için gönderildiğini vurgulayan en etkili ayetlerdendir. Yasin sûresinde ölüleri ilgilendiren ve onlara fayda sağlayan herhangi bir mesaj bulunmamasına rağmen bu sûre asırlardan beri ölülere okunmaktadır. Bu ve bunun gibi ayetlerle tanıştıktan sonra anlıyoruz ki; İslâm toplumu bu tür yanlış gelenekler yüzünden Kur’an’ın gerçek yüzüyle tanışamamıştır. Yani Müslümanlar öğretileriyle istikamet bulması gereken ve ahlakıyla ahlaklanması icabeden ama kendi ellerinde âdeta esir hayatı yaşatılan bir kitabın sadece Arapça metinlerini okuyarak aldanmış ve oyalanmıştır. Böylece Müslümanlar hayat kitabı olan Kur’an’ın hayat hakkını elinden alarak onu ölülere teslim etmiştir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün biz onların ağızlarını mühürleyeceğiz. Elleri bize konuşacak ayakları da (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecek.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":["24/24","41/22"],"audio_path":"35/35-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-65c.mp3","commentary_text":"Daha çok cenazelerde ve cenaze evlerinde ölülere faydası olur ümidiyle okunan Yasin suresindeki bu ayet; Kur’an mesajının hayatta olanları uyarmak için gönderildiğini vurgulayan en etkili ayetlerdendir. Yasin sûresinde ölüleri ilgilendiren ve onlara fayda sağlayan herhangi bir mesaj bulunmamasına rağmen bu sûre asırlardan beri ölülere okunmaktadır. Bu ve bunun gibi ayetlerle tanıştıktan sonra anlıyoruz ki; İslâm toplumu bu tür yanlış gelenekler yüzünden Kur’an’ın gerçek yüzüyle tanışamamıştır. Yani Müslümanlar öğretileriyle istikamet bulması gereken ve ahlakıyla ahlaklanması icabeden ama kendi ellerinde âdeta esir hayatı yaşatılan bir kitabın sadece Arapça metinlerini okuyarak aldanmış ve oyalanmıştır. Böylece Müslümanlar hayat kitabı olan Kur’an’ın hayat hakkını elinden alarak onu ölülere teslim etmiştir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O gün biz onların ağızlarını mühürleyeceğiz. Elleri bize konuşacak ayakları da (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecek.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":["24/24","41/22"],"audio_path":"35/35-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-65c.mp3","commentary_text":"Daha çok cenazelerde ve cenaze evlerinde ölülere faydası olur ümidiyle okunan Yasin suresindeki bu ayet; Kur’an mesajının hayatta olanları uyarmak için gönderildiğini vurgulayan en etkili ayetlerdendir. Yasin sûresinde ölüleri ilgilendiren ve onlara fayda sağlayan herhangi bir mesaj bulunmamasına rağmen bu sûre asırlardan beri ölülere okunmaktadır. Bu ve bunun gibi ayetlerle tanıştıktan sonra anlıyoruz ki; İslâm toplumu bu tür yanlış gelenekler yüzünden Kur’an’ın gerçek yüzüyle tanışamamıştır. Yani Müslümanlar öğretileriyle istikamet bulması gereken ve ahlakıyla ahlaklanması icabeden ama kendi ellerinde âdeta esir hayatı yaşatılan bir kitabın sadece Arapça metinlerini okuyarak aldanmış ve oyalanmıştır. Böylece Müslümanlar hayat kitabı olan Kur’an’ın hayat hakkını elinden alarak onu ölülere teslim etmiştir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırt edememelerini) dilemiş olsaydık onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı. Fakat (o zaman) onlar (gerçeği) nasıl göreceklerdi?","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırt edememelerini) dilemiş olsaydık onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı. Fakat (o zaman) onlar (gerçeği) nasıl göreceklerdi?","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırt edememelerini) dilemiş olsaydık onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı. Fakat (o zaman) onlar (gerçeği) nasıl göreceklerdi?","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Eğer (insanların doğru ile yanlışı ayırt edememelerini) dilemiş olsaydık onları görüp anlama melekesinden yoksun bırakırdık da (doğru) yoldan hep şaşarlardı. Fakat (o zaman) onlar (gerçeği) nasıl göreceklerdi?","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Yine eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dileseydik onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık. Ve bulundukları yerde (sabitleştirirdik de) ne bir adım ileri gidebilir (ve herhangi bir arzularını gerçekleştirebilir) ne de önceki hallerine (ve ayrıldıkları yerlere geri) dönebilirlerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Yine eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dileseydik onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık. Ve bulundukları yerde (sabitleştirirdik de) ne bir adım ileri gidebilir (ve herhangi bir arzularını gerçekleştirebilir) ne de önceki hallerine (ve ayrıldıkları yerlere geri) dönebilirlerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Yine eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dileseydik onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık. Ve bulundukları yerde (sabitleştirirdik de) ne bir adım ileri gidebilir (ve herhangi bir arzularını gerçekleştirebilir) ne de önceki hallerine (ve ayrıldıkları yerlere geri) dönebilirlerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Yine eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dileseydik onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık. Ve bulundukları yerde (sabitleştirirdik de) ne bir adım ileri gidebilir (ve herhangi bir arzularını gerçekleştirebilir) ne de önceki hallerine (ve ayrıldıkları yerlere geri) dönebilirlerdi.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"35/35-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Biz kime uzun ömür verirsek onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (yaşlandıkça güç ve yeteneklerini azaltırız). Hala akıllarını kullan(arak bütün bu anlatılanlardan ders al)mayacaklar mı?","arabic_text":"وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِۜ اَفَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Biz kime uzun ömür verirsek onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (yaşlandıkça güç ve yeteneklerini azaltırız). Hala akıllarını kullan(arak bütün bu anlatılanlardan ders al)mayacaklar mı?","arabic_text":"وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِۜ اَفَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Biz kime uzun ömür verirsek onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (yaşlandıkça güç ve yeteneklerini azaltırız). Hala akıllarını kullan(arak bütün bu anlatılanlardan ders al)mayacaklar mı?","arabic_text":"وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِۜ اَفَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Biz kime uzun ömür verirsek onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (yaşlandıkça güç ve yeteneklerini azaltırız). Hala akıllarını kullan(arak bütün bu anlatılanlardan ders al)mayacaklar mı?","arabic_text":"وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِۜ اَفَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Biz o (nebiy)e şiir öğretmedik. Bu ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.","arabic_text":"وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-69c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen “Allah’la beraber başka ilahlar”; hayali güçler, çaput bağlanan ağaçlar, yatırlar, tanrılaştırılan kişiler, azizler, para, mal mülk, makam, evlat vb.dir. Bunun acı örneklerine maalesef günümüzde çok sık rastlanılmaktadır. Küçücük bir dünya menfaati için dininden taviz verenler, başkalarına tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan medet umanlar, makam ve mansıp için kul köle olmaya hazır olanlar, derdine yatırda derman arayanlar; hastalığına şifa bulmak, seçimi kazanmak, imtihanda başarılı olmak, müşteri çekmek, para kazanmak, iyi bir makama gelmek, gelinen makamda kalmak ve başarılı olmak için türbelere akın edenler, ağaçlara çaput bağlayanlar; mal için, evlat için her şeyini feda edenler, her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa başvuranlar bu ayeti düşünerek hayatlarını sorgulamalı."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Biz o (nebiy)e şiir öğretmedik. Bu ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.","arabic_text":"وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-68c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen “Allah’la beraber başka ilahlar”; hayali güçler, çaput bağlanan ağaçlar, yatırlar, tanrılaştırılan kişiler, azizler, para, mal mülk, makam, evlat vb.dir. Bunun acı örneklerine maalesef günümüzde çok sık rastlanılmaktadır. Küçücük bir dünya menfaati için dininden taviz verenler, başkalarına tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan medet umanlar, makam ve mansıp için kul köle olmaya hazır olanlar, derdine yatırda derman arayanlar; hastalığına şifa bulmak, seçimi kazanmak, imtihanda başarılı olmak, müşteri çekmek, para kazanmak, iyi bir makama gelmek, gelinen makamda kalmak ve başarılı olmak için türbelere akın edenler, ağaçlara çaput bağlayanlar; mal için, evlat için her şeyini feda edenler, her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa başvuranlar bu ayeti düşünerek hayatlarını sorgulamalı."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Biz o (nebiy)e şiir öğretmedik. Bu ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.","arabic_text":"وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-69c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen “Allah’la beraber başka ilahlar”; hayali güçler, çaput bağlanan ağaçlar, yatırlar, tanrılaştırılan kişiler, azizler, para, mal mülk, makam, evlat vb.dir. Bunun acı örneklerine maalesef günümüzde çok sık rastlanılmaktadır. Küçücük bir dünya menfaati için dininden taviz verenler, başkalarına tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan medet umanlar, makam ve mansıp için kul köle olmaya hazır olanlar, derdine yatırda derman arayanlar; hastalığına şifa bulmak, seçimi kazanmak, imtihanda başarılı olmak, müşteri çekmek, para kazanmak, iyi bir makama gelmek, gelinen makamda kalmak ve başarılı olmak için türbelere akın edenler, ağaçlara çaput bağlayanlar; mal için, evlat için her şeyini feda edenler, her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa başvuranlar bu ayeti düşünerek hayatlarını sorgulamalı."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Biz o (nebiy)e şiir öğretmedik. Bu ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.","arabic_text":"وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-69c.mp3","commentary_text":"Ayette kastedilen “Allah’la beraber başka ilahlar”; hayali güçler, çaput bağlanan ağaçlar, yatırlar, tanrılaştırılan kişiler, azizler, para, mal mülk, makam, evlat vb.dir. Bunun acı örneklerine maalesef günümüzde çok sık rastlanılmaktadır. Küçücük bir dünya menfaati için dininden taviz verenler, başkalarına tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan medet umanlar, makam ve mansıp için kul köle olmaya hazır olanlar, derdine yatırda derman arayanlar; hastalığına şifa bulmak, seçimi kazanmak, imtihanda başarılı olmak, müşteri çekmek, para kazanmak, iyi bir makama gelmek, gelinen makamda kalmak ve başarılı olmak için türbelere akın edenler, ağaçlara çaput bağlayanlar; mal için, evlat için her şeyini feda edenler, her türlü yolsuzluğa, hırsızlığa başvuranlar bu ayeti düşünerek hayatlarını sorgulamalı."},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Bu Kur’an hakikati görenleri kalben ve bedenen) diri olanları uyarması ve inkârcılar hakkındaki Allah’ın gerekçeli hükmünün gerçekleşmesi için indirilmiştir.","arabic_text":"لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Bu Kur’an hakikati görenleri kalben ve bedenen) diri olanları uyarması ve inkârcılar hakkındaki Allah’ın gerekçeli hükmünün gerçekleşmesi için indirilmiştir.","arabic_text":"لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Bu Kur’an hakikati görenleri kalben ve bedenen) diri olanları uyarması ve inkârcılar hakkındaki Allah’ın gerekçeli hükmünün gerçekleşmesi için indirilmiştir.","arabic_text":"لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"(Bu Kur’an hakikati görenleri kalben ve bedenen) diri olanları uyarması ve inkârcılar hakkındaki Allah’ın gerekçeli hükmünün gerçekleşmesi için indirilmiştir.","arabic_text":"لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Görmediler mi ki biz onlar için kudretimizin eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Görmediler mi ki biz onlar için kudretimizin eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Görmediler mi ki biz onlar için kudretimizin eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Görmediler mi ki biz onlar için kudretimizin eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onları kendilerine boyun eğdirdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar bazısını(n etinden) besin olarak yerler.","arabic_text":"وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onları kendilerine boyun eğdirdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar bazısını(n etinden) besin olarak yerler.","arabic_text":"وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onları kendilerine boyun eğdirdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar bazısını(n etinden) besin olarak yerler.","arabic_text":"وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onları kendilerine boyun eğdirdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar bazısını(n etinden) besin olarak yerler.","arabic_text":"وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"وَلَهُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"وَلَهُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"وَلَهُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?","arabic_text":"وَلَهُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Ama bunca nimete rağmen) belki kendilerine yardım edilir diye Allah’la beraber (O’ndan) başka ilahlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لَعَلَّهُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Ama bunca nimete rağmen) belki kendilerine yardım edilir diye Allah’la beraber (O’ndan) başka ilahlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لَعَلَّهُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Ama bunca nimete rağmen) belki kendilerine yardım edilir diye Allah’la beraber (O’ndan) başka ilahlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لَعَلَّهُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"(Ama bunca nimete rağmen) belki kendilerine yardım edilir diye Allah’la beraber (O’ndan) başka ilahlar edindiler.","arabic_text":"وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لَعَلَّهُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"35/35-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri o ilahlara hizmet eden hazır askerler durumundadır.","arabic_text":"لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-75c.mp3","commentary_text":"Buradaki yeşil ağaçtan, sadece odunu ya da ağaçtan üretilen yakıtı değil, aynı zamanda toprak altında binlerce yıl kalarak kömüre veya petrole dönüşen ağaçları da düşünmek gerekir. Bu ayette ayrıca ağaçların yüzyıllar sonra kömür veya petrol olarak yanma olayı ile âdeta hayata dönmesi bir diriliş örneği olarak verilmektedir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri o ilahlara hizmet eden hazır askerler durumundadır.","arabic_text":"لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-74c.mp3","commentary_text":"Buradaki yeşil ağaçtan, sadece odunu ya da ağaçtan üretilen yakıtı değil, aynı zamanda toprak altında binlerce yıl kalarak kömüre veya petrole dönüşen ağaçları da düşünmek gerekir. Bu ayette ayrıca ağaçların yüzyıllar sonra kömür veya petrol olarak yanma olayı ile âdeta hayata dönmesi bir diriliş örneği olarak verilmektedir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri o ilahlara hizmet eden hazır askerler durumundadır.","arabic_text":"لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-75c.mp3","commentary_text":"Buradaki yeşil ağaçtan, sadece odunu ya da ağaçtan üretilen yakıtı değil, aynı zamanda toprak altında binlerce yıl kalarak kömüre veya petrole dönüşen ağaçları da düşünmek gerekir. Bu ayette ayrıca ağaçların yüzyıllar sonra kömür veya petrol olarak yanma olayı ile âdeta hayata dönmesi bir diriliş örneği olarak verilmektedir."},{"verse_number":"75","turkish_text":"Oysa o (kulluk ettikleri) onlara yardım edemezler. (Aksine) kendileri o ilahlara hizmet eden hazır askerler durumundadır.","arabic_text":"لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-69.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"35/35-75c.mp3","commentary_text":"Buradaki yeşil ağaçtan, sadece odunu ya da ağaçtan üretilen yakıtı değil, aynı zamanda toprak altında binlerce yıl kalarak kömüre veya petrole dönüşen ağaçları da düşünmek gerekir. Bu ayette ayrıca ağaçların yüzyıllar sonra kömür veya petrol olarak yanma olayı ile âdeta hayata dönmesi bir diriliş örneği olarak verilmektedir."},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyleyse onların sözü seni üzmesin! Çünkü biz onların (içlerinde) gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.","arabic_text":"فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyleyse onların sözü seni üzmesin! Çünkü biz onların (içlerinde) gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.","arabic_text":"فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyleyse onların sözü seni üzmesin! Çünkü biz onların (içlerinde) gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.","arabic_text":"فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"(Ey Resul!) Öyleyse onların sözü seni üzmesin! Çünkü biz onların (içlerinde) gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.","arabic_text":"فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"İnsan bizim kendisini bir damla sudan (spermden) yarattığımızı görmedi mi ki kalkmış (bize) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"İnsan bizim kendisini bir damla sudan (spermden) yarattığımızı görmedi mi ki kalkmış (bize) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"İnsan bizim kendisini bir damla sudan (spermden) yarattığımızı görmedi mi ki kalkmış (bize) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"İnsan bizim kendisini bir damla sudan (spermden) yarattığımızı görmedi mi ki kalkmış (bize) apaçık bir düşman kesilmiştir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَ الْاِنْسَانُ اَنَّا خَلَقْنَاهُ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.","arabic_text":"وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.","arabic_text":"وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.","arabic_text":"وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Kendi yaratılışını unutarak ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diyerek bize örnek vermeye kalkışmıştır.","arabic_text":"وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"35/35-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı bilir.”","arabic_text":"قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı bilir.”","arabic_text":"قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı bilir.”","arabic_text":"قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı bilir.”","arabic_text":"قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"35/35-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمْ مِنَ الشَّجَرِ الْاَخْضَرِ نَارًا فَاِذَٓا اَنْتُمْ مِنْهُ تُوقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمْ مِنَ الشَّجَرِ الْاَخْضَرِ نَارًا فَاِذَٓا اَنْتُمْ مِنْهُ تُوقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمْ مِنَ الشَّجَرِ الْاَخْضَرِ نَارًا فَاِذَٓا اَنْتُمْ مِنْهُ تُوقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"O sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمْ مِنَ الشَّجَرِ الْاَخْضَرِ نَارًا فَاِذَٓا اَنْتُمْ مِنْهُ تُوقِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan onların benzerlerini yaratamaz mı? Elbette ki yaratır. O (her şeyi) hakkıyla yaratandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَوَلَيْسَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْۜ بَلٰى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan onların benzerlerini yaratamaz mı? Elbette ki yaratır. O (her şeyi) hakkıyla yaratandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَوَلَيْسَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْۜ بَلٰى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan onların benzerlerini yaratamaz mı? Elbette ki yaratır. O (her şeyi) hakkıyla yaratandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَوَلَيْسَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْۜ بَلٰى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratan onların benzerlerini yaratamaz mı? Elbette ki yaratır. O (her şeyi) hakkıyla yaratandır (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اَوَلَيْسَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْۜ بَلٰى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun buyruğu sadece: “Ol” demektir (olmasını dilemektir) ve (böylece) o şey hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun buyruğu sadece: “Ol” demektir (olmasını dilemektir) ve (böylece) o şey hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun buyruğu sadece: “Ol” demektir (olmasını dilemektir) ve (böylece) o şey hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun buyruğu sadece: “Ol” demektir (olmasını dilemektir) ve (böylece) o şey hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ","related_links":[],"audio_path":"35/35-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Her şeyin hükümranlığı elinde olan (Allah’)ın şanı ne yücedir. Ve hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Her şeyin hükümranlığı elinde olan (Allah’)ın şanı ne yücedir. Ve hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Her şeyin hükümranlığı elinde olan (Allah’)ın şanı ne yücedir. Ve hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Her şeyin hükümranlığı elinde olan (Allah’)ın şanı ne yücedir. Ve hepiniz ancak O’na döndürüleceksiniz!","arabic_text":"فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"35/35-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":37,"name":"SÂFFÂT SÛRESİ","description":"Saffat suresi, Mekke döneminde inmiş olup 182 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “Saflar halinde duran” anlamındaki “Saffat” kelimesinden almıştır. Sûrede kâinatın düzeni ve yönetimiyle ilgili meleklerden, cinlerden, kıyamet ve ahiret gününden söz ediliyor ve bütün evrenin yaratıcısının ve yöneticisinin bir olduğu belirtiliyor. Gökyüzünün yaratılışına ve yıldızlara temas edilerek ilâhî mesajı iletmekle görevli meleklere hiçbir şekilde nüfuz edilemeyeceği bildiriliyor. Müşriklerin ilâhî vahyi alaya aldıkları, Kur’an’ın üstünlüğü karşısında acizliklerini gizlemek için onun bir sihir ürünü olduğunu söyledikleri ve ölüm sonrası hayatı gerçekleşmeyecek bir şey olarak telakki ettikleri belirtiliyor. Dünyada inkâr ve zulüm konusunda yardımlaşan kimselerin âhirette birbirlerini suçlayacakları, fakat bunun onlara hiçbir faydasının olmayacağı anlatılıyor. Cennet ehlinin mutlu hayatına dair bazı tasvirlerin yapıldığı sûrede Hz. Nuh, İbrâhim, Mûsâ, Harun, İlyas, Lût ve Yunus’un hayat hikâyelerinden bazı alıntılar yapılıyor ve Hz. İbrâhim ve İlyas’ın tevhid mücadelesinden örnekler veriliyor. Câhiliye Araplarının kız çocuklarını istememesine rağmen melekleri Allah’ın kızları diye telakki etmelerinin mantıksızlığına değiniliyor. Peygamberlerin ve dolayısıyla onların yolundan gidenlerin mutlaka galip geleceği ifade edilerek Hz. Peygambere inkârcıları kendi hallerine bırakması ve onları gözlem altında tutması emrediliyor.","sura_intro_audio":"36/36-a.mp3","verse_count":182,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Sıra sıra saflar halinde dizilmiş (melek)leri düşün!","arabic_text":"وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ","related_links":["37/165"],"audio_path":"36/36-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sıra sıra saflar halinde dizilmiş (melek)leri düşün!","arabic_text":"وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ","related_links":["37/165"],"audio_path":"36/36-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sıra sıra saflar halinde dizilmiş (melek)leri düşün!","arabic_text":"وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ","related_links":["37/165"],"audio_path":"36/36-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Sıra sıra saflar halinde dizilmiş (melek)leri düşün!","arabic_text":"وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ","related_links":["37/165"],"audio_path":"36/36-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bulutları) sürükleyip götürenleri düşün!","arabic_text":"فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bulutları) sürükleyip götürenleri düşün!","arabic_text":"فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bulutları) sürükleyip götürenleri düşün!","arabic_text":"فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bulutları) sürükleyip götürenleri düşün!","arabic_text":"فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Uyarmak için peş peşe gelen (ayet)leri de düşün!","arabic_text":"فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Uyarmak için peş peşe gelen (ayet)leri de düşün!","arabic_text":"فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Uyarmak için peş peşe gelen (ayet)leri de düşün!","arabic_text":"فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Uyarmak için peş peşe gelen (ayet)leri de düşün!","arabic_text":"فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tartışmasız sizin ilahınız gerçekten tektir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tartışmasız sizin ilahınız gerçekten tektir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tartışmasız sizin ilahınız gerçekten tektir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tartışmasız sizin ilahınız gerçekten tektir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir (Güneş’in) bütün doğuş yerlerinin de Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir (Güneş’in) bütün doğuş yerlerinin de Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir (Güneş’in) bütün doğuş yerlerinin de Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir (Güneş’in) bütün doğuş yerlerinin de Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Muhakkak ki biz dünya semasını (yeryüzüne en yakın göğü) yıldızlarla süsleyip donattık.","arabic_text":"اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْكَوَاكِبِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Muhakkak ki biz dünya semasını (yeryüzüne en yakın göğü) yıldızlarla süsleyip donattık.","arabic_text":"اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْكَوَاكِبِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Muhakkak ki biz dünya semasını (yeryüzüne en yakın göğü) yıldızlarla süsleyip donattık.","arabic_text":"اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْكَوَاكِبِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Muhakkak ki biz dünya semasını (yeryüzüne en yakın göğü) yıldızlarla süsleyip donattık.","arabic_text":"اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْكَوَاكِبِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onları her (isyankâr) şeytanın tasallutundan koruduk.","arabic_text":"وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onları her (isyankâr) şeytanın tasallutundan koruduk.","arabic_text":"وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onları her (isyankâr) şeytanın tasallutundan koruduk.","arabic_text":"وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onları her (isyankâr) şeytanın tasallutundan koruduk.","arabic_text":"وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Mele-i Ala’yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.","arabic_text":"لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ","related_links":[],"audio_path":"36/36-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Mele-i Ala’yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.","arabic_text":"لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ","related_links":[],"audio_path":"36/36-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Mele-i Ala’yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.","arabic_text":"لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ","related_links":[],"audio_path":"36/36-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Mele-i Ala’yı (yüce konseyi/ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. (Dinlemeye kalksalar) her taraftan taşlanarak uzaklaştırılırlar.","arabic_text":"لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ","related_links":[],"audio_path":"36/36-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kovulmuş olarak onlar için kesintisiz azap vardır.","arabic_text":"دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ","related_links":["15/16","67/5"],"audio_path":"36/36-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kovulmuş olarak onlar için kesintisiz azap vardır.","arabic_text":"دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ","related_links":["15/16","67/5"],"audio_path":"36/36-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kovulmuş olarak onlar için kesintisiz azap vardır.","arabic_text":"دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ","related_links":["15/16","67/5"],"audio_path":"36/36-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kovulmuş olarak onlar için kesintisiz azap vardır.","arabic_text":"دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ","related_links":["15/16","67/5"],"audio_path":"36/36-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Şimdi sen onlara sor bakalım: “Yaradılışça onlar mı daha güçlüdür yoksa yarattığımız (gökler ve oralardaki meleklermi)?” Şüphesiz biz onları (Adem’den Adem’i de) yapışkan bir çamurdan yarattık.","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمْ مَنْ خَلَقْنَاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ ط۪ينٍ لَازِبٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Şimdi sen onlara sor bakalım: “Yaradılışça onlar mı daha güçlüdür yoksa yarattığımız (gökler ve oralardaki meleklermi)?” Şüphesiz biz onları (Adem’den Adem’i de) yapışkan bir çamurdan yarattık.","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمْ مَنْ خَلَقْنَاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ ط۪ينٍ لَازِبٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Şimdi sen onlara sor bakalım: “Yaradılışça onlar mı daha güçlüdür yoksa yarattığımız (gökler ve oralardaki meleklermi)?” Şüphesiz biz onları (Adem’den Adem’i de) yapışkan bir çamurdan yarattık.","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمْ مَنْ خَلَقْنَاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ ط۪ينٍ لَازِبٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Şimdi sen onlara sor bakalım: “Yaradılışça onlar mı daha güçlüdür yoksa yarattığımız (gökler ve oralardaki meleklermi)?” Şüphesiz biz onları (Adem’den Adem’i de) yapışkan bir çamurdan yarattık.","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمْ مَنْ خَلَقْنَاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ ط۪ينٍ لَازِبٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayır sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayır sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayır sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayır sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/ayet_3700_1772879534.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında onu alaya alırlar","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında onu alaya alırlar","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında onu alaya alırlar","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında onu alaya alırlar","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"36/36-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Bu büyü(leyici söz)den başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Bu büyü(leyici söz)den başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Bu büyü(leyici söz)den başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Bu büyü(leyici söz)den başka bir şey değildir” derler.","arabic_text":"وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Gerçekten biz ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Gerçekten biz ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/ayet_3703_1772879574.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Gerçekten biz ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Gerçekten biz ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” derler.","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” derler.","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/ayet_3704_1772879615.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” derler.","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” derler.","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"De ki: “Evet hem de aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”","arabic_text":"قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"De ki: “Evet hem de aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”","arabic_text":"قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"De ki: “Evet hem de aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”","arabic_text":"قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"De ki: “Evet hem de aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”","arabic_text":"قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O (diriliş anı) sadece şiddetli bir sesten (ikinci Sur’a üfürülüşten) ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş şaşkın bir şekilde etrafa) bakınıp duruyorlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O (diriliş anı) sadece şiddetli bir sesten (ikinci Sur’a üfürülüşten) ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş şaşkın bir şekilde etrafa) bakınıp duruyorlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O (diriliş anı) sadece şiddetli bir sesten (ikinci Sur’a üfürülüşten) ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş şaşkın bir şekilde etrafa) bakınıp duruyorlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O (diriliş anı) sadece şiddetli bir sesten (ikinci Sur’a üfürülüşten) ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş şaşkın bir şekilde etrafa) bakınıp duruyorlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Ve o zaman:) “Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür!” derler.","arabic_text":"وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Ve o zaman:) “Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür!” derler.","arabic_text":"وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Ve o zaman:) “Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür!” derler.","arabic_text":"وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Ve o zaman:) “Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür!” derler.","arabic_text":"وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Onlara:) “Bu sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden haklıyı haksızdan mazlumu zalimden mü’mini kâfirden) ayırma günüdür.”","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Onlara:) “Bu sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden haklıyı haksızdan mazlumu zalimden mü’mini kâfirden) ayırma günüdür.”","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Onlara:) “Bu sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden haklıyı haksızdan mazlumu zalimden mü’mini kâfirden) ayırma günüdür.”","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Onlara:) “Bu sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden haklıyı haksızdan mazlumu zalimden mü’mini kâfirden) ayırma günüdür.”","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zalimleri onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın!”","arabic_text":"اُحْشُرُوا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zalimleri onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın!”","arabic_text":"اُحْشُرُوا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zalimleri onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın!”","arabic_text":"اُحْشُرُوا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zalimleri onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın!”","arabic_text":"اُحْشُرُوا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’tan başka kulluk ettiklerine ve hepsine cehennemin nerede olduğunu gösterin!","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’tan başka kulluk ettiklerine ve hepsine cehennemin nerede olduğunu gösterin!","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’tan başka kulluk ettiklerine ve hepsine cehennemin nerede olduğunu gösterin!","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’tan başka kulluk ettiklerine ve hepsine cehennemin nerede olduğunu gösterin!","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve onları (orada) tutun! Çünkü onlara sorulacak: Bkz.2/167 16/27 28/62 34/22","arabic_text":"وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve onları (orada) tutun! Çünkü onlara sorulacak: Bkz.2/167 16/27 28/62 34/22","arabic_text":"وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve onları (orada) tutun! Çünkü onlara sorulacak: Bkz.2/167 16/27 28/62 34/22","arabic_text":"وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve onları (orada) tutun! Çünkü onlara sorulacak: Bkz.2/167 16/27 28/62 34/22","arabic_text":"وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Onlara orada) “Size ne oldu ki (şimdi) birbirinize yardım edemiyorsunuz?” denecek.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Onlara orada) “Size ne oldu ki (şimdi) birbirinize yardım edemiyorsunuz?” denecek.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Onlara orada) “Size ne oldu ki (şimdi) birbirinize yardım edemiyorsunuz?” denecek.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Onlara orada) “Size ne oldu ki (şimdi) birbirinize yardım edemiyorsunuz?” denecek.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Doğrusu onlar o gün kayıtsız şartsız teslim olmuşlar (boyun eğmişlerdir).","arabic_text":"بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Doğrusu onlar o gün kayıtsız şartsız teslim olmuşlar (boyun eğmişlerdir).","arabic_text":"بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Doğrusu onlar o gün kayıtsız şartsız teslim olmuşlar (boyun eğmişlerdir).","arabic_text":"بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Doğrusu onlar o gün kayıtsız şartsız teslim olmuşlar (boyun eğmişlerdir).","arabic_text":"بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Onlar da) birbirlerine dönüp sitem etmeye kalkışacaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Onlar da) birbirlerine dönüp sitem etmeye kalkışacaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Onlar da) birbirlerine dönüp sitem etmeye kalkışacaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Onlar da) birbirlerine dönüp sitem etmeye kalkışacaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Kötülükte kendilerine uyanlar uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Kötülükte kendilerine uyanlar uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Kötülükte kendilerine uyanlar uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Kötülükte kendilerine uyanlar uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır siz zaten hiçbir zaman mü’min olmadınız ki.”","arabic_text":"قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır siz zaten hiçbir zaman mü’min olmadınız ki.”","arabic_text":"قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır siz zaten hiçbir zaman mü’min olmadınız ki.”","arabic_text":"قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır siz zaten hiçbir zaman mü’min olmadınız ki.”","arabic_text":"قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ayrıca) “Bizim sizin üzerinizde hiçbir yaptırım gücümüz yoktu. Ama siz (ta başından beri zaten) azgın bir topluluktunuz.”","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ayrıca) “Bizim sizin üzerinizde hiçbir yaptırım gücümüz yoktu. Ama siz (ta başından beri zaten) azgın bir topluluktunuz.”","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ayrıca) “Bizim sizin üzerinizde hiçbir yaptırım gücümüz yoktu. Ama siz (ta başından beri zaten) azgın bir topluluktunuz.”","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ayrıca) “Bizim sizin üzerinizde hiçbir yaptırım gücümüz yoktu. Ama siz (ta başından beri zaten) azgın bir topluluktunuz.”","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz!”","arabic_text":"عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَاۗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz!”","arabic_text":"عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَاۗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz!”","arabic_text":"عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَاۗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz!”","arabic_text":"عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَاۗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Evet) sizi azdırdık (yoldan çıkardık) çünkü biz de azgın kimselerdik.”","arabic_text":"فَاَغْوَيْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Evet) sizi azdırdık (yoldan çıkardık) çünkü biz de azgın kimselerdik.”","arabic_text":"فَاَغْوَيْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Evet) sizi azdırdık (yoldan çıkardık) çünkü biz de azgın kimselerdik.”","arabic_text":"فَاَغْوَيْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Evet) sizi azdırdık (yoldan çıkardık) çünkü biz de azgın kimselerdik.”","arabic_text":"فَاَغْوَيْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte biz suçlulara böyle yaparız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte biz suçlulara böyle yaparız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte biz suçlulara böyle yaparız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İşte biz suçlulara böyle yaparız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslamışlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslamışlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslamışlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslamışlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ve “deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” demişlerdi.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ve “deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” demişlerdi.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ve “deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” demişlerdi.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ve “deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” demişlerdi.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hayır! (O ne delidir ne de şair) o hakkı getirmiş ve (kendinden önce) gönderilmiş olan elçileri de doğrulamıştır.","arabic_text":"بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hayır! (O ne delidir ne de şair) o hakkı getirmiş ve (kendinden önce) gönderilmiş olan elçileri de doğrulamıştır.","arabic_text":"بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hayır! (O ne delidir ne de şair) o hakkı getirmiş ve (kendinden önce) gönderilmiş olan elçileri de doğrulamıştır.","arabic_text":"بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hayır! (O ne delidir ne de şair) o hakkı getirmiş ve (kendinden önce) gönderilmiş olan elçileri de doğrulamıştır.","arabic_text":"بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şimdi siz bu elem dolu azabı çekeceksiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şimdi siz bu elem dolu azabı çekeceksiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şimdi siz bu elem dolu azabı çekeceksiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Şimdi siz bu elem dolu azabı çekeceksiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.","arabic_text":"وَمَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.","arabic_text":"وَمَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.","arabic_text":"وَمَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.","arabic_text":"وَمَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar bu cezanın dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar bu cezanın dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar bu cezanın dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar bu cezanın dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onlar için ahirette özel hazırlanmış nimetler vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onlar için ahirette özel hazırlanmış nimetler vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onlar için ahirette özel hazırlanmış nimetler vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onlar için ahirette özel hazırlanmış nimetler vardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"Onlar nimetlerle dolu cennetlerde birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"Onlar nimetlerle dolu cennetlerde birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"Onlar nimetlerle dolu cennetlerde birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"Onlar nimetlerle dolu cennetlerde birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Aralarında bembeyaz içenlere pek hoş gelen dupduru pınardan (doldurulmuş) bir kâse dolaştırılır.","arabic_text":"بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ ﴿٢﴾ يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Aralarında bembeyaz içenlere pek hoş gelen dupduru pınardan (doldurulmuş) bir kâse dolaştırılır.","arabic_text":"بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ ﴿٢﴾ يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Aralarında bembeyaz içenlere pek hoş gelen dupduru pınardan (doldurulmuş) bir kâse dolaştırılır.","arabic_text":"بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ ﴿٢﴾ يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Aralarında bembeyaz içenlere pek hoş gelen dupduru pınardan (doldurulmuş) bir kâse dolaştırılır.","arabic_text":"بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ ﴿٢﴾ يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar onu içmekle sarhoş da olmazlar.","arabic_text":"لَا ف۪يهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar onu içmekle sarhoş da olmazlar.","arabic_text":"لَا ف۪يهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar onu içmekle sarhoş da olmazlar.","arabic_text":"لَا ف۪يهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar onu içmekle sarhoş da olmazlar.","arabic_text":"لَا ف۪يهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş (sadece onlardan emir bekleyen) güzel gözlü eşler vardır.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş (sadece onlardan emir bekleyen) güzel gözlü eşler vardır.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş (sadece onlardan emir bekleyen) güzel gözlü eşler vardır.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş (sadece onlardan emir bekleyen) güzel gözlü eşler vardır.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Korunmuş deve kuşu yumurtaları gibidir onlar (her türlü lekeden uzak korunmuş ve kendilerine hiçbir el değmemiştir).","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Korunmuş deve kuşu yumurtaları gibidir onlar (her türlü lekeden uzak korunmuş ve kendilerine hiçbir el değmemiştir).","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Korunmuş deve kuşu yumurtaları gibidir onlar (her türlü lekeden uzak korunmuş ve kendilerine hiçbir el değmemiştir).","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Korunmuş deve kuşu yumurtaları gibidir onlar (her türlü lekeden uzak korunmuş ve kendilerine hiçbir el değmemiştir).","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cennet ehli (geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru soracaklar.","arabic_text":"فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cennet ehli (geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru soracaklar.","arabic_text":"فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cennet ehli (geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru soracaklar.","arabic_text":"فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Cennet ehli (geçmiş hayatları hakkında) birbirine dönüp soru soracaklar.","arabic_text":"فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı.” diyecek.","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı.” diyecek.","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı.” diyecek.","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"İçlerinden biri: “Benim bir arkadaşım vardı.” diyecek.","arabic_text":"قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّ۪ي كَانَ ل۪ي قَر۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bana:) “Sen gerçekten onun doğruluğunu tasdik ediyor musun?”","arabic_text":"يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bana:) “Sen gerçekten onun doğruluğunu tasdik ediyor musun?”","arabic_text":"يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bana:) “Sen gerçekten onun doğruluğunu tasdik ediyor musun?”","arabic_text":"يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Bana:) “Sen gerçekten onun doğruluğunu tasdik ediyor musun?”","arabic_text":"يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Biz ölüp toprak ve iskelet haline geldikten sonra dirilip yaptığımız işlere göre cezalandırılacağız” (öyle mi?) derdi.","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَد۪ينُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Biz ölüp toprak ve iskelet haline geldikten sonra dirilip yaptığımız işlere göre cezalandırılacağız” (öyle mi?) derdi.","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَد۪ينُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Biz ölüp toprak ve iskelet haline geldikten sonra dirilip yaptığımız işlere göre cezalandırılacağız” (öyle mi?) derdi.","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَد۪ينُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"“Biz ölüp toprak ve iskelet haline geldikten sonra dirilip yaptığımız işlere göre cezalandırılacağız” (öyle mi?) derdi.","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَد۪ينُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Yanındakilere: “Siz onun nerede olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-54c.mp3","commentary_text":"Bütün bu tasvirli anlatımlar mecazî olup hem insanların nihai hayatla ilgili bilincini geliştirmek ve hem de bireysel şuurun ahirette de devam edeceğini vurgulamak içindir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Yanındakilere: “Siz onun nerede olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-54c.mp3","commentary_text":"Bütün bu tasvirli anlatımlar mecazî olup hem insanların nihai hayatla ilgili bilincini geliştirmek ve hem de bireysel şuurun ahirette de devam edeceğini vurgulamak içindir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Yanındakilere: “Siz onun nerede olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-54c.mp3","commentary_text":"Bütün bu tasvirli anlatımlar mecazî olup hem insanların nihai hayatla ilgili bilincini geliştirmek ve hem de bireysel şuurun ahirette de devam edeceğini vurgulamak içindir."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Yanındakilere: “Siz onun nerede olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar.","arabic_text":"قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-53c.mp3","commentary_text":"Bütün bu tasvirli anlatımlar mecazî olup hem insanların nihai hayatla ilgili bilincini geliştirmek ve hem de bireysel şuurun ahirette de devam edeceğini vurgulamak içindir."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür.","arabic_text":"فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür.","arabic_text":"فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür.","arabic_text":"فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür.","arabic_text":"فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ona şöyle der: “Allah’a andolsun neredeyse beni de helâk edecektin.","arabic_text":"قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ona şöyle der: “Allah’a andolsun neredeyse beni de helâk edecektin.","arabic_text":"قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ona şöyle der: “Allah’a andolsun neredeyse beni de helâk edecektin.","arabic_text":"قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ona şöyle der: “Allah’a andolsun neredeyse beni de helâk edecektin.","arabic_text":"قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rabbimin lütfu olmasaydı şimdi ben de cehenneme götürülmüş olacaktım.”","arabic_text":"وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rabbimin lütfu olmasaydı şimdi ben de cehenneme götürülmüş olacaktım.”","arabic_text":"وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rabbimin lütfu olmasaydı şimdi ben de cehenneme götürülmüş olacaktım.”","arabic_text":"وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Rabbimin lütfu olmasaydı şimdi ben de cehenneme götürülmüş olacaktım.”","arabic_text":"وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Cennet arkadaşlarına yönelerek): “Biz bir daha asla ölmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Cennet arkadaşlarına yönelerek): “Biz bir daha asla ölmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Cennet arkadaşlarına yönelerek): “Biz bir daha asla ölmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Cennet arkadaşlarına yönelerek): “Biz bir daha asla ölmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّت۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"“Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"“Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"“Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"“Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi?”","arabic_text":"اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Böylece çalışıp çabalayanlar işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.","arabic_text":"لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Böylece çalışıp çabalayanlar işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.","arabic_text":"لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Böylece çalışıp çabalayanlar işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.","arabic_text":"لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Böylece çalışıp çabalayanlar işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.","arabic_text":"لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Ziyafet olarak cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha iyidir yoksa Zakkum ağacı mı?","arabic_text":"اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Ziyafet olarak cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha iyidir yoksa Zakkum ağacı mı?","arabic_text":"اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Ziyafet olarak cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha iyidir yoksa Zakkum ağacı mı?","arabic_text":"اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Ziyafet olarak cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha iyidir yoksa Zakkum ağacı mı?","arabic_text":"اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Gerçek şu ki biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Gerçek şu ki biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Gerçek şu ki biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Gerçek şu ki biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz o çılgınca yanan ateşin dibinden çıkar.","arabic_text":"اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ ف۪ٓي اَصْلِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz o çılgınca yanan ateşin dibinden çıkar.","arabic_text":"اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ ف۪ٓي اَصْلِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz o çılgınca yanan ateşin dibinden çıkar.","arabic_text":"اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ ف۪ٓي اَصْلِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz o çılgınca yanan ateşin dibinden çıkar.","arabic_text":"اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ ف۪ٓي اَصْلِ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onun tomurcukları tıpkı şeytanların başlarıdır (tiksinti vericidir).","arabic_text":"طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاط۪ينِ","related_links":["17/60","56/51"],"audio_path":"36/36-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onun tomurcukları tıpkı şeytanların başlarıdır (tiksinti vericidir).","arabic_text":"طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاط۪ينِ","related_links":["17/60","56/51"],"audio_path":"36/36-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onun tomurcukları tıpkı şeytanların başlarıdır (tiksinti vericidir).","arabic_text":"طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاط۪ينِ","related_links":["17/60","56/51"],"audio_path":"36/36-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Onun tomurcukları tıpkı şeytanların başlarıdır (tiksinti vericidir).","arabic_text":"طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاط۪ينِ","related_links":["17/60","56/51"],"audio_path":"36/36-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Cehennemlikler ondan (zorla) yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.","arabic_text":"فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِنْ حَم۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِنْ حَم۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِنْ حَم۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِنْ حَم۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sonra onların dönecekleri yer elbette (yine) çılgınca yanan ateş olacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sonra onların dönecekleri yer elbette (yine) çılgınca yanan ateş olacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sonra onların dönecekleri yer elbette (yine) çılgınca yanan ateş olacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Sonra onların dönecekleri yer elbette (yine) çılgınca yanan ateş olacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69-70","turkish_text":"Çünkü onlar atalarını sapıtmış kişiler halinde bulmalarına rağmen kendileri de onların izinden gitmişlerdi.","arabic_text":"فَهُمْ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ ﴿٢﴾ اِنَّهُمْ اَلْفَوْا اٰبَٓاءَهُمْ ضَٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69-70","turkish_text":"Çünkü onlar atalarını sapıtmış kişiler halinde bulmalarına rağmen kendileri de onların izinden gitmişlerdi.","arabic_text":"فَهُمْ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ ﴿٢﴾ اِنَّهُمْ اَلْفَوْا اٰبَٓاءَهُمْ ضَٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69-70","turkish_text":"Çünkü onlar atalarını sapıtmış kişiler halinde bulmalarına rağmen kendileri de onların izinden gitmişlerdi.","arabic_text":"فَهُمْ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ ﴿٢﴾ اِنَّهُمْ اَلْفَوْا اٰبَٓاءَهُمْ ضَٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69-70","turkish_text":"Çünkü onlar atalarını sapıtmış kişiler halinde bulmalarına rağmen kendileri de onların izinden gitmişlerdi.","arabic_text":"فَهُمْ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ ﴿٢﴾ اِنَّهُمْ اَلْفَوْا اٰبَٓاءَهُمْ ضَٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Andolsun onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ اَكْثَرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Andolsun onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ اَكْثَرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Andolsun onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ اَكْثَرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Andolsun onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ اَكْثَرُ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Andolsun biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Andolsun biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Andolsun biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Andolsun biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şimdi bak uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu ne oldu?","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şimdi bak uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu ne oldu?","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şimdi bak uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu ne oldu?","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Şimdi bak uyarılıp da yola gelmeyenlerin sonu ne oldu?","arabic_text":"فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar o azabın dışında kaldı.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar o azabın dışında kaldı.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar o azabın dışında kaldı.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Ancak Allah’a gönülden bağlı olan kullar o azabın dışında kaldı.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Andolsun ki Nuh bize (dua edip) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Andolsun ki Nuh bize (dua edip) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Andolsun ki Nuh bize (dua edip) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Andolsun ki Nuh bize (dua edip) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik.","arabic_text":"وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ve böylece onun) soyunu (yeryüzünde kıyamete kadar) kalıcı kıldık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ve böylece onun) soyunu (yeryüzünde kıyamete kadar) kalıcı kıldık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ve böylece onun) soyunu (yeryüzünde kıyamete kadar) kalıcı kıldık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"(Ve böylece onun) soyunu (yeryüzünde kıyamete kadar) kalıcı kıldık.","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında (erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar övgüyle) anılmasını sağladık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında (erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar övgüyle) anılmasını sağladık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında (erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar övgüyle) anılmasını sağladık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında (erdemli duruşundan ve tavizsiz mücadelesinden dolayı kıyamete kadar övgüyle) anılmasını sağladık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"36/36-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"“Bütün milletler arasında Nuh’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"“Bütün milletler arasında Nuh’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"“Bütün milletler arasında Nuh’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"“Bütün milletler arasında Nuh’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mü-kâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mü-kâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mü-kâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mü-kâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Sonra da (iman etmeyen) diğerlerini (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Sonra da (iman etmeyen) diğerlerini (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Sonra da (iman etmeyen) diğerlerini (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Sonra da (iman etmeyen) diğerlerini (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.","arabic_text":"ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Nuh’tan yüzyıllarca sonra yaşayan) İbrahim de muhakkak ki onun yolunda olanlardandı.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"36/36-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-83c.mp3","commentary_text":"Madem âlemlerin bir yaratıcısı olduğuna inanıyorsunuz, o halde yalnızca ona kulluk etmek dururken neden O’nun otoritesini başkalarıyla paylaşmaya kalkıyorsunuz? O’nunla ilgili detaylı bilginiz var mı? O’nun büyüklüğünü, gücünü ve kudretinin derinliğini biliyor musunuz?"},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Nuh’tan yüzyıllarca sonra yaşayan) İbrahim de muhakkak ki onun yolunda olanlardandı.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"36/36-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-83c.mp3","commentary_text":"Madem âlemlerin bir yaratıcısı olduğuna inanıyorsunuz, o halde yalnızca ona kulluk etmek dururken neden O’nun otoritesini başkalarıyla paylaşmaya kalkıyorsunuz? O’nunla ilgili detaylı bilginiz var mı? O’nun büyüklüğünü, gücünü ve kudretinin derinliğini biliyor musunuz?"},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Nuh’tan yüzyıllarca sonra yaşayan) İbrahim de muhakkak ki onun yolunda olanlardandı.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"36/36-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-83c.mp3","commentary_text":"Madem âlemlerin bir yaratıcısı olduğuna inanıyorsunuz, o halde yalnızca ona kulluk etmek dururken neden O’nun otoritesini başkalarıyla paylaşmaya kalkıyorsunuz? O’nunla ilgili detaylı bilginiz var mı? O’nun büyüklüğünü, gücünü ve kudretinin derinliğini biliyor musunuz?"},{"verse_number":"83","turkish_text":"(Nuh’tan yüzyıllarca sonra yaşayan) İbrahim de muhakkak ki onun yolunda olanlardandı.","arabic_text":"وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ","related_links":[],"audio_path":"36/36-78.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-82c.mp3","commentary_text":"Madem âlemlerin bir yaratıcısı olduğuna inanıyorsunuz, o halde yalnızca ona kulluk etmek dururken neden O’nun otoritesini başkalarıyla paylaşmaya kalkıyorsunuz? O’nunla ilgili detaylı bilginiz var mı? O’nun büyüklüğünü, gücünü ve kudretinin derinliğini biliyor musunuz?"},{"verse_number":"84","turkish_text":"Hani o Rabbine temiz bir kalple gelmişti.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-84c.mp3","commentary_text":"Bir şeyi tefekkür eden, derinden derine düşünen kimse elinde olmadan gökyüzüne bakarak kararını verir. Onun için ayetteki “yıldızlara bakma” deyimi düşünmeyi ifade etmektedir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Hani o Rabbine temiz bir kalple gelmişti.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-84c.mp3","commentary_text":"Bir şeyi tefekkür eden, derinden derine düşünen kimse elinde olmadan gökyüzüne bakarak kararını verir. Onun için ayetteki “yıldızlara bakma” deyimi düşünmeyi ifade etmektedir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Hani o Rabbine temiz bir kalple gelmişti.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-84c.mp3","commentary_text":"Bir şeyi tefekkür eden, derinden derine düşünen kimse elinde olmadan gökyüzüne bakarak kararını verir. Onun için ayetteki “yıldızlara bakma” deyimi düşünmeyi ifade etmektedir."},{"verse_number":"84","turkish_text":"Hani o Rabbine temiz bir kalple gelmişti.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-79.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-83c.mp3","commentary_text":"Bir şeyi tefekkür eden, derinden derine düşünen kimse elinde olmadan gökyüzüne bakarak kararını verir. Onun için ayetteki “yıldızlara bakma” deyimi düşünmeyi ifade etmektedir."},{"verse_number":"85","turkish_text":"Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’la beraber şu uydurma ilâhlara da mı kulluk etmek istiyorsunuz?”","arabic_text":"اَئِفْكًا اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُر۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’la beraber şu uydurma ilâhlara da mı kulluk etmek istiyorsunuz?”","arabic_text":"اَئِفْكًا اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُر۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’la beraber şu uydurma ilâhlara da mı kulluk etmek istiyorsunuz?”","arabic_text":"اَئِفْكًا اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُر۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"“Allah’la beraber şu uydurma ilâhlara da mı kulluk etmek istiyorsunuz?”","arabic_text":"اَئِفْكًا اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُر۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(O halde söyler misiniz?) Âlemlerin Rabbi olan (Allah) hakkında düşünceniz nedir?”","arabic_text":"فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-87c.mp3","commentary_text":"Bu ifadeden anlaşılıyor ki; Hz. İbrahim haklılığını kanıtlamak için işe putlara yemek ikram etmekle başlıyor."},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(O halde söyler misiniz?) Âlemlerin Rabbi olan (Allah) hakkında düşünceniz nedir?”","arabic_text":"فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-87c.mp3","commentary_text":"Bu ifadeden anlaşılıyor ki; Hz. İbrahim haklılığını kanıtlamak için işe putlara yemek ikram etmekle başlıyor."},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(O halde söyler misiniz?) Âlemlerin Rabbi olan (Allah) hakkında düşünceniz nedir?”","arabic_text":"فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-87c.mp3","commentary_text":"Bu ifadeden anlaşılıyor ki; Hz. İbrahim haklılığını kanıtlamak için işe putlara yemek ikram etmekle başlıyor."},{"verse_number":"87","turkish_text":"“(O halde söyler misiniz?) Âlemlerin Rabbi olan (Allah) hakkında düşünceniz nedir?”","arabic_text":"فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-82.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-86c.mp3","commentary_text":"Bu ifadeden anlaşılıyor ki; Hz. İbrahim haklılığını kanıtlamak için işe putlara yemek ikram etmekle başlıyor."},{"verse_number":"88","turkish_text":"Derken (İbrahim) yıldızlara bakarak kafasında bir şeyler tasarladı.","arabic_text":"فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Derken (İbrahim) yıldızlara bakarak kafasında bir şeyler tasarladı.","arabic_text":"فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Derken (İbrahim) yıldızlara bakarak kafasında bir şeyler tasarladı.","arabic_text":"فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Derken (İbrahim) yıldızlara bakarak kafasında bir şeyler tasarladı.","arabic_text":"فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-83.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ben hastayım herhalde” dedi.","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ي سَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ben hastayım herhalde” dedi.","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ي سَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ben hastayım herhalde” dedi.","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ي سَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"“Ben hastayım herhalde” dedi.","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ي سَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-84.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Bunun üzerine onu orada bırakıp uzaklaştılar.","arabic_text":"فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Bunun üzerine onu orada bırakıp uzaklaştılar.","arabic_text":"فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Bunun üzerine onu orada bırakıp uzaklaştılar.","arabic_text":"فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90","turkish_text":"Bunun üzerine onu orada bırakıp uzaklaştılar.","arabic_text":"فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-85.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Ve İbrahim) onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz?” diye sordu?","arabic_text":"فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Ve İbrahim) onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz?” diye sordu?","arabic_text":"فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Ve İbrahim) onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz?” diye sordu?","arabic_text":"فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"91","turkish_text":"(Ve İbrahim) onların tanrılarına gizlice yönelip: “Yemek yemiyor musunuz?” diye sordu?","arabic_text":"فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-86.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"(İbrahim putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-92c.mp3","commentary_text":"Allah meyveleri yaratırken tohumu, toprağı, ağacı vesile kıldığı gibi; arabayı, treni, uçağı, gemiyi, telefonu, televizyonu, bilgisayarı yaratırken de insanı vesile kılar. Ancak meyvelerde olduğu gibi hepsini Allah yaratır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(İbrahim putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-92c.mp3","commentary_text":"Allah meyveleri yaratırken tohumu, toprağı, ağacı vesile kıldığı gibi; arabayı, treni, uçağı, gemiyi, telefonu, televizyonu, bilgisayarı yaratırken de insanı vesile kılar. Ancak meyvelerde olduğu gibi hepsini Allah yaratır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(İbrahim putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-92c.mp3","commentary_text":"Allah meyveleri yaratırken tohumu, toprağı, ağacı vesile kıldığı gibi; arabayı, treni, uçağı, gemiyi, telefonu, televizyonu, bilgisayarı yaratırken de insanı vesile kılar. Ancak meyvelerde olduğu gibi hepsini Allah yaratır."},{"verse_number":"92","turkish_text":"(İbrahim putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-87.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-91c.mp3","commentary_text":"Allah meyveleri yaratırken tohumu, toprağı, ağacı vesile kıldığı gibi; arabayı, treni, uçağı, gemiyi, telefonu, televizyonu, bilgisayarı yaratırken de insanı vesile kılar. Ancak meyvelerde olduğu gibi hepsini Allah yaratır."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(ve arkasından) onların üstüne yürüyüp bütün gücüyle vurmaya başladı.","arabic_text":"فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-93c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberlerde olduğu gibi Hz. İbrahim’i yalanlayıp cezalandırmaya kalkacaklardı. Onlar da ataları gibi cezalandırma yöntemine başvurarak derhal kurdukları bir mahkeme ile Hz. İbrahim’i yargılayıp ayetteki kararı duyurdular."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(ve arkasından) onların üstüne yürüyüp bütün gücüyle vurmaya başladı.","arabic_text":"فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-93c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberlerde olduğu gibi Hz. İbrahim’i yalanlayıp cezalandırmaya kalkacaklardı. Onlar da ataları gibi cezalandırma yöntemine başvurarak derhal kurdukları bir mahkeme ile Hz. İbrahim’i yargılayıp ayetteki kararı duyurdular."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(ve arkasından) onların üstüne yürüyüp bütün gücüyle vurmaya başladı.","arabic_text":"فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-93c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberlerde olduğu gibi Hz. İbrahim’i yalanlayıp cezalandırmaya kalkacaklardı. Onlar da ataları gibi cezalandırma yöntemine başvurarak derhal kurdukları bir mahkeme ile Hz. İbrahim’i yargılayıp ayetteki kararı duyurdular."},{"verse_number":"93","turkish_text":"(ve arkasından) onların üstüne yürüyüp bütün gücüyle vurmaya başladı.","arabic_text":"فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَم۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-88.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-92c.mp3","commentary_text":"Hz. İbrahim’in ortaya koyduğu bu apaçık deliller karşısında verecek cevapları olmayınca ya inanmak zorunda kalacaklardı ya da daha önceki peygamberlerde olduğu gibi Hz. İbrahim’i yalanlayıp cezalandırmaya kalkacaklardı. Onlar da ataları gibi cezalandırma yöntemine başvurarak derhal kurdukları bir mahkeme ile Hz. İbrahim’i yargılayıp ayetteki kararı duyurdular."},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.","arabic_text":"فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.","arabic_text":"فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.","arabic_text":"فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.","arabic_text":"فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-89.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"“Siz kendi ellerinizle yonttuğunuz bu putlara mı tapıyorsunuz?","arabic_text":"قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"“Siz kendi ellerinizle yonttuğunuz bu putlara mı tapıyorsunuz?","arabic_text":"قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"“Siz kendi ellerinizle yonttuğunuz bu putlara mı tapıyorsunuz?","arabic_text":"قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"“Siz kendi ellerinizle yonttuğunuz bu putlara mı tapıyorsunuz?","arabic_text":"قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-90.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Oysa sizi de yaptığınız şeyleri de yaratan Allah’tır” dedi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Oysa sizi de yaptığınız şeyleri de yaratan Allah’tır” dedi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Oysa sizi de yaptığınız şeyleri de yaratan Allah’tır” dedi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"Oysa sizi de yaptığınız şeyleri de yaratan Allah’tır” dedi.","arabic_text":"وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-91.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Puta tapanlar: (İbrahim’i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O’nu alevlerin içine atın.”","arabic_text":"قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Puta tapanlar: (İbrahim’i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O’nu alevlerin içine atın.”","arabic_text":"قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Puta tapanlar: (İbrahim’i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O’nu alevlerin içine atın.”","arabic_text":"قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"97","turkish_text":"Puta tapanlar: (İbrahim’i nasıl cezalandırılacakları konusunda kendi aralarında görüştüler ve) şöyle dediler: “Fırın gibi bir yapı inşa edin (odunları tutuşturun) ve O’nu alevlerin içine atın.”","arabic_text":"قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَانًا فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-92.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de (onu kurtarıp) onları en alçak kimseler kıldık.","arabic_text":"فَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":["21/68"],"audio_path":"36/36-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de (onu kurtarıp) onları en alçak kimseler kıldık.","arabic_text":"فَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":["21/68"],"audio_path":"36/36-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de (onu kurtarıp) onları en alçak kimseler kıldık.","arabic_text":"فَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":["21/68"],"audio_path":"36/36-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"98","turkish_text":"Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de (onu kurtarıp) onları en alçak kimseler kıldık.","arabic_text":"فَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":["21/68"],"audio_path":"36/36-93.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Allah O’nu ateşten ve müşriklerin tuzaklarından kurtarınca) kavmine şöyle dedi: “Ben Rabbim(in emrettiği yer)e gidiyorum; O bana yol gösterecek.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنّ۪ي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Allah O’nu ateşten ve müşriklerin tuzaklarından kurtarınca) kavmine şöyle dedi: “Ben Rabbim(in emrettiği yer)e gidiyorum; O bana yol gösterecek.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنّ۪ي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Allah O’nu ateşten ve müşriklerin tuzaklarından kurtarınca) kavmine şöyle dedi: “Ben Rabbim(in emrettiği yer)e gidiyorum; O bana yol gösterecek.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنّ۪ي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"99","turkish_text":"(Allah O’nu ateşten ve müşriklerin tuzaklarından kurtarınca) kavmine şöyle dedi: “Ben Rabbim(in emrettiği yer)e gidiyorum; O bana yol gösterecek.”","arabic_text":"وَقَالَ اِنّ۪ي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-94.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"100","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli bir evlat bağışla!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-100c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail üzerinden imanın gerçek yüzünü, teslimiyetin büyüklüğünü, sadakatin güzelliğini ortaya koyuyor ve imanın ve teslimiyetin nasıl olması gerektiği konusunda mesaj veriyor. Yani Allah’a teslimiyet öyle olmalı ki insan en çok sevdiğini O’nun için verebilmeli ve verilenler de insanın en çok sevdiklerinden olmalı (A. İmran, 3/92). Nitekim Hz. İbrahim Allah’tan sonra en çok sevdiği ciğerparesi oğlunu gözünü kırpmadan, sükûnetle, hiçbir şey sormadan ve sorgulama yapmadan, keskin bir imanla Allah’a sunabiliyor ama Allah insanın kurban edilmesinin doğru olmayacağını ve onun yerine teslimiyetin, kurbiyetin yani Allah’a yakınlığın sembolü olarak hayvanların kurban edilmesi gerektiğini 107. ayetle bildiriyor."},{"verse_number":"100","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli bir evlat bağışla!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-100c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail üzerinden imanın gerçek yüzünü, teslimiyetin büyüklüğünü, sadakatin güzelliğini ortaya koyuyor ve imanın ve teslimiyetin nasıl olması gerektiği konusunda mesaj veriyor. Yani Allah’a teslimiyet öyle olmalı ki insan en çok sevdiğini O’nun için verebilmeli ve verilenler de insanın en çok sevdiklerinden olmalı (A. İmran, 3/92). Nitekim Hz. İbrahim Allah’tan sonra en çok sevdiği ciğerparesi oğlunu gözünü kırpmadan, sükûnetle, hiçbir şey sormadan ve sorgulama yapmadan, keskin bir imanla Allah’a sunabiliyor ama Allah insanın kurban edilmesinin doğru olmayacağını ve onun yerine teslimiyetin, kurbiyetin yani Allah’a yakınlığın sembolü olarak hayvanların kurban edilmesi gerektiğini 107. ayetle bildiriyor."},{"verse_number":"100","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli bir evlat bağışla!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-100c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail üzerinden imanın gerçek yüzünü, teslimiyetin büyüklüğünü, sadakatin güzelliğini ortaya koyuyor ve imanın ve teslimiyetin nasıl olması gerektiği konusunda mesaj veriyor. Yani Allah’a teslimiyet öyle olmalı ki insan en çok sevdiğini O’nun için verebilmeli ve verilenler de insanın en çok sevdiklerinden olmalı (A. İmran, 3/92). Nitekim Hz. İbrahim Allah’tan sonra en çok sevdiği ciğerparesi oğlunu gözünü kırpmadan, sükûnetle, hiçbir şey sormadan ve sorgulama yapmadan, keskin bir imanla Allah’a sunabiliyor ama Allah insanın kurban edilmesinin doğru olmayacağını ve onun yerine teslimiyetin, kurbiyetin yani Allah’a yakınlığın sembolü olarak hayvanların kurban edilmesi gerektiğini 107. ayetle bildiriyor."},{"verse_number":"100","turkish_text":"“Ey Rabbim! Bana dürüst ve erdemli bir evlat bağışla!”","arabic_text":"رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-95.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-99c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail üzerinden imanın gerçek yüzünü, teslimiyetin büyüklüğünü, sadakatin güzelliğini ortaya koyuyor ve imanın ve teslimiyetin nasıl olması gerektiği konusunda mesaj veriyor. Yani Allah’a teslimiyet öyle olmalı ki insan en çok sevdiğini O’nun için verebilmeli ve verilenler de insanın en çok sevdiklerinden olmalı (A. İmran, 3/92). Nitekim Hz. İbrahim Allah’tan sonra en çok sevdiği ciğerparesi oğlunu gözünü kırpmadan, sükûnetle, hiçbir şey sormadan ve sorgulama yapmadan, keskin bir imanla Allah’a sunabiliyor ama Allah insanın kurban edilmesinin doğru olmayacağını ve onun yerine teslimiyetin, kurbiyetin yani Allah’a yakınlığın sembolü olarak hayvanların kurban edilmesi gerektiğini 107. ayetle bildiriyor."},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz de onu akıllı güzel huylu bir oğul ile müjdeledik.","arabic_text":"فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz de onu akıllı güzel huylu bir oğul ile müjdeledik.","arabic_text":"فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz de onu akıllı güzel huylu bir oğul ile müjdeledik.","arabic_text":"فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"101","turkish_text":"Biz de onu akıllı güzel huylu bir oğul ile müjdeledik.","arabic_text":"فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-96.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"102","turkish_text":"Çocuk doğru ile yanlışı birbirinden ayırabileceği ergenlik çağına erişince de İbrahim ona: “Yavrucuğum rüyamda seni kurban etmeye hazırlandığımı görüyorum bir düşün bakalım bu işe ne diyeceksin?” diye sordu. Oğlu da “Babacığım! Rüyanda sana emrolunan şeyi yap inşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["19/54"],"audio_path":"36/36-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-102c.mp3","commentary_text":"İşte o günden beri inananların her şeylerini Allah yolunda feda edebileceklerine dair kararlılıklarını göstermek üzere kurban kesiyorlar. Ancak bu iş sadece senede bir defa kurban kesmekle olmaz. Hz. İbrahim ve İsmail örneğinde olduğu gibi sevilen her şeyin yeri ve zamanı gelince Allah için verilebilmesiyle olur."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Çocuk doğru ile yanlışı birbirinden ayırabileceği ergenlik çağına erişince de İbrahim ona: “Yavrucuğum rüyamda seni kurban etmeye hazırlandığımı görüyorum bir düşün bakalım bu işe ne diyeceksin?” diye sordu. Oğlu da “Babacığım! Rüyanda sana emrolunan şeyi yap inşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["19/54"],"audio_path":"36/36-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-102c.mp3","commentary_text":"İşte o günden beri inananların her şeylerini Allah yolunda feda edebileceklerine dair kararlılıklarını göstermek üzere kurban kesiyorlar. Ancak bu iş sadece senede bir defa kurban kesmekle olmaz. Hz. İbrahim ve İsmail örneğinde olduğu gibi sevilen her şeyin yeri ve zamanı gelince Allah için verilebilmesiyle olur."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Çocuk doğru ile yanlışı birbirinden ayırabileceği ergenlik çağına erişince de İbrahim ona: “Yavrucuğum rüyamda seni kurban etmeye hazırlandığımı görüyorum bir düşün bakalım bu işe ne diyeceksin?” diye sordu. Oğlu da “Babacığım! Rüyanda sana emrolunan şeyi yap inşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["19/54"],"audio_path":"36/36-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-102c.mp3","commentary_text":"İşte o günden beri inananların her şeylerini Allah yolunda feda edebileceklerine dair kararlılıklarını göstermek üzere kurban kesiyorlar. Ancak bu iş sadece senede bir defa kurban kesmekle olmaz. Hz. İbrahim ve İsmail örneğinde olduğu gibi sevilen her şeyin yeri ve zamanı gelince Allah için verilebilmesiyle olur."},{"verse_number":"102","turkish_text":"Çocuk doğru ile yanlışı birbirinden ayırabileceği ergenlik çağına erişince de İbrahim ona: “Yavrucuğum rüyamda seni kurban etmeye hazırlandığımı görüyorum bir düşün bakalım bu işe ne diyeceksin?” diye sordu. Oğlu da “Babacığım! Rüyanda sana emrolunan şeyi yap inşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın” dedi.","arabic_text":"فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ","related_links":["19/54"],"audio_path":"36/36-97.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-101c.mp3","commentary_text":"İşte o günden beri inananların her şeylerini Allah yolunda feda edebileceklerine dair kararlılıklarını göstermek üzere kurban kesiyorlar. Ancak bu iş sadece senede bir defa kurban kesmekle olmaz. Hz. İbrahim ve İsmail örneğinde olduğu gibi sevilen her şeyin yeri ve zamanı gelince Allah için verilebilmesiyle olur."},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonunda o ikisi (ilâhi buyruğa) teslim olunca babası onu yüz üstü yatırdı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonunda o ikisi (ilâhi buyruğa) teslim olunca babası onu yüz üstü yatırdı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonunda o ikisi (ilâhi buyruğa) teslim olunca babası onu yüz üstü yatırdı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"103","turkish_text":"Sonunda o ikisi (ilâhi buyruğa) teslim olunca babası onu yüz üstü yatırdı.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-98.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104-105","turkish_text":"O sırada Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Sen şimdi rüyanda (sana vahyettiğimiz buyruklara) bağlı kaldın! (Biz de bunun karşılığında sana evladını bağışladık ve ikinizi de yüce bir makama yükselttik!) İşte Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”","arabic_text":"قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ﴿٢﴾ وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104-105","turkish_text":"O sırada Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Sen şimdi rüyanda (sana vahyettiğimiz buyruklara) bağlı kaldın! (Biz de bunun karşılığında sana evladını bağışladık ve ikinizi de yüce bir makama yükselttik!) İşte Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”","arabic_text":"قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ﴿٢﴾ وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104-105","turkish_text":"O sırada Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Sen şimdi rüyanda (sana vahyettiğimiz buyruklara) bağlı kaldın! (Biz de bunun karşılığında sana evladını bağışladık ve ikinizi de yüce bir makama yükselttik!) İşte Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”","arabic_text":"قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ﴿٢﴾ وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"104-105","turkish_text":"O sırada Biz de ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Sen şimdi rüyanda (sana vahyettiğimiz buyruklara) bağlı kaldın! (Biz de bunun karşılığında sana evladını bağışladık ve ikinizi de yüce bir makama yükselttik!) İşte Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz!”","arabic_text":"قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ﴿٢﴾ وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-99.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Şüphesiz bu apaçık ve zor bir imtihandı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُ۬ا الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Şüphesiz bu apaçık ve zor bir imtihandı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُ۬ا الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Şüphesiz bu apaçık ve zor bir imtihandı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُ۬ا الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"106","turkish_text":"“Şüphesiz bu apaçık ve zor bir imtihandı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُ۬ا الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"36/36-100.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"107","turkish_text":"Biz ona (İsmail’in) kurtuluş fidyesi olarak büyük bir kurban verdik.”","arabic_text":"وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-107c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; Peygamberlerin soyundan gelmek insanların Allah katındaki makamlarını, statülerini değiştirmez. Demek günümüzde en çok istismar edilen Hz. Peygamber soyundan gelmiş olmak imtiyazı diye bir şey yoktur. Yani Hz. Peygamberin torunları Hz. Hasan’ın soyundan gelenlerin “seyyid”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlerin “şerif” olarak tanıtılması o insanlara bir ayrıcalık kazandırmaz. Bütün insanlarda olduğu gibi onlara da ayrıcalık kazandıracak olan amelleridir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Biz ona (İsmail’in) kurtuluş fidyesi olarak büyük bir kurban verdik.”","arabic_text":"وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-107c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; Peygamberlerin soyundan gelmek insanların Allah katındaki makamlarını, statülerini değiştirmez. Demek günümüzde en çok istismar edilen Hz. Peygamber soyundan gelmiş olmak imtiyazı diye bir şey yoktur. Yani Hz. Peygamberin torunları Hz. Hasan’ın soyundan gelenlerin “seyyid”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlerin “şerif” olarak tanıtılması o insanlara bir ayrıcalık kazandırmaz. Bütün insanlarda olduğu gibi onlara da ayrıcalık kazandıracak olan amelleridir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Biz ona (İsmail’in) kurtuluş fidyesi olarak büyük bir kurban verdik.”","arabic_text":"وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-107c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; Peygamberlerin soyundan gelmek insanların Allah katındaki makamlarını, statülerini değiştirmez. Demek günümüzde en çok istismar edilen Hz. Peygamber soyundan gelmiş olmak imtiyazı diye bir şey yoktur. Yani Hz. Peygamberin torunları Hz. Hasan’ın soyundan gelenlerin “seyyid”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlerin “şerif” olarak tanıtılması o insanlara bir ayrıcalık kazandırmaz. Bütün insanlarda olduğu gibi onlara da ayrıcalık kazandıracak olan amelleridir."},{"verse_number":"107","turkish_text":"Biz ona (İsmail’in) kurtuluş fidyesi olarak büyük bir kurban verdik.”","arabic_text":"وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"36/36-101.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-106c.mp3","commentary_text":"Buradan anlaşılıyor ki; Peygamberlerin soyundan gelmek insanların Allah katındaki makamlarını, statülerini değiştirmez. Demek günümüzde en çok istismar edilen Hz. Peygamber soyundan gelmiş olmak imtiyazı diye bir şey yoktur. Yani Hz. Peygamberin torunları Hz. Hasan’ın soyundan gelenlerin “seyyid”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlerin “şerif” olarak tanıtılması o insanlara bir ayrıcalık kazandırmaz. Bütün insanlarda olduğu gibi onlara da ayrıcalık kazandıracak olan amelleridir."},{"verse_number":"108","turkish_text":"Biz geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Biz geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Biz geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"108","turkish_text":"Biz geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-102.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“İbrahim’e selam olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“İbrahim’e selam olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“İbrahim’e selam olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"109","turkish_text":"“İbrahim’e selam olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-103.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110-111","turkish_text":"İyi davrananları işte böyle mükâ-fatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110-111","turkish_text":"İyi davrananları işte böyle mükâ-fatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110-111","turkish_text":"İyi davrananları işte böyle mükâ-fatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"110-111","turkish_text":"İyi davrananları işte böyle mükâ-fatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-104.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Ardından (Biz) ona sâlihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik.","arabic_text":"وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Ardından (Biz) ona sâlihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik.","arabic_text":"وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Ardından (Biz) ona sâlihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik.","arabic_text":"وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"112","turkish_text":"Ardından (Biz) ona sâlihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik.","arabic_text":"وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-105.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ayrıca hem (İbrahim’in) kendisine hem de oğlu (İsmail’e ve) İshak’a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Onların soyundan gelenler arasında iyi insanlar olduğu gibi kendisine açıkça kötülük eden zalim kimseler de vardır.","arabic_text":"وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ayrıca hem (İbrahim’in) kendisine hem de oğlu (İsmail’e ve) İshak’a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Onların soyundan gelenler arasında iyi insanlar olduğu gibi kendisine açıkça kötülük eden zalim kimseler de vardır.","arabic_text":"وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ayrıca hem (İbrahim’in) kendisine hem de oğlu (İsmail’e ve) İshak’a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Onların soyundan gelenler arasında iyi insanlar olduğu gibi kendisine açıkça kötülük eden zalim kimseler de vardır.","arabic_text":"وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"113","turkish_text":"Ayrıca hem (İbrahim’in) kendisine hem de oğlu (İsmail’e ve) İshak’a katımızdan nîmet ve bereketler ihsan ettik. Onların soyundan gelenler arasında iyi insanlar olduğu gibi kendisine açıkça kötülük eden zalim kimseler de vardır.","arabic_text":"وَبَارَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اِسْحٰقَۜ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِنَفْسِه۪ مُب۪ينٌ۟","related_links":[],"audio_path":"36/36-106.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya da Harun’a da ihsanda bulunduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya da Harun’a da ihsanda bulunduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya da Harun’a da ihsanda bulunduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"114","turkish_text":"Andolsun biz Musa’ya da Harun’a da ihsanda bulunduk.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-107.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"İkisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"İkisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"İkisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"115","turkish_text":"İkisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-108.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Kendilerine yardım ettik de onlar galip gelenlerden oldular.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Kendilerine yardım ettik de onlar galip gelenlerden oldular.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Kendilerine yardım ettik de onlar galip gelenlerden oldular.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"116","turkish_text":"Kendilerine yardım ettik de onlar galip gelenlerden oldular.","arabic_text":"وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-109.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-117c.mp3","commentary_text":"“Ba’l”, Şam’da “Bekk” adındaki şehir halkının taptığı büyük bir altın putun adıdır. Bazılarına göre Güneş Tanrıçasıdır. Tarihçilerin tespitine göre, Şam dolaylarında bulunan “Ba’l Bekk kalesi” ismini bu puttan almıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-117c.mp3","commentary_text":"“Ba’l”, Şam’da “Bekk” adındaki şehir halkının taptığı büyük bir altın putun adıdır. Bazılarına göre Güneş Tanrıçasıdır. Tarihçilerin tespitine göre, Şam dolaylarında bulunan “Ba’l Bekk kalesi” ismini bu puttan almıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-117c.mp3","commentary_text":"“Ba’l”, Şam’da “Bekk” adındaki şehir halkının taptığı büyük bir altın putun adıdır. Bazılarına göre Güneş Tanrıçasıdır. Tarihçilerin tespitine göre, Şam dolaylarında bulunan “Ba’l Bekk kalesi” ismini bu puttan almıştır."},{"verse_number":"117","turkish_text":"Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-110.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-116c.mp3","commentary_text":"“Ba’l”, Şam’da “Bekk” adındaki şehir halkının taptığı büyük bir altın putun adıdır. Bazılarına göre Güneş Tanrıçasıdır. Tarihçilerin tespitine göre, Şam dolaylarında bulunan “Ba’l Bekk kalesi” ismini bu puttan almıştır."},{"verse_number":"118","turkish_text":"İkisini de dosdoğru yola ilettik.","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"İkisini de dosdoğru yola ilettik.","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"İkisini de dosdoğru yola ilettik.","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"118","turkish_text":"İkisini de dosdoğru yola ilettik.","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-111.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde o ikisine ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde o ikisine ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde o ikisine ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"119","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde o ikisine ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-112.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"“Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"“Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"“Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"120","turkish_text":"“Musa’ya ve Harun’a selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-113.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"121-122","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-114.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123-124","turkish_text":"Şüphesiz İlyas da resullerdendi. Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123-124","turkish_text":"Şüphesiz İlyas da resullerdendi. Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123-124","turkish_text":"Şüphesiz İlyas da resullerdendi. Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"123-124","turkish_text":"Şüphesiz İlyas da resullerdendi. Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”","arabic_text":"اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ ﴿٢﴾ وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-115.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"“Yaratanların en güzelini bırakıp Ba’l (adlı puta) mı tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"“Yaratanların en güzelini bırakıp Ba’l (adlı puta) mı tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"“Yaratanların en güzelini bırakıp Ba’l (adlı puta) mı tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"125","turkish_text":"“Yaratanların en güzelini bırakıp Ba’l (adlı puta) mı tapıyorsunuz?”","arabic_text":"اَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-116.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Allah sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-126c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de geçen “ticaret yolu”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla doğrulanmıştır."},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Allah sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-126c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de geçen “ticaret yolu”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla doğrulanmıştır."},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Allah sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-126c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de geçen “ticaret yolu”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla doğrulanmıştır."},{"verse_number":"126","turkish_text":"“Allah sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.”","arabic_text":"اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-117.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-125c.mp3","commentary_text":"Her iki ayette de geçen “ticaret yolu”, Kuzeydoğusunda Sodom ve Medyen bulunan Ölü Deniz’in kıyısını izleyerek kuzeye, Suriye’ye doğru uzanan Kuzey Hicaz’daki bir yoldur. Bu yolun varlığı Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu (New Haven, Connecticut) tarafından yayımlanan hava fotoğraflarıyla doğrulanmıştır."},{"verse_number":"127","turkish_text":"Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (sorgulanmak üzere) huzura getirileceklerdir.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (sorgulanmak üzere) huzura getirileceklerdir.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (sorgulanmak üzere) huzura getirileceklerdir.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"127","turkish_text":"Fakat onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (sorgulanmak üzere) huzura getirileceklerdir.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-118.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Yalnız Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Yalnız Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Yalnız Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"128","turkish_text":"Yalnız Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-119.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde onunla ilişkin de (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-129c.mp3","commentary_text":"“Onun karnında insanların diriltilecekleri güne kadar kalacaktı” ifadesi, bir daha geri dönmeyecekti ve orada ruhu kabzedilecekti anlamı taşımaktadır. Yoksa kıyamet kopana kadar balığın karnında kalacaktı demek değildir."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde onunla ilişkin de (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-129c.mp3","commentary_text":"“Onun karnında insanların diriltilecekleri güne kadar kalacaktı” ifadesi, bir daha geri dönmeyecekti ve orada ruhu kabzedilecekti anlamı taşımaktadır. Yoksa kıyamet kopana kadar balığın karnında kalacaktı demek değildir."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde onunla ilişkin de (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-129c.mp3","commentary_text":"“Onun karnında insanların diriltilecekleri güne kadar kalacaktı” ifadesi, bir daha geri dönmeyecekti ve orada ruhu kabzedilecekti anlamı taşımaktadır. Yoksa kıyamet kopana kadar balığın karnında kalacaktı demek değildir."},{"verse_number":"129","turkish_text":"Ve geriden gelen herkesin zihninde onunla ilişkin de (örnek) bir hatıra bıraktık:","arabic_text":"وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-120.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"36/36-128c.mp3","commentary_text":"“Onun karnında insanların diriltilecekleri güne kadar kalacaktı” ifadesi, bir daha geri dönmeyecekti ve orada ruhu kabzedilecekti anlamı taşımaktadır. Yoksa kıyamet kopana kadar balığın karnında kalacaktı demek değildir."},{"verse_number":"130","turkish_text":"“İlyas’a ve o’nun yolundan gidenlere selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“İlyas’a ve o’nun yolundan gidenlere selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“İlyas’a ve o’nun yolundan gidenlere selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"130","turkish_text":"“İlyas’a ve o’nun yolundan gidenlere selâm olsun!”","arabic_text":"سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-121.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131-132","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131-132","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131-132","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"131-132","turkish_text":"İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-122.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Şüphesiz Lût da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Şüphesiz Lût da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Şüphesiz Lût da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"133","turkish_text":"Şüphesiz Lût da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-123.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134-135-136","turkish_text":"Hani geride kalan yaşlı bir kadın (Lût’un karısı) hariç onu ve bütün ailesini kurtarmıştık sonra geride kalan (ahlaksız inkârcı)ları (isyanları yüzünden) yerle bir etmiştik.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134-135-136","turkish_text":"Hani geride kalan yaşlı bir kadın (Lût’un karısı) hariç onu ve bütün ailesini kurtarmıştık sonra geride kalan (ahlaksız inkârcı)ları (isyanları yüzünden) yerle bir etmiştik.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134-135-136","turkish_text":"Hani geride kalan yaşlı bir kadın (Lût’un karısı) hariç onu ve bütün ailesini kurtarmıştık sonra geride kalan (ahlaksız inkârcı)ları (isyanları yüzünden) yerle bir etmiştik.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"134-135-136","turkish_text":"Hani geride kalan yaşlı bir kadın (Lût’un karısı) hariç onu ve bütün ailesini kurtarmıştık sonra geride kalan (ahlaksız inkârcı)ları (isyanları yüzünden) yerle bir etmiştik.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-124.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137-138","turkish_text":"Doğrusu siz (yolculuklarınız sırasında) onlar(ın harap olmuş yurtların)a hem sabahleyin hem de akşamleyin uğrayıp duruyorsunuz. (Onların bu durumundan) aklınızı kullanarak ders almayacak mısınız?","arabic_text":"وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟ ﴿٢﴾ وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137-138","turkish_text":"Doğrusu siz (yolculuklarınız sırasında) onlar(ın harap olmuş yurtların)a hem sabahleyin hem de akşamleyin uğrayıp duruyorsunuz. (Onların bu durumundan) aklınızı kullanarak ders almayacak mısınız?","arabic_text":"وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟ ﴿٢﴾ وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137-138","turkish_text":"Doğrusu siz (yolculuklarınız sırasında) onlar(ın harap olmuş yurtların)a hem sabahleyin hem de akşamleyin uğrayıp duruyorsunuz. (Onların bu durumundan) aklınızı kullanarak ders almayacak mısınız?","arabic_text":"وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟ ﴿٢﴾ وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"137-138","turkish_text":"Doğrusu siz (yolculuklarınız sırasında) onlar(ın harap olmuş yurtların)a hem sabahleyin hem de akşamleyin uğrayıp duruyorsunuz. (Onların bu durumundan) aklınızı kullanarak ders almayacak mısınız?","arabic_text":"وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟ ﴿٢﴾ وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-125.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Şüphesiz Yunus da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Şüphesiz Yunus da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Şüphesiz Yunus da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"139","turkish_text":"Şüphesiz Yunus da resullerdendi.","arabic_text":"وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-126.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140-141-142","turkish_text":"Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti de gemidekilerle kura çekmişti ve kaybedenlerden olmuştu. (O sahibinden izinsiz kaçan benim diyerek) kınanmış bir halde (kendisini denize atmış) iken balık onu hemen yutmuştu.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140-141-142","turkish_text":"Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti de gemidekilerle kura çekmişti ve kaybedenlerden olmuştu. (O sahibinden izinsiz kaçan benim diyerek) kınanmış bir halde (kendisini denize atmış) iken balık onu hemen yutmuştu.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140-141-142","turkish_text":"Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti de gemidekilerle kura çekmişti ve kaybedenlerden olmuştu. (O sahibinden izinsiz kaçan benim diyerek) kınanmış bir halde (kendisini denize atmış) iken balık onu hemen yutmuştu.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"140-141-142","turkish_text":"Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti de gemidekilerle kura çekmişti ve kaybedenlerden olmuştu. (O sahibinden izinsiz kaçan benim diyerek) kınanmış bir halde (kendisini denize atmış) iken balık onu hemen yutmuştu.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-127.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile çıkardık.","arabic_text":"فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile çıkardık.","arabic_text":"فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile çıkardık.","arabic_text":"فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"145","turkish_text":"Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile çıkardık.","arabic_text":"فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-128.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ve üzerine (gölge yapması için orada) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.","arabic_text":"وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ve üzerine (gölge yapması için orada) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.","arabic_text":"وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ve üzerine (gölge yapması için orada) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.","arabic_text":"وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"146","turkish_text":"Ve üzerine (gölge yapması için orada) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.","arabic_text":"وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-129.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Biz onu (bir kez daha) yüz bin hatta gittikçe daha da artan halkına (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Biz onu (bir kez daha) yüz bin hatta gittikçe daha da artan halkına (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Biz onu (bir kez daha) yüz bin hatta gittikçe daha da artan halkına (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"147","turkish_text":"Biz onu (bir kez daha) yüz bin hatta gittikçe daha da artan halkına (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-130.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.","arabic_text":"فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.","arabic_text":"فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.","arabic_text":"فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"148","turkish_text":"Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.","arabic_text":"فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-131.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin de erkek çocukları onların mı?”","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin de erkek çocukları onların mı?”","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin de erkek çocukları onların mı?”","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"149","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin de erkek çocukları onların mı?”","arabic_text":"فَاسْتَفْتِهِمْ اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-132.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?","arabic_text":"اَمْ خَلَقْنَا الْمَلٰٓئِكَةَ اِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?","arabic_text":"اَمْ خَلَقْنَا الْمَلٰٓئِكَةَ اِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?","arabic_text":"اَمْ خَلَقْنَا الْمَلٰٓئِكَةَ اِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"150","turkish_text":"Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?","arabic_text":"اَمْ خَلَقْنَا الْمَلٰٓئِكَةَ اِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-133.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151-152","turkish_text":"Dikkat edin! Onlar iftiralarının bir eseri olarak: “Allah çocuk doğurdu” diyorlar. Onlar hiç şüphesiz yalancıdırlar.","arabic_text":"وَلَدَ اللّٰهُۙ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٢﴾ اَلَٓا اِنَّهُمْ مِنْ اِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151-152","turkish_text":"Dikkat edin! Onlar iftiralarının bir eseri olarak: “Allah çocuk doğurdu” diyorlar. Onlar hiç şüphesiz yalancıdırlar.","arabic_text":"وَلَدَ اللّٰهُۙ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٢﴾ اَلَٓا اِنَّهُمْ مِنْ اِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151-152","turkish_text":"Dikkat edin! Onlar iftiralarının bir eseri olarak: “Allah çocuk doğurdu” diyorlar. Onlar hiç şüphesiz yalancıdırlar.","arabic_text":"وَلَدَ اللّٰهُۙ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٢﴾ اَلَٓا اِنَّهُمْ مِنْ اِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"151-152","turkish_text":"Dikkat edin! Onlar iftiralarının bir eseri olarak: “Allah çocuk doğurdu” diyorlar. Onlar hiç şüphesiz yalancıdırlar.","arabic_text":"وَلَدَ اللّٰهُۙ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ﴿٢﴾ اَلَٓا اِنَّهُمْ مِنْ اِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-134.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Yoksa Allah) kızları erkeklere tercih mi etti?","arabic_text":"اَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Yoksa Allah) kızları erkeklere tercih mi etti?","arabic_text":"اَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Yoksa Allah) kızları erkeklere tercih mi etti?","arabic_text":"اَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"153","turkish_text":"(Yoksa Allah) kızları erkeklere tercih mi etti?","arabic_text":"اَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"36/36-135.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Size ne oluyor? Nasıl böyle (çirkin) hükümler veriyordunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Size ne oluyor? Nasıl böyle (çirkin) hükümler veriyordunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Size ne oluyor? Nasıl böyle (çirkin) hükümler veriyordunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"154","turkish_text":"Size ne oluyor? Nasıl böyle (çirkin) hükümler veriyordunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-136.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Hiç düşünmüyor musunuz?","arabic_text":"اَفَلَا تَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Hiç düşünmüyor musunuz?","arabic_text":"اَفَلَا تَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Hiç düşünmüyor musunuz?","arabic_text":"اَفَلَا تَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"155","turkish_text":"Hiç düşünmüyor musunuz?","arabic_text":"اَفَلَا تَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-137.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Yoksa elinizde apaçık bir deliliniz dayanağınız mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Yoksa elinizde apaçık bir deliliniz dayanağınız mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Yoksa elinizde apaçık bir deliliniz dayanağınız mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"156","turkish_text":"Yoksa elinizde apaçık bir deliliniz dayanağınız mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-138.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Eğer doğru söylüyorsanız getirin (Allah’tan gelmiş olması gereken) kitabınızı/dayanağınızı!","arabic_text":"فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Eğer doğru söylüyorsanız getirin (Allah’tan gelmiş olması gereken) kitabınızı/dayanağınızı!","arabic_text":"فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Eğer doğru söylüyorsanız getirin (Allah’tan gelmiş olması gereken) kitabınızı/dayanağınızı!","arabic_text":"فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"157","turkish_text":"Eğer doğru söylüyorsanız getirin (Allah’tan gelmiş olması gereken) kitabınızı/dayanağınızı!","arabic_text":"فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-139.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Allah’la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de kendilerinin (insanlar gibi) hesap yerine götürüleceklerini biliyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًاۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Allah’la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de kendilerinin (insanlar gibi) hesap yerine götürüleceklerini biliyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًاۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Allah’la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de kendilerinin (insanlar gibi) hesap yerine götürüleceklerini biliyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًاۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"158","turkish_text":"Allah’la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de kendilerinin (insanlar gibi) hesap yerine götürüleceklerini biliyorlar.","arabic_text":"وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًاۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-140.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Hâşâ! Allah onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Hâşâ! Allah onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Hâşâ! Allah onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"159","turkish_text":"Hâşâ! Allah onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-141.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunların yaptıklarından uzaktır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunların yaptıklarından uzaktır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunların yaptıklarından uzaktır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"160","turkish_text":"Allah’a gönülden bağlı olan kullar bunların yaptıklarından uzaktır.","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-142.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161-162","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Artık siz de tapmakta olduklarınız da kimseyi Allah’a karşı kandırıp yoldan çıkaramazsınız.","arabic_text":"مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161-162","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Artık siz de tapmakta olduklarınız da kimseyi Allah’a karşı kandırıp yoldan çıkaramazsınız.","arabic_text":"مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161-162","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Artık siz de tapmakta olduklarınız da kimseyi Allah’a karşı kandırıp yoldan çıkaramazsınız.","arabic_text":"مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"161-162","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Artık siz de tapmakta olduklarınız da kimseyi Allah’a karşı kandırıp yoldan çıkaramazsınız.","arabic_text":"مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِن۪ينَۙ ﴿٢﴾ فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-143.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Siz ancak cehenneme girecek kişiyi (azdırabilirsiniz).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Siz ancak cehenneme girecek kişiyi (azdırabilirsiniz).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Siz ancak cehenneme girecek kişiyi (azdırabilirsiniz).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"163","turkish_text":"Siz ancak cehenneme girecek kişiyi (azdırabilirsiniz).","arabic_text":"اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"36/36-144.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"(Allah’ın kızları olduklarını iddia ettikleri melekler derler ki:) “Bizim her birimiz için belli bir makam (görev yeri) vardır.","arabic_text":"وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"(Allah’ın kızları olduklarını iddia ettikleri melekler derler ki:) “Bizim her birimiz için belli bir makam (görev yeri) vardır.","arabic_text":"وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"(Allah’ın kızları olduklarını iddia ettikleri melekler derler ki:) “Bizim her birimiz için belli bir makam (görev yeri) vardır.","arabic_text":"وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"164","turkish_text":"(Allah’ın kızları olduklarını iddia ettikleri melekler derler ki:) “Bizim her birimiz için belli bir makam (görev yeri) vardır.","arabic_text":"وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ","related_links":[],"audio_path":"36/36-145.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"Biz orada saflar halinde duranlarız.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"Biz orada saflar halinde duranlarız.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"Biz orada saflar halinde duranlarız.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"165","turkish_text":"Biz orada saflar halinde duranlarız.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-146.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Bizler elbette O’nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Bizler elbette O’nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Bizler elbette O’nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"166","turkish_text":"Bizler elbette O’nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-147.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167-168-169","turkish_text":"İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah’ın temiz kulları olurduk.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167-168-169","turkish_text":"İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah’ın temiz kulları olurduk.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167-168-169","turkish_text":"İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah’ın temiz kulları olurduk.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"167-168-169","turkish_text":"İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah’ın temiz kulları olurduk.”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"36/36-148.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.","arabic_text":"فَكَفَرُوا بِه۪ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.","arabic_text":"فَكَفَرُوا بِه۪ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.","arabic_text":"فَكَفَرُوا بِه۪ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"170","turkish_text":"Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.","arabic_text":"فَكَفَرُوا بِه۪ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-149.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Andolsun ki resul olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında bizim bir sözümüz vardır (O da):","arabic_text":"وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Andolsun ki resul olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında bizim bir sözümüz vardır (O da):","arabic_text":"وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Andolsun ki resul olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında bizim bir sözümüz vardır (O da):","arabic_text":"وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"171","turkish_text":"Andolsun ki resul olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında bizim bir sözümüz vardır (O da):","arabic_text":"وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-150.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Muhakkak ki bizim ordularımız galip gelecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Muhakkak ki bizim ordularımız galip gelecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Muhakkak ki bizim ordularımız galip gelecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Muhakkak ki bizim ordularımız galip gelecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-152.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"173","turkish_text":"“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”","arabic_text":"وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-151.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"O hâlde bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"O hâlde bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"O hâlde bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"174","turkish_text":"O hâlde bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-153.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"175","turkish_text":"Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-154.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Azabımızın çabucak gelmesini mi istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Azabımızın çabucak gelmesini mi istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Azabımızın çabucak gelmesini mi istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"176","turkish_text":"Azabımızın çabucak gelmesini mi istiyorlar?","arabic_text":"اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-155.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Fakat o (azap) bir kez başlarına geldiğinde uyarılmış olanların uyanması kötü olacaktır!","arabic_text":"فَاِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَٓاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Fakat o (azap) bir kez başlarına geldiğinde uyarılmış olanların uyanması kötü olacaktır!","arabic_text":"فَاِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَٓاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Fakat o (azap) bir kez başlarına geldiğinde uyarılmış olanların uyanması kötü olacaktır!","arabic_text":"فَاِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَٓاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"177","turkish_text":"Fakat o (azap) bir kez başlarına geldiğinde uyarılmış olanların uyanması kötü olacaktır!","arabic_text":"فَاِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَٓاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-156.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Sen bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Sen bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Sen bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"178","turkish_text":"Sen bir süreye kadar onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"36/36-157.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Onları) gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Onları) gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Onları) gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"179","turkish_text":"(Onları) gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.","arabic_text":"وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-158.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Kudret ve izzet sahibi Rabbin insanların her türlü tasavvurunun üstünde bir yüceliğe sahiptir.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Kudret ve izzet sahibi Rabbin insanların her türlü tasavvurunun üstünde bir yüceliğe sahiptir.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Kudret ve izzet sahibi Rabbin insanların her türlü tasavvurunun üstünde bir yüceliğe sahiptir.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"180","turkish_text":"Kudret ve izzet sahibi Rabbin insanların her türlü tasavvurunun üstünde bir yüceliğe sahiptir.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-159.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Selam olsun O’nun bütün elçilerine!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Selam olsun O’nun bütün elçilerine!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Selam olsun O’nun bütün elçilerine!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"181","turkish_text":"Selam olsun O’nun bütün elçilerine!","arabic_text":"وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"36/36-160.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Âlemlerin Rabbi olan Allah’a da hamd olsun!","arabic_text":"وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Âlemlerin Rabbi olan Allah’a da hamd olsun!","arabic_text":"وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Âlemlerin Rabbi olan Allah’a da hamd olsun!","arabic_text":"وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"182","turkish_text":"Âlemlerin Rabbi olan Allah’a da hamd olsun!","arabic_text":"وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"36/36-161.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":38,"name":"SÂD SÛRESİ","description":"Sâd suresi, Mekke döneminde inmiş olup 88 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen “Sâd” harfinden almıştır. Kur’an’ın önemine dikkat çekerek başlayan sûrede inkârcıların Kur’an’ın kendilerinden olan birine değil de Muhammed’e gelebileceğine ihtimal vermedikleri anlatılıyor. Hz. Davud ile oğlu Süleyman’ın belli imtihanlardan geçtikten sonra Allah nezdinde yüksek bir makama ulaştıkları ifade ediliyor. Hz. Eyyub, İbrâhim, İshak, Yakup, İsmail, Elyesa ve Zülkifl peygamberlerin hayatlarından kesitler veriliyor. Yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla mümin, sâlih ve takva sahibi kimselerin Allah nezdinde bir olmayacağı anlatılıyor. Allah’a, resulüne ve müminlere karşı saygılı olan kimselerin varacakları cennetin tasviri yapılıyor. Ardından haddi aşanların cehennemdeki durumuna temas ediliyor. Hz. Âdem’in yaratılışı ve İblîs’in ona karşı olan tavrı ayrıntılı biçimde konu ediliyor. Mekkelilerin Müslümanlara yaptığı eziyetlere karşı Müslümanların yumuşak bir üslûpla karşılık vermelerinin emredildiği sûrede ilahi dinin hak olduğunun yakın bir gelecekte herkes tarafından bilineceğine dikkat çekiliyor.","sura_intro_audio":"37/37-a.mp3","verse_count":88,"verses":[{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sâd. Öğüt dolu olan Kur’an’a andolsun ki inkârda direnenler yersiz bir gurura kapılarak (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ﴿٢﴾ صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sâd. Öğüt dolu olan Kur’an’a andolsun ki inkârda direnenler yersiz bir gurura kapılarak (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ﴿٢﴾ صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sâd. Öğüt dolu olan Kur’an’a andolsun ki inkârda direnenler yersiz bir gurura kapılarak (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ﴿٢﴾ صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sâd. Öğüt dolu olan Kur’an’a andolsun ki inkârda direnenler yersiz bir gurura kapılarak (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ﴿٢﴾ صٓ وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlardan önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helak ettik. Ve kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (bize nasıl) yalvarıyorlardı (bir görseydin)!","arabic_text":"كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ فَنَادَوْا وَلَاتَ ح۪ينَ مَنَاصٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlardan önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helak ettik. Ve kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (bize nasıl) yalvarıyorlardı (bir görseydin)!","arabic_text":"كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ فَنَادَوْا وَلَاتَ ح۪ينَ مَنَاصٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlardan önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helak ettik. Ve kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (bize nasıl) yalvarıyorlardı (bir görseydin)!","arabic_text":"كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ فَنَادَوْا وَلَاتَ ح۪ينَ مَنَاصٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlardan önce nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helak ettik. Ve kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (bize nasıl) yalvarıyorlardı (bir görseydin)!","arabic_text":"كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ فَنَادَوْا وَلَاتَ ح۪ينَ مَنَاصٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. O inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu bu çok tuhaf bir şeydir!”","arabic_text":"اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ ﴿٢﴾ وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. O inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu bu çok tuhaf bir şeydir!”","arabic_text":"اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ ﴿٢﴾ وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. O inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu bu çok tuhaf bir şeydir!”","arabic_text":"اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ ﴿٢﴾ وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Aralarından bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. O inkârcılar dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır. O bütün ilahları (reddedip) bir tek ilah olduğunu mu iddia ediyor? Doğrusu bu çok tuhaf bir şeydir!”","arabic_text":"اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ ﴿٢﴾ وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önde gelen bir grup: “Haydi yürüyün (ve varın Muhammed’in üzerine)! İlâhlarınız(a ibadet) konusunda diretin pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin. Yapılacak tek şey budur!”","arabic_text":"وَانْطَلَقَ الْمَلَاُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önde gelen bir grup: “Haydi yürüyün (ve varın Muhammed’in üzerine)! İlâhlarınız(a ibadet) konusunda diretin pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin. Yapılacak tek şey budur!”","arabic_text":"وَانْطَلَقَ الْمَلَاُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önde gelen bir grup: “Haydi yürüyün (ve varın Muhammed’in üzerine)! İlâhlarınız(a ibadet) konusunda diretin pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin. Yapılacak tek şey budur!”","arabic_text":"وَانْطَلَقَ الْمَلَاُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlardan önde gelen bir grup: “Haydi yürüyün (ve varın Muhammed’in üzerine)! İlâhlarınız(a ibadet) konusunda diretin pes etmeyin ve ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin. Yapılacak tek şey budur!”","arabic_text":"وَانْطَلَقَ الْمَلَاُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu biz bu tevhid inancını çağdaş inanç sistemlerinin hiçbirinde duymadık. Bu sırf bir uydurmadır!”","arabic_text":"مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu biz bu tevhid inancını çağdaş inanç sistemlerinin hiçbirinde duymadık. Bu sırf bir uydurmadır!”","arabic_text":"مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu biz bu tevhid inancını çağdaş inanç sistemlerinin hiçbirinde duymadık. Bu sırf bir uydurmadır!”","arabic_text":"مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu biz bu tevhid inancını çağdaş inanç sistemlerinin hiçbirinde duymadık. Bu sırf bir uydurmadır!”","arabic_text":"مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır hayır! Onlar (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar henüz azabımı tatmadılar (tatsalardı böyle yapmazlardı).","arabic_text":"ءَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَاۜ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ ذِكْر۪يۚ بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır hayır! Onlar (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar henüz azabımı tatmadılar (tatsalardı böyle yapmazlardı).","arabic_text":"ءَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَاۜ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ ذِكْر۪يۚ بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır hayır! Onlar (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar henüz azabımı tatmadılar (tatsalardı böyle yapmazlardı).","arabic_text":"ءَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَاۜ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ ذِكْر۪يۚ بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır hayır! Onlar (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar henüz azabımı tatmadılar (tatsalardı böyle yapmazlardı).","arabic_text":"ءَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَاۜ بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ ذِكْر۪يۚ بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ya da göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (göklere) yükselsinler (de Kur’an’ın sana indirilmesine mâni olsunlar) bakalım!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا۠ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْاَسْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ya da göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (göklere) yükselsinler (de Kur’an’ın sana indirilmesine mâni olsunlar) bakalım!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا۠ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْاَسْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ya da göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (göklere) yükselsinler (de Kur’an’ın sana indirilmesine mâni olsunlar) bakalım!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا۠ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْاَسْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ya da göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (göklere) yükselsinler (de Kur’an’ın sana indirilmesine mâni olsunlar) bakalım!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا۠ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْاَسْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar burada ne kadar (sıkı şekilde) bir araya gelmiş olsalar da (hakikati kabule yanaşmazlarsa) bozguna uğratılacaklardır.","arabic_text":"جُنْدٌ مَا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِنَ الْاَحْزَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar burada ne kadar (sıkı şekilde) bir araya gelmiş olsalar da (hakikati kabule yanaşmazlarsa) bozguna uğratılacaklardır.","arabic_text":"جُنْدٌ مَا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِنَ الْاَحْزَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar burada ne kadar (sıkı şekilde) bir araya gelmiş olsalar da (hakikati kabule yanaşmazlarsa) bozguna uğratılacaklardır.","arabic_text":"جُنْدٌ مَا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِنَ الْاَحْزَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar burada ne kadar (sıkı şekilde) bir araya gelmiş olsalar da (hakikati kabule yanaşmazlarsa) bozguna uğratılacaklardır.","arabic_text":"جُنْدٌ مَا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِنَ الْاَحْزَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlardan önce Nuh kavmi Ad kavmi ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavun da yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlardan önce Nuh kavmi Ad kavmi ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavun da yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlardan önce Nuh kavmi Ad kavmi ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavun da yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlardan önce Nuh kavmi Ad kavmi ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavun da yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Semud kavmi Lût kavmi ve Eyke halkı da yalanlamıştı. İşte bunlar da (elçilere) karşı birleşen kabilelerdi.","arabic_text":"وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Semud kavmi Lût kavmi ve Eyke halkı da yalanlamıştı. İşte bunlar da (elçilere) karşı birleşen kabilelerdi.","arabic_text":"وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Semud kavmi Lût kavmi ve Eyke halkı da yalanlamıştı. İşte bunlar da (elçilere) karşı birleşen kabilelerdi.","arabic_text":"وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Semud kavmi Lût kavmi ve Eyke halkı da yalanlamıştı. İşte bunlar da (elçilere) karşı birleşen kabilelerdi.","arabic_text":"وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hepsi de resulleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.","arabic_text":"اِنْ كُلٌّ اِلَّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hepsi de resulleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.","arabic_text":"اِنْ كُلٌّ اِلَّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hepsi de resulleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.","arabic_text":"اِنْ كُلٌّ اِلَّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hepsi de resulleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.","arabic_text":"اِنْ كُلٌّ اِلَّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ve o (hakikati inkâr ede)nleri tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O (vakti gelince) bir an bile gecikmeyecektir.","arabic_text":"وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-15c.mp3","commentary_text":"Sabır sadece Hz. Peygambere değil, aynı zamanda bütün peygamberlere ve bütün inananlara tavsiye ediliyor. Allah, Hz. Davud örneğini verirken sabırla beraber teslimiyete de dikkat çekiyor. Teslimiyetin olmadığı yerde sabır külfet olur. Peygamberler başlarına gelen sıkıntıları, acıları teslimiyetle çözmüş, zorluklara sabırla göğüs germişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ve o (hakikati inkâr ede)nleri tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O (vakti gelince) bir an bile gecikmeyecektir.","arabic_text":"وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-14c.mp3","commentary_text":"Sabır sadece Hz. Peygambere değil, aynı zamanda bütün peygamberlere ve bütün inananlara tavsiye ediliyor. Allah, Hz. Davud örneğini verirken sabırla beraber teslimiyete de dikkat çekiyor. Teslimiyetin olmadığı yerde sabır külfet olur. Peygamberler başlarına gelen sıkıntıları, acıları teslimiyetle çözmüş, zorluklara sabırla göğüs germişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ve o (hakikati inkâr ede)nleri tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O (vakti gelince) bir an bile gecikmeyecektir.","arabic_text":"وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-15c.mp3","commentary_text":"Sabır sadece Hz. Peygambere değil, aynı zamanda bütün peygamberlere ve bütün inananlara tavsiye ediliyor. Allah, Hz. Davud örneğini verirken sabırla beraber teslimiyete de dikkat çekiyor. Teslimiyetin olmadığı yerde sabır külfet olur. Peygamberler başlarına gelen sıkıntıları, acıları teslimiyetle çözmüş, zorluklara sabırla göğüs germişlerdir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ve o (hakikati inkâr ede)nleri tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O (vakti gelince) bir an bile gecikmeyecektir.","arabic_text":"وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-15c.mp3","commentary_text":"Sabır sadece Hz. Peygambere değil, aynı zamanda bütün peygamberlere ve bütün inananlara tavsiye ediliyor. Allah, Hz. Davud örneğini verirken sabırla beraber teslimiyete de dikkat çekiyor. Teslimiyetin olmadığı yerde sabır külfet olur. Peygamberler başlarına gelen sıkıntıları, acıları teslimiyetle çözmüş, zorluklara sabırla göğüs germişlerdir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Müşrikler alay ederek:) “Rabbimiz! Bizim azap payımızı hesap gününden önce ver” diyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-16c.mp3","commentary_text":"Güneşin doğuşunda ve batışında dağların fonksiyonu çok büyüktür. Sabah güneş doğarken dağın arkasından yavaş yavaş gökyüzüne doğru yükselmesi ve günün bütün ihtişamıyla ortaya çıkması, canlılarda hareketlenmeleri, koşuşturmaları başlatır ve hayat bütün canlılığıyla kendini gösterir. Akşam olunca da yine dağın tepesinden arkaya doğru yavaşça süzülmeye başlar ve günün aydınlığı yorgunluğuyla beraber karanlığa teslim olur ve bütün canlılar istirahate çekilmek üzere barınaklarına yönelir. Allah’ın kudret ve ihtişamını dağların dillendirmesi bu şekilde olur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Müşrikler alay ederek:) “Rabbimiz! Bizim azap payımızı hesap gününden önce ver” diyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-15c.mp3","commentary_text":"Güneşin doğuşunda ve batışında dağların fonksiyonu çok büyüktür. Sabah güneş doğarken dağın arkasından yavaş yavaş gökyüzüne doğru yükselmesi ve günün bütün ihtişamıyla ortaya çıkması, canlılarda hareketlenmeleri, koşuşturmaları başlatır ve hayat bütün canlılığıyla kendini gösterir. Akşam olunca da yine dağın tepesinden arkaya doğru yavaşça süzülmeye başlar ve günün aydınlığı yorgunluğuyla beraber karanlığa teslim olur ve bütün canlılar istirahate çekilmek üzere barınaklarına yönelir. Allah’ın kudret ve ihtişamını dağların dillendirmesi bu şekilde olur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Müşrikler alay ederek:) “Rabbimiz! Bizim azap payımızı hesap gününden önce ver” diyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-16c.mp3","commentary_text":"Güneşin doğuşunda ve batışında dağların fonksiyonu çok büyüktür. Sabah güneş doğarken dağın arkasından yavaş yavaş gökyüzüne doğru yükselmesi ve günün bütün ihtişamıyla ortaya çıkması, canlılarda hareketlenmeleri, koşuşturmaları başlatır ve hayat bütün canlılığıyla kendini gösterir. Akşam olunca da yine dağın tepesinden arkaya doğru yavaşça süzülmeye başlar ve günün aydınlığı yorgunluğuyla beraber karanlığa teslim olur ve bütün canlılar istirahate çekilmek üzere barınaklarına yönelir. Allah’ın kudret ve ihtişamını dağların dillendirmesi bu şekilde olur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Müşrikler alay ederek:) “Rabbimiz! Bizim azap payımızı hesap gününden önce ver” diyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-16c.mp3","commentary_text":"Güneşin doğuşunda ve batışında dağların fonksiyonu çok büyüktür. Sabah güneş doğarken dağın arkasından yavaş yavaş gökyüzüne doğru yükselmesi ve günün bütün ihtişamıyla ortaya çıkması, canlılarda hareketlenmeleri, koşuşturmaları başlatır ve hayat bütün canlılığıyla kendini gösterir. Akşam olunca da yine dağın tepesinden arkaya doğru yavaşça süzülmeye başlar ve günün aydınlığı yorgunluğuyla beraber karanlığa teslim olur ve bütün canlılar istirahate çekilmek üzere barınaklarına yönelir. Allah’ın kudret ve ihtişamını dağların dillendirmesi bu şekilde olur."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve (bu konuda) güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u da hatırla! Çünkü o tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve (bu konuda) güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u da hatırla! Çünkü o tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve (bu konuda) güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u da hatırla! Çünkü o tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve (bu konuda) güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud’u da hatırla! Çünkü o tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık. Her sabah ve her akşam onunla birlikte dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirir (işlevlerini yerine getirirler)di.","arabic_text":"اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık. Her sabah ve her akşam onunla birlikte dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirir (işlevlerini yerine getirirler)di.","arabic_text":"اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık. Her sabah ve her akşam onunla birlikte dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirir (işlevlerini yerine getirirler)di.","arabic_text":"اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz dağları onunla birlikte buyruk altına almıştık. Her sabah ve her akşam onunla birlikte dağlar da kudret ve ihtişamımızı dillendirir (işlevlerini yerine getirirler)di.","arabic_text":"اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O’na yönelmişlerdi (Allah’ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!","arabic_text":"وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةًۜ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O’na yönelmişlerdi (Allah’ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!","arabic_text":"وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةًۜ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O’na yönelmişlerdi (Allah’ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!","arabic_text":"وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةًۜ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O’na yönelmişlerdi (Allah’ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!","arabic_text":"وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةًۜ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.","arabic_text":"وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.","arabic_text":"وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.","arabic_text":"وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş ona hikmet ve güzel konuşma yeteneği vermiştik.","arabic_text":"وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Davud’un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki) davacının kıssasından haberin oldu mu?","arabic_text":"وَهَلْ اَتٰيكَ نَبَؤُ۬ا الْخَصْمِۢ اِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Davud’un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki) davacının kıssasından haberin oldu mu?","arabic_text":"وَهَلْ اَتٰيكَ نَبَؤُ۬ا الْخَصْمِۢ اِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Davud’un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki) davacının kıssasından haberin oldu mu?","arabic_text":"وَهَلْ اَتٰيكَ نَبَؤُ۬ا الْخَصْمِۢ اِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Davud’un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki) davacının kıssasından haberin oldu mu?","arabic_text":"وَهَلْ اَتٰيكَ نَبَؤُ۬ا الْخَصْمِۢ اِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hani Davud’un yanına girmişlerdi de Davut onlardan korkmuştu. Onlar: “Korkma! Biz iki davacıyız. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet! Haksızlık etme ve bizi hak yola ilet!” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-22c.mp3","commentary_text":"Hz. Dâvud taraflardan sadece birini dinleyip diğerini dinlemeden karar vermekte acele davrandığı için yanlış yaptığını düşünerek Allah’a tevbe ediyor. Çünkü adalet tek tarafı dinleyerek sağlanamaz. Zira şikayetçi taraf yalan söylemiş ya da bazı detayları gizlemiş olabilir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hani Davud’un yanına girmişlerdi de Davut onlardan korkmuştu. Onlar: “Korkma! Biz iki davacıyız. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet! Haksızlık etme ve bizi hak yola ilet!” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-21c.mp3","commentary_text":"Hz. Dâvud taraflardan sadece birini dinleyip diğerini dinlemeden karar vermekte acele davrandığı için yanlış yaptığını düşünerek Allah’a tevbe ediyor. Çünkü adalet tek tarafı dinleyerek sağlanamaz. Zira şikayetçi taraf yalan söylemiş ya da bazı detayları gizlemiş olabilir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hani Davud’un yanına girmişlerdi de Davut onlardan korkmuştu. Onlar: “Korkma! Biz iki davacıyız. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet! Haksızlık etme ve bizi hak yola ilet!” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-22c.mp3","commentary_text":"Hz. Dâvud taraflardan sadece birini dinleyip diğerini dinlemeden karar vermekte acele davrandığı için yanlış yaptığını düşünerek Allah’a tevbe ediyor. Çünkü adalet tek tarafı dinleyerek sağlanamaz. Zira şikayetçi taraf yalan söylemiş ya da bazı detayları gizlemiş olabilir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hani Davud’un yanına girmişlerdi de Davut onlardan korkmuştu. Onlar: “Korkma! Biz iki davacıyız. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet! Haksızlık etme ve bizi hak yola ilet!” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-22c.mp3","commentary_text":"Hz. Dâvud taraflardan sadece birini dinleyip diğerini dinlemeden karar vermekte acele davrandığı için yanlış yaptığını düşünerek Allah’a tevbe ediyor. Çünkü adalet tek tarafı dinleyerek sağlanamaz. Zira şikayetçi taraf yalan söylemiş ya da bazı detayları gizlemiş olabilir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken: ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَٓا اَخ۪ي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ اَكْفِلْن۪يهَا وَعَزَّن۪ي فِي الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken: ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَٓا اَخ۪ي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ اَكْفِلْن۪يهَا وَعَزَّن۪ي فِي الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken: ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَٓا اَخ۪ي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ اَكْفِلْن۪يهَا وَعَزَّن۪ي فِي الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(İçlerinden biri şöyle dedi:) “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken: ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَٓا اَخ۪ي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ اَكْفِلْن۪يهَا وَعَزَّن۪ي فِي الْخِطَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Davud) dedi ki: “Bu (adam) senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık yapmıştır. Zaten malda ortak pek çok kimse vardır ki birbirlerinin hakkına tecavüz ederler. Ancak iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar da pek azdır.” Davud (bununla) bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken hemen Rabbinden af diledi ve baş eğip iki büklüm bir halde tevbe ederek O’na yöneldi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِه۪ۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْخُلَطَٓاءِ لَيَبْغ۪ي بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَل۪يلٌ مَا هُمْۜ وَظَنَّ دَاوُ۫دُ اَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَاَنَابَ ۩","related_links":[],"audio_path":"37/37-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Davud) dedi ki: “Bu (adam) senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık yapmıştır. Zaten malda ortak pek çok kimse vardır ki birbirlerinin hakkına tecavüz ederler. Ancak iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar da pek azdır.” Davud (bununla) bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken hemen Rabbinden af diledi ve baş eğip iki büklüm bir halde tevbe ederek O’na yöneldi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِه۪ۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْخُلَطَٓاءِ لَيَبْغ۪ي بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَل۪يلٌ مَا هُمْۜ وَظَنَّ دَاوُ۫دُ اَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَاَنَابَ ۩","related_links":[],"audio_path":"37/37-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Davud) dedi ki: “Bu (adam) senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık yapmıştır. Zaten malda ortak pek çok kimse vardır ki birbirlerinin hakkına tecavüz ederler. Ancak iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar da pek azdır.” Davud (bununla) bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken hemen Rabbinden af diledi ve baş eğip iki büklüm bir halde tevbe ederek O’na yöneldi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِه۪ۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْخُلَطَٓاءِ لَيَبْغ۪ي بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَل۪يلٌ مَا هُمْۜ وَظَنَّ دَاوُ۫دُ اَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَاَنَابَ ۩","related_links":[],"audio_path":"37/37-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Davud) dedi ki: “Bu (adam) senin koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık yapmıştır. Zaten malda ortak pek çok kimse vardır ki birbirlerinin hakkına tecavüz ederler. Ancak iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar da pek azdır.” Davud (bununla) bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken hemen Rabbinden af diledi ve baş eğip iki büklüm bir halde tevbe ederek O’na yöneldi.","arabic_text":"قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِه۪ۜ وَاِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْخُلَطَٓاءِ لَيَبْغ۪ي بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَل۪يلٌ مَا هُمْۜ وَظَنَّ دَاوُ۫دُ اَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَاَنَابَ ۩","related_links":[],"audio_path":"37/37-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz de onun bu husustaki hatasını bağışladık. Çünkü onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.","arabic_text":"فَغَفَرْنَا لَهُ ذٰلِكَۜ وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz de onun bu husustaki hatasını bağışladık. Çünkü onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.","arabic_text":"فَغَفَرْنَا لَهُ ذٰلِكَۜ وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz de onun bu husustaki hatasını bağışladık. Çünkü onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.","arabic_text":"فَغَفَرْنَا لَهُ ذٰلِكَۜ وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz de onun bu husustaki hatasını bağışladık. Çünkü onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.","arabic_text":"فَغَفَرْنَا لَهُ ذٰلِكَۜ وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ona dedik ki:) “Ey Davud! Gerçekten Biz seni yeryüzünde halife yaptık. Öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet! Boş arzu ve heveslere uyma! Sonra onlar seni Allah yolundan saptırır. Şurası bir gerçek ki Allah’ın yolundan sapanlar hesap gününü unutmuşlardır ve bu sebeple de kendileri için çok çetin bir azap vardır.”","arabic_text":"يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى فَيُضِلَّكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَضِلُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ona dedik ki:) “Ey Davud! Gerçekten Biz seni yeryüzünde halife yaptık. Öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet! Boş arzu ve heveslere uyma! Sonra onlar seni Allah yolundan saptırır. Şurası bir gerçek ki Allah’ın yolundan sapanlar hesap gününü unutmuşlardır ve bu sebeple de kendileri için çok çetin bir azap vardır.”","arabic_text":"يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى فَيُضِلَّكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَضِلُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ona dedik ki:) “Ey Davud! Gerçekten Biz seni yeryüzünde halife yaptık. Öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet! Boş arzu ve heveslere uyma! Sonra onlar seni Allah yolundan saptırır. Şurası bir gerçek ki Allah’ın yolundan sapanlar hesap gününü unutmuşlardır ve bu sebeple de kendileri için çok çetin bir azap vardır.”","arabic_text":"يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى فَيُضِلَّكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَضِلُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Ona dedik ki:) “Ey Davud! Gerçekten Biz seni yeryüzünde halife yaptık. Öyleyse insanlar arasında adaletle hükmet! Boş arzu ve heveslere uyma! Sonra onlar seni Allah yolundan saptırır. Şurası bir gerçek ki Allah’ın yolundan sapanlar hesap gününü unutmuşlardır ve bu sebeple de kendileri için çok çetin bir azap vardır.”","arabic_text":"يَا دَاوُ۫دُ اِنَّا جَعَلْنَاكَ خَل۪يفَةً فِي الْاَرْضِ فَاحْكُمْ بَيْنَ النَّاسِ بِالْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ الْهَوٰى فَيُضِلَّكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَضِلُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا نَسُوا يَوْمَ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkârcıların kuruntusudur. Vay o inkârcıların ateşteki haline!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلًاۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ","related_links":["21/16","44/38"],"audio_path":"37/37-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkârcıların kuruntusudur. Vay o inkârcıların ateşteki haline!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلًاۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ","related_links":["21/16","44/38"],"audio_path":"37/37-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkârcıların kuruntusudur. Vay o inkârcıların ateşteki haline!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلًاۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ","related_links":["21/16","44/38"],"audio_path":"37/37-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Biz göğü yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkârcıların kuruntusudur. Vay o inkârcıların ateşteki haline!","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلًاۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ","related_links":["21/16","44/38"],"audio_path":"37/37-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutsaydık? Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları yoldan sapmışlarla bir mi saysaydık?","arabic_text":"اَمْ نَجْعَلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِد۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ اَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّق۪ينَ كَالْفُجَّارِ","related_links":["45/21","59/20"],"audio_path":"37/37-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutsaydık? Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları yoldan sapmışlarla bir mi saysaydık?","arabic_text":"اَمْ نَجْعَلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِد۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ اَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّق۪ينَ كَالْفُجَّارِ","related_links":["45/21","59/20"],"audio_path":"37/37-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutsaydık? Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları yoldan sapmışlarla bir mi saysaydık?","arabic_text":"اَمْ نَجْعَلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِد۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ اَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّق۪ينَ كَالْفُجَّارِ","related_links":["45/21","59/20"],"audio_path":"37/37-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlarla bir mi tutsaydık? Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları yoldan sapmışlarla bir mi saysaydık?","arabic_text":"اَمْ نَجْعَلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِد۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ اَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّق۪ينَ كَالْفُجَّارِ","related_links":["45/21","59/20"],"audio_path":"37/37-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bu Kur’an) ayetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz bereketli bir kitaptır.","arabic_text":"كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-29c.mp3","commentary_text":"Atın üç ayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir. Bu duruşu gerçekleştiren ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “koşuda hızlı olan cins at” demektir. Dolaysıyla buradaki “safinat” duruştaki asaleti, “ciyad” da gidişteki sürati ifade etmektedir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bu Kur’an) ayetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz bereketli bir kitaptır.","arabic_text":"كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-28c.mp3","commentary_text":"Atın üç ayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir. Bu duruşu gerçekleştiren ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “koşuda hızlı olan cins at” demektir. Dolaysıyla buradaki “safinat” duruştaki asaleti, “ciyad” da gidişteki sürati ifade etmektedir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bu Kur’an) ayetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz bereketli bir kitaptır.","arabic_text":"كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-29c.mp3","commentary_text":"Atın üç ayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir. Bu duruşu gerçekleştiren ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “koşuda hızlı olan cins at” demektir. Dolaysıyla buradaki “safinat” duruştaki asaleti, “ciyad” da gidişteki sürati ifade etmektedir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bu Kur’an) ayetlerini iyice düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz bereketli bir kitaptır.","arabic_text":"كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-29c.mp3","commentary_text":"Atın üç ayağını basıp birinin tırnağını dikerek duruşuna “sufun” denilir. Bu duruşu gerçekleştiren ata “safin”, çoğuluna da “safinat” denilir. “Ciyad” ise, “koşuda hızlı olan cins at” demektir. Dolaysıyla buradaki “safinat” duruştaki asaleti, “ciyad” da gidişteki sürati ifade etmektedir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Biz Davud’a (oğul olarak) Süleyman’ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! O her daim hayatını Allah’a göre yaşardı.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Biz Davud’a (oğul olarak) Süleyman’ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! O her daim hayatını Allah’a göre yaşardı.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Biz Davud’a (oğul olarak) Süleyman’ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! O her daim hayatını Allah’a göre yaşardı.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Biz Davud’a (oğul olarak) Süleyman’ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! O her daim hayatını Allah’a göre yaşardı.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hani gün batımına doğru kendisine (cihad için beslenen) durduklarında sakin koştuklarında süratli safkan atlar sunulmuştu.","arabic_text":"اِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hani gün batımına doğru kendisine (cihad için beslenen) durduklarında sakin koştuklarında süratli safkan atlar sunulmuştu.","arabic_text":"اِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hani gün batımına doğru kendisine (cihad için beslenen) durduklarında sakin koştuklarında süratli safkan atlar sunulmuştu.","arabic_text":"اِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Hani gün batımına doğru kendisine (cihad için beslenen) durduklarında sakin koştuklarında süratli safkan atlar sunulmuştu.","arabic_text":"اِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onları bir süre izleyen Süleyman) “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ٓي اَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَنْ ذِكْرِ رَبّ۪يۚ حَتّٰى تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ۠","related_links":[],"audio_path":"37/37-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-32c.mp3","commentary_text":"Tefsir ulemasının çoğu, Hz. Süleyman’ın tahtı üzerine konan cesedin, bizzat kendi bedenine ve mecazî olarak krallık otoritesine işaret ettiğini iddia eder. Çünkü bu otorite, Allah’ın koyduğu ahlakî değerlerden beslenmediği sürece cansız bir bedenden faksızdır. Ayrıca, klasik Arapçada, ahlakî değerlerden yoksunluğun zaafa uğrattığı kişi, “cansız bir beden” olarak da tanımlanır. Allah kimine çok vererek, kimine az vererek, kimini de verdiklerini geri alarak sınavdan geçirir. Hz. Süleyman da çoklukla sınavdan geçirildi. Ayetlerden anlaşıldığına göre ufak tefek tökezlemeler yaşadıysa da hiçbir zaman isyan derecesinde şımarıp haddi aşanlardan olmadı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onları bir süre izleyen Süleyman) “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ٓي اَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَنْ ذِكْرِ رَبّ۪يۚ حَتّٰى تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ۠","related_links":[],"audio_path":"37/37-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-31c.mp3","commentary_text":"Tefsir ulemasının çoğu, Hz. Süleyman’ın tahtı üzerine konan cesedin, bizzat kendi bedenine ve mecazî olarak krallık otoritesine işaret ettiğini iddia eder. Çünkü bu otorite, Allah’ın koyduğu ahlakî değerlerden beslenmediği sürece cansız bir bedenden faksızdır. Ayrıca, klasik Arapçada, ahlakî değerlerden yoksunluğun zaafa uğrattığı kişi, “cansız bir beden” olarak da tanımlanır. Allah kimine çok vererek, kimine az vererek, kimini de verdiklerini geri alarak sınavdan geçirir. Hz. Süleyman da çoklukla sınavdan geçirildi. Ayetlerden anlaşıldığına göre ufak tefek tökezlemeler yaşadıysa da hiçbir zaman isyan derecesinde şımarıp haddi aşanlardan olmadı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onları bir süre izleyen Süleyman) “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ٓي اَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَنْ ذِكْرِ رَبّ۪يۚ حَتّٰى تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ۠","related_links":[],"audio_path":"37/37-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-32c.mp3","commentary_text":"Tefsir ulemasının çoğu, Hz. Süleyman’ın tahtı üzerine konan cesedin, bizzat kendi bedenine ve mecazî olarak krallık otoritesine işaret ettiğini iddia eder. Çünkü bu otorite, Allah’ın koyduğu ahlakî değerlerden beslenmediği sürece cansız bir bedenden faksızdır. Ayrıca, klasik Arapçada, ahlakî değerlerden yoksunluğun zaafa uğrattığı kişi, “cansız bir beden” olarak da tanımlanır. Allah kimine çok vererek, kimine az vererek, kimini de verdiklerini geri alarak sınavdan geçirir. Hz. Süleyman da çoklukla sınavdan geçirildi. Ayetlerden anlaşıldığına göre ufak tefek tökezlemeler yaşadıysa da hiçbir zaman isyan derecesinde şımarıp haddi aşanlardan olmadı."},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Onları bir süre izleyen Süleyman) “Benim bu atlara olan sevgim Rabbimi hatırlattıkları (ve O’nun adını yaymaya hizmet ettikleri) içindir.” dedi. Ve atlar gözden kayboluncaya kadar (onları izlemeye devam etti). Ardından:","arabic_text":"فَقَالَ اِنّ۪ٓي اَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَنْ ذِكْرِ رَبّ۪يۚ حَتّٰى تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ۠","related_links":[],"audio_path":"37/37-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-32c.mp3","commentary_text":"Tefsir ulemasının çoğu, Hz. Süleyman’ın tahtı üzerine konan cesedin, bizzat kendi bedenine ve mecazî olarak krallık otoritesine işaret ettiğini iddia eder. Çünkü bu otorite, Allah’ın koyduğu ahlakî değerlerden beslenmediği sürece cansız bir bedenden faksızdır. Ayrıca, klasik Arapçada, ahlakî değerlerden yoksunluğun zaafa uğrattığı kişi, “cansız bir beden” olarak da tanımlanır. Allah kimine çok vererek, kimine az vererek, kimini de verdiklerini geri alarak sınavdan geçirir. Hz. Süleyman da çoklukla sınavdan geçirildi. Ayetlerden anlaşıldığına göre ufak tefek tökezlemeler yaşadıysa da hiçbir zaman isyan derecesinde şımarıp haddi aşanlardan olmadı."},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.","arabic_text":"رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.","arabic_text":"رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.","arabic_text":"رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.","arabic_text":"رُدُّوهَا عَلَيَّۜ فَطَفِقَ مَسْحًا بِالسُّوقِ وَالْاَعْنَاقِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun biz Süleyman’ı imtihan ettik tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun biz Süleyman’ı imtihan ettik tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun biz Süleyman’ı imtihan ettik tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Andolsun biz Süleyman’ı imtihan ettik tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Süleyman:) “Rabbim beni bağışla! Bana (Sen’in yolunda) hizmet için öyle bir hükümdarlık lütfet ki benden sonra kimseye nasip olmasın. Şüphesiz ki Sen bütün isteklere (dualara) karşılık verensin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Süleyman:) “Rabbim beni bağışla! Bana (Sen’in yolunda) hizmet için öyle bir hükümdarlık lütfet ki benden sonra kimseye nasip olmasın. Şüphesiz ki Sen bütün isteklere (dualara) karşılık verensin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Süleyman:) “Rabbim beni bağışla! Bana (Sen’in yolunda) hizmet için öyle bir hükümdarlık lütfet ki benden sonra kimseye nasip olmasın. Şüphesiz ki Sen bütün isteklere (dualara) karşılık verensin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(Süleyman:) “Rabbim beni bağışla! Bana (Sen’in yolunda) hizmet için öyle bir hükümdarlık lütfet ki benden sonra kimseye nasip olmasın. Şüphesiz ki Sen bütün isteklere (dualara) karşılık verensin.”","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı hizmetine sunduk. Rüzgâr O’nun emri altında ve dilediği yere tatlı tatlı eserdi.","arabic_text":"فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-36c.mp3","commentary_text":"“Başkalarını” ifadesi, isyancı kabileler için kullanılmış olabilir. Protestoya ve bozgunculuğa meydan verilmemesi için zincirlerle bağlanarak kontrol altına alınmışlar."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı hizmetine sunduk. Rüzgâr O’nun emri altında ve dilediği yere tatlı tatlı eserdi.","arabic_text":"فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-35c.mp3","commentary_text":"“Başkalarını” ifadesi, isyancı kabileler için kullanılmış olabilir. Protestoya ve bozgunculuğa meydan verilmemesi için zincirlerle bağlanarak kontrol altına alınmışlar."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı hizmetine sunduk. Rüzgâr O’nun emri altında ve dilediği yere tatlı tatlı eserdi.","arabic_text":"فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-36c.mp3","commentary_text":"“Başkalarını” ifadesi, isyancı kabileler için kullanılmış olabilir. Protestoya ve bozgunculuğa meydan verilmemesi için zincirlerle bağlanarak kontrol altına alınmışlar."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz de (duasını kabul ettik ve) rüzgârı hizmetine sunduk. Rüzgâr O’nun emri altında ve dilediği yere tatlı tatlı eserdi.","arabic_text":"فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-36c.mp3","commentary_text":"“Başkalarını” ifadesi, isyancı kabileler için kullanılmış olabilir. Protestoya ve bozgunculuğa meydan verilmemesi için zincirlerle bağlanarak kontrol altına alınmışlar."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Her biri bina inşa etsin ve (kıymetli taşlar çıkarmak için) dalgıçlık yapsın diye şeytanları (cinleri) de (emrimiz altında hizmetine verdik).","arabic_text":"وَالشَّيَاط۪ينَ كُلَّ بَنَّٓاءٍ وَغَوَّاصٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Her biri bina inşa etsin ve (kıymetli taşlar çıkarmak için) dalgıçlık yapsın diye şeytanları (cinleri) de (emrimiz altında hizmetine verdik).","arabic_text":"وَالشَّيَاط۪ينَ كُلَّ بَنَّٓاءٍ وَغَوَّاصٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Her biri bina inşa etsin ve (kıymetli taşlar çıkarmak için) dalgıçlık yapsın diye şeytanları (cinleri) de (emrimiz altında hizmetine verdik).","arabic_text":"وَالشَّيَاط۪ينَ كُلَّ بَنَّٓاءٍ وَغَوَّاصٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Her biri bina inşa etsin ve (kıymetli taşlar çıkarmak için) dalgıçlık yapsın diye şeytanları (cinleri) de (emrimiz altında hizmetine verdik).","arabic_text":"وَالشَّيَاط۪ينَ كُلَّ بَنَّٓاءٍ وَغَوَّاصٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve (zarar vermemeleri için) zincirlerle birbirine bağlanmış (cinler gibi) başkalarını da (onun emrine verdik).","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve (zarar vermemeleri için) zincirlerle birbirine bağlanmış (cinler gibi) başkalarını da (onun emrine verdik).","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve (zarar vermemeleri için) zincirlerle birbirine bağlanmış (cinler gibi) başkalarını da (onun emrine verdik).","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve (zarar vermemeleri için) zincirlerle birbirine bağlanmış (cinler gibi) başkalarını da (onun emrine verdik).","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim sana lütfumuzdur. İstersen sen de (eksilir endişesine kapılmadan ve) hiçbir hesap yapmadan onlardan başkasına verebilirsin istersen hiç vermezsin. Her iki durumda da sorguya çekilecek değilsin.”","arabic_text":"هٰذَا عَطَٓاؤُ۬نَا فَامْنُنْ اَوْ اَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-39c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub, malını, ailesini ve sağlığını kaybederek büyük bir imtihandan geçmişti. “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diyerek Rabbine dua etmişti. Hz. Eyyub yıllar süren dertlere, acılara karşı sabır ve metanetinden bir şey kaybetmemişti. Ancak Şeytan onun bu durumdan yararlanarak ona vesvese yoluyla çekilmez acılar yaşatmıştı. Hz. Eyyub yaşadığı bu acılardan değil şeytanın vesvesesinden bıkmıştı. İşte Hz. Eyyub  bu ıstırabı dile getirerek azabı şeytana nispet etmişti."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim sana lütfumuzdur. İstersen sen de (eksilir endişesine kapılmadan ve) hiçbir hesap yapmadan onlardan başkasına verebilirsin istersen hiç vermezsin. Her iki durumda da sorguya çekilecek değilsin.”","arabic_text":"هٰذَا عَطَٓاؤُ۬نَا فَامْنُنْ اَوْ اَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-38c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub, malını, ailesini ve sağlığını kaybederek büyük bir imtihandan geçmişti. “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diyerek Rabbine dua etmişti. Hz. Eyyub yıllar süren dertlere, acılara karşı sabır ve metanetinden bir şey kaybetmemişti. Ancak Şeytan onun bu durumdan yararlanarak ona vesvese yoluyla çekilmez acılar yaşatmıştı. Hz. Eyyub yaşadığı bu acılardan değil şeytanın vesvesesinden bıkmıştı. İşte Hz. Eyyub  bu ıstırabı dile getirerek azabı şeytana nispet etmişti."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim sana lütfumuzdur. İstersen sen de (eksilir endişesine kapılmadan ve) hiçbir hesap yapmadan onlardan başkasına verebilirsin istersen hiç vermezsin. Her iki durumda da sorguya çekilecek değilsin.”","arabic_text":"هٰذَا عَطَٓاؤُ۬نَا فَامْنُنْ اَوْ اَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-39c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub, malını, ailesini ve sağlığını kaybederek büyük bir imtihandan geçmişti. “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diyerek Rabbine dua etmişti. Hz. Eyyub yıllar süren dertlere, acılara karşı sabır ve metanetinden bir şey kaybetmemişti. Ancak Şeytan onun bu durumdan yararlanarak ona vesvese yoluyla çekilmez acılar yaşatmıştı. Hz. Eyyub yaşadığı bu acılardan değil şeytanın vesvesesinden bıkmıştı. İşte Hz. Eyyub  bu ıstırabı dile getirerek azabı şeytana nispet etmişti."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim sana lütfumuzdur. İstersen sen de (eksilir endişesine kapılmadan ve) hiçbir hesap yapmadan onlardan başkasına verebilirsin istersen hiç vermezsin. Her iki durumda da sorguya çekilecek değilsin.”","arabic_text":"هٰذَا عَطَٓاؤُ۬نَا فَامْنُنْ اَوْ اَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-39c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyyub, malını, ailesini ve sağlığını kaybederek büyük bir imtihandan geçmişti. “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diyerek Rabbine dua etmişti. Hz. Eyyub yıllar süren dertlere, acılara karşı sabır ve metanetinden bir şey kaybetmemişti. Ancak Şeytan onun bu durumdan yararlanarak ona vesvese yoluyla çekilmez acılar yaşatmıştı. Hz. Eyyub yaşadığı bu acılardan değil şeytanın vesvesesinden bıkmıştı. İşte Hz. Eyyub  bu ıstırabı dile getirerek azabı şeytana nispet etmişti."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşkusuz onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşkusuz onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşkusuz onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kuşkusuz onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub’u da hatırla! Hani o Rabbine: “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diye seslenmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub’u da hatırla! Hani o Rabbine: “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diye seslenmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub’u da hatırla! Hani o Rabbine: “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diye seslenmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub’u da hatırla! Hani o Rabbine: “(Rabbim!) Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissi vermektedir!” diye seslenmişti.","arabic_text":"وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bunun üzerine kendisine:) “Ayağını (yere) vur: İşte yıkanabileceğin ve içebileceğin bir soğuk su!” dedik.","arabic_text":"اُرْكُضْ بِرِجْلِكَۚ هٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-42c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki gecikmeden dolayı karısı yüz değneği hak etmemişti ve üstelik kocasına karşı da hizmette ve saygıda kusursuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e kolaylık göstermişti. Yüz değneği (sapı) bir araya getirip eşine vurmakla yemin yerine gelecekti. Böylece, Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, ruhsat meselesi olarak içtihada dayanak olmuştur. Bazıları bu durumu Allah’a hile yapmayı yakıştırmak olarak değerlendirse de bu doğru değildir. Zira bu yol yeminleri yerine getirmenin farklı bir versiyonudur. Burada esas olan Hz. Eyyub’un şahsında olduğu gibi kişinin Allah’a karşı sorumluluğunda hassasiyet gösterdiğini ve insanî ilişkilerde duyarlı ve bilinçli olduğunu ortaya koymasıdır. Yeminlerdeki maksat da zaten budur. Allah’ın koyduğu kurallar ceza vermeye değil, öğretmeye, eğitmeye, terbiye etmeye, kemâle erdirmeye matuftur."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bunun üzerine kendisine:) “Ayağını (yere) vur: İşte yıkanabileceğin ve içebileceğin bir soğuk su!” dedik.","arabic_text":"اُرْكُضْ بِرِجْلِكَۚ هٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-41c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki gecikmeden dolayı karısı yüz değneği hak etmemişti ve üstelik kocasına karşı da hizmette ve saygıda kusursuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e kolaylık göstermişti. Yüz değneği (sapı) bir araya getirip eşine vurmakla yemin yerine gelecekti. Böylece, Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, ruhsat meselesi olarak içtihada dayanak olmuştur. Bazıları bu durumu Allah’a hile yapmayı yakıştırmak olarak değerlendirse de bu doğru değildir. Zira bu yol yeminleri yerine getirmenin farklı bir versiyonudur. Burada esas olan Hz. Eyyub’un şahsında olduğu gibi kişinin Allah’a karşı sorumluluğunda hassasiyet gösterdiğini ve insanî ilişkilerde duyarlı ve bilinçli olduğunu ortaya koymasıdır. Yeminlerdeki maksat da zaten budur. Allah’ın koyduğu kurallar ceza vermeye değil, öğretmeye, eğitmeye, terbiye etmeye, kemâle erdirmeye matuftur."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bunun üzerine kendisine:) “Ayağını (yere) vur: İşte yıkanabileceğin ve içebileceğin bir soğuk su!” dedik.","arabic_text":"اُرْكُضْ بِرِجْلِكَۚ هٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-42c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki gecikmeden dolayı karısı yüz değneği hak etmemişti ve üstelik kocasına karşı da hizmette ve saygıda kusursuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e kolaylık göstermişti. Yüz değneği (sapı) bir araya getirip eşine vurmakla yemin yerine gelecekti. Böylece, Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, ruhsat meselesi olarak içtihada dayanak olmuştur. Bazıları bu durumu Allah’a hile yapmayı yakıştırmak olarak değerlendirse de bu doğru değildir. Zira bu yol yeminleri yerine getirmenin farklı bir versiyonudur. Burada esas olan Hz. Eyyub’un şahsında olduğu gibi kişinin Allah’a karşı sorumluluğunda hassasiyet gösterdiğini ve insanî ilişkilerde duyarlı ve bilinçli olduğunu ortaya koymasıdır. Yeminlerdeki maksat da zaten budur. Allah’ın koyduğu kurallar ceza vermeye değil, öğretmeye, eğitmeye, terbiye etmeye, kemâle erdirmeye matuftur."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Bunun üzerine kendisine:) “Ayağını (yere) vur: İşte yıkanabileceğin ve içebileceğin bir soğuk su!” dedik.","arabic_text":"اُرْكُضْ بِرِجْلِكَۚ هٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-42c.mp3","commentary_text":"Hz. Eyüp, gittiği yerden gelmek için geciken karısına çok kızıp, iyileştiği zaman yüz değnek vuracağına dair yemin etmişti. Hâlbuki gecikmeden dolayı karısı yüz değneği hak etmemişti ve üstelik kocasına karşı da hizmette ve saygıda kusursuzdu. Allah, yemininden dolayı günahkâr olmasın diye Hz. Eyüp’e kolaylık göstermişti. Yüz değneği (sapı) bir araya getirip eşine vurmakla yemin yerine gelecekti. Böylece, Hz. Eyüp’e gösterilen bu yol, ruhsat meselesi olarak içtihada dayanak olmuştur. Bazıları bu durumu Allah’a hile yapmayı yakıştırmak olarak değerlendirse de bu doğru değildir. Zira bu yol yeminleri yerine getirmenin farklı bir versiyonudur. Burada esas olan Hz. Eyyub’un şahsında olduğu gibi kişinin Allah’a karşı sorumluluğunda hassasiyet gösterdiğini ve insanî ilişkilerde duyarlı ve bilinçli olduğunu ortaya koymasıdır. Yeminlerdeki maksat da zaten budur. Allah’ın koyduğu kurallar ceza vermeye değil, öğretmeye, eğitmeye, terbiye etmeye, kemâle erdirmeye matuftur."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Biz ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahipleri için bir öğüt olmak üzere (kendisini terk eden) yakın çevresini ve onlarla beraber bir kat daha fazlasını bahşettik.","arabic_text":"وَوَهَبْنَا لَهُٓ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ve sonunda ona dedik ki:) “Eline bir deste (sap) al böylece onunla vur ve yeminini bozma!” Gerçekten biz onu sabredici bulduk. O ne güzel kuldu. Çünkü O tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًاۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ve sonunda ona dedik ki:) “Eline bir deste (sap) al böylece onunla vur ve yeminini bozma!” Gerçekten biz onu sabredici bulduk. O ne güzel kuldu. Çünkü O tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًاۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ve sonunda ona dedik ki:) “Eline bir deste (sap) al böylece onunla vur ve yeminini bozma!” Gerçekten biz onu sabredici bulduk. O ne güzel kuldu. Çünkü O tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًاۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ve sonunda ona dedik ki:) “Eline bir deste (sap) al böylece onunla vur ve yeminini bozma!” Gerçekten biz onu sabredici bulduk. O ne güzel kuldu. Çünkü O tam bir teslimiyetle sürekli Allah’a yöneliş halinde idi.","arabic_text":"وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًاۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Güçlü ve basiretli kullarımız İbra-him’i İshak’ı ve Yakub’u da hatırla!","arabic_text":"وَاذْكُرْ عِبَادَنَٓا اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ اُو۬لِي الْاَيْد۪ي وَالْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Güçlü ve basiretli kullarımız İbra-him’i İshak’ı ve Yakub’u da hatırla!","arabic_text":"وَاذْكُرْ عِبَادَنَٓا اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ اُو۬لِي الْاَيْد۪ي وَالْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Güçlü ve basiretli kullarımız İbra-him’i İshak’ı ve Yakub’u da hatırla!","arabic_text":"وَاذْكُرْ عِبَادَنَٓا اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ اُو۬لِي الْاَيْد۪ي وَالْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Güçlü ve basiretli kullarımız İbra-him’i İshak’ı ve Yakub’u da hatırla!","arabic_text":"وَاذْكُرْ عِبَادَنَٓا اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ اُو۬لِي الْاَيْد۪ي وَالْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çünkü onlar bizim katımızda seçkin ve erdemli kimselerdir.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ عِنْدَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْاَخْيَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çünkü onlar bizim katımızda seçkin ve erdemli kimselerdir.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ عِنْدَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْاَخْيَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çünkü onlar bizim katımızda seçkin ve erdemli kimselerdir.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ عِنْدَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْاَخْيَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Çünkü onlar bizim katımızda seçkin ve erdemli kimselerdir.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ عِنْدَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْاَخْيَارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine sana örnek olarak) İsmail’i Elyesa’yı ve Zülkifl’i de hatırla. Çünkü onların hepsi de dürüst ve erdemli insanlardı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَا الْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine sana örnek olarak) İsmail’i Elyesa’yı ve Zülkifl’i de hatırla. Çünkü onların hepsi de dürüst ve erdemli insanlardı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَا الْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine sana örnek olarak) İsmail’i Elyesa’yı ve Zülkifl’i de hatırla. Çünkü onların hepsi de dürüst ve erdemli insanlardı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَا الْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Yine sana örnek olarak) İsmail’i Elyesa’yı ve Zülkifl’i de hatırla. Çünkü onların hepsi de dürüst ve erdemli insanlardı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَذَا الْكِفْلِۜ وَكُلٌّ مِنَ الْاَخْيَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"İşte bu (mesaj) bir öğüttür! Doğrusu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette güzel bir dönüş yeri ve kapıları onlar için ardına kadar açık olan sonsuz mutluluk esenlik cennetleri vardır.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ ﴿٢﴾ هٰذَا ذِكْرٌۜ وَاِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"İşte bu (mesaj) bir öğüttür! Doğrusu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette güzel bir dönüş yeri ve kapıları onlar için ardına kadar açık olan sonsuz mutluluk esenlik cennetleri vardır.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ ﴿٢﴾ هٰذَا ذِكْرٌۜ وَاِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"İşte bu (mesaj) bir öğüttür! Doğrusu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette güzel bir dönüş yeri ve kapıları onlar için ardına kadar açık olan sonsuz mutluluk esenlik cennetleri vardır.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ ﴿٢﴾ هٰذَا ذِكْرٌۜ وَاِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"İşte bu (mesaj) bir öğüttür! Doğrusu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette güzel bir dönüş yeri ve kapıları onlar için ardına kadar açık olan sonsuz mutluluk esenlik cennetleri vardır.","arabic_text":"جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ ﴿٢﴾ هٰذَا ذِكْرٌۜ وَاِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Orada uzanıp dinlenecekler (ve) her tür meyveyi ve içeceği (serbestçe) isteyebilecekler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا يَدْعُونَ ف۪يهَا بِفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍ وَشَرَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Orada uzanıp dinlenecekler (ve) her tür meyveyi ve içeceği (serbestçe) isteyebilecekler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا يَدْعُونَ ف۪يهَا بِفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍ وَشَرَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Orada uzanıp dinlenecekler (ve) her tür meyveyi ve içeceği (serbestçe) isteyebilecekler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا يَدْعُونَ ف۪يهَا بِفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍ وَشَرَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Orada uzanıp dinlenecekler (ve) her tür meyveyi ve içeceği (serbestçe) isteyebilecekler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا يَدْعُونَ ف۪يهَا بِفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍ وَشَرَابٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve yanlarında kendilerine denk gözü başkasında olmayan (eşler) bulunacak.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve yanlarında kendilerine denk gözü başkasında olmayan (eşler) bulunacak.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve yanlarında kendilerine denk gözü başkasında olmayan (eşler) bulunacak.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ve yanlarında kendilerine denk gözü başkasında olmayan (eşler) bulunacak.","arabic_text":"وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte bunlar hesap günü için size vaad edilenlerdir.","arabic_text":"هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte bunlar hesap günü için size vaad edilenlerdir.","arabic_text":"هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte bunlar hesap günü için size vaad edilenlerdir.","arabic_text":"هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"İşte bunlar hesap günü için size vaad edilenlerdir.","arabic_text":"هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte bu (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte bu (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte bu (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte bu (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Bu (nimetler dürüst ve erdemliler içindir). Doğruluk ve dürüstlük sınırlarını aşanları ise en kötü bir akıbet beklemektedir. Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمِهَادُ ﴿٢﴾ هٰذَاۜ وَاِنَّ لِلطَّاغ۪ينَ لَشَرَّ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Bu (nimetler dürüst ve erdemliler içindir). Doğruluk ve dürüstlük sınırlarını aşanları ise en kötü bir akıbet beklemektedir. Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمِهَادُ ﴿٢﴾ هٰذَاۜ وَاِنَّ لِلطَّاغ۪ينَ لَشَرَّ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Bu (nimetler dürüst ve erdemliler içindir). Doğruluk ve dürüstlük sınırlarını aşanları ise en kötü bir akıbet beklemektedir. Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمِهَادُ ﴿٢﴾ هٰذَاۜ وَاِنَّ لِلطَّاغ۪ينَ لَشَرَّ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55-56","turkish_text":"Bu (nimetler dürüst ve erdemliler içindir). Doğruluk ve dürüstlük sınırlarını aşanları ise en kötü bir akıbet beklemektedir. Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!","arabic_text":"جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمِهَادُ ﴿٢﴾ هٰذَاۜ وَاِنَّ لِلطَّاغ۪ينَ لَشَرَّ مَاٰبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İşte bu (böyleleri içindir)! Öyleyse bırak yakıcı bir ümitsizliği ve iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar.","arabic_text":"هٰذَاۙ فَلْيَذُوقُوهُ حَم۪يمٌ وَغَسَّاقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İşte bu (böyleleri içindir)! Öyleyse bırak yakıcı bir ümitsizliği ve iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar.","arabic_text":"هٰذَاۙ فَلْيَذُوقُوهُ حَم۪يمٌ وَغَسَّاقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İşte bu (böyleleri içindir)! Öyleyse bırak yakıcı bir ümitsizliği ve iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar.","arabic_text":"هٰذَاۙ فَلْيَذُوقُوهُ حَم۪يمٌ وَغَسَّاقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"İşte bu (böyleleri içindir)! Öyleyse bırak yakıcı bir ümitsizliği ve iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar.","arabic_text":"هٰذَاۙ فَلْيَذُوقُوهُ حَم۪يمٌ وَغَسَّاقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.","arabic_text":"وَاٰخَرُ مِنْ شَكْلِه۪ٓ اَزْوَاجٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.","arabic_text":"وَاٰخَرُ مِنْ شَكْلِه۪ٓ اَزْوَاجٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.","arabic_text":"وَاٰخَرُ مِنْ شَكْلِه۪ٓ اَزْوَاجٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.","arabic_text":"وَاٰخَرُ مِنْ شَكْلِه۪ٓ اَزْوَاجٌۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârda ve isyanda başı çekenlere cehennemde şöyle denecek:) “İşte (dünyada size uyup da peşinizden gelen ve) sizinle beraber (cehenneme) girecek olan bir topluluk.” (Başı çekenler de şöyle diyecekler:) “Rahat yüzü görmesin onlar! Elbette onlar da (bizim gibi) ateşe girecek ve orada yanıp kavrulacaklardır.”","arabic_text":"هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârda ve isyanda başı çekenlere cehennemde şöyle denecek:) “İşte (dünyada size uyup da peşinizden gelen ve) sizinle beraber (cehenneme) girecek olan bir topluluk.” (Başı çekenler de şöyle diyecekler:) “Rahat yüzü görmesin onlar! Elbette onlar da (bizim gibi) ateşe girecek ve orada yanıp kavrulacaklardır.”","arabic_text":"هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârda ve isyanda başı çekenlere cehennemde şöyle denecek:) “İşte (dünyada size uyup da peşinizden gelen ve) sizinle beraber (cehenneme) girecek olan bir topluluk.” (Başı çekenler de şöyle diyecekler:) “Rahat yüzü görmesin onlar! Elbette onlar da (bizim gibi) ateşe girecek ve orada yanıp kavrulacaklardır.”","arabic_text":"هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(İnkârda ve isyanda başı çekenlere cehennemde şöyle denecek:) “İşte (dünyada size uyup da peşinizden gelen ve) sizinle beraber (cehenneme) girecek olan bir topluluk.” (Başı çekenler de şöyle diyecekler:) “Rahat yüzü görmesin onlar! Elbette onlar da (bizim gibi) ateşe girecek ve orada yanıp kavrulacaklardır.”","arabic_text":"هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Kendilerine uyanlar da:) “Hayır asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْۜ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Kendilerine uyanlar da:) “Hayır asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْۜ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Kendilerine uyanlar da:) “Hayır asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْۜ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"(Kendilerine uyanlar da:) “Hayır asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْۜ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Ey Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse ateşte onun azabını kat kat artır” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Ey Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse ateşte onun azabını kat kat artır” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Ey Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse ateşte onun azabını kat kat artır” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Ey Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse ateşte onun azabını kat kat artır” diyecekler.","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Cehennemlikler inananları kastederek) şöyle diyecekler: “Dünyada kendilerini kötü (ve değersiz) saydığımız birtakım insanları (burada) neden görmüyoruz?","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرٰى رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْاَشْرَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Cehennemlikler inananları kastederek) şöyle diyecekler: “Dünyada kendilerini kötü (ve değersiz) saydığımız birtakım insanları (burada) neden görmüyoruz?","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرٰى رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْاَشْرَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Cehennemlikler inananları kastederek) şöyle diyecekler: “Dünyada kendilerini kötü (ve değersiz) saydığımız birtakım insanları (burada) neden görmüyoruz?","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرٰى رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْاَشْرَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"(Cehennemlikler inananları kastederek) şöyle diyecekler: “Dünyada kendilerini kötü (ve değersiz) saydığımız birtakım insanları (burada) neden görmüyoruz?","arabic_text":"وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرٰى رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْاَشْرَارِۜ","related_links":[],"audio_path":"37/37-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Aklımız sıra onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”","arabic_text":"اَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا اَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْاَبْصَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Aklımız sıra onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”","arabic_text":"اَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا اَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْاَبْصَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Aklımız sıra onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”","arabic_text":"اَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا اَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْاَبْصَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Aklımız sıra onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”","arabic_text":"اَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا اَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْاَبْصَارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"İşte bu kesin gerçektir. Ateş mah-kûmları aralarında gerçekten böyle çekişeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"İşte bu kesin gerçektir. Ateş mah-kûmları aralarında gerçekten böyle çekişeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"İşte bu kesin gerçektir. Ateş mah-kûmları aralarında gerçekten böyle çekişeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"İşte bu kesin gerçektir. Ateş mah-kûmları aralarında gerçekten böyle çekişeceklerdir.","arabic_text":"اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ۟","related_links":[],"audio_path":"37/37-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Bütün insanlara) de ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım! (İnanıp inanmamak size kalmış bir şey) Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan tek Allah’tan başka (emrine kayıtsız şartsız uyulacak ve otoritesine boyun eğilecek) hiçbir ilâh yoktur.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مُنْذِرٌۗ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Bütün insanlara) de ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım! (İnanıp inanmamak size kalmış bir şey) Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan tek Allah’tan başka (emrine kayıtsız şartsız uyulacak ve otoritesine boyun eğilecek) hiçbir ilâh yoktur.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مُنْذِرٌۗ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Bütün insanlara) de ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım! (İnanıp inanmamak size kalmış bir şey) Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan tek Allah’tan başka (emrine kayıtsız şartsız uyulacak ve otoritesine boyun eğilecek) hiçbir ilâh yoktur.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مُنْذِرٌۗ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Bütün insanlara) de ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım! (İnanıp inanmamak size kalmış bir şey) Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan tek Allah’tan başka (emrine kayıtsız şartsız uyulacak ve otoritesine boyun eğilecek) hiçbir ilâh yoktur.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ مُنْذِرٌۗ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan Allah daima üstündür çok bağışlayandır.”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan Allah daima üstündür çok bağışlayandır.”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan Allah daima üstündür çok bağışlayandır.”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi olan Allah daima üstündür çok bağışlayandır.”","arabic_text":"رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":[],"audio_path":"37/37-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"De ki: “Bu (Kur’an) muazzam bir mesajdır/haber kaynağıdır/öğretidir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ نَبَؤٌ۬ا عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"De ki: “Bu (Kur’an) muazzam bir mesajdır/haber kaynağıdır/öğretidir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ نَبَؤٌ۬ا عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"De ki: “Bu (Kur’an) muazzam bir mesajdır/haber kaynağıdır/öğretidir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ نَبَؤٌ۬ا عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"De ki: “Bu (Kur’an) muazzam bir mesajdır/haber kaynağıdır/öğretidir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ نَبَؤٌ۬ا عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”","arabic_text":"اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”","arabic_text":"اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”","arabic_text":"اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”","arabic_text":"اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Muhammed! Yine de ki:) “Aralarında (insanın yaratılışı konusunda) tartıştıkları sırada yüce konseyde (ileri gelen melekler topluluğunda) olup bitenler hakkında benim hiçbir bilgim yoktur.”","arabic_text":"مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Muhammed! Yine de ki:) “Aralarında (insanın yaratılışı konusunda) tartıştıkları sırada yüce konseyde (ileri gelen melekler topluluğunda) olup bitenler hakkında benim hiçbir bilgim yoktur.”","arabic_text":"مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Muhammed! Yine de ki:) “Aralarında (insanın yaratılışı konusunda) tartıştıkları sırada yüce konseyde (ileri gelen melekler topluluğunda) olup bitenler hakkında benim hiçbir bilgim yoktur.”","arabic_text":"مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"(Ey Muhammed! Yine de ki:) “Aralarında (insanın yaratılışı konusunda) tartıştıkları sırada yüce konseyde (ileri gelen melekler topluluğunda) olup bitenler hakkında benim hiçbir bilgim yoktur.”","arabic_text":"مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"“Bana ancak benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”","arabic_text":"اِنْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اِلَّٓا اَنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"“Bana ancak benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”","arabic_text":"اِنْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اِلَّٓا اَنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"“Bana ancak benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”","arabic_text":"اِنْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اِلَّٓا اَنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"“Bana ancak benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”","arabic_text":"اِنْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اِلَّٓا اَنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"37/37-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”","arabic_text":"اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"“Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secde edin!”","arabic_text":"فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Derken bütün melekler secde ettiler.","arabic_text":"فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Derken bütün melekler secde ettiler.","arabic_text":"فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Derken bütün melekler secde ettiler.","arabic_text":"فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Derken bütün melekler secde ettiler.","arabic_text":"فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Yalnız İblis büyüklük tasladı ve kâ-firlerden oldu.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Yalnız İblis büyüklük tasladı ve kâ-firlerden oldu.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Yalnız İblis büyüklük tasladı ve kâ-firlerden oldu.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Yalnız İblis büyüklük tasladı ve kâ-firlerden oldu.","arabic_text":"اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah: “Ey İblis!” dedi “kendi ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? (Başkasına boyun eğmeyecek kadar) kibirli misin yoksa kendini (herkesten) üstün görenlerden biri misin?”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah: “Ey İblis!” dedi “kendi ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? (Başkasına boyun eğmeyecek kadar) kibirli misin yoksa kendini (herkesten) üstün görenlerden biri misin?”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah: “Ey İblis!” dedi “kendi ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? (Başkasına boyun eğmeyecek kadar) kibirli misin yoksa kendini (herkesten) üstün görenlerden biri misin?”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Allah: “Ey İblis!” dedi “kendi ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? (Başkasına boyun eğmeyecek kadar) kibirli misin yoksa kendini (herkesten) üstün görenlerden biri misin?”","arabic_text":"قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İblis: “Ben ondan üstünüm. Beni ateşten onu çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İblis: “Ben ondan üstünüm. Beni ateşten onu çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İblis: “Ben ondan üstünüm. Beni ateşten onu çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"İblis: “Ben ondan üstünüm. Beni ateşten onu çamurdan yarattın” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"37/37-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Öyle ise çık oradan (cennetten) çünkü sen kovuldun artık!”","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-77c.mp3","commentary_text":"“Samimi kulların hariç” ifadesinden anlaşılıyor ki şeytanın samimi mü’minler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Nitekim “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99) buyrulmaktadır. Çünkü onlar bütünüyle Allah’a teslim olmuş, kalplerini O’na tahsis etmiş ve işlerinde O’nu vekil kılmışlardır. Kul Allah’ı terk etmedikçe Allah kulu terk etmez. Çünkü O, kulunu yarattığı zaman ruhundan ona üfleyerek onu bütünüyle himayesine almıştır. Günde beş vakit namaz gibi ibadetler Yaratanla yaratılan arasındaki himayeyi devam ettirmek ve ilişkiyi sağlamlaştırmak içindir. Allah’ın korumasında olan kişiyi şeytanın alt etmesi elbette ki düşünülemez. Onun için Allah her durumda “şeytanın şerrinden Allah’a sığın” diye uyarıda bulunuyor. Besmele de bu anlamda çok önemlidir. Çünkü “Bismillah” ile adım atan “ben Allah için yaşıyorum, O’nun rızası doğrultusunda hareket edeceğim ve hayatımı O’nun istediği gibi yaşayacağım” diyerek teslimiyette ki kararlılığını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Öyle ise çık oradan (cennetten) çünkü sen kovuldun artık!”","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-76c.mp3","commentary_text":"“Samimi kulların hariç” ifadesinden anlaşılıyor ki şeytanın samimi mü’minler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Nitekim “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99) buyrulmaktadır. Çünkü onlar bütünüyle Allah’a teslim olmuş, kalplerini O’na tahsis etmiş ve işlerinde O’nu vekil kılmışlardır. Kul Allah’ı terk etmedikçe Allah kulu terk etmez. Çünkü O, kulunu yarattığı zaman ruhundan ona üfleyerek onu bütünüyle himayesine almıştır. Günde beş vakit namaz gibi ibadetler Yaratanla yaratılan arasındaki himayeyi devam ettirmek ve ilişkiyi sağlamlaştırmak içindir. Allah’ın korumasında olan kişiyi şeytanın alt etmesi elbette ki düşünülemez. Onun için Allah her durumda “şeytanın şerrinden Allah’a sığın” diye uyarıda bulunuyor. Besmele de bu anlamda çok önemlidir. Çünkü “Bismillah” ile adım atan “ben Allah için yaşıyorum, O’nun rızası doğrultusunda hareket edeceğim ve hayatımı O’nun istediği gibi yaşayacağım” diyerek teslimiyette ki kararlılığını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Öyle ise çık oradan (cennetten) çünkü sen kovuldun artık!”","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-77c.mp3","commentary_text":"“Samimi kulların hariç” ifadesinden anlaşılıyor ki şeytanın samimi mü’minler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Nitekim “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99) buyrulmaktadır. Çünkü onlar bütünüyle Allah’a teslim olmuş, kalplerini O’na tahsis etmiş ve işlerinde O’nu vekil kılmışlardır. Kul Allah’ı terk etmedikçe Allah kulu terk etmez. Çünkü O, kulunu yarattığı zaman ruhundan ona üfleyerek onu bütünüyle himayesine almıştır. Günde beş vakit namaz gibi ibadetler Yaratanla yaratılan arasındaki himayeyi devam ettirmek ve ilişkiyi sağlamlaştırmak içindir. Allah’ın korumasında olan kişiyi şeytanın alt etmesi elbette ki düşünülemez. Onun için Allah her durumda “şeytanın şerrinden Allah’a sığın” diye uyarıda bulunuyor. Besmele de bu anlamda çok önemlidir. Çünkü “Bismillah” ile adım atan “ben Allah için yaşıyorum, O’nun rızası doğrultusunda hareket edeceğim ve hayatımı O’nun istediği gibi yaşayacağım” diyerek teslimiyette ki kararlılığını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"77","turkish_text":"Allah şöyle buyurdu: “Öyle ise çık oradan (cennetten) çünkü sen kovuldun artık!”","arabic_text":"قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"37/37-77c.mp3","commentary_text":"“Samimi kulların hariç” ifadesinden anlaşılıyor ki şeytanın samimi mü’minler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Nitekim “(Şeytanın) inanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir etkisi/hâkimiyeti yoktur.” (Nahl 16/99) buyrulmaktadır. Çünkü onlar bütünüyle Allah’a teslim olmuş, kalplerini O’na tahsis etmiş ve işlerinde O’nu vekil kılmışlardır. Kul Allah’ı terk etmedikçe Allah kulu terk etmez. Çünkü O, kulunu yarattığı zaman ruhundan ona üfleyerek onu bütünüyle himayesine almıştır. Günde beş vakit namaz gibi ibadetler Yaratanla yaratılan arasındaki himayeyi devam ettirmek ve ilişkiyi sağlamlaştırmak içindir. Allah’ın korumasında olan kişiyi şeytanın alt etmesi elbette ki düşünülemez. Onun için Allah her durumda “şeytanın şerrinden Allah’a sığın” diye uyarıda bulunuyor. Besmele de bu anlamda çok önemlidir. Çünkü “Bismillah” ile adım atan “ben Allah için yaşıyorum, O’nun rızası doğrultusunda hareket edeceğim ve hayatımı O’nun istediği gibi yaşayacağım” diyerek teslimiyette ki kararlılığını ortaya koyuyor."},{"verse_number":"78","turkish_text":"“Hesap gününe kadar lanetim senin üzerinde olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“Hesap gününe kadar lanetim senin üzerinde olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“Hesap gününe kadar lanetim senin üzerinde olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"“Hesap gününe kadar lanetim senin üzerinde olacaktır!”","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"37/37-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"İblis: “Ya Rabbi o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"İblis: “Ya Rabbi o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"İblis: “Ya Rabbi o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"İblis: “Ya Rabbi o halde insanların diriltileceği güne kadar bana süre ver” dedi.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “O halde sen zamanı (yalnız benim tarafımdan) bilinen güne kadar (kendilerine) süre tanınanlardansın.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “O halde sen zamanı (yalnız benim tarafımdan) bilinen güne kadar (kendilerine) süre tanınanlardansın.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “O halde sen zamanı (yalnız benim tarafımdan) bilinen güne kadar (kendilerine) süre tanınanlardansın.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80-81","turkish_text":"(Allah) buyurdu ki: “O halde sen zamanı (yalnız benim tarafımdan) bilinen güne kadar (kendilerine) süre tanınanlardansın.”","arabic_text":"اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ﴿٢﴾ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82-83","turkish_text":"İblis: “Senin kudretine andolsun ki içlerinden sadece samimi olanlar hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım.”","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82-83","turkish_text":"İblis: “Senin kudretine andolsun ki içlerinden sadece samimi olanlar hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım.”","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82-83","turkish_text":"İblis: “Senin kudretine andolsun ki içlerinden sadece samimi olanlar hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım.”","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82-83","turkish_text":"İblis: “Senin kudretine andolsun ki içlerinden sadece samimi olanlar hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım.”","arabic_text":"اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ ﴿٢﴾ قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"37/37-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “İşte bu doğru. (Şimdi dinle) Ben de (bir başka) doğruyu söyleyeyim:","arabic_text":"قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “İşte bu doğru. (Şimdi dinle) Ben de (bir başka) doğruyu söyleyeyim:","arabic_text":"قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “İşte bu doğru. (Şimdi dinle) Ben de (bir başka) doğruyu söyleyeyim:","arabic_text":"قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “İşte bu doğru. (Şimdi dinle) Ben de (bir başka) doğruyu söyleyeyim:","arabic_text":"قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ","related_links":[],"audio_path":"37/37-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Andolsun ki cehennemi seninle ve onlardan sana uyanlarla dolduracağım.”","arabic_text":"لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":["15/28"],"audio_path":"37/37-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Andolsun ki cehennemi seninle ve onlardan sana uyanlarla dolduracağım.”","arabic_text":"لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":["15/28"],"audio_path":"37/37-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Andolsun ki cehennemi seninle ve onlardan sana uyanlarla dolduracağım.”","arabic_text":"لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":["15/28"],"audio_path":"37/37-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Andolsun ki cehennemi seninle ve onlardan sana uyanlarla dolduracağım.”","arabic_text":"لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ","related_links":["15/28"],"audio_path":"37/37-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bu (tebliğ görevi için) ben sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden bir teklif getirenlerden de değilim.","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ","related_links":["6/90","23/72","25/57","34/47","36/21","42/23"],"audio_path":"37/37-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bu (tebliğ görevi için) ben sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden bir teklif getirenlerden de değilim.","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ","related_links":["6/90","23/72","25/57","34/47","36/21","42/23"],"audio_path":"37/37-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bu (tebliğ görevi için) ben sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden bir teklif getirenlerden de değilim.","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ","related_links":["6/90","23/72","25/57","34/47","36/21","42/23"],"audio_path":"37/37-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bu (tebliğ görevi için) ben sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden bir teklif getirenlerden de değilim.","arabic_text":"قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ","related_links":["6/90","23/72","25/57","34/47","36/21","42/23"],"audio_path":"37/37-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Bu (Kur’an kıyamete kadar gelecek) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Bu (Kur’an kıyamete kadar gelecek) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Bu (Kur’an kıyamete kadar gelecek) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"“Bu (Kur’an kıyamete kadar gelecek) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"37/37-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”","arabic_text":"وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ","related_links":["6/67"],"audio_path":"37/37-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”","arabic_text":"وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ","related_links":["6/67"],"audio_path":"37/37-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”","arabic_text":"وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ","related_links":["6/67"],"audio_path":"37/37-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”","arabic_text":"وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ","related_links":["6/67"],"audio_path":"37/37-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":39,"name":"ZÜMER SÛRESİ","description":"Zümer suresi, Mekke döneminde inmiş olup 75 ayettir. Sure adını, 71. ve 73. ayetlerde geçen ve “Zümreler/gruplar” anlamına gelen “Zümer” kelimesinden almıştır. Allah tarafından indirilen Kur’an’ın dinî konuları ihtiva eden bir kitap olduğunun anlatıldığı sûrede Hz. Peygamberin şahsında bütün insanlara sadece Allah’a kulluk etmeleri emrediliyor ve kendilerini Allah’a yaklaştırır ümidiyle başka varlıkları araya sokanların inkârcı durumuna düşecekleri ifade ediliyor. İman konusunda kararsız insanların bir belâ ve sıkıntıyla karşılaşınca rablerine yalvardığı, fakat sıkıntısı giderilince tevhid inancından saparak başkalarını da yoldan çıkardığı anlatılıyor. Kur’an’ın çelişkilerden uzak, kendi içinde tutarlı, anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla tekrarlar içeren bir kitap olduğu ve düşünüp öğüt almak isteyenler için her türlü misali ihtiva ettiği bildiriliyor. Âhiret için bir işaret olan uykunun bir nevi ölüm hali sayıldığı, bu sırada eceli gelenlerin ölümü gerçekleştirilirken diğerlerinin ölümünün kendileri için belirlenmiş bir vakte kadar ertelendiği belirtiliyor. Kötü davranışları yüzünden kendilerine yazık eden insanların Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeleri gerektiği ve Allah’ın bütün günahları affedebileceği vurgulanıyor. Her şeyin yaratıcısının ve yöneticisinin, bütün kâinatın hâkimi ve mâliki olan Allah olduğu ifade ediliyor ve Kur’an’ın her yerinde sık sık vurgulandığı gibi burada da şirkin her çeşidinden kaçınmanın gerekliliği üzerine duruluyor.","sura_intro_audio":"38/38-a.mp3","verse_count":75,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) Kitab’ın indirilmesi mutlak galip hüküm ve hikmet sahibi Allah (tarafın)dandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":["26/192","41/42"],"audio_path":"38/38-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) Kitab’ın indirilmesi mutlak galip hüküm ve hikmet sahibi Allah (tarafın)dandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":["26/192","41/42"],"audio_path":"38/38-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) Kitab’ın indirilmesi mutlak galip hüküm ve hikmet sahibi Allah (tarafın)dandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":["26/192","41/42"],"audio_path":"38/38-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu) Kitab’ın indirilmesi mutlak galip hüküm ve hikmet sahibi Allah (tarafın)dandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":["26/192","41/42"],"audio_path":"38/38-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphe yok ki biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"38/38-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphe yok ki biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"38/38-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphe yok ki biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"38/38-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphe yok ki biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et!","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"38/38-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İyi biliniz ki her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaat yalnız Allah’a mahsustur. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Allah yalancılığı nankörlüğü ve inkârcılığı tabiat haline getirenleri asla doğru yola yöneltmez.","arabic_text":"اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-3c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar” söylemi, sadece putlaştırılmış kişilere değil aynı zamanda onlardan hayatta olmayan kişilerin mezarlarından, türbelerinden medet ummayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, kişinin kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığı için Allah tarafından şiddetle reddediliyor. Aracılık düşüncesi; “biz âciz ve günahkâr kullarız, Allah’ın huzuruna doğrudan çıkmaya çekiniyoruz, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla ulaşmak istiyoruz” mantığıyla oluşmaktadır. Oysa Allah, durumu, düşüncesi ne olursa olsun bütün insanlara eşit mesafede yakındır. Yeter ki kişi Allah’a inansın, güvensin, teslim olsun, kötülük yapmayacağına kararlı olduğunu göstersin. Allah’a karşı yapılabilecek en büyük saygısızlık, en büyük kötülük O’na aracı ile ulaşmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İyi biliniz ki her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaat yalnız Allah’a mahsustur. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Allah yalancılığı nankörlüğü ve inkârcılığı tabiat haline getirenleri asla doğru yola yöneltmez.","arabic_text":"اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-2c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar” söylemi, sadece putlaştırılmış kişilere değil aynı zamanda onlardan hayatta olmayan kişilerin mezarlarından, türbelerinden medet ummayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, kişinin kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığı için Allah tarafından şiddetle reddediliyor. Aracılık düşüncesi; “biz âciz ve günahkâr kullarız, Allah’ın huzuruna doğrudan çıkmaya çekiniyoruz, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla ulaşmak istiyoruz” mantığıyla oluşmaktadır. Oysa Allah, durumu, düşüncesi ne olursa olsun bütün insanlara eşit mesafede yakındır. Yeter ki kişi Allah’a inansın, güvensin, teslim olsun, kötülük yapmayacağına kararlı olduğunu göstersin. Allah’a karşı yapılabilecek en büyük saygısızlık, en büyük kötülük O’na aracı ile ulaşmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İyi biliniz ki her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaat yalnız Allah’a mahsustur. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Allah yalancılığı nankörlüğü ve inkârcılığı tabiat haline getirenleri asla doğru yola yöneltmez.","arabic_text":"اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-3c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar” söylemi, sadece putlaştırılmış kişilere değil aynı zamanda onlardan hayatta olmayan kişilerin mezarlarından, türbelerinden medet ummayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, kişinin kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığı için Allah tarafından şiddetle reddediliyor. Aracılık düşüncesi; “biz âciz ve günahkâr kullarız, Allah’ın huzuruna doğrudan çıkmaya çekiniyoruz, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla ulaşmak istiyoruz” mantığıyla oluşmaktadır. Oysa Allah, durumu, düşüncesi ne olursa olsun bütün insanlara eşit mesafede yakındır. Yeter ki kişi Allah’a inansın, güvensin, teslim olsun, kötülük yapmayacağına kararlı olduğunu göstersin. Allah’a karşı yapılabilecek en büyük saygısızlık, en büyük kötülük O’na aracı ile ulaşmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"İyi biliniz ki her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaat yalnız Allah’a mahsustur. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Allah yalancılığı nankörlüğü ve inkârcılığı tabiat haline getirenleri asla doğru yola yöneltmez.","arabic_text":"اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-3c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar” söylemi, sadece putlaştırılmış kişilere değil aynı zamanda onlardan hayatta olmayan kişilerin mezarlarından, türbelerinden medet ummayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, kişinin kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığı için Allah tarafından şiddetle reddediliyor. Aracılık düşüncesi; “biz âciz ve günahkâr kullarız, Allah’ın huzuruna doğrudan çıkmaya çekiniyoruz, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla ulaşmak istiyoruz” mantığıyla oluşmaktadır. Oysa Allah, durumu, düşüncesi ne olursa olsun bütün insanlara eşit mesafede yakındır. Yeter ki kişi Allah’a inansın, güvensin, teslim olsun, kötülük yapmayacağına kararlı olduğunu göstersin. Allah’a karşı yapılabilecek en büyük saygısızlık, en büyük kötülük O’na aracı ile ulaşmaya çalışmaktır."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından (elbette ki) dilediğini seçerdi. O bundan uzaktır yücedir. O birdir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا لَاصْطَفٰى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُۜ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":["43/81"],"audio_path":"38/38-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından (elbette ki) dilediğini seçerdi. O bundan uzaktır yücedir. O birdir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا لَاصْطَفٰى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُۜ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":["43/81"],"audio_path":"38/38-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından (elbette ki) dilediğini seçerdi. O bundan uzaktır yücedir. O birdir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا لَاصْطَفٰى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُۜ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":["43/81"],"audio_path":"38/38-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi yarattıklarından (elbette ki) dilediğini seçerdi. O bundan uzaktır yücedir. O birdir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا لَاصْطَفٰى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُۜ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ","related_links":["43/81"],"audio_path":"38/38-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökleri ve yeri bir hikmete ve hakikate göre yaratmıştır. (O) Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor (her birini uzatıp kısaltıyor). O güneşi ve ayı da emri altına almıştır (ve insanların hizmetine sunmuştur). Her biri (O’nun tarafından) belirlenen bir süre içinde (uzay boşluğunda) akıp gitmektedir. İyi bilin ki; O mutlak galiptir çok bağışlayandır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ يُكَوِّرُ الَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ اَلَا هُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":["13/2","31/29","35/13","36/38"],"audio_path":"38/38-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökleri ve yeri bir hikmete ve hakikate göre yaratmıştır. (O) Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor (her birini uzatıp kısaltıyor). O güneşi ve ayı da emri altına almıştır (ve insanların hizmetine sunmuştur). Her biri (O’nun tarafından) belirlenen bir süre içinde (uzay boşluğunda) akıp gitmektedir. İyi bilin ki; O mutlak galiptir çok bağışlayandır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ يُكَوِّرُ الَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ اَلَا هُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":["13/2","31/29","35/13","36/38"],"audio_path":"38/38-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökleri ve yeri bir hikmete ve hakikate göre yaratmıştır. (O) Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor (her birini uzatıp kısaltıyor). O güneşi ve ayı da emri altına almıştır (ve insanların hizmetine sunmuştur). Her biri (O’nun tarafından) belirlenen bir süre içinde (uzay boşluğunda) akıp gitmektedir. İyi bilin ki; O mutlak galiptir çok bağışlayandır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ يُكَوِّرُ الَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ اَلَا هُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":["13/2","31/29","35/13","36/38"],"audio_path":"38/38-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O gökleri ve yeri bir hikmete ve hakikate göre yaratmıştır. (O) Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor (her birini uzatıp kısaltıyor). O güneşi ve ayı da emri altına almıştır (ve insanların hizmetine sunmuştur). Her biri (O’nun tarafından) belirlenen bir süre içinde (uzay boşluğunda) akıp gitmektedir. İyi bilin ki; O mutlak galiptir çok bağışlayandır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ يُكَوِّرُ الَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ اَلَا هُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ","related_links":["13/2","31/29","35/13","36/38"],"audio_path":"38/38-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O sizi bir tek canlıdan yarattı. Sonra ondan (onun yaratıldığı maddeden) aynı tür ve mahiyette eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak deve inek koyun keçi gibi) sekiz çift yarattı. O sizi annelerinizin rahimlerinde üç katman karanlığın içinde (nutfeden başlayıp) çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-6c.mp3","commentary_text":"“O sizi bir tek canlıdan yarattı” ifadesi, Âdem olsun, eşi (Havva) olsun her ikisinin de aynı cevherden, aynı özden yaratıldığını göstermektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde insanın yaratılışının su ve toprak karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Burada da “tek bir canlıdan” diyerek aynı özden yaratılma gerçeğine atıf yapılmıştır. Ayrıca Havva’nın Âdem’in sol kaburga kemiğinden yaratıldığına dair söylenenlerin tamamı da uydurmadır. “Üç katman karanlığın içinde” ifadesi, insanın anne rahmindeki aşamalarından habersiz olan bir toplum için Kur’an’ın bir mucizesidir. Ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. “Üç karanlık”, karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. “Çeşitli safhalar” ise, meninin ana rahmine düşmesinden çocuk olup dünyaya gelinceye kadar rahim içinde alaka, mudga (et parçası) ve cenin gibi geçirdiği safhaları anlatmaktadır. Bu safhalar Hac suresi 22/5 ayetinde geniş şekilde ele alınmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O sizi bir tek canlıdan yarattı. Sonra ondan (onun yaratıldığı maddeden) aynı tür ve mahiyette eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak deve inek koyun keçi gibi) sekiz çift yarattı. O sizi annelerinizin rahimlerinde üç katman karanlığın içinde (nutfeden başlayıp) çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/tefsir_3937_1772879777.mp3","commentary_text":"“O sizi bir tek canlıdan yarattı” ifadesi, Âdem olsun, eşi (Havva) olsun her ikisinin de aynı cevherden, aynı özden yaratıldığını göstermektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde insanın yaratılışının su ve toprak karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Burada da “tek bir canlıdan” diyerek aynı özden yaratılma gerçeğine atıf yapılmıştır. Ayrıca Havva’nın Âdem’in sol kaburga kemiğinden yaratıldığına dair söylenenlerin tamamı da uydurmadır. “Üç katman karanlığın içinde” ifadesi, insanın anne rahmindeki aşamalarından habersiz olan bir toplum için Kur’an’ın bir mucizesidir. Ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. “Üç karanlık”, karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. “Çeşitli safhalar” ise, meninin ana rahmine düşmesinden çocuk olup dünyaya gelinceye kadar rahim içinde alaka, mudga (et parçası) ve cenin gibi geçirdiği safhaları anlatmaktadır. Bu safhalar Hac suresi 22/5 ayetinde geniş şekilde ele alınmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O sizi bir tek canlıdan yarattı. Sonra ondan (onun yaratıldığı maddeden) aynı tür ve mahiyette eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak deve inek koyun keçi gibi) sekiz çift yarattı. O sizi annelerinizin rahimlerinde üç katman karanlığın içinde (nutfeden başlayıp) çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-6c.mp3","commentary_text":"“O sizi bir tek canlıdan yarattı” ifadesi, Âdem olsun, eşi (Havva) olsun her ikisinin de aynı cevherden, aynı özden yaratıldığını göstermektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde insanın yaratılışının su ve toprak karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Burada da “tek bir canlıdan” diyerek aynı özden yaratılma gerçeğine atıf yapılmıştır. Ayrıca Havva’nın Âdem’in sol kaburga kemiğinden yaratıldığına dair söylenenlerin tamamı da uydurmadır. “Üç katman karanlığın içinde” ifadesi, insanın anne rahmindeki aşamalarından habersiz olan bir toplum için Kur’an’ın bir mucizesidir. Ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. “Üç karanlık”, karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. “Çeşitli safhalar” ise, meninin ana rahmine düşmesinden çocuk olup dünyaya gelinceye kadar rahim içinde alaka, mudga (et parçası) ve cenin gibi geçirdiği safhaları anlatmaktadır. Bu safhalar Hac suresi 22/5 ayetinde geniş şekilde ele alınmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O sizi bir tek canlıdan yarattı. Sonra ondan (onun yaratıldığı maddeden) aynı tür ve mahiyette eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak deve inek koyun keçi gibi) sekiz çift yarattı. O sizi annelerinizin rahimlerinde üç katman karanlığın içinde (nutfeden başlayıp) çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?","arabic_text":"خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-6c.mp3","commentary_text":"“O sizi bir tek canlıdan yarattı” ifadesi, Âdem olsun, eşi (Havva) olsun her ikisinin de aynı cevherden, aynı özden yaratıldığını göstermektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde insanın yaratılışının su ve toprak karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Burada da “tek bir canlıdan” diyerek aynı özden yaratılma gerçeğine atıf yapılmıştır. Ayrıca Havva’nın Âdem’in sol kaburga kemiğinden yaratıldığına dair söylenenlerin tamamı da uydurmadır. “Üç katman karanlığın içinde” ifadesi, insanın anne rahmindeki aşamalarından habersiz olan bir toplum için Kur’an’ın bir mucizesidir. Ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. “Üç karanlık”, karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. “Çeşitli safhalar” ise, meninin ana rahmine düşmesinden çocuk olup dünyaya gelinceye kadar rahim içinde alaka, mudga (et parçası) ve cenin gibi geçirdiği safhaları anlatmaktadır. Bu safhalar Hac suresi 22/5 ayetinde geniş şekilde ele alınmıştır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah’ın siz(in iman etmeniz)e ihtiyacı yoktur. Fakat O kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz (vazifenizi yerine getirirseniz) O’nu memnun edersiniz. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenecek değildir. Sonra (ne kadar yaşarsanız yaşayın eninde sonunda) tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınızı size gösterecektir. Şüphesiz O (insanların) kalplerinde olan (gizli niyet ve düşünceler)i de hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah’ın siz(in iman etmeniz)e ihtiyacı yoktur. Fakat O kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz (vazifenizi yerine getirirseniz) O’nu memnun edersiniz. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenecek değildir. Sonra (ne kadar yaşarsanız yaşayın eninde sonunda) tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınızı size gösterecektir. Şüphesiz O (insanların) kalplerinde olan (gizli niyet ve düşünceler)i de hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah’ın siz(in iman etmeniz)e ihtiyacı yoktur. Fakat O kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz (vazifenizi yerine getirirseniz) O’nu memnun edersiniz. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenecek değildir. Sonra (ne kadar yaşarsanız yaşayın eninde sonunda) tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınızı size gösterecektir. Şüphesiz O (insanların) kalplerinde olan (gizli niyet ve düşünceler)i de hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah’ın siz(in iman etmeniz)e ihtiyacı yoktur. Fakat O kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz (vazifenizi yerine getirirseniz) O’nu memnun edersiniz. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenecek değildir. Sonra (ne kadar yaşarsanız yaşayın eninde sonunda) tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınızı size gösterecektir. Şüphesiz O (insanların) kalplerinde olan (gizli niyet ve düşünceler)i de hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’ndan yardım ister. Fakat O’nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da O’na önceden yalvarıp yakardığını unutur. Ve O’nun yolundan (kendisini) saptırması için Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükle(yerek “bizi onlar kurtardı” de)r. (Ey Resul! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle/nankörlüğünle az bir süre oyalanıp geçin! Çünkü sen cehennemliklerdensin.”","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلًاۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-8c.mp3","commentary_text":"İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan zatın sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’ndan yardım ister. Fakat O’nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da O’na önceden yalvarıp yakardığını unutur. Ve O’nun yolundan (kendisini) saptırması için Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükle(yerek “bizi onlar kurtardı” de)r. (Ey Resul! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle/nankörlüğünle az bir süre oyalanıp geçin! Çünkü sen cehennemliklerdensin.”","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلًاۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-7c.mp3","commentary_text":"İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan zatın sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’ndan yardım ister. Fakat O’nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da O’na önceden yalvarıp yakardığını unutur. Ve O’nun yolundan (kendisini) saptırması için Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükle(yerek “bizi onlar kurtardı” de)r. (Ey Resul! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle/nankörlüğünle az bir süre oyalanıp geçin! Çünkü sen cehennemliklerdensin.”","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلًاۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-8c.mp3","commentary_text":"İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan zatın sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’ndan yardım ister. Fakat O’nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da O’na önceden yalvarıp yakardığını unutur. Ve O’nun yolundan (kendisini) saptırması için Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükle(yerek “bizi onlar kurtardı” de)r. (Ey Resul! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle/nankörlüğünle az bir süre oyalanıp geçin! Çünkü sen cehennemliklerdensin.”","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يبًا اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلًاۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-8c.mp3","commentary_text":"İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan zatın sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa o (sadece sıkıntılı zamanlarında dua eden kimse) gece vakitlerinde (namazda) secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden ahireti dikkate alarak Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir.”","arabic_text":"اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa o (sadece sıkıntılı zamanlarında dua eden kimse) gece vakitlerinde (namazda) secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden ahireti dikkate alarak Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir.”","arabic_text":"اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa o (sadece sıkıntılı zamanlarında dua eden kimse) gece vakitlerinde (namazda) secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden ahireti dikkate alarak Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir.”","arabic_text":"اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Yoksa o (sadece sıkıntılı zamanlarında dua eden kimse) gece vakitlerinde (namazda) secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden ahireti dikkate alarak Rabbinin rahmetini dileyen kimse gibi olur mu? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir.”","arabic_text":"اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah’ın arzı geniştir. Elbette ki sıkıntılara göğüs gerenlere mükâfatları hesapsızca verilecektir!”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah’ın arzı geniştir. Elbette ki sıkıntılara göğüs gerenlere mükâfatları hesapsızca verilecektir!”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah’ın arzı geniştir. Elbette ki sıkıntılara göğüs gerenlere mükâfatları hesapsızca verilecektir!”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah’ın arzı geniştir. Elbette ki sıkıntılara göğüs gerenlere mükâfatları hesapsızca verilecektir!”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌۜ اِنَّمَا يُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak içten bir inançla yalnızca O’na kulluk etmekle emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak içten bir inançla yalnızca O’na kulluk etmekle emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak içten bir inançla yalnızca O’na kulluk etmekle emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak içten bir inançla yalnızca O’na kulluk etmekle emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Ve ben Müslümanların öncüsü olmakla emrolundum.”","arabic_text":"وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Ve ben Müslümanların öncüsü olmakla emrolundum.”","arabic_text":"وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Ve ben Müslümanların öncüsü olmakla emrolundum.”","arabic_text":"وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Ve ben Müslümanların öncüsü olmakla emrolundum.”","arabic_text":"وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"De ki: “Eğer Rabbime karşı gelirsem şüphesiz ben büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"De ki: “Eğer Rabbime karşı gelirsem şüphesiz ben büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"De ki: “Eğer Rabbime karşı gelirsem şüphesiz ben büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"De ki: “Eğer Rabbime karşı gelirsem şüphesiz ben büyük bir günün azabından korkarım.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaatle sadece O’na kulluk ederim.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ د۪ين۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaatle sadece O’na kulluk ederim.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ د۪ين۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaatle sadece O’na kulluk ederim.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ د۪ين۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"De ki: “Ben her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaatle sadece O’na kulluk ederim.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ د۪ين۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey müşrikler:) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere kulluk edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.”","arabic_text":"فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey müşrikler:) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere kulluk edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.”","arabic_text":"فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey müşrikler:) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere kulluk edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.”","arabic_text":"فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey müşrikler:) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere kulluk edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını hüsrana uğratanlardır. İyi bilin ki; apaçık hüsran işte budur.”","arabic_text":"فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onların üstlerinde ateşten tabakalar altlarında da (kızgın) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını (suç işlememeleri için) bununla tehdit edip korkutuyor. “Ey kullarım! O halde Bana karşı sorumluluk bilinciyle Benim istediğim şekilde yaşayın!”","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِنَ النَّارِ وَمِنْ تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۜ ذٰلِكَ يُخَوِّفُ اللّٰهُ بِه۪ عِبَادَهُۜ يَا عِبَادِ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onların üstlerinde ateşten tabakalar altlarında da (kızgın) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını (suç işlememeleri için) bununla tehdit edip korkutuyor. “Ey kullarım! O halde Bana karşı sorumluluk bilinciyle Benim istediğim şekilde yaşayın!”","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِنَ النَّارِ وَمِنْ تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۜ ذٰلِكَ يُخَوِّفُ اللّٰهُ بِه۪ عِبَادَهُۜ يَا عِبَادِ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onların üstlerinde ateşten tabakalar altlarında da (kızgın) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını (suç işlememeleri için) bununla tehdit edip korkutuyor. “Ey kullarım! O halde Bana karşı sorumluluk bilinciyle Benim istediğim şekilde yaşayın!”","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِنَ النَّارِ وَمِنْ تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۜ ذٰلِكَ يُخَوِّفُ اللّٰهُ بِه۪ عِبَادَهُۜ يَا عِبَادِ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onların üstlerinde ateşten tabakalar altlarında da (kızgın) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını (suç işlememeleri için) bununla tehdit edip korkutuyor. “Ey kullarım! O halde Bana karşı sorumluluk bilinciyle Benim istediğim şekilde yaşayın!”","arabic_text":"لَهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِنَ النَّارِ وَمِنْ تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۜ ذٰلِكَ يُخَوِّفُ اللّٰهُ بِه۪ عِبَادَهُۜ يَا عِبَادِ فَاتَّقُونِ","related_links":[],"audio_path":"38/38-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Tağûta (şeytâni güçlere) kulluktan uzak durup gönülden Allah’a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resul!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Tağûta (şeytâni güçlere) kulluktan uzak durup gönülden Allah’a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resul!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Tağûta (şeytâni güçlere) kulluktan uzak durup gönülden Allah’a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resul!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Tağûta (şeytâni güçlere) kulluktan uzak durup gönülden Allah’a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resul!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ هَدٰيهُمُ اللّٰهُ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمْ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyle (kendisine Cennet müjdelenen) kimse bir olur mu? Şimdi ateş (örtüleri) içinde kal(maya karar vermiş ol)an kimseyi sen mi kurtaracaksın?","arabic_text":"اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyle (kendisine Cennet müjdelenen) kimse bir olur mu? Şimdi ateş (örtüleri) içinde kal(maya karar vermiş ol)an kimseyi sen mi kurtaracaksın?","arabic_text":"اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyle (kendisine Cennet müjdelenen) kimse bir olur mu? Şimdi ateş (örtüleri) içinde kal(maya karar vermiş ol)an kimseyi sen mi kurtaracaksın?","arabic_text":"اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyle (kendisine Cennet müjdelenen) kimse bir olur mu? Şimdi ateş (örtüleri) içinde kal(maya karar vermiş ol)an kimseyi sen mi kurtaracaksın?","arabic_text":"اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Fakat Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah’ın vaadidir bu. Allah vaadinden asla dönmez.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌۙ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-20c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gökten yeryüzüne indirdiği su, yeryüzünden yani denizlerden buharlaşarak yağmur haline gelen sudur. Denizlerden buharlaşarak yağmura dönüşen su bulutlar ve rüzgârlar vasıtasıyla deniz olmayan yerlere ulaştırılır. Bu şekilde tekrar temizlenmiş olarak yeryüzüne inen suyun üçte ikisi dereler, nehirler ve ırmaklar vasıtasıyla geldikleri yere (denizlere) geri döner. Kalan kısmı ise göl ve akarsular vasıtasıyla yeraltı kaynaklarına sızar. Bu işlemin detayını bilmeye gerek yok, sadece rüzgârlar ve bulutlar vasıtasıyla suyun farklı bölgelere naklini düşünmek Allah’ın kudretini anlamaya yeter de artar bile. Ama bunu anlamak için samimiyetle tefekkür etmek şarttır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Fakat Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah’ın vaadidir bu. Allah vaadinden asla dönmez.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌۙ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-19c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gökten yeryüzüne indirdiği su, yeryüzünden yani denizlerden buharlaşarak yağmur haline gelen sudur. Denizlerden buharlaşarak yağmura dönüşen su bulutlar ve rüzgârlar vasıtasıyla deniz olmayan yerlere ulaştırılır. Bu şekilde tekrar temizlenmiş olarak yeryüzüne inen suyun üçte ikisi dereler, nehirler ve ırmaklar vasıtasıyla geldikleri yere (denizlere) geri döner. Kalan kısmı ise göl ve akarsular vasıtasıyla yeraltı kaynaklarına sızar. Bu işlemin detayını bilmeye gerek yok, sadece rüzgârlar ve bulutlar vasıtasıyla suyun farklı bölgelere naklini düşünmek Allah’ın kudretini anlamaya yeter de artar bile. Ama bunu anlamak için samimiyetle tefekkür etmek şarttır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Fakat Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah’ın vaadidir bu. Allah vaadinden asla dönmez.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌۙ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-20c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gökten yeryüzüne indirdiği su, yeryüzünden yani denizlerden buharlaşarak yağmur haline gelen sudur. Denizlerden buharlaşarak yağmura dönüşen su bulutlar ve rüzgârlar vasıtasıyla deniz olmayan yerlere ulaştırılır. Bu şekilde tekrar temizlenmiş olarak yeryüzüne inen suyun üçte ikisi dereler, nehirler ve ırmaklar vasıtasıyla geldikleri yere (denizlere) geri döner. Kalan kısmı ise göl ve akarsular vasıtasıyla yeraltı kaynaklarına sızar. Bu işlemin detayını bilmeye gerek yok, sadece rüzgârlar ve bulutlar vasıtasıyla suyun farklı bölgelere naklini düşünmek Allah’ın kudretini anlamaya yeter de artar bile. Ama bunu anlamak için samimiyetle tefekkür etmek şarttır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Fakat Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah’ın vaadidir bu. Allah vaadinden asla dönmez.","arabic_text":"لٰكِنِ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌۙ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَعْدَ اللّٰهِۜ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْم۪يعَادَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-20c.mp3","commentary_text":"Allah’ın gökten yeryüzüne indirdiği su, yeryüzünden yani denizlerden buharlaşarak yağmur haline gelen sudur. Denizlerden buharlaşarak yağmura dönüşen su bulutlar ve rüzgârlar vasıtasıyla deniz olmayan yerlere ulaştırılır. Bu şekilde tekrar temizlenmiş olarak yeryüzüne inen suyun üçte ikisi dereler, nehirler ve ırmaklar vasıtasıyla geldikleri yere (denizlere) geri döner. Kalan kısmı ise göl ve akarsular vasıtasıyla yeraltı kaynaklarına sızar. Bu işlemin detayını bilmeye gerek yok, sadece rüzgârlar ve bulutlar vasıtasıyla suyun farklı bölgelere naklini düşünmek Allah’ın kudretini anlamaya yeter de artar bile. Ama bunu anlamak için samimiyetle tefekkür etmek şarttır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştirdiğini görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda aklını işletenler için bir öğüt/ibret vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştirdiğini görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda aklını işletenler için bir öğüt/ibret vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştirdiğini görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda aklını işletenler için bir öğüt/ibret vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştirdiğini görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda aklını işletenler için bir öğüt/ibret vardır.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah kimin kalbini (iyi niyetinden dolayı) İslam’a açmışsa o Rabbinden gelen bir nur üzere olmaz mı? Yazıklar olsun kalpleri Allah’ı hatırlayıp anmaya karşı kaskatı kesilmiş talihsizlere! Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/122","57/19"],"audio_path":"38/38-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki ayetlerin birbirine benzemesi ve ifade ettiği manaların aynı yakınlıkta olması ve hatta aynı kelimelerden oluşan ve aynı anlamı içeren ayetlerin tekrarlanması, verilen direktifin ehemmiyetiyle alakalıdır. Kur’an’a bir düşünce tarzı olarak değil, bir yaşama biçimi olarak bakarsak birbirine yakın olan ayetlerin neyi anlatmak istediğini daha iyi anlarız. Ayrıca Kur’an’da aynı hadisenin değişik yerlerde farklı üslupla karakterize edilmesi, 27. âyette görüldüğü gibi gerek zihin ve fikirlerin o hadiseye motivasyonu, gerekse kıssaların anlatıldığı yerlerdeki espri ve ana temanın yakalanması bakımından da son derece önemlidir. “Kur’an, Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir” ifadesi, hem doğru yolu tercih etmenin insanın kendi özgür iradesiyle olduğunu hem de Kur’an’ın rehberlik etmesi için insanın doğru yolu bulmakta ve o yolun yolcusu olmakta kararlı olması gerektiğini göstermektedir. Allah, insanın iradesinin tecellisine göre karşılık vererek, doğru yolu tercih edeni doğru yola iletir, sapkınlığı tercih edeni de sapıklıkta bırakır. Yani hidayet de dalalet de tamamen insanın kendi sorumluluğundadır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah kimin kalbini (iyi niyetinden dolayı) İslam’a açmışsa o Rabbinden gelen bir nur üzere olmaz mı? Yazıklar olsun kalpleri Allah’ı hatırlayıp anmaya karşı kaskatı kesilmiş talihsizlere! Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/122","57/19"],"audio_path":"38/38-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-21c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki ayetlerin birbirine benzemesi ve ifade ettiği manaların aynı yakınlıkta olması ve hatta aynı kelimelerden oluşan ve aynı anlamı içeren ayetlerin tekrarlanması, verilen direktifin ehemmiyetiyle alakalıdır. Kur’an’a bir düşünce tarzı olarak değil, bir yaşama biçimi olarak bakarsak birbirine yakın olan ayetlerin neyi anlatmak istediğini daha iyi anlarız. Ayrıca Kur’an’da aynı hadisenin değişik yerlerde farklı üslupla karakterize edilmesi, 27. âyette görüldüğü gibi gerek zihin ve fikirlerin o hadiseye motivasyonu, gerekse kıssaların anlatıldığı yerlerdeki espri ve ana temanın yakalanması bakımından da son derece önemlidir. “Kur’an, Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir” ifadesi, hem doğru yolu tercih etmenin insanın kendi özgür iradesiyle olduğunu hem de Kur’an’ın rehberlik etmesi için insanın doğru yolu bulmakta ve o yolun yolcusu olmakta kararlı olması gerektiğini göstermektedir. Allah, insanın iradesinin tecellisine göre karşılık vererek, doğru yolu tercih edeni doğru yola iletir, sapkınlığı tercih edeni de sapıklıkta bırakır. Yani hidayet de dalalet de tamamen insanın kendi sorumluluğundadır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah kimin kalbini (iyi niyetinden dolayı) İslam’a açmışsa o Rabbinden gelen bir nur üzere olmaz mı? Yazıklar olsun kalpleri Allah’ı hatırlayıp anmaya karşı kaskatı kesilmiş talihsizlere! Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/122","57/19"],"audio_path":"38/38-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki ayetlerin birbirine benzemesi ve ifade ettiği manaların aynı yakınlıkta olması ve hatta aynı kelimelerden oluşan ve aynı anlamı içeren ayetlerin tekrarlanması, verilen direktifin ehemmiyetiyle alakalıdır. Kur’an’a bir düşünce tarzı olarak değil, bir yaşama biçimi olarak bakarsak birbirine yakın olan ayetlerin neyi anlatmak istediğini daha iyi anlarız. Ayrıca Kur’an’da aynı hadisenin değişik yerlerde farklı üslupla karakterize edilmesi, 27. âyette görüldüğü gibi gerek zihin ve fikirlerin o hadiseye motivasyonu, gerekse kıssaların anlatıldığı yerlerdeki espri ve ana temanın yakalanması bakımından da son derece önemlidir. “Kur’an, Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir” ifadesi, hem doğru yolu tercih etmenin insanın kendi özgür iradesiyle olduğunu hem de Kur’an’ın rehberlik etmesi için insanın doğru yolu bulmakta ve o yolun yolcusu olmakta kararlı olması gerektiğini göstermektedir. Allah, insanın iradesinin tecellisine göre karşılık vererek, doğru yolu tercih edeni doğru yola iletir, sapkınlığı tercih edeni de sapıklıkta bırakır. Yani hidayet de dalalet de tamamen insanın kendi sorumluluğundadır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah kimin kalbini (iyi niyetinden dolayı) İslam’a açmışsa o Rabbinden gelen bir nur üzere olmaz mı? Yazıklar olsun kalpleri Allah’ı hatırlayıp anmaya karşı kaskatı kesilmiş talihsizlere! Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":["6/122","57/19"],"audio_path":"38/38-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-22c.mp3","commentary_text":"Kur’an’daki ayetlerin birbirine benzemesi ve ifade ettiği manaların aynı yakınlıkta olması ve hatta aynı kelimelerden oluşan ve aynı anlamı içeren ayetlerin tekrarlanması, verilen direktifin ehemmiyetiyle alakalıdır. Kur’an’a bir düşünce tarzı olarak değil, bir yaşama biçimi olarak bakarsak birbirine yakın olan ayetlerin neyi anlatmak istediğini daha iyi anlarız. Ayrıca Kur’an’da aynı hadisenin değişik yerlerde farklı üslupla karakterize edilmesi, 27. âyette görüldüğü gibi gerek zihin ve fikirlerin o hadiseye motivasyonu, gerekse kıssaların anlatıldığı yerlerdeki espri ve ana temanın yakalanması bakımından da son derece önemlidir. “Kur’an, Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir” ifadesi, hem doğru yolu tercih etmenin insanın kendi özgür iradesiyle olduğunu hem de Kur’an’ın rehberlik etmesi için insanın doğru yolu bulmakta ve o yolun yolcusu olmakta kararlı olması gerektiğini göstermektedir. Allah, insanın iradesinin tecellisine göre karşılık vererek, doğru yolu tercih edeni doğru yola iletir, sapkınlığı tercih edeni de sapıklıkta bırakır. Yani hidayet de dalalet de tamamen insanın kendi sorumluluğundadır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah sözün en güzelini; ayetleri birbirine benzeyen ve (hükümleri öğütleri kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerini saygı ile tazim edenlerin derileri onu okuyup dinlerken ürperir. Sonra bedenleri ve kalpleri Allah’ı anmakla ısınıp yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir. Ama Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.","arabic_text":"اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَابًا مُتَشَابِهًا مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","8/2","13/33","25/73","42/46"],"audio_path":"38/38-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah sözün en güzelini; ayetleri birbirine benzeyen ve (hükümleri öğütleri kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerini saygı ile tazim edenlerin derileri onu okuyup dinlerken ürperir. Sonra bedenleri ve kalpleri Allah’ı anmakla ısınıp yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir. Ama Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.","arabic_text":"اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَابًا مُتَشَابِهًا مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","8/2","13/33","25/73","42/46"],"audio_path":"38/38-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah sözün en güzelini; ayetleri birbirine benzeyen ve (hükümleri öğütleri kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerini saygı ile tazim edenlerin derileri onu okuyup dinlerken ürperir. Sonra bedenleri ve kalpleri Allah’ı anmakla ısınıp yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir. Ama Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.","arabic_text":"اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَابًا مُتَشَابِهًا مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","8/2","13/33","25/73","42/46"],"audio_path":"38/38-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah sözün en güzelini; ayetleri birbirine benzeyen ve (hükümleri öğütleri kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerini saygı ile tazim edenlerin derileri onu okuyup dinlerken ürperir. Sonra bedenleri ve kalpleri Allah’ı anmakla ısınıp yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah’ın dileyeni kendisiyle doğru yola ilettiği kimse için hidayet rehberidir. Ama Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.","arabic_text":"اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَابًا مُتَشَابِهًا مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ","related_links":["4/88","6/39","8/2","13/33","25/73","42/46"],"audio_path":"38/38-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kıyamet gününde (elleri bağlı olduğu için) azabın şiddetinden kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimse güven içinde olan kimse gibi olur mu? Ve (o gün) zalimlere: “Kazandıklarınızın karşılığını tadın (bakalım)!” denecektir.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَتَّق۪ي بِوَجْهِه۪ سُٓوءَ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَق۪يلَ لِلظَّالِم۪ينَ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kıyamet gününde (elleri bağlı olduğu için) azabın şiddetinden kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimse güven içinde olan kimse gibi olur mu? Ve (o gün) zalimlere: “Kazandıklarınızın karşılığını tadın (bakalım)!” denecektir.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَتَّق۪ي بِوَجْهِه۪ سُٓوءَ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَق۪يلَ لِلظَّالِم۪ينَ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kıyamet gününde (elleri bağlı olduğu için) azabın şiddetinden kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimse güven içinde olan kimse gibi olur mu? Ve (o gün) zalimlere: “Kazandıklarınızın karşılığını tadın (bakalım)!” denecektir.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَتَّق۪ي بِوَجْهِه۪ سُٓوءَ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَق۪يلَ لِلظَّالِم۪ينَ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kıyamet gününde (elleri bağlı olduğu için) azabın şiddetinden kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimse güven içinde olan kimse gibi olur mu? Ve (o gün) zalimlere: “Kazandıklarınızın karşılığını tadın (bakalım)!” denecektir.","arabic_text":"اَفَمَنْ يَتَّق۪ي بِوَجْهِه۪ سُٓوءَ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَق۪يلَ لِلظَّالِم۪ينَ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanladılar bu yüzden farkına varamadıkları bir yerden kendilerine azap geliverdi.","arabic_text":"كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanladılar bu yüzden farkına varamadıkları bir yerden kendilerine azap geliverdi.","arabic_text":"كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanladılar bu yüzden farkına varamadıkları bir yerden kendilerine azap geliverdi.","arabic_text":"كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanladılar bu yüzden farkına varamadıkları bir yerden kendilerine azap geliverdi.","arabic_text":"كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَاَتٰيهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti ve aşağılanmayı tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke (bunu) bilselerdi!","arabic_text":"فَاَذَاقَهُمُ اللّٰهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti ve aşağılanmayı tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke (bunu) bilselerdi!","arabic_text":"فَاَذَاقَهُمُ اللّٰهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti ve aşağılanmayı tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke (bunu) bilselerdi!","arabic_text":"فَاَذَاقَهُمُ اللّٰهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti ve aşağılanmayı tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke (bunu) bilselerdi!","arabic_text":"فَاَذَاقَهُمُ اللّٰهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye Biz bu Kur’an’da insanlar için temsil ve kıssalar yoluyla her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak deliller sunduk her türden örnekler verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye Biz bu Kur’an’da insanlar için temsil ve kıssalar yoluyla her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak deliller sunduk her türden örnekler verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye Biz bu Kur’an’da insanlar için temsil ve kıssalar yoluyla her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak deliller sunduk her türden örnekler verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar diye Biz bu Kur’an’da insanlar için temsil ve kıssalar yoluyla her türlü dolaylı anlatım tarzını kullanarak deliller sunduk her türden örnekler verdik.","arabic_text":"وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Biz onu Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar (ve anlamakta zorluk çekmesinler) diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.","arabic_text":"قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-28c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu örnek bazılarına biraz basit gibi gelebilir ama Kur’an’ın ilk muhatapları olan ve fertlerin pek çoğunu kölelerin oluşturduğu müşriklere ve bedevi toplumuna elbette ki onların anlayacağı dilden ve günlük yaşamlarından örnekler vermek gerekirdi. Bu anlamda köle örneği verilebilecek en etkili örnektir. Zira birçok efendisi olan köleye efendilerinden her birinin farklı bir iş koşması halinde köle başarılı olamayacak ve işler karışacaktır. Ama tek efendisi olan köle tek ağızdan emir alacağı için işini düzenli yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık âleminin düzeni bozulacaktı. “Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu…” (Enbiya 21/22)"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Biz onu Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar (ve anlamakta zorluk çekmesinler) diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.","arabic_text":"قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-27c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu örnek bazılarına biraz basit gibi gelebilir ama Kur’an’ın ilk muhatapları olan ve fertlerin pek çoğunu kölelerin oluşturduğu müşriklere ve bedevi toplumuna elbette ki onların anlayacağı dilden ve günlük yaşamlarından örnekler vermek gerekirdi. Bu anlamda köle örneği verilebilecek en etkili örnektir. Zira birçok efendisi olan köleye efendilerinden her birinin farklı bir iş koşması halinde köle başarılı olamayacak ve işler karışacaktır. Ama tek efendisi olan köle tek ağızdan emir alacağı için işini düzenli yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık âleminin düzeni bozulacaktı. “Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu…” (Enbiya 21/22)"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Biz onu Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar (ve anlamakta zorluk çekmesinler) diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.","arabic_text":"قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-28c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu örnek bazılarına biraz basit gibi gelebilir ama Kur’an’ın ilk muhatapları olan ve fertlerin pek çoğunu kölelerin oluşturduğu müşriklere ve bedevi toplumuna elbette ki onların anlayacağı dilden ve günlük yaşamlarından örnekler vermek gerekirdi. Bu anlamda köle örneği verilebilecek en etkili örnektir. Zira birçok efendisi olan köleye efendilerinden her birinin farklı bir iş koşması halinde köle başarılı olamayacak ve işler karışacaktır. Ama tek efendisi olan köle tek ağızdan emir alacağı için işini düzenli yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık âleminin düzeni bozulacaktı. “Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu…” (Enbiya 21/22)"},{"verse_number":"28","turkish_text":"Biz onu Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar (ve anlamakta zorluk çekmesinler) diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.","arabic_text":"قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-28c.mp3","commentary_text":"İlk bakışta bu örnek bazılarına biraz basit gibi gelebilir ama Kur’an’ın ilk muhatapları olan ve fertlerin pek çoğunu kölelerin oluşturduğu müşriklere ve bedevi toplumuna elbette ki onların anlayacağı dilden ve günlük yaşamlarından örnekler vermek gerekirdi. Bu anlamda köle örneği verilebilecek en etkili örnektir. Zira birçok efendisi olan köleye efendilerinden her birinin farklı bir iş koşması halinde köle başarılı olamayacak ve işler karışacaktır. Ama tek efendisi olan köle tek ağızdan emir alacağı için işini düzenli yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık âleminin düzeni bozulacaktı. “Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu…” (Enbiya 21/22)"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah (birkaç ilaha kulluk edenle sadece Allah’a kulluk eden kimse için) birbiriyle çekişen ve ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu bir olur mu? (Hayır) bütün övgüler (yalnız) Allah’a mahsustur fakat çoğu bunu bilmez (ve anlamaya çalışmaz).","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah (birkaç ilaha kulluk edenle sadece Allah’a kulluk eden kimse için) birbiriyle çekişen ve ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu bir olur mu? (Hayır) bütün övgüler (yalnız) Allah’a mahsustur fakat çoğu bunu bilmez (ve anlamaya çalışmaz).","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah (birkaç ilaha kulluk edenle sadece Allah’a kulluk eden kimse için) birbiriyle çekişen ve ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu bir olur mu? (Hayır) bütün övgüler (yalnız) Allah’a mahsustur fakat çoğu bunu bilmez (ve anlamaya çalışmaz).","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Allah (birkaç ilaha kulluk edenle sadece Allah’a kulluk eden kimse için) birbiriyle çekişen ve ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu bir olur mu? (Hayır) bütün övgüler (yalnız) Allah’a mahsustur fakat çoğu bunu bilmez (ve anlamaya çalışmaz).","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:","arabic_text":"اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"38/38-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:","arabic_text":"اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"38/38-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:","arabic_text":"اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"38/38-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:","arabic_text":"اِنَّكَ مَيِّتٌ وَاِنَّهُمْ مَيِّتُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"38/38-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanarak) muhakeme edileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanarak) muhakeme edileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanarak) muhakeme edileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanarak) muhakeme edileceksiniz.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عِنْدَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah hakkında yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennemde inkârcılara yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah hakkında yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennemde inkârcılara yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah hakkında yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennemde inkârcılara yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Allah hakkında yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennemde inkârcılara yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah’tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah’tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah’tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Allah’tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu iyilik yapanların ödülüdür.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-34c.mp3","commentary_text":"Allah sınırsız lütuf sahibi olduğu için insanların ufak tefek kusurlarını bağışlar ve onların rahmetten mahrum kalmasını istemez. Yapılan iyiliklerin kat kat artırılarak kötülükleri örtmesi, tevbe kapısının sürekli açık tutulması, Allah’ın dualara icabet etmesi, yakarışlara mukabelede bulunması bundandır. İnananların yaptıklarının en güzellerine göre ödüllendirilmesi, Allah’ın rahmetinin büyüklüğünden ve kullarını layık olduklarından daha güzeliyle ödüllendirmek istemesindendir. “İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu da (dünyada) kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.” (Ahkâf 46/16)"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu iyilik yapanların ödülüdür.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-33c.mp3","commentary_text":"Allah sınırsız lütuf sahibi olduğu için insanların ufak tefek kusurlarını bağışlar ve onların rahmetten mahrum kalmasını istemez. Yapılan iyiliklerin kat kat artırılarak kötülükleri örtmesi, tevbe kapısının sürekli açık tutulması, Allah’ın dualara icabet etmesi, yakarışlara mukabelede bulunması bundandır. İnananların yaptıklarının en güzellerine göre ödüllendirilmesi, Allah’ın rahmetinin büyüklüğünden ve kullarını layık olduklarından daha güzeliyle ödüllendirmek istemesindendir. “İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu da (dünyada) kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.” (Ahkâf 46/16)"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu iyilik yapanların ödülüdür.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-34c.mp3","commentary_text":"Allah sınırsız lütuf sahibi olduğu için insanların ufak tefek kusurlarını bağışlar ve onların rahmetten mahrum kalmasını istemez. Yapılan iyiliklerin kat kat artırılarak kötülükleri örtmesi, tevbe kapısının sürekli açık tutulması, Allah’ın dualara icabet etmesi, yakarışlara mukabelede bulunması bundandır. İnananların yaptıklarının en güzellerine göre ödüllendirilmesi, Allah’ın rahmetinin büyüklüğünden ve kullarını layık olduklarından daha güzeliyle ödüllendirmek istemesindendir. “İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu da (dünyada) kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.” (Ahkâf 46/16)"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Rableri katında dileyecekleri her şey onlarındır. İşte bu iyilik yapanların ödülüdür.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-34c.mp3","commentary_text":"Allah sınırsız lütuf sahibi olduğu için insanların ufak tefek kusurlarını bağışlar ve onların rahmetten mahrum kalmasını istemez. Yapılan iyiliklerin kat kat artırılarak kötülükleri örtmesi, tevbe kapısının sürekli açık tutulması, Allah’ın dualara icabet etmesi, yakarışlara mukabelede bulunması bundandır. İnananların yaptıklarının en güzellerine göre ödüllendirilmesi, Allah’ın rahmetinin büyüklüğünden ve kullarını layık olduklarından daha güzeliyle ödüllendirmek istemesindendir. “İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu da (dünyada) kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.” (Ahkâf 46/16)"},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü Allah (onların geçmişte) yaptığı kötülükleri örter ve onları (hayatta iken) yaptıkları en güzel şeylere göre ödüllendirir.","arabic_text":"لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-35c.mp3","commentary_text":"“Allah kuluna yetmez mi?” cümlesi, insanı Allah’a yaklaştıracak en etkin ifadelerdendir. Buradaki soru inkârîdir.  Yani “elbette ki yeter” demektir. Bu sorunun ilk muhatabı Hz. Peygamber olsa da onun şahsında bütün insanlardır. Zira ayette geçen “abd” kelimesi nekre olduğu için bütün kulları ifade eder. Bu soruyu doğrudan Allah soruyor ve Kendisinin kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu ifade ediyor ve kulundan sadece bilinilmek ve sorumluluk istiyor, yakınlık ve saygı bekliyor. Dolaysıyla durumu ne olursa olsun kişinin kapısını çalacağı ve kendisinden yardım dileneceği tek varlık Allah’tır. O varlığa gönlünü açtığı ve elini uzattığı taktirde boş dönmeyeceği ilahi bir hakikattir. Hz. Peygamber, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırmanın çok büyük bir felaket olduğunu, tapınılan varlıkların kendilerine bile faydalarının olamadığını, dolayısıyla insanların putlara tapınmaması gerektiğini her fırsatta anlatıyordu. Müşrikler, Hz. Muhammed’e; “tanrılarımıza dil uzatırsan, onlar seni çarpar” diyorlardı. Böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan başka taptıklarıyla Hz. Peygamberi korkutmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki Hz. Peygamberi korkuttukları şey kendilerini çepeçevre kuşatmıştı. Çünkü putlara tapmakla sapıtan ve çarpılan Hz. Muhammed değil, bizzat kendileriydi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü Allah (onların geçmişte) yaptığı kötülükleri örter ve onları (hayatta iken) yaptıkları en güzel şeylere göre ödüllendirir.","arabic_text":"لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-34c.mp3","commentary_text":"“Allah kuluna yetmez mi?” cümlesi, insanı Allah’a yaklaştıracak en etkin ifadelerdendir. Buradaki soru inkârîdir.  Yani “elbette ki yeter” demektir. Bu sorunun ilk muhatabı Hz. Peygamber olsa da onun şahsında bütün insanlardır. Zira ayette geçen “abd” kelimesi nekre olduğu için bütün kulları ifade eder. Bu soruyu doğrudan Allah soruyor ve Kendisinin kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu ifade ediyor ve kulundan sadece bilinilmek ve sorumluluk istiyor, yakınlık ve saygı bekliyor. Dolaysıyla durumu ne olursa olsun kişinin kapısını çalacağı ve kendisinden yardım dileneceği tek varlık Allah’tır. O varlığa gönlünü açtığı ve elini uzattığı taktirde boş dönmeyeceği ilahi bir hakikattir. Hz. Peygamber, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırmanın çok büyük bir felaket olduğunu, tapınılan varlıkların kendilerine bile faydalarının olamadığını, dolayısıyla insanların putlara tapınmaması gerektiğini her fırsatta anlatıyordu. Müşrikler, Hz. Muhammed’e; “tanrılarımıza dil uzatırsan, onlar seni çarpar” diyorlardı. Böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan başka taptıklarıyla Hz. Peygamberi korkutmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki Hz. Peygamberi korkuttukları şey kendilerini çepeçevre kuşatmıştı. Çünkü putlara tapmakla sapıtan ve çarpılan Hz. Muhammed değil, bizzat kendileriydi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü Allah (onların geçmişte) yaptığı kötülükleri örter ve onları (hayatta iken) yaptıkları en güzel şeylere göre ödüllendirir.","arabic_text":"لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-35c.mp3","commentary_text":"“Allah kuluna yetmez mi?” cümlesi, insanı Allah’a yaklaştıracak en etkin ifadelerdendir. Buradaki soru inkârîdir.  Yani “elbette ki yeter” demektir. Bu sorunun ilk muhatabı Hz. Peygamber olsa da onun şahsında bütün insanlardır. Zira ayette geçen “abd” kelimesi nekre olduğu için bütün kulları ifade eder. Bu soruyu doğrudan Allah soruyor ve Kendisinin kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu ifade ediyor ve kulundan sadece bilinilmek ve sorumluluk istiyor, yakınlık ve saygı bekliyor. Dolaysıyla durumu ne olursa olsun kişinin kapısını çalacağı ve kendisinden yardım dileneceği tek varlık Allah’tır. O varlığa gönlünü açtığı ve elini uzattığı taktirde boş dönmeyeceği ilahi bir hakikattir. Hz. Peygamber, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırmanın çok büyük bir felaket olduğunu, tapınılan varlıkların kendilerine bile faydalarının olamadığını, dolayısıyla insanların putlara tapınmaması gerektiğini her fırsatta anlatıyordu. Müşrikler, Hz. Muhammed’e; “tanrılarımıza dil uzatırsan, onlar seni çarpar” diyorlardı. Böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan başka taptıklarıyla Hz. Peygamberi korkutmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki Hz. Peygamberi korkuttukları şey kendilerini çepeçevre kuşatmıştı. Çünkü putlara tapmakla sapıtan ve çarpılan Hz. Muhammed değil, bizzat kendileriydi."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Çünkü Allah (onların geçmişte) yaptığı kötülükleri örter ve onları (hayatta iken) yaptıkları en güzel şeylere göre ödüllendirir.","arabic_text":"لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-35c.mp3","commentary_text":"“Allah kuluna yetmez mi?” cümlesi, insanı Allah’a yaklaştıracak en etkin ifadelerdendir. Buradaki soru inkârîdir.  Yani “elbette ki yeter” demektir. Bu sorunun ilk muhatabı Hz. Peygamber olsa da onun şahsında bütün insanlardır. Zira ayette geçen “abd” kelimesi nekre olduğu için bütün kulları ifade eder. Bu soruyu doğrudan Allah soruyor ve Kendisinin kulunun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu ifade ediyor ve kulundan sadece bilinilmek ve sorumluluk istiyor, yakınlık ve saygı bekliyor. Dolaysıyla durumu ne olursa olsun kişinin kapısını çalacağı ve kendisinden yardım dileneceği tek varlık Allah’tır. O varlığa gönlünü açtığı ve elini uzattığı taktirde boş dönmeyeceği ilahi bir hakikattir. Hz. Peygamber, Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırmanın çok büyük bir felaket olduğunu, tapınılan varlıkların kendilerine bile faydalarının olamadığını, dolayısıyla insanların putlara tapınmaması gerektiğini her fırsatta anlatıyordu. Müşrikler, Hz. Muhammed’e; “tanrılarımıza dil uzatırsan, onlar seni çarpar” diyorlardı. Böylece ayette de ifade edildiği gibi Allah’tan başka taptıklarıyla Hz. Peygamberi korkutmaya çalışıyorlardı. Hâlbuki Hz. Peygamberi korkuttukları şey kendilerini çepeçevre kuşatmıştı. Çünkü putlara tapmakla sapıtan ve çarpılan Hz. Muhammed değil, bizzat kendileriydi."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah kuluna yetmez mi? (Ey Resul!) Seni O’ndan başkaları ile (kulluk yaptıkları hayali ilahlarla) korkutuyorlar! Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onu yola getiren bulunmaz.","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah kuluna yetmez mi? (Ey Resul!) Seni O’ndan başkaları ile (kulluk yaptıkları hayali ilahlarla) korkutuyorlar! Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onu yola getiren bulunmaz.","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah kuluna yetmez mi? (Ey Resul!) Seni O’ndan başkaları ile (kulluk yaptıkları hayali ilahlarla) korkutuyorlar! Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onu yola getiren bulunmaz.","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Allah kuluna yetmez mi? (Ey Resul!) Seni O’ndan başkaları ile (kulluk yaptıkları hayali ilahlarla) korkutuyorlar! Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa artık onu yola getiren bulunmaz.","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍۚ","related_links":[],"audio_path":"38/38-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Allah kimi (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yöneltirse onu saptıran olmaz. Nitekim Allah her kötülüğe karşılık vermeye muktedir dilediğinin hakkından gelen mutlak izzet ve yücelik sahibi her işte üstün ve galip değil midir?","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Allah kimi (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yöneltirse onu saptıran olmaz. Nitekim Allah her kötülüğe karşılık vermeye muktedir dilediğinin hakkından gelen mutlak izzet ve yücelik sahibi her işte üstün ve galip değil midir?","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Allah kimi (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yöneltirse onu saptıran olmaz. Nitekim Allah her kötülüğe karşılık vermeye muktedir dilediğinin hakkından gelen mutlak izzet ve yücelik sahibi her işte üstün ve galip değil midir?","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Allah kimi (iyi niyet ve eyleminden dolayı) doğru yola yöneltirse onu saptıran olmaz. Nitekim Allah her kötülüğe karşılık vermeye muktedir dilediğinin hakkından gelen mutlak izzet ve yücelik sahibi her işte üstün ve galip değil midir?","arabic_text":"وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ","related_links":[],"audio_path":"38/38-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan; “Allah’tır” derler. De ki: “Öyleyse bana bildirin; Allah bana zarar vermek isterse Allah’tan başka taptıklarınız O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse onlar O’nun rahmetini önleyebilir mi?” De ki: “Allah bana yeter! Güvenmek isteyenler yalnız O’na dayanıp güvensinler.”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan; “Allah’tır” derler. De ki: “Öyleyse bana bildirin; Allah bana zarar vermek isterse Allah’tan başka taptıklarınız O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse onlar O’nun rahmetini önleyebilir mi?” De ki: “Allah bana yeter! Güvenmek isteyenler yalnız O’na dayanıp güvensinler.”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan; “Allah’tır” derler. De ki: “Öyleyse bana bildirin; Allah bana zarar vermek isterse Allah’tan başka taptıklarınız O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse onlar O’nun rahmetini önleyebilir mi?” De ki: “Allah bana yeter! Güvenmek isteyenler yalnız O’na dayanıp güvensinler.”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorsan; “Allah’tır” derler. De ki: “Öyleyse bana bildirin; Allah bana zarar vermek isterse Allah’tan başka taptıklarınız O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse onlar O’nun rahmetini önleyebilir mi?” De ki: “Allah bana yeter! Güvenmek isteyenler yalnız O’na dayanıp güvensinler.”","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Hakka karşı direnmekte) elinizden geleni yapın! Ben de (Allah yolunda) gayret göstereceğim. Kendisini aşağılık kılan azap kime gelecek ve kesintisiz azap kimin üzerine çökecek yakında bileceksiniz!","arabic_text":"مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ ﴿٢﴾ قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Hakka karşı direnmekte) elinizden geleni yapın! Ben de (Allah yolunda) gayret göstereceğim. Kendisini aşağılık kılan azap kime gelecek ve kesintisiz azap kimin üzerine çökecek yakında bileceksiniz!","arabic_text":"مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ ﴿٢﴾ قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Hakka karşı direnmekte) elinizden geleni yapın! Ben de (Allah yolunda) gayret göstereceğim. Kendisini aşağılık kılan azap kime gelecek ve kesintisiz azap kimin üzerine çökecek yakında bileceksiniz!","arabic_text":"مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ ﴿٢﴾ قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39-40","turkish_text":"De ki: “Ey kavmim! (Hakka karşı direnmekte) elinizden geleni yapın! Ben de (Allah yolunda) gayret göstereceğim. Kendisini aşağılık kılan azap kime gelecek ve kesintisiz azap kimin üzerine çökecek yakında bileceksiniz!","arabic_text":"مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ ﴿٢﴾ قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul) Biz sana bu Kitabı (Kur’an’ı) insanlar için hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ۟","related_links":["11/12","13/40"],"audio_path":"38/38-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul) Biz sana bu Kitabı (Kur’an’ı) insanlar için hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ۟","related_links":["11/12","13/40"],"audio_path":"38/38-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul) Biz sana bu Kitabı (Kur’an’ı) insanlar için hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ۟","related_links":["11/12","13/40"],"audio_path":"38/38-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Resul) Biz sana bu Kitabı (Kur’an’ı) insanlar için hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ۟","related_links":["11/12","13/40"],"audio_path":"38/38-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["6/60"],"audio_path":"38/38-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["6/60"],"audio_path":"38/38-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["6/60"],"audio_path":"38/38-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Allah (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.","arabic_text":"اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["6/60"],"audio_path":"38/38-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa (onlar) Allah’tan başka hayali şefaatçiler (aracı kuvvetler şahıslar otoriteler) mi buldular? De ki: “Onların hiçbir yetkileri olmasa akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara kulluk ve ibadet (etmeye devam) edeceksiniz?”","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُفَعَٓاءَۜ قُلْ اَوَلَوْ كَانُوا لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-43c.mp3","commentary_text":"Modern çağın aydın müşrikleri, şefaatçiler olarak düşündükleri şeyhleri, mollaları, efendileri, gavsları Allah’ın adıyla anarlar ki karşılık bulsun. Yani “efendi hazretleri Allah’a şöyle mülaki olmuştu, Allah’la şöyle şöyle konuşmuştu, O’na şöyle nazlanmıştı, Allah’tan şunu isteyip yerine getirmişti, şöyle bir felaketi önlemişti…” gibi ifadelerle şefaatçilerini putlaştırırlar. Ve daha çok mürit toplayabilmek için onlar üzerinden cennete gitmeyi zorlaştıran barikatlar oluştururlar. Sırat köprüsü de bu barikatlardan bir tanesidir. Efendi hazretleri onun girişinde bekleyecek, gelen müridini hemen karşıya geçirecek. Bütün bu mülahazaların hiçbir karşılığı olmadığı gibi bütün bu inanışlar maalesef insanları felakette sürüklemektedir. “O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak, herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.” (Nahl 16/111). (Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin göreceksin!” (İsra 17/14) İşte âyetler."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa (onlar) Allah’tan başka hayali şefaatçiler (aracı kuvvetler şahıslar otoriteler) mi buldular? De ki: “Onların hiçbir yetkileri olmasa akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara kulluk ve ibadet (etmeye devam) edeceksiniz?”","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُفَعَٓاءَۜ قُلْ اَوَلَوْ كَانُوا لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-43c.mp3","commentary_text":"Modern çağın aydın müşrikleri, şefaatçiler olarak düşündükleri şeyhleri, mollaları, efendileri, gavsları Allah’ın adıyla anarlar ki karşılık bulsun. Yani “efendi hazretleri Allah’a şöyle mülaki olmuştu, Allah’la şöyle şöyle konuşmuştu, O’na şöyle nazlanmıştı, Allah’tan şunu isteyip yerine getirmişti, şöyle bir felaketi önlemişti…” gibi ifadelerle şefaatçilerini putlaştırırlar. Ve daha çok mürit toplayabilmek için onlar üzerinden cennete gitmeyi zorlaştıran barikatlar oluştururlar. Sırat köprüsü de bu barikatlardan bir tanesidir. Efendi hazretleri onun girişinde bekleyecek, gelen müridini hemen karşıya geçirecek. Bütün bu mülahazaların hiçbir karşılığı olmadığı gibi bütün bu inanışlar maalesef insanları felakette sürüklemektedir. “O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak, herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.” (Nahl 16/111). (Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin göreceksin!” (İsra 17/14) İşte âyetler."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa (onlar) Allah’tan başka hayali şefaatçiler (aracı kuvvetler şahıslar otoriteler) mi buldular? De ki: “Onların hiçbir yetkileri olmasa akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara kulluk ve ibadet (etmeye devam) edeceksiniz?”","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُفَعَٓاءَۜ قُلْ اَوَلَوْ كَانُوا لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-42c.mp3","commentary_text":"Modern çağın aydın müşrikleri, şefaatçiler olarak düşündükleri şeyhleri, mollaları, efendileri, gavsları Allah’ın adıyla anarlar ki karşılık bulsun. Yani “efendi hazretleri Allah’a şöyle mülaki olmuştu, Allah’la şöyle şöyle konuşmuştu, O’na şöyle nazlanmıştı, Allah’tan şunu isteyip yerine getirmişti, şöyle bir felaketi önlemişti…” gibi ifadelerle şefaatçilerini putlaştırırlar. Ve daha çok mürit toplayabilmek için onlar üzerinden cennete gitmeyi zorlaştıran barikatlar oluştururlar. Sırat köprüsü de bu barikatlardan bir tanesidir. Efendi hazretleri onun girişinde bekleyecek, gelen müridini hemen karşıya geçirecek. Bütün bu mülahazaların hiçbir karşılığı olmadığı gibi bütün bu inanışlar maalesef insanları felakette sürüklemektedir. “O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak, herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.” (Nahl 16/111). (Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin göreceksin!” (İsra 17/14) İşte âyetler."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Yoksa (onlar) Allah’tan başka hayali şefaatçiler (aracı kuvvetler şahıslar otoriteler) mi buldular? De ki: “Onların hiçbir yetkileri olmasa akıl ve şuurdan mahrum olsalar da mı onlara kulluk ve ibadet (etmeye devam) edeceksiniz?”","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُفَعَٓاءَۜ قُلْ اَوَلَوْ كَانُوا لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-43c.mp3","commentary_text":"Modern çağın aydın müşrikleri, şefaatçiler olarak düşündükleri şeyhleri, mollaları, efendileri, gavsları Allah’ın adıyla anarlar ki karşılık bulsun. Yani “efendi hazretleri Allah’a şöyle mülaki olmuştu, Allah’la şöyle şöyle konuşmuştu, O’na şöyle nazlanmıştı, Allah’tan şunu isteyip yerine getirmişti, şöyle bir felaketi önlemişti…” gibi ifadelerle şefaatçilerini putlaştırırlar. Ve daha çok mürit toplayabilmek için onlar üzerinden cennete gitmeyi zorlaştıran barikatlar oluştururlar. Sırat köprüsü de bu barikatlardan bir tanesidir. Efendi hazretleri onun girişinde bekleyecek, gelen müridini hemen karşıya geçirecek. Bütün bu mülahazaların hiçbir karşılığı olmadığı gibi bütün bu inanışlar maalesef insanları felakette sürüklemektedir. “O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak, herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.” (Nahl 16/111). (Ve o gün ona şöyle diyeceğiz:) “(Şimdi) oku sicilini (seyret yaşadıklarını). (Çünkü) bugün kendi hesabını kendin göreceksin!” (İsra 17/14) İşte âyetler."},{"verse_number":"44","turkish_text":"De ki: “Şefaat tümden ve sadece Allah’ındır. Gökler ve yer üzerindeki otorite (yalnız) O’nundur ve sonunda yalnız O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعًاۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"38/38-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"De ki: “Şefaat tümden ve sadece Allah’ındır. Gökler ve yer üzerindeki otorite (yalnız) O’nundur ve sonunda yalnız O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعًاۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"38/38-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"De ki: “Şefaat tümden ve sadece Allah’ındır. Gökler ve yer üzerindeki otorite (yalnız) O’nundur ve sonunda yalnız O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعًاۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"38/38-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"De ki: “Şefaat tümden ve sadece Allah’ındır. Gökler ve yer üzerindeki otorite (yalnız) O’nundur ve sonunda yalnız O’na döndürüleceksiniz.”","arabic_text":"قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعًاۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26"],"audio_path":"38/38-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(İlâh ve Rab) olarak Allah ne zaman tek başına (Allah’tan başka ilah yoktur şeklinde) anılsa ahirete inanmayanların kalpleri hoşnutsuzluk içinde kasılır. Fakat O’nun yanı sıra başka (hayali) güçler de (O’nunla beraber) anıldığı zaman hemen (yüzleri gülüverir) neşelenirler!","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَحْدَهُ اشْمَاَزَّتْ قُلُوبُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِۚ وَاِذَا ذُكِرَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(İlâh ve Rab) olarak Allah ne zaman tek başına (Allah’tan başka ilah yoktur şeklinde) anılsa ahirete inanmayanların kalpleri hoşnutsuzluk içinde kasılır. Fakat O’nun yanı sıra başka (hayali) güçler de (O’nunla beraber) anıldığı zaman hemen (yüzleri gülüverir) neşelenirler!","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَحْدَهُ اشْمَاَزَّتْ قُلُوبُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِۚ وَاِذَا ذُكِرَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(İlâh ve Rab) olarak Allah ne zaman tek başına (Allah’tan başka ilah yoktur şeklinde) anılsa ahirete inanmayanların kalpleri hoşnutsuzluk içinde kasılır. Fakat O’nun yanı sıra başka (hayali) güçler de (O’nunla beraber) anıldığı zaman hemen (yüzleri gülüverir) neşelenirler!","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَحْدَهُ اشْمَاَزَّتْ قُلُوبُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِۚ وَاِذَا ذُكِرَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(İlâh ve Rab) olarak Allah ne zaman tek başına (Allah’tan başka ilah yoktur şeklinde) anılsa ahirete inanmayanların kalpleri hoşnutsuzluk içinde kasılır. Fakat O’nun yanı sıra başka (hayali) güçler de (O’nunla beraber) anıldığı zaman hemen (yüzleri gülüverir) neşelenirler!","arabic_text":"وَاِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَحْدَهُ اشْمَاَزَّتْ قُلُوبُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِۚ وَاِذَا ذُكِرَ الَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir misli daha zalimlerin olsaydı kıyamet günündeki kötü azaptan kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi. Çünkü hiç hesap etmedikleri (ve çoktan unuttukları) şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ مِنْ سُٓوءِ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ","related_links":["5/36"],"audio_path":"38/38-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-47c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben buralara bilgimle, zekâmla, tecrübemle, yeteneğimle, tırnaklarımla kazıyarak geldim” diyenlere bir mesaj vardır. İster servet olsun ister şan ister şöhret olsun ister makam hepsi 52. Ayette de buyrulduğu gibi Allah’ın elindedir ve kullarına imtihan için verilmişlerdir. Esas olan bu nimetleri iyi yolda kullanarak sınavdan Rabbimizin rızasını kazanmış olarak çıkmaktır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir misli daha zalimlerin olsaydı kıyamet günündeki kötü azaptan kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi. Çünkü hiç hesap etmedikleri (ve çoktan unuttukları) şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ مِنْ سُٓوءِ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ","related_links":["5/36"],"audio_path":"38/38-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-47c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben buralara bilgimle, zekâmla, tecrübemle, yeteneğimle, tırnaklarımla kazıyarak geldim” diyenlere bir mesaj vardır. İster servet olsun ister şan ister şöhret olsun ister makam hepsi 52. Ayette de buyrulduğu gibi Allah’ın elindedir ve kullarına imtihan için verilmişlerdir. Esas olan bu nimetleri iyi yolda kullanarak sınavdan Rabbimizin rızasını kazanmış olarak çıkmaktır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir misli daha zalimlerin olsaydı kıyamet günündeki kötü azaptan kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi. Çünkü hiç hesap etmedikleri (ve çoktan unuttukları) şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ مِنْ سُٓوءِ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ","related_links":["5/36"],"audio_path":"38/38-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-46c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben buralara bilgimle, zekâmla, tecrübemle, yeteneğimle, tırnaklarımla kazıyarak geldim” diyenlere bir mesaj vardır. İster servet olsun ister şan ister şöhret olsun ister makam hepsi 52. Ayette de buyrulduğu gibi Allah’ın elindedir ve kullarına imtihan için verilmişlerdir. Esas olan bu nimetleri iyi yolda kullanarak sınavdan Rabbimizin rızasını kazanmış olarak çıkmaktır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onunla birlikte bir misli daha zalimlerin olsaydı kıyamet günündeki kötü azaptan kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi. Çünkü hiç hesap etmedikleri (ve çoktan unuttukları) şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ مِنْ سُٓوءِ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَبَدَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مَا لَمْ يَكُونُوا يَحْتَسِبُونَ","related_links":["5/36"],"audio_path":"38/38-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-47c.mp3","commentary_text":"Burada “Ben buralara bilgimle, zekâmla, tecrübemle, yeteneğimle, tırnaklarımla kazıyarak geldim” diyenlere bir mesaj vardır. İster servet olsun ister şan ister şöhret olsun ister makam hepsi 52. Ayette de buyrulduğu gibi Allah’ın elindedir ve kullarına imtihan için verilmişlerdir. Esas olan bu nimetleri iyi yolda kullanarak sınavdan Rabbimizin rızasını kazanmış olarak çıkmaktır."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün) önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün) önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün) önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün) önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğunda Biz'e yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet (bolluk ve mevki) verdiğimizde “Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır o (verilen nimetlerin hepsi) bir imtihandır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاۘ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّاۙ قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍۜ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğunda Biz'e yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet (bolluk ve mevki) verdiğimizde “Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır o (verilen nimetlerin hepsi) bir imtihandır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاۘ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّاۙ قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍۜ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğunda Biz'e yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet (bolluk ve mevki) verdiğimizde “Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır o (verilen nimetlerin hepsi) bir imtihandır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاۘ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّاۙ قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍۜ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsana bir zarar dokunduğunda Biz'e yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet (bolluk ve mevki) verdiğimizde “Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir” der. Hayır o (verilen nimetlerin hepsi) bir imtihandır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاۘ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّاۙ قَالَ اِنَّمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍۜ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Kendilerinden önce gelen (ve aynı tavır içinde olanlar) da böyle söylemişlerdi ama kazandıkları (dünyalık geçici) şeylerin (azaba karşı) kendilerine hiçbir faydası olmadı (ve olmayacaktır).","arabic_text":"قَدْ قَالَهَا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Kendilerinden önce gelen (ve aynı tavır içinde olanlar) da böyle söylemişlerdi ama kazandıkları (dünyalık geçici) şeylerin (azaba karşı) kendilerine hiçbir faydası olmadı (ve olmayacaktır).","arabic_text":"قَدْ قَالَهَا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Kendilerinden önce gelen (ve aynı tavır içinde olanlar) da böyle söylemişlerdi ama kazandıkları (dünyalık geçici) şeylerin (azaba karşı) kendilerine hiçbir faydası olmadı (ve olmayacaktır).","arabic_text":"قَدْ قَالَهَا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Kendilerinden önce gelen (ve aynı tavır içinde olanlar) da böyle söylemişlerdi ama kazandıkları (dünyalık geçici) şeylerin (azaba karşı) kendilerine hiçbir faydası olmadı (ve olmayacaktır).","arabic_text":"قَدْ قَالَهَا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"En sonunda işledikleri kötülüklerin cezası onları buldu. İşte bugün zulmeden kimseleri de kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır. Ve onlar asla (Allah’ı) atlatamayacaklar.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-51c.mp3","commentary_text":"İnsan, günaha meyilli olarak yaratılmış zayıf iradeli bir varlıktır. “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) Günah işlemekten, oyundan eğlenceden ve dünyalıklarla oyalanmaktan zevk alan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında, ona bu hayatı bahşeden ve onu bu özellikleriyle dünyaya gönderen Allah da merhameti bol olan ve affetmeyi ilke edinendir. (En’am, 6/54). Bu ayette, vahiy ile çizilmiş olan kulluk çemberinin dışına taşarak nihai nimetleri tehlikeye sokan ve böylece kendi nefislerine zulmedenlere Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeleri konusunda bir uyarı vardır. Ancak dikkat edilirse uyarının hemen devamında da Allah’ın sınırsız bağışlayıcılığı ve limitsiz merhameti müjdelenmektedir. Bu arada insan, “nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek günah işlememeli. “… Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın!” (Fatır 35/5) İnsan işlenen günahın kirini Allah’ın rahmetinden istifade edip samimi bir tevbe ile temizleyerek nihai âleme de bırakmamalıdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"En sonunda işledikleri kötülüklerin cezası onları buldu. İşte bugün zulmeden kimseleri de kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır. Ve onlar asla (Allah’ı) atlatamayacaklar.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-51c.mp3","commentary_text":"İnsan, günaha meyilli olarak yaratılmış zayıf iradeli bir varlıktır. “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) Günah işlemekten, oyundan eğlenceden ve dünyalıklarla oyalanmaktan zevk alan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında, ona bu hayatı bahşeden ve onu bu özellikleriyle dünyaya gönderen Allah da merhameti bol olan ve affetmeyi ilke edinendir. (En’am, 6/54). Bu ayette, vahiy ile çizilmiş olan kulluk çemberinin dışına taşarak nihai nimetleri tehlikeye sokan ve böylece kendi nefislerine zulmedenlere Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeleri konusunda bir uyarı vardır. Ancak dikkat edilirse uyarının hemen devamında da Allah’ın sınırsız bağışlayıcılığı ve limitsiz merhameti müjdelenmektedir. Bu arada insan, “nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek günah işlememeli. “… Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın!” (Fatır 35/5) İnsan işlenen günahın kirini Allah’ın rahmetinden istifade edip samimi bir tevbe ile temizleyerek nihai âleme de bırakmamalıdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"En sonunda işledikleri kötülüklerin cezası onları buldu. İşte bugün zulmeden kimseleri de kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır. Ve onlar asla (Allah’ı) atlatamayacaklar.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-50c.mp3","commentary_text":"İnsan, günaha meyilli olarak yaratılmış zayıf iradeli bir varlıktır. “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) Günah işlemekten, oyundan eğlenceden ve dünyalıklarla oyalanmaktan zevk alan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında, ona bu hayatı bahşeden ve onu bu özellikleriyle dünyaya gönderen Allah da merhameti bol olan ve affetmeyi ilke edinendir. (En’am, 6/54). Bu ayette, vahiy ile çizilmiş olan kulluk çemberinin dışına taşarak nihai nimetleri tehlikeye sokan ve böylece kendi nefislerine zulmedenlere Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeleri konusunda bir uyarı vardır. Ancak dikkat edilirse uyarının hemen devamında da Allah’ın sınırsız bağışlayıcılığı ve limitsiz merhameti müjdelenmektedir. Bu arada insan, “nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek günah işlememeli. “… Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın!” (Fatır 35/5) İnsan işlenen günahın kirini Allah’ın rahmetinden istifade edip samimi bir tevbe ile temizleyerek nihai âleme de bırakmamalıdır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"En sonunda işledikleri kötülüklerin cezası onları buldu. İşte bugün zulmeden kimseleri de kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır. Ve onlar asla (Allah’ı) atlatamayacaklar.","arabic_text":"فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-51c.mp3","commentary_text":"İnsan, günaha meyilli olarak yaratılmış zayıf iradeli bir varlıktır. “Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) Günah işlemekten, oyundan eğlenceden ve dünyalıklarla oyalanmaktan zevk alan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında, ona bu hayatı bahşeden ve onu bu özellikleriyle dünyaya gönderen Allah da merhameti bol olan ve affetmeyi ilke edinendir. (En’am, 6/54). Bu ayette, vahiy ile çizilmiş olan kulluk çemberinin dışına taşarak nihai nimetleri tehlikeye sokan ve böylece kendi nefislerine zulmedenlere Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeleri konusunda bir uyarı vardır. Ancak dikkat edilirse uyarının hemen devamında da Allah’ın sınırsız bağışlayıcılığı ve limitsiz merhameti müjdelenmektedir. Bu arada insan, “nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek günah işlememeli. “… Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah’ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın!” (Fatır 35/5) İnsan işlenen günahın kirini Allah’ın rahmetinden istifade edip samimi bir tevbe ile temizleyerek nihai âleme de bırakmamalıdır."},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onlar bilmiyorlar mı ki gerçekten Allah dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda inanacak bir toplum için gerçekten ibretler vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onlar bilmiyorlar mı ki gerçekten Allah dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda inanacak bir toplum için gerçekten ibretler vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onlar bilmiyorlar mı ki gerçekten Allah dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda inanacak bir toplum için gerçekten ibretler vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onlar bilmiyorlar mı ki gerçekten Allah dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda inanacak bir toplum için gerçekten ibretler vardır.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarfederek günah işleyen kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarfederek günah işleyen kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarfederek günah işleyen kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarfederek günah işleyen kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"38/38-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Öyleyse size (iman etmenin fayda vermeyeceği) azap gelip çatmadan önce gönülden ve isteyerek Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun! Yoksa hiçbir şekilde yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَاَن۪يبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Öyleyse size (iman etmenin fayda vermeyeceği) azap gelip çatmadan önce gönülden ve isteyerek Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun! Yoksa hiçbir şekilde yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَاَن۪يبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Öyleyse size (iman etmenin fayda vermeyeceği) azap gelip çatmadan önce gönülden ve isteyerek Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun! Yoksa hiçbir şekilde yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَاَن۪يبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Öyleyse size (iman etmenin fayda vermeyeceği) azap gelip çatmadan önce gönülden ve isteyerek Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun! Yoksa hiçbir şekilde yardım göremezsiniz.","arabic_text":"وَاَن۪يبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun!","arabic_text":"وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-55c.mp3","commentary_text":"İnsan, kararlılığını ve iradesini ortaya koymalı, ondan sonra Allah’tan doğru yola girmeyi ve o yolda kalmayı dilemeli ve o yoldan asla şaşmamalıdır. Eğer Allah, insanların iradesini saf dışı bırakarak sadece kendi külli iradesiyle hareket etseydi o takdirde dünyaya gerek kalmazdı. Kimse, saraylarda, yalılarda, villalarda yaşamak; itibarlı, kazançlı, gözde bir meslek ve makam sahibi olmak için Allah dileseydi demiyor; bu uğurda gece gündüz koşuşturarak, helal-haram demeden haklı haksız bir şeyleri koparmaya ve aşırmaya çalışıyor. Ama Allah’ın Kur’an’daki öğretilerini pratik hayatta uygulamak konusunda gerekli gayreti göstermeyince hemen işi Allah’ın dilemesine bırakıyor."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun!","arabic_text":"وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-55c.mp3","commentary_text":"İnsan, kararlılığını ve iradesini ortaya koymalı, ondan sonra Allah’tan doğru yola girmeyi ve o yolda kalmayı dilemeli ve o yoldan asla şaşmamalıdır. Eğer Allah, insanların iradesini saf dışı bırakarak sadece kendi külli iradesiyle hareket etseydi o takdirde dünyaya gerek kalmazdı. Kimse, saraylarda, yalılarda, villalarda yaşamak; itibarlı, kazançlı, gözde bir meslek ve makam sahibi olmak için Allah dileseydi demiyor; bu uğurda gece gündüz koşuşturarak, helal-haram demeden haklı haksız bir şeyleri koparmaya ve aşırmaya çalışıyor. Ama Allah’ın Kur’an’daki öğretilerini pratik hayatta uygulamak konusunda gerekli gayreti göstermeyince hemen işi Allah’ın dilemesine bırakıyor."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun!","arabic_text":"وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-55c.mp3","commentary_text":"İnsan, kararlılığını ve iradesini ortaya koymalı, ondan sonra Allah’tan doğru yola girmeyi ve o yolda kalmayı dilemeli ve o yoldan asla şaşmamalıdır. Eğer Allah, insanların iradesini saf dışı bırakarak sadece kendi külli iradesiyle hareket etseydi o takdirde dünyaya gerek kalmazdı. Kimse, saraylarda, yalılarda, villalarda yaşamak; itibarlı, kazançlı, gözde bir meslek ve makam sahibi olmak için Allah dileseydi demiyor; bu uğurda gece gündüz koşuşturarak, helal-haram demeden haklı haksız bir şeyleri koparmaya ve aşırmaya çalışıyor. Ama Allah’ın Kur’an’daki öğretilerini pratik hayatta uygulamak konusunda gerekli gayreti göstermeyince hemen işi Allah’ın dilemesine bırakıyor."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun!","arabic_text":"وَاتَّبِعُٓوا اَحْسَنَ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ بَغْتَةً وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-54c.mp3","commentary_text":"İnsan, kararlılığını ve iradesini ortaya koymalı, ondan sonra Allah’tan doğru yola girmeyi ve o yolda kalmayı dilemeli ve o yoldan asla şaşmamalıdır. Eğer Allah, insanların iradesini saf dışı bırakarak sadece kendi külli iradesiyle hareket etseydi o takdirde dünyaya gerek kalmazdı. Kimse, saraylarda, yalılarda, villalarda yaşamak; itibarlı, kazançlı, gözde bir meslek ve makam sahibi olmak için Allah dileseydi demiyor; bu uğurda gece gündüz koşuşturarak, helal-haram demeden haklı haksız bir şeyleri koparmaya ve aşırmaya çalışıyor. Ama Allah’ın Kur’an’daki öğretilerini pratik hayatta uygulamak konusunda gerekli gayreti göstermeyince hemen işi Allah’ın dilemesine bırakıyor."},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kişinin: “Allah’a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” diyeceği (günden sakının)!","arabic_text":"اَنْ تَقُولَ نَفْسٌ يَا حَسْرَتٰى عَلٰى مَا فَرَّطْتُ ف۪ي جَنْبِ اللّٰهِ وَاِنْ كُنْتُ لَمِنَ السَّاخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kişinin: “Allah’a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” diyeceği (günden sakının)!","arabic_text":"اَنْ تَقُولَ نَفْسٌ يَا حَسْرَتٰى عَلٰى مَا فَرَّطْتُ ف۪ي جَنْبِ اللّٰهِ وَاِنْ كُنْتُ لَمِنَ السَّاخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kişinin: “Allah’a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” diyeceği (günden sakının)!","arabic_text":"اَنْ تَقُولَ نَفْسٌ يَا حَسْرَتٰى عَلٰى مَا فَرَّطْتُ ف۪ي جَنْبِ اللّٰهِ وَاِنْ كُنْتُ لَمِنَ السَّاخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kişinin: “Allah’a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” diyeceği (günden sakının)!","arabic_text":"اَنْ تَقُولَ نَفْسٌ يَا حَسْرَتٰى عَلٰى مَا فَرَّطْتُ ف۪ي جَنْبِ اللّٰهِ وَاِنْ كُنْتُ لَمِنَ السَّاخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yahut: “Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka sakınanlardan olurdum!” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ لَوْ اَنَّ اللّٰهَ هَدٰين۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"38/38-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ya da azabı gördüğü zaman: “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ya da azabı gördüğü zaman: “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ya da azabı gördüğü zaman: “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ya da azabı gördüğü zaman: “Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım” diyeceği (günden de sakının)!","arabic_text":"اَوْ تَقُولَ ح۪ينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ ل۪ي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(O zaman ona Allah tarafından şöyle seslenilecek:) “Hayır! Mesajlarım sana geldi de sen onları yalanladın onları kabul etmeyi (ve onlara göre yaşamayı) kibrine yediremedin büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”","arabic_text":"بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(O zaman ona Allah tarafından şöyle seslenilecek:) “Hayır! Mesajlarım sana geldi de sen onları yalanladın onları kabul etmeyi (ve onlara göre yaşamayı) kibrine yediremedin büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”","arabic_text":"بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(O zaman ona Allah tarafından şöyle seslenilecek:) “Hayır! Mesajlarım sana geldi de sen onları yalanladın onları kabul etmeyi (ve onlara göre yaşamayı) kibrine yediremedin büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”","arabic_text":"بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(O zaman ona Allah tarafından şöyle seslenilecek:) “Hayır! Mesajlarım sana geldi de sen onları yalanladın onları kabul etmeyi (ve onlara göre yaşamayı) kibrine yediremedin büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun.”","arabic_text":"بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini göreceksin. Onlar cehennemde (Allah’a ve O’nun öğretilerine karşı) kibirlenenlere yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ تَرَى الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلَى اللّٰهِ وُجُوهُهُمْ مُسْوَدَّةٌۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini göreceksin. Onlar cehennemde (Allah’a ve O’nun öğretilerine karşı) kibirlenenlere yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ تَرَى الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلَى اللّٰهِ وُجُوهُهُمْ مُسْوَدَّةٌۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini göreceksin. Onlar cehennemde (Allah’a ve O’nun öğretilerine karşı) kibirlenenlere yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ تَرَى الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلَى اللّٰهِ وُجُوهُهُمْ مُسْوَدَّةٌۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Allah’a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini göreceksin. Onlar cehennemde (Allah’a ve O’nun öğretilerine karşı) kibirlenenlere yetecek kadar yer yok mudur (zannediyorlar)?","arabic_text":"وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ تَرَى الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلَى اللّٰهِ وُجُوهُهُمْ مُسْوَدَّةٌۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Allah kendisine karşı gelmekten sakınanları Allah yolundaki kazançları sebebiyle (cehennemden) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi herhangi bir sebeple mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"وَيُنَجِّي اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا بِمَفَازَتِهِمْۘ لَا يَمَسُّهُمُ السُّٓوءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Allah kendisine karşı gelmekten sakınanları Allah yolundaki kazançları sebebiyle (cehennemden) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi herhangi bir sebeple mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"وَيُنَجِّي اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا بِمَفَازَتِهِمْۘ لَا يَمَسُّهُمُ السُّٓوءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Allah kendisine karşı gelmekten sakınanları Allah yolundaki kazançları sebebiyle (cehennemden) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi herhangi bir sebeple mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"وَيُنَجِّي اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا بِمَفَازَتِهِمْۘ لَا يَمَسُّهُمُ السُّٓوءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Allah kendisine karşı gelmekten sakınanları Allah yolundaki kazançları sebebiyle (cehennemden) kurtaracak ve onlara hiçbir fenalık dokunmadığı gibi herhangi bir sebeple mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"وَيُنَجِّي اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا بِمَفَازَتِهِمْۘ لَا يَمَسُّهُمُ السُّٓوءُ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O her şey üzerinde mutlak otorite ve tasarruf sahibidir.","arabic_text":"اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O her şey üzerinde mutlak otorite ve tasarruf sahibidir.","arabic_text":"اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O her şey üzerinde mutlak otorite ve tasarruf sahibidir.","arabic_text":"اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O her şey üzerinde mutlak otorite ve tasarruf sahibidir.","arabic_text":"اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ","related_links":[],"audio_path":"38/38-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) O’ndadır. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince işte ziyana uğrayacaklar onlardır.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) O’ndadır. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince işte ziyana uğrayacaklar onlardır.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) O’ndadır. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince işte ziyana uğrayacaklar onlardır.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) O’ndadır. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince işte ziyana uğrayacaklar onlardır.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey doğru ile eğriden habersiz olanlar! Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi bana teklif ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُٓونّ۪ٓي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey doğru ile eğriden habersiz olanlar! Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi bana teklif ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُٓونّ۪ٓي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey doğru ile eğriden habersiz olanlar! Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi bana teklif ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُٓونّ۪ٓي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"De ki: “Ey doğru ile eğriden habersiz olanlar! Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi bana teklif ediyorsunuz?”","arabic_text":"قُلْ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَأْمُرُٓونّ۪ٓي اَعْبُدُ اَيُّهَا الْجَاهِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphesiz sana da senden önce gönderilen resullerin her birine de (insanlara iletilmek üzere) vahyolundu ki: “(Ey insan!) Eğer Allah’a eş koşacak olursan yaptığın bütün içler boşa çıkacak ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-65c.mp3","commentary_text":"“Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler” cümlesi sadece müşrikler için söylenmiş bir ifade değildir. Allah’ı anlayamayan, O’nu gereği gibi takdir edemeyen, O’nun rahmetinden, davetinden istifade edemeyen ve O’nun gücünü kullanamayan herkes için söylenmiştir. Bugün Allah’ı dilinden düşürmeyen ama Allah’a göre bir hayatı olmayan, mü’min olduğunu iddia eden fakat imanının gereklerini yerine getirmeyen, Hz. Peygambere toz kondurmayan lakin onun hayatıyla örtüşen bir yaşam düşünmeyen, Kur’an’ı kutsal bir eser olarak gören ama onun öğretileri istikametinde bir yol belirlemeyen maalesef nice Müslüman vardır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphesiz sana da senden önce gönderilen resullerin her birine de (insanlara iletilmek üzere) vahyolundu ki: “(Ey insan!) Eğer Allah’a eş koşacak olursan yaptığın bütün içler boşa çıkacak ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-65c.mp3","commentary_text":"“Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler” cümlesi sadece müşrikler için söylenmiş bir ifade değildir. Allah’ı anlayamayan, O’nu gereği gibi takdir edemeyen, O’nun rahmetinden, davetinden istifade edemeyen ve O’nun gücünü kullanamayan herkes için söylenmiştir. Bugün Allah’ı dilinden düşürmeyen ama Allah’a göre bir hayatı olmayan, mü’min olduğunu iddia eden fakat imanının gereklerini yerine getirmeyen, Hz. Peygambere toz kondurmayan lakin onun hayatıyla örtüşen bir yaşam düşünmeyen, Kur’an’ı kutsal bir eser olarak gören ama onun öğretileri istikametinde bir yol belirlemeyen maalesef nice Müslüman vardır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphesiz sana da senden önce gönderilen resullerin her birine de (insanlara iletilmek üzere) vahyolundu ki: “(Ey insan!) Eğer Allah’a eş koşacak olursan yaptığın bütün içler boşa çıkacak ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-65c.mp3","commentary_text":"“Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler” cümlesi sadece müşrikler için söylenmiş bir ifade değildir. Allah’ı anlayamayan, O’nu gereği gibi takdir edemeyen, O’nun rahmetinden, davetinden istifade edemeyen ve O’nun gücünü kullanamayan herkes için söylenmiştir. Bugün Allah’ı dilinden düşürmeyen ama Allah’a göre bir hayatı olmayan, mü’min olduğunu iddia eden fakat imanının gereklerini yerine getirmeyen, Hz. Peygambere toz kondurmayan lakin onun hayatıyla örtüşen bir yaşam düşünmeyen, Kur’an’ı kutsal bir eser olarak gören ama onun öğretileri istikametinde bir yol belirlemeyen maalesef nice Müslüman vardır."},{"verse_number":"65","turkish_text":"(Ey Resul!) Şüphesiz sana da senden önce gönderilen resullerin her birine de (insanlara iletilmek üzere) vahyolundu ki: “(Ey insan!) Eğer Allah’a eş koşacak olursan yaptığın bütün içler boşa çıkacak ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın.”","arabic_text":"وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-64c.mp3","commentary_text":"“Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler” cümlesi sadece müşrikler için söylenmiş bir ifade değildir. Allah’ı anlayamayan, O’nu gereği gibi takdir edemeyen, O’nun rahmetinden, davetinden istifade edemeyen ve O’nun gücünü kullanamayan herkes için söylenmiştir. Bugün Allah’ı dilinden düşürmeyen ama Allah’a göre bir hayatı olmayan, mü’min olduğunu iddia eden fakat imanının gereklerini yerine getirmeyen, Hz. Peygambere toz kondurmayan lakin onun hayatıyla örtüşen bir yaşam düşünmeyen, Kur’an’ı kutsal bir eser olarak gören ama onun öğretileri istikametinde bir yol belirlemeyen maalesef nice Müslüman vardır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Asla (Allah’tan başkalarına kulluk) etme! Yalnızca Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-66c.mp3","commentary_text":"“Sûr” la ilgili detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Nasıldır ve nasıl bir ses çıkaracaktır ve bu ses nasıl bir etki yapacak ve dalga boyu ne olacak ki evrende her şeyin sonunu getirecek? Bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Kıyametin kopmasından bahseden âyetler, evrende büyük bir kozmik değişime sebep olacak patlamanın sûra üflenmekle başlayacağını anlatır. Ancak bunun “İsrâfîl” adlı meleğin üflemesiyle gerçekleşeceğini söylemez. Dolaysıyla insanların sandığı ve inandığı gibi kıyametin kopmasını bekleyen İsrâfîl adlı özel bir melek yoktur. Yani “Allah özel bir melek yaratmıştır, üstelik de büyük meleklerdendir fakat sadece iki defa görev yapacaktır. Biri Kıyamet vakti gelince sûra üflemek, diğeri de tekrar diriliş için ikinci kez sûra üflemek.” Bu çok tatmin edici durmuyor. Kur’an’a göre kıyametin kopması, daha önceden Allah’ın programladığı tarihte büyük bir gürültü/patlama ile gerçekleşir. Kur’an’ın öğretisine göre bu gürültü/patlama “sur’a üfürülme” diye ifade edilir. Nitekim göreceğiniz ayetlerde de “sura üfürülünce” deniyor, İsrafil sûra üflediği zaman denmiyor. “Artık sura üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyamet kopmuş)tur!” (Hakka 69/13-15), “Ve sûra (ikinci defa) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar mevzilerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!” (Yasin 36/51) “Allah’ın dilediği müstesna” ifadesinden, mahiyetini bizim bilemediğimiz bazı melekler kastedilmiş olabilir. “İnsanların ayağa kalkması”; insanlar için hayatın yeniden başlaması anlamındadır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Asla (Allah’tan başkalarına kulluk) etme! Yalnızca Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-66c.mp3","commentary_text":"“Sûr” la ilgili detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Nasıldır ve nasıl bir ses çıkaracaktır ve bu ses nasıl bir etki yapacak ve dalga boyu ne olacak ki evrende her şeyin sonunu getirecek? Bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Kıyametin kopmasından bahseden âyetler, evrende büyük bir kozmik değişime sebep olacak patlamanın sûra üflenmekle başlayacağını anlatır. Ancak bunun “İsrâfîl” adlı meleğin üflemesiyle gerçekleşeceğini söylemez. Dolaysıyla insanların sandığı ve inandığı gibi kıyametin kopmasını bekleyen İsrâfîl adlı özel bir melek yoktur. Yani “Allah özel bir melek yaratmıştır, üstelik de büyük meleklerdendir fakat sadece iki defa görev yapacaktır. Biri Kıyamet vakti gelince sûra üflemek, diğeri de tekrar diriliş için ikinci kez sûra üflemek.” Bu çok tatmin edici durmuyor. Kur’an’a göre kıyametin kopması, daha önceden Allah’ın programladığı tarihte büyük bir gürültü/patlama ile gerçekleşir. Kur’an’ın öğretisine göre bu gürültü/patlama “sur’a üfürülme” diye ifade edilir. Nitekim göreceğiniz ayetlerde de “sura üfürülünce” deniyor, İsrafil sûra üflediği zaman denmiyor. “Artık sura üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyamet kopmuş)tur!” (Hakka 69/13-15), “Ve sûra (ikinci defa) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar mevzilerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!” (Yasin 36/51) “Allah’ın dilediği müstesna” ifadesinden, mahiyetini bizim bilemediğimiz bazı melekler kastedilmiş olabilir. “İnsanların ayağa kalkması”; insanlar için hayatın yeniden başlaması anlamındadır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Asla (Allah’tan başkalarına kulluk) etme! Yalnızca Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-66c.mp3","commentary_text":"“Sûr” la ilgili detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Nasıldır ve nasıl bir ses çıkaracaktır ve bu ses nasıl bir etki yapacak ve dalga boyu ne olacak ki evrende her şeyin sonunu getirecek? Bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Kıyametin kopmasından bahseden âyetler, evrende büyük bir kozmik değişime sebep olacak patlamanın sûra üflenmekle başlayacağını anlatır. Ancak bunun “İsrâfîl” adlı meleğin üflemesiyle gerçekleşeceğini söylemez. Dolaysıyla insanların sandığı ve inandığı gibi kıyametin kopmasını bekleyen İsrâfîl adlı özel bir melek yoktur. Yani “Allah özel bir melek yaratmıştır, üstelik de büyük meleklerdendir fakat sadece iki defa görev yapacaktır. Biri Kıyamet vakti gelince sûra üflemek, diğeri de tekrar diriliş için ikinci kez sûra üflemek.” Bu çok tatmin edici durmuyor. Kur’an’a göre kıyametin kopması, daha önceden Allah’ın programladığı tarihte büyük bir gürültü/patlama ile gerçekleşir. Kur’an’ın öğretisine göre bu gürültü/patlama “sur’a üfürülme” diye ifade edilir. Nitekim göreceğiniz ayetlerde de “sura üfürülünce” deniyor, İsrafil sûra üflediği zaman denmiyor. “Artık sura üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyamet kopmuş)tur!” (Hakka 69/13-15), “Ve sûra (ikinci defa) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar mevzilerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!” (Yasin 36/51) “Allah’ın dilediği müstesna” ifadesinden, mahiyetini bizim bilemediğimiz bazı melekler kastedilmiş olabilir. “İnsanların ayağa kalkması”; insanlar için hayatın yeniden başlaması anlamındadır."},{"verse_number":"66","turkish_text":"“Asla (Allah’tan başkalarına kulluk) etme! Yalnızca Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.”","arabic_text":"بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-63.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"38/38-65c.mp3","commentary_text":"“Sûr” la ilgili detaylı bir bilgiye sahip değiliz. Nasıldır ve nasıl bir ses çıkaracaktır ve bu ses nasıl bir etki yapacak ve dalga boyu ne olacak ki evrende her şeyin sonunu getirecek? Bütün bunlar Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Kıyametin kopmasından bahseden âyetler, evrende büyük bir kozmik değişime sebep olacak patlamanın sûra üflenmekle başlayacağını anlatır. Ancak bunun “İsrâfîl” adlı meleğin üflemesiyle gerçekleşeceğini söylemez. Dolaysıyla insanların sandığı ve inandığı gibi kıyametin kopmasını bekleyen İsrâfîl adlı özel bir melek yoktur. Yani “Allah özel bir melek yaratmıştır, üstelik de büyük meleklerdendir fakat sadece iki defa görev yapacaktır. Biri Kıyamet vakti gelince sûra üflemek, diğeri de tekrar diriliş için ikinci kez sûra üflemek.” Bu çok tatmin edici durmuyor. Kur’an’a göre kıyametin kopması, daha önceden Allah’ın programladığı tarihte büyük bir gürültü/patlama ile gerçekleşir. Kur’an’ın öğretisine göre bu gürültü/patlama “sur’a üfürülme” diye ifade edilir. Nitekim göreceğiniz ayetlerde de “sura üfürülünce” deniyor, İsrafil sûra üflediği zaman denmiyor. “Artık sura üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyamet kopmuş)tur!” (Hakka 69/13-15), “Ve sûra (ikinci defa) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar mevzilerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!” (Yasin 36/51) “Allah’ın dilediği müstesna” ifadesinden, mahiyetini bizim bilemediğimiz bazı melekler kastedilmiş olabilir. “İnsanların ayağa kalkması”; insanlar için hayatın yeniden başlaması anlamındadır."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Nitekim onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yeryüzü bütünüyle O’nun tasarrufunda olacak. Gökler de O’nun kudretiyle dürülecek. O kudret ve egemenliğinde sınırsızdır ve onların (müşriklerin) ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Nitekim onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yeryüzü bütünüyle O’nun tasarrufunda olacak. Gökler de O’nun kudretiyle dürülecek. O kudret ve egemenliğinde sınırsızdır ve onların (müşriklerin) ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Nitekim onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yeryüzü bütünüyle O’nun tasarrufunda olacak. Gökler de O’nun kudretiyle dürülecek. O kudret ve egemenliğinde sınırsızdır ve onların (müşriklerin) ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Nitekim onlar Allah’ı gereği gibi takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yeryüzü bütünüyle O’nun tasarrufunda olacak. Gökler de O’nun kudretiyle dürülecek. O kudret ve egemenliğinde sınırsızdır ve onların (müşriklerin) ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Kıyamet için birinci defa) Sur’a üflenir. Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde kim varsa hepsi çarpılıp yere yıkılarak bayılır. Sonra Sur’a tekrar (ikinci defa) üflenir. Bir de bakarsın bütün insanlar ayağa kalkmış etrafa bakınıp duruyorlar!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۚ ثُمَّ نُفِخَ ف۪يهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Kıyamet için birinci defa) Sur’a üflenir. Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde kim varsa hepsi çarpılıp yere yıkılarak bayılır. Sonra Sur’a tekrar (ikinci defa) üflenir. Bir de bakarsın bütün insanlar ayağa kalkmış etrafa bakınıp duruyorlar!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۚ ثُمَّ نُفِخَ ف۪يهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Kıyamet için birinci defa) Sur’a üflenir. Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde kim varsa hepsi çarpılıp yere yıkılarak bayılır. Sonra Sur’a tekrar (ikinci defa) üflenir. Bir de bakarsın bütün insanlar ayağa kalkmış etrafa bakınıp duruyorlar!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۚ ثُمَّ نُفِخَ ف۪يهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"(Kıyamet için birinci defa) Sur’a üflenir. Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde kim varsa hepsi çarpılıp yere yıkılarak bayılır. Sonra Sur’a tekrar (ikinci defa) üflenir. Bir de bakarsın bütün insanlar ayağa kalkmış etrafa bakınıp duruyorlar!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۚ ثُمَّ نُفِخَ ف۪يهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Mahşer Meydanı Rabbinin nuruyla aydınlanır amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.","arabic_text":"وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَج۪ٓيءَ بِالنَّبِيّ۪نَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Mahşer Meydanı Rabbinin nuruyla aydınlanır amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.","arabic_text":"وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَج۪ٓيءَ بِالنَّبِيّ۪نَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Mahşer Meydanı Rabbinin nuruyla aydınlanır amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.","arabic_text":"وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَج۪ٓيءَ بِالنَّبِيّ۪نَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Mahşer Meydanı Rabbinin nuruyla aydınlanır amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.","arabic_text":"وَاَشْرَقَتِ الْاَرْضُ بِنُورِ رَبِّهَا وَوُضِعَ الْكِتَابُ وَج۪ٓيءَ بِالنَّبِيّ۪نَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Çünkü Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.","arabic_text":"وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Çünkü Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.","arabic_text":"وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Çünkü Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.","arabic_text":"وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Çünkü Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.","arabic_text":"وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"38/38-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İnkârcılar gruplar halinde cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İnkârcılar gruplar halinde cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İnkârcılar gruplar halinde cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"İnkârcılar gruplar halinde cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Onlara:) “İçinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!” denir. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!","arabic_text":"ق۪يلَ ادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Onlara:) “İçinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!” denir. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!","arabic_text":"ق۪يلَ ادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Onlara:) “İçinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!” denir. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!","arabic_text":"ق۪يلَ ادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"(Onlara:) “İçinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!” denir. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!","arabic_text":"ق۪يلَ ادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun hoş geldiniz! Haydi ebedî kalmak üzere girin buraya!”","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun hoş geldiniz! Haydi ebedî kalmak üzere girin buraya!”","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun hoş geldiniz! Haydi ebedî kalmak üzere girin buraya!”","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun hoş geldiniz! Haydi ebedî kalmak üzere girin buraya!”","arabic_text":"وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar da şöyle derler: “Bize verdiği sözünü yerine getiren ve böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah’a hamdolsun. Allah yolunda çaba sarf edenlerin mükâfatı ne güzelmiş!”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَٓاءُۚ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar da şöyle derler: “Bize verdiği sözünü yerine getiren ve böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah’a hamdolsun. Allah yolunda çaba sarf edenlerin mükâfatı ne güzelmiş!”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَٓاءُۚ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar da şöyle derler: “Bize verdiği sözünü yerine getiren ve böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah’a hamdolsun. Allah yolunda çaba sarf edenlerin mükâfatı ne güzelmiş!”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَٓاءُۚ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlar da şöyle derler: “Bize verdiği sözünü yerine getiren ve böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah’a hamdolsun. Allah yolunda çaba sarf edenlerin mükâfatı ne güzelmiş!”","arabic_text":"وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَاَوْرَثَنَا الْاَرْضَ نَتَبَوَّاُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَٓاءُۚ فَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Melekleri de (Allah’ın) kudret tahtının çevresinde Rablerinin yüceliğini övgüyle anarken görürsün. O zaman herkes hakkında adaletle hükmedilir ve (şu) sözler telaffuz edilir: “Bütün övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!”","arabic_text":"وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Melekleri de (Allah’ın) kudret tahtının çevresinde Rablerinin yüceliğini övgüyle anarken görürsün. O zaman herkes hakkında adaletle hükmedilir ve (şu) sözler telaffuz edilir: “Bütün övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!”","arabic_text":"وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Melekleri de (Allah’ın) kudret tahtının çevresinde Rablerinin yüceliğini övgüyle anarken görürsün. O zaman herkes hakkında adaletle hükmedilir ve (şu) sözler telaffuz edilir: “Bütün övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!”","arabic_text":"وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Melekleri de (Allah’ın) kudret tahtının çevresinde Rablerinin yüceliğini övgüyle anarken görürsün. O zaman herkes hakkında adaletle hükmedilir ve (şu) sözler telaffuz edilir: “Bütün övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!”","arabic_text":"وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"38/38-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":40,"name":"MÜ'MİN SÛRESİ","description":"Mü’min suresi, Mekke döneminde inmiş olup 85 ayettir. 56 ve 57. ayetler Medine döneminde inmiştir. Sure adını, 28. ayette geçen ve “İman eden” anlamına gelen “Mü’min” kelimesinden almıştır. Sûrede Allah’ın günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden, kötüleri şiddetle cezalandıran, iyilere lütuf ve ihsanda bulunan tek ilâh olduğu ifade ediliyor. Hz. Nuh’un kavmi ve ardından gelen diğer inkârcı grupların dünya ve âhiretteki akıbetlerinden söz edilen ve Hz. Musa ve Firavun mücadelesine de yer verilen sûrede azap haberi veren âyetlerin yanında ilâhî rahmet ve cennetten bahsediliyor, kâfir ve zalimlerin cehennemdeki durumlarına değiniliyor. Allah’ın peygamberlere ve onlara tabi olanlara dünya hayatında zafer vereceği, âhirette kendilerini mutlu kılacağı, zalimlere ise lânet edileceği ve onlar için kötü bir mekân hazırlanacağı ifade ediliyor. Allah’ın âyetlerine karşı direnenlerin hayal ürünü bir kibre kapıldıkları anlatılan sûrede insanlara tabiat içinde verilen üstün konuma ve lütfedilen imkânların bir kısmına temas ediliyor. Ayrıca sûrede Allah’ın âyetlerine karşı mücadeleye girişenlerin servet ve iktidar sahibi, kibirli, zorba ve şımarık kimseler olduğu bildiriliyor. Hz. Peygamber ve müminlerden her durumda sabır göstermeleri, Allah’tan af dilemeleri, içtenlikle sadece O’na dua etmeleri, Allah’a güvenmeleri ve teslim olmaları, dünyada elde edilebilecek zafer ve muvaffakiyeti Allah’a bırakmaları isteniyor.","sura_intro_audio":"39/39-a.mp3","verse_count":85,"verses":[{"verse_number":"1-2-3","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu Kitab’ın indirilişi mutlak güç sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen günahları bağışlayan tevbeleri kabul eden azabı ağır ve lütfu sınırsız olan Allah tarafındandır. Ondan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O’nadır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"39/39-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2-3","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu Kitab’ın indirilişi mutlak güç sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen günahları bağışlayan tevbeleri kabul eden azabı ağır ve lütfu sınırsız olan Allah tarafındandır. Ondan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O’nadır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"39/39-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2-3","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu Kitab’ın indirilişi mutlak güç sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen günahları bağışlayan tevbeleri kabul eden azabı ağır ve lütfu sınırsız olan Allah tarafındandır. Ondan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O’nadır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"39/39-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2-3","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu Kitab’ın indirilişi mutlak güç sahibi (her şeyi) hakkıyla bilen günahları bağışlayan tevbeleri kabul eden azabı ağır ve lütfu sınırsız olan Allah tarafındandır. Ondan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O’nadır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"39/39-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında inkârcılardan başkası tartışmaya girişmez. Fakat onların yeryüzünde keyif çatarak dolaşmaları seni yanıltmasın!","arabic_text":"مَا يُجَادِلُ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِي الْبِلَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında inkârcılardan başkası tartışmaya girişmez. Fakat onların yeryüzünde keyif çatarak dolaşmaları seni yanıltmasın!","arabic_text":"مَا يُجَادِلُ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِي الْبِلَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında inkârcılardan başkası tartışmaya girişmez. Fakat onların yeryüzünde keyif çatarak dolaşmaları seni yanıltmasın!","arabic_text":"مَا يُجَادِلُ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِي الْبِلَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında inkârcılardan başkası tartışmaya girişmez. Fakat onların yeryüzünde keyif çatarak dolaşmaları seni yanıltmasın!","arabic_text":"مَا يُجَادِلُ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِي الْبِلَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi ve onlardan sonraki topluluklar da (elçileri) yalanlamıştı. Öyle ki her ümmet kendi resulünü yakalayıp cezalandırmaya (öldürmeye) azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْۖ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-5c.mp3","commentary_text":"Bir kısım melekler/şuurlular için kullanılan “arşı yüklenip taşıyanlar” ifadesi, Allah’a yakın bulunmaları ve Onun iradesini hayata geçirmek konusunda vazifeli olmalarından kinayedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan şuurluların/meleklerin; inandıktan sonra tevbe eden ve Allah yolunda olanlar için bağışlanma dileğinde bulunmaları, Allah’ın rahmetinin farklı bir tezahürüdür. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, meleklere; inanan kullarının bağışlanması ve nihai azaptan korunması için dilekte bulunduran Allah, yarattığı varlıkları âdeta sosyal bir sorumluluk projesiyle dayanışma içerisinde yaşamaları için ayetlerini gönderiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi ve onlardan sonraki topluluklar da (elçileri) yalanlamıştı. Öyle ki her ümmet kendi resulünü yakalayıp cezalandırmaya (öldürmeye) azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْۖ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-5c.mp3","commentary_text":"Bir kısım melekler/şuurlular için kullanılan “arşı yüklenip taşıyanlar” ifadesi, Allah’a yakın bulunmaları ve Onun iradesini hayata geçirmek konusunda vazifeli olmalarından kinayedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan şuurluların/meleklerin; inandıktan sonra tevbe eden ve Allah yolunda olanlar için bağışlanma dileğinde bulunmaları, Allah’ın rahmetinin farklı bir tezahürüdür. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, meleklere; inanan kullarının bağışlanması ve nihai azaptan korunması için dilekte bulunduran Allah, yarattığı varlıkları âdeta sosyal bir sorumluluk projesiyle dayanışma içerisinde yaşamaları için ayetlerini gönderiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi ve onlardan sonraki topluluklar da (elçileri) yalanlamıştı. Öyle ki her ümmet kendi resulünü yakalayıp cezalandırmaya (öldürmeye) azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْۖ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-5c.mp3","commentary_text":"Bir kısım melekler/şuurlular için kullanılan “arşı yüklenip taşıyanlar” ifadesi, Allah’a yakın bulunmaları ve Onun iradesini hayata geçirmek konusunda vazifeli olmalarından kinayedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan şuurluların/meleklerin; inandıktan sonra tevbe eden ve Allah yolunda olanlar için bağışlanma dileğinde bulunmaları, Allah’ın rahmetinin farklı bir tezahürüdür. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, meleklere; inanan kullarının bağışlanması ve nihai azaptan korunması için dilekte bulunduran Allah, yarattığı varlıkları âdeta sosyal bir sorumluluk projesiyle dayanışma içerisinde yaşamaları için ayetlerini gönderiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi ve onlardan sonraki topluluklar da (elçileri) yalanlamıştı. Öyle ki her ümmet kendi resulünü yakalayıp cezalandırmaya (öldürmeye) azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْۖ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-4c.mp3","commentary_text":"Bir kısım melekler/şuurlular için kullanılan “arşı yüklenip taşıyanlar” ifadesi, Allah’a yakın bulunmaları ve Onun iradesini hayata geçirmek konusunda vazifeli olmalarından kinayedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan şuurluların/meleklerin; inandıktan sonra tevbe eden ve Allah yolunda olanlar için bağışlanma dileğinde bulunmaları, Allah’ın rahmetinin farklı bir tezahürüdür. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, meleklere; inanan kullarının bağışlanması ve nihai azaptan korunması için dilekte bulunduran Allah, yarattığı varlıkları âdeta sosyal bir sorumluluk projesiyle dayanışma içerisinde yaşamaları için ayetlerini gönderiyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Böylece Rabbinin hakikati inkâra şartlanmış olanlar hakkındaki “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِۢ","related_links":[],"audio_path":"39/39-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Böylece Rabbinin hakikati inkâra şartlanmış olanlar hakkındaki “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِۢ","related_links":[],"audio_path":"39/39-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Böylece Rabbinin hakikati inkâra şartlanmış olanlar hakkındaki “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِۢ","related_links":[],"audio_path":"39/39-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Böylece Rabbinin hakikati inkâra şartlanmış olanlar hakkındaki “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ اَصْحَابُ النَّارِۢ","related_links":[],"audio_path":"39/39-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerini hamd ile tespih ederler (O’nu güzel sıfatlarıyla anıp över ve Kendisine yaraşmayan her türlü sıfattan tenzih ederler O’nun yüklediği sorumluluğu yerine getirirler). Ve sadece O’na inanır ve güvenirler. Diğer iman edenler için de şöyle af dilerler: “Rabbimiz Sen’in rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe ile Sana yönelen ve Sen’in yoluna uyanları bağışla ve onları kızgın alevli ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ","related_links":["69/17"],"audio_path":"39/39-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İki defa öldürdün, iki defa dirilttin” ifadesindeki birinci ölümün, insanın dünyaya gelmeden yani ana rahmine düşmeden önceki yokluk hali; birinci dirilişin, ana rahminden dünyaya gelişi; ikinci ölümün dünyadan gidişi ve ikinci dirilişin ise ahiretteki dirilişi anlattığı açıkça anlaşılmaktadır. Bazıları “Allah, (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında, öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır…” (Zümer 39/42) ayetine dayanarak iki ölümden birinin vefat, diğerinin uyku olduğunu iddia ediyorlar. Oysa bu ayette “bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin” diyor. Buradaki ölümden uyku kastedilmiş olsaydı iki defa denmezdi çünkü insan binlerce defa uyumaktadır. Bir başkaları da bu cümledeki birinci ölümün dünyadan gidişi ve birinci dirilişin kabirdeki dirilişi ve arkasından ikinci kez ölmeyi anlattığını iddia ediyorlar ki bu tez, Bakara, 2/28. ayetiyle tamamen çürütülmektedir: “Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda dönüşünüz yine O’na olacaktır.” Bundan da anlaşılıyor ki kabirde dirilmek, orada yaşamak ve tekrar ölmek diye bir şey yoktur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerini hamd ile tespih ederler (O’nu güzel sıfatlarıyla anıp över ve Kendisine yaraşmayan her türlü sıfattan tenzih ederler O’nun yüklediği sorumluluğu yerine getirirler). Ve sadece O’na inanır ve güvenirler. Diğer iman edenler için de şöyle af dilerler: “Rabbimiz Sen’in rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe ile Sana yönelen ve Sen’in yoluna uyanları bağışla ve onları kızgın alevli ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ","related_links":["69/17"],"audio_path":"39/39-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İki defa öldürdün, iki defa dirilttin” ifadesindeki birinci ölümün, insanın dünyaya gelmeden yani ana rahmine düşmeden önceki yokluk hali; birinci dirilişin, ana rahminden dünyaya gelişi; ikinci ölümün dünyadan gidişi ve ikinci dirilişin ise ahiretteki dirilişi anlattığı açıkça anlaşılmaktadır. Bazıları “Allah, (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında, öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır…” (Zümer 39/42) ayetine dayanarak iki ölümden birinin vefat, diğerinin uyku olduğunu iddia ediyorlar. Oysa bu ayette “bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin” diyor. Buradaki ölümden uyku kastedilmiş olsaydı iki defa denmezdi çünkü insan binlerce defa uyumaktadır. Bir başkaları da bu cümledeki birinci ölümün dünyadan gidişi ve birinci dirilişin kabirdeki dirilişi ve arkasından ikinci kez ölmeyi anlattığını iddia ediyorlar ki bu tez, Bakara, 2/28. ayetiyle tamamen çürütülmektedir: “Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda dönüşünüz yine O’na olacaktır.” Bundan da anlaşılıyor ki kabirde dirilmek, orada yaşamak ve tekrar ölmek diye bir şey yoktur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerini hamd ile tespih ederler (O’nu güzel sıfatlarıyla anıp över ve Kendisine yaraşmayan her türlü sıfattan tenzih ederler O’nun yüklediği sorumluluğu yerine getirirler). Ve sadece O’na inanır ve güvenirler. Diğer iman edenler için de şöyle af dilerler: “Rabbimiz Sen’in rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe ile Sana yönelen ve Sen’in yoluna uyanları bağışla ve onları kızgın alevli ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ","related_links":["69/17"],"audio_path":"39/39-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-7c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “İki defa öldürdün, iki defa dirilttin” ifadesindeki birinci ölümün, insanın dünyaya gelmeden yani ana rahmine düşmeden önceki yokluk hali; birinci dirilişin, ana rahminden dünyaya gelişi; ikinci ölümün dünyadan gidişi ve ikinci dirilişin ise ahiretteki dirilişi anlattığı açıkça anlaşılmaktadır. Bazıları “Allah, (ölecek) insanların ruhlarını ölümü sırasında, öl(üm vakti gel)meyenlerinkini de uykularında alır. Sonra ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır…” (Zümer 39/42) ayetine dayanarak iki ölümden birinin vefat, diğerinin uyku olduğunu iddia ediyorlar. Oysa bu ayette “bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin” diyor. Buradaki ölümden uyku kastedilmiş olsaydı iki defa denmezdi çünkü insan binlerce defa uyumaktadır. Bir başkaları da bu cümledeki birinci ölümün dünyadan gidişi ve birinci dirilişin kabirdeki dirilişi ve arkasından ikinci kez ölmeyi anlattığını iddia ediyorlar ki bu tez, Bakara, 2/28. ayetiyle tamamen çürütülmektedir: “Allah’ı nasıl inkâr edebilirsiniz ki? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda dönüşünüz yine O’na olacaktır.” Bundan da anlaşılıyor ki kabirde dirilmek, orada yaşamak ve tekrar ölmek diye bir şey yoktur."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arşı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindeki şuurlular Rablerini hamd ile tespih ederler (O’nu güzel sıfatlarıyla anıp över ve Kendisine yaraşmayan her türlü sıfattan tenzih ederler O’nun yüklediği sorumluluğu yerine getirirler). Ve sadece O’na inanır ve güvenirler. Diğer iman edenler için de şöyle af dilerler: “Rabbimiz Sen’in rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe ile Sana yönelen ve Sen’in yoluna uyanları bağışla ve onları kızgın alevli ateş azabından koru!”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/tefsir_4009_1772879956.mp3","commentary_text":"Bir kısım melekler/şuurlular için kullanılan “arşı yüklenip taşıyanlar” ifadesi, Allah’a yakın bulunmaları ve Onun iradesini hayata geçirmek konusunda vazifeli olmalarından kinayedir.\r\nArşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan şuurluların/meleklerin; inandıktan sonra tevbe eden ve Allah yolunda olanlar için bağışlanma dileğinde bulunmaları, Allah’ın rahmetinin farklı bir tezahürüdür. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, meleklere; inanan kullarının bağışlanması ve nihai azaptan korunması için dilekte bulunduran Allah, yarattığı varlıkları âdeta sosyal bir sorumluluk projesiyle dayanışma içerisinde yaşamaları için ayetlerini gönderiyor\r\n"},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Onları da onların babalarından eşlerinden ve soylarından iyi olanları da kendilerine vaad ettiğin ebedi cennetlerine koy! Şüphesiz ki sen üstün kudret tam hüküm ve hikmet sahibisin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Onları da onların babalarından eşlerinden ve soylarından iyi olanları da kendilerine vaad ettiğin ebedi cennetlerine koy! Şüphesiz ki sen üstün kudret tam hüküm ve hikmet sahibisin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Onları da onların babalarından eşlerinden ve soylarından iyi olanları da kendilerine vaad ettiğin ebedi cennetlerine koy! Şüphesiz ki sen üstün kudret tam hüküm ve hikmet sahibisin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Onları da onların babalarından eşlerinden ve soylarından iyi olanları da kendilerine vaad ettiğin ebedi cennetlerine koy! Şüphesiz ki sen üstün kudret tam hüküm ve hikmet sahibisin.”","arabic_text":"رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan o gün muhakkak ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluştur.”","arabic_text":"وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan o gün muhakkak ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluştur.”","arabic_text":"وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan o gün muhakkak ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluştur.”","arabic_text":"وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan o gün muhakkak ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluştur.”","arabic_text":"وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Cehenneme giren) İnkârcılara (o gün) şöyle seslenilir: “Allah’ın size olan gazabı/öfkesi sizin şu anda (cehenneme girmeye bizzat kendi iradenizle karar verdiğiniz için) kendinize olan öfkenizden daha şiddetlidir. Çünkü siz imana çağrıldığınız halde inkâr etmeyi tercih etmiştiniz.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Cehenneme giren) İnkârcılara (o gün) şöyle seslenilir: “Allah’ın size olan gazabı/öfkesi sizin şu anda (cehenneme girmeye bizzat kendi iradenizle karar verdiğiniz için) kendinize olan öfkenizden daha şiddetlidir. Çünkü siz imana çağrıldığınız halde inkâr etmeyi tercih etmiştiniz.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Cehenneme giren) İnkârcılara (o gün) şöyle seslenilir: “Allah’ın size olan gazabı/öfkesi sizin şu anda (cehenneme girmeye bizzat kendi iradenizle karar verdiğiniz için) kendinize olan öfkenizden daha şiddetlidir. Çünkü siz imana çağrıldığınız halde inkâr etmeyi tercih etmiştiniz.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Cehenneme giren) İnkârcılara (o gün) şöyle seslenilir: “Allah’ın size olan gazabı/öfkesi sizin şu anda (cehenneme girmeye bizzat kendi iradenizle karar verdiğiniz için) kendinize olan öfkenizden daha şiddetlidir. Çünkü siz imana çağrıldığınız halde inkâr etmeyi tercih etmiştiniz.”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ اللّٰهِ اَكْبَرُ مِنْ مَقْتِكُمْ اَنْفُسَكُمْ اِذْ تُدْعَوْنَ اِلَى الْا۪يمَانِ فَتَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Onlar da) şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu yok mu?”","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَٓا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَب۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Onlar da) şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu yok mu?”","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَٓا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَب۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Onlar da) şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu yok mu?”","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَٓا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَب۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Onlar da) şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu yok mu?”","arabic_text":"قَالُوا رَبَّنَٓا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَب۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlara şöyle cevap verilir: “Bu hale düşmenizin sebebi Allah’ın birliğine inanmaya çağırıldığınızda reddederdiniz. Ama O’ndan başkalarına tanrısal nitelikler yüklendiğinde onlara inanırdınız. Artık (yapacak bir şey yok) şimdi ne yaparsanız yapın her konuda hüküm verme yetkisi yücelik ve azamet sahibi olan Allah’ındır!”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlara şöyle cevap verilir: “Bu hale düşmenizin sebebi Allah’ın birliğine inanmaya çağırıldığınızda reddederdiniz. Ama O’ndan başkalarına tanrısal nitelikler yüklendiğinde onlara inanırdınız. Artık (yapacak bir şey yok) şimdi ne yaparsanız yapın her konuda hüküm verme yetkisi yücelik ve azamet sahibi olan Allah’ındır!”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlara şöyle cevap verilir: “Bu hale düşmenizin sebebi Allah’ın birliğine inanmaya çağırıldığınızda reddederdiniz. Ama O’ndan başkalarına tanrısal nitelikler yüklendiğinde onlara inanırdınız. Artık (yapacak bir şey yok) şimdi ne yaparsanız yapın her konuda hüküm verme yetkisi yücelik ve azamet sahibi olan Allah’ındır!”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlara şöyle cevap verilir: “Bu hale düşmenizin sebebi Allah’ın birliğine inanmaya çağırıldığınızda reddederdiniz. Ama O’ndan başkalarına tanrısal nitelikler yüklendiğinde onlara inanırdınız. Artık (yapacak bir şey yok) şimdi ne yaparsanız yapın her konuda hüküm verme yetkisi yücelik ve azamet sahibi olan Allah’ındır!”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Allah varlığına eşsizliğine benzersizliğine ve büyüklüğüne delalet eden) âyetlerini size gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Bunlardan) ancak O’na yönelen düşünüp ibret alır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقًاۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Allah varlığına eşsizliğine benzersizliğine ve büyüklüğüne delalet eden) âyetlerini size gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Bunlardan) ancak O’na yönelen düşünüp ibret alır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقًاۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Allah varlığına eşsizliğine benzersizliğine ve büyüklüğüne delalet eden) âyetlerini size gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Bunlardan) ancak O’na yönelen düşünüp ibret alır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقًاۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Allah varlığına eşsizliğine benzersizliğine ve büyüklüğüne delalet eden) âyetlerini size gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Bunlardan) ancak O’na yönelen düşünüp ibret alır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقًاۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O hâlde (Ey mü’minler!) İnkârcılar hoşlanmasalar da dinini bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve yalnız O’nun rızasını düşünerek Allah’a kulluk edin!","arabic_text":"فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O hâlde (Ey mü’minler!) İnkârcılar hoşlanmasalar da dinini bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve yalnız O’nun rızasını düşünerek Allah’a kulluk edin!","arabic_text":"فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O hâlde (Ey mü’minler!) İnkârcılar hoşlanmasalar da dinini bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve yalnız O’nun rızasını düşünerek Allah’a kulluk edin!","arabic_text":"فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O hâlde (Ey mü’minler!) İnkârcılar hoşlanmasalar da dinini bütün yanlarıyla içten kabul ederek ve yalnız O’nun rızasını düşünerek Allah’a kulluk edin!","arabic_text":"فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(İnsanların davranışlarına göre) dereceleri yükselten arşın sahibi (Allah) buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan ruhu (vahyi) kullarından dilediğine indirir.","arabic_text":"رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-15c.mp3","commentary_text":"“O gün herkes, ne yapmış ise onun karşılığını alacak” ifadesi, herkesi kendi geleceğini hazırlamaya davet ediyor. İnsan ne ekerse onu biçer. Kasanıza para koyarsanız alırsınız, hesabınıza para yatırırsanız çekersiniz. Herkesin hesabı kendine aittir. Kişi dünyada kredi çekerek, ödünç alarak ya da çalarak çırparak bir şeyler yapılabilir ama ahiret bütün bunlara kapalıdır. Orada sadece kişinin dünyada yaşadıklarına bakılır ve ona göre değerlendirme yapılır. Onun için ucuz ve kolay yoldan cennete gitmek için şefaate ve himmete gönül bağlayarak ebedi nimetleri başkalarının üzerinden devşirmeyi düşünmemeliyiz. “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak.” (İnfitar, 82/19) “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95) “Hesapları pek çabuk görendir” ifadesini, vahyin ilk muhataplarının algısıyla düşündüğümüz zamanki yorumla bugünün perspektifinden baktığımız zamanki yorum farklı olur. Nitekim yaşadığımız asırda insanların sicilini tutan, kredi skorunu oluşturan sistemlerde bir düğmeye bastığınız zaman anında istediğiniz konuda arzu ettiğiniz veriyi alabiliyorsunuz. Ayrıca bir parmak iziyle kişinin bulaştığı bütün suçları, katıldığı bütün olayları çabucak görebiliyorsunuz. Ama On dört asır önce böyle bir imkân yoktu. Onun için Allah tarihin hangi döneminde yaşarsa yaşasın bütün toplumların idrakini dikkate alan bir ifade kullanıyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(İnsanların davranışlarına göre) dereceleri yükselten arşın sahibi (Allah) buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan ruhu (vahyi) kullarından dilediğine indirir.","arabic_text":"رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-15c.mp3","commentary_text":"“O gün herkes, ne yapmış ise onun karşılığını alacak” ifadesi, herkesi kendi geleceğini hazırlamaya davet ediyor. İnsan ne ekerse onu biçer. Kasanıza para koyarsanız alırsınız, hesabınıza para yatırırsanız çekersiniz. Herkesin hesabı kendine aittir. Kişi dünyada kredi çekerek, ödünç alarak ya da çalarak çırparak bir şeyler yapılabilir ama ahiret bütün bunlara kapalıdır. Orada sadece kişinin dünyada yaşadıklarına bakılır ve ona göre değerlendirme yapılır. Onun için ucuz ve kolay yoldan cennete gitmek için şefaate ve himmete gönül bağlayarak ebedi nimetleri başkalarının üzerinden devşirmeyi düşünmemeliyiz. “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak.” (İnfitar, 82/19) “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95) “Hesapları pek çabuk görendir” ifadesini, vahyin ilk muhataplarının algısıyla düşündüğümüz zamanki yorumla bugünün perspektifinden baktığımız zamanki yorum farklı olur. Nitekim yaşadığımız asırda insanların sicilini tutan, kredi skorunu oluşturan sistemlerde bir düğmeye bastığınız zaman anında istediğiniz konuda arzu ettiğiniz veriyi alabiliyorsunuz. Ayrıca bir parmak iziyle kişinin bulaştığı bütün suçları, katıldığı bütün olayları çabucak görebiliyorsunuz. Ama On dört asır önce böyle bir imkân yoktu. Onun için Allah tarihin hangi döneminde yaşarsa yaşasın bütün toplumların idrakini dikkate alan bir ifade kullanıyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(İnsanların davranışlarına göre) dereceleri yükselten arşın sahibi (Allah) buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan ruhu (vahyi) kullarından dilediğine indirir.","arabic_text":"رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-15c.mp3","commentary_text":"“O gün herkes, ne yapmış ise onun karşılığını alacak” ifadesi, herkesi kendi geleceğini hazırlamaya davet ediyor. İnsan ne ekerse onu biçer. Kasanıza para koyarsanız alırsınız, hesabınıza para yatırırsanız çekersiniz. Herkesin hesabı kendine aittir. Kişi dünyada kredi çekerek, ödünç alarak ya da çalarak çırparak bir şeyler yapılabilir ama ahiret bütün bunlara kapalıdır. Orada sadece kişinin dünyada yaşadıklarına bakılır ve ona göre değerlendirme yapılır. Onun için ucuz ve kolay yoldan cennete gitmek için şefaate ve himmete gönül bağlayarak ebedi nimetleri başkalarının üzerinden devşirmeyi düşünmemeliyiz. “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak.” (İnfitar, 82/19) “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95) “Hesapları pek çabuk görendir” ifadesini, vahyin ilk muhataplarının algısıyla düşündüğümüz zamanki yorumla bugünün perspektifinden baktığımız zamanki yorum farklı olur. Nitekim yaşadığımız asırda insanların sicilini tutan, kredi skorunu oluşturan sistemlerde bir düğmeye bastığınız zaman anında istediğiniz konuda arzu ettiğiniz veriyi alabiliyorsunuz. Ayrıca bir parmak iziyle kişinin bulaştığı bütün suçları, katıldığı bütün olayları çabucak görebiliyorsunuz. Ama On dört asır önce böyle bir imkân yoktu. Onun için Allah tarihin hangi döneminde yaşarsa yaşasın bütün toplumların idrakini dikkate alan bir ifade kullanıyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(İnsanların davranışlarına göre) dereceleri yükselten arşın sahibi (Allah) buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan ruhu (vahyi) kullarından dilediğine indirir.","arabic_text":"رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-14c.mp3","commentary_text":"“O gün herkes, ne yapmış ise onun karşılığını alacak” ifadesi, herkesi kendi geleceğini hazırlamaya davet ediyor. İnsan ne ekerse onu biçer. Kasanıza para koyarsanız alırsınız, hesabınıza para yatırırsanız çekersiniz. Herkesin hesabı kendine aittir. Kişi dünyada kredi çekerek, ödünç alarak ya da çalarak çırparak bir şeyler yapılabilir ama ahiret bütün bunlara kapalıdır. Orada sadece kişinin dünyada yaşadıklarına bakılır ve ona göre değerlendirme yapılır. Onun için ucuz ve kolay yoldan cennete gitmek için şefaate ve himmete gönül bağlayarak ebedi nimetleri başkalarının üzerinden devşirmeyi düşünmemeliyiz. “O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak.” (İnfitar, 82/19) “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95) “Hesapları pek çabuk görendir” ifadesini, vahyin ilk muhataplarının algısıyla düşündüğümüz zamanki yorumla bugünün perspektifinden baktığımız zamanki yorum farklı olur. Nitekim yaşadığımız asırda insanların sicilini tutan, kredi skorunu oluşturan sistemlerde bir düğmeye bastığınız zaman anında istediğiniz konuda arzu ettiğiniz veriyi alabiliyorsunuz. Ayrıca bir parmak iziyle kişinin bulaştığı bütün suçları, katıldığı bütün olayları çabucak görebiliyorsunuz. Ama On dört asır önce böyle bir imkân yoktu. Onun için Allah tarihin hangi döneminde yaşarsa yaşasın bütün toplumların idrakini dikkate alan bir ifade kullanıyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün insanların (özlerinin bulunduğu yerden yeniden yaratılarak dışarı) çıkacağı ve her hallerinin bütün çıplaklığıyla ortaya konacağı gündür. Onlarla ilgili hiçbir şey Allah’tan saklı kalmayacak (her şey olduğu gibi gerçek yüzüyle ortaya konacak ve şöyle bir ses duyulacak. “Ey zorba diktatörler söyleyin bakalım:) Bugün hükümranlık kimindir?” (Aynı sesle cevap verilecek) “Bütün varlıklar üzerinde tek ve mutlak otorite Sahibi olan Allah’ındır” (olacak)","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ بَارِزُونَۚ لَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْهُمْ شَيْءٌۜ لِمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَۜ لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün insanların (özlerinin bulunduğu yerden yeniden yaratılarak dışarı) çıkacağı ve her hallerinin bütün çıplaklığıyla ortaya konacağı gündür. Onlarla ilgili hiçbir şey Allah’tan saklı kalmayacak (her şey olduğu gibi gerçek yüzüyle ortaya konacak ve şöyle bir ses duyulacak. “Ey zorba diktatörler söyleyin bakalım:) Bugün hükümranlık kimindir?” (Aynı sesle cevap verilecek) “Bütün varlıklar üzerinde tek ve mutlak otorite Sahibi olan Allah’ındır” (olacak)","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ بَارِزُونَۚ لَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْهُمْ شَيْءٌۜ لِمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَۜ لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün insanların (özlerinin bulunduğu yerden yeniden yaratılarak dışarı) çıkacağı ve her hallerinin bütün çıplaklığıyla ortaya konacağı gündür. Onlarla ilgili hiçbir şey Allah’tan saklı kalmayacak (her şey olduğu gibi gerçek yüzüyle ortaya konacak ve şöyle bir ses duyulacak. “Ey zorba diktatörler söyleyin bakalım:) Bugün hükümranlık kimindir?” (Aynı sesle cevap verilecek) “Bütün varlıklar üzerinde tek ve mutlak otorite Sahibi olan Allah’ındır” (olacak)","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ بَارِزُونَۚ لَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْهُمْ شَيْءٌۜ لِمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَۜ لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O gün insanların (özlerinin bulunduğu yerden yeniden yaratılarak dışarı) çıkacağı ve her hallerinin bütün çıplaklığıyla ortaya konacağı gündür. Onlarla ilgili hiçbir şey Allah’tan saklı kalmayacak (her şey olduğu gibi gerçek yüzüyle ortaya konacak ve şöyle bir ses duyulacak. “Ey zorba diktatörler söyleyin bakalım:) Bugün hükümranlık kimindir?” (Aynı sesle cevap verilecek) “Bütün varlıklar üzerinde tek ve mutlak otorite Sahibi olan Allah’ındır” (olacak)","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ بَارِزُونَۚ لَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْهُمْ شَيْءٌۜ لِمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَۜ لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O gün herkes ne yapmış ise onun karşılığını alacak ve o gün kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek. Muhakkak ki Allah hesapları pek çabuk görendir.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ تُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۜ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O gün herkes ne yapmış ise onun karşılığını alacak ve o gün kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek. Muhakkak ki Allah hesapları pek çabuk görendir.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ تُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۜ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O gün herkes ne yapmış ise onun karşılığını alacak ve o gün kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek. Muhakkak ki Allah hesapları pek çabuk görendir.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ تُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۜ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O gün herkes ne yapmış ise onun karşılığını alacak ve o gün kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek. Muhakkak ki Allah hesapları pek çabuk görendir.","arabic_text":"اَلْيَوْمَ تُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْۜ لَا ظُلْمَ الْيَوْمَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet) günü konusunda onları uyar! O gün yürekler gırtlaklara kadar gam ve tasa ile dolacaktır. Zalimlerin (onları azaptan kurtaracak) ne yakın bir dostu ne de (sözü) dinlenir bir şefaatçisi olacaktır.","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-18c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah otoritesinin hiç kimse ile paylaşılmasını istemiyor. Bütün günahları affedeceğini ama kendi niteliklerini başkalarına atfedenleri asla affetmeyeceğini vurguluyor. “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklerse kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa 4/48)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet) günü konusunda onları uyar! O gün yürekler gırtlaklara kadar gam ve tasa ile dolacaktır. Zalimlerin (onları azaptan kurtaracak) ne yakın bir dostu ne de (sözü) dinlenir bir şefaatçisi olacaktır.","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-18c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah otoritesinin hiç kimse ile paylaşılmasını istemiyor. Bütün günahları affedeceğini ama kendi niteliklerini başkalarına atfedenleri asla affetmeyeceğini vurguluyor. “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklerse kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa 4/48)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet) günü konusunda onları uyar! O gün yürekler gırtlaklara kadar gam ve tasa ile dolacaktır. Zalimlerin (onları azaptan kurtaracak) ne yakın bir dostu ne de (sözü) dinlenir bir şefaatçisi olacaktır.","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-18c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah otoritesinin hiç kimse ile paylaşılmasını istemiyor. Bütün günahları affedeceğini ama kendi niteliklerini başkalarına atfedenleri asla affetmeyeceğini vurguluyor. “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklerse kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa 4/48)"},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet) günü konusunda onları uyar! O gün yürekler gırtlaklara kadar gam ve tasa ile dolacaktır. Zalimlerin (onları azaptan kurtaracak) ne yakın bir dostu ne de (sözü) dinlenir bir şefaatçisi olacaktır.","arabic_text":"وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-17c.mp3","commentary_text":"Görüldüğü gibi Allah otoritesinin hiç kimse ile paylaşılmasını istemiyor. Bütün günahları affedeceğini ama kendi niteliklerini başkalarına atfedenleri asla affetmeyeceğini vurguluyor. “Allah, kendisine ortak koşulmasını (başkalarının ilahlaştırılmasını) asla bağışlamaz. Onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Kim Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklerse kesinlikle büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.” (Nisa 4/48)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah) gözlerin art niyetli bakışını da kalplerin gizlediği şeyleri de bilir.","arabic_text":"يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah) gözlerin art niyetli bakışını da kalplerin gizlediği şeyleri de bilir.","arabic_text":"يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah) gözlerin art niyetli bakışını da kalplerin gizlediği şeyleri de bilir.","arabic_text":"يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah) gözlerin art niyetli bakışını da kalplerin gizlediği şeyleri de bilir.","arabic_text":"يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah hak ve adaletle hükmeder. O’ndan başka yalvarıp taptıkları varlıklar ise hiçbir hüküm veremezler. Şüphesiz Allah her şeyi işiten her şeyi görendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَقْض۪ي بِالْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَقْضُونَ بِشَيْءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah hak ve adaletle hükmeder. O’ndan başka yalvarıp taptıkları varlıklar ise hiçbir hüküm veremezler. Şüphesiz Allah her şeyi işiten her şeyi görendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَقْض۪ي بِالْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَقْضُونَ بِشَيْءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah hak ve adaletle hükmeder. O’ndan başka yalvarıp taptıkları varlıklar ise hiçbir hüküm veremezler. Şüphesiz Allah her şeyi işiten her şeyi görendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَقْض۪ي بِالْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَقْضُونَ بِشَيْءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah hak ve adaletle hükmeder. O’ndan başka yalvarıp taptıkları varlıklar ise hiçbir hüküm veremezler. Şüphesiz Allah her şeyi işiten her şeyi görendir.","arabic_text":"وَاللّٰهُ يَقْض۪ي بِالْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَقْضُونَ بِشَيْءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan inkârcıların sonunun ne olduğunu görmüyorlar mı? Onlar (kendilerinden) hem daha güçlüydüler hem de yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı. Ama Allah onları günahları sebebiyle yakaladı da kendilerini Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse bulunamadı.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ كَانُوا مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُوا هُمْ اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan inkârcıların sonunun ne olduğunu görmüyorlar mı? Onlar (kendilerinden) hem daha güçlüydüler hem de yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı. Ama Allah onları günahları sebebiyle yakaladı da kendilerini Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse bulunamadı.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ كَانُوا مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُوا هُمْ اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan inkârcıların sonunun ne olduğunu görmüyorlar mı? Onlar (kendilerinden) hem daha güçlüydüler hem de yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı. Ama Allah onları günahları sebebiyle yakaladı da kendilerini Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse bulunamadı.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ كَانُوا مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُوا هُمْ اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan inkârcıların sonunun ne olduğunu görmüyorlar mı? Onlar (kendilerinden) hem daha güçlüydüler hem de yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı. Ama Allah onları günahları sebebiyle yakaladı da kendilerini Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse bulunamadı.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ كَانُوا مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُوا هُمْ اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Çünkü onlar öyle kimselerdi ki resulleri onlara açık belgelerle gelirdi de onu inkâr eder (ve kötülüklerine devam ederler)di. Bu yüzden Allah da onları kıskıvrak yakaladı ve cezalandırdı. O mutlak kuvvet sahibidir cezalandırması pek çetin olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَكَفَرُوا فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّهُ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Çünkü onlar öyle kimselerdi ki resulleri onlara açık belgelerle gelirdi de onu inkâr eder (ve kötülüklerine devam ederler)di. Bu yüzden Allah da onları kıskıvrak yakaladı ve cezalandırdı. O mutlak kuvvet sahibidir cezalandırması pek çetin olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَكَفَرُوا فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّهُ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Çünkü onlar öyle kimselerdi ki resulleri onlara açık belgelerle gelirdi de onu inkâr eder (ve kötülüklerine devam ederler)di. Bu yüzden Allah da onları kıskıvrak yakaladı ve cezalandırdı. O mutlak kuvvet sahibidir cezalandırması pek çetin olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَكَفَرُوا فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّهُ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Çünkü onlar öyle kimselerdi ki resulleri onlara açık belgelerle gelirdi de onu inkâr eder (ve kötülüklerine devam ederler)di. Bu yüzden Allah da onları kıskıvrak yakaladı ve cezalandırdı. O mutlak kuvvet sahibidir cezalandırması pek çetin olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَكَفَرُوا فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُۜ اِنَّهُ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun’a (Veziri) Haman’a ve Karun’a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!”","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَقَارُونَ فَقَالُوا سَاحِرٌ كَذَّابٌ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun’a (Veziri) Haman’a ve Karun’a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!”","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَقَارُونَ فَقَالُوا سَاحِرٌ كَذَّابٌ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun’a (Veziri) Haman’a ve Karun’a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!”","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَقَارُونَ فَقَالُوا سَاحِرٌ كَذَّابٌ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23-24","turkish_text":"Andolsun Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir kanıtla Firavun’a (Veziri) Haman’a ve Karun’a göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi: “(Bu) tam yalancı bir sihirbazdır!”","arabic_text":"اِلٰى فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَقَارُونَ فَقَالُوا سَاحِرٌ كَذَّابٌ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa Firavun’a ve tebaasına) tarafımızdan gönderilmiş hakikatleri getirince şöyle dediler: “İman edip Musa ile birlikte olanların oğullarını öldürün kadınlarını ise sağ bırakın (Kıptilerle evlendirerek iman edenlerin nüfusunun çoğalmasını engelleyin!)” Ama inkârcıların tuzakları neticede boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اقْتُلُٓوا اَبْنَٓاءَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَٓاءَهُمْۜ وَمَا كَيْدُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-25c.mp3","commentary_text":"Yani Musa yalan söylüyor da Allah’ın elçisi değilse onu öldürmenize gerek yok çünkü o zaten başarıya ulaşamayacaktır. Ama doğru söylüyor da gerçekten inandığınız Rabbinizden deliller getiren bir elçi ise ona ve getirdiklerine inanmak zorundasınız. İnanmazsanız o taktirde onun vaad ettiği azap size isabet edecektir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa Firavun’a ve tebaasına) tarafımızdan gönderilmiş hakikatleri getirince şöyle dediler: “İman edip Musa ile birlikte olanların oğullarını öldürün kadınlarını ise sağ bırakın (Kıptilerle evlendirerek iman edenlerin nüfusunun çoğalmasını engelleyin!)” Ama inkârcıların tuzakları neticede boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اقْتُلُٓوا اَبْنَٓاءَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَٓاءَهُمْۜ وَمَا كَيْدُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-25c.mp3","commentary_text":"Yani Musa yalan söylüyor da Allah’ın elçisi değilse onu öldürmenize gerek yok çünkü o zaten başarıya ulaşamayacaktır. Ama doğru söylüyor da gerçekten inandığınız Rabbinizden deliller getiren bir elçi ise ona ve getirdiklerine inanmak zorundasınız. İnanmazsanız o taktirde onun vaad ettiği azap size isabet edecektir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa Firavun’a ve tebaasına) tarafımızdan gönderilmiş hakikatleri getirince şöyle dediler: “İman edip Musa ile birlikte olanların oğullarını öldürün kadınlarını ise sağ bırakın (Kıptilerle evlendirerek iman edenlerin nüfusunun çoğalmasını engelleyin!)” Ama inkârcıların tuzakları neticede boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اقْتُلُٓوا اَبْنَٓاءَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَٓاءَهُمْۜ وَمَا كَيْدُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-25c.mp3","commentary_text":"Yani Musa yalan söylüyor da Allah’ın elçisi değilse onu öldürmenize gerek yok çünkü o zaten başarıya ulaşamayacaktır. Ama doğru söylüyor da gerçekten inandığınız Rabbinizden deliller getiren bir elçi ise ona ve getirdiklerine inanmak zorundasınız. İnanmazsanız o taktirde onun vaad ettiği azap size isabet edecektir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Musa Firavun’a ve tebaasına) tarafımızdan gönderilmiş hakikatleri getirince şöyle dediler: “İman edip Musa ile birlikte olanların oğullarını öldürün kadınlarını ise sağ bırakın (Kıptilerle evlendirerek iman edenlerin nüfusunun çoğalmasını engelleyin!)” Ama inkârcıların tuzakları neticede boşa çıkmaya mahkûmdur.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اقْتُلُٓوا اَبْنَٓاءَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَٓاءَهُمْۜ وَمَا كَيْدُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-24c.mp3","commentary_text":"Yani Musa yalan söylüyor da Allah’ın elçisi değilse onu öldürmenize gerek yok çünkü o zaten başarıya ulaşamayacaktır. Ama doğru söylüyor da gerçekten inandığınız Rabbinizden deliller getiren bir elçi ise ona ve getirdiklerine inanmak zorundasınız. İnanmazsanız o taktirde onun vaad ettiği azap size isabet edecektir."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Firavun dedi ki: “Bırakın beni şu Musa’yı öldüreyim de o varsın Rabbine yalvarıp dursun! Ben gerçekten O’nun dininizi değiştireceğinden veya ülkede bozgunculuk çıkaracağından endişe ediyorum.”","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Firavun dedi ki: “Bırakın beni şu Musa’yı öldüreyim de o varsın Rabbine yalvarıp dursun! Ben gerçekten O’nun dininizi değiştireceğinden veya ülkede bozgunculuk çıkaracağından endişe ediyorum.”","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Firavun dedi ki: “Bırakın beni şu Musa’yı öldüreyim de o varsın Rabbine yalvarıp dursun! Ben gerçekten O’nun dininizi değiştireceğinden veya ülkede bozgunculuk çıkaracağından endişe ediyorum.”","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Firavun dedi ki: “Bırakın beni şu Musa’yı öldüreyim de o varsın Rabbine yalvarıp dursun! Ben gerçekten O’nun dininizi değiştireceğinden veya ülkede bozgunculuk çıkaracağından endişe ediyorum.”","arabic_text":"وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Buna karşılık Musa da: (“Dinleyin ey insanlar!”) “Ben hesap gününe inanmayan bütün kibirli (ve küstah zorbalardan) benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan (Allah’)a sığınmışım!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-27c.mp3","commentary_text":"Yani, Allah’ın elçilerini yalanlamak ve insanların özgürlüklerini ellerinden almak yoluyla zulmeden günahkârlara Allah’ın bu dünyada verdiği ceza, onların yaşadıklarının dünyadaki karşılığıdır. Allah’ın koyduğu yasalarda karşılıksız hiçbir şey yoktur. Her iyiliğin ve her kötülüğün mutlaka karşılığı vardır. Yapılan iyilik iyi olarak, kötülük de kötü olarak döner. Bu şekilde yapılanların karşılık bulmasıyla adaleti ilahi tecelli etmiş olur."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Buna karşılık Musa da: (“Dinleyin ey insanlar!”) “Ben hesap gününe inanmayan bütün kibirli (ve küstah zorbalardan) benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan (Allah’)a sığınmışım!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-27c.mp3","commentary_text":"Yani, Allah’ın elçilerini yalanlamak ve insanların özgürlüklerini ellerinden almak yoluyla zulmeden günahkârlara Allah’ın bu dünyada verdiği ceza, onların yaşadıklarının dünyadaki karşılığıdır. Allah’ın koyduğu yasalarda karşılıksız hiçbir şey yoktur. Her iyiliğin ve her kötülüğün mutlaka karşılığı vardır. Yapılan iyilik iyi olarak, kötülük de kötü olarak döner. Bu şekilde yapılanların karşılık bulmasıyla adaleti ilahi tecelli etmiş olur."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Buna karşılık Musa da: (“Dinleyin ey insanlar!”) “Ben hesap gününe inanmayan bütün kibirli (ve küstah zorbalardan) benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan (Allah’)a sığınmışım!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-27c.mp3","commentary_text":"Yani, Allah’ın elçilerini yalanlamak ve insanların özgürlüklerini ellerinden almak yoluyla zulmeden günahkârlara Allah’ın bu dünyada verdiği ceza, onların yaşadıklarının dünyadaki karşılığıdır. Allah’ın koyduğu yasalarda karşılıksız hiçbir şey yoktur. Her iyiliğin ve her kötülüğün mutlaka karşılığı vardır. Yapılan iyilik iyi olarak, kötülük de kötü olarak döner. Bu şekilde yapılanların karşılık bulmasıyla adaleti ilahi tecelli etmiş olur."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Buna karşılık Musa da: (“Dinleyin ey insanlar!”) “Ben hesap gününe inanmayan bütün kibirli (ve küstah zorbalardan) benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan (Allah’)a sığınmışım!” dedi.","arabic_text":"وَقَالَ مُوسٰٓى اِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-26c.mp3","commentary_text":"Yani, Allah’ın elçilerini yalanlamak ve insanların özgürlüklerini ellerinden almak yoluyla zulmeden günahkârlara Allah’ın bu dünyada verdiği ceza, onların yaşadıklarının dünyadaki karşılığıdır. Allah’ın koyduğu yasalarda karşılıksız hiçbir şey yoktur. Her iyiliğin ve her kötülüğün mutlaka karşılığı vardır. Yapılan iyilik iyi olarak, kötülük de kötü olarak döner. Bu şekilde yapılanların karşılık bulmasıyla adaleti ilahi tecelli etmiş olur."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Firavunun yakın çevresinden olan ve imanını gizleyen bir adam da şöyle dedi: “Bir adamı Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Hâlbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Fakat eğer doğru söyleyen ise (o zaman da) size vaadettiklerinin bir bölümü size isabet eder. Çünkü Allah haddi aşarak Kendisi hakkında yalan söyleyen hiç kimseyi başarıya ulaştırmaz doğru yola iletmez.”","arabic_text":"وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلًا اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"39/39-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Firavunun yakın çevresinden olan ve imanını gizleyen bir adam da şöyle dedi: “Bir adamı Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Hâlbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Fakat eğer doğru söyleyen ise (o zaman da) size vaadettiklerinin bir bölümü size isabet eder. Çünkü Allah haddi aşarak Kendisi hakkında yalan söyleyen hiç kimseyi başarıya ulaştırmaz doğru yola iletmez.”","arabic_text":"وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلًا اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"39/39-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Firavunun yakın çevresinden olan ve imanını gizleyen bir adam da şöyle dedi: “Bir adamı Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Hâlbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Fakat eğer doğru söyleyen ise (o zaman da) size vaadettiklerinin bir bölümü size isabet eder. Çünkü Allah haddi aşarak Kendisi hakkında yalan söyleyen hiç kimseyi başarıya ulaştırmaz doğru yola iletmez.”","arabic_text":"وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلًا اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"39/39-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Firavunun yakın çevresinden olan ve imanını gizleyen bir adam da şöyle dedi: “Bir adamı Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Hâlbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir. Fakat eğer doğru söyleyen ise (o zaman da) size vaadettiklerinin bir bölümü size isabet eder. Çünkü Allah haddi aşarak Kendisi hakkında yalan söyleyen hiç kimseyi başarıya ulaştırmaz doğru yola iletmez.”","arabic_text":"وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلًا اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِبًا فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقًا يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ","related_links":[],"audio_path":"39/39-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Musa) “Ey benim halkım! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama eğer Allah’ın cezasına maruz kalırsak O’nun azabından bizi kim kurtarır?” Firavun da şöyle dedi: “Ben size kendi görüşümden başkasını uygun görmüyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, lakabı İsrail olan (A. İmran 3/93) Yakup Peygamberin on iki oğlunun sondan ikincisidir. En küçüğü olan Bünyamin’in ağabeyidir. İsrailoğullarını meydana getiren on iki boydan birinin başıdır. Kur’an’ın 111 ayetten oluşan 12. suresi, Hz. Yusuf’un hayatını anlatmaktadır. Kur’an, Yusuf 12/3’de Hz. Yusuf’un kıssasını ihtiva ettiği derinlik ve içerdiği mesajlar bakımından “kıssaların en güzeli” olarak vasıflandırmıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Musa) “Ey benim halkım! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama eğer Allah’ın cezasına maruz kalırsak O’nun azabından bizi kim kurtarır?” Firavun da şöyle dedi: “Ben size kendi görüşümden başkasını uygun görmüyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, lakabı İsrail olan (A. İmran 3/93) Yakup Peygamberin on iki oğlunun sondan ikincisidir. En küçüğü olan Bünyamin’in ağabeyidir. İsrailoğullarını meydana getiren on iki boydan birinin başıdır. Kur’an’ın 111 ayetten oluşan 12. suresi, Hz. Yusuf’un hayatını anlatmaktadır. Kur’an, Yusuf 12/3’de Hz. Yusuf’un kıssasını ihtiva ettiği derinlik ve içerdiği mesajlar bakımından “kıssaların en güzeli” olarak vasıflandırmıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Musa) “Ey benim halkım! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama eğer Allah’ın cezasına maruz kalırsak O’nun azabından bizi kim kurtarır?” Firavun da şöyle dedi: “Ben size kendi görüşümden başkasını uygun görmüyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-29c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, lakabı İsrail olan (A. İmran 3/93) Yakup Peygamberin on iki oğlunun sondan ikincisidir. En küçüğü olan Bünyamin’in ağabeyidir. İsrailoğullarını meydana getiren on iki boydan birinin başıdır. Kur’an’ın 111 ayetten oluşan 12. suresi, Hz. Yusuf’un hayatını anlatmaktadır. Kur’an, Yusuf 12/3’de Hz. Yusuf’un kıssasını ihtiva ettiği derinlik ve içerdiği mesajlar bakımından “kıssaların en güzeli” olarak vasıflandırmıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Musa) “Ey benim halkım! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama eğer Allah’ın cezasına maruz kalırsak O’nun azabından bizi kim kurtarır?” Firavun da şöyle dedi: “Ben size kendi görüşümden başkasını uygun görmüyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-28c.mp3","commentary_text":"Hz. Yusuf, lakabı İsrail olan (A. İmran 3/93) Yakup Peygamberin on iki oğlunun sondan ikincisidir. En küçüğü olan Bünyamin’in ağabeyidir. İsrailoğullarını meydana getiren on iki boydan birinin başıdır. Kur’an’ın 111 ayetten oluşan 12. suresi, Hz. Yusuf’un hayatını anlatmaktadır. Kur’an, Yusuf 12/3’de Hz. Yusuf’un kıssasını ihtiva ettiği derinlik ve içerdiği mesajlar bakımından “kıssaların en güzeli” olarak vasıflandırmıştır."},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"“Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur.","arabic_text":"يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِر۪ينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ﴿٢﴾ وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"“Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur.","arabic_text":"يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِر۪ينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ﴿٢﴾ وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"“Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur.","arabic_text":"يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِر۪ينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ﴿٢﴾ وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"“Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur.","arabic_text":"يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِر۪ينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ﴿٢﴾ وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّنَادِۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden şüpheci kimseleri (yaptıkları yüzünden) böyle sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-34c.mp3","commentary_text":"Allah’ın merhametini bundan daha güzel özetleyen ne olabilir? Kötülük yapan ancak yaptığı kötülüğün büyüklüğü kadar ceza görecek –ki bu da Kur’an’ın diğer birçok yerinde ifade edildiği gibi Allah’ın bağışlanma çağrısına maksatlı olarak icabet etmeyen, fırsat bulduğu halde kötülüklerini iyiliklerle örtmeyen, günâh işlemeyi ve zulmetmeyi kasıtlı olarak devam ettiren kimseler içindir- ama kim iman ettikten sonra faydalı iş yapar ve erdemli bir tavır sergilerse ona hesapsız rızık verilecektir. Buradaki “hesapsız rızık” söylemi; dünyevi hayallerin ötesinde, insan tasavvuruyla algılanamayan sınırsız güzellikler, zihni ve ruhi zenginlikler anlamındadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden şüpheci kimseleri (yaptıkları yüzünden) böyle sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-34c.mp3","commentary_text":"Allah’ın merhametini bundan daha güzel özetleyen ne olabilir? Kötülük yapan ancak yaptığı kötülüğün büyüklüğü kadar ceza görecek –ki bu da Kur’an’ın diğer birçok yerinde ifade edildiği gibi Allah’ın bağışlanma çağrısına maksatlı olarak icabet etmeyen, fırsat bulduğu halde kötülüklerini iyiliklerle örtmeyen, günâh işlemeyi ve zulmetmeyi kasıtlı olarak devam ettiren kimseler içindir- ama kim iman ettikten sonra faydalı iş yapar ve erdemli bir tavır sergilerse ona hesapsız rızık verilecektir. Buradaki “hesapsız rızık” söylemi; dünyevi hayallerin ötesinde, insan tasavvuruyla algılanamayan sınırsız güzellikler, zihni ve ruhi zenginlikler anlamındadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden şüpheci kimseleri (yaptıkları yüzünden) böyle sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-34c.mp3","commentary_text":"Allah’ın merhametini bundan daha güzel özetleyen ne olabilir? Kötülük yapan ancak yaptığı kötülüğün büyüklüğü kadar ceza görecek –ki bu da Kur’an’ın diğer birçok yerinde ifade edildiği gibi Allah’ın bağışlanma çağrısına maksatlı olarak icabet etmeyen, fırsat bulduğu halde kötülüklerini iyiliklerle örtmeyen, günâh işlemeyi ve zulmetmeyi kasıtlı olarak devam ettiren kimseler içindir- ama kim iman ettikten sonra faydalı iş yapar ve erdemli bir tavır sergilerse ona hesapsız rızık verilecektir. Buradaki “hesapsız rızık” söylemi; dünyevi hayallerin ötesinde, insan tasavvuruyla algılanamayan sınırsız güzellikler, zihni ve ruhi zenginlikler anlamındadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Bundan önce size delillerle Yusuf gelmişti. O zaman da onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o ölünce de: “Bundan sonra Allah asla peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah aşırı giden şüpheci kimseleri (yaptıkları yüzünden) böyle sapıklıkta bırakır.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-33c.mp3","commentary_text":"Allah’ın merhametini bundan daha güzel özetleyen ne olabilir? Kötülük yapan ancak yaptığı kötülüğün büyüklüğü kadar ceza görecek –ki bu da Kur’an’ın diğer birçok yerinde ifade edildiği gibi Allah’ın bağışlanma çağrısına maksatlı olarak icabet etmeyen, fırsat bulduğu halde kötülüklerini iyiliklerle örtmeyen, günâh işlemeyi ve zulmetmeyi kasıtlı olarak devam ettiren kimseler içindir- ama kim iman ettikten sonra faydalı iş yapar ve erdemli bir tavır sergilerse ona hesapsız rızık verilecektir. Buradaki “hesapsız rızık” söylemi; dünyevi hayallerin ötesinde, insan tasavvuruyla algılanamayan sınırsız güzellikler, zihni ve ruhi zenginlikler anlamındadır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bunlar Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Onların bu hareketleri hem Allah indinde hem de iman edenler nazarında pek kötü pek çirkin bir davranıştır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (yaptıkları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bunlar Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Onların bu hareketleri hem Allah indinde hem de iman edenler nazarında pek kötü pek çirkin bir davranıştır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (yaptıkları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bunlar Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Onların bu hareketleri hem Allah indinde hem de iman edenler nazarında pek kötü pek çirkin bir davranıştır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (yaptıkları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bunlar Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Onların bu hareketleri hem Allah indinde hem de iman edenler nazarında pek kötü pek çirkin bir davranıştır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini (yaptıkları yüzünden) işte böyle mühürler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۜ كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ قَلْبِ مُتَكَبِّرٍ جَبَّارٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Firavunun kavminden) İman etmiş olan (kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ٓي اٰمَنَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُونِ اَهْدِكُمْ سَب۪يلَ الرَّشَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Firavunun kavminden) İman etmiş olan (kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ٓي اٰمَنَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُونِ اَهْدِكُمْ سَب۪يلَ الرَّشَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Firavunun kavminden) İman etmiş olan (kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ٓي اٰمَنَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُونِ اَهْدِكُمْ سَب۪يلَ الرَّشَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Firavunun kavminden) İman etmiş olan (kimse) dedi ki: “Ey kavmim! Bana uyun ki sizi doğru yola ileteyim!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ٓي اٰمَنَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُونِ اَهْدِكُمْ سَب۪يلَ الرَّشَادِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ey kavmim! “Bu dünya hayatı gelip geçici bir eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret (hayatı) ise ebedî olarak kalınacak yerdir.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ey kavmim! “Bu dünya hayatı gelip geçici bir eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret (hayatı) ise ebedî olarak kalınacak yerdir.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ey kavmim! “Bu dünya hayatı gelip geçici bir eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret (hayatı) ise ebedî olarak kalınacak yerdir.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Ey kavmim! “Bu dünya hayatı gelip geçici bir eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret (hayatı) ise ebedî olarak kalınacak yerdir.”","arabic_text":"يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek kim mü’min olarak doğru ve yararlı iş yaparsa işte onlar cennete girecek ve orada onlara hesapsız rızık verilecektir.”","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَاۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ ف۪يهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-40c.mp3","commentary_text":"“Onlar sabah akşam ateşin karşısına getirilirler” ifadesi kıyametten önceki bir zamana işaret etmektedir. Çünkü ayetin devamında, kıyametten sonraki zamandan ayrıca bahsediliyor. Buradan da anlaşılıyor ki, ölen insanın ruhunun, bizim bilemediğimiz ama Allah’ın belirlediği bir âlemde yine O’nun takdir edeceği bir şekilde azap görmesi olacaktır. Bu cezanın mahiyeti, süresi ve yeri konusunda -rüyada olduğu gibi bir kâbus şeklinde mi yaşanacak yoksa ruha doğrudan yapılan bir eziyet mi olacak- kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ama Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde konuyu değerlendirdiğimiz zaman anlıyoruz ki; nihai azap, kıyametten sonra ahiret hayatı başladıktan ve insanın dünyada yaşadıkları ortaya konduktan sonra gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek kim mü’min olarak doğru ve yararlı iş yaparsa işte onlar cennete girecek ve orada onlara hesapsız rızık verilecektir.”","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَاۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ ف۪يهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-40c.mp3","commentary_text":"“Onlar sabah akşam ateşin karşısına getirilirler” ifadesi kıyametten önceki bir zamana işaret etmektedir. Çünkü ayetin devamında, kıyametten sonraki zamandan ayrıca bahsediliyor. Buradan da anlaşılıyor ki, ölen insanın ruhunun, bizim bilemediğimiz ama Allah’ın belirlediği bir âlemde yine O’nun takdir edeceği bir şekilde azap görmesi olacaktır. Bu cezanın mahiyeti, süresi ve yeri konusunda -rüyada olduğu gibi bir kâbus şeklinde mi yaşanacak yoksa ruha doğrudan yapılan bir eziyet mi olacak- kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ama Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde konuyu değerlendirdiğimiz zaman anlıyoruz ki; nihai azap, kıyametten sonra ahiret hayatı başladıktan ve insanın dünyada yaşadıkları ortaya konduktan sonra gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek kim mü’min olarak doğru ve yararlı iş yaparsa işte onlar cennete girecek ve orada onlara hesapsız rızık verilecektir.”","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَاۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ ف۪يهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-40c.mp3","commentary_text":"“Onlar sabah akşam ateşin karşısına getirilirler” ifadesi kıyametten önceki bir zamana işaret etmektedir. Çünkü ayetin devamında, kıyametten sonraki zamandan ayrıca bahsediliyor. Buradan da anlaşılıyor ki, ölen insanın ruhunun, bizim bilemediğimiz ama Allah’ın belirlediği bir âlemde yine O’nun takdir edeceği bir şekilde azap görmesi olacaktır. Bu cezanın mahiyeti, süresi ve yeri konusunda -rüyada olduğu gibi bir kâbus şeklinde mi yaşanacak yoksa ruha doğrudan yapılan bir eziyet mi olacak- kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ama Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde konuyu değerlendirdiğimiz zaman anlıyoruz ki; nihai azap, kıyametten sonra ahiret hayatı başladıktan ve insanın dünyada yaşadıkları ortaya konduktan sonra gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"“Kim bir kötülük yaparsa ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek kim mü’min olarak doğru ve yararlı iş yaparsa işte onlar cennete girecek ve orada onlara hesapsız rızık verilecektir.”","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَاۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ ف۪يهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ","related_links":[],"audio_path":"39/39-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-39c.mp3","commentary_text":"“Onlar sabah akşam ateşin karşısına getirilirler” ifadesi kıyametten önceki bir zamana işaret etmektedir. Çünkü ayetin devamında, kıyametten sonraki zamandan ayrıca bahsediliyor. Buradan da anlaşılıyor ki, ölen insanın ruhunun, bizim bilemediğimiz ama Allah’ın belirlediği bir âlemde yine O’nun takdir edeceği bir şekilde azap görmesi olacaktır. Bu cezanın mahiyeti, süresi ve yeri konusunda -rüyada olduğu gibi bir kâbus şeklinde mi yaşanacak yoksa ruha doğrudan yapılan bir eziyet mi olacak- kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ama Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde konuyu değerlendirdiğimiz zaman anlıyoruz ki; nihai azap, kıyametten sonra ahiret hayatı başladıktan ve insanın dünyada yaşadıkları ortaya konduktan sonra gerçekleşecektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey kavmim! Nedir bu başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَا ل۪ٓي اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَن۪ٓي اِلَى النَّارِۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey kavmim! Nedir bu başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَا ل۪ٓي اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَن۪ٓي اِلَى النَّارِۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey kavmim! Nedir bu başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَا ل۪ٓي اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَن۪ٓي اِلَى النَّارِۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"“Ey kavmim! Nedir bu başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz!”","arabic_text":"وَيَا قَوْمِ مَا ل۪ٓي اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَن۪ٓي اِلَى النَّارِۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz ben ise sizi O kudret sahibi ve çok bağışlayıcı olan (Allah’ı tanımay)a çağırıyorum!","arabic_text":"تَدْعُونَن۪ي لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِه۪ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۘ وَاَنَا۬ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَز۪يزِ الْغَفَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz ben ise sizi O kudret sahibi ve çok bağışlayıcı olan (Allah’ı tanımay)a çağırıyorum!","arabic_text":"تَدْعُونَن۪ي لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِه۪ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۘ وَاَنَا۬ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَز۪يزِ الْغَفَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz ben ise sizi O kudret sahibi ve çok bağışlayıcı olan (Allah’ı tanımay)a çağırıyorum!","arabic_text":"تَدْعُونَن۪ي لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِه۪ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۘ وَاَنَا۬ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَز۪يزِ الْغَفَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz ben ise sizi O kudret sahibi ve çok bağışlayıcı olan (Allah’ı tanımay)a çağırıyorum!","arabic_text":"تَدْعُونَن۪ي لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِه۪ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۘ وَاَنَا۬ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَز۪يزِ الْغَفَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Sizin beni çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette çağrılmaya değer hiçbir tarafı yoktur. Sonunda hepimizin varacağı yer hiç şüphesiz Allah’ın huzurudur. Ve yine hiç şüphesiz haddi aşan ve Allah’ın kendilerine verdiği ömrü boşa harcayanlar evet onlar ateş halkının ta kendileri olacaklardır.”","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, olabilecek olanları tasvir ederek insana sunuyor ki, ölüm gelmeden insan hazırlığını yapsın. Başına gelebilecekleri şimdiden düşünsün ve ona göre kendine çeki düzen versin, kendine bir yol çizsin. İnsan için en zor şey bu azabı hak edecek bir hayat ortaya koymaktır. Allah’a karşı çıkmak, zulmetmek, çalmak, haksızlık yapmak, özgürlüğü kısıtlamak, hak yemek, insanları aldatmak, doğayı tahrip etmek, kötülük üretmek, başkalarının namusuna zarar vermek zor şeylerdir. Doğru olmak, sevmek, saygı duymak, doğru konuşmak, yardımlaşmak, çalışmak, iyilik yapmak, iyi düşünmek, erdemli olmak kolay şeylerdir. İnsan kolay olanı başaraıp cennete gitmek yerine zoru yapıp cehennemi tercih ediyorsa yapacak bir şey yok. Allah da kulunun tercihini kendi niyeti, samimiyeti ve eylemlerinin sonucuna göre belirleyecektir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Sizin beni çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette çağrılmaya değer hiçbir tarafı yoktur. Sonunda hepimizin varacağı yer hiç şüphesiz Allah’ın huzurudur. Ve yine hiç şüphesiz haddi aşan ve Allah’ın kendilerine verdiği ömrü boşa harcayanlar evet onlar ateş halkının ta kendileri olacaklardır.”","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, olabilecek olanları tasvir ederek insana sunuyor ki, ölüm gelmeden insan hazırlığını yapsın. Başına gelebilecekleri şimdiden düşünsün ve ona göre kendine çeki düzen versin, kendine bir yol çizsin. İnsan için en zor şey bu azabı hak edecek bir hayat ortaya koymaktır. Allah’a karşı çıkmak, zulmetmek, çalmak, haksızlık yapmak, özgürlüğü kısıtlamak, hak yemek, insanları aldatmak, doğayı tahrip etmek, kötülük üretmek, başkalarının namusuna zarar vermek zor şeylerdir. Doğru olmak, sevmek, saygı duymak, doğru konuşmak, yardımlaşmak, çalışmak, iyilik yapmak, iyi düşünmek, erdemli olmak kolay şeylerdir. İnsan kolay olanı başaraıp cennete gitmek yerine zoru yapıp cehennemi tercih ediyorsa yapacak bir şey yok. Allah da kulunun tercihini kendi niyeti, samimiyeti ve eylemlerinin sonucuna göre belirleyecektir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Sizin beni çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette çağrılmaya değer hiçbir tarafı yoktur. Sonunda hepimizin varacağı yer hiç şüphesiz Allah’ın huzurudur. Ve yine hiç şüphesiz haddi aşan ve Allah’ın kendilerine verdiği ömrü boşa harcayanlar evet onlar ateş halkının ta kendileri olacaklardır.”","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, olabilecek olanları tasvir ederek insana sunuyor ki, ölüm gelmeden insan hazırlığını yapsın. Başına gelebilecekleri şimdiden düşünsün ve ona göre kendine çeki düzen versin, kendine bir yol çizsin. İnsan için en zor şey bu azabı hak edecek bir hayat ortaya koymaktır. Allah’a karşı çıkmak, zulmetmek, çalmak, haksızlık yapmak, özgürlüğü kısıtlamak, hak yemek, insanları aldatmak, doğayı tahrip etmek, kötülük üretmek, başkalarının namusuna zarar vermek zor şeylerdir. Doğru olmak, sevmek, saygı duymak, doğru konuşmak, yardımlaşmak, çalışmak, iyilik yapmak, iyi düşünmek, erdemli olmak kolay şeylerdir. İnsan kolay olanı başaraıp cennete gitmek yerine zoru yapıp cehennemi tercih ediyorsa yapacak bir şey yok. Allah da kulunun tercihini kendi niyeti, samimiyeti ve eylemlerinin sonucuna göre belirleyecektir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"“Sizin beni çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette çağrılmaya değer hiçbir tarafı yoktur. Sonunda hepimizin varacağı yer hiç şüphesiz Allah’ın huzurudur. Ve yine hiç şüphesiz haddi aşan ve Allah’ın kendilerine verdiği ömrü boşa harcayanlar evet onlar ateş halkının ta kendileri olacaklardır.”","arabic_text":"لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-42c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, olabilecek olanları tasvir ederek insana sunuyor ki, ölüm gelmeden insan hazırlığını yapsın. Başına gelebilecekleri şimdiden düşünsün ve ona göre kendine çeki düzen versin, kendine bir yol çizsin. İnsan için en zor şey bu azabı hak edecek bir hayat ortaya koymaktır. Allah’a karşı çıkmak, zulmetmek, çalmak, haksızlık yapmak, özgürlüğü kısıtlamak, hak yemek, insanları aldatmak, doğayı tahrip etmek, kötülük üretmek, başkalarının namusuna zarar vermek zor şeylerdir. Doğru olmak, sevmek, saygı duymak, doğru konuşmak, yardımlaşmak, çalışmak, iyilik yapmak, iyi düşünmek, erdemli olmak kolay şeylerdir. İnsan kolay olanı başaraıp cennete gitmek yerine zoru yapıp cehennemi tercih ediyorsa yapacak bir şey yok. Allah da kulunun tercihini kendi niyeti, samimiyeti ve eylemlerinin sonucuna göre belirleyecektir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Benim size söylediklerimi yakında hatırlayacak (ve bana hak verecek)siniz. Ben ise (üzerime düşeni yaparak) işimi Allah’a bırakıyorum. Çünkü Allah kullarının yaptığı her şeyi görmektedir.”","arabic_text":"فَسَتَذْكُرُونَ مَٓا اَقُولُ لَكُمْۜ وَاُفَوِّضُ اَمْر۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Benim size söylediklerimi yakında hatırlayacak (ve bana hak verecek)siniz. Ben ise (üzerime düşeni yaparak) işimi Allah’a bırakıyorum. Çünkü Allah kullarının yaptığı her şeyi görmektedir.”","arabic_text":"فَسَتَذْكُرُونَ مَٓا اَقُولُ لَكُمْۜ وَاُفَوِّضُ اَمْر۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Benim size söylediklerimi yakında hatırlayacak (ve bana hak verecek)siniz. Ben ise (üzerime düşeni yaparak) işimi Allah’a bırakıyorum. Çünkü Allah kullarının yaptığı her şeyi görmektedir.”","arabic_text":"فَسَتَذْكُرُونَ مَٓا اَقُولُ لَكُمْۜ وَاُفَوِّضُ اَمْر۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"“Benim size söylediklerimi yakında hatırlayacak (ve bana hak verecek)siniz. Ben ise (üzerime düşeni yaparak) işimi Allah’a bırakıyorum. Çünkü Allah kullarının yaptığı her şeyi görmektedir.”","arabic_text":"فَسَتَذْكُرُونَ مَٓا اَقُولُ لَكُمْۜ وَاُفَوِّضُ اَمْر۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Neticede Allah (iman etmiş olan) o kimseyi (Firavun oligarşisinin) kurduğu tuzakların şerrinden korudu; buna karşılık Firavun oligarşisinin helaki ise azabın en kötüsüyle oldu.","arabic_text":"فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-45c.mp3","commentary_text":"“Şahitlerin dinleneceği” ifadesindeki şahitler, melekler olduğu gibi nebilerin tebliğine şahit olan mü’minler ve mü’minlerin mücadelesine tanık olan nebilerdir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Neticede Allah (iman etmiş olan) o kimseyi (Firavun oligarşisinin) kurduğu tuzakların şerrinden korudu; buna karşılık Firavun oligarşisinin helaki ise azabın en kötüsüyle oldu.","arabic_text":"فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-45c.mp3","commentary_text":"“Şahitlerin dinleneceği” ifadesindeki şahitler, melekler olduğu gibi nebilerin tebliğine şahit olan mü’minler ve mü’minlerin mücadelesine tanık olan nebilerdir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Neticede Allah (iman etmiş olan) o kimseyi (Firavun oligarşisinin) kurduğu tuzakların şerrinden korudu; buna karşılık Firavun oligarşisinin helaki ise azabın en kötüsüyle oldu.","arabic_text":"فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-45c.mp3","commentary_text":"“Şahitlerin dinleneceği” ifadesindeki şahitler, melekler olduğu gibi nebilerin tebliğine şahit olan mü’minler ve mü’minlerin mücadelesine tanık olan nebilerdir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Neticede Allah (iman etmiş olan) o kimseyi (Firavun oligarşisinin) kurduğu tuzakların şerrinden korudu; buna karşılık Firavun oligarşisinin helaki ise azabın en kötüsüyle oldu.","arabic_text":"فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-44c.mp3","commentary_text":"“Şahitlerin dinleneceği” ifadesindeki şahitler, melekler olduğu gibi nebilerin tebliğine şahit olan mü’minler ve mü’minlerin mücadelesine tanık olan nebilerdir."},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (mahkûm oldukları azap) öyle bir ateştir ki; onlar sabah akşam onun karşısına getirilir ve ona maruz bırakılırlar. Kıyamet çattığı ve hesapların görüldüğü gün ise: “Firavun oligarşisini adamlarını azabın en şiddetlisine atın!” denir.","arabic_text":"اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّاۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (mahkûm oldukları azap) öyle bir ateştir ki; onlar sabah akşam onun karşısına getirilir ve ona maruz bırakılırlar. Kıyamet çattığı ve hesapların görüldüğü gün ise: “Firavun oligarşisini adamlarını azabın en şiddetlisine atın!” denir.","arabic_text":"اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّاۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (mahkûm oldukları azap) öyle bir ateştir ki; onlar sabah akşam onun karşısına getirilir ve ona maruz bırakılırlar. Kıyamet çattığı ve hesapların görüldüğü gün ise: “Firavun oligarşisini adamlarını azabın en şiddetlisine atın!” denir.","arabic_text":"اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّاۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O (mahkûm oldukları azap) öyle bir ateştir ki; onlar sabah akşam onun karşısına getirilir ve ona maruz bırakılırlar. Kıyamet çattığı ve hesapların görüldüğü gün ise: “Firavun oligarşisini adamlarını azabın en şiddetlisine atın!” denir.","arabic_text":"اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّاۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar kıyametten sonra cehennem) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar (körü körüne güçlülere tâbi olanlar) büyüklük ve hâkimiyet iddiasında bulunanlara: “(Dünyada iken) biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يبًا مِنَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar kıyametten sonra cehennem) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar (körü körüne güçlülere tâbi olanlar) büyüklük ve hâkimiyet iddiasında bulunanlara: “(Dünyada iken) biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يبًا مِنَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar kıyametten sonra cehennem) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar (körü körüne güçlülere tâbi olanlar) büyüklük ve hâkimiyet iddiasında bulunanlara: “(Dünyada iken) biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يبًا مِنَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Onlar kıyametten sonra cehennem) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken zayıf olanlar (körü körüne güçlülere tâbi olanlar) büyüklük ve hâkimiyet iddiasında bulunanlara: “(Dünyada iken) biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يبًا مِنَ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar ise şöyle diyecekler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz (Biz kurtarabilsek zaten kendimizi kurtarırız). Şüphesiz Allah kulları arasında böyle hüküm vermiştir (artık bizim de yapacak bir şeyimiz yoktur).”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ ف۪يهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ الْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-48c.mp3","commentary_text":"Bu pasajın ilk muhatabı doğrudan Hz. Peygamber olsa da aslında bu onun aracılığıyla bütün mü’minleri kapsamaktadır. Kur’an’daki Hz. Peygambere yapılan hitapların çoğunda görülen emirler, yasaklar, örnekler genel bir muhteva taşımaktadır ve bütün insanlar için geçerlidir. “Günahların için bağışlanma dile!” emri; peygamber de olsa hiç kimsenin günahsız ve masum olamayacağı anlamına gelmektedir. Nitekim Hz. Âdem ile Havva’nın yasak olan meyveden yemeleri ve ceza olarak cennetten çıkarılmaları (Taha, 20/115), “… Böylece Âdem, Rabbinin emrine karşı gelerek günah işlemiş oldu.” (Hud 20/121) Hz. Yunus’un Allah’tan izinsiz tebliğ bölgesini terk etmesi ve ceza olarak balık tarafından yutulması (Saffat, 37/139-145), Hz. Eyyub’un, gittiği yerden geç dönen karısına yüz sopa vuracağına dair yemin etmesi ve bunun yanlış olduğunun Allah tarafından kendisine bildirilmesi (Sâd, 38/44) de bu gerçeği doğrulayan Kur’an örneklerindendir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar ise şöyle diyecekler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz (Biz kurtarabilsek zaten kendimizi kurtarırız). Şüphesiz Allah kulları arasında böyle hüküm vermiştir (artık bizim de yapacak bir şeyimiz yoktur).”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ ف۪يهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ الْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-48c.mp3","commentary_text":"Bu pasajın ilk muhatabı doğrudan Hz. Peygamber olsa da aslında bu onun aracılığıyla bütün mü’minleri kapsamaktadır. Kur’an’daki Hz. Peygambere yapılan hitapların çoğunda görülen emirler, yasaklar, örnekler genel bir muhteva taşımaktadır ve bütün insanlar için geçerlidir. “Günahların için bağışlanma dile!” emri; peygamber de olsa hiç kimsenin günahsız ve masum olamayacağı anlamına gelmektedir. Nitekim Hz. Âdem ile Havva’nın yasak olan meyveden yemeleri ve ceza olarak cennetten çıkarılmaları (Taha, 20/115), “… Böylece Âdem, Rabbinin emrine karşı gelerek günah işlemiş oldu.” (Hud 20/121) Hz. Yunus’un Allah’tan izinsiz tebliğ bölgesini terk etmesi ve ceza olarak balık tarafından yutulması (Saffat, 37/139-145), Hz. Eyyub’un, gittiği yerden geç dönen karısına yüz sopa vuracağına dair yemin etmesi ve bunun yanlış olduğunun Allah tarafından kendisine bildirilmesi (Sâd, 38/44) de bu gerçeği doğrulayan Kur’an örneklerindendir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar ise şöyle diyecekler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz (Biz kurtarabilsek zaten kendimizi kurtarırız). Şüphesiz Allah kulları arasında böyle hüküm vermiştir (artık bizim de yapacak bir şeyimiz yoktur).”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ ف۪يهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ الْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-48c.mp3","commentary_text":"Bu pasajın ilk muhatabı doğrudan Hz. Peygamber olsa da aslında bu onun aracılığıyla bütün mü’minleri kapsamaktadır. Kur’an’daki Hz. Peygambere yapılan hitapların çoğunda görülen emirler, yasaklar, örnekler genel bir muhteva taşımaktadır ve bütün insanlar için geçerlidir. “Günahların için bağışlanma dile!” emri; peygamber de olsa hiç kimsenin günahsız ve masum olamayacağı anlamına gelmektedir. Nitekim Hz. Âdem ile Havva’nın yasak olan meyveden yemeleri ve ceza olarak cennetten çıkarılmaları (Taha, 20/115), “… Böylece Âdem, Rabbinin emrine karşı gelerek günah işlemiş oldu.” (Hud 20/121) Hz. Yunus’un Allah’tan izinsiz tebliğ bölgesini terk etmesi ve ceza olarak balık tarafından yutulması (Saffat, 37/139-145), Hz. Eyyub’un, gittiği yerden geç dönen karısına yüz sopa vuracağına dair yemin etmesi ve bunun yanlış olduğunun Allah tarafından kendisine bildirilmesi (Sâd, 38/44) de bu gerçeği doğrulayan Kur’an örneklerindendir."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Büyüklük taslayanlar ise şöyle diyecekler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz (Biz kurtarabilsek zaten kendimizi kurtarırız). Şüphesiz Allah kulları arasında böyle hüküm vermiştir (artık bizim de yapacak bir şeyimiz yoktur).”","arabic_text":"قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ ف۪يهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ الْعِبَادِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-47c.mp3","commentary_text":"Bu pasajın ilk muhatabı doğrudan Hz. Peygamber olsa da aslında bu onun aracılığıyla bütün mü’minleri kapsamaktadır. Kur’an’daki Hz. Peygambere yapılan hitapların çoğunda görülen emirler, yasaklar, örnekler genel bir muhteva taşımaktadır ve bütün insanlar için geçerlidir. “Günahların için bağışlanma dile!” emri; peygamber de olsa hiç kimsenin günahsız ve masum olamayacağı anlamına gelmektedir. Nitekim Hz. Âdem ile Havva’nın yasak olan meyveden yemeleri ve ceza olarak cennetten çıkarılmaları (Taha, 20/115), “… Böylece Âdem, Rabbinin emrine karşı gelerek günah işlemiş oldu.” (Hud 20/121) Hz. Yunus’un Allah’tan izinsiz tebliğ bölgesini terk etmesi ve ceza olarak balık tarafından yutulması (Saffat, 37/139-145), Hz. Eyyub’un, gittiği yerden geç dönen karısına yüz sopa vuracağına dair yemin etmesi ve bunun yanlış olduğunun Allah tarafından kendisine bildirilmesi (Sâd, 38/44) de bu gerçeği doğrulayan Kur’an örneklerindendir."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ateşin içinde bulunanlar bu defa cehennemin vazifeli meleklerine: “Ne olur Rabbinize yalvarın da azabımızı (hiç değilse) bir günlüğüne hafifletsin” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ فِي النَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ادْعُوا رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِنَ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ateşin içinde bulunanlar bu defa cehennemin vazifeli meleklerine: “Ne olur Rabbinize yalvarın da azabımızı (hiç değilse) bir günlüğüne hafifletsin” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ فِي النَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ادْعُوا رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِنَ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ateşin içinde bulunanlar bu defa cehennemin vazifeli meleklerine: “Ne olur Rabbinize yalvarın da azabımızı (hiç değilse) bir günlüğüne hafifletsin” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ فِي النَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ادْعُوا رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِنَ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Ateşin içinde bulunanlar bu defa cehennemin vazifeli meleklerine: “Ne olur Rabbinize yalvarın da azabımızı (hiç değilse) bir günlüğüne hafifletsin” diye yalvaracaklar.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ فِي النَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ادْعُوا رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِنَ الْعَذَابِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size resulleriniz (hakikati ortaya koyan) apaçık belgeler/kanıtlar getirmemiş miydi?” Onlar “Evet getirmişti” derler. (Bekçiler:) “Öyleyse kendi kendinize yalvarmaya devam edin” derler. Şüphesiz inkârcıların yalvarışı boşunadır.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ تَكُ تَأْت۪يكُمْ رُسُلُكُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ قَالُوا بَلٰىۜ قَالُوا فَادْعُواۚ وَمَا دُعٰٓؤُا الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size resulleriniz (hakikati ortaya koyan) apaçık belgeler/kanıtlar getirmemiş miydi?” Onlar “Evet getirmişti” derler. (Bekçiler:) “Öyleyse kendi kendinize yalvarmaya devam edin” derler. Şüphesiz inkârcıların yalvarışı boşunadır.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ تَكُ تَأْت۪يكُمْ رُسُلُكُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ قَالُوا بَلٰىۜ قَالُوا فَادْعُواۚ وَمَا دُعٰٓؤُا الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size resulleriniz (hakikati ortaya koyan) apaçık belgeler/kanıtlar getirmemiş miydi?” Onlar “Evet getirmişti” derler. (Bekçiler:) “Öyleyse kendi kendinize yalvarmaya devam edin” derler. Şüphesiz inkârcıların yalvarışı boşunadır.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ تَكُ تَأْت۪يكُمْ رُسُلُكُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ قَالُوا بَلٰىۜ قَالُوا فَادْعُواۚ وَمَا دُعٰٓؤُا الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Cehennem bekçileri) derler ki: “Size resulleriniz (hakikati ortaya koyan) apaçık belgeler/kanıtlar getirmemiş miydi?” Onlar “Evet getirmişti” derler. (Bekçiler:) “Öyleyse kendi kendinize yalvarmaya devam edin” derler. Şüphesiz inkârcıların yalvarışı boşunadır.","arabic_text":"قَالُٓوا اَوَلَمْ تَكُ تَأْت۪يكُمْ رُسُلُكُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ قَالُوا بَلٰىۜ قَالُوا فَادْعُواۚ وَمَا دُعٰٓؤُا الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği (ahiret) gününde (düşmanlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.","arabic_text":"اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği (ahiret) gününde (düşmanlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.","arabic_text":"اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği (ahiret) gününde (düşmanlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.","arabic_text":"اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Biz resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği (ahiret) gününde (düşmanlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.","arabic_text":"اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün zalimlere mazeretlerinin hiçbir faydası olmayacak. Onların payına her türlü iyilikten yoksun bırakılma ve korkunç bir yerleşim yeri (olan cehennem) düşecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün zalimlere mazeretlerinin hiçbir faydası olmayacak. Onların payına her türlü iyilikten yoksun bırakılma ve korkunç bir yerleşim yeri (olan cehennem) düşecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün zalimlere mazeretlerinin hiçbir faydası olmayacak. Onların payına her türlü iyilikten yoksun bırakılma ve korkunç bir yerleşim yeri (olan cehennem) düşecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"O gün zalimlere mazeretlerinin hiçbir faydası olmayacak. Onların payına her türlü iyilikten yoksun bırakılma ve korkunç bir yerleşim yeri (olan cehennem) düşecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53-54","turkish_text":"(Diğer taraftan) Biz Musa’ya doğru yolu gösterdik ve İsrailoğullarına da aklını işletenler için bir hidayet ve bir nasihat olmak üzere Kitab’ı (Tevrat’ı) miras bıraktık.","arabic_text":"هُدًى وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْهُدٰى وَاَوْرَثْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53-54","turkish_text":"(Diğer taraftan) Biz Musa’ya doğru yolu gösterdik ve İsrailoğullarına da aklını işletenler için bir hidayet ve bir nasihat olmak üzere Kitab’ı (Tevrat’ı) miras bıraktık.","arabic_text":"هُدًى وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْهُدٰى وَاَوْرَثْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53-54","turkish_text":"(Diğer taraftan) Biz Musa’ya doğru yolu gösterdik ve İsrailoğullarına da aklını işletenler için bir hidayet ve bir nasihat olmak üzere Kitab’ı (Tevrat’ı) miras bıraktık.","arabic_text":"هُدًى وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْهُدٰى وَاَوْرَثْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53-54","turkish_text":"(Diğer taraftan) Biz Musa’ya doğru yolu gösterdik ve İsrailoğullarına da aklını işletenler için bir hidayet ve bir nasihat olmak üzere Kitab’ı (Tevrat’ı) miras bıraktık.","arabic_text":"هُدًى وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْهُدٰى وَاَوْرَثْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(O halde Ey Muhammed!) Sen sıkıntılara karşı sabırlı ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(O halde Ey Muhammed!) Sen sıkıntılara karşı sabırlı ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(O halde Ey Muhammed!) Sen sıkıntılara karşı sabırlı ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(O halde Ey Muhammed!) Sen sıkıntılara karşı sabırlı ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahların için bağışlanma dile! Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ","related_links":[],"audio_path":"39/39-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmaksızın Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanlar içlerinde taşıdıkları ama hiçbir zaman ulaşamayacakları büyüklük ve üstünlük özentisi sebebiyle böyle yapmaktadırlar. Sen (onların şerrinden) Allah’a sığın. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmaksızın Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanlar içlerinde taşıdıkları ama hiçbir zaman ulaşamayacakları büyüklük ve üstünlük özentisi sebebiyle böyle yapmaktadırlar. Sen (onların şerrinden) Allah’a sığın. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmaksızın Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanlar içlerinde taşıdıkları ama hiçbir zaman ulaşamayacakları büyüklük ve üstünlük özentisi sebebiyle böyle yapmaktadırlar. Sen (onların şerrinden) Allah’a sığın. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmaksızın Allah’ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanlar içlerinde taşıdıkları ama hiçbir zaman ulaşamayacakları büyüklük ve üstünlük özentisi sebebiyle böyle yapmaktadırlar. Sen (onların şerrinden) Allah’a sığın. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"39/39-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılacağına karşı çıkanlar bilmelidirler ki;) Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"لَخَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılacağına karşı çıkanlar bilmelidirler ki;) Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"لَخَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılacağına karşı çıkanlar bilmelidirler ki;) Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"لَخَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(İnsanın yeniden yaratılacağına karşı çıkanlar bilmelidirler ki;) Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.","arabic_text":"لَخَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Kör ile gören bir olmaz. İman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla kötülük üretenler de bir değildir. (Çok düşünmeniz gerekirken) ne kadar da az düşünüyorsunuz!","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَلَا الْمُس۪ٓيءُۜ قَل۪يلًا مَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Kör ile gören bir olmaz. İman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla kötülük üretenler de bir değildir. (Çok düşünmeniz gerekirken) ne kadar da az düşünüyorsunuz!","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَلَا الْمُس۪ٓيءُۜ قَل۪يلًا مَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Kör ile gören bir olmaz. İman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla kötülük üretenler de bir değildir. (Çok düşünmeniz gerekirken) ne kadar da az düşünüyorsunuz!","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَلَا الْمُس۪ٓيءُۜ قَل۪يلًا مَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Kör ile gören bir olmaz. İman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla kötülük üretenler de bir değildir. (Çok düşünmeniz gerekirken) ne kadar da az düşünüyorsunuz!","arabic_text":"وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَلَا الْمُس۪ٓيءُۜ قَل۪يلًا مَا تَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kıyamet günü mutlaka gelecektir bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kıyamet günü mutlaka gelecektir bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kıyamet günü mutlaka gelecektir bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Kıyamet günü mutlaka gelecektir bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.","arabic_text":"اِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”","arabic_text":"وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَت۪ي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”","arabic_text":"وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَت۪ي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”","arabic_text":"وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَت۪ي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin duanıza cevap vereyim! Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.”","arabic_text":"وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَت۪ي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Dinlenesiniz diye geceyi (işlerinizi) göresiniz diye de gündüzü sizin için yaratan Allah’tır. Gerçekten Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Buna rağmen insanların çoğu nankörlük ederler/şükretmezler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Dinlenesiniz diye geceyi (işlerinizi) göresiniz diye de gündüzü sizin için yaratan Allah’tır. Gerçekten Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Buna rağmen insanların çoğu nankörlük ederler/şükretmezler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Dinlenesiniz diye geceyi (işlerinizi) göresiniz diye de gündüzü sizin için yaratan Allah’tır. Gerçekten Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Buna rağmen insanların çoğu nankörlük ederler/şükretmezler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Dinlenesiniz diye geceyi (işlerinizi) göresiniz diye de gündüzü sizin için yaratan Allah’tır. Gerçekten Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Buna rağmen insanların çoğu nankörlük ederler/şükretmezler.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte sizin Rabbiniz her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. Öyle ise nasıl oluyor da böylesine aldanıyorsunuz/savruluyorsunuz?","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte sizin Rabbiniz her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. Öyle ise nasıl oluyor da böylesine aldanıyorsunuz/savruluyorsunuz?","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte sizin Rabbiniz her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. Öyle ise nasıl oluyor da böylesine aldanıyorsunuz/savruluyorsunuz?","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"İşte sizin Rabbiniz her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. Öyle ise nasıl oluyor da böylesine aldanıyorsunuz/savruluyorsunuz?","arabic_text":"ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۢ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte (geçmişte) Allah’ın ayetlerini inkâr edenler de tıpkı böyle aldanmıştılar/savrulmuştular.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذ۪ينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-63c.mp3","commentary_text":"Bütün ilahî kitaplarda ortaya konulan temel hakikatler, prensipler, direktifler, uyarılar, ahlaki değerler, hidayet içerikli öğretiler aynı muhtevaya sahip olduğundan; onların en sonuncusunun inkârı, daha öncekilerin tümünün de inkârı anlamına geleceği için böyle bir uyarıda bulunuluyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte (geçmişte) Allah’ın ayetlerini inkâr edenler de tıpkı böyle aldanmıştılar/savrulmuştular.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذ۪ينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-63c.mp3","commentary_text":"Bütün ilahî kitaplarda ortaya konulan temel hakikatler, prensipler, direktifler, uyarılar, ahlaki değerler, hidayet içerikli öğretiler aynı muhtevaya sahip olduğundan; onların en sonuncusunun inkârı, daha öncekilerin tümünün de inkârı anlamına geleceği için böyle bir uyarıda bulunuluyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte (geçmişte) Allah’ın ayetlerini inkâr edenler de tıpkı böyle aldanmıştılar/savrulmuştular.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذ۪ينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-63c.mp3","commentary_text":"Bütün ilahî kitaplarda ortaya konulan temel hakikatler, prensipler, direktifler, uyarılar, ahlaki değerler, hidayet içerikli öğretiler aynı muhtevaya sahip olduğundan; onların en sonuncusunun inkârı, daha öncekilerin tümünün de inkârı anlamına geleceği için böyle bir uyarıda bulunuluyor."},{"verse_number":"63","turkish_text":"İşte (geçmişte) Allah’ın ayetlerini inkâr edenler de tıpkı böyle aldanmıştılar/savrulmuştular.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذ۪ينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-53.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-62c.mp3","commentary_text":"Bütün ilahî kitaplarda ortaya konulan temel hakikatler, prensipler, direktifler, uyarılar, ahlaki değerler, hidayet içerikli öğretiler aynı muhtevaya sahip olduğundan; onların en sonuncusunun inkârı, daha öncekilerin tümünün de inkârı anlamına geleceği için böyle bir uyarıda bulunuluyor."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Allah O’dur ki yeryüzünü sizin için bir yerleşme yeri göğü de (onun üzerinde) bir kubbe yapmıştır. Ayrıca sizi şekillendirmiş hem de size en güzel en uygun şekli vermiştir. Dahası sizi helâl temiz ve sağlıklı nimetlerle rızıklandırmıştır. Bütün bunları yapan Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah gerçekten ne yüce bir bereket kaynağıdır!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَارًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-64c.mp3","commentary_text":"Burada da ahiret ahvalini tasvir eden temsilî mahiyette inkârcıların anlayabileceği dilden ince bir Kur’anî tasvir söz konusudur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Allah O’dur ki yeryüzünü sizin için bir yerleşme yeri göğü de (onun üzerinde) bir kubbe yapmıştır. Ayrıca sizi şekillendirmiş hem de size en güzel en uygun şekli vermiştir. Dahası sizi helâl temiz ve sağlıklı nimetlerle rızıklandırmıştır. Bütün bunları yapan Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah gerçekten ne yüce bir bereket kaynağıdır!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَارًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-64c.mp3","commentary_text":"Burada da ahiret ahvalini tasvir eden temsilî mahiyette inkârcıların anlayabileceği dilden ince bir Kur’anî tasvir söz konusudur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Allah O’dur ki yeryüzünü sizin için bir yerleşme yeri göğü de (onun üzerinde) bir kubbe yapmıştır. Ayrıca sizi şekillendirmiş hem de size en güzel en uygun şekli vermiştir. Dahası sizi helâl temiz ve sağlıklı nimetlerle rızıklandırmıştır. Bütün bunları yapan Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah gerçekten ne yüce bir bereket kaynağıdır!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَارًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-64c.mp3","commentary_text":"Burada da ahiret ahvalini tasvir eden temsilî mahiyette inkârcıların anlayabileceği dilden ince bir Kur’anî tasvir söz konusudur."},{"verse_number":"64","turkish_text":"Allah O’dur ki yeryüzünü sizin için bir yerleşme yeri göğü de (onun üzerinde) bir kubbe yapmıştır. Ayrıca sizi şekillendirmiş hem de size en güzel en uygun şekli vermiştir. Dahası sizi helâl temiz ve sağlıklı nimetlerle rızıklandırmıştır. Bütün bunları yapan Rabbiniz olan Allah’tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah gerçekten ne yüce bir bereket kaynağıdır!","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَارًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-54.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-63c.mp3","commentary_text":"Burada da ahiret ahvalini tasvir eden temsilî mahiyette inkârcıların anlayabileceği dilden ince bir Kur’anî tasvir söz konusudur."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O daima diridir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse dini bütün yanlarıyla kabul ederek ve yalnızca O’nun rızasını gözeterek samimi ve saf bir inançla sadece O’na dua edin (dualarınızda başkalarını araya sokmayın). Her türlü övgü âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!","arabic_text":"هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-65c.mp3","commentary_text":"Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O daima diridir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse dini bütün yanlarıyla kabul ederek ve yalnızca O’nun rızasını gözeterek samimi ve saf bir inançla sadece O’na dua edin (dualarınızda başkalarını araya sokmayın). Her türlü övgü âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!","arabic_text":"هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-65c.mp3","commentary_text":"Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O daima diridir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse dini bütün yanlarıyla kabul ederek ve yalnızca O’nun rızasını gözeterek samimi ve saf bir inançla sadece O’na dua edin (dualarınızda başkalarını araya sokmayın). Her türlü övgü âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!","arabic_text":"هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-65c.mp3","commentary_text":"Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir."},{"verse_number":"65","turkish_text":"O daima diridir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse dini bütün yanlarıyla kabul ederek ve yalnızca O’nun rızasını gözeterek samimi ve saf bir inançla sadece O’na dua edin (dualarınızda başkalarını araya sokmayın). Her türlü övgü âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!","arabic_text":"هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-55.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-64c.mp3","commentary_text":"Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir."},{"verse_number":"66","turkish_text":"De ki: “Allah’tan başka dua edip yalvardığınız her ne varsa ben onlara ibadet etmekten men olundum. Zira bana Rabbimden hakikatin apaçık delilleri gelmiş bulunuyor. Ve ben âlemlerin Rabbine bütün varlığımla teslim olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-66c.mp3","commentary_text":"Demek ki bu ayetle beraber Müminun 23/115; “Sizi boşuna yarattığımızı mı sanıyorsunuz?” ayeti bir uyarı olarak alınmalı; insan mal-mülk edinmek, hükmetmek, tüketmek, lüks yaşamak, kariyer yapmak, makam kapmak, gündemde kalmak, prestij kazanmak, reklam olmak, övülmek, parmakla gösterilmek, pohpohlanmak için yaşamamalı. Onun yüksek idealleri, faziletli hedefleri erdemli çalışmaları ve diğer canlılardan onu ayıracak farklı bir hayat tarzı olmalı."},{"verse_number":"66","turkish_text":"De ki: “Allah’tan başka dua edip yalvardığınız her ne varsa ben onlara ibadet etmekten men olundum. Zira bana Rabbimden hakikatin apaçık delilleri gelmiş bulunuyor. Ve ben âlemlerin Rabbine bütün varlığımla teslim olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-66c.mp3","commentary_text":"Demek ki bu ayetle beraber Müminun 23/115; “Sizi boşuna yarattığımızı mı sanıyorsunuz?” ayeti bir uyarı olarak alınmalı; insan mal-mülk edinmek, hükmetmek, tüketmek, lüks yaşamak, kariyer yapmak, makam kapmak, gündemde kalmak, prestij kazanmak, reklam olmak, övülmek, parmakla gösterilmek, pohpohlanmak için yaşamamalı. Onun yüksek idealleri, faziletli hedefleri erdemli çalışmaları ve diğer canlılardan onu ayıracak farklı bir hayat tarzı olmalı."},{"verse_number":"66","turkish_text":"De ki: “Allah’tan başka dua edip yalvardığınız her ne varsa ben onlara ibadet etmekten men olundum. Zira bana Rabbimden hakikatin apaçık delilleri gelmiş bulunuyor. Ve ben âlemlerin Rabbine bütün varlığımla teslim olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-66c.mp3","commentary_text":"Demek ki bu ayetle beraber Müminun 23/115; “Sizi boşuna yarattığımızı mı sanıyorsunuz?” ayeti bir uyarı olarak alınmalı; insan mal-mülk edinmek, hükmetmek, tüketmek, lüks yaşamak, kariyer yapmak, makam kapmak, gündemde kalmak, prestij kazanmak, reklam olmak, övülmek, parmakla gösterilmek, pohpohlanmak için yaşamamalı. Onun yüksek idealleri, faziletli hedefleri erdemli çalışmaları ve diğer canlılardan onu ayıracak farklı bir hayat tarzı olmalı."},{"verse_number":"66","turkish_text":"De ki: “Allah’tan başka dua edip yalvardığınız her ne varsa ben onlara ibadet etmekten men olundum. Zira bana Rabbimden hakikatin apaçık delilleri gelmiş bulunuyor. Ve ben âlemlerin Rabbine bütün varlığımla teslim olmakla emrolundum.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-56.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-65c.mp3","commentary_text":"Demek ki bu ayetle beraber Müminun 23/115; “Sizi boşuna yarattığımızı mı sanıyorsunuz?” ayeti bir uyarı olarak alınmalı; insan mal-mülk edinmek, hükmetmek, tüketmek, lüks yaşamak, kariyer yapmak, makam kapmak, gündemde kalmak, prestij kazanmak, reklam olmak, övülmek, parmakla gösterilmek, pohpohlanmak için yaşamamalı. Onun yüksek idealleri, faziletli hedefleri erdemli çalışmaları ve diğer canlılardan onu ayıracak farklı bir hayat tarzı olmalı."},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sizi (ilk insanı) topraktan sonra (her birinizi) sperm damlasından sonra kan pıhtısından (embriyodan) yaratan sonra bir bebek olarak (dünyaya çıkaran) sonra erginlik çağına ulaşmanız sonra da yaşlanmanız için size belli bir ömür veren O’dur. Sizden kiminizin daha önceden hayatına son verilir kiminizin ömrü belli bir vadeye kadar uzatılır. Olur ki (bütün bunlardan) düşünüp (öğüt alır ve) aklınızı işleterek ders çıkarırsınız.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًاۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى مِنْ قَبْلُ وَلِتَبْلُغُٓوا اَجَلًا مُسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sizi (ilk insanı) topraktan sonra (her birinizi) sperm damlasından sonra kan pıhtısından (embriyodan) yaratan sonra bir bebek olarak (dünyaya çıkaran) sonra erginlik çağına ulaşmanız sonra da yaşlanmanız için size belli bir ömür veren O’dur. Sizden kiminizin daha önceden hayatına son verilir kiminizin ömrü belli bir vadeye kadar uzatılır. Olur ki (bütün bunlardan) düşünüp (öğüt alır ve) aklınızı işleterek ders çıkarırsınız.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًاۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى مِنْ قَبْلُ وَلِتَبْلُغُٓوا اَجَلًا مُسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sizi (ilk insanı) topraktan sonra (her birinizi) sperm damlasından sonra kan pıhtısından (embriyodan) yaratan sonra bir bebek olarak (dünyaya çıkaran) sonra erginlik çağına ulaşmanız sonra da yaşlanmanız için size belli bir ömür veren O’dur. Sizden kiminizin daha önceden hayatına son verilir kiminizin ömrü belli bir vadeye kadar uzatılır. Olur ki (bütün bunlardan) düşünüp (öğüt alır ve) aklınızı işleterek ders çıkarırsınız.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًاۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى مِنْ قَبْلُ وَلِتَبْلُغُٓوا اَجَلًا مُسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"Sizi (ilk insanı) topraktan sonra (her birinizi) sperm damlasından sonra kan pıhtısından (embriyodan) yaratan sonra bir bebek olarak (dünyaya çıkaran) sonra erginlik çağına ulaşmanız sonra da yaşlanmanız için size belli bir ömür veren O’dur. Sizden kiminizin daha önceden hayatına son verilir kiminizin ömrü belli bir vadeye kadar uzatılır. Olur ki (bütün bunlardan) düşünüp (öğüt alır ve) aklınızı işleterek ders çıkarırsınız.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًاۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى مِنْ قَبْلُ وَلِتَبْلُغُٓوا اَجَلًا مُسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"O yaşatandır ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde ona sadece “Ol” der (olmasını diler) o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ فَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"O yaşatandır ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde ona sadece “Ol” der (olmasını diler) o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ فَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"O yaşatandır ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde ona sadece “Ol” der (olmasını diler) o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ فَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"O yaşatandır ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde ona sadece “Ol” der (olmasını diler) o da hemen oluş sürecine girer.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ فَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmüyor musun? Nasıl oluyor da Haktan uzaklaştırılıyorlar?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"39/39-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’dan anladığımıza göre, her millete ya da kabileye, o toplumun durumuna göre peygamber gönderilmiştir. Fakat Kur’an, hikmetine binaen daha çok Arabistan Yarımadasıyla Mezopotamya (Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölge)’da gönderilen peygamberlerin hayatlarına yer vermiştir. İbrahim 14/11 ve Ra’d 13/38’de olduğu gibi bu ayette de “Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin mucize gösteremeyeceği” ifade edilmektedir. Bundan da anlıyoruz ki; mucizeler tamamen Allah’ın takdirindedir ve O’nun fiilidir. O halde mucizeye göre elçilere büyüklük atfetmek ve mucizelerin farklılığından dolayı peygamberler arasında üstünlük kurmak ve ayırım yapmak doğru değildir. Maalesef günümüz Müslümanları Hz. Peygamberi mucizeler ihdas ederek diğer peygamberlerin üstüne çıkarmaya çalışıyor. Üstelik uydurdukları mucizeleri kabul etmeyenleri kâfir ve peygamber düşmanı ilan ediyor.  Oysa Hz. Peygambere verilen mucize ile ilgili olarak Ankebût 29/51’de “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara (mucize olarak) yetmez mi?..” buyrulmaktadır. Üstün olmak, takdir edilmek, yüksek bir makama ulaşmak, Allah’ın rızasını kazanmak tamamen imanla ve amelle alakalıdır. Kişi ister peygamber olsun isterse bir peygamberin ümmeti, onun Allah katındaki makamı ortaya koyduğu mücadele ile, üstlendiği vazifenin hakkını vermekle, aldığı misyonu icra etmekle, gösterdiği performansla ilgilidir. Durup dururken Allah kimseye özel bir makam tahsis etmez. Hele kendi fiili olan mucizelerle kimseyi kimseden ayırt etmez. Bu bakımdan Hz. Peygambere mucize isnat edenler boşuna yorulmaktadır. Oysa Hz. Muhammed, katıksız imanıyla, insani normları aşan mücadelesiyle, düşmanlara karşı tavizsiz duruşuyla, azimli ve erdemli çalışmasıyla, ahlakıyla, saygısıyla, sevgisiyle, merhametiyle, adaletiyle, tevazuuyla, hoşgörüsüyle ve daha pek çok örnek vasıflarıyla model bir insan ve örnek bir peygamberdir. Onun, insanların üreteceği mucizelere ihtiyacı yoktur. Ona inananların yapması gereken tek şey Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kur’an’a sahip çıkmak, onu anlamak ve ona göre yaşamaktır."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmüyor musun? Nasıl oluyor da Haktan uzaklaştırılıyorlar?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"39/39-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’dan anladığımıza göre, her millete ya da kabileye, o toplumun durumuna göre peygamber gönderilmiştir. Fakat Kur’an, hikmetine binaen daha çok Arabistan Yarımadasıyla Mezopotamya (Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölge)’da gönderilen peygamberlerin hayatlarına yer vermiştir. İbrahim 14/11 ve Ra’d 13/38’de olduğu gibi bu ayette de “Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin mucize gösteremeyeceği” ifade edilmektedir. Bundan da anlıyoruz ki; mucizeler tamamen Allah’ın takdirindedir ve O’nun fiilidir. O halde mucizeye göre elçilere büyüklük atfetmek ve mucizelerin farklılığından dolayı peygamberler arasında üstünlük kurmak ve ayırım yapmak doğru değildir. Maalesef günümüz Müslümanları Hz. Peygamberi mucizeler ihdas ederek diğer peygamberlerin üstüne çıkarmaya çalışıyor. Üstelik uydurdukları mucizeleri kabul etmeyenleri kâfir ve peygamber düşmanı ilan ediyor.  Oysa Hz. Peygambere verilen mucize ile ilgili olarak Ankebût 29/51’de “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara (mucize olarak) yetmez mi?..” buyrulmaktadır. Üstün olmak, takdir edilmek, yüksek bir makama ulaşmak, Allah’ın rızasını kazanmak tamamen imanla ve amelle alakalıdır. Kişi ister peygamber olsun isterse bir peygamberin ümmeti, onun Allah katındaki makamı ortaya koyduğu mücadele ile, üstlendiği vazifenin hakkını vermekle, aldığı misyonu icra etmekle, gösterdiği performansla ilgilidir. Durup dururken Allah kimseye özel bir makam tahsis etmez. Hele kendi fiili olan mucizelerle kimseyi kimseden ayırt etmez. Bu bakımdan Hz. Peygambere mucize isnat edenler boşuna yorulmaktadır. Oysa Hz. Muhammed, katıksız imanıyla, insani normları aşan mücadelesiyle, düşmanlara karşı tavizsiz duruşuyla, azimli ve erdemli çalışmasıyla, ahlakıyla, saygısıyla, sevgisiyle, merhametiyle, adaletiyle, tevazuuyla, hoşgörüsüyle ve daha pek çok örnek vasıflarıyla model bir insan ve örnek bir peygamberdir. Onun, insanların üreteceği mucizelere ihtiyacı yoktur. Ona inananların yapması gereken tek şey Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kur’an’a sahip çıkmak, onu anlamak ve ona göre yaşamaktır."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmüyor musun? Nasıl oluyor da Haktan uzaklaştırılıyorlar?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"39/39-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-69c.mp3","commentary_text":"Kur’an’dan anladığımıza göre, her millete ya da kabileye, o toplumun durumuna göre peygamber gönderilmiştir. Fakat Kur’an, hikmetine binaen daha çok Arabistan Yarımadasıyla Mezopotamya (Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölge)’da gönderilen peygamberlerin hayatlarına yer vermiştir. İbrahim 14/11 ve Ra’d 13/38’de olduğu gibi bu ayette de “Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin mucize gösteremeyeceği” ifade edilmektedir. Bundan da anlıyoruz ki; mucizeler tamamen Allah’ın takdirindedir ve O’nun fiilidir. O halde mucizeye göre elçilere büyüklük atfetmek ve mucizelerin farklılığından dolayı peygamberler arasında üstünlük kurmak ve ayırım yapmak doğru değildir. Maalesef günümüz Müslümanları Hz. Peygamberi mucizeler ihdas ederek diğer peygamberlerin üstüne çıkarmaya çalışıyor. Üstelik uydurdukları mucizeleri kabul etmeyenleri kâfir ve peygamber düşmanı ilan ediyor.  Oysa Hz. Peygambere verilen mucize ile ilgili olarak Ankebût 29/51’de “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara (mucize olarak) yetmez mi?..” buyrulmaktadır. Üstün olmak, takdir edilmek, yüksek bir makama ulaşmak, Allah’ın rızasını kazanmak tamamen imanla ve amelle alakalıdır. Kişi ister peygamber olsun isterse bir peygamberin ümmeti, onun Allah katındaki makamı ortaya koyduğu mücadele ile, üstlendiği vazifenin hakkını vermekle, aldığı misyonu icra etmekle, gösterdiği performansla ilgilidir. Durup dururken Allah kimseye özel bir makam tahsis etmez. Hele kendi fiili olan mucizelerle kimseyi kimseden ayırt etmez. Bu bakımdan Hz. Peygambere mucize isnat edenler boşuna yorulmaktadır. Oysa Hz. Muhammed, katıksız imanıyla, insani normları aşan mücadelesiyle, düşmanlara karşı tavizsiz duruşuyla, azimli ve erdemli çalışmasıyla, ahlakıyla, saygısıyla, sevgisiyle, merhametiyle, adaletiyle, tevazuuyla, hoşgörüsüyle ve daha pek çok örnek vasıflarıyla model bir insan ve örnek bir peygamberdir. Onun, insanların üreteceği mucizelere ihtiyacı yoktur. Ona inananların yapması gereken tek şey Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kur’an’a sahip çıkmak, onu anlamak ve ona göre yaşamaktır."},{"verse_number":"69","turkish_text":"Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmüyor musun? Nasıl oluyor da Haktan uzaklaştırılıyorlar?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"39/39-59.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"39/39-68c.mp3","commentary_text":"Kur’an’dan anladığımıza göre, her millete ya da kabileye, o toplumun durumuna göre peygamber gönderilmiştir. Fakat Kur’an, hikmetine binaen daha çok Arabistan Yarımadasıyla Mezopotamya (Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölge)’da gönderilen peygamberlerin hayatlarına yer vermiştir. İbrahim 14/11 ve Ra’d 13/38’de olduğu gibi bu ayette de “Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin mucize gösteremeyeceği” ifade edilmektedir. Bundan da anlıyoruz ki; mucizeler tamamen Allah’ın takdirindedir ve O’nun fiilidir. O halde mucizeye göre elçilere büyüklük atfetmek ve mucizelerin farklılığından dolayı peygamberler arasında üstünlük kurmak ve ayırım yapmak doğru değildir. Maalesef günümüz Müslümanları Hz. Peygamberi mucizeler ihdas ederek diğer peygamberlerin üstüne çıkarmaya çalışıyor. Üstelik uydurdukları mucizeleri kabul etmeyenleri kâfir ve peygamber düşmanı ilan ediyor.  Oysa Hz. Peygambere verilen mucize ile ilgili olarak Ankebût 29/51’de “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara (mucize olarak) yetmez mi?..” buyrulmaktadır. Üstün olmak, takdir edilmek, yüksek bir makama ulaşmak, Allah’ın rızasını kazanmak tamamen imanla ve amelle alakalıdır. Kişi ister peygamber olsun isterse bir peygamberin ümmeti, onun Allah katındaki makamı ortaya koyduğu mücadele ile, üstlendiği vazifenin hakkını vermekle, aldığı misyonu icra etmekle, gösterdiği performansla ilgilidir. Durup dururken Allah kimseye özel bir makam tahsis etmez. Hele kendi fiili olan mucizelerle kimseyi kimseden ayırt etmez. Bu bakımdan Hz. Peygambere mucize isnat edenler boşuna yorulmaktadır. Oysa Hz. Muhammed, katıksız imanıyla, insani normları aşan mücadelesiyle, düşmanlara karşı tavizsiz duruşuyla, azimli ve erdemli çalışmasıyla, ahlakıyla, saygısıyla, sevgisiyle, merhametiyle, adaletiyle, tevazuuyla, hoşgörüsüyle ve daha pek çok örnek vasıflarıyla model bir insan ve örnek bir peygamberdir. Onun, insanların üreteceği mucizelere ihtiyacı yoktur. Ona inananların yapması gereken tek şey Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kur’an’a sahip çıkmak, onu anlamak ve ona göre yaşamaktır."},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ilahi kelamı ve elçilerimize daha önce gönderdiğimiz mesajları yalanlayanlar (yaptıklarının yanlış olduğunu) yakında bilecekler!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِالْكِتَابِ وَبِمَٓا اَرْسَلْنَا بِه۪ رُسُلَنَا۠ۛ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ilahi kelamı ve elçilerimize daha önce gönderdiğimiz mesajları yalanlayanlar (yaptıklarının yanlış olduğunu) yakında bilecekler!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِالْكِتَابِ وَبِمَٓا اَرْسَلْنَا بِه۪ رُسُلَنَا۠ۛ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ilahi kelamı ve elçilerimize daha önce gönderdiğimiz mesajları yalanlayanlar (yaptıklarının yanlış olduğunu) yakında bilecekler!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِالْكِتَابِ وَبِمَٓا اَرْسَلْنَا بِه۪ رُسُلَنَا۠ۛ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Bu ilahi kelamı ve elçilerimize daha önce gönderdiğimiz mesajları yalanlayanlar (yaptıklarının yanlış olduğunu) yakında bilecekler!","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِالْكِتَابِ وَبِمَٓا اَرْسَلْنَا بِه۪ رُسُلَنَا۠ۛ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71-72","turkish_text":"Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler sonra da ateşte yakılacaklardır.","arabic_text":"فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ ﴿٢﴾ اِذِ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُۜ يُسْحَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71-72","turkish_text":"Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler sonra da ateşte yakılacaklardır.","arabic_text":"فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ ﴿٢﴾ اِذِ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُۜ يُسْحَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71-72","turkish_text":"Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler sonra da ateşte yakılacaklardır.","arabic_text":"فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ ﴿٢﴾ اِذِ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُۜ يُسْحَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71-72","turkish_text":"Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler sonra da ateşte yakılacaklardır.","arabic_text":"فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ ﴿٢﴾ اِذِ الْاَغْلَالُ ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُۜ يُسْحَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73-74","turkish_text":"Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـًٔاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِر۪ينَ ﴿٢﴾ ثُمَّ ق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73-74","turkish_text":"Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـًٔاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِر۪ينَ ﴿٢﴾ ثُمَّ ق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73-74","turkish_text":"Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـًٔاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِر۪ينَ ﴿٢﴾ ثُمَّ ق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73-74","turkish_text":"Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).","arabic_text":"مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـًٔاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِر۪ينَ ﴿٢﴾ ثُمَّ ق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"39/39-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"“(Allah’ın sizi saptırması ve azaba mahkûm etmesi) sizin yeryüzünde hak etmediğiniz halde azıp şımarmanızdan küstahça böbürlenmenizden kendinizi beğenmenizden kaynaklanmaktadır.”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَمْرَحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"“(Allah’ın sizi saptırması ve azaba mahkûm etmesi) sizin yeryüzünde hak etmediğiniz halde azıp şımarmanızdan küstahça böbürlenmenizden kendinizi beğenmenizden kaynaklanmaktadır.”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَمْرَحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"“(Allah’ın sizi saptırması ve azaba mahkûm etmesi) sizin yeryüzünde hak etmediğiniz halde azıp şımarmanızdan küstahça böbürlenmenizden kendinizi beğenmenizden kaynaklanmaktadır.”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَمْرَحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"“(Allah’ın sizi saptırması ve azaba mahkûm etmesi) sizin yeryüzünde hak etmediğiniz halde azıp şımarmanızdan küstahça böbürlenmenizden kendinizi beğenmenizden kaynaklanmaktadır.”","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَمْرَحُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"39/39-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara: “Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür” (denilecek).","arabic_text":"اُدْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara: “Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür” (denilecek).","arabic_text":"اُدْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara: “Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür” (denilecek).","arabic_text":"اُدْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara: “Ebedî kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür” (denilecek).","arabic_text":"اُدْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah’ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah’ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah’ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah’ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.","arabic_text":"فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Andolsun senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Andolsun senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Andolsun senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Andolsun senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul Allah’ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلًا مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"39/39-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah O’dur ki bir kısmına binesiniz bir kısmından da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yarattı.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوا مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"39/39-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah O’dur ki bir kısmına binesiniz bir kısmından da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yarattı.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوا مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"39/39-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah O’dur ki bir kısmına binesiniz bir kısmından da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yarattı.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوا مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"39/39-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Allah O’dur ki bir kısmına binesiniz bir kısmından da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yarattı.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوا مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"39/39-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Ayrıca (onlardan birçok) önemli ihtiyacınızı karşılarsınız. Onlarla (karada) ve gemilerle (denizde) seyahat eder yüklerinizi taşırsınız.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَلِتَبْلُغُوا عَلَيْهَا حَاجَةً ف۪ي صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Ayrıca (onlardan birçok) önemli ihtiyacınızı karşılarsınız. Onlarla (karada) ve gemilerle (denizde) seyahat eder yüklerinizi taşırsınız.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَلِتَبْلُغُوا عَلَيْهَا حَاجَةً ف۪ي صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Ayrıca (onlardan birçok) önemli ihtiyacınızı karşılarsınız. Onlarla (karada) ve gemilerle (denizde) seyahat eder yüklerinizi taşırsınız.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَلِتَبْلُغُوا عَلَيْهَا حَاجَةً ف۪ي صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Ayrıca (onlardan birçok) önemli ihtiyacınızı karşılarsınız. Onlarla (karada) ve gemilerle (denizde) seyahat eder yüklerinizi taşırsınız.","arabic_text":"وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ وَلِتَبْلُغُوا عَلَيْهَا حَاجَةً ف۪ي صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"39/39-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah böylece size kudretinin delillerini gösteriyor. (Söyleyin bakalım) Allah’ın bu muhteşem âyetlerinden/nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ۗ فَاَيَّ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah böylece size kudretinin delillerini gösteriyor. (Söyleyin bakalım) Allah’ın bu muhteşem âyetlerinden/nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ۗ فَاَيَّ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah böylece size kudretinin delillerini gösteriyor. (Söyleyin bakalım) Allah’ın bu muhteşem âyetlerinden/nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ۗ فَاَيَّ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Allah böylece size kudretinin delillerini gösteriyor. (Söyleyin bakalım) Allah’ın bu muhteşem âyetlerinden/nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ۗ فَاَيَّ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُنْكِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olanların sonunun ne olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kalabalık ve daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı fakat başarılarının kendilerine hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْهُمْ وَاَشَدَّ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olanların sonunun ne olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kalabalık ve daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı fakat başarılarının kendilerine hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْهُمْ وَاَشَدَّ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olanların sonunun ne olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kalabalık ve daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı fakat başarılarının kendilerine hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْهُمْ وَاَشَدَّ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olanların sonunun ne olduğuna bakmazlar mı? Onlar kendilerinden daha kalabalık ve daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı fakat başarılarının kendilerine hiçbir faydası olmadı.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْهُمْ وَاَشَدَّ قُوَّةً وَاٰثَارًا فِي الْاَرْضِ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza) onları çepeçevre kuşatıverdi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza) onları çepeçevre kuşatıverdi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza) onları çepeçevre kuşatıverdi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza) onları çepeçevre kuşatıverdi.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve kahredici cezamızı (apaçık) gördükleri zaman “Tek olan Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve kahredici cezamızı (apaçık) gördükleri zaman “Tek olan Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve kahredici cezamızı (apaçık) gördükleri zaman “Tek olan Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"Ve kahredici cezamızı (apaçık) gördükleri zaman “Tek olan Allah’a iman ettik ve O’na ortak koştuğumuz şeylere olan inancımızı reddettik!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah’ın uygulaması budur. Nitekim hakikati inkârı tabiat haline getirenler orada ve o anda hüsrana uğramışlardır.","arabic_text":"فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah’ın uygulaması budur. Nitekim hakikati inkârı tabiat haline getirenler orada ve o anda hüsrana uğramışlardır.","arabic_text":"فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah’ın uygulaması budur. Nitekim hakikati inkârı tabiat haline getirenler orada ve o anda hüsrana uğramışlardır.","arabic_text":"فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah’ın uygulaması budur. Nitekim hakikati inkârı tabiat haline getirenler orada ve o anda hüsrana uğramışlardır.","arabic_text":"فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"39/39-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":41,"name":"FUSSİLET SÛRESİ","description":"Fussılet suresi, Mekke döneminde inmiş olup 54 ayettir. Sure adını üçüncü ayette geçen ve Kur’an ayetlerini niteleyen “Genişçe açıklandı” anlamındaki “Fussılet” kelimesinden almıştır. Sûrede müjdeleyici ve uyarıcı olan Kur’an’ın uydurulmuş bir kitap olmadığı Rahman ve Rahim olan Allah tarafından indirildiği belirtiliyor. İnat ve kibirleri yüzünden Allah’a şirk koşanların zekât vermeyen, infak etmeyen ve âhirete de inanmayan kimseler olduğu, ama inanan ve sâlih amel işleyenler için tükenmeyen bir mükâfatın hazırlandığı bildiriliyor. Allah’ın kudret ve azametinin delilleri gösterilerek O’na ortak koşmanın anlamsızlığı dile getiriliyor. Allah’ın bereket ve rızıkla dolu olan yeryüzüyle sırlarla dolu olan yedi kat gökyüzünü çeşitli aşamalardan geçirerek yarattığı ve her birine bir düzen ve işleyiş takdir ettiği anlatılan sûrede Allah’tan gelen âyetleri inkâr etmenin, O’nun öğretilerinden yüz çevirmenin Âd ve Semûd kavimlerinin başlarına gelen felâket gibi bir felâketi getirebileceğine vurgu yapılıyor. Allah’ın düşmanlarının uyarıldıkları halde gerçekleri kabule yanaşmadıkları ve zalimliklerine devam ettikleri için hem dünyada hem de âhirette hesaba çekilecekleri fakat âhiretteki hesaplarının dünyaya nispetle daha ağır olacağı, bu konuda kulaklarının, gözlerinin ve derilerinin kendi aleyhlerine şahitlik edeceği vurgulanıyor","sura_intro_audio":"40/40-a.mp3","verse_count":54,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm. Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu vahyin) indirilişi Rahman ve Rahim (olan Allah’)tandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu vahyin) indirilişi Rahman ve Rahim (olan Allah’)tandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu vahyin) indirilişi Rahman ve Rahim (olan Allah’)tandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Bu vahyin) indirilişi Rahman ve Rahim (olan Allah’)tandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu öyle bir) Kitaptır ki (taşıdığı) mesajlar (aklını işleterek) anlama ve kavrama yeteneğini kullanan (her) bir topluluk için ayetleri belli bir sistem dahilinde dizilmiş Arapça bir kitap olarak apaçık beyan edilmiştir.","arabic_text":"كِتَابٌ فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu öyle bir) Kitaptır ki (taşıdığı) mesajlar (aklını işleterek) anlama ve kavrama yeteneğini kullanan (her) bir topluluk için ayetleri belli bir sistem dahilinde dizilmiş Arapça bir kitap olarak apaçık beyan edilmiştir.","arabic_text":"كِتَابٌ فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu öyle bir) Kitaptır ki (taşıdığı) mesajlar (aklını işleterek) anlama ve kavrama yeteneğini kullanan (her) bir topluluk için ayetleri belli bir sistem dahilinde dizilmiş Arapça bir kitap olarak apaçık beyan edilmiştir.","arabic_text":"كِتَابٌ فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu öyle bir) Kitaptır ki (taşıdığı) mesajlar (aklını işleterek) anlama ve kavrama yeteneğini kullanan (her) bir topluluk için ayetleri belli bir sistem dahilinde dizilmiş Arapça bir kitap olarak apaçık beyan edilmiştir.","arabic_text":"كِتَابٌ فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İman eden ve sâlih amel işleyenler için) Müjdeleyici ve (inkâra ve inkârın sürükleyeceği azaba karşı) uyarıcı olarak (inmiş olmasına rağmen) onların çoğu (inkârdan yana olup Kur’an’dan) yüz çevirmiştir. Artık onlar (gerçeklere) kulak vermezler.","arabic_text":"بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۚ فَاَعْرَضَ اَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İman eden ve sâlih amel işleyenler için) Müjdeleyici ve (inkâra ve inkârın sürükleyeceği azaba karşı) uyarıcı olarak (inmiş olmasına rağmen) onların çoğu (inkârdan yana olup Kur’an’dan) yüz çevirmiştir. Artık onlar (gerçeklere) kulak vermezler.","arabic_text":"بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۚ فَاَعْرَضَ اَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İman eden ve sâlih amel işleyenler için) Müjdeleyici ve (inkâra ve inkârın sürükleyeceği azaba karşı) uyarıcı olarak (inmiş olmasına rağmen) onların çoğu (inkârdan yana olup Kur’an’dan) yüz çevirmiştir. Artık onlar (gerçeklere) kulak vermezler.","arabic_text":"بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۚ فَاَعْرَضَ اَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İman eden ve sâlih amel işleyenler için) Müjdeleyici ve (inkâra ve inkârın sürükleyeceği azaba karşı) uyarıcı olarak (inmiş olmasına rağmen) onların çoğu (inkârdan yana olup Kur’an’dan) yüz çevirmiştir. Artık onlar (gerçeklere) kulak vermezler.","arabic_text":"بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۚ فَاَعْرَضَ اَكْثَرُهُمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalbimizde (kavramamızı engelleyen) bir perde kulaklarımızda (işitmemize mâni) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir engel vardır. Şu hâlde sen (elinden geleni) yap unutma ki biz de (elimizden ne geliyorsa onu) yapacağız!”","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا ف۪ٓي اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ وَف۪ٓي اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalbimizde (kavramamızı engelleyen) bir perde kulaklarımızda (işitmemize mâni) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir engel vardır. Şu hâlde sen (elinden geleni) yap unutma ki biz de (elimizden ne geliyorsa onu) yapacağız!”","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا ف۪ٓي اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ وَف۪ٓي اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalbimizde (kavramamızı engelleyen) bir perde kulaklarımızda (işitmemize mâni) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir engel vardır. Şu hâlde sen (elinden geleni) yap unutma ki biz de (elimizden ne geliyorsa onu) yapacağız!”","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا ف۪ٓي اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ وَف۪ٓي اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalbimizde (kavramamızı engelleyen) bir perde kulaklarımızda (işitmemize mâni) bir ağırlık ve seninle bizim aramızda bir engel vardır. Şu hâlde sen (elinden geleni) yap unutma ki biz de (elimizden ne geliyorsa onu) yapacağız!”","arabic_text":"وَقَالُوا قُلُوبُنَا ف۪ٓي اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ وَف۪ٓي اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. O’na yönelerek kendinizi düzeltin! O’ndan af dileyin! (Hakikat ortada apaçık dururken) O’na ortak koşanların vay haline!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَق۪يمُٓوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُۜ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. O’na yönelerek kendinizi düzeltin! O’ndan af dileyin! (Hakikat ortada apaçık dururken) O’na ortak koşanların vay haline!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَق۪يمُٓوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُۜ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. O’na yönelerek kendinizi düzeltin! O’ndan af dileyin! (Hakikat ortada apaçık dururken) O’na ortak koşanların vay haline!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَق۪يمُٓوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُۜ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. O’na yönelerek kendinizi düzeltin! O’ndan af dileyin! (Hakikat ortada apaçık dururken) O’na ortak koşanların vay haline!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَق۪يمُٓوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُۜ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar zekâtı vermezler (karşılıksız infakta bulunmazlar). Onlar ahireti de inkâr ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar zekâtı vermezler (karşılıksız infakta bulunmazlar). Onlar ahireti de inkâr ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar zekâtı vermezler (karşılıksız infakta bulunmazlar). Onlar ahireti de inkâr ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar zekâtı vermezler (karşılıksız infakta bulunmazlar). Onlar ahireti de inkâr ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Ama) inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Gerçekten siz yeri iki evrede yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler mi koşuyorsunuz? Hâlbuki O (tek başına bütün) âlemlerin Rabbidir.”","arabic_text":"قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Gerçekten siz yeri iki evrede yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler mi koşuyorsunuz? Hâlbuki O (tek başına bütün) âlemlerin Rabbidir.”","arabic_text":"قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Gerçekten siz yeri iki evrede yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler mi koşuyorsunuz? Hâlbuki O (tek başına bütün) âlemlerin Rabbidir.”","arabic_text":"قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Gerçekten siz yeri iki evrede yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler mi koşuyorsunuz? Hâlbuki O (tek başına bütün) âlemlerin Rabbidir.”","arabic_text":"قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/ayet_4087_1772755849.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O (arzı yarattıktan sonra) üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak (her mevsime ve bölgeye göre çeşit çeşit yetişen) rızıklar takdir etti. Bunların hepsi tam dört evrededir.","arabic_text":"وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-10c.mp3","commentary_text":"“Dört evre” ile beraber önceki ayette zikredilen “iki evre” yi de toplarsak, yerlerin ve göklerin yaratıldığı “altı evre” ortaya çıkmış olur (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4). Sadece yeryüzünün iki evrede yaratıldığı ve sonra da birkaç evre geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu iki evre, gaz halindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin ve yerin oluşmasıdır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"O (arzı yarattıktan sonra) üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak (her mevsime ve bölgeye göre çeşit çeşit yetişen) rızıklar takdir etti. Bunların hepsi tam dört evrededir.","arabic_text":"وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-10c.mp3","commentary_text":"“Dört evre” ile beraber önceki ayette zikredilen “iki evre” yi de toplarsak, yerlerin ve göklerin yaratıldığı “altı evre” ortaya çıkmış olur (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4). Sadece yeryüzünün iki evrede yaratıldığı ve sonra da birkaç evre geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu iki evre, gaz halindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin ve yerin oluşmasıdır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"O (arzı yarattıktan sonra) üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak (her mevsime ve bölgeye göre çeşit çeşit yetişen) rızıklar takdir etti. Bunların hepsi tam dört evrededir.","arabic_text":"وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-10c.mp3","commentary_text":"“Dört evre” ile beraber önceki ayette zikredilen “iki evre” yi de toplarsak, yerlerin ve göklerin yaratıldığı “altı evre” ortaya çıkmış olur (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4). Sadece yeryüzünün iki evrede yaratıldığı ve sonra da birkaç evre geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu iki evre, gaz halindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin ve yerin oluşmasıdır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"O (arzı yarattıktan sonra) üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak (her mevsime ve bölgeye göre çeşit çeşit yetişen) rızıklar takdir etti. Bunların hepsi tam dört evrededir.","arabic_text":"وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/ayet_4088_1772755363.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-9c.mp3","commentary_text":"“Dört evre” ile beraber önceki ayette zikredilen “iki evre” yi de toplarsak, yerlerin ve göklerin yaratıldığı “altı evre” ortaya çıkmış olur (7/54, 10/3, 11/7, 25/59, 32/4, 50/38, 57/4). Sadece yeryüzünün iki evrede yaratıldığı ve sonra da birkaç evre geçirerek bugünkü duruma geldiği bilinmektedir. Bu iki evre, gaz halindeki kâinatın yoğunlaşarak bir araya gelmesi, sonra da parçalanarak göklerin ve yerin oluşmasıdır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sonra (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًاۜ قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ","related_links":["16/15","21/30","79/32"],"audio_path":"40/40-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-11c.mp3","commentary_text":"“Gaz hali” nden kasıt; evrenin bütün maddî unsurlarının kaynağını teşkil eden asal bir element olan hidrojen gazıdır. “Allah’ın emrine göklerin ve yerin boyun eğmesi”; Allah’ın, varlık âlemindeki bütün yaratılmışlar üzerindeki sonsuz kudretinin sonuçlarını tasvir etmekten ibarettir. “İsteyerek veya istemeyerek” ifadesi ise, Allah’ın iradesinin mutlak bir şekilde tecelli edeceğini gösteren mecâzi bir anlatımdır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sonra (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًاۜ قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ","related_links":["16/15","21/30","79/32"],"audio_path":"40/40-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-11c.mp3","commentary_text":"“Gaz hali” nden kasıt; evrenin bütün maddî unsurlarının kaynağını teşkil eden asal bir element olan hidrojen gazıdır. “Allah’ın emrine göklerin ve yerin boyun eğmesi”; Allah’ın, varlık âlemindeki bütün yaratılmışlar üzerindeki sonsuz kudretinin sonuçlarını tasvir etmekten ibarettir. “İsteyerek veya istemeyerek” ifadesi ise, Allah’ın iradesinin mutlak bir şekilde tecelli edeceğini gösteren mecâzi bir anlatımdır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sonra (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًاۜ قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ","related_links":["16/15","21/30","79/32"],"audio_path":"40/40-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-11c.mp3","commentary_text":"“Gaz hali” nden kasıt; evrenin bütün maddî unsurlarının kaynağını teşkil eden asal bir element olan hidrojen gazıdır. “Allah’ın emrine göklerin ve yerin boyun eğmesi”; Allah’ın, varlık âlemindeki bütün yaratılmışlar üzerindeki sonsuz kudretinin sonuçlarını tasvir etmekten ibarettir. “İsteyerek veya istemeyerek” ifadesi ise, Allah’ın iradesinin mutlak bir şekilde tecelli edeceğini gösteren mecâzi bir anlatımdır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Sonra (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler.","arabic_text":"ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًاۜ قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ","related_links":["16/15","21/30","79/32"],"audio_path":"40/40-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-10c.mp3","commentary_text":"“Gaz hali” nden kasıt; evrenin bütün maddî unsurlarının kaynağını teşkil eden asal bir element olan hidrojen gazıdır. “Allah’ın emrine göklerin ve yerin boyun eğmesi”; Allah’ın, varlık âlemindeki bütün yaratılmışlar üzerindeki sonsuz kudretinin sonuçlarını tasvir etmekten ibarettir. “İsteyerek veya istemeyerek” ifadesi ise, Allah’ın iradesinin mutlak bir şekilde tecelli edeceğini gösteren mecâzi bir anlatımdır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece onları iki evrede yedi gök (çok sayıda kozmik sistem) olarak yarattı her göğe kendi işlevini yükledi. Biz yere en yakın olan gökyüzünü kandillerle süsledik ve onları (çökmeye/düşmeye karşı) yıkılmaktan (sesleri ve görüntüleri birbirine karışmaktan) koruduk. İşte bu mutlak güç sahibi ve (her şeyi) hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.","arabic_text":"فَقَضٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَاَوْحٰى ف۪ي كُلِّ سَمَٓاءٍ اَمْرَهَاۜ وَزَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَۗ وَحِفْظًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece onları iki evrede yedi gök (çok sayıda kozmik sistem) olarak yarattı her göğe kendi işlevini yükledi. Biz yere en yakın olan gökyüzünü kandillerle süsledik ve onları (çökmeye/düşmeye karşı) yıkılmaktan (sesleri ve görüntüleri birbirine karışmaktan) koruduk. İşte bu mutlak güç sahibi ve (her şeyi) hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.","arabic_text":"فَقَضٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَاَوْحٰى ف۪ي كُلِّ سَمَٓاءٍ اَمْرَهَاۜ وَزَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَۗ وَحِفْظًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece onları iki evrede yedi gök (çok sayıda kozmik sistem) olarak yarattı her göğe kendi işlevini yükledi. Biz yere en yakın olan gökyüzünü kandillerle süsledik ve onları (çökmeye/düşmeye karşı) yıkılmaktan (sesleri ve görüntüleri birbirine karışmaktan) koruduk. İşte bu mutlak güç sahibi ve (her şeyi) hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.","arabic_text":"فَقَضٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَاَوْحٰى ف۪ي كُلِّ سَمَٓاءٍ اَمْرَهَاۜ وَزَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَۗ وَحِفْظًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Böylece onları iki evrede yedi gök (çok sayıda kozmik sistem) olarak yarattı her göğe kendi işlevini yükledi. Biz yere en yakın olan gökyüzünü kandillerle süsledik ve onları (çökmeye/düşmeye karşı) yıkılmaktan (sesleri ve görüntüleri birbirine karışmaktan) koruduk. İşte bu mutlak güç sahibi ve (her şeyi) hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.","arabic_text":"فَقَضٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَاَوْحٰى ف۪ي كُلِّ سَمَٓاءٍ اَمْرَهَاۜ وَزَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَۗ وَحِفْظًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum!”","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَقُلْ اَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-13c.mp3","commentary_text":"İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum!”","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَقُلْ اَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-13c.mp3","commentary_text":"İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum!”","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَقُلْ اَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-13c.mp3","commentary_text":"İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyarıyorum!”","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَقُلْ اَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-12c.mp3","commentary_text":"İnkârcılara yapılan bu uyarılar bugünün insanı için ne ifade ediyor, buna da bakmak lazım. Ayetteki “yüz çevirme” söylemi, Müslüman kimliğiyle yaşayıp da Kur’an’dan yüz çeviren ve Kur’an yerine rivayetlere ve hurafelere itibar eden, akli değil nakli ve taklidi esas alan, bilimi değil yobazlığı ve bağnazlığı tercih eden, rızayı değil riyayı ve çıkarı düşünen kültürel şartlanmışlıkları ve algılarıyla hareket eden kişiler için bir anlam taşımıyor mu? Bu uyarılara muhatap olmak için illa da inkârcıların safında yer almak gerekmez herhalde."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hani onlara kendilerinden önce de kendilerinden sonra da resuller gelmişti de Allah’tan başkasına kulluk etmeyin demişlerdi. (Onlar da:) “Rabbimiz dileseydi (bize elçi olarak) melekler indirirdi. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hani onlara kendilerinden önce de kendilerinden sonra da resuller gelmişti de Allah’tan başkasına kulluk etmeyin demişlerdi. (Onlar da:) “Rabbimiz dileseydi (bize elçi olarak) melekler indirirdi. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hani onlara kendilerinden önce de kendilerinden sonra da resuller gelmişti de Allah’tan başkasına kulluk etmeyin demişlerdi. (Onlar da:) “Rabbimiz dileseydi (bize elçi olarak) melekler indirirdi. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hani onlara kendilerinden önce de kendilerinden sonra da resuller gelmişti de Allah’tan başkasına kulluk etmeyin demişlerdi. (Onlar da:) “Rabbimiz dileseydi (bize elçi olarak) melekler indirirdi. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz” demişlerdi.","arabic_text":"اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Sonra) Âd kavmi yeryüzünde haksız olarak büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim var?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu (varlık âlemindeki eşyaya bakarak) görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi kasten inkâr ediyorlardı.","arabic_text":"فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًۜ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Sonra) Âd kavmi yeryüzünde haksız olarak büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim var?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu (varlık âlemindeki eşyaya bakarak) görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi kasten inkâr ediyorlardı.","arabic_text":"فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًۜ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Sonra) Âd kavmi yeryüzünde haksız olarak büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim var?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu (varlık âlemindeki eşyaya bakarak) görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi kasten inkâr ediyorlardı.","arabic_text":"فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًۜ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Sonra) Âd kavmi yeryüzünde haksız olarak büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha kuvvetli kim var?” dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu (varlık âlemindeki eşyaya bakarak) görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi kasten inkâr ediyorlardı.","arabic_text":"فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًۜ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara (orada) yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ٓي اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذ۪يقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَخْزٰى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara (orada) yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ٓي اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذ۪يقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَخْزٰى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara (orada) yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ٓي اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذ۪يقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَخْزٰى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o uğursuz günlerde üzerlerine soğuk bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara (orada) yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ٓي اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ لِنُذ۪يقَهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَخْزٰى وَهُمْ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Semûd kavmine gelince biz onlara doğru yolu gösterdik. Ama onlar doğru yolda gitmektense körlüğü (ve dolayısıyla sapkınlığı) tercih ettiler. Neticede (işledikleri kötülükler ve kazandıkları günahlar yüzünden) üzerlerine yıldırım gibi inen alçaltıcı bir azap kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.","arabic_text":"وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Semûd kavmine gelince biz onlara doğru yolu gösterdik. Ama onlar doğru yolda gitmektense körlüğü (ve dolayısıyla sapkınlığı) tercih ettiler. Neticede (işledikleri kötülükler ve kazandıkları günahlar yüzünden) üzerlerine yıldırım gibi inen alçaltıcı bir azap kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.","arabic_text":"وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Semûd kavmine gelince biz onlara doğru yolu gösterdik. Ama onlar doğru yolda gitmektense körlüğü (ve dolayısıyla sapkınlığı) tercih ettiler. Neticede (işledikleri kötülükler ve kazandıkları günahlar yüzünden) üzerlerine yıldırım gibi inen alçaltıcı bir azap kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.","arabic_text":"وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Semûd kavmine gelince biz onlara doğru yolu gösterdik. Ama onlar doğru yolda gitmektense körlüğü (ve dolayısıyla sapkınlığı) tercih ettiler. Neticede (işledikleri kötülükler ve kazandıkları günahlar yüzünden) üzerlerine yıldırım gibi inen alçaltıcı bir azap kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.","arabic_text":"وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnananları ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ise kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnananları ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ise kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnananları ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ise kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnananları ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanları ise kurtardık.","arabic_text":"وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah düşmanlarının (mahşerde) ateşe sevk olunmak üzere toplanacakları gün işte onların hepsi ateşe bölükler halinde sürülecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَٓاءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah düşmanlarının (mahşerde) ateşe sevk olunmak üzere toplanacakları gün işte onların hepsi ateşe bölükler halinde sürülecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَٓاءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah düşmanlarının (mahşerde) ateşe sevk olunmak üzere toplanacakları gün işte onların hepsi ateşe bölükler halinde sürülecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَٓاءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah düşmanlarının (mahşerde) ateşe sevk olunmak üzere toplanacakları gün işte onların hepsi ateşe bölükler halinde sürülecekler.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَٓاءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları gözleri ve derileri yapmış oldukları işler hakkında kendileri aleyhine şahitlik edecek.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları gözleri ve derileri yapmış oldukları işler hakkında kendileri aleyhine şahitlik edecek.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları gözleri ve derileri yapmış oldukları işler hakkında kendileri aleyhine şahitlik edecek.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları gözleri ve derileri yapmış oldukları işler hakkında kendileri aleyhine şahitlik edecek.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Derilerine: “Aleyhimize niçin şahitlik ettiniz?” diyecekler. Derileri: “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattığı gibi şimdi de O’nun huzuruna dönüp gelmişsiniz” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَاۜ قَالُٓوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Derilerine: “Aleyhimize niçin şahitlik ettiniz?” diyecekler. Derileri: “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattığı gibi şimdi de O’nun huzuruna dönüp gelmişsiniz” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَاۜ قَالُٓوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Derilerine: “Aleyhimize niçin şahitlik ettiniz?” diyecekler. Derileri: “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattığı gibi şimdi de O’nun huzuruna dönüp gelmişsiniz” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَاۜ قَالُٓوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Derilerine: “Aleyhimize niçin şahitlik ettiniz?” diyecekler. Derileri: “Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattığı gibi şimdi de O’nun huzuruna dönüp gelmişsiniz” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَاۜ قَالُٓوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”","arabic_text":"وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يرًا مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”","arabic_text":"وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يرًا مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”","arabic_text":"وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يرًا مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”","arabic_text":"وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يرًا مِمَّا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“İşte Rabbiniz hakkında taşıdığınız bu düşünce sizi helak etti. Böylece kendinizi hüsrana uğrayanlar arasında buldunuz!”","arabic_text":"وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذ۪ي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“İşte Rabbiniz hakkında taşıdığınız bu düşünce sizi helak etti. Böylece kendinizi hüsrana uğrayanlar arasında buldunuz!”","arabic_text":"وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذ۪ي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“İşte Rabbiniz hakkında taşıdığınız bu düşünce sizi helak etti. Böylece kendinizi hüsrana uğrayanlar arasında buldunuz!”","arabic_text":"وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذ۪ي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“İşte Rabbiniz hakkında taşıdığınız bu düşünce sizi helak etti. Böylece kendinizi hüsrana uğrayanlar arasında buldunuz!”","arabic_text":"وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذ۪ي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İster sabretsinler ister etmesinler (yaptıkları yüzünden) onların durağı ateş olacaktır. (Ahirette) kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için (Allah’tan özür dileyip) yalvarsalar da buna izin verilmeyecektir (çünkü geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir).","arabic_text":"فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْۚ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İster sabretsinler ister etmesinler (yaptıkları yüzünden) onların durağı ateş olacaktır. (Ahirette) kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için (Allah’tan özür dileyip) yalvarsalar da buna izin verilmeyecektir (çünkü geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir).","arabic_text":"فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْۚ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İster sabretsinler ister etmesinler (yaptıkları yüzünden) onların durağı ateş olacaktır. (Ahirette) kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için (Allah’tan özür dileyip) yalvarsalar da buna izin verilmeyecektir (çünkü geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir).","arabic_text":"فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْۚ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"İster sabretsinler ister etmesinler (yaptıkları yüzünden) onların durağı ateş olacaktır. (Ahirette) kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için (Allah’tan özür dileyip) yalvarsalar da buna izin verilmeyecektir (çünkü geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir).","arabic_text":"فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْۚ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve (inkâra ve isyana devam ettiklerinden dolayı) onlara (şeytanî dürtülerini) öteki kişilikleri (olarak) musallat ettik ve bunlar onlara hem önlerindeki (dünya zevklerini) ve hem de arkalarındaki (ahiretin inkârı)nı süslü gösterdiler. Bu yüzden kendilerinden önce gelip geçmiş olan görünen ve görünmeyen tüm iradeli topluluklar hakkındaki azap sözü onlar için de kaçınılmaz oldu. Böylece onların hepsi de ziyana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve (inkâra ve isyana devam ettiklerinden dolayı) onlara (şeytanî dürtülerini) öteki kişilikleri (olarak) musallat ettik ve bunlar onlara hem önlerindeki (dünya zevklerini) ve hem de arkalarındaki (ahiretin inkârı)nı süslü gösterdiler. Bu yüzden kendilerinden önce gelip geçmiş olan görünen ve görünmeyen tüm iradeli topluluklar hakkındaki azap sözü onlar için de kaçınılmaz oldu. Böylece onların hepsi de ziyana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve (inkâra ve isyana devam ettiklerinden dolayı) onlara (şeytanî dürtülerini) öteki kişilikleri (olarak) musallat ettik ve bunlar onlara hem önlerindeki (dünya zevklerini) ve hem de arkalarındaki (ahiretin inkârı)nı süslü gösterdiler. Bu yüzden kendilerinden önce gelip geçmiş olan görünen ve görünmeyen tüm iradeli topluluklar hakkındaki azap sözü onlar için de kaçınılmaz oldu. Böylece onların hepsi de ziyana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve (inkâra ve isyana devam ettiklerinden dolayı) onlara (şeytanî dürtülerini) öteki kişilikleri (olarak) musallat ettik ve bunlar onlara hem önlerindeki (dünya zevklerini) ve hem de arkalarındaki (ahiretin inkârı)nı süslü gösterdiler. Bu yüzden kendilerinden önce gelip geçmiş olan görünen ve görünmeyen tüm iradeli topluluklar hakkındaki azap sözü onlar için de kaçınılmaz oldu. Böylece onların hepsi de ziyana uğrayanlardan oldu.","arabic_text":"وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-25c.mp3","commentary_text":"Her vahiy geldikçe, insanlardan birileri Müslüman oluyor ve böylece her gün inananların sayısı çığ gibi büyüyordu. Bu durumdan rahatsızlık duyan Mekkeli müşrikler, gelen İlahi mesajları insanlara duyurmamak için hem şamata yapıyor hem de bugün olduğu gibi farklı söylemlerle gündem oluşturuyorlardı. Ama bütün bu engellemelere rağmen başta Allah’ın Resulü Hz. Muhammed olmak üzere onun dava arkadaşları ve gönül dostları iyiliği yaşamaktan ve yaymaktan, kötülüğü engellemekten ve sakındırmaktan geri kalmıyordu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-26c.mp3","commentary_text":"Her vahiy geldikçe, insanlardan birileri Müslüman oluyor ve böylece her gün inananların sayısı çığ gibi büyüyordu. Bu durumdan rahatsızlık duyan Mekkeli müşrikler, gelen İlahi mesajları insanlara duyurmamak için hem şamata yapıyor hem de bugün olduğu gibi farklı söylemlerle gündem oluşturuyorlardı. Ama bütün bu engellemelere rağmen başta Allah’ın Resulü Hz. Muhammed olmak üzere onun dava arkadaşları ve gönül dostları iyiliği yaşamaktan ve yaymaktan, kötülüğü engellemekten ve sakındırmaktan geri kalmıyordu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-26c.mp3","commentary_text":"Her vahiy geldikçe, insanlardan birileri Müslüman oluyor ve böylece her gün inananların sayısı çığ gibi büyüyordu. Bu durumdan rahatsızlık duyan Mekkeli müşrikler, gelen İlahi mesajları insanlara duyurmamak için hem şamata yapıyor hem de bugün olduğu gibi farklı söylemlerle gündem oluşturuyorlardı. Ama bütün bu engellemelere rağmen başta Allah’ın Resulü Hz. Muhammed olmak üzere onun dava arkadaşları ve gönül dostları iyiliği yaşamaktan ve yaymaktan, kötülüğü engellemekten ve sakındırmaktan geri kalmıyordu."},{"verse_number":"26","turkish_text":"İnkârcılar dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın!”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-26c.mp3","commentary_text":"Her vahiy geldikçe, insanlardan birileri Müslüman oluyor ve böylece her gün inananların sayısı çığ gibi büyüyordu. Bu durumdan rahatsızlık duyan Mekkeli müşrikler, gelen İlahi mesajları insanlara duyurmamak için hem şamata yapıyor hem de bugün olduğu gibi farklı söylemlerle gündem oluşturuyorlardı. Ama bütün bu engellemelere rağmen başta Allah’ın Resulü Hz. Muhammed olmak üzere onun dava arkadaşları ve gönül dostları iyiliği yaşamaktan ve yaymaktan, kötülüğü engellemekten ve sakındırmaktan geri kalmıyordu."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İşte (buna karşılık biz de) o inkârcılara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَد۪يدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-26c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların “Yaptıklarının en kötüsüyle cezalandırılması”, işledikleri eylemin büyüklüğüyle ve etkisiyle alakalıdır. Onlar sadece inkâr etmiyordu, aynı zamanda Müslümanları inandıklarından vazgeçirmek ve Allah’ın mesajının insanlara ulaşmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyordu. İnkârı düşmanlığa dönüştürerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyordu. Fesat çıkarmaktan keyif alıyor, temel hak ve özgürlükleri çiğnemekten mutlu oluyordu. İnsan fıtratıyla örtüşmeyen ne varsa onu hayata geçirmekten zevk alıyor, hayvanları dahi utandıracak ve hayrete düşürecek bir yaşam ortaya koyuyordu. Allah’ın varlığını, varlıklar üzerindeki otoritesini, verdiği nimetleri hiç düşünmüyor, toplumu inançsızlığa sürüklemek için var güçleriyle çalışıyordu. Bu kötü davranışların da cezası elbette ki büyük olacaktır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İşte (buna karşılık biz de) o inkârcılara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَد۪يدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-27c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların “Yaptıklarının en kötüsüyle cezalandırılması”, işledikleri eylemin büyüklüğüyle ve etkisiyle alakalıdır. Onlar sadece inkâr etmiyordu, aynı zamanda Müslümanları inandıklarından vazgeçirmek ve Allah’ın mesajının insanlara ulaşmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyordu. İnkârı düşmanlığa dönüştürerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyordu. Fesat çıkarmaktan keyif alıyor, temel hak ve özgürlükleri çiğnemekten mutlu oluyordu. İnsan fıtratıyla örtüşmeyen ne varsa onu hayata geçirmekten zevk alıyor, hayvanları dahi utandıracak ve hayrete düşürecek bir yaşam ortaya koyuyordu. Allah’ın varlığını, varlıklar üzerindeki otoritesini, verdiği nimetleri hiç düşünmüyor, toplumu inançsızlığa sürüklemek için var güçleriyle çalışıyordu. Bu kötü davranışların da cezası elbette ki büyük olacaktır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İşte (buna karşılık biz de) o inkârcılara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَد۪يدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-27c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların “Yaptıklarının en kötüsüyle cezalandırılması”, işledikleri eylemin büyüklüğüyle ve etkisiyle alakalıdır. Onlar sadece inkâr etmiyordu, aynı zamanda Müslümanları inandıklarından vazgeçirmek ve Allah’ın mesajının insanlara ulaşmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyordu. İnkârı düşmanlığa dönüştürerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyordu. Fesat çıkarmaktan keyif alıyor, temel hak ve özgürlükleri çiğnemekten mutlu oluyordu. İnsan fıtratıyla örtüşmeyen ne varsa onu hayata geçirmekten zevk alıyor, hayvanları dahi utandıracak ve hayrete düşürecek bir yaşam ortaya koyuyordu. Allah’ın varlığını, varlıklar üzerindeki otoritesini, verdiği nimetleri hiç düşünmüyor, toplumu inançsızlığa sürüklemek için var güçleriyle çalışıyordu. Bu kötü davranışların da cezası elbette ki büyük olacaktır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"İşte (buna karşılık biz de) o inkârcılara şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.","arabic_text":"فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَد۪يدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-27c.mp3","commentary_text":"İnkârcıların “Yaptıklarının en kötüsüyle cezalandırılması”, işledikleri eylemin büyüklüğüyle ve etkisiyle alakalıdır. Onlar sadece inkâr etmiyordu, aynı zamanda Müslümanları inandıklarından vazgeçirmek ve Allah’ın mesajının insanlara ulaşmasını engellemek için ellerinden geleni yapıyordu. İnkârı düşmanlığa dönüştürerek dünyayı yaşanmaz hale getiriyordu. Fesat çıkarmaktan keyif alıyor, temel hak ve özgürlükleri çiğnemekten mutlu oluyordu. İnsan fıtratıyla örtüşmeyen ne varsa onu hayata geçirmekten zevk alıyor, hayvanları dahi utandıracak ve hayrete düşürecek bir yaşam ortaya koyuyordu. Allah’ın varlığını, varlıklar üzerindeki otoritesini, verdiği nimetleri hiç düşünmüyor, toplumu inançsızlığa sürüklemek için var güçleriyle çalışıyordu. Bu kötü davranışların da cezası elbette ki büyük olacaktır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak onlar için orada ebedî kalacakları cehennem yurdu vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاءُ اَعْدَٓاءِ اللّٰهِ النَّارُۚ لَهُمْ ف۪يهَا دَارُ الْخُلْدِۜ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak onlar için orada ebedî kalacakları cehennem yurdu vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاءُ اَعْدَٓاءِ اللّٰهِ النَّارُۚ لَهُمْ ف۪يهَا دَارُ الْخُلْدِۜ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak onlar için orada ebedî kalacakları cehennem yurdu vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاءُ اَعْدَٓاءِ اللّٰهِ النَّارُۚ لَهُمْ ف۪يهَا دَارُ الْخُلْدِۜ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak onlar için orada ebedî kalacakları cehennem yurdu vardır.","arabic_text":"ذٰلِكَ جَزَٓاءُ اَعْدَٓاءِ اللّٰهِ النَّارُۚ لَهُمْ ف۪يهَا دَارُ الْخُلْدِۜ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İnkârcılar cehennemde: “Ey Rabbimiz! Görünen ve görünmeyen varlıklardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا رَبَّنَٓا اَرِنَا الَّذَيْنِ اَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ اَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İnkârcılar cehennemde: “Ey Rabbimiz! Görünen ve görünmeyen varlıklardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا رَبَّنَٓا اَرِنَا الَّذَيْنِ اَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ اَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İnkârcılar cehennemde: “Ey Rabbimiz! Görünen ve görünmeyen varlıklardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا رَبَّنَٓا اَرِنَا الَّذَيْنِ اَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ اَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İnkârcılar cehennemde: “Ey Rabbimiz! Görünen ve görünmeyen varlıklardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar” diyecekler.","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا رَبَّنَٓا اَرِنَا الَّذَيْنِ اَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ اَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ الْاَسْفَل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler inecek ve onlara şöyle diyecekler: “Korkmayın üzülmeyin size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler inecek ve onlara şöyle diyecekler: “Korkmayın üzülmeyin size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler inecek ve onlara şöyle diyecekler: “Korkmayın üzülmeyin size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler inecek ve onlara şöyle diyecekler: “Korkmayın üzülmeyin size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!”","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Biz dünya hayatında (olduğu gibi) ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.”","arabic_text":"نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Biz dünya hayatında (olduğu gibi) ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.”","arabic_text":"نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Biz dünya hayatında (olduğu gibi) ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.”","arabic_text":"نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Biz dünya hayatında (olduğu gibi) ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.”","arabic_text":"نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"40/40-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Bütün bunlar) çok bağışlayan çok merhamet eden Allah’tan bir ağırlanma olarak (size lütfedilmiştir).”","arabic_text":"نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Bütün bunlar) çok bağışlayan çok merhamet eden Allah’tan bir ağırlanma olarak (size lütfedilmiştir).”","arabic_text":"نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Bütün bunlar) çok bağışlayan çok merhamet eden Allah’tan bir ağırlanma olarak (size lütfedilmiştir).”","arabic_text":"نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“(Bütün bunlar) çok bağışlayan çok merhamet eden Allah’tan bir ağırlanma olarak (size lütfedilmiştir).”","arabic_text":"نُزُلًا مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"40/40-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanları kulluk için) Allah’a çağıran doğru ve adil olanı yapan ve “Muhakkak ki ben Allah’a teslim olanlardanım!” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanları kulluk için) Allah’a çağıran doğru ve adil olanı yapan ve “Muhakkak ki ben Allah’a teslim olanlardanım!” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanları kulluk için) Allah’a çağıran doğru ve adil olanı yapan ve “Muhakkak ki ben Allah’a teslim olanlardanım!” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(İnsanları kulluk için) Allah’a çağıran doğru ve adil olanı yapan ve “Muhakkak ki ben Allah’a teslim olanlardanım!” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?","arabic_text":"وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَٓا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.","arabic_text":"وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-34c.mp3","commentary_text":"Düşmanın şerrinden emin olmanın bir yolu da ona iyilik etmektir. “İnsan iyiliğin kölesidir” diye veciz bir söz vardır. İnsan, fıtratı gereği yapılan iyiliğe karşı mutlaka pozitif anlamda karşılık verir. Böylece gönül kendine iyilik edene yumuşar, kin ve nefret ortadan kalkar, düşmanlıklar son bulur. Hz. Peygamberin ve sahabenin hayatında bu ayetin bereketini sık sık görmek mümkündür. Ayrıca tarihin hiçbir döneminde kötülükle çözülmüş bir soruna rastlamak mümkün değildir. Bütün savaşlar kötülükle, öfke ile başlamış, kinle inatla devam etmiş ama son bulması masa başında güzellikle uzlaşarak olmuştur. Bu da gösteriyor ki; kötülükle, kavga ile hayırlı netice beklemek beyhudedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.","arabic_text":"وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-33c.mp3","commentary_text":"Düşmanın şerrinden emin olmanın bir yolu da ona iyilik etmektir. “İnsan iyiliğin kölesidir” diye veciz bir söz vardır. İnsan, fıtratı gereği yapılan iyiliğe karşı mutlaka pozitif anlamda karşılık verir. Böylece gönül kendine iyilik edene yumuşar, kin ve nefret ortadan kalkar, düşmanlıklar son bulur. Hz. Peygamberin ve sahabenin hayatında bu ayetin bereketini sık sık görmek mümkündür. Ayrıca tarihin hiçbir döneminde kötülükle çözülmüş bir soruna rastlamak mümkün değildir. Bütün savaşlar kötülükle, öfke ile başlamış, kinle inatla devam etmiş ama son bulması masa başında güzellikle uzlaşarak olmuştur. Bu da gösteriyor ki; kötülükle, kavga ile hayırlı netice beklemek beyhudedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.","arabic_text":"وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-34c.mp3","commentary_text":"Düşmanın şerrinden emin olmanın bir yolu da ona iyilik etmektir. “İnsan iyiliğin kölesidir” diye veciz bir söz vardır. İnsan, fıtratı gereği yapılan iyiliğe karşı mutlaka pozitif anlamda karşılık verir. Böylece gönül kendine iyilik edene yumuşar, kin ve nefret ortadan kalkar, düşmanlıklar son bulur. Hz. Peygamberin ve sahabenin hayatında bu ayetin bereketini sık sık görmek mümkündür. Ayrıca tarihin hiçbir döneminde kötülükle çözülmüş bir soruna rastlamak mümkün değildir. Bütün savaşlar kötülükle, öfke ile başlamış, kinle inatla devam etmiş ama son bulması masa başında güzellikle uzlaşarak olmuştur. Bu da gösteriyor ki; kötülükle, kavga ile hayırlı netice beklemek beyhudedir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.","arabic_text":"وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-33.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-34c.mp3","commentary_text":"Düşmanın şerrinden emin olmanın bir yolu da ona iyilik etmektir. “İnsan iyiliğin kölesidir” diye veciz bir söz vardır. İnsan, fıtratı gereği yapılan iyiliğe karşı mutlaka pozitif anlamda karşılık verir. Böylece gönül kendine iyilik edene yumuşar, kin ve nefret ortadan kalkar, düşmanlıklar son bulur. Hz. Peygamberin ve sahabenin hayatında bu ayetin bereketini sık sık görmek mümkündür. Ayrıca tarihin hiçbir döneminde kötülükle çözülmüş bir soruna rastlamak mümkün değildir. Bütün savaşlar kötülükle, öfke ile başlamış, kinle inatla devam etmiş ama son bulması masa başında güzellikle uzlaşarak olmuştur. Bu da gösteriyor ki; kötülükle, kavga ile hayırlı netice beklemek beyhudedir."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (kötülüğe iyilikle karşılık verme) davranışına ancak sabredenler kavuşturulur. Ayrıca buna ancak (hayırdan ve faziletten) büyük payı olanlar kavuşturulur.","arabic_text":"وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (kötülüğe iyilikle karşılık verme) davranışına ancak sabredenler kavuşturulur. Ayrıca buna ancak (hayırdan ve faziletten) büyük payı olanlar kavuşturulur.","arabic_text":"وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (kötülüğe iyilikle karşılık verme) davranışına ancak sabredenler kavuşturulur. Ayrıca buna ancak (hayırdan ve faziletten) büyük payı olanlar kavuşturulur.","arabic_text":"وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (kötülüğe iyilikle karşılık verme) davranışına ancak sabredenler kavuşturulur. Ayrıca buna ancak (hayırdan ve faziletten) büyük payı olanlar kavuşturulur.","arabic_text":"وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُواۚ وَمَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا ذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni (anlamsız ve sebepsiz bir öfkeye) sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"40/40-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-36c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Allah’a sığınmak için sadece Arapça bir metin olarak “Eûzu billahi mineşşeytanirracîm” demek yetmez. İnsan, iradesini ortaya koyarak bütün içtenliğiyle Allah’a teslim olmalı, O’na güvenmeli, O’nunla birlikteliği içselleştirmeli, O’nun emirlerini hayata geçirmeye ve O’nun gölgesinde olmaya azmetmeli; şeytana ve şeytanın isteklerine karşı dik durmalı, ondan gelecek olan bütün dürtülere kapalı olduğunu göstermeli, şeytânî davranışlardan uzak durmaya çalışmalı ve ondan sonra Allah’a sığınmalı. Arı kovanına çomak sokan kişinin medet diye feryat etmesi gibi, şeytanla saf tutarak, onun adımlarını takip ederek ve isteklerini yerine getirerek onun şerrinden Allah’a sığınmak doğru olmaz. Olsa da bir şey ifade etmez. Hastalıkları yenmek için bile inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. Bu konuda da kararlılığımızı Allah’a göstermeliyiz."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni (anlamsız ve sebepsiz bir öfkeye) sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"40/40-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-35c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Allah’a sığınmak için sadece Arapça bir metin olarak “Eûzu billahi mineşşeytanirracîm” demek yetmez. İnsan, iradesini ortaya koyarak bütün içtenliğiyle Allah’a teslim olmalı, O’na güvenmeli, O’nunla birlikteliği içselleştirmeli, O’nun emirlerini hayata geçirmeye ve O’nun gölgesinde olmaya azmetmeli; şeytana ve şeytanın isteklerine karşı dik durmalı, ondan gelecek olan bütün dürtülere kapalı olduğunu göstermeli, şeytânî davranışlardan uzak durmaya çalışmalı ve ondan sonra Allah’a sığınmalı. Arı kovanına çomak sokan kişinin medet diye feryat etmesi gibi, şeytanla saf tutarak, onun adımlarını takip ederek ve isteklerini yerine getirerek onun şerrinden Allah’a sığınmak doğru olmaz. Olsa da bir şey ifade etmez. Hastalıkları yenmek için bile inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. Bu konuda da kararlılığımızı Allah’a göstermeliyiz."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni (anlamsız ve sebepsiz bir öfkeye) sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"40/40-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-36c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Allah’a sığınmak için sadece Arapça bir metin olarak “Eûzu billahi mineşşeytanirracîm” demek yetmez. İnsan, iradesini ortaya koyarak bütün içtenliğiyle Allah’a teslim olmalı, O’na güvenmeli, O’nunla birlikteliği içselleştirmeli, O’nun emirlerini hayata geçirmeye ve O’nun gölgesinde olmaya azmetmeli; şeytana ve şeytanın isteklerine karşı dik durmalı, ondan gelecek olan bütün dürtülere kapalı olduğunu göstermeli, şeytânî davranışlardan uzak durmaya çalışmalı ve ondan sonra Allah’a sığınmalı. Arı kovanına çomak sokan kişinin medet diye feryat etmesi gibi, şeytanla saf tutarak, onun adımlarını takip ederek ve isteklerini yerine getirerek onun şerrinden Allah’a sığınmak doğru olmaz. Olsa da bir şey ifade etmez. Hastalıkları yenmek için bile inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. Bu konuda da kararlılığımızı Allah’a göstermeliyiz."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni (anlamsız ve sebepsiz bir öfkeye) sürükleyecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla işitendir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"40/40-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-36c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Allah’a sığınmak için sadece Arapça bir metin olarak “Eûzu billahi mineşşeytanirracîm” demek yetmez. İnsan, iradesini ortaya koyarak bütün içtenliğiyle Allah’a teslim olmalı, O’na güvenmeli, O’nunla birlikteliği içselleştirmeli, O’nun emirlerini hayata geçirmeye ve O’nun gölgesinde olmaya azmetmeli; şeytana ve şeytanın isteklerine karşı dik durmalı, ondan gelecek olan bütün dürtülere kapalı olduğunu göstermeli, şeytânî davranışlardan uzak durmaya çalışmalı ve ondan sonra Allah’a sığınmalı. Arı kovanına çomak sokan kişinin medet diye feryat etmesi gibi, şeytanla saf tutarak, onun adımlarını takip ederek ve isteklerini yerine getirerek onun şerrinden Allah’a sığınmak doğru olmaz. Olsa da bir şey ifade etmez. Hastalıkları yenmek için bile inanmak ve kararlı olmak gerekiyor. Bu konuda da kararlılığımızı Allah’a göstermeliyiz."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece gündüz Güneş ve Ay hep O’nun (kudret ve azametine delâlet eden) alâmetlerindendir. Siz eğer Allah’a kulluk etmek istiyorsanız Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin onları yaratan Allah’a secde edin!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"40/40-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece gündüz Güneş ve Ay hep O’nun (kudret ve azametine delâlet eden) alâmetlerindendir. Siz eğer Allah’a kulluk etmek istiyorsanız Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin onları yaratan Allah’a secde edin!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"40/40-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece gündüz Güneş ve Ay hep O’nun (kudret ve azametine delâlet eden) alâmetlerindendir. Siz eğer Allah’a kulluk etmek istiyorsanız Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin onları yaratan Allah’a secde edin!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"40/40-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Gece gündüz Güneş ve Ay hep O’nun (kudret ve azametine delâlet eden) alâmetlerindendir. Siz eğer Allah’a kulluk etmek istiyorsanız Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin onları yaratan Allah’a secde edin!","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ۩","related_links":[],"audio_path":"40/40-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Eğer onlar (Allah’a secde ve kulluk konusunda) büyüklük taslarlarsa bilsinler ki Rabbinin huzurunda bulunan (melek)ler gece gündüz hiç bıkmadan usanmadan aralıksız olarak O’nun sınırsız şanını yüceltiyorlar.","arabic_text":"فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Eğer onlar (Allah’a secde ve kulluk konusunda) büyüklük taslarlarsa bilsinler ki Rabbinin huzurunda bulunan (melek)ler gece gündüz hiç bıkmadan usanmadan aralıksız olarak O’nun sınırsız şanını yüceltiyorlar.","arabic_text":"فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Eğer onlar (Allah’a secde ve kulluk konusunda) büyüklük taslarlarsa bilsinler ki Rabbinin huzurunda bulunan (melek)ler gece gündüz hiç bıkmadan usanmadan aralıksız olarak O’nun sınırsız şanını yüceltiyorlar.","arabic_text":"فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Eğer onlar (Allah’a secde ve kulluk konusunda) büyüklük taslarlarsa bilsinler ki Rabbinin huzurunda bulunan (melek)ler gece gündüz hiç bıkmadan usanmadan aralıksız olarak O’nun sınırsız şanını yüceltiyorlar.","arabic_text":"فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ","related_links":[],"audio_path":"40/40-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O’nun kudretine delalet eden âyet-lerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o hemen harekete geçer ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten ölüleri de elbette diriltecektir. Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّذ۪ٓي اَحْيَاهَا لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O’nun kudretine delalet eden âyet-lerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o hemen harekete geçer ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten ölüleri de elbette diriltecektir. Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّذ۪ٓي اَحْيَاهَا لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O’nun kudretine delalet eden âyet-lerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o hemen harekete geçer ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten ölüleri de elbette diriltecektir. Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّذ۪ٓي اَحْيَاهَا لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O’nun kudretine delalet eden âyet-lerinden biri de senin gerçekten yeryüzünü huşu içinde (solmuş boynu bükülmüş ve kupkuru) görmendir. Ama biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o hemen harekete geçer ve kabarır. Şüphesiz onu dirilten ölüleri de elbette diriltecektir. Çünkü O her şeye gücü yetendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّذ۪ٓي اَحْيَاهَا لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz bunu bilin). Şüphesiz O yaptıklarınızı görmekte (ve kaydetmekte)dir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَاۜ اَفَمَنْ يُلْقٰى فِي النَّارِ خَيْرٌ اَمْ مَنْ يَأْت۪ٓي اٰمِنًا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِعْمَلُوا مَا شِئْتُمْۙ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz bunu bilin). Şüphesiz O yaptıklarınızı görmekte (ve kaydetmekte)dir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَاۜ اَفَمَنْ يُلْقٰى فِي النَّارِ خَيْرٌ اَمْ مَنْ يَأْت۪ٓي اٰمِنًا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِعْمَلُوا مَا شِئْتُمْۙ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz bunu bilin). Şüphesiz O yaptıklarınızı görmekte (ve kaydetmekte)dir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَاۜ اَفَمَنْ يُلْقٰى فِي النَّارِ خَيْرٌ اَمْ مَنْ يَأْت۪ٓي اٰمِنًا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِعْمَلُوا مَا شِئْتُمْۙ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılan mı daha iyidir yoksa kıyamet günü tam bir güven içinde (korku ve endişe duymayacak) olan mı? (Bütün bu uyarılara rağmen yolunuza devam edecekseniz) istediğinizi yapın (ama ne yaparsanız ona göre muamele göreceksiniz bunu bilin). Şüphesiz O yaptıklarınızı görmekte (ve kaydetmekte)dir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَاۜ اَفَمَنْ يُلْقٰى فِي النَّارِ خَيْرٌ اَمْ مَنْ يَأْت۪ٓي اٰمِنًا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِعْمَلُوا مَا شِئْتُمْۙ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kur’an kendilerine geldiğinde onlar onu inkâr ettiler. Oysa o şerefli ve gözardı edilemez bir kitaptır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَز۪يزٌۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kur’an kendilerine geldiğinde onlar onu inkâr ettiler. Oysa o şerefli ve gözardı edilemez bir kitaptır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَز۪يزٌۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kur’an kendilerine geldiğinde onlar onu inkâr ettiler. Oysa o şerefli ve gözardı edilemez bir kitaptır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَز۪يزٌۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Kur’an kendilerine geldiğinde onlar onu inkâr ettiler. Oysa o şerefli ve gözardı edilemez bir kitaptır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَز۪يزٌۙ","related_links":[],"audio_path":"40/40-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kur’an öylesine şerefli ve öylesine sağlam bir kitaptır ki;) Bâtıl ne (günlük itirazlarla) onun önünden giderek ve ne de (cahiliye âdetleriyle) ardından gelerek onu etkisi altına alamaz. Çünkü o her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.","arabic_text":"لَا يَأْت۪يهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه۪ۜ تَنْز۪يلٌ مِنْ حَك۪يمٍ حَم۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-42c.mp3","commentary_text":"“Ne önünden” ifadesi, beşerî felsefelere dayalı olarak ileri sürülecek itirazlar ve günlük saldırılarla Kur’an’ın asla zarara uğratılamayacağı; “ne de ardından” söylemi ise, onun gerek vahye dayalı ama tahrif edilmiş eski kitaplardan gerekse hurafelerden ve rivayetlerden oluşmuş gelenekçi anlayıştan etkilenerek hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği, bozulamayacağı müjdesini vermektedir. Yani hangi zaman ve şartlarda olursa olsun Kur’an ne ekleme veya çıkarmalar yoluyla ne de bilerek yapılan yanıltıcı yorumlarla kesinlikle tahrifata uğratılamayacaktır. Uğratılmaya çalışılsa da Allah Onu her zaman inananlar eliyle koruyacaktır (Hicr, 15/9)."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kur’an öylesine şerefli ve öylesine sağlam bir kitaptır ki;) Bâtıl ne (günlük itirazlarla) onun önünden giderek ve ne de (cahiliye âdetleriyle) ardından gelerek onu etkisi altına alamaz. Çünkü o her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.","arabic_text":"لَا يَأْت۪يهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه۪ۜ تَنْز۪يلٌ مِنْ حَك۪يمٍ حَم۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-41c.mp3","commentary_text":"“Ne önünden” ifadesi, beşerî felsefelere dayalı olarak ileri sürülecek itirazlar ve günlük saldırılarla Kur’an’ın asla zarara uğratılamayacağı; “ne de ardından” söylemi ise, onun gerek vahye dayalı ama tahrif edilmiş eski kitaplardan gerekse hurafelerden ve rivayetlerden oluşmuş gelenekçi anlayıştan etkilenerek hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği, bozulamayacağı müjdesini vermektedir. Yani hangi zaman ve şartlarda olursa olsun Kur’an ne ekleme veya çıkarmalar yoluyla ne de bilerek yapılan yanıltıcı yorumlarla kesinlikle tahrifata uğratılamayacaktır. Uğratılmaya çalışılsa da Allah Onu her zaman inananlar eliyle koruyacaktır (Hicr, 15/9)."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kur’an öylesine şerefli ve öylesine sağlam bir kitaptır ki;) Bâtıl ne (günlük itirazlarla) onun önünden giderek ve ne de (cahiliye âdetleriyle) ardından gelerek onu etkisi altına alamaz. Çünkü o her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.","arabic_text":"لَا يَأْت۪يهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه۪ۜ تَنْز۪يلٌ مِنْ حَك۪يمٍ حَم۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-42c.mp3","commentary_text":"“Ne önünden” ifadesi, beşerî felsefelere dayalı olarak ileri sürülecek itirazlar ve günlük saldırılarla Kur’an’ın asla zarara uğratılamayacağı; “ne de ardından” söylemi ise, onun gerek vahye dayalı ama tahrif edilmiş eski kitaplardan gerekse hurafelerden ve rivayetlerden oluşmuş gelenekçi anlayıştan etkilenerek hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği, bozulamayacağı müjdesini vermektedir. Yani hangi zaman ve şartlarda olursa olsun Kur’an ne ekleme veya çıkarmalar yoluyla ne de bilerek yapılan yanıltıcı yorumlarla kesinlikle tahrifata uğratılamayacaktır. Uğratılmaya çalışılsa da Allah Onu her zaman inananlar eliyle koruyacaktır (Hicr, 15/9)."},{"verse_number":"42","turkish_text":"(Kur’an öylesine şerefli ve öylesine sağlam bir kitaptır ki;) Bâtıl ne (günlük itirazlarla) onun önünden giderek ve ne de (cahiliye âdetleriyle) ardından gelerek onu etkisi altına alamaz. Çünkü o her yaptığını bir hikmete göre yapan ve övülmeye layık olan (Allah) katından indirilmiştir.","arabic_text":"لَا يَأْت۪يهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه۪ۜ تَنْز۪يلٌ مِنْ حَك۪يمٍ حَم۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-42c.mp3","commentary_text":"“Ne önünden” ifadesi, beşerî felsefelere dayalı olarak ileri sürülecek itirazlar ve günlük saldırılarla Kur’an’ın asla zarara uğratılamayacağı; “ne de ardından” söylemi ise, onun gerek vahye dayalı ama tahrif edilmiş eski kitaplardan gerekse hurafelerden ve rivayetlerden oluşmuş gelenekçi anlayıştan etkilenerek hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği, bozulamayacağı müjdesini vermektedir. Yani hangi zaman ve şartlarda olursa olsun Kur’an ne ekleme veya çıkarmalar yoluyla ne de bilerek yapılan yanıltıcı yorumlarla kesinlikle tahrifata uğratılamayacaktır. Uğratılmaya çalışılsa da Allah Onu her zaman inananlar eliyle koruyacaktır (Hicr, 15/9)."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Senin için söylenenler mutlaka senden önceki resuller için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbin hem bağışlayandır hem de en şiddetli şekilde cezalandırmaya gücü yetendir.","arabic_text":"مَا يُقَالُ لَكَ اِلَّا مَا قَدْ ق۪يلَ لِلرُّسُلِ مِنْ قَبْلِكَۜ اِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Senin için söylenenler mutlaka senden önceki resuller için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbin hem bağışlayandır hem de en şiddetli şekilde cezalandırmaya gücü yetendir.","arabic_text":"مَا يُقَالُ لَكَ اِلَّا مَا قَدْ ق۪يلَ لِلرُّسُلِ مِنْ قَبْلِكَۜ اِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Senin için söylenenler mutlaka senden önceki resuller için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbin hem bağışlayandır hem de en şiddetli şekilde cezalandırmaya gücü yetendir.","arabic_text":"مَا يُقَالُ لَكَ اِلَّا مَا قَدْ ق۪يلَ لِلرُّسُلِ مِنْ قَبْلِكَۜ اِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Senin için söylenenler mutlaka senden önceki resuller için de söylenmiştir. Elbette ki Rabbin hem bağışlayandır hem de en şiddetli şekilde cezalandırmaya gücü yetendir.","arabic_text":"مَا يُقَالُ لَكَ اِلَّا مَا قَدْ ق۪يلَ لِلرُّسُلِ مِنْ قَبْلِكَۜ اِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı (onların konuştuğu Arapça dışında) başka bir dille indirseydik onlar bu sefer de: “Onun ayetlerinin (Arapça olarak) genişçe açıklanması gerekmez miydi? Başka dilde bir kitap Arap bir peygamber ve muhatapları. (Bu nasıl iş?)” diyeceklerdi. De ki: “Bu (ilahi kelâm) iman edenler için bir rehber ve (mesajları gönüllere) bir şifa kaynağıdır.” Ona inanmayanlara gelince; onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Onun için Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara (duyamayacakları kadar) uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰنًا اَعْجَمِيًّا لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":["9/125","17/82"],"audio_path":"40/40-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-44c.mp3","commentary_text":"Arapçanın ve Arap harflerinin kutsal olduğunu söyleyenlere en güzel cevabı bu ayet vermektedir. Kur’an’ın muhatap olduğu ilk toplum ve peygamberleri Arapça konuştuğu için Kur’an Arapça gelmiştir. Allah’ın dili olmaz. Bütün dilleri yaratan Allah’tır. “… Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun (kudretinin) delillerindendir…” (Rum 30/22) Dil de harfler de sadece bir araçtır. Kur’an’ın ayet metinlerinin yazıldığı harflerle şirk ve küfür içerikli metinler de yazılmaktadır. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlıklı yazmak mümkün değildir diye Arapçayı kutsal görmek Arap milliyetçiliğinin bir ürünüdür. Zira diğer dilleri Arapça yazmak da çok sağlıklı değildir. “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4) Arapça kutsal dil olsaydı diğer vahiyler de Arapça gelirdi. Ama onlar da Kur’an gibi geldikleri toplumun diliyle inmiştir. Nasıl ki bir ırkın başka bir ırka üstünlüğü kabul edilemezse bir dilin başka bir dile üstünlüğü de öylece kabul edilemez. Bazı Müslümanların Arapçaya kutsiyet atfetmesi, Kur’an’ın başka dillere çevirisini gölgelemektedir ki bu Kur’an mesajının anlaşılmasının önünde en büyük engeldir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı (onların konuştuğu Arapça dışında) başka bir dille indirseydik onlar bu sefer de: “Onun ayetlerinin (Arapça olarak) genişçe açıklanması gerekmez miydi? Başka dilde bir kitap Arap bir peygamber ve muhatapları. (Bu nasıl iş?)” diyeceklerdi. De ki: “Bu (ilahi kelâm) iman edenler için bir rehber ve (mesajları gönüllere) bir şifa kaynağıdır.” Ona inanmayanlara gelince; onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Onun için Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara (duyamayacakları kadar) uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰنًا اَعْجَمِيًّا لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":["9/125","17/82"],"audio_path":"40/40-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-43c.mp3","commentary_text":"Arapçanın ve Arap harflerinin kutsal olduğunu söyleyenlere en güzel cevabı bu ayet vermektedir. Kur’an’ın muhatap olduğu ilk toplum ve peygamberleri Arapça konuştuğu için Kur’an Arapça gelmiştir. Allah’ın dili olmaz. Bütün dilleri yaratan Allah’tır. “… Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun (kudretinin) delillerindendir…” (Rum 30/22) Dil de harfler de sadece bir araçtır. Kur’an’ın ayet metinlerinin yazıldığı harflerle şirk ve küfür içerikli metinler de yazılmaktadır. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlıklı yazmak mümkün değildir diye Arapçayı kutsal görmek Arap milliyetçiliğinin bir ürünüdür. Zira diğer dilleri Arapça yazmak da çok sağlıklı değildir. “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4) Arapça kutsal dil olsaydı diğer vahiyler de Arapça gelirdi. Ama onlar da Kur’an gibi geldikleri toplumun diliyle inmiştir. Nasıl ki bir ırkın başka bir ırka üstünlüğü kabul edilemezse bir dilin başka bir dile üstünlüğü de öylece kabul edilemez. Bazı Müslümanların Arapçaya kutsiyet atfetmesi, Kur’an’ın başka dillere çevirisini gölgelemektedir ki bu Kur’an mesajının anlaşılmasının önünde en büyük engeldir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı (onların konuştuğu Arapça dışında) başka bir dille indirseydik onlar bu sefer de: “Onun ayetlerinin (Arapça olarak) genişçe açıklanması gerekmez miydi? Başka dilde bir kitap Arap bir peygamber ve muhatapları. (Bu nasıl iş?)” diyeceklerdi. De ki: “Bu (ilahi kelâm) iman edenler için bir rehber ve (mesajları gönüllere) bir şifa kaynağıdır.” Ona inanmayanlara gelince; onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Onun için Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara (duyamayacakları kadar) uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰنًا اَعْجَمِيًّا لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":["9/125","17/82"],"audio_path":"40/40-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-44c.mp3","commentary_text":"Arapçanın ve Arap harflerinin kutsal olduğunu söyleyenlere en güzel cevabı bu ayet vermektedir. Kur’an’ın muhatap olduğu ilk toplum ve peygamberleri Arapça konuştuğu için Kur’an Arapça gelmiştir. Allah’ın dili olmaz. Bütün dilleri yaratan Allah’tır. “… Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun (kudretinin) delillerindendir…” (Rum 30/22) Dil de harfler de sadece bir araçtır. Kur’an’ın ayet metinlerinin yazıldığı harflerle şirk ve küfür içerikli metinler de yazılmaktadır. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlıklı yazmak mümkün değildir diye Arapçayı kutsal görmek Arap milliyetçiliğinin bir ürünüdür. Zira diğer dilleri Arapça yazmak da çok sağlıklı değildir. “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4) Arapça kutsal dil olsaydı diğer vahiyler de Arapça gelirdi. Ama onlar da Kur’an gibi geldikleri toplumun diliyle inmiştir. Nasıl ki bir ırkın başka bir ırka üstünlüğü kabul edilemezse bir dilin başka bir dile üstünlüğü de öylece kabul edilemez. Bazı Müslümanların Arapçaya kutsiyet atfetmesi, Kur’an’ın başka dillere çevirisini gölgelemektedir ki bu Kur’an mesajının anlaşılmasının önünde en büyük engeldir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer biz Kur’an’ı (onların konuştuğu Arapça dışında) başka bir dille indirseydik onlar bu sefer de: “Onun ayetlerinin (Arapça olarak) genişçe açıklanması gerekmez miydi? Başka dilde bir kitap Arap bir peygamber ve muhatapları. (Bu nasıl iş?)” diyeceklerdi. De ki: “Bu (ilahi kelâm) iman edenler için bir rehber ve (mesajları gönüllere) bir şifa kaynağıdır.” Ona inanmayanlara gelince; onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Onun için Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara (duyamayacakları kadar) uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”","arabic_text":"وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰنًا اَعْجَمِيًّا لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟","related_links":["9/125","17/82"],"audio_path":"40/40-43.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-44c.mp3","commentary_text":"Arapçanın ve Arap harflerinin kutsal olduğunu söyleyenlere en güzel cevabı bu ayet vermektedir. Kur’an’ın muhatap olduğu ilk toplum ve peygamberleri Arapça konuştuğu için Kur’an Arapça gelmiştir. Allah’ın dili olmaz. Bütün dilleri yaratan Allah’tır. “… Dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O’nun (kudretinin) delillerindendir…” (Rum 30/22) Dil de harfler de sadece bir araçtır. Kur’an’ın ayet metinlerinin yazıldığı harflerle şirk ve küfür içerikli metinler de yazılmaktadır. Arap harflerinden başka Latin ve benzeri harflerle Kur’an metnini sağlıklı yazmak mümkün değildir diye Arapçayı kutsal görmek Arap milliyetçiliğinin bir ürünüdür. Zira diğer dilleri Arapça yazmak da çok sağlıklı değildir. “Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki onlara (Allah’ın buyruklarını) iyice anlatsın.” (İbrahim 14/4) Arapça kutsal dil olsaydı diğer vahiyler de Arapça gelirdi. Ama onlar da Kur’an gibi geldikleri toplumun diliyle inmiştir. Nasıl ki bir ırkın başka bir ırka üstünlüğü kabul edilemezse bir dilin başka bir dile üstünlüğü de öylece kabul edilemez. Bazı Müslümanların Arapçaya kutsiyet atfetmesi, Kur’an’ın başka dillere çevirisini gölgelemektedir ki bu Kur’an mesajının anlaşılmasının önünde en büyük engeldir."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar bu (Kur’an)’dan yana kuşku verici derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-45c.mp3","commentary_text":"Yani bütün bunlar senin başına gelmiyor. İşte Musa örneği. Ona da kitap gelince onun toplumu da ayrılığa düşmüşlerdi."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar bu (Kur’an)’dan yana kuşku verici derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-44c.mp3","commentary_text":"Yani bütün bunlar senin başına gelmiyor. İşte Musa örneği. Ona da kitap gelince onun toplumu da ayrılığa düşmüşlerdi."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar bu (Kur’an)’dan yana kuşku verici derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-45c.mp3","commentary_text":"Yani bütün bunlar senin başına gelmiyor. İşte Musa örneği. Ona da kitap gelince onun toplumu da ayrılığa düşmüşlerdi."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar bu (Kur’an)’dan yana kuşku verici derin bir şüphe içindedirler.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-45c.mp3","commentary_text":"Yani bütün bunlar senin başına gelmiyor. İşte Musa örneği. Ona da kitap gelince onun toplumu da ayrılığa düşmüşlerdi."},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık etmez.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık etmez.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık etmez.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Kim doğru ve yararlı bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur ve kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Allah hiçbir zaman kullarına haksızlık etmez.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"40/40-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet saatinin bilgisi ancak O’na aittir. O’nun bilgisi olmadıkça hiçbir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün (şirk koşanları ateşin karşısına getirecek ve) onlara (söyleyin bakalım;) “Neredeymiş bana ortak saydığınız putlar?” diye soracağız. (Müşrikler): “İtiraf ederiz ki (bugün) bizden (Senin ortağın olduğuna ve Senden başka bir otoritenin bulunduğuna) şahitlik edecek hiç kimse yoktur.” diyecekler.","arabic_text":"اِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِۜ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ اَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ اَيْنَ شُرَكَٓاء۪يۙ قَالُٓوا اٰذَنَّاكَۙ مَا مِنَّا مِنْ شَه۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet saatinin bilgisi ancak O’na aittir. O’nun bilgisi olmadıkça hiçbir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün (şirk koşanları ateşin karşısına getirecek ve) onlara (söyleyin bakalım;) “Neredeymiş bana ortak saydığınız putlar?” diye soracağız. (Müşrikler): “İtiraf ederiz ki (bugün) bizden (Senin ortağın olduğuna ve Senden başka bir otoritenin bulunduğuna) şahitlik edecek hiç kimse yoktur.” diyecekler.","arabic_text":"اِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِۜ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ اَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ اَيْنَ شُرَكَٓاء۪يۙ قَالُٓوا اٰذَنَّاكَۙ مَا مِنَّا مِنْ شَه۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet saatinin bilgisi ancak O’na aittir. O’nun bilgisi olmadıkça hiçbir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün (şirk koşanları ateşin karşısına getirecek ve) onlara (söyleyin bakalım;) “Neredeymiş bana ortak saydığınız putlar?” diye soracağız. (Müşrikler): “İtiraf ederiz ki (bugün) bizden (Senin ortağın olduğuna ve Senden başka bir otoritenin bulunduğuna) şahitlik edecek hiç kimse yoktur.” diyecekler.","arabic_text":"اِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِۜ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ اَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ اَيْنَ شُرَكَٓاء۪يۙ قَالُٓوا اٰذَنَّاكَۙ مَا مِنَّا مِنْ شَه۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Kıyamet saatinin bilgisi ancak O’na aittir. O’nun bilgisi olmadıkça hiçbir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün (şirk koşanları ateşin karşısına getirecek ve) onlara (söyleyin bakalım;) “Neredeymiş bana ortak saydığınız putlar?” diye soracağız. (Müşrikler): “İtiraf ederiz ki (bugün) bizden (Senin ortağın olduğuna ve Senden başka bir otoritenin bulunduğuna) şahitlik edecek hiç kimse yoktur.” diyecekler.","arabic_text":"اِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ السَّاعَةِۜ وَمَا تَخْرُجُ مِنْ ثَمَرَاتٍ مِنْ اَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ اَيْنَ شُرَكَٓاء۪يۙ قَالُٓوا اٰذَنَّاكَۙ مَا مِنَّا مِنْ شَه۪يدٍۚ","related_links":[],"audio_path":"40/40-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.","arabic_text":"وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.","arabic_text":"وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.","arabic_text":"وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Böylece daha önceden kulluk ettikleri putlar kendilerini terk eder ve (o zaman) müşrikler de kaçacak yer kalmadığını anlarlar.","arabic_text":"وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَدْعُونَ مِنْ قَبْلُ وَظَنُّوا مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsan hayır istemekten asla bıkmaz kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.","arabic_text":"لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsan hayır istemekten asla bıkmaz kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.","arabic_text":"لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsan hayır istemekten asla bıkmaz kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.","arabic_text":"لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"İnsan hayır istemekten asla bıkmaz kötü bir olayla karşılaşınca da endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.","arabic_text":"لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki başına bir bela geldikten sonra kendisine rahmetimizden tattırsak emin bir şekilde: “Bu zaten benim hakkımdır. Kıyametin geleceğini de sanmıyorum ama eğer (gelirse ve) ben Rabbime döndürülürsem O’nun katında benim için mutlaka daha güzeli vardır” der. Andolsun ki o inkârcılara yaptıklarını elbette göstereceğiz. Ve elbette onlara (yaptıklarının karşılığı olarak) pek ağır bir azaptan tattıracağız.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki başına bir bela geldikten sonra kendisine rahmetimizden tattırsak emin bir şekilde: “Bu zaten benim hakkımdır. Kıyametin geleceğini de sanmıyorum ama eğer (gelirse ve) ben Rabbime döndürülürsem O’nun katında benim için mutlaka daha güzeli vardır” der. Andolsun ki o inkârcılara yaptıklarını elbette göstereceğiz. Ve elbette onlara (yaptıklarının karşılığı olarak) pek ağır bir azaptan tattıracağız.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki başına bir bela geldikten sonra kendisine rahmetimizden tattırsak emin bir şekilde: “Bu zaten benim hakkımdır. Kıyametin geleceğini de sanmıyorum ama eğer (gelirse ve) ben Rabbime döndürülürsem O’nun katında benim için mutlaka daha güzeli vardır” der. Andolsun ki o inkârcılara yaptıklarını elbette göstereceğiz. Ve elbette onlara (yaptıklarının karşılığı olarak) pek ağır bir azaptan tattıracağız.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Andolsun ki başına bir bela geldikten sonra kendisine rahmetimizden tattırsak emin bir şekilde: “Bu zaten benim hakkımdır. Kıyametin geleceğini de sanmıyorum ama eğer (gelirse ve) ben Rabbime döndürülürsem O’nun katında benim için mutlaka daha güzeli vardır” der. Andolsun ki o inkârcılara yaptıklarını elbette göstereceğiz. Ve elbette onlara (yaptıklarının karşılığı olarak) pek ağır bir azaptan tattıracağız.","arabic_text":"وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek (Bizden) yüz çevirir ve uzaklaşır; ne zaman da başına bir musibet gelse hemen dualar okumaya başlar.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-51c.mp3","commentary_text":"Dünyalıklarla şımaran ve Allah’tan uzaklaşan bir toplumun, başına gelen felaketleri savması için, duaya sarılarak Allah’ın desteğini alması kolay olur mu? Yapmamız gereken: felaketlerle mücadele ederken, aklımızı başımıza devşirerek Kur’an’la yeniden dirilişi gerçekleştirmektir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek (Bizden) yüz çevirir ve uzaklaşır; ne zaman da başına bir musibet gelse hemen dualar okumaya başlar.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-50c.mp3","commentary_text":"Dünyalıklarla şımaran ve Allah’tan uzaklaşan bir toplumun, başına gelen felaketleri savması için, duaya sarılarak Allah’ın desteğini alması kolay olur mu? Yapmamız gereken: felaketlerle mücadele ederken, aklımızı başımıza devşirerek Kur’an’la yeniden dirilişi gerçekleştirmektir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek (Bizden) yüz çevirir ve uzaklaşır; ne zaman da başına bir musibet gelse hemen dualar okumaya başlar.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-51c.mp3","commentary_text":"Dünyalıklarla şımaran ve Allah’tan uzaklaşan bir toplumun, başına gelen felaketleri savması için, duaya sarılarak Allah’ın desteğini alması kolay olur mu? Yapmamız gereken: felaketlerle mücadele ederken, aklımızı başımıza devşirerek Kur’an’la yeniden dirilişi gerçekleştirmektir."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek (Bizden) yüz çevirir ve uzaklaşır; ne zaman da başına bir musibet gelse hemen dualar okumaya başlar.","arabic_text":"وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-50.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-51c.mp3","commentary_text":"Dünyalıklarla şımaran ve Allah’tan uzaklaşan bir toplumun, başına gelen felaketleri savması için, duaya sarılarak Allah’ın desteğini alması kolay olur mu? Yapmamız gereken: felaketlerle mücadele ederken, aklımızı başımıza devşirerek Kur’an’la yeniden dirilişi gerçekleştirmektir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bana eğer o (Kur an) Allah’tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِه۪ مَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ ف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bana eğer o (Kur an) Allah’tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِه۪ مَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ ف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bana eğer o (Kur an) Allah’tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِه۪ مَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ ف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"De ki: “Söyleyin bana eğer o (Kur an) Allah’tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِه۪ مَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ ف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"40/40-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Varlığımızı ve mutlak birliğimizi apaçık ortaya koyan) bütün delillerimizi onlara hem dış dünyada (evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında) hem de bizzat kendi içlerinde öz benliklerinde (tam olarak) göstereceğiz ki vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksın. Aslında Rabbinin (her an) her şeye şahit olması yetmez mi?","arabic_text":"سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّۜ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-53c.mp3","commentary_text":"Kıyamete kadar Allah’ın ayetlerinin işaret ettiği bireysel, sosyal, bilimsel ve tarihî gerçeklerin ortaya çıktığını, akıllara durgunluk veren hakikatlerin tecelli ettiğini insanlar hem biyolojik ve ruhî yapılarıyla kendi dünyalarında hem yaşadıkları bölgelerde hem de dış dünyada apaçık görecekler. Böylece insanlık, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olmadığını ve Allah tarafından gönderildiğini anlayacaktır. “Allah’ın her şeye hakkıyla şahit olması”, insanın Allah’a karşı sorumluluğunu hatırlatmaya matuf bir söylemdir. Yani Allah her şeyi görüyor ve duyuyor. Aynı zamanda görülenler ve duyulanlar bütün detayıyla en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınıyor anlamındadır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Varlığımızı ve mutlak birliğimizi apaçık ortaya koyan) bütün delillerimizi onlara hem dış dünyada (evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında) hem de bizzat kendi içlerinde öz benliklerinde (tam olarak) göstereceğiz ki vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksın. Aslında Rabbinin (her an) her şeye şahit olması yetmez mi?","arabic_text":"سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّۜ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-52c.mp3","commentary_text":"Kıyamete kadar Allah’ın ayetlerinin işaret ettiği bireysel, sosyal, bilimsel ve tarihî gerçeklerin ortaya çıktığını, akıllara durgunluk veren hakikatlerin tecelli ettiğini insanlar hem biyolojik ve ruhî yapılarıyla kendi dünyalarında hem yaşadıkları bölgelerde hem de dış dünyada apaçık görecekler. Böylece insanlık, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olmadığını ve Allah tarafından gönderildiğini anlayacaktır. “Allah’ın her şeye hakkıyla şahit olması”, insanın Allah’a karşı sorumluluğunu hatırlatmaya matuf bir söylemdir. Yani Allah her şeyi görüyor ve duyuyor. Aynı zamanda görülenler ve duyulanlar bütün detayıyla en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınıyor anlamındadır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Varlığımızı ve mutlak birliğimizi apaçık ortaya koyan) bütün delillerimizi onlara hem dış dünyada (evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında) hem de bizzat kendi içlerinde öz benliklerinde (tam olarak) göstereceğiz ki vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksın. Aslında Rabbinin (her an) her şeye şahit olması yetmez mi?","arabic_text":"سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّۜ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-53c.mp3","commentary_text":"Kıyamete kadar Allah’ın ayetlerinin işaret ettiği bireysel, sosyal, bilimsel ve tarihî gerçeklerin ortaya çıktığını, akıllara durgunluk veren hakikatlerin tecelli ettiğini insanlar hem biyolojik ve ruhî yapılarıyla kendi dünyalarında hem yaşadıkları bölgelerde hem de dış dünyada apaçık görecekler. Böylece insanlık, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olmadığını ve Allah tarafından gönderildiğini anlayacaktır. “Allah’ın her şeye hakkıyla şahit olması”, insanın Allah’a karşı sorumluluğunu hatırlatmaya matuf bir söylemdir. Yani Allah her şeyi görüyor ve duyuyor. Aynı zamanda görülenler ve duyulanlar bütün detayıyla en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınıyor anlamındadır."},{"verse_number":"53","turkish_text":"(Varlığımızı ve mutlak birliğimizi apaçık ortaya koyan) bütün delillerimizi onlara hem dış dünyada (evrenin uçsuz bucaksız ufuklarında) hem de bizzat kendi içlerinde öz benliklerinde (tam olarak) göstereceğiz ki vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksın. Aslında Rabbinin (her an) her şeye şahit olması yetmez mi?","arabic_text":"سَنُر۪يهِمْ اٰيَاتِنَا فِي الْاٰفَاقِ وَف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّۜ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"40/40-53c.mp3","commentary_text":"Kıyamete kadar Allah’ın ayetlerinin işaret ettiği bireysel, sosyal, bilimsel ve tarihî gerçeklerin ortaya çıktığını, akıllara durgunluk veren hakikatlerin tecelli ettiğini insanlar hem biyolojik ve ruhî yapılarıyla kendi dünyalarında hem yaşadıkları bölgelerde hem de dış dünyada apaçık görecekler. Böylece insanlık, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, Kur’an’ın insan ürünü bir kitap olmadığını ve Allah tarafından gönderildiğini anlayacaktır. “Allah’ın her şeye hakkıyla şahit olması”, insanın Allah’a karşı sorumluluğunu hatırlatmaya matuf bir söylemdir. Yani Allah her şeyi görüyor ve duyuyor. Aynı zamanda görülenler ve duyulanlar bütün detayıyla en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınıyor anlamındadır."},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şunu bilin ki; gerçekten onlar Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Ama yine iyi bilin ki (onların kavuşmaktan kaçıp durdukları Rableri) olan Allah her şeyi (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓاءِ رَبِّهِمْۜ اَلَٓا اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şunu bilin ki; gerçekten onlar Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Ama yine iyi bilin ki (onların kavuşmaktan kaçıp durdukları Rableri) olan Allah her şeyi (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓاءِ رَبِّهِمْۜ اَلَٓا اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şunu bilin ki; gerçekten onlar Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Ama yine iyi bilin ki (onların kavuşmaktan kaçıp durdukları Rableri) olan Allah her şeyi (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓاءِ رَبِّهِمْۜ اَلَٓا اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şunu bilin ki; gerçekten onlar Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Ama yine iyi bilin ki (onların kavuşmaktan kaçıp durdukları Rableri) olan Allah her şeyi (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.","arabic_text":"اَلَٓا اِنَّهُمْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓاءِ رَبِّهِمْۜ اَلَٓا اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطٌ","related_links":[],"audio_path":"40/40-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":42,"name":"ŞÛRÂ SÛRESİ","description":"Şûra suresi Mekke döneminde inmiş olup 53 ayettir. Sure adını 38. ayette geçen ve “danışma” anlamında gelen “Şûra” kelimesinden almıştır. Sûrede göklerin ve yerin egemenlik ve yönetiminin Allah’a ait olduğu, O’nun benzerinin bulunmadığı, Hz. Peygambere indirilen Kur’an’ın insanları uyarmak için kendi dillerinde Arapça geldiği vurgulanıyor. Allah’ın birliği ve dinin temel ilkeleri konusunda görüş ayrılığına düşmemek için Hz. Nuh, İbrâhim, Mûsâ ve İsa’ya tavsiyelerde bulunulduğu gibi Hz. Peygambere de tavsiyede bulunuluyor. Kıyametin kopmasının ve âhiret hayatının konu edildiği sûrede ebedî hayatın gerçekleşeceğini müminlerin ciddiye aldığı, buna karşılık inançsızların bunu önemsemediği ifade ediliyor. Hz. Peygamberin vahyedilmeyen şeyleri hiçbir şekilde Allah’a nispet edemeyeceği, Allah’ın da buna izin vermeyeceği belirtiliyor. Kur’an mesajının sevgi ve yakınlıktan başka herhangi bir amaca dayanmadığının anlatılması, bunun irşad ve tebliğ görevi yapacak kimseler tarafından da dile getirilmesi isteniyor. Dünya malının iğretiliği hatırlatılarak Allah’ın rızasına yönelik davranışların değeri ve kalıcılığı vurgulanıyor. Sûrede ayrıca Allah’a tevekkül, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan sakınma, öfkesine hâkim olma, namaz kılma, infak etme, istişare ile iş yapma, haksızlığa karşı direnme, affedici ve barışçı olma, güçlüklere göğüs gerip sabır gösterme öneriliyor. Allah’ın insanla konuşmasının ancak vahiy yoluyla ya da perde arkasından duyurma veya bir elçi (Cebrâil) vasıtasıyla mümkün olabileceği anlatılıyor. Hz. Peygamberin önceden herhangi bir hazırlık ve birikime sahip olmadığı halde ilâhî vahye mazhar kılındığı ve Allah’a götüren doğru yola kılavuzluk ettiği ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"41/41-a.mp3","verse_count":53,"verses":[{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf.","arabic_text":"عٓسٓقٓ۠ ﴿٢﴾ حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"41/41-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf.","arabic_text":"عٓسٓقٓ۠ ﴿٢﴾ حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"41/41-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf.","arabic_text":"عٓسٓقٓ۠ ﴿٢﴾ حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"41/41-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf.","arabic_text":"عٓسٓقٓ۠ ﴿٢﴾ حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"41/41-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de buyruklarını işte şöyle vahyeder.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُوح۪ٓي اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de buyruklarını işte şöyle vahyeder.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُوح۪ٓي اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de buyruklarını işte şöyle vahyeder.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُوح۪ٓي اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Mutlak galip tam hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de buyruklarını işte şöyle vahyeder.","arabic_text":"كَذٰلِكَ يُوح۪ٓي اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O pek yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O pek yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O pek yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O pek yücedir çok büyüktür.","arabic_text":"لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökler neredeyse (müşriklerin Allah’a ortak koşmasından ya da ilahi kudretin azametinden) üzerlerinden parçalanacak gibi titreşir. Melekler de Rablerini O’na ait sıfatlarla över ve her türlü noksandan tenzih ederler. Ve O’ndan yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah gerçekten günahları çok bağışlayandır rahmeti pek bol olandır.","arabic_text":"تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökler neredeyse (müşriklerin Allah’a ortak koşmasından ya da ilahi kudretin azametinden) üzerlerinden parçalanacak gibi titreşir. Melekler de Rablerini O’na ait sıfatlarla över ve her türlü noksandan tenzih ederler. Ve O’ndan yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah gerçekten günahları çok bağışlayandır rahmeti pek bol olandır.","arabic_text":"تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökler neredeyse (müşriklerin Allah’a ortak koşmasından ya da ilahi kudretin azametinden) üzerlerinden parçalanacak gibi titreşir. Melekler de Rablerini O’na ait sıfatlarla över ve her türlü noksandan tenzih ederler. Ve O’ndan yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah gerçekten günahları çok bağışlayandır rahmeti pek bol olandır.","arabic_text":"تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökler neredeyse (müşriklerin Allah’a ortak koşmasından ya da ilahi kudretin azametinden) üzerlerinden parçalanacak gibi titreşir. Melekler de Rablerini O’na ait sıfatlarla över ve her türlü noksandan tenzih ederler. Ve O’ndan yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah gerçekten günahları çok bağışlayandır rahmeti pek bol olandır.","arabic_text":"تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları) koruyucu edinenler var ya Allah onları(n acınacak hallerini) daima gözetlemektedir. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin (sadece tebliğcisin).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları) koruyucu edinenler var ya Allah onları(n acınacak hallerini) daima gözetlemektedir. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin (sadece tebliğcisin).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları) koruyucu edinenler var ya Allah onları(n acınacak hallerini) daima gözetlemektedir. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin (sadece tebliğcisin).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Allah’tan başka (varlıkları) koruyucu edinenler var ya Allah onları(n acınacak hallerini) daima gözetlemektedir. Sen onların üzerinde sorumluluklarını yüklenecek bir muhafız değilsin (sadece tebliğcisin).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şehirlerin anası (durumunda olan) Mekke’de ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma gününün dehşeti hakkında bilgi vermen için sana Arapça bir Kur’an vahyettik. O gün onların bir kısmı cennette bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-7c.mp3","commentary_text":"“Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı” söylemi, “onların rahmetine kavuşmasını” dilemedi demek değildir. Allah, insanı iradeli bir varlık olarak yaratmıştır. Ona seçme ve seçtiğini hayata tatbik etme özgürlüğünü vermiştir. Bu bakımdan irade; insanı iki şeyden birine yani ya hidayete ya da dalalete götürmektedir. Allah, istese elbette ki, bu gücü Kendi küllî iradesiyle hidayete yönlendirirdi ama o zaman insan iradesiz bir varlık olurdu ve yaptıklarından sorumlu tutulmazdı."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şehirlerin anası (durumunda olan) Mekke’de ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma gününün dehşeti hakkında bilgi vermen için sana Arapça bir Kur’an vahyettik. O gün onların bir kısmı cennette bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-6c.mp3","commentary_text":"“Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı” söylemi, “onların rahmetine kavuşmasını” dilemedi demek değildir. Allah, insanı iradeli bir varlık olarak yaratmıştır. Ona seçme ve seçtiğini hayata tatbik etme özgürlüğünü vermiştir. Bu bakımdan irade; insanı iki şeyden birine yani ya hidayete ya da dalalete götürmektedir. Allah, istese elbette ki, bu gücü Kendi küllî iradesiyle hidayete yönlendirirdi ama o zaman insan iradesiz bir varlık olurdu ve yaptıklarından sorumlu tutulmazdı."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şehirlerin anası (durumunda olan) Mekke’de ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma gününün dehşeti hakkında bilgi vermen için sana Arapça bir Kur’an vahyettik. O gün onların bir kısmı cennette bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-7c.mp3","commentary_text":"“Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı” söylemi, “onların rahmetine kavuşmasını” dilemedi demek değildir. Allah, insanı iradeli bir varlık olarak yaratmıştır. Ona seçme ve seçtiğini hayata tatbik etme özgürlüğünü vermiştir. Bu bakımdan irade; insanı iki şeyden birine yani ya hidayete ya da dalalete götürmektedir. Allah, istese elbette ki, bu gücü Kendi küllî iradesiyle hidayete yönlendirirdi ama o zaman insan iradesiz bir varlık olurdu ve yaptıklarından sorumlu tutulmazdı."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Şehirlerin anası (durumunda olan) Mekke’de ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma gününün dehşeti hakkında bilgi vermen için sana Arapça bir Kur’an vahyettik. O gün onların bir kısmı cennette bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-7c.mp3","commentary_text":"“Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı” söylemi, “onların rahmetine kavuşmasını” dilemedi demek değildir. Allah, insanı iradeli bir varlık olarak yaratmıştır. Ona seçme ve seçtiğini hayata tatbik etme özgürlüğünü vermiştir. Bu bakımdan irade; insanı iki şeyden birine yani ya hidayete ya da dalalete götürmektedir. Allah, istese elbette ki, bu gücü Kendi küllî iradesiyle hidayete yönlendirirdi ama o zaman insan iradesiz bir varlık olurdu ve yaptıklarından sorumlu tutulmazdı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onları (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde) tek bir ümmet yapardı. Fakat O dileyeni rahmetine kavuşturur. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onları (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde) tek bir ümmet yapardı. Fakat O dileyeni rahmetine kavuşturur. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onları (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde) tek bir ümmet yapardı. Fakat O dileyeni rahmetine kavuşturur. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Eğer Allah dileseydi onları (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde) tek bir ümmet yapardı. Fakat O dileyeni rahmetine kavuşturur. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.","arabic_text":"وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçek bu iken Allah’tan başka koruyucular edinebileceklerini mi sanıyorlar? Oysa yalnızca Allah’tır gerçek dost gerçek koruyucu. Ölüleri diriltecek olan da O’dur ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçek bu iken Allah’tan başka koruyucular edinebileceklerini mi sanıyorlar? Oysa yalnızca Allah’tır gerçek dost gerçek koruyucu. Ölüleri diriltecek olan da O’dur ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçek bu iken Allah’tan başka koruyucular edinebileceklerini mi sanıyorlar? Oysa yalnızca Allah’tır gerçek dost gerçek koruyucu. Ölüleri diriltecek olan da O’dur ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gerçek bu iken Allah’tan başka koruyucular edinebileceklerini mi sanıyorlar? Oysa yalnızca Allah’tır gerçek dost gerçek koruyucu. Ölüleri diriltecek olan da O’dur ve O her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştüğünüz her konuda hüküm tamamıyla Allah’a aittir. (De ki:) “İşte benim Rabbim olan Allah budur! Ben sadece O’na güvenir ve bütün samimiyetimle yalnız O’na yönelirim.”","arabic_text":"وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştüğünüz her konuda hüküm tamamıyla Allah’a aittir. (De ki:) “İşte benim Rabbim olan Allah budur! Ben sadece O’na güvenir ve bütün samimiyetimle yalnız O’na yönelirim.”","arabic_text":"وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştüğünüz her konuda hüküm tamamıyla Allah’a aittir. (De ki:) “İşte benim Rabbim olan Allah budur! Ben sadece O’na güvenir ve bütün samimiyetimle yalnız O’na yönelirim.”","arabic_text":"وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Görüş ayrılığına düştüğünüz her konuda hüküm tamamıyla Allah’a aittir. (De ki:) “İşte benim Rabbim olan Allah budur! Ben sadece O’na güvenir ve bütün samimiyetimle yalnız O’na yönelirim.”","arabic_text":"وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi (cinsi)nizden eşler hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. O sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًاۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-11c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey, belli kanunlara göre yaratılmış ve o kanunlar doğrultusunda hayatlarına devam etmektedir. “Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nundur” derken rızkı ve serveti, koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak, akıllı ve sorumlu varlıklara istediği gibi verebilmesine ve bu konuda tasarruf yetkisinin sadece Allah’ın kendisine ait olduğuna dikkat çekilmektedir. Talak 65/3’te: “Ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, istediğini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur” buyrulmaktadır. Ayrıca var olan her şey yalnız Allah’a aittir ve iradesinin tecellisine tabi, akıllı ve sorumlu varlıkların durumu, O’nun mülkünde sadece “intifa hakkı sahibi” olmaktan öteye geçmez."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi (cinsi)nizden eşler hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. O sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًاۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-10c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey, belli kanunlara göre yaratılmış ve o kanunlar doğrultusunda hayatlarına devam etmektedir. “Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nundur” derken rızkı ve serveti, koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak, akıllı ve sorumlu varlıklara istediği gibi verebilmesine ve bu konuda tasarruf yetkisinin sadece Allah’ın kendisine ait olduğuna dikkat çekilmektedir. Talak 65/3’te: “Ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, istediğini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur” buyrulmaktadır. Ayrıca var olan her şey yalnız Allah’a aittir ve iradesinin tecellisine tabi, akıllı ve sorumlu varlıkların durumu, O’nun mülkünde sadece “intifa hakkı sahibi” olmaktan öteye geçmez."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi (cinsi)nizden eşler hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. O sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًاۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-11c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey, belli kanunlara göre yaratılmış ve o kanunlar doğrultusunda hayatlarına devam etmektedir. “Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nundur” derken rızkı ve serveti, koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak, akıllı ve sorumlu varlıklara istediği gibi verebilmesine ve bu konuda tasarruf yetkisinin sadece Allah’ın kendisine ait olduğuna dikkat çekilmektedir. Talak 65/3’te: “Ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, istediğini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur” buyrulmaktadır. Ayrıca var olan her şey yalnız Allah’a aittir ve iradesinin tecellisine tabi, akıllı ve sorumlu varlıkların durumu, O’nun mülkünde sadece “intifa hakkı sahibi” olmaktan öteye geçmez."},{"verse_number":"11","turkish_text":"O gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi (cinsi)nizden eşler hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. O sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla görendir.","arabic_text":"فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًاۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-11c.mp3","commentary_text":"Göklerde ve yerde var olan her şey, belli kanunlara göre yaratılmış ve o kanunlar doğrultusunda hayatlarına devam etmektedir. “Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nundur” derken rızkı ve serveti, koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak, akıllı ve sorumlu varlıklara istediği gibi verebilmesine ve bu konuda tasarruf yetkisinin sadece Allah’ın kendisine ait olduğuna dikkat çekilmektedir. Talak 65/3’te: “Ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, istediğini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur” buyrulmaktadır. Ayrıca var olan her şey yalnız Allah’a aittir ve iradesinin tecellisine tabi, akıllı ve sorumlu varlıkların durumu, O’nun mülkünde sadece “intifa hakkı sahibi” olmaktan öteye geçmez."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları (tasarruf yetkisi) yalnız O’nundur. O dilediğine bol rızık verir dilediğine az. Şüphe yok ki O her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-12c.mp3","commentary_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” ifadesi, Kur’an’a sarılmanın ve onu dinin yegâne kaynağı olarak görmenin ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Kur’an hem bizim hem de Hz. Peygamber için dinin tek kaynağıdır. “Hz. Peygamberin ahlâkı Kur’an ahlâkıdır” boşuna dememişler. “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak” Kur’an’ı yaşamaktır. Kur’an ayrı, sünnet ayrı değildir. Peygamberimizin sünneti Kur’an’dır ve Kur’an’ı yaşamaktır. Dinde ayrılığa düşmemenin en sağlam yolu Kur’an’ı ve onun uygulayıcısı Hz. Peygamberi hakem yapmaktır. “Eğer Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resulüne götürün. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.” (Nisa 4/59) Allah’ın sorunları çözmesi vahiyle olur, vahyin insanlara ulaşması da peygamber aracılığıyla gerçekleşir. Dolaysıyla burada hükmü veren doğrudan Allah’tır. Nitekim “(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! ...” (Yunus 10/109) buyrulmaktadır. Bu da gösteriyor ki Hz. Peygamber vahiyle hüküm vermiş, hayatını vahiyle dizayn etmiş ve tebliğini sadece vahiyle yapmıştır. Yani dinin temel ilkeleri ve esasları konusunda söylediklerinin ve hayata geçirdiklerinin tamamının kaynağı sadece vahiy olmuştur. Ama kaynak sayısı artırılırsa işte o zaman isim sayısı kalır ama din sayısı da artar. Bugün olduğu gibi herkes kafasına göre adı İslâm olan fakat İslâm’ın temel kaynağı olan Kur’an’la bağlantısı olmayan bir din ihdas eder ve bu dini de uydurma hadislerle Hz. Peygambere dayandırır. Ondan sonra mezhep savaşları üzerinden milyonlarca Müslümanın kanı dökülür, hayatı elinden alınır. Bu konuda örnek görmek istiyorsanız geçmişten günümüze İslam coğrafyasına bakmanız yeterlidir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları (tasarruf yetkisi) yalnız O’nundur. O dilediğine bol rızık verir dilediğine az. Şüphe yok ki O her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-11c.mp3","commentary_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” ifadesi, Kur’an’a sarılmanın ve onu dinin yegâne kaynağı olarak görmenin ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Kur’an hem bizim hem de Hz. Peygamber için dinin tek kaynağıdır. “Hz. Peygamberin ahlâkı Kur’an ahlâkıdır” boşuna dememişler. “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak” Kur’an’ı yaşamaktır. Kur’an ayrı, sünnet ayrı değildir. Peygamberimizin sünneti Kur’an’dır ve Kur’an’ı yaşamaktır. Dinde ayrılığa düşmemenin en sağlam yolu Kur’an’ı ve onun uygulayıcısı Hz. Peygamberi hakem yapmaktır. “Eğer Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resulüne götürün. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.” (Nisa 4/59) Allah’ın sorunları çözmesi vahiyle olur, vahyin insanlara ulaşması da peygamber aracılığıyla gerçekleşir. Dolaysıyla burada hükmü veren doğrudan Allah’tır. Nitekim “(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! ...” (Yunus 10/109) buyrulmaktadır. Bu da gösteriyor ki Hz. Peygamber vahiyle hüküm vermiş, hayatını vahiyle dizayn etmiş ve tebliğini sadece vahiyle yapmıştır. Yani dinin temel ilkeleri ve esasları konusunda söylediklerinin ve hayata geçirdiklerinin tamamının kaynağı sadece vahiy olmuştur. Ama kaynak sayısı artırılırsa işte o zaman isim sayısı kalır ama din sayısı da artar. Bugün olduğu gibi herkes kafasına göre adı İslâm olan fakat İslâm’ın temel kaynağı olan Kur’an’la bağlantısı olmayan bir din ihdas eder ve bu dini de uydurma hadislerle Hz. Peygambere dayandırır. Ondan sonra mezhep savaşları üzerinden milyonlarca Müslümanın kanı dökülür, hayatı elinden alınır. Bu konuda örnek görmek istiyorsanız geçmişten günümüze İslam coğrafyasına bakmanız yeterlidir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları (tasarruf yetkisi) yalnız O’nundur. O dilediğine bol rızık verir dilediğine az. Şüphe yok ki O her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-12c.mp3","commentary_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” ifadesi, Kur’an’a sarılmanın ve onu dinin yegâne kaynağı olarak görmenin ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Kur’an hem bizim hem de Hz. Peygamber için dinin tek kaynağıdır. “Hz. Peygamberin ahlâkı Kur’an ahlâkıdır” boşuna dememişler. “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak” Kur’an’ı yaşamaktır. Kur’an ayrı, sünnet ayrı değildir. Peygamberimizin sünneti Kur’an’dır ve Kur’an’ı yaşamaktır. Dinde ayrılığa düşmemenin en sağlam yolu Kur’an’ı ve onun uygulayıcısı Hz. Peygamberi hakem yapmaktır. “Eğer Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resulüne götürün. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.” (Nisa 4/59) Allah’ın sorunları çözmesi vahiyle olur, vahyin insanlara ulaşması da peygamber aracılığıyla gerçekleşir. Dolaysıyla burada hükmü veren doğrudan Allah’tır. Nitekim “(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! ...” (Yunus 10/109) buyrulmaktadır. Bu da gösteriyor ki Hz. Peygamber vahiyle hüküm vermiş, hayatını vahiyle dizayn etmiş ve tebliğini sadece vahiyle yapmıştır. Yani dinin temel ilkeleri ve esasları konusunda söylediklerinin ve hayata geçirdiklerinin tamamının kaynağı sadece vahiy olmuştur. Ama kaynak sayısı artırılırsa işte o zaman isim sayısı kalır ama din sayısı da artar. Bugün olduğu gibi herkes kafasına göre adı İslâm olan fakat İslâm’ın temel kaynağı olan Kur’an’la bağlantısı olmayan bir din ihdas eder ve bu dini de uydurma hadislerle Hz. Peygambere dayandırır. Ondan sonra mezhep savaşları üzerinden milyonlarca Müslümanın kanı dökülür, hayatı elinden alınır. Bu konuda örnek görmek istiyorsanız geçmişten günümüze İslam coğrafyasına bakmanız yeterlidir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları (tasarruf yetkisi) yalnız O’nundur. O dilediğine bol rızık verir dilediğine az. Şüphe yok ki O her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"لَهُ مَقَال۪يدُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-12c.mp3","commentary_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” ifadesi, Kur’an’a sarılmanın ve onu dinin yegâne kaynağı olarak görmenin ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Kur’an hem bizim hem de Hz. Peygamber için dinin tek kaynağıdır. “Hz. Peygamberin ahlâkı Kur’an ahlâkıdır” boşuna dememişler. “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak” Kur’an’ı yaşamaktır. Kur’an ayrı, sünnet ayrı değildir. Peygamberimizin sünneti Kur’an’dır ve Kur’an’ı yaşamaktır. Dinde ayrılığa düşmemenin en sağlam yolu Kur’an’ı ve onun uygulayıcısı Hz. Peygamberi hakem yapmaktır. “Eğer Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resulüne götürün. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.” (Nisa 4/59) Allah’ın sorunları çözmesi vahiyle olur, vahyin insanlara ulaşması da peygamber aracılığıyla gerçekleşir. Dolaysıyla burada hükmü veren doğrudan Allah’tır. Nitekim “(Ey Muhammed!) Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret! ...” (Yunus 10/109) buyrulmaktadır. Bu da gösteriyor ki Hz. Peygamber vahiyle hüküm vermiş, hayatını vahiyle dizayn etmiş ve tebliğini sadece vahiyle yapmıştır. Yani dinin temel ilkeleri ve esasları konusunda söylediklerinin ve hayata geçirdiklerinin tamamının kaynağı sadece vahiy olmuştur. Ama kaynak sayısı artırılırsa işte o zaman isim sayısı kalır ama din sayısı da artar. Bugün olduğu gibi herkes kafasına göre adı İslâm olan fakat İslâm’ın temel kaynağı olan Kur’an’la bağlantısı olmayan bir din ihdas eder ve bu dini de uydurma hadislerle Hz. Peygambere dayandırır. Ondan sonra mezhep savaşları üzerinden milyonlarca Müslümanın kanı dökülür, hayatı elinden alınır. Bu konuda örnek görmek istiyorsanız geçmişten günümüze İslam coğrafyasına bakmanız yeterlidir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nuh’a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya vasiyet ettiğimizi sizin için de (aynen) şeriat yaptık (hayat düsturu olarak öngördük). Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini) Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dileyeni buna seçer ve içten kendisine yöneleni de hidayete erdirir.","arabic_text":"شَرَعَ لَكُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا وَصّٰى بِه۪ نُوحًا وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِه۪ٓ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسٰٓى اَنْ اَق۪يمُوا الدّ۪ينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا ف۪يهِۜ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ مَا تَدْعُوهُمْ اِلَيْهِۜ اَللّٰهُ يَجْتَب۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يُن۪يبُ","related_links":["5/48","45/18"],"audio_path":"41/41-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nuh’a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya vasiyet ettiğimizi sizin için de (aynen) şeriat yaptık (hayat düsturu olarak öngördük). Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini) Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dileyeni buna seçer ve içten kendisine yöneleni de hidayete erdirir.","arabic_text":"شَرَعَ لَكُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا وَصّٰى بِه۪ نُوحًا وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِه۪ٓ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسٰٓى اَنْ اَق۪يمُوا الدّ۪ينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا ف۪يهِۜ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ مَا تَدْعُوهُمْ اِلَيْهِۜ اَللّٰهُ يَجْتَب۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يُن۪يبُ","related_links":["5/48","45/18"],"audio_path":"41/41-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nuh’a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya vasiyet ettiğimizi sizin için de (aynen) şeriat yaptık (hayat düsturu olarak öngördük). Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini) Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dileyeni buna seçer ve içten kendisine yöneleni de hidayete erdirir.","arabic_text":"شَرَعَ لَكُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا وَصّٰى بِه۪ نُوحًا وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِه۪ٓ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسٰٓى اَنْ اَق۪يمُوا الدّ۪ينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا ف۪يهِۜ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ مَا تَدْعُوهُمْ اِلَيْهِۜ اَللّٰهُ يَجْتَب۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يُن۪يبُ","related_links":["5/48","45/18"],"audio_path":"41/41-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nuh’a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya vasiyet ettiğimizi sizin için de (aynen) şeriat yaptık (hayat düsturu olarak öngördük). Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini) Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dileyeni buna seçer ve içten kendisine yöneleni de hidayete erdirir.","arabic_text":"شَرَعَ لَكُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا وَصّٰى بِه۪ نُوحًا وَالَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِه۪ٓ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسٰٓى اَنْ اَق۪يمُوا الدّ۪ينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا ف۪يهِۜ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ مَا تَدْعُوهُمْ اِلَيْهِۜ اَللّٰهُ يَجْتَب۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يُن۪يبُ","related_links":["5/48","45/18"],"audio_path":"41/41-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir hüküm gelmemiş olsaydı aralarında hemen hüküm verilirdi. İşte bakın öncekilerden ilahi kelamı devralanlar (şimdi) onun öğretileri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir hüküm gelmemiş olsaydı aralarında hemen hüküm verilirdi. İşte bakın öncekilerden ilahi kelamı devralanlar (şimdi) onun öğretileri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir hüküm gelmemiş olsaydı aralarında hemen hüküm verilirdi. İşte bakın öncekilerden ilahi kelamı devralanlar (şimdi) onun öğretileri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir hüküm gelmemiş olsaydı aralarında hemen hüküm verilirdi. İşte bakın öncekilerden ilahi kelamı devralanlar (şimdi) onun öğretileri hakkında şüpheye varan büyük bir tereddüt içindeler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bundan dolayı sen insanları Allah’ın dinine davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma ve de ki: “Ben Allah kitap olarak ne indirmişse ona iman ettim. Bana aranızda (zengin–fakir Arap–acem siyah–beyaz ayırımı yapmadan) adaleti gözetmem eşit davranmam emrolundu. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yoktur. Nasıl olsa Allah bir gün hepimizi bir araya toplayacak ve aramızdaki hükmünü verecektir. Nitekim dönüş sadece O’nadır.”","arabic_text":"فَلِذٰلِكَ فَادْعُۚ وَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْۚ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍۚ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۜ لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۜ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَاۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bundan dolayı sen insanları Allah’ın dinine davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma ve de ki: “Ben Allah kitap olarak ne indirmişse ona iman ettim. Bana aranızda (zengin–fakir Arap–acem siyah–beyaz ayırımı yapmadan) adaleti gözetmem eşit davranmam emrolundu. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yoktur. Nasıl olsa Allah bir gün hepimizi bir araya toplayacak ve aramızdaki hükmünü verecektir. Nitekim dönüş sadece O’nadır.”","arabic_text":"فَلِذٰلِكَ فَادْعُۚ وَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْۚ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍۚ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۜ لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۜ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَاۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bundan dolayı sen insanları Allah’ın dinine davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma ve de ki: “Ben Allah kitap olarak ne indirmişse ona iman ettim. Bana aranızda (zengin–fakir Arap–acem siyah–beyaz ayırımı yapmadan) adaleti gözetmem eşit davranmam emrolundu. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yoktur. Nasıl olsa Allah bir gün hepimizi bir araya toplayacak ve aramızdaki hükmünü verecektir. Nitekim dönüş sadece O’nadır.”","arabic_text":"فَلِذٰلِكَ فَادْعُۚ وَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْۚ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍۚ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۜ لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۜ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَاۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte bundan dolayı sen insanları Allah’ın dinine davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma ve de ki: “Ben Allah kitap olarak ne indirmişse ona iman ettim. Bana aranızda (zengin–fakir Arap–acem siyah–beyaz ayırımı yapmadan) adaleti gözetmem eşit davranmam emrolundu. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yoktur. Nasıl olsa Allah bir gün hepimizi bir araya toplayacak ve aramızdaki hükmünü verecektir. Nitekim dönüş sadece O’nadır.”","arabic_text":"فَلِذٰلِكَ فَادْعُۚ وَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَۚ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْۚ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍۚ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۜ لَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۜ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْۜ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَاۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’ın çağrısına uyulduktan (dininin doğruluğu kabul edildikten) sonra Allah hakkında ileri geri konuşup tartışan (ve dinine karşı mücadele edenlere) gelince; onların itiraz ve tartışmalarının Rableri nazarında hiçbir değeri yoktur. (O’nun) gazabı onların üzerlerine çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُحَٓاجُّونَ فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا اسْتُج۪يبَ لَهُ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, insan için hakça düzeni gerçekleştirecek kuralları içeren, iyiyi ve güzeli öğütleyen, kötü ve zararlı olan şeyleri yasaklayan bir kitaptır. İnsan için temel davranış kurallarını en uygun şekilde ortaya koyan, hayatın pratik sorunlarını en zararsız şekilde çözen, mana ve anlam yumağı olan İslâmiyet’in temel kaynağıdır Kur’an. Enbiya 21/10 “Yemin olsun, size öyle bir Kitap gönderdik ki, şerefiniz yalnız ondadır” buyrulmaktadır. Ayrıca ayette geçen “adalet/ölçü” anlamındaki “mizan” kelimesinden de anlıyoruz ki; hayatımızın temel değerini belirleyecek, adaleti, dengeyi, hakkaniyeti, ölçüyü, disiplini yerleştirecek ilkeler Kur’an’dadır. Ayetin son cümlesinde Kur’an’la bağlantılı olarak “hesap gününe” yapılan atıf, Allah’ın nihaî yargılaması ile ilgili itirazda bulunanlara hesap gününün yaklaştığına dair bir hatırlatmadır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’ın çağrısına uyulduktan (dininin doğruluğu kabul edildikten) sonra Allah hakkında ileri geri konuşup tartışan (ve dinine karşı mücadele edenlere) gelince; onların itiraz ve tartışmalarının Rableri nazarında hiçbir değeri yoktur. (O’nun) gazabı onların üzerlerine çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُحَٓاجُّونَ فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا اسْتُج۪يبَ لَهُ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-15c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’ın çağrısına uyulduktan (dininin doğruluğu kabul edildikten) sonra Allah hakkında ileri geri konuşup tartışan (ve dinine karşı mücadele edenlere) gelince; onların itiraz ve tartışmalarının Rableri nazarında hiçbir değeri yoktur. (O’nun) gazabı onların üzerlerine çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُحَٓاجُّونَ فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا اسْتُج۪يبَ لَهُ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, insan için hakça düzeni gerçekleştirecek kuralları içeren, iyiyi ve güzeli öğütleyen, kötü ve zararlı olan şeyleri yasaklayan bir kitaptır. İnsan için temel davranış kurallarını en uygun şekilde ortaya koyan, hayatın pratik sorunlarını en zararsız şekilde çözen, mana ve anlam yumağı olan İslâmiyet’in temel kaynağıdır Kur’an. Enbiya 21/10 “Yemin olsun, size öyle bir Kitap gönderdik ki, şerefiniz yalnız ondadır” buyrulmaktadır. Ayrıca ayette geçen “adalet/ölçü” anlamındaki “mizan” kelimesinden de anlıyoruz ki; hayatımızın temel değerini belirleyecek, adaleti, dengeyi, hakkaniyeti, ölçüyü, disiplini yerleştirecek ilkeler Kur’an’dadır. Ayetin son cümlesinde Kur’an’la bağlantılı olarak “hesap gününe” yapılan atıf, Allah’ın nihaî yargılaması ile ilgili itirazda bulunanlara hesap gününün yaklaştığına dair bir hatırlatmadır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’ın çağrısına uyulduktan (dininin doğruluğu kabul edildikten) sonra Allah hakkında ileri geri konuşup tartışan (ve dinine karşı mücadele edenlere) gelince; onların itiraz ve tartışmalarının Rableri nazarında hiçbir değeri yoktur. (O’nun) gazabı onların üzerlerine çökecektir ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُحَٓاجُّونَ فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا اسْتُج۪يبَ لَهُ حُجَّتُهُمْ دَاحِضَةٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an, insan için hakça düzeni gerçekleştirecek kuralları içeren, iyiyi ve güzeli öğütleyen, kötü ve zararlı olan şeyleri yasaklayan bir kitaptır. İnsan için temel davranış kurallarını en uygun şekilde ortaya koyan, hayatın pratik sorunlarını en zararsız şekilde çözen, mana ve anlam yumağı olan İslâmiyet’in temel kaynağıdır Kur’an. Enbiya 21/10 “Yemin olsun, size öyle bir Kitap gönderdik ki, şerefiniz yalnız ondadır” buyrulmaktadır. Ayrıca ayette geçen “adalet/ölçü” anlamındaki “mizan” kelimesinden de anlıyoruz ki; hayatımızın temel değerini belirleyecek, adaleti, dengeyi, hakkaniyeti, ölçüyü, disiplini yerleştirecek ilkeler Kur’an’dadır. Ayetin son cümlesinde Kur’an’la bağlantılı olarak “hesap gününe” yapılan atıf, Allah’ın nihaî yargılaması ile ilgili itirazda bulunanlara hesap gününün yaklaştığına dair bir hatırlatmadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana doğru ile eğriyi tartacağı) bir mizan veren O’dur. Nereden bileceksin belki de kıyamet saati çok yakındır.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-17c.mp3","commentary_text":"Herkesin birinci kıyameti kopmaktadır. Kıyametten önce ölenler sadece ikinci kıyameti beklemektedir. Aksi taktirde kıyametten bahseden yüzlerce ayet, asırlardır muhataplarına kıyamet sahnelerini yaşatamadığı için anlamsız kalırdı. Zira ilk insandan günümüze kadar gelen bütün ilahi kitaplarda kıyametten bahsedilmektedir. İnsanların yaşamayacağı ve tanık olmayacağı bir şeyden, binlerce sene önce Allah niye bahsetsin ki? Demek ki ölen herkes bir şekilde birinci kıyameti yaşamaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana doğru ile eğriyi tartacağı) bir mizan veren O’dur. Nereden bileceksin belki de kıyamet saati çok yakındır.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/tefsir_4148_1772880161.mp3","commentary_text":"Kur’an, insan için hakça düzeni gerçekleştirecek kuralları içeren, iyiyi ve güzeli öğütleyen, kötü ve zararlı olan şeyleri yasaklayan bir kitaptır. İnsan için temel davranış kurallarını en uygun şekilde ortaya koyan, hayatın pratik sorunlarını en zararsız şekilde çözen, mana ve anlam yumağı olan İslâmiyet’in temel kaynağıdır Kur’an. Enbiya 21/10 “Yemin olsun, size öyle bir Kitap gönderdik ki, şerefiniz yalnız ondadır” buyrulmaktadır. Ayrıca ayette geçen “adalet/ölçü” anlamındaki “mizan” kelimesinden de anlıyoruz ki; hayatımızın temel değerini belirleyecek, adaleti, dengeyi, hakkaniyeti, ölçüyü, disiplini yerleştirecek ilkeler Kur’an’dadır. Ayetin son cümlesinde Kur’an’la bağlantılı olarak “hesap gününe” yapılan atıf, Allah’ın nihaî yargılaması ile ilgili itirazda bulunanlara hesap gününün yaklaştığına dair bir hatırlatmadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana doğru ile eğriyi tartacağı) bir mizan veren O’dur. Nereden bileceksin belki de kıyamet saati çok yakındır.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-17c.mp3","commentary_text":"Herkesin birinci kıyameti kopmaktadır. Kıyametten önce ölenler sadece ikinci kıyameti beklemektedir. Aksi taktirde kıyametten bahseden yüzlerce ayet, asırlardır muhataplarına kıyamet sahnelerini yaşatamadığı için anlamsız kalırdı. Zira ilk insandan günümüze kadar gelen bütün ilahi kitaplarda kıyametten bahsedilmektedir. İnsanların yaşamayacağı ve tanık olmayacağı bir şeyden, binlerce sene önce Allah niye bahsetsin ki? Demek ki ölen herkes bir şekilde birinci kıyameti yaşamaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Çünkü indirdiği vahiy ile hakikati ortaya koyan ve (böylece insana doğru ile eğriyi tartacağı) bir mizan veren O’dur. Nereden bileceksin belki de kıyamet saati çok yakındır.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْم۪يزَانَۜ وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَر۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-17c.mp3","commentary_text":"Herkesin birinci kıyameti kopmaktadır. Kıyametten önce ölenler sadece ikinci kıyameti beklemektedir. Aksi taktirde kıyametten bahseden yüzlerce ayet, asırlardır muhataplarına kıyamet sahnelerini yaşatamadığı için anlamsız kalırdı. Zira ilk insandan günümüze kadar gelen bütün ilahi kitaplarda kıyametten bahsedilmektedir. İnsanların yaşamayacağı ve tanık olmayacağı bir şeyden, binlerce sene önce Allah niye bahsetsin ki? Demek ki ölen herkes bir şekilde birinci kıyameti yaşamaktadır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kıyamete inanmayanlar (alay edercesine) onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında (şüphe ederek) tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kıyamete inanmayanlar (alay edercesine) onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında (şüphe ederek) tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kıyamete inanmayanlar (alay edercesine) onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında (şüphe ederek) tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kıyamete inanmayanlar (alay edercesine) onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise ondan ürperir ve onun bir gerçek olup mutlaka geleceğini bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında (şüphe ederek) tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah kullarına çok lütufkârdır dilediğini (dilediği tarz ve miktarda) rızıklandırır. O sonsuz kuvvet sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَط۪يفٌ بِعِبَادِه۪ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah kullarına çok lütufkârdır dilediğini (dilediği tarz ve miktarda) rızıklandırır. O sonsuz kuvvet sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَط۪يفٌ بِعِبَادِه۪ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah kullarına çok lütufkârdır dilediğini (dilediği tarz ve miktarda) rızıklandırır. O sonsuz kuvvet sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَط۪يفٌ بِعِبَادِه۪ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah kullarına çok lütufkârdır dilediğini (dilediği tarz ve miktarda) rızıklandırır. O sonsuz kuvvet sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"اَللّٰهُ لَط۪يفٌ بِعِبَادِه۪ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kim ahiret kazancını elde etmek isterse onun bu alandaki yatırım (şevkini) arttırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona da istediğinden veririz fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kim ahiret kazancını elde etmek isterse onun bu alandaki yatırım (şevkini) arttırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona da istediğinden veririz fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kim ahiret kazancını elde etmek isterse onun bu alandaki yatırım (şevkini) arttırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona da istediğinden veririz fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kim ahiret kazancını elde etmek isterse onun bu alandaki yatırım (şevkini) arttırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona da istediğinden veririz fakat (sadece dünyayı isteyenin) ahirette hiçbir payı yoktur.","arabic_text":"مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onların Allah’a ortak bazı rableri var da haklarında Allah’ın izni olmayan bazı (hukuki ve) ahlaki yükümlülükleri kendileri için din adına takip etmeleri gereken bir yol olarak mı tespit etmişler? (Bundan dolayı mı diledikleri şekilde hüküm veriyorlar?) Eğer (Allah’tan insanların yeryüzünde belli bir vakte kadar kalacaklarına dair) konulmuş kesin bir hüküm olmamış olsaydı aralarında karar çoktan verilmiş ve işleri bitirilmiş olacaktı. Ama bilsinler ki; zalimleri (ahirette) can yakıcı bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكٰٓؤُ۬ا شَرَعُوا لَهُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللّٰهُۜ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onların Allah’a ortak bazı rableri var da haklarında Allah’ın izni olmayan bazı (hukuki ve) ahlaki yükümlülükleri kendileri için din adına takip etmeleri gereken bir yol olarak mı tespit etmişler? (Bundan dolayı mı diledikleri şekilde hüküm veriyorlar?) Eğer (Allah’tan insanların yeryüzünde belli bir vakte kadar kalacaklarına dair) konulmuş kesin bir hüküm olmamış olsaydı aralarında karar çoktan verilmiş ve işleri bitirilmiş olacaktı. Ama bilsinler ki; zalimleri (ahirette) can yakıcı bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكٰٓؤُ۬ا شَرَعُوا لَهُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللّٰهُۜ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onların Allah’a ortak bazı rableri var da haklarında Allah’ın izni olmayan bazı (hukuki ve) ahlaki yükümlülükleri kendileri için din adına takip etmeleri gereken bir yol olarak mı tespit etmişler? (Bundan dolayı mı diledikleri şekilde hüküm veriyorlar?) Eğer (Allah’tan insanların yeryüzünde belli bir vakte kadar kalacaklarına dair) konulmuş kesin bir hüküm olmamış olsaydı aralarında karar çoktan verilmiş ve işleri bitirilmiş olacaktı. Ama bilsinler ki; zalimleri (ahirette) can yakıcı bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكٰٓؤُ۬ا شَرَعُوا لَهُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللّٰهُۜ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa onların Allah’a ortak bazı rableri var da haklarında Allah’ın izni olmayan bazı (hukuki ve) ahlaki yükümlülükleri kendileri için din adına takip etmeleri gereken bir yol olarak mı tespit etmişler? (Bundan dolayı mı diledikleri şekilde hüküm veriyorlar?) Eğer (Allah’tan insanların yeryüzünde belli bir vakte kadar kalacaklarına dair) konulmuş kesin bir hüküm olmamış olsaydı aralarında karar çoktan verilmiş ve işleri bitirilmiş olacaktı. Ama bilsinler ki; zalimleri (ahirette) can yakıcı bir azap beklemektedir.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكٰٓؤُ۬ا شَرَعُوا لَهُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللّٰهُۜ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Büyük hesap gününde) zalimlerin (dünyada) yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları ise cennetin çiçek dolu bahçelerinde bulacaksın. Onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklar. İşte bu da (mü’minlere) pek büyük bir lütuftur.","arabic_text":"تَرَى الظَّالِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِۚ لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Büyük hesap gününde) zalimlerin (dünyada) yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları ise cennetin çiçek dolu bahçelerinde bulacaksın. Onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklar. İşte bu da (mü’minlere) pek büyük bir lütuftur.","arabic_text":"تَرَى الظَّالِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِۚ لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Büyük hesap gününde) zalimlerin (dünyada) yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları ise cennetin çiçek dolu bahçelerinde bulacaksın. Onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklar. İşte bu da (mü’minlere) pek büyük bir lütuftur.","arabic_text":"تَرَى الظَّالِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِۚ لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Büyük hesap gününde) zalimlerin (dünyada) yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları ise cennetin çiçek dolu bahçelerinde bulacaksın. Onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklar. İşte bu da (mü’minlere) pek büyük bir lütuftur.","arabic_text":"تَرَى الظَّالِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا كَسَبُوا وَهُوَ وَاقِعٌ بِهِمْۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِۚ لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte bu Allah’ın inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan kullarına müjdelediği şeydir. (Ey Resul!) de ki: “Ben bu tebliğ hizmetinden ötürü sizden Allah’a yaklaştıran sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır şükrün karşılığını verendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الَّذ۪ي يُبَشِّرُ اللّٰهُ عِبَادَهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبٰىۜ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ ف۪يهَا حُسْنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte bu Allah’ın inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan kullarına müjdelediği şeydir. (Ey Resul!) de ki: “Ben bu tebliğ hizmetinden ötürü sizden Allah’a yaklaştıran sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır şükrün karşılığını verendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الَّذ۪ي يُبَشِّرُ اللّٰهُ عِبَادَهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبٰىۜ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ ف۪يهَا حُسْنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte bu Allah’ın inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan kullarına müjdelediği şeydir. (Ey Resul!) de ki: “Ben bu tebliğ hizmetinden ötürü sizden Allah’a yaklaştıran sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır şükrün karşılığını verendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الَّذ۪ي يُبَشِّرُ اللّٰهُ عِبَادَهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبٰىۜ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ ف۪يهَا حُسْنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte bu Allah’ın inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan kullarına müjdelediği şeydir. (Ey Resul!) de ki: “Ben bu tebliğ hizmetinden ötürü sizden Allah’a yaklaştıran sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır şükrün karşılığını verendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ الَّذ۪ي يُبَشِّرُ اللّٰهُ عِبَادَهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ قُلْ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبٰىۜ وَمَنْ يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَزِدْ لَهُ ف۪يهَا حُسْنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ شَكُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa onlar “(Muhammed) kendi yalanlarını Allah’a isnat etmektedir” mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve Hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilendir.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۚ فَاِنْ يَشَاِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa onlar “(Muhammed) kendi yalanlarını Allah’a isnat etmektedir” mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve Hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilendir.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۚ فَاِنْ يَشَاِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa onlar “(Muhammed) kendi yalanlarını Allah’a isnat etmektedir” mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve Hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilendir.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۚ فَاِنْ يَشَاِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa onlar “(Muhammed) kendi yalanlarını Allah’a isnat etmektedir” mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve Hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilendir.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۚ فَاِنْ يَشَاِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"41/41-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Kullarından tevbe ile kendisine yönelişlerini kabul eden kötülükleri affeden O’dur. Yaptıklarınızı bilen de yine O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَعْفُوا عَنِ السَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-25c.mp3","commentary_text":"Demek ki iman edip etmediğimizi ve doğru yaşayıp yaşamadığımızı test etmek istiyorsak Allah’ın dileklerimize icabet edip etmediğine bakmalıyız. Asırlardır “Ya Rab! İslâm’ı ve Müslümanları aziz eyle!” diye dua ediyoruz ama aziz olan yok, hep sefaleti yaşıyoruz. “Doğru ve aydınlık yoldan bizleri ayırma!” diye dua ediyoruz ama gittiğimiz yolun adını bile bilmiyor ve karanlıktan etrafımızı dahi göremiyoruz. “Bizleri Kur’an’sız ve ezansız bırakma!” diye dua ediyoruz ama hayatımızda Kur’an’dan eser göremiyor ve ezandaki felaha bir türlü kavuşamıyoruz. “Peygamberimizin sünnetini yaşamayı nasip et!” diye dua ediyoruz ama Peygamberin sünneti olan Kur’an’ın düsturlarını hayata geçirmeyi ve onun ahlaklı ve faziletli duruşunu bir türlü yaşamayı beceremiyoruz. “Haramdan ve günahtan bizleri koru!” diye dua ediyoruz ama haram yemekten ve günah irtikâp etmekten maalesef bir türlü kendimizi alıkoyamıyoruz."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Kullarından tevbe ile kendisine yönelişlerini kabul eden, kötülükleri affeden O’dur. Yaptıklarınızı bilen de yine O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَعْفُوا عَنِ السَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/ayet_4156_1772880254.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-24c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Kullarından tevbe ile kendisine yönelişlerini kabul eden kötülükleri affeden O’dur. Yaptıklarınızı bilen de yine O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَعْفُوا عَنِ السَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-25c.mp3","commentary_text":"Demek ki iman edip etmediğimizi ve doğru yaşayıp yaşamadığımızı test etmek istiyorsak Allah’ın dileklerimize icabet edip etmediğine bakmalıyız. Asırlardır “Ya Rab! İslâm’ı ve Müslümanları aziz eyle!” diye dua ediyoruz ama aziz olan yok, hep sefaleti yaşıyoruz. “Doğru ve aydınlık yoldan bizleri ayırma!” diye dua ediyoruz ama gittiğimiz yolun adını bile bilmiyor ve karanlıktan etrafımızı dahi göremiyoruz. “Bizleri Kur’an’sız ve ezansız bırakma!” diye dua ediyoruz ama hayatımızda Kur’an’dan eser göremiyor ve ezandaki felaha bir türlü kavuşamıyoruz. “Peygamberimizin sünnetini yaşamayı nasip et!” diye dua ediyoruz ama Peygamberin sünneti olan Kur’an’ın düsturlarını hayata geçirmeyi ve onun ahlaklı ve faziletli duruşunu bir türlü yaşamayı beceremiyoruz. “Haramdan ve günahtan bizleri koru!” diye dua ediyoruz ama haram yemekten ve günah irtikâp etmekten maalesef bir türlü kendimizi alıkoyamıyoruz."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Kullarından tevbe ile kendisine yönelişlerini kabul eden kötülükleri affeden O’dur. Yaptıklarınızı bilen de yine O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَعْفُوا عَنِ السَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-25c.mp3","commentary_text":"Demek ki iman edip etmediğimizi ve doğru yaşayıp yaşamadığımızı test etmek istiyorsak Allah’ın dileklerimize icabet edip etmediğine bakmalıyız. Asırlardır “Ya Rab! İslâm’ı ve Müslümanları aziz eyle!” diye dua ediyoruz ama aziz olan yok, hep sefaleti yaşıyoruz. “Doğru ve aydınlık yoldan bizleri ayırma!” diye dua ediyoruz ama gittiğimiz yolun adını bile bilmiyor ve karanlıktan etrafımızı dahi göremiyoruz. “Bizleri Kur’an’sız ve ezansız bırakma!” diye dua ediyoruz ama hayatımızda Kur’an’dan eser göremiyor ve ezandaki felaha bir türlü kavuşamıyoruz. “Peygamberimizin sünnetini yaşamayı nasip et!” diye dua ediyoruz ama Peygamberin sünneti olan Kur’an’ın düsturlarını hayata geçirmeyi ve onun ahlaklı ve faziletli duruşunu bir türlü yaşamayı beceremiyoruz. “Haramdan ve günahtan bizleri koru!” diye dua ediyoruz ama haram yemekten ve günah irtikâp etmekten maalesef bir türlü kendimizi alıkoyamıyoruz."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların dileklerine icabet eder lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verir. Ama inkârcılar için ise şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların dileklerine icabet eder lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verir. Ama inkârcılar için ise şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların dileklerine icabet eder lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verir. Ama inkârcılar için ise şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Allah) İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların dileklerine icabet eder lütfuyla onlara (hak ettiklerinden) fazlasını verir. Ama inkârcılar için ise şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah kullarına (tümüne birden) rızkı bolca verseydi yeryüzünde mutlaka azar taşkınlık ederlerdi. Fakat O rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz ki O kullarının bütün hallerinden haberdardır bütün yaptıklarını görendir.","arabic_text":"وَلَوْ بَسَطَ اللّٰهُ الرِّزْقَ لِعِبَادِه۪ لَبَغَوْا فِي الْاَرْضِ وَلٰكِنْ يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah kullarına (tümüne birden) rızkı bolca verseydi yeryüzünde mutlaka azar taşkınlık ederlerdi. Fakat O rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz ki O kullarının bütün hallerinden haberdardır bütün yaptıklarını görendir.","arabic_text":"وَلَوْ بَسَطَ اللّٰهُ الرِّزْقَ لِعِبَادِه۪ لَبَغَوْا فِي الْاَرْضِ وَلٰكِنْ يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah kullarına (tümüne birden) rızkı bolca verseydi yeryüzünde mutlaka azar taşkınlık ederlerdi. Fakat O rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz ki O kullarının bütün hallerinden haberdardır bütün yaptıklarını görendir.","arabic_text":"وَلَوْ بَسَطَ اللّٰهُ الرِّزْقَ لِعِبَادِه۪ لَبَغَوْا فِي الْاَرْضِ وَلٰكِنْ يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah kullarına (tümüne birden) rızkı bolca verseydi yeryüzünde mutlaka azar taşkınlık ederlerdi. Fakat O rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz ki O kullarının bütün hallerinden haberdardır bütün yaptıklarını görendir.","arabic_text":"وَلَوْ بَسَطَ اللّٰهُ الرِّزْقَ لِعِبَادِه۪ لَبَغَوْا فِي الْاَرْضِ وَلٰكِنْ يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ بِعِبَادِه۪ خَب۪يرٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O (insanlar) ümitsiz (ve çaresiz) kaldığı bir anda yağmuru indiren rahmetini her tarafa yayandır. Övülmeye layık gerçek dost ve koruyucu yalnız O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُۜ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-28c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi ve onunla aynı muhtevaya sahip Enam 6/38. ayetinin hükümleri hayvanların öldükten sonra toprak olacağı ve bir daha dirilmeyeceği konusundaki yanlış inancı ortadan kaldırmaktadır. Bazılarına göre de “bütün hayvanlar mahşer meydanında toplanacak, fakat bedenleri hesap safhasından sonra tekrar toprak olacaktır. Dünya hayatında kendilerine takdir edilen vazifeyi yerine getirdikleri için mükâfatlarını ruhani bir lezzet olarak tadacaklardır.” Sormak lazım; madem ruhani bir lezzet olarak tatma imkânları olacak bedenleri neden yaratılacak? Madem yaratıldılar neden toprak olacaklar? Ahiretteki imkânlar, hayvanları barındırmaya yetmeyecek mi? Cennet ehli at binmek, köpek gezdirmek, kedi beslemek, koyun otlatmak, inek sağmak, bal yapmak isterse bu ihtiyacını ne ile karşılayacak?"},{"verse_number":"28","turkish_text":"O, (insanlar) ümitsiz (ve çaresiz) kaldığı bir anda yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. Övülmeye layık gerçek dost ve koruyucu yalnız O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُۜ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"41/ayet_4159_1772880303.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-27c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O (insanlar) ümitsiz (ve çaresiz) kaldığı bir anda yağmuru indiren rahmetini her tarafa yayandır. Övülmeye layık gerçek dost ve koruyucu yalnız O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُۜ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-28c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi ve onunla aynı muhtevaya sahip Enam 6/38. ayetinin hükümleri hayvanların öldükten sonra toprak olacağı ve bir daha dirilmeyeceği konusundaki yanlış inancı ortadan kaldırmaktadır. Bazılarına göre de “bütün hayvanlar mahşer meydanında toplanacak, fakat bedenleri hesap safhasından sonra tekrar toprak olacaktır. Dünya hayatında kendilerine takdir edilen vazifeyi yerine getirdikleri için mükâfatlarını ruhani bir lezzet olarak tadacaklardır.” Sormak lazım; madem ruhani bir lezzet olarak tatma imkânları olacak bedenleri neden yaratılacak? Madem yaratıldılar neden toprak olacaklar? Ahiretteki imkânlar, hayvanları barındırmaya yetmeyecek mi? Cennet ehli at binmek, köpek gezdirmek, kedi beslemek, koyun otlatmak, inek sağmak, bal yapmak isterse bu ihtiyacını ne ile karşılayacak?"},{"verse_number":"28","turkish_text":"O (insanlar) ümitsiz (ve çaresiz) kaldığı bir anda yağmuru indiren rahmetini her tarafa yayandır. Övülmeye layık gerçek dost ve koruyucu yalnız O’dur.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُۜ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"41/41-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-28c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi ve onunla aynı muhtevaya sahip Enam 6/38. ayetinin hükümleri hayvanların öldükten sonra toprak olacağı ve bir daha dirilmeyeceği konusundaki yanlış inancı ortadan kaldırmaktadır. Bazılarına göre de “bütün hayvanlar mahşer meydanında toplanacak, fakat bedenleri hesap safhasından sonra tekrar toprak olacaktır. Dünya hayatında kendilerine takdir edilen vazifeyi yerine getirdikleri için mükâfatlarını ruhani bir lezzet olarak tadacaklardır.” Sormak lazım; madem ruhani bir lezzet olarak tatma imkânları olacak bedenleri neden yaratılacak? Madem yaratıldılar neden toprak olacaklar? Ahiretteki imkânlar, hayvanları barındırmaya yetmeyecek mi? Cennet ehli at binmek, köpek gezdirmek, kedi beslemek, koyun otlatmak, inek sağmak, bal yapmak isterse bu ihtiyacını ne ile karşılayacak?"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratması ve canlıları (yaratıp) oralarda yayması O’nun (kudretinin) delillerindendir. (Bunları yaratan Allah) dilediği zaman onları (mahşerde) toplama gücüne de sahiptir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَثَّ ف۪يهِمَا مِنْ دَٓابَّةٍۜ وَهُوَ عَلٰى جَمْعِهِمْ اِذَا يَشَٓاءُ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-29c.mp3","commentary_text":"“O, yine de çoğunu affeder” ifadesi, “aslında çok daha büyük felaketleri hak ediyorsunuz ama Allah’ın merhametinde sınır olmadığı için sizleri affederek daha büyük musibetlerin yaşanmasına fırsat vermez” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Allah “Halim” dir yani müsamahakârdır, mühlet verendir, şefkat edendir; insanlar cezayı hak etse de tevbe kapısını açık tutarak onu erteleyendir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratması ve canlıları (yaratıp) oralarda yayması O’nun (kudretinin) delillerindendir. (Bunları yaratan Allah) dilediği zaman onları (mahşerde) toplama gücüne de sahiptir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَثَّ ف۪يهِمَا مِنْ دَٓابَّةٍۜ وَهُوَ عَلٰى جَمْعِهِمْ اِذَا يَشَٓاءُ قَد۪يرٌ۟","related_links":["6/38"],"audio_path":"41/ayet_4160_1772880435.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/tefsir_4160_1772880435.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi ve onunla aynı muhtevaya sahip Enam 6/38. ayetinin hükümleri hayvanların öldükten sonra toprak olacağı ve bir daha dirilmeyeceği konusundaki yanlış inancı ortadan kaldırmaktadır. Bazılarına göre de “bütün hayvanlar mahşer meydanında toplanacak, fakat bedenleri hesap safhasından sonra tekrar toprak olacaktır. Dünya hayatında kendilerine takdir edilen vazifeyi yerine getirdikleri için mükâfatlarını ruhani bir lezzet olarak tadacaklardır.” Sormak lazım; madem ruhani bir lezzet olarak tatma imkânları olacak bedenleri neden yaratılacak? Madem yaratıldılar neden toprak olacaklar? Ahiretteki imkânlar, hayvanları barındırmaya yetmeyecek mi? Cennet ehli at binmek, köpek gezdirmek, kedi beslemek, koyun otlatmak, inek sağmak, bal yapmak isterse bu ihtiyacını ne ile karşılayacak? "},{"verse_number":"29","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratması ve canlıları (yaratıp) oralarda yayması O’nun (kudretinin) delillerindendir. (Bunları yaratan Allah) dilediği zaman onları (mahşerde) toplama gücüne de sahiptir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَثَّ ف۪يهِمَا مِنْ دَٓابَّةٍۜ وَهُوَ عَلٰى جَمْعِهِمْ اِذَا يَشَٓاءُ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-29c.mp3","commentary_text":"“O, yine de çoğunu affeder” ifadesi, “aslında çok daha büyük felaketleri hak ediyorsunuz ama Allah’ın merhametinde sınır olmadığı için sizleri affederek daha büyük musibetlerin yaşanmasına fırsat vermez” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Allah “Halim” dir yani müsamahakârdır, mühlet verendir, şefkat edendir; insanlar cezayı hak etse de tevbe kapısını açık tutarak onu erteleyendir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Gökleri ve yeri yaratması ve canlıları (yaratıp) oralarda yayması O’nun (kudretinin) delillerindendir. (Bunları yaratan Allah) dilediği zaman onları (mahşerde) toplama gücüne de sahiptir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَثَّ ف۪يهِمَا مِنْ دَٓابَّةٍۜ وَهُوَ عَلٰى جَمْعِهِمْ اِذَا يَشَٓاءُ قَد۪يرٌ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-29c.mp3","commentary_text":"“O, yine de çoğunu affeder” ifadesi, “aslında çok daha büyük felaketleri hak ediyorsunuz ama Allah’ın merhametinde sınır olmadığı için sizleri affederek daha büyük musibetlerin yaşanmasına fırsat vermez” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Allah “Halim” dir yani müsamahakârdır, mühlet verendir, şefkat edendir; insanlar cezayı hak etse de tevbe kapısını açık tutarak onu erteleyendir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Başınıza gelen her bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O) yine de çoğunu affeder.","arabic_text":"وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Başınıza gelen her bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O) yine de çoğunu affeder.","arabic_text":"وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Başınıza gelen her bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O) yine de çoğunu affeder.","arabic_text":"وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Başınıza gelen her bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O) yine de çoğunu affeder.","arabic_text":"وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Siz dünyada Allah’ın elinden kurtulamazsınız. (Ahirette de) sizi Allah’(ın azabın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Siz dünyada Allah’ın elinden kurtulamazsınız. (Ahirette de) sizi Allah’(ın azabın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Siz dünyada Allah’ın elinden kurtulamazsınız. (Ahirette de) sizi Allah’(ın azabın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Siz dünyada Allah’ın elinden kurtulamazsınız. (Ahirette de) sizi Allah’(ın azabın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.","arabic_text":"وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Denizde dağlar gibi yüzen gemiler O’nun varlığının delillerindendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-32c.mp3","commentary_text":"O zaman gemileri yürüten yelkendi ve bu da rüzgârın gücüyle hareket ederdi ama şimdi enerji üreten kömür, gaz, dizel, benzin gibi çok daha farklı enerji türleri vardır. “Dilerse rüzgârı durduran Allah” bu enerji kaynaklarını da yok eder, işlevsiz bırakır. Ama O, bütün bunları insanlığın faydasına sunmuştur ve onlardan istifade etmek için ona özel kabiliyet ve yüksek irade vermiştir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Denizde dağlar gibi yüzen gemiler O’nun varlığının delillerindendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ","related_links":[],"audio_path":"41/ayet_4163_1772880504.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-31c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Denizde dağlar gibi yüzen gemiler O’nun varlığının delillerindendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-32c.mp3","commentary_text":"O zaman gemileri yürüten yelkendi ve bu da rüzgârın gücüyle hareket ederdi ama şimdi enerji üreten kömür, gaz, dizel, benzin gibi çok daha farklı enerji türleri vardır. “Dilerse rüzgârı durduran Allah” bu enerji kaynaklarını da yok eder, işlevsiz bırakır. Ama O, bütün bunları insanlığın faydasına sunmuştur ve onlardan istifade etmek için ona özel kabiliyet ve yüksek irade vermiştir."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Denizde dağlar gibi yüzen gemiler O’nun varlığının delillerindendir.","arabic_text":"وَمِنْ اٰيَاتِهِ الْجَوَارِ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-32c.mp3","commentary_text":"O zaman gemileri yürüten yelkendi ve bu da rüzgârın gücüyle hareket ederdi ama şimdi enerji üreten kömür, gaz, dizel, benzin gibi çok daha farklı enerji türleri vardır. “Dilerse rüzgârı durduran Allah” bu enerji kaynaklarını da yok eder, işlevsiz bırakır. Ama O, bütün bunları insanlığın faydasına sunmuştur ve onlardan istifade etmek için ona özel kabiliyet ve yüksek irade vermiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer (Allah) dilerse (onları hareket ettiren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda çok sabreden çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرّ۪يحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-33c.mp3","commentary_text":"Titanic Gemisi bunun en somut örneğidir. 1912’de yapımı tamamlandığında dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisiydi. 269 metre uzunluğuna, 28,2 metre genişliğine, 52,310 ton ağırlığa sahipti. Batışı 1.514 kişinin (yolcuların yarıdan fazlasının) ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Hakkında “bu gemiyi tanrı bile batıramaz” denmişti. Ama öyle olmadı. Allah’ın orada beklettiği bir buzdağına çarparak su ile dolan gemi saatler içinde insanoğlunun kibri ve şımarıklığı ile suya gömülüp gitti."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer (Allah) dilerse (onları hareket ettiren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda çok sabreden çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرّ۪يحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/ayet_4164_1772880585.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/tefsir_4164_1772880585.mp3","commentary_text":"O zaman gemileri yürüten yelkendi ve bu da rüzgârın gücüyle hareket ederdi ama şimdi enerji üreten kömür, gaz, dizel, benzin gibi çok daha farklı enerji türleri vardır. “Dilerse rüzgârı durduran Allah” bu enerji kaynaklarını da yok eder, işlevsiz bırakır. Ama O, bütün bunları insanlığın faydasına sunmuştur ve onlardan istifade etmek için ona özel kabiliyet ve yüksek irade vermiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer (Allah) dilerse (onları hareket ettiren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda çok sabreden çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرّ۪يحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-33c.mp3","commentary_text":"Titanic Gemisi bunun en somut örneğidir. 1912’de yapımı tamamlandığında dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisiydi. 269 metre uzunluğuna, 28,2 metre genişliğine, 52,310 ton ağırlığa sahipti. Batışı 1.514 kişinin (yolcuların yarıdan fazlasının) ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Hakkında “bu gemiyi tanrı bile batıramaz” denmişti. Ama öyle olmadı. Allah’ın orada beklettiği bir buzdağına çarparak su ile dolan gemi saatler içinde insanoğlunun kibri ve şımarıklığı ile suya gömülüp gitti."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer (Allah) dilerse (onları hareket ettiren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda çok sabreden çok şükreden herkes için ibretler vardır.","arabic_text":"اِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرّ۪يحَ فَيَظْلَلْنَ رَوَاكِدَ عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-33c.mp3","commentary_text":"Titanic Gemisi bunun en somut örneğidir. 1912’de yapımı tamamlandığında dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisiydi. 269 metre uzunluğuna, 28,2 metre genişliğine, 52,310 ton ağırlığa sahipti. Batışı 1.514 kişinin (yolcuların yarıdan fazlasının) ölümüyle sonuçlanmış ve en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Hakkında “bu gemiyi tanrı bile batıramaz” denmişti. Ama öyle olmadı. Allah’ın orada beklettiği bir buzdağına çarparak su ile dolan gemi saatler içinde insanoğlunun kibri ve şımarıklığı ile suya gömülüp gitti."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yahut (gemilerdekileri) işledikleri (gü-nahlar) yüzünden (fırtına ile batırıp) helak eder. (İçlerindekilerden) birçoğunu da bağışlar (kurtarır).","arabic_text":"اَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَث۪يرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"41/41-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yahut (gemilerdekileri) işledikleri (gü-nahlar) yüzünden (fırtına ile batırıp) helak eder. (İçlerindekilerden) birçoğunu da bağışlar (kurtarır).","arabic_text":"اَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَث۪يرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"41/41-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yahut (gemilerdekileri) işledikleri (gü-nahlar) yüzünden (fırtına ile batırıp) helak eder. (İçlerindekilerden) birçoğunu da bağışlar (kurtarır).","arabic_text":"اَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَث۪يرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"41/41-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yahut (gemilerdekileri) işledikleri (gü-nahlar) yüzünden (fırtına ile batırıp) helak eder. (İçlerindekilerden) birçoğunu da bağışlar (kurtarır).","arabic_text":"اَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَث۪يرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"41/41-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında tartışanlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler!","arabic_text":"وَيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında tartışanlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler!","arabic_text":"وَيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında tartışanlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler!","arabic_text":"وَيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ayetlerimiz hakkında tartışanlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler!","arabic_text":"وَيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَاۜ مَا لَهُمْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Size verilen herhangi bir şey dünya hayatının kısa süreli faydalanmasıdır. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine güvenenler içindir.","arabic_text":"فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Size verilen herhangi bir şey dünya hayatının kısa süreli faydalanmasıdır. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine güvenenler içindir.","arabic_text":"فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Size verilen herhangi bir şey dünya hayatının kısa süreli faydalanmasıdır. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine güvenenler içindir.","arabic_text":"فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Size verilen herhangi bir şey dünya hayatının kısa süreli faydalanmasıdır. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine güvenenler içindir.","arabic_text":"فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(O inananlar) büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman (karşıdakinin kusurlarını) affetme (erdemini) gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(O inananlar) büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman (karşıdakinin kusurlarını) affetme (erdemini) gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(O inananlar) büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman (karşıdakinin kusurlarını) affetme (erdemini) gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"(O inananlar) büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman (karşıdakinin kusurlarını) affetme (erdemini) gösterirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar Rablerinin çağrısına kulak verirler ve namazı ikame ederler. İşlerini istişare ile yürütürler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (karşılık beklemeden ve başa kakmadan) infak ederler (hak sahiplerini bulup haklarını teslim ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۖ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar Rablerinin çağrısına kulak verirler ve namazı ikame ederler. İşlerini istişare ile yürütürler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (karşılık beklemeden ve başa kakmadan) infak ederler (hak sahiplerini bulup haklarını teslim ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۖ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar Rablerinin çağrısına kulak verirler ve namazı ikame ederler. İşlerini istişare ile yürütürler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (karşılık beklemeden ve başa kakmadan) infak ederler (hak sahiplerini bulup haklarını teslim ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۖ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlar Rablerinin çağrısına kulak verirler ve namazı ikame ederler. İşlerini istişare ile yürütürler. Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (karşılık beklemeden ve başa kakmadan) infak ederler (hak sahiplerini bulup haklarını teslim ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۖ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlar bir haksızlığa zorbalığa uğradıkları zaman birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlar bir haksızlığa zorbalığa uğradıkları zaman birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlar bir haksızlığa zorbalığa uğradıkları zaman birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlar bir haksızlığa zorbalığa uğradıkları zaman birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder barışırsa onun mükâfatı Allah’a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.","arabic_text":"وَجَزٰٓؤُ۬ا سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَاۚ فَمَنْ عَفَا وَاَصْلَحَ فَاَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder barışırsa onun mükâfatı Allah’a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.","arabic_text":"وَجَزٰٓؤُ۬ا سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَاۚ فَمَنْ عَفَا وَاَصْلَحَ فَاَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder barışırsa onun mükâfatı Allah’a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.","arabic_text":"وَجَزٰٓؤُ۬ا سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَاۚ فَمَنْ عَفَا وَاَصْلَحَ فَاَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür. Kim affeder barışırsa onun mükâfatı Allah’a aittir. Doğrusu Allah zalimleri sevmez.","arabic_text":"وَجَزٰٓؤُ۬ا سَيِّئَةٍ سَيِّئَةٌ مِثْلُهَاۚ فَمَنْ عَفَا وَاَصْلَحَ فَاَجْرُهُ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"41/41-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Her kim zulme uğradıktan sonra kendini savunup hakkını alırsa o kimse için kınama ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.","arabic_text":"وَلَمَنِ انْتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِمْ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Her kim zulme uğradıktan sonra kendini savunup hakkını alırsa o kimse için kınama ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.","arabic_text":"وَلَمَنِ انْتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِمْ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Her kim zulme uğradıktan sonra kendini savunup hakkını alırsa o kimse için kınama ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.","arabic_text":"وَلَمَنِ انْتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِمْ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Her kim zulme uğradıktan sonra kendini savunup hakkını alırsa o kimse için kınama ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.","arabic_text":"وَلَمَنِ انْتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِمْ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sorumlu tutulacak olanlar (cezayı ve kınamayı hak edenler) insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir. İşte onlara şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-42c.mp3","commentary_text":"“Yapılmaya değer işlerdendir” ifadesi, güzel olan, olması gereken budur demektir. Yani kim kötülük karşısında sabreder, anlayış gösterir ve affedici olursa erdemli bir iş yapmış olur ki Kur’an’ın önerdiği de budur. Allah’ın kısas gibi bazı konularda ruhsat vermesi, caydırıcılığı olsun ve o suçun tekrar işlenmemesi konusunda daha dikkatli olunsun diyedir. Aynı zamanda zulme ve haksızlığa maruz kalan tarafı teselli etmek ve haksızlığını telafi etmek içindir. Ama görüldüğü gibi bağışlamak en makbul olanı ve güzelidir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sorumlu tutulacak olanlar (cezayı ve kınamayı hak edenler), insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir. İşte onlara şiddetli bir azap vardır. \r\nBkz. 5/33\r\n","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":["5/33"],"audio_path":"41/ayet_4173_1772880688.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-41c.mp3","commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sorumlu tutulacak olanlar (cezayı ve kınamayı hak edenler) insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir. İşte onlara şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-42c.mp3","commentary_text":"“Yapılmaya değer işlerdendir” ifadesi, güzel olan, olması gereken budur demektir. Yani kim kötülük karşısında sabreder, anlayış gösterir ve affedici olursa erdemli bir iş yapmış olur ki Kur’an’ın önerdiği de budur. Allah’ın kısas gibi bazı konularda ruhsat vermesi, caydırıcılığı olsun ve o suçun tekrar işlenmemesi konusunda daha dikkatli olunsun diyedir. Aynı zamanda zulme ve haksızlığa maruz kalan tarafı teselli etmek ve haksızlığını telafi etmek içindir. Ama görüldüğü gibi bağışlamak en makbul olanı ve güzelidir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sorumlu tutulacak olanlar (cezayı ve kınamayı hak edenler) insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere güç kullanıp saldırganlık yapan kimselerdir. İşte onlara şiddetli bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-42c.mp3","commentary_text":"“Yapılmaya değer işlerdendir” ifadesi, güzel olan, olması gereken budur demektir. Yani kim kötülük karşısında sabreder, anlayış gösterir ve affedici olursa erdemli bir iş yapmış olur ki Kur’an’ın önerdiği de budur. Allah’ın kısas gibi bazı konularda ruhsat vermesi, caydırıcılığı olsun ve o suçun tekrar işlenmemesi konusunda daha dikkatli olunsun diyedir. Aynı zamanda zulme ve haksızlığa maruz kalan tarafı teselli etmek ve haksızlığını telafi etmek içindir. Ama görüldüğü gibi bağışlamak en makbul olanı ve güzelidir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Fakat kim de sabreder ve (kendisine yapılan kötülüğü) bağışlarsa şüphesiz bu azmedilip yapılmaya değer (hayırlı) işlerdendir.","arabic_text":"وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Fakat kim de sabreder ve (kendisine yapılan kötülüğü) bağışlarsa şüphesiz bu azmedilip yapılmaya değer (hayırlı) işlerdendir.","arabic_text":"وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Fakat kim de sabreder ve (kendisine yapılan kötülüğü) bağışlarsa şüphesiz bu azmedilip yapılmaya değer (hayırlı) işlerdendir.","arabic_text":"وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Fakat kim de sabreder ve (kendisine yapılan kötülüğü) bağışlarsa şüphesiz bu azmedilip yapılmaya değer (hayırlı) işlerdendir.","arabic_text":"وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ۟","related_links":[],"audio_path":"41/41-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun hiçbir koruyucusu olmaz. Azapla yüz yüze geldikleri zaman zalimlerin: “Geri dönecek bir yol yok mu?” dediklerini göreceksin!","arabic_text":"وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ وَلِيٍّ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَتَرَى الظَّالِم۪ينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلٰى مَرَدٍّ مِنْ سَب۪يلٍۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun hiçbir koruyucusu olmaz. Azapla yüz yüze geldikleri zaman zalimlerin: “Geri dönecek bir yol yok mu?” dediklerini göreceksin!","arabic_text":"وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ وَلِيٍّ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَتَرَى الظَّالِم۪ينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلٰى مَرَدٍّ مِنْ سَب۪يلٍۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun hiçbir koruyucusu olmaz. Azapla yüz yüze geldikleri zaman zalimlerin: “Geri dönecek bir yol yok mu?” dediklerini göreceksin!","arabic_text":"وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ وَلِيٍّ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَتَرَى الظَّالِم۪ينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلٰى مَرَدٍّ مِنْ سَب۪يلٍۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun hiçbir koruyucusu olmaz. Azapla yüz yüze geldikleri zaman zalimlerin: “Geri dönecek bir yol yok mu?” dediklerini göreceksin!","arabic_text":"وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ وَلِيٍّ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَتَرَى الظَّالِم۪ينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلٰى مَرَدٍّ مِنْ سَب۪يلٍۚ","related_links":[],"audio_path":"41/41-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve yine sen onları zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla ateşe salınırken göreceksin! İnananlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de yakınlarını kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki zalimler sürüp giden devamlı bir azabın içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَتَرٰيهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَاشِع۪ينَ مِنَ الذُّلِّ يَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِيٍّۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِم۪ينَ ف۪ي عَذَابٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve yine sen onları zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla ateşe salınırken göreceksin! İnananlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de yakınlarını kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki zalimler sürüp giden devamlı bir azabın içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَتَرٰيهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَاشِع۪ينَ مِنَ الذُّلِّ يَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِيٍّۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِم۪ينَ ف۪ي عَذَابٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve yine sen onları zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla ateşe salınırken göreceksin! İnananlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de yakınlarını kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki zalimler sürüp giden devamlı bir azabın içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَتَرٰيهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَاشِع۪ينَ مِنَ الذُّلِّ يَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِيٍّۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِم۪ينَ ف۪ي عَذَابٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ve yine sen onları zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla ateşe salınırken göreceksin! İnananlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de yakınlarını kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki zalimler sürüp giden devamlı bir azabın içinde olacaklardır.","arabic_text":"وَتَرٰيهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَاشِع۪ينَ مِنَ الذُّلِّ يَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِيٍّۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِم۪ينَ ف۪ي عَذَابٍ مُق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu olmaz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu olmaz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu olmaz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi (yaptıkları yüzünden bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu olmaz.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ","related_links":[],"audio_path":"41/41-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) Allah’tan gelen ve geri dönüşün mümkün olmadığı hesap günü gelmeden önce Rabbinizin çağrısına uyun! (Çünkü) o gün ne sığınacağınız bir yer bulabileceksiniz ne de (yaptıklarınızı) inkâr edebileceksiniz.","arabic_text":"اِسْتَج۪يبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِۜ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَك۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) Allah’tan gelen ve geri dönüşün mümkün olmadığı hesap günü gelmeden önce Rabbinizin çağrısına uyun! (Çünkü) o gün ne sığınacağınız bir yer bulabileceksiniz ne de (yaptıklarınızı) inkâr edebileceksiniz.","arabic_text":"اِسْتَج۪يبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِۜ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَك۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) Allah’tan gelen ve geri dönüşün mümkün olmadığı hesap günü gelmeden önce Rabbinizin çağrısına uyun! (Çünkü) o gün ne sığınacağınız bir yer bulabileceksiniz ne de (yaptıklarınızı) inkâr edebileceksiniz.","arabic_text":"اِسْتَج۪يبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِۜ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَك۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(O halde) Allah’tan gelen ve geri dönüşün mümkün olmadığı hesap günü gelmeden önce Rabbinizin çağrısına uyun! (Çünkü) o gün ne sığınacağınız bir yer bulabileceksiniz ne de (yaptıklarınızı) inkâr edebileceksiniz.","arabic_text":"اِسْتَج۪يبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِۜ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَك۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"41/41-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Şayet onlar yüz çevirirlerse (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan hemen nankörleşir (inkâra düşer ya da şükürden uzaklaşır).","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Şayet onlar yüz çevirirlerse (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan hemen nankörleşir (inkâra düşer ya da şükürden uzaklaşır).","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Şayet onlar yüz çevirirlerse (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan hemen nankörleşir (inkâra düşer ya da şükürden uzaklaşır).","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Şayet onlar yüz çevirirlerse (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa o zaman da insan hemen nankörleşir (inkâra düşer ya da şükürden uzaklaşır).","arabic_text":"فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظًاۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) yalnız Allah’a aittir. (O) dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler dişiler olmak üzere çift verir. Dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ ﴿٢﴾ لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) yalnız Allah’a aittir. (O) dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler dişiler olmak üzere çift verir. Dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ ﴿٢﴾ لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) yalnız Allah’a aittir. (O) dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler dişiler olmak üzere çift verir. Dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ ﴿٢﴾ لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50","turkish_text":"Göklerin ve yerin mülkü (ve hükümranlığı) yalnız Allah’a aittir. (O) dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler dişiler olmak üzere çift verir. Dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla bilen (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ ﴿٢﴾ لِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۜ يَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ اِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَٓاءُ الذُّكُورَۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah bir insanla ancak vahiy/ilham yoluyla yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-51c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’ın insanla konuşmasının ancak vahiy yoluyla ya da perde arkasından duyurma veya bir elçi (Cebrâil) vasıtasıyla mümkün olabileceği anlatılıyor. Kur’an’ın muhtelif yerlerinde vahiyle ilgili ayetlere baktığımızda; Allah’ın resullere (Nisa, 4/163), meleklere (Enfal, 8/12), semaya (Fussılet, 41/12), Hz. Musa’nın annesine (Taha, 20/8 ve Kasas, 28/7), Hz. Meryem’e (A. İmran, 3/45, 46, 47), havarilere-Hz. İsa’nın arkadaşlarına- (Maide, 5/111), arıya (Nahl, 16/68) vahy ettiğini görürüz. Ancak bu vahiyler mahiyet bakımından birbirlerinden farklıdır. Ayette geçen “vahy” kelimesine “ilham etmek, bildirmek, işaret etmek” gibi manalar vermek daha doğru olur. Çünkü ıstılah anlamdaki vahiy, Allah’ın resullerine has bir keyfiyet iken, “ilham” daha umumî bir karakter taşır.  Nitekim En’am 6/112’de bu görüşü doğrulayan ifadeler bulunmaktadır. Bilimsel araştırmalarla birtakım icatlar gerçekleştirenler hep Allah’ın ilham etmesiyle bunları gerçekleştirmektedir. İşte bu ayette geçen “vahy” terimi peygamberlerin dışındaki insanlar için “ilham” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah bir insanla ancak vahiy/ilham yoluyla yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-50c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’ın insanla konuşmasının ancak vahiy yoluyla ya da perde arkasından duyurma veya bir elçi (Cebrâil) vasıtasıyla mümkün olabileceği anlatılıyor. Kur’an’ın muhtelif yerlerinde vahiyle ilgili ayetlere baktığımızda; Allah’ın resullere (Nisa, 4/163), meleklere (Enfal, 8/12), semaya (Fussılet, 41/12), Hz. Musa’nın annesine (Taha, 20/8 ve Kasas, 28/7), Hz. Meryem’e (A. İmran, 3/45, 46, 47), havarilere-Hz. İsa’nın arkadaşlarına- (Maide, 5/111), arıya (Nahl, 16/68) vahy ettiğini görürüz. Ancak bu vahiyler mahiyet bakımından birbirlerinden farklıdır. Ayette geçen “vahy” kelimesine “ilham etmek, bildirmek, işaret etmek” gibi manalar vermek daha doğru olur. Çünkü ıstılah anlamdaki vahiy, Allah’ın resullerine has bir keyfiyet iken, “ilham” daha umumî bir karakter taşır.  Nitekim En’am 6/112’de bu görüşü doğrulayan ifadeler bulunmaktadır. Bilimsel araştırmalarla birtakım icatlar gerçekleştirenler hep Allah’ın ilham etmesiyle bunları gerçekleştirmektedir. İşte bu ayette geçen “vahy” terimi peygamberlerin dışındaki insanlar için “ilham” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah bir insanla ancak vahiy/ilham yoluyla yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-51c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’ın insanla konuşmasının ancak vahiy yoluyla ya da perde arkasından duyurma veya bir elçi (Cebrâil) vasıtasıyla mümkün olabileceği anlatılıyor. Kur’an’ın muhtelif yerlerinde vahiyle ilgili ayetlere baktığımızda; Allah’ın resullere (Nisa, 4/163), meleklere (Enfal, 8/12), semaya (Fussılet, 41/12), Hz. Musa’nın annesine (Taha, 20/8 ve Kasas, 28/7), Hz. Meryem’e (A. İmran, 3/45, 46, 47), havarilere-Hz. İsa’nın arkadaşlarına- (Maide, 5/111), arıya (Nahl, 16/68) vahy ettiğini görürüz. Ancak bu vahiyler mahiyet bakımından birbirlerinden farklıdır. Ayette geçen “vahy” kelimesine “ilham etmek, bildirmek, işaret etmek” gibi manalar vermek daha doğru olur. Çünkü ıstılah anlamdaki vahiy, Allah’ın resullerine has bir keyfiyet iken, “ilham” daha umumî bir karakter taşır.  Nitekim En’am 6/112’de bu görüşü doğrulayan ifadeler bulunmaktadır. Bilimsel araştırmalarla birtakım icatlar gerçekleştirenler hep Allah’ın ilham etmesiyle bunları gerçekleştirmektedir. İşte bu ayette geçen “vahy” terimi peygamberlerin dışındaki insanlar için “ilham” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah bir insanla ancak vahiy/ilham yoluyla yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"41/41-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"41/41-51c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’ın insanla konuşmasının ancak vahiy yoluyla ya da perde arkasından duyurma veya bir elçi (Cebrâil) vasıtasıyla mümkün olabileceği anlatılıyor. Kur’an’ın muhtelif yerlerinde vahiyle ilgili ayetlere baktığımızda; Allah’ın resullere (Nisa, 4/163), meleklere (Enfal, 8/12), semaya (Fussılet, 41/12), Hz. Musa’nın annesine (Taha, 20/8 ve Kasas, 28/7), Hz. Meryem’e (A. İmran, 3/45, 46, 47), havarilere-Hz. İsa’nın arkadaşlarına- (Maide, 5/111), arıya (Nahl, 16/68) vahy ettiğini görürüz. Ancak bu vahiyler mahiyet bakımından birbirlerinden farklıdır. Ayette geçen “vahy” kelimesine “ilham etmek, bildirmek, işaret etmek” gibi manalar vermek daha doğru olur. Çünkü ıstılah anlamdaki vahiy, Allah’ın resullerine has bir keyfiyet iken, “ilham” daha umumî bir karakter taşır.  Nitekim En’am 6/112’de bu görüşü doğrulayan ifadeler bulunmaktadır. Bilimsel araştırmalarla birtakım icatlar gerçekleştirenler hep Allah’ın ilham etmesiyle bunları gerçekleştirmektedir. İşte bu ayette geçen “vahy” terimi peygamberlerin dışındaki insanlar için “ilham” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik. Sen (bundan önce) kitap nedir iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu (Kur’an’ı sizi aydınlatacak) bir nur yaptık. Kullarımızdan (iyi niyet ve eylemine göre) dilediğimizi onunla hidayete iletiriz. Ve şüphesiz ki sen dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun. (O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın yoludur. Dikkat edin bütün işler sonunda Allah’a döner (O’na havale edilir ve nihaî hükmü O verir). Bkz.7/158 ve “Ümmi” ifadesi ile ilgili dipnotu.","arabic_text":"صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَص۪يرُ الْاُمُورُ ﴿٢﴾ وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik. Sen (bundan önce) kitap nedir iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu (Kur’an’ı sizi aydınlatacak) bir nur yaptık. Kullarımızdan (iyi niyet ve eylemine göre) dilediğimizi onunla hidayete iletiriz. Ve şüphesiz ki sen dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun. (O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın yoludur. Dikkat edin bütün işler sonunda Allah’a döner (O’na havale edilir ve nihaî hükmü O verir). Bkz.7/158 ve “Ümmi” ifadesi ile ilgili dipnotu.","arabic_text":"صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَص۪يرُ الْاُمُورُ ﴿٢﴾ وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik. Sen (bundan önce) kitap nedir iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu (Kur’an’ı sizi aydınlatacak) bir nur yaptık. Kullarımızdan (iyi niyet ve eylemine göre) dilediğimizi onunla hidayete iletiriz. Ve şüphesiz ki sen dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun. (O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın yoludur. Dikkat edin bütün işler sonunda Allah’a döner (O’na havale edilir ve nihaî hükmü O verir). Bkz.7/158 ve “Ümmi” ifadesi ile ilgili dipnotu.","arabic_text":"صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَص۪يرُ الْاُمُورُ ﴿٢﴾ وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"(Ey Resul!) İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik. Sen (bundan önce) kitap nedir iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu (Kur’an’ı sizi aydınlatacak) bir nur yaptık. Kullarımızdan (iyi niyet ve eylemine göre) dilediğimizi onunla hidayete iletiriz. Ve şüphesiz ki sen dosdoğru bir yola rehberlik ediyorsun. (O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın yoludur. Dikkat edin bütün işler sonunda Allah’a döner (O’na havale edilir ve nihaî hükmü O verir). Bkz.7/158 ve “Ümmi” ifadesi ile ilgili dipnotu.","arabic_text":"صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَص۪يرُ الْاُمُورُ ﴿٢﴾ وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"41/41-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":43,"name":"ZUHRUF SÛRESİ","description":"Zuhruf suresi Mekke döneminde inmiş olup 89 ayettir. Sure adını 35. ayette geçen ve “çekici süsler” anlamında gelen “Zuhruf” kelimesinden almıştır. Sûrenin baş tarafında Kur’an’ın vahiy ürünü olduğu, fakat haddi aşan inkârcıların bunu kabul etmek istemedikleri ifade ediliyor. Geçmiş peygamberlerin hitap ettiği toplumlar içinde Allah’ın davetine rağmen tamamen şirkten ilham alan atalar kültüne sarılanların bulunduğu fakat bunların helâk edildiğinin bildirildiği sûrede Hz. İbrahim’in putçuluğu yıkıp tevhid anlayışını sonraki nesillere miras bıraktığı anlatılıyor. Hz. Peygambere mânen sağır olanlara sesini duyuramayacağı, körlere ve hak yoldan büsbütün sapanlara gerçeği gösteremeyeceği bildirilen sûrede Kur’an’ın hem peygamberin kendisi hem de iman edenler için öğüt ve şeref vesilesi olduğu belirtiliyor. Pek çok yerde olduğu gibi bu sûrede de Hz. Mûsâ’nın Firavun’la mücadelesine temas ediliyor ve Firavun ve taraftarlarının sonradan gelenlere ibret olacak şekilde helâk edildikleri anlatılıyor. Hz. İsa’nın tebliğine kısaca değinildikten sonra onun hakkında yanlış yola sapanlara elem verici azabın uygulanacağı bildiriliyor. Allah’ın âyetlerine iman edip emirlerine uyanların korkmayacakları ve üzülmeyecekleri belirtiliyor ve cennet nimetlerine kısaca temas ediliyor. Hz. Peygamberin müşriklerin iman etmeyişine yönelik Rabbine olan şikâyeti ve Rabbinin; onlara karşı sert davranmayıp kendilerine selâmet dilemesine dair sözleri anlatılıyor.","sura_intro_audio":"42/42-a.mp3","verse_count":89,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-1c.mp3","commentary_text":"“Ha-Mim” harfleri ile ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-0c.mp3","commentary_text":"“Ha-Mim” harfleri ile ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-1c.mp3","commentary_text":"“Ha-Mim” harfleri ile ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-1c.mp3","commentary_text":"“Ha-Mim” harfleri ile ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab’a andolsun ki aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab’a andolsun ki aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab’a andolsun ki aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab’a andolsun ki aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an yaptık.","arabic_text":"اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve O (Kur’an) katımızda bulunan bütün vahiylerin kaynağından çıkmıştır. O gerçekten yücedir hüküm ve hikmet doludur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ ف۪ٓي اُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَك۪يمٌۜ","related_links":["56/77","80/11"],"audio_path":"42/42-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-4c.mp3","commentary_text":"Her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve O (Kur’an) katımızda bulunan bütün vahiylerin kaynağından çıkmıştır. O gerçekten yücedir hüküm ve hikmet doludur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ ف۪ٓي اُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَك۪يمٌۜ","related_links":["56/77","80/11"],"audio_path":"42/42-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-3c.mp3","commentary_text":"Her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve O (Kur’an) katımızda bulunan bütün vahiylerin kaynağından çıkmıştır. O gerçekten yücedir hüküm ve hikmet doludur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ ف۪ٓي اُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَك۪يمٌۜ","related_links":["56/77","80/11"],"audio_path":"42/42-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-4c.mp3","commentary_text":"Her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve O (Kur’an) katımızda bulunan bütün vahiylerin kaynağından çıkmıştır. O gerçekten yücedir hüküm ve hikmet doludur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ ف۪ٓي اُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَك۪يمٌۜ","related_links":["56/77","80/11"],"audio_path":"42/42-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-4c.mp3","commentary_text":"Her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız gerektiği ifade ediliyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye sizi Zikirle/Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?","arabic_text":"اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye sizi Zikirle/Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?","arabic_text":"اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye sizi Zikirle/Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?","arabic_text":"اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye sizi Zikirle/Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?","arabic_text":"اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُسْرِف۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hâlbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.","arabic_text":"وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَبِيٍّ فِي الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hâlbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.","arabic_text":"وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَبِيٍّ فِي الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hâlbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.","arabic_text":"وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَبِيٍّ فِي الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hâlbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik.","arabic_text":"وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَبِيٍّ فِي الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.","arabic_text":"وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Sonunda) şimdikilerden daha kudretli (oldukları halde) onları (yaptıkları yüzünden) helak ettik ve o eski toplumlar geçmişten sadece bir iz bir hatıra oldular (ibret dolu hikâyelerle anılır oldular).","arabic_text":"فَاَهْلَكْنَٓا اَشَدَّ مِنْهُمْ بَطْشًا وَمَضٰى مَثَلُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Sonunda) şimdikilerden daha kudretli (oldukları halde) onları (yaptıkları yüzünden) helak ettik ve o eski toplumlar geçmişten sadece bir iz bir hatıra oldular (ibret dolu hikâyelerle anılır oldular).","arabic_text":"فَاَهْلَكْنَٓا اَشَدَّ مِنْهُمْ بَطْشًا وَمَضٰى مَثَلُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Sonunda) şimdikilerden daha kudretli (oldukları halde) onları (yaptıkları yüzünden) helak ettik ve o eski toplumlar geçmişten sadece bir iz bir hatıra oldular (ibret dolu hikâyelerle anılır oldular).","arabic_text":"فَاَهْلَكْنَٓا اَشَدَّ مِنْهُمْ بَطْشًا وَمَضٰى مَثَلُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Sonunda) şimdikilerden daha kudretli (oldukları halde) onları (yaptıkları yüzünden) helak ettik ve o eski toplumlar geçmişten sadece bir iz bir hatıra oldular (ibret dolu hikâyelerle anılır oldular).","arabic_text":"فَاَهْلَكْنَٓا اَشَدَّ مِنْهُمْ بَطْشًا وَمَضٰى مَثَلُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan: “Onları mutlak güç sahibi her şeyi bilen Allah yarattı” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan: “Onları mutlak güç sahibi her şeyi bilen Allah yarattı” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan: “Onları mutlak güç sahibi her şeyi bilen Allah yarattı” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan: “Onları mutlak güç sahibi her şeyi bilen Allah yarattı” derler.","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَز۪يزُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O size yeri beşik kılan ve doğru gitmeniz için yeryüzünde yollar gösterendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O size yeri beşik kılan ve doğru gitmeniz için yeryüzünde yollar gösterendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O size yeri beşik kılan ve doğru gitmeniz için yeryüzünde yollar gösterendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O size yeri beşik kılan ve doğru gitmeniz için yeryüzünde yollar gösterendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْدًا وَجَعَلَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O’dur gökten gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً بِقَدَرٍۚ فَاَنْشَرْنَا بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًاۚ كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O’dur gökten gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً بِقَدَرٍۚ فَاَنْشَرْنَا بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًاۚ كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O’dur gökten gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً بِقَدَرٍۚ فَاَنْشَرْنَا بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًاۚ كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O’dur gökten gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً بِقَدَرٍۚ فَاَنْشَرْنَا بِه۪ بَلْدَةً مَيْتًاۚ كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve O bütün çiftleri yaratan ve sizin için (denizlerde) gemilerden (karada) ehlî hayvanlardan binekler var eden de O’dur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve O bütün çiftleri yaratan ve sizin için (denizlerde) gemilerden (karada) ehlî hayvanlardan binekler var eden de O’dur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve O bütün çiftleri yaratan ve sizin için (denizlerde) gemilerden (karada) ehlî hayvanlardan binekler var eden de O’dur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve O bütün çiftleri yaratan ve sizin için (denizlerde) gemilerden (karada) ehlî hayvanlardan binekler var eden de O’dur.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu sayede sırtlarına/üzerlerine bin(ip yolculuk ed)esiniz ve onlardan her faydalandığınızda Rabbinizin nimetini düşünerek şöyle diyesiniz: “Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah’ın şanı ne yücedir. O lütfetmeseydi biz bunlardan istifade etmeye güç yetiremezdik.","arabic_text":"لِتَسْتَوُ۫ا عَلٰى ظُهُورِه۪ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ اِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu sayede sırtlarına/üzerlerine bin(ip yolculuk ed)esiniz ve onlardan her faydalandığınızda Rabbinizin nimetini düşünerek şöyle diyesiniz: “Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah’ın şanı ne yücedir. O lütfetmeseydi biz bunlardan istifade etmeye güç yetiremezdik.","arabic_text":"لِتَسْتَوُ۫ا عَلٰى ظُهُورِه۪ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ اِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu sayede sırtlarına/üzerlerine bin(ip yolculuk ed)esiniz ve onlardan her faydalandığınızda Rabbinizin nimetini düşünerek şöyle diyesiniz: “Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah’ın şanı ne yücedir. O lütfetmeseydi biz bunlardan istifade etmeye güç yetiremezdik.","arabic_text":"لِتَسْتَوُ۫ا عَلٰى ظُهُورِه۪ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ اِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu sayede sırtlarına/üzerlerine bin(ip yolculuk ed)esiniz ve onlardan her faydalandığınızda Rabbinizin nimetini düşünerek şöyle diyesiniz: “Bütün bunları bizim yararımıza bir yasaya bağlayan Allah’ın şanı ne yücedir. O lütfetmeseydi biz bunlardan istifade etmeye güç yetiremezdik.","arabic_text":"لِتَسْتَوُ۫ا عَلٰى ظُهُورِه۪ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ اِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Ve şüphesiz biz sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz.”","arabic_text":"وَاِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Ve şüphesiz biz sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz.”","arabic_text":"وَاِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Ve şüphesiz biz sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz.”","arabic_text":"وَاِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Ve şüphesiz biz sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz.”","arabic_text":"وَاِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Müşrikler tuttular (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkâr içindedir).","arabic_text":"وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Müşrikler tuttular (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkâr içindedir).","arabic_text":"وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Müşrikler tuttular (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkâr içindedir).","arabic_text":"وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Müşrikler tuttular (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun cüz’ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkâr içindedir).","arabic_text":"وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yoksa O yarattıklarından kızları (kendine) edindi de erkekleri size mi ayırdı?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَاَصْفٰيكُمْ بِالْبَن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yoksa O yarattıklarından kızları (kendine) edindi de erkekleri size mi ayırdı?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَاَصْفٰيكُمْ بِالْبَن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yoksa O yarattıklarından kızları (kendine) edindi de erkekleri size mi ayırdı?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَاَصْفٰيكُمْ بِالْبَن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yoksa O yarattıklarından kızları (kendine) edindi de erkekleri size mi ayırdı?","arabic_text":"اَمِ اتَّخَذَ مِمَّا يَخْلُقُ بَنَاتٍ وَاَصْفٰيكُمْ بِالْبَن۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ama onlardan birine Rahman (olan Allah)’a layık gördüğü (kız çocuğu) müjdelenince yüzü simsiyah kesilir ve içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-17c.mp3","commentary_text":"Ayet, kadınların süslenme özellikleri bakımından erkeklerden daha farklı olduğuna -ki takı ve ziynet eşyalarının kadınlar için yapıldığını çok iyi biliyoruz- savaşta, kavgada, tartışmada ve herhangi bir mücadelede kadınların erkekler kadar güçlü, sabırlı ve mukavemetli olamadığına işaret ediyor. Ayrıca Cahiliye toplumunun gözünde değer taşıyan iki önemli şey vardı; “söz ve savaş”. Bu ikisinde etkili olamayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç vesilesi olarak görürlerdi. Burada, cahiliye toplumunun değer yargıları dile getirilerek onların kendi değerleri içinde de suçlu duruma düştükleri ortaya konmaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ama onlardan birine Rahman (olan Allah)’a layık gördüğü (kız çocuğu) müjdelenince yüzü simsiyah kesilir ve içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-16c.mp3","commentary_text":"Ayet, kadınların süslenme özellikleri bakımından erkeklerden daha farklı olduğuna -ki takı ve ziynet eşyalarının kadınlar için yapıldığını çok iyi biliyoruz- savaşta, kavgada, tartışmada ve herhangi bir mücadelede kadınların erkekler kadar güçlü, sabırlı ve mukavemetli olamadığına işaret ediyor. Ayrıca Cahiliye toplumunun gözünde değer taşıyan iki önemli şey vardı; “söz ve savaş”. Bu ikisinde etkili olamayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç vesilesi olarak görürlerdi. Burada, cahiliye toplumunun değer yargıları dile getirilerek onların kendi değerleri içinde de suçlu duruma düştükleri ortaya konmaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ama onlardan birine Rahman (olan Allah)’a layık gördüğü (kız çocuğu) müjdelenince yüzü simsiyah kesilir ve içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-17c.mp3","commentary_text":"Ayet, kadınların süslenme özellikleri bakımından erkeklerden daha farklı olduğuna -ki takı ve ziynet eşyalarının kadınlar için yapıldığını çok iyi biliyoruz- savaşta, kavgada, tartışmada ve herhangi bir mücadelede kadınların erkekler kadar güçlü, sabırlı ve mukavemetli olamadığına işaret ediyor. Ayrıca Cahiliye toplumunun gözünde değer taşıyan iki önemli şey vardı; “söz ve savaş”. Bu ikisinde etkili olamayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç vesilesi olarak görürlerdi. Burada, cahiliye toplumunun değer yargıları dile getirilerek onların kendi değerleri içinde de suçlu duruma düştükleri ortaya konmaktadır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ama onlardan birine Rahman (olan Allah)’a layık gördüğü (kız çocuğu) müjdelenince yüzü simsiyah kesilir ve içi öfkeyle dolar.","arabic_text":"وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-17c.mp3","commentary_text":"Ayet, kadınların süslenme özellikleri bakımından erkeklerden daha farklı olduğuna -ki takı ve ziynet eşyalarının kadınlar için yapıldığını çok iyi biliyoruz- savaşta, kavgada, tartışmada ve herhangi bir mücadelede kadınların erkekler kadar güçlü, sabırlı ve mukavemetli olamadığına işaret ediyor. Ayrıca Cahiliye toplumunun gözünde değer taşıyan iki önemli şey vardı; “söz ve savaş”. Bu ikisinde etkili olamayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç vesilesi olarak görürlerdi. Burada, cahiliye toplumunun değer yargıları dile getirilerek onların kendi değerleri içinde de suçlu duruma düştükleri ortaya konmaktadır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Süsler içinde büyütülen ve düşmanla mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayanı mı” (Allah’a yakıştırıyorlar)?","arabic_text":"اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Süsler içinde büyütülen ve düşmanla mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayanı mı” (Allah’a yakıştırıyorlar)?","arabic_text":"اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Süsler içinde büyütülen ve düşmanla mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayanı mı” (Allah’a yakıştırıyorlar)?","arabic_text":"اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Süsler içinde büyütülen ve düşmanla mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayanı mı” (Allah’a yakıştırıyorlar)?","arabic_text":"اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? (Elbette ki hayır.) Onların (bu küstahça) sözleri (amel defterlerine/hard disklerine) mutlaka yazılacak/kaydedilecek ve bunun hesabını (kesinlikle) verecekler!","arabic_text":"وَجَعَلُوا الْمَلٰٓئِكَةَ الَّذ۪ينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثًاۜ اَشَهِدُوا خَلْقَهُمْۜ سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? (Elbette ki hayır.) Onların (bu küstahça) sözleri (amel defterlerine/hard disklerine) mutlaka yazılacak/kaydedilecek ve bunun hesabını (kesinlikle) verecekler!","arabic_text":"وَجَعَلُوا الْمَلٰٓئِكَةَ الَّذ۪ينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثًاۜ اَشَهِدُوا خَلْقَهُمْۜ سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? (Elbette ki hayır.) Onların (bu küstahça) sözleri (amel defterlerine/hard disklerine) mutlaka yazılacak/kaydedilecek ve bunun hesabını (kesinlikle) verecekler!","arabic_text":"وَجَعَلُوا الْمَلٰٓئِكَةَ الَّذ۪ينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثًاۜ اَشَهِدُوا خَلْقَهُمْۜ سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? (Elbette ki hayır.) Onların (bu küstahça) sözleri (amel defterlerine/hard disklerine) mutlaka yazılacak/kaydedilecek ve bunun hesabını (kesinlikle) verecekler!","arabic_text":"وَجَعَلُوا الْمَلٰٓئِكَةَ الَّذ۪ينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمٰنِ اِنَاثًاۜ اَشَهِدُوا خَلْقَهُمْۜ سَتُكْتَبُ شَهَادَتُهُمْ وَيُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de tutup “Eğer Rahman öyle dilemiş olsaydı biz (ilâhlarımıza) tapmazdık.” diyorlar. (Ama) onlar (Rahman’ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller ki. Onlar sadece saçmalıyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْۜ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۗ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de tutup “Eğer Rahman öyle dilemiş olsaydı biz (ilâhlarımıza) tapmazdık.” diyorlar. (Ama) onlar (Rahman’ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller ki. Onlar sadece saçmalıyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْۜ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۗ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de tutup “Eğer Rahman öyle dilemiş olsaydı biz (ilâhlarımıza) tapmazdık.” diyorlar. (Ama) onlar (Rahman’ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller ki. Onlar sadece saçmalıyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْۜ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۗ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bir de tutup “Eğer Rahman öyle dilemiş olsaydı biz (ilâhlarımıza) tapmazdık.” diyorlar. (Ama) onlar (Rahman’ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller ki. Onlar sadece saçmalıyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْۜ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۗ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa biz onlara daha önceden bir Kitap vermişiz de ona dayanarak mı (Allah’tan başka ilahlar ediniyor ve onlara tapıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا مِنْ قَبْلِه۪ فَهُمْ بِه۪ مُسْتَمْسِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa biz onlara daha önceden bir Kitap vermişiz de ona dayanarak mı (Allah’tan başka ilahlar ediniyor ve onlara tapıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا مِنْ قَبْلِه۪ فَهُمْ بِه۪ مُسْتَمْسِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa biz onlara daha önceden bir Kitap vermişiz de ona dayanarak mı (Allah’tan başka ilahlar ediniyor ve onlara tapıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا مِنْ قَبْلِه۪ فَهُمْ بِه۪ مُسْتَمْسِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa biz onlara daha önceden bir Kitap vermişiz de ona dayanarak mı (Allah’tan başka ilahlar ediniyor ve onlara tapıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا مِنْ قَبْلِه۪ فَهُمْ بِه۪ مُسْتَمْسِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hayır! Onlar sadece: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek (onlar gibi) doğru yolda kalabiliriz” diyorlar.","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hayır! Onlar sadece: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek (onlar gibi) doğru yolda kalabiliriz” diyorlar.","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hayır! Onlar sadece: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek (onlar gibi) doğru yolda kalabiliriz” diyorlar.","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Hayır! Onlar sadece: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek (onlar gibi) doğru yolda kalabiliriz” diyorlar.","arabic_text":"بَلْ قَالُٓوا اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte böyle biz senden önce hiçbir memlekete/topluma bir uyarıcı göndermedik ki oranın refah içinde şımarmış seçkinleri: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk. Şu hâlde bize düşen onların izinden gitmektir” demiş olmasınlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُقْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-23c.mp3","commentary_text":"Bugün de maalesef buna benzer tepkileri görmekteyiz. Ne zaman Kur’an’ı anlamaktan ve ona gidilerek din adına önümüze konan hurafeleri sorgulamaktan bahsedilse cahiliye müşriklerinin itirazına benzer sesler yükselmeye başlıyor. “Asırlardır kimse yaşadıklarımızı Kur’an’a giderek sorgulamayı akıl edemedi de şimdi bunlar mı ediyor? Atalarımız bütün bunları düşünemedi de bunlar mı düşünüyor? Nice âlimler geldi geçti, onlar bilemedi de bunlar mı biliyor?” gibi aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlerle çalışmaların önü kesilmek isteniyor. Oysa Kur’an bütün aydınlatıcı öğretilerini çağın vitrinine taşıyacak içeriğe sahiptir. Birileri bildi ya da bilemedi, düşündü ya da düşünmedi o bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren; yaşadıklarımızın Kur’an’la örtüşüp örtüşmediğidir. Kur’an’la yüzleştiğimiz zaman yaşadıklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa İslâmî bir hayatımız olduğunu iddia edemeyiz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte böyle biz senden önce hiçbir memlekete/topluma bir uyarıcı göndermedik ki oranın refah içinde şımarmış seçkinleri: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk. Şu hâlde bize düşen onların izinden gitmektir” demiş olmasınlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُقْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-22c.mp3","commentary_text":"Bugün de maalesef buna benzer tepkileri görmekteyiz. Ne zaman Kur’an’ı anlamaktan ve ona gidilerek din adına önümüze konan hurafeleri sorgulamaktan bahsedilse cahiliye müşriklerinin itirazına benzer sesler yükselmeye başlıyor. “Asırlardır kimse yaşadıklarımızı Kur’an’a giderek sorgulamayı akıl edemedi de şimdi bunlar mı ediyor? Atalarımız bütün bunları düşünemedi de bunlar mı düşünüyor? Nice âlimler geldi geçti, onlar bilemedi de bunlar mı biliyor?” gibi aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlerle çalışmaların önü kesilmek isteniyor. Oysa Kur’an bütün aydınlatıcı öğretilerini çağın vitrinine taşıyacak içeriğe sahiptir. Birileri bildi ya da bilemedi, düşündü ya da düşünmedi o bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren; yaşadıklarımızın Kur’an’la örtüşüp örtüşmediğidir. Kur’an’la yüzleştiğimiz zaman yaşadıklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa İslâmî bir hayatımız olduğunu iddia edemeyiz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte böyle biz senden önce hiçbir memlekete/topluma bir uyarıcı göndermedik ki oranın refah içinde şımarmış seçkinleri: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk. Şu hâlde bize düşen onların izinden gitmektir” demiş olmasınlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُقْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-23c.mp3","commentary_text":"Bugün de maalesef buna benzer tepkileri görmekteyiz. Ne zaman Kur’an’ı anlamaktan ve ona gidilerek din adına önümüze konan hurafeleri sorgulamaktan bahsedilse cahiliye müşriklerinin itirazına benzer sesler yükselmeye başlıyor. “Asırlardır kimse yaşadıklarımızı Kur’an’a giderek sorgulamayı akıl edemedi de şimdi bunlar mı ediyor? Atalarımız bütün bunları düşünemedi de bunlar mı düşünüyor? Nice âlimler geldi geçti, onlar bilemedi de bunlar mı biliyor?” gibi aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlerle çalışmaların önü kesilmek isteniyor. Oysa Kur’an bütün aydınlatıcı öğretilerini çağın vitrinine taşıyacak içeriğe sahiptir. Birileri bildi ya da bilemedi, düşündü ya da düşünmedi o bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren; yaşadıklarımızın Kur’an’la örtüşüp örtüşmediğidir. Kur’an’la yüzleştiğimiz zaman yaşadıklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa İslâmî bir hayatımız olduğunu iddia edemeyiz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"İşte böyle biz senden önce hiçbir memlekete/topluma bir uyarıcı göndermedik ki oranın refah içinde şımarmış seçkinleri: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk. Şu hâlde bize düşen onların izinden gitmektir” demiş olmasınlar.","arabic_text":"وَكَذٰلِكَ مَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُقْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-23c.mp3","commentary_text":"Bugün de maalesef buna benzer tepkileri görmekteyiz. Ne zaman Kur’an’ı anlamaktan ve ona gidilerek din adına önümüze konan hurafeleri sorgulamaktan bahsedilse cahiliye müşriklerinin itirazına benzer sesler yükselmeye başlıyor. “Asırlardır kimse yaşadıklarımızı Kur’an’a giderek sorgulamayı akıl edemedi de şimdi bunlar mı ediyor? Atalarımız bütün bunları düşünemedi de bunlar mı düşünüyor? Nice âlimler geldi geçti, onlar bilemedi de bunlar mı biliyor?” gibi aşağılayıcı ve dışlayıcı söylemlerle çalışmaların önü kesilmek isteniyor. Oysa Kur’an bütün aydınlatıcı öğretilerini çağın vitrinine taşıyacak içeriğe sahiptir. Birileri bildi ya da bilemedi, düşündü ya da düşünmedi o bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren; yaşadıklarımızın Kur’an’la örtüşüp örtüşmediğidir. Kur’an’la yüzleştiğimiz zaman yaşadıklarımızın Kur’an’da karşılığı yoksa İslâmî bir hayatımız olduğunu iddia edemeyiz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Her peygamber onlara:) “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Her peygamber onlara:) “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Her peygamber onlara:) “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Her peygamber onlara:) “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”","arabic_text":"قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunun üzerine biz de (yaptıkları yüzünden hak ettikleri cezayı vererek) onlardan intikam aldık (haklarını teslim ettik). İşte bak o (elçileri) yalanlayanların sonu nasıl oldu?","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunun üzerine biz de (yaptıkları yüzünden hak ettikleri cezayı vererek) onlardan intikam aldık (haklarını teslim ettik). İşte bak o (elçileri) yalanlayanların sonu nasıl oldu?","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunun üzerine biz de (yaptıkları yüzünden hak ettikleri cezayı vererek) onlardan intikam aldık (haklarını teslim ettik). İşte bak o (elçileri) yalanlayanların sonu nasıl oldu?","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunun üzerine biz de (yaptıkları yüzünden hak ettikleri cezayı vererek) onlardan intikam aldık (haklarını teslim ettik). İşte bak o (elçileri) yalanlayanların sonu nasıl oldu?","arabic_text":"فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hani İbrahim babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Ben yalnız beni yaratana kulluk ederim. Bana O doğru yolu gösterecektir.”","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ٓ اِنَّن۪ي بَرَٓاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hani İbrahim babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Ben yalnız beni yaratana kulluk ederim. Bana O doğru yolu gösterecektir.”","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ٓ اِنَّن۪ي بَرَٓاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hani İbrahim babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Ben yalnız beni yaratana kulluk ederim. Bana O doğru yolu gösterecektir.”","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ٓ اِنَّن۪ي بَرَٓاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hani İbrahim babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Ben yalnız beni yaratana kulluk ederim. Bana O doğru yolu gösterecektir.”","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ ﴿٢﴾ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ٓ اِنَّن۪ي بَرَٓاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah Tevhid inancının ilanı olan İbrahim’in) bu sözünü (insanlar Hak dine) dönsünler diye O’ndan sonra gelen nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.","arabic_text":"وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah Tevhid inancının ilanı olan İbrahim’in) bu sözünü (insanlar Hak dine) dönsünler diye O’ndan sonra gelen nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.","arabic_text":"وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah Tevhid inancının ilanı olan İbrahim’in) bu sözünü (insanlar Hak dine) dönsünler diye O’ndan sonra gelen nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.","arabic_text":"وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah Tevhid inancının ilanı olan İbrahim’in) bu sözünü (insanlar Hak dine) dönsünler diye O’ndan sonra gelen nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.","arabic_text":"وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Doğrusu ben onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-29c.mp3","commentary_text":"Onlara göre Kur’an ya Mekke’nin zengin ve itibarlı kişilerinden Kureyş’in büyüğü ve efendisi Velid ibn Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve ibn Mes’ûd es-Sakafi’ye indirilmeliydi. Oysa Allah elçi seçerken kimsenin soyuna, eğitimine, servetine, itibarına, şöhretine bakmıyor. Kaldı ki soy bakımından Hz. Peygamber onların en şereflisi idi. Allah’ın peygamberliği kullarından dilediğine vermesi konusunda bkz. 28/68"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Doğrusu ben onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-28c.mp3","commentary_text":"Onlara göre Kur’an ya Mekke’nin zengin ve itibarlı kişilerinden Kureyş’in büyüğü ve efendisi Velid ibn Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve ibn Mes’ûd es-Sakafi’ye indirilmeliydi. Oysa Allah elçi seçerken kimsenin soyuna, eğitimine, servetine, itibarına, şöhretine bakmıyor. Kaldı ki soy bakımından Hz. Peygamber onların en şereflisi idi. Allah’ın peygamberliği kullarından dilediğine vermesi konusunda bkz. 28/68"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Doğrusu ben onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-29c.mp3","commentary_text":"Onlara göre Kur’an ya Mekke’nin zengin ve itibarlı kişilerinden Kureyş’in büyüğü ve efendisi Velid ibn Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve ibn Mes’ûd es-Sakafi’ye indirilmeliydi. Oysa Allah elçi seçerken kimsenin soyuna, eğitimine, servetine, itibarına, şöhretine bakmıyor. Kaldı ki soy bakımından Hz. Peygamber onların en şereflisi idi. Allah’ın peygamberliği kullarından dilediğine vermesi konusunda bkz. 28/68"},{"verse_number":"29","turkish_text":"Doğrusu ben onların da atalarının da kendilerine hak olan (Kitap) ve (onu) açıklayan bir resul gelinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:","arabic_text":"بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-29c.mp3","commentary_text":"Onlara göre Kur’an ya Mekke’nin zengin ve itibarlı kişilerinden Kureyş’in büyüğü ve efendisi Velid ibn Muğîre’ye veya Tâif’in zenginlerinden Urve ibn Mes’ûd es-Sakafi’ye indirilmeliydi. Oysa Allah elçi seçerken kimsenin soyuna, eğitimine, servetine, itibarına, şöhretine bakmıyor. Kaldı ki soy bakımından Hz. Peygamber onların en şereflisi idi. Allah’ın peygamberliği kullarından dilediğine vermesi konusunda bkz. 28/68"},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat kendilerine hakikat (tüm açıklığıyla ortaya konan ayetlerle) gelince: “Bu (Kur’an sihirbazların uydurduğu) bir büyüdür (bu yüzden) biz onu tanımayız” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat kendilerine hakikat (tüm açıklığıyla ortaya konan ayetlerle) gelince: “Bu (Kur’an sihirbazların uydurduğu) bir büyüdür (bu yüzden) biz onu tanımayız” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat kendilerine hakikat (tüm açıklığıyla ortaya konan ayetlerle) gelince: “Bu (Kur’an sihirbazların uydurduğu) bir büyüdür (bu yüzden) biz onu tanımayız” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Fakat kendilerine hakikat (tüm açıklığıyla ortaya konan ayetlerle) gelince: “Bu (Kur’an sihirbazların uydurduğu) bir büyüdür (bu yüzden) biz onu tanımayız” dediler.","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Bu Kur’an iki şehirden (Mekke ve Tâif’ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-31c.mp3","commentary_text":"Hayatın devam etmesi için zorunlu olarak insanların farklı işlerde çalışması gerekir. İsra 17/84. ayette “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar…” buyrulmaktadır. Ayetteki “kimini kimine, derecelerle üstün/farklı kıldık” ifadesi, bir sınıfın diğer bir sınıfa ya da bir ferdin diğer bir ferde egemenliği anlamında değildir. Hayat çarkı tüm insanları kendisiyle birlikte döndürüyor ve bu dönüşte insanların kabiliyetlerine göre ortaya koydukları çalışmalarla dünyanın dengesi sağlanıyor. Onun için Allah insanların kabiliyetlerini, isteklerini ve mesleklerini farklı yaratmıştır. İşveren mühendise ve işçiye iş kurar, işçi mühendise ve işverene çalışır, mühendis işçiye ve işverene hizmet eder. Böylece sahip oldukları farklı yetenek ve niteliklerle hayatın akışına katkıda bulunurlar."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Bu Kur’an iki şehirden (Mekke ve Tâif’ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-30c.mp3","commentary_text":"Hayatın devam etmesi için zorunlu olarak insanların farklı işlerde çalışması gerekir. İsra 17/84. ayette “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar…” buyrulmaktadır. Ayetteki “kimini kimine, derecelerle üstün/farklı kıldık” ifadesi, bir sınıfın diğer bir sınıfa ya da bir ferdin diğer bir ferde egemenliği anlamında değildir. Hayat çarkı tüm insanları kendisiyle birlikte döndürüyor ve bu dönüşte insanların kabiliyetlerine göre ortaya koydukları çalışmalarla dünyanın dengesi sağlanıyor. Onun için Allah insanların kabiliyetlerini, isteklerini ve mesleklerini farklı yaratmıştır. İşveren mühendise ve işçiye iş kurar, işçi mühendise ve işverene çalışır, mühendis işçiye ve işverene hizmet eder. Böylece sahip oldukları farklı yetenek ve niteliklerle hayatın akışına katkıda bulunurlar."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Bu Kur’an iki şehirden (Mekke ve Tâif’ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-31c.mp3","commentary_text":"Hayatın devam etmesi için zorunlu olarak insanların farklı işlerde çalışması gerekir. İsra 17/84. ayette “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar…” buyrulmaktadır. Ayetteki “kimini kimine, derecelerle üstün/farklı kıldık” ifadesi, bir sınıfın diğer bir sınıfa ya da bir ferdin diğer bir ferde egemenliği anlamında değildir. Hayat çarkı tüm insanları kendisiyle birlikte döndürüyor ve bu dönüşte insanların kabiliyetlerine göre ortaya koydukları çalışmalarla dünyanın dengesi sağlanıyor. Onun için Allah insanların kabiliyetlerini, isteklerini ve mesleklerini farklı yaratmıştır. İşveren mühendise ve işçiye iş kurar, işçi mühendise ve işverene çalışır, mühendis işçiye ve işverene hizmet eder. Böylece sahip oldukları farklı yetenek ve niteliklerle hayatın akışına katkıda bulunurlar."},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Bu Kur’an iki şehirden (Mekke ve Tâif’ten) bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-31c.mp3","commentary_text":"Hayatın devam etmesi için zorunlu olarak insanların farklı işlerde çalışması gerekir. İsra 17/84. ayette “Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar…” buyrulmaktadır. Ayetteki “kimini kimine, derecelerle üstün/farklı kıldık” ifadesi, bir sınıfın diğer bir sınıfa ya da bir ferdin diğer bir ferde egemenliği anlamında değildir. Hayat çarkı tüm insanları kendisiyle birlikte döndürüyor ve bu dönüşte insanların kabiliyetlerine göre ortaya koydukları çalışmalarla dünyanın dengesi sağlanıyor. Onun için Allah insanların kabiliyetlerini, isteklerini ve mesleklerini farklı yaratmıştır. İşveren mühendise ve işçiye iş kurar, işçi mühendise ve işverene çalışır, mühendis işçiye ve işverene hizmet eder. Böylece sahip oldukları farklı yetenek ve niteliklerle hayatın akışına katkıda bulunurlar."},{"verse_number":"32","turkish_text":"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün/farklı kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّاۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün/farklı kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّاۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün/farklı kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّاۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün/farklı kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.","arabic_text":"اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا سُخْرِيًّاۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer insanların (inkârcıların dünyadaki refahına bakıp onlar gibi yaşamak isteyerek) küfürde birleşen tek bir ümmet olması (tehlikesi) olmasaydı Rahman olan (Allah’)ı inkâr eden herkese (öyle servet verirdik ki) evlerinin tavanları ve üzerine çıkıp yükselecekleri merdivenler gümüşten olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ يَكُونَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-33c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı görmezden gelmek, ona inananlara has bir ifadedir. Nitekim bir sonraki ayette “onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Kur’an’ı inkâr eden zaten onunla ilgili hiçbir şeyi kabul etmiyor ki onu görmezden gelsin. Ama kendini doğru yolda sandığı halde Kur’an’ın sesini duymak, mesajını görmek ve onun konuşan canlı haliyle tanışmak istemeyen sözüm ona nice Müslümanlar vardır. İşte bu tip Müslümanların başının beladan neden kurtulamadığını ayet anlatıyor. Çünkü Allah onların başına şeytanı musallat etmiştir. Bir sonraki ayette buyrulduğu gibi “şeytanın onları yoldan çıkardığını ve fakat onlar kendilerinin -ataları gibi- doğru yolda olduğunu sanırlar.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer insanların (inkârcıların dünyadaki refahına bakıp onlar gibi yaşamak isteyerek) küfürde birleşen tek bir ümmet olması (tehlikesi) olmasaydı Rahman olan (Allah’)ı inkâr eden herkese (öyle servet verirdik ki) evlerinin tavanları ve üzerine çıkıp yükselecekleri merdivenler gümüşten olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ يَكُونَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-32c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı görmezden gelmek, ona inananlara has bir ifadedir. Nitekim bir sonraki ayette “onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Kur’an’ı inkâr eden zaten onunla ilgili hiçbir şeyi kabul etmiyor ki onu görmezden gelsin. Ama kendini doğru yolda sandığı halde Kur’an’ın sesini duymak, mesajını görmek ve onun konuşan canlı haliyle tanışmak istemeyen sözüm ona nice Müslümanlar vardır. İşte bu tip Müslümanların başının beladan neden kurtulamadığını ayet anlatıyor. Çünkü Allah onların başına şeytanı musallat etmiştir. Bir sonraki ayette buyrulduğu gibi “şeytanın onları yoldan çıkardığını ve fakat onlar kendilerinin -ataları gibi- doğru yolda olduğunu sanırlar.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer insanların (inkârcıların dünyadaki refahına bakıp onlar gibi yaşamak isteyerek) küfürde birleşen tek bir ümmet olması (tehlikesi) olmasaydı Rahman olan (Allah’)ı inkâr eden herkese (öyle servet verirdik ki) evlerinin tavanları ve üzerine çıkıp yükselecekleri merdivenler gümüşten olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ يَكُونَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-33c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı görmezden gelmek, ona inananlara has bir ifadedir. Nitekim bir sonraki ayette “onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Kur’an’ı inkâr eden zaten onunla ilgili hiçbir şeyi kabul etmiyor ki onu görmezden gelsin. Ama kendini doğru yolda sandığı halde Kur’an’ın sesini duymak, mesajını görmek ve onun konuşan canlı haliyle tanışmak istemeyen sözüm ona nice Müslümanlar vardır. İşte bu tip Müslümanların başının beladan neden kurtulamadığını ayet anlatıyor. Çünkü Allah onların başına şeytanı musallat etmiştir. Bir sonraki ayette buyrulduğu gibi “şeytanın onları yoldan çıkardığını ve fakat onlar kendilerinin -ataları gibi- doğru yolda olduğunu sanırlar.”"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Eğer insanların (inkârcıların dünyadaki refahına bakıp onlar gibi yaşamak isteyerek) küfürde birleşen tek bir ümmet olması (tehlikesi) olmasaydı Rahman olan (Allah’)ı inkâr eden herkese (öyle servet verirdik ki) evlerinin tavanları ve üzerine çıkıp yükselecekleri merdivenler gümüşten olurdu.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ يَكُونَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً لَجَعَلْنَا لِمَنْ يَكْفُرُ بِالرَّحْمٰنِ لِبُيُوتِهِمْ سُقُفًا مِنْ فِضَّةٍ وَمَعَارِجَ عَلَيْهَا يَظْهَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-33c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ı görmezden gelmek, ona inananlara has bir ifadedir. Nitekim bir sonraki ayette “onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Kur’an’ı inkâr eden zaten onunla ilgili hiçbir şeyi kabul etmiyor ki onu görmezden gelsin. Ama kendini doğru yolda sandığı halde Kur’an’ın sesini duymak, mesajını görmek ve onun konuşan canlı haliyle tanışmak istemeyen sözüm ona nice Müslümanlar vardır. İşte bu tip Müslümanların başının beladan neden kurtulamadığını ayet anlatıyor. Çünkü Allah onların başına şeytanı musallat etmiştir. Bir sonraki ayette buyrulduğu gibi “şeytanın onları yoldan çıkardığını ve fakat onlar kendilerinin -ataları gibi- doğru yolda olduğunu sanırlar.”"},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"(İnkârcıların dünyadaki) evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da (gümüşten) yapardık. Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise Rabbinin katında Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.","arabic_text":"وَزُخْرُفًاۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟ ﴿٢﴾ وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"(İnkârcıların dünyadaki) evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da (gümüşten) yapardık. Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise Rabbinin katında Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.","arabic_text":"وَزُخْرُفًاۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟ ﴿٢﴾ وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"(İnkârcıların dünyadaki) evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da (gümüşten) yapardık. Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise Rabbinin katında Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.","arabic_text":"وَزُخْرُفًاۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟ ﴿٢﴾ وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"(İnkârcıların dünyadaki) evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da (gümüşten) yapardık. Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise Rabbinin katında Allah’ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.","arabic_text":"وَزُخْرُفًاۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟ ﴿٢﴾ وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kim de Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o onun ayrılmaz dostudur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kim de Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o onun ayrılmaz dostudur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kim de Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o onun ayrılmaz dostudur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Kim de Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o onun ayrılmaz dostudur.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz ki bu (şeyta)nlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz ki bu (şeyta)nlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz ki bu (şeyta)nlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz ki bu (şeyta)nlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.","arabic_text":"وَاِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonunda bize geldiğinde arkadaşı (olan şeyta)na: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı (da bu durumlara düşmeseydim)! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَنَا قَالَ يَا لَيْتَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَر۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonunda bize geldiğinde arkadaşı (olan şeyta)na: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı (da bu durumlara düşmeseydim)! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَنَا قَالَ يَا لَيْتَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَر۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonunda bize geldiğinde arkadaşı (olan şeyta)na: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı (da bu durumlara düşmeseydim)! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَنَا قَالَ يَا لَيْتَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَر۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonunda bize geldiğinde arkadaşı (olan şeyta)na: “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı (da bu durumlara düşmeseydim)! Ne kötü arkadaşmışsın sen!” der.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَنَا قَالَ يَا لَيْتَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَ بُعْدَ الْمَشْرِقَيْنِ فَبِئْسَ الْقَر۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz azapta ortaksınız!” denir.","arabic_text":"وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz azapta ortaksınız!” denir.","arabic_text":"وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz azapta ortaksınız!” denir.","arabic_text":"وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz azapta ortaksınız!” denir.","arabic_text":"وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ الْيَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sağırlara sen mi duyuracaksın yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?","arabic_text":"اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-40c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sağırlara sen mi duyuracaksın yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?","arabic_text":"اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-39c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sağırlara sen mi duyuracaksın yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?","arabic_text":"اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-40c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Sağırlara sen mi duyuracaksın yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?","arabic_text":"اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-40c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir."},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni onların arasından (vefat ettirip) yanımıza alsak da onlardan yine (yaptıkları kötülüklerin karşılığını vererek) intikamı alacağız. Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı dünyada sana göstereceğiz. Çünkü onlara karşı biz her zaman güçlüyüz.","arabic_text":"اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذ۪ي وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَيْهِمْ مُقْتَدِرُونَ ﴿٢﴾ فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni onların arasından (vefat ettirip) yanımıza alsak da onlardan yine (yaptıkları kötülüklerin karşılığını vererek) intikamı alacağız. Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı dünyada sana göstereceğiz. Çünkü onlara karşı biz her zaman güçlüyüz.","arabic_text":"اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذ۪ي وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَيْهِمْ مُقْتَدِرُونَ ﴿٢﴾ فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni onların arasından (vefat ettirip) yanımıza alsak da onlardan yine (yaptıkları kötülüklerin karşılığını vererek) intikamı alacağız. Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı dünyada sana göstereceğiz. Çünkü onlara karşı biz her zaman güçlüyüz.","arabic_text":"اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذ۪ي وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَيْهِمْ مُقْتَدِرُونَ ﴿٢﴾ فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41-42","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz seni onların arasından (vefat ettirip) yanımıza alsak da onlardan yine (yaptıkları kötülüklerin karşılığını vererek) intikamı alacağız. Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı dünyada sana göstereceğiz. Çünkü onlara karşı biz her zaman güçlüyüz.","arabic_text":"اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذ۪ي وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَيْهِمْ مُقْتَدِرُونَ ﴿٢﴾ فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذ۪ٓي اُو۫حِيَ اِلَيْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذ۪ٓي اُو۫حِيَ اِلَيْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذ۪ٓي اُو۫حِيَ اِلَيْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.","arabic_text":"فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذ۪ٓي اُو۫حِيَ اِلَيْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Muhakkak ki bu (Kur’an) senin ve halkın/kavmin için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz O’na karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Muhakkak ki bu (Kur’an) senin ve halkın/kavmin için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz O’na karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Muhakkak ki bu (Kur’an) senin ve halkın/kavmin için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz O’na karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Muhakkak ki bu (Kur’an) senin ve halkın/kavmin için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz O’na karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resuller(in gerçek ve samimi takipçilerine) sor bakalım biz Rahman (olan Allah’)ın dışında başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?","arabic_text":"وَسْـَٔلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَاۗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اٰلِهَةً يُعْبَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resuller(in gerçek ve samimi takipçilerine) sor bakalım biz Rahman (olan Allah’)ın dışında başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?","arabic_text":"وَسْـَٔلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَاۗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اٰلِهَةً يُعْبَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resuller(in gerçek ve samimi takipçilerine) sor bakalım biz Rahman (olan Allah’)ın dışında başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?","arabic_text":"وَسْـَٔلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَاۗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اٰلِهَةً يُعْبَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Senden önce gönderdiğimiz resuller(in gerçek ve samimi takipçilerine) sor bakalım biz Rahman (olan Allah’)ın dışında başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?","arabic_text":"وَسْـَٔلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَاۗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اٰلِهَةً يُعْبَدُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun biz Musa’yı (Allah’ın Rab oluşuna apaçık delil teşkil eden) âyetlerimizle Firavuna ve oligarşisine göndermiştik de o (onlara): “Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَقَالَ اِنّ۪ي رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun biz Musa’yı (Allah’ın Rab oluşuna apaçık delil teşkil eden) âyetlerimizle Firavuna ve oligarşisine göndermiştik de o (onlara): “Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَقَالَ اِنّ۪ي رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun biz Musa’yı (Allah’ın Rab oluşuna apaçık delil teşkil eden) âyetlerimizle Firavuna ve oligarşisine göndermiştik de o (onlara): “Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَقَالَ اِنّ۪ي رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Andolsun biz Musa’yı (Allah’ın Rab oluşuna apaçık delil teşkil eden) âyetlerimizle Firavuna ve oligarşisine göndermiştik de o (onlara): “Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim” demişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَقَالَ اِنّ۪ي رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.","arabic_text":"فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlara (ayrıca) her biri diğerinden daha büyük olan mucizeler gösterdik. Doğru yola dönsünler diye onları (küçüklü büyüklü farklı şekilde) azaba uğrattık.","arabic_text":"وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlara (ayrıca) her biri diğerinden daha büyük olan mucizeler gösterdik. Doğru yola dönsünler diye onları (küçüklü büyüklü farklı şekilde) azaba uğrattık.","arabic_text":"وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlara (ayrıca) her biri diğerinden daha büyük olan mucizeler gösterdik. Doğru yola dönsünler diye onları (küçüklü büyüklü farklı şekilde) azaba uğrattık.","arabic_text":"وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Onlara (ayrıca) her biri diğerinden daha büyük olan mucizeler gösterdik. Doğru yola dönsünler diye onları (küçüklü büyüklü farklı şekilde) azaba uğrattık.","arabic_text":"وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Bunun üzerine dediler ki:) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”","arabic_text":"وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Bunun üzerine dediler ki:) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”","arabic_text":"وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Bunun üzerine dediler ki:) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”","arabic_text":"وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Bunun üzerine dediler ki:) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.”","arabic_text":"وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.","arabic_text":"فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Firavun kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?","arabic_text":"وَنَادٰى فِرْعَوْنُ ف۪ي قَوْمِه۪ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ ل۪ي مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْر۪ي مِنْ تَحْت۪يۚ اَفَلَا تُبْصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Firavun kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?","arabic_text":"وَنَادٰى فِرْعَوْنُ ف۪ي قَوْمِه۪ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ ل۪ي مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْر۪ي مِنْ تَحْت۪يۚ اَفَلَا تُبْصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Firavun kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?","arabic_text":"وَنَادٰى فِرْعَوْنُ ف۪ي قَوْمِه۪ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ ل۪ي مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْر۪ي مِنْ تَحْت۪يۚ اَفَلَا تُبْصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Firavun kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?","arabic_text":"وَنَادٰى فِرْعَوْنُ ف۪ي قَوْمِه۪ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَيْسَ ل۪ي مُلْكُ مِصْرَ وَهٰذِهِ الْاَنْهَارُ تَجْر۪ي مِنْ تَحْت۪يۚ اَفَلَا تُبْصِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ben şu zavallı nerede ise maksadını anlatmaktan aciz olan adamdan daha hayırlı/iyi değil miyim?","arabic_text":"اَمْ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ مَه۪ينٌ وَلَا يَكَادُ يُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ben şu zavallı nerede ise maksadını anlatmaktan aciz olan adamdan daha hayırlı/iyi değil miyim?","arabic_text":"اَمْ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ مَه۪ينٌ وَلَا يَكَادُ يُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ben şu zavallı nerede ise maksadını anlatmaktan aciz olan adamdan daha hayırlı/iyi değil miyim?","arabic_text":"اَمْ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ مَه۪ينٌ وَلَا يَكَادُ يُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Ben şu zavallı nerede ise maksadını anlatmaktan aciz olan adamdan daha hayırlı/iyi değil miyim?","arabic_text":"اَمْ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ مَه۪ينٌ وَلَا يَكَادُ يُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Eğer o dediği gibi ise üstüne gökten altın bilezikler atılmalı yahut beraberinde melekler gelmeli değil miydi?”","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اُلْقِيَ عَلَيْهِ اَسْوِرَةٌ مِنْ ذَهَبٍ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ الْمَلٰٓئِكَةُ مُقْتَرِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Eğer o dediği gibi ise üstüne gökten altın bilezikler atılmalı yahut beraberinde melekler gelmeli değil miydi?”","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اُلْقِيَ عَلَيْهِ اَسْوِرَةٌ مِنْ ذَهَبٍ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ الْمَلٰٓئِكَةُ مُقْتَرِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Eğer o dediği gibi ise üstüne gökten altın bilezikler atılmalı yahut beraberinde melekler gelmeli değil miydi?”","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اُلْقِيَ عَلَيْهِ اَسْوِرَةٌ مِنْ ذَهَبٍ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ الْمَلٰٓئِكَةُ مُقْتَرِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Eğer o dediği gibi ise üstüne gökten altın bilezikler atılmalı yahut beraberinde melekler gelmeli değil miydi?”","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اُلْقِيَ عَلَيْهِ اَسْوِرَةٌ مِنْ ذَهَبٍ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ الْمَلٰٓئِكَةُ مُقْتَرِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte Firavun bu şekilde kavmini küçümsedi ve sindirdi. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru düşünme melekelerini kaybetmiş bozguncu bir kavimdi.","arabic_text":"فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-54c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Hz. Peygambere; “sen bizim ve bizimle beraber putlarımızın da cehenneme gideceğini söylüyorsun (Enbiya 21/98). Ama Hıristiyanlar da İsa’ya Allah’ın oğludur gerekçesiyle kulluk ediyor, ondan istekte bulunuyor, onu kurtarıcı olarak görüyorlar. O halde İsa da bütün Hıristiyanlarla beraber cehenneme gidecektir.” Bunun üzerine bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte Firavun bu şekilde kavmini küçümsedi ve sindirdi. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru düşünme melekelerini kaybetmiş bozguncu bir kavimdi.","arabic_text":"فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-54c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Hz. Peygambere; “sen bizim ve bizimle beraber putlarımızın da cehenneme gideceğini söylüyorsun (Enbiya 21/98). Ama Hıristiyanlar da İsa’ya Allah’ın oğludur gerekçesiyle kulluk ediyor, ondan istekte bulunuyor, onu kurtarıcı olarak görüyorlar. O halde İsa da bütün Hıristiyanlarla beraber cehenneme gidecektir.” Bunun üzerine bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte Firavun bu şekilde kavmini küçümsedi ve sindirdi. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru düşünme melekelerini kaybetmiş bozguncu bir kavimdi.","arabic_text":"فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-53c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Hz. Peygambere; “sen bizim ve bizimle beraber putlarımızın da cehenneme gideceğini söylüyorsun (Enbiya 21/98). Ama Hıristiyanlar da İsa’ya Allah’ın oğludur gerekçesiyle kulluk ediyor, ondan istekte bulunuyor, onu kurtarıcı olarak görüyorlar. O halde İsa da bütün Hıristiyanlarla beraber cehenneme gidecektir.” Bunun üzerine bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte Firavun bu şekilde kavmini küçümsedi ve sindirdi. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru düşünme melekelerini kaybetmiş bozguncu bir kavimdi.","arabic_text":"فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-49.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-54c.mp3","commentary_text":"Müşrikler Hz. Peygambere; “sen bizim ve bizimle beraber putlarımızın da cehenneme gideceğini söylüyorsun (Enbiya 21/98). Ama Hıristiyanlar da İsa’ya Allah’ın oğludur gerekçesiyle kulluk ediyor, ondan istekte bulunuyor, onu kurtarıcı olarak görüyorlar. O halde İsa da bütün Hıristiyanlarla beraber cehenneme gidecektir.” Bunun üzerine bir sonraki ayet nazil oldu."},{"verse_number":"55","turkish_text":"Böyle Bize meydan okumaya devam edince biz de onlardan (yaptıklarının cezasını vererek) intikam aldık. Sonunda onları toplu olarak (suda) boğduk.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰسَفُونَا انْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Böyle Bize meydan okumaya devam edince biz de onlardan (yaptıklarının cezasını vererek) intikam aldık. Sonunda onları toplu olarak (suda) boğduk.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰسَفُونَا انْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Böyle Bize meydan okumaya devam edince biz de onlardan (yaptıklarının cezasını vererek) intikam aldık. Sonunda onları toplu olarak (suda) boğduk.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰسَفُونَا انْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Böyle Bize meydan okumaya devam edince biz de onlardan (yaptıklarının cezasını vererek) intikam aldık. Sonunda onları toplu olarak (suda) boğduk.","arabic_text":"فَلَمَّٓا اٰسَفُونَا انْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onları sonradan gelecek inkârcılara geçmiş bir ibret ve örnek kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-56c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde, Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesiyle, İsrailoğullarına ilâhî kudretin bir tecellisi olarak getirilen hem bir peygamber hem de diğer insanlar gibi bir kul olduğu, bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi ibadet edilmesi gereken bir tanrı olmadığı anlatılmaktadır. Ancak doğru yoldan sapmış ve Hz. İsa’ya kulluk sunmayı ibadet olarak gören Hristiyanların durumundan o sorumlu değildir. “Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryemoğlu İsa! “Sen mi insanlara, Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin, dedin?” (Bunun üzerine) İsa da şöyle diyecek: “Tenzih ederim Seni. Hak olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz.” (Maide, 5/116)"},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onları sonradan gelecek inkârcılara geçmiş bir ibret ve örnek kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-56c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde, Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesiyle, İsrailoğullarına ilâhî kudretin bir tecellisi olarak getirilen hem bir peygamber hem de diğer insanlar gibi bir kul olduğu, bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi ibadet edilmesi gereken bir tanrı olmadığı anlatılmaktadır. Ancak doğru yoldan sapmış ve Hz. İsa’ya kulluk sunmayı ibadet olarak gören Hristiyanların durumundan o sorumlu değildir. “Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryemoğlu İsa! “Sen mi insanlara, Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin, dedin?” (Bunun üzerine) İsa da şöyle diyecek: “Tenzih ederim Seni. Hak olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz.” (Maide, 5/116)"},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onları sonradan gelecek inkârcılara geçmiş bir ibret ve örnek kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-55c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde, Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesiyle, İsrailoğullarına ilâhî kudretin bir tecellisi olarak getirilen hem bir peygamber hem de diğer insanlar gibi bir kul olduğu, bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi ibadet edilmesi gereken bir tanrı olmadığı anlatılmaktadır. Ancak doğru yoldan sapmış ve Hz. İsa’ya kulluk sunmayı ibadet olarak gören Hristiyanların durumundan o sorumlu değildir. “Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryemoğlu İsa! “Sen mi insanlara, Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin, dedin?” (Bunun üzerine) İsa da şöyle diyecek: “Tenzih ederim Seni. Hak olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz.” (Maide, 5/116)"},{"verse_number":"56","turkish_text":"Onları sonradan gelecek inkârcılara geçmiş bir ibret ve örnek kıldık.","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-51.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-56c.mp3","commentary_text":"Yukarıdaki ayetlerde, Hz. İsa’nın babasız dünyaya gelmesiyle, İsrailoğullarına ilâhî kudretin bir tecellisi olarak getirilen hem bir peygamber hem de diğer insanlar gibi bir kul olduğu, bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi ibadet edilmesi gereken bir tanrı olmadığı anlatılmaktadır. Ancak doğru yoldan sapmış ve Hz. İsa’ya kulluk sunmayı ibadet olarak gören Hristiyanların durumundan o sorumlu değildir. “Allah (kıyamet günü) şöyle buyuracak: Ey Meryemoğlu İsa! “Sen mi insanlara, Allah’la beraber beni ve annemi iki ilah edinin, dedin?” (Bunun üzerine) İsa da şöyle diyecek: “Tenzih ederim Seni. Hak olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz.” (Maide, 5/116)"},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey Resul!) Meryemoğlu (İsa) bir örnek olarak anlatılınca senin toplumun buna karşı (seni susturacak bir delil buldukları düşüncesiyle) hemen yaygaraya başladı.","arabic_text":"وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-57c.mp3","commentary_text":"“Kıyametin kopacağının bilgisi”, “kıyamet alametleri/işaretleri” olarak adlandırılır. Kıyametten onlarca sene önce belirmeye başlayacağına inanılan bu alametler çok farklı şekillerde yorumlanır. Oysa Kur’an’da zikredilen alametler, kıyametin başladığını gösterir. Yani onlarca sene önceden ortaya çıkarak kıyametin yaklaştığı haberini vermez. Nitekim En’am 6/158 ve bunun gibi daha pek çok yerde: “Bu saatten sonra iman etmenin kimseye bir faydası yoktur” şeklindeki ayetler de bu görüşü doğrulamaktadır. Kur’an’da bahsedilen alametler gerçekleştikten sonra iman kabul edilmiyorsa bu demektir ki; geleneksel inanıştaki kıyamet alametleriyle Kur’an’daki alametler birbirinden farklıdır. Kur’an’daki alametler kıyamet koparken gerçekleşir. Ayrıca kıyamet ansızın gelen demektir, ansızın gelecek olanın alametinin olmayacağı açıktır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey Resul!) Meryemoğlu (İsa) bir örnek olarak anlatılınca senin toplumun buna karşı (seni susturacak bir delil buldukları düşüncesiyle) hemen yaygaraya başladı.","arabic_text":"وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-57c.mp3","commentary_text":"“Kıyametin kopacağının bilgisi”, “kıyamet alametleri/işaretleri” olarak adlandırılır. Kıyametten onlarca sene önce belirmeye başlayacağına inanılan bu alametler çok farklı şekillerde yorumlanır. Oysa Kur’an’da zikredilen alametler, kıyametin başladığını gösterir. Yani onlarca sene önceden ortaya çıkarak kıyametin yaklaştığı haberini vermez. Nitekim En’am 6/158 ve bunun gibi daha pek çok yerde: “Bu saatten sonra iman etmenin kimseye bir faydası yoktur” şeklindeki ayetler de bu görüşü doğrulamaktadır. Kur’an’da bahsedilen alametler gerçekleştikten sonra iman kabul edilmiyorsa bu demektir ki; geleneksel inanıştaki kıyamet alametleriyle Kur’an’daki alametler birbirinden farklıdır. Kur’an’daki alametler kıyamet koparken gerçekleşir. Ayrıca kıyamet ansızın gelen demektir, ansızın gelecek olanın alametinin olmayacağı açıktır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey Resul!) Meryemoğlu (İsa) bir örnek olarak anlatılınca senin toplumun buna karşı (seni susturacak bir delil buldukları düşüncesiyle) hemen yaygaraya başladı.","arabic_text":"وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-56c.mp3","commentary_text":"“Kıyametin kopacağının bilgisi”, “kıyamet alametleri/işaretleri” olarak adlandırılır. Kıyametten onlarca sene önce belirmeye başlayacağına inanılan bu alametler çok farklı şekillerde yorumlanır. Oysa Kur’an’da zikredilen alametler, kıyametin başladığını gösterir. Yani onlarca sene önceden ortaya çıkarak kıyametin yaklaştığı haberini vermez. Nitekim En’am 6/158 ve bunun gibi daha pek çok yerde: “Bu saatten sonra iman etmenin kimseye bir faydası yoktur” şeklindeki ayetler de bu görüşü doğrulamaktadır. Kur’an’da bahsedilen alametler gerçekleştikten sonra iman kabul edilmiyorsa bu demektir ki; geleneksel inanıştaki kıyamet alametleriyle Kur’an’daki alametler birbirinden farklıdır. Kur’an’daki alametler kıyamet koparken gerçekleşir. Ayrıca kıyamet ansızın gelen demektir, ansızın gelecek olanın alametinin olmayacağı açıktır."},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey Resul!) Meryemoğlu (İsa) bir örnek olarak anlatılınca senin toplumun buna karşı (seni susturacak bir delil buldukları düşüncesiyle) hemen yaygaraya başladı.","arabic_text":"وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-52.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-57c.mp3","commentary_text":"“Kıyametin kopacağının bilgisi”, “kıyamet alametleri/işaretleri” olarak adlandırılır. Kıyametten onlarca sene önce belirmeye başlayacağına inanılan bu alametler çok farklı şekillerde yorumlanır. Oysa Kur’an’da zikredilen alametler, kıyametin başladığını gösterir. Yani onlarca sene önceden ortaya çıkarak kıyametin yaklaştığı haberini vermez. Nitekim En’am 6/158 ve bunun gibi daha pek çok yerde: “Bu saatten sonra iman etmenin kimseye bir faydası yoktur” şeklindeki ayetler de bu görüşü doğrulamaktadır. Kur’an’da bahsedilen alametler gerçekleştikten sonra iman kabul edilmiyorsa bu demektir ki; geleneksel inanıştaki kıyamet alametleriyle Kur’an’daki alametler birbirinden farklıdır. Kur’an’daki alametler kıyamet koparken gerçekleşir. Ayrıca kıyamet ansızın gelen demektir, ansızın gelecek olanın alametinin olmayacağı açıktır."},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve dediler ki: “Bizim tanrılarımız mı daha hayırlıdır yoksa İsa mı?” Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgaya ve düşmanlığa pek düşkün bir topluluktur.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاٰلِهَتُنَا خَيْرٌ اَمْ هُوَۜ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ اِلَّا جَدَلًاۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve dediler ki: “Bizim tanrılarımız mı daha hayırlıdır yoksa İsa mı?” Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgaya ve düşmanlığa pek düşkün bir topluluktur.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاٰلِهَتُنَا خَيْرٌ اَمْ هُوَۜ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ اِلَّا جَدَلًاۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve dediler ki: “Bizim tanrılarımız mı daha hayırlıdır yoksa İsa mı?” Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgaya ve düşmanlığa pek düşkün bir topluluktur.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاٰلِهَتُنَا خَيْرٌ اَمْ هُوَۜ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ اِلَّا جَدَلًاۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Ve dediler ki: “Bizim tanrılarımız mı daha hayırlıdır yoksa İsa mı?” Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgaya ve düşmanlığa pek düşkün bir topluluktur.","arabic_text":"وَقَالُٓوا ءَاٰلِهَتُنَا خَيْرٌ اَمْ هُوَۜ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ اِلَّا جَدَلًاۜ بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Oysaki o (İsa) sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا عَبْدٌ اَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَاهُ مَثَلًا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Oysaki o (İsa) sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا عَبْدٌ اَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَاهُ مَثَلًا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Oysaki o (İsa) sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا عَبْدٌ اَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَاهُ مَثَلًا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Oysaki o (İsa) sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا عَبْدٌ اَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَاهُ مَثَلًا لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ","related_links":[],"audio_path":"42/42-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَا مِنْكُمْ مَلٰٓئِكَةً فِي الْاَرْضِ يَخْلُفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَا مِنْكُمْ مَلٰٓئِكَةً فِي الْاَرْضِ يَخْلُفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَا مِنْكُمْ مَلٰٓئِكَةً فِي الْاَرْضِ يَخْلُفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَا مِنْكُمْ مَلٰٓئِكَةً فِي الْاَرْضِ يَخْلُفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Şüphesiz o kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Şüphesiz o kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Şüphesiz o kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Şüphesiz o kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sakın şeytan sizi (Allah’a giden) yoldan çevirmesin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sakın şeytan sizi (Allah’a giden) yoldan çevirmesin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sakın şeytan sizi (Allah’a giden) yoldan çevirmesin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Sakın şeytan sizi (Allah’a giden) yoldan çevirmesin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.","arabic_text":"وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İsa apaçık delillerle/kanılarla geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ ع۪يسٰى بِالْبَيِّنَاتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُمْ بِالْحِكْمَةِ وَلِاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي تَخْتَلِفُونَ ف۪يهِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"42/42-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İsa apaçık delillerle/kanılarla geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ ع۪يسٰى بِالْبَيِّنَاتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُمْ بِالْحِكْمَةِ وَلِاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي تَخْتَلِفُونَ ف۪يهِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"42/42-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İsa apaçık delillerle/kanılarla geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ ع۪يسٰى بِالْبَيِّنَاتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُمْ بِالْحِكْمَةِ وَلِاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي تَخْتَلِفُونَ ف۪يهِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"42/42-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"İsa apaçık delillerle/kanılarla geldiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”","arabic_text":"وَلَمَّا جَٓاءَ ع۪يسٰى بِالْبَيِّنَاتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُمْ بِالْحِكْمَةِ وَلِاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي تَخْتَلِفُونَ ف۪يهِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ","related_links":[],"audio_path":"42/42-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! İşte dosdoğru yol budur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! İşte dosdoğru yol budur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! İşte dosdoğru yol budur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! İşte dosdoğru yol budur.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ رَبّ۪ي وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"42/42-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Sonra (Yahudi ve Hıristiyan) gruplar (İsa hakkında) aralarında ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Sonra (Yahudi ve Hıristiyan) gruplar (İsa hakkında) aralarında ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Sonra (Yahudi ve Hıristiyan) gruplar (İsa hakkında) aralarında ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"Sonra (Yahudi ve Hıristiyan) gruplar (İsa hakkında) aralarında ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!","arabic_text":"فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"42/42-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin) farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin) farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin) farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"Onlar ancak beklenen o saatin (kıyametin) farkına varmadıkları bir halde ansızın kendilerine gelmesini bekliyorlar.","arabic_text":"هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında dostlar birbirine düşman olurlar.","arabic_text":"اَلْاَخِلَّٓاءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-67c.mp3","commentary_text":"Bir şeye mirasçı olmak için ondan sonra yaşamış olmak gerekiyor. Oysa cennet bizim henüz ulaşamadığımız bir âlemde bulunmaktadır. Demek Allah kulunu cennetteki ebedi nimetlere mazhar olsun diye halife olarak dünyaya getirmiştir. “Geçmişte yaptıklarınıza karşılık” demek, “dünyada yaşadıklarınıza mukabil” demektir. İnsan öyle bir hayat ortaya koymalı ki karşılığında miras olarak cenneti almalıdır. Geçici dünyalıklara varis olmak için bile kan bağı gerekirken, ebedî cennet nimetlerine varis olmak için kuru bir hayat yeterli olmaz. Cennete varis olmak amellerin güzel ve hayırlı olmasından, mücadeleden, çalışmaktan, dik durmaktan, doğrulara sahip çıkmaktan, Haktan yana olmaktan geçer. Ateşe varis olanlarla aynı hayatı yaşamak, onların zulmüne alkış tutmak, kötülüklerini görmezlikten gelmek, zararlı davranışlarına karşı susmak, hak ve özgürlükleri engellemelerine razı olmak, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan söylemlerine tepkisiz kalmak cennete varis olmaya mâni olur."},{"verse_number":"67","turkish_text":"O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında dostlar birbirine düşman olurlar.","arabic_text":"اَلْاَخِلَّٓاءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-67c.mp3","commentary_text":"Bir şeye mirasçı olmak için ondan sonra yaşamış olmak gerekiyor. Oysa cennet bizim henüz ulaşamadığımız bir âlemde bulunmaktadır. Demek Allah kulunu cennetteki ebedi nimetlere mazhar olsun diye halife olarak dünyaya getirmiştir. “Geçmişte yaptıklarınıza karşılık” demek, “dünyada yaşadıklarınıza mukabil” demektir. İnsan öyle bir hayat ortaya koymalı ki karşılığında miras olarak cenneti almalıdır. Geçici dünyalıklara varis olmak için bile kan bağı gerekirken, ebedî cennet nimetlerine varis olmak için kuru bir hayat yeterli olmaz. Cennete varis olmak amellerin güzel ve hayırlı olmasından, mücadeleden, çalışmaktan, dik durmaktan, doğrulara sahip çıkmaktan, Haktan yana olmaktan geçer. Ateşe varis olanlarla aynı hayatı yaşamak, onların zulmüne alkış tutmak, kötülüklerini görmezlikten gelmek, zararlı davranışlarına karşı susmak, hak ve özgürlükleri engellemelerine razı olmak, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan söylemlerine tepkisiz kalmak cennete varis olmaya mâni olur."},{"verse_number":"67","turkish_text":"O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında dostlar birbirine düşman olurlar.","arabic_text":"اَلْاَخِلَّٓاءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-67c.mp3","commentary_text":"Bir şeye mirasçı olmak için ondan sonra yaşamış olmak gerekiyor. Oysa cennet bizim henüz ulaşamadığımız bir âlemde bulunmaktadır. Demek Allah kulunu cennetteki ebedi nimetlere mazhar olsun diye halife olarak dünyaya getirmiştir. “Geçmişte yaptıklarınıza karşılık” demek, “dünyada yaşadıklarınıza mukabil” demektir. İnsan öyle bir hayat ortaya koymalı ki karşılığında miras olarak cenneti almalıdır. Geçici dünyalıklara varis olmak için bile kan bağı gerekirken, ebedî cennet nimetlerine varis olmak için kuru bir hayat yeterli olmaz. Cennete varis olmak amellerin güzel ve hayırlı olmasından, mücadeleden, çalışmaktan, dik durmaktan, doğrulara sahip çıkmaktan, Haktan yana olmaktan geçer. Ateşe varis olanlarla aynı hayatı yaşamak, onların zulmüne alkış tutmak, kötülüklerini görmezlikten gelmek, zararlı davranışlarına karşı susmak, hak ve özgürlükleri engellemelerine razı olmak, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan söylemlerine tepkisiz kalmak cennete varis olmaya mâni olur."},{"verse_number":"67","turkish_text":"O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında dostlar birbirine düşman olurlar.","arabic_text":"اَلْاَخِلَّٓاءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"42/42-62.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-66c.mp3","commentary_text":"Bir şeye mirasçı olmak için ondan sonra yaşamış olmak gerekiyor. Oysa cennet bizim henüz ulaşamadığımız bir âlemde bulunmaktadır. Demek Allah kulunu cennetteki ebedi nimetlere mazhar olsun diye halife olarak dünyaya getirmiştir. “Geçmişte yaptıklarınıza karşılık” demek, “dünyada yaşadıklarınıza mukabil” demektir. İnsan öyle bir hayat ortaya koymalı ki karşılığında miras olarak cenneti almalıdır. Geçici dünyalıklara varis olmak için bile kan bağı gerekirken, ebedî cennet nimetlerine varis olmak için kuru bir hayat yeterli olmaz. Cennete varis olmak amellerin güzel ve hayırlı olmasından, mücadeleden, çalışmaktan, dik durmaktan, doğrulara sahip çıkmaktan, Haktan yana olmaktan geçer. Ateşe varis olanlarla aynı hayatı yaşamak, onların zulmüne alkış tutmak, kötülüklerini görmezlikten gelmek, zararlı davranışlarına karşı susmak, hak ve özgürlükleri engellemelerine razı olmak, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan söylemlerine tepkisiz kalmak cennete varis olmaya mâni olur."},{"verse_number":"68-69","turkish_text":"(O gün Allah şöyle buyurur:) “Ey ayetlerimize iman eden ve Müslüman olan kullarım! Bugün sizin için korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ ﴿٢﴾ يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68-69","turkish_text":"(O gün Allah şöyle buyurur:) “Ey ayetlerimize iman eden ve Müslüman olan kullarım! Bugün sizin için korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ ﴿٢﴾ يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68-69","turkish_text":"(O gün Allah şöyle buyurur:) “Ey ayetlerimize iman eden ve Müslüman olan kullarım! Bugün sizin için korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ ﴿٢﴾ يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68-69","turkish_text":"(O gün Allah şöyle buyurur:) “Ey ayetlerimize iman eden ve Müslüman olan kullarım! Bugün sizin için korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.”","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ ﴿٢﴾ يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.","arabic_text":"اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.","arabic_text":"اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.","arabic_text":"اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.","arabic_text":"اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Ve siz orada oturup kalacaksınız.","arabic_text":"يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Ve siz orada oturup kalacaksınız.","arabic_text":"يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Ve siz orada oturup kalacaksınız.","arabic_text":"يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Ve siz orada oturup kalacaksınız.","arabic_text":"يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Geçmişte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet işte budur.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Geçmişte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet işte budur.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Geçmişte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet işte budur.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Geçmişte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet işte budur.","arabic_text":"وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Orada (dünyada yaptıklarınızın) meyvelerini bolca görecek (ve) onları tadacaksınız!","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Orada (dünyada yaptıklarınızın) meyvelerini bolca görecek (ve) onları tadacaksınız!","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Orada (dünyada yaptıklarınızın) meyvelerini bolca görecek (ve) onları tadacaksınız!","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Orada (dünyada yaptıklarınızın) meyvelerini bolca görecek (ve) onları tadacaksınız!","arabic_text":"لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphe yok ki (Hakka karşı direnen) suçlular da cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphe yok ki (Hakka karşı direnen) suçlular da cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphe yok ki (Hakka karşı direnen) suçlular da cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Şüphe yok ki (Hakka karşı direnen) suçlular da cehennemde kalacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada derin bir ümitsizliğe kapılacaklardır.","arabic_text":"لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada derin bir ümitsizliğe kapılacaklardır.","arabic_text":"لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada derin bir ümitsizliğe kapılacaklardır.","arabic_text":"لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada derin bir ümitsizliğe kapılacaklardır.","arabic_text":"لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik onlar (inkâr etmek ve Allah’ın dinini alaya almak yoluyla cehennemi hak ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا هُمُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik onlar (inkâr etmek ve Allah’ın dinini alaya almak yoluyla cehennemi hak ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا هُمُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik onlar (inkâr etmek ve Allah’ın dinini alaya almak yoluyla cehennemi hak ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا هُمُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Onlara biz zulmetmedik onlar (inkâr etmek ve Allah’ın dinini alaya almak yoluyla cehennemi hak ederek) kendilerine zulmettiler.","arabic_text":"وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا هُمُ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.","arabic_text":"وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.","arabic_text":"وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.","arabic_text":"وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"Onlar (cehennem bekçisine): “Ey Malik (melek)! Rabbin artık bizi öldürsün” diye seslenecekler. Malik de: “Siz böylece kalacaksınız (ölmeyeceksiniz)” diyecek.","arabic_text":"وَنَادَوْا يَا مَالِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَۜ قَالَ اِنَّكُمْ مَاكِثُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine (Allah tarafından onlara şöyle seslenilecek:) “Biz size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.”","arabic_text":"لَقَدْ جِئْنَاكُمْ بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine (Allah tarafından onlara şöyle seslenilecek:) “Biz size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.”","arabic_text":"لَقَدْ جِئْنَاكُمْ بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine (Allah tarafından onlara şöyle seslenilecek:) “Biz size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.”","arabic_text":"لَقَدْ جِئْنَاكُمْ بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Bunun üzerine (Allah tarafından onlara şöyle seslenilecek:) “Biz size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.”","arabic_text":"لَقَدْ جِئْنَاكُمْ بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa (Hakikatin) ne olması gerektiğine o (hakikati inkâr ede)nler mi karar verecek? Hayır (hem hakikati belirlemeye ve hem de onları cezalandırmaya) kararı verecek olan Biziz.","arabic_text":"اَمْ اَبْرَمُٓوا اَمْرًا فَاِنَّا مُبْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa (Hakikatin) ne olması gerektiğine o (hakikati inkâr ede)nler mi karar verecek? Hayır (hem hakikati belirlemeye ve hem de onları cezalandırmaya) kararı verecek olan Biziz.","arabic_text":"اَمْ اَبْرَمُٓوا اَمْرًا فَاِنَّا مُبْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa (Hakikatin) ne olması gerektiğine o (hakikati inkâr ede)nler mi karar verecek? Hayır (hem hakikati belirlemeye ve hem de onları cezalandırmaya) kararı verecek olan Biziz.","arabic_text":"اَمْ اَبْرَمُٓوا اَمْرًا فَاِنَّا مُبْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"(Ey Resul!) Yoksa (Hakikatin) ne olması gerektiğine o (hakikati inkâr ede)nler mi karar verecek? Hayır (hem hakikati belirlemeye ve hem de onları cezalandırmaya) kararı verecek olan Biziz.","arabic_text":"اَمْ اَبْرَمُٓوا اَمْرًا فَاِنَّا مُبْرِمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"42/42-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil yanlarındaki elçilerimiz (melekler her şeyi) yazıyor.","arabic_text":"اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil yanlarındaki elçilerimiz (melekler her şeyi) yazıyor.","arabic_text":"اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil yanlarındaki elçilerimiz (melekler her şeyi) yazıyor.","arabic_text":"اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil yanlarındaki elçilerimiz (melekler her şeyi) yazıyor.","arabic_text":"اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"De ki: “Eğer Rahman’ın bir çocuğu olsaydı ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌۗ فَاَنَا۬ اَوَّلُ الْعَابِد۪ينَ","related_links":["39/4"],"audio_path":"42/42-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-81c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaat konusunda Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pekçok ayet bulunmaktadır. Şefaat ancak cennet ehli için sözkonusu olacaktır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"81","turkish_text":"De ki: “Eğer Rahman’ın bir çocuğu olsaydı ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌۗ فَاَنَا۬ اَوَّلُ الْعَابِد۪ينَ","related_links":["39/4"],"audio_path":"42/42-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-81c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaat konusunda Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pekçok ayet bulunmaktadır. Şefaat ancak cennet ehli için sözkonusu olacaktır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"81","turkish_text":"De ki: “Eğer Rahman’ın bir çocuğu olsaydı ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌۗ فَاَنَا۬ اَوَّلُ الْعَابِد۪ينَ","related_links":["39/4"],"audio_path":"42/42-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-81c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaat konusunda Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pekçok ayet bulunmaktadır. Şefaat ancak cennet ehli için sözkonusu olacaktır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"81","turkish_text":"De ki: “Eğer Rahman’ın bir çocuğu olsaydı ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”","arabic_text":"قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌۗ فَاَنَا۬ اَوَّلُ الْعَابِد۪ينَ","related_links":["39/4"],"audio_path":"42/42-75.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"42/42-80c.mp3","commentary_text":"Eşlik etmek, yardımcı olmak ve arka çıkmak gibi anlamlara gelen “şefaat” dini ıstılahta; “bir kimsenin suçunun, günahının bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için Allah’la kul arasında yapılan aracılık” demektir. Şefaat konusunda Kur’an’da onlarca âyet bulunmasına rağmen Müslümanlar arasında asırlardan beri tartışma konusu olmuştur. Oysa Kur’an iyi anlaşıldığı taktirde görülecektir ki; Allah’ın bağışlamasının dışında kişinin şefaatçisi kendi amelleridir. “Hiç kimsenin başkasına bir yararının olmayacağı, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yerden yardım görmeyeceği günden sakının!” (Bakara 2/123) “Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rablerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, bu (Kur’an ile) uyar!” (En’am 6/51) Aynı muhtevaya sahip daha pekçok ayet bulunmaktadır. Şefaat ancak cennet ehli için sözkonusu olacaktır. “Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, (O’nun) dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar” (Necm 53/26). “Rahman’ın huzurunda, söz almış olanlar dışında hiç kimseye şefaat edemeyecek.” (Meryem 19/87) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki şefaat; Allah’ın cennet ehline yapacağı yardımın melekler vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu konuda Sebe suresi 34/23. Ayetin açıklama kısmına da bakabilirsiniz."},{"verse_number":"82","turkish_text":"Göklerin ve yerin Rabbi kudret ve egemenlik tahtının Rabbi de olan Allah onların isnat ettikleri her türlü vasıftan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Göklerin ve yerin Rabbi kudret ve egemenlik tahtının Rabbi de olan Allah onların isnat ettikleri her türlü vasıftan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Göklerin ve yerin Rabbi kudret ve egemenlik tahtının Rabbi de olan Allah onların isnat ettikleri her türlü vasıftan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"Göklerin ve yerin Rabbi kudret ve egemenlik tahtının Rabbi de olan Allah onların isnat ettikleri her türlü vasıftan uzaktır.","arabic_text":"سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın oynayıp oyalansınlar!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın oynayıp oyalansınlar!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın oynayıp oyalansınlar!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın oynayıp oyalansınlar!","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-77.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(O zaman anlayacaklar ki) gökte de ilâh olan O’dur yerde de ilâh olan O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي فِي السَّمَٓاءِ اِلٰهٌ وَفِي الْاَرْضِ اِلٰهٌۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(O zaman anlayacaklar ki) gökte de ilâh olan O’dur yerde de ilâh olan O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي فِي السَّمَٓاءِ اِلٰهٌ وَفِي الْاَرْضِ اِلٰهٌۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(O zaman anlayacaklar ki) gökte de ilâh olan O’dur yerde de ilâh olan O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي فِي السَّمَٓاءِ اِلٰهٌ وَفِي الْاَرْضِ اِلٰهٌۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"(O zaman anlayacaklar ki) gökte de ilâh olan O’dur yerde de ilâh olan O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي فِي السَّمَٓاءِ اِلٰهٌ وَفِي الْاَرْضِ اِلٰهٌۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"42/42-78.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Göklerin yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir. Kıyamet saatinin bilgisi sadece O’na aittir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz (ve hesabınızı da O’na vereceksiniz).","arabic_text":"وَتَبَارَكَ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Göklerin yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir. Kıyamet saatinin bilgisi sadece O’na aittir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz (ve hesabınızı da O’na vereceksiniz).","arabic_text":"وَتَبَارَكَ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Göklerin yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir. Kıyamet saatinin bilgisi sadece O’na aittir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz (ve hesabınızı da O’na vereceksiniz).","arabic_text":"وَتَبَارَكَ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"Göklerin yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın şanı yücedir. Kıyamet saatinin bilgisi sadece O’na aittir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz (ve hesabınızı da O’na vereceksiniz).","arabic_text":"وَتَبَارَكَ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"42/42-79.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’tan başka yalvardıklarının (onlara) şefaat/yardım etmeye güçleri yetmez. Ancak bilerek Hakkın şahitleri olan (melekler Allah’ın razı olduğu kuluna şefaat/yardım) eder.","arabic_text":"وَلَا يَمْلِكُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26","78/38"],"audio_path":"42/42-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’tan başka yalvardıklarının (onlara) şefaat/yardım etmeye güçleri yetmez. Ancak bilerek Hakkın şahitleri olan (melekler Allah’ın razı olduğu kuluna şefaat/yardım) eder.","arabic_text":"وَلَا يَمْلِكُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26","78/38"],"audio_path":"42/42-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’tan başka yalvardıklarının (onlara) şefaat/yardım etmeye güçleri yetmez. Ancak bilerek Hakkın şahitleri olan (melekler Allah’ın razı olduğu kuluna şefaat/yardım) eder.","arabic_text":"وَلَا يَمْلِكُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26","78/38"],"audio_path":"42/42-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86","turkish_text":"Allah’tan başka yalvardıklarının (onlara) şefaat/yardım etmeye güçleri yetmez. Ancak bilerek Hakkın şahitleri olan (melekler Allah’ın razı olduğu kuluna şefaat/yardım) eder.","arabic_text":"وَلَا يَمْلِكُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":["2/123","6/51","10/3","20/109","34/23","53/26","78/38"],"audio_path":"42/42-80.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"O müşriklere kendilerini kimin yarattığını sorsan hiç kuşkusuz “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl oluyor da Haktan saptırılıyor ve batılın peşinden koşturuluyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"O müşriklere kendilerini kimin yarattığını sorsan hiç kuşkusuz “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl oluyor da Haktan saptırılıyor ve batılın peşinden koşturuluyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"O müşriklere kendilerini kimin yarattığını sorsan hiç kuşkusuz “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl oluyor da Haktan saptırılıyor ve batılın peşinden koşturuluyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"87","turkish_text":"O müşriklere kendilerini kimin yarattığını sorsan hiç kuşkusuz “Allah” diyeceklerdir. O halde nasıl oluyor da Haktan saptırılıyor ve batılın peşinden koşturuluyorlar?","arabic_text":"وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"42/42-81.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88-89","turkish_text":"Allah (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”","arabic_text":"فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَق۪يلِه۪ يَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ لَا يُؤْمِنُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"42/42-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88-89","turkish_text":"Allah (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”","arabic_text":"فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَق۪يلِه۪ يَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ لَا يُؤْمِنُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"42/42-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88-89","turkish_text":"Allah (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”","arabic_text":"فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَق۪يلِه۪ يَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ لَا يُؤْمِنُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"42/42-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88-89","turkish_text":"Allah (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”","arabic_text":"فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿٢﴾ وَق۪يلِه۪ يَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ لَا يُؤْمِنُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"42/42-82.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":44,"name":"DUHÂN SÛRESİ","description":"Duhan suresi, Mekke döneminde inmiş olup 59 ayettir. Sure adını, onuncu ayette geçen ve “Duman” anlamına gelen “Duhan” kelimesinden almıştır. Sûrede başlıca, Kur’an’ın indirilişinin ilahi bir rahmet olduğu, Mekke müşriklerinin ona karşı söz anlamaz, ibret almaz ve ıslah olmaz tutumu, Firavun ve halkının başlarına gelen felâketler ve geride bıraktıkları servetlerinin başta İsrailoğulları olmak üzere başka kavimlere geçmiş olması dile getiriliyor. Kureyş’in Hz. Peygamberi yalanlaması ve ona karşı düşmanca tavır sergilemesi, öldükten sonra dirilmeyi ve âhirette hesap vermeyi inkâr edenlerin cehennemdeki azapları, Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanların ise kendilerini emniyet içinde bulacakları anlatılıyor. Kur’an’ın ilk muhataplarının daha iyi anlaması ve düşünüp öğüt alması için onun kendi dillerinde kolaylaştırıldığı ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"43/43-a.mp3","verse_count":59,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-0c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili olarak 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Hükümleri) apaçık olan Kitab’a andolsun ki biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indir(meye başla)dık. Başından beri (insanları) vahiyle uyaran zaten Biziz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Hükümleri) apaçık olan Kitab’a andolsun ki biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indir(meye başla)dık. Başından beri (insanları) vahiyle uyaran zaten Biziz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Hükümleri) apaçık olan Kitab’a andolsun ki biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indir(meye başla)dık. Başından beri (insanları) vahiyle uyaran zaten Biziz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"(Hükümleri) apaçık olan Kitab’a andolsun ki biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indir(meye başla)dık. Başından beri (insanları) vahiyle uyaran zaten Biziz.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ ﴿٢﴾ وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gecede (Kur’an’ın inmeye başlamasıyla) hikmetli ve önemli her iş batıldan ayrılmıştır.","arabic_text":"ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gecede (Kur’an’ın inmeye başlamasıyla) hikmetli ve önemli her iş batıldan ayrılmıştır.","arabic_text":"ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gecede (Kur’an’ın inmeye başlamasıyla) hikmetli ve önemli her iş batıldan ayrılmıştır.","arabic_text":"ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gecede (Kur’an’ın inmeye başlamasıyla) hikmetli ve önemli her iş batıldan ayrılmıştır.","arabic_text":"ف۪يهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَك۪يمٍۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Katımızdan konulan bir yasa gereği hiç kuşkusuz Biz resuller göndermekteyiz.","arabic_text":"مْرًا مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Katımızdan konulan bir yasa gereği hiç kuşkusuz Biz resuller göndermekteyiz.","arabic_text":"مْرًا مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Katımızdan konulan bir yasa gereği hiç kuşkusuz Biz resuller göndermekteyiz.","arabic_text":"مْرًا مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Katımızdan konulan bir yasa gereği hiç kuşkusuz Biz resuller göndermekteyiz.","arabic_text":"مْرًا مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bunu Rabbinden insanlara bir rahmet olarak yapmaktayız. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işiten (he şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bunu Rabbinden insanlara bir rahmet olarak yapmaktayız. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işiten (he şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bunu Rabbinden insanlara bir rahmet olarak yapmaktayız. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işiten (he şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bunu Rabbinden insanlara bir rahmet olarak yapmaktayız. Şüphesiz O (her şeyi) hakkıyla işiten (he şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O’ndan başka hiçbir ilah yoktur diriltir ve öldürür. (O) sizin de Rabbinizdir geçmiş atalarınızın da Rabbidir.","arabic_text":"لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O’ndan başka hiçbir ilah yoktur diriltir ve öldürür. (O) sizin de Rabbinizdir geçmiş atalarınızın da Rabbidir.","arabic_text":"لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O’ndan başka hiçbir ilah yoktur diriltir ve öldürür. (O) sizin de Rabbinizdir geçmiş atalarınızın da Rabbidir.","arabic_text":"لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O’ndan başka hiçbir ilah yoktur diriltir ve öldürür. (O) sizin de Rabbinizdir geçmiş atalarınızın da Rabbidir.","arabic_text":"لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۜ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ama onlar (ahireti umursamadan) şüphe içinde eğlenip duruyorlar.","arabic_text":"بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ama onlar (ahireti umursamadan) şüphe içinde eğlenip duruyorlar.","arabic_text":"بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ama onlar (ahireti umursamadan) şüphe içinde eğlenip duruyorlar.","arabic_text":"بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ama onlar (ahireti umursamadan) şüphe içinde eğlenip duruyorlar.","arabic_text":"بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ يَلْعَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyleyse sen gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!","arabic_text":"فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyleyse sen gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!","arabic_text":"فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyleyse sen gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!","arabic_text":"فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyleyse sen gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!","arabic_text":"فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Öyle ki; insanları kuşatıp saran o (duman tabakası) inletici bir azaptır.","arabic_text":"يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Öyle ki; insanları kuşatıp saran o (duman tabakası) inletici bir azaptır.","arabic_text":"يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Öyle ki; insanları kuşatıp saran o (duman tabakası) inletici bir azaptır.","arabic_text":"يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Öyle ki; insanları kuşatıp saran o (duman tabakası) inletici bir azaptır.","arabic_text":"يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.","arabic_text":"رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.","arabic_text":"رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.","arabic_text":"رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.","arabic_text":"رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ ﴿٢﴾ اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ ﴿٢﴾ اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ ﴿٢﴾ اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13-14","turkish_text":"Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.","arabic_text":"ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ ﴿٢﴾ اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Şimdi Biz az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracak olsak siz hemen eski halinize dönersiniz.","arabic_text":"اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلًا اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"43/43-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Şimdi Biz az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracak olsak siz hemen eski halinize dönersiniz.","arabic_text":"اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلًا اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"43/43-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Şimdi Biz az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracak olsak siz hemen eski halinize dönersiniz.","arabic_text":"اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلًا اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"43/43-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Şimdi Biz az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracak olsak siz hemen eski halinize dönersiniz.","arabic_text":"اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلًا اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"43/43-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bütün suçluları) şiddetli bir hamle ile (cezalandırmak için) yakalayacağımız gün (onlardan da yaptıklarının cezası olarak) intikam alacağız!","arabic_text":"يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bütün suçluları) şiddetli bir hamle ile (cezalandırmak için) yakalayacağımız gün (onlardan da yaptıklarının cezası olarak) intikam alacağız!","arabic_text":"يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bütün suçluları) şiddetli bir hamle ile (cezalandırmak için) yakalayacağımız gün (onlardan da yaptıklarının cezası olarak) intikam alacağız!","arabic_text":"يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Bütün suçluları) şiddetli bir hamle ile (cezalandırmak için) yakalayacağımız gün (onlardan da yaptıklarının cezası olarak) intikam alacağız!","arabic_text":"يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir resul (Musa) gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir resul (Musa) gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir resul (Musa) gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir resul (Musa) gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O resul onlara şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaretiniz altındaki İsrailoğullarını) bana verin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm!”","arabic_text":"اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O resul onlara şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaretiniz altındaki İsrailoğullarını) bana verin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm!”","arabic_text":"اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O resul onlara şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaretiniz altındaki İsrailoğullarını) bana verin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm!”","arabic_text":"اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O resul onlara şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaretiniz altındaki İsrailoğullarını) bana verin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir resulüm!”","arabic_text":"اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah’a karşı büyüklük taslamayın! Zira ben size apaçık bir delil/kanıt getiriyorum.”","arabic_text":"وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah’a karşı büyüklük taslamayın! Zira ben size apaçık bir delil/kanıt getiriyorum.”","arabic_text":"وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah’a karşı büyüklük taslamayın! Zira ben size apaçık bir delil/kanıt getiriyorum.”","arabic_text":"وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah’a karşı büyüklük taslamayın! Zira ben size apaçık bir delil/kanıt getiriyorum.”","arabic_text":"وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben beni taşlayarak öldürmenizden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ","related_links":[],"audio_path":"43/43-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben beni taşlayarak öldürmenizden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ","related_links":[],"audio_path":"43/43-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben beni taşlayarak öldürmenizden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ","related_links":[],"audio_path":"43/43-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"“Şüphesiz ki ben beni taşlayarak öldürmenizden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ","related_links":[],"audio_path":"43/43-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Bana inanmıyorsanız da benden uzak durun!”","arabic_text":"وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا ل۪ي فَاعْتَزِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"43/43-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Bana inanmıyorsanız da benden uzak durun!”","arabic_text":"وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا ل۪ي فَاعْتَزِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"43/43-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Bana inanmıyorsanız da benden uzak durun!”","arabic_text":"وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا ل۪ي فَاعْتَزِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"43/43-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"“Bana inanmıyorsanız da benden uzak durun!”","arabic_text":"وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا ل۪ي فَاعْتَزِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"43/43-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Firavun ve oligarşisi Musa’nın talebini reddedince Musa:) “Bunlar (gerçekten) günaha batmış bir toplumdur!” diye Rabbine seslendi.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Firavun ve oligarşisi Musa’nın talebini reddedince Musa:) “Bunlar (gerçekten) günaha batmış bir toplumdur!” diye Rabbine seslendi.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Firavun ve oligarşisi Musa’nın talebini reddedince Musa:) “Bunlar (gerçekten) günaha batmış bir toplumdur!” diye Rabbine seslendi.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Firavun ve oligarşisi Musa’nın talebini reddedince Musa:) “Bunlar (gerçekten) günaha batmış bir toplumdur!” diye Rabbine seslendi.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “O halde kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin yola çıkar çünkü siz (Firavun ve ordusu tarafından) takip edileceksiniz.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِعِبَاد۪ي لَيْلًا اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَۙ","related_links":["20/77","26/52"],"audio_path":"43/43-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “O halde kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin yola çıkar çünkü siz (Firavun ve ordusu tarafından) takip edileceksiniz.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِعِبَاد۪ي لَيْلًا اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَۙ","related_links":["20/77","26/52"],"audio_path":"43/43-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “O halde kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin yola çıkar çünkü siz (Firavun ve ordusu tarafından) takip edileceksiniz.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِعِبَاد۪ي لَيْلًا اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَۙ","related_links":["20/77","26/52"],"audio_path":"43/43-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Allah şöyle buyurdu:) “O halde kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin yola çıkar çünkü siz (Firavun ve ordusu tarafından) takip edileceksiniz.”","arabic_text":"فَاَسْرِ بِعِبَاد۪ي لَيْلًا اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَۙ","related_links":["20/77","26/52"],"audio_path":"43/43-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”","arabic_text":"وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًاۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”","arabic_text":"وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًاۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”","arabic_text":"وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًاۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”","arabic_text":"وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًاۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25-26-27","turkish_text":"Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice bahçeler pınarlar çiftlikler güzel konaklar! Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25-26-27","turkish_text":"Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice bahçeler pınarlar çiftlikler güzel konaklar! Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25-26-27","turkish_text":"Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice bahçeler pınarlar çiftlikler güzel konaklar! Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25-26-27","turkish_text":"Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice bahçeler pınarlar çiftlikler güzel konaklar! Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":["26/57"],"audio_path":"43/43-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":["26/57"],"audio_path":"43/43-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":["26/57"],"audio_path":"43/43-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَر۪ينَ","related_links":["26/57"],"audio_path":"43/43-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onların bu acıklı haline) gökyüzü ve yeryüzü (üzülüp) ağlamadı ve kendilerine mühlet de verilmedi (ve onlar kendi inat ve ihtiraslarıyla beraber boğulup gittiler).","arabic_text":"فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onların bu acıklı haline) gökyüzü ve yeryüzü (üzülüp) ağlamadı ve kendilerine mühlet de verilmedi (ve onlar kendi inat ve ihtiraslarıyla beraber boğulup gittiler).","arabic_text":"فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onların bu acıklı haline) gökyüzü ve yeryüzü (üzülüp) ağlamadı ve kendilerine mühlet de verilmedi (ve onlar kendi inat ve ihtiraslarıyla beraber boğulup gittiler).","arabic_text":"فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onların bu acıklı haline) gökyüzü ve yeryüzü (üzülüp) ağlamadı ve kendilerine mühlet de verilmedi (ve onlar kendi inat ve ihtiraslarıyla beraber boğulup gittiler).","arabic_text":"فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan Firavundan kurtardık. Çünkü o haddi aşan büyüklük taslayan bir zorba idi.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan Firavundan kurtardık. Çünkü o haddi aşan büyüklük taslayan bir zorba idi.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan Firavundan kurtardık. Çünkü o haddi aşan büyüklük taslayan bir zorba idi.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Andolsun ki biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan Firavundan kurtardık. Çünkü o haddi aşan büyüklük taslayan bir zorba idi.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Musa’ya bağlı olan (İsrailoğullarını gönderdiğimiz vahiy ile) o devirdeki diğer bütün insanlara üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"43/43-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Musa’ya bağlı olan (İsrailoğullarını gönderdiğimiz vahiy ile) o devirdeki diğer bütün insanlara üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"43/43-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Musa’ya bağlı olan (İsrailoğullarını gönderdiğimiz vahiy ile) o devirdeki diğer bütün insanlara üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"43/43-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Musa’ya bağlı olan (İsrailoğullarını gönderdiğimiz vahiy ile) o devirdeki diğer bütün insanlara üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":["2/40","45/16"],"audio_path":"43/43-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Biz onlara (denizin yarılması bulutların gölge yapması kudret helvası ve bıldırcın gibi) her biri aşikâr bir imtihan vesilesi olan nice ayetler verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا ف۪يهِ بَلٰٓؤٌا مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-33c.mp3","commentary_text":"İnsanın en büyük amacı Allah’ı tanımak, anlamak ve O’nun istekleri doğrultusunda yaşayarak rızasını kazanmak olmalı. Bunun için bütün güzelliklerin karşılığının noksansız verileceği ebedi saadet yurdunu her daim göz önünde bulundurmak gerekir. Ebedi hayatı yok sayarak ya da göz ardı ederek tutarlı ve dengeli bir hayat yaşayamayız. Yaratılanlar arasında sayılamayacak müstesna özelliklerle donatılmış olan insanın ahiret hayatını yok sayması, kendi varlığını önemsiz ve anlamsız hale getirir. Eğer ölümden sonra hayat devam etmeseydi bu hayatın da bir anlamı olmazdı. Onun için Allah ahirete imanı ve ahiret için çalışmayı çok sık aralıklarla vurgulamaktadır. Âhiret yurdu kötülük yapanları cezalandırmak için değil, yaratılışın gayesini bilen ve o yüce amaca hizmet ederek kemale eren erdemli insanların ebedi saadeti için vardır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Biz onlara (denizin yarılması bulutların gölge yapması kudret helvası ve bıldırcın gibi) her biri aşikâr bir imtihan vesilesi olan nice ayetler verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا ف۪يهِ بَلٰٓؤٌا مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-33c.mp3","commentary_text":"İnsanın en büyük amacı Allah’ı tanımak, anlamak ve O’nun istekleri doğrultusunda yaşayarak rızasını kazanmak olmalı. Bunun için bütün güzelliklerin karşılığının noksansız verileceği ebedi saadet yurdunu her daim göz önünde bulundurmak gerekir. Ebedi hayatı yok sayarak ya da göz ardı ederek tutarlı ve dengeli bir hayat yaşayamayız. Yaratılanlar arasında sayılamayacak müstesna özelliklerle donatılmış olan insanın ahiret hayatını yok sayması, kendi varlığını önemsiz ve anlamsız hale getirir. Eğer ölümden sonra hayat devam etmeseydi bu hayatın da bir anlamı olmazdı. Onun için Allah ahirete imanı ve ahiret için çalışmayı çok sık aralıklarla vurgulamaktadır. Âhiret yurdu kötülük yapanları cezalandırmak için değil, yaratılışın gayesini bilen ve o yüce amaca hizmet ederek kemale eren erdemli insanların ebedi saadeti için vardır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Biz onlara (denizin yarılması bulutların gölge yapması kudret helvası ve bıldırcın gibi) her biri aşikâr bir imtihan vesilesi olan nice ayetler verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا ف۪يهِ بَلٰٓؤٌا مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-33c.mp3","commentary_text":"İnsanın en büyük amacı Allah’ı tanımak, anlamak ve O’nun istekleri doğrultusunda yaşayarak rızasını kazanmak olmalı. Bunun için bütün güzelliklerin karşılığının noksansız verileceği ebedi saadet yurdunu her daim göz önünde bulundurmak gerekir. Ebedi hayatı yok sayarak ya da göz ardı ederek tutarlı ve dengeli bir hayat yaşayamayız. Yaratılanlar arasında sayılamayacak müstesna özelliklerle donatılmış olan insanın ahiret hayatını yok sayması, kendi varlığını önemsiz ve anlamsız hale getirir. Eğer ölümden sonra hayat devam etmeseydi bu hayatın da bir anlamı olmazdı. Onun için Allah ahirete imanı ve ahiret için çalışmayı çok sık aralıklarla vurgulamaktadır. Âhiret yurdu kötülük yapanları cezalandırmak için değil, yaratılışın gayesini bilen ve o yüce amaca hizmet ederek kemale eren erdemli insanların ebedi saadeti için vardır."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Biz onlara (denizin yarılması bulutların gölge yapması kudret helvası ve bıldırcın gibi) her biri aşikâr bir imtihan vesilesi olan nice ayetler verdik.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا ف۪يهِ بَلٰٓؤٌا مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"43/43-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"43/43-32c.mp3","commentary_text":"İnsanın en büyük amacı Allah’ı tanımak, anlamak ve O’nun istekleri doğrultusunda yaşayarak rızasını kazanmak olmalı. Bunun için bütün güzelliklerin karşılığının noksansız verileceği ebedi saadet yurdunu her daim göz önünde bulundurmak gerekir. Ebedi hayatı yok sayarak ya da göz ardı ederek tutarlı ve dengeli bir hayat yaşayamayız. Yaratılanlar arasında sayılamayacak müstesna özelliklerle donatılmış olan insanın ahiret hayatını yok sayması, kendi varlığını önemsiz ve anlamsız hale getirir. Eğer ölümden sonra hayat devam etmeseydi bu hayatın da bir anlamı olmazdı. Onun için Allah ahirete imanı ve ahiret için çalışmayı çok sık aralıklarla vurgulamaktadır. Âhiret yurdu kötülük yapanları cezalandırmak için değil, yaratılışın gayesini bilen ve o yüce amaca hizmet ederek kemale eren erdemli insanların ebedi saadeti için vardır."},{"verse_number":"34-35-36","turkish_text":"(Mekkeli müşrikler diyorlar ki:) “Bu (önümüzde bulunan ölüm) bizim ilk (ve tek) ölümümüzdür. Biz diriltilecek de değiliz. Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin (de görelim)!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35-36","turkish_text":"(Mekkeli müşrikler diyorlar ki:) “Bu (önümüzde bulunan ölüm) bizim ilk (ve tek) ölümümüzdür. Biz diriltilecek de değiliz. Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin (de görelim)!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35-36","turkish_text":"(Mekkeli müşrikler diyorlar ki:) “Bu (önümüzde bulunan ölüm) bizim ilk (ve tek) ölümümüzdür. Biz diriltilecek de değiliz. Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin (de görelim)!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35-36","turkish_text":"(Mekkeli müşrikler diyorlar ki:) “Bu (önümüzde bulunan ölüm) bizim ilk (ve tek) ölümümüzdür. Biz diriltilecek de değiliz. Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin (de görelim)!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"43/43-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar mı daha güçlü kuvvetli yoksa Tübba’ halkı ve onlardan önceki toplumlar mı? Suç işledikleri için biz onların hepsini helak ettik.","arabic_text":"اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar mı daha güçlü kuvvetli yoksa Tübba’ halkı ve onlardan önceki toplumlar mı? Suç işledikleri için biz onların hepsini helak ettik.","arabic_text":"اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar mı daha güçlü kuvvetli yoksa Tübba’ halkı ve onlardan önceki toplumlar mı? Suç işledikleri için biz onların hepsini helak ettik.","arabic_text":"اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar mı daha güçlü kuvvetli yoksa Tübba’ halkı ve onlardan önceki toplumlar mı? Suç işledikleri için biz onların hepsini helak ettik.","arabic_text":"اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Ey insanlar bilin ki) Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["21/16","38/27"],"audio_path":"43/43-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Ey insanlar bilin ki) Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["21/16","38/27"],"audio_path":"43/43-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Ey insanlar bilin ki) Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["21/16","38/27"],"audio_path":"43/43-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(Ey insanlar bilin ki) Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları eğlence olsun diye yaratmadık.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِب۪ينَ","related_links":["21/16","38/27"],"audio_path":"43/43-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Biz onları ancak yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Ama onların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَاهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Biz onları ancak yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Ama onların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَاهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Biz onları ancak yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Ama onların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَاهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Biz onları ancak yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Ama onların çoğu bunu bilmezler.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَاهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz bütün hesapların görüleceği o karar günü hepsinin buluşacağı gündür.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ م۪يقَاتُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz bütün hesapların görüleceği o karar günü hepsinin buluşacağı gündür.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ م۪يقَاتُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz bütün hesapların görüleceği o karar günü hepsinin buluşacağı gündür.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ م۪يقَاتُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz bütün hesapların görüleceği o karar günü hepsinin buluşacağı gündür.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ م۪يقَاتُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O gün ne bir dostun diğer bir dosta yararı dokunacak ne de kendilerine yardım ulaşacak. (Herkes dünyada yaşadığının karşılığını alacak).","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي مَوْلًى عَنْ مَوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O gün ne bir dostun diğer bir dosta yararı dokunacak ne de kendilerine yardım ulaşacak. (Herkes dünyada yaşadığının karşılığını alacak).","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي مَوْلًى عَنْ مَوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O gün ne bir dostun diğer bir dosta yararı dokunacak ne de kendilerine yardım ulaşacak. (Herkes dünyada yaşadığının karşılığını alacak).","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي مَوْلًى عَنْ مَوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O gün ne bir dostun diğer bir dosta yararı dokunacak ne de kendilerine yardım ulaşacak. (Herkes dünyada yaşadığının karşılığını alacak).","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي مَوْلًى عَنْ مَوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yalnız Allah’ın rahmet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yalnız Allah’ın rahmet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yalnız Allah’ın rahmet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yalnız Allah’ın rahmet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِلَّا مَنْ رَحِمَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"43/43-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Erimiş maden gibidir o. Kaynar suyun fokurdadığı gibi karınlarında fokurdar.","arabic_text":"كَغَلْيِ الْحَم۪يمِ ﴿٢﴾ كَالْمُهْلِۚۛ يَغْل۪ي فِي الْبُطُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Erimiş maden gibidir o. Kaynar suyun fokurdadığı gibi karınlarında fokurdar.","arabic_text":"كَغَلْيِ الْحَم۪يمِ ﴿٢﴾ كَالْمُهْلِۚۛ يَغْل۪ي فِي الْبُطُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Erimiş maden gibidir o. Kaynar suyun fokurdadığı gibi karınlarında fokurdar.","arabic_text":"كَغَلْيِ الْحَم۪يمِ ﴿٢﴾ كَالْمُهْلِۚۛ يَغْل۪ي فِي الْبُطُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45-46","turkish_text":"Erimiş maden gibidir o. Kaynar suyun fokurdadığı gibi karınlarında fokurdar.","arabic_text":"كَغَلْيِ الْحَم۪يمِ ﴿٢﴾ كَالْمُهْلِۚۛ يَغْل۪ي فِي الْبُطُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Allah görevli meleklere şöyle der:) “Tutun onu cehennemin ortasına atın!”","arabic_text":"خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Allah görevli meleklere şöyle der:) “Tutun onu cehennemin ortasına atın!”","arabic_text":"خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Allah görevli meleklere şöyle der:) “Tutun onu cehennemin ortasına atın!”","arabic_text":"خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"(Allah görevli meleklere şöyle der:) “Tutun onu cehennemin ortasına atın!”","arabic_text":"خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra da azap olarak başından kaynar su dökün.”","arabic_text":"ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra da azap olarak başından kaynar su dökün.”","arabic_text":"ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra da azap olarak başından kaynar su dökün.”","arabic_text":"ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Sonra da azap olarak başından kaynar su dökün.”","arabic_text":"ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"43/43-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün şerefliydin!","arabic_text":"ذُقْۚۙ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْكَر۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün şerefliydin!","arabic_text":"ذُقْۚۙ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْكَر۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün şerefliydin!","arabic_text":"ذُقْۚۙ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْكَر۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün şerefliydin!","arabic_text":"ذُقْۚۙ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْكَر۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِه۪ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِه۪ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِه۪ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِه۪ تَمْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlar kendilerini emniyet içinde bulacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlar kendilerini emniyet içinde bulacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlar kendilerini emniyet içinde bulacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah’ın emirlerine uygun olarak yaşayanlar kendilerini emniyet içinde bulacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.","arabic_text":"يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِل۪ينَۚ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.","arabic_text":"يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِل۪ينَۚ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.","arabic_text":"يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِل۪ينَۚ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52-53","turkish_text":"Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.","arabic_text":"يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِل۪ينَۚ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"43/43-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte böyle. Biz onları keskin bakışlı/ceylan gözlü eşlerle/arkadaşlarla bir araya getireceğiz.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ","related_links":["52/20","55/72","56/22"],"audio_path":"43/43-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte böyle. Biz onları keskin bakışlı/ceylan gözlü eşlerle/arkadaşlarla bir araya getireceğiz.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ","related_links":["52/20","55/72","56/22"],"audio_path":"43/43-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte böyle. Biz onları keskin bakışlı/ceylan gözlü eşlerle/arkadaşlarla bir araya getireceğiz.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ","related_links":["52/20","55/72","56/22"],"audio_path":"43/43-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"İşte böyle. Biz onları keskin bakışlı/ceylan gözlü eşlerle/arkadaşlarla bir araya getireceğiz.","arabic_text":"كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ","related_links":["52/20","55/72","56/22"],"audio_path":"43/43-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Orada güven içinde (dünyada işledikleri fiillerinin) bütün meyvelerini (meşru şekilde) isteyip tadacaklar.","arabic_text":"يَدْعُونَ ف۪يهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Orada güven içinde (dünyada işledikleri fiillerinin) bütün meyvelerini (meşru şekilde) isteyip tadacaklar.","arabic_text":"يَدْعُونَ ف۪يهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Orada güven içinde (dünyada işledikleri fiillerinin) bütün meyvelerini (meşru şekilde) isteyip tadacaklar.","arabic_text":"يَدْعُونَ ف۪يهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Orada güven içinde (dünyada işledikleri fiillerinin) bütün meyvelerini (meşru şekilde) isteyip tadacaklar.","arabic_text":"يَدْعُونَ ف۪يهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ve orada (dünyadan ayrılırken tattıkları) ilk ölümden sonra (başka) bir ölüm de tatmayacaklar. Ayrıca Allah onları yakıcı ateşin azabından da koruyacak.","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ve orada (dünyadan ayrılırken tattıkları) ilk ölümden sonra (başka) bir ölüm de tatmayacaklar. Ayrıca Allah onları yakıcı ateşin azabından da koruyacak.","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ve orada (dünyadan ayrılırken tattıkları) ilk ölümden sonra (başka) bir ölüm de tatmayacaklar. Ayrıca Allah onları yakıcı ateşin azabından da koruyacak.","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ve orada (dünyadan ayrılırken tattıkları) ilk ölümden sonra (başka) bir ölüm de tatmayacaklar. Ayrıca Allah onları yakıcı ateşin azabından da koruyacak.","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"43/43-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Bu nimetler kendilerine) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). Asıl büyük kazanç ve kurtuluş işte budur.","arabic_text":"فَضْلًا مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Bu nimetler kendilerine) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). Asıl büyük kazanç ve kurtuluş işte budur.","arabic_text":"فَضْلًا مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Bu nimetler kendilerine) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). Asıl büyük kazanç ve kurtuluş işte budur.","arabic_text":"فَضْلًا مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Bu nimetler kendilerine) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). Asıl büyük kazanç ve kurtuluş işte budur.","arabic_text":"فَضْلًا مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"43/43-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz o (Kur’an’)ı (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz o (Kur’an’)ı (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz o (Kur’an’)ı (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Ey Resul!) Biz o (Kur’an’)ı (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.","arabic_text":"فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki onlar da (senin anlatılanlarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.","arabic_text":"فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki onlar da (senin anlatılanlarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.","arabic_text":"فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki onlar da (senin anlatılanlarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.","arabic_text":"فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"(Hala akıllarını kullanmazlarsa) artık sen (onların başına gelecekleri) bekle! Unutma ki onlar da (senin anlatılanlarının ne zaman boşa çıkacağını) beklemektedirler.","arabic_text":"فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"43/43-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":45,"name":"CÂSİYE SÛRESİ","description":"Casiye suresi, Mekke döneminde inmiş olup 37 ayettir. Sure adını, 28. ayette geçen ve kıyamette diz çökenleri anlatan “Casiye” kelimesinden almıştır. Sûrede Allah tarafından indirilen vahyin önemine ve buna inanmanın gereğine dikkat çekiliyor. Kur’an ayetlerinin doğruluğunu kanıtlayan aklî ve naklî deliller sıralanıyor. Göklerde, yerde ve denizlerde Allah’ın kudretini gösteren olaylara dikkat çekiliyor. Zalimlerin birbirlerinin yardımcıları olduğu; ancak onların çabalarının peygamberi görevinden vazgeçirmeye yetmeyeceği ifade diliyor. Kur’an’ın bir rahmet olduğu ve hiçbir zaman inananlarla inanmayanların aynı değerde olmayacağı bildiriliyor. Âhirete ve hesap gününe inanmayanların düşünce tarzlarına ve zihniyetlerine yer verilen sûrede Allah’ın sözünün mutlaka gerçekleşeceği ve kıyametin kesinlikle vuku bulacağı işleniyor. İnsanların bütün fiillerinin kayda alındığı ve mahşer günü bu fiillerin karşılığının görüleceği, iman edip iyi işler yapanların ilâhî rahmete ve büyük mükâfata nâil olacağı, kibir ve inatları yüzünden Allah’ın âyetlerini alaya alanların ve inkâra sapanların ise cehenneme atılacağı anlatılıyor.","sura_intro_audio":"44/44-a.mp3","verse_count":37,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"44/44-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"44/44-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"44/44-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓۜ","related_links":["2/1"],"audio_path":"44/44-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"44/44-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"44/44-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"44/44-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"44/44-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz göklerde ve yerde inanan(mak isteyen)ler için (Allah’ın birliğine ve kudretine dair) nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz göklerde ve yerde inanan(mak isteyen)ler için (Allah’ın birliğine ve kudretine dair) nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz göklerde ve yerde inanan(mak isteyen)ler için (Allah’ın birliğine ve kudretine dair) nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz göklerde ve yerde inanan(mak isteyen)ler için (Allah’ın birliğine ve kudretine dair) nice deliller vardır.","arabic_text":"اِنَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında kesin olarak inanacak kimseler için (ibret dolu) deliller vardır.","arabic_text":"وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında kesin olarak inanacak kimseler için (ibret dolu) deliller vardır.","arabic_text":"وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında kesin olarak inanacak kimseler için (ibret dolu) deliller vardır.","arabic_text":"وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında kesin olarak inanacak kimseler için (ibret dolu) deliller vardır.","arabic_text":"وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gece ve gündüzün birbiri ardına gelmesinde (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinde) Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmuru) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârı (değişik yönlerden aşılayıcı olarak) estirmesinde aklını işleten kimseler için nice deliller vardır.","arabic_text":"وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gece ve gündüzün birbiri ardına gelmesinde (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinde) Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmuru) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârı (değişik yönlerden aşılayıcı olarak) estirmesinde aklını işleten kimseler için nice deliller vardır.","arabic_text":"وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gece ve gündüzün birbiri ardına gelmesinde (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinde) Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmuru) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârı (değişik yönlerden aşılayıcı olarak) estirmesinde aklını işleten kimseler için nice deliller vardır.","arabic_text":"وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gece ve gündüzün birbiri ardına gelmesinde (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinde) Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmuru) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârı (değişik yönlerden aşılayıcı olarak) estirmesinde aklını işleten kimseler için nice deliller vardır.","arabic_text":"وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık onlar Allah’a ve O’nun ayetlerine inanmadıktan sonra daha hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık onlar Allah’a ve O’nun ayetlerine inanmadıktan sonra daha hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık onlar Allah’a ve O’nun ayetlerine inanmadıktan sonra daha hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık onlar Allah’a ve O’nun ayetlerine inanmadıktan sonra daha hangi söze inanacaklar?","arabic_text":"تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendini aldatarak günaha gömülenlerin vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendini aldatarak günaha gömülenlerin vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendini aldatarak günaha gömülenlerin vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendini aldatarak günaha gömülenlerin vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"44/44-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu acı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"44/44-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-8c.mp3","commentary_text":"Cahiliye dönemindeki Mekke müşriklerinin ortaya koyduğu bu tablo Kur’an’ın şiddetle karşı çıktığı bir durumdur. Ancak benzer manzaraya bugün de rastlamak mümkündür. Hem de Müslüman olduğunu iddia eden bazı kişiler Kur’an ayetleri kendilerine okunduğu halde işlerine gelmediği ya da kendilerini bir şey zannettikleri için onlardaki mesajı hiç duymamış gibi büyüklük taslamaya, duyarsız, sorumsuz ve savurganca yaşamaya devam ederler. Hele biraz da servet ve şöhrete sahipseler, Kur’an’ı fakirlerin, dışlanmışların, mazlumların, işi gücü olmayan garibanların, biraz da cahillerin (hâşâ) kitabı olarak görürler. Unutmayalım ki; en büyük küfür Allah’ın mülkünde, Allah’ın verdikleriyle Allah’a meydan okumaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu acı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"44/44-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-8c.mp3","commentary_text":"Cahiliye dönemindeki Mekke müşriklerinin ortaya koyduğu bu tablo Kur’an’ın şiddetle karşı çıktığı bir durumdur. Ancak benzer manzaraya bugün de rastlamak mümkündür. Hem de Müslüman olduğunu iddia eden bazı kişiler Kur’an ayetleri kendilerine okunduğu halde işlerine gelmediği ya da kendilerini bir şey zannettikleri için onlardaki mesajı hiç duymamış gibi büyüklük taslamaya, duyarsız, sorumsuz ve savurganca yaşamaya devam ederler. Hele biraz da servet ve şöhrete sahipseler, Kur’an’ı fakirlerin, dışlanmışların, mazlumların, işi gücü olmayan garibanların, biraz da cahillerin (hâşâ) kitabı olarak görürler. Unutmayalım ki; en büyük küfür Allah’ın mülkünde, Allah’ın verdikleriyle Allah’a meydan okumaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu acı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"44/44-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-8c.mp3","commentary_text":"Cahiliye dönemindeki Mekke müşriklerinin ortaya koyduğu bu tablo Kur’an’ın şiddetle karşı çıktığı bir durumdur. Ancak benzer manzaraya bugün de rastlamak mümkündür. Hem de Müslüman olduğunu iddia eden bazı kişiler Kur’an ayetleri kendilerine okunduğu halde işlerine gelmediği ya da kendilerini bir şey zannettikleri için onlardaki mesajı hiç duymamış gibi büyüklük taslamaya, duyarsız, sorumsuz ve savurganca yaşamaya devam ederler. Hele biraz da servet ve şöhrete sahipseler, Kur’an’ı fakirlerin, dışlanmışların, mazlumların, işi gücü olmayan garibanların, biraz da cahillerin (hâşâ) kitabı olarak görürler. Unutmayalım ki; en büyük küfür Allah’ın mülkünde, Allah’ın verdikleriyle Allah’a meydan okumaktır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah’ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu acı bir azapla müjdele!","arabic_text":"يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"44/44-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-7c.mp3","commentary_text":"Cahiliye dönemindeki Mekke müşriklerinin ortaya koyduğu bu tablo Kur’an’ın şiddetle karşı çıktığı bir durumdur. Ancak benzer manzaraya bugün de rastlamak mümkündür. Hem de Müslüman olduğunu iddia eden bazı kişiler Kur’an ayetleri kendilerine okunduğu halde işlerine gelmediği ya da kendilerini bir şey zannettikleri için onlardaki mesajı hiç duymamış gibi büyüklük taslamaya, duyarsız, sorumsuz ve savurganca yaşamaya devam ederler. Hele biraz da servet ve şöhrete sahipseler, Kur’an’ı fakirlerin, dışlanmışların, mazlumların, işi gücü olmayan garibanların, biraz da cahillerin (hâşâ) kitabı olarak görürler. Unutmayalım ki; en büyük küfür Allah’ın mülkünde, Allah’ın verdikleriyle Allah’a meydan okumaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar) ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.","arabic_text":"وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar) ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.","arabic_text":"وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar) ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.","arabic_text":"وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar) ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.","arabic_text":"وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de Allah’tan başka edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de Allah’tan başka edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de Allah’tan başka edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de Allah’tan başka edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.","arabic_text":"مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"44/44-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok acı bir azap vardır.","arabic_text":"هٰذَا هُدًىۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok acı bir azap vardır.","arabic_text":"هٰذَا هُدًىۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok acı bir azap vardır.","arabic_text":"هٰذَا هُدًىۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok acı bir azap vardır.","arabic_text":"هٰذَا هُدًىۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٍ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki hem gemiler yüzüp gitsin hem de (siz) lütfundan istekte bulunasınız ve şükredesiniz diye denizi istifadenize sunmuştur.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ ف۪يهِ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki hem gemiler yüzüp gitsin hem de (siz) lütfundan istekte bulunasınız ve şükredesiniz diye denizi istifadenize sunmuştur.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ ف۪يهِ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki hem gemiler yüzüp gitsin hem de (siz) lütfundan istekte bulunasınız ve şükredesiniz diye denizi istifadenize sunmuştur.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ ف۪يهِ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki hem gemiler yüzüp gitsin hem de (siz) lütfundan istekte bulunasınız ve şükredesiniz diye denizi istifadenize sunmuştur.","arabic_text":"اَللّٰهُ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ ف۪يهِ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi kendinden (bir lütuf olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-13c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, Allah göklerde ve yerde olan her şeyi insanın emrine niçin vermiştir. Düşünen ve aklını işleten bir insan bu sorunun cevabını aramaz mı? Madem insanın diğer canlılardan bir farkı olmayacaktı, onun hayatı da diğer canlıların hayatı gibi yemek içmek ve yatmaktan ibaret olacaktı o taktirde neden diğer canlılardan farklı kılınmıştır? Düşünmemiz gerekmez mi?"},{"verse_number":"13","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi kendinden (bir lütuf olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-13c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, Allah göklerde ve yerde olan her şeyi insanın emrine niçin vermiştir. Düşünen ve aklını işleten bir insan bu sorunun cevabını aramaz mı? Madem insanın diğer canlılardan bir farkı olmayacaktı, onun hayatı da diğer canlıların hayatı gibi yemek içmek ve yatmaktan ibaret olacaktı o taktirde neden diğer canlılardan farklı kılınmıştır? Düşünmemiz gerekmez mi?"},{"verse_number":"13","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi kendinden (bir lütuf olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-13c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, Allah göklerde ve yerde olan her şeyi insanın emrine niçin vermiştir. Düşünen ve aklını işleten bir insan bu sorunun cevabını aramaz mı? Madem insanın diğer canlılardan bir farkı olmayacaktı, onun hayatı da diğer canlıların hayatı gibi yemek içmek ve yatmaktan ibaret olacaktı o taktirde neden diğer canlılardan farklı kılınmıştır? Düşünmemiz gerekmez mi?"},{"verse_number":"13","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi kendinden (bir lütuf olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.","arabic_text":"وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-12c.mp3","commentary_text":"Öyle ya, Allah göklerde ve yerde olan her şeyi insanın emrine niçin vermiştir. Düşünen ve aklını işleten bir insan bu sorunun cevabını aramaz mı? Madem insanın diğer canlılardan bir farkı olmayacaktı, onun hayatı da diğer canlıların hayatı gibi yemek içmek ve yatmaktan ibaret olacaktı o taktirde neden diğer canlılardan farklı kılınmıştır? Düşünmemiz gerekmez mi?"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ey Resul!) İnananlara söyle: Allah’ın (inkârcıları cezalandırması için kendilerine göstereceği) günlerin gelip çatacağını beklemeyenlerin sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler ve onların kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü Allah hangi topluluk ne kazanmış ise muhakkak karşılığını verecektir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ey Resul!) İnananlara söyle: Allah’ın (inkârcıları cezalandırması için kendilerine göstereceği) günlerin gelip çatacağını beklemeyenlerin sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler ve onların kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü Allah hangi topluluk ne kazanmış ise muhakkak karşılığını verecektir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ey Resul!) İnananlara söyle: Allah’ın (inkârcıları cezalandırması için kendilerine göstereceği) günlerin gelip çatacağını beklemeyenlerin sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler ve onların kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü Allah hangi topluluk ne kazanmış ise muhakkak karşılığını verecektir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Ey Resul!) İnananlara söyle: Allah’ın (inkârcıları cezalandırması için kendilerine göstereceği) günlerin gelip çatacağını beklemeyenlerin sözlerine ve davranışlarına aldırış etmesinler ve onların kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü Allah hangi topluluk ne kazanmış ise muhakkak karşılığını verecektir.","arabic_text":"قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.","arabic_text":"مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap hükümranlık (kendi kendilerini yönetme gücü) ve nebilik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (İslam’la şereflendirerek dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamberlerin gelmesiyle İsrailoğulları Firavunun zulmünden kurtulmuş, kendi kendilerini yönetme özgürlüğüne kavuşarak hüküm ve hâkimiyetleri sağlanmış, Tevrat’ın hükümleriyle yani İslam’la şereflenmeleriyle de hayatları bir anda değişmişti. Böylece kendi dönemlerinin tek Müslüman topluluğu oldukları için diğer kavimlere karşı üstün duruma yükselmişlerdi. Ayette ifade edilen üstünlük budur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap hükümranlık (kendi kendilerini yönetme gücü) ve nebilik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (İslam’la şereflendirerek dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamberlerin gelmesiyle İsrailoğulları Firavunun zulmünden kurtulmuş, kendi kendilerini yönetme özgürlüğüne kavuşarak hüküm ve hâkimiyetleri sağlanmış, Tevrat’ın hükümleriyle yani İslam’la şereflenmeleriyle de hayatları bir anda değişmişti. Böylece kendi dönemlerinin tek Müslüman topluluğu oldukları için diğer kavimlere karşı üstün duruma yükselmişlerdi. Ayette ifade edilen üstünlük budur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap hükümranlık (kendi kendilerini yönetme gücü) ve nebilik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (İslam’la şereflendirerek dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-16c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamberlerin gelmesiyle İsrailoğulları Firavunun zulmünden kurtulmuş, kendi kendilerini yönetme özgürlüğüne kavuşarak hüküm ve hâkimiyetleri sağlanmış, Tevrat’ın hükümleriyle yani İslam’la şereflenmeleriyle de hayatları bir anda değişmişti. Böylece kendi dönemlerinin tek Müslüman topluluğu oldukları için diğer kavimlere karşı üstün duruma yükselmişlerdi. Ayette ifade edilen üstünlük budur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap hükümranlık (kendi kendilerini yönetme gücü) ve nebilik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (İslam’la şereflendirerek dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"44/44-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-15c.mp3","commentary_text":"Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamberlerin gelmesiyle İsrailoğulları Firavunun zulmünden kurtulmuş, kendi kendilerini yönetme özgürlüğüne kavuşarak hüküm ve hâkimiyetleri sağlanmış, Tevrat’ın hükümleriyle yani İslam’la şereflenmeleriyle de hayatları bir anda değişmişti. Böylece kendi dönemlerinin tek Müslüman topluluğu oldukları için diğer kavimlere karşı üstün duruma yükselmişlerdi. Ayette ifade edilen üstünlük budur."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yine onlara din ve dünya işleriyle ilgili apaçık deliller verdik. Fakat onlar kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden (tekrar) ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yine onlara din ve dünya işleriyle ilgili apaçık deliller verdik. Fakat onlar kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden (tekrar) ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yine onlara din ve dünya işleriyle ilgili apaçık deliller verdik. Fakat onlar kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden (tekrar) ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Yine onlara din ve dünya işleriyle ilgili apaçık deliller verdik. Fakat onlar kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden (tekrar) ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.","arabic_text":"وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!","arabic_text":"ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.","arabic_text":"اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۚ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-19c.mp3","commentary_text":"En büyük zenginlik Allah’a dost olabilmektir. Hayatta en zor şey insanla dostluk kurmaktır. Çünkü insan vefasızdır, acımasızdır, nankördür, menfaatçidir, kolaycıdır, bencildir. En kolay olan da Allah’a dost olmaktır. Çünkü Allah merhametlidir, affedicidir, vefalıdır, yardım severdir, iyiliğe mukabele edendir, dostluk için kapısını açık tutandır, kendisine güveneni yarı yolda bırakmayandır. Eğer insan gerçekten Allah’a inanıyor ve güveniyorsa Allah onun dostudur. “Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara 2/257) İşte dostluk için inanmak ve güvenmek yetiyor. Zaten insan inanır ve güvenirse Allah onu karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.","arabic_text":"اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۚ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-19c.mp3","commentary_text":"En büyük zenginlik Allah’a dost olabilmektir. Hayatta en zor şey insanla dostluk kurmaktır. Çünkü insan vefasızdır, acımasızdır, nankördür, menfaatçidir, kolaycıdır, bencildir. En kolay olan da Allah’a dost olmaktır. Çünkü Allah merhametlidir, affedicidir, vefalıdır, yardım severdir, iyiliğe mukabele edendir, dostluk için kapısını açık tutandır, kendisine güveneni yarı yolda bırakmayandır. Eğer insan gerçekten Allah’a inanıyor ve güveniyorsa Allah onun dostudur. “Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara 2/257) İşte dostluk için inanmak ve güvenmek yetiyor. Zaten insan inanır ve güvenirse Allah onu karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.","arabic_text":"اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۚ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-19c.mp3","commentary_text":"En büyük zenginlik Allah’a dost olabilmektir. Hayatta en zor şey insanla dostluk kurmaktır. Çünkü insan vefasızdır, acımasızdır, nankördür, menfaatçidir, kolaycıdır, bencildir. En kolay olan da Allah’a dost olmaktır. Çünkü Allah merhametlidir, affedicidir, vefalıdır, yardım severdir, iyiliğe mukabele edendir, dostluk için kapısını açık tutandır, kendisine güveneni yarı yolda bırakmayandır. Eğer insan gerçekten Allah’a inanıyor ve güveniyorsa Allah onun dostudur. “Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara 2/257) İşte dostluk için inanmak ve güvenmek yetiyor. Zaten insan inanır ve güvenirse Allah onu karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.","arabic_text":"اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۚ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-18c.mp3","commentary_text":"En büyük zenginlik Allah’a dost olabilmektir. Hayatta en zor şey insanla dostluk kurmaktır. Çünkü insan vefasızdır, acımasızdır, nankördür, menfaatçidir, kolaycıdır, bencildir. En kolay olan da Allah’a dost olmaktır. Çünkü Allah merhametlidir, affedicidir, vefalıdır, yardım severdir, iyiliğe mukabele edendir, dostluk için kapısını açık tutandır, kendisine güveneni yarı yolda bırakmayandır. Eğer insan gerçekten Allah’a inanıyor ve güveniyorsa Allah onun dostudur. “Allah inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…” (Bakara 2/257) İşte dostluk için inanmak ve güvenmek yetiyor. Zaten insan inanır ve güvenirse Allah onu karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu (Kur’an) insanlara (kurtuluş yollarını gösteren ve kalp gözlerini açan) kanıtlar sunmaktadır; gönülden inananlar için de bir doğru yol rehberi ve bir rahmettir.","arabic_text":"هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu (Kur’an) insanlara (kurtuluş yollarını gösteren ve kalp gözlerini açan) kanıtlar sunmaktadır; gönülden inananlar için de bir doğru yol rehberi ve bir rahmettir.","arabic_text":"هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu (Kur’an) insanlara (kurtuluş yollarını gösteren ve kalp gözlerini açan) kanıtlar sunmaktadır; gönülden inananlar için de bir doğru yol rehberi ve bir rahmettir.","arabic_text":"هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bu (Kur’an) insanlara (kurtuluş yollarını gösteren ve kalp gözlerini açan) kanıtlar sunmaktadır; gönülden inananlar için de bir doğru yol rehberi ve bir rahmettir.","arabic_text":"هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa o kötülükleri işleyenler inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi kendilerine de göstereceğimizi hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? (Böyle sanmakla) ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ سَوَٓاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa o kötülükleri işleyenler inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi kendilerine de göstereceğimizi hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? (Böyle sanmakla) ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ سَوَٓاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa o kötülükleri işleyenler inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi kendilerine de göstereceğimizi hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? (Böyle sanmakla) ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ سَوَٓاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Yoksa o kötülükleri işleyenler inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi kendilerine de göstereceğimizi hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? (Böyle sanmakla) ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ سَوَٓاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Ve (bu hakikatin devamı olarak ahiret âlemi de gelecek ki) herkes dünyada ne kazanmışsa karşılığını görsün. (Ayrıca bilinmelidir ki;) orada kimseye (en küçük bir) haksızlık da yapılmayacaktır.","arabic_text":"وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Ve (bu hakikatin devamı olarak ahiret âlemi de gelecek ki) herkes dünyada ne kazanmışsa karşılığını görsün. (Ayrıca bilinmelidir ki;) orada kimseye (en küçük bir) haksızlık da yapılmayacaktır.","arabic_text":"وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Ve (bu hakikatin devamı olarak ahiret âlemi de gelecek ki) herkes dünyada ne kazanmışsa karşılığını görsün. (Ayrıca bilinmelidir ki;) orada kimseye (en küçük bir) haksızlık da yapılmayacaktır.","arabic_text":"وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Ve (bu hakikatin devamı olarak ahiret âlemi de gelecek ki) herkes dünyada ne kazanmışsa karşılığını görsün. (Ayrıca bilinmelidir ki;) orada kimseye (en küçük bir) haksızlık da yapılmayacaktır.","arabic_text":"وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Resul!) Kendi arzu ve isteklerini tanrı edinen bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah’ın şaşırttığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde hiç düşünüp ders almaz mısınız?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِه۪ وَقَلْبِه۪ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِه۪ غِشَاوَةًۜ فَمَنْ يَهْد۪يهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-23c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, değişken arzuların arkasına takılan, kendi heva ve hevesini tanrı edinen, anormal isteklerinin ve ihtiraslarının kölesi olan, menfaatin önünde eğilen ve böylece kişiliğini bütünüyle kaybeden insanla ilgili bir portre ortaya koyuyor. Böyle kimselerin gönüllerinde hidayete yer kalmadığı için kendi istekleri ve seçimleri doğrultusunda gerçekleri duymayacak ve hissetmeyecek şekilde kulaklarının ve kalplerinin mühürlendiği, hakkı görmeyecek ve doğruları kavramayacak biçimde gözlerinin perdelendiği ve basiretlerinin kendi amelleriyle bağlandığı anlatılıyor."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Resul!) Kendi arzu ve isteklerini tanrı edinen bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah’ın şaşırttığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde hiç düşünüp ders almaz mısınız?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِه۪ وَقَلْبِه۪ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِه۪ غِشَاوَةًۜ فَمَنْ يَهْد۪يهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-23c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, değişken arzuların arkasına takılan, kendi heva ve hevesini tanrı edinen, anormal isteklerinin ve ihtiraslarının kölesi olan, menfaatin önünde eğilen ve böylece kişiliğini bütünüyle kaybeden insanla ilgili bir portre ortaya koyuyor. Böyle kimselerin gönüllerinde hidayete yer kalmadığı için kendi istekleri ve seçimleri doğrultusunda gerçekleri duymayacak ve hissetmeyecek şekilde kulaklarının ve kalplerinin mühürlendiği, hakkı görmeyecek ve doğruları kavramayacak biçimde gözlerinin perdelendiği ve basiretlerinin kendi amelleriyle bağlandığı anlatılıyor."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Resul!) Kendi arzu ve isteklerini tanrı edinen bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah’ın şaşırttığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde hiç düşünüp ders almaz mısınız?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِه۪ وَقَلْبِه۪ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِه۪ غِشَاوَةًۜ فَمَنْ يَهْد۪يهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-23c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, değişken arzuların arkasına takılan, kendi heva ve hevesini tanrı edinen, anormal isteklerinin ve ihtiraslarının kölesi olan, menfaatin önünde eğilen ve böylece kişiliğini bütünüyle kaybeden insanla ilgili bir portre ortaya koyuyor. Böyle kimselerin gönüllerinde hidayete yer kalmadığı için kendi istekleri ve seçimleri doğrultusunda gerçekleri duymayacak ve hissetmeyecek şekilde kulaklarının ve kalplerinin mühürlendiği, hakkı görmeyecek ve doğruları kavramayacak biçimde gözlerinin perdelendiği ve basiretlerinin kendi amelleriyle bağlandığı anlatılıyor."},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Ey Resul!) Kendi arzu ve isteklerini tanrı edinen bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah’ın şaşırttığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde hiç düşünüp ders almaz mısınız?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِه۪ وَقَلْبِه۪ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِه۪ غِشَاوَةًۜ فَمَنْ يَهْد۪يهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"44/44-22c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, değişken arzuların arkasına takılan, kendi heva ve hevesini tanrı edinen, anormal isteklerinin ve ihtiraslarının kölesi olan, menfaatin önünde eğilen ve böylece kişiliğini bütünüyle kaybeden insanla ilgili bir portre ortaya koyuyor. Böyle kimselerin gönüllerinde hidayete yer kalmadığı için kendi istekleri ve seçimleri doğrultusunda gerçekleri duymayacak ve hissetmeyecek şekilde kulaklarının ve kalplerinin mühürlendiği, hakkı görmeyecek ve doğruları kavramayacak biçimde gözlerinin perdelendiği ve basiretlerinin kendi amelleriyle bağlandığı anlatılıyor."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Birilerimiz ölür birilerimiz doğar (hayat böylece devam eder gider). Bizi ancak zaman yok eder (öldükten sonra da dirilmeyiz).” Oysa bu konuda onların hiçbir bilgisi yoktur. Onlar sadece delilsiz varsayımda bulunuyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا مَا هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَٓا اِلَّا الدَّهْرُۚ وَمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۚ اِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Birilerimiz ölür birilerimiz doğar (hayat böylece devam eder gider). Bizi ancak zaman yok eder (öldükten sonra da dirilmeyiz).” Oysa bu konuda onların hiçbir bilgisi yoktur. Onlar sadece delilsiz varsayımda bulunuyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا مَا هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَٓا اِلَّا الدَّهْرُۚ وَمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۚ اِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Birilerimiz ölür birilerimiz doğar (hayat böylece devam eder gider). Bizi ancak zaman yok eder (öldükten sonra da dirilmeyiz).” Oysa bu konuda onların hiçbir bilgisi yoktur. Onlar sadece delilsiz varsayımda bulunuyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا مَا هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَٓا اِلَّا الدَّهْرُۚ وَمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۚ اِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Birilerimiz ölür birilerimiz doğar (hayat böylece devam eder gider). Bizi ancak zaman yok eder (öldükten sonra da dirilmeyiz).” Oysa bu konuda onların hiçbir bilgisi yoktur. Onlar sadece delilsiz varsayımda bulunuyorlar.","arabic_text":"وَقَالُوا مَا هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَٓا اِلَّا الدَّهْرُۚ وَمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۚ اِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri/iddiaları ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demek olur.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri/iddiaları ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demek olur.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri/iddiaları ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demek olur.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri/iddiaları ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demek olur.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah’tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirecektir. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k isteme)zler.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah’tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirecektir. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k isteme)zler.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah’tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirecektir. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k isteme)zler.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah’tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirecektir. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k isteme)zler.”","arabic_text":"قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"44/44-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün işte o gün (hayatlarında anlayamadıkları) gerçekleri geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün işte o gün (hayatlarında anlayamadıkları) gerçekleri geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün işte o gün (hayatlarında anlayamadıkları) gerçekleri geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün işte o gün (hayatlarında anlayamadıkları) gerçekleri geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ الْمُبْطِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O gün bütün ümmetleri/insanları bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Herkes kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).","arabic_text":"وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O gün bütün ümmetleri/insanları bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Herkes kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).","arabic_text":"وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O gün bütün ümmetleri/insanları bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Herkes kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).","arabic_text":"وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O gün bütün ümmetleri/insanları bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Herkes kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).","arabic_text":"وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır. Çünkü dünyada iken yaptığınız her şeyin bir kopyasını alıyorduk.”","arabic_text":"هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır. Çünkü dünyada iken yaptığınız her şeyin bir kopyasını alıyorduk.”","arabic_text":"هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır. Çünkü dünyada iken yaptığınız her şeyin bir kopyasını alıyorduk.”","arabic_text":"هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır. Çünkü dünyada iken yaptığınız her şeyin bir kopyasını alıyorduk.”","arabic_text":"هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!","arabic_text":"فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkâr edenlere şöyle denir: “Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir toplum olmuştunuz değil mi?”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkâr edenlere şöyle denir: “Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir toplum olmuştunuz değil mi?”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkâr edenlere şöyle denir: “Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir toplum olmuştunuz değil mi?”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İnkâr edenlere şöyle denir: “Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir toplum olmuştunuz değil mi?”","arabic_text":"وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Gerçekten Allah’ın vaadi haktır. Kıyamet günü şüphe götürmez bir gerçektir” denildiği zaman siz demiştiniz ki: “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak birtakım tahminlerde bulunuyoruz. Onun hakkında kesin bir bilgi elde etmiş değiliz.”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Gerçekten Allah’ın vaadi haktır. Kıyamet günü şüphe götürmez bir gerçektir” denildiği zaman siz demiştiniz ki: “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak birtakım tahminlerde bulunuyoruz. Onun hakkında kesin bir bilgi elde etmiş değiliz.”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Gerçekten Allah’ın vaadi haktır. Kıyamet günü şüphe götürmez bir gerçektir” denildiği zaman siz demiştiniz ki: “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak birtakım tahminlerde bulunuyoruz. Onun hakkında kesin bir bilgi elde etmiş değiliz.”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Gerçekten Allah’ın vaadi haktır. Kıyamet günü şüphe götürmez bir gerçektir” denildiği zaman siz demiştiniz ki: “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak birtakım tahminlerde bulunuyoruz. Onun hakkında kesin bir bilgi elde etmiş değiliz.”","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.","arabic_text":"وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlara) şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı nasıl unuttuysanız biz de bugün sizi (cennet nimetlerine kavuşturmayı) unutuyoruz. (Biliniz ki) varacağınız yer ateştir. Ve (sizi ateşten koruyacak) yardımcılarınız da olmayacaktır.”","arabic_text":"وَق۪يلَ الْيَوْمَ نَنْسٰيكُمْ كَمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":["32/14"],"audio_path":"44/44-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlara) şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı nasıl unuttuysanız biz de bugün sizi (cennet nimetlerine kavuşturmayı) unutuyoruz. (Biliniz ki) varacağınız yer ateştir. Ve (sizi ateşten koruyacak) yardımcılarınız da olmayacaktır.”","arabic_text":"وَق۪يلَ الْيَوْمَ نَنْسٰيكُمْ كَمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":["32/14"],"audio_path":"44/44-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlara) şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı nasıl unuttuysanız biz de bugün sizi (cennet nimetlerine kavuşturmayı) unutuyoruz. (Biliniz ki) varacağınız yer ateştir. Ve (sizi ateşten koruyacak) yardımcılarınız da olmayacaktır.”","arabic_text":"وَق۪يلَ الْيَوْمَ نَنْسٰيكُمْ كَمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":["32/14"],"audio_path":"44/44-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlara) şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı nasıl unuttuysanız biz de bugün sizi (cennet nimetlerine kavuşturmayı) unutuyoruz. (Biliniz ki) varacağınız yer ateştir. Ve (sizi ateşten koruyacak) yardımcılarınız da olmayacaktır.”","arabic_text":"وَق۪يلَ الْيَوْمَ نَنْسٰيكُمْ كَمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ","related_links":["32/14"],"audio_path":"44/44-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bunun sebebi sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık o gün ne ateşten çıkarılacaklar ne de Allah’ı hoşnut etmeleri (için dünyaya geri dönmeleri) kabul edilecek.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bunun sebebi sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık o gün ne ateşten çıkarılacaklar ne de Allah’ı hoşnut etmeleri (için dünyaya geri dönmeleri) kabul edilecek.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bunun sebebi sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık o gün ne ateşten çıkarılacaklar ne de Allah’ı hoşnut etmeleri (için dünyaya geri dönmeleri) kabul edilecek.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bunun sebebi sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık o gün ne ateşten çıkarılacaklar ne de Allah’ı hoşnut etmeleri (için dünyaya geri dönmeleri) kabul edilecek.","arabic_text":"ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bütün övgüler göklerin Rabbi yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bütün övgüler göklerin Rabbi yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bütün övgüler göklerin Rabbi yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bütün övgüler göklerin Rabbi yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"44/44-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Göklerde ve yerde azamet/büyüklük yalnız O’na mahsustur. Ve O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Göklerde ve yerde azamet/büyüklük yalnız O’na mahsustur. Ve O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Göklerde ve yerde azamet/büyüklük yalnız O’na mahsustur. Ve O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Göklerde ve yerde azamet/büyüklük yalnız O’na mahsustur. Ve O mutlak galiptir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"44/44-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":46,"name":"AHKÂF SÛRESİ","description":"Ahkâf suresi, Mekke döneminde inmiş olup 35 ayettir. Sure adını, 21. ayette geçen “Ahkâf” kelimesinden almıştır. “Kum tepeleri” anlamına gelen “Ahkâf”, Yemen’de “Ad” kavminin yaşadığı bir bölgenin adıdır. Sûrede Kur’an’ın Allah tarafından indirilmiş bir kitap olduğuna, Allah’ın göğü, yeri ve diğer varlıkları belli aşamalar içinde ve bir gayeye bağlı olarak yarattığına dikkat çekiliyor. Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek kendilerine bile bir faydası olmayan bu varlıklardan yardım beklemenin saçmalığı ortaya konuyor. Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğu, ona indirilen Kur’an’ın şüphe götürmez üstünlüğü, iman davasının haklılığı ve buna rağmen müşriklerin inatla gerçeği kabule yanaşmadıkları anlatılıyor. İmanın iyilik ve ahlâkla, inkârın da kötülük ve ahlâksızlıkla ilişkilendirildiği sûrede hakiki mü’minin aile ve sosyal çevresiyle olan iyi münasebetleri üzerinde duruluyor. Allah’a ve âhiret gününe inanan insanın Allah’ın rızasını iyi davranışlarda araması ve iyiliğin her şeyden önce en yakınlara, özellikle ana ve babaya yapılması gerektiğine işaret ediliyor. Mekkeli müşriklerin öğüt almaları için kendilerine Âd kavminin uğradığı âkibet hatırlatılıyor. Allah’ın davetine uymayanların apaçık bir sapıklık içinde bulundukları ve âhirette cezalandırılacakları anlatılıyor. Hz. Peygambere kavminden gördüğü eza ve cefaya katlanmasının tavsiye edildiği sûrede, küfrün sonunun yakın olduğu ve inananların mutlaka başarıya ulaşacakları müjdeleniyor.","sura_intro_audio":"45/45-a.mp3","verse_count":35,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"45/45-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"45/45-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"45/45-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-1c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Hâ Mîm.","arabic_text":"حٰمٓ","related_links":[],"audio_path":"45/45-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-0c.mp3","commentary_text":"Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"45/45-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"45/45-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"45/45-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bu Kitab’ın indirilişi kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.","arabic_text":"تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"45/45-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkârcılar ise uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkârcılar ise uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkârcılar ise uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Biz gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkârcılar ise uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.","arabic_text":"مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onlar göklerin yaradılışında (Allah’a yardım ettikleri için O’nunla) bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana (Allah’tan başka varlıklara da tapmanızı haklı gösteren) bundan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin (göreyim).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۜ ا۪يتُون۪ي بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onlar göklerin yaradılışında (Allah’a yardım ettikleri için O’nunla) bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana (Allah’tan başka varlıklara da tapmanızı haklı gösteren) bundan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin (göreyim).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۜ ا۪يتُون۪ي بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onlar göklerin yaradılışında (Allah’a yardım ettikleri için O’nunla) bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana (Allah’tan başka varlıklara da tapmanızı haklı gösteren) bundan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin (göreyim).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۜ ا۪يتُون۪ي بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana onlar yeryüzünde neyi yaratmışlar? Yoksa onlar göklerin yaradılışında (Allah’a yardım ettikleri için O’nunla) bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana (Allah’tan başka varlıklara da tapmanızı haklı gösteren) bundan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin (göreyim).”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۜ ا۪يتُون۪ي بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’tan başka kıyamet gününe kadar (çağrıldığında) kendilerine cevap veremeyecek (aciz) kimselere/şeylere yalvarandan/kulluk edenden/tapandan daha sapık kim olabilir? Oysa o tapınanlar bunların yalvardıklarından habersizdirler.","arabic_text":"وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَج۪يبُ لَهُٓ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-4c.mp3","commentary_text":"Allah’ın dışındaki varlıklara tapmak, tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım dilemekle ve onların karşısında eğilmekle, sorgusuz teslimiyetle olur. Aslında insanlar doğrudan Allah’ın ortaklarının olduğunu iddia etmezler. Ancak Allah’ın otoritesini, tasarruf yetkisini, kudretini, hükümranlığını başkalarıyla paylaşarak onları da Allah gibi otorite olarak görürler. Örneğin dünyada olup biten her şey Allah’ın kudretiyle gerçekleşirken onlar bazı olağanüstü durumlarda başkalarının gücünden istifade ettiklerini söylerler ve zor zamanlarda Allah’tan yardım dilemek yerine “yetiş ya gavs!”, “medet ya…” gibi söylemlerle başkalarından yardım dilenirler. Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a ait olmasına rağmen (Zümer 39/44) bunu başkalarıyla paylaşırlar. Din gününün yani ceza ve mükâfat gününün tek hâkimi Allah olmasına rağmen (Fatiha 1/4) oradaki bağışlama yetkisini uyduruk adlarda andıkları kişilerle pay ederler."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’tan başka kıyamet gününe kadar (çağrıldığında) kendilerine cevap veremeyecek (aciz) kimselere/şeylere yalvarandan/kulluk edenden/tapandan daha sapık kim olabilir? Oysa o tapınanlar bunların yalvardıklarından habersizdirler.","arabic_text":"وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَج۪يبُ لَهُٓ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-5c.mp3","commentary_text":"Allah’ın dışındaki varlıklara tapmak, tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım dilemekle ve onların karşısında eğilmekle, sorgusuz teslimiyetle olur. Aslında insanlar doğrudan Allah’ın ortaklarının olduğunu iddia etmezler. Ancak Allah’ın otoritesini, tasarruf yetkisini, kudretini, hükümranlığını başkalarıyla paylaşarak onları da Allah gibi otorite olarak görürler. Örneğin dünyada olup biten her şey Allah’ın kudretiyle gerçekleşirken onlar bazı olağanüstü durumlarda başkalarının gücünden istifade ettiklerini söylerler ve zor zamanlarda Allah’tan yardım dilemek yerine “yetiş ya gavs!”, “medet ya…” gibi söylemlerle başkalarından yardım dilenirler. Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a ait olmasına rağmen (Zümer 39/44) bunu başkalarıyla paylaşırlar. Din gününün yani ceza ve mükâfat gününün tek hâkimi Allah olmasına rağmen (Fatiha 1/4) oradaki bağışlama yetkisini uyduruk adlarda andıkları kişilerle pay ederler."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’tan başka kıyamet gününe kadar (çağrıldığında) kendilerine cevap veremeyecek (aciz) kimselere/şeylere yalvarandan/kulluk edenden/tapandan daha sapık kim olabilir? Oysa o tapınanlar bunların yalvardıklarından habersizdirler.","arabic_text":"وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَج۪يبُ لَهُٓ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-5c.mp3","commentary_text":"Allah’ın dışındaki varlıklara tapmak, tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım dilemekle ve onların karşısında eğilmekle, sorgusuz teslimiyetle olur. Aslında insanlar doğrudan Allah’ın ortaklarının olduğunu iddia etmezler. Ancak Allah’ın otoritesini, tasarruf yetkisini, kudretini, hükümranlığını başkalarıyla paylaşarak onları da Allah gibi otorite olarak görürler. Örneğin dünyada olup biten her şey Allah’ın kudretiyle gerçekleşirken onlar bazı olağanüstü durumlarda başkalarının gücünden istifade ettiklerini söylerler ve zor zamanlarda Allah’tan yardım dilemek yerine “yetiş ya gavs!”, “medet ya…” gibi söylemlerle başkalarından yardım dilenirler. Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a ait olmasına rağmen (Zümer 39/44) bunu başkalarıyla paylaşırlar. Din gününün yani ceza ve mükâfat gününün tek hâkimi Allah olmasına rağmen (Fatiha 1/4) oradaki bağışlama yetkisini uyduruk adlarda andıkları kişilerle pay ederler."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’tan başka kıyamet gününe kadar (çağrıldığında) kendilerine cevap veremeyecek (aciz) kimselere/şeylere yalvarandan/kulluk edenden/tapandan daha sapık kim olabilir? Oysa o tapınanlar bunların yalvardıklarından habersizdirler.","arabic_text":"وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَج۪يبُ لَهُٓ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-5c.mp3","commentary_text":"Allah’ın dışındaki varlıklara tapmak, tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım dilemekle ve onların karşısında eğilmekle, sorgusuz teslimiyetle olur. Aslında insanlar doğrudan Allah’ın ortaklarının olduğunu iddia etmezler. Ancak Allah’ın otoritesini, tasarruf yetkisini, kudretini, hükümranlığını başkalarıyla paylaşarak onları da Allah gibi otorite olarak görürler. Örneğin dünyada olup biten her şey Allah’ın kudretiyle gerçekleşirken onlar bazı olağanüstü durumlarda başkalarının gücünden istifade ettiklerini söylerler ve zor zamanlarda Allah’tan yardım dilemek yerine “yetiş ya gavs!”, “medet ya…” gibi söylemlerle başkalarından yardım dilenirler. Şefaat yetkisi tamamıyla ve sadece Allah’a ait olmasına rağmen (Zümer 39/44) bunu başkalarıyla paylaşırlar. Din gününün yani ceza ve mükâfat gününün tek hâkimi Allah olmasına rağmen (Fatiha 1/4) oradaki bağışlama yetkisini uyduruk adlarda andıkları kişilerle pay ederler."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bütün insanlar (yargılanmak üzere kıyamet günü) toplandığında (Allah’ın dışında) tapındıkları varlıklar kendilerine düşman olacaklar ve onların kendilerine tapındıklarını da ısrarla reddedecekler.","arabic_text":"وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bütün insanlar (yargılanmak üzere kıyamet günü) toplandığında (Allah’ın dışında) tapındıkları varlıklar kendilerine düşman olacaklar ve onların kendilerine tapındıklarını da ısrarla reddedecekler.","arabic_text":"وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bütün insanlar (yargılanmak üzere kıyamet günü) toplandığında (Allah’ın dışında) tapındıkları varlıklar kendilerine düşman olacaklar ve onların kendilerine tapındıklarını da ısrarla reddedecekler.","arabic_text":"وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bütün insanlar (yargılanmak üzere kıyamet günü) toplandığında (Allah’ın dışında) tapındıkları varlıklar kendilerine düşman olacaklar ve onların kendilerine tapındıklarını da ısrarla reddedecekler.","arabic_text":"وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama ayetlerimiz onlara bütün açıklığıyla okunduğu zaman inkâr edenler kendilerine gelen gerçek için: “Bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"45/45-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama ayetlerimiz onlara bütün açıklığıyla okunduğu zaman inkâr edenler kendilerine gelen gerçek için: “Bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"45/45-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama ayetlerimiz onlara bütün açıklığıyla okunduğu zaman inkâr edenler kendilerine gelen gerçek için: “Bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"45/45-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama ayetlerimiz onlara bütün açıklığıyla okunduğu zaman inkâr edenler kendilerine gelen gerçek için: “Bu apaçık bir büyüdür” derler.","arabic_text":"وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"45/45-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam Allah’tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O sizin hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ ل۪ي مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ كَفٰى بِه۪ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"45/45-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam Allah’tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O sizin hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ ل۪ي مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ كَفٰى بِه۪ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"45/45-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam Allah’tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O sizin hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ ل۪ي مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ كَفٰى بِه۪ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"45/45-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam Allah’tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O sizin hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ ل۪ي مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ كَفٰى بِه۪ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"45/45-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Ben (Allah’ın) resullerinin ilki değilim ve (onlar gibi) ben de bana da size de ne olacağını bilemem sadece bana vahyolunana uyarım. Çünkü ben sadece açık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ وَمَٓا اَدْر۪ي مَا يُفْعَلُ ب۪ي وَلَا بِكُمْۜ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-8c.mp3","commentary_text":"“Ben Allah’ın resullerinin ilki değilim” ifadesi, Peygamberimizin de diğer elçiler gibi sadece bir elçi olduğunu, kendisinden önce nice peygamberlerin gelip geçtiğini ve dolaysıyla bu işi kendisinin başlatmadığını, elçilik bakımından da diğer peygamberlerden bir farkının bulunmadığını anlatmaktadır. “Ben, bana da size de ne olacağını bilemem” söylemi, “ben de sizin gibi bir insanım ne kendime ne de size ne olacağını asla bilemem, gaybdan da gelecekten de haber veremem ve ben sadece Allah’ın bana bildirdiği kadarını bilebilirim” demektir. “Ben sadece bana vahyolunana uyarım.” Yani “ben yalnızca Allah’ın koyduğu sınırları gösteririm, kendime göre sınır getiremem, Sırat-ı Müstakim-i tanıtırım fakat yol yapamam, Rabbimin belirlediği hükümleri anlatırım ama kafamdan hüküm veremem, ilahi kanunları söylerim ama kanun koyamam, şeriati tebliğ ederim ancak şeriat ihdas edemem, her konuda görüşümü söylerim ama vahiy ile çelişen hiçbir şey asla söyleyemem.” anlamındadır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Ben (Allah’ın) resullerinin ilki değilim ve (onlar gibi) ben de bana da size de ne olacağını bilemem sadece bana vahyolunana uyarım. Çünkü ben sadece açık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ وَمَٓا اَدْر۪ي مَا يُفْعَلُ ب۪ي وَلَا بِكُمْۜ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-9c.mp3","commentary_text":"“Ben Allah’ın resullerinin ilki değilim” ifadesi, Peygamberimizin de diğer elçiler gibi sadece bir elçi olduğunu, kendisinden önce nice peygamberlerin gelip geçtiğini ve dolaysıyla bu işi kendisinin başlatmadığını, elçilik bakımından da diğer peygamberlerden bir farkının bulunmadığını anlatmaktadır. “Ben, bana da size de ne olacağını bilemem” söylemi, “ben de sizin gibi bir insanım ne kendime ne de size ne olacağını asla bilemem, gaybdan da gelecekten de haber veremem ve ben sadece Allah’ın bana bildirdiği kadarını bilebilirim” demektir. “Ben sadece bana vahyolunana uyarım.” Yani “ben yalnızca Allah’ın koyduğu sınırları gösteririm, kendime göre sınır getiremem, Sırat-ı Müstakim-i tanıtırım fakat yol yapamam, Rabbimin belirlediği hükümleri anlatırım ama kafamdan hüküm veremem, ilahi kanunları söylerim ama kanun koyamam, şeriati tebliğ ederim ancak şeriat ihdas edemem, her konuda görüşümü söylerim ama vahiy ile çelişen hiçbir şey asla söyleyemem.” anlamındadır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Ben (Allah’ın) resullerinin ilki değilim ve (onlar gibi) ben de bana da size de ne olacağını bilemem sadece bana vahyolunana uyarım. Çünkü ben sadece açık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ وَمَٓا اَدْر۪ي مَا يُفْعَلُ ب۪ي وَلَا بِكُمْۜ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-9c.mp3","commentary_text":"“Ben Allah’ın resullerinin ilki değilim” ifadesi, Peygamberimizin de diğer elçiler gibi sadece bir elçi olduğunu, kendisinden önce nice peygamberlerin gelip geçtiğini ve dolaysıyla bu işi kendisinin başlatmadığını, elçilik bakımından da diğer peygamberlerden bir farkının bulunmadığını anlatmaktadır. “Ben, bana da size de ne olacağını bilemem” söylemi, “ben de sizin gibi bir insanım ne kendime ne de size ne olacağını asla bilemem, gaybdan da gelecekten de haber veremem ve ben sadece Allah’ın bana bildirdiği kadarını bilebilirim” demektir. “Ben sadece bana vahyolunana uyarım.” Yani “ben yalnızca Allah’ın koyduğu sınırları gösteririm, kendime göre sınır getiremem, Sırat-ı Müstakim-i tanıtırım fakat yol yapamam, Rabbimin belirlediği hükümleri anlatırım ama kafamdan hüküm veremem, ilahi kanunları söylerim ama kanun koyamam, şeriati tebliğ ederim ancak şeriat ihdas edemem, her konuda görüşümü söylerim ama vahiy ile çelişen hiçbir şey asla söyleyemem.” anlamındadır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"De ki: “Ben (Allah’ın) resullerinin ilki değilim ve (onlar gibi) ben de bana da size de ne olacağını bilemem sadece bana vahyolunana uyarım. Çünkü ben sadece açık bir uyarıcıyım.”","arabic_text":"قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ وَمَٓا اَدْر۪ي مَا يُفْعَلُ ب۪ي وَلَا بِكُمْۜ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-9c.mp3","commentary_text":"“Ben Allah’ın resullerinin ilki değilim” ifadesi, Peygamberimizin de diğer elçiler gibi sadece bir elçi olduğunu, kendisinden önce nice peygamberlerin gelip geçtiğini ve dolaysıyla bu işi kendisinin başlatmadığını, elçilik bakımından da diğer peygamberlerden bir farkının bulunmadığını anlatmaktadır. “Ben, bana da size de ne olacağını bilemem” söylemi, “ben de sizin gibi bir insanım ne kendime ne de size ne olacağını asla bilemem, gaybdan da gelecekten de haber veremem ve ben sadece Allah’ın bana bildirdiği kadarını bilebilirim” demektir. “Ben sadece bana vahyolunana uyarım.” Yani “ben yalnızca Allah’ın koyduğu sınırları gösteririm, kendime göre sınır getiremem, Sırat-ı Müstakim-i tanıtırım fakat yol yapamam, Rabbimin belirlediği hükümleri anlatırım ama kafamdan hüküm veremem, ilahi kanunları söylerim ama kanun koyamam, şeriati tebliğ ederim ancak şeriat ihdas edemem, her konuda görüşümü söylerim ama vahiy ile çelişen hiçbir şey asla söyleyemem.” anlamındadır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"De ki: “Eğer bu (Kur’an) gerçekten Allah’tan (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) buna rağmen onun gerçekliğini inkâr ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrailoğullarından bir şahit kendisi gibi birisi(nin ortaya çıkması)na şahitlik etmişken; siz de (o kişiye iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِه۪ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى مِثْلِه۪ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْبَرْتُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-9c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen “şahit” Hz. Musa’dır. Çalışmalarıyla diğer peygamberlere nazaran daha çok övülmeyi hak edecek bir peygamberin geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı aynen şöyledir: “Rabbiniz, Allah aranızdan sizin kardeşiniz ve bana benzeyen bir peygamber çıkaracaktır.” (Tesniye, xviii, 15) ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Tesniye xviii, 18) Bu pasajlardaki “kardeş” ifadesi iman kardeşliğidir. Aynı soydan (İsrailoğullarından) gelecektir demek değildir. Bu ayeti, Saff suresi 61/6 ayetinde Hz. İsa’nın söylemiyle ilişkilendirirsek daha kolay anlaşılır. “Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: ‘Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim’ demişti…”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"De ki: “Eğer bu (Kur’an) gerçekten Allah’tan (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) buna rağmen onun gerçekliğini inkâr ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrailoğullarından bir şahit kendisi gibi birisi(nin ortaya çıkması)na şahitlik etmişken; siz de (o kişiye iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِه۪ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى مِثْلِه۪ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْبَرْتُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-10c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen “şahit” Hz. Musa’dır. Çalışmalarıyla diğer peygamberlere nazaran daha çok övülmeyi hak edecek bir peygamberin geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı aynen şöyledir: “Rabbiniz, Allah aranızdan sizin kardeşiniz ve bana benzeyen bir peygamber çıkaracaktır.” (Tesniye, xviii, 15) ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Tesniye xviii, 18) Bu pasajlardaki “kardeş” ifadesi iman kardeşliğidir. Aynı soydan (İsrailoğullarından) gelecektir demek değildir. Bu ayeti, Saff suresi 61/6 ayetinde Hz. İsa’nın söylemiyle ilişkilendirirsek daha kolay anlaşılır. “Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: ‘Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim’ demişti…”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"De ki: “Eğer bu (Kur’an) gerçekten Allah’tan (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) buna rağmen onun gerçekliğini inkâr ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrailoğullarından bir şahit kendisi gibi birisi(nin ortaya çıkması)na şahitlik etmişken; siz de (o kişiye iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِه۪ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى مِثْلِه۪ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْبَرْتُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-10c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen “şahit” Hz. Musa’dır. Çalışmalarıyla diğer peygamberlere nazaran daha çok övülmeyi hak edecek bir peygamberin geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı aynen şöyledir: “Rabbiniz, Allah aranızdan sizin kardeşiniz ve bana benzeyen bir peygamber çıkaracaktır.” (Tesniye, xviii, 15) ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Tesniye xviii, 18) Bu pasajlardaki “kardeş” ifadesi iman kardeşliğidir. Aynı soydan (İsrailoğullarından) gelecektir demek değildir. Bu ayeti, Saff suresi 61/6 ayetinde Hz. İsa’nın söylemiyle ilişkilendirirsek daha kolay anlaşılır. “Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: ‘Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim’ demişti…”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"De ki: “Eğer bu (Kur’an) gerçekten Allah’tan (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) buna rağmen onun gerçekliğini inkâr ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrailoğullarından bir şahit kendisi gibi birisi(nin ortaya çıkması)na şahitlik etmişken; siz de (o kişiye iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِه۪ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ عَلٰى مِثْلِه۪ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْبَرْتُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-10c.mp3","commentary_text":"Ayette zikredilen “şahit” Hz. Musa’dır. Çalışmalarıyla diğer peygamberlere nazaran daha çok övülmeyi hak edecek bir peygamberin geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı aynen şöyledir: “Rabbiniz, Allah aranızdan sizin kardeşiniz ve bana benzeyen bir peygamber çıkaracaktır.” (Tesniye, xviii, 15) ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Tesniye xviii, 18) Bu pasajlardaki “kardeş” ifadesi iman kardeşliğidir. Aynı soydan (İsrailoğullarından) gelecektir demek değildir. Bu ayeti, Saff suresi 61/6 ayetinde Hz. İsa’nın söylemiyle ilişkilendirirsek daha kolay anlaşılır. “Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: ‘Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim’ demişti…”"},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnkâr edenler inananlara şöyle dedi: “Eğer o (Kur’an) iyi bir şey olsaydı (şu ayak takımı sefil insanlar) onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da ister istemez şöyle diyecekler: “Bu eski bir masaldır.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnkâr edenler inananlara şöyle dedi: “Eğer o (Kur’an) iyi bir şey olsaydı (şu ayak takımı sefil insanlar) onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da ister istemez şöyle diyecekler: “Bu eski bir masaldır.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnkâr edenler inananlara şöyle dedi: “Eğer o (Kur’an) iyi bir şey olsaydı (şu ayak takımı sefil insanlar) onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da ister istemez şöyle diyecekler: “Bu eski bir masaldır.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnkâr edenler inananlara şöyle dedi: “Eğer o (Kur’an) iyi bir şey olsaydı (şu ayak takımı sefil insanlar) onu kabulde bizi geçemezlerdi.” Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da ister istemez şöyle diyecekler: “Bu eski bir masaldır.”","arabic_text":"وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oysa ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa’nın Kitab’ı (Tevrat) vardı. Bu (Kur’an) da zulmedenleri uyarmak ve güzel davrananlara müjde olmak üzere kendinden öncekileri doğrulayan Arap diliyle indirilmiş bir Kitap’tır.","arabic_text":"وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oysa ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa’nın Kitab’ı (Tevrat) vardı. Bu (Kur’an) da zulmedenleri uyarmak ve güzel davrananlara müjde olmak üzere kendinden öncekileri doğrulayan Arap diliyle indirilmiş bir Kitap’tır.","arabic_text":"وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oysa ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa’nın Kitab’ı (Tevrat) vardı. Bu (Kur’an) da zulmedenleri uyarmak ve güzel davrananlara müjde olmak üzere kendinden öncekileri doğrulayan Arap diliyle indirilmiş bir Kitap’tır.","arabic_text":"وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oysa ondan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa’nın Kitab’ı (Tevrat) vardı. Bu (Kur’an) da zulmedenleri uyarmak ve güzel davrananlara müjde olmak üzere kendinden öncekileri doğrulayan Arap diliyle indirilmiş bir Kitap’tır.","arabic_text":"وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da (inançlarında ve işlerinde) sağlam duranlara hiçbir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"45/45-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da (inançlarında ve işlerinde) sağlam duranlara hiçbir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"45/45-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da (inançlarında ve işlerinde) sağlam duranlara hiçbir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"45/45-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da (inançlarında ve işlerinde) sağlam duranlara hiçbir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"45/45-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte onlar cennet halkıdır yaptıklarına karşılık olmak üzere hep orada kalacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte onlar cennet halkıdır yaptıklarına karşılık olmak üzere hep orada kalacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte onlar cennet halkıdır yaptıklarına karşılık olmak üzere hep orada kalacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte onlar cennet halkıdır yaptıklarına karşılık olmak üzere hep orada kalacaklardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz insana anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) güçlükle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun anne karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın faydalı işler işlememi nasip et! Benim neslimden gelenlere de iyilik bağışla! Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten sana teslim olanlardanım.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-15c.mp3","commentary_text":"Allah, anne-babaya iyilik etmeyi tavsiye ederken anne-baba da vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir. Çocukları sadece doğurmak, onları emzirmek, bedenen gelişimlerini sağlamak, yemeklerini yapıp çamaşırlarını yıkamak “anne” olmak için yetmez! “Anne” çocuklarına öyle bir sevgi vermeli ve öyle bir ruh aşılamalı ki, o sevgi madde ile ölçülememeli ve o ruhun lügatlerde karşılığı olmamalı. Zira cenneti annenin ayaklarına kadar getiren sır maddede değil manadadır. Babaya gelince; anneler kadar babalar da çocukların hayatında önemlidir. Baba olmak için biyolojik bağdan öte yakınlık ve ilgi gerekir. Öncelikle baba çocuklarının helal para ile büyümesini ve sağlıklı beslenmesini sağlayacak, onlara Allah bilincini, hakça yaşamayı, dürüst ve erdemli olmayı öğretecek. Çocukların ruh ve beden sağlığını düşünecek, iyi bir eğitim almalarına ve sağlıklı bir meslek edinmelerine yardımcı olacak, duygusal gelişimleri, manevi ve ahlaki anlamda kemale ermeleri ve aile içi ilişkilerinin sağlıklı olması için onlara iyi bir rol model olacak. Onlara servet ve şöhret bırakmak yerine iyi bir ahlak, güzel bir terbiye bırakacak. Yani sağlıklı ve düzenli bir aile için, toplumun geleceği için çocukların hayatında aktif rol alacak."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz insana anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) güçlükle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun anne karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın faydalı işler işlememi nasip et! Benim neslimden gelenlere de iyilik bağışla! Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten sana teslim olanlardanım.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-14c.mp3","commentary_text":"Allah, anne-babaya iyilik etmeyi tavsiye ederken anne-baba da vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir. Çocukları sadece doğurmak, onları emzirmek, bedenen gelişimlerini sağlamak, yemeklerini yapıp çamaşırlarını yıkamak “anne” olmak için yetmez! “Anne” çocuklarına öyle bir sevgi vermeli ve öyle bir ruh aşılamalı ki, o sevgi madde ile ölçülememeli ve o ruhun lügatlerde karşılığı olmamalı. Zira cenneti annenin ayaklarına kadar getiren sır maddede değil manadadır. Babaya gelince; anneler kadar babalar da çocukların hayatında önemlidir. Baba olmak için biyolojik bağdan öte yakınlık ve ilgi gerekir. Öncelikle baba çocuklarının helal para ile büyümesini ve sağlıklı beslenmesini sağlayacak, onlara Allah bilincini, hakça yaşamayı, dürüst ve erdemli olmayı öğretecek. Çocukların ruh ve beden sağlığını düşünecek, iyi bir eğitim almalarına ve sağlıklı bir meslek edinmelerine yardımcı olacak, duygusal gelişimleri, manevi ve ahlaki anlamda kemale ermeleri ve aile içi ilişkilerinin sağlıklı olması için onlara iyi bir rol model olacak. Onlara servet ve şöhret bırakmak yerine iyi bir ahlak, güzel bir terbiye bırakacak. Yani sağlıklı ve düzenli bir aile için, toplumun geleceği için çocukların hayatında aktif rol alacak."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz insana anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) güçlükle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun anne karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın faydalı işler işlememi nasip et! Benim neslimden gelenlere de iyilik bağışla! Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten sana teslim olanlardanım.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-15c.mp3","commentary_text":"Allah, anne-babaya iyilik etmeyi tavsiye ederken anne-baba da vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir. Çocukları sadece doğurmak, onları emzirmek, bedenen gelişimlerini sağlamak, yemeklerini yapıp çamaşırlarını yıkamak “anne” olmak için yetmez! “Anne” çocuklarına öyle bir sevgi vermeli ve öyle bir ruh aşılamalı ki, o sevgi madde ile ölçülememeli ve o ruhun lügatlerde karşılığı olmamalı. Zira cenneti annenin ayaklarına kadar getiren sır maddede değil manadadır. Babaya gelince; anneler kadar babalar da çocukların hayatında önemlidir. Baba olmak için biyolojik bağdan öte yakınlık ve ilgi gerekir. Öncelikle baba çocuklarının helal para ile büyümesini ve sağlıklı beslenmesini sağlayacak, onlara Allah bilincini, hakça yaşamayı, dürüst ve erdemli olmayı öğretecek. Çocukların ruh ve beden sağlığını düşünecek, iyi bir eğitim almalarına ve sağlıklı bir meslek edinmelerine yardımcı olacak, duygusal gelişimleri, manevi ve ahlaki anlamda kemale ermeleri ve aile içi ilişkilerinin sağlıklı olması için onlara iyi bir rol model olacak. Onlara servet ve şöhret bırakmak yerine iyi bir ahlak, güzel bir terbiye bırakacak. Yani sağlıklı ve düzenli bir aile için, toplumun geleceği için çocukların hayatında aktif rol alacak."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz insana anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) güçlükle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun anne karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın faydalı işler işlememi nasip et! Benim neslimden gelenlere de iyilik bağışla! Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten sana teslim olanlardanım.”","arabic_text":"وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْرًاۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-15c.mp3","commentary_text":"Allah, anne-babaya iyilik etmeyi tavsiye ederken anne-baba da vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir. Çocukları sadece doğurmak, onları emzirmek, bedenen gelişimlerini sağlamak, yemeklerini yapıp çamaşırlarını yıkamak “anne” olmak için yetmez! “Anne” çocuklarına öyle bir sevgi vermeli ve öyle bir ruh aşılamalı ki, o sevgi madde ile ölçülememeli ve o ruhun lügatlerde karşılığı olmamalı. Zira cenneti annenin ayaklarına kadar getiren sır maddede değil manadadır. Babaya gelince; anneler kadar babalar da çocukların hayatında önemlidir. Baba olmak için biyolojik bağdan öte yakınlık ve ilgi gerekir. Öncelikle baba çocuklarının helal para ile büyümesini ve sağlıklı beslenmesini sağlayacak, onlara Allah bilincini, hakça yaşamayı, dürüst ve erdemli olmayı öğretecek. Çocukların ruh ve beden sağlığını düşünecek, iyi bir eğitim almalarına ve sağlıklı bir meslek edinmelerine yardımcı olacak, duygusal gelişimleri, manevi ve ahlaki anlamda kemale ermeleri ve aile içi ilişkilerinin sağlıklı olması için onlara iyi bir rol model olacak. Onlara servet ve şöhret bırakmak yerine iyi bir ahlak, güzel bir terbiye bırakacak. Yani sağlıklı ve düzenli bir aile için, toplumun geleceği için çocukların hayatında aktif rol alacak."},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar cennet halkı arasında o kimselerdir ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-16c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yaptıklarının en güzelini kabul ederiz” söylemi, “değerlendirme yaparken işlediklerinin en güzeline göre kıymetlendiririz” demektir. Yani “yapmaya devam ettikleri samimi ve halis niyete dayalı, inandıklarıyla örtüşen bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçüt alarak diğer çalışmalarını ödüllendiririz. Bilinçli yapılmadan ve kötü niyete dayanmadan yapılan hataları da yokmuş gibi kabul ederiz.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar cennet halkı arasında o kimselerdir ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-15c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yaptıklarının en güzelini kabul ederiz” söylemi, “değerlendirme yaparken işlediklerinin en güzeline göre kıymetlendiririz” demektir. Yani “yapmaya devam ettikleri samimi ve halis niyete dayalı, inandıklarıyla örtüşen bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçüt alarak diğer çalışmalarını ödüllendiririz. Bilinçli yapılmadan ve kötü niyete dayanmadan yapılan hataları da yokmuş gibi kabul ederiz.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar cennet halkı arasında o kimselerdir ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-16c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yaptıklarının en güzelini kabul ederiz” söylemi, “değerlendirme yaparken işlediklerinin en güzeline göre kıymetlendiririz” demektir. Yani “yapmaya devam ettikleri samimi ve halis niyete dayalı, inandıklarıyla örtüşen bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçüt alarak diğer çalışmalarını ödüllendiririz. Bilinçli yapılmadan ve kötü niyete dayanmadan yapılan hataları da yokmuş gibi kabul ederiz.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"İşte bunlar cennet halkı arasında o kimselerdir ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-16c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yaptıklarının en güzelini kabul ederiz” söylemi, “değerlendirme yaparken işlediklerinin en güzeline göre kıymetlendiririz” demektir. Yani “yapmaya devam ettikleri samimi ve halis niyete dayalı, inandıklarıyla örtüşen bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçüt alarak diğer çalışmalarını ödüllendiririz. Bilinçli yapılmadan ve kötü niyete dayanmadan yapılan hataları da yokmuş gibi kabul ederiz.”"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Fakat (öyle insan da vardır ki) kendisine (âhirete) inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına: “Öf bıktım sizden! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah’ın yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu ahiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِن۪ٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْل۪ي وَهُمَا يَسْتَغ۪يثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Fakat (öyle insan da vardır ki) kendisine (âhirete) inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına: “Öf bıktım sizden! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah’ın yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu ahiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِن۪ٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْل۪ي وَهُمَا يَسْتَغ۪يثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Fakat (öyle insan da vardır ki) kendisine (âhirete) inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına: “Öf bıktım sizden! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah’ın yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu ahiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِن۪ٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْل۪ي وَهُمَا يَسْتَغ۪يثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Fakat (öyle insan da vardır ki) kendisine (âhirete) inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına: “Öf bıktım sizden! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah’ın yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu ahiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretirler.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِن۪ٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْل۪ي وَهُمَا يَسْتَغ۪يثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Amellerinin karşılığı (bu derecelere göre) eksiksiz olarak kendilerine verilecektir ve onlara asla haksızlık edilmeyecektir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۚ وَلِيُوَفِّيَهُمْ اَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Amellerinin karşılığı (bu derecelere göre) eksiksiz olarak kendilerine verilecektir ve onlara asla haksızlık edilmeyecektir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۚ وَلِيُوَفِّيَهُمْ اَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Amellerinin karşılığı (bu derecelere göre) eksiksiz olarak kendilerine verilecektir ve onlara asla haksızlık edilmeyecektir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۚ وَلِيُوَفِّيَهُمْ اَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Amellerinin karşılığı (bu derecelere göre) eksiksiz olarak kendilerine verilecektir ve onlara asla haksızlık edilmeyecektir.","arabic_text":"وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۚ وَلِيُوَفِّيَهُمْ اَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde büyüklük tasladınız haklı olan her şeye karşı mücadele ettiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-20c.mp3","commentary_text":"“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde büyüklük tasladınız haklı olan her şeye karşı mücadele ettiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-19c.mp3","commentary_text":"“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde büyüklük tasladınız haklı olan her şeye karşı mücadele ettiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-20c.mp3","commentary_text":"“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ateşe sunulacakları gün inkârcılara (şöyle denir:) “Siz dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız (ahireti hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde büyüklük tasladınız haklı olan her şeye karşı mücadele ettiniz. Şimdi de yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!”","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-20c.mp3","commentary_text":"“Bütün güzel şeylerinizi harcadınız.” Yani “âhiret hayatını yok sayarak size verdiğim nimetleri sadece dünya için hoyratça harcadınız. Size bu nimetleri vereni hiç hesaba katmadan, O’nun direktiflerini dikkate almadan bütün çalışmalarınızı dünyanın zevki ve sefası için yaptınız. Allah’a kulluk etmeniz gerekirken, servete, şöhrete, eğlenceye, nefsin isteklerine, şeytanın arzularına kul köle oldunuz.”"},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla! Hani Ahkâf bölgesindeki kavmini: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-21c.mp3","commentary_text":"“Âd kavminin kardeşi” nden maksat Âd kavmine gönderilen Hz. Hûd’dur. “Ahkâf”, “yüksek kum tepesi” anlamında “hikf” kelimesinin çoğuludur. “Uzun ve yüksek kum tepeleri” demektir. Hz. Hûd’un peygamber olarak gönderildiği Âd kavmi Yemen’de denize nazır yüksek ve uzun kum tepelerinin bulunduğu bir yerde yaşıyorlardı."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla! Hani Ahkâf bölgesindeki kavmini: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-20c.mp3","commentary_text":"“Âd kavminin kardeşi” nden maksat Âd kavmine gönderilen Hz. Hûd’dur. “Ahkâf”, “yüksek kum tepesi” anlamında “hikf” kelimesinin çoğuludur. “Uzun ve yüksek kum tepeleri” demektir. Hz. Hûd’un peygamber olarak gönderildiği Âd kavmi Yemen’de denize nazır yüksek ve uzun kum tepelerinin bulunduğu bir yerde yaşıyorlardı."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla! Hani Ahkâf bölgesindeki kavmini: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-21c.mp3","commentary_text":"“Âd kavminin kardeşi” nden maksat Âd kavmine gönderilen Hz. Hûd’dur. “Ahkâf”, “yüksek kum tepesi” anlamında “hikf” kelimesinin çoğuludur. “Uzun ve yüksek kum tepeleri” demektir. Hz. Hûd’un peygamber olarak gönderildiği Âd kavmi Yemen’de denize nazır yüksek ve uzun kum tepelerinin bulunduğu bir yerde yaşıyorlardı."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla! Hani Ahkâf bölgesindeki kavmini: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.","arabic_text":"وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-21c.mp3","commentary_text":"“Âd kavminin kardeşi” nden maksat Âd kavmine gönderilen Hz. Hûd’dur. “Ahkâf”, “yüksek kum tepesi” anlamında “hikf” kelimesinin çoğuludur. “Uzun ve yüksek kum tepeleri” demektir. Hz. Hûd’un peygamber olarak gönderildiği Âd kavmi Yemen’de denize nazır yüksek ve uzun kum tepelerinin bulunduğu bir yerde yaşıyorlardı."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ise: “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? İddianda tutarlı olduğunu söylüyorsan bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ise: “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? İddianda tutarlı olduğunu söylüyorsan bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ise: “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? İddianda tutarlı olduğunu söylüyorsan bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Onlar ise: “Sen bizi ilâhlarımızdan alıkoymak için mi geldin? İddianda tutarlı olduğunu söylüyorsan bizi tehdit ettiğin şeyi (azabı) başımıza getir” dediler.","arabic_text":"قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hûd dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۘ وَاُبَلِّغُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hûd dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۘ وَاُبَلِّغُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hûd dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۘ وَاُبَلِّغُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hûd dedi ki: “(Bu azabın ne zaman geleceği) bilgisi ancak Allah katındadır. Ben size benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir toplum olarak görüyorum.”","arabic_text":"قَالَ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۘ وَاُبَلِّغُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ وَلٰكِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Nihayet (onlar) azabın ufukta geniş bir bulut halinde vadilerine doğru geldiğini görünce: “Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur” dediler. (Hûd ise:) “Hayır o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı dolu azap bulunan bir rüzgârdır (kum fırtınasıdır).” (dedi)","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضًا مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"45/45-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-24c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler inkârda ve isyanda o kadar ileri gitmişlerdi ki, inananlar için her gün yeni bir işkence tekniği geliştiriyorlardı. Kur’an-ı ve kutsal değerleri alaya alıp Hz. Muhammed’i öldürme planları yapıyorlardı. Kur’an, Hz. Hûd’u alaya alan “Ahkâf” halkının da aynı sapıklıkları yaşadığını ve sonlarının çok acı olduğunu anlatarak kendilerini uyarıyor. “Ahkâf” halkı, bugün “hortum” diye tabir ettiğimiz benzer bir kasırgaya yakalandı. Bu kasırga/kum fırtınası öyle şiddetliydi ki, insanlar paramparça olarak havalarda uçuştu. Öyle ki, Hz. Hûd’un nebi olarak geldiği bölgede onun ve ona inananların dışında hiç kimse kurtulamadı."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Nihayet (onlar) azabın ufukta geniş bir bulut halinde vadilerine doğru geldiğini görünce: “Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur” dediler. (Hûd ise:) “Hayır o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı dolu azap bulunan bir rüzgârdır (kum fırtınasıdır).” (dedi)","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضًا مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"45/45-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-23c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler inkârda ve isyanda o kadar ileri gitmişlerdi ki, inananlar için her gün yeni bir işkence tekniği geliştiriyorlardı. Kur’an-ı ve kutsal değerleri alaya alıp Hz. Muhammed’i öldürme planları yapıyorlardı. Kur’an, Hz. Hûd’u alaya alan “Ahkâf” halkının da aynı sapıklıkları yaşadığını ve sonlarının çok acı olduğunu anlatarak kendilerini uyarıyor. “Ahkâf” halkı, bugün “hortum” diye tabir ettiğimiz benzer bir kasırgaya yakalandı. Bu kasırga/kum fırtınası öyle şiddetliydi ki, insanlar paramparça olarak havalarda uçuştu. Öyle ki, Hz. Hûd’un nebi olarak geldiği bölgede onun ve ona inananların dışında hiç kimse kurtulamadı."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Nihayet (onlar) azabın ufukta geniş bir bulut halinde vadilerine doğru geldiğini görünce: “Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur” dediler. (Hûd ise:) “Hayır o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı dolu azap bulunan bir rüzgârdır (kum fırtınasıdır).” (dedi)","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضًا مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"45/45-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-24c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler inkârda ve isyanda o kadar ileri gitmişlerdi ki, inananlar için her gün yeni bir işkence tekniği geliştiriyorlardı. Kur’an-ı ve kutsal değerleri alaya alıp Hz. Muhammed’i öldürme planları yapıyorlardı. Kur’an, Hz. Hûd’u alaya alan “Ahkâf” halkının da aynı sapıklıkları yaşadığını ve sonlarının çok acı olduğunu anlatarak kendilerini uyarıyor. “Ahkâf” halkı, bugün “hortum” diye tabir ettiğimiz benzer bir kasırgaya yakalandı. Bu kasırga/kum fırtınası öyle şiddetliydi ki, insanlar paramparça olarak havalarda uçuştu. Öyle ki, Hz. Hûd’un nebi olarak geldiği bölgede onun ve ona inananların dışında hiç kimse kurtulamadı."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Nihayet (onlar) azabın ufukta geniş bir bulut halinde vadilerine doğru geldiğini görünce: “Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur” dediler. (Hûd ise:) “Hayır o sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı dolu azap bulunan bir rüzgârdır (kum fırtınasıdır).” (dedi)","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضًا مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"45/45-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-24c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler inkârda ve isyanda o kadar ileri gitmişlerdi ki, inananlar için her gün yeni bir işkence tekniği geliştiriyorlardı. Kur’an-ı ve kutsal değerleri alaya alıp Hz. Muhammed’i öldürme planları yapıyorlardı. Kur’an, Hz. Hûd’u alaya alan “Ahkâf” halkının da aynı sapıklıkları yaşadığını ve sonlarının çok acı olduğunu anlatarak kendilerini uyarıyor. “Ahkâf” halkı, bugün “hortum” diye tabir ettiğimiz benzer bir kasırgaya yakalandı. Bu kasırga/kum fırtınası öyle şiddetliydi ki, insanlar paramparça olarak havalarda uçuştu. Öyle ki, Hz. Hûd’un nebi olarak geldiği bölgede onun ve ona inananların dışında hiç kimse kurtulamadı."},{"verse_number":"25","turkish_text":"“O (kum fırtınası) Rabbimin emriyle (oradaki) her şeyi yerle bir eder” (dedi). Derken (gelen kum fırtınasıyla) onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (kumlar altında kalan) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz kötülüğe saplanmış olan bir toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“O (kum fırtınası) Rabbimin emriyle (oradaki) her şeyi yerle bir eder” (dedi). Derken (gelen kum fırtınasıyla) onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (kumlar altında kalan) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz kötülüğe saplanmış olan bir toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“O (kum fırtınası) Rabbimin emriyle (oradaki) her şeyi yerle bir eder” (dedi). Derken (gelen kum fırtınasıyla) onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (kumlar altında kalan) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz kötülüğe saplanmış olan bir toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“O (kum fırtınası) Rabbimin emriyle (oradaki) her şeyi yerle bir eder” (dedi). Derken (gelen kum fırtınasıyla) onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (kumlar altında kalan) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz kötülüğe saplanmış olan bir toplumu böyle cezalandırırız.","arabic_text":"تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yemin olsun ki biz onlara size vermediğimiz imkân ve kuvveti vermiştik; kulaklar gözler ve gönüller lütfetmiştik. Fakat ne kulakları ne gözleri ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda sağlamamıştı. Çünkü onlar bile bile Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi. Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan kuşatıvermişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَاَبْصَارًا وَاَفْـِٔدَةًۘ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yemin olsun ki biz onlara size vermediğimiz imkân ve kuvveti vermiştik; kulaklar gözler ve gönüller lütfetmiştik. Fakat ne kulakları ne gözleri ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda sağlamamıştı. Çünkü onlar bile bile Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi. Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan kuşatıvermişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَاَبْصَارًا وَاَفْـِٔدَةًۘ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yemin olsun ki biz onlara size vermediğimiz imkân ve kuvveti vermiştik; kulaklar gözler ve gönüller lütfetmiştik. Fakat ne kulakları ne gözleri ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda sağlamamıştı. Çünkü onlar bile bile Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi. Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan kuşatıvermişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَاَبْصَارًا وَاَفْـِٔدَةًۘ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yemin olsun ki biz onlara size vermediğimiz imkân ve kuvveti vermiştik; kulaklar gözler ve gönüller lütfetmiştik. Fakat ne kulakları ne gözleri ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda sağlamamıştı. Çünkü onlar bile bile Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi. Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan kuşatıvermişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًا وَاَبْصَارًا وَاَفْـِٔدَةًۘ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"45/45-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki biz (halkı kötülük üreten) çevrenizdeki kentleri de yok ettik. Ama (onları yok etmeden önce) belki dönerler diye (gerçeği apaçık gösteren) ayetlerimizi farklı üsluplarla farklı şekillerde çok boyutlu olarak (onlara) açıkladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki biz (halkı kötülük üreten) çevrenizdeki kentleri de yok ettik. Ama (onları yok etmeden önce) belki dönerler diye (gerçeği apaçık gösteren) ayetlerimizi farklı üsluplarla farklı şekillerde çok boyutlu olarak (onlara) açıkladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki biz (halkı kötülük üreten) çevrenizdeki kentleri de yok ettik. Ama (onları yok etmeden önce) belki dönerler diye (gerçeği apaçık gösteren) ayetlerimizi farklı üsluplarla farklı şekillerde çok boyutlu olarak (onlara) açıkladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki biz (halkı kötülük üreten) çevrenizdeki kentleri de yok ettik. Ama (onları yok etmeden önce) belki dönerler diye (gerçeği apaçık gösteren) ayetlerimizi farklı üsluplarla farklı şekillerde çok boyutlu olarak (onlara) açıkladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’la beraber O’na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya! Yardımlarına gelmek şöyle dursun onları yüzüstü bırakıp ortalıktan kayboldular. Bu onların kendi uydurdukları şeylerle kendilerini kandırmalarının sonucuydu.","arabic_text":"فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَانًا اٰلِهَةًۜ بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْۚ وَذٰلِكَ اِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-28c.mp3","commentary_text":"“İlahları onları yüzüstü bırakıp kaçtı” ifadesi, ilahların elle yapılan putlardan değil, Allah’a yaklaştırır ümidiyle tanrısal nitelikler yükleyerek ilah konumuna getirdikleri bir kısım insanlardan olduğu anlamındadır. Zira bırakıp kaçmak insanın işidir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’la beraber O’na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya! Yardımlarına gelmek şöyle dursun onları yüzüstü bırakıp ortalıktan kayboldular. Bu onların kendi uydurdukları şeylerle kendilerini kandırmalarının sonucuydu.","arabic_text":"فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَانًا اٰلِهَةًۜ بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْۚ وَذٰلِكَ اِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-27c.mp3","commentary_text":"“İlahları onları yüzüstü bırakıp kaçtı” ifadesi, ilahların elle yapılan putlardan değil, Allah’a yaklaştırır ümidiyle tanrısal nitelikler yükleyerek ilah konumuna getirdikleri bir kısım insanlardan olduğu anlamındadır. Zira bırakıp kaçmak insanın işidir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’la beraber O’na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya! Yardımlarına gelmek şöyle dursun onları yüzüstü bırakıp ortalıktan kayboldular. Bu onların kendi uydurdukları şeylerle kendilerini kandırmalarının sonucuydu.","arabic_text":"فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَانًا اٰلِهَةًۜ بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْۚ وَذٰلِكَ اِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-28c.mp3","commentary_text":"“İlahları onları yüzüstü bırakıp kaçtı” ifadesi, ilahların elle yapılan putlardan değil, Allah’a yaklaştırır ümidiyle tanrısal nitelikler yükleyerek ilah konumuna getirdikleri bir kısım insanlardan olduğu anlamındadır. Zira bırakıp kaçmak insanın işidir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Allah’la beraber O’na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya! Yardımlarına gelmek şöyle dursun onları yüzüstü bırakıp ortalıktan kayboldular. Bu onların kendi uydurdukları şeylerle kendilerini kandırmalarının sonucuydu.","arabic_text":"فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَانًا اٰلِهَةًۜ بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْۚ وَذٰلِكَ اِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-28c.mp3","commentary_text":"“İlahları onları yüzüstü bırakıp kaçtı” ifadesi, ilahların elle yapılan putlardan değil, Allah’a yaklaştırır ümidiyle tanrısal nitelikler yükleyerek ilah konumuna getirdikleri bir kısım insanlardan olduğu anlamındadır. Zira bırakıp kaçmak insanın işidir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hani biz cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve onun mesajlarını fark eder etmez de (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” demişler ve (okuma) bittiğinde (aldıkları mesajlarla) kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ صَرَفْنَٓا اِلَيْكَ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ الْقُرْاٰنَۚ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُٓوا اَنْصِتُواۚ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوْا اِلٰى قَوْمِهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hani biz cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve onun mesajlarını fark eder etmez de (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” demişler ve (okuma) bittiğinde (aldıkları mesajlarla) kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ صَرَفْنَٓا اِلَيْكَ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ الْقُرْاٰنَۚ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُٓوا اَنْصِتُواۚ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوْا اِلٰى قَوْمِهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hani biz cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve onun mesajlarını fark eder etmez de (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” demişler ve (okuma) bittiğinde (aldıkları mesajlarla) kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ صَرَفْنَٓا اِلَيْكَ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ الْقُرْاٰنَۚ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُٓوا اَنْصِتُواۚ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوْا اِلٰى قَوْمِهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Hani biz cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve onun mesajlarını fark eder etmez de (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” demişler ve (okuma) bittiğinde (aldıkları mesajlarla) kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ صَرَفْنَٓا اِلَيْكَ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ الْقُرْاٰنَۚ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُٓوا اَنْصِتُواۚ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوْا اِلٰى قَوْمِهِمْ مُنْذِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar şöyle demişti: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Musa’dan sonra indirilen kendinden önceki ilahi kitapları doğrulayan gerçeğe ve doğru yola çağıran bir kitap dinledik.”","arabic_text":"قَالُوا يَا قَوْمَنَٓا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَر۪يقٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar şöyle demişti: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Musa’dan sonra indirilen kendinden önceki ilahi kitapları doğrulayan gerçeğe ve doğru yola çağıran bir kitap dinledik.”","arabic_text":"قَالُوا يَا قَوْمَنَٓا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَر۪يقٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar şöyle demişti: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Musa’dan sonra indirilen kendinden önceki ilahi kitapları doğrulayan gerçeğe ve doğru yola çağıran bir kitap dinledik.”","arabic_text":"قَالُوا يَا قَوْمَنَٓا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَر۪يقٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar şöyle demişti: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Musa’dan sonra indirilen kendinden önceki ilahi kitapları doğrulayan gerçeğe ve doğru yola çağıran bir kitap dinledik.”","arabic_text":"قَالُوا يَا قَوْمَنَٓا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَر۪يقٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ey kavmimiz! Allah’ın davetine uyun ona iman edin ki (Allah) günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın!”","arabic_text":"يَا قَوْمَنَٓا اَج۪يبُوا دَاعِيَ اللّٰهِ وَاٰمِنُوا بِه۪ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ey kavmimiz! Allah’ın davetine uyun ona iman edin ki (Allah) günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın!”","arabic_text":"يَا قَوْمَنَٓا اَج۪يبُوا دَاعِيَ اللّٰهِ وَاٰمِنُوا بِه۪ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ey kavmimiz! Allah’ın davetine uyun ona iman edin ki (Allah) günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın!”","arabic_text":"يَا قَوْمَنَٓا اَج۪يبُوا دَاعِيَ اللّٰهِ وَاٰمِنُوا بِه۪ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"“Ey kavmimiz! Allah’ın davetine uyun ona iman edin ki (Allah) günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın!”","arabic_text":"يَا قَوْمَنَٓا اَج۪يبُوا دَاعِيَ اللّٰهِ وَاٰمِنُوا بِه۪ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Her kim Allah’ın çağrısına uymazsa bilsin ki yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O’ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah’ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Her kim Allah’ın çağrısına uymazsa bilsin ki yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O’ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah’ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Her kim Allah’ın çağrısına uymazsa bilsin ki yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O’ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah’ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Her kim Allah’ın çağrısına uymazsa bilsin ki yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O’ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah’ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.","arabic_text":"وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"45/45-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın ölüye yeniden hayat verme gücüne sahip olduğunu da anlamazlar mı? Evet O kesinlikle dilediği her şeyi yapma gücüne sahiptir!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰىۜ بَلٰٓى اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın ölüye yeniden hayat verme gücüne sahip olduğunu da anlamazlar mı? Evet O kesinlikle dilediği her şeyi yapma gücüne sahiptir!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰىۜ بَلٰٓى اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın ölüye yeniden hayat verme gücüne sahip olduğunu da anlamazlar mı? Evet O kesinlikle dilediği her şeyi yapma gücüne sahiptir!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰىۜ بَلٰٓى اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın ölüye yeniden hayat verme gücüne sahip olduğunu da anlamazlar mı? Evet O kesinlikle dilediği her şeyi yapma gücüne sahiptir!","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰىۜ بَلٰٓى اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"45/45-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkârcılar ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkârcılar ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkârcılar ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkârcılar ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.","arabic_text":"وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O halde kalpleri azim ve kararlılıkla dolu olan azim sahibi resullerin sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme! Onlar vaad edildikleri azabı gördükleri gün sanki (dünyada) gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Bu bir duyurudur! “Hiç yoldan çıkan fâsıklar topluluğundan başkası helak edilir mi (elbette ki edilmez)!”","arabic_text":"فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ بَلَاغٌۚ فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-35c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed, müşriklerin sınır tanımayan işkence ve hakaretlerine, toplumu birbirine düşüren fitne ve fesatlarına dayanamayınca onlar hakkında vaad edilen azabın bir an önce gelmesini istiyor. Bunun üzerine Allah, henüz takdir edilen zamanın gelmediğini ve “Ulu’l-azm” (azim ve kararlılık sahibi) peygamberler gibi sabretmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayette geçen “Ulu’l-azm” peygamberler; dinin tebliğinde büyük gayret sarf etmiş, zorluklara göğüs germiş, mücadeleden geri kalmamış ve en ufak bir bıkkınlığa kapılmadan azim ve kararlılıkla vazifelerini icra ettikleri için “Azim Sahibi” diye isimlendirilmişlerdir. Bunlar Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’dır. (Ahzab, 33/7; Şura, 42/13). “Gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar” ifadesi, zaman kavramının ahirette yaşanacak nihaî realite ile ilgili hiçbir anlam ifade etmeyeceğinin mecâzi bir anlatımıdır. Dünya hayatı bir iki saniyede görülen bir rüya gibi hatırlanacaktır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O halde kalpleri azim ve kararlılıkla dolu olan azim sahibi resullerin sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme! Onlar vaad edildikleri azabı gördükleri gün sanki (dünyada) gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Bu bir duyurudur! “Hiç yoldan çıkan fâsıklar topluluğundan başkası helak edilir mi (elbette ki edilmez)!”","arabic_text":"فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ بَلَاغٌۚ فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-34c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed, müşriklerin sınır tanımayan işkence ve hakaretlerine, toplumu birbirine düşüren fitne ve fesatlarına dayanamayınca onlar hakkında vaad edilen azabın bir an önce gelmesini istiyor. Bunun üzerine Allah, henüz takdir edilen zamanın gelmediğini ve “Ulu’l-azm” (azim ve kararlılık sahibi) peygamberler gibi sabretmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayette geçen “Ulu’l-azm” peygamberler; dinin tebliğinde büyük gayret sarf etmiş, zorluklara göğüs germiş, mücadeleden geri kalmamış ve en ufak bir bıkkınlığa kapılmadan azim ve kararlılıkla vazifelerini icra ettikleri için “Azim Sahibi” diye isimlendirilmişlerdir. Bunlar Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’dır. (Ahzab, 33/7; Şura, 42/13). “Gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar” ifadesi, zaman kavramının ahirette yaşanacak nihaî realite ile ilgili hiçbir anlam ifade etmeyeceğinin mecâzi bir anlatımıdır. Dünya hayatı bir iki saniyede görülen bir rüya gibi hatırlanacaktır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O halde kalpleri azim ve kararlılıkla dolu olan azim sahibi resullerin sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme! Onlar vaad edildikleri azabı gördükleri gün sanki (dünyada) gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Bu bir duyurudur! “Hiç yoldan çıkan fâsıklar topluluğundan başkası helak edilir mi (elbette ki edilmez)!”","arabic_text":"فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ بَلَاغٌۚ فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-35c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed, müşriklerin sınır tanımayan işkence ve hakaretlerine, toplumu birbirine düşüren fitne ve fesatlarına dayanamayınca onlar hakkında vaad edilen azabın bir an önce gelmesini istiyor. Bunun üzerine Allah, henüz takdir edilen zamanın gelmediğini ve “Ulu’l-azm” (azim ve kararlılık sahibi) peygamberler gibi sabretmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayette geçen “Ulu’l-azm” peygamberler; dinin tebliğinde büyük gayret sarf etmiş, zorluklara göğüs germiş, mücadeleden geri kalmamış ve en ufak bir bıkkınlığa kapılmadan azim ve kararlılıkla vazifelerini icra ettikleri için “Azim Sahibi” diye isimlendirilmişlerdir. Bunlar Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’dır. (Ahzab, 33/7; Şura, 42/13). “Gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar” ifadesi, zaman kavramının ahirette yaşanacak nihaî realite ile ilgili hiçbir anlam ifade etmeyeceğinin mecâzi bir anlatımıdır. Dünya hayatı bir iki saniyede görülen bir rüya gibi hatırlanacaktır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"O halde kalpleri azim ve kararlılıkla dolu olan azim sahibi resullerin sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme! Onlar vaad edildikleri azabı gördükleri gün sanki (dünyada) gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Bu bir duyurudur! “Hiç yoldan çıkan fâsıklar topluluğundan başkası helak edilir mi (elbette ki edilmez)!”","arabic_text":"فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ بَلَاغٌۚ فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"45/45-34.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"45/45-35c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed, müşriklerin sınır tanımayan işkence ve hakaretlerine, toplumu birbirine düşüren fitne ve fesatlarına dayanamayınca onlar hakkında vaad edilen azabın bir an önce gelmesini istiyor. Bunun üzerine Allah, henüz takdir edilen zamanın gelmediğini ve “Ulu’l-azm” (azim ve kararlılık sahibi) peygamberler gibi sabretmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayette geçen “Ulu’l-azm” peygamberler; dinin tebliğinde büyük gayret sarf etmiş, zorluklara göğüs germiş, mücadeleden geri kalmamış ve en ufak bir bıkkınlığa kapılmadan azim ve kararlılıkla vazifelerini icra ettikleri için “Azim Sahibi” diye isimlendirilmişlerdir. Bunlar Hz. Nuh, İbrahim, Musa ve İsa’dır. (Ahzab, 33/7; Şura, 42/13). “Gündüzün sadece bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar” ifadesi, zaman kavramının ahirette yaşanacak nihaî realite ile ilgili hiçbir anlam ifade etmeyeceğinin mecâzi bir anlatımıdır. Dünya hayatı bir iki saniyede görülen bir rüya gibi hatırlanacaktır."}]},{"id":47,"name":"MUHAMMED SÛRESİ","description":"Muhammed suresi, Medine döneminde inmiş olup 38 ayettir. Sure adını, Peygamber Efendimizin, ikinci ayette geçen “Muhammed” adından almıştır. Sûrede inkâr edip Allah yolundan alıkoyanların amellerinin boşa çıkacağı belirtiliyor. Kâfirlerle savaşın kaçınılmaz olduğu durumlarda inananların gevşeklik göstermemesi isteniyor ve esirlere yapılacak muamelelere temas ediliyor. Hak dinin yaşatılması uğrunda hayatlarını feda edenlerin çabalarının boşa gitmeyip Allah tarafından ebedî mutluluk mekânı olan cennetle ödüllendirileceği belirtiliyor. Hz. Peygamberin Mekke’den hicret etmeye zorlandığı ve önceki peygamberler döneminde de inkârcılar tarafından inananlara aynı durumun uygulandığı, fakat inkârcıların hepsinin helâk edildiği bildiriliyor. İnkârcıların Kur’an gerçeğiyle karşı karşıya bulundukları halde akıllarını kullanmadıkları, bu yüzden hem dünyada hem de âhirette hüsrana uğrayacakları haber veriliyor. Samimi Müslümanlardan Allah’a ve resulüne itaat ve Allah yolunda sabır ve maddi manevi destek isteniyor. İnkârda direnen, gerçeği anladıktan sonra hak yolun karşısında durmaya devam eden ve resule muhalefet eden kimselerin âhirette Allah’ın rahmetinden ve affından mahrum kalacağı vurgulanıyor.","sura_intro_audio":"46/46-a.mp3","verse_count":38,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"İnkâr edenler ve Allah yolundan (insanları) alıkoyanlar var ya; işte Allah onların bütün (güzel ve iyi) işlerini (hesap gününde) değersiz kılacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["4/167"],"audio_path":"46/46-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnkâr edenler ve Allah yolundan (insanları) alıkoyanlar var ya; işte Allah onların bütün (güzel ve iyi) işlerini (hesap gününde) değersiz kılacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["4/167"],"audio_path":"46/46-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnkâr edenler ve Allah yolundan (insanları) alıkoyanlar var ya; işte Allah onların bütün (güzel ve iyi) işlerini (hesap gününde) değersiz kılacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["4/167"],"audio_path":"46/46-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnkâr edenler ve Allah yolundan (insanları) alıkoyanlar var ya; işte Allah onların bütün (güzel ve iyi) işlerini (hesap gününde) değersiz kılacaktır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["4/167"],"audio_path":"46/46-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e indirilen hakikate inananların (Allah geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-2c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran 3/144, Ahzâb 33/40, Fetih 48/29"},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e indirilen hakikate inananların (Allah geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-1c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran 3/144, Ahzâb 33/40, Fetih 48/29"},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e indirilen hakikate inananların (Allah geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-2c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran 3/144, Ahzâb 33/40, Fetih 48/29"},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e indirilen hakikate inananların (Allah geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-2c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran 3/144, Ahzâb 33/40, Fetih 48/29"},{"verse_number":"3","turkish_text":"İşte bu inkâr edenlerin sahte ve yalanın arkasından gitmelerinden inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İşte bu inkâr edenlerin sahte ve yalanın arkasından gitmelerinden inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İşte bu inkâr edenlerin sahte ve yalanın arkasından gitmelerinden inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İşte bu inkâr edenlerin sahte ve yalanın arkasından gitmelerinden inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman yakaladıklarınızı sıkı bağlayın. Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur. Eğer Allah dileseydi (yaptıkları kötülüklere karşılık) onlardan başka türlü de intikam alır (onları cezalandırır)dı. Fakat böyle olması (küfre karşı mücadelenizle) sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülen (şehit)lere gelince Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["2/191","4/91","9/5"],"audio_path":"46/46-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-4c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşı en son çare olarak görür.  İslam’ı, bir savaş dini ve Müslümanları da bu savaş dininin askerleri olarak görmek çok büyük haksızlık olur. Zira 23 yıllık Asr-ı saadette 85 savunma (savaşı) harekâtı gerçekleşmiştir. Bunların 57’si seriyye (Hz. Peygamberin bizzat katılmadığı savaşlar), 28’i ise gazve şeklinde olmuştur. Bu savaşların toplamında 150 şehit, 250 müşrik toplam 400 kişi ölmüştür. Kaldı ki bu savaşların tamamı her toplumun doğal hakkı olan savunma amacıyla gerçekleşmiştir. İslam’ı savaş dini olarak görenler bugün bir bomba ile on binlerce kişiyi öldürebilmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman yakaladıklarınızı sıkı bağlayın. Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur. Eğer Allah dileseydi (yaptıkları kötülüklere karşılık) onlardan başka türlü de intikam alır (onları cezalandırır)dı. Fakat böyle olması (küfre karşı mücadelenizle) sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülen (şehit)lere gelince Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["2/191","4/91","9/5"],"audio_path":"46/46-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-3c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşı en son çare olarak görür.  İslam’ı, bir savaş dini ve Müslümanları da bu savaş dininin askerleri olarak görmek çok büyük haksızlık olur. Zira 23 yıllık Asr-ı saadette 85 savunma (savaşı) harekâtı gerçekleşmiştir. Bunların 57’si seriyye (Hz. Peygamberin bizzat katılmadığı savaşlar), 28’i ise gazve şeklinde olmuştur. Bu savaşların toplamında 150 şehit, 250 müşrik toplam 400 kişi ölmüştür. Kaldı ki bu savaşların tamamı her toplumun doğal hakkı olan savunma amacıyla gerçekleşmiştir. İslam’ı savaş dini olarak görenler bugün bir bomba ile on binlerce kişiyi öldürebilmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman yakaladıklarınızı sıkı bağlayın. Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur. Eğer Allah dileseydi (yaptıkları kötülüklere karşılık) onlardan başka türlü de intikam alır (onları cezalandırır)dı. Fakat böyle olması (küfre karşı mücadelenizle) sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülen (şehit)lere gelince Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["2/191","4/91","9/5"],"audio_path":"46/46-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-4c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşı en son çare olarak görür.  İslam’ı, bir savaş dini ve Müslümanları da bu savaş dininin askerleri olarak görmek çok büyük haksızlık olur. Zira 23 yıllık Asr-ı saadette 85 savunma (savaşı) harekâtı gerçekleşmiştir. Bunların 57’si seriyye (Hz. Peygamberin bizzat katılmadığı savaşlar), 28’i ise gazve şeklinde olmuştur. Bu savaşların toplamında 150 şehit, 250 müşrik toplam 400 kişi ölmüştür. Kaldı ki bu savaşların tamamı her toplumun doğal hakkı olan savunma amacıyla gerçekleşmiştir. İslam’ı savaş dini olarak görenler bugün bir bomba ile on binlerce kişiyi öldürebilmektedir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen (onlar sizi öldürmeden siz onların) boyunlarını vurun. Onlara üstün geldiğiniz zaman yakaladıklarınızı sıkı bağlayın. Savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur. Eğer Allah dileseydi (yaptıkları kötülüklere karşılık) onlardan başka türlü de intikam alır (onları cezalandırır)dı. Fakat böyle olması (küfre karşı mücadelenizle) sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülen (şehit)lere gelince Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":["2/191","4/91","9/5"],"audio_path":"46/46-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-4c.mp3","commentary_text":"İslam dini, savaşı en son çare olarak görür.  İslam’ı, bir savaş dini ve Müslümanları da bu savaş dininin askerleri olarak görmek çok büyük haksızlık olur. Zira 23 yıllık Asr-ı saadette 85 savunma (savaşı) harekâtı gerçekleşmiştir. Bunların 57’si seriyye (Hz. Peygamberin bizzat katılmadığı savaşlar), 28’i ise gazve şeklinde olmuştur. Bu savaşların toplamında 150 şehit, 250 müşrik toplam 400 kişi ölmüştür. Kaldı ki bu savaşların tamamı her toplumun doğal hakkı olan savunma amacıyla gerçekleşmiştir. İslam’ı savaş dini olarak görenler bugün bir bomba ile on binlerce kişiyi öldürebilmektedir."},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"(Allah) o cihad edenleri hidayete erdirecek durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.","arabic_text":"وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ﴿٢﴾ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"(Allah) o cihad edenleri hidayete erdirecek durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.","arabic_text":"وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ﴿٢﴾ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"(Allah) o cihad edenleri hidayete erdirecek durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.","arabic_text":"وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ﴿٢﴾ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"(Allah) o cihad edenleri hidayete erdirecek durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.","arabic_text":"وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ﴿٢﴾ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz ey inananlar! Eğer Allah’a (O’nun dininin yayılmasına) yardım ederseniz (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz ey inananlar! Eğer Allah’a (O’nun dininin yayılmasına) yardım ederseniz (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz ey inananlar! Eğer Allah’a (O’nun dininin yayılmasına) yardım ederseniz (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz ey inananlar! Eğer Allah’a (O’nun dininin yayılmasına) yardım ederseniz (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince onların hakkı yıkımdır. (Allah) onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince onların hakkı yıkımdır. (Allah) onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince onların hakkı yıkımdır. (Allah) onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkâr edenlere gelince onların hakkı yıkımdır. (Allah) onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun sebebi (kendilerini yaratan ve ona göre kanunlar koyan) Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. (Allah da) onların amellerini heba edecektir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun sebebi (kendilerini yaratan ve ona göre kanunlar koyan) Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. (Allah da) onların amellerini heba edecektir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun sebebi (kendilerini yaratan ve ona göre kanunlar koyan) Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. (Allah da) onların amellerini heba edecektir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bunun sebebi (kendilerini yaratan ve ona göre kanunlar koyan) Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. (Allah da) onların amellerini heba edecektir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları (yaptıkları yüzünden) yere geçirmiştir. (Ne zaman olursa olsun) Hakikati inkâr edenleri buna benzer (bir akıbet) beklemektedir.","arabic_text":"فَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-10c.mp3","commentary_text":"Yaşadığımız dünyada inananların durumuna baktığımız zaman Allah’ın yardımını pek göremiyoruz. Acaba Allah mı sözünde durmuyor (hâşâ) yoksa inananlar yardımı hak edecek duruşu mu gösteremiyor? Allah’ın sözünde durmaması söz konusu olmayacağına göre demek ki inananlar yardımı hak edecek durumda değil. O halde Müslümanlar imanlarıyla, inandıklarıyla, yaşadıklarıyla yüzleşmek ve Allah’ın rahmetinin neden tecelli etmediğini arayıp bulmak ve ona göre yaşamak zorundalar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları (yaptıkları yüzünden) yere geçirmiştir. (Ne zaman olursa olsun) Hakikati inkâr edenleri buna benzer (bir akıbet) beklemektedir.","arabic_text":"فَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-9c.mp3","commentary_text":"Yaşadığımız dünyada inananların durumuna baktığımız zaman Allah’ın yardımını pek göremiyoruz. Acaba Allah mı sözünde durmuyor (hâşâ) yoksa inananlar yardımı hak edecek duruşu mu gösteremiyor? Allah’ın sözünde durmaması söz konusu olmayacağına göre demek ki inananlar yardımı hak edecek durumda değil. O halde Müslümanlar imanlarıyla, inandıklarıyla, yaşadıklarıyla yüzleşmek ve Allah’ın rahmetinin neden tecelli etmediğini arayıp bulmak ve ona göre yaşamak zorundalar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları (yaptıkları yüzünden) yere geçirmiştir. (Ne zaman olursa olsun) Hakikati inkâr edenleri buna benzer (bir akıbet) beklemektedir.","arabic_text":"فَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-10c.mp3","commentary_text":"Yaşadığımız dünyada inananların durumuna baktığımız zaman Allah’ın yardımını pek göremiyoruz. Acaba Allah mı sözünde durmuyor (hâşâ) yoksa inananlar yardımı hak edecek duruşu mu gösteremiyor? Allah’ın sözünde durmaması söz konusu olmayacağına göre demek ki inananlar yardımı hak edecek durumda değil. O halde Müslümanlar imanlarıyla, inandıklarıyla, yaşadıklarıyla yüzleşmek ve Allah’ın rahmetinin neden tecelli etmediğini arayıp bulmak ve ona göre yaşamak zorundalar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları (yaptıkları yüzünden) yere geçirmiştir. (Ne zaman olursa olsun) Hakikati inkâr edenleri buna benzer (bir akıbet) beklemektedir.","arabic_text":"فَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-10c.mp3","commentary_text":"Yaşadığımız dünyada inananların durumuna baktığımız zaman Allah’ın yardımını pek göremiyoruz. Acaba Allah mı sözünde durmuyor (hâşâ) yoksa inananlar yardımı hak edecek duruşu mu gösteremiyor? Allah’ın sözünde durmaması söz konusu olmayacağına göre demek ki inananlar yardımı hak edecek durumda değil. O halde Müslümanlar imanlarıyla, inandıklarıyla, yaşadıklarıyla yüzleşmek ve Allah’ın rahmetinin neden tecelli etmediğini arayıp bulmak ve ona göre yaşamak zorundalar."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bu böyledir. Allah (iyi niyet ve gayretlerinden dolayı) inananların yardımcısı ve koruyucusudur. İnkârcıların ise hiçbir yardımcısı ve koruyucusu yoktur.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bu böyledir. Allah (iyi niyet ve gayretlerinden dolayı) inananların yardımcısı ve koruyucusudur. İnkârcıların ise hiçbir yardımcısı ve koruyucusu yoktur.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bu böyledir. Allah (iyi niyet ve gayretlerinden dolayı) inananların yardımcısı ve koruyucusudur. İnkârcıların ise hiçbir yardımcısı ve koruyucusu yoktur.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bu böyledir. Allah (iyi niyet ve gayretlerinden dolayı) inananların yardımcısı ve koruyucusudur. İnkârcıların ise hiçbir yardımcısı ve koruyucusu yoktur.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Doğrusu Allah inandıktan sonra iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar inkârcılar ise dünya hayatında zevklenir (herhangi bir sorumluluk almadan) hayvanlar gibi yiyip içerler. (Ahirette ise) onların kalacağı yer ateş olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Doğrusu Allah inandıktan sonra iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar inkârcılar ise dünya hayatında zevklenir (herhangi bir sorumluluk almadan) hayvanlar gibi yiyip içerler. (Ahirette ise) onların kalacağı yer ateş olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Doğrusu Allah inandıktan sonra iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar inkârcılar ise dünya hayatında zevklenir (herhangi bir sorumluluk almadan) hayvanlar gibi yiyip içerler. (Ahirette ise) onların kalacağı yer ateş olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Doğrusu Allah inandıktan sonra iyi işler yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar inkârcılar ise dünya hayatında zevklenir (herhangi bir sorumluluk almadan) hayvanlar gibi yiyip içerler. (Ahirette ise) onların kalacağı yer ateş olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları (yaptıkları yüzünden) yok ettik de onlara bir yardım eden de çıkmadı (çıkamazdı zaten)!","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları (yaptıkları yüzünden) yok ettik de onlara bir yardım eden de çıkmadı (çıkamazdı zaten)!","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları (yaptıkları yüzünden) yok ettik de onlara bir yardım eden de çıkmadı (çıkamazdı zaten)!","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları (yaptıkları yüzünden) yok ettik de onlara bir yardım eden de çıkmadı (çıkamazdı zaten)!","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Rabbinden (aldığı) açık bir kanıta (Kur’an’a) göre davranan kimse kötü eylemleri kendisine güzel gösterilen ve yalnızca kendi keyfine göre hareket eden kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-14c.mp3","commentary_text":"“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Rabbinden (aldığı) açık bir kanıta (Kur’an’a) göre davranan kimse kötü eylemleri kendisine güzel gösterilen ve yalnızca kendi keyfine göre hareket eden kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-13c.mp3","commentary_text":"“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Rabbinden (aldığı) açık bir kanıta (Kur’an’a) göre davranan kimse kötü eylemleri kendisine güzel gösterilen ve yalnızca kendi keyfine göre hareket eden kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-14c.mp3","commentary_text":"“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Rabbinden (aldığı) açık bir kanıta (Kur’an’a) göre davranan kimse kötü eylemleri kendisine güzel gösterilen ve yalnızca kendi keyfine göre hareket eden kimse gibi olur mu?","arabic_text":"اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-14c.mp3","commentary_text":"“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O’na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları tadı değişmeyen süt ırmakları içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O’na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları tadı değişmeyen süt ırmakları içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O’na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları tadı değişmeyen süt ırmakları içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O’na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları tadı değişmeyen süt ırmakları içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?","arabic_text":"مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O (müşrik)lerden seni dinlemeye gelenler de var. Sonra senin yanından çıktıkları zaman (ashaptan) kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte onlar kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) Allah’ın mühürlediği kendi heva ve heveslerine uyan kimselerdir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O (müşrik)lerden seni dinlemeye gelenler de var. Sonra senin yanından çıktıkları zaman (ashaptan) kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte onlar kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) Allah’ın mühürlediği kendi heva ve heveslerine uyan kimselerdir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O (müşrik)lerden seni dinlemeye gelenler de var. Sonra senin yanından çıktıkları zaman (ashaptan) kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte onlar kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) Allah’ın mühürlediği kendi heva ve heveslerine uyan kimselerdir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O (müşrik)lerden seni dinlemeye gelenler de var. Sonra senin yanından çıktıkları zaman (ashaptan) kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte onlar kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) Allah’ın mühürlediği kendi heva ve heveslerine uyan kimselerdir.","arabic_text":"وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Doğru yola ulaşmak isteyenlere gelince Allah onların doğru yolda kalma arzu ve yeteneklerini çoğaltır ve Allah’a karşı sorumluluk bilinçlerinin derinleşmesini sağlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Doğru yola ulaşmak isteyenlere gelince Allah onların doğru yolda kalma arzu ve yeteneklerini çoğaltır ve Allah’a karşı sorumluluk bilinçlerinin derinleşmesini sağlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Doğru yola ulaşmak isteyenlere gelince Allah onların doğru yolda kalma arzu ve yeteneklerini çoğaltır ve Allah’a karşı sorumluluk bilinçlerinin derinleşmesini sağlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Doğru yola ulaşmak isteyenlere gelince Allah onların doğru yolda kalma arzu ve yeteneklerini çoğaltır ve Allah’a karşı sorumluluk bilinçlerinin derinleşmesini sağlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O (inkârlarında ısrar eden)ler kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?","arabic_text":"فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-18c.mp3","commentary_text":"“Kendi günahın için af dile” ifadesi Hz. Peygamberin de yanlış yapabileceği ve bu yanlıştan dönünce Allah’tan af dilemesi gerektiği anlamındadır. Peygamberler Hz. Âdem ve Yunus örneğinde olduğu gibi kusursuz ve hatasız değillerdir. Onların diğer insanlardan farkı, yanlış yaptıklarında Allah tarafından vahiy yoluyla uyarılarak derhal yanlıştan vaz geçirilmeleridir. Aksi taktirde tebliğ ve temsil makamında oldukları için yaptıkları hatalar meşruiyet kazanır. Bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dahil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. Burada Hz. Peygamberin Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceği konusundaki tereddüdü bir kusur ve hata olarak değerlendirilmiş, onun için Allah’tan af dilemesi emredilmiştir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O (inkârlarında ısrar eden)ler kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?","arabic_text":"فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-17c.mp3","commentary_text":"“Kendi günahın için af dile” ifadesi Hz. Peygamberin de yanlış yapabileceği ve bu yanlıştan dönünce Allah’tan af dilemesi gerektiği anlamındadır. Peygamberler Hz. Âdem ve Yunus örneğinde olduğu gibi kusursuz ve hatasız değillerdir. Onların diğer insanlardan farkı, yanlış yaptıklarında Allah tarafından vahiy yoluyla uyarılarak derhal yanlıştan vaz geçirilmeleridir. Aksi taktirde tebliğ ve temsil makamında oldukları için yaptıkları hatalar meşruiyet kazanır. Bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dahil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. Burada Hz. Peygamberin Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceği konusundaki tereddüdü bir kusur ve hata olarak değerlendirilmiş, onun için Allah’tan af dilemesi emredilmiştir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O (inkârlarında ısrar eden)ler kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?","arabic_text":"فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-18c.mp3","commentary_text":"“Kendi günahın için af dile” ifadesi Hz. Peygamberin de yanlış yapabileceği ve bu yanlıştan dönünce Allah’tan af dilemesi gerektiği anlamındadır. Peygamberler Hz. Âdem ve Yunus örneğinde olduğu gibi kusursuz ve hatasız değillerdir. Onların diğer insanlardan farkı, yanlış yaptıklarında Allah tarafından vahiy yoluyla uyarılarak derhal yanlıştan vaz geçirilmeleridir. Aksi taktirde tebliğ ve temsil makamında oldukları için yaptıkları hatalar meşruiyet kazanır. Bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dahil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. Burada Hz. Peygamberin Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceği konusundaki tereddüdü bir kusur ve hata olarak değerlendirilmiş, onun için Allah’tan af dilemesi emredilmiştir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O (inkârlarında ısrar eden)ler kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?","arabic_text":"فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-18c.mp3","commentary_text":"“Kendi günahın için af dile” ifadesi Hz. Peygamberin de yanlış yapabileceği ve bu yanlıştan dönünce Allah’tan af dilemesi gerektiği anlamındadır. Peygamberler Hz. Âdem ve Yunus örneğinde olduğu gibi kusursuz ve hatasız değillerdir. Onların diğer insanlardan farkı, yanlış yaptıklarında Allah tarafından vahiy yoluyla uyarılarak derhal yanlıştan vaz geçirilmeleridir. Aksi taktirde tebliğ ve temsil makamında oldukları için yaptıkları hatalar meşruiyet kazanır. Bu ayetteki “af dileme” emrinin gerekçesi Hendek Savaşında Hz. Peygamber de dahil, savaşa katılan mü’minlerin, karşılaştıkları zorluklara karşı “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” şeklindeki çıkışları olmuştur. Nitekim Bakara suresi 2/214. âyetinde; “… Onlar (Hendek günü) öylesine sarsılmışlardı ki inananlarla birlikte resul de: ‘Allah’ın (vaat ettiği) yardımı ne zaman (gelecek)?’ diye feryat ediyordu. İyi bilin ki Allah’ın yardımı çok yakındır!” buyrulmuştur. Burada Hz. Peygamberin Allah’ın yardımının gelip gelmeyeceği konusundaki tereddüdü bir kusur ve hata olarak değerlendirilmiş, onun için Allah’tan af dilemesi emredilmiştir."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bil ki Allah’tan başka (O’nun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın hem de öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Allah (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) varıp duracağınız yeri de çok iyi bilir.","arabic_text":"فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-19c.mp3","commentary_text":"Savaşla ilgili inen ayetler “muhkem” ayetlerdir. Yani onların hükmü kesindir. Savaşla ilgili bu emir gelince, münafıklar ne yapacağını şaşırdılar. Çünkü oturdukları ve eğlendikleri yerden Müslümanlardan yana görünmek kolaydı ama savaşa katılarak Müslümanların safında yer almak onlar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir din ve sevmedikleri bir toplum için hayatlarından ya da rahatlarından olacaklardı. İşte bu ayet, münafıkla mü’mini birbirinden ayıran bir mihenk olmuştur. Bir de “kalplerinde hastalık bulunanlar” var. Bunlar düşünsel ve duygusal alanlarda yeterli seviyeye çıkamamış, kabul edilebilir emin olma noktasına gelememiş kişilerdir. Bu durumdakilerin zihinlerinde şüphe ve belirsizlik, gönüllerinde isteksizlik ve kaçıp kurtulma duygusu vardır. Bunlar da imanla küfür arasında bir çizgide bulunmaktadır ki bunun dinde herhangi bir karşılığı yoktur. İnsan ya mü’mindir ya da kâfir, ikisinin arasında bir statü sözkonusu değildir. Ayette geçen “sûre” terimini burada “vahiy” olarak çevirmek daha doğru olur, çünkü savaş meselesi ile ilgilenen tek başına herhangi bir sure yoktur. Ama birçok surede savaş konusunu işleyen ya da bu konuya çeşitli atıflar yapılan çokça ayet bulunmaktadır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bil ki Allah’tan başka (O’nun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın hem de öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Allah (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) varıp duracağınız yeri de çok iyi bilir.","arabic_text":"فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-18c.mp3","commentary_text":"Savaşla ilgili inen ayetler “muhkem” ayetlerdir. Yani onların hükmü kesindir. Savaşla ilgili bu emir gelince, münafıklar ne yapacağını şaşırdılar. Çünkü oturdukları ve eğlendikleri yerden Müslümanlardan yana görünmek kolaydı ama savaşa katılarak Müslümanların safında yer almak onlar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir din ve sevmedikleri bir toplum için hayatlarından ya da rahatlarından olacaklardı. İşte bu ayet, münafıkla mü’mini birbirinden ayıran bir mihenk olmuştur. Bir de “kalplerinde hastalık bulunanlar” var. Bunlar düşünsel ve duygusal alanlarda yeterli seviyeye çıkamamış, kabul edilebilir emin olma noktasına gelememiş kişilerdir. Bu durumdakilerin zihinlerinde şüphe ve belirsizlik, gönüllerinde isteksizlik ve kaçıp kurtulma duygusu vardır. Bunlar da imanla küfür arasında bir çizgide bulunmaktadır ki bunun dinde herhangi bir karşılığı yoktur. İnsan ya mü’mindir ya da kâfir, ikisinin arasında bir statü sözkonusu değildir. Ayette geçen “sûre” terimini burada “vahiy” olarak çevirmek daha doğru olur, çünkü savaş meselesi ile ilgilenen tek başına herhangi bir sure yoktur. Ama birçok surede savaş konusunu işleyen ya da bu konuya çeşitli atıflar yapılan çokça ayet bulunmaktadır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bil ki Allah’tan başka (O’nun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın hem de öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Allah (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) varıp duracağınız yeri de çok iyi bilir.","arabic_text":"فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-19c.mp3","commentary_text":"Savaşla ilgili inen ayetler “muhkem” ayetlerdir. Yani onların hükmü kesindir. Savaşla ilgili bu emir gelince, münafıklar ne yapacağını şaşırdılar. Çünkü oturdukları ve eğlendikleri yerden Müslümanlardan yana görünmek kolaydı ama savaşa katılarak Müslümanların safında yer almak onlar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir din ve sevmedikleri bir toplum için hayatlarından ya da rahatlarından olacaklardı. İşte bu ayet, münafıkla mü’mini birbirinden ayıran bir mihenk olmuştur. Bir de “kalplerinde hastalık bulunanlar” var. Bunlar düşünsel ve duygusal alanlarda yeterli seviyeye çıkamamış, kabul edilebilir emin olma noktasına gelememiş kişilerdir. Bu durumdakilerin zihinlerinde şüphe ve belirsizlik, gönüllerinde isteksizlik ve kaçıp kurtulma duygusu vardır. Bunlar da imanla küfür arasında bir çizgide bulunmaktadır ki bunun dinde herhangi bir karşılığı yoktur. İnsan ya mü’mindir ya da kâfir, ikisinin arasında bir statü sözkonusu değildir. Ayette geçen “sûre” terimini burada “vahiy” olarak çevirmek daha doğru olur, çünkü savaş meselesi ile ilgilenen tek başına herhangi bir sure yoktur. Ama birçok surede savaş konusunu işleyen ya da bu konuya çeşitli atıflar yapılan çokça ayet bulunmaktadır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bil ki Allah’tan başka (O’nun otoritesini paylaşacak) hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın hem de öteki bütün mümin erkek ve kadınların (günahlarının) bağışlanmasını dile! Allah (dünyada) dönüp dolaştığınız yeri de (âhirette) varıp duracağınız yeri de çok iyi bilir.","arabic_text":"فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-19c.mp3","commentary_text":"Savaşla ilgili inen ayetler “muhkem” ayetlerdir. Yani onların hükmü kesindir. Savaşla ilgili bu emir gelince, münafıklar ne yapacağını şaşırdılar. Çünkü oturdukları ve eğlendikleri yerden Müslümanlardan yana görünmek kolaydı ama savaşa katılarak Müslümanların safında yer almak onlar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir din ve sevmedikleri bir toplum için hayatlarından ya da rahatlarından olacaklardı. İşte bu ayet, münafıkla mü’mini birbirinden ayıran bir mihenk olmuştur. Bir de “kalplerinde hastalık bulunanlar” var. Bunlar düşünsel ve duygusal alanlarda yeterli seviyeye çıkamamış, kabul edilebilir emin olma noktasına gelememiş kişilerdir. Bu durumdakilerin zihinlerinde şüphe ve belirsizlik, gönüllerinde isteksizlik ve kaçıp kurtulma duygusu vardır. Bunlar da imanla küfür arasında bir çizgide bulunmaktadır ki bunun dinde herhangi bir karşılığı yoktur. İnsan ya mü’mindir ya da kâfir, ikisinin arasında bir statü sözkonusu değildir. Ayette geçen “sûre” terimini burada “vahiy” olarak çevirmek daha doğru olur, çünkü savaş meselesi ile ilgilenen tek başına herhangi bir sure yoktur. Ama birçok surede savaş konusunu işleyen ya da bu konuya çeşitli atıflar yapılan çokça ayet bulunmaktadır."},{"verse_number":"20-21","turkish_text":"İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü’minlere düşen) itaat etmek ve (Allah’ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.","arabic_text":"طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ﴿٢﴾ وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20-21","turkish_text":"İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü’minlere düşen) itaat etmek ve (Allah’ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.","arabic_text":"طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ﴿٢﴾ وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20-21","turkish_text":"İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü’minlere düşen) itaat etmek ve (Allah’ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.","arabic_text":"طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ﴿٢﴾ وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20-21","turkish_text":"İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü’minlere düşen) itaat etmek ve (Allah’ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.","arabic_text":"طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ﴿٢﴾ وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ","related_links":[],"audio_path":"46/46-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Şimdi siz savaşa sırt çevirirseniz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış akrabalık bağlarınızı koparmış ve böylece (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız?","arabic_text":"فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-22c.mp3","commentary_text":"Bu hitap doğrudan o günün inkârcılarına olsa da bugün için bu ayetin birinci muhatabı Müslümanlardır. Zira Müslümanlar Kur’an’ı sadece lafız tekrarı yaparak terennüm ediyor, onun Arapça metnini güzel sesli insanlara okutarak geçici bir rahatlama yaşıyor, onun harflerinin mahreçleriyle gırtlak ve diyafram egzersizleriyle zaman tüketiyor, değişik adlarla anılan bir sürü kıraat programlarına katılarak onun anlaşılmayan metni üzerinde çalışmalar yapıyor. Ama onun hükümlerini iyiden iyiye düşünecek, ondaki öğretileri hayata geçirecek ve onun ahlakî değerlerinden faydalanacak bir çalışmaya girmiyor, onun rehberlik edeceği ve ebedi saadet yurduna taşıyacağı bir yaşam geliştirmiyor. Oysa Kur’an hayata müdahale etmek için gelmiş, yaratılış safiyetinden uzaklaşan insanları fıtratına döndürmek için nazil olmuştur. Ayetleri ve sureleri anlaşılmayan ve üzerlerinde düşünülmeyen bir kitap insanlar için nasıl yol gösterici olabilir? Asırlardır Kur’an’ın anlaşılması için gecesini gündüzüne katarak çalışma yapan erdemli insanların gayretine rağmen Müslümanların Kur’an’ı anlamak, onunla yaşamak ve onun ahlakıyla ahlaklanmak diye bir derdi olmuyor. Acaba âyetin soru cümlesinde olduğu gibi Kur’an’ı anlamak konusunda Müslümanların kalplerine amellerinin karşılığı olarak kilit mi vurulmuştur?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Şimdi siz savaşa sırt çevirirseniz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış akrabalık bağlarınızı koparmış ve böylece (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız?","arabic_text":"فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-21c.mp3","commentary_text":"Bu hitap doğrudan o günün inkârcılarına olsa da bugün için bu ayetin birinci muhatabı Müslümanlardır. Zira Müslümanlar Kur’an’ı sadece lafız tekrarı yaparak terennüm ediyor, onun Arapça metnini güzel sesli insanlara okutarak geçici bir rahatlama yaşıyor, onun harflerinin mahreçleriyle gırtlak ve diyafram egzersizleriyle zaman tüketiyor, değişik adlarla anılan bir sürü kıraat programlarına katılarak onun anlaşılmayan metni üzerinde çalışmalar yapıyor. Ama onun hükümlerini iyiden iyiye düşünecek, ondaki öğretileri hayata geçirecek ve onun ahlakî değerlerinden faydalanacak bir çalışmaya girmiyor, onun rehberlik edeceği ve ebedi saadet yurduna taşıyacağı bir yaşam geliştirmiyor. Oysa Kur’an hayata müdahale etmek için gelmiş, yaratılış safiyetinden uzaklaşan insanları fıtratına döndürmek için nazil olmuştur. Ayetleri ve sureleri anlaşılmayan ve üzerlerinde düşünülmeyen bir kitap insanlar için nasıl yol gösterici olabilir? Asırlardır Kur’an’ın anlaşılması için gecesini gündüzüne katarak çalışma yapan erdemli insanların gayretine rağmen Müslümanların Kur’an’ı anlamak, onunla yaşamak ve onun ahlakıyla ahlaklanmak diye bir derdi olmuyor. Acaba âyetin soru cümlesinde olduğu gibi Kur’an’ı anlamak konusunda Müslümanların kalplerine amellerinin karşılığı olarak kilit mi vurulmuştur?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Şimdi siz savaşa sırt çevirirseniz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış akrabalık bağlarınızı koparmış ve böylece (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız?","arabic_text":"فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-22c.mp3","commentary_text":"Bu hitap doğrudan o günün inkârcılarına olsa da bugün için bu ayetin birinci muhatabı Müslümanlardır. Zira Müslümanlar Kur’an’ı sadece lafız tekrarı yaparak terennüm ediyor, onun Arapça metnini güzel sesli insanlara okutarak geçici bir rahatlama yaşıyor, onun harflerinin mahreçleriyle gırtlak ve diyafram egzersizleriyle zaman tüketiyor, değişik adlarla anılan bir sürü kıraat programlarına katılarak onun anlaşılmayan metni üzerinde çalışmalar yapıyor. Ama onun hükümlerini iyiden iyiye düşünecek, ondaki öğretileri hayata geçirecek ve onun ahlakî değerlerinden faydalanacak bir çalışmaya girmiyor, onun rehberlik edeceği ve ebedi saadet yurduna taşıyacağı bir yaşam geliştirmiyor. Oysa Kur’an hayata müdahale etmek için gelmiş, yaratılış safiyetinden uzaklaşan insanları fıtratına döndürmek için nazil olmuştur. Ayetleri ve sureleri anlaşılmayan ve üzerlerinde düşünülmeyen bir kitap insanlar için nasıl yol gösterici olabilir? Asırlardır Kur’an’ın anlaşılması için gecesini gündüzüne katarak çalışma yapan erdemli insanların gayretine rağmen Müslümanların Kur’an’ı anlamak, onunla yaşamak ve onun ahlakıyla ahlaklanmak diye bir derdi olmuyor. Acaba âyetin soru cümlesinde olduğu gibi Kur’an’ı anlamak konusunda Müslümanların kalplerine amellerinin karşılığı olarak kilit mi vurulmuştur?"},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Şimdi siz savaşa sırt çevirirseniz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış akrabalık bağlarınızı koparmış ve böylece (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız?","arabic_text":"فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-22c.mp3","commentary_text":"Bu hitap doğrudan o günün inkârcılarına olsa da bugün için bu ayetin birinci muhatabı Müslümanlardır. Zira Müslümanlar Kur’an’ı sadece lafız tekrarı yaparak terennüm ediyor, onun Arapça metnini güzel sesli insanlara okutarak geçici bir rahatlama yaşıyor, onun harflerinin mahreçleriyle gırtlak ve diyafram egzersizleriyle zaman tüketiyor, değişik adlarla anılan bir sürü kıraat programlarına katılarak onun anlaşılmayan metni üzerinde çalışmalar yapıyor. Ama onun hükümlerini iyiden iyiye düşünecek, ondaki öğretileri hayata geçirecek ve onun ahlakî değerlerinden faydalanacak bir çalışmaya girmiyor, onun rehberlik edeceği ve ebedi saadet yurduna taşıyacağı bir yaşam geliştirmiyor. Oysa Kur’an hayata müdahale etmek için gelmiş, yaratılış safiyetinden uzaklaşan insanları fıtratına döndürmek için nazil olmuştur. Ayetleri ve sureleri anlaşılmayan ve üzerlerinde düşünülmeyen bir kitap insanlar için nasıl yol gösterici olabilir? Asırlardır Kur’an’ın anlaşılması için gecesini gündüzüne katarak çalışma yapan erdemli insanların gayretine rağmen Müslümanların Kur’an’ı anlamak, onunla yaşamak ve onun ahlakıyla ahlaklanmak diye bir derdi olmuyor. Acaba âyetin soru cümlesinde olduğu gibi Kur’an’ı anlamak konusunda Müslümanların kalplerine amellerinin karşılığı olarak kilit mi vurulmuştur?"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Böyleleri (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın rahmetinden kovduğu (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Böyleleri (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın rahmetinden kovduğu (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Böyleleri (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın rahmetinden kovduğu (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Böyleleri (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah’ın rahmetinden kovduğu (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunlar Kur’an’ı iyiden iyiye düşünmezler mi? Yoksa (Kur’an’ı anlamamak için) kalplerine kilit mi vurulmuştur?","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla o günün Yahudileri arasında savaşlarda birlikte hareket edileceğine dair anlaşma olsa da birçok konuda Yahudiler münafıklarla el altından anlaşmaya çalışıyorlardı. Gelen vahiylerle ilgili olarak Yahudiler münafıklara: “Biz, size Peygambere düşmanlık ve savaşlardan geri kalmak gibi bazı işlerde uyacağız siz de bize gelen vahiylere itaat etmemekle uyun” diyorlardı. Bunun için münafıklar da onlara uyarak gelen ayetlere arka dönüyorlardı. Oysa Allah, onların bu gizli konuşmalarını biliyordu. Nitekim ayetin son cümlesinde: “Allah, onların o gizli konuşmalarını biliyor” buyrularak, münafıklara karşı tedbirli olunması gerektiğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunlar Kur’an’ı iyiden iyiye düşünmezler mi? Yoksa (Kur’an’ı anlamamak için) kalplerine kilit mi vurulmuştur?","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-23c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla o günün Yahudileri arasında savaşlarda birlikte hareket edileceğine dair anlaşma olsa da birçok konuda Yahudiler münafıklarla el altından anlaşmaya çalışıyorlardı. Gelen vahiylerle ilgili olarak Yahudiler münafıklara: “Biz, size Peygambere düşmanlık ve savaşlardan geri kalmak gibi bazı işlerde uyacağız siz de bize gelen vahiylere itaat etmemekle uyun” diyorlardı. Bunun için münafıklar da onlara uyarak gelen ayetlere arka dönüyorlardı. Oysa Allah, onların bu gizli konuşmalarını biliyordu. Nitekim ayetin son cümlesinde: “Allah, onların o gizli konuşmalarını biliyor” buyrularak, münafıklara karşı tedbirli olunması gerektiğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunlar Kur’an’ı iyiden iyiye düşünmezler mi? Yoksa (Kur’an’ı anlamamak için) kalplerine kilit mi vurulmuştur?","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla o günün Yahudileri arasında savaşlarda birlikte hareket edileceğine dair anlaşma olsa da birçok konuda Yahudiler münafıklarla el altından anlaşmaya çalışıyorlardı. Gelen vahiylerle ilgili olarak Yahudiler münafıklara: “Biz, size Peygambere düşmanlık ve savaşlardan geri kalmak gibi bazı işlerde uyacağız siz de bize gelen vahiylere itaat etmemekle uyun” diyorlardı. Bunun için münafıklar da onlara uyarak gelen ayetlere arka dönüyorlardı. Oysa Allah, onların bu gizli konuşmalarını biliyordu. Nitekim ayetin son cümlesinde: “Allah, onların o gizli konuşmalarını biliyor” buyrularak, münafıklara karşı tedbirli olunması gerektiğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bunlar Kur’an’ı iyiden iyiye düşünmezler mi? Yoksa (Kur’an’ı anlamamak için) kalplerine kilit mi vurulmuştur?","arabic_text":"اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا","related_links":[],"audio_path":"46/46-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlarla o günün Yahudileri arasında savaşlarda birlikte hareket edileceğine dair anlaşma olsa da birçok konuda Yahudiler münafıklarla el altından anlaşmaya çalışıyorlardı. Gelen vahiylerle ilgili olarak Yahudiler münafıklara: “Biz, size Peygambere düşmanlık ve savaşlardan geri kalmak gibi bazı işlerde uyacağız siz de bize gelen vahiylere itaat etmemekle uyun” diyorlardı. Bunun için münafıklar da onlara uyarak gelen ayetlere arka dönüyorlardı. Oysa Allah, onların bu gizli konuşmalarını biliyordu. Nitekim ayetin son cümlesinde: “Allah, onların o gizli konuşmalarını biliyor” buyrularak, münafıklara karşı tedbirli olunması gerektiğine işaret ediliyor."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra ona arka dönenleri şeytan süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra ona arka dönenleri şeytan süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra ona arka dönenleri şeytan süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra ona arka dönenleri şeytan süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Evet münafıklar ona arka dönerler) çünkü onlar Allah’ın vahyettiğini beğenmeyenlere; “Bazı konularda size uyacağız” demişlerdir. Ama Allah onların gizledikleri düşüncelerini bilir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Evet münafıklar ona arka dönerler) çünkü onlar Allah’ın vahyettiğini beğenmeyenlere; “Bazı konularda size uyacağız” demişlerdir. Ama Allah onların gizledikleri düşüncelerini bilir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Evet münafıklar ona arka dönerler) çünkü onlar Allah’ın vahyettiğini beğenmeyenlere; “Bazı konularda size uyacağız” demişlerdir. Ama Allah onların gizledikleri düşüncelerini bilir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Evet münafıklar ona arka dönerler) çünkü onlar Allah’ın vahyettiğini beğenmeyenlere; “Bazı konularda size uyacağız” demişlerdir. Ama Allah onların gizledikleri düşüncelerini bilir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Peki melekler onların yüzlerine sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Peki melekler onların yüzlerine sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Peki melekler onların yüzlerine sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Peki melekler onların yüzlerine sırtlarına vurarak canlarını alırken halleri ne olacak?","arabic_text":"فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bu Allah’ın lanetlediği şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bu Allah’ın lanetlediği şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bu Allah’ın lanetlediği şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Bu Allah’ın lanetlediği şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟","related_links":[],"audio_path":"46/46-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar sandılar mı ki Allah onların kinlerini meydana çıkarmayacaktır?","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ","related_links":["9/64"],"audio_path":"46/46-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar sandılar mı ki Allah onların kinlerini meydana çıkarmayacaktır?","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ","related_links":["9/64"],"audio_path":"46/46-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar sandılar mı ki Allah onların kinlerini meydana çıkarmayacaktır?","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ","related_links":["9/64"],"audio_path":"46/46-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar sandılar mı ki Allah onların kinlerini meydana çıkarmayacaktır?","arabic_text":"اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ","related_links":["9/64"],"audio_path":"46/46-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah bütün yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-30c.mp3","commentary_text":"Yapılan iyiliklerin Allah katında bir anlam ifade edebilmesi için temelinde iman ve samimiyet olması icap eder. Birinci ayette de görüldüğü gibi inkâr eden ve Allah yolundan alıkoyan kimsenin, durumu ne olursa olsun yapacağı hiçbir çalışma Allah nezdinde kabul görmeyecektir. Çünkü insanların öncelikli vazifesi Allah’a inanmak, O’nu anlamak ve O’na kul olmaktır. Bütün çalışmalar bu temel üzerinde inşa edilmelidir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah bütün yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-29c.mp3","commentary_text":"Yapılan iyiliklerin Allah katında bir anlam ifade edebilmesi için temelinde iman ve samimiyet olması icap eder. Birinci ayette de görüldüğü gibi inkâr eden ve Allah yolundan alıkoyan kimsenin, durumu ne olursa olsun yapacağı hiçbir çalışma Allah nezdinde kabul görmeyecektir. Çünkü insanların öncelikli vazifesi Allah’a inanmak, O’nu anlamak ve O’na kul olmaktır. Bütün çalışmalar bu temel üzerinde inşa edilmelidir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah bütün yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-30c.mp3","commentary_text":"Yapılan iyiliklerin Allah katında bir anlam ifade edebilmesi için temelinde iman ve samimiyet olması icap eder. Birinci ayette de görüldüğü gibi inkâr eden ve Allah yolundan alıkoyan kimsenin, durumu ne olursa olsun yapacağı hiçbir çalışma Allah nezdinde kabul görmeyecektir. Çünkü insanların öncelikli vazifesi Allah’a inanmak, O’nu anlamak ve O’na kul olmaktır. Bütün çalışmalar bu temel üzerinde inşa edilmelidir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Eğer dileseydik onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun sen onları konuşma tarzlarından (seslerinin tonundan) da tanırsın. Allah bütün yaptıklarınızı biliyor.","arabic_text":"وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-30c.mp3","commentary_text":"Yapılan iyiliklerin Allah katında bir anlam ifade edebilmesi için temelinde iman ve samimiyet olması icap eder. Birinci ayette de görüldüğü gibi inkâr eden ve Allah yolundan alıkoyan kimsenin, durumu ne olursa olsun yapacağı hiçbir çalışma Allah nezdinde kabul görmeyecektir. Çünkü insanların öncelikli vazifesi Allah’a inanmak, O’nu anlamak ve O’na kul olmaktır. Bütün çalışmalar bu temel üzerinde inşa edilmelidir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Andolsun ki içinizden üstün gayret gösterenleri ve sıkıntılara göğüs gerenleri belirlemek için sizi imtihan edeceğiz. Ayrıca söz ve davranışlarınızın (örtüşüp örtüşmediğini de) deneyeceğiz.","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Andolsun ki içinizden üstün gayret gösterenleri ve sıkıntılara göğüs gerenleri belirlemek için sizi imtihan edeceğiz. Ayrıca söz ve davranışlarınızın (örtüşüp örtüşmediğini de) deneyeceğiz.","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Andolsun ki içinizden üstün gayret gösterenleri ve sıkıntılara göğüs gerenleri belirlemek için sizi imtihan edeceğiz. Ayrıca söz ve davranışlarınızın (örtüşüp örtüşmediğini de) deneyeceğiz.","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Andolsun ki içinizden üstün gayret gösterenleri ve sıkıntılara göğüs gerenleri belirlemek için sizi imtihan edeceğiz. Ayrıca söz ve davranışlarınızın (örtüşüp örtüşmediğini de) deneyeceğiz.","arabic_text":"وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gerçek şu ki hakikati inkâr edenler (başkalarını) Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol rehberliği tevdi edildikten sonra resule karşı gelenler Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. (Allah) onların bütün çalışmalarını değersiz kılacak boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gerçek şu ki hakikati inkâr edenler (başkalarını) Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol rehberliği tevdi edildikten sonra resule karşı gelenler Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. (Allah) onların bütün çalışmalarını değersiz kılacak boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gerçek şu ki hakikati inkâr edenler (başkalarını) Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol rehberliği tevdi edildikten sonra resule karşı gelenler Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. (Allah) onların bütün çalışmalarını değersiz kılacak boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Gerçek şu ki hakikati inkâr edenler (başkalarını) Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol rehberliği tevdi edildikten sonra resule karşı gelenler Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. (Allah) onların bütün çalışmalarını değersiz kılacak boşa çıkaracaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Peygambere itaat edin. (İtaatsizlik ederek) çalışmalarınızı işe yaramaz hale getirmeyin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-33c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar her şeyden önce güçlü olmalıdır. Güçlü olmak için de çağın şartlarına göre inançla ve azimle çalışmalıdır. Ondan sonra inandıklarını asrın idrâkine sunmalı ve zulmün bertaraf edilmesi için mücadele vermelidir. İster zayıf durumda olsun ister güçlü durumda haklı olduğu davasından asla vazgeçmemeli ve barış için taviz vermemelidir. Ancak bu demek değildir ki; Müslümanlar barış istemeyecekler. Müslümanların her koşulda ilk istediği barış olacak ama barışa yanaşmayan taraf savaşı başlatıyorsa Müslüman savaştan geri duramaz, inandıklarından taviz vererek yeniden masaya oturamaz."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Peygambere itaat edin. (İtaatsizlik ederek) çalışmalarınızı işe yaramaz hale getirmeyin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-32c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar her şeyden önce güçlü olmalıdır. Güçlü olmak için de çağın şartlarına göre inançla ve azimle çalışmalıdır. Ondan sonra inandıklarını asrın idrâkine sunmalı ve zulmün bertaraf edilmesi için mücadele vermelidir. İster zayıf durumda olsun ister güçlü durumda haklı olduğu davasından asla vazgeçmemeli ve barış için taviz vermemelidir. Ancak bu demek değildir ki; Müslümanlar barış istemeyecekler. Müslümanların her koşulda ilk istediği barış olacak ama barışa yanaşmayan taraf savaşı başlatıyorsa Müslüman savaştan geri duramaz, inandıklarından taviz vererek yeniden masaya oturamaz."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Peygambere itaat edin. (İtaatsizlik ederek) çalışmalarınızı işe yaramaz hale getirmeyin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-33c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar her şeyden önce güçlü olmalıdır. Güçlü olmak için de çağın şartlarına göre inançla ve azimle çalışmalıdır. Ondan sonra inandıklarını asrın idrâkine sunmalı ve zulmün bertaraf edilmesi için mücadele vermelidir. İster zayıf durumda olsun ister güçlü durumda haklı olduğu davasından asla vazgeçmemeli ve barış için taviz vermemelidir. Ancak bu demek değildir ki; Müslümanlar barış istemeyecekler. Müslümanların her koşulda ilk istediği barış olacak ama barışa yanaşmayan taraf savaşı başlatıyorsa Müslüman savaştan geri duramaz, inandıklarından taviz vererek yeniden masaya oturamaz."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a itaat edin Peygambere itaat edin. (İtaatsizlik ederek) çalışmalarınızı işe yaramaz hale getirmeyin.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"46/46-33c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar her şeyden önce güçlü olmalıdır. Güçlü olmak için de çağın şartlarına göre inançla ve azimle çalışmalıdır. Ondan sonra inandıklarını asrın idrâkine sunmalı ve zulmün bertaraf edilmesi için mücadele vermelidir. İster zayıf durumda olsun ister güçlü durumda haklı olduğu davasından asla vazgeçmemeli ve barış için taviz vermemelidir. Ancak bu demek değildir ki; Müslümanlar barış istemeyecekler. Müslümanların her koşulda ilk istediği barış olacak ama barışa yanaşmayan taraf savaşı başlatıyorsa Müslüman savaştan geri duramaz, inandıklarından taviz vererek yeniden masaya oturamaz."},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkâr eden (başkalarını) Allah yolundan alıkoyan sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya işte Allah onları asla bağışlamayacaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkâr eden (başkalarını) Allah yolundan alıkoyan sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya işte Allah onları asla bağışlamayacaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkâr eden (başkalarını) Allah yolundan alıkoyan sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya işte Allah onları asla bağışlamayacaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"İnkâr eden (başkalarını) Allah yolundan alıkoyan sonra da inkârcılar olarak ölenler var ya işte Allah onları asla bağışlamayacaktır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sakın (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sakın (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sakın (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Sakın (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) korkup gevşemeyin ve siz daha üstün iken barış için (düşmanlarınıza) yalvarıp yakarmayın! Allah sizinle beraberdir. O sizin çalışmalarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.","arabic_text":"فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Doğrusu dünya hayatı bir oyundan ve eğlenceden ibarettir. Eğer (Allah’a) inanır ve O’na karşı gelmekten sakınırsanız (Allah) size her türlü mükâfatı verir ve sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları (kendi davası uğrunda feda etmenizi) istemez.","arabic_text":"اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Doğrusu dünya hayatı bir oyundan ve eğlenceden ibarettir. Eğer (Allah’a) inanır ve O’na karşı gelmekten sakınırsanız (Allah) size her türlü mükâfatı verir ve sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları (kendi davası uğrunda feda etmenizi) istemez.","arabic_text":"اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Doğrusu dünya hayatı bir oyundan ve eğlenceden ibarettir. Eğer (Allah’a) inanır ve O’na karşı gelmekten sakınırsanız (Allah) size her türlü mükâfatı verir ve sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları (kendi davası uğrunda feda etmenizi) istemez.","arabic_text":"اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Doğrusu dünya hayatı bir oyundan ve eğlenceden ibarettir. Eğer (Allah’a) inanır ve O’na karşı gelmekten sakınırsanız (Allah) size her türlü mükâfatı verir ve sizden sahip olduğunuz bütün varlıkları (kendi davası uğrunda feda etmenizi) istemez.","arabic_text":"اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Eğer (Allah) sizden (sahip olduğunuz) her şeyi isteyip de sizi zorlasaydı (onlara) cimrice sarılırdınız. (Bu da) sizin ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarmış olurdu.","arabic_text":"اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Eğer (Allah) sizden (sahip olduğunuz) her şeyi isteyip de sizi zorlasaydı (onlara) cimrice sarılırdınız. (Bu da) sizin ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarmış olurdu.","arabic_text":"اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Eğer (Allah) sizden (sahip olduğunuz) her şeyi isteyip de sizi zorlasaydı (onlara) cimrice sarılırdınız. (Bu da) sizin ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarmış olurdu.","arabic_text":"اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Eğer (Allah) sizden (sahip olduğunuz) her şeyi isteyip de sizi zorlasaydı (onlara) cimrice sarılırdınız. (Bu da) sizin ahlâkî zaaflarınızı ortaya çıkarmış olurdu.","arabic_text":"اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İşte sizler (Ey inananlar!) Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz; fakat içinizden kiminiz cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse o ancak kendisine cimrilik eder. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’tır. Muhtaç olan sizlersiniz. Eğer (O’ndan) yüz çevirirseniz başka toplumları sizin yerinize geçirir ve onlar sizin gibi yapmazlar!","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İşte sizler (Ey inananlar!) Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz; fakat içinizden kiminiz cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse o ancak kendisine cimrilik eder. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’tır. Muhtaç olan sizlersiniz. Eğer (O’ndan) yüz çevirirseniz başka toplumları sizin yerinize geçirir ve onlar sizin gibi yapmazlar!","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İşte sizler (Ey inananlar!) Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz; fakat içinizden kiminiz cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse o ancak kendisine cimrilik eder. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’tır. Muhtaç olan sizlersiniz. Eğer (O’ndan) yüz çevirirseniz başka toplumları sizin yerinize geçirir ve onlar sizin gibi yapmazlar!","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İşte sizler (Ey inananlar!) Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz; fakat içinizden kiminiz cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse o ancak kendisine cimrilik eder. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’tır. Muhtaç olan sizlersiniz. Eğer (O’ndan) yüz çevirirseniz başka toplumları sizin yerinize geçirir ve onlar sizin gibi yapmazlar!","arabic_text":"هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ","related_links":[],"audio_path":"46/46-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":48,"name":"FETİH SÛRESİ","description":"Fetih suresi, Medine döneminde, hicretin altıncı yılında Hudeybiye Antlaşması dönüşünde Mekke ile Medine arasında inmiş olup 29 ayettir. Sure adını,1, 18 ve 27. ayetlerde geçen “Fetih” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygambere Allah tarafından açık bir fethin ihsan edildiği bildiriyor. Hz. Peygambere inanmanın ve ona biat etmenin Allah’a biat etme manasına geleceği vurgulanıyor. Allah’ın göklerde ve yerde güçlü orduları bulunduğunun anlatıldığı sûrede mü’minler cennetle müjdelenirken müşriklerle münafıkların kötü bir âkıbete uğratılacağı bildiriliyor. Bedevi Arapların ganimet elde etmek için mi yoksa gerçekten inandıkları için mi savaşmak istedikleri bilinsin diye ciddi ve çetin bir savaşa davet edilip gerçekten inanıp inanmadıklarının anlaşılması gerektiği anlatılıyor. Sûrede din, devlet ve millet için savaşmanın farz olduğu vurgulanıyor. Hudeybiye’de Hz. Peygamber’e biat eden müminlerden Allah’ın razı olduğunun haber verildiği sûrede Hayber’in fethi gibi daha pek çok zaferin kazanılacağı müjdeleniyor. Mekkeliler cahiliye taassubuyla hareket ederken Müslümanların takvaya ve güvene lâyık ve ehil oldukları açıklanıyor. Evrensel bir dinle gönderilen Hz. Peygamberin tebliğ ettiği İslâmiyet’in bütün dinlere üstünlük sağlayacağı vurgulanıyor.","sura_intro_audio":"47/47-a.mp3","verse_count":29,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçek şu ki (ey Muhammed!) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık.","arabic_text":"اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ","related_links":["90/1"],"audio_path":"47/47-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-1c.mp3","commentary_text":"“Zaferin önünü açtık” ifadesi, Mekke’nin ve Taif’in fethi gibi, İslam’ın daha sonra kazanacağı zaferlere kapı açan Hudeybiye Antlaşması’nın sağladığı manevî üstünlüğün, yeni fetihleri arkasından getireceği müjdesini veriyor. Burada fetihten kastedilen, savaşla ve kılıç zoruyla o bölgelerin ele geçirilmesi değil, İslam’ın ve Müslümanların kökünü kazımak için fitne yuvasına dönüşmüş, bütün düşmanların bir araya gelerek insanlığın önünde tehdit oluşturmuş olan bölgelerin fitneden temizlenerek İslam’la yaşanılır hale getirilmesidir. Nitekim Mekke’nin fethi herhangi askeri bir operasyon yapılmadan, bir kişinin dahi burnu kanamadan gerçekleşmiştir. Çünkü insanlar biliyor ki; İslâm barış, huzur ve kardeşlik için gelmiştir. Kimseyi savaş zoruyla inançlarından koparmak için gelmemiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçek şu ki (ey Muhammed!) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık.","arabic_text":"اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ","related_links":["90/1"],"audio_path":"47/47-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-0c.mp3","commentary_text":"“Zaferin önünü açtık” ifadesi, Mekke’nin ve Taif’in fethi gibi, İslam’ın daha sonra kazanacağı zaferlere kapı açan Hudeybiye Antlaşması’nın sağladığı manevî üstünlüğün, yeni fetihleri arkasından getireceği müjdesini veriyor. Burada fetihten kastedilen, savaşla ve kılıç zoruyla o bölgelerin ele geçirilmesi değil, İslam’ın ve Müslümanların kökünü kazımak için fitne yuvasına dönüşmüş, bütün düşmanların bir araya gelerek insanlığın önünde tehdit oluşturmuş olan bölgelerin fitneden temizlenerek İslam’la yaşanılır hale getirilmesidir. Nitekim Mekke’nin fethi herhangi askeri bir operasyon yapılmadan, bir kişinin dahi burnu kanamadan gerçekleşmiştir. Çünkü insanlar biliyor ki; İslâm barış, huzur ve kardeşlik için gelmiştir. Kimseyi savaş zoruyla inançlarından koparmak için gelmemiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçek şu ki (ey Muhammed!) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık.","arabic_text":"اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ","related_links":["90/1"],"audio_path":"47/47-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-1c.mp3","commentary_text":"“Zaferin önünü açtık” ifadesi, Mekke’nin ve Taif’in fethi gibi, İslam’ın daha sonra kazanacağı zaferlere kapı açan Hudeybiye Antlaşması’nın sağladığı manevî üstünlüğün, yeni fetihleri arkasından getireceği müjdesini veriyor. Burada fetihten kastedilen, savaşla ve kılıç zoruyla o bölgelerin ele geçirilmesi değil, İslam’ın ve Müslümanların kökünü kazımak için fitne yuvasına dönüşmüş, bütün düşmanların bir araya gelerek insanlığın önünde tehdit oluşturmuş olan bölgelerin fitneden temizlenerek İslam’la yaşanılır hale getirilmesidir. Nitekim Mekke’nin fethi herhangi askeri bir operasyon yapılmadan, bir kişinin dahi burnu kanamadan gerçekleşmiştir. Çünkü insanlar biliyor ki; İslâm barış, huzur ve kardeşlik için gelmiştir. Kimseyi savaş zoruyla inançlarından koparmak için gelmemiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçek şu ki (ey Muhammed!) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık.","arabic_text":"اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ","related_links":["90/1"],"audio_path":"47/47-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-1c.mp3","commentary_text":"“Zaferin önünü açtık” ifadesi, Mekke’nin ve Taif’in fethi gibi, İslam’ın daha sonra kazanacağı zaferlere kapı açan Hudeybiye Antlaşması’nın sağladığı manevî üstünlüğün, yeni fetihleri arkasından getireceği müjdesini veriyor. Burada fetihten kastedilen, savaşla ve kılıç zoruyla o bölgelerin ele geçirilmesi değil, İslam’ın ve Müslümanların kökünü kazımak için fitne yuvasına dönüşmüş, bütün düşmanların bir araya gelerek insanlığın önünde tehdit oluşturmuş olan bölgelerin fitneden temizlenerek İslam’la yaşanılır hale getirilmesidir. Nitekim Mekke’nin fethi herhangi askeri bir operasyon yapılmadan, bir kişinin dahi burnu kanamadan gerçekleşmiştir. Çünkü insanlar biliyor ki; İslâm barış, huzur ve kardeşlik için gelmiştir. Kimseyi savaş zoruyla inançlarından koparmak için gelmemiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece Allah (müşrikler tarafından sana isnat edilen) geçmiş ve gelecek suçlamalardan seni kurtaracak sana lütfedeceği nimetlerini tamamlayacak ve seni zafere götüren dosdoğru bir yola iletecektir.","arabic_text":"لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zenb” kavramı hem burada hem de Muhammed 47/19 ayetinde “suç” anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamberin gerek Mekke’de ve gerekse Medine’de müşriklere muhalefeti, inkârcılar tarafından “suç” olarak değerlendirilmiştir. “Suçlamalardan seni kurtaracak” söylemi, “senin davanda haklı olduğunu ve onların yanlış yolda bulunduğunu ortaya çıkaracak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece Allah (müşrikler tarafından sana isnat edilen) geçmiş ve gelecek suçlamalardan seni kurtaracak sana lütfedeceği nimetlerini tamamlayacak ve seni zafere götüren dosdoğru bir yola iletecektir.","arabic_text":"لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zenb” kavramı hem burada hem de Muhammed 47/19 ayetinde “suç” anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamberin gerek Mekke’de ve gerekse Medine’de müşriklere muhalefeti, inkârcılar tarafından “suç” olarak değerlendirilmiştir. “Suçlamalardan seni kurtaracak” söylemi, “senin davanda haklı olduğunu ve onların yanlış yolda bulunduğunu ortaya çıkaracak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece Allah (müşrikler tarafından sana isnat edilen) geçmiş ve gelecek suçlamalardan seni kurtaracak sana lütfedeceği nimetlerini tamamlayacak ve seni zafere götüren dosdoğru bir yola iletecektir.","arabic_text":"لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zenb” kavramı hem burada hem de Muhammed 47/19 ayetinde “suç” anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamberin gerek Mekke’de ve gerekse Medine’de müşriklere muhalefeti, inkârcılar tarafından “suç” olarak değerlendirilmiştir. “Suçlamalardan seni kurtaracak” söylemi, “senin davanda haklı olduğunu ve onların yanlış yolda bulunduğunu ortaya çıkaracak” demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece Allah (müşrikler tarafından sana isnat edilen) geçmiş ve gelecek suçlamalardan seni kurtaracak sana lütfedeceği nimetlerini tamamlayacak ve seni zafere götüren dosdoğru bir yola iletecektir.","arabic_text":"لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “zenb” kavramı hem burada hem de Muhammed 47/19 ayetinde “suç” anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamberin gerek Mekke’de ve gerekse Medine’de müşriklere muhalefeti, inkârcılar tarafından “suç” olarak değerlendirilmiştir. “Suçlamalardan seni kurtaracak” söylemi, “senin davanda haklı olduğunu ve onların yanlış yolda bulunduğunu ortaya çıkaracak” demektir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sonunda da sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır.","arabic_text":"وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَز۪يزًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sonunda da sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır.","arabic_text":"وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَز۪يزًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sonunda da sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır.","arabic_text":"وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَز۪يزًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sonunda da sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır.","arabic_text":"وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْرًا عَز۪يزًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَانًا مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَانًا مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَانًا مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَانًا مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Bütün bu lütuflar Allah’ın) mü’min erkeklerle mü’min kadınları içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi ve onların kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu Allah katında büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Bütün bu lütuflar Allah’ın) mü’min erkeklerle mü’min kadınları içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi ve onların kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu Allah katında büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Bütün bu lütuflar Allah’ın) mü’min erkeklerle mü’min kadınları içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi ve onların kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu Allah katında büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Bütün bu lütuflar Allah’ın) mü’min erkeklerle mü’min kadınları içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirmesi ve onların kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu Allah katında büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزًا عَظ۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bütün bunlar ayrıca) Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları müşrik erkeklerle müşrik kadınları cezalandırması içindir. (İnananların başına gelmesini istedikleri) kötülük kendi başlarına dönsün! Allah onlara gazap etmiş onları lânetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. O (cehennem) ne kötü bir dönüş yeridir!","arabic_text":"وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bütün bunlar ayrıca) Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları müşrik erkeklerle müşrik kadınları cezalandırması içindir. (İnananların başına gelmesini istedikleri) kötülük kendi başlarına dönsün! Allah onlara gazap etmiş onları lânetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. O (cehennem) ne kötü bir dönüş yeridir!","arabic_text":"وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bütün bunlar ayrıca) Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları müşrik erkeklerle müşrik kadınları cezalandırması içindir. (İnananların başına gelmesini istedikleri) kötülük kendi başlarına dönsün! Allah onlara gazap etmiş onları lânetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. O (cehennem) ne kötü bir dönüş yeridir!","arabic_text":"وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Bütün bunlar ayrıca) Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları müşrik erkeklerle müşrik kadınları cezalandırması içindir. (İnananların başına gelmesini istedikleri) kötülük kendi başlarına dönsün! Allah onlara gazap etmiş onları lânetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. O (cehennem) ne kötü bir dönüş yeridir!","arabic_text":"وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerin ve yerin bütün orduları Allah’a aittir. Allah mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerin ve yerin bütün orduları Allah’a aittir. Allah mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerin ve yerin bütün orduları Allah’a aittir. Allah mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerin ve yerin bütün orduları Allah’a aittir. Allah mutlak güç sahibidir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gerçek şu ki biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gerçek şu ki biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gerçek şu ki biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gerçek şu ki biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne iman edesiniz O’nun dinine destekçi olasınız O’na saygı gösteresiniz ve sabah akşam (her daim) O’nu yüceliğini dillendiresiniz (Allah’ın istediği şekilde görevinizi yapasınız) diye (elçi gönderdik).","arabic_text":"لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne iman edesiniz O’nun dinine destekçi olasınız O’na saygı gösteresiniz ve sabah akşam (her daim) O’nu yüceliğini dillendiresiniz (Allah’ın istediği şekilde görevinizi yapasınız) diye (elçi gönderdik).","arabic_text":"لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne iman edesiniz O’nun dinine destekçi olasınız O’na saygı gösteresiniz ve sabah akşam (her daim) O’nu yüceliğini dillendiresiniz (Allah’ın istediği şekilde görevinizi yapasınız) diye (elçi gönderdik).","arabic_text":"لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne iman edesiniz O’nun dinine destekçi olasınız O’na saygı gösteresiniz ve sabah akşam (her daim) O’nu yüceliğini dillendiresiniz (Allah’ın istediği şekilde görevinizi yapasınız) diye (elçi gönderdik).","arabic_text":"لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hudeybiye gününde Rıdvan biati ile) sana (samimiyetle) biat edenler (hayatları boyunca sana bağlı kalacaklarına dair söz verenler) gerçekte Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın kuvvet ve yardımı o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Artık kim (verdiği sözden) cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse Allah da ona büyük bir mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-10c.mp3","commentary_text":"Hicretin üzerinden mücadelelerle, sıkıntılarla, savaşlarla dolu yaklaşık altı yıl gibi bir zaman geçmişti. Müslümanlar hem yaşadıkları toprakları hem de Kâbe’yi özlemişti. Hendek Savaşı’nda Müslümanlar galip gelince, savaşın üzerinden henüz bir yıl geçmemişti ki Hz. Muhammed Mekke’yi ziyaret etme kararı aldı. Hicretin altıncı yılında (Mart 428) Hz. Muhammed yaklaşık 1400 Müslümanla birlikte umre yapmak için Hudeybiye ‘ye geldiler. Osman b. Affan Müslümanların umre yapabilmesi için Mekkeli müşriklere elçi olarak gönderildi. Ancak kısa bir süre sonra Hz. Osman’ı esir aldılar ve şehid edildiği haberi yayılınca Hz. Peygamber; sahabeleri toplayarak, kendisine biat edilmesini istedi. Müslümanlar da tereddüt etmeden biat ettiler. İşte böylece Rıdvan ağacının altında yapılan ve İslam tarihinde Rıdvan biati olarak adlandırılan biat gerçekleşmiş oldu."},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hudeybiye gününde Rıdvan biati ile) sana (samimiyetle) biat edenler (hayatları boyunca sana bağlı kalacaklarına dair söz verenler) gerçekte Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın kuvvet ve yardımı o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Artık kim (verdiği sözden) cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse Allah da ona büyük bir mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-9c.mp3","commentary_text":"Hicretin üzerinden mücadelelerle, sıkıntılarla, savaşlarla dolu yaklaşık altı yıl gibi bir zaman geçmişti. Müslümanlar hem yaşadıkları toprakları hem de Kâbe’yi özlemişti. Hendek Savaşı’nda Müslümanlar galip gelince, savaşın üzerinden henüz bir yıl geçmemişti ki Hz. Muhammed Mekke’yi ziyaret etme kararı aldı. Hicretin altıncı yılında (Mart 428) Hz. Muhammed yaklaşık 1400 Müslümanla birlikte umre yapmak için Hudeybiye ‘ye geldiler. Osman b. Affan Müslümanların umre yapabilmesi için Mekkeli müşriklere elçi olarak gönderildi. Ancak kısa bir süre sonra Hz. Osman’ı esir aldılar ve şehid edildiği haberi yayılınca Hz. Peygamber; sahabeleri toplayarak, kendisine biat edilmesini istedi. Müslümanlar da tereddüt etmeden biat ettiler. İşte böylece Rıdvan ağacının altında yapılan ve İslam tarihinde Rıdvan biati olarak adlandırılan biat gerçekleşmiş oldu."},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hudeybiye gününde Rıdvan biati ile) sana (samimiyetle) biat edenler (hayatları boyunca sana bağlı kalacaklarına dair söz verenler) gerçekte Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın kuvvet ve yardımı o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Artık kim (verdiği sözden) cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse Allah da ona büyük bir mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-10c.mp3","commentary_text":"Hicretin üzerinden mücadelelerle, sıkıntılarla, savaşlarla dolu yaklaşık altı yıl gibi bir zaman geçmişti. Müslümanlar hem yaşadıkları toprakları hem de Kâbe’yi özlemişti. Hendek Savaşı’nda Müslümanlar galip gelince, savaşın üzerinden henüz bir yıl geçmemişti ki Hz. Muhammed Mekke’yi ziyaret etme kararı aldı. Hicretin altıncı yılında (Mart 428) Hz. Muhammed yaklaşık 1400 Müslümanla birlikte umre yapmak için Hudeybiye ‘ye geldiler. Osman b. Affan Müslümanların umre yapabilmesi için Mekkeli müşriklere elçi olarak gönderildi. Ancak kısa bir süre sonra Hz. Osman’ı esir aldılar ve şehid edildiği haberi yayılınca Hz. Peygamber; sahabeleri toplayarak, kendisine biat edilmesini istedi. Müslümanlar da tereddüt etmeden biat ettiler. İşte böylece Rıdvan ağacının altında yapılan ve İslam tarihinde Rıdvan biati olarak adlandırılan biat gerçekleşmiş oldu."},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Hudeybiye gününde Rıdvan biati ile) sana (samimiyetle) biat edenler (hayatları boyunca sana bağlı kalacaklarına dair söz verenler) gerçekte Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın kuvvet ve yardımı o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Artık kim (verdiği sözden) cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse Allah da ona büyük bir mükâfat verecektir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-10c.mp3","commentary_text":"Hicretin üzerinden mücadelelerle, sıkıntılarla, savaşlarla dolu yaklaşık altı yıl gibi bir zaman geçmişti. Müslümanlar hem yaşadıkları toprakları hem de Kâbe’yi özlemişti. Hendek Savaşı’nda Müslümanlar galip gelince, savaşın üzerinden henüz bir yıl geçmemişti ki Hz. Muhammed Mekke’yi ziyaret etme kararı aldı. Hicretin altıncı yılında (Mart 428) Hz. Muhammed yaklaşık 1400 Müslümanla birlikte umre yapmak için Hudeybiye ‘ye geldiler. Osman b. Affan Müslümanların umre yapabilmesi için Mekkeli müşriklere elçi olarak gönderildi. Ancak kısa bir süre sonra Hz. Osman’ı esir aldılar ve şehid edildiği haberi yayılınca Hz. Peygamber; sahabeleri toplayarak, kendisine biat edilmesini istedi. Müslümanlar da tereddüt etmeden biat ettiler. İşte böylece Rıdvan ağacının altında yapılan ve İslam tarihinde Rıdvan biati olarak adlandırılan biat gerçekleşmiş oldu."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Hudeybiye Seferine katılmayan) bedeviler (göçebe Araplar) yakında sana: “Bizleri mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) oyaladı bizim için Allah’tan af dile!” diyecekler. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söyleyecekler. De ki: “Eğer Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse yahut bir yarar elde etmenizi murad ederse Allah’a karşı kim bir şey yapabilir? (Her şeyden haberdar olan) Allah sizin yaptıklarınızdan (sefere katılmayışınızın gerçek sebebinden) de haberdardır.”","arabic_text":"سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ شَغَلَتْنَٓا اَمْوَالُنَا وَاَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِاَلْسِنَتِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ نَفْعًاۜ بَلْ كَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-11c.mp3","commentary_text":"Müslümanların niyeti sadece umre yapmaktı. Zulümle, baskıyla çıkarıldıkları yurtlarını geri almak için savaş gibi bir niyetleri yoktu. Hz. Muhammed yanlış anlaşılmamak ve müşrikleri ürkütmemek için Müslümanların silahlanmasına dahi müsaade etmemişti. Ayrıca yeni bir savaşa meydan vermemesi için hac vesilesiyle Mekke’ye gidecek düşman topluluklarıyla karşılaşmamak için de Kâbe ziyaretini hacdan önce yapmayı planlamıştı. Zaten geleneklere göre o aylarda savaşılması da yasaktı. Fakat Hz. Muhammed’in bu kararına yeni Müslüman olmuş bazı göçebe Araplar, Mekkelilerin savaşa gireceklerini ve sonuçta silahsız Müslümanları şehit edeceklerini düşünerek uymak istememişlerdi. Ancak bunu doğrudan dillendirmek yerine ailelerini ve geçim sıkıntılarını bahane ederek ortaya koymuşlardı. İşte bu ayet onların durumuyla ilgili Hz. Peygamberi bilgilendirmek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Hudeybiye Seferine katılmayan) bedeviler (göçebe Araplar) yakında sana: “Bizleri mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) oyaladı bizim için Allah’tan af dile!” diyecekler. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söyleyecekler. De ki: “Eğer Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse yahut bir yarar elde etmenizi murad ederse Allah’a karşı kim bir şey yapabilir? (Her şeyden haberdar olan) Allah sizin yaptıklarınızdan (sefere katılmayışınızın gerçek sebebinden) de haberdardır.”","arabic_text":"سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ شَغَلَتْنَٓا اَمْوَالُنَا وَاَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِاَلْسِنَتِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ نَفْعًاۜ بَلْ كَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-10c.mp3","commentary_text":"Müslümanların niyeti sadece umre yapmaktı. Zulümle, baskıyla çıkarıldıkları yurtlarını geri almak için savaş gibi bir niyetleri yoktu. Hz. Muhammed yanlış anlaşılmamak ve müşrikleri ürkütmemek için Müslümanların silahlanmasına dahi müsaade etmemişti. Ayrıca yeni bir savaşa meydan vermemesi için hac vesilesiyle Mekke’ye gidecek düşman topluluklarıyla karşılaşmamak için de Kâbe ziyaretini hacdan önce yapmayı planlamıştı. Zaten geleneklere göre o aylarda savaşılması da yasaktı. Fakat Hz. Muhammed’in bu kararına yeni Müslüman olmuş bazı göçebe Araplar, Mekkelilerin savaşa gireceklerini ve sonuçta silahsız Müslümanları şehit edeceklerini düşünerek uymak istememişlerdi. Ancak bunu doğrudan dillendirmek yerine ailelerini ve geçim sıkıntılarını bahane ederek ortaya koymuşlardı. İşte bu ayet onların durumuyla ilgili Hz. Peygamberi bilgilendirmek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Hudeybiye Seferine katılmayan) bedeviler (göçebe Araplar) yakında sana: “Bizleri mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) oyaladı bizim için Allah’tan af dile!” diyecekler. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söyleyecekler. De ki: “Eğer Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse yahut bir yarar elde etmenizi murad ederse Allah’a karşı kim bir şey yapabilir? (Her şeyden haberdar olan) Allah sizin yaptıklarınızdan (sefere katılmayışınızın gerçek sebebinden) de haberdardır.”","arabic_text":"سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ شَغَلَتْنَٓا اَمْوَالُنَا وَاَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِاَلْسِنَتِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ نَفْعًاۜ بَلْ كَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-11c.mp3","commentary_text":"Müslümanların niyeti sadece umre yapmaktı. Zulümle, baskıyla çıkarıldıkları yurtlarını geri almak için savaş gibi bir niyetleri yoktu. Hz. Muhammed yanlış anlaşılmamak ve müşrikleri ürkütmemek için Müslümanların silahlanmasına dahi müsaade etmemişti. Ayrıca yeni bir savaşa meydan vermemesi için hac vesilesiyle Mekke’ye gidecek düşman topluluklarıyla karşılaşmamak için de Kâbe ziyaretini hacdan önce yapmayı planlamıştı. Zaten geleneklere göre o aylarda savaşılması da yasaktı. Fakat Hz. Muhammed’in bu kararına yeni Müslüman olmuş bazı göçebe Araplar, Mekkelilerin savaşa gireceklerini ve sonuçta silahsız Müslümanları şehit edeceklerini düşünerek uymak istememişlerdi. Ancak bunu doğrudan dillendirmek yerine ailelerini ve geçim sıkıntılarını bahane ederek ortaya koymuşlardı. İşte bu ayet onların durumuyla ilgili Hz. Peygamberi bilgilendirmek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Hudeybiye Seferine katılmayan) bedeviler (göçebe Araplar) yakında sana: “Bizleri mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) oyaladı bizim için Allah’tan af dile!” diyecekler. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söyleyecekler. De ki: “Eğer Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse yahut bir yarar elde etmenizi murad ederse Allah’a karşı kim bir şey yapabilir? (Her şeyden haberdar olan) Allah sizin yaptıklarınızdan (sefere katılmayışınızın gerçek sebebinden) de haberdardır.”","arabic_text":"سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ شَغَلَتْنَٓا اَمْوَالُنَا وَاَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِاَلْسِنَتِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا اِنْ اَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا اَوْ اَرَادَ بِكُمْ نَفْعًاۜ بَلْ كَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-11c.mp3","commentary_text":"Müslümanların niyeti sadece umre yapmaktı. Zulümle, baskıyla çıkarıldıkları yurtlarını geri almak için savaş gibi bir niyetleri yoktu. Hz. Muhammed yanlış anlaşılmamak ve müşrikleri ürkütmemek için Müslümanların silahlanmasına dahi müsaade etmemişti. Ayrıca yeni bir savaşa meydan vermemesi için hac vesilesiyle Mekke’ye gidecek düşman topluluklarıyla karşılaşmamak için de Kâbe ziyaretini hacdan önce yapmayı planlamıştı. Zaten geleneklere göre o aylarda savaşılması da yasaktı. Fakat Hz. Muhammed’in bu kararına yeni Müslüman olmuş bazı göçebe Araplar, Mekkelilerin savaşa gireceklerini ve sonuçta silahsız Müslümanları şehit edeceklerini düşünerek uymak istememişlerdi. Ancak bunu doğrudan dillendirmek yerine ailelerini ve geçim sıkıntılarını bahane ederek ortaya koymuşlardı. İşte bu ayet onların durumuyla ilgili Hz. Peygamberi bilgilendirmek için nazil olmuştur."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Aslında siz resulün ve inananların (göz göre göre ölüme gittiklerini ve) bir daha ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu düşünce gönüllerinize hoş geldi ve bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.","arabic_text":"بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَدًا وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Aslında siz resulün ve inananların (göz göre göre ölüme gittiklerini ve) bir daha ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu düşünce gönüllerinize hoş geldi ve bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.","arabic_text":"بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَدًا وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Aslında siz resulün ve inananların (göz göre göre ölüme gittiklerini ve) bir daha ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu düşünce gönüllerinize hoş geldi ve bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.","arabic_text":"بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَدًا وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Aslında siz resulün ve inananların (göz göre göre ölüme gittiklerini ve) bir daha ailelerine geri dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu düşünce gönüllerinize hoş geldi ve bu yüzden de kötü düşüncelere kapıldınız böylece de cezalandırılmayı hak eden bir topluluk oldunuz.","arabic_text":"بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَدًا وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْمًا بُورًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa/güvenmezse bilsin ki biz inkârcılar için alevli ateşler hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ فَاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa/güvenmezse bilsin ki biz inkârcılar için alevli ateşler hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ فَاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa/güvenmezse bilsin ki biz inkârcılar için alevli ateşler hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ فَاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa/güvenmezse bilsin ki biz inkârcılar için alevli ateşler hazırlamışızdır.","arabic_text":"وَمَنْ لَمْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ فَاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (hak edeni kendi lütfuyla) bağışlar dilediğine (layık olduğu kadar) ceza verir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-14c.mp3","commentary_text":"“Dilediğine ceza verir” ifadesi, “cezayı hak ettiği halde isterse affeder, isterse hak edilen cezayı verir” demektir. Yoksa “istediğini yakar, istediğini cennete koyar” demek değildir. Yani kişi cezayı hak edecek bir suç işler, Allah da bu suçun cezasını isterse verir isterse vermez."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (hak edeni kendi lütfuyla) bağışlar dilediğine (layık olduğu kadar) ceza verir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-13c.mp3","commentary_text":"“Dilediğine ceza verir” ifadesi, “cezayı hak ettiği halde isterse affeder, isterse hak edilen cezayı verir” demektir. Yoksa “istediğini yakar, istediğini cennete koyar” demek değildir. Yani kişi cezayı hak edecek bir suç işler, Allah da bu suçun cezasını isterse verir isterse vermez."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (hak edeni kendi lütfuyla) bağışlar dilediğine (layık olduğu kadar) ceza verir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-14c.mp3","commentary_text":"“Dilediğine ceza verir” ifadesi, “cezayı hak ettiği halde isterse affeder, isterse hak edilen cezayı verir” demektir. Yoksa “istediğini yakar, istediğini cennete koyar” demek değildir. Yani kişi cezayı hak edecek bir suç işler, Allah da bu suçun cezasını isterse verir isterse vermez."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O dilediğini (hak edeni kendi lütfuyla) bağışlar dilediğine (layık olduğu kadar) ceza verir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَح۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-14c.mp3","commentary_text":"“Dilediğine ceza verir” ifadesi, “cezayı hak ettiği halde isterse affeder, isterse hak edilen cezayı verir” demektir. Yoksa “istediğini yakar, istediğini cennete koyar” demek değildir. Yani kişi cezayı hak edecek bir suç işler, Allah da bu suçun cezasını isterse verir isterse vermez."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Savaştan) geri kalanlar siz ganimetleri almaya giderken: “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın (kendi aleyhlerinde olan) sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah (ganimetleri kimin kazanacağını) önceden böyle bildirmiştir.” Onlar: “Bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışları kıt olan kimselerdir.","arabic_text":"سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"47/47-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Savaştan) geri kalanlar siz ganimetleri almaya giderken: “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın (kendi aleyhlerinde olan) sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah (ganimetleri kimin kazanacağını) önceden böyle bildirmiştir.” Onlar: “Bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışları kıt olan kimselerdir.","arabic_text":"سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"47/47-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Savaştan) geri kalanlar siz ganimetleri almaya giderken: “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın (kendi aleyhlerinde olan) sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah (ganimetleri kimin kazanacağını) önceden böyle bildirmiştir.” Onlar: “Bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışları kıt olan kimselerdir.","arabic_text":"سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"47/47-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Savaştan) geri kalanlar siz ganimetleri almaya giderken: “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın (kendi aleyhlerinde olan) sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah (ganimetleri kimin kazanacağını) önceden böyle bildirmiştir.” Onlar: “Bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışları kıt olan kimselerdir.","arabic_text":"سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلً","related_links":[],"audio_path":"47/47-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Hudeybiye seferinden) geri kalan o göçebe Araplara de ki: “Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız onlarla (siz ölünceye) yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükâfat ihsan edecek ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır.”","arabic_text":"قُلْ لِلْمُخَلَّف۪ينَ مِنَ الْاَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ اِلٰى قَوْمٍ اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ اَوْ يُسْلِمُونَۚ فَاِنْ تُط۪يعُوا يُؤْتِكُمُ اللّٰهُ اَجْرًا حَسَنًاۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُمْ مِنْ قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Hudeybiye seferinden) geri kalan o göçebe Araplara de ki: “Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız onlarla (siz ölünceye) yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükâfat ihsan edecek ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır.”","arabic_text":"قُلْ لِلْمُخَلَّف۪ينَ مِنَ الْاَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ اِلٰى قَوْمٍ اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ اَوْ يُسْلِمُونَۚ فَاِنْ تُط۪يعُوا يُؤْتِكُمُ اللّٰهُ اَجْرًا حَسَنًاۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُمْ مِنْ قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Hudeybiye seferinden) geri kalan o göçebe Araplara de ki: “Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız onlarla (siz ölünceye) yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükâfat ihsan edecek ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır.”","arabic_text":"قُلْ لِلْمُخَلَّف۪ينَ مِنَ الْاَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ اِلٰى قَوْمٍ اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ اَوْ يُسْلِمُونَۚ فَاِنْ تُط۪يعُوا يُؤْتِكُمُ اللّٰهُ اَجْرًا حَسَنًاۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُمْ مِنْ قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Hudeybiye seferinden) geri kalan o göçebe Araplara de ki: “Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız onlarla (siz ölünceye) yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükâfat ihsan edecek ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır.”","arabic_text":"قُلْ لِلْمُخَلَّف۪ينَ مِنَ الْاَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ اِلٰى قَوْمٍ اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ اَوْ يُسْلِمُونَۚ فَاِنْ تُط۪يعُوا يُؤْتِكُمُ اللّٰهُ اَجْرًا حَسَنًاۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُمْ مِنْ قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak savaşa katılmak konusunda) köre güçlük yoktur topala güçlük yoktur hastaya güçlük yoktur (bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse (Allah) onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu elem dolu bir azaba uğratır.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak savaşa katılmak konusunda) köre güçlük yoktur topala güçlük yoktur hastaya güçlük yoktur (bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse (Allah) onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu elem dolu bir azaba uğratır.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak savaşa katılmak konusunda) köre güçlük yoktur topala güçlük yoktur hastaya güçlük yoktur (bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse (Allah) onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu elem dolu bir azaba uğratır.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ancak savaşa katılmak konusunda) köre güçlük yoktur topala güçlük yoktur hastaya güçlük yoktur (bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir). Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse (Allah) onu içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse onu elem dolu bir azaba uğratır.","arabic_text":"لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا اَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye’de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü’minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber’in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَغَانِمَ كَث۪يرَةً يَأْخُذُونَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا ﴿٢﴾ لَقَدْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ عَلَيْهِمْ وَاَثَابَهُمْ فَتْحًا قَر۪يبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye’de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü’minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber’in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَغَانِمَ كَث۪يرَةً يَأْخُذُونَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا ﴿٢﴾ لَقَدْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ عَلَيْهِمْ وَاَثَابَهُمْ فَتْحًا قَر۪يبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye’de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü’minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber’in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَغَانِمَ كَث۪يرَةً يَأْخُذُونَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا ﴿٢﴾ لَقَدْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ عَلَيْهِمْ وَاَثَابَهُمْ فَتْحًا قَر۪يبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18-19","turkish_text":"(Ey Muhammed!) O ağacın altında (Hudeybiye’de) sana biat ederlerken (bağlılıklarını bildirirlerken) Allah o mü’minlerden razı olmuştur. (Allah onların) kalplerinde olanı bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirip hem kendilerini yakın bir zafer (olan Hayber’in fethi) ile hem de elde edecekleri birçok (maddi ve manevi) ganimetlerle mükâfatlandırdı. Allah mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَمَغَانِمَ كَث۪يرَةً يَأْخُذُونَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا ﴿٢﴾ لَقَدْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ عَلَيْهِمْ وَاَثَابَهُمْ فَتْحًا قَر۪يبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah size (bundan böyle) elde edeceğiniz birçok (maddi ve manevi) ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu (Hayber’in fethini) size hemen vermiş ve insanların (düşmanlarınızın) ellerini üzerinizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı ki) bunlar mü’minler için (Allah’ın yardım edeceğine dair) bir delil olsun sizi de doğru bir yola iletsin.","arabic_text":"وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah size (bundan böyle) elde edeceğiniz birçok (maddi ve manevi) ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu (Hayber’in fethini) size hemen vermiş ve insanların (düşmanlarınızın) ellerini üzerinizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı ki) bunlar mü’minler için (Allah’ın yardım edeceğine dair) bir delil olsun sizi de doğru bir yola iletsin.","arabic_text":"وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah size (bundan böyle) elde edeceğiniz birçok (maddi ve manevi) ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu (Hayber’in fethini) size hemen vermiş ve insanların (düşmanlarınızın) ellerini üzerinizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı ki) bunlar mü’minler için (Allah’ın yardım edeceğine dair) bir delil olsun sizi de doğru bir yola iletsin.","arabic_text":"وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah size (bundan böyle) elde edeceğiniz birçok (maddi ve manevi) ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu (Hayber’in fethini) size hemen vermiş ve insanların (düşmanlarınızın) ellerini üzerinizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı ki) bunlar mü’minler için (Allah’ın yardım edeceğine dair) bir delil olsun sizi de doğru bir yola iletsin.","arabic_text":"وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطًا مُسْتَق۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"47/47-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah size henüz güç yetiremediğiniz ama kendisinin (ilim ve kudretiyle) kuşattığı (sizin bilmediğiniz) başka kazançlar da vaad etmiştir. (Onları mutlaka size verecektir çünkü) Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاُخْرٰى لَمْ تَقْدِرُوا عَلَيْهَا قَدْ اَحَاطَ اللّٰهُ بِهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-21c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah size henüz güç yetiremediğiniz ama kendisinin (ilim ve kudretiyle) kuşattığı (sizin bilmediğiniz) başka kazançlar da vaad etmiştir. (Onları mutlaka size verecektir çünkü) Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاُخْرٰى لَمْ تَقْدِرُوا عَلَيْهَا قَدْ اَحَاطَ اللّٰهُ بِهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-20c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah size henüz güç yetiremediğiniz ama kendisinin (ilim ve kudretiyle) kuşattığı (sizin bilmediğiniz) başka kazançlar da vaad etmiştir. (Onları mutlaka size verecektir çünkü) Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاُخْرٰى لَمْ تَقْدِرُوا عَلَيْهَا قَدْ اَحَاطَ اللّٰهُ بِهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-21c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Allah size henüz güç yetiremediğiniz ama kendisinin (ilim ve kudretiyle) kuşattığı (sizin bilmediğiniz) başka kazançlar da vaad etmiştir. (Onları mutlaka size verecektir çünkü) Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.","arabic_text":"وَاُخْرٰى لَمْ تَقْدِرُوا عَلَيْهَا قَدْ اَحَاطَ اللّٰهُ بِهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-21c.mp3","commentary_text":"Mekkeliler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Mekke halkından olan) o inkârcılar (Hudeybiye’ de antlaşma yapmayıp) sizinle savaşsalardı mutlaka arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra onları koruyacak bir dost bir yardımcı bulamayacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Mekke halkından olan) o inkârcılar (Hudeybiye’ de antlaşma yapmayıp) sizinle savaşsalardı mutlaka arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra onları koruyacak bir dost bir yardımcı bulamayacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Mekke halkından olan) o inkârcılar (Hudeybiye’ de antlaşma yapmayıp) sizinle savaşsalardı mutlaka arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra onları koruyacak bir dost bir yardımcı bulamayacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Mekke halkından olan) o inkârcılar (Hudeybiye’ de antlaşma yapmayıp) sizinle savaşsalardı mutlaka arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra onları koruyacak bir dost bir yardımcı bulamayacaklardı.","arabic_text":"وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın öteden beri işleyip duran sünneti/kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-23c.mp3","commentary_text":"Mekke sınırları içerisinde, Hudeybiye’ de Müslümanlar zafer elde etmişler ve bir grup düşman askerini esir alarak Hz. Peygambere getirmişlerdi. Hz. Peygamber de onları salıvermişti. Böylece Kureyşli müşriklerle Müslümanlar arasında barış sağlanmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın öteden beri işleyip duran sünneti/kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-22c.mp3","commentary_text":"Mekke sınırları içerisinde, Hudeybiye’ de Müslümanlar zafer elde etmişler ve bir grup düşman askerini esir alarak Hz. Peygambere getirmişlerdi. Hz. Peygamber de onları salıvermişti. Böylece Kureyşli müşriklerle Müslümanlar arasında barış sağlanmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın öteden beri işleyip duran sünneti/kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-23c.mp3","commentary_text":"Mekke sınırları içerisinde, Hudeybiye’ de Müslümanlar zafer elde etmişler ve bir grup düşman askerini esir alarak Hz. Peygambere getirmişlerdi. Hz. Peygamber de onları salıvermişti. Böylece Kureyşli müşriklerle Müslümanlar arasında barış sağlanmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Allah’ın öteden beri işleyip duran sünneti/kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.","arabic_text":"سُنَّةَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-23c.mp3","commentary_text":"Mekke sınırları içerisinde, Hudeybiye’ de Müslümanlar zafer elde etmişler ve bir grup düşman askerini esir alarak Hz. Peygambere getirmişlerdi. Hz. Peygamber de onları salıvermişti. Böylece Kureyşli müşriklerle Müslümanlar arasında barış sağlanmıştı."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey mü’minler!) O (Allah ki) Mekke vadisinde sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra onların ellerini sizden sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlardan bazıları, diplomatik alanda yenildiklerini düşünerek ilk etapta bu anlaşmaya karşı çıkmıştı. Çünkü Müslümanlar Medine’ye hareket etmeden önce Kâbe’yi ziyaret edeceklerine kesin gözüyle bakıyorlardı. Ancak Allah’tan gelen bir emirle ve bu emir doğrultusunda Hz. Muhammed’in talimatıyla imzalanan antlaşma gereği inananlar Kâbe’yi ziyaret edemeden ve anavatanlarını göremeden Medine’ye dönmek zorunda kalmışlardı. Hudeybiye’ de Kureyşliler, Müslümanların hem Mekke’ye girmelerini engellemişler hem de hazırladıkları kurbanların Mina’da kesilmesine mâni olmuşlardı. Buna rağmen Allah, savaşa izin vermemişti. Bunun en büyük sebebi; Müslüman olduğu halde Müslümanlığını açığa vuramamış birçok kadın ve erkeğin müşriklerle aynı yerde yaşamasıydı. Eğer savaş olsaydı, onlar da müşriklerle beraber Müslümanlar tarafından öldürüleceklerdi. Çünkü onların Müslüman olduğunu kendilerinden ve Allah’tan başka kimse bilmiyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey mü’minler!) O (Allah ki) Mekke vadisinde sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra onların ellerini sizden sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-23c.mp3","commentary_text":"Müslümanlardan bazıları, diplomatik alanda yenildiklerini düşünerek ilk etapta bu anlaşmaya karşı çıkmıştı. Çünkü Müslümanlar Medine’ye hareket etmeden önce Kâbe’yi ziyaret edeceklerine kesin gözüyle bakıyorlardı. Ancak Allah’tan gelen bir emirle ve bu emir doğrultusunda Hz. Muhammed’in talimatıyla imzalanan antlaşma gereği inananlar Kâbe’yi ziyaret edemeden ve anavatanlarını göremeden Medine’ye dönmek zorunda kalmışlardı. Hudeybiye’ de Kureyşliler, Müslümanların hem Mekke’ye girmelerini engellemişler hem de hazırladıkları kurbanların Mina’da kesilmesine mâni olmuşlardı. Buna rağmen Allah, savaşa izin vermemişti. Bunun en büyük sebebi; Müslüman olduğu halde Müslümanlığını açığa vuramamış birçok kadın ve erkeğin müşriklerle aynı yerde yaşamasıydı. Eğer savaş olsaydı, onlar da müşriklerle beraber Müslümanlar tarafından öldürüleceklerdi. Çünkü onların Müslüman olduğunu kendilerinden ve Allah’tan başka kimse bilmiyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey mü’minler!) O (Allah ki) Mekke vadisinde sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra onların ellerini sizden sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlardan bazıları, diplomatik alanda yenildiklerini düşünerek ilk etapta bu anlaşmaya karşı çıkmıştı. Çünkü Müslümanlar Medine’ye hareket etmeden önce Kâbe’yi ziyaret edeceklerine kesin gözüyle bakıyorlardı. Ancak Allah’tan gelen bir emirle ve bu emir doğrultusunda Hz. Muhammed’in talimatıyla imzalanan antlaşma gereği inananlar Kâbe’yi ziyaret edemeden ve anavatanlarını göremeden Medine’ye dönmek zorunda kalmışlardı. Hudeybiye’ de Kureyşliler, Müslümanların hem Mekke’ye girmelerini engellemişler hem de hazırladıkları kurbanların Mina’da kesilmesine mâni olmuşlardı. Buna rağmen Allah, savaşa izin vermemişti. Bunun en büyük sebebi; Müslüman olduğu halde Müslümanlığını açığa vuramamış birçok kadın ve erkeğin müşriklerle aynı yerde yaşamasıydı. Eğer savaş olsaydı, onlar da müşriklerle beraber Müslümanlar tarafından öldürüleceklerdi. Çünkü onların Müslüman olduğunu kendilerinden ve Allah’tan başka kimse bilmiyordu."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey mü’minler!) O (Allah ki) Mekke vadisinde sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra onların ellerini sizden sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.","arabic_text":"وَهُوَ الَّذ۪ي كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-24c.mp3","commentary_text":"Müslümanlardan bazıları, diplomatik alanda yenildiklerini düşünerek ilk etapta bu anlaşmaya karşı çıkmıştı. Çünkü Müslümanlar Medine’ye hareket etmeden önce Kâbe’yi ziyaret edeceklerine kesin gözüyle bakıyorlardı. Ancak Allah’tan gelen bir emirle ve bu emir doğrultusunda Hz. Muhammed’in talimatıyla imzalanan antlaşma gereği inananlar Kâbe’yi ziyaret edemeden ve anavatanlarını göremeden Medine’ye dönmek zorunda kalmışlardı. Hudeybiye’ de Kureyşliler, Müslümanların hem Mekke’ye girmelerini engellemişler hem de hazırladıkları kurbanların Mina’da kesilmesine mâni olmuşlardı. Buna rağmen Allah, savaşa izin vermemişti. Bunun en büyük sebebi; Müslüman olduğu halde Müslümanlığını açığa vuramamış birçok kadın ve erkeğin müşriklerle aynı yerde yaşamasıydı. Eğer savaş olsaydı, onlar da müşriklerle beraber Müslümanlar tarafından öldürüleceklerdi. Çünkü onların Müslüman olduğunu kendilerinden ve Allah’tan başka kimse bilmiyordu."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlar (Mekkeliler) Mescid-i Haram’ı ziyaret etmenize ve (orada) bekletilen kurbanlıkların (kesim) yerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız (Mekkeli kâfirler arasındaki) bir takım mü’min erkeklerle mü’min kadınları bilmezlikten çiğneyip o yüzden size bir vebal gelecek olmasaydı (Allah size Mekke’nin fethi için savaşa izin verirdi). Allah dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) rahmetine erdirmek için (böyle yapmıştır). Eğer (inkârcılarla karışık yaşayan mü’minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkâr edenleri (hak ettikleri) acı bir azap ile cezalandırırdık.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفًا اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-25c.mp3","commentary_text":"Allah’ın sekinesinden sonra Müslümanlar bütün yorgunluklarını atarak rahata ve huzura kavuşmuşlardı. Çünkü inanıyorlardı ki Allah bir emir veriyorsa ve bu doğrultuda Peygamber bir karar alıyorsa mutlaka bir hikmeti vardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlar (Mekkeliler) Mescid-i Haram’ı ziyaret etmenize ve (orada) bekletilen kurbanlıkların (kesim) yerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız (Mekkeli kâfirler arasındaki) bir takım mü’min erkeklerle mü’min kadınları bilmezlikten çiğneyip o yüzden size bir vebal gelecek olmasaydı (Allah size Mekke’nin fethi için savaşa izin verirdi). Allah dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) rahmetine erdirmek için (böyle yapmıştır). Eğer (inkârcılarla karışık yaşayan mü’minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkâr edenleri (hak ettikleri) acı bir azap ile cezalandırırdık.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفًا اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-24c.mp3","commentary_text":"Allah’ın sekinesinden sonra Müslümanlar bütün yorgunluklarını atarak rahata ve huzura kavuşmuşlardı. Çünkü inanıyorlardı ki Allah bir emir veriyorsa ve bu doğrultuda Peygamber bir karar alıyorsa mutlaka bir hikmeti vardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlar (Mekkeliler) Mescid-i Haram’ı ziyaret etmenize ve (orada) bekletilen kurbanlıkların (kesim) yerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız (Mekkeli kâfirler arasındaki) bir takım mü’min erkeklerle mü’min kadınları bilmezlikten çiğneyip o yüzden size bir vebal gelecek olmasaydı (Allah size Mekke’nin fethi için savaşa izin verirdi). Allah dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) rahmetine erdirmek için (böyle yapmıştır). Eğer (inkârcılarla karışık yaşayan mü’minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkâr edenleri (hak ettikleri) acı bir azap ile cezalandırırdık.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفًا اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-25c.mp3","commentary_text":"Allah’ın sekinesinden sonra Müslümanlar bütün yorgunluklarını atarak rahata ve huzura kavuşmuşlardı. Çünkü inanıyorlardı ki Allah bir emir veriyorsa ve bu doğrultuda Peygamber bir karar alıyorsa mutlaka bir hikmeti vardır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlar (Mekkeliler) Mescid-i Haram’ı ziyaret etmenize ve (orada) bekletilen kurbanlıkların (kesim) yerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız (Mekkeli kâfirler arasındaki) bir takım mü’min erkeklerle mü’min kadınları bilmezlikten çiğneyip o yüzden size bir vebal gelecek olmasaydı (Allah size Mekke’nin fethi için savaşa izin verirdi). Allah dilediğini (iyi niyet ve eyleminden dolayı) rahmetine erdirmek için (böyle yapmıştır). Eğer (inkârcılarla karışık yaşayan mü’minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden inkâr edenleri (hak ettikleri) acı bir azap ile cezalandırırdık.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفًا اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-25c.mp3","commentary_text":"Allah’ın sekinesinden sonra Müslümanlar bütün yorgunluklarını atarak rahata ve huzura kavuşmuşlardı. Çünkü inanıyorlardı ki Allah bir emir veriyorsa ve bu doğrultuda Peygamber bir karar alıyorsa mutlaka bir hikmeti vardır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"O zaman inkârcılar kalplerine cahiliye çağının öfke ve gayretini koymuşlardı. Allah da Resulünün ve inananların üzerine huzur ve güven indirmiş ve onlara Allah’a karşı sorumluluk duygusu aşılamıştı. Zaten onlar da buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ جَعَلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-26c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye ’den kısa bir süre önce Hz. Peygamber, rüyasında inananların Mekke’ye hacı olarak girdiklerini görmüştü. Ayet, bu rüyaya işaret ederek, inananların hacı olacaklarını müjdeliyor. Nitekim Hicretin 7. yılında yani bir yıl sonra, Müslümanlar hac ziyaretlerini yerine getirmek üzere Mekke’ye girdiler."},{"verse_number":"26","turkish_text":"O zaman inkârcılar kalplerine cahiliye çağının öfke ve gayretini koymuşlardı. Allah da Resulünün ve inananların üzerine huzur ve güven indirmiş ve onlara Allah’a karşı sorumluluk duygusu aşılamıştı. Zaten onlar da buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ جَعَلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-25c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye ’den kısa bir süre önce Hz. Peygamber, rüyasında inananların Mekke’ye hacı olarak girdiklerini görmüştü. Ayet, bu rüyaya işaret ederek, inananların hacı olacaklarını müjdeliyor. Nitekim Hicretin 7. yılında yani bir yıl sonra, Müslümanlar hac ziyaretlerini yerine getirmek üzere Mekke’ye girdiler."},{"verse_number":"26","turkish_text":"O zaman inkârcılar kalplerine cahiliye çağının öfke ve gayretini koymuşlardı. Allah da Resulünün ve inananların üzerine huzur ve güven indirmiş ve onlara Allah’a karşı sorumluluk duygusu aşılamıştı. Zaten onlar da buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ جَعَلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-26c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye ’den kısa bir süre önce Hz. Peygamber, rüyasında inananların Mekke’ye hacı olarak girdiklerini görmüştü. Ayet, bu rüyaya işaret ederek, inananların hacı olacaklarını müjdeliyor. Nitekim Hicretin 7. yılında yani bir yıl sonra, Müslümanlar hac ziyaretlerini yerine getirmek üzere Mekke’ye girdiler."},{"verse_number":"26","turkish_text":"O zaman inkârcılar kalplerine cahiliye çağının öfke ve gayretini koymuşlardı. Allah da Resulünün ve inananların üzerine huzur ve güven indirmiş ve onlara Allah’a karşı sorumluluk duygusu aşılamıştı. Zaten onlar da buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"اِذْ جَعَلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمًا۟","related_links":[],"audio_path":"47/47-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-26c.mp3","commentary_text":"Hudeybiye ’den kısa bir süre önce Hz. Peygamber, rüyasında inananların Mekke’ye hacı olarak girdiklerini görmüştü. Ayet, bu rüyaya işaret ederek, inananların hacı olacaklarını müjdeliyor. Nitekim Hicretin 7. yılında yani bir yıl sonra, Müslümanlar hac ziyaretlerini yerine getirmek üzere Mekke’ye girdiler."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki Allah Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu ortaya çıkaracaktır. Allah dilerse emniyet ve güven içinde korkmadan (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş ve (kiminiz) kısaltmış olarak Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) mutlaka gireceksiniz. Zira O sizin bilmediğiniz nice hususları bilir. Bunun dışında (Mekke’nin fethinden) önce daha yakın bir fetih (Hayber’in fethini) lütfedeceğini bildirmektedir.","arabic_text":"لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحًا قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki Allah Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu ortaya çıkaracaktır. Allah dilerse emniyet ve güven içinde korkmadan (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş ve (kiminiz) kısaltmış olarak Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) mutlaka gireceksiniz. Zira O sizin bilmediğiniz nice hususları bilir. Bunun dışında (Mekke’nin fethinden) önce daha yakın bir fetih (Hayber’in fethini) lütfedeceğini bildirmektedir.","arabic_text":"لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحًا قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki Allah Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu ortaya çıkaracaktır. Allah dilerse emniyet ve güven içinde korkmadan (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş ve (kiminiz) kısaltmış olarak Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) mutlaka gireceksiniz. Zira O sizin bilmediğiniz nice hususları bilir. Bunun dışında (Mekke’nin fethinden) önce daha yakın bir fetih (Hayber’in fethini) lütfedeceğini bildirmektedir.","arabic_text":"لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحًا قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Andolsun ki Allah Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu ortaya çıkaracaktır. Allah dilerse emniyet ve güven içinde korkmadan (kiminiz) başlarınızı tıraş etmiş ve (kiminiz) kısaltmış olarak Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) mutlaka gireceksiniz. Zira O sizin bilmediğiniz nice hususları bilir. Bunun dışında (Mekke’nin fethinden) önce daha yakın bir fetih (Hayber’in fethini) lütfedeceğini bildirmektedir.","arabic_text":"لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحًا قَر۪يبًا","related_links":[],"audio_path":"47/47-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O bütün dinlere üstün olduğunu göstermek için Resulünü hem hidayet (rehberi olan Kur’an) ile hem de hak din (olan İslam) ile göndermiştir. Buna şahit olarak da Allah yeter.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"47/47-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-28c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’ı Kerim’de dört yerde geçmektedir. 3/144, 33/40, 47/2 Bu ayet, hem Hudeybiye Sözleşmesinde “Bu, Allah’ın elçisi Muhammed’in Mekkelilerle yaptığı anlaşmadır” ifadesini sildiren ve Hz. Peygamberin de yeni bir anlaşmazlığa yol açmasın diye itiraz etmediği Süheyl bin Amr’ın şahsında tüm inkârcılara verilmiş bir cevaptır hem de Müslümanları tanıtan özel bir açıklamadır. Kim ne dersin desin “Muhammed Allah’ın Resulüdür.” Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı korkusuz, kararlı, tavizsiz ve dirayetlidir. Ama birbirlerine karşı hoşgörülü, müsamahakâr, merhametli, anlayışlı ve yardım severdir. Onların bütün çalışmaları Allah’ın rızasını kazanmaya ve lütfunu elde etmeye matuftur. “Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir.” İfadesi Müslümanların tavrını, duruşunu, ahlakını, maneviyatını, kişiliğini, kararlılığını, tavizsizliğini, metanetini anlatmaktadır. Zira “vech” sözcüğü aynı zamanda “öz, hayat, benlik” anlamlarındadır. Örneğin; “… Kim işini güzel yaparak yüzünü (özünü, benliğini, hayatını) Allah'a teslim ederse…” (Bakara 2/112) buyrulmaktadır. “Tohum ve filiz” benzetmesi ise, Müslümanların bir elçi ile filizlenmeye başlayıp gittikçe güçlenerek kocaman bir toplum olduklarını göstermektedir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O bütün dinlere üstün olduğunu göstermek için Resulünü hem hidayet (rehberi olan Kur’an) ile hem de hak din (olan İslam) ile göndermiştir. Buna şahit olarak da Allah yeter.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"47/47-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-27c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’ı Kerim’de dört yerde geçmektedir. 3/144, 33/40, 47/2 Bu ayet, hem Hudeybiye Sözleşmesinde “Bu, Allah’ın elçisi Muhammed’in Mekkelilerle yaptığı anlaşmadır” ifadesini sildiren ve Hz. Peygamberin de yeni bir anlaşmazlığa yol açmasın diye itiraz etmediği Süheyl bin Amr’ın şahsında tüm inkârcılara verilmiş bir cevaptır hem de Müslümanları tanıtan özel bir açıklamadır. Kim ne dersin desin “Muhammed Allah’ın Resulüdür.” Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı korkusuz, kararlı, tavizsiz ve dirayetlidir. Ama birbirlerine karşı hoşgörülü, müsamahakâr, merhametli, anlayışlı ve yardım severdir. Onların bütün çalışmaları Allah’ın rızasını kazanmaya ve lütfunu elde etmeye matuftur. “Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir.” İfadesi Müslümanların tavrını, duruşunu, ahlakını, maneviyatını, kişiliğini, kararlılığını, tavizsizliğini, metanetini anlatmaktadır. Zira “vech” sözcüğü aynı zamanda “öz, hayat, benlik” anlamlarındadır. Örneğin; “… Kim işini güzel yaparak yüzünü (özünü, benliğini, hayatını) Allah'a teslim ederse…” (Bakara 2/112) buyrulmaktadır. “Tohum ve filiz” benzetmesi ise, Müslümanların bir elçi ile filizlenmeye başlayıp gittikçe güçlenerek kocaman bir toplum olduklarını göstermektedir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O bütün dinlere üstün olduğunu göstermek için Resulünü hem hidayet (rehberi olan Kur’an) ile hem de hak din (olan İslam) ile göndermiştir. Buna şahit olarak da Allah yeter.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"47/47-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-28c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’ı Kerim’de dört yerde geçmektedir. 3/144, 33/40, 47/2 Bu ayet, hem Hudeybiye Sözleşmesinde “Bu, Allah’ın elçisi Muhammed’in Mekkelilerle yaptığı anlaşmadır” ifadesini sildiren ve Hz. Peygamberin de yeni bir anlaşmazlığa yol açmasın diye itiraz etmediği Süheyl bin Amr’ın şahsında tüm inkârcılara verilmiş bir cevaptır hem de Müslümanları tanıtan özel bir açıklamadır. Kim ne dersin desin “Muhammed Allah’ın Resulüdür.” Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı korkusuz, kararlı, tavizsiz ve dirayetlidir. Ama birbirlerine karşı hoşgörülü, müsamahakâr, merhametli, anlayışlı ve yardım severdir. Onların bütün çalışmaları Allah’ın rızasını kazanmaya ve lütfunu elde etmeye matuftur. “Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir.” İfadesi Müslümanların tavrını, duruşunu, ahlakını, maneviyatını, kişiliğini, kararlılığını, tavizsizliğini, metanetini anlatmaktadır. Zira “vech” sözcüğü aynı zamanda “öz, hayat, benlik” anlamlarındadır. Örneğin; “… Kim işini güzel yaparak yüzünü (özünü, benliğini, hayatını) Allah'a teslim ederse…” (Bakara 2/112) buyrulmaktadır. “Tohum ve filiz” benzetmesi ise, Müslümanların bir elçi ile filizlenmeye başlayıp gittikçe güçlenerek kocaman bir toplum olduklarını göstermektedir."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O bütün dinlere üstün olduğunu göstermek için Resulünü hem hidayet (rehberi olan Kur’an) ile hem de hak din (olan İslam) ile göndermiştir. Buna şahit olarak da Allah yeter.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"47/47-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"47/47-28c.mp3","commentary_text":"Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’ı Kerim’de dört yerde geçmektedir. 3/144, 33/40, 47/2 Bu ayet, hem Hudeybiye Sözleşmesinde “Bu, Allah’ın elçisi Muhammed’in Mekkelilerle yaptığı anlaşmadır” ifadesini sildiren ve Hz. Peygamberin de yeni bir anlaşmazlığa yol açmasın diye itiraz etmediği Süheyl bin Amr’ın şahsında tüm inkârcılara verilmiş bir cevaptır hem de Müslümanları tanıtan özel bir açıklamadır. Kim ne dersin desin “Muhammed Allah’ın Resulüdür.” Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı korkusuz, kararlı, tavizsiz ve dirayetlidir. Ama birbirlerine karşı hoşgörülü, müsamahakâr, merhametli, anlayışlı ve yardım severdir. Onların bütün çalışmaları Allah’ın rızasını kazanmaya ve lütfunu elde etmeye matuftur. “Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir.” İfadesi Müslümanların tavrını, duruşunu, ahlakını, maneviyatını, kişiliğini, kararlılığını, tavizsizliğini, metanetini anlatmaktadır. Zira “vech” sözcüğü aynı zamanda “öz, hayat, benlik” anlamlarındadır. Örneğin; “… Kim işini güzel yaparak yüzünü (özünü, benliğini, hayatını) Allah'a teslim ederse…” (Bakara 2/112) buyrulmaktadır. “Tohum ve filiz” benzetmesi ise, Müslümanların bir elçi ile filizlenmeye başlayıp gittikçe güçlenerek kocaman bir toplum olduklarını göstermektedir."},{"verse_number":"29","turkish_text":"Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı kararlı ve tavizsiz birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Sen onları rükû ve secde halinde Allah’ın lütfunu ve hoşnutluğunu kazanmaya çalışırken görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu onların Tevrat’ta anlatılan özellikleridir. Onların bir de İncil’de anlatılan özellikleri vardır ki o da şöyledir: (Onlar) filizini yarıp çıkarmış (bir tohum gibidir ki ondan çıkan) onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerine dikilmiş ziraatçıların hoşuna giden bir filiz gibidir. Allah inkârcıları öfkelendirmek için onları (inananları) çoğaltır sağlam ve dirençli kılar. Allah içlerinden iman edip iyi işler yapanlara bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.","arabic_text":"مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":["9/73","66/9"],"audio_path":"47/47-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı kararlı ve tavizsiz birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Sen onları rükû ve secde halinde Allah’ın lütfunu ve hoşnutluğunu kazanmaya çalışırken görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu onların Tevrat’ta anlatılan özellikleridir. Onların bir de İncil’de anlatılan özellikleri vardır ki o da şöyledir: (Onlar) filizini yarıp çıkarmış (bir tohum gibidir ki ondan çıkan) onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerine dikilmiş ziraatçıların hoşuna giden bir filiz gibidir. Allah inkârcıları öfkelendirmek için onları (inananları) çoğaltır sağlam ve dirençli kılar. Allah içlerinden iman edip iyi işler yapanlara bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.","arabic_text":"مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":["9/73","66/9"],"audio_path":"47/47-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı kararlı ve tavizsiz birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Sen onları rükû ve secde halinde Allah’ın lütfunu ve hoşnutluğunu kazanmaya çalışırken görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu onların Tevrat’ta anlatılan özellikleridir. Onların bir de İncil’de anlatılan özellikleri vardır ki o da şöyledir: (Onlar) filizini yarıp çıkarmış (bir tohum gibidir ki ondan çıkan) onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerine dikilmiş ziraatçıların hoşuna giden bir filiz gibidir. Allah inkârcıları öfkelendirmek için onları (inananları) çoğaltır sağlam ve dirençli kılar. Allah içlerinden iman edip iyi işler yapanlara bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.","arabic_text":"مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":["9/73","66/9"],"audio_path":"47/47-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar inkârcılara karşı kararlı ve tavizsiz birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler. Sen onları rükû ve secde halinde Allah’ın lütfunu ve hoşnutluğunu kazanmaya çalışırken görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu onların Tevrat’ta anlatılan özellikleridir. Onların bir de İncil’de anlatılan özellikleri vardır ki o da şöyledir: (Onlar) filizini yarıp çıkarmış (bir tohum gibidir ki ondan çıkan) onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerine dikilmiş ziraatçıların hoşuna giden bir filiz gibidir. Allah inkârcıları öfkelendirmek için onları (inananları) çoğaltır sağlam ve dirençli kılar. Allah içlerinden iman edip iyi işler yapanlara bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.","arabic_text":"مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًاۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا","related_links":["9/73","66/9"],"audio_path":"47/47-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":49,"name":"HUCURÂT SÛRESİ","description":"Hucurat suresi, Medine döneminde inmiş olup 18 ayettir. Sure adını, dördüncü ayette geçen ve “odalar” anlamına gelen “Hucurat” kelimesinden almıştır. Burada Hz. Muhammed’in aile fertleriyle birlikte kaldığı odalar anlatılmaktadır. Allah’a ve resulüne saygılı olmanın emredildiği sûrede bütün toplumların ahlâk anlayışında önemli bir yeri olan saygı konusu üzerinde duruluyor. İnsanların birbirlerinin mahremiyetine, haklarına ve özel hayatına saygılı olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor. Güven vermeyen kişilerin aktardığı haberlerin mutlaka araştırılması gerektiği emrediliyor. Birbiriyle çatışan iki Müslüman topluluğun barıştırılması ve saldırganlığını sürdüren tarafa karşı gerekirse zor kullanılarak çatışmanın önlenmesi isteniyor. Alay etmenin yasaklandığı sûrede birbirini aşağılamanın, birbirine çirkin ve küçültücü lakaplar takmanın kötülüğü üzerinde duruluyor. İnsanlar hakkında kötü düşünmenin ve kusurları araştırmanın çirkinliği, arkadan çekiştirmenin ölmüş kardeşinin etini yemekten farksız olduğu vurgulanıyor. Bu uyarılara rağmen bu tür kötülüklerden vazgeçmeyenler “zalim” olarak niteleniyor. Bütün insanların eşit yaratıldığı, Allah katında en büyük değer ölçüsünün takva olduğu belirtiliyor.","sura_intro_audio":"48/48-a.mp3","verse_count":18,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! (Söz ve davranışlarınızla) Allah’ın ve Resulünün (Kur’an’ın ve sünnetin) önüne geçmeyin (Kur’an’ı ve sünneti dışlayarak Müslüman olmaya çalışmayın)! Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! (Söz ve davranışlarınızla) Allah’ın ve Resulünün (Kur’an’ın ve sünnetin) önüne geçmeyin (Kur’an’ı ve sünneti dışlayarak Müslüman olmaya çalışmayın)! Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! (Söz ve davranışlarınızla) Allah’ın ve Resulünün (Kur’an’ın ve sünnetin) önüne geçmeyin (Kur’an’ı ve sünneti dışlayarak Müslüman olmaya çalışmayın)! Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! (Söz ve davranışlarınızla) Allah’ın ve Resulünün (Kur’an’ın ve sünnetin) önüne geçmeyin (Kur’an’ı ve sünneti dışlayarak Müslüman olmaya çalışmayın)! Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten (her şeyi) hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız siz farkına varmadan yaptığınız (kabalık ve saygısızlık yüzünden) amelleriniz boşa gider.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız siz farkına varmadan yaptığınız (kabalık ve saygısızlık yüzünden) amelleriniz boşa gider.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız siz farkına varmadan yaptığınız (kabalık ve saygısızlık yüzünden) amelleriniz boşa gider.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız siz farkına varmadan yaptığınız (kabalık ve saygısızlık yüzünden) amelleriniz boşa gider.","arabic_text":"ا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Allah Resulünün huzurunda seslerini ayarlayanlar (edepli olup egosunu tatmin etmeyenler) var ya işte onlar kalpleri kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için ayrıca bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Allah Resulünün huzurunda seslerini ayarlayanlar (edepli olup egosunu tatmin etmeyenler) var ya işte onlar kalpleri kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için ayrıca bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Allah Resulünün huzurunda seslerini ayarlayanlar (edepli olup egosunu tatmin etmeyenler) var ya işte onlar kalpleri kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için ayrıca bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Allah Resulünün huzurunda seslerini ayarlayanlar (edepli olup egosunu tatmin etmeyenler) var ya işte onlar kalpleri kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için ayrıca bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Seni evinin dışından çağıranlar var ya işte onların çoğu aklı ermeyen cahil kimselerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-4c.mp3","commentary_text":"Medine’deki bedevi Araplar, Hz. Peygamber ile görüşmek ve ona bir şeyler sormak için gelip odaların arkasından yüksek sesle bağırırlardı. Yine bir gün Temimoğullarından bir heyet Hz. Muhammed’in istirahatte bulunduğu bir vakitte odaların arkasına gelerek ona yüksek sesle “Muhammed! Dışarı çık, seninle konuşmak istiyoruz” diye bağırmışlardı. Ayette onların edep ve nezaketle, saygı ve nezahetle bağdaşmayan bu davranışları kınanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Seni evinin dışından çağıranlar var ya işte onların çoğu aklı ermeyen cahil kimselerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-3c.mp3","commentary_text":"Medine’deki bedevi Araplar, Hz. Peygamber ile görüşmek ve ona bir şeyler sormak için gelip odaların arkasından yüksek sesle bağırırlardı. Yine bir gün Temimoğullarından bir heyet Hz. Muhammed’in istirahatte bulunduğu bir vakitte odaların arkasına gelerek ona yüksek sesle “Muhammed! Dışarı çık, seninle konuşmak istiyoruz” diye bağırmışlardı. Ayette onların edep ve nezaketle, saygı ve nezahetle bağdaşmayan bu davranışları kınanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Seni evinin dışından çağıranlar var ya işte onların çoğu aklı ermeyen cahil kimselerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-4c.mp3","commentary_text":"Medine’deki bedevi Araplar, Hz. Peygamber ile görüşmek ve ona bir şeyler sormak için gelip odaların arkasından yüksek sesle bağırırlardı. Yine bir gün Temimoğullarından bir heyet Hz. Muhammed’in istirahatte bulunduğu bir vakitte odaların arkasına gelerek ona yüksek sesle “Muhammed! Dışarı çık, seninle konuşmak istiyoruz” diye bağırmışlardı. Ayette onların edep ve nezaketle, saygı ve nezahetle bağdaşmayan bu davranışları kınanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Seni evinin dışından çağıranlar var ya işte onların çoğu aklı ermeyen cahil kimselerdir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-4c.mp3","commentary_text":"Medine’deki bedevi Araplar, Hz. Peygamber ile görüşmek ve ona bir şeyler sormak için gelip odaların arkasından yüksek sesle bağırırlardı. Yine bir gün Temimoğullarından bir heyet Hz. Muhammed’in istirahatte bulunduğu bir vakitte odaların arkasına gelerek ona yüksek sesle “Muhammed! Dışarı çık, seninle konuşmak istiyoruz” diye bağırmışlardı. Ayette onların edep ve nezaketle, saygı ve nezahetle bağdaşmayan bu davranışları kınanıyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder) daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ صَبَرُوا حَتّٰى تَخْرُجَ اِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder) daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ صَبَرُوا حَتّٰى تَخْرُجَ اِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder) daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ صَبَرُوا حَتّٰى تَخْرُجَ اِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder) daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.","arabic_text":"وَلَوْ اَنَّهُمْ صَبَرُوا حَتّٰى تَخْرُجَ اِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Size (herhangi bir kimse özellikle de) güvenilir olmayan birisi bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Velid b. Ukbe’yi Beni Mustalik kabilesine zekât memuru olarak göndermişti. Aralarında önceden var olan özel bir sebepten dolayı Velid, korkuya kapılarak geri dönmüştü. Fakat Hz. Muhammed’e Beni Mustalik kabilesinin dinden ayrıldığını, dolaysıyla zekât alamadan geri dönmek zorunda kaldığını söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Halit b. Velid’i göndererek durumu araştırmasını istemişti. O da gitmiş, Beni Mustalik kabilesini namaz ikame ederken bulmuştu ve zekâtlarını da alıp gelmişti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Buradan, “fasık kişinin getirdiği haberi araştırın ama diğerlerine araştırmadan itibar edin” gibi bir anlam çıkarmamak lazım. Zira ayetin ikinci cümlesinde araştırma yapmadan doğruluğuna itibar ettiğiniz yanlış haber yüzünden bir topluma zarar verebilirsiniz buyruluyor. Bazen doğruluklarına inandığımız insanlar da yanlış haber yüzünden çok büyük yanlışlar yapabiliyor. Çünkü onlara haber getirenler de doğru olmayabiliyor. Nitekim bugün dünyayı yöneten insanların en büyük hataları, güvenilirliklerinden emin oldukları yakın çevrelerindeki insanların yanlış haberleri ve bilgilendirmeleri yüzünden yanılgıya düşmeleridir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Size (herhangi bir kimse özellikle de) güvenilir olmayan birisi bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Velid b. Ukbe’yi Beni Mustalik kabilesine zekât memuru olarak göndermişti. Aralarında önceden var olan özel bir sebepten dolayı Velid, korkuya kapılarak geri dönmüştü. Fakat Hz. Muhammed’e Beni Mustalik kabilesinin dinden ayrıldığını, dolaysıyla zekât alamadan geri dönmek zorunda kaldığını söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Halit b. Velid’i göndererek durumu araştırmasını istemişti. O da gitmiş, Beni Mustalik kabilesini namaz ikame ederken bulmuştu ve zekâtlarını da alıp gelmişti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Buradan, “fasık kişinin getirdiği haberi araştırın ama diğerlerine araştırmadan itibar edin” gibi bir anlam çıkarmamak lazım. Zira ayetin ikinci cümlesinde araştırma yapmadan doğruluğuna itibar ettiğiniz yanlış haber yüzünden bir topluma zarar verebilirsiniz buyruluyor. Bazen doğruluklarına inandığımız insanlar da yanlış haber yüzünden çok büyük yanlışlar yapabiliyor. Çünkü onlara haber getirenler de doğru olmayabiliyor. Nitekim bugün dünyayı yöneten insanların en büyük hataları, güvenilirliklerinden emin oldukları yakın çevrelerindeki insanların yanlış haberleri ve bilgilendirmeleri yüzünden yanılgıya düşmeleridir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Size (herhangi bir kimse özellikle de) güvenilir olmayan birisi bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Velid b. Ukbe’yi Beni Mustalik kabilesine zekât memuru olarak göndermişti. Aralarında önceden var olan özel bir sebepten dolayı Velid, korkuya kapılarak geri dönmüştü. Fakat Hz. Muhammed’e Beni Mustalik kabilesinin dinden ayrıldığını, dolaysıyla zekât alamadan geri dönmek zorunda kaldığını söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Halit b. Velid’i göndererek durumu araştırmasını istemişti. O da gitmiş, Beni Mustalik kabilesini namaz ikame ederken bulmuştu ve zekâtlarını da alıp gelmişti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Buradan, “fasık kişinin getirdiği haberi araştırın ama diğerlerine araştırmadan itibar edin” gibi bir anlam çıkarmamak lazım. Zira ayetin ikinci cümlesinde araştırma yapmadan doğruluğuna itibar ettiğiniz yanlış haber yüzünden bir topluma zarar verebilirsiniz buyruluyor. Bazen doğruluklarına inandığımız insanlar da yanlış haber yüzünden çok büyük yanlışlar yapabiliyor. Çünkü onlara haber getirenler de doğru olmayabiliyor. Nitekim bugün dünyayı yöneten insanların en büyük hataları, güvenilirliklerinden emin oldukları yakın çevrelerindeki insanların yanlış haberleri ve bilgilendirmeleri yüzünden yanılgıya düşmeleridir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Size (herhangi bir kimse özellikle de) güvenilir olmayan birisi bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber Velid b. Ukbe’yi Beni Mustalik kabilesine zekât memuru olarak göndermişti. Aralarında önceden var olan özel bir sebepten dolayı Velid, korkuya kapılarak geri dönmüştü. Fakat Hz. Muhammed’e Beni Mustalik kabilesinin dinden ayrıldığını, dolaysıyla zekât alamadan geri dönmek zorunda kaldığını söylemişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Halit b. Velid’i göndererek durumu araştırmasını istemişti. O da gitmiş, Beni Mustalik kabilesini namaz ikame ederken bulmuştu ve zekâtlarını da alıp gelmişti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Buradan, “fasık kişinin getirdiği haberi araştırın ama diğerlerine araştırmadan itibar edin” gibi bir anlam çıkarmamak lazım. Zira ayetin ikinci cümlesinde araştırma yapmadan doğruluğuna itibar ettiğiniz yanlış haber yüzünden bir topluma zarar verebilirsiniz buyruluyor. Bazen doğruluklarına inandığımız insanlar da yanlış haber yüzünden çok büyük yanlışlar yapabiliyor. Çünkü onlara haber getirenler de doğru olmayabiliyor. Nitekim bugün dünyayı yöneten insanların en büyük hataları, güvenilirliklerinden emin oldukları yakın çevrelerindeki insanların yanlış haberleri ve bilgilendirmeleri yüzünden yanılgıya düşmeleridir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biliniz ki aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş ve (buna karşılık) inkârcılığı kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin göstermiştir. İşte bu (özelliklere sahip olan)lar doğru yolda olanların ta kendileridir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"48/48-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biliniz ki aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş ve (buna karşılık) inkârcılığı kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin göstermiştir. İşte bu (özelliklere sahip olan)lar doğru yolda olanların ta kendileridir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"48/48-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biliniz ki aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş ve (buna karşılık) inkârcılığı kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin göstermiştir. İşte bu (özelliklere sahip olan)lar doğru yolda olanların ta kendileridir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"48/48-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Biliniz ki aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş ve (buna karşılık) inkârcılığı kötülüğü ve isyankârlığı size çirkin göstermiştir. İşte bu (özelliklere sahip olan)lar doğru yolda olanların ta kendileridir.","arabic_text":"وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"48/48-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Böyle bir yolda olmak) Allah tarafından bir lütuftur ve bir nimettir. Allah ise (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Böyle bir yolda olmak) Allah tarafından bir lütuftur ve bir nimettir. Allah ise (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Böyle bir yolda olmak) Allah tarafından bir lütuftur ve bir nimettir. Allah ise (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Böyle bir yolda olmak) Allah tarafından bir lütuftur ve bir nimettir. Allah ise (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer mü’minlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırmaya devam ederse Allah’ın buyruğuna uyuncaya (ve savaştan vazgeçinceye) kadar haksızlık yapan taraf ile savaşın. (Yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (her ikisine de) adil davranın çünkü Allah adil davrananları sever.","arabic_text":"وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّت۪ي تَبْغ۪ي حَتّٰى تَف۪ٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-9c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, savaşın illa da Müslümanlarla inkârcılar arasında cereyan eden bir eylem olmadığını, hangi dinden ve toplumdan olursa olsun saldıran, fesat çıkaran ve huzuru bozan tarafa karşı birlikte savaşılması gerektiğini anlatmaktadır. İki Müslüman grup ya da ülke birbirleriyle herhangi bir sebep yüzünden çatışmaya girmişse ve böylece, birisinin diğerine karşı haddi aşmış olması ya da her iki tarafın birbirlerine hadsizlik yapmış olması ihtimaline karşın her iki taraf da savaşa devam ediyorsa, bu durumda her ikisine de ateşkes çağrısında bulunulur. Buna rağmen iki taraftan birisi işi azıtır ve doğruya dönmeyi kabul etmezse, o zaman mü’minlere düşen, saldırgan tarafla savaşmaktır. Saldırgan taraf savaşmaktan vazgeçerse o takdirde, mü’minlere yakışan her iki tarafa da âdil davranmaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer mü’minlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırmaya devam ederse Allah’ın buyruğuna uyuncaya (ve savaştan vazgeçinceye) kadar haksızlık yapan taraf ile savaşın. (Yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (her ikisine de) adil davranın çünkü Allah adil davrananları sever.","arabic_text":"وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّت۪ي تَبْغ۪ي حَتّٰى تَف۪ٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-8c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, savaşın illa da Müslümanlarla inkârcılar arasında cereyan eden bir eylem olmadığını, hangi dinden ve toplumdan olursa olsun saldıran, fesat çıkaran ve huzuru bozan tarafa karşı birlikte savaşılması gerektiğini anlatmaktadır. İki Müslüman grup ya da ülke birbirleriyle herhangi bir sebep yüzünden çatışmaya girmişse ve böylece, birisinin diğerine karşı haddi aşmış olması ya da her iki tarafın birbirlerine hadsizlik yapmış olması ihtimaline karşın her iki taraf da savaşa devam ediyorsa, bu durumda her ikisine de ateşkes çağrısında bulunulur. Buna rağmen iki taraftan birisi işi azıtır ve doğruya dönmeyi kabul etmezse, o zaman mü’minlere düşen, saldırgan tarafla savaşmaktır. Saldırgan taraf savaşmaktan vazgeçerse o takdirde, mü’minlere yakışan her iki tarafa da âdil davranmaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer mü’minlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırmaya devam ederse Allah’ın buyruğuna uyuncaya (ve savaştan vazgeçinceye) kadar haksızlık yapan taraf ile savaşın. (Yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (her ikisine de) adil davranın çünkü Allah adil davrananları sever.","arabic_text":"وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّت۪ي تَبْغ۪ي حَتّٰى تَف۪ٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-9c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, savaşın illa da Müslümanlarla inkârcılar arasında cereyan eden bir eylem olmadığını, hangi dinden ve toplumdan olursa olsun saldıran, fesat çıkaran ve huzuru bozan tarafa karşı birlikte savaşılması gerektiğini anlatmaktadır. İki Müslüman grup ya da ülke birbirleriyle herhangi bir sebep yüzünden çatışmaya girmişse ve böylece, birisinin diğerine karşı haddi aşmış olması ya da her iki tarafın birbirlerine hadsizlik yapmış olması ihtimaline karşın her iki taraf da savaşa devam ediyorsa, bu durumda her ikisine de ateşkes çağrısında bulunulur. Buna rağmen iki taraftan birisi işi azıtır ve doğruya dönmeyi kabul etmezse, o zaman mü’minlere düşen, saldırgan tarafla savaşmaktır. Saldırgan taraf savaşmaktan vazgeçerse o takdirde, mü’minlere yakışan her iki tarafa da âdil davranmaktır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Eğer mü’minlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırmaya devam ederse Allah’ın buyruğuna uyuncaya (ve savaştan vazgeçinceye) kadar haksızlık yapan taraf ile savaşın. (Yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (her ikisine de) adil davranın çünkü Allah adil davrananları sever.","arabic_text":"وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّت۪ي تَبْغ۪ي حَتّٰى تَف۪ٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-9c.mp3","commentary_text":"Bu âyet, savaşın illa da Müslümanlarla inkârcılar arasında cereyan eden bir eylem olmadığını, hangi dinden ve toplumdan olursa olsun saldıran, fesat çıkaran ve huzuru bozan tarafa karşı birlikte savaşılması gerektiğini anlatmaktadır. İki Müslüman grup ya da ülke birbirleriyle herhangi bir sebep yüzünden çatışmaya girmişse ve böylece, birisinin diğerine karşı haddi aşmış olması ya da her iki tarafın birbirlerine hadsizlik yapmış olması ihtimaline karşın her iki taraf da savaşa devam ediyorsa, bu durumda her ikisine de ateşkes çağrısında bulunulur. Buna rağmen iki taraftan birisi işi azıtır ve doğruya dönmeyi kabul etmezse, o zaman mü’minlere düşen, saldırgan tarafla savaşmaktır. Saldırgan taraf savaşmaktan vazgeçerse o takdirde, mü’minlere yakışan her iki tarafa da âdil davranmaktır."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki size merhamet edilsin!","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"48/48-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki size merhamet edilsin!","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"48/48-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki size merhamet edilsin!","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"48/48-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın ki size merhamet edilsin!","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"48/48-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah’a yönelmezse öyleleri zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":["104/1"],"audio_path":"48/48-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-11c.mp3","commentary_text":"“İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir” ifadesi, alay etmek, küçümsemek, çirkin lakaplar kullanmak gibi insanları küçük düşüren, onurunu kıran ve toplumda itibarlarını yaralayan fiilleri gerçekleştirenlerin fasık olacağı anlamındadır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah’a yönelmezse öyleleri zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":["104/1"],"audio_path":"48/48-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-10c.mp3","commentary_text":"“İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir” ifadesi, alay etmek, küçümsemek, çirkin lakaplar kullanmak gibi insanları küçük düşüren, onurunu kıran ve toplumda itibarlarını yaralayan fiilleri gerçekleştirenlerin fasık olacağı anlamındadır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah’a yönelmezse öyleleri zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":["104/1"],"audio_path":"48/48-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-11c.mp3","commentary_text":"“İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir” ifadesi, alay etmek, küçümsemek, çirkin lakaplar kullanmak gibi insanları küçük düşüren, onurunu kıran ve toplumda itibarlarını yaralayan fiilleri gerçekleştirenlerin fasık olacağı anlamındadır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah’a yönelmezse öyleleri zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":["104/1"],"audio_path":"48/48-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-11c.mp3","commentary_text":"“İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir” ifadesi, alay etmek, küçümsemek, çirkin lakaplar kullanmak gibi insanları küçük düşüren, onurunu kıran ve toplumda itibarlarını yaralayan fiilleri gerçekleştirenlerin fasık olacağı anlamındadır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır (farkında olmadan günaha girmiş olursunuz)! Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın! Aranızdan hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır siz ondan tiksinirsiniz. Bu konularda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah kendisine yönelenlerin tevbelerini çok kabul edendir (ve bu şekilde tevbe ile Kendisine yönelen kullarına karşı da) çok merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ","related_links":["17/36"],"audio_path":"48/48-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-12c.mp3","commentary_text":"“Zanda bulunmak”, insanlar hakkında ön yargılı, mesnetsiz, tahminen ve evhama dayanarak suçlamada bulunmak ve buna göre cezalandırmaya kalkışmaktır. Yani su-i zan ederek insanları yargılamaktır. Bu âyette hitap doğrudan mü’minlere yapılmaktadır. Ama burada sıralanan yasakların tamamı Müslümanların hayatında en çok bulunan kötülüklerdendir. Bu da Müslümanların Kur’an ahlakından ne kadar uzak yaşadığını göstermeye yeter. Ayetin içindeki “Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının!” uyarısı, “eğer bu günahları işlerseniz Allah’a karşı gelmiş olursunuz” demektir. Bir taraftan beş vakit namazda Allah’ın huzuruna çıkıp sadece O’na kulluk edeceğine ve O’na asla karşı gelmeyeceğine dair söz vereceksin, diğer taraftan da bu kötülüklerle sadece bir günde onlarca defa O’na karşı geleceksin. İşte imanla küfür arasındaki çizgide yaşamak böyle bir şeydir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır (farkında olmadan günaha girmiş olursunuz)! Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın! Aranızdan hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır siz ondan tiksinirsiniz. Bu konularda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah kendisine yönelenlerin tevbelerini çok kabul edendir (ve bu şekilde tevbe ile Kendisine yönelen kullarına karşı da) çok merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ","related_links":["17/36"],"audio_path":"48/48-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-11c.mp3","commentary_text":"“Zanda bulunmak”, insanlar hakkında ön yargılı, mesnetsiz, tahminen ve evhama dayanarak suçlamada bulunmak ve buna göre cezalandırmaya kalkışmaktır. Yani su-i zan ederek insanları yargılamaktır. Bu âyette hitap doğrudan mü’minlere yapılmaktadır. Ama burada sıralanan yasakların tamamı Müslümanların hayatında en çok bulunan kötülüklerdendir. Bu da Müslümanların Kur’an ahlakından ne kadar uzak yaşadığını göstermeye yeter. Ayetin içindeki “Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının!” uyarısı, “eğer bu günahları işlerseniz Allah’a karşı gelmiş olursunuz” demektir. Bir taraftan beş vakit namazda Allah’ın huzuruna çıkıp sadece O’na kulluk edeceğine ve O’na asla karşı gelmeyeceğine dair söz vereceksin, diğer taraftan da bu kötülüklerle sadece bir günde onlarca defa O’na karşı geleceksin. İşte imanla küfür arasındaki çizgide yaşamak böyle bir şeydir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır (farkında olmadan günaha girmiş olursunuz)! Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın! Aranızdan hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır siz ondan tiksinirsiniz. Bu konularda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah kendisine yönelenlerin tevbelerini çok kabul edendir (ve bu şekilde tevbe ile Kendisine yönelen kullarına karşı da) çok merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ","related_links":["17/36"],"audio_path":"48/48-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-12c.mp3","commentary_text":"“Zanda bulunmak”, insanlar hakkında ön yargılı, mesnetsiz, tahminen ve evhama dayanarak suçlamada bulunmak ve buna göre cezalandırmaya kalkışmaktır. Yani su-i zan ederek insanları yargılamaktır. Bu âyette hitap doğrudan mü’minlere yapılmaktadır. Ama burada sıralanan yasakların tamamı Müslümanların hayatında en çok bulunan kötülüklerdendir. Bu da Müslümanların Kur’an ahlakından ne kadar uzak yaşadığını göstermeye yeter. Ayetin içindeki “Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının!” uyarısı, “eğer bu günahları işlerseniz Allah’a karşı gelmiş olursunuz” demektir. Bir taraftan beş vakit namazda Allah’ın huzuruna çıkıp sadece O’na kulluk edeceğine ve O’na asla karşı gelmeyeceğine dair söz vereceksin, diğer taraftan da bu kötülüklerle sadece bir günde onlarca defa O’na karşı geleceksin. İşte imanla küfür arasındaki çizgide yaşamak böyle bir şeydir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır (farkında olmadan günaha girmiş olursunuz)! Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın! Aranızdan hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır siz ondan tiksinirsiniz. Bu konularda Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah kendisine yönelenlerin tevbelerini çok kabul edendir (ve bu şekilde tevbe ile Kendisine yönelen kullarına karşı da) çok merhametlidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ","related_links":["17/36"],"audio_path":"48/48-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-12c.mp3","commentary_text":"“Zanda bulunmak”, insanlar hakkında ön yargılı, mesnetsiz, tahminen ve evhama dayanarak suçlamada bulunmak ve buna göre cezalandırmaya kalkışmaktır. Yani su-i zan ederek insanları yargılamaktır. Bu âyette hitap doğrudan mü’minlere yapılmaktadır. Ama burada sıralanan yasakların tamamı Müslümanların hayatında en çok bulunan kötülüklerdendir. Bu da Müslümanların Kur’an ahlakından ne kadar uzak yaşadığını göstermeye yeter. Ayetin içindeki “Bu konuda Allah’a karşı gelmekten sakının!” uyarısı, “eğer bu günahları işlerseniz Allah’a karşı gelmiş olursunuz” demektir. Bir taraftan beş vakit namazda Allah’ın huzuruna çıkıp sadece O’na kulluk edeceğine ve O’na asla karşı gelmeyeceğine dair söz vereceksin, diğer taraftan da bu kötülüklerle sadece bir günde onlarca defa O’na karşı geleceksin. İşte imanla küfür arasındaki çizgide yaşamak böyle bir şeydir."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphe yok ki Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphe yok ki Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphe yok ki Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey insanlar! Şüphe yok ki Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir her şeyden haberdar olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bedevi (göçebe) Araplar: “İman ettik” dediler. De ki: “(Siz gerçek manada) iman etmediniz. (Öyle ise: “iman ettik” demeyin.) Fakat “Boyun eğdik (teslim olduk)” deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve resulüne (tam) itaat ederseniz (Allah da) yaptıklarınızdan hiçbir iyi şeyi karşılıksız bırakmaz. Allah çok bağışlayandır (yürekten iman edenlerin günahlarını affedendir) kullarına karşı merhamet edendir.”","arabic_text":"قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْا۪يمَانُ ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-14c.mp3","commentary_text":"Bedevi Araplar köyde ya da herhangi bir kasabada yaşamayıp çölde, ovada dolaşan ve toplumsal yaşama bilinci ve kültürü olmayan göçebe kimselerdir. Bunlar Müslümanların sadece gücünden istifade etmek için onların safına geçmiş ve onlara teslim olmuşlardı ama gerçek manada iman etmemişlerdi. Onun için âyette; “siz iman etmediniz, sadece İslâmî yönetimin idaresine girmeyi kabul etiniz” buyruluyor. Yani Müslüman olmakla kendinizi güvenceye aldınız. Demek ki “ben Müslümanım” demekle kişi iman etmiş olmuyor. İmanın kalbe inmesi ve davranışlara yansıması gerekiyor. Kur’an’da anlatılan imanın en büyük göstergesi, Allah’a ve Peygambere itaattir. Bu itaatin nasıl gerçekleşeceği bir sonraki ayette anlatılmaktadır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bedevi (göçebe) Araplar: “İman ettik” dediler. De ki: “(Siz gerçek manada) iman etmediniz. (Öyle ise: “iman ettik” demeyin.) Fakat “Boyun eğdik (teslim olduk)” deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve resulüne (tam) itaat ederseniz (Allah da) yaptıklarınızdan hiçbir iyi şeyi karşılıksız bırakmaz. Allah çok bağışlayandır (yürekten iman edenlerin günahlarını affedendir) kullarına karşı merhamet edendir.”","arabic_text":"قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْا۪يمَانُ ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-13c.mp3","commentary_text":"Bedevi Araplar köyde ya da herhangi bir kasabada yaşamayıp çölde, ovada dolaşan ve toplumsal yaşama bilinci ve kültürü olmayan göçebe kimselerdir. Bunlar Müslümanların sadece gücünden istifade etmek için onların safına geçmiş ve onlara teslim olmuşlardı ama gerçek manada iman etmemişlerdi. Onun için âyette; “siz iman etmediniz, sadece İslâmî yönetimin idaresine girmeyi kabul etiniz” buyruluyor. Yani Müslüman olmakla kendinizi güvenceye aldınız. Demek ki “ben Müslümanım” demekle kişi iman etmiş olmuyor. İmanın kalbe inmesi ve davranışlara yansıması gerekiyor. Kur’an’da anlatılan imanın en büyük göstergesi, Allah’a ve Peygambere itaattir. Bu itaatin nasıl gerçekleşeceği bir sonraki ayette anlatılmaktadır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bedevi (göçebe) Araplar: “İman ettik” dediler. De ki: “(Siz gerçek manada) iman etmediniz. (Öyle ise: “iman ettik” demeyin.) Fakat “Boyun eğdik (teslim olduk)” deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve resulüne (tam) itaat ederseniz (Allah da) yaptıklarınızdan hiçbir iyi şeyi karşılıksız bırakmaz. Allah çok bağışlayandır (yürekten iman edenlerin günahlarını affedendir) kullarına karşı merhamet edendir.”","arabic_text":"قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْا۪يمَانُ ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-14c.mp3","commentary_text":"Bedevi Araplar köyde ya da herhangi bir kasabada yaşamayıp çölde, ovada dolaşan ve toplumsal yaşama bilinci ve kültürü olmayan göçebe kimselerdir. Bunlar Müslümanların sadece gücünden istifade etmek için onların safına geçmiş ve onlara teslim olmuşlardı ama gerçek manada iman etmemişlerdi. Onun için âyette; “siz iman etmediniz, sadece İslâmî yönetimin idaresine girmeyi kabul etiniz” buyruluyor. Yani Müslüman olmakla kendinizi güvenceye aldınız. Demek ki “ben Müslümanım” demekle kişi iman etmiş olmuyor. İmanın kalbe inmesi ve davranışlara yansıması gerekiyor. Kur’an’da anlatılan imanın en büyük göstergesi, Allah’a ve Peygambere itaattir. Bu itaatin nasıl gerçekleşeceği bir sonraki ayette anlatılmaktadır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bedevi (göçebe) Araplar: “İman ettik” dediler. De ki: “(Siz gerçek manada) iman etmediniz. (Öyle ise: “iman ettik” demeyin.) Fakat “Boyun eğdik (teslim olduk)” deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve resulüne (tam) itaat ederseniz (Allah da) yaptıklarınızdan hiçbir iyi şeyi karşılıksız bırakmaz. Allah çok bağışlayandır (yürekten iman edenlerin günahlarını affedendir) kullarına karşı merhamet edendir.”","arabic_text":"قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْا۪يمَانُ ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-14c.mp3","commentary_text":"Bedevi Araplar köyde ya da herhangi bir kasabada yaşamayıp çölde, ovada dolaşan ve toplumsal yaşama bilinci ve kültürü olmayan göçebe kimselerdir. Bunlar Müslümanların sadece gücünden istifade etmek için onların safına geçmiş ve onlara teslim olmuşlardı ama gerçek manada iman etmemişlerdi. Onun için âyette; “siz iman etmediniz, sadece İslâmî yönetimin idaresine girmeyi kabul etiniz” buyruluyor. Yani Müslüman olmakla kendinizi güvenceye aldınız. Demek ki “ben Müslümanım” demekle kişi iman etmiş olmuyor. İmanın kalbe inmesi ve davranışlara yansıması gerekiyor. Kur’an’da anlatılan imanın en büyük göstergesi, Allah’a ve Peygambere itaattir. Bu itaatin nasıl gerçekleşeceği bir sonraki ayette anlatılmaktadır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Gerçek) mü’minler ancak Allah’a ve Peygamberine inanan sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-15c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da iman ve İslâm birlikte kullanıldığında farklı anlamlara gelir. İslam, Müslüman kimliğine bürünerek teslim olmayı, iman ise kayıtsız şartsız samimiyetle inanmayı ve bunu dil ile ikrar etmeyi ifade eder. Fakat farklı yerlerde kullanıldıklarında aynı anlamı yani mü’min olmayı ifade ederler."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Gerçek) mü’minler ancak Allah’a ve Peygamberine inanan sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-14c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da iman ve İslâm birlikte kullanıldığında farklı anlamlara gelir. İslam, Müslüman kimliğine bürünerek teslim olmayı, iman ise kayıtsız şartsız samimiyetle inanmayı ve bunu dil ile ikrar etmeyi ifade eder. Fakat farklı yerlerde kullanıldıklarında aynı anlamı yani mü’min olmayı ifade ederler."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Gerçek) mü’minler ancak Allah’a ve Peygamberine inanan sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-15c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da iman ve İslâm birlikte kullanıldığında farklı anlamlara gelir. İslam, Müslüman kimliğine bürünerek teslim olmayı, iman ise kayıtsız şartsız samimiyetle inanmayı ve bunu dil ile ikrar etmeyi ifade eder. Fakat farklı yerlerde kullanıldıklarında aynı anlamı yani mü’min olmayı ifade ederler."},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Gerçek) mü’minler ancak Allah’a ve Peygamberine inanan sonra (inandıklarında zerre kadar) şüpheye düşmeyen Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-15c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da iman ve İslâm birlikte kullanıldığında farklı anlamlara gelir. İslam, Müslüman kimliğine bürünerek teslim olmayı, iman ise kayıtsız şartsız samimiyetle inanmayı ve bunu dil ile ikrar etmeyi ifade eder. Fakat farklı yerlerde kullanıldıklarında aynı anlamı yani mü’min olmayı ifade ederler."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Siz dininizi (dindarlığınızı) Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِد۪ينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Göçebe Arapların “iman ettik” demekle Müslüman olduklarını sandığı gibi yalnızca iman etmekle ve kendilerine göre bir dini yaşamla Müslüman olacağını zanneden her dönemdeki bütün insanları kapsayan bir anlama sahiptir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Siz dininizi (dindarlığınızı) Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِد۪ينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-15c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Göçebe Arapların “iman ettik” demekle Müslüman olduklarını sandığı gibi yalnızca iman etmekle ve kendilerine göre bir dini yaşamla Müslüman olacağını zanneden her dönemdeki bütün insanları kapsayan bir anlama sahiptir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Siz dininizi (dindarlığınızı) Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِد۪ينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Göçebe Arapların “iman ettik” demekle Müslüman olduklarını sandığı gibi yalnızca iman etmekle ve kendilerine göre bir dini yaşamla Müslüman olacağını zanneden her dönemdeki bütün insanları kapsayan bir anlama sahiptir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Siz dininizi (dindarlığınızı) Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِد۪ينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"48/48-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"48/48-16c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, Göçebe Arapların “iman ettik” demekle Müslüman olduklarını sandığı gibi yalnızca iman etmekle ve kendilerine göre bir dini yaşamla Müslüman olacağını zanneden her dönemdeki bütün insanları kapsayan bir anlama sahiptir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar Müslüman oldular diye bunu senin başına kakıyorlar. (Sen onlara) de ki: “Müslüman olmanızı başıma kakmayın (benden minnet beklemeyin!) Tam tersine eğer doğru kimselerseniz imana erdirmesinden dolayı sizin Allah’a minnet borcunuz vardır.”","arabic_text":"يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar Müslüman oldular diye bunu senin başına kakıyorlar. (Sen onlara) de ki: “Müslüman olmanızı başıma kakmayın (benden minnet beklemeyin!) Tam tersine eğer doğru kimselerseniz imana erdirmesinden dolayı sizin Allah’a minnet borcunuz vardır.”","arabic_text":"يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar Müslüman oldular diye bunu senin başına kakıyorlar. (Sen onlara) de ki: “Müslüman olmanızı başıma kakmayın (benden minnet beklemeyin!) Tam tersine eğer doğru kimselerseniz imana erdirmesinden dolayı sizin Allah’a minnet borcunuz vardır.”","arabic_text":"يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlar Müslüman oldular diye bunu senin başına kakıyorlar. (Sen onlara) de ki: “Müslüman olmanızı başıma kakmayın (benden minnet beklemeyin!) Tam tersine eğer doğru kimselerseniz imana erdirmesinden dolayı sizin Allah’a minnet borcunuz vardır.”","arabic_text":"يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphesiz Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını bilir ve bütün yaptıklarınızı görür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphesiz Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını bilir ve bütün yaptıklarınızı görür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphesiz Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını bilir ve bütün yaptıklarınızı görür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphesiz Allah göklerin ve yerin bütün sırlarını bilir ve bütün yaptıklarınızı görür.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"48/48-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":50,"name":"KÂF SÛRESİ","description":"Kâf suresi Mekke döneminde inmiş olup 45 ayettir. Sure, “Kâf” harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Sûrede Allah’ın kudretine işaret eden kozmolojik delillerden örnekler verilerek gökyüzüne, yeryüzüne, dağlara, gökten indirilen suya, bağlara, bahçelere, bitkilere dikkat çekiliyor ve böylece insanlar Allah’ın kudretini kavramaya teşvik ediliyor. İnsanların yaptıklarının en ince ayrıntısına kadar kaydedildiği anlatılıyor. İnkârcıların ölümden sonra dirilme konusundaki şüphelerine karşı insanın yaratılışına dikkat çekiliyor. Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara âhirette verilecek nimetlerden de bahsedilen sûrede insanı yaratan Allah’ın ona aynı zamanda şah damarından daha yakın olduğu bildiriliyor. Hz. Peygamber’in kendisine inanmayanların sözlerine karşı sabırlı olması öğütlenerek günün değişik vakitlerinde Allah’ı saygı ve övgüyle anması isteniyor. Kıyamet ve mahşer sahnesine kısaca temas edilen sûrede, Hz. Peygamberin müşrikleri inandırmak gibi bir görevinin bulunmadığı anlatılıyor.","sura_intro_audio":"49/49-a.mp3","verse_count":45,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf. Şanlı ve şerefli Kur’an’a andolsun ki (sen bir uyarıcısın).","arabic_text":"قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-1c.mp3","commentary_text":"“Kâf” harfi ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf. Şanlı ve şerefli Kur’an’a andolsun ki (sen bir uyarıcısın).","arabic_text":"قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-0c.mp3","commentary_text":"“Kâf” harfi ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf. Şanlı ve şerefli Kur’an’a andolsun ki (sen bir uyarıcısın).","arabic_text":"قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-1c.mp3","commentary_text":"“Kâf” harfi ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kâf. Şanlı ve şerefli Kur’an’a andolsun ki (sen bir uyarıcısın).","arabic_text":"قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-1c.mp3","commentary_text":"“Kâf” harfi ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Fakat inkârcılar içlerinden birinin uyarıcı olarak gelmesine şaştılar ve “Bu gerçekten hayret edilecek bir şeydir” dediler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Fakat inkârcılar içlerinden birinin uyarıcı olarak gelmesine şaştılar ve “Bu gerçekten hayret edilecek bir şeydir” dediler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Fakat inkârcılar içlerinden birinin uyarıcı olarak gelmesine şaştılar ve “Bu gerçekten hayret edilecek bir şeydir” dediler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Fakat inkârcılar içlerinden birinin uyarıcı olarak gelmesine şaştılar ve “Bu gerçekten hayret edilecek bir şeydir” dediler.","arabic_text":"بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Öldüğümüz ve toprak olduğumuz vakit mi (tekrar dirilecekmişiz)? Bu (ihtimalden) uzak bir geri dönüştür.”","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًاۚ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Öldüğümüz ve toprak olduğumuz vakit mi (tekrar dirilecekmişiz)? Bu (ihtimalden) uzak bir geri dönüştür.”","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًاۚ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Öldüğümüz ve toprak olduğumuz vakit mi (tekrar dirilecekmişiz)? Bu (ihtimalden) uzak bir geri dönüştür.”","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًاۚ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Öldüğümüz ve toprak olduğumuz vakit mi (tekrar dirilecekmişiz)? Bu (ihtimalden) uzak bir geri dönüştür.”","arabic_text":"ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًاۚ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Şüphesiz biz toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim katımızda (istisnasız her şeyin ve bütün verilerin) kayıtlı bulunduğu ve (silinmekten kaybolmaktan) korunan bir kitap vardır.","arabic_text":"قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-4c.mp3","commentary_text":"“Toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz” ifadesi, Allah’ın yeniden diriltme vaadinin ve ölü bedenlerin dağılıp çürümesi, toprak olması gerçeğini işaret etmektedir. Toprakta çerçöp haline gelen bitkiler bahar yağmuruyla nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da öylece yeniden yaratılacaktır. Kaldı ki, Kur’an’ın da çok defa ifade ettiği gibi, yaratılan bir şeyi yeniden meydana getirmek, ilk yaratmaktan çok daha kolaydır. Ayetin son cümlesindeki “korunan kitap” tan maksat, insanın bütün yaptıklarıyla beraber, ölümü ve yeniden yaratılışı için gerekli olan kayıtlı bilgilerdir ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. Yeryüzünde çürüyüp gittiği zannedilen her şey en ince ayrıntısına kadar insanın eylemleriyle beraber Allah katında sağlam bir yerde koruma altına alınır. Öyle ki; orada onlar ne değişir ne bozulur ne de kaybolur. Hepsi orada muhafaza edilir. İşte Kur’an buna “Levh-i Mahfuz” diyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Şüphesiz biz toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim katımızda (istisnasız her şeyin ve bütün verilerin) kayıtlı bulunduğu ve (silinmekten kaybolmaktan) korunan bir kitap vardır.","arabic_text":"قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-3c.mp3","commentary_text":"“Toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz” ifadesi, Allah’ın yeniden diriltme vaadinin ve ölü bedenlerin dağılıp çürümesi, toprak olması gerçeğini işaret etmektedir. Toprakta çerçöp haline gelen bitkiler bahar yağmuruyla nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da öylece yeniden yaratılacaktır. Kaldı ki, Kur’an’ın da çok defa ifade ettiği gibi, yaratılan bir şeyi yeniden meydana getirmek, ilk yaratmaktan çok daha kolaydır. Ayetin son cümlesindeki “korunan kitap” tan maksat, insanın bütün yaptıklarıyla beraber, ölümü ve yeniden yaratılışı için gerekli olan kayıtlı bilgilerdir ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. Yeryüzünde çürüyüp gittiği zannedilen her şey en ince ayrıntısına kadar insanın eylemleriyle beraber Allah katında sağlam bir yerde koruma altına alınır. Öyle ki; orada onlar ne değişir ne bozulur ne de kaybolur. Hepsi orada muhafaza edilir. İşte Kur’an buna “Levh-i Mahfuz” diyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Şüphesiz biz toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim katımızda (istisnasız her şeyin ve bütün verilerin) kayıtlı bulunduğu ve (silinmekten kaybolmaktan) korunan bir kitap vardır.","arabic_text":"قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-4c.mp3","commentary_text":"“Toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz” ifadesi, Allah’ın yeniden diriltme vaadinin ve ölü bedenlerin dağılıp çürümesi, toprak olması gerçeğini işaret etmektedir. Toprakta çerçöp haline gelen bitkiler bahar yağmuruyla nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da öylece yeniden yaratılacaktır. Kaldı ki, Kur’an’ın da çok defa ifade ettiği gibi, yaratılan bir şeyi yeniden meydana getirmek, ilk yaratmaktan çok daha kolaydır. Ayetin son cümlesindeki “korunan kitap” tan maksat, insanın bütün yaptıklarıyla beraber, ölümü ve yeniden yaratılışı için gerekli olan kayıtlı bilgilerdir ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. Yeryüzünde çürüyüp gittiği zannedilen her şey en ince ayrıntısına kadar insanın eylemleriyle beraber Allah katında sağlam bir yerde koruma altına alınır. Öyle ki; orada onlar ne değişir ne bozulur ne de kaybolur. Hepsi orada muhafaza edilir. İşte Kur’an buna “Levh-i Mahfuz” diyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Şüphesiz biz toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim katımızda (istisnasız her şeyin ve bütün verilerin) kayıtlı bulunduğu ve (silinmekten kaybolmaktan) korunan bir kitap vardır.","arabic_text":"قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-4c.mp3","commentary_text":"“Toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz” ifadesi, Allah’ın yeniden diriltme vaadinin ve ölü bedenlerin dağılıp çürümesi, toprak olması gerçeğini işaret etmektedir. Toprakta çerçöp haline gelen bitkiler bahar yağmuruyla nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da öylece yeniden yaratılacaktır. Kaldı ki, Kur’an’ın da çok defa ifade ettiği gibi, yaratılan bir şeyi yeniden meydana getirmek, ilk yaratmaktan çok daha kolaydır. Ayetin son cümlesindeki “korunan kitap” tan maksat, insanın bütün yaptıklarıyla beraber, ölümü ve yeniden yaratılışı için gerekli olan kayıtlı bilgilerdir ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. Yeryüzünde çürüyüp gittiği zannedilen her şey en ince ayrıntısına kadar insanın eylemleriyle beraber Allah katında sağlam bir yerde koruma altına alınır. Öyle ki; orada onlar ne değişir ne bozulur ne de kaybolur. Hepsi orada muhafaza edilir. İşte Kur’an buna “Levh-i Mahfuz” diyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Doğrusu onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Doğrusu onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Doğrusu onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Doğrusu onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.","arabic_text":"بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnkârcılar) üzerlerindeki gökyüzüne bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnkârcılar) üzerlerindeki gökyüzüne bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnkârcılar) üzerlerindeki gökyüzüne bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnkârcılar) üzerlerindeki gökyüzüne bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.","arabic_text":"اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yeryüzünü de genişletip yaydık ona sağlam dağlar yerleştirdik. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yeryüzünü de genişletip yaydık ona sağlam dağlar yerleştirdik. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yeryüzünü de genişletip yaydık ona sağlam dağlar yerleştirdik. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yeryüzünü de genişletip yaydık ona sağlam dağlar yerleştirdik. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bütün bunlar Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.","arabic_text":"تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bütün bunlar Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.","arabic_text":"تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bütün bunlar Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.","arabic_text":"تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bütün bunlar Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.","arabic_text":"تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10-11","turkish_text":"Biz gökyüzünden bereketli su (yağmur) indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek ekinler taneler tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları bitirdik (yetiştirdik). Ve böylece onunla ölü bir memlekete hayat verdik. İşte (onların dirilip menzillerinden) çıkışı da böyle olacaktır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"49/49-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10-11","turkish_text":"Biz gökyüzünden bereketli su (yağmur) indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek ekinler taneler tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları bitirdik (yetiştirdik). Ve böylece onunla ölü bir memlekete hayat verdik. İşte (onların dirilip menzillerinden) çıkışı da böyle olacaktır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"49/49-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10-11","turkish_text":"Biz gökyüzünden bereketli su (yağmur) indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek ekinler taneler tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları bitirdik (yetiştirdik). Ve böylece onunla ölü bir memlekete hayat verdik. İşte (onların dirilip menzillerinden) çıkışı da böyle olacaktır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"49/49-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10-11","turkish_text":"Biz gökyüzünden bereketli su (yağmur) indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek ekinler taneler tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları bitirdik (yetiştirdik). Ve böylece onunla ölü bir memlekete hayat verdik. İşte (onların dirilip menzillerinden) çıkışı da böyle olacaktır.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"49/49-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12-13","turkish_text":"Onlardan önce de Nuh’un kavmi (Şuayb’ın kavmi) Ress’liler (Salih’in kavmi) Semûd Âd ve Firavun (kavmi) ile Lût’un yakınları da (resulleri) yalanlamıştı.","arabic_text":"وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَاِخْوَانُ لُوطٍۙ ﴿٢﴾ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَاَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12-13","turkish_text":"Onlardan önce de Nuh’un kavmi (Şuayb’ın kavmi) Ress’liler (Salih’in kavmi) Semûd Âd ve Firavun (kavmi) ile Lût’un yakınları da (resulleri) yalanlamıştı.","arabic_text":"وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَاِخْوَانُ لُوطٍۙ ﴿٢﴾ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَاَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12-13","turkish_text":"Onlardan önce de Nuh’un kavmi (Şuayb’ın kavmi) Ress’liler (Salih’in kavmi) Semûd Âd ve Firavun (kavmi) ile Lût’un yakınları da (resulleri) yalanlamıştı.","arabic_text":"وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَاِخْوَانُ لُوطٍۙ ﴿٢﴾ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَاَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12-13","turkish_text":"Onlardan önce de Nuh’un kavmi (Şuayb’ın kavmi) Ress’liler (Salih’in kavmi) Semûd Âd ve Firavun (kavmi) ile Lût’un yakınları da (resulleri) yalanlamıştı.","arabic_text":"وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَاِخْوَانُ لُوطٍۙ ﴿٢﴾ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَاَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Şuayb’ın gönderildiği Medyen’in yemyeşil vadilerinin sakinleri olan) Eyke halkı ve (Himyer meliki olan) Tubba’ın kavmi de… Onların hepsi resulleri yalanladılar. Ve bunun üzerine (onları) uyardığım şey başlarına geldi (ve hepsi helak oldu).","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْاَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍۜ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-14c.mp3","commentary_text":"MOBESE kameralarını gördükten sonra -ki, bu teknolojinin en basit örneğidir- insanların yaşadıklarını kaydeden ve bu kayıtları takdir edilen bir yerde arşivleyen melekleri anlamak çok daha kolay olmaktadır. Birer veri toplama aracı olan “flash bellekleri/Hard Disk’leri” bir düşünün. Bütün çalışmalarınızı görüntülü ve yazılı olarak bu aygıtlarda çok rahat toplayabiliyorsunuz. Allah’ın gücü karşısında bunların bir hükmü var mıdır? Bu konuda farklı bir bakış açısıyla Hz. Lokman’ın oğluna nasihatini Kur’an şöyle aktarıyor: “Yavrucuğum, yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı olsa veya göklerin ve yerin derinliklerinde kaybolsa Allah onu ortaya çıkarır…”  (Lokman 31/16)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Şuayb’ın gönderildiği Medyen’in yemyeşil vadilerinin sakinleri olan) Eyke halkı ve (Himyer meliki olan) Tubba’ın kavmi de… Onların hepsi resulleri yalanladılar. Ve bunun üzerine (onları) uyardığım şey başlarına geldi (ve hepsi helak oldu).","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْاَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍۜ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-13c.mp3","commentary_text":"MOBESE kameralarını gördükten sonra -ki, bu teknolojinin en basit örneğidir- insanların yaşadıklarını kaydeden ve bu kayıtları takdir edilen bir yerde arşivleyen melekleri anlamak çok daha kolay olmaktadır. Birer veri toplama aracı olan “flash bellekleri/Hard Disk’leri” bir düşünün. Bütün çalışmalarınızı görüntülü ve yazılı olarak bu aygıtlarda çok rahat toplayabiliyorsunuz. Allah’ın gücü karşısında bunların bir hükmü var mıdır? Bu konuda farklı bir bakış açısıyla Hz. Lokman’ın oğluna nasihatini Kur’an şöyle aktarıyor: “Yavrucuğum, yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı olsa veya göklerin ve yerin derinliklerinde kaybolsa Allah onu ortaya çıkarır…”  (Lokman 31/16)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Şuayb’ın gönderildiği Medyen’in yemyeşil vadilerinin sakinleri olan) Eyke halkı ve (Himyer meliki olan) Tubba’ın kavmi de… Onların hepsi resulleri yalanladılar. Ve bunun üzerine (onları) uyardığım şey başlarına geldi (ve hepsi helak oldu).","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْاَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍۜ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-14c.mp3","commentary_text":"MOBESE kameralarını gördükten sonra -ki, bu teknolojinin en basit örneğidir- insanların yaşadıklarını kaydeden ve bu kayıtları takdir edilen bir yerde arşivleyen melekleri anlamak çok daha kolay olmaktadır. Birer veri toplama aracı olan “flash bellekleri/Hard Disk’leri” bir düşünün. Bütün çalışmalarınızı görüntülü ve yazılı olarak bu aygıtlarda çok rahat toplayabiliyorsunuz. Allah’ın gücü karşısında bunların bir hükmü var mıdır? Bu konuda farklı bir bakış açısıyla Hz. Lokman’ın oğluna nasihatini Kur’an şöyle aktarıyor: “Yavrucuğum, yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı olsa veya göklerin ve yerin derinliklerinde kaybolsa Allah onu ortaya çıkarır…”  (Lokman 31/16)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Şuayb’ın gönderildiği Medyen’in yemyeşil vadilerinin sakinleri olan) Eyke halkı ve (Himyer meliki olan) Tubba’ın kavmi de… Onların hepsi resulleri yalanladılar. Ve bunun üzerine (onları) uyardığım şey başlarına geldi (ve hepsi helak oldu).","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْاَيْكَةِ وَقَوْمُ تُبَّعٍۜ كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-14c.mp3","commentary_text":"MOBESE kameralarını gördükten sonra -ki, bu teknolojinin en basit örneğidir- insanların yaşadıklarını kaydeden ve bu kayıtları takdir edilen bir yerde arşivleyen melekleri anlamak çok daha kolay olmaktadır. Birer veri toplama aracı olan “flash bellekleri/Hard Disk’leri” bir düşünün. Bütün çalışmalarınızı görüntülü ve yazılı olarak bu aygıtlarda çok rahat toplayabiliyorsunuz. Allah’ın gücü karşısında bunların bir hükmü var mıdır? Bu konuda farklı bir bakış açısıyla Hz. Lokman’ın oğluna nasihatini Kur’an şöyle aktarıyor: “Yavrucuğum, yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı olsa veya göklerin ve yerin derinliklerinde kaybolsa Allah onu ortaya çıkarır…”  (Lokman 31/16)"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz ilk yaratmada acze düşüp yorulduk mu ki (yeniden yaratmayı gerçekleştirmeyelim)? Doğrusu onlar yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.","arabic_text":"اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"49/49-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz ilk yaratmada acze düşüp yorulduk mu ki (yeniden yaratmayı gerçekleştirmeyelim)? Doğrusu onlar yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.","arabic_text":"اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"49/49-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz ilk yaratmada acze düşüp yorulduk mu ki (yeniden yaratmayı gerçekleştirmeyelim)? Doğrusu onlar yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.","arabic_text":"اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"49/49-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Biz ilk yaratmada acze düşüp yorulduk mu ki (yeniden yaratmayı gerçekleştirmeyelim)? Doğrusu onlar yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.","arabic_text":"اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟","related_links":[],"audio_path":"49/49-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını yine biz biliriz çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-16c.mp3","commentary_text":"“Ölüm sarhoşluğu” ifadesi, ölümün bir nevi genel anestezi gibi bir anlık bir geçiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yani ölüm dünya hayatından ahiret âlemine geçiş esnasında dünyaya ait olan bedenin bütün uzuvlarıyla işlevsiz kalması ve görevinin sona ermesidir. Ama insanı insan yapan ruhu girdiği yolda hayatına başka bir âlemde devam etmektedir. Daha özet bir ifadeyle; ölüm, dünya hayatındaki enerjinin kesilmesidir. Elektrik (ruh) var olduğu müddetçe başka bir âlemde hayat yeni bir bedenle vücut bulmaya devam edecektir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını yine biz biliriz çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-15c.mp3","commentary_text":"“Ölüm sarhoşluğu” ifadesi, ölümün bir nevi genel anestezi gibi bir anlık bir geçiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yani ölüm dünya hayatından ahiret âlemine geçiş esnasında dünyaya ait olan bedenin bütün uzuvlarıyla işlevsiz kalması ve görevinin sona ermesidir. Ama insanı insan yapan ruhu girdiği yolda hayatına başka bir âlemde devam etmektedir. Daha özet bir ifadeyle; ölüm, dünya hayatındaki enerjinin kesilmesidir. Elektrik (ruh) var olduğu müddetçe başka bir âlemde hayat yeni bir bedenle vücut bulmaya devam edecektir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını yine biz biliriz çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-16c.mp3","commentary_text":"“Ölüm sarhoşluğu” ifadesi, ölümün bir nevi genel anestezi gibi bir anlık bir geçiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yani ölüm dünya hayatından ahiret âlemine geçiş esnasında dünyaya ait olan bedenin bütün uzuvlarıyla işlevsiz kalması ve görevinin sona ermesidir. Ama insanı insan yapan ruhu girdiği yolda hayatına başka bir âlemde devam etmektedir. Daha özet bir ifadeyle; ölüm, dünya hayatındaki enerjinin kesilmesidir. Elektrik (ruh) var olduğu müddetçe başka bir âlemde hayat yeni bir bedenle vücut bulmaya devam edecektir."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin (iç benliğinin) ona ne fısıldadığını yine biz biliriz çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-16c.mp3","commentary_text":"“Ölüm sarhoşluğu” ifadesi, ölümün bir nevi genel anestezi gibi bir anlık bir geçiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yani ölüm dünya hayatından ahiret âlemine geçiş esnasında dünyaya ait olan bedenin bütün uzuvlarıyla işlevsiz kalması ve görevinin sona ermesidir. Ama insanı insan yapan ruhu girdiği yolda hayatına başka bir âlemde devam etmektedir. Daha özet bir ifadeyle; ölüm, dünya hayatındaki enerjinin kesilmesidir. Elektrik (ruh) var olduğu müddetçe başka bir âlemde hayat yeni bir bedenle vücut bulmaya devam edecektir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun sağında ve solunda yerleştirilmiş her davranışı yakalayıp tespit eden iki kayıtçı vardır.","arabic_text":"اِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun sağında ve solunda yerleştirilmiş her davranışı yakalayıp tespit eden iki kayıtçı vardır.","arabic_text":"اِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun sağında ve solunda yerleştirilmiş her davranışı yakalayıp tespit eden iki kayıtçı vardır.","arabic_text":"اِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun sağında ve solunda yerleştirilmiş her davranışı yakalayıp tespit eden iki kayıtçı vardır.","arabic_text":"اِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَع۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!","arabic_text":"مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!","arabic_text":"مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!","arabic_text":"مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!","arabic_text":"مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَح۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"49/49-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَح۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"49/49-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَح۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"49/49-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Bir gün) ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona: “İşte bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” (denir).","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَح۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"49/49-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üfürülür. İşte bu tehdidin gerçekleşeceği gündür!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üfürülür. İşte bu tehdidin gerçekleşeceği gündür!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üfürülür. İşte bu tehdidin gerçekleşeceği gündür!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar diriliş için) Sur’a (ikinci kez) üfürülür. İşte bu tehdidin gerçekleşeceği gündür!","arabic_text":"وَنُفِخَ فِي الصُّورِۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O gün Rabbin huzuruna) herkes beraberinde bir muhafız ve bir de tanık (yaptıklarının kayıtlı bulunduğu Hard Disk) ile gelir.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَٓائِقٌ وَشَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O gün Rabbin huzuruna) herkes beraberinde bir muhafız ve bir de tanık (yaptıklarının kayıtlı bulunduğu Hard Disk) ile gelir.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَٓائِقٌ وَشَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O gün Rabbin huzuruna) herkes beraberinde bir muhafız ve bir de tanık (yaptıklarının kayıtlı bulunduğu Hard Disk) ile gelir.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَٓائِقٌ وَشَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O gün Rabbin huzuruna) herkes beraberinde bir muhafız ve bir de tanık (yaptıklarının kayıtlı bulunduğu Hard Disk) ile gelir.","arabic_text":"وَجَٓاءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَٓائِقٌ وَشَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).","arabic_text":"لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).","arabic_text":"لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).","arabic_text":"لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).","arabic_text":"لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Beraberindeki muhafız şöyle der: “İşte onun defteri (Hard Diski)! Her ne yapmışsa burada kayıtlıdır!”","arabic_text":"وَقَالَ قَر۪ينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَت۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"49/49-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Beraberindeki muhafız şöyle der: “İşte onun defteri (Hard Diski)! Her ne yapmışsa burada kayıtlıdır!”","arabic_text":"وَقَالَ قَر۪ينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَت۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"49/49-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Beraberindeki muhafız şöyle der: “İşte onun defteri (Hard Diski)! Her ne yapmışsa burada kayıtlıdır!”","arabic_text":"وَقَالَ قَر۪ينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَت۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"49/49-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Beraberindeki muhafız şöyle der: “İşte onun defteri (Hard Diski)! Her ne yapmışsa burada kayıtlıdır!”","arabic_text":"وَقَالَ قَر۪ينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَت۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"49/49-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Yaptıklarına bakılıp karar verildikten sonra Allah:) “Atın cehenneme bütün inatçı hakikat düşmanlarını!","arabic_text":"اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Yaptıklarına bakılıp karar verildikten sonra Allah:) “Atın cehenneme bütün inatçı hakikat düşmanlarını!","arabic_text":"اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Yaptıklarına bakılıp karar verildikten sonra Allah:) “Atın cehenneme bütün inatçı hakikat düşmanlarını!","arabic_text":"اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Yaptıklarına bakılıp karar verildikten sonra Allah:) “Atın cehenneme bütün inatçı hakikat düşmanlarını!","arabic_text":"اَلْقِيَا ف۪ي جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَن۪يدٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hayra engel olanları günahkâr saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları atın cehenneme!","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hayra engel olanları günahkâr saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları atın cehenneme!","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hayra engel olanları günahkâr saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları atın cehenneme!","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hayra engel olanları günahkâr saldırganları (ve insanlar arasında) güvensizlik ve şüphe yayanları atın cehenneme!","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinen (onların emir ve direktiflerine göre hayatını tanzim eden) o kimseyi atın şiddetli azabın içine!” buyurur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَاَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّد۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinen (onların emir ve direktiflerine göre hayatını tanzim eden) o kimseyi atın şiddetli azabın içine!” buyurur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَاَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّد۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinen (onların emir ve direktiflerine göre hayatını tanzim eden) o kimseyi atın şiddetli azabın içine!” buyurur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَاَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّد۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinen (onların emir ve direktiflerine göre hayatını tanzim eden) o kimseyi atın şiddetli azabın içine!” buyurur.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَعَلَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَاَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّد۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Dünyada iken yanından ayrılmayan) şeytanı “Rabbimiz! Onu ben azdırıp yoldan çıkarmadım. Bilakis kendisi hakkın pek uzağında geri dönülmez bir sapıklık içindeydi” der.","arabic_text":"قَالَ قَر۪ينُهُ رَبَّنَا مَٓا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Dünyada iken yanından ayrılmayan) şeytanı “Rabbimiz! Onu ben azdırıp yoldan çıkarmadım. Bilakis kendisi hakkın pek uzağında geri dönülmez bir sapıklık içindeydi” der.","arabic_text":"قَالَ قَر۪ينُهُ رَبَّنَا مَٓا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Dünyada iken yanından ayrılmayan) şeytanı “Rabbimiz! Onu ben azdırıp yoldan çıkarmadım. Bilakis kendisi hakkın pek uzağında geri dönülmez bir sapıklık içindeydi” der.","arabic_text":"قَالَ قَر۪ينُهُ رَبَّنَا مَٓا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Dünyada iken yanından ayrılmayan) şeytanı “Rabbimiz! Onu ben azdırıp yoldan çıkarmadım. Bilakis kendisi hakkın pek uzağında geri dönülmez bir sapıklık içindeydi” der.","arabic_text":"قَالَ قَر۪ينُهُ رَبَّنَا مَٓا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah şöyle buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!”","arabic_text":"قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah şöyle buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!”","arabic_text":"قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah şöyle buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!”","arabic_text":"قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah şöyle buyurur:) “Benim huzurumda çekişip durmayın. Ben size daha önce (elçiler aracılığıyla azabıma dair) kesin bir uyarı göndermiştim!”","arabic_text":"قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا لَدَيَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ اِلَيْكُمْ بِالْوَع۪يدِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Benim tarafımdan verilen söz asla değiştirilmez ve (şunu da iyi bilin ki; Ben kullarıma asla zulmetmem.”","arabic_text":"مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Benim tarafımdan verilen söz asla değiştirilmez ve (şunu da iyi bilin ki; Ben kullarıma asla zulmetmem.”","arabic_text":"مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Benim tarafımdan verilen söz asla değiştirilmez ve (şunu da iyi bilin ki; Ben kullarıma asla zulmetmem.”","arabic_text":"مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"“Benim tarafımdan verilen söz asla değiştirilmez ve (şunu da iyi bilin ki; Ben kullarıma asla zulmetmem.”","arabic_text":"مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün cehenneme: “Doldun mu?” diye sorarız. O da: “daha var mı?” diye cevap verir.","arabic_text":"يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün cehenneme: “Doldun mu?” diye sorarız. O da: “daha var mı?” diye cevap verir.","arabic_text":"يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün cehenneme: “Doldun mu?” diye sorarız. O da: “daha var mı?” diye cevap verir.","arabic_text":"يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün cehenneme: “Doldun mu?” diye sorarız. O da: “daha var mı?” diye cevap verir.","arabic_text":"يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ امْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"O gün cennet de Allah’ın emir ve direktiflerine göre hayatlarını tanzim edenlerin görüş sahasına getirilir ve zaten (onlara) uzak da değildir.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَ غَيْرَ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"O gün cennet de Allah’ın emir ve direktiflerine göre hayatlarını tanzim edenlerin görüş sahasına getirilir ve zaten (onlara) uzak da değildir.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَ غَيْرَ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"O gün cennet de Allah’ın emir ve direktiflerine göre hayatlarını tanzim edenlerin görüş sahasına getirilir ve zaten (onlara) uzak da değildir.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَ غَيْرَ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"O gün cennet de Allah’ın emir ve direktiflerine göre hayatlarını tanzim edenlerin görüş sahasına getirilir ve zaten (onlara) uzak da değildir.","arabic_text":"وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَ غَيْرَ بَع۪يدٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah’a dönen O’nun buyruklarını koruyan insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman’ın ürpertisini hisseden ve (O’na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).","arabic_text":"مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَٓاءَ بِقَلْبٍ مُن۪يبٍ ﴿٢﴾ هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَف۪يظٍۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah’a dönen O’nun buyruklarını koruyan insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman’ın ürpertisini hisseden ve (O’na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).","arabic_text":"مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَٓاءَ بِقَلْبٍ مُن۪يبٍ ﴿٢﴾ هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَف۪يظٍۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah’a dönen O’nun buyruklarını koruyan insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman’ın ürpertisini hisseden ve (O’na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).","arabic_text":"مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَٓاءَ بِقَلْبٍ مُن۪يبٍ ﴿٢﴾ هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَف۪يظٍۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) İşte size (dünyada iken) vaad edilen budur. Daima tevbe ile Allah’a dönen O’nun buyruklarını koruyan insan kavrayışının dışında olduğu halde Rahman’ın ürpertisini hisseden ve (O’na) yönelmiş bir kalp ile gelen (herkese bu mükâfat vardır).","arabic_text":"مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَٓاءَ بِقَلْبٍ مُن۪يبٍ ﴿٢﴾ هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَف۪يظٍۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Buraya (cennete) huzur içinde girin. Bu ebedi hayatın başladığı gündür!","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-34c.mp3","commentary_text":"Aşağıdaki 39 ve 40. Ayetlerde günün belli vakitlerinde eda edilen beş vakit namaz anlatılmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Buraya (cennete) huzur içinde girin. Bu ebedi hayatın başladığı gündür!","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-34c.mp3","commentary_text":"Aşağıdaki 39 ve 40. Ayetlerde günün belli vakitlerinde eda edilen beş vakit namaz anlatılmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Buraya (cennete) huzur içinde girin. Bu ebedi hayatın başladığı gündür!","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-34c.mp3","commentary_text":"Aşağıdaki 39 ve 40. Ayetlerde günün belli vakitlerinde eda edilen beş vakit namaz anlatılmaktadır."},{"verse_number":"34","turkish_text":"Buraya (cennete) huzur içinde girin. Bu ebedi hayatın başladığı gündür!","arabic_text":"اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُلُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-33c.mp3","commentary_text":"Aşağıdaki 39 ve 40. Ayetlerde günün belli vakitlerinde eda edilen beş vakit namaz anlatılmaktadır."},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. (Biliniz ki) yanımızda daha fazlası da vardır.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ ف۪يهَا وَلَدَيْنَا مَز۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. (Biliniz ki) yanımızda daha fazlası da vardır.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ ف۪يهَا وَلَدَيْنَا مَز۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. (Biliniz ki) yanımızda daha fazlası da vardır.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ ف۪يهَا وَلَدَيْنَا مَز۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. (Biliniz ki) yanımızda daha fazlası da vardır.","arabic_text":"لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ ف۪يهَا وَلَدَيْنَا مَز۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik de (ölmemek için) bölge bölge dolaşıp kaçacak delik aradılar. Ama kaçacak bir yer mi var?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَشَدُّ مِنْهُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِۜ هَلْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-36c.mp3","commentary_text":"“Secdelerden sonra onu tesbih et” ifadesi, secdelerden sonra oturup tahiyyat ve benzeri dualar okumamız gerektiğini anlatmaktadır. Bazıları bu ifadeden namazlardan sonra kılınan nafile namazların ya da çekilen tesbihlerin kastedildiğini söylese de doğru olan selamdan önceki oturuşlarda (tahiyyatta) yapılan dualar ve tesbihlerdir. Çünkü ayet “namazdan sonra” demiyor “secdelerden sonra” diyor. Her rekâtta iki secde vardır, iki rekâtta dört secde olunca çoğul oluyor ve arkasında oturuş geliyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik de (ölmemek için) bölge bölge dolaşıp kaçacak delik aradılar. Ama kaçacak bir yer mi var?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَشَدُّ مِنْهُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِۜ هَلْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-36c.mp3","commentary_text":"“Secdelerden sonra onu tesbih et” ifadesi, secdelerden sonra oturup tahiyyat ve benzeri dualar okumamız gerektiğini anlatmaktadır. Bazıları bu ifadeden namazlardan sonra kılınan nafile namazların ya da çekilen tesbihlerin kastedildiğini söylese de doğru olan selamdan önceki oturuşlarda (tahiyyatta) yapılan dualar ve tesbihlerdir. Çünkü ayet “namazdan sonra” demiyor “secdelerden sonra” diyor. Her rekâtta iki secde vardır, iki rekâtta dört secde olunca çoğul oluyor ve arkasında oturuş geliyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik de (ölmemek için) bölge bölge dolaşıp kaçacak delik aradılar. Ama kaçacak bir yer mi var?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَشَدُّ مِنْهُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِۜ هَلْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-36c.mp3","commentary_text":"“Secdelerden sonra onu tesbih et” ifadesi, secdelerden sonra oturup tahiyyat ve benzeri dualar okumamız gerektiğini anlatmaktadır. Bazıları bu ifadeden namazlardan sonra kılınan nafile namazların ya da çekilen tesbihlerin kastedildiğini söylese de doğru olan selamdan önceki oturuşlarda (tahiyyatta) yapılan dualar ve tesbihlerdir. Çünkü ayet “namazdan sonra” demiyor “secdelerden sonra” diyor. Her rekâtta iki secde vardır, iki rekâtta dört secde olunca çoğul oluyor ve arkasında oturuş geliyor."},{"verse_number":"36","turkish_text":"Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli nice nesilleri (yaptıkları yüzünden) helâk ettik de (ölmemek için) bölge bölge dolaşıp kaçacak delik aradılar. Ama kaçacak bir yer mi var?","arabic_text":"وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَشَدُّ مِنْهُمْ بَطْشًا فَنَقَّبُوا فِي الْبِلَادِۜ هَلْ مِنْ مَح۪يصٍ","related_links":[],"audio_path":"49/49-31.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-35c.mp3","commentary_text":"“Secdelerden sonra onu tesbih et” ifadesi, secdelerden sonra oturup tahiyyat ve benzeri dualar okumamız gerektiğini anlatmaktadır. Bazıları bu ifadeden namazlardan sonra kılınan nafile namazların ya da çekilen tesbihlerin kastedildiğini söylese de doğru olan selamdan önceki oturuşlarda (tahiyyatta) yapılan dualar ve tesbihlerdir. Çünkü ayet “namazdan sonra” demiyor “secdelerden sonra” diyor. Her rekâtta iki secde vardır, iki rekâtta dört secde olunca çoğul oluyor ve arkasında oturuş geliyor."},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz bunda kalpleri açık olan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için ibretlik bir uyarı vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz bunda kalpleri açık olan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için ibretlik bir uyarı vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz bunda kalpleri açık olan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için ibretlik bir uyarı vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Şüphesiz bunda kalpleri açık olan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için ibretlik bir uyarı vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَه۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (Biz) gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları altı evrede yarattık. Bize (bu yaratma işinden dolayı) bir yorgunluk da dokunmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ","related_links":["41/9"],"audio_path":"49/49-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (Biz) gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları altı evrede yarattık. Bize (bu yaratma işinden dolayı) bir yorgunluk da dokunmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ","related_links":["41/9"],"audio_path":"49/49-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (Biz) gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları altı evrede yarattık. Bize (bu yaratma işinden dolayı) bir yorgunluk da dokunmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ","related_links":["41/9"],"audio_path":"49/49-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki (Biz) gökleri yeri ve ikisi arasında bulunanları altı evrede yarattık. Bize (bu yaratma işinden dolayı) bir yorgunluk da dokunmadı.","arabic_text":"وَلَقَدْ خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍۗ وَمَا مَسَّنَا مِنْ لُغُوبٍ","related_links":["41/9"],"audio_path":"49/49-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O halde (Ey Muhammed!) Onların söyleyeceği her şeye karşı sabırlı ol ve güneşin doğuşundan önce de (sabah namazında) batışından önce de (öğlen ve ikindi namazında) Rabbinin sınırsız ihtişamını yücelt ve O’nu (namaz ikame ederek) övgüyle an!","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O halde (Ey Muhammed!) Onların söyleyeceği her şeye karşı sabırlı ol ve güneşin doğuşundan önce de (sabah namazında) batışından önce de (öğlen ve ikindi namazında) Rabbinin sınırsız ihtişamını yücelt ve O’nu (namaz ikame ederek) övgüyle an!","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O halde (Ey Muhammed!) Onların söyleyeceği her şeye karşı sabırlı ol ve güneşin doğuşundan önce de (sabah namazında) batışından önce de (öğlen ve ikindi namazında) Rabbinin sınırsız ihtişamını yücelt ve O’nu (namaz ikame ederek) övgüyle an!","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O halde (Ey Muhammed!) Onların söyleyeceği her şeye karşı sabırlı ol ve güneşin doğuşundan önce de (sabah namazında) batışından önce de (öğlen ve ikindi namazında) Rabbinin sınırsız ihtişamını yücelt ve O’nu (namaz ikame ederek) övgüyle an!","arabic_text":"فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِۚ","related_links":[],"audio_path":"49/49-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Gecenin bir kısmında (akşam ve yatsı namazlarında) ve secdelerden sonra da O’nu tesbih et.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-40c.mp3","commentary_text":"Ayette anlatılan “müthiş ses”, ikinci Sur’a üfürülüştür ki, bu da insanların yeniden dirilişi için gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Gecenin bir kısmında (akşam ve yatsı namazlarında) ve secdelerden sonra da O’nu tesbih et.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-40c.mp3","commentary_text":"Ayette anlatılan “müthiş ses”, ikinci Sur’a üfürülüştür ki, bu da insanların yeniden dirilişi için gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Gecenin bir kısmında (akşam ve yatsı namazlarında) ve secdelerden sonra da O’nu tesbih et.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-40c.mp3","commentary_text":"Ayette anlatılan “müthiş ses”, ikinci Sur’a üfürülüştür ki, bu da insanların yeniden dirilişi için gerçekleşecektir."},{"verse_number":"40","turkish_text":"Gecenin bir kısmında (akşam ve yatsı namazlarında) ve secdelerden sonra da O’nu tesbih et.","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-39c.mp3","commentary_text":"Ayette anlatılan “müthiş ses”, ikinci Sur’a üfürülüştür ki, bu da insanların yeniden dirilişi için gerçekleşecektir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bir çağrıcının (meleğin) çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver:","arabic_text":"وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-41c.mp3","commentary_text":"Yani insanı kemale ersin diye imtihan dünyasına getiren de orada onu belli badirelerden geçirerek imtihana tabi tuttuktan sonra ölümle gerçek hayata götüren de Allah’tır. İnsanın varlığı Allah içindir ve dönüşü de O’na olacaktır. Dünya hayatı, insanın gerçek hayatının çok az bir cüz’ünü oluşturmaktadır ki o da sadece mücadeleden ve imtihandan ibarettir. Bir başka ifade ile dünya, ahiret hayatı dediğimiz gerçek hayatın başında geçici bir olgunlaşma yeri, küçük bir imtihan ve bekleme salonundan ibarettir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bir çağrıcının (meleğin) çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver:","arabic_text":"وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-41c.mp3","commentary_text":"Yani insanı kemale ersin diye imtihan dünyasına getiren de orada onu belli badirelerden geçirerek imtihana tabi tuttuktan sonra ölümle gerçek hayata götüren de Allah’tır. İnsanın varlığı Allah içindir ve dönüşü de O’na olacaktır. Dünya hayatı, insanın gerçek hayatının çok az bir cüz’ünü oluşturmaktadır ki o da sadece mücadeleden ve imtihandan ibarettir. Bir başka ifade ile dünya, ahiret hayatı dediğimiz gerçek hayatın başında geçici bir olgunlaşma yeri, küçük bir imtihan ve bekleme salonundan ibarettir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bir çağrıcının (meleğin) çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver:","arabic_text":"وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-41c.mp3","commentary_text":"Yani insanı kemale ersin diye imtihan dünyasına getiren de orada onu belli badirelerden geçirerek imtihana tabi tuttuktan sonra ölümle gerçek hayata götüren de Allah’tır. İnsanın varlığı Allah içindir ve dönüşü de O’na olacaktır. Dünya hayatı, insanın gerçek hayatının çok az bir cüz’ünü oluşturmaktadır ki o da sadece mücadeleden ve imtihandan ibarettir. Bir başka ifade ile dünya, ahiret hayatı dediğimiz gerçek hayatın başında geçici bir olgunlaşma yeri, küçük bir imtihan ve bekleme salonundan ibarettir."},{"verse_number":"41","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Bir çağrıcının (meleğin) çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver:","arabic_text":"وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-36.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"49/49-40c.mp3","commentary_text":"Yani insanı kemale ersin diye imtihan dünyasına getiren de orada onu belli badirelerden geçirerek imtihana tabi tuttuktan sonra ölümle gerçek hayata götüren de Allah’tır. İnsanın varlığı Allah içindir ve dönüşü de O’na olacaktır. Dünya hayatı, insanın gerçek hayatının çok az bir cüz’ünü oluşturmaktadır ki o da sadece mücadeleden ve imtihandan ibarettir. Bir başka ifade ile dünya, ahiret hayatı dediğimiz gerçek hayatın başında geçici bir olgunlaşma yeri, küçük bir imtihan ve bekleme salonundan ibarettir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"O gün insanlar diriliş gerçeği ile ilgili o müthiş sesi işiteceklerdir. İşte bu bir (başka hayata) çıkış günüdür.","arabic_text":"يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O gün insanlar diriliş gerçeği ile ilgili o müthiş sesi işiteceklerdir. İşte bu bir (başka hayata) çıkış günüdür.","arabic_text":"يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O gün insanlar diriliş gerçeği ile ilgili o müthiş sesi işiteceklerdir. İşte bu bir (başka hayata) çıkış günüdür.","arabic_text":"يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O gün insanlar diriliş gerçeği ile ilgili o müthiş sesi işiteceklerdir. İşte bu bir (başka hayata) çıkış günüdür.","arabic_text":"يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّۜ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ","related_links":[],"audio_path":"49/49-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gerçek şu ki hayatı veren de ölümü getiren de Biziz. Sonunda dönüş de yalnız Bize olacaktır.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَاِلَيْنَا الْمَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gerçek şu ki hayatı veren de ölümü getiren de Biziz. Sonunda dönüş de yalnız Bize olacaktır.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَاِلَيْنَا الْمَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gerçek şu ki hayatı veren de ölümü getiren de Biziz. Sonunda dönüş de yalnız Bize olacaktır.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَاِلَيْنَا الْمَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gerçek şu ki hayatı veren de ölümü getiren de Biziz. Sonunda dönüş de yalnız Bize olacaktır.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَاِلَيْنَا الْمَص۪يرُۙ","related_links":[],"audio_path":"49/49-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün yer yarılır ve onun içinden çıkan insanlar süratle (mahşer meydanına doğru) koşarlar. İşte (böyle) insanları (diriltip) bir arada toplamak Bizim için pek kolay olacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَشَقَّقُ الْاَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًاۜ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün yer yarılır ve onun içinden çıkan insanlar süratle (mahşer meydanına doğru) koşarlar. İşte (böyle) insanları (diriltip) bir arada toplamak Bizim için pek kolay olacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَشَقَّقُ الْاَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًاۜ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün yer yarılır ve onun içinden çıkan insanlar süratle (mahşer meydanına doğru) koşarlar. İşte (böyle) insanları (diriltip) bir arada toplamak Bizim için pek kolay olacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَشَقَّقُ الْاَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًاۜ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün yer yarılır ve onun içinden çıkan insanlar süratle (mahşer meydanına doğru) koşarlar. İşte (böyle) insanları (diriltip) bir arada toplamak Bizim için pek kolay olacaktır.","arabic_text":"يَوْمَ تَشَقَّقُ الْاَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًاۜ ذٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"49/49-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz onların (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَع۪يدِ","related_links":["6/107","88/21"],"audio_path":"49/49-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz onların (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَع۪يدِ","related_links":["6/107","88/21"],"audio_path":"49/49-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz onların (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَع۪يدِ","related_links":["6/107","88/21"],"audio_path":"49/49-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Biz onların (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.","arabic_text":"نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَع۪يدِ","related_links":["6/107","88/21"],"audio_path":"49/49-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":51,"name":"ZÂRİYÂT SÛRESİ","description":"Zâriyat suresi, Mekke döneminde inmiş olup 60 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “rüzgârlar” anlamına gelen “Zâriyat” kelimesinden almıştır. Sûrede ceza ve mükâfat gününün mutlaka vuku bulacağı rüzgâr ve bulutlar gibi tabiat olaylarına yapılan yeminle anlatılıyor. Allah’a karşı gelmekten sakınanların dünyadaki niteliklerinden bahsedilen sûrede zihnini ve gönlünü ilâhî gerçeklere açanlar için hem tabiatta hem de insanın kendi varlığında gerçeğe ulaştıracak delillerin bulunduğu belirtiliyor. İnkârları ve zulümleri yüzünden helâk olan önceki peygamberlerin muhataplarının feci âkıbetlerinden örnekler veriliyor. Lût kavminin çamurdan pişirilmiş taşlarla, Mûsâ ile mücadele eden Firavun ve ordularını denizde boğulmakla, Hûd’un kavmi Âd’ın kasıp kavuran rüzgârla, Salih’in kavmi Semûd’un yıldırımla ve Nûh kavminin suda boğulmakla helâk edilişi anlatılıyor. Sûrede ayrıca gökyüzünün ilâhî kudretle inşa edildiği, yeryüzünün insan hayatına elverişli kılındığı, öğüt ve ibret almak için her şeyin çift yaratıldığı ifade ediliyor. Allah, görünen ve görünmeyen bütün varlıkları kendisini tanıyıp bilmeleri ve yalnız O’na ibadet (kulluk) etmeleri için yarattığını, onlardan rızık talep etmediğini ve bütün canlıların ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını bildiriyor.","sura_intro_audio":"50/50-a.mp3","verse_count":60,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Tozu dumana katıp savuran (rüzgâr)lara","arabic_text":"وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tozu dumana katıp savuran (rüzgâr)lara","arabic_text":"وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tozu dumana katıp savuran (rüzgâr)lara","arabic_text":"وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Tozu dumana katıp savuran (rüzgâr)lara","arabic_text":"وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Yağmur) yüklü (bulut)lara","arabic_text":"فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Yağmur) yüklü (bulut)lara","arabic_text":"فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Yağmur) yüklü (bulut)lara","arabic_text":"فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Yağmur) yüklü (bulut)lara","arabic_text":"فَالْحَامِلَاتِ وِقْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kolayca akıp giden (yıldızlara gemi)lere","arabic_text":"فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kolayca akıp giden (yıldızlara gemi)lere","arabic_text":"فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kolayca akıp giden (yıldızlara gemi)lere","arabic_text":"فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kolayca akıp giden (yıldızlara gemi)lere","arabic_text":"فَالْجَارِيَاتِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hayatın nimetlerini Allah’ın) buyruğu altında paylaştıran meleklere andolsun ki","arabic_text":"فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hayatın nimetlerini Allah’ın) buyruğu altında paylaştıran meleklere andolsun ki","arabic_text":"فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hayatın nimetlerini Allah’ın) buyruğu altında paylaştıran meleklere andolsun ki","arabic_text":"فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hayatın nimetlerini Allah’ın) buyruğu altında paylaştıran meleklere andolsun ki","arabic_text":"فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Size ne vaad edilmişse hepsi doğrudur.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Size ne vaad edilmişse hepsi doğrudur.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Size ne vaad edilmişse hepsi doğrudur.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Size ne vaad edilmişse hepsi doğrudur.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Hesap ve) ceza günü kuşkusuz gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَاِنَّ الدّ۪ينَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Hesap ve) ceza günü kuşkusuz gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَاِنَّ الدّ۪ينَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Hesap ve) ceza günü kuşkusuz gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَاِنَّ الدّ۪ينَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Hesap ve) ceza günü kuşkusuz gerçekleşecektir.","arabic_text":"وَاِنَّ الدّ۪ينَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yine (her biri kendi yörüngesinde bir düzen içinde akıp giden) yıldız kümeleri ile dolu olan gökyüzüne andolsun ki","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْحُبُكِۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yine (her biri kendi yörüngesinde bir düzen içinde akıp giden) yıldız kümeleri ile dolu olan gökyüzüne andolsun ki","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْحُبُكِۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yine (her biri kendi yörüngesinde bir düzen içinde akıp giden) yıldız kümeleri ile dolu olan gökyüzüne andolsun ki","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْحُبُكِۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Yine (her biri kendi yörüngesinde bir düzen içinde akıp giden) yıldız kümeleri ile dolu olan gökyüzüne andolsun ki","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْحُبُكِۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Siz (ey insanlar) gerçekten neye inanılacağı konusunda farklı görüşlerdesiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Siz (ey insanlar) gerçekten neye inanılacağı konusunda farklı görüşlerdesiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Siz (ey insanlar) gerçekten neye inanılacağı konusunda farklı görüşlerdesiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Siz (ey insanlar) gerçekten neye inanılacağı konusunda farklı görüşlerdesiniz.","arabic_text":"اِنَّكُمْ لَف۪ي قَوْلٍ مُخْتَلِفٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Oysa) bu davetten aldanarak yüz çeviren (yalnızca) kendini aldatır!","arabic_text":"يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ اُفِكَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Oysa) bu davetten aldanarak yüz çeviren (yalnızca) kendini aldatır!","arabic_text":"يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ اُفِكَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Oysa) bu davetten aldanarak yüz çeviren (yalnızca) kendini aldatır!","arabic_text":"يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ اُفِكَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Oysa) bu davetten aldanarak yüz çeviren (yalnızca) kendini aldatır!","arabic_text":"يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ اُفِكَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kahrolsun o kendi görüşlerini/kurgularını gerçek diye sunanlar!","arabic_text":"قُتِلَ الْخَرَّاصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kahrolsun o kendi görüşlerini/kurgularını gerçek diye sunanlar!","arabic_text":"قُتِلَ الْخَرَّاصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kahrolsun o kendi görüşlerini/kurgularını gerçek diye sunanlar!","arabic_text":"قُتِلَ الْخَرَّاصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kahrolsun o kendi görüşlerini/kurgularını gerçek diye sunanlar!","arabic_text":"قُتِلَ الْخَرَّاصُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar bir cehalet içinde bulunan gafil kimselerdir","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar bir cehalet içinde bulunan gafil kimselerdir","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar bir cehalet içinde bulunan gafil kimselerdir","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar bir cehalet içinde bulunan gafil kimselerdir","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Onlar alaylı tavırlarıyla:) “Ceza günü ne zaman?” diye sorarlar!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Onlar alaylı tavırlarıyla:) “Ceza günü ne zaman?” diye sorarlar!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Onlar alaylı tavırlarıyla:) “Ceza günü ne zaman?” diye sorarlar!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Onlar alaylı tavırlarıyla:) “Ceza günü ne zaman?” diye sorarlar!","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün onlar ateşin üzerinde azaba uğratılıp kıvrandırılacaklardır.","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün onlar ateşin üzerinde azaba uğratılıp kıvrandırılacaklardır.","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün onlar ateşin üzerinde azaba uğratılıp kıvrandırılacaklardır.","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün onlar ateşin üzerinde azaba uğratılıp kıvrandırılacaklardır.","arabic_text":"يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Görevli melekler onlara şöyle diyecek:) “Tadın azabınızı! Çabuklaştırılmasını isteyip durduğunuz (azap) işte budur.”","arabic_text":"ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْۜ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Görevli melekler onlara şöyle diyecek:) “Tadın azabınızı! Çabuklaştırılmasını isteyip durduğunuz (azap) işte budur.”","arabic_text":"ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْۜ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Görevli melekler onlara şöyle diyecek:) “Tadın azabınızı! Çabuklaştırılmasını isteyip durduğunuz (azap) işte budur.”","arabic_text":"ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْۜ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Görevli melekler onlara şöyle diyecek:) “Tadın azabınızı! Çabuklaştırılmasını isteyip durduğunuz (azap) işte budur.”","arabic_text":"ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْۜ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ama (dünyada iken) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulurlar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ama (dünyada iken) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulurlar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ama (dünyada iken) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulurlar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ama (dünyada iken) Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulurlar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Rablerinin kendilerine verdiği her şeyden istedikleri gibi alırlar. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapan hayır işleyen kimselerdi.","arabic_text":"اٰخِذ۪ينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Rablerinin kendilerine verdiği her şeyden istedikleri gibi alırlar. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapan hayır işleyen kimselerdi.","arabic_text":"اٰخِذ۪ينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Rablerinin kendilerine verdiği her şeyden istedikleri gibi alırlar. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapan hayır işleyen kimselerdi.","arabic_text":"اٰخِذ۪ينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Rablerinin kendilerine verdiği her şeyden istedikleri gibi alırlar. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapan hayır işleyen kimselerdi.","arabic_text":"اٰخِذ۪ينَ مَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar gecenin pek az bir kısmında uyurlardı","arabic_text":"كَانُوا قَل۪يلًا مِنَ الَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar gecenin pek az bir kısmında uyurlardı","arabic_text":"كَانُوا قَل۪يلًا مِنَ الَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar gecenin pek az bir kısmında uyurlardı","arabic_text":"كَانُوا قَل۪يلًا مِنَ الَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onlar gecenin pek az bir kısmında uyurlardı","arabic_text":"كَانُوا قَل۪يلًا مِنَ الَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dilerlerdi.","arabic_text":"وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dilerlerdi.","arabic_text":"وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dilerlerdi.","arabic_text":"وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dilerlerdi.","arabic_text":"وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ve sahip oldukları her şeyden (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).","arabic_text":"وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ve sahip oldukları her şeyden (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).","arabic_text":"وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ve sahip oldukları her şeyden (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).","arabic_text":"وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ve sahip oldukları her şeyden (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).","arabic_text":"وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yeryüzünde zihnini ve gönlünü ilahi gerçeklere açmak isteyenler için (Allah’ın kudretini anlatan nice) deliller vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yeryüzünde zihnini ve gönlünü ilahi gerçeklere açmak isteyenler için (Allah’ın kudretini anlatan nice) deliller vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yeryüzünde zihnini ve gönlünü ilahi gerçeklere açmak isteyenler için (Allah’ın kudretini anlatan nice) deliller vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yeryüzünde zihnini ve gönlünü ilahi gerçeklere açmak isteyenler için (Allah’ın kudretini anlatan nice) deliller vardır.","arabic_text":"وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendi (yaratılışı)nızda bile (nice deliller vardır). Hala görmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendi (yaratılışı)nızda bile (nice deliller vardır). Hala görmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendi (yaratılışı)nızda bile (nice deliller vardır). Hala görmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Kendi (yaratılışı)nızda bile (nice deliller vardır). Hala görmeyecek misiniz?","arabic_text":"وَف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ اَفَلَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gökte hem rızkınız hem de size vaad olunan (cennet ve cehennem) vardır.","arabic_text":"وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-22c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz ve gökyüzünden gelen su, ısı ve ışık gibi unsurlar rızkımızın vesileleri olduğu için gökteki rızık olarak ifade ediliyorlar. “Size vaad olunan” ifadesine gelince; bu ifadeden kastedilen cennet ve cehennemdir. Nitekim Kur’an’ın pek çok yerinde geçen “vaadolunan” ifadesi cenneti ve cehennemi anlatmaktadır. İnanan ve imanın gereklerini yerine getirenlere cennet vaad olunuyor, inkârda ısrar edenlere cehennem. Bize vaad olunanlar semada yani dünyanın dışında olduğuna göre şu anda cennet ve cehennem var demektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gökte hem rızkınız hem de size vaad olunan (cennet ve cehennem) vardır.","arabic_text":"وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-22c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz ve gökyüzünden gelen su, ısı ve ışık gibi unsurlar rızkımızın vesileleri olduğu için gökteki rızık olarak ifade ediliyorlar. “Size vaad olunan” ifadesine gelince; bu ifadeden kastedilen cennet ve cehennemdir. Nitekim Kur’an’ın pek çok yerinde geçen “vaadolunan” ifadesi cenneti ve cehennemi anlatmaktadır. İnanan ve imanın gereklerini yerine getirenlere cennet vaad olunuyor, inkârda ısrar edenlere cehennem. Bize vaad olunanlar semada yani dünyanın dışında olduğuna göre şu anda cennet ve cehennem var demektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gökte hem rızkınız hem de size vaad olunan (cennet ve cehennem) vardır.","arabic_text":"وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-22c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz ve gökyüzünden gelen su, ısı ve ışık gibi unsurlar rızkımızın vesileleri olduğu için gökteki rızık olarak ifade ediliyorlar. “Size vaad olunan” ifadesine gelince; bu ifadeden kastedilen cennet ve cehennemdir. Nitekim Kur’an’ın pek çok yerinde geçen “vaadolunan” ifadesi cenneti ve cehennemi anlatmaktadır. İnanan ve imanın gereklerini yerine getirenlere cennet vaad olunuyor, inkârda ısrar edenlere cehennem. Bize vaad olunanlar semada yani dünyanın dışında olduğuna göre şu anda cennet ve cehennem var demektir."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gökte hem rızkınız hem de size vaad olunan (cennet ve cehennem) vardır.","arabic_text":"وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-21c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünde yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz ve gökyüzünden gelen su, ısı ve ışık gibi unsurlar rızkımızın vesileleri olduğu için gökteki rızık olarak ifade ediliyorlar. “Size vaad olunan” ifadesine gelince; bu ifadeden kastedilen cennet ve cehennemdir. Nitekim Kur’an’ın pek çok yerinde geçen “vaadolunan” ifadesi cenneti ve cehennemi anlatmaktadır. İnanan ve imanın gereklerini yerine getirenlere cennet vaad olunuyor, inkârda ısrar edenlere cehennem. Bize vaad olunanlar semada yani dünyanın dışında olduğuna göre şu anda cennet ve cehennem var demektir."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gökyüzünün ve yerin Rabbine andolsun ki bu (ölümden sonraki hayat) sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.","arabic_text":"فَوَرَبِّ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَٓا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gökyüzünün ve yerin Rabbine andolsun ki bu (ölümden sonraki hayat) sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.","arabic_text":"فَوَرَبِّ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَٓا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gökyüzünün ve yerin Rabbine andolsun ki bu (ölümden sonraki hayat) sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.","arabic_text":"فَوَرَبِّ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَٓا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gökyüzünün ve yerin Rabbine andolsun ki bu (ölümden sonraki hayat) sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.","arabic_text":"فَوَرَبِّ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِنَّهُ لَحَقٌّ مِثْلَ مَٓا اَنَّكُمْ تَنْطِقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَ الْمُكْرَم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"50/50-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَ الْمُكْرَم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"50/50-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَ الْمُكْرَم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"50/50-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Ey Muhammed!) İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَ الْمُكْرَم۪ينَۢ","related_links":[],"audio_path":"50/50-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hani onlar İbrahim’in yanına gelmiş ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun” demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmadık kimseler” diye geçirmişti.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hani onlar İbrahim’in yanına gelmiş ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun” demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmadık kimseler” diye geçirmişti.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hani onlar İbrahim’in yanına gelmiş ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun” demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmadık kimseler” diye geçirmişti.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Hani onlar İbrahim’in yanına gelmiş ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun” demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmadık kimseler” diye geçirmişti.","arabic_text":"اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hemen (bir bahane ile) ailesinin yanına giderek (pişirilmiş) besili bir dana getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.","arabic_text":"فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۘ ﴿٢﴾ فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hemen (bir bahane ile) ailesinin yanına giderek (pişirilmiş) besili bir dana getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.","arabic_text":"فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۘ ﴿٢﴾ فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hemen (bir bahane ile) ailesinin yanına giderek (pişirilmiş) besili bir dana getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.","arabic_text":"فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۘ ﴿٢﴾ فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26-27","turkish_text":"Hemen (bir bahane ile) ailesinin yanına giderek (pişirilmiş) besili bir dana getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.","arabic_text":"فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۘ ﴿٢﴾ فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(İbrahim misafirlerin yemediklerini görünce) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: “Korkma!” dediler ve (ona) derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْۜ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(İbrahim misafirlerin yemediklerini görünce) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: “Korkma!” dediler ve (ona) derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْۜ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(İbrahim misafirlerin yemediklerini görünce) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: “Korkma!” dediler ve (ona) derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْۜ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(İbrahim misafirlerin yemediklerini görünce) onlardan endişeye kapıldı; (ama) onlar: “Korkma!” dediler ve (ona) derin bilgi ile donatılan bir erkek çocuk (sahibi olacağı) müjdesini verdiler.","arabic_text":"فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْۜ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bunun üzerine karısı (Sâre) çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde ellerini) yüzüne vurup şöyle dedi: “(Nasıl çocuğum olur) ben kısır bir kocakarıyım?”.","arabic_text":"فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bunun üzerine karısı (Sâre) çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde ellerini) yüzüne vurup şöyle dedi: “(Nasıl çocuğum olur) ben kısır bir kocakarıyım?”.","arabic_text":"فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bunun üzerine karısı (Sâre) çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde ellerini) yüzüne vurup şöyle dedi: “(Nasıl çocuğum olur) ben kısır bir kocakarıyım?”.","arabic_text":"فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bunun üzerine karısı (Sâre) çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde ellerini) yüzüne vurup şöyle dedi: “(Nasıl çocuğum olur) ben kısır bir kocakarıyım?”.","arabic_text":"فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu (takdir etti). Şüphesiz O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu (takdir etti). Şüphesiz O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu (takdir etti). Şüphesiz O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu (takdir etti). Şüphesiz O hüküm ve hikmet sahibidir (her şeyi) hakkıyla bilendir.”","arabic_text":"قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “O hâlde sizin göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “O hâlde sizin göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “O hâlde sizin göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(İbrahim onların melek olduğunu anlayınca:) “O hâlde sizin göreviniz nedir ey elçiler?” dedi.","arabic_text":"قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33-34","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz günahkâr bir kavme (Lût kavmine) üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için gönderildik. (Bunlar) haddi aşanlar için Rabbinin katında damgalanmıştır” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"50/50-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33-34","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz günahkâr bir kavme (Lût kavmine) üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için gönderildik. (Bunlar) haddi aşanlar için Rabbinin katında damgalanmıştır” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"50/50-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33-34","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz günahkâr bir kavme (Lût kavmine) üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için gönderildik. (Bunlar) haddi aşanlar için Rabbinin katında damgalanmıştır” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"50/50-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32-33-34","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz günahkâr bir kavme (Lût kavmine) üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için gönderildik. (Bunlar) haddi aşanlar için Rabbinin katında damgalanmıştır” dediler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"50/50-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu arada (Lût’a) inananlardan orada (Sodom’da) kim varsa onları çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu arada (Lût’a) inananlardan orada (Sodom’da) kim varsa onları çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu arada (Lût’a) inananlardan orada (Sodom’da) kim varsa onları çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu arada (Lût’a) inananlardan orada (Sodom’da) kim varsa onları çıkardık.","arabic_text":"فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Zaten orada Müslümanlardan bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.","arabic_text":"فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Zaten orada Müslümanlardan bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.","arabic_text":"فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Zaten orada Müslümanlardan bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.","arabic_text":"فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Zaten orada Müslümanlardan bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.","arabic_text":"فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve böylece (o kenti taş yığını haline getirerek) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret bir mesaj bıraktık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve böylece (o kenti taş yığını haline getirerek) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret bir mesaj bıraktık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve böylece (o kenti taş yığını haline getirerek) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret bir mesaj bıraktık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Ve böylece (o kenti taş yığını haline getirerek) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret bir mesaj bıraktık.","arabic_text":"وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Musa’(nın kıssasında) da (ibretler vardır). Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Musa’(nın kıssasında) da (ibretler vardır). Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Musa’(nın kıssasında) da (ibretler vardır). Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Musa’(nın kıssasında) da (ibretler vardır). Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O ise bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirmiş ve (Musa hakkında) şöyle demişti: “Bu bir sihirbaz yahut bir mecnundur.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O ise bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirmiş ve (Musa hakkında) şöyle demişti: “Bu bir sihirbaz yahut bir mecnundur.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O ise bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirmiş ve (Musa hakkında) şöyle demişti: “Bu bir sihirbaz yahut bir mecnundur.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O ise bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirmiş ve (Musa hakkında) şöyle demişti: “Bu bir sihirbaz yahut bir mecnundur.”","arabic_text":"فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz de onu ve ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. O (boğulma esnasında) pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu (ama iman etmek için iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz de onu ve ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. O (boğulma esnasında) pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu (ama iman etmek için iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz de onu ve ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. O (boğulma esnasında) pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu (ama iman etmek için iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz de onu ve ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. O (boğulma esnasında) pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu (ama iman etmek için iş işten geçmişti).","arabic_text":"فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine (yaptıkları yüzünden) köklerini kesen bir rüzgâr göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّ۪يحَ الْعَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine (yaptıkları yüzünden) köklerini kesen bir rüzgâr göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّ۪يحَ الْعَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine (yaptıkları yüzünden) köklerini kesen bir rüzgâr göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّ۪يحَ الْعَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine (yaptıkları yüzünden) köklerini kesen bir rüzgâr göndermiştik.","arabic_text":"وَف۪ي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّ۪يحَ الْعَق۪يمَۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O (rüzgâr) Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.","arabic_text":"مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O (rüzgâr) Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.","arabic_text":"مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O (rüzgâr) Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.","arabic_text":"مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O (rüzgâr) Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmamış ne varsa toz duman edip dağıtmıştı.","arabic_text":"مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّم۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"50/50-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Salih’in kavmi) Semûd’da da (ibretler vardır). Hani onlara: “Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (eğlenin alay edin) bakalım” denilmişti.","arabic_text":"وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Salih’in kavmi) Semûd’da da (ibretler vardır). Hani onlara: “Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (eğlenin alay edin) bakalım” denilmişti.","arabic_text":"وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Salih’in kavmi) Semûd’da da (ibretler vardır). Hani onlara: “Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (eğlenin alay edin) bakalım” denilmişti.","arabic_text":"وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Salih’in kavmi) Semûd’da da (ibretler vardır). Hani onlara: “Bir süreye kadar (dünyadan) faydalanın (eğlenin alay edin) bakalım” denilmişti.","arabic_text":"وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"50/50-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar ise Rablerinin buyruğuna başkaldırmışlardı bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakalayıvermişti.","arabic_text":"فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, gökyüzünün sanıldığı gibi durağan bir yapıya sahip olmadığını ve sürekli genişlediğini anlatmaktadır. Yapılan incelemelerle uzaydaki galaksilerin hem bizden hem de birbirlerinden sürekli uzaklaşmakta olduğu görülmüştür. Bu da gösteriyor ki evren sürekli bir genişleme içindedir. Bu âyeti Enbiya 21/30 âyetiyle birlikte değerlendirdiğimiz zaman “evrenin genişlemesi” ile ilgili modern bilimin teorilerinin doğruluğunu daha kolay kavrayabiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar ise Rablerinin buyruğuna başkaldırmışlardı bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakalayıvermişti.","arabic_text":"فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, gökyüzünün sanıldığı gibi durağan bir yapıya sahip olmadığını ve sürekli genişlediğini anlatmaktadır. Yapılan incelemelerle uzaydaki galaksilerin hem bizden hem de birbirlerinden sürekli uzaklaşmakta olduğu görülmüştür. Bu da gösteriyor ki evren sürekli bir genişleme içindedir. Bu âyeti Enbiya 21/30 âyetiyle birlikte değerlendirdiğimiz zaman “evrenin genişlemesi” ile ilgili modern bilimin teorilerinin doğruluğunu daha kolay kavrayabiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar ise Rablerinin buyruğuna başkaldırmışlardı bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakalayıvermişti.","arabic_text":"فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-44c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, gökyüzünün sanıldığı gibi durağan bir yapıya sahip olmadığını ve sürekli genişlediğini anlatmaktadır. Yapılan incelemelerle uzaydaki galaksilerin hem bizden hem de birbirlerinden sürekli uzaklaşmakta olduğu görülmüştür. Bu da gösteriyor ki evren sürekli bir genişleme içindedir. Bu âyeti Enbiya 21/30 âyetiyle birlikte değerlendirdiğimiz zaman “evrenin genişlemesi” ile ilgili modern bilimin teorilerinin doğruluğunu daha kolay kavrayabiliriz."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar ise Rablerinin buyruğuna başkaldırmışlardı bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakalayıvermişti.","arabic_text":"فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-43c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, gökyüzünün sanıldığı gibi durağan bir yapıya sahip olmadığını ve sürekli genişlediğini anlatmaktadır. Yapılan incelemelerle uzaydaki galaksilerin hem bizden hem de birbirlerinden sürekli uzaklaşmakta olduğu görülmüştür. Bu da gösteriyor ki evren sürekli bir genişleme içindedir. Bu âyeti Enbiya 21/30 âyetiyle birlikte değerlendirdiğimiz zaman “evrenin genişlemesi” ile ilgili modern bilimin teorilerinin doğruluğunu daha kolay kavrayabiliriz."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık ne ayağa kalkacak güçleri kalmıştı ne de yardım edenleri olmuştu.","arabic_text":"فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık ne ayağa kalkacak güçleri kalmıştı ne de yardım edenleri olmuştu.","arabic_text":"فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık ne ayağa kalkacak güçleri kalmıştı ne de yardım edenleri olmuştu.","arabic_text":"فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık ne ayağa kalkacak güçleri kalmıştı ne de yardım edenleri olmuştu.","arabic_text":"فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"50/50-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha önce Nuh kavmini de (helak etmiştik). Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha önce Nuh kavmini de (helak etmiştik). Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha önce Nuh kavmini de (helak etmiştik). Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha önce Nuh kavmini de (helak etmiştik). Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir toplum idiler.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِق۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"50/50-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Göğü biz kudretimizle bina ettik. Şüphesiz onu genişleten de biziz.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Göğü biz kudretimizle bina ettik. Şüphesiz onu genişleten de biziz.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Göğü biz kudretimizle bina ettik. Şüphesiz onu genişleten de biziz.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Göğü biz kudretimizle bina ettik. Şüphesiz onu genişleten de biziz.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Yeryüzünü de biz döşedik. (Biz) ne güzel döşeyiciyiz.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Yeryüzünü de biz döşedik. (Biz) ne güzel döşeyiciyiz.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Yeryüzünü de biz döşedik. (Biz) ne güzel döşeyiciyiz.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Yeryüzünü de biz döşedik. (Biz) ne güzel döşeyiciyiz.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki çift yarattık.","arabic_text":"وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki çift yarattık.","arabic_text":"وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki çift yarattık.","arabic_text":"وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki çift yarattık.","arabic_text":"وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey Resul de ki:) O halde hemen Allah’a koşun (küfrü bırakıp imana gelin). Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey Resul de ki:) O halde hemen Allah’a koşun (küfrü bırakıp imana gelin). Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey Resul de ki:) O halde hemen Allah’a koşun (küfrü bırakıp imana gelin). Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Ey Resul de ki:) O halde hemen Allah’a koşun (küfrü bırakıp imana gelin). Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"50/50-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinmeyin! Gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinmeyin! Gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinmeyin! Gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Allah ile beraber başka ilahlar edinmeyin! Gerçekten ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım!","arabic_text":"وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-52c.mp3","commentary_text":"Bütün peygamberlerin vazifesi baskı yapmadan, dayatmada bulunmadan usulünce öğüt vermektir. İnsanlar öğüt almıyor ya da bazıları inanmamakta direniyor diye vazgeçmek olmaz. Nitekim Zuhruf, 43/5. âyette “Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?” buyrulmaktadır. Hidayet de dalalet de (insanın iradesine bağlı olarak) Allah’ın takdirindedir. Hz. Peygamber’in özel çabası elbette ki önemlidir ama karar Allah’a aittir. Kasas, 28/56. âyette “Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Dileyen kimseyi doğru yola eriştirecek olan ancak Allah’tır…” buyruluyor. Unutulmamalı ki Hz. Peygamberin yaptığı gibi güzel örnek olmak da nasihat etmek kadar önemlidir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-52c.mp3","commentary_text":"Bütün peygamberlerin vazifesi baskı yapmadan, dayatmada bulunmadan usulünce öğüt vermektir. İnsanlar öğüt almıyor ya da bazıları inanmamakta direniyor diye vazgeçmek olmaz. Nitekim Zuhruf, 43/5. âyette “Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?” buyrulmaktadır. Hidayet de dalalet de (insanın iradesine bağlı olarak) Allah’ın takdirindedir. Hz. Peygamber’in özel çabası elbette ki önemlidir ama karar Allah’a aittir. Kasas, 28/56. âyette “Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Dileyen kimseyi doğru yola eriştirecek olan ancak Allah’tır…” buyruluyor. Unutulmamalı ki Hz. Peygamberin yaptığı gibi güzel örnek olmak da nasihat etmek kadar önemlidir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-52c.mp3","commentary_text":"Bütün peygamberlerin vazifesi baskı yapmadan, dayatmada bulunmadan usulünce öğüt vermektir. İnsanlar öğüt almıyor ya da bazıları inanmamakta direniyor diye vazgeçmek olmaz. Nitekim Zuhruf, 43/5. âyette “Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?” buyrulmaktadır. Hidayet de dalalet de (insanın iradesine bağlı olarak) Allah’ın takdirindedir. Hz. Peygamber’in özel çabası elbette ki önemlidir ama karar Allah’a aittir. Kasas, 28/56. âyette “Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Dileyen kimseyi doğru yola eriştirecek olan ancak Allah’tır…” buyruluyor. Unutulmamalı ki Hz. Peygamberin yaptığı gibi güzel örnek olmak da nasihat etmek kadar önemlidir."},{"verse_number":"52","turkish_text":"İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.","arabic_text":"كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"50/50-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"50/50-51c.mp3","commentary_text":"Bütün peygamberlerin vazifesi baskı yapmadan, dayatmada bulunmadan usulünce öğüt vermektir. İnsanlar öğüt almıyor ya da bazıları inanmamakta direniyor diye vazgeçmek olmaz. Nitekim Zuhruf, 43/5. âyette “Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?” buyrulmaktadır. Hidayet de dalalet de (insanın iradesine bağlı olarak) Allah’ın takdirindedir. Hz. Peygamber’in özel çabası elbette ki önemlidir ama karar Allah’a aittir. Kasas, 28/56. âyette “Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Dileyen kimseyi doğru yola eriştirecek olan ancak Allah’tır…” buyruluyor. Unutulmamalı ki Hz. Peygamberin yaptığı gibi güzel örnek olmak da nasihat etmek kadar önemlidir."},{"verse_number":"53","turkish_text":"Onlar bu (düşünce tarzı)nı birbirlerine tavsiye etmiş gibi (nesilden nesile hep aynı şeyi söyleyip duruyorlar)? Hayır böyle bir tavsiye yok ama onlar azgınlıkta müşterek oldukları için böyle söylüyorlar.","arabic_text":"اَتَوَاصَوْا بِه۪ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Onlar bu (düşünce tarzı)nı birbirlerine tavsiye etmiş gibi (nesilden nesile hep aynı şeyi söyleyip duruyorlar)? Hayır böyle bir tavsiye yok ama onlar azgınlıkta müşterek oldukları için böyle söylüyorlar.","arabic_text":"اَتَوَاصَوْا بِه۪ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Onlar bu (düşünce tarzı)nı birbirlerine tavsiye etmiş gibi (nesilden nesile hep aynı şeyi söyleyip duruyorlar)? Hayır böyle bir tavsiye yok ama onlar azgınlıkta müşterek oldukları için böyle söylüyorlar.","arabic_text":"اَتَوَاصَوْا بِه۪ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Onlar bu (düşünce tarzı)nı birbirlerine tavsiye etmiş gibi (nesilden nesile hep aynı şeyi söyleyip duruyorlar)? Hayır böyle bir tavsiye yok ama onlar azgınlıkta müşterek oldukları için böyle söylüyorlar.","arabic_text":"اَتَوَاصَوْا بِه۪ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onun için (ey Resul) onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ","related_links":[],"audio_path":"50/50-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onun için (ey Resul) onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ","related_links":[],"audio_path":"50/50-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onun için (ey Resul) onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ","related_links":[],"audio_path":"50/50-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Onun için (ey Resul) onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ","related_links":[],"audio_path":"50/50-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bununla beraber sen yine de öğüt vermeye devam et! Çünkü bu öğüt ve hatırlatmalar inananlara fayda sağlar!","arabic_text":"وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bununla beraber sen yine de öğüt vermeye devam et! Çünkü bu öğüt ve hatırlatmalar inananlara fayda sağlar!","arabic_text":"وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bununla beraber sen yine de öğüt vermeye devam et! Çünkü bu öğüt ve hatırlatmalar inananlara fayda sağlar!","arabic_text":"وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Bununla beraber sen yine de öğüt vermeye devam et! Çünkü bu öğüt ve hatırlatmalar inananlara fayda sağlar!","arabic_text":"وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ben görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen tüm iradeli varlıkları sadece (Beni tanıyıp bilsinler ve) Bana kulluk etsinler diye yarattım.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ","related_links":["1/4","4/36","9/31"],"audio_path":"50/50-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ben görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen tüm iradeli varlıkları sadece (Beni tanıyıp bilsinler ve) Bana kulluk etsinler diye yarattım.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ","related_links":["1/4","4/36","9/31"],"audio_path":"50/50-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ben görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen tüm iradeli varlıkları sadece (Beni tanıyıp bilsinler ve) Bana kulluk etsinler diye yarattım.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ","related_links":["1/4","4/36","9/31"],"audio_path":"50/50-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"Ben görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen tüm iradeli varlıkları sadece (Beni tanıyıp bilsinler ve) Bana kulluk etsinler diye yarattım.","arabic_text":"وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ","related_links":["1/4","4/36","9/31"],"audio_path":"50/50-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de beklemiyorum.","arabic_text":"مَٓا اُر۪يدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ يُطْعِمُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de beklemiyorum.","arabic_text":"مَٓا اُر۪يدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ يُطْعِمُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de beklemiyorum.","arabic_text":"مَٓا اُر۪يدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ يُطْعِمُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de beklemiyorum.","arabic_text":"مَٓا اُر۪يدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ يُطْعِمُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bilsinler ki) bütün rızıkları veren erişilmez güç ve tam iktidar sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bilsinler ki) bütün rızıkları veren erişilmez güç ve tam iktidar sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bilsinler ki) bütün rızıkları veren erişilmez güç ve tam iktidar sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Bilsinler ki) bütün rızıkları veren erişilmez güç ve tam iktidar sahibi olan Allah’tır.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"50/50-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki bu zulmedenlerin de geçmiş arkadaşlarının payı gibi bir azap payı vardır. O halde (o azabın gelmesi için) acele etmesinler.","arabic_text":"فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki bu zulmedenlerin de geçmiş arkadaşlarının payı gibi bir azap payı vardır. O halde (o azabın gelmesi için) acele etmesinler.","arabic_text":"فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki bu zulmedenlerin de geçmiş arkadaşlarının payı gibi bir azap payı vardır. O halde (o azabın gelmesi için) acele etmesinler.","arabic_text":"فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Muhakkak ki bu zulmedenlerin de geçmiş arkadaşlarının payı gibi bir azap payı vardır. O halde (o azabın gelmesi için) acele etmesinler.","arabic_text":"فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوبًا مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ","related_links":[],"audio_path":"50/50-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Uyarıldıkları (azap) günlerinden dolayı vay o inkârcıların haline!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Uyarıldıkları (azap) günlerinden dolayı vay o inkârcıların haline!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Uyarıldıkları (azap) günlerinden dolayı vay o inkârcıların haline!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Uyarıldıkları (azap) günlerinden dolayı vay o inkârcıların haline!","arabic_text":"فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"50/50-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":52,"name":"TÛR SÛRESİ","description":"Tûr suresi, Mekke döneminde inmiş olup 49 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve Hz. Musa’ya Tevrat’ın indirildiği “Tûr” dağından almıştır. Sûrede Tûr-i Sina dağı gibi muhataplar için değerli olan şeylere yemin edilerek Allah’ın azabının mutlaka gelip çatacağı vurgulanıyor. Tabiatın düzeninin bütünüyle bozulup kıyametin kopacağı günde inkârcıların çok zor durumda kalacağı anlatılıyor. Başta şirk ve inkâr olmak üzere kötülüklerden korunanların ise cennet nimetleri içinde aile bireyleriyle birlikte hayat sürecekleri ifade ediliyor. Hz. Peygamber’in müşriklerle olan mücadelesinin anlatıldığı sûrede, Hz. Peygamberin öğüt vermeye devam etmesi, düşmanlarının kendisi için kâhin, mecnun, şair demelerinden etkilenmemesi ve Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabretmesi isteniyor.","sura_intro_audio":"51/51-a.mp3","verse_count":49,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr (Sina) dağına","arabic_text":"وَالطُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr (Sina) dağına","arabic_text":"وَالطُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr (Sina) dağına","arabic_text":"وَالطُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr (Sina) dağına","arabic_text":"وَالطُّورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a","arabic_text":"ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ﴿٢﴾ وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a","arabic_text":"ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ﴿٢﴾ وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a","arabic_text":"ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ﴿٢﴾ وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a","arabic_text":"ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ﴿٢﴾ وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bakımlı Ev (Kâbe’y)e","arabic_text":"وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bakımlı Ev (Kâbe’y)e","arabic_text":"وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bakımlı Ev (Kâbe’y)e","arabic_text":"وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bakımlı Ev (Kâbe’y)e","arabic_text":"وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yükseltilmiş tavana (göğe)","arabic_text":"وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yükseltilmiş tavana (göğe)","arabic_text":"وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yükseltilmiş tavana (göğe)","arabic_text":"وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yükseltilmiş tavana (göğe)","arabic_text":"وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kabaran denize yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kabaran denize yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kabaran denize yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kabaran denize yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir.","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir.","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir.","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir.","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onu önleyebilecek hiçbir güç de yoktur.","arabic_text":"مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onu önleyebilecek hiçbir güç de yoktur.","arabic_text":"مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onu önleyebilecek hiçbir güç de yoktur.","arabic_text":"مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve onu önleyebilecek hiçbir güç de yoktur.","arabic_text":"مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O gün gök sarsılıp çalkalanır.","arabic_text":"يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O gün gök sarsılıp çalkalanır.","arabic_text":"يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O gün gök sarsılıp çalkalanır.","arabic_text":"يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O gün gök sarsılıp çalkalanır.","arabic_text":"يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.","arabic_text":"وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.","arabic_text":"وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.","arabic_text":"وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.","arabic_text":"وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dini yalanlayanların vay haline o gün!","arabic_text":"فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dini yalanlayanların vay haline o gün!","arabic_text":"فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dini yalanlayanların vay haline o gün!","arabic_text":"فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dini yalanlayanların vay haline o gün!","arabic_text":"فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"51/51-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"51/51-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"51/51-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"51/51-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün itilip kakılarak cehenneme atılırlar.","arabic_text":"يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün itilip kakılarak cehenneme atılırlar.","arabic_text":"يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün itilip kakılarak cehenneme atılırlar.","arabic_text":"يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün itilip kakılarak cehenneme atılırlar.","arabic_text":"يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “İşte sizin yalanladığınız ateş budur.”","arabic_text":"هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “İşte sizin yalanladığınız ateş budur.”","arabic_text":"هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “İşte sizin yalanladığınız ateş budur.”","arabic_text":"هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “İşte sizin yalanladığınız ateş budur.”","arabic_text":"هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa bunu da mı görmüyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa bunu da mı görmüyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa bunu da mı görmüyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa bunu da mı görmüyorsunuz?”","arabic_text":"اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“(Şimdi) girin oraya (bakalım)! İster dayanın ister dayanmayın sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor.”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın daha pek çok yerinde “inananlar” değil de “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar” ifadesi kullanılıyor. Yani cennet nimetlerinden yararlanmak ve cehennem azabından korunmak için kuru bir iman yetmiyor, Allah’a karşı gelmekten sakınarak imanın gereklerini yerine getirmek ve imanda kemale ermek gerekiyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"“(Şimdi) girin oraya (bakalım)! İster dayanın ister dayanmayın sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor.”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın daha pek çok yerinde “inananlar” değil de “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar” ifadesi kullanılıyor. Yani cennet nimetlerinden yararlanmak ve cehennem azabından korunmak için kuru bir iman yetmiyor, Allah’a karşı gelmekten sakınarak imanın gereklerini yerine getirmek ve imanda kemale ermek gerekiyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"“(Şimdi) girin oraya (bakalım)! İster dayanın ister dayanmayın sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor.”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-16c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın daha pek çok yerinde “inananlar” değil de “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar” ifadesi kullanılıyor. Yani cennet nimetlerinden yararlanmak ve cehennem azabından korunmak için kuru bir iman yetmiyor, Allah’a karşı gelmekten sakınarak imanın gereklerini yerine getirmek ve imanda kemale ermek gerekiyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"“(Şimdi) girin oraya (bakalım)! İster dayanın ister dayanmayın sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor.”","arabic_text":"اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-15c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın daha pek çok yerinde “inananlar” değil de “Allah’a karşı gelmekten sakınanlar” ifadesi kullanılıyor. Yani cennet nimetlerinden yararlanmak ve cehennem azabından korunmak için kuru bir iman yetmiyor, Allah’a karşı gelmekten sakınarak imanın gereklerini yerine getirmek ve imanda kemale ermek gerekiyor."},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakınanlar da cennetlerde bol nimet içinde Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları (yaptıklarına karşılık) cehennem azabından korumuştur.","arabic_text":"فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ﴿٢﴾ اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakınanlar da cennetlerde bol nimet içinde Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları (yaptıklarına karşılık) cehennem azabından korumuştur.","arabic_text":"فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ﴿٢﴾ اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakınanlar da cennetlerde bol nimet içinde Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları (yaptıklarına karşılık) cehennem azabından korumuştur.","arabic_text":"فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ﴿٢﴾ اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Allah’a karşı gelmekten sakınanlar da cennetlerde bol nimet içinde Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları (yaptıklarına karşılık) cehennem azabından korumuştur.","arabic_text":"فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ﴿٢﴾ اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Onlara:) “Dünya’da yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denir.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Onlara:) “Dünya’da yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denir.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Onlara:) “Dünya’da yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denir.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Onlara:) “Dünya’da yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denir.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz onları keskin bakışlı eşlerle/arkadaşlarla bir araya getiririz.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"51/51-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz onları keskin bakışlı eşlerle/arkadaşlarla bir araya getiririz.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"51/51-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz onları keskin bakışlı eşlerle/arkadaşlarla bir araya getiririz.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"51/51-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz onları keskin bakışlı eşlerle/arkadaşlarla bir araya getiririz.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"51/51-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Dünyada) iman eden ve soyları da iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya; işte biz onların soylarını da (ahirette) kendilerine kavuşturacağız. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Zira herkesin âkıbeti kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-21c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yetenâze’ûne” fiili ile A’râf suresi 7/43 ayetindeki “neze’na” fiili aynı kökten gelmektedir. Her ikisi de atmak/çıkarmak anlamında kullanılmıştır. “Onların (cennet ehlinin) içlerinde kinden ne varsa (hepsini) söküp atarız…” (Â’raf 7/43) buyrulmaktadır. Burada aynı fiilin humâsisi kullanılmış ve müşareket anlamı içermektedir. Yani onlar cennette içlerindeki sıkıntıyı atmış olarak hep beraber otururlar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Dünyada) iman eden ve soyları da iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya; işte biz onların soylarını da (ahirette) kendilerine kavuşturacağız. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Zira herkesin âkıbeti kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-21c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yetenâze’ûne” fiili ile A’râf suresi 7/43 ayetindeki “neze’na” fiili aynı kökten gelmektedir. Her ikisi de atmak/çıkarmak anlamında kullanılmıştır. “Onların (cennet ehlinin) içlerinde kinden ne varsa (hepsini) söküp atarız…” (Â’raf 7/43) buyrulmaktadır. Burada aynı fiilin humâsisi kullanılmış ve müşareket anlamı içermektedir. Yani onlar cennette içlerindeki sıkıntıyı atmış olarak hep beraber otururlar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Dünyada) iman eden ve soyları da iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya; işte biz onların soylarını da (ahirette) kendilerine kavuşturacağız. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Zira herkesin âkıbeti kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-21c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yetenâze’ûne” fiili ile A’râf suresi 7/43 ayetindeki “neze’na” fiili aynı kökten gelmektedir. Her ikisi de atmak/çıkarmak anlamında kullanılmıştır. “Onların (cennet ehlinin) içlerinde kinden ne varsa (hepsini) söküp atarız…” (Â’raf 7/43) buyrulmaktadır. Burada aynı fiilin humâsisi kullanılmış ve müşareket anlamı içermektedir. Yani onlar cennette içlerindeki sıkıntıyı atmış olarak hep beraber otururlar."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Dünyada) iman eden ve soyları da iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya; işte biz onların soylarını da (ahirette) kendilerine kavuşturacağız. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Zira herkesin âkıbeti kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-20c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “yetenâze’ûne” fiili ile A’râf suresi 7/43 ayetindeki “neze’na” fiili aynı kökten gelmektedir. Her ikisi de atmak/çıkarmak anlamında kullanılmıştır. “Onların (cennet ehlinin) içlerinde kinden ne varsa (hepsini) söküp atarız…” (Â’raf 7/43) buyrulmaktadır. Burada aynı fiilin humâsisi kullanılmış ve müşareket anlamı içermektedir. Yani onlar cennette içlerindeki sıkıntıyı atmış olarak hep beraber otururlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz onlara canlarının çektiği herşeyi et ve meyve türünün her çeşidini sunacağız.","arabic_text":"وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz onlara canlarının çektiği herşeyi et ve meyve türünün her çeşidini sunacağız.","arabic_text":"وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz onlara canlarının çektiği herşeyi et ve meyve türünün her çeşidini sunacağız.","arabic_text":"وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Biz onlara canlarının çektiği herşeyi et ve meyve türünün her çeşidini sunacağız.","arabic_text":"وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada içlerindeki bütün sıkıntıyı atarlar. Orada ne boş söz söylemek ne de kötü davranışta bulunmak vardır.","arabic_text":"يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada içlerindeki bütün sıkıntıyı atarlar. Orada ne boş söz söylemek ne de kötü davranışta bulunmak vardır.","arabic_text":"يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada içlerindeki bütün sıkıntıyı atarlar. Orada ne boş söz söylemek ne de kötü davranışta bulunmak vardır.","arabic_text":"يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada içlerindeki bütün sıkıntıyı atarlar. Orada ne boş söz söylemek ne de kötü davranışta bulunmak vardır.","arabic_text":"يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Hizmetlerine verilmiş sedefte saklı inciler gibi pırıl pırıl gençler (hizmet için onların) etraflarında pervane olacaklar.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Hizmetlerine verilmiş sedefte saklı inciler gibi pırıl pırıl gençler (hizmet için onların) etraflarında pervane olacaklar.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Hizmetlerine verilmiş sedefte saklı inciler gibi pırıl pırıl gençler (hizmet için onların) etraflarında pervane olacaklar.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Hizmetlerine verilmiş sedefte saklı inciler gibi pırıl pırıl gençler (hizmet için onların) etraflarında pervane olacaklar.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O cennetlikler) birbirlerine dönüp (“Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?” diye) soracaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O cennetlikler) birbirlerine dönüp (“Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?” diye) soracaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O cennetlikler) birbirlerine dönüp (“Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?” diye) soracaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(O cennetlikler) birbirlerine dönüp (“Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?” diye) soracaklar.","arabic_text":"وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şöyle derler: “Biz bundan önce (dünyada) ailemizle birlikte (azaptan ve Allah’a karşı gelmekten) sakınırdık.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şöyle derler: “Biz bundan önce (dünyada) ailemizle birlikte (azaptan ve Allah’a karşı gelmekten) sakınırdık.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şöyle derler: “Biz bundan önce (dünyada) ailemizle birlikte (azaptan ve Allah’a karşı gelmekten) sakınırdık.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şöyle derler: “Biz bundan önce (dünyada) ailemizle birlikte (azaptan ve Allah’a karşı gelmekten) sakınırdık.","arabic_text":"قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu.”","arabic_text":"فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu.”","arabic_text":"فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu.”","arabic_text":"فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu.”","arabic_text":"فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Gerçekten biz bundan önce de (dünyada da) sadece O’na dua ederdik. Şüphesiz O iyiliği ve merhameti bol olandır.”","arabic_text":"اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"51/51-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Gerçekten biz bundan önce de (dünyada da) sadece O’na dua ederdik. Şüphesiz O iyiliği ve merhameti bol olandır.”","arabic_text":"اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"51/51-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Gerçekten biz bundan önce de (dünyada da) sadece O’na dua ederdik. Şüphesiz O iyiliği ve merhameti bol olandır.”","arabic_text":"اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"51/51-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Gerçekten biz bundan önce de (dünyada da) sadece O’na dua ederdik. Şüphesiz O iyiliği ve merhameti bol olandır.”","arabic_text":"اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟","related_links":[],"audio_path":"51/51-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen tebliğ ve irşada devam et! Çünkü sen Rabbinin sana (elçilik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.","arabic_text":"فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen tebliğ ve irşada devam et! Çünkü sen Rabbinin sana (elçilik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.","arabic_text":"فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen tebliğ ve irşada devam et! Çünkü sen Rabbinin sana (elçilik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.","arabic_text":"فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen tebliğ ve irşada devam et! Çünkü sen Rabbinin sana (elçilik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.","arabic_text":"فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yoksa onlar: “O (Muhammed) bir şairdir zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz” mu diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yoksa onlar: “O (Muhammed) bir şairdir zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz” mu diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yoksa onlar: “O (Muhammed) bir şairdir zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz” mu diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Yoksa onlar: “O (Muhammed) bir şairdir zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz” mu diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Bekleyin bakalım! Ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekliyorum!”","arabic_text":"قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Bekleyin bakalım! Ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekliyorum!”","arabic_text":"قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Bekleyin bakalım! Ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekliyorum!”","arabic_text":"قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Onlara de ki: “Bekleyin bakalım! Ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekliyorum!”","arabic_text":"قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Acaba bunu kendilerine saçma kuruntuları mı emrediyor? Yoksa bu onlar(ın bencil ve) azgın bir topluluk (olmalarının bir sonucu) mudur?","arabic_text":"اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Acaba bunu kendilerine saçma kuruntuları mı emrediyor? Yoksa bu onlar(ın bencil ve) azgın bir topluluk (olmalarının bir sonucu) mudur?","arabic_text":"اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Acaba bunu kendilerine saçma kuruntuları mı emrediyor? Yoksa bu onlar(ın bencil ve) azgın bir topluluk (olmalarının bir sonucu) mudur?","arabic_text":"اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Acaba bunu kendilerine saçma kuruntuları mı emrediyor? Yoksa bu onlar(ın bencil ve) azgın bir topluluk (olmalarının bir sonucu) mudur?","arabic_text":"اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ya da: “O Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi” mi diyorlar? Hayır (sırf inatlarından dolayı) inanmıyorlar.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-33c.mp3","commentary_text":"Yani onlar, kendilerinden önce yaratılmış hiçbir şey yoktu da anne baba olmadan ve diğer insanların meydana geldiği bir damla sudan değil de başka bir şeyden mi yaratıldılar? Ya da kendiliğinden mi meydana geldiler? Ve böylece kimsenin bilmediği şeyleri mi biliyorlar?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ya da: “O Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi” mi diyorlar? Hayır (sırf inatlarından dolayı) inanmıyorlar.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-33c.mp3","commentary_text":"Yani onlar, kendilerinden önce yaratılmış hiçbir şey yoktu da anne baba olmadan ve diğer insanların meydana geldiği bir damla sudan değil de başka bir şeyden mi yaratıldılar? Ya da kendiliğinden mi meydana geldiler? Ve böylece kimsenin bilmediği şeyleri mi biliyorlar?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ya da: “O Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi” mi diyorlar? Hayır (sırf inatlarından dolayı) inanmıyorlar.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-33c.mp3","commentary_text":"Yani onlar, kendilerinden önce yaratılmış hiçbir şey yoktu da anne baba olmadan ve diğer insanların meydana geldiği bir damla sudan değil de başka bir şeyden mi yaratıldılar? Ya da kendiliğinden mi meydana geldiler? Ve böylece kimsenin bilmediği şeyleri mi biliyorlar?"},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ya da: “O Kur’an’ı kendisi uydurup söyledi” mi diyorlar? Hayır (sırf inatlarından dolayı) inanmıyorlar.","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"51/51-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-32c.mp3","commentary_text":"Yani onlar, kendilerinden önce yaratılmış hiçbir şey yoktu da anne baba olmadan ve diğer insanların meydana geldiği bir damla sudan değil de başka bir şeyden mi yaratıldılar? Ya da kendiliğinden mi meydana geldiler? Ve böylece kimsenin bilmediği şeyleri mi biliyorlar?"},{"verse_number":"34","turkish_text":"Eğer doğru sözlü iseler onlar da bu Kur’an’ın bir benzerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Eğer doğru sözlü iseler onlar da bu Kur’an’ın bir benzerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Eğer doğru sözlü iseler onlar da bu Kur’an’ın bir benzerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Eğer doğru sözlü iseler onlar da bu Kur’an’ın bir benzerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ne yani onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?","arabic_text":"اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ne yani onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?","arabic_text":"اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ne yani onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?","arabic_text":"اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Ne yani onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?","arabic_text":"اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ya da gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!","arabic_text":"اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ya da gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!","arabic_text":"اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ya da gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!","arabic_text":"اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Ya da gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır onlar hiçbir şey hakkında kesin bir inanca sahip değiller!","arabic_text":"اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yahut Rabbinin hazineleri onların elinde de bundan dolayı mı bütün gücün kendilerinde olduğunu sanıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yahut Rabbinin hazineleri onların elinde de bundan dolayı mı bütün gücün kendilerinde olduğunu sanıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yahut Rabbinin hazineleri onların elinde de bundan dolayı mı bütün gücün kendilerinde olduğunu sanıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yahut Rabbinin hazineleri onların elinde de bundan dolayı mı bütün gücün kendilerinde olduğunu sanıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onların bir merdivenleri var da (onunla göklere çıkıp) orada konuşulanları dinliyor (ve duyduklarından dolayı mı böyle bir tavır takınma gereği duyuyorlar?) Öyleyse haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onların bir merdivenleri var da (onunla göklere çıkıp) orada konuşulanları dinliyor (ve duyduklarından dolayı mı böyle bir tavır takınma gereği duyuyorlar?) Öyleyse haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onların bir merdivenleri var da (onunla göklere çıkıp) orada konuşulanları dinliyor (ve duyduklarından dolayı mı böyle bir tavır takınma gereği duyuyorlar?) Öyleyse haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Yoksa onların bir merdivenleri var da (onunla göklere çıkıp) orada konuşulanları dinliyor (ve duyduklarından dolayı mı böyle bir tavır takınma gereği duyuyorlar?) Öyleyse haydi açık ve inandırıcı delillerle birlikte dinlediklerini getirsinler de görelim!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yoksa (hoşlanmadığınız için) kız çocukları O’nun da erkekler sizin mi?","arabic_text":"اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yoksa (hoşlanmadığınız için) kız çocukları O’nun da erkekler sizin mi?","arabic_text":"اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yoksa (hoşlanmadığınız için) kız çocukları O’nun da erkekler sizin mi?","arabic_text":"اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yoksa (hoşlanmadığınız için) kız çocukları O’nun da erkekler sizin mi?","arabic_text":"اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ya da sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır bir yükün altında mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ya da sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır bir yükün altında mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ya da sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır bir yükün altında mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ya da sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır bir yükün altında mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa insan idrâkini aşan bilgiler kendilerinin elinin altındadır da (oradan onlar istediklerini) yazıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa insan idrâkini aşan bilgiler kendilerinin elinin altındadır da (oradan onlar istediklerini) yazıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa insan idrâkini aşan bilgiler kendilerinin elinin altındadır da (oradan onlar istediklerini) yazıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa insan idrâkini aşan bilgiler kendilerinin elinin altındadır da (oradan onlar istediklerini) yazıyorlar?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yahut (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Oysa (kendilerini dünyada ve âhirette Allah’ın rahmetinden mahrum bırakan) inkârcılardır asıl tuzağa düşecek olanlar!","arabic_text":"اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yahut (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Oysa (kendilerini dünyada ve âhirette Allah’ın rahmetinden mahrum bırakan) inkârcılardır asıl tuzağa düşecek olanlar!","arabic_text":"اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yahut (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Oysa (kendilerini dünyada ve âhirette Allah’ın rahmetinden mahrum bırakan) inkârcılardır asıl tuzağa düşecek olanlar!","arabic_text":"اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Yahut (seni çelişkilerin) tuzağına mı düşürmek istiyorlar? Oysa (kendilerini dünyada ve âhirette Allah’ın rahmetinden mahrum bırakan) inkârcılardır asıl tuzağa düşecek olanlar!","arabic_text":"اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ya da onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Hâşâ! Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ya da onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Hâşâ! Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ya da onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Hâşâ! Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ya da onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Hâşâ! Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Onlar inkâra öyle şartlanmışlar ki;) eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile (inatlarından bu): “Üst üste yığılmış bir buluttur” derler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi öldürme planları yapan Mekkeli müşrikler bir tuzak düşündüler. Her kabileden bir kişi katılarak bir grup oluşturacaklar ve bunlar aynı anda Hz. Peygambere saldırarak onu kılıç darbeleriyle öldüreceklerdi. Böylece onu kimin öldürdüğü tespit edilemeyecekti. Bu ayet, tuzak kuranların planlarının bir işe yaramadığını anlatıyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Onlar inkâra öyle şartlanmışlar ki;) eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile (inatlarından bu): “Üst üste yığılmış bir buluttur” derler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi öldürme planları yapan Mekkeli müşrikler bir tuzak düşündüler. Her kabileden bir kişi katılarak bir grup oluşturacaklar ve bunlar aynı anda Hz. Peygambere saldırarak onu kılıç darbeleriyle öldüreceklerdi. Böylece onu kimin öldürdüğü tespit edilemeyecekti. Bu ayet, tuzak kuranların planlarının bir işe yaramadığını anlatıyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Onlar inkâra öyle şartlanmışlar ki;) eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile (inatlarından bu): “Üst üste yığılmış bir buluttur” derler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-44c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi öldürme planları yapan Mekkeli müşrikler bir tuzak düşündüler. Her kabileden bir kişi katılarak bir grup oluşturacaklar ve bunlar aynı anda Hz. Peygambere saldırarak onu kılıç darbeleriyle öldüreceklerdi. Böylece onu kimin öldürdüğü tespit edilemeyecekti. Bu ayet, tuzak kuranların planlarının bir işe yaramadığını anlatıyor."},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Onlar inkâra öyle şartlanmışlar ki;) eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile (inatlarından bu): “Üst üste yığılmış bir buluttur” derler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ","related_links":[],"audio_path":"51/51-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-43c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberi öldürme planları yapan Mekkeli müşrikler bir tuzak düşündüler. Her kabileden bir kişi katılarak bir grup oluşturacaklar ve bunlar aynı anda Hz. Peygambere saldırarak onu kılıç darbeleriyle öldüreceklerdi. Böylece onu kimin öldürdüğü tespit edilemeyecekti. Bu ayet, tuzak kuranların planlarının bir işe yaramadığını anlatıyor."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-44c.mp3","commentary_text":"Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Nitekim “Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da tattıracağız.” (Secde 32/21) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-45c.mp3","commentary_text":"Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Nitekim “Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da tattıracağız.” (Secde 32/21) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-45c.mp3","commentary_text":"Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Nitekim “Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da tattıracağız.” (Secde 32/21) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-42.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-45c.mp3","commentary_text":"Zulümlerine Mekke’den başlayan ama bununla yetinmeyip yollara dökülerek tâ Medine’ye kadar giden müşrikler her hamlelerinde kaybetmeye mahkûm olmuştur. Yani azap üstüne azap yaşamışlardır. Bir de işin âhiret boyutu vardır ki esas büyük azap orada beklemektedir. Nitekim “Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da tattıracağız.” (Secde 32/21) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"46","turkish_text":"O gün tuzakları kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlara yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O gün tuzakları kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlara yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O gün tuzakları kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlara yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"O gün tuzakları kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlara yardım da edilmeyecektir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"51/51-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “tesbih” ifadesi; akşam, yatsı ve sabah namazları olarak yorumlanmaktadır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “tesbih” ifadesi; akşam, yatsı ve sabah namazları olarak yorumlanmaktadır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “tesbih” ifadesi; akşam, yatsı ve sabah namazları olarak yorumlanmaktadır."},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.","arabic_text":"وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"51/51-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"51/51-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “tesbih” ifadesi; akşam, yatsı ve sabah namazları olarak yorumlanmaktadır."},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret. Çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Ve namaza kalktığında da Rabbini hamd ile tesbih et!","arabic_text":"وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret. Çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Ve namaza kalktığında da Rabbini hamd ile tesbih et!","arabic_text":"وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret. Çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Ve namaza kalktığında da Rabbini hamd ile tesbih et!","arabic_text":"وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret. Çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Ve namaza kalktığında da Rabbini hamd ile tesbih et!","arabic_text":"وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ","related_links":[],"audio_path":"51/51-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde ve sabaha doğru yıldızların kaybolup gitmesinden sonra da O’nu tesbih et!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde ve sabaha doğru yıldızların kaybolup gitmesinden sonra da O’nu tesbih et!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde ve sabaha doğru yıldızların kaybolup gitmesinden sonra da O’nu tesbih et!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gecenin bir bölümünde ve sabaha doğru yıldızların kaybolup gitmesinden sonra da O’nu tesbih et!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ","related_links":[],"audio_path":"51/51-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":53,"name":"NECM SÛRESİ","description":"Necm suresi, Mekke döneminde inmiş olup 62 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve yıldız anlamına gelen “Necm” kelimesinden almıştır. Sûrede verilecek mesajın ehemmiyetine binaen hem doğrudan vahyin ilk muhataplarına hem de sonraki insanlara hitaben yıldıza yemin edilerek başlanıyor. Yakınlık vesilesi olması bakımından Hz. Peygamberle ilgili “arkadaşınız” ifadesi kullanılıyor ve onun tebliğ ettiği öğretilerin kendinden değil, Allah tarafından gönderildiği vurgulanıyor. Kız babası olmayı kendilerine yakıştıramayan müşriklerin Allah’ın kızları kabul ettikleri Lât, Menât ve Uzzâ adlı putlara ibadet etmelerinin mantıksızlığına değinilerek müşriklerin tutarsızlıklarından örnekler veriliyor. Varlık âleminin otoritesinin sadece Allah’a ait olduğu, insan türünü yaratan ve yasalarını koyan Allah’ın kişileri dünyada yaptıkları davranışlardan sorumlu tutacağı ifade ediliyor. Hz. Nuh’tan itibaren peygamberlerin Allah’tan getirdiği mesajlara karşı çıkanların helâke mâruz bırakıldığı anlatılan sûrede kıyamet gününün yaklaştığı fakat zamanını Allah’tan başka kimsenin bilmediği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"52/52-a.mp3","verse_count":62,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Battığı zaman yıldıza/Allah’tan aşama aşama gelen mesaja andolsun ki","arabic_text":"وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Battığı zaman yıldıza/Allah’tan aşama aşama gelen mesaja andolsun ki","arabic_text":"وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Battığı zaman yıldıza/Allah’tan aşama aşama gelen mesaja andolsun ki","arabic_text":"وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Battığı zaman yıldıza/Allah’tan aşama aşama gelen mesaja andolsun ki","arabic_text":"وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Arkadaşınız (Muhammed Hak’tan) sapmadı ve (batıla inanıp da) aldanmadı.","arabic_text":"مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Arkadaşınız (Muhammed Hak’tan) sapmadı ve (batıla inanıp da) aldanmadı.","arabic_text":"مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Arkadaşınız (Muhammed Hak’tan) sapmadı ve (batıla inanıp da) aldanmadı.","arabic_text":"مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Arkadaşınız (Muhammed Hak’tan) sapmadı ve (batıla inanıp da) aldanmadı.","arabic_text":"مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz.","arabic_text":"وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği hüküm içerikli her şey vahye dayanır).","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği hüküm içerikli her şey vahye dayanır).","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği hüküm içerikli her şey vahye dayanır).","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği hüküm içerikli her şey vahye dayanır).","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bu vahyi ona melekeleri çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bu vahyi ona melekeleri çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bu vahyi ona melekeleri çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bu vahyi ona melekeleri çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-6c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-5c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-6c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-6c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-7c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-6c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-7c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi.","arabic_text":"وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ","related_links":["81/19"],"audio_path":"52/52-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-7c.mp3","commentary_text":"“En yüksek ufuk” tan kastedilen Mekke ve bölgesine göre en yüksek ufuk olan ve Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı yer diye bilinen Hira Dağıdır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra (Cebrail Hz. Peygambere) yaklaştı ve iyice sokuldu.","arabic_text":"ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra (Cebrail Hz. Peygambere) yaklaştı ve iyice sokuldu.","arabic_text":"ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra (Cebrail Hz. Peygambere) yaklaştı ve iyice sokuldu.","arabic_text":"ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra (Cebrail Hz. Peygambere) yaklaştı ve iyice sokuldu.","arabic_text":"ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyle ki (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar hatta daha da yakın oldu.","arabic_text":"فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyle ki (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar hatta daha da yakın oldu.","arabic_text":"فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyle ki (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar hatta daha da yakın oldu.","arabic_text":"فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyle ki (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay mesafesi kadar hatta daha da yakın oldu.","arabic_text":"فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Böylece (Cebrail) vahyedeceğini (Allah’ın) kuluna vahyetti.","arabic_text":"فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ","related_links":["81/20"],"audio_path":"52/52-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Böylece (Cebrail) vahyedeceğini (Allah’ın) kuluna vahyetti.","arabic_text":"فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ","related_links":["81/20"],"audio_path":"52/52-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Böylece (Cebrail) vahyedeceğini (Allah’ın) kuluna vahyetti.","arabic_text":"فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ","related_links":["81/20"],"audio_path":"52/52-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Böylece (Cebrail) vahyedeceğini (Allah’ın) kuluna vahyetti.","arabic_text":"فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ","related_links":["81/20"],"audio_path":"52/52-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Peygamberin gözlerinin) gördüğünü kalbi yalanlamadı.","arabic_text":"مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Peygamberin gözlerinin) gördüğünü kalbi yalanlamadı.","arabic_text":"مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Peygamberin gözlerinin) gördüğünü kalbi yalanlamadı.","arabic_text":"مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Peygamberin gözlerinin) gördüğünü kalbi yalanlamadı.","arabic_text":"مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?","arabic_text":"اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?","arabic_text":"اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?","arabic_text":"اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?","arabic_text":"اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki onu (Cebrail’i) bir başka inişte daha görmüştü.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki onu (Cebrail’i) bir başka inişte daha görmüştü.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki onu (Cebrail’i) bir başka inişte daha görmüştü.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Andolsun ki onu (Cebrail’i) bir başka inişte daha görmüştü.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Sidret’ül-Münteha” nın (en uzak noktadaki sidre ağacının) yanında.","arabic_text":"عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-14c.mp3","commentary_text":"“Sidre”, Arabistan kirazı denen meyvenin ağacıdır. Bu ağaç Araplarca arazinin sınırlarını belirlemek için de kullanılırdı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Sidret’ül-Münteha” nın (en uzak noktadaki sidre ağacının) yanında.","arabic_text":"عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-13c.mp3","commentary_text":"“Sidre”, Arabistan kirazı denen meyvenin ağacıdır. Bu ağaç Araplarca arazinin sınırlarını belirlemek için de kullanılırdı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Sidret’ül-Münteha” nın (en uzak noktadaki sidre ağacının) yanında.","arabic_text":"عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-14c.mp3","commentary_text":"“Sidre”, Arabistan kirazı denen meyvenin ağacıdır. Bu ağaç Araplarca arazinin sınırlarını belirlemek için de kullanılırdı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Sidret’ül-Münteha” nın (en uzak noktadaki sidre ağacının) yanında.","arabic_text":"عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-14c.mp3","commentary_text":"“Sidre”, Arabistan kirazı denen meyvenin ağacıdır. Bu ağaç Araplarca arazinin sınırlarını belirlemek için de kullanılırdı."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Me’va Cenneti (Sığınılacak bahçe) onun (Sidre’nin) yanındadır.","arabic_text":"عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-15c.mp3","commentary_text":"“Me’va Cenneti”, Hira Dağı eteklerinde bulunan, Mekkelilerin çok iyi bildiği, gelip geçen yolcuların sığındığı ve dinlendiği bir bahçe olarak bilinir. Bu ayetleri Hz. Peygambere isnat edilen Mirac olayıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Çünkü bu ayetler İsra hadisesinden çok önce nazil olmuştur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Me’va Cenneti (Sığınılacak bahçe) onun (Sidre’nin) yanındadır.","arabic_text":"عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-14c.mp3","commentary_text":"“Me’va Cenneti”, Hira Dağı eteklerinde bulunan, Mekkelilerin çok iyi bildiği, gelip geçen yolcuların sığındığı ve dinlendiği bir bahçe olarak bilinir. Bu ayetleri Hz. Peygambere isnat edilen Mirac olayıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Çünkü bu ayetler İsra hadisesinden çok önce nazil olmuştur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Me’va Cenneti (Sığınılacak bahçe) onun (Sidre’nin) yanındadır.","arabic_text":"عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-15c.mp3","commentary_text":"“Me’va Cenneti”, Hira Dağı eteklerinde bulunan, Mekkelilerin çok iyi bildiği, gelip geçen yolcuların sığındığı ve dinlendiği bir bahçe olarak bilinir. Bu ayetleri Hz. Peygambere isnat edilen Mirac olayıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Çünkü bu ayetler İsra hadisesinden çok önce nazil olmuştur."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Me’va Cenneti (Sığınılacak bahçe) onun (Sidre’nin) yanındadır.","arabic_text":"عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-15c.mp3","commentary_text":"“Me’va Cenneti”, Hira Dağı eteklerinde bulunan, Mekkelilerin çok iyi bildiği, gelip geçen yolcuların sığındığı ve dinlendiği bir bahçe olarak bilinir. Bu ayetleri Hz. Peygambere isnat edilen Mirac olayıyla ilişkilendirmek doğru değildir. Çünkü bu ayetler İsra hadisesinden çok önce nazil olmuştur."},{"verse_number":"16","turkish_text":"O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.","arabic_text":"اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.","arabic_text":"اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.","arabic_text":"اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O zaman sedir ağacını bütün heybetiyle öyle bir bürümüştü ki.","arabic_text":"اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (söylenenin dışına) sapmadı.","arabic_text":"مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (söylenenin dışına) sapmadı.","arabic_text":"مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (söylenenin dışına) sapmadı.","arabic_text":"مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"(Peygamberin) gözü (gördüğünden) kayıp şaşmadı ve (söylenenin dışına) sapmadı.","arabic_text":"مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden birini (Cebrail’i) gördü.","arabic_text":"لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden birini (Cebrail’i) gördü.","arabic_text":"لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden birini (Cebrail’i) gördü.","arabic_text":"لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun ki o Rabbinin en büyük ayetlerinden birini (Cebrail’i) gördü.","arabic_text":"لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Şimdi düşünün (ey müşrikler hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?","arabic_text":"وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21-22","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Evlât olarak sevdiğiniz) erkek sizin de (utanç vesilesi olarak gördüğünüz ve hoşlanmayıp diri diri gömdüğünüz) dişi O’nun mu? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.","arabic_text":"تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى","related_links":["2/116","5/17","9/30","16/57","43/15"],"audio_path":"52/52-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O putlar hiçbir şey değil sadece sizin ve atalarınızın uydurduğu isimleri olan ancak asılları olmayan şeylerdir. Allah onlara ilişkin hiçbir kanıt indirmemiştir. Onlar sadece kuruntularına ve nefislerinin istediğine uyuyorlar. Oysa onlara Rableri tarafından doğru yol rehberi (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O putlar hiçbir şey değil sadece sizin ve atalarınızın uydurduğu isimleri olan ancak asılları olmayan şeylerdir. Allah onlara ilişkin hiçbir kanıt indirmemiştir. Onlar sadece kuruntularına ve nefislerinin istediğine uyuyorlar. Oysa onlara Rableri tarafından doğru yol rehberi (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O putlar hiçbir şey değil sadece sizin ve atalarınızın uydurduğu isimleri olan ancak asılları olmayan şeylerdir. Allah onlara ilişkin hiçbir kanıt indirmemiştir. Onlar sadece kuruntularına ve nefislerinin istediğine uyuyorlar. Oysa onlara Rableri tarafından doğru yol rehberi (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O putlar hiçbir şey değil sadece sizin ve atalarınızın uydurduğu isimleri olan ancak asılları olmayan şeylerdir. Allah onlara ilişkin hiçbir kanıt indirmemiştir. Onlar sadece kuruntularına ve nefislerinin istediğine uyuyorlar. Oysa onlara Rableri tarafından doğru yol rehberi (Kur’an) gelmiştir.","arabic_text":"اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa insanın her dilediği şey hak mı olacak?","arabic_text":"اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"52/52-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-24c.mp3","commentary_text":"Yani hakikat insanın arzu ve isteğine göre değişmez. Allah’ın belirlediği ne ise gerçek odur. Onu ne kimse değiştirebilir ne de kimseye göre değişir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa insanın her dilediği şey hak mı olacak?","arabic_text":"اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"52/52-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-23c.mp3","commentary_text":"Yani hakikat insanın arzu ve isteğine göre değişmez. Allah’ın belirlediği ne ise gerçek odur. Onu ne kimse değiştirebilir ne de kimseye göre değişir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa insanın her dilediği şey hak mı olacak?","arabic_text":"اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"52/52-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-24c.mp3","commentary_text":"Yani hakikat insanın arzu ve isteğine göre değişmez. Allah’ın belirlediği ne ise gerçek odur. Onu ne kimse değiştirebilir ne de kimseye göre değişir."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Yoksa insanın her dilediği şey hak mı olacak?","arabic_text":"اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"52/52-23.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-24c.mp3","commentary_text":"Yani hakikat insanın arzu ve isteğine göre değişmez. Allah’ın belirlediği ne ise gerçek odur. Onu ne kimse değiştirebilir ne de kimseye göre değişir."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Oysa ahiret de dünya da Allah’ındır.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Oysa ahiret de dünya da Allah’ındır.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Oysa ahiret de dünya da Allah’ındır.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Oysa ahiret de dünya da Allah’ındır.","arabic_text":"فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde (insanlara yardım etmek için bekleyen) ne kadar melek bulunursa bulunsun Allah dilemedikçe ve rıza gösterip izin vermedikçe onların herhangi bir kimseye en küçük bir şefaatleri/yardımları olamaz.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde (insanlara yardım etmek için bekleyen) ne kadar melek bulunursa bulunsun Allah dilemedikçe ve rıza gösterip izin vermedikçe onların herhangi bir kimseye en küçük bir şefaatleri/yardımları olamaz.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde (insanlara yardım etmek için bekleyen) ne kadar melek bulunursa bulunsun Allah dilemedikçe ve rıza gösterip izin vermedikçe onların herhangi bir kimseye en küçük bir şefaatleri/yardımları olamaz.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Göklerde (insanlara yardım etmek için bekleyen) ne kadar melek bulunursa bulunsun Allah dilemedikçe ve rıza gösterip izin vermedikçe onların herhangi bir kimseye en küçük bir şefaatleri/yardımları olamaz.","arabic_text":"وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Âhirete inanmayanlar (Allah’ın kızları kabul ettikleri) meleklere dişi isimleri takmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Âhirete inanmayanlar (Allah’ın kızları kabul ettikleri) meleklere dişi isimleri takmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Âhirete inanmayanlar (Allah’ın kızları kabul ettikleri) meleklere dişi isimleri takmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Âhirete inanmayanlar (Allah’ın kızları kabul ettikleri) meleklere dişi isimleri takmaktadır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece hayal mahsulü temelsiz bilgilere uyuyorlar. Oysa hayal mahsulü temelsiz bilgi hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece hayal mahsulü temelsiz bilgilere uyuyorlar. Oysa hayal mahsulü temelsiz bilgi hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece hayal mahsulü temelsiz bilgilere uyuyorlar. Oysa hayal mahsulü temelsiz bilgi hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece hayal mahsulü temelsiz bilgilere uyuyorlar. Oysa hayal mahsulü temelsiz bilgi hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.","arabic_text":"وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onun için bizim zikrimizden (Kur’-an’dan) yüz çeviren ve iğreti dünya hayatın(ın geçici zevklerin)den başka hiçbir şey istemeyen kimselerden uzak dur!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onun için bizim zikrimizden (Kur’-an’dan) yüz çeviren ve iğreti dünya hayatın(ın geçici zevklerin)den başka hiçbir şey istemeyen kimselerden uzak dur!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onun için bizim zikrimizden (Kur’-an’dan) yüz çeviren ve iğreti dünya hayatın(ın geçici zevklerin)den başka hiçbir şey istemeyen kimselerden uzak dur!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Onun için bizim zikrimizden (Kur’-an’dan) yüz çeviren ve iğreti dünya hayatın(ın geçici zevklerin)den başka hiçbir şey istemeyen kimselerden uzak dur!","arabic_text":"فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.","arabic_text":"ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. (Bütün bunların varlığındaki amaç;) kötülük yapanların (aynen) yaptıklarıyla cezalandırılması iyilik yapanlara da iyiliklerinin daha güzeliyle karşılık verilmesi içindir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. (Bütün bunların varlığındaki amaç;) kötülük yapanların (aynen) yaptıklarıyla cezalandırılması iyilik yapanlara da iyiliklerinin daha güzeliyle karşılık verilmesi içindir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. (Bütün bunların varlığındaki amaç;) kötülük yapanların (aynen) yaptıklarıyla cezalandırılması iyilik yapanlara da iyiliklerinin daha güzeliyle karşılık verilmesi içindir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a aittir. (Bütün bunların varlığındaki amaç;) kötülük yapanların (aynen) yaptıklarıyla cezalandırılması iyilik yapanlara da iyiliklerinin daha güzeliyle karşılık verilmesi içindir.","arabic_text":"وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İyilik işleyenler küçük kusurlar hariç büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayıcılığı geniş olandır. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken (ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Öyleyse kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın (günahsız kusursuz ve tertemiz olduğunuzu iddia ederek övünmeyin)! Çünkü o kimin kötülüklerden sakındığını herkesten iyi bilendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İyilik işleyenler küçük kusurlar hariç büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayıcılığı geniş olandır. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken (ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Öyleyse kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın (günahsız kusursuz ve tertemiz olduğunuzu iddia ederek övünmeyin)! Çünkü o kimin kötülüklerden sakındığını herkesten iyi bilendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İyilik işleyenler küçük kusurlar hariç büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayıcılığı geniş olandır. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken (ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Öyleyse kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın (günahsız kusursuz ve tertemiz olduğunuzu iddia ederek övünmeyin)! Çünkü o kimin kötülüklerden sakındığını herkesten iyi bilendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İyilik işleyenler küçük kusurlar hariç büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Şüphesiz senin Rabbin bağışlayıcılığı geniş olandır. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken (ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Öyleyse kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın (günahsız kusursuz ve tertemiz olduğunuzu iddia ederek övünmeyin)! Çünkü o kimin kötülüklerden sakındığını herkesten iyi bilendir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟","related_links":[],"audio_path":"52/52-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şimdi gördün mü (imandan) yüz çevireni?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şimdi gördün mü (imandan) yüz çevireni?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şimdi gördün mü (imandan) yüz çevireni?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Şimdi gördün mü (imandan) yüz çevireni?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhtaca (fakire) birazcık verip bir daha hiç vermeyeni?","arabic_text":"وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhtaca (fakire) birazcık verip bir daha hiç vermeyeni?","arabic_text":"وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhtaca (fakire) birazcık verip bir daha hiç vermeyeni?","arabic_text":"وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhtaca (fakire) birazcık verip bir daha hiç vermeyeni?","arabic_text":"وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O insan kavrayışının ötesindeki şeyin bilgisine sahip (olduğunu) ve böylece (onu açıkça) görebildiğini mi iddia ediyor?","arabic_text":"اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O insan kavrayışının ötesindeki şeyin bilgisine sahip (olduğunu) ve böylece (onu açıkça) görebildiğini mi iddia ediyor?","arabic_text":"اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O insan kavrayışının ötesindeki şeyin bilgisine sahip (olduğunu) ve böylece (onu açıkça) görebildiğini mi iddia ediyor?","arabic_text":"اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O insan kavrayışının ötesindeki şeyin bilgisine sahip (olduğunu) ve böylece (onu açıkça) görebildiğini mi iddia ediyor?","arabic_text":"اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa o Musa’(ya gelen Tevrat’)ın sayfalarından ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?","arabic_text":"وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Doğrusu hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.","arabic_text":"اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Doğrusu hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.","arabic_text":"اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Doğrusu hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.","arabic_text":"اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Doğrusu hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez.","arabic_text":"اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsan için ancak çalıştığı vardır.","arabic_text":"وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-39c.mp3","commentary_text":"Cennet, toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilecek bir yer değildir. Dolaysıyla oraya başkasının kullandığı araçla değil, ancak doğru yoldan giden, kendi kullandığımız hayat arabamızla varabiliriz. Çalışmadan ve irademizi ortaya koymadan sadece dua ile üstün olamayacağımızı bilmeliyiz! Üstünlük sadece dua ile olsaydı 14 asırdır dua eden Müslümanlar en önde olurdu…Üretmeden, araştırmadan, okumadan ve mücadele vermeden yalnızca laflayarak ve slogan atarak bir yere varamayacağımızı bilmeliyiz! Başarı slogan atmakla olsaydı seçim meydanlarında en çok nutuk atanlar iktidara gelirdi… Kaliteye ve eğitime önem vermeden sadece nüfusu artırmakla öne geçemeyeceğimizi idrak etmeliyiz! Öne geçmek nüfusla olsaydı nüfusu kalabalık olan milletler dünyaya hâkim olurdu…"},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsan için ancak çalıştığı vardır.","arabic_text":"وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-38c.mp3","commentary_text":"Cennet, toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilecek bir yer değildir. Dolaysıyla oraya başkasının kullandığı araçla değil, ancak doğru yoldan giden, kendi kullandığımız hayat arabamızla varabiliriz. Çalışmadan ve irademizi ortaya koymadan sadece dua ile üstün olamayacağımızı bilmeliyiz! Üstünlük sadece dua ile olsaydı 14 asırdır dua eden Müslümanlar en önde olurdu…Üretmeden, araştırmadan, okumadan ve mücadele vermeden yalnızca laflayarak ve slogan atarak bir yere varamayacağımızı bilmeliyiz! Başarı slogan atmakla olsaydı seçim meydanlarında en çok nutuk atanlar iktidara gelirdi… Kaliteye ve eğitime önem vermeden sadece nüfusu artırmakla öne geçemeyeceğimizi idrak etmeliyiz! Öne geçmek nüfusla olsaydı nüfusu kalabalık olan milletler dünyaya hâkim olurdu…"},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsan için ancak çalıştığı vardır.","arabic_text":"وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-39c.mp3","commentary_text":"Cennet, toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilecek bir yer değildir. Dolaysıyla oraya başkasının kullandığı araçla değil, ancak doğru yoldan giden, kendi kullandığımız hayat arabamızla varabiliriz. Çalışmadan ve irademizi ortaya koymadan sadece dua ile üstün olamayacağımızı bilmeliyiz! Üstünlük sadece dua ile olsaydı 14 asırdır dua eden Müslümanlar en önde olurdu…Üretmeden, araştırmadan, okumadan ve mücadele vermeden yalnızca laflayarak ve slogan atarak bir yere varamayacağımızı bilmeliyiz! Başarı slogan atmakla olsaydı seçim meydanlarında en çok nutuk atanlar iktidara gelirdi… Kaliteye ve eğitime önem vermeden sadece nüfusu artırmakla öne geçemeyeceğimizi idrak etmeliyiz! Öne geçmek nüfusla olsaydı nüfusu kalabalık olan milletler dünyaya hâkim olurdu…"},{"verse_number":"39","turkish_text":"İnsan için ancak çalıştığı vardır.","arabic_text":"وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-39c.mp3","commentary_text":"Cennet, toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilecek bir yer değildir. Dolaysıyla oraya başkasının kullandığı araçla değil, ancak doğru yoldan giden, kendi kullandığımız hayat arabamızla varabiliriz. Çalışmadan ve irademizi ortaya koymadan sadece dua ile üstün olamayacağımızı bilmeliyiz! Üstünlük sadece dua ile olsaydı 14 asırdır dua eden Müslümanlar en önde olurdu…Üretmeden, araştırmadan, okumadan ve mücadele vermeden yalnızca laflayarak ve slogan atarak bir yere varamayacağımızı bilmeliyiz! Başarı slogan atmakla olsaydı seçim meydanlarında en çok nutuk atanlar iktidara gelirdi… Kaliteye ve eğitime önem vermeden sadece nüfusu artırmakla öne geçemeyeceğimizi idrak etmeliyiz! Öne geçmek nüfusla olsaydı nüfusu kalabalık olan milletler dünyaya hâkim olurdu…"},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.","arabic_text":"وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.","arabic_text":"ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.","arabic_text":"ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.","arabic_text":"ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sonra da çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.","arabic_text":"ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Kuşkusuz en son varış ancak Rabbinedir.","arabic_text":"وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Kuşkusuz en son varış ancak Rabbinedir.","arabic_text":"وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Kuşkusuz en son varış ancak Rabbinedir.","arabic_text":"وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Kuşkusuz en son varış ancak Rabbinedir.","arabic_text":"وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ve elbet güldüren de O’dur ağlatan da.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ","related_links":["9/82"],"audio_path":"52/52-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ve elbet güldüren de O’dur ağlatan da.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ","related_links":["9/82"],"audio_path":"52/52-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ve elbet güldüren de O’dur ağlatan da.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ","related_links":["9/82"],"audio_path":"52/52-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Ve elbet güldüren de O’dur ağlatan da.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ","related_links":["9/82"],"audio_path":"52/52-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yine (yaşatıp) öldüren de (öldükten) sonra dirilten de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Döl yatağına) atılan bir damla meniden çiftleri; erkek ve dişi (olarak) Yaratan yine O’dur.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"52/52-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve elbet (öldükten sonra) tekrar diriltmek de O’na aittir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve elbet (öldükten sonra) tekrar diriltmek de O’na aittir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve elbet (öldükten sonra) tekrar diriltmek de O’na aittir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ve elbet (öldükten sonra) tekrar diriltmek de O’na aittir.","arabic_text":"وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve şüphe yok ki zengin eden de saygın hale getiren de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve şüphe yok ki zengin eden de saygın hale getiren de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve şüphe yok ki zengin eden de saygın hale getiren de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Ve şüphe yok ki zengin eden de saygın hale getiren de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten (Huzaa kabilesinin tapındığı) Şi’ra yıldızının Rabbi de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-49c.mp3","commentary_text":"Şi’ra (Sirius) yıldızı gökyüzünün ihtişamlı ve en parlak yıldızı olup tarih boyunca pek çok hurafeye kaynaklık etmiştir. Cahiliye Araplarının da şans ve uğur kaynağı olarak gördükleri ve bahtlarını kendisine bağladıkları bu yıldız, Huzaa ve Himyer kabileleri gibi birçok toplum tarafından ilah kabul ediliyordu."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten (Huzaa kabilesinin tapındığı) Şi’ra yıldızının Rabbi de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-48c.mp3","commentary_text":"Şi’ra (Sirius) yıldızı gökyüzünün ihtişamlı ve en parlak yıldızı olup tarih boyunca pek çok hurafeye kaynaklık etmiştir. Cahiliye Araplarının da şans ve uğur kaynağı olarak gördükleri ve bahtlarını kendisine bağladıkları bu yıldız, Huzaa ve Himyer kabileleri gibi birçok toplum tarafından ilah kabul ediliyordu."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten (Huzaa kabilesinin tapındığı) Şi’ra yıldızının Rabbi de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-49c.mp3","commentary_text":"Şi’ra (Sirius) yıldızı gökyüzünün ihtişamlı ve en parlak yıldızı olup tarih boyunca pek çok hurafeye kaynaklık etmiştir. Cahiliye Araplarının da şans ve uğur kaynağı olarak gördükleri ve bahtlarını kendisine bağladıkları bu yıldız, Huzaa ve Himyer kabileleri gibi birçok toplum tarafından ilah kabul ediliyordu."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten (Huzaa kabilesinin tapındığı) Şi’ra yıldızının Rabbi de O’dur.","arabic_text":"وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"52/52-49c.mp3","commentary_text":"Şi’ra (Sirius) yıldızı gökyüzünün ihtişamlı ve en parlak yıldızı olup tarih boyunca pek çok hurafeye kaynaklık etmiştir. Cahiliye Araplarının da şans ve uğur kaynağı olarak gördükleri ve bahtlarını kendisine bağladıkları bu yıldız, Huzaa ve Himyer kabileleri gibi birçok toplum tarafından ilah kabul ediliyordu."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eski dönemlerde yaşamış Âd kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O’dur","arabic_text":"وَاَنَّهُٓ اَهْلَكَ عَادًاۨ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eski dönemlerde yaşamış Âd kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O’dur","arabic_text":"وَاَنَّهُٓ اَهْلَكَ عَادًاۨ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eski dönemlerde yaşamış Âd kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O’dur","arabic_text":"وَاَنَّهُٓ اَهْلَكَ عَادًاۨ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Eski dönemlerde yaşamış Âd kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O’dur","arabic_text":"وَاَنَّهُٓ اَهْلَكَ عَادًاۨ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Semûd’u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan yine O’dur.","arabic_text":"وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Semûd’u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan yine O’dur.","arabic_text":"وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Semûd’u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan yine O’dur.","arabic_text":"وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Semûd’u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan yine O’dur.","arabic_text":"وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Daha önce de Nuh’un kavmini (yaptıkları yüzünden) helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Daha önce de Nuh’un kavmini (yaptıkları yüzünden) helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Daha önce de Nuh’un kavmini (yaptıkları yüzünden) helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Daha önce de Nuh’un kavmini (yaptıkları yüzünden) helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.","arabic_text":"وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"52/52-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"وَالْمُؤْتَفِكَةَ اَهْوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"وَالْمُؤْتَفِكَةَ اَهْوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"وَالْمُؤْتَفِكَةَ اَهْوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"وَالْمُؤْتَفِكَةَ اَهْوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden onları gömdükçe yere gömen O’dur.","arabic_text":"فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde (ey insan! Önceki isyancıların durumu ortada iken) Rabbinin nimetlerinin hangisi hakkında şüphe duyabilirsin?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde (ey insan! Önceki isyancıların durumu ortada iken) Rabbinin nimetlerinin hangisi hakkında şüphe duyabilirsin?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde (ey insan! Önceki isyancıların durumu ortada iken) Rabbinin nimetlerinin hangisi hakkında şüphe duyabilirsin?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde (ey insan! Önceki isyancıların durumu ortada iken) Rabbinin nimetlerinin hangisi hakkında şüphe duyabilirsin?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu (resul) de önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.","arabic_text":"هٰذَا نَذ۪يرٌ مِنَ النُّذُرِ الْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu (resul) de önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.","arabic_text":"هٰذَا نَذ۪يرٌ مِنَ النُّذُرِ الْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu (resul) de önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.","arabic_text":"هٰذَا نَذ۪يرٌ مِنَ النُّذُرِ الْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu (resul) de önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.","arabic_text":"هٰذَا نَذ۪يرٌ مِنَ النُّذُرِ الْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"52/52-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.","arabic_text":"اَزِفَتِ الْاٰزِفَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.","arabic_text":"اَزِفَتِ الْاٰزِفَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.","arabic_text":"اَزِفَتِ الْاٰزِفَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.","arabic_text":"اَزِفَتِ الْاٰزِفَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"52/52-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).","arabic_text":"لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ","related_links":[],"audio_path":"52/52-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).","arabic_text":"لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ","related_links":[],"audio_path":"52/52-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).","arabic_text":"لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ","related_links":[],"audio_path":"52/52-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).","arabic_text":"لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ","related_links":[],"audio_path":"52/52-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü/Kur’an’ı tuhaf mı buluyorsunuz?","arabic_text":"اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü/Kur’an’ı tuhaf mı buluyorsunuz?","arabic_text":"اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü/Kur’an’ı tuhaf mı buluyorsunuz?","arabic_text":"اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü/Kur’an’ı tuhaf mı buluyorsunuz?","arabic_text":"اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ve (halinize) gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!","arabic_text":"وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ve (halinize) gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!","arabic_text":"وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ve (halinize) gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!","arabic_text":"وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Ve (halinize) gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!","arabic_text":"وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"52/52-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Gaflet içinde eğlenip duruyorsunuz!","arabic_text":"وَاَنْتُمْ سَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"52/52-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Gaflet içinde eğlenip duruyorsunuz!","arabic_text":"وَاَنْتُمْ سَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"52/52-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Gaflet içinde eğlenip duruyorsunuz!","arabic_text":"وَاَنْتُمْ سَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"52/52-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Gaflet içinde eğlenip duruyorsunuz!","arabic_text":"وَاَنْتُمْ سَامِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"52/52-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haydi (bırakın bu gafleti de) şimdi Allah’a secde edin/O’na  boyun eğin ve kulluğunuzu yerine getirin!","arabic_text":"فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا ۩","related_links":[],"audio_path":"52/52-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haydi (bırakın bu gafleti de) şimdi Allah’a secde edin/O’na  boyun eğin ve kulluğunuzu yerine getirin!","arabic_text":"فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا ۩","related_links":[],"audio_path":"52/52-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haydi (bırakın bu gafleti de) şimdi Allah’a secde edin/O’na  boyun eğin ve kulluğunuzu yerine getirin!","arabic_text":"فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا ۩","related_links":[],"audio_path":"52/52-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Haydi (bırakın bu gafleti de) şimdi Allah’a secde edin/O’na  boyun eğin ve kulluğunuzu yerine getirin!","arabic_text":"فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا ۩","related_links":[],"audio_path":"52/52-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":54,"name":"KAMER SÛRESİ","description":"Kamer suresi, Mekke döneminde inmiş olup 55 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “Ay” anlamına gelen “Kamer” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyamet saatinin yaklaşmasıyla gerçeklerin ay gibi ortaya çıktığı ifade ediliyor. Nûh, Âd, Semûd, Lût ve Firavun kavimlerinin yaptıkları kötülükler yüzünden uğradıkları cezalar etkileyici bir üslûpla anlatılıyor. Ayrıca sûrede “Andolsun ki Biz, Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?” âyeti dört defa tekrarlanarak Kur’an üzerinde düşünmenin ehemmiyeti vurgulanıyor. İnananlara, inandıkları, çalıştıkları ve doğru oldukları sürece Allah’ın yardımının devam edeceği konusunda güvence veriliyor. Sûrede bulunan; “O topluluk yakında bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.” âyetinin inmesinden kısa bir süre sonra Bedir Savaşında Müslümanların zafer elde etmesiyle Kur’an’ın bir mucizesi gerçekleşmiş oluyor. Sûrede, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ve O’nun emirlerini yerine getirenlerin cennet nimetlerine nâil olacakları bildiriliyor.","sura_intro_audio":"53/53-a.mp3","verse_count":55,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Kıyamet) saati yaklaştı ve gerçekler (ay gibi) apaçık ortaya çıktı.","arabic_text":"اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ","related_links":["16/1","21/1","33/63","81/2"],"audio_path":"53/53-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-1c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “inşikak-i kamer” ifadesi, meallerin çoğunda “ayın yarılması” olarak tercüme edilse de Arap edebiyatında bir işin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına bir deyim olarak “inşikak-i kamer” denir. Yani ay gibi her şey bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Bu itibarla, surenin anlam akışı içinde bu söylemi, “ayın yarılması” olarak değil de kıyamet saatinin yaklaştığına işaret eden “gerçeklerin ortaya çıkması” olarak anlamak daha doğru olur. Zira peygamberimizin Kur an dışında bir mucizesinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konudaki sözde hadislerin tümü asılsız hatta iftiradır. “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51) Bu ayet müşriklerin mucize talepleri sonrasında nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Kıyamet) saati yaklaştı ve gerçekler (ay gibi) apaçık ortaya çıktı.","arabic_text":"اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ","related_links":["16/1","21/1","33/63","81/2"],"audio_path":"53/53-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-0c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “inşikak-i kamer” ifadesi, meallerin çoğunda “ayın yarılması” olarak tercüme edilse de Arap edebiyatında bir işin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına bir deyim olarak “inşikak-i kamer” denir. Yani ay gibi her şey bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Bu itibarla, surenin anlam akışı içinde bu söylemi, “ayın yarılması” olarak değil de kıyamet saatinin yaklaştığına işaret eden “gerçeklerin ortaya çıkması” olarak anlamak daha doğru olur. Zira peygamberimizin Kur an dışında bir mucizesinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konudaki sözde hadislerin tümü asılsız hatta iftiradır. “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51) Bu ayet müşriklerin mucize talepleri sonrasında nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Kıyamet) saati yaklaştı ve gerçekler (ay gibi) apaçık ortaya çıktı.","arabic_text":"اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ","related_links":["16/1","21/1","33/63","81/2"],"audio_path":"53/53-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-1c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “inşikak-i kamer” ifadesi, meallerin çoğunda “ayın yarılması” olarak tercüme edilse de Arap edebiyatında bir işin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına bir deyim olarak “inşikak-i kamer” denir. Yani ay gibi her şey bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Bu itibarla, surenin anlam akışı içinde bu söylemi, “ayın yarılması” olarak değil de kıyamet saatinin yaklaştığına işaret eden “gerçeklerin ortaya çıkması” olarak anlamak daha doğru olur. Zira peygamberimizin Kur an dışında bir mucizesinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konudaki sözde hadislerin tümü asılsız hatta iftiradır. “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51) Bu ayet müşriklerin mucize talepleri sonrasında nazil olmuştur."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Kıyamet) saati yaklaştı ve gerçekler (ay gibi) apaçık ortaya çıktı.","arabic_text":"اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ","related_links":["16/1","21/1","33/63","81/2"],"audio_path":"53/53-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-1c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “inşikak-i kamer” ifadesi, meallerin çoğunda “ayın yarılması” olarak tercüme edilse de Arap edebiyatında bir işin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına bir deyim olarak “inşikak-i kamer” denir. Yani ay gibi her şey bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Bu itibarla, surenin anlam akışı içinde bu söylemi, “ayın yarılması” olarak değil de kıyamet saatinin yaklaştığına işaret eden “gerçeklerin ortaya çıkması” olarak anlamak daha doğru olur. Zira peygamberimizin Kur an dışında bir mucizesinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu konudaki sözde hadislerin tümü asılsız hatta iftiradır. “Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.” (Ankebût 29/51) Bu ayet müşriklerin mucize talepleri sonrasında nazil olmuştur."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar imana sevk eden bir ayet/mucize görseler bu: “Eskiden beri devam edegelen aklı etki altına alan bir aldatmaca bir yalandır.” diyerek yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar imana sevk eden bir ayet/mucize görseler bu: “Eskiden beri devam edegelen aklı etki altına alan bir aldatmaca bir yalandır.” diyerek yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar imana sevk eden bir ayet/mucize görseler bu: “Eskiden beri devam edegelen aklı etki altına alan bir aldatmaca bir yalandır.” diyerek yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar imana sevk eden bir ayet/mucize görseler bu: “Eskiden beri devam edegelen aklı etki altına alan bir aldatmaca bir yalandır.” diyerek yüz çevirirler.","arabic_text":"وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar (Resulü) yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş (Allah’ın takdirine göre) gerçekleşecektir (onlar yalanladılar diye resul görevini bırakacak değildir).","arabic_text":"وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar (Resulü) yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş (Allah’ın takdirine göre) gerçekleşecektir (onlar yalanladılar diye resul görevini bırakacak değildir).","arabic_text":"وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar (Resulü) yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş (Allah’ın takdirine göre) gerçekleşecektir (onlar yalanladılar diye resul görevini bırakacak değildir).","arabic_text":"وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onlar (Resulü) yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş (Allah’ın takdirine göre) gerçekleşecektir (onlar yalanladılar diye resul görevini bırakacak değildir).","arabic_text":"وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Andolsun ki onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (gelen) uyarılar (inanmak gibi bir niyetleri olmadığı için onlara) hiç bir fayda vermemiştir.","arabic_text":"حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Andolsun ki onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (gelen) uyarılar (inanmak gibi bir niyetleri olmadığı için onlara) hiç bir fayda vermemiştir.","arabic_text":"حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Andolsun ki onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (gelen) uyarılar (inanmak gibi bir niyetleri olmadığı için onlara) hiç bir fayda vermemiştir.","arabic_text":"حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"Andolsun ki onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (gelen) uyarılar (inanmak gibi bir niyetleri olmadığı için onlara) hiç bir fayda vermemiştir.","arabic_text":"حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُۙ ﴿٢﴾ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde (ey Resul) sen onlardan yüz çevir (üzerlerine varma)! Gün gelecek o davetçi (melek) insanları benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye ve hesap vermeye) çağıracaktır!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde (ey Resul) sen onlardan yüz çevir (üzerlerine varma)! Gün gelecek o davetçi (melek) insanları benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye ve hesap vermeye) çağıracaktır!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde (ey Resul) sen onlardan yüz çevir (üzerlerine varma)! Gün gelecek o davetçi (melek) insanları benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye ve hesap vermeye) çağıracaktır!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde (ey Resul) sen onlardan yüz çevir (üzerlerine varma)! Gün gelecek o davetçi (melek) insanları benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye ve hesap vermeye) çağıracaktır!","arabic_text":"فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mevzilerinden çıkacak (ve)","arabic_text":"خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mevzilerinden çıkacak (ve)","arabic_text":"خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mevzilerinden çıkacak (ve)","arabic_text":"خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mevzilerinden çıkacak (ve)","arabic_text":"خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkârcılar kendilerini çağıran görevliye doğru koşarlarken (içlerinden): “Bu çok çetin bir gündür!” diyecekler.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkârcılar kendilerini çağıran görevliye doğru koşarlarken (içlerinden): “Bu çok çetin bir gündür!” diyecekler.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkârcılar kendilerini çağıran görevliye doğru koşarlarken (içlerinden): “Bu çok çetin bir gündür!” diyecekler.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"İnkârcılar kendilerini çağıran görevliye doğru koşarlarken (içlerinden): “Bu çok çetin bir gündür!” diyecekler.","arabic_text":"مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biridir’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biridir’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biridir’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biridir’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O da Rabbine: “Ey Rabbim! Ben yenik düştüm (bana) yardım et!” diye dua etmişti.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ","related_links":["21/76","71/28"],"audio_path":"53/53-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O da Rabbine: “Ey Rabbim! Ben yenik düştüm (bana) yardım et!” diye dua etmişti.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ","related_links":["21/76","71/28"],"audio_path":"53/53-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O da Rabbine: “Ey Rabbim! Ben yenik düştüm (bana) yardım et!” diye dua etmişti.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ","related_links":["21/76","71/28"],"audio_path":"53/53-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O da Rabbine: “Ey Rabbim! Ben yenik düştüm (bana) yardım et!” diye dua etmişti.","arabic_text":"فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ","related_links":["21/76","71/28"],"audio_path":"53/53-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz de göğün kapılarını açarak bardak-tan su boşanırcasına yağmur yağdırdık.","arabic_text":"فَفَتَحْنَٓا اَبْوَابَ السَّمَٓاءِ بِمَٓاءٍ مُنْهَمِرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz de göğün kapılarını açarak bardak-tan su boşanırcasına yağmur yağdırdık.","arabic_text":"فَفَتَحْنَٓا اَبْوَابَ السَّمَٓاءِ بِمَٓاءٍ مُنْهَمِرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz de göğün kapılarını açarak bardak-tan su boşanırcasına yağmur yağdırdık.","arabic_text":"فَفَتَحْنَٓا اَبْوَابَ السَّمَٓاءِ بِمَٓاءٍ مُنْهَمِرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Biz de göğün kapılarını açarak bardak-tan su boşanırcasına yağmur yağdırdık.","arabic_text":"فَفَتَحْنَٓا اَبْوَابَ السَّمَٓاءِ بِمَٓاءٍ مُنْهَمِرٍۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve toprağı göz göz yarıp suları fışkırttık. Nihayet (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek) takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi.","arabic_text":"وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ","related_links":["11/4044","23/27"],"audio_path":"53/53-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve toprağı göz göz yarıp suları fışkırttık. Nihayet (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek) takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi.","arabic_text":"وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ","related_links":["11/4044","23/27"],"audio_path":"53/53-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve toprağı göz göz yarıp suları fışkırttık. Nihayet (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek) takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi.","arabic_text":"وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ","related_links":["11/4044","23/27"],"audio_path":"53/53-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve toprağı göz göz yarıp suları fışkırttık. Nihayet (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek) takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi.","arabic_text":"وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ","related_links":["11/4044","23/27"],"audio_path":"53/53-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz onu (ve ona inananları) levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.","arabic_text":"وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz onu (ve ona inananları) levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.","arabic_text":"وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz onu (ve ona inananları) levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.","arabic_text":"وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Biz onu (ve ona inananları) levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.","arabic_text":"وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kendisine karşı) nankörlük edilen kulumuz (Nuh)’a ödül olarak yaptırılan bu gemi gözetimimiz altında akıp gidiyordu.","arabic_text":"تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kendisine karşı) nankörlük edilen kulumuz (Nuh)’a ödül olarak yaptırılan bu gemi gözetimimiz altında akıp gidiyordu.","arabic_text":"تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kendisine karşı) nankörlük edilen kulumuz (Nuh)’a ödül olarak yaptırılan bu gemi gözetimimiz altında akıp gidiyordu.","arabic_text":"تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Kendisine karşı) nankörlük edilen kulumuz (Nuh)’a ödül olarak yaptırılan bu gemi gözetimimiz altında akıp gidiyordu.","arabic_text":"تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken ibret alacak yok mudur?","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken ibret alacak yok mudur?","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken ibret alacak yok mudur?","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken ibret alacak yok mudur?","arabic_text":"وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-16c.mp3","commentary_text":"Allah “öğüt almak için Kur’an’ı kolaylaştırdık” buyuruyor ve bu âyet aynı sûrede ehemmiyetine binaen dört defa tekrarlanıyor. Ama biz hâlâ Kur’an’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu iddia ediyoruz. Herkes Kur’an’ın bütün âyetlerini anlamayabilir ama dinin temelini oluşturan inanç ve ahlâk içerikli ayetleri çok rahat anlayabilir. Ayrıca Kur’an kendi kendini açıklayacağı için okundukça çok daha kolay anlaşılacaktır, yeter ki anlamak konusunda azimli olunsun. “… Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!” (En’am 6/65) “Öğüt almak için” diyor ve arkasından bizi uyandırması ve ayağa kaldırması için soru cümlesi geliyor: “Hani var mı düşünüp öğüt alan?” Evet, Allah “Kur’an’ı öğüt almak için gönderdim” buyuruyor fakat biz; “bu, öğüt alınacak kadar kolay bir kitap değildir” diyor ve ondan uzaklaşıyoruz. Allah “Var mıdır düşünüp öğüt alan” diye soru soruyor ama biz öğüt almak yerine onun harfleri ve kelimeleri üzerinde talim ve tecvid çalışması yapıyoruz. Yani petekteki balı yemek yerine peteği tercih ediyoruz. Oysa peteğin vazifesi balı taşımaktır, esas olan baldır. Kur’an ayetlerinin metinleri vahyi insanlara aktarmak için aracıdır esas olan vahyin yani mesajın kendisidir. Biz, dünya ve ahiretimizi cennete dönüştürecek olan mesajı almak ve onunla terbiye olmak yerine maalesef onu taşıyan metinlerin lafız tekrarını yaparak sevap kazanmaya çalışıyoruz."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-15c.mp3","commentary_text":"Allah “öğüt almak için Kur’an’ı kolaylaştırdık” buyuruyor ve bu âyet aynı sûrede ehemmiyetine binaen dört defa tekrarlanıyor. Ama biz hâlâ Kur’an’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu iddia ediyoruz. Herkes Kur’an’ın bütün âyetlerini anlamayabilir ama dinin temelini oluşturan inanç ve ahlâk içerikli ayetleri çok rahat anlayabilir. Ayrıca Kur’an kendi kendini açıklayacağı için okundukça çok daha kolay anlaşılacaktır, yeter ki anlamak konusunda azimli olunsun. “… Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!” (En’am 6/65) “Öğüt almak için” diyor ve arkasından bizi uyandırması ve ayağa kaldırması için soru cümlesi geliyor: “Hani var mı düşünüp öğüt alan?” Evet, Allah “Kur’an’ı öğüt almak için gönderdim” buyuruyor fakat biz; “bu, öğüt alınacak kadar kolay bir kitap değildir” diyor ve ondan uzaklaşıyoruz. Allah “Var mıdır düşünüp öğüt alan” diye soru soruyor ama biz öğüt almak yerine onun harfleri ve kelimeleri üzerinde talim ve tecvid çalışması yapıyoruz. Yani petekteki balı yemek yerine peteği tercih ediyoruz. Oysa peteğin vazifesi balı taşımaktır, esas olan baldır. Kur’an ayetlerinin metinleri vahyi insanlara aktarmak için aracıdır esas olan vahyin yani mesajın kendisidir. Biz, dünya ve ahiretimizi cennete dönüştürecek olan mesajı almak ve onunla terbiye olmak yerine maalesef onu taşıyan metinlerin lafız tekrarını yaparak sevap kazanmaya çalışıyoruz."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-16c.mp3","commentary_text":"Allah “öğüt almak için Kur’an’ı kolaylaştırdık” buyuruyor ve bu âyet aynı sûrede ehemmiyetine binaen dört defa tekrarlanıyor. Ama biz hâlâ Kur’an’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu iddia ediyoruz. Herkes Kur’an’ın bütün âyetlerini anlamayabilir ama dinin temelini oluşturan inanç ve ahlâk içerikli ayetleri çok rahat anlayabilir. Ayrıca Kur’an kendi kendini açıklayacağı için okundukça çok daha kolay anlaşılacaktır, yeter ki anlamak konusunda azimli olunsun. “… Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!” (En’am 6/65) “Öğüt almak için” diyor ve arkasından bizi uyandırması ve ayağa kaldırması için soru cümlesi geliyor: “Hani var mı düşünüp öğüt alan?” Evet, Allah “Kur’an’ı öğüt almak için gönderdim” buyuruyor fakat biz; “bu, öğüt alınacak kadar kolay bir kitap değildir” diyor ve ondan uzaklaşıyoruz. Allah “Var mıdır düşünüp öğüt alan” diye soru soruyor ama biz öğüt almak yerine onun harfleri ve kelimeleri üzerinde talim ve tecvid çalışması yapıyoruz. Yani petekteki balı yemek yerine peteği tercih ediyoruz. Oysa peteğin vazifesi balı taşımaktır, esas olan baldır. Kur’an ayetlerinin metinleri vahyi insanlara aktarmak için aracıdır esas olan vahyin yani mesajın kendisidir. Biz, dünya ve ahiretimizi cennete dönüştürecek olan mesajı almak ve onunla terbiye olmak yerine maalesef onu taşıyan metinlerin lafız tekrarını yaparak sevap kazanmaya çalışıyoruz."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-16c.mp3","commentary_text":"Allah “öğüt almak için Kur’an’ı kolaylaştırdık” buyuruyor ve bu âyet aynı sûrede ehemmiyetine binaen dört defa tekrarlanıyor. Ama biz hâlâ Kur’an’ın anlaşılmaz bir kitap olduğunu iddia ediyoruz. Herkes Kur’an’ın bütün âyetlerini anlamayabilir ama dinin temelini oluşturan inanç ve ahlâk içerikli ayetleri çok rahat anlayabilir. Ayrıca Kur’an kendi kendini açıklayacağı için okundukça çok daha kolay anlaşılacaktır, yeter ki anlamak konusunda azimli olunsun. “… Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz!” (En’am 6/65) “Öğüt almak için” diyor ve arkasından bizi uyandırması ve ayağa kaldırması için soru cümlesi geliyor: “Hani var mı düşünüp öğüt alan?” Evet, Allah “Kur’an’ı öğüt almak için gönderdim” buyuruyor fakat biz; “bu, öğüt alınacak kadar kolay bir kitap değildir” diyor ve ondan uzaklaşıyoruz. Allah “Var mıdır düşünüp öğüt alan” diye soru soruyor ama biz öğüt almak yerine onun harfleri ve kelimeleri üzerinde talim ve tecvid çalışması yapıyoruz. Yani petekteki balı yemek yerine peteği tercih ediyoruz. Oysa peteğin vazifesi balı taşımaktır, esas olan baldır. Kur’an ayetlerinin metinleri vahyi insanlara aktarmak için aracıdır esas olan vahyin yani mesajın kendisidir. Biz, dünya ve ahiretimizi cennete dönüştürecek olan mesajı almak ve onunla terbiye olmak yerine maalesef onu taşıyan metinlerin lafız tekrarını yaparak sevap kazanmaya çalışıyoruz."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97","38/29"],"audio_path":"53/53-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97","38/29"],"audio_path":"53/53-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97","38/29"],"audio_path":"53/53-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97","38/29"],"audio_path":"53/53-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Âd (kavmi de kendilerine gelen Hûd’u) yalanlamıştı fakat azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Âd (kavmi de kendilerine gelen Hûd’u) yalanlamıştı fakat azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Âd (kavmi de kendilerine gelen Hûd’u) yalanlamıştı fakat azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Âd (kavmi de kendilerine gelen Hûd’u) yalanlamıştı fakat azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Biz onların üstüne o pek talihsiz günde her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Biz onların üstüne o pek talihsiz günde her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Biz onların üstüne o pek talihsiz günde her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Biz onların üstüne o pek talihsiz günde her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.","arabic_text":"تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.","arabic_text":"تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.","arabic_text":"تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.","arabic_text":"تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Semud (kavmi de Salih’le gönderdiğimiz) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Semud (kavmi de Salih’le gönderdiğimiz) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Semud (kavmi de Salih’le gönderdiğimiz) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Semud (kavmi de Salih’le gönderdiğimiz) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz.","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz.","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz.","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz.","arabic_text":"فَقَالُٓوا اَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.","arabic_text":"ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.","arabic_text":"ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.","arabic_text":"ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.","arabic_text":"ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Biz de Salih’e dedik ki:) “Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar.”","arabic_text":"سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْاَشِرُ","related_links":[],"audio_path":"53/53-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Biz de Salih’e dedik ki:) “Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar.”","arabic_text":"سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْاَشِرُ","related_links":[],"audio_path":"53/53-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Biz de Salih’e dedik ki:) “Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar.”","arabic_text":"سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْاَشِرُ","related_links":[],"audio_path":"53/53-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Biz de Salih’e dedik ki:) “Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar.”","arabic_text":"سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْاَشِرُ","related_links":[],"audio_path":"53/53-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Şüphesiz biz onlara bir imtihan olmak üzere o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”","arabic_text":"اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-27c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin gösterdiği mucizelerin tamamı Allah’ın fiilidir. Ancak bütün mucizeler toplumların kültürlerine, yaşamlarına ve anlayacakları işlerin cinsine göre gerçekleşmiştir. Örneğin sihirbazlığın yaygın olduğu Firavun toplumuna onların anladığı dilden mucize gösterilmiştir. Hz. Salih’in toplumunun uzmanlık alanı hayvancılık olduğu için onların mucizesi de onun üzerinden olmuştur ve peygamberlerinden mucize olarak bir deve istemişlerdir. Allah da isteklerini yerine getirmiş ve onları deve ile imtihan etmiştir. Bu âyete göre, Allah’ın emriyle Hz. Salih’in gösterdiği şekilde, su bir gün devenin içmesine bırakılacak, bir gün de kendi ihtiyaçları için kullanılacaktı. Fakat onlar bunu birkaç gün böyle devam ettirdikten sonra dayanamayıp deveyi kestiler."},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Şüphesiz biz onlara bir imtihan olmak üzere o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”","arabic_text":"اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-26c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin gösterdiği mucizelerin tamamı Allah’ın fiilidir. Ancak bütün mucizeler toplumların kültürlerine, yaşamlarına ve anlayacakları işlerin cinsine göre gerçekleşmiştir. Örneğin sihirbazlığın yaygın olduğu Firavun toplumuna onların anladığı dilden mucize gösterilmiştir. Hz. Salih’in toplumunun uzmanlık alanı hayvancılık olduğu için onların mucizesi de onun üzerinden olmuştur ve peygamberlerinden mucize olarak bir deve istemişlerdir. Allah da isteklerini yerine getirmiş ve onları deve ile imtihan etmiştir. Bu âyete göre, Allah’ın emriyle Hz. Salih’in gösterdiği şekilde, su bir gün devenin içmesine bırakılacak, bir gün de kendi ihtiyaçları için kullanılacaktı. Fakat onlar bunu birkaç gün böyle devam ettirdikten sonra dayanamayıp deveyi kestiler."},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Şüphesiz biz onlara bir imtihan olmak üzere o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”","arabic_text":"اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-27c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin gösterdiği mucizelerin tamamı Allah’ın fiilidir. Ancak bütün mucizeler toplumların kültürlerine, yaşamlarına ve anlayacakları işlerin cinsine göre gerçekleşmiştir. Örneğin sihirbazlığın yaygın olduğu Firavun toplumuna onların anladığı dilden mucize gösterilmiştir. Hz. Salih’in toplumunun uzmanlık alanı hayvancılık olduğu için onların mucizesi de onun üzerinden olmuştur ve peygamberlerinden mucize olarak bir deve istemişlerdir. Allah da isteklerini yerine getirmiş ve onları deve ile imtihan etmiştir. Bu âyete göre, Allah’ın emriyle Hz. Salih’in gösterdiği şekilde, su bir gün devenin içmesine bırakılacak, bir gün de kendi ihtiyaçları için kullanılacaktı. Fakat onlar bunu birkaç gün böyle devam ettirdikten sonra dayanamayıp deveyi kestiler."},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Şüphesiz biz onlara bir imtihan olmak üzere o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”","arabic_text":"اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ","related_links":[],"audio_path":"53/53-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-27c.mp3","commentary_text":"Peygamberlerin gösterdiği mucizelerin tamamı Allah’ın fiilidir. Ancak bütün mucizeler toplumların kültürlerine, yaşamlarına ve anlayacakları işlerin cinsine göre gerçekleşmiştir. Örneğin sihirbazlığın yaygın olduğu Firavun toplumuna onların anladığı dilden mucize gösterilmiştir. Hz. Salih’in toplumunun uzmanlık alanı hayvancılık olduğu için onların mucizesi de onun üzerinden olmuştur ve peygamberlerinden mucize olarak bir deve istemişlerdir. Allah da isteklerini yerine getirmiş ve onları deve ile imtihan etmiştir. Bu âyete göre, Allah’ın emriyle Hz. Salih’in gösterdiği şekilde, su bir gün devenin içmesine bırakılacak, bir gün de kendi ihtiyaçları için kullanılacaktı. Fakat onlar bunu birkaç gün böyle devam ettirdikten sonra dayanamayıp deveyi kestiler."},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Hem de onlara (kuyudan içecekleri) suyun (deve ile) kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse o) hazır bulun(up suyunu al)sın.”","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ","related_links":["26/155"],"audio_path":"53/53-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Hem de onlara (kuyudan içecekleri) suyun (deve ile) kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse o) hazır bulun(up suyunu al)sın.”","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ","related_links":["26/155"],"audio_path":"53/53-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Hem de onlara (kuyudan içecekleri) suyun (deve ile) kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse o) hazır bulun(up suyunu al)sın.”","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ","related_links":["26/155"],"audio_path":"53/53-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Hem de onlara (kuyudan içecekleri) suyun (deve ile) kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse o) hazır bulun(up suyunu al)sın.”","arabic_text":"وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ","related_links":["26/155"],"audio_path":"53/53-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar (en azgın olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (deveyi) boğazladı.","arabic_text":"فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar (en azgın olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (deveyi) boğazladı.","arabic_text":"فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar (en azgın olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (deveyi) boğazladı.","arabic_text":"فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar (en azgın olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (deveyi) boğazladı.","arabic_text":"فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Sonra) Benim azabım ve uyarmam nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Şüphesiz biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de onlar hayvan ağılındaki kuru otlar gibi ufalanıp çer çöpe döndüler.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Şüphesiz biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de onlar hayvan ağılındaki kuru otlar gibi ufalanıp çer çöpe döndüler.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Şüphesiz biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de onlar hayvan ağılındaki kuru otlar gibi ufalanıp çer çöpe döndüler.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Şüphesiz biz onların üzerine korkunç bir ses gönderdik de onlar hayvan ağılındaki kuru otlar gibi ufalanıp çer çöpe döndüler.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki Biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki Biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki Biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Andolsun ki Biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Lût kavmi de uyarıları yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Lût kavmi de uyarıları yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Lût kavmi de uyarıları yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Lût kavmi de uyarıları yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ ﴿٢﴾ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ ﴿٢﴾ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ ﴿٢﴾ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34-35","turkish_text":"Biz de hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût’un ailesini (iki kızını) katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri (iyilik bilenleri) işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ ﴿٢﴾ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki (Lût) bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle bakmış (onları ciddiye almamış)lardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki (Lût) bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle bakmış (onları ciddiye almamış)lardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki (Lût) bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle bakmış (onları ciddiye almamış)lardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Andolsun ki (Lût) bizim cezalandırma gücümüz konusunda onları uyarmıştı ama onlar bu uyarılara hep şüpheyle bakmış (onları ciddiye almamış)lardı.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-38c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ehemmiyetine binaen aynı surede dört defa (17, 22, 32 ve 40) tekrarlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-37c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ehemmiyetine binaen aynı surede dört defa (17, 22, 32 ve 40) tekrarlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-38c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ehemmiyetine binaen aynı surede dört defa (17, 22, 32 ve 40) tekrarlanmaktadır."},{"verse_number":"38","turkish_text":"Andolsun ki sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.","arabic_text":"وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-35.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-38c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, ehemmiyetine binaen aynı surede dört defa (17, 22, 32 ve 40) tekrarlanmaktadır."},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Onlara:) “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Onlara:) “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Onlara:) “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"(Onlara:) “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın (bakalım dedik)!”","arabic_text":"فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?","arabic_text":"وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟","related_links":["19/97"],"audio_path":"53/53-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun Firavun’un ailesine de uyarıcılar gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun Firavun’un ailesine de uyarıcılar gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun Firavun’un ailesine de uyarıcılar gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Andolsun Firavun’un ailesine de uyarıcılar gelmişti.","arabic_text":"وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip tam muktedir olan Allah’ın şanına yaraşır şekilde cezalandırdık.","arabic_text":"كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَز۪يزٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip tam muktedir olan Allah’ın şanına yaraşır şekilde cezalandırdık.","arabic_text":"كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَز۪يزٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip tam muktedir olan Allah’ın şanına yaraşır şekilde cezalandırdık.","arabic_text":"كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَز۪يزٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Onlar ayetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları (yaptıkları yüzünden) mutlak galip tam muktedir olan Allah’ın şanına yaraşır şekilde cezalandırdık.","arabic_text":"كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَز۪يزٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Mekkeliler!) Sizin inkârcılarınız onlardan daha mı üstün? Yoksa sizin için (ilahi) kitaplarda bir kurtuluş belgesi (dokunulmazlık) mı var?","arabic_text":"اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-43c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin gelmesinden kısa bir zaman sonra Bedir Savaşında müşrikler bozguna uğratılarak arkalarını dönüp kaçtılar. Bu da Kur’an’ın açık bir mucizesidir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Mekkeliler!) Sizin inkârcılarınız onlardan daha mı üstün? Yoksa sizin için (ilahi) kitaplarda bir kurtuluş belgesi (dokunulmazlık) mı var?","arabic_text":"اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-42c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin gelmesinden kısa bir zaman sonra Bedir Savaşında müşrikler bozguna uğratılarak arkalarını dönüp kaçtılar. Bu da Kur’an’ın açık bir mucizesidir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Mekkeliler!) Sizin inkârcılarınız onlardan daha mı üstün? Yoksa sizin için (ilahi) kitaplarda bir kurtuluş belgesi (dokunulmazlık) mı var?","arabic_text":"اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-43c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin gelmesinden kısa bir zaman sonra Bedir Savaşında müşrikler bozguna uğratılarak arkalarını dönüp kaçtılar. Bu da Kur’an’ın açık bir mucizesidir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Ey Mekkeliler!) Sizin inkârcılarınız onlardan daha mı üstün? Yoksa sizin için (ilahi) kitaplarda bir kurtuluş belgesi (dokunulmazlık) mı var?","arabic_text":"اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ","related_links":[],"audio_path":"53/53-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-43c.mp3","commentary_text":"Bu âyetin gelmesinden kısa bir zaman sonra Bedir Savaşında müşrikler bozguna uğratılarak arkalarını dönüp kaçtılar. Bu da Kur’an’ın açık bir mucizesidir."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa onlar: “Biz yekvücut olmuş bir grubuz üstünlük bizim hakkımızdır!” mı diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَم۪يعٌ مُنْتَصِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa onlar: “Biz yekvücut olmuş bir grubuz üstünlük bizim hakkımızdır!” mı diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَم۪يعٌ مُنْتَصِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa onlar: “Biz yekvücut olmuş bir grubuz üstünlük bizim hakkımızdır!” mı diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَم۪يعٌ مُنْتَصِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksa onlar: “Biz yekvücut olmuş bir grubuz üstünlük bizim hakkımızdır!” mı diyorlar?","arabic_text":"اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَم۪يعٌ مُنْتَصِرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O topluluk yakında (Bedir gazvesinde) bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.","arabic_text":"سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O topluluk yakında (Bedir gazvesinde) bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.","arabic_text":"سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O topluluk yakında (Bedir gazvesinde) bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.","arabic_text":"سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O topluluk yakında (Bedir gazvesinde) bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.","arabic_text":"سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha doğrusu onlara vaad edilen (asıl) azap vakti o kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!","arabic_text":"بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha doğrusu onlara vaad edilen (asıl) azap vakti o kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!","arabic_text":"بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha doğrusu onlara vaad edilen (asıl) azap vakti o kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!","arabic_text":"بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Daha doğrusu onlara vaad edilen (asıl) azap vakti o kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!","arabic_text":"بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ","related_links":[],"audio_path":"53/53-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz günaha batmış olanlar (o zaman görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişlerdir!","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ","related_links":[],"audio_path":"53/53-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kader” sözcüğü “ölçü ve denge” anlamındadır.  Yani “evrendeki herşey Allah’ın koyduğu mükemmel ve kusursuz yasalara göre ölçülü ve dengeli bir şekilde varlığını devam ettirmektedir.”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz günaha batmış olanlar (o zaman görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişlerdir!","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ","related_links":[],"audio_path":"53/53-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-46c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kader” sözcüğü “ölçü ve denge” anlamındadır.  Yani “evrendeki herşey Allah’ın koyduğu mükemmel ve kusursuz yasalara göre ölçülü ve dengeli bir şekilde varlığını devam ettirmektedir.”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz günaha batmış olanlar (o zaman görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişlerdir!","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ","related_links":[],"audio_path":"53/53-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kader” sözcüğü “ölçü ve denge” anlamındadır.  Yani “evrendeki herşey Allah’ın koyduğu mükemmel ve kusursuz yasalara göre ölçülü ve dengeli bir şekilde varlığını devam ettirmektedir.”"},{"verse_number":"47","turkish_text":"Şüphesiz günaha batmış olanlar (o zaman görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişlerdir!","arabic_text":"اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ","related_links":[],"audio_path":"53/53-44.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"53/53-47c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “kader” sözcüğü “ölçü ve denge” anlamındadır.  Yani “evrendeki herşey Allah’ın koyduğu mükemmel ve kusursuz yasalara göre ölçülü ve dengeli bir şekilde varlığını devam ettirmektedir.”"},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün (onlar) yüzüstü ateşe sürüklenecekler (ve kendilerine): “Cehennemin acısını tadın!” denilecek.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün (onlar) yüzüstü ateşe sürüklenecekler (ve kendilerine): “Cehennemin acısını tadın!” denilecek.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün (onlar) yüzüstü ateşe sürüklenecekler (ve kendilerine): “Cehennemin acısını tadın!” denilecek.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"O gün (onlar) yüzüstü ateşe sürüklenecekler (ve kendilerine): “Cehennemin acısını tadın!” denilecek.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"53/53-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten biz her şeyi (bir yasaya göre) ölçü ve dengede yarattık.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":["25/2","55/7","87/3"],"audio_path":"53/53-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten biz her şeyi (bir yasaya göre) ölçü ve dengede yarattık.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":["25/2","55/7","87/3"],"audio_path":"53/53-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten biz her şeyi (bir yasaya göre) ölçü ve dengede yarattık.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":["25/2","55/7","87/3"],"audio_path":"53/53-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Gerçekten biz her şeyi (bir yasaya göre) ölçü ve dengede yarattık.","arabic_text":"يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ","related_links":["25/2","55/7","87/3"],"audio_path":"53/53-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bir şeyin olması için) bizim emrimiz göz kırpması kadar kısa sürede gerçekleşen bir iştir.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bir şeyin olması için) bizim emrimiz göz kırpması kadar kısa sürede gerçekleşen bir iştir.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bir şeyin olması için) bizim emrimiz göz kırpması kadar kısa sürede gerçekleşen bir iştir.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"(Bir şeyin olması için) bizim emrimiz göz kırpması kadar kısa sürede gerçekleşen bir iştir.","arabic_text":"وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki (inkârda ve isyanda) sizin gibi olanları hep helâk ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan!","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki (inkârda ve isyanda) sizin gibi olanları hep helâk ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan!","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki (inkârda ve isyanda) sizin gibi olanları hep helâk ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan!","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Andolsun ki (inkârda ve isyanda) sizin gibi olanları hep helâk ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan!","arabic_text":"وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onların yaptıkları her şey kitaplarda kayıtlıdır.","arabic_text":"وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onların yaptıkları her şey kitaplarda kayıtlıdır.","arabic_text":"وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onların yaptıkları her şey kitaplarda kayıtlıdır.","arabic_text":"وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Onların yaptıkları her şey kitaplarda kayıtlıdır.","arabic_text":"وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ","related_links":[],"audio_path":"53/53-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Küçük büyük (ne varsa) hepsi satır satır yazılmıştır.","arabic_text":"وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Küçük büyük (ne varsa) hepsi satır satır yazılmıştır.","arabic_text":"وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Küçük büyük (ne varsa) hepsi satır satır yazılmıştır.","arabic_text":"وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Küçük büyük (ne varsa) hepsi satır satır yazılmıştır.","arabic_text":"وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ","related_links":[],"audio_path":"53/53-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınan ve O’nun emirlerine uyanlar cennetlerde nehir kıyılarındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınan ve O’nun emirlerine uyanlar cennetlerde nehir kıyılarındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınan ve O’nun emirlerine uyanlar cennetlerde nehir kıyılarındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınan ve O’nun emirlerine uyanlar cennetlerde nehir kıyılarındadır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"53/53-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar) gücü her şeye yeten mülkünün sonu olmayan Allah’ın yanında sadakat makamındadırlar.","arabic_text":"ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar) gücü her şeye yeten mülkünün sonu olmayan Allah’ın yanında sadakat makamındadırlar.","arabic_text":"ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar) gücü her şeye yeten mülkünün sonu olmayan Allah’ın yanında sadakat makamındadırlar.","arabic_text":"ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"(Onlar) gücü her şeye yeten mülkünün sonu olmayan Allah’ın yanında sadakat makamındadırlar.","arabic_text":"ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ","related_links":[],"audio_path":"53/53-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":55,"name":"RAHMÂN SÛRESİ","description":"Rahman suresi, Mekke döneminde inmiş olup 78 ayettir. Sure adını, birinci ayeti oluşturan ve Allah’ın sıfatlarından biri olan “Rahman” kelimesinden almıştır. Sûre Kur’an’ın muhtelif yerlerinde onlarca defa tekrarlanan ve Allah’ın varlık âlemindeki her şeyi kuşatan rahmetini ifade eden “Rahman” ismiyle başlıyor ve insana verilen değere ve nimetlere vurgu yapılarak devam ediyor. İnsana pek çok nimetin verildiği ve verilen bu nimetler arasında güneş, ay, yıldızlar, gök ve yer, bitkiler, çeşitli meyveler ve bunların insan hayatı için sağladığı faydalar anlatılıyor. Allah’ın dünyadaki ve ahiretteki daha pek çok nimetinden bahsedilen sûrede “Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz” âyeti ehemmiyetine binaen 31 defa tekrarlanıyor. Yeryüzünde bulunan bütün canlıların bir gün mutlaka öleceği, sadece azamet ve kerem sahibi olan Allah’ın bâki kalacağı ifade ediliyor. Kıyametin kopmasına da değinilen sûrede inkârcıların kötü âkıbeti tasvir edildikten sonra, dünyada iken rabbinin huzuruna çıkma bilinciyle hayatını dizayn eden ve Rabbine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan müminlerin cennet hayatı anlatılıyor. Sûrenin sonunda, Allah’ın azamet, kerem ve lütuf sahibi olduğu vurgulanıyor.","sura_intro_audio":"54/54-a.mp3","verse_count":78,"verses":[{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah Resulüne) Kur’an’ı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنُۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah Resulüne) Kur’an’ı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنُۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah Resulüne) Kur’an’ı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنُۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1-2","turkish_text":"Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah Resulüne) Kur’an’ı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنُۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanı yarattı","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanı yarattı","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanı yarattı","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanı yarattı","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ الْبَيَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ الْبَيَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ الْبَيَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَهُ الْبَيَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneş de ay da kendileri için belirlenen yörüngelerde bir hesaba göre hareket etmektedir.","arabic_text":"اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ","related_links":[],"audio_path":"54/54-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneş de ay da kendileri için belirlenen yörüngelerde bir hesaba göre hareket etmektedir.","arabic_text":"اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ","related_links":[],"audio_path":"54/54-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneş de ay da kendileri için belirlenen yörüngelerde bir hesaba göre hareket etmektedir.","arabic_text":"اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ","related_links":[],"audio_path":"54/54-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Güneş de ay da kendileri için belirlenen yörüngelerde bir hesaba göre hareket etmektedir.","arabic_text":"اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ","related_links":[],"audio_path":"54/54-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Yaratılışları gereği) bitkiler de ağaçlar da (Allah’a) secde ederler (O’nun yasalarına uygun olarak hayat sürdürürler).","arabic_text":"وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Yaratılışları gereği) bitkiler de ağaçlar da (Allah’a) secde ederler (O’nun yasalarına uygun olarak hayat sürdürürler).","arabic_text":"وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Yaratılışları gereği) bitkiler de ağaçlar da (Allah’a) secde ederler (O’nun yasalarına uygun olarak hayat sürdürürler).","arabic_text":"وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Yaratılışları gereği) bitkiler de ağaçlar da (Allah’a) secde ederler (O’nun yasalarına uygun olarak hayat sürdürürler).","arabic_text":"وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah’ın bu düzenini örnek alın ve) taşkınlık yapıp ölçüyü kaçırmayın haddi aşmayın!","arabic_text":"اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah’ın bu düzenini örnek alın ve) taşkınlık yapıp ölçüyü kaçırmayın haddi aşmayın!","arabic_text":"اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah’ın bu düzenini örnek alın ve) taşkınlık yapıp ölçüyü kaçırmayın haddi aşmayın!","arabic_text":"اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Allah’ın bu düzenini örnek alın ve) taşkınlık yapıp ölçüyü kaçırmayın haddi aşmayın!","arabic_text":"اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Değerlendirirken ölçülü ve adaletli olun. Değerlendirmelerinizde adaletsizlik yapmayın!","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Değerlendirirken ölçülü ve adaletli olun. Değerlendirmelerinizde adaletsizlik yapmayın!","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Değerlendirirken ölçülü ve adaletli olun. Değerlendirmelerinizde adaletsizlik yapmayın!","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Değerlendirirken ölçülü ve adaletli olun. Değerlendirmelerinizde adaletsizlik yapmayın!","arabic_text":"وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ","related_links":[],"audio_path":"54/54-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Allah) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Allah) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Allah) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Allah) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları filizlenip dal veren taneler hoş kokulu bitkiler yarattı.","arabic_text":"وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ ﴿٢﴾ ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları filizlenip dal veren taneler hoş kokulu bitkiler yarattı.","arabic_text":"وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ ﴿٢﴾ ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları filizlenip dal veren taneler hoş kokulu bitkiler yarattı.","arabic_text":"وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ ﴿٢﴾ ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11-12","turkish_text":"Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları filizlenip dal veren taneler hoş kokulu bitkiler yarattı.","arabic_text":"وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ ﴿٢﴾ ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O (ilk) insanı pişirilmiş kuru bir balçıktan meydana getirdi.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O (ilk) insanı pişirilmiş kuru bir balçıktan meydana getirdi.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O (ilk) insanı pişirilmiş kuru bir balçıktan meydana getirdi.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O (ilk) insanı pişirilmiş kuru bir balçıktan meydana getirdi.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Cini de ateşin dumansızından (ışından) yarattı.","arabic_text":"وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-15c.mp3","commentary_text":"“İki doğu ve iki batı” dan maksat, yerkürenin her 180 derecelik açısı itibariyledir. Yaz ve kış mevsimlerine göre doğma ve batmanın yerleri değiştiği için “iki doğu” ve” iki batı” tabirleri kullanılmış olabilir. Allah, koyduğu şaşmaz kanunlar sayesinde gündoğumu ve günbatımı noktalarına hükmederek karanlığı aydınlığa ve aydınlığı karanlığa nasıl dönüştürüyorsa aynen öyle gönderdiği Kur’an sayesinde de kötülük ve cehaletten kaynaklanan bütün karanlıkları aydınlığa tahvil ediyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Cini de ateşin dumansızından (ışından) yarattı.","arabic_text":"وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-15c.mp3","commentary_text":"“İki doğu ve iki batı” dan maksat, yerkürenin her 180 derecelik açısı itibariyledir. Yaz ve kış mevsimlerine göre doğma ve batmanın yerleri değiştiği için “iki doğu” ve” iki batı” tabirleri kullanılmış olabilir. Allah, koyduğu şaşmaz kanunlar sayesinde gündoğumu ve günbatımı noktalarına hükmederek karanlığı aydınlığa ve aydınlığı karanlığa nasıl dönüştürüyorsa aynen öyle gönderdiği Kur’an sayesinde de kötülük ve cehaletten kaynaklanan bütün karanlıkları aydınlığa tahvil ediyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Cini de ateşin dumansızından (ışından) yarattı.","arabic_text":"وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-14c.mp3","commentary_text":"“İki doğu ve iki batı” dan maksat, yerkürenin her 180 derecelik açısı itibariyledir. Yaz ve kış mevsimlerine göre doğma ve batmanın yerleri değiştiği için “iki doğu” ve” iki batı” tabirleri kullanılmış olabilir. Allah, koyduğu şaşmaz kanunlar sayesinde gündoğumu ve günbatımı noktalarına hükmederek karanlığı aydınlığa ve aydınlığı karanlığa nasıl dönüştürüyorsa aynen öyle gönderdiği Kur’an sayesinde de kötülük ve cehaletten kaynaklanan bütün karanlıkları aydınlığa tahvil ediyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Cini de ateşin dumansızından (ışından) yarattı.","arabic_text":"وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-15c.mp3","commentary_text":"“İki doğu ve iki batı” dan maksat, yerkürenin her 180 derecelik açısı itibariyledir. Yaz ve kış mevsimlerine göre doğma ve batmanın yerleri değiştiği için “iki doğu” ve” iki batı” tabirleri kullanılmış olabilir. Allah, koyduğu şaşmaz kanunlar sayesinde gündoğumu ve günbatımı noktalarına hükmederek karanlığı aydınlığa ve aydınlığı karanlığa nasıl dönüştürüyorsa aynen öyle gönderdiği Kur’an sayesinde de kötülük ve cehaletten kaynaklanan bütün karanlıkları aydınlığa tahvil ediyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma nimetini nasıl görmezlikten gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma nimetini nasıl görmezlikten gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma nimetini nasıl görmezlikten gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma nimetini nasıl görmezlikten gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O iki doğunun ve iki batının Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ","related_links":["7/137","37/5"],"audio_path":"54/54-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O iki doğunun ve iki batının Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ","related_links":["7/137","37/5"],"audio_path":"54/54-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O iki doğunun ve iki batının Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ","related_links":["7/137","37/5"],"audio_path":"54/54-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O iki doğunun ve iki batının Rabbidir.","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ","related_links":["7/137","37/5"],"audio_path":"54/54-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Rabbinizin büyüklüğünü nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Rabbinizin büyüklüğünü nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Rabbinizin büyüklüğünü nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Rabbinizin büyüklüğünü nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi.","arabic_text":"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi.","arabic_text":"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi.","arabic_text":"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi.","arabic_text":"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ama aralarında birbirlerine karışmalarını önleyen bir engel vardır (Bir tarafın tuzlu suyu diğer tarafın tatlı suyuna karışmamaktadır).","arabic_text":"بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ","related_links":["16/14","25/53","27/61","35/12"],"audio_path":"54/54-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ama aralarında birbirlerine karışmalarını önleyen bir engel vardır (Bir tarafın tuzlu suyu diğer tarafın tatlı suyuna karışmamaktadır).","arabic_text":"بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ","related_links":["16/14","25/53","27/61","35/12"],"audio_path":"54/54-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ama aralarında birbirlerine karışmalarını önleyen bir engel vardır (Bir tarafın tuzlu suyu diğer tarafın tatlı suyuna karışmamaktadır).","arabic_text":"بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ","related_links":["16/14","25/53","27/61","35/12"],"audio_path":"54/54-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Ama aralarında birbirlerine karışmalarını önleyen bir engel vardır (Bir tarafın tuzlu suyu diğer tarafın tatlı suyuna karışmamaktadır).","arabic_text":"بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ","related_links":["16/14","25/53","27/61","35/12"],"audio_path":"54/54-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O halde Rabbinizin kudretini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O halde Rabbinizin kudretini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O halde Rabbinizin kudretini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O halde Rabbinizin kudretini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ۬ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ۬ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ۬ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ۬ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Deniz(ler)de koca dağlar gibi yüzen gemiler de O’nundur.","arabic_text":"وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Deniz(ler)de koca dağlar gibi yüzen gemiler de O’nundur.","arabic_text":"وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Deniz(ler)de koca dağlar gibi yüzen gemiler de O’nundur.","arabic_text":"وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Deniz(ler)de koca dağlar gibi yüzen gemiler de O’nundur.","arabic_text":"وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O halde Rabbinizin azametini nasıl düşünmezsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O halde Rabbinizin azametini nasıl düşünmezsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O halde Rabbinizin azametini nasıl düşünmezsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O halde Rabbinizin azametini nasıl düşünmezsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yer üzerinde bulunan her canlı fanidir (yok olacaktır).","arabic_text":"كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yer üzerinde bulunan her canlı fanidir (yok olacaktır).","arabic_text":"كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yer üzerinde bulunan her canlı fanidir (yok olacaktır).","arabic_text":"كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Yer üzerinde bulunan her canlı fanidir (yok olacaktır).","arabic_text":"كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ancak azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin zatı baki kalacaktır.","arabic_text":"وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ","related_links":["28/88"],"audio_path":"54/54-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ancak azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin zatı baki kalacaktır.","arabic_text":"وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ","related_links":["28/88"],"audio_path":"54/54-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ancak azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin zatı baki kalacaktır.","arabic_text":"وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ","related_links":["28/88"],"audio_path":"54/54-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Ancak azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin zatı baki kalacaktır.","arabic_text":"وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ","related_links":["28/88"],"audio_path":"54/54-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O halde Rabbinizin ezeli ve ebedi olduğunu nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O halde Rabbinizin ezeli ve ebedi olduğunu nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O halde Rabbinizin ezeli ve ebedi olduğunu nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O halde Rabbinizin ezeli ve ebedi olduğunu nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi sadece) O’ndan isterler. O (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).","arabic_text":"يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi sadece) O’ndan isterler. O (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).","arabic_text":"يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi sadece) O’ndan isterler. O (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).","arabic_text":"يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Göklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi sadece) O’ndan isterler. O (bütün bunları hayata geçirmek için) her an yeni bir ilâhî tasarruftadır (yeni bir şey yaratmaktadır).","arabic_text":"يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma ve hayatı devam ettirme tasarrufunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma ve hayatı devam ettirme tasarrufunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma ve hayatı devam ettirme tasarrufunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O halde Rabbinizin yaratma ve hayatı devam ettirme tasarrufunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey (kendilerine sorumluluk yüklenmiş olan) iki ağırlık (insan ve cin) toplulukları! (Verdiğimiz nimetlerden sonra) yakında sizi de hesaba çekeceğiz.","arabic_text":"سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bilimsel çalışma yapanlar için çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Yerin çekim kuvvetinin dışına çıkmanın ve böylece güneşin çekim etkisi altında kalan gezegenlere ve onların bilinen ve bilinmeyen uydularına ulaşılabilmenin özel bir vasıta ile akıl ve bilimle mümkün olabileceğinden bahsediyor."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey (kendilerine sorumluluk yüklenmiş olan) iki ağırlık (insan ve cin) toplulukları! (Verdiğimiz nimetlerden sonra) yakında sizi de hesaba çekeceğiz.","arabic_text":"سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bilimsel çalışma yapanlar için çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Yerin çekim kuvvetinin dışına çıkmanın ve böylece güneşin çekim etkisi altında kalan gezegenlere ve onların bilinen ve bilinmeyen uydularına ulaşılabilmenin özel bir vasıta ile akıl ve bilimle mümkün olabileceğinden bahsediyor."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey (kendilerine sorumluluk yüklenmiş olan) iki ağırlık (insan ve cin) toplulukları! (Verdiğimiz nimetlerden sonra) yakında sizi de hesaba çekeceğiz.","arabic_text":"سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-31c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bilimsel çalışma yapanlar için çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Yerin çekim kuvvetinin dışına çıkmanın ve böylece güneşin çekim etkisi altında kalan gezegenlere ve onların bilinen ve bilinmeyen uydularına ulaşılabilmenin özel bir vasıta ile akıl ve bilimle mümkün olabileceğinden bahsediyor."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ey (kendilerine sorumluluk yüklenmiş olan) iki ağırlık (insan ve cin) toplulukları! (Verdiğimiz nimetlerden sonra) yakında sizi de hesaba çekeceğiz.","arabic_text":"سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-28.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-30c.mp3","commentary_text":"Bu ayet, bilimsel çalışma yapanlar için çok önemli bir noktaya parmak basıyor. Yerin çekim kuvvetinin dışına çıkmanın ve böylece güneşin çekim etkisi altında kalan gezegenlere ve onların bilinen ve bilinmeyen uydularına ulaşılabilmenin özel bir vasıta ile akıl ve bilimle mümkün olabileceğinden bahsediyor."},{"verse_number":"32","turkish_text":"O halde Rabbinizin sorgulamasını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"O halde Rabbinizin sorgulamasını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"O halde Rabbinizin sorgulamasını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"O halde Rabbinizin sorgulamasını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey görünmeyen ve görünen iradeli topluluklar! Göklerin ve yerin çevrelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse haydi gidin. Büyük bir güç ve ilim olmadıkça geçip gidemezsiniz.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey görünmeyen ve görünen iradeli topluluklar! Göklerin ve yerin çevrelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse haydi gidin. Büyük bir güç ve ilim olmadıkça geçip gidemezsiniz.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey görünmeyen ve görünen iradeli topluluklar! Göklerin ve yerin çevrelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse haydi gidin. Büyük bir güç ve ilim olmadıkça geçip gidemezsiniz.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Ey görünmeyen ve görünen iradeli topluluklar! Göklerin ve yerin çevrelerinden geçip gitmeye gücünüz yeterse haydi gidin. Büyük bir güç ve ilim olmadıkça geçip gidemezsiniz.","arabic_text":"يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O halde Rabbinizin her yere ve her şeye egemen olduğunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O halde Rabbinizin her yere ve her şeye egemen olduğunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O halde Rabbinizin her yere ve her şeye egemen olduğunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"O halde Rabbinizin her yere ve her şeye egemen olduğunu nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Üzerinize dumansız bir alev ve kıpkızıl (zehirleyici ve) bunaltıcı bir duman gönderilir de artık kendinizi koruyamazsınız.","arabic_text":"يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Üzerinize dumansız bir alev ve kıpkızıl (zehirleyici ve) bunaltıcı bir duman gönderilir de artık kendinizi koruyamazsınız.","arabic_text":"يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Üzerinize dumansız bir alev ve kıpkızıl (zehirleyici ve) bunaltıcı bir duman gönderilir de artık kendinizi koruyamazsınız.","arabic_text":"يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Üzerinize dumansız bir alev ve kıpkızıl (zehirleyici ve) bunaltıcı bir duman gönderilir de artık kendinizi koruyamazsınız.","arabic_text":"يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sonra gök yarılıp da kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)","arabic_text":"فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ","related_links":["70/8"],"audio_path":"54/54-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sonra gök yarılıp da kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)","arabic_text":"فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ","related_links":["70/8"],"audio_path":"54/54-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sonra gök yarılıp da kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)","arabic_text":"فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ","related_links":["70/8"],"audio_path":"54/54-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sonra gök yarılıp da kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)","arabic_text":"فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ","related_links":["70/8"],"audio_path":"54/54-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O halde Rabbinizin Son Saatini nasıl umursamayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O halde Rabbinizin Son Saatini nasıl umursamayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O halde Rabbinizin Son Saatini nasıl umursamayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O halde Rabbinizin Son Saatini nasıl umursamayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O gün ne insana ne de cine günahları hakkında bir şey sorulmaya (gerek kalmaya)cak (çünkü her şey kendiliğinden ortaya çıkacak)tır.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O gün ne insana ne de cine günahları hakkında bir şey sorulmaya (gerek kalmaya)cak (çünkü her şey kendiliğinden ortaya çıkacak)tır.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O gün ne insana ne de cine günahları hakkında bir şey sorulmaya (gerek kalmaya)cak (çünkü her şey kendiliğinden ortaya çıkacak)tır.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"O gün ne insana ne de cine günahları hakkında bir şey sorulmaya (gerek kalmaya)cak (çünkü her şey kendiliğinden ortaya çıkacak)tır.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O halde Rabbinizin hesabını nasıl hafife alabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O halde Rabbinizin hesabını nasıl hafife alabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O halde Rabbinizin hesabını nasıl hafife alabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O halde Rabbinizin hesabını nasıl hafife alabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(O gün) suçlular simalarından tanınacak ve (cehenneme atılmak için) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaktır.","arabic_text":"يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(O gün) suçlular simalarından tanınacak ve (cehenneme atılmak için) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaktır.","arabic_text":"يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(O gün) suçlular simalarından tanınacak ve (cehenneme atılmak için) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaktır.","arabic_text":"يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"(O gün) suçlular simalarından tanınacak ve (cehenneme atılmak için) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaktır.","arabic_text":"يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O halde Rabbinizin azabını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir.","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"54/54-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir.","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"54/54-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir.","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"54/54-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"İşte bu o suçluların yalanladıkları cehennemdir.","arabic_text":"هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ","related_links":[],"audio_path":"54/54-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.","arabic_text":"يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-44c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “iki cennet” ifadesi, sâlih kimseler için her tarafın cennet olacağı ve güzelliklerin katlanacağı anlamındadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.","arabic_text":"يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-44c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “iki cennet” ifadesi, sâlih kimseler için her tarafın cennet olacağı ve güzelliklerin katlanacağı anlamındadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.","arabic_text":"يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-44c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “iki cennet” ifadesi, sâlih kimseler için her tarafın cennet olacağı ve güzelliklerin katlanacağı anlamındadır."},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onlar cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.","arabic_text":"يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-41.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-43c.mp3","commentary_text":"Ayetteki “iki cennet” ifadesi, sâlih kimseler için her tarafın cennet olacağı ve güzelliklerin katlanacağı anlamındadır."},{"verse_number":"45","turkish_text":"O halde Rabbinizin cezasını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O halde Rabbinizin cezasını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O halde Rabbinizin cezasını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"O halde Rabbinizin cezasını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟","related_links":[],"audio_path":"54/54-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rabbinin huzuruna çıkıp (hesap verme) korkusuyla yaşayan kimseye iki cennet vardır.","arabic_text":"وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rabbinin huzuruna çıkıp (hesap verme) korkusuyla yaşayan kimseye iki cennet vardır.","arabic_text":"وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rabbinin huzuruna çıkıp (hesap verme) korkusuyla yaşayan kimseye iki cennet vardır.","arabic_text":"وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Rabbinin huzuruna çıkıp (hesap verme) korkusuyla yaşayan kimseye iki cennet vardır.","arabic_text":"وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"İki cennet de çeşitli güzelliklerle bezenmiştir.","arabic_text":"ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"İki cennet de çeşitli güzelliklerle bezenmiştir.","arabic_text":"ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"İki cennet de çeşitli güzelliklerle bezenmiştir.","arabic_text":"ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"İki cennet de çeşitli güzelliklerle bezenmiştir.","arabic_text":"ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O halde Rabbinizin vefasını nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O halde Rabbinizin vefasını nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O halde Rabbinizin vefasını nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"O halde Rabbinizin vefasını nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"O halde Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"O halde Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"O halde Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"O halde Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İkisinde de her meyveden çiftler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İkisinde de her meyveden çiftler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İkisinde de her meyveden çiftler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"İkisinde de her meyveden çiftler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Buralarda ağırlananlar yüz bezleri yaldızlı atlastan minderlere yaslanırlar. Her iki cennetin bahçelerindeki meyveleri kolayca alınacak kadar yere yakındır.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Buralarda ağırlananlar yüz bezleri yaldızlı atlastan minderlere yaslanırlar. Her iki cennetin bahçelerindeki meyveleri kolayca alınacak kadar yere yakındır.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Buralarda ağırlananlar yüz bezleri yaldızlı atlastan minderlere yaslanırlar. Her iki cennetin bahçelerindeki meyveleri kolayca alınacak kadar yere yakındır.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Buralarda ağırlananlar yüz bezleri yaldızlı atlastan minderlere yaslanırlar. Her iki cennetin bahçelerindeki meyveleri kolayca alınacak kadar yere yakındır.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O cennetlerde gözleri efendilerinden başkasını görmeyen daha önce cin ve insanlardan hiç kimsenin dokunmadığı tatlı bakışlı eşler/arkadaşlar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O cennetlerde gözleri efendilerinden başkasını görmeyen daha önce cin ve insanlardan hiç kimsenin dokunmadığı tatlı bakışlı eşler/arkadaşlar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O cennetlerde gözleri efendilerinden başkasını görmeyen daha önce cin ve insanlardan hiç kimsenin dokunmadığı tatlı bakışlı eşler/arkadaşlar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"O cennetlerde gözleri efendilerinden başkasını görmeyen daha önce cin ve insanlardan hiç kimsenin dokunmadığı tatlı bakışlı eşler/arkadaşlar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"O halde Rabbinizin sizin için hazırladığı nimetlerden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"O halde Rabbinizin sizin için hazırladığı nimetlerden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"O halde Rabbinizin sizin için hazırladığı nimetlerden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"O halde Rabbinizin sizin için hazırladığı nimetlerden hangisini inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar sanki yakut ve mercandır.","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar sanki yakut ve mercandır.","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar sanki yakut ve mercandır.","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"Onlar sanki yakut ve mercandır.","arabic_text":"كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"O halde Rabbinizin sınırsız nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"O halde Rabbinizin sınırsız nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"O halde Rabbinizin sınırsız nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"O halde Rabbinizin sınırsız nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi?","arabic_text":"هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-60c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Vakia sûresi 56/10-26 âyetlerine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"60","turkish_text":"İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi?","arabic_text":"هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-60c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Vakia sûresi 56/10-26 âyetlerine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"60","turkish_text":"İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi?","arabic_text":"هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-60c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Vakia sûresi 56/10-26 âyetlerine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"60","turkish_text":"İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi?","arabic_text":"هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-57.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-59c.mp3","commentary_text":"Bu konuda Vakia sûresi 56/10-26 âyetlerine bakabilirsiniz."},{"verse_number":"61","turkish_text":"O halde Rabbinizin iyilik nimetini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"O halde Rabbinizin iyilik nimetini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"O halde Rabbinizin iyilik nimetini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"O halde Rabbinizin iyilik nimetini nasıl görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.","arabic_text":"وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.","arabic_text":"وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.","arabic_text":"وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.","arabic_text":"وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennetlerini nasıl inkâr edebilirisiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennetlerini nasıl inkâr edebilirisiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennetlerini nasıl inkâr edebilirisiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennetlerini nasıl inkâr edebilirisiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ","related_links":[],"audio_path":"54/54-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu cennetlerin renkleri koyu yeşildir.","arabic_text":"مُدْهَٓامَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu cennetlerin renkleri koyu yeşildir.","arabic_text":"مُدْهَٓامَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu cennetlerin renkleri koyu yeşildir.","arabic_text":"مُدْهَٓامَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Bu cennetlerin renkleri koyu yeşildir.","arabic_text":"مُدْهَٓامَّتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İkisinde de durmadan fışkıran iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İkisinde de durmadan fışkıran iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İkisinde de durmadan fışkıran iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"66","turkish_text":"İkisinde de durmadan fışkıran iki pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"67","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini görmezden gelebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"İkisinde de (değişik) meyveler hurma ve nar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"İkisinde de (değişik) meyveler hurma ve nar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"İkisinde de (değişik) meyveler hurma ve nar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"İkisinde de (değişik) meyveler hurma ve nar vardır.","arabic_text":"ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisine nankörlük edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisine nankörlük edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisine nankörlük edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisine nankörlük edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"İçlerinde huyu güzel yüzleri güzel hizmetçiler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"İçlerinde huyu güzel yüzleri güzel hizmetçiler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"İçlerinde huyu güzel yüzleri güzel hizmetçiler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"İçlerinde huyu güzel yüzleri güzel hizmetçiler vardır.","arabic_text":"ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"O halde Rabbinizin ihsanını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"O halde Rabbinizin ihsanını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"O halde Rabbinizin ihsanını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"O halde Rabbinizin ihsanını nasıl gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış eşlerdir/arkadaşlardır.","arabic_text":"حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış eşlerdir/arkadaşlardır.","arabic_text":"حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış eşlerdir/arkadaşlardır.","arabic_text":"حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onlar çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış eşlerdir/arkadaşlardır.","arabic_text":"حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O halde Rabbinizin ikramını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O halde Rabbinizin ikramını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O halde Rabbinizin ikramını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"O halde Rabbinizin ikramını nasıl yalanlayabilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlara daha önce hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.","arabic_text":"لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlara daha önce hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.","arabic_text":"لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlara daha önce hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.","arabic_text":"لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Onlara daha önce hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.","arabic_text":"لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"O halde Rabbinizin hassasiyetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-75c.mp3","commentary_text":"Aynı sure içerisinde bu ayetin 31 defa tekrar edilmesi, mesaj olarak bizim için çok şey ifade etmektedir. Bu ayetle, Allah’ın verdiği nimetlere karşı insanın nankörlük etmemesi gerektiği ısrarla vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"75","turkish_text":"O halde Rabbinizin hassasiyetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-75c.mp3","commentary_text":"Aynı sure içerisinde bu ayetin 31 defa tekrar edilmesi, mesaj olarak bizim için çok şey ifade etmektedir. Bu ayetle, Allah’ın verdiği nimetlere karşı insanın nankörlük etmemesi gerektiği ısrarla vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"75","turkish_text":"O halde Rabbinizin hassasiyetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-75c.mp3","commentary_text":"Aynı sure içerisinde bu ayetin 31 defa tekrar edilmesi, mesaj olarak bizim için çok şey ifade etmektedir. Bu ayetle, Allah’ın verdiği nimetlere karşı insanın nankörlük etmemesi gerektiği ısrarla vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"75","turkish_text":"O halde Rabbinizin hassasiyetini nasıl inkâr edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-72.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"54/54-74c.mp3","commentary_text":"Aynı sure içerisinde bu ayetin 31 defa tekrar edilmesi, mesaj olarak bizim için çok şey ifade etmektedir. Bu ayetle, Allah’ın verdiği nimetlere karşı insanın nankörlük etmemesi gerektiği ısrarla vurgulanmaktadır."},{"verse_number":"76","turkish_text":"Cennetlikler yeşil atlastan yapılmış yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Cennetlikler yeşil atlastan yapılmış yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Cennetlikler yeşil atlastan yapılmış yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Cennetlikler yeşil atlastan yapılmış yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ","related_links":[],"audio_path":"54/54-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O halde Rabbinizin cennet nimetlerinden hangisini gözardı edebilirsiniz?","arabic_text":"فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin adı/şanı ne yücedir.","arabic_text":"تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin adı/şanı ne yücedir.","arabic_text":"تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin adı/şanı ne yücedir.","arabic_text":"تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin adı/şanı ne yücedir.","arabic_text":"تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ","related_links":[],"audio_path":"54/54-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":56,"name":"VÂKI'A SÛRESİ","description":"Vakia suresi, Mekke döneminde inmiş olup 96 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “gerçekleşen/meydana gelen” anlamındaki “Vakia” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyametin kopmasından önceki ve sonraki dehşetli haller anlatılıyor ve insanların amellerine göre üç gruba ayrılacağı bildiriliyor. Bunlardan birinci sınıfın “sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler”, ikinci sınıfın “Allah’ın emirlerini dikkate almayıp kötü davranışlar sergileyerek âhirette mutsuz olanlar”, üçüncü sınıfın ise “dünyada iken imanda ve hayırda başı çekerek âhirette en önde gidenler” olacağı ifade ediliyor. Büyük bir lütuf olan Kur’an’ın mutlaka dikkate alınması gerektiğine vurgu yapılan sûrede Kur’an’ın hayata müdahalesine karşı çıkılmasının hayret verici bir davranış olduğu anlatılıyor. Ölüme en etkili biçimde temas edilerek, “Can boğaza gelip dayandığı zaman, o vakit siz sadece bakıp duracaksınız. (O anda) Biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (Bizi) göremeyeceksiniz. Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz ve (iddianızda da) doğru kimseler iseniz, o gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım!” buyruluyor.","sura_intro_audio":"55/55-a.mp3","verse_count":96,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman","arabic_text":"اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman","arabic_text":"اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman","arabic_text":"اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kıyamet koptuğu zaman","arabic_text":"اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onun yalan olmadığı apaçık ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"55/55-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onun yalan olmadığı apaçık ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"55/55-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onun yalan olmadığı apaçık ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"55/55-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onun yalan olmadığı apaçık ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"55/55-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (ortaya çıktıktan sonra dünyadaki eylemlerine göre) kimini alçaltacak kimini de yükseltecektir.","arabic_text":"خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (ortaya çıktıktan sonra dünyadaki eylemlerine göre) kimini alçaltacak kimini de yükseltecektir.","arabic_text":"خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (ortaya çıktıktan sonra dünyadaki eylemlerine göre) kimini alçaltacak kimini de yükseltecektir.","arabic_text":"خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O (ortaya çıktıktan sonra dünyadaki eylemlerine göre) kimini alçaltacak kimini de yükseltecektir.","arabic_text":"خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında","arabic_text":"اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında","arabic_text":"اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında","arabic_text":"اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında","arabic_text":"اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Dağlar paramparça olup toz toprak haline geldiğinde","arabic_text":"فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ﴿٢﴾ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Dağlar paramparça olup toz toprak haline geldiğinde","arabic_text":"فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ﴿٢﴾ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Dağlar paramparça olup toz toprak haline geldiğinde","arabic_text":"فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ﴿٢﴾ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5-6","turkish_text":"Dağlar paramparça olup toz toprak haline geldiğinde","arabic_text":"فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ﴿٢﴾ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.","arabic_text":"وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.","arabic_text":"وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.","arabic_text":"وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.","arabic_text":"وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Birinci sınıf:) Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler onlar ne mutlu kimselerdir!","arabic_text":"فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Birinci sınıf:) Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler onlar ne mutlu kimselerdir!","arabic_text":"فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Birinci sınıf:) Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler onlar ne mutlu kimselerdir!","arabic_text":"فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Birinci sınıf:) Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler onlar ne mutlu kimselerdir!","arabic_text":"فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İkinci sınıf:) Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar onlar ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İkinci sınıf:) Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar onlar ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İkinci sınıf:) Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar onlar ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(İkinci sınıf:) Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar onlar ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Üçüncü sınıf: Hayatta iken imanda ve hayırda) başı çekenler (ahirette) en önde olanlardır.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Üçüncü sınıf: Hayatta iken imanda ve hayırda) başı çekenler (ahirette) en önde olanlardır.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Üçüncü sınıf: Hayatta iken imanda ve hayırda) başı çekenler (ahirette) en önde olanlardır.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Üçüncü sınıf: Hayatta iken imanda ve hayırda) başı çekenler (ahirette) en önde olanlardır.","arabic_text":"وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte onlardır Allah’a en yakın olanlar.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte onlardır Allah’a en yakın olanlar.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte onlardır Allah’a en yakın olanlar.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte onlardır Allah’a en yakın olanlar.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.","arabic_text":"ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.","arabic_text":"ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.","arabic_text":"ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.","arabic_text":"ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onların birçoğu geçmiş ümmetlerdendir.","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onların birçoğu geçmiş ümmetlerdendir.","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onların birçoğu geçmiş ümmetlerdendir.","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Onların birçoğu geçmiş ümmetlerdendir.","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Birazı da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Birazı da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Birazı da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Birazı da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"(Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ﴿٢﴾ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"(Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ﴿٢﴾ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"(Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ﴿٢﴾ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"(Onlar) mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ﴿٢﴾ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Sürekli genç kalan hizmetçiler cennet şarabı doldurulmuş testiler sürahiler ve kâselerle onların etrafında (servis için) dolanırlar.","arabic_text":"بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ﴿٢﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Sürekli genç kalan hizmetçiler cennet şarabı doldurulmuş testiler sürahiler ve kâselerle onların etrafında (servis için) dolanırlar.","arabic_text":"بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ﴿٢﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Sürekli genç kalan hizmetçiler cennet şarabı doldurulmuş testiler sürahiler ve kâselerle onların etrafında (servis için) dolanırlar.","arabic_text":"بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ﴿٢﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Sürekli genç kalan hizmetçiler cennet şarabı doldurulmuş testiler sürahiler ve kâselerle onların etrafında (servis için) dolanırlar.","arabic_text":"بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ﴿٢﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İçtiklerinden ne başları ağrır ne de taşkınlık ederler.","arabic_text":"لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İçtiklerinden ne başları ağrır ne de taşkınlık ederler.","arabic_text":"لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İçtiklerinden ne başları ağrır ne de taşkınlık ederler.","arabic_text":"لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İçtiklerinden ne başları ağrır ne de taşkınlık ederler.","arabic_text":"لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada hoşlarına giden her türlü meyve vardır.","arabic_text":"وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada hoşlarına giden her türlü meyve vardır.","arabic_text":"وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada hoşlarına giden her türlü meyve vardır.","arabic_text":"وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada hoşlarına giden her türlü meyve vardır.","arabic_text":"وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Canlarının çektiği kuş etleri de vardır.","arabic_text":"وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Canlarının çektiği kuş etleri de vardır.","arabic_text":"وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Canlarının çektiği kuş etleri de vardır.","arabic_text":"وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Canlarının çektiği kuş etleri de vardır.","arabic_text":"وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22-23-24","turkish_text":"(Onlar için dünyada) yaptıklarına karşılık bir mükâfat olarak (sedefteki) saklı inciler gibi keskin bakışlı eşler/arkadaşlar (olacaktır).","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22-23-24","turkish_text":"(Onlar için dünyada) yaptıklarına karşılık bir mükâfat olarak (sedefteki) saklı inciler gibi keskin bakışlı eşler/arkadaşlar (olacaktır).","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22-23-24","turkish_text":"(Onlar için dünyada) yaptıklarına karşılık bir mükâfat olarak (sedefteki) saklı inciler gibi keskin bakışlı eşler/arkadaşlar (olacaktır).","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22-23-24","turkish_text":"(Onlar için dünyada) yaptıklarına karşılık bir mükâfat olarak (sedefteki) saklı inciler gibi keskin bakışlı eşler/arkadaşlar (olacaktır).","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Orada ne boş konuşmalar duyarlar ne de günaha yönelten bir çağrı.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَأْث۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Orada ne boş konuşmalar duyarlar ne de günaha yönelten bir çağrı.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَأْث۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Orada ne boş konuşmalar duyarlar ne de günaha yönelten bir çağrı.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَأْث۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Orada ne boş konuşmalar duyarlar ne de günaha yönelten bir çağrı.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَأْث۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sadece “selâm!” “selâm!” (“Mutluluklar!” “Mutluluklar!”) sözünü işitirler.","arabic_text":"اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"55/55-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sadece “selâm!” “selâm!” (“Mutluluklar!” “Mutluluklar!”) sözünü işitirler.","arabic_text":"اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"55/55-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sadece “selâm!” “selâm!” (“Mutluluklar!” “Mutluluklar!”) sözünü işitirler.","arabic_text":"اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"55/55-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sadece “selâm!” “selâm!” (“Mutluluklar!” “Mutluluklar!”) sözünü işitirler.","arabic_text":"اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا","related_links":[],"audio_path":"55/55-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu o âhiret mutluluğuna erenlere!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu o âhiret mutluluğuna erenlere!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu o âhiret mutluluğuna erenlere!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu o âhiret mutluluğuna erenlere!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29-30-31-32-33-34","turkish_text":"(Onlar cennette) dikensiz ağaçlar meyveleri sarkmış muz ağaçları (kesintisiz) uzayan gölgeler çağlayarak akan sular tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29-30-31-32-33-34","turkish_text":"(Onlar cennette) dikensiz ağaçlar meyveleri sarkmış muz ağaçları (kesintisiz) uzayan gölgeler çağlayarak akan sular tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29-30-31-32-33-34","turkish_text":"(Onlar cennette) dikensiz ağaçlar meyveleri sarkmış muz ağaçları (kesintisiz) uzayan gölgeler çağlayarak akan sular tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28-29-30-31-32-33-34","turkish_text":"(Onlar cennette) dikensiz ağaçlar meyveleri sarkmış muz ağaçları (kesintisiz) uzayan gölgeler çağlayarak akan sular tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler (sedirler) üzerindedirler.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Biz onları yeni baştan (cennete lâyık güzellik ve karakterde) yaratırız.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Biz onları yeni baştan (cennete lâyık güzellik ve karakterde) yaratırız.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Biz onları yeni baştan (cennete lâyık güzellik ve karakterde) yaratırız.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Biz onları yeni baştan (cennete lâyık güzellik ve karakterde) yaratırız.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36-37-38","turkish_text":"Onları ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaparız.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36-37-38","turkish_text":"Onları ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaparız.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36-37-38","turkish_text":"Onları ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaparız.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36-37-38","turkish_text":"Onları ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaparız.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların birçoğu önceki ümmetlerden","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların birçoğu önceki ümmetlerden","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların birçoğu önceki ümmetlerden","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Bunların birçoğu önceki ümmetlerden","arabic_text":"ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Birçoğu da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Birçoğu da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Birçoğu da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Birçoğu da sonrakilerdendir.","arabic_text":"وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!","arabic_text":"وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42-43-44","turkish_text":"(Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü onlar bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü onlar bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü onlar bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Çünkü onlar bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Onlar) büyük günahları işlemekte ısrar ederlerdi.","arabic_text":"وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Onlar) büyük günahları işlemekte ısrar ederlerdi.","arabic_text":"وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Onlar) büyük günahları işlemekte ısrar ederlerdi.","arabic_text":"وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Onlar) büyük günahları işlemekte ısrar ederlerdi.","arabic_text":"وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürüyüp kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz?”","arabic_text":"وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürüyüp kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz?”","arabic_text":"وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürüyüp kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz?”","arabic_text":"وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürüyüp kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz?”","arabic_text":"وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Ölmüş gitmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?”","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Ölmüş gitmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?”","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Ölmüş gitmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?”","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"“Ölmüş gitmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?”","arabic_text":"اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Hem öncekiler hem de sonrakiler","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Hem öncekiler hem de sonrakiler","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Hem öncekiler hem de sonrakiler","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"De ki: “Hem öncekiler hem de sonrakiler","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.","arabic_text":"لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.","arabic_text":"لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.","arabic_text":"لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.","arabic_text":"لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Sonra siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Sonra siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Sonra siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Sonra siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.","arabic_text":"لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.","arabic_text":"لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.","arabic_text":"لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.","arabic_text":"لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.","arabic_text":"فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-53c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünün yüzde 70’ten fazlası su ile kaplıdır. Ve bu suyun yüzde 97’si de tuzludur. İnsanın hatta canlıların içmesi gereken suda mineral olması gerekiyor. Bulutlardan yağdırılan su toprağa düşünce mineraller topluyor ve böylece içilebilir hale geliyor. Allah denizlerdeki suyu bulutlarla taşıtmasaydı ve bulutlardan yağan su topraktaki minerallerle kaynaşmasaydı insanın su ihtiyacı nasıl giderilirdi? Düşünüp ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"53","turkish_text":"Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.","arabic_text":"فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-53c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünün yüzde 70’ten fazlası su ile kaplıdır. Ve bu suyun yüzde 97’si de tuzludur. İnsanın hatta canlıların içmesi gereken suda mineral olması gerekiyor. Bulutlardan yağdırılan su toprağa düşünce mineraller topluyor ve böylece içilebilir hale geliyor. Allah denizlerdeki suyu bulutlarla taşıtmasaydı ve bulutlardan yağan su topraktaki minerallerle kaynaşmasaydı insanın su ihtiyacı nasıl giderilirdi? Düşünüp ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"53","turkish_text":"Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.","arabic_text":"فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-53c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünün yüzde 70’ten fazlası su ile kaplıdır. Ve bu suyun yüzde 97’si de tuzludur. İnsanın hatta canlıların içmesi gereken suda mineral olması gerekiyor. Bulutlardan yağdırılan su toprağa düşünce mineraller topluyor ve böylece içilebilir hale geliyor. Allah denizlerdeki suyu bulutlarla taşıtmasaydı ve bulutlardan yağan su topraktaki minerallerle kaynaşmasaydı insanın su ihtiyacı nasıl giderilirdi? Düşünüp ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"53","turkish_text":"Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.","arabic_text":"فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-37.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-52c.mp3","commentary_text":"Yeryüzünün yüzde 70’ten fazlası su ile kaplıdır. Ve bu suyun yüzde 97’si de tuzludur. İnsanın hatta canlıların içmesi gereken suda mineral olması gerekiyor. Bulutlardan yağdırılan su toprağa düşünce mineraller topluyor ve böylece içilebilir hale geliyor. Allah denizlerdeki suyu bulutlarla taşıtmasaydı ve bulutlardan yağan su topraktaki minerallerle kaynaşmasaydı insanın su ihtiyacı nasıl giderilirdi? Düşünüp ibret almamız gerekmez mi?"},{"verse_number":"54","turkish_text":"Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Üstelik susamış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Üstelik susamış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Üstelik susamış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Üstelik susamış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.","arabic_text":"فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu hesap gününde onların ziyafetleridir.","arabic_text":"هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu hesap gününde onların ziyafetleridir.","arabic_text":"هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu hesap gününde onların ziyafetleridir.","arabic_text":"هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"İşte bu hesap gününde onların ziyafetleridir.","arabic_text":"هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"57","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Rahimlere) akıttığınız o meniye ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Rahimlere) akıttığınız o meniye ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Rahimlere) akıttığınız o meniye ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"58","turkish_text":"(Rahimlere) akıttığınız o meniye ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onu yarat(tıp insan haline getir)en siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onu yarat(tıp insan haline getir)en siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onu yarat(tıp insan haline getir)en siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"59","turkish_text":"Onu yarat(tıp insan haline getir)en siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Aranızda (farklı eceller belirleyerek) ölümü takdir eden biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez (Bizi bu işten alıkoyamaz).","arabic_text":"نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Aranızda (farklı eceller belirleyerek) ölümü takdir eden biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez (Bizi bu işten alıkoyamaz).","arabic_text":"نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Aranızda (farklı eceller belirleyerek) ölümü takdir eden biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez (Bizi bu işten alıkoyamaz).","arabic_text":"نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"60","turkish_text":"Aranızda (farklı eceller belirleyerek) ölümü takdir eden biziz. Hiç kimse bizim önümüze geçemez (Bizi bu işten alıkoyamaz).","arabic_text":"نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir âlemde yeniden yaratmaktır.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir âlemde yeniden yaratmaktır.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir âlemde yeniden yaratmaktır.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"61","turkish_text":"Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir âlemde yeniden yaratmaktır.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"62","turkish_text":"Siz ilk olarak nasıl yaratıldığınızı dünyaya nasıl geldiğinizi çok iyi biliyorsunuz. O hâlde (yeniden yaratılacağınızı) niçin düşünmüyorsunuz?","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-62c.mp3","commentary_text":"“Arındırılmış” anlamına gelen “mutahharûn” kelimesine birçok mealde “arınmış/temiz olanlar” yani “cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmiş olanlar” manası verilmektedir. Namazı ikame etmek için abdesti şart koşan Maide 5/6. ayeti Mekke döneminin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu ayet ise namazın farziyetinden çok önce inmiştir. Dolaysıyla “abdestsizlikten temizlenmek” olarak yorumlanması doğru olmaz. Ayrıca Kur’an’da abdest şartı, Maide suresinin 5/6. ayetiyle sadece namaz için zorunlu kılınmış. Kur’an okumak için ise Nahl suresinin 16/98. ayetiyle sadece Şeytan’dan Allah’a sığınma koşulu getirilmiştir. Müşrikler; “vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftira atıyorlardı. Bunun üzerine “Ona ancak arındırılmış (şirkten ve inkârdan) temizlenmiş olanlar dokunabilir” ayetini göndererek, Allah onların bu iftiralarına cevap vermiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Siz ilk olarak nasıl yaratıldığınızı dünyaya nasıl geldiğinizi çok iyi biliyorsunuz. O hâlde (yeniden yaratılacağınızı) niçin düşünmüyorsunuz?","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-62c.mp3","commentary_text":"“Arındırılmış” anlamına gelen “mutahharûn” kelimesine birçok mealde “arınmış/temiz olanlar” yani “cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmiş olanlar” manası verilmektedir. Namazı ikame etmek için abdesti şart koşan Maide 5/6. ayeti Mekke döneminin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu ayet ise namazın farziyetinden çok önce inmiştir. Dolaysıyla “abdestsizlikten temizlenmek” olarak yorumlanması doğru olmaz. Ayrıca Kur’an’da abdest şartı, Maide suresinin 5/6. ayetiyle sadece namaz için zorunlu kılınmış. Kur’an okumak için ise Nahl suresinin 16/98. ayetiyle sadece Şeytan’dan Allah’a sığınma koşulu getirilmiştir. Müşrikler; “vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftira atıyorlardı. Bunun üzerine “Ona ancak arındırılmış (şirkten ve inkârdan) temizlenmiş olanlar dokunabilir” ayetini göndererek, Allah onların bu iftiralarına cevap vermiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Siz ilk olarak nasıl yaratıldığınızı dünyaya nasıl geldiğinizi çok iyi biliyorsunuz. O hâlde (yeniden yaratılacağınızı) niçin düşünmüyorsunuz?","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-62c.mp3","commentary_text":"“Arındırılmış” anlamına gelen “mutahharûn” kelimesine birçok mealde “arınmış/temiz olanlar” yani “cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmiş olanlar” manası verilmektedir. Namazı ikame etmek için abdesti şart koşan Maide 5/6. ayeti Mekke döneminin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu ayet ise namazın farziyetinden çok önce inmiştir. Dolaysıyla “abdestsizlikten temizlenmek” olarak yorumlanması doğru olmaz. Ayrıca Kur’an’da abdest şartı, Maide suresinin 5/6. ayetiyle sadece namaz için zorunlu kılınmış. Kur’an okumak için ise Nahl suresinin 16/98. ayetiyle sadece Şeytan’dan Allah’a sığınma koşulu getirilmiştir. Müşrikler; “vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftira atıyorlardı. Bunun üzerine “Ona ancak arındırılmış (şirkten ve inkârdan) temizlenmiş olanlar dokunabilir” ayetini göndererek, Allah onların bu iftiralarına cevap vermiştir."},{"verse_number":"62","turkish_text":"Siz ilk olarak nasıl yaratıldığınızı dünyaya nasıl geldiğinizi çok iyi biliyorsunuz. O hâlde (yeniden yaratılacağınızı) niçin düşünmüyorsunuz?","arabic_text":"وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"55/55-61c.mp3","commentary_text":"“Arındırılmış” anlamına gelen “mutahharûn” kelimesine birçok mealde “arınmış/temiz olanlar” yani “cünüplükten ve abdestsizlikten temizlenmiş olanlar” manası verilmektedir. Namazı ikame etmek için abdesti şart koşan Maide 5/6. ayeti Mekke döneminin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu ayet ise namazın farziyetinden çok önce inmiştir. Dolaysıyla “abdestsizlikten temizlenmek” olarak yorumlanması doğru olmaz. Ayrıca Kur’an’da abdest şartı, Maide suresinin 5/6. ayetiyle sadece namaz için zorunlu kılınmış. Kur’an okumak için ise Nahl suresinin 16/98. ayetiyle sadece Şeytan’dan Allah’a sığınma koşulu getirilmiştir. Müşrikler; “vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftira atıyorlardı. Bunun üzerine “Ona ancak arındırılmış (şirkten ve inkârdan) temizlenmiş olanlar dokunabilir” ayetini göndererek, Allah onların bu iftiralarına cevap vermiştir."},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Toprağa) ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Toprağa) ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Toprağa) ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"63","turkish_text":"(Toprağa) ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onu bitiren siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onu bitiren siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onu bitiren siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"64","turkish_text":"Onu bitiren siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65-66-67","turkish_text":"Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65-66-67","turkish_text":"Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65-66-67","turkish_text":"Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"65-66-67","turkish_text":"Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"55/55-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"68","turkish_text":"Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Onu buluttan yağdıran siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Onu buluttan yağdıran siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Onu buluttan yağdıran siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"69","turkish_text":"Onu buluttan yağdıran siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmiyorsunuz?","arabic_text":"لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmiyorsunuz?","arabic_text":"لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmiyorsunuz?","arabic_text":"لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"70","turkish_text":"Dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. O hâlde niçin hâlâ şükretmiyorsunuz?","arabic_text":"لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz!","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz!","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz!","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"71","turkish_text":"Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz!","arabic_text":"اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-53.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onun ağacını yaratan siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onun ağacını yaratan siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onun ağacını yaratan siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"72","turkish_text":"Onun ağacını yaratan siz misiniz yoksa Biz miyiz?","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-54.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Biz onu hem düşündürücü ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı) hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.","arabic_text":"نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Biz onu hem düşündürücü ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı) hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.","arabic_text":"نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Biz onu hem düşündürücü ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı) hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.","arabic_text":"نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"73","turkish_text":"Biz onu hem düşündürücü ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı) hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.","arabic_text":"نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-55.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Öyleyse kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını tesbih et (Rabbin için çalış ve Rabbin için yaşa)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Öyleyse kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını tesbih et (Rabbin için çalış ve Rabbin için yaşa)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Öyleyse kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını tesbih et (Rabbin için çalış ve Rabbin için yaşa)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"74","turkish_text":"Öyleyse kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını tesbih et (Rabbin için çalış ve Rabbin için yaşa)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"55/55-56.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların yerlerine ve düşme noktalarına yemin ederim.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların yerlerine ve düşme noktalarına yemin ederim.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların yerlerine ve düşme noktalarına yemin ederim.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"75","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların yerlerine ve düşme noktalarına yemin ederim.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-57.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Doğrusu bu (yemin) eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Doğrusu bu (yemin) eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Doğrusu bu (yemin) eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"76","turkish_text":"Doğrusu bu (yemin) eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-58.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O gerçekten değerli ve şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O gerçekten değerli ve şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O gerçekten değerli ve şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"77","turkish_text":"O gerçekten değerli ve şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-59.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"O iyi korunmuş bir kitapta Levh-i Mahfuz’dadır.","arabic_text":"ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ","related_links":["43/4"],"audio_path":"55/55-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"O iyi korunmuş bir kitapta Levh-i Mahfuz’dadır.","arabic_text":"ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ","related_links":["43/4"],"audio_path":"55/55-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"O iyi korunmuş bir kitapta Levh-i Mahfuz’dadır.","arabic_text":"ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ","related_links":["43/4"],"audio_path":"55/55-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"78","turkish_text":"O iyi korunmuş bir kitapta Levh-i Mahfuz’dadır.","arabic_text":"ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ","related_links":["43/4"],"audio_path":"55/55-60.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"79","turkish_text":"Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir.","arabic_text":"لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"55/55-61.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Çünkü o) âlemlerin Rabbi (tarafın)dan indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Çünkü o) âlemlerin Rabbi (tarafın)dan indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Çünkü o) âlemlerin Rabbi (tarafın)dan indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"80","turkish_text":"(Çünkü o) âlemlerin Rabbi (tarafın)dan indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-62.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz?","arabic_text":"اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz?","arabic_text":"اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz?","arabic_text":"اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"81","turkish_text":"Şimdi siz bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz?","arabic_text":"اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-63.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ve böylece) hakikati inkâr ederek yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.","arabic_text":"وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ve böylece) hakikati inkâr ederek yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.","arabic_text":"وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ve böylece) hakikati inkâr ederek yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.","arabic_text":"وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"82","turkish_text":"(Ve böylece) hakikati inkâr ederek yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.","arabic_text":"وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-64.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"83","turkish_text":"Ya o can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-65.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"O vakit siz sadece bakıp durursunuz.","arabic_text":"وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"O vakit siz sadece bakıp durursunuz.","arabic_text":"وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"O vakit siz sadece bakıp durursunuz.","arabic_text":"وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"84","turkish_text":"O vakit siz sadece bakıp durursunuz.","arabic_text":"وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-66.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(O anda) biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.","arabic_text":"وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(O anda) biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.","arabic_text":"وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(O anda) biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.","arabic_text":"وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"85","turkish_text":"(O anda) biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.","arabic_text":"وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"55/55-67.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86-87","turkish_text":"Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz ve (iddianızda da) doğru kimseler iseniz o gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım!","arabic_text":"تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٢﴾ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86-87","turkish_text":"Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz ve (iddianızda da) doğru kimseler iseniz o gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım!","arabic_text":"تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٢﴾ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86-87","turkish_text":"Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz ve (iddianızda da) doğru kimseler iseniz o gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım!","arabic_text":"تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٢﴾ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"86-87","turkish_text":"Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz ve (iddianızda da) doğru kimseler iseniz o gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım!","arabic_text":"تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٢﴾ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-68.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise","arabic_text":"فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise","arabic_text":"فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise","arabic_text":"فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"88","turkish_text":"Eğer ölen kimse Allah’a yakın olanlardan ise","arabic_text":"فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-69.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Artık onun için bir rahatlık hoş bir rızık ve nimetleri bitmez kedersiz bir cennet vardır.","arabic_text":"فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Artık onun için bir rahatlık hoş bir rızık ve nimetleri bitmez kedersiz bir cennet vardır.","arabic_text":"فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Artık onun için bir rahatlık hoş bir rızık ve nimetleri bitmez kedersiz bir cennet vardır.","arabic_text":"فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"89","turkish_text":"Artık onun için bir rahatlık hoş bir rızık ve nimetleri bitmez kedersiz bir cennet vardır.","arabic_text":"فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"55/55-70.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Ve yine eğer (ölen kişi) sağduyu ile hareket edip Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerden ise kendisine: “Selam olsun sana (ey) âhiret mutluluğuna eren kimse!” (denir).","arabic_text":"فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ﴿٢﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Ve yine eğer (ölen kişi) sağduyu ile hareket edip Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerden ise kendisine: “Selam olsun sana (ey) âhiret mutluluğuna eren kimse!” (denir).","arabic_text":"فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ﴿٢﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Ve yine eğer (ölen kişi) sağduyu ile hareket edip Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerden ise kendisine: “Selam olsun sana (ey) âhiret mutluluğuna eren kimse!” (denir).","arabic_text":"فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ﴿٢﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"90-91","turkish_text":"Ve yine eğer (ölen kişi) sağduyu ile hareket edip Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerden ise kendisine: “Selam olsun sana (ey) âhiret mutluluğuna eren kimse!” (denir).","arabic_text":"فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ﴿٢﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-71.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Yok eğer o hakkı yalanlayan sapkınlardan ise","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Yok eğer o hakkı yalanlayan sapkınlardan ise","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Yok eğer o hakkı yalanlayan sapkınlardan ise","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"92","turkish_text":"Yok eğer o hakkı yalanlayan sapkınlardan ise","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-72.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet (vardır)","arabic_text":"فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet (vardır)","arabic_text":"فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet (vardır)","arabic_text":"فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"93","turkish_text":"Artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet (vardır)","arabic_text":"فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-73.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Bir de cehenneme atılma vardır.","arabic_text":"وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Bir de cehenneme atılma vardır.","arabic_text":"وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Bir de cehenneme atılma vardır.","arabic_text":"وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"94","turkish_text":"Bir de cehenneme atılma vardır.","arabic_text":"وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"55/55-74.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Şüphesiz bu kesin gerçektir.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Şüphesiz bu kesin gerçektir.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Şüphesiz bu kesin gerçektir.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"95","turkish_text":"Şüphesiz bu kesin gerçektir.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ","related_links":[],"audio_path":"55/55-75.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O halde kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını yücelt (Rabbin için çalış)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O halde kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını yücelt (Rabbin için çalış)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O halde kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını yücelt (Rabbin için çalış)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"96","turkish_text":"O halde kudret sahibi Rabbinin ismini/şanını yücelt (Rabbin için çalış)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"55/55-76.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":57,"name":"HADÎD SÛRESİ","description":"Hadid suresi, Medine döneminde inmiş olup 29 ayettir. Sure adını 25. ayette geçen ve “demir” anlamına gelen “Hadid” kelimesinden almıştır. Sûrede Allah’ın hükümranlığının büyüklüğü, kudretinin ve ilminin genişliği dile getirildikten sonra insanlar kendilerini imana davet eden ve hidayete götürmek isteyen Peygamberin davetine uymaya çağrılıyor. Dünya malının emanet olduğuna işaret edilerek infakın gerekliliği üzerinde durulan sûrede Allah yolunda infak etmenin O’na güzel bir borç vermek gibi olduğu vurgulanıyor. Her şeyin Allah’tan geldiği, dolayısıyla insanların kaybettiklerine üzülmemeleri, elde ettikleriyle de şımarmamaları gerektiği ifade ediliyor. Müslümanların zarar görmelerini ya da herhangi bir felâkete uğramalarını dört gözle bekleyen erkek ve kadın münafıkların âhiretteki acıklı durumları tasvir ediliyor. Hem insanlara çeşitli faydalar sağlayan hem de güç sembolü olan demirin nimet olarak yaratıldığından söz edilen sûrede hakkın ve adaletin ayakta durmasını sağlamak isteyenlerin gayelerini gerçekleştirebilmek için de demirle sembolize edilen maddî güce sahip olmalarına işaret ediliyor. Müslümanların ilâhî emirlere uyup imanda sebat gösterdikleri takdirde Allah’ın kendilerine yardım edeceği ve yollarını aydınlatacağı müjdeleniyor.","sura_intro_audio":"56/56-a.mp3","verse_count":29,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirmektedir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirmektedir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirmektedir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirmektedir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Hayat veren de öldüren de O’dur. O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","85/9"],"audio_path":"56/56-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Hayat veren de öldüren de O’dur. O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","85/9"],"audio_path":"56/56-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Hayat veren de öldüren de O’dur. O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","85/9"],"audio_path":"56/56-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Hayat veren de öldüren de O’dur. O’nun gücü her şeye yeter.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","85/9"],"audio_path":"56/56-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O Evveldir (başlangıcı olmayandır) ve Âhirdir (sonu olmayan ebedi olandır). Zahirdir (varlığı fiillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir). Batındır (zatının hakikati ve mahiyeti gizli olup duyularla kavranamayan ve gözlerle görünemeyendir). O her şeyi en güzel biçimde bilendir.","arabic_text":"هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O Evveldir (başlangıcı olmayandır) ve Âhirdir (sonu olmayan ebedi olandır). Zahirdir (varlığı fiillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir). Batındır (zatının hakikati ve mahiyeti gizli olup duyularla kavranamayan ve gözlerle görünemeyendir). O her şeyi en güzel biçimde bilendir.","arabic_text":"هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O Evveldir (başlangıcı olmayandır) ve Âhirdir (sonu olmayan ebedi olandır). Zahirdir (varlığı fiillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir). Batındır (zatının hakikati ve mahiyeti gizli olup duyularla kavranamayan ve gözlerle görünemeyendir). O her şeyi en güzel biçimde bilendir.","arabic_text":"هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O Evveldir (başlangıcı olmayandır) ve Âhirdir (sonu olmayan ebedi olandır). Zahirdir (varlığı fiillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir). Batındır (zatının hakikati ve mahiyeti gizli olup duyularla kavranamayan ve gözlerle görünemeyendir). O her şeyi en güzel biçimde bilendir.","arabic_text":"هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["32/4","34/2"],"audio_path":"56/56-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-4c.mp3","commentary_text":"“Eyyam” terimine gün değil de evre manası  verdik. Çünkü bizim bildiğimiz gün değil de günler yerkürenin kendi ekseni etrafında ve güneş çevresinde dönmesinden meydana gelen izdüşümleridir ki bu güneşin ve yeryüzünün yaratılmasından sonra ortaya çıkmıştır. Çağlar ise, başı ve sonu belli olan zaman parçalarıdır ki bunları da günler oluşturur. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir” ifadesi hem yapılan bütün fiilleri Allah’ın gördüğü anlamına gelir hem de Allah’ın desteğinin, rahmetinin, koruyuculuğunun sürekli bizimle olduğu anlamına gelir ki bu insan için çok büyük bir lütuftur. Nitekim bu yakınlığı ifade eden Kur’an’da daha pek çok âyet bulunmaktadır. Bunlardan sadece birkaç tanesi: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm…” (Bakara 2/187) “… Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir) ...” (Enfal 8/24) “… Biz ona şah (can) damarından daha yakınız.” (Kâf 50/16) “Biz ona (insana) sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.” (Vakia 56/85) Bu âyetlere baktığımız zaman sormadan edemiyoruz: “İnsan, Allah kendisine bu kadar yakınken hangi cüretle ve akılla Allah’tan başkalarına sığınır, onlardan yardım talebinde bulunur? Allah’ın sınırsız gücüne dayanıp sığınmak varken, ne diye aciz, zavallıları putlaştırarak onlardan medet umar? Üstelik böyle yaparak dünyasını da ahiretini de tehlikeye atar."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["32/4","34/2"],"audio_path":"56/56-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-3c.mp3","commentary_text":"“Eyyam” terimine gün değil de evre manası  verdik. Çünkü bizim bildiğimiz gün değil de günler yerkürenin kendi ekseni etrafında ve güneş çevresinde dönmesinden meydana gelen izdüşümleridir ki bu güneşin ve yeryüzünün yaratılmasından sonra ortaya çıkmıştır. Çağlar ise, başı ve sonu belli olan zaman parçalarıdır ki bunları da günler oluşturur. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir” ifadesi hem yapılan bütün fiilleri Allah’ın gördüğü anlamına gelir hem de Allah’ın desteğinin, rahmetinin, koruyuculuğunun sürekli bizimle olduğu anlamına gelir ki bu insan için çok büyük bir lütuftur. Nitekim bu yakınlığı ifade eden Kur’an’da daha pek çok âyet bulunmaktadır. Bunlardan sadece birkaç tanesi: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm…” (Bakara 2/187) “… Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir) ...” (Enfal 8/24) “… Biz ona şah (can) damarından daha yakınız.” (Kâf 50/16) “Biz ona (insana) sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.” (Vakia 56/85) Bu âyetlere baktığımız zaman sormadan edemiyoruz: “İnsan, Allah kendisine bu kadar yakınken hangi cüretle ve akılla Allah’tan başkalarına sığınır, onlardan yardım talebinde bulunur? Allah’ın sınırsız gücüne dayanıp sığınmak varken, ne diye aciz, zavallıları putlaştırarak onlardan medet umar? Üstelik böyle yaparak dünyasını da ahiretini de tehlikeye atar."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["32/4","34/2"],"audio_path":"56/56-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-4c.mp3","commentary_text":"“Eyyam” terimine gün değil de evre manası  verdik. Çünkü bizim bildiğimiz gün değil de günler yerkürenin kendi ekseni etrafında ve güneş çevresinde dönmesinden meydana gelen izdüşümleridir ki bu güneşin ve yeryüzünün yaratılmasından sonra ortaya çıkmıştır. Çağlar ise, başı ve sonu belli olan zaman parçalarıdır ki bunları da günler oluşturur. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir” ifadesi hem yapılan bütün fiilleri Allah’ın gördüğü anlamına gelir hem de Allah’ın desteğinin, rahmetinin, koruyuculuğunun sürekli bizimle olduğu anlamına gelir ki bu insan için çok büyük bir lütuftur. Nitekim bu yakınlığı ifade eden Kur’an’da daha pek çok âyet bulunmaktadır. Bunlardan sadece birkaç tanesi: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm…” (Bakara 2/187) “… Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir) ...” (Enfal 8/24) “… Biz ona şah (can) damarından daha yakınız.” (Kâf 50/16) “Biz ona (insana) sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.” (Vakia 56/85) Bu âyetlere baktığımız zaman sormadan edemiyoruz: “İnsan, Allah kendisine bu kadar yakınken hangi cüretle ve akılla Allah’tan başkalarına sığınır, onlardan yardım talebinde bulunur? Allah’ın sınırsız gücüne dayanıp sığınmak varken, ne diye aciz, zavallıları putlaştırarak onlardan medet umar? Üstelik böyle yaparak dünyasını da ahiretini de tehlikeye atar."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":["32/4","34/2"],"audio_path":"56/56-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-4c.mp3","commentary_text":"“Eyyam” terimine gün değil de evre manası  verdik. Çünkü bizim bildiğimiz gün değil de günler yerkürenin kendi ekseni etrafında ve güneş çevresinde dönmesinden meydana gelen izdüşümleridir ki bu güneşin ve yeryüzünün yaratılmasından sonra ortaya çıkmıştır. Çağlar ise, başı ve sonu belli olan zaman parçalarıdır ki bunları da günler oluşturur. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir” ifadesi hem yapılan bütün fiilleri Allah’ın gördüğü anlamına gelir hem de Allah’ın desteğinin, rahmetinin, koruyuculuğunun sürekli bizimle olduğu anlamına gelir ki bu insan için çok büyük bir lütuftur. Nitekim bu yakınlığı ifade eden Kur’an’da daha pek çok âyet bulunmaktadır. Bunlardan sadece birkaç tanesi: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm…” (Bakara 2/187) “… Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir) ...” (Enfal 8/24) “… Biz ona şah (can) damarından daha yakınız.” (Kâf 50/16) “Biz ona (insana) sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.” (Vakia 56/85) Bu âyetlere baktığımız zaman sormadan edemiyoruz: “İnsan, Allah kendisine bu kadar yakınken hangi cüretle ve akılla Allah’tan başkalarına sığınır, onlardan yardım talebinde bulunur? Allah’ın sınırsız gücüne dayanıp sığınmak varken, ne diye aciz, zavallıları putlaştırarak onlardan medet umar? Üstelik böyle yaparak dünyasını da ahiretini de tehlikeye atar."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Her işin sonu Allah’a varır.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Her işin sonu Allah’a varır.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Her işin sonu Allah’a varır.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Her işin sonu Allah’a varır.","arabic_text":"لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak da gündüzü uzatır. Ve O kalplerde olanı eksiksiz bilir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak da gündüzü uzatır. Ve O kalplerde olanı eksiksiz bilir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak da gündüzü uzatır. Ve O kalplerde olanı eksiksiz bilir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gündüzü kısaltarak geceyi uzatır ve geceyi kısaltarak da gündüzü uzatır. Ve O kalplerde olanı eksiksiz bilir.","arabic_text":"يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanın ve O’nun size emanet olarak tevdi ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden iman edip de (Allah yolunda) sınırsızca harcayanlar büyük bir mükâfat göreceklerdir.","arabic_text":"اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanın ve O’nun size emanet olarak tevdi ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden iman edip de (Allah yolunda) sınırsızca harcayanlar büyük bir mükâfat göreceklerdir.","arabic_text":"اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanın ve O’nun size emanet olarak tevdi ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden iman edip de (Allah yolunda) sınırsızca harcayanlar büyük bir mükâfat göreceklerdir.","arabic_text":"اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanın ve O’nun size emanet olarak tevdi ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden iman edip de (Allah yolunda) sınırsızca harcayanlar büyük bir mükâfat göreceklerdir.","arabic_text":"اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Size ne oluyor ki Rabbinize iman etmeniz için Peygamber sizi davet ettiği halde Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki O sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mü’min olmak istiyorsanız (sözünüze durun ve bu davete olumlu cevap verin)!","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["5/7","7/172"],"audio_path":"56/56-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Size ne oluyor ki Rabbinize iman etmeniz için Peygamber sizi davet ettiği halde Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki O sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mü’min olmak istiyorsanız (sözünüze durun ve bu davete olumlu cevap verin)!","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["5/7","7/172"],"audio_path":"56/56-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Size ne oluyor ki Rabbinize iman etmeniz için Peygamber sizi davet ettiği halde Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki O sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mü’min olmak istiyorsanız (sözünüze durun ve bu davete olumlu cevap verin)!","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["5/7","7/172"],"audio_path":"56/56-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Size ne oluyor ki Rabbinize iman etmeniz için Peygamber sizi davet ettiği halde Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki O sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mü’min olmak istiyorsanız (sözünüze durun ve bu davete olumlu cevap verin)!","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ","related_links":["5/7","7/172"],"audio_path":"56/56-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu (Muhammed’)e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah size karşı çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/257","14/1"],"audio_path":"56/56-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu (Muhammed’)e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah size karşı çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/257","14/1"],"audio_path":"56/56-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu (Muhammed’)e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah size karşı çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/257","14/1"],"audio_path":"56/56-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu (Muhammed’)e apaçık ayetler indirendir. Şüphesiz Allah size karşı çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/257","14/1"],"audio_path":"56/56-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve size ne oluyor ki Allah yolunda har-cama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası (mülkü) Allah’ındır. İçinizden zaferden (Mekke’nin fethinden) önce (Allah yolunda) harcayanlar ve savaşanlar (diğerleri ile) bir olmaz. Onların derecesi daha sonra mal harcayıp savaşanların derecesinden daha üstündür. Bununla birlikte Allah her iki gruba da en güzel ödülü vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":["4/95"],"audio_path":"56/56-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve size ne oluyor ki Allah yolunda har-cama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası (mülkü) Allah’ındır. İçinizden zaferden (Mekke’nin fethinden) önce (Allah yolunda) harcayanlar ve savaşanlar (diğerleri ile) bir olmaz. Onların derecesi daha sonra mal harcayıp savaşanların derecesinden daha üstündür. Bununla birlikte Allah her iki gruba da en güzel ödülü vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":["4/95"],"audio_path":"56/56-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve size ne oluyor ki Allah yolunda har-cama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası (mülkü) Allah’ındır. İçinizden zaferden (Mekke’nin fethinden) önce (Allah yolunda) harcayanlar ve savaşanlar (diğerleri ile) bir olmaz. Onların derecesi daha sonra mal harcayıp savaşanların derecesinden daha üstündür. Bununla birlikte Allah her iki gruba da en güzel ödülü vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":["4/95"],"audio_path":"56/56-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve size ne oluyor ki Allah yolunda har-cama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası (mülkü) Allah’ındır. İçinizden zaferden (Mekke’nin fethinden) önce (Allah yolunda) harcayanlar ve savaşanlar (diğerleri ile) bir olmaz. Onların derecesi daha sonra mal harcayıp savaşanların derecesinden daha üstündür. Bununla birlikte Allah her iki gruba da en güzel ödülü vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır.","arabic_text":"وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟","related_links":["4/95"],"audio_path":"56/56-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse (malını Allah için harcarsa) Allah bunu kendisi için katlayarak artırır. Böyle birisi için ayrıca onur verici bir de ödül vardır.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":["2/245","57/11","73/20"],"audio_path":"56/56-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-11c.mp3","commentary_text":"“Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse” ifadesi, sırf yardım maksadıyla, mali yükümlülüklerin dışında, Allah’ın verdikleriyle O’nun yolunda cihad edenlere ya da maddi sıkıntı içinde bulunanlara herhangi bir menfaat gözetmeden Allah rızası için karşılıksız yardımda bulunanlara işaret etmektedir. Bu cümle; “Allah için verilenin karşılığı alınacak” demektir. Çünkü borç, geri verilmek üzere alınan şeydir. İlginçtir ki; Allah her şeyin sahibi olarak pek çok nimeti lütfuyla insana emanet ediyor fakat emanet ettiklerinden infak edildiği taktirde bunu kendisine borç verilmiş olarak kabul ediyor. Teşbihte (temsilde) hata yoktur. “Birisine para emanet etmişsiniz, ondan sonra emanet ettiğiniz paranın tamamını almak yerine bir kısmını ödünç olarak geri istiyorsunuz.” İşte insanın sahip olabileceği en büyük erdemlerden bir tanesi budur. Allah’ın yardımının ve yakınlığının sonsuzluğunu ortaya koyan “ödünç verme gerçeği” O’nun ne kadar hoşgörülü, merhametli, lütufkâr olduğunu göstermektedir. Burada Allah âdeta kulunu cennete varis kılmak için bütün kapıları ardına kadar açıyor. Yoksa bizim gibi aciz kulların Rabbimize borç vermesi söz konusu olamaz!"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse (malını Allah için harcarsa) Allah bunu kendisi için katlayarak artırır. Böyle birisi için ayrıca onur verici bir de ödül vardır.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":["2/245","57/11","73/20"],"audio_path":"56/56-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-10c.mp3","commentary_text":"“Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse” ifadesi, sırf yardım maksadıyla, mali yükümlülüklerin dışında, Allah’ın verdikleriyle O’nun yolunda cihad edenlere ya da maddi sıkıntı içinde bulunanlara herhangi bir menfaat gözetmeden Allah rızası için karşılıksız yardımda bulunanlara işaret etmektedir. Bu cümle; “Allah için verilenin karşılığı alınacak” demektir. Çünkü borç, geri verilmek üzere alınan şeydir. İlginçtir ki; Allah her şeyin sahibi olarak pek çok nimeti lütfuyla insana emanet ediyor fakat emanet ettiklerinden infak edildiği taktirde bunu kendisine borç verilmiş olarak kabul ediyor. Teşbihte (temsilde) hata yoktur. “Birisine para emanet etmişsiniz, ondan sonra emanet ettiğiniz paranın tamamını almak yerine bir kısmını ödünç olarak geri istiyorsunuz.” İşte insanın sahip olabileceği en büyük erdemlerden bir tanesi budur. Allah’ın yardımının ve yakınlığının sonsuzluğunu ortaya koyan “ödünç verme gerçeği” O’nun ne kadar hoşgörülü, merhametli, lütufkâr olduğunu göstermektedir. Burada Allah âdeta kulunu cennete varis kılmak için bütün kapıları ardına kadar açıyor. Yoksa bizim gibi aciz kulların Rabbimize borç vermesi söz konusu olamaz!"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse (malını Allah için harcarsa) Allah bunu kendisi için katlayarak artırır. Böyle birisi için ayrıca onur verici bir de ödül vardır.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":["2/245","57/11","73/20"],"audio_path":"56/56-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-11c.mp3","commentary_text":"“Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse” ifadesi, sırf yardım maksadıyla, mali yükümlülüklerin dışında, Allah’ın verdikleriyle O’nun yolunda cihad edenlere ya da maddi sıkıntı içinde bulunanlara herhangi bir menfaat gözetmeden Allah rızası için karşılıksız yardımda bulunanlara işaret etmektedir. Bu cümle; “Allah için verilenin karşılığı alınacak” demektir. Çünkü borç, geri verilmek üzere alınan şeydir. İlginçtir ki; Allah her şeyin sahibi olarak pek çok nimeti lütfuyla insana emanet ediyor fakat emanet ettiklerinden infak edildiği taktirde bunu kendisine borç verilmiş olarak kabul ediyor. Teşbihte (temsilde) hata yoktur. “Birisine para emanet etmişsiniz, ondan sonra emanet ettiğiniz paranın tamamını almak yerine bir kısmını ödünç olarak geri istiyorsunuz.” İşte insanın sahip olabileceği en büyük erdemlerden bir tanesi budur. Allah’ın yardımının ve yakınlığının sonsuzluğunu ortaya koyan “ödünç verme gerçeği” O’nun ne kadar hoşgörülü, merhametli, lütufkâr olduğunu göstermektedir. Burada Allah âdeta kulunu cennete varis kılmak için bütün kapıları ardına kadar açıyor. Yoksa bizim gibi aciz kulların Rabbimize borç vermesi söz konusu olamaz!"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse (malını Allah için harcarsa) Allah bunu kendisi için katlayarak artırır. Böyle birisi için ayrıca onur verici bir de ödül vardır.","arabic_text":"مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ","related_links":["2/245","57/11","73/20"],"audio_path":"56/56-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-11c.mp3","commentary_text":"“Kim Allah’a güzel bir ödünç verirse” ifadesi, sırf yardım maksadıyla, mali yükümlülüklerin dışında, Allah’ın verdikleriyle O’nun yolunda cihad edenlere ya da maddi sıkıntı içinde bulunanlara herhangi bir menfaat gözetmeden Allah rızası için karşılıksız yardımda bulunanlara işaret etmektedir. Bu cümle; “Allah için verilenin karşılığı alınacak” demektir. Çünkü borç, geri verilmek üzere alınan şeydir. İlginçtir ki; Allah her şeyin sahibi olarak pek çok nimeti lütfuyla insana emanet ediyor fakat emanet ettiklerinden infak edildiği taktirde bunu kendisine borç verilmiş olarak kabul ediyor. Teşbihte (temsilde) hata yoktur. “Birisine para emanet etmişsiniz, ondan sonra emanet ettiğiniz paranın tamamını almak yerine bir kısmını ödünç olarak geri istiyorsunuz.” İşte insanın sahip olabileceği en büyük erdemlerden bir tanesi budur. Allah’ın yardımının ve yakınlığının sonsuzluğunu ortaya koyan “ödünç verme gerçeği” O’nun ne kadar hoşgörülü, merhametli, lütufkâr olduğunu göstermektedir. Burada Allah âdeta kulunu cennete varis kılmak için bütün kapıları ardına kadar açıyor. Yoksa bizim gibi aciz kulların Rabbimize borç vermesi söz konusu olamaz!"},{"verse_number":"12","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınların (iman ve iyi amelleriyle kazandıkları) nurlarının önlerinden ve sağlarından (aydınlatıp) gitmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan yerleşip mesken edineceğiniz cennetlerdir.” İşte bu büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınların (iman ve iyi amelleriyle kazandıkları) nurlarının önlerinden ve sağlarından (aydınlatıp) gitmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan yerleşip mesken edineceğiniz cennetlerdir.” İşte bu büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınların (iman ve iyi amelleriyle kazandıkları) nurlarının önlerinden ve sağlarından (aydınlatıp) gitmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan yerleşip mesken edineceğiniz cennetlerdir.” İşte bu büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Mü’min erkeklerle mü’min kadınların (iman ve iyi amelleriyle kazandıkları) nurlarının önlerinden ve sağlarından (aydınlatıp) gitmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan yerleşip mesken edineceğiniz cennetlerdir.” İşte bu büyük bir kurtuluştur.","arabic_text":"يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bize bakın da sizin nurunuzdan (ışığınızdan) istifade edelim!” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de (burası için bir) nur arayın!” denilecek. Derken aralarına kapısı olan bir duvar çekilecek. Bu duvarın (münafıklar pişmanlık içinde mü’minleri izleyecekleri) bir kapısı olup onun (mü’minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet (münafıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ","related_links":[],"audio_path":"56/56-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bize bakın da sizin nurunuzdan (ışığınızdan) istifade edelim!” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de (burası için bir) nur arayın!” denilecek. Derken aralarına kapısı olan bir duvar çekilecek. Bu duvarın (münafıklar pişmanlık içinde mü’minleri izleyecekleri) bir kapısı olup onun (mü’minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet (münafıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ","related_links":[],"audio_path":"56/56-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bize bakın da sizin nurunuzdan (ışığınızdan) istifade edelim!” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de (burası için bir) nur arayın!” denilecek. Derken aralarına kapısı olan bir duvar çekilecek. Bu duvarın (münafıklar pişmanlık içinde mü’minleri izleyecekleri) bir kapısı olup onun (mü’minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet (münafıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ","related_links":[],"audio_path":"56/56-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bize bakın da sizin nurunuzdan (ışığınızdan) istifade edelim!” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de (burası için bir) nur arayın!” denilecek. Derken aralarına kapısı olan bir duvar çekilecek. Bu duvarın (münafıklar pişmanlık içinde mü’minleri izleyecekleri) bir kapısı olup onun (mü’minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet (münafıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ","related_links":[],"audio_path":"56/56-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) diyecekler ki: “Evet fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz daima şüphe içinde yaşadınız. Allah’ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.”","arabic_text":"يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) diyecekler ki: “Evet fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz daima şüphe içinde yaşadınız. Allah’ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.”","arabic_text":"يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) diyecekler ki: “Evet fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz daima şüphe içinde yaşadınız. Allah’ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.”","arabic_text":"يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) diyecekler ki: “Evet fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz daima şüphe içinde yaşadınız. Allah’ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.”","arabic_text":"يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Bugün ne sizden ve ne de inkârcılardan (kurtuluş için) fidye kabul edilmez. (Yaptıklarınız yüzünden) varacağınız yer cehennem ateşidir. Size layık olan da odur. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Bugün ne sizden ve ne de inkârcılardan (kurtuluş için) fidye kabul edilmez. (Yaptıklarınız yüzünden) varacağınız yer cehennem ateşidir. Size layık olan da odur. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Bugün ne sizden ve ne de inkârcılardan (kurtuluş için) fidye kabul edilmez. (Yaptıklarınız yüzünden) varacağınız yer cehennem ateşidir. Size layık olan da odur. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey münafıklar!) Bugün ne sizden ve ne de inkârcılardan (kurtuluş için) fidye kabul edilmez. (Yaptıklarınız yüzünden) varacağınız yer cehennem ateşidir. Size layık olan da odur. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’tan gelen öğütlerin ve O’nun indirdiği gerçeğin (Kur’an’ın) etkisi ile mü’minlerin kalplerinin yumuşayacağı ürpereceği gün hâlâ gelmedi mi? (Mü’minler) daha önce kendilerine kutsal kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun zaman geçince onların kalpleri katılaştı ve çoğu yoldan çıkmış kimseler oldu.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-16c.mp3","commentary_text":"Hicretten sonra bazı mü’minler, refah seviyelerini yükseltmek ve daha rahat yaşamak için ticarete yoğunlaşmaya başlamışlardı. Öyle ki infak etmekte cimrilik ediyorlar, namazlara bile zar zor gidiyorlardı. Oysa inandıkları dava devamlı fedakârlık istiyordu onlardan. Zira Kur’an gerçek mü’mini tarif ederken çok farklı nitelikler ortaya koyuyordu: “(O mü’minler) kendilerine verdiğimiz Kitaba (Kur’an’a) hakkıyla uyanlardır…” (Bakara 2/121) “Mü'minler, ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar/kuvvetlenir ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.” (Enfal 8/2) “Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah rızası için hayır yolunda) harcayanlardır.” (Hac 22/35) İlgili ayetle, inananların bu derece rahat ve sorumsuz yaşamaları yeriliyor ve yaşamlarının Yahudi ve Hıristiyanların geçmişte kitaplarıyla çelişen hayatları gibi olmaması gerektiği vurgulanıyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’tan gelen öğütlerin ve O’nun indirdiği gerçeğin (Kur’an’ın) etkisi ile mü’minlerin kalplerinin yumuşayacağı ürpereceği gün hâlâ gelmedi mi? (Mü’minler) daha önce kendilerine kutsal kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun zaman geçince onların kalpleri katılaştı ve çoğu yoldan çıkmış kimseler oldu.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-15c.mp3","commentary_text":"Hicretten sonra bazı mü’minler, refah seviyelerini yükseltmek ve daha rahat yaşamak için ticarete yoğunlaşmaya başlamışlardı. Öyle ki infak etmekte cimrilik ediyorlar, namazlara bile zar zor gidiyorlardı. Oysa inandıkları dava devamlı fedakârlık istiyordu onlardan. Zira Kur’an gerçek mü’mini tarif ederken çok farklı nitelikler ortaya koyuyordu: “(O mü’minler) kendilerine verdiğimiz Kitaba (Kur’an’a) hakkıyla uyanlardır…” (Bakara 2/121) “Mü'minler, ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar/kuvvetlenir ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.” (Enfal 8/2) “Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah rızası için hayır yolunda) harcayanlardır.” (Hac 22/35) İlgili ayetle, inananların bu derece rahat ve sorumsuz yaşamaları yeriliyor ve yaşamlarının Yahudi ve Hıristiyanların geçmişte kitaplarıyla çelişen hayatları gibi olmaması gerektiği vurgulanıyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’tan gelen öğütlerin ve O’nun indirdiği gerçeğin (Kur’an’ın) etkisi ile mü’minlerin kalplerinin yumuşayacağı ürpereceği gün hâlâ gelmedi mi? (Mü’minler) daha önce kendilerine kutsal kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun zaman geçince onların kalpleri katılaştı ve çoğu yoldan çıkmış kimseler oldu.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-16c.mp3","commentary_text":"Hicretten sonra bazı mü’minler, refah seviyelerini yükseltmek ve daha rahat yaşamak için ticarete yoğunlaşmaya başlamışlardı. Öyle ki infak etmekte cimrilik ediyorlar, namazlara bile zar zor gidiyorlardı. Oysa inandıkları dava devamlı fedakârlık istiyordu onlardan. Zira Kur’an gerçek mü’mini tarif ederken çok farklı nitelikler ortaya koyuyordu: “(O mü’minler) kendilerine verdiğimiz Kitaba (Kur’an’a) hakkıyla uyanlardır…” (Bakara 2/121) “Mü'minler, ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar/kuvvetlenir ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.” (Enfal 8/2) “Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah rızası için hayır yolunda) harcayanlardır.” (Hac 22/35) İlgili ayetle, inananların bu derece rahat ve sorumsuz yaşamaları yeriliyor ve yaşamlarının Yahudi ve Hıristiyanların geçmişte kitaplarıyla çelişen hayatları gibi olmaması gerektiği vurgulanıyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Allah’tan gelen öğütlerin ve O’nun indirdiği gerçeğin (Kur’an’ın) etkisi ile mü’minlerin kalplerinin yumuşayacağı ürpereceği gün hâlâ gelmedi mi? (Mü’minler) daha önce kendilerine kutsal kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun zaman geçince onların kalpleri katılaştı ve çoğu yoldan çıkmış kimseler oldu.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-16c.mp3","commentary_text":"Hicretten sonra bazı mü’minler, refah seviyelerini yükseltmek ve daha rahat yaşamak için ticarete yoğunlaşmaya başlamışlardı. Öyle ki infak etmekte cimrilik ediyorlar, namazlara bile zar zor gidiyorlardı. Oysa inandıkları dava devamlı fedakârlık istiyordu onlardan. Zira Kur’an gerçek mü’mini tarif ederken çok farklı nitelikler ortaya koyuyordu: “(O mü’minler) kendilerine verdiğimiz Kitaba (Kur’an’a) hakkıyla uyanlardır…” (Bakara 2/121) “Mü'minler, ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar/kuvvetlenir ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.” (Enfal 8/2) “Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen her türlü sıkıntıya göğüs geren, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah rızası için hayır yolunda) harcayanlardır.” (Hac 22/35) İlgili ayetle, inananların bu derece rahat ve sorumsuz yaşamaları yeriliyor ve yaşamlarının Yahudi ve Hıristiyanların geçmişte kitaplarıyla çelişen hayatları gibi olmaması gerektiği vurgulanıyor."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bilesiniz ki; Allah (nasıl) ölümünden sonra yeryüzüne hayat veriyorsa (katılaşmış kalplere de aynı o şekilde hayat verebilir). Apaçık gerçekleri böyle (misallerle) açıklıyoruz ki aklınızı kullana(rak ölmeye yüz tutmuş kalplerinizi canlandıra)sınız.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bilesiniz ki; Allah (nasıl) ölümünden sonra yeryüzüne hayat veriyorsa (katılaşmış kalplere de aynı o şekilde hayat verebilir). Apaçık gerçekleri böyle (misallerle) açıklıyoruz ki aklınızı kullana(rak ölmeye yüz tutmuş kalplerinizi canlandıra)sınız.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bilesiniz ki; Allah (nasıl) ölümünden sonra yeryüzüne hayat veriyorsa (katılaşmış kalplere de aynı o şekilde hayat verebilir). Apaçık gerçekleri böyle (misallerle) açıklıyoruz ki aklınızı kullana(rak ölmeye yüz tutmuş kalplerinizi canlandıra)sınız.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bilesiniz ki; Allah (nasıl) ölümünden sonra yeryüzüne hayat veriyorsa (katılaşmış kalplere de aynı o şekilde hayat verebilir). Apaçık gerçekleri böyle (misallerle) açıklıyoruz ki aklınızı kullana(rak ölmeye yüz tutmuş kalplerinizi canlandıra)sınız.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Gerçek şu ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ile çıkar amacı gütmeksizin gönüllü olarak Allah’a ödünç verenler (O’nun rızası için dünyalık varlıklarla cennet nimetlerini barter yapanlar) var ya; işte onlar verdiklerini kat kat fazlasıyla geri alacaklardır. Onlar için (ayrıca) onurlandırıcı bir de ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Gerçek şu ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ile çıkar amacı gütmeksizin gönüllü olarak Allah’a ödünç verenler (O’nun rızası için dünyalık varlıklarla cennet nimetlerini barter yapanlar) var ya; işte onlar verdiklerini kat kat fazlasıyla geri alacaklardır. Onlar için (ayrıca) onurlandırıcı bir de ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Gerçek şu ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ile çıkar amacı gütmeksizin gönüllü olarak Allah’a ödünç verenler (O’nun rızası için dünyalık varlıklarla cennet nimetlerini barter yapanlar) var ya; işte onlar verdiklerini kat kat fazlasıyla geri alacaklardır. Onlar için (ayrıca) onurlandırıcı bir de ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Gerçek şu ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ile çıkar amacı gütmeksizin gönüllü olarak Allah’a ödünç verenler (O’nun rızası için dünyalık varlıklarla cennet nimetlerini barter yapanlar) var ya; işte onlar verdiklerini kat kat fazlasıyla geri alacaklardır. Onlar için (ayrıca) onurlandırıcı bir de ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"56/56-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’a ve resullerine gerçekten inananlar var ya; işte onlar hem özü sözü doğru olanlar hem de Allah’ın huzurunda tanık olacak olanlardır (Allah’a verdikleri sözde duranlar ve hayatlarıyla gerçeğe şahitlik edenler olarak muamele göreceklerdir). Onların hem mükâfatları hem de nurları vardır. Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’a ve resullerine gerçekten inananlar var ya; işte onlar hem özü sözü doğru olanlar hem de Allah’ın huzurunda tanık olacak olanlardır (Allah’a verdikleri sözde duranlar ve hayatlarıyla gerçeğe şahitlik edenler olarak muamele göreceklerdir). Onların hem mükâfatları hem de nurları vardır. Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’a ve resullerine gerçekten inananlar var ya; işte onlar hem özü sözü doğru olanlar hem de Allah’ın huzurunda tanık olacak olanlardır (Allah’a verdikleri sözde duranlar ve hayatlarıyla gerçeğe şahitlik edenler olarak muamele göreceklerdir). Onların hem mükâfatları hem de nurları vardır. Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’a ve resullerine gerçekten inananlar var ya; işte onlar hem özü sözü doğru olanlar hem de Allah’ın huzurunda tanık olacak olanlardır (Allah’a verdikleri sözde duranlar ve hayatlarıyla gerçeğe şahitlik edenler olarak muamele göreceklerdir). Onların hem mükâfatları hem de nurları vardır. Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar da cehennemliklerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"İyi bilin ki dünya hayatı bir oyundur bir oyalanmadır bir süstür kendi aranızda karşılıklı övünmedir mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün çiftçilerin hoşuna gider ama sonra kurur sen onu sapsarı görürsün sonra da çerçöp haline gelir. (İşte dünya hayatı da böyledir. Kuruyup çerçöp olan nebatat gibi sonu gelecektir.) Âhirette inkârcılar için (yaptıkları yüzünden) şiddetli bir azap mü’minler için ise Rableri tarafından bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet dünya hayatı aldatıcı bir hazdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-20c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; dünya hayatını hiçe saymak ya da küçümsemek olarak asla anlaşılmamalıdır. “Dünya hayatı, yalnızca bir oyunun, eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, servet-makam-mevki sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Buna göre dikkatli olun ve aklınızı işletin. Bütün bunlar Allah’la aranızı açmasın, ahiretinizi mahvetmesin” demektir. Sâd 38/27 ayetinde “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık” buyrularak dünya ve ahiret dengesini sağlama konusunda insanların daha bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"İyi bilin ki dünya hayatı bir oyundur bir oyalanmadır bir süstür kendi aranızda karşılıklı övünmedir mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün çiftçilerin hoşuna gider ama sonra kurur sen onu sapsarı görürsün sonra da çerçöp haline gelir. (İşte dünya hayatı da böyledir. Kuruyup çerçöp olan nebatat gibi sonu gelecektir.) Âhirette inkârcılar için (yaptıkları yüzünden) şiddetli bir azap mü’minler için ise Rableri tarafından bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet dünya hayatı aldatıcı bir hazdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-19c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; dünya hayatını hiçe saymak ya da küçümsemek olarak asla anlaşılmamalıdır. “Dünya hayatı, yalnızca bir oyunun, eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, servet-makam-mevki sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Buna göre dikkatli olun ve aklınızı işletin. Bütün bunlar Allah’la aranızı açmasın, ahiretinizi mahvetmesin” demektir. Sâd 38/27 ayetinde “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık” buyrularak dünya ve ahiret dengesini sağlama konusunda insanların daha bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"İyi bilin ki dünya hayatı bir oyundur bir oyalanmadır bir süstür kendi aranızda karşılıklı övünmedir mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün çiftçilerin hoşuna gider ama sonra kurur sen onu sapsarı görürsün sonra da çerçöp haline gelir. (İşte dünya hayatı da böyledir. Kuruyup çerçöp olan nebatat gibi sonu gelecektir.) Âhirette inkârcılar için (yaptıkları yüzünden) şiddetli bir azap mü’minler için ise Rableri tarafından bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet dünya hayatı aldatıcı bir hazdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-20c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; dünya hayatını hiçe saymak ya da küçümsemek olarak asla anlaşılmamalıdır. “Dünya hayatı, yalnızca bir oyunun, eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, servet-makam-mevki sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Buna göre dikkatli olun ve aklınızı işletin. Bütün bunlar Allah’la aranızı açmasın, ahiretinizi mahvetmesin” demektir. Sâd 38/27 ayetinde “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık” buyrularak dünya ve ahiret dengesini sağlama konusunda insanların daha bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"20","turkish_text":"İyi bilin ki dünya hayatı bir oyundur bir oyalanmadır bir süstür kendi aranızda karşılıklı övünmedir mal ve nesli çoğaltma yarışıdır. Tıpkı o yağmura benzer ki bitirdiği ürün çiftçilerin hoşuna gider ama sonra kurur sen onu sapsarı görürsün sonra da çerçöp haline gelir. (İşte dünya hayatı da böyledir. Kuruyup çerçöp olan nebatat gibi sonu gelecektir.) Âhirette inkârcılar için (yaptıkları yüzünden) şiddetli bir azap mü’minler için ise Rableri tarafından bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet dünya hayatı aldatıcı bir hazdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-20c.mp3","commentary_text":"Ayetin ilk cümlesi; dünya hayatını hiçe saymak ya da küçümsemek olarak asla anlaşılmamalıdır. “Dünya hayatı, yalnızca bir oyunun, eğlencenin, çoluk-çocuk sahibi olma zevkinin, aranızda itibar kazanma ve övünme vesilesinin, servet-makam-mevki sahibi olma yarışının yapıldığı bir yerdir. Buna göre dikkatli olun ve aklınızı işletin. Bütün bunlar Allah’la aranızı açmasın, ahiretinizi mahvetmesin” demektir. Sâd 38/27 ayetinde “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık” buyrularak dünya ve ahiret dengesini sağlama konusunda insanların daha bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde dünyaya kendinizi kaptırmadan) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanmış yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için) yarışın (koşuşun/koşuşturun)! İşte bu Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (faydalı amellerinden dolayı) verir (yeter ki siz dileyin ve gereklerini yerine getirin). Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde dünyaya kendinizi kaptırmadan) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanmış yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için) yarışın (koşuşun/koşuşturun)! İşte bu Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (faydalı amellerinden dolayı) verir (yeter ki siz dileyin ve gereklerini yerine getirin). Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde dünyaya kendinizi kaptırmadan) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanmış yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için) yarışın (koşuşun/koşuşturun)! İşte bu Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (faydalı amellerinden dolayı) verir (yeter ki siz dileyin ve gereklerini yerine getirin). Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(O halde dünyaya kendinizi kaptırmadan) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanmış yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için) yarışın (koşuşun/koşuşturun)! İşte bu Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine (faydalı amellerinden dolayı) verir (yeter ki siz dileyin ve gereklerini yerine getirin). Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerek yeryüzünde (kıtlık kuraklık ve deprem gibi) görülen gerekse (hastalık koru ve açlık gibi) başınıza gelen her musibet tarafımızdan yaratılmadan önce kesinlikle bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş (Allah tarafından bilinmiş)tir. Şüphesiz bu ayrıntılı planlama Allah için kolay bir iştir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-22c.mp3","commentary_text":"Başa gelen her musibetin Allah tarafından bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani Allah’ın iradesi ve bilgisi olmadan hiçbir hadisenin vuku bulması mümkün değildir. Yoksa insan önüne konan oyunu oynayan aktör ya da aktris değildir. Allah’ın bilgisi dahilinde, cüz’i iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerek yeryüzünde (kıtlık kuraklık ve deprem gibi) görülen gerekse (hastalık koru ve açlık gibi) başınıza gelen her musibet tarafımızdan yaratılmadan önce kesinlikle bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş (Allah tarafından bilinmiş)tir. Şüphesiz bu ayrıntılı planlama Allah için kolay bir iştir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-21c.mp3","commentary_text":"Başa gelen her musibetin Allah tarafından bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani Allah’ın iradesi ve bilgisi olmadan hiçbir hadisenin vuku bulması mümkün değildir. Yoksa insan önüne konan oyunu oynayan aktör ya da aktris değildir. Allah’ın bilgisi dahilinde, cüz’i iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerek yeryüzünde (kıtlık kuraklık ve deprem gibi) görülen gerekse (hastalık koru ve açlık gibi) başınıza gelen her musibet tarafımızdan yaratılmadan önce kesinlikle bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş (Allah tarafından bilinmiş)tir. Şüphesiz bu ayrıntılı planlama Allah için kolay bir iştir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-22c.mp3","commentary_text":"Başa gelen her musibetin Allah tarafından bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani Allah’ın iradesi ve bilgisi olmadan hiçbir hadisenin vuku bulması mümkün değildir. Yoksa insan önüne konan oyunu oynayan aktör ya da aktris değildir. Allah’ın bilgisi dahilinde, cüz’i iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Gerek yeryüzünde (kıtlık kuraklık ve deprem gibi) görülen gerekse (hastalık koru ve açlık gibi) başınıza gelen her musibet tarafımızdan yaratılmadan önce kesinlikle bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş (Allah tarafından bilinmiş)tir. Şüphesiz bu ayrıntılı planlama Allah için kolay bir iştir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ","related_links":[],"audio_path":"56/56-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-22c.mp3","commentary_text":"Başa gelen her musibetin Allah tarafından bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani Allah’ın iradesi ve bilgisi olmadan hiçbir hadisenin vuku bulması mümkün değildir. Yoksa insan önüne konan oyunu oynayan aktör ya da aktris değildir. Allah’ın bilgisi dahilinde, cüz’i iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık). Allah kendini beğenip şımaran hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"لِكَيْلَا تَأْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-23c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi Allah’ın sevgisine mazhar olup olmadığımızı görmek konusunda önemli bir tespit ortaya koyuyor. Yani diyor ki; “Eğer kendinizi üstün görüp başkalarını küçümsüyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlerle olgunlaşmanız gerekirken şımarıyorsanız biliniz ki Allah sizi sevmiyor. Allah’ın sevmediği bir kişi olmak istemiyorsanız kendinizle övünerek başkalarını küçük görmeyin ve paylaşmanız gereken nimetleri sahiplerine teslim etmek yerine onları kendiniz kullanarak şımarmayın!”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık). Allah kendini beğenip şımaran hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"لِكَيْلَا تَأْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-22c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi Allah’ın sevgisine mazhar olup olmadığımızı görmek konusunda önemli bir tespit ortaya koyuyor. Yani diyor ki; “Eğer kendinizi üstün görüp başkalarını küçümsüyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlerle olgunlaşmanız gerekirken şımarıyorsanız biliniz ki Allah sizi sevmiyor. Allah’ın sevmediği bir kişi olmak istemiyorsanız kendinizle övünerek başkalarını küçük görmeyin ve paylaşmanız gereken nimetleri sahiplerine teslim etmek yerine onları kendiniz kullanarak şımarmayın!”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık). Allah kendini beğenip şımaran hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"لِكَيْلَا تَأْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-23c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi Allah’ın sevgisine mazhar olup olmadığımızı görmek konusunda önemli bir tespit ortaya koyuyor. Yani diyor ki; “Eğer kendinizi üstün görüp başkalarını küçümsüyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlerle olgunlaşmanız gerekirken şımarıyorsanız biliniz ki Allah sizi sevmiyor. Allah’ın sevmediği bir kişi olmak istemiyorsanız kendinizle övünerek başkalarını küçük görmeyin ve paylaşmanız gereken nimetleri sahiplerine teslim etmek yerine onları kendiniz kullanarak şımarmayın!”"},{"verse_number":"23","turkish_text":"Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık). Allah kendini beğenip şımaran hiç kimseyi sevmez.","arabic_text":"لِكَيْلَا تَأْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-23c.mp3","commentary_text":"Ayetin son cümlesi Allah’ın sevgisine mazhar olup olmadığımızı görmek konusunda önemli bir tespit ortaya koyuyor. Yani diyor ki; “Eğer kendinizi üstün görüp başkalarını küçümsüyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlerle olgunlaşmanız gerekirken şımarıyorsanız biliniz ki Allah sizi sevmiyor. Allah’ın sevmediği bir kişi olmak istemiyorsanız kendinizle övünerek başkalarını küçük görmeyin ve paylaşmanız gereken nimetleri sahiplerine teslim etmek yerine onları kendiniz kullanarak şımarmayın!”"},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar hem kendileri cimrice davranırlar hem de başkalarına cimri olmayı önerirler. Kim hayır yapmaktan kaçınırsa bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin yapacağı hayra vereceği sadakaya ihtiyacı yoktur aksine her varlık O’na muhtaçtır) ve O övgüye (en) layık olandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar hem kendileri cimrice davranırlar hem de başkalarına cimri olmayı önerirler. Kim hayır yapmaktan kaçınırsa bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin yapacağı hayra vereceği sadakaya ihtiyacı yoktur aksine her varlık O’na muhtaçtır) ve O övgüye (en) layık olandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar hem kendileri cimrice davranırlar hem de başkalarına cimri olmayı önerirler. Kim hayır yapmaktan kaçınırsa bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin yapacağı hayra vereceği sadakaya ihtiyacı yoktur aksine her varlık O’na muhtaçtır) ve O övgüye (en) layık olandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar hem kendileri cimrice davranırlar hem de başkalarına cimri olmayı önerirler. Kim hayır yapmaktan kaçınırsa bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir (kimsenin yapacağı hayra vereceği sadakaya ihtiyacı yoktur aksine her varlık O’na muhtaçtır) ve O övgüye (en) layık olandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ","related_links":[],"audio_path":"56/56-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz resullerimizi apaçık delillerle/kanıtlarla gönderdik ve beraberlerinde kitaplar indirdik ve insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak değer ölçüleri koyduk. Ayrıca insanlar için çok faydaları bulunan ve güçlü bir madde olan demiri indirdik (yarattık ki insanlar ondan yararlansın). Böylece Allah Kendisini görmedikleri halde hem Kendi davasına hem de resullerine yardım edenleri ortaya çıkarsın. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-25c.mp3","commentary_text":"Ayette, “haleknâ” ya da “cealnâ” fiili yerine “indirdik” anlamına gelen “enzelnâ” terimi kullanılıyor. Bunun bir benzeri Zümer suresinin 39/6. ayetinde geçiyor “Sizin için hayvanlardan sekiz çift (indirdi) yarattı. Her iki ayette de bu deyimler ayetlerin anlam akışına uyarak nesneleri yaratmada Allah’ın iradesine ve planına işaret ediyor. Âyette “demir” in gücüne ve faydalarına vurgu yapılarak ehemmiyetli bir metal olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği gibi demir, tüm metaller içinde en çok kullanılan ve dünyada üretilen metallerin ağırlıkça %95'ini oluşturan bir maddedir. Demirin ilk kullanımı, mızrak uçları, bıçak ve süs eşyası şeklinde olup Sümerlere ve eski Mısırlılara, MÖ yaklaşık 4000’li yıllara kadar dayanır. Demir, sadece inşaat sektöründe ve kap-kacakta değil, aynı zamanda, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve insanın fıtratı ile bağlantılarını koparan yüksek teknolojinin gelişmesinde de kendini gösterir. Ve modern hayattaki bu makineleşme süreci, cemiyetteki manevî ve ahlakî değerlerin yozlaşmasına sebep olur. Kur’an, insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir” in taşıdığı potansiyel kötülüğe dikkat çekerek, insanın “demir” i kullanarak bireysel ve sosyal mutluluk alanlarını yok etmesine yol açacak girişimlerden uzak durması ve ondan mutlaka hayır yolunda faydalanması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz resullerimizi apaçık delillerle/kanıtlarla gönderdik ve beraberlerinde kitaplar indirdik ve insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak değer ölçüleri koyduk. Ayrıca insanlar için çok faydaları bulunan ve güçlü bir madde olan demiri indirdik (yarattık ki insanlar ondan yararlansın). Böylece Allah Kendisini görmedikleri halde hem Kendi davasına hem de resullerine yardım edenleri ortaya çıkarsın. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-24c.mp3","commentary_text":"Ayette, “haleknâ” ya da “cealnâ” fiili yerine “indirdik” anlamına gelen “enzelnâ” terimi kullanılıyor. Bunun bir benzeri Zümer suresinin 39/6. ayetinde geçiyor “Sizin için hayvanlardan sekiz çift (indirdi) yarattı. Her iki ayette de bu deyimler ayetlerin anlam akışına uyarak nesneleri yaratmada Allah’ın iradesine ve planına işaret ediyor. Âyette “demir” in gücüne ve faydalarına vurgu yapılarak ehemmiyetli bir metal olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği gibi demir, tüm metaller içinde en çok kullanılan ve dünyada üretilen metallerin ağırlıkça %95'ini oluşturan bir maddedir. Demirin ilk kullanımı, mızrak uçları, bıçak ve süs eşyası şeklinde olup Sümerlere ve eski Mısırlılara, MÖ yaklaşık 4000’li yıllara kadar dayanır. Demir, sadece inşaat sektöründe ve kap-kacakta değil, aynı zamanda, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve insanın fıtratı ile bağlantılarını koparan yüksek teknolojinin gelişmesinde de kendini gösterir. Ve modern hayattaki bu makineleşme süreci, cemiyetteki manevî ve ahlakî değerlerin yozlaşmasına sebep olur. Kur’an, insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir” in taşıdığı potansiyel kötülüğe dikkat çekerek, insanın “demir” i kullanarak bireysel ve sosyal mutluluk alanlarını yok etmesine yol açacak girişimlerden uzak durması ve ondan mutlaka hayır yolunda faydalanması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz resullerimizi apaçık delillerle/kanıtlarla gönderdik ve beraberlerinde kitaplar indirdik ve insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak değer ölçüleri koyduk. Ayrıca insanlar için çok faydaları bulunan ve güçlü bir madde olan demiri indirdik (yarattık ki insanlar ondan yararlansın). Böylece Allah Kendisini görmedikleri halde hem Kendi davasına hem de resullerine yardım edenleri ortaya çıkarsın. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-25c.mp3","commentary_text":"Ayette, “haleknâ” ya da “cealnâ” fiili yerine “indirdik” anlamına gelen “enzelnâ” terimi kullanılıyor. Bunun bir benzeri Zümer suresinin 39/6. ayetinde geçiyor “Sizin için hayvanlardan sekiz çift (indirdi) yarattı. Her iki ayette de bu deyimler ayetlerin anlam akışına uyarak nesneleri yaratmada Allah’ın iradesine ve planına işaret ediyor. Âyette “demir” in gücüne ve faydalarına vurgu yapılarak ehemmiyetli bir metal olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği gibi demir, tüm metaller içinde en çok kullanılan ve dünyada üretilen metallerin ağırlıkça %95'ini oluşturan bir maddedir. Demirin ilk kullanımı, mızrak uçları, bıçak ve süs eşyası şeklinde olup Sümerlere ve eski Mısırlılara, MÖ yaklaşık 4000’li yıllara kadar dayanır. Demir, sadece inşaat sektöründe ve kap-kacakta değil, aynı zamanda, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve insanın fıtratı ile bağlantılarını koparan yüksek teknolojinin gelişmesinde de kendini gösterir. Ve modern hayattaki bu makineleşme süreci, cemiyetteki manevî ve ahlakî değerlerin yozlaşmasına sebep olur. Kur’an, insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir” in taşıdığı potansiyel kötülüğe dikkat çekerek, insanın “demir” i kullanarak bireysel ve sosyal mutluluk alanlarını yok etmesine yol açacak girişimlerden uzak durması ve ondan mutlaka hayır yolunda faydalanması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"25","turkish_text":"Andolsun biz resullerimizi apaçık delillerle/kanıtlarla gönderdik ve beraberlerinde kitaplar indirdik ve insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak değer ölçüleri koyduk. Ayrıca insanlar için çok faydaları bulunan ve güçlü bir madde olan demiri indirdik (yarattık ki insanlar ondan yararlansın). Böylece Allah Kendisini görmedikleri halde hem Kendi davasına hem de resullerine yardım edenleri ortaya çıkarsın. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir her işte üstün ve mutlak galiptir.","arabic_text":"لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟","related_links":[],"audio_path":"56/56-24.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-25c.mp3","commentary_text":"Ayette, “haleknâ” ya da “cealnâ” fiili yerine “indirdik” anlamına gelen “enzelnâ” terimi kullanılıyor. Bunun bir benzeri Zümer suresinin 39/6. ayetinde geçiyor “Sizin için hayvanlardan sekiz çift (indirdi) yarattı. Her iki ayette de bu deyimler ayetlerin anlam akışına uyarak nesneleri yaratmada Allah’ın iradesine ve planına işaret ediyor. Âyette “demir” in gücüne ve faydalarına vurgu yapılarak ehemmiyetli bir metal olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği gibi demir, tüm metaller içinde en çok kullanılan ve dünyada üretilen metallerin ağırlıkça %95'ini oluşturan bir maddedir. Demirin ilk kullanımı, mızrak uçları, bıçak ve süs eşyası şeklinde olup Sümerlere ve eski Mısırlılara, MÖ yaklaşık 4000’li yıllara kadar dayanır. Demir, sadece inşaat sektöründe ve kap-kacakta değil, aynı zamanda, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve insanın fıtratı ile bağlantılarını koparan yüksek teknolojinin gelişmesinde de kendini gösterir. Ve modern hayattaki bu makineleşme süreci, cemiyetteki manevî ve ahlakî değerlerin yozlaşmasına sebep olur. Kur’an, insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir” in taşıdığı potansiyel kötülüğe dikkat çekerek, insanın “demir” i kullanarak bireysel ve sosyal mutluluk alanlarını yok etmesine yol açacak girişimlerden uzak durması ve ondan mutlaka hayır yolunda faydalanması gerektiğini anlatmaktadır."},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u ve İbrahim’i resul olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiş içlerinden çokları da doğru yoldan çıkıp sapmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u ve İbrahim’i resul olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiş içlerinden çokları da doğru yoldan çıkıp sapmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u ve İbrahim’i resul olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiş içlerinden çokları da doğru yoldan çıkıp sapmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Andolsun biz Nuh’u ve İbrahim’i resul olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiş içlerinden çokları da doğru yoldan çıkıp sapmıştır.","arabic_text":"وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra bunların ardından peş peşe resullerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanca riyazete (aşırı sofuluğa) gelince biz onlara bunu emretmedik. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla onu kendileri uydurdu. Ama sonra ona da gerektiği gibi uymadılar (teslis inancına ve riyakârlığa saptılar). Biz de içlerinden iman edenlere karşılığını verdik fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardı.","arabic_text":"ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-27c.mp3","commentary_text":"“Ruhbanlık”, semavi dinlerde yeri olmayan, Hıristiyan din adamlarının icat ettiği bir anlayış ve yaşayış tarzıdır. Ruhbanlıkta, insanlar riyazete çekilerek dünyevi zevkleri terk eder ve ruhu yüceltmek maksadıyla kendilerini sadece ibadete verirler. Böylece Allah’ın dini yerine kendilerinden istenmeyen adeta Allah’a yaranma dini uydururlar. Günümüzde maalesef daha çok tasavvuf ekolleri insanlara bu hayatı tavsiye edip özendirmektedirler. Oysa İslâm’da insanın dünyadan el etek çekmesi ve dünyadaki ilahi nimetlerden uzak durması diye bir şey yoktur. Dünyada yaşayan insan, dünyanın şartlarına uymalı, hayatın gereklerini yerine getirmeli, çalışmalı, çalışmayı ibadete dönüştürmeli, mücadele vermeli, mücadeleyi hayat olarak görmeli, zorluklarla boğuşarak sabretmesini öğrenmeli ve kemale ermeli, Allah’ın helal kıldığı nimetlerden istifade ederek kulluğunu ortaya koymalıdır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra bunların ardından peş peşe resullerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanca riyazete (aşırı sofuluğa) gelince biz onlara bunu emretmedik. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla onu kendileri uydurdu. Ama sonra ona da gerektiği gibi uymadılar (teslis inancına ve riyakârlığa saptılar). Biz de içlerinden iman edenlere karşılığını verdik fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardı.","arabic_text":"ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-26c.mp3","commentary_text":"“Ruhbanlık”, semavi dinlerde yeri olmayan, Hıristiyan din adamlarının icat ettiği bir anlayış ve yaşayış tarzıdır. Ruhbanlıkta, insanlar riyazete çekilerek dünyevi zevkleri terk eder ve ruhu yüceltmek maksadıyla kendilerini sadece ibadete verirler. Böylece Allah’ın dini yerine kendilerinden istenmeyen adeta Allah’a yaranma dini uydururlar. Günümüzde maalesef daha çok tasavvuf ekolleri insanlara bu hayatı tavsiye edip özendirmektedirler. Oysa İslâm’da insanın dünyadan el etek çekmesi ve dünyadaki ilahi nimetlerden uzak durması diye bir şey yoktur. Dünyada yaşayan insan, dünyanın şartlarına uymalı, hayatın gereklerini yerine getirmeli, çalışmalı, çalışmayı ibadete dönüştürmeli, mücadele vermeli, mücadeleyi hayat olarak görmeli, zorluklarla boğuşarak sabretmesini öğrenmeli ve kemale ermeli, Allah’ın helal kıldığı nimetlerden istifade ederek kulluğunu ortaya koymalıdır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra bunların ardından peş peşe resullerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanca riyazete (aşırı sofuluğa) gelince biz onlara bunu emretmedik. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla onu kendileri uydurdu. Ama sonra ona da gerektiği gibi uymadılar (teslis inancına ve riyakârlığa saptılar). Biz de içlerinden iman edenlere karşılığını verdik fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardı.","arabic_text":"ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-27c.mp3","commentary_text":"“Ruhbanlık”, semavi dinlerde yeri olmayan, Hıristiyan din adamlarının icat ettiği bir anlayış ve yaşayış tarzıdır. Ruhbanlıkta, insanlar riyazete çekilerek dünyevi zevkleri terk eder ve ruhu yüceltmek maksadıyla kendilerini sadece ibadete verirler. Böylece Allah’ın dini yerine kendilerinden istenmeyen adeta Allah’a yaranma dini uydururlar. Günümüzde maalesef daha çok tasavvuf ekolleri insanlara bu hayatı tavsiye edip özendirmektedirler. Oysa İslâm’da insanın dünyadan el etek çekmesi ve dünyadaki ilahi nimetlerden uzak durması diye bir şey yoktur. Dünyada yaşayan insan, dünyanın şartlarına uymalı, hayatın gereklerini yerine getirmeli, çalışmalı, çalışmayı ibadete dönüştürmeli, mücadele vermeli, mücadeleyi hayat olarak görmeli, zorluklarla boğuşarak sabretmesini öğrenmeli ve kemale ermeli, Allah’ın helal kıldığı nimetlerden istifade ederek kulluğunu ortaya koymalıdır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sonra bunların ardından peş peşe resullerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanca riyazete (aşırı sofuluğa) gelince biz onlara bunu emretmedik. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla onu kendileri uydurdu. Ama sonra ona da gerektiği gibi uymadılar (teslis inancına ve riyakârlığa saptılar). Biz de içlerinden iman edenlere karşılığını verdik fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardı.","arabic_text":"ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ","related_links":[],"audio_path":"56/56-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"56/56-27c.mp3","commentary_text":"“Ruhbanlık”, semavi dinlerde yeri olmayan, Hıristiyan din adamlarının icat ettiği bir anlayış ve yaşayış tarzıdır. Ruhbanlıkta, insanlar riyazete çekilerek dünyevi zevkleri terk eder ve ruhu yüceltmek maksadıyla kendilerini sadece ibadete verirler. Böylece Allah’ın dini yerine kendilerinden istenmeyen adeta Allah’a yaranma dini uydururlar. Günümüzde maalesef daha çok tasavvuf ekolleri insanlara bu hayatı tavsiye edip özendirmektedirler. Oysa İslâm’da insanın dünyadan el etek çekmesi ve dünyadaki ilahi nimetlerden uzak durması diye bir şey yoktur. Dünyada yaşayan insan, dünyanın şartlarına uymalı, hayatın gereklerini yerine getirmeli, çalışmalı, çalışmayı ibadete dönüştürmeli, mücadele vermeli, mücadeleyi hayat olarak görmeli, zorluklarla boğuşarak sabretmesini öğrenmeli ve kemale ermeli, Allah’ın helal kıldığı nimetlerden istifade ederek kulluğunu ortaya koymalıdır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve O’nun resullerine inanın ki O size rahmetinden iki hisse versin ayrıca sizin için aydınlığında yol alacağınız bir nur var etsin ve sizi bağışlasın. Zira Allah günahları çok bağışlayandır (bilhassa mü’min kullarına karşı) merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve O’nun resullerine inanın ki O size rahmetinden iki hisse versin ayrıca sizin için aydınlığında yol alacağınız bir nur var etsin ve sizi bağışlasın. Zira Allah günahları çok bağışlayandır (bilhassa mü’min kullarına karşı) merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve O’nun resullerine inanın ki O size rahmetinden iki hisse versin ayrıca sizin için aydınlığında yol alacağınız bir nur var etsin ve sizi bağışlasın. Zira Allah günahları çok bağışlayandır (bilhassa mü’min kullarına karşı) merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve O’nun resullerine inanın ki O size rahmetinden iki hisse versin ayrıca sizin için aydınlığında yol alacağınız bir nur var etsin ve sizi bağışlasın. Zira Allah günahları çok bağışlayandır (bilhassa mü’min kullarına karşı) merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"56/56-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece kitap ehli (Yahudiler ve Hristiyanlar) bilsinler ki Allah’ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir takdirindedir. O onu dilediğine verir. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece kitap ehli (Yahudiler ve Hristiyanlar) bilsinler ki Allah’ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir takdirindedir. O onu dilediğine verir. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece kitap ehli (Yahudiler ve Hristiyanlar) bilsinler ki Allah’ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir takdirindedir. O onu dilediğine verir. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece kitap ehli (Yahudiler ve Hristiyanlar) bilsinler ki Allah’ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir takdirindedir. O onu dilediğine verir. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"56/56-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":58,"name":"MÜCÂDELE SÛRESİ","description":"Mücadele suresi, Medine döneminde inmiş olup 22 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “mücadele etmek/tartışmak” anlamına gelen “tücâdilü” kelimesinden almıştır. Sûrede Câhiliye döneminin âdeti olan zihâr adlı boşamanın kaldırıldığı ve bu tarzda boşama ifadesi kullanan kocanın kefâretle mükellef tutulacağı ifade ediliyor. Allah’a ve resulüne muhalefet edenlerin onur kırıcı yenilgiye mâruz kalacakları, işledikleri kötü fiillerin cezasının Allah tarafından mutlaka verileceği bildiriliyor. İnananlara lobicilik faaliyetleri için meclisler oluşturmaları konusunda tavsiyelerde bulunuluyor. “Şeytanın taraftarları” diye nitelendirilen münafıkların da inkârcılar gibi ziyana uğrayacaklarının ifade edildiği sûrede Hak-bâtıl mücadelesinde Allah’ın ve peygamberinin mutlaka galip geleceği belirtiliyor. Allah’ın kalplerine imanı nakşettiği müminlerin Allah’tan yana oldukları müddetçe Allah’ın onlardan razı olacağı, onların da Allah’tan hoşnut olacağı ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"57/57-a.mp3","verse_count":22,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) Kocası hakkında seninle tartışan (hüküm için direnen) ve Allah’a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Çünkü Allah gizli açık bütün konuşmaları işitir bütün yaptıklarınızı bilir.","arabic_text":"قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-1c.mp3","commentary_text":"Kocası “zihâr” yapan bir kadın, Hz. Peygambere gelerek kocasını şikâyet etmiş ve “zihâr” yoluyla kocasından boşanarak çocuklarından ayrılmasını ve yuvasının dağılmasını istememişti. Bilindiği gibi cahiliye devri geleneğinden olan “zihâr”, bir adamın karısına: “Sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın” demek suretiyle kadının o erkeğe haram olması âdetidir. Hz. Peygamber de kadına: “Sen ona haramsın” deyince, yuvasının dağılmasını istemeyen kadın Hz. Peygamberle tartışmaya başlamıştı. Bunun üzerine gelen bu ayetlerle cahiliye devrinden kalan “zihâr” geleneği kaldırılmış oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) Kocası hakkında seninle tartışan (hüküm için direnen) ve Allah’a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Çünkü Allah gizli açık bütün konuşmaları işitir bütün yaptıklarınızı bilir.","arabic_text":"قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-0c.mp3","commentary_text":"Kocası “zihâr” yapan bir kadın, Hz. Peygambere gelerek kocasını şikâyet etmiş ve “zihâr” yoluyla kocasından boşanarak çocuklarından ayrılmasını ve yuvasının dağılmasını istememişti. Bilindiği gibi cahiliye devri geleneğinden olan “zihâr”, bir adamın karısına: “Sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın” demek suretiyle kadının o erkeğe haram olması âdetidir. Hz. Peygamber de kadına: “Sen ona haramsın” deyince, yuvasının dağılmasını istemeyen kadın Hz. Peygamberle tartışmaya başlamıştı. Bunun üzerine gelen bu ayetlerle cahiliye devrinden kalan “zihâr” geleneği kaldırılmış oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) Kocası hakkında seninle tartışan (hüküm için direnen) ve Allah’a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Çünkü Allah gizli açık bütün konuşmaları işitir bütün yaptıklarınızı bilir.","arabic_text":"قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-1c.mp3","commentary_text":"Kocası “zihâr” yapan bir kadın, Hz. Peygambere gelerek kocasını şikâyet etmiş ve “zihâr” yoluyla kocasından boşanarak çocuklarından ayrılmasını ve yuvasının dağılmasını istememişti. Bilindiği gibi cahiliye devri geleneğinden olan “zihâr”, bir adamın karısına: “Sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın” demek suretiyle kadının o erkeğe haram olması âdetidir. Hz. Peygamber de kadına: “Sen ona haramsın” deyince, yuvasının dağılmasını istemeyen kadın Hz. Peygamberle tartışmaya başlamıştı. Bunun üzerine gelen bu ayetlerle cahiliye devrinden kalan “zihâr” geleneği kaldırılmış oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) Kocası hakkında seninle tartışan (hüküm için direnen) ve Allah’a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Çünkü Allah gizli açık bütün konuşmaları işitir bütün yaptıklarınızı bilir.","arabic_text":"قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-1c.mp3","commentary_text":"Kocası “zihâr” yapan bir kadın, Hz. Peygambere gelerek kocasını şikâyet etmiş ve “zihâr” yoluyla kocasından boşanarak çocuklarından ayrılmasını ve yuvasının dağılmasını istememişti. Bilindiği gibi cahiliye devri geleneğinden olan “zihâr”, bir adamın karısına: “Sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın” demek suretiyle kadının o erkeğe haram olması âdetidir. Hz. Peygamber de kadına: “Sen ona haramsın” deyince, yuvasının dağılmasını istemeyen kadın Hz. Peygamberle tartışmaya başlamıştı. Bunun üzerine gelen bu ayetlerle cahiliye devrinden kalan “zihâr” geleneği kaldırılmış oldu."},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçinizden “zihâr” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın demek yoluyla) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓـ۪ٔي وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçinizden “zihâr” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın demek yoluyla) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓـ۪ٔي وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçinizden “zihâr” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın demek yoluyla) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓـ۪ٔي وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçinizden “zihâr” yaparak (sen bana anamın sırtı gibisin/annem kadar haramsın demek yoluyla) eşlerinden ayrılmağa kalkışan kimseler bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar gerçekten çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah çok affedendir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓـ۪ٔي وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَرًا مِنَ الْقَوْلِ وَزُورًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eşlerinden zihâr yaparak (sen bana annem kadar haramsın diyerek) ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce bir köle azad etmeleri (tutsak bir insanı özgürlüğüne kavuşturmaları) gerekir. İşte (yaptığınız yanlışa karşı ceza olarak) sizden istenen budur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eşlerinden zihâr yaparak (sen bana annem kadar haramsın diyerek) ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce bir köle azad etmeleri (tutsak bir insanı özgürlüğüne kavuşturmaları) gerekir. İşte (yaptığınız yanlışa karşı ceza olarak) sizden istenen budur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eşlerinden zihâr yaparak (sen bana annem kadar haramsın diyerek) ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce bir köle azad etmeleri (tutsak bir insanı özgürlüğüne kavuşturmaları) gerekir. İşte (yaptığınız yanlışa karşı ceza olarak) sizden istenen budur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eşlerinden zihâr yaparak (sen bana annem kadar haramsın diyerek) ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce bir köle azad etmeleri (tutsak bir insanı özgürlüğüne kavuşturmaları) gerekir. İşte (yaptığınız yanlışa karşı ceza olarak) sizden istenen budur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُوا فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۜ ذٰلِكُمْ تُوعَظُونَ بِه۪ۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa eşine dokunmadan önce art arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar (cahiliye âdetlerinden vazgeçerek) Allah’a ve Resulüne hakkıyla iman ettiğinizi ispat etmeniz için gereklidir. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. (Bu sınırları) inkâr edenler için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa eşine dokunmadan önce art arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar (cahiliye âdetlerinden vazgeçerek) Allah’a ve Resulüne hakkıyla iman ettiğinizi ispat etmeniz için gereklidir. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. (Bu sınırları) inkâr edenler için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa eşine dokunmadan önce art arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar (cahiliye âdetlerinden vazgeçerek) Allah’a ve Resulüne hakkıyla iman ettiğinizi ispat etmeniz için gereklidir. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. (Bu sınırları) inkâr edenler için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ancak kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa eşine dokunmadan önce art arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar (cahiliye âdetlerinden vazgeçerek) Allah’a ve Resulüne hakkıyla iman ettiğinizi ispat etmeniz için gereklidir. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır. (Bu sınırları) inkâr edenler için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَتَمَٓاسَّاۚ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَاِطْعَامُ سِتّ۪ينَ مِسْك۪ينًاۜ ذٰلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa (bu konularda) Biz apaçık ayetler indirdik. İşte (bu ayetleri) inkâr eden (ve Hakka karşı direnen)ler için alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"57/57-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa (bu konularda) Biz apaçık ayetler indirdik. İşte (bu ayetleri) inkâr eden (ve Hakka karşı direnen)ler için alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"57/57-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa (bu konularda) Biz apaçık ayetler indirdik. İşte (bu ayetleri) inkâr eden (ve Hakka karşı direnen)ler için alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"57/57-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Allah’a ve Resulü’ne karşı gelenler kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa (bu konularda) Biz apaçık ayetler indirdik. İşte (bu ayetleri) inkâr eden (ve Hakka karşı direnen)ler için alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ","related_links":[],"audio_path":"57/57-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü) Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine (bütün ayrıntılarıyla) haber verecektir. Kendileri yaptıklarını unutmuş fakat Allah (onların yaptıklarını) kaydetmiştir. Zira Allah her şeye ayrıntısıyla şahittir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü) Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine (bütün ayrıntılarıyla) haber verecektir. Kendileri yaptıklarını unutmuş fakat Allah (onların yaptıklarını) kaydetmiştir. Zira Allah her şeye ayrıntısıyla şahittir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü) Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine (bütün ayrıntılarıyla) haber verecektir. Kendileri yaptıklarını unutmuş fakat Allah (onların yaptıklarını) kaydetmiştir. Zira Allah her şeye ayrıntısıyla şahittir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (kıyamet) gün(ü) Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine (bütün ayrıntılarıyla) haber verecektir. Kendileri yaptıklarını unutmuş fakat Allah (onların yaptıklarını) kaydetmiştir. Zira Allah her şeye ayrıntısıyla şahittir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اَحْصٰيهُ اللّٰهُ وَنَسُوهُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerde olanları da yerde olanları da Allah’ın bildiğinin farkında değil misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur. Beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوٰى ثَلٰثَةٍ اِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ اِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَٓا اَدْنٰى مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْثَرَ اِلَّا هُوَ مَعَهُمْ اَيْنَ مَا كَانُواۚ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerde olanları da yerde olanları da Allah’ın bildiğinin farkında değil misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur. Beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوٰى ثَلٰثَةٍ اِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ اِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَٓا اَدْنٰى مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْثَرَ اِلَّا هُوَ مَعَهُمْ اَيْنَ مَا كَانُواۚ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerde olanları da yerde olanları da Allah’ın bildiğinin farkında değil misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur. Beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوٰى ثَلٰثَةٍ اِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ اِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَٓا اَدْنٰى مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْثَرَ اِلَّا هُوَ مَعَهُمْ اَيْنَ مَا كَانُواۚ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Göklerde olanları da yerde olanları da Allah’ın bildiğinin farkında değil misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur. Beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü yaptıklarını onlara haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَا يَكُونُ مِنْ نَجْوٰى ثَلٰثَةٍ اِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ اِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَٓا اَدْنٰى مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْثَرَ اِلَّا هُوَ مَعَهُمْ اَيْنَ مَا كَانُواۚ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek düşmanlık etmek ve resule karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allah’ın selamlamadığı gibi selamlıyorlar (“Es-selâmü Aleyküm” yerine üzerine ölüm olsun manasına gelen “Es-Sâmü Aleyküm” diyorlar). Üstelik kendi aralarında; “söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diy(erek de alay ediy)orlar. Cehennem onların hakkından gelecektir! Onların hepsi oraya (mutlaka) atılacaklardır. Ne kötü varış yeridir orası (bir bilseler)!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِۘ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُۙ وَيَقُولُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُۜ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"57/57-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-8c.mp3","commentary_text":"O günün Yahudilerinin ve münafıkların bir kısmı, Hz. Peygamber’le karşılaştıkları ya da yanına geldikleri zaman: “Size ölüm olsun” anlamına gelen “es-Samü-Aleyküm Ya Ebe’l Kasım” derlerdi ve böylelikle “es-Selâmü Aleyküm” ün telaffuzunu bozarak duyanların kendilerinin selam verdiğini zannetmelerini sağlarlardı. Hz. Peygamber de onların bu saygısız ve kaba davranışlarına karşı “size olsun” anlamına gelen “Aleyküm” şeklinde mukabelede bulunurdu. Yani “size de ölüm olsun” derdi. Onlar bu şekildeki çirkin kelime oyunlarını zaman zaman Hz. Peygamberin arkadaşlarına da yaparlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek düşmanlık etmek ve resule karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allah’ın selamlamadığı gibi selamlıyorlar (“Es-selâmü Aleyküm” yerine üzerine ölüm olsun manasına gelen “Es-Sâmü Aleyküm” diyorlar). Üstelik kendi aralarında; “söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diy(erek de alay ediy)orlar. Cehennem onların hakkından gelecektir! Onların hepsi oraya (mutlaka) atılacaklardır. Ne kötü varış yeridir orası (bir bilseler)!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِۘ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُۙ وَيَقُولُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُۜ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"57/57-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-7c.mp3","commentary_text":"O günün Yahudilerinin ve münafıkların bir kısmı, Hz. Peygamber’le karşılaştıkları ya da yanına geldikleri zaman: “Size ölüm olsun” anlamına gelen “es-Samü-Aleyküm Ya Ebe’l Kasım” derlerdi ve böylelikle “es-Selâmü Aleyküm” ün telaffuzunu bozarak duyanların kendilerinin selam verdiğini zannetmelerini sağlarlardı. Hz. Peygamber de onların bu saygısız ve kaba davranışlarına karşı “size olsun” anlamına gelen “Aleyküm” şeklinde mukabelede bulunurdu. Yani “size de ölüm olsun” derdi. Onlar bu şekildeki çirkin kelime oyunlarını zaman zaman Hz. Peygamberin arkadaşlarına da yaparlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek düşmanlık etmek ve resule karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allah’ın selamlamadığı gibi selamlıyorlar (“Es-selâmü Aleyküm” yerine üzerine ölüm olsun manasına gelen “Es-Sâmü Aleyküm” diyorlar). Üstelik kendi aralarında; “söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diy(erek de alay ediy)orlar. Cehennem onların hakkından gelecektir! Onların hepsi oraya (mutlaka) atılacaklardır. Ne kötü varış yeridir orası (bir bilseler)!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِۘ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُۙ وَيَقُولُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُۜ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"57/57-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-8c.mp3","commentary_text":"O günün Yahudilerinin ve münafıkların bir kısmı, Hz. Peygamber’le karşılaştıkları ya da yanına geldikleri zaman: “Size ölüm olsun” anlamına gelen “es-Samü-Aleyküm Ya Ebe’l Kasım” derlerdi ve böylelikle “es-Selâmü Aleyküm” ün telaffuzunu bozarak duyanların kendilerinin selam verdiğini zannetmelerini sağlarlardı. Hz. Peygamber de onların bu saygısız ve kaba davranışlarına karşı “size olsun” anlamına gelen “Aleyküm” şeklinde mukabelede bulunurdu. Yani “size de ölüm olsun” derdi. Onlar bu şekildeki çirkin kelime oyunlarını zaman zaman Hz. Peygamberin arkadaşlarına da yaparlardı."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek düşmanlık etmek ve resule karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allah’ın selamlamadığı gibi selamlıyorlar (“Es-selâmü Aleyküm” yerine üzerine ölüm olsun manasına gelen “Es-Sâmü Aleyküm” diyorlar). Üstelik kendi aralarında; “söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diy(erek de alay ediy)orlar. Cehennem onların hakkından gelecektir! Onların hepsi oraya (mutlaka) atılacaklardır. Ne kötü varış yeridir orası (bir bilseler)!","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِۘ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُۙ وَيَقُولُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُۜ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُۚ يَصْلَوْنَهَاۚ فَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"57/57-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-8c.mp3","commentary_text":"O günün Yahudilerinin ve münafıkların bir kısmı, Hz. Peygamber’le karşılaştıkları ya da yanına geldikleri zaman: “Size ölüm olsun” anlamına gelen “es-Samü-Aleyküm Ya Ebe’l Kasım” derlerdi ve böylelikle “es-Selâmü Aleyküm” ün telaffuzunu bozarak duyanların kendilerinin selam verdiğini zannetmelerini sağlarlardı. Hz. Peygamber de onların bu saygısız ve kaba davranışlarına karşı “size olsun” anlamına gelen “Aleyküm” şeklinde mukabelede bulunurdu. Yani “size de ölüm olsun” derdi. Onlar bu şekildeki çirkin kelime oyunlarını zaman zaman Hz. Peygamberin arkadaşlarına da yaparlardı."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inandıklarını iddia edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman günahı düşmanlığı ve resule itaatsizliği fısıldamayın! İyiliği konuşun ve takva üzere bir araya gelin. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inandıklarını iddia edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman günahı düşmanlığı ve resule itaatsizliği fısıldamayın! İyiliği konuşun ve takva üzere bir araya gelin. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inandıklarını iddia edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman günahı düşmanlığı ve resule itaatsizliği fısıldamayın! İyiliği konuşun ve takva üzere bir araya gelin. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inandıklarını iddia edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman günahı düşmanlığı ve resule itaatsizliği fısıldamayın! İyiliği konuşun ve takva üzere bir araya gelin. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Meşrû konularda olmayan) kulis ve toplantılar mü’minleri üzmek için şeytanın telkin ettiği davranışlardır. Aslında (münafıkların fısıldamaları) Allah’ın izni olmaksızın mü’minlere asla zarar veremez. Onun için inananlar yalnızca Allah’a güvensinler.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـًٔا اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Meşrû konularda olmayan) kulis ve toplantılar mü’minleri üzmek için şeytanın telkin ettiği davranışlardır. Aslında (münafıkların fısıldamaları) Allah’ın izni olmaksızın mü’minlere asla zarar veremez. Onun için inananlar yalnızca Allah’a güvensinler.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـًٔا اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Meşrû konularda olmayan) kulis ve toplantılar mü’minleri üzmek için şeytanın telkin ettiği davranışlardır. Aslında (münafıkların fısıldamaları) Allah’ın izni olmaksızın mü’minlere asla zarar veremez. Onun için inananlar yalnızca Allah’a güvensinler.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـًٔا اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Meşrû konularda olmayan) kulis ve toplantılar mü’minleri üzmek için şeytanın telkin ettiği davranışlardır. Aslında (münafıkların fısıldamaları) Allah’ın izni olmaksızın mü’minlere asla zarar veremez. Onun için inananlar yalnızca Allah’a güvensinler.","arabic_text":"اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـًٔا اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-11c.mp3","commentary_text":"“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açmaktan kasıt, lobicilik faaliyetleri için toplantı yerleri oluşturmaktır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-10c.mp3","commentary_text":"“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açmaktan kasıt, lobicilik faaliyetleri için toplantı yerleri oluşturmaktır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-11c.mp3","commentary_text":"“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açmaktan kasıt, lobicilik faaliyetleri için toplantı yerleri oluşturmaktır."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ey inananlar! Size: “lobicilik faaliyeti için meclisler oluşturun!” denildiği zaman faaliyete geçin ki Allah da sizin önünüzü açsın (sizi desteklesin). Ve size: “(Hakka hizmet için) ayağa kalkın!” denilince de harekete geçin ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-11c.mp3","commentary_text":"“Tefessahû fil-mecalis” cümlesine “meclislerde yer açın!” anlamı verirsek ayetin vermek istediği mesajın alanını daraltmış oluruz. Meclislerde yer açmaktan kasıt, lobicilik faaliyetleri için toplantı yerleri oluşturmaktır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Resul’le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir merhameti ve ihsanı boldur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-12c.mp3","commentary_text":"Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Resul’le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir merhameti ve ihsanı boldur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-11c.mp3","commentary_text":"Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Resul’le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir merhameti ve ihsanı boldur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-12c.mp3","commentary_text":"Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey inananlar! Resul’le baş başa (özel olarak) görüşmek istediğinizde bu hususî görüşmenizden önce (çevrenizdeki muhtaçlara) bir sadaka verin. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin (iç) temizliğinizi sağlayacaktır. Ama buna gücünüz yetmezse (bilin ki) Allah çok affedicidir merhameti ve ihsanı boldur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَاجَيْتُمُ الرَّسُولَ فَقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَةًۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-12c.mp3","commentary_text":"Yeni iman etmiş bazı varlıklı Müslümanlar, Hz. Muhammed’i gerekli, gereksiz meşgul ediyorlardı. Bundan hem Hz. Peygamber hem de diğer Müslümanlar rahatsızlık duyuyordu. Bu durumun önüne geçmek ve Hz. Muhammed’i rahatlatmak için bir tedbir olarak Allah Hz. Peygamber’le her özel görüşmeyi karşılıksız yardıma bağlamıştı. Çoğu zaman yanlış anlaşılmalara sebep olan ve fakat tatbik döneminde birçok hikmeti bulunan bu uygulama bir sonraki ayetle kaldırılmıştır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"Baş başa konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Sizler bunu yapamayınca Allah da sizden bu yükümlülüğü kaldırdı. Şu hâlde namazı ikame edin zekâtı verin ve Allah’ın ve Resulünün emirlerine uyun! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Baş başa konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Sizler bunu yapamayınca Allah da sizden bu yükümlülüğü kaldırdı. Şu hâlde namazı ikame edin zekâtı verin ve Allah’ın ve Resulünün emirlerine uyun! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Baş başa konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Sizler bunu yapamayınca Allah da sizden bu yükümlülüğü kaldırdı. Şu hâlde namazı ikame edin zekâtı verin ve Allah’ın ve Resulünün emirlerine uyun! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Baş başa konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Sizler bunu yapamayınca Allah da sizden bu yükümlülüğü kaldırdı. Şu hâlde namazı ikame edin zekâtı verin ve Allah’ın ve Resulünün emirlerine uyun! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.","arabic_text":"ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍۜ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"57/57-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-14c.mp3","commentary_text":"Burada gazaba uğrayan toplum, müminlerle Yahudiler arasında söz taşıyıcılığı yapan, inananların sırlarını Yahudilere taşıyarak Müslümanların zayıf düşmesi için gayret gösteren münafıklardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-13c.mp3","commentary_text":"Burada gazaba uğrayan toplum, müminlerle Yahudiler arasında söz taşıyıcılığı yapan, inananların sırlarını Yahudilere taşıyarak Müslümanların zayıf düşmesi için gayret gösteren münafıklardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-14c.mp3","commentary_text":"Burada gazaba uğrayan toplum, müminlerle Yahudiler arasında söz taşıyıcılığı yapan, inananların sırlarını Yahudilere taşıyarak Müslümanların zayıf düşmesi için gayret gösteren münafıklardır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَيَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-14c.mp3","commentary_text":"Burada gazaba uğrayan toplum, müminlerle Yahudiler arasında söz taşıyıcılığı yapan, inananların sırlarını Yahudilere taşıyarak Müslümanların zayıf düşmesi için gayret gösteren münafıklardır."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًاۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp (insanları) Allah’ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp (insanları) Allah’ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp (insanları) Allah’ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp (insanları) Allah’ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ne dünyalık servetleri ne de soy sopları onları Allah’(ın azabın)a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Hem de orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ne dünyalık servetleri ne de soy sopları onları Allah’(ın azabın)a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Hem de orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ne dünyalık servetleri ne de soy sopları onları Allah’(ın azabın)a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Hem de orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ne dünyalık servetleri ne de soy sopları onları Allah’(ın azabın)a karşı koruyamayacaktır. Onlar cehennemliktirler. Hem de orada devamlı kalacaklardır.","arabic_text":"لَنْ تُغْنِيَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın onların tümünü tekrar dirilteceği gün (şimdi) senin önünde yemin ettikleri gibi haklı oldukları zannıyla O’nun önünde de yemin edecekler. İyi bilin ki onların işi gücü yalan söylemektir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın onların tümünü tekrar dirilteceği gün (şimdi) senin önünde yemin ettikleri gibi haklı oldukları zannıyla O’nun önünde de yemin edecekler. İyi bilin ki onların işi gücü yalan söylemektir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın onların tümünü tekrar dirilteceği gün (şimdi) senin önünde yemin ettikleri gibi haklı oldukları zannıyla O’nun önünde de yemin edecekler. İyi bilin ki onların işi gücü yalan söylemektir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah’ın onların tümünü tekrar dirilteceği gün (şimdi) senin önünde yemin ettikleri gibi haklı oldukları zannıyla O’nun önünde de yemin edecekler. İyi bilin ki onların işi gücü yalan söylemektir.","arabic_text":"يَوْمَ يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًا فَيَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا يَحْلِفُونَ لَكُمْ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَيْءٍۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şeytan onlar üzerinde egemenlik kurmuş ve onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanlardır.","arabic_text":"اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şeytan onlar üzerinde egemenlik kurmuş ve onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanlardır.","arabic_text":"اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şeytan onlar üzerinde egemenlik kurmuş ve onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanlardır.","arabic_text":"اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şeytan onlar üzerinde egemenlik kurmuş ve onlara Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanlardır.","arabic_text":"اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) meydan okuyanlar var ya işte onlardır en zelil ve en alçak olanlarla aynı safı paylaşanlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) meydan okuyanlar var ya işte onlardır en zelil ve en alçak olanlarla aynı safı paylaşanlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) meydan okuyanlar var ya işte onlardır en zelil ve en alçak olanlarla aynı safı paylaşanlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) meydan okuyanlar var ya işte onlardır en zelil ve en alçak olanlarla aynı safı paylaşanlar.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْاَذَلّ۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Çünkü Allah: “Ben ve resullerim elbette galip geleceğiz” diye hükmetmiştir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür her şeyin mutlak galibidir.","arabic_text":"كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Çünkü Allah: “Ben ve resullerim elbette galip geleceğiz” diye hükmetmiştir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür her şeyin mutlak galibidir.","arabic_text":"كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Çünkü Allah: “Ben ve resullerim elbette galip geleceğiz” diye hükmetmiştir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür her şeyin mutlak galibidir.","arabic_text":"كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Çünkü Allah: “Ben ve resullerim elbette galip geleceğiz” diye hükmetmiştir. Şüphesiz ki Allah güçlüdür her şeyin mutlak galibidir.","arabic_text":"كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ","related_links":[],"audio_path":"57/57-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğu Allah’a ve Resulüne karşı duran hiç kimse ile isterse o kimseler babaları çocukları kardeşleri yahut akrabaları olsun karşılıklı sevgi ve dostluk içinde göremezsin. Çünkü Allah inananların kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh (vahiy) ile desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecek ve onlar orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki kurtuluşa erenler de Allah’ın tarafında yer alanlardır.","arabic_text":"لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-22c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananla Allah’a ve Resulüne karşı duran isterse birbirinin en yakını olsun aralarında dostluk ve sevgi göremezsin. Çünkü kan ve yakınlık bağları iman bağıyla örtüşmediği zaman kopuverirler. Ama kan ve yakınlık bağlarından soyutlanarak inanç bağına sarılanlar yani iman kardeşleri asla birbirlerinden kopmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğu Allah’a ve Resulüne karşı duran hiç kimse ile isterse o kimseler babaları çocukları kardeşleri yahut akrabaları olsun karşılıklı sevgi ve dostluk içinde göremezsin. Çünkü Allah inananların kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh (vahiy) ile desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecek ve onlar orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki kurtuluşa erenler de Allah’ın tarafında yer alanlardır.","arabic_text":"لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-21c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananla Allah’a ve Resulüne karşı duran isterse birbirinin en yakını olsun aralarında dostluk ve sevgi göremezsin. Çünkü kan ve yakınlık bağları iman bağıyla örtüşmediği zaman kopuverirler. Ama kan ve yakınlık bağlarından soyutlanarak inanç bağına sarılanlar yani iman kardeşleri asla birbirlerinden kopmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğu Allah’a ve Resulüne karşı duran hiç kimse ile isterse o kimseler babaları çocukları kardeşleri yahut akrabaları olsun karşılıklı sevgi ve dostluk içinde göremezsin. Çünkü Allah inananların kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh (vahiy) ile desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecek ve onlar orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki kurtuluşa erenler de Allah’ın tarafında yer alanlardır.","arabic_text":"لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-22c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananla Allah’a ve Resulüne karşı duran isterse birbirinin en yakını olsun aralarında dostluk ve sevgi göremezsin. Çünkü kan ve yakınlık bağları iman bağıyla örtüşmediği zaman kopuverirler. Ama kan ve yakınlık bağlarından soyutlanarak inanç bağına sarılanlar yani iman kardeşleri asla birbirlerinden kopmazlar."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah’a ve ahiret gününe inanan bir topluluğu Allah’a ve Resulüne karşı duran hiç kimse ile isterse o kimseler babaları çocukları kardeşleri yahut akrabaları olsun karşılıklı sevgi ve dostluk içinde göremezsin. Çünkü Allah inananların kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh (vahiy) ile desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecek ve onlar orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki kurtuluşa erenler de Allah’ın tarafında yer alanlardır.","arabic_text":"لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"57/57-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"57/57-22c.mp3","commentary_text":"Allah’a ve ahirete inananla Allah’a ve Resulüne karşı duran isterse birbirinin en yakını olsun aralarında dostluk ve sevgi göremezsin. Çünkü kan ve yakınlık bağları iman bağıyla örtüşmediği zaman kopuverirler. Ama kan ve yakınlık bağlarından soyutlanarak inanç bağına sarılanlar yani iman kardeşleri asla birbirlerinden kopmazlar."}]},{"id":59,"name":"HAŞR SÛRESİ","description":"Haşr suresi, Medine döneminde inmiş olup 24 ayettir. Sure adını, “toplamak” anlamına gelen “Haşr” kelimesinden almıştır. Sûrede göklerde ve yerdeki bütün varlıkların Allah’ın yüceliğini dile getirdiği ve O’nun güçlü ve hikmet sahibi olduğu bildiriliyor. Malların yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmaması gerektiğine vurgu yapılarak insanlar uyarılıyor. Medineli ensarın Mekkeli muhacirlere karşı beslediği kardeşlik duygularının anlatıldığı sûrede diğer Müslümanların da birbirlerine aynı duyguları beslemeleri gerektiğine dikkat çekiliyor. Ayrıca sûrede Kur’an’ın geneline hâkim olan sosyal dayanışma ruhunun karakteristik ifadeleri yer alıyor. En büyük kurtuluşun, insanın bencillikten uzaklaşması ile elde edilebileceği, inananların birbirine karşı yüreklerinde kin tutamayacakları bildiriliyor. Dünyadaki bütün kötülüklerin Allah’ı ve âhireti unutmaktan ileri geldiğine işaret edilen sûrede Müslümanların böyle olmamaları ve fâsıklardan uzak durmaları isteniyor. Cehennem ehliyle cennet ehlinin bir olmadığı, cennet ehlinin kurtuluşa erenler olduğu vurgulanıyor. Kur’an’da getirilen misallerin insanların düşünmesi ve ibret alması için verildiği ifade edilen sûrede tevhid inancının özünü teşkil eden Allah’ın birliği, yüceliği, eşsizliği, rahmet ve merhameti, gücü ve kudreti dile getiriliyor.","sura_intro_audio":"58/58-a.mp3","verse_count":24,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun istediği şekilde vazifelerini icra ederek hayatlarına devam ederler). O dilediğini yapma kudretine sahiptir her işinde ve her hükmünde bir hikmet vardır.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun istediği şekilde vazifelerini icra ederek hayatlarına devam ederler). O dilediğini yapma kudretine sahiptir her işinde ve her hükmünde bir hikmet vardır.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun istediği şekilde vazifelerini icra ederek hayatlarına devam ederler). O dilediğini yapma kudretine sahiptir her işinde ve her hükmünde bir hikmet vardır.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun istediği şekilde vazifelerini icra ederek hayatlarına devam ederler). O dilediğini yapma kudretine sahiptir her işinde ve her hükmünde bir hikmet vardır.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ehl-i Kitap’tan (peygambere suikast tertipleyip) küfre sapanları (savaş için) ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran O'dur. Siz çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin kendilerini (Allah’ın azabından) koruyacağını sanmışlardı. Fakat Allah onları ummadıkları bir yerden vurdu ve kalplerine korku düşürdü. Öyle ki evlerini hem kendi elleriyle hem de mü’minlerin elleriyle yıkıp yok etti. Artık bundan ders alın ey derin kavrayış sahipleri!","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed Medine’ye geldiği zaman, Yahudilerden Nadiroğulları ile tarafsızlık konusunda antlaşma yapmıştı. Bedir savaşında Müslümanlar galip gelen taraf olunca Yahudiler Hz. Peygamber için “Bu Tevrat’ta geleceği haber verilen peygamberdir” diyerek sözde ona inandıklarını ve her konuda anlaşabileceklerini ortaya koymuşlardı. Fakat Uhud savaşında Müslümanlar geçici bir yenilgi alınca hemen değişerek imzaladıkları tarafsızlık antlaşmasını bozmuşlardı. Liderleri olan Kâ’b b. Eşref kırk süvari ile Mekke’ye giderek Müslümanlara karşı Ebu Süfyan ile iş birliği yapmıştı. Durumu öğrenen Hz. Peygamber Nadiroğullarının bulunduğu bölgeyi abluka altına aldı. Ablukaya dayanamayan Nadir oğulları göç etmek zorunda kaldılar."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ehl-i Kitap’tan (peygambere suikast tertipleyip) küfre sapanları (savaş için) ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran O'dur. Siz çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin kendilerini (Allah’ın azabından) koruyacağını sanmışlardı. Fakat Allah onları ummadıkları bir yerden vurdu ve kalplerine korku düşürdü. Öyle ki evlerini hem kendi elleriyle hem de mü’minlerin elleriyle yıkıp yok etti. Artık bundan ders alın ey derin kavrayış sahipleri!","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-1c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed Medine’ye geldiği zaman, Yahudilerden Nadiroğulları ile tarafsızlık konusunda antlaşma yapmıştı. Bedir savaşında Müslümanlar galip gelen taraf olunca Yahudiler Hz. Peygamber için “Bu Tevrat’ta geleceği haber verilen peygamberdir” diyerek sözde ona inandıklarını ve her konuda anlaşabileceklerini ortaya koymuşlardı. Fakat Uhud savaşında Müslümanlar geçici bir yenilgi alınca hemen değişerek imzaladıkları tarafsızlık antlaşmasını bozmuşlardı. Liderleri olan Kâ’b b. Eşref kırk süvari ile Mekke’ye giderek Müslümanlara karşı Ebu Süfyan ile iş birliği yapmıştı. Durumu öğrenen Hz. Peygamber Nadiroğullarının bulunduğu bölgeyi abluka altına aldı. Ablukaya dayanamayan Nadir oğulları göç etmek zorunda kaldılar."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ehl-i Kitap’tan (peygambere suikast tertipleyip) küfre sapanları (savaş için) ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran O'dur. Siz çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin kendilerini (Allah’ın azabından) koruyacağını sanmışlardı. Fakat Allah onları ummadıkları bir yerden vurdu ve kalplerine korku düşürdü. Öyle ki evlerini hem kendi elleriyle hem de mü’minlerin elleriyle yıkıp yok etti. Artık bundan ders alın ey derin kavrayış sahipleri!","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed Medine’ye geldiği zaman, Yahudilerden Nadiroğulları ile tarafsızlık konusunda antlaşma yapmıştı. Bedir savaşında Müslümanlar galip gelen taraf olunca Yahudiler Hz. Peygamber için “Bu Tevrat’ta geleceği haber verilen peygamberdir” diyerek sözde ona inandıklarını ve her konuda anlaşabileceklerini ortaya koymuşlardı. Fakat Uhud savaşında Müslümanlar geçici bir yenilgi alınca hemen değişerek imzaladıkları tarafsızlık antlaşmasını bozmuşlardı. Liderleri olan Kâ’b b. Eşref kırk süvari ile Mekke’ye giderek Müslümanlara karşı Ebu Süfyan ile iş birliği yapmıştı. Durumu öğrenen Hz. Peygamber Nadiroğullarının bulunduğu bölgeyi abluka altına aldı. Ablukaya dayanamayan Nadir oğulları göç etmek zorunda kaldılar."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ehl-i Kitap’tan (peygambere suikast tertipleyip) küfre sapanları (savaş için) ilk toplanmalarında yurtlarından çıkaran O'dur. Siz çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin kendilerini (Allah’ın azabından) koruyacağını sanmışlardı. Fakat Allah onları ummadıkları bir yerden vurdu ve kalplerine korku düşürdü. Öyle ki evlerini hem kendi elleriyle hem de mü’minlerin elleriyle yıkıp yok etti. Artık bundan ders alın ey derin kavrayış sahipleri!","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-2c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed Medine’ye geldiği zaman, Yahudilerden Nadiroğulları ile tarafsızlık konusunda antlaşma yapmıştı. Bedir savaşında Müslümanlar galip gelen taraf olunca Yahudiler Hz. Peygamber için “Bu Tevrat’ta geleceği haber verilen peygamberdir” diyerek sözde ona inandıklarını ve her konuda anlaşabileceklerini ortaya koymuşlardı. Fakat Uhud savaşında Müslümanlar geçici bir yenilgi alınca hemen değişerek imzaladıkları tarafsızlık antlaşmasını bozmuşlardı. Liderleri olan Kâ’b b. Eşref kırk süvari ile Mekke’ye giderek Müslümanlara karşı Ebu Süfyan ile iş birliği yapmıştı. Durumu öğrenen Hz. Peygamber Nadiroğullarının bulunduğu bölgeyi abluka altına aldı. Ablukaya dayanamayan Nadir oğulları göç etmek zorunda kaldılar."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıkları yüzünden) onların sürgüne gitmelerine hükmetmemiş olsaydı elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette ise onlar için cehennem azabı vardır.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاۜ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıkları yüzünden) onların sürgüne gitmelerine hükmetmemiş olsaydı elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette ise onlar için cehennem azabı vardır.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاۜ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıkları yüzünden) onların sürgüne gitmelerine hükmetmemiş olsaydı elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette ise onlar için cehennem azabı vardır.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاۜ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Eğer Allah (yaptıkları yüzünden) onların sürgüne gitmelerine hükmetmemiş olsaydı elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette ise onlar için cehennem azabı vardır.","arabic_text":"وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاۜ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bütün bunlar onların Allah’a ve Resulü’ne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَٓاقِّ اللّٰهَ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-4c.mp3","commentary_text":"Savaş sonunda Yahudilerin fesat yuvası yerle bir edilerek Hayber tamamıyla Müslümanların elince geçti. Hayber’lilerin hayatlarının korunması, çocuklarının serbest bırakılması şartıyla Hayber’den çekilip gitmeyi ve topraklarını, üzerlerindeki ziynet eşyaları hariç, silahlarıyla beraber bütün varlıklarını teslim etmeleri şartıyla Hz. Muhammed’le barış antlaşması yaptılar. Fakat Yahudiler ellerinden alınan topraklarından gitmek istemeyince Hz. Muhammed fitne çıkarmamak ve Müslümanlar aleyhine faaliyet göstermemek kaydıyla, kendi topraklarında yarıcı olarak çalışmalarına ve bu şekilde orada kalmalarına izin verdi. Ancak yapılan antlaşmaya göre Yahudiler fitne günlerine geri döndüğü takdirde Hz. Muhammed sorgusuz sualsiz onları oradan çıkaracaktı. Bu antlaşmadan sonra Hz. Muhammed’in hoşgörüsüyle bulundukları yerde kalmaya devam eden Yahudiler gördükleri bunca insanî muameleye rağmen haince davranışlarından vazgeçmeyerek Hz. Muhammed’i zehirlemeye kalktılar. Bazı arkadaşlarıyla birlikte davet edildiği yemekte kendilerine zehirli koyun eti sundular. Etin zehirli olduğu anlaşılınca Hz. Muhammed ve arkadaşları yemekten sarf-ı nazar ettiler. “…Allah, insanların saldırılarından, suikastlarından seni koruyor, korumaya alıyor…” (Maide, 5/67) Buna rağmen Hz. Muhammed hiçbir şey olmamış gibi Yahudileri cezalandırmadan haklarını vermeye devam etti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bütün bunlar onların Allah’a ve Resulü’ne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَٓاقِّ اللّٰهَ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-3c.mp3","commentary_text":"Savaş sonunda Yahudilerin fesat yuvası yerle bir edilerek Hayber tamamıyla Müslümanların elince geçti. Hayber’lilerin hayatlarının korunması, çocuklarının serbest bırakılması şartıyla Hayber’den çekilip gitmeyi ve topraklarını, üzerlerindeki ziynet eşyaları hariç, silahlarıyla beraber bütün varlıklarını teslim etmeleri şartıyla Hz. Muhammed’le barış antlaşması yaptılar. Fakat Yahudiler ellerinden alınan topraklarından gitmek istemeyince Hz. Muhammed fitne çıkarmamak ve Müslümanlar aleyhine faaliyet göstermemek kaydıyla, kendi topraklarında yarıcı olarak çalışmalarına ve bu şekilde orada kalmalarına izin verdi. Ancak yapılan antlaşmaya göre Yahudiler fitne günlerine geri döndüğü takdirde Hz. Muhammed sorgusuz sualsiz onları oradan çıkaracaktı. Bu antlaşmadan sonra Hz. Muhammed’in hoşgörüsüyle bulundukları yerde kalmaya devam eden Yahudiler gördükleri bunca insanî muameleye rağmen haince davranışlarından vazgeçmeyerek Hz. Muhammed’i zehirlemeye kalktılar. Bazı arkadaşlarıyla birlikte davet edildiği yemekte kendilerine zehirli koyun eti sundular. Etin zehirli olduğu anlaşılınca Hz. Muhammed ve arkadaşları yemekten sarf-ı nazar ettiler. “…Allah, insanların saldırılarından, suikastlarından seni koruyor, korumaya alıyor…” (Maide, 5/67) Buna rağmen Hz. Muhammed hiçbir şey olmamış gibi Yahudileri cezalandırmadan haklarını vermeye devam etti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bütün bunlar onların Allah’a ve Resulü’ne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَٓاقِّ اللّٰهَ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-4c.mp3","commentary_text":"Savaş sonunda Yahudilerin fesat yuvası yerle bir edilerek Hayber tamamıyla Müslümanların elince geçti. Hayber’lilerin hayatlarının korunması, çocuklarının serbest bırakılması şartıyla Hayber’den çekilip gitmeyi ve topraklarını, üzerlerindeki ziynet eşyaları hariç, silahlarıyla beraber bütün varlıklarını teslim etmeleri şartıyla Hz. Muhammed’le barış antlaşması yaptılar. Fakat Yahudiler ellerinden alınan topraklarından gitmek istemeyince Hz. Muhammed fitne çıkarmamak ve Müslümanlar aleyhine faaliyet göstermemek kaydıyla, kendi topraklarında yarıcı olarak çalışmalarına ve bu şekilde orada kalmalarına izin verdi. Ancak yapılan antlaşmaya göre Yahudiler fitne günlerine geri döndüğü takdirde Hz. Muhammed sorgusuz sualsiz onları oradan çıkaracaktı. Bu antlaşmadan sonra Hz. Muhammed’in hoşgörüsüyle bulundukları yerde kalmaya devam eden Yahudiler gördükleri bunca insanî muameleye rağmen haince davranışlarından vazgeçmeyerek Hz. Muhammed’i zehirlemeye kalktılar. Bazı arkadaşlarıyla birlikte davet edildiği yemekte kendilerine zehirli koyun eti sundular. Etin zehirli olduğu anlaşılınca Hz. Muhammed ve arkadaşları yemekten sarf-ı nazar ettiler. “…Allah, insanların saldırılarından, suikastlarından seni koruyor, korumaya alıyor…” (Maide, 5/67) Buna rağmen Hz. Muhammed hiçbir şey olmamış gibi Yahudileri cezalandırmadan haklarını vermeye devam etti."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bütün bunlar onların Allah’a ve Resulü’ne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَٓاقِّ اللّٰهَ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ","related_links":[],"audio_path":"58/58-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-4c.mp3","commentary_text":"Savaş sonunda Yahudilerin fesat yuvası yerle bir edilerek Hayber tamamıyla Müslümanların elince geçti. Hayber’lilerin hayatlarının korunması, çocuklarının serbest bırakılması şartıyla Hayber’den çekilip gitmeyi ve topraklarını, üzerlerindeki ziynet eşyaları hariç, silahlarıyla beraber bütün varlıklarını teslim etmeleri şartıyla Hz. Muhammed’le barış antlaşması yaptılar. Fakat Yahudiler ellerinden alınan topraklarından gitmek istemeyince Hz. Muhammed fitne çıkarmamak ve Müslümanlar aleyhine faaliyet göstermemek kaydıyla, kendi topraklarında yarıcı olarak çalışmalarına ve bu şekilde orada kalmalarına izin verdi. Ancak yapılan antlaşmaya göre Yahudiler fitne günlerine geri döndüğü takdirde Hz. Muhammed sorgusuz sualsiz onları oradan çıkaracaktı. Bu antlaşmadan sonra Hz. Muhammed’in hoşgörüsüyle bulundukları yerde kalmaya devam eden Yahudiler gördükleri bunca insanî muameleye rağmen haince davranışlarından vazgeçmeyerek Hz. Muhammed’i zehirlemeye kalktılar. Bazı arkadaşlarıyla birlikte davet edildiği yemekte kendilerine zehirli koyun eti sundular. Etin zehirli olduğu anlaşılınca Hz. Muhammed ve arkadaşları yemekten sarf-ı nazar ettiler. “…Allah, insanların saldırılarından, suikastlarından seni koruyor, korumaya alıyor…” (Maide, 5/67) Buna rağmen Hz. Muhammed hiçbir şey olmamış gibi Yahudileri cezalandırmadan haklarını vermeye devam etti."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(O ihanet eden Yahudilerin kendilerine siper edindikleri) hurma ağaçlarından her ne kesmiş veya kökü üzere bırakmış iseniz hepsi de Allah’ın izniyle olmuştur. Ve (bu izin) yoldan çıkmışları rezil etmek içindir.","arabic_text":"مَا قَطَعْتُمْ مِنْ ل۪ينَةٍ اَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَٓائِمَةً عَلٰٓى اُصُولِهَا فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-5c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, Nadiroğullarını abluka altına alınca, Yahudilerin kendilerine siper edindikleri hurma ağaçlarını kesmişlerdi. Oysa İslam’ın savaşlardaki prensiplerinden biri de savaşılan yerdeki ağaçların kesilmemesidir. Bir savaş taktiği ve istisna olarak bu kuşatmada bu prensibe riayet edilmemişti. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar olunca, Allah yapılan işlerin kendi izniyle gerçekleştiğini bildiren bu ayeti gönderdi."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(O ihanet eden Yahudilerin kendilerine siper edindikleri) hurma ağaçlarından her ne kesmiş veya kökü üzere bırakmış iseniz hepsi de Allah’ın izniyle olmuştur. Ve (bu izin) yoldan çıkmışları rezil etmek içindir.","arabic_text":"مَا قَطَعْتُمْ مِنْ ل۪ينَةٍ اَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَٓائِمَةً عَلٰٓى اُصُولِهَا فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-4c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, Nadiroğullarını abluka altına alınca, Yahudilerin kendilerine siper edindikleri hurma ağaçlarını kesmişlerdi. Oysa İslam’ın savaşlardaki prensiplerinden biri de savaşılan yerdeki ağaçların kesilmemesidir. Bir savaş taktiği ve istisna olarak bu kuşatmada bu prensibe riayet edilmemişti. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar olunca, Allah yapılan işlerin kendi izniyle gerçekleştiğini bildiren bu ayeti gönderdi."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(O ihanet eden Yahudilerin kendilerine siper edindikleri) hurma ağaçlarından her ne kesmiş veya kökü üzere bırakmış iseniz hepsi de Allah’ın izniyle olmuştur. Ve (bu izin) yoldan çıkmışları rezil etmek içindir.","arabic_text":"مَا قَطَعْتُمْ مِنْ ل۪ينَةٍ اَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَٓائِمَةً عَلٰٓى اُصُولِهَا فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-5c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, Nadiroğullarını abluka altına alınca, Yahudilerin kendilerine siper edindikleri hurma ağaçlarını kesmişlerdi. Oysa İslam’ın savaşlardaki prensiplerinden biri de savaşılan yerdeki ağaçların kesilmemesidir. Bir savaş taktiği ve istisna olarak bu kuşatmada bu prensibe riayet edilmemişti. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar olunca, Allah yapılan işlerin kendi izniyle gerçekleştiğini bildiren bu ayeti gönderdi."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(O ihanet eden Yahudilerin kendilerine siper edindikleri) hurma ağaçlarından her ne kesmiş veya kökü üzere bırakmış iseniz hepsi de Allah’ın izniyle olmuştur. Ve (bu izin) yoldan çıkmışları rezil etmek içindir.","arabic_text":"مَا قَطَعْتُمْ مِنْ ل۪ينَةٍ اَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَٓائِمَةً عَلٰٓى اُصُولِهَا فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-5c.mp3","commentary_text":"Müslümanlar, Nadiroğullarını abluka altına alınca, Yahudilerin kendilerine siper edindikleri hurma ağaçlarını kesmişlerdi. Oysa İslam’ın savaşlardaki prensiplerinden biri de savaşılan yerdeki ağaçların kesilmemesidir. Bir savaş taktiği ve istisna olarak bu kuşatmada bu prensibe riayet edilmemişti. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar olunca, Allah yapılan işlerin kendi izniyle gerçekleştiğini bildiren bu ayeti gönderdi."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nadiroğullarının) mallarından savaşılmaksızın resulüne kolayca kazandırdığı ganimetler için siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah Resullerini (Hakka karşı direnen azgın ve isyankâr toplumlardan) dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Çünkü Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.","arabic_text":"وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"58/58-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-6c.mp3","commentary_text":"“Siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz” yani, onun için savaşmak zorunda kalmadınız. Çünkü Nadiroğulları savaşa girmeden zaten teslim oldu. Dolaysıyla Nadiroğullarının bırakıp gittiği ganimetler için Müslümanların bizzat savaşarak kazanmış gibi bir hak talep etmesi doğru olmazdı."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nadiroğullarının) mallarından savaşılmaksızın resulüne kolayca kazandırdığı ganimetler için siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah Resullerini (Hakka karşı direnen azgın ve isyankâr toplumlardan) dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Çünkü Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.","arabic_text":"وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"58/58-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-5c.mp3","commentary_text":"“Siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz” yani, onun için savaşmak zorunda kalmadınız. Çünkü Nadiroğulları savaşa girmeden zaten teslim oldu. Dolaysıyla Nadiroğullarının bırakıp gittiği ganimetler için Müslümanların bizzat savaşarak kazanmış gibi bir hak talep etmesi doğru olmazdı."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nadiroğullarının) mallarından savaşılmaksızın resulüne kolayca kazandırdığı ganimetler için siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah Resullerini (Hakka karşı direnen azgın ve isyankâr toplumlardan) dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Çünkü Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.","arabic_text":"وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"58/58-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-6c.mp3","commentary_text":"“Siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz” yani, onun için savaşmak zorunda kalmadınız. Çünkü Nadiroğulları savaşa girmeden zaten teslim oldu. Dolaysıyla Nadiroğullarının bırakıp gittiği ganimetler için Müslümanların bizzat savaşarak kazanmış gibi bir hak talep etmesi doğru olmazdı."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nadiroğullarının) mallarından savaşılmaksızın resulüne kolayca kazandırdığı ganimetler için siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah Resullerini (Hakka karşı direnen azgın ve isyankâr toplumlardan) dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Çünkü Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.","arabic_text":"وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"58/58-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-6c.mp3","commentary_text":"“Siz at ya da deve koşturmuş değilsiniz” yani, onun için savaşmak zorunda kalmadınız. Çünkü Nadiroğulları savaşa girmeden zaten teslim oldu. Dolaysıyla Nadiroğullarının bırakıp gittiği ganimetler için Müslümanların bizzat savaşarak kazanmış gibi bir hak talep etmesi doğru olmazdı."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın (idaresi Müslümanların eline geçen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın resulüne kazandırdığı mallar Allah’a resulüne (ölen mü’minlerin) yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Bunu böyle yaptık ki servet (sırf) sizden zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin. Resul size neyi verdiyse onu alın neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah’ın azabı çetindir.","arabic_text":"مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ","related_links":[],"audio_path":"58/58-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-7c.mp3","commentary_text":"Bazıları “Resul size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin.” ifadesinin Hz. Peygamberin de hüküm koyabileceği ve şeriat yapabileceği konusunda yetkili kılındığı anlamına geldiğini iddia etmektedir. Oysa burada ganimetlerin taksiminden söz edilmektedir, Hz. Peygamberin şeriatinden değil. Yani “ganimetlerden resul size neyi veriyorsa onu alın neyi de almayın diyorsa onu da almayın” demektir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın (idaresi Müslümanların eline geçen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın resulüne kazandırdığı mallar Allah’a resulüne (ölen mü’minlerin) yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Bunu böyle yaptık ki servet (sırf) sizden zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin. Resul size neyi verdiyse onu alın neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah’ın azabı çetindir.","arabic_text":"مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ","related_links":[],"audio_path":"58/58-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-6c.mp3","commentary_text":"Bazıları “Resul size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin.” ifadesinin Hz. Peygamberin de hüküm koyabileceği ve şeriat yapabileceği konusunda yetkili kılındığı anlamına geldiğini iddia etmektedir. Oysa burada ganimetlerin taksiminden söz edilmektedir, Hz. Peygamberin şeriatinden değil. Yani “ganimetlerden resul size neyi veriyorsa onu alın neyi de almayın diyorsa onu da almayın” demektir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın (idaresi Müslümanların eline geçen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın resulüne kazandırdığı mallar Allah’a resulüne (ölen mü’minlerin) yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Bunu böyle yaptık ki servet (sırf) sizden zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin. Resul size neyi verdiyse onu alın neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah’ın azabı çetindir.","arabic_text":"مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ","related_links":[],"audio_path":"58/58-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-7c.mp3","commentary_text":"Bazıları “Resul size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin.” ifadesinin Hz. Peygamberin de hüküm koyabileceği ve şeriat yapabileceği konusunda yetkili kılındığı anlamına geldiğini iddia etmektedir. Oysa burada ganimetlerin taksiminden söz edilmektedir, Hz. Peygamberin şeriatinden değil. Yani “ganimetlerden resul size neyi veriyorsa onu alın neyi de almayın diyorsa onu da almayın” demektir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah’ın (idaresi Müslümanların eline geçen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın resulüne kazandırdığı mallar Allah’a resulüne (ölen mü’minlerin) yakınlarına yetimlere yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Bunu böyle yaptık ki servet (sırf) sizden zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin. Resul size neyi verdiyse onu alın neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah’ın azabı çetindir.","arabic_text":"مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ","related_links":[],"audio_path":"58/58-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-7c.mp3","commentary_text":"Bazıları “Resul size neyi verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin.” ifadesinin Hz. Peygamberin de hüküm koyabileceği ve şeriat yapabileceği konusunda yetkili kılındığı anlamına geldiğini iddia etmektedir. Oysa burada ganimetlerin taksiminden söz edilmektedir, Hz. Peygamberin şeriatinden değil. Yani “ganimetlerden resul size neyi veriyorsa onu alın neyi de almayın diyorsa onu da almayın” demektir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bu (ganimet malları ayrıca) Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’a ve resulüne yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar (imanlarında ve eylemlerinde) doğru olan kimselerdir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِر۪ينَ الَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bu (ganimet malları ayrıca) Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’a ve resulüne yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar (imanlarında ve eylemlerinde) doğru olan kimselerdir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِر۪ينَ الَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bu (ganimet malları ayrıca) Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’a ve resulüne yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar (imanlarında ve eylemlerinde) doğru olan kimselerdir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِر۪ينَ الَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Bu (ganimet malları ayrıca) Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’a ve resulüne yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar (imanlarında ve eylemlerinde) doğru olan kimselerdir.","arabic_text":"لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِر۪ينَ الَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları (muhacirleri) kendilerine tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa işte onlardır kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ","related_links":["8/75","9/100","76/8"],"audio_path":"58/58-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları (muhacirleri) kendilerine tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa işte onlardır kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ","related_links":["8/75","9/100","76/8"],"audio_path":"58/58-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları (muhacirleri) kendilerine tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa işte onlardır kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ","related_links":["8/75","9/100","76/8"],"audio_path":"58/58-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları (muhacirleri) kendilerine tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa işte onlardır kurtuluşa erenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ","related_links":["8/75","9/100","76/8"],"audio_path":"58/58-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlardan (Muhacirlerle Ensar’dan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli çok merhametlisin!”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ölen geçmişlerimiz için yapabileceğimiz en güzel şey onlar için, Allah’tan af dilemektir. Nuh suresinin 71/28. ayetinde Nuh peygamberin; “Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! …” ve İbrahim suresinin 14/41. ayetinde, Hz. İbrahim’in; “Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!”  şeklinde yaptığı dualar da bu konuda gerekli mesajı vermektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlardan (Muhacirlerle Ensar’dan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli çok merhametlisin!”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ölen geçmişlerimiz için yapabileceğimiz en güzel şey onlar için, Allah’tan af dilemektir. Nuh suresinin 71/28. ayetinde Nuh peygamberin; “Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! …” ve İbrahim suresinin 14/41. ayetinde, Hz. İbrahim’in; “Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!”  şeklinde yaptığı dualar da bu konuda gerekli mesajı vermektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlardan (Muhacirlerle Ensar’dan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli çok merhametlisin!”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ölen geçmişlerimiz için yapabileceğimiz en güzel şey onlar için, Allah’tan af dilemektir. Nuh suresinin 71/28. ayetinde Nuh peygamberin; “Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! …” ve İbrahim suresinin 14/41. ayetinde, Hz. İbrahim’in; “Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!”  şeklinde yaptığı dualar da bu konuda gerekli mesajı vermektedir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onlardan (Muhacirlerle Ensar’dan) sonra gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık gibi duygulara yer verme! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli çok merhametlisin!”","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki; ölen geçmişlerimiz için yapabileceğimiz en güzel şey onlar için, Allah’tan af dilemektir. Nuh suresinin 71/28. ayetinde Nuh peygamberin; “Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! …” ve İbrahim suresinin 14/41. ayetinde, Hz. İbrahim’in; “Ey Rabbimiz! Amellerin hesaplanacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla!”  şeklinde yaptığı dualar da bu konuda gerekli mesajı vermektedir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bakmaz mısın şu münafıklık yapanlara? (Onlar) Ehl-i Kitaptan o küfre sapan kardeşlerine şöyle diyorlar: “Yemin ederiz ki eğer siz (Medine’den) çıkarılırsanız muhakkak biz de sizinle beraber (oradan) çıkarız ve sizin aleyhinizde hiçbir zaman kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açılırsa muhakkak size yardım ederiz.” Halbuki Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Yahudilerden Nadiroğullarının Medine’den sürgün edilmeleri sırasında nazil olmuştur. Hz. Peygamber Nadiroğullarına hazırlanıp eşyalarını toparlaması için bir süre vermişti. Bu süreyi fırsata dönüştürmek isteyen Abdullah b. Übey gibi bazı münafıklar Nadiroğullarına haber göndererek kendilerine sahip çıkacaklarını, Medine’yi asla terk etmemeleri gerektiğini ve gerekirse birlikte savaşabileceklerini bildirmişlerdi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bakmaz mısın şu münafıklık yapanlara? (Onlar) Ehl-i Kitaptan o küfre sapan kardeşlerine şöyle diyorlar: “Yemin ederiz ki eğer siz (Medine’den) çıkarılırsanız muhakkak biz de sizinle beraber (oradan) çıkarız ve sizin aleyhinizde hiçbir zaman kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açılırsa muhakkak size yardım ederiz.” Halbuki Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Yahudilerden Nadiroğullarının Medine’den sürgün edilmeleri sırasında nazil olmuştur. Hz. Peygamber Nadiroğullarına hazırlanıp eşyalarını toparlaması için bir süre vermişti. Bu süreyi fırsata dönüştürmek isteyen Abdullah b. Übey gibi bazı münafıklar Nadiroğullarına haber göndererek kendilerine sahip çıkacaklarını, Medine’yi asla terk etmemeleri gerektiğini ve gerekirse birlikte savaşabileceklerini bildirmişlerdi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bakmaz mısın şu münafıklık yapanlara? (Onlar) Ehl-i Kitaptan o küfre sapan kardeşlerine şöyle diyorlar: “Yemin ederiz ki eğer siz (Medine’den) çıkarılırsanız muhakkak biz de sizinle beraber (oradan) çıkarız ve sizin aleyhinizde hiçbir zaman kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açılırsa muhakkak size yardım ederiz.” Halbuki Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Yahudilerden Nadiroğullarının Medine’den sürgün edilmeleri sırasında nazil olmuştur. Hz. Peygamber Nadiroğullarına hazırlanıp eşyalarını toparlaması için bir süre vermişti. Bu süreyi fırsata dönüştürmek isteyen Abdullah b. Übey gibi bazı münafıklar Nadiroğullarına haber göndererek kendilerine sahip çıkacaklarını, Medine’yi asla terk etmemeleri gerektiğini ve gerekirse birlikte savaşabileceklerini bildirmişlerdi."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bakmaz mısın şu münafıklık yapanlara? (Onlar) Ehl-i Kitaptan o küfre sapan kardeşlerine şöyle diyorlar: “Yemin ederiz ki eğer siz (Medine’den) çıkarılırsanız muhakkak biz de sizinle beraber (oradan) çıkarız ve sizin aleyhinizde hiçbir zaman kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açılırsa muhakkak size yardım ederiz.” Halbuki Allah şahittir ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-11c.mp3","commentary_text":"Bu ayetler, Yahudilerden Nadiroğullarının Medine’den sürgün edilmeleri sırasında nazil olmuştur. Hz. Peygamber Nadiroğullarına hazırlanıp eşyalarını toparlaması için bir süre vermişti. Bu süreyi fırsata dönüştürmek isteyen Abdullah b. Übey gibi bazı münafıklar Nadiroğullarına haber göndererek kendilerine sahip çıkacaklarını, Medine’yi asla terk etmemeleri gerektiğini ve gerekirse birlikte savaşabileceklerini bildirmişlerdi."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki eğer (kardeşleri olan Nadiroğulları Medine’den) çıkarılsalar (bile bunlar) onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlarla savaşılsa onlara yardım etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra (Allah onları helak eder ve) kendilerine de yardım edilmez.","arabic_text":"لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki eğer (kardeşleri olan Nadiroğulları Medine’den) çıkarılsalar (bile bunlar) onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlarla savaşılsa onlara yardım etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra (Allah onları helak eder ve) kendilerine de yardım edilmez.","arabic_text":"لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki eğer (kardeşleri olan Nadiroğulları Medine’den) çıkarılsalar (bile bunlar) onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlarla savaşılsa onlara yardım etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra (Allah onları helak eder ve) kendilerine de yardım edilmez.","arabic_text":"لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Andolsun ki eğer (kardeşleri olan Nadiroğulları Medine’den) çıkarılsalar (bile bunlar) onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlarla savaşılsa onlara yardım etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra (Allah onları helak eder ve) kendilerine de yardım edilmez.","arabic_text":"لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onların kalplerine (dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından) Allah’tan daha çok sizin korkunuz sinmiştir. Çünkü onlar Allah’ın kudret ve azametini gereği gibi kavramayan bir topluluktur.","arabic_text":"لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onların kalplerine (dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından) Allah’tan daha çok sizin korkunuz sinmiştir. Çünkü onlar Allah’ın kudret ve azametini gereği gibi kavramayan bir topluluktur.","arabic_text":"لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onların kalplerine (dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından) Allah’tan daha çok sizin korkunuz sinmiştir. Çünkü onlar Allah’ın kudret ve azametini gereği gibi kavramayan bir topluluktur.","arabic_text":"لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Ey inananlar!) Onların kalplerine (dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından) Allah’tan daha çok sizin korkunuz sinmiştir. Çünkü onlar Allah’ın kudret ve azametini gereği gibi kavramayan bir topluluktur.","arabic_text":"لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.","arabic_text":"لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعًا اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَأْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-14c.mp3","commentary_text":"Eğer aynı dağınıklığı aynı inanç birliğine sahip olduğunu iddia eden ve üstelik bu inanç birliğini tevhid (birlik) olarak dillendiren Müslümanlar da yaşıyorsa ki yaşıyor. O halde aynı ifadeyi Müslümanlar için de kullanabiliriz: “Müslümanların tefrikası, akıllarını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.”"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.","arabic_text":"لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعًا اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَأْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-13c.mp3","commentary_text":"Eğer aynı dağınıklığı aynı inanç birliğine sahip olduğunu iddia eden ve üstelik bu inanç birliğini tevhid (birlik) olarak dillendiren Müslümanlar da yaşıyorsa ki yaşıyor. O halde aynı ifadeyi Müslümanlar için de kullanabiliriz: “Müslümanların tefrikası, akıllarını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.”"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.","arabic_text":"لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعًا اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَأْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-14c.mp3","commentary_text":"Eğer aynı dağınıklığı aynı inanç birliğine sahip olduğunu iddia eden ve üstelik bu inanç birliğini tevhid (birlik) olarak dillendiren Müslümanlar da yaşıyorsa ki yaşıyor. O halde aynı ifadeyi Müslümanlar için de kullanabiliriz: “Müslümanların tefrikası, akıllarını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.”"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.","arabic_text":"لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعًا اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَأْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-14c.mp3","commentary_text":"Eğer aynı dağınıklığı aynı inanç birliğine sahip olduğunu iddia eden ve üstelik bu inanç birliğini tevhid (birlik) olarak dillendiren Müslümanlar da yaşıyorsa ki yaşıyor. O halde aynı ifadeyi Müslümanlar için de kullanabiliriz: “Müslümanların tefrikası, akıllarını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.”"},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların durumu kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"كَمَثَلِ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَر۪يبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların durumu kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"كَمَثَلِ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَر۪يبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların durumu kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"كَمَثَلِ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَر۪يبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onların durumu kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"كَمَثَلِ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَر۪يبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۚ","related_links":[],"audio_path":"58/58-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ın (azabından) korkarım” der.","arabic_text":"كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-16c.mp3","commentary_text":"Her zaman olduğu gibi şeytanın, körük çekerek günahkârı önce coşturması ve daha sonra yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsili ifade, daha farklı bir üslup içinde Enfal suresinin 8/48 ayetinde de geçmektedir: “Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): ‘Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım’ demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: ‘Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir’ demişti.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ın (azabından) korkarım” der.","arabic_text":"كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-15c.mp3","commentary_text":"Her zaman olduğu gibi şeytanın, körük çekerek günahkârı önce coşturması ve daha sonra yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsili ifade, daha farklı bir üslup içinde Enfal suresinin 8/48 ayetinde de geçmektedir: “Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): ‘Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım’ demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: ‘Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir’ demişti.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ın (azabından) korkarım” der.","arabic_text":"كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-16c.mp3","commentary_text":"Her zaman olduğu gibi şeytanın, körük çekerek günahkârı önce coşturması ve daha sonra yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsili ifade, daha farklı bir üslup içinde Enfal suresinin 8/48 ayetinde de geçmektedir: “Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): ‘Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım’ demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: ‘Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir’ demişti.”"},{"verse_number":"16","turkish_text":"Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ın (azabından) korkarım” der.","arabic_text":"كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-16c.mp3","commentary_text":"Her zaman olduğu gibi şeytanın, körük çekerek günahkârı önce coşturması ve daha sonra yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsili ifade, daha farklı bir üslup içinde Enfal suresinin 8/48 ayetinde de geçmektedir: “Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): ‘Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım’ demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: ‘Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir’ demişti.”"},{"verse_number":"17","turkish_text":"Nihayet ikisinin de (şeytanın da kandırıp inkâra götürdüğü kişinin de) âkıbeti içinde yerleşip kalmak üzere Ateşe girmektir. İşte zalimlerin cezası budur.","arabic_text":"فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Nihayet ikisinin de (şeytanın da kandırıp inkâra götürdüğü kişinin de) âkıbeti içinde yerleşip kalmak üzere Ateşe girmektir. İşte zalimlerin cezası budur.","arabic_text":"فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Nihayet ikisinin de (şeytanın da kandırıp inkâra götürdüğü kişinin de) âkıbeti içinde yerleşip kalmak üzere Ateşe girmektir. İşte zalimlerin cezası budur.","arabic_text":"فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Nihayet ikisinin de (şeytanın da kandırıp inkâra götürdüğü kişinin de) âkıbeti içinde yerleşip kalmak üzere Ateşe girmektir. İşte zalimlerin cezası budur.","arabic_text":"فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"58/58-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumlu olun ve O’nun emirleri doğrultusunda yaşayın! Herkes yarın (âhiret) için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’a karşı gönülden saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumlu olun ve O’nun emirleri doğrultusunda yaşayın! Herkes yarın (âhiret) için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’a karşı gönülden saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumlu olun ve O’nun emirleri doğrultusunda yaşayın! Herkes yarın (âhiret) için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’a karşı gönülden saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a karşı sorumlu olun ve O’nun emirleri doğrultusunda yaşayın! Herkes yarın (âhiret) için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’a karşı gönülden saygılı olun ve O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki Allah yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar yoldan çıkan kimselerdir.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":["63/9"],"audio_path":"58/58-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-19c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır. Ayette de görüldüğü gibi böyle kimselere Allah kendilerini de unutturmuştur. Yani varlıklı ve konforlu hayatları başkalarının dikkatini çekse de özünde onlar, nefislerinin “deniz suyuna” benzeyen, -içtikçe harareti artıran- isteklerine esir olmuş yaşamlarıyla insan fıtratıyla çelişen bir hayata mahkûm olmuşlardır. Onlar, kendileri istediği için değil, başkaları gördüğü ve duyduğu için yaşayan, öz benliklerini kaybetmiş kimselerdir. İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar yoldan çıkan kimselerdir.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":["63/9"],"audio_path":"58/58-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-18c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır. Ayette de görüldüğü gibi böyle kimselere Allah kendilerini de unutturmuştur. Yani varlıklı ve konforlu hayatları başkalarının dikkatini çekse de özünde onlar, nefislerinin “deniz suyuna” benzeyen, -içtikçe harareti artıran- isteklerine esir olmuş yaşamlarıyla insan fıtratıyla çelişen bir hayata mahkûm olmuşlardır. Onlar, kendileri istediği için değil, başkaları gördüğü ve duyduğu için yaşayan, öz benliklerini kaybetmiş kimselerdir. İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar yoldan çıkan kimselerdir.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":["63/9"],"audio_path":"58/58-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-19c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır. Ayette de görüldüğü gibi böyle kimselere Allah kendilerini de unutturmuştur. Yani varlıklı ve konforlu hayatları başkalarının dikkatini çekse de özünde onlar, nefislerinin “deniz suyuna” benzeyen, -içtikçe harareti artıran- isteklerine esir olmuş yaşamlarıyla insan fıtratıyla çelişen bir hayata mahkûm olmuşlardır. Onlar, kendileri istediği için değil, başkaları gördüğü ve duyduğu için yaşayan, öz benliklerini kaybetmiş kimselerdir. İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar yoldan çıkan kimselerdir.","arabic_text":"وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ","related_links":["63/9"],"audio_path":"58/58-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-19c.mp3","commentary_text":"“Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır. Ayette de görüldüğü gibi böyle kimselere Allah kendilerini de unutturmuştur. Yani varlıklı ve konforlu hayatları başkalarının dikkatini çekse de özünde onlar, nefislerinin “deniz suyuna” benzeyen, -içtikçe harareti artıran- isteklerine esir olmuş yaşamlarıyla insan fıtratıyla çelişen bir hayata mahkûm olmuşlardır. Onlar, kendileri istediği için değil, başkaları gördüğü ve duyduğu için yaşayan, öz benliklerini kaybetmiş kimselerdir. İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Cehennem halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı kurtuluşa eren kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَسْتَو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":["13/19","38/28","40/58","45/21","47/14"],"audio_path":"58/58-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Cehennem halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı kurtuluşa eren kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَسْتَو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":["13/19","38/28","40/58","45/21","47/14"],"audio_path":"58/58-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Cehennem halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı kurtuluşa eren kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَسْتَو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":["13/19","38/28","40/58","45/21","47/14"],"audio_path":"58/58-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Cehennem halkı ile cennet halkı bir olmaz. Cennet halkı kurtuluşa eren kimselerdir.","arabic_text":"لَا يَسْتَو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ","related_links":["13/19","38/28","40/58","45/21","47/14"],"audio_path":"58/58-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık (onca cesametine rağmen) dağın ezilip büzülerek Allah(’ın rızasını kazanamama ve mesajın sorumluluğunu yerine getirememe) korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. İşte (bütün) bu örnekleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.","arabic_text":"لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["33/72"],"audio_path":"58/58-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-21c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın dağa indirilmiş olması mecâzi bir ifadedir. Bu benzetme ile vahye muhatap olmanın ne denli bir sorumluluk taşıdığı anlatılmak istenmektedir. Akıl ve bilinç yeteneğiyle donatılmış olarak, özgür iradesiyle dünyaya gönderilen insan bir taraftan erdemli davranışlarla güzellikleri hayata geçirerek cennete doğru yol alırken diğer taraftan şeytanın ve nefsin etkisinde kalarak kötü ve zararlı davranışlarla azaba yaklaşmaktadır. Böyle aşılması zor bir süreçte Kur’an yol gösterici ve kurtarıcı olarak ona indiriliyor ama insan çıkmazda olmasına rağmen önünü açacak ve ona en doğru yolu göstererek ebedi saadeti kazandıracak olan kılavuzuna karşı olması gereken ilgiyi maalesef göstermiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık (onca cesametine rağmen) dağın ezilip büzülerek Allah(’ın rızasını kazanamama ve mesajın sorumluluğunu yerine getirememe) korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. İşte (bütün) bu örnekleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.","arabic_text":"لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["33/72"],"audio_path":"58/58-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-20c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın dağa indirilmiş olması mecâzi bir ifadedir. Bu benzetme ile vahye muhatap olmanın ne denli bir sorumluluk taşıdığı anlatılmak istenmektedir. Akıl ve bilinç yeteneğiyle donatılmış olarak, özgür iradesiyle dünyaya gönderilen insan bir taraftan erdemli davranışlarla güzellikleri hayata geçirerek cennete doğru yol alırken diğer taraftan şeytanın ve nefsin etkisinde kalarak kötü ve zararlı davranışlarla azaba yaklaşmaktadır. Böyle aşılması zor bir süreçte Kur’an yol gösterici ve kurtarıcı olarak ona indiriliyor ama insan çıkmazda olmasına rağmen önünü açacak ve ona en doğru yolu göstererek ebedi saadeti kazandıracak olan kılavuzuna karşı olması gereken ilgiyi maalesef göstermiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık (onca cesametine rağmen) dağın ezilip büzülerek Allah(’ın rızasını kazanamama ve mesajın sorumluluğunu yerine getirememe) korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. İşte (bütün) bu örnekleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.","arabic_text":"لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["33/72"],"audio_path":"58/58-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-21c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın dağa indirilmiş olması mecâzi bir ifadedir. Bu benzetme ile vahye muhatap olmanın ne denli bir sorumluluk taşıdığı anlatılmak istenmektedir. Akıl ve bilinç yeteneğiyle donatılmış olarak, özgür iradesiyle dünyaya gönderilen insan bir taraftan erdemli davranışlarla güzellikleri hayata geçirerek cennete doğru yol alırken diğer taraftan şeytanın ve nefsin etkisinde kalarak kötü ve zararlı davranışlarla azaba yaklaşmaktadır. Böyle aşılması zor bir süreçte Kur’an yol gösterici ve kurtarıcı olarak ona indiriliyor ama insan çıkmazda olmasına rağmen önünü açacak ve ona en doğru yolu göstererek ebedi saadeti kazandıracak olan kılavuzuna karşı olması gereken ilgiyi maalesef göstermiyor."},{"verse_number":"21","turkish_text":"Eğer biz bu Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık (onca cesametine rağmen) dağın ezilip büzülerek Allah(’ın rızasını kazanamama ve mesajın sorumluluğunu yerine getirememe) korkusuyla paramparça olduğunu görürdün. İşte (bütün) bu örnekleri düşünsünler diye insanlara veriyoruz.","arabic_text":"لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ","related_links":["33/72"],"audio_path":"58/58-20.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"58/58-21c.mp3","commentary_text":"Kur’an’ın dağa indirilmiş olması mecâzi bir ifadedir. Bu benzetme ile vahye muhatap olmanın ne denli bir sorumluluk taşıdığı anlatılmak istenmektedir. Akıl ve bilinç yeteneğiyle donatılmış olarak, özgür iradesiyle dünyaya gönderilen insan bir taraftan erdemli davranışlarla güzellikleri hayata geçirerek cennete doğru yol alırken diğer taraftan şeytanın ve nefsin etkisinde kalarak kötü ve zararlı davranışlarla azaba yaklaşmaktadır. Böyle aşılması zor bir süreçte Kur’an yol gösterici ve kurtarıcı olarak ona indiriliyor ama insan çıkmazda olmasına rağmen önünü açacak ve ona en doğru yolu göstererek ebedi saadeti kazandıracak olan kılavuzuna karşı olması gereken ilgiyi maalesef göstermiyor."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. O görülmeyeni (yaratılmışların kavrayış alanı dışındaki şeyleri) de görüleni de bilendir. O Rahman’dır (yarattıklarını esirgeyen ve koruyandır) ve Rahim’dir (yarattıklarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir).","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. O görülmeyeni (yaratılmışların kavrayış alanı dışındaki şeyleri) de görüleni de bilendir. O Rahman’dır (yarattıklarını esirgeyen ve koruyandır) ve Rahim’dir (yarattıklarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir).","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. O görülmeyeni (yaratılmışların kavrayış alanı dışındaki şeyleri) de görüleni de bilendir. O Rahman’dır (yarattıklarını esirgeyen ve koruyandır) ve Rahim’dir (yarattıklarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir).","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. O görülmeyeni (yaratılmışların kavrayış alanı dışındaki şeyleri) de görüleni de bilendir. O Rahman’dır (yarattıklarını esirgeyen ve koruyandır) ve Rahim’dir (yarattıklarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir).","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Melik’tir (mülk ve saltanatı devamlı olandır) Kudüs’tür (her türlü eksiklikten uzaktır) Selâm’dır (barış ve esenliğin kaynağıdır) Mümin’dir (emniyet ve güvenlik verendir) Müheymindir (her şeyi gözetip koruyandır) Aziz’dir (kudreti her şeye üstündür) Cebbar’dır (iradesine asla karşı çıkılmayan her dilediğini mutlaka yapandır) Mütekebbir’dir (azamet ve ululuk O’nun hakkıdır). Allah (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Melik’tir (mülk ve saltanatı devamlı olandır) Kudüs’tür (her türlü eksiklikten uzaktır) Selâm’dır (barış ve esenliğin kaynağıdır) Mümin’dir (emniyet ve güvenlik verendir) Müheymindir (her şeyi gözetip koruyandır) Aziz’dir (kudreti her şeye üstündür) Cebbar’dır (iradesine asla karşı çıkılmayan her dilediğini mutlaka yapandır) Mütekebbir’dir (azamet ve ululuk O’nun hakkıdır). Allah (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Melik’tir (mülk ve saltanatı devamlı olandır) Kudüs’tür (her türlü eksiklikten uzaktır) Selâm’dır (barış ve esenliğin kaynağıdır) Mümin’dir (emniyet ve güvenlik verendir) Müheymindir (her şeyi gözetip koruyandır) Aziz’dir (kudreti her şeye üstündür) Cebbar’dır (iradesine asla karşı çıkılmayan her dilediğini mutlaka yapandır) Mütekebbir’dir (azamet ve ululuk O’nun hakkıdır). Allah (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O öyle bir Allah’tır ki O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Melik’tir (mülk ve saltanatı devamlı olandır) Kudüs’tür (her türlü eksiklikten uzaktır) Selâm’dır (barış ve esenliğin kaynağıdır) Mümin’dir (emniyet ve güvenlik verendir) Müheymindir (her şeyi gözetip koruyandır) Aziz’dir (kudreti her şeye üstündür) Cebbar’dır (iradesine asla karşı çıkılmayan her dilediğini mutlaka yapandır) Mütekebbir’dir (azamet ve ululuk O’nun hakkıdır). Allah (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan uzaktır.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ","related_links":[],"audio_path":"58/58-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O yaratan (bir uygunluk içinde) yoktan var eden (yarattıklarına) şekil veren Allah’tır. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nun şanını yücelterek vazifesini icra etmektedir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O yaratan (bir uygunluk içinde) yoktan var eden (yarattıklarına) şekil veren Allah’tır. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nun şanını yücelterek vazifesini icra etmektedir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O yaratan (bir uygunluk içinde) yoktan var eden (yarattıklarına) şekil veren Allah’tır. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nun şanını yücelterek vazifesini icra etmektedir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O yaratan (bir uygunluk içinde) yoktan var eden (yarattıklarına) şekil veren Allah’tır. En güzel isimler/sıfatlar O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nun şanını yücelterek vazifesini icra etmektedir. O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"58/58-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":60,"name":"MÜMTEHİNE SÛRESİ","description":"Mümtehine suresi, Medine döneminde inmiş olup 13 ayettir. Sure adını onuncu ayette geçen ve “imtihan eden” anlamına gelen “Mümtehine” kelimesinden almıştır. Sûrede Müslümanlardan, kendilerini dinleri sebebiyle yurtlarından çıkaran Mekke müşriklerini dost edinmemeleri ve Müslüman toplumun sırlarından onlara bilgi vermemeleri isteniyor. Hz. İbrahim ve ona iman edenler örnek gösterilerek yakın akraba ve aile fertlerine olan sevginin inananları düşmanla iş birliği yapmaya sevk etmemesi gerektiğine vurgu yapılıyor. Medine toplumunun siyasî varlığının kabul edildiği Hudeybiye Antlaşması’ndan sonra Mekke’den gelip Medine’ye sığınan ve Müslüman olduğunu söyleyen kadınlara uygulanacak işlemler yer alıyor. Bu kadınların Allah’a ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, başkasından edinilen çocuğu kendi kocasına nispet etmemek ve Hz. Peygambere karşı gelmemek şartıyla Hz. Peygambere bağlılık taahhütlerinin kabul edileceği bildiriliyor. Sûrede ayrıca Allah’ın gazap ettiği insanlarla dostluk kurmamaları konusunda müminler uyarılıyor.","sura_intro_audio":"59/59-a.mp3","verse_count":13,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin! Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri ve Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuz Mekke’den) çıkardıkları halde siz onlara sevgi(niz ve akrabalık bağları yüzünden) sır veriyorsunuz. Eğer gerçekten Benim yolumda mücadele etmek ve hoşnutluğumu kazanmak amacıyla yurdunuzu terk edip çıktıysanız kâfirlere bilgi sızdırarak onlara karşı nasıl sevgi besleyebilirsiniz? (Unutmayın ki) Ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa (onlara sevgi gösterip sır verirse) doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22"],"audio_path":"59/59-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-1c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’a, Peygambere ve onun dava arkadaşlarına kasıtlı olarak düşmanlık edenleri akrabalık bağlarından ya da başka sebeplerden dolayı Müslümanların dost/sırdaş edinmemesi ve onlara sır vermemesi, mesafe konulması gerektiği konusunda uyarı yapılıyor. 9 ve 13. ayetlere bakıldığında da benzer bir muhteva görülecektir. Ancak, 7 ve 8. ayetlerde anlaşılıyor ki, inanmayanlarla diyalog kurmanın yasaklanması, sadece inananlara karşı aktif şekilde düşmanlık yapanları kapsamaktadır. Aksi takdirde tebliğ vazifesini icra etmek mümkün olmazdı. Kureyşliler Hudeybiye Barış anlaşmasını bozunca Hz. Peygamber Mekke’ye baskın düzenlemek üzere gizlice hazırlıklara başlamıştı. Ancak bu durumdan haberdar olan Hâtib b Ebi Beltea, bu durumu Mekkeli müşriklere ulaştırmak üzere bir mektup yazdı. Hz. Peygamber bu mektubu daha müşriklere ulaşmadan ele geçirdi. Aslında kendisi de samimi bir Müslüman olan ve Bedir Savaşında da Müslümanlarla beraber müşriklere karşı savaşan Hâtib’ın niyeti kötü değildi. Hz. Peygamber mektubun sebebini sorunca, Mekke’deki akrabalarını müşriklerin saldırısından korumak amacıyla böyle bir şeye teşebbüs ettiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber gerekli uyarıları yaptıktan sonra Hâtib’i affetti. İşte bu durum üzerine İslam düşmanlarıyla samimi olmak konusunda Hâtib’ın şahsında bütün Müslümanları uyarmak amacıyla bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin! Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri ve Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuz Mekke’den) çıkardıkları halde siz onlara sevgi(niz ve akrabalık bağları yüzünden) sır veriyorsunuz. Eğer gerçekten Benim yolumda mücadele etmek ve hoşnutluğumu kazanmak amacıyla yurdunuzu terk edip çıktıysanız kâfirlere bilgi sızdırarak onlara karşı nasıl sevgi besleyebilirsiniz? (Unutmayın ki) Ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa (onlara sevgi gösterip sır verirse) doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22"],"audio_path":"59/59-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-0c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’a, Peygambere ve onun dava arkadaşlarına kasıtlı olarak düşmanlık edenleri akrabalık bağlarından ya da başka sebeplerden dolayı Müslümanların dost/sırdaş edinmemesi ve onlara sır vermemesi, mesafe konulması gerektiği konusunda uyarı yapılıyor. 9 ve 13. ayetlere bakıldığında da benzer bir muhteva görülecektir. Ancak, 7 ve 8. ayetlerde anlaşılıyor ki, inanmayanlarla diyalog kurmanın yasaklanması, sadece inananlara karşı aktif şekilde düşmanlık yapanları kapsamaktadır. Aksi takdirde tebliğ vazifesini icra etmek mümkün olmazdı. Kureyşliler Hudeybiye Barış anlaşmasını bozunca Hz. Peygamber Mekke’ye baskın düzenlemek üzere gizlice hazırlıklara başlamıştı. Ancak bu durumdan haberdar olan Hâtib b Ebi Beltea, bu durumu Mekkeli müşriklere ulaştırmak üzere bir mektup yazdı. Hz. Peygamber bu mektubu daha müşriklere ulaşmadan ele geçirdi. Aslında kendisi de samimi bir Müslüman olan ve Bedir Savaşında da Müslümanlarla beraber müşriklere karşı savaşan Hâtib’ın niyeti kötü değildi. Hz. Peygamber mektubun sebebini sorunca, Mekke’deki akrabalarını müşriklerin saldırısından korumak amacıyla böyle bir şeye teşebbüs ettiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber gerekli uyarıları yaptıktan sonra Hâtib’i affetti. İşte bu durum üzerine İslam düşmanlarıyla samimi olmak konusunda Hâtib’ın şahsında bütün Müslümanları uyarmak amacıyla bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin! Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri ve Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuz Mekke’den) çıkardıkları halde siz onlara sevgi(niz ve akrabalık bağları yüzünden) sır veriyorsunuz. Eğer gerçekten Benim yolumda mücadele etmek ve hoşnutluğumu kazanmak amacıyla yurdunuzu terk edip çıktıysanız kâfirlere bilgi sızdırarak onlara karşı nasıl sevgi besleyebilirsiniz? (Unutmayın ki) Ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa (onlara sevgi gösterip sır verirse) doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22"],"audio_path":"59/59-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-1c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’a, Peygambere ve onun dava arkadaşlarına kasıtlı olarak düşmanlık edenleri akrabalık bağlarından ya da başka sebeplerden dolayı Müslümanların dost/sırdaş edinmemesi ve onlara sır vermemesi, mesafe konulması gerektiği konusunda uyarı yapılıyor. 9 ve 13. ayetlere bakıldığında da benzer bir muhteva görülecektir. Ancak, 7 ve 8. ayetlerde anlaşılıyor ki, inanmayanlarla diyalog kurmanın yasaklanması, sadece inananlara karşı aktif şekilde düşmanlık yapanları kapsamaktadır. Aksi takdirde tebliğ vazifesini icra etmek mümkün olmazdı. Kureyşliler Hudeybiye Barış anlaşmasını bozunca Hz. Peygamber Mekke’ye baskın düzenlemek üzere gizlice hazırlıklara başlamıştı. Ancak bu durumdan haberdar olan Hâtib b Ebi Beltea, bu durumu Mekkeli müşriklere ulaştırmak üzere bir mektup yazdı. Hz. Peygamber bu mektubu daha müşriklere ulaşmadan ele geçirdi. Aslında kendisi de samimi bir Müslüman olan ve Bedir Savaşında da Müslümanlarla beraber müşriklere karşı savaşan Hâtib’ın niyeti kötü değildi. Hz. Peygamber mektubun sebebini sorunca, Mekke’deki akrabalarını müşriklerin saldırısından korumak amacıyla böyle bir şeye teşebbüs ettiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber gerekli uyarıları yaptıktan sonra Hâtib’i affetti. İşte bu durum üzerine İslam düşmanlarıyla samimi olmak konusunda Hâtib’ın şahsında bütün Müslümanları uyarmak amacıyla bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey inananlar! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin! Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri ve Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuz Mekke’den) çıkardıkları halde siz onlara sevgi(niz ve akrabalık bağları yüzünden) sır veriyorsunuz. Eğer gerçekten Benim yolumda mücadele etmek ve hoşnutluğumu kazanmak amacıyla yurdunuzu terk edip çıktıysanız kâfirlere bilgi sızdırarak onlara karşı nasıl sevgi besleyebilirsiniz? (Unutmayın ki) Ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa (onlara sevgi gösterip sır verirse) doğru yoldan sapmış olur.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ","related_links":["3/28","4/139","5/51","9/23","19/81","29/25","58/22"],"audio_path":"59/59-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-1c.mp3","commentary_text":"Burada, Allah’a, Peygambere ve onun dava arkadaşlarına kasıtlı olarak düşmanlık edenleri akrabalık bağlarından ya da başka sebeplerden dolayı Müslümanların dost/sırdaş edinmemesi ve onlara sır vermemesi, mesafe konulması gerektiği konusunda uyarı yapılıyor. 9 ve 13. ayetlere bakıldığında da benzer bir muhteva görülecektir. Ancak, 7 ve 8. ayetlerde anlaşılıyor ki, inanmayanlarla diyalog kurmanın yasaklanması, sadece inananlara karşı aktif şekilde düşmanlık yapanları kapsamaktadır. Aksi takdirde tebliğ vazifesini icra etmek mümkün olmazdı. Kureyşliler Hudeybiye Barış anlaşmasını bozunca Hz. Peygamber Mekke’ye baskın düzenlemek üzere gizlice hazırlıklara başlamıştı. Ancak bu durumdan haberdar olan Hâtib b Ebi Beltea, bu durumu Mekkeli müşriklere ulaştırmak üzere bir mektup yazdı. Hz. Peygamber bu mektubu daha müşriklere ulaşmadan ele geçirdi. Aslında kendisi de samimi bir Müslüman olan ve Bedir Savaşında da Müslümanlarla beraber müşriklere karşı savaşan Hâtib’ın niyeti kötü değildi. Hz. Peygamber mektubun sebebini sorunca, Mekke’deki akrabalarını müşriklerin saldırısından korumak amacıyla böyle bir şeye teşebbüs ettiğini söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber gerekli uyarıları yaptıktan sonra Hâtib’i affetti. İşte bu durum üzerine İslam düşmanlarıyla samimi olmak konusunda Hâtib’ın şahsında bütün Müslümanları uyarmak amacıyla bu ayet nazil oldu."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Unutmayın ki) onlar size karşı bir zafer kazanacak olsalar size (dostluk göstermezler) düşman kesilirler. Size elleriyle ve dilleriyle her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmazlar tekrar küfre geri dönmenizi isterler.","arabic_text":"اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَٓاءً وَيَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّٓوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"59/59-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Unutmayın ki) onlar size karşı bir zafer kazanacak olsalar size (dostluk göstermezler) düşman kesilirler. Size elleriyle ve dilleriyle her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmazlar tekrar küfre geri dönmenizi isterler.","arabic_text":"اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَٓاءً وَيَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّٓوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"59/59-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Unutmayın ki) onlar size karşı bir zafer kazanacak olsalar size (dostluk göstermezler) düşman kesilirler. Size elleriyle ve dilleriyle her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmazlar tekrar küfre geri dönmenizi isterler.","arabic_text":"اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَٓاءً وَيَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّٓوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"59/59-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Unutmayın ki) onlar size karşı bir zafer kazanacak olsalar size (dostluk göstermezler) düşman kesilirler. Size elleriyle ve dilleriyle her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmazlar tekrar küfre geri dönmenizi isterler.","arabic_text":"اِنْ يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا لَكُمْ اَعْدَٓاءً وَيَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ وَاَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّٓوءِ وَوَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"59/59-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Kendilerini korumaya kollamaya çalıştığınız) akraba ve çocuklarınızın kıyamet günü size asla faydası olmayacaktır. O gün yaptığınız işlere göre (Allah onlarla) aranızı ayıracaktır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Kendilerini korumaya kollamaya çalıştığınız) akraba ve çocuklarınızın kıyamet günü size asla faydası olmayacaktır. O gün yaptığınız işlere göre (Allah onlarla) aranızı ayıracaktır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Kendilerini korumaya kollamaya çalıştığınız) akraba ve çocuklarınızın kıyamet günü size asla faydası olmayacaktır. O gün yaptığınız işlere göre (Allah onlarla) aranızı ayıracaktır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Kendilerini korumaya kollamaya çalıştığınız) akraba ve çocuklarınızın kıyamet günü size asla faydası olmayacaktır. O gün yaptığınız işlere göre (Allah onlarla) aranızı ayıracaktır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçekten İbrahim ve ona uyanlar sizin için pek güzel bir örnektir. Onlar kendi toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden de Allah’tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız. Sizin inandığınız her şeyi reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda tek Allah’a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret olacaktır!” Yalnız İbrahim’in (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin (hidayete gelmen) için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana güvenip dayandık içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":["9/114","19/47","26/86"],"audio_path":"59/59-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçekten İbrahim ve ona uyanlar sizin için pek güzel bir örnektir. Onlar kendi toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden de Allah’tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız. Sizin inandığınız her şeyi reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda tek Allah’a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret olacaktır!” Yalnız İbrahim’in (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin (hidayete gelmen) için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana güvenip dayandık içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":["9/114","19/47","26/86"],"audio_path":"59/59-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçekten İbrahim ve ona uyanlar sizin için pek güzel bir örnektir. Onlar kendi toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden de Allah’tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız. Sizin inandığınız her şeyi reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda tek Allah’a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret olacaktır!” Yalnız İbrahim’in (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin (hidayete gelmen) için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana güvenip dayandık içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":["9/114","19/47","26/86"],"audio_path":"59/59-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gerçekten İbrahim ve ona uyanlar sizin için pek güzel bir örnektir. Onlar kendi toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden de Allah’tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız. Sizin inandığınız her şeyi reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda tek Allah’a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret olacaktır!” Yalnız İbrahim’in (henüz men edilmemişken) babasına: “Senin (hidayete gelmen) için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana güvenip dayandık içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”","arabic_text":"قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ","related_links":["9/114","19/47","26/86"],"audio_path":"59/59-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Bizi inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sensin mutlak üstün ve yüce olan Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”","arabic_text":"رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"59/59-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Bizi inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sensin mutlak üstün ve yüce olan Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”","arabic_text":"رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"59/59-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Bizi inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sensin mutlak üstün ve yüce olan Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”","arabic_text":"رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"59/59-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Ey Rabbimiz! Bizi inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sensin mutlak üstün ve yüce olan Sensin her hükmünde tam isabet kaydeden!”","arabic_text":"رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"59/59-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve âhiretin saadetini arzu eden kimseler için onlar (İbrahim ve beraberindekiler) pek güzel bir örnektir. Kim emrimizden yüz çevirirse (bilsin ki) Allah hiç kimseye muhtaç değildir bütün övgülere layık olandır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"59/59-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve âhiretin saadetini arzu eden kimseler için onlar (İbrahim ve beraberindekiler) pek güzel bir örnektir. Kim emrimizden yüz çevirirse (bilsin ki) Allah hiç kimseye muhtaç değildir bütün övgülere layık olandır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"59/59-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve âhiretin saadetini arzu eden kimseler için onlar (İbrahim ve beraberindekiler) pek güzel bir örnektir. Kim emrimizden yüz çevirirse (bilsin ki) Allah hiç kimseye muhtaç değildir bütün övgülere layık olandır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"59/59-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Andolsun ki sizden Allah’ın rızasını ve âhiretin saadetini arzu eden kimseler için onlar (İbrahim ve beraberindekiler) pek güzel bir örnektir. Kim emrimizden yüz çevirirse (bilsin ki) Allah hiç kimseye muhtaç değildir bütün övgülere layık olandır.","arabic_text":"لَقَدْ كَانَ لَكُمْ ف۪يهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟","related_links":[],"audio_path":"59/59-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Müşrik akrabalarınızla ilişkinizin kesilmesine çok da üzülmeyin) gün gelir Allah sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgi bağı koyar. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةًۜ وَاللّٰهُ قَد۪يرٌۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Müşrik akrabalarınızla ilişkinizin kesilmesine çok da üzülmeyin) gün gelir Allah sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgi bağı koyar. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةًۜ وَاللّٰهُ قَد۪يرٌۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Müşrik akrabalarınızla ilişkinizin kesilmesine çok da üzülmeyin) gün gelir Allah sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgi bağı koyar. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةًۜ وَاللّٰهُ قَد۪يرٌۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Müşrik akrabalarınızla ilişkinizin kesilmesine çok da üzülmeyin) gün gelir Allah sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgi bağı koyar. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةًۜ وَاللّٰهُ قَد۪يرٌۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ancak Allah sizi (dininizden olmayan ve) din konusunda sizinle savaşmamış sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"لَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ اَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُٓوا اِلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ancak Allah sizi (dininizden olmayan ve) din konusunda sizinle savaşmamış sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"لَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ اَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُٓوا اِلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ancak Allah sizi (dininizden olmayan ve) din konusunda sizinle savaşmamış sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"لَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ اَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُٓوا اِلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ancak Allah sizi (dininizden olmayan ve) din konusunda sizinle savaşmamış sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever.","arabic_text":"لَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ اَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُٓوا اِلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah sadece sizinle din uğrunda savaşanları sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah sadece sizinle din uğrunda savaşanları sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah sadece sizinle din uğrunda savaşanları sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Allah sadece sizinle din uğrunda savaşanları sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.","arabic_text":"اِنَّمَا يَنْهٰيكُمُ اللّٰهُ عَنِ الَّذ۪ينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَاَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلٰٓى اِخْرَاجِكُمْ اَنْ تَوَلَّوْهُمْۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınlar hicret ederek size gelirlerse Allah onların inancından tam haberdar (olduğu halde) siz yine de onları deneyin. Eğer inandıklarına tam emin olursanız onları inkârcılara geri göndermeyin (çünkü) onlar (artık) eski kocalarına helal (değiller) ve onlar da bunlara helal (değildir). Ayrıca onlar (hanımlarına mehir olarak) ne verdilerse hepsini iade edin! Ve siz bu kadınlarla mehirlerini verdikten sonra evlenirseniz bir günah işlemiş olmazsınız. Diğer taraftan hakikati inkâr (etmeye devam) eden kadınlarla evlilik bağınızı sürdürmeyin ve onlara (mehir olarak) ne verdiyseniz (iade etmelerini) isteyin. Aynı şekilde ötekiler (hanımları size gelmiş olanlar da) harcadıkları her şeyi talep etme hakkına sahiptir. Bu Allah’ın hükmüdür. Zira Allah her şeyi hakkıyla bilen tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınlar hicret ederek size gelirlerse Allah onların inancından tam haberdar (olduğu halde) siz yine de onları deneyin. Eğer inandıklarına tam emin olursanız onları inkârcılara geri göndermeyin (çünkü) onlar (artık) eski kocalarına helal (değiller) ve onlar da bunlara helal (değildir). Ayrıca onlar (hanımlarına mehir olarak) ne verdilerse hepsini iade edin! Ve siz bu kadınlarla mehirlerini verdikten sonra evlenirseniz bir günah işlemiş olmazsınız. Diğer taraftan hakikati inkâr (etmeye devam) eden kadınlarla evlilik bağınızı sürdürmeyin ve onlara (mehir olarak) ne verdiyseniz (iade etmelerini) isteyin. Aynı şekilde ötekiler (hanımları size gelmiş olanlar da) harcadıkları her şeyi talep etme hakkına sahiptir. Bu Allah’ın hükmüdür. Zira Allah her şeyi hakkıyla bilen tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınlar hicret ederek size gelirlerse Allah onların inancından tam haberdar (olduğu halde) siz yine de onları deneyin. Eğer inandıklarına tam emin olursanız onları inkârcılara geri göndermeyin (çünkü) onlar (artık) eski kocalarına helal (değiller) ve onlar da bunlara helal (değildir). Ayrıca onlar (hanımlarına mehir olarak) ne verdilerse hepsini iade edin! Ve siz bu kadınlarla mehirlerini verdikten sonra evlenirseniz bir günah işlemiş olmazsınız. Diğer taraftan hakikati inkâr (etmeye devam) eden kadınlarla evlilik bağınızı sürdürmeyin ve onlara (mehir olarak) ne verdiyseniz (iade etmelerini) isteyin. Aynı şekilde ötekiler (hanımları size gelmiş olanlar da) harcadıkları her şeyi talep etme hakkına sahiptir. Bu Allah’ın hükmüdür. Zira Allah her şeyi hakkıyla bilen tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Mü’min kadınlar hicret ederek size gelirlerse Allah onların inancından tam haberdar (olduğu halde) siz yine de onları deneyin. Eğer inandıklarına tam emin olursanız onları inkârcılara geri göndermeyin (çünkü) onlar (artık) eski kocalarına helal (değiller) ve onlar da bunlara helal (değildir). Ayrıca onlar (hanımlarına mehir olarak) ne verdilerse hepsini iade edin! Ve siz bu kadınlarla mehirlerini verdikten sonra evlenirseniz bir günah işlemiş olmazsınız. Diğer taraftan hakikati inkâr (etmeye devam) eden kadınlarla evlilik bağınızı sürdürmeyin ve onlara (mehir olarak) ne verdiyseniz (iade etmelerini) isteyin. Aynı şekilde ötekiler (hanımları size gelmiş olanlar da) harcadıkları her şeyi talep etme hakkına sahiptir. Bu Allah’ın hükmüdür. Zira Allah her şeyi hakkıyla bilen tam hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.","arabic_text":"وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-11c.mp3","commentary_text":"Karısı dininden çıkıp kâfirlere kaçtığı zaman, inananları yok etmek için fırsat kollayan inkârcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir Müslüman kocaya tazminat ödemeleri beklenemez. İster savaşta elde edilen ganimetlerle olsun isterse başka bir şekilde, sosyal bir sorumluluk olarak Müslüman toplumun bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Asr-ı Saadet’te, dinden çıkarak kocasını terkeden ve düşman saflarına geçen sadece altı kadına rastlandığı söylenmektedir. Vuku bulan her olayda Müslüman kocaya, -yukardaki ayetin hükmü gereği- Hz. Peygamber’in emriyle, devlet hazinesinden karısına ödediği mehir kadar bir ödeme yapılmıştır"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.","arabic_text":"وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-10c.mp3","commentary_text":"Karısı dininden çıkıp kâfirlere kaçtığı zaman, inananları yok etmek için fırsat kollayan inkârcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir Müslüman kocaya tazminat ödemeleri beklenemez. İster savaşta elde edilen ganimetlerle olsun isterse başka bir şekilde, sosyal bir sorumluluk olarak Müslüman toplumun bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Asr-ı Saadet’te, dinden çıkarak kocasını terkeden ve düşman saflarına geçen sadece altı kadına rastlandığı söylenmektedir. Vuku bulan her olayda Müslüman kocaya, -yukardaki ayetin hükmü gereği- Hz. Peygamber’in emriyle, devlet hazinesinden karısına ödediği mehir kadar bir ödeme yapılmıştır"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.","arabic_text":"وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-11c.mp3","commentary_text":"Karısı dininden çıkıp kâfirlere kaçtığı zaman, inananları yok etmek için fırsat kollayan inkârcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir Müslüman kocaya tazminat ödemeleri beklenemez. İster savaşta elde edilen ganimetlerle olsun isterse başka bir şekilde, sosyal bir sorumluluk olarak Müslüman toplumun bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Asr-ı Saadet’te, dinden çıkarak kocasını terkeden ve düşman saflarına geçen sadece altı kadına rastlandığı söylenmektedir. Vuku bulan her olayda Müslüman kocaya, -yukardaki ayetin hükmü gereği- Hz. Peygamber’in emriyle, devlet hazinesinden karısına ödediği mehir kadar bir ödeme yapılmıştır"},{"verse_number":"11","turkish_text":"Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.","arabic_text":"وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"59/59-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"59/59-11c.mp3","commentary_text":"Karısı dininden çıkıp kâfirlere kaçtığı zaman, inananları yok etmek için fırsat kollayan inkârcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir Müslüman kocaya tazminat ödemeleri beklenemez. İster savaşta elde edilen ganimetlerle olsun isterse başka bir şekilde, sosyal bir sorumluluk olarak Müslüman toplumun bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Asr-ı Saadet’te, dinden çıkarak kocasını terkeden ve düşman saflarına geçen sadece altı kadına rastlandığı söylenmektedir. Vuku bulan her olayda Müslüman kocaya, -yukardaki ayetin hükmü gereği- Hz. Peygamber’in emriyle, devlet hazinesinden karısına ödediği mehir kadar bir ödeme yapılmıştır"},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey Nebi! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak hırsızlık yapmamak zina etmemek (kız) çocuklarını öldürmemek elleri ve ayakları arasında hiç yoktan yalan uydurup iftira atmamak (bulduğu bir çocuğu kocasına isnat etmemek veya gayrı meşrû bir çocuk dünyaya getirip onu kocasına dayandırmamak) ve (bildireceğin) hiçbir hakikate karşı çıkmamak konusunda sana bağlılıklarını bildirirlerse onların bağlılık taahhütlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَٓاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْن۪ينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْت۪ينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَر۪ينَهُ بَيْنَ اَيْد۪يهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْص۪ينَكَ ف۪ي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey Nebi! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak hırsızlık yapmamak zina etmemek (kız) çocuklarını öldürmemek elleri ve ayakları arasında hiç yoktan yalan uydurup iftira atmamak (bulduğu bir çocuğu kocasına isnat etmemek veya gayrı meşrû bir çocuk dünyaya getirip onu kocasına dayandırmamak) ve (bildireceğin) hiçbir hakikate karşı çıkmamak konusunda sana bağlılıklarını bildirirlerse onların bağlılık taahhütlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَٓاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْن۪ينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْت۪ينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَر۪ينَهُ بَيْنَ اَيْد۪يهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْص۪ينَكَ ف۪ي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey Nebi! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak hırsızlık yapmamak zina etmemek (kız) çocuklarını öldürmemek elleri ve ayakları arasında hiç yoktan yalan uydurup iftira atmamak (bulduğu bir çocuğu kocasına isnat etmemek veya gayrı meşrû bir çocuk dünyaya getirip onu kocasına dayandırmamak) ve (bildireceğin) hiçbir hakikate karşı çıkmamak konusunda sana bağlılıklarını bildirirlerse onların bağlılık taahhütlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَٓاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْن۪ينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْت۪ينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَر۪ينَهُ بَيْنَ اَيْد۪يهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْص۪ينَكَ ف۪ي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ey Nebi! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak hırsızlık yapmamak zina etmemek (kız) çocuklarını öldürmemek elleri ve ayakları arasında hiç yoktan yalan uydurup iftira atmamak (bulduğu bir çocuğu kocasına isnat etmemek veya gayrı meşrû bir çocuk dünyaya getirip onu kocasına dayandırmamak) ve (bildireceğin) hiçbir hakikate karşı çıkmamak konusunda sana bağlılıklarını bildirirlerse onların bağlılık taahhütlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Çünkü Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَٓاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْن۪ينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْت۪ينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَر۪ينَهُ بَيْنَ اَيْد۪يهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْص۪ينَكَ ف۪ي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"59/59-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin! Çünkü (âhireti inkâr edenler) kabir ehliyle bir daha görüşüp bir araya gelmekten nasıl ümitsizse onlar da (kalıcı ve aşağılayıcı azabı gerektiren suçları sebebiyle) ahiretten öyle ümitsizdirler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"59/59-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin! Çünkü (âhireti inkâr edenler) kabir ehliyle bir daha görüşüp bir araya gelmekten nasıl ümitsizse onlar da (kalıcı ve aşağılayıcı azabı gerektiren suçları sebebiyle) ahiretten öyle ümitsizdirler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"59/59-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin! Çünkü (âhireti inkâr edenler) kabir ehliyle bir daha görüşüp bir araya gelmekten nasıl ümitsizse onlar da (kalıcı ve aşağılayıcı azabı gerektiren suçları sebebiyle) ahiretten öyle ümitsizdirler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"59/59-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu dost edinmeyin! Çünkü (âhireti inkâr edenler) kabir ehliyle bir daha görüşüp bir araya gelmekten nasıl ümitsizse onlar da (kalıcı ve aşağılayıcı azabı gerektiren suçları sebebiyle) ahiretten öyle ümitsizdirler.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ","related_links":[],"audio_path":"59/59-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":61,"name":"SAFF SÛRESİ","description":"Saff suresi, Medine döneminde inmiş olup 14 ayettir. Sure adını, dördüncü ayette geçen ve saf/dizi anlamına gelen “Saff” kelimesinden almıştır. Sûrede müminlere sözleriyle fiillerinin tam bir uyum içinde bulunmadığı, Allah katında en tiksinti verici şeyin hayata geçirilmeyen eylemlerin söylenmesi olduğu hususunda uyarı yapılıyor. Hz. Mûsâ’ya kavmi tarafından yapılan eziyet örnek gösterilerek Müslümanların da kendi peygamberlerini üzmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Hz. İsa’nın önceki ilâhî kitap olan Tevrat’ı tasdik ettiği ve kendisinden sonra gelecek olan övülmüş bir resulü müjdelediği belirtiliyor. Allah’ın hiçbir zaman sönmeyecek olan nurunu söndürmeye kalkışanların en büyük zalimler olduğu ifade edilen sûrede Allah’ın inkârcılar istemese de nurunu tamamlayacağı bildiriliyor. Mü’minlerin cihada çağrıldığı sûrede, bağımsızlıklarını elde ederek malları ve canlarıyla cihad ettikleri takdirde uzun bir zaman geçmeden Mekke’yi fethedeceklerinin müjdesi veriliyor. Ayrıca Allah’ın dinini yaymak için Hz. İsa ile havârileri arasındaki mânevî bağ örnek gösterilerek Müslümanların da bütün imkân ve gayretleriyle Allah’ın dinine destek olmaları isteniyor.","sura_intro_audio":"60/60-a.mp3","verse_count":14,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"60/60-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"60/60-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"60/60-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"60/60-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-2c.mp3","commentary_text":"Bu uyarı, daha önce Allah ve Resulü yolunda canlarını vermeye ve her türlü fedakârlığa hazır olduklarını söyleyen ve Uhud savaşında bozguna uğrayınca mevzilerinden geri çekilen Müslümanlara yapılmıştır. Ancak Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde sıkça görüldüğü gibi bu ayet de genel bir muhteva taşımaktadır ve bu hüküm bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir. İnsanın söyledikleri ile yaşadıkları örtüşmeli. Ne söylüyorsa onu yapmalı ne yapıyorsa onu söylemeli yani bir türlü söyleyip, başka türlü yapmamalıdır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-1c.mp3","commentary_text":"Bu uyarı, daha önce Allah ve Resulü yolunda canlarını vermeye ve her türlü fedakârlığa hazır olduklarını söyleyen ve Uhud savaşında bozguna uğrayınca mevzilerinden geri çekilen Müslümanlara yapılmıştır. Ancak Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde sıkça görüldüğü gibi bu ayet de genel bir muhteva taşımaktadır ve bu hüküm bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir. İnsanın söyledikleri ile yaşadıkları örtüşmeli. Ne söylüyorsa onu yapmalı ne yapıyorsa onu söylemeli yani bir türlü söyleyip, başka türlü yapmamalıdır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-2c.mp3","commentary_text":"Bu uyarı, daha önce Allah ve Resulü yolunda canlarını vermeye ve her türlü fedakârlığa hazır olduklarını söyleyen ve Uhud savaşında bozguna uğrayınca mevzilerinden geri çekilen Müslümanlara yapılmıştır. Ancak Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde sıkça görüldüğü gibi bu ayet de genel bir muhteva taşımaktadır ve bu hüküm bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir. İnsanın söyledikleri ile yaşadıkları örtüşmeli. Ne söylüyorsa onu yapmalı ne yapıyorsa onu söylemeli yani bir türlü söyleyip, başka türlü yapmamalıdır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-2c.mp3","commentary_text":"Bu uyarı, daha önce Allah ve Resulü yolunda canlarını vermeye ve her türlü fedakârlığa hazır olduklarını söyleyen ve Uhud savaşında bozguna uğrayınca mevzilerinden geri çekilen Müslümanlara yapılmıştır. Ancak Kur’an’daki tarihsel referansların tümünde sıkça görüldüğü gibi bu ayet de genel bir muhteva taşımaktadır ve bu hüküm bütün zamanlar ve şartlar için geçerlidir. İnsanın söyledikleri ile yaşadıkları örtüşmeli. Ne söylüyorsa onu yapmalı ne yapıyorsa onu söylemeli yani bir türlü söyleyip, başka türlü yapmamalıdır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilin ki yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!","arabic_text":"كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ اَنْ تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-3c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaşamadıklarını başkalarına önermesi Allah’ nazarında en tiksinti verici şeylerdendir. Tebliğin etkili olması, temsilin gücüne bağlıdır. Temsil ettiklerinizle ortaya koyduklarınız çelişiyorsa, faydalı olmayı bırakın gülünç duruma düşersiniz ve bugün olduğu gibi temsil ettiğiniz davaya zarar verirsiniz.  Bu anlamda, bugün İslam’ın anlaşılmasında engel teşkil eden unsurlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi Müslümanların ortaya koyduğu tutarsız hayattır yani söyledikleriyle yaptıklarının çelişmesidir. Ömrünün büyük bir kısmını Kur’an okuyarak geçiren ve fakat Kur’an’ı anlamaya çalışmayan ve yaşadıklarını Kur’an’a giderek sorgulamayan bir Müslüman temsil anlamında İslam’ın önünde bir engeldir. Bu konuda Bakara 2/44’e de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilin ki yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!","arabic_text":"كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ اَنْ تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-2c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaşamadıklarını başkalarına önermesi Allah’ nazarında en tiksinti verici şeylerdendir. Tebliğin etkili olması, temsilin gücüne bağlıdır. Temsil ettiklerinizle ortaya koyduklarınız çelişiyorsa, faydalı olmayı bırakın gülünç duruma düşersiniz ve bugün olduğu gibi temsil ettiğiniz davaya zarar verirsiniz.  Bu anlamda, bugün İslam’ın anlaşılmasında engel teşkil eden unsurlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi Müslümanların ortaya koyduğu tutarsız hayattır yani söyledikleriyle yaptıklarının çelişmesidir. Ömrünün büyük bir kısmını Kur’an okuyarak geçiren ve fakat Kur’an’ı anlamaya çalışmayan ve yaşadıklarını Kur’an’a giderek sorgulamayan bir Müslüman temsil anlamında İslam’ın önünde bir engeldir. Bu konuda Bakara 2/44’e de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilin ki yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!","arabic_text":"كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ اَنْ تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-3c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaşamadıklarını başkalarına önermesi Allah’ nazarında en tiksinti verici şeylerdendir. Tebliğin etkili olması, temsilin gücüne bağlıdır. Temsil ettiklerinizle ortaya koyduklarınız çelişiyorsa, faydalı olmayı bırakın gülünç duruma düşersiniz ve bugün olduğu gibi temsil ettiğiniz davaya zarar verirsiniz.  Bu anlamda, bugün İslam’ın anlaşılmasında engel teşkil eden unsurlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi Müslümanların ortaya koyduğu tutarsız hayattır yani söyledikleriyle yaptıklarının çelişmesidir. Ömrünün büyük bir kısmını Kur’an okuyarak geçiren ve fakat Kur’an’ı anlamaya çalışmayan ve yaşadıklarını Kur’an’a giderek sorgulamayan bir Müslüman temsil anlamında İslam’ın önünde bir engeldir. Bu konuda Bakara 2/44’e de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilin ki yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!","arabic_text":"كَبُرَ مَقْتًا عِنْدَ اللّٰهِ اَنْ تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-3c.mp3","commentary_text":"İnsanın yaşamadıklarını başkalarına önermesi Allah’ nazarında en tiksinti verici şeylerdendir. Tebliğin etkili olması, temsilin gücüne bağlıdır. Temsil ettiklerinizle ortaya koyduklarınız çelişiyorsa, faydalı olmayı bırakın gülünç duruma düşersiniz ve bugün olduğu gibi temsil ettiğiniz davaya zarar verirsiniz.  Bu anlamda, bugün İslam’ın anlaşılmasında engel teşkil eden unsurlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi Müslümanların ortaya koyduğu tutarsız hayattır yani söyledikleriyle yaptıklarının çelişmesidir. Ömrünün büyük bir kısmını Kur’an okuyarak geçiren ve fakat Kur’an’ı anlamaya çalışmayan ve yaşadıklarını Kur’an’a giderek sorgulamayan bir Müslüman temsil anlamında İslam’ın önünde bir engeldir. Bu konuda Bakara 2/44’e de bakabilirsiniz."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Allah (taşları birbirine kenetlenmiş) kurşundan bir bina gibi Kendi yolunda saflar halinde savaşanları sever.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-4c.mp3","commentary_text":"Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, faziletli amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkündür. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Allah (taşları birbirine kenetlenmiş) kurşundan bir bina gibi Kendi yolunda saflar halinde savaşanları sever.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-3c.mp3","commentary_text":"Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, faziletli amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkündür. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Allah (taşları birbirine kenetlenmiş) kurşundan bir bina gibi Kendi yolunda saflar halinde savaşanları sever.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-4c.mp3","commentary_text":"Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, faziletli amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkündür. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Doğrusu Allah (taşları birbirine kenetlenmiş) kurşundan bir bina gibi Kendi yolunda saflar halinde savaşanları sever.","arabic_text":"اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِه۪ صَفًّا كَاَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-4c.mp3","commentary_text":"Allah, mü’minlerin “birbirine kenetlenmiş kurşundan bir bina gibi” ümmet bilinciyle yeryüzünde Allah’ın dinini yaymak için sorumluluk alan Müslümanların, vahiy ile iç dünyalarını, ruhlarını ve vicdanlarını arındırarak, fiilleriyle inançlarının uyumlu olduğu bir toplum olmalarını istiyor. Çünkü kaliteli ve verimli insanlar ancak niteliği yüksek, ulvî hedefleri olan, faziletli amaçları bulunan bir toplum içinde yetişebilir. İslam’ın yeryüzünde varlık göstermesi, ancak kendi sınırları içinde yaşayan, hareket eden, çalışan, üreten, sorumluluk alan, hayatını vahiy ile şekillendiren, sağlam bağları bulunan, sağlıklı ilkeleri olan, aynı zamanda toplumsal bir hedefi, ülküsü olan güvenilir bir toplumla mümkündür. İslam bir aksiyon dinidir. Aksiyon ve faaliyet yoksa İslam da yok demektir. Onun için İslam, bir kenara çekilmiş, her biri kendi başına bir mabette Allah’a ibadet eden tek tek bireylerin dini olamaz."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine: “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde neden bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (Musa’ya itaat etmemekle) yoldan sapınca Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Çünkü Allah hakkın sınırlarını çiğneyen toplumu (fasıklık yolunu tercih ettikleri müddetçe) doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَن۪ي وَقَدْ تَعْلَمُونَ اَنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْۜ فَلَمَّا زَاغُٓوا اَزَاغَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine: “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde neden bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (Musa’ya itaat etmemekle) yoldan sapınca Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Çünkü Allah hakkın sınırlarını çiğneyen toplumu (fasıklık yolunu tercih ettikleri müddetçe) doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَن۪ي وَقَدْ تَعْلَمُونَ اَنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْۜ فَلَمَّا زَاغُٓوا اَزَاغَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine: “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde neden bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (Musa’ya itaat etmemekle) yoldan sapınca Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Çünkü Allah hakkın sınırlarını çiğneyen toplumu (fasıklık yolunu tercih ettikleri müddetçe) doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَن۪ي وَقَدْ تَعْلَمُونَ اَنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْۜ فَلَمَّا زَاغُٓوا اَزَاغَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir zamanlar Musa kavmine: “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde neden bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (Musa’ya itaat etmemekle) yoldan sapınca Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Çünkü Allah hakkın sınırlarını çiğneyen toplumu (fasıklık yolunu tercih ettikleri müddetçe) doğru yola iletmez.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَن۪ي وَقَدْ تَعْلَمُونَ اَنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْۜ فَلَمَّا زَاغُٓوا اَزَاغَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben Allah’ın size benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara akli ve nakli deliller getirince: “Bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-6c.mp3","commentary_text":"Yuhanna İncili’nde (16/7) Hz. İsa’dan sonra geleceği belirtilen ve “Faraklit” olarak geçen “daha çok övülmüş” anlamındaki “Ahmed” kelimesi, Türkçe’ye “teselli edici” olarak tercüme edilmiştir. Orada şöyle denilmektedir: “Size gerçeği söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem, teselli edici gelmez.” Bu söylem, M.S. 496 yılına kadar kiliselerde okunan Barnabas İncili’nde yer almıştır. Ancak bu İncil’in orijinal metni şimdi ortada olmayıp sadece 16. yüzyılın sonlarındaki bir İtalyanca tercümesi bulunmaktadır. Ayette geçen “Ahmed” kelimesini isim olarak değil de “övülmüş” anlamında sıfat olarak alırsak daha doğru olur. Çünkü Kur’an’da bulunan “isim” kelimeleri genelde sıfat olarak geçer. “Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin ‘adı’ ne yücedir” (Rahman, 55/78) derken, yüce olan Rabbin kendisidir, sıfatlarıdır. “Kudret sahibi Rabbinin ‘ismini’ tesbih et!” (Vakia, 56/74, 96, Hakka, 69/52) ayetlerinde tesbih edilen Allah’ın ismi değil, kendisidir. “Eğer O’nun ayetlerine iman ediyorsanız, Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.” (En’am, 6/118) Ayette geçen; Allah’ın adından maksat Allah’ın şanıdır, kendisidir. Yani “Allah için kesilen hayvanlardan yiyin” demektir.  “Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la, 87/15) Ayette “Rabbinin adını anmak” ifadesi “Rabbiyle beraber olmak” anlamındadır. “İsim” kelimesinin çoğulu olan “Esma” da Kur’an’da genelde “sıfatlar” olarak kullanılmıştır. “Allah, Âdeme bütün varlıkların isimlerini öğretti.” (Bakara, 2/31) burada Âdeme öğretilen varlıkların adları değil, sıfatlarıdır, nitelikleridir, özellikleridir. “En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” (Taha, 20/8) derken burada güzel olan Allah’ın sıfatlarıdır. Nitekim Hz. Peygamberin adı “övülmüş” anlamında “Muhammed” dir. Muhammed ismi Kur’an’da dört ayrı yerde Hz. Peygamber için kullanılmıştır. Ali İmran 3/144, Ahzab 33/40, Muhammed 47/2 ve Fetih 48/29"},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben Allah’ın size benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara akli ve nakli deliller getirince: “Bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-5c.mp3","commentary_text":"Yuhanna İncili’nde (16/7) Hz. İsa’dan sonra geleceği belirtilen ve “Faraklit” olarak geçen “daha çok övülmüş” anlamındaki “Ahmed” kelimesi, Türkçe’ye “teselli edici” olarak tercüme edilmiştir. Orada şöyle denilmektedir: “Size gerçeği söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem, teselli edici gelmez.” Bu söylem, M.S. 496 yılına kadar kiliselerde okunan Barnabas İncili’nde yer almıştır. Ancak bu İncil’in orijinal metni şimdi ortada olmayıp sadece 16. yüzyılın sonlarındaki bir İtalyanca tercümesi bulunmaktadır. Ayette geçen “Ahmed” kelimesini isim olarak değil de “övülmüş” anlamında sıfat olarak alırsak daha doğru olur. Çünkü Kur’an’da bulunan “isim” kelimeleri genelde sıfat olarak geçer. “Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin ‘adı’ ne yücedir” (Rahman, 55/78) derken, yüce olan Rabbin kendisidir, sıfatlarıdır. “Kudret sahibi Rabbinin ‘ismini’ tesbih et!” (Vakia, 56/74, 96, Hakka, 69/52) ayetlerinde tesbih edilen Allah’ın ismi değil, kendisidir. “Eğer O’nun ayetlerine iman ediyorsanız, Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.” (En’am, 6/118) Ayette geçen; Allah’ın adından maksat Allah’ın şanıdır, kendisidir. Yani “Allah için kesilen hayvanlardan yiyin” demektir.  “Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la, 87/15) Ayette “Rabbinin adını anmak” ifadesi “Rabbiyle beraber olmak” anlamındadır. “İsim” kelimesinin çoğulu olan “Esma” da Kur’an’da genelde “sıfatlar” olarak kullanılmıştır. “Allah, Âdeme bütün varlıkların isimlerini öğretti.” (Bakara, 2/31) burada Âdeme öğretilen varlıkların adları değil, sıfatlarıdır, nitelikleridir, özellikleridir. “En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” (Taha, 20/8) derken burada güzel olan Allah’ın sıfatlarıdır. Nitekim Hz. Peygamberin adı “övülmüş” anlamında “Muhammed” dir. Muhammed ismi Kur’an’da dört ayrı yerde Hz. Peygamber için kullanılmıştır. Ali İmran 3/144, Ahzab 33/40, Muhammed 47/2 ve Fetih 48/29"},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben Allah’ın size benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara akli ve nakli deliller getirince: “Bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-6c.mp3","commentary_text":"Yuhanna İncili’nde (16/7) Hz. İsa’dan sonra geleceği belirtilen ve “Faraklit” olarak geçen “daha çok övülmüş” anlamındaki “Ahmed” kelimesi, Türkçe’ye “teselli edici” olarak tercüme edilmiştir. Orada şöyle denilmektedir: “Size gerçeği söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem, teselli edici gelmez.” Bu söylem, M.S. 496 yılına kadar kiliselerde okunan Barnabas İncili’nde yer almıştır. Ancak bu İncil’in orijinal metni şimdi ortada olmayıp sadece 16. yüzyılın sonlarındaki bir İtalyanca tercümesi bulunmaktadır. Ayette geçen “Ahmed” kelimesini isim olarak değil de “övülmüş” anlamında sıfat olarak alırsak daha doğru olur. Çünkü Kur’an’da bulunan “isim” kelimeleri genelde sıfat olarak geçer. “Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin ‘adı’ ne yücedir” (Rahman, 55/78) derken, yüce olan Rabbin kendisidir, sıfatlarıdır. “Kudret sahibi Rabbinin ‘ismini’ tesbih et!” (Vakia, 56/74, 96, Hakka, 69/52) ayetlerinde tesbih edilen Allah’ın ismi değil, kendisidir. “Eğer O’nun ayetlerine iman ediyorsanız, Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.” (En’am, 6/118) Ayette geçen; Allah’ın adından maksat Allah’ın şanıdır, kendisidir. Yani “Allah için kesilen hayvanlardan yiyin” demektir.  “Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la, 87/15) Ayette “Rabbinin adını anmak” ifadesi “Rabbiyle beraber olmak” anlamındadır. “İsim” kelimesinin çoğulu olan “Esma” da Kur’an’da genelde “sıfatlar” olarak kullanılmıştır. “Allah, Âdeme bütün varlıkların isimlerini öğretti.” (Bakara, 2/31) burada Âdeme öğretilen varlıkların adları değil, sıfatlarıdır, nitelikleridir, özellikleridir. “En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” (Taha, 20/8) derken burada güzel olan Allah’ın sıfatlarıdır. Nitekim Hz. Peygamberin adı “övülmüş” anlamında “Muhammed” dir. Muhammed ismi Kur’an’da dört ayrı yerde Hz. Peygamber için kullanılmıştır. Ali İmran 3/144, Ahzab 33/40, Muhammed 47/2 ve Fetih 48/29"},{"verse_number":"6","turkish_text":"Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben Allah’ın size benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara akli ve nakli deliller getirince: “Bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi.","arabic_text":"وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"60/60-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-6c.mp3","commentary_text":"Yuhanna İncili’nde (16/7) Hz. İsa’dan sonra geleceği belirtilen ve “Faraklit” olarak geçen “daha çok övülmüş” anlamındaki “Ahmed” kelimesi, Türkçe’ye “teselli edici” olarak tercüme edilmiştir. Orada şöyle denilmektedir: “Size gerçeği söylüyorum. Benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem, teselli edici gelmez.” Bu söylem, M.S. 496 yılına kadar kiliselerde okunan Barnabas İncili’nde yer almıştır. Ancak bu İncil’in orijinal metni şimdi ortada olmayıp sadece 16. yüzyılın sonlarındaki bir İtalyanca tercümesi bulunmaktadır. Ayette geçen “Ahmed” kelimesini isim olarak değil de “övülmüş” anlamında sıfat olarak alırsak daha doğru olur. Çünkü Kur’an’da bulunan “isim” kelimeleri genelde sıfat olarak geçer. “Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin ‘adı’ ne yücedir” (Rahman, 55/78) derken, yüce olan Rabbin kendisidir, sıfatlarıdır. “Kudret sahibi Rabbinin ‘ismini’ tesbih et!” (Vakia, 56/74, 96, Hakka, 69/52) ayetlerinde tesbih edilen Allah’ın ismi değil, kendisidir. “Eğer O’nun ayetlerine iman ediyorsanız, Allah’ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin.” (En’am, 6/118) Ayette geçen; Allah’ın adından maksat Allah’ın şanıdır, kendisidir. Yani “Allah için kesilen hayvanlardan yiyin” demektir.  “Rabbinin adını anıp namazı dosdoğru kılan kurtuluşa ermiştir.” (Â’la, 87/15) Ayette “Rabbinin adını anmak” ifadesi “Rabbiyle beraber olmak” anlamındadır. “İsim” kelimesinin çoğulu olan “Esma” da Kur’an’da genelde “sıfatlar” olarak kullanılmıştır. “Allah, Âdeme bütün varlıkların isimlerini öğretti.” (Bakara, 2/31) burada Âdeme öğretilen varlıkların adları değil, sıfatlarıdır, nitelikleridir, özellikleridir. “En güzel isimler/sıfatlar O’nundur.” (Taha, 20/8) derken burada güzel olan Allah’ın sıfatlarıdır. Nitekim Hz. Peygamberin adı “övülmüş” anlamında “Muhammed” dir. Muhammed ismi Kur’an’da dört ayrı yerde Hz. Peygamber için kullanılmıştır. Ali İmran 3/144, Ahzab 33/40, Muhammed 47/2 ve Fetih 48/29"},{"verse_number":"7","turkish_text":"İslâm’a çağrıldığı halde Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir (söyler misiniz)? Allah zalimler topluluğunu (zulme devam ettikleri müddetçe) doğru yola erdirmez.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعٰٓى اِلَى الْاِسْلَامِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İslâm’a çağrıldığı halde Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir (söyler misiniz)? Allah zalimler topluluğunu (zulme devam ettikleri müddetçe) doğru yola erdirmez.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعٰٓى اِلَى الْاِسْلَامِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İslâm’a çağrıldığı halde Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir (söyler misiniz)? Allah zalimler topluluğunu (zulme devam ettikleri müddetçe) doğru yola erdirmez.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعٰٓى اِلَى الْاِسْلَامِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İslâm’a çağrıldığı halde Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir (söyler misiniz)? Allah zalimler topluluğunu (zulme devam ettikleri müddetçe) doğru yola erdirmez.","arabic_text":"وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعٰٓى اِلَى الْاِسْلَامِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla (boş laflarıyla) söndürmek isterler. Hâlbuki inkârcılar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla (boş laflarıyla) söndürmek isterler. Hâlbuki inkârcılar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla (boş laflarıyla) söndürmek isterler. Hâlbuki inkârcılar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla (boş laflarıyla) söndürmek isterler. Hâlbuki inkârcılar istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.","arabic_text":"يُر۪يدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Çünkü müşrikler istemese de dinini bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayet ve hak din ile gönderen O’dur.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ۟","related_links":["9/33","48/28"],"audio_path":"60/60-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Çünkü müşrikler istemese de dinini bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayet ve hak din ile gönderen O’dur.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ۟","related_links":["9/33","48/28"],"audio_path":"60/60-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Çünkü müşrikler istemese de dinini bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayet ve hak din ile gönderen O’dur.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ۟","related_links":["9/33","48/28"],"audio_path":"60/60-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Çünkü müşrikler istemese de dinini bütün dinlere üstün kılmak için resulünü hidayet ve hak din ile gönderen O’dur.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَد۪ينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّ۪ينِ كُلِّه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ۟","related_links":["9/33","48/28"],"audio_path":"60/60-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak kârlı bir alışveriş göstereyim mi size?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"60/60-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak kârlı bir alışveriş göstereyim mi size?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"60/60-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak kârlı bir alışveriş göstereyim mi size?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"60/60-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ey inananlar! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak kârlı bir alışveriş göstereyim mi size?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"60/60-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanır ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla gayret gösterirseniz (elem dolu azaptan kurtulursunuz). Eğer bilirseniz bu sizin için (her şeyden çok) daha hayırlıdır.","arabic_text":"تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanır ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla gayret gösterirseniz (elem dolu azaptan kurtulursunuz). Eğer bilirseniz bu sizin için (her şeyden çok) daha hayırlıdır.","arabic_text":"تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanır ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla gayret gösterirseniz (elem dolu azaptan kurtulursunuz). Eğer bilirseniz bu sizin için (her şeyden çok) daha hayırlıdır.","arabic_text":"تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah’a ve Resulüne inanır ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla gayret gösterirseniz (elem dolu azaptan kurtulursunuz). Eğer bilirseniz bu sizin için (her şeyden çok) daha hayırlıdır.","arabic_text":"تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunu yapınız ki) Allah günahlarınızı bağışlasın sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte bu en büyük kurtuluştur.","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunu yapınız ki) Allah günahlarınızı bağışlasın sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte bu en büyük kurtuluştur.","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunu yapınız ki) Allah günahlarınızı bağışlasın sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte bu en büyük kurtuluştur.","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunu yapınız ki) Allah günahlarınızı bağışlasın sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte bu en büyük kurtuluştur.","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۙ","related_links":[],"audio_path":"60/60-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sizi mutlu ve memnun edecek bir nimet daha var! Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer! (Ey Resul bunları) İnananlara müjdele!","arabic_text":"وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sizi mutlu ve memnun edecek bir nimet daha var! Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer! (Ey Resul bunları) İnananlara müjdele!","arabic_text":"وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sizi mutlu ve memnun edecek bir nimet daha var! Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer! (Ey Resul bunları) İnananlara müjdele!","arabic_text":"وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sizi mutlu ve memnun edecek bir nimet daha var! Allah’tan bir yardım ve yakın bir zafer! (Ey Resul bunları) İnananlara müjdele!","arabic_text":"وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"60/60-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın (dininin) yardımcıları (hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa’nın havarilere: “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” diye sorduğunda havariler; “Allah’ın (dininin) yardımcıları bizleriz” dedikleri gibi (siz de öyle deyin ve Allah’ın dininin yardımcıları olun!). Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş bir kısmı da inkârda direnmişti. Nihayet Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de onlar düşmanlarına üstün gelmişlerdi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ كَمَا قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيّ۪نَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ فَاٰمَنَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَكَفَرَتْ طَٓائِفَةٌۚ فَاَيَّدْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلٰى عَدُوِّهِمْ فَاَصْبَحُوا ظَاهِر۪ينَ","related_links":["3/52","5/111"],"audio_path":"60/60-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-14c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki samimi insana “Havariler” denmektedir. Havariler bu ayetle beraber Kur’an’da üç ayrı yerde geçmektedir. “İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” (Ali İmran 3/52) “Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.” (Maide 5/111)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın (dininin) yardımcıları (hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa’nın havarilere: “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” diye sorduğunda havariler; “Allah’ın (dininin) yardımcıları bizleriz” dedikleri gibi (siz de öyle deyin ve Allah’ın dininin yardımcıları olun!). Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş bir kısmı da inkârda direnmişti. Nihayet Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de onlar düşmanlarına üstün gelmişlerdi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ كَمَا قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيّ۪نَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ فَاٰمَنَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَكَفَرَتْ طَٓائِفَةٌۚ فَاَيَّدْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلٰى عَدُوِّهِمْ فَاَصْبَحُوا ظَاهِر۪ينَ","related_links":["3/52","5/111"],"audio_path":"60/60-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-13c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki samimi insana “Havariler” denmektedir. Havariler bu ayetle beraber Kur’an’da üç ayrı yerde geçmektedir. “İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” (Ali İmran 3/52) “Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.” (Maide 5/111)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın (dininin) yardımcıları (hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa’nın havarilere: “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” diye sorduğunda havariler; “Allah’ın (dininin) yardımcıları bizleriz” dedikleri gibi (siz de öyle deyin ve Allah’ın dininin yardımcıları olun!). Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş bir kısmı da inkârda direnmişti. Nihayet Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de onlar düşmanlarına üstün gelmişlerdi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ كَمَا قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيّ۪نَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ فَاٰمَنَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَكَفَرَتْ طَٓائِفَةٌۚ فَاَيَّدْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلٰى عَدُوِّهِمْ فَاَصْبَحُوا ظَاهِر۪ينَ","related_links":["3/52","5/111"],"audio_path":"60/60-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-14c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki samimi insana “Havariler” denmektedir. Havariler bu ayetle beraber Kur’an’da üç ayrı yerde geçmektedir. “İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” (Ali İmran 3/52) “Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.” (Maide 5/111)"},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’ın (dininin) yardımcıları (hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa’nın havarilere: “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” diye sorduğunda havariler; “Allah’ın (dininin) yardımcıları bizleriz” dedikleri gibi (siz de öyle deyin ve Allah’ın dininin yardımcıları olun!). Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş bir kısmı da inkârda direnmişti. Nihayet Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de onlar düşmanlarına üstün gelmişlerdi.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ كَمَا قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ لِلْحَوَارِيّ۪نَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ فَاٰمَنَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَكَفَرَتْ طَٓائِفَةٌۚ فَاَيَّدْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلٰى عَدُوِّهِمْ فَاَصْبَحُوا ظَاهِر۪ينَ","related_links":["3/52","5/111"],"audio_path":"60/60-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"60/60-14c.mp3","commentary_text":"Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki samimi insana “Havariler” denmektedir. Havariler bu ayetle beraber Kur’an’da üç ayrı yerde geçmektedir. “İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” (Ali İmran 3/52) “Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.” (Maide 5/111)"}]},{"id":62,"name":"CUM'A SÛRESİ","description":"Cuma suresi, Medine döneminde inmiş olup 11 ayettir. Sure adını, dokuzuncu ayette geçen toplanma anlamına gelen  “Cuma” kelimesinden almıştır. Göklerde ve yerde olan her şeyin Allah’ı tesbih ettiğinin ifade edildiği sûrede Allah’ın ümmî bir kavim içinden peygamber göndermesinin sebepleri ve görevleri Hz. Muhammed’in şahsında anlatıldıktan sonra önceki ümmetlerden Yahudilere gönderilen Tevrat’taki öğretilerin gereğini yapmayanların durumu, sırtında kitap yüklü eşeğin durumuna benzetiliyor. Sûrede, cuma vakti namaz için çağrı gelince işi gücü bırakıp Allah’ın zikrine/öğütüne koşma, namazdan sonra da tekrar işe dönme ve Allah’ın fazlından istifade etmek için çalışma yapılması emrediliyor. Ancak gerçek dindarlığın yalnız mâbed içinde ibadet etmekle değil aynı zamanda günlük hayatta da Allah’la birlikteliği devam ettirmek olduğuna işaret ediliyor.","sura_intro_audio":"61/61-a.mp3","verse_count":11,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey mülkün sahibi eksiklikten ve noksanlıktan uzak aziz ve hâkim olan Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir).","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey mülkün sahibi eksiklikten ve noksanlıktan uzak aziz ve hâkim olan Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir).","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey mülkün sahibi eksiklikten ve noksanlıktan uzak aziz ve hâkim olan Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir).","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey mülkün sahibi eksiklikten ve noksanlıktan uzak aziz ve hâkim olan Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir).","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O (Allah) ümmilere içlerinden kendilerine (Allah’ın) âyetlerini okuyan onları (şirk kirinden) temizleyen onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderendir. Hâlbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":["2/151","7/158","29/48"],"audio_path":"61/61-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-2c.mp3","commentary_text":"“Ümmi”, kitap ile ilgisi olmayan/habersiz demektir. Ayette geçen “Ümmiyyin-ümmiler” terimi, okuma yazma bilmeyen Bedevi Araplar için kullanıldığı gibi, daha önce kendilerine ait vahyedilmiş kitapları olmayan toplumlar için de kullanılmıştır. Hz. Peygamber’in “kendi içlerinden” biri olarak ayette aynı karede yer alması, onun da onlar gibi “ümmi” olduğunu yani daha önce herhangi ilahi bir kitaba muhatap olmadığını, dolaysıyla, Kur’an mesajını “uydurmuş” yahut o düşünceleri eski metinlerden “çıkarmış” olmasının mümkün olmayacağını anlatmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O (Allah) ümmilere içlerinden kendilerine (Allah’ın) âyetlerini okuyan onları (şirk kirinden) temizleyen onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderendir. Hâlbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":["2/151","7/158","29/48"],"audio_path":"61/61-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-1c.mp3","commentary_text":"“Ümmi”, kitap ile ilgisi olmayan/habersiz demektir. Ayette geçen “Ümmiyyin-ümmiler” terimi, okuma yazma bilmeyen Bedevi Araplar için kullanıldığı gibi, daha önce kendilerine ait vahyedilmiş kitapları olmayan toplumlar için de kullanılmıştır. Hz. Peygamber’in “kendi içlerinden” biri olarak ayette aynı karede yer alması, onun da onlar gibi “ümmi” olduğunu yani daha önce herhangi ilahi bir kitaba muhatap olmadığını, dolaysıyla, Kur’an mesajını “uydurmuş” yahut o düşünceleri eski metinlerden “çıkarmış” olmasının mümkün olmayacağını anlatmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O (Allah) ümmilere içlerinden kendilerine (Allah’ın) âyetlerini okuyan onları (şirk kirinden) temizleyen onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderendir. Hâlbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":["2/151","7/158","29/48"],"audio_path":"61/61-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-2c.mp3","commentary_text":"“Ümmi”, kitap ile ilgisi olmayan/habersiz demektir. Ayette geçen “Ümmiyyin-ümmiler” terimi, okuma yazma bilmeyen Bedevi Araplar için kullanıldığı gibi, daha önce kendilerine ait vahyedilmiş kitapları olmayan toplumlar için de kullanılmıştır. Hz. Peygamber’in “kendi içlerinden” biri olarak ayette aynı karede yer alması, onun da onlar gibi “ümmi” olduğunu yani daha önce herhangi ilahi bir kitaba muhatap olmadığını, dolaysıyla, Kur’an mesajını “uydurmuş” yahut o düşünceleri eski metinlerden “çıkarmış” olmasının mümkün olmayacağını anlatmaktadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O (Allah) ümmilere içlerinden kendilerine (Allah’ın) âyetlerini okuyan onları (şirk kirinden) temizleyen onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderendir. Hâlbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ","related_links":["2/151","7/158","29/48"],"audio_path":"61/61-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-2c.mp3","commentary_text":"“Ümmi”, kitap ile ilgisi olmayan/habersiz demektir. Ayette geçen “Ümmiyyin-ümmiler” terimi, okuma yazma bilmeyen Bedevi Araplar için kullanıldığı gibi, daha önce kendilerine ait vahyedilmiş kitapları olmayan toplumlar için de kullanılmıştır. Hz. Peygamber’in “kendi içlerinden” biri olarak ayette aynı karede yer alması, onun da onlar gibi “ümmi” olduğunu yani daha önce herhangi ilahi bir kitaba muhatap olmadığını, dolaysıyla, Kur’an mesajını “uydurmuş” yahut o düşünceleri eski metinlerden “çıkarmış” olmasının mümkün olmayacağını anlatmaktadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah bu son nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de nebi olarak) göndermiştir. O (Allah) mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["21/107"],"audio_path":"61/61-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah bu son nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de nebi olarak) göndermiştir. O (Allah) mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["21/107"],"audio_path":"61/61-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah bu son nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de nebi olarak) göndermiştir. O (Allah) mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["21/107"],"audio_path":"61/61-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Allah bu son nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de nebi olarak) göndermiştir. O (Allah) mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":["21/107"],"audio_path":"61/61-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte bu (nebilik) Allah’ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte bu (nebilik) Allah’ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte bu (nebilik) Allah’ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"İşte bu (nebilik) Allah’ın bir lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"61/61-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onun gereğini yapmayanların durumu sırtına kitap yüklü eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür. Allah zalimler topluluğunu (kötü niyet ve eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-5c.mp3","commentary_text":"Ayette, “Tevrat’ın gereğini yapmayan Yahudiler, sırtına kitap yüklü eşeğe” benzetilmektedir. O gün, Tevrat’a bakarak Hz. Muhammed’e inanması gereken insanlar, inandıkları kitabın hükümlerine göre bir tablo ortaya koymadıkları için bu şekilde eleştiriliyorlarsa, bugün aynı durumda olan yani Kur’an’a inandığı halde, onun öğretilerini ciddiye almayan ve ona göre bir hayat tarzı oluşturmayan Müslümanlara ne demeli? Ya da Kur’an’a imanı tam, saygısı kusursuz ama eşeğin sırtındaki kitap gibi sadece evi korusun diye duvarda asılıyor, işler iyi gitsin diye kasada tutuluyor, kazadan korusun diye torpidoda korunuyor, karı-koca arasındaki muhabbet iyi gitsin diye sandıkta muhafaza ediliyor. Ayetteki “eşek ve kitap” benzetmesinin hemen arkasındaki “Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür” cümlesi tek başına aklını işleten Müslümanların uyanması için yeterlidir. Ama bu ayeti Kur’an’da bulmak için yine de Kur’an’ın anlaşılır dilden okunması gerekmektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onun gereğini yapmayanların durumu sırtına kitap yüklü eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür. Allah zalimler topluluğunu (kötü niyet ve eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-4c.mp3","commentary_text":"Ayette, “Tevrat’ın gereğini yapmayan Yahudiler, sırtına kitap yüklü eşeğe” benzetilmektedir. O gün, Tevrat’a bakarak Hz. Muhammed’e inanması gereken insanlar, inandıkları kitabın hükümlerine göre bir tablo ortaya koymadıkları için bu şekilde eleştiriliyorlarsa, bugün aynı durumda olan yani Kur’an’a inandığı halde, onun öğretilerini ciddiye almayan ve ona göre bir hayat tarzı oluşturmayan Müslümanlara ne demeli? Ya da Kur’an’a imanı tam, saygısı kusursuz ama eşeğin sırtındaki kitap gibi sadece evi korusun diye duvarda asılıyor, işler iyi gitsin diye kasada tutuluyor, kazadan korusun diye torpidoda korunuyor, karı-koca arasındaki muhabbet iyi gitsin diye sandıkta muhafaza ediliyor. Ayetteki “eşek ve kitap” benzetmesinin hemen arkasındaki “Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür” cümlesi tek başına aklını işleten Müslümanların uyanması için yeterlidir. Ama bu ayeti Kur’an’da bulmak için yine de Kur’an’ın anlaşılır dilden okunması gerekmektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onun gereğini yapmayanların durumu sırtına kitap yüklü eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür. Allah zalimler topluluğunu (kötü niyet ve eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-5c.mp3","commentary_text":"Ayette, “Tevrat’ın gereğini yapmayan Yahudiler, sırtına kitap yüklü eşeğe” benzetilmektedir. O gün, Tevrat’a bakarak Hz. Muhammed’e inanması gereken insanlar, inandıkları kitabın hükümlerine göre bir tablo ortaya koymadıkları için bu şekilde eleştiriliyorlarsa, bugün aynı durumda olan yani Kur’an’a inandığı halde, onun öğretilerini ciddiye almayan ve ona göre bir hayat tarzı oluşturmayan Müslümanlara ne demeli? Ya da Kur’an’a imanı tam, saygısı kusursuz ama eşeğin sırtındaki kitap gibi sadece evi korusun diye duvarda asılıyor, işler iyi gitsin diye kasada tutuluyor, kazadan korusun diye torpidoda korunuyor, karı-koca arasındaki muhabbet iyi gitsin diye sandıkta muhafaza ediliyor. Ayetteki “eşek ve kitap” benzetmesinin hemen arkasındaki “Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür” cümlesi tek başına aklını işleten Müslümanların uyanması için yeterlidir. Ama bu ayeti Kur’an’da bulmak için yine de Kur’an’ın anlaşılır dilden okunması gerekmektedir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onun gereğini yapmayanların durumu sırtına kitap yüklü eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür. Allah zalimler topluluğunu (kötü niyet ve eylemleri yüzünden) doğru yola iletmez.","arabic_text":"مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-5c.mp3","commentary_text":"Ayette, “Tevrat’ın gereğini yapmayan Yahudiler, sırtına kitap yüklü eşeğe” benzetilmektedir. O gün, Tevrat’a bakarak Hz. Muhammed’e inanması gereken insanlar, inandıkları kitabın hükümlerine göre bir tablo ortaya koymadıkları için bu şekilde eleştiriliyorlarsa, bugün aynı durumda olan yani Kur’an’a inandığı halde, onun öğretilerini ciddiye almayan ve ona göre bir hayat tarzı oluşturmayan Müslümanlara ne demeli? Ya da Kur’an’a imanı tam, saygısı kusursuz ama eşeğin sırtındaki kitap gibi sadece evi korusun diye duvarda asılıyor, işler iyi gitsin diye kasada tutuluyor, kazadan korusun diye torpidoda korunuyor, karı-koca arasındaki muhabbet iyi gitsin diye sandıkta muhafaza ediliyor. Ayetteki “eşek ve kitap” benzetmesinin hemen arkasındaki “Allah’ın ayetlerini anlamaktan geri duranların durumu ne kötüdür” cümlesi tek başına aklını işleten Müslümanların uyanması için yeterlidir. Ama bu ayeti Kur’an’da bulmak için yine de Kur’an’ın anlaşılır dilden okunması gerekmektedir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Ey Yahudiler! Siz diğer insanların değil de yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız. Eğer bu iddianızda da samimi iseniz ölümü dileyin (de dostunuza bir an önce kavuşun) bakalım!”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/94"],"audio_path":"61/61-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Ey Yahudiler! Siz diğer insanların değil de yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız. Eğer bu iddianızda da samimi iseniz ölümü dileyin (de dostunuza bir an önce kavuşun) bakalım!”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/94"],"audio_path":"61/61-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Ey Yahudiler! Siz diğer insanların değil de yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız. Eğer bu iddianızda da samimi iseniz ölümü dileyin (de dostunuza bir an önce kavuşun) bakalım!”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/94"],"audio_path":"61/61-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"De ki: “Ey Yahudiler! Siz diğer insanların değil de yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız. Eğer bu iddianızda da samimi iseniz ölümü dileyin (de dostunuza bir an önce kavuşun) bakalım!”","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":["2/94"],"audio_path":"61/61-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlar daha önce işledikleri günahlar yüzünden ölümü hiçbir zaman isteyemezler. Allah zalimleri çok iyi bilir.","arabic_text":"وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlar daha önce işledikleri günahlar yüzünden ölümü hiçbir zaman isteyemezler. Allah zalimleri çok iyi bilir.","arabic_text":"وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlar daha önce işledikleri günahlar yüzünden ölümü hiçbir zaman isteyemezler. Allah zalimleri çok iyi bilir.","arabic_text":"وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ama onlar daha önce işledikleri günahlar yüzünden ölümü hiçbir zaman isteyemezler. Allah zalimleri çok iyi bilir.","arabic_text":"وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gaybı ve şahadeti (duyuların ötesini ve onların algı sahasına giren her şeyi) bilen (Allah’ın) huzuruna çıkarılacaksınız. Ve size (dünyada iken) yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"61/61-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-8c.mp3","commentary_text":"Ölümü hayatın sona ermesi olarak düşünmek yanlıştır. Ölüm, organizmayı yaşatan biyolojik fonksiyonların durmasıyla insanın madde âleminden madde ötesi âleme (âhirete) geçişidir ve bu hayata başlaması için ölüm anestezisini almak zorunludur. Onun için insanın ölümden kurtulması imkânsızdır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gaybı ve şahadeti (duyuların ötesini ve onların algı sahasına giren her şeyi) bilen (Allah’ın) huzuruna çıkarılacaksınız. Ve size (dünyada iken) yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"61/61-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-7c.mp3","commentary_text":"Ölümü hayatın sona ermesi olarak düşünmek yanlıştır. Ölüm, organizmayı yaşatan biyolojik fonksiyonların durmasıyla insanın madde âleminden madde ötesi âleme (âhirete) geçişidir ve bu hayata başlaması için ölüm anestezisini almak zorunludur. Onun için insanın ölümden kurtulması imkânsızdır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gaybı ve şahadeti (duyuların ötesini ve onların algı sahasına giren her şeyi) bilen (Allah’ın) huzuruna çıkarılacaksınız. Ve size (dünyada iken) yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"61/61-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-8c.mp3","commentary_text":"Ölümü hayatın sona ermesi olarak düşünmek yanlıştır. Ölüm, organizmayı yaşatan biyolojik fonksiyonların durmasıyla insanın madde âleminden madde ötesi âleme (âhirete) geçişidir ve bu hayata başlaması için ölüm anestezisini almak zorunludur. Onun için insanın ölümden kurtulması imkânsızdır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gaybı ve şahadeti (duyuların ötesini ve onların algı sahasına giren her şeyi) bilen (Allah’ın) huzuruna çıkarılacaksınız. Ve size (dünyada iken) yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecektir.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":["2/148","4/78","33/16","62/8"],"audio_path":"61/61-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-8c.mp3","commentary_text":"Ölümü hayatın sona ermesi olarak düşünmek yanlıştır. Ölüm, organizmayı yaşatan biyolojik fonksiyonların durmasıyla insanın madde âleminden madde ötesi âleme (âhirete) geçişidir ve bu hayata başlaması için ölüm anestezisini almak zorunludur. Onun için insanın ölümden kurtulması imkânsızdır."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Cuma günü namazı ikame etmek (ve hutbeyi dinlemek) için çağrı yapıldığı zaman alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine/öğütüne koşun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-9c.mp3","commentary_text":"“Ey inananlar” ifadesi hem erkek hem de kadına yapılmış bir hitaptır. Nitekim aynı hitap; Bakara 2/183’te oruç için, 2/208’de İslam’a giriş için, A. İmran 3/102’de Allah’a karşı gelmemek için, Nisa 4/59’da Allah’a ve Resulüne itaat için, Maide 5/6’da abdest için ve daha birçok yerde farklı sorumluluklar için yapılmıştır. Verilen bu örneklerin tamamında kadın da erkek kadar sorumludur. “Namaz için çağrıldığınız zaman” ifadesi, aynı zamanda namaz için okunan ezanın da bir delilidir. Ezan konusunda Maide 5/58 dipnotuna bakabilirsiniz. Ayrıca, ayetin ilk cümlesinin sonunda “alışverişi bırakın” ve bir sonraki ayette “namaz bittikten sonra, Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin” ifadelerinden de anlıyoruz ki; Cuma, İslam Hukuku’nda zorunlu tatil günü değildir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Cuma günü namazı ikame etmek (ve hutbeyi dinlemek) için çağrı yapıldığı zaman alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine/öğütüne koşun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-8c.mp3","commentary_text":"“Ey inananlar” ifadesi hem erkek hem de kadına yapılmış bir hitaptır. Nitekim aynı hitap; Bakara 2/183’te oruç için, 2/208’de İslam’a giriş için, A. İmran 3/102’de Allah’a karşı gelmemek için, Nisa 4/59’da Allah’a ve Resulüne itaat için, Maide 5/6’da abdest için ve daha birçok yerde farklı sorumluluklar için yapılmıştır. Verilen bu örneklerin tamamında kadın da erkek kadar sorumludur. “Namaz için çağrıldığınız zaman” ifadesi, aynı zamanda namaz için okunan ezanın da bir delilidir. Ezan konusunda Maide 5/58 dipnotuna bakabilirsiniz. Ayrıca, ayetin ilk cümlesinin sonunda “alışverişi bırakın” ve bir sonraki ayette “namaz bittikten sonra, Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin” ifadelerinden de anlıyoruz ki; Cuma, İslam Hukuku’nda zorunlu tatil günü değildir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Cuma günü namazı ikame etmek (ve hutbeyi dinlemek) için çağrı yapıldığı zaman alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine/öğütüne koşun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-9c.mp3","commentary_text":"“Ey inananlar” ifadesi hem erkek hem de kadına yapılmış bir hitaptır. Nitekim aynı hitap; Bakara 2/183’te oruç için, 2/208’de İslam’a giriş için, A. İmran 3/102’de Allah’a karşı gelmemek için, Nisa 4/59’da Allah’a ve Resulüne itaat için, Maide 5/6’da abdest için ve daha birçok yerde farklı sorumluluklar için yapılmıştır. Verilen bu örneklerin tamamında kadın da erkek kadar sorumludur. “Namaz için çağrıldığınız zaman” ifadesi, aynı zamanda namaz için okunan ezanın da bir delilidir. Ezan konusunda Maide 5/58 dipnotuna bakabilirsiniz. Ayrıca, ayetin ilk cümlesinin sonunda “alışverişi bırakın” ve bir sonraki ayette “namaz bittikten sonra, Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin” ifadelerinden de anlıyoruz ki; Cuma, İslam Hukuku’nda zorunlu tatil günü değildir."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Cuma günü namazı ikame etmek (ve hutbeyi dinlemek) için çağrı yapıldığı zaman alışverişi bırakarak hemen Allah’ın zikrine/öğütüne koşun! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-9c.mp3","commentary_text":"“Ey inananlar” ifadesi hem erkek hem de kadına yapılmış bir hitaptır. Nitekim aynı hitap; Bakara 2/183’te oruç için, 2/208’de İslam’a giriş için, A. İmran 3/102’de Allah’a karşı gelmemek için, Nisa 4/59’da Allah’a ve Resulüne itaat için, Maide 5/6’da abdest için ve daha birçok yerde farklı sorumluluklar için yapılmıştır. Verilen bu örneklerin tamamında kadın da erkek kadar sorumludur. “Namaz için çağrıldığınız zaman” ifadesi, aynı zamanda namaz için okunan ezanın da bir delilidir. Ezan konusunda Maide 5/58 dipnotuna bakabilirsiniz. Ayrıca, ayetin ilk cümlesinin sonunda “alışverişi bırakın” ve bir sonraki ayette “namaz bittikten sonra, Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin” ifadelerinden de anlıyoruz ki; Cuma, İslam Hukuku’nda zorunlu tatil günü değildir."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve namaz bittikten sonra yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin. Kurtuluşa ermek için de Allah’ı hatırınızdan hiç çıkarmayın (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getirin)!","arabic_text":"فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve namaz bittikten sonra yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin. Kurtuluşa ermek için de Allah’ı hatırınızdan hiç çıkarmayın (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getirin)!","arabic_text":"فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve namaz bittikten sonra yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin. Kurtuluşa ermek için de Allah’ı hatırınızdan hiç çıkarmayın (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getirin)!","arabic_text":"فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve namaz bittikten sonra yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin. Kurtuluşa ermek için de Allah’ı hatırınızdan hiç çıkarmayın (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getirin)!","arabic_text":"فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Durum böyle iken (kendilerini tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence görünce (hemen) ona sökün ettiler ve seni (hutbede) ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın katında bulunan eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-11c.mp3","commentary_text":"Medine’de kıtlık yaşanan bir zamanda, Hz. Muhammed Cuma hutbesi irad ederken oradan yiyecek yüklü bir kervan geçiyordu. Kervanın geldiği duyulunca cemaatin çoğu dışarı çıktı. Ayet bu olaya istinaden nazil olmuştur. Ayrıca bu mesajla gerçek mü’minlerin beşerî zaaflarını zapt-u rapt altına alarak geçici dünyevî menfaatleri uğruna dinî vecibelerini ihmal etmemeleri gerektiğine de vurgu yapılmaktadır. Ayette geçen “Eğlence” ifadesi ise, ticaret kervanını duyurmak için çalınan def olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Durum böyle iken (kendilerini tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence görünce (hemen) ona sökün ettiler ve seni (hutbede) ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın katında bulunan eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-10c.mp3","commentary_text":"Medine’de kıtlık yaşanan bir zamanda, Hz. Muhammed Cuma hutbesi irad ederken oradan yiyecek yüklü bir kervan geçiyordu. Kervanın geldiği duyulunca cemaatin çoğu dışarı çıktı. Ayet bu olaya istinaden nazil olmuştur. Ayrıca bu mesajla gerçek mü’minlerin beşerî zaaflarını zapt-u rapt altına alarak geçici dünyevî menfaatleri uğruna dinî vecibelerini ihmal etmemeleri gerektiğine de vurgu yapılmaktadır. Ayette geçen “Eğlence” ifadesi ise, ticaret kervanını duyurmak için çalınan def olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Durum böyle iken (kendilerini tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence görünce (hemen) ona sökün ettiler ve seni (hutbede) ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın katında bulunan eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-11c.mp3","commentary_text":"Medine’de kıtlık yaşanan bir zamanda, Hz. Muhammed Cuma hutbesi irad ederken oradan yiyecek yüklü bir kervan geçiyordu. Kervanın geldiği duyulunca cemaatin çoğu dışarı çıktı. Ayet bu olaya istinaden nazil olmuştur. Ayrıca bu mesajla gerçek mü’minlerin beşerî zaaflarını zapt-u rapt altına alarak geçici dünyevî menfaatleri uğruna dinî vecibelerini ihmal etmemeleri gerektiğine de vurgu yapılmaktadır. Ayette geçen “Eğlence” ifadesi ise, ticaret kervanını duyurmak için çalınan def olduğu söylenmektedir."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Durum böyle iken (kendilerini tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence görünce (hemen) ona sökün ettiler ve seni (hutbede) ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın katında bulunan eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.”","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"61/61-10.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"61/61-11c.mp3","commentary_text":"Medine’de kıtlık yaşanan bir zamanda, Hz. Muhammed Cuma hutbesi irad ederken oradan yiyecek yüklü bir kervan geçiyordu. Kervanın geldiği duyulunca cemaatin çoğu dışarı çıktı. Ayet bu olaya istinaden nazil olmuştur. Ayrıca bu mesajla gerçek mü’minlerin beşerî zaaflarını zapt-u rapt altına alarak geçici dünyevî menfaatleri uğruna dinî vecibelerini ihmal etmemeleri gerektiğine de vurgu yapılmaktadır. Ayette geçen “Eğlence” ifadesi ise, ticaret kervanını duyurmak için çalınan def olduğu söylenmektedir."}]},{"id":63,"name":"MÜNÂFİKÛN SÛRESİ","description":"Münafikûn suresi, Medine döneminde inmiş olup 11 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “münafıklar” anlamına gelen “Münafikûn” kelimesinden almıştır. Sûrede münafıkların bir taraftan Hz. Peygambere; “Biz şehadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Resulüsün!” dedikleri, diğer taraftan ise yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırmaya çalıştıkları anlatılıyor. Onlardan bazılarının Mekke’de iman ettiği halde Hz. Peygamber Medine’ye gelip âdil bir düzen kurunca tekrar küfre dönerek Müslümanları içten içe İslâm dininden uzaklaştırmaya çalıştıkları ifade ediliyor. Mü’minlerin mal hırsı ve evlât sevgisinin kendilerini Allah yolundan alıkoymaması konusunda uyarıldığı sûrede önlenmesi ve ertelenmesi mümkün olmayan ölüm gelmeden Allah’ın verdiği imkânlardan infak etmek hususunda da insanların dikkati çekiliyor.","sura_intro_audio":"62/62-a.mp3","verse_count":11,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Münafıklar sana geldiklerinde; “Biz şehadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Resul’üsün!” derler. Evet Allah biliyor ki elbette sen O’nun elçisisin. Bunun yanında Allah münafıkların yalancı olduklarını (samimi olmadıklarını) da biliyor.","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"62/62-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Münafıklar sana geldiklerinde; “Biz şehadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Resul’üsün!” derler. Evet Allah biliyor ki elbette sen O’nun elçisisin. Bunun yanında Allah münafıkların yalancı olduklarını (samimi olmadıklarını) da biliyor.","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"62/62-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Münafıklar sana geldiklerinde; “Biz şehadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Resul’üsün!” derler. Evet Allah biliyor ki elbette sen O’nun elçisisin. Bunun yanında Allah münafıkların yalancı olduklarını (samimi olmadıklarını) da biliyor.","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"62/62-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Münafıklar sana geldiklerinde; “Biz şehadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Resul’üsün!” derler. Evet Allah biliyor ki elbette sen O’nun elçisisin. Bunun yanında Allah münafıkların yalancı olduklarını (samimi olmadıklarını) da biliyor.","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَكَاذِبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"62/62-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!","arabic_text":"اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bu onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bu onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bu onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bu onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onları gördüğün zaman kalıpları (görünüşleri) senin hoşuna gider onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verir (onları samimi zanneder)sin. Gerçekte ise onlar âdeta duvara dayatılan ruhsuz kütüklere benzerler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar (İslam’a ve Müslümanlara) düşmandırlar. Bu yüzden onlara karşı dikkatli olun! Allah onları kahretsin! Sürekli sapkınlık içinde bâtıl davalar peşinde nasıl da koşturuluyorlar.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/204"],"audio_path":"62/62-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onları gördüğün zaman kalıpları (görünüşleri) senin hoşuna gider onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verir (onları samimi zanneder)sin. Gerçekte ise onlar âdeta duvara dayatılan ruhsuz kütüklere benzerler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar (İslam’a ve Müslümanlara) düşmandırlar. Bu yüzden onlara karşı dikkatli olun! Allah onları kahretsin! Sürekli sapkınlık içinde bâtıl davalar peşinde nasıl da koşturuluyorlar.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/204"],"audio_path":"62/62-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onları gördüğün zaman kalıpları (görünüşleri) senin hoşuna gider onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verir (onları samimi zanneder)sin. Gerçekte ise onlar âdeta duvara dayatılan ruhsuz kütüklere benzerler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar (İslam’a ve Müslümanlara) düşmandırlar. Bu yüzden onlara karşı dikkatli olun! Allah onları kahretsin! Sürekli sapkınlık içinde bâtıl davalar peşinde nasıl da koşturuluyorlar.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/204"],"audio_path":"62/62-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Onları gördüğün zaman kalıpları (görünüşleri) senin hoşuna gider onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verir (onları samimi zanneder)sin. Gerçekte ise onlar âdeta duvara dayatılan ruhsuz kütüklere benzerler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar (İslam’a ve Müslümanlara) düşmandırlar. Bu yüzden onlara karşı dikkatli olun! Allah onları kahretsin! Sürekli sapkınlık içinde bâtıl davalar peşinde nasıl da koşturuluyorlar.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ","related_links":["2/204"],"audio_path":"62/62-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O münafıklara: “Gelin (iman edin ve özür dileyin de) Allah’ın Resul’ü sizin için (Allah’tan) af dilesin” denildiği zaman sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O münafıklara: “Gelin (iman edin ve özür dileyin de) Allah’ın Resul’ü sizin için (Allah’tan) af dilesin” denildiği zaman sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O münafıklara: “Gelin (iman edin ve özür dileyin de) Allah’ın Resul’ü sizin için (Allah’tan) af dilesin” denildiği zaman sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O münafıklara: “Gelin (iman edin ve özür dileyin de) Allah’ın Resul’ü sizin için (Allah’tan) af dilesin” denildiği zaman sen onların başlarını döndürdüklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar için bağışlanma dilesen de bağışlanma dilemesen de fark etmez. (İman etmedikçe) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah ilâhî sınırı aşan sapıkları (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar için bağışlanma dilesen de bağışlanma dilemesen de fark etmez. (İman etmedikçe) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah ilâhî sınırı aşan sapıkları (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar için bağışlanma dilesen de bağışlanma dilemesen de fark etmez. (İman etmedikçe) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah ilâhî sınırı aşan sapıkları (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar için bağışlanma dilesen de bağışlanma dilemesen de fark etmez. (İman etmedikçe) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah ilâhî sınırı aşan sapıkları (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) doğru yola eriştirmez.","arabic_text":"سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (Medineli hemşehrilerine): “Allah’ın Resulü’nün yanında bulunan (fakir)lere yardımda bulunmayın ki dağılıp gitsinler!” derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri bütünüyle Allah’a aittir. Fakat münafıklar (bu gerçeği) anlamazlar.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّواۜ وَلِلّٰهِ خَزَٓائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-7c.mp3","commentary_text":"Medine’deki münafıkların lideri olan Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesiyle liderliği kaybetmiş ve toplum içindeki itibarını yitirmişti. Tekrar eski günlerine dönebilmek için Hz. Peygamberin konumunu zayıflatacak ve onu gölgede bırakacak bir strateji geliştirmeliydi. Hz. Peygamber, siyasi gücünü, büyük ölçüde kendisiyle beraber hicret eden Mekkeli Müslümanlara yardımlarını esirgemeyen Medineli Müslümanlardan (Ensar’dan) alıyordu. Bundan yararlanmak isteyen Abdullah b. Ubeyy ve oligarşisi, hemşerilerini verdikleri desteği geri çekmeleri konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Yukardaki ayet akıllı ve dikkatli olmaları konusunda inananlara uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (Medineli hemşehrilerine): “Allah’ın Resulü’nün yanında bulunan (fakir)lere yardımda bulunmayın ki dağılıp gitsinler!” derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri bütünüyle Allah’a aittir. Fakat münafıklar (bu gerçeği) anlamazlar.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّواۜ وَلِلّٰهِ خَزَٓائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-7c.mp3","commentary_text":"Medine’deki münafıkların lideri olan Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesiyle liderliği kaybetmiş ve toplum içindeki itibarını yitirmişti. Tekrar eski günlerine dönebilmek için Hz. Peygamberin konumunu zayıflatacak ve onu gölgede bırakacak bir strateji geliştirmeliydi. Hz. Peygamber, siyasi gücünü, büyük ölçüde kendisiyle beraber hicret eden Mekkeli Müslümanlara yardımlarını esirgemeyen Medineli Müslümanlardan (Ensar’dan) alıyordu. Bundan yararlanmak isteyen Abdullah b. Ubeyy ve oligarşisi, hemşerilerini verdikleri desteği geri çekmeleri konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Yukardaki ayet akıllı ve dikkatli olmaları konusunda inananlara uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (Medineli hemşehrilerine): “Allah’ın Resulü’nün yanında bulunan (fakir)lere yardımda bulunmayın ki dağılıp gitsinler!” derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri bütünüyle Allah’a aittir. Fakat münafıklar (bu gerçeği) anlamazlar.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّواۜ وَلِلّٰهِ خَزَٓائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-6c.mp3","commentary_text":"Medine’deki münafıkların lideri olan Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesiyle liderliği kaybetmiş ve toplum içindeki itibarını yitirmişti. Tekrar eski günlerine dönebilmek için Hz. Peygamberin konumunu zayıflatacak ve onu gölgede bırakacak bir strateji geliştirmeliydi. Hz. Peygamber, siyasi gücünü, büyük ölçüde kendisiyle beraber hicret eden Mekkeli Müslümanlara yardımlarını esirgemeyen Medineli Müslümanlardan (Ensar’dan) alıyordu. Bundan yararlanmak isteyen Abdullah b. Ubeyy ve oligarşisi, hemşerilerini verdikleri desteği geri çekmeleri konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Yukardaki ayet akıllı ve dikkatli olmaları konusunda inananlara uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (Medineli hemşehrilerine): “Allah’ın Resulü’nün yanında bulunan (fakir)lere yardımda bulunmayın ki dağılıp gitsinler!” derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri bütünüyle Allah’a aittir. Fakat münafıklar (bu gerçeği) anlamazlar.","arabic_text":"هُمُ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّواۜ وَلِلّٰهِ خَزَٓائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَفْقَهُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-7c.mp3","commentary_text":"Medine’deki münafıkların lideri olan Abdullah b. Ubeyy, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesiyle liderliği kaybetmiş ve toplum içindeki itibarını yitirmişti. Tekrar eski günlerine dönebilmek için Hz. Peygamberin konumunu zayıflatacak ve onu gölgede bırakacak bir strateji geliştirmeliydi. Hz. Peygamber, siyasi gücünü, büyük ölçüde kendisiyle beraber hicret eden Mekkeli Müslümanlara yardımlarını esirgemeyen Medineli Müslümanlardan (Ensar’dan) alıyordu. Bundan yararlanmak isteyen Abdullah b. Ubeyy ve oligarşisi, hemşerilerini verdikleri desteği geri çekmeleri konusunda ikna etmeye çalışıyordu. Yukardaki ayet akıllı ve dikkatli olmaları konusunda inananlara uyarı niteliğindedir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kalkmış bir de “Andolsun ki Medine’ye döndüğümüzde izzetli ve şerefli olanlar zelil olanları oradan mutlaka çıkaracaktır.” diyorlar. Hâlbuki asıl (şeref ve) üstünlük ancak Allah’a Resulüne ve mü’minlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.","arabic_text":"يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"62/62-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-8c.mp3","commentary_text":"Beni Mustalik seferinde iken “Müreysi” suyu başında Ensar’dan Sinan-ı Cüheni ile muhacirlerden Cehcah b. Said arasında kavga çıkmıştı. Olaydan haberdar olan münafıkların başı Abdullah b. Ubeyy, muhacirlere yardım edilmemesini istemiş ve “Medine’ye dönersek üstün olan zayıf ve düşük olanı oradan çıkaracaktır” şeklinde hezeyanda bulunmuştu."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kalkmış bir de “Andolsun ki Medine’ye döndüğümüzde izzetli ve şerefli olanlar zelil olanları oradan mutlaka çıkaracaktır.” diyorlar. Hâlbuki asıl (şeref ve) üstünlük ancak Allah’a Resulüne ve mü’minlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.","arabic_text":"يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"62/62-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-8c.mp3","commentary_text":"Beni Mustalik seferinde iken “Müreysi” suyu başında Ensar’dan Sinan-ı Cüheni ile muhacirlerden Cehcah b. Said arasında kavga çıkmıştı. Olaydan haberdar olan münafıkların başı Abdullah b. Ubeyy, muhacirlere yardım edilmemesini istemiş ve “Medine’ye dönersek üstün olan zayıf ve düşük olanı oradan çıkaracaktır” şeklinde hezeyanda bulunmuştu."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kalkmış bir de “Andolsun ki Medine’ye döndüğümüzde izzetli ve şerefli olanlar zelil olanları oradan mutlaka çıkaracaktır.” diyorlar. Hâlbuki asıl (şeref ve) üstünlük ancak Allah’a Resulüne ve mü’minlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.","arabic_text":"يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"62/62-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-7c.mp3","commentary_text":"Beni Mustalik seferinde iken “Müreysi” suyu başında Ensar’dan Sinan-ı Cüheni ile muhacirlerden Cehcah b. Said arasında kavga çıkmıştı. Olaydan haberdar olan münafıkların başı Abdullah b. Ubeyy, muhacirlere yardım edilmemesini istemiş ve “Medine’ye dönersek üstün olan zayıf ve düşük olanı oradan çıkaracaktır” şeklinde hezeyanda bulunmuştu."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kalkmış bir de “Andolsun ki Medine’ye döndüğümüzde izzetli ve şerefli olanlar zelil olanları oradan mutlaka çıkaracaktır.” diyorlar. Hâlbuki asıl (şeref ve) üstünlük ancak Allah’a Resulüne ve mü’minlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.","arabic_text":"يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"62/62-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"62/62-8c.mp3","commentary_text":"Beni Mustalik seferinde iken “Müreysi” suyu başında Ensar’dan Sinan-ı Cüheni ile muhacirlerden Cehcah b. Said arasında kavga çıkmıştı. Olaydan haberdar olan münafıkların başı Abdullah b. Ubeyy, muhacirlere yardım edilmemesini istemiş ve “Medine’ye dönersek üstün olan zayıf ve düşük olanı oradan çıkaracaktır” şeklinde hezeyanda bulunmuştu."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa işte onlar zarara uğrayanlardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa işte onlar zarara uğrayanlardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa işte onlar zarara uğrayanlardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın istediği gibi bir hayat yaşamaktan alıkoymasın. Kim(ler) böyle yaparsa işte onlar zarara uğrayanlardır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın!","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَن۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın!","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَن۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın!","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَن۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Herhangi birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın!","arabic_text":"وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَن۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca Allah onun ecelini asla ertelemez. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca Allah onun ecelini asla ertelemez. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca Allah onun ecelini asla ertelemez. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Bir kimseye/canlıya ölüm gelip çatınca Allah onun ecelini asla ertelemez. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"62/62-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":64,"name":"TEGÂBÜN SÛRESİ","description":"Teğâbûn suresi, Medine döneminde inmiş olup 18 ayettir. Sure, adını dokuzuncu ayette geçen ve “aldanma” anlamına gelen “Teğâbûn” kelimesinden almıştır. Sûrede evrendeki her şeyin her varlığın Allah’ı tesbih ettiği, (O’nun koyduğu yasalara boyun eğerek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirdiği), mutlak otoritenin ve övgülerin O’na mahsus olduğu ifade ediliyor. Allah’ın evreni ve bunun içinde insanı en güzel surette yarattığı ve evrendeki her şeye hâkim olduğu belirtiliyor. Geçmiş dönemlerde doğru yolu gösteren elçiler gönderildiği halde inkâr yoluna sapanların çektikleri cezaları ve Kur’an’ın muhataplarının bu ibret verici olaylardan haberdar oldukları bildirilerek kendilerine çekidüzen vermeleri isteniyor. Allah’a, resulüne ve “nur” diye anılan Kur’an’a iman etmenin lüzumunun vurgulandığı sûrede inkârcıların ebedî hayatı inkâr ettikleri, ancak bunun mutlaka gerçekleşeceği ve dünyada sergilenen davranışların karşılıklarının verileceği anlatılıyor. İnananların âhiretin mutluluğu için dünya hayatında dengeli ve erdemli davranmaları gerektiğine dikkat çekilen sûrede Allah’ın lütfettiği malların ve çocukların (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) birer imtihan vesilesi olduğu vurgulanıyor. Ayrıca sûrede cimrilikten kurtulup Allah rızası için harcama yapıldığı taktirde bunu Allah’a ödünç verilmiş gibi kabul edileceği Allah’ın nimetini kat kat artıracağı ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"63/63-a.mp3","verse_count":18,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun koyduğu yasalara boyun eğerek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). Mutlak otorite O’nundur ve bütün övgüler O’na mahsustur. O dilediğini yapmaya gücü yetendir.","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun koyduğu yasalara boyun eğerek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). Mutlak otorite O’nundur ve bütün övgüler O’na mahsustur. O dilediğini yapmaya gücü yetendir.","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun koyduğu yasalara boyun eğerek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). Mutlak otorite O’nundur ve bütün övgüler O’na mahsustur. O dilediğini yapmaya gücü yetendir.","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih eder (O’nun koyduğu yasalara boyun eğerek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). Mutlak otorite O’nundur ve bütün övgüler O’na mahsustur. O dilediğini yapmaya gücü yetendir.","arabic_text":"يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sizi yaratan O’dur. Hal böyleyken sizden inkârcılar da var iman edenler de. Şüphesiz ki Allah her yaptığınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sizi yaratan O’dur. Hal böyleyken sizden inkârcılar da var iman edenler de. Şüphesiz ki Allah her yaptığınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sizi yaratan O’dur. Hal böyleyken sizden inkârcılar da var iman edenler de. Şüphesiz ki Allah her yaptığınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sizi yaratan O’dur. Hal böyleyken sizden inkârcılar da var iman edenler de. Şüphesiz ki Allah her yaptığınızı hakkıyla görendir.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak gerektiği gibi O yarattı. Size (birbirinin aynısı olmayan) şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["40/64","82/7","95/4"],"audio_path":"63/63-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak gerektiği gibi O yarattı. Size (birbirinin aynısı olmayan) şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["40/64","82/7","95/4"],"audio_path":"63/63-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak gerektiği gibi O yarattı. Size (birbirinin aynısı olmayan) şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["40/64","82/7","95/4"],"audio_path":"63/63-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak gerektiği gibi O yarattı. Size (birbirinin aynısı olmayan) şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.","arabic_text":"خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ","related_links":["40/64","82/7","95/4"],"audio_path":"63/63-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. O gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilmektedir. Evet Allah kalplerde olanı da hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"63/63-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. O gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilmektedir. Evet Allah kalplerde olanı da hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"63/63-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. O gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilmektedir. Evet Allah kalplerde olanı da hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"63/63-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. O gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilmektedir. Evet Allah kalplerde olanı da hakkıyla bilendir.","arabic_text":"يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"63/63-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Daha önce inkârda direnenlerle ilgili bilgiler size ulaşmadı mı? Onlar yaptıklarının dünyalık cezasını çekmişlerdi. Ahirette de onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Daha önce inkârda direnenlerle ilgili bilgiler size ulaşmadı mı? Onlar yaptıklarının dünyalık cezasını çekmişlerdi. Ahirette de onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Daha önce inkârda direnenlerle ilgili bilgiler size ulaşmadı mı? Onlar yaptıklarının dünyalık cezasını çekmişlerdi. Ahirette de onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Daha önce inkârda direnenlerle ilgili bilgiler size ulaşmadı mı? Onlar yaptıklarının dünyalık cezasını çekmişlerdi. Ahirette de onlar için elem dolu bir azap vardır.","arabic_text":"اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Çünkü onlara resulleri apaçık delillerle gelmişti de onlar: “Bizi bir insan mı yola getirecek?” diyerek inkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (yaptıkları yüzünden onları helak ederek) imanlarına ihtiyacı olmadığını göstermişti. Çünkü Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin imanına ihtiyacı yoktur) her türlü övgüye ve şükre lâyık Olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Çünkü onlara resulleri apaçık delillerle gelmişti de onlar: “Bizi bir insan mı yola getirecek?” diyerek inkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (yaptıkları yüzünden onları helak ederek) imanlarına ihtiyacı olmadığını göstermişti. Çünkü Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin imanına ihtiyacı yoktur) her türlü övgüye ve şükre lâyık Olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Çünkü onlara resulleri apaçık delillerle gelmişti de onlar: “Bizi bir insan mı yola getirecek?” diyerek inkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (yaptıkları yüzünden onları helak ederek) imanlarına ihtiyacı olmadığını göstermişti. Çünkü Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin imanına ihtiyacı yoktur) her türlü övgüye ve şükre lâyık Olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Çünkü onlara resulleri apaçık delillerle gelmişti de onlar: “Bizi bir insan mı yola getirecek?” diyerek inkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da (yaptıkları yüzünden onları helak ederek) imanlarına ihtiyacı olmadığını göstermişti. Çünkü Allah her bakımdan sınırsız zengindir (kimsenin imanına ihtiyacı yoktur) her türlü övgüye ve şükre lâyık Olandır.","arabic_text":"ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır Rabbim hakkı için elbette diriltileceksiniz sonra da (dünyada) yaptıklarınız bir bir önünüze konacak. Bu Allah’a göre çok kolaydır.”","arabic_text":"زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُ۬نَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır Rabbim hakkı için elbette diriltileceksiniz sonra da (dünyada) yaptıklarınız bir bir önünüze konacak. Bu Allah’a göre çok kolaydır.”","arabic_text":"زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُ۬نَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır Rabbim hakkı için elbette diriltileceksiniz sonra da (dünyada) yaptıklarınız bir bir önünüze konacak. Bu Allah’a göre çok kolaydır.”","arabic_text":"زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُ۬نَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnkârcılar öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar. De ki: “Hayır Rabbim hakkı için elbette diriltileceksiniz sonra da (dünyada) yaptıklarınız bir bir önünüze konacak. Bu Allah’a göre çok kolaydır.”","arabic_text":"زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُ۬نَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“O halde Allah’a O’nun Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a (Kur’an’a) iman edin! Çünkü Allah (imana ve amele dair) yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”","arabic_text":"فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“O halde Allah’a O’nun Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a (Kur’an’a) iman edin! Çünkü Allah (imana ve amele dair) yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”","arabic_text":"فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“O halde Allah’a O’nun Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a (Kur’an’a) iman edin! Çünkü Allah (imana ve amele dair) yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”","arabic_text":"فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“O halde Allah’a O’nun Resulüne ve indirdiğimiz Nur’a (Kur’an’a) iman edin! Çünkü Allah (imana ve amele dair) yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”","arabic_text":"فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a inanır makbul ve güzel işler yaparsa Allah onun günahlarını siler ve devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş ve saadet budur.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-9c.mp3","commentary_text":"Burada ahiretle ilgili geniş bir tablo ortaya konuyor. Kaçmanın ve kaytarmanın mümkün olmayacağı, insanların mutlaka bir araya getirilerek dünyada yaşadıklarına göre muamele edileceği vurgulanıyor ve böylece daha yolun başındayken akıllarını başlarına devşirerek hayatlarına çekidüzen vermeleri, makbul ve güzel işler yapmaları, erdemli bir hayat ortaya koymaları isteniyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a inanır makbul ve güzel işler yaparsa Allah onun günahlarını siler ve devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş ve saadet budur.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-9c.mp3","commentary_text":"Burada ahiretle ilgili geniş bir tablo ortaya konuyor. Kaçmanın ve kaytarmanın mümkün olmayacağı, insanların mutlaka bir araya getirilerek dünyada yaşadıklarına göre muamele edileceği vurgulanıyor ve böylece daha yolun başındayken akıllarını başlarına devşirerek hayatlarına çekidüzen vermeleri, makbul ve güzel işler yapmaları, erdemli bir hayat ortaya koymaları isteniyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a inanır makbul ve güzel işler yaparsa Allah onun günahlarını siler ve devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş ve saadet budur.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-9c.mp3","commentary_text":"Burada ahiretle ilgili geniş bir tablo ortaya konuyor. Kaçmanın ve kaytarmanın mümkün olmayacağı, insanların mutlaka bir araya getirilerek dünyada yaşadıklarına göre muamele edileceği vurgulanıyor ve böylece daha yolun başındayken akıllarını başlarına devşirerek hayatlarına çekidüzen vermeleri, makbul ve güzel işler yapmaları, erdemli bir hayat ortaya koymaları isteniyor."},{"verse_number":"9","turkish_text":"Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a inanır makbul ve güzel işler yaparsa Allah onun günahlarını siler ve devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş ve saadet budur.","arabic_text":"يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-8c.mp3","commentary_text":"Burada ahiretle ilgili geniş bir tablo ortaya konuyor. Kaçmanın ve kaytarmanın mümkün olmayacağı, insanların mutlaka bir araya getirilerek dünyada yaşadıklarına göre muamele edileceği vurgulanıyor ve böylece daha yolun başındayken akıllarını başlarına devşirerek hayatlarına çekidüzen vermeleri, makbul ve güzel işler yapmaları, erdemli bir hayat ortaya koymaları isteniyor."},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar içinde kalacakları ateşin yoldaşlarıdırlar. Ve orası gidilecek ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"63/63-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar içinde kalacakları ateşin yoldaşlarıdırlar. Ve orası gidilecek ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"63/63-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar içinde kalacakları ateşin yoldaşlarıdırlar. Ve orası gidilecek ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"63/63-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar içinde kalacakları ateşin yoldaşlarıdırlar. Ve orası gidilecek ne kötü bir yerdir!","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"63/63-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Başa gelen felâketler ancak Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde gerçekleşir. Kim Allah’a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Başa gelen felâketler ancak Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde gerçekleşir. Kim Allah’a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Başa gelen felâketler ancak Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde gerçekleşir. Kim Allah’a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Başa gelen felâketler ancak Allah’ın koyduğu yasalar çerçevesinde gerçekleşir. Kim Allah’a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.","arabic_text":"مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah’a itaat edin resule de itaat edin. Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız bilin ki elçimizin görevi yalnızca bu mesajı açık bir şekilde (size) iletmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah’a itaat edin resule de itaat edin. Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız bilin ki elçimizin görevi yalnızca bu mesajı açık bir şekilde (size) iletmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah’a itaat edin resule de itaat edin. Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız bilin ki elçimizin görevi yalnızca bu mesajı açık bir şekilde (size) iletmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah’a itaat edin resule de itaat edin. Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız bilin ki elçimizin görevi yalnızca bu mesajı açık bir şekilde (size) iletmektir.","arabic_text":"وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. İnananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. İnananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. İnananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur. İnananlar yalnız Allah’a dayanıp güvensinler!","arabic_text":"اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) müsamaha eder kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız bu da sizin için bir fazilettir. Biliniz ki Allah affedicidir (onları affettiğiniz için O da sizi affeder) ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-14c.mp3","commentary_text":"Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) müsamaha eder kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız bu da sizin için bir fazilettir. Biliniz ki Allah affedicidir (onları affettiğiniz için O da sizi affeder) ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-14c.mp3","commentary_text":"Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) müsamaha eder kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız bu da sizin için bir fazilettir. Biliniz ki Allah affedicidir (onları affettiğiniz için O da sizi affeder) ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-14c.mp3","commentary_text":"Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) müsamaha eder kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız bu da sizin için bir fazilettir. Biliniz ki Allah affedicidir (onları affettiğiniz için O da sizi affeder) ve merhameti bol olandır.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-13c.mp3","commentary_text":"Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Mallarınız ve çocuklarınız (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) sizin için birer imtihandır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-15c.mp3","commentary_text":"İnsanın mal ve çocuklarla imtihanı en zor sınavlarından birisidir. Daha fazla kazanmak, daha güçlü olmak ve daha çoğuna hükmetmek için insan gerekli gereksiz yarışlara, haksız rekabetlere, boyunu aşan mücadelelere girer. Helal haram bakmadan, kanaat etmeden, paylaşmadan, yardımlaşmadan toplamaya ve stoklamaya devam eder. Çocuklarını özel şartlarda büyütmek, hususî okullarda okutmak ve lüks ortamlarda yaşatmak için daha çok kazanma ihtiyacı duyar. Bu ihtişamlı hayatın devamı için de sürekli kazanmak zorunda kalır. Böylece tamamen dünyaya ve dünyalıklara dalınca Allah’ı ve âhireti unutur. Oysa Şuara 26/88’de “O gün (ahirette) ne malın bir faydası olacak ne de evlâdın” buyruluyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Mallarınız ve çocuklarınız (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) sizin için birer imtihandır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-15c.mp3","commentary_text":"İnsanın mal ve çocuklarla imtihanı en zor sınavlarından birisidir. Daha fazla kazanmak, daha güçlü olmak ve daha çoğuna hükmetmek için insan gerekli gereksiz yarışlara, haksız rekabetlere, boyunu aşan mücadelelere girer. Helal haram bakmadan, kanaat etmeden, paylaşmadan, yardımlaşmadan toplamaya ve stoklamaya devam eder. Çocuklarını özel şartlarda büyütmek, hususî okullarda okutmak ve lüks ortamlarda yaşatmak için daha çok kazanma ihtiyacı duyar. Bu ihtişamlı hayatın devamı için de sürekli kazanmak zorunda kalır. Böylece tamamen dünyaya ve dünyalıklara dalınca Allah’ı ve âhireti unutur. Oysa Şuara 26/88’de “O gün (ahirette) ne malın bir faydası olacak ne de evlâdın” buyruluyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Mallarınız ve çocuklarınız (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) sizin için birer imtihandır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-15c.mp3","commentary_text":"İnsanın mal ve çocuklarla imtihanı en zor sınavlarından birisidir. Daha fazla kazanmak, daha güçlü olmak ve daha çoğuna hükmetmek için insan gerekli gereksiz yarışlara, haksız rekabetlere, boyunu aşan mücadelelere girer. Helal haram bakmadan, kanaat etmeden, paylaşmadan, yardımlaşmadan toplamaya ve stoklamaya devam eder. Çocuklarını özel şartlarda büyütmek, hususî okullarda okutmak ve lüks ortamlarda yaşatmak için daha çok kazanma ihtiyacı duyar. Bu ihtişamlı hayatın devamı için de sürekli kazanmak zorunda kalır. Böylece tamamen dünyaya ve dünyalıklara dalınca Allah’ı ve âhireti unutur. Oysa Şuara 26/88’de “O gün (ahirette) ne malın bir faydası olacak ne de evlâdın” buyruluyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Mallarınız ve çocuklarınız (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) sizin için birer imtihandır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"63/63-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"63/63-14c.mp3","commentary_text":"İnsanın mal ve çocuklarla imtihanı en zor sınavlarından birisidir. Daha fazla kazanmak, daha güçlü olmak ve daha çoğuna hükmetmek için insan gerekli gereksiz yarışlara, haksız rekabetlere, boyunu aşan mücadelelere girer. Helal haram bakmadan, kanaat etmeden, paylaşmadan, yardımlaşmadan toplamaya ve stoklamaya devam eder. Çocuklarını özel şartlarda büyütmek, hususî okullarda okutmak ve lüks ortamlarda yaşatmak için daha çok kazanma ihtiyacı duyar. Bu ihtişamlı hayatın devamı için de sürekli kazanmak zorunda kalır. Böylece tamamen dünyaya ve dünyalıklara dalınca Allah’ı ve âhireti unutur. Oysa Şuara 26/88’de “O gün (ahirette) ne malın bir faydası olacak ne de evlâdın” buyruluyor."},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O halde elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır.","arabic_text":"فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ","related_links":[],"audio_path":"63/63-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah’a güzel bir ödünç verecek olursanız (malınızı O’nun istediği istikamette harcar ve başkalarıyla paylaşırsanız) onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah şükrü kabul edip çok ihsan eden fakat cezayı vermekte acele etmeyendir.","arabic_text":"اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"63/63-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah’a güzel bir ödünç verecek olursanız (malınızı O’nun istediği istikamette harcar ve başkalarıyla paylaşırsanız) onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah şükrü kabul edip çok ihsan eden fakat cezayı vermekte acele etmeyendir.","arabic_text":"اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"63/63-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah’a güzel bir ödünç verecek olursanız (malınızı O’nun istediği istikamette harcar ve başkalarıyla paylaşırsanız) onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah şükrü kabul edip çok ihsan eden fakat cezayı vermekte acele etmeyendir.","arabic_text":"اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"63/63-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Eğer Allah’a güzel bir ödünç verecek olursanız (malınızı O’nun istediği istikamette harcar ve başkalarıyla paylaşırsanız) onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah şükrü kabul edip çok ihsan eden fakat cezayı vermekte acele etmeyendir.","arabic_text":"اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"63/63-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de insanların duyuları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de bilir (O’na hiçbir şey gizli kalmaz). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de insanların duyuları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de bilir (O’na hiçbir şey gizli kalmaz). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de insanların duyuları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de bilir (O’na hiçbir şey gizli kalmaz). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de insanların duyuları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de bilir (O’na hiçbir şey gizli kalmaz). O mutlak galiptir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ","related_links":[],"audio_path":"63/63-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":65,"name":"TALÂK SÛRESİ","description":"Talak suresi, Medine döneminde inmiş olup 12 ayettir. Sure, boşamak anlamına gelen “Talak” konusunu ihtiva ettiği için bu adı almıştır. Boşanma hukukuyla ilgili bazı konuları ele alan sûrede Hz. Peygamber’in şahsında müminlere hitap edilerek eşlerini boşamaları durumunda bu sûre ile birlikte Bakara suresi 2/226-232’de belirlenmiş olan kurallara uymaları emrediliyor ve yaklaşık üç ay devam eden iddet (bekleme süreleri) içinde (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak eşlerin evlerinden çıkarılmaması ve nafakalarının sağlanması isteniyor. Hamile eşlerin bekleme süresinin doğum yapıncaya kadar devam edeceği ve bu süre içinde nafaka yükümlülüğünün sürdürüleceği; ayrıca doğumdan sonra çocuğu emziren annelere ücretinin ödeneceği bildiriliyor. Sûrede ayrıca Allah’ın ve O’nun gönderdiği elçilerin emirlerini yerine getirmeyen geçmiş milletlerin akıbetlerinin çetin olduğu ve onların âhiret hayatında da şiddetli bir azaba çarptırılacakları bildiriliyor. Allah’a karşı saygılı olmaları emredilen mü’minlerin Allah’ın âyetlerini okumak suretiyle kendilerini karanlıklardan aydınlığa çıkaracak bir peygambere muhatap kılındıkları hatırlatılarak yararlı işler yaptıkları taktirde ebedî mutluluğa erişecekleri belirtiliyor.","sura_intro_audio":"64/64-a.mp3","verse_count":12,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! (Son çare olarak) kadınları boşamak zorunda kaldığınız zaman onları boşamadan sonraki iddet (bekleme süre)lerini (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak boşayın ve bu süreyi iyi hesaplayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Boşanmış eşleri (zina gibi) açık bir edepsizlik yapmadıkça iddet süresince (o ana kadar sizinle paylaştıkları) evlerinden çıkarmayın kendileri de (izinsiz) çıkıp gitmesinler. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur! Bilemezsin olur ki Allah bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْرًا","related_links":["2/226"],"audio_path":"64/64-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-1c.mp3","commentary_text":"Evlenmek zor olduğu kadar evliliği sürdürmek de zordur. Şiddetli anlaşmazlıklar yüzünden hayatları çekilmez hale gelen iki insanı yaşamlarına birlikte sürdürmeye zorlamak doğru değildir. Allah kullarının mutluluğu için kapılar açar ve onların sürekli azap görmesini istemez. Kötü bir evlilik hayatın tamamının azaba dönüşmesi demektir. Allah bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için bazı sühulet yolları göstermiş ve bu yollarla her iki tarafı koruma altına alarak hakkın ve adaletin yerine gelmesini sağlamıştır. Câhiliye döneminde kadının pek bir hakkı olmadığı için boşanma tamamen kadına zarar verecek cinsiyetçi şekilde uygulanırdı. Onun için evlenmeler kadar boşanmalar da çok sık görülürdü. Böyle bir dönemde nâzil olan Talâk sûresiyle ve Bakara suresi 2/226-232 ayetleriyle kadın hakları koruma altına alınmış, boşanmaya karar vermiş olan eşlerin adil olması gerektiği bildirilmiş ve Allah’ın belirlediği sınırların aşılmamasına dikkat edilmesi istenmiştir. “Bilemezsin, olur ki Allah yeni bir durum ortaya çıkarır” ifadesi, eşleri uzlaştıracak ve yeniden bir araya gelmelerini sağlayacak sebeplerin oluşabileceği anlamına gelmektedir. Onun için Allah boşanmayı üç temizlenme/adet müddetine yani üç aya bağlamıştır. Eğer üç ay içerisinde hiçbir yumuşama olmaz ve eşleri uzlaşmaya yaklaştıracak bir işaret görülmezse bu evlilik bitmiş demektir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! (Son çare olarak) kadınları boşamak zorunda kaldığınız zaman onları boşamadan sonraki iddet (bekleme süre)lerini (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak boşayın ve bu süreyi iyi hesaplayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Boşanmış eşleri (zina gibi) açık bir edepsizlik yapmadıkça iddet süresince (o ana kadar sizinle paylaştıkları) evlerinden çıkarmayın kendileri de (izinsiz) çıkıp gitmesinler. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur! Bilemezsin olur ki Allah bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْرًا","related_links":["2/226"],"audio_path":"64/64-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-1c.mp3","commentary_text":"Evlenmek zor olduğu kadar evliliği sürdürmek de zordur. Şiddetli anlaşmazlıklar yüzünden hayatları çekilmez hale gelen iki insanı yaşamlarına birlikte sürdürmeye zorlamak doğru değildir. Allah kullarının mutluluğu için kapılar açar ve onların sürekli azap görmesini istemez. Kötü bir evlilik hayatın tamamının azaba dönüşmesi demektir. Allah bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için bazı sühulet yolları göstermiş ve bu yollarla her iki tarafı koruma altına alarak hakkın ve adaletin yerine gelmesini sağlamıştır. Câhiliye döneminde kadının pek bir hakkı olmadığı için boşanma tamamen kadına zarar verecek cinsiyetçi şekilde uygulanırdı. Onun için evlenmeler kadar boşanmalar da çok sık görülürdü. Böyle bir dönemde nâzil olan Talâk sûresiyle ve Bakara suresi 2/226-232 ayetleriyle kadın hakları koruma altına alınmış, boşanmaya karar vermiş olan eşlerin adil olması gerektiği bildirilmiş ve Allah’ın belirlediği sınırların aşılmamasına dikkat edilmesi istenmiştir. “Bilemezsin, olur ki Allah yeni bir durum ortaya çıkarır” ifadesi, eşleri uzlaştıracak ve yeniden bir araya gelmelerini sağlayacak sebeplerin oluşabileceği anlamına gelmektedir. Onun için Allah boşanmayı üç temizlenme/adet müddetine yani üç aya bağlamıştır. Eğer üç ay içerisinde hiçbir yumuşama olmaz ve eşleri uzlaşmaya yaklaştıracak bir işaret görülmezse bu evlilik bitmiş demektir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! (Son çare olarak) kadınları boşamak zorunda kaldığınız zaman onları boşamadan sonraki iddet (bekleme süre)lerini (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak boşayın ve bu süreyi iyi hesaplayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Boşanmış eşleri (zina gibi) açık bir edepsizlik yapmadıkça iddet süresince (o ana kadar sizinle paylaştıkları) evlerinden çıkarmayın kendileri de (izinsiz) çıkıp gitmesinler. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur! Bilemezsin olur ki Allah bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْرًا","related_links":["2/226"],"audio_path":"64/64-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-1c.mp3","commentary_text":"Evlenmek zor olduğu kadar evliliği sürdürmek de zordur. Şiddetli anlaşmazlıklar yüzünden hayatları çekilmez hale gelen iki insanı yaşamlarına birlikte sürdürmeye zorlamak doğru değildir. Allah kullarının mutluluğu için kapılar açar ve onların sürekli azap görmesini istemez. Kötü bir evlilik hayatın tamamının azaba dönüşmesi demektir. Allah bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için bazı sühulet yolları göstermiş ve bu yollarla her iki tarafı koruma altına alarak hakkın ve adaletin yerine gelmesini sağlamıştır. Câhiliye döneminde kadının pek bir hakkı olmadığı için boşanma tamamen kadına zarar verecek cinsiyetçi şekilde uygulanırdı. Onun için evlenmeler kadar boşanmalar da çok sık görülürdü. Böyle bir dönemde nâzil olan Talâk sûresiyle ve Bakara suresi 2/226-232 ayetleriyle kadın hakları koruma altına alınmış, boşanmaya karar vermiş olan eşlerin adil olması gerektiği bildirilmiş ve Allah’ın belirlediği sınırların aşılmamasına dikkat edilmesi istenmiştir. “Bilemezsin, olur ki Allah yeni bir durum ortaya çıkarır” ifadesi, eşleri uzlaştıracak ve yeniden bir araya gelmelerini sağlayacak sebeplerin oluşabileceği anlamına gelmektedir. Onun için Allah boşanmayı üç temizlenme/adet müddetine yani üç aya bağlamıştır. Eğer üç ay içerisinde hiçbir yumuşama olmaz ve eşleri uzlaşmaya yaklaştıracak bir işaret görülmezse bu evlilik bitmiş demektir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey Nebi! (Son çare olarak) kadınları boşamak zorunda kaldığınız zaman onları boşamadan sonraki iddet (bekleme süre)lerini (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak boşayın ve bu süreyi iyi hesaplayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Boşanmış eşleri (zina gibi) açık bir edepsizlik yapmadıkça iddet süresince (o ana kadar sizinle paylaştıkları) evlerinden çıkarmayın kendileri de (izinsiz) çıkıp gitmesinler. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur! Bilemezsin olur ki Allah bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْرًا","related_links":["2/226"],"audio_path":"64/64-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-0c.mp3","commentary_text":"Evlenmek zor olduğu kadar evliliği sürdürmek de zordur. Şiddetli anlaşmazlıklar yüzünden hayatları çekilmez hale gelen iki insanı yaşamlarına birlikte sürdürmeye zorlamak doğru değildir. Allah kullarının mutluluğu için kapılar açar ve onların sürekli azap görmesini istemez. Kötü bir evlilik hayatın tamamının azaba dönüşmesi demektir. Allah bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için bazı sühulet yolları göstermiş ve bu yollarla her iki tarafı koruma altına alarak hakkın ve adaletin yerine gelmesini sağlamıştır. Câhiliye döneminde kadının pek bir hakkı olmadığı için boşanma tamamen kadına zarar verecek cinsiyetçi şekilde uygulanırdı. Onun için evlenmeler kadar boşanmalar da çok sık görülürdü. Böyle bir dönemde nâzil olan Talâk sûresiyle ve Bakara suresi 2/226-232 ayetleriyle kadın hakları koruma altına alınmış, boşanmaya karar vermiş olan eşlerin adil olması gerektiği bildirilmiş ve Allah’ın belirlediği sınırların aşılmamasına dikkat edilmesi istenmiştir. “Bilemezsin, olur ki Allah yeni bir durum ortaya çıkarır” ifadesi, eşleri uzlaştıracak ve yeniden bir araya gelmelerini sağlayacak sebeplerin oluşabileceği anlamına gelmektedir. Onun için Allah boşanmayı üç temizlenme/adet müddetine yani üç aya bağlamıştır. Eğer üç ay içerisinde hiçbir yumuşama olmaz ve eşleri uzlaşmaya yaklaştıracak bir işaret görülmezse bu evlilik bitmiş demektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"İddet müddetlerini doldurduklarında (ayrı ayrı iki defa boşadığınız eşlerinizi) ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ve (her iki durum için de) içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bütün bunlar Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğütlerdir. Kim Allah’ın koyduğu hükümler konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa (Allah) ona (selamete) ulaşacak bir çıkış yolu açar.","arabic_text":"فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ","related_links":["2/230"],"audio_path":"64/64-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İddet müddetlerini doldurduklarında (ayrı ayrı iki defa boşadığınız eşlerinizi) ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ve (her iki durum için de) içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bütün bunlar Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğütlerdir. Kim Allah’ın koyduğu hükümler konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa (Allah) ona (selamete) ulaşacak bir çıkış yolu açar.","arabic_text":"فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ","related_links":["2/230"],"audio_path":"64/64-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İddet müddetlerini doldurduklarında (ayrı ayrı iki defa boşadığınız eşlerinizi) ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ve (her iki durum için de) içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bütün bunlar Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğütlerdir. Kim Allah’ın koyduğu hükümler konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa (Allah) ona (selamete) ulaşacak bir çıkış yolu açar.","arabic_text":"فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ","related_links":["2/230"],"audio_path":"64/64-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İddet müddetlerini doldurduklarında (ayrı ayrı iki defa boşadığınız eşlerinizi) ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ve (her iki durum için de) içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bütün bunlar Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğütlerdir. Kim Allah’ın koyduğu hükümler konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa (Allah) ona (selamete) ulaşacak bir çıkış yolu açar.","arabic_text":"فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ","related_links":["2/230"],"audio_path":"64/64-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.","arabic_text":"وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.","arabic_text":"وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.","arabic_text":"وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse O ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.","arabic_text":"وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla (hastalıktan ya da adet düzensizliğinden dolayı) âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir.","arabic_text":"وَالّٰٓـ۪ٔي يَئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓـ۪ٔي لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla (hastalıktan ya da adet düzensizliğinden dolayı) âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir.","arabic_text":"وَالّٰٓـ۪ٔي يَئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓـ۪ٔي لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla (hastalıktan ya da adet düzensizliğinden dolayı) âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir.","arabic_text":"وَالّٰٓـ۪ٔي يَئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓـ۪ٔي لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla (hastalıktan ya da adet düzensizliğinden dolayı) âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir.","arabic_text":"وَالّٰٓـ۪ٔي يَئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓـ۪ٔي لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bütün bu (anlatılan hükümler) Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah onun günâhlarını bağışlar ve ona büyük mükâfatlar verir.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bütün bu (anlatılan hükümler) Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah onun günâhlarını bağışlar ve ona büyük mükâfatlar verir.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bütün bu (anlatılan hükümler) Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah onun günâhlarını bağışlar ve ona büyük mükâfatlar verir.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bütün bu (anlatılan hükümler) Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’ın bu hükümleri konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa Allah onun günâhlarını bağışlar ve ona büyük mükâfatlar verir.","arabic_text":"ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Boşadığınız ve sürelerini bekleyen) kadınları gücünüz nispetinde (bekleme süreleri sona erinceye kadar) oturduğunuz evlerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) oturtun. Çıkıp gitmeleri için onlara baskı yapmayın! Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz çocuğu bir başka kadın emzirebilir.","arabic_text":"اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"64/64-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Boşadığınız ve sürelerini bekleyen) kadınları gücünüz nispetinde (bekleme süreleri sona erinceye kadar) oturduğunuz evlerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) oturtun. Çıkıp gitmeleri için onlara baskı yapmayın! Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz çocuğu bir başka kadın emzirebilir.","arabic_text":"اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"64/64-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Boşadığınız ve sürelerini bekleyen) kadınları gücünüz nispetinde (bekleme süreleri sona erinceye kadar) oturduğunuz evlerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) oturtun. Çıkıp gitmeleri için onlara baskı yapmayın! Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz çocuğu bir başka kadın emzirebilir.","arabic_text":"اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"64/64-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Boşadığınız ve sürelerini bekleyen) kadınları gücünüz nispetinde (bekleme süreleri sona erinceye kadar) oturduğunuz evlerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) oturtun. Çıkıp gitmeleri için onlara baskı yapmayın! Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz çocuğu bir başka kadın emzirebilir.","arabic_text":"اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"64/64-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Geniş imkânları olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah hiç kimseyi ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.","arabic_text":"لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟","related_links":["2/185","94/5"],"audio_path":"64/64-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet sadece boşanmada değil bütün alanlarda infak konusunda düsturdur. Yani infak ile mükellef bulunan kimse imkânına ve ihtiyacına göre infak etmelidir. “… Sana hangi şeyden ne kadar infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan geri kalanı (verin)…” (Bakara 2/219) İhtiyaçta kesin bir ölçü yoktur, ancak mü’min savurganca bir hayat yaşamayacağına göre ihtiyacını da kendisi belirlemelidir. İnfak edecek kişi ticaret yapıyorsa istihdamı ve büyümeyi de dikkate alarak bir bütçe oluşturmalı ona göre infak etmelidir. İnfakta esas olan rakam değil orandır. Elimizdekinin yüzde kaçını verebiliyoruz? Bu konuda kemiyete değil keyfiyete bakmalıyız. Ne kadar verdiğimize değil ne kadarını ve hangi oranda verdiğimize dikkat etmeliyiz. Yüz kilo altının on kilosunu verenden, on kilo altının ikisini veren daha değerlidir. Bu arada infakla zekâtı birbirine karıştırmamak gerekir. İnfak, farz olan zekâtı da diğer sadakaları da ihtiva eden ve gönüllü olarak yapılan aynî ve nakdî bütün yardımları kapsayan bir ibadettir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Geniş imkânları olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah hiç kimseyi ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.","arabic_text":"لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟","related_links":["2/185","94/5"],"audio_path":"64/64-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet sadece boşanmada değil bütün alanlarda infak konusunda düsturdur. Yani infak ile mükellef bulunan kimse imkânına ve ihtiyacına göre infak etmelidir. “… Sana hangi şeyden ne kadar infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan geri kalanı (verin)…” (Bakara 2/219) İhtiyaçta kesin bir ölçü yoktur, ancak mü’min savurganca bir hayat yaşamayacağına göre ihtiyacını da kendisi belirlemelidir. İnfak edecek kişi ticaret yapıyorsa istihdamı ve büyümeyi de dikkate alarak bir bütçe oluşturmalı ona göre infak etmelidir. İnfakta esas olan rakam değil orandır. Elimizdekinin yüzde kaçını verebiliyoruz? Bu konuda kemiyete değil keyfiyete bakmalıyız. Ne kadar verdiğimize değil ne kadarını ve hangi oranda verdiğimize dikkat etmeliyiz. Yüz kilo altının on kilosunu verenden, on kilo altının ikisini veren daha değerlidir. Bu arada infakla zekâtı birbirine karıştırmamak gerekir. İnfak, farz olan zekâtı da diğer sadakaları da ihtiva eden ve gönüllü olarak yapılan aynî ve nakdî bütün yardımları kapsayan bir ibadettir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Geniş imkânları olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah hiç kimseyi ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.","arabic_text":"لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟","related_links":["2/185","94/5"],"audio_path":"64/64-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-7c.mp3","commentary_text":"Bu âyet sadece boşanmada değil bütün alanlarda infak konusunda düsturdur. Yani infak ile mükellef bulunan kimse imkânına ve ihtiyacına göre infak etmelidir. “… Sana hangi şeyden ne kadar infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan geri kalanı (verin)…” (Bakara 2/219) İhtiyaçta kesin bir ölçü yoktur, ancak mü’min savurganca bir hayat yaşamayacağına göre ihtiyacını da kendisi belirlemelidir. İnfak edecek kişi ticaret yapıyorsa istihdamı ve büyümeyi de dikkate alarak bir bütçe oluşturmalı ona göre infak etmelidir. İnfakta esas olan rakam değil orandır. Elimizdekinin yüzde kaçını verebiliyoruz? Bu konuda kemiyete değil keyfiyete bakmalıyız. Ne kadar verdiğimize değil ne kadarını ve hangi oranda verdiğimize dikkat etmeliyiz. Yüz kilo altının on kilosunu verenden, on kilo altının ikisini veren daha değerlidir. Bu arada infakla zekâtı birbirine karıştırmamak gerekir. İnfak, farz olan zekâtı da diğer sadakaları da ihtiva eden ve gönüllü olarak yapılan aynî ve nakdî bütün yardımları kapsayan bir ibadettir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Geniş imkânları olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah hiç kimseyi ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.","arabic_text":"لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟","related_links":["2/185","94/5"],"audio_path":"64/64-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-6c.mp3","commentary_text":"Bu âyet sadece boşanmada değil bütün alanlarda infak konusunda düsturdur. Yani infak ile mükellef bulunan kimse imkânına ve ihtiyacına göre infak etmelidir. “… Sana hangi şeyden ne kadar infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan geri kalanı (verin)…” (Bakara 2/219) İhtiyaçta kesin bir ölçü yoktur, ancak mü’min savurganca bir hayat yaşamayacağına göre ihtiyacını da kendisi belirlemelidir. İnfak edecek kişi ticaret yapıyorsa istihdamı ve büyümeyi de dikkate alarak bir bütçe oluşturmalı ona göre infak etmelidir. İnfakta esas olan rakam değil orandır. Elimizdekinin yüzde kaçını verebiliyoruz? Bu konuda kemiyete değil keyfiyete bakmalıyız. Ne kadar verdiğimize değil ne kadarını ve hangi oranda verdiğimize dikkat etmeliyiz. Yüz kilo altının on kilosunu verenden, on kilo altının ikisini veren daha değerlidir. Bu arada infakla zekâtı birbirine karıştırmamak gerekir. İnfak, farz olan zekâtı da diğer sadakaları da ihtiva eden ve gönüllü olarak yapılan aynî ve nakdî bütün yardımları kapsayan bir ibadettir."},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Bu direktiflere karşı çıkmayın. Nitekim) yeryüzünde nice beldelerin halkları vardır ki Rablerinin ve O’nun resullerinin emrine karşı gelip azdılar böylece Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları (yaptıkları yüzünden) benzeri görülmedik bir azapla cezalandırdık.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَد۪يدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Bu direktiflere karşı çıkmayın. Nitekim) yeryüzünde nice beldelerin halkları vardır ki Rablerinin ve O’nun resullerinin emrine karşı gelip azdılar böylece Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları (yaptıkları yüzünden) benzeri görülmedik bir azapla cezalandırdık.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَد۪يدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Bu direktiflere karşı çıkmayın. Nitekim) yeryüzünde nice beldelerin halkları vardır ki Rablerinin ve O’nun resullerinin emrine karşı gelip azdılar böylece Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları (yaptıkları yüzünden) benzeri görülmedik bir azapla cezalandırdık.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَد۪يدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Bu direktiflere karşı çıkmayın. Nitekim) yeryüzünde nice beldelerin halkları vardır ki Rablerinin ve O’nun resullerinin emrine karşı gelip azdılar böylece Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları (yaptıkları yüzünden) benzeri görülmedik bir azapla cezalandırdık.","arabic_text":"وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَد۪يدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُكْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.","arabic_text":"فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.","arabic_text":"فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.","arabic_text":"فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.","arabic_text":"فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah onlar için ahirette de (dünyada yaptıklarına karşılık) şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akıl sahipleri! Allah’ın emir ve yasakları konusunda bilinçli olun! Zira Allah size öğütlerle dolu ve şeref kaynağı olan bir zikir (Kur’an) indirmiştir.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"64/64-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah onlar için ahirette de (dünyada yaptıklarına karşılık) şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akıl sahipleri! Allah’ın emir ve yasakları konusunda bilinçli olun! Zira Allah size öğütlerle dolu ve şeref kaynağı olan bir zikir (Kur’an) indirmiştir.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"64/64-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah onlar için ahirette de (dünyada yaptıklarına karşılık) şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akıl sahipleri! Allah’ın emir ve yasakları konusunda bilinçli olun! Zira Allah size öğütlerle dolu ve şeref kaynağı olan bir zikir (Kur’an) indirmiştir.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"64/64-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah onlar için ahirette de (dünyada yaptıklarına karşılık) şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde ey inanan akıl sahipleri! Allah’ın emir ve yasakları konusunda bilinçli olun! Zira Allah size öğütlerle dolu ve şeref kaynağı olan bir zikir (Kur’an) indirmiştir.","arabic_text":"اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"64/64-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra güzel ve faydalı işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir resul göndermiştir. Kim Allah’a inanır faydalı ve güzel işler yaparsa Allah onu altından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Ayrıca Allah ona çok güzel rızıklar ihsan edecektir.","arabic_text":"رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra güzel ve faydalı işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir resul göndermiştir. Kim Allah’a inanır faydalı ve güzel işler yaparsa Allah onu altından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Ayrıca Allah ona çok güzel rızıklar ihsan edecektir.","arabic_text":"رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra güzel ve faydalı işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir resul göndermiştir. Kim Allah’a inanır faydalı ve güzel işler yaparsa Allah onu altından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Ayrıca Allah ona çok güzel rızıklar ihsan edecektir.","arabic_text":"رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra güzel ve faydalı işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir resul göndermiştir. Kim Allah’a inanır faydalı ve güzel işler yaparsa Allah onu altından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Ayrıca Allah ona çok güzel rızıklar ihsan edecektir.","arabic_text":"رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا","related_links":[],"audio_path":"64/64-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki yedi (kat) sema ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Allah’ın (yaratıcı) iradesi bütün bu yarattıkları aracılığıyla kesintisiz tecelli eder ki Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi yasalarıyla kuşattığını göresiniz.","arabic_text":"للّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":["2/29","17/44","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"64/64-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-12c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “sema” genelde çoğul olarak, “arz” ise tekil olarak ifade edilir. “Yedi kat sema” ifadesi hikmetine binaen Kur’an’da yedi defa geçmektedir. (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15). Ancak yerin de “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifadesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, yerküreye benzeyen yedi gezegen ve onlar gibi başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir. Yine bu ifadeden yerkürenin yedi tabakadan oluştuğunu da düşünebiliriz. Ayrıca “yedi kat sema” ifadesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini anlatmak için de kullanılmış olabilir. Zira Kur’an’ın maksadı mesaj olduğuna göre onun kâinattan bahsetmesinin de asıl gayesi bu mesaja ve mesajın geldiği kaynağa dikkat çekmek olabilir. Kur’an’da sıkça kullanılan “sema” terimi aynı zamanda “kozmik sistem” çağrışımına da sahiptir. Dolaysıyla “yedi sema” ifadesi, göğün yedi tane olduğunu ifade etse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bu ifade ile Allah sonsuz ilim ve kudretinin yansımalarını gözler önüne sermiş olabilir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki yedi (kat) sema ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Allah’ın (yaratıcı) iradesi bütün bu yarattıkları aracılığıyla kesintisiz tecelli eder ki Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi yasalarıyla kuşattığını göresiniz.","arabic_text":"للّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":["2/29","17/44","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"64/64-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-12c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “sema” genelde çoğul olarak, “arz” ise tekil olarak ifade edilir. “Yedi kat sema” ifadesi hikmetine binaen Kur’an’da yedi defa geçmektedir. (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15). Ancak yerin de “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifadesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, yerküreye benzeyen yedi gezegen ve onlar gibi başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir. Yine bu ifadeden yerkürenin yedi tabakadan oluştuğunu da düşünebiliriz. Ayrıca “yedi kat sema” ifadesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini anlatmak için de kullanılmış olabilir. Zira Kur’an’ın maksadı mesaj olduğuna göre onun kâinattan bahsetmesinin de asıl gayesi bu mesaja ve mesajın geldiği kaynağa dikkat çekmek olabilir. Kur’an’da sıkça kullanılan “sema” terimi aynı zamanda “kozmik sistem” çağrışımına da sahiptir. Dolaysıyla “yedi sema” ifadesi, göğün yedi tane olduğunu ifade etse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bu ifade ile Allah sonsuz ilim ve kudretinin yansımalarını gözler önüne sermiş olabilir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki yedi (kat) sema ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Allah’ın (yaratıcı) iradesi bütün bu yarattıkları aracılığıyla kesintisiz tecelli eder ki Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi yasalarıyla kuşattığını göresiniz.","arabic_text":"للّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":["2/29","17/44","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"64/64-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-12c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “sema” genelde çoğul olarak, “arz” ise tekil olarak ifade edilir. “Yedi kat sema” ifadesi hikmetine binaen Kur’an’da yedi defa geçmektedir. (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15). Ancak yerin de “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifadesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, yerküreye benzeyen yedi gezegen ve onlar gibi başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir. Yine bu ifadeden yerkürenin yedi tabakadan oluştuğunu da düşünebiliriz. Ayrıca “yedi kat sema” ifadesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini anlatmak için de kullanılmış olabilir. Zira Kur’an’ın maksadı mesaj olduğuna göre onun kâinattan bahsetmesinin de asıl gayesi bu mesaja ve mesajın geldiği kaynağa dikkat çekmek olabilir. Kur’an’da sıkça kullanılan “sema” terimi aynı zamanda “kozmik sistem” çağrışımına da sahiptir. Dolaysıyla “yedi sema” ifadesi, göğün yedi tane olduğunu ifade etse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bu ifade ile Allah sonsuz ilim ve kudretinin yansımalarını gözler önüne sermiş olabilir."},{"verse_number":"12","turkish_text":"Allah O’dur ki yedi (kat) sema ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Allah’ın (yaratıcı) iradesi bütün bu yarattıkları aracılığıyla kesintisiz tecelli eder ki Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi yasalarıyla kuşattığını göresiniz.","arabic_text":"للّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا","related_links":["2/29","17/44","23/17","41/12","65/12","71/15"],"audio_path":"64/64-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"64/64-11c.mp3","commentary_text":"Kur’an’da “sema” genelde çoğul olarak, “arz” ise tekil olarak ifade edilir. “Yedi kat sema” ifadesi hikmetine binaen Kur’an’da yedi defa geçmektedir. (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15). Ancak yerin de “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifadesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, yerküreye benzeyen yedi gezegen ve onlar gibi başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir. Yine bu ifadeden yerkürenin yedi tabakadan oluştuğunu da düşünebiliriz. Ayrıca “yedi kat sema” ifadesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini anlatmak için de kullanılmış olabilir. Zira Kur’an’ın maksadı mesaj olduğuna göre onun kâinattan bahsetmesinin de asıl gayesi bu mesaja ve mesajın geldiği kaynağa dikkat çekmek olabilir. Kur’an’da sıkça kullanılan “sema” terimi aynı zamanda “kozmik sistem” çağrışımına da sahiptir. Dolaysıyla “yedi sema” ifadesi, göğün yedi tane olduğunu ifade etse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bu ifade ile Allah sonsuz ilim ve kudretinin yansımalarını gözler önüne sermiş olabilir."}]},{"id":66,"name":"TAHRÎM SÛRESİ","description":"Tahrim suresi, Medine döneminde inmiş olup 12 ayettir. Sure adını Hz. Peygamber’in helal olan bir şeyi kendisine haram kıldığından bahseden ve “Tahrim” ayeti diye adlandırılan birinci ayetten almıştır. Sûrede Hz. Peygamber, eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için, Allah’ın helâl kıldığı şeyleri kendine haram kılması konusunda uyarılıyor. Ardından söz konusu olaya değinilerek huzursuzluğa sebep olan eşlerinin tövbe etmeleri öğütleniyor. Yapılan yeminin gerektiğinde bozulabileceği ve kefaretinin ödeneceği belirtiliyor. Cehennemin dehşetinden söz edilerek müminlere hem kendilerini hem de sorumlulukları altında bulunan yakınlarını ondan korumaları isteniyor. Hz. Peygambere kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele etmesinin ve onlara karşı sert ve tavizsiz davranmasının emredildiği sûrede inananların samimi bir tövbe ile Allah’a yöneldikleri takdirde günahlarının bağışlanacağı ve cennete girecekleri müjdeleniyor. İnkârcılarla uzun yıllar mücadele eden Hz. Nûh’un karısı ile ahlâksızlığa karşı savaşan Hz. Lût’un karısının kocalarına itaat etmediklerinin anlatıldığı sûrede, Firavun’un karısı ile Hz. İsa’yı babasız dünyaya getirmesi sebebiyle ağır ithamlara mâruz kalan Hz. Meryem’in gönülden Allah’a bağlılıkları ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"65/65-a.mp3","verse_count":12,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-1c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin Medine döneminin ikinci yarısındaki bir tarihte, bir ay süreyle eşlerinden hiçbirisi ile birlikte olmayacağına dair yemin etmişti. Buna bazı eşleri arasında ortaya çıkan kıskançlık mı, yoksa aile içinde yaşanan bir gerginlik mi sebep olmuştu bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz o ki, Hz. Peygamber eşlerine kırgındı ve bu kırgınlığını onlardan uzak durarak belli ediyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetle hem bağışlandığını ve hem de helal olan bir şeyi kendisine haram etmemesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca bu ayetin hedefi biyografik olmayıp bütün insanî durumlarda uygulanabilecek bir ahlakî ders vermektir. Bu ders, zühd ve takva –hakka yönelmek için dünyadan ve dünyalık nimetlerden tamamıyla el etek çekmek- niyetiyle de olsa Allah’ın helâl kıldığı herhangi bir şeyi haram görmenin doğru olmayacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-1c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin Medine döneminin ikinci yarısındaki bir tarihte, bir ay süreyle eşlerinden hiçbirisi ile birlikte olmayacağına dair yemin etmişti. Buna bazı eşleri arasında ortaya çıkan kıskançlık mı, yoksa aile içinde yaşanan bir gerginlik mi sebep olmuştu bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz o ki, Hz. Peygamber eşlerine kırgındı ve bu kırgınlığını onlardan uzak durarak belli ediyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetle hem bağışlandığını ve hem de helal olan bir şeyi kendisine haram etmemesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca bu ayetin hedefi biyografik olmayıp bütün insanî durumlarda uygulanabilecek bir ahlakî ders vermektir. Bu ders, zühd ve takva –hakka yönelmek için dünyadan ve dünyalık nimetlerden tamamıyla el etek çekmek- niyetiyle de olsa Allah’ın helâl kıldığı herhangi bir şeyi haram görmenin doğru olmayacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-1c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin Medine döneminin ikinci yarısındaki bir tarihte, bir ay süreyle eşlerinden hiçbirisi ile birlikte olmayacağına dair yemin etmişti. Buna bazı eşleri arasında ortaya çıkan kıskançlık mı, yoksa aile içinde yaşanan bir gerginlik mi sebep olmuştu bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz o ki, Hz. Peygamber eşlerine kırgındı ve bu kırgınlığını onlardan uzak durarak belli ediyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetle hem bağışlandığını ve hem de helal olan bir şeyi kendisine haram etmemesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca bu ayetin hedefi biyografik olmayıp bütün insanî durumlarda uygulanabilecek bir ahlakî ders vermektir. Bu ders, zühd ve takva –hakka yönelmek için dünyadan ve dünyalık nimetlerden tamamıyla el etek çekmek- niyetiyle de olsa Allah’ın helâl kıldığı herhangi bir şeyi haram görmenin doğru olmayacağıdır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-0c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin Medine döneminin ikinci yarısındaki bir tarihte, bir ay süreyle eşlerinden hiçbirisi ile birlikte olmayacağına dair yemin etmişti. Buna bazı eşleri arasında ortaya çıkan kıskançlık mı, yoksa aile içinde yaşanan bir gerginlik mi sebep olmuştu bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz o ki, Hz. Peygamber eşlerine kırgındı ve bu kırgınlığını onlardan uzak durarak belli ediyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetle hem bağışlandığını ve hem de helal olan bir şeyi kendisine haram etmemesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca bu ayetin hedefi biyografik olmayıp bütün insanî durumlarda uygulanabilecek bir ahlakî ders vermektir. Bu ders, zühd ve takva –hakka yönelmek için dünyadan ve dünyalık nimetlerden tamamıyla el etek çekmek- niyetiyle de olsa Allah’ın helâl kıldığı herhangi bir şeyi haram görmenin doğru olmayacağıdır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah size yeminlerinizi (kefaretle) geri almanızı (bozmanızı) meşru kılmıştır. Allah sizin dostunuzdur (sahibinizdir). O (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":["5/89"],"audio_path":"65/65-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah size yeminlerinizi (kefaretle) geri almanızı (bozmanızı) meşru kılmıştır. Allah sizin dostunuzdur (sahibinizdir). O (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":["5/89"],"audio_path":"65/65-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah size yeminlerinizi (kefaretle) geri almanızı (bozmanızı) meşru kılmıştır. Allah sizin dostunuzdur (sahibinizdir). O (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":["5/89"],"audio_path":"65/65-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah size yeminlerinizi (kefaretle) geri almanızı (bozmanızı) meşru kılmıştır. Allah sizin dostunuzdur (sahibinizdir). O (her şeyi) hakkıyla bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.","arabic_text":"قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ","related_links":["5/89"],"audio_path":"65/65-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani Nebi eşlerinden birine (Hafsa’ya) gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü’ne) açıklayınca o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa’ya) bildirmiş bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan Aişe’ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani Nebi eşlerinden birine (Hafsa’ya) gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü’ne) açıklayınca o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa’ya) bildirmiş bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan Aişe’ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani Nebi eşlerinden birine (Hafsa’ya) gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü’ne) açıklayınca o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa’ya) bildirmiş bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan Aişe’ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hani Nebi eşlerinden birine (Hafsa’ya) gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü’ne) açıklayınca o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa’ya) bildirmiş bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan Aişe’ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.","arabic_text":"وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Nebi’nin eşleri!) Eğer siz ikiniz (Hafsa ve Aişe) Allah’a tevbe ederseniz kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır. Cebrail de mü’minlerin iyi ve samimi olanları da (onun yardımcılarıdır). Ayrıca melekler de onun destekçisidir.","arabic_text":"اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Nebi’nin eşleri!) Eğer siz ikiniz (Hafsa ve Aişe) Allah’a tevbe ederseniz kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır. Cebrail de mü’minlerin iyi ve samimi olanları da (onun yardımcılarıdır). Ayrıca melekler de onun destekçisidir.","arabic_text":"اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Nebi’nin eşleri!) Eğer siz ikiniz (Hafsa ve Aişe) Allah’a tevbe ederseniz kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır. Cebrail de mü’minlerin iyi ve samimi olanları da (onun yardımcılarıdır). Ayrıca melekler de onun destekçisidir.","arabic_text":"اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Ey Nebi’nin eşleri!) Eğer siz ikiniz (Hafsa ve Aişe) Allah’a tevbe ederseniz kaymış olan kalpleriniz düzelmiş olur. Eğer ona karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır. Cebrail de mü’minlerin iyi ve samimi olanları da (onun yardımcılarıdır). Ayrıca melekler de onun destekçisidir.","arabic_text":"اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona sizden daha iyi kendini Allah’a veren inanan gönülden itaat eden hatada ısrar etmeyen yalnız O’na kulluk eden hayır yolunda koşan dul ve bakire eşler nasip eder.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَارً","related_links":[],"audio_path":"65/65-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in hanımlarından sadece Hz. Aişe Hz. Peygamber ile evlendiğinde 22 yaşında bakire bir kızdı. Diğer hanımlarının tamamı onunla dul olarak evlenmiştir. Bir de Zeyneb binti Cahş, Hz. Zeyd’den, boşanmış genç bir kadın olarak onunla izdivaç etmiştir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona sizden daha iyi kendini Allah’a veren inanan gönülden itaat eden hatada ısrar etmeyen yalnız O’na kulluk eden hayır yolunda koşan dul ve bakire eşler nasip eder.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَارً","related_links":[],"audio_path":"65/65-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in hanımlarından sadece Hz. Aişe Hz. Peygamber ile evlendiğinde 22 yaşında bakire bir kızdı. Diğer hanımlarının tamamı onunla dul olarak evlenmiştir. Bir de Zeyneb binti Cahş, Hz. Zeyd’den, boşanmış genç bir kadın olarak onunla izdivaç etmiştir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona sizden daha iyi kendini Allah’a veren inanan gönülden itaat eden hatada ısrar etmeyen yalnız O’na kulluk eden hayır yolunda koşan dul ve bakire eşler nasip eder.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَارً","related_links":[],"audio_path":"65/65-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in hanımlarından sadece Hz. Aişe Hz. Peygamber ile evlendiğinde 22 yaşında bakire bir kızdı. Diğer hanımlarının tamamı onunla dul olarak evlenmiştir. Bir de Zeyneb binti Cahş, Hz. Zeyd’den, boşanmış genç bir kadın olarak onunla izdivaç etmiştir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona sizden daha iyi kendini Allah’a veren inanan gönülden itaat eden hatada ısrar etmeyen yalnız O’na kulluk eden hayır yolunda koşan dul ve bakire eşler nasip eder.","arabic_text":"عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَارً","related_links":[],"audio_path":"65/65-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-4c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamber’in hanımlarından sadece Hz. Aişe Hz. Peygamber ile evlendiğinde 22 yaşında bakire bir kızdı. Diğer hanımlarının tamamı onunla dul olarak evlenmiştir. Bir de Zeyneb binti Cahş, Hz. Zeyd’den, boşanmış genç bir kadın olarak onunla izdivaç etmiştir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ","related_links":["2/24","74/30"],"audio_path":"65/65-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ","related_links":["2/24","74/30"],"audio_path":"65/65-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ","related_links":["2/24","74/30"],"audio_path":"65/65-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ","related_links":["2/24","74/30"],"audio_path":"65/65-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere cehennemde:) Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"65/65-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere cehennemde:) Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"65/65-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere cehennemde:) Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"65/65-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden ateşi hak edenlere cehennemde:) Ey inkârcılar! Bugün boşuna mazeret ileri sürmeyin! (Dünyada iken) ne yapmışsanız bugün onun karşılığını göreceksiniz” (denir).","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"65/65-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! (Böyle yaparsanız) umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter nebiyi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nuru (o gün) önlerini ve yanlarını aydınlatacak ve onlar hep şöyle dua edecekler: “Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete girinceye kadar sönmesin). Ve bizi bağışla! Çünkü sen her şeye gücü yetensin!”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! (Böyle yaparsanız) umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter nebiyi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nuru (o gün) önlerini ve yanlarını aydınlatacak ve onlar hep şöyle dua edecekler: “Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete girinceye kadar sönmesin). Ve bizi bağışla! Çünkü sen her şeye gücü yetensin!”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! (Böyle yaparsanız) umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter nebiyi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nuru (o gün) önlerini ve yanlarını aydınlatacak ve onlar hep şöyle dua edecekler: “Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete girinceye kadar sönmesin). Ve bizi bağışla! Çünkü sen her şeye gücü yetensin!”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ey inananlar! Allah’a içtenlikle (bir daha yapmamaya karar vererek) tevbe edin! (Böyle yaparsanız) umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter nebiyi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onların nuru (o gün) önlerini ve yanlarını aydınlatacak ve onlar hep şöyle dua edecekler: “Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla (cennete girinceye kadar sönmesin). Ve bizi bağışla! Çünkü sen her şeye gücü yetensin!”","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"65/65-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele et ve onlara karşı sert ve tavizsiz davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele et ve onlara karşı sert ve tavizsiz davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele et ve onlara karşı sert ve tavizsiz davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ey Nebi! Kâfirlerle ve münafıklarla amansızca mücadele et ve onlara karşı sert ve tavizsiz davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"65/65-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah inkârcılara Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denildi.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki bir kadının kocasına ihanet etmesi için illa da zina etmesi gerekmiyor. “Haneta” kelimesi burada onların eşlerinin kocalarına rağmen düşmanlarıyla iş birliği yapmış olmalarıdır. Nisa 4/34 ayetindeki “nüşûz” kelimesiyle buradaki “hâneta” kelimesi muhteva bakımından birbirine yakındır. Onun için kötü niyetinden ve ihanet etmesinden korkulan kadının bütün uyarılara rağmen uslanmadığı takdirde dövülmesine cevaz verilmektedir. Kur’an, Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetlerinden helâk olduklarını anlatmaktadır. Helâk olmak dövülmekten çok daha ağır olsa gerek. Ayrıca bu örneklerden anlıyoruz ki; ihanet edenler, peygamber eşi dahi olsa Allah’ın azabından kurtulamazlar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah inkârcılara Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denildi.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki bir kadının kocasına ihanet etmesi için illa da zina etmesi gerekmiyor. “Haneta” kelimesi burada onların eşlerinin kocalarına rağmen düşmanlarıyla iş birliği yapmış olmalarıdır. Nisa 4/34 ayetindeki “nüşûz” kelimesiyle buradaki “hâneta” kelimesi muhteva bakımından birbirine yakındır. Onun için kötü niyetinden ve ihanet etmesinden korkulan kadının bütün uyarılara rağmen uslanmadığı takdirde dövülmesine cevaz verilmektedir. Kur’an, Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetlerinden helâk olduklarını anlatmaktadır. Helâk olmak dövülmekten çok daha ağır olsa gerek. Ayrıca bu örneklerden anlıyoruz ki; ihanet edenler, peygamber eşi dahi olsa Allah’ın azabından kurtulamazlar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah inkârcılara Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denildi.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-10c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki bir kadının kocasına ihanet etmesi için illa da zina etmesi gerekmiyor. “Haneta” kelimesi burada onların eşlerinin kocalarına rağmen düşmanlarıyla iş birliği yapmış olmalarıdır. Nisa 4/34 ayetindeki “nüşûz” kelimesiyle buradaki “hâneta” kelimesi muhteva bakımından birbirine yakındır. Onun için kötü niyetinden ve ihanet etmesinden korkulan kadının bütün uyarılara rağmen uslanmadığı takdirde dövülmesine cevaz verilmektedir. Kur’an, Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetlerinden helâk olduklarını anlatmaktadır. Helâk olmak dövülmekten çok daha ağır olsa gerek. Ayrıca bu örneklerden anlıyoruz ki; ihanet edenler, peygamber eşi dahi olsa Allah’ın azabından kurtulamazlar."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Allah inkârcılara Nuh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: “Haydi ateşe girenlerle beraber siz de girin ateşe!” denildi.","arabic_text":"ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-9c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki bir kadının kocasına ihanet etmesi için illa da zina etmesi gerekmiyor. “Haneta” kelimesi burada onların eşlerinin kocalarına rağmen düşmanlarıyla iş birliği yapmış olmalarıdır. Nisa 4/34 ayetindeki “nüşûz” kelimesiyle buradaki “hâneta” kelimesi muhteva bakımından birbirine yakındır. Onun için kötü niyetinden ve ihanet etmesinden korkulan kadının bütün uyarılara rağmen uslanmadığı takdirde dövülmesine cevaz verilmektedir. Kur’an, Hz. Lût ve Hz. Nuh’un karılarının kocalarına ihanetlerinden helâk olduklarını anlatmaktadır. Helâk olmak dövülmekten çok daha ağır olsa gerek. Ayrıca bu örneklerden anlıyoruz ki; ihanet edenler, peygamber eşi dahi olsa Allah’ın azabından kurtulamazlar."},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah inananlara Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o: “Rabbim! Bana katında cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"65/65-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah inananlara Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o: “Rabbim! Bana katında cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"65/65-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah inananlara Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o: “Rabbim! Bana katında cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"65/65-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Allah inananlara Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o: “Rabbim! Bana katında cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.","arabic_text":"وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"65/65-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan İmran kızı Meryem’i de Allah örnek verdi. Biz ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.","arabic_text":"وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-12c.mp3","commentary_text":"Burada “biz ona üfledik” ifadesindeki zamir müzekker (eril), (Enbiya 21/91)’deki zamir ise müennes (dişil) dir. Eğer “Biz ona ruhumuzdan üfledik” ifadesindeki “ruh” ile Hicr 15/29, Secde 32/9, Sâd 38/72 âyetlerinde olduğu gibi hayat soluğu kastediliyorsa zamirin doğrudan insana (Âdem’e) gittiği ve müzekker olması gerektiği anlaşılır. Ancak buradaki zamir müzekker olduğuna göre Hz. Meryem’in karnındaki cenini (erkek olan İsa’yı) gösteriyor. Eğer Meryem’in kendisine gitmiş olsaydı o takdirde Enbiya 21/91’deki gibi müennes zamiri olması gerekirdi. Kuran ayetlerini incelediğimizde “ruh”un, “vahiy, bilgi, emir, can, güç” gibi anlamlara geldiğini görürüz. “Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir, onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir.” (İsra 17/85) Bu ayette de anlatıldığı gibi ruh konusunda çok geniş bilgiye sahip olmasak da Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Onun için “…Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın!..” (Rûm 30/30) buyrulmaktadır. Yukarıdaki ayetlerde sunulan örneklerden ciddi dersler almak gerekir. Hz. Nuh’un ve Lût’un karılarının kocalarına hainlik etmesi, Firavun’un karısı Asiye’nin onca zulüm ve haksızlığa rağmen Rabbine sadakati, Hz. İsa’nın annesi İmran kızı Meryem’in kocasız hamile kalması birer ibret vesikası olarak sunuluyor. İnananlar nerede ve hangi şartlarda olursa olsun vazifelerini yaptıktan sonra Allah’a güvendikleri takdirde Allah onları koruyacaktır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan İmran kızı Meryem’i de Allah örnek verdi. Biz ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.","arabic_text":"وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-12c.mp3","commentary_text":"Burada “biz ona üfledik” ifadesindeki zamir müzekker (eril), (Enbiya 21/91)’deki zamir ise müennes (dişil) dir. Eğer “Biz ona ruhumuzdan üfledik” ifadesindeki “ruh” ile Hicr 15/29, Secde 32/9, Sâd 38/72 âyetlerinde olduğu gibi hayat soluğu kastediliyorsa zamirin doğrudan insana (Âdem’e) gittiği ve müzekker olması gerektiği anlaşılır. Ancak buradaki zamir müzekker olduğuna göre Hz. Meryem’in karnındaki cenini (erkek olan İsa’yı) gösteriyor. Eğer Meryem’in kendisine gitmiş olsaydı o takdirde Enbiya 21/91’deki gibi müennes zamiri olması gerekirdi. Kuran ayetlerini incelediğimizde “ruh”un, “vahiy, bilgi, emir, can, güç” gibi anlamlara geldiğini görürüz. “Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir, onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir.” (İsra 17/85) Bu ayette de anlatıldığı gibi ruh konusunda çok geniş bilgiye sahip olmasak da Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Onun için “…Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın!..” (Rûm 30/30) buyrulmaktadır. Yukarıdaki ayetlerde sunulan örneklerden ciddi dersler almak gerekir. Hz. Nuh’un ve Lût’un karılarının kocalarına hainlik etmesi, Firavun’un karısı Asiye’nin onca zulüm ve haksızlığa rağmen Rabbine sadakati, Hz. İsa’nın annesi İmran kızı Meryem’in kocasız hamile kalması birer ibret vesikası olarak sunuluyor. İnananlar nerede ve hangi şartlarda olursa olsun vazifelerini yaptıktan sonra Allah’a güvendikleri takdirde Allah onları koruyacaktır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan İmran kızı Meryem’i de Allah örnek verdi. Biz ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.","arabic_text":"وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-12c.mp3","commentary_text":"Burada “biz ona üfledik” ifadesindeki zamir müzekker (eril), (Enbiya 21/91)’deki zamir ise müennes (dişil) dir. Eğer “Biz ona ruhumuzdan üfledik” ifadesindeki “ruh” ile Hicr 15/29, Secde 32/9, Sâd 38/72 âyetlerinde olduğu gibi hayat soluğu kastediliyorsa zamirin doğrudan insana (Âdem’e) gittiği ve müzekker olması gerektiği anlaşılır. Ancak buradaki zamir müzekker olduğuna göre Hz. Meryem’in karnındaki cenini (erkek olan İsa’yı) gösteriyor. Eğer Meryem’in kendisine gitmiş olsaydı o takdirde Enbiya 21/91’deki gibi müennes zamiri olması gerekirdi. Kuran ayetlerini incelediğimizde “ruh”un, “vahiy, bilgi, emir, can, güç” gibi anlamlara geldiğini görürüz. “Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir, onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir.” (İsra 17/85) Bu ayette de anlatıldığı gibi ruh konusunda çok geniş bilgiye sahip olmasak da Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Onun için “…Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın!..” (Rûm 30/30) buyrulmaktadır. Yukarıdaki ayetlerde sunulan örneklerden ciddi dersler almak gerekir. Hz. Nuh’un ve Lût’un karılarının kocalarına hainlik etmesi, Firavun’un karısı Asiye’nin onca zulüm ve haksızlığa rağmen Rabbine sadakati, Hz. İsa’nın annesi İmran kızı Meryem’in kocasız hamile kalması birer ibret vesikası olarak sunuluyor. İnananlar nerede ve hangi şartlarda olursa olsun vazifelerini yaptıktan sonra Allah’a güvendikleri takdirde Allah onları koruyacaktır."},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Yine inananlara) ırzını ve iffetini korumuş olan İmran kızı Meryem’i de Allah örnek verdi. Biz ona ruhumuzdan üfledik ve Meryem Rabbinin sözlerini ve vahyettiklerinin doğruluğunu kabul etmiş ve (Rabbine) gönülden bağlananlardan olmuştu.","arabic_text":"وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"65/65-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"65/65-11c.mp3","commentary_text":"Burada “biz ona üfledik” ifadesindeki zamir müzekker (eril), (Enbiya 21/91)’deki zamir ise müennes (dişil) dir. Eğer “Biz ona ruhumuzdan üfledik” ifadesindeki “ruh” ile Hicr 15/29, Secde 32/9, Sâd 38/72 âyetlerinde olduğu gibi hayat soluğu kastediliyorsa zamirin doğrudan insana (Âdem’e) gittiği ve müzekker olması gerektiği anlaşılır. Ancak buradaki zamir müzekker olduğuna göre Hz. Meryem’in karnındaki cenini (erkek olan İsa’yı) gösteriyor. Eğer Meryem’in kendisine gitmiş olsaydı o takdirde Enbiya 21/91’deki gibi müennes zamiri olması gerekirdi. Kuran ayetlerini incelediğimizde “ruh”un, “vahiy, bilgi, emir, can, güç” gibi anlamlara geldiğini görürüz. “Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir, onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir.” (İsra 17/85) Bu ayette de anlatıldığı gibi ruh konusunda çok geniş bilgiye sahip olmasak da Kur’an’ın genelinden anladığımıza göre; “Allah’ın insana ruhundan üflemesi” insanın yaratılışında Allah’ın öğretilerini içeren bir programın insan fıtratına yüklenmesidir. Onun için “…Allah’ın insan bünyesinde nakşettiği fıtrata uygun davran ki Allah’ın yarattığında bir bozulma meydana gelmiş olmasın!..” (Rûm 30/30) buyrulmaktadır. Yukarıdaki ayetlerde sunulan örneklerden ciddi dersler almak gerekir. Hz. Nuh’un ve Lût’un karılarının kocalarına hainlik etmesi, Firavun’un karısı Asiye’nin onca zulüm ve haksızlığa rağmen Rabbine sadakati, Hz. İsa’nın annesi İmran kızı Meryem’in kocasız hamile kalması birer ibret vesikası olarak sunuluyor. İnananlar nerede ve hangi şartlarda olursa olsun vazifelerini yaptıktan sonra Allah’a güvendikleri takdirde Allah onları koruyacaktır."}]},{"id":67,"name":"MÜLK SÛRESİ","description":"Mülk suresi, Mekke döneminde inmiş olup 30 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “mülk/hükümranlık” anlamına gelen “Mülk” kelimesinden almıştır. Sûrede varlık âleminin yaratılışı ve hükümranlığının tamamıyla Allah’ın elinde bulunduğu ve yaşanılan âlemin kimin daha güzel amel edeceğinin bilinmesi için bir imtihan yeri olduğu belirtiliyor. İlâhî kudretin evrene verdiği mükemmeliyetten bazı örnekler verilen sûrede Hakka karşı direnenlerin âhiretteki acıklı durumları tasvir ediliyor. Diğer taraftan görmedikleri halde Allah’tan (Allah’ın azabından) korku ve ürperti duyanlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül olduğu ifade ediliyor. Yeryüzünün, insanın yaşamasına uygun hale getirilişiyle ilâhî lütuf ve kudrete temas edilen sûrede insana verilen maddi ve manevi yetenekler hatırlatılıyor. Ayrıca evrene hâkim olan ilahi yasaların aksaması durumunda insanın elinden hiçbir şey gelmeyeceği hatırlatılıyor.","sura_intro_audio":"66/66-a.mp3","verse_count":30,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Mutlak hükümranlık elinde olan Allah yüceler yücesidir ve O her şeyi yapmaya hakkıyla muktedirdir.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mutlak hükümranlık elinde olan Allah yüceler yücesidir ve O her şeyi yapmaya hakkıyla muktedirdir.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mutlak hükümranlık elinde olan Allah yüceler yücesidir ve O her şeyi yapmaya hakkıyla muktedirdir.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mutlak hükümranlık elinde olan Allah yüceler yücesidir ve O her şeyi yapmaya hakkıyla muktedirdir.","arabic_text":"تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O mutlak güç sahibidir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ","related_links":["18/7","76/2"],"audio_path":"66/66-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-2c.mp3","commentary_text":"Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!” (Kâf 50/17) Hatta bu sûrenin 13. âyetinde “Sözünüzü (ister) gizleyin, isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.” buyrularak ilahi sistemden gizli kalabilecek en küçük bir ayrıntının olamayacağı vurgulanıyor. İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O mutlak güç sahibidir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ","related_links":["18/7","76/2"],"audio_path":"66/66-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-2c.mp3","commentary_text":"Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!” (Kâf 50/17) Hatta bu sûrenin 13. âyetinde “Sözünüzü (ister) gizleyin, isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.” buyrularak ilahi sistemden gizli kalabilecek en küçük bir ayrıntının olamayacağı vurgulanıyor. İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O mutlak güç sahibidir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ","related_links":["18/7","76/2"],"audio_path":"66/66-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-2c.mp3","commentary_text":"Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!” (Kâf 50/17) Hatta bu sûrenin 13. âyetinde “Sözünüzü (ister) gizleyin, isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.” buyrularak ilahi sistemden gizli kalabilecek en küçük bir ayrıntının olamayacağı vurgulanıyor. İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O davranış ve eylem bakımından hanginizin daha güzel amel edeceğini sınamak için ölümü ve (ve her iki âlemde) hayatı yarattı. O mutlak güç sahibidir çok bağışlayandır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ","related_links":["18/7","76/2"],"audio_path":"66/66-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-1c.mp3","commentary_text":"Dünya ile ahiret bir bütündür. Dünya, insanın eğitimi ve tekâmülü için geldiği bu bütünün çok küçük bir cüz’üdür. Dünyaya gelişin ana amacını Allah’ı anlamak ve O’nun verdiği fıtratla yaşarken, O’na karşı sorumluluk bilinciyle hayatı devam ettirmek oluşturmaktadır. Bu da ancak aklın işletilmesiyle ve uzlaşan akılla vahyin hayata müdahalesiyle mümkündür. Ayette geçen “sınanmak” doğrudan Allah tarafından yapılmıyor. Allah’ın yarattığı dünyada O’nun verdiği imkânlarla yapılıyor. İnsan bu dünyada farklı badirelerden geçerken, değişik fırsatlarla test edilirken Allah onu sadece en üstten, objektif bir biçimde gözetliyor. Yani Allah’ın koyduğu yasalarla insanın her anı takip ediliyor. “…Ne yeryüzünde ne de gökyüzünde zerre kadar bir şey Rabbinden gizli kalamaz…” (Yunus 10/61) Bütün bunlar Allah’ın koyduğu kanunlarla, kurduğu sistemle gerçekleşmektedir. “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (yaptıklarını) gözetleyen bir kaydedici hazır bulunmasın!” (Kâf 50/17) Hatta bu sûrenin 13. âyetinde “Sözünüzü (ister) gizleyin, isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.” buyrularak ilahi sistemden gizli kalabilecek en küçük bir ayrıntının olamayacağı vurgulanıyor. İşte bu hassas takip sonucunda insanın hayata geçirdikleriyle, Mutlak Yaratıcının katında kazanacağı kredi, onun hem dünyadaki itibarını hem de âhiret hayatındaki durumunu belirliyor."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O’dur. O Rahman’ın yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! (Orada) bir çatlak ve kusur görüyor musun?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O’dur. O Rahman’ın yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! (Orada) bir çatlak ve kusur görüyor musun?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O’dur. O Rahman’ın yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! (Orada) bir çatlak ve kusur görüyor musun?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratan O’dur. O Rahman’ın yarattıklarında herhangi bir uyuşmazlık çelişme göremezsin. Bir kez daha bak! (Orada) bir çatlak ve kusur görüyor musun?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonra gözünü iki kez daha çevir bak. Göz aradığı -ki kesinlikle olmayan- kusuru çelişkiyi bulmaktan umudu keserek yorgun ve bitkin olarak sana dönecektir.","arabic_text":"ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonra gözünü iki kez daha çevir bak. Göz aradığı -ki kesinlikle olmayan- kusuru çelişkiyi bulmaktan umudu keserek yorgun ve bitkin olarak sana dönecektir.","arabic_text":"ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonra gözünü iki kez daha çevir bak. Göz aradığı -ki kesinlikle olmayan- kusuru çelişkiyi bulmaktan umudu keserek yorgun ve bitkin olarak sana dönecektir.","arabic_text":"ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sonra gözünü iki kez daha çevir bak. Göz aradığı -ki kesinlikle olmayan- kusuru çelişkiyi bulmaktan umudu keserek yorgun ve bitkin olarak sana dönecektir.","arabic_text":"ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Biz yeryüzüne en yakın olan göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanların boş ve anlamsız spekülasyonlarına aracı yaptık. Ve onlar için ateşli bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ","related_links":["15/16","37/6"],"audio_path":"66/66-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Biz yeryüzüne en yakın olan göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanların boş ve anlamsız spekülasyonlarına aracı yaptık. Ve onlar için ateşli bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ","related_links":["15/16","37/6"],"audio_path":"66/66-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Biz yeryüzüne en yakın olan göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanların boş ve anlamsız spekülasyonlarına aracı yaptık. Ve onlar için ateşli bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ","related_links":["15/16","37/6"],"audio_path":"66/66-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Andolsun ki Biz yeryüzüne en yakın olan göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanların boş ve anlamsız spekülasyonlarına aracı yaptık. Ve onlar için ateşli bir azap hazırladık.","arabic_text":"وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ","related_links":["15/16","37/6"],"audio_path":"66/66-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O ne kötü gidilecek bir yerdir!","arabic_text":"وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O ne kötü gidilecek bir yerdir!","arabic_text":"وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O ne kötü gidilecek bir yerdir!","arabic_text":"وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O ne kötü gidilecek bir yerdir!","arabic_text":"وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlar) oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler (ve şok olurlar).","arabic_text":"اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlar) oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler (ve şok olurlar).","arabic_text":"اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlar) oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler (ve şok olurlar).","arabic_text":"اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onlar) oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler (ve şok olurlar).","arabic_text":"اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Cehennem inkârcıların aptallığına) neredeyse öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi (ne diye cehenneme geldiniz)?” diye sorarlar.","arabic_text":"تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذ۪يرٌ","related_links":["40/50"],"audio_path":"66/66-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Cehennem inkârcıların aptallığına) neredeyse öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi (ne diye cehenneme geldiniz)?” diye sorarlar.","arabic_text":"تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذ۪يرٌ","related_links":["40/50"],"audio_path":"66/66-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Cehennem inkârcıların aptallığına) neredeyse öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi (ne diye cehenneme geldiniz)?” diye sorarlar.","arabic_text":"تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذ۪يرٌ","related_links":["40/50"],"audio_path":"66/66-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Cehennem inkârcıların aptallığına) neredeyse öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara: “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi (ne diye cehenneme geldiniz)?” diye sorarlar.","arabic_text":"تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذ۪يرٌ","related_links":["40/50"],"audio_path":"66/66-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar:) “Evet gerçekten bize (bu azabı haber veren) uyarıcı geldi. Fakat biz (o uyarıcıyı) yalanladık ve (ona) Allah hiçbir şey indirmedi siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz” dedik.","arabic_text":"قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ","related_links":["40/49"],"audio_path":"66/66-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar:) “Evet gerçekten bize (bu azabı haber veren) uyarıcı geldi. Fakat biz (o uyarıcıyı) yalanladık ve (ona) Allah hiçbir şey indirmedi siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz” dedik.","arabic_text":"قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ","related_links":["40/49"],"audio_path":"66/66-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar:) “Evet gerçekten bize (bu azabı haber veren) uyarıcı geldi. Fakat biz (o uyarıcıyı) yalanladık ve (ona) Allah hiçbir şey indirmedi siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz” dedik.","arabic_text":"قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ","related_links":["40/49"],"audio_path":"66/66-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Onlar:) “Evet gerçekten bize (bu azabı haber veren) uyarıcı geldi. Fakat biz (o uyarıcıyı) yalanladık ve (ona) Allah hiçbir şey indirmedi siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz” dedik.","arabic_text":"قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ","related_links":["40/49"],"audio_path":"66/66-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine şöyle derler: “Eğer dinlemiş veya aklımızı kullanmış olsaydık şu alevli ateşe müstahak olanlar arasında bulunmazdık.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine şöyle derler: “Eğer dinlemiş veya aklımızı kullanmış olsaydık şu alevli ateşe müstahak olanlar arasında bulunmazdık.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine şöyle derler: “Eğer dinlemiş veya aklımızı kullanmış olsaydık şu alevli ateşe müstahak olanlar arasında bulunmazdık.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine şöyle derler: “Eğer dinlemiş veya aklımızı kullanmış olsaydık şu alevli ateşe müstahak olanlar arasında bulunmazdık.”","arabic_text":"وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Böylece (onlar) günahlarını itiraf ederler. (Onların yüzlerine karşı şöyle denir:) Çılgınca yanan ateşe müstahak olanlar (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!","arabic_text":"فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Böylece (onlar) günahlarını itiraf ederler. (Onların yüzlerine karşı şöyle denir:) Çılgınca yanan ateşe müstahak olanlar (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!","arabic_text":"فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Böylece (onlar) günahlarını itiraf ederler. (Onların yüzlerine karşı şöyle denir:) Çılgınca yanan ateşe müstahak olanlar (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!","arabic_text":"فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Böylece (onlar) günahlarını itiraf ederler. (Onların yüzlerine karşı şöyle denir:) Çılgınca yanan ateşe müstahak olanlar (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!","arabic_text":"فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Görmedikleri halde Allah’tan (Allah’ın azabından) korku ve ürperti duyanlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Görmedikleri halde Allah’tan (Allah’ın azabından) korku ve ürperti duyanlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Görmedikleri halde Allah’tan (Allah’ın azabından) korku ve ürperti duyanlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Görmedikleri halde Allah’tan (Allah’ın azabından) korku ve ürperti duyanlar için hem bir bağışlanma ve hem de büyük bir ödül vardır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sözünüzü (ister) gizleyin isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sözünüzü (ister) gizleyin isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sözünüzü (ister) gizleyin isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sözünüzü (ister) gizleyin isterse açığa vurun (aynıdır). Çünkü O kalplerde olanı bile hakkıyla bilendir.","arabic_text":"وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yaratan (yarattığını hiç) bilmez mi? O en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"66/66-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yaratan (yarattığını hiç) bilmez mi? O en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"66/66-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yaratan (yarattığını hiç) bilmez mi? O en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"66/66-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yaratan (yarattığını hiç) bilmez mi? O en gizli şeyleri bilendir (her şeyden) hakkıyla haberdardır.","arabic_text":"اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟","related_links":[],"audio_path":"66/66-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O’dur. O halde arzın sırtlarında (dağlarında tepelerinde ovalarında) yürüyün de O’nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O’na olacaktır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O’dur. O halde arzın sırtlarında (dağlarında tepelerinde ovalarında) yürüyün de O’nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O’na olacaktır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O’dur. O halde arzın sırtlarında (dağlarında tepelerinde ovalarında) yürüyün de O’nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O’na olacaktır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O’dur. O halde arzın sırtlarında (dağlarında tepelerinde ovalarında) yürüyün de O’nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O’na olacaktır.","arabic_text":"هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ","related_links":[],"audio_path":"66/66-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah’ın (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız arz çalkalanıp duruyor.","arabic_text":"ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-16c.mp3","commentary_text":"“Gökte olduğunu zannettiğiniz” ifadesi meallerde genelde “gökte olanın” yani “Allah’ın” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu söylem Arapların o günkü Allah anlayışını yansıtmaktadır. Araplar ne zaman Allah’tan bahsetse: “Gökte olan Allah” gibi ifadeler kullanırlardı. Bugün bile “gökte olan görüyor, yukarda Allah şahittir ki” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bütün bunlar cahiliye âdetinden günümüze kadar intikal etmiş yanlış ve sakıncalı ifadelerdir. Oysa Allah, zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ve mülkünde ortağı olmadığı gibi, cisim ve cevher değildir. Hem zamandan hem de mekândan münezzehtir. Ölçüye sığmaz, yer gök onu içine alamaz. O her yerde, her an yasalarıyla kaimdir ve her şeye hâkimdir. İnsana şah damarından daha yakın olan Allah onun için yukarda, gökyüzünde olamaz. O, onun her zaman yanında hazır ve nazırdır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah’ın (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız arz çalkalanıp duruyor.","arabic_text":"ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-16c.mp3","commentary_text":"“Gökte olduğunu zannettiğiniz” ifadesi meallerde genelde “gökte olanın” yani “Allah’ın” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu söylem Arapların o günkü Allah anlayışını yansıtmaktadır. Araplar ne zaman Allah’tan bahsetse: “Gökte olan Allah” gibi ifadeler kullanırlardı. Bugün bile “gökte olan görüyor, yukarda Allah şahittir ki” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bütün bunlar cahiliye âdetinden günümüze kadar intikal etmiş yanlış ve sakıncalı ifadelerdir. Oysa Allah, zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ve mülkünde ortağı olmadığı gibi, cisim ve cevher değildir. Hem zamandan hem de mekândan münezzehtir. Ölçüye sığmaz, yer gök onu içine alamaz. O her yerde, her an yasalarıyla kaimdir ve her şeye hâkimdir. İnsana şah damarından daha yakın olan Allah onun için yukarda, gökyüzünde olamaz. O, onun her zaman yanında hazır ve nazırdır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah’ın (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız arz çalkalanıp duruyor.","arabic_text":"ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-16c.mp3","commentary_text":"“Gökte olduğunu zannettiğiniz” ifadesi meallerde genelde “gökte olanın” yani “Allah’ın” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu söylem Arapların o günkü Allah anlayışını yansıtmaktadır. Araplar ne zaman Allah’tan bahsetse: “Gökte olan Allah” gibi ifadeler kullanırlardı. Bugün bile “gökte olan görüyor, yukarda Allah şahittir ki” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bütün bunlar cahiliye âdetinden günümüze kadar intikal etmiş yanlış ve sakıncalı ifadelerdir. Oysa Allah, zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ve mülkünde ortağı olmadığı gibi, cisim ve cevher değildir. Hem zamandan hem de mekândan münezzehtir. Ölçüye sığmaz, yer gök onu içine alamaz. O her yerde, her an yasalarıyla kaimdir ve her şeye hâkimdir. İnsana şah damarından daha yakın olan Allah onun için yukarda, gökyüzünde olamaz. O, onun her zaman yanında hazır ve nazırdır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gökte olduğunu zannettiğiniz (ama her yerde olan) Allah’ın (yaptıklarınız yüzünden) sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? (Ey Mekkeliler!) O vakit bir de bakarsınız arz çalkalanıp duruyor.","arabic_text":"ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ","related_links":[],"audio_path":"66/66-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"66/66-15c.mp3","commentary_text":"“Gökte olduğunu zannettiğiniz” ifadesi meallerde genelde “gökte olanın” yani “Allah’ın” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu söylem Arapların o günkü Allah anlayışını yansıtmaktadır. Araplar ne zaman Allah’tan bahsetse: “Gökte olan Allah” gibi ifadeler kullanırlardı. Bugün bile “gökte olan görüyor, yukarda Allah şahittir ki” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bütün bunlar cahiliye âdetinden günümüze kadar intikal etmiş yanlış ve sakıncalı ifadelerdir. Oysa Allah, zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ve mülkünde ortağı olmadığı gibi, cisim ve cevher değildir. Hem zamandan hem de mekândan münezzehtir. Ölçüye sığmaz, yer gök onu içine alamaz. O her yerde, her an yasalarıyla kaimdir ve her şeye hâkimdir. İnsana şah damarından daha yakın olan Allah onun için yukarda, gökyüzünde olamaz. O, onun her zaman yanında hazır ve nazırdır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah’ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah’ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah’ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah’ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!","arabic_text":"اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ","related_links":[],"audio_path":"66/66-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin (ve hakka inadına direnmenin) sonucu nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪ي","related_links":[],"audio_path":"66/66-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin (ve hakka inadına direnmenin) sonucu nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪ي","related_links":[],"audio_path":"66/66-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin (ve hakka inadına direnmenin) sonucu nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪ي","related_links":[],"audio_path":"66/66-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Andolsun onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin (ve hakka inadına direnmenin) sonucu nasılmış (gördüler)!","arabic_text":"وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪ي","related_links":[],"audio_path":"66/66-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman (olan Allah) tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir.","arabic_text":"اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yahut Rahman (olan Allah)’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak aldanış içindedirler.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"66/66-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yahut Rahman (olan Allah)’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak aldanış içindedirler.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"66/66-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yahut Rahman (olan Allah)’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak aldanış içindedirler.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"66/66-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yahut Rahman (olan Allah)’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak aldanış içindedirler.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ","related_links":[],"audio_path":"66/66-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Peki Allah rızkınızı keserse size rızık verecek olan kimdir? Doğrusu onlar azgınlık ve nefretle direnip duruyorlar.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Peki Allah rızkınızı keserse size rızık verecek olan kimdir? Doğrusu onlar azgınlık ve nefretle direnip duruyorlar.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Peki Allah rızkınızı keserse size rızık verecek olan kimdir? Doğrusu onlar azgınlık ve nefretle direnip duruyorlar.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Peki Allah rızkınızı keserse size rızık verecek olan kimdir? Doğrusu onlar azgınlık ve nefretle direnip duruyorlar.","arabic_text":"اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Bir düşünün bir yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan mı daha doğru gider yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Bir düşünün bir yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan mı daha doğru gider yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Bir düşünün bir yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan mı daha doğru gider yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Bir düşünün bir yüzüstü sürünerek yol almaya çalışan mı daha doğru gider yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?","arabic_text":"اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"De ki: “O sizi yaratan ve size kulaklar gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"De ki: “O sizi yaratan ve size kulaklar gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"De ki: “O sizi yaratan ve size kulaklar gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"De ki: “O sizi yaratan ve size kulaklar gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “O sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “O sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “O sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"De ki: “O sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"“Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.","arabic_text":"وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"De ki: “Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"66/66-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Fakat azabı gördükleri zaman inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Fakat azabı gördükleri zaman inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Fakat azabı gördükleri zaman inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Fakat azabı gördükleri zaman inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ","related_links":[],"audio_path":"66/66-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki (söyler misiniz) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki (söyler misiniz) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki (söyler misiniz) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki (söyler misiniz) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “O (Allah) Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “O (Allah) Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “O (Allah) Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"De ki: “O (Allah) Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O’na inanmış ve O’na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”","arabic_text":"قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “(Söyleyin bakalım): Suyunuz çekiliverse size kim akarsu kaynağı getirecek?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “(Söyleyin bakalım): Suyunuz çekiliverse size kim akarsu kaynağı getirecek?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “(Söyleyin bakalım): Suyunuz çekiliverse size kim akarsu kaynağı getirecek?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"De ki: “(Söyleyin bakalım): Suyunuz çekiliverse size kim akarsu kaynağı getirecek?”","arabic_text":"قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ","related_links":[],"audio_path":"66/66-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":68,"name":"KALEM SÛRESİ","description":"Kalem Suresi, Mekke döneminde inmiş olup 52 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen “Kalem” kelimesinden almıştır. Ayrıca “Nûn” suresi diye de anılır. Ehemmiyetine binaen kaleme ve yazıya yemin edilerek başlanan sûrede Hz. Peygamberin yüksek bir ahlâka sahip olduğu vurgulanıyor. Başkalarını çekiştirme, dedikodu yapma, ayıp arayıp kınama, insanlar arasında söz götürüp getirme, mal-mülk ve oğullarla şımarma, saldırganlık ve kabalık gibi ahlâkî zaaflara dikkat çekiliyor. Verilen nimetlere karşı şımararak nankörlük etmenin, iyiliğe engel olmanın ve başkalarının haklarına tecavüz etmenin kötü sonuçlarına değinilen sûrede mal ve evlâdın aslında bir iftihar vesilesi değil, imtihan vesilesi olduğu vurgulanıyor. İnsanların sadece yoklukla değil aynı zamanda varlıkla sınanmalarının da ilâhî bir kanun olduğu vurgulanıyor. Hz. Yunus’un tecrübelerine değinilen sûrede Hz. Peygamberin maruz kaldığı sıkıntılara karşı sabretmesi istenerek hem kendisi hem de ona inananlar teselli ediliyor. Sûrede ayrıca inkârcıların Kur’an’ı işittikleri zaman düşmanlıklarından ve hasetlerinden Hz. Peygamberi neredeyse gözleriyle devirecekleri anlatılıyor.","sura_intro_audio":"67/67-a.mp3","verse_count":52,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki","arabic_text":"نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-1c.mp3","commentary_text":"“Nûn” harfi ile ilgili Bkz. 2/1 dipnotu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki","arabic_text":"نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-1c.mp3","commentary_text":"“Nûn” harfi ile ilgili Bkz. 2/1 dipnotu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki","arabic_text":"نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-1c.mp3","commentary_text":"“Nûn” harfi ile ilgili Bkz. 2/1 dipnotu."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki","arabic_text":"نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ","related_links":["2/1"],"audio_path":"67/67-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/tefsir_5077_1773407255.mp3","commentary_text":"“Nûn” harfiyle ilgili Bakara Sûresi 1. Ayet açıklamasına göz atabilirsiniz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!","arabic_text":"مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve gerçekten sen (insanlığa örnek olacak) pek büyük bir ahlak üzerindesin.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"67/67-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-4c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin güzel ahlakının kaynağını vahiy oluşturmaktadır. Onun değer yargıları ve hayat tarzı bütünüyle vahye dayanmaktadır. O halde Hz. Peygambere tabi olan Müslümanların da toplum içindeki davranışları ve birbirleriyle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla oluşturulan normlar, kurallar, ölçütler, adetler bütünüyle Kur’an’a göre belirlenmelidir. Yani “Hz. Peygamberin ahlakıyla ahlaklanmak isteyen daha doğrusu Müslüman olduğunu iddia eden herkes Kur’an’daki ahlakî değerleri hayatına taşımak zorundadır.” İyi bir Müslüman olup olmadığımızı merak ediyorsak ahlakımıza bakmalıyız. Eğer yalan söyleyerek ve yemin ederek insanları aldatıyorsak, çalıp çırparak insanların hakkını yiyorsak, dedikodu yaparak topluma fesat sokuyorsak, gıybet ederek başkalarının itibar ve şerefiyle oynuyorsak, ayıp arayıp insanları kusurlarıyla kınıyorsak, laf taşıyıcılığı yaparak insanların arasını açıyorsak, mal mülk ve evlatla şımararak etrafımızdakileri küçümsüyorsak, hayrı engelleyip şerre seyirci kalıyorsak, infak ederken fakirlik korkusu yaşıyorsak Kur’an ahlakından uzağız demektir. İşte bu durumda Müslümanlığımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve gerçekten sen (insanlığa örnek olacak) pek büyük bir ahlak üzerindesin.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"67/67-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-4c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin güzel ahlakının kaynağını vahiy oluşturmaktadır. Onun değer yargıları ve hayat tarzı bütünüyle vahye dayanmaktadır. O halde Hz. Peygambere tabi olan Müslümanların da toplum içindeki davranışları ve birbirleriyle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla oluşturulan normlar, kurallar, ölçütler, adetler bütünüyle Kur’an’a göre belirlenmelidir. Yani “Hz. Peygamberin ahlakıyla ahlaklanmak isteyen daha doğrusu Müslüman olduğunu iddia eden herkes Kur’an’daki ahlakî değerleri hayatına taşımak zorundadır.” İyi bir Müslüman olup olmadığımızı merak ediyorsak ahlakımıza bakmalıyız. Eğer yalan söyleyerek ve yemin ederek insanları aldatıyorsak, çalıp çırparak insanların hakkını yiyorsak, dedikodu yaparak topluma fesat sokuyorsak, gıybet ederek başkalarının itibar ve şerefiyle oynuyorsak, ayıp arayıp insanları kusurlarıyla kınıyorsak, laf taşıyıcılığı yaparak insanların arasını açıyorsak, mal mülk ve evlatla şımararak etrafımızdakileri küçümsüyorsak, hayrı engelleyip şerre seyirci kalıyorsak, infak ederken fakirlik korkusu yaşıyorsak Kur’an ahlakından uzağız demektir. İşte bu durumda Müslümanlığımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve gerçekten sen (insanlığa örnek olacak) pek büyük bir ahlak üzerindesin.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"67/67-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-4c.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin güzel ahlakının kaynağını vahiy oluşturmaktadır. Onun değer yargıları ve hayat tarzı bütünüyle vahye dayanmaktadır. O halde Hz. Peygambere tabi olan Müslümanların da toplum içindeki davranışları ve birbirleriyle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla oluşturulan normlar, kurallar, ölçütler, adetler bütünüyle Kur’an’a göre belirlenmelidir. Yani “Hz. Peygamberin ahlakıyla ahlaklanmak isteyen daha doğrusu Müslüman olduğunu iddia eden herkes Kur’an’daki ahlakî değerleri hayatına taşımak zorundadır.” İyi bir Müslüman olup olmadığımızı merak ediyorsak ahlakımıza bakmalıyız. Eğer yalan söyleyerek ve yemin ederek insanları aldatıyorsak, çalıp çırparak insanların hakkını yiyorsak, dedikodu yaparak topluma fesat sokuyorsak, gıybet ederek başkalarının itibar ve şerefiyle oynuyorsak, ayıp arayıp insanları kusurlarıyla kınıyorsak, laf taşıyıcılığı yaparak insanların arasını açıyorsak, mal mülk ve evlatla şımararak etrafımızdakileri küçümsüyorsak, hayrı engelleyip şerre seyirci kalıyorsak, infak ederken fakirlik korkusu yaşıyorsak Kur’an ahlakından uzağız demektir. İşte bu durumda Müslümanlığımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve gerçekten sen (insanlığa örnek olacak) pek büyük bir ahlak üzerindesin.","arabic_text":"وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ","related_links":[],"audio_path":"67/67-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/tefsir_5080_1773407454.mp3","commentary_text":"Hz. Peygamberin güzel ahlakının kaynağını vahiy oluşturmaktadır. Onun değer yargıları ve hayat tarzı bütünüyle vahye dayanmaktadır. O halde Hz. Peygambere tabi olan Müslümanların da toplum içindeki davranışları ve birbirleriyle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla oluşturulan normlar, kurallar, ölçütler, adetler bütünüyle Kur’an’a göre belirlenmelidir. Yani “Hz. Peygamberin ahlakıyla ahlaklanmak isteyen daha doğrusu Müslüman olduğunu iddia eden herkes Kur’an’daki ahlakî değerleri hayatına taşımak zorundadır.” İyi bir Müslüman olup olmadığımızı merak ediyorsak ahlakımıza bakmalıyız. Eğer yalan söyleyerek ve yemin ederek insanları aldatıyorsak, çalıp çırparak insanların hakkını yiyorsak, dedikodu yaparak topluma fesat sokuyorsak, gıybet ederek başkalarının itibar ve şerefiyle oynuyorsak, ayıp arayıp insanları kusurlarıyla kınıyorsak, laf taşıyıcılığı yaparak insanların arasını açıyorsak, mal mülk ve evlatla şımararak etrafımızdakileri küçümsüyorsak, hayrı engelleyip şerre seyirci kalıyorsak, infak ederken fakirlik korkusu yaşıyorsak Kur’an ahlakından uzağız demektir. İşte bu durumda Müslümanlığımızı yeniden gözden geçirmek zorundayız."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.","arabic_text":"فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.","arabic_text":"فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.","arabic_text":"فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Yakında sen de göreceksin onlar da görecekler.","arabic_text":"فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kimmiş fitneye tutulup çıldıran!","arabic_text":"بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ","related_links":[],"audio_path":"67/67-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kimmiş fitneye tutulup çıldıran!","arabic_text":"بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ","related_links":[],"audio_path":"67/67-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kimmiş fitneye tutulup çıldıran!","arabic_text":"بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ","related_links":[],"audio_path":"67/67-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Kimmiş fitneye tutulup çıldıran!","arabic_text":"بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ","related_links":[],"audio_path":"67/67-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu herkesten daha iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu herkesten daha iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu herkesten daha iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Şüphesiz Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu herkesten daha iyi bilendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O hâlde (seni ve Kur’an’ı) yalanlayanlara boyun eğme!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O hâlde (seni ve Kur’an’ı) yalanlayanlara boyun eğme!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O hâlde (seni ve Kur’an’ı) yalanlayanlara boyun eğme!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O hâlde (seni ve Kur’an’ı) yalanlayanlara boyun eğme!","arabic_text":"فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı (taviz vermeni) isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı (taviz vermeni) isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı (taviz vermeni) isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı (taviz vermeni) isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.","arabic_text":"وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: (Olur olmaz) yemin edip duran aşağılıklara","arabic_text":"وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: (Olur olmaz) yemin edip duran aşağılıklara","arabic_text":"وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: (Olur olmaz) yemin edip duran aşağılıklara","arabic_text":"وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: (Olur olmaz) yemin edip duran aşağılıklara","arabic_text":"وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ayıp arayıp kınayanlara dedikodu yapanlara","arabic_text":"هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ayıp arayıp kınayanlara dedikodu yapanlara","arabic_text":"هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ayıp arayıp kınayanlara dedikodu yapanlara","arabic_text":"هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ayıp arayıp kınayanlara dedikodu yapanlara","arabic_text":"هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayrı engelleyenlere saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara) olabildiğince günah işleyenlere","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayrı engelleyenlere saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara) olabildiğince günah işleyenlere","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayrı engelleyenlere saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara) olabildiğince günah işleyenlere","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hayrı engelleyenlere saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara) olabildiğince günah işleyenlere","arabic_text":"مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kaba zorba üstüne üstlük şımarık soysuzlara","arabic_text":"عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kaba zorba üstüne üstlük şımarık soysuzlara","arabic_text":"عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kaba zorba üstüne üstlük şımarık soysuzlara","arabic_text":"عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Kaba zorba üstüne üstlük şımarık soysuzlara","arabic_text":"عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Mal mülk ve oğullarla şımaranlara (sakın yakınlık gösterme!).","arabic_text":"اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Mal mülk ve oğullarla şımaranlara (sakın yakınlık gösterme!).","arabic_text":"اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Mal mülk ve oğullarla şımaranlara (sakın yakınlık gösterme!).","arabic_text":"اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Mal mülk ve oğullarla şımaranlara (sakın yakınlık gösterme!).","arabic_text":"اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları!” der (burun kıvırır).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları!” der (burun kıvırır).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları!” der (burun kıvırır).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman: “Öncekilerin masalları!” der (burun kıvırır).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yakında Biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz.","arabic_text":"سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yakında Biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz.","arabic_text":"سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yakında Biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz.","arabic_text":"سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yakında Biz onun burnunu sürtüp zelil ve rezil edeceğiz.","arabic_text":"سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Şüphesiz biz vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri sabah erkenden bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken Allah’ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿٢﴾ اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":["18/23"],"audio_path":"67/67-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Şüphesiz biz vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri sabah erkenden bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken Allah’ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿٢﴾ اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":["18/23"],"audio_path":"67/67-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Şüphesiz biz vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri sabah erkenden bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken Allah’ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿٢﴾ اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":["18/23"],"audio_path":"67/67-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"Şüphesiz biz vaktiyle “Bahçe Sahipleri” ne (yaptıkları yüzünden) belâ verdiğimiz gibi onlara da belâ vereceğiz. Hani o bahçe sahipleri sabah erkenden bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. (Bunu tasarlarken Allah’ın iradesi ile ilgili “İnşaallah” gibi) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.","arabic_text":"وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿٢﴾ اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":["18/23"],"audio_path":"67/67-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ancak onlar uyurken Rabbinden gelen bir âfet/salgın o bahçeyi sarıvermişti de","arabic_text":"فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ancak onlar uyurken Rabbinden gelen bir âfet/salgın o bahçeyi sarıvermişti de","arabic_text":"فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ancak onlar uyurken Rabbinden gelen bir âfet/salgın o bahçeyi sarıvermişti de","arabic_text":"فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ancak onlar uyurken Rabbinden gelen bir âfet/salgın o bahçeyi sarıvermişti de","arabic_text":"فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Böylece bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesilmişti.","arabic_text":"فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Böylece bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesilmişti.","arabic_text":"فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Böylece bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesilmişti.","arabic_text":"فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Böylece bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesilmişti.","arabic_text":"فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sabah vakti (olup bitenden habersiz) birbirlerine:","arabic_text":"فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sabah vakti (olup bitenden habersiz) birbirlerine:","arabic_text":"فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sabah vakti (olup bitenden habersiz) birbirlerine:","arabic_text":"فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sabah vakti (olup bitenden habersiz) birbirlerine:","arabic_text":"فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.","arabic_text":"اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.","arabic_text":"اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.","arabic_text":"اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.","arabic_text":"اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Derken aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:","arabic_text":"فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Derken aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:","arabic_text":"فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Derken aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:","arabic_text":"فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Derken aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:","arabic_text":"فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”","arabic_text":"اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”","arabic_text":"اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”","arabic_text":"اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”","arabic_text":"اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.","arabic_text":"وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.","arabic_text":"وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.","arabic_text":"وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"(Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.","arabic_text":"وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış yere geldik)!” dediler.","arabic_text":"فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Kendi bahçeleri olduğunu anladıklarında ise:) “Olamaz, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) mahrum bırakıldık” (dediler).","arabic_text":"بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"İçlerinden aklı başına olanı: “Ben size ‘Rabbinizi unutmamalısınız nimetlerine şükretmelisiniz’ dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-28c.mp3","commentary_text":"“Tesbih” kavramı Kur’an’da pek çok yerde geçer ve Allah’a boyun eğmenin, emirlerini uygulamanın, yasalarına göre hareket etmenin bir ifadesi olarak kullanılır. Kur’an’da “sebbeha” fiili bazen geçmiş zaman kipiyle Hadid 57/1, Haşr 59/1, Saff 60/1 ayetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır. Kimiz zaman da geniş zaman kipiyle, Cuma 62/1, Teğâbûn 64/1 bazen de gelecek zaman kipiyle Enbiya 21/20, Zümer 39/75, Mü’min 40/7, Fussılet 41/38, âyetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İçlerinden aklı başına olanı: “Ben size ‘Rabbinizi unutmamalısınız nimetlerine şükretmelisiniz’ dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-28c.mp3","commentary_text":"“Tesbih” kavramı Kur’an’da pek çok yerde geçer ve Allah’a boyun eğmenin, emirlerini uygulamanın, yasalarına göre hareket etmenin bir ifadesi olarak kullanılır. Kur’an’da “sebbeha” fiili bazen geçmiş zaman kipiyle Hadid 57/1, Haşr 59/1, Saff 60/1 ayetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır. Kimiz zaman da geniş zaman kipiyle, Cuma 62/1, Teğâbûn 64/1 bazen de gelecek zaman kipiyle Enbiya 21/20, Zümer 39/75, Mü’min 40/7, Fussılet 41/38, âyetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İçlerinden aklı başına olanı: “Ben size ‘Rabbinizi unutmamalısınız nimetlerine şükretmelisiniz’ dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-25.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-28c.mp3","commentary_text":"“Tesbih” kavramı Kur’an’da pek çok yerde geçer ve Allah’a boyun eğmenin, emirlerini uygulamanın, yasalarına göre hareket etmenin bir ifadesi olarak kullanılır. Kur’an’da “sebbeha” fiili bazen geçmiş zaman kipiyle Hadid 57/1, Haşr 59/1, Saff 60/1 ayetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır. Kimiz zaman da geniş zaman kipiyle, Cuma 62/1, Teğâbûn 64/1 bazen de gelecek zaman kipiyle Enbiya 21/20, Zümer 39/75, Mü’min 40/7, Fussılet 41/38, âyetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"İçlerinden aklı başına olanı: “Ben size ‘Rabbinizi unutmamalısınız nimetlerine şükretmelisiniz’ dememiş miydim?” dedi.","arabic_text":"قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-27c.mp3","commentary_text":"“Tesbih” kavramı Kur’an’da pek çok yerde geçer ve Allah’a boyun eğmenin, emirlerini uygulamanın, yasalarına göre hareket etmenin bir ifadesi olarak kullanılır. Kur’an’da “sebbeha” fiili bazen geçmiş zaman kipiyle Hadid 57/1, Haşr 59/1, Saff 60/1 ayetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır. Kimiz zaman da geniş zaman kipiyle, Cuma 62/1, Teğâbûn 64/1 bazen de gelecek zaman kipiyle Enbiya 21/20, Zümer 39/75, Mü’min 40/7, Fussılet 41/38, âyetlerinde olduğu gibi kullanılmıştır."},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz O’na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz O’na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz O’na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz O’na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.","arabic_text":"قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” diyerek birbirlerini kınamaya başladılar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"67/67-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” diyerek birbirlerini kınamaya başladılar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"67/67-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” diyerek birbirlerini kınamaya başladılar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"67/67-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30-31","turkish_text":"Bunun üzerine “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!” diyerek birbirlerini kınamaya başladılar.","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"67/67-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Umulur ki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Şüphesiz biz yalnızca Rabbimize yönelen kimseleriz.”","arabic_text":"عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Umulur ki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Şüphesiz biz yalnızca Rabbimize yönelen kimseleriz.”","arabic_text":"عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Umulur ki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Şüphesiz biz yalnızca Rabbimize yönelen kimseleriz.”","arabic_text":"عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Umulur ki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Şüphesiz biz yalnızca Rabbimize yönelen kimseleriz.”","arabic_text":"عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte (Allah’ın) azabı böyledir! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi (de ona göre yaşasalardı)!","arabic_text":"كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"67/67-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte (Allah’ın) azabı böyledir! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi (de ona göre yaşasalardı)!","arabic_text":"كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"67/67-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte (Allah’ın) azabı böyledir! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi (de ona göre yaşasalardı)!","arabic_text":"كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"67/67-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"İşte (Allah’ın) azabı böyledir! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi (de ona göre yaşasalardı)!","arabic_text":"كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟","related_links":[],"audio_path":"67/67-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhakkak ki Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mutluluk cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhakkak ki Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mutluluk cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhakkak ki Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mutluluk cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Muhakkak ki Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için Rableri katında mutluluk cennetleri vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"67/67-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Öyle ya Allah’a yürekten bağlı olanlarla günahkârları bir mi tutacağız?","arabic_text":"اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Öyle ya Allah’a yürekten bağlı olanlarla günahkârları bir mi tutacağız?","arabic_text":"اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Öyle ya Allah’a yürekten bağlı olanlarla günahkârları bir mi tutacağız?","arabic_text":"اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Öyle ya Allah’a yürekten bağlı olanlarla günahkârları bir mi tutacağız?","arabic_text":"اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"67/67-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Neyinize güveniyorsunuz? Nasıl hüküm veriyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Neyinize güveniyorsunuz? Nasıl hüküm veriyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Neyinize güveniyorsunuz? Nasıl hüküm veriyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Neyinize güveniyorsunuz? Nasıl hüküm veriyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İçinde neyi isterseniz o sizin olacak yazılı. (Bu saçma hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İçinde neyi isterseniz o sizin olacak yazılı. (Bu saçma hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İçinde neyi isterseniz o sizin olacak yazılı. (Bu saçma hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"İçinde neyi isterseniz o sizin olacak yazılı. (Bu saçma hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?","arabic_text":"اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yahut: “Her neye hükmederseniz o yerine getirilir” diye kıyamete kadar geçerli olacak size yeminle verilmiş sözümüz mü var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yahut: “Her neye hükmederseniz o yerine getirilir” diye kıyamete kadar geçerli olacak size yeminle verilmiş sözümüz mü var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yahut: “Her neye hükmederseniz o yerine getirilir” diye kıyamete kadar geçerli olacak size yeminle verilmiş sözümüz mü var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yahut: “Her neye hükmederseniz o yerine getirilir” diye kıyamete kadar geçerli olacak size yeminle verilmiş sözümüz mü var?","arabic_text":"اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara; bu (iddiayı) onlardan hangisinin savunabileceğini bir sor!","arabic_text":"سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ","related_links":[],"audio_path":"67/67-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara; bu (iddiayı) onlardan hangisinin savunabileceğini bir sor!","arabic_text":"سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ","related_links":[],"audio_path":"67/67-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara; bu (iddiayı) onlardan hangisinin savunabileceğini bir sor!","arabic_text":"سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ","related_links":[],"audio_path":"67/67-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Onlara; bu (iddiayı) onlardan hangisinin savunabileceğini bir sor!","arabic_text":"سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ","related_links":[],"audio_path":"67/67-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa onların (bu sözlerini savunacak) ortakları mı var? Eğer (sözlerinde) doğru iseler haydi getirsinler ortaklarını!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa onların (bu sözlerini savunacak) ortakları mı var? Eğer (sözlerinde) doğru iseler haydi getirsinler ortaklarını!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa onların (bu sözlerini savunacak) ortakları mı var? Eğer (sözlerinde) doğru iseler haydi getirsinler ortaklarını!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Yoksa onların (bu sözlerini savunacak) ortakları mı var? Eğer (sözlerinde) doğru iseler haydi getirsinler ortaklarını!","arabic_text":"اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O ezici gücün kendini gösterip dizde dermanın kalmayacağı ve (bütün insanların) secdeye davet edileceği gün (inkârcılar secde etmeye) güç yetiremeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-42c.mp3","commentary_text":"“Onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.” İfadesi, “onlara iyi olacağını zannettikleri mal mülk, evlat, makam, şöhret, aile saadeti, başarı gibi dünyalıklar vererek, kendilerinde herhangi bir hata ve yanılma olmadığını, elde ettiklerinin kendileri için bir lütuf olduğunu düşünerek günah işlemeye devam ederler ve böylece hiç farkında olmadan aşama aşama anlamayacakları yerden azaba yaklaştırılırlar.” demektir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"O ezici gücün kendini gösterip dizde dermanın kalmayacağı ve (bütün insanların) secdeye davet edileceği gün (inkârcılar secde etmeye) güç yetiremeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-42c.mp3","commentary_text":"“Onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.” İfadesi, “onlara iyi olacağını zannettikleri mal mülk, evlat, makam, şöhret, aile saadeti, başarı gibi dünyalıklar vererek, kendilerinde herhangi bir hata ve yanılma olmadığını, elde ettiklerinin kendileri için bir lütuf olduğunu düşünerek günah işlemeye devam ederler ve böylece hiç farkında olmadan aşama aşama anlamayacakları yerden azaba yaklaştırılırlar.” demektir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"O ezici gücün kendini gösterip dizde dermanın kalmayacağı ve (bütün insanların) secdeye davet edileceği gün (inkârcılar secde etmeye) güç yetiremeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-38.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-42c.mp3","commentary_text":"“Onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.” İfadesi, “onlara iyi olacağını zannettikleri mal mülk, evlat, makam, şöhret, aile saadeti, başarı gibi dünyalıklar vererek, kendilerinde herhangi bir hata ve yanılma olmadığını, elde ettiklerinin kendileri için bir lütuf olduğunu düşünerek günah işlemeye devam ederler ve böylece hiç farkında olmadan aşama aşama anlamayacakları yerden azaba yaklaştırılırlar.” demektir."},{"verse_number":"42","turkish_text":"O ezici gücün kendini gösterip dizde dermanın kalmayacağı ve (bütün insanların) secdeye davet edileceği gün (inkârcılar secde etmeye) güç yetiremeyecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-39.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-41c.mp3","commentary_text":"“Onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.” İfadesi, “onlara iyi olacağını zannettikleri mal mülk, evlat, makam, şöhret, aile saadeti, başarı gibi dünyalıklar vererek, kendilerinde herhangi bir hata ve yanılma olmadığını, elde ettiklerinin kendileri için bir lütuf olduğunu düşünerek günah işlemeye devam ederler ve böylece hiç farkında olmadan aşama aşama anlamayacakları yerden azaba yaklaştırılırlar.” demektir."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gözleri düşmüş bir durumda onları aşağılanma kaplar. Oysa onlar (dünyada) sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gözleri düşmüş bir durumda onları aşağılanma kaplar. Oysa onlar (dünyada) sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gözleri düşmüş bir durumda onları aşağılanma kaplar. Oysa onlar (dünyada) sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Gözleri düşmüş bir durumda onları aşağılanma kaplar. Oysa onlar (dünyada) sağlam iken secdeye çağrılmışlardı.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak! Biz (kendilerine birtakım dünyalıklar versek bile yaptıkları yüzünden) onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.","arabic_text":"فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak! Biz (kendilerine birtakım dünyalıklar versek bile yaptıkları yüzünden) onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.","arabic_text":"فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak! Biz (kendilerine birtakım dünyalıklar versek bile yaptıkları yüzünden) onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.","arabic_text":"فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"(Ey Resul!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak! Biz (kendilerine birtakım dünyalıklar versek bile yaptıkları yüzünden) onları bilemeyecekleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.","arabic_text":"فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"67/67-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ben onlara süre tanıyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım (cezalandırmam) çok sağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["3/196","6/44","23/54"],"audio_path":"67/67-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ben onlara süre tanıyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım (cezalandırmam) çok sağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["3/196","6/44","23/54"],"audio_path":"67/67-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ben onlara süre tanıyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım (cezalandırmam) çok sağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["3/196","6/44","23/54"],"audio_path":"67/67-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Ben onlara süre tanıyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım (cezalandırmam) çok sağlamdır.","arabic_text":"وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ","related_links":["3/196","6/44","23/54"],"audio_path":"67/67-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç altına mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç altına mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç altına mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/67-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar bu yüzden ağır bir borç altına mı kalıyorlar?","arabic_text":"اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"67/ayet_5119_1773406649.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da gaybın bilgisinin kendi kavrayış alanları içinde olduğunu ve böylece onu yazabileceklerini mi (sanıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da gaybın bilgisinin kendi kavrayış alanları içinde olduğunu ve böylece onu yazabileceklerini mi (sanıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da gaybın bilgisinin kendi kavrayış alanları içinde olduğunu ve böylece onu yazabileceklerini mi (sanıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Ya da gaybın bilgisinin kendi kavrayış alanları içinde olduğunu ve böylece onu yazabileceklerini mi (sanıyorlar)?","arabic_text":"اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmünü sabırla bekle! Balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma! O balığın karnında (inanmayan kavmini rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ","related_links":["21/87","37/139"],"audio_path":"67/67-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmünü sabırla bekle! Balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma! O balığın karnında (inanmayan kavmini rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ","related_links":["21/87","37/139"],"audio_path":"67/67-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmünü sabırla bekle! Balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma! O balığın karnında (inanmayan kavmini rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ","related_links":["21/87","37/139"],"audio_path":"67/67-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Sen Rabbinin (inkârcılara mühlet vermesine dair) hükmünü sabırla bekle! Balığın yuttuğu (Yunus) gibi olma! O balığın karnında (inanmayan kavmini rabbinden izinsiz terk ettiği için pişman olmuş) pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ","related_links":["21/87","37/139"],"audio_path":"67/67-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Eğer Rabbinden bir lütuf ona ulaşmasaydı mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.","arabic_text":"لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-46.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-48c.mp3","commentary_text":"Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Eğer Rabbinden bir lütuf ona ulaşmasaydı mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.","arabic_text":"لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-49c.mp3","commentary_text":"Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Eğer Rabbinden bir lütuf ona ulaşmasaydı mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.","arabic_text":"لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-49c.mp3","commentary_text":"Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Eğer Rabbinden bir lütuf ona ulaşmasaydı mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.","arabic_text":"لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ","related_links":[],"audio_path":"67/67-45.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"67/67-49c.mp3","commentary_text":"Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat Rabbi (duasını kabul edip tekrar onu) seçti ve sâlih/erdemli insanlardan yaptı.","arabic_text":"فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat Rabbi (duasını kabul edip tekrar onu) seçti ve sâlih/erdemli insanlardan yaptı.","arabic_text":"فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat Rabbi (duasını kabul edip tekrar onu) seçti ve sâlih/erdemli insanlardan yaptı.","arabic_text":"فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Fakat Rabbi (duasını kabul edip tekrar onu) seçti ve sâlih/erdemli insanlardan yaptı.","arabic_text":"فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Küfürde direnenler Kur’an’ı işittikleri vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.","arabic_text":"وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ","related_links":[],"audio_path":"67/67-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Küfürde direnenler Kur’an’ı işittikleri vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.","arabic_text":"وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ","related_links":[],"audio_path":"67/67-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Küfürde direnenler Kur’an’ı işittikleri vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.","arabic_text":"وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ","related_links":[],"audio_path":"67/67-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Küfürde direnenler Kur’an’ı işittikleri vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.","arabic_text":"وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ","related_links":[],"audio_path":"67/67-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Oysa (inkâr ettikleri bu Kur’an) insanlık için ancak bir öğüt ve şeref kaynağıdır.","arabic_text":"وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/ayet_5125_1773406739.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Oysa (inkâr ettikleri bu Kur’an) insanlık için ancak bir öğüt ve şeref kaynağıdır.","arabic_text":"وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Oysa (inkâr ettikleri bu Kur’an) insanlık için ancak bir öğüt ve şeref kaynağıdır.","arabic_text":"وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Oysa (inkâr ettikleri bu Kur’an) insanlık için ancak bir öğüt ve şeref kaynağıdır.","arabic_text":"وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"67/67-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":69,"name":"HÂKKA SÛRESİ","description":"Hakka suresi, Mekke döneminde inmiş olup 52 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “mutlaka gerçekleşecek olan kıyamet” anlamına gelen “el-Hakka” kelimesinden almıştır. Semûd, Âd, Firavun ve Lût kavimlerinin kıyameti ve Allah’ın vahyini yalanlamaları yüzünden helâk edildikleri ve çekecekleri asıl büyük cezanın âhirette gerçekleşeceği vurgulanıyor. Arşını sekiz meleğin taşıdığı Allah’ın huzurunda herkesin hesaba çekileceği o günde insanoğlunun nasıl yalnız başına âciz ve yardımsız kalacağı anlatılıyor. Hesabını Allah’ın istediği şekilde verenlerin cennette mutlu olacakları, buna karşılık Allah’a karşı gelenlerin zincirlere vurulacakları, dostları bulunmadığı için de kimseden yardım göremeyecekleri bildiriliyor. Kur’an’ın sıradan bir söz olmadığı, ona araştırmadan ve düşünmeden “şair sözü” veya “kâhin sözü” demenin yanlışlığı ortaya konuluyor. Kur’an’ın Allah katından gönderilen bir vahiy olduğu bildirilerek, Allah’ın Peygambere kendinden böyle sözler uydurmasına asla izin vermeyeceği belirtiliyor. Kur’an’ın Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için bir öğüt, inkârcılar içinse bir pişmanlık sebebi olduğu vurgulandıktan sonra onun kehanet, zan ve tahmin gibi şüphe götürmez bir hakikat olduğu ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"68/68-a.mp3","verse_count":52,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Geleceği ve gerçekleşeceği kuşkusuz olan (kıyamet).","arabic_text":"اَلْحَٓاقَّةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Geleceği ve gerçekleşeceği kuşkusuz olan (kıyamet).","arabic_text":"اَلْحَٓاقَّةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Geleceği ve gerçekleşeceği kuşkusuz olan (kıyamet).","arabic_text":"اَلْحَٓاقَّةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Geleceği ve gerçekleşeceği kuşkusuz olan (kıyamet).","arabic_text":"اَلْحَٓاقَّةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Nedir o gerçekleşecek olan (kıyamet bilir misin)?","arabic_text":"مَا الْحَٓاقَّةُۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Nedir o gerçekleşecek olan (kıyamet bilir misin)?","arabic_text":"مَا الْحَٓاقَّةُۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Nedir o gerçekleşecek olan (kıyamet bilir misin)?","arabic_text":"مَا الْحَٓاقَّةُۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Nedir o gerçekleşecek olan (kıyamet bilir misin)?","arabic_text":"مَا الْحَٓاقَّةُۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O gerçekleşecek olan (kıyametin ne yaman bir şey olduğunu) sen bir bilsen!","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O gerçekleşecek olan (kıyametin ne yaman bir şey olduğunu) sen bir bilsen!","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O gerçekleşecek olan (kıyametin ne yaman bir şey olduğunu) sen bir bilsen!","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O gerçekleşecek olan (kıyametin ne yaman bir şey olduğunu) sen bir bilsen!","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vaktiyle Semûd ve Âd (kavimleri) yüreklerini hoplatacak olan o büyük felaketi yalanladılar.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vaktiyle Semûd ve Âd (kavimleri) yüreklerini hoplatacak olan o büyük felaketi yalanladılar.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vaktiyle Semûd ve Âd (kavimleri) yüreklerini hoplatacak olan o büyük felaketi yalanladılar.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vaktiyle Semûd ve Âd (kavimleri) yüreklerini hoplatacak olan o büyük felaketi yalanladılar.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.","arabic_text":"فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ","related_links":["7/78","11/67","15/74","41/13","91/14"],"audio_path":"68/68-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.","arabic_text":"فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ","related_links":["7/78","11/67","15/74","41/13","91/14"],"audio_path":"68/68-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.","arabic_text":"فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ","related_links":["7/78","11/67","15/74","41/13","91/14"],"audio_path":"68/68-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Yaptıkları yüzünden) Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.","arabic_text":"فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ","related_links":["7/78","11/67","15/74","41/13","91/14"],"audio_path":"68/68-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Âd kavmi de şiddetli bir rüzgâr ile helak olup gitti.","arabic_text":"وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ","related_links":["41/16","46/24","54/19"],"audio_path":"68/68-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Âd kavmi de şiddetli bir rüzgâr ile helak olup gitti.","arabic_text":"وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ","related_links":["41/16","46/24","54/19"],"audio_path":"68/68-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Âd kavmi de şiddetli bir rüzgâr ile helak olup gitti.","arabic_text":"وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ","related_links":["41/16","46/24","54/19"],"audio_path":"68/68-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Âd kavmi de şiddetli bir rüzgâr ile helak olup gitti.","arabic_text":"وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ","related_links":["41/16","46/24","54/19"],"audio_path":"68/68-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah onların kökünü kazımak için o kasırgayı üzerlerine yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Öyle ki sen (o zaman orada olsaydın) o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.","arabic_text":"سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah onların kökünü kazımak için o kasırgayı üzerlerine yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Öyle ki sen (o zaman orada olsaydın) o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.","arabic_text":"سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah onların kökünü kazımak için o kasırgayı üzerlerine yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Öyle ki sen (o zaman orada olsaydın) o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.","arabic_text":"سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Allah onların kökünü kazımak için o kasırgayı üzerlerine yedi gece sekiz gün kesintisiz olarak salıverdi. Öyle ki sen (o zaman orada olsaydın) o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.","arabic_text":"سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şimdi onlardan geri kalan (hiçbir şey) görebiliyor musun?","arabic_text":"فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ","related_links":[],"audio_path":"68/68-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şimdi onlardan geri kalan (hiçbir şey) görebiliyor musun?","arabic_text":"فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ","related_links":[],"audio_path":"68/68-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şimdi onlardan geri kalan (hiçbir şey) görebiliyor musun?","arabic_text":"فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ","related_links":[],"audio_path":"68/68-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şimdi onlardan geri kalan (hiçbir şey) görebiliyor musun?","arabic_text":"فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ","related_links":[],"audio_path":"68/68-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun da ondan öncekiler de Lût kavminin kasabalar halkı da hep o hatayı (şirki ve isyanı) işlediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun da ondan öncekiler de Lût kavminin kasabalar halkı da hep o hatayı (şirki ve isyanı) işlediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun da ondan öncekiler de Lût kavminin kasabalar halkı da hep o hatayı (şirki ve isyanı) işlediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Firavun da ondan öncekiler de Lût kavminin kasabalar halkı da hep o hatayı (şirki ve isyanı) işlediler.","arabic_text":"وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler (isyan ettiler). Bunun üzerine Allah da onları şiddeti (gittikçe) artan bir azap ile yakaladı.","arabic_text":"فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler (isyan ettiler). Bunun üzerine Allah da onları şiddeti (gittikçe) artan bir azap ile yakaladı.","arabic_text":"فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler (isyan ettiler). Bunun üzerine Allah da onları şiddeti (gittikçe) artan bir azap ile yakaladı.","arabic_text":"فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler (isyan ettiler). Bunun üzerine Allah da onları şiddeti (gittikçe) artan bir azap ile yakaladı.","arabic_text":"فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.","arabic_text":"اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.","arabic_text":"اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.","arabic_text":"اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.","arabic_text":"اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Taşıdık ki onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi olsun; can kulağı ile dinleyip ders alanlar onu belleyip kavrasınlar!","arabic_text":"لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Taşıdık ki onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi olsun; can kulağı ile dinleyip ders alanlar onu belleyip kavrasınlar!","arabic_text":"لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Taşıdık ki onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi olsun; can kulağı ile dinleyip ders alanlar onu belleyip kavrasınlar!","arabic_text":"لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Taşıdık ki onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi olsun; can kulağı ile dinleyip ders alanlar onu belleyip kavrasınlar!","arabic_text":"لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Artık Sur’a bir defa üfürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Artık Sur’a bir defa üfürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Artık Sur’a bir defa üfürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Artık Sur’a bir defa üfürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp birbirlerine şiddetle çarparak paramparça olduğu zaman","arabic_text":"وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp birbirlerine şiddetle çarparak paramparça olduğu zaman","arabic_text":"وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp birbirlerine şiddetle çarparak paramparça olduğu zaman","arabic_text":"وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yeryüzü ve dağlar yerlerinden kaldırılıp birbirlerine şiddetle çarparak paramparça olduğu zaman","arabic_text":"وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً","related_links":[],"audio_path":"68/68-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İşte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İşte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İşte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İşte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.","arabic_text":"وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.","arabic_text":"وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.","arabic_text":"وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.","arabic_text":"وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Melekler de o gün göğün etrafındadır. O gün Rablerinin tahtını/arşını bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.","arabic_text":"وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"68/68-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “Rablerinin tahtı/arşı” ifadesi tamamen mecazîdir. Yani Allah’ın kudretinin ahiretteki tezahürünün bir işaretidir. İnsanların anlayış ve kavrayış tarzına göre temsili bir anlatımdır. Tefsir otoriteleri ittifakla, “taht/arş” teriminin Kur’an’da geçen bu mecazi kullanımının, Allah’ın bütün yaratıkları üzerindeki mutlak otoritesini ifade ettiği görüşündedir. Çünkü “Taht/arş” tan söz eden ayetlerin hepsinde bu ifade Allah’ın âlemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Melekler de o gün göğün etrafındadır. O gün Rablerinin tahtını/arşını bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.","arabic_text":"وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"68/68-16c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “Rablerinin tahtı/arşı” ifadesi tamamen mecazîdir. Yani Allah’ın kudretinin ahiretteki tezahürünün bir işaretidir. İnsanların anlayış ve kavrayış tarzına göre temsili bir anlatımdır. Tefsir otoriteleri ittifakla, “taht/arş” teriminin Kur’an’da geçen bu mecazi kullanımının, Allah’ın bütün yaratıkları üzerindeki mutlak otoritesini ifade ettiği görüşündedir. Çünkü “Taht/arş” tan söz eden ayetlerin hepsinde bu ifade Allah’ın âlemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Melekler de o gün göğün etrafındadır. O gün Rablerinin tahtını/arşını bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.","arabic_text":"وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"68/68-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “Rablerinin tahtı/arşı” ifadesi tamamen mecazîdir. Yani Allah’ın kudretinin ahiretteki tezahürünün bir işaretidir. İnsanların anlayış ve kavrayış tarzına göre temsili bir anlatımdır. Tefsir otoriteleri ittifakla, “taht/arş” teriminin Kur’an’da geçen bu mecazi kullanımının, Allah’ın bütün yaratıkları üzerindeki mutlak otoritesini ifade ettiği görüşündedir. Çünkü “Taht/arş” tan söz eden ayetlerin hepsinde bu ifade Allah’ın âlemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Melekler de o gün göğün etrafındadır. O gün Rablerinin tahtını/arşını bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.","arabic_text":"وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"68/68-17c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen, “Rablerinin tahtı/arşı” ifadesi tamamen mecazîdir. Yani Allah’ın kudretinin ahiretteki tezahürünün bir işaretidir. İnsanların anlayış ve kavrayış tarzına göre temsili bir anlatımdır. Tefsir otoriteleri ittifakla, “taht/arş” teriminin Kur’an’da geçen bu mecazi kullanımının, Allah’ın bütün yaratıkları üzerindeki mutlak otoritesini ifade ettiği görüşündedir. Çünkü “Taht/arş” tan söz eden ayetlerin hepsinde bu ifade Allah’ın âlemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün size ait hiçbir sır gizli kalmayacak ve (hepiniz hesap vermek ve hayatına devam etmek üzere Allah’ın huzuruna) arz olunacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün size ait hiçbir sır gizli kalmayacak ve (hepiniz hesap vermek ve hayatına devam etmek üzere Allah’ın huzuruna) arz olunacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün size ait hiçbir sır gizli kalmayacak ve (hepiniz hesap vermek ve hayatına devam etmek üzere Allah’ın huzuruna) arz olunacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün size ait hiçbir sır gizli kalmayacak ve (hepiniz hesap vermek ve hayatına devam etmek üzere Allah’ın huzuruna) arz olunacaksınız.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Amel defteri (Hard Diski) sağ tarafından verilen kimse (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.","arabic_text":"اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Amel defteri (Hard Diski) sağ tarafından verilen kimse (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.","arabic_text":"اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Amel defteri (Hard Diski) sağ tarafından verilen kimse (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.","arabic_text":"اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19-20","turkish_text":"Amel defteri (Hard Diski) sağ tarafından verilen kimse (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.","arabic_text":"اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Artık o hoş bir yaşayış içindedir.","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Artık o hoş bir yaşayış içindedir.","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Artık o hoş bir yaşayış içindedir.","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Artık o hoş bir yaşayış içindedir.","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Yüksek bir bahçede (hayatına devam edecektir).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Yüksek bir bahçede (hayatına devam edecektir).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Yüksek bir bahçede (hayatına devam edecektir).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Yüksek bir bahçede (hayatına devam edecektir).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Orada) meyveler ulaşılabilecek yakınlıktadır.","arabic_text":"قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Orada) meyveler ulaşılabilecek yakınlıktadır.","arabic_text":"قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Orada) meyveler ulaşılabilecek yakınlıktadır.","arabic_text":"قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"(Orada) meyveler ulaşılabilecek yakınlıktadır.","arabic_text":"قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"68/68-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlara:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin için” denilecek.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlara:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin için” denilecek.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlara:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin için” denilecek.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Onlara:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin için” denilecek.","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Amel defteri kendisine sol tarafından verilen ise şöyle diyecek: “Keşke defterim bana verilmeseydi.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Amel defteri kendisine sol tarafından verilen ise şöyle diyecek: “Keşke defterim bana verilmeseydi.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Amel defteri kendisine sol tarafından verilen ise şöyle diyecek: “Keşke defterim bana verilmeseydi.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Amel defteri kendisine sol tarafından verilen ise şöyle diyecek: “Keşke defterim bana verilmeseydi.”","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Hesabımı (yaptıklarımı) bilmeseydim.","arabic_text":"وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Hesabımı (yaptıklarımı) bilmeseydim.","arabic_text":"وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Hesabımı (yaptıklarımı) bilmeseydim.","arabic_text":"وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"“Hesabımı (yaptıklarımı) bilmeseydim.","arabic_text":"وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Keşke o (ölümle) her şey bitseydi (yeniden dirilmek olmasaydı).”","arabic_text":"يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Keşke o (ölümle) her şey bitseydi (yeniden dirilmek olmasaydı).”","arabic_text":"يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Keşke o (ölümle) her şey bitseydi (yeniden dirilmek olmasaydı).”","arabic_text":"يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Keşke o (ölümle) her şey bitseydi (yeniden dirilmek olmasaydı).”","arabic_text":"يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Malım (servetim) bana hiçbir yarar sağlamadı.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Malım (servetim) bana hiçbir yarar sağlamadı.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Malım (servetim) bana hiçbir yarar sağlamadı.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Malım (servetim) bana hiçbir yarar sağlamadı.","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Saltanatım (güç ve kudretim) yok olup gitti.”","arabic_text":"هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Saltanatım (güç ve kudretim) yok olup gitti.”","arabic_text":"هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Saltanatım (güç ve kudretim) yok olup gitti.”","arabic_text":"هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Saltanatım (güç ve kudretim) yok olup gitti.”","arabic_text":"هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ","related_links":[],"audio_path":"68/68-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Allah cehennem görevlilerine şöyle emredecek:) “Onu yakalayıp bağlayın!","arabic_text":"خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Allah cehennem görevlilerine şöyle emredecek:) “Onu yakalayıp bağlayın!","arabic_text":"خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Allah cehennem görevlilerine şöyle emredecek:) “Onu yakalayıp bağlayın!","arabic_text":"خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(Allah cehennem görevlilerine şöyle emredecek:) “Onu yakalayıp bağlayın!","arabic_text":"خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra da onu cehenneme atın!”","arabic_text":"ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra da onu cehenneme atın!”","arabic_text":"ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra da onu cehenneme atın!”","arabic_text":"ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Sonra da onu cehenneme atın!”","arabic_text":"ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!”","arabic_text":"ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!”","arabic_text":"ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!”","arabic_text":"ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"“Daha sonra onu (cehennemde) uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun!”","arabic_text":"ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Çünkü o yüce Allah’a inanmazdı","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Çünkü o yüce Allah’a inanmazdı","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Çünkü o yüce Allah’a inanmazdı","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"“Çünkü o yüce Allah’a inanmazdı","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmezdi.”","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmezdi.”","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmezdi.”","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmezdi.”","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bundan dolayı bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”","arabic_text":"فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bundan dolayı bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”","arabic_text":"فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bundan dolayı bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”","arabic_text":"فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"“Bundan dolayı bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”","arabic_text":"فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“(Onlar için orada) irin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur.","arabic_text":"وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“(Onlar için orada) irin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur.","arabic_text":"وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“(Onlar için orada) irin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur.","arabic_text":"وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“(Onlar için orada) irin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur.","arabic_text":"وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onu (bilinçli) günah işleyenden başkası yemez.”","arabic_text":"لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"68/68-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onu (bilinçli) günah işleyenden başkası yemez.”","arabic_text":"لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"68/68-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onu (bilinçli) günah işleyenden başkası yemez.”","arabic_text":"لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"68/68-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Onu (bilinçli) günah işleyenden başkası yemez.”","arabic_text":"لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟","related_links":[],"audio_path":"68/68-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38-39","turkish_text":"Hayır (sandıkları gibi değil) gördüklerinize de görmediklerinize de de yemin ederim ki","arabic_text":"وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ ﴿٢﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38-39","turkish_text":"Hayır (sandıkları gibi değil) gördüklerinize de görmediklerinize de de yemin ederim ki","arabic_text":"وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ ﴿٢﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38-39","turkish_text":"Hayır (sandıkları gibi değil) gördüklerinize de görmediklerinize de de yemin ederim ki","arabic_text":"وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ ﴿٢﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38-39","turkish_text":"Hayır (sandıkları gibi değil) gördüklerinize de görmediklerinize de de yemin ederim ki","arabic_text":"وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ ﴿٢﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz o (Kur’an) şerefli bir elçinin (Allah’tan) getirdiği sözdür (vahiydir).","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ","related_links":["53/4","81/19"],"audio_path":"68/68-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz o (Kur’an) şerefli bir elçinin (Allah’tan) getirdiği sözdür (vahiydir).","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ","related_links":["53/4","81/19"],"audio_path":"68/68-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz o (Kur’an) şerefli bir elçinin (Allah’tan) getirdiği sözdür (vahiydir).","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ","related_links":["53/4","81/19"],"audio_path":"68/68-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Şüphesiz o (Kur’an) şerefli bir elçinin (Allah’tan) getirdiği sözdür (vahiydir).","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ","related_links":["53/4","81/19"],"audio_path":"68/68-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O asla bir şair sözü değildir. İnanmaya meyliniz ne kadar azdır!","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O asla bir şair sözü değildir. İnanmaya meyliniz ne kadar azdır!","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O asla bir şair sözü değildir. İnanmaya meyliniz ne kadar azdır!","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"O asla bir şair sözü değildir. İnanmaya meyliniz ne kadar azdır!","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O asla bir kâhin sözü de değildir. Muhakemeniz araştırmanız ne kadar kıttır!","arabic_text":"وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O asla bir kâhin sözü de değildir. Muhakemeniz araştırmanız ne kadar kıttır!","arabic_text":"وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O asla bir kâhin sözü de değildir. Muhakemeniz araştırmanız ne kadar kıttır!","arabic_text":"وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"O asla bir kâhin sözü de değildir. Muhakemeniz araştırmanız ne kadar kıttır!","arabic_text":"وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"68/68-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O) âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O) âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O) âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(O) âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.","arabic_text":"تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer o (elçi) bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.","arabic_text":"وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer o (elçi) bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.","arabic_text":"وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer o (elçi) bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.","arabic_text":"وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Eğer o (elçi) bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı.","arabic_text":"وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Elbette biz O’nu kuvvetle yakalardık (onu cezalandırırdık).","arabic_text":"لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Elbette biz O’nu kuvvetle yakalardık (onu cezalandırırdık).","arabic_text":"لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Elbette biz O’nu kuvvetle yakalardık (onu cezalandırırdık).","arabic_text":"لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Elbette biz O’nu kuvvetle yakalardık (onu cezalandırırdık).","arabic_text":"لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"68/68-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Sonra onun can damarını keserdik (onu yaşatmazdık).","arabic_text":"ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"68/68-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Sonra onun can damarını keserdik (onu yaşatmazdık).","arabic_text":"ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"68/68-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Sonra onun can damarını keserdik (onu yaşatmazdık).","arabic_text":"ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"68/68-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Sonra onun can damarını keserdik (onu yaşatmazdık).","arabic_text":"ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"68/68-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.","arabic_text":"فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.","arabic_text":"فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.","arabic_text":"فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.","arabic_text":"فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Muhakkak ki bu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Muhakkak ki bu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Muhakkak ki bu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Muhakkak ki bu Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Elbette Biz içinizde (Hakkı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Elbette Biz içinizde (Hakkı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Elbette Biz içinizde (Hakkı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Elbette Biz içinizde (Hakkı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.","arabic_text":"وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Şüphesiz ki o (Kur’an) inkârcılar için bir pişmanlık sebebi olacaktır (ona inanmadıklarının cezasını çekeceklerdir).","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Şüphesiz ki o (Kur’an) inkârcılar için bir pişmanlık sebebi olacaktır (ona inanmadıklarının cezasını çekeceklerdir).","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Şüphesiz ki o (Kur’an) inkârcılar için bir pişmanlık sebebi olacaktır (ona inanmadıklarının cezasını çekeceklerdir).","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Şüphesiz ki o (Kur’an) inkârcılar için bir pişmanlık sebebi olacaktır (ona inanmadıklarının cezasını çekeceklerdir).","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"68/68-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) şüphe götürmez bir gerçektir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) şüphe götürmez bir gerçektir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) şüphe götürmez bir gerçektir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"51","turkish_text":"Muhakkak ki o (Kur’an) şüphe götürmez bir gerçektir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Öyleyse O kudret sahibi olan Rabbinin adını yücelt (O’nun verdiği vazifeyi icra et)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Öyleyse O kudret sahibi olan Rabbinin adını yücelt (O’nun verdiği vazifeyi icra et)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Öyleyse O kudret sahibi olan Rabbinin adını yücelt (O’nun verdiği vazifeyi icra et)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"Öyleyse O kudret sahibi olan Rabbinin adını yücelt (O’nun verdiği vazifeyi icra et)!","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"68/68-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":70,"name":"ME'ÂRİC SÛRESİ","description":"Mearic suresi, Mekke döneminde inmiş olup 44 ayettir. Sure adını, üçüncü ayette geçen ve “yükselme yolları” anlamına gelen “el-Mearic” kelimesinden almıştır. Sûrede Allah’ın bildirdiği azabın mutlaka geleceği, buna karşı konulamayacağı bildiriliyor ve azabın gerçekleşeceği günün dehşeti etkileyici bir üslûpla tasvir ediliyor. Kıyamet günü herkesin yalnız kendisiyle meşgul olacağı, hiçbir dostun bir başka dosta yardım edemeyeceği, suçluların kendilerini kurtarmak için en yakınlarını bile gözden çıkaracağı ama bunun onlara bir faydasının olamayacağı bildiriliyor. İnsanın doymak bilmeyen bir mal hırsına ve bencillik duygusuna sahip olduğunun vurgulandığı sûrede inananların aşırı hırs ve bencillikten kurtulmalarını sağlayan bazı üstün özelliklerine yer veriliyor. Ayrıca inananların Haktan yana yer alma, mallarında ihtiyaç sahiplerinin hakları bulunduğuna inanma, Rablerinin azabından korkma, namus ve iffetini koruma, emanete riayet etme, verilen sözlere sadık kalma, şahitlikte dürüst davranma gibi bazı özellikleri sıralanıyor. İnkârcıların Hz. Peygamberden duyduklarını hayretle karşılayıp sağa sola koşuştuğunun anlatıldığı sûrede inkârcıların ayrıca âhirette içine düşecekleri acıklı ve alçaltıcı durumu anlatılıyor.","sura_intro_audio":"69/69-a.mp3","verse_count":44,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Âhireti inkâra şartlanmış) birisi çıkıp (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek azabı sordu.","arabic_text":"سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ","related_links":["8/32","22/47","38/16"],"audio_path":"69/69-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Âhireti inkâra şartlanmış) birisi çıkıp (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek azabı sordu.","arabic_text":"سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ","related_links":["8/32","22/47","38/16"],"audio_path":"69/69-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Âhireti inkâra şartlanmış) birisi çıkıp (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek azabı sordu.","arabic_text":"سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ","related_links":["8/32","22/47","38/16"],"audio_path":"69/69-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Âhireti inkâra şartlanmış) birisi çıkıp (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek azabı sordu.","arabic_text":"سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ","related_links":["8/32","22/47","38/16"],"audio_path":"69/69-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnkârcılar için hazırlanmış olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.","arabic_text":"لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnkârcılar için hazırlanmış olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.","arabic_text":"لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnkârcılar için hazırlanmış olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.","arabic_text":"لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnkârcılar için hazırlanmış olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.","arabic_text":"لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu azap) yüce makamların sahibi olan Allah’tandır.","arabic_text":"مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu azap) yüce makamların sahibi olan Allah’tandır.","arabic_text":"مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu azap) yüce makamların sahibi olan Allah’tandır.","arabic_text":"مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Bu azap) yüce makamların sahibi olan Allah’tandır.","arabic_text":"مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O’nun sahip olduğu yüceliklere melekler ve Ruh (Cebrail) bir günde yükselirler ki; o bir gün (sizin hesabınıza göre) elli bin yıl sürebilecek bir zamandır.","arabic_text":"تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ","related_links":["22/47","32/5"],"audio_path":"69/69-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"69/69-4c.mp3","commentary_text":"“Miktarı elli bin yıl olan mesafe”, arşın büyüklüğünü ortaya koyan mecâzi bir anlatımdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O’nun sahip olduğu yüceliklere melekler ve Ruh (Cebrail) bir günde yükselirler ki; o bir gün (sizin hesabınıza göre) elli bin yıl sürebilecek bir zamandır.","arabic_text":"تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ","related_links":["22/47","32/5"],"audio_path":"69/69-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"69/69-3c.mp3","commentary_text":"“Miktarı elli bin yıl olan mesafe”, arşın büyüklüğünü ortaya koyan mecâzi bir anlatımdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O’nun sahip olduğu yüceliklere melekler ve Ruh (Cebrail) bir günde yükselirler ki; o bir gün (sizin hesabınıza göre) elli bin yıl sürebilecek bir zamandır.","arabic_text":"تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ","related_links":["22/47","32/5"],"audio_path":"69/69-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"69/69-4c.mp3","commentary_text":"“Miktarı elli bin yıl olan mesafe”, arşın büyüklüğünü ortaya koyan mecâzi bir anlatımdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O’nun sahip olduğu yüceliklere melekler ve Ruh (Cebrail) bir günde yükselirler ki; o bir gün (sizin hesabınıza göre) elli bin yıl sürebilecek bir zamandır.","arabic_text":"تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ","related_links":["22/47","32/5"],"audio_path":"69/69-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"69/69-4c.mp3","commentary_text":"“Miktarı elli bin yıl olan mesafe”, arşın büyüklüğünü ortaya koyan mecâzi bir anlatımdır. Kur’an’daki “Zaman” ve “mekân” kavramlarının, Allah ile ilişkili olarak kullanılması tamamıyla mecazidir. İnsanın zamandan ve süreden anladığı şeyin Allah’a göre bir anlamı yoktur."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen güzel bir şekilde (sıkıntılara) sabret!","arabic_text":"فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"69/69-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen güzel bir şekilde (sıkıntılara) sabret!","arabic_text":"فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"69/69-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen güzel bir şekilde (sıkıntılara) sabret!","arabic_text":"فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"69/69-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Ey Resul!) Sen güzel bir şekilde (sıkıntılara) sabret!","arabic_text":"فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"69/69-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz onlar o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz onlar o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz onlar o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Şüphesiz onlar o (kıyameti/cehennem azabı)nı uzak görüyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa biz onun pek yakında geleceğini biliyoruz.","arabic_text":"وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa biz onun pek yakında geleceğini biliyoruz.","arabic_text":"وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa biz onun pek yakında geleceğini biliyoruz.","arabic_text":"وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa biz onun pek yakında geleceğini biliyoruz.","arabic_text":"وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün gök erimiş bir maden gibi olacak.","arabic_text":"يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün gök erimiş bir maden gibi olacak.","arabic_text":"يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün gök erimiş bir maden gibi olacak.","arabic_text":"يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün gök erimiş bir maden gibi olacak.","arabic_text":"يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengârenk yün gibi dağılacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ","related_links":["101/5"],"audio_path":"69/69-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengârenk yün gibi dağılacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ","related_links":["101/5"],"audio_path":"69/69-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengârenk yün gibi dağılacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ","related_links":["101/5"],"audio_path":"69/69-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengârenk yün gibi dağılacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ","related_links":["101/5"],"audio_path":"69/69-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O gün) hiçbir dost dostunu soramayacak.","arabic_text":"وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ","related_links":["55/37"],"audio_path":"69/69-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O gün) hiçbir dost dostunu soramayacak.","arabic_text":"وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ","related_links":["55/37"],"audio_path":"69/69-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O gün) hiçbir dost dostunu soramayacak.","arabic_text":"وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ","related_links":["55/37"],"audio_path":"69/69-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O gün) hiçbir dost dostunu soramayacak.","arabic_text":"وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ","related_links":["55/37"],"audio_path":"69/69-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (hiçbiri kabul edilmeyecek). Doğrusu o (cehennem) cayır cayır yanmakta olan ateştir.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (hiçbiri kabul edilmeyecek). Doğrusu o (cehennem) cayır cayır yanmakta olan ateştir.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (hiçbiri kabul edilmeyecek). Doğrusu o (cehennem) cayır cayır yanmakta olan ateştir.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (hiçbiri kabul edilmeyecek). Doğrusu o (cehennem) cayır cayır yanmakta olan ateştir.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Derileri kavurur soyar.a","arabic_text":"نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Derileri kavurur soyar.a","arabic_text":"نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Derileri kavurur soyar.a","arabic_text":"نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Derileri kavurur soyar.a","arabic_text":"نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O ateş imandan yüz çevirip de (Hakka) arka döneni çağırır.","arabic_text":"تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O ateş imandan yüz çevirip de (Hakka) arka döneni çağırır.","arabic_text":"تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O ateş imandan yüz çevirip de (Hakka) arka döneni çağırır.","arabic_text":"تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O ateş imandan yüz çevirip de (Hakka) arka döneni çağırır.","arabic_text":"تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).","arabic_text":"وَجَمَعَ فَاَوْعٰى","related_links":[],"audio_path":"69/69-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).","arabic_text":"وَجَمَعَ فَاَوْعٰى","related_links":[],"audio_path":"69/69-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).","arabic_text":"وَجَمَعَ فَاَوْعٰى","related_links":[],"audio_path":"69/69-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).","arabic_text":"وَجَمَعَ فَاَوْعٰى","related_links":[],"audio_path":"69/69-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.","arabic_text":"اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.","arabic_text":"اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.","arabic_text":"اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.","arabic_text":"اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır (cimrilik eder).","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır (cimrilik eder).","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır (cimrilik eder).","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır (cimrilik eder).","arabic_text":"وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Ancak Hak’tan yana duranlar/Allah’a yönelenler bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Ancak Hak’tan yana duranlar/Allah’a yönelenler bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Ancak Hak’tan yana duranlar/Allah’a yönelenler bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Ancak Hak’tan yana duranlar/Allah’a yönelenler bunun dışındadır.","arabic_text":"اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar ki Hak’tan yana duruşlarını sürdürürler/devamlı Allah’a yönelerek hayatlarına devam ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar ki Hak’tan yana duruşlarını sürdürürler/devamlı Allah’a yönelerek hayatlarına devam ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar ki Hak’tan yana duruşlarını sürdürürler/devamlı Allah’a yönelerek hayatlarına devam ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar ki Hak’tan yana duruşlarını sürdürürler/devamlı Allah’a yönelerek hayatlarına devam ederler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24-25","turkish_text":"Onlar (bilirler) ki gerek dilenen gerekse (iffetinden dolayı dilenmeyip) yoksul kalan (fakire vermek) için mallarında (onların) belirli bir hakkı vardır.","arabic_text":"لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24-25","turkish_text":"Onlar (bilirler) ki gerek dilenen gerekse (iffetinden dolayı dilenmeyip) yoksul kalan (fakire vermek) için mallarında (onların) belirli bir hakkı vardır.","arabic_text":"لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24-25","turkish_text":"Onlar (bilirler) ki gerek dilenen gerekse (iffetinden dolayı dilenmeyip) yoksul kalan (fakire vermek) için mallarında (onların) belirli bir hakkı vardır.","arabic_text":"لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24-25","turkish_text":"Onlar (bilirler) ki gerek dilenen gerekse (iffetinden dolayı dilenmeyip) yoksul kalan (fakire vermek) için mallarında (onların) belirli bir hakkı vardır.","arabic_text":"لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ ﴿٢﴾ وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar hesap gününü içtenlikle doğrularlar (ve çalışmalarını bu bilinç üzerine inşa ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar hesap gününü içtenlikle doğrularlar (ve çalışmalarını bu bilinç üzerine inşa ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar hesap gününü içtenlikle doğrularlar (ve çalışmalarını bu bilinç üzerine inşa ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onlar hesap gününü içtenlikle doğrularlar (ve çalışmalarını bu bilinç üzerine inşa ederler).","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar Rablerinin azabından korkarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar Rablerinin azabından korkarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar Rablerinin azabından korkarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Onlar Rablerinin azabından korkarlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Çünkü Rablerinin azabı emin olunacak bir azap değildir (ona karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez).","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Çünkü Rablerinin azabı emin olunacak bir azap değildir (ona karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez).","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Çünkü Rablerinin azabı emin olunacak bir azap değildir (ona karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez).","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Çünkü Rablerinin azabı emin olunacak bir azap değildir (ona karşı hiç kimse kendini tam bir güven içinde hissedemez).","arabic_text":"اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar iffetlerini korurlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar iffetlerini korurlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar iffetlerini korurlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve onlar iffetlerini korurlar.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar.","arabic_text":"اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar.","arabic_text":"اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar.","arabic_text":"اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar.","arabic_text":"اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat bunun ötesine geçenler (Allah’ın koyduğu) sınırı aşanlardır.","arabic_text":"فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat bunun ötesine geçenler (Allah’ın koyduğu) sınırı aşanlardır.","arabic_text":"فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat bunun ötesine geçenler (Allah’ın koyduğu) sınırı aşanlardır.","arabic_text":"فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Fakat bunun ötesine geçenler (Allah’ın koyduğu) sınırı aşanlardır.","arabic_text":"فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"69/69-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Haktan yana olanlar öyle kimselerdir ki) onlar kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Haktan yana olanlar öyle kimselerdir ki) onlar kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Haktan yana olanlar öyle kimselerdir ki) onlar kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Haktan yana olanlar öyle kimselerdir ki) onlar kendilerine verilen emanete ve verdikleri söze riayet edenlerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar ki şahitliklerinde dürüst davrananlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar ki şahitliklerinde dürüst davrananlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar ki şahitliklerinde dürüst davrananlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Onlar ki şahitliklerinde dürüst davrananlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ","related_links":[],"audio_path":"69/69-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar salatlarını/Hak’tan yana duruşlarını koruyanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar salatlarını/Hak’tan yana duruşlarını koruyanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar salatlarını/Hak’tan yana duruşlarını koruyanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Onlar salatlarını/Hak’tan yana duruşlarını koruyanlardır.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"69/69-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"İşte onlar cennetlerde ikram görecek olanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"İşte onlar cennetlerde ikram görecek olanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"İşte onlar cennetlerde ikram görecek olanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"İşte onlar cennetlerde ikram görecek olanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şimdi bu inkârcılara ne oluyor ki senin önünde şaşkın vaziyette oraya buraya koşturuyorlar?","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şimdi bu inkârcılara ne oluyor ki senin önünde şaşkın vaziyette oraya buraya koşturuyorlar?","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şimdi bu inkârcılara ne oluyor ki senin önünde şaşkın vaziyette oraya buraya koşturuyorlar?","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Şimdi bu inkârcılara ne oluyor ki senin önünde şaşkın vaziyette oraya buraya koşturuyorlar?","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟","related_links":[],"audio_path":"69/69-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sağdan soldan ayrı ayrı gruplar halinde (gelip başına üşüşüyorlar)?","arabic_text":"عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sağdan soldan ayrı ayrı gruplar halinde (gelip başına üşüşüyorlar)?","arabic_text":"عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sağdan soldan ayrı ayrı gruplar halinde (gelip başına üşüşüyorlar)?","arabic_text":"عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sağdan soldan ayrı ayrı gruplar halinde (gelip başına üşüşüyorlar)?","arabic_text":"عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlardan her biri nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlardan her biri nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlardan her biri nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Onlardan her biri nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hayır (aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hayır (aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hayır (aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Hayır (aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil. Bütün gündoğumu ve günbatımı (güneşin doğduğu ve battığı) noktaların bütün hareketlerinin Rabbine yemin olsun ki elbette Biz her şeye kadiriz.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil. Bütün gündoğumu ve günbatımı (güneşin doğduğu ve battığı) noktaların bütün hareketlerinin Rabbine yemin olsun ki elbette Biz her şeye kadiriz.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil. Bütün gündoğumu ve günbatımı (güneşin doğduğu ve battığı) noktaların bütün hareketlerinin Rabbine yemin olsun ki elbette Biz her şeye kadiriz.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"İş onların sandığı gibi değil. Bütün gündoğumu ve günbatımı (güneşin doğduğu ve battığı) noktaların bütün hareketlerinin Rabbine yemin olsun ki elbette Biz her şeye kadiriz.","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.","arabic_text":"عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şu hâlde sen kendilerine vaad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar oyalansınlar.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şu hâlde sen kendilerine vaad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar oyalansınlar.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şu hâlde sen kendilerine vaad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar oyalansınlar.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Şu hâlde sen kendilerine vaad edilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar oyalansınlar.","arabic_text":"فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O kıyamet günü onlar sanki belirlenmiş bir hedefe koşturuyorlarmış gibi menzillerinden çıkıp süratle koşacaklar.","arabic_text":"يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O kıyamet günü onlar sanki belirlenmiş bir hedefe koşturuyorlarmış gibi menzillerinden çıkıp süratle koşacaklar.","arabic_text":"يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O kıyamet günü onlar sanki belirlenmiş bir hedefe koşturuyorlarmış gibi menzillerinden çıkıp süratle koşacaklar.","arabic_text":"يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"O kıyamet günü onlar sanki belirlenmiş bir hedefe koşturuyorlarmış gibi menzillerinden çıkıp süratle koşacaklar.","arabic_text":"يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"69/69-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün onların gözlerini korku bürüyecek yüzlerini zillet kaplayacaktır. İşte onlara vaad edilen gün bu gündür.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün onların gözlerini korku bürüyecek yüzlerini zillet kaplayacaktır. İşte onlara vaad edilen gün bu gündür.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün onların gözlerini korku bürüyecek yüzlerini zillet kaplayacaktır. İşte onlara vaad edilen gün bu gündür.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"O gün onların gözlerini korku bürüyecek yüzlerini zillet kaplayacaktır. İşte onlara vaad edilen gün bu gündür.","arabic_text":"خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ","related_links":[],"audio_path":"69/69-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":71,"name":"NÛH SÛRESİ","description":"Nuh suresi, Mekke döneminde inmiş olup 28 ayettir. Surede “Nuh” peygamberin mücadelesi ve Nuh Tufanı anlatıldığı için bu adı almıştır. Sûrede Hz. Nûh’un peygamber olarak gönderildiği kavmini putlara değil Allah’a kulluk etmeye, O’na saygılı olmaya ve kendi peygamberliğini benimseyip yanında yer almaya çağırdığı anlatılıyor. Hz. Nûh’un gece gündüz, gizli aşikâr her fırsatta davete devam ettiği, fakat muhataplarının davete icabet etmemek için bütün yollara baş vurduğu ifade edilen sûrede Hz. Nûh’un muhataplarına bağışlanma istedikleri takdirde Allah’ın nihayetsiz lütfuna mazhar olacaklarını, dünyada da mal, evlât, bağ bahçe gibi nimetlere kavuşacaklarını haber verdiği anlatılıyor. Allah’ın insanın yaratılışı ve tabiatın işleyişine dair bazı lütuflarının da hatırlatıldığı sûrede Hz. Nûh’un kavmi hakkında Rabbine olan şikâyeti anlatılıyor. Hz. Nuh’un toplumunu uzun yıllar hakka davet etmesine rağmen onlar Vedd, Suva’, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr diye isimlendirilen putlara tapmayı sürdürdükleri ve pek çok insanı saptırdıkları anlatılıyor. Sonunda Hz. Nûh’un, ıslah olmayacağı kanaatine vardığı toplumunun yok edilip nesillerinin kurutulmasını Allah’tan talep ettiği, bunun üzerine onların tufan hadisesiyle suda boğulduğu ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"70/70-a.mp3","verse_count":28,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Doğrusu biz Nuh’u “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"70/70-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Doğrusu biz Nuh’u “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"70/70-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Doğrusu biz Nuh’u “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"70/70-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Doğrusu biz Nuh’u “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ","related_links":[],"audio_path":"70/70-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O da “Ey halkım!” dedi “Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O da “Ey halkım!” dedi “Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O da “Ey halkım!” dedi “Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O da “Ey halkım!” dedi “Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.","arabic_text":"قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Yalnız Allah’a kulluk edin O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki","arabic_text":"اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Yalnız Allah’a kulluk edin O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki","arabic_text":"اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Yalnız Allah’a kulluk edin O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki","arabic_text":"اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Yalnız Allah’a kulluk edin O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki","arabic_text":"اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Allah) Günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince asla ertelenmez. Keşke bunu bilseniz (de imam etseniz)!”","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"70/70-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Allah) Günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince asla ertelenmez. Keşke bunu bilseniz (de imam etseniz)!”","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"70/70-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Allah) Günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince asla ertelenmez. Keşke bunu bilseniz (de imam etseniz)!”","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"70/70-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Allah) Günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince asla ertelenmez. Keşke bunu bilseniz (de imam etseniz)!”","arabic_text":"يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"70/70-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet (uzun zaman süren tebliğin ardından Nuh) şöyle münacatta bulundu: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet (uzun zaman süren tebliğin ardından Nuh) şöyle münacatta bulundu: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet (uzun zaman süren tebliğin ardından Nuh) şöyle münacatta bulundu: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Nihayet (uzun zaman süren tebliğin ardından Nuh) şöyle münacatta bulundu: “Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim.","arabic_text":"قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Fakat benim davetim onları daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.”","arabic_text":"فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Fakat benim davetim onları daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.”","arabic_text":"فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Fakat benim davetim onları daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.”","arabic_text":"فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Fakat benim davetim onları daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.”","arabic_text":"فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar (beni görmemek için) örtülerini başlarına çektiler (hakka karşı) direndiler büyük bir kibir gösterdiler.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar (beni görmemek için) örtülerini başlarına çektiler (hakka karşı) direndiler büyük bir kibir gösterdiler.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar (beni görmemek için) örtülerini başlarına çektiler (hakka karşı) direndiler büyük bir kibir gösterdiler.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar (beni görmemek için) örtülerini başlarına çektiler (hakka karşı) direndiler büyük bir kibir gösterdiler.”","arabic_text":"وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Daha sonra onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir yüz yüze) kendileriyle konuştum.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Daha sonra onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir yüz yüze) kendileriyle konuştum.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Daha sonra onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir yüz yüze) kendileriyle konuştum.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Daha sonra onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim hem de gizliden gizliye (bir bir yüz yüze) kendileriyle konuştum.”","arabic_text":"ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dedim ki: “Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Çünkü O çok bağışlayandır.”","arabic_text":"فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dedim ki: “Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Çünkü O çok bağışlayandır.”","arabic_text":"فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dedim ki: “Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Çünkü O çok bağışlayandır.”","arabic_text":"فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dedim ki: “Rabbinizden günahlarınızın bağışlanmasını dileyin. Çünkü O çok bağışlayandır.”","arabic_text":"فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“(Öyle yapın ki Allah) üzerinize gökten sağanak (yağmur) yağdırsın.","arabic_text":"يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“(Öyle yapın ki Allah) üzerinize gökten sağanak (yağmur) yağdırsın.","arabic_text":"يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“(Öyle yapın ki Allah) üzerinize gökten sağanak (yağmur) yağdırsın.","arabic_text":"يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“(Öyle yapın ki Allah) üzerinize gökten sağanak (yağmur) yağdırsın.","arabic_text":"يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sizi mallar ve oğullarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar bahçeler versin ve sizin için nehirler akıtsın.”","arabic_text":"وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ","related_links":[],"audio_path":"70/70-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sizi mallar ve oğullarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar bahçeler versin ve sizin için nehirler akıtsın.”","arabic_text":"وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ","related_links":[],"audio_path":"70/70-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sizi mallar ve oğullarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar bahçeler versin ve sizin için nehirler akıtsın.”","arabic_text":"وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ","related_links":[],"audio_path":"70/70-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sizi mallar ve oğullarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar bahçeler versin ve sizin için nehirler akıtsın.”","arabic_text":"وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ","related_links":[],"audio_path":"70/70-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Size ne oluyor ki Allah’a gereken saygıyı göstermiyorsunuz?","arabic_text":"مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hâlbuki O sizi türlü türlü evrelerden geçirerek yaratmıştır.”","arabic_text":"وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hâlbuki O sizi türlü türlü evrelerden geçirerek yaratmıştır.”","arabic_text":"وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hâlbuki O sizi türlü türlü evrelerden geçirerek yaratmıştır.”","arabic_text":"وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hâlbuki O sizi türlü türlü evrelerden geçirerek yaratmıştır.”","arabic_text":"وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Görmüyor musunuz Allah yedi göğü uyumlu bir bütün olarak nasıl yarattı?”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Görmüyor musunuz Allah yedi göğü uyumlu bir bütün olarak nasıl yarattı?”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Görmüyor musunuz Allah yedi göğü uyumlu bir bütün olarak nasıl yarattı?”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Görmüyor musunuz Allah yedi göğü uyumlu bir bütün olarak nasıl yarattı?”","arabic_text":"اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Aralarında Ay’a aydınlık verdi ve Güneş’in ışık saçmasını sağladı.”","arabic_text":"وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Aralarında Ay’a aydınlık verdi ve Güneş’in ışık saçmasını sağladı.”","arabic_text":"وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Aralarında Ay’a aydınlık verdi ve Güneş’in ışık saçmasını sağladı.”","arabic_text":"وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"“Aralarında Ay’a aydınlık verdi ve Güneş’in ışık saçmasını sağladı.”","arabic_text":"وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Allah bitkilerde olduğu gibi sizi (Âdem’i) de yerden bitirdi (topraktan yarattı.)”","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Allah bitkilerde olduğu gibi sizi (Âdem’i) de yerden bitirdi (topraktan yarattı.)”","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Allah bitkilerde olduğu gibi sizi (Âdem’i) de yerden bitirdi (topraktan yarattı.)”","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Allah bitkilerde olduğu gibi sizi (Âdem’i) de yerden bitirdi (topraktan yarattı.)”","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Sonra sizi (ölünce) yine oraya geri döndürecek ve en sonunda tarifsiz bir çıkarışla yeniden çıkaracaktır.”","arabic_text":"ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Sonra sizi (ölünce) yine oraya geri döndürecek ve en sonunda tarifsiz bir çıkarışla yeniden çıkaracaktır.”","arabic_text":"ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Sonra sizi (ölünce) yine oraya geri döndürecek ve en sonunda tarifsiz bir çıkarışla yeniden çıkaracaktır.”","arabic_text":"ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"“Sonra sizi (ölünce) yine oraya geri döndürecek ve en sonunda tarifsiz bir çıkarışla yeniden çıkaracaktır.”","arabic_text":"ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah yeryüzünü sizin için bir döşek (yerleşim yeri) yaptı.”","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah yeryüzünü sizin için bir döşek (yerleşim yeri) yaptı.”","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah yeryüzünü sizin için bir döşek (yerleşim yeri) yaptı.”","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"“Allah yeryüzünü sizin için bir döşek (yerleşim yeri) yaptı.”","arabic_text":"وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"70/70-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Üzerinde gezip dolaşmanız için yollar ve vadiler oluşturdu.","arabic_text":"لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟","related_links":[],"audio_path":"70/70-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Üzerinde gezip dolaşmanız için yollar ve vadiler oluşturdu.","arabic_text":"لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟","related_links":[],"audio_path":"70/70-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Üzerinde gezip dolaşmanız için yollar ve vadiler oluşturdu.","arabic_text":"لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟","related_links":[],"audio_path":"70/70-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Üzerinde gezip dolaşmanız için yollar ve vadiler oluşturdu.","arabic_text":"لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟","related_links":[],"audio_path":"70/70-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Nuh devamla (Allah’a yönelerek); “Ya Rabbi!” dedi “Hep bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayan (servet ve güç sahibi kodaman)lara uydular.","arabic_text":"قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Nuh devamla (Allah’a yönelerek); “Ya Rabbi!” dedi “Hep bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayan (servet ve güç sahibi kodaman)lara uydular.","arabic_text":"قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Nuh devamla (Allah’a yönelerek); “Ya Rabbi!” dedi “Hep bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayan (servet ve güç sahibi kodaman)lara uydular.","arabic_text":"قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Nuh devamla (Allah’a yönelerek); “Ya Rabbi!” dedi “Hep bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayan (servet ve güç sahibi kodaman)lara uydular.","arabic_text":"قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Üstelik (bana) büyük büyük tuzaklar kurdular.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Üstelik (bana) büyük büyük tuzaklar kurdular.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Üstelik (bana) büyük büyük tuzaklar kurdular.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"“Üstelik (bana) büyük büyük tuzaklar kurdular.","arabic_text":"وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd’i Suvâ’ı Yeğûs’u Ye’ûk’u Nesr’i asla bırakmayın!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"70/70-23c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen ve hiçbir özellikleri olmayan putlar, Nûh Peygamberin kavminin taptığı en meşhur putlardı. “Vedd” Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalûb bin Vebûre’nin ilahı idi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi. “Suvâ’” Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklinde yapılmıştı. “Yeğûs” Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Bu da dişi bir aslan suretindeydi. “Ye’ûk” Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvân’ın mabuduydu. At şeklinde yapılmış bir puttu. “Nesr” Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kulâ’nın mabudu idi. Bu put da bir akbaba şeklinde yapılmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd’i Suvâ’ı Yeğûs’u Ye’ûk’u Nesr’i asla bırakmayın!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"70/70-22c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen ve hiçbir özellikleri olmayan putlar, Nûh Peygamberin kavminin taptığı en meşhur putlardı. “Vedd” Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalûb bin Vebûre’nin ilahı idi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi. “Suvâ’” Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklinde yapılmıştı. “Yeğûs” Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Bu da dişi bir aslan suretindeydi. “Ye’ûk” Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvân’ın mabuduydu. At şeklinde yapılmış bir puttu. “Nesr” Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kulâ’nın mabudu idi. Bu put da bir akbaba şeklinde yapılmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd’i Suvâ’ı Yeğûs’u Ye’ûk’u Nesr’i asla bırakmayın!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"70/70-23c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen ve hiçbir özellikleri olmayan putlar, Nûh Peygamberin kavminin taptığı en meşhur putlardı. “Vedd” Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalûb bin Vebûre’nin ilahı idi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi. “Suvâ’” Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklinde yapılmıştı. “Yeğûs” Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Bu da dişi bir aslan suretindeydi. “Ye’ûk” Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvân’ın mabuduydu. At şeklinde yapılmış bir puttu. “Nesr” Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kulâ’nın mabudu idi. Bu put da bir akbaba şeklinde yapılmıştı."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Bir de (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın ilâhlarınızı (tapındığınız putları) bırakmayın! Hele (en büyükleri olan) Vedd’i Suvâ’ı Yeğûs’u Ye’ûk’u Nesr’i asla bırakmayın!”","arabic_text":"وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"70/70-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"70/70-23c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen ve hiçbir özellikleri olmayan putlar, Nûh Peygamberin kavminin taptığı en meşhur putlardı. “Vedd” Kudaa kabilesinin bir kolu olan Beni Kalûb bin Vebûre’nin ilahı idi. Bu put iri yarı gövdeli bir erkek şeklinde idi. “Suvâ’” Huzeyl kabilesinin tanrıçasıydı, bir kadın şeklinde yapılmıştı. “Yeğûs” Tay kabilesinin ve bu kabilenin bir şubesi olan Enum ve Mezhic’in bazı kollarının ilahı idi. Bu da dişi bir aslan suretindeydi. “Ye’ûk” Yemen’in Hemdan bölgesinde Hemdan kabilesinin bir kolu olan Heyvân’ın mabuduydu. At şeklinde yapılmış bir puttu. “Nesr” Himyer bölgesinde, Himyer kabilesinin bir kolu olan Al-i zul-Kulâ’nın mabudu idi. Bu put da bir akbaba şeklinde yapılmıştı."},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Madem öyle yaptılar Sen de bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!”","arabic_text":"وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالً","related_links":[],"audio_path":"70/70-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Madem öyle yaptılar Sen de bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!”","arabic_text":"وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالً","related_links":[],"audio_path":"70/70-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Madem öyle yaptılar Sen de bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!”","arabic_text":"وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالً","related_links":[],"audio_path":"70/70-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Madem öyle yaptılar Sen de bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!”","arabic_text":"وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالً","related_links":[],"audio_path":"70/70-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunlar hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.","arabic_text":"مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunlar hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.","arabic_text":"مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunlar hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.","arabic_text":"مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Bunlar hataları (inkâr ve isyanları) yüzünden (tufan ile) suda boğuldular sonra ateşe sokuldular (cehenneme girdiler) ve kendilerini Allah’a karşı koruyacak bir yardımcı bulamadılar.","arabic_text":"مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Nuh duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!","arabic_text":"وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Nuh duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!","arabic_text":"وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Nuh duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!","arabic_text":"وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Nuh duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!","arabic_text":"وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Çünkü sen onları bırakırsan sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.","arabic_text":"اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Çünkü sen onları bırakırsan sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.","arabic_text":"اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Çünkü sen onları bırakırsan sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.","arabic_text":"اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Çünkü sen onları bırakırsan sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.","arabic_text":"اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Rabbim! Beni ana babamı iman etmiş olarak evime girenleri iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimleri de tez elden helak et.”","arabic_text":"رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Rabbim! Beni ana babamı iman etmiş olarak evime girenleri iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimleri de tez elden helak et.”","arabic_text":"رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Rabbim! Beni ana babamı iman etmiş olarak evime girenleri iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimleri de tez elden helak et.”","arabic_text":"رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"“Rabbim! Beni ana babamı iman etmiş olarak evime girenleri iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimleri de tez elden helak et.”","arabic_text":"رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَارًا","related_links":[],"audio_path":"70/70-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":72,"name":"CİN SÛRESİ","description":"Cin Sûresi, Mekke döneminde inmiş olup 28 ayettir. Cinlerden bahsettiği için sûre bu adı almıştır. Sûrede Allah’ın birliği, peygamberlik ve öldükten sonra dirilmek gibi meseleler konu ediliyor ve cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığı ve asılsızlığı, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisi ve âhiret hayatının kesin olduğu gibi hususlar işleniyor. Hz. Peygamberden Kur’an’ı dinleyen ve onun mesajından etkilenip imana gelen cinlerin ilâhî vahye duydukları hayranlık dile getiriliyor. Cinlerin de inanç bakımından müminler ve kâfirler, eylem bakımından iyiler ve kötüler olarak ikiye ayrıldığı bildiriliyor. Mescitlerin sadece Allah’a ait olduğu ve oralarda Allah ile beraber başka hiç kimseye (hiçbir şeye, hiçbir varlığa) dua edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Hz. Peygamberin vazifesinin yalnızca Allah’tan gelen vahyi tebliğ etmek ve ona yüklenen elçilik görevini yerine getirmek olduğu ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"71/71-a.mp3","verse_count":28,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinlediği ve (kendi toplumlarına gidip) şöyle dediği vahyolundu:","arabic_text":"قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-1c.mp3","commentary_text":"Burada geçen “cin” kavramı görünmeyen ve ateşten yaratılan “cin” anlamına gelebileceği gibi mecazen “bölgede bilinmeyen ve uzaklardan gelen, yabancı insanlar” anlamına da gelebilir. Çünkü cinler dumansız ateşten yani ışından/enerjiden (Rahman 55/15) yaratılmış varlıklardır. Madem cinler insan türünden değil, o halde onlara kendi cinslerinden peygamber gelmeli. Nitekim “(O gün Allah zalimlere soracak) Ey cinler ve insanlar (görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar)! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? ...”  (En’am 6/130) buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlıyoruz ki cinlere kendi içerlerinden peygamberler gelmiştir. Ayrıca 16. ayette geçen “biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.” ifadesi de buradaki muhatapların dünyalık varlıklar olduğu yönündedir. Zira ateşten yaratılan ve dünyalık nimetlerle alakası olmayan bir topluluğun yağmurla nasıl bir ilişkisi kurulabilir? Ancak semayı yoklayan ve orada çok güçlü koruyucuları ve ateşli savunma sistemlerini görenlerin ateşten yaratılan cinler olabileceğini düşünebiliriz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinlediği ve (kendi toplumlarına gidip) şöyle dediği vahyolundu:","arabic_text":"قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-0c.mp3","commentary_text":"Burada geçen “cin” kavramı görünmeyen ve ateşten yaratılan “cin” anlamına gelebileceği gibi mecazen “bölgede bilinmeyen ve uzaklardan gelen, yabancı insanlar” anlamına da gelebilir. Çünkü cinler dumansız ateşten yani ışından/enerjiden (Rahman 55/15) yaratılmış varlıklardır. Madem cinler insan türünden değil, o halde onlara kendi cinslerinden peygamber gelmeli. Nitekim “(O gün Allah zalimlere soracak) Ey cinler ve insanlar (görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar)! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? ...”  (En’am 6/130) buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlıyoruz ki cinlere kendi içerlerinden peygamberler gelmiştir. Ayrıca 16. ayette geçen “biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.” ifadesi de buradaki muhatapların dünyalık varlıklar olduğu yönündedir. Zira ateşten yaratılan ve dünyalık nimetlerle alakası olmayan bir topluluğun yağmurla nasıl bir ilişkisi kurulabilir? Ancak semayı yoklayan ve orada çok güçlü koruyucuları ve ateşli savunma sistemlerini görenlerin ateşten yaratılan cinler olabileceğini düşünebiliriz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinlediği ve (kendi toplumlarına gidip) şöyle dediği vahyolundu:","arabic_text":"قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-1c.mp3","commentary_text":"Burada geçen “cin” kavramı görünmeyen ve ateşten yaratılan “cin” anlamına gelebileceği gibi mecazen “bölgede bilinmeyen ve uzaklardan gelen, yabancı insanlar” anlamına da gelebilir. Çünkü cinler dumansız ateşten yani ışından/enerjiden (Rahman 55/15) yaratılmış varlıklardır. Madem cinler insan türünden değil, o halde onlara kendi cinslerinden peygamber gelmeli. Nitekim “(O gün Allah zalimlere soracak) Ey cinler ve insanlar (görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar)! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? ...”  (En’am 6/130) buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlıyoruz ki cinlere kendi içerlerinden peygamberler gelmiştir. Ayrıca 16. ayette geçen “biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.” ifadesi de buradaki muhatapların dünyalık varlıklar olduğu yönündedir. Zira ateşten yaratılan ve dünyalık nimetlerle alakası olmayan bir topluluğun yağmurla nasıl bir ilişkisi kurulabilir? Ancak semayı yoklayan ve orada çok güçlü koruyucuları ve ateşli savunma sistemlerini görenlerin ateşten yaratılan cinler olabileceğini düşünebiliriz."},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinlediği ve (kendi toplumlarına gidip) şöyle dediği vahyolundu:","arabic_text":"قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-1c.mp3","commentary_text":"Burada geçen “cin” kavramı görünmeyen ve ateşten yaratılan “cin” anlamına gelebileceği gibi mecazen “bölgede bilinmeyen ve uzaklardan gelen, yabancı insanlar” anlamına da gelebilir. Çünkü cinler dumansız ateşten yani ışından/enerjiden (Rahman 55/15) yaratılmış varlıklardır. Madem cinler insan türünden değil, o halde onlara kendi cinslerinden peygamber gelmeli. Nitekim “(O gün Allah zalimlere soracak) Ey cinler ve insanlar (görünmeyen ve görünen akıl sahibi iradeli varlıklar)! Size ayetlerimi anlatan ve böyle bir günle karşılaşacağınızı (haber vererek) sizi uyaran içinizden resuller gelmedi mi? ...”  (En’am 6/130) buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlıyoruz ki cinlere kendi içerlerinden peygamberler gelmiştir. Ayrıca 16. ayette geçen “biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.” ifadesi de buradaki muhatapların dünyalık varlıklar olduğu yönündedir. Zira ateşten yaratılan ve dünyalık nimetlerle alakası olmayan bir topluluğun yağmurla nasıl bir ilişkisi kurulabilir? Ancak semayı yoklayan ve orada çok güçlü koruyucuları ve ateşli savunma sistemlerini görenlerin ateşten yaratılan cinler olabileceğini düşünebiliriz."},{"verse_number":"2","turkish_text":"‘Şüphesiz biz doğru yola ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.’”","arabic_text":"يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ","related_links":["46/29"],"audio_path":"71/71-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"‘Şüphesiz biz doğru yola ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.’”","arabic_text":"يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ","related_links":["46/29"],"audio_path":"71/71-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"‘Şüphesiz biz doğru yola ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.’”","arabic_text":"يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ","related_links":["46/29"],"audio_path":"71/71-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"‘Şüphesiz biz doğru yola ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.’”","arabic_text":"يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ","related_links":["46/29"],"audio_path":"71/71-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O asla eş ve çocuk edinmemiştir.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O asla eş ve çocuk edinmemiştir.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O asla eş ve çocuk edinmemiştir.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"“Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir. O asla eş ve çocuk edinmemiştir.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ve (şimdi anlıyoruz ki) içimizdeki aklı ermez (kişiler) Allah hakkında asılsız şeyler söylüyormuş.","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ve (şimdi anlıyoruz ki) içimizdeki aklı ermez (kişiler) Allah hakkında asılsız şeyler söylüyormuş.","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ve (şimdi anlıyoruz ki) içimizdeki aklı ermez (kişiler) Allah hakkında asılsız şeyler söylüyormuş.","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"“Ve (şimdi anlıyoruz ki) içimizdeki aklı ermez (kişiler) Allah hakkında asılsız şeyler söylüyormuş.","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Biz ise insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Biz ise insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Biz ise insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"“Biz ise insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“Bir de şu gerçek var ki; insanlardan birtakım kimseler cinlerden bazılarına sığınırlardı bu da cinlerin taşkınlığını artırırdı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-6c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ricâl” ifadesi, burada, “kişiler/kimseler” anlamında kullanılmıştır. İnsanlara “el-ins”, cinlere de “el-cinn” diye yapılan hitap hem erkek hem de kadınları kapsamaktadır. Kur’an’da sıkça görülen “rical” kelimesi, Nur 24/37, Ahzab 33/23, A’râf 7/46 ve Ahzab 33/23 surelerinde olduğu gibi birçok yerde “kişiler” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"“Bir de şu gerçek var ki; insanlardan birtakım kimseler cinlerden bazılarına sığınırlardı bu da cinlerin taşkınlığını artırırdı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-5c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ricâl” ifadesi, burada, “kişiler/kimseler” anlamında kullanılmıştır. İnsanlara “el-ins”, cinlere de “el-cinn” diye yapılan hitap hem erkek hem de kadınları kapsamaktadır. Kur’an’da sıkça görülen “rical” kelimesi, Nur 24/37, Ahzab 33/23, A’râf 7/46 ve Ahzab 33/23 surelerinde olduğu gibi birçok yerde “kişiler” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"“Bir de şu gerçek var ki; insanlardan birtakım kimseler cinlerden bazılarına sığınırlardı bu da cinlerin taşkınlığını artırırdı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-6c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ricâl” ifadesi, burada, “kişiler/kimseler” anlamında kullanılmıştır. İnsanlara “el-ins”, cinlere de “el-cinn” diye yapılan hitap hem erkek hem de kadınları kapsamaktadır. Kur’an’da sıkça görülen “rical” kelimesi, Nur 24/37, Ahzab 33/23, A’râf 7/46 ve Ahzab 33/23 surelerinde olduğu gibi birçok yerde “kişiler” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"“Bir de şu gerçek var ki; insanlardan birtakım kimseler cinlerden bazılarına sığınırlardı bu da cinlerin taşkınlığını artırırdı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-6c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “ricâl” ifadesi, burada, “kişiler/kimseler” anlamında kullanılmıştır. İnsanlara “el-ins”, cinlere de “el-cinn” diye yapılan hitap hem erkek hem de kadınları kapsamaktadır. Kur’an’da sıkça görülen “rical” kelimesi, Nur 24/37, Ahzab 33/23, A’râf 7/46 ve Ahzab 33/23 surelerinde olduğu gibi birçok yerde “kişiler” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"“Gerçekten onlar da sizin sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı.”","arabic_text":"وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Doğrusu biz (cinler topluluğu meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ","related_links":["37/7"],"audio_path":"71/71-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Doğrusu biz (cinler topluluğu meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ","related_links":["37/7"],"audio_path":"71/71-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Doğrusu biz (cinler topluluğu meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ","related_links":["37/7"],"audio_path":"71/71-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"“Doğrusu biz (cinler topluluğu meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ","related_links":["37/7"],"audio_path":"71/71-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Oysa biz (Peygamberin gönderilmesinden önce) haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor.”","arabic_text":"وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Oysa biz (Peygamberin gönderilmesinden önce) haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor.”","arabic_text":"وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Oysa biz (Peygamberin gönderilmesinden önce) haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor.”","arabic_text":"وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Oysa biz (Peygamberin gönderilmesinden önce) haber dinlemek için göğün bazı yerlerine otururduk. Ama şimdi kim dinlemeye kalkışırsa derhal kendini gözetleyip izleyen bir alevle karşılaşıyor.”","arabic_text":"وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Biz kesinlikle bilmiyoruz yeryüzündekiler hakkında şer mi murad edilmiş yoksa Rableri onları doğru yol bilincine ulaştırmayı mı murad ediyor? (Bunu tam kavrayamadık)","arabic_text":"وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ","related_links":["27/65"],"audio_path":"71/71-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-10c.mp3","commentary_text":"Yani “gökyüzünün böyle sıkı denetim altına alınmasıyla yeryüzünde yaşayanlara bir ceza mı verilmek isteniyor, yoksa Rableri onları doğru ile eğriyi ayırt etme bilinciyle donatarak kemale erdirmek mi murad ediyor? Bunu bilemedik doğrusu.”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Biz kesinlikle bilmiyoruz yeryüzündekiler hakkında şer mi murad edilmiş yoksa Rableri onları doğru yol bilincine ulaştırmayı mı murad ediyor? (Bunu tam kavrayamadık)","arabic_text":"وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ","related_links":["27/65"],"audio_path":"71/71-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-10c.mp3","commentary_text":"Yani “gökyüzünün böyle sıkı denetim altına alınmasıyla yeryüzünde yaşayanlara bir ceza mı verilmek isteniyor, yoksa Rableri onları doğru ile eğriyi ayırt etme bilinciyle donatarak kemale erdirmek mi murad ediyor? Bunu bilemedik doğrusu.”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Biz kesinlikle bilmiyoruz yeryüzündekiler hakkında şer mi murad edilmiş yoksa Rableri onları doğru yol bilincine ulaştırmayı mı murad ediyor? (Bunu tam kavrayamadık)","arabic_text":"وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ","related_links":["27/65"],"audio_path":"71/71-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-9c.mp3","commentary_text":"Yani “gökyüzünün böyle sıkı denetim altına alınmasıyla yeryüzünde yaşayanlara bir ceza mı verilmek isteniyor, yoksa Rableri onları doğru ile eğriyi ayırt etme bilinciyle donatarak kemale erdirmek mi murad ediyor? Bunu bilemedik doğrusu.”"},{"verse_number":"10","turkish_text":"“Biz kesinlikle bilmiyoruz yeryüzündekiler hakkında şer mi murad edilmiş yoksa Rableri onları doğru yol bilincine ulaştırmayı mı murad ediyor? (Bunu tam kavrayamadık)","arabic_text":"وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ","related_links":["27/65"],"audio_path":"71/71-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-10c.mp3","commentary_text":"Yani “gökyüzünün böyle sıkı denetim altına alınmasıyla yeryüzünde yaşayanlara bir ceza mı verilmek isteniyor, yoksa Rableri onları doğru ile eğriyi ayırt etme bilinciyle donatarak kemale erdirmek mi murad ediyor? Bunu bilemedik doğrusu.”"},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Nitekim bizden iyiler de var bu düzeye erişememiş olanlar da var. Biz farklı yollara ayrılmışız (değişik inanç ve davranışlara sahibiz).”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Nitekim bizden iyiler de var bu düzeye erişememiş olanlar da var. Biz farklı yollara ayrılmışız (değişik inanç ve davranışlara sahibiz).”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Nitekim bizden iyiler de var bu düzeye erişememiş olanlar da var. Biz farklı yollara ayrılmışız (değişik inanç ve davranışlara sahibiz).”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Nitekim bizden iyiler de var bu düzeye erişememiş olanlar da var. Biz farklı yollara ayrılmışız (değişik inanç ve davranışlara sahibiz).”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Biz (Kur’an’ı dinleyince) anladık ki; yeryüzünde (ne kadar güçlü olursak olalım) Allah’ı aciz bırakamayız (evrenin başka köşelerine) kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Biz (Kur’an’ı dinleyince) anladık ki; yeryüzünde (ne kadar güçlü olursak olalım) Allah’ı aciz bırakamayız (evrenin başka köşelerine) kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Biz (Kur’an’ı dinleyince) anladık ki; yeryüzünde (ne kadar güçlü olursak olalım) Allah’ı aciz bırakamayız (evrenin başka köşelerine) kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"“Biz (Kur’an’ı dinleyince) anladık ki; yeryüzünde (ne kadar güçlü olursak olalım) Allah’ı aciz bırakamayız (evrenin başka köşelerine) kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.”","arabic_text":"وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Hiç şüphesiz biz o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar ne de haksızlığa uğrayacağından.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Hiç şüphesiz biz o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar ne de haksızlığa uğrayacağından.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Hiç şüphesiz biz o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar ne de haksızlığa uğrayacağından.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"“Hiç şüphesiz biz o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Artık kim Rabbine inanırsa o ne (mükâfatının) eksileceğinden korkar ne de haksızlığa uğrayacağından.”","arabic_text":"وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Kuşkusuz içimizde Müslüman olanlar da var hak yoldan sapanlar da. Kim Müslüman olursa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Kuşkusuz içimizde Müslüman olanlar da var hak yoldan sapanlar da. Kim Müslüman olursa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Kuşkusuz içimizde Müslüman olanlar da var hak yoldan sapanlar da. Kim Müslüman olursa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"“Kuşkusuz içimizde Müslüman olanlar da var hak yoldan sapanlar da. Kim Müslüman olursa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Hak yoldan sapanlara ve zulmedenlere gelince; onlar cehenneme odun olmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Hak yoldan sapanlara ve zulmedenlere gelince; onlar cehenneme odun olmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Hak yoldan sapanlara ve zulmedenlere gelince; onlar cehenneme odun olmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"“Hak yoldan sapanlara ve zulmedenlere gelince; onlar cehenneme odun olmuşlardır.”","arabic_text":"وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah şöyle buyuruyor:) Eğer onlar İslâm ve iman yolunda (diğerleri gibi) hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.","arabic_text":"وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah şöyle buyuruyor:) Eğer onlar İslâm ve iman yolunda (diğerleri gibi) hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.","arabic_text":"وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah şöyle buyuruyor:) Eğer onlar İslâm ve iman yolunda (diğerleri gibi) hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.","arabic_text":"وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Allah şöyle buyuruyor:) Eğer onlar İslâm ve iman yolunda (diğerleri gibi) hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bolca su (bereket ve rızık) verirdik.","arabic_text":"وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse Allah onu gitgide artan çetin bir azaba sokar.","arabic_text":"لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-17c.mp3","commentary_text":"Fakirlik bir imtihan olduğu gibi zenginlik de bir imtihandır. Allah’ın insana bolca nimet ihsan etmesi, bir imtiyaz olarak değerlendirilmemeli. Verilen nimetlerin şükrü eğer eda edilmezse ve o nimetler Allah’ın istediği istikamette kullanılmazsa imtihan kaybedilmiş demektir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse Allah onu gitgide artan çetin bir azaba sokar.","arabic_text":"لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-17c.mp3","commentary_text":"Fakirlik bir imtihan olduğu gibi zenginlik de bir imtihandır. Allah’ın insana bolca nimet ihsan etmesi, bir imtiyaz olarak değerlendirilmemeli. Verilen nimetlerin şükrü eğer eda edilmezse ve o nimetler Allah’ın istediği istikamette kullanılmazsa imtihan kaybedilmiş demektir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse Allah onu gitgide artan çetin bir azaba sokar.","arabic_text":"لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-16c.mp3","commentary_text":"Fakirlik bir imtihan olduğu gibi zenginlik de bir imtihandır. Allah’ın insana bolca nimet ihsan etmesi, bir imtiyaz olarak değerlendirilmemeli. Verilen nimetlerin şükrü eğer eda edilmezse ve o nimetler Allah’ın istediği istikamette kullanılmazsa imtihan kaybedilmiş demektir."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse Allah onu gitgide artan çetin bir azaba sokar.","arabic_text":"لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-17c.mp3","commentary_text":"Fakirlik bir imtihan olduğu gibi zenginlik de bir imtihandır. Allah’ın insana bolca nimet ihsan etmesi, bir imtiyaz olarak değerlendirilmemeli. Verilen nimetlerin şükrü eğer eda edilmezse ve o nimetler Allah’ın istediği istikamette kullanılmazsa imtihan kaybedilmiş demektir."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphe yok ki mescitler (yalnızca) Allah’a aittir. Öyleyse (Oralarda) Allah ile beraber başka hiç kimseye (hiçbir şeye hiçbir varlığa) dua etmeyin yalvarmayın!","arabic_text":"وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ","related_links":["22/40"],"audio_path":"71/71-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-18c.mp3","commentary_text":"Burada mescitlere has özel bir uyarı söz konusudur. “Mescid” ten kastedilen; sadece ibadet yeri olarak düşünülen, Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmek maksadıyla insanların cemaat olarak bir araya geldiği mabedler, camiler ve daha bu amaçla kullanılan pek çok yerlerdir. Allah, buralarda sadece kendisine ibadet edilmesini, kendi öğretilerinin müzakeresinin yapılmasını, ilahi vahye uygun programlar düzenlenmesini istiyor. Bu mekanların başkalarıyla paylaşılmasına asla müsaade etmiyor. Bu yasak, insanların başkasına duasından dikkatlerini dağıtacak süslemelere ve Allah’ın birliğine ve otoritesine gölge düşürecek duvar yazılarına kadar mekân içindeki her şeyi ihtiva eder."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphe yok ki mescitler (yalnızca) Allah’a aittir. Öyleyse (Oralarda) Allah ile beraber başka hiç kimseye (hiçbir şeye hiçbir varlığa) dua etmeyin yalvarmayın!","arabic_text":"وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ","related_links":["22/40"],"audio_path":"71/71-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-18c.mp3","commentary_text":"Burada mescitlere has özel bir uyarı söz konusudur. “Mescid” ten kastedilen; sadece ibadet yeri olarak düşünülen, Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmek maksadıyla insanların cemaat olarak bir araya geldiği mabedler, camiler ve daha bu amaçla kullanılan pek çok yerlerdir. Allah, buralarda sadece kendisine ibadet edilmesini, kendi öğretilerinin müzakeresinin yapılmasını, ilahi vahye uygun programlar düzenlenmesini istiyor. Bu mekanların başkalarıyla paylaşılmasına asla müsaade etmiyor. Bu yasak, insanların başkasına duasından dikkatlerini dağıtacak süslemelere ve Allah’ın birliğine ve otoritesine gölge düşürecek duvar yazılarına kadar mekân içindeki her şeyi ihtiva eder."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphe yok ki mescitler (yalnızca) Allah’a aittir. Öyleyse (Oralarda) Allah ile beraber başka hiç kimseye (hiçbir şeye hiçbir varlığa) dua etmeyin yalvarmayın!","arabic_text":"وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ","related_links":["22/40"],"audio_path":"71/71-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-17c.mp3","commentary_text":"Burada mescitlere has özel bir uyarı söz konusudur. “Mescid” ten kastedilen; sadece ibadet yeri olarak düşünülen, Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmek maksadıyla insanların cemaat olarak bir araya geldiği mabedler, camiler ve daha bu amaçla kullanılan pek çok yerlerdir. Allah, buralarda sadece kendisine ibadet edilmesini, kendi öğretilerinin müzakeresinin yapılmasını, ilahi vahye uygun programlar düzenlenmesini istiyor. Bu mekanların başkalarıyla paylaşılmasına asla müsaade etmiyor. Bu yasak, insanların başkasına duasından dikkatlerini dağıtacak süslemelere ve Allah’ın birliğine ve otoritesine gölge düşürecek duvar yazılarına kadar mekân içindeki her şeyi ihtiva eder."},{"verse_number":"18","turkish_text":"Şüphe yok ki mescitler (yalnızca) Allah’a aittir. Öyleyse (Oralarda) Allah ile beraber başka hiç kimseye (hiçbir şeye hiçbir varlığa) dua etmeyin yalvarmayın!","arabic_text":"وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ","related_links":["22/40"],"audio_path":"71/71-17.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-18c.mp3","commentary_text":"Burada mescitlere has özel bir uyarı söz konusudur. “Mescid” ten kastedilen; sadece ibadet yeri olarak düşünülen, Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirmek maksadıyla insanların cemaat olarak bir araya geldiği mabedler, camiler ve daha bu amaçla kullanılan pek çok yerlerdir. Allah, buralarda sadece kendisine ibadet edilmesini, kendi öğretilerinin müzakeresinin yapılmasını, ilahi vahye uygun programlar düzenlenmesini istiyor. Bu mekanların başkalarıyla paylaşılmasına asla müsaade etmiyor. Bu yasak, insanların başkasına duasından dikkatlerini dağıtacak süslemelere ve Allah’ın birliğine ve otoritesine gölge düşürecek duvar yazılarına kadar mekân içindeki her şeyi ihtiva eder."},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hal böyleyken Allah’ın kulu (Muhammed) tek olan Allah’a çağırdığında o (hakikati inkâr ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.","arabic_text":"وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"71/71-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hal böyleyken Allah’ın kulu (Muhammed) tek olan Allah’a çağırdığında o (hakikati inkâr ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.","arabic_text":"وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"71/71-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hal böyleyken Allah’ın kulu (Muhammed) tek olan Allah’a çağırdığında o (hakikati inkâr ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.","arabic_text":"وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"71/71-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hal böyleyken Allah’ın kulu (Muhammed) tek olan Allah’a çağırdığında o (hakikati inkâr ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.","arabic_text":"وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟","related_links":[],"audio_path":"71/71-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben ancak Rabbime kulluk ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben ancak Rabbime kulluk ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben ancak Rabbime kulluk ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben ancak Rabbime kulluk ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”","arabic_text":"قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"De ki: “Şüphesiz ben size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"De ki: “(Eğer ben hak yoldan saparsam) hiç kimse beni Allah’(ın azabın)dan kurtaramaz ve O’ndan başka bir sığınak da asla bulamam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"De ki: “(Eğer ben hak yoldan saparsam) hiç kimse beni Allah’(ın azabın)dan kurtaramaz ve O’ndan başka bir sığınak da asla bulamam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"De ki: “(Eğer ben hak yoldan saparsam) hiç kimse beni Allah’(ın azabın)dan kurtaramaz ve O’ndan başka bir sığınak da asla bulamam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"De ki: “(Eğer ben hak yoldan saparsam) hiç kimse beni Allah’(ın azabın)dan kurtaramaz ve O’ndan başka bir sığınak da asla bulamam.”","arabic_text":"قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“(De ki; benim görevim) Benim görevim Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Kim Allah’a ve O’nun resulüne karşı gelirse bilsin ki ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”","arabic_text":"اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"71/71-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“(De ki; benim görevim) Benim görevim Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Kim Allah’a ve O’nun resulüne karşı gelirse bilsin ki ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”","arabic_text":"اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"71/71-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“(De ki; benim görevim) Benim görevim Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Kim Allah’a ve O’nun resulüne karşı gelirse bilsin ki ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”","arabic_text":"اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"71/71-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"“(De ki; benim görevim) Benim görevim Allah’tan gelen vahyi size tebliğ etmek böylece bana yüklediği elçilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Kim Allah’a ve O’nun resulüne karşı gelirse bilsin ki ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”","arabic_text":"اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"71/71-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini (kıyameti/azabı) gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.","arabic_text":"حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bilmiyorum size vaad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?”","arabic_text":"قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bilmiyorum size vaad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?”","arabic_text":"قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bilmiyorum size vaad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?”","arabic_text":"قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"De ki: “Bilmiyorum size vaad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?”","arabic_text":"قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gaybı (yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini) sadece O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını hiç kimseye açmaz.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gaybı (yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini) sadece O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını hiç kimseye açmaz.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gaybı (yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini) sadece O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını hiç kimseye açmaz.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gaybı (yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini) sadece O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını hiç kimseye açmaz.","arabic_text":"عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Gaybı bilen Allah) bu sırları(n bazılarını) sadece hoşnut olup seçtiği elçisine bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-27c.mp3","commentary_text":"Buradaki “elçi” ifadesinden kastedilen vahyi getiren “Melek Cebrail” ya da başka bir melek olabilir. Çünkü âyetin ikinci cümlesinde; “(mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.” buyruluyor. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Eğer bu elçiden kastedilen Hz. Peygamber olsaydı onun da etrafında muhafızlar olacaktı ama Hz. Peygamber için böyle bir durum söz konusu değildir. Hz. Lût’un kavmini helâk etmek için görevlendirilen melekler Hz. İbrahim’e geldikleri zaman (Hud 11/77-81) onlar da gaipten yani Lût’un kavmini helâk etmekten Hz. İbrahim’e ve daha sonra Hz. Lût’a bilgi vermişlerdi. Böylece Allah hem meleklere hem de meleklerin haber getirdiği elçilerine gelecekten bilgi vermişti. Allah’ın, gaybı razı olup seçtiği elçisine bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiği anlamına gelmez. Bilakis gaybın bilgisinin sadece Allah’a has olduğunu gösterir. Nitekim “… Allah, gaybı size bildirecek değildir. Fakat Allah, elçileri arasından dilediğini seçer…” (A. İmran 3/179) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Gaybı bilen Allah) bu sırları(n bazılarını) sadece hoşnut olup seçtiği elçisine bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-27c.mp3","commentary_text":"Buradaki “elçi” ifadesinden kastedilen vahyi getiren “Melek Cebrail” ya da başka bir melek olabilir. Çünkü âyetin ikinci cümlesinde; “(mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.” buyruluyor. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Eğer bu elçiden kastedilen Hz. Peygamber olsaydı onun da etrafında muhafızlar olacaktı ama Hz. Peygamber için böyle bir durum söz konusu değildir. Hz. Lût’un kavmini helâk etmek için görevlendirilen melekler Hz. İbrahim’e geldikleri zaman (Hud 11/77-81) onlar da gaipten yani Lût’un kavmini helâk etmekten Hz. İbrahim’e ve daha sonra Hz. Lût’a bilgi vermişlerdi. Böylece Allah hem meleklere hem de meleklerin haber getirdiği elçilerine gelecekten bilgi vermişti. Allah’ın, gaybı razı olup seçtiği elçisine bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiği anlamına gelmez. Bilakis gaybın bilgisinin sadece Allah’a has olduğunu gösterir. Nitekim “… Allah, gaybı size bildirecek değildir. Fakat Allah, elçileri arasından dilediğini seçer…” (A. İmran 3/179) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Gaybı bilen Allah) bu sırları(n bazılarını) sadece hoşnut olup seçtiği elçisine bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-27c.mp3","commentary_text":"Buradaki “elçi” ifadesinden kastedilen vahyi getiren “Melek Cebrail” ya da başka bir melek olabilir. Çünkü âyetin ikinci cümlesinde; “(mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.” buyruluyor. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Eğer bu elçiden kastedilen Hz. Peygamber olsaydı onun da etrafında muhafızlar olacaktı ama Hz. Peygamber için böyle bir durum söz konusu değildir. Hz. Lût’un kavmini helâk etmek için görevlendirilen melekler Hz. İbrahim’e geldikleri zaman (Hud 11/77-81) onlar da gaipten yani Lût’un kavmini helâk etmekten Hz. İbrahim’e ve daha sonra Hz. Lût’a bilgi vermişlerdi. Böylece Allah hem meleklere hem de meleklerin haber getirdiği elçilerine gelecekten bilgi vermişti. Allah’ın, gaybı razı olup seçtiği elçisine bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiği anlamına gelmez. Bilakis gaybın bilgisinin sadece Allah’a has olduğunu gösterir. Nitekim “… Allah, gaybı size bildirecek değildir. Fakat Allah, elçileri arasından dilediğini seçer…” (A. İmran 3/179) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Gaybı bilen Allah) bu sırları(n bazılarını) sadece hoşnut olup seçtiği elçisine bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.","arabic_text":"اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"71/71-26.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-26c.mp3","commentary_text":"Buradaki “elçi” ifadesinden kastedilen vahyi getiren “Melek Cebrail” ya da başka bir melek olabilir. Çünkü âyetin ikinci cümlesinde; “(mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/bekçiler yerleştirir.” buyruluyor. Nitekim bir sonraki ayet de bunu doğrulamaktadır. Eğer bu elçiden kastedilen Hz. Peygamber olsaydı onun da etrafında muhafızlar olacaktı ama Hz. Peygamber için böyle bir durum söz konusu değildir. Hz. Lût’un kavmini helâk etmek için görevlendirilen melekler Hz. İbrahim’e geldikleri zaman (Hud 11/77-81) onlar da gaipten yani Lût’un kavmini helâk etmekten Hz. İbrahim’e ve daha sonra Hz. Lût’a bilgi vermişlerdi. Böylece Allah hem meleklere hem de meleklerin haber getirdiği elçilerine gelecekten bilgi vermişti. Allah’ın, gaybı razı olup seçtiği elçisine bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiği anlamına gelmez. Bilakis gaybın bilgisinin sadece Allah’a has olduğunu gösterir. Nitekim “… Allah, gaybı size bildirecek değildir. Fakat Allah, elçileri arasından dilediğini seçer…” (A. İmran 3/179) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri melekler ona tam olarak ulaştırmış o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kavramıştır.”","arabic_text":"لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-28c.mp3","commentary_text":"Halk arasında cinlerin insan türünü etkilediği ve onların sağlığına zarar verdiği inancı oldukça yaygındır. Bu bakımdan cin şerrinden korunmak ya da cin çarptığı sanılan insanları iyileştirmek için bazı yollara baş vurulur. Bunlardan bir tanesi de “Cin sûresi” ni okuyarak hastayı iyileştirmektir. Cin şerrine maruz kaldığı düşünülen hasta üzerine cin sûresi kırkbir defa okunur, sûre içinde beş defa âyet sonlarında tekrarlanan “ehadâ” kelimelerinden sonra hastaya üflenir. Ancak bu âdetin güvenilir en küçük bir dayanağı yoktur. Zira cin sûresi cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığını, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisini ve âhiret hayatının kesin olduğunu anlatıyor. Dolaysıyla bu sûrenin cinlerin bir şerri olduğu ve o cinlerin şerrinden korunmak gibi bir geliş amacı bulunmamaktadır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri melekler ona tam olarak ulaştırmış o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kavramıştır.”","arabic_text":"لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-28c.mp3","commentary_text":"Halk arasında cinlerin insan türünü etkilediği ve onların sağlığına zarar verdiği inancı oldukça yaygındır. Bu bakımdan cin şerrinden korunmak ya da cin çarptığı sanılan insanları iyileştirmek için bazı yollara baş vurulur. Bunlardan bir tanesi de “Cin sûresi” ni okuyarak hastayı iyileştirmektir. Cin şerrine maruz kaldığı düşünülen hasta üzerine cin sûresi kırkbir defa okunur, sûre içinde beş defa âyet sonlarında tekrarlanan “ehadâ” kelimelerinden sonra hastaya üflenir. Ancak bu âdetin güvenilir en küçük bir dayanağı yoktur. Zira cin sûresi cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığını, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisini ve âhiret hayatının kesin olduğunu anlatıyor. Dolaysıyla bu sûrenin cinlerin bir şerri olduğu ve o cinlerin şerrinden korunmak gibi bir geliş amacı bulunmamaktadır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri melekler ona tam olarak ulaştırmış o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kavramıştır.”","arabic_text":"لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-28c.mp3","commentary_text":"Halk arasında cinlerin insan türünü etkilediği ve onların sağlığına zarar verdiği inancı oldukça yaygındır. Bu bakımdan cin şerrinden korunmak ya da cin çarptığı sanılan insanları iyileştirmek için bazı yollara baş vurulur. Bunlardan bir tanesi de “Cin sûresi” ni okuyarak hastayı iyileştirmektir. Cin şerrine maruz kaldığı düşünülen hasta üzerine cin sûresi kırkbir defa okunur, sûre içinde beş defa âyet sonlarında tekrarlanan “ehadâ” kelimelerinden sonra hastaya üflenir. Ancak bu âdetin güvenilir en küçük bir dayanağı yoktur. Zira cin sûresi cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığını, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisini ve âhiret hayatının kesin olduğunu anlatıyor. Dolaysıyla bu sûrenin cinlerin bir şerri olduğu ve o cinlerin şerrinden korunmak gibi bir geliş amacı bulunmamaktadır."},{"verse_number":"28","turkish_text":"O elçi bilsin ki Rabbi tarafından gönderilenleri melekler ona tam olarak ulaştırmış o da onlarda olanın hepsini almış ve her şeyi tek tek kavramıştır.”","arabic_text":"لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا","related_links":[],"audio_path":"71/71-27.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"71/71-27c.mp3","commentary_text":"Halk arasında cinlerin insan türünü etkilediği ve onların sağlığına zarar verdiği inancı oldukça yaygındır. Bu bakımdan cin şerrinden korunmak ya da cin çarptığı sanılan insanları iyileştirmek için bazı yollara baş vurulur. Bunlardan bir tanesi de “Cin sûresi” ni okuyarak hastayı iyileştirmektir. Cin şerrine maruz kaldığı düşünülen hasta üzerine cin sûresi kırkbir defa okunur, sûre içinde beş defa âyet sonlarında tekrarlanan “ehadâ” kelimelerinden sonra hastaya üflenir. Ancak bu âdetin güvenilir en küçük bir dayanağı yoktur. Zira cin sûresi cinler hakkında abartılmış bilgi ve inançların yanlışlığını, Kur’an âyetlerinin cinler üzerindeki etkisini ve âhiret hayatının kesin olduğunu anlatıyor. Dolaysıyla bu sûrenin cinlerin bir şerri olduğu ve o cinlerin şerrinden korunmak gibi bir geliş amacı bulunmamaktadır."}]},{"id":73,"name":"MÜZZEMMİL SÛRESİ","description":"Müzzemmil suresi, Mekke döneminde inmiş olup 20 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “örtünüp bürünen” anlamına gelen “el-Müzzemmil” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygamberin nübüvvet görevine hazırlanmasını sağlayacak ilkeler ortaya konarak kendisine zor bir görev yükleneceği ve sorumluluğu ağır bir mesaj gönderileceği onun için kendisini eğitmesi gerektiği vurgulanıyor. Kur’an’ı belli bir düzen içinde düşüne düşüne okuması ve Rabbinin şanını yücelterek O’na gönülden bağlanması emrediliyor. Hz. Peygambere, inkârcıların çirkin ve incitici sözlerine karşı sabırlı olması tavsiye edildiği sûrede inkârcıların kıyametin kopmasından itibaren karşılaşacakları azaba değinilerek Firavunun da ağır bir azaba yakalandığı örneği veriliyor ve bunların Rablerine ulaşmak isteyenler için bir öğüt olduğu ifade ediliyor. Elden geldiğince Kur’an okuyup ibadet edilmesi, namazın aksatılmadan ikame edilmesi, zekâtın verilmesi, Allah rızası için hayırlar yapılması, infak edilmesi ve Allah’tan af dilenmesi gerektiği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"72/72-a.mp3","verse_count":20,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünerek takva elbisesi giyen (Nebi)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünerek takva elbisesi giyen (Nebi)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünerek takva elbisesi giyen (Nebi)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünerek takva elbisesi giyen (Nebi)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.","arabic_text":"قُمِ الَّيْلَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.","arabic_text":"قُمِ الَّيْلَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.","arabic_text":"قُمِ الَّيْلَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.","arabic_text":"قُمِ الَّيْلَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt!","arabic_text":"نِصْفَهُٓ اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt!","arabic_text":"نِصْفَهُٓ اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt!","arabic_text":"نِصْفَهُٓ اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt!","arabic_text":"نِصْفَهُٓ اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ya da buna biraz ekle. Ve Kur’an’ı belli bir düzen içinde düşüne düşüne oku!","arabic_text":"اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ","related_links":["25/32"],"audio_path":"72/72-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ya da buna biraz ekle. Ve Kur’an’ı belli bir düzen içinde düşüne düşüne oku!","arabic_text":"اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ","related_links":["25/32"],"audio_path":"72/72-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ya da buna biraz ekle. Ve Kur’an’ı belli bir düzen içinde düşüne düşüne oku!","arabic_text":"اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ","related_links":["25/32"],"audio_path":"72/72-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ya da buna biraz ekle. Ve Kur’an’ı belli bir düzen içinde düşüne düşüne oku!","arabic_text":"اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ","related_links":["25/32"],"audio_path":"72/72-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Çünkü biz sana sorumluluğu ağır olan bir mesaj bırakacağız.","arabic_text":"اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Çünkü biz sana sorumluluğu ağır olan bir mesaj bırakacağız.","arabic_text":"اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Çünkü biz sana sorumluluğu ağır olan bir mesaj bırakacağız.","arabic_text":"اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Çünkü biz sana sorumluluğu ağır olan bir mesaj bırakacağız.","arabic_text":"اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Doğrusu gece vakti (motivasyon bakımından) zihin (gündüzden) daha zinde olur. Okunanlar daha da berraklaşır (derin anlamlara nüfuz eder).","arabic_text":"اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ ق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Doğrusu gece vakti (motivasyon bakımından) zihin (gündüzden) daha zinde olur. Okunanlar daha da berraklaşır (derin anlamlara nüfuz eder).","arabic_text":"اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ ق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Doğrusu gece vakti (motivasyon bakımından) zihin (gündüzden) daha zinde olur. Okunanlar daha da berraklaşır (derin anlamlara nüfuz eder).","arabic_text":"اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ ق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Doğrusu gece vakti (motivasyon bakımından) zihin (gündüzden) daha zinde olur. Okunanlar daha da berraklaşır (derin anlamlara nüfuz eder).","arabic_text":"اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ ق۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Zira gündüz senin uzun süre uğraşacağın işler olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَو۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Zira gündüz senin uzun süre uğraşacağın işler olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَو۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Zira gündüz senin uzun süre uğraşacağın işler olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَو۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Zira gündüz senin uzun süre uğraşacağın işler olacaktır.","arabic_text":"اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَو۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Rabbinin adını an (O’nu düşün) ve bütün benliğinle/varlığınla yalnız O’na yönel (O’na teslim ol)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Rabbinin adını an (O’nu düşün) ve bütün benliğinle/varlığınla yalnız O’na yönel (O’na teslim ol)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Rabbinin adını an (O’nu düşün) ve bütün benliğinle/varlığınla yalnız O’na yönel (O’na teslim ol)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Rabbinin adını an (O’nu düşün) ve bütün benliğinle/varlığınla yalnız O’na yönel (O’na teslim ol)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka İlah yoktur. O halde sen yalnız O’na sığın yalnız O’na güven!","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"72/72-9c.mp3","commentary_text":"O, bütün zamanların ve mekânların mutlak Hâkimidir. Ne Doğu tarihin ilk süper gücü olan Pers İmparatorluğunun ne de Batı Romalılarındır. Doğudaki ve batıdaki bütün devletler, ülkeler, milletler Allah’ındır ve oralardaki tek otorite de O’dur. Güneşin doğduğu ve battığı bütün yerlerin sahibi Allah’tır ve her şey O’nun kudretiyle varlığını sürdürmektedir. “… Gerçek şu ki, yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ancak, istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır…” (A’râf 7/128)"},{"verse_number":"9","turkish_text":"O doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka İlah yoktur. O halde sen yalnız O’na sığın yalnız O’na güven!","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"72/72-9c.mp3","commentary_text":"O, bütün zamanların ve mekânların mutlak Hâkimidir. Ne Doğu tarihin ilk süper gücü olan Pers İmparatorluğunun ne de Batı Romalılarındır. Doğudaki ve batıdaki bütün devletler, ülkeler, milletler Allah’ındır ve oralardaki tek otorite de O’dur. Güneşin doğduğu ve battığı bütün yerlerin sahibi Allah’tır ve her şey O’nun kudretiyle varlığını sürdürmektedir. “… Gerçek şu ki, yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ancak, istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır…” (A’râf 7/128)"},{"verse_number":"9","turkish_text":"O doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka İlah yoktur. O halde sen yalnız O’na sığın yalnız O’na güven!","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"72/72-9c.mp3","commentary_text":"O, bütün zamanların ve mekânların mutlak Hâkimidir. Ne Doğu tarihin ilk süper gücü olan Pers İmparatorluğunun ne de Batı Romalılarındır. Doğudaki ve batıdaki bütün devletler, ülkeler, milletler Allah’ındır ve oralardaki tek otorite de O’dur. Güneşin doğduğu ve battığı bütün yerlerin sahibi Allah’tır ve her şey O’nun kudretiyle varlığını sürdürmektedir. “… Gerçek şu ki, yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ancak, istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır…” (A’râf 7/128)"},{"verse_number":"9","turkish_text":"O doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka İlah yoktur. O halde sen yalnız O’na sığın yalnız O’na güven!","arabic_text":"رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-8.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"72/72-8c.mp3","commentary_text":"O, bütün zamanların ve mekânların mutlak Hâkimidir. Ne Doğu tarihin ilk süper gücü olan Pers İmparatorluğunun ne de Batı Romalılarındır. Doğudaki ve batıdaki bütün devletler, ülkeler, milletler Allah’ındır ve oralardaki tek otorite de O’dur. Güneşin doğduğu ve battığı bütün yerlerin sahibi Allah’tır ve her şey O’nun kudretiyle varlığını sürdürmektedir. “… Gerçek şu ki, yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Ancak, istikbal Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlarındır…” (A’râf 7/128)"},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların söyledikleri (çirkin incitici aşağılayıcı sözleri)ne karşı sabrederek mücadeleye devam et! İrtibatı tamamen kesmeden anlayışlı ve hoşgörülü davranarak onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَم۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların söyledikleri (çirkin incitici aşağılayıcı sözleri)ne karşı sabrederek mücadeleye devam et! İrtibatı tamamen kesmeden anlayışlı ve hoşgörülü davranarak onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَم۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların söyledikleri (çirkin incitici aşağılayıcı sözleri)ne karşı sabrederek mücadeleye devam et! İrtibatı tamamen kesmeden anlayışlı ve hoşgörülü davranarak onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَم۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Onların söyledikleri (çirkin incitici aşağılayıcı sözleri)ne karşı sabrederek mücadeleye devam et! İrtibatı tamamen kesmeden anlayışlı ve hoşgörülü davranarak onlardan uzak dur!","arabic_text":"وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَم۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Nimet içerisinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz daha zaman tanı!","arabic_text":"وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Nimet içerisinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz daha zaman tanı!","arabic_text":"وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Nimet içerisinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz daha zaman tanı!","arabic_text":"وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Nimet içerisinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz daha zaman tanı!","arabic_text":"وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hiç şüphesiz bizim yanımızda ağır prangalar boyunduruklar yakıcı bir alev vardır","arabic_text":"اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالًا وَجَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hiç şüphesiz bizim yanımızda ağır prangalar boyunduruklar yakıcı bir alev vardır","arabic_text":"اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالًا وَجَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hiç şüphesiz bizim yanımızda ağır prangalar boyunduruklar yakıcı bir alev vardır","arabic_text":"اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالًا وَجَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Hiç şüphesiz bizim yanımızda ağır prangalar boyunduruklar yakıcı bir alev vardır","arabic_text":"اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالًا وَجَح۪يمًاۙ","related_links":[],"audio_path":"72/72-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Boğaza takılıp kalan ve öteye geçmeyen berbat bir yiyecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Boğaza takılıp kalan ve öteye geçmeyen berbat bir yiyecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Boğaza takılıp kalan ve öteye geçmeyen berbat bir yiyecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Boğaza takılıp kalan ve öteye geçmeyen berbat bir yiyecek ve acıklı bir azap vardır.","arabic_text":"وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O gün şiddetli bir sarsıntıyla yeryüzü ve dağlar sarsılır ve hepsi de esintiyle tozan kum yığınlarına döner.","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يبًا مَه۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O gün şiddetli bir sarsıntıyla yeryüzü ve dağlar sarsılır ve hepsi de esintiyle tozan kum yığınlarına döner.","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يبًا مَه۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O gün şiddetli bir sarsıntıyla yeryüzü ve dağlar sarsılır ve hepsi de esintiyle tozan kum yığınlarına döner.","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يبًا مَه۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O gün şiddetli bir sarsıntıyla yeryüzü ve dağlar sarsılır ve hepsi de esintiyle tozan kum yığınlarına döner.","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يبًا مَه۪يلً","related_links":[],"audio_path":"72/72-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey insanlar!) Gerçekten biz Firavuna resul gönderdiğimiz gibi size de örnek/model olacak bir resul gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey insanlar!) Gerçekten biz Firavuna resul gönderdiğimiz gibi size de örnek/model olacak bir resul gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey insanlar!) Gerçekten biz Firavuna resul gönderdiğimiz gibi size de örnek/model olacak bir resul gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey insanlar!) Gerçekten biz Firavuna resul gönderdiğimiz gibi size de örnek/model olacak bir resul gönderdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًاۜ","related_links":[],"audio_path":"72/72-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Firavun gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.","arabic_text":"فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Firavun gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.","arabic_text":"فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Firavun gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.","arabic_text":"فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Firavun gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.","arabic_text":"فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَب۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hal böyle iken hala küfürde direnmeye devam ederseniz çocukların bile ak saçlı ihtiyara çevrileceği bir gün(ün şiddeti)den nasıl korunacaksınız?","arabic_text":"فَكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يبًاۗ","related_links":[],"audio_path":"72/72-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hal böyle iken hala küfürde direnmeye devam ederseniz çocukların bile ak saçlı ihtiyara çevrileceği bir gün(ün şiddeti)den nasıl korunacaksınız?","arabic_text":"فَكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يبًاۗ","related_links":[],"audio_path":"72/72-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hal böyle iken hala küfürde direnmeye devam ederseniz çocukların bile ak saçlı ihtiyara çevrileceği bir gün(ün şiddeti)den nasıl korunacaksınız?","arabic_text":"فَكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يبًاۗ","related_links":[],"audio_path":"72/72-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hal böyle iken hala küfürde direnmeye devam ederseniz çocukların bile ak saçlı ihtiyara çevrileceği bir gün(ün şiddeti)den nasıl korunacaksınız?","arabic_text":"فَكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يبًاۗ","related_links":[],"audio_path":"72/72-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O günün dehşetinden gökler bile parçalanır ve Allah’ın sözü kesinlikle yerine gelir.","arabic_text":"اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O günün dehşetinden gökler bile parçalanır ve Allah’ın sözü kesinlikle yerine gelir.","arabic_text":"اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O günün dehşetinden gökler bile parçalanır ve Allah’ın sözü kesinlikle yerine gelir.","arabic_text":"اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O günün dehşetinden gökler bile parçalanır ve Allah’ın sözü kesinlikle yerine gelir.","arabic_text":"اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا","related_links":[],"audio_path":"72/72-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu (ayetler size) bir öğüttür hatırlatmadır! Dileyen (bu öğütten yararlanarak) Rabbine doğru yol tutar.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"72/72-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu (ayetler size) bir öğüttür hatırlatmadır! Dileyen (bu öğütten yararlanarak) Rabbine doğru yol tutar.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"72/72-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu (ayetler size) bir öğüttür hatırlatmadır! Dileyen (bu öğütten yararlanarak) Rabbine doğru yol tutar.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"72/72-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu (ayetler size) bir öğüttür hatırlatmadır! Dileyen (bu öğütten yararlanarak) Rabbine doğru yol tutar.","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا۟","related_links":[],"audio_path":"72/72-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senin ve bazı arkadaşlarının gecenin ya üçte ikisine yakın bölümünü ya yarısını ya da üçte birini uyanık/ayakta geçirdiğini Rabbin biliyor. Gecenin ve gündüzün sürelerini yaratan ve belirleyen Allah’tır. O sizin buna dayanamayacağınızı bildiği için yükünüzü hafifletti (farz kılmayıp onu kolaylaştırdı). Onun için Kur’an’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun (gece ibadetini kolayınıza geldiği gibi yapın). Aranızda hastalar olacağını bir bölümünüzün Allah’ın lütfettiği geçim payını elde edebilmek için yeryüzünde oradan oraya koşacağını bir bölümünüzün de O’nun yolunda savaşacağını Allah biliyor. Öyleyse ondan kolayınıza gelecek kadar okuyun. Namazı aksatmadan ikame edin ve zekâtı verin. Allah’a gönül hoşluğu ile farz olandan başka hayırlar ve infaklar da yapın. Çünkü hayır olarak ne yaparsanız onu Allah yanında daha kıymetli ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız ve Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/245","57/11"],"audio_path":"72/72-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senin ve bazı arkadaşlarının gecenin ya üçte ikisine yakın bölümünü ya yarısını ya da üçte birini uyanık/ayakta geçirdiğini Rabbin biliyor. Gecenin ve gündüzün sürelerini yaratan ve belirleyen Allah’tır. O sizin buna dayanamayacağınızı bildiği için yükünüzü hafifletti (farz kılmayıp onu kolaylaştırdı). Onun için Kur’an’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun (gece ibadetini kolayınıza geldiği gibi yapın). Aranızda hastalar olacağını bir bölümünüzün Allah’ın lütfettiği geçim payını elde edebilmek için yeryüzünde oradan oraya koşacağını bir bölümünüzün de O’nun yolunda savaşacağını Allah biliyor. Öyleyse ondan kolayınıza gelecek kadar okuyun. Namazı aksatmadan ikame edin ve zekâtı verin. Allah’a gönül hoşluğu ile farz olandan başka hayırlar ve infaklar da yapın. Çünkü hayır olarak ne yaparsanız onu Allah yanında daha kıymetli ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız ve Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/245","57/11"],"audio_path":"72/72-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senin ve bazı arkadaşlarının gecenin ya üçte ikisine yakın bölümünü ya yarısını ya da üçte birini uyanık/ayakta geçirdiğini Rabbin biliyor. Gecenin ve gündüzün sürelerini yaratan ve belirleyen Allah’tır. O sizin buna dayanamayacağınızı bildiği için yükünüzü hafifletti (farz kılmayıp onu kolaylaştırdı). Onun için Kur’an’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun (gece ibadetini kolayınıza geldiği gibi yapın). Aranızda hastalar olacağını bir bölümünüzün Allah’ın lütfettiği geçim payını elde edebilmek için yeryüzünde oradan oraya koşacağını bir bölümünüzün de O’nun yolunda savaşacağını Allah biliyor. Öyleyse ondan kolayınıza gelecek kadar okuyun. Namazı aksatmadan ikame edin ve zekâtı verin. Allah’a gönül hoşluğu ile farz olandan başka hayırlar ve infaklar da yapın. Çünkü hayır olarak ne yaparsanız onu Allah yanında daha kıymetli ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız ve Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/245","57/11"],"audio_path":"72/72-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Senin ve bazı arkadaşlarının gecenin ya üçte ikisine yakın bölümünü ya yarısını ya da üçte birini uyanık/ayakta geçirdiğini Rabbin biliyor. Gecenin ve gündüzün sürelerini yaratan ve belirleyen Allah’tır. O sizin buna dayanamayacağınızı bildiği için yükünüzü hafifletti (farz kılmayıp onu kolaylaştırdı). Onun için Kur’an’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun (gece ibadetini kolayınıza geldiği gibi yapın). Aranızda hastalar olacağını bir bölümünüzün Allah’ın lütfettiği geçim payını elde edebilmek için yeryüzünde oradan oraya koşacağını bir bölümünüzün de O’nun yolunda savaşacağını Allah biliyor. Öyleyse ondan kolayınıza gelecek kadar okuyun. Namazı aksatmadan ikame edin ve zekâtı verin. Allah’a gönül hoşluğu ile farz olandan başka hayırlar ve infaklar da yapın. Çünkü hayır olarak ne yaparsanız onu Allah yanında daha kıymetli ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız ve Allah’tan bağışlanmanızı dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ","related_links":["2/245","57/11"],"audio_path":"72/72-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":74,"name":"MÜDDESSİR SÛRESİ","description":"Müddessir suresi, Mekke döneminde inmiş olup 56 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “örtünüp bürünen” anlamına gelen “el-Müddessir” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygambere ve onun şahsında inananlara; şirke ve inkâra bulaşmamak, kötülüğe ve azaba yol açacak şeylerden uzak durmak, iyilikleri başa kakmamak, tebliğ ve irşad faaliyetlerinde karşılaşılacak olan güçlüklere Allah rızası için sabretmek tavsiye ediliyor. Kıyametin bir gün mutlaka kopacağına temas edilen sûrede güçlü, zengin, fakat gerçeğe karşı inatçı ve kibirli bir tip tasvir edildikten sonra, böylesinin alabildiğine sarp bir yokuşa sürükleneceği ve cehenneme atılacağı bildiriliyor. Şeytanın dayatmasından ve nefsin arzularından kurtulmak için en güçlü uyarıcı olan cehennemden söz edilerek Allah’a karşı çıkan her insanın dünyada yaptıklarının cezasını orada mutlaka çekeceği belirtiliyor. Haktan yana olmamak, yoksullara fakirlere yedirmemek, günaha batmış olanlarla beraber olmak, hesap gününü yok saymak gibi cehennem ehlinin dünyadaki bazı kötü vasıfları ve inanışları sıralanıyor.","sura_intro_audio":"73/73-a.mp3","verse_count":56,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünen (Peygamber)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünen (Peygamber)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünen (Peygamber)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ey vahye bürünen (Peygamber)!","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْمُدَّثِّرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kalk ve (insanları) uyar!","arabic_text":"قُمْ فَاَنْذِرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kalk ve (insanları) uyar!","arabic_text":"قُمْ فَاَنْذِرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kalk ve (insanları) uyar!","arabic_text":"قُمْ فَاَنْذِرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kalk ve (insanları) uyar!","arabic_text":"قُمْ فَاَنْذِرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sadece Rabbini yücelt!","arabic_text":"وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sadece Rabbini yücelt!","arabic_text":"وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sadece Rabbini yücelt!","arabic_text":"وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve sadece Rabbini yücelt!","arabic_text":"وَرَبَّكَ فَكَبِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendini (gönlünü öz benliğini) temiz tut (şirke ve inkâra bulaşma)!","arabic_text":"وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-4c.mp3","commentary_text":"Bu âyete “elbiseni temiz tut” anlamı verenler olsa da biz en doğru olanın \"özünü temiz tut\" olabileceğini düşündük. Zira “elbise” anlamına gelen “siyâb” sözcüğü bazen giyen kişinin kendisinden kinâye olur. Örneğin “eteği belinde” ifadesi çok çalışkan, hamarat, her işi hızlıca ve iyi yapan kişi için kullanılır ki burada “etek” ten kastedilen kişinin kendisidir. Buna göre âyetin anlamı “kendini (şirkten ve inkârdan) temiz tut (onlara bulaşma)!” demek olur. Ayrıca önceki ve sonraki âyetlerin siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda; vahye bürünmekle ve vahiy ile uyarmakla başlayan, Rabbi yüceltmekle devam eden ve ahlâki değerlere vurgu yapan âyetler arasında “elbiseni temiz tut” ifadesi uyumlu durmuyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendini (gönlünü öz benliğini) temiz tut (şirke ve inkâra bulaşma)!","arabic_text":"وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-4c.mp3","commentary_text":"Bu âyete “elbiseni temiz tut” anlamı verenler olsa da biz en doğru olanın \"özünü temiz tut\" olabileceğini düşündük. Zira “elbise” anlamına gelen “siyâb” sözcüğü bazen giyen kişinin kendisinden kinâye olur. Örneğin “eteği belinde” ifadesi çok çalışkan, hamarat, her işi hızlıca ve iyi yapan kişi için kullanılır ki burada “etek” ten kastedilen kişinin kendisidir. Buna göre âyetin anlamı “kendini (şirkten ve inkârdan) temiz tut (onlara bulaşma)!” demek olur. Ayrıca önceki ve sonraki âyetlerin siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda; vahye bürünmekle ve vahiy ile uyarmakla başlayan, Rabbi yüceltmekle devam eden ve ahlâki değerlere vurgu yapan âyetler arasında “elbiseni temiz tut” ifadesi uyumlu durmuyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendini (gönlünü öz benliğini) temiz tut (şirke ve inkâra bulaşma)!","arabic_text":"وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-4c.mp3","commentary_text":"Bu âyete “elbiseni temiz tut” anlamı verenler olsa da biz en doğru olanın \"özünü temiz tut\" olabileceğini düşündük. Zira “elbise” anlamına gelen “siyâb” sözcüğü bazen giyen kişinin kendisinden kinâye olur. Örneğin “eteği belinde” ifadesi çok çalışkan, hamarat, her işi hızlıca ve iyi yapan kişi için kullanılır ki burada “etek” ten kastedilen kişinin kendisidir. Buna göre âyetin anlamı “kendini (şirkten ve inkârdan) temiz tut (onlara bulaşma)!” demek olur. Ayrıca önceki ve sonraki âyetlerin siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda; vahye bürünmekle ve vahiy ile uyarmakla başlayan, Rabbi yüceltmekle devam eden ve ahlâki değerlere vurgu yapan âyetler arasında “elbiseni temiz tut” ifadesi uyumlu durmuyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendini (gönlünü öz benliğini) temiz tut (şirke ve inkâra bulaşma)!","arabic_text":"وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-3c.mp3","commentary_text":"Bu âyete “elbiseni temiz tut” anlamı verenler olsa da biz en doğru olanın \"özünü temiz tut\" olabileceğini düşündük. Zira “elbise” anlamına gelen “siyâb” sözcüğü bazen giyen kişinin kendisinden kinâye olur. Örneğin “eteği belinde” ifadesi çok çalışkan, hamarat, her işi hızlıca ve iyi yapan kişi için kullanılır ki burada “etek” ten kastedilen kişinin kendisidir. Buna göre âyetin anlamı “kendini (şirkten ve inkârdan) temiz tut (onlara bulaşma)!” demek olur. Ayrıca önceki ve sonraki âyetlerin siyak-sibak ilişkisi kurulduğunda; vahye bürünmekle ve vahiy ile uyarmakla başlayan, Rabbi yüceltmekle devam eden ve ahlâki değerlere vurgu yapan âyetler arasında “elbiseni temiz tut” ifadesi uyumlu durmuyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Azaba ve kötülüğe yol açacak şeylerden kaçın!","arabic_text":"وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Azaba ve kötülüğe yol açacak şeylerden kaçın!","arabic_text":"وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Azaba ve kötülüğe yol açacak şeylerden kaçın!","arabic_text":"وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Azaba ve kötülüğe yol açacak şeylerden kaçın!","arabic_text":"وَالرُّجْزَ فَاهْجُرْۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!","arabic_text":"وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!","arabic_text":"وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!","arabic_text":"وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma (kendine kazanç aracı kılma)!","arabic_text":"وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin rızasını kazanmak için sabret (her şeye katlanarak mücadeleye devam et)!","arabic_text":"وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin rızasını kazanmak için sabret (her şeye katlanarak mücadeleye devam et)!","arabic_text":"وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin rızasını kazanmak için sabret (her şeye katlanarak mücadeleye devam et)!","arabic_text":"وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Rabbinin rızasını kazanmak için sabret (her şeye katlanarak mücadeleye devam et)!","arabic_text":"وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kıyamet için) o Sur’a üflendiği zaman","arabic_text":"فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kıyamet için) o Sur’a üflendiği zaman","arabic_text":"فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kıyamet için) o Sur’a üflendiği zaman","arabic_text":"فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(Kıyamet için) o Sur’a üflendiği zaman","arabic_text":"فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o gün çok zor bir gün olacak","arabic_text":"فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَس۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o gün çok zor bir gün olacak","arabic_text":"فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَس۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o gün çok zor bir gün olacak","arabic_text":"فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَس۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o gün çok zor bir gün olacak","arabic_text":"فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَس۪يرٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.","arabic_text":"عَلَى الْكَافِر۪ينَ غَيْرُ يَس۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"73/73-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.","arabic_text":"عَلَى الْكَافِر۪ينَ غَيْرُ يَس۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"73/73-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.","arabic_text":"عَلَى الْكَافِر۪ينَ غَيْرُ يَس۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"73/73-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnkârcılar için (hiç de) kolay olmayacak.","arabic_text":"عَلَى الْكَافِر۪ينَ غَيْرُ يَس۪يرٍ","related_links":[],"audio_path":"73/73-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yarattığımda tek başına (yapayalnız) olan kişiyi sen bana bırak!","arabic_text":"ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yarattığımda tek başına (yapayalnız) olan kişiyi sen bana bırak!","arabic_text":"ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yarattığımda tek başına (yapayalnız) olan kişiyi sen bana bırak!","arabic_text":"ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Yarattığımda tek başına (yapayalnız) olan kişiyi sen bana bırak!","arabic_text":"ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.","arabic_text":"وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.","arabic_text":"وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.","arabic_text":"وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ona ardı arkası gelmeyen servetler verdim.","arabic_text":"وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).","arabic_text":"وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).","arabic_text":"وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).","arabic_text":"وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Gözü önünden ayrılmayan evlatlar (lütfettim).","arabic_text":"وَبَن۪ينَ شُهُودًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ayrıca rahat yaşaması için her türlü imkânı önüne serdim.","arabic_text":"وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ayrıca rahat yaşaması için her türlü imkânı önüne serdim.","arabic_text":"وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ayrıca rahat yaşaması için her türlü imkânı önüne serdim.","arabic_text":"وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Ayrıca rahat yaşaması için her türlü imkânı önüne serdim.","arabic_text":"وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Buna rağmen o hala ihtirasla verdiğimden daha fazlasını istiyor (dünyalık nimetlerin ebedi olmasını arzuluyor).","arabic_text":"ثُمَّ يَطْمَعُ اَنْ اَز۪يدَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Buna rağmen o hala ihtirasla verdiğimden daha fazlasını istiyor (dünyalık nimetlerin ebedi olmasını arzuluyor).","arabic_text":"ثُمَّ يَطْمَعُ اَنْ اَز۪يدَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Buna rağmen o hala ihtirasla verdiğimden daha fazlasını istiyor (dünyalık nimetlerin ebedi olmasını arzuluyor).","arabic_text":"ثُمَّ يَطْمَعُ اَنْ اَز۪يدَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Buna rağmen o hala ihtirasla verdiğimden daha fazlasını istiyor (dünyalık nimetlerin ebedi olmasını arzuluyor).","arabic_text":"ثُمَّ يَطْمَعُ اَنْ اَز۪يدَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır umduğu gibi olmayacak. Çünkü o bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır umduğu gibi olmayacak. Çünkü o bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır umduğu gibi olmayacak. Çünkü o bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır umduğu gibi olmayacak. Çünkü o bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.","arabic_text":"كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.","arabic_text":"سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.","arabic_text":"سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.","arabic_text":"سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.","arabic_text":"سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Çünkü o (Kur’an’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.","arabic_text":"اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Çünkü o (Kur’an’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.","arabic_text":"اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Çünkü o (Kur’an’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.","arabic_text":"اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Çünkü o (Kur’an’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.","arabic_text":"اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kahrolası nasıl da düşündü ve plan yaptı!","arabic_text":"فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kahrolası nasıl da düşündü ve plan yaptı!","arabic_text":"فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kahrolası nasıl da düşündü ve plan yaptı!","arabic_text":"فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Kahrolası nasıl da düşündü ve plan yaptı!","arabic_text":"فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine kahrolası nasıl düşündü ve uydurdu?","arabic_text":"ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine kahrolası nasıl düşündü ve uydurdu?","arabic_text":"ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine kahrolası nasıl düşündü ve uydurdu?","arabic_text":"ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Yine kahrolası nasıl düşündü ve uydurdu?","arabic_text":"ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (Kur’an hakkında yeni dayanaklar bulmak için çevresine) baktı (düşündü).","arabic_text":"ثُمَّ نَظَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (Kur’an hakkında yeni dayanaklar bulmak için çevresine) baktı (düşündü).","arabic_text":"ثُمَّ نَظَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (Kur’an hakkında yeni dayanaklar bulmak için çevresine) baktı (düşündü).","arabic_text":"ثُمَّ نَظَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (Kur’an hakkında yeni dayanaklar bulmak için çevresine) baktı (düşündü).","arabic_text":"ثُمَّ نَظَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.","arabic_text":"ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.","arabic_text":"ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.","arabic_text":"ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.","arabic_text":"ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra da arkasını dönüp büyüklük taslayarak gitti.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-23c.mp3","commentary_text":"Bu âyetlerin muhatabı kim olursa olsun, her devirde bu durumda olan herkes bu ayetlere muhataptır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra da arkasını dönüp büyüklük taslayarak gitti.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-23c.mp3","commentary_text":"Bu âyetlerin muhatabı kim olursa olsun, her devirde bu durumda olan herkes bu ayetlere muhataptır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra da arkasını dönüp büyüklük taslayarak gitti.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-23c.mp3","commentary_text":"Bu âyetlerin muhatabı kim olursa olsun, her devirde bu durumda olan herkes bu ayetlere muhataptır."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Sonra da arkasını dönüp büyüklük taslayarak gitti.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-22c.mp3","commentary_text":"Bu âyetlerin muhatabı kim olursa olsun, her devirde bu durumda olan herkes bu ayetlere muhataptır."},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve “Bu Kur’an eskilerden aktarılan bir büyüdür","arabic_text":"فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve “Bu Kur’an eskilerden aktarılan bir büyüdür","arabic_text":"فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve “Bu Kur’an eskilerden aktarılan bir büyüdür","arabic_text":"فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Ve “Bu Kur’an eskilerden aktarılan bir büyüdür","arabic_text":"فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve bu (Allah sözü değil) ancak insan sözüdür” dedi.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve bu (Allah sözü değil) ancak insan sözüdür” dedi.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve bu (Allah sözü değil) ancak insan sözüdür” dedi.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ve bu (Allah sözü değil) ancak insan sözüdür” dedi.","arabic_text":"اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ben de muhakkak onu “Sakar’a atacağım.","arabic_text":"سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ben de muhakkak onu “Sakar’a atacağım.","arabic_text":"سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ben de muhakkak onu “Sakar’a atacağım.","arabic_text":"سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ben de muhakkak onu “Sakar’a atacağım.","arabic_text":"سَاُصْل۪يهِ سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sakar’ın ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sakar’ın ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sakar’ın ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Sakar’ın ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O ne yaşatır ne de öldürür","arabic_text":"لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O ne yaşatır ne de öldürür","arabic_text":"لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O ne yaşatır ne de öldürür","arabic_text":"لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"O ne yaşatır ne de öldürür","arabic_text":"لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O durmadan derileri yakıp kavurur.","arabic_text":"لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O durmadan derileri yakıp kavurur.","arabic_text":"لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O durmadan derileri yakıp kavurur.","arabic_text":"لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O durmadan derileri yakıp kavurur.","arabic_text":"لَوَّاحَةٌ لِلْبَشَرِۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Üzerinde on dokuz vardır onun.","arabic_text":"عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-30c.mp3","commentary_text":"“On dokuz” rakamının ne olduğuyla ilgili farklı yorumlar yapılmış olsa da bir sonraki âyete dayandırarak cehennemi koruyan meleklerle ilgili bir ifade olduğunu söyleyebiliriz. Ancak neden 20 değil de on dokuz? Bunun hikmetini ve kesin doğruluğunu ancak Allah bilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Üzerinde on dokuz vardır onun.","arabic_text":"عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-30c.mp3","commentary_text":"“On dokuz” rakamının ne olduğuyla ilgili farklı yorumlar yapılmış olsa da bir sonraki âyete dayandırarak cehennemi koruyan meleklerle ilgili bir ifade olduğunu söyleyebiliriz. Ancak neden 20 değil de on dokuz? Bunun hikmetini ve kesin doğruluğunu ancak Allah bilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Üzerinde on dokuz vardır onun.","arabic_text":"عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-30c.mp3","commentary_text":"“On dokuz” rakamının ne olduğuyla ilgili farklı yorumlar yapılmış olsa da bir sonraki âyete dayandırarak cehennemi koruyan meleklerle ilgili bir ifade olduğunu söyleyebiliriz. Ancak neden 20 değil de on dokuz? Bunun hikmetini ve kesin doğruluğunu ancak Allah bilir."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Üzerinde on dokuz vardır onun.","arabic_text":"عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-29c.mp3","commentary_text":"“On dokuz” rakamının ne olduğuyla ilgili farklı yorumlar yapılmış olsa da bir sonraki âyete dayandırarak cehennemi koruyan meleklerle ilgili bir ifade olduğunu söyleyebiliriz. Ancak neden 20 değil de on dokuz? Bunun hikmetini ve kesin doğruluğunu ancak Allah bilir."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Biz o cehennemin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak inkârcılar için bir sınav yaptık. Kendilerine kitap verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar (çünkü onların kitaplarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur). İnananlar da imanlarını artırsın. Kendilerine kitap verilenlerle mü’minler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile inkârcılar da neticede: “Allah bu örnek ile ne anlatmak istemiş olabilir?” desinler. Böylece Allah dileyeni sapıklıkta bırakır dileyeni de doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bu insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟","related_links":[],"audio_path":"73/73-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Biz o cehennemin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak inkârcılar için bir sınav yaptık. Kendilerine kitap verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar (çünkü onların kitaplarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur). İnananlar da imanlarını artırsın. Kendilerine kitap verilenlerle mü’minler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile inkârcılar da neticede: “Allah bu örnek ile ne anlatmak istemiş olabilir?” desinler. Böylece Allah dileyeni sapıklıkta bırakır dileyeni de doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bu insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟","related_links":[],"audio_path":"73/73-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Biz o cehennemin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak inkârcılar için bir sınav yaptık. Kendilerine kitap verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar (çünkü onların kitaplarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur). İnananlar da imanlarını artırsın. Kendilerine kitap verilenlerle mü’minler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile inkârcılar da neticede: “Allah bu örnek ile ne anlatmak istemiş olabilir?” desinler. Böylece Allah dileyeni sapıklıkta bırakır dileyeni de doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bu insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟","related_links":[],"audio_path":"73/73-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Biz o cehennemin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak inkârcılar için bir sınav yaptık. Kendilerine kitap verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar (çünkü onların kitaplarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur). İnananlar da imanlarını artırsın. Kendilerine kitap verilenlerle mü’minler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık olan münafıklar ile inkârcılar da neticede: “Allah bu örnek ile ne anlatmak istemiş olabilir?” desinler. Böylece Allah dileyeni sapıklıkta bırakır dileyeni de doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez. Bu insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.","arabic_text":"وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟","related_links":[],"audio_path":"73/73-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Hayır (onlar öğüt almazlar)! Ay’a (yemin olsun)!","arabic_text":"كَلَّا وَالْقَمَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Hayır (onlar öğüt almazlar)! Ay’a (yemin olsun)!","arabic_text":"كَلَّا وَالْقَمَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Hayır (onlar öğüt almazlar)! Ay’a (yemin olsun)!","arabic_text":"كَلَّا وَالْقَمَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Hayır (onlar öğüt almazlar)! Ay’a (yemin olsun)!","arabic_text":"كَلَّا وَالْقَمَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Çekilip giderken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Çekilip giderken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Çekilip giderken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Çekilip giderken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ağardığı zaman sabaha (söken şafağa) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ağardığı zaman sabaha (söken şafağa) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ağardığı zaman sabaha (söken şafağa) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Ağardığı zaman sabaha (söken şafağa) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O (cehennem) gerçekten büyük (bir uyarı) dır.","arabic_text":"اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O (cehennem) gerçekten büyük (bir uyarı) dır.","arabic_text":"اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O (cehennem) gerçekten büyük (bir uyarı) dır.","arabic_text":"اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O (cehennem) gerçekten büyük (bir uyarı) dır.","arabic_text":"اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(O cehennem) insan için (bir uyarıcıdır).","arabic_text":"نَذ۪يرًا لِلْبَشَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(O cehennem) insan için (bir uyarıcıdır).","arabic_text":"نَذ۪يرًا لِلْبَشَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(O cehennem) insan için (bir uyarıcıdır).","arabic_text":"نَذ۪يرًا لِلْبَشَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"(O cehennem) insan için (bir uyarıcıdır).","arabic_text":"نَذ۪يرًا لِلْبَشَرِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sizden iyilikler yaparak önde gitmeyi veya küfür yüzünden cehennemde kalmayı seçen her biriniz için bir uyarıcıdır.","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sizden iyilikler yaparak önde gitmeyi veya küfür yüzünden cehennemde kalmayı seçen her biriniz için bir uyarıcıdır.","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sizden iyilikler yaparak önde gitmeyi veya küfür yüzünden cehennemde kalmayı seçen her biriniz için bir uyarıcıdır.","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Sizden iyilikler yaparak önde gitmeyi veya küfür yüzünden cehennemde kalmayı seçen her biriniz için bir uyarıcıdır.","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(İyi bilin ki; hesap günü) herkes (dünyada) yaptıklarının esiri olacaktır.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(İyi bilin ki; hesap günü) herkes (dünyada) yaptıklarının esiri olacaktır.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(İyi bilin ki; hesap günü) herkes (dünyada) yaptıklarının esiri olacaktır.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"(İyi bilin ki; hesap günü) herkes (dünyada) yaptıklarının esiri olacaktır.","arabic_text":"كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ رَه۪ينَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başararak âhiret mutluluğuna erenler hariç.","arabic_text":"اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ","related_links":[],"audio_path":"73/73-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başararak âhiret mutluluğuna erenler hariç.","arabic_text":"اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ","related_links":[],"audio_path":"73/73-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başararak âhiret mutluluğuna erenler hariç.","arabic_text":"اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ","related_links":[],"audio_path":"73/73-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Yalnız dürüstlüğü ve erdemli olmayı başararak âhiret mutluluğuna erenler hariç.","arabic_text":"اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ","related_links":[],"audio_path":"73/73-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40-41","turkish_text":"Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.","arabic_text":"عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40-41","turkish_text":"Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.","arabic_text":"عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40-41","turkish_text":"Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.","arabic_text":"عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40-41","turkish_text":"Onlar cennetlerde olacaklar ve oradan suçlulara soracaklar.","arabic_text":"عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ﴿٢﴾ ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Sizi şu Sakar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?” (diye soracaklar.)","arabic_text":"مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-42c.mp3","commentary_text":"“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine getirenler” anlamında kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü bu sure peygamberliğin ilk yıllarında nazil olmuş ve namaz mü’minlere henüz farz kılınmamıştı. Namaz, bu sûrenin gelişinden yaklaşık on sene sonra farz kılınmıştır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Sizi şu Sakar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?” (diye soracaklar.)","arabic_text":"مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-42c.mp3","commentary_text":"“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine getirenler” anlamında kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü bu sure peygamberliğin ilk yıllarında nazil olmuş ve namaz mü’minlere henüz farz kılınmamıştı. Namaz, bu sûrenin gelişinden yaklaşık on sene sonra farz kılınmıştır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Sizi şu Sakar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?” (diye soracaklar.)","arabic_text":"مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-42c.mp3","commentary_text":"“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine getirenler” anlamında kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü bu sure peygamberliğin ilk yıllarında nazil olmuş ve namaz mü’minlere henüz farz kılınmamıştı. Namaz, bu sûrenin gelişinden yaklaşık on sene sonra farz kılınmıştır."},{"verse_number":"42","turkish_text":"“Sizi şu Sakar’a (cehenneme) sürükleyen nedir?” (diye soracaklar.)","arabic_text":"مَا سَلَكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ","related_links":[],"audio_path":"73/73-40.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"73/73-41c.mp3","commentary_text":"“Musallin” kelimesini “namaz kılanlar” anlamında değil de “Hak’tan yana olanlar, insanca yaşamaya çalışanlar, sorumluluklarını bilinçli şekilde yerine getirenler” anlamında kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü bu sure peygamberliğin ilk yıllarında nazil olmuş ve namaz mü’minlere henüz farz kılınmamıştı. Namaz, bu sûrenin gelişinden yaklaşık on sene sonra farz kılınmıştır."},{"verse_number":"43","turkish_text":"Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz Hak’tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”","arabic_text":"قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz Hak’tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”","arabic_text":"قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz Hak’tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”","arabic_text":"قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Cehennemlikler diyecekler ki: “Biz Hak’tan yana olanlardan/kulluk edenlerden değildik.”","arabic_text":"قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksullara yedirmezdik.”","arabic_text":"وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksullara yedirmezdik.”","arabic_text":"وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksullara yedirmezdik.”","arabic_text":"وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Yoksullara yedirmezdik.”","arabic_text":"وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Kendilerini günaha kaptıran günah-kârlarla birlikte günaha dalardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Kendilerini günaha kaptıran günah-kârlarla birlikte günaha dalardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Kendilerini günaha kaptıran günah-kârlarla birlikte günaha dalardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"“Kendilerini günaha kaptıran günah-kârlarla birlikte günaha dalardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِض۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Hesap gününü de yalan sayardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Hesap gününü de yalan sayardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Hesap gününü de yalan sayardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Hesap gününü de yalan sayardık.”","arabic_text":"وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.","arabic_text":"حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Artık şimdi onlara hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecektir.","arabic_text":"فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ","related_links":["2/48","2/123","6/51","10/3","21/28","34/23","53/26"],"audio_path":"73/73-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Artık şimdi onlara hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecektir.","arabic_text":"فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ","related_links":["2/48","2/123","6/51","10/3","21/28","34/23","53/26"],"audio_path":"73/73-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Artık şimdi onlara hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecektir.","arabic_text":"فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ","related_links":["2/48","2/123","6/51","10/3","21/28","34/23","53/26"],"audio_path":"73/73-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"Artık şimdi onlara hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecektir.","arabic_text":"فَمَا تَنْفَعُهُمْ شَفَاعَةُ الشَّافِع۪ينَۜ","related_links":["2/48","2/123","6/51","10/3","21/28","34/23","53/26"],"audio_path":"73/73-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50-51","turkish_text":"Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"73/73-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50-51","turkish_text":"Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"73/73-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50-51","turkish_text":"Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"73/73-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49-50-51","turkish_text":"Böyle iken onlara ne oluyor da aslandan korkup kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibi (Kur’an’daki) öğütten yüz çevirip kaçıyorlar?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"73/73-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlar bunca uyarıya rağmen hala) istiyorlar ki; her birine ayrı ayrı hitap eden birer kitap verilsin.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفًا مُنَشَّرَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlar bunca uyarıya rağmen hala) istiyorlar ki; her birine ayrı ayrı hitap eden birer kitap verilsin.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفًا مُنَشَّرَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlar bunca uyarıya rağmen hala) istiyorlar ki; her birine ayrı ayrı hitap eden birer kitap verilsin.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفًا مُنَشَّرَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"52","turkish_text":"(Onlar bunca uyarıya rağmen hala) istiyorlar ki; her birine ayrı ayrı hitap eden birer kitap verilsin.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفًا مُنَشَّرَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"73/73-48.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hayır hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.","arabic_text":"كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hayır hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.","arabic_text":"كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hayır hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.","arabic_text":"كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"53","turkish_text":"Hayır hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.","arabic_text":"كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Evet Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Evet Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Evet Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"54","turkish_text":"Evet Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"73/73-50.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık kim dilerse ondan düşünür öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık kim dilerse ondan düşünür öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık kim dilerse ondan düşünür öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"55","turkish_text":"Artık kim dilerse ondan düşünür öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"73/73-51.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O’dur affetmeye ehil/yetkili olan da O’dur. ","arabic_text":"وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"73/73-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O’dur affetmeye ehil/yetkili olan da O’dur. ","arabic_text":"وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"73/73-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O’dur affetmeye ehil/yetkili olan da O’dur. ","arabic_text":"وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"73/73-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"56","turkish_text":"(Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri de istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O’dur affetmeye ehil/yetkili olan da O’dur. ","arabic_text":"وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ","related_links":[],"audio_path":"73/73-52.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":75,"name":"KIYÂME SÛRESİ","description":"Kıyâmet suresi, Mekke döneminde inmiş olup 40 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “kıyâmet günü” anlamına gelen “el-Kıyâme” kelimesinden almıştır. Kıyâmet gününe ve kendini kınayan nefse yemin edilen sûrede insan kemiklerinin yeniden bir araya getirilemeyeceğini düşünen insanlara karşı Allah’ın parmak uçlarını bile yeniden yaratmaya gücünün yeteceği belirtiliyor. İnsanların kısa süreli dünya hayatına kapılıp âhireti gözardı etmeleri kınandıktan sonra Kıyâmet günü müminlerin sevinçten yüzlerinin parlayacağı ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyeceği, inkârcıların ise bellerini bükecek bir felakete uğrayacaklarının farkına vararak korkularının yüzlerine yansıyacağı bildiriliyor. Başıboş bırakılmayacağı vurgulanan insanın yaratılışındaki bazı safhalar anlatılarak onu bu aşamalardan geçiren Yaratıcının öldükten sonra da onu yeniden dirilteceği belirtiliyor.","sura_intro_audio":"74/74-a.mp3","verse_count":40,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun kıyamet gününe","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun kıyamet gününe","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun kıyamet gününe","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun kıyamet gününe","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendini kınayan nefse (yaptığı yanlışları fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) de andolsun (ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ","related_links":[],"audio_path":"74/74-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendini kınayan nefse (yaptığı yanlışları fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) de andolsun (ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ","related_links":[],"audio_path":"74/74-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendini kınayan nefse (yaptığı yanlışları fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) de andolsun (ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ","related_links":[],"audio_path":"74/74-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kendini kınayan nefse (yaptığı yanlışları fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) de andolsun (ki öldükten sonra diriltilip hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ","related_links":[],"audio_path":"74/74-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsan kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsan kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsan kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsan kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır Biz parmak uçları(na varıncaya kadar onun vücudunu tam olarak) yeniden kurmaya muktediriz.","arabic_text":"بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ","related_links":[],"audio_path":"74/74-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"74/74-4c.mp3","commentary_text":"Ayette özel olarak parmakların zikredilmesi, gerek “parmak ucu izleri”, gerekse “parmak damar haritası” açısından çok büyük anlam ifade etmektedir. Parmak ucu izlerinin ve parmak damar haritasının bütün insanlarda farklı olması insanların kimliğini tespit bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır Biz parmak uçları(na varıncaya kadar onun vücudunu tam olarak) yeniden kurmaya muktediriz.","arabic_text":"بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ","related_links":[],"audio_path":"74/74-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"74/74-4c.mp3","commentary_text":"Ayette özel olarak parmakların zikredilmesi, gerek “parmak ucu izleri”, gerekse “parmak damar haritası” açısından çok büyük anlam ifade etmektedir. Parmak ucu izlerinin ve parmak damar haritasının bütün insanlarda farklı olması insanların kimliğini tespit bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır Biz parmak uçları(na varıncaya kadar onun vücudunu tam olarak) yeniden kurmaya muktediriz.","arabic_text":"بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ","related_links":[],"audio_path":"74/74-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"74/74-4c.mp3","commentary_text":"Ayette özel olarak parmakların zikredilmesi, gerek “parmak ucu izleri”, gerekse “parmak damar haritası” açısından çok büyük anlam ifade etmektedir. Parmak ucu izlerinin ve parmak damar haritasının bütün insanlarda farklı olması insanların kimliğini tespit bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır Biz parmak uçları(na varıncaya kadar onun vücudunu tam olarak) yeniden kurmaya muktediriz.","arabic_text":"بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ","related_links":[],"audio_path":"74/74-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"74/74-3c.mp3","commentary_text":"Ayette özel olarak parmakların zikredilmesi, gerek “parmak ucu izleri”, gerekse “parmak damar haritası” açısından çok büyük anlam ifade etmektedir. Parmak ucu izlerinin ve parmak damar haritasının bütün insanlarda farklı olması insanların kimliğini tespit bakımından çok önemlidir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat insan (dünyada istediği gibi yaşamak için) önünde duran (kıyamet ve âhiret) gerçeğini yalanlamak ister.","arabic_text":"بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"“O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gözler korkudan şimşek çaktığı","arabic_text":"فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gözler korkudan şimşek çaktığı","arabic_text":"فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gözler korkudan şimşek çaktığı","arabic_text":"فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Gözler korkudan şimşek çaktığı","arabic_text":"فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ay tutulduğu","arabic_text":"وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ay tutulduğu","arabic_text":"وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ay tutulduğu","arabic_text":"وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ay tutulduğu","arabic_text":"وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Güneş ile Ay bir araya getirildiği zaman.","arabic_text":"وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Güneş ile Ay bir araya getirildiği zaman.","arabic_text":"وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Güneş ile Ay bir araya getirildiği zaman.","arabic_text":"وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Güneş ile Ay bir araya getirildiği zaman.","arabic_text":"وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün insan: “Kaçacak yer yok mu?” diyecek.","arabic_text":"يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün insan: “Kaçacak yer yok mu?” diyecek.","arabic_text":"يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün insan: “Kaçacak yer yok mu?” diyecek.","arabic_text":"يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün insan: “Kaçacak yer yok mu?” diyecek.","arabic_text":"يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır (o günün dehşetinden kurtulmak için) sığınılacak hiçbir yer yoktur.","arabic_text":"كَلَّا لَا وَزَرَۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır (o günün dehşetinden kurtulmak için) sığınılacak hiçbir yer yoktur.","arabic_text":"كَلَّا لَا وَزَرَۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır (o günün dehşetinden kurtulmak için) sığınılacak hiçbir yer yoktur.","arabic_text":"كَلَّا لَا وَزَرَۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hayır (o günün dehşetinden kurtulmak için) sığınılacak hiçbir yer yoktur.","arabic_text":"كَلَّا لَا وَزَرَۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O gün varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O gün varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O gün varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O gün varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün insana yaptığı ve (yapmak zorunda olduğu halde) yapmadığı her şey bir bir bildirilecektir.","arabic_text":"يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün insana yaptığı ve (yapmak zorunda olduğu halde) yapmadığı her şey bir bir bildirilecektir.","arabic_text":"يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün insana yaptığı ve (yapmak zorunda olduğu halde) yapmadığı her şey bir bir bildirilecektir.","arabic_text":"يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O gün insana yaptığı ve (yapmak zorunda olduğu halde) yapmadığı her şey bir bir bildirilecektir.","arabic_text":"يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Aslında insan bizzat kendinin gözeticisidir.","arabic_text":"بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Aslında insan bizzat kendinin gözeticisidir.","arabic_text":"بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Aslında insan bizzat kendinin gözeticisidir.","arabic_text":"بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Aslında insan bizzat kendinin gözeticisidir.","arabic_text":"بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).","arabic_text":"وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).","arabic_text":"وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).","arabic_text":"وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Birtakım mazeretler ileri sürse de (kendi yaptıklarına karşı şahit olacak).","arabic_text":"وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Yaşadıklarını görünce heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!","arabic_text":"لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Yaşadıklarını görünce heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!","arabic_text":"لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Yaşadıklarını görünce heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!","arabic_text":"لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"(Yaşadıklarını görünce heyecandan ne yapacağını şaşıracak ve ona denilecek ki:) Amel defterini okurken (yaşadıklarını seyrederken) telaşla dilini dolaştırıp durma (ne diyeceğini şaşırma)!","arabic_text":"لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz bütün yaptıklarını bir araya getirmek ve onları sana okumak Bize aittir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Biz sana o defterden (Hard Diskten) neleri okuyor (gösteriyor)sak onları takip et/seyret.","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Biz sana o defterden (Hard Diskten) neleri okuyor (gösteriyor)sak onları takip et/seyret.","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Biz sana o defterden (Hard Diskten) neleri okuyor (gösteriyor)sak onları takip et/seyret.","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O halde Biz sana o defterden (Hard Diskten) neleri okuyor (gösteriyor)sak onları takip et/seyret.","arabic_text":"فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonra (hatırlamadıkların olursa) onları açıklamak ve detaylandırmak bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonra (hatırlamadıkların olursa) onları açıklamak ve detaylandırmak bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonra (hatırlamadıkların olursa) onları açıklamak ve detaylandırmak bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sonra (hatırlamadıkların olursa) onları açıklamak ve detaylandırmak bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hayır; (Ey insanlar boşuna mazeret ileri sürmeyin!) Sizler şu (kısa süreli) dünyayı seviyorsunuz","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hayır; (Ey insanlar boşuna mazeret ileri sürmeyin!) Sizler şu (kısa süreli) dünyayı seviyorsunuz","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hayır; (Ey insanlar boşuna mazeret ileri sürmeyin!) Sizler şu (kısa süreli) dünyayı seviyorsunuz","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Hayır; (Ey insanlar boşuna mazeret ileri sürmeyin!) Sizler şu (kısa süreli) dünyayı seviyorsunuz","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ahireti gözardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).","arabic_text":"وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ahireti gözardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).","arabic_text":"وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ahireti gözardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).","arabic_text":"وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ahireti gözardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).","arabic_text":"وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün birtakım yüzler sevinçten parlayacak.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ","related_links":["3/106"],"audio_path":"74/74-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün birtakım yüzler sevinçten parlayacak.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ","related_links":["3/106"],"audio_path":"74/74-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün birtakım yüzler sevinçten parlayacak.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ","related_links":["3/106"],"audio_path":"74/74-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"O gün birtakım yüzler sevinçten parlayacak.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ","related_links":["3/106"],"audio_path":"74/74-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyecekler.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyecekler.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyecekler.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ve Rablerinin kendilerine lütfedeceği nimetleri bekleyecekler.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"74/74-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de asık olacak.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de asık olacak.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de asık olacak.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de asık olacak.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.","arabic_text":"تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.","arabic_text":"تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.","arabic_text":"تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.","arabic_text":"تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Aklınızı başınıza devşirin (ey insanlar!). Can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Aklınızı başınıza devşirin (ey insanlar!). Can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Aklınızı başınıza devşirin (ey insanlar!). Can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Aklınızı başınıza devşirin (ey insanlar!). Can boğaza gelip dayandığı zaman","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.","arabic_text":"وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.","arabic_text":"وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.","arabic_text":"وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"“Yok mu buna bir çare (ölümü engelleyecek birileri yok mu)?” diye feryat edilecek.","arabic_text":"وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Artık (dünyaya veda etmesi gereken kişi) ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak","arabic_text":"وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Artık (dünyaya veda etmesi gereken kişi) ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak","arabic_text":"وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Artık (dünyaya veda etmesi gereken kişi) ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak","arabic_text":"وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Artık (dünyaya veda etmesi gereken kişi) ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak","arabic_text":"وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.","arabic_text":"وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.","arabic_text":"وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.","arabic_text":"وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.","arabic_text":"وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün yalnız Rabbine doğru sevkiyat vardır.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟","related_links":[],"audio_path":"74/74-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün yalnız Rabbine doğru sevkiyat vardır.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟","related_links":[],"audio_path":"74/74-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün yalnız Rabbine doğru sevkiyat vardır.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟","related_links":[],"audio_path":"74/74-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"O gün yalnız Rabbine doğru sevkiyat vardır.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟","related_links":[],"audio_path":"74/74-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte o (Peygamber’in getirdiğini) tasdik etmemiş Allah’tan (Hak’tan) yana olmamıştı (yönünü Allah’a dönmemişti).","arabic_text":"فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte o (Peygamber’in getirdiğini) tasdik etmemiş Allah’tan (Hak’tan) yana olmamıştı (yönünü Allah’a dönmemişti).","arabic_text":"فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte o (Peygamber’in getirdiğini) tasdik etmemiş Allah’tan (Hak’tan) yana olmamıştı (yönünü Allah’a dönmemişti).","arabic_text":"فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"İşte o (Peygamber’in getirdiğini) tasdik etmemiş Allah’tan (Hak’tan) yana olmamıştı (yönünü Allah’a dönmemişti).","arabic_text":"فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Aksine (Hak adına her şeyi) yalanlamış ve (itaat etmekten) yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Aksine (Hak adına her şeyi) yalanlamış ve (itaat etmekten) yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Aksine (Hak adına her şeyi) yalanlamış ve (itaat etmekten) yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Aksine (Hak adına her şeyi) yalanlamış ve (itaat etmekten) yüz çevirmişti.","arabic_text":"وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sonra da böbürlenerek ailesine gitmişti.","arabic_text":"ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sonra da böbürlenerek ailesine gitmişti.","arabic_text":"ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sonra da böbürlenerek ailesine gitmişti.","arabic_text":"ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sonra da böbürlenerek ailesine gitmişti.","arabic_text":"ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yazıklar olsun sana yazıklar (ey insan)!","arabic_text":"اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yazıklar olsun sana yazıklar (ey insan)!","arabic_text":"اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yazıklar olsun sana yazıklar (ey insan)!","arabic_text":"اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Yazıklar olsun sana yazıklar (ey insan)!","arabic_text":"اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Evet yazıklar olsun sana yazıklar!","arabic_text":"ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Evet yazıklar olsun sana yazıklar!","arabic_text":"ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Evet yazıklar olsun sana yazıklar!","arabic_text":"ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Evet yazıklar olsun sana yazıklar!","arabic_text":"ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?","arabic_text":"اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?","arabic_text":"اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?","arabic_text":"اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?","arabic_text":"اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonra bu bir “alaka” oldu (embriyoya dönüştü). Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonra bu bir “alaka” oldu (embriyoya dönüştü). Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonra bu bir “alaka” oldu (embriyoya dönüştü). Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Sonra bu bir “alaka” oldu (embriyoya dönüştü). Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"74/74-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.","arabic_text":"فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.","arabic_text":"فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.","arabic_text":"فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Sonra ondan erkek ve dişi çiftler türetti.","arabic_text":"فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"74/74-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Peki (bunları yapan) Allah’ın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?","arabic_text":"اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى","related_links":[],"audio_path":"74/74-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Peki (bunları yapan) Allah’ın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?","arabic_text":"اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى","related_links":[],"audio_path":"74/74-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Peki (bunları yapan) Allah’ın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?","arabic_text":"اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى","related_links":[],"audio_path":"74/74-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Peki (bunları yapan) Allah’ın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?","arabic_text":"اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى","related_links":[],"audio_path":"74/74-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":76,"name":"İNSÂN SÛRESİ","description":"İnsan suresi, Medine döneminde inmiş olup 31 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen “İnsan” kelimesinden almıştır. Aynı ayette geçen “Dehr” kelimesinden dolayı “Dehr suresi” de denilmektedir. “Dehr”, başı ve sonu belli olmayan uzun bir zaman dilimine denir. Sûrede insanın anılmaya değer bir şey olmadığı, üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra onun karmaşık olan bir damla spermden yaratıldığı ve yaratılış amacının ise imtihan olduğu bildiriliyor. İnsana doğru yolun gösterildiği, ancak o isterse şükreden ya da nankörlük eden biri olabileceği bildirilen sûrede insanın doğal yetenekleri sayesinde vahyin aydınlatmasıyla doğru yolu bulma imkânına sahip olduğu bildiriliyor. Ayrıca sûrede iradesini kötülük yönünde kullanan inkârcıların âhirette karşılaşacakları ceza şekillerinden örnekler verildikten sonra üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirerek, yiyeceklerini fakir ve yetimlerle paylaşan, karşılık beklemeden Allah rızası için infak eden ve böylece iradelerini iyilik yönünde kullanan müminler için hazırlanan âhiret nimetleri sıralanıyor. Hz. Peygamberden metanetini güçlendirmesi, dinî duyarlılığını geliştirmesi ve hüküm vermesi için parça parça indirilen ayetlerin gelmesini sabırla beklemesi isteniyor.","sura_intro_audio":"75/75-a.mp3","verse_count":31,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçekten insan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.","arabic_text":"هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا","related_links":["19/67"],"audio_path":"75/75-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçekten insan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.","arabic_text":"هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا","related_links":["19/67"],"audio_path":"75/75-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçekten insan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.","arabic_text":"هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا","related_links":["19/67"],"audio_path":"75/75-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gerçekten insan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.","arabic_text":"هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا","related_links":["19/67"],"audio_path":"75/75-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ve üreme safhasına geldiğinde) biz insanı karmaşık olan bir damla sudan (döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu imtihan ediyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.","arabic_text":"اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["18/7","67/2"],"audio_path":"75/75-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ve üreme safhasına geldiğinde) biz insanı karmaşık olan bir damla sudan (döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu imtihan ediyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.","arabic_text":"اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["18/7","67/2"],"audio_path":"75/75-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ve üreme safhasına geldiğinde) biz insanı karmaşık olan bir damla sudan (döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu imtihan ediyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.","arabic_text":"اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["18/7","67/2"],"audio_path":"75/75-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Ve üreme safhasına geldiğinde) biz insanı karmaşık olan bir damla sudan (döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu imtihan ediyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.","arabic_text":"اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا","related_links":["18/7","67/2"],"audio_path":"75/75-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. Artık o ya şükreden biri olur ya da nankörlük eden.","arabic_text":"اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. Artık o ya şükreden biri olur ya da nankörlük eden.","arabic_text":"اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. Artık o ya şükreden biri olur ya da nankörlük eden.","arabic_text":"اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. Artık o ya şükreden biri olur ya da nankörlük eden.","arabic_text":"اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Fakat unutmayın ki) Biz nankörlük edenler için zincirler kelepçeler ve çılgın alevli cehennem hazırladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Fakat unutmayın ki) Biz nankörlük edenler için zincirler kelepçeler ve çılgın alevli cehennem hazırladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Fakat unutmayın ki) Biz nankörlük edenler için zincirler kelepçeler ve çılgın alevli cehennem hazırladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Fakat unutmayın ki) Biz nankörlük edenler için zincirler kelepçeler ve çılgın alevli cehennem hazırladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyiler ise (cennette) karışımı kâfur (hoş kokulu çiçekten tatlandırılmış) olan dolu bir kadehten (cennet şarabı) içerler.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورً","related_links":[],"audio_path":"75/75-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyiler ise (cennette) karışımı kâfur (hoş kokulu çiçekten tatlandırılmış) olan dolu bir kadehten (cennet şarabı) içerler.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورً","related_links":[],"audio_path":"75/75-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyiler ise (cennette) karışımı kâfur (hoş kokulu çiçekten tatlandırılmış) olan dolu bir kadehten (cennet şarabı) içerler.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورً","related_links":[],"audio_path":"75/75-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İyiler ise (cennette) karışımı kâfur (hoş kokulu çiçekten tatlandırılmış) olan dolu bir kadehten (cennet şarabı) içerler.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورً","related_links":[],"audio_path":"75/75-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O cennet şarabı öyle) bir pınardır ki Allah’ın iyi kulları ondan içerler ve istedikleri tarafa onu akıtırlar.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O cennet şarabı öyle) bir pınardır ki Allah’ın iyi kulları ondan içerler ve istedikleri tarafa onu akıtırlar.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O cennet şarabı öyle) bir pınardır ki Allah’ın iyi kulları ondan içerler ve istedikleri tarafa onu akıtırlar.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O cennet şarabı öyle) bir pınardır ki Allah’ın iyi kulları ondan içerler ve istedikleri tarafa onu akıtırlar.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O iyi insanlar o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.","arabic_text":"يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O iyi insanlar o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.","arabic_text":"يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O iyi insanlar o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.","arabic_text":"يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(O iyi insanlar o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.","arabic_text":"يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini fakire yetime ve esire ikram ederler.","arabic_text":"وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini fakire yetime ve esire ikram ederler.","arabic_text":"وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini fakire yetime ve esire ikram ederler.","arabic_text":"وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini fakire yetime ve esire ikram ederler.","arabic_text":"وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.","arabic_text":"اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Çünkü biz yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Çünkü biz yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Çünkü biz yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Çünkü biz yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”","arabic_text":"اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu sebeple) Allah da onları o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.","arabic_text":"فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu sebeple) Allah da onları o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.","arabic_text":"فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu sebeple) Allah da onları o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.","arabic_text":"فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Bu sebeple) Allah da onları o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.","arabic_text":"فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sıkıntılara karşı sabrettikleri için (onları) cennetle ve ipek(ten giysiler)le ödüllendirir.","arabic_text":"وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sıkıntılara karşı sabrettikleri için (onları) cennetle ve ipek(ten giysiler)le ödüllendirir.","arabic_text":"وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sıkıntılara karşı sabrettikleri için (onları) cennetle ve ipek(ten giysiler)le ödüllendirir.","arabic_text":"وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Sıkıntılara karşı sabrettikleri için (onları) cennetle ve ipek(ten giysiler)le ödüllendirir.","arabic_text":"وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş ne de şiddetli bir soğuk görürler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş ne de şiddetli bir soğuk görürler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş ne de şiddetli bir soğuk görürler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş ne de şiddetli bir soğuk görürler.","arabic_text":"مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.","arabic_text":"وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.","arabic_text":"وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.","arabic_text":"وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.","arabic_text":"وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.","arabic_text":"وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.","arabic_text":"وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.","arabic_text":"وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.","arabic_text":"وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ","related_links":[],"audio_path":"75/75-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gümüşten yapılmış bu kadehlerden istedikleri kadar içerler.","arabic_text":"قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gümüşten yapılmış bu kadehlerden istedikleri kadar içerler.","arabic_text":"قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gümüşten yapılmış bu kadehlerden istedikleri kadar içerler.","arabic_text":"قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Gümüşten yapılmış bu kadehlerden istedikleri kadar içerler.","arabic_text":"قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ayrıca orada zencefille tatlandırılmış (dolu) kâselerde kendilerine (cennet şarabı) içirilir.","arabic_text":"وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ayrıca orada zencefille tatlandırılmış (dolu) kâselerde kendilerine (cennet şarabı) içirilir.","arabic_text":"وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ayrıca orada zencefille tatlandırılmış (dolu) kâselerde kendilerine (cennet şarabı) içirilir.","arabic_text":"وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Ayrıca orada zencefille tatlandırılmış (dolu) kâselerde kendilerine (cennet şarabı) içirilir.","arabic_text":"وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Zencefil) cennette bir kaynaktır ki o selsebîl diye anılır.","arabic_text":"عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Zencefil) cennette bir kaynaktır ki o selsebîl diye anılır.","arabic_text":"عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Zencefil) cennette bir kaynaktır ki o selsebîl diye anılır.","arabic_text":"عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Zencefil) cennette bir kaynaktır ki o selsebîl diye anılır.","arabic_text":"عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cennet ehlinin) çevrelerinde gördüğünde saçılmış inciler sanacağın hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler (garsonlar) dolaşır.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cennet ehlinin) çevrelerinde gördüğünde saçılmış inciler sanacağın hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler (garsonlar) dolaşır.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cennet ehlinin) çevrelerinde gördüğünde saçılmış inciler sanacağın hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler (garsonlar) dolaşır.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Cennet ehlinin) çevrelerinde gördüğünde saçılmış inciler sanacağın hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler (garsonlar) dolaşır.","arabic_text":"وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada her nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada her nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada her nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Orada her nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram eder.","arabic_text":"عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram eder.","arabic_text":"عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram eder.","arabic_text":"عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram eder.","arabic_text":"عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O Cennetliklere şöyle denir:) “İşte bu sizin çalışmalarınızın karşılığıdır. Çalışmalarınız böylece karşılığını bulmuştur.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"75/75-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O Cennetliklere şöyle denir:) “İşte bu sizin çalışmalarınızın karşılığıdır. Çalışmalarınız böylece karşılığını bulmuştur.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"75/75-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O Cennetliklere şöyle denir:) “İşte bu sizin çalışmalarınızın karşılığıdır. Çalışmalarınız böylece karşılığını bulmuştur.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"75/75-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O Cennetliklere şöyle denir:) “İşte bu sizin çalışmalarınızın karşılığıdır. Çalışmalarınız böylece karşılığını bulmuştur.”","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟","related_links":[],"audio_path":"75/75-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gerçekten biz Kur’an’ı sana parça parça ayet ayet indirdik.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gerçekten biz Kur’an’ı sana parça parça ayet ayet indirdik.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gerçekten biz Kur’an’ı sana parça parça ayet ayet indirdik.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Gerçekten biz Kur’an’ı sana parça parça ayet ayet indirdik.","arabic_text":"اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Onların günahkârlarına da nankörlerine de boyun eğme!","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Onların günahkârlarına da nankörlerine de boyun eğme!","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Onların günahkârlarına da nankörlerine de boyun eğme!","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Öyleyse Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Onların günahkârlarına da nankörlerine de boyun eğme!","arabic_text":"فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sabah akşam Rabbinin adını/şanını an (O’nunla beraber olduğunu unutma)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sabah akşam Rabbinin adını/şanını an (O’nunla beraber olduğunu unutma)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sabah akşam Rabbinin adını/şanını an (O’nunla beraber olduğunu unutma)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Sabah akşam Rabbinin adını/şanını an (O’nunla beraber olduğunu unutma)!","arabic_text":"وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ","related_links":[],"audio_path":"75/75-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gecenin bir kısmında da O’na secde et (akşam ile yatsı namazını ikame et). Bir de geceleyin uzun bir müddet O’nun sınırsız şanını yücelt!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا","related_links":["17/79","73/20"],"audio_path":"75/75-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gecenin bir kısmında da O’na secde et (akşam ile yatsı namazını ikame et). Bir de geceleyin uzun bir müddet O’nun sınırsız şanını yücelt!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا","related_links":["17/79","73/20"],"audio_path":"75/75-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gecenin bir kısmında da O’na secde et (akşam ile yatsı namazını ikame et). Bir de geceleyin uzun bir müddet O’nun sınırsız şanını yücelt!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا","related_links":["17/79","73/20"],"audio_path":"75/75-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Gecenin bir kısmında da O’na secde et (akşam ile yatsı namazını ikame et). Bir de geceleyin uzun bir müddet O’nun sınırsız şanını yücelt!","arabic_text":"وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا","related_links":["17/79","73/20"],"audio_path":"75/75-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Doğrusu onlar şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Doğrusu onlar şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Doğrusu onlar şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Doğrusu onlar şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.","arabic_text":"اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.","arabic_text":"نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bu bir hatırlatmadır! İsteyen Rabbine giden yolu tutar!","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bu bir hatırlatmadır! İsteyen Rabbine giden yolu tutar!","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bu bir hatırlatmadır! İsteyen Rabbine giden yolu tutar!","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Bu bir hatırlatmadır! İsteyen Rabbine giden yolu tutar!","arabic_text":"اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلً","related_links":[],"audio_path":"75/75-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ","related_links":["74/56","81/29"],"audio_path":"75/75-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"75/75-30c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğu ve O’nun bilgisi ve takdiri olmadan kimsenin hiçbir şey yapamayacağı vurgulanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; cüz’i (serbest) irade insanın emrindedir. Allah’ın insana vermiş olduğu bu irade sayesinde insan yaşadığı her saniyeyi nasıl kullanacağına kendisi karar verir, kendine dokunacak olan hayrı ve şerri yine kendi meydana getirir. Yani kendi hayat filminin aktörü-aktristi yine kendisidir. İnsan hayatında “nötr” zaman yoktur. Bütün zamanlar onun kendi iradesiyle doldurulur. Allah sadece diler ve takdir eder. Allah cüz’i iradeye sınır koymamıştır. Eğer koymuş olsaydı o zaman şer olmazdı."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ","related_links":["74/56","81/29"],"audio_path":"75/75-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"75/75-29c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğu ve O’nun bilgisi ve takdiri olmadan kimsenin hiçbir şey yapamayacağı vurgulanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; cüz’i (serbest) irade insanın emrindedir. Allah’ın insana vermiş olduğu bu irade sayesinde insan yaşadığı her saniyeyi nasıl kullanacağına kendisi karar verir, kendine dokunacak olan hayrı ve şerri yine kendi meydana getirir. Yani kendi hayat filminin aktörü-aktristi yine kendisidir. İnsan hayatında “nötr” zaman yoktur. Bütün zamanlar onun kendi iradesiyle doldurulur. Allah sadece diler ve takdir eder. Allah cüz’i iradeye sınır koymamıştır. Eğer koymuş olsaydı o zaman şer olmazdı."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ","related_links":["74/56","81/29"],"audio_path":"75/75-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"75/75-30c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğu ve O’nun bilgisi ve takdiri olmadan kimsenin hiçbir şey yapamayacağı vurgulanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; cüz’i (serbest) irade insanın emrindedir. Allah’ın insana vermiş olduğu bu irade sayesinde insan yaşadığı her saniyeyi nasıl kullanacağına kendisi karar verir, kendine dokunacak olan hayrı ve şerri yine kendi meydana getirir. Yani kendi hayat filminin aktörü-aktristi yine kendisidir. İnsan hayatında “nötr” zaman yoktur. Bütün zamanlar onun kendi iradesiyle doldurulur. Allah sadece diler ve takdir eder. Allah cüz’i iradeye sınır koymamıştır. Eğer koymuş olsaydı o zaman şer olmazdı."},{"verse_number":"30","turkish_text":"Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ","related_links":["74/56","81/29"],"audio_path":"75/75-29.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"75/75-30c.mp3","commentary_text":"Burada Allah’ın iradesinin her şeyin üzerinde olduğu ve O’nun bilgisi ve takdiri olmadan kimsenin hiçbir şey yapamayacağı vurgulanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; cüz’i (serbest) irade insanın emrindedir. Allah’ın insana vermiş olduğu bu irade sayesinde insan yaşadığı her saniyeyi nasıl kullanacağına kendisi karar verir, kendine dokunacak olan hayrı ve şerri yine kendi meydana getirir. Yani kendi hayat filminin aktörü-aktristi yine kendisidir. İnsan hayatında “nötr” zaman yoktur. Bütün zamanlar onun kendi iradesiyle doldurulur. Allah sadece diler ve takdir eder. Allah cüz’i iradeye sınır koymamıştır. Eğer koymuş olsaydı o zaman şer olmazdı."},{"verse_number":"31","turkish_text":"Dileyeni (dilediği takdirde) rahmetine kabul eder. Zalimler için ise şiddetli bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Dileyeni (dilediği takdirde) rahmetine kabul eder. Zalimler için ise şiddetli bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Dileyeni (dilediği takdirde) rahmetine kabul eder. Zalimler için ise şiddetli bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Dileyeni (dilediği takdirde) rahmetine kabul eder. Zalimler için ise şiddetli bir azap hazırlamıştır.","arabic_text":"يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا","related_links":[],"audio_path":"75/75-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":77,"name":"MÜRSELÂT SÛRESİ","description":"Mürselât suresi, Mekke döneminde inmiş olup 50 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “gönderilenler” anlamına gelen “el-Mürselât” kelimesinden almıştır. Kıyametin vuku bulacağına dair değerli bazı varlıklara yemin edilen sûrede kıyametin kopması sırasında vuku bulacak yıldızların ışığının söndürülmesi, gökyüzünün parçalanması ve dağların ufalanması gibi kozmik değişikliklere temas ediliyor. İnsan yaratılışı ve yaşayışının hassas ve sınırlı dengelere bağlı muhteşem bir şekilde düzenlendiği, yeryüzünün de bir düzen içinde seyrettiği ve dirilerle ölülerin toplanma yeri olduğu anlatılıyor. Âhiret hayatında suçlulara uygulanacak azap niteliğindeki işlemlere ve cehennemin kısa tasvirine yer verilen sûrede Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara sunulacak nimetler hatırlatılıyor. Ayrıca sûrede inkârcıların âhiretteki azaplarının büyüklüğünü vurgulamak üzere; “İlahi gerçekleri yalan sayanların o gün vay haline!” cümlesi farklı aralıklarla on defa tekrarlanıyor.","sura_intro_audio":"76/76-a.mp3","verse_count":50,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (emrimizle) iyilik için gönderilen elçilere","arabic_text":"وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (emrimizle) iyilik için gönderilen elçilere","arabic_text":"وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (emrimizle) iyilik için gönderilen elçilere","arabic_text":"وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (emrimizle) iyilik için gönderilen elçilere","arabic_text":"وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara","arabic_text":"فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara","arabic_text":"فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara","arabic_text":"فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara","arabic_text":"فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Tohumları/bulutları yaydıkça yayanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Tohumları/bulutları yaydıkça yayanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Tohumları/bulutları yaydıkça yayanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Tohumları/bulutları yaydıkça yayanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hak ile batılı) birbirinden ayıranlara","arabic_text":"فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hak ile batılı) birbirinden ayıranlara","arabic_text":"فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hak ile batılı) birbirinden ayıranlara","arabic_text":"فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hak ile batılı) birbirinden ayıranlara","arabic_text":"فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İlahi mesajı ulaştıranlara","arabic_text":"فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İlahi mesajı ulaştıranlara","arabic_text":"فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İlahi mesajı ulaştıranlara","arabic_text":"فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İlahi mesajı ulaştıranlara","arabic_text":"فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Arındırmak ve sakındırmak için","arabic_text":"عُذْرًا اَوْ نُذْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Arındırmak ve sakındırmak için","arabic_text":"عُذْرًا اَوْ نُذْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Arındırmak ve sakındırmak için","arabic_text":"عُذْرًا اَوْ نُذْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Arındırmak ve sakındırmak için","arabic_text":"عُذْرًا اَوْ نُذْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Vaad olunduğunuz (kıyamet) mutlaka vuku bulacaktır.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Vaad olunduğunuz (kıyamet) mutlaka vuku bulacaktır.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Vaad olunduğunuz (kıyamet) mutlaka vuku bulacaktır.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Vaad olunduğunuz (kıyamet) mutlaka vuku bulacaktır.","arabic_text":"اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yıldızların ışığı söndürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yıldızların ışığı söndürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yıldızların ışığı söndürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Yıldızların ışığı söndürüldüğü","arabic_text":"فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gök yarıldığı/parçalandığı","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gök yarıldığı/parçalandığı","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gök yarıldığı/parçalandığı","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gök yarıldığı/parçalandığı","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dağlar toz gibi ufalandığı","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dağlar toz gibi ufalandığı","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dağlar toz gibi ufalandığı","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Dağlar toz gibi ufalandığı","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve peygamberlerin (Allah’ın mesajlarını ilettikleri kişi ve topluluklar aleyhine veya lehine şahitlik yapmaları için) tanıklık sıraları geldiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).","arabic_text":"وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve peygamberlerin (Allah’ın mesajlarını ilettikleri kişi ve topluluklar aleyhine veya lehine şahitlik yapmaları için) tanıklık sıraları geldiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).","arabic_text":"وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve peygamberlerin (Allah’ın mesajlarını ilettikleri kişi ve topluluklar aleyhine veya lehine şahitlik yapmaları için) tanıklık sıraları geldiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).","arabic_text":"وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve peygamberlerin (Allah’ın mesajlarını ilettikleri kişi ve topluluklar aleyhine veya lehine şahitlik yapmaları için) tanıklık sıraları geldiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).","arabic_text":"وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunları duyanlar şöyle derler:) Bütün bunlar hangi gün gerçekleşecek?","arabic_text":"لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunları duyanlar şöyle derler:) Bütün bunlar hangi gün gerçekleşecek?","arabic_text":"لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunları duyanlar şöyle derler:) Bütün bunlar hangi gün gerçekleşecek?","arabic_text":"لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Bunları duyanlar şöyle derler:) Bütün bunlar hangi gün gerçekleşecek?","arabic_text":"لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Doğru ile eğrinin hak ile bâtılın) birbirinden ayrılıp hükme bağlanacağı gün (gerçekleşecek).","arabic_text":"لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Doğru ile eğrinin hak ile bâtılın) birbirinden ayrılıp hükme bağlanacağı gün (gerçekleşecek).","arabic_text":"لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Doğru ile eğrinin hak ile bâtılın) birbirinden ayrılıp hükme bağlanacağı gün (gerçekleşecek).","arabic_text":"لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(Doğru ile eğrinin hak ile bâtılın) birbirinden ayrılıp hükme bağlanacağı gün (gerçekleşecek).","arabic_text":"لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hüküm ve ayırım gününün ne olduğunu biliyor musun?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hüküm ve ayırım gününün ne olduğunu biliyor musun?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hüküm ve ayırım gününün ne olduğunu biliyor musun?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hüküm ve ayırım gününün ne olduğunu biliyor musun?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Bunu) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Bunu) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Bunu) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Bunu) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz (peygamberlerini inkâr eden kavimlerden) evvelkileri helâk etmedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz (peygamberlerini inkâr eden kavimlerden) evvelkileri helâk etmedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz (peygamberlerini inkâr eden kavimlerden) evvelkileri helâk etmedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Biz (peygamberlerini inkâr eden kavimlerden) evvelkileri helâk etmedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların arkasından gelip aynı şekilde davrananları da elbette onların peşine takarız (onlar gibi helâk ederiz).","arabic_text":"ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların arkasından gelip aynı şekilde davrananları da elbette onların peşine takarız (onlar gibi helâk ederiz).","arabic_text":"ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların arkasından gelip aynı şekilde davrananları da elbette onların peşine takarız (onlar gibi helâk ederiz).","arabic_text":"ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onların arkasından gelip aynı şekilde davrananları da elbette onların peşine takarız (onlar gibi helâk ederiz).","arabic_text":"ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz suçlulara işte böyle yaparız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz suçlulara işte böyle yaparız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz suçlulara işte böyle yaparız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz suçlulara işte böyle yaparız.","arabic_text":"كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah’ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah’ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah’ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"(Allah’ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz sizi bayağı/basit bir sudan (meniden) yaratmadık mı (Hangi cesaretle yalanlamaya kalkışıyorsunuz)?","arabic_text":"اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz sizi bayağı/basit bir sudan (meniden) yaratmadık mı (Hangi cesaretle yalanlamaya kalkışıyorsunuz)?","arabic_text":"اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz sizi bayağı/basit bir sudan (meniden) yaratmadık mı (Hangi cesaretle yalanlamaya kalkışıyorsunuz)?","arabic_text":"اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Biz sizi bayağı/basit bir sudan (meniden) yaratmadık mı (Hangi cesaretle yalanlamaya kalkışıyorsunuz)?","arabic_text":"اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?","arabic_text":"فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra o suyu (doğum için) belirli bir vakte kadar (rahimde muhafaza etmedik mi?)","arabic_text":"اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra o suyu (doğum için) belirli bir vakte kadar (rahimde muhafaza etmedik mi?)","arabic_text":"اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra o suyu (doğum için) belirli bir vakte kadar (rahimde muhafaza etmedik mi?)","arabic_text":"اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra o suyu (doğum için) belirli bir vakte kadar (rahimde muhafaza etmedik mi?)","arabic_text":"اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Biz (insanın yaratılışını) işte böyle gerçekleştirdik. Ne mükemmeldir Bizim (bir şeyi) kudretimizle gerçekleştirmemiz!","arabic_text":"فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Biz (insanın yaratılışını) işte böyle gerçekleştirdik. Ne mükemmeldir Bizim (bir şeyi) kudretimizle gerçekleştirmemiz!","arabic_text":"فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Biz (insanın yaratılışını) işte böyle gerçekleştirdik. Ne mükemmeldir Bizim (bir şeyi) kudretimizle gerçekleştirmemiz!","arabic_text":"فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Biz (insanın yaratılışını) işte böyle gerçekleştirdik. Ne mükemmeldir Bizim (bir şeyi) kudretimizle gerçekleştirmemiz!","arabic_text":"فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah’ın kudretini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah’ın kudretini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah’ın kudretini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Allah’ın kudretini) yalanlayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hem dirilere hem ölülere.","arabic_text":"اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hem dirilere hem ölülere.","arabic_text":"اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hem dirilere hem ölülere.","arabic_text":"اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Hem dirilere hem ölülere.","arabic_text":"اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı size tatlı bir su içirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı size tatlı bir su içirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı size tatlı bir su içirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı size tatlı bir su içirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Bütün bu nimetleri) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Bütün bu nimetleri) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Bütün bu nimetleri) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Bütün bu nimetleri) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi yalan saydığınız azaba gidin.","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi yalan saydığınız azaba gidin.","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi yalan saydığınız azaba gidin.","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi yalan saydığınız azaba gidin.","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Haydi gidin üç kola ayrılmış (dumandan) bir gölgeye","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Haydi gidin üç kola ayrılmış (dumandan) bir gölgeye","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Haydi gidin üç kola ayrılmış (dumandan) bir gölgeye","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"“Haydi gidin üç kola ayrılmış (dumandan) bir gölgeye","arabic_text":"اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.","arabic_text":"لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.","arabic_text":"لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.","arabic_text":"لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"(O) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.","arabic_text":"لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Şüphesiz o (cehennem) tomruk gibi kocaman kıvılcımlar saçar.","arabic_text":"اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Şüphesiz o (cehennem) tomruk gibi kocaman kıvılcımlar saçar.","arabic_text":"اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Şüphesiz o (cehennem) tomruk gibi kocaman kıvılcımlar saçar.","arabic_text":"اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Şüphesiz o (cehennem) tomruk gibi kocaman kıvılcımlar saçar.","arabic_text":"اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"76/76-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sanki o kıvılcımın her biri sarı renkte birer halattır.","arabic_text":"كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-33c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “cimale” terimi “cemel” kelimesinin çoğuludur. “Cemel”, kökü itibariyle hem halat hem de deve anlamına gelmektedir. Yukarıdaki ayetlerin genel muhtevasına bakıldığı zaman “deve” kelimesi edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile kıvılcım arasında bir münasebet bulunmadığı için “cimale” terimi “halat” olarak tercüme edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sanki o kıvılcımın her biri sarı renkte birer halattır.","arabic_text":"كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-32c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “cimale” terimi “cemel” kelimesinin çoğuludur. “Cemel”, kökü itibariyle hem halat hem de deve anlamına gelmektedir. Yukarıdaki ayetlerin genel muhtevasına bakıldığı zaman “deve” kelimesi edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile kıvılcım arasında bir münasebet bulunmadığı için “cimale” terimi “halat” olarak tercüme edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sanki o kıvılcımın her biri sarı renkte birer halattır.","arabic_text":"كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-33c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “cimale” terimi “cemel” kelimesinin çoğuludur. “Cemel”, kökü itibariyle hem halat hem de deve anlamına gelmektedir. Yukarıdaki ayetlerin genel muhtevasına bakıldığı zaman “deve” kelimesi edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile kıvılcım arasında bir münasebet bulunmadığı için “cimale” terimi “halat” olarak tercüme edilmiştir."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Sanki o kıvılcımın her biri sarı renkte birer halattır.","arabic_text":"كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-32.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-33c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “cimale” terimi “cemel” kelimesinin çoğuludur. “Cemel”, kökü itibariyle hem halat hem de deve anlamına gelmektedir. Yukarıdaki ayetlerin genel muhtevasına bakıldığı zaman “deve” kelimesi edebi tasvire uygun düşmediği ve deve ile kıvılcım arasında bir münasebet bulunmadığı için “cimale” terimi “halat” olarak tercüme edilmiştir."},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu durumu) yalan sayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu durumu) yalan sayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu durumu) yalan sayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Bu durumu) yalan sayanların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (gün hakka karşı direnenlerin) konuşamayacakları gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (gün hakka karşı direnenlerin) konuşamayacakları gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (gün hakka karşı direnenlerin) konuşamayacakları gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Bu (gün hakka karşı direnenlerin) konuşamayacakları gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara izin de verilmez ki mazeret beyan etsin ve özür dilesinler.","arabic_text":"وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara izin de verilmez ki mazeret beyan etsin ve özür dilesinler.","arabic_text":"وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara izin de verilmez ki mazeret beyan etsin ve özür dilesinler.","arabic_text":"وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Onlara izin de verilmez ki mazeret beyan etsin ve özür dilesinler.","arabic_text":"وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hakka karşı direnenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hakka karşı direnenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hakka karşı direnenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Hakka karşı direnenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bu (gün) sizi ve önceki ümmetleri topladığımız doğru ile eğrinin Hak ile bâtılın ayrıldığı gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bu (gün) sizi ve önceki ümmetleri topladığımız doğru ile eğrinin Hak ile bâtılın ayrıldığı gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bu (gün) sizi ve önceki ümmetleri topladığımız doğru ile eğrinin Hak ile bâtılın ayrıldığı gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Bu (gün) sizi ve önceki ümmetleri topladığımız doğru ile eğrinin Hak ile bâtılın ayrıldığı gündür.","arabic_text":"هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz/numaranız varsa haydi bana gösterin onu!","arabic_text":"فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ","related_links":[],"audio_path":"76/76-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz/numaranız varsa haydi bana gösterin onu!","arabic_text":"فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ","related_links":[],"audio_path":"76/76-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz/numaranız varsa haydi bana gösterin onu!","arabic_text":"فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ","related_links":[],"audio_path":"76/76-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Eğer (azabı kaldıracak) bir hileniz/numaranız varsa haydi bana gösterin onu!","arabic_text":"فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ","related_links":[],"audio_path":"76/76-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"76/76-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"76/76-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"76/76-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"(Öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟","related_links":[],"audio_path":"76/76-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar (serin) gölgeler altında ve pınar başlarında olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar (serin) gölgeler altında ve pınar başlarında olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar (serin) gölgeler altında ve pınar başlarında olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar (serin) gölgeler altında ve pınar başlarında olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ","related_links":[],"audio_path":"76/76-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Arzu ettikleri her meyveyi hazır bulacaklar.","arabic_text":"وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Arzu ettikleri her meyveyi hazır bulacaklar.","arabic_text":"وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Arzu ettikleri her meyveyi hazır bulacaklar.","arabic_text":"وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Arzu ettikleri her meyveyi hazır bulacaklar.","arabic_text":"وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"76/76-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”","arabic_text":"كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.","arabic_text":"اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Cenneti) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Cenneti) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Cenneti) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"(Cenneti) inkâr edenlerin o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Siz (bu cennet nimetlerine karşılık) dünya nimetlerinden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten suçlu günahkârlarsınız.","arabic_text":"كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Siz (bu cennet nimetlerine karşılık) dünya nimetlerinden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten suçlu günahkârlarsınız.","arabic_text":"كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Siz (bu cennet nimetlerine karşılık) dünya nimetlerinden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten suçlu günahkârlarsınız.","arabic_text":"كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"(Ey inkârcılar!) Siz (bu cennet nimetlerine karşılık) dünya nimetlerinden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten suçlu günahkârlarsınız.","arabic_text":"كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلًا اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Allah’ın emirlerini ciddiye almayan (günahkârların) o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Allah’ın emirlerini ciddiye almayan (günahkârların) o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Allah’ın emirlerini ciddiye almayan (günahkârların) o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"47","turkish_text":"Allah’ın emirlerini ciddiye almayan (günahkârların) o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-46.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Dünyada) onlara: “Gelin Allah’a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah’ın emirlerine itaat etmezlerdi).","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Dünyada) onlara: “Gelin Allah’a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah’ın emirlerine itaat etmezlerdi).","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Dünyada) onlara: “Gelin Allah’a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah’ın emirlerine itaat etmezlerdi).","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"48","turkish_text":"(Dünyada) onlara: “Gelin Allah’a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah’ın emirlerine itaat etmezlerdi).","arabic_text":"وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-47.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"49","turkish_text":"Allah’ın emirlerini dikkate almayan isyankârların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-49c.mp3","commentary_text":"Sûrede inkârcıların âhiretteki azaplarının büyüklüğüne dikkat çekmek için bu âyet farklı aralıklarla on defa tekrarlanmıştır."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Allah’ın emirlerini dikkate almayan isyankârların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-48c.mp3","commentary_text":"Sûrede inkârcıların âhiretteki azaplarının büyüklüğüne dikkat çekmek için bu âyet farklı aralıklarla on defa tekrarlanmıştır."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Allah’ın emirlerini dikkate almayan isyankârların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-49c.mp3","commentary_text":"Sûrede inkârcıların âhiretteki azaplarının büyüklüğüne dikkat çekmek için bu âyet farklı aralıklarla on defa tekrarlanmıştır."},{"verse_number":"49","turkish_text":"Allah’ın emirlerini dikkate almayan isyankârların o gün vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-48.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"76/76-49c.mp3","commentary_text":"Sûrede inkârcıların âhiretteki azaplarının büyüklüğüne dikkat çekmek için bu âyet farklı aralıklarla on defa tekrarlanmıştır."},{"verse_number":"50","turkish_text":"Peki onlar (hakikati tüm açıklığıyla ortaya koyan bu ayetlere de inanmayacaklarsa) ondan başka hangi söze inanacaklar!","arabic_text":"فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Peki onlar (hakikati tüm açıklığıyla ortaya koyan bu ayetlere de inanmayacaklarsa) ondan başka hangi söze inanacaklar!","arabic_text":"فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Peki onlar (hakikati tüm açıklığıyla ortaya koyan bu ayetlere de inanmayacaklarsa) ondan başka hangi söze inanacaklar!","arabic_text":"فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"50","turkish_text":"Peki onlar (hakikati tüm açıklığıyla ortaya koyan bu ayetlere de inanmayacaklarsa) ondan başka hangi söze inanacaklar!","arabic_text":"فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ","related_links":[],"audio_path":"76/76-49.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":78,"name":"NEBE' SÛRESİ","description":"Nebe suresi, Mekke döneminde inmiş olup 40 ayettir. Sure adını, ikinci ayette geçen ve “haber” manasına gelen “Nebe” kelimesinden almıştır. Sûrede öldükten sonra dirilme ve âhiretteki hayatın kısa tasviri yapılıyor. İnkârcıların kendi aralarında tartıştıkları kıyametin tartışmasız, su götürmez bir gerçek olduğu ifade ediliyor. Yeryüzünde görülen kozmolojik düzene ve buranın insan hayatına elverişli oluşuna temas edildikten sonra doğru ile yanlışın kesin çizgilerle ayrılacağı günün mutlaka gelip çatacağı bildiriliyor ve cehennemle ilgili kısa bir tasvir yapılıyor. Ayrıca Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayanların gideceği cennetten bahsediliyor. Sûrenin sonunda, kıyametin mutlaka vuku bulacağı hatırlatılıp herkesin önceden yaptığının karşılığını bulacağı o günde inkâr yoluna saplananların toprak olmayı temenni edeceği bildiriliyor.","sura_intro_audio":"77/77-a.mp3","verse_count":40,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu müşrikler) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?","arabic_text":"عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu müşrikler) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?","arabic_text":"عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu müşrikler) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?","arabic_text":"عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Bu müşrikler) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?","arabic_text":"عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ ﴿٢﴾ عَنِ النَّبَاِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ ﴿٢﴾ عَنِ النَّبَاِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ ﴿٢﴾ عَنِ النَّبَاِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2-3","turkish_text":"Üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları o büyük (kıyamet) haberi(ni) mi?","arabic_text":"اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ ﴿٢﴾ عَنِ النَّبَاِ الْعَظ۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.","arabic_text":"كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.","arabic_text":"كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.","arabic_text":"كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.","arabic_text":"كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Evet evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"77/77-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Evet evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"77/77-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Evet evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"77/77-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Evet evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ","related_links":[],"audio_path":"77/77-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Dağları da (yeryüzünü tutan) birer kazık (sütun) kılmadık mı?","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَوْتَادًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Dağları da (yeryüzünü tutan) birer kazık (sütun) kılmadık mı?","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَوْتَادًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Dağları da (yeryüzünü tutan) birer kazık (sütun) kılmadık mı?","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَوْتَادًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Dağları da (yeryüzünü tutan) birer kazık (sütun) kılmadık mı?","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَوْتَادًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sizleri (erkekli dişili) çiftler hâlinde yaratmadık mı?","arabic_text":"وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sizleri (erkekli dişili) çiftler hâlinde yaratmadık mı?","arabic_text":"وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sizleri (erkekli dişili) çiftler hâlinde yaratmadık mı?","arabic_text":"وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sizleri (erkekli dişili) çiftler hâlinde yaratmadık mı?","arabic_text":"وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uykunuzu dinlenmenizi sağlayıcı/ölümü hatırlatıcı kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uykunuzu dinlenmenizi sağlayıcı/ölümü hatırlatıcı kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uykunuzu dinlenmenizi sağlayıcı/ölümü hatırlatıcı kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uykunuzu dinlenmenizi sağlayıcı/ölümü hatırlatıcı kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Geceyi bir örtü kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Geceyi bir örtü kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Geceyi bir örtü kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Geceyi bir örtü kılmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gündüzü de bir geçim vakti yapmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gündüzü de bir geçim vakti yapmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gündüzü de bir geçim vakti yapmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gündüzü de bir geçim vakti yapmadık mı?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Üstünüze sapasağlam yedi gök bina etmedik mi?","arabic_text":"وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Üstünüze sapasağlam yedi gök bina etmedik mi?","arabic_text":"وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Üstünüze sapasağlam yedi gök bina etmedik mi?","arabic_text":"وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Üstünüze sapasağlam yedi gök bina etmedik mi?","arabic_text":"وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Ve oraya parlak kandiller yerleştirmedik mi?","arabic_text":"وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ","related_links":[],"audio_path":"77/77-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15-16","turkish_text":"Size tohumlar bitkiler sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"77/77-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15-16","turkish_text":"Size tohumlar bitkiler sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"77/77-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15-16","turkish_text":"Size tohumlar bitkiler sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"77/77-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14-15-16","turkish_text":"Size tohumlar bitkiler sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için rüzgârların sıkıştırıp yoğunlaştırdığı bulutlardan şarıl şarıl su indirmedik mi?","arabic_text":"","related_links":[],"audio_path":"77/77-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz ki (doğru ile yanlışın haklı ile haksızın ayırt edileceği) o ayrılma gününün (kıyametin) belirlenmiş bir vakti vardır.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz ki (doğru ile yanlışın haklı ile haksızın ayırt edileceği) o ayrılma gününün (kıyametin) belirlenmiş bir vakti vardır.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz ki (doğru ile yanlışın haklı ile haksızın ayırt edileceği) o ayrılma gününün (kıyametin) belirlenmiş bir vakti vardır.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Şüphesiz ki (doğru ile yanlışın haklı ile haksızın ayırt edileceği) o ayrılma gününün (kıyametin) belirlenmiş bir vakti vardır.","arabic_text":"اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün Sur’a üflenir ve siz (menzillerinizden kalkıp mahşere) gruplar halinde gelirsiniz.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki birinci ve ikinci kıyamet arasında çok fazla bir zaman olmayacaktır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün Sur’a üflenir ve siz (menzillerinizden kalkıp mahşere) gruplar halinde gelirsiniz.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-17c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki birinci ve ikinci kıyamet arasında çok fazla bir zaman olmayacaktır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün Sur’a üflenir ve siz (menzillerinizden kalkıp mahşere) gruplar halinde gelirsiniz.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki birinci ve ikinci kıyamet arasında çok fazla bir zaman olmayacaktır."},{"verse_number":"18","turkish_text":"O gün Sur’a üflenir ve siz (menzillerinizden kalkıp mahşere) gruplar halinde gelirsiniz.","arabic_text":"يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-14.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-18c.mp3","commentary_text":"Bu ayetten anlıyoruz ki birinci ve ikinci kıyamet arasında çok fazla bir zaman olmayacaktır."},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.","arabic_text":"وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.","arabic_text":"وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.","arabic_text":"وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.","arabic_text":"وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Dağlar yürütülür serap haline gelir (yeryüzü dümdüz olur).","arabic_text":"وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Dağlar yürütülür serap haline gelir (yeryüzü dümdüz olur).","arabic_text":"وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Dağlar yürütülür serap haline gelir (yeryüzü dümdüz olur).","arabic_text":"وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Dağlar yürütülür serap haline gelir (yeryüzü dümdüz olur).","arabic_text":"وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İşte o zaman cehennem (suçlular için) beklemeye başlar.","arabic_text":"اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İşte o zaman cehennem (suçlular için) beklemeye başlar.","arabic_text":"اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İşte o zaman cehennem (suçlular için) beklemeye başlar.","arabic_text":"اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"İşte o zaman cehennem (suçlular için) beklemeye başlar.","arabic_text":"اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Orası taşkınlık edip azanlar için son varış yeridir.","arabic_text":"لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Orası taşkınlık edip azanlar için son varış yeridir.","arabic_text":"لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Orası taşkınlık edip azanlar için son varış yeridir.","arabic_text":"لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Orası taşkınlık edip azanlar için son varış yeridir.","arabic_text":"لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.","arabic_text":"لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.","arabic_text":"لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.","arabic_text":"لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Orada uzun zaman/asırlarca kalacaklar.","arabic_text":"لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!","arabic_text":"لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Yalnızca kaynar su ve irin (içecekler).","arabic_text":"اِلَّا حَم۪يمًا وَغَسَّاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Yalnızca kaynar su ve irin (içecekler).","arabic_text":"اِلَّا حَم۪يمًا وَغَسَّاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Yalnızca kaynar su ve irin (içecekler).","arabic_text":"اِلَّا حَم۪يمًا وَغَسَّاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Yalnızca kaynar su ve irin (içecekler).","arabic_text":"اِلَّا حَم۪يمًا وَغَسَّاقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bütün bunlar yaptıklarına) uygun bir ceza olarak (verilecek).","arabic_text":"جَزَٓاءً وِفَاقًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-26c.mp3","commentary_text":"Recorderleri, video recorderleri, kameraları ve daha pek çok farklı ses ve görüntü kayıt cihazlarını ve bunların topladığı ses ve görüntüleri stoklayan aygıtları gördükten sonra insanın yaptıklarının kayıt altına alınması ve onlara göre ahirette muameleye tabi tutulacak olması konusunda artık kafalarda şüphenin kalmaması lazım."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bütün bunlar yaptıklarına) uygun bir ceza olarak (verilecek).","arabic_text":"جَزَٓاءً وِفَاقًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-25c.mp3","commentary_text":"Recorderleri, video recorderleri, kameraları ve daha pek çok farklı ses ve görüntü kayıt cihazlarını ve bunların topladığı ses ve görüntüleri stoklayan aygıtları gördükten sonra insanın yaptıklarının kayıt altına alınması ve onlara göre ahirette muameleye tabi tutulacak olması konusunda artık kafalarda şüphenin kalmaması lazım."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bütün bunlar yaptıklarına) uygun bir ceza olarak (verilecek).","arabic_text":"جَزَٓاءً وِفَاقًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-26c.mp3","commentary_text":"Recorderleri, video recorderleri, kameraları ve daha pek çok farklı ses ve görüntü kayıt cihazlarını ve bunların topladığı ses ve görüntüleri stoklayan aygıtları gördükten sonra insanın yaptıklarının kayıt altına alınması ve onlara göre ahirette muameleye tabi tutulacak olması konusunda artık kafalarda şüphenin kalmaması lazım."},{"verse_number":"26","turkish_text":"(Bütün bunlar yaptıklarına) uygun bir ceza olarak (verilecek).","arabic_text":"جَزَٓاءً وِفَاقًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-22.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"77/77-26c.mp3","commentary_text":"Recorderleri, video recorderleri, kameraları ve daha pek çok farklı ses ve görüntü kayıt cihazlarını ve bunların topladığı ses ve görüntüleri stoklayan aygıtları gördükten sonra insanın yaptıklarının kayıt altına alınması ve onlara göre ahirette muameleye tabi tutulacak olması konusunda artık kafalarda şüphenin kalmaması lazım."},{"verse_number":"27","turkish_text":"Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.","arabic_text":"اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.","arabic_text":"وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.","arabic_text":"وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.","arabic_text":"وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.","arabic_text":"وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Oysa biz (yaptıkları) her şeyi bir bir kayda almışızdır.","arabic_text":"وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Oysa biz (yaptıkları) her şeyi bir bir kayda almışızdır.","arabic_text":"وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Oysa biz (yaptıkları) her şeyi bir bir kayda almışızdır.","arabic_text":"وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Oysa biz (yaptıkları) her şeyi bir bir kayda almışızdır.","arabic_text":"وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı) artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”","arabic_text":"فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟","related_links":[],"audio_path":"77/77-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı) artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”","arabic_text":"فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟","related_links":[],"audio_path":"77/77-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı) artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”","arabic_text":"فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟","related_links":[],"audio_path":"77/77-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"(O inkârcılara şöyle denilecek:) “Şimdi tadın (bakalım azabı) artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”","arabic_text":"فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟","related_links":[],"audio_path":"77/77-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ama Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için de büyük bir kurtuluş ve mutluluk vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ama Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için de büyük bir kurtuluş ve mutluluk vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ama Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için de büyük bir kurtuluş ve mutluluk vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Ama Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için de büyük bir kurtuluş ve mutluluk vardır.","arabic_text":"اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Cennette) nice bahçeler ve üzüm bağları (vardır).","arabic_text":"حَدَٓائِقَ وَاَعْنَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Cennette) nice bahçeler ve üzüm bağları (vardır).","arabic_text":"حَدَٓائِقَ وَاَعْنَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Cennette) nice bahçeler ve üzüm bağları (vardır).","arabic_text":"حَدَٓائِقَ وَاَعْنَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Cennette) nice bahçeler ve üzüm bağları (vardır).","arabic_text":"حَدَٓائِقَ وَاَعْنَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Onlara hizmet vermek için orada) genç ve yaşıt eşler (vardır).","arabic_text":"وَكَوَاعِبَ اَتْرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Onlara hizmet vermek için orada) genç ve yaşıt eşler (vardır).","arabic_text":"وَكَوَاعِبَ اَتْرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Onlara hizmet vermek için orada) genç ve yaşıt eşler (vardır).","arabic_text":"وَكَوَاعِبَ اَتْرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"(Onlara hizmet vermek için orada) genç ve yaşıt eşler (vardır).","arabic_text":"وَكَوَاعِبَ اَتْرَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlar için orada içildiğinde ferahlatacak) dolu dolu kâseler vardır.","arabic_text":"وَكَأْسًا دِهَاقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlar için orada içildiğinde ferahlatacak) dolu dolu kâseler vardır.","arabic_text":"وَكَأْسًا دِهَاقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlar için orada içildiğinde ferahlatacak) dolu dolu kâseler vardır.","arabic_text":"وَكَأْسًا دِهَاقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"(Onlar için orada içildiğinde ferahlatacak) dolu dolu kâseler vardır.","arabic_text":"وَكَأْسًا دِهَاقًاۜ","related_links":[],"audio_path":"77/77-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan.","arabic_text":"لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًاۚ","related_links":[],"audio_path":"77/77-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.","arabic_text":"جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.","arabic_text":"جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.","arabic_text":"جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.","arabic_text":"جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman’dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O’na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman’dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O’na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman’dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O’na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman’dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O’na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.","arabic_text":"رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًاۙ","related_links":[],"audio_path":"77/77-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler yalnız) doğruyu söyleyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّاۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا","related_links":["2/123","6/51","10/3","11/105","20/109","34/23","42/7","53/26"],"audio_path":"77/77-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler yalnız) doğruyu söyleyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّاۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا","related_links":["2/123","6/51","10/3","11/105","20/109","34/23","42/7","53/26"],"audio_path":"77/77-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler yalnız) doğruyu söyleyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّاۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا","related_links":["2/123","6/51","10/3","11/105","20/109","34/23","42/7","53/26"],"audio_path":"77/77-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler yalnız) doğruyu söyleyecek.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّاۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا","related_links":["2/123","6/51","10/3","11/105","20/109","34/23","42/7","53/26"],"audio_path":"77/77-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İşte bu kıyamet günü geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).","arabic_text":"ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İşte bu kıyamet günü geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).","arabic_text":"ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İşte bu kıyamet günü geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).","arabic_text":"ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"İşte bu kıyamet günü geleceği kesin olan bir gündür. Artık dileyen Rabbine varacak bir yol edinsin (inansın ve Allah için faydalı işler yapsın).","arabic_text":"ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا","related_links":[],"audio_path":"77/77-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu keşke toprak olaydım!” diyecek.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَر۪يبًاۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu keşke toprak olaydım!” diyecek.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَر۪يبًاۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu keşke toprak olaydım!” diyecek.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَر۪يبًاۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Biz gelmesi yakın olan bir azapla sizleri uyardık. O gün gelecek ve herkes dünyada yapıp ettiği bütün işleri önünde bulacaktır. İşte o zaman inanmayan kimse: “Ah ne olurdu keşke toprak olaydım!” diyecek.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَر۪يبًاۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا","related_links":["18/49"],"audio_path":"77/77-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":79,"name":"NÂZİ'ÂT SÛRESİ","description":"Nâziât suresi, Mekke döneminde inmiş olup 46 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “ruhları çekip alan melekler” anlamına gelen “Nâziât” kelimesinden almıştır. Konunun ehemmiyetini vurgulamayı amaçlayan yemin ifadesiyle başlayan sûrede dehşeti yürekleri titretecek olan kıyametin inkârcılar tarafından imkânsız görüldüğüne temas edildikten sonra onların bir anlık çığlığın ardından kendilerini mahşer yerinde bulacakları bildiriliyor. Firavun’un Mûsâ’nın davetine karşılık adamlarını toplayıp, “Ben sizin en yüce rabbinizim” dediği haber veriliyor ve onun Allah tarafından dünyada da âhirette de ibret verici bir cezaya çarptırıldığı zikrediliyor. Kozmik düzenin kuruluş ve işleyişine etkileyici cümlelerle temas edilen sûrede “büyük felâket” diye nitelendirilen kıyametin mutlaka gerçekleşeceği anlatılıyor. Dünya hayatını mânevî değerlere tercih eden kimselerin cehenneme gireceği, nefsânî arzularına yenik düşmeyenlerin ise cennete gideceği vurgulanıyor. İnkârcıların kıyameti gördükten sonra dünyada sadece bir akşam yahut kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacakları ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"78/78-a.mp3","verse_count":46,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(İnkârcıların ruhlarını) şiddetle çekip alanlara","arabic_text":"وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(İnkârcıların ruhlarını) şiddetle çekip alanlara","arabic_text":"وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(İnkârcıların ruhlarını) şiddetle çekip alanlara","arabic_text":"وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(İnkârcıların ruhlarını) şiddetle çekip alanlara","arabic_text":"وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(İnananların ruhlarını) kolaylıkla alanlara","arabic_text":"وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yörüngelerinde) yüzüp giden (gezegen)lere","arabic_text":"وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yörüngelerinde) yüzüp giden (gezegen)lere","arabic_text":"وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yörüngelerinde) yüzüp giden (gezegen)lere","arabic_text":"وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yörüngelerinde) yüzüp giden (gezegen)lere","arabic_text":"وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere","arabic_text":"فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere","arabic_text":"فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere","arabic_text":"فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere","arabic_text":"فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve işleri düzene koyanlara (yemin olsun ki kıyamet kopacak ve siz hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْرًاۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve işleri düzene koyanlara (yemin olsun ki kıyamet kopacak ve siz hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْرًاۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve işleri düzene koyanlara (yemin olsun ki kıyamet kopacak ve siz hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْرًاۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve işleri düzene koyanlara (yemin olsun ki kıyamet kopacak ve siz hesaba çekileceksiniz).","arabic_text":"فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْرًاۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün (Sur’a) ilk üfürüş şiddetle sarsacak (ilk ölüm ve kıyametin birinci kopuşu gerçekleşecek).","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün (Sur’a) ilk üfürüş şiddetle sarsacak (ilk ölüm ve kıyametin birinci kopuşu gerçekleşecek).","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün (Sur’a) ilk üfürüş şiddetle sarsacak (ilk ölüm ve kıyametin birinci kopuşu gerçekleşecek).","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün (Sur’a) ilk üfürüş şiddetle sarsacak (ilk ölüm ve kıyametin birinci kopuşu gerçekleşecek).","arabic_text":"يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arkasından onu daha büyük bir sarsıntı izleyecek (ikinci kıyamet kopacak ve insanların dirilişi gerçekleşecek).","arabic_text":"تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arkasından onu daha büyük bir sarsıntı izleyecek (ikinci kıyamet kopacak ve insanların dirilişi gerçekleşecek).","arabic_text":"تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arkasından onu daha büyük bir sarsıntı izleyecek (ikinci kıyamet kopacak ve insanların dirilişi gerçekleşecek).","arabic_text":"تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Arkasından onu daha büyük bir sarsıntı izleyecek (ikinci kıyamet kopacak ve insanların dirilişi gerçekleşecek).","arabic_text":"تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacak.","arabic_text":"قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacak.","arabic_text":"قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacak.","arabic_text":"قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım kalpler (tedirginlik içinde) şiddetle çarpacak.","arabic_text":"قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gözler korkudan yere bakıp kalacak.","arabic_text":"اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gözler korkudan yere bakıp kalacak.","arabic_text":"اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gözler korkudan yere bakıp kalacak.","arabic_text":"اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Gözler korkudan yere bakıp kalacak.","arabic_text":"اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O inkârcılar) diyorlar ki: Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz?","arabic_text":"يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O inkârcılar) diyorlar ki: Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz?","arabic_text":"يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O inkârcılar) diyorlar ki: Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz?","arabic_text":"يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(O inkârcılar) diyorlar ki: Şimdi biz şu halimize geri mi döndürüleceğiz?","arabic_text":"يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı (biz eski durumumuza getirileceğiz)?","arabic_text":"ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı (biz eski durumumuza getirileceğiz)?","arabic_text":"ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı (biz eski durumumuza getirileceğiz)?","arabic_text":"ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"“Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı (biz eski durumumuza getirileceğiz)?","arabic_text":"ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا نَخِرَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”","arabic_text":"قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”","arabic_text":"قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”","arabic_text":"قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”","arabic_text":"قَالُوا تِلْكَ اِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (diriliş) sadece bir haykırıştan (Sur’un üfürülmesinden) ibarettir.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (diriliş) sadece bir haykırıştan (Sur’un üfürülmesinden) ibarettir.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (diriliş) sadece bir haykırıştan (Sur’un üfürülmesinden) ibarettir.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (diriliş) sadece bir haykırıştan (Sur’un üfürülmesinden) ibarettir.","arabic_text":"فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.","arabic_text":"فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.","arabic_text":"فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.","arabic_text":"فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.","arabic_text":"فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Musa’nın haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Musa’nın haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Musa’nın haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Musa’nın haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ","related_links":[],"audio_path":"78/78-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hani Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hani Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hani Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hani Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:","arabic_text":"اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Haydi Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Haydi Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Haydi Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"“Haydi Firavuna git! Çünkü o azmıştır.”","arabic_text":"اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Ona) de ki: “İster misin (küfürden) temizlenesin?","arabic_text":"فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Ona) de ki: “İster misin (küfürden) temizlenesin?","arabic_text":"فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Ona) de ki: “İster misin (küfürden) temizlenesin?","arabic_text":"فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"(Ona) de ki: “İster misin (küfürden) temizlenesin?","arabic_text":"فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup O’ndan sakınasın!”","arabic_text":"وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup O’ndan sakınasın!”","arabic_text":"وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup O’ndan sakınasın!”","arabic_text":"وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup O’ndan sakınasın!”","arabic_text":"وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"78/78-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken (Musa) ona en büyük mucizeyi (asanın ejderha oluşunu) gösterdi.","arabic_text":"فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken (Musa) ona en büyük mucizeyi (asanın ejderha oluşunu) gösterdi.","arabic_text":"فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken (Musa) ona en büyük mucizeyi (asanın ejderha oluşunu) gösterdi.","arabic_text":"فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Derken (Musa) ona en büyük mucizeyi (asanın ejderha oluşunu) gösterdi.","arabic_text":"فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Fakat o (Musa’yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.","arabic_text":"فَكَذَّبَ وَعَصٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Fakat o (Musa’yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.","arabic_text":"فَكَذَّبَ وَعَصٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Fakat o (Musa’yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.","arabic_text":"فَكَذَّبَ وَعَصٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Fakat o (Musa’yı ve dinini) yalanladı ve isyan etti.","arabic_text":"فَكَذَّبَ وَعَصٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra sırtını dönerek (iman etmekten) yüz çevirdi.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra sırtını dönerek (iman etmekten) yüz çevirdi.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra sırtını dönerek (iman etmekten) yüz çevirdi.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra sırtını dönerek (iman etmekten) yüz çevirdi.","arabic_text":"ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:","arabic_text":"فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:","arabic_text":"فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:","arabic_text":"فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hemen (adamlarını) topladı ve onlara (şöyle) seslendi:","arabic_text":"فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Ben sizin en yüce Efendinizim!”","arabic_text":"فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Ben sizin en yüce Efendinizim!”","arabic_text":"فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Ben sizin en yüce Efendinizim!”","arabic_text":"فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"“Ben sizin en yüce Efendinizim!”","arabic_text":"فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah da onu (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.","arabic_text":"فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah da onu (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.","arabic_text":"فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah da onu (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.","arabic_text":"فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Allah da onu (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.","arabic_text":"فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a karşı gelmekten sakınan bir kimse için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟","related_links":[],"audio_path":"78/78-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a karşı gelmekten sakınan bir kimse için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟","related_links":[],"audio_path":"78/78-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a karşı gelmekten sakınan bir kimse için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟","related_links":[],"audio_path":"78/78-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Şüphesiz bunda Allah’a karşı gelmekten sakınan bir kimse için bir ibret vardır.","arabic_text":"اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟","related_links":[],"audio_path":"78/78-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti.","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"78/78-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti.","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"78/78-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti.","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"78/78-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"(Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti.","arabic_text":"ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"78/78-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.","arabic_text":"رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.","arabic_text":"رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.","arabic_text":"رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(Allah gökyüzünü) yükseltti/genişletti ve onu (mükemmel yasalarıyla) düzene koydu.","arabic_text":"رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O göğün gecesini karanlık yaptı gündüzünü aydınlattı.","arabic_text":"وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O göğün gecesini karanlık yaptı gündüzünü aydınlattı.","arabic_text":"وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O göğün gecesini karanlık yaptı gündüzünü aydınlattı.","arabic_text":"وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"O göğün gecesini karanlık yaptı gündüzünü aydınlattı.","arabic_text":"وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve onun ardından yeryüzünü döşeyip yaşamaya elverişli hale getirdi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve onun ardından yeryüzünü döşeyip yaşamaya elverişli hale getirdi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve onun ardından yeryüzünü döşeyip yaşamaya elverişli hale getirdi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve onun ardından yeryüzünü döşeyip yaşamaya elverişli hale getirdi.","arabic_text":"وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Orada sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi.","arabic_text":"اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Orada sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi.","arabic_text":"اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Orada sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi.","arabic_text":"اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Orada sular fışkırttı ve otlaklar meydana getirdi.","arabic_text":"اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ","related_links":[],"audio_path":"78/78-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.","arabic_text":"وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararı için yaptı.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararı için yaptı.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararı için yaptı.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın yararı için yaptı.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Her şeyi altüst eden o büyük felâket (kıyamet) geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Her şeyi altüst eden o büyük felâket (kıyamet) geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Her şeyi altüst eden o büyük felâket (kıyamet) geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Her şeyi altüst eden o büyük felâket (kıyamet) geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ","related_links":[],"audio_path":"78/78-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün insan (dünya hayatında) yaptıklarını bir bir hatırlayacak.","arabic_text":"يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün insan (dünya hayatında) yaptıklarını bir bir hatırlayacak.","arabic_text":"يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün insan (dünya hayatında) yaptıklarını bir bir hatırlayacak.","arabic_text":"يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"O gün insan (dünya hayatında) yaptıklarını bir bir hatırlayacak.","arabic_text":"يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Cehennem ehline gidecekleri yer gösterilecek.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"78/78-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Cehennem ehline gidecekleri yer gösterilecek.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"78/78-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Cehennem ehline gidecekleri yer gösterilecek.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"78/78-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"Cehennem ehline gidecekleri yer gösterilecek.","arabic_text":"وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى","related_links":[],"audio_path":"78/78-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Artık her kim azgınlık etmişse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Artık her kim azgınlık etmişse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Artık her kim azgınlık etmişse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"Artık her kim azgınlık etmişse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse","arabic_text":"وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse","arabic_text":"وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse","arabic_text":"وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"Ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse","arabic_text":"وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-37.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Şüphesiz onun varıp barınacağı yer cehennem olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Şüphesiz onun varıp barınacağı yer cehennem olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Şüphesiz onun varıp barınacağı yer cehennem olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Şüphesiz onun varıp barınacağı yer cehennem olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-38.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten ürkmüş ve nefsini kötü heveslerden uzak tutmuşsa","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten ürkmüş ve nefsini kötü heveslerden uzak tutmuşsa","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten ürkmüş ve nefsini kötü heveslerden uzak tutmuşsa","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten ürkmüş ve nefsini kötü heveslerden uzak tutmuşsa","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"78/78-39.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onun varacağı yer de cennet olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onun varacağı yer de cennet olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onun varacağı yer de cennet olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"İşte onun varacağı yer de cennet olacaktır.","arabic_text":"فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-40.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.","arabic_text":"يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-41.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Sen nerede onu(n vaktini) bilmek nerede?","arabic_text":"ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Sen nerede onu(n vaktini) bilmek nerede?","arabic_text":"ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Sen nerede onu(n vaktini) bilmek nerede?","arabic_text":"ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"43","turkish_text":"Sen nerede onu(n vaktini) bilmek nerede?","arabic_text":"ف۪يمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-42.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onun nihai bilgisi yalnızca Rabbine aittir.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onun nihai bilgisi yalnızca Rabbine aittir.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onun nihai bilgisi yalnızca Rabbine aittir.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"44","turkish_text":"Onun nihai bilgisi yalnızca Rabbine aittir.","arabic_text":"اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-43.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"45","turkish_text":"Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.","arabic_text":"اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"78/78-44.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.","arabic_text":"كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"78/78-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.","arabic_text":"كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"78/78-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.","arabic_text":"كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"78/78-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"46","turkish_text":"Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.","arabic_text":"كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"78/78-45.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":80,"name":"ABESE SÛRESİ","description":"Abese suresi, Mekke döneminde inmiş olup 42 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “yüzünü ekşitti” manasına gelen “Abese” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygamber uyarılıyor ve nasıl davranması gerektiği konusunda bilgilendiriliyor.  Ayrıca öğüt ve uyarının kimler için faydalı olacağı konusunda dikkati çekilerek, kalpleri öğüt almaya yatkın ve istekli kimselerle ilgilenmesi tavsiye ediliyor. Hz. Peygamberin, dünya nimetleriyle şımararak küstahlaşan kimselere karşı tebliğden başka bir sorumluluğunun olmadığı bildirilen sûrede Hakikatin apaçık ortada olduğu, dileyenin ona talip olabileceği, asıl ilgi gösterilmesi gerekenlerin hidayete ulaşmaya istekli kimseler olduğu ifade ediliyor. Allah’ın nimetlerinden bahsedilerek insanın nankörlüğüne dikkat çekiliyor. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı kıyamet gününe değinilen sûrede Allah’ın verdiği nimetlerin hakkını vermeyenlerin, Rabbinin emirlerini yerine getirmeyenlerin acıklı sonu anlatılıyor.","sura_intro_audio":"79/79-a.mp3","verse_count":42,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Peygamber) yüzünü ekşitti ve çevirdi.","arabic_text":"عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Peygamber) yüzünü ekşitti ve çevirdi.","arabic_text":"عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Peygamber) yüzünü ekşitti ve çevirdi.","arabic_text":"عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Peygamber) yüzünü ekşitti ve çevirdi.","arabic_text":"عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kör adam yanına geldi diye.","arabic_text":"اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kör adam yanına geldi diye.","arabic_text":"اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kör adam yanına geldi diye.","arabic_text":"اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kör adam yanına geldi diye.","arabic_text":"اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Nereden bileceksin belki de o (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) arınacaktı?","arabic_text":"وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Nereden bileceksin belki de o (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) arınacaktı?","arabic_text":"وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Nereden bileceksin belki de o (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) arınacaktı?","arabic_text":"وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Ey Resul!) Nereden bileceksin belki de o (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) arınacaktı?","arabic_text":"وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.","arabic_text":"اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.","arabic_text":"اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.","arabic_text":"اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.","arabic_text":"اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince;","arabic_text":"اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince;","arabic_text":"اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince;","arabic_text":"اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Fakat (senin öğüdüne) tenezzül etmeyen kimseye gelince;","arabic_text":"اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sen bütün ilgiyi ona gösterdin.","arabic_text":"فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sen bütün ilgiyi ona gösterdin.","arabic_text":"فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sen bütün ilgiyi ona gösterdin.","arabic_text":"فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Sen bütün ilgiyi ona gösterdin.","arabic_text":"فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa onun arınmasından sen sorumlu değildin.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa onun arınmasından sen sorumlu değildin.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa onun arınmasından sen sorumlu değildin.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Oysa onun arınmasından sen sorumlu değildin.","arabic_text":"وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ama sana koşarak gelen kimse var ya;","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ama sana koşarak gelen kimse var ya;","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ama sana koşarak gelen kimse var ya;","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ama sana koşarak gelen kimse var ya;","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o Allah’a karşı gelmekten sakınarak sana gelmişken","arabic_text":"وَهُوَ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o Allah’a karşı gelmekten sakınarak sana gelmişken","arabic_text":"وَهُوَ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o Allah’a karşı gelmekten sakınarak sana gelmişken","arabic_text":"وَهُوَ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"İşte o Allah’a karşı gelmekten sakınarak sana gelmişken","arabic_text":"وَهُوَ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sen ona aldırış etmeden oyalandın (onunla ilgilenmedin).","arabic_text":"فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-10c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler öğüt almak için Hz. Peygambere gelen ve kendisiyle gerektiği kadar ilgilenilmeyen bir âmâ için nazil olmuştur. Rivayet olunur ki; Hz. Peygamber Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden birisiyle konuşurken bu sırada sahabelerden âmâ olan İbni Ümmi Mektûm Hz. Peygamberin yanına gelerek bir şey öğrenmek istedi. Hz. Peygamber Kureyş kabilesinden gelen ve maddi durumu da iyi olan kişiyle konuşurken âmâ sahabeye ilgi göstermedi. Sık sık sözü kesilen Hz. Peygamber de hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle açığa vurdu. Bu durumdan âmâ sahabe rahatsızlık duymuş olacak ki Allah bu âyetleri gönderdi ve böylece nasıl davranılması gerektiği konusunda hem Hz. Peygambere hem de onun şahsında bütün inananlara davranış dersi verdi."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sen ona aldırış etmeden oyalandın (onunla ilgilenmedin).","arabic_text":"فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-10c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler öğüt almak için Hz. Peygambere gelen ve kendisiyle gerektiği kadar ilgilenilmeyen bir âmâ için nazil olmuştur. Rivayet olunur ki; Hz. Peygamber Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden birisiyle konuşurken bu sırada sahabelerden âmâ olan İbni Ümmi Mektûm Hz. Peygamberin yanına gelerek bir şey öğrenmek istedi. Hz. Peygamber Kureyş kabilesinden gelen ve maddi durumu da iyi olan kişiyle konuşurken âmâ sahabeye ilgi göstermedi. Sık sık sözü kesilen Hz. Peygamber de hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle açığa vurdu. Bu durumdan âmâ sahabe rahatsızlık duymuş olacak ki Allah bu âyetleri gönderdi ve böylece nasıl davranılması gerektiği konusunda hem Hz. Peygambere hem de onun şahsında bütün inananlara davranış dersi verdi."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sen ona aldırış etmeden oyalandın (onunla ilgilenmedin).","arabic_text":"فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-9.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-10c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler öğüt almak için Hz. Peygambere gelen ve kendisiyle gerektiği kadar ilgilenilmeyen bir âmâ için nazil olmuştur. Rivayet olunur ki; Hz. Peygamber Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden birisiyle konuşurken bu sırada sahabelerden âmâ olan İbni Ümmi Mektûm Hz. Peygamberin yanına gelerek bir şey öğrenmek istedi. Hz. Peygamber Kureyş kabilesinden gelen ve maddi durumu da iyi olan kişiyle konuşurken âmâ sahabeye ilgi göstermedi. Sık sık sözü kesilen Hz. Peygamber de hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle açığa vurdu. Bu durumdan âmâ sahabe rahatsızlık duymuş olacak ki Allah bu âyetleri gönderdi ve böylece nasıl davranılması gerektiği konusunda hem Hz. Peygambere hem de onun şahsında bütün inananlara davranış dersi verdi."},{"verse_number":"10","turkish_text":"Sen ona aldırış etmeden oyalandın (onunla ilgilenmedin).","arabic_text":"فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dikkat et bir daha böyle yapma! Çünkü o (Kur’an) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dikkat et bir daha böyle yapma! Çünkü o (Kur’an) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dikkat et bir daha böyle yapma! Çünkü o (Kur’an) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Dikkat et bir daha böyle yapma! Çünkü o (Kur’an) bir öğüttür.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Dileyen ondan öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ","related_links":[],"audio_path":"79/79-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Dileyen ondan öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ","related_links":[],"audio_path":"79/79-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Dileyen ondan öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ","related_links":[],"audio_path":"79/79-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Dileyen ondan öğüt alır.","arabic_text":"فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ","related_links":[],"audio_path":"79/79-11.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-11c.mp3","commentary_text":"Bu âyetler öğüt almak için Hz. Peygambere gelen ve kendisiyle gerektiği kadar ilgilenilmeyen bir âmâ için nazil olmuştur. Rivayet olunur ki; Hz. Peygamber Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden birisiyle konuşurken bu sırada sahabelerden âmâ olan İbni Ümmi Mektûm Hz. Peygamberin yanına gelerek bir şey öğrenmek istedi. Hz. Peygamber Kureyş kabilesinden gelen ve maddi durumu da iyi olan kişiyle konuşurken âmâ sahabeye ilgi göstermedi. Sık sık sözü kesilen Hz. Peygamber de hoşnutsuzluğunu yüz ifadeleriyle açığa vurdu. Bu durumdan âmâ sahabe rahatsızlık duymuş olacak ki Allah bu âyetleri gönderdi ve böylece nasıl davranılması gerektiği konusunda hem Hz. Peygambere hem de onun şahsında bütün inananlara davranış dersi verdi."},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Kur’an Allah katında) çok değerli sahifelerdedir.","arabic_text":"ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Kur’an Allah katında) çok değerli sahifelerdedir.","arabic_text":"ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Kur’an Allah katında) çok değerli sahifelerdedir.","arabic_text":"ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O (Kur’an Allah katında) çok değerli sahifelerdedir.","arabic_text":"ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yüce ve (her türlü çelişkiden uzak) tertemiz (sahifelerde)","arabic_text":"مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yüce ve (her türlü çelişkiden uzak) tertemiz (sahifelerde)","arabic_text":"مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yüce ve (her türlü çelişkiden uzak) tertemiz (sahifelerde)","arabic_text":"مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yüce ve (her türlü çelişkiden uzak) tertemiz (sahifelerde)","arabic_text":"مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Kahrolası (inkârcı) insan ne kadar da nankördür.","arabic_text":"قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Kahrolası (inkârcı) insan ne kadar da nankördür.","arabic_text":"قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Kahrolası (inkârcı) insan ne kadar da nankördür.","arabic_text":"قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Kahrolası (inkârcı) insan ne kadar da nankördür.","arabic_text":"قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?","arabic_text":"مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?","arabic_text":"مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?","arabic_text":"مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Allah onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?","arabic_text":"مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona (en güzel surette) şekil verdi.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona (en güzel surette) şekil verdi.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona (en güzel surette) şekil verdi.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona (en güzel surette) şekil verdi.","arabic_text":"مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-16.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/tefsir_5564_1772754258.mp3","commentary_text":"Gökyüzünün açılması, orada kapıları andıran kümelerin oluşması Kur'an'ın muhtelif yerlerinde geçen ayetlerle de anlatılmaktadır. \"O gün yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür.\" İbrahim 14'e 48. \"Göklerin ve yerin başlangıcında bir madde halinde tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu büyük bir patlamayla ikiye ayırdığımızı görmüyorlar mı?\" Enbiya 21'e 30. \"O gün gök parçalanarak beyaz bulut kümelerine dönüşecek.\" Furkan 25'e 25."},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sonra da ona (yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.","arabic_text":"ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sonra da ona (yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.","arabic_text":"ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sonra da ona (yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.","arabic_text":"ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Sonra da ona (yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.","arabic_text":"ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (kısacık bir ömrün ardından) onu öldürecek ve (cesedini) kabre koyacak.","arabic_text":"ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (kısacık bir ömrün ardından) onu öldürecek ve (cesedini) kabre koyacak.","arabic_text":"ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (kısacık bir ömrün ardından) onu öldürecek ve (cesedini) kabre koyacak.","arabic_text":"ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Sonra (kısacık bir ömrün ardından) onu öldürecek ve (cesedini) kabre koyacak.","arabic_text":"ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecek.","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecek.","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecek.","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecek.","arabic_text":"ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hal böyleyken o Rabbinin emrettiğini yerine getirmedi (inanmadı ve Allah’ın istediği gibi yaşamadı).","arabic_text":"كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hal böyleyken o Rabbinin emrettiğini yerine getirmedi (inanmadı ve Allah’ın istediği gibi yaşamadı).","arabic_text":"كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hal böyleyken o Rabbinin emrettiğini yerine getirmedi (inanmadı ve Allah’ın istediği gibi yaşamadı).","arabic_text":"كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Hal böyleyken o Rabbinin emrettiğini yerine getirmedi (inanmadı ve Allah’ın istediği gibi yaşamadı).","arabic_text":"كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bir de insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bir de insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bir de insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Bir de insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz suyu (yağmuru) bol bol yağdırdık.","arabic_text":"اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz suyu (yağmuru) bol bol yağdırdık.","arabic_text":"اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz suyu (yağmuru) bol bol yağdırdık.","arabic_text":"اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Biz suyu (yağmuru) bol bol yağdırdık.","arabic_text":"اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık.","arabic_text":"ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık.","arabic_text":"ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık.","arabic_text":"ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra toprağı (bitkileri çıkarmak için) göz göz yardık.","arabic_text":"ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Böylece onda taneler bitirdik.","arabic_text":"فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Böylece onda taneler bitirdik.","arabic_text":"فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Böylece onda taneler bitirdik.","arabic_text":"فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"Böylece onda taneler bitirdik.","arabic_text":"فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Üzüm (bağları) ve yoncalar","arabic_text":"وَعِنَبًا وَقَضْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Üzüm (bağları) ve yoncalar","arabic_text":"وَعِنَبًا وَقَضْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Üzüm (bağları) ve yoncalar","arabic_text":"وَعِنَبًا وَقَضْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Üzüm (bağları) ve yoncalar","arabic_text":"وَعِنَبًا وَقَضْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar","arabic_text":"وَزَيْتُونًا وَنَخْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar","arabic_text":"وَزَيْتُونًا وَنَخْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar","arabic_text":"وَزَيْتُونًا وَنَخْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zeytin (ağaçları) ve hurmalıklar","arabic_text":"وَزَيْتُونًا وَنَخْلًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Boyları birbiriyle yarışan sık ağaçlı bahçeler","arabic_text":"وَحَدَٓائِقَ غُلْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Boyları birbiriyle yarışan sık ağaçlı bahçeler","arabic_text":"وَحَدَٓائِقَ غُلْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Boyları birbiriyle yarışan sık ağaçlı bahçeler","arabic_text":"وَحَدَٓائِقَ غُلْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Boyları birbiriyle yarışan sık ağaçlı bahçeler","arabic_text":"وَحَدَٓائِقَ غُلْبًاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Meyveler ve çayırlar (yetiştirdik).","arabic_text":"وَفَاكِهَةً وَاَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Meyveler ve çayırlar (yetiştirdik).","arabic_text":"وَفَاكِهَةً وَاَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Meyveler ve çayırlar (yetiştirdik).","arabic_text":"وَفَاكِهَةً وَاَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Meyveler ve çayırlar (yetiştirdik).","arabic_text":"وَفَاكِهَةً وَاَبًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bütün bunları) sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için yaptık.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bütün bunları) sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için yaptık.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bütün bunları) sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için yaptık.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"(Bütün bunları) sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için yaptık.","arabic_text":"مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Kulakları sağırlaştıracak o kıyamet gürültüsü geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُۘ","related_links":[],"audio_path":"79/79-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-33c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesajın anlam bütünlüğü, Mü’minûn 23/101 “O gün kan bağları bile işe yaramayacaktır”, Lokman 31/33 “Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının!” Meryem 19/95 “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir” ayetleriyle sağlanırsa daha müessir olur."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Kulakları sağırlaştıracak o kıyamet gürültüsü geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُۘ","related_links":[],"audio_path":"79/79-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-33c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesajın anlam bütünlüğü, Mü’minûn 23/101 “O gün kan bağları bile işe yaramayacaktır”, Lokman 31/33 “Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının!” Meryem 19/95 “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir” ayetleriyle sağlanırsa daha müessir olur."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Kulakları sağırlaştıracak o kıyamet gürültüsü geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُۘ","related_links":[],"audio_path":"79/79-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-33c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesajın anlam bütünlüğü, Mü’minûn 23/101 “O gün kan bağları bile işe yaramayacaktır”, Lokman 31/33 “Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının!” Meryem 19/95 “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir” ayetleriyle sağlanırsa daha müessir olur."},{"verse_number":"33","turkish_text":"Kulakları sağırlaştıracak o kıyamet gürültüsü geldiği zaman.","arabic_text":"فَاِذَا جَٓاءَتِ الصَّٓاخَّةُۘ","related_links":[],"audio_path":"79/79-30.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"79/79-32c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesajın anlam bütünlüğü, Mü’minûn 23/101 “O gün kan bağları bile işe yaramayacaktır”, Lokman 31/33 “Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının!” Meryem 19/95 “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir” ayetleriyle sağlanırsa daha müessir olur."},{"verse_number":"37","turkish_text":"O gün onlardan her birinin kendine yetecek bir derdi vardır.","arabic_text":"لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O gün onlardan her birinin kendine yetecek bir derdi vardır.","arabic_text":"لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O gün onlardan her birinin kendine yetecek bir derdi vardır.","arabic_text":"لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"37","turkish_text":"O gün onlardan her birinin kendine yetecek bir derdi vardır.","arabic_text":"لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün birtakım yüzler vardır ki parıldarlar","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün birtakım yüzler vardır ki parıldarlar","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün birtakım yüzler vardır ki parıldarlar","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"38","turkish_text":"O gün birtakım yüzler vardır ki parıldarlar","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Gülerler (ve) sevinirler.","arabic_text":"ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Gülerler (ve) sevinirler.","arabic_text":"ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Gülerler (ve) sevinirler.","arabic_text":"ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"39","turkish_text":"Gülerler (ve) sevinirler.","arabic_text":"ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ","related_links":[],"audio_path":"79/79-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O gün nice yüzler de vardır ki toz toprak içindedirler.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O gün nice yüzler de vardır ki toz toprak içindedirler.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O gün nice yüzler de vardır ki toz toprak içindedirler.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"40","turkish_text":"O gün nice yüzler de vardır ki toz toprak içindedirler.","arabic_text":"وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"79/79-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.","arabic_text":"تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.","arabic_text":"تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.","arabic_text":"تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"41","turkish_text":"Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.","arabic_text":"تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"79/79-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İşte onlar inkârcılardır günaha dalanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İşte onlar inkârcılardır günaha dalanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İşte onlar inkârcılardır günaha dalanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"42","turkish_text":"İşte onlar inkârcılardır günaha dalanlardır.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ","related_links":[],"audio_path":"79/79-36.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":81,"name":"TEKVÎR SÛRESİ","description":"Tekvir suresi, Mekke döneminde inmiş olup 29 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “dürmek” anlamına gelen “küvviret” fiilinin mastarından almıştır. Sûrede Kıyamet kopacağı zaman Allah tarafından konulan tabiat kanunlarının değiştirilerek güneşin, yıldızların, dağların, denizlerin tersine çevrileceği, vahşi hayvanların bir araya geleceği anlatılıyor. Hemen ardından büyük hesap gününün kısa tasviri yapılarak kişinin ebedî hayat için önceden neler hazırladığının bilincinde olacağı belirtiliyor. Yörüngelerinden akan gezegenlere, karanlık çöken geceye ve sabah vaktine yemin edilerek Kur’an’ın vahiy eseri olduğu ifade ediliyor. Ardından “arkadaşınız” diye nitelendirilen Hz. Peygamberin inkârcıların iddia ettiği gibi bir mecnun olmadığı vurgulanıyor. Sûrede sorumsuzca yaşayan insanlara; “Hak bütün açıklığıyla ortada dururken siz nereye gidiyorsunuz?” sorusu yöneltiliyor ve Kur’an’ın doğru yola girmek isteyen herkes için bir öğüt, hidayet rehberi ve uyarı olduğu vurgulanıyor.","sura_intro_audio":"80/80-a.mp3","verse_count":29,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü)","arabic_text":"اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü)","arabic_text":"اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü)","arabic_text":"اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü)","arabic_text":"اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar kararıp döküldüğü","arabic_text":"وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar kararıp döküldüğü","arabic_text":"وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar kararıp döküldüğü","arabic_text":"وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar kararıp döküldüğü","arabic_text":"وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Dağlar yürütüldüğü","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Dağlar yürütüldüğü","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Dağlar yürütüldüğü","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Dağlar yürütüldüğü","arabic_text":"وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gebe develer kendi başlarına terk edildiği","arabic_text":"وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gebe develer kendi başlarına terk edildiği","arabic_text":"وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gebe develer kendi başlarına terk edildiği","arabic_text":"وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Gebe develer kendi başlarına terk edildiği","arabic_text":"وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya geldiği","arabic_text":"وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya geldiği","arabic_text":"وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya geldiği","arabic_text":"وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya geldiği","arabic_text":"وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ruhlar (yeni) bedenlerle birleştirildiği","arabic_text":"وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ruhlar (yeni) bedenlerle birleştirildiği","arabic_text":"وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ruhlar (yeni) bedenlerle birleştirildiği","arabic_text":"وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ruhlar (yeni) bedenlerle birleştirildiği","arabic_text":"وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda","arabic_text":"الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda","arabic_text":"الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda","arabic_text":"الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda","arabic_text":"الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü”","arabic_text":"بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü”","arabic_text":"بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü”","arabic_text":"بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"“Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü”","arabic_text":"بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Amel defterleri (Hard Diskler) açıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Amel defterleri (Hard Diskler) açıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Amel defterleri (Hard Diskler) açıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Amel defterleri (Hard Diskler) açıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Göğün örtüsü sıyrıldığı (her şeyin gün yüzüne çıktığı)","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Göğün örtüsü sıyrıldığı (her şeyin gün yüzüne çıktığı)","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Göğün örtüsü sıyrıldığı (her şeyin gün yüzüne çıktığı)","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Göğün örtüsü sıyrıldığı (her şeyin gün yüzüne çıktığı)","arabic_text":"وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Cehennem (suçlular için) körüklendiği","arabic_text":"وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Cehennem (suçlular için) körüklendiği","arabic_text":"وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Cehennem (suçlular için) körüklendiği","arabic_text":"وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Cehennem (suçlular için) körüklendiği","arabic_text":"وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Cennet (inananlara) yaklaştırıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Cennet (inananlara) yaklaştırıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Cennet (inananlara) yaklaştırıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Cennet (inananlara) yaklaştırıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ","related_links":[],"audio_path":"80/80-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Herkes önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) görecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Herkes önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) görecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Herkes önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) görecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Herkes önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) görecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (iş onların sandığı gibi değil)! Yemin olsun donup duran yıldızlara","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (iş onların sandığı gibi değil)! Yemin olsun donup duran yıldızlara","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (iş onların sandığı gibi değil)! Yemin olsun donup duran yıldızlara","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır (iş onların sandığı gibi değil)! Yemin olsun donup duran yıldızlara","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere","arabic_text":"اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere","arabic_text":"اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere","arabic_text":"اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere","arabic_text":"اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Karanlık çöken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Karanlık çöken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Karanlık çöken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Karanlık çöken geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki","arabic_text":"وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu Kur’an (Allah katında) kerim (şerefli) olan bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu Kur’an (Allah katında) kerim (şerefli) olan bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu Kur’an (Allah katında) kerim (şerefli) olan bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bu Kur’an (Allah katında) kerim (şerefli) olan bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O elçi güçlüdür. Kudret ve egemenlik tahtının sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.","arabic_text":"ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O elçi güçlüdür. Kudret ve egemenlik tahtının sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.","arabic_text":"ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O elçi güçlüdür. Kudret ve egemenlik tahtının sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.","arabic_text":"ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O elçi güçlüdür. Kudret ve egemenlik tahtının sahibi (olan Allah) katında çok itibarlıdır.","arabic_text":"ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir.","arabic_text":"مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir.","arabic_text":"مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir.","arabic_text":"مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir.","arabic_text":"مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir (vahyi böyle güvenilir ve saygın bir melek vasıtasıyla almıştır).","arabic_text":"وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir (vahyi böyle güvenilir ve saygın bir melek vasıtasıyla almıştır).","arabic_text":"وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir (vahyi böyle güvenilir ve saygın bir melek vasıtasıyla almıştır).","arabic_text":"وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir (vahyi böyle güvenilir ve saygın bir melek vasıtasıyla almıştır).","arabic_text":"وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ","related_links":[],"audio_path":"80/80-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ","related_links":["53/13"],"audio_path":"80/80-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ","related_links":["53/13"],"audio_path":"80/80-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ","related_links":["53/13"],"audio_path":"80/80-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Şüphesiz (Muhammed) onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.","arabic_text":"وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ","related_links":["53/13"],"audio_path":"80/80-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kaldı ki O (Cebrail) aldığı gayb bilgilerinin hiç birini gizlemez (bu konuda töhmet altında bırakılamaz).","arabic_text":"وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ","related_links":["16/103","25/4"],"audio_path":"80/80-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kaldı ki O (Cebrail) aldığı gayb bilgilerinin hiç birini gizlemez (bu konuda töhmet altında bırakılamaz).","arabic_text":"وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ","related_links":["16/103","25/4"],"audio_path":"80/80-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kaldı ki O (Cebrail) aldığı gayb bilgilerinin hiç birini gizlemez (bu konuda töhmet altında bırakılamaz).","arabic_text":"وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ","related_links":["16/103","25/4"],"audio_path":"80/80-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Kaldı ki O (Cebrail) aldığı gayb bilgilerinin hiç birini gizlemez (bu konuda töhmet altında bırakılamaz).","arabic_text":"وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ","related_links":["16/103","25/4"],"audio_path":"80/80-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O (Kur’an iddia ettiğiniz gibi) asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ","related_links":["22/52"],"audio_path":"80/80-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O (Kur’an iddia ettiğiniz gibi) asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ","related_links":["22/52"],"audio_path":"80/80-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O (Kur’an iddia ettiğiniz gibi) asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ","related_links":["22/52"],"audio_path":"80/80-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O (Kur’an iddia ettiğiniz gibi) asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ","related_links":["22/52"],"audio_path":"80/80-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O halde (ey insanlar) hakikat buyken nereye gidiyorsunuz?","arabic_text":"فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O halde (ey insanlar) hakikat buyken nereye gidiyorsunuz?","arabic_text":"فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O halde (ey insanlar) hakikat buyken nereye gidiyorsunuz?","arabic_text":"فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"O halde (ey insanlar) hakikat buyken nereye gidiyorsunuz?","arabic_text":"فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"80/80-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O (Kur’an) bütün âlemler için bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O (Kur’an) bütün âlemler için bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O (Kur’an) bütün âlemler için bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O (Kur’an) bütün âlemler için bir öğüttür.","arabic_text":"اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"80/80-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Özellikle de içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için (bir hidayet ve rahmet kaynağıdır).","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"80/80-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Özellikle de içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için (bir hidayet ve rahmet kaynağıdır).","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"80/80-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Özellikle de içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için (bir hidayet ve rahmet kaynağıdır).","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"80/80-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Özellikle de içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için (bir hidayet ve rahmet kaynağıdır).","arabic_text":"لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ","related_links":[],"audio_path":"80/80-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zaten siz ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":["74/56","76/30"],"audio_path":"80/80-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zaten siz ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":["74/56","76/30"],"audio_path":"80/80-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zaten siz ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":["74/56","76/30"],"audio_path":"80/80-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Zaten siz ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz.","arabic_text":"وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ","related_links":["74/56","76/30"],"audio_path":"80/80-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":82,"name":"İNFİTÂR SÛRESİ","description":"İnfitar suresi, Mekke döneminde inmiş olup 19 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “yarılmak” anlamına gelen “İnfitar” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyamet olayları tasvir edilerek göğün yarılacağı, yıldızların dökülüp saçılacağı, denizlerin kaynayıp birbirine karışacağı, mezarların içindeki çürümüş, toz toprak olmuş ölü bedenlerin yeniden diriltileceği belirtiliyor. İnsana; “Ey insan! Seni ihsanı bol olan Rabbine karşı yanıltan nedir?” sorusunun yöneltildiği sûrede şükretmeyen insana kendisini en güzel şekilde yaratan rabbine karşı sorumlulukları hatırlatılıyor. Sûrede inkârcıların yalanlamalarına dikkat çekilerek âhiret sorumluluğu üzerinde duruluyor ve kaydedici meleklerin kişinin yaptıklarının hepsini kaydettiği ve bu kayıtlar neticesinde iyilerin cennete, kötülerin cehenneme gidecekleri ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"81/81-a.mp3","verse_count":19,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök çatlayıp yarıldığı","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök çatlayıp yarıldığı","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök çatlayıp yarıldığı","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök çatlayıp yarıldığı","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar dökülüp saçıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar dökülüp saçıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar dökülüp saçıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Yıldızlar dökülüp saçıldığı","arabic_text":"وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Denizler kaynayıp birbirine karıştığı","arabic_text":"وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kabirlerin içi boşaltıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kabirlerin içi boşaltıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kabirlerin içi boşaltıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kabirlerin içi boşaltıldığı zaman","arabic_text":"وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Herkes (dünyada) yaptığı ve (yapmak zorunda olup da) yapmadığı şeyleri bilecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Herkes (dünyada) yaptığı ve (yapmak zorunda olup da) yapmadığı şeyleri bilecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Herkes (dünyada) yaptığı ve (yapmak zorunda olup da) yapmadığı şeyleri bilecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Herkes (dünyada) yaptığı ve (yapmak zorunda olup da) yapmadığı şeyleri bilecektir.","arabic_text":"عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! İhsanı bol olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَر۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! İhsanı bol olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَر۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! İhsanı bol olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَر۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! İhsanı bol olan Rabbine karşı seni aldatıp yanıltan nedir?","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَر۪يمِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O seni yarattı düzgün hale koydu en güzel ölçülerle birleştirdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O seni yarattı düzgün hale koydu en güzel ölçülerle birleştirdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O seni yarattı düzgün hale koydu en güzel ölçülerle birleştirdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O seni yarattı düzgün hale koydu en güzel ölçülerle birleştirdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Dilediği biçimde sana şekil verdi.","arabic_text":"ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ","related_links":["40/64","65/3","95/4"],"audio_path":"81/81-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Dilediği biçimde sana şekil verdi.","arabic_text":"ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ","related_links":["40/64","65/3","95/4"],"audio_path":"81/81-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Dilediği biçimde sana şekil verdi.","arabic_text":"ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ","related_links":["40/64","65/3","95/4"],"audio_path":"81/81-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Dilediği biçimde sana şekil verdi.","arabic_text":"ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ","related_links":["40/64","65/3","95/4"],"audio_path":"81/81-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Olacak şey değil! (Bütün bunlara şükretmediğiniz gibi) hesap gününü de inkâr ediyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Olacak şey değil! (Bütün bunlara şükretmediğiniz gibi) hesap gününü de inkâr ediyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Olacak şey değil! (Bütün bunlara şükretmediğiniz gibi) hesap gününü de inkâr ediyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Olacak şey değil! (Bütün bunlara şükretmediğiniz gibi) hesap gününü de inkâr ediyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hâlbuki üzerinizde sizi gözleyen/takip eden kaydediciler vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hâlbuki üzerinizde sizi gözleyen/takip eden kaydediciler vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hâlbuki üzerinizde sizi gözleyen/takip eden kaydediciler vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Hâlbuki üzerinizde sizi gözleyen/takip eden kaydediciler vardır.","arabic_text":"وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kaliteli bir şekilde kaydeden ve (kaydettiklerini) koruyan (melekler) vardır.","arabic_text":"كِرَامًا كَاتِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kaliteli bir şekilde kaydeden ve (kaydettiklerini) koruyan (melekler) vardır.","arabic_text":"كِرَامًا كَاتِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kaliteli bir şekilde kaydeden ve (kaydettiklerini) koruyan (melekler) vardır.","arabic_text":"كِرَامًا كَاتِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Kaliteli bir şekilde kaydeden ve (kaydettiklerini) koruyan (melekler) vardır.","arabic_text":"كِرَامًا كَاتِب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilirler/kaydederler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":["6/61","50/17"],"audio_path":"81/81-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilirler/kaydederler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":["6/61","50/17"],"audio_path":"81/81-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilirler/kaydederler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":["6/61","50/17"],"audio_path":"81/81-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onlar yaptığınız her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilirler/kaydederler.","arabic_text":"يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ","related_links":["6/61","50/17"],"audio_path":"81/81-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sorumluluk bilinciyle yaşayanlar muhakkak ki bol nimetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sorumluluk bilinciyle yaşayanlar muhakkak ki bol nimetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sorumluluk bilinciyle yaşayanlar muhakkak ki bol nimetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sorumluluk bilinciyle yaşayanlar muhakkak ki bol nimetlere kavuşacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kötüler de cehennemi boylayacaklar.","arabic_text":"وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kötüler de cehennemi boylayacaklar.","arabic_text":"وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kötüler de cehennemi boylayacaklar.","arabic_text":"وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Kötüler de cehennemi boylayacaklar.","arabic_text":"وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ","related_links":[],"audio_path":"81/81-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar (o inkâr ettikleri) hesap günü oraya gireceklerdir.","arabic_text":"يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar (o inkâr ettikleri) hesap günü oraya gireceklerdir.","arabic_text":"يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar (o inkâr ettikleri) hesap günü oraya gireceklerdir.","arabic_text":"يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Onlar (o inkâr ettikleri) hesap günü oraya gireceklerdir.","arabic_text":"يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Artık onlar oradan asla kurtulamazlar.","arabic_text":"وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Artık onlar oradan asla kurtulamazlar.","arabic_text":"وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Artık onlar oradan asla kurtulamazlar.","arabic_text":"وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Artık onlar oradan asla kurtulamazlar.","arabic_text":"وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hesap gününün ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hesap gününün ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hesap gününün ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hesap gününün ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"81/81-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Evet bilir misin nedir o hesap günü?","arabic_text":"ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Evet bilir misin nedir o hesap günü?","arabic_text":"ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Evet bilir misin nedir o hesap günü?","arabic_text":"ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Evet bilir misin nedir o hesap günü?","arabic_text":"ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"81/81-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah’a aittir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔاۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"81/81-18c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi ırktan, hangi soydan, hangi ülkeden, hangi ümmetten, hangi milletten, hangi toplumdan, hangi aileden olursan ol ahirette yalnızsın! Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece sen varsın. Yaşadıklarınla baş başasın! Ve hak ettiğini yaşayacaksın! “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah’a aittir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔاۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"81/81-19c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi ırktan, hangi soydan, hangi ülkeden, hangi ümmetten, hangi milletten, hangi toplumdan, hangi aileden olursan ol ahirette yalnızsın! Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece sen varsın. Yaşadıklarınla baş başasın! Ve hak ettiğini yaşayacaksın! “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah’a aittir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔاۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"81/81-19c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi ırktan, hangi soydan, hangi ülkeden, hangi ümmetten, hangi milletten, hangi toplumdan, hangi aileden olursan ol ahirette yalnızsın! Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece sen varsın. Yaşadıklarınla baş başasın! Ve hak ettiğini yaşayacaksın! “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"},{"verse_number":"19","turkish_text":"O gün kimsenin kimseye faydası olmaz. O gün bütün yetkiler sadece Allah’a aittir.","arabic_text":"يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔاۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ","related_links":[],"audio_path":"81/81-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"81/81-19c.mp3","commentary_text":"Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi ırktan, hangi soydan, hangi ülkeden, hangi ümmetten, hangi milletten, hangi toplumdan, hangi aileden olursan ol ahirette yalnızsın! Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece sen varsın. Yaşadıklarınla baş başasın! Ve hak ettiğini yaşayacaksın! “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19/95)"}]},{"id":83,"name":"MUTAFFİFÎN SÛRESİ","description":"Mutaffifîn suresi, Mekke döneminde inmiş olup 36 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “ölçüde ve tartıda hile yapanlar” anlamına gelen “Mutaffifîn” kelimesinden almıştır. Sûrede ölçüde ve tartıda hile yapanların, Yaratana ve yaratılmışlara karşı suç işleyip âhiret gününe inanmayanların durumu anlatılıyor. Onları bu tür davranışlara sevk eden en önemli faktörün hesap gününe inanmamaları olduğu beyan ediliyor. İtaatkârların âhirette kavuşacakları mutlu hayatın tasviri yapılırken dünyada kendileriyle alay edenlerin âhirette aşağılanacağı bildiriliyor. Allah’a ve resulüne itaat edenlerin amel defterlerinin Allah’a yakın kulların tanık olduğu “illiyyûn” denen özel bir yerde muhafaza edildiği ve bunlar için cennette hazırlanan mutlu hayatın tasvirine yer veriliyor. Ayrıca cennet ehline sunulacak misk kokulu bir nevi meşrubattan söz edilen sûrede Allah’a yakın kullara mahiyeti bilinmeyen “tesnîm” katkılı bir içecek verileceği belirtiliyor. Dünyada servet ve şöhret sahibi inkârcıların zayıf durumda olan müminlerle alay ettikleri, kıyamet gününde ise müminlerin inkârcılarla alay edeceği bildiriliyor.","sura_intro_audio":"82/82-a.mp3","verse_count":36,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar ki insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar ki insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar ki insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onlar ki insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Fakat kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.","arabic_text":"وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Fakat kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.","arabic_text":"وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Fakat kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.","arabic_text":"وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Fakat kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.","arabic_text":"وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa onlar (yeniden) diriltileceklerini düşünmüyorlar mı?","arabic_text":"اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa onlar (yeniden) diriltileceklerini düşünmüyorlar mı?","arabic_text":"اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa onlar (yeniden) diriltileceklerini düşünmüyorlar mı?","arabic_text":"اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Yoksa onlar (yeniden) diriltileceklerini düşünmüyorlar mı?","arabic_text":"اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Büyük bir günde (kıyamette).","arabic_text":"لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Büyük bir günde (kıyamette).","arabic_text":"لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Büyük bir günde (kıyamette).","arabic_text":"لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Büyük bir günde (kıyamette).","arabic_text":"لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün insanlar âlemlerin Rabbinin huzurunda toplanacaklar ve (O’na) hesap verecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün insanlar âlemlerin Rabbinin huzurunda toplanacaklar ve (O’na) hesap verecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün insanlar âlemlerin Rabbinin huzurunda toplanacaklar ve (O’na) hesap verecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O gün insanlar âlemlerin Rabbinin huzurunda toplanacaklar ve (O’na) hesap verecekler.","arabic_text":"يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hayır (hileye sapmayın hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah’ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccîn”dedir.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hayır (hileye sapmayın hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah’ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccîn”dedir.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hayır (hileye sapmayın hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah’ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccîn”dedir.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hayır (hileye sapmayın hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah’ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccîn”dedir.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sen “siccîn” in ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sen “siccîn” in ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sen “siccîn” in ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sen “siccîn” in ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kütüktür (Hard Disk’tir).","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kütüktür (Hard Disk’tir).","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kütüktür (Hard Disk’tir).","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kütüktür (Hard Disk’tir).","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün inkârcıların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün inkârcıların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün inkârcıların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"O gün inkârcıların vay hâline!","arabic_text":"وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar ki hesap gününü inkâr ettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar ki hesap gününü inkâr ettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar ki hesap gününü inkâr ettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onlar ki hesap gününü inkâr ettiler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O hesap gününü inkâr edenler haddi aşan günaha batan kimselerdir.","arabic_text":"وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O hesap gününü inkâr edenler haddi aşan günaha batan kimselerdir.","arabic_text":"وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O hesap gününü inkâr edenler haddi aşan günaha batan kimselerdir.","arabic_text":"وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O hesap gününü inkâr edenler haddi aşan günaha batan kimselerdir.","arabic_text":"وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"On(lar)a ayetlerimiz okunduğu zaman: “öncekilerin masallarıdır” dedi(ler).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":["16/24","25/5"],"audio_path":"82/82-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"On(lar)a ayetlerimiz okunduğu zaman: “öncekilerin masallarıdır” dedi(ler).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":["16/24","25/5"],"audio_path":"82/82-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"On(lar)a ayetlerimiz okunduğu zaman: “öncekilerin masallarıdır” dedi(ler).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":["16/24","25/5"],"audio_path":"82/82-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"On(lar)a ayetlerimiz okunduğu zaman: “öncekilerin masallarıdır” dedi(ler).","arabic_text":"اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ","related_links":["16/24","25/5"],"audio_path":"82/82-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Muhakkak ki onlar o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden mahrum kalacaklar.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Muhakkak ki onlar o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden mahrum kalacaklar.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Muhakkak ki onlar o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden mahrum kalacaklar.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Muhakkak ki onlar o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden mahrum kalacaklar.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra onlar muhakkak cehenneme atılacaklar.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra onlar muhakkak cehenneme atılacaklar.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra onlar muhakkak cehenneme atılacaklar.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Sonra onlar muhakkak cehenneme atılacaklar.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra (onlara) şöyle denilecek: “İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azap) budur.”","arabic_text":"ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra (onlara) şöyle denilecek: “İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azap) budur.”","arabic_text":"ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra (onlara) şöyle denilecek: “İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azap) budur.”","arabic_text":"ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra (onlara) şöyle denilecek: “İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azap) budur.”","arabic_text":"ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Fakat iyilerin amel defterleri (Hard Diskleri) “İlliyyûn” da saklıdır.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Fakat iyilerin amel defterleri (Hard Diskleri) “İlliyyûn” da saklıdır.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Fakat iyilerin amel defterleri (Hard Diskleri) “İlliyyûn” da saklıdır.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Fakat iyilerin amel defterleri (Hard Diskleri) “İlliyyûn” da saklıdır.","arabic_text":"كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sen “İlliyyûn” un ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sen “İlliyyûn” un ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sen “İlliyyûn” un ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sen “İlliyyûn” un ne olduğunu bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O (silinme ve kaybolma ihtimali olmayan) her şeyin dökümünün yapıldığı bir sicildir.","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O (silinme ve kaybolma ihtimali olmayan) her şeyin dökümünün yapıldığı bir sicildir.","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O (silinme ve kaybolma ihtimali olmayan) her şeyin dökümünün yapıldığı bir sicildir.","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"O (silinme ve kaybolma ihtimali olmayan) her şeyin dökümünün yapıldığı bir sicildir.","arabic_text":"كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (Allah’a yakın olan Mukarrebûn adlı) meleklerin gözetimindedir.","arabic_text":"يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (Allah’a yakın olan Mukarrebûn adlı) meleklerin gözetimindedir.","arabic_text":"يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (Allah’a yakın olan Mukarrebûn adlı) meleklerin gözetimindedir.","arabic_text":"يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"O (Allah’a yakın olan Mukarrebûn adlı) meleklerin gözetimindedir.","arabic_text":"يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İyiler cennet nimetlerine gark olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İyiler cennet nimetlerine gark olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İyiler cennet nimetlerine gark olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"İyiler cennet nimetlerine gark olacaklar.","arabic_text":"اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar tahtlar üzerinde (neşe ile etrafı) seyredecekler.","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar tahtlar üzerinde (neşe ile etrafı) seyredecekler.","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar tahtlar üzerinde (neşe ile etrafı) seyredecekler.","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Onlar tahtlar üzerinde (neşe ile etrafı) seyredecekler.","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onların yüzlerinde cennet nimetlerinin sevincini görürsün.","arabic_text":"تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"82/82-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onların yüzlerinde cennet nimetlerinin sevincini görürsün.","arabic_text":"تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"82/82-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onların yüzlerinde cennet nimetlerinin sevincini görürsün.","arabic_text":"تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"82/82-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Onların yüzlerinde cennet nimetlerinin sevincini görürsün.","arabic_text":"تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ","related_links":[],"audio_path":"82/82-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ağızları mühürlü (kişiye özel sarhoş etmeyen) saf bir içecekten içirilir.","arabic_text":"يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ağızları mühürlü (kişiye özel sarhoş etmeyen) saf bir içecekten içirilir.","arabic_text":"يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ağızları mühürlü (kişiye özel sarhoş etmeyen) saf bir içecekten içirilir.","arabic_text":"يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Onlara ağızları mühürlü (kişiye özel sarhoş etmeyen) saf bir içecekten içirilir.","arabic_text":"يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar (Allah’ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!","arabic_text":"خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar (Allah’ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!","arabic_text":"خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar (Allah’ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!","arabic_text":"خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar (Allah’ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!","arabic_text":"خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O içeceğin karışımında “tesnîm” vardır.","arabic_text":"وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O içeceğin karışımında “tesnîm” vardır.","arabic_text":"وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O içeceğin karışımında “tesnîm” vardır.","arabic_text":"وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O içeceğin karışımında “tesnîm” vardır.","arabic_text":"وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(O) öyle bir pınardır ki ondan (Allah’a) yakın olanlar içerler.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(O) öyle bir pınardır ki ondan (Allah’a) yakın olanlar içerler.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(O) öyle bir pınardır ki ondan (Allah’a) yakın olanlar içerler.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"(O) öyle bir pınardır ki ondan (Allah’a) yakın olanlar içerler.","arabic_text":"عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Şüphesiz o günah işleyenler iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Şüphesiz o günah işleyenler iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Şüphesiz o günah işleyenler iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Şüphesiz o günah işleyenler iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnananlar yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnananlar yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnananlar yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"İnananlar yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Yandaşlarının yanına döndükleri zaman da (yaptıklarını anlatarak) eğleniyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Yandaşlarının yanına döndükleri zaman da (yaptıklarını anlatarak) eğleniyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Yandaşlarının yanına döndükleri zaman da (yaptıklarını anlatarak) eğleniyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"31","turkish_text":"Yandaşlarının yanına döndükleri zaman da (yaptıklarını anlatarak) eğleniyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ","related_links":[],"audio_path":"82/82-30.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapık ve şaşırmış kimselerdir” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapık ve şaşırmış kimselerdir” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapık ve şaşırmış kimselerdir” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"32","turkish_text":"İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapık ve şaşırmış kimselerdir” diyorlardı.","arabic_text":"وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-31.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa kendileri onların üzerine gözcü tayin edilmiş değillerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa kendileri onların üzerine gözcü tayin edilmiş değillerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa kendileri onların üzerine gözcü tayin edilmiş değillerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"33","turkish_text":"Oysa kendileri onların üzerine gözcü tayin edilmiş değillerdi.","arabic_text":"وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-32.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Artık bugün de inananlar inkârcılara bakıp gülerler.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Artık bugün de inananlar inkârcılara bakıp gülerler.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Artık bugün de inananlar inkârcılara bakıp gülerler.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"34","turkish_text":"Artık bugün de inananlar inkârcılara bakıp gülerler.","arabic_text":"فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"82/82-33.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(İnananlar) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler (ver derler ki):","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(İnananlar) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler (ver derler ki):","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(İnananlar) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler (ver derler ki):","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"35","turkish_text":"(İnananlar) tahtlar üzerinde (inkârcıların durumunu) seyrederler (ver derler ki):","arabic_text":"عَلَى الْاَرَٓائِكِ يَنْظُرُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"82/82-34.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“İnkârcılar yaptıklarının karşılığını tam olarak aldılar değil mi?”","arabic_text":"هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“İnkârcılar yaptıklarının karşılığını tam olarak aldılar değil mi?”","arabic_text":"هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“İnkârcılar yaptıklarının karşılığını tam olarak aldılar değil mi?”","arabic_text":"هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"36","turkish_text":"“İnkârcılar yaptıklarının karşılığını tam olarak aldılar değil mi?”","arabic_text":"هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ","related_links":[],"audio_path":"82/82-35.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":84,"name":"İNŞİKÂK SÛRESİ","description":"İnşikak suresi, Mekke döneminde inmiş olup 25 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen ve “İkiye ayrılma, Çatlama, Yarılma” anlamına gelen “İnşikak” kelimesinden almıştır. Sûrede bazı kıyamet sahnelerinden bahsedilerek göğün parçalara ayrılacağı, yeryüzünün dümdüz hale getirileceği ve yerin içindeki her şeyi dışarı atacağı bildiriliyor. Sûrede insana; “Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin!  Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.” hitabı yapılarak dünyada iken yaptığı işlerin kaydedildiği defteri sağ elinden verilenlerin hesaplarının kolay olacağı ve yakınlarına sevinçle dönecekleri, defterleri arka taraflarından verilenlerin ise yok olmayı isteyecekleri ve çılgın alevli cehenneme atılacakları bildiriliyor. Akşamın alaca karanlığına, geceye ve aya yemin edilerek insanların halden hale geçecekleri anlatılan sûrede insanların neden iman etmediği, Kur’an okunduğu zaman Allah’ın mesajı karşısında teslimiyet gösterip neden saygı ile secdeye kapanmadığı soruluyor ve onu yalanlayanlar için acı bir azap, inananlar için ise kesintisiz bir mükâfat olduğu ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"83/83-a.mp3","verse_count":25,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök yarıldığında","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök yarıldığında","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök yarıldığında","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gök yarıldığında","arabic_text":"اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yer de dümdüz olduğunda","arabic_text":"وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yer de dümdüz olduğunda","arabic_text":"وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yer de dümdüz olduğunda","arabic_text":"وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yer de dümdüz olduğunda","arabic_text":"وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Yeryüzü) içindekileri fırlatıp attığında","arabic_text":"وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Yeryüzü) içindekileri fırlatıp attığında","arabic_text":"وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Yeryüzü) içindekileri fırlatıp attığında","arabic_text":"وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Yeryüzü) içindekileri fırlatıp attığında","arabic_text":"وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ona yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ona yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ona yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ona yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde","arabic_text":"وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin!  Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاق۪يهِۚ","related_links":[],"audio_path":"83/83-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-6c.mp3","commentary_text":"Yani insan zahmetli ve meşakkatli bir çaba ile Rabbine doğru yol almaktadır. Bu yolun bittiği yerde yeniden dirilişle asıl hayat başlayacaktır. İşte bu hayatın başladığı yerde her şey değişecek. Bir kısım insan dünyanın zorluğuna razı olarak geri dönmek isteyecek ama buna fırsat verilmeyecek. Bir kısım insan da öylesine güzel nimetlere erişecek ve öylesine muazzam bir ortama kavuşacak ki, bir çırpıda dünyayı ve dünyada yaşadıklarını unutacağı ifade ediliyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin!  Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاق۪يهِۚ","related_links":[],"audio_path":"83/83-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-5c.mp3","commentary_text":"Yani insan zahmetli ve meşakkatli bir çaba ile Rabbine doğru yol almaktadır. Bu yolun bittiği yerde yeniden dirilişle asıl hayat başlayacaktır. İşte bu hayatın başladığı yerde her şey değişecek. Bir kısım insan dünyanın zorluğuna razı olarak geri dönmek isteyecek ama buna fırsat verilmeyecek. Bir kısım insan da öylesine güzel nimetlere erişecek ve öylesine muazzam bir ortama kavuşacak ki, bir çırpıda dünyayı ve dünyada yaşadıklarını unutacağı ifade ediliyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin!  Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاق۪يهِۚ","related_links":[],"audio_path":"83/83-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-6c.mp3","commentary_text":"Yani insan zahmetli ve meşakkatli bir çaba ile Rabbine doğru yol almaktadır. Bu yolun bittiği yerde yeniden dirilişle asıl hayat başlayacaktır. İşte bu hayatın başladığı yerde her şey değişecek. Bir kısım insan dünyanın zorluğuna razı olarak geri dönmek isteyecek ama buna fırsat verilmeyecek. Bir kısım insan da öylesine güzel nimetlere erişecek ve öylesine muazzam bir ortama kavuşacak ki, bir çırpıda dünyayı ve dünyada yaşadıklarını unutacağı ifade ediliyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin!  Sonunda (bütün yaptıklarında) O’na kavuşacaksın.","arabic_text":"يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاق۪يهِۚ","related_links":[],"audio_path":"83/83-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-6c.mp3","commentary_text":"Yani insan zahmetli ve meşakkatli bir çaba ile Rabbine doğru yol almaktadır. Bu yolun bittiği yerde yeniden dirilişle asıl hayat başlayacaktır. İşte bu hayatın başladığı yerde her şey değişecek. Bir kısım insan dünyanın zorluğuna razı olarak geri dönmek isteyecek ama buna fırsat verilmeyecek. Bir kısım insan da öylesine güzel nimetlere erişecek ve öylesine muazzam bir ortama kavuşacak ki, bir çırpıda dünyayı ve dünyada yaşadıklarını unutacağı ifade ediliyor."},{"verse_number":"7","turkish_text":"O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (hiçbir zorlukla karşılaşmadan) pek kolayca hesabını verecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (hiçbir zorlukla karşılaşmadan) pek kolayca hesabını verecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (hiçbir zorlukla karşılaşmadan) pek kolayca hesabını verecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O (hiçbir zorlukla karşılaşmadan) pek kolayca hesabını verecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.","arabic_text":"وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.","arabic_text":"وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.","arabic_text":"وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.","arabic_text":"وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُورًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Fakat kime de kitabı (amel defteri) arka tarafından verilirse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Fakat kime de kitabı (amel defteri) arka tarafından verilirse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Fakat kime de kitabı (amel defteri) arka tarafından verilirse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Fakat kime de kitabı (amel defteri) arka tarafından verilirse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(O da) derhal yok olmayı isteyecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(O da) derhal yok olmayı isteyecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(O da) derhal yok olmayı isteyecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(O da) derhal yok olmayı isteyecek","arabic_text":"فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًاۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Fakat istese de olmayacak ve derhal) çılgın alevli ateşe atılacaktır.","arabic_text":"وَيَصْلٰى سَع۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Fakat istese de olmayacak ve derhal) çılgın alevli ateşe atılacaktır.","arabic_text":"وَيَصْلٰى سَع۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Fakat istese de olmayacak ve derhal) çılgın alevli ateşe atılacaktır.","arabic_text":"وَيَصْلٰى سَع۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"(Fakat istese de olmayacak ve derhal) çılgın alevli ateşe atılacaktır.","arabic_text":"وَيَصْلٰى سَع۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا","related_links":[],"audio_path":"83/83-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا","related_links":[],"audio_path":"83/83-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا","related_links":[],"audio_path":"83/83-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hâlbuki o (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.","arabic_text":"اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا","related_links":[],"audio_path":"83/83-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"83/83-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"83/83-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"83/83-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Çünkü o Rabbinin huzuruna hiç dönmeyeceğini sanıyordu.","arabic_text":"اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ","related_links":[],"audio_path":"83/83-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Oysa gerçek öyle değildi. Rabbi onu(n yaptıklarını çok iyi) görüyordu.","arabic_text":"بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Oysa gerçek öyle değildi. Rabbi onu(n yaptıklarını çok iyi) görüyordu.","arabic_text":"بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Oysa gerçek öyle değildi. Rabbi onu(n yaptıklarını çok iyi) görüyordu.","arabic_text":"بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Oysa gerçek öyle değildi. Rabbi onu(n yaptıklarını çok iyi) görüyordu.","arabic_text":"بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Akşamın alaca karanlığına","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Akşamın alaca karanlığına","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Akşamın alaca karanlığına","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Hayır (boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin)! Akşamın alaca karanlığına","arabic_text":"فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Geceye ve gecenin içinde barındırdığına","arabic_text":"وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Geceye ve gecenin içinde barındırdığına","arabic_text":"وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Geceye ve gecenin içinde barındırdığına","arabic_text":"وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Geceye ve gecenin içinde barındırdığına","arabic_text":"وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Dolunay halindeki Ay’a yemin ederim ki","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Dolunay halindeki Ay’a yemin ederim ki","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Dolunay halindeki Ay’a yemin ederim ki","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Dolunay halindeki Ay’a yemin ederim ki","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.","arabic_text":"لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-19c.mp3","commentary_text":"Bu âyet insan hayatının farklı devrelerine işaret etmektedir. Yani “anne rahminde belli aşamalardan geçerek beden elbisesi giyeceksiniz; doğumla dünyaya gelerek orada gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik gibi merhalelerden geçeceksiniz; ölümle âhirete ulaşacak ve orada da hesap verme ve dünyada yaşadıklarınıza göre değerlendirme gibi safhalardan geçeceksiniz.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.","arabic_text":"لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-18c.mp3","commentary_text":"Bu âyet insan hayatının farklı devrelerine işaret etmektedir. Yani “anne rahminde belli aşamalardan geçerek beden elbisesi giyeceksiniz; doğumla dünyaya gelerek orada gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik gibi merhalelerden geçeceksiniz; ölümle âhirete ulaşacak ve orada da hesap verme ve dünyada yaşadıklarınıza göre değerlendirme gibi safhalardan geçeceksiniz.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.","arabic_text":"لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-19c.mp3","commentary_text":"Bu âyet insan hayatının farklı devrelerine işaret etmektedir. Yani “anne rahminde belli aşamalardan geçerek beden elbisesi giyeceksiniz; doğumla dünyaya gelerek orada gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik gibi merhalelerden geçeceksiniz; ölümle âhirete ulaşacak ve orada da hesap verme ve dünyada yaşadıklarınıza göre değerlendirme gibi safhalardan geçeceksiniz.”"},{"verse_number":"19","turkish_text":"Muhakkak siz biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz.","arabic_text":"لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍۜ","related_links":[],"audio_path":"83/83-18.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"83/83-19c.mp3","commentary_text":"Bu âyet insan hayatının farklı devrelerine işaret etmektedir. Yani “anne rahminde belli aşamalardan geçerek beden elbisesi giyeceksiniz; doğumla dünyaya gelerek orada gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik gibi merhalelerden geçeceksiniz; ölümle âhirete ulaşacak ve orada da hesap verme ve dünyada yaşadıklarınıza göre değerlendirme gibi safhalardan geçeceksiniz.”"},{"verse_number":"20","turkish_text":"Böyleyken onlara ne oluyor da hâlâ iman etmiyorlar?","arabic_text":"فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Böyleyken onlara ne oluyor da hâlâ iman etmiyorlar?","arabic_text":"فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Böyleyken onlara ne oluyor da hâlâ iman etmiyorlar?","arabic_text":"فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Böyleyken onlara ne oluyor da hâlâ iman etmiyorlar?","arabic_text":"فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman (Allah’ın mesajı karşısında) teslimiyet gösterip saygı ile boyun eğmiyorlar?","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩","related_links":[],"audio_path":"83/83-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman (Allah’ın mesajı karşısında) teslimiyet gösterip saygı ile boyun eğmiyorlar?","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩","related_links":[],"audio_path":"83/83-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman (Allah’ın mesajı karşısında) teslimiyet gösterip saygı ile boyun eğmiyorlar?","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩","related_links":[],"audio_path":"83/83-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve kendilerine Kur’an okunduğu zaman (Allah’ın mesajı karşısında) teslimiyet gösterip saygı ile boyun eğmiyorlar?","arabic_text":"وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩","related_links":[],"audio_path":"83/83-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Tersine inkârcılar (Kur’an’ı) inkâr ediyorlar.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Tersine inkârcılar (Kur’an’ı) inkâr ediyorlar.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Tersine inkârcılar (Kur’an’ı) inkâr ediyorlar.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Tersine inkârcılar (Kur’an’ı) inkâr ediyorlar.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.","arabic_text":"وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ","related_links":[],"audio_path":"83/83-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!","arabic_text":"فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!","arabic_text":"فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!","arabic_text":"فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"Artık sen onları elem dolu bir azapla müjdele!","arabic_text":"فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ","related_links":[],"audio_path":"83/83-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ancak iman edip faydalı ve güzel işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"83/83-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ancak iman edip faydalı ve güzel işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"83/83-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ancak iman edip faydalı ve güzel işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"83/83-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Ancak iman edip faydalı ve güzel işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ","related_links":[],"audio_path":"83/83-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":85,"name":"BÜRÛC SÛRESİ","description":"Burûc suresi, Mekke döneminde inmiş olup 22 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “burçlar” anlamına gelen “Burûc” kelimesinden almıştır. Burçlarla dolu göğe, vaad olunan kıyamete ve kıyamet günü şahitlik edecek olanlara yemin edilerek başlanan sûrede, sırf Allah’a inandıkları için ashâbü’l-uhdûd (hendek halkı) tarafından kendilerine zulmedilen, ateşle dolu hendeklere atılarak diri diri yakılan mü’minlerin hazin durumu dile getiriliyor. Ancak sûrede Allah bu işkence ve zulmü yapanların hepsine hak ettikleri cezayı vereceği, Allah için sıkıntı çekenleri ise cennetle ödüllendireceği bildiriliyor. Güçlerine güvenerek inananlara zulmeden Firavun ve Semûd kavmi nasıl helâk olmuşsa onların izinden gidenlerin de aynı âkıbete uğrayacağı anlatılan sûrede Kur’an’ın yüceliğine, değişmez özelliğine ve Allah tarafından korunduğuna vurgu yapılıyor.","sura_intro_audio":"84/84-a.mp3","verse_count":22,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Burçlarla (takımyıldızlarla) dolu göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Burçlarla (takımyıldızlarla) dolu göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Burçlarla (takımyıldızlarla) dolu göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Burçlarla (takımyıldızlarla) dolu göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e","arabic_text":"وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e","arabic_text":"وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e","arabic_text":"وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e","arabic_text":"وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kıyamet günü şahitlik eden peygamberlere ve onların şahitlik ettiği ümmetlere andolsun ki;","arabic_text":"وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kıyamet günü şahitlik eden peygamberlere ve onların şahitlik ettiği ümmetlere andolsun ki;","arabic_text":"وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kıyamet günü şahitlik eden peygamberlere ve onların şahitlik ettiği ümmetlere andolsun ki;","arabic_text":"وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kıyamet günü şahitlik eden peygamberlere ve onların şahitlik ettiği ümmetlere andolsun ki;","arabic_text":"وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"(İnananları yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.","arabic_text":"اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ ﴿٢﴾ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"(İnananları yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.","arabic_text":"اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ ﴿٢﴾ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"(İnananları yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.","arabic_text":"اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ ﴿٢﴾ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"(İnananları yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.","arabic_text":"اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ ﴿٢﴾ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.","arabic_text":"وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mü’minlerden öç almalarının tek sebebi mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah’a inanmaları (ve O’nun istediği şekilde yaşamaları)ydı.","arabic_text":"وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":["5/59","7/126","9/74"],"audio_path":"84/84-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mü’minlerden öç almalarının tek sebebi mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah’a inanmaları (ve O’nun istediği şekilde yaşamaları)ydı.","arabic_text":"وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":["5/59","7/126","9/74"],"audio_path":"84/84-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mü’minlerden öç almalarının tek sebebi mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah’a inanmaları (ve O’nun istediği şekilde yaşamaları)ydı.","arabic_text":"وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":["5/59","7/126","9/74"],"audio_path":"84/84-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Mü’minlerden öç almalarının tek sebebi mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah’a inanmaları (ve O’nun istediği şekilde yaşamaları)ydı.","arabic_text":"وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ","related_links":["5/59","7/126","9/74"],"audio_path":"84/84-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (Allah) ki göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti Kendisine aittir ve üstelik Allah olup biten her şeye şahittir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","57/2"],"audio_path":"84/84-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (Allah) ki göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti Kendisine aittir ve üstelik Allah olup biten her şeye şahittir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","57/2"],"audio_path":"84/84-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (Allah) ki göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti Kendisine aittir ve üstelik Allah olup biten her şeye şahittir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","57/2"],"audio_path":"84/84-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O (Allah) ki göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti Kendisine aittir ve üstelik Allah olup biten her şeye şahittir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ","related_links":["3/189","4/126","5/120","24/42","57/2"],"audio_path":"84/84-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence edip sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler var ya işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence edip sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler var ya işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence edip sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler var ya işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İnanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence edip sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler var ya işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve iyi işler yapanlar için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve iyi işler yapanlar için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve iyi işler yapanlar için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İnandıktan sonra faydalı ve iyi işler yapanlar için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَب۪يرُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Gerçekten Rabbinin (zalimleri azapla) yakalaması çok şiddetlidir.","arabic_text":"اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Gerçekten Rabbinin (zalimleri azapla) yakalaması çok şiddetlidir.","arabic_text":"اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Gerçekten Rabbinin (zalimleri azapla) yakalaması çok şiddetlidir.","arabic_text":"اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Gerçekten Rabbinin (zalimleri azapla) yakalaması çok şiddetlidir.","arabic_text":"اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(İnsanı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O’dur.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(İnsanı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O’dur.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(İnsanı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O’dur.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"(İnsanı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O’dur.","arabic_text":"اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O çok bağışlayandır çok sevendir ve sevilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O çok bağışlayandır çok sevendir ve sevilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O çok bağışlayandır çok sevendir ve sevilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O çok bağışlayandır çok sevendir ve sevilendir.","arabic_text":"وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O ulu arşın sahibidir evrenin mutlak hâkimidir.","arabic_text":"ذُو الْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O ulu arşın sahibidir evrenin mutlak hâkimidir.","arabic_text":"ذُو الْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O ulu arşın sahibidir evrenin mutlak hâkimidir.","arabic_text":"ذُو الْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"O ulu arşın sahibidir evrenin mutlak hâkimidir.","arabic_text":"ذُو الْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O dilediği her şeyi yapandır.","arabic_text":"فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O dilediği her şeyi yapandır.","arabic_text":"فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O dilediği her şeyi yapandır.","arabic_text":"فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"O dilediği her şeyi yapandır.","arabic_text":"فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ","related_links":[],"audio_path":"84/84-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana Firavun ve Semûd’a ait orduların (uğradıkları felâket) haberi geldi mi? ","arabic_text":"فِرْعَوْنَ وَثَمُودَۜ ﴿٢﴾ هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana Firavun ve Semûd’a ait orduların (uğradıkları felâket) haberi geldi mi? ","arabic_text":"فِرْعَوْنَ وَثَمُودَۜ ﴿٢﴾ هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana Firavun ve Semûd’a ait orduların (uğradıkları felâket) haberi geldi mi? ","arabic_text":"فِرْعَوْنَ وَثَمُودَۜ ﴿٢﴾ هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17-18","turkish_text":"(Ey Resul!) Sana Firavun ve Semûd’a ait orduların (uğradıkları felâket) haberi geldi mi? ","arabic_text":"فِرْعَوْنَ وَثَمُودَۜ ﴿٢﴾ هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Doğrusu (o felâket haberlerine rağmen) inkârcılar hala (Hakk’ı) yalanlamaktadır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Doğrusu (o felâket haberlerine rağmen) inkârcılar hala (Hakk’ı) yalanlamaktadır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Doğrusu (o felâket haberlerine rağmen) inkârcılar hala (Hakk’ı) yalanlamaktadır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Doğrusu (o felâket haberlerine rağmen) inkârcılar hala (Hakk’ı) yalanlamaktadır.","arabic_text":"بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.","arabic_text":"وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ","related_links":[],"audio_path":"84/84-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hiç şüpheniz olmasın ki bu kitap o çok şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hiç şüpheniz olmasın ki bu kitap o çok şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hiç şüpheniz olmasın ki bu kitap o çok şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hiç şüpheniz olmasın ki bu kitap o çok şerefli bir Kur’an’dır.","arabic_text":"بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"84/84-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O) Levh-i Mahfuz’da; ilahi ilmin koruması altındadır.","arabic_text":"ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ","related_links":[],"audio_path":"84/84-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O) Levh-i Mahfuz’da; ilahi ilmin koruması altındadır.","arabic_text":"ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ","related_links":[],"audio_path":"84/ayet_5713_1772733513.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O) Levh-i Mahfuz’da; ilahi ilmin koruması altındadır.","arabic_text":"ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ","related_links":[],"audio_path":"84/84-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"(O) Levh-i Mahfuz’da; ilahi ilmin koruması altındadır.","arabic_text":"ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ","related_links":[],"audio_path":"84/84-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":86,"name":"TÂRIK SÛRESİ","description":"Tarık suresi, Mekke döneminde inmiş olup 17 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “delip geçen yıldız” anlamına gelen “Tarık” kelimesinden almıştır. Göğe ve Tarık Yıldızına yapılan yeminle başlayan sûrede insanın bir damla basit sudan yaratıldığı, yapıp ettiği her şeyin kaydedildiği, hiç yoktan nasıl yaratıldıysa öldükten sonra da öylece diriltileceği, doğruyu yanlıştan ayıran Kur’an mesajının ehemmiyeti ve ilahi mesajı engellemek için inkârcıların kurdukları tuzakların bozularak mutlaka boşa çıkarılacağı işlenmektedir.","sura_intro_audio":"85/85-a.mp3","verse_count":17,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Göğe ve Târık’a yemin olsun!","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göğe ve Târık’a yemin olsun!","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göğe ve Târık’a yemin olsun!","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Göğe ve Târık’a yemin olsun!","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Târık’ın ne olduğunu bilir misin sen?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Târık’ın ne olduğunu bilir misin sen?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Târık’ın ne olduğunu bilir misin sen?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Târık’ın ne olduğunu bilir misin sen?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen bir yıldızdır (Ona yemin olsun ki;).","arabic_text":"اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen bir yıldızdır (Ona yemin olsun ki;).","arabic_text":"اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen bir yıldızdır (Ona yemin olsun ki;).","arabic_text":"اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen bir yıldızdır (Ona yemin olsun ki;).","arabic_text":"اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir kimse yoktur.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir kimse yoktur.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/ayet_5717_1772733329.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir kimse yoktur.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir kimse yoktur.","arabic_text":"اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Artık insanoğlu neden yaratıldığına bir baksın!","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Artık insanoğlu neden yaratıldığına bir baksın!","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Artık insanoğlu neden yaratıldığına bir baksın!","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Artık insanoğlu neden yaratıldığına bir baksın!","arabic_text":"فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (üreme organından rahme atılan) basit bir su damlacığından yaratılmıştır.","arabic_text":"خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (üreme organından rahme atılan) basit bir su damlacığından yaratılmıştır.","arabic_text":"خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"85/ayet_5719_1772733287.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (üreme organından rahme atılan) basit bir su damlacığından yaratılmıştır.","arabic_text":"خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O (üreme organından rahme atılan) basit bir su damlacığından yaratılmıştır.","arabic_text":"خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O (erkeğin) bel kemiği ile (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan (spermalı bir sudur).","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O (erkeğin) bel kemiği ile (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan (spermalı bir sudur).","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O (erkeğin) bel kemiği ile (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan (spermalı bir sudur).","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O (erkeğin) bel kemiği ile (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan (spermalı bir sudur).","arabic_text":"يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَٓائِبِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(İnsanı bu şekilde yaratan) elbette onu (ölümünden sonra) yeniden diriltmeye de kadirdir.","arabic_text":"اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(İnsanı bu şekilde yaratan) elbette onu (ölümünden sonra) yeniden diriltmeye de kadirdir.","arabic_text":"اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(İnsanı bu şekilde yaratan) elbette onu (ölümünden sonra) yeniden diriltmeye de kadirdir.","arabic_text":"اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"(İnsanı bu şekilde yaratan) elbette onu (ölümünden sonra) yeniden diriltmeye de kadirdir.","arabic_text":"اِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه۪ لَقَادِرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü","arabic_text":"يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü","arabic_text":"يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü","arabic_text":"يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü","arabic_text":"يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Artık insan için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.","arabic_text":"فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Artık insan için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.","arabic_text":"فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Artık insan için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.","arabic_text":"فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Artık insan için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.","arabic_text":"فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Halden hale giren ve topladığı buharı yağmura) dönüştüren göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Halden hale giren ve topladığı buharı yağmura) dönüştüren göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Halden hale giren ve topladığı buharı yağmura) dönüştüren göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"(Halden hale giren ve topladığı buharı yağmura) dönüştüren göğe","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الرَّجْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;","arabic_text":"وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;","arabic_text":"وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;","arabic_text":"وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;","arabic_text":"وَالْاَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak bu (Kur’an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak bu (Kur’an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak bu (Kur’an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak bu (Kur’an) doğruyu yanlıştan ayıran bir sözdür.","arabic_text":"اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O boş ve anlamsız bir lakırdı değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O boş ve anlamsız bir lakırdı değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O boş ve anlamsız bir lakırdı değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"O boş ve anlamsız bir lakırdı değildir.","arabic_text":"وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِۜ","related_links":[],"audio_path":"85/85-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Elbette o (Kur’an’ı kabule yanaşmaya)nlar onu engellemek için tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَك۪يدُونَ كَيْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Elbette o (Kur’an’ı kabule yanaşmaya)nlar onu engellemek için tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَك۪يدُونَ كَيْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Elbette o (Kur’an’ı kabule yanaşmaya)nlar onu engellemek için tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَك۪يدُونَ كَيْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Elbette o (Kur’an’ı kabule yanaşmaya)nlar onu engellemek için tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.","arabic_text":"اِنَّهُمْ يَك۪يدُونَ كَيْدًاۙ","related_links":[],"audio_path":"85/85-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ben de onların tuzaklarını bozarak bütün planlarını boşa çıkarıyorum.","arabic_text":"وَاَك۪يدُ كَيْدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"85/85-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ben de onların tuzaklarını bozarak bütün planlarını boşa çıkarıyorum.","arabic_text":"وَاَك۪يدُ كَيْدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"85/85-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ben de onların tuzaklarını bozarak bütün planlarını boşa çıkarıyorum.","arabic_text":"وَاَك۪يدُ كَيْدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"85/85-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ben de onların tuzaklarını bozarak bütün planlarını boşa çıkarıyorum.","arabic_text":"وَاَك۪يدُ كَيْدًاۚ","related_links":[],"audio_path":"85/85-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun için sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).","arabic_text":"فَمَهِّلِ الْكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا","related_links":[],"audio_path":"85/85-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun için sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).","arabic_text":"فَمَهِّلِ الْكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا","related_links":[],"audio_path":"85/85-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun için sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).","arabic_text":"فَمَهِّلِ الْكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا","related_links":[],"audio_path":"85/85-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Onun için sen o inkârcılara biraz daha mühlet ver onları kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecektir).","arabic_text":"فَمَهِّلِ الْكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا","related_links":[],"audio_path":"85/85-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":87,"name":"A'LÂ SÛRESİ","description":"A’lâ suresi, Mekke döneminde inmiş olup 19 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen, “en yüce” anlamına gelen ve Allah’ı niteleyen “A’lâ” kelimesinden almıştır. Sûrede bütün tabiat olaylarını gerçekleştiren Allah’ın yasalarına uygun olarak hareket edilmesi, vahyin peygambere okutulması ve unutmamasının sağlanması ve Hz. Peygamberin tebliğ görevi anlatılıyor. Tebliğ sırasında insanların takındıkları tavırlara ve bunun ebedî hayattaki sonuçlarına değiniliyor. Vahye karşı gelerek kötülük işleyenlerin akıbetlerinin kötü olacağı, Allah’la birlikteliği hayatın gerçeği haline getirerek O’na kulluğu tercih edenlerin ise kurtuluşa ereceği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"86/86-a.mp3","verse_count":19,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüce Rabbinin yasalarına uygun olarak hareket et!","arabic_text":"سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüce Rabbinin yasalarına uygun olarak hareket et!","arabic_text":"سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüce Rabbinin yasalarına uygun olarak hareket et!","arabic_text":"سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yüce Rabbinin yasalarına uygun olarak hareket et!","arabic_text":"سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ki (her şeyi) yarattı ve (insana) yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanım verdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ki (her şeyi) yarattı ve (insana) yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanım verdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ki (her şeyi) yarattı ve (insana) yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanım verdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ki (her şeyi) yarattı ve (insana) yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanım verdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve O ki (her şeyin) miktarını biçimini belirleyip hedefini gösterdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve O ki (her şeyin) miktarını biçimini belirleyip hedefini gösterdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve O ki (her şeyin) miktarını biçimini belirleyip hedefini gösterdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve O ki (her şeyin) miktarını biçimini belirleyip hedefini gösterdi.","arabic_text":"وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ki tüm bitki örtüsünü çıkardı.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ki tüm bitki örtüsünü çıkardı.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ki tüm bitki örtüsünü çıkardı.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O ki tüm bitki örtüsünü çıkardı.","arabic_text":"وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ","related_links":[],"audio_path":"86/86-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra da onu (çürütüp) sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ","related_links":["25/2","54/49","55/7"],"audio_path":"86/86-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra da onu (çürütüp) sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ","related_links":["25/2","54/49","55/7"],"audio_path":"86/86-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra da onu (çürütüp) sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ","related_links":["25/2","54/49","55/7"],"audio_path":"86/86-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra da onu (çürütüp) sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ","related_links":["25/2","54/49","55/7"],"audio_path":"86/86-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnsanların hidayeti için Kur’an’ı kalbine yerleştirip) sana okutacağız ve (okuduklarından hiçbirini) unutmayacaksın!","arabic_text":"سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnsanların hidayeti için Kur’an’ı kalbine yerleştirip) sana okutacağız ve (okuduklarından hiçbirini) unutmayacaksın!","arabic_text":"سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnsanların hidayeti için Kur’an’ı kalbine yerleştirip) sana okutacağız ve (okuduklarından hiçbirini) unutmayacaksın!","arabic_text":"سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(İnsanların hidayeti için Kur’an’ı kalbine yerleştirip) sana okutacağız ve (okuduklarından hiçbirini) unutmayacaksın!","arabic_text":"سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ancak Allah’ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü (yalnız) O’dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen.","arabic_text":"اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"86/86-7c.mp3","commentary_text":"olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen. Yani “Allah dilediği taktirde bazı mesajları peygamberine unutturuyor ki bu da bir anlamda nesh oluyor. Nitekim; “Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?” (Bakara 2/106) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ancak Allah’ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü (yalnız) O’dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen.","arabic_text":"اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"86/86-6c.mp3","commentary_text":"olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen. Yani “Allah dilediği taktirde bazı mesajları peygamberine unutturuyor ki bu da bir anlamda nesh oluyor. Nitekim; “Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?” (Bakara 2/106) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ancak Allah’ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü (yalnız) O’dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen.","arabic_text":"اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"86/86-7c.mp3","commentary_text":"olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen. Yani “Allah dilediği taktirde bazı mesajları peygamberine unutturuyor ki bu da bir anlamda nesh oluyor. Nitekim; “Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?” (Bakara 2/106) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Ancak Allah’ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü (yalnız) O’dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen.","arabic_text":"اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"86/86-7c.mp3","commentary_text":"olan her şeyi ve (hikmetine binaen ondan) gizli olanları bilen. Yani “Allah dilediği taktirde bazı mesajları peygamberine unutturuyor ki bu da bir anlamda nesh oluyor. Nitekim; “Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi veya benzeri ile değiştiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?” (Bakara 2/106) buyrulmaktadır."},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (böylece nihai) huzura ve rahatlığa giden yolu senin için kolaylaştıracağız.","arabic_text":"وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (böylece nihai) huzura ve rahatlığa giden yolu senin için kolaylaştıracağız.","arabic_text":"وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (böylece nihai) huzura ve rahatlığa giden yolu senin için kolaylaştıracağız.","arabic_text":"وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz (böylece nihai) huzura ve rahatlığa giden yolu senin için kolaylaştıracağız.","arabic_text":"وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O halde sen öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O halde sen öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O halde sen öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"O halde sen öğüt verip hatırlatmanın fayda vereceği her durumda öğüt ver ve hatırlat!","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Bil ki;) Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan sakınan öğüt alacaktır.","arabic_text":"سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Bil ki;) Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan sakınan öğüt alacaktır.","arabic_text":"سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Bil ki;) Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan sakınan öğüt alacaktır.","arabic_text":"سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Bil ki;) Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan sakınan öğüt alacaktır.","arabic_text":"سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ama asi ve kötü olan ondan kaçacaktır.","arabic_text":"وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ama asi ve kötü olan ondan kaçacaktır.","arabic_text":"وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ama asi ve kötü olan ondan kaçacaktır.","arabic_text":"وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ama asi ve kötü olan ondan kaçacaktır.","arabic_text":"وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O en büyük ateşe atılacak","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O en büyük ateşe atılacak","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O en büyük ateşe atılacak","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"O en büyük ateşe atılacak","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"86/86-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ","related_links":["4/56","20/74"],"audio_path":"86/86-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ","related_links":["4/56","20/74"],"audio_path":"86/86-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ","related_links":["4/56","20/74"],"audio_path":"86/86-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Sonra orada ne ölecek ne de hayat bulacaktır.","arabic_text":"ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ","related_links":["4/56","20/74"],"audio_path":"86/86-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecektir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecektir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecektir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Manevi kirlerden) arınma gayreti içinde olanlar kurtuluşa erecektir.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Rabbinin adını anan (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getiren) ve O’na kulluk eden kimse de (kuşkusuz kurtuluşa erecektir).","arabic_text":"وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Rabbinin adını anan (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getiren) ve O’na kulluk eden kimse de (kuşkusuz kurtuluşa erecektir).","arabic_text":"وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Rabbinin adını anan (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getiren) ve O’na kulluk eden kimse de (kuşkusuz kurtuluşa erecektir).","arabic_text":"وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Rabbinin adını anan (O’nunla birlikteliği hayatın gerçeği haline getiren) ve O’na kulluk eden kimse de (kuşkusuz kurtuluşa erecektir).","arabic_text":"وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Fakat (buna rağmen) sizler (sadece) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.","arabic_text":"بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ","related_links":[],"audio_path":"86/86-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Fakat (buna rağmen) sizler (sadece) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.","arabic_text":"بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ","related_links":[],"audio_path":"86/86-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Fakat (buna rağmen) sizler (sadece) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.","arabic_text":"بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ","related_links":[],"audio_path":"86/86-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Fakat (buna rağmen) sizler (sadece) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.","arabic_text":"بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ","related_links":[],"audio_path":"86/86-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Oysa ahiret (hayatı) hem çok daha hayırlı hem de devamlıdır.","arabic_text":"وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Oysa ahiret (hayatı) hem çok daha hayırlı hem de devamlıdır.","arabic_text":"وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Oysa ahiret (hayatı) hem çok daha hayırlı hem de devamlıdır.","arabic_text":"وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Oysa ahiret (hayatı) hem çok daha hayırlı hem de devamlıdır.","arabic_text":"وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"86/86-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kuşkusuz (bütün) bu (öğütler) önceki sahifelerde/vahiylerde bildirilmiş (evrensel mesaj)ların aynısıdır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kuşkusuz (bütün) bu (öğütler) önceki sahifelerde/vahiylerde bildirilmiş (evrensel mesaj)ların aynısıdır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kuşkusuz (bütün) bu (öğütler) önceki sahifelerde/vahiylerde bildirilmiş (evrensel mesaj)ların aynısıdır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Kuşkusuz (bütün) bu (öğütler) önceki sahifelerde/vahiylerde bildirilmiş (evrensel mesaj)ların aynısıdır.","arabic_text":"اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"86/86-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde de (dile getirilen mesajlardır).","arabic_text":"صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"86/86-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde de (dile getirilen mesajlardır).","arabic_text":"صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"86/86-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde de (dile getirilen mesajlardır).","arabic_text":"صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"86/86-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde de (dile getirilen mesajlardır).","arabic_text":"صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى","related_links":[],"audio_path":"86/86-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":88,"name":"GÂŞİYE SÛRESİ","description":"Ğâşiye suresi, Mekke döneminde inmiş olup 26 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “kaplayıp bürüyen” anlamına gelen “Ğâşiye” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyametten bahsedilerek cehennemliklerle cennetliklerin âhiretteki durumları tasvir ediliyor. Allah’ın varlığına ve kudretine dair deliller farklı örneklerle sıralanıyor. Hz. Peygambere nasıl tebliğ edeceği ile alakalı yöntem öğretiliyor.","sura_intro_audio":"87/87-a.mp3","verse_count":26,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Dehşeti her şeyi kaplayacak olan felaketin (kıyametin) haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Dehşeti her şeyi kaplayacak olan felaketin (kıyametin) haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Dehşeti her şeyi kaplayacak olan felaketin (kıyametin) haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Dehşeti her şeyi kaplayacak olan felaketin (kıyametin) haberi sana geldi mi?","arabic_text":"هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yorgun ve bitkin (olacaklar).","arabic_text":"عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yorgun ve bitkin (olacaklar).","arabic_text":"عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yorgun ve bitkin (olacaklar).","arabic_text":"عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yorgun ve bitkin (olacaklar).","arabic_text":"عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve (onlar) kızgın ateşe atılacaklar.","arabic_text":"تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve (onlar) kızgın ateşe atılacaklar.","arabic_text":"تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve (onlar) kızgın ateşe atılacaklar.","arabic_text":"تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Ve (onlar) kızgın ateşe atılacaklar.","arabic_text":"تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kaynar su pınarından içirilecekler.","arabic_text":"تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kaynar su pınarından içirilecekler.","arabic_text":"تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kaynar su pınarından içirilecekler.","arabic_text":"تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Kaynar su pınarından içirilecekler.","arabic_text":"تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Onlara beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.","arabic_text":"لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ﴿٢﴾ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Onlara beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.","arabic_text":"لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ﴿٢﴾ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Onlara beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.","arabic_text":"لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ﴿٢﴾ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Onlara beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.","arabic_text":"لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ﴿٢﴾ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içinde mutlu olacaklar.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içinde mutlu olacaklar.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içinde mutlu olacaklar.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O gün birtakım yüzler de vardır ki nimet içinde mutlu olacaklar.","arabic_text":"وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.","arabic_text":"لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.","arabic_text":"لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.","arabic_text":"لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.","arabic_text":"لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Onlar) yüksek bir cennette (bulunacaklar).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Onlar) yüksek bir cennette (bulunacaklar).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Onlar) yüksek bir cennette (bulunacaklar).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"(Onlar) yüksek bir cennette (bulunacaklar).","arabic_text":"ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.","arabic_text":"لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.","arabic_text":"لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.","arabic_text":"لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.","arabic_text":"لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Orada akan bir pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"87/87-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Orada akan bir pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"87/87-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Orada akan bir pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"87/87-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Orada akan bir pınar vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ","related_links":[],"audio_path":"87/87-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Önlerine) konmuş bardaklar","arabic_text":"وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Önlerine) konmuş bardaklar","arabic_text":"وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Önlerine) konmuş bardaklar","arabic_text":"وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Önlerine) konmuş bardaklar","arabic_text":"وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sıra sıra dizilmiş yastıklar","arabic_text":"وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sıra sıra dizilmiş yastıklar","arabic_text":"وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sıra sıra dizilmiş yastıklar","arabic_text":"وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Sıra sıra dizilmiş yastıklar","arabic_text":"وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır.","arabic_text":"وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır.","arabic_text":"وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır.","arabic_text":"وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır.","arabic_text":"وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bakmıyorlar mı deveye nasıl yaratılmıştır!","arabic_text":"اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bakmıyorlar mı deveye nasıl yaratılmıştır!","arabic_text":"اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bakmıyorlar mı deveye nasıl yaratılmıştır!","arabic_text":"اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Bakmıyorlar mı deveye nasıl yaratılmıştır!","arabic_text":"اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bakmıyorlar mı göğe nasıl yükseltilmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bakmıyorlar mı göğe nasıl yükseltilmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bakmıyorlar mı göğe nasıl yükseltilmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Bakmıyorlar mı göğe nasıl yükseltilmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bakmıyorlar mı dağlara nasıl dikilmişlerdir!","arabic_text":"وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bakmıyorlar mı dağlara nasıl dikilmişlerdir!","arabic_text":"وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bakmıyorlar mı dağlara nasıl dikilmişlerdir!","arabic_text":"وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Bakmıyorlar mı dağlara nasıl dikilmişlerdir!","arabic_text":"وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bakmıyorlar mı yeryüzüne nasıl döşenmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bakmıyorlar mı yeryüzüne nasıl döşenmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bakmıyorlar mı yeryüzüne nasıl döşenmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Bakmıyorlar mı yeryüzüne nasıl döşenmiştir!","arabic_text":"وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠","related_links":[],"audio_path":"87/87-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Ey Resûl!) Sen (Allah’ın nimetlerini) hatırlat ve öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-21c.mp3","commentary_text":"“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Ey Resûl!) Sen (Allah’ın nimetlerini) hatırlat ve öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-21c.mp3","commentary_text":"“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Ey Resûl!) Sen (Allah’ın nimetlerini) hatırlat ve öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-20c.mp3","commentary_text":"“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır."},{"verse_number":"21","turkish_text":"(Ey Resûl!) Sen (Allah’ın nimetlerini) hatırlat ve öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.","arabic_text":"فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-19.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-21c.mp3","commentary_text":"“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır."},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sen onlar üzerinde bir zorba değilsin.","arabic_text":"لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sen onlar üzerinde bir zorba değilsin.","arabic_text":"لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sen onlar üzerinde bir zorba değilsin.","arabic_text":"لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Sen onlar üzerinde bir zorba değilsin.","arabic_text":"لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-23c.mp3","commentary_text":"İnsanlar dinden yüz çevirir ya da inkâr ederse ve bu inkârını diğer toplumlara yaymak isterse bunun karşılığında onlara verilecek olan ceza Allah’a aittir. Allah bu cezayı farklı şekillerde dünyada verir, ahirette verir; bu, O'nun bileceği ve takdir edeceği bir iştir. Senin onları cezalandırma gibi bir görevin yok. Olmadığı gibi verilecek cezayı beklemek gibi bir durumun da yok.  Bu ayetten anlıyoruz ki; dinden çıkanlara, din değiştirenlere, dini inkâr edenlere insanların verebileceği herhangi bir ceza yoktur. Zira Hz. Peygamber nasıl bir zorba değildi ise ona tabi olanlar da dini konularda asla bir zorba olamaz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-23c.mp3","commentary_text":"İnsanlar dinden yüz çevirir ya da inkâr ederse ve bu inkârını diğer toplumlara yaymak isterse bunun karşılığında onlara verilecek olan ceza Allah’a aittir. Allah bu cezayı farklı şekillerde dünyada verir, ahirette verir; bu, O'nun bileceği ve takdir edeceği bir iştir. Senin onları cezalandırma gibi bir görevin yok. Olmadığı gibi verilecek cezayı beklemek gibi bir durumun da yok.  Bu ayetten anlıyoruz ki; dinden çıkanlara, din değiştirenlere, dini inkâr edenlere insanların verebileceği herhangi bir ceza yoktur. Zira Hz. Peygamber nasıl bir zorba değildi ise ona tabi olanlar da dini konularda asla bir zorba olamaz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-22c.mp3","commentary_text":"İnsanlar dinden yüz çevirir ya da inkâr ederse ve bu inkârını diğer toplumlara yaymak isterse bunun karşılığında onlara verilecek olan ceza Allah’a aittir. Allah bu cezayı farklı şekillerde dünyada verir, ahirette verir; bu, O'nun bileceği ve takdir edeceği bir iştir. Senin onları cezalandırma gibi bir görevin yok. Olmadığı gibi verilecek cezayı beklemek gibi bir durumun da yok.  Bu ayetten anlıyoruz ki; dinden çıkanlara, din değiştirenlere, dini inkâr edenlere insanların verebileceği herhangi bir ceza yoktur. Zira Hz. Peygamber nasıl bir zorba değildi ise ona tabi olanlar da dini konularda asla bir zorba olamaz."},{"verse_number":"23","turkish_text":"Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse","arabic_text":"اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-21.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"87/87-23c.mp3","commentary_text":"İnsanlar dinden yüz çevirir ya da inkâr ederse ve bu inkârını diğer toplumlara yaymak isterse bunun karşılığında onlara verilecek olan ceza Allah’a aittir. Allah bu cezayı farklı şekillerde dünyada verir, ahirette verir; bu, O'nun bileceği ve takdir edeceği bir iştir. Senin onları cezalandırma gibi bir görevin yok. Olmadığı gibi verilecek cezayı beklemek gibi bir durumun da yok.  Bu ayetten anlıyoruz ki; dinden çıkanlara, din değiştirenlere, dini inkâr edenlere insanların verebileceği herhangi bir ceza yoktur. Zira Hz. Peygamber nasıl bir zorba değildi ise ona tabi olanlar da dini konularda asla bir zorba olamaz."},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bil ki) Allah onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.","arabic_text":"فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bil ki) Allah onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.","arabic_text":"فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bil ki) Allah onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.","arabic_text":"فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(Bil ki) Allah onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.","arabic_text":"فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"87/87-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"87/87-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"87/87-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"87/87-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"87/87-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.","arabic_text":"ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ","related_links":[],"audio_path":"87/87-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":89,"name":"FECR SÛRESİ","description":"Fecr sûresi, Mekke döneminde inmiş olup 30 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “tan yerinin ağarması” anlamına gelen “Fecr” kelimesinden almıştır. Sûrede Mekke müşriklerine ve onların yolundan gidenlere uyarı niteliğinde Âd ve Semûd kavimlerinin ve Firavunun yaptıkları zulümler sebebiyle nasıl helâk oldukları anlatılıyor. Allah’ın olup biten her şeyi gördüğünün ve gözetlediğinin vurgulandığı sûrede insanoğlunun zaaflarına yer veriliyor. Rabbi ne zaman insanı hoşnut olacağı bir hayatla denese bunu Rabbinin cömertliğine ama ne zaman memnun olmayacağı bir hayatla denese o zaman da Rabbinin haksızlık ettiğine bağlayarak insanın Rabbine karşı vefasızlığına dikkat çekiliyor. Zulüm ve haksızlıkları sebebiyle helâk edilen kavimlere, varlıklı kesimin bencilliğine ve mal hırsına yer verilen sûrede kıyametin mutlaka gerçekleşeceği, o gün herkesin Allah huzurunda hesaba çekileceği ve inkârcı zalimlerin pişman olacağı, ancak son pişmanlığın kimseye bir fayda vermeyeceği bildiriliyor. Nefsinin isteklerine karşı çıkıp samimi bir imanla Allah’ın emirlerine itaat edenlerin has kulların arasına katılarak cennete girecekleri müjdeleniyor.","sura_intro_audio":"88/88-a.mp3","verse_count":30,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!","arabic_text":"وَالْفَجْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!","arabic_text":"وَالْفَجْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!","arabic_text":"وَالْفَجْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!","arabic_text":"وَالْفَجْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"On geceyi düşün!","arabic_text":"وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-2c.mp3","commentary_text":"“On gece” Zilhicce ayının Kurban Bayramı’na kadar ki ilk on gecesi yahut Ramazan’ın son on gecesi veya Muharrem ayının ilk onu olabilir. Bundan ayrıca Allah’ın bize mahiyetini bildirmediği bir başka on gecede anlaşılabilir. Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı ve Âlak suresinin ilk beş ayetiyle Kur’an mesajının inmeye başladığı Ramazan’ın son on gecesi çok önemlidir. Zira Ramazan ayını rahmet ayı yapan Kur’an’ın o ayda inmeye başlamasıdır. Burada esas olan on gecenin hangi geceler olduğunu bilmek değil, bu gecelerle beraber daha başka değerlere de vurgu yapılarak hakikatin kanıtına dikkat çekmektir"},{"verse_number":"2","turkish_text":"On geceyi düşün!","arabic_text":"وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-2c.mp3","commentary_text":"“On gece” Zilhicce ayının Kurban Bayramı’na kadar ki ilk on gecesi yahut Ramazan’ın son on gecesi veya Muharrem ayının ilk onu olabilir. Bundan ayrıca Allah’ın bize mahiyetini bildirmediği bir başka on gecede anlaşılabilir. Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı ve Âlak suresinin ilk beş ayetiyle Kur’an mesajının inmeye başladığı Ramazan’ın son on gecesi çok önemlidir. Zira Ramazan ayını rahmet ayı yapan Kur’an’ın o ayda inmeye başlamasıdır. Burada esas olan on gecenin hangi geceler olduğunu bilmek değil, bu gecelerle beraber daha başka değerlere de vurgu yapılarak hakikatin kanıtına dikkat çekmektir"},{"verse_number":"2","turkish_text":"On geceyi düşün!","arabic_text":"وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-2c.mp3","commentary_text":"“On gece” Zilhicce ayının Kurban Bayramı’na kadar ki ilk on gecesi yahut Ramazan’ın son on gecesi veya Muharrem ayının ilk onu olabilir. Bundan ayrıca Allah’ın bize mahiyetini bildirmediği bir başka on gecede anlaşılabilir. Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı ve Âlak suresinin ilk beş ayetiyle Kur’an mesajının inmeye başladığı Ramazan’ın son on gecesi çok önemlidir. Zira Ramazan ayını rahmet ayı yapan Kur’an’ın o ayda inmeye başlamasıdır. Burada esas olan on gecenin hangi geceler olduğunu bilmek değil, bu gecelerle beraber daha başka değerlere de vurgu yapılarak hakikatin kanıtına dikkat çekmektir"},{"verse_number":"2","turkish_text":"On geceyi düşün!","arabic_text":"وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-1c.mp3","commentary_text":"“On gece” Zilhicce ayının Kurban Bayramı’na kadar ki ilk on gecesi yahut Ramazan’ın son on gecesi veya Muharrem ayının ilk onu olabilir. Bundan ayrıca Allah’ın bize mahiyetini bildirmediği bir başka on gecede anlaşılabilir. Hz. Peygamberin ilk vahyi aldığı ve Âlak suresinin ilk beş ayetiyle Kur’an mesajının inmeye başladığı Ramazan’ın son on gecesi çok önemlidir. Zira Ramazan ayını rahmet ayı yapan Kur’an’ın o ayda inmeye başlamasıdır. Burada esas olan on gecenin hangi geceler olduğunu bilmek değil, bu gecelerle beraber daha başka değerlere de vurgu yapılarak hakikatin kanıtına dikkat çekmektir"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah’)ı düşün!","arabic_text":"وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah’)ı düşün!","arabic_text":"وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah’)ı düşün!","arabic_text":"وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah’)ı düşün!","arabic_text":"وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Düşün ey insan!) Bun(lar)da akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?","arabic_text":"هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-5c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemindeki işleyişi anlatırken hitap olarak “insanlar” değil de “akıl sahibi olanlar” ifadesi kullanarak aklın işletilmesine vurgu yapıyor. Yani makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi denetimi altında tutan, evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan Allah’ı anlamak için aklın çalıştırılmasına dikkat çekiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Düşün ey insan!) Bun(lar)da akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?","arabic_text":"هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-5c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemindeki işleyişi anlatırken hitap olarak “insanlar” değil de “akıl sahibi olanlar” ifadesi kullanarak aklın işletilmesine vurgu yapıyor. Yani makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi denetimi altında tutan, evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan Allah’ı anlamak için aklın çalıştırılmasına dikkat çekiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Düşün ey insan!) Bun(lar)da akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?","arabic_text":"هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-5c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemindeki işleyişi anlatırken hitap olarak “insanlar” değil de “akıl sahibi olanlar” ifadesi kullanarak aklın işletilmesine vurgu yapıyor. Yani makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi denetimi altında tutan, evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan Allah’ı anlamak için aklın çalıştırılmasına dikkat çekiyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Düşün ey insan!) Bun(lar)da akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?","arabic_text":"هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-4c.mp3","commentary_text":"Allah, varlık âlemindeki işleyişi anlatırken hitap olarak “insanlar” değil de “akıl sahibi olanlar” ifadesi kullanarak aklın işletilmesine vurgu yapıyor. Yani makro âlemden mikro âleme kadar her şeyi denetimi altında tutan, evreni ve onda harikalar halinde müşahede edilen hayat olgusunu yaratan Allah’ı anlamak için aklın çalıştırılmasına dikkat çekiyor."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rabbinin Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rabbinin Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rabbinin Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Rabbinin Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İrem topluluğuna","arabic_text":"اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İrem topluluğuna","arabic_text":"اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İrem topluluğuna","arabic_text":"اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İrem topluluğuna","arabic_text":"اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına)","arabic_text":"اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına)","arabic_text":"اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına)","arabic_text":"اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına)","arabic_text":"اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Vadide kayaları yontan (Salih’in kavmi) Semûd’a","arabic_text":"وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Vadide kayaları yontan (Salih’in kavmi) Semûd’a","arabic_text":"وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Vadide kayaları yontan (Salih’in kavmi) Semûd’a","arabic_text":"وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Vadide kayaları yontan (Salih’in kavmi) Semûd’a","arabic_text":"وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)","arabic_text":"وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)","arabic_text":"وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)","arabic_text":"وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)","arabic_text":"وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.","arabic_text":"فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.","arabic_text":"فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.","arabic_text":"فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.","arabic_text":"فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.","arabic_text":"فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.","arabic_text":"فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.","arabic_text":"فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.","arabic_text":"فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ","related_links":[],"audio_path":"88/88-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şüphesiz ki Rabbin (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şüphesiz ki Rabbin (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şüphesiz ki Rabbin (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Şüphesiz ki Rabbin (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnsana gelince ne zaman Rabbin onu cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese “Rabbim bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.","arabic_text":"فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnsana gelince ne zaman Rabbin onu cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese “Rabbim bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.","arabic_text":"فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnsana gelince ne zaman Rabbin onu cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese “Rabbim bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.","arabic_text":"فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"İnsana gelince ne zaman Rabbin onu cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese “Rabbim bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.","arabic_text":"فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-16c.mp3","commentary_text":"İnsan bolluğa ve refaha kavuşunca “Allah cömerttir ama ben de çalışarak, tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim” der ve servetinin varlığını kendi kapasitesine, bilgisine, emeğine, çalışmasına bağlar. Ama ne zaman ki elindeki varlıkları kaybeder o zaman da eksikliği Allah’a izafe ederek “Rabbim böyle taktir etmiş, veren de O, alan da O, yapacak bir şey yok” der. Ya da “Rabbim bana haksızlık etti” serzenişinde bulunarak küfre düşer. Böyle bir tehlikeye karşı insanın vahiy ile desteklenen sağlam bir imana ihtiyaç vardır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-16c.mp3","commentary_text":"İnsan bolluğa ve refaha kavuşunca “Allah cömerttir ama ben de çalışarak, tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim” der ve servetinin varlığını kendi kapasitesine, bilgisine, emeğine, çalışmasına bağlar. Ama ne zaman ki elindeki varlıkları kaybeder o zaman da eksikliği Allah’a izafe ederek “Rabbim böyle taktir etmiş, veren de O, alan da O, yapacak bir şey yok” der. Ya da “Rabbim bana haksızlık etti” serzenişinde bulunarak küfre düşer. Böyle bir tehlikeye karşı insanın vahiy ile desteklenen sağlam bir imana ihtiyaç vardır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-16c.mp3","commentary_text":"İnsan bolluğa ve refaha kavuşunca “Allah cömerttir ama ben de çalışarak, tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim” der ve servetinin varlığını kendi kapasitesine, bilgisine, emeğine, çalışmasına bağlar. Ama ne zaman ki elindeki varlıkları kaybeder o zaman da eksikliği Allah’a izafe ederek “Rabbim böyle taktir etmiş, veren de O, alan da O, yapacak bir şey yok” der. Ya da “Rabbim bana haksızlık etti” serzenişinde bulunarak küfre düşer. Böyle bir tehlikeye karşı insanın vahiy ile desteklenen sağlam bir imana ihtiyaç vardır."},{"verse_number":"16","turkish_text":"Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.","arabic_text":"وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-15.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"88/88-15c.mp3","commentary_text":"İnsan bolluğa ve refaha kavuşunca “Allah cömerttir ama ben de çalışarak, tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim” der ve servetinin varlığını kendi kapasitesine, bilgisine, emeğine, çalışmasına bağlar. Ama ne zaman ki elindeki varlıkları kaybeder o zaman da eksikliği Allah’a izafe ederek “Rabbim böyle taktir etmiş, veren de O, alan da O, yapacak bir şey yok” der. Ya da “Rabbim bana haksızlık etti” serzenişinde bulunarak küfre düşer. Böyle bir tehlikeye karşı insanın vahiy ile desteklenen sağlam bir imana ihtiyaç vardır."},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hayır! Doğrusu siz (Allah’tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hayır! Doğrusu siz (Allah’tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hayır! Doğrusu siz (Allah’tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Hayır! Doğrusu siz (Allah’tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.","arabic_text":"كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.","arabic_text":"وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.","arabic_text":"وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.","arabic_text":"وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.","arabic_text":"وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.","arabic_text":"وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.","arabic_text":"وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.","arabic_text":"وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.","arabic_text":"وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Zaten malı da çok seviyorsunuz.","arabic_text":"وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Zaten malı da çok seviyorsunuz.","arabic_text":"وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Zaten malı da çok seviyorsunuz.","arabic_text":"وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Zaten malı da çok seviyorsunuz.","arabic_text":"وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman)","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman)","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman)","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman)","arabic_text":"كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-20.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman)","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman)","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman)","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"22","turkish_text":"Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman)","arabic_text":"وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-21.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!","arabic_text":"وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!","arabic_text":"وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!","arabic_text":"وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"23","turkish_text":"O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!","arabic_text":"وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-22.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.","arabic_text":"يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.","arabic_text":"يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.","arabic_text":"يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"24","turkish_text":"(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.","arabic_text":"يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-23.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün O’nun (Allah’ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün O’nun (Allah’ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün O’nun (Allah’ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"25","turkish_text":"O gün O’nun (Allah’ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.","arabic_text":"فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-24.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve O’nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.","arabic_text":"وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve O’nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.","arabic_text":"وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve O’nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.","arabic_text":"وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"26","turkish_text":"Ve O’nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.","arabic_text":"وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"88/88-25.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!","arabic_text":"يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ","related_links":[],"audio_path":"88/88-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!","arabic_text":"يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ","related_links":[],"audio_path":"88/88-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!","arabic_text":"يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ","related_links":[],"audio_path":"88/88-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"27","turkish_text":"O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!","arabic_text":"يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ","related_links":[],"audio_path":"88/88-26.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbine O’ndan memnun olmuş ve O’nu razı etmiş olarak dön!","arabic_text":"اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbine O’ndan memnun olmuş ve O’nu razı etmiş olarak dön!","arabic_text":"اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbine O’ndan memnun olmuş ve O’nu razı etmiş olarak dön!","arabic_text":"اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"28","turkish_text":"Rabbine O’ndan memnun olmuş ve O’nu razı etmiş olarak dön!","arabic_text":"اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ","related_links":[],"audio_path":"88/88-27.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece katıl benim has kullarımın arasına!","arabic_text":"فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece katıl benim has kullarımın arasına!","arabic_text":"فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece katıl benim has kullarımın arasına!","arabic_text":"فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"29","turkish_text":"Böylece katıl benim has kullarımın arasına!","arabic_text":"فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ","related_links":[],"audio_path":"88/88-28.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve (onlarla beraber) gir cennetime!","arabic_text":"وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي","related_links":[],"audio_path":"88/88-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve (onlarla beraber) gir cennetime!","arabic_text":"وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي","related_links":[],"audio_path":"88/88-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve (onlarla beraber) gir cennetime!","arabic_text":"وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي","related_links":[],"audio_path":"88/88-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"30","turkish_text":"Ve (onlarla beraber) gir cennetime!","arabic_text":"وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي","related_links":[],"audio_path":"88/88-29.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":90,"name":"BELED SÛRESİ","description":"Beled suresi, Mekke döneminde inmiş olup 20 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “şehir” anlamına gelen “Beled” kelimesinden almıştır. Sûrede bazı önemli varlıklara yemin edilerek insanın hayatında karşılaşacağı birtakım zorluklara, sıkıntılara dayanacak şekilde yaratıldığı, servetine güvenerek Allah’a karşı gelenlerin aldandığı, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayanların ise âhiret mutluluğuna ereceği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"89/89-a.mp3","verse_count":20,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yemin ederim bu Beldeye (Mekke şehrine) ki (iş o inkârcıların sandığı gibi değil).","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yemin ederim bu Beldeye (Mekke şehrine) ki (iş o inkârcıların sandığı gibi değil).","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yemin ederim bu Beldeye (Mekke şehrine) ki (iş o inkârcıların sandığı gibi değil).","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yemin ederim bu Beldeye (Mekke şehrine) ki (iş o inkârcıların sandığı gibi değil).","arabic_text":"لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.","arabic_text":"وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.","arabic_text":"وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.","arabic_text":"وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.","arabic_text":"وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve o babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin olsun ki","arabic_text":"وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-3c.mp3","commentary_text":"Yani “insanın ilk atasına ve ondan meydana gelen soylara, milletlere ya da İbrahim ve oğlu İsmail’e veya her babaya ve oğluna” andolsun ki,"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve o babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin olsun ki","arabic_text":"وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-3c.mp3","commentary_text":"Yani “insanın ilk atasına ve ondan meydana gelen soylara, milletlere ya da İbrahim ve oğlu İsmail’e veya her babaya ve oğluna” andolsun ki,"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve o babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin olsun ki","arabic_text":"وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-3c.mp3","commentary_text":"Yani “insanın ilk atasına ve ondan meydana gelen soylara, milletlere ya da İbrahim ve oğlu İsmail’e veya her babaya ve oğluna” andolsun ki,"},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve o babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin olsun ki","arabic_text":"وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-2c.mp3","commentary_text":"Yani “insanın ilk atasına ve ondan meydana gelen soylara, milletlere ya da İbrahim ve oğlu İsmail’e veya her babaya ve oğluna” andolsun ki,"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı (hayatında karşılaşacağı) birtakım zorluklara sıkıntılara dayanacak şekilde yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Hal böyleyken) o sanıyor mu ki hiç kimse ona güç yetiremeyecektir!","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ","related_links":[],"audio_path":"89/89-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Hal böyleyken) o sanıyor mu ki hiç kimse ona güç yetiremeyecektir!","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ","related_links":[],"audio_path":"89/89-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Hal böyleyken) o sanıyor mu ki hiç kimse ona güç yetiremeyecektir!","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ","related_links":[],"audio_path":"89/89-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Hal böyleyken) o sanıyor mu ki hiç kimse ona güç yetiremeyecektir!","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ","related_links":[],"audio_path":"89/89-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O insan) “Ben yığınla servet tükettim!” diyerek övünüp duruyor.","arabic_text":"يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O insan) “Ben yığınla servet tükettim!” diyerek övünüp duruyor.","arabic_text":"يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O insan) “Ben yığınla servet tükettim!” diyerek övünüp duruyor.","arabic_text":"يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O insan) “Ben yığınla servet tükettim!” diyerek övünüp duruyor.","arabic_text":"يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?","arabic_text":"اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz ona (görmesi için) iki göz vermedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz ona (görmesi için) iki göz vermedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz ona (görmesi için) iki göz vermedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Biz ona (görmesi için) iki göz vermedik mi?","arabic_text":"اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Konuşabilmesi için) bir dil ve iki dudak lütfetmedik mi?","arabic_text":"وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Konuşabilmesi için) bir dil ve iki dudak lütfetmedik mi?","arabic_text":"وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Konuşabilmesi için) bir dil ve iki dudak lütfetmedik mi?","arabic_text":"وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"(Konuşabilmesi için) bir dil ve iki dudak lütfetmedik mi?","arabic_text":"وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine Biz ona (hak v e batıl eğri ve doğru) iki yol göstermedik mi?","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ","related_links":[],"audio_path":"89/89-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine Biz ona (hak v e batıl eğri ve doğru) iki yol göstermedik mi?","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ","related_links":[],"audio_path":"89/89-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine Biz ona (hak v e batıl eğri ve doğru) iki yol göstermedik mi?","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ","related_links":[],"audio_path":"89/89-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yine Biz ona (hak v e batıl eğri ve doğru) iki yol göstermedik mi?","arabic_text":"وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ","related_links":[],"audio_path":"89/89-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Fakat o sarp yokuşu aşamadı.","arabic_text":"فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ","related_links":[],"audio_path":"89/89-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Fakat o sarp yokuşu aşamadı.","arabic_text":"فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ","related_links":[],"audio_path":"89/89-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Fakat o sarp yokuşu aşamadı.","arabic_text":"فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ","related_links":[],"audio_path":"89/89-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Fakat o sarp yokuşu aşamadı.","arabic_text":"فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ","related_links":[],"audio_path":"89/89-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Bildin mi o sarp yokuş nedir?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Bildin mi o sarp yokuş nedir?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Bildin mi o sarp yokuş nedir?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Bildin mi o sarp yokuş nedir?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"O köle âzad etmektir (tutsakları özgürlüğüne kavuşturmaktır).","arabic_text":"فَكُّ رَقَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-13c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesaj sadece tutsak olan bir köleyi âzad ederek hürriyetine kavuşturmak değildir. İnsanların özgür iradeleriyle yaşamaları için mücadele vermek, nefsine esir olmuş, günah bataklığında boğulmaya yüz tutmuş kişilerin hidayetine vesile olmak ve onları nefsin esaretinden kurtarmak da bir nevi tutsağı özgürlüğüne kavuşturmaktır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"O köle âzad etmektir (tutsakları özgürlüğüne kavuşturmaktır).","arabic_text":"فَكُّ رَقَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-13c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesaj sadece tutsak olan bir köleyi âzad ederek hürriyetine kavuşturmak değildir. İnsanların özgür iradeleriyle yaşamaları için mücadele vermek, nefsine esir olmuş, günah bataklığında boğulmaya yüz tutmuş kişilerin hidayetine vesile olmak ve onları nefsin esaretinden kurtarmak da bir nevi tutsağı özgürlüğüne kavuşturmaktır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"O köle âzad etmektir (tutsakları özgürlüğüne kavuşturmaktır).","arabic_text":"فَكُّ رَقَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-13c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesaj sadece tutsak olan bir köleyi âzad ederek hürriyetine kavuşturmak değildir. İnsanların özgür iradeleriyle yaşamaları için mücadele vermek, nefsine esir olmuş, günah bataklığında boğulmaya yüz tutmuş kişilerin hidayetine vesile olmak ve onları nefsin esaretinden kurtarmak da bir nevi tutsağı özgürlüğüne kavuşturmaktır."},{"verse_number":"13","turkish_text":"O köle âzad etmektir (tutsakları özgürlüğüne kavuşturmaktır).","arabic_text":"فَكُّ رَقَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-12.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-12c.mp3","commentary_text":"Burada verilmek istenen mesaj sadece tutsak olan bir köleyi âzad ederek hürriyetine kavuşturmak değildir. İnsanların özgür iradeleriyle yaşamaları için mücadele vermek, nefsine esir olmuş, günah bataklığında boğulmaya yüz tutmuş kişilerin hidayetine vesile olmak ve onları nefsin esaretinden kurtarmak da bir nevi tutsağı özgürlüğüne kavuşturmaktır."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yahut kıtlık ve yokluk zamanında aç kişiyi doyurmaktır.","arabic_text":"اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-14c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında doyurmayan yokluk zamanında nasıl doyuracak? Günümüz insanı israf etmeyi, lüks ve gösterişli hayatı bir medeniyet olarak biliyor, bencil yaşamayı benimsiyor ve bunu bir hayat tarzı olarak görüyor, infak etmeyi, paylaşmayı büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor, insanları sosyal statülere ayırarak üst, orta ve alt sınıf olarak gruplara ayırıyor ve kendisini her zaman üst sınıfta görmek istiyor ve bunun için her yolun kendisine mubah olduğunu düşünüyor."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yahut kıtlık ve yokluk zamanında aç kişiyi doyurmaktır.","arabic_text":"اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-14c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında doyurmayan yokluk zamanında nasıl doyuracak? Günümüz insanı israf etmeyi, lüks ve gösterişli hayatı bir medeniyet olarak biliyor, bencil yaşamayı benimsiyor ve bunu bir hayat tarzı olarak görüyor, infak etmeyi, paylaşmayı büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor, insanları sosyal statülere ayırarak üst, orta ve alt sınıf olarak gruplara ayırıyor ve kendisini her zaman üst sınıfta görmek istiyor ve bunun için her yolun kendisine mubah olduğunu düşünüyor."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yahut kıtlık ve yokluk zamanında aç kişiyi doyurmaktır.","arabic_text":"اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-14c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında doyurmayan yokluk zamanında nasıl doyuracak? Günümüz insanı israf etmeyi, lüks ve gösterişli hayatı bir medeniyet olarak biliyor, bencil yaşamayı benimsiyor ve bunu bir hayat tarzı olarak görüyor, infak etmeyi, paylaşmayı büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor, insanları sosyal statülere ayırarak üst, orta ve alt sınıf olarak gruplara ayırıyor ve kendisini her zaman üst sınıfta görmek istiyor ve bunun için her yolun kendisine mubah olduğunu düşünüyor."},{"verse_number":"14","turkish_text":"Yahut kıtlık ve yokluk zamanında aç kişiyi doyurmaktır.","arabic_text":"اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-13.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"89/89-13c.mp3","commentary_text":"Bolluk zamanında doyurmayan yokluk zamanında nasıl doyuracak? Günümüz insanı israf etmeyi, lüks ve gösterişli hayatı bir medeniyet olarak biliyor, bencil yaşamayı benimsiyor ve bunu bir hayat tarzı olarak görüyor, infak etmeyi, paylaşmayı büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor, insanları sosyal statülere ayırarak üst, orta ve alt sınıf olarak gruplara ayırıyor ve kendisini her zaman üst sınıfta görmek istiyor ve bunun için her yolun kendisine mubah olduğunu düşünüyor."},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yakındaki bir yetime (bakmaktır).","arabic_text":"يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yakındaki bir yetime (bakmaktır).","arabic_text":"يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yakındaki bir yetime (bakmaktır).","arabic_text":"يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Yakındaki bir yetime (bakmaktır).","arabic_text":"يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ","related_links":[],"audio_path":"89/89-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Barınağı olmayan ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).","arabic_text":"اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Barınağı olmayan ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).","arabic_text":"اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Barınağı olmayan ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).","arabic_text":"اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Barınağı olmayan ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır).","arabic_text":"اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra inananlardan ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra inananlardan ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra inananlardan ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Sonra inananlardan ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.","arabic_text":"ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"İşte bunlar Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerdir.","arabic_text":"اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr edenler ise sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr edenler ise sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr edenler ise sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Ayetlerimizi inkâr edenler ise sağduyulu hareket etmeyip Allah’ın emirlerini dikkate almayarak kötülüğe batmış kimselerdir.","arabic_text":"وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"89/89-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara (kapıları) üzerlerine (sımsıkı) kapatılacak bir ateş vardır!","arabic_text":"عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ","related_links":[],"audio_path":"89/89-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara (kapıları) üzerlerine (sımsıkı) kapatılacak bir ateş vardır!","arabic_text":"عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ","related_links":[],"audio_path":"89/89-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara (kapıları) üzerlerine (sımsıkı) kapatılacak bir ateş vardır!","arabic_text":"عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ","related_links":[],"audio_path":"89/89-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"Onlara (kapıları) üzerlerine (sımsıkı) kapatılacak bir ateş vardır!","arabic_text":"عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ","related_links":[],"audio_path":"89/89-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":91,"name":"ŞEMS SÛRESİ","description":"Şems suresi, Mekke döneminde inmiş olup 15 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “güneş” anlamına gelen “Şems” kelimesinden almıştır. Sûrede evrendeki bazı varlıklara ve olaylara yemin edilerek insan tabiatına hem iyilik hem kötülük kabiliyetleri ilham edildiği bildiriliyor. Bu kabiliyetleri doğru kullananların ebedi mutluluğa ulaşacağı, kullanmayanların ise Semûd Kavmi örneğinde olduğu gibi helak edileceği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"90/90-a.mp3","verse_count":15,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneşe ve onun aydınlığına","arabic_text":"وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneşe ve onun aydınlığına","arabic_text":"وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneşe ve onun aydınlığına","arabic_text":"وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Güneşe ve onun aydınlığına","arabic_text":"وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu izleyerek/okuyarak (ışığını yansıtan) Ay’a","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu izleyerek/okuyarak (ışığını yansıtan) Ay’a","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu izleyerek/okuyarak (ışığını yansıtan) Ay’a","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Onu izleyerek/okuyarak (ışığını yansıtan) Ay’a","arabic_text":"وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Güneşin) ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Güneşin) ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Güneşin) ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Güneşin) ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Gündüzün) aydınlığını bürüdüğü zaman geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Gündüzün) aydınlığını bürüdüğü zaman geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Gündüzün) aydınlığını bürüdüğü zaman geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Gündüzün) aydınlığını bürüdüğü zaman geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökyüzüne ve onu bina edene","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökyüzüne ve onu bina edene","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökyüzüne ve onu bina edene","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Gökyüzüne ve onu bina edene","arabic_text":"وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene","arabic_text":"وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene","arabic_text":"وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene","arabic_text":"وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene","arabic_text":"وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsana ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene","arabic_text":"وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsana ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene","arabic_text":"وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsana ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene","arabic_text":"وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İnsana ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene","arabic_text":"وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra da ona kötülük ve iyilik kabiliyeti/eğilimi ilham edene andolsun ki","arabic_text":"فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"90/90-8c.mp3","commentary_text":"Yani “insana doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneği veren Allah, onu günah işlemek, zararlı düşünmek, mantıksız davranmak, vefasızlık etmek, haddi aşmak gibi kötü zaaflarla donatırken aynı zamanda merhamet etmek, sevmek, saygı duymak, yardımlaşmak, dürüstlük, doğru sözlülük, sadakat, kötülüğe karşı çıkmak, mazlumun yanında yer almak gibi güzel hasletleri de ona ilham etmiştir. Bununla birlikte hakikatin bütün güzelliklerini ortaya koyan kitaplar göndermiştir.  Bu kitaplardaki öğretileri benimseme ve hayata geçirme, günahlardan arınarak sorumluluk şuuruyla şahsiyetini geliştirme, sosyal bir varlık olarak doğaya, insanlara ve diğer canlılara karşı bilinçli davranma kabiliyeti vermiştir.”"},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra da ona kötülük ve iyilik kabiliyeti/eğilimi ilham edene andolsun ki","arabic_text":"فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"90/90-8c.mp3","commentary_text":"Yani “insana doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneği veren Allah, onu günah işlemek, zararlı düşünmek, mantıksız davranmak, vefasızlık etmek, haddi aşmak gibi kötü zaaflarla donatırken aynı zamanda merhamet etmek, sevmek, saygı duymak, yardımlaşmak, dürüstlük, doğru sözlülük, sadakat, kötülüğe karşı çıkmak, mazlumun yanında yer almak gibi güzel hasletleri de ona ilham etmiştir. Bununla birlikte hakikatin bütün güzelliklerini ortaya koyan kitaplar göndermiştir.  Bu kitaplardaki öğretileri benimseme ve hayata geçirme, günahlardan arınarak sorumluluk şuuruyla şahsiyetini geliştirme, sosyal bir varlık olarak doğaya, insanlara ve diğer canlılara karşı bilinçli davranma kabiliyeti vermiştir.”"},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra da ona kötülük ve iyilik kabiliyeti/eğilimi ilham edene andolsun ki","arabic_text":"فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"90/90-8c.mp3","commentary_text":"Yani “insana doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneği veren Allah, onu günah işlemek, zararlı düşünmek, mantıksız davranmak, vefasızlık etmek, haddi aşmak gibi kötü zaaflarla donatırken aynı zamanda merhamet etmek, sevmek, saygı duymak, yardımlaşmak, dürüstlük, doğru sözlülük, sadakat, kötülüğe karşı çıkmak, mazlumun yanında yer almak gibi güzel hasletleri de ona ilham etmiştir. Bununla birlikte hakikatin bütün güzelliklerini ortaya koyan kitaplar göndermiştir.  Bu kitaplardaki öğretileri benimseme ve hayata geçirme, günahlardan arınarak sorumluluk şuuruyla şahsiyetini geliştirme, sosyal bir varlık olarak doğaya, insanlara ve diğer canlılara karşı bilinçli davranma kabiliyeti vermiştir.”"},{"verse_number":"8","turkish_text":"Sonra da ona kötülük ve iyilik kabiliyeti/eğilimi ilham edene andolsun ki","arabic_text":"فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-7.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"90/90-7c.mp3","commentary_text":"Yani “insana doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneği veren Allah, onu günah işlemek, zararlı düşünmek, mantıksız davranmak, vefasızlık etmek, haddi aşmak gibi kötü zaaflarla donatırken aynı zamanda merhamet etmek, sevmek, saygı duymak, yardımlaşmak, dürüstlük, doğru sözlülük, sadakat, kötülüğe karşı çıkmak, mazlumun yanında yer almak gibi güzel hasletleri de ona ilham etmiştir. Bununla birlikte hakikatin bütün güzelliklerini ortaya koyan kitaplar göndermiştir.  Bu kitaplardaki öğretileri benimseme ve hayata geçirme, günahlardan arınarak sorumluluk şuuruyla şahsiyetini geliştirme, sosyal bir varlık olarak doğaya, insanlara ve diğer canlılara karşı bilinçli davranma kabiliyeti vermiştir.”"},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim kendini geliştirip (manevi kirlerden) arındırırsa o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim kendini geliştirip (manevi kirlerden) arındırırsa o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim kendini geliştirip (manevi kirlerden) arındırırsa o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Kim kendini geliştirip (manevi kirlerden) arındırırsa o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır.","arabic_text":"قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kim de kendini geliştirmeyip (isyan ve günahla) kötülüğe gömerse o kesinlikle kaybedecektir.","arabic_text":"وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"90/90-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kim de kendini geliştirmeyip (isyan ve günahla) kötülüğe gömerse o kesinlikle kaybedecektir.","arabic_text":"وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"90/90-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kim de kendini geliştirmeyip (isyan ve günahla) kötülüğe gömerse o kesinlikle kaybedecektir.","arabic_text":"وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"90/90-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Kim de kendini geliştirmeyip (isyan ve günahla) kötülüğe gömerse o kesinlikle kaybedecektir.","arabic_text":"وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ","related_links":[],"audio_path":"90/90-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hani (Salih’in kavmi olan) Semûd azgınlığı yüzünden elçilerini yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hani (Salih’in kavmi olan) Semûd azgınlığı yüzünden elçilerini yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hani (Salih’in kavmi olan) Semûd azgınlığı yüzünden elçilerini yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Hani (Salih’in kavmi olan) Semûd azgınlığı yüzünden elçilerini yalanlamıştı.","arabic_text":"كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.","arabic_text":"اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.","arabic_text":"اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.","arabic_text":"اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.","arabic_text":"اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah’ın resulü (Salih) onlara: “Allah’ın devesini kendi haline bırakın su içmesine mâni olmayın!” demişti.","arabic_text":"فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"90/90-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah’ın resulü (Salih) onlara: “Allah’ın devesini kendi haline bırakın su içmesine mâni olmayın!” demişti.","arabic_text":"فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"90/90-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah’ın resulü (Salih) onlara: “Allah’ın devesini kendi haline bırakın su içmesine mâni olmayın!” demişti.","arabic_text":"فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"90/90-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Allah’ın resulü (Salih) onlara: “Allah’ın devesini kendi haline bırakın su içmesine mâni olmayın!” demişti.","arabic_text":"فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠","related_links":[],"audio_path":"90/90-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Fakat onlar elçiyi yalanlayarak deveyi kesmişlerdi. Bunun üzerine Rableri suçlarından dolayı onların üzerine şiddetli bir azap indirmiş ve onları yerle bir etmişti.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Fakat onlar elçiyi yalanlayarak deveyi kesmişlerdi. Bunun üzerine Rableri suçlarından dolayı onların üzerine şiddetli bir azap indirmiş ve onları yerle bir etmişti.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Fakat onlar elçiyi yalanlayarak deveyi kesmişlerdi. Bunun üzerine Rableri suçlarından dolayı onların üzerine şiddetli bir azap indirmiş ve onları yerle bir etmişti.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"Fakat onlar elçiyi yalanlayarak deveyi kesmişlerdi. Bunun üzerine Rableri suçlarından dolayı onların üzerine şiddetli bir azap indirmiş ve onları yerle bir etmişti.","arabic_text":"فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ","related_links":[],"audio_path":"90/90-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (yaptığı bir işin) sonucundan asla çekinmez (O’nun yaptıklarından dolayı hiç kimseye verecek bir hesabı yoktur).","arabic_text":"وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"90/90-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (yaptığı bir işin) sonucundan asla çekinmez (O’nun yaptıklarından dolayı hiç kimseye verecek bir hesabı yoktur).","arabic_text":"وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"90/90-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (yaptığı bir işin) sonucundan asla çekinmez (O’nun yaptıklarından dolayı hiç kimseye verecek bir hesabı yoktur).","arabic_text":"وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"90/90-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Allah (yaptığı bir işin) sonucundan asla çekinmez (O’nun yaptıklarından dolayı hiç kimseye verecek bir hesabı yoktur).","arabic_text":"وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا","related_links":[],"audio_path":"90/90-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":92,"name":"LEYL SÛRESİ","description":"Leyl suresi, Mekke döneminde inmiş olup 21 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “gece” anlamına gelen “Leyl” kelimesinden almıştır. Sûrede bazı kozmik olaylara yemin edilerek insanların çalışmalarının sonuçları itibarı ile farklı farklı olduğu anlatılıyor. İmanla cömertlik ve imansızlıkla cimrilik arasındaki ilişkiye dikkat çekilerek cömertlik eden kişi için huzura ve rahatlığa giden yolun kolaylaştırılacağından ama cimrilik eden kişi için ise zorluğa ve sıkıntıya giden yolun açılacağından bahsediliyor.","sura_intro_audio":"91/91-a.mp3","verse_count":21,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Yeryüzünü) karanlığa boğan geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Yeryüzünü) karanlığa boğan geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Yeryüzünü) karanlığa boğan geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Yeryüzünü) karanlığa boğan geceye","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bütün parlaklığıyla ortaya çıkan gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bütün parlaklığıyla ortaya çıkan gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bütün parlaklığıyla ortaya çıkan gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Bütün parlaklığıyla ortaya çıkan gündüze","arabic_text":"وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Erkeği de dişiyi de yaratan (Allah’a yemin olsun ki);","arabic_text":"وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Erkeği de dişiyi de yaratan (Allah’a yemin olsun ki);","arabic_text":"وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Erkeği de dişiyi de yaratan (Allah’a yemin olsun ki);","arabic_text":"وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Erkeği de dişiyi de yaratan (Allah’a yemin olsun ki);","arabic_text":"وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin çalışmalarınız sonuçları itibarı ile farklı farklıdır (farklı hedefler peşinde başka başka işler yaparsınız).","arabic_text":"اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"91/91-4c.mp3","commentary_text":"Burada insanların farklı kabiliyetlerle ve bu kabiliyetlere bağlı olarak farklı iş yapma istekleriyle yaratıldığına dikkat çekilmektedir. Zira dünyanın ayakta durması, gelişmesi ve dünya hayatının düzenli ve sistemli bir şekilde devam etmesi için insanların kabiliyetlerinin ve mesleklerinin de farklı olması gerekiyor. Herkes aynı kabiliyette yaratılsaydı ve aynı mesleğe talip olsaydı dünya bugünlere gelemezdi. Bugün dünyada insanoğlunun icra ettiği binlerce farklı meslek vardır ve bu mesleklerin her biri insan için zorunludur. Allah’ın insanları farklı mesleklere yönlendirecek irade ve kabiliyette yaratması da Allah’ın bir lütfudur. Nitekim İsra sûresi 17/84. âyeti de bunu doğrular niteliktedir: “… ‘Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar’…” (İsra 17/84)"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin çalışmalarınız sonuçları itibarı ile farklı farklıdır (farklı hedefler peşinde başka başka işler yaparsınız).","arabic_text":"اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"91/91-4c.mp3","commentary_text":"Burada insanların farklı kabiliyetlerle ve bu kabiliyetlere bağlı olarak farklı iş yapma istekleriyle yaratıldığına dikkat çekilmektedir. Zira dünyanın ayakta durması, gelişmesi ve dünya hayatının düzenli ve sistemli bir şekilde devam etmesi için insanların kabiliyetlerinin ve mesleklerinin de farklı olması gerekiyor. Herkes aynı kabiliyette yaratılsaydı ve aynı mesleğe talip olsaydı dünya bugünlere gelemezdi. Bugün dünyada insanoğlunun icra ettiği binlerce farklı meslek vardır ve bu mesleklerin her biri insan için zorunludur. Allah’ın insanları farklı mesleklere yönlendirecek irade ve kabiliyette yaratması da Allah’ın bir lütfudur. Nitekim İsra sûresi 17/84. âyeti de bunu doğrular niteliktedir: “… ‘Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar’…” (İsra 17/84)"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin çalışmalarınız sonuçları itibarı ile farklı farklıdır (farklı hedefler peşinde başka başka işler yaparsınız).","arabic_text":"اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"91/91-4c.mp3","commentary_text":"Burada insanların farklı kabiliyetlerle ve bu kabiliyetlere bağlı olarak farklı iş yapma istekleriyle yaratıldığına dikkat çekilmektedir. Zira dünyanın ayakta durması, gelişmesi ve dünya hayatının düzenli ve sistemli bir şekilde devam etmesi için insanların kabiliyetlerinin ve mesleklerinin de farklı olması gerekiyor. Herkes aynı kabiliyette yaratılsaydı ve aynı mesleğe talip olsaydı dünya bugünlere gelemezdi. Bugün dünyada insanoğlunun icra ettiği binlerce farklı meslek vardır ve bu mesleklerin her biri insan için zorunludur. Allah’ın insanları farklı mesleklere yönlendirecek irade ve kabiliyette yaratması da Allah’ın bir lütfudur. Nitekim İsra sûresi 17/84. âyeti de bunu doğrular niteliktedir: “… ‘Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar’…” (İsra 17/84)"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sizin çalışmalarınız sonuçları itibarı ile farklı farklıdır (farklı hedefler peşinde başka başka işler yaparsınız).","arabic_text":"اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/ayet_5843_1772732534.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"91/tefsir_5843_1772732534.mp3","commentary_text":"Burada insanların farklı kabiliyetlerle ve bu kabiliyetlere bağlı olarak farklı iş yapma istekleriyle yaratıldığına dikkat çekilmektedir. Zira dünyanın ayakta durması, gelişmesi ve dünya hayatının düzenli ve sistemli bir şekilde devam etmesi için insanların kabiliyetlerinin ve mesleklerinin de farklı olması gerekiyor. Herkes aynı kabiliyette yaratılsaydı ve aynı mesleğe talip olsaydı dünya bugünlere gelemezdi. Bugün dünyada insanoğlunun icra ettiği binlerce farklı meslek vardır ve bu mesleklerin her biri insan için zorunludur. Allah’ın insanları farklı mesleklere yönlendirecek irade ve kabiliyette yaratması da Allah’ın bir lütfudur. Nitekim İsra sûresi 17/84. âyeti de bunu doğrular niteliktedir: “… ‘Herkes kendi varlık yapısına/kabiliyetine/istidadına/mizacına göre iş yapar’…” (İsra 17/84)"},{"verse_number":"5","turkish_text":"Her kim (Allah için) verir ve O’na karşı muhtaç olduğunun bilinciyle yaşarsa","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Her kim (Allah için) verir ve O’na karşı muhtaç olduğunun bilinciyle yaşarsa","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Her kim (Allah için) verir ve O’na karşı muhtaç olduğunun bilinciyle yaşarsa","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Her kim (Allah için) verir ve O’na karşı muhtaç olduğunun bilinciyle yaşarsa","arabic_text":"فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve en doğru olanı tasdik ederse","arabic_text":"وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve en doğru olanı tasdik ederse","arabic_text":"وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve en doğru olanı tasdik ederse","arabic_text":"وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Ve en doğru olanı tasdik ederse","arabic_text":"وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İşte onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İşte onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İşte onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İşte onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Fakat kim cimrilik eder kendini zengin görüp Allah’a muhtaç görmezse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Fakat kim cimrilik eder kendini zengin görüp Allah’a muhtaç görmezse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Fakat kim cimrilik eder kendini zengin görüp Allah’a muhtaç görmezse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Fakat kim cimrilik eder kendini zengin görüp Allah’a muhtaç görmezse","arabic_text":"وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve en doğru olanı yalanlarsa.","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve en doğru olanı yalanlarsa.","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve en doğru olanı yalanlarsa.","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Ve en doğru olanı yalanlarsa.","arabic_text":"وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İşte onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İşte onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İşte onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"İşte onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.","arabic_text":"فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O kimse aşağıya (cehenneme) düştüğü zaman (Allah için paylaşmadığı) malı mülkü ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.","arabic_text":"وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O kimse aşağıya (cehenneme) düştüğü zaman (Allah için paylaşmadığı) malı mülkü ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.","arabic_text":"وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O kimse aşağıya (cehenneme) düştüğü zaman (Allah için paylaşmadığı) malı mülkü ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.","arabic_text":"وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O kimse aşağıya (cehenneme) düştüğü zaman (Allah için paylaşmadığı) malı mülkü ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.","arabic_text":"وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"91/91-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ","related_links":["16/9"],"audio_path":"91/91-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ","related_links":["16/9"],"audio_path":"91/91-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ","related_links":["16/9"],"audio_path":"91/91-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"12","turkish_text":"Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.","arabic_text":"اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ","related_links":["16/9"],"audio_path":"91/91-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak ki ahiret de dünya da bizimdir.","arabic_text":"وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"91/91-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak ki ahiret de dünya da bizimdir.","arabic_text":"وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"91/91-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak ki ahiret de dünya da bizimdir.","arabic_text":"وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"91/91-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Muhakkak ki ahiret de dünya da bizimdir.","arabic_text":"وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى","related_links":[],"audio_path":"91/91-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.","arabic_text":"فَاَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.","arabic_text":"فَاَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.","arabic_text":"فَاَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"İşte ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.","arabic_text":"فَاَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"O ateşe kötü olandan (Hakkı) yalanlayandan ve (imandan) yüz çevirenden başkası girmeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ﴿٢﴾ لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"O ateşe kötü olandan (Hakkı) yalanlayandan ve (imandan) yüz çevirenden başkası girmeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ﴿٢﴾ لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"O ateşe kötü olandan (Hakkı) yalanlayandan ve (imandan) yüz çevirenden başkası girmeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ﴿٢﴾ لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15-16","turkish_text":"O ateşe kötü olandan (Hakkı) yalanlayandan ve (imandan) yüz çevirenden başkası girmeyecektir.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ﴿٢﴾ لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Buna karşılık Yaratıcısına karşı sorumluluğunun bilincinde olan hep ondan uzak tutulacaktır.","arabic_text":"وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Buna karşılık Yaratıcısına karşı sorumluluğunun bilincinde olan hep ondan uzak tutulacaktır.","arabic_text":"وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Buna karşılık Yaratıcısına karşı sorumluluğunun bilincinde olan hep ondan uzak tutulacaktır.","arabic_text":"وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"Buna karşılık Yaratıcısına karşı sorumluluğunun bilincinde olan hep ondan uzak tutulacaktır.","arabic_text":"وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O ki malını Allah rızası için vererek (haktan) arındırır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O ki malını Allah rızası için vererek (haktan) arındırır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O ki malını Allah rızası için vererek (haktan) arındırır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"O ki malını Allah rızası için vererek (haktan) arındırır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-16.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz.","arabic_text":"وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz.","arabic_text":"وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz.","arabic_text":"وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"O yaptığını kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak yapmaz.","arabic_text":"وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"91/91-17.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).","arabic_text":"اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).","arabic_text":"اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).","arabic_text":"اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"20","turkish_text":"(Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için (yapar).","arabic_text":"اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ","related_links":[],"audio_path":"91/91-18.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve o (Allah’ın kendisine vereceği nimetlere kavuşarak) yakında hoşnut olacaktır.","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يَرْضٰى","related_links":["89/28","98/8"],"audio_path":"91/91-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve o (Allah’ın kendisine vereceği nimetlere kavuşarak) yakında hoşnut olacaktır.","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يَرْضٰى","related_links":["89/28","98/8"],"audio_path":"91/91-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve o (Allah’ın kendisine vereceği nimetlere kavuşarak) yakında hoşnut olacaktır.","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يَرْضٰى","related_links":["89/28","98/8"],"audio_path":"91/91-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"21","turkish_text":"Ve o (Allah’ın kendisine vereceği nimetlere kavuşarak) yakında hoşnut olacaktır.","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يَرْضٰى","related_links":["89/28","98/8"],"audio_path":"91/91-19.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":93,"name":"DUHÂ SÛRESİ","description":"“Duhâ” suresi, Mekke döneminde inmiş olup 11 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “kuşluk vakti” anlamına gelen “Duhâ” kelimesinden almıştır. Sûrede inkârcıların üzücü söz ve davranışlarına karşı Hz. Peygamber; “Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı” gibi ifadelerle teselli ediliyor ve Allah’ın himayesi sayesinde çocukluğundan itibaren nice güçlükleri aşarak bugünlere geldiği hatırlatılıyor. Ayrıca bu hatırlatma ile kendisinin de yetime, yoksula, güçsüze, kimsesize iyi davranması emrediliyor.","sura_intro_audio":"92/92-a.mp3","verse_count":11,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Kuşluk vaktine","arabic_text":"وَالضُّحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kuşluk vaktine","arabic_text":"وَالضُّحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kuşluk vaktine","arabic_text":"وَالضُّحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Kuşluk vaktine","arabic_text":"وَالضُّحٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Karanlığın dibini bulup sakinleşen geceye andolsun ki","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Karanlığın dibini bulup sakinleşen geceye andolsun ki","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Karanlığın dibini bulup sakinleşen geceye andolsun ki","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Karanlığın dibini bulup sakinleşen geceye andolsun ki","arabic_text":"وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"92/92-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.","arabic_text":"مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-3c.mp3","commentary_text":"Bir müddet vahiy kesilince bunu duyan inkârcılar inananların itikadını bozmak için seferber oldular ve inananlarla alay ederek: “Göklerin ve yerin Rabbi, Muhammed’i ortada bıraktı!” şeklinde sözler yaymaya başladılar. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.","arabic_text":"مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-3c.mp3","commentary_text":"Bir müddet vahiy kesilince bunu duyan inkârcılar inananların itikadını bozmak için seferber oldular ve inananlarla alay ederek: “Göklerin ve yerin Rabbi, Muhammed’i ortada bıraktı!” şeklinde sözler yaymaya başladılar. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.","arabic_text":"مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-3c.mp3","commentary_text":"Bir müddet vahiy kesilince bunu duyan inkârcılar inananların itikadını bozmak için seferber oldular ve inananlarla alay ederek: “Göklerin ve yerin Rabbi, Muhammed’i ortada bıraktı!” şeklinde sözler yaymaya başladılar. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.","arabic_text":"مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-2c.mp3","commentary_text":"Bir müddet vahiy kesilince bunu duyan inkârcılar inananların itikadını bozmak için seferber oldular ve inananlarla alay ederek: “Göklerin ve yerin Rabbi, Muhammed’i ortada bıraktı!” şeklinde sözler yaymaya başladılar. Bunun üzerine bu ayetler nazil oldu."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Muhakkak ki (bundan sonraki hayat) senin için evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha iyi (olacak)tır.","arabic_text":"وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Muhakkak ki (bundan sonraki hayat) senin için evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha iyi (olacak)tır.","arabic_text":"وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Muhakkak ki (bundan sonraki hayat) senin için evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha iyi (olacak)tır.","arabic_text":"وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Muhakkak ki (bundan sonraki hayat) senin için evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha iyi (olacak)tır.","arabic_text":"وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!","arabic_text":"وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nitekim daha önce de sana nimetler vermişti.) O seni yetim bulup barındırmadı mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed daha doğmadan anne rahminde iken babası Abdullah’ın ölümüyle yetim kalmış ve dünyaya yetim olarak gelmişti. Henüz altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz kalmıştı. Hem anneden hem de babadan öksüz kalan Hz. Muhammed dedesi Abdülmuttalib’in yanına yerleşmişti. Sekiz yaşında dedesi Abdülmuttalib’i de kaybedince erginlik ve olgunluk çağına kadar amcası Ebu Talip’in yanında kalmıştı. Bu ayet muhtemelen bu serüveni anlatmaktadır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nitekim daha önce de sana nimetler vermişti.) O seni yetim bulup barındırmadı mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed daha doğmadan anne rahminde iken babası Abdullah’ın ölümüyle yetim kalmış ve dünyaya yetim olarak gelmişti. Henüz altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz kalmıştı. Hem anneden hem de babadan öksüz kalan Hz. Muhammed dedesi Abdülmuttalib’in yanına yerleşmişti. Sekiz yaşında dedesi Abdülmuttalib’i de kaybedince erginlik ve olgunluk çağına kadar amcası Ebu Talip’in yanında kalmıştı. Bu ayet muhtemelen bu serüveni anlatmaktadır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nitekim daha önce de sana nimetler vermişti.) O seni yetim bulup barındırmadı mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-6c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed daha doğmadan anne rahminde iken babası Abdullah’ın ölümüyle yetim kalmış ve dünyaya yetim olarak gelmişti. Henüz altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz kalmıştı. Hem anneden hem de babadan öksüz kalan Hz. Muhammed dedesi Abdülmuttalib’in yanına yerleşmişti. Sekiz yaşında dedesi Abdülmuttalib’i de kaybedince erginlik ve olgunluk çağına kadar amcası Ebu Talip’in yanında kalmıştı. Bu ayet muhtemelen bu serüveni anlatmaktadır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"(Nitekim daha önce de sana nimetler vermişti.) O seni yetim bulup barındırmadı mı?","arabic_text":"اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"92/92-5c.mp3","commentary_text":"Hz. Muhammed daha doğmadan anne rahminde iken babası Abdullah’ın ölümüyle yetim kalmış ve dünyaya yetim olarak gelmişti. Henüz altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz kalmıştı. Hem anneden hem de babadan öksüz kalan Hz. Muhammed dedesi Abdülmuttalib’in yanına yerleşmişti. Sekiz yaşında dedesi Abdülmuttalib’i de kaybedince erginlik ve olgunluk çağına kadar amcası Ebu Talip’in yanında kalmıştı. Bu ayet muhtemelen bu serüveni anlatmaktadır."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Seni (din hususunda) yol bilmez iken doğru yola yöneltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Seni (din hususunda) yol bilmez iken doğru yola yöneltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Seni (din hususunda) yol bilmez iken doğru yola yöneltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Seni (din hususunda) yol bilmez iken doğru yola yöneltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ","related_links":[],"audio_path":"92/92-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?","arabic_text":"وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyleyse sen de yetimi güçsüz kimsesiz görüp ona kötü davranma!","arabic_text":"فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyleyse sen de yetimi güçsüz kimsesiz görüp ona kötü davranma!","arabic_text":"فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyleyse sen de yetimi güçsüz kimsesiz görüp ona kötü davranma!","arabic_text":"فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Öyleyse sen de yetimi güçsüz kimsesiz görüp ona kötü davranma!","arabic_text":"فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yardım isteyeni asla azarlama!","arabic_text":"وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yardım isteyeni asla azarlama!","arabic_text":"وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yardım isteyeni asla azarlama!","arabic_text":"وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Yardım isteyeni asla azarlama!","arabic_text":"وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"92/92-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve Rabbinin nimetini temsille ve tebliğle anlat!","arabic_text":"وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ","related_links":[],"audio_path":"92/92-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve Rabbinin nimetini temsille ve tebliğle anlat!","arabic_text":"وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ","related_links":[],"audio_path":"92/92-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve Rabbinin nimetini temsille ve tebliğle anlat!","arabic_text":"وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ","related_links":[],"audio_path":"92/92-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Ve Rabbinin nimetini temsille ve tebliğle anlat!","arabic_text":"وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ","related_links":[],"audio_path":"92/92-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":94,"name":"İNŞİRÂH SÛRESİ","description":"İnşirah suresi, Mekke döneminde inmiş olup 8 ayettir. Sure adını “genişletmek” anlamına gelen “İnşirah” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygamberin elçilik görevini icra ettiği sırada karşısına çıkan sıkıntıları ve bunlara karşı Allah tarafından gönderilen yardım anlatılıyor.","sura_intro_audio":"93/93-a.mp3","verse_count":8,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz senin kalbini ferahlatmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz senin kalbini ferahlatmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz senin kalbini ferahlatmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Muhammed!) Biz senin kalbini ferahlatmadık mı?","arabic_text":"اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Senden o ağır yükü (“Sen sadece bir tebliğcisin” diyerek) hafifletmedik mi?","arabic_text":"وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Senden o ağır yükü (“Sen sadece bir tebliğcisin” diyerek) hafifletmedik mi?","arabic_text":"وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Senden o ağır yükü (“Sen sadece bir tebliğcisin” diyerek) hafifletmedik mi?","arabic_text":"وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Senden o ağır yükü (“Sen sadece bir tebliğcisin” diyerek) hafifletmedik mi?","arabic_text":"وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yük belini çatırdatıp bükmüştü.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"93/93-3c.mp3","commentary_text":"İnsanlığın içinde bulunduğu durum seni öylesine üzmüştü ki “neden vazifemde başarılı olamıyorum, niçin bu insanlar Hakkın karşısında oluyor?” diye neredeyse kahroluyordun. “Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.” (Hicr 15/97) “Şimdi onlar bu söze (Kur›an›a) inanmayacak olurlarsa arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin (öyle mi)?” (Kehf 18/6) “(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar ve Hakka karşı çıkıyor diye (üzüntüden) neredeyse kendini tüketeceksin!” (Şuara 26/3) Ama biz seni şu sözlerle teselli ederek rahatlattık: “Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.” (En’am 6/107) “…Onların yaptıklarından dolayı üzülüp kendini mahvetme!” (Fatır 35/8) “(Ey Muhammed!) Sen, sadece bir uyarıcısın!” (Fatır 35/23) “Sen onların üzerinde bir vekil değilsin (sadece tebliğcisin).” (Şuara 42/6) “Sen, onları zorla inandıracak değilsin” (Ğâşiye 88/22)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yük belini çatırdatıp bükmüştü.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"93/93-3c.mp3","commentary_text":"İnsanlığın içinde bulunduğu durum seni öylesine üzmüştü ki “neden vazifemde başarılı olamıyorum, niçin bu insanlar Hakkın karşısında oluyor?” diye neredeyse kahroluyordun. “Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.” (Hicr 15/97) “Şimdi onlar bu söze (Kur›an›a) inanmayacak olurlarsa arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin (öyle mi)?” (Kehf 18/6) “(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar ve Hakka karşı çıkıyor diye (üzüntüden) neredeyse kendini tüketeceksin!” (Şuara 26/3) Ama biz seni şu sözlerle teselli ederek rahatlattık: “Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.” (En’am 6/107) “…Onların yaptıklarından dolayı üzülüp kendini mahvetme!” (Fatır 35/8) “(Ey Muhammed!) Sen, sadece bir uyarıcısın!” (Fatır 35/23) “Sen onların üzerinde bir vekil değilsin (sadece tebliğcisin).” (Şuara 42/6) “Sen, onları zorla inandıracak değilsin” (Ğâşiye 88/22)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yük belini çatırdatıp bükmüştü.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"93/93-3c.mp3","commentary_text":"İnsanlığın içinde bulunduğu durum seni öylesine üzmüştü ki “neden vazifemde başarılı olamıyorum, niçin bu insanlar Hakkın karşısında oluyor?” diye neredeyse kahroluyordun. “Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.” (Hicr 15/97) “Şimdi onlar bu söze (Kur›an›a) inanmayacak olurlarsa arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin (öyle mi)?” (Kehf 18/6) “(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar ve Hakka karşı çıkıyor diye (üzüntüden) neredeyse kendini tüketeceksin!” (Şuara 26/3) Ama biz seni şu sözlerle teselli ederek rahatlattık: “Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.” (En’am 6/107) “…Onların yaptıklarından dolayı üzülüp kendini mahvetme!” (Fatır 35/8) “(Ey Muhammed!) Sen, sadece bir uyarıcısın!” (Fatır 35/23) “Sen onların üzerinde bir vekil değilsin (sadece tebliğcisin).” (Şuara 42/6) “Sen, onları zorla inandıracak değilsin” (Ğâşiye 88/22)"},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yük belini çatırdatıp bükmüştü.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"93/93-2c.mp3","commentary_text":"İnsanlığın içinde bulunduğu durum seni öylesine üzmüştü ki “neden vazifemde başarılı olamıyorum, niçin bu insanlar Hakkın karşısında oluyor?” diye neredeyse kahroluyordun. “Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü kalbinin daraldığını kuşkusuz biz biliyoruz.” (Hicr 15/97) “Şimdi onlar bu söze (Kur›an›a) inanmayacak olurlarsa arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin (öyle mi)?” (Kehf 18/6) “(Ey Muhammed!) Onlar inanmıyorlar ve Hakka karşı çıkıyor diye (üzüntüden) neredeyse kendini tüketeceksin!” (Şuara 26/3) Ama biz seni şu sözlerle teselli ederek rahatlattık: “Seni onlara bekçi kılmadık. Sen onların yaptıklarından sorumlu da değilsin.” (En’am 6/107) “…Onların yaptıklarından dolayı üzülüp kendini mahvetme!” (Fatır 35/8) “(Ey Muhammed!) Sen, sadece bir uyarıcısın!” (Fatır 35/23) “Sen onların üzerinde bir vekil değilsin (sadece tebliğcisin).” (Şuara 42/6) “Sen, onları zorla inandıracak değilsin” (Ğâşiye 88/22)"},{"verse_number":"4","turkish_text":"Senin şanını yüceltmedik mi?","arabic_text":"وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Senin şanını yüceltmedik mi?","arabic_text":"وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Senin şanını yüceltmedik mi?","arabic_text":"وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Senin şanını yüceltmedik mi?","arabic_text":"وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.","arabic_text":"فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.","arabic_text":"فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.","arabic_text":"فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.","arabic_text":"فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır.","arabic_text":"اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır.","arabic_text":"اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır.","arabic_text":"اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır.","arabic_text":"اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ","related_links":[],"audio_path":"93/93-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Öyleyse (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman yeni bir çalışmaya koyul (tebliğe devam et)!","arabic_text":"فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Öyleyse (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman yeni bir çalışmaya koyul (tebliğe devam et)!","arabic_text":"فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Öyleyse (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman yeni bir çalışmaya koyul (tebliğe devam et)!","arabic_text":"فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Öyleyse (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman yeni bir çalışmaya koyul (tebliğe devam et)!","arabic_text":"فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ","related_links":[],"audio_path":"93/93-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve (her işinde) yalnızca Rabbine yönel!","arabic_text":"وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ","related_links":[],"audio_path":"93/93-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve (her işinde) yalnızca Rabbine yönel!","arabic_text":"وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ","related_links":[],"audio_path":"93/93-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve (her işinde) yalnızca Rabbine yönel!","arabic_text":"وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ","related_links":[],"audio_path":"93/93-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Ve (her işinde) yalnızca Rabbine yönel!","arabic_text":"وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ","related_links":[],"audio_path":"93/93-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":95,"name":"TÎN SÛRESİ","description":"Tin suresi, Mekke döneminde inmiş olup 8 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “incir” anlamına gelen “Tin” kelimesinden almıştır. Sûrede bazı özel bölgelere yemin edilerek en üstün varlık olarak yaratılan insanın dünya hayatında gerçekleştirdiği iyi ve kötü amellerden ötürü sorumluluk sahibi olarak ahirette hesap vereceği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"94/94-a.mp3","verse_count":8,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (Filistin’de İbrahim’in vahiy aldığı) İncir (diyarına) ve (İsa’nın vahiy aldığı) Zeytin (dağına)","arabic_text":"وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-1c.mp3","commentary_text":"Burada “tîn” ve “zeytun” kelimelerine meyve değil de bölge manası verirsek daha doğru olur. Çünkü sonraki ayetlerde de Tûr-i Sina ve güvenli şehir Mekke gibi bölgelere yemin edilmektedir. Ama “zeytun” kelimesi Kur’an’daki diğer örneklerin tamamında (En’am 99, 141 ve Nahl 11) meyve çeşitleriyle bir arada kullanıldığı için zeytin olarak değerlendirilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (Filistin’de İbrahim’in vahiy aldığı) İncir (diyarına) ve (İsa’nın vahiy aldığı) Zeytin (dağına)","arabic_text":"وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-1c.mp3","commentary_text":"Burada “tîn” ve “zeytun” kelimelerine meyve değil de bölge manası verirsek daha doğru olur. Çünkü sonraki ayetlerde de Tûr-i Sina ve güvenli şehir Mekke gibi bölgelere yemin edilmektedir. Ama “zeytun” kelimesi Kur’an’daki diğer örneklerin tamamında (En’am 99, 141 ve Nahl 11) meyve çeşitleriyle bir arada kullanıldığı için zeytin olarak değerlendirilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (Filistin’de İbrahim’in vahiy aldığı) İncir (diyarına) ve (İsa’nın vahiy aldığı) Zeytin (dağına)","arabic_text":"وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-1c.mp3","commentary_text":"Burada “tîn” ve “zeytun” kelimelerine meyve değil de bölge manası verirsek daha doğru olur. Çünkü sonraki ayetlerde de Tûr-i Sina ve güvenli şehir Mekke gibi bölgelere yemin edilmektedir. Ama “zeytun” kelimesi Kur’an’daki diğer örneklerin tamamında (En’am 99, 141 ve Nahl 11) meyve çeşitleriyle bir arada kullanıldığı için zeytin olarak değerlendirilmiştir."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Andolsun (Filistin’de İbrahim’in vahiy aldığı) İncir (diyarına) ve (İsa’nın vahiy aldığı) Zeytin (dağına)","arabic_text":"وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-0c.mp3","commentary_text":"Burada “tîn” ve “zeytun” kelimelerine meyve değil de bölge manası verirsek daha doğru olur. Çünkü sonraki ayetlerde de Tûr-i Sina ve güvenli şehir Mekke gibi bölgelere yemin edilmektedir. Ama “zeytun” kelimesi Kur’an’daki diğer örneklerin tamamında (En’am 99, 141 ve Nahl 11) meyve çeşitleriyle bir arada kullanıldığı için zeytin olarak değerlendirilmiştir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr-i Sina’ya","arabic_text":"وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr-i Sina’ya","arabic_text":"وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr-i Sina’ya","arabic_text":"وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Musa’nın vahiy aldığı) Tûr-i Sina’ya","arabic_text":"وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve bu güvenli şehir (Mekke’ye) ki","arabic_text":"وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve bu güvenli şehir (Mekke’ye) ki","arabic_text":"وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve bu güvenli şehir (Mekke’ye) ki","arabic_text":"وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve bu güvenli şehir (Mekke’ye) ki","arabic_text":"وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı en güzel şekil ve en mükemmel kıvamda yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ","related_links":[],"audio_path":"94/94-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı en güzel şekil ve en mükemmel kıvamda yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ","related_links":[],"audio_path":"94/94-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı en güzel şekil ve en mükemmel kıvamda yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ","related_links":[],"audio_path":"94/94-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Biz insanı en güzel şekil ve en mükemmel kıvamda yarattık.","arabic_text":"لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ","related_links":[],"audio_path":"94/94-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra onu (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-5c.mp3","commentary_text":"“Kendisine verdiğimiz özgür irade ile onu, en düşük ahlâkî seviyeye inebilecek, sorumsuzluğun ve tutarsızlığın dibine vurabilecek, hayvanların bile yapmadığı vahşilik, her türlü ahlaksızlık ve fenalıklarla hem kendi cinsine hem de diğer varlıklara karşı zihnini ve cismini kötüye kullanmak suretiyle bayağılaştığı için Biz de onu alçalttık.”"},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra onu (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-5c.mp3","commentary_text":"“Kendisine verdiğimiz özgür irade ile onu, en düşük ahlâkî seviyeye inebilecek, sorumsuzluğun ve tutarsızlığın dibine vurabilecek, hayvanların bile yapmadığı vahşilik, her türlü ahlaksızlık ve fenalıklarla hem kendi cinsine hem de diğer varlıklara karşı zihnini ve cismini kötüye kullanmak suretiyle bayağılaştığı için Biz de onu alçalttık.”"},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra onu (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-5c.mp3","commentary_text":"“Kendisine verdiğimiz özgür irade ile onu, en düşük ahlâkî seviyeye inebilecek, sorumsuzluğun ve tutarsızlığın dibine vurabilecek, hayvanların bile yapmadığı vahşilik, her türlü ahlaksızlık ve fenalıklarla hem kendi cinsine hem de diğer varlıklara karşı zihnini ve cismini kötüye kullanmak suretiyle bayağılaştığı için Biz de onu alçalttık.”"},{"verse_number":"5","turkish_text":"Sonra onu (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.","arabic_text":"ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ","related_links":[],"audio_path":"94/94-4.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"94/94-4c.mp3","commentary_text":"“Kendisine verdiğimiz özgür irade ile onu, en düşük ahlâkî seviyeye inebilecek, sorumsuzluğun ve tutarsızlığın dibine vurabilecek, hayvanların bile yapmadığı vahşilik, her türlü ahlaksızlık ve fenalıklarla hem kendi cinsine hem de diğer varlıklara karşı zihnini ve cismini kötüye kullanmak suretiyle bayağılaştığı için Biz de onu alçalttık.”"},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O halde (ey insan!) Bütün bu gerçeklerden sonra sana hesap gününü yalanlatan nedir?","arabic_text":"فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O halde (ey insan!) Bütün bu gerçeklerden sonra sana hesap gününü yalanlatan nedir?","arabic_text":"فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O halde (ey insan!) Bütün bu gerçeklerden sonra sana hesap gününü yalanlatan nedir?","arabic_text":"فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"O halde (ey insan!) Bütün bu gerçeklerden sonra sana hesap gününü yalanlatan nedir?","arabic_text":"فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"94/94-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"94/94-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"94/94-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"94/94-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Allah hükmedenlerin en güzel hüküm vereni değil midir?","arabic_text":"اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ","related_links":[],"audio_path":"94/94-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":96,"name":"ALAK SÛRESİ","description":"Alak suresi, Mekke döneminde inmiş olup 19 ayettir. Sure adını ikinci ayette geçen ve “embriyo/yumurta/kan pıhtısı” anlamına gelen “Alak” kelimesinden almıştır. Okumanın ehemmiyetine vurgu yapılan sûrede insanın neden yaratıldığına dikkat çekiliyor. Kendini her konuda yeterli gören insanın fütursuzca azdığı ve bunun acı sonuçları anlatılıyor.","sura_intro_audio":"95/95-a.mp3","verse_count":19,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yaratan Rabbinin adıyla oku!","arabic_text":"اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"95/95-1c.mp3","commentary_text":"Burada “okumak” tan kastedilen sadece yazılı bir metni ya da aktarılan bir pasajı okumak değil, insanın anlaması ve kavraması gereken bütün nesneleri, objeleri, etrafında olup bitenleri, kendini, kâinattaki varlıkları, varlıklardaki harikulade özellikleri idrak etmesi, algılaması, yorumlaması ve anlamasıdır. Ayette, sadece okumaya değil aynı zamanda yaratmaya da vurgu yapılıyor. Zira hem insandaki okuma yeteneğini ve imkânını hem de onun anlamaya ve kavramaya çalıştığı bütün varlıkları ve varlıklardaki muhteşem incelikleri Allah’n yarattığının bilinmesi isteniyor. Nitekim bir sonraki ayette de insanın yaratılış maddesine dikkat çekilerek Allah’ın yaratma mucizesine atıfta bulunuluyor."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yaratan Rabbinin adıyla oku!","arabic_text":"اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"95/95-1c.mp3","commentary_text":"Burada “okumak” tan kastedilen sadece yazılı bir metni ya da aktarılan bir pasajı okumak değil, insanın anlaması ve kavraması gereken bütün nesneleri, objeleri, etrafında olup bitenleri, kendini, kâinattaki varlıkları, varlıklardaki harikulade özellikleri idrak etmesi, algılaması, yorumlaması ve anlamasıdır. Ayette, sadece okumaya değil aynı zamanda yaratmaya da vurgu yapılıyor. Zira hem insandaki okuma yeteneğini ve imkânını hem de onun anlamaya ve kavramaya çalıştığı bütün varlıkları ve varlıklardaki muhteşem incelikleri Allah’n yarattığının bilinmesi isteniyor. Nitekim bir sonraki ayette de insanın yaratılış maddesine dikkat çekilerek Allah’ın yaratma mucizesine atıfta bulunuluyor."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yaratan Rabbinin adıyla oku!","arabic_text":"اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"95/95-1c.mp3","commentary_text":"Burada “okumak” tan kastedilen sadece yazılı bir metni ya da aktarılan bir pasajı okumak değil, insanın anlaması ve kavraması gereken bütün nesneleri, objeleri, etrafında olup bitenleri, kendini, kâinattaki varlıkları, varlıklardaki harikulade özellikleri idrak etmesi, algılaması, yorumlaması ve anlamasıdır. Ayette, sadece okumaya değil aynı zamanda yaratmaya da vurgu yapılıyor. Zira hem insandaki okuma yeteneğini ve imkânını hem de onun anlamaya ve kavramaya çalıştığı bütün varlıkları ve varlıklardaki muhteşem incelikleri Allah’n yarattığının bilinmesi isteniyor. Nitekim bir sonraki ayette de insanın yaratılış maddesine dikkat çekilerek Allah’ın yaratma mucizesine atıfta bulunuluyor."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yaratan Rabbinin adıyla oku!","arabic_text":"اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"95/95-0c.mp3","commentary_text":"Burada “okumak” tan kastedilen sadece yazılı bir metni ya da aktarılan bir pasajı okumak değil, insanın anlaması ve kavraması gereken bütün nesneleri, objeleri, etrafında olup bitenleri, kendini, kâinattaki varlıkları, varlıklardaki harikulade özellikleri idrak etmesi, algılaması, yorumlaması ve anlamasıdır. Ayette, sadece okumaya değil aynı zamanda yaratmaya da vurgu yapılıyor. Zira hem insandaki okuma yeteneğini ve imkânını hem de onun anlamaya ve kavramaya çalıştığı bütün varlıkları ve varlıklardaki muhteşem incelikleri Allah’n yarattığının bilinmesi isteniyor. Nitekim bir sonraki ayette de insanın yaratılış maddesine dikkat çekilerek Allah’ın yaratma mucizesine atıfta bulunuluyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Rabbin ki insanı embriyodan/yumurtadan yarattı.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Rabbin ki insanı embriyodan/yumurtadan yarattı.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Rabbin ki insanı embriyodan/yumurtadan yarattı.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O Rabbin ki insanı embriyodan/yumurtadan yarattı.","arabic_text":"خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Evet oku! Senin Rabbin büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Evet oku! Senin Rabbin büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Evet oku! Senin Rabbin büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Evet oku! Senin Rabbin büyük lütuf sahibidir.","arabic_text":"اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insana (bilgiyi) kalemle öğretti.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insana (bilgiyi) kalemle öğretti.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insana (bilgiyi) kalemle öğretti.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O insana (bilgiyi) kalemle öğretti.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İnsana bilmediği şeyleri de öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İnsana bilmediği şeyleri de öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İnsana bilmediği şeyleri de öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İnsana bilmediği şeyleri de öğretti.","arabic_text":"عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Gerçek şu ki insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).","arabic_text":"اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ ﴿٢﴾ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Gerçek şu ki insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).","arabic_text":"اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ ﴿٢﴾ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Gerçek şu ki insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).","arabic_text":"اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ ﴿٢﴾ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"Gerçek şu ki insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).","arabic_text":"اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ ﴿٢﴾ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa dönüş yalnızca Rabbinedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa dönüş yalnızca Rabbinedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa dönüş yalnızca Rabbinedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Oysa dönüş yalnızca Rabbinedir.","arabic_text":"اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?","arabic_text":"عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ ﴿٢﴾ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?","arabic_text":"عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ ﴿٢﴾ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?","arabic_text":"عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ ﴿٢﴾ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9-10","turkish_text":"Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?","arabic_text":"عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ ﴿٢﴾ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç düşündün mü? Ya bu (adam Hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç düşündün mü? Ya bu (adam Hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç düşündün mü? Ya bu (adam Hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"13","turkish_text":"Hiç düşündün mü? Ya bu (adam Hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)","arabic_text":"اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bu adam) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bu adam) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bu adam) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"14","turkish_text":"(Bu adam) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?","arabic_text":"اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ","related_links":[],"audio_path":"95/95-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır hayır! Eğer bu adam tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.","arabic_text":"كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır hayır! Eğer bu adam tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.","arabic_text":"كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır hayır! Eğer bu adam tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.","arabic_text":"كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"15","turkish_text":"Hayır hayır! Eğer bu adam tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.","arabic_text":"كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-11.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Evet o yalancı ar damarı çatlamış inkârcıyı (saçından tutup sürükleyeceğiz).","arabic_text":"نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Evet o yalancı ar damarı çatlamış inkârcıyı (saçından tutup sürükleyeceğiz).","arabic_text":"نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Evet o yalancı ar damarı çatlamış inkârcıyı (saçından tutup sürükleyeceğiz).","arabic_text":"نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"16","turkish_text":"Evet o yalancı ar damarı çatlamış inkârcıyı (saçından tutup sürükleyeceğiz).","arabic_text":"نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ","related_links":[],"audio_path":"95/95-12.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.","arabic_text":"فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.","arabic_text":"فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.","arabic_text":"فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"17","turkish_text":"O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.","arabic_text":"فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-13.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz de o gün zebanileri (cehennem görevlilerini) çağıracağız.","arabic_text":"سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz de o gün zebanileri (cehennem görevlilerini) çağıracağız.","arabic_text":"سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz de o gün zebanileri (cehennem görevlilerini) çağıracağız.","arabic_text":"سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"18","turkish_text":"Biz de o gün zebanileri (cehennem görevlilerini) çağıracağız.","arabic_text":"سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ","related_links":[],"audio_path":"95/95-14.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hayır! Sakın ha! Onun tehditlerine boyun eğme (çünkü onun yolu sapıktır)! Sadece (Rabbine) boyun eğ/teslim ol ve (O’na) yaklaş!","arabic_text":"كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩","related_links":[],"audio_path":"95/95-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hayır! Sakın ha! Onun tehditlerine boyun eğme (çünkü onun yolu sapıktır)! Sadece (Rabbine) boyun eğ/teslim ol ve (O’na) yaklaş!","arabic_text":"كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩","related_links":[],"audio_path":"95/95-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hayır! Sakın ha! Onun tehditlerine boyun eğme (çünkü onun yolu sapıktır)! Sadece (Rabbine) boyun eğ/teslim ol ve (O’na) yaklaş!","arabic_text":"كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩","related_links":[],"audio_path":"95/95-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"19","turkish_text":"Hayır! Sakın ha! Onun tehditlerine boyun eğme (çünkü onun yolu sapıktır)! Sadece (Rabbine) boyun eğ/teslim ol ve (O’na) yaklaş!","arabic_text":"كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩","related_links":[],"audio_path":"95/95-15.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":97,"name":"KADİR SÛRESİ","description":"Kadir suresi, Mekke döneminde inmiş olup 5 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “azamet ve şeref” anlamlarına gelen “Kadir” kelimesinden almıştır.","sura_intro_audio":"96/96-a.mp3","verse_count":5,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Şüphesiz Biz o (Kur’an)’ı Kadir gecesinde indirmeye başladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"96/96-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Biz” zamiri ilahi kelamın inişine meleklerin katılımını, yani vahyin muhataba dolaylı iletildiğini gösterir. “İnzal” kelimesi ise, yağmurda olduğu gibi bir yasaya bağlı olarak indirme vurgusu taşır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Şüphesiz Biz o (Kur’an)’ı Kadir gecesinde indirmeye başladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"96/96-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-0c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Biz” zamiri ilahi kelamın inişine meleklerin katılımını, yani vahyin muhataba dolaylı iletildiğini gösterir. “İnzal” kelimesi ise, yağmurda olduğu gibi bir yasaya bağlı olarak indirme vurgusu taşır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Şüphesiz Biz o (Kur’an)’ı Kadir gecesinde indirmeye başladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"96/96-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Biz” zamiri ilahi kelamın inişine meleklerin katılımını, yani vahyin muhataba dolaylı iletildiğini gösterir. “İnzal” kelimesi ise, yağmurda olduğu gibi bir yasaya bağlı olarak indirme vurgusu taşır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Şüphesiz Biz o (Kur’an)’ı Kadir gecesinde indirmeye başladık.","arabic_text":"اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ","related_links":[],"audio_path":"96/96-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Biz” zamiri ilahi kelamın inişine meleklerin katılımını, yani vahyin muhataba dolaylı iletildiğini gösterir. “İnzal” kelimesi ise, yağmurda olduğu gibi bir yasaya bağlı olarak indirme vurgusu taşır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kadir gecesi (Kur’an’ın o gecede inmeye başlamasıyla) bin aydan daha hayırlıdır/bereketlidir.","arabic_text":"لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-3c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “bin” rakamı çokluktan kinayedir. Ayla beraber kullanıldığında daha çok, daha derin, daha bereketli anlamı ifade eder. Dolaysıyla “bin aydan daha hayırlı” cümlesinde miktardan değil, derinlikten, değerden, bereketten bahsedilmektedir. Ayrıca o gecenin değeri inmeye başlayan vahye işaret etmektedir. Yani değerli olan gece değil, gecede inmeye başlayan ilahi kelamdır. Demek ki Kadir gecesi bir günah temizleme gecesi değildir. İnsanlar bu gecede günahlarını nasıl temizleyeceklerini değil, Kur’an’la hayatlarını nasıl inşa edeceklerini düşünmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kadir gecesi (Kur’an’ın o gecede inmeye başlamasıyla) bin aydan daha hayırlıdır/bereketlidir.","arabic_text":"لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-2c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “bin” rakamı çokluktan kinayedir. Ayla beraber kullanıldığında daha çok, daha derin, daha bereketli anlamı ifade eder. Dolaysıyla “bin aydan daha hayırlı” cümlesinde miktardan değil, derinlikten, değerden, bereketten bahsedilmektedir. Ayrıca o gecenin değeri inmeye başlayan vahye işaret etmektedir. Yani değerli olan gece değil, gecede inmeye başlayan ilahi kelamdır. Demek ki Kadir gecesi bir günah temizleme gecesi değildir. İnsanlar bu gecede günahlarını nasıl temizleyeceklerini değil, Kur’an’la hayatlarını nasıl inşa edeceklerini düşünmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kadir gecesi (Kur’an’ın o gecede inmeye başlamasıyla) bin aydan daha hayırlıdır/bereketlidir.","arabic_text":"لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-3c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “bin” rakamı çokluktan kinayedir. Ayla beraber kullanıldığında daha çok, daha derin, daha bereketli anlamı ifade eder. Dolaysıyla “bin aydan daha hayırlı” cümlesinde miktardan değil, derinlikten, değerden, bereketten bahsedilmektedir. Ayrıca o gecenin değeri inmeye başlayan vahye işaret etmektedir. Yani değerli olan gece değil, gecede inmeye başlayan ilahi kelamdır. Demek ki Kadir gecesi bir günah temizleme gecesi değildir. İnsanlar bu gecede günahlarını nasıl temizleyeceklerini değil, Kur’an’la hayatlarını nasıl inşa edeceklerini düşünmelidir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kadir gecesi (Kur’an’ın o gecede inmeye başlamasıyla) bin aydan daha hayırlıdır/bereketlidir.","arabic_text":"لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ","related_links":[],"audio_path":"96/96-2.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"96/96-3c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “bin” rakamı çokluktan kinayedir. Ayla beraber kullanıldığında daha çok, daha derin, daha bereketli anlamı ifade eder. Dolaysıyla “bin aydan daha hayırlı” cümlesinde miktardan değil, derinlikten, değerden, bereketten bahsedilmektedir. Ayrıca o gecenin değeri inmeye başlayan vahye işaret etmektedir. Yani değerli olan gece değil, gecede inmeye başlayan ilahi kelamdır. Demek ki Kadir gecesi bir günah temizleme gecesi değildir. İnsanlar bu gecede günahlarını nasıl temizleyeceklerini değil, Kur’an’la hayatlarını nasıl inşa edeceklerini düşünmelidir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle (hayatın her alanına dair) her bir iş için bölük bölük inerler.","arabic_text":"تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ","related_links":["44/4"],"audio_path":"96/96-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle (hayatın her alanına dair) her bir iş için bölük bölük inerler.","arabic_text":"تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ","related_links":["44/4"],"audio_path":"96/96-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle (hayatın her alanına dair) her bir iş için bölük bölük inerler.","arabic_text":"تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ","related_links":["44/4"],"audio_path":"96/96-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle (hayatın her alanına dair) her bir iş için bölük bölük inerler.","arabic_text":"تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ","related_links":["44/4"],"audio_path":"96/96-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Melekler) o gece fecrin doğuşuna (Hakikatin tecelli ettiği kaynağa dönünceye) kadar barışın esenliğin huzurun bağışlanmanın formüllerini getirirler.","arabic_text":"سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ","related_links":[],"audio_path":"96/96-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Melekler) o gece fecrin doğuşuna (Hakikatin tecelli ettiği kaynağa dönünceye) kadar barışın esenliğin huzurun bağışlanmanın formüllerini getirirler.","arabic_text":"سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ","related_links":[],"audio_path":"96/96-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Melekler) o gece fecrin doğuşuna (Hakikatin tecelli ettiği kaynağa dönünceye) kadar barışın esenliğin huzurun bağışlanmanın formüllerini getirirler.","arabic_text":"سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ","related_links":[],"audio_path":"96/96-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"(Melekler) o gece fecrin doğuşuna (Hakikatin tecelli ettiği kaynağa dönünceye) kadar barışın esenliğin huzurun bağışlanmanın formüllerini getirirler.","arabic_text":"سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ","related_links":[],"audio_path":"96/96-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":98,"name":"BEYYİNE SÛRESİ","description":"Beyyine suresi, Medine döneminde inmiş olup 8 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “apaçık delil” anlamına gelen “Beyyine” kelimesinden almıştır. Sûrede Allah’ın Yahudi ve Hıristiyanlardan kâfir olanlarla müşriklerin kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar bekleyecekleri; ancak kendilerine apaçık delil ile Hz. Muhammed elçi olarak gelince onu ve getirdiklerini kendi beklentilerine uygun bulmadıkları için inkâr ettikleri anlatılıyor.","sura_intro_audio":"97/97-a.mp3","verse_count":8,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kâfir olanlarla müşrikler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.","arabic_text":"لَمْ يَكُنِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ مُنْفَكّ۪ينَ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"97/97-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kâfir olanlarla müşrikler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.","arabic_text":"لَمْ يَكُنِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ مُنْفَكّ۪ينَ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"97/97-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kâfir olanlarla müşrikler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.","arabic_text":"لَمْ يَكُنِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ مُنْفَكّ۪ينَ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"97/97-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kâfir olanlarla müşrikler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.","arabic_text":"لَمْ يَكُنِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ مُنْفَكّ۪ينَ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"97/97-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O delil de) Allah’tan gönderilmiş bir elçidir ki o şaibelerden arındırılmış sahifeleri okumaktadır.","arabic_text":"رَسُولٌ مِنَ اللّٰهِ يَتْلُوا صُحُفًا مُطَهَّرَةًۙ","related_links":["3/105"],"audio_path":"97/97-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O delil de) Allah’tan gönderilmiş bir elçidir ki o şaibelerden arındırılmış sahifeleri okumaktadır.","arabic_text":"رَسُولٌ مِنَ اللّٰهِ يَتْلُوا صُحُفًا مُطَهَّرَةًۙ","related_links":["3/105"],"audio_path":"97/97-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O delil de) Allah’tan gönderilmiş bir elçidir ki o şaibelerden arındırılmış sahifeleri okumaktadır.","arabic_text":"رَسُولٌ مِنَ اللّٰهِ يَتْلُوا صُحُفًا مُطَهَّرَةًۙ","related_links":["3/105"],"audio_path":"97/97-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(O delil de) Allah’tan gönderilmiş bir elçidir ki o şaibelerden arındırılmış sahifeleri okumaktadır.","arabic_text":"رَسُولٌ مِنَ اللّٰهِ يَتْلُوا صُحُفًا مُطَهَّرَةًۙ","related_links":["3/105"],"audio_path":"97/97-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O sahifelerde (iman ve hayatla ilgili) mükemmel öğretiler (ve hükümler) vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O sahifelerde (iman ve hayatla ilgili) mükemmel öğretiler (ve hükümler) vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O sahifelerde (iman ve hayatla ilgili) mükemmel öğretiler (ve hükümler) vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O sahifelerde (iman ve hayatla ilgili) mükemmel öğretiler (ve hükümler) vardır.","arabic_text":"ف۪يهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Buna rağmen) kendilerine kitap verilenler kendilerine hakikatin apaçık delilleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُۜ","related_links":["2/89"],"audio_path":"97/97-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Buna rağmen) kendilerine kitap verilenler kendilerine hakikatin apaçık delilleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُۜ","related_links":["2/89"],"audio_path":"97/97-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Buna rağmen) kendilerine kitap verilenler kendilerine hakikatin apaçık delilleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُۜ","related_links":["2/89"],"audio_path":"97/97-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Buna rağmen) kendilerine kitap verilenler kendilerine hakikatin apaçık delilleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.","arabic_text":"وَمَا تَفَرَّقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَةُۜ","related_links":["2/89"],"audio_path":"97/97-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Oysa onlar bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla dini yalnız Allah’a has kılmak O’na kulluk etmek namazlarında dikkatli ve devamlı olmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte en doğru olan din de budur.","arabic_text":"وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Oysa onlar bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla dini yalnız Allah’a has kılmak O’na kulluk etmek namazlarında dikkatli ve devamlı olmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte en doğru olan din de budur.","arabic_text":"وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Oysa onlar bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla dini yalnız Allah’a has kılmak O’na kulluk etmek namazlarında dikkatli ve devamlı olmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte en doğru olan din de budur.","arabic_text":"وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Oysa onlar bâtıl dinlerden uzaklaşarak saf bir inançla dini yalnız Allah’a has kılmak O’na kulluk etmek namazlarında dikkatli ve devamlı olmak ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte en doğru olan din de budur.","arabic_text":"وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçek olan şudur ki; Kitap ehlinden küfürde direnenler ile Allah’a ortak koşanlar cehennem ateşine girecek ve orayı mesken tutacaklardır. İşte onlar bütün yaratıkların en kötüsüdür.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçek olan şudur ki; Kitap ehlinden küfürde direnenler ile Allah’a ortak koşanlar cehennem ateşine girecek ve orayı mesken tutacaklardır. İşte onlar bütün yaratıkların en kötüsüdür.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçek olan şudur ki; Kitap ehlinden küfürde direnenler ile Allah’a ortak koşanlar cehennem ateşine girecek ve orayı mesken tutacaklardır. İşte onlar bütün yaratıkların en kötüsüdür.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçek olan şudur ki; Kitap ehlinden küfürde direnenler ile Allah’a ortak koşanlar cehennem ateşine girecek ve orayı mesken tutacaklardır. İşte onlar bütün yaratıkların en kötüsüdür.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِك۪ينَ ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; işte onlar yaratılanların en iyisidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; işte onlar yaratılanların en iyisidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; işte onlar yaratılanların en iyisidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince; işte onlar yaratılanların en iyisidir.","arabic_text":"اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِۜ","related_links":[],"audio_path":"97/97-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onların Rableri katındaki ödülleri içinde temelli ve sonsuz kalacakları içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan hoşnuttur. Bu mükâfat Rabbinin azabından sakınan ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseyedir.","arabic_text":"جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ","related_links":["89/28"],"audio_path":"97/97-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onların Rableri katındaki ödülleri içinde temelli ve sonsuz kalacakları içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan hoşnuttur. Bu mükâfat Rabbinin azabından sakınan ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseyedir.","arabic_text":"جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ","related_links":["89/28"],"audio_path":"97/97-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onların Rableri katındaki ödülleri içinde temelli ve sonsuz kalacakları içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan hoşnuttur. Bu mükâfat Rabbinin azabından sakınan ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseyedir.","arabic_text":"جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ","related_links":["89/28"],"audio_path":"97/97-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Onların Rableri katındaki ödülleri içinde temelli ve sonsuz kalacakları içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan hoşnuttur. Bu mükâfat Rabbinin azabından sakınan ve O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseyedir.","arabic_text":"جَزَٓاؤُ۬هُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ","related_links":["89/28"],"audio_path":"97/97-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":99,"name":"ZİLZÂL SÛRESİ","description":"Zilzal suresi, Medine döneminde inmiş olup 8 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “sarsıntı/deprem” anlamına gelen “Zilzal” kelimesinden almıştır. Şiddetli bir sarsıntıyla gerçekleşecek olan kıyametin kopmasının işlendiği sûrede kıyametten sonra insanların yeniden dirileceği ve dünya hayatında zerre ağırlığınca hayır işleyenlerin âhirette karşılığını alacağı ve zerre ağırlığınca kötülük yapanların da mutlaka bedelini ödeyeceği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"98/98-a.mp3","verse_count":8,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı","arabic_text":"اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı","arabic_text":"اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı","arabic_text":"اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yeryüzü şiddetli sarsıntı ile sarsıldığı","arabic_text":"اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı","arabic_text":"وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı","arabic_text":"وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı","arabic_text":"وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İçindekileri dışarıya fırlatıp attığı","arabic_text":"وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve insan: “Ne oluyor bu dünyaya?” dediği zaman.","arabic_text":"وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ","related_links":[],"audio_path":"98/98-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve insan: “Ne oluyor bu dünyaya?” dediği zaman.","arabic_text":"وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ","related_links":[],"audio_path":"98/98-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve insan: “Ne oluyor bu dünyaya?” dediği zaman.","arabic_text":"وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ","related_links":[],"audio_path":"98/98-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ve insan: “Ne oluyor bu dünyaya?” dediği zaman.","arabic_text":"وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ","related_links":[],"audio_path":"98/98-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"İşte o gün (yeryüzü) Rabbinin kendisine bildirdiği haberleri (olup biten her şeyi) anlatacaktır.","arabic_text":"بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿٢﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"İşte o gün (yeryüzü) Rabbinin kendisine bildirdiği haberleri (olup biten her şeyi) anlatacaktır.","arabic_text":"بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿٢﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"İşte o gün (yeryüzü) Rabbinin kendisine bildirdiği haberleri (olup biten her şeyi) anlatacaktır.","arabic_text":"بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿٢﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4-5","turkish_text":"İşte o gün (yeryüzü) Rabbinin kendisine bildirdiği haberleri (olup biten her şeyi) anlatacaktır.","arabic_text":"بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿٢﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ","related_links":[],"audio_path":"98/98-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte o dehşet günü bütün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın bir halde ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte o dehşet günü bütün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın bir halde ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte o dehşet günü bütün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın bir halde ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"İşte o dehşet günü bütün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilmek üzere darmadağın bir halde ortaya çıkacaktır.","arabic_text":"يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse onun mükâfatını alacak.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse onun mükâfatını alacak.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse onun mükâfatını alacak.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse onun mükâfatını alacak.","arabic_text":"فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ","related_links":[],"audio_path":"98/98-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa onun karşılığını/cezasını görecektir.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"98/98-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa onun karşılığını/cezasını görecektir.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"98/98-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa onun karşılığını/cezasını görecektir.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"98/98-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa onun karşılığını/cezasını görecektir.","arabic_text":"وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ","related_links":[],"audio_path":"98/98-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":100,"name":"ÂDİYÂT SÛRESİ","description":"Âdiyât suresi, Mekke döneminde inmiş olup 11 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “soluk soluğa koşanlar” anlamına gelen “Âdiyât” kelimesinden almıştır. Hakka karşı direnenlerin lânetlendiği sûrede insanın mala düşkünlüğü ve vefasızlığı anlatılıyor.","sura_intro_audio":"99/99-a.mp3","verse_count":11,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Yazıklar olsun (Hakka karşı direnmek için) soluk soluğa süratle koşanlara","arabic_text":"وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yazıklar olsun (Hakka karşı direnmek için) soluk soluğa süratle koşanlara","arabic_text":"وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yazıklar olsun (Hakka karşı direnmek için) soluk soluğa süratle koşanlara","arabic_text":"وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Yazıklar olsun (Hakka karşı direnmek için) soluk soluğa süratle koşanlara","arabic_text":"وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öfkeyle etrafı ateşe verenlere","arabic_text":"فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"99/99-2c.mp3","commentary_text":"“Öfke ateşiyle etrafı tutuşturmak”; araştırma yapmadan, sağduyulu düşünmeden, istişare etmeden, kararın doğru ve adil olup olmadığına bakmadan, toplumun refahını, düzenini, sağlığını dikkate almadan, egoyu, bencilliği, ihtirası, öfkeyi, çıkarı aklın ve vicdanın önüne geçirerek fesadı, haksızlığı, bağnazlığı yaymaktır, bir bomba ile binlerce masum insanı öldürmektir, zorla insanların özgürlüklerini ellerinden almaktır, güç kullanarak toplumu hayatından bezdirmektir, kin ve nefretle bir topluma zulmetmektir, çıkar için ülkeleri işgal etmektir, masumların samimi duygularını yok etmektir, evleri, binaları yıkmaktır, ocakları yakmaktır, söndrmektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öfkeyle etrafı ateşe verenlere","arabic_text":"فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"99/99-1c.mp3","commentary_text":"“Öfke ateşiyle etrafı tutuşturmak”; araştırma yapmadan, sağduyulu düşünmeden, istişare etmeden, kararın doğru ve adil olup olmadığına bakmadan, toplumun refahını, düzenini, sağlığını dikkate almadan, egoyu, bencilliği, ihtirası, öfkeyi, çıkarı aklın ve vicdanın önüne geçirerek fesadı, haksızlığı, bağnazlığı yaymaktır, bir bomba ile binlerce masum insanı öldürmektir, zorla insanların özgürlüklerini ellerinden almaktır, güç kullanarak toplumu hayatından bezdirmektir, kin ve nefretle bir topluma zulmetmektir, çıkar için ülkeleri işgal etmektir, masumların samimi duygularını yok etmektir, evleri, binaları yıkmaktır, ocakları yakmaktır, söndrmektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öfkeyle etrafı ateşe verenlere","arabic_text":"فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"99/99-2c.mp3","commentary_text":"“Öfke ateşiyle etrafı tutuşturmak”; araştırma yapmadan, sağduyulu düşünmeden, istişare etmeden, kararın doğru ve adil olup olmadığına bakmadan, toplumun refahını, düzenini, sağlığını dikkate almadan, egoyu, bencilliği, ihtirası, öfkeyi, çıkarı aklın ve vicdanın önüne geçirerek fesadı, haksızlığı, bağnazlığı yaymaktır, bir bomba ile binlerce masum insanı öldürmektir, zorla insanların özgürlüklerini ellerinden almaktır, güç kullanarak toplumu hayatından bezdirmektir, kin ve nefretle bir topluma zulmetmektir, çıkar için ülkeleri işgal etmektir, masumların samimi duygularını yok etmektir, evleri, binaları yıkmaktır, ocakları yakmaktır, söndrmektir."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öfkeyle etrafı ateşe verenlere","arabic_text":"فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"99/99-2c.mp3","commentary_text":"“Öfke ateşiyle etrafı tutuşturmak”; araştırma yapmadan, sağduyulu düşünmeden, istişare etmeden, kararın doğru ve adil olup olmadığına bakmadan, toplumun refahını, düzenini, sağlığını dikkate almadan, egoyu, bencilliği, ihtirası, öfkeyi, çıkarı aklın ve vicdanın önüne geçirerek fesadı, haksızlığı, bağnazlığı yaymaktır, bir bomba ile binlerce masum insanı öldürmektir, zorla insanların özgürlüklerini ellerinden almaktır, güç kullanarak toplumu hayatından bezdirmektir, kin ve nefretle bir topluma zulmetmektir, çıkar için ülkeleri işgal etmektir, masumların samimi duygularını yok etmektir, evleri, binaları yıkmaktır, ocakları yakmaktır, söndrmektir."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kin ve öfke ile sabahlara kadar kıvrananlara","arabic_text":"فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kin ve öfke ile sabahlara kadar kıvrananlara","arabic_text":"فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kin ve öfke ile sabahlara kadar kıvrananlara","arabic_text":"فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Kin ve öfke ile sabahlara kadar kıvrananlara","arabic_text":"فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tozu dumana katarak anafor oluşturanlara","arabic_text":"فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tozu dumana katarak anafor oluşturanlara","arabic_text":"فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tozu dumana katarak anafor oluşturanlara","arabic_text":"فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Tozu dumana katarak anafor oluşturanlara","arabic_text":"فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir bütün olarak toplumun içine dalanlara ki;","arabic_text":"فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir bütün olarak toplumun içine dalanlara ki;","arabic_text":"فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir bütün olarak toplumun içine dalanlara ki;","arabic_text":"فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir bütün olarak toplumun içine dalanlara ki;","arabic_text":"فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعًاۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten (bu tip) insan(lar) Rab(ler)ine karşı çok nankördür.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten (bu tip) insan(lar) Rab(ler)ine karşı çok nankördür.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten (bu tip) insan(lar) Rab(ler)ine karşı çok nankördür.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Gerçekten (bu tip) insan(lar) Rab(ler)ine karşı çok nankördür.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Üstelik insanın kendisi de buna şahittir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Üstelik insanın kendisi de buna şahittir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Üstelik insanın kendisi de buna şahittir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Üstelik insanın kendisi de buna şahittir.","arabic_text":"وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"99/99-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Zira o servet hırsına kapılmıştır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"99/99-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Zira o servet hırsına kapılmıştır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"99/99-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Zira o servet hırsına kapılmıştır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"99/99-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Zira o servet hırsına kapılmıştır.","arabic_text":"وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ","related_links":[],"audio_path":"99/99-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Fakat o insan bilmez mi ki kabirlerdeki ölüler diriltilip çıkarıldığı","arabic_text":"اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Fakat o insan bilmez mi ki kabirlerdeki ölüler diriltilip çıkarıldığı","arabic_text":"اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Fakat o insan bilmez mi ki kabirlerdeki ölüler diriltilip çıkarıldığı","arabic_text":"اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Fakat o insan bilmez mi ki kabirlerdeki ölüler diriltilip çıkarıldığı","arabic_text":"اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve içlerinde gizledikleri her şey ortaya konduğu zaman","arabic_text":"وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve içlerinde gizledikleri her şey ortaya konduğu zaman","arabic_text":"وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve içlerinde gizledikleri her şey ortaya konduğu zaman","arabic_text":"وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Ve içlerinde gizledikleri her şey ortaya konduğu zaman","arabic_text":"وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ","related_links":[],"audio_path":"99/99-9.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte o gün Rableri onların yaptıklarını kendilerine bir bir bildirecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"99/99-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte o gün Rableri onların yaptıklarını kendilerine bir bir bildirecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"99/99-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte o gün Rableri onların yaptıklarını kendilerine bir bir bildirecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"99/99-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"İşte o gün Rableri onların yaptıklarını kendilerine bir bir bildirecektir.","arabic_text":"اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ","related_links":[],"audio_path":"99/99-10.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":101,"name":"KÂRİ'A SÛRESİ","description":"Karia suresi, Mekke döneminde inmiş olup 11 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “gürültü koparan büyük felaket” anlamına gelen “Karia” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyamet gününün dehşeti ve iyiler ile kötülerin akıbeti anlatılıyor.","sura_intro_audio":"100/100-a.mp3","verse_count":11,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Gürültü koparacak olan büyük felaket!","arabic_text":"اَلْقَارِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gürültü koparacak olan büyük felaket!","arabic_text":"اَلْقَارِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gürültü koparacak olan büyük felaket!","arabic_text":"اَلْقَارِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Gürültü koparacak olan büyük felaket!","arabic_text":"اَلْقَارِعَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ne korkunç bir felakettir.","arabic_text":"مَا الْقَارِعَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"100/100-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ne korkunç bir felakettir.","arabic_text":"مَا الْقَارِعَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"100/100-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ne korkunç bir felakettir.","arabic_text":"مَا الْقَارِعَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"100/100-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O ne korkunç bir felakettir.","arabic_text":"مَا الْقَارِعَةُۚ","related_links":[],"audio_path":"100/100-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilir misin nedir o büyük felaket?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilir misin nedir o büyük felaket?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilir misin nedir o büyük felaket?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Bilir misin nedir o büyük felaket?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O öyle bir gündür ki; o gün insanlar çırpınarak etrafa yayılan küçük kelebekleri andıracak.","arabic_text":"يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O öyle bir gündür ki; o gün insanlar çırpınarak etrafa yayılan küçük kelebekleri andıracak.","arabic_text":"يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O öyle bir gündür ki; o gün insanlar çırpınarak etrafa yayılan küçük kelebekleri andıracak.","arabic_text":"يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O öyle bir gündür ki; o gün insanlar çırpınarak etrafa yayılan küçük kelebekleri andıracak.","arabic_text":"يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dağlar da atılmış renkli yünler gibi savrulacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dağlar da atılmış renkli yünler gibi savrulacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dağlar da atılmış renkli yünler gibi savrulacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Dağlar da atılmış renkli yünler gibi savrulacak.","arabic_text":"وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse işte o hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak. ","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse işte o hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak. ","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse işte o hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak. ","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6-7","turkish_text":"İşte (o gün) kimin tartı(da iyilik)leri ağır gelirse işte o hoşnut olacağı bir hayat içinde olacak. ","arabic_text":"فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٢﴾ فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse onun yeri “Haviye”dir.","arabic_text":"فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٢﴾ وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse onun yeri “Haviye”dir.","arabic_text":"فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٢﴾ وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse onun yeri “Haviye”dir.","arabic_text":"فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٢﴾ وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8-9","turkish_text":"Fakat kimin de tartı(da iyilik)leri hafif gelirse onun yeri “Haviye”dir.","arabic_text":"فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٢﴾ وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ","related_links":[],"audio_path":"100/100-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Bilir misin nedir o “Haviye”?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Bilir misin nedir o “Haviye”?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Bilir misin nedir o “Haviye”?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"10","turkish_text":"Bilir misin nedir o “Haviye”?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ","related_links":[],"audio_path":"100/100-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O yakıp kavuran bir ateştir.","arabic_text":"نَارٌ حَامِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"100/100-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O yakıp kavuran bir ateştir.","arabic_text":"نَارٌ حَامِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"100/100-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O yakıp kavuran bir ateştir.","arabic_text":"نَارٌ حَامِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"100/100-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"11","turkish_text":"O yakıp kavuran bir ateştir.","arabic_text":"نَارٌ حَامِيَةٌ","related_links":[],"audio_path":"100/100-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":102,"name":"TEKÂSÜR SÛRESİ","description":"Tekâsür suresi, Mekke döneminde inmiş olup 8 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “çoğaltma tutkusu” anlamına gelen “Tekâsür” kelimesinden almıştır. İnsanın aldatıcı dünya hayatıyla ilgilenmesinden ve dünya malına olan düşkünlüğünden bahsedilen sûrede, insanın elindeki mal, mülk ve evladın çokluğuyla iyi ve sâlih amel işlemesi gerektiğine vurgu yapılıyor.","sura_intro_audio":"101/101-a.mp3","verse_count":8,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Mal mülk ve evladın çokluğuyla övünmek sizi oyalayıp durdu.","arabic_text":"اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mal mülk ve evladın çokluğuyla övünmek sizi oyalayıp durdu.","arabic_text":"اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mal mülk ve evladın çokluğuyla övünmek sizi oyalayıp durdu.","arabic_text":"اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Mal mülk ve evladın çokluğuyla övünmek sizi oyalayıp durdu.","arabic_text":"اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öyle ki mezarlıklara varıncaya kadar onlarla övünüyorsunuz.","arabic_text":"حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-2c.mp3","commentary_text":"Günümüz insanının en bariz özelliklerinden birisi de servetle ve evlatla övünmektir. Oysa serveti veren de çocukları lütfeden de Allah’tır ve insanın bunlara katkısı sadece sebeplere başvurmaktır. “Bugünlere kolay mı geldim sanıyorsunuz?” soru ve cevabıyla insanlara caka satan nice iş adamımız var. Çocuklarını özel okullarda özel imkanlarla okuttuğunu ve çok iyi yerlere getirdiğini ballandıra ballandıra anlatan ne çok zenginimiz bulunmaktadır. Cenazesiyle iftihar eden ve mezar taşlarına unvanlar yazarak kabirdekilerle bile kıvanç duyan pek çok insanımız mevcuttur. Bütün bunların doğru olmadığına dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öyle ki mezarlıklara varıncaya kadar onlarla övünüyorsunuz.","arabic_text":"حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-1c.mp3","commentary_text":"Günümüz insanının en bariz özelliklerinden birisi de servetle ve evlatla övünmektir. Oysa serveti veren de çocukları lütfeden de Allah’tır ve insanın bunlara katkısı sadece sebeplere başvurmaktır. “Bugünlere kolay mı geldim sanıyorsunuz?” soru ve cevabıyla insanlara caka satan nice iş adamımız var. Çocuklarını özel okullarda özel imkanlarla okuttuğunu ve çok iyi yerlere getirdiğini ballandıra ballandıra anlatan ne çok zenginimiz bulunmaktadır. Cenazesiyle iftihar eden ve mezar taşlarına unvanlar yazarak kabirdekilerle bile kıvanç duyan pek çok insanımız mevcuttur. Bütün bunların doğru olmadığına dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öyle ki mezarlıklara varıncaya kadar onlarla övünüyorsunuz.","arabic_text":"حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-2c.mp3","commentary_text":"Günümüz insanının en bariz özelliklerinden birisi de servetle ve evlatla övünmektir. Oysa serveti veren de çocukları lütfeden de Allah’tır ve insanın bunlara katkısı sadece sebeplere başvurmaktır. “Bugünlere kolay mı geldim sanıyorsunuz?” soru ve cevabıyla insanlara caka satan nice iş adamımız var. Çocuklarını özel okullarda özel imkanlarla okuttuğunu ve çok iyi yerlere getirdiğini ballandıra ballandıra anlatan ne çok zenginimiz bulunmaktadır. Cenazesiyle iftihar eden ve mezar taşlarına unvanlar yazarak kabirdekilerle bile kıvanç duyan pek çok insanımız mevcuttur. Bütün bunların doğru olmadığına dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Öyle ki mezarlıklara varıncaya kadar onlarla övünüyorsunuz.","arabic_text":"حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-2c.mp3","commentary_text":"Günümüz insanının en bariz özelliklerinden birisi de servetle ve evlatla övünmektir. Oysa serveti veren de çocukları lütfeden de Allah’tır ve insanın bunlara katkısı sadece sebeplere başvurmaktır. “Bugünlere kolay mı geldim sanıyorsunuz?” soru ve cevabıyla insanlara caka satan nice iş adamımız var. Çocuklarını özel okullarda özel imkanlarla okuttuğunu ve çok iyi yerlere getirdiğini ballandıra ballandıra anlatan ne çok zenginimiz bulunmaktadır. Cenazesiyle iftihar eden ve mezar taşlarına unvanlar yazarak kabirdekilerle bile kıvanç duyan pek çok insanımız mevcuttur. Bütün bunların doğru olmadığına dikkat çekiliyor."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hayır! (Bunun doğru olmadığını) yakında göreceksiniz!","arabic_text":"كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hayır! (Bunun doğru olmadığını) yakında göreceksiniz!","arabic_text":"كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hayır! (Bunun doğru olmadığını) yakında göreceksiniz!","arabic_text":"كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Hayır! (Bunun doğru olmadığını) yakında göreceksiniz!","arabic_text":"كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Evet evet! Siz (bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu) yakında bileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Evet evet! Siz (bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu) yakında bileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Evet evet! Siz (bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu) yakında bileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Evet evet! Siz (bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu) yakında bileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İş sizin bildiğiniz gibi değil! Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız (böyle yapmaz mal mülk ve evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz).","arabic_text":"كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İş sizin bildiğiniz gibi değil! Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız (böyle yapmaz mal mülk ve evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz).","arabic_text":"كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İş sizin bildiğiniz gibi değil! Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız (böyle yapmaz mal mülk ve evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz).","arabic_text":"كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"İş sizin bildiğiniz gibi değil! Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız (böyle yapmaz mal mülk ve evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz).","arabic_text":"كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"101/101-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!","arabic_text":"لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-6c.mp3","commentary_text":"“Dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz” ifadesi; “daha fazla servet edinmek ve daha çok konuşulmak için helal-haram demeden meşru olmayan yollarla kazanmak isteyeceksiniz. Çocuklarınızın iyi yerlerde okuması ve cazip makamlara gelmesi için torpil ve kayırma gibi yollarla etrafınızdakileri ezip geçeceksiniz. Adalete ve hakkaniyete dikkat etmeyeceksiniz, eşitliği ve liyakati önemsemeyeceksiniz. Böylece adil olmayan ve huzur bulunmayan bir dünyanın oluşmasına sebep olacaksınız,” demektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!","arabic_text":"لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-5c.mp3","commentary_text":"“Dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz” ifadesi; “daha fazla servet edinmek ve daha çok konuşulmak için helal-haram demeden meşru olmayan yollarla kazanmak isteyeceksiniz. Çocuklarınızın iyi yerlerde okuması ve cazip makamlara gelmesi için torpil ve kayırma gibi yollarla etrafınızdakileri ezip geçeceksiniz. Adalete ve hakkaniyete dikkat etmeyeceksiniz, eşitliği ve liyakati önemsemeyeceksiniz. Böylece adil olmayan ve huzur bulunmayan bir dünyanın oluşmasına sebep olacaksınız,” demektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!","arabic_text":"لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-6c.mp3","commentary_text":"“Dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz” ifadesi; “daha fazla servet edinmek ve daha çok konuşulmak için helal-haram demeden meşru olmayan yollarla kazanmak isteyeceksiniz. Çocuklarınızın iyi yerlerde okuması ve cazip makamlara gelmesi için torpil ve kayırma gibi yollarla etrafınızdakileri ezip geçeceksiniz. Adalete ve hakkaniyete dikkat etmeyeceksiniz, eşitliği ve liyakati önemsemeyeceksiniz. Böylece adil olmayan ve huzur bulunmayan bir dünyanın oluşmasına sebep olacaksınız,” demektir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Elbette ki (siz bu yersiz övünmelerinizden dolayı) dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz!","arabic_text":"لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"101/101-6c.mp3","commentary_text":"“Dünyayı cehenneme çevirdiğinizi göreceksiniz” ifadesi; “daha fazla servet edinmek ve daha çok konuşulmak için helal-haram demeden meşru olmayan yollarla kazanmak isteyeceksiniz. Çocuklarınızın iyi yerlerde okuması ve cazip makamlara gelmesi için torpil ve kayırma gibi yollarla etrafınızdakileri ezip geçeceksiniz. Adalete ve hakkaniyete dikkat etmeyeceksiniz, eşitliği ve liyakati önemsemeyeceksiniz. Böylece adil olmayan ve huzur bulunmayan bir dünyanın oluşmasına sebep olacaksınız,” demektir."},{"verse_number":"7","turkish_text":"Daha sonra onu (cehennemi) kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Daha sonra onu (cehennemi) kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Daha sonra onu (cehennemi) kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"Daha sonra onu (cehennemi) kendi gözlerinizle kesin olarak (ahirette) göreceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ","related_links":[],"audio_path":"101/101-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"101/101-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"101/101-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"101/101-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"Nihayet o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz!","arabic_text":"ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ","related_links":[],"audio_path":"101/101-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":103,"name":"ASR SÛRESİ","description":"Asr suresi, Mekke döneminde inmiş olup 3 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “zaman/çağ/ikindi vakti” anlamlarına gelen “Asr” kelimesinden almıştır. İnsanın Allah’a katıksız ve samimi bir şekilde iman etmesi gerektiği anlatılan sûrede insanın Allah’tan uzak kaldığı taktirde ziyanda olduğu, ancak sâlih amel işleyerek, hakkı ve adaleti yaşayarak ve tavsiye ederek ziyana uğramayacağı ifade ediliyor.","sura_intro_audio":"102/102-a.mp3","verse_count":3,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Asra (akıp giden zamana) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْعَصْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Asra (akıp giden zamana) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْعَصْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Asra (akıp giden zamana) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْعَصْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Asra (akıp giden zamana) yemin olsun ki","arabic_text":"وَالْعَصْرِۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kendine zulmeden) insan gerçekten ziyandadır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"102/102-2c.mp3","commentary_text":"İnsan, Allah’tan gelen ve dünya misafirhanesinde Allah için kısa bir müddet bekletildikten sonra yine Allah’a döndürülen bir varlıktır. Onun bu gezegene geliş amacı; Allah’ı ve kendini tanımak ve Allah’la nasıl birliktelik kuracağını anlamak, bu âlemde bazı sınavlardan geçerek kemale ermek ve fıtratına uygun erdemli bir hayat sergileyerek cennete varis olmaktır. İnsan, imanla güvene ve teslimiyete kavuşmadıkça, kin, nefret ve ihtiraslarını yenip yaratılış safiyetine dönmedikçe, zorluklara karşı sabır göstermedikçe, metaneti, mücadeleyi devreye sokmadıkça, âhiretteki nimetleri gözardı ederek geçici nimetlerle dünyevileştikçe, Allah’ın yerine şeytanla ve şeytânî hislerle hareket ettiği müddetçe ziyandadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kendine zulmeden) insan gerçekten ziyandadır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"102/102-1c.mp3","commentary_text":"İnsan, Allah’tan gelen ve dünya misafirhanesinde Allah için kısa bir müddet bekletildikten sonra yine Allah’a döndürülen bir varlıktır. Onun bu gezegene geliş amacı; Allah’ı ve kendini tanımak ve Allah’la nasıl birliktelik kuracağını anlamak, bu âlemde bazı sınavlardan geçerek kemale ermek ve fıtratına uygun erdemli bir hayat sergileyerek cennete varis olmaktır. İnsan, imanla güvene ve teslimiyete kavuşmadıkça, kin, nefret ve ihtiraslarını yenip yaratılış safiyetine dönmedikçe, zorluklara karşı sabır göstermedikçe, metaneti, mücadeleyi devreye sokmadıkça, âhiretteki nimetleri gözardı ederek geçici nimetlerle dünyevileştikçe, Allah’ın yerine şeytanla ve şeytânî hislerle hareket ettiği müddetçe ziyandadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kendine zulmeden) insan gerçekten ziyandadır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"102/102-2c.mp3","commentary_text":"İnsan, Allah’tan gelen ve dünya misafirhanesinde Allah için kısa bir müddet bekletildikten sonra yine Allah’a döndürülen bir varlıktır. Onun bu gezegene geliş amacı; Allah’ı ve kendini tanımak ve Allah’la nasıl birliktelik kuracağını anlamak, bu âlemde bazı sınavlardan geçerek kemale ermek ve fıtratına uygun erdemli bir hayat sergileyerek cennete varis olmaktır. İnsan, imanla güvene ve teslimiyete kavuşmadıkça, kin, nefret ve ihtiraslarını yenip yaratılış safiyetine dönmedikçe, zorluklara karşı sabır göstermedikçe, metaneti, mücadeleyi devreye sokmadıkça, âhiretteki nimetleri gözardı ederek geçici nimetlerle dünyevileştikçe, Allah’ın yerine şeytanla ve şeytânî hislerle hareket ettiği müddetçe ziyandadır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"(Kendine zulmeden) insan gerçekten ziyandadır.","arabic_text":"اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ","related_links":[],"audio_path":"102/102-1.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"102/102-2c.mp3","commentary_text":"İnsan, Allah’tan gelen ve dünya misafirhanesinde Allah için kısa bir müddet bekletildikten sonra yine Allah’a döndürülen bir varlıktır. Onun bu gezegene geliş amacı; Allah’ı ve kendini tanımak ve Allah’la nasıl birliktelik kuracağını anlamak, bu âlemde bazı sınavlardan geçerek kemale ermek ve fıtratına uygun erdemli bir hayat sergileyerek cennete varis olmaktır. İnsan, imanla güvene ve teslimiyete kavuşmadıkça, kin, nefret ve ihtiraslarını yenip yaratılış safiyetine dönmedikçe, zorluklara karşı sabır göstermedikçe, metaneti, mücadeleyi devreye sokmadıkça, âhiretteki nimetleri gözardı ederek geçici nimetlerle dünyevileştikçe, Allah’ın yerine şeytanla ve şeytânî hislerle hareket ettiği müddetçe ziyandadır."},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ancak iman edip sâlih amel işleyenler birbirlerine hakkı adaleti iyiliği tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı öğütleyenler zarara ve ziyana uğramayacaklardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ","related_links":[],"audio_path":"102/102-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ancak iman edip sâlih amel işleyenler birbirlerine hakkı adaleti iyiliği tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı öğütleyenler zarara ve ziyana uğramayacaklardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ","related_links":[],"audio_path":"102/102-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ancak iman edip sâlih amel işleyenler birbirlerine hakkı adaleti iyiliği tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı öğütleyenler zarara ve ziyana uğramayacaklardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ","related_links":[],"audio_path":"102/102-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Ancak iman edip sâlih amel işleyenler birbirlerine hakkı adaleti iyiliği tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı öğütleyenler zarara ve ziyana uğramayacaklardır.","arabic_text":"اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ","related_links":[],"audio_path":"102/102-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":104,"name":"HÜMEZE SÛRESİ","description":"Hümeze suresi, Mekke döneminde inmiş olup 9 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “arkadan çekiştiren kimse” anlamına gelen “Hümeze” kelimesinden almıştır. Sûrede insanları aşağılama, arkalarından çekiştirme ve onların haysiyetleriyle oynama gibi davranışlar eleştiriliyor. Servete güvenmenin, onu sayıp durmanın ve yanlış yolda kullanmanın kişiye kötü bir âkibet hazırlayacağı anlatılıyor.","sura_intro_audio":"103/103-a.mp3","verse_count":9,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanları arkalarından çekiştirenin onların haysiyetleriyle oynayanın vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ","related_links":["49/11"],"audio_path":"103/103-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanları arkalarından çekiştirenin onların haysiyetleriyle oynayanın vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ","related_links":["49/11"],"audio_path":"103/103-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanları arkalarından çekiştirenin onların haysiyetleriyle oynayanın vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ","related_links":["49/11"],"audio_path":"103/103-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"İnsanları arkalarından çekiştirenin onların haysiyetleriyle oynayanın vay haline!","arabic_text":"وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ","related_links":["49/11"],"audio_path":"103/103-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O kimse ki sürekli servet biriktiriyor ve onu sayıp duruyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O kimse ki sürekli servet biriktiriyor ve onu sayıp duruyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O kimse ki sürekli servet biriktiriyor ve onu sayıp duruyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O kimse ki sürekli servet biriktiriyor ve onu sayıp duruyor.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçekten servetinin kendisini sonsuza kadar yaşatacağını sanıyor.","arabic_text":"يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"103/103-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçekten servetinin kendisini sonsuza kadar yaşatacağını sanıyor.","arabic_text":"يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"103/103-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçekten servetinin kendisini sonsuza kadar yaşatacağını sanıyor.","arabic_text":"يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"103/103-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçekten servetinin kendisini sonsuza kadar yaşatacağını sanıyor.","arabic_text":"يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ","related_links":[],"audio_path":"103/103-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır bunlar boş hayaller! Andolsun ki o Hutame’ye atılacaktır.","arabic_text":"كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ","related_links":[],"audio_path":"103/103-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"103/103-4c.mp3","commentary_text":"Daha fazla üretmek için işini büyüten, daha fazla adam çalıştırmak için istihdama yönelik yatırımlar yapan, eşit ve âdil bir hayat için infak eden, çalıştırdığı insanların hakkını tam olarak veren servet biriktiremez. Sadece servet biriktirmeye odaklanmış insanların istihdam diye, infak diye bir derdi olmaz, paylaşmak, sosyal adaleti sağlamak diye bir sorumluluğu bulunmaz. Onun için servet yığanlar şiddetle yadırganıyor ve ateşe atılacakları vurgulanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır bunlar boş hayaller! Andolsun ki o Hutame’ye atılacaktır.","arabic_text":"كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ","related_links":[],"audio_path":"103/103-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"103/103-3c.mp3","commentary_text":"Daha fazla üretmek için işini büyüten, daha fazla adam çalıştırmak için istihdama yönelik yatırımlar yapan, eşit ve âdil bir hayat için infak eden, çalıştırdığı insanların hakkını tam olarak veren servet biriktiremez. Sadece servet biriktirmeye odaklanmış insanların istihdam diye, infak diye bir derdi olmaz, paylaşmak, sosyal adaleti sağlamak diye bir sorumluluğu bulunmaz. Onun için servet yığanlar şiddetle yadırganıyor ve ateşe atılacakları vurgulanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır bunlar boş hayaller! Andolsun ki o Hutame’ye atılacaktır.","arabic_text":"كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ","related_links":[],"audio_path":"103/103-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"103/103-4c.mp3","commentary_text":"Daha fazla üretmek için işini büyüten, daha fazla adam çalıştırmak için istihdama yönelik yatırımlar yapan, eşit ve âdil bir hayat için infak eden, çalıştırdığı insanların hakkını tam olarak veren servet biriktiremez. Sadece servet biriktirmeye odaklanmış insanların istihdam diye, infak diye bir derdi olmaz, paylaşmak, sosyal adaleti sağlamak diye bir sorumluluğu bulunmaz. Onun için servet yığanlar şiddetle yadırganıyor ve ateşe atılacakları vurgulanıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hayır bunlar boş hayaller! Andolsun ki o Hutame’ye atılacaktır.","arabic_text":"كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ","related_links":[],"audio_path":"103/103-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"103/103-4c.mp3","commentary_text":"Daha fazla üretmek için işini büyüten, daha fazla adam çalıştırmak için istihdama yönelik yatırımlar yapan, eşit ve âdil bir hayat için infak eden, çalıştırdığı insanların hakkını tam olarak veren servet biriktiremez. Sadece servet biriktirmeye odaklanmış insanların istihdam diye, infak diye bir derdi olmaz, paylaşmak, sosyal adaleti sağlamak diye bir sorumluluğu bulunmaz. Onun için servet yığanlar şiddetle yadırganıyor ve ateşe atılacakları vurgulanıyor."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bilir misin nedir o Hutame?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bilir misin nedir o Hutame?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bilir misin nedir o Hutame?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bilir misin nedir o Hutame?","arabic_text":"وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir ki","arabic_text":"نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir ki","arabic_text":"نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir ki","arabic_text":"نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"(O) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir ki","arabic_text":"نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onun) acısı yüreklere kadar işler.","arabic_text":"اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onun) acısı yüreklere kadar işler.","arabic_text":"اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onun) acısı yüreklere kadar işler.","arabic_text":"اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Onun) acısı yüreklere kadar işler.","arabic_text":"اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ","related_links":[],"audio_path":"103/103-6.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O ateşin kapıları onların üzerine kapatılacaktır.","arabic_text":"اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O ateşin kapıları onların üzerine kapatılacaktır.","arabic_text":"اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O ateşin kapıları onların üzerine kapatılacaktır.","arabic_text":"اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"8","turkish_text":"O ateşin kapıları onların üzerine kapatılacaktır.","arabic_text":"اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ","related_links":[],"audio_path":"103/103-7.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uzatılmış direklere bağlanmış oldukları halde","arabic_text":"ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ","related_links":[],"audio_path":"103/103-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uzatılmış direklere bağlanmış oldukları halde","arabic_text":"ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ","related_links":[],"audio_path":"103/103-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uzatılmış direklere bağlanmış oldukları halde","arabic_text":"ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ","related_links":[],"audio_path":"103/103-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"9","turkish_text":"Uzatılmış direklere bağlanmış oldukları halde","arabic_text":"ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ","related_links":[],"audio_path":"103/103-8.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":105,"name":"FİL SÛRESİ","description":"Fil suresi, Mekke döneminde inmiş olup 5 ayettir. Sure, fillerle donanmış ordusuyla Kâbe’yi yıkmaya gelen Ebrehe’nin helâkinden bahsettiği için bu adı almıştır. Sûrede Allah’ın Ebrehe’yi ve ordusunu nasıl helâk ettiği anlatılıyor.","sura_intro_audio":"104/104-a.mp3","verse_count":5,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul! Kâbe’yi yıkmak için) fillerle gelen orduya Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ","related_links":[],"audio_path":"104/104-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul! Kâbe’yi yıkmak için) fillerle gelen orduya Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ","related_links":[],"audio_path":"104/104-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul! Kâbe’yi yıkmak için) fillerle gelen orduya Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ","related_links":[],"audio_path":"104/104-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resul! Kâbe’yi yıkmak için) fillerle gelen orduya Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?","arabic_text":"اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ","related_links":[],"audio_path":"104/104-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbin onların kötü planlarını başlarına geçirmedi mi?","arabic_text":"اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbin onların kötü planlarını başlarına geçirmedi mi?","arabic_text":"اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbin onların kötü planlarını başlarına geçirmedi mi?","arabic_text":"اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Rabbin onların kötü planlarını başlarına geçirmedi mi?","arabic_text":"اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onların üzerine sürü sürü uçan varlıklar gönderdi.","arabic_text":"وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا اَبَاب۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onların üzerine sürü sürü uçan varlıklar gönderdi.","arabic_text":"وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا اَبَاب۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onların üzerine sürü sürü uçan varlıklar gönderdi.","arabic_text":"وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا اَبَاب۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Onların üzerine sürü sürü uçan varlıklar gönderdi.","arabic_text":"وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا اَبَاب۪يلَۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bunlar onlara pişkin balçıktan taşlar atıyorlardı.","arabic_text":"تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bunlar onlara pişkin balçıktan taşlar atıyorlardı.","arabic_text":"تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bunlar onlara pişkin balçıktan taşlar atıyorlardı.","arabic_text":"تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Bunlar onlara pişkin balçıktan taşlar atıyorlardı.","arabic_text":"تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ","related_links":[],"audio_path":"104/104-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve nihayet (senin Rabbin bu atılan taşlarla) onları yenil(erek delik deşik edil)miş ekin yaprakları haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ","related_links":[],"audio_path":"104/104-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve nihayet (senin Rabbin bu atılan taşlarla) onları yenil(erek delik deşik edil)miş ekin yaprakları haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ","related_links":[],"audio_path":"104/104-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve nihayet (senin Rabbin bu atılan taşlarla) onları yenil(erek delik deşik edil)miş ekin yaprakları haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ","related_links":[],"audio_path":"104/104-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Ve nihayet (senin Rabbin bu atılan taşlarla) onları yenil(erek delik deşik edil)miş ekin yaprakları haline getirdi.","arabic_text":"فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ","related_links":[],"audio_path":"104/104-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":106,"name":"KUREYŞ SÛRESİ","description":"Kureyş suresi, Mekke döneminde inmiş olup 4 ayettir. Sure adını, birinci ayette geçen “Kureyş” kelimesinden almıştır. Kureyş, Hz. Muhammed’in mensup olduğu kabilenin adıdır. Câhiliye döneminde verilen ticarî imtiyazlardan ve zenginliklerden bahsedilen sûrede Allah’a kulluk etmenin ve verdiği nimetlere şükretmenin önemine dikkat çekiliyor.","sura_intro_audio":"105/105-a.mp3","verse_count":4,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Rabbin) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş","arabic_text":"لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Rabbin) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş","arabic_text":"لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Rabbin) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş","arabic_text":"لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Rabbin) Kâbe’yi koruduğu için Kureyş Kabilesine birtakım imkânlar lütfetmiş","arabic_text":"لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece onların Kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları ticari seferleri (Allah’ın yardımıyla) güven içinde devam etmiştir.","arabic_text":"ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ","related_links":[],"audio_path":"105/105-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece onların Kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları ticari seferleri (Allah’ın yardımıyla) güven içinde devam etmiştir.","arabic_text":"ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ","related_links":[],"audio_path":"105/105-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece onların Kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları ticari seferleri (Allah’ın yardımıyla) güven içinde devam etmiştir.","arabic_text":"ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ","related_links":[],"audio_path":"105/105-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Böylece onların Kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları ticari seferleri (Allah’ın yardımıyla) güven içinde devam etmiştir.","arabic_text":"ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ","related_links":[],"audio_path":"105/105-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O halde onlar şu evin (Kâbe’nin) Rabbini layıkıyla tanıyıp O’na kulluk etsinler!","arabic_text":"فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O halde onlar şu evin (Kâbe’nin) Rabbini layıkıyla tanıyıp O’na kulluk etsinler!","arabic_text":"فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O halde onlar şu evin (Kâbe’nin) Rabbini layıkıyla tanıyıp O’na kulluk etsinler!","arabic_text":"فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O halde onlar şu evin (Kâbe’nin) Rabbini layıkıyla tanıyıp O’na kulluk etsinler!","arabic_text":"فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ","related_links":[],"audio_path":"105/105-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"O Rab ki onları açlığa rağmen doyurmuş her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ","related_links":[],"audio_path":"105/105-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"105/105-4c.mp3","commentary_text":"Mekke’nin en güçlü ve en itibarlı kabilesi Kureyşlilerdi. Onlara, Kâbe’ye verdikleri hizmetleri yüzünden bu imtiyazları nasip eden Allah, putlara tapmamaları için verdiği nimetleri hatırlatıyor. Ve bundan sonra da güvende olmaları için kulluğa çağırıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O Rab ki onları açlığa rağmen doyurmuş her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ","related_links":[],"audio_path":"105/105-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"105/105-3c.mp3","commentary_text":"Mekke’nin en güçlü ve en itibarlı kabilesi Kureyşlilerdi. Onlara, Kâbe’ye verdikleri hizmetleri yüzünden bu imtiyazları nasip eden Allah, putlara tapmamaları için verdiği nimetleri hatırlatıyor. Ve bundan sonra da güvende olmaları için kulluğa çağırıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O Rab ki onları açlığa rağmen doyurmuş her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ","related_links":[],"audio_path":"105/105-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"105/105-4c.mp3","commentary_text":"Mekke’nin en güçlü ve en itibarlı kabilesi Kureyşlilerdi. Onlara, Kâbe’ye verdikleri hizmetleri yüzünden bu imtiyazları nasip eden Allah, putlara tapmamaları için verdiği nimetleri hatırlatıyor. Ve bundan sonra da güvende olmaları için kulluğa çağırıyor."},{"verse_number":"4","turkish_text":"O Rab ki onları açlığa rağmen doyurmuş her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.","arabic_text":"اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ","related_links":[],"audio_path":"105/105-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"105/105-4c.mp3","commentary_text":"Mekke’nin en güçlü ve en itibarlı kabilesi Kureyşlilerdi. Onlara, Kâbe’ye verdikleri hizmetleri yüzünden bu imtiyazları nasip eden Allah, putlara tapmamaları için verdiği nimetleri hatırlatıyor. Ve bundan sonra da güvende olmaları için kulluğa çağırıyor."}]},{"id":107,"name":"MÂ'ÛN SÛRESİ","description":"Mâun suresi, Mekke döneminde inmiş olup 7 ayettir. Sure adını son ayette geçen ve “yardım/zekât” anlamına gelen “Mâun” kelimesinden almıştır. Surede, biri Allah’ın nimetlerini ve hesap gününü yalanlayan nankör, diğeri ise amellerini gösteriş için yapan riyakâr olmak üzere iki tip insan tasvir ediliyor.","sura_intro_audio":"106/106-a.mp3","verse_count":7,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın dinini (ya da din günü olan ahireti) inkâr edeni tasavvur edebiliyor musun?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"106/106-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın dinini (ya da din günü olan ahireti) inkâr edeni tasavvur edebiliyor musun?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"106/106-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın dinini (ya da din günü olan ahireti) inkâr edeni tasavvur edebiliyor musun?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"106/106-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"Allah’ın dinini (ya da din günü olan ahireti) inkâr edeni tasavvur edebiliyor musun?","arabic_text":"اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ","related_links":[],"audio_path":"106/106-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İşte odur yetimi (ortada kalmışı) itip kakan","arabic_text":"فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İşte odur yetimi (ortada kalmışı) itip kakan","arabic_text":"فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İşte odur yetimi (ortada kalmışı) itip kakan","arabic_text":"فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İşte odur yetimi (ortada kalmışı) itip kakan","arabic_text":"فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmeyen.","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":["69/34"],"audio_path":"106/106-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmeyen.","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":["69/34"],"audio_path":"106/106-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmeyen.","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":["69/34"],"audio_path":"106/106-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmeyen.","arabic_text":"وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ","related_links":["69/34"],"audio_path":"106/106-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vay o ibadet edenlerin haline ki","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vay o ibadet edenlerin haline ki","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vay o ibadet edenlerin haline ki","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Vay o ibadet edenlerin haline ki","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar ibadetin hakiki amacından gafildirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar ibadetin hakiki amacından gafildirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar ibadetin hakiki amacından gafildirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Onlar ibadetin hakiki amacından gafildirler.","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (ibadeti çıkar amaçlı) gösteriye dönüştürürler","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (ibadeti çıkar amaçlı) gösteriye dönüştürürler","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (ibadeti çıkar amaçlı) gösteriye dönüştürürler","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Onlar öyle kimselerdir ki (ibadeti çıkar amaçlı) gösteriye dönüştürürler","arabic_text":"اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ","related_links":[],"audio_path":"106/106-5.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ama yardım etmeye sıra gelince) basit şeyleri bile esirgerler.","arabic_text":"وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُون","related_links":[],"audio_path":"106/106-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"106/106-7c.mp3","commentary_text":"Demek ki derinliğine nüfuz edilemeyen, mana ve sorumluluğu kavranamayan, şuuruna erişilemeyen yalın bir ibadetle Müslümanlık olmuyor. Maalesef günümüz Müslümanı basit şeyleri bile infak edemiyor."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ama yardım etmeye sıra gelince) basit şeyleri bile esirgerler.","arabic_text":"وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُون","related_links":[],"audio_path":"106/106-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"106/106-6c.mp3","commentary_text":"Demek ki derinliğine nüfuz edilemeyen, mana ve sorumluluğu kavranamayan, şuuruna erişilemeyen yalın bir ibadetle Müslümanlık olmuyor. Maalesef günümüz Müslümanı basit şeyleri bile infak edemiyor."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ama yardım etmeye sıra gelince) basit şeyleri bile esirgerler.","arabic_text":"وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُون","related_links":[],"audio_path":"106/106-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"106/106-7c.mp3","commentary_text":"Demek ki derinliğine nüfuz edilemeyen, mana ve sorumluluğu kavranamayan, şuuruna erişilemeyen yalın bir ibadetle Müslümanlık olmuyor. Maalesef günümüz Müslümanı basit şeyleri bile infak edemiyor."},{"verse_number":"7","turkish_text":"(Ama yardım etmeye sıra gelince) basit şeyleri bile esirgerler.","arabic_text":"وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُون","related_links":[],"audio_path":"106/106-6.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"106/106-7c.mp3","commentary_text":"Demek ki derinliğine nüfuz edilemeyen, mana ve sorumluluğu kavranamayan, şuuruna erişilemeyen yalın bir ibadetle Müslümanlık olmuyor. Maalesef günümüz Müslümanı basit şeyleri bile infak edemiyor."}]},{"id":108,"name":"KEVSER SÛRESİ","description":"Kevser suresi, Mekke döneminde inmiş olup 3 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “bereket” anlamına gelen “Kevser” kelimesinden almıştır. Hazreti Peygambere dünyada verilen ve âhirette verilecek olan nimetlerden bahsedilen sûrede; sadece Rabbine ibadet etmesi ve dik durarak kimseye boyun eğmemesi emrediliyor. Ona düşmanlık edenlerin ve ondan nefret edenlerin her türlü iyilik ve güzellikten tamamen kopacakları bildiriliyor.","sura_intro_audio":"107/107-a.mp3","verse_count":3,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Biz sana Kevser’i (iyilik bereket mutluluk güzellik gibi bol nimet) verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Biz sana Kevser’i (iyilik bereket mutluluk güzellik gibi bol nimet) verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Biz sana Kevser’i (iyilik bereket mutluluk güzellik gibi bol nimet) verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Biz sana Kevser’i (iyilik bereket mutluluk güzellik gibi bol nimet) verdik.","arabic_text":"اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O halde yalnız Rabbine ibadet et ve dik dur (kimseye boyun eğme)!","arabic_text":"فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O halde yalnız Rabbine ibadet et ve dik dur (kimseye boyun eğme)!","arabic_text":"فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O halde yalnız Rabbine ibadet et ve dik dur (kimseye boyun eğme)!","arabic_text":"فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O halde yalnız Rabbine ibadet et ve dik dur (kimseye boyun eğme)!","arabic_text":"فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ","related_links":[],"audio_path":"107/107-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçek şu ki; senden uzak duran nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.","arabic_text":"اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ","related_links":[],"audio_path":"107/107-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçek şu ki; senden uzak duran nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.","arabic_text":"اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ","related_links":[],"audio_path":"107/107-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçek şu ki; senden uzak duran nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.","arabic_text":"اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ","related_links":[],"audio_path":"107/107-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Gerçek şu ki; senden uzak duran nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.","arabic_text":"اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ","related_links":[],"audio_path":"107/107-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":109,"name":"KÂFİRÛN SÛRESİ","description":"Kâfirun suresi, Mekke döneminde inmiş olup 6 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “inkârcılar” anlamına gelen “Kâfirun” kelimesinden almıştır. Sûrede imanla şirkin tamamen birbirine zıt şeyler olduğu ikisinin birlikte bulunmasının mümkün olmadığı kesin bir dille anlatılıyor.","sura_intro_audio":"108/108-a.mp3","verse_count":6,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resûl) De ki: “Ey inkârcılar!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْكَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resûl) De ki: “Ey inkârcılar!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْكَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resûl) De ki: “Ey inkârcılar!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْكَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Resûl) De ki: “Ey inkârcılar!","arabic_text":"قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْكَافِرُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ben sizin tapındığınız şeylere asla ibadet etmem!","arabic_text":"لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ben sizin tapındığınız şeylere asla ibadet etmem!","arabic_text":"لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ben sizin tapındığınız şeylere asla ibadet etmem!","arabic_text":"لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ben sizin tapındığınız şeylere asla ibadet etmem!","arabic_text":"لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yaptıklarınıza bakılırsa anlaşılıyor ki) siz de benim ibadet ettiğime kulluk etmezsiniz.”","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ","related_links":[],"audio_path":"108/108-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yaptıklarınıza bakılırsa anlaşılıyor ki) siz de benim ibadet ettiğime kulluk etmezsiniz.”","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ","related_links":[],"audio_path":"108/108-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yaptıklarınıza bakılırsa anlaşılıyor ki) siz de benim ibadet ettiğime kulluk etmezsiniz.”","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ","related_links":[],"audio_path":"108/108-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(Yaptıklarınıza bakılırsa anlaşılıyor ki) siz de benim ibadet ettiğime kulluk etmezsiniz.”","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ","related_links":[],"audio_path":"108/108-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İyi bilin ki) “Ben sizin kulluk ettiklerinize asla kulluk edecek değilim.","arabic_text":"وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İyi bilin ki) “Ben sizin kulluk ettiklerinize asla kulluk edecek değilim.","arabic_text":"وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İyi bilin ki) “Ben sizin kulluk ettiklerinize asla kulluk edecek değilim.","arabic_text":"وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(İyi bilin ki) “Ben sizin kulluk ettiklerinize asla kulluk edecek değilim.","arabic_text":"وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ","related_links":[],"audio_path":"108/108-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ","related_links":[],"audio_path":"108/108-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ","related_links":[],"audio_path":"108/108-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ","related_links":[],"audio_path":"108/108-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Siz de (zaten) benim kulluk ettiğime kulluk edenlerden değilsiniz.","arabic_text":"وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ","related_links":[],"audio_path":"108/108-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde sizin (batıl) dininiz size benim (hak olan) dinim de banadır.”","arabic_text":"لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"108/108-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"108/108-6c.mp3","commentary_text":"Tevhid dini, insanlara yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. İnsanların inanç sistemlerini, hukuklarını, değerlerini, eğitimlerini, hayat ve varlıkla ilgili tüm düşüncelerini belirler, onları iyi ve faydalı işler yapmaya teşvik eder, zararlı işlerden alıkoyar. Ama şirk dini insanları yaratılış gayelerinin ters istikametinde yönlendirir, onları kötüye ve kötülük işlemeye sevk eder. Onun için şirk dininin mensuplarıyla Tevhid dinin müntesiplerinin anlaşması imkânsızdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde sizin (batıl) dininiz size benim (hak olan) dinim de banadır.”","arabic_text":"لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"108/108-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"108/108-5c.mp3","commentary_text":"Tevhid dini, insanlara yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. İnsanların inanç sistemlerini, hukuklarını, değerlerini, eğitimlerini, hayat ve varlıkla ilgili tüm düşüncelerini belirler, onları iyi ve faydalı işler yapmaya teşvik eder, zararlı işlerden alıkoyar. Ama şirk dini insanları yaratılış gayelerinin ters istikametinde yönlendirir, onları kötüye ve kötülük işlemeye sevk eder. Onun için şirk dininin mensuplarıyla Tevhid dinin müntesiplerinin anlaşması imkânsızdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde sizin (batıl) dininiz size benim (hak olan) dinim de banadır.”","arabic_text":"لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"108/108-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"108/108-6c.mp3","commentary_text":"Tevhid dini, insanlara yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. İnsanların inanç sistemlerini, hukuklarını, değerlerini, eğitimlerini, hayat ve varlıkla ilgili tüm düşüncelerini belirler, onları iyi ve faydalı işler yapmaya teşvik eder, zararlı işlerden alıkoyar. Ama şirk dini insanları yaratılış gayelerinin ters istikametinde yönlendirir, onları kötüye ve kötülük işlemeye sevk eder. Onun için şirk dininin mensuplarıyla Tevhid dinin müntesiplerinin anlaşması imkânsızdır."},{"verse_number":"6","turkish_text":"O halde sizin (batıl) dininiz size benim (hak olan) dinim de banadır.”","arabic_text":"لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ","related_links":[],"audio_path":"108/108-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"108/108-6c.mp3","commentary_text":"Tevhid dini, insanlara yaratılış gayesini ve varoluş hikmetini bildirir. İnsanların inanç sistemlerini, hukuklarını, değerlerini, eğitimlerini, hayat ve varlıkla ilgili tüm düşüncelerini belirler, onları iyi ve faydalı işler yapmaya teşvik eder, zararlı işlerden alıkoyar. Ama şirk dini insanları yaratılış gayelerinin ters istikametinde yönlendirir, onları kötüye ve kötülük işlemeye sevk eder. Onun için şirk dininin mensuplarıyla Tevhid dinin müntesiplerinin anlaşması imkânsızdır."}]},{"id":110,"name":"NASR SÛRESİ","description":"Nasr suresi, Medine döneminde inmiş olup 3 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “yardım” anlamına gelen “Nasr” kelimesinden almıştır. Allah’ın Hz. Peygambere zaferi ve fethi müjdelediği ve insanların bu zaferden sonra bölük bölük İslam’a gireceğinin müjdesini verdiği bir sûredir. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla","sura_intro_audio":"109/109-a.mp3","verse_count":3,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Allah’ın (vadettiği) zafer ve fetih (Mekke’nin fethi) gerçekleştiği zaman","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Allah’ın (vadettiği) zafer ve fetih (Mekke’nin fethi) gerçekleştiği zaman","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Allah’ın (vadettiği) zafer ve fetih (Mekke’nin fethi) gerçekleştiği zaman","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"(Ey Peygamber!) Allah’ın (vadettiği) zafer ve fetih (Mekke’nin fethi) gerçekleştiği zaman","arabic_text":"اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ve insanları Allah’ın dinine (İslâm’a) bölükler halinde girerlerken gördüğün zaman","arabic_text":"وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ve insanları Allah’ın dinine (İslâm’a) bölükler halinde girerlerken gördüğün zaman","arabic_text":"وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ve insanları Allah’ın dinine (İslâm’a) bölükler halinde girerlerken gördüğün zaman","arabic_text":"وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Ve insanları Allah’ın dinine (İslâm’a) bölükler halinde girerlerken gördüğün zaman","arabic_text":"وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ","related_links":[],"audio_path":"109/109-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbinin sınırsız şanını yücelt! O’na hamd et ve O’ndan bağışlanma dile! Zira O her zaman tevbe eden kullarını bağışlayandır.","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا","related_links":[],"audio_path":"109/109-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbinin sınırsız şanını yücelt! O’na hamd et ve O’ndan bağışlanma dile! Zira O her zaman tevbe eden kullarını bağışlayandır.","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا","related_links":[],"audio_path":"109/109-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbinin sınırsız şanını yücelt! O’na hamd et ve O’ndan bağışlanma dile! Zira O her zaman tevbe eden kullarını bağışlayandır.","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا","related_links":[],"audio_path":"109/109-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"Rabbinin sınırsız şanını yücelt! O’na hamd et ve O’ndan bağışlanma dile! Zira O her zaman tevbe eden kullarını bağışlayandır.","arabic_text":"فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا","related_links":[],"audio_path":"109/109-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":111,"name":"TEBBET SÛRESİ","description":"Tebbet suresi, Mekke döneminde inmiş olup 5 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “kurusun/kahrolsun” anlamına gelen “Tebbet” kelimesinden almıştır. Sûrede Hz. Peygamberin, amcası Ebû Leheb ve karısı yeğenlerine karşı düşmanca tavır ve davranışlarından dolayı lanetleniyor. Onlar gibi servet ve gücüne güvenenlerin acı sonu tasvir ediliyor.","sura_intro_audio":"110/110-a.mp3","verse_count":5,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"Ebu Leheb’in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!","arabic_text":"تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"110/110-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ebu Leheb’in çifte gücü” nden, bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onun dünyalık serveti, malı ve parası kastedilmektedir. “Yed” kelimesi Bakara 2/87, 253, Mâide 4/64, Fetih 48/10 ve Kur’an’ın daha pek çok yerinde “güç/kuvvet” anlamında kullanıldığı gibi burada da “güç” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ebu Leheb’in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!","arabic_text":"تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"110/110-0c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ebu Leheb’in çifte gücü” nden, bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onun dünyalık serveti, malı ve parası kastedilmektedir. “Yed” kelimesi Bakara 2/87, 253, Mâide 4/64, Fetih 48/10 ve Kur’an’ın daha pek çok yerinde “güç/kuvvet” anlamında kullanıldığı gibi burada da “güç” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ebu Leheb’in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!","arabic_text":"تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"110/110-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ebu Leheb’in çifte gücü” nden, bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onun dünyalık serveti, malı ve parası kastedilmektedir. “Yed” kelimesi Bakara 2/87, 253, Mâide 4/64, Fetih 48/10 ve Kur’an’ın daha pek çok yerinde “güç/kuvvet” anlamında kullanıldığı gibi burada da “güç” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"1","turkish_text":"Ebu Leheb’in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!","arabic_text":"تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"110/110-1c.mp3","commentary_text":"Ayette geçen “Ebu Leheb’in çifte gücü” nden, bir sonraki ayette de görüldüğü gibi onun dünyalık serveti, malı ve parası kastedilmektedir. “Yed” kelimesi Bakara 2/87, 253, Mâide 4/64, Fetih 48/10 ve Kur’an’ın daha pek çok yerinde “güç/kuvvet” anlamında kullanıldığı gibi burada da “güç” anlamında kullanılmıştır."},{"verse_number":"2","turkish_text":"Serveti de kazandığı (parası) da ona bir fayda sağlamayacak!","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Serveti de kazandığı (parası) da ona bir fayda sağlamayacak!","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Serveti de kazandığı (parası) da ona bir fayda sağlamayacak!","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Serveti de kazandığı (parası) da ona bir fayda sağlamayacak!","arabic_text":"مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ","related_links":[],"audio_path":"110/110-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yakın bir zamanda alevli bir ateşe atılacaktır.","arabic_text":"سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yakın bir zamanda alevli bir ateşe atılacaktır.","arabic_text":"سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yakın bir zamanda alevli bir ateşe atılacaktır.","arabic_text":"سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O yakın bir zamanda alevli bir ateşe atılacaktır.","arabic_text":"سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Peygambere eziyet ederken kocasına destek veren) karısı da odun hamalı olarak (oraya girecektir).","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Peygambere eziyet ederken kocasına destek veren) karısı da odun hamalı olarak (oraya girecektir).","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Peygambere eziyet ederken kocasına destek veren) karısı da odun hamalı olarak (oraya girecektir).","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"(Peygambere eziyet ederken kocasına destek veren) karısı da odun hamalı olarak (oraya girecektir).","arabic_text":"وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ","related_links":[],"audio_path":"110/110-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Üstelik boynunda hurma lifinden örülmüş bir ip olduğu halde","arabic_text":"ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ","related_links":[],"audio_path":"110/110-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Üstelik boynunda hurma lifinden örülmüş bir ip olduğu halde","arabic_text":"ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ","related_links":[],"audio_path":"110/110-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Üstelik boynunda hurma lifinden örülmüş bir ip olduğu halde","arabic_text":"ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ","related_links":[],"audio_path":"110/110-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Üstelik boynunda hurma lifinden örülmüş bir ip olduğu halde","arabic_text":"ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ","related_links":[],"audio_path":"110/110-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":112,"name":"İHLÂS SÛRESİ","description":"İhlâs sûresi, Mekke döneminde inmiş olup 4 ayettir. “İhlâs” samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak demektir. Sûrede Allah’ın hiçbir ortağının olmadığı, hiçbir şeyin ona benzemediği, her şeyin O’na muhtaç olduğu ve O’nun hiçbir şeye muhtaç olmadığı bildiriliyor. Sûrede anlatıldığı gibi Allah’a inanan ve tevhit inancını tam olarak benimseyen kişi ihlâslı bir mü’min olacağı için sûreye bu ad verilmiştir.","sura_intro_audio":"111/111-a.mp3","verse_count":4,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: O Allah tektir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: O Allah tektir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: O Allah tektir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: O Allah tektir.","arabic_text":"قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah Samed’dir (Herşey O’na muhtaçtır O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır bütün evrenin asıl Sebebidir).","arabic_text":"اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah Samed’dir (Herşey O’na muhtaçtır O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır bütün evrenin asıl Sebebidir).","arabic_text":"اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah Samed’dir (Herşey O’na muhtaçtır O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır bütün evrenin asıl Sebebidir).","arabic_text":"اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"Allah Samed’dir (Herşey O’na muhtaçtır O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır bütün evrenin asıl Sebebidir).","arabic_text":"اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ","related_links":[],"audio_path":"111/111-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir) kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).","arabic_text":"لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ","related_links":[],"audio_path":"111/111-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir) kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).","arabic_text":"لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ","related_links":[],"audio_path":"111/111-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir) kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).","arabic_text":"لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ","related_links":[],"audio_path":"111/111-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir) kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).","arabic_text":"لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ","related_links":[],"audio_path":"111/111-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hiçbir şey (hiçbir konuda) O’na denk (ve benzer) değildir.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ","related_links":[],"audio_path":"111/111-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hiçbir şey (hiçbir konuda) O’na denk (ve benzer) değildir.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ","related_links":[],"audio_path":"111/111-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hiçbir şey (hiçbir konuda) O’na denk (ve benzer) değildir.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ","related_links":[],"audio_path":"111/111-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Hiçbir şey (hiçbir konuda) O’na denk (ve benzer) değildir.","arabic_text":"وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ","related_links":[],"audio_path":"111/111-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":113,"name":"FELÂK SÛRESİ","description":"Felak suresi, Medine döneminde inmiş olup 5 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “sabah aydınlığı” anlamına gelen “Felak” kelimesinden almıştır.","sura_intro_audio":"112/112-a.mp3","verse_count":5,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran felakın (şafağın aydınlığının) Rabbine sığınırım.”","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-1c.mp3","commentary_text":"“Şafağın aydınlığı” anlamındaki “Felak” terimi, genelde mecazî olarak bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin tecellisini anlatır. Bu nedenle, “Şafağın Rabbine sığınma” ifadesi, Allah’ın, hakikatin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na sığınmasıyla hakikate sığındığına işaret eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran felakın (şafağın aydınlığının) Rabbine sığınırım.”","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-0c.mp3","commentary_text":"“Şafağın aydınlığı” anlamındaki “Felak” terimi, genelde mecazî olarak bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin tecellisini anlatır. Bu nedenle, “Şafağın Rabbine sığınma” ifadesi, Allah’ın, hakikatin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na sığınmasıyla hakikate sığındığına işaret eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran felakın (şafağın aydınlığının) Rabbine sığınırım.”","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-1c.mp3","commentary_text":"“Şafağın aydınlığı” anlamındaki “Felak” terimi, genelde mecazî olarak bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin tecellisini anlatır. Bu nedenle, “Şafağın Rabbine sığınma” ifadesi, Allah’ın, hakikatin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na sığınmasıyla hakikate sığındığına işaret eder."},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran felakın (şafağın aydınlığının) Rabbine sığınırım.”","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-0.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-1c.mp3","commentary_text":"“Şafağın aydınlığı” anlamındaki “Felak” terimi, genelde mecazî olarak bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin tecellisini anlatır. Bu nedenle, “Şafağın Rabbine sığınma” ifadesi, Allah’ın, hakikatin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na sığınmasıyla hakikate sığındığına işaret eder."},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’nun yarattıklarının şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’nun yarattıklarının şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’nun yarattıklarının şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"O’nun yarattıklarının şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(İnsanlığın üzerine kara bulut gibi) çöken (şirk ve cehalet) karanlığının şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(İnsanlığın üzerine kara bulut gibi) çöken (şirk ve cehalet) karanlığının şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(İnsanlığın üzerine kara bulut gibi) çöken (şirk ve cehalet) karanlığının şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"(İnsanlığın üzerine kara bulut gibi) çöken (şirk ve cehalet) karanlığının şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Düğümlere üfleyenlerin şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-4c.mp3","commentary_text":"“Düğümlere üfleyen” ifadesi, bir ipe birçok düğüm atıp ona üfleyen ve bu arada bazı sihir tekerlemeleri söyleyen büyücülerin/üfürükçülerin uygulamasından çıkarılmıştır. “Neffâsât”ın müennes olması, mutlaka kadınları kastettiği anlamına gelmez. Zira sihir yapanlar ve insanları azminden ve doğru kararlarından saptıranlar sadece kadınlar değildir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Düğümlere üfleyenlerin şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-3c.mp3","commentary_text":"“Düğümlere üfleyen” ifadesi, bir ipe birçok düğüm atıp ona üfleyen ve bu arada bazı sihir tekerlemeleri söyleyen büyücülerin/üfürükçülerin uygulamasından çıkarılmıştır. “Neffâsât”ın müennes olması, mutlaka kadınları kastettiği anlamına gelmez. Zira sihir yapanlar ve insanları azminden ve doğru kararlarından saptıranlar sadece kadınlar değildir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Düğümlere üfleyenlerin şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-4c.mp3","commentary_text":"“Düğümlere üfleyen” ifadesi, bir ipe birçok düğüm atıp ona üfleyen ve bu arada bazı sihir tekerlemeleri söyleyen büyücülerin/üfürükçülerin uygulamasından çıkarılmıştır. “Neffâsât”ın müennes olması, mutlaka kadınları kastettiği anlamına gelmez. Zira sihir yapanlar ve insanları azminden ve doğru kararlarından saptıranlar sadece kadınlar değildir."},{"verse_number":"4","turkish_text":"Düğümlere üfleyenlerin şerrinden","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ","related_links":[],"audio_path":"112/112-3.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"112/112-4c.mp3","commentary_text":"“Düğümlere üfleyen” ifadesi, bir ipe birçok düğüm atıp ona üfleyen ve bu arada bazı sihir tekerlemeleri söyleyen büyücülerin/üfürükçülerin uygulamasından çıkarılmıştır. “Neffâsât”ın müennes olması, mutlaka kadınları kastettiği anlamına gelmez. Zira sihir yapanlar ve insanları azminden ve doğru kararlarından saptıranlar sadece kadınlar değildir."},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir de kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden (Allah’a sığınırım)!","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ","related_links":[],"audio_path":"112/112-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir de kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden (Allah’a sığınırım)!","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ","related_links":[],"audio_path":"112/112-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir de kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden (Allah’a sığınırım)!","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ","related_links":[],"audio_path":"112/112-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"Bir de kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden (Allah’a sığınırım)!","arabic_text":"وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ","related_links":[],"audio_path":"112/112-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null}]},{"id":114,"name":"NÂS SÛRESİ","description":"Nas suresi, Medine döneminde inmiş olup 6 ayettir. Sure adını birinci ayette geçen ve “insan” anlamına gelen “Nas” kelimesinden almıştır.","sura_intro_audio":"113/113-a.mp3","verse_count":6,"verses":[{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"1","turkish_text":"De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım","arabic_text":"قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-0.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanların Sahibine (sığınırım)","arabic_text":"مَلِكِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanların Sahibine (sığınırım)","arabic_text":"مَلِكِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanların Sahibine (sığınırım)","arabic_text":"مَلِكِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"2","turkish_text":"İnsanların Sahibine (sığınırım)","arabic_text":"مَلِكِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-1.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanların (tek ve gerçek) İlahına (sığınırım)","arabic_text":"اِلٰهِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanların (tek ve gerçek) İlahına (sığınırım)","arabic_text":"اِلٰهِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanların (tek ve gerçek) İlahına (sığınırım)","arabic_text":"اِلٰهِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"3","turkish_text":"İnsanların (tek ve gerçek) İlahına (sığınırım)","arabic_text":"اِلٰهِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-2.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sincice fısıldayan vesvesecinin şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sincice fısıldayan vesvesecinin şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sincice fısıldayan vesvesecinin şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"4","turkish_text":"Sincice fısıldayan vesvesecinin şerrinden","arabic_text":"مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-3.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O ki insanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O ki insanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O ki insanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"5","turkish_text":"O ki insanların kalplerine kötü düşünceleri fısıldar.","arabic_text":"اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ","related_links":[],"audio_path":"113/113-4.mp3","has_commentary":false,"commentary_audio_path":null,"commentary_text":null},{"verse_number":"6","turkish_text":"Görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah’a sığınırım).”","arabic_text":"مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ","related_links":[],"audio_path":"113/113-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"113/113-6c.mp3","commentary_text":"Felak ve Nas Surelerinde, Hz. Allah kullarının kendisine sığınmaları gerektiğini vurguluyor. Bu surelerin ikisine birlikte “iki koruyucu” anlamına gelen “muavvizeteyn” denmektedir. Bu iki surede Allah, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün korkunç ve zararlı şeylerden, insanların hasedinden ve kötülüklerinden, cin ve şeytanın sataşmalarından, kötü dürtülerinden kendisine sığınmayı emretmiştir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah’a sığınırım).”","arabic_text":"مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ","related_links":[],"audio_path":"113/113-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"113/113-5c.mp3","commentary_text":"Felak ve Nas Surelerinde, Hz. Allah kullarının kendisine sığınmaları gerektiğini vurguluyor. Bu surelerin ikisine birlikte “iki koruyucu” anlamına gelen “muavvizeteyn” denmektedir. Bu iki surede Allah, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün korkunç ve zararlı şeylerden, insanların hasedinden ve kötülüklerinden, cin ve şeytanın sataşmalarından, kötü dürtülerinden kendisine sığınmayı emretmiştir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah’a sığınırım).”","arabic_text":"مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ","related_links":[],"audio_path":"113/113-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"113/113-6c.mp3","commentary_text":"Felak ve Nas Surelerinde, Hz. Allah kullarının kendisine sığınmaları gerektiğini vurguluyor. Bu surelerin ikisine birlikte “iki koruyucu” anlamına gelen “muavvizeteyn” denmektedir. Bu iki surede Allah, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün korkunç ve zararlı şeylerden, insanların hasedinden ve kötülüklerinden, cin ve şeytanın sataşmalarından, kötü dürtülerinden kendisine sığınmayı emretmiştir."},{"verse_number":"6","turkish_text":"Görünen ve görünmeyen bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah’a sığınırım).”","arabic_text":"مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ","related_links":[],"audio_path":"113/113-5.mp3","has_commentary":true,"commentary_audio_path":"113/113-6c.mp3","commentary_text":"Felak ve Nas Surelerinde, Hz. Allah kullarının kendisine sığınmaları gerektiğini vurguluyor. Bu surelerin ikisine birlikte “iki koruyucu” anlamına gelen “muavvizeteyn” denmektedir. Bu iki surede Allah, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün korkunç ve zararlı şeylerden, insanların hasedinden ve kötülüklerinden, cin ve şeytanın sataşmalarından, kötü dürtülerinden kendisine sığınmayı emretmiştir."}]}]